Ozan Tufan, yeni sezon hazırlıklarını Macaristan’ın Szeged kentinde sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Bordo-mavililerin Hull City’den kadrosuna kattığı oyuncu, hedefleri bulunan bir takımda olduğunu belirterek, “Büyük takımda, büyük camiadayım. Çok mutluyum. Trabzon şehrine, yöneticilerine ve başkanımıza bana bu kulüpte oynama şansı verdikleri için çok teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
Ozan Tufan, büyük bir camiada olduğunu ifade ederek, “Potansiyelime ve yeteneklerime güveniyorum. Böyle bir camiada olduğum için mutluyum. Trabzonspor yöneticilerine çok teşekkür ederim bana bu şansı verdikleri için. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime güveniyorum, yeteneklerime güveniyorum. Elimden gelenin fazlasını yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.” ifadelerini kullandı.
Transferi öncesinde teknik direktör Abdullah Avcı ile bir araya geldiğini aktaran Ozan Tufan, şunları kaydetti:
“Hocayla konuştuğumuzda bana senin 5-6 mevkide oynayabilme özelliğin olduğu için ‘Ben 5-6 transfer yapıyormuşum gibi düşünüyorum.’ dedi. Günümüz futbolunda bir oyuncunun birçok mevkide oynayabildiğini görüyoruz. Ben de o yeteneklere sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hocanın bu bakış açısından mutluyum.”
“Milli takım duygusunu yeniden tatmak istiyorum”
Ozan Tufan, milli takımda tekrar formayı giymek istediğini vurgulayarak, “Milli takım hayalim var. O duyguları yeniden tatmak istiyorum. Trabzonspor’un da bana bu konuda yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Elimden gelenin fazlasını yaparak seçilmek istiyorum.” dedi.
Takımda kamp öncesi transferin büyük bölümünün bitmesinin şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj olduğunu dile getiren Ozan Tufan, “Transferlerin çoğunun bitmesi bir kulüp ve camia için çok önemli. Sezona hazır bir şekilde girmek çok önemli. Ben dahil buraya yeni gelen isimler var. Bunların adaptasyon süreçleri var. Bunu bu kamp sürecinde aştığımızı düşünüyorum. Sezona bu şekilde girebilmek çok önemliydi. Şampiyonluk için önemli bir durum.” şeklinde konuştu.
-” Abdülkadir Ömür, beni aradı”
Ozan Tufan, transferi öncesinde Hull City’den takım arkadaşı Abdülkadir Ömür ile görüşmediğini de belirterek, şöyle devam etti:
“Abdüş (Adülkadir Ömür) çok sevdiğim, çok beğendiğim bir kardeşim. Onunla beraber Hull City’de oynadık. Onunla görüşmem olmadı. Başkanımız ve hocamız rica ettiği için ben Trabzonspor’un teklifini kimseye söylememiştim. Abdüş’ün haberi olunca o beni aradı. Ben de ona düşüncelerimi söyledim transferle ilgili. O da benim için iyi olabileceğini, yeniden milli takıma seçilebileceğimi, Trabzonspor ile hedeflerimi gerçekleştirebileceğimi söyledi. Onun düşünceleri de benim için önemliydi. O yüzden ona da teşekkür ediyorum. Yurt dışından ve Türkiye’den birkaç teklif oldu. Hull City ile kontratım vardı. Abdullah hocamız ve başkanımız arayana kadar benim de hedeflerim vardı. İki tarafın da hedefleri örtüştüğü için buraya geldim.”
Taraftarlara teşekkür eden Ozan Tufan, “Taraftarlarla ilgili konuşacak olursak böyle bir karşılama beklemiyordum. Daha öncesinde oynadığım büyük bir camia vardı. O yüzden beni geldiğimde bağırlarına bastıkları için onlara da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Beni Trabzon şehrinde havalimanında öyle güzel karşıladıkları için teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
“Orta sahada rahatım”
Ozan Tufan, İngiltere’de 2 yılda 20 gol atmasının tesadüf olmadığını da vurgulayarak, şunları söyledi:
“Kendimi orta saha mevkisinde daha rahat hissediyorum. İki 10 numara ile oynuyorduk Hull City’de. Farklı bir sistemimiz vardı. Orta sahada kendimi daha iyi hissediyorum. Yeteneklerimi daha iyi ortaya koyduğumu düşünüyorum. Ben iki senede 20 gol attım. Skorlardan ziyade iyi bir futbol oynadığımı söyleyebilirim. İki senede 20 gol atmanın da tesadüf olmadığını düşünüyorum. Milli takım beklentilerim vardı ama davet alamamam üzücü benim adıma. Tabii ki çeyrek finale çıkmamız bizi mutlu ediyor. İnşallah sonuna kadar giderler, biz de çok mutlu oluruz. Bir dahaki kamp döneminde de inşallah kadroda olurum.”
Ozan Tufan, başka takımlardan da teklifler aldığını belirterek, “Türkiye’den de birkaç teklif vardı. Benim bir yıl daha kontratım vardı. Öyle bir düşüncemiz yoktu. Abdullah hoca ve başkanımız arayana ve fikirlerini beyan edene kadar benim de hedeflerim vardı. Hedeflerimiz doğrultusunda, fikirlerimiz ortak yöndeydi. Ailemle paylaştım. Gönül sıcaklığı ile buraya geldik. Mutluyuz, çok şükür.” ifadelerini kullandı.
]]>Trabzonspor’un yeni transferi Ozan Tufan, “Hedefleri olan büyük bir camiadayım. Bunun için çok mutluyum. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime ve yeteneklerime güveniyorum” dedi.
Macaristan’ın Szeged şehrinde yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Trabzonspor, sabah yaptığı antrenmanla çalışmalarını sürdürdü. Antrenman öncesi yeni transfer Ozan Tufan, düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“HEDEFLERİ OLAN BÜYÜK BİR CAMİADAYIM”
Potansiyeli ve yeteneklerine güvendiğini söyleyen Tufan, “Hedefleri olan büyük bir camiadayım. Bunun için çok mutluyum. Bana bu şansı verdikleri için Trabzonspor yöneticilerine çok teşekkür ederim. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime güveniyorum, yeteneklerime güveniyorum. Elimden gelenin fazlasını yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.
“ABDULLAH AVCI ‘5-6 TRANSFER YAPIYORMUŞUM GİBİ’ DEDİ”
Teknik direktör Abdulah Avcı ile görüşmesini aktaran Tufan, “Hocayla konuştuğumuzda şöyle bir şey söyledi; ‘Senin 5-6 mevkide oynayabilme özelliğin olduğu için ‘Ben 5-6 transfer yapıyormuşum gibi düşünüyorum’ cümlelerini kullandı. Günümüz futbolunda bir oyuncunun birçok mevkide oynayabildiğini görüyoruz. Ben de o yeteneklere sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hocanın bu bakış açısından mutluyum” şeklinde konuştu.
“MİLLİ TAKIM HAYALİM VAR”
Milli takıma yönelik soru üzerine konuşan Ozan Tufan, “Milli takım hayalim var. O duyguları yeniden tatmak istiyorum. Trabzonspor’un da bana bu konuda yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Elimden gelenin fazlasını yaparak seçilmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“SEZONA HAZIR GİRMEK ÇOK ÖNEMLİ”
Transfer sürecine yönelik soruya Tufan, “Transferlerinin çoğunun bitmesi bir kulüp ve camia için çok önemli. Sezona hazır bir şekilde girmek çok önemli. Ben dahil buraya yeni gelen isimler var. Bunların adaptasyon süreçleri var. Bunu bu kamp sürecinde aştığımızı düşünüyorum. Sezona bu şekilde girebilmek çok önemliydi. Şampiyonluk için önemli bir durum” yanıtını verdi.
“ABDÜLKADİR ÖMÜR BENİ ARADI”
Trabzonspor’a transferi sürecinde yaşananlara dair soru yanıt veren Tufan, “Abdüş (Adülkadir Ömür) çok sevdiğim çok beğendiğim bir kardeşim. Onunla beraber Hull City’de oynadık. Onunla görüşmem olmadı. Başkanımız ve hocamız rica ettiği için ben Trabzonspor’un teklifini kimseye söylememiştim. Abdüş’ün haberi olunca o beni aradı. Ben de ona düşüncelerimi söyledim transferle ilgili. O da benim için iyi olabileceğini yeniden milli takıma seçilebileceğimi Trabzonspor ile hedeflerimi gerçekleştirebileceğimi söyledi. Onun düşünceleri de benim için önemliydi. O yüzden ona da teşekkür ediyorum. Yurt dışından ve Türkiye’den birkaç teklif oldu. Hull City ile kontratım vardı. Abdullah hocamız ve başkanımız arayana kadar benim de hedeflerim vardı. İki tarafın da hedefleri örtüştüğü için buraya geldim” değerlendirmesinde bulundu.
“TARAFTARLARDAN BÖYLE BİR KARŞILAMA BEKLEMİYORDUM”
Taraftarlara teşekkür eden Tufan, “Taraftarlarla ilgili konuşacak olursak böyle bir karşılama beklemiyordum. Daha öncesinde oynadığım büyük bir camia vardı. O yüzden beni geldiğimde bağırlarına bastıkları için onlara da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Beni Trabzon şehrinde havaalanında öyle güzel karşıladıkları için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“ORTA SAHA MEVKİSİNDE DAHA RAHAT HİSSEDİYORUM”
2 senede 20 gol atmasının tesadüf olmadığını kaydeden Tufan, “Kendimi orta saha mevkisinde daha rahat hissediyorum. İki 10 numara ile oynuyorduk Hull City’de. Farklı bir sistemimiz vardı. Orta sahada kendimi daha iyi hissediyorum. Yeteneklerimi daha iyi ortaya koyduğumu düşünüyorum. Ben iki senede 20 gol attım. Skorlardan ziyade iyi bir futbol oynadığımı söyleyebilirim. İki senede 20 gol atmanın da tesadüf olmadığını düşünüyorum. Milli takım beklentilerim vardı ama davet alamamam üzücü benim adıma. Tabii ki bugünkü çeyrek finale çıkmamız bizi mutlu ediyor; inşallah sonuna kadar giderler biz de çok mutlu oluruz. Sonraki döneminde de inşallah kadroda olurum diyerek sözlerini tamamladı.
]]>
Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü, Birleşmiş Milletler (BM) Teknoloji Bankası üyelerinden Taffere Tesfachew üstlendi.
Panelde Afrika’ya ilişkin konuşan Gine Bissau Dışişleri Bakanı Carlos Pinto Pereira, dünyadaki 46 en az gelişmiş ülkeden 33’ünün Afrika’da olduğunu belirtti.
BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2030 gündeminin hayata geçirilmesinin bu ülkeler için mümkün olamayabileceğini ifade eden Pereira, “(Söz konusu ülkeler) Korkarım ki 2030 hedeflerine ulaşamayacak.” dedi.
“Motivasyon eksikliği ve yanlış politikalara” dikkati çeken Pereira, bu durumun nedeninin yalnızca Kovid-19 salgını ya da Rusya-Ukrayna Savaşı olmadığını, problemlerin bunun öncesinde de bulunduğunu söyledi.
Eğitim konusundaki sorunlardan da bahseden Pereira, şunları kaydetti:
“Okuma yazma bilmeyenlerin oranı maalesef hala yüksek ve eğitim seviyesi de oldukça düşük. İş hayatına gelince, maalesef tablo yine aynı, mesleki yeterlilikte hala çok fazla eksiklik ve boşluk var. İnsanlar üniversite diplomasına sahip olsalar bile, bilgiler sadece teorik oluyor. Laboratuvarlarımız yok, mühendislik yeteneklerimiz yok. Gerekli altyapıdan yoksunuz.”
Afrika ülkelerine yol gösterilmediğini savunan Pereira, “Enerji, ulaşım ve iletişim alanlarında altyapıya ihtiyacımız var. Bunlar da önemli yatırımlar gerektiriyor ve henüz görünür değiller.” ifadelerini kullandı.
Üretim ve işleme konusundaki sorunları da gündeme getiren Pereira, “Örneğin 250 bin ton kaju üretiyoruz. İlk olarak Hindistan ya da diğer komşu ülkelere ihraç ediliyor. Kaju orada işleniyor ve nihai ürün o ülkelerde satılıyor. Yani kendi zenginliğimizden faydalanamıyoruz ve bu kabul edilemez.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yüzleştiğimiz en önemli şeylerden biri yaptırımlar”
Güney Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı James Pitia Morgan da EAGÜ’lerin önündeki en önemli problemin dış etkenler olduğuna dikkati çekerek, “En az gelişmiş ülkeler olarak karşı karşıya olduğumuz en önemli şeylerden biri yaptırımlardır.” dedi.
Az gelişmiş ülkelerin yalnızca Kovid-19 ya da iklim değişimi gibi doğal nedenlerden etkilenmediğini dile getiren Morgan, “Yaptırımlar, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve dünyanın güçlü ülkeleri tarafından en az gelişmiş ülkeleri baskı altında tutmaya devam etmek için kullanılıyor.” diye konuştu.
Yaptırımların EAGÜ’lere yardım etmek için kullanılamayacağını belirten Morgan, “Pek çok konuda acı çekiyoruz. Bu nedenle, kalkınma şansı elde edebilmemiz için en azından yaptırım denilen şeylerin kaldırılması gerektiği çağrısında bulunuyoruz.” açıklamasını yaptı.
Üretim için gereken toprak ve insan gücüne sahip olduklarını ancak sermaye konusunda sıkıntı çektiklerini bildiren Morgan, “Bunlardan sahip olmadığımız tek şey sermaye, çünkü sermaye yaklaşamadığımız bazı güçler tarafından kontrol ediliyor.” ifadesini kullandı.
“Madenlere sahip bir ülkenin yoksulluk yaşaması ikilemdir”
Ülkesinde yaşanan yoksulluğa ilişkin konuşan Orta Afrika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sylvie Baipo-Temon ise BM’nin 2030 hedeflerini gerçekleştirmenin zorluğuna ve bunun için yeterince fon olmadığına işaret etti.
Baipo-Temon, ülkesinin kendi hedeflerini koyması gerektiğini dile getirerek, “Uzun süre sömürge bir ülke olarak yaşadık ve bugün hala modern bir sömürgeyle karşı karşıyayız. Bu da kendi ekonomik hedeflerimizi belirlememizi engelliyor.” dedi.
Ülkesinin madeni açıdan zenginliğine dikkati çeken Baipo-Temon, “Yerin altında 622 kilometrekarelik alana yayılan altın, lityum, kobalt gibi zenginliklerimiz var ve bu kadar büyük bir yer altı zenginliğine sahip ülkede yaşayan insanların büyük bir yoksullukla savaşması ikilemdir.” diye konuştu.
Teknolojinin önemine de işaret edildi
İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (IICPSD) Türkiye Direktörü Sahba Sobhani, EAGÜ’lerin kalkınması için teknoloji konusuna önem verilmesi gerektiğini söyledi.
Sobhani, Türkiye’nin desteğiyle, BM Teknoloji Bankası ile birlikte, az gelişmiş ülkelerden gelen öğrencilerin teknolojik anlamda gelişerek veri bilimi üzerine çalışması için proje başlattıklarını kaydetti.
“Uzmanlık ve beceri aktarımı önemli”
2030 hedeflerini ele alan, BM Teknoloji Bankası üyelerinden Federica Irene Falomi de bilim, teknoloji ve inovasyonun yapısal dönüşümdeki rolüne dikkati çekti.
BM Teknoloji Bankasının bu amaçla kurulduğuna değinen Falomi, “Teknoloji Bankası, teknoloji ihtiyaç değerlendirmesi dediğimiz çalışmayı birlikte geliştirmek üzere EAGÜ’lerdeki hükümetlerle çok yakın çalışmaktadır. Bunlar, ülkelerin yatırım yapması ve teknolojik çözümlere erişmesi gereken ekonomi alanlarını ve sektörlerini belirlemeyi amaçlayan araçlar olan yol haritalarıdır.” diye konuştu.
Falomi, bu yardımın finansal olarak yapılmasının yanı sıra uzmanlık ve beceri aktarımının çok önemli olduğunu ifade etti.
]]>