ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Tüm Türksat uydularıyla dünyanın dört bir yanında İHA’larımızı kontrol altında tutabiliyoruz. Bunlar, genişletilmiş menzil ve kapsama alanıyla kesintisiz haberleşebiliyor. Artık İHA’larımızın kontrolüne dışarıdan müdahale edilmesi mümkün değil ve bu uydu iletişimi, özellikle İHA operasyonlarında oyunun kurallarını değiştiren bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Özellikle yurt dışında görev yapan İHA’ların kontrolü, Türksat uydularıyla daha güvenli hale gelecek” dedi.
Bakan Uraloğlu, ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’ndan uzaya fırlatılacak Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A ile ilgili Türksat Uydu Gözlem Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Uraloğlu, Türksat 6A için 2015 yılında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde işe başladıklarını kaydederek, “26 Aralık 2016 tarihinde ayrıntılı kritik gözden geçirme fazını yaptık. Isıl yapısal yeterlilik modelini ise 2018 yılı sonunda tamamlayarak ikinci kritik gözden geçirme fazına geçtik. Bu fazı da 2018 yılının kasım ayında tamamlayarak 2019 yılı başında mühendislik modelinin yapımını başlattık. 2022 yılında tamamladığımız mühendislik modelinin ardından yine 2022 yılının Haziran ayında uçuş modeli başlangıç fonksiyonel testlerini gerçekleştirdik. Uzaya göndereceğimiz uçuş modelinin ısıl vakum testlerini 2022 yılının Aralık ayında tamamladık. Yine, uçuş modelinin titreşim ve akustik testlerini ise Ağustos 2023’de bitirdik. Şok testlerini Kasım 2023’de, son fonksiyonel testleri Ocak 2024’de Sİ-EY-Tİ-AR (CATR) testleri Mart 2024’de, kütle özellikleri ölçümünü de Nisan 2024’de tamamlayarak; işlevsel testlerimizin hepsini bitirmiş olduk. Ardından da tüm testlerden başarıyla geçtikten sonra 4 Haziran’da uydumuzu yörüngesine fırlatılması için ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ndeki Space X tesislerine yolladık” ifadelerini kullandı.
’70’İNCİ DAKİKADA İLK SİNYALİ ALMAYI BEKLİYORUZ’
Yaklaşık 1 ay süren fırlatma prosedürlerinde sona geldiklerini aktaran Bakan Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuzu artık fırlatma merkezinden Falcon 9 roketi ile ABD yerel saati ile 8 Temmuz 2024 saat 17.20’de, Türkiye saati ile 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece 00.20’de uzaya gönderecek şekilde geri sayıma başladık. Uydunun fırlatma anını referans alırsak bu andan itibaren yakıt deposu ilk ayrılması 195’inci saniyede gerçekleşecek. Tam olarak 35 dakika 55 saniye sonra ise Türksat 6A uydusu roketin ikinci katından ayrılacak. Uydunun roketten ayrılmasından sonra da yaklaşık 70’inci dakikada geçici yörüngesine ulaşarak ilk sinyali almayı bekliyoruz. Uydunun ayrılma anından sonra sinyalin alınması, hiçbir sorun yaşamadan fırlatmanın ve ayrılmanın başarılı gerçekleştiğini gösterecek. Fırlatmanın ardından kimyasal itki sistemi ile yola çıkacak olan uydumuz 35 bin 786 kilometre uzaklıkta 42 derece doğu boylamındaki kalıcı yörüngesine ulaşarak yörünge testlerine başlamayı planlıyoruz. Yörüngeye ulaşmasının ardından da yaklaşık 1 ay sürecek testlerden sonra Türksat tarafından yörüngede teslim alınarak Türksat 6A uydumuzu faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE UYDULARININ ULAŞTIĞI NÜFUS, 5 MİLYARA ÇIKACAK’
Bakan Uraloğlu, Türksat 6A faaliyete geçtiğinde hem mevcut uyduların yedekliliğini sağlayacağını hem de kapasiteyi arttıracağını ifade ederek, şunları söyledi:
“Uydumuz, Jeosenkron yani yer sabit haberleşme uydusu olarak; Türkiye’deki uydu ekosisteminde çok büyük bir kilometre taşı olacak. İnsanımıza TV yayıncılığı başta olmak üzere veri haberleşme hizmetleri alanında hizmet sağlayacak. Geniş bir kapsama alanında ülkemizin uydu haberleşme ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Mevcut uyduların hizmet vermediği Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya da kapsama alanına girecek. Böylece ilk kez kendi ürettiğimiz bir uydu üzerinden bu ülkelerdeki yerel televizyon kanallarına da ulaşabileceğiz. Türksat 6A ile Türkiye’nin uydularının ulaştığı nüfus, 3,5 milyardan 5 milyara çıkacak. Kesintisiz televizyon yayıncılığı açısından önem arz eden KU bantta televizyon yayını yaptığımız uydularımızı yedekleyeceğimiz frekans bantları da yer alıyor. Bu anlamda yedeklilik açısından önem arz eden 6A ile birlikte sunduğumuz hizmetler de ek kapasiteyle artacak. Türksat 6A’nın hizmete girmesi ile Türksat’ın bölgeye yönelik uydu hizmeti ihracatının önemli ölçüde artmasını da planlıyoruz.”
‘İHA’LARIMIZA DIŞARIDAN MÜDAHALE MÜMKÜN DEĞİL’
Türksat 6A’nın, Türkiye’nin güvenliği açısından da çok büyük katkılar sağlayacağını belirten Uraloğlu, “Biliyorsunuz askeri ve gözetleme amaçlı kullanılan İHA’larımız son yıllarda gelişen teknolojiyle, mühendislik uygulamalarında, bilimsel çalışmalarda ve sivil alanda da kendine yer buluyor. Şu anda hizmet veren Türksat 5B başta olmak üzere, tüm Türksat uydularıyla dünyanın dört bir yanında İHA’larımızı kontrol altında tutabiliyoruz. Bunlar, genişletilmiş menzil ve kapsama alanıyla kesintisiz haberleşebiliyor. Yani artık İHA’larımızın kontrolüne dışarıdan müdahale edilmesi mümkün değil ve bu uydu iletişimi, özellikle İHA operasyonlarında oyunun kurallarını değiştiren bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Özellikle yurt dışında görev yapan İHA’ların kontrolü Türksat uydularıyla daha güvenli hale gelecek. Uydu iletişimi, veri iletimi için güvenli ve şifreli kanallar sağlayarak, yetkisiz erişim veya müdahale riskini en aza indirecek. Aynı şekilde Türksat 6A da artık bu imkanımızın çok geniş bir alana yayılmasını sağlayacak” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Space X’in, ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’nde bulunan Türksat Uydu Programları Direktörü Fatih Ayhan’a bağlanarak, fırlatma süreci hakkında bilgi aldı.
]]>İran medyasındaki haberlerde, Reisi’yi taşıyan helikoptere 12 saatten uzun süre ulaşılamadığı aktarılmıştı.
Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Rusya ve Türkiye helikopterin bulunması için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına destek önerisi yapmıştı.
Türkiye’den kalkan Akıncı İHA da kurtarma görevine katılmıştı. Anadolu Ajansı’na göre hava aracı helikopter enkazı ile görsel teması gece sağlamış ve görev sırasında edindiği bilgileri İran ile anlık olarak paylaşmıştı.
BBC Monitoring‘e (BBC İzleme Servisi) göre İranlı yetkililer konuyla ilgili açıklamalarında enkazın bulunmasında İranlı İHA’ların kullanıldığını belirttiler.
İran Kızılhaçı’nın başındaki Pirhossein Kolivan 20 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, helikopterin konumunu kendi imkanlarıyla bulduklarını belirtti:
” Operasyon tamamen İranlı kurtarma ekipleri tarafından yürütüldü. Dışarıdan yardım almak, dış ülkelerden yardım alındığı yorumları söylentiden ibaret. Sahadaydım. Sevgili [kurtarma ekiplerimiz] bir saniye bile dinlenmeden ve uyumadan çalıştı. Helikopter enkazını gören İHA İran Kızılayı’na aitti”.
Devlete ait IRTV1 kanalı da aynı gün TSİ 19.30’daki yayınında düşen helikopterin enkazını İranlı İHA’ların bulduğunu söyledi.
Yayına katılan kanalın Savunma Masası Muhabiri Younes Şadlou, yerel saatle 5.30 sularında İslami Devrim Muhafızları’nın Kudüs Gücü’ne ait özel bir İHA’nın helikopteri Uzi köyünün güneybatısında tespit ettiğini söyledi.
‘Enkaz Akıncı’nın paylaştığı konumdan 10 km uzaktaydı’
Şadlou, operasyonda Türkiye ve Rusya’nın rolü hakkındaki soruya şöyle yanıt verdi:
“Türk İHA’sı, Türkiye’nin isteği ve İranlı yetkililerin kabul etmesiyle kurtarma operasyonu için yardıma geldi. Dahası Rusya da katılmak istedi ve kendi özel kurtarma donanımlarını gönderdiler.”
Ermenistan’dan iki İHA ve Moskova’dan özel donanımın Tebriz’e ulaştığını söyleyen Şadlou, “Ancak İran İHA’sının bulduğu helikopterin konumu, Türk Akıncı’nın paylaştığı konumdan 10 km uzaktaydı”.
Şadlou, Akıncı’nın helikopterin yerini “tam olarak bulamadığını” söyledi ve Devrim Muhafızları’nın İHA’sının enkazın yerini tespit ettiğini açıkladı.
İran basınında, bir grup gönüllü bisikletlinin helikopter enkazına ilk ulaşan kişiler olduğu haberleri de yer aldı.
Reform yanlısı günlük Arman-e Emrouz gazetesi, Akıncı’nın helikoper enkazını bulmasının Türkiye’nin başarılı mali kalkınmasıyla ilgili olduğunu ve İran’ın “ekonomik izolasyonu” ve “yaptırımlar nedeniyle yeni teknolojilere erişmekteki başarısızlığını” gösterdiğini yazdı.
Gazete, Türkiye’nin gece görüşü araçları ve İHA’lara sahip 32 kişilik bir kurtarma ekibini İran Dışişleri Bakanlığı’nın talebiyle İran’a gönderdiğini belirtti.
Sosyal medyada nasıl yorumlandı?
İranlı reform yanlısı din adamı Rahmatollah Bigdeli, X hesabından, İranlı yetkililerin Akıncı’nın İran’daki bazı stratejik bölgeleri ve “askeri konumları” taramasına izin vermesini eleştirdi ve İran’ı “mahçup ettiklerini” söyledi.
İran’da rejim yanlısı bir kullanıcı ise, X hesabından, İran İHA’ları farklı hava koşullarında gece operasyonlar düzenleyebiliyorken, hangi İran makamının Türkiye’nin İHA gönderme önerisini kabul ettiğini sorguladı. İHA biriminin başındaki İranlı kumandanların bundan sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.
Bazı kullanıcılarsa İran’ın “dünyada İHA sektöründe lider olma” iddialarıyla alay ettiler ve Akıncı’nın başarısının Türkiye’nin İHA satışlarını artırmasına yardım edeceği yorumlarını yaptılar.
]]>(MUĞLA)- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan 25 yaşındaki tek kadın insansız hava aracı (İHA) pilotu Deniz Teğmen Nurşah Uyar, “İHA pilotu olarak görev yaptığım esnada Mavi Vatan, Denizkurdu ve NATO kapsamında çeşitli görevlerde yer aldım. Deniz Kuvvetleri bünyesinde görev yapan tek kadın İHA pilotuyum. Ülkemizin ürettiği hava araçlarında İHA pilotu olarak görev yapmaktan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza ve vatanımıza hizmet etmekten büyük bir gurur ve onur duyuyorum” dedi.
2018 yılında 3 İHA ile yolculuğuna başlayan ve ikinci en büyük İHA meydanı olan Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı, 30 İHA ile yolculuğuna devam ediyor. Üs komutanlığının faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Mehmet Savaş Eser, son birkaç yıl içinde ciddi bir atılım gösteren Deniz Hava Komutanlığı’nın bünyesinde 2019 yılında 45 adet olan hava aracı sayısının 90’nın üzerine çıktığını belirtti. Hava araçları ve vizyonlarını sürekli genişlettiklerini kaydeden Tuğamiral Eser, ağırlıklı olarak helikopterler, uçaklar ve İHA’lar ile karaya ve helikopterlerle gemiye dayalı olarak harekat ve verilen diğer görevleri başarıyla icra ettiklerini söyledi.
“HAVA ARACI SAYIMIZI 10 YIL SONRA 200 ADEDİN ÜZERİNE ÇIKARMAYI PLANLIYORUZ”
Eser, “Deniz Kuvvetleri’nde İHA’ların ilk harekat icra ettiği meydan içinde bulunduğumuz meydandır. 2018 yılında 3 İHA ile başlayan yolculuğumuza şimdilik 30 İHA ile devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde büyümeye yönelik planlarımız var. Halihazırda 90 olan hava aracı sayımızı çok kısa bir süre içerisinde bunun yüzde 30’u kadar arttırmayı, yeni uçak gemimizin gelecekte envantere girerek faaliyete başlamasıyla 10 yıl sonrasında 200 adedin üzerine çıkarmayı planlıyoruz” dedi.
Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı’nda görev yapan ve küçüklüğünden beri asker olmayı hayal ettiğini belirten 25 yaşındaki deniz teğmen Nurşah Uyar, 2017 yılında Deniz Harp Okulu’ndan 2021’de teğmen rütbesiyle mezun olduğunu belirtti. Uyar, “TCG SALİHREİS Fırkateyni’nde elektrik yardım subayı olarak göreve başladım. Görev yaptığım süre zarfında insansız hava aracı sistemlerinde dünyada önemli bir oyuncu haline gelen ülkemizin ürettiği hava araçlarında görev yapma isteğiyle İHA pilotuna katılmak maksadıyla dilekçe verdim. 2022 yılında İHA pilotaj eğitimini başarıyla tamamlayarak Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı’nda ANKA İHA pilotu olarak göreve başladım” dedi. 1000 uçuş saatini tamamladığını ifade eden Uyar, İHA pilotu olarak görev yaptığı esnada Mavi Vatan, Denizkurdu ve Kurtaran tatbikatlarının yanı sıra NATO kapsamındaki görevlere katıldığını belirtti. Uyar sözlerini şöyle tamamladı:
“Deniz Kuvvetleri bünyesinde görev yapan tek kadın İHA pilotuyum. Ülkemizin ürettiği hava araçlarında İHA pilotu olarak görev yapmaktan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza ve vatanımıza hizmet etmekten büyük bir gurur ve onur duyuyorum.”
YÜZBAŞI YEŞİLTAŞ: 351’NCİ FİLO KOMUTANLIĞI’NDA GÖREVİME DEVAM ETMEKTEYİM
351’nci Deniz Helikopter Filo Komutanlığı’nda helikopter pilotu olarak görev yapan deniz yüzbaşı Hatice Yeşiltaş ise 2007’de girdiği Deniz Harp Okulu’ndan 2011 yılında mezun olduğunu belirtti. Yüzbaşı Yeşiltaş, “Kısa süre denizde görev yaptıktan sonra 2014 yılında pilotaj eğitimimi tamamladım ve 2015 yılında Deniz Hava Komutanlığı’na katıldım. Şu anda 351’nci Filo Komutanlığı’nda halihazırda görevime devam etmekteyim” dedi. Pilot olarak NATO tatbikatları, Türk Deniz Görev Grubu kapsamında Libya açıklarındaki fırkateynde yapılan görevler de dahil olmak üzere birçok tatbikata katıldığını bildiren Yeşiltaş, Kurtaran-2024 Tatbikatı kapsamında Dalaman’da olduğunu belirtti.
]]>
Savunma sanayisinde ve sivil alanda gelişen teknolojilerle birlikte savaş alanında, operasyon sahasında kullanılan yöntemler de değişim gösteriyor.
Maliyeti düşük, temini kolay, kullanıcısı için minimum risk barındıran ticari İHA sistemlerine basit el yapımı düzenekler bağlanarak askeri personele, askeri araçlara ve mühimmatlara zarar verilebiliyor, İHA kamera yetenekleri ile istihbarat amaçlı ortam verisinin alınmasına yönelik çalışmalar yapılabiliyor.
Kadın mühendisler tarafından kurulan ve Teknopark Ankara bünyesinde elektronik harp alanında faaliyet gösteren Merkür Savunma, tehditleri durdurmaya yönelik çözümleri gündemine aldı. Yürütülen çalışmalar sonunda ortaya 1 kilogram ağırlığında, telsiz boyutuna yakın, giyilebilir ve portatif taktik İHA karşı tedbir sistemi AYTAR çıktı.
Yazılım tabanlı radyo mimarisine sahip AYTAR, tespit edilmeden çoklu frekans taraması yapabiliyor.
Merkür Savunma Kurucusu Melike Bağcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni nesil savunma çözümlerine yönelik çalışmalar yapan bir derin teknoloji girişimi olduklarını söyledi.
Yaklaşık 5 yıllık girişimcilik sürecinde İHA’ların siber saldırılara karşı korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Bağcı, daha sonra askeri personel ve araçların güvenliğine yönelik mini İHA’lara karşı bir tedbir sistemi geliştirdiklerini bildirdi.
AYTAR Giyilebilir Karşı Tedbir Sistemi’nin prototipinin ortaya çıktığını ifade eden Bağcı, geliştirilen çözümün mini İHA’ları 1 kilometreden tespit edebildiğini, üretilen sinyalle karıştırma, aldatma, kontrolü ele geçirmenin mümkün olabildiğini söyledi.
Birden fazla cihazın çalışmasıyla oluşan ağ desteği aktivasyonuyla İHA’ların konum ve yönünün tespit edilebildiğini anlatan Bağcı, şöyle konuştu:
“Bu tarz ürünler ülkemizde var. Amacımız, bunları küçük boyuta indirip askeri personelin taşıyabileceği ve tek erin/personelin güvenliğini sağlamayı hedefleyen bir ürün. Dokunmatik ekranlı olanını da prototip olarak geliştirdik.
Ürünümüz şu anda karıştırma yapabiliyor, spektrum izleme gerçekleştirebiliyor, üzerindeki algoritmayla sinyal izleme yapabiliyor. Yapay zeka alanındaki çalışmamızla da İHA modelini tespit edebiliyoruz. Sahada test yapabileceğimiz bir prototipimiz var. Spoofing (aldatma) ve kontrolü ele geçirme fonksiyonlarını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor.”
Bağcı, nihai ürüne çok uzak olmadıklarını, sahadan gelecek talepler doğrultusunda daha hızlı kullanılabilecek bir ürün ortaya çıkarabileceklerini söyledi.
Girişimciliğin başında kısıtlı kaynaklarla tek bir İHA modeli üzerinde çalışmalar gerçekleştirebildiklerini ifade eden Bağcı, farklı İHA modelleriyle yapılacak testlerle sistemin yeteneklerini artırmayı amaçladıklarını belirtti. Bağcı, şu değerlendirmede bulundu:
“6 ay içinde sahada test edilebilir bir ürün vermeyi hedefliyoruz. Bu süreyi iş ortaklarıyla kısaltabiliriz. Hedefimiz, 1 kilometre menzilde tespit yapmak, 500 metreye kadar karıştırma, aldatma, kontrolü ele geçirme fonksiyonlarını etkin şekilde kullanmak. İHA ile kumanda mesafesi arttıkça sinyal zayıflıyor, sizin etki gücünüz de artıyor. Ürünün hedeflenen çıkış gücü 2 watt. Bu güç 500 metre civarında karıştırma fonksiyonunu sağlayabilir hale getiriyor ürünü. Ülkemizde bu şekilde mini boyutta yapılan bir çalışma bildiğimiz kadarıyla şu anda yok. Dünyada da 2 firma yapıyor. Hedefimiz, ülkemize bu teknolojiyi kazandırmak.”
Yapay zeka desteğiyle tehdit güncellemesi
Cihazın kullanım konseptine ilişkin de bilgi veren Melike Bağcı, askeri personelin cihazı üzerinde taşıdığını ve otonom ya da manuel olarak kullanabildiğini ifade etti.
Otonom modda İHA’nın tespiti halinde hangi tedbir yönteminin uygulanacağının konfigüre edilmesiyle cihazın bu yönde aksiyon aldığını anlatan Bağcı, manuel modda tehdit tespiti durumunda cihazın sesli ve ışıklı uyarı verdiğini, personelin cihazla hava sahasını tarayıp tehdidin yönünü belirleyerek üreteceği sinyalle mini İHA’yı etkisiz hale getirebildiğini söyledi.
Ağ desteği sayesinde aynı bölgedeki birden fazla cihazın tehditlere karşı bir arada kullanılabildiğini dile getiren Bağcı, tanımlı sinyaller için akıllı elektronik harp yöntemlerini (protokol bazlı karıştırma, kontrolü ele geçirme gibi) sağladıklarını, o ana kadar tanımlanmamış bir tehditle karşılaşılması durumunda ise baraj ve benzeri bilinen karıştırma yöntemleriyle müdahale edilebileceğini, aynı zamanda tanımsız sinyal kaydının cihaz tarafından alınmasıyla merkezde yapay zeka desteğiyle akıllı bir karşı tedbir geliştirilip tehdide karşı kullanılabileceğini bildirdi. Bağcı, böylece sistemin yeni İHA modellerine karşı kendini sürekli güncelleyeceğini kaydetti.
Askeri araçlar için de koruma sağlayacak
Bağcı, askeri personelin yanında askeri araçların da bu tür saldırılara hedef olabildiğini ifade etti.
Cihazın farklı bir versiyonunu askeri araçlar için planladıklarını bildiren Bağcı, şunları kaydetti:
“Askeri araçlar üzerine konum ve yön tespiti için yerleştirilecek 2-3 cihazla 1 kilometre menzilde güvenliği sağlamak mümkün. İHA tespit edildiğinde aracı kullanan personelin önündeki bilgi ekranına bildirim düşecek. Bununla ilgili de bir planlamamız var. Araca sabit cihazlar yerine göreve giden araçlara takılıp çıkarılabilecek mıknatıslı bir kullanım üzerinde duruyoruz.”
]]>SELÇUK BAYRAKTAR KİMDİR?
Türkiye’nin ilk milli S/İHA sistemlerinin ve ilk milli insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın mimarı olan Selçuk Bayraktar, 1979 İstanbul-Sarıyer’de doğdu. 1997’de Robert Kolej’den mezun olduktan sonra 2002’ye kadar İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini sürdürdü. University of Pennsylvania (UPenn) Elektrik Mühendisliği Bölümünde 2002-2004 yılları arasında yüksek lisans eğitimini tamamladı, dünyada ilk kez İHA formasyon uçuşları ve robot koordinasyonu üzerine önemli çalışmalarda bulundu.
MIT’de yüksek lisans-doktora eğitimi alırken insansız helikopter sistemlerinin otomatik uçuş kontrol algoritmaları üzerine çalışan Bayraktar, 2006’da ikinci yüksek lisansını tamamladı. 2007’de Türkiye’ye dönerek Baykar’da insansız hava aracı teknolojileri geliştirme faaliyetlerini sürdürdü.

2007’DEN BERİ BAYKAR YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLARAK GÖREV YAPIYOR
2007’den beri Baykar’da bünyesinde Teknoloji Liderliği (CTO) görevini yürüten Selçuk Bayraktar, 2021’den itibaren Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin ilk milli İHA’sı olan Bayraktar MİNİ İHA ile 2014’te TSK envanterine giren, dünyada 32 ülkeye ihraç edilen (Eylül 2023) ve 700 bin başarılı uçuş saatini geride bırakarak sınıfında dünyanın en iyisi olarak gösterilen Bayraktar TB2 S/İHA sistemini geliştiren ekibi yönetti. Türkiye’nin ilk Taarruzi İHA sistemi olan 6 ton kalkış ağırlığına sahip Bayraktar AKINCI TİHA’yı da geliştirerek 2021’de TSK’ya teslim etti. Bayraktar AKINCI TİHA, Eylül 2023 itibariyle 8 ülkeye ihraç edildi.
Türkiye’nin ilk uçan araba prototipi CEZERİ’yi geliştiren ekibin de başında yer aldı. Hâlihazırda kısa pistli gemilere iniş-kalkış yapabilecek Bayraktar TB3 SİHA ve Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı projesi olan Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirme projelerine liderlik ediyor. Selçuk Bayraktar yönetiminde yürütülen geliştirme çalışmalarında dünya havacılık tarihinde ilk defa gerçekleşen formasyon uçuşlarına imza atıldı. Muharip sınıftaki iki insansız hava aracı olan AKINCI Taarruzi İHA ile KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı, dünya havacılık tarihinde ilk kez yapılan yakın kol uçuşlarını birçok kez başarıyla gerçekleştirdi.
Bayraktar, 2016 yılında Sümeyye Erdoğan ile evlendi.UKRAYNA VE AZERBAYCAN’DAN ÖDÜL ALDI
Fergani adlı teknoloji girişimiyle uzay çalışmaları yürütmektedir. Fergani Uzay Teknolojileri’nde alçak yörünge takım uyduları ile yörünge transfer aracı geliştirme projelerine liderlik ediyor. Baykar’ın geliştirdiği Bayraktar TB2 SİHA’ların Karabağ’ın kurtuluşuna katkısı sebebiyle 1 Nisan 2021’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Karabağ Nişanı ile ödüllendirildi. 2022’de ise Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky’nin emriyle Ukrayna Devlet Liyakat Nişanı’na layık görüldü.
18 Ekim 2023’te Afrika ülkesi Mali’ye yaptığı katkı ve hizmetlerden dolayı Cumhurbaşkanı Assimi Goita tarafından ülkenin en yüksek nişanı olan Mali Ulusal Nişanı ile taltif edildi. Mütevelli heyeti başkanlığını yürüttüğü Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nda (T3 Vakfı) milli ve özgün teknoloji geliştirme çalışmalarında rol alabilecek yetenekli gençleri desteklemekte ve eğitim programları düzenliyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun öncülüğünü yapan T3 Vakfı, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST’i düzenliyor. Etkisi sınırları aşan TEKNOFEST, 2022 yılında Azerbaycan’da da düzenlendi.
Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile 2016 yılında evlenen Bayraktar, bir çocuk babasıdır. Hususi pilot lisansına sahiptir.
]]>