Hizbullah – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 05 Nov 2024 11:16:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Katil İsrail Lübnan’da kara harekatında başarı sağlayamadı: Hava saldırılarını ise sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/katil-israil-lubnanda-kara-harekatinda-basari-saglayamadi-hava-saldirilarini-ise-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/katil-israil-lubnanda-kara-harekatinda-basari-saglayamadi-hava-saldirilarini-ise-surduruyor/#respond Tue, 05 Nov 2024 11:16:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/katil-israil-lubnanda-kara-harekatinda-basari-saglayamadi-hava-saldirilarini-ise-surduruyor/ Katil İsrail Lübnan’da kara harekatında başarı sağlayamadı: Hava saldırılarını ise sürdürüyor

Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail savaş uçakları Lübnan’ın güneyindeki çeşitli bölgelere şiddetli hava saldırılarına devam etti.

Katil İsrail Lübnan’da kara harekatında başarı sağlayamadı: Hava saldırılarını ise sürdürüyor

KATİL İSRAİL HAVADAN VURUYOR

İsrail savaş uçakları, sabah saatlerinde Sayda’ya bağlı Harayip kasabasına bir hava saldırısı düzenlerken Nebatiye’nin Kefr Tibnit kasabasında da bir evi hedef aldı.

Gece boyu süren saldırıların yoğunlaştığı iki bölge Sur ve Bint Cubeyl oldu.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Katil İsrail Lübnan’da kara harekatında başarı sağlayamadı: Hava saldırılarını ise sürdürüyor

SİVİL BÖLGELER HEDEF ALINDI

İsrail ordusu, Marub kasabasında bir binayı hedef alarak yıkılmasına yol açarken, sivil savunma ve sağlık ekiplerinin sabaha kadar arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı. Saldırıda kaç kişinin hayatını kaybettiği veya yaralandığına dair bilgi paylaşılmadı.

Katil İsrail Lübnan’da kara harekatında başarı sağlayamadı: Hava saldırılarını ise sürdürüyor

Bint Cubeyl’in pazar yerini hedef alarak buradaki dükkanların ciddi hasar görmesine yol açan İsrail ordusu, kentin Marun ve Yarun kasabalarının çevresini de topçu bombardımanına tuttu.

Katil İsrail Lübnan’da kara harekatında başarı sağlayamadı: Hava saldırılarını ise sürdürüyor

CAMİLER DE SALDIRI ALTINDA

İsrail’e ait insansız hava aracı (İHA) Haris kasabasında bir motosikleti hedef alarak bir kişinin ölümüne neden olurken kasabanın hava saldırısı düzenlenen camisi de yıkıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/katil-israil-lubnanda-kara-harekatinda-basari-saglayamadi-hava-saldirilarini-ise-surduruyor/feed/ 0
SON DAKİKA: İsrailOrta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar! https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/ https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/#respond Tue, 24 Sep 2024 08:00:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/ SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

İsrail’in sabah saatlerinden bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 492’ye, yaralı sayısı ise bin 645’e yükseldi. İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarına “Kuzey Okları” ismini verdi.

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sabah saatlerinden bu yana sürerken, can kaybı artmaya devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 492’ye, yaralı sayısının ise bin 645’e yükseldiğini açıkladı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in Lübnan’a devam eden saldırılarına dair operasyonuna “Kuzey Okları” isminin verildiğini açıkladı. İsrail ordusu, şu ana kadar Lübnan’da bin 300’den fazla noktayı vurdu.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

İLK DEFA VURULDU

Bir son dakika haberi ise Hizbullah kanadından geldi. İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına Hizbullah füzelerle yanıt verdi.

Lübnanlı grubun Telegram hesabından yapılan açıklamada, kuzeyde bulunan Afula şehrinin batısındaki Megiddo Askeri Havaalanı’nın Fadi 1 ve Fadi 2 füzeleriyle üst üste üç kez bombalandığı belirtildi. Lübnan sınırına 30 kilometre uzaklıktaki havaalanı Hizbullah tarafından ilk defa vurulmuş oldu.

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

Bir başka açıklamada Ramat David Üssü ile havaalanının Fadi 2 füzesi, İsrail ordusunun kuzey bölgesine ulaşım ve lojistik destek sağlayan ana üs olan Amos Üssü’nün Fadi 1, Lübnan sınırına yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Zihron bölgesindeki bir patlayıcı madde fabrikasının ise Fadi 2 füzeleriyle vurulduğu ifade edildi.

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

Saldırıların “Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkını, onların cesur ve onurlu direnişini desteklemek ve Lübnan halkını savunmak için” gerçekleştirildiği aktarıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/feed/ 0
Lübnan’dan atılan roketler Demir Kubbe’yi deldi! Katil İsrail alarm durumuna geçti https://www.haber60.com.tr/lubnandan-atilan-roketler-demir-kubbeyi-deldi-katil-israil-alarm-durumuna-gecti/ https://www.haber60.com.tr/lubnandan-atilan-roketler-demir-kubbeyi-deldi-katil-israil-alarm-durumuna-gecti/#respond Mon, 23 Sep 2024 05:21:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/lubnandan-atilan-roketler-demir-kubbeyi-deldi-katil-israil-alarm-durumuna-gecti/ Lübnan’dan atılan roketler Demir Kubbe’yi deldi! Katil İsrail alarm durumuna geçti

İsrail ordusu ve Lübnan Hizbullahı’nın çatışmaları şiddetlenerek devam ediyor. İsrail ordusu ve Hizbullah arasında gerilimin zirveye tırmanmasının ardından önceki gece Lübnan’dan İsrail’in kuzeyindeki Hayfa ve Nasıra kenti çevresinde geniş bir bölgede atılan roketler nedeniyle saldırı alarmları çaldı.

Lübnan’dan atılan roketler Demir Kubbe’yi deldi! Katil İsrail alarm durumuna geçti

İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin roketlerin çoğunluğunu engellediğini ancak bazı roketlerin Hayfa yakınlarındaki Kiryat Biraik ve Aşağı Celile bölgesinde yerleşim yerine isabet ettiğini bildirdi.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Lübnan’dan atılan roketler Demir Kubbe’yi deldi! Katil İsrail alarm durumuna geçti

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı ise Kiryat Bialik bölgesine isabet eden roket nedeniyle 3 kişinin yaralandığını ifade etti. Bölgede evlerde ve araçlarda hasar oluştu. İsrail basınına göre, Hayfa saldırısından bir milyon kişi etkilendi.

Lübnan’dan atılan roketler Demir Kubbe’yi deldi! Katil İsrail alarm durumuna geçti

Lübnan Hizbullahı, Fadi-1 ve Fadi-2 tipinde füzelerle Hayfa yakınlarındaki Ramat David isimli hava üssü ve buradaki bir savunma sanayi şirketi merkezini hedef aldığını kaydetti.

Lübnan’dan atılan roketler Demir Kubbe’yi deldi! Katil İsrail alarm durumuna geçti

İsrail ordusu, ülke topraklarına 150 roket, seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlendiğini bildirirken Lübnan’a hava saldırıları başlattıklarını kaydetti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/lubnandan-atilan-roketler-demir-kubbeyi-deldi-katil-israil-alarm-durumuna-gecti/feed/ 0
Hizbullah, İsrail’le 2006’daki savaşı sonrası nasıl değişti? https://www.haber60.com.tr/hizbullah-israille-2006daki-savasi-sonrasi-nasil-degisti/ https://www.haber60.com.tr/hizbullah-israille-2006daki-savasi-sonrasi-nasil-degisti/#respond Fri, 02 Aug 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43175 Bir dizi yüksek profilli cinayet ve saldırının ardından İsrail, Lübnan merkezli Hizbullah ve örgütün destekçisi İran arasındaki gerilim her zamankinden daha yüksek. Bundan sonra ne olacağını tahmin etmenin anahtarı, Hizbullah’ın askeri kapasitesini ve İsrail ile geçmişini anlamakta yatıyor.

2006’daki İsrail-Hizbullah savaşı 12 Temmuz’da başlamış ve 34 gün sürmüştü.

10 aydır süren yıpratma savaşının ardından iki taraf yeniden bu kez cephede savaşabilir.

İsrail’in üstün yanları hava kuvvetleri ve istihbaratı. Hizbullah’ın elinde ise geniş bir füze stoğu ve silahlı insansız hava araçları var.

İki taraf arasında çıkabilecek büyük bir savaşın neye benzeyebileceğini anlamak için iki temel faktörü göz önünde bulundurmak gerek: 2006’daki savaştan alınan dersler ve taraflar arasında 10 aydır süren çatışmalar.

İsrail, kava kuvvetlerinin üstün gücü nedeniyle Lübnan’da büyük yıkıma neden olabilir. Ancak İsrail ordusu Gazze’de ülkenin onlarca yıldır dahil olduğu en uzun savaşı yürütüyor.

Hizbullah şu ana kadar aralarında üst düzey askeri komutanı Fuad Şükür ve üç önemli liderin de bulunduğu 350’den fazla savaşçısını kaybettiğini, İsrail’in bu kişilerin tamamını hava saldırılarında öldürdüğünü söylüyor.

Ancak Şii Müslüman bir parti olan Hizbullah, olası bir topyekün savaşa, yıllardır Suriye’deki savaşta tecrübe kazanan yeni komutanlarıyla katılacak.

Hizbullah’ı destekleyen İran, örgüte maddi ve askeri destek veriyor.

ABD ve İngiltere dahil birçok Batılı ülkenin ve bazı Arap ülkelerinin “terör örgütleri” listesindeki Hizbullah, Lübnan hükümetine göre, meşru bir direniş örgütü. Siyasi bir parti de olan Hizbullah, Lübnan Meclisi’nde önemli sayıda milletvekiliyle temsil ediliyor.

2006 yılındaki savaş, Hizbullah’ın sınır ötesi bir baskında 8 İsrail askerini öldürmesi, 2 İsrail askerini kaçırması ve İsrail’le esir takası talep etmesi sonrası çıktı.

Gözlemciler, İsrail ve Hizbullah arasındaki mevcut yıpratma savaşının topyekun veya kapsamlı bir savaşa dönüşmesi halinde, İsrail’in 18 yıl önceki durumla yine karşı karşıya kalabileceğine inanıyor. İsrail o dönem önce yoğun bir hava saldırısı, sonra da kara harekatı başlatmıştı.

İsrail’in hedefleri, kaçırılan iki askeri kurtarmak ve Hizbullah’ı askeri olarak ezmekti. Ancak bu hedeflere varılamadı.

Savaş, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı Kararının 11 Ağustos 2006’da oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi.

İsrail’in operasyonlarını durdurmasının ardından Hizbullah da 14 Ağustos sabahı İsrail’e yönelik füze saldırılarını durdurdu.

İki taraf da, BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettikleri gerekçesiyle eleştiriliyor. Hizbullah’a yönelik eleştiri, silahlarını muhafaza etmesi. İsrail’e yönelik eleştiri ise hala Lübnan topraklarını işgal, Lübnan hava sahasını da düzenli olarak ihlal etmesi.

Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırıları

Hizbullah, 8 Ekim 2023’te İsrail mevzilerini bombalamaya başladı.

Örgüt bunu, İsrail’in, Hamas’ın bir gün önce ülkenin güneyinde sivillere ve askerlere yönelik saldırılarına yanıt olarak Gazze’yi bombalamasının ardından, “Gazze’ye destek olmak için” yaptığını açıkladı.

Hizbullah ayrıca bu cepheyi, Gazze’de ateşkes sağlanana dek açık tutacağını duyurdu.

İsrail’e karşı oluşturulan stratejik askeri ittifak; Hizbullah, Hamas, İslami Cihad, Yemen’deki Husiler ve İran tarafından desteklenen Iraklı grupları kapsıyordu

Hizbullah ve İsrail yetkilileri savaşa hazır olduklarını ancak İsrail’in Hizbullah’la savaş çıkması halinde Lübnan’ı “Taş Devri”ne döndürme tehdidine rağmen, topyekun bir çatışmadan kaçınmayı tercih ettiklerini söyledi.

BM’ye göre sınır ötesi saldırılar nedeniyle Lübnan’da çoğu sivil 90 binden fazla kişi evlerinden etmek zorunda kaldığı; İsrail’in saldırılarında 100 sivil ve 366 Hizbullah savaşçısı öldü.

İsrail yetkilileri ise Hizbullah’ın saldırıları nedeniyle 10’u sivil 33 kişinin öldüğünü, 60 bin sivilin de evlerini terk etmek zorunda kaldığını söylüyor.

BBC, Güney Lübnan’da 3 bin 200’den fazla binanın çatışmalar nedeniyle tamamen veya kısmen hasar gördüğünü gösteren bir uydu görüntüleri analizi yayımladı.

İsrail medyasına göre ise Kuzey İsrail’de 1000’den fazla bina hasar gördü.

‘İsrail’in en zorlu rakibi olabilir’

İngiliz askeri uzman Justin Crump, Hizbullah’ın “halen İsrail’in en zorlu rakibi” olabileceğini ve çatışmanın genişlemesi halinde muhtemelen büyük sürprizlere imza atacağını söylüyor.

Yıllarca İngiliz ordusunda görev yapan ve Londra’da askeri danışmanlık şirketi Sibylline’ı kuran Crump, “Hizbullah bugün 2006’da sahip olduğu her şeye sahip ama daha büyük miktarlarda” diyor.

Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’na (CIA) göre Hizbullah’ın çeşitli tip ve menzillerde yaklaşık 150 bin mermi ve füzesinin yanı sıra 45 bin de savaşçısı var. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ise daha önce 100 binden fazla savaşçıları olduğunu iddia etmişti.

Hizbullah, 2006’da İsrail ile savaşta Katyuşa ve Grad roketleri ile tanksavar füzelerinin yanı sıra, Rus yapımı Kornet füzesi de dahil güdümlü füzelerden de yoğun şekilde yararlandı.

İsrail’in hava üstünlüğüne sahip olmasına rağmen Crump, “Hizbullah’ın da arazi avantajı var ve bunu lehine çeviriyor” diyor ve ekliyor:

“Hizbullah artık araçlarını ve füze fırlatma sahalarını daha iyi gizleyebiliyor. Bu yüzden İsrail sadece hava saldırılarıyla Hizbullah’ın ülkeye yönelik füze saldırılarını durduramaz. Bu nedenle İsrail kara harekatı seçeneğini ciddi olarak değerlendirebilir.

“Eğer İsrailli bir tank komutanı olsaydım, kesinlikle askerleri Hizbullah’a ve tanksavar füzelerine karşı (Güney Lübnan’da) Litani Nehri’nin güneyine göndermek istemezdim. Bu beni mutlu etmezdi.”

Silah ve füze cephaneliği

Hizbullah, cephaneliğinin büyüklüğünü veya sahip olduğu füzelerin türünü, bu silahlar kullanılıncaya dek açıklamıyor.

Geçtiğimiz yıllarda yayımlanan çok sayıda istihbarat raporuna göre, Hizbullah’ın silahlarının ana kaynağı İran ve bu silahlar örgüte İran, Irak ve Suriye üzerinden kara yoluyla ulaşıyor.

Bu silahlar arasında İran’ın yeni nesil hassas tanksavar füzesi Elmas-3 de var.

Hizbullah ayrıca, Burkan füzesini ve adını 2015’te Suriye’de öldürülen örgüt liderinin adını taşıyan Cihad Muğniye füzesini de ilk kez İsrail’e karşı kullandı.

Cardiff Üniversitesi profesörü ve “Hizbullah: Politika ve Din” kitabının yazarı Emel Saad, “Bugün tanık olduğumuz şey, 2006’da tanık olduğumuz Hizbullah’ın ileri ve gelişmiş versiyonu” diyor ve ekliyor:

“Hizbullah, konvansiyonel bir ordunun ve konvansiyonel olmayan askeri grupların özelliklerini birleştirdi. Böylece hibrit bir askeri aktör tanımının ötesine geçti.”

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah daha önce İsrail’in derinliklerine ulaşabilecek hassas ve gelişmiş füzelere sahip olduklarını söylemişti.

Askeri konularda uzman gazeteci ve Lübnan’da Hizbullah’a yakın Mayadeen kanalının analisti Ali Jazini’ye göre Nasrallah’ın bu sözleri, örgütün 300 km menzile ulaşabilen kısa menzilli, hassas balistik füzelere sahip olduğunun ipucu olabilir.

Ali Jazini, İsrail’e yakın mesafeden atılabilecek bu tür füzelerin, Hizbullah’a avantaj sağlayabileceğini ve İsrail ordusunun reaksiyon süresini sınırlayabileceğini söylüyor. Bunlar İran’ın Zelzal ve Fateh 110 tipi füzeleri olabilir.

Ayrıca bazı füzelerin veya bunların bir kısmının ortalıkta dolaşan fotoğraflarından, Hizbullah’ın Rus füzelerini de kullandığı anlaşıldı.

İngiliz askeri uzman Justin Crump’a göre Hizbullah bu füzeleri Suriye’den almış olabilir zira İran birçok Rus sisteminin kopyalarını üretiyor ve dolayısıyla Hizbullah’a aynı silahları sağlayabiliyor.

SİHA savaşları

Füzeler dışında, mevcut savaşın önemli bir özelliği de, özellikle Hizbullah’ın ilk kez saldırı amaçlı füze yüklü silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) aşırı derecede bağımlı olması.

Justin Crump, “Hizbullah SİHA’ları daha iyi ve yenilikçi bir şekilde kullanıyor” diyor.

İsrail medyasında geçtiğimiz günlerde Hizbullah’ın “sessiz İHA” olarak tanımladığı bir silahı kullanmaya başlayacağına dair bir haber yayımlandı.

İran’ın Shahed 101 tipi elektrikli SİHA’sı uçarken neredeyse hiç ses çıkarmıyor, bu da özellikle alçak irtifada uçtuğu ve radarlar tarafından kolayca tespit edilemediği için silaha müdahale edilmesini zorlaştırıyor. Hizbullah’a yakın kaynaklara göre bu SİHA daha önce Yemen’de ve Iraklı gruplar tarafından kullanılmıştı.

Ali Jazini ise Ekim 2023’teki Hizbullah ile bugünkü Hizbullah arasında büyük bir fark olduğuna dikkat çekiyor:

“İsrail ordusu sinyal istihbaratı, sinyal bozucu ve iletişim alanında dünyanın en ileri teknolojisine sahip olabilir. Dolayısıyla Hizbullah’ın, sınıra 20 kilometre uzaklıktaki Safed’de olduğu gibi İsrail’in derinliklerini hedef alan SİHA gönderebilmesi veya İsrail’deki hassas bölgelerin fotoğrafını çekmek için bölgeye İHA göndermesi, bu konuda ders aldığını ve esneklik gösterdiğini gösteriyor.”

SİHA’ların yeteneklerini gösteren Hizbullah, Hermes 450 veya Hermes 900 tipi çok sayıda çok gelişmiş İsrail SİHA’sını düşürme yeteneğini gösterdi, İsrail savaş uçaklarını Lübnan hava sahasını terk etmeye zorladığını duyurdu. Bunlar, Hizbullah’ın İsrail’e karşı havada caydırıcılık sağlamaya çalıştığını yolunda yorumlara yol açtı.

Ancak gözlemciler bu tip yorumların fazla abartılı olduğunu düşünüyor.

Ali Jazini, “Hizbullah, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Lübnan hava sahasında tamamen faaliyet göstermesini engellemekten çok uzakta” diyor.

Justin Crump’a göre de Hizbullah, İsrail uçaklarının alçak irtifada uçmasını kısıtlayabilir ancak İsrail uçakları daha yüksek sortiler gerçekleştirebilir; bu nedenle de Hizbullah hava sahasını İsrail uçaklarına kapatamaz.

‘Direniş ekseni’

Crump ayrıca Hizbullah’ın, Yemen’deki Husilerin kullandığı silahlara sahip olabileceğine, Hamas veya Husilerin sahip olduğu silahların Hizbullahınkilerle aynı olduğuna inanıyor:

“Bu grupların tümü ‘aldıkları dersleri, teknolojiyi ve silah sistemlerini’ paylaşıyor; Hizbullah bunların en gelişmiş olanı.”

Profesörü ve Emel Saad’a göre, savaşın genişleyeceğine dair herhangi bir tahmin, savaşın gerçekleştiği bağlamı, yani İsrail’e karşı “direniş ekseni” olarak adlandırılan tek bir eksende faaliyet gösteren farklı askeri grupları dikkate almalı:

“Eskiden böyle bir şey yoktu. Bugün tüm bu gruplar, büyümesi muhtemel stratejik bir ittifak bünyesinde savaşıyor.”

Kendisini “direniş ekseni” olarak adlandıran bu eksenin unsurları, her biri ayrı bir kimliğe sahip olmasına karşın, İran tarafından desteklenen birçok askeri grubu içeriyor.

Bu grupların çoğu, ABD ve bazı Arap ülkeleri tarafından “terör örgütü” olarak görülüyor.

“Direniş ekseni” Lübnan Hizbullahı’nın yanı sıra Filistinli örgütler Hamas ve İslami Cihad ile Yemen’deki Husi Ensarullah’ı ve Iraklı grupları da içeriyor.

İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail’i, “Lübnan’daki herhangi bir yeni eylemin beklenmedik yansımaları olacağı” yolunda uyarmıştı. Bu durum göz önüne alındığında, söz konusu grupların Hizbullah’a karşı girişilecek herhangi bir genişletilmiş savaşta rol oynayıp oynamayacağı bilinmiyor.

2006’daki İsrail-Hizbullah savaşı ile Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyinde düzenlediği saldırılar arasında, Lübnan ile İsrail arasındaki sınır bölgesi, tüm gerilimlere ve sınır ihlallerine rağmen iki ülke arasındaki en uzun sükunete sahne oldu.

Ancak bu, çok yakında meydana gelebilecek gelişmelere yönelik hazırlıkların yapılmadığı anlamına gelmiyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hizbullah-israille-2006daki-savasi-sonrasi-nasil-degisti/feed/ 0
İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nde düzenlenen saldırı endişe yaratıyor https://www.haber60.com.tr/israil-isgali-altindaki-golan-tepelerinde-duzenlenen-saldiri-endise-yaratiyor/ https://www.haber60.com.tr/israil-isgali-altindaki-golan-tepelerinde-duzenlenen-saldiri-endise-yaratiyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:21:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42660 İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’ndeki bir futbol sahasına 27 Temmuz’da düzenlenen saldırı, bölgede yeni bir savaş çıkacağına dair endişelerin artmasına neden oldu.

İsrail, saldırıdan Lübnan merkezli Hizbullah’ı sorumlu tuttu, Hizbullah suçlamaları reddetti.

Saldırıda ne oldu?

27 Temmuz Cumartesi akşamı, Mecdel Şems kasabasındaki futbol sahasına bir roket düştü. Azınlık Dürzi topluluğundan 12 çocuk ve genç öldürüldü.

Bu, İsrail-Hizbullah geriliminin tırmanmaya başladığı Ekim 2023’ten bu yana İsrail-Lübnan sınırında ya da yakınında meydana gelen en ölümcül saldırı oldu.

Çocuk ve gençlerin ölmesi, İsrail ve dünya çapında infiale yol açtı.

İsrail, Hizbullah’ın saldırıyı Lübnan içinden atılan İran yapımı bir roketle düzenlediğini söylüyor. ABD de Hizbullah’ı suçluyor.

Hizbullah ise kesin bir dille saldırının arkasında olmadığını söyledi.

Hizbullah nedir?

Hizbullah Lübnan merkezli, İran destekli Şii İslamcı bir siyasi parti ve silahlı örgüt.

İki yüz bine yakın füze, roket ve taarruz İHA’sına sahip silahlı kanadı, bölgedeki en büyük askeri güçlerden biri.

Hizbullah, kendisinden çok daha zayıf olan Lübnan ordusundan ayrı faaliyet yürütüyor.

Grup, ayrıca Lübnan hükümeti üzerinde siyasi nüfuza da sahip.

Hizbullah ve destekçileri, İsrail’in Lübnan topraklarını işgal ettiğini savunuyor ve kendisini İsrail’e karşı meşru bir direniş hareketi olarak tanımlıyor.

Batı ülkeleri, İsrail, körfez ülkeleri ve Arap Birliği tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Hizbullah, Hamas ve Filistinlileri destekliyor ve İsrail devletinin var olmaması gerektiğini savunuyor.

Golan Tepeleri nedir, İsrail neden orada?

Golan Tepeleri, Suriye’nin güneybatısından İsrail’in kuzeydoğusuna uzanan kayalık bir bölge.

İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nin 1200 kilometrekarelik kısmını 1967’deki 6 Gün Savaşı olarak da bilinen Arap-İsrail Savaşı sırasında işgal etti. Bu savaşta Suriye, Golan Tepeleri üzerinden İsrail’e saldırmıştı.

İsrail bölgeyi 1981’de ilhak etti, ancak bu hamle uluslararası kamuoyunun büyük kısmı tarafından resmen tanınmadı.

Trump yönetimi 2019’da yıllardır süregelen ABD politikasından vazgeçti ve Golan Tepeleri’nin ilhakını resmen tanıdı.

Suriye, bu toprakların kendisine ait olduğunu ve geri alacağını söylüyor. Bölgeden çekilmemek konusunda kararlı olan İsrail ise, kayalık alanın ülke savunması için kilit öneme sahip olduğu görüşünde.

Golan Tepeleri’nde yaklaşık 20 bin Yahudi yerleşimci de yaşıyor. Bölgede aynı zamanda İsrail’e ait askeri üsler ve gözetleme noktaları var.

Bölgedeki İsrail yerleşimleri uluslararası hukuk nezdinde yasa dışı kabul ediliyor.

Dürziler kimdir?

Dürziler Lübnan, İsrail, Ürdün ve Suriye’de yaşayan, Arapça konuşan bir etnik ve dini topluluk.

Topluluğun bir kısmı, yüzyıllardır Golan Tepeleri’nde yaşıyor.

İsrail, Golan Tepeleri’nde yaşayan herkese vatandaşlık alma hakkı tanıyor, ama bölge sakinlerinin çoğu Suriye vatandaşlığında kalmayı tercih ediyor.

Mecdel Şems, Golan Tepeleri’nde Dürzilerin çoğunlukta olduğu dört kasabanın en büyüğü.

Günümüzde Golan Tepeleri’nde yaşayan yaklaşık 21 bin Dürziden neredeyse yüzde 20’si İsrail vatandaşlığına geçti. Suriye vatandaşlığı olanların İsrail’de oturma izni var ve oy verme hakkı dışında İsrail vatandaşlarıyla neredeyse aynı hak ve ayrıcalıklara sahipler.

Golan Tepeleri dışında yaşayan ve İsrail vatandaşı olan yaklaşık 100 bin Dürzi var. Dürziler, zorunlu askerlik hizmeti kapsamında İsrail ordusunda görev alan en büyük Yahudi olmayan topluluk.

Dünya çapında bir milyona yakın Dürzi olduğu tahmin ediliyor. Dürzilik, İslam dininin Şii mezhebinin bir kolu olan İsmaililik’e dayanıyor. Ancak Dürzilerin kendi ibadet ve gelenekleri olan ayrı bir inanç sistemi var.

Hizbullah neden Golan Tepeleri’ni hedef almış olabilir?

Hizbullah, Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim 2023 saldırılarının ertesi günü İsrail’deki hedefleri vurdu. Grup, Filistinliler ile dayanışma içinde hareket ettiğini söylüyor.

O zamandan beri taraflar düzenli olarak çatışıyor. Bu süreçte İsrail-Lübnan sınırının iki tarafında da binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

İsrail güvenlik yetkilileri, Golan Tepeleri’ndeki futbol sahasına düşen roketin, bölgede birkaç noktayı hedef alan bir bombardımanın parçası olduğunu söyledi.

Bu bombardıman, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde düzenlediği bir saldırıda dört Hizbullah militanının ölmesinin ardından gerçekleşti.

Ekim’den bu yana Hizbullah’ın düzenlediği saldırıların büyük kısmı, İsrail’in kuzeyini hedef aldı. Golan Tepeleri, çok sık hedef alınmıyor.

Ama Hizbullah, Mecdel Şems yakınındaki Şeba Çiftlikleri/Dov Dağı olarak bilinen bölgedeki İsrail mevkilerini defalarca vurdu.

Yorumculara göre, eğer saldırıyı Hizbullah düzenlemişse, İsrail işgali altındaki bir bölgeye saldırmasının uluslararası kamuoyu tarafından büyük bir tepki çekmeyeceğini, bu sayede Gazze’deki savaş sürerken İsrail hükümeti ve ordusu üzerindeki baskıyı artırabileceğini hesaplamış olabilir.

Bunların Hamas ve Gazze’deki savaşla ne ilgisi var?

Hizbullah, 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırılarda 1200 kişiyi öldüren ve 251 kişiyi rehin alan Hamas’ı destekliyor.

Grup, 7 Ekim saldırılarının ertesi günü İsrail’e karşı kısıtlı bir ikinci cephe açtı.

Hem Hamas hem de Hizbullah İran tarafından destekleniyor. İki grup da İran’ın “direniş ekseni” adını verdiği, Orta Doğu’da benzer görüşteki İran destekli grupların bir araya geldiği ittifakın parçası. Bu ittifak, bölgede İsrail ve İsrail’in kilit müttefiki ABD’ye karşı faaliyetler yürütüyor.

Hizbullah direkt olarak Gazze’deki savaşa müdahil değil. Ancak İsrail ve Hamas arasında ateşkes ilan edilene kadar İsrail’e yönelik saldırılarını sürdüreceğini söylüyor.

Hamas kontrolündeki Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in askeri operasyonlarında Ekim’den bu yana 39 binden fazla Filistinli öldürüldü.

İlgili haberler

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-isgali-altindaki-golan-tepelerinde-duzenlenen-saldiri-endise-yaratiyor/feed/ 0
İsrail’le savaşın eşiğine gelen Hizbullah: Nasıl kuruldu? Ne kadar güçlü? https://www.haber60.com.tr/israille-savasin-esigine-gelen-hizbullah-nasil-kuruldu-ne-kadar-guclu/ https://www.haber60.com.tr/israille-savasin-esigine-gelen-hizbullah-nasil-kuruldu-ne-kadar-guclu/#respond Mon, 29 Jul 2024 03:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42521 İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nde Cumartesi günü düzenlenen roket saldırısının ardından gözler Lübnan merkezli Hizbullah’a çevrildi.

İsrailli yetkililer saldırıdan Hizbullah’ı sorumlu tuttu ve örgütün büyük bir bedel ödeyeceğini söyledi.

Hizbullah iddiaları reddetti ancak aylardır tırmanan gerginliğin bu olayın ardından yeni bir savaşı tetiklemesinden korkuluyor.

İran’ın desteklediği Hizbullah’ın 150 bin roket ve füzeye sahip olduğu tahmin ediliyor.

Hizbullah, Lübnan’da faaliyet gösteren, İran tarafından desteklenen, Şii İslamcı bir siyasi parti ve silahlı örgüt.

İsmi “Allah’ın Partisi” anlamına geliyor.

Hizbullah’ın liderliğini 1992’den bu yana Hasan Nasrallah yürütüyor.

İdeolojik kökleri 1960’lar ve 1970’lerde Lübnan’da yaşanan Şii İslami uyanışa uzansa da Hizbullah, 1980’li yılların başında ortaya çıktı.

Grup, İsrail’in Lübnan’ı işgali sırasında, İran’ın askeri ve mali desteğiyle, Lübnan’ın güneyinde yaşayan ve geleneksel olarak güçsüz bırakılmış Şii toplumunu savunmak amacını taşıyan bir güç olarak doğdu.

İsrail’in 2000 yılında Lübnan’dan çekilmesinin ardından Hizbullah, silahları bırakma yönündeki baskılara direndi ve askeri kanadı İslami Direniş’i güçlendirmeye devam etti.

Grup ayrıca, meclisteki Direnişe Sadakat Bloğu üzerinden adım adım Lübnan’ın politik sisteminde ağırlığı olan kilit bir güce dönüştü ve kabinede veto gücü kazandı.

Yıllar boyunca İsrail ve ABD hedeflerine yönelik bir dizi bombalı saldırı gerçekleştirmek ve planlamakla suçlanan grup, Batılı devletler, İsrail, Körfez ülkeleri ve Arap Birliği tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanıyor.

Ancak Hizbullah siyasi, askeri, güvenlik alanlarındaki nüfuzunun yanı sıra sağladığı sosyal hizmetler ile devlet içinde devlet olarak itibar kazandı.

Bazı açılardan Hizbullah’ın askeri kapasitesi Lübnan ordusununkinin üstüne çıkmış durumda.

Bu durum, grubun hükümet kurumlarıyla rekabetine ve rakiplerinin sert eleştirilerine sebep oluyor.

Bazı Lübnanlılar Hizbullah’ı ülkenin istikrarına yönelik bir tehdit olarak görüyor ancak grup, Lübnan’daki Şii toplumu içinde popüler olmayı sürdürüyor.

Bölgenin önemli aktörü

Hizbullah, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın sadık bir müttefiki… Ülkede 2011 yılında başlayan iç savaşta, binlerce militanını Esad için savaşmak üzere Suriye’ye gönderdi.

Bu destek, özellikle Lübnan sınırındaki dağlık bölgelerde isyancıların ele geçirdiği bazı yerlerin yeniden hükümet yanlısı güçlere geçmesini sağladı.

Ancak Hizbullah’ın Suriye iç savaşına müdahil olması Lübnan’daki etnik gerilimleri keskinleştirdi.

Grubun Esad’a desteği ve İran’la sıkı bağları ayrıca, İran’ın bölgedeki başlıca rakibi Suudi Arabistan’ın liderliğindeki Körfez Arap ülkeleri tarafından daha fazla düşmanlık görmesine neden oldu.

İsrail, Suriye’deki İran ve Hizbullah militanlarıyla bağlantılı hedeflere sık sık saldırı düzenliyor ancak bu saldırıları nadiren kabul ediyor.

Hamas’ın 7 Kasım 2023’te İsrail’e yönelik düzenlediği ve en az 1400 kişinin öldüğü sürpriz saldırının ardından Hizbullah ve İsrail, sınır hattında birbirilerine karşılıklı ateş açtı.

İsrail, misilleme için Gazze’de hava saldırılarına başladığında Hizbullah, İsrail’e karşı savaşa katkıda bulunmaya “tamamen hazır” olduğunu söyledi.

İran’ın desteğiyle kuruldu

Hizbullah’ın kökenlerini tam olarak saptamak zor ancak öncülleri, İsrail’in 1982 yılında Filistinli militanların saldırılarına yanıt olarak Lübnan’ın güneyini işgal etmesinden sonra ortaya çıktı.

O süreçte, işgale savaşarak karşı çıkmayı savunan Şii liderler, dönemin önde gelen grubu Emel Hareketi’nden ayrılmıştı.

Yeni kurulan İslami Emel örgütü, Bekaa Vadisi’nde bulunan İran Devrim Muhafazıları’ndan önemli bir askeri ve örgütsel destek aldı.

Şii milis güçleri arasında en önemli ve etkili grup olarak ortaya çıkan bu grup, daha sonra Hizbullah’ı oluşturdu.

Bu gruplar İsrail ordusu ve müttefiki Güney Lübnan Ordusu’nun (GLO) yanı sıra Lübnan’daki yabancı güçlere yönelik saldırılar düzenledi.

1983 yılında ABD Büyükelçiliği ve ABD Deniz Piyadeleri kışlalarına yönelik düzenlenen, 258 ABD ve 58 Fransız askerinin ölümüne ve Batılı barış güçlerinin Lübnan’dan çekilmesine neden olan saldırıların arkasında bu grupların olduğuna inanılıyor.

Hizbullah 1985 yılında yayımladığı bir “açık mektup” ile kuruluşunu resmi olarak duyurdu.

Grup bu belgede, ABD ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni İslam’ın “ana düşmanları” olarak tanımladı ve Müslüman topraklarını işgal etmekle suçladığı İsrail’in “yok edilmesini” savundu.

Grup ayrıca, “İslami sistemin zorla dayatma temelinde değil halkın özgür ve doğrudan seçimine dayanarak benimsenmesi” çağrısı yaptı.

1989 yılında Lübnan’daki iç savaşı sonlandıran ve milis güçlerinin silahsızlandırılması yönünde çağrı yapan Taif Anlaşması, Hizbullah’ın askeri kanadının “İslami Direniş” adıyla isim değişikliği yapmasına neden oldu. İsrail’in işgalini sonlandırmaya adanan bu örgüt Hizbullah’ın silahlarını muhafaza etmesine imkan tanıdı.

Lübnan siyasetinde aktif

Suriye ordusunun 1990 yılında Lübnan’a barış dayatmasının ardından Hizbullah, güney Lübnan’daki gerilla savaşını sürdürdü ancak aynı zamanda Lübnan siyasetinde de aktif bir rol oynamaya başladı.

Grup, 1992 yılında ilk defa ulusal seçimlere başarılı bir şekilde katıldı.

İsrail güçleri 2000 yılında ülkeden çekildiğinde onları püskürtenin Hizbullah olduğu kanısı yaygındı.

Grup, silahsızlanma yönündeki baskılara direndi ve İsrail’in Şebaa Çiftlikleri ve diğer ihtilaflı bölgelerdeki varlığının devam etmesini gerekçe göstererek ülkenin güneyindeki askeri varlığını sürdürdü.

Grup, kayda değer büyüklükteki askeri gücünü 2006 yılındaki savaşta İsrail’e karşı kullandı.

Hibullah’ın sınır ötesi saldırısında sekiz İsrail askeri öldürüldü ve ikisi de rehin alındı. Bu olay, İsrail’in kapsamlı bir karşılık vermesine neden oldu.

İsrail savaş uçakları, Hizbullah’ın, Lübnan’ın güneyindeki ve Beyrut’un güneyindeki dış mahallerinde yer alan kalelerini bombaladı. Hizbullah ise İsrail’e yaklaşık 4,000 roket fırlattı.

Otuz dört gün süren savaşta çoğunluğu sivil olmak üzere 1125 Lübnanlı; İsrail tarafında ise 119 asker ve 45 sivil hayatını kaybetti.

Hizbullah savaştan ayakta ve daha da cesaretlenmiş olarak çıktı.

2008 yılında Batı destekli Lübnan hükümeti, Hizbullah’ın özel telekomünikasyon ağını kapatmaya ve Beyrut Havalimanı’nın güvenlik müdürünü Hizbullah’la bağlantıları olduğu gerekçesiyle görevden almaya kalktığında grup, buna başkentin büyük bir bölümünü ele geçirerek ve rakip Sünni gruplar ile çatışarak karşılık verdi.

Hükümet, 81 kişinin öldüğü ve Lübnan’ı yeni bir iç savaşın eşiğine getiren mezhepsel çatışmaları sonlandırmak adına geri adım attı.

İmzalanan güç paylaşımı anlaşması, Hizbullah ve müttefiklerine kabinedeki herhangi bir kararı veto etme hakkı verdi.

2009 seçimlerinde grup, parlamentoda 10 sandalye kazandı ve birlik hükümetinde yer almaya devam etti.

Aynı yılın sonlarına doğru Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Hasan Nasrallah, grubun “siyasi vizyonunu” vurgulamayı amaçlayan yeni bir siyasi manifesto yayımladı.

Bu metinde, 1985 yılındaki manifestoda yer alan İslami cumhuriyete yönelik atıf kaldırıldı ancak İsrail ve ABD’ye karşı sert tutum sürdürüldü ve Hizbullah’ın silahlarını korumak zorunda olduğu belirtildi.

2011 yılında grup ve müttefikleri, Suudi Arabistan destekli bir Sünni siyasetçi olan Saad Hariri’nin liderliğindeki birlik hükümetini devrilmeye zorladı.

Hizbullah, dört üyesinin 2005 yılında Hariri’in babası Refik Hariri’nin suikastı olayına karışmakla suçlanmasına karşı seyirci kalmayacağı uyarısında bulundu.

2020 yılında Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Lübnan Mahkemesi, Hizbullah üyesi Selim Cemil Ayyaş’ı, Refik Hariri cinayetine karıştığı gerekçesiyle suçlu buldu ve gıyabında ömür boyu hapse mahkum etti.

Hizbullah ve müttefikleri daha sonraki hükümetlerde de yer almaya ve bunlarda önemli bir nüfuza sahip olmaya devam etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israille-savasin-esigine-gelen-hizbullah-nasil-kuruldu-ne-kadar-guclu/feed/ 0
Lübnan Havayolları, uçak seferlerini erteledi https://www.haber60.com.tr/lubnan-havayollari-ucak-seferlerini-erteledi/ https://www.haber60.com.tr/lubnan-havayollari-ucak-seferlerini-erteledi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:30:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42499 İsrail ve Lübnan arasındaki tansiyon yükseliyor. Son olarak Lübnan’daki Hizbullah’ın İsrail’e düzenlediği ve ölülerin olduğu saldırı sonrası İsrail’den savaş açıklaması geldi. Lübnan devletine ait Middle East Airlines (MEA) Hava Yolları ise, Beyrut’a yapılacak olan bazı uçak seferlerini yarın sabaha kadar ertelediğini duyurdu.

MEA’nin uçak seferlerine ilişkin yaptığı açıklama Lübnan resmi ajansı NNA tarafından paylaşıldı.

UÇAK SEFERLERİ YARIN SABAHA KADAR ERTELENDİ

Açıklamada, MEA’nin Beyrut Uluslararası Havalimanı’na yapılacak bazı uçak seferlerini bu akşamdan yarın sabaha kadar ertelediği kaydedildi. Erteleme nedeninin detayına değinilmeyen açıklamada, uçak seferlerinin 29 Temmuz sabahından itibaren yeniden başlayacağı aktarıldı.

MECDEL ŞEMS SALDIRISI

İsrail’in işgali altında bulunan Golan Tepeleri’ndeki Mecdel Şems beldesinde bir futbol sahasına isabet eden roket saldırısında, aralarında çocukların da yer aldığı 12 kişinin hayatını kaybettiği, 17’si ağır 35 kişinin yaralandığı açıklanmıştı. İsrail ordusu, “ellerindeki istihbarat ve yaptıkları değerlendirme sonucunda” roketin Lübnan’ın güneyindeki Şeba beldesinin kuzeyinden ateşlendiğini belirterek, Lübnan Hizbullahı’nın sorumlu olduğunu açıklamıştı.

Lübnan Hizbullahı ise Mecdel Şems’te meydana gelen saldırının kendileri tarafından gerçekleştirildiği iddialarını yalanlayarak, “olayla ilgili herhangi bir bağlantılarının olmadığını” ifade etmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “İsrail, bu ölümcül saldırıyı bir kenara not etmeyecek. Hizbullah şimdiye kadar ödemediği ağır bir bedel ödeyecek.” ifadesini kullanmıştı.

FÜZENİN “DEMİR KUBBE”DEN ATEŞLENDİĞİ İDDİASI

Öte yandan, Mecdel Şems’te saldırı uyarı sirenlerinin çalmasından çok kısa bir süre sonra roketin isabet etmesi üzerine füzenin İsrail ordusuna ait hava savunma sistemi Demir Kubbe’den ateşlendiği iddiası dile getirildi.

İsminin gizli kalmasını isteyen bir bölge sakini, AA’ya yaptığı açıklamada, saldırı sireninin çalmasının hemen ardından patlamanın yaşandığını ve füzenin “Demir Kubbe” bataryalarının bulunduğu Cebel Şeyh bölgesinden geldiğinin görüldüğünü söyledi. Aynı şekilde Doha merkezli el-Arabi televizyonu muhabiri, bölge halkında füzenin, geldiği yön ve saldırı sireninin gecikmesi nedeniyle Demir Kubbe’den atıldığı fikrinin oluştuğunu aktardı.

İRAN’DAN UYARI: ÖNGÖRÜLEMEYEN SONUÇLARA YOL AÇABİLİR

İran, İsrail’e Golan Tepeleri’ndeki Mecdel Şems saldırısının ardından “yeni bir maceraya girişmesinin öngörülemeyen sonuçlara yol açabileceği” konusunda uyarıda bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı yazılı açıklamada, “Siyonist rejimin herhangi bir cahilce eylemi, bölgede istikrarsızlık, güvensizlik ve savaşın kapsamının genişlemesine yol açabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in, dünya kamuoyunun dikkatini Filistin’de işlediği suçlardan başka yöne çekmek için sahte bir senaryo izlemeye çalıştığını ifade eden Kenani, “Siyonist rejimin Mecdel Şems bölgesinde yaşanan olay hakkında yorum yapacak ve hüküm verecek asgari ahlaki yetkisi yoktur ve bu rejimin başkalarına yönelik iddiaları da dinlenilmeyecektir.” yorumunu yaptı. İsrail’in “bu tür aptalca davranışlara karşı öngörülemeyen sonuçlardan ve tepkilerden” sorumlu olacağını belirten Kenani, ABD’ye “bölgede yeni bir yangın başlatmadan önce Siyonist rejimi durdurma” çağrısında bulundu.

BMGK’NİN 1701 SAYILI KARARI

BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı, İsrail’in Mavi Hat’tın gerisine çekilmesini ve bu hat ile Lübnan’daki Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını, burada sadece Lübnan ordusu ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) ait silah ve askeri araç gerecin bulundurulmasını öngörüyor. Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri ve İsrail ile sınır olarak belirlenen Mavi Hat arasındaki neredeyse tüm bölgeler 2000 yılından bu yana Hizbullah’ın güçlü askeri nüfuzu altında bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/lubnan-havayollari-ucak-seferlerini-erteledi/feed/ 0
İsrail-Lübnan sınırında hasar, yıkım ve korku https://www.haber60.com.tr/israil-lubnan-sinirinda-hasar-yikim-ve-korku/ https://www.haber60.com.tr/israil-lubnan-sinirinda-hasar-yikim-ve-korku/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:21:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41621 BBC’nin analizi, Lübnan’da Hizbullah ve İsrail arasında dokuz aydır devam eden çatışmaların neden olduğu hasarın boyutlarını gözler önüne serdi.

Uydu fotoğrafları, radar görüntüleri ve askeri faaliyet kayıtları, İsrail ve Lübnan arasındaki sınırda toplulukların tamamen yerlerinden edildiğini, binlerce binanın ve açık alanın hasar aldığını gösteriyor.

Her iki taraf da şimdiye dek topyekun savaş ilan etmemiş olsa da, kanıtlar neredeyse her gün yaşanan saldırıların hem İsrail hem de Lübnan’daki topluluklarda yıkıma yol açtığına işaret ediyor.

Son çatışmalar, Hizbullah’ın İsrail- Gazze Savaşı’nın başlamasından bir gün sonra Filistinlilerle dayanışma için İsrail mevzilerine roket atmasıyla başladı. Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e saldırısının ardından, İsrail Ordusu Gazze’de yoğun saldırılara girişti.

ABD merkezli Silahlı Çatışmalar Konum ve Olay Veri Projesi’nin (Acled) topladığı ve BBC’nin incelediği veriler, her iki tarafın 8 Ekim 2023 ve 5 Temmuz 2024 arasında 7.491 sınır ötesi saldırı düzenlediğini gösteriyor. Bu verilere göre İsrail, Hizbullah’tan beş kat daha fazla saldırı düzenledi.

Birleşmiş Milletler (BM) saldırıların Lübnan’da 90 binden fazla kişiyi evinden ettiğini söylüyor. İsrail saldırılarında 100 sivil ve 366 Hizbullah üyesi de öldü.

İsrail’de ise yetkililer Hizbullah’ın saldırıları yüzünden 60 bin sivilin evlerini terk etmek zorunda kaldığını ve 10’u sivil 33 kişinin öldüğünü belirtiyor.

Güney Lübnan’da binaların aldığı hasar

Analizlere göre Lübnan’da İsrail sınırında yaşayan toplulukların yüzde 60’ı İsrail’in hava ve topçu saldırıları sonucu bir tür hasar gördü. 10 Temmuz itibarıyla 3200’den fazla bina hasar aldı.

Bulgular, New York City Üniversitesi Lisanüstü Eğitim Merkezi’nden Corey Scher tarafından derlendi. İki farklı görüntünün kıyaslanmasına dayanıyor. Binaların yüksekliğinde ve yapısında görülen değişiklikler hasara işaret ediyor.

Ayta el Şaab, Kfar Kila ve Blida kasabalarının en olumsuz etkilenen yerler olduğu görülüyor.

Acled’e göre Ayta el Şaab yoğun bir şekilde hedef alındı. Ekim’den bu en az 299 saldırıya sahne oldu.

Özellikle kasabanın ana caddesinde, aralarında restorantların ve dükkanların bulunduğu binalar hasar gördü.

BBC’nin konuştuğu Ayta El Şaab’ın Belediye Baykanı kasabanın “bir deprem yaşamış gibi olduğunu” söyledi.

Majed Tehini kasabada yaşayan ikisi sivil, 17 kişinin İsrail saldırılarında öldürüldüğünü söyledi.

Tehini, geçen Ekim’de çatışmalar başlar başlamaz ailesiyle birlikte kasabayı terk ettiğini ama çoğunlukla cenazelere katılmak için neredeyse her 15 günde bir geri döndüğünü anlattı.

Tehini “Her gittiğimde değiştiğini hissettim. Yıkım görüntüsü korkunçtu. Ayta’daki evler kaba inşaat gibi oldu. Yıkılanlar enkaz oldu, hala ayakta durabilenler ise yaşanmaz halde” dedi.

Tehini, kasabanın özellikle 2006’deki İsrail-Hizbullah savaşında da yıkıldığını hatırlıyor. Ancak bu kez bombaların çok daha büyük bir hasar verdiğini söylüyor.

Elektrik ve su şebekesi de dahil tüm altyapının hasar aldığını belirtiyor.

“Evimiz hala ayakta. Ama sadece görünüşte. Tamamen mahvoldu.”

Kasaba merkezleri hasar aldı

Acled’e göre 200’den fazla saldırının düzenlendiği Kfar Kila’da, kasaba merkezindeki birkaç süpermarket ve dükkanlar hasar gördü.

Acled, Blida kasabasının da Ekim’den bu yana en az 130 kez vurulduğunu, bir eczaneyle binaların hasar aldığını söylüyor.

Hasar özellikle başlıca dükkanların ve hizmetlerin bulunduğu kasaba merkezinde odaklanıyor.

Düşünce kuruluşu Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü’nden, Orta Doğu Güvenliği konusunda çalışan kıdemli araştırmacı Dr. Burcu Özçelik, İsrail’in Hizbullah’ın buralarda yoğun bir şekilde varlık gösterdiğini söyleyerek sınırdaki kasabaları hedef aldığını belirtiyor.

Özçelik “İsrail, evlerin yakınlarında bir mevziler ve tüneller ağı bulunduğuna yönelik elinde yeterli kanıt olduğuna inanıyor” diyor.

Dr. Özçelik İsrail’in Hizbullah’a “burada bulunmamalısınız” mesajını göndermek için bu bölgeyi hedef aldığını söylerken, Hizbullah’ın buraları tahliye etmeyi aklından bile geçirmediğine inanıyor.

“ABD bir orta yol bulmaya çalıştı. Hizbullah’ın sınırdan 6,5 kilometre kadar içeri çekilmesi gibi. Hizbullah bunu reddetti.”

İsrail Ordusu ise BBC’ye yaptığı açıklamada, “Hizbullah’in İsrail’e, vatandaşlarına ve evlerine yönelik tehdidini ortadan kaldırmak için” askeri hedeflere saldırılar düzenlediğini belirtti.

Israil’in yol açtığı yangın

Sınırın öteki tarafında, İsrail’in kuzeyinde de diğer yandan gelen saldırılar nedeniyle binalar yıkıldı.

İsrail medyası, Ekim’den bu yana 1000’den fazla binanın hasar aldığını bildirdi. İsrail Ordusu ve Savunma Bakanlığı BBC’nin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Ancak burada da, önemli ölçüde bir alan yıkımı var.

BBC, sınır ötesi saldırılarla başlayan büyük orman yangınlarında zarar gören alan miktarını incelemek için Kent State Üniversitesi’nden Dr. He Yin’in sağladığı verileri kullandı.

Dr. Yin, yandığından şüphelenilen alanları belirlemek için kamuya açık, kızıl ötesi ve kısa dalga kızıl ötesi (insan gözünün görebileceği spekturumun ötesi) çekilen uydu fotoğraflarından derlediği verileri ele aldı.

Bunlar, uydu fotoğrafları ve İsrail medyasındaki haberlerle karşılaştırıldı.

Her iki ülkede, büyük miktarlarda alan yandı. Ancak BBC, İsrail ve İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nin daha büyük hasarı aldığını tahmin ediyor. Lübnan’da 40 kilometrekarelik alan hasar görürken, İsrail ve Golan Tepeleri’nde 55 kilometrekarelik bir alanda hasar tespit edildi.

İsrail Doğa ve Parklar Müdürlüğü’nün son tahminlerine göre ise hasar gören alan 87 kilometrekareyi bulabilir.

Hasar tablosu, yanan birçok alanın sınırdan uzakta olduğunu gösteriyor. Bu durum da Hizbullah’ın kullandığı çok sayıda güdümsüz silaha işaret ediyor.

Bu silahlar, cephe hattının hemen yakınında olmayan sivil bölgelere ve askeri üslere doğru ateşleniyor.

İsrail’in füze savunma sistemi Demir Kubbe, nüfusu yoğun alanlara yönelmediği takdirde roketlere karşı devreye girmiyor ve roketler açık alanlara düşüyor.

Bu durum sonucunda da, açık alanlarda, tarım arazilerinde ve ormanlarda yoğun hasar oluşuyor. Dr. Özçelik, Hizbullah’ın bunu kasten yaptığını söylüyor.

“Yangınları kullanılan bu silah tipleriyle açıklayabilirsiniz. Ancak hikayenin bir diğer kısmı da Hizbullah’ın kaos ve İsrail nüfusunda bir derece güvensizlik yaratmak istemesi. Bu da İsrail hükümetine karşı bir baskı yaratıyor.”

Özçelik ayrıca, tahliye düzeyinin “İsrail bağlamında görülmemiş seviyelerde” olduğunu vurguluyor.

Hasarın boyutu İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Katzrin yerleşiminden gelen fotoğraflarda görülüyor. Haziran başındaki yoğun roket atışlarının ardından, yerleşimin kendisinden daha büyük bir alanda yanmış topraklar görülüyor.

Tzahi Gabay, 30 kilometre kuzeydoğuda yaşayan bir çiftçi ve acil müdahale ekibi üyesi.

Sınır bölgesinde kalmaya devam eden çok az İsrailli’den biri. Eşi ve biri beş diğeri yedi yaşındaki iki çocuğu, sınırdan metrelerle ölçülebilecek uzaklıktaki Kafar Yuval kasabasından kaçtı. Şu anda küçük bir otel odasında yaşıyorlar ve Gabay ailesini sadece haftada bir görebiliyor.

Kuzey İsrail’de geniş alanlarda yıkım yaratan yangınları ilk elden görenlerden.

“Roket saldırılarından korkan insanlar tarlaları ihmal etti ve baharda kurudular. Her SİHA, roket ya da füze saldırıları Galile’de hemen büyük yangınları tetikliyor. Tüm alan yanıyordu. Alevlerle mücadele etmek, yangınları söndürmek ve tarlalarımıza ve işlerimize daha büyük bir zarar vermesin diye uğraşmak zorundaydık.”

Tek tehlike yangınlar değil.

Komşuları Barak ve Mira Ayalon geçen Ocak ayında öldüler. Bir füze oturma odası duvarını delip geçtiğinde, mutfaklarında öğlen yemeklerini yiyorlardı.

Gabay aileyi yıllardır tanıyordu.

“Birlikte büyüdük. O haldeki cesetlerini çıkarmak… İyi tanıdığım insanlardı. Kolay değildi.”

Çok az sayıdaki kasaba sakini meyve ağaçlarını yaşatmak için kasabada kalırken, nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı evlerini terk etti.

Hizbullah yorum taleplerine yanıt vermedi. Ancak örgütün lideri Hasan Nasrallah “İsrail’in sivilleri hedef alma ısrarının” örgüt üyelerini yeni “yerleşimleri” füzelerle hedef almaya zorladığını söyledi ve sınırı geçtikleri takdirde İsrail tanklarının yok edileceği uyarısında bulundu.

Nasrallah, 10 Temmuz’da televizyondan yayımlanan konuşmasında İsrail ve Hamas arasında bir ateşkes sağlanırsa, saldırıları durdurma sözünü de tekrarladı.

Beyaz fosfor

BBC’nin Lübnan’da yangınlardan etkilendiğini tahmin ettiği 40 kilometrekarelik alanın büyük kısmı, iki ülke arasındaki sınır hakkına ya yakın ya da bitişik.

Lübnan Tarım Bakanı Abbaj Hajj Hasan BBC’ye yaptığı açıklamada, sınır hattı boyunca 55 köy ve kasabanın İsrail’in neden olduğu yangınlardan etkilendiğini söyledi.

Bakan, İsrail’i tüm alanı çorak ve terk edilmiş hale getirmek için diğer cephanelerle birlikte beyaz fosfor kullanmakla da suçladı.

Beyaz fosfor, oksijenle temas ettiğinde hemen alev alan bir kimyasal. Deriye ve kıyafetlere yapışabiliyor, kemiği bile yakıp geçebiliyor.

İnsan Hakları İzleme örgütü, Güney Lübnan’da aralarında El Bustan’ın da bulunduğu bazı nüfusun yoğun olduğu yerlerde beyaz fosfor kullanımını teyit etti.

Kuruluş, İsrail’in beyaz fosfor kullanımının “nüfusu yoğun yerlerde yasa dışı bir şekilde ayrım gözetmeyen bir uygulama” olduğunu belirtti.

İsrail Ordusu ise buna karşı çıkıyor ve beyaz fosfor top mermilerinin bir sis perdesi yaratmak için kullanımının “uluslararası hukuka uygun olduğunu” iddia ediyor. Ordu bu top mermilerinin “belirli istisnalar” dışında yoğun nüfuslu yerlerde kullanılmadığını savunuyor.

Çatışmanın yoğunlaşması kaygıları

Acled verilerine göre İsrail ve Hizbullah arasındaki çatışmaların şiddeti 8 Ekim’den bu yana azalmadı. Hatta son aylarda tarafların birbirlerine karşı giriştikleri saldırılarda küçük bir artış oldu.

Dr. Özçelik, çatışmalarda şiddetlenmenin topyekun bir savaşı tetikleme kaygılarının olduğunu bunun da Hizbullah’ı savunacak İran’ı bile İsrail ile doğrudan bir çatışmanın içine çekebileceğini vurguluyor.

Ancak iyimser bir not olarak, hem İsrail’in hem de Hizbullah’ın bundan kaçınmaya çalıştığını vurguluyor.

“Her iki taraf da insan hatası ya da yanlış bir hesaplama olmaması için sınır boyunca son derece ölçülü hareket ediyor.

Katkıda bulunanlar: Carine Torbey, Michael Shuval, Joya Berbery, Daniele Paulumbo

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-lubnan-sinirinda-hasar-yikim-ve-korku/feed/ 0
Ufuktaki duman: İsrail ve Hizbullah yeni bir savaşa adım adım yaklaşıyor https://www.haber60.com.tr/ufuktaki-duman-israil-ve-hizbullah-yeni-bir-savasa-adim-adim-yaklasiyor/ https://www.haber60.com.tr/ufuktaki-duman-israil-ve-hizbullah-yeni-bir-savasa-adim-adim-yaklasiyor/#respond Wed, 17 Jul 2024 22:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40240 Gazze’deki savaş sürerken, bölge ve ötesi için yıkıcı sonuçları olacak yeni bir Orta Doğu savaşının patlak verebileceğine dair korkular giderek artıyor.

İsrail ile Hizbullah son 9 aydır ortak sınırlarında çatışıyor. Eğer bu çatışma topyekûn bir savaşa dönüşürse Gazze’deki yıkımı gölgede bırakabilir, Irak ve Yemen’deki İran destekli milisleri de içine çekebilir, Ortadoğu’nun dört bir yanına yayılabilir ve ABD’yi zor durumda bırakabilir. İran bile doğrudan müdahale edebilir.

Birleşmiş Milletler (BM) bu olasılık için “hayal gücünün ötesinde bir felaket” uyarısında bulunuyor.

Şimdilik, yaz sıcağında 120 kilometrelik sınır boyunca düşük seviyeli bir savaş sürüyor. Ancak burada tek bir kıvılcım tüm Orta Doğu’yu ateşe verebilir.

Dalgaların ve kumsalda çocukların sesi bir anda kesiliyor ve ani, derin bir patlama duyuluyor.

İsrail’in saldırısının üzerinden çok geçmeden uzaktaki yamaçtan dumanlar yükseliyor.

Bir resort otelin havuzunun etrafında güneşlenen birkaç kişi kısa süreliğine oldukları yerde duruyor ve gökyüzünü izliyor.

Diğerleri hiç yerinden kıpırdamıyor.

Hizbullah ve İsrail, 25 kilometre ötedeki sınır boyunca karşılıklı ateş açarken, patlamalar Lübnan’ın antik kenti Sur’da 2024 yaz sezonunun bir parçası.

49 yaşındaki Roland, omuz silkerek “Başka bir gün, başka bir bomba” diyor. Kendisi yurt dışında yaşıyor ama tatil için ülkesine dönmüş.

39 yaşındaki arkadaşı Mustafa, 7 yaşındaki kızı Miral’i işaret ederek, “Çocuklar hala biraz korksa da geçen zamanda bir şekilde alıştık” diyor ve devam ediyor:

“(Kızım) bir patlama sesi duyduğunda hep, ‘Bombalama mı olacak?’ diye soruyor.”

Bu ayın başlarında, aile Tire’deki mahallelerinde yemek yerken büyük bir patlama yaşandı. İsrail, Hizbullah’ın kıdemli komutanlarından Muhammed Nimah Naser’e suikast düzenlemişti.

Mustafa, “Gürültüyü duyduk ama yemek yemeye devam ettik” diye anlatıyor.

Ancak bunlar Tire’deki plajda güneşlenmeye devam edenler için ‘ödünç alınmış zamanlar’ olabilir. Hizbullah ve İsrail savaşının başlaması halinde bu şehir de ateş hattında olacak.

Her iki tarafın da istemediğini söylediği, sonuçları çok yıkıcı olabilecek bir savaşın şu anda tam ucundayız.

Peki bu noktaya nasıl gelindi?

Lübnan’ı ‘acilen terk etme’ çağrıları

Hamas’ın İsrail’de 1200 kişinin öldürüldüğü 7 Ekim saldırısından bir gün sonra Lübnan’daki Hizbullah da sınır ötesine roket atışlarına başladı.

Aynı zamanda bir siyasi parti de olan Hizbullah, Lübnan’daki en büyük güç konumunda bulunuyor.

Hizbullah da tıpkı Hamas gibi, İngiltere ve ABD de dahil olmak üzere birçok ülke tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılıyor.

Ancak Hamas’ın aksine Hizbullah, İsrail’i ciddi şekilde tehdit edebilecek bir ateş gücüne sahip.

Örgütün bazıları hassas güdümlü 150.000’den fazla roket ve füzeden oluşan bir cephaneliğe sahip olduğuna inanılıyor.

Basitçe söylemek gerekirse Hizbullah’ın birçok ülkeden daha fazla askeri gücü var.

Baş destekçisi İran olan örgüt bir Yahudi devletinin var olma hakkını tanımıyor ve İsrail’in düşmanlarını eğitmek ve finanse etmekle övünüyor.

Son aylarda artan karşılıklı saldırılarla sınırdaki çatışmalar kızışıyor.

Aralarında Almanya, Hollanda, Kanada ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu bazı ülkeler vatandaşlarına Lübnan’ı acilen terk etme çağrısı yaptı.

İngiltere, bu ülkeye seyahat edilmemesi tavsiyesinde bulundu ve burada bulunan vatandaşlarını halen imkanları varken, ülkeyi terk etmeye çağırıyor.

Şu ana kadar her iki taraf da bildik kırmızı çizgiler dahilinde kalarak çoğunlukla sınıra yakın noktalardaki askeri hedefleri vuruyor.

Ancak sınırın Lübnan tarafında, küle dönmüş tarlalar, yerle bir edilmiş evler ve terk edilmiş köylerle sivil bölgeleri kapsayan bir yıkıma tanık olduk.

Karşılıklı çatışmalarda sınıra yakın bölgelerde yaşayan on binlerce kişi evlerinden oldu. Lübnan’da 90 bin, İsrail’de 60 bin kişi evlerini terk etti.

İsrail ordusu ve devlet yetkilileri Hizbullah saldırılarında 21 asker ve 12 sivilin öldürüldüğünü açıkladı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı ise 466 Lübnanlının öldürüldüğünü kaydediyor. Hizbullah örgütü ölenlerin çoğunun savaşçıları olduğunu savunuyor.

Ancak Sally Skaiki bir Hizbullah savaşçısı değildi.

‘Onları affedemeyiz’

Baba Hüseyin Abdul Hasan Skaiki, “Ona hiçbir zaman Sally demedim” diyerek kızını anlatıyor:

“Ona her zaman ‘hayatım’ derdim; o benim her şeyimdi.

“Evdeki tek kız oydu ve biz onu üç erkek kardeşi ile beraber şımarttık.”

25 yaşındaki Sally gönüllü bir sağlık görevlisiydi. 14 Haziran’da gün batımından sonra evinin sokak kapısında dururken İsrail’in saldırısında öldürüldü.

Babası siyah yas kıyafeti ve Hizbullah’la müttefik olan Şii Emel hareketinin yeşil atkısını giyiyor.

Aile ile sınırdan 30 kilometre uzaktaki Deir Kanoun En-Naher köyünde buluşuyoruz. Ana yol, İsrail ile çatışmalarda öldürülen savaşçıların güneşte solmuş posterleriyle dolu. Bazıları son aylarda, diğerleri ise iki tarafın en son savaşa girdiği 2006’da öldürüldü.

2006’daki savaşta Hizbullah, İsrail’e büyük bir direniş gösterdi. Ancak bunun Lübnan’a ve halkına çok büyük bedeli oldu. Resmi rakamlara göre 1000’den fazla Lübnanlı sivilin yanısıra sayısı bilinmeyen Hizbullah savaşçısı öldürüldü.

İsrail tarafında ise çoğu asker, 160 kişinin öldürüldüğü kaydedildi.

Baba Hüseyin’in yanında kızının üniformalı büyük bir posteri var. Sağlıkçı kızını, gurur ve hüzünle anlatıyor:

“İnsanlara yardım etmeyi seviyordu. Köyde çok sevilen biriydi. Yüzünde her zaman bir gülümseme vardı.”

Biz konuşurken, pencereleri sarsan büyük bir patlama sesi duyuluyor.

Hüseyin bunun sıradan, günlük bir olay olduğunu söylüyor.

“Uzun zamandan beri İsrail burada insanlarımızı katlediyor” diyor ve devam ediyor: “Onları affedemeyiz. Onlarla barış umudu yok.”

Patlama sesinin ardından bu kez ölüm veya yıkım çıkmıyor. İsrail savaş uçaklarının bölgede korku yaymak için ses duvarını aştığı anlaşılıyor.

Geçen Ekim ayından bu yana İsrail, güney Lübnan’da başka bir şey daha yayıyor: Boğucu ve yakıcı etkileri olan beyaz fosfor.

Bu kimyasal madde oksijenle temas ettiğinde hemen yanıcı bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre cilde ve giysilere yapışıyor hatta kemikleri yakabiliyor.

77 yaşında bir çiftçi olan Musa el-Moussa bu etkileri çok iyi biliyor.

İsrail ordusunun, El-Bustan köyündeki arazisine bir aydan fazla bir süre boyunca her gün “nefesini kesen” beyaz fosfor saldırısı yaptığını anlatıyor. El-Moussa saldırıların saldırılar nedeniyle çiftçilik yapamadığını da söylüyor.

Başındaki kırmızı beyaz keffiyeh’i (geleneksel Arap atkısı) işaret ederek, “Başımda örtü vardı; hastaneye getirilene kadar onu ağzıma ve burnuma sardım” diye saldırı sonrasında yaşadıklarını anlatıyor:

“Maskemiz yoktu. Nefes alamıyordum. Bir metre önümü göremiyordum”

Musa el-Moussa, atılan parçalara dokunulması halinde, o parçanın tutuşup tekrar yanabildiğini söylüyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), el-Bustan da dahil olmak üzere güney Lübnan’daki birçok yerleşim bölgesinde beyaz fosfor kullanıldığını doğruladı.

Açıklanan raporda, İsrail’in beyaz fosfor bombasını “sivil bölgelerde hukuka aykırı bir şekilde ayrım gözetmeden” kullandığı savunuldu.

İsrail ordusu, sis perdesi oluşturmak için beyaz fosfor mermilerinin kullanılmasının “uluslararası hukuka göre yasal olduğunu” söyleyerek rapora karşı çıktı.

Ordu bu mühimmatın “istisnalar dışında” yoğun nüfuslu bölgelerde kullanılmadığı belirtiliyor.

‘Korkmuyoruz’

Hizbullah’ın en kıdemli komutanlarından biri olan Muhammed Nimah Naser, İsrail’in arananlar listesindeydi.

2006 ve öncesinde İsrail’le savaştı. Sonrasında Suriye ve Irak’ta da bulundu.

Hizbullah’a göre son aylarda “Düşman İsrail’e karşı” birçok askeri operasyon “planladı, yönetti ve denetledi.”

İsrail onu 3 Temmuz’da Tire’de buldu. Ölüm, güpegündüz, arabasını ateş topuna çeviren bir hava saldırısıyla gökyüzünden gelmişti.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde Hizbullah’ın kalesi olarak anılan bölgede ona bir “şehidin” cenaze töreni düzenlendi.

Cenazenin detayları dikkatlice hazırlamıştı. Kadınlar ve erkekler, hatta basın birbirinden ayrı tutuldu.

Hizbullah’ın sarı bayrağına sarılı tabutu, kamuflaj üniformalı ve kırmızı bereli örgüt üyeleri tarafından taşındı.

Mükemmel bir uyum içinde olmasa da, tertemiz beyaz üniformalar giymiş bir bando da hazırdı.

Cenaze, işleyen bir yönetimi olmayan ülkede, bir devlet töreni havasındaydı.

Lübnan’ın bir cumhurbaşkanı yok; geçici bir hükümeti ve darmadağın bir ekonomisi var.

Burası mezhepler arasında bölünmüş, yolsuzluklarla içi boşaltılmış, vatandaşları kendi başlarının çaresine bakmak zorunda bırakılmış bir ülke. Birçok Lübnanlı yorgun durumda ve istedikleri son şey yeni bir savaş.

Hizbullah ise olaylara farklı bakıyor.

Cenaze namazı sona erdiğinde yas tutanlar arasında ölümden “şehitlik” olarak bahsediliyor ve eğer başlarsa savaşa hazırlıktan söz ediliyordu.

35 yaşındaki hemşire Hassan Hamiye bize savaşacağını söylüyor ve “Korkmuyoruz” diyor.

“Aslında topyekun bir savaşın özlemini yaşıyoruz. Şehitlik Allah’a giden en kısa yoldur. Eğer başlarsa, genç ya da yaşlı hepimiz bu savaşa katılacağız.”

Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah ise, örgütün bir savaşa hazır olduğunu ancak hevesli olmadığını vurguladı.

Gazze’de ateşkes olması halinde Hizbullah İsrail’e saldırmayı hemen keseceği sözünü veriyor.

Peki bu İsrail’i tatmin edecek mi? Etmeyebilir.

Tel Aviv, Hizbullah’ı kalıcı bir tehdit olarak görüyor ve en azından ağır silahlara sahip bu düşmanının sınır bölgesinden uzaklaşmasını istiyor.

İsrail yönetiminden de tehdit mesajları geliyor.

İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kish, Lübnan’ın “ortadan kaldırılacağını”, Savunma Bakanı Yoav Gallant ise “taş devrine” döndürüleceği uyarısını yaptı.

İsrail ordusu ise bir ay önce “Lübnan’a saldırı için operasyonel planları” onayladığını açıkladı.

Şu an için iki ülke sınırından tank geçmiş değil. Saldırı yönünde siyasi bir karar alınmadı. İsrail hâlâ Gazze’de bir savaş sürdürüyor ve iki cephede savaşmak ordusunu aşırı zorlayabilir.

Ancak iki eski düşman olan İsrail ile Hizbullah arasında diplomatik bir çözüm sağlanamazsa, şimdi olmasa da daha sonra topyekûn bir savaş çıkabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ufuktaki-duman-israil-ve-hizbullah-yeni-bir-savasa-adim-adim-yaklasiyor/feed/ 0