Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Aksaray’da da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle demokrasi şehitlerini anmak amacı ile çeşitli etkinlikler düzenlendi. Gün içerisinde yapılan etkinliklerin ardından akşam saatlerinde 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda Aksaray Valiliği ve Aksaray Belediyesi tarafından anma etkinliği düzenlendi. Yüzlerce vatandaşın katıldığı etkinliğe Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer ve protokol üyeleri katıldı. Ellerinde bayraklarla meydanı dolduran yüzlerce vatandaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını dev ekranda izledi. Vatandaşlar, etkinlik süresince çeşitli marşlar söyleyip, sloganlar atarak milli birlik ve beraberlik mesajları verdi. Etkinlikte ayrıca 15 Temmuz şehitleri için dualar edildi. Meydanda kurulan stantlarda vatandaşlara çeşitli ikramlar sunulurken, vatandaşlar bu anlamlı günün yıl dönümünü birlik ve beraberlik içinde kutlamanın gururunu yaşadı.
Programda konuşan Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu, “8 yıl geçti ama yüreğimizde bu heyecanı hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Bu heyecanı dinç tutma adına gençlerimizle, yaşlılarımızla, toplumun bütün kademeleriyle sahalarda olacağız. Allah’ın izniyle bu heyecanı dinç tutacağız. Kamu kurumları, özel sektör, askeri, öğretmenleriyle, bütün meslek gruplarıyla herkes kendi görevini en iyi şekilde yaparak şehitlerimizin hakkını ödemeye çalışacağız. Bütün temennimiz budur. İşte sokaklarımız dolu, 8 yıl geçmesine rağmen heyecan eksilmesi olmadı. Bu heyecanın devamını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyorum. Buraya katılım sağlayan vatandaşlarımızın, büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpüyorum” şeklinde konuştu.
Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer, “Şehitlerimizi Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günümüzün 8. yılını idrak ediyoruz. İlk günkü heyecan vatandaşlarımızda devam ediyor. Hemşehrilerimiz, Türk halkı demokrasisine sahip çıktı. Milli birlik ve bütünlük içerisinde bunu el birliğiyle gerçekleştirdi. FETÖ mensuplarına karşı verilen derin bir mücadele hükümetimiz tarafından her zaman olduğu gibi son hızıyla devam ediyor. İnşallah vatandaşlarımızın bu birlik ve beraberliğiyle, hükümetimizin, devletimizin de duruşuyla ülkemizin üzerinden gelemeyeceği hiçbir yükün, hiçbir sorunun olmayacağı kanaatindeyiz. Allah birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.
Etkinliklere katılan vatandaşlar ise, o günü hala aynı şekilde yaşadıklarını belirterek, unutmadıklarını, unutturmayacaklarını söyledi. Fransa’dan memleketi Aksaray’a gelen Seyit Ali Onar (73), “Fransa’dan geliyorum, 74’ten beri Fransa’dayım. Benim memleketime bu hainliği yapanları ben memleketimde istemiyorum. Ne ölüsünü istiyorum ne dirisini. Cennet vatanımı kokutmasınlar. Benim devletime, milletime silah sıkan hainler benim ülkeme ayak basmasınlar. Ne ölüsü ne dirisini” diye konuştu.
Ceylan Bostan (38), “15 Temmuz İrade Meydanı’nda yıllar önce olduğu gibi yine aynı heyecan, yine aynı hüzün içerisinde burada hep bir araya geldik” dedi.
İsviçre’den memleketi Aksaray’a gelen Nusret Polat (68), “Evde oturuyorduk, ‘Bugün 15 Temmuz. Şehitleri anma programı var, oraya gidelim’ dedik geldik. Allah böyle bir günü bir daha yaşatmasın bize. Temennimiz odur” dedi. – AKSARAY
]]>Turnuvanın ilk gün maçları, Beykent Stadyumu ve M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde oynandı. Maçlar sırasında yüzlerce taraftar, türbinlerden takımlarına büyük bir coşku ve heyecanla destek verdiler. Tribünlerde yaşanan coşku ve renkli görüntüler, unutulmaz anlara sahne oldu.
“Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum”
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, maç öncesinde takımlarla bir araya gelerek başarı dileklerinde bulundu. Yılmaz, köylerin spor tutkusunu pekiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, bu tür etkinliklerin toplumsal bağları güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Umut Yılmaz, “Bu turnuvalar, sadece sporun birleştirici gücünü göstermekle kalmayacak, aynı zamanda köylerimiz arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da pekiştirecektir. Spor, toplumumuzun her kesiminde olduğu gibi gençlerimizin ve çocuklarımızın hayatında da son derece önemli bir yere sahiptir. Spor sayesinde, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştiriyor, disiplinli ve takım ruhuna sahip bireyler yetiştiriyoruz. Sporun bu olumlu etkilerini göz önünde bulundurarak, köylerimizin spor faaliyetlerine olan ilgisini artırmak ve onlara bu heyecanı yaşatmak amacıyla bu tür etkinlikleri düzenlemeye devam edeceğiz. Bugün burada gördüğümüz coşku ve heyecan, aslında sporun ne kadar güçlü bir bağ kurma aracı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Tribünlerde toplanan yüzlerce taraftarın takımına verdiği destek, bu turnuvaların amacına ulaştığını gösteriyor. Köylerimiz arasındaki bu dostane rekabet ve dayanışma ruhu, gelecekte de devam edecek ve toplumsal bağlarımızı daha da güçlendirecektir. Saha içinde ve dışında sergilenen sportmenlik ve dostluk, turnuvalarımızın gerçek ruhunu yansıtıyor. Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.
Kıyasıya mücadele edildi
Açılış maçında Beykent Stadyumu’nda saat 17.00’de Bilek ile Dımışkılı karşı karşıya geldi. Aynı gün ve aynı saatte M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Göksüncük ile Battal mücadelesi yaşandı. Bu iki maçın hemen ardından, saat 18.20’de Beykent Stadyumu’nda Dündarlı ile Aşağı Arıl, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Bayatlı ile Bağbaşı sahaya çıktı. Saat 19.40’ta Beykent Stadyumu’nda Bedirkent ile Erikli, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Cerit Yeniyapan ile Aktoprak kozlarını paylaştı. İlk günün son maçları ise saat 21.00’de Beykent Stadyumu’nda Yalangoz ile Beylerbeyi, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Kızık Hamurkesen ile Uğruca arasında oynandı.
Heyecan kaldığı yerden devam edecek
Turnuvanın ikinci gününde, 14 Temmuz 2024 Pazar günü, yine heyecan dolu maçlar izlenecek. Günün ilk maçları saat 17.00’de Beykent Stadyumu’nda Atabek ile Tekirsin, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Köksalan ile Akçaburç arasında yapılacak. Saat 18.20’de Beykent Stadyumu’nda Sofalıcı ile Dülük karşılaşırken, saat 19.40’ta Beykent Stadyumu’nda Karacaburç ile Serintepe, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Çaykuyu ile Karasakal mücadele edecek. İkinci günün son maçları saat 21.00’de Beykent Stadyumu’nda Akçagöze ile Öğümsöğüt, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Yayıktaş ile İncesu arasında oynanacak. – GAZİANTEP
]]>İzmir’in Selçuk ilçesinde Efes Antik Kenti’ne çok yakın konumdaki Selçuk Efes Havalimanı, uçuş ve havacılık sporlarında ülkenin en aktif eğitim ve uygulama alanları arasında yer alıyor.
Türk Hava Kurumu bünyesindeki Selçuk Havacılık Eğitim Merkezi Koordinatörlüğü, paraşüt ve tandem atlayışları, model uçak, microlight uçuşlarının yanı sıra pilotaj eğitimleriyle de öne çıkıyor.
Merkez, pilotluğu meslek olarak seçen THK Üniversitesi Pilotaj Bölümü öğrencilerinin yanı sıra uçma tutkusunu hayata geçirmek isteyenlere Cessna C-172 tek motorlu eğitim uçağı ve Tecnam P2006T çok motorlu eğitim uçağında teorik ve pratik eğitim veriyor.
İstedikleri lisans programına göre uçuş gerçekleştiren öğrenciler başarılı olmaları halinde, 45 saatlik uçuşla PPL hususi pilot lisansı, 205 saatlik uçuşla CPL ticari pilot lisansı ve ATPL hava yolu nakliye lisanslarını alabiliyor.
Hususi pilot lisansına sahip olan kişiler kendi uçaklarıyla uçabilirken ticari pilot lisansı olanlar çalışacakları platforma göre ilave eğitimlere tabi tutuluyor.
“Hayalim tam olarak bunu yaşamaktı”
THK Uçuş Eğitmeni Mustafa Ak, AA muhabirine, merkezdeki eğitimlerin tek ve çift motor uçakların yanı sıra simülatör programlarında verildiğini, her yıl yaklaşık 200 öğrencinin yoğun bir eğitim sürecinden geçtiğini söyledi.
Uçmak isteyen insanların hayallerini gerçekleştirdiklerini kaydeden Ak, şöyle konuştu:
“Buraya gelenlerin hepsi severek geliyor. İçlerinde uçuş arzusu olduğu için geliyorlar. Burada tutkularını yerine getiriyorlar. İş adamları da geliyor. Boş zamanlarında gelip bu tutkularını gidermiş oluyorlar. Kimileri de gelecekte hava yollarında pilot olarak görev almak istiyor. Geldiklerinde ilk heyecanlarını görebiliyoruz. Uçtukça, uçağı tanıdıkça daha bir kendilerine güvenleri geliyor. Tabii bütün bunları yaparken de gerekli önlemleri alarak eğitimlerimize devam ediyoruz.”
THK Üniversitesi Pilotaj Bölümü 2. sınıf öğrencisi Berru Barın, en büyük hayalinin pilotluk olduğunu söyledi.
Çok çalışıp istediği bölümde okuduğunu aktaran Barın, “Çok çalıştım ama verilen emeklere değiyor. Çünkü gökyüzü gerçekten bir tutku haline geliyor. Hayalim tam olarak bunu yaşamaktı ve burada olmaktı. Hedefim havayollarına girmek.” ifadelerini kullandı.
Aynı üniversitenin öğrencisi Esin Şaylık da çocukluğunda uçağa ilk bindiği günden bu yana pilot olmayı hayal ettiğini belirterek, “Kokpite girmek nasip oldu, çok mutluyum. Merakla, heyecanla uçmayı bekliyoruz. Ben derslerimi tamamladıktan sonra İzmir’de uçmak istedim. Bu hafta ilk sortimizi atarız diye bekliyoruz. Çok heyecanlıyız.” dedi.
Öğrencilerden Yusuf Burakhan Türkaydın, teorik eğitimlerin ardından uçuş safhasına geldiklerini dile getirerek, duygularını şu sözlerle aktardı:
“Bana uçmak özgürlüğü, sonsuzluğu ifade ediyor. Çünkü ucu bucağı olmayan bir şey. Mesleğimiz de bize dünyanın kapılarını aralayacak, güzel bir meslek. Buraya gelirken bile heyecan var. O koltuğa oturmanın verdiği heyecan tarif edilecek bir duygu değil. Bizim için hem ilk olması hem de çabalarımızın karşılığını almamız için önemli bir andı.”
]]>Erzurum’da Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak mesleğe başlayan Dilek Yolcu, Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat 1997 sürecinde, başörtüsü taktığı gerekçesiyle meslekten ihraç edildi.
Uzun süre işsiz kalan Yolcu, bu süreçten sonra Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak Kur’an kursunda 7 yıl eğitmen olarak çalıştı. Yarım kalan öğretmenlik hayali için 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığına başvuran Yolcu, Erzurum Şükrüpaşa İlkokulunda göreve yeniden başladı.
O tarihten bu yana mesleğini heyecanla sürdüren Yolcu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını unutamıyor.
Dilek Yolcu, AA muhabirine, başörtüsü gerekçe gösterilerek görevini 5 ay yaptıktan sonra meslekten atıldığını söyledi.
Başörtüsü nedeniyle üzerinde baskı kurulduğunu anlatan Yolcu, şöyle konuştu:
“O dönem çok çelişkili bir durumdu. İlahiyatçısınız, Allah’ın emri örtünmek ama kimseye bunu ifade edemiyordunuz. O dönemde çalıştığım müdür bey bunu kaçmak olarak görüyordu. ‘Niye benden kaçıyorsun’ diyordu. Bunun Allah’ın emri olduğu aklına gelmiyordu. Üzerimde çok fazla baskı oluşturuyordu. ‘Sen nasıl yaşayacaksın, paran olmazsa kimse sana bakmaz, paran olursa şöyle olur böyle olur, ortada kalırsın, başını açmak zorundasın’ diyordu. Her gün psikolojik baskısını hissettim. Hayatımda ilk defa saç kıran olmuştum. O kadar acı ki saçım döküldü, bu durumda gidip de ‘başörtülü çalışabilir’ raporu almayı bile düşündüm. Tabii böyle bir şey mümkün değildi. En acı olaylarımdan biri buydu.”
Yolcu, “İkna çalışmaları oldu. Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak dersim az olması gerekirken, haftanın beş günü bana ders koymuşlardı. Olur da müfettiş gelirse ıskalanmasın diye. Özellikle cuma günleri İstiklal Marşı’nın olduğu zamana ders koyuyordu. Her İstiklal Marşı okunduğunda hüngür hüngür ağlıyordum. En sevdiğim şair, içinde en güzel İslamiyet’i anlatan İstiklal Marşı ve sen onda kendini çok suçlu ve nereye saklanabilir hissediyorsun.” diye konuştu.
Yaşadığı işsizlik döneminin arından Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmaya başladığını anlatan Yolcu, “Başörtüsünden atılanlara af gelmişti. 2006’da öğretmenliğe dönülebilir şansı verilmişti ama o kadar korkmuştum ki tekrar başörtü yasağı gelecek korkusuyla dönmek istemedim. Benim isteğim öğretmenlikti, 2013’te ne olursa olsun dedim ve başladım. 10 yıldır elhamdülillah öğretmenlik yapıyorum.” dedi.
“Okula giderken arkadaşlarım ‘bu kadar heyecan mutluluk fazla değil mi’ diyorlar”
Yolcu, yaşadığı travmaların hiçbir zaman geçmediğini belirterek, öğretmenlik mesleğini, geçmişte yaşadığı sorunlar nedeniyle çok daha heyecanla yaptığını dile getirdi.
Derslerde yaşadıklarını anlatan Yolcu, “O zaman derse her girdiğimde, ‘Dilek bu senin son dersin olabilir ona göre anlat’ diyordum. Şimdi derse girdiğimde çok heyecanlanıyorum. Çok mutlu oluyorum. Okula giderken arkadaşlarım ‘bu kadar heyecan, mutluluk fazla değil mi’ diyorlar. Diyorum ki ‘siz benim yaşadıklarımı yaşasaydınız şu anki heyecanımı anlardınız.’ Başörtüyle derse girebilmenin nasıl bir nimet olduğunu biliyorum. Allah’ı rahatlıkla anlatabilmek müthiş bir keyif. Gücüm yettiği kadar öğretmenlik yapmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
]]>