Hayvanlar – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 07 Dec 2024 12:07:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bolu’da Kurt Kameraya Yakalandı https://www.haber60.com.tr/boluda-kurt-kameraya-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/boluda-kurt-kameraya-yakalandi/#respond Sat, 07 Dec 2024 12:07:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/boluda-kurt-kameraya-yakalandi/

BOLU’nun Mudurnu ilçesinde kara yoluna inen kurt, yoldan geçen bir otomobil sürücüsü tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Munduşlar köyü Salmanlar Mahallesi yolunda otomobili ile ilerleyen İsmail Ceyhan, yol kenarında kurt gördü. Ceyhan, kurdun kara yolunda yürümesini, aracın yanına gelip daha sonra yoldan uzaklaşmasını cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Kurt, daha sonra gözden kayboldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/boluda-kurt-kameraya-yakalandi/feed/ 0
Mudurnu’da Kurt Yola İndi, Sürücü Anbean Kaydetti https://www.haber60.com.tr/mudurnuda-kurt-yola-indi-surucu-anbean-kaydetti/ https://www.haber60.com.tr/mudurnuda-kurt-yola-indi-surucu-anbean-kaydetti/#respond Sat, 07 Dec 2024 12:06:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/mudurnuda-kurt-yola-indi-surucu-anbean-kaydetti/

BOLU’nun Mudurnu ilçesinde kara yoluna inen kurt, yoldan geçen bir otomobil sürücüsü tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Munduşlar köyü Salmanlar Mahallesi yolunda otomobili ile ilerleyen İsmail Ceyhan, yol kenarında kurt gördü. Ceyhan, kurdun kara yolunda yürümesini, aracın yanına gelip daha sonra yoldan uzaklaşmasını cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Kurt, daha sonra gözden kayboldu.

Haber: Hızır İlyas YILDIRIM/MUDURNU(Bolu),

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mudurnuda-kurt-yola-indi-surucu-anbean-kaydetti/feed/ 0
Görüntü Türkiye’den! Koyunlarına saldıran kurt sürüsünü çaresizce izledi https://www.haber60.com.tr/goruntu-turkiyeden-koyunlarina-saldiran-kurt-surusunu-caresizce-izledi/ https://www.haber60.com.tr/goruntu-turkiyeden-koyunlarina-saldiran-kurt-surusunu-caresizce-izledi/#respond Fri, 22 Nov 2024 19:00:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/goruntu-turkiyeden-koyunlarina-saldiran-kurt-surusunu-caresizce-izledi/ Bartın’ın Ulus ilçesine bağlı Abdipaşa beldesi Derecik köyünde küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık çiftliği bulunan Cafer Şengül ve oğlu Zafer Şengül, otlayan ve başında çoban köpeği bulunan koyunların kaybolduğunu fark etti. Bunun üzerine baba Cafer Şengül, hayvanları aramaya başladı. Sürünün bir kısmını ve köpeğin çamurlu bir halde dönmesi üzerine oğlu Zafer Şengün ise dron ile koyunları havadan aramaya başladı.

GÖRÜNTÜLERİ ÇARESİZCE İZLEDİ

Sürüdeki bir koyun ile köpeğin çamurlu vaziyette çiftliğe dönmesinden şüphelenen Zafer Şengün, dron ile koyunları aramaya başladı. Çiftliğe yaklaşık 1 km uzaklıkta kayıp sürüyü bulan Zafer Şengün, bu esnada 3 kurt tarafından koyunların saldırısını dron kamerası ile canlı olarak izledi.

KOYUNU SÜRÜDEN AYIRIP GÖTÜRDÜ

Saldırı anını saniye saniye kaydedildiği olayda, kurtlar bir koyunu sürünün içinden ayırarak ormanlık alana doğru kovaladı. Kurtların saldırdığı koyun uzun süre kaçmak için bir süre çabalamasına rağmen kurtlardan kurtulamadı. Saldırıya uğrayan koyun, ormanın içerisine girerek gözden kayboldu. Sürünün yanına giden Şengül kurtların kovaladığı koyundan ise bir ize ulaşamadı.

Görüntü Türkiye'den! Koyunlarına saldıran kurt sürüsünü çaresizce izledi

TeknolojiHayvanlarGüvenlik3-sayfaTürkiyeOrmanaYaşamTarımDoğa

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/goruntu-turkiyeden-koyunlarina-saldiran-kurt-surusunu-caresizce-izledi/feed/ 0
Sivas’ta Karga Maskot Oldu https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/ https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/ SivasSağlık İl Müdürlüğünün maskotu haline gelen karga, kuruma personelle gelip personelle ayrılıyor.

Sivas İl Sağlık Müdürlüğü, son günlerde ilginç bir misafirle dikkat çekiyor. Adeta memurlarla birlikte mesaiye başlayan karga zamanla personel ve vatandaşlarla yakın bir ilişki kurdu. Kendini sevdiren karga müdürlüğün maskotu oldu. Gün içinde sık sık sağlık müdürlüğünün bahçesinde görülen karga personel tarafından kuruyemiş ile besleniyor bir çocuk gibi bakılıyor. Kömür adı verilen sevimli karga, gösterdiği sıcak tavırlarıyla herkesin ilgisini çekiyor.

“Kabuklu fıstığı çok seviyor”

Sağlık Müdürlüğünde Güvenlik Görevlisi olan Tuncay Kaya, karganın vatandaşlara duyarlı olduğunu ifade ederek, “Yem verdik, biraz bakımlarını yaptık. Zarar gelmeyeceğini bildiğinden dolayı insanlara da duyarlı. Havuzumuza su koyuyoruz. Sıcak havalarda gelip içiriyorlar. Güvenlik kulübemizin orada bazen yem veriyoruz. Vatandaşlara ve personele yakınlığı oldu. Camlardan bisküvi ve kraker veriyorlar. Kuru yemişi çok seviyor. Her gün gelip oynuyor. Akşam serinliğinde olunca çatısındaki yuvaya gidiyor. Akşamüstü gelmiyor. Benim yanıma gelince kimliğimi götürmeye çalışıyor, kimliğimi seviyor. Zincir ve küpeyi seviyor. Bayanların küpesine götürmeye çalışıyor. Kabuklu fıstığı çok güzel yiyor. Gündüz saatlerinde burada. Ama akşam serin oldu mu galiba çatıda yuvası var yuvasına gidiyor. Elimle ses çıkarıyorum, elimi kaldırdığım zaman geliyor konuyor. Bazen insanın başına konuyor. Ele konuyor. Ben nankörlüğünü görmedim. İyiliğe karşı bir nankörlüklerini görmedim. Bunlar da sıcak hayvanlar” dedi. – SİVAS

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/feed/ 0
Kuşadası International Dog Show Sonuçlandı https://www.haber60.com.tr/kusadasi-international-dog-show-sonuclandi/ https://www.haber60.com.tr/kusadasi-international-dog-show-sonuclandi/#respond Mon, 09 Sep 2024 10:10:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/kusadasi-international-dog-show-sonuclandi/ Kuşadası Belediyesi’nin katkılarıyla Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) tarafından düzenlenen ‘Kuşadası International Dog Show’ sona erdi. Üç gün süren yarışmada, sahipleri tarafından özenle hazırlanan köpekler ringe çıkıp, hünerlerini sergiledi.

Kuşadası Belediyesi’nin desteğiyle Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu tarafından kentte bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Kuşadası International Dog Show’ yarışması tamamlandı. Renkli görüntülere sahne olan yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Rusya, İspanya, Gürcistan, Azerbaycan ve Bulgaristan’dan sahipleriyle birlikte toplam 217 köpek katıldı. Yarışma alanı dışında yürüyüş ve duruş çalışan köpekler, ırklarına ve yaşlarına göre farklı klasmanlarda yarışarak hakemler tarafından Kinoloji Federasyonu’nun belirlediği standartlar doğrultusunda değerlendirmeye tabi tutuldu. Yarışma sonunda dereceye giren köpeklere mama, sahiplerine de kupa verildi. Ödül törenine Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tibet Özer de katıldı.

Kuşadası’nda düzenledikleri etkinlikle aynı zamanda çocuklara hayvan sevgisi de aşıladıklarını belirten Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) Başkanı Ozan Belkıs, “Öncelikle bize destek olan Kuşadası Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Kuşadası’nda, köpek ırklarının standartlarını yeniden kayıt altına almış olduk. Yarışmayı izlemeye gelen çocuklara küçük kitapçıklar da dağıtarak köpek bakımı ve hayvan sahibi olmanın gerektirdiği sorumlulukları anlattık” dedi.

Türkiye Köpek Eğitmenleri Derneği Başkan Yardımcısı Turgay Demir ise, “Köpeklerin ırk standartlarını belirlemek doğru ve yeterli sayıda üremeleri açısından çok önemli. Burada gerçekleştirilen etkinlikle aslında insanları sokak hayvanlarının sahiplenilmesine de teşvik etmiş oluyoruz. Köpekler bizlerin en yakın ve sadık arkadaşlarıdır” diye konuştu. – AYDIN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kusadasi-international-dog-show-sonuclandi/feed/ 0
CHP ve İYİ Parti, Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifini-protesto-etti/#respond Tue, 16 Jul 2024 23:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40093 (ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve İYİ Parti İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni protesto için TBMM önünde basın açıklaması yaptı. Başarır, “Sabahlara kadar günlerce bu yasaya karşı direneceğiz. Biz tüm muhalefet kurumu olarak bu yasayı direnerek sizlerle 81 ilde, ilçelerde geri çektireceğiz. Bu konuda beraber olacağız” dedi.

‘Hayvanları Koruma Kanunu’nu protesto için bir araya gelen CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve İYİ Parti İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Meclis önünde basın açıklaması yaptı. Hayvanseverlerin de katıldığı açıklamada konuşan Başarır, şunları söyledi:

“Hukukun üstünlüğünde Avrupa’ya bakmayacaksın ama köpek ve kedierin katlinde Hindistan’ı, Suriye’yi örnek vereceksin. Şimdi size söz veriyorum; sabahlara kadar günlerce bu yasaya karşı direneceğiz! Buradan son olarak Türkiye’deki sokaklardaki köpekler sahipsiz, başıboş köpekler değil, o sokağın, o mahallenin bakıp büyüttüğü, göz aşinalığının olduğu, sevdiği o mahallenin bir bireyleri. O yüzden biz tüm muhalefet kurumu olarak bu yasayı direnerek sizlerle 81 ilde, ilçelerde geri çektireceğiz. Bu konuda beraber olacağız, birlikte direneceğiz.”

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir ise şöyle konuştu:

“Afyon milletvekilimiz şu anda hazırlanan yasa tasarısının Tarım Komisyonu’na gelmesiyle ilgili çalışmalarını sürdürecektir. İçiniz rahat olsun. Her maddenin altına ilk önce önerilerimizi yazacağız. Önergelerden sonra, maddeleştikten sonra hepsine şerhimizi koyacağız.

“Hayvanlarımızı kaybetmiyoruz, vicdanlarımızı kaybediyoruz”

Bu bir yasa tasarısı değilidir. Bu bir katliamdır. Biz bu katliamı kabul ettiğimiz zaman sadece hayvanlarımızı kaybetmiyoruz, vicdanlarımızı kaybediyoruz. Eğer devlet bugün ‘öldürmeyi’ meşrulaştırırsa yarın insanlar dağda, taşta, çocukların önünde kin duygusuyla hayvanların ölüşünü seyreder ve öldürmeye başlarsa bu bir güç gösterisi haline gelir. Daha sonra güçleri yettiğinde çocukları da, kadınları da öldürmeye başlayacaktır. Bu bir sarmal halinde devam edecektir. Ülkenin, sadece Suriyeliler ile değil, bununla da demogosjik ve sosyolojik yapısını bozacaktır.

“Gerekirse CHP ile birleşiriz”

Gerekirse, sandalyesi en çok olan muhalefet partisi CHP’nin bunu Anayasa’ya taşıma hakkı vardır. Gerekirse biz birleşiriz. Neden? Çünkü hayvanlar siyaset üstüdür. Hayvanlar vicdanlarımızdır. Anayasa Mahkemesi’ne de başvuracağız. Bu hikaye burada bitmeyecek.”

“Biz bedel ödemeyi göze alıp hep beraber mücadele edeceğiz”

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Bugün grup toplantısında genel başkanımız bir şey söyledi. Aslında bugün yaşadığımız birçok sorunun çözümü de orada yatıyor. ‘Ayağa kalkın, hep beraber mücadele edin’ dedi. Buradaki arkadaşlarımızla birlikte Meclis’te sonuna kadar mücadele ederiz. Ancak maalesef parmak sayısına bakıyor bu mesele ve maalesef onların parmak sayısı bizimkinden daha yüksek. Ne yapılacak? Bugün Öğretmen Meslek Kanunu ekim ayına ertelendi. Bunun anlamı şu; Eğer mücadele ederseniz, meseleyi tüm Türkiye’ye duyurursanız yasayı Meclis’ten geçirmeleri mümkün değil. Burada vicdanı olan herkesi mücadeleye davet ediyoruz. Sokaklar hepimizin. Sokaksa sokak, korkmayın. Ne yapacaklar idam mı edecekler sizi? Hiç korkmayın. Bedel ödemeden bir şey elde edilemiyor. Bu ülke kurulurken bedel ödendi. Biz de bedel ödemeyi göze alıp hep beraber mücadele edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifini-protesto-etti/feed/ 0
Yenikapı’da Sahipsiz Hayvanlar İçin Adalet Mitingi Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/yenikapida-sahipsiz-hayvanlar-icin-adalet-mitingi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/yenikapida-sahipsiz-hayvanlar-icin-adalet-mitingi-duzenlendi/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34529

Baran AKKAYA/İSTANBUL, YENİKAPI’da, çok sayda sivil toplum kuruluşunun katılımıyla sahipsiz hayvanlarla ilgili yasal düzenlemeye ilişkin ‘Adalet Mitingi’ düzenlendi. Hazırladıkları pankartlarla mitinge katılan vatandaşlar, sloganlar attı. Hayvanları Koruma Federasyonu Başkanı Nihal Kasa “Müslüman bir ülkeye yakışmayacak biçimde bunlar telaffuz ediliyor. En büyük sorun, belediyelerin kısırlaştırma merkezi kurmamış olmasıdır” dedi.

Yenikapı miting alanında, çok sayıda sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ‘Adalet Mitingi’ düzenlendi. Sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili yasal düzenlemeye ilişkin düzenlenen mitinge şehir dışından otobüslerle yoğun katılım sağlandı. Mitinge katılanlar pankartlar açarak sloganlar attı. Sanatçı İzzet Aktaş da mitinge gelerek hayvanlar için bestelemiş olduğu şarkı ‘Mahlukat’ ile sahne aldı.

“EN BÜYÜK SORUN, BELEDİYELERİN KISIRLAŞTIRMA MERKEZİ KURMAMIŞ OLMASIDIR”

Mitingde konuşan Hayvanları Koruma Federasyonu Başkanı Nihal Kasa, “20 yıldır kısırlaştırma yapmayan belediyelerin görevinin bedeli, bugün zavallı hayvanlarımıza ödettirilmek isteniyor. 7332 sayılı kanun 2021 yılında düzenlenirken belediyelerin kısırlaştırma ve bakım evi kurması için tam dört yıl süre verildi ve dört yıl süresince bütün belediyeler topladıkları hayvanları vurup başka belediyelerin sınırlarını attılar. Hayvan sayısı çoğaldı. Vatandaş şikayetçi ve mustarip oldu ve gelinen noktada da ‘hayvanlar öldürülsün’ diyorlar. Bugün de hayvanların öldürülmesi konuşuluyor. Müslüman bir ülkeye yakışmayacak biçimde bunlar telaffuz ediliyor. En büyük sorun, belediyelerin kısırlaştırma merkezi kurmamış olmasıdır. Vatandaşlarımızdan şunu da bilmesini istiyoruz ki. Bugün bir Müslüman bir ülkeye yakışmaz, biz böyle bir şeye geçit vermeyiz ama velevki bütün hayvanlar öldürüldü. Türkiye’de bir gerçek var; Anadolu’da 30 binin üstünde köyde hayvancılıkla uğraşan milyonlarca insanın çoban köpekleri var ve bunları doğurturup, ikisini alıp on tanesini başka ilçeye atıyorlar ve dolayısıyla bütün hayvanları öldürülürse bile sırf Anadolu’da köylülerin attığı bu şekildeki hayvanlarla en kısa zaman içinde bütün Türkiye’ye tekrar döner” şeklinde konuştu.

İstanbul Barosundan gelen avukatlar yaptıkları konuşmada, “Bu ülkenin özgür ve vicdanlı insanları, yalnızca kendi hakkınızda değil toplumda ötelenmiş mağdur durumuna düşmüş herkesin hakkında saygı duyma çağrımıza davetçi olduğunuz için hepinize teşekkür ederiz. Biz biliyoruz ki mücadele birlikte güzeldir. Bizler bizi mağdur düşürenlere karşı bir araya gelmiş koca bir çoğunluğu, yaşatmayı beceremeyen ama öldürmek eziyet olunca kollarını sıvıyan ellerini savuşturan kişilere karşı sesimizi çıkarıp tek yürek olmazsak teker teker susturulacağımızı bilenleriz” şeklinde konuştu.

“BU BİR KATLİAM”

Mitinge katılan Nezihat Kaya, “Kesinlikle karşı olduğum için buradayım, yani bu bir katliam. Bu kabul edilir bir şey değil bunu kabul eden insanları da anlamıyorum. Kesinlikle böyle bir şeyi kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.

Sibel Dalay, “Bence çok duygulandıran bir atmosfer. İnsanların sadece hayvanlar için burada toplanmış olması çok güzel bir şey ve vicdan sahibi insanlar diye düşünüyorum” dedi.

“KÜÇÜCÜK ÇOCUKLAR HAYVANLAR ÖLMESİN DİYE PANKARTLAR HAZIRLADILAR”

Pelin Pehlivan ise “Bugün Yenikapı Mitinginde toplandık adalet için. Kadınlar için, çocuklar için, hayvanlar için. Bugün küçücük çocuklar geldi 7 yaşında. Hayvanlar ölmesin diye buraya gelip pankartlar hazırladılar. Yani küçük bir çocuk neden buraya geliyor niye buraya geliyor” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/yenikapida-sahipsiz-hayvanlar-icin-adalet-mitingi-duzenlendi/feed/ 0 CHP Milletvekili Türkan Elçi, sokak köpeklerini uyutmayı öngören yasa tasarısını sordu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-turkan-elci-sokak-kopeklerini-uyutmayi-ongoren-yasa-tasarisini-sordu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-turkan-elci-sokak-kopeklerini-uyutmayi-ongoren-yasa-tasarisini-sordu/#respond Fri, 31 May 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34245 (ANKARA)- CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, sokak köpeklerini “uyutmayı” da öngeren yasa tasarısına ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya “Bakım, rehabilitasyon, aşılama ve kısırlaştırma gibi faaliyetleri yürütmek için yerel yönetimlere ve ilgili kurum ve kuruluşlara ödenen ödeneğin meblağı nedir? Sokağa terk edilmiş hayvanlar hakkında yaşanan problemlerin çözümü için Sivil Toplum Kuruluşları ve özellikle hayvan hakları savunucuları ile istişare edilerek görüşmeler, toplantılar gerçekleştirilmiş midir” diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, sokak köpeklerini “uyutma” adı altında öldürülmesinin önünü açan tasarıyı Meclis gündemine taşıdı. Elçi, konuya ilişkin Tarım ve Ormancılık Bakanı ibrahim Yumaklı’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi.

“Uyutma” seçeneğine karşı kamuoyunda tepkilerin olduğunu kaydeden Elçi, önergenin gerekçesinde, yaşayan tüm canlıların insanlara tanınan “yaşam hakkına” sahip olduklarını, insanoğlu tarafından hayvanlara saygı gösterilmesinin zaruri ve aynı zamanda hayvanların güvenliğinin koruma altına alınmasının, devlet örgütleri düzeyinde temsil edilmesi gerektiğinin, hayvanların rahat yaşamalarını, iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarına, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesinin gerektiğini belirtti. Elçi, Bakan Yumaklı’ya şu soruları yöneltti:

“Sağlık Bakanlığı verileri; 2018-2022 yılları arasında kuduz riskli temas sayısı ortalama 267 bin iken, 2023 yılında bu sayının 438 bine ulaştığı yönündedir. Kuduzun başka hayvanlardan da bulaşabileceği göz önünde bulundurularak, kaç vakanın köpeklerden bulaşmış olduğu yönünde tespit yapılmış mıdır? 2022-2023 yılları arasında kaç hayvana kuduz aşısı yapılmıştır? Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ülkemizin kuduz riski açısından yüksek risk kategorisinde gösterildiğini, kuduz riskine ve başıboş köpeklerden kaynaklı tehlikelere karşı seyahat uyarısı yapıldığını açıklamıştır.

Türkiye’nin risk kategorisindeki sıralaması nedir? Bakım, rehabilitasyon, aşılama ve kısırlaştırma gibi faaliyetleri yürütmek için yerel yönetimlere ve ilgili kurum ve kuruluşlara ödenen ödeneğin meblağı nedir? Hayvan bakımevleri ve hastanelerin kurulması amacıyla hazineye ait tahsis edilen arazilerin denetimi yapılmakta mıdır? Amacı dışında kullanılan arazilerin tahsisi iptal edilmiş midir? Sokağa terk edilmiş hayvanlar hakkında yaşanan problemlerin çözümü için STK’lar ve özellikle hayvan hakları savunucuları ile istişare edilerek görüşmeler, toplantılar gerçekleştirilmiş midir? Bilindiği üzere her ilde, vali başkanlığında hayvanların korunması ve mevcut sorunların çözümüne yönelik İl Hayvanlarını Koruma Kurulları mevcuttur. Kurulun ‘Hayvan sevgisinin korunması ve yaşatılması ile ilgili eğitici faaliyetler düzenlemek’ görevinin de olduğu göz önünde bulundurularak, ülkemizde kaç ilde bu yönde eğitim çalışması yapılmıştır Hayvan Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelelerin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun yaptığı araştırma ve inceleme sonucu düzenlemiş olduğu 21 Ekim 2019 tarihli (iktidar ve muhalefet milletvekillerinin imzasının bulunduğu) rapordaki önerilerden biri de ‘Hayvanlara yönelik süreçlerin yönetilmesinde kullanılmak üzere Hayvan Hakları Fonu ya da başka bir ad altında bir fonun oluşturulması’ önerisidir. Bu öneri hayata geçirilmiş midir? Geçirilmemişse hangi nedenlerden dolayı geçirilmemiştir?”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-turkan-elci-sokak-kopeklerini-uyutmayi-ongoren-yasa-tasarisini-sordu/feed/ 0
Hayvan Hakları Federasyonu: Sokak hayvanlarının uyutulmasına yönelik yasa hazırlığına tepki https://www.haber60.com.tr/hayvan-haklari-federasyonu-sokak-hayvanlarinin-uyutulmasina-yonelik-yasa-hazirligina-tepki/ https://www.haber60.com.tr/hayvan-haklari-federasyonu-sokak-hayvanlarinin-uyutulmasina-yonelik-yasa-hazirligina-tepki/#respond Thu, 30 May 2024 22:33:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33789 HABER: ZEYNEP BOZUKLU/ KAMERA: MEHMET MEHMETLİOĞLU

(ANKARA) – Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, sokak hayvanlarının uyutulmasına yönelik yasa hazırlığına ilişkin “Yaşam hakkı tüm canlılar açısından eşittir. İnsanın daha zeki bir canlı olması hayvanın yaşam hakkını önemsizleştirmez” dedi. 2004 yılında yasa çıkmasına rağmen etkin bir kısırlaştırma yapılmadığını kaydeden Sayılgan, “Bakanlık bu konuda gerekli desteği vermiyor. Devletin bu konuda bir denetimi, takibi yok. Dolayısıyla geldiğimiz nokta bu” dedi.

HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, sokak hayvanlarının uyutulmasını da içeren yasa hazırlığına ilişkin düşüncelerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Duruma tepki gösteren Sayılgan, şunları söyledi:

“Bu konu birçok açıdan ele alınabilir aslında. Birincisi, vicdani değil. İkincisi, etik değil. Üçüncüsü de bilimsel değil ve bir çözüm teşkil etmiyor. Bilimsel olarak sokak hayvanlarını, sokak köpeklerini sokaklardan tamamen tecrit etmek popülasyonu kontrol altına almakta bir çözüm değildir. Çünkü siz sokakları tamamen boşalttığınızda illa ki tek tük köpekler kalacaktır veya kırsalın çeperlerinden o alana girecektir köpekler. Nüfus da az olduğu için çok daha rahat beslenme ve üreme imkanı bulurlar ve popülasyon tekrar eski haline gelir. Üstelik bunun şöyle bir riski de var, sokak köpekleri alan koruma özelliğine sahip olduğu ve sürüler halinde yaşadığı için dışarıdan başka köpeği sokmuyor alana. Bu sokaklarımızda gördüklerimiz hep kısırlaştırılmış ve aşılı hayvanlar. Ama bunları aldığınız zaman kırsaldan gelen hayvanlar yaban hayatla teması olan ve zoonoz hastalık riski taşıyan hayvanlar olacak. Üstelik bunlar evcil de değil, sosyal de değil. İnsanla yeterince bir araya gelip sosyalleşmemiş hayvanlar olduğu için saldırı vakaları çok daha fazla artacaktır.

“Kesinlikle geri adım atılması gerekiyor”

İkinci olarak da etik bakımdan değerlendirdiğimizde de yaşam hakkı tüm canlılar açısından eşittir. İnsanın daha zeki bir canlı olması hayvanın yaşam hakkını önemsizleştirmez. Acı çekmemekte çıkarı olan canlılarız hepimiz. Hayvanlar da acı çekme yetisine sahip olduğu için, yaşamak istediği için onlar için de tıpkı bizim gibi önemli ve korunması gereken bir hak. Dolayısıyla hiçbir açıdan doğru bulmuyoruz. Yani vicdani yönünü ele aldığımızda bizim toplumsal yapımımıza da uygun değil aslında. Osmanlı’dan beri yüzlerce yıldır bu halk hayvanlarda iç içe yaşamaya alışmış. Biz toplum olarak hayvanlarla birlikte yaşamaya kültürüne sahibiz. Hayvanları hepimiz çok seviyoruz. Dolayısıyla bu yasa teklifi çok büyük bir tepki çekecektir ki çekiyor zaten. Kesinlikle geri adım atılması gerekiyor.

“Hayvan bir ticari meta olmaya devam ederse bu popülasyonu kontrol altına almanız mümkün olmaz”

Çözüm olarak da bizim yıllardır önerdiğimiz ama kanunlaştıramadığımız bir husus var; üretimin durdurulması. Hayvanlar üretiliyor, üretim çiftliklerinde satılıyor, pet shoplarda kataloglar üzerinden satışlar devam ediyor. Onun dışında merdiven altı üretim yapılmış, insanların bilinçsiz bir şekilde ‘cins’ dediğimiz özel ırka sahip hayvanları çiftleştirip sattığını biliyoruz. Yani hayvan bir ticari meta olmaktan çıkarılmadıktan sonra bu satışlar, üretimler devam ettiği sürece bu popülasyonu kontrol altına almanız mümkün değil.

Çözüm önerilerinde diğer bir önemli başlık ise etkin kısırlaştırma yapmaması. 2004 yılında çıkmıştı bu kısırlaştırmayı içeren kanun. 5 bin 199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu. Bunun 6’ncı maddesi kısırlaştır, aşılat, yerine bırak diyor. 2004 yılından beri bu uygulanmadı. Aradan 20 yıl geçti ve şimdi belediye başkanları çıkıp diyor ki ‘biz kısırlaştırmayla bu sorunu çözemiyoruz’. Hayır, kısırlaştırma yapmıyorsunuz. Bakanlık gerekli destekleri vermiyor. Merkezi bir planlama yok. Devletin bu konuda bir denetimi, takibi yok. Dolayısıyla geldiğimiz nokta bu. Olması gereken, üretimin yasaklanması, hayvan satışlarının durdurulması, hayvan ticaretinin durdurulması, etkin kısırlaştırma ve yurttaşların bilinçlendirilip, sokaklardan, bakım evlerinden hayvan sahiplenmeye teşvik edilmesi.

“Avrupa’nın her şeyini örnek almak zorunda değiliz”

Yeri geliyor çok milliyetçi olduğunu, çok vatansever olduğunu savunan kişiler sanki tıpkı bir sömürge valisi gibi ‘Avrupa’da sokakta hiçbir hayvan yok’ diyebiliyor. Ben bunu samimiyetsizlik olarak görüyorum. Kesinlikle kabul etmiyoruz bu yaklaşımı. Avrupa’da daha önce toplu itlaflar yapıldı ve veba salgını oldu. Avrupa’nın her şeyini örnek almak zorunda değiliz. Bazı konularda biz de üstün olabiliriz. Bu bir kompleks.

Tabii ki biz demiyoruz ki sokaklarda sürüler halinde köpekler gezsin. Asıl yıllardır bu popülasyonun düşmesi, sokak köpeklerinin sokaklarda yaşamaması için mücadele eden biziz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hayvan-haklari-federasyonu-sokak-hayvanlarinin-uyutulmasina-yonelik-yasa-hazirligina-tepki/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sahiplenilen hayvanlar kısırlaştırılacak, aşılanacak, çip takılacak https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sahiplenilen-hayvanlar-kisirlastirilacak-asilanacak-cip-takilacak/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sahiplenilen-hayvanlar-kisirlastirilacak-asilanacak-cip-takilacak/#respond Thu, 30 May 2024 21:57:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33765

CUMHURBAŞKANI ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hazırlıkları devam eden kanun teklifiyle köpek bakımevi olmayan yerlerde, hemen bakımevleri kurulacak. Sahipsiz hayvanlar bu bakımevlerinde tutulacak. Ayrıca sahiplenilmeleri için kampanyalar yapılacak. Sahiplenilen hayvanlar kısırlaştırılacak, aşılanacak ve çip takılarak sahibine teslim edilecek, bundan sonra da çok sıkı takip edilecek. Biz istiyoruz ki, barınaklara alınan tüm hayvanlar sahiplenilsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, bugün 1071’le başlayan fetihler zincirinin altın halkası olan İstanbul’un fethinin 571’inci seneyi devriyesini milletçe idrak ettiklerini belirtti. Erdoğan, daha 21 yaşında, askeri ve siyasi dehasıyla, birinci sınıf mühendisliğiyle abidevi kişiliğiyle, ilmiyle, cesaretiyle İstanbul’u milletimize armağan eden Fatih Sultan Mehmet’i ve ordusunu bir kez daha rahmetle yad ettiğini söyledi. Erdoğan, siyasi hayatının hiçbir safhasında, İstanbul’a şehirlerden bir şehir olarak bakmadıklarını, bugün de bakmayacaklarını belirterek, “İstanbul, her şeyden önce, bize ecdadın, bize Fatih Sultan Mehmet Han’ın, bize o kutlu ordunun tüm neferlerinin, şehit ve gazilerinin emanetidir. İstanbul, milletimizin göz bebeğidir. İstanbul’a hizmet ederken hep bu şuurla hareket ettik. Ayasofya’yı zincirlerinden kurtarıp, Fatih’in mirasına uygun şekilde, işte bu şuurla tekrar ibadete açtık. Şehrin her karışına eserlerimizle, hizmetlerimizle mührümüzü işte bunun için vurduk. İnşallah aziz İstanbul’umuzu korumaya, kollamaya, güzelleştirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘6’LI MASA ADAYININ ŞÜPHE BULUTLARINI TEMİZLEMESİ ÖNEMLİDİR’

28 Mayıs 2023 seçimlerinin de 1’inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“28 Mayıs seçimleri sonrasında ifşa olan gizli-saklı anlaşmalar, ülkemizin nasıl büyük bir felaketin eşiğinden döndüğünü ortaya koyuyor. Sağda solda vatan-millet-ahlak edebiyatı yapanların; koltuk uğruna, üç kuruşluk siyasi çıkarları uğruna savundukları tüm değerleri nasıl kolayca sattıklarını hep beraber ibretle takip ediyoruz. Daha önce de söylemiştim. Ortaya dökülenler buzdağının sadece görünen kısmıdır. Asıl büyük skandallar, kirli ve sinsi pazarlıklar suyun altında saklıdır. Karanlık noktaları aydınlatacak olanlar, öncelikle dönemin aktörleridir. 6’lı koalisyon masasının Cumhurbaşkanı adayının, hazır bolca da vakti varken, üzerindeki şüphe bulutlarını temizlemesi önemlidir. Türk siyasetini zehirlemek, Türkiye’ye vakit, nakit ve enerji kaybettirecek gereksiz tartışmaların içine ülkemizi sürüklemek yerine, çıksın, milletin zihnindeki soru işaretlerini gidersin. İşaret diliyle ve imalarla konuşmayı bıraksın, her şeyi açık açık itiraf etsin. Biz, kimin kimi hançerlediği meselesiyle bugüne kadar hiç ilgilenmedik. Ama, ucundan kan damlayan o zehirli hançerin, 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimizin sırtına saplanmasına da izin vermedik. Milletimizin şahsımıza, partimize ve Cumhur İttifakımıza deruhte ettiği ağır mesuliyetin farkındayız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak; Türkiye’nin birliğinin, dirliğinin ve aydınlık yarınlarının teminatıyız. Sadece bize oy verenlerin değil, farklı tercihte bulunanların da emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. 85 milyon vatandaşımızın tamamının güvenine layık olmak için durmadan, duraklamadan koşturmaya devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın inşası için; güçlü, müreffeh ve küresel siyasette iddia ve etki sahibi bir Türkiye için canla başla çalışıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazartesi günkü kabine toplantısı sonrasında hükümetin 1 yıllık karnesini kamuoyu ile paylaşacağını belirtti.

‘FİLİSTİN’DEKİ GÖRÜNTÜLERE BAKMAYA CAN DAYANMIYOR’

İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımın, milyonlarca sivilin sığındığı Refah bölgesine yapılan saldırılarla çok daha kanlı bir safhaya girdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceki gün, güya güvenli bölgedeki sivillerin yaşam mücadelesi verdikleri çadırlara düzenlenen saldırıda en az 45 masum Filistinli şehit edildi. Görüntülere bakmaya can dayanmıyor, kalp dayanmıyor. Bir baba, sadece birkaç aylık, kafası kopmuş bebeğini, çaresizlik içinde, eğer kaldıysa, eğer hala varsa, dünyanın, insanlığın vicdanını gösteriyor. Masum bir bebeğin kafasını kopartmayı, çadırlarında masum sivillerin yakılarak öldürülmesini hiçbir inanç, ne kadar sapkın olursa olsun, hiçbir ideoloji meşru görmez, gösteremez. İçinizde insanlıktan kırıntı kalmadı mı? Hiç mi vicdanınız yok? Hiç mi insafınız yok? Hiç mi değeriniz, sınırınız, haddiniz, hududunuz yok? İnsanlığa bu kadar mı düşmansınız? Kalbinizde merhametin zerresi de mi yok? Yeryüzünde hiçbir din, vallahi şu vahşeti meşrulaştıramaz. Masum bir bebeğin kafasını kopartmayı, çadırlarında masum sivillerin yakılarak öldürülmesini hiçbir inanç, ne kadar sapkın olursa olsun, hiçbir ideoloji meşru görmez, gösteremez. Dünya bir hastanın, bir manyağın, bir psikopatın, Netanyahu denilen kanla beslenen vampirin barbarlığını izliyor. Ey Amerikan devleti; bu kan senin eline de bulaşmıştır. Bu soykırımdan sen de en az İsrail kadar sorumlusun. Ey Avrupa’nın devlet ve hükümet başkanları. İsrail’in bu soykırımına, bu barbarlığına, bu vampirliğine siz de ortak oldunuz. Çünkü sustunuz. Hastane, okul, cami vurdular, sustunuz. Yardım konvoyu vurdular, sustunuz. Gazeteci, doktor, yardım görevlisi vurdular, sustunuz. Hastane bahçelerinden toplu mezarlar çıktı, tepki göstermediniz. ‘Hamas’ diyerek, İsrail’e açık açık destek verdiniz.”

‘BİRLEŞMİŞ MİLLETLER DE RUHUYLA ÖLMÜŞTÜR’

Gazze’de sadece insanlığın ölmediğini, masum yavrular, bebeklerin ölmediğini belirten Erdoğan, “Gazze’de insanlık ölürken, Avrupa’da demokrasi ölüyor, insan hakları ölüyor; ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, kadın hakları, çocuk hakları ölüyor. Bundan sonra, hiçbir Avrupalı çıkıp da, kibirle, parmak sallayarak, üstenci bir dille bize demokrasiden, insan haklarından, ifade özgürlüğünden, basın özgürlüğünden bahsetmesin. İsrail Gazze’de insanlığı öldürdü; Avrupa ise kendi değerlerini öldürdü, kendisini var eden bütün değerleri ayaklarının altında çiğnedi. Yıllardır, bulunduğumuz her uluslararası platformda, hatta Birleşmiş Milletler kürsüsünde ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diye haykırıyoruz. Ey Birleşmiş Milletler; 21’inci yüzyılda, canlı yayınla tüm insanlığın izlediği bir soykırımı durduramayacaksan, sen ne işe yararsın? Eğer dünyanın geleceği 5 ülkenin keyfine kaldıysa, ne gerek var o devasa binalara, o kadar harcamaya, o kadar insanı çalıştırmaya? Bırakınız soykırımı durdurmayı, Birleşmiş Milletler kendi personelini, kendi yardım çalışanlarını dahi koruyamadı. Gazze’de sadece insanlık değil, Birleşmiş Milletler de ruhuyla birlikte ölmüştür” dedi.

‘İSLAM DÜNYASI DAHA NEYİ BEKLİYORSUNUZ?’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasına da bir çift sözü olduğunu söyleyerek, “Ortak bir karar almak için daha neyi bekliyorsunuz? Tepki göstermek için daha ne olmalı? Gazze sokaklarında şehit naaşlarını köpekler yiyor. İsrailli teröristler, Müslümanların evlerine girip, mahremine girip, yatak odalarından fotoğraf paylaşıyor. Müslüman çocuklar hastanelerde katlediliyor. Bebeklerin boynu koparılıyor. Çadırlarda insanlar yakılıyor. Ne zaman göreceksiniz bunları? Ne zaman tepki göstereceksiniz? Ne zaman bir araya gelip, kararlı bir duruş sergileyeceksiniz? Bu zulümler karşısında İslam İşbirliği Teşkilatı ne zaman etkili, caydırıcı bir politika izleyecek? İslam Alemi, ne zaman Filistinli kardeşlerinin hakkını, hukukunu, canını, onurunu koruyacak? Vallahi Allah bunun hesabını size, hepimize sorar. Bir avuç terörist, İslam coğrafyasının tam merkezinde, tam kalbinde Müslüman soykırımı yaparken görmezden gelene, duymazdan gelene, sessiz, tepkisiz kalana Allah bunun hesabını sorar” diye konuştu.

Barbarlığın Gazze ile sınırlı olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail, uluslararası hukukun kontrolüne girmeden, kendini uluslararası hukukla bağlı görmeden, hiç kimse, hiçbir ülke, hiçbir devlet güvende değildir. Buna Türkiye de dahildir. Bu barbarlık Gazze ile sınırlı mı zannediyorsunuz? Asla ve asla kan içmeye doymayacaklar. Sırtlarını sıvazlayanlar olduğu müddetçe, asla ve asla durmayacaklar. Hukuk ve kural tanımaz bir İsrail; sadece Filistin için, sadece Gazze için değil, tüm insanlık için, dünya barışı için de tehdittir. Netanyahu’nun bugün izinden gittiği Hitler, Amerika ve Sovyetler Birliği’nin ittifakıyla, geç de olsa durdurulmuştu. Daha geç olmadan, Netanyahu ve cinayet şebekesi tamamen kontrolden çıkmadan bu soykırım, bu vahşet, bu barbarlık insanlığın ittifakıyla artık derhal durdurulmalıdır” dedi.

‘147, 5’TEN BÜYÜKTÜR’

İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin’i bir devlet olarak tanımalarının, bu karamsar tablo içinde umutları bir nebze olsun artırdığını aktaran Erdoğan, “Buradan, Filistin’i bir devlet olarak tanıyan, bu insani duruşu, bu cesur duruşu sergileyen tüm dost ülkeleri tebrik ediyorum. Şu an itibarıyla 147 ülke Filistin’i bir devlet olarak tanımış durumdadır. Yani, Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülkenin 4’te 3’ünden fazlası Filistin’i egemen bir devlet olarak kabul ediyor. 147 ülkenin ortak kararı, 5 üyeden oluşan Güvenlik Konseyi’nin keyfine bırakılamaz. Tüm dost ve kardeş ülkeleri, bu adaletsizliğe itiraz etmeye davet ediyoruz. Tekrar söylüyorum; Dünya 5’ten büyüktür. 147, 5’ten büyüktür. İnsanlığın ortak vicdanı, 5’ten büyüktür. İsrail şu anda bir başka devletin topraklarını işgal etmektedir. Bu işgale derhal son vermeli, yaptıklarının bedelini de hukuk önünde ödemelidir. Özellikle Batı kamuoyunda bugüne kadar yaptıkları soykırım ve katliamları unutturmayı da başardılar. Ancak bu soykırım unutulmayacak. Ölen bebekleri, çocukları, masum sivilleri dünya unutmayacak. Hastaneleri, üniversiteleri, camileri, kiliseleri, mülteci kamplarını hedef alan bu barbarlık unutulmayacak. Sanatçıları, yazarları, gazetecileri, bilim adamlarını kasten öldüren bu vahşet unutulmayacak. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında sahnelenen mezalimi asla ve asla unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadelerine yer verdi.

‘SİYONİZMİN MASKESİ TÜM DÜNYADA DÜŞMEKTEDİR’

Erdoğan, akademisyenler, profesörler, hocalar Siyonist lobinin tüm baskılarına, tüm zorbalıklarına rağmen soykırıma karşı seslerini yükselttiğini söyleyerek, “Bu uğurda ağır bedeller de ödüyorlar. İfade özgürlükleri ellerinden alınmış durumda. Gösteri ve protesto hakları çalınmış durumda. Buna rağmen, okuldan atılma tehdidine rağmen, gençler, Filistin’le dayanışma halindeler. İnsafı, vicdanı, gözü ve kalbi olan nice sanatçı, sporcu, yazar, bilim insanı da, her türlü bedeli göze alarak Gazze’nin sesi oluyorlar. Siyonizmin maskesi tüm dünyada düşmektedir. Özellikle gençler, siyonizmin nasıl barbar, acımasız, kural ve kanun tanımaz bir sapkınlık olduğunu görmeye başlamışlardır. Açıkçası bu da bir devrimdir. Bu devrimin, siyonist sapkınlıktan arınmış bir dünyayı kuracağını umuyor, dünya genelinde Filistin’i, Gazze’yi yüreğinde taşıyan herkese de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Türkiye olarak soykırım şebekesinin hukuka hesap vermesi için atılan tüm adımlara çok güçlü destek verdik. Ziyaret ettiğimiz tüm ülkelerde, katıldığımız tüm çok taraflı toplantılarda bu konuyu gündeme getirdik. Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı açılan soykırım davasına müdahil olmayı kararlaştırdık. Elimizdeki tüm belgeleri ve bilgileri muhataplarımıza ulaştırıyoruz. İsrail yönetiminin ve siyonist lobinin Adalet Divanını ve yargıçları, açıktan tehdit ederek, baskı altına almaya çalıştığını görüyoruz. Buna, fırsat verilmemelidir. İsrail’in, adaletin tecellisine dair son inanç kırıntısını da yok etmesinin mutlaka önüne geçilmelidir. Soykırım suçluları, insanlığın vicdanında olduğu gibi, hukuk önünde de mahkum edilmeden bölgemize barış gelmez, dünya huzura kavuşmaz” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DE DARBELER DÖNEMİ SONA ERMİŞTİR’

Türkiye’deki darbeleri, Filistin davasından ayrı düşünmenin mümkün olmadığını belirten Erdoğan, “Kuşkusuz başka bazı nedenleri de var. Ancak, darbelerin zamanlamasına baktığınızda, Türkiye’nin Filistin ile dayanışmasını kırmaya yönelik olduğunu da net bir şekilde görürsünüz. Kimse zannetmesin ki, mesele sadece Filistin’dir, mesele sadece Gazze’dir. Siyonizmin eli, içerideki işbirlikçileri, içerideki tasmalı piyonları vasıtasıyla, bölgedeki her ülkeye uzanmakta, her ülkeyi karıştırmaya çalışmaktadır. İşte buna biz ‘dur’ dedik. 15 Temmuz’da sadece FETÖ’cü darbeye değil, Siyonist darbeye de geçit vermedik. Türkiye’de darbeler dönemi sona ermiştir. Yabancı güçlerin ajanlığını üstlenip, ‘Türkiye’yi kurtarmak’ yalanıyla, siyasete müdahale etmeye kalkışanlar, işte 15 Temmuz sonrası olduğu gibi, işte 28 Şubat sonrası olduğu gibi, mahkeme karşısında yaptıklarının hesabını verecek, hapiste yaşlanacaklardır. Milli iradeye kast edilmesine, milletin muazzez iradesinin ipotek ve vesayet altına alınmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu vesileyle, bir kez daha, Merhum Menderes, Polatkan ve Zorlu’yu rahmetle yad ediyorum. Onların canlarını vererek başlattıkları demokrasi ve hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ELİTLERE DEĞİL HALKA BAKTIK’

Erdoğan, pusulası millete, milletin sesine ayarlanmış siyasetin temsilcileri olduklarını vurgulayarak, “Bugüne kadar rotamızı daima milletimiz belirledi, istikametimizi milletimiz çizdi, siyasetimizin hudutlarını millet tayin etti. Elitlere değil, halka baktık. Bağıranların, çağıranların değil, sessiz yığınların sesi olduk. Tuzu kurularla değil, şehrin çeperlerinde hayat mücadelesi verenlerle yol yürüdük. Sırtını güç odaklarına yaslayanlar için değil, Allah’tan ve devletten başka hiç kimsesi olmayanlar için siyaset yaptık. Ne yaptıysak milletimiz için, milletimizle birlikte yaptık. Ne başardıysak, yine aziz milletimizin güçlü desteğiyle başardık. Biz milletimiz için çalıştıkça, didindikçe, şikayetlerine çözüm buldukça; milletimiz de bize sahip çıktı, desteğini ve duasını bizden esirgemedi. Bugün de aynı hassasiyetle yolumuza devam ediyoruz ve edeceğiz” diye konuştu.

‘SON 20 YILDA, 4 MİLYONU AŞKIN KUDUZ RİSKLİ TEMAS, 30 KUDUZ VAKASI TESPİT EDİLDİ’

Türkiye’de 4 milyon civarında sahipsiz köpek olduğu tahmin edildiğini belirten Erdoğan, “Resmi rakam 2 milyon ancak bu konuda sağlıklı bir sayım yapılamadığı için rakamın en az iki kat olduğu var sayılıyor. Bu sayı asimetrik bir şekilde her yıl katlanarak artıyor. Bununla birlikte kuduz tehdidi de aynı oranda büyüyor. Son 20 yılda, 4 milyonu aşkın kuduz riskli temas, 30 kuduz vakası tespit edildi. 2018-2022 yılları arasında, kuduz riskli temas sayısı ortalama 260 bin iken, 2023 yılında bu sayı 438 bine yükseldi. Yine son 5 yılda hayvana çarpma şeklinde 3 bin 534 trafik kazası, 55 ölüm, 5 bin 147 yaralanma vakası gerçekleşti. Bunun ötesinde, çok daha vahim, çok daha acı tablolarla karşılaştık. Ankara Keçiören’de Tunahan çocuğumuz köpekler tarafından parçalandı. Antalya Serik’te Mahra kızımız köpek saldırısından kaçarken kamyonun altında kaldı ve hayatını kaybetti. Bitlis Adilcevaz’da 10 yaşındaki Mustafa evladımız kuduza bağlı olarak maalesef acılar içinde can verdi. Muş’ta, 79 yaşındaki Medine teyzemiz yine köpekler tarafından yaralandı. Daha çok sayıda böyle yürek yaralayıcı örnek var. Hemen her gün başıboş köpeklerin sebep olduğu ya bir saldırı, ya bir yaralanma, ya da bir trafik kazası haberi alıyoruz. Ayrıca sahipsiz köpeklerin, diğer evcil hayvanlara, koyun-keçi sürülerine saldırdıkları ve onları telef ettiklerine dair vakalar var. Yine, koruma altındaki hayvanlara, geyiklere, alacalara saldırdıklarını da görüyoruz” dedi.

‘KUDUZ RİSKİNDE TÜRKİYE; ŞU AN AFRİKA VE ASYA ÜLKELERİYLE AYNI RİSKTE’

Gelişmiş hiçbir ülkede olmayan bir başıboş köpek sorunu olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “O kadar ki, maalesef, bazı ülkeler, Türkiye’ye gelecek turist vatandaşlarını kuduz ve sahipsiz köpekler için uyarmaya başladı. Kuduz riski açısından Türkiye; şu an Afrika ve Asya ülkeleriyle aynı risk kategorisinde yer alıyor. Bunun yanında, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalık riski de giderek yükseliyor. Bizim medeniyetimiz bir merhamet medeniyetidir. Biz, doğum yapacak bir köpek için ordusunun yolunu değiştiren, köpeğe zarar gelmesin diye başına nöbetçi diken bir Peygamberin ümmetiyiz. Canlıya, insan olsun, hayvan olsun, bitki olsun, her zaman merhametle yaklaştık. Vakıf medeniyetimize baktığınızda, hayvanları korumak, hayvanları tedavi etmek, göç eden kuşlara sahip çıkmak adına vakıfların kurulduğunu görürsünüz. Batılıların bitmeyen savaşlarda birbirlerini boğazladıkları bir dönemde, bizim medeniyetimiz, örneğin gurabahane-i laklakan, yani düşkün leylekler evi kurarak, göç eden leylekleri, bunun yanında tüm hayvanları tedavi ediyordu. Defalarca ifade ettim bizim siyaset ilkemiz bellidir; yaratılanı severiz, yaratandan ötürü. En başta, hiç kimse bizim merhametimizi sorgulamasın. Kimse bize merhamet üzerinden ders vermeye kalkmasın” diye konuştu.

‘BU ÇIĞLIĞA KAYITSIZ KALMAMIZ DÜŞÜNÜLEMEZ’

2004 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nu çıkardıklarını hatırlatan Erdoğan, “2021 yılında bu yasada değişiklik yaptık, hayvanları mal statüsünden çıkarıp, can statüsüne aldık. Sahipsiz köpek sayısını ‘yakala-kısırlaştır-sal’ metoduyla çözmek istedik, ama bu bir çözüm olmadı. Veriler bu metodun, dünyanın diğer ülkelerinde de sahipsiz hayvan nüfusunu azaltmadığını gösteriyor. Şu anda bizim artık bu sorunu köklü şekilde bir çözüme kavuşturmamız gerekiyor. Bu meseleyi çözmüş ülke örneklerini inceliyoruz, tüm taraflarla istişare halindeyiz. Tarım Bakanlığımız, tüm boyutlarıyla sahipsiz köpek sorununu uzun bir süredir zaten en ince ayrıntısına kadar çalışmaktaydı. Gerçek şudur; Toplumun çok büyük bir kesimi, bu meselenin bir an önce çözülmesini, sokaklarımızın başta çocuklarımız olmak üzere herkes için güvenli hale gelmesini istemektedir. Bu talebe, bu çağrıya, hatta bu çığlığa kayıtsız kalmamız düşünülemez” ifadelerini kullandı.

‘BİZ İSTİYORUZ Kİ, BARINAKLARA ALINAN TÜM HAYVANLAR SAHİPLENİLSİN’

Mevzuatta yapacakları değişiklikle, sahipsiz köpeklerin sahiplenilmesini amaçladıklarına işaret eden Erdoğan, “Bu değişiklikteki yegane hedefimiz budur. Hazırlıkları devam eden kanun teklifiyle köpek bakımevi olmayan yerlerde, hemen bakımevleri kurulacak. Sahipsiz hayvanlar bu bakımevlerinde tutulacak. Ayrıca sahiplenilmeleri için kampanyalar yapılacak. Sahiplenilen hayvanlar kısırlaştırılacak, aşılanacak ve çip takılarak sahibine teslim edilecek, bundan sonra da çok sıkı takip edilecek. Biz istiyoruz ki, barınaklara alınan tüm hayvanlar sahiplenilsin. Özellikle hayvan severlerimizin bu süreçte, barınaklardaki köpekleri sahiplenmek suretiyle daha fazla sorumluluk alacaklarına inanıyoruz. Aynı şekilde belediyelerin, kanunun kendilerine yüklediği görevleri en güzel şekilde yerine getirerek, sürece olumlu katkı sağlamasını bekliyoruz. Eğer bunu başarabilirsek, bir sonraki adıma da ihtiyaç kalmayacağını düşünüyoruz. Böylece, bu önemli sorunu hep birlikte, en geniş mutabakatla, milletimizin arzu ve beklentileri yönünde çözmüş olacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sahiplenilen-hayvanlar-kisirlastirilacak-asilanacak-cip-takilacak/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç’tan açıklama https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilictan-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilictan-aciklama/#respond Tue, 28 May 2024 23:24:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33586 (ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı. Sokak köpeklerinin uyutulmasıyla ilgili tartışmalara değinen Kılıç “Kuduz riski taşıyan ve saldırgan köpeklerle ilgili uyutma dahil yapılması gerekenler bellidir. Diğerleriyle ilgili de yapılması gereken neyse devlet ve belediyeler marifetiyle yapılmalıdır, yapılacaktır” dedi. “TBMM zemininde yeni bir anayasa yapma şansı doğacaksa biz bu oyunda varız” diyen Kılıç, İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin’i devlet olarak tanımasının önemli olduğunu belirtti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı. İsrail’in Refah’ta yürüttüğü operasyonlara dikkat çeken Kılıç “İşlenen cinayetler insanlık suçudur” dedi. Kılıç, şunları söyledi:

“Uluslararası Adalet Divanı’nın ‘Refah operasyonu durdurulsun’  kararına rağmen İsrail sivilleri bombalıyor. Canavarca hisle yapılan bu saldırılar soykırımdır. Siyonist İsrail’in Refah’taki sivillere yönelik yaptığı saldırıları uluslararası hukuk tarafından soykırımdır. İşlenen cinayetler insanlık suçudur. Netanyahu adlı azılı katil soykırım suçlusudur. İsrail’in devlet terörü karşısında bütün etkisizliği ve tepkisizliği nedeniyle Birleşmiş Milletler anlamını ve ağırlığını kaybetmiştir. İspanya’nın Filistin’i tanıma kararını önemli ve değerli buluyoruz. İrlanda ve Norveç’in Filistin’i devlet olarak tanıma kararını da önemli ve değerli buluyoruz.”

“Sokak hayvanlarıyla ilgili toplumsal duyarlılığı takdir ile takip ediyoruz”

Kılıç, sokak hayvanlarının uyutulmasına ilişkin yasa teklifiyle ilgili de şöyle konuştu:

“Başıboş sokak hayvanlarıyla ilgili toplumsal kesimlerde oluşan duyarlılığı takdir ile takip ediyoruz. Ülkemizde tam sayısını kimsenin bilmediği sokak hayvanlarıyla ilgili popülasyon tahmini 4-10 milyon arasında değişmektedir. Bu sayının sokakta kalmasına göz yummak, kayıtsız kalmak mümkün değildir. Sokaktaki başıboş hayvanlar nedeniyle Türkiye kuduz riski taşıyan ülkeler arasında süratle yukarıya doğru yükselmektedir. Kuduz riski taşıyan ve saldırgan köpeklerle ilgili uyutma dahil yapılması gerekenler bellidir. Diğerleriyle ilgili de yapılması gereken neyse devlet ve belediyeler marifetiyle yapılmalıdır, yapılacaktır. Gelişmiş ülkelerin hiçbirinde kent merkezinde başıboş sokak köpeği çeteleri görmek mümkün değildir. Bu sorunun çözümüne 5 yıl önce engel olanlar 5 yıl sonra çözümü tamamen imkansız bir sorunla karşı karşıya kalmamızı arzulayanlardır. Bu mesele partiler üstü bir meseledir. Başıboş sokak hayvanlarıyla ilgili bugün atılması gereken adımlar atılmazsa 5 yıl sonra istesek adım atma imkanı kalmayacaktır.”

Yeni anayasa konusuna ilişkin konuşan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde yeni bir anayasa yapma şansı doğacaksa biz bu oyunda varız. Biz bu anayasanın yazımında da yapımında da  olmak zorundayız. Henüz ortaya çıkan bir metin yok. Anayasanın yeniden yazılması mı mevcut anayasa üzerinde kapsamlı bir değişiklik yapılması mı gündemdedir tam olarak bu bile netleştirilmiş değildir. Yeni anayasa çalışmalarında olacağız. Kimden gelirse gelsin sürece katkı sağlayacağız. Kuvvetler ayrılığını ön plana alan yasamayı, yürütmeyi, yargıyı birbirine karşı kontrol mekanizmalarıyla güçlü kılan yeni bir anayasa sürecine Yeniden Refah Partisi olarak bize düşen katkıyı sağlayacağız. İktidar ve ana muhalefet partisi arasında bir uzlaşı olacak mı bunu bile tam olarak göremiyoruz. Akıl yürütmek, fikir beyan etmek için bir metin görmek istiyoruz. Anayasa konusu gündemde ama anayasa metni ortada yok. Üzerine konuşabilmek için bu metni görmek istiyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilictan-aciklama/feed/ 0 Engelli Hayvanlar İçin Defile Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/engelli-hayvanlar-icin-defile-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/engelli-hayvanlar-icin-defile-duzenlendi/#respond Fri, 10 May 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31114 Ankara’da, 6 Şubat depremlerinde enkazdan çıkarılan, çeşitli kazalar ya da insan şiddeti sonucu engelli kalan kedi ve köpekler, düzenlenen defilede kendileri gibi engelli patili dostlarının tedavileri için mankenler eşliğinde podyumda yürüdü.

Veteriner teknikeri ve fizyoterapist Yağmur Denli’nin girişimiyle, çeşitli dernek ve hayvanseverlerin katkılarıyla hayvana şiddet ve engelli hayvanlara farkındalık yaratmak için “Engelimiz Kalmasın” sloganıyla İncek’te defile düzenlendi.

Trafik kazası, deprem, insan şiddeti gibi nedenlerle engelli kalan 8 köpek ile 2 kediye kendileri için özel tasarlanan kıyafetler giydirildi, tüylerine bakım yapıldı.

Hayvanseverler tarafından özenle hazırlanan engelli hayvanlar, mankenlerin eşliğinde podyumda yürüdü.

Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği, spor ve sanat camiasının da destek verdiği engelli hayvanların defilesine yapılan bağışlar, çeşitli dernekler aracılığıyla engelli ve hasta hayvanların tedavilerinde kullanılacak.

Yağmur Denli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son zamanlarda engelli hayvanlarla ilgili ciddi bir artışın olduğunu ancak sahiplenme ve tedavi konusunda geri kalındığını söyledi.

Denli, hayvanseverlerin sponsor olduğu etkinlikte, organizasyona harcanacak paranın da bu şekilde hayvanlar için kullanılmasını sağladıklarını kaydetti.

“Amacımız engelli hayvanlara farkındalık yaratmak”

Denli, “Türkiye genelinde ünlü insanlar, siyasi isimler destek verdi. İlk amacımız engelli hayvanlara farkındalık sağlamak, ikinci amacımız da sahipsiz engelli ve hasta hayvanlara destek çıkmak. Bunun için de yasal bir dernekle anlaştık, yapılan bağışlar oraya gidiyor, hayvanların tedavileri, mama masrafları için kullanılacak.” diye konuştu.

Denli, defilede 6 Şubat depremlerinde enkazdan çıkartılan, silahla vurulan, trafik kazası sonucu sakat kalan, gördüğü şiddet üzerine görme engelli olan Türkiye’nin farklı yerlerinden kurtarılan hayvanların yer aldığını söyledi.

“Günün yıldızı onlar”

Podyumda yürüyen engelli hayvanları sahiplendirmek için de çaba harcadıklarını anlatan Denli, “Buradaki kedi ve köpekleri takip şartıyla sahiplendirmek istiyoruz. Bugün onların günü, özel kostümler dikildi, tüy bakımları, taramaları yapıldı. Podyuma çıkarak yürüdüler, bir süre sonra poz vermeye de başladılar. İlgi onlarındı, günün yıldızı onlar.” ifadelerini kullandı.

Denli, engelli hayvanların tedavileri için onlara şans tanınması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Biz kaza sonrası aslında hepimiz bir engelli adayıyız. Onların yerinde olsalardı ne hissederlerdi ya da sevdikleri insanlar onlardan vazgeçselerdi ve hiçbir şans tanımasalardı ne hissederlerdi? Bence insanlar bunu düşünürseler, engelli canların da sonuna kadar şanslarını değerlendirmek isteyeceğini düşünüyorum. Son zamanlarda hayvana şiddetin arttığını görüyoruz, bunun en büyük nedeni yaptırımının olmaması, onları hediye, süs eşya olarak görüyorlar. İnsanların öncelikle bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Asıl kolay olan öldürmek ve vazgeçmek, denemeden bilemezsiniz. Tedavi sürecinde çok fazla yanıt alınabiliyor. Onların engelinin kaldırılması tamamen bizim kalplerimizdeki engelin kalkmasıyla alakalı.”

“Defilede yer alanların çoğu sokak hayvanı”

Patipark Hayvanseverler Derneği kurucusu Hülya Akçal da engelli hayvanlara farkındalık yaratmak için organizasyonun yapıldığını söyledi.

Yaşam alanlarında onlarca engelli hayvan bulunduğunu ama psikolojilerinin kalabalık ortamlara hazır olmadığı için temsilen az sayıda hayvanla organizasyonu yapmaya karar verdiklerini anlatan Akçal, “Bunların çoğu sokak hayvanı, onları sevmeyen insanların şiddetine maruz kalan hayvanlar, trafik kazaları sonucu engelli kalan hayvanlar var, onları alıp klinikte tedavi edip, yaşam alanlarımızda hayatlarını sürdürmelerini sağlıyoruz.” diye konuştu.

Hayvanlara yönelik şiddete dikkati çeken Akçal, şunları söyledi:

“İnsan olarak bir canlının yaşam hakkına saygı varsa içimizde, zaten bu hayvanların başına hiçbir şey gelmez. Her şeyin temeli onların yaşam hakkına saygı duymak. Kanun yapıcıların kesinlikle bu canları mal saymamaları lazım. Bir kanun çıktı ama sadece sahipli hayvanlar için, o da çok az bir ceza. Başına vurularak öldürülen kedi, camdan atılan hayvanlar için bir ceza yok. Bu şiddeti uygulayanlara bir ceza olmalı.”

Engelli hayvanların uyutulmaması, tedavi hakkının tanınması gerektiğini vurgulayan Akçal, “Bizim derneğimizde de ‘bu kadar yürüyecek, ancak sürünebilir’ denilen birçok köpeğin tedavi sonucu yürüdüğüne onlarca kez şahit olduk.” sözlerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/engelli-hayvanlar-icin-defile-duzenlendi/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı, Köpeği Yağmurdan Koruyan Çocuğu Ağırladı https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/ https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:21:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29598 (İSTANBUL) – Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, ilçede geçen günlerde yaşanan sağanak yağış sırasında yanındaki sokak köpeğini yağmurda ıslanmaması için tahta parçası ile koruyan 10 yaşındaki Ayaz Güney’i ve ailesini makamında ağırladı. Duyarlı davranışından dolayı küçük Ayaz’a teşekkür eden Başkan Özer, “Hayvansever, köpeği yağmurdan koruyan güzel, koca yürekli adam. Tebrik ederim seni. Senin bu davranışının herkese örnek olması lazım” dedi.

Geçen günlerde Esenyurt’ta etkili olan sağanak yağışta,10 yaşındaki Ayaz Güney’in ıslanmaması için bir köpeği tahta parçasıyla koruduğu görüntüler, sosyal medyada geniş yer buldu. Görüntüleri izleyen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, hem küçük Ayaz ile tanışmak hem de duyarlı davranışından dolayı teşekkür etmek için onu ve ailesini makamında misafir etti.

Ayaz ve kardeşleriyle bir araya gelen Başkan Özer, onlara çeşitli hediyeler vererek sokak hayvanlarına gösterdikleri şefkatten dolayı teşekkür etti. Başkan Özer, “İnsanlar ve hayvanlar bir arada yaşamak zorundalar. Bu anlamda hayvanlarında insanlar gibi birtakım hakları var. Doğanın da aslında sürdürülebilir olması için bir hakka hukuka tabi olması gerekiyor. Biz olmasak da doğa ve hayvanlar kendi başlarına yaşamlarını sürdürebilirler ama doğa olmazsa biz yaşamımızı kendi başımıza sürdüremeyiz. Hayvanlar aynı zamanda insanların dostlarıdır. Sosyopsikolojik yapımızın daha kuvvetli olması için bizim bir çeşit yaşam arkadaşımızdır. Onları korumak ve kollamak da bizim insani vazifemizdir” diye konuştu.

“BU GÜZEL DAVRANIŞ HERKESE ÖRNEK OLMALI”

Ayaz’ın küçücük yaşına rağmen herkese insanlık dersi verdiğini ifade eden Başkan Özer, “Hayvanlara karşı işlenen suçların da bir hukuka bağlanması gerekir. Bu işin bir yanı ama diğer yanı bizim hayvanları sevmemiz, korumamız ve kollamamız gerekir. 10 yaşında bir çocuk olarak yürümüş olduğu sokaktaki bir köpeğin yağmurda ıslandığını görünce onun koca yüreği devreye girer ve bulduğu bir tahta parçasıyla o hayvanı yağmurdan korumaya çalışır. Ben de bunu duyduğumda bu farkındalığı büyütmek ve yaratmak adına kendisini tebrik etmek, kucaklamak ve koca yüreğinden öperek ödüllendirmek için buraya davet ettim. Sevgili Ayaz’ın bu güzel davranışının toplumda herkese örnek olmasını ve yolunun aydınlık ve açık olmasını diliyorum” dedi.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Sokak köpekleri için ilçede çeşitli çalışmalar yürüttüklerini anlatan Başkan Özer, şunları ekledi:

“Bizim birinci önceliğimiz, köpeklerimizin kısırlaştırılması ve zararsız hale getirilmesi. Veteriner İşleri Müdürlüğümüz bir çalışma başlattı, bu çalışmayı sürdürüyor ama sokak hayvanları konusu tek başına bir ilçeyle çözülebilecek bir sorun değil. Tüm belediyeler ve İBB ile ortaklaşa bir çalışmayla çözülebilir. Aynı zamanda sokak hayvanlarımız için mama desteğinde bulunuyoruz. Onların da kendi yaşamlarını idame ettirebilmeleri için çalışmalarımız sürüyor.”

“ONU MAHALLEMİZDE BESLİYORUZ”

Kendisini makamında ağırlayan Başkan Özer’e teşekkür eden Ayaz Güney ise şunları söyledi:

“Eve giderken yağmur yağıyordu. Köpek çok titriyordu, ben de üzüldüm ve tahta parçası koydum köpek üşümesin, ıslanmasın diye. Şimdi onu mahallemize aldık, besliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/feed/ 0
Bozayılar, küresel ısınma ve yaşam alanlarının daralması nedeniyle kış uykusuna yatmadan geçiriyor https://www.haber60.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/ https://www.haber60.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:15:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18457 Türkiye’de yaygın popülasyona sahip bozayılar, doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından daraltılması ve küresel ısınmanın etkisiyle yılın en soğuk mevsimini kış uykusuna yatmadan geçiriyor.

Kış uykusu, bazı hayvanların çetin kış koşullarına dayanabilmek için metabolizmalarının, nefes alıp verme ve kalp atış hızlarının yavaşladığı, vücut sıcaklıklarının azaldığı dönem olarak biliniyor.

Uzun süreli hareketsizlik hali olan kış uykusu, genellikle vücutlarında depoladıkları besinleri yakarak enerji elde eden ayı, yarasa, sincap, kirpi, yer sincabı, dağ sıçanı, fındık faresi, kurbağa gibi “sıcak kanlı” hayvanlarda görülüyor.

Kışın yeterli besin kaynağı bulamayan hayvanlar, bu süreci kış uykusunda geçirerek yaşamsal faaliyetleri için gereken enerjiyi saklayıp hayatta kalıyor. Söz konusu hayvanlar, kış uykusuna yatmadan birkaç ay önce ise uyurken harcanacak besini vücutlarında depoluyor.

Küresel ısınma ve insanlara bağlı etkenler, bu hayvanlardan özellikle bozayılara son senelerde kış uykusunu adeta unutturdu.

Türkiye’deki bozayılarla ilgili 24 yıldır çalışmalarını sürdüren Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Cihan, AA muhabirine, ayıların yırtıcı memeliler grubuna dahil olduğunu ve besin zincirinin en üst tabakasında yer aldıklarını söyledi.

Kış uykusunun ayılar için çok önemli bir süreç olduğunu belirten Cihan, bu hayvanların hormonal süreçlerini tamamlamak ve besin ihtiyaçlarını giderip uygun metabolizmaya ulaştıktan sonra kışın uykuya yatmak durumunda olduklarını anlattı.

Ayıların üremelerinde kış uykusunun engel olmadığını, doğum yapabildiklerini dile getiren Cihan, “Yavrularını bu şekilde beslerler ve hayata bahar mevsiminde, kış uykusundan çıktıktan sonra daha aktif olacak halde yavrularının dışarıya çıkartmayı sağlarlar. Bu çok önemlidir. Doğadaki besinsel ihtiyaçlar ya da ne zaman beslenebilecekleri, çevrenin sıcaklığıyla ilişkilidir. Örneğin kışın gıda bulabilme oranı düştüğü için sonbaharda beslenmeye başlarlar ki yağlanırlar. Bu, yavrularını da beslemek amacıyla kışa, o gıdasız zamana hazırlık oluşturur. Sütünün de çok yüksek yağ oranına ihtiyacı vardır.” diye konuştu.

“Ormanlarda yabani meyvelerin çoğaltılması” önerisi

Prof. Dr. Cihan, ayıların yaşam süreçlerinde uzun yıllardır bazı sorunlar olduğunu, bunların başında kendi besin zincirlerinde gereken gıdaya ulaşamamalarının geldiğini anlattı.

İnsanlar tarafından yaşam alanları daraltılan bu hayvanların farklı arayışlara girdiğini aktaran Cihan, şöyle devam etti:

“Normal habitatlarında uygun gıdaları elde demiyorlar, bulamıyorlar, demek ki yetersiz. Tabii ki bizden kaynaklanıyor, insanoğlundan kaynaklanıyor. Onların alanlarına o kadar fazla girdik, o kadar tahrip ettik ki oraları, hayvanlar kendi gıdalarını bulamıyorlar. Mecburen çöplere, insan gıdalarına yönelmeye çalışıyorlar. Kolay yiyeceğe alışkın olan, çok zeki olan hayvanlardır ve bu yüzden de o çöplüğü mecburen karıştırıyorlar. Kış uykusuna yatmama sebeplerinden biri kendi habitatlarındaki yiyeceklere ulaşamamaları, insan gıdalarına kolay ulaşmaları. Diğeri de tabii küresel ısınma. Çok aşırı soğuklar olmadı ve ne oluyor, kar yağmayınca gıdaya ulaşabilme imkanı da artıyor. Bu sefer zaten yatmaz.”

Cihan, bozayıların tam anlamıyla kış uykusuna yatan hayvanlar olmadığını, kışın dönem dönem uyandıklarını, kalkıp inlerinden çıktıklarını bildirdi.

Çok az da olsa gıda bulabilirlerse onları yiyip uykularına devam ettikleri bilgisini veren Cihan, “Yani gerçek kış uykusu değildir, sürüngenlerde olduğu gibi ama ne yazık ki ısı arttığı için ve gıdayı bulabilme imkanları biraz olsun arttığı için bu dönemlerde kış uykusuna yatma ihtiyacı duymuyorlar.” dedi.

Cihan, bozayıları korumak için insanların doğaya daha fazla zarar vermemesi, canlıların yaşam alanlarını tahrip etmemesi ve ormanlarda meyvelendirme çalışmaları yapılmasını önerdi.

Ayıların yaşadığı alanlarda yabani meyvelerin çoğaltılmasına yönelik çalışmalar yapılmasının, insanların yaşadığı alanlara gelmesinin de önüne geçeceğini vurgulayan Cihan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aslında onlar bizimle bir araya gelmeyi hiç istemiyor. Ne oluyor? Aç kaldıklarında tabii yine insan ile ayı çatışması oluyor. Bu, hayvanların suçu değil aslında, yine suç bizde oluyor. Onlara doğru gıdayı, uygun gıda alanlarını da bulacak şekilde bir çalışma yapacak olursak inanın onlar da bizimle birlikte olmak istemeyecekler. Bursa’mızda, Uludağ’da ayı popülasyonu oldukça iyi durumda, iyi diyorum çünkü onların artışı, alanlarında bulunması bizim için de çok iyidir aslında. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi ayı popülasyonu yönünden en zengin olan alanlardan biridir. Bence oradaki koruma çalışmalarına çok ağırlık vermek gerekiyor. Sadece tabii ki Karadeniz’de değil, ülkenin tamamında ayı çalışmalarına, koruma çalışmalarına hız vermek gerekiyor. Umarım hem o muhteşem canlılarımızı ve hem de insanlarımızı barışçıl bir şekilde yaşama tutturmuş oluruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/feed/ 0
Diyarbakır’da yaralı yaban hayvanları tedavi edilerek doğaya salınıyor https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-yarali-yaban-hayvanlari-tedavi-edilerek-dogaya-saliniyor/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-yarali-yaban-hayvanlari-tedavi-edilerek-dogaya-saliniyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 08:00:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7191

DİYARBAKIR’da Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne geçen yıl getirilen 285’i kanatlı, 15’i memeli 300 yaralı yabani hayvandan 103’ü, tedavi edilerek doğal yaşam alanlarına salındı. Merkeze getirilen hayvanlardaki yaralanma sebeplerinin çoğunun insan kaynaklı olduğunu belirten Dicle Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi ve merkezin Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alaettin Kaya, “Bize gelenlerin durumları çoğunlukla travmatik vakalardır. Yani araç çarpması, elektrik tellerine takılma veya ateşli silahla yaralanmalar gibi. Bu sebeplerin içerisine baktığımızda çoğunlukla insan etkisi, yani insan faktörü çok fazladır” dedi.

Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından üniversite yerleşkesinde 2020’de kurulan Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde çoğunluğu ‘insan’ kaynaklı yaralanan yabani hayvanlar tedavi ediliyor. 2023’te merkeze getirilen 285’i kanatlı 15’i memeli 300 yaban hayvanından 103’ü tamamen iyileşerek doğaya salındı. Geride kalan yaban hayvanlarının tedavileri, rehabilitasyonları ve kanatlıların beslenme sistemlerinde önemli yere sahip gagaları ve tırnaklarının bakımı DKMP Diyarbakır Şube Müdürlüğünde görevli veteriner hekimler Kasım Ertürk ve Emre Yalçın tarafından yapılıyor.

‘2020’DEN BU YANA BİN HAYVAN GETİRİLDİ’

Dicle Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alaettin Kaya, merkezlerine getirilen hayvanların büyük bir bölümünün araç çarpması veya ateşli silahla yaralanma gibi ‘insan’ kaynaklı olduğunu vurgulayarak, “2020’den itibaren fiili olarak hayvan almaya başladık. O tarihten bu yana bin civarında hayvan bize getirildi. Bunların yaklaşık yüzde 30’u tekrar doğaya salındı. Bunların içerisinde çoğunlukla kuş sınıfına ait türler bize gelmektedir. Onların içerisinde de daha çok yırtıcı kuş türleri ve sucul olanlar vardı. Ondan sonra ikinci olarak memelilerden bize hayvan geldi. Üçüncü olarak da az sayıda sürüngen geldi. Bunların içerisinde bize gelenlerin durumları çoğunlukla travmatik vakalar. Yani araç çarpması, elektrik tellerine takılma veya ateşli silahla yaralanmalar. Onun dışında göçmen kuşlar, özellikle göç dönemlerinde geçiş yaptıkları sıralarda, bunların da habitatlarında bozulmalardan dolayı enerjilerini kazanamamaları veya yeterince beslenememelerinden dolayı tekrar bizim bu merkeze getiriliyorlar. Bu sebeplerin içerisine baktığımızda çoğunlukla insan etkisi, yani insan faktörü çok fazladır. Bu yüzden insanlarımıza buradan bir çağrı yapalım; lütfen doğalarına ve kendilerine saygı gösterelim, koruyalım” diye konuştu.

‘ERKEN TEDAVİ HAYAT KURTARIR’

Bütün canlılarda olduğu gibi yabani hayvanlarda da erken müdahalenin hayat kurtardığına işaret eden Prof. Dr. Kaya, bu nedenle doğada yaralı bulunan hayvanların en kısa sürede yetkililere teslim edilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Bu hayvanlar bazen bize geç geldiğinde maalesef artık müdahale etme şansımız olmuyor ya da yaralı kalıyor ve doğaya da artık salamıyoruz. Vatandaşlarımız bu tür hayvanları gördüklerinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüklerinin çağrı merkezi hattı var. Onlara haber verilmesi ve o hayvanların buraya hızlıca getirilmesi önemlidir. Bu hayvanların en büyük problemi habitat tahribatlarıdır, habitatlarında zarar görmeleridir. O bakımdan bunları doğalarında korumak bizim için oldukça önemlidir. Hayvanlar buraya getirildiklerinde eğer iyileştirilebiliyorsa, doğaya salınabiliyorsa gönderiyoruz. Ama maalesef bazıları buraya geç geldikleri için kanatları veya ayaklarında problem olduğunda ampute oluyorlar. 2020’nin başından beri gelen bazı hayvanlar var. Biz bunları beslemeye ve rutin bakımlarını yapmaya devam ediyoruz. Özellikle yırtıcılarda gaga ve tırnak bakımlarını yapıyoruz. 2023’te 300 civarında hayvan bize getirildi. Özellikle göç dönemlerinde bu sayı artıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-yarali-yaban-hayvanlari-tedavi-edilerek-dogaya-saliniyor/feed/ 0
Kışın Hayvanların Beslenmesi Önemli https://www.haber60.com.tr/kisin-hayvanlarin-beslenmesi-onemli/ https://www.haber60.com.tr/kisin-hayvanlarin-beslenmesi-onemli/#respond Fri, 19 Jan 2024 09:09:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4208 Kayseri Veteriner Hekimler Odası Başkanı Akgün Ergül, hayvanların kışın soğuğa dirençli hale gelebilmesi için daha fazla yemleme yapılması gerektiğini söyleyerek, “Enerji protein dengesini kuramayan hayvanlar, kışın açlığa bağlı stres ve hipotermik hastalıklara yakalanabilir” dedi.

Kışın hayvanların enerji protein dengesi açısından daha fazla yemlenmesi gerektiğini söyleyen Kayseri Veteriner Hekimler Odası Başkanı Akgün Ergül, “Tabii havaların soğuması ile birlikte tüm canlılarda gıdaya veya enerji protein dengesi ile ilgili yemlemede düzenleme yapmak gerekir. Özellikle canlıların soğuğa karşı dirençli hale gelebilmeleri için soğukta yem tüketimi artmaktadır. Bunun sebebi de vücuttaki enerji protein dengesi ile alakalı bir durum. Hayvanların soğuğa karşı dirençli olabilmesi için yaz aylarında yem tüketimi azalırken su tüketimi artar. Havaların soğuması ile birlikte soğuğa karşı vücutlarını dirençli hale getirebilmek için özellikle tüylerinde uzama ile birlikte ki bu ister büyükbaş ister diğer hayvanlar olsun, enerji protein gereksinimleri artar. Bunun için de yemlemeyi biraz daha artırmamız lazım. Enerji protein dengesini iyi kuramazsak bu sefer de hayvanlar soğuğa karşı dirençsiz hale gelirler ve ister istemez vücutlarında strese bağlı, gıdadaki azlığa bağlı olarak enerji protein dengesini kuramadıklarından dolayı hipotermi dediğimiz vücut ısılarını dengeleyemezler ve birtakım metabolik hastalıklar ortaya çıkar. Bunun için de kış aylarında yemleme özellikle de rasyon bakım çok önemlidir” dedi.

“Akciğer hastalıklarına karşı hayvanlarımızı kış girmeden aşılamakta fayda var”

Akgün Ergül, canlıların yemleme dışında yaşam refahlarının da düşünülmesi gerektiğini söyleyerek, “Bunun haricinde en önemli olan hayvanların yem dengesini koruduktan sonra özellikle kış aylarında oluşabilecek solunum sistemi hastalıklarına karşı da hayvanları dirençli hale getirmek lazım. Bunun için de koruyucu hekimlik olarak viral ve bakteriyel yani akciğer hastalıklarına karşı hayvanlarımızı kış girmeden aşılamakta fayda var. Bakteriyel hastalıklara karşı da koruyucu aşılar vardır, bunları yaptığımız zaman da hayvanlarımıza kışın o soğuk şartlarda koruyucu bir bağışıklık vermiş olur ve hastalıklara karşı da dirençli hale getirmiş oluruz. Bunun dışında da canlılarımızın refah şartları dediğimiz özellikle çiftliklerin ya da ahırların da şartlarının düzgün olması lazım. Soğuklarda barınakların altlarının çok ıslak olmaması lazım. Hayvanların yattıkları yerlerin kuru olması ya da yataklık dediğimiz soğuğa karşı dirençli zemin ve hayvan arasında plastikten ve soğuk geçirmeyen malzemeler vardır. Bunlar da kış aylarında bakım ve beslemenin haricinde hayvanların hastalanmasını önleyecek bir faktördür. Bu konuda özellikle ahır ve çiftlik şartları çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

Hipotermi ve kan şekerinin düşmesinin hayvanlarda ölümle sonuçlanabileceğini söyleyen Ergül, “Burada en önemli faktör gıda faktörleri. Yeterli besleyemezsek hayvanları ister istemez vücut ısıları da düşmeye başlıyor. Çünkü vücut enerjiye yeterli bir şekilde ulaşamadığı için ister istemez vücut ısısı düşüyor. Kan şekerinin de düşmesi ile birlikte açlık ve ya koma dediğimiz hal meydana gelip hayvanlarda birtakım rahatsızlıklara yol açıyor ve ister istemez özellikle sokaktaki hayvanlarda soğuğa bağlı hipotermi dediğimiz hastalıklarla birlikte ölüm şekillenebilmektedir. Çiftliklerde de özellikle yeni doğan buzağılar kış aylarında bu hipotermi dediğimiz duruma karşı daha dirençsiz bünyelere sahiptir. Bunun için de doğumdan sonraki ağız sütünü düzenli bir şekilde almaları lazım. Burada da bakım ve besleme ile özellikle de yeni doğan buzağıların barınakları sıcak bir yerde olmalı. Altlarına mümkünse saman yataklıkların düzgün bir şekilde konulması gerek ki bu hayvanlar süt emdikleri dönemde vücut ısılarını ancak bu şekilde dengeleyebiliyorlar. Onun için de buzağılar bakım ve besleme açısından daha fazla özen gösterilmesi gereken küçük canlılarımızdır” dedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kisin-hayvanlarin-beslenmesi-onemli/feed/ 0