ABD’ye ait Marshall Adaları bayraklı yük gemisi, Aden Körfezi açıklarında füze ile vuruldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, Husiler tarafından düzenlenen saldırıda yük gemisinin füzeyle vurulduğu doğrulanarak, geminin sahibinin ABD merkezli Eagle Bulk Shipping’e ait “Gibraltar Eagle” olduğu belirtildi. Vurulan gemiye ilişkin Husiler’den de açıklama geldi.

“GEMİ TAM İSABETLE VURULDU”
Husiler’in Askeri Sözcüsü Yahya Seri, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, “Yemen Silahlı Kuvvetlerine bağlı Deniz Kuvvetleri (Husiler), Aden Körfezi’nde bir Amerikan gemisini bir dizi seyir füzesiyle hedef alan askeri bir operasyon gerçekleştirdi ve doğrudan tam isabet sağlandı.” ifadelerini kullandı.
ABD VE İNGİLTERE’NİN SALDIRILARINA YANIT
“Operasyonun, bugüne dek Siyonist oluşum tarafından en çirkin katliamlara maruz kalan Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına uygulanan zulme karşı bir zafer olduğunu” belirten Seri, bunun aynı zamanda ABD ve İngiltere’nin Yemen’e saldırılarına bir yanıt olduğunu kaydetti. Yemen’e saldırılarda görev alan ABD ve İngiliz savaş gemilerinin tümünün kendilerine bağlı silahlı kuvvetlerin meşru hedefi olduğunu vurgulayan Seri, olası bir yeni saldırının da cevapsız ve cezasız kalmayacağının altını çizdi.

Yahya Seri, paylaşımında “Kuvvetlerimiz, Gazze Şeridi’nde Filistin halkına yönelik abluka kaldırılıncaya ve saldırganlığa son verilinceye kadar, İsrail’in Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki seyrini engelleme kararını uygulamaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.
KIZILDENİZ’DEKİ GERİLİMDE YAŞANANLAR
İran’ın desteklediği Yemen’deki Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim’den bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu söyledikleri ticari gemilere el koymaya ve bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı. ABD güçleri bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.

Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı. ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık’ta bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu duyurdu.
Kızıldeniz’de 31 Aralık’ta İsrail’le bağlantılı gemiyi ele geçirmeye çalışan Husiler’e ait 3 sürat teknesi ABD helikopterleri tarafından ateş altına alındı. Husiler, 10 Ocak’ta da İsrail’e destek olduğu gerekçesiyle Kızıldeniz’de ABD’ye ait bir geminin füze ve kamikaze dronlarla hedef alındığını duyurdu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 11 Ocak’ta ABD ve Japonya tarafından sunulan ve Husiler’in Kızıldeniz’deki saldırılarının acilen sonlandırılmasını talep eden kararı kabul etti.

Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si yapılıyor.
HUSİLER KİMDİR?
Husiler ya da resmî adıyla Ensarullah, Yemen’de faaliyet gösteren Zeydi gruptur. Grup, ismini kurucusu Hüseyin Bedreddin el-Husi’den almıştır. İlk kez 2004 yılında silahlı ayaklanma başlatmışlardır. 2004 yılından beri İran tarafından malî ve askerî destek almaktadır. 2015 yılında gerçekleştirdikleri mücadele ile başkent San’a ve parlamentoyu ele geçirmişlerdir. Grubun sloganı “Allah büyüktür, İsrail’e ölüm, Amerika’ya ölüm, Siyonizm’e lanet, İslam’a zafer”dir. Bu slogan Husi bayraklarında yer alır. Örgütün 7 bin ila 30 bin arası silahlı militanı, 450 bin kadar sivil destekçisi vardır.
]]>İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında 98. güne girilirken, ABD ve İngiltere ordusu Kızıldeniz’de İsrail ile bağlantılı ticari gemileri hedef alan Yemen’deki Husileri vurdu. Yerel kaynaklar, ABD ve İngiltere’nin gece boyunca düzenlediği saldırılarda İran destekli Husilerin kontrolünde olan başkent Sana’nın kuzeyindeki bir askeri üssün, Hudeyde Havalimanı çevresinin, Saada ili ve Zamar şehrindeki bazı noktaların, askeri birliklerinin hedef alındığını aktardı.
Biden: “Husilerin saldırına karşılık olarak gerçekleştirildi”
ABD Başkanı Joe Biden yaptığı yazılı açıklamada, “Bugün benim talimatım doğrultusunda ABD askeri kuvvetleri İngiltere ile birlikte, Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda’nın desteğiyle Husilerin dünyanın en hayati öneme sahip su yollarından birinde seyrüsefer özgürlüğünü tehlikeye atmak için kullandığı bazı hedeflere başarılı bir saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar, tarihte ilk kez gemisavar balistik füzelerin kullanılması da dahil olmak üzere Husilerin Kızıldeniz’deki uluslararası ticaret gemilerine yönelik benzeri görülmemiş saldırılarına doğrudan yanıt olarak yapıldı” ifadelerini kullandı. Biden, Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarının ABD personelini ve sivil denizcileri tehlikeye attığını, seyrüsefer özgürlüğünü tehdit ettiğini belirten Biden, Husilerin 19 Kasım’dan bu yana bölgede gerçekleştirdiği 27 saldırıdan 50’den fazla ülkenin etkilendiğini, 20’den fazla ülkeden mürettebatın tehdit edildiği veya rehin alındığını vurguladı. Biden, 2 binden fazla geminin Kızıldeniz’deki saldırılar nedeniyle rotasını değiştirmek zorunda kaldığını, bu durumun da nakliye süresinin uzattığını belirtti.
“Bu saldırı açık bir mesajdır”
Biden, “9 Ocak’ta Husiler, doğrudan ABD gemilerini hedef alarak bugüne kadarki en büyük saldırısını başlattı. Uluslararası toplumun bu pervasız saldırılara tepkisi ortak ve kararlı olmuştur. Geçtiğimiz ay ABD, uluslararası gemiciliği savunmaya ve Kızıldeniz’deki Husi saldırılarını caydırmaya kararlı 20’den fazla ülkenin bir araya geldiği bir koalisyon olan Refah Muhafızı Operasyonu’nu başlattı. Ayrıca Husi tehditlerini kınamak için 40’tan fazla ülkeyle birlikte hareket ettik. Geçtiğimiz hafta, 13 müttefikimiz ve ortağımızla birlikte Husi isyancıların saldırıları durdurmadığı takdirde sonuçlarına katlanacaklarına dair açık bir uyarıda bulunduk. Dün de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Husilerin ticari gemilere yönelik saldırılarına son vermesini talep eden bir kararı kabul etti” ifadelerini kullandı. Biden, “Bu hedefli saldırılar, ABD ve ortaklarımızın personelimize yönelik saldırılara tolerans göstermeyeceğine veya düşman aktörlerin dünyanın en kritik ticari yollarından birinde seyrüsefer özgürlüğünü tehlikeye atmasına izin vermeyeceğine dair açık bir mesajdır. Gerektiğinde halkımızı ve uluslararası ticaretin serbest akışını korumak için daha fazla önlem almaktan çekinmeyeceğim” ifadelerine yer verdi.
Husilere ait askeri noktalar vuruldu
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin de yaptığı yazılı açıklamada saldırıyla ilgili detay verdi. Austin saldırıda Husilerin insansız hava araçlarının, balistik ve seyir füzesi ile kıyı radarı ve hava gözetleme kapasitelerinin hedef alındığını aktardı. Austin, “ABD meşru müdafaa hakkını saklı tutuyor ve gerekirse ABD güçlerini korumak için daha fazla eylemlerde bulunacağız” ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da Husilere ait radar sistemlerine, hava savunma tesislerine, silah depolama, insansız hava araçları ve füzeler için kullanılan fırlatma alanlarına saldırı düzenlendiğini aktardı.
“4 Typhoon savaş uçağının hassas saldırı gerçekleştirdi”
İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait 4 Typhoon savaş uçağının Husilere ait 2 askeri noktaya “hassas saldırılar” gerçekleştirdiğini açıkladı. Shapps, “Masum hayatlara ve küresel ticarete yönelik tehdit o kadar büyük hale geldi ki bu eylem sadece gerekli değildi, aynı zamanda gemileri ve seyrüsefer özgürlüğünü korumak da görevimizdi” ifadelerini kullandı.
“ABD ve İngiltere hata yaptı”
Husilerin üst düzey isimlerinden Muhammed El Bukhaiti ise yaptığı açıklamada, ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik saldırılarından “pişman olacaklarını” ifade etti. Londra ve Washington’un Yemen’e savaş başlatmakla “hata” yaptığını belirten El Bukhaiti, dünyanın artık “haklıyı ve haksızı” destekleyenlerin açıkça belirlenebildiği benzersiz bir savaşa tanık olduğunu kaydetti. El-Bukhaiti, “Taraflardan birinin amacı, Gazze’deki soykırım suçlarını durdurmak, diğer tarafın hedefi ise ABD ve İngiltere’nin temsil ettiği failleri desteklemek ve korumaktır. Bu dünyadaki her kişi, üçüncüsü olmayan iki seçenekle karşı karşıyadır, ya soykırım kurbanlarının yanında ya da faillerinin yanında yer alacak” dedi.
Yemen Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da ülkedeki hedeflerin bombalanması nedeniyle ABD ve İngiltere’ye karşı “güçlü bir misilleme” yapılacağı konusunda uyarıda bulunuldu. Açıklamada, “Ülkemiz, ABD ve İngiliz gemileri, denizaltıları ve savaş uçakları tarafından büyük bir saldırıya maruz kalmıştır ve onlar, bu bariz saldırganlığın tüm vahim sonuçlarına karşı ağır bir bedel ödemeye hazırlanmak zorunda kalacaklardır” ifadeleri kullanıldı.
Riyad: “Yemen’deki saldırılardan büyük endişe duyuyoruz”
ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik saldırısına Suudi Arabistan’dan da açıklama geldi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD ve İngiltere’nin Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik saldırılarının ardından “bölgede tansiyonun yükselmesinin önlenmesi” çağrısında bulunuldu. Açıklamada, “Suudi Arabistan Krallığı, Kızıldeniz’de gerçekleştirilen askeri operasyonları ve Yemen’deki bazı noktalara düzenlenen saldırıları büyük endişeyle takip ediyor” denildi. – WASHINGTON
]]>