İhtiyacı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:36:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a Su Temini Projesi ile Su Sorunu Çözülüyor https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-kuzey-kibrisa-su-temini-projesi-ile-su-sorunu-cozuluyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-kuzey-kibrisa-su-temini-projesi-ile-su-sorunu-cozuluyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:36:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42672 Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a sağlanan su temini, bölge halkının ihtiyaçlarının giderilmesine destek oluyor. Aynı zamanda adada süren sondaj çalışmaları kapsamında yeni kaynaklara erişiliyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) uzun vadeli su ihtiyacını gidermek amacıyla 2015’te hayata geçirilen “Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi” kapsamında Kıbrıs halkının suya erişimi kolaylaştırıldı. Adadaki vatandaşlar bölgenin suya erişiminin öncelerde kısıtlı olduğunu, ancak Türkiye sayesinde su sorununun büyük ölçüde üstesinden gelindiğini anlattı.

“Türkiye’nin Kıbrıs’a su temini Barış Harekatı’ndan sonraki en büyük iyilik oldu”

KKTC’nin şebeke suyu ihtiyacına Türkiye’den de destek veriliyordu. KKTC vatandaşları Türkiye’den temin edilen suyun problemin çözülmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor. Ahmet Ulubay isimli vatandaş KKTC’de yaşanan su sorununa ilişkin konuştu. Ulubay, “Uzun yıllar şebeke suyu kullandık. KKTC’de nüfusun artması, kaynakların yetersiz kalmasıyla su sorunu ortaya çıktı. Şebekelerden sarı renkte sular akmaya başlamıştı. Türkiye’nin KKTC’ye su temini, 1974 Kıbrıs Harekatı’ndan sonraki en önemli iyiliği oldu” dedi.

“Türkiye’nin yardımını takdir ediyoruz”

Ulubay, “Türkiye’nin Kıbrıs’a bu şekilde yardımda bulunmasını takdir ediyoruz. Kıbrıs’ta bulunan kaynaklar ihtiyacımızın küçük bir kısmını karşılayacak. Kaynak bulunması önemli bir durum. Kıbrıs’ın daha fazla kaynaklara ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

Su temin projesi 2015 yılında hayata geçirilmişti

“Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi” kapsamında Mersin’deki Alaköprü Barajı’ndan alınan su askılı boru sistemiyle Girne’deki Geçitköy Barajı’na aktarılıyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı yapılan ve “asrın projesi” olarak nitelendirilen proje, 17 Ekim 2015’te adanın uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması için hayata geçirilmişti. KKTC tarafından hali hazırda ihtiyacın karşılanmasına yönelik kaynak arama çalışmaları da sürdürülüyor.

Yeni su kaynakları bulunuyor

Öte yandan KKTC şebeke suyu sorununu çözmeye yönelik çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Bu kapsamda KKTC Başbakan Yardımcılığı, KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, KKTC Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Beşparmak Dağları’nın Çatalköy eteklerinde su kaynağı keşfedildi. Keşfedilen su kaynağının KKTC tarihinde keşfedilmiş en zengin su kaynağı olduğu bildirildi.

Saatte 80 ton kapasitede su kaynağına erişildi

KKTC makamlarının bir aydır kesintisiz arama çalışmaları sonucu bulunan kaynak bölgenin ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılayacak. Keşfedilen su kaynağı saatte 80 ton su kapasitesine sahip. KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu keşfedilen su kaynağı ile ilgili bilgi verdi. Ataoğlu, 7 yıldan sonra, Jeoloji ve Maden Dairesi’nin kendi imkanları ile gerçekleştirdiği ve sonucunda saatte 80 tona kadar çıkabilecek kapasitede bir su kaynağına ulaşıldığını, bunun da KKTC tarihinde keşfedilmiş en zengin su kaynağı olduğunu belirtti.

Ataoğlu, 168 metre derinliğinde ve saatte 80 ton su kapasitesine sahip su kaynağı ile Çatalköy ve civar köylerin büyük oranda rahatlayacağını belirterek, bir sonraki adımın da Lapta bölgesi olduğunu, burada da çalışmaların başlatıldığını, hedeflerinin Lapta bölgesinde de benzer bir kaynağa ulaşılması olduğunu ifade etti. Ataoğlu, keşfedilen suyun tahlil sonuçlarının hızla yapılarak kamuoyu ile paylaşılacağını da söyledi. – LEFKOŞA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-kuzey-kibrisa-su-temini-projesi-ile-su-sorunu-cozuluyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Büyüme, istihdam ve enflasyonla mücadeleyi sürdüreceğiz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-buyume-istihdam-ve-enflasyonla-mucadeleyi-surdurecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-buyume-istihdam-ve-enflasyonla-mucadeleyi-surdurecegiz/#respond Mon, 18 Mar 2024 01:03:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20209 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı belli makul bir çizgide sürdürürken diğer taraftan depremin yaralarını saracağız. Bir yandan da halkımızın temel sorun olarak gördüğü, dolayısıyla bizim de temel sorun olarak gördüğümüz enflasyonla mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.” dedi.

Yılmaz, Malatya’da iş dünyası temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.

Ekonominin düşmanının belirsizlik olduğunu, belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin arttırılmasıyla ekonomik hayatın sağlıklı bir şekilde çalıştığını belirten Yılmaz, ekonomide politika dokümanlarını belirlediklerini ve adım adım kararlı bir şekilde hayata geçireceklerini vurguladı.

Yılmaz, birilerinin yerel seçim vesilesiyle spekülasyon yapmaya, piyasaları bozmaya, siyasi ve ekonomik rant elde etmeye çalıştığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Bunlara ben inanıyorum ki halkımız hiçbir şekilde itibar etmeyecektir. Biz kararlı bir şekilde politikalarımızı sürdüreceğiz. Bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı belli makul bir çizgide sürdürürken diğer taraftan depremin yaralarını saracağız. Bir yandan da halkımızın temel sorun olarak gördüğü, dolayısıyla bizim de temel sorun olarak gördüğümüz enflasyonla mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Bu yılın inşallah ikinci yarısında göreceksiniz, enflasyonda belirgin bir düşüş başlayacak. 2025’te bunun hızlandığını göreceğiz. 2026 yılında da tek haneli rakamlara ulaşacağız.”

“Malatya’nın gerçek ihtiyaçlarını çözecek planlara, projelere, ekiplere ihtiyacı var”

Yerel seçimlerin genel politikalarla değil daha çok yerel, müşterek hizmetlerle ilgili olduğunu dile getiren Yılmaz, “Burada da biz gerçek belediyeciliğe inanıyoruz. Gerçek belediyecilik derken de şunu anlıyoruz. Belediyeyi kişisel şanı şöhreti için menfaati için kullananlar değil halka hizmet için kullananlar, belediyeyi birtakım ideolojik saplantılarına alet etmek değil yine halka hizmet için kullananlardır diyoruz.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, AK Parti Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkanı adayı Sami Er’in, mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’dan bayrağı devralacağını ve daha da yükseklere çıkaracağını anlatarak, şöyle devam etti:

“Gerçek belediyeciliği en güzel şekilde uygulayabilecek bir altyapıya sahip Sami Bey. Bir defa mütevazı bir kardeşimiz kibirli bir insan değil, düzgün, dürüst bir insan. Belediyenin de kaynaklarını son derece titiz bir şekilde ve Malatya halkı için kullanacağından hiçbir kuşkumuz, endişemiz yok. Diğer yandan teknik olarak da son derece güzel bir altyapıya, tecrübeye sahip Sami kardeşimiz. Bir defa Malatya’da çalışmış, özel idare sekreterliğimizi yapmış. Dolayısıyla Malatya’yı köylerine kadar kasabalarına kadar adım adım bilen, ihtiyaçlarını bilen bir adayımız. Ayrıca İstanbul’da çeşitli belediyelerde görev yaptı. İstanbul’un belediyecilik vizyonunu hepimiz biliyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımızın 90’lı yıllarda oluşturduğu o ruhu, o bakış açısını en iyi bilen arkadaşlarımızdan bir tanesi. Diğer yandan da yine Malatyamızın çok ihtiyaç duyduğu, özellikle bu dönemde daha fazla ihtiyaç duyduğu kentsel dönüşüm ve dirençli bir şehir oluşturma anlamında da çok önemli bir tecrübesi var; TOKİ tecrübesi.”

Yılmaz, Malatya halkının Sami Er’e ve gerçek belediyeciliğe sahip çıkacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bu kadar hizmet yapıldıysa Malatya’da, bunda elbette merkezi idareyle yerel yönetimin birlikte çalışmasıyla, o bereketle bunlar gerçekleşiyor. Önümüzdeki dönemde de gönül birliği içinde, akıl birliği içinde Sami Bey’in tüm projelerine, tüm çalışmalarına elimizden gelen tüm desteği vereceğimizi hükümet olarak buradan özellikle ifade etmek istiyorum. Malatya’nın polemiklere ihtiyacı yok, kavgaya, çatışmaya hiç ihtiyacı yok. Birliğe ihtiyacı var. Hedeflere odaklanmaya ihtiyacı var. Malatya’nın gerçek ihtiyaçlarını çözecek planlara, projelere, ekiplere ihtiyacı var.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-buyume-istihdam-ve-enflasyonla-mucadeleyi-surdurecegiz/feed/ 0
Konut Kredisi Hacmi Reel Bazda Keskin Bir Şekilde Düştü https://www.haber60.com.tr/konut-kredisi-hacmi-reel-bazda-keskin-bir-sekilde-dustu/ https://www.haber60.com.tr/konut-kredisi-hacmi-reel-bazda-keskin-bir-sekilde-dustu/#respond Fri, 15 Mar 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19268 CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, şubat ayında konut satışları artsa da ipotekli satışlarda gerilemenin sürdüğünü belirterek, “Artan kentsel dönüşüm ihtiyacına rağmen Mart 2024 itibarıyla bankalarca vatandaşlara kullandırılan konut kredisi tutarı reel bazda keskin biçimde düştü. Yıllık gerçekleşen yüzde 29’luk daralma, tarihi gerilemelerden biri oldu. Kredi maliyetleri vatandaşın gücünü çok aşıyor. Ev sahibi olmak orta gelirli için de imkansız hale geliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise konuta erişimin 2026’da enflasyonun tek haneye inmesiyle kolaylaşacağını söyleyerek hayal dağıtıyor” dedi.

CHP Bolu Milletvekili, TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu Üyesi Türkeş Ateş, konut satışı ve konut kredi hacmi verileriyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Toplam konut kredisi büyüklüğünde 2014-2018 döneminde yaşanan artışın ekonomide yaşanan kur şoku ile ağırlaşan sorunlarla birlikte tersine döndüğüne işaret eden Ateş, Bankacılık Denetleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre bu yıl mart ayının ilk haftası itibarıyla 439 milyar liraya ulaşan konut kredi hacminin yıllık bazda yüzde 18,6 oranındaki artışına dikkat çekti. Ateş, şunları kaydetti:

“KONUT KRİZİ ARTIK DAHA DERİN”

“Ancak rakam enflasyondan arındırıldığında yüzde 29 oranında sert bir daralma söz konusu… Mart 2022-2023 döneminde de konut kredilerinin büyüklüğü reel olarak yüzde 20 gerilemişti. Piyasadaki daralmanın sürpriz olmadığı ortada… Bankaların konut kredisine uyguladığı ortalama faiz oranı Haziran 2023’ten bu yana yüzde 18’den yüzde 41’e ulaştı. Bazı kampanyalarla faizin aşağıya çekildiği izleniyor ancak faizin yanı sıra yüksek konut fiyatları ve düşen alım gücü nedeniyle konut krizi artık daha derin.”

Ateş, 2018 yılından bu yana izlenen yanlış politikalar sonucunda ekonomide dikiş tutmadığını ve bozulan dengelerin konuta erişim tarafında yıkıcı olduğunu belirterek, “TÜİK verilerine göre konut sahipliği oranı 2014 yılında %61,1 iken geçen yıl %56,2’ye geriledi. Aynı zamanda devletin sosyal konut üretimi sınırlı kaldı. Merkez Bankası da son Enflasyon Raporu’nda konut sahiplik oranının alt gelir gruplarında düşük seviyelerde olduğuna dikkat çekti” dedi.

“SAĞLIKLI PLANLAMA YAPILMASI İHTİYACI ORTADA”

Ateş, yüksek enflasyon beklentileri çerçevesinde çözüm için umutlanmanın mümkün olmadığını, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bu kapsamda tek haneli enflasyon için 2026’yı göstererek “hayal tacirliği” yaptığını belirtti. Sorunun çok boyutlu olduğuna işaret eden Ateş, şöyle devam etti:

“Konutun yatırım aracı haline gelmesi sıkıntılı iken devletin kısıtlı üretimi kapsamında kiralık ev arzı için bu da gerekli. Öncelikle sağlıklı bir planlama yapılması ihtiyacı ortada. Reel konut fiyatları gibi kiralar da yılık bazda şimdilerde gerilese bile halen çok yüksek. Özellikle büyükşehirlerde memurundan işçisine, emeklisinden öğrencisine mağdur olan vatandaş iktidardan palyatif önlem değil artık kalıcı çözüm bekliyor.”

“KONUT İHTİYACI ARTARKEN SEKTÖR ZORDA”

Ülkenin önemli bir kısmında kentsel dönüşüm ihtiyacı büyük ve acil iken konut kredisine erişimin zorlaşmasının büyük bir darboğaz yarattığını vurgulayan Ateş, bu kapsamda yalnızca İstanbul özelinde hayata geçirilen ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının bir seçim yatırımı olarak gözüktüğünü ve kampanyaya mevcut ekonomik şartlarda başvuru sayısının sınırlı kalmasını beklediklerini belirtti.

Ateş “Konut ihtiyacı artarken sektör de zorda… Geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinden itibaren yapı ruhsatı verilen daire sayısının yeniden artışa geçmesi arzda deprem bölgesi ile sınırlı bir hareketlilik olduğunu teyit ediyor. Nitekim konut piyasasındaki gerilemeyle ülke genelinde çok sayıda yapı müteahhidi iflasın eşiğinde ve sektörün takipteki kredi oranı yükseliyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/konut-kredisi-hacmi-reel-bazda-keskin-bir-sekilde-dustu/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum: “İhracatın, istihdamın artması şehir adına da önemli” https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-ihracatin-istihdamin-artmasi-sehir-adina-da-onemli/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-ihracatin-istihdamin-artmasi-sehir-adina-da-onemli/#respond Fri, 15 Mar 2024 04:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19213 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Şubat ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 21 milyar dolarla rekor kırdığını gördük. Bu da bizi gerçekten ziyadesiyle mutlu etti. Ülkenin ihracatının artması, ülkenin istihdamının artması, şehir adına da önemli” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni ziyaret etti. Toplantıda Murat Kurum’a, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır da eşlik etti.

“İhracatın, istihdamın artması şehir adına da önemli”

Türkiye’nin ihracatının yüzde 50’sinin İhracatçılar Meclisi çatısı altında yapıldığını söyleyerek konuşmasına başlayan Kurum, “Hem şehrimizin hem de ülkemizin istihdamına yapmış olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Çok kıymetli bir iş yapıyorsunuz. Ülkemiz bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkacaksa bu çalışmalar sayesinde çıkacak. Ülkemiz bugün her alanda kendine yeten bir ülke olacaksa ihracatla olacak, üretimle olacak. Yine gençlerimiz, bu ülkede geleceğe güvenle bakacaksa eğer, bunun altyapısını yapacak olan buradaki dostlarımızdır. Şubat ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 21 milyar dolarla rekor kırdığını gördük. Bu da bizi gerçekten ziyadesiyle mutlu etti. Ülkenin ihracatının artması, ülkenin istihdamının artması, şehir adına da önemli” dedi.

“İstanbul gibi bir metropolde İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek bir belediye anlayışı bekleniyor”

İstanbul’un ilçelerinde 70 gündür esnafla bir araya geldiğini söyleyen Kurum, “İstanbul’u dinliyoruz. İstanbul’un geriye dönüp baktığınız 5 yıllık süreçte üzüldüğünü, kırıldığını gördük ve vatandaşımızın beklentisiyle karşı karşıyayız. Yani artık İstanbul gibi bir metropolde İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek bir belediye anlayışı bekleniyor. İlçe belediyeleriyle uyum içerisinde çalışacak, İstanbul’a bir vizyon ortaya koyabilecek, bir anlayış ve hizmeti vatandaşımız bekliyor ve bunu da her ortamda dile getiriyor.” diye konuştu.

“İstanbul benim şahsi meselem değil, ülkemizin meselesi”

İstanbul’un sorunlarını, beklentilerini, bakan ve milletvekili olduğu dönemden iyi bildiğini vurgulayan Kurum, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ben de İstanbul milletvekili olarak hem yapmış olduğum görevlerde, İstanbul’un birçok alanında hizmet etme fırsatına eriştim. O dönemde buradaki birçok dostumuzla birlikte çalıştık. Bakanlık yaptığımız süre boyunca bir ayağımız İstanbul’da oldu. ve İstanbul’un da sorunlarını, problemlerini bilen, bu manada hem sanayici tarafıyla hem vatandaşımız hem üretim tarafında birçok alanda şehrin sorunlarına hakim bir kardeşinizim. İstiyorum ki 31 Mart seçimlerinde de İstanbul’un geleceği adına çok önemli bir karar alalım. Yani bu mesele, benim şahsi meselem değil, ülkemizin meselesi. İstanbul’un meselesi.”

“Üretim yaptığımız binalar ne kadar sağlam, tartışılır”

İstanbul’da sadece meskenlerin değil, ticaret ve sanayi tesislerinin de deprem riski altında bulunduğunu hatırlatan Murat Kurum, “İstanbul’da yaşamak artık birçok insanı düşündürüyor. ‘Acaba burada yaşamasam mı’, ‘acaba buradan bir an önce başka bir alana gitsem mi’ gibi endişe içerisinde. Bir taraftan deprem riskiyle karşı karşıyayız. Şehir olası depremlere ne kadar hazır, şehrin üretimi ne kadar hazır, ticareti ne kadar hazır? Bugün baktığınızda 7,5 milyon bağımsız bölüm var. Bunların 6 milyonu konut ama bir buçuk milyonu da ticari ve sınai ünite. Bugün ülke ihracatının yüzde 50’sinin İstanbul’da yapıldığını ve Şubat ayında rekor kırdığımızı söylüyoruz ama bir taraftan da bu üretimi ne kadar sağlam yapılar içerisinde yapıyoruz, bu da tartışılır” dedi.

“Hem sanayimizi hem konutlarımızı hem altyapımızı dirençli hale getirmemiz lazım”

İstanbul’da beklenen depremin, Türkiye’nin milli güvenliğine, hatta bağımsızlığına yönelik bir tehdide dönüşebileceğine dikkati çeken Kurum, “Böylesi bir riske karşı da hep birlikte topyekün mücadele etmemiz lazım. O yüzden burada Murat Kurum değil mesele. Hep birlikte bu mücadeleyi yapıp hem sanayimizi hem konutumuzu hem şehrimizin altyapısını dirençli hale getirmemiz lazım. Sanayiyle ilgili de yapmamız lazım.” diye konuştu.

“Kredi sübvansiyonu, arazi desteği “

Kurum, sanayi tesislerinin dönüşümüyle ilgili vizyonu şöyle aktardı:

“Bu masada oturacağız. Sanayici ‘ben fabrikamı yenilemek istiyorum’ diyecek. Buna ilişkin gideceğiz, Maliye Bakanımıza diyeceğiz ki, veya Cumhurbaşkanımıza; ‘Efendim, biz sanayi sektörümüzle bir araya geldik. Mevcut alanını yenilemek kaydıyla, riskli olduğunu tespit ettiğimiz binalarda işte kredide şöyle bir sübvansiyon yapalım veya arazide şöyle bir destek yapalım, yenilensin’. Bunu istemek bence çok güzel. Bunu yaptık mı bugüne kadar? Yapmadınız. Ben Çevre ve Şehircilik Bakanıyken bana böyle bir talep gelmedi. Çok net söylüyorum. 5 sene gelmedi. Milli Emlak’tan sorumluyken de bana böyle bir taleple gelinmedi. Yeni sanayi alanı ihtiyacıyla ilgili gelindi. Yeni bilmem neyle ilgili gelindi ama, ‘binamızı dönüştüreceğiz, dolayısıyla devletten de böyle bir destek bekliyorum’ ile gelinmedi. Şimdi bizim bunları bir masada işte oturup konuşup beraber çözmemiz lazım. Gerçekten artık şu süreçte buna engel olmazsak, bu gidişata engel olmazsak, ileride öyle bir neticeyle karşılaşmayız. Çok daha vahim sonuçlar bizi bekliyor olabilir.”

“İstanbul’un, İstanbul’u kendi geleceği için basamak olarak gören Başkan’a ihtiyacı yok”

Bakanlığı döneminde Anadolu’da yaptığı çalışmalardan bahseden Kurum, yerel yönetimin sanayiciyle el ele olmasının önemini, “Her ilde sanayi tesisi inşası olan bir kardeşinizim. 31 Mart’ta bu anlayışla geleceğiz. İstiyorum ki bu masa beraber kazansın, beraber konuşalım. Geçmişte böyle bir toplantı yapmış olduğunuzu zannetmiyorum. Yapsanız da netice aldığınızı zannetmiyorum. Yani burada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Mustafa Başkanım ve buradaki üreticilerle karar alalım. İstanbul’un sanayisine ilişkin, üretimine ilişkin bu kararları da hayata geçirelim istiyorum. Buna İstanbul’un ihtiyacı var, bu istişareye ihtiyacı var, mütevazı duruşa ihtiyacı var. İstanbul’un kibre ihtiyacı yok, İstanbul’un ilgisiz bir belediye başkanına ihtiyacı yok. Çok net söylüyorum bakın. İstanbul’u, İstanbul’un üretimini, sanayisini kendi şahsı için, kendi geleceği için basamak olarak görecek bir belediye başkanına da ihtiyacı yok” sözleriyle vurguladı.

“Biz kural koyacağız, taksici o kurala uyacak”

TİM’deki toplantıda ihracatçılar, İstanbul’un trafik, toplu ulaşım ve otopark sorunlarıyla ilgili beklentilerini dile getirdi. Organize sanayi bölgelerine metroyla ulaşım, sanayi bölgelerindeki başıboş sokak hayvanları sorunu öne çıkan konular oldu. Murat Kurum, taksi sorununa ayrı bir başlık açarak şöyle konuştu:

“İstanbul taksisi marka olmalı. İstanbul’da taksiye binen biri hem yapısal anlamda hem de şoförü anlamında ayrıcalığı görmeli. Önüne gelen taksicilik yapmamalı, yapmayacak. Taksiciler eğitim alacak. Ehliyeti olabilir ama İstanbul taksisini kullanabilmesi için belli bir eğitimden geçecek. Yeri gelecek yabancı dil bilecek. Burada biz bir denetim, puanlama, ödül-ceza sistemi getireceğiz. Taksiye bindiğinizde aldığınız hizmetin izlenip takip edileceği dijital bir yapıyla taksi sistemini yöneteceğiz. Tabii taksicilerin de kendi beklentileri var. Ama biz bir kural koyacağız, o bu kurala uyacak. İstanbul’da taksi marka olacak. Bunun olması için de biz gereken her şeyi yapacağız.”

Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin sadece taksi konusuna değil, başka birçok meseleye de ilgisiz kaldığını söyledi, eleştirilerini, “İstanbul’un turizm planlaması yok, kültür planlaması yok, turizm master planı yok. Bunları belediyenin yapması lazım, yok” diye ifade etti.

“Fuarcılık artık geride kaldı”

Murat Kurum, toplantıda bazı sanayicilerin “fuar merkezi” talebine ilişkin bir değerlendirme de yaptı. “Avrupa’daki fuar alanları boşalıyor” diyen Kurum, Çin örneğini vererek, “Fuar alanı ihtiyacı mı var yoksa dijital bir pazarlama ağına mı ihtiyaç var? Bence Çin bunu gördü. Bana sorarsanız Çin, dijital pazarlamayı dünyada eline geçirmeye çalışıyor. Fuarcılık belki de artık geride kaldı. Dijital fuarlar olacak.” diye devam etti.

“2 ayda İstanbul’un 964 mahallesine lokanta açarım”

Murat Kurum, CHP’li İBB Başkanı’nın ‘mega proje’ dediği ‘Kent Lokantaları’ ile ilgili de konuştu. “11 tane lokantayı açmayı hizmet gören bir anlayış var. İddia ediyorum, ben 2 ayda İstanbul’un 964 mahallesinde açarım. Lokanta nedir?” diyen Kurum, asıl önemli olanın, sürdürülebilir kalıcı destekler ve mesleki olduğunu anlatarak, “Sizin bir operatör ihtiyacınız var diyelim. Bugün bulamıyor kimse. 150 bin TL maaş. Operatör yetiştirmek çok mu zor? Değil. Bugün ‘150 bin TL maaş ile birine iş vereceğim’ desen herhalde buradan Beylikdüzü’ne kadar kuyruk olur. Bunu yapabilmek zor bir şey değil. Mesela gaz altı kaynağı elemanı eksik. Biz yetiştirelim” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-ihracatin-istihdamin-artmasi-sehir-adina-da-onemli/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’un kibre, ilgisiz bir belediye başkanına ihtiyacı yok https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulun-kibre-ilgisiz-bir-belediye-baskanina-ihtiyaci-yok/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulun-kibre-ilgisiz-bir-belediye-baskanina-ihtiyaci-yok/#respond Fri, 15 Mar 2024 04:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19196 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul’un kibre, ilgisiz bir belediye başkanına ihtiyacı yok. İstanbul’u, İstanbul’un üretimini, sanayisini kendi şahsı, geleceği için basamak olarak görecek bir belediye başkanına da ihtiyacı yok.” dedi.

Kurum, Bahçelievler’deki Cem Vakfı Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Vakıf Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan ile bir araya gelen Kurum’a, ziyaretinin sonunda “Gelin canlar bir olalım.” yazılı çini takdim edildi.

Murat Kurum, daha sonra Türkiye İhracatçılar Meclisine (TİM) ziyarette bulundu.

Türkiye her alanda kendisine yeten bir ülke olacaksa bunun ihracat ve üretimle olacağını vurgulayan Kurum, “Yine gençlerimiz bu ülkede geleceğe güvenle bakacaksa eğer, bunun altyapısını yapacak olan buradaki dostlarımızdır. Şubatta TİM’in 21 milyar dolarla rekor kırdığını gördük. Bu da bizi gerçekten ziyadesiyle mutlu etti. Ülkenin ihracatının, istihdamının artması şehir adına da önemli.” diye konuştu.

İstanbul’un ilçelerinde 70 gündür esnafla bir araya geldiğini anlatan Kurum, “İstanbul’u dinliyoruz. İstanbul’un 5 yıllık süreçte üzüldüğünü, kırıldığını gördük ve vatandaşımızın beklentisiyle karşı karşıyayız. Artık İstanbul gibi bir metropolde İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek bir belediye anlayışı bekleniyor. İlçe belediyeleriyle uyum içerisinde çalışacak, İstanbul’a bir vizyon ortaya koyabilecek bir anlayış ve hizmeti vatandaşımız bekliyor ve bunu da her ortamda dile getiriyor.” ifadelerini kullandı.

Kurum, kentin sorun ve beklentilerini bakan ve milletvekili olduğu dönemden iyi bildiğini belirterek şöyle devam etti:

“Ben de İstanbul milletvekili olarak yapmış olduğum görevlerde, İstanbul’un birçok alanında hizmet etme fırsatına eriştim. O dönemde buradaki birçok dostumuzla birlikte çalıştık. Bakanlık yaptığımız süre boyunca bir ayağımız İstanbul’da oldu. İstanbul’un sorunlarını, problemlerini bilen, bu manada hem sanayici tarafıyla hem vatandaşımız hem üretim tarafında birçok alanda şehrin sorunlarına hakim bir kardeşinizim. İstiyorum ki 31 Mart seçimlerinde İstanbul’un geleceği adına çok önemli bir karar alalım. Yani bu mesele benim şahsi meselem değil, ülkemizin meselesi, İstanbul’un meselesi.”

“İstanbul’un kibre, ilgisiz bir belediye başkanına ihtiyacı yok”

İstanbul’da beklenen depremin Türkiye’nin milli güvenliğine, hatta bağımsızlığına yönelik bir tehdide dönüşebileceğine dikkati çeken Kurum, böylesine bir riske karşı da topyekun mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kurum, “İstanbul’un sanayisine, üretimine ilişkin bu kararları da hayata geçirelim istiyorum. İstanbul’un bu istişareye, mütevazı duruşa ihtiyacı var. İstanbul’un kibre, ilgisiz bir belediye başkanına ihtiyacı yok. İstanbul’u, İstanbul’un üretimini, sanayisini kendi şahsı, geleceği için basamak olarak görecek bir belediye başkanına da ihtiyacı yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin sadece taksi konusuna değil, başka birçok meseleye de ilgisiz kaldığını söyledi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açtığı Kent Lokantaları’na ilişkin de Kurum, “11 tane lokanta açmayı hizmet gören bir anlayış var. İddia ediyorum, ben 2 ayda İstanbul’un 964 mahallesinde açarım. Lokanta nedir?” dedi.

TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ev sahipliği yaptığı toplantıda Kurum’a, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır da eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulun-kibre-ilgisiz-bir-belediye-baskanina-ihtiyaci-yok/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesinde Fındık Üretiminde Verim Endişesi https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14070 Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi fındıkta verim endişesine neden oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisler Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bunun da yeni sezonda fındıkta verim düşüklüğüne neden olacağını söyledi. Pehlevan, fındığın soğuklanmaya (üşümeye) ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyacı 7 santigrat derecenin altında sıfır derecede olduğu zaman mümkün olacaktır. Fındıktaki soğuklanma ihtiyacı bitki çeşidine göre 400 saatten bin 300 saate kadar değişmektedir. Yeterli soğuklanma ihtiyacını karşılayan fındığın verimi yüksek, karşılamayanın düşük olacaktır. Son zamanlarda hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi verimde düşüşler olması kaçınılmaz olacaktır. Sıcaklardan kaynaklı erken açma olabilir. Bu erken açma ilkbahar geç donları, tomurcukların kabardığı dönemde eksi 2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Dişi ve erkek çiçeklerin açma zamanı çok önemli. Birlikte açıp birlikte birbirini tozlaşması gerekiyor” dedi.

Fındık üreticisine düşen görev

Fındık üreticisine konuyla ilgili uyarılarda bulunan Pehlevan, “Öncelikle fındık üreticisi sonbaharda fındığının bakımını iyi yaparak güçlü kışa karşı hazırlaması gerekiyordu. Gübreleme yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir. Bu sıcalıkların arkasından geceleri yaşanabilecek bir dona karşı da üreticilerimiz dikkatli olmalıdır. Don zararını tamamen koruyan ve Tarım Orman Bakanlığınca ruhsat verilen her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Sadece bitkinin geç uyanmasını sağlayan düzenleyiciler kullanılabilir. Fakat bilinmesi gereken bu düzenleyiciler donun etkisini yok etmez. Sadece şiddetini bir miktar azaltabilir. Çiftçilerimizin don zararından zarar görmemeleri için Meteorolojiyi takip ederek don olacak akşamalarda bahçenin değişik yerlerinde bol duman veren sap, saman, fındık zurufu gibi maddeler yakmalıdırlar. Yağmurlama sistemi sistemi ile sulama yapılabilir, toprağın üzeri hasır, plastik örtü malzemeleri ile örtülebilir, havaya su buharı püskürtülerek nem oranı artırılabilir ve bahçenin uygun noktalarına vantilatör koyularak hava sirkülasyonu yapılabilir gibi uygulamalar ile don zararını en aza indirebiliriz” diye konuştu.

Önümüzdeki yıllarda rekolte olumsuz etkilenebilir

İklimden kaynaklı olumsuzlukların sürmesi durumunda ileriki yıllarda fındıkta rekoltenin düşeceğine de dikkat çeken Pehlevan, “Fındığın çok çeşitli sorunları var. Bunları çözmemiz gerekiyor. İklimden kaynaklı sorunlar bu hızla devam ederse önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla iklimsel sorunlardan dolayı sulama ihtiyacı hasıl olacaktır. Sulama için suya ihtiyacımız olacağından ek maliyetler gerekecektir. Bu tür uygulamalar ise maliyetlerin artmasına sebep olacaktır. Fındıkla ilgili sorunları ve riskleri iyi analiz ederek planlarımızı şimdiden ona göre yapmamız lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde damla sulama sistemi konusunda destek vermeye başladı. Suyun önemine binaen de Tarım ve Orman Bakanlığı su verimliği seferberliği projesini başlattı. Seferberliğin bir parçası da tarımsal suluma yöntemlerinde ekonomik su kullanımı. Suyu ne kadar az kullanırsak geleceğimize o kadar umutla bakacağımız” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/feed/ 0
Kızılay’dan kan bağışı kampanyası https://www.haber60.com.tr/kizilaydan-kan-bagisi-kampanyasi/ https://www.haber60.com.tr/kizilaydan-kan-bagisi-kampanyasi/#respond Fri, 26 Jan 2024 08:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5071 Kızılay’dan kan bağışı kampanyası

VAN – Kızılay Van Bölge Kan Merkezi ekipleri, ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ sloganı çerçevesinde ilçe ilçe gezerek kan bağışı kampanyası düzenliyor.

Kış şartlarının hayatı iyice zorlaştırmasından önce kan stoklarını belirli bir seviyenin üzerine çıkarmayı ve düzenli bağışı özendirmeyi hedefleyen Kızılay, ülke çapında “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganı ile büyük bir kan bağış kampanyası başlattı. Tüm illerde olduğu gibi Van’da da bu çerçevede başlatılan kan bağışı kampanyası merkez ve ilçelerde devam ediyor.

Van’ın Gevaş ilçesinde düzenlenen ve bir gün sürecek olan kampanyayla ilgili açıklamada bulunan Kızılay Güneydoğu Van Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. İbrahim Çelik, bölge olarak Van, Bitlis, Muş, Iğdır ve Hakkari’deki 28 hastanenin kan ihtiyacını karşıladıklarını belirtti. Bölge olarak bu il ve ilçelerde kan bağışı kampanyaları düzenleyerek, bu hizmeti yürütmeye devam ettiklerini ifade eden Çelik, “Bizim kan ihtiyacını karşılayabilmemiz, hastanelerde kan ve kan ürünlerine ihtiyacı olan hastaların sorunsuz bir şekilde ihtiyaçlarını giderilebilmesi için gönüllü kan bağışçılarına ve düzenli kan bağışına ihtiyacımız var. Çünkü kan, kaynağı sadece insan olan ve diğer ilaçlar gibi üretilmeyen bir tedavi aracıdır. Bizde bu anlamda kan bağışı faaliyetlerine devam ediyoruz” dedi.

Kızılay’ın 11 Ocak itibariyle ülke genelinde ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ sloganı çerçevesinde bir kan bağışı kampanyası başlattığını vurgulayan Çelik, “Özellikle bu yoğun kış aylarının sert geçmesi nedeniyle kan bağışındaki düşüş ve martta Ramazan ayına girecek olmamız bu düşüşü yaşatmamak adına böyle bir kan bağışı kampanyası başlattık. Bizde Van bölgesinde kan bağışı kampanyaları düzenleyerek devam ediyoruz. Şimdi de Gevaş ilçesinde mobil kan alma kamyonumuzla faaliyetlerimize devam ediyoruz. Halkımızın yoğun bir ilgisi var. Kurumlarımız, kampanyaya çok güzel katkı sunuyor. Amacımız bugün burada 70-80 ünite civarında kan bağışı elde etmek. Tabi biz her gün Van olarak 200 ünite kanı stoklarımıza almamız gerekiyor ki, hastanelerimizin ihtiyacını sorunsuz giderebilelim. Çünkü soğuk havalarda, kış aylarında hastanelerin ihtiyaçları azalmıyor. Hastanelerimizde sadece acil durumlarda değil, sürekli kronik hastalıklar nedeniyle kan tedavisi görmek zorunda kalan hastalarımız var. Faaliyetlerimizi devam ettirerek, ihtiyacı sorunsuz gidermeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kampanyanın yıl boyunca devam edeceğini vurgulayan Çelik, Van merkezde kan alma kamyonumuz her gün, Erciş ilçemizde de haftanın iki günü düzenli olarak kan bağışı alıyoruz. Kan bağışı, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir. Bu manada bu güzel organizasyona tüm bağışçılarımızı bekliyoruz” diye konuştu.

Vatandaşlar ise kan bağışının önemli olduğunu ifade ederek böyle bir kampanyada yer aldıkları için mutlu olduklarını söylediler. İlk defa kan vermenin mutluluğunu yaşadığını belirten Mazlum Gülsüm isimli vatandaş ise “Kan bağışı ile ilgili sürekli bir hevesim vardı ama 18 yaşından küçük olduğum için kan veremiyordum. Üç ayda bir mobil araç Gevaş’a gelecek. Artık arkadaşlarla sürekli buradayız. Bizim için kan bağışı önemli” ifadelerine yer verdi.

(ATL-MSA-Y)

]]>
https://www.haber60.com.tr/kizilaydan-kan-bagisi-kampanyasi/feed/ 0
Kızılay Van Bölge Kan Merkezi Kan Bağışı Kampanyası Düzenliyor https://www.haber60.com.tr/kizilay-van-bolge-kan-merkezi-kan-bagisi-kampanyasi-duzenliyor/ https://www.haber60.com.tr/kizilay-van-bolge-kan-merkezi-kan-bagisi-kampanyasi-duzenliyor/#respond Fri, 26 Jan 2024 06:45:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5044 Kızılay Van Bölge Kan Merkezi ekipleri, ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ sloganı çerçevesinde ilçe ilçe gezerek kan bağışı kampanyası düzenliyor.

Kış şartlarının hayatı iyice zorlaştırmasından önce kan stoklarını belirli bir seviyenin üzerine çıkarmayı ve düzenli bağışı özendirmeyi hedefleyen Kızılay, ülke çapında “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganı ile büyük bir kan bağış kampanyası başlattı. Tüm illerde olduğu gibi Van’da da bu çerçevede başlatılan kan bağışı kampanyası merkez ve ilçelerde devam ediyor.

Van’ın Gevaş ilçesinde düzenlenen ve bir gün sürecek olan kampanyayla ilgili açıklamada bulunan Kızılay Güneydoğu Van Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. İbrahim Çelik, bölge olarak Van, Bitlis, Muş, Iğdır ve Hakkari’deki 28 hastanenin kan ihtiyacını karşıladıklarını belirtti. Bölge olarak bu il ve ilçelerde kan bağışı kampanyaları düzenleyerek, bu hizmeti yürütmeye devam ettiklerini ifade eden Çelik, “Bizim kan ihtiyacını karşılayabilmemiz, hastanelerde kan ve kan ürünlerine ihtiyacı olan hastaların sorunsuz bir şekilde ihtiyaçlarını giderilebilmesi için gönüllü kan bağışçılarına ve düzenli kan bağışına ihtiyacımız var. Çünkü kan, kaynağı sadece insan olan ve diğer ilaçlar gibi üretilmeyen bir tedavi aracıdır. Biz de bu anlamda kan bağışı faaliyetlerine devam ediyoruz” dedi.

Kızılay’ın 11 Ocak itibarıyla ülke genelinde ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ sloganı çerçevesinde bir kan bağışı kampanyası başlattığını vurgulayan Çelik, “Özellikle bu yoğun kış aylarının sert geçmesi nedeniyle kan bağışındaki düşüş ve martta Ramazan ayına girecek olmamız bu düşüşü yaşatmamak adına böyle bir kan bağışı kampanyası başlattık. Biz de Van bölgesinde kan bağışı kampanyaları düzenleyerek devam ediyoruz. Şimdi de Gevaş ilçesinde mobil kan alma kamyonumuzla faaliyetlerimize devam ediyoruz. Halkımızın yoğun bir ilgisi var. Kurumlarımız, kampanyaya çok güzel katkı sunuyor. Amacımız bugün burada 70-80 ünite civarında kan bağışı elde etmek. Tabi biz her gün Van olarak 200 ünite kanı stoklarımıza almamız gerekiyor ki, hastanelerimizin ihtiyacını sorunsuz giderebilelim. Çünkü soğuk havalarda, kış aylarında hastanelerin ihtiyaçları azalmıyor. Hastanelerimizde sadece acil durumlarda değil, sürekli kronik hastalıklar nedeniyle kan tedavisi görmek zorunda kalan hastalarımız var. Faaliyetlerimizi devam ettirerek, ihtiyacı sorunsuz gidermeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kampanyanın yıl boyunca devam edeceğini vurgulayan Çelik, “Van merkezde kan alma kamyonumuz her gün, Erciş ilçemizde de haftanın iki günü düzenli olarak kan bağışı alıyoruz. Kan bağışı, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir. Bu manada bu güzel organizasyona tüm bağışçılarımızı bekliyoruz” diye konuştu.

Vatandaşlar ise kan bağışının önemli olduğunu ifade ederek böyle bir kampanyada yer aldıkları için mutlu olduklarını söylediler. İlk defa kan vermenin mutluluğunu yaşadığını belirten Mazlum Gülsüm isimli vatandaş ise, “Kan bağışı ile ilgili sürekli bir hevesim vardı ama 18 yaşından küçük olduğum için kan veremiyordum. Üç ayda bir mobil araç Gevaş’a gelecek. Artık arkadaşlarla sürekli buradayız. Bizim için kan bağışı önemli” ifadelerine yer verdi. – VAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/kizilay-van-bolge-kan-merkezi-kan-bagisi-kampanyasi-duzenliyor/feed/ 0
İstanbul’un barajları tam dolu olsa dahi yetmiyor https://www.haber60.com.tr/istanbulun-barajlari-tam-dolu-olsa-dahi-yetmiyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbulun-barajlari-tam-dolu-olsa-dahi-yetmiyor/#respond Thu, 04 Jan 2024 08:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2206 İstanbul’da yüzde 52’si olan barajlar konusunda uzmanlar uyardı: “Tam dolu olsa dahi yetmiyor”

“İstanbul’un yeni barajlara ihtiyacı var”

“Barajlar yüzde 50’nin üzerinde ancak rehavete sevk etmemeli”

İSTANBUL – İstanbul’un barajlarındaki doluluk oranı yüzde 52,37 olurken Meteoroloji Mühendisi, Dr. Öğr. Üyesi Güven Özdemir, tasarrufun elden bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Barajlarımızda şu anda yüzde 50’nin üzerinde doluluk var ama rehavete sevk etmemeli. Barajların kapasitesi 868 milyon metreküp, İstanbul’un barajları tam dolu olsa dahi yetmiyor. Yıllık en az 1 milyar 200 milyon metreküpün üzerinde suya ihtiyacımız var. Artık İstanbul’un nüfusunun artışını durdurmak lazım, İstanbul’un yeni barajlara ihtiyacı var” dedi.

İstanbul’un barajlarındaki doluluk oranı geçtiğimiz haftalarda yüzde 10’lu rakamlara kadar düşerken, bazı barajlar ise tamamen kurumuştu. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 4 Ocak itibariyle barajlardaki doluluk oranı yüzde 52,37 oldu. Oran nedeniyle rehavete kapılmamak gerektiğine dikkat çeken İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Meteoroloji Mühendisi, Dr. Öğr. Üyesi Güven Özdemir, son duruma ilişkin konuştu. Özdemir, megakentin barajlarının tamamen dolu olsa da 1 yıllık su ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini söyleyerek uyarılarda bulundu. Öte yandan barajlardaki 4 Ocak tarihli doluluk oranları ise şöyle; Ömerli Barajı: Yüzde 69,82, Darlık Barajı: Yüzde 63,73, Elmalı Barajı: Yüzde 84,71, Terkos Barajı: Yüzde 43,82, Alibey Barajı: Yüzde 61,5, Büyükçekmece Barajı: Yüzde 43,97, Sazlıdere Barajı: Yüzde 35,57, Istrancalar Barajı: Yüzde 44,84, Kazandere Barajı: Yüzde 41,77, Pabuçdere Barajı: Yüzde 25,1.

“İstanbul’un barajları tam dolu olsa dahi yetmiyor”

Barajlardaki son duruma ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Meteoroloji Mühendisi, Dr. Öğr. Üyesi Güven Özdemir, “Tabi ki sevindirici şu anda yağışlar alıyoruz, geçen sene çok kötüydü. Bu eylüle kadar müthiş bir kuraklık, susuzluk vardı. Barajlarımızda şu anda yüzde 50’nin üzerinde doluluk var ama bizi rehavete sevk etmemesi lazım çünkü İstanbul’un nüfusu çok yüksek. 5 milyon civarında araç var, bunların kullandığı yakıt, petrol türevleri maalesef İstanbul’da bir ısı adası oluşmasına sebep oluyor. İstanbul’da suyun önemi büyük, barajlarımız yüzde 50’nin üzerinde, diyelim ki tamamen doldu, kapasitesi şu anda 868 milyon metreküp günde 3,2 milyon metreküp su kullanıyoruz. İstanbul’un şuandaki barajları tam dolu olsa dahi yetmiyor. İSKİ ne yapıyor; Melen, Yeşilçay, Istranca, şuradan buradan İstanbul’a su takviyesi yapıyor ki ancak yetsin. 365 güne vurduğunuzda en az 1 milyar 200 milyon metreküpün üzerinde yıllık suya ihtiyacımız var. Barajlarımız 868 milyon metreküp olduğuna göre demek ki yetmeyecek hemen hemen yüzde 50’ye yakın su ihtiyacımızı dışarıdan karşılamak zorundayız. Artık İstanbul’un nüfusunun artışını durdurmak, göçü önlemek lazım. İstanbul’un şuandaki durumu baraj yapmaya müsait olmayabilir, buna yetkililer karar verecektir ama İstanbul’un yeni barajlara ihtiyacı var. Bu barajların yanı sıra halkın, belediyelerin de muhakkak yeni yapılan binalara şart koşması lazım. Yağmur sularının biriktirilmesi, su sarnıçlarının oluşturulması lazım, yani yağan yağmuru biriktirmek gerekiyor. Geri dönüşüm sularını kullanmak lazım. Yolların kenarlarına belli aralıklarla su depoları yapılabilir, denize akıtacağımıza bu alanlarda toplamamız lazım” dedi.

“Yağışlar kesildiği an hızlı bir şekilde azalacak”

Tasarruf büyük önem taşıdığına vurgu yaparak sözlerine devam eden Özdemir, “Kuraklık devam ediyor şu anda yağışlı gibi gözüküyor ama eski kışlara göre bu yağışların daha etkili olması gerekiyordu. Yağışlar çok kısa bir zamanda vuruyor, geçiyor. Pek ümit içinde olmamamız, tasarrufa çok önem vermemiz lazım. Evlerde, kullanılan cihazlarda, musluktan akan sularda kullanırken çok dikkatli olunması lazım çünkü bu suyun barajlarımızda kalması lazım. Barajların etrafında çok yerleşim yeri var, buraların tamamen yeşil alana dönüştürülmesi lazım. Yetkililer, İstanbul’u susuz bırakmayacaktır, devletimiz çok güçlü bir devlet. Susuz kalır mıyız, kalmayız ama zorluk çekebiliriz, günlerce suyumuz akmayabilir. Susuz kaldığımızda da bulaşıcı hastalıklar kol gezecektir; kolera, tifo, uyuz gibi cilt hastalıklarına kadar ki İstanbul’da çok hızlı bir şekilde yayılacaktır. Pandemiden daha kötü olma ihtimali olabilir. Bunu yaşamamak için tedbirimizi almamız lazım. Bütün kuruluşlar, fertler dahil olmak üzere üzerimize düşen görevi yapmamız lazım. Doluluk, çok kısa bir zamanda yüzde 15’lere kadar düştü hatta bazı barajlar tamamen kurudu. Bu şekilde giderse yüzde 50’ye güvenmeyeceğiz diyelim ki yağışlar kesildiği an hızlı bir şekilde azalacaktır” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulun-barajlari-tam-dolu-olsa-dahi-yetmiyor/feed/ 0