“SİSTEMATİK KARALAMALARLA KARŞI KARŞIYA KALDIM”
Soylu, “Halihazırda üyesi olmaktan onur duyduğum Gazi Meclis’imizin çatısı altında da milletimizi temsil ve hizmet ifasıyla, milletvekilliği görevimi yaparken, hükümetlerimizi, İçişleri Bakanı olarak görev yaptığımız dönemi, şahsımı ve birlikte görev yaptığımız arkadaşlarımızı hedef alan ve devletimizin itibarını ayaklar altına almak isteyen dahili ve harici menşeli çok sayıda mesnetsiz, tamamen iftiraya dayalı, manipülatif ve çoğu benzer mahfillerden üretilen organize ve sistematik karalamalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.” değerlendirmesinde bulundu. FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında görev yaptığı olağanüstü dönemde demokrasiyi, devletin bekasını, milli iradeyi ve hukuku akamete uğratmak isteyen terör örgütlerine, suç yapılarına karşı her türlü riski alarak yürütülen cansiparane mücadelenin hak ve hukukunu gözetmenin boynunun borcu olduğunu belirten Soylu, dilekçesinde, karalama ve iftira kampanyalarında suç yapıları ile fikir ortaklığı ve işbirliği içerisinde olanların yıkıcılığına bigane kalmamayı, “her anı sadakat, kararlılık ve fedakarlıkla dokunmuş mücadelenin rövanşını almak isteyenlere karşı vazgeçilmez sorumluluk” olarak nitelendirdi.
“İTİBARSIZLAŞTIRMA KAMPANYASIYLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”
Karalamaları ve iftiralarıyla milletin gözünde şüphe, istifham ve soru işareti oluşturmayı amaçlayan şer odaklarıyla hukuk zemininde mücadele etmenin zaruri hal aldığını ifade eden Soylu, dilekçesine şöyle devam etti; “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğimiz günden görev süremizin sonuna kadar tüm birimlerimizle milletimizin huzuru, refahı, en üst düzeyde kamu düzeninin, güvenliğinin ve esenliğinin sağlanması ve başta terörle, kaçak göçle, afetlerle, uyuşturucuyla ve organize suç örgütleriyle, hiçbir şekilde ayrım yapmaksızın, tüm suç şebekeleri ile kesintisiz ve tavizsiz mücadele edilmesine yönelik kararlılığımıza milletimiz de şahit olmuştur. Ancak, sonrasında bu mücadeleyi baltalamak, itibarsızlaştırmak ve bundan sonra da bu mücadeleye kendini adayacak herkesi yıldırmak maksadıyla, daha önce benzerine az rastlanan, organize ve sistematik bir şekilde kamuoyunun dezenforme edilmesine yönelik her türlü yazılı, görsel, sosyal medya ve tüm mecralarda tamamen yalan, iftira ve nitelikli karalama içerikli yayınlar ile bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya kaldık.”
RAKAM RAKAM AÇIKLADI
İçişleri Bakanlığı görevinden ayrıldığı 3 Haziran 2023’ten itibaren geçen bir yıl içerisinde aleyhinde, yalan, hakaret, karalama ve iftira içerikli 11 bin 500 televizyon haberi, 1454 gazete haberi ve 628 köşe yazısı ile makale, 218 bin internet ve sosyal medya haberi yapıldığını aktaran Soylu, “Hakkımda görev dönemimize ait TBMM’de herhangi bir konuda fezleke işlemi bulunmamasına rağmen, CHP Genel Başkanları ve sözcüleri, muhtelif tarihlerde sarf ettikleri mesnetsiz karalamalar ve iftiralarla dokunulmazlık zırhına sığınarak korunduğumu defalarca ifade edip, bu şekilde kamuoyunu bilerek yanlış yönlendirmişlerdir. Yine CHP Genel Başkanları ve sözcüleri, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü yıllardır tehdit eden PKK terör örgütü ve onun siyasi birliktelik ve uzlaşı yürüttüğü Meclis’teki temsilcilerine, FETÖ ve DHKP-C’ye karşı yapmadıklarını, yapamadıklarını, söylemediklerini ve söyleyemediklerini, üstelik de onlarla birlikte, görev yaptığımız döneme ve şahsıma karşı, milletimizin gözü önünde eş zamanlı bir kampanya yürütmektedirler.” ifadelerini kullandı.
SOYLU: HANGİ BİLGİ VE BELGEYLE GELİRLERSE AÇIĞIM
Meclis başkanlığına yaptığı dokunulmazlık başvurusunun ardından ilk kez konuşan eski İçişleri Bakanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu dikkat çeken ifadeler kullandı. Halk TV’ye konuşan Soylu “Karnımdan hiç konuşmadım çok açık yazdım. Bu açık bir dilekçe, açık bir başvuru. Zamanı yok. İstedikleri zaman hangi bilgi ve belge ile gelirlerse açığım demek. Biz namusumuzu yolda bulmadık” dedi.
]]>Soylu, 26 Temmuz Cuma günü TBMM Başkanlığına dilekçeyle başvurarak yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi. Soylu, dilekçesinde, 40 yıldır siyasette yer aldığını ve bu süre içerisinde farklı görevlerde bulunduğunu belirtti. Üstlendiği görevlerin her birinde millete hizmet etme, hesap verme ve açık olma sorumluluğunda olduğunu kaydeden Soylu, siyaset kurumunun ve siyaset yapanların, dönem dönem çeşitli iddialar ve ithamlarla karşılaştığına işaret etti.
“SİSTEMATİK KARALAMALARLA KARŞI KARŞIYA KALDIM”
Soylu, “Halihazırda üyesi olmaktan onur duyduğum Gazi Meclis’imizin çatısı altında da milletimizi temsil ve hizmet ifasıyla, milletvekilliği görevimi yaparken, hükümetlerimizi, İçişleri Bakanı olarak görev yaptığımız dönemi, şahsımı ve birlikte görev yaptığımız arkadaşlarımızı hedef alan ve devletimizin itibarını ayaklar altına almak isteyen dahili ve harici menşeli çok sayıda mesnetsiz, tamamen iftiraya dayalı, manipülatif ve çoğu benzer mahfillerden üretilen organize ve sistematik karalamalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.” değerlendirmesinde bulundu.
FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında görev yaptığı olağanüstü dönemde demokrasiyi, devletin bekasını, milli iradeyi ve hukuku akamete uğratmak isteyen terör örgütlerine, suç yapılarına karşı her türlü riski alarak yürütülen cansiparane mücadelenin hak ve hukukunu gözetmenin boynunun borcu olduğunu belirten Soylu, dilekçesinde, karalama ve iftira kampanyalarında suç yapıları ile fikir ortaklığı ve işbirliği içerisinde olanların yıkıcılığına bigane kalmamayı, “her anı sadakat, kararlılık ve fedakarlıkla dokunmuş mücadelenin rövanşını almak isteyenlere karşı vazgeçilmez sorumluluk” olarak nitelendirdi.
“İTİBARSIZLAŞTIRMA KAMPANYASIYLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”
Karalamaları ve iftiralarıyla milletin gözünde şüphe, istifham ve soru işareti oluşturmayı amaçlayan şer odaklarıyla hukuk zemininde mücadele etmenin zaruri hal aldığını ifade eden Soylu, dilekçesine şöyle devam etti; “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğimiz günden görev süremizin sonuna kadar tüm birimlerimizle milletimizin huzuru, refahı, en üst düzeyde kamu düzeninin, güvenliğinin ve esenliğinin sağlanması ve başta terörle, kaçak göçle, afetlerle, uyuşturucuyla ve organize suç örgütleriyle, hiçbir şekilde ayrım yapmaksızın, tüm suç şebekeleri ile kesintisiz ve tavizsiz mücadele edilmesine yönelik kararlılığımıza milletimiz de şahit olmuştur. Ancak, sonrasında bu mücadeleyi baltalamak, itibarsızlaştırmak ve bundan sonra da bu mücadeleye kendini adayacak herkesi yıldırmak maksadıyla, daha önce benzerine az rastlanan, organize ve sistematik bir şekilde kamuoyunun dezenforme edilmesine yönelik her türlü yazılı, görsel, sosyal medya ve tüm mecralarda tamamen yalan, iftira ve nitelikli karalama içerikli yayınlar ile bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya kaldık.”
RAKAM RAKAM AÇIKLADI
İçişleri Bakanlığı görevinden ayrıldığı 3 Haziran 2023’ten itibaren geçen bir yıl içerisinde aleyhinde, yalan, hakaret, karalama ve iftira içerikli 11 bin 500 televizyon haberi, 1454 gazete haberi ve 628 köşe yazısı ile makale, 218 bin internet ve sosyal medya haberi yapıldığını aktaran Soylu, “Hakkımda görev dönemimize ait TBMM’de herhangi bir konuda fezleke işlemi bulunmamasına rağmen, CHP Genel Başkanları ve sözcüleri, muhtelif tarihlerde sarf ettikleri mesnetsiz karalamalar ve iftiralarla dokunulmazlık zırhına sığınarak korunduğumu defalarca ifade edip, bu şekilde kamuoyunu bilerek yanlış yönlendirmişlerdir. Yine CHP Genel Başkanları ve sözcüleri, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü yıllardır tehdit eden PKK terör örgütü ve onun siyasi birliktelik ve uzlaşı yürüttüğü Meclis’teki temsilcilerine, FETÖ ve DHKP-C’ye karşı yapmadıklarını, yapamadıklarını, söylemediklerini ve söyleyemediklerini, üstelik de onlarla birlikte, görev yaptığımız döneme ve şahsıma karşı, milletimizin gözü önünde eş zamanlı bir kampanya yürütmektedirler.” ifadelerini kullandı.
İnsani ve vicdani değerlerden yoksun kampanya ve saldırıların hukuken izah edilecek yönünün bulunmadığını belirten Soylu, şunları kaydetti; “Elbette ki demokrasiye ve hukuka olan bağlılığım, devletime olan sadakatim, milletimize karşı sorumluluğum ve Gazi Meclis’imizin iradesine olan saygım; yaptığımız görevlerin ve verdiğimiz mücadelelerin her bir anının doğruluğuna olan inancım gereği tüm bu karalama, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyası karşısında, işbu yasama dokunulmazlığımın kaldırılması başvurusunda bulunulması zorunluluğu hasıl olmuştur. Görevde bulunduğum dönemlerle ilgili hakkımda yürütülen karalama, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyaları karşısında, hakkaniyetin ve gerçeklerin tecellisi için Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve TBMM İçtüzüğünün ilgili maddeleri çerçevesinde, yasama dokunulmazlığımın kaldırılmasının gereğini arz ederim.”
]]>AK Partili Belediye Başkanı Coşkun Altun’un 2 dönem belediye başkanlığı yaptığı Selim’de yeni belediye başkanına yapacak proje de kalmadı.
Başta doğalgaz olmak üzere otogar, hayvan pazarı, kent meydanları, yollar, kaldırımlar, yürüyüş yolları ile alt yapısı ve modern bir belediye hizmet binası ile görevini CHP’li belediye Başkanı Barış Koç’a teslim eden Coşkun Altun, 5 yıllık süre ile görev yapacak olan Koç’a tabiri caizse yapılacak işte bırakmadı.
Son günlerde CHP’li Belediye Başkanı Barış Koç’un iftira kampanyası başlattığını ifade eden Selim Belediyesi eski Başkanı Coşkun Altun, “2014 2024 yılları arası belediye başkanlığı yaptığım Selim Belediyesi’nde 31 Mart 2024 tarihi itibari ile bıraktım. Görev yaptığımız süre içinde ilçemi hizmet anlamında daha ileriye götürmek için her türlü gayreti sarf ettiğimi tüm Selimli hemşerilerim bilir. Ne yazık ki; mevcut belediye başkanı seçim döneminde olduğu gibi seçimden sonra da belediye başkanlığı seçildiği halde iftira kampanyalarına algı kampanyasına devam etmekte ‘çamur at izi kalsın’ anlayışıyla Selimli hemşerilerimizin oylarıyla seçildiği makamı iftira ile sürdürmek istemektedir” dedi.
“Astığı pankartta borçsuz ve kasada para var”
Astığı pankartta borçsuz bir belediye ve kasada para bıraktığımızı mevcut belediye başkanı Barış Koç’Un kendisinin itiraf ettiğine dikkat çeken Altun, “Kendisi itiraf etmiş ve yaptığımız hizmetleri yardımları 1 yıllık dediği yalanın 5 yıllık süre içinde özelikle son iki buçuk yılın Sosyal belediyecilik adı altında Maddi durumu iyi olmayan hemşehrilerimize kömür yardımı, giyim yardımı, gıda yardımını, nakdi yardımları,eğitim destekleri, illegalmış gibi göstererek iftira atmaktadır. Ayrıca sentetik saha Gençlik Spor Bakanlığı tarafından verilmiş Celal Aras Parkını Celal Aras’ın kızı tarafından 1.500.000 TL belediyemize hibe olarak gönderilmiş, Cumhuriyet mahallesindeki parkı Eyüp Belediyesi ile ortaklaşa yaptığımızı, bu parkın şimdiki maliyetinin 15 milyona yapamayacağını kendisi de çok iyi bilmektedir. Ayrıca araç parkındaki araçların hiçbirisinin borcu olmadığını sadece elimizde bulunan 24 metrelik itfaiye aracımızın şimdiki değeri 10 milyon olduğunu ve bu hizmetlerin hangi aşkla şefle yaptığımızı Selimli hemşehrilerimizin takdirine sunuyorum” diye konuştu.
Altun, “Diğer projelerde bakanlığın desteği ile yaptığımız hizmetleri farklı bir şekilde yalan iftirayla algıyla kamuoyuna sunmaya çalışıyor bu tamamıyla siyasi ahlaksızlıktır. Belediye Başkanlığı’nı devrettiğimde 20 milyon ve iller Bankası’ndan gelen 2 milyon denkleştirme ile kasada paramız mevcut, 1957’den beri olan SGK borçlarını yeni borçmuş gibi göstermek belediyenin elektrik ihtiyacını karşılamak için güneş enerjisi projesini hayata geçirip çektiğimiz iller bankası borcuymuş gibi göstermek ve bunun üzerinden siyasi rant sağlayıp bana iftira atıyormuş gibi Selim halkı önünde itibar suikast yapmak istiyor. Selimli hemşerilerimiz bunu çok iyi biliyor ki görev yaptığım süre içinde ilçemizin ve belediyemizin menfaatini korumak için kapı kapı dolaştım ve ilçemi modern ilçe yapma adına elimden her türlü gayreti sarf ettim.
Görev yaptığım süre içinde ilçeme milyonlarca liralık proje üretmiş sosyal ve kültürel alanda ilçemi Kars’ın marka ilçesi haline getirmiş vizyon projelerimizle şehirler arası otogar, Hayvan Barınağı, hizmet binası kent meydanı, birçok park doğal gaz ve buna benzer onlarca projede imza atmış ve ilçemizin hizmetini sunmuşuz. Bu projelerin maddi değeri 100 milyonlarla ile hesap ediliyor ne yazık ki yeni belediye başkanı algı politikasıyla hizmet yapamayacağı gibi 5 yılını Selimli hemşerilerimizi kandırarak bir önceki döneme iftira atarak devam etmek istiyor. Şunu bilmeli ki biz Selimdeyiz, Selimlimin yanında olacağız ve yapacağı her türlü iftira ve yalanı yüzüne vuracağız. Belediyemiz bölgenin tek borçsuz belediyesi olarak devrettiğimizi iller bankasına maliye ve SGK borçlarının 1957’den beri olan borçlar olduğunu ve bu borçları af kapsamında yapılandırdığımızı attığı iftiraların hepsinin mesnetsiz ve yalan olduğunu pankart yazdıklarının hepsinin Selim halkının emrine sunduğumuz hizmetler olduğunu size belirtmek isterim” şeklinde konuştu. – KARS
]]>Ticaret Bakanlığı, 9 Nisan’da 54 ürün grubunda İsrail’e ihracat kısıtlaması getirmiş, kısıtlanan ürünler arasında ‘uçak benzini ve jet yakıtı’nın bulunması gündem olmuştu. Evren Barış Yavuz da bir Filistin mitinginden fotoğraf paylaşarak “Jet yakıtı satmışlar” diye yazmıştı. Yavuz’un paylaştığı fotoğrafta Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Naci İnci ve SİHA üreticisi ‘Baykar’ın sahipleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar ile kardeşi Haluk Bayraktar da yer alıyordu.
HALUK BAYRAKTAR TEPKİ GÖSTERDİ
Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Yavuz’un paylaşımının ekran görüntüsünü paylaşarak siyasal iletişimcinin İBB Başkanı İmamoğlu’nun ‘ekibinde yer aldığını’ belirterek, “Tasmalı köpeklerini saldırtmayı bırak” ifadelerini kullanmıştı.
İBB: BAYRAKTAR’IN AÇIKLAMALARI YALAN VE İFTİRA
İBB’den yapılan açıklamada ise Bayraktar’ın açıklamaları ‘yalan’ ve ‘iftira’ olduğu, Baykar yöneticisi hakkında suç duyurusunda bulunulacağı açıklanmıştı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da Yavuz hakkında soruşturma başlatmıştı. Evren Barış Yavuz gözaltına alınmadan önce ise sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Yavuz açıklamasında İmamoğlu’na saldırmak için bahane olarak kullanıldığını belirtti. Yavuz’un açıklamasının satır başları şöyle:
“EKREM İMAMOĞLU’NA SALDIRMAK İÇİN BİR BAHANE OLARAK KULLANILDIĞIMI DA BİLİYORUM”
“Sayın Ekrem İmamoğlu’na saldırmak için bir bahane olarak kullanıldığımı da biliyorum. İddia edildiği gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hiç bir birimde hiç çalışmadım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile beş kuruşluk değil, bir kuruşluk ticari ilişkim bile olmadı. Bu iddiayı kanıtlamayan da müfteridir. Bu konuda da hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağım. 16 milyon İstanbulludan, birçok çevreyi rahatsız eden bu zaferin gönüllü neferlerinden sadece biriyim. Sayın Ekrem İmamoğlu benim seçilmiş başkanım. İlişkim bundan ibarettir.
“30 BİN İNSANIN KATİLLERİNE TEPKİ GÖSTERMEK BENİM SONUNA KADAR HAKKIMDIR”
Genç yaşlarımdan itibaren Fİlistin’in haklı davasına sahip çıkmış, İsrail diplomatik misyonları önündeki protestolarda her zaman önde yer almış sol görüşlü, Cumhuriyet değerlerine inanan biri olarak elbette soykırımcı İsrail ile ticaretin sürdürülmüş olmasına, mübarek bayramda bile kan döken en az 30 bin insanın katillerine tepki göstermek benim sonuna kadar hakkımdır.
“KİMSENİN ŞAMAR OĞLANI DEĞİLİM”
Ben gerçek bir insanım. Bir twitter hesabından ibaret değilim. Aynı anda binlerce sahte hesap üzerinden, bir anda şahsımın hedef gösterildiği bir gün yaşadım. Günlerdir bana, aileme edilen hakaretler, tehditler ve topyekün hedef gösterilmeye maruz kaldım. Bu yalan ve iftira gösterisine maruz kalmak zorunda değilim. Hesabımı bu yüzden kapattım. Kimsenin şamar oğlanı değilim. Birileri linçten para kazanacak, birilerine yaranacak diye küfre nesne olmak gibi bir zorunluluğum yok”
Evren Barış Yavuz’un açıklamasının devamı ise şöyle:
“Şahsıma atfedilen yazı, 11 yıl önce yöneticisi olduğum bir sitede başkası tarafından kaleme alınmış bir yazı. Artık arşiv çöpü haline gelmiş, yazar isimleri silindiğinde adminlerin adıyla görülen bu içerik üzerinden beni terörist ilan ettikleri görmek şok ediciydi. Şeytanın bile aklına gelmeyecek, zorlama bir bağlantıyla bir anda düşman ilan edildim. Bu iftira ve karalamanın failleri hakkında da her türlü hukuki hakkımı kullanacağım…
“KORKACAK, SİNECEK DEĞİLİM”
Muhalif kimliğimi hiç gizlemedim. Kendim gibi olmayan; kimi ülkücü kökenli, kimi muhafazakar hareketten gelen, kimisi Kemalist, kimisi liberal her kesimden insanlarla bu ülkede insan gibi yaşamak isteyen ülkesini çok seven, onurlu bir yaşam değerlerini savunan milyonlarca demokrattan biriyim.
Korkacak, sinecek değilim. Sevdiğim insanların zarar görmesine göz yumacak ve üstüme atılan terörist iftirasını kabullenecek de değilim. Tüm iftiralarla ilgili, başta hedef gösterenler olmak üzere; öncelikle bunu korunaklı zannettikleri köşelerinden, anayasa önünde eşit olduklarını unuttukları için dillendirebilenler ve bu iftira kampanyasının parçası olan istisnasız herkese tazminat davası açacağım. Haklarımı milletimiz adına karar veren vicdanlı, adaletli yargıçlara emanet edeceğim.
Tazminat davalarından elde edilecek tüm geliri de Gazzeli çocuklara ulaştıracak bir uluslararası yardım kuruluşuna ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlayacağım”
]]>Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhur İttifakı mensubu partiler, sivil toplum kuruluşları, eski belediye başkanları, vatandaşlar katıldı. “Önümüzdeki dönemi her alanda eş zamanlı reformlar yaparak Türkiye’nin, milletimizin ihtiyaç duyduğu bütün hizmetleri ayaklarına götürme dönemi olarak değerlendireceğiz” diyen Efkan Ala, “Geçtiğimiz seçimde de bütün teşkilat mensuplarımız, gece gündüz çalıştınız. Bütün önceki dönem milletvekillerimiz, arkadaşlarımız biliyorum ki gecelerini gündüzlerine katarak çalıştılar. Ama milletin de bize verdiği dersi iyi okumamız lazım. Millet çok ince hesap yaparak oyunu kullandı. AK Parti’nin temel vasfı da milletin verdiği mesajı olduğu gibi doğru dürüst okuyabilmektir. Şimdiye kadar hep bunu yaptık. Bundan sonra da suçlu arama yerine, suç varsa değerlendirilmesi gereken bir şey varsa o bizlerde. Orada hiç şüphe yok. Ama hüner, milletimizin mesajını doğru dürüst okuyabilmektir. Bunu bütün Türkiye siyasetini doğru dürüst yapması icap eder. Onun için önümüzdeki dönemi milletimizin ihtiyaç duyduğu reformlar dönemi olarak geçirmek bizim boynumuzun borcudur. Hiç unutmayalım ki AK Parti kurulduğunda nasıl ki Türkiye’nin önüne bir vizyon koydu ve o 21 yıldır AK Parti iktidarının yaptıklarını dünyada örnek olarak gösterilecek başarılar olarak ortaya çıkardık. Şimdi de önümüzdeki mevcut durumu iyi okuyarak, yolumuza ‘Türkiye yüzyılı’ vizyonuyla devam edersek 2028’de bu millete bir zafer daha hediye ederiz” diye konuştu.
Başarılarımıza güvenip rehavete kapanılmaması gerektiğini belirten Ala, “Çünkü başarmak çok önemli önemli meziyettir. Ama başarıyı sürdürmek ondan daha zordur. Hep bunu söyledim. Şimdi de problemden korkmayız. Problem, içerisinde fırsatları barındırır. Onu çekip çıkaracaksınız. Durumunuzu gözden geçireceksiniz ama hedeflerinizi de gözden geçirip tespit ettikten sonra hedeflere kilitleneceksiniz. Biz bunları en iyi yapmış ve bundan sonra da en iyisini daha da iyi yaparak gösterebilecek bir kadroyuz. İnşallah önümüzdeki dönemi AK Parti’nin yeniden amatör bir ruhla fakat bütün tecrübelerini dikkate alarak profesyonel bir anlayışla hedeflerine doğru emin adımlarla yürüdüğü bir dönem olarak ortaya koyacağız. Buradan büyük bir başarı çıkaracağız” dedi.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ise, “Yerel seçimlerden beklediğimiz neticeyi alamadık. Ancak, bu seçim dönemini bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Seçimin ardından kendi muhasebemizi yapacağız. Tek tek bütün arkadaşlarımız kendi muhasebelerini yapacaklar. Biz nerede eksik bıraktık? Nerede hatalarımız oldu? Milletin gönlündeki yerimizden nasıl bir soğukluk oluşturduk? Bunun muhasebesini tek tek yaparak Allah’ın izniyle bu dönüm noktasını farklı bir zafere çevireceğiz. Biz buna inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Verilen sözlerin takipçisi olacaklarını belirten Varank, “Muhalefet nasıl yapılır, bunu da onlara göstereceğiz. Biz onlar gibi yalan siyasetinden anlamayız. İftira siyasetinden anlamayız. Bizler işimizin takipçisi oluruz. Görüyorsunuz İstanbul’da belediye başkanlığını kazanmış birtakım partiler gelir gelmez iftira kampanyalarına başlıyorlar. Tıpkı geçmişte sayın Cumhurbaşkanımıza iftira attıkları gibi ‘bu külliyede altın klozet varmış’ dedikleri gibi ‘İstanbul’da bir belediye başkanımız makam odasına jakuzi yaptırmış’ diye iftira atabiliyorlar. Biz bu yalan ve iftira siyasetine de asla müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşımızın aklında hiçbir soru işareti kalmaması için de bunların açıklamalarını yapacağız. Hemen cevaplarını vereceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iftira atmaya çalışanların olduğunun altını çizen Varank, “Bu dünyada İsrail’e özür diletmiş bir tane lider var. O da Recep Tayyip Erdoğan. Bize iftira edenler, yok ‘jet yakıtı sattınız’ diye iftira edenler, ahlaklı siyaset yapıp bize iftira edenlere de lütfen yüz vermeyin. Onların cevaplarını da verin. Eğer sayın Cumhurbaşkanımızın Filistin’le ilgili yaptıkları hakkında şüphesi olan varsa gitsin Hamas’a sorsun. Gitsin Filistin Kurtuluş Örgütü’ne sorsun. Filistin Devleti’nin taraflarına sorsun. Onlarla istişare edip ondan sonra mikrofonların karşısına geçsin. Ahlaklı siyasetten bahsedip de sadece çıkar için çalışanlara da önümüzdeki dönemde gerekli cevapları vereceğiz” şeklinde konuştu.
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, “Dünyanın her köşesinde bayram olabilmesi için AK Parti teşkilatları olarak elimizden geleni yapmaya gayret göstereceğiz. Ama bazıları hala bu ülkede, dindarlık görüntüleri altında Filistinli kardeşlerimizi dünyada en fazla savunan liderimize iftira atmaktan hiç çekinmiyorlar. Gerçekleri çarpıtarak gezi provası yapmaya kalkanları şiddetle kınıyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi ‘Milletimizin iradesi sandıktan tecelli eder. Millet sözünü sandık yolu ile söyler’ 31 Mart’ta bizim için dönüm noktasıdır. Milletimizin sandığı vesile kılarak mesajlarını biz siyasetçilere ulaştırmıştır. Bu seçimin galibi demokrasidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Bursa’nın da aralarında olduğu 81 ildeki teşkilat bayramlaşmasına videokonferansla katılarak partililerle bayramlaştı.
Programın sonunda bütün herkes bir biriyle bayramlaştı. – BURSA
]]>Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilatlara Ramazan Bayramı dolayısıyla yaptığı konuşma video konferansla izletildi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, programdaki konuşmasında, AK Parti teşkilatlarının her zaman hedeflere yürüdüğünü söyledi.
Yerel seçim sonuçlarına değinen Ala, “AK Parti’nin kıymetli emek verenleri, hiç merak etmeyin, önümüzdeki dönemi her alanda eş zamanlı reformlar yaparak Türkiye’nin, milletimizin ihtiyaç duyduğu bütün hizmetleri ayaklarına götürme dönemi olarak değerlendireceğiz. Geçtiğimiz seçimde de bütün teşkilat mensuplarımız, gece gündüz çalıştınız. Bütün önceki dönem milletvekillerimiz, arkadaşlarımız biliyorum ki gecelerini gündüzlerine katarak çalıştılar ama milletin de bize verdiği dersi iyi okumamız lazım.” ifadelerini kullandı.
Ala, milletin çok ince hesap yaparak oyunu kullandığını belirterek, şunları kaydetti:
“AK Parti’nin temel vasfı da milletin verdiği mesajı olduğu gibi doğru dürüst okuyabilmektir. Şimdiye kadar hep bunu yaptık. Bundan sonra da suçlu arama yerine, suç varsa değerlendirilmesi gereken bir şey varsa o bizlerde. Orada hiç şüphe yok ama milletimizin mesajını doğru dürüst okuyabilmektir hüner. Bunu bütün Türkiye siyasetinin doğru dürüst yapması icap eder. Onun için önümüzdeki dönemi milletimizin ihtiyaç duyduğu reformlar dönemi olarak geçirmek bizim boynumuzun borcudur.”
Vatandaşla muhabbeti devam ettireceklerini vurgulayan Ala, “Hiç unutmayalım ki AK Parti kurulduğunda nasıl ki Türkiye’nin önüne bir vizyon koydu ve o 21 yıldır AK Parti iktidarının yaptıklarını dünyada örnek olarak gösterilecek başarılar olarak ortaya çıkardık. Şimdi de önümüzdeki mevcut durumu iyi okuyarak, yolumuza ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla devam edersek 2028’de bu millete bir zafer daha hediye ederiz.” dedi.
Ala, her problemin aynı zamanda fırsatları barındırdığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Mesele problemi doğru dürüst okuyabilmektir. Nasıl ki baştan beri söylüyorum, aman başarılarımıza güvenip rehavete kapılmayalım. Çünkü başarmak çok önemli bir meziyettir ama başarıyı sürdürmek ondan daha zordur. Hep bunu söyledim. Şimdi de problemden korkmayız. Problem, içerisinde fırsatları barındırır. Onu çekip çıkaracaksınız. Durumunuzu gözden geçireceksiniz ama hedeflerinizi de gözden geçirip tespit ettikten sonra hedeflere kilitleneceksiniz. Biz bunları en iyi yapmış ve bundan sonra da en iyisini daha da iyi yaparak gösterebilecek bir kadroyuz. İnşallah önümüzdeki dönemi AK Parti’nin yeniden amatör bir ruhla fakat bütün tecrübelerini dikkate alarak profesyonel bir anlayışla hedeflerine doğru emin adımlarla yürüdüğü bir dönem olarak ortaya koyacağız. Buradan büyük bir başarı çıkaracağız.”
“Yalan ve iftira siyasetine de asla müsaade etmeyeceğiz”
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da bu davanın erleri olarak Allah’ın izniyle yola devam edeceklerini söyledi.
Seçim sonuçlarıyla ilgili kendi muhasebelerini yapacaklarını dile getiren Varank, “Tek tek bütün arkadaşlarımız kendi muhasebelerini yapacaklar. Biz nerede eksik bıraktık? Nerede hatalarımız oldu? Milletin gönlündeki yerimizden nasıl bir soğukluk oluşturduk? Bunun muhasebesini tek tek yaparak Allah’ın izniyle bu dönüm noktasını farklı bir zafere çevireceğiz. Biz buna inanıyoruz.” diye konuştu.
Milletin takdirinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Verilen sözlerin takipçisi olacağız. Muhalefet nasıl yapılır, bunu da onlara göstereceğiz. Biz onlar gibi yalan siyasetinden anlamayız. İftira siyasetinden anlamayız. Bizler işimizin takipçisi oluruz. Görüyorsunuz İstanbul’da belediye başkanlığını kazanmış birtakım partiler gelir gelmez iftira kampanyalarına başlıyorlar. Tıpkı geçmişte Sayın Cumhurbaşkanı’mıza iftira attıkları gibi ‘Bu külliyede altın klozet varmış’ dedikleri gibi ‘İstanbul’da bir belediye başkanınız makam odasına jakuzi yaptırmış’ diye iftira atabiliyorlar. Biz bu yalan ve iftira siyasetine de asla müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşımızın aklında hiçbir soru işareti kalmaması için de bunların açıklamalarını yapacağız. Hemen cevaplarını vereceğiz.”
Varank, Gazze konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hassasiyetini herkesin bildiğini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bakıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı’mıza iftira atmaya çalışanlar var. Bu dünyada İsrail’e özür diletmiş tek lider var; o da Recep Tayyip Erdoğan. Bize iftira edenlere, ‘Jet yakıtı sattınız’ diye iftira edenlere de lütfen yüz vermeyin. Onların cevaplarını da verin. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Filistin’le ilgili yaptıkları hakkında şüphesi olan varsa gitsin Hamas’a sorsun. Gitsin Filistin Kurtuluş Örgütüne sorsun. Filistin Devleti’nin taraflarına sorsun. Onlarla istişare edip ondan sonra mikrofonların karşısına geçsin. Ahlaklı siyasetten bahsedip sadece çıkar için çalışanlara da önümüzdeki dönemde gerekli cevapları vereceğiz.”
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve eski AK Parti milletvekillerinden Hakan Çavuşoğlu’nun da katılımcılara hitap ettiği bayramlaşma programına çok sayıda partili katıldı.
]]>Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş İYİ Parti Gülüç Belde Başkanlığı ve Seçim Bürosu için açılış töreni düzenledi. Mitinge dönen açılış törenine İYİ Parti Bakı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan, Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Başkanlarından Murat Sesli, İYİ Parti Alaplı Belediye Başkan Adayı Serdar Akyol ile çok sayıda partili ve vatandaşlar katıldı.
Gülüç Belediye Başkanı ve İYİ Parti Gülüç Belediye Başkan Adayı Gökhan Mustafa Demirtaş, kendisine yönelik ortaya atılan iddiaların tamamen iftiradan ibaret olduğunu belirterek, bu iddialara gerekli cevabı yargı aracılığıyla verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyledi. 31 Mart günü belediye başkanlığı seçimlerini yeniden kazanarak ustalık dönemini yaşayacağını belirten Demirtaş, Gülüç’e hak ettiği hizmetleri getirmeye devam edeceğini söyledi.
Demirtaş hizmetlerini anlattı
Başkan Demirtaş konuşmasında: “2014 yılında sizlerin sevgisi ve desteği ile başladığımız hizmet yolunda yaklaşık 10 yıllık bir süreci geride bırakıyoruz. Şöyle dönüp geriye baktığımda aklıma ilk gelen; bu caddenin eski hali geliyor. Tabir yerindeyse bataklık gibiydi buralar. Yollar çamur içerisindeydi. Bırakın insanlarımızın yürümesini, araçlar bile gidemiyordu bu yolda. Göreve gelir gelmez ilk işimiz bu yolu pırıl pırıl yapıp sizlerin hizmetine sunmak oldu. Buraların eski halini hatırlıyorsunuz değil mi? Sonra yine hemen karşı tarafta Pazar yeri olarak yapılan bir yer vardı. Yıllarca atıl durumda kalmıştı. Tabir yerindeyse çürümeye başlamıştı artık. Buraya bölgenin en güzel düğün ve toplantı salonunu yaptık. Ne kadar isabetli bir iş yaptığımızı zaman geçtikçe daha iyi anladık. Burada yüzlerce gencimizin ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. Tüm etkinlerimizi kendi yerimizde yaptık. Çocuklarımız, kadınlarımız ve tüm Gülüç halkı olarak burada kimi zaman eğlendik, kimi zaman etkinlikler düzenledik, kimi zamanda vatanımızın bölünmez bütünlüğü için can veren şehitlerimiz, sağlığından olan gazilerimiz için mevlit programları düzenledik, birlikte dualar ettik. Gülüç meydanımızın eski halini ve çevresini de hatırlıyorsunuz değil mi? Gülüç Meydanımızıda Gülüç’ümüze yakışır şekilde yaptık. Geriye dönüp baktığımda 10’larca eseri Gülüç’ümüze kazandırmanın mutluluğunu yaşıyorum. Gülüç’te çocuklarımızın oynayabileceği doğru dürüst bir tane bile çocuk parkı yoktu. Sizler gezmek, dinlenmek, oturup bir çay içmek için Karadeniz Ereğli’ye gitmek zorunda kalıyordunuz. Belediyemizin kısıtlı bütçesine rağmen Gülüç Sahil projemizi hayata geçirdik. Çocuk parkları, masal kahramanları, kamelyalarımız, yürüyüş yolları ve gezinti alanlarımızın yanı sıra çok modern bir kafeteryayı yapıp, sizlerin hizmetine sunduk. Gülüç deresinin üzerinde hep birlikte gerek kadınlar günü, gerek sünnet şölenleri, gençlik eğlenceleri gibi etkinlikler düzenledik. Gülüç deresinin üzerinde gençlerimizin nişan, söz ve düğünlerini yaptık. Yeterli miydi? Gülüç halkımızı her şeyin en iyisine en güzeline layık; elbette YETMEZ dedik ve millet bahçesi projemizi yapmaya başladık. Millet Bahçemizin büyük bir bölümünün yapımını tamamladık. Ufak tefek çevre düzenleme gibi işlerimiz kaldı. Onları da tamamladıktan sonra inşallah en kısa zamanda orada da ailecek gidip mangalınızı yaparken, çocuklarınızda parkta eğlenecek. Yapay şelalesi, eşsiz güzellikleri ile Gülüç tepesinden manzarayı izleyip hoş vakit geçireceksiniz. Projemizin ikinci etabında ki restoran, açık ve kapalı düğün salonu, futbol, voleybol, basket sahaları, fitnes spor alanları ve yürüyüş yollarını da yine en kısa sürede yapıp sizlerin hizmetine sunacağız. 10 yıllık görev süremiz içerisinde Gülüç’te tüm yolları ya asfaltladık, ya beton yaptık yada parke yaptık. Yeni yollar açtık, dar olan yerleri genişlettik. Gülüç halkımızı çamurdan ve çukurdan kurtardık. Kaldırımlar ve çevre düzenlemeleri yaparak sizlerin daha rahat ve konforlu bir yaşam sürmeniz için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Gülüç’ümüze hayırseverlerimizin desteği ile merhum Emin Ayhan ağabeyimizin ismini taşıyan modern bir okul kazandırdık. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız şimdi bu modern okulda eğitim ve öğrenimlerini sürdürüyor. İnşallah Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu’nun yapımı da yeni dönemde tamamlanacak ve çocuklarımız daha güzel bir okula kavuşacaklar. 10 yıllık görev süremiz içerisinde gerek okullarımızın ve gerekse tüm camilerimizin eksiklerini tamamladık, bakımını ve temizliğini düzenli olarak yaptık. “Ölüsüne sahip çıkmayan, dirisine de sahip çıkmaz” sözünden yola çıkarak mezarlığımızı yeniden düzenledik, şadırvanlarını yaptık, düzenli olarak ta bakımlarını yapıyoruz. Her dini bayramlar öncesinde de yine burada ahirete irtihal eden yakınlarımız için Kur’an-ı Kerim okutup birlikte dualar yaptık. Gülüç’te cenaze hizmetlerini sunmaya başladık. Cenaze hizmetlerimiz ve cenaze nakil aracımızla sadece Gülüç’e değil tüm bölgeye de ihtiyaç duyulduğunda hizmet vermeye devam ediyoruz. Yaptıklarımızı burada sizlere anlatmaya devam etsem inanın saatlerce konuşabilirim. Kısaca Gülüç’te yeni doğan çocuğumuzdan en yaşlımıza kadar ne ihtiyacı varsa yanında olduk. Belediye başkanlığı makamının kapısını sizlere sonuna kadar hep açtık. 7 gün 24 saat hangi vakitte bana ihtiyaç duyduysanız ben hep sizlerin yanında oldum.”
Gülüç’ü çok sevdiğini ve son nefesini verene kadarda hizmet etmeye devam edeceğini anlatan Demirtaş, Gülüç’ün öz evladı olarak bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra halkın kendisine sahip çıkacağına olan inancının tam olduğunu vurguladı. Demirtaş, tek amacının Gülüç’ü en güzel hale getirip arkasında bıraktığı eserler için hayır duası almak olduğunu ifade etti.
“Bize yaşattıklarının hesabını adalet önünde verecekler”
Hakkında iddiaların iftiradan ibaret olduğunu, bunlarında yargı kararlarıyla ortaya çıkmaya başladığını belirten Demirtaş, bu iftiraların arkasında fırsat vermediği rant çetelerinin olduğunu öne sürdü. Demirtaş konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Görev yaptığım 10 yıllık süre içerisinde bana inanan, bana güvenen, benimle birlikte yol yürüyen hiç kimseyi mahcup etmedim. Gülüç halkının başını öne eğdirecek hiçbir iş yapmadım. Son zamanlarda şahsıma yönelik atılan iftiraları sizlerde takip ediyorsunuz. Neden bu güne kadar bekledim? Yüce Türk adaletine güvendim. Şimdi adalet yavaşta olsa tecelli etmeye başladı. Şahsıma yönelik ortaya atılan iftiralardan birinden yargı takipsizlik kararı vererek beni akladı. Bir diğer şikayetle ilgili olarak ise dosyaya delil olarak konulan ses kayıtlarının Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı tarafından yapılan incelemesinde montaj olduğu tespit edildi. Bu rapor mahkemeye sunulacak. Hiç merak etmeyin; benim alnım ak, başım dik. Üzerime atılan iftiraların hepsinden Yüce Türk Adaleti’nin vereceği kararlarla yine alnım ak bir şekilde çıkacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi bu iftira atanların bir tanesi ile ilgili gerekli suç duyurularımızı yaptık, bize yaşattıklarının hesabını elbette adalet önünde er yada geç verecekler.”
“Rant çetelerine tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem”
Kendisine yönelik karalama kampanyalarının arkasında rant çetelerinin olduğunu öne süren Demirtaş açıklamalarına devam etti. “Peki bunlar benim başıma durup dururken mi geldi?” diye soran Demirtaş konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Elbette durup dururken gelmedi. Bazı rant çeteleri bana geldiler; Dediler ki bize düğün salonunu vereceksin, işte bize Gülüç sahilinde yaptığın kafeteryayı vereceksin, şu arsamızda bize imar rantı vereceksin? Hepsini makamımdan kovup gönderdim. Sonra bunlar satın aldıkları bazı kalemşörlerle basın yoluyla bize saldırmaya başladılar. Yüzlerce haber, her tarafa yüzlerce şikayet dilekçesi ile beni tehdit edip istediklerini yapmam için beni zorlamaya çalıştılar. Hem İçişleri Bakanlığı, hem Zonguldak Valiliği ve hemde Kdz. Ereğli Kaymakamlığı yüzlerce şikayeti gönderdikleri müfettişlerle haftalarca didik didik incelediler. Rabbime şükürler olsun; tek bir olumsuz bir durum bile bulunmadı. Çünkü; benim hiçbir yanlış işim olmadı. Bu yolla olmayınca bu sefer ahlaksızca iftiralarla benimle sizlerin arasına girmeye kalktılar. Seçimle beni yenemeyen birkaç sözde siyasetçi de bunlara maddi-manevi destek verdi. Hepsini biliyorum. Bana oynanan oyunları da, bu oyunları oynayanları da, arkalarında ki rant çetelerini de iyi biliyorum. Buradan sizlerin önünde bir kez daha söylüyorum: Allah’tan başka hiç kimseden korkmuyorum. Ben Gülüç’ün öz evladıyım. İşte burada Gülüç halkımla yine beraberim ve dimdik ayaktayım. Gülüç’te tüyü bitmemiş bir tek yetimin hakkını dahi sizlere yedirirsem namerdim. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Amacınıza ulaşamayacaksınız. Kötüler her zaman yenilmeye mahkumdur. Sizler bu kirli oyunlarınızla 31 Mart günü bir kez daha yenileceksiniz. Hangi iftirayı atarsanız atın, hangi saldırıyı yaparsanız yapın, ben Gülüç halkına güveniyorum. Gülüç halkı beni yalnız bırakmadı. Benim Gülüç halkı ile arama asla giremeyeceksiniz. 31 Mart akşamı bu rant çetelerine en güzel cevabı sandıklarda vermeye var mısınız? Türlü iftiralar ve kirli oyunları ile Gülüç Belediyesi’ni ele geçirmeye çalışanlara en güzel cevabı sandıklarda vermeye var mısınız? Allah hepinizden razı olsun.”
Belediye başkanlığında ilk döneminin çıraklık, ikinci döneminin kalfalık yeni döneminin ise ustalık dönemi olacağını anlatan Demirtaş, 31 Mart 2024 akşamı yeniden iyilerin kazanacağını söyledi. Demirtaş kendisine İYİ Parti’de adaylık yolunu açan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Şükrü Kuleyn, Batı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Erdal Gülay, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan ile tüm partililere teşekkür etti.
Törende konuşan İYİ Parti Batı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan ve İYİ Parti Gülüç Belde Başkanı Turan Bilgen Demirtaş’a desteklerini ifade ederek, 31 Mart 2024 akşamı Gülüç’te İYİ Parti’nin kazanacağını vurguladı. Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Belediye Başkanlarından Murat Sesli ise Demirtaş’ın uzun yıllardır başarılı bir belediye başkanlığı yaptığını belirterek, 31 Mart’ta Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı’nı kazandıklarında Gülüç’e her türlü desteği vereceğini söyledi. Başkan Sesli, kendilerinin de İYİ Parti ailesine katıldıklarını belirterek Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı seçimlerine İYİ Parti ile gireceklerini açıkladı.
Belediye meclis üyesi adaylarını tanıtan Gülüç Belediye Başkanı Demirtaş, tören sonrası eşi Işıl Demirtaş’ın sevgililer gününü kutlayarak bir buket çiçek takdim etti. Demirtaş, beraberindeki partililerle daha sonra programa katılan kadınlara karanfil dağıtarak sevgililer gününü kutladı. – ZONGULDAK
]]>Geçtiğimiz günlerde İYİ Parti’den Gülüç Belediye Başkanlığı’na adaylığı açıklanan Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş, hakkında iftira niteliğinde yorumlar nedeniyle hukuki sürecin başlatıldığını söyledi. 10 yıllık görev süresinde Gülüç’e 10’larca eser kazandırdığını vurgulayan Demirtaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Yaklaşık bir yılı aşkın zamandır hakkımda ortaya atılan iddia ve iftiraları ibretle izlemekteyim. Yaklaşık 10 yıllık Gülüç Belediye Başkanlığı görev sürem içerisinde beldemin gelişmesi, halkımızın yaşam kalitesinin artması için modern belediyecilik anlayışı içerisinde canla başla hizmet ettim. Bu 10 yıllık görev sürem içerisinde Gülüç’ün çehresini değiştirecek ve modern kent hüviyetine kavuşmasını sağlayan 10’larca eseri beldemize kazandırmanın gururu ve mutluluğu içerisindeyim. Görev yaptığım 10 yıllık süreç içerisinde bazı basın yayın kuruluşlarının ortaya attığı iftira ve iddialarla ilgili olarak gerek İçişleri Bakanlığı, gerek Zonguldak Valiliği ve gerekse Kdz. Ereğli Kaymakamlığı tarafından soruşturma ve incelemeler yapılmış, hiçbir suç unsuru, yasa ve yönetmeliklere aykırı iş ve işlem olmadığı tespit edilmiştir. Birlikte görev yaptığımız tüm mülki amirlerimizden yaptığımız hizmetlere ilişkin hep takdir ve teşekkür gördüm. Devletimizin tüm kurum ve kuruluşları ile uyumlu çalışarak bu sayede beldeme hizmet aldım. Hali hazırda şahsım yada başkanı olduğum Gülüç Belediyesi hakkında mülki idareler tarafından başlatılan yada devam eden hiçbir soruşturma bulunmamaktadır. 31 Mart 2024 Yerel seçimlerine sayılı günler kala hakkımda ki iftira, karalama ve tek taraflı yayınların dozu artmış, hukuk, insan hakları ve kişi hakları hiçe sayılmaya başlanmıştır. Şahsıma yönelik kurulan bu aşağılık siyasi komplolara asla boyun eğmeyeceğimin bilinmesini isterim. Anayasanın 38. Maddesinin 4. Fıkrasında “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesinin ikinci fıkrasında “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” denilmektedir. Kaldı ki hakkımda yapılan şikayetin birinden Kdz. Ereğli Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı vermiş, karar Kdz. Ereğli Sulh Ceza Hakimliği’nce kesinleşmiştir. Söz konusu kişi hakkında şahsıma yönelik iftiraları nedeniyle ceza, maddi ve manevi tazminat davası açılması için hukuki süreç başlatılmıştır. Diğer suçlama ile ilgili olarak ise: davaya ilişkin henüz ilk duruşma bile yapılmamış, savunmalarımız, delillerimiz ve tanıklarımız dinlenmemiştir. Dolayısı ile ortada şahsıma yöneltilen suç iddiası ile ilgili olarak kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. Bir yayın kuruluşu tarafından şahsım, ailem, adayı olduğum İYİ Parti mensupları, belediye çalışanlarımız ve birlikte siyaset yaptığımız ekibime yönelik hemen hemen her gün tek taraflı, tamamen iftira, hakaret ve karalamaya yönelik yapılan yayınların sorumlusu başta olmak üzere, bu yayınları referans alarak açıklama yada sosyal medya hesaplarında yazı yazıp yorum yapanlar hakkında da hukuki süreç başlatılmıştır. Ben bu güne kadar gücümü her zaman birlik ve beraberlik içerisinde bir aile olduğum Gülüç halkından aldım. Halkımızın desteği ile 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Gülüç Belediyesi’nde İYİ Parti bayrağı dalgalanmaya devam edecek ve halkımızla daha önce olduğu gibi bundan sonrada birlik ve beraberlik içerisinde Gülüç’ümüze hizmet etmeye devam edeceğim.” – ZONGULDAK
]]>