‘KAHRAMANMARAŞ’TAKİ DEPREM ÖNCESİ YATAK KAPASİTESİNE 2024 SONUNDA ULAŞACAĞIZ’
Sağlık Bakanı olduktan sonra ilk saha ziyaretini Kahramanmaraş’a yapan Bakan Kemal Memişoğlu, valilikte Afet Koordinasyon Merkezi Toplantısı’nın ardından inşaatı devam eden acil durum hastanesini ziyaret etti. İnşaattaki son durum hakkında bilgiler alan Memişoğlu daha sonra Türkoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti. Ardından Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ne geçerek Başkan Fırat Görgel’i ziyaret eden Bakan Kemal Memişoğlu, şehirdeki, inceleme ve temaslarını Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nde sağlıkçılarla yaptığı toplantı ile tamamlandı.
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Kemal Memişoğlu, 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde çok büyük yıkımlar yaşandığını ve ziyaretleri sırasında birçok yapının yeniden yapılma aşamasında olduğunu gördüğünü söyledi. Bunların içerisinde sağlık binalarının da olduğunu kaydeden Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Maraş’ta özellikle deprem öncesindeki sağlık sunumundaki yatak kapasitemize Allah nasip ederse 2024 sonu itibariyle ulaşacağız. Aktif olarak inşaat süreçleri devam eden 5 hastanemiz var. Bu hastanelerimizin inşaatlarını inşallah 2024 sonu itibariyle insanlarımızın hizmetine başlayacak şekilde yürütüyoruz. Bazı eksiklikler, bazı gecikmeler olsa da bugün baktığımız zaman büyük bir hız kazandıklarını ve artık özellikle yeni fizik yapılarıyla 2024 itibariyle sağlık sistemimizin insanlarımızın hizmetine gireceğini özellikle söylemek istiyorum. Esasında özellikle sağlık çalışanlarımız, yöneticilerimiz ve fiziki altyapısı çok da mümkün olmadığı yerlerde şu anda sağlık hizmetlerini eksiksiz yürütüyorlar. Huzurunuzda onlara da teşekkür ediyorum. Ancak çok daha iyi fiziki şartlarda modern yapılarla artık Maraş’ta sağlık hizmetleri inşallah 2024 sonu itibariyle sürdürülür hale gelecek.”
‘1600 YATAKLI YENİ BİR ŞEHİR HASTANESİ YAPILACAK’
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Kahramanmaraş’a yeni sağlık yatırımlarının da olacağını belirterek, “Bunun yanında Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Hayalimiz’ dediği şehir hastanesiyle ilgili artık süreç ihale aşamasına gelmiş, bundan sonraki aşamada da yapım sürecine başlayacağız. Çok değerli bakanım, çok değerli milletvekillerimin büyük katkılarıyla yatırım programından çıkıp, projesi bitirilmiş, artık inşaat aşamasına, ihale aşamasına gelen bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yeni bir şehir hastanesi, 1600 yatak diye öngörüyoruz. İhalesini de yapma aşamasına geldiğimiz zaman bunun ayrıntısını göreceksiniz. Şehir hastaneleri her türlü sağlık hizmetini içinde barındırabilen yapılardır. Yani bir hastanın başka yere gitme ihtiyacı duymayacağı her türlü hastalığı tedavi edebilecek sağlık tesisleridir. O nedenle bunda şu var, şu yok değil onu bilmenizi istiyorum” diye konuştu.
‘SAĞLIKTA TEKNOLOJİSİNİ, BİLGİSİNİ VE BİLİMİNİ ÜRETEN OLMAK İSTİYORUZ’
Yakın zamanda peş peşe yaşanan pandemi ve depremlerle birlikte son 20 yılda yapılan sağlık yatırımları ve sistemlerinin ne kadar başarılı olduğunun herkes tarafından görüldüğünü ifade eden Bakan Memişoğlu, şunları söyledi:
“Biz sadece bundan sonra sağlık hizmetini dünyanın en iyi sunanı değil, teknolojisini üreteni, bilgisini ve bilimini üreteni de olmak istiyoruz. Onun için bu konularda daha çok çalışacağız, daha iyisini yapacağız. Bunun yanında özellikle temel sağlık ve koruyucu sağlık dediğimiz birinci basamak ve aile hekimliklerini daha güçlendireceğiz. O nedenle ben bu konuda gelecekte de emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizler en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Niyetimiz iyi. Sonucun da iyi olacağına eminiz.”
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, basın açıklamasının ardından Kahramanmaraş’tan ayrıldı.
Ömer KOÇ/ KAHRAMANMARAŞ,
]]>RESMİ Gazete’de yayımlanan karara göre, Fahrettin Koca’dan boşalan Sağlık Bakanlığı’na Kemal Memişoğlu ve Mehmet Özhaseki’den boşalan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığa’na Murat Kurum getirildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Fahrettin Koca’dan boşalan Sağlık Bakanlığına Kemal Memişoğlu, Mehmet Özhaseki’den boşalan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Murat Kurum atandı. Atamaların Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 104 üncü ve 106 ncı maddeleri gereğince yapıldığı belirtildi.
‘179 KAYMAKAM VE 107 VALİ YARDIMCILARININ YERİ DEĞİŞTİRİLDİ’
Resmi Gazete’de yayımlanan kararda ayrıca Şereflikoçhisar Kaymakamı Zafer Engin Göç; İdaresi Başkanlığı Daire Başkanlığına, Dulkadir Kaymakamı Fatih Çelikkaya; Strateji Geliştirme Başkanlığı Daire Başkanlığına; Cizre Kaymakamı Nazlı Demir; İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığına, Teftiş Kurulu Başkanlığı Mülkiye Başmüfettişi Sedat Eliuz; Amasya Valiliği Hukuk Müşavirliğine atandı. Ayrıca karara göre, 179 Kaymakam, 107 Vali Yardımcısı ve 6 hukuk müşavirinin görev yeri değiştirildi.
‘KEMAL MEMİŞOĞLU KİMDİR’
1966 yılında Trabzon’da doğan ve Rize kökenli bir ailenin çocuğu olan Kemal Memişoğlu, tıp eğitimini Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1990 yılında tamamladı. Genel cerrahi uzmanlığı eğitimini 1995 yılında Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde aldı. Kariyerinde çeşitli önemli görevler üstlenen Memişoğlu, 1996-1998 yılları arasında SSK Konya Ereğli Hastanesi, PTT Hastanesi ve Bursa Askeri Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak çalıştı. 1999-2000 yıllarında Miami Üniversitesi’nde karaciğer ve gastrointestinal transplantasyon ünitesinde görev yaptı, ardından 2000-2002 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde başasistan olarak görevlendirildi. 2002 yılında PTT Hastanesi’ne başhekim olarak atandı. 2002-2012 yılları arasında İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekimlik yaptı. Daha sonra İstanbul Anadolu Kuzey Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği’nde Tıbbi Hizmetler Başkanı ve Genel Sekreter olarak görev aldı. 2008 yılında Genel Cerrahi Doçenti, 2016 yılında ise Genel Cerrahi Profesörü unvanlarını alan Memişoğlu, evli ve üç çocuk babasıdır.
‘MURAT KURUM KİMDİR’
Murat Kurum 1976’da Ankara’da doğdu. Selçuk Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden 1999’da mezun olan Kurum, 1999-2005 arasında çeşitli özel kuruluşlarda çalıştı. 2005-2006 arasında TOKİ Ankara Uygulama Daire Başkanlığında uzman olarak görev yapan Kurum, 2006-2009 arasında TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğü, 2009-2018 arasında ise TOKİ iştiraki Emlak Konut GYO AŞ Genel Müdürlük görevini yürüttü. Kurum, 2018 yılında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak atandı. 2023’e kadar bakanlık görevini sürdüren Kurum, 14 Mayıs 2023’te gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde 28. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili olarak seçildi. Kurum, 31 Mart Pazar günü yapılan mahalli idareler seçiminde Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı oldu. TBMM Çevre Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüten Kurum, evli ve 3 çocuk babası.
‘CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ’DAN TEBRİK PAYLAŞIMI’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına atanan Murat Kurum’u ve Sağlık Bakanlığına atanan Kemal Memişoğlu’nu tebrik etti. Yılmaz, yaptığı paylaşımda, “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına atanan Sayın Murat Kurum’u ve Sağlık Bakanlığına atanan Sayın Kemal Memişoğlu’nu tebrik eder, üstlendikleri görevlerde üstün başarılar dilerim. Aynı kabinede görev yapmaktan onur duyduğum, yol ve dava arkadaşlarımız Sayın Mehmet Özhaseki ve Sayın Fahrettin Koca’ya aziz milletimize hizmetleri için gönülden teşekkür ederim” dedi.
]]>BURDUR Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nde 25 Mayıs günü diyaliz sonrası rahatsızlanan ve 3 kişinin yaşamını yitirdiği olaydan sağ kurtulan Şahlan Demirci (54), “Her zaman seans bittikten 10 dakika sonra yatağımdan kalkıyordum. O gün kalkamadım. Vücudumda bir uyuşma oluştu, başım döndü, midem bulandı. Acil servise indirildim. Sonrasını hatırlamıyorum” dedi.
Burdur Devlet Hastanesi’nde 25 Mayıs’ta saat 08.00-12.00 ile 12.00-16.00 seanslarında diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe şeklindeki şikayetlerle hastaneye geldi. Bazılarının durumunun ağırlaşması üzerine yetkililer gün içinde diyalize giren hastaların tamamına telefonla ulaşıp, hastaneye gelmelerini istedi. Bazıları da ambulansla hastaneye getirildi.
3 HASTA HAYATINI KAYBETTİ
İlk etapta sağlık durumu ağırlaşan 18 hasta ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Sağlık Bakanlığı’nın talimatıyla gün içinde diyaliz tedavisi gören 33 hastanın tamamı hastanelere gönderildi. Hastalardan 23’ü Antalya’da, 6’sı Afyonkarahisar’da, 3’ü Isparta’da, 1’i de Denizli’de tedaviye alındı. Hastalardan Mustafa Demir (70), tedavi gördüğü Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 28 Mayıs’ta, Saniye Aksöz (88) ve Somalili Amina Abas Jama (67) ise tedaviye alındıkları Antalya Şehir Hastanesi’nde 29 Mayıs’ta yaşamını yitirdi. Diğer hastaların tamamı tedavilerinin ardından taburcu edildi.
2 KİŞİ TUTUKLANDI
Valilik kararıyla kapatılan diyaliz ünitesindeki olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği 1 müfettiş de hastanede inceleme yaptı. Yürütülen adli soruşturma kapsamında Burdur Devlet Hastanesi’nde görevli sekreter M.C. ve elektrik teknisyeni İ.S. ile bağımsız çalışan makine mühendisleri Gökhan Aytaç Sandıkçı ve Yasin Aydın, ‘Taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ‘Taksirle yaralama’ suçlarından gözaltına alındı. M.C. ve İ.S. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken, Gökhan Aytaç Sandıkçı ve Yasin Aydın ise Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
‘VÜCUDUMDA UYUŞMA OLUŞTU, BAŞIM DÖNDÜ, MİDEM BULANDI’
Diyaliz sonrası fenalaşan hastalardan Şahlan Demirci, yaşananları anlattı. 7 yıldır diyaliz hastası olduğunu söyleyen Şahlan Demirci, “25 Mayıs Cumartesi günü sabah 08.00’de diyaliz seansım başladı. 12.30’da bitti. Her zaman seans bittikten 10 dakika sonra yatağımdan kalkıyordum. O gün kalkamadım. Vücudumda bir uyuşma oluştu, başım döndü, midem bulandı. Elim ayağımda canım kesildi. Yatağıma yatmak istedim yatamadım. Hasta bakıcılar tarafından acil servise indirildim. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Bilincim kaybolmuş” dedi.
‘6 SAATLİK DİYALİZ SEANSI SONRASI BİLİNCİM AÇILDI’
İlk müdahalenin acil serviste yapıldığını belirten Demirci, “İlk müdahaleyi orada yapmışlar. Daha sonra Bucak Devlet Hastanesi’ne sevk etmişler. Orada 6 saatlik bir diyaliz seansı sonrası bilincim açıldı, kendime gelmeye başladım. Beni daha sonra yeni açılan Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk ettiler. Orada iki gün yoğun bakımda yattım. Bilincim açıktı. Hastalardan entübe olanlar vardı, 3’ü hayatını kaybetti. Ben iki gün yoğun bakımda, bir gün de normal serviste yatıp taburcu oldum. Medyadan öğrendiğim kadarıyla soruşturma devam ediyormuş. İki şirket elemanı tutuklanmış” diye konuştu.
‘KARAKOLA ÇAĞIRDILAR ŞİKAYETÇİ OLMADIM’
Olayla ilgili kendisinin şikayetçi olmadığını anlatan Şahlan Demirci, “Ben şikayetçi olmadım vicdanen. Karakola çağırdılar, şikayetçi olmadım. Ölebilirdim de. Yapacak bir şey yok. Benim düşüncem bu. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Gerekli tahkikatlar yapılıyor. İnşallah aydınlığa kavuşur. Suçlu olanlar cezasını çeksin. Tedavime Burdur’daki özel diyaliz merkezinde devam ediyorum. Çevre il ve ilçelere giden arkadaşlarım var. Bir kaza olduğunu düşünüyorum. İstenilerek bir şey yapıldığını düşünmüyorum. Teknik hata diyorum. Ölebilirdik netice de ama kasıtlı bir şey olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Yazgı, Keşan ilçesinde Keşan Kent Müzesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çanakkale Zaferi’nin, bir millet olarak var oluşun mücadelesi olduğunu söyledi.
Türk milletinin, şanlı zaferin 109. yılını kutladığını anımsatan Yazgı, “Hiçbir şey kolay olmadı. Cephede savaşan askerlerimiz Mehmetçik kadar yaralılarımızın da tedavi edilip onların tekrar cepheye gitmesini sağlayan önemli noktalar vardı. Bu noktaların bir tanesi de Keşan’dı. Şu anda önünde durduğumuz hastanemizdi. Bu yapıları hayata geçirmek, korumak çok güç. Bir milletin geçmişine ait unsurların kuşaktan kuşağa aktarılmaları ancak bu milletin gelenek, göreneklerinin ve yaşam biçimlerinin korunmasıyla mümkün.” ifadesini kullandı.
Bakan Yardımcısı Yazgı, kültürel hafızayı korumanın en önemli unsurunun müzeler olduğunu vurguladı.
Keşan’da ekip çalışmasıyla gelecek nesillere miras kalacak güzel bir müzenin hayata geçirildiğini belirten ve emeği geçenlere teşekkür eden Yazgı, “Bir binayı yaşatmak, kültür geçmişimizin izlerini doğru bir şekilde planlamak kolay bir şey değildir, ekip çalışmasını gerektirir. Kültürümüzün hafızası müzelerdir, içindeki türküsüyle, kıyafetiyle, gastronomisiyle, her şeyiyle bunlar hiçbir zaman unutulmaması gereken unsurlardır.” diye konuştu.
Müzenin çevre düzenlemesiyle bir kültür merkezi haline dönüşeceğini dile getiren Yazgı, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçılarının, müzenin konser alanında eserler seslendireceğini kaydetti.
Yaşayan müze
Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu da müzeyi Keşanlılarla birlikte oluşturduklarını ifade etti.
Keşanlıların ailelerinden yadigar eşyaları müzeye bağışladığını anlatan Helvacıoğlu, “Biz, Keşan’ın ruhuna, geçmişten gelen izin korunması gereken değerlerine yılmadan, yorulmadan sahip çıktık.” sözlerini sarf etti. Helvacıoğlu restorasyonun ise 1,5 yıl sürdüğünü aktardı.
Çok emek verildiğini vurgulayan Helvacıoğlu “Kilometrelerce yol gittik çok kapılar aşındırdık, burayı yaşayan bir müzeye dönüştürdük. Keşan’ın geçmişini ilmek ilmek işledik. Tarihi, bilimi ve teknolojiyi bu müze için değerlendirdik. Müzemizin, aynı zamanda kültür, sanat ve eğitim kampüsü olma yolunda çaba sarf ediyoruz. Müzemizin aynı zamanda, Keşanlıların nefes alacağı bir alan olmasına çalıştık.” bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından müzenin açılışı gerçekleştirildi.
Müzenin Koordinatörü Aslı Güngörer Avcı, müzeyi gezen protokole bilgi verdi.
Törene, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Keşan Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, AK Parti İl Başkanvekili Aydoğan Akıncı, Keşan İlçe Başkanı Gürcan Kılınç, MHP Keşan İlçe Başkanı Adnan İnan, öğrenciler, öğretmenler ve vatandaşlar katıldı.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı, daha sonra ilçede restorasyonu süren tarihi yapılarda da incelemede bulundu.
Müze Keşan
Çanakkale Savaşı sırasında cephe gerisi hastanesi olarak kullanılan bina 1914 yılında inşa edildi. Çanakkale Savaşları’nda Menzil Hastanesi olarak kullanıldı.
Keşan Kızılay Göçmen Hastanesi ve Keşan Memleket Hastanesi olarak da hizmet veren bina 1959 yılından 1984 yılına kadar Keşan Devlet Hastanesi, bir dönem de Sağlık Meslek Lisesi olarak hizmet verdi.
Keşan Belediyesinin projesiyle bina müzeye çevrildi. Gelenek, görenekler, eğitim, ekonomi, üretim, spor ve kültür alanlarına ait 1000’in üzerinde envanterin sergilendiği Keşan Kent Müzesi, açık toplantı ve konser alanıyla da hizmet verecek.
]]>Adana’da 27 Haziran 1998’de Ceyhan merkezli 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından sahra hastanesi kurup, tedbir amaçlı kolonların güçlendirilmesi yoluna giden Balcalı Hastanesi’nin 7 katlı ana binası, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden de etkilendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından incelemeye alınan hastane, bu süreçte çok sayıda depremzedeye de acil bölümünde sağlık hizmeti sundu. 20 Şubat’ta ise Hatay’da 6.4 ve 5.8 büyüklüğündeki art arda iki deprem daha yaşandı. Bu sırada yapılan hasar tespit çalışmaları sonuçlanan hastanenin ana binasındaki taşıyıcı kolonlar ‘yorgun’ çıktı. Orta hasar tespit edilen hastanede 22 Şubat’ta hastalar tahliye edilip, çevre hastanelere nakledildi.
HASTANENİN BİR KISMI YÜREĞİR’E TAŞINDI
Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çukurova bölgesindeki çok sayıda ilden gelen hastaya, teknolojik ve akademik açıdan hizmet sunarak bölgenin sağlık üssü konumunda olan 50 yıllık Balcalı Hastanesi’nin taşınacağını bildirdi. Bazı öğretim üyeleri, doktor ve sağlık çalışanları tıp fakültesi hastanesinin tek çatı altında ya da kampüste olacak şekilde hizmet verebilmesi için zaman zaman yürüyüş ve oturma eylemleri yaptı. Ancak bir kısmı hastane içindeki ek hizmet binalarında bir kısım poliklinikler de Yüreğir Devlet Hastanesi’ne taşındı. Bu arada güçlendirme çalışmaları için proje ve ihale süreci başlatıldı.
‘1 YIL GEÇTİ, ASİSTAN VE ÖĞRENCİLER SIKINTI YAŞIYOR’
Depremin üzerinden 1 yıl geçti ve bu parçalı yapılarda verilen sağlık ve eğitim hizmetinin tıp fakültesi hastanesi olan Balcalı’nın kadrosu ile öğrencileri açısından sıkıntılar oluşturduğuna dikkat çeken Adana Tabip Odası Başkanı Ahmet Suntur, Asistan eğitimi uygun şekilde devam ediyor denilmekle birlikte çok parçalı yapılarda eğitim verilmesinin sıkıntıları yaşanıyor. Asistanların, stajyer ve internlerin çok parçalı yapılarda nitelikli eğitim alması beklenemez. İki hastane arası ulaşım şimdilik servislerle çözülmeye çalışılıyor. Tıp Fakültesi hastanesi tek çatı altında ve kampüste olacak şekilde bir an önce hizmete açılmalıdır diye konuştu.
‘PROJELENDİRME VE İHALE SÜRECİ GECİKTİ’
Projelendirme ve ihale sürecinde gecikmenin yaşandığını kaydeden Suntur, Balcalı Hastanesi’nin nefroloji, romatoloji, cildiye, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi gibi bazı poliklinikleri yaklaşık 3 ay önce Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı. Yüreğir Devlet Hastanesi’nden 250 yatak ve 2 ameliyathane Balcalı için kullanıma sunuldu. Güçlendirme çalışmaları projelendirme ve ihale süresinin uzun sürmesi nedeniyle gecikmiş. Kasım ayında güçlendirme çalışmaları ancak başlayabilmiş? dedi.
Yoğun bakım ve poliklinik bölümlerinin bitmesinin beklendiğini ifade eden Suntur, ‘Ancak yataklı servisler için durum belirsizliğini koruyor. Yani Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet verilmeye devam edilecek görünüyor dedi.
‘ÇALIŞMALARIN 1 YILA BİTMİŞ OLACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ’
Poliklinik bloğundaki güçlendirme çalışmalarının mart ayı içinde tamamlanmasını beklediklerini ifade eden ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel ise şöyle konuştu Poliklinik bloğunu açtığımızda şu an birçok değişik binada hizmet veren polikliniklerimizi tek bir alanda toplayabileceğiz. 4 yoğun bakım ünitesi, 1 yanık merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, radyoloji ve girişimsel radyoloji gibi fonksiyonel ünitelerimizin güçlendirilen bu blokta olması ve yakında hizmete açılacak olması bölgemizdeki nitelikli sağlık hizmetleri açısından çok değerli. Diğer binalarımızın güçlendirilmesine yakında başlanacak. Bir yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz. (DHA)
]]>ADANA’da son 3 büyük depremi atlatan 50 yıllık Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi binasında güçlendirme çalışması başlatıldı. 25 yıl önce Ceyhan depreminde hasar gören, Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde büyük kısmı boşaltılan hastane binasındaki güçlendirme, 1 yılda tamamlanacak. Tahliye edilen poliklinikleri başka hastanede hizmet veren tarihi Balcalı Hastanesi’nin bölgenin sağlık üssü olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Meryem Tuncel, “Güçlendirmede 1 yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz” dedi.
Adana’da 27 Haziran 1998’de Ceyhan merkezli 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından sahra hastanesi kurup, tedbir amaçlı kolonların güçlendirilmesi yoluna giden Balcalı Hastanesi’nin 7 katlı ana binası, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden de etkilendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından incelemeye alınan hastane, bu süreçte çok sayıda depremzedeye de acil bölümünde sağlık hizmeti sundu. 20 Şubat’ta ise Hatay’da 6.4 ve 5.8 büyüklüğündeki art arda iki deprem daha yaşandı. Bu sırada yapılan hasar tespit çalışmaları sonuçlanan hastanenin ana binasındaki taşıyıcı kolonlar ‘yorgun’ çıktı. Orta hasar tespit edilen hastanede 22 Şubat’ta hastalar tahliye edilip, çevre hastanelere nakledildi.
HASTANENİN BİR KISMI YÜREĞİR’E TAŞINDI
Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çukurova bölgesindeki çok sayıda ilden gelen hastaya, teknolojik ve akademik açıdan hizmet sunarak bölgenin sağlık üssü konumunda olan 50 yıllık Balcalı Hastanesi’nin taşınacağını bildirdi. Bazı öğretim üyeleri, doktor ve sağlık çalışanları tıp fakültesi hastanesinin tek çatı altında ya da kampüste olacak şekilde hizmet verebilmesi için zaman zaman yürüyüş ve oturma eylemleri yaptı. Ancak bir kısmı hastane içindeki ek hizmet binalarında bir kısım poliklinikler de Yüreğir Devlet Hastanesi’ne taşındı. Bu arada güçlendirme çalışmaları için proje ve ihale süreci başlatıldı.
‘1 YIL GEÇTİ, ASİSTAN VE ÖĞRENCİLER SIKINTI YAŞIYOR’
Depremin üzerinden 1 yıl geçti ve bu parçalı yapılarda verilen sağlık ve eğitim hizmetinin tıp fakültesi hastanesi olan Balcalı’nın kadrosu ile öğrencileri açısından sıkıntılar oluşturduğuna dikkat çeken Adana Tabip Odası Başkanı Ahmet Suntur, “Asistan eğitimi uygun şekilde devam ediyor denilmekle birlikte çok parçalı yapılarda eğitim verilmesinin sıkıntıları yaşanıyor. Asistanların, stajyer ve internlerin çok parçalı yapılarda nitelikli eğitim alması beklenemez. İki hastane arası ulaşım şimdilik servislerle çözülmeye çalışılıyor. Tıp Fakültesi hastanesi tek çatı altında ve kampüste olacak şekilde bir an önce hizmete açılmalıdır” diye konuştu.
‘PROJELENDİRME VE İHALE SÜRECİ GECİKTİ’
Projelendirme ve ihale sürecinde gecikmenin yaşandığını kaydeden Suntur, “Balcalı Hastanesi’nin nefroloji, romatoloji, cildiye, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi gibi bazı poliklinikleri yaklaşık 3 ay önce Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı. Yüreğir Devlet Hastanesi’nden 250 yatak ve 2 ameliyathane Balcalı için kullanıma sunuldu. Güçlendirme çalışmaları projelendirme ve ihale süresinin uzun sürmesi nedeniyle gecikmiş. Kasım ayında güçlendirme çalışmaları ancak başlayabilmiş” dedi.
Yoğun bakım ve poliklinik bölümlerinin bitmesinin beklendiğini ifade eden Suntur, “Ancak yataklı servisler için durum belirsizliğini koruyor. Yani Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hizmet verilmeye devam edilecek görünüyor” dedi.
‘ÇALIŞMALARIN 1 YILA BİTMİŞ OLACAĞINI ÜMİT EDİYORUZ’
Poliklinik bloğundaki güçlendirme çalışmalarının mart ayı içinde tamamlanmasını beklediklerini ifade eden ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel ise şöyle konuştu:
“Poliklinik bloğunu açtığımızda şu an birçok değişik binada hizmet veren polikliniklerimizi tek bir alanda toplayabileceğiz. 4 yoğun bakım ünitesi, 1 yanık merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, radyoloji ve girişimsel radyoloji gibi fonksiyonel ünitelerimizin güçlendirilen bu blokta olması ve yakında hizmete açılacak olması bölgemizdeki nitelikli sağlık hizmetleri açısından çok değerli. Diğer binalarımızın güçlendirilmesine yakında başlanacak. Bir yıla kadar tüm çalışmaların bitmiş olacağını ümit ediyoruz.”
]]>