İddianamede – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 11 Jul 2024 21:34:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kara Para Aklama İddiasıyla Tutuklanan Şüpheliler Hakkında İddianame Hazırlandı https://www.haber60.com.tr/kara-para-aklama-iddiasiyla-tutuklanan-supheliler-hakkinda-iddianame-hazirlandi/ https://www.haber60.com.tr/kara-para-aklama-iddiasiyla-tutuklanan-supheliler-hakkinda-iddianame-hazirlandi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:34:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38588

KARA para akladıkları iddiasıyla tutuklanan Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Dilan ve Engin Polat çiftinin 3 suçtan toplamda 20 yıldan 40 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. Diğer 26 şüpheli hakkında ise çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 75 sayfalık iddianamede sanık Engin Polat’ın yakın aile üyesi olan akrabalarıyla şirketler kurduğu, bu şirketlerde eşi Dilan Polat ile ortaklığı ve yöneticiliği bulunduğu, şirketlerin daha çok güzellik, kozmetik ve medikal alanlarda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olduğu anlatıldı. İddianamede, şirketlerin çoğunluğunun mali müşavirinin ise dikkati çekici şekilde şüpheli Ahmet Gün olduğu belirtildi. İddianamede, Polatlar’ın tek elden yönetildikleri değerlendirilen şirketlerinin mal alışlarının büyük bir kısmının, Engin Polat’ın ailesinin ortağı veya yöneticisi olduğu şirketlerle yine hedef kişilerle bir şekilde bağlantılı olan tedarikçilerden gerçekleştirildiği ifade edildi. Bu tedarikçilerin gerçek bir mal alışı olmayan, beyanname vermeyen, çalışanı olmayan, bankacılık hareketi bulunmayan, hakkında sahte belge düzenleme kaydı olan şirketler olduğu ve sahte olduğuna dair kuvvetli şüphe barındıran mal alışlarının toplamının milyonlarca lirayı bulduğu, ilk tespitlere göre bu miktarın 250 milyon lira olduğu aktarıldı. Engin Polat’ın Milda Gayrimenkul Otomotiv Şirketi eliyle çok sayıda lüks taşıt ve gayrimenkul alımı yaptığı, Polat ve bu şirketin hesaplarında nakit yatırmayla biriken tutarların taşınmaz ve araç alımına yönlendirildiğinin tespit edildiği anlatıldı.

SAHTE FATURALARLA PARA AKIŞININ TAKİBİNİ ZORLAŞTIRMAK İSTEMİŞLER

İddianamede, yasadışı yollarla elde edilen paraları, kurulan çok sayıda şirket aracılığıyla dolaşıma soktukları belirtildi. Gerçek olmayan satışlara ait düzenlenen faturalarla vergi mevzuatına aykırı işlem yaparak elde edilen paraların takibini zorlaştırdıkları ifade edildi. İddianamede şirketlerde biriken paranın nakit olarak çekilerek toplandığı, ardınsan temiz şekilde tutulan Engin Polat’a ait Milda Gayrimenkul Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketine yine nakit olarak yatırılarak para akışının bu şekilde aklandığı anlatıldı. İddianamede, yasadışı yollardan edinilen paraların soğuk cüzdan yöntemiyle sisteme sokulmadan transfer edilerek aklanmaya çalışıldığı da aktarıldı. Örgütün sözkonusu faaliyetler sırasında, kısa sürede ulaştıkları şöhret ve tanınırlık sayesinde bir kısım gerçek ticari faaliyetlerde de bulunduğu, bu sayede aklama suçlarının en belirgin yönü olan takip ve kontrolün zorlaştırılmasını sağlamaya çalıştıkları belirtildi.

SİSTEMİ GİZLİ TUTMAK İÇİN ONLARCA ŞİRKET KURMUŞLAR

İddianamede, büyük bahis organizasyonlarını gizlemek için onlarca şirketin kurulduğu, bu şirketlerin soruşturmaya dahil edilen diğer şüphelilerin de yönetiminde ve ortaklığında olduğu belirtildi. Şüphelilerden Ahmet Gün’ ün, Engin Polat suç örgütünün şirketlerinin hemen hepsinde mali muhasebeci adı altında mali konulardaki organizasyonu yürütüp perdelemeleri sağladığı ifade edildi. İddianamede örgüt içerisinde yer alan tüm şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanuna muhalefet” suçunu işledikleri vurgulandı. İddianamede dolandırıcılık eylemiyle ilgili olarak Engin Polat’ın kurduğu organizasyon dahilinde yasadışı bahis oynatılmasını sağlamak amacıyla bazı kişilere ulaştığı, bu kapsamda teminat bedeli altında önden para alarak başka bir gelir kapısı daha oluşturduğu, 3. şahısları, hesaplarının yurtdışından gelen paraların çekilmesi için kullanmak amacıyla ikna etmeye çalıştığı ve bu şekilde insanlara vaatlerde bulunduğu belirtildi.

SAHTE FATURALARIN DEĞERİ 489 MİLYON 309 BİN LİRA

İddianamede, Engin Polat’ın hem bahis hem de hesap kullanım işlerinden para kazanmayı amaçladığı, yurtdışından yabancı para akışını başkalarının hesaplarını kullanarak sürekli canlı tutmayı hedeflediği, kaynağı yasadışı bahis oyunları olan, yurtdışı menşeli döviz cinsi paranın, aklama sürecine dahil edilmek üzere ülke finansal sistemine sokulmaya çalışıldığı belirtildi. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel 3 Denetim Daire Başkanlığınca hazırlanan raporda, şirketlerin sahte fatura tutarının 489 milyon 309 bin 777 lira olduğu, bu tutarın 86 milyon 988 bin 913 lirasının katma değer vergisi (KDV) tutarına denk geldiği aktarıldı. Şirketlerin kendi aralarında da sahte faturalar düzenlediği, bunların tutarının 117 milyon 443 bin 863 lira olduğu ve 21 milyon 28 bin 562 liralık kısmının KDV tutarına denk geldiği belirtildi. Şirketlerin kanunen tutulması gereken defterlerin tutulmayıp vergi matrahını azaltacak şekilde, başka defter tutulması sebebiyle 214 milyon 786 bin 65 lira toplam tutara ulaştığı anlatıldı. Şirketlerin sahte belge temin etmek amacıyla özellikle Ahmet Gün tarafından organize edilen soruşturma dışı, sadece sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulmuş şirketlere 46 milyon 103 bin 895 lira ödeme yaptığının görüldüğü de ifade edildi.

GÜZELLİK VE KOZMETİK MERKEZLERİ AÇARAK İYİ İMAJ ÇİZMEYE ÇALIŞMIŞLAR

İddianamede, şüphelilerin kastının vergi suçu işleme saikinin ötesine geçtiği, yasadışı bahisten gelen parayla oluşan zenginliğin perdelenmesi için bir kısım gerçek ticaretin de yapıldığı, kamuoyunda ve toplumda karşılığı olan güzellik merkezi ve kozmetik sektörü tercih edilerek, ulaşılan şöhretin bu kapsamda bir aparat olarak kullanıldığı anlatıldı. Ödenmesi gereken vergilerin dahi ödenmeyerek uhdede tutulması suretiyle haksız kazanç devşirildiği, haksız şekilde uhdede tutulan tutarların vergi suçları dışında kara para olarak nazara alınması gerektiği belirtildi.

ÖRGÜT, POLAT AİLESİNCE YÖNETİLMİŞ

İddianamede suç örgütünün yapısı anlatılarak, örgütün liderinin Engin Polat, yöneticilerinin ise Dilan Polat, Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Ahmet Gün, Mustafa Özalp ve Sinem Sıla Doğu olduğu belirtildi.

POLAT ÇİFTİNE 40 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Hazırlanan iddianamede, Dilan ve Engin Polat hakkında “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet” suçlarından toplamda 20 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Diğer 26 şüpheli hakkında ise farklı suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. İddianame İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkemenin iddianameyi kabul ettiği öğrenilirken, Polat çiftinin ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

]]> https://www.haber60.com.tr/kara-para-aklama-iddiasiyla-tutuklanan-supheliler-hakkinda-iddianame-hazirlandi/feed/ 0 Kara para aklama soruşturmasında Dilan-Engin Polat çifti için 40’ar yıla kadar hapis talebi https://www.haber60.com.tr/kara-para-aklama-sorusturmasinda-dilan-engin-polat-cifti-icin-40ar-yila-kadar-hapis-talebi/ https://www.haber60.com.tr/kara-para-aklama-sorusturmasinda-dilan-engin-polat-cifti-icin-40ar-yila-kadar-hapis-talebi/#respond Wed, 10 Jul 2024 23:42:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38486 Kara para aklama soruşturması kapsamında cezaevinde tutuklu bulunan Dilan Polat ve Engin Polat’ ilgili hazırlanan iddianamede ayrı ayrı 40’ar yıla kadar hapis talep edildi.

POLAT ÇİFTİ İÇİN HAZIRLANAN İDDİANEMEDE DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dilan Polat, eşi Engin Polat, kardeşleri Can ve Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede yeni detaylar ortaya çıktı. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, 28 şüpheli hakkında düzenlenen 75 sayfalık iddianamenin girişinde kara para aklamanın ne olduğu açıklanarak, sanık Engin Polat liderliğinde kurulmuş ve işletilmiş bir suç örgütünün, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kara para aklama sürecini işlettiğinin tespit edildiği belirtildi.

Sanık Engin Polat’ın birçoğu yakın aile üyesi olan akrabalarıyla şirketler kurduğu, bu şirketlerde eşi sanık Dilan Polat ile ortaklığı ve yöneticiliği bulunduğu, şirketlerin daha çok güzellik, kozmetik ve medikal alanlarda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olduğu kaydedilen iddianamede, şirketlerin çoğunluğunun mali müşavirinin ise dikkati çekici şekilde şüpheli Ahmet Gün olduğu vurgulandı.

İddianamede, Polatlar grubunun tek elden yönetildikleri değerlendirilen şirketlerinin mal alışlarının büyük bir kısmının, Engin Polat’ın ailesinin ortağı veya yöneticisi olduğu şirketler ile yine hedef kişilerle bir şekilde bağlantılı olan tedarikçilerden gerçekleştirildiği, ancak bu tedarikçilerin aslında gerçek bir mal alışı olmayan, beyanname vermeyen, çalışanı olmayan, bankacılık hareketi bulunmayan, hakkında sahte belge düzenleme kaydı olan şirketler olduğu ve sahte olduğuna dair kuvvetli şüphe barındıran mal alışların toplamının milyonlarca lirayı bulduğu belirtildi.

PARA AKLAMA SÜRECİNE İDDİANAMEDE YER VERİLDİ

Engin Polat’ın Milda Gayrimenkul Otomotiv Şirketi eliyle çok sayıda lüks taşıt ve gayrimenkul alımı yaptığı, Polat ve bu şirketin hesaplarında nakit yatırmayla biriken tutarların taşınmaz ve araç alımına yönlendirildiğinin tespit edildiği aktarılan iddianamede, şu değerlendirmelere yer verildi: “Soruşturma dosyamız kapsamında şüpheli Engin Polat’ın liderliğinde organize şekilde hareket eden suç örgütünün yasa dışı yollarla elde edilmiş para şeklindeki mal varlığı değerlerini kurdukları çok sayıdaki şirketi aracı kılarak dolaşıma soktukları, gerçek olmayan mal-hizmet satışına dayalı olarak düzenlenen faturalarla, vergi mevzuatına aykırı hareketlerle bu paranın takibini zorlaştırmayı amaçladıkları, en nihayetinde şirketlerde biriken paraları çoğunlukla nakit çekme suretiyle topladıkları, son hamle olarak paraları şirketler içerisinde en temiz şekilde tuttukları Engin Polat’ın tek ortağı ve yöneticisi olduğu Milda Gayrimenkul Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin banka hesaplarına nakit yatırdıkları, aklama sürecini bu şekilde tamamlamaya çalıştıkları anlaşılmıştır.”

“SOĞUK CÜZDAN YÖNTEMİYLE TRANSFER EDİLDİ”

İddianamede, yasa dışı yollardan edinilen paraların “soğuk cüzdan yöntemi” ile sisteme sokulmadan transfer edilerek aklamaya tabi tutulduğu aktarılarak, örgütün söz konusu faaliyetler sırasında, kısa sürede ulaştıkları şöhret ve tanınırlık sayesinde bir kısım gerçek ticari faaliyetlerde de bulunduğu, bu sayede aklama suçlarının en belirgin yönü olan takip ve kontrolün zorlaştırılmasını sağlamaya çalıştıkları değerlendirildi. Engin Polat’ın, liderliğini Derkan Başer’in yaptığı yasa dışı bahis organizasyonu ve örgütüyle olan irtibatının tanık beyanları ve delillerle de ortaya çıktığı vurgulanan iddianamede, gizli tanık Mert’in ifadesine yer verildi.

Gizli tanık Mert, 2014-2017 yıllarında Veysel Şahin’in sanal bahis oynattığı iki sitenin müdürlüğünü yaptığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Derkan Başer ile Engin Polat samimi arkadaşlar. Derkan Başer, Engin’i Jasmin Bet sitesinin müdürlüğüne atadı. Engin Polat’ın Jasmin Bet’in müdürü sıfatıyla yürüttüğü görevin tanımı finansal aksiyonları denetlemek, kontrol etmek, oynanan bahislerin risk birimini kontrol etmektir. Engin, Jasmin Bet sitesinin müdürlüğünü 3 ile 5 ay civarında yaptı. Veysel Şahin sanal bahis operasyonu nedeni ile tutuklanınca, Derkan Başer işlerin kontrolünü aldı ve dış finanstan sorumlu oldu.

Aynı zamanda kendi finans şirketini kurdu. Derkan Başer pozisyonunu yükseltip dış sorumlu olunca Engin Polat’ın da pozisyonu yükseldi ve Engin de dış finansı yönetenlerden biri pozisyonuna geldi. Sanal bahis oynayan site üyesinin yatırdığı para aslında Engin Polat’ın kurduğu paravan şirketlerin pos hesaplarına gitmektedir. Bahis oynayan üye bu durumu o anda bilmemektedir.

“DİLAN POLAT’I SİSTEMİN İÇİNDE GÖRMEDİM”

Daha sonra ekstresine baktığı zaman pos numarasından belki paranın gittiği paravan şirketin ismini öğrenebilmektedir. Yani Engin Polat’ın sanal bahis işinde kullanmak üzere şirket kurmaya ihtiyacı vardır ve bu nedenle bu kadar çok şirket kurulmuştur. Benim geçmişte bir dönem içinde çalıştığım sanal bahiste Engin Polat’ın pozisyonu ile ilgili bilgilerim bunlardan ibarettir. Dilan Polat’ı ise bu sistemin içinde görmedim, kendisini sosyal medyadan tanıyorum.”

İddianamede, büyük bahis organizasyonunun perdelenmesi için onlarca şirketin kurulduğu, bu şirketlerin soruşturmaya dahil edilen diğer şüphelilerin de yönetiminde ve ortaklığında olduğu, şüphelilerden Ahmet Gün’ ün, Engin Polat suç örgütünün şirketlerinin hemen hepsinde mali muhasebeci kisvesi altında mali konulardaki organizasyonu yürütüp perdelemeleri sağladığı nazara alındığında, örgüt içerisinde yer alan tüm şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçunu işledikleri vurgulandı.

İddianamede soruşturmaya konu dolandırıcılık eylemiyle ilgili olarak da sanık Engin Polat’ın kurduğu organizasyon dahilinde yasa dışı bahis oynatılmasını sağlamak amacıyla bazı kişilere ulaştığı, bu kapsamda teminat bedeli altında önden para alarak başka bir gelir kapısı daha oluşturduğu, üçüncü şahısları hesaplarını yurt dışından gelen paraların çekilmesi için kullanmak amacıyla ikna etmeye çalıştığı ve bu şekilde insanlara vaatlerde bulunduğu anlatıldı.

“YABANCI PARA AKIŞI ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN HESAPLARI ÜZERİNDEN YAPILDI”

Sanık Engin Polat’ın hem bahis hem de hesap kullanım işlerinden para kazanmayı amaçladığı kaydedilen iddianamede, sanığın bu işleri yaparken üçüncü kişileri mağdur etmekten de geri durmadığının anlaşıldığı, müşteki Tufan Yılmaz’ın anlatımlarından çıkarılacağı üzere Polat’ın yurt dışından yabancı para akışını üçüncü kişilerin hesaplarını kullanarak sürekli canlı tutmayı hedeflediği, kaynağı yasa dışı bahis oyunları olan, yurt dışı menşeli döviz cinsi paranın, aklama sürecine dahil edilmek üzere ülke finansal sistemine sokulmaya çalışıldığı belirtildi.

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Sektörel 3 Denetim Daire Başkanlığınca hazırlanan rapora da yer verilen iddianamede, şirketlerin sahte fatura tutarının 489 milyon 309 bin 777 lira olduğu, bu tutarın 86 milyon 988 bin 913 lirasının Katma Değer Vergisi (KDV) tutarına denk geldiği, yine şirketlerin kendi aralarında da sahte faturalar düzenlediği, bunların tutarının 117 milyon 443 bin 863 lira olduğu ve 21 milyon 28 bin 562 liralık kısmının KDV tutarına denk geldiği anlatıldı.

Şirketlerin kanunen tutulması gereken defterlerin tutulmayıp vergi matrahını azaltma sonucunu doğuracak şekilde başkaca defter tutulması sebebiyle 214 milyon 786 bin 65 lira toplam tutara ulaştığı vurgulanan iddianamede bu tutarın 35 milyon 607 bin 842 liralık kısmının KDV tutarına denk geldiği kaydedildi. Ayrıca iddianamede, şirketlerin sahte belge temin etmek amacıyla özellikle Ahmet Gün tarafından organize edilen soruşturma dışı, sadece sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulmuş şirketlere 46 milyon 103 bin 895 lira ödeme yaptığının görüldüğü belirtildi.

SAHTE FATURALAR DÜZENLENDİ

Soruşturmaya konu şirketlerin usulsüzlüklerine yer verilen iddianamede, suç örgütünün dışarıdan temin ettiği sahte faturaları kullanarak aslında gerçek bir ticareti yansıtmayan işlemleri sanki varmış gibi gösterip mal ve hizmet satın aldığından bahisle şirketlerine sahte fatura kabul ettiği, yine şirketler arasında da gerçekte olmayan mal ve hizmet satışlarına ilişkin sahte faturalar düzenlendiği anlatıldı.

İddianamede, yasa dışı bahisten gelen paranın perdelenmeye çalışıldığı, zenginleşmenin gerçek bir ticaretten kaynaklandığı imajının oluşturulması için birden çok şirketin kurulduğu, bu şirketlerin faaliyetleri sırasında gerçekte olmayan iş ve işlemlere ilişkin sahte faturaların düzenlenip kullanıldığı ve kanunen tutulması gereken defterler dışında harici gizli kayıtların tutulduğu aktarıldı.

GÜZELLİK MERKEZLERİ APARAT OLARAK KULLANILDI

Sanıkların kastının vergi suçu işleme saikinin ötesine geçtiği, yasa dışı bahisten gelen parayla oluşan zenginliğin perdelenmesi için bir kısım gerçek ticaretin de yapıldığı, kamuoyunda ve toplumda karşılığı olan güzellik merkezi ve kozmetik sektörü tercih edilerek, ulaşılan şöhretin bu kapsamda bir aparat olarak kullanıldığı kaydedilen iddianamede, ödenmesi gereken vergilerin dahi ödenmeyerek uhdede tutulması suretiyle haksız kazanç devşirildiği, haksız şekilde uhdede tutulan tutarların vergi suçları dışında kara para olarak nazara alınması gerektiğine vurgu yapıldı.

Suç örgütünün yapısının da anlatıldığı iddianamede örgütün liderinin Engin Polat, yöneticilerinin ise Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Ahmet Gün, Dilan Polat, Mustafa Özalp ve Sinem Sıla Doğu olduğu ifade edildi.

Hazırlanan iddianamede cumhuriyet savcısı, son olarak tüm dosya kapsamında yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Soruşturmamız neticesinde şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonundan ve diğer suçların işlenmesinden temin edilen suç gelirini yukarıda yer verildiği üzere kurdukları çok sayıda şirket içerisinde perdelemeli-hileli işlemlerle gezdirip, en sonunda Milda isimli şirkette paklamaya çalıştıkları, bu kapsamda milyonlar seviyesindeki paraları şirketlerden nakit çektikleri, şirketler arasında gezdirdikleri ve Milda isimli şirkete nakit yatırarak bu şirket üzerinden alınacak taşınmaz ve lüks araçlar eliyle aklamayı hedefledikleri, yine bir başka yöntem olarak uhdeye geçen haksız kazançların onlarca kez el değiştirip sanki gerçek bir ticari faaliyet varmış gibi gezdirildikten sonra kripto varlıklara çevrilip kayıtsız hale getirilmesi eyleminin icra edildiği, bu işlemler sırasında soruşturmaya konu suç örgütünün her bir aşamada özel olarak kendisine tanımlanan görevi icra eden üyesi aracılığıyla hareket ettiği, eylemlerin yıllara yayılmış bir süreç içerisinde devamlılık arz eden bir yapı dahilinde suç işleme kararlılığıyla sürdürüldüğü, örgüt içindeki şüphelilerin yukarıda detaylı olarak aktarıldığı üzere hiyerarşik ve organize bir yapı dahilinde hareket ettikleri anlaşılmıştır.”

POLAT İÇİN 40’AR YILA KADAR HAPİS TALEBİ

İddianamede, Dilan ve Engin Polat’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçu olmak üzere toplamda 3 ayrı suçtan ayrı ayrı 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Diğer şüphelilerin ise farklı suçlardan değişen oranlarda cezalandırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kara-para-aklama-sorusturmasinda-dilan-engin-polat-cifti-icin-40ar-yila-kadar-hapis-talebi/feed/ 0
Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütüyle Bağlantılı Gizli Tanık Soruşturması Kapsamında 11 Kişi Hakkında İddianame Kabul Edildi https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutuyle-baglantili-gizli-tanik-sorusturmasi-kapsaminda-11-kisi-hakkinda-iddianame-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutuyle-baglantili-gizli-tanik-sorusturmasi-kapsaminda-11-kisi-hakkinda-iddianame-kabul-edildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 04:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37676 Ayhan Bora Kaplan suç örgütüyle bağlantılı olan “Gizli tanık” soruşturması kapsamında 6’sı emniyet mensubu 11 kişi hakkında düzenlenen iddianame, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, emniyet mensubu sanıkların, gizli tanığın gözaltına alınmasını engellemek amacıyla usulsüz yöntemler kullandığı ve soruşturma bilgilerini sızdırdığı belirtildi. İddianamede, sanıklar hakkında çeşitli suçlamalarla cezalar talep edildi.

11 SANIK HAKKINDAKİ İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski Şube Komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile Nurullah Özgür Kopuk, Ramazan Kubat, Adem Kaçan, Mustafa Çotuk ve Erdoğan Sertçelik hakkında iddianame düzenlenerek Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Mahkeme, 11 sanık hakkındaki iddianamenin kabulüne karar vererek ilk duruşma tarihini 18 Temmuz olarak belirledi.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının gizli tanığı Serdar Sertçelik’in sosyal medya hesabından paylaştığı ses kayıtlarında Öner, Çelik, Demircan ve Gültekin hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu, bunun üzerine resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

“GÖREV YETKİLERİ OLMADIĞI HALDE KORUYUCU TAVIR TAKINDILAR”

Çelik, Öner, Demircan, İlkyaz, Karaca ve Gültekin’in, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmada adli kolluk olarak görev aldıkları aktarılan iddianamede, dosya şüphelilerinden Sedar Sertçelik’i bu nedenle tanıdıkları belirtildi.

İddianamede, bu sanıkların, “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması aşamasında hakkında gizli tanıklık kararı dahi alınmadan önce tüm soruşturma süreci boyunca görev ve yetkileri olmadığı halde koruyucu tavır takındıkları” kaydedildi.

USULSÜZ DOKTOR RAPORU TEMİN EDİLDİ

Sertçelik’in, soruşturma kapsamında 24 Kasım 2023’te ikinci kez gözaltına alınması kararı üzerine tutuklanacağını düşünmesi sebebiyle “hakkındaki soruşturmayı ve yargılamayı sonuçsuz bırakmak” amacıyla yurt dışına çıkma planı yaptığı anlatılan iddianamede, emniyet mensubu sanıkların, “Gözaltı kararının uygulanmasını önlemek amacıyla 20 Kasım 2023’te ateşli silahla yaralanan Serdar Sertçelik’in bu yaralanması sebebiyle gözaltına alınamayacağına dair ilgili hekimi yönlendirdikleri ve usule uygun olmayan bir doktor raporu temin ettikleri belirlenmiştir.” denildi.

Rapor sayesinde Sertçelik’in gözaltına alınması kararının yerine getirilmediği anlatılan iddianamede, 27 Kasım 2023’te bu kez gözaltına alınmaksızın mevcutlu olarak hazır edilmesi talimatı sonrasında hakkındaki “konutu terk etmeme adli kontrol kararı” olmasına rağmen bunu ihlal ederek kaçtığı bildirildi.

“Sertçelik’in, yurt dışına gideceğini doğrudan şüpheliler Ufuk Gültekin ile Gökhan Karaca’ya beyan ettiği” aktarılan iddianamede, “Dolayısıyla bu durumdan sıralı amirler olan şüpheliler Şevket Demircan, Kerem Gökay Öner ve Murat Çelik ile aynı büroda görevli olup Serdar Sertçelik’in Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması kapsamında konutunda bulunup bulunmadığı hususunda kontrolünden sorumlu olan komiser rütbesindeki şüpheli Metehan İlkyaz’ın da haberdar olduğu” kaydedildi.

Sanıklar Öner ile Demircan’ın 29 Kasım 2023’teki tespit edilen yazışmalarına göre Sertçelik’in Ankara’dan ayrılarak İstanbul’a gittiği yönünde mesajlaştıkları belirtilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

“Serdar Sertçelik’in bulunamadığına dair tutanak tutularak adli makamları yanıltma ve Serdar Sertçelik’i koruyup kayırma amacıyla bu yönde birlikte karar aldıkları, Sertçelik’in kolluk tespitlerine göre 4 Aralık 2023’te yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmasının akabinde şüpheliler Murat Çelik, Kerem Gökay Öner, Şevket Demircan, Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin’in, görev ve yetkileri olmadığı halde usulsüz şekilde Serdar Sertçelik ile irtibat kurmaya devam ettikleri, birden fazla kez telefonla görüşüp kayda aldıkları anlaşılmıştır.”

“NASIL İFADE VERECEĞİ YÖNÜNDE YÖNLENDİRİLDİLER”

İddianamede, sanıkların, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam eden Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında Sertçelik’i nasıl ifade vermesi gerektiği yönünde yönlendirdikleri bildirildi.

İddianamede, “Serdar Sertçelik’in de kendisine yapılan bu yönlendirmeleri kabul ettiğine dair görüşme içerikleri çözümlerine göre beyanlarının mevcut olduğu, bu hususta aynı birimde ve aynı soruşturma kapsamında adli kolluk olarak görev alan şüpheliler Murat Çelik, Kerem Gökay Öner, Şevket Demircan, Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ile şüpheli Nurullah Özgür Kopuk’un iştirak halinde hareket ettikleri anlaşılmıştır.” tespiti yer aldı.

“GİZLİ TUTULMASI GEREKEN SORUŞTURMA BİLGİLERİNİ VERDİLER”

İddianamede, sanıkların, soruşturma kapsamında gizli tutulması gereken adli talimat ve kararlar hakkında bilgi vererek, soruşturmanın selametini tehlikeye düşürdükleri ifade edildi.

Şevket Demircan’ın talimatı üzerine Kerem Gökay Öner ile Murat Çelik’in bilgisi dahilinde teknik araçlarla izleme adına “koruma tedbir kararı” olmamasına rağmen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü teknik bürosundaki bir ses kayıt cihazının da hukuka aykırı şekilde dışarı çıkararak kullanıldığı anlatılan iddianamede, “Görevleri gereği vakıf oldukları başka adli olaylarla ilgili olarak verilen bir takım talimat ve kararları açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir kişiyle de paylaştıklarının belirlenmiştir.” tespitine yer verildi.

İddianamede, bu sanıkların, “adli görevi kötüye kullanma”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması”, “tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “suçluyu kayırma” suçlarını işlediği belirtildi. Sanıklar Adem Kaçan, Mustafa Çotuk, Ramazan Kubat ve Erdoğan Sertçelik’in ise Serdar Sertçelik hakkında konutu terk etmeme adli kontrol kararı bulunduğunu bilmelerine rağmen iştirak halinde kaçmasına yardım ettikleri kaydedildi.

İSTENEN CEZALAR

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Öner hakkında, “görevi kötüye kullanma”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması” ve “suçluyu kayırma” suçlarından 2 yıldan 11 yıla, emniyet mensubu diğer sanıklar Çelik, Demircan, Gültekin, İlkyaz ve Karaca’ya ise aynı suçların yanı sıra “tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan 4’er yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası verilmesi talep ediliyor.

Diğer sanıklardan Kopuk’a, “tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen iddianamede; Kaçan, Çotuk, Kubat ve Serdar Sertçelik’in babası Erdoğan Sertçelik’in ise “suçluyu kayırma” suçundan 6’şar aydan 5’er yıla kadar hapse mahkum edilmesi talep ediliyor.

Başsavcılıkça, Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altındaki 316. maddesinde düzenlenen “suç için anlaşma” suçundan yürütülen soruşturmanın ise daha önce ayrılarak başka bir soruşturma numarası altında yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının sanığı olan ve kırmızı bültenle aranırken Macaristan’da yakalanan Serdar Sertçelik hakkındaki soruşturma da savunmasının alınamaması nedeniyle ayrılmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutuyle-baglantili-gizli-tanik-sorusturmasi-kapsaminda-11-kisi-hakkinda-iddianame-kabul-edildi/feed/ 0
Adnan Oktar Davasında 4 Sanık Tahliye Edildi https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-4-sanik-tahliye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-4-sanik-tahliye-edildi/#respond Sun, 26 May 2024 21:28:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33145 Adnan Oktar silahlı suç örgütünün, üyelerini diri tutmak ve deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yenilerini kazandırmak amacıyla avukatlar ve sosyal medya grubu üzerinden oluşturduğu “güncel yapılanması”na yönelik 20 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanıklardan 4’ü tahliye edildi.

DURUŞMA TEMMUZA ERTELENDİ

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, bazı tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada sanık avukatları da hazır bulundu. Tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu söyleyerek tahliyelerini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Berat Kartal, Yusuf Erkan Özoğuz, Pınar Demir ve Dilşad Kurt’un tutuklulukta geçirdikleri süreyi dikkate alarak tahliyelerine karar verdi.

Heyet, aralarında Adnan Oktar’ın da bulunduğu 6 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma 10-11-12 Temmuz’a ertelendi.

ÖRGÜTÜ CANLI TUTMAK İÇİN ÇALIŞTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, 20 kişi şüpheli olarak yer aldı.

Mahkeme kararlarıyla silahlı suç örgütünün yöneticisi olarak kabul edilen Adnan Oktar’ın bu nedenle cezaevinde bulunduğu ve bu süreçte örgütsel faaliyetlerine devam ettiği kaydedilen iddianamede, Oktar’ın özellikle avukatları ve diğer örgüt yöneticileri Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna vasıtasıyla örgütü diri tutmaya çalıştığı, talimatlarının cezaevi dışında yayılmasını sağladığı belirtildi.

Oktar’ın bunu yaparken, özellikle diğer örgüt yöneticileri vasıtasıyla yargılamanın kumpas olduğuna ilişkin kamuoyu oluşturma ve siyasi lobi desteğini alma faaliyetlerine giriştiği vurgulanan iddianamede, ana çatı davasında ceza alan ve cezaevinde bulunan örgüt üyeleriyle mektuplar ve avukatlar aracılığıyla iletişim kuran Oktar’ın, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen örgüt üyelerini engellemeye çalıştığı bilgisi verildi.

CEZAEVİNDE 15 GÜN İÇİNDE 200 AVUKATLA GÖRÜŞTÜ

İddianamede, Adnan Oktar’ın özellikle içeride ve dışarıda bulunan örgüt üyeleri üzerindeki etkinliğini devam ettirmeye çalıştığı da belirtilerek, bu kişinin cezaevinde kaldığı dönemde, özellikle 15 gün gibi kısa sürede yaklaşık 200 avukat ile olağan akışa uygun olmayacak şekilde, “hukuki yardım” adı altında görüşmeler gerçekleştirdiğine vurgu yapıldı.

“Bu görüşmelerinde örgüte üye kazandırmayı amaçlamış, cezaevine giriş-çıkışı kanuni sınırlar çerçevesinde serbest olan avukatlık mesleğinden faydalanmak üzere cezaevi dışındaki örgütsel tavır ve davranışları yönlendirmeye çalışmıştır. Bu hususun tespit edilmesi neticesinde şüpheli hakkında avukat görüşlerinin kısıtlanması yoluna gidilmiştir.” ifadelerine yer verilen iddianamede, Oktar’ın ayrıca, örgütü diri tutmanın yanı sıra hem yargılanan hem deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yeni örgüt üyeleri kazandırmayı amaçladığı ve en kolay yol olan avukatları vasıtasıyla talimatlarını aktarmaya çalıştığı bildirildi.

İddianamede, sanıklar Adnan Oktar, Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan 5 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Bu sanıkların ayrıca, TCK’nin ilgili maddesi uyarınca, örgüt üyelerinin örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği tüm suçlardan dolayı fail olarak cezalandırılması talep edildi.

Adnan Oktar, Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın bu kapsamda, “örgütün veya amacının propagandasını yapma” suçundan 10,5 yıldan 31,5’ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, diğer 17 sanığın da “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “örgüte yardım” ve “örgütün veya amacının propagandasını yapma” gibi suçlardan farklı sürelerde hapisle cezalandırılması talebi yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-4-sanik-tahliye-edildi/feed/ 0