Hidrojen – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 03 Jun 2024 21:34:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tekirdağ’da fabrika bacalarından hidrojen üretimi başladı https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-fabrika-bacalarindan-hidrojen-uretimi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-fabrika-bacalarindan-hidrojen-uretimi-basladi/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:34:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34579

TEKİRDAĞ’da Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) ve sanayi iş birliğiyle hayata geçirilen projeyle fabrika bacalarından çıkan karbonmonoksit gazı, atmosfere karışmadan hidrojen üretilmeye başlandı. Bölgenin yeşil enerji dönüşümüne katkı sağlaması için hayata geçirilen projeyle elde edilen hidrojenin endüstriyel tesislerde yakıt ve elektrik üretiminde kullanılabileceğini belirten Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, “Hidrojen üreterek fabrikanın ihtiyaç duyduğu enerjiyi yeşil enerjiyle telafi ve desteklemiş oluyoruz” dedi.

NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi ve teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalar, organize sanayinin yaygın olduğu bölgedeki yeşil enerji dönüşümünü yaygınlaştırmak amacıyla iş birliği başlattı. İş birliği kapsamında imzalanan protokolle bölgedeki tesislerden salınan zehirli karbonmonoksit gazını hidrojene dönüştürebilen sistem geliştirildi. Geliştirilen sistemle karbonmonoksit gazı üzerine yüksek sıcaklıklarda özel geliştirilmiş katalizörlerle birlikte su püskürtülüp karbondioksite dönüştürülerek, hidrojen gazı elde edildi.

‘KÖMÜR KULLANIMI HAVA KİRLİLİĞİNE SEBEBİYET VERİYORDU’

Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, yapılan projeyle fabrika bacalarından salınan zehirli gazın, atmosfere çıkamadan hidrojene dönüştürülerek, yakıt ve elektrik üretiminde kullanılmaya başlanacağını söyledi. Üniversite-sanayi iş birliği ile gerçekleşen projenin önemine değinen Tecer, “Fabrika bacalarından, özellikle kömür yakan tesislerin bacasından çıkan karbonmonoksit kirleticisinden geliştirilen teknolojiyle yakıt olarak kullanılabilecek hidrojen elde ediyoruz. Şimdi son zamanlarda bölgemizde faaliyet gösteren sanayi tesislerinde özellikle doğal gaz fiyatlarındaki artış nedeniyle bir rekabette zorlanma meydana geldi ve alternatif olarak kömürün kullanılması da bu bölgede yoğun hava kirliliğine sebebiyet veriyordu. Biz bu bölgenin bu sorununa bir çözüm olması amacıyla yaptığımız araştırma neticesinde bir teknoloji firması ve yerli üretim firmasıyla üniversitemiz olarak bir konsorsiyum, bir protokol imzaladık. Bu projeye sistem süpervizörlüğü ve danışmanlık veriyoruz. Dolayısıyla bu bölgede doğal gaz kullanımı ve hava kirliliğinden oluşan problemlere teknolojik olarak bir çözüm bulma arayışımıza bugün bu projeyle start verilmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARBONMONOKSİT GAZINI YEŞİL ENERJİYE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ’

Bacadan çıkan karbonmonoksit gazını proje kapsamında, yakıt olarak kullanılabilecek hidrojen gazına dönüştürdüklerini anlatan Tecer, “Bu karbonmonoksit gazı üzerine yüksek sıcaklıklarda özel geliştirilmiş katalizörlerle birlikte su püskürttüğümüz zaman karbondioksite dönüşürken, hidrojen gazı da elde ediliyor, açığa çıkıyor. İnovasyon burada şu, bu hidrojen gazının yakıt olarak kullanılabilmesi için yüzde 99 saflık seviyesine ulaşması gerekir. Bunu da bu teknoloji firmasının geliştirdiği hidrojen süzücü membranlarla sağlamış oluyoruz. Sistemi uzun süredir takip ediyoruz ve bu bölgenin bu anlamdaki hem yeşil enerji dönüşümünde hem hava kirliliğinin azaltılmasında hem de yurt dışında ve yurt dışında rekabet koşullarına katkı vermek amacıyla bir çözüm olarak gördük ve bunu ortaya koyduk. Bugün itibarıyla da bu bölgede bu anlamda projelerimize başlamış olacağız” diye konuştu.

‘ZEHİRLİ HAVA KİRLETİCİSİNİ ATMOSFERE ATILMADAN ENGELLEMİŞ OLUYORUZ’

Prof. Dr. Tecer, projenin sanayici ve bölge için önemli olduğunu ifade ederek, “Özellikle bu bölgede tekstil firmalarının bacalarından, kömür yakan tekstil firmalarının bacalarından çıkan karbonmonoksit konsantrasyonları ortalama 50-150 mg/metreküp seviyesinde. Karbonmonoksit bildiğiniz gibi önemli bir hava kirletici, zehirli bir etkiye sahip. Bu hava kirleticisi karbonmonoksiti bu sistemle biz karbondioksite ve su ile ilave ettiğimiz zaman da hidrojene dönüştürmüş oluyoruz ki bu anlamda zehirli olan bir hava kirleticisini bacadan atmosfere atılmadan engellemiş oluyoruz. Ayrıca da hidrojen üreterek fabrikanın ihtiyaç duyduğu enerjiyi yeşil enerjiyle, hidrojen enerjisiyle telafi ve desteklemiş oluyoruz. Bu sistemin maliyeti konvansiyonel yakıt sistemlerine göre, özellikle doğal gaza göre ve kömüre göre 3’te 1 oranında daha düşük. Eğer burada kullanılacak elektrik enerjisinin güneş santrallerinden ya da güneş enerji sistemlerinden alınırsa bu maliyette 4’te 1 oranına kadar düşecek durumda” ifadelerini kullandı.

Tecer, ayrıca gelinen noktada, üretimi tamamlanan sistemin arzu eden fabrikalarda kullanılmaya hazır hale geldiğini aktardı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-fabrika-bacalarindan-hidrojen-uretimi-basladi/feed/ 0
İSO Yeşil Gündem Sohbetleri’nde Türkiye’nin Hidrojen Ekonomisindeki Rolü Ele Alındı https://www.haber60.com.tr/iso-yesil-gundem-sohbetlerinde-turkiyenin-hidrojen-ekonomisindeki-rolu-ele-alindi/ https://www.haber60.com.tr/iso-yesil-gundem-sohbetlerinde-turkiyenin-hidrojen-ekonomisindeki-rolu-ele-alindi/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25230 İstanbul Sanayi Odasının (İSO) sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde başlattığı İSO Yeşil Gündem Sohbetleri’nin 13’üncüsünde hidrojen ekonomisinde Türkiye’nin rolü ele alındı.

İSO’dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) işbirliğiyle İSO Yönetim Kurulu Üyesi Vehbi Canpolat ev sahipliğinde düzenlenen sohbet programına, TENMAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Uğur Çevik ile Hidrojen Teknolojileri Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Dinçer de katıldı.

Program kapsamında gazeteci-yazar Ilgaz Gürsoy moderatörlüğünde TENMAK Hidrojen Teknolojileri Genel Sorumlusu Ragıp Kızıltaş, İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Adnan Midilli ve TENMAK Başkan Yardımcısı Çevik’in konuşmacı olarak yer aldığı bir panel düzenlendi.

“40’ın üzerinde ülke, hidrojen stratejilerini ve yol haritalarını açıkladı”

Canpolat, panelde yaptığı konuşmada, hidrojenin, dünyanın 2050’ye kadar “net sıfır” emisyona ulaşması için kilit bir role sahip olduğunu belirtti.

Canpolat, yenilenebilir enerji, biyoyakıt veya enerji verimliliği gibi karbondan arındırma teknolojilerini tamamlayıcı olmasının yanında “temiz hidrojen” veya renk koduyla ifade edilirse “yeşil hidrojen”in aslında çok daha fazlasını vadettiğini vurguladı.

Hidrojenin deniz ve hava ulaşımı sektörleri ile çelik, amonyak gibi endüstri sektörleri için uzun vadeli, ölçeklenebilir ve uygun maliyetli bir enerji kaynağı alternatifi olduğuna işaret eden Canpolat, “Ayrıca hidrojen yakıt kimyasal ve enerji taşıyıcısı olarak kullanılabildiği için bu pazarları birbirine bağlayacağı ve temelden değiştireceği düşünülüyor. İşte bu nedenlerden ötürü 40’ın üzerinde ülke hidrojen stratejilerini ve yol haritalarını açıkladı.” ifadesini kullandı.

Hidrojen enerjisinin “net sıfır” hedefine ulaşma ve temiz enerji dönüşümü gayretinin yanı sıra jeopolitik nedenlerle de enerji arz güvenliğiyle sınanan dünya için kritik bir rol oynayacağını belirten Canpolat, şunları kaydetti:

“Hidrojen enerjisi, yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin ülkeler için talep potansiyeli taşıyan ülkelere ihracat için de yeni ticaret kapıları anlamına gelecek. Yeşil hidrojen, geniş ölçekte sürdürülebilir ve teknoloji odaklı yeni sanayi stratejisi olarak ülkelerin bir adım öne çıkabileceği yeni bir oyun alanı. Yapılan projeksiyonlara göre bugün 1,4 milyar dolar büyüklüğündeki hidrojen pazarı 2030’a kadar 12 milyar dolara yükselecek. Net sıfır hedefi gerçekleşecek olursa 112 milyar dolara ulaşacak.”

TENMAK Başkan Yardımcısı Çevik de kuruma ilişkin, “TENMAK’ın önemli sorumluluklarından biri de ülkemiz ekonomisini karbondan arındırarak sürdürülebilir temiz enerji geleceği oluşturmak, bu konuda farklılık yaratmak ve temiz enerji hedeflerini uluslararası enerji politikası ile birleştirmektir.” bilgisini verdi.

Hidrojen Teknolojileri Derneği Başkanı Dinçer de hidrojen ekonomisi için sektörün dönüşümü noktasında insanlığın ihtiyaçlarına bakılması gerektiğini ifade etti.

Dinçer, şunları kaydetti:

“Bu ihtiyaçlar ise baktığımız zaman temiz hava, temiz gıda, temiz su, temiz enerji. Ancak enerjiniz temiz değilse diğerlerinin de temiz kalması mümkün olmuyor. Dolayısıyla enerjinin mutlaka ve mutlaka temiz olması gerekiyor.

Günümüze kadar olan süreçte enerji denkleminde yenilenebilir enerji, nükleer ve fosil kaynakları görmüştük. Fosil kaynaklar şimdi denklemin dışına çıkıyor. Peki, denklemin içine kim geliyor? Hidrojen geliyor. Peki, hidrojenin buradaki yolu nasıl olacak? Bu tarihi süreçleri yaşıyor olmak aslında insanlık için hem problemli hem de büyük fırsat oluşturuyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iso-yesil-gundem-sohbetlerinde-turkiyenin-hidrojen-ekonomisindeki-rolu-ele-alindi/feed/ 0
Almanya Büyükelçisi: Türkiye ile Almanya enerji sektöründe işbirliği yapabilir https://www.haber60.com.tr/almanya-buyukelcisi-turkiye-ile-almanya-enerji-sektorunde-isbirligi-yapabilir/ https://www.haber60.com.tr/almanya-buyukelcisi-turkiye-ile-almanya-enerji-sektorunde-isbirligi-yapabilir/#respond Sat, 10 Feb 2024 08:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6838 Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Jürgen Schulz, Türkiye-Almanya ikili ilişkilerinde enerji sektörünün önemli bir yeri olduğunu belirterek, “Yenilenebilir enerji işbirliğinde olumlu gelişmeler var. Özellikle hidrojen gerçekten geleceğe yönelik stratejik bir öneme sahip. Türkiye ile Almanya hidrojenin geliştirilmesi noktasında uygun iki partner.” dedi.

Schulz, AA muhabirine, iki ülke arasındaki ticaret hacminin geçmiş yılları rekorlarla kapattığını ve rekor beklentilerinin devam ettiğini söyledi.

Türk-Alman ticari ilişkilerinin çok çeşitli alanlarda ve oldukça kapsamlı olduğuna işaret eden Schulz, köklü geçmişi olan iki ülke ilişkisinin aynı zamanda son derece dengeli ilerlediğini aktardı.

Schulz, Almanya’nın ihracat yaptığı en büyük ve en önemli ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

“Almanya aynı zamanda Türkiye’nin ihracat yaptığı en önemli, en büyük ülke ve Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkeler arasında da Rusya ve Çin Halk Cumhuriyetinden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Buna rağmen biz ilişkilerimizin bu alanda daha da yoğunlaşmasını, daha da gelişmesini istiyoruz. Hem ticaret alanında hem yatırımlar alanında. Enerji sektörü gerçekten ikili ilişkilerimizde çok önemli bir yer teşkil ediyor. Türkiye’de 8 bini aşkın Alman şirketi yatırım yapmış ve hala faaliyet gösteriyor. Bu şirketler içinde enerji sektöründe çalışan çok sayıda şirket var.”

“Bakan Bayraktar’ın yatırım daveti olumlu karşılandı”

Schulz, Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck’in geçen yıl ekimde beraberinde enerji sektörünün temsilcileri ile Türkiye’yi ziyaret ettiğini anımsattı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da Ankara’da gerçekleştirilen 5. Türk-Alman Enerji Forumu’nda Alman yatırımcıları Türkiye’ye davet etmesinin Alman heyetinde memnuniyetle karşılandığını ifade eden Schulz, şöyle devam etti:

“Birkaç yıldır Türk-Alman enerji forumu ülkelerimizde gerçekleştiriliyor. Foruma enerji sektöründen kamu ve özel sektör temsilcileri katılarak işbirliği imkanları üzerinde görüşmeler yapıyor. Bu forumun son derece yapıcı ve verimli bir forum olarak çalıştığını vurgulayabilirim. Türkiye’nin yenilenebilir enerji ve yeşil enerji dönüşümünde önemli hedefleri var. Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları ve tedarik zinciri alanlarında önemli yatırım imkanları da var. Bunun dışında iklim değişikliği ile mücadele, sanayinin karbonsuzlaşması, yeşil enerji dönüşümü konularında çok yoğun işbirliği alanları ve imkanları mevcut.”

Büyükelçi Schulz, Türkiye’de bulunan Alman şirketlerin buradaki operasyonlarından çok memnun olduklarını bildiklerini belirterek, “Çok olumlu deneyimler edindiklerini biliyoruz. Fakat yeni yatırımcıları çekmek ayrı bir konu. Bazı şirketlerin Türkiye’de yatırım yapmaktan çekindiklerini de biliyoruz. Yatırım koşullarının cazip olması gerekiyor. Bu koşulların arasında yasal güvenceler, planlama güvenliği yani uzun vadeli plan yapabilmeleri ve finansman konusunda kolaylıklar olmalı. Bunlar bekledikleri olumlu çerçeve koşulları.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin yeni üretim merkezi ve tedarik zinciri oluşturma noktasında Avrupa’ya yakın olmasının büyük bir avantaj olduğunu dile getiren Schulz, şirketlerin Kovid-19 salgını ve Rusya- Ukrayna savaşı sonrası güvenilir piyasa arayışına girdiklerini, Türkiye’nin de coğrafi konumu ve potansiyeli açısından önemli bir ülke olduğunu vurguladı.

Schulz, şöyle devam etti:

“Ben kesinlikle Türkiye’nin bu konuda önemli bir konumda olduğunu düşünüyorum. Hem Kovid-19 salgını açısından hem de savaş açısından şirketler daha güvenilir piyasalara yönelmek zorunda hissettiler kendilerini. Piyasalar açısından ellerindeki imkanları çeşitlendirmeye doğru yöneldiler. Tabii ki Türkiye de bu açıdan önemli bir konumda çünkü coğrafi olarak yakın, kültürel olarak yakın ve aynı zamanda iki ülke birbirini iyi tanıyor. Yani birbirine yabancı değil. Zaten Türkiye’de örneğin güneş panelleri üretimi alanında çok önemli şirketler var. Kapsamlı bir üretim yapılıyor. Almanya Kovid-19 salgını öncesinde de ve Ukrayna’daki savaş öncesinde de zaten yenilenebilir enerji konusunda çok yoğun bir çalışma içindeydi. Şimdi bu daha da yoğunlaşacak. Türkiye’nin bu noktada mutlaka önemli bir rolü olacaktır.”

“Türkiye’nin yeşil hidrojen üretim koşulları uygun”

Schulz, enerji piyasalarında stratejik olarak önemi artan bir konu olan hidrojenin geliştirilmesi yönünde Türkiye ve Almanya’nın önemli adımlar attığını ifade etti.

Yakın dönemde hidrojen ile ilgili iki ülkenin mutabakat zaptı imzaladığını, bazı şirketlerin Türkiye’de hidrojene ilişkin ortak bir yatırım gerçekleştirdiğini anımsatan Schulz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeşil hidrojen gerçekten stratejik açıdan gelecek vadeden çok önemli bir konu. Almanya’da sanayide kullanılan bir kaynak. Fakat gelecek için çok önemli gelişmeler vadeden bir kaynak. Bilinçli olarak sanayide kullanılırsa çok faydası ve avantajı olacak bir kaynak. Almanya tabii ki hidrojen üretebilir. Ancak ihtiyacını karşılayacak kadar üretemez çünkü gelecekte hidrojene miktar olarak çok büyük bir ihtiyaç olacak. Türkiye’de de büyük miktarda hidrojen üretiminin koşullarının olduğunu düşünüyoruz. Biz bu alanda Türkiye ile işbirliği içinde olmaktan büyük memnuniyet duyarız çünkü yenilenebilir enerji konusunda daha önce de söylediğimiz gibi işbirliğimizde olumlu gelişmeler var.”

Schulz, söz konusu mutabakat zaptının bazı unsurlarının şimdiden uygulandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Örneğin bir görev gücü oluşturuldu, uzmanlar bir araya gelip şimdiden bu alanda neler yapılabileceğini görüşüyorlar. Aynı zamanda ortak yatırımlar konusunda neler yapılabilecekleri konusu irdeleniyor. Hatta bildiğim kadarıyla Türkiye’de bir ortak yatırım gerçekleşti bile. Hidrojen gerçekten geleceğe yönelik stratejik bir öneme sahip. Türkiye ile Almanya hidrojenin geliştirilmesi noktasında uygun iki partner. Öte yandan ülkelerimiz bir anlaşmaya imza atıp iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortak hareket etme kararı verdiler ve düzenli olarak üst düzey görüşmelerin gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanya-buyukelcisi-turkiye-ile-almanya-enerji-sektorunde-isbirligi-yapabilir/feed/ 0