Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü, tarihi ve anlamlı bir geleneği canlandırarak Ramazan ayını özel bir atmosferde yaşatmak için harekete geçiyor. 2. Bayezid tarafından 1492 yılında annesi adına yaptırılan ve şehirdeki en önemli hanım sultan vakfı olma özelliği taşıyan Gülbahar Hatun İmareti, 532 yıl sonra asli fonksiyonuna uygun bir şekilde yeniden hayırseverlerin katkılarıyla iftar sofralarını kuruyor. Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenecek iftar organizasyonu, 81 ildeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonuyla gerçekleşecek. Gülbahar Hatun İmareti, Ramazan ayında her gün 400 kişiye hayırseverlerin katkılarıyla iftar verecek. Ayrıca ramazan sonrasında da ihtiyaç sahiplerine günlük bin kişilik sıcak yemek ikramında bulunacak olan imaret, çocuk etkinlikleri ve musiki gösterileriyle de renklenecek. Her gün farklı bir etkinlikle misafirlerini ağırlamayı planlayan Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü, tasavvuf musikisi, ilahi grubu ve Hacivat Karagöz gösterisi gibi kültürel etkinliklerle Ramazan’ın ruhunu yaşatacak. İftara gelen misafirler Türkiye’de ilk olan restoran mantığıyla masalarda ağırlanacak ve özel bir hizmetle karşılanacak.
Kentin tarihine ve kültürüne uygun bir şekilde düzenlenecek olan bu özel iftar etkinlikleriyle, Ramazan’ın eski Osmanlı dönemlerindeki atmosferi Tokat sokaklarına taşınacak.
“532 yıl önceki imaret aslına uygun olarak hizmet verecek”
Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansına özel açıklama yapan Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, “Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından 2022 yılında 25 ilde düzenlenen iftar organizasyonu bu yıl genişletildi. 81 ilde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğümüzce bölge müdürlüklerimiz aracılığıyla kurulacak iftar sofralarında ihtiyaç sahiplerine dileyen tüm vatandaşlara hizmet verilecektir. Bizler de Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak 2. Bayezid tarafından 1492 yılında annesi Gülbahar Hatun adına yaptırılmış olan ve şehirdeki en önemli hanım sultan vakfı olma özelliği taşıyan Gülbahar Hatun imaretinde vakıfın iradesine uygun bir şekilde Ramazan ayında her gün 400 kişiye hayırseverlerin katkılarıyla iftar vereceğiz. Ayrıca ramazan ayından sonra da ihtiyaç sahiplerine günlük bin kişilik sıcak yemek ikramında bulunacaktır. Bu imaret 2. Bayezid tarafından annesi Gülbahar’ın adına vakfedilmiş bir imarettir. 532 yıl önce vakfedilmiş bu imareti asli fonksiyonuna uygun olarak tekrar imaret olarak hizmet verecektir. Burada çocuk etkinlikleri olacak. Burada her gün musiki etkinliğimiz olacak. Tasavvuf musikisi, ilahi grubu, Tokat’ımızın bir tane devlet sanatçısı burada çocuklarımızı eğlendirmek için Hacivat Karagöz gösterisi yapacak. Ney taksimi yapılacak. Her gün bir etkinlikle misafirlerimizi kendilerini özel hissettireceğimiz bir şekilde ağırlamak istiyoruz. Buraya iftar için gelen her misafirimiz restoran mantığıyla masalarımıza oturtturulacak. Kendilerine masalarında servisleri yapılacak. Güzel etkinliklerle Ramazan’ın aynı Osmanlı döneminde yaşatıldığı gibi Tokat’ımızda yaşatmak için elimizden gelenin gayreti göstereceğiz” dedi. – TOKAT
]]>Olay, 14 Şubat’ta akşam saatlerinde, Yumurtalık ilçesi Asmalı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Emrah ve Sihan Akgül çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü olan İpek Akgül (18), portakal bahçesinde tartıştığı Yaşar B. tarafından tabancayla başından vurularak öldürüldü. Şüpheli, daha sonra genç kızı bir tarlada bulunan su kuyusuna gömdü. Genç kızı öldüren Yaşar B., jandarmayı arayarak kendini ihbar etti. Bölgeye gelen jandarma ekipleri Yaşar B.’yi gözaltına aldı. Şüpheli daha sonra ekiplere genç kızı gömdüğü yeri gösterdi, kızın cesedi kuyudan çıkartıldı. Yapılan otopsisinin ardından genç kızın cenazesi Küçükoba Mezarlığına defnedildi.
“İşkence yapıp aç susuz bırakılıp öldürülmüşler”
Genç kızın annesi Sihan Akgül, “Sevgililer günü cinayeti değil önce söyleyeyim size. Sevgililer gününün kurbanı değil. Sevgilisi yoktu benim kızımın. Kızım dört beş kişi tarafından hunharca işkence uygulanıp aç susuz bırakılıp ondan sonra çırılçıplak bedeniyle portakal bahçesinde gömmüşlerdi. Benim kızımın her tarafından kırık vardı, çürük vardı. Aşırı derecede dayak yemişti” diye konuştu.
Kızının neden öldürüldüğünü bilmediğini ve sadece 3 kişinin yakalandığı dile getiren anne Akgül, “İki kişinin hala firari gezdiğin biliyorum. Sadece şunu istiyorum. O canilere şunu seslenmek istiyorum. Sen, benim kızımdan ne istedin? Şu üzerimdeki onun tişörtü. Her gün bu üstümde ve ben her gün bu yasta eriyorum bitiyorum. Sen böyle kaçarken, dolaşırken, nefes alıp verirken, benim kızım sana ne yapmış olabilir ki? Günlerce sen kızıma işkence gördürdün. Benim kızımın canını yaktın. Gözlerimin içine bak. İnan et senin sonun geldi. Devlet senin yakanı bırakmayacak. Bugün yarın alınacaksın. Adalete teslim olacaksın, adalete sonsuz güvenim var”
dedi.
“İpek’i unutmayalım, biri sürü İpek’ler var”
Anne Akgül, “İpek Akgül’ü unutmayalım, gerçekten unutmayalım. Bir sürü İpek Akgül’ler var. Boşu boşuna toprağın altında. Çok güzeldi benim kızım. Toprağın altına niye gömdün sen onu? İki kere gömdün. Bir portakal bahçesinde gömdün, ikinci ben kendi elimle yavrumu mezara koydum. Sen bana niye bunu yaşattın? Kızımı tanımıyorsun, etmiyorsun. Biz sana ne yapmış olabiliriz, sadece ben bunu söylüyorum” ifadelerine yer verdi.
“Her gün bir kız ölüyor”
Bir sürü kadının öldüğüne değinen acılı anne Akgül, “Her gün bir tane kız ölüyor, yazık günah değil mi annelerimize? Yazık günah değil mi bize? Ben her gün aklımı yitiriyorum. Kızımın hayali geliyor ama ben kızıma dokunamıyorum. Kızımı görüyorum ama kızım yok, kayboluyor ortadan. Kurbanınız olayım, bunun peşini bırakmayalım. Her gün bir ceset bulmayalım” diye konuştu.
“Sen bir canisin, canavarca kızımı katlettin”
Evladını öldürenlere ‘bunu neden reva gördün’ diyerek seslenen acılı anne Akgül, “Biz sana ne yaptık? Sana hayvan demiyorum. Sen hayvan bile olamazsın. Sen bir canisin, sen bir canavarsın. Canavarca onu katlettin. Neden? Sana ne yaptık? Biz sana ne yaptık, ailesi vardı. O kimsesiz değildi. Seni ben adalete havale ediyorum. Umarım müebbet yersin” dedi. – ADANA
]]>