“Peygamberlerin atası” kabul edilen Hazreti İbrahim’in doğduğu, Hazreti Eyyüp, Hazreti Elyasa ve Hazreti Şuayp peygamberlerin yaşadığı rivayet edilen Şanlıurfa, kültürel değerlerinin yanı sıra inanç turizminde ön plana çıkıyor.
Kentle özdeşleşen ve Hazreti İbrahim’in doğduğu rivayet edilen makam ve ateşe atıldığı yer olarak bilinen Balıklıgöl, en çok ilgi çeken mekanların başında geliyor.
İslam inancına göre ayrı bir öneme sahip olan Balıklıgöl ve Hazreti Eyyüp’ün çile çektiği makam olarak kabul edilen “Sabır Mekanı” her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.
Hasar gören camilerde onarım sürüyor
Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde de kentteki 2 bin 144 camiden 1’i yıkıldı, 48’i ağır, 131’i de orta derecede hasar aldı.
Hizmetleri etkileyecek şekilde hasar alan 180 camiden 54’ü tadilatın ardından ibadete açıldı, 126 camide ise bakım, onarım ve restorasyon işlemleri devam ediyor.
İl Müftülüğü, kentte ramazanın özüne uygun şekilde geçirilmesi için camilerde yürütülen çalışmaları tamamladı.
İl Müftü Yardımcısı İbrahim Halil Aslan, AA muhabirine, geçen yıl deprem ve sel felaketi nedediyle bazı camilerin kapandığını söyledi.
Hafif hasarlı olan camilerin tamirat ve tadilatını yaparak hızlıca ibadete açtıklarını belirten Aslan, “Bazılarının çalışması devam etmekte. Özellikle ramazanda cemaatimizin manevi duygusallığı yoğunlaştığından dolayı camilerimize önem vermekteyiz. Özellikle cemaatin yoğun olarak camilerimize rağbet görmesinden dolayı ramazan ayı öncesi bizler cami cemaatimizi camilerde iyi karşılamak adına temizlik faaliyetimiz var. Bunu da hem İl Müftülüğü hem de ilçe müftülükleri ve belediyelerimizle beraber bu temizlik faaliyetini yürütmekteyiz.” diye konuştu.
Enderun usulü teravih geleneğini sürdürülecek
Teravih namazını yaklaşık 2 bin camide eda edeceklerini dile getiren Aslan, cemaati Kur’an-ı Kerim ile buluşturmaya gayret gösterdiklerini aktardı.
Kentte Enderun usulü teravih geleneğini sürdüreceklerini ifade eden Aslan, şunları kaydetti:
“Birkaç yıldır Şanlıurfa’da özellikle bazı hocalarımızın, bazı belediyelerimizin destekleriyle Osmanlı döneminden kalan bir Enderun usulü teravih geleneği söz konusu. Bizler burada da bu geleneği yaşatma adına bir gayret içerisindeyiz. Özellikle dışarıdan getireceğimiz hocalarla cemaatimize farklı ses, farklı nefeslerin dinlenmesine vesile olacağız. Her hafta cumayı cumartesi gününe bağlayan gece inşallah Mevlana Celaleddin Rumi Camisi’nde bu Enderun usulü teravihimiz icra edilmiş olacaktır. Ramazan ayı geldiğinde özellikle insanların kendi nefislerini terbiye etme adına itikafa girmeleri söz konusu. Bu da insanların rağbet gösterdiği camileri biz göz önünde bulunduruyoruz. Herhangi bir sıkıntıya düşmeyecek şekilde planlamasını yapıyoruz. Bu yıl da planlamasını yaptık. Vatandaşlarımızı ramazanın özellikle son 10 gününde camilerimizde inşallah itikafla ağırlayacağız.”
Merkez ve ilçelerde bazı camilerde hatimle teravih geleneğini sürdüreceklerini kaydeden Aslan, “Vatandaşlarımız sıkıntısız bir şekilde ibadetlerini gerçekleştirmek için öncesinden gerekli toplantılar, planlamalar, bütün hazırlıklarımız ona göre yapıldı. inşallah vatandaşlarımızı camilerde ağırlayacağız.” diye konuştu.
]]>Basın mensuplarına açıklamada bulunan Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Topkapı Sarayı’nın yerli ve yabancı ziyaretçi açısından büyük önemi olduğunu dile getirdi.
Yıldız, eserlerin yaklaşık 500 yıldır dairede muhafaza edildiğinin altını çizerek, “Kimi zaman özenle muhafaza edilmiş, kimi zaman sadece saray ahalisi görebilmiş, özellikle Topkapı Sarayı’nın müze olmasının ardından yerli ve yabancı ziyaretçiyle buluşabilmiş olan eserler. Bu eserlerin hem bulunduğu alan hem de muhtevası çok önemli.” dedi.
“Yeni sergilenme düzeni ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar oldu”
Birkaç yıldır kapalı olan Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle geçen yıl yeniden ziyarete açıldığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:
“Aradan geçen yaklaşık bir yılda, buradaki koleksiyonun yeni sergilenme düzeninin ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar olduğunu söyleyebiliriz. Mukaddes Emanetler deyince, en önemlisi tabii ki Peygamberimize ithaf edilen Hırka-i Saadet burada bulunuyor. Yine Peygamberimizin sancağı Hazreti Osman’a ithaf edilen Kur’an, ardından Peygamberimizin şahsi silahları, sakalı şerifleri, mübarek dişi gibi pek çok emanet burada bulunuyor. Bu koleksiyon esasen hepinizin de bildiği gibi Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı, Hicaz’ı fethinin ardından buraya ulaşıyor. Ancak burada çok önemli bir tarihi kahramanın da altını çizmek lazım. Medine Müdafii Fahrettin Paşa da Medine düşmeden önce Hicaz Demiryolu’nun daha faaliyetli olduğu günlerde son seferlerden bir kısmıyla bilhassa Osmanlı Sarayı’ndan mübarek topraklar için yapılmış hatıra eserleri, son tren seferleriyle İstanbul’a ulaştırıyor.”
Yasin Yıldız, dairedeki eserlerin sergilenmesinde özel bir vitrin sisteminin yapıldığına dikkati çekerek, “Buradaki eserlerin içinde birkaç bin yıllık olanlar var. Materyal olarak birbirinden çok farklı olanlar var ve tabii ki İslam dünyası için Hırka-i Saadet başta olmak üzere hem maddi hem manevi değeri çok kıymetli olan eserler var. Bunların sergilenebilmesine yönelik son derece özel bir sergileme düzeni yapıldı ve bu vitrinleme sistemimiz bizim yaklaşık iki yılımızı aldı. Ama şunu çok rahat söyleyebiliriz. Her türlü iklim şartına, her türlü doğal afete karşı burada yapılmış sergi düzeni ciddi bir müzecilik başarısını içinde barındırıyor.” değerlendirmesini yaptı.
Geçen yıldan bu yana Mukaddes Emanetler Dairesi’nde sergilenen eser sayısının 60’dan 300’e yükseltildiğini sözlerine ekleyen Dr. Yıldız, “Bu yeni sergileme düzeniyle koleksiyonumuzda bulunan eserleri ziyaretçimizle buluşturmuş olduk. Mukaddes Emanetlerin her bölümüyle ayrı ayrı ilgilenen mütehassis ziyaretçilerimiz var. Onlara yönelik bir düzenleme de yapmış olduk.” diye konuştu.
Peygamberlere, halifelere ve sahabelere ait eşyaların yer aldığı “Mukaddes Emanetler Dairesi”nde Hazreti Muhammed’in Hırkası (Hırka-i Saadet), sakalı, ayak izleri, Uhud Savaşı’nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, mektupları ve kılıcı bulunuyor.
Müzede ayrıca Hazreti İbrahim’in tenceresi, Hazreti Musa’nın asası, Hazreti Davud’un kılıcı, Hazreti Yusuf’un cübbesi, halifelere ve sahabeye ait kılıçlar, Hazreti Fatma’ya ait gömlek, Kabe anahtarları, Hacerü’l Esved mahfazası gibi “Asr-ı Saadet”i yansıtan mukaddes emanetler sergileniyor.
]]>