İdlib’in kuzeyindeki kamplarda yaşayan yerlerinden edilmiş kişiler, çadırlarını ısıtmak için sağlığa zararlı yakacakları dahi kullanıyor.
Çadır kamp sakinleri, kışları sağanakla geçen İdlib’de geceleri ısınmak için gündüzden naylonlar ve zeytin dalları topluyor.
Günlük kazancı 30-50 TL olarak değişen işçilerin alım gücü, fiyatı yüksek odun ile fıstık ve ceviz kabuğu gibi yakıtları almaya yetmiyor.
Çadır kamp sakinleri, bir kışı daha evlerinden uzakta geçiriyor, altyapısı zayıf çadırlarda çetin kış mücadelesi veriyor.
“Çocukları, sıcak tutmak için en az 3 battaniyeyle örtüyoruz”
Rejim güçlerinin saldırıları sonucu İdlib’in güneyindeki Marratunnuman ilçesinden göç eden Maher Taha, AA muhabirine, geceleri ısınmak için gündüzleri naylonlar ve zeytin dalları topladıklarını söyledi.
İdlib’in kuzeyindeki Alrai Kampı’nda yaşayan Taha, “Tarladan patates toplayarak 20 TL kazanıyoruz. Bu, ancak yiyeceklerimizi karşılıyor. Odun alacak paramız kalmıyor.” dedi.
Kış ayları için herhangi bir hazırlık yapmadıklarını ifade eden 5 çocuk babası Taha, “Havalar çok soğuk. Çocukları, sıcak tutmak için en az 3 battaniyeyle örtüyoruz. Hastalanırlarsa ilaç fiyatları çok pahalı.” değerlendirmesini yaptı.
Çocuklarını ısıtacak odun veya yakıt alamadığı için kendini aciz hissettiğini söyleyen Taha, “Geceleri ateşi dışarıda yakıyoruz. Dumanı kesilince çadırın içine alıyoruz. Çadırın alev almasından endişe ediyoruz hem de çocuklarımın hastalanmasına engel olmak istiyoruz.” diye konuştu.
“Atık yaktığımız için çocuklar bronşit, nefes darlığı ve astımdan şikayetçi”
İdlib’in kuzeyindeki Tıh Kampı’na yerleşen Muhammed İbrahim de ısınmak için çevreden topladıkları atık yakacakların, çocuklarının sağlığına zarar verdiğini söyleyerek “Atık yaktığımız için çocuklar bronşit, nefes darlığı ve astımdan şikayetçi.” ifadesini kullandı.
Günlük en az 4 saat atık topladıklarını anlatan İbrahim, “Kömür yardımı geç geliyor. Kış bitene kadar bu rutin sürer. Geçen yıl kampta yaşayan bir kadın soba yakarken hem kendini hem de çadırını yaktı.” dedi.
“Yakacak yardımı gelse bile geç geliyor”
Tıh Kampı’nın sorumlusu Abdüsselam Yusuf da kampta yaşayan sivillerin çektiği sıkıntıların geçen geçen yıla göre daha büyük olduğunu söyledi.
Derme çatma çadırların aileleri soğuktan koruyamadığını dile getiren Yusuf, “Kurulan çadır kampların her yağmur yağdığında su alması sonucu büyük sorunlar ortaya çıkıyor. Yakacak yardımı gelse bile geç geliyor.” değerlendirmesini yaptı.
Kampta yaşayan sivillerin soba alma gücünün olmadığı belirten Yusuf, “Aylık kazancımız 1500 ile 3 bin TL arası değişiyor. Yakacakların fiyatı çok pahalı. Birer ton odun ve mazot varilin fiyatı 170-200 dolar (yaklaşık 5 bin 100-5 bin 900 TL).” diye konuştu.
İbrahim, kampta yaşayan sivillerin boğmaca ve bronşit gibi birçok hastalığa maruz kaldığını, ilaç fiyatlarının da çok pahalı olduğunu belirtti.
Kampta yaşayanların, ulaşım başta olmak üzere birçok sorun yaşadığını dile getiren Yusuf, “Hastaneler hasta çocuklarla dolu. Yardım kuruluşlarına sesleniyoruz. Özellikle kış mevsiminde savaş mağdurlarının karşılaştığı sorunların giderilmesini talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
]]>Kendi ülkelerinde yoklukta ve mülteci konumundalar
İDLİB – Suriye’nin İdlib kentinde güvenli bölgeye ve çadır kentlere sığınan mülteciler, yokluk içinde var olmaya çalışıyor. Kimi zaman boş kimi zaman dolu sokaklarda hayatlarını sürdürmeye çalışan çocukların ve ailelerin son durumu yürek burktu. Boşaltılan bazı bölgelerde sessizlik hakim olduğu görülürken, evlerdeki çatışma izleri de dikkat çekti.
Suriye’de 15 Mart 2011 yılında başlayan iç savaş 13. yılına dayandı. Savaş nedeniyle 2011 yılından bu yana binlerce kişi hayatını kaybederken, milyonlarcası ise ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Milyonlarca Suriyeli de ülke içinde yerinden edildi. Türkiye’de bulunan yardım kuruluşları da yıllardır bölgede yaşam mücadelesi veren ve yerlerinden edilen Suriyelilere elini uzatıyor. Hayrat İnsani Yardım Derneği yıllardır savaş mağduru çocuklara ve ailelerine destek veriyor.
Dron ile havadan çekilen görüntülerde, yokluğun içinde var olmaya çalışan çocuklar ve aileleri duygulandırdı. Yaşam mücadelesi veren savaş mağduru ailelerin ve sokakların son durumu da gözler önüne serildi.
“2 milyon insan çadır kentte yaşam mücadelesi veriyor”
Hayrat İnsani Yardım Derneği Kocaeli Temsilcisi Şükür Çakır savaş başladığından beri yardım faaliyetlerini yürüttüklerini belirterek, “Savaş başladığından beri yani 12 yıldır İdlib, Azez, Cerablus’ta çok ciddi faaliyetlerimiz var. Biz Kocaeli Hayat Yardım Temsilciliği olarak 10 yıldır İdlib’e bizzat gelerek ve yardım getirerek dağıtıyoruz. İdlib’te çok ciddi yaşam mücadelesi var. Burada bin civarında çadır kent var. 2 milyon civarında insan, savaşın olduğu Hama, Humus, Halep gibi yerlerden kaçarak İdlip’e sığınıyor, burada çadır kentte yaşam mücadelesi veriyor” dedi.
“Dünyanın neresinde bir mazlum varsa Türk milleti olarak onların yanındayız”
Her ay İdlib’e yardım getirdiklerini söyleyen Çakır, “Her ay binlerce ailemize gıda, kömür, çocukların ihtiyaçları dağıtıyoruz. Kocaeli’den yardım eşyalarını toplayıp bağışçılarımızla birlikte İdlib’te dağıtıyoruz. Çanakkale’de çok fazla İdlibli şehit var. Bu sebeple bizim onlara borcumuz var. Bunun dışında biz Müslüman ve kardeşiz. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa Türk milleti olarak onların yanındayız, Afrika’dayız. Filistin zaten bizim ortak acımız. Türkiye’de deprem bölgesindeydik, ciddi faaliyetler yaptık” şeklinde konuştu.
“Her ay İdlib’teyiz ve gelmeye de devam edeceğiz, çünkü mazlumlar bizim yolumuzu gözlüyor”
İdlib’in çok fazla ihtiyaç olduğunu dile getiren Çakır, “Buranın yaşam şartlarının ne kadar zor olduğunu görmüş oluyorsunuz. Yetim çocukların daha zor şartlarda yaşadığını görüyoruz. Hayrat Yardım olarak özellikle Kocaeli’ye, cömert Türk halkına teşekkür ediyorum. Türk milleti çok büyük. Nerede sıkıntı varsa her daim ordayız. Bu noktada Hayrat Yardım olarak veren el ile alan eli buluşturan köprü oluyoruz. Her ay İdlib’teyiz ve gelmeye de devam edeceğiz çünkü mazlumlar bizim yolumuzu gözlüyor” ifadelerini kullandı.
“Çok zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyoruz”
Yaşadığı acıları anlatan Suriyeli kadın ise “İdlib’in güneyinde Hiş bölgesinde ailemle birlikte bombardımana maruz kaldık. 5 yıl önce İdlib’e geldim. Hiş bölgesinde eşimi, 3 kızımı ve oğlumu kaybettim. Bir çocuğum elini kaybetti. Çok zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyoruz. Zor geçiniyoruz. Kimsesiz kaldık. Tüm Türk halkına çok teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Bize Hayrat Yardım Vakfı aracılığıyla yardım ediyorsunuz. Destek olan herkese teşekkür ediyorum, Allah sizlerden razı olsun” dedi.
]]>