ALMANYA’nın Hannover şehrinden İstanbul’a tatil için gelen gurbetçi aile, dinlenmek için mola verdikleri Lüleburgaz’da gasbedildi. Ailenin uyuduğu sırada otomobilin camını kıran saldırgan, içerisinde yaklaşık 10 bin avro değerinde para ve değerli eşya bulunan Fatma Bayram’a ait çantayı çalarak kaçtı.
Olay, 1 Temmuz Pazartesi günü, saat 02.30 sıralarında, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre; Yusuf Bayram, eşi Fatma Bayram ve üç çocuğuyla birlikte hem yaz tatillerini geçirmek, hem de sağlık kontrollerini yaptırmak için Almanya’nın Hannover şehrinden İstanbul’a gelmek üzere yola çıktı. 22 saatlik yolculuğun ardından sınır kapısını geçen aile, Lüleburgaz’da bir tesise ait otoparkta mola verdi. Aile otomobilde uyuduğu sırada, kimliği belirlenemeyen saldırgan, önce Yusuf Bayram’ın bulunduğu taraftaki ön sağ camı kırdı. Elindeki kesici aletle Yusuf Bayram’a saldıran şüpheli, Fatma Bayram’a ait çantayı alarak kaçtı. Yaklaşık 10 bin avro maddi kayba uğradığını ifade eden Bayram, olayı hafif sıyrık ve kesiklerle atlattı.
Aile, olayın hemen ardından eşyalarının çalındığını fark ederek acil çağrı hattını arayıp durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, camın buji parçası ile kırıldığını, ön iki lastiğin de kesici bir aletle patlatılmış olduğunu tespit etti.
“ŞOK İÇERİSİNDEYDİM, ÇANTANIN ÇALINDIĞINI SONRADAN FARK ETTİM”
Uyuduğu sırada gaspa uğrayan Yusuf Bayram, “Almanya’dan yola çıktım cumartesi günü. Farklı ülkelerden geçerken, yolda tedirginken başıma böyle bir şey geleceğini kestiremezdim, kestiremedim de. Ne zamanki Türkiye’ye girdim. Edirne Gümrük Kapısı’ndan Kırklareli istikametinde İstanbul’a doğru seyir halindeyken güvenli gördüğüm bir dinlenme tesisine girdim. Yol hali, araçta çocuklarım var. Benim de dinlenmem gerekiyordu. Onların da can güvenliğini sağlamam gerekiyordu. Keşif yapmışlar açıkçası. Ön lastikleri patlatmışlar. Akabinde buji parçasıyla, aracımın camını kırıp elinde bıçağıyla beraber camdan içeri canıma kastederek bizi gasp ettiler. Sol dirseğiyle camdan içeri direk göğsüme bastırarak, koltuktan hareket etmemi engelledi. Sağ elinde de bıçak fark ettim dizlerimde, sağ ayağımın altından eşimin çantasını alıp gitti, bunu daha sonra farkettik. Uyku esnasında olduğum için darptan sonra şok içerisindeydim. Ne yapacağımı tamamen karıştırdım. Şok içerisindeydim. Akabinde tabi çocukları kontrol ettim” dedi.
“8-10 BİN AVRO CİVARINDA MADDİ KAYIP VAR”
Bayram, “İşin kötüsü, jandarma mıntıkası 45 dakika sonra geldi. Bayağı uzun bir süre bekledim. Yardımcı olan vatandaşlar da bir yerden sonra gitmek, seyir haline geçmek zorunda kaldılar. Ne ambulans geldi, ne sağlık problemimi soran oldu. Darptan sonra hastaneye rapora bile gidemedim ben. Apar topar karakola gidip ifademizi verdik. Çalınan çantada tabi ki belirli bir miktar nakit para, yakın zamanda eşim annesini kaybetti; ondan kalan değerli eşyalar, yine cüzdanın içinde çocuklarımın sağlık kartları, eşimin kimlikleri ehliyetleri, mavi kartları, eşim Türk ve Alman uyruklu olduğu için Türkiye adına mavi kartlarım ve şu an aklıma gelmeyen birçok evraklarım ve değerli eşyalarım çantanın içerisinde olduğu için hepsi gitti. 8-10 bin avro civarında maddi kayıp var” şeklinde konuştu.
“BİR HEVESLE ANA YURDA GELDİK, CANIMIZA MALIMIZA KASTETTİLER”
Fatma Bayram ise, “Gurbetten memlekete geliyorsun, bir hızla, bir sevgiyle, bir mutlulukla. Yıllardan beridir söylenen bir söylem vardı. Sakın Bulgaristan’da durmayın, oradan gece geçmemeye özen gösterin, gündüz geçin diye. Biz de tabi öyle yapmaya çalıştık. Mümkün olduğu kadar, fazla durmadık. Yaklaşık 22-23 saatte Edirne’ye ulaştık, Edirne Kapısı’ndan içeri girdik. Bir hevesle geliyorsun, ana yurduna. Geldikten sonra oh rahatladım deyip dinlenmek istiyorsun, canına malına gasp ediyorlar. Işık vurmasın diye buraya eşim havlu gerdi, görünmesin diye. Muhtemeldir ki, önce içeriyi keşfettiler. Eşimin ayağının dibinde benim bel çantam vardı, onu görmüşler. Olay zaten öyle bir anlık oldu ki, sanki bir hafriyat kamyonunun üzerinden üzerimize kum yağıyormuş gibi hissettik bir an. Çocuklar çığlık çığlığa, ben bağırıyorum eşim bağırıyor bir yandan. Ne olduğunu anlamadık bile. Cam parçası olduğunu kendimize geldikten sonra farkettik. Bir şeyler oluyordu deprem gibi, araba sürükleniyor gibi öyle bir atmosferdi. Kendime geldiğimde birinin arabaya bindiğini gördüm, kendi araçlarına. ve hızla uzaklaştıklarını gördüm. Hemen arabadan indim, eşim zaten çok kötüydü. Hemen çantalarımızı kontrol ettik. Benim çantamın gittiğini gördüm. Tam eşimin ayağının arasındaydı. Rengi de açıktı. Karanlıkta daha iyi tespit edilmiş muhtemelen” ifadelerini kullandı.
“DİĞER GURBETÇİLER DE AYNI DURUMU YAŞIYORMUŞ”
Bayram, “Orada durum normalmiş, herkesin başına geliyormuş. 2 aydır orada olmuyormuş ilk defa bizim başımıza gelmiş. Öyle bir noktaya denk gelmiş ki araç, ölü noktada. Kameranın çekmediği yerde. Kamera çekiyor ama içerinin kirişi kameranın önüne denk geliyor. Araba da kirişin arkasına denk gelmiş. Diğer aracın plakası yoktu, camları filmliydi” diye konuştu.
]]>
“HERKES HANGİ DÜŞÜNCEDE OLURSA OLSUN…”
“28 Şubat olayları özellikle AK Parti ve ona gönül vermiş insanları üzen bir olay olmuştur” diyen Bahçeli, “Aradan yıllar geçmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız anayasal hakkını kullanarak hepsinin tahliyesine karar vermiştir. Bunu çok iyi anlamak lazımdır. Atılan bu adımın ne gibi bir mana taşıdığını iyi değerlendirmek gerekir. Cumhurbaşkanı’nın bu komutanlara cezaevindeki hayat şartlarının yoğunluğu içerisinde kendi yetkisini kullanarak insani bir yaklaşım içerisinde bulunması ve 80 üstü yaş grubunun artık cezaevinde hayatlarını devam ettiremeyecek bir güçlükle karşı karşıya kaldığını anlayışla karşılayıp bunların cezaevinden çıkmasına vesile olmuştur. Bunun istismar olmaması lazım. ‘Bu bir aftır’, ‘Anayasanın bilmem kaçıncı maddesi’ bunlar yakışık şeyler değil. Atılmış olan adımlar eğer Türkiye’de normalleşme süreci yaşanıyorsa onun içerisinde önemli bir adım olarak görülmeli. Herkes hangi düşüncede olursa olsun, hangi fikri savunursa savunsun 80 yaş grubunun üstünde artık cezaevinde hayatını devam ettirmekte güçlük çeken insanları dikkate aldığınızda bunu takdirle karşılamaktan başka bir şey düşünülmemelidir” ifadelerini kullandı.
“BEN OLSAM ÇETİN DOĞAN’I GERİ İÇERİ ALIRDIM”
Geçtiğimiz günlerde tahliye edilen 28 Şubat hükümlülerinden Çetin Doğan’ın “Televizyonlarda bir aftan bahsediliyor. Af söz konusu değil doğrudan doğruya anayasal görevin Cumhurbaşkanı tarafından geç olarak yerine getirilmesidir” açıklamalarının sorulması üzerine Bahçeli, “Cezaevinden çıkan Çetin Doğan’ın konuşması bana göre uygun olmamıştır. Ben cezaevi müdürü olmuş olsaydım aftan yararlananların listesine bakar, ‘Çetin Doğan, sen orada yoksun’ diye geri içeri alırdım. Genelde cezaevinde uzun yıllar kalan ve hayatını devam ettirebilecek şartlara çok uzak kalmış birçok insan var. Eğer Türkiye’de hayatı koruma, zor şartlarda hayatı iyiye idame ettirebilecek imkanlardan yoksun olan insanlar afla değil Cumhurbaşkanı’nın vicdani ve insani yaklaşımıyla dışarıya çıkartılıp normal hayatta ailelerinin yanında, ömürlerinin sonlarına doğru huzurlu bir hayat yaşamasını temin etmesinde yarar vardır. Anayasanın kendisine vermiş olduğu yetkiyi kendisine en fazla zulüm yapıldığı kanaati toplumda yaygın olan bir gruba bunu vermiş olması takdirle karşılanmalıdır” cevabını verdi.
“KARAGÜMRÜK SÜPER LİG’DE KALMALIDIR”
Bir gazetecinin “Karagümrük taraftarı olarak Beşiktaş’ın gidişatını nasıl değerlendirirsiniz” sorusu üzerine Bahçeli, “Beşiktaş’tan ayrıldım. Karagümrük’ün küme düşmesine de rıza göstermiyorum. Karagümrük Süper Lig’de kalmalıdır. Bu aynı zamanda futbolun gümrüğüdür. Onu aşan gümrükten geçmiş olur” yanıtını verdi.
“TÜRKİYE’DE BAŞÖRTÜSÜ MESELESİ BİTMİŞTİR”
Bahçeli’ye dün Ankara’da 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık avukatının mahkeme başkanı ve üyelerine yönelik kullandığı sözlerin sorulması üzerine, “Bu arkadaşlar Türkiye’deki toplumsal huzurun sağlanması, antlaşmanın önleyici bazı adımların atılmasının çok gerisinde kaldı. Türkiye’de başörtüsünü meselesi bitmiştir. Üniversitelerde vardır, sağlık kurumlarında vardır. İsteyen hanımefendi örtülmek suretiyle buralardan devam ediyor. Bunu şimdi taşımanın bir manası yok. Yani bunu niye söylerler? Toplumu karıştırmak için. Bunlar görevlendirilmiş tipler. Bunların hiçbirisi de kulağa basmıyor. Bunlar bozguncu. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim döneminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkartıp da birtakım resimler verilmesini neyle izah edecek? Onun için bu mesele bitti. İstediğiniz gibi düşünün. İstediğiniz gibi yaşayın” şeklinde konuştu.
Bahçeli, gazetecilerin “sevdiğiniz şarkılar” sorusunun ardından Hande Mehan’dan “Bir kızıl goncaya benzer dudağın” şarkısını açarak basın mensuplarıyla birlikte dinledi.
]]>Özenç KILIÇ/ İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.
İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http://istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.
“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”
İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.
Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.
Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.” şeklinde konuştu.
“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”
İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.
Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu
“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.
]]>İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http: istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.
“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”
İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.
Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.
Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.?? şeklinde konuştu.
“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”
İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.
Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu
“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.
]]>Özenç KILIÇ/ İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.
İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http://istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.
“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”
İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.
Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.
Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.” şeklinde konuştu.
“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”
İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.
Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu
“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.
]]>