İcra – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 03 Aug 2024 22:10:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AK Partili Hamza Dağ: 23. yıl dönümümüzün teması Umudun, Geleceğin ve İcraatın Adı AK Parti https://www.haber60.com.tr/ak-partili-hamza-dag-23-yil-donumumuzun-temasi-umudun-gelecegin-ve-icraatin-adi-ak-parti/ https://www.haber60.com.tr/ak-partili-hamza-dag-23-yil-donumumuzun-temasi-umudun-gelecegin-ve-icraatin-adi-ak-parti/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:10:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43391 14 Ağustos’ta kutlanacak AK Parti’nin kuruluşunun 23. yıl dönümünün teması belli oldu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceğin ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” dedi.

Karabük’te partisinin Yenişehir Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde düzenlediği Karabük Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, ana kademenin kararlılığı, gençlerin dinamikliği, hanımların çalışkanlığı sayesinde ve dayanışmanın verdiği güçle hep gurur duyacak işler yaptıklarını söyledi. Dağ, son seçimlerde Karabük’te alınan sonuçlar için herkesi tebrik ederek, zor seçim ve zor süreçte alınan bu neticenin çok kıymetli, yadsınamaz başarı olduğunu anlattı.

23. YIL DÖNÜMÜ TEMASI: UMUDUN, GELECEĞİN VE İCRAATIN ADI AK PARTİ

Ülkenin büyümesi için milletin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettiklerini, 10 gün sonra AK Parti’nin 23. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Dağ, “Bu sene hem illerde program icra edeceğiz hem de genel merkezde yeni yaptığımız konferans salonunda. Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceğin ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ

AK PARTİLİ HAMZA DAĞ: MİLLETLE GÖNÜL BAĞIMIZ AYNEN DEVAM ETMEKTEDİR

“Son seçimlerde birileri alınan neticeden kendilerine büyük paye çıkarıyor olsa da biz biliyoruz ki, bizim milletle gönül bağımız aynen devam etmektedir.” diyen Dağ, bu ülkede iş, icraat, hizmet, eser dendiğinde akla gelen partinin AK Parti olduğunu, milletin 4 yıl daha bu ülkeyi AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na emanet ettiğini vurguladı.

“TÜRKİYE’DEKİ İSTİKRARDA AK PARTİ’NİN ÇOK BÜYÜK ETKİSİ VAR”

Bir süredir çevre coğrafyada zor dönemler yaşadıklarına değinen Dağ, “Zor süreçten geçiyoruz. Baktığımızda ‘istikrar adası’ diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası, huzur bozulmasının dışında kalan coğrafya. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin kesintisiz tek başına iktidar olmasının bunda çok büyük etkisi var. Sadece son 1 yılda yaşadığımız değil, Arap Baharı denilen süreçten hatta İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyaya baktığımızda istikrarsızlık, savaş ortamı, terörize edilen ortam olduğunu görüyoruz. Suriye’de yıllarca yaşandı.” değerlendirmesinde bulundu.

Gazze’de yaşananlara ve buna bağlı son 1 haftadaki gelişmelere bakıldığında birilerinin işi nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Dağ, şunları kaydetti: “Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesi olayı gerçekten tarihte not edilecek, sadece not edilmeyle kalmayıp tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı, çok net ifadesiyle, istikrarsızlık isteyenlerin tam arzuladığı nokta.

“MAZLUMDAN, MAĞDURDAN TARAF OLDUK”

Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Siz özgürlükten tarafta mısınız, mağdurdan tarafta mısınız, mazlumdan tarafta mısınız? diye, tarihin bu sürecinde duruşunuzu net şekilde gösteren husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan taraf olduk, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Heniyye’ye de amasız şekilde destek verdik.”

MUHALEFETE “GAZZE” ELEŞTİRİSİ

Muhalefetin Gazze konusundaki açıklamalarına eleştiriler getiren Dağ, “Ülkemizdeki muhalefete baktığımızda ne yazık ki, amasız bile değil, bugün orada 10 binlerce çocuğun ölüm fermanını imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlayanları cesaretlendiren, Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması tam bir yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için, ‘aman abilerimiz bize bir şey söylemesin’ diye onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için zalimleri cesaretlendirecek açıklamaların tamamı, açıkçası bu ülkenin, bu toprakların hassasiyetine bigane olunduğunun en büyük göstergesidir.” şeklinde konuştu.

Dağ, genel başkanından belediye başkanına bu konudaki duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Ama karşı tarafın duruşuna baktığınızda onlar yine ne yazık ki, zalimden yana olmayı tercih etmiş noktadadırlar. Çok kritik süreçler. Bakıyorsunuz bir tarafta LGBT lobisine destek verenler, öbür tarafta çok net şekilde, ‘biz bu ülkenin değerini aile üzerine kurguladık ve aile üzerine kurgulamaya devam edeceğiz’ diyen yapı. Onun için daha işimiz çok, daha mücadelemiz çok uzun.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-partili-hamza-dag-23-yil-donumumuzun-temasi-umudun-gelecegin-ve-icraatin-adi-ak-parti/feed/ 0
CHP’li Gürer: Borç silme uygulaması icra dosyalarını azaltmadı https://www.haber60.com.tr/chpli-gurer-borc-silme-uygulamasi-icra-dosyalarini-azaltmadi/ https://www.haber60.com.tr/chpli-gurer-borc-silme-uygulamasi-icra-dosyalarini-azaltmadi/#respond Sat, 20 Jul 2024 08:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41068 (ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Ocak 2023 tarihi öncesi asli ve feri toplamı 2 bin lira altında olan ve borcu silinen kişi sayısına ilişkin verdiği soru önergesini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yanıtladı. Gürer, Bakan şimşek’in 6 milyon 818 bin 285 mükellefe ait 4 milyar 20 milyon 616 bin 614,70 TL tutarında borcun silindiğini belirttiğini söyleyerek, “İcra dairelerindeki dosya sayısını düşürmeye yönelik bir uygulama olsa da sorun borç silmeyle ortadan kalkmadı” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Ocak 2023 tarihi öncesi asli ve feri toplamı 2 bin lira ve altında olan ve borcu silinen kişi sayısına ilişkin verdiği soru önergesini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yanıtladı. Şimşek, 6 milyon 818 bin 285 mükellefe ait 4 milyar 20 milyon 616 bin 614,70 TL tutarında borcun silindiğini belirtti.

Ömer Fethi Gürer’in önergesini yanıtlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun “Diğer Hükümler” başlıklı 10’uncu maddesi kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31 Aralık 2022 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde 01 Ocak 2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2 bin Türk Lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçildiğini ve bu kapsamda 6 milyon 818 bin 285 mükellefe ait 4 milyar 20 milyon 616 bin 614,70 TL tutarında terkin işlemi yapıldığını belirtti.

“6 milyon 818 bin 285 kişinin borcunun silinmesine rağmen icra dosyalarındaki artış devam etmektedir”

Borç silmenin, icra dairelerindeki dosya sayısını düşürmeye yönelik bir uygulama olsa da sorunun borç silmeyle ortadan kalkmadığını kaydeden Gürer, Türkiye genelinde icra dosya sayılarındaki artışa işaret ederek, “Bu yıl içinde icra dairelerine sunulan dosya sayısı 4 milyon 937 bin 971’e ulaşmış durumda. 6 milyon 818 bin 285 kişinin borcunun silinmesine rağmen icra dosyalarındaki artış devam etmektedir” şeklinde konuştu.

Son bir hafta içinde ise icra dosya sayısında dikkate değer bir artış yaşandığı belirten Gürer, “Bu kısa süre içerisinde icra dosya sayısı 111 bin 986 yeni dosya ile artmış durumda. Bu durum, Türkiye’de ekonomik krizin ve AKP iktidarının ekonomi politikalarının vatandaşlar üzerindeki olumsuz etkilerinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Gürer, yaşanan ekonomik krizin ve AKP iktidarının vatandaşları borçlanmaya zorlamasının, gelir yetersizliği nedeniyle birçok vatandaşın borçlarını ödeyememesi sonucunda icralık duruma düşmelerine yol açtığını belirtti.

Vatandaşların bankalara olan tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borçlarındaki artışın sürdüğünü ifade eden Gürer, “5 Temmuz haftasında 3 trilyon 265 milyar TL olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları, 12 Temmuz haftasında 31 milyar TL artış göstererek 3 trilyon 297 milyar TL’ye ulaştı. Tüketici borçlarında kısa süre içinde önemli bir artış yaşandı ve hane halkının finansal yükü hızla büyüdüğü görülmektedir. AKP iktidarının ekonomi politikaları halkın refahını artırmak yerine, borç batağının daha da derinleşmesine neden olmaktadır” diye konuştu.

CHP’li Gürer, bankalar tarafından takibe alınan borç tutarının yılın ilk haftasında 46 milyar 119 milyon TL iken şu an 71 milyar 691 milyon TL’ye çıktığını belirtti. Gürer, özellikle emekli, işçi, çiftçi ve memurlardan oluşan büyük toplumsal grupların maaşlarına yapılan cüzi artışların yetersiz kaldığını ifade etti.

Gürer, “Ekonomik krizin etkisiyle artan enflasyon, vatandaşların alım gücünü düşürmekte ve bireyleri borçlanmaya zorlamaktadır. Gelir-gider dengesinin bozulması, birçok vatandaşın borçlarını ödeyememesine ve icralık olmasına yol açmaktadır. Bu veriler, ülkenin ekonomik yönetimindeki zafiyetleri açıkça ortaya koymaktadır. Ekonomik krizin yükünü en çok çeken kesimler olan emekliler, işçiler, çiftçiler ve memurlar, iktidarın yetersiz politikaları nedeniyle finansal sıkıntılarla boğuşmaktadır” dedi.

Ömer Fethi Gürer, vergide adalet sağlanmasının emekli, dar gelirli, sabit gelirli ve asgari ücretliler içinde önemli olduğunu ifade ederek, “Vergi dilimlerinde adalet sağlanmalıdır.Vergi dilimi ilk matrahı asgari ücretin yıllık kazancının altında olmamalıdır. Doğal gaz, elektrik,su,ulaşım,iletişim hizmetleri tüketiminden alınan vergi oranı yüzde 1 düşürülmelidir. Temel tüketim mallarından alınan vergi sıfırlanmalıdır. Kayıt dışı ile ciddi mücadele edilmelidir. Vergi adaleti sağlanmalı ve çok kazanan çok az kazanan az vergi ödemelidir. Bozulan ekonomik dengede geçim zorluğu çeken kesimlerin sorunlarına öncelikle çözüm üretilmelidir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpli-gurer-borc-silme-uygulamasi-icra-dosyalarini-azaltmadi/feed/ 0
Antalya’da Hacizli Araçlar Yıllardır Otoparklarda Bekliyor https://www.haber60.com.tr/antalyada-hacizli-araclar-yillardir-otoparklarda-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-hacizli-araclar-yillardir-otoparklarda-bekliyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 07:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39485 Antalya’da çoğunluğu haciz yoluyla bağlanan araçlar yediemin otoparklarında yıllardır bekliyor. Aralarında 20 yıla yakın bekleyen araçların da bulunduğu otoparkta 33 milyon TL değerinde lüks araçlar da yer alıyor. Kent merkezinde 3 otoparkında yaklaşık 3 bin aracın yer aldığını kaydeden Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Hakan Topçu, “Yakalama haciz koyan kişi ya da kurum bunun satışından sorumlu olması lazım. Depolarda 20 senedir araçlar duruyor. Bu bir milli servet” dedi.

Çeşitli sebeplerden dolayı haciz yoluyla bağlanan araçlar kentteki yediemin otoparklarında yıllardır bekliyor. Sadece kent merkezinde binlerce otomobil ve motosikletin bulunduğu yediemin otoparklarında araçların birçoğunun çürümeye başladığı görüldü. Açık alanda kalan araçlar, yaz aylarında etkili sıcağa, kış aylarında ise yağışlara maruz kalıyor. Aralarında 1 milyon dolar (33 milyon TL) değerinde lüks otomobilin de bulunduğu yedieminlerde, işletme sahipleri icra iflas kanununda yer alan ‘6 ay’ maddesinin etkin bir şekilde kullanılmasının bu duruma çözüm olacağı görüşünde.

Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Hakan Topçu, 3 otoparkta yaklaşık 30 bin metrekare alanda 3 bin araç barındırdıklarını belirterek, bu araçların yüzde 80’ni icradan dolayı bağlı, yüzde 20’si ise trafikten sigorta, muayenesi olmayan ya da kaza güvenlikten dolayı bağlandığını söyledi.

“Bu bir milli servet”

Araçların arasında 20 seneye yakın bekleyen olduğunu da kaydeden Topçu, icradan bağlı olan bir aracı, araç sahibinin maddi imkanı varsa alabileceğini, alamadığı takdirde de icra tarafından satılması gerektiğini vurgulayarak, “Yakalama haciz koyan kişi ya da kurum bunun satışından sorumlu olması lazım. Depolarda 20 senedir araçlar duruyor. Bu bir milli servet. Ülkemizin ekonomik anlamda seferberliğe girdiği şu dönemde, tasarruftan bahsettiğimiz şu dönemde, burada biz bu şekilde devam ettiğimiz sürece sadece dolarları yakıyoruz. 2 sene açık alanda otoparkta kalan bir araç boyası olduğu gibi tamamen değişiyor. Çürüme de olan araçlar oluyor” dedi.

“Bir an önce buna bir çözüm bulunması ve hızlandırılıp ekonomiye kazandırılması gerekiyor”

Topçu, otoparktaki 3 bin aracın yüzde 60’nı atıl, yüzde 40’ını ise yeni olduğunu ve ihaleye çıkabilmesi için süresi dolan araçların hızlı bir şekilde satılarak çürümeye değil ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Burada devletin kasasına para girecek, eğer vergi ve sigortadan bağlı varsa, mevcutta olan borcu da tahsil edecek. Bir an önce buna bir çözüm bulunması ve hızlandırılıp ekonomiye kazandırılması gerekiyor. Geçen yıl icra dairelerinin fiziki olarak araçların tespitini yapmaya başladığı tarih 2023’ün 4’üncü ayı. Bugüne kadar bizim otoparktan 287 tane araç tespit edilmiş, bunun 189’u satışa çıkarılabilmiş, bu araçlardan da 50 tanesi satış işlemi görmüş, bunun 5 tanesi satılmamış. Havanda su dövüyoruz. 1 yıl olmuş ancak günde 1 tane bile araba satamamışız. Bana göre icra iflas kanununda köklü değişiklik yapılması gerekiyor. 6 ay içerisinde alınmayan araçların satıldığı yönündeki kanun zaten vardı. Bu yeni çıkan bir kanun değil. Önemli olan bu kanunun işler hale gelmesi” diye konuştu.

“Motosikletlerin hacizli olarak otoparka bağlanmaları yanlış”

Otoparklarda bulunan hacizli motosikletlerle ilgili de konuşan Topçu, “2 bin lira değeri olan bir motosikleti icradan bağladığınız zaman, satışa çıkarmak için 3-4 bin lira masraf yapmanız lazım. Masrafı da satışa eklediğiniz zaman 2 bin liralık motosiklet, 8 bin liradan verilmek zorunda. Bu şekilde satılmıyor ve bekleye bekleye çürüyor, en sonunda hurda olarak alınıyor. Motosikletlerin hacizli olarak otoparka bağlanmaları yanlış. Eğer bir ekonomik değeri varsa, lüksse onlar olabilir ancak diğer motosikletlerin üzerine satılamaz şerhi konulup vatandaş binebilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-hacizli-araclar-yillardir-otoparklarda-bekliyor/feed/ 0
CHP Milletvekili: Bankaların icra takibine aldığı bireysel kredi ve kredi kartı borçları 13,2 milyar lira arttı https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bankalarin-icra-takibine-aldigi-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclari-132-milyar-lira-artti/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bankalarin-icra-takibine-aldigi-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclari-132-milyar-lira-artti/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:06:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29752 (ANKARA) – CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, yurttaşların zamanında ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında yıl başından bu yana 13,2 milyar liralık artış gözlendiğini bildirdi.

CHP’li Müzeyyen Şevkin, yaptığı yazılı açıklamada, yurttaşın alım gücünün oldukça düştüğünü, annelerin çocuklarına süt alamaz hale düşürüldüğünü, fahiş fiyatlar nedeniyle insanların artık kırmızı eti unuttuğunu dile getirdi. Şevkin, erek, “Vatandaş borcu borçla kapatmaya çalışıyor ancak yüksek enflasyon, hayat pahalılığı nedeniyle bu borçlar her geçen gün daha çok artıyor. Banklalar zaman zaman bu borçları düşük bir karşılıkla varlık yönetim şirketlerine devrettikleri için gerçek rakam çok daha yüksek.” dedi.

“BATIK KREDİ 202,2 MİLYAR LİRAYA YÜKSELDİ”

Bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık kredilerin ise 2,3 milyar lira daha artarak 19 Nisan itibariyle 202,2 milyar liraya kadar yükseldiğini, batık kredilerde geçen yıl Aralık ayından başlayarak hızlı bir yükselişin görüldüğünü söyleyen Şevkin, “Söz konusu dönemde bankaların toplam batık kredilerin yükselmesinde en önemli rolü bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen vatandaşların oynadığı görünüyor. İstakozlarla, lüks saatler ve lüks makam odaları ve lüks araçlarla, saraylarda yaşayanlar vatandaşın derdiyle dertlenmiyor. 17 bin lirayla geçinmek zorunda bırakılan asgari ücretli, 10 bin liraya mahkum edilen emekli, 50 bin lirayı geçen yoksulluk sınırı karşısında ezilirken Türkiye’nin büyüdüğünü öne sürenler biraz olsun dönüp aynaya bakmıyor.” ifadesine yer verdi.

“99 MİLYAR LİRALIK İCRALIK KREDİ BORCU VAR”

Merkez Bankası’nın hazırladığı Finansal İstikrar Raporu’na göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunduğunu söyleyen Şevkin, “Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 99 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor.” dedi.

Tüketicilerin bankalara olan borçlarının 2024 yılı başından bu yana 338 milyar lira arttığını vurgulayan Şevkin, hem yüksek bütçe açığının finansmanı için duyulan yeni borçlanma ihtiyacı hem de yüzde 64’üne yakınının döviz cinsinden alınan borçlardan kaynaklanması nedeniyle Devletin borç stokunun da hızla büyüdüğünü aktardı.

“ŞİRKETLER KAPANIYOR”

Devletin borç stokunun bu yılın ilk üç aylık döneminde 777,1 milyar lira daha büyüyerek 7 trilyon 500 milyar liraya çıktığını ifade eden Şevkin, iktidarın “faiz sebep, enflasyon sonuç” şeklindeki akıl dışı bir varsayımla faiz artırılması gerekirken faiz indirimleri yapmaya başladığı Eylül 2021’den bu yana Türkiye genelinde ortalama konut fiyatlarının da yüzde 611,4 oranında arttığını vurguladı. Şevkin, “Asgari ücretli, işçi, emekli, memurun artık ev alması hayalden öteye geçemiyor.” dedi.

Ekonomideki olumsuzlukların şirketlere de yansıdığına işaret eden Şevkin, bu yıl ocak-mart döneminde yeni kurulan şirket ve gerçek kişi ticari işletmelerin sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,4 oranında azalarak 41 bin 453’ten 33 bin 753’e gerilerken, kapanan şirket sayısının ise yüzde 10,4 oranında artarak 16 bin 321’den 18 bin 15’e çıktığını kaydetti.

CHP’li Şevkin, iktidarın artık Türkiye’yi yönetemez hale geldiğini, ekonomideki istikrarsızlığın yurttaşları her geçen gün yeni bir karamsarlığa ittiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bankalarin-icra-takibine-aldigi-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclari-132-milyar-lira-artti/feed/ 0
Antalya’da Kiracı, Kira Artışı Anlaşmazlığı Nedeniyle Evden Çıkarıldı https://www.haber60.com.tr/antalyada-kiraci-kira-artisi-anlasmazligi-nedeniyle-evden-cikarildi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-kiraci-kira-artisi-anlasmazligi-nedeniyle-evden-cikarildi/#respond Tue, 16 Apr 2024 08:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27643 Antalya’nın Kepez ilçesinde kira artışındaki anlaşmazlık nedeniyle mahkemeye başvuran kiracı, dava sürecinde ev sahibinin “5 yıldır kira ödemediler” şikayetiyle açtığı icra davasıyla evi tahliye etmek durumunda kaldı. Mahkeme, kiracının 60 bin lira kira bedeli ödemesine karar verdi.

Düdenbaşı Mahallesi’nde ikamet eden bir çocuk sahibi Uğur ve Fatoş Kanık çifti ile 5 yıldır oturdukları evin sahibi Ramazan Y. arasında, kira zammı nedeniyle anlaşmazlık başladı.

İddiaya göre, Kanık ailesinin yüzde 25 zam artışını kabul etmeyen mülk sahibi Ramazan Y, evin boşaltılmasını istedi.

Ev sahibinin bu anlaşmazlık nedeniyle kendilerini sürekli rahatsız ettiğini, evlerinin kapı camını kırarak içeriye zorla girmeye çalıştığını iddia eden Kanık ailesi, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Bunun üzerine ev sahibi Ramazan Y. de kiracısından 5 yıldır ödeme alamadığı iddiasıyla icra takibi başlattı.

Kanık ailesinin kirayı elden ödediklerini ispat edememesi üzerine mahkeme, evin tahliyesine ve yasal faiziyle 60 bin lira kira bedelinin ödenmesine karar verdi.

Fatoş Kanık, AA muhabirine, Düdenbaşı Mahallesi’ndeki evde oturmaya başladıklarında ev sahibi ile kirayı elden ödenmesi konusunda anlaştıklarını iddia etti.

Geçen yıl mart ayında kira zammı nedeniyle ev sahibi ile anlaşmazlık yaşamaya başladıklarını ileri süren Kanık, “Ev sahibi, eşi, kızı ve damatları evimizi bastı. Bunun üzerine şikayetçi olduk. Bizim şikayetimizden bir süre sonra ev sahibi noterden ihtar çekerek icra takibi başlattı. Kirayı ödediğimizi ispat edemedik.” dedi.

Fatoş Kanık, “Mülk sahibi evinde 5 yıldır kira vermeden oturduğumuzu iddia etmiş. İcra mahkemesinde iki duruşma yapıldı. Mahkeme karşı tarafa ‘5 yıl boyunca kira almıyorsunuz da niye ilk yıl evden çıkarmak için icraya vermedin’ diye sormadı. Bizim de ne görüşümüz alındı ne de kirayı ödeyip ödemediğimiz soruldu. Mahkeme bize tahliye kararı verdi. Tahliye kararına uyarak evi boşalttık. Üstüne ödediğimiz kiraları tekrar ödememiz için 60 bin lira ödeme emri geldi. Şu anda icralık olduk. Yani elden aldıkları paraları da almadım diyerek bizden tekrar talep ediyorlar. Bu şekilde bir çıkmaza girdik.” ifadelerini kullandı.

Kanık, kiracılara ev sahibine yapılan ödemeleri bankadan açıklamalı bir şekilde yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Uğur Kanık ise saldırıya uğradıklarını, parmağından cam kesiği nedeniyle yaralandığını, üstüne bir de ödedikleri kira bedelin tekrar istenmesi ile mağdur olduklarını iddia etti.

“Borcu yoktur davası açacağız”

Kanık ailesinin avukatı Şafak Baysal da müvekkilleri ile ev sahipleri arasında “Kira zammının yetersiz” olmasından kaynaklanan “ev basılması olayı” nedeniyle ev sahibi Ramazan Y, eşi R.Y, kızı G.Ö. ve damatları hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve davanın sürdüğünü belirtti.

Bu süreç devam ederken müvekkillerinin icra şokuyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Baysal, şöyle devam etti:

“Ev sahibi suç duyurumuzun üzerinden 3-4 ay geçtikten sonra ‘2018’den 2023’e kadar 5 yıllık bir süre boyunca hiç kira ödemediler’ gerekçesiyle icra takibi başlattı. Müvekkilimin elden ödemeyi ispatlayamaması nedeniyle tahliye gerçekleşti. Yasal faizle beraber 60 bin liralık borç yükümlülüğü altına da girdiler. Müvekkillerimin ev sahibiyle en baştaki sıkıntısı, kira borcu değil, kira artışının ev sahibince beğenilmiyor olmasıydı. Bu durum karşısında menfi tespit davası dediğimiz borcu yoktur davası yoluna başvuracağız.”

Ev sahibi, kiracı tarafından eşinin darbedildiğini öne sürdü

Ev sahibi Ramazan Y. ise kiracısı Uğur Kanık’ın eşini darbettiğini, evi boşaltırken de kapı ve pencerelere zarar verdiğini öne sürdü.

Elden kirayı aldığını kabul etmeyen Ramazan Y, mahkemenin 5 yıllık kira bedelinin tarafına ödenmesine karar verdiğini kaydetti.

Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tartışma anları güvenlik kamerasınca kaydedilmişti. Mahkemeye de sunulan görüntülerde kiracının oturduğu dairenin kapısına gelen kişilerin cama sert cisimle vurması yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-kiraci-kira-artisi-anlasmazligi-nedeniyle-evden-cikarildi/feed/ 0
Aydın’da İnternet Abonesi Tüketici Şirketle Anlaşmazlık Yaşadı https://www.haber60.com.tr/aydinda-internet-abonesi-tuketici-sirketle-anlasmazlik-yasadi/ https://www.haber60.com.tr/aydinda-internet-abonesi-tuketici-sirketle-anlasmazlik-yasadi/#respond Fri, 05 Apr 2024 07:39:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26306 Aydın’da internet abonesi olan bir tüketici vergileri bahane ederek fiyat yükselten şirketle anlaşmazlık yaşadı. Durumu önce Efeler Tüketici Hakem Heyetine (THH) daha sonra da Tüketici Mahkemesine taşıyan abone, avukat olan hanımının da desteği ile emsal teşkil edecek davayı kazanarak, fazla ödediği tutarları ve mahkeme masraflarını geri alabilecek.

Aydın’da yaşayan Ali Emre Dingin, bir firmanın reklamını görerek telefon aracılığı ile internet abonesi oldu. Ancak bir yıllık taahhüt vermesine rağmen ikinci aydan itibaren anlaşmış olduğu fiyattan daha yüksek fatura gelmeye başladı. Bunun üzerine firmanın müşteri ilişkileri ile görüşen Dingin, vergi artışları nedeniyle bu artışların yapıldığını öğrendi. Ancak bir yıllık taahhüt olmasına rağmen 6 ay sonunda taahhüdünün bitişini erkene aldıkları yeni fiyat üzerinden taahhüdünün otomatik olarak bir senelik daha yenileneceği bildirilen bir SMS mesajı aldı. Bunun üzerine Dingin aboneliğini sonlandırmak istedi. Ancak firma internet sitesi üzerinden, yazılı olarak ve noterden ihtarname ile bildirmesine rağmen aboneliğini sonlandırmadı. Bunun üzerine Efeler Tüketici Hakem Heyetine başvuran Dingin, THH’nin ret kararı vermesi üzerine Aydın Tüketici Mahkemesi’ne itiraz etti. İtirazı kabul eden Tüketici Mahkemesi, THH kararını bozarak tüketiciyi haklı buldu ve fazla ödediği fatura miktarlarını ve yapmış olduğu masrafları şirketin tüketiciye ödemesine karar verdi.

Tüketici THH’ye başvurunca icra şoku yaşadı

Sürekli internet faturasının yüksek geldiğini ve aboneliğini her türlü başvurusuna rağmen sonlandıramadığını söyleyen Ali Emre Dingin, şikayet ve yorum sitelerinde ilgili firma hakkında çok sayıda buna benzer şikayet oluğunu hatta çoğu aboneye hukuksuz icra yollayarak haksız kazanç sağladığı konusunda yazılar olduğunu dile getirdi. Dingin, bunları da gördükten sonra ilgili firma hakkında hak arama mücadelesine girdiğini belirterek, “İlk önce Efeler Tüketici Hakem Heyetine başvurdum. THH ilgili firmadan savunma isteyince firma avukatları bana hukuksuz bir şekilde ilamsız icra takibi başlattı ve bunu savunma olarak ilgili konunun icrada olduğunu hakem heyetinin yetkisiz olduğu konusunda THH’ye yazdılar. THH icra dosyasının konusuna özellikle de tarihlere dikkat etmeden başvurumu reddederek görevsizlik kararı verdi” dedi.

“Tüketici Derneği Başkanı tüketicinin hakkını koruyamadı”

Aydın Tüketici Derneği Başkanının da üyeleri arasında yer aldığı Efeler Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz eden Dingin, “Efeler THH üyeleri arasında Aydın Tüketici Derneği Başkanı da bulunmaktadır. Tüketici hakem heyetlerinin kurulmasındaki amaç 30 bin TL altındaki tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin başvuruları karara bağlamak içindir. Tüketici hakem heyetlerine vatandaşın ulaşımı kolaydır. Masrafı yoktur. Asıl amaç tüketiciyi korumaktır. Mahkeme süreçleri hem masrafı vardır, ayrıca hukuk bilgisi gerektirir ve uzun sürer. Bunu bilen bazı şirketler çeşitli hukuk büroları ile anlaşıp bu işi haksız kazanç yoluna çevirebilmektedir. Bundan dolayı heyette yer alan üyelerin daha dikkatli dosyaları inceleyip ya da bilirkişiye sunmaları tüketicilerin yararına olacaktır. Benim dosyamı inceleyen heyet arasında Aydın Tüketici Derneği Başkanı da varmış. İlgili başkanın tüketicinin hakkını koruyamaması da açıkçası beni üzdü ” dedi.

“İcra takibine mutlaka 7 gün içinde itiraz edin”

Tüketicileri de uyaran Dingin, “Abone olmadan önce mutlaka çeşitli şikayet sitelerinden ilgili firma hakkında yorumlara bakmalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca hukuksuz icra takibi başlatıldığını düşünüyorlarsa mutlaka kendilerine tebliğ edilen tarihten sonra 7 gün içinde ilgili icra müdürlüklerine itiraz etmeleri gerekiyor. İtiraz edildiği zaman icra işlemi durmaktadır. 7 gün içinde itiraz etmezlerse haklarında icra takibi başlamaktadır. Bu yüzden süre çok önemlidir. Abonelik sözleşmelerini de mutlaka okumaları gerekmektedir. Çünkü firmalar aboneliklerini sonlandırdıklarında ek ücret taleplerini sözleşmeye yazıp o ücreti ödemeden aboneliklerini sonlandırmamaktadır” dedi.

“Haksız ödeme alınırsa THH’ye başvurun”

Aydın Tüketici Mahkemesinin, Efeler THH kararını iptal ederek kendini haklı bulduğunu ve fazla ödenen tüm miktarın ve masrafların kendisine ödenmesi şeklinde karar verdiğini belirten Dingin, “Efeler THH kararına itiraz ettim ve Aydın Tüketici Mahkemesi THH’nin kararını bozdu. Diğer tüketiciler de haksız bir ödeme yaptıklarını düşünüyorlarsa mutlaka önce THH’ye başvurmalarıdır. Yanlış bir kararla karşılaşırlarsa mutlaka Tüketici Mahkemelerine itiraz etsinler” dedi. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/aydinda-internet-abonesi-tuketici-sirketle-anlasmazlik-yasadi/feed/ 0
28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle mesleğini yapamayan avukat Gönül Yıldız: ‘Hapsedildik’ https://www.haber60.com.tr/28-subat-surecinde-basortusu-nedeniyle-meslegini-yapamayan-avukat-gonul-yildiz-hapsedildik/ https://www.haber60.com.tr/28-subat-surecinde-basortusu-nedeniyle-meslegini-yapamayan-avukat-gonul-yildiz-hapsedildik/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:12:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12650 Türk siyasi tarihinde “postmodern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinde, başörtüsü nedeniyle 15 yıl mesleğini fiili olarak yapamayan avukat Gönül Yıldız, yaşadığı zorlukları anlattı.

Hukuk fakültesinden 1998 yılında mezun olmasına rağmen başörtüsü nedeniyle avukatlık yapmasının önüne çeşitli engeller çıkarılan Yıldız, 2012’den itibaren fiili olarak mesleğini icra etmeye başladı.

İlerleyen süreçte kurulan İstanbul 2 No’lu Baronun kurucu başkanı olan avukat Gönül Yıldız, AA muhabirine, 28 Şubat döneminde Marmara Üniversitesinde son sınıfta okuduğunu, mezun olduktan sonra stajını tamamlamasına rağmen başörtüsü nedeniyle İstanbul Barosu tarafından kendisine avukatlık ruhsatı verilmediğini söyledi.

Avukatlık ruhsatını Konya Barosundan almasına karşın başörtüsü nedeniyle mesleğini fiili olarak yapmasına yıllarca müsaade edilmediğini ifade eden Yıldız, şöyle konuştu:

“2012’de Danıştay kararı çıkana kadar hiçbir şekilde duruşmalara giremedik. İcra dairelerinde hapsedildik. Hapsedilmekten kastım da şudur, sadece icra dairesinde çalışabilir hale getirildik. Avukatsınız, ruhsatınız var, büronuz var, baroya aidat ödüyorsunuz, baroya kaydınız var ama sadece icra müdürlüklerinde çalışabiliyorsunuz, hukuka aykırı şekilde dini inancınız gereği taktığınız başörtüye müdahale edildiği için.”

Yıldız, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) eğitimi almak için baronunun Taksim’de bir otelde düzenlediği seminerde yaşadıklarını şöyle anlattı:

“İnsanlar eşofmanlarıyla parmak arası terlikle derslere geliyor. Biz de normal kıyafetimiz ve başörtümüzle. Baronun görevlisi, ‘Sizi bu şekilde derslere kabul edemeyiz. Lütfen terk edin’ dedi. Ben de ‘Hangi gerekçeyle? Bir otelde ders alıyoruz. İnsanlar parmak arası terlikle eşofmanla şortla geliyor. Siz beni derse almayacağınızdan bahsediyorsunuz’ dedim. ‘Biz derse türbanlı almıyoruz’ dediler. ‘Devam edeceğim, böyle bir yasak yok’ dedim. Hakkımda tutanak tuttular. Baronun CMK’den sorumlu yönetim kurulu üyesi, ‘Sizi meslekten ihraç edeceğiz, eğer burayı terk etmezseniz’ dedi. Ceza da verdiler. Niye ceza verdiler? Sırf mesleki eğitim almak istiyorsunuz, kendinizi geliştirmek istiyorsunuz diye. Hukuki olarak bir yasak olmadığı halde düşünün yaşadığımız mağduriyetleri.”

“Çok şükür bugünleri gördük”

Avukat Gönül Yıldız, mesleğe fiili olarak 2013 yılında başlayabildiğini ifade ederek, “Duruşmalara girmeye başladık. Nihayetinde bizim hayatımızdaki kayıp 15 yıl. 1998 mezunuyum. 2013’e kadar fiili olarak avukatlık yapmadım. Sadece icra dairelerinde yaptım. Aradaki 15 yılın telafisi ne parayla ne malla, ne başka bir şeyle mümkün. Düşünün aradaki hak kaybını, psikolojiyi.” diye konuştu.

Yıldız, baro yönetimlerinin değişimi için 2 yılda bir seçimler yapıldığını anımsatarak, “Genel kurula 2 yılda bir oy kullanmaya gittiğimizde hakkımızda tutanak tutup cezai işlem uyguluyorlardı.” dedi.

Zaman içerisinde ihtiyaçlar doğrultusunda İstanbul 2 No’lu baronun kurulduğunu anımsatan Yıldız, “Elhamdülillah ben de o baronun kurucu başkanı oldum. Nereden nereye diyorum. Çok şükür bugünleri gördük.” diye konuştu.

Yıldız, 28 Şubat mağdurlarının sayısının yüz binlerle ifade edilemeyecek kadar çok olduğunu dile getirdi.

Kendisini en çok etkileyen olayın ise o dönem 70 yaşındaki Medine Bircan’ın Çapa Tıp Fakültesinde yaşadıkları olduğunu, sağlık karnesindeki fotoğrafında başı kapalı olduğu için doktorların tedaviyi reddettiğini söyleyen Yıldız, çocuklarının photoshoplu bir fotoğraf ayarlayıp sağlık karnesine ekleyinceye kadar kadının hayatını kaybettiğini söyledi.

“İnandığım şey için sonuna kadar direndiğim için gururlanıyorum”

Kendisinin 25 yıllık avukat olması gerekirken 10 yıllık avukat olduğunu belirten Yıldız, “Madden de benimle başlayanlarla aynı konumda değilim. Manevi olarak da çok ciddi sıkıntılar yaşadık. İnandığım şey için sonuna kadar direndiğim için kendi adıma gururlanıyorum ama tersini yaşayan çok meslektaşım var. Mağdur edildiğini, hayatlarının çalındığını düşünen birçok meslektaşım var.” diye konuştu.

Yıldız, yasakçıların hala aynı zihniyette olduğunu dile getirerek, “Buldukları ilk fırsatta aynı şeyleri yapmaya devam edeceklerine inanıyorum.” dedi.

Yasağın o dönem de hukuki değil fiili olduğunu anlatarak, “O zihniyet hiç değişmedi. Yasakçı kesim kafa yapısı olarak hala aynı. Buldukları her fırsatta başörtüsüne, dine karşı nasıl ilerleyebiliriz, nasıl önlerini kesebiliriz çabası içerisindeler. Öyle olunca ister istemez biz de bunlar yine geldiklerinde yine aynı şeyi zorlayacaklar kaygısını hala yaşıyoruz. Biz aynı mücadeleyi yine verir miyiz? Yine sonuna kadar veririz. Allah’ın bize verdiği nefes ne zaman biterse mücadelemiz de o zaman biter.” değerlendirmesinde bulundu.

“Başörtülü bir meslektaşıma ruhsatını verirken hüngür hüngür ağladım”

Yıldız, aynı şeylerin yaşanmaması için anayasal değişiklik yapılabileceğini ancak her şeyden önce toplumun karşısındakinin haklarına sonuna kadar saygı duymayı öğrenmesi gerektiğini söyledi.

Başörtülü ilk hakimi gördüğünde ve baro başkanı olduğu dönemde başörtülü bir meslektaşına ruhsatını verirken hüngür hüngür ağladığını anlatan Yıldız, yıllarca avukatlık yapamazken İstanbul 2 No’lu Baronun kurucu başkanı olmasının kendisi için gurur verici olduğunu ve kendisini zafer kazanmış bir kumandan gibi hissettiğini dile getirdi.

Yıldız, 28 Şubat sürecinde “kamusal alan” diye bir alanın icat edildiğini anlatarak, “Nasıl bir alansa yatak odasının dışındaki her yer kamusal alan. Onun haricinde başörtülü dolaşamazsınız. Ben avukatım. Sadece duruşmalara başörtülü girememem gerekir o zamanki mevzuata göre. Ama seminere girdiğinizde de soruşturma geçiriyorsunuz. Genel kurula gittiğinizde de soruşturma geçiriyorsunuz. Yani hiçbir şekilde size yaşam alanı vermiyorlar.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/28-subat-surecinde-basortusu-nedeniyle-meslegini-yapamayan-avukat-gonul-yildiz-hapsedildik/feed/ 0
Pazarda maydanoz satarak biriktirdiği kira parası çalınan depremzede kadın ev sahibiyle icralık oldu https://www.haber60.com.tr/pazarda-maydanoz-satarak-biriktirdigi-kira-parasi-calinan-depremzede-kadin-ev-sahibiyle-icralik-oldu/ https://www.haber60.com.tr/pazarda-maydanoz-satarak-biriktirdigi-kira-parasi-calinan-depremzede-kadin-ev-sahibiyle-icralik-oldu/#respond Fri, 09 Feb 2024 08:45:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6682 Pazarda maydanoz satarak biriktirdiği kira parası çalınan depremzede kadın ev sahibiyle icralık oldu

– 5 aylık kira parasını ödeyen Fatma Sürer, şimdi icranın kaldırılmasını bekliyor

HATAY – Hatay’da pazarda sebze satarak biriktirdiği kira parası çalınan kadın, 3 aylık kirayı ödeyemeyince ev sahibi tarafından icraya verildi. Deprem korkusu nedeniyle kapalı alanda yaşamakta güçlük çeken yaşlı kadın, konteyneri olmasına rağmen yaşamını yaklaşık 1 yıl boyunca minibüste sürdürdü.

Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan ve pazarda sebze satarak geçimini sağlayan 54 yaşındaki Fatma Sürer, asrın felaketi sonrası korkuyla Antalya’da yaşayan kızının yanına yerleşti. Sürer, 3 ay sonra evine geldiğinde biriktirdiği paranın çalındığını fark etti. Yaşadığı ev depremde zarar görmeyen kadın, parası çalınınca 3 aylık kirasını ödeyemedi ve ev sahibi tarafından mahkemeye verildi. Yaşlı kadın, maddi sıkıntıları nedeniyle kirayı ödeyemeyince icra süreci başladı. Pazarda satış yaparak ve yakınlarının destekleriyle 5 aylık kira parasını güçlükle toplayarak ödeyen yaşlı kadın, şimdi icranın kaldırılmasını bekliyor.

Asrın felaketi sonrası tedirginlik içerisinde uzun bir süre kapalı alana giremeyen Fatma Sürer, kendisine konteyner verilmesine rağmen yaşamını minibüste sürdürdü. Sosyal medyada pazarda satış yaptığı görüntüler üzerine hayırseverlerin destekleriyle ev kiralanan kadın, şimdi ise eve girmiyor ve yaşamını konteyneri ile minibüsünde sürdürmeye devam ediyor.

“Ev parası evin içindeydi, eve geldiğimde hırsız parayı almıştı”

Kirayı ödeyememesi üzerine ev sahibinin kendisini icraya verdiğini anlatan Sürer, “Ev sahibim depremden sonra bana çık dedi. Ev yok diye ben de uzun süre çıkamadım. Sonradan evinden çıktım. Kızımın yanına gitmiştim, ondan dolayı 3 aylık ücretini ödeyememiştim. Ev parası evin içindeydi, eve geldiğimde hırsız parayı almıştı. Ben ev sahibimi aradım, ‘Ben geldim, evi boşaltacağım ama bir süre sana ev kirasını veremeyeceğim’ dedim. Ses yapmadı. Sonra ben evi taşıdım, aradım açmadı telefonu. Ev kirasını toparlayınca yanına gittim. Eve gittim, evin kapısına tebligat yapıştırılmış, beni icraya vermiş. Ev sahibim 3 ay kira param, 2 ay da boş kaldı diye 5 aylık kira parasını kendisine verdim. Beni icraya vermiş. Komşulardan, pazardan topladım 15 bin icra parasını verdim kendisine, hala icrayı kaldırmamış. Onun avukatını arayabilirler, ben avukatın eline verdim. İcrayı üstümden kaldırsınlar” dedi.

Deprem korkusu nedeniyle kapalı alana girmekte güçlük çektiğini ve 1 yıla yakın süre minibüste yaşamını sürdürdüğünü belirten Sürer, “Ben uzun bir süre kendi arabam var orada kaldım, tezgahımı oraya kurdum. Akşam orada yatıyorum, sabah kalkıp satışımı yapıyorum. Geçimimi öyle sağlıyorum. Şu an konteynerde kalıyorum. Araçta 1 yıl kaldım. 1 yıldan sonra konteyner verdiler, orada kalıyorum. Yasin Bey’e binlerce kez teşekkür ediyorum. Beni çok memnun etti. Geldi evimi tuttu. Ben o eve geçmedim. Gidemiyorum korkuyorum. 3 katlı bina, deprem görmüş bir ev. Tek başıma yaşadığım için korkuyorum. Çokta güzel bir ev ama ben kalamıyorum. Bana gerçekten yardım etmek istiyorlarsa kalacağım ev sağlam mı, ev mi alacak, eşya mı alacak bir kibrit çöpü olsun benim olsun. Benim malda mülkte gözüm yok. Binlerce kişi arıyor bir şey çıkmıyor, ben ona üzülüyorum. O adam kalktı buraya kadar benim elimi tuttu. Bana çocuğumdan başka birisi anne dedi, bana sahip çıktı. Allah razı olsun. Ev sahibimden de Allah razı olmasın, beni kış günü sokağa attı. Kendisi, eşi ve oğlu bana hakaret etti. Sadece ‘Sen çık, ben başkasına kiraya vereceğim’ dedi. Ben devletimden bir şişe su almış değilim belki başkasının ihtiyacı var diye. Yine ben ayaktayım, satış yapıyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/pazarda-maydanoz-satarak-biriktirdigi-kira-parasi-calinan-depremzede-kadin-ev-sahibiyle-icralik-oldu/feed/ 0
Hatay’da Kira Parası Çalınan Kadın Minibüste Yaşamını Sürdürdü https://www.haber60.com.tr/hatayda-kira-parasi-calinan-kadin-minibuste-yasamini-surdurdu/ https://www.haber60.com.tr/hatayda-kira-parasi-calinan-kadin-minibuste-yasamini-surdurdu/#respond Fri, 09 Feb 2024 07:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6652 Hatay’da pazarda sebze satarak biriktirdiği kira parası çalınan kadın, 3 aylık kirayı ödeyemeyince ev sahibi tarafından icraya verildi. Deprem korkusu nedeniyle kapalı alanda yaşamakta güçlük çeken yaşlı kadın, konteyneri olmasına rağmen yaşamını yaklaşık 1 yıl boyunca minibüste sürdürdü.

Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan ve pazarda sebze satarak geçimini sağlayan 54 yaşındaki Fatma Sürer, asrın felaketi sonrası korkuyla Antalya’da yaşayan kızının yanına yerleşti. Sürer, 3 ay sonra evine geldiğinde biriktirdiği paranın çalındığını fark etti. Yaşadığı ev depremde zarar görmeyen kadın, parası çalınınca 3 aylık kirasını ödeyemedi ve ev sahibi tarafından mahkemeye verildi. Yaşlı kadın, maddi sıkıntıları nedeniyle kirayı ödeyemeyince icra süreci başladı. Pazarda satış yaparak ve yakınlarının destekleriyle 5 aylık kira parasını güçlükle toplayarak ödeyen yaşlı kadın, şimdi icranın kaldırılmasını bekliyor.

Asrın felaketi sonrası tedirginlik içerisinde uzun bir süre kapalı alana giremeyen Fatma Sürer, kendisine konteyner verilmesine rağmen yaşamını minibüste sürdürdü. Sosyal medyada pazarda satış yaptığı görüntüler üzerine hayırseverlerin destekleriyle ev kiralanan kadın, şimdi ise eve girmiyor ve yaşamını konteyneri ile minibüsünde sürdürmeye devam ediyor.

“Ev parası evin içindeydi, eve geldiğimde hırsız parayı almıştı”

Kirayı ödeyememesi üzerine ev sahibinin kendisini icraya verdiğini anlatan Sürer, “Ev sahibim depremden sonra bana çık dedi. Ev yok diye ben de uzun süre çıkamadım. Sonradan evinden çıktım. Kızımın yanına gitmiştim, ondan dolayı 3 aylık ücretini ödeyememiştim. Ev parası evin içindeydi, eve geldiğimde hırsız parayı almıştı. Ben ev sahibimi aradım, ‘Ben geldim, evi boşaltacağım ama bir süre sana ev kirasını veremeyeceğim’ dedim. Ses yapmadı. Sonra ben evi taşıdım, aradım açmadı telefonu. Ev kirasını toparlayınca yanına gittim. Eve gittim, evin kapısına tebligat yapıştırılmış, beni icraya vermiş. Ev sahibim 3 ay kira param, 2 ay da boş kaldı diye 5 aylık kira parasını kendisine verdim. Beni icraya vermiş. Komşulardan, pazardan topladım 15 bin icra parasını verdim kendisine, hala icrayı kaldırmamış. Onun avukatını arayabilirler, ben avukatın eline verdim. İcrayı üstümden kaldırsınlar” dedi.

Deprem korkusu nedeniyle kapalı alana girmekte güçlük çektiğini ve 1 yıla yakın süre minibüste yaşamını sürdürdüğünü belirten Sürer, “Ben uzun bir süre kendi arabam var orada kaldım, tezgahımı oraya kurdum. Akşam orada yatıyorum, sabah kalkıp satışımı yapıyorum. Geçimimi öyle sağlıyorum. Şu an konteynerde kalıyorum. Araçta 1 yıl kaldım. 1 yıldan sonra konteyner verdiler, orada kalıyorum. Yasin Bey’e binlerce kez teşekkür ediyorum. Beni çok memnun etti. Geldi evimi tuttu. Ben o eve geçmedim. Gidemiyorum korkuyorum. 3 katlı bina, deprem görmüş bir ev. Tek başıma yaşadığım için korkuyorum. Çokta güzel bir ev ama ben kalamıyorum. Bana gerçekten yardım etmek istiyorlarsa kalacağım ev sağlam mı, ev mi alacak, eşya mı alacak bir kibrit çöpü olsun benim olsun. Benim malda mülkte gözüm yok. Binlerce kişi arıyor bir şey çıkmıyor, ben ona üzülüyorum. O adam kalktı buraya kadar benim elimi tuttu. Bana çocuğumdan başka birisi anne dedi, bana sahip çıktı. Allah razı olsun. Ev sahibimden de Allah razı olmasın, beni kış günü sokağa attı. Kendisi, eşi ve oğlu bana hakaret etti. Sadece ‘Sen çık, ben başkasına kiraya vereceğim’ dedi. Ben devletimden bir şişe su almış değilim belki başkasının ihtiyacı var diye. Yine ben ayaktayım, satış yapıyorum” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatayda-kira-parasi-calinan-kadin-minibuste-yasamini-surdurdu/feed/ 0