VAN’ın Başkale ve Bahçesaray ilçelerinde kar yağışı etkili oldu. Van- Hakkari kara yolunda 2 TIR kayarken, Van-Bahçesaray kara yolu trafiğe kapatıldı.
Başkale ilçesinde sabah saatlerinde kar yağışı etkili oldu. Kar yağışı ve tipi sürücülere zor anlar yaşattı. Görüş mesafesinin de düştüğü Van-Hakkari kara yolu Çamlık mevkisinde 2 TIR’ın kayarak yolda kalması nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştu. Bölgeye gelen iş makineleri, yolda kalan TIR’lar çekilerek yol tekrar trafiğe açıldı. İlçede yüksek kesimlerde otlatılan koyun sürüsü de kar yağışına yakalandı. İlçede kar yağışı etkisini sürdürürken; ekipler, karla mücadele çalışması başlattı.
Van’ın Bahçesaray ilçesinde de yoğun kar yağışı, etkisini gösterdi. Kar yağışı ve tipi nedeniyle Van-Bahçesaray kara yolu geçici olarak trafiğe kapatıldı.
HABER: Harun AKSU/BAŞKALE (Van),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2016 yılında yaşanan çukur olayları Hakkari’nin Yüksekova ilçesinin birçok mahallesinde yıkıma neden olurken, Cumhuriyeti Mahallesi’nde bulunan Atatürk Anadolu Lisesi de yıkılmıştı. İlçenin büyük mahallelerinden olan Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan öğrenciler, başka bir okula gitmek zorunda kalmıştı. Güvenlik güçlerinin kontrolü sağlamasının ardından yıkılan lisenin inşaatına yeniden başlandı. 550 öğrencinin eğitim göreceği okul, 30 milyon liraya tamamlanarak yeniden hizmet vermeye başladı.
Okulu açılış töreninde konuşan Hakkari Valisi Ali Çelik, “Yüksekova’mızda 16 sınıflı okulumuzu açıyoruz. Ara tatilden sonra öğrencilerimiz yeni okullarında başladılar. Onlara sağlıklı ve özellikle depreme dayanıklı ve öğrencilerimizin güvenliği için bunu öngördük. Çünkü okullarımızın en önemli özelliği, çocuklarımızın güven içerisinde eğitim öğretimlerine devam etmeleri. En kısa sürede kalan okullarımızı da bitirip, daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde hizmet vermelerini sağlayacağız. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
Açılışa Hakkari Valisi Ali Çelik, Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Çimenli Köyü Borsa İstanbul İlk ve Ortaokulunda eğitim öğretim gören öğrencileri ziyaret ettiler. Öğrencilere karşıdan karşıya güvenli geçiş, yaya geçidi, gece trafikte yayaların güvenli seyretmesi, temel trafik işaret ve levhaları, okul servislerine binme ve inme kuralları ve emniyet kemeri takmanın önemi anlatılarak trafik broşürü dağıtıldı.
Öğrenciler, okulun ilk gününde jandarma narkotik köpeği Bayır ile eğlenceli vakit de geçirdi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve görevliler tarafından aktif olarak kullanılan alanlarda haşere ve kemirgenlere karşı ilaçlama yapıldı.
Bu kapsamda okullara giden ekipler, pansiyon odaları, derslikler, mutfak, yemekhane, merdiven boşlukları, okul binası, konferans salonu, derslikler, atölye ve laboratuvarlarda çalışma yürüttü.
Ekipler, yaptıkları ilaçlamayla öğrencilere sağlıklı bir ortam oluşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari Halk Eğitimi Merkezi konferans salonundaki programda saygı duşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Öğrencilerin, Filistinlilerin geleneksel halk oyunu Dabke gösterisi sunduğu programda, şiirler okundu, ilahiler seslendirildi.
İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, öğrencilerin 6 hafta süren yaz okulunda ilmihal, Kur’an-ı Kerim, kültür, sanat, spor alanlarında eğitim aldığını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.
TÜGVA İl Temsilcisi Harun Aşan da TÜGVA’nın eğitim alanında güzel işlere imza attığını belirtti.
İsrail’in Filistin topraklarında işlediği suçun büyüyerek devam ettiğini aktaran Aşan, şöyle konuştu:
“İnsanlığın tarih boyunca gördüğü en büyük zulümlerden birine şahitlik ediyoruz. Gençlerimizin Filistin’e, Gazze’ye olan hassasiyetlerini taktirle karşılıyorum. İsrail’in yaptığı katliamların, soykırımın bir an önce bitmesini, Filistin halkının özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Yaz okulunda çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığının kazandırmasını da önemli buluyorum. Akademik başarının anahtarı çok kitap okumaktan geçiyor. Kitap okumak matematik, okuduğunu anlama ve analitik düşünme becerisini geliştiriyor. Gençlerin TÜGVA’nın kamplarında kitap okumalarını, ders çalışmalarını, sanat, bilim, robotik atölyelerine katılmalarını çok önemli buluyorum.”
Öğrencilere belge ve hediye verilen programa Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fahrettin Çelik, Yeşilay Şube Başkan Yardımcısı Yasin Aşkan, Milli Eğitim Şube Müdürü Muharrem Dündar, öğrenci ve veliler katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKKARİ Belediyesine kayyım ataması sonrası tepkiler devam ederken, Türkiye’nin bir çok ilinden gelenler, Van’dan Hakkari’ye ‘İdareye saygı yürüyüşüne’ katıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “İradeye saygı yürüyüşü yapıyoruz, belediyelerimizin önünde nöbet tutuyoruz. Eskiden insanlar iş yerlerinin önünde nöbet tutarlardı hırsızlık olmasın diye. Şimdi belediyelerimiz çalınmasın, idareleri gasp edilmesin’ diye gece gündüz nöbet tutuyoruz. Bu Türkiye’nin ayıbıdır, bu ayıptan vazgeçilmelidir.” dedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Özgür Kadın Hareketi (TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), öncülüğünde milletvekilleri, demokratik kitle örgütleri, il, ilçe belediye eş başkanları ve parti yöneticilerinin katılımıyla Van’dan Hakkari’ye ‘İradeye Saygı yürüyüşü’ düzenlendi. Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınıp tutuklanmasının ardından, belediyeye kayyım atanmasına karşı tepkiler devam ediyor. İstanbul, Ankara, Muğla, Adana gibi birçok ilden gelenler, kayyım atamalarına karşı Van’da buluştu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çeşitli sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, belediye eş başkanlarının da aralarında bulunduğu kalabalık, Milli Egemenlik Caddesi üzerindeki Musa Anter Parkında bir araya geldi. ‘Kayyım ve faşizme geçit yok’, ‘Halkın idaresini tanıyın’, Belediyeler bizimdir gaspa izin vermeyeceğiz’ pankartlarının açıldığı yürüyüş öncesi DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan açıklama yaptı.
Belediyelere kayyım atamasının irade gaspı olduğunu söyleyen Bakırhan, “Sandıklar kuruluyor. Türkiye’nin dört bir yanında insanlar kendilerini yönetecek yöneticilerini seçiyorlar, iradelerini seçiyorlar. İktidar üç dönemdir diyor ki, eğer DEM partiyi seçiyorsanız iradenizi tanımıyoruz’ diyorlar. Allah aşkına böyle bir şey olabilir mi? İradeye saygı yürüyüşü bu ülkenin ayıbıdır. Sandık kuruyorsun, iki dönem kayyımlarla yönetmişsin, üçüncü dönem sandığı koyuyorsun, Vanlıya, Siirtliye, Amedliye Dersimliye ‘hadi buyrun yöneticilerini seçin diyorsunuz. Halk eş başkanlarını seçiyor. Birisinin boyunu, diğerinin gülüşünü, bir diğeri Cumhurbaşkanının resminin önünden geçerken esas duruşa geçmemiş gibi bahaneler uyduruyorlar. Çok ayıp. Türkiye halklarına yazık, Türkiye’de yaşayan insanlara yazık, büyük bir ayıp. ya sandığı koymayacaksın, ya da sandığı kurduğunda ‘Kürtler oy kullanamaz’ diyeceksin, Kürt evlerine kırmızı çarpı işareti koyacaksın, sonra da oy kullanamazsın diyeceksin. Sandığı koymuşsan kusura bakma saygı duyacaksın. Saygı duymayacaksan, insanlar yöneticilere sahip çıkar. Van’da sahip çıktı, Iğdır’da sahip çıktı. Daha bir kaç gün önce Hakkari’de yaptığımız mitinge on binlerce insan katıldı.” dedi.
‘BELEDİYELERİMİZİN ÖNÜNDE NÖBET TUTMAK TÜRKİYE’NİN AYIBIDIR’
Bakırhan, sandığın irade beyanı olduğunu ve Kürtleri de bu cumhuriyetin vatandaşı olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu irade beyanına hepiniz saygı duymak zorundasınız. Kaldı ki; 2 dönem bu iradeyi gasp ettiniz, yerine kayyımlar atadınız. En iyi örneği Van’dır. Belediyeler borç batağına sokulmuş. Hizmet yok, üretim yok. Göç var, işsizlik var, altyapı yok, yol yok, su yok. Birilerine belediyelerin olanakları peşkeş çekilmiş, Kürdün inancına, yaşamına dair ne varsa yok etmişsin. Buradan çağrı yapıyorum. Hakkari’de vermiş olduğunuz hukuk dışı antidemokratik yaklaşımınızdan vazgeçin. Mehmet Sıddık eş başkanımızdır, serbest bırakın Hakkari halkını yönetsin. Tekrar kendinize güveniyorsanız bir seçim sonra adaylarınızla karşımıza çıkın. Halk kimi seçiyorsa biz de saygı gösterelim. Aksi bu ülkeye kaybettiriyor. İradeye saygı yürüyüşü yapıyoruz, belediyelerimizin önünde nöbet tutuyoruz. Eskiden insanlar işyerlerinin önünde nöbet tutarlardı hırsızlık olmasın diye. Şimdi belediyelerimiz çalınmasın, idareleri gasp edilmesin diye gece gündüz nöbet tutuyoruz. Bu Türkiye’nin ayıbıdır, bu ayıptan vazgeçilmeldir. Bu ülkeyi yönetenleri bu ayıptan vazgeçmeye çağırıyoruz. Buradan Hakkari’ye kadar 6 günlük yürüyüş düzenliyoruz. Bu yürüyüşle eğer verdiğimiz mesajı almıyorlarsa biz bu mücadeleyi tekrar devam ettireceğiz.” diye konuştu.
Açıklamanın ardından kalabalık, polisin güvenlik önlemleri altında Hakkari’ye doğru yürüyüşe geçti.
]]>CHP SÖZCÜSÜ YÜCEL: KAYYUM UYGULAMASI ANTİDEMOKRATİKTİR, ANAYASAYA AYKIRIDIR
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Bursa Milletvekili Kayahan Pala ve Antalya Milletvekili Cavit Arı’dan oluşan heyet Hakkari’ye geldi. Hakkari Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Vali Ali Çelik ile görüşen CHP’li heyet, daha sonra Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy ile görüştü. Yapılan görüşmelerin ardından CHP il binasına geçen heyet, değerlendirmelerde bulundu. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Hakkari Belediyesi’ne kayyum ataması ile ilgili MYK toplantısında konuyu değerlendirdiklerini ve yapılan değerlendirme sonucunda bir heyetle kente geldiklerini söyledi. Yücel, “Önce kayyum olarak atanan Sayın Vali ile görüştük. Olayın hukuki boyutu ile ilgili, hukuki süreci ile ilgili başsavcı ile de görüştük. Diğer yandan buraya gelmişken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek yaşanan anti demokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar. Şimdi şunu söylemek istiyorum: Suçlamadan ve yürütülen dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir, anayasaya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz, daha iki ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Buna bir idare tasarrufla, idari yaptırımla Hakkari halkının iradesinin gasbedilmesi ve yok sayılması yasaya ve anayasaya aykırıdır. Bir kere görevden alınan, gözaltında bulunan belediye başkanı, eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? İkincisi eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa, o zaman sandığa gittikten sonra, seçildikten sonra neden görevden alınmadı? Belediye kanununun 45’inci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında açıklanan 674 sayılı kanun hükmünde kararnameyle bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terörle iktisatlı olarak iddia edilen soruşma açılması durumunda, hakkında bir dava açılmış olmasa da sadece soruşturma ile kayyum ataması yasalaştı. Bu bir kere anayasamızın 38’inci maddesine göre bir kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde bir cezalandırma ve yaptırım uygulaması anayasaya aykırıdır” dedi.
‘KAYYUM UYGULAMALARI AKP’NİN BELEDİYELERE ÇÖKME PROJESİDİR’
Hakkarililerin bu şekilde cezalandırılmasının doğru olmadığını söyleyen Yücel, “31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamadır. O yüzden çok çok önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur, her zaman demokrasinin yanında olmuştur. Haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, bu uğurda mağdur olan kim olursa olsun, siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin CHP onun yanında olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor, Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor, Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine, işlev hale geçmesine ihtiyacı var. Ama bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşti ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Şunu çok iyi biliyoruz. Kayyum uygulamaları, AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar 48 seçim çevresinde kayyum uygulaması yapıldı ve 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde en ağır şekilde gerekli cevabı verdi. Bundan kimse nemalanmaya, faydalanmaya heveslenmesin. Bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur” diye konuştu.
‘KAYYUM ATAMASINA KARŞI BURAYA GELDİK’
CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz ise kayyum atamalarının doğru bir tercih olmadığını belirterek, “Hakkarili hemşerilerimizle dayanışma için buradayız. Kayyum atamasına karşı buraya geldik. Hakkari belediyesine atanan kayyum, hukuki bir şey değildir, anayasaya aykırıdır. Darbe döneminde yapılmış bir kanun hükmünde kararname ve yasa ile Hakkari halkının iradesi yok sayılarak belediyeye bir çökme operasyonudur” dedi.
CHP’li heyet, daha sonra DEM Parti Hakkari İl Başkanlığını ziyaret etti. Heyet, kayyum atamasına ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç’tan bilgi aldı.
Behçet DALMAZ- Orhan AŞAN/ HAKKARİ,
]]>(HAKKARİ) – CHP heyeti, DEM Parti Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasının ardından geldiği Hakkari’de bir dizi temasta bulundu. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, ” Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir” dedi.
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala’dan oluşan heyet, bugün DEM Partili Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasına tepki göstermek ve incelemelerde bulunmak amacıyla Hakkari’ye geldi.
“Kayyum olarak atanan Vali’yle görüştük”
CHP heyeti, CHP Hakkari İl Başkanlığı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Yücel, şöyle konuştu:
“31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 49 oyla Hakkari Belediye Başkanlığı’na seçilen Mehmet Sıddık Akış dün sabah saatlerinde gözaltına alındı. Ardından da İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla görevden alındı ve yerine kayyum atandı. Dün MYK toplantımızda bu konuyu değerlendirdik ve MYK kararıyla bugün heyetimizle bu konuda incelemelerde bulunmak, temaslarda bulunmak ve kamuoyuyla görüşlerimizi paylaşmak için Hakkari’ye geldik. İl başkanımızla birlikte önce kayyum olarak atanan Sayın Vali’yle görüştük. Olayın hukuki boyutla ilgili, hukuki süreciyle ilgili başsavcımızla görüşerek bir bilgilendirme aldık. Diğer yandan buraya gelirken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek olayla ilgili, yaşanan bu antidemokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar.
“Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır”
Suçlamadan ve yürütülen soruşturma, dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir. Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz daha 2 ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesi ve yok sayılması hukuka, yasaya ve Anayasa’ya aykırıdır. Burada aslında sorulacak çok soru var. Görevden alınan, gözaltında olan belediye başkanı eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar, ağır suçlamalar, ağır deliller varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? Eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa o zaman seçime girdikten sonra, seçildikten sonra, belediye başkanı olduktan sonra neden görevden alınmaktadır?
Belediye Kanunu 45’nci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında çıkarılan 674 sayılı KHK’yla bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terör iltisaklı olduğu iddia edilerek soruşturma açılması durumunda hakkında bir mahkumiyet kararı olmasa bile, hakkında dava açılmış olmasa bile sadece bir soruşturmayla kayyum atanma yetkisi verildi. Bu KHK daha sonra yasalaştı. Bu bir kere Anayasamızın 38’nci maddesinde düzenlenen masumiyet karinesine aykırıdır. Anayasamızın 38’nci maddesine göre, bir kişi hakkında kesinlenmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde cezalandırma, bu şekilde yaptırım uygulaması Anayasa’ya aykırıdır.
Burada cezalandırılan belediye başkanı mıdır yoksa Hakkarili hemşirilerimiz midir? Çok net bir şekilde görüyoruz ki, burada cezalandırılan Hakkarili hemşerilerimizdir. 31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP’ye ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Bugün Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman demokrasinin yanında olmuştur, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, olaydan mağdur olan kim olursa olsun siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin Cumhuriyet Halk Partisi onun yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir.
“Kayyum atamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir”
Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar sayıda kayyum uygulaması yapıldı. 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde gereken cevabı verdi. Bundan kimse faydalanmaya heveslenmesin, bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur, demokrasi çerçevesinde, hukuk çerçevesinde de Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda siyasi tavrını ve mücadelesini sürdürecektir.
Biz Hakkarili hemşerilerimizle dayanışmaya geldik, dayanışma duygularımızı paylaştık. Bugünden sonrada antidemokratik uygulamanın ortadan kaldırılması için hem TBMM’de hem de Türkiye’nin her yerinde dayanışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Ne olmuştu?
31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde DEM Parti’nin kazandığı Hakkari Belediyesi’ne polisler tarafından baskın yapılmış, Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış gözaltına alınmıştı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, seçilen belediye başkanı Akış’ın “PKK/KCK yapılanmasında üst düzey görev aldığı” iddia edilerek Hakkari Belediyesi’ne kayyum atandığı belirtilmişti. Açıklamada, Akış’ın “geçici tedbir olarak” görevden alındığı ifade edilmişti.
]]>
TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM’de ilk olarak HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile bir adaya geldi.
Yapıcıoğlu, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu, bu kapsamda çalışmalara destek vereceklerini belirtti. Yapıcıoğlu, “Sayın Meclis Başkanı ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Bizim düşüncemize göre de, Türkiye’nin tamamen yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. 1982 yılından beri Türkiye darbe Anayasası ile yönetilmektedir. Bu Anayasa’da üzerinde 21 kez değişiklik yapıldı. Türkiye’nin ihtiyacı, 22’nci kez değişiklik yapmak değil, tamamen yeni anayasa yapmaktır” ifadelerini kullandı.
“Atama usulüyle görevlendirme yapılması doğru değil”
Yapıcıoğlu, Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına ilişkin ise, “Hiç kimse siyasi fikirlerinden dolayı soruşturulmasın, hiçbir siyasi seçilmiş olmanın istediği gibi davranma ya da kanunların dışına çıkma hakkını kendinde görmesin. Herhangi bir kişi suç işledi diye görevden alınırsa atama usulüyle görevlendirme yapılması doğru değil” dedi.
Kurtulmuş, daha sonra DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ile görüştü. Görüşmenin ardından Aksakal, yaptığı açıklamada, anayasada yapılacak değişiklikle gensoru ve güvenoyunun geri getirilmesine ilişkin görüşlerini içeren dosyayı Kurtulmuş’a ilettiklerini bildirdi.
DSP liderinden “kayyuma destek”
Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasını desteklediklerini ifade eden Aksakal, “Hakkari’deki kayyum meselesi olması gereken olaylardan bir tanesidir. Terörle ilişkisi olan, terörle iltisakı olan ve devletin, halkın imkanlarını kullandırmaya gayret edenler dahil görevde bir an bile tutulmamalıdır” dedi. Aksakal, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin ise şunları kaydetti:
“Mevcut Anayasa 12 Eylül darbecileri tarafından hazırlanmış ve bu süreçte neredeyse tamamı üzerinde değişiklik yapılmış bir Anayasa’dır. Bu Anayasa’yı yapanlar sivil döneme geçtikleri süreçte yargılanarak rütbeleri dahi sökülmüş, kişilerin yazdığı Anayasa haline geldi. Böyle bir Anayasa’nın kötü ruhunu arındırmamız gerekir. Elbette DSP olarak önemsediğimiz Anayasamızın ilk üç maddesinin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesi teklif dahi edilmeyeceği hususunu güvence altına alan ve dördüncü maddesinin kendisinin de bir güvenceye kavuşturulması gerektiğini düşüncesini Meclis Başkanı ile paylaştık.”
Numan Kurtulmuş, son olarak Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan ile görüştü. YRP olarak bir anayasa taslağı hazırladıklarını belirten Erbakan, yüksek düzeyde mutabakatla bir anayasa hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Erbakan’dan “kapsayıcı anayasa” vurgusu
Erbakan, şunları söyledi:
“Yeniden Refah Partisi olarak son dönemde bu gündem doğrultusunda bir anayasa taslağı çalışmamız var. Bunun çalışmaları hemen hemen son noktaya geldi. Biz de sayın Meclis Başkanı’na anayasa taslağımızı Yeniden Refah Partisi olarak hazırlamış olduğumuz anayasa taslağımızı kendilerine ileteceğimizi ilettik. Anayasanın bütün milletin anayasası olması gerektiğini ve her kesimin fikrinin, görüşünün alınarak mümkün olan en yüksek düzeyde mutabakatla bu anayasanın yapılmasının faydalı olacağını ifade ettiler.”
Fatih Erbakan, Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına ilişkin ise, “Van konusunda da parti olarak görüşlerimizi ifade etmiştik. Siyasi İşler Başkanımız bugün Hakkari ile ilgili görüşlerimizi çerçeve olarak ortaya koydu. Böyle bir durum olması halinde bu şahsın adaylığının gerçekleşmemesi gerekir. Burada kendisine aday olma izni verilmemesi, konunun bu noktaya gelmemesi gerekir. Bu yapılmadan veya adaylığına mani görülmeden sonradan seçilip, milletin desteğini aldıktan sonra bu gibi hareketlerin yapılması toplumsal barışa da zarar veriyor, iktidarın kendisine de zarar veriyor. O nedenle bu iş yapılacaksa, baştan gerekli tedbirin alınıp bu durumda olan kimselerin adaylığının gerçekleşmemesi daha doğru bir yoldur” dedi.
]]>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Grup toplantısına Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk, eski HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş katıldı. Grup toplantısında ön sıralara “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” dövizleri konuldu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada, “Dün yine Türkiye’nin değişmeyen gerçeği olan bir darbeyle uyandık. Hakkari Belediyemiz alçakça gasp edildi. Geçmişte de en hukuk dışı işlerin yürütüldüğü bir kentti. Neredeyse Soylu’nun düzenli ziyaret ettiği, birçok kirli işin yapıldığı merkezlerden biri haline gelmişti. Kirli sermayeyle, itirafçılarla, devletin bütün kurumlarıyla, AKP- MHP iktidarıyla, JİTEM ittifakıyla orada yarıştık” dedi.
“Yerel yönetimleri alana kadar Hakkari’den ayrılmayacağız”
Bakırhan, “Hakkari’yi alana kadar ayrılmayacaklarını” belirterek şunları söyledi:
“Yine bir sabah geçmişte olduğu gibi kayyum atadılar. Zannediyorlar ki bir gasbedilen yerel yönetimlerde sessiz kalacağız. Yok öyle yağma. Van’da olduğu gibi Türkiye’nin ezilenleriyle Hakkari halkının iradesini savunmaya devam edeceğiz. Yerel yönetimleri alana kadar Hakkari’den ayrılmayacağız. Bu düşman hukukuna ‘yeter’ diyoruz.
Trol medya tetikçileri tekrar harekete geçtiler. Neymiş belediye eş başkanımızın üzerinde 50 bin TL ile İran’a kaçacakmış. ya 50 bin lirayı zaten pul ettiniz. Saçma sapan algılarla Türkiye kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar. Yıllardır hangi Kürt’ü terör yaftasıyla yargılamadınız ki…”
Bakırhan, Yüksek Seçim Kurulu’nun, 31 Mart seçimleri öncesi Akış’ın Belediye Başkanlığını kabul etmesine ilişkin “Herhangi bir sorun var mıydı şu ana kadar. YSK devletin kurumu değilse bir örgüt yöneticisine nasıl izin verdi de aday yaptı. 2014’te açılmış dosyayı açan savcı gri listede aranan bir savcıdır. Darbe derken, gri listede aranan bir FETÖ’cü savcının hazırlamış olduğu iddianame ile kesinleşmeyen bir dosyayı gerekçe göstererek belediyemize kayyım atayacaksınız. İçişleri Bakanı’nı da buradan uyarıyorum, bugün MHP’nin, Ergenekon’un kayığına binerek gideceğiniz yer Soylu gibi tarihe ‘suç işleri bakanı’ geçmektir.” dedi.
“Kürt’üm diyen her AKP’li ses çıkarsın”
Bakırhan, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına ilişkin şöyle konuştu:
“Biz biliyoruz ki kayyım kararı Kızılcahamam’da alındı. Kızılcahamam’da üç günlük kampı topladığında ne demişti AKP Genel Merkezi; yeni anayasayı, normalleşmeyi tartışacaklarmış. Üç gün toplandılar, tartıştılar, çıka çıka kayyım darbesi çıktı, gasp çıktı. Normalleşme dedikleri Kobani kumpas davasında yüzlerce yıl ceza verilmesidir. Normalleşme dedikleri 28 Şubat darbecilerinin serbest bırakılmasıdır. Seferberlik yönetmeliğinin değiştirilmesidir., etki ajanlığı yasasının çıkarılmasıdır. Normalleşme dedikleri Hakkari’de atanan kayyım darbesidir. AKP-MHP ittifakının çimentosu Kürt düşmanlığıdır. Siz Kürt düşmanısınız dediğimizde de hopluyor, zıplıyorlar.
Saray ve MHP el ele vermiş Kürt halkının gerçekliğini inkar ediyor. Bu mesele artık bir ulusal onur meselesidir. Biraz vicdanı olan, onur sahibi olan, ben Kürt’üm diyen her AKP’liyi bu haksızlığa karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz… Bugünlerde susan, bu zulmü izleyenleri de halkımızın unutmayacağını belirtmek istiyorum.”
“Yeni anayasasının içeriğine dair güçlü ipuçları verdiler”
“Hakkari’de yaptıklarından, yeni anayasasının içeriğine dair de çok güçlü ipuçları verdiler” diyen Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yeni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk iki maddesini açıklıyorum; madde 1, Kürtler Türkiye’de sömürge bir halktır, ‘sömürge kurallarıyla yönetilir’ diye yazın. Madde 2, ‘Kürt halkının seçme ve seçilme hakkı yoktur, yaşadıkları kentleri yönetmeye hakkı yoktur’ diye yazın. Bu iki maddeyi en başa yazsınlar. ‘Kürtlerin bulunduğu yerlerde yerel seçim yapılmayacaktır’ desinler. Kürtler genel seçimlerde eğer milletvekili seçerlerse yerleri cezaevleridir. Biraz şeffaf olun, ikiyüzlü politikalardan vazgeçin. Normalleşme iddiaları kayyım zihniyetinin altında ezilmiştir. İktidar kararını vermiştir. Normalleşmenin, ırkçı MHP’yi pusula yaparak çetelerle kol kola suç işlemek olduğunu bu karar ortaya koymuştur. Bir partinin genel başkanı bu haksız hukuksuz kararı verenlere ‘Sizi yürekten kutluyorum’ diyor. Emin olun biz yüreklerimizde bu kararı verenleri asla unutmayacağız.”
“Normalleşmenizi de yeni anayasanızı da başınıza çalın”
Erdoğan’ın “kırmızı çizgilerimizden taviz vermeyeceğiz herkesi kucaklayacağız” dediğini, “Ankara kriterleri” diyip durduklarını belirten Bakırhan, “Alın normalleşmenizi de yeni anayasanızı da başınıza çalın” ifadesini kullandı.
“28 Şubatçılara, Kenan Evren’e rahmet okuttular”
Bakırhan, “Recep Tayyip Erdoğan benim milletvekili olduğum Siirt’te bir şiir okuduğu için yargılandı ve ceza aldı. Beğenemedikleri o darbeciler bile Erdoğan görevden alındıktan sonra yeni belediye başkanını Meclis’in seçmesi için zemin hazırladılar. Ali Müfit Gürtuna, Erdoğan görevden alındıktan sonra İstanbul Büyükşehir Beledisyesi’nde seçildi. 28 Şubat darbe deyip, ağızlarını açıp oraya gönderme yapanlar 28 Şubat darbecilerinin bile gerisindeler. Kenan Evren’e rahmet okuttular.” diye konuştu.
]]>CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Deniz Yücel, MYK görevlendirmesiyle CHP heyetinin yarın Hakkari’ye gideceğini belirterek, “Madem bu belediye başkanı hakkında, 2 ay sonra görevden alacak kadar ciddi iddialar vardı adaylığına neden izin verildi?
Madem bu belediye başkanının adaylığı YSK tarafından onaylandı, sandığa girdi ve seçildi, o halde halkın iradesine neden siyasi bir müdahale yapılıyor? Hakkari’ye kayyum atanması, 31 Mart’ta Hakkarililerin sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesidir. Kayyum uygulaması demokrasiye tahammülsüzlüktür” dedi.
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı. 31 Mart seçimlerinin ardından itiraz edilen bazı seçim bölgelerinde seçimlerin dün yenilenmesine ilişkin değerlendirme yapan Yücel, Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan’ı ve Büyükkarıştıran Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca’yı tebrik etti. Deniz Yücel, bu sabah İçişleri Bakanlığı’nın Hakkari Belediye Başkanlığı’na yönelik kayyum görevlendirmesine ilişkin olarak, “31 Mart’ta vatandaşlarımızın sandığa yansıyan iradeleri, iktidara pek çok konuda mesaj verdi. Bunlardan biri de kayyum atamalarıydı. İktidarın bu mesajları hala idrak edemediğini, bu sabah Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasından anlıyoruz. Madem bu belediye başkanı hakkında 2 ay sonra görevden alacak kadar ciddi iddialar vardı, adaylığına neden izin verildi? Madem bu belediye başkanının adaylığı YSK tarafından onaylandı, sandığa girdi ve seçildi, o halde halkın iradesine neden siyasi bir müdahale yapılıyor? Hakkari’ye kayyum atanması, 31 Mart’ta Hakkarililerin sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesidir. Kayyum uygulaması demokrasiye tahammülsüzlüktür. Kayyum atamak, masumiyet karinesini yok saymak, henüz hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmayan seçilmiş belediye başkanını doğrudan doğruya suçlu ilan etmektir. Biz şüphesiz, Hakkari halkının iradesinin yanında, kayyum anlayışının karşısındayız. Bu konu MYK toplantımızda görüşüldü ve MYK görevlendirmesiyle yarın, Genel Başkan yardımcımız Zeliha Aksaz Şahbaz, Antalya Milletvekilimiz Cavit Arı, Bursa Milletvekilimiz Kayıhan Pala ile birlikte yarın Hakkari’ye gideceğiz. Bu antidemokratik uygulama ile ilgili incelemelerde ve temaslarda bulunacağız ve kamuoyunu bilgilendireceğiz” diye konuştu.
‘ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL’
Parti sözcüsü Deniz Yücel, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sorunu olan her kesimin yanında olduklarını belirterek, “Atanmayan öğretmenler ve mülakat mağdurlarının sesi olmak için İstanbul’da Saraçhane meydanında toplandık, sonra 10 bin lira maaşla hayatta kalması beklenen binlerce emeklimizin sesini duyurmak için Ankara Tandoğan meydanındaydık. Dün de üretim maliyetleri altında ezilen çay üreticilerinin yanında Rize’deydik. Karadeniz’in dört bir yanından gelen on binlerle, ‘çay ittifakında’ birleştik. Çay taban fiyatını üreticinin gözüne bakarak açıklayamayanlara inat, Karadenizli çiftçimizle yan yanaydık. Ülkemizde günde yaklaşık 250 milyon bardak çay tüketiliyor. Kişi başı yılda 3 – 4 kilogram çay tüketiyoruz. Çay tüketiminde Türkiye dünya birincisi. Ancak çay üreticisi mutlu değil, üretemez halde” ifadelerini kullandı.
‘CHP OLARAK BİZİM GÜNDEMİMİZ ÜLKEMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK BUHRANDIR’
Anayasa tartışmaları ile ilgili de açıklamalarda da bulunan Yücel, “Anayasa tartışmasını sihirli kelimelerle, cümlelerle halkın gündemine getirmeye çalışıyorlar. ‘Sivil Anayasa, Demokratik Anayasa, Kuşatıcı Anayasa’ gibi kavramlardan bahsediyorlar. Ama bu kavramlar, yani sivil, demokratik, kapsayıcı ve kuşatıcı Anayasa, önce Anayasa’ya uymakla başlar. Ancak bu değişiklik, Anayasayı ve Anayasal kurumları tanımayan bir anlayış ile yapılamaz. Hepsinin ötesinde, Türkiye’nin daha demokratik ve sivil Anayasa ihtiyacı, bugün ülkemizde pek çok kesimin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunların önüne geçemez. Dolayısıyla şu anda CHP olarak bizim gündemimiz; halkın gündemidir. Bizim gündemimiz; dolmayan market torbası, üretemeyen çiftçi, açlıktan derslerini dinleyemeyen çocuklardır. 10 bin lirayla geçinmek için yaşam savaşı veren emeklilerdir. Bizim gündemimiz, ülkemizin içinde olduğu ekonomik buhrandır” diye konuştu.
‘TÜM EĞİTİM CAMİASI YENİ MÜFREDATA KARŞI ÇIKIYOR’
Yücel, yeni müfredat tartışmalarına da değinerek, “Dün binlerce gencimiz Liselere Giriş Sınavı’nda (LGS) ter döktü. Ailelerinin büyük fedakarlıklarla okuttuğu evlatlarımızı, laik ve çağdaş eğitim sisteminden uzaklaştırmaya çalışan AKP iktidarının, çocuklarımıza LGS motivasyonu yine şaşırtmadı. Ankara Mamak Kaymakamlığı’na bağlı İlçe Müftülüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bir yazı gönderiyor. ÇEDES Yıl Sonu Kültür Şenlikleri kapsamında LGS’ye girecek öğrencilere moral ve motivasyon açısından Mamak Merkez Camii’nde sabah namazı, Kur’an-ı Kerim tilaveti, namaz, tesbihat ve dua etkinliği gerçekleştirilecekmiş, öğrenci ve velilerin teşvik edilmesi isteniyormuş. Evlatlarımıza sınav anında yaşadıkları heyecan ve stresi yönetmeleri için psikolojik destekte bulunmak ve sınav kaygılarıyla baş etmelerini kolaylaştırmak akıllarına dahi gelmiyor. Biliyorsunuz; din ve değerler eğitimini ön plana alan, değerler telkini gibi kavramların, bilimsel ve bilişsel becerilerin önünde yer aldığı, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ isimli yeni müfredat onaylandı. Türkiye genelinde eğitim sendikaları, sivil toplum kuruluşları, veliler, öğretmenler, tüm eğitim camiası yeni müfredata karşı çıkıyor ama Bakan hazretleri tek bir geri adım atmıyor” ifadelerini kullandı.
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iadeyi ziyaret ile ilgili tarihin belli olduğunda kamuoyu ile paylaşılacağını da belirtti.
]]>(ANKARA)- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bir haftadır aslında Hakkari AKP İl Başkanı ve Hakkari Valisi Ankara’da kayyım diplomasisi yürütüyordu, sürekli buradan resim veriyorlardı” dedi. Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasını “muhalefete kumpas” olarak değerlendiren Koçyiğit, “Sabah Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya’yı aradım, bilgilendirdim. Yine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ı aradım ve böyle bir süreç olduğunu bilgilendirdim. Gün içerisinde diğer grup başkanvekillerini de arayıp bilgilendireceğim. Van’daki ile benzer bir dayanışma kesinlikle bekliyoruz” diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin MYK toplantısı devam ederken, gazetecilere Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve yerine kayyum atanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Koçyiğit, daha sonra gazetecilerin soruları yanıtladı.
Koçyiğit, Mehmet Sıddık Akış’ın çarşamba günü duruşmasının olduğunu belirterek, “Biz görevlendirme yapmıştık, arkadaşlarımız orada olacaktı. Ona göre bir süreç işleyecekti ama onu bile beklemeyecek kadar kısmen bir kılıfına uydurmayı hızlandırdılar. Yani bu dosyadan ceza verip, onu istinafa gönderip yargı sürecini bekleyebilirlerdi. Normalde öyledir aslında ama onu bile yapma ihtiyacı duymayacak kadar gözlerini karartmışlar” diye konuştu.
” ‘Siz misiniz Hilvan’ı alan? ‘Biz de Hakkari’yi gasbederiz’ diyen bir şey var”
Bir soru üzerine Koçyiğit, şunları söyledi:
“Hilvan’ı dün aldık. Siz misiniz Hilvan’ı alan? ‘Biz de Hakkari’yi gasbederiz’ diyen bir şey var. Hakkari’nin diğer bir önemli özelliği burası bir garnizon kenti. Çok sayıda aslında askeri buraya yığmışlardı. Burayı almak için çok uğraştılar. Adayları geçmişte JİTEM’le çalışmış biriydi. Kirli para ilişkileri, devletle ve bazı yapılarla olan ilişkileri de açığa çıkmıştı. Bütün bunları teşhir de ettik. Bir haftadır aslında Hakkari AKP İl Başkanı ve Hakkari Valisi Ankara’da kayyım diplomasisi yürütüyordu, sürekli buradan resim veriyorlardı. Orayı geziyoruz, burayı geziyoruz, şu bakanlığı geziyoruz diye ama aslında burada kayyım diplomasisi yürütüyorlardı. Çok açık, net. Hukuksuzluğu ördüler, örgütlediler…”
“Muhalefet partilerini aradım, bilgilendirdim”
Kayyımı muhalefete “kumpas olarak” nitelendiren Koçyiğit, muhalefet partilerine de bilgilendirme yaptıklarını söyledi. Koçyiğit, “Sabah Saadet Partisi Grup Başkan Vekili Bülent Kaya’yı aradım, bilgilendirdim. Yine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ı aradım ve böyle bir süreç olduğunu bilgilendirdim. Gün içerisinde diğer grup başkanvekillerini de arayıp bilgilendireceğim. Ayrıca yine İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı bu açıklamanın kendisi tam bir dezenformasyon ve temel hakları ihlal eden bir şey. Ona yönelik de yine hukuk komisyonumuz çok hızlı bir bilgilendirmeyi bütün demokratik kamuoyuna geçeceğiz” dedi.
“Van’daki ile benzer bir dayanışma kesinlikle bekliyoruz”
Van’daki gibi bir dayanışma beklendiklerinin altını çizen Koçyiğit, “Van’daki ile benzer bir dayanışma kesinlikle bekliyoruz. Bunu asla kendimizle sınırlı bir süreç olarak görmüyoruz. Bu, DEM Parti’ye yönelik bir şey değil, Kürtlere yönelik bir şey değil. Türkiye’deki bütün toplumsal muhalefete ve Türkiye halklarına kurulmuş bir tuzak. Çok açık ve net bir taraftan işte sopa Kürt’e vuralım, siz sessiz kalın gibi bir yol almaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
“DEM Parti ile ana muhalefet partisinin arasını açmaya çalışıyorlar”
Koçyiğit, “Bununla ana muhalefet partisinin aslında mevcut başarısı üzerine oturmaya da çalışıyorlar. DEM Parti ile ana muhalefet partisinin ve diğer bütün muhalefet partilerinin arasını açmaya çalışıyorlar. Aslında Kürt halkını ve DEM Parti’yi yeniden kriminalize etmeye çalışıyorlar. Bu bir yalnızlaştırma politikası. Önce yalnızlaştıralım, sonra vuralım, sonra da tasfiye edelim anlayışını Hakkari özelinde görebiliriz. Van’da çok iyi bir sınav verdi toplumsal muhalefetin kendisi. Biz aynı tutumu Hakkari sürecinde de beklediğimizi ifade ediyoruz” diye konuştu.
“Orada bir belediye meclisi var, iradesini ortaya koyabilir”
Bir gazetecinin, Antalya’da Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklanmasının ardından yerine CHP’li Meclis Üyesi Refik Emre Altekin’in getirildiğini hatırlatmesi üzerine Koçyiğit şunları söyledi:
“İşte bu tamamen Kürt’e istisna dediğimiz, Kürt’e OHAL dediğimiz şey tam da bu. Siz Belediye başkanını soruşturma, kovuşturma nedeniyle görevden uzaklaştırdınız. Orada bir Belediye Meclisi var, iradesini ortaya koyabilir. Kendi Belediye Başkanını, vekilini seçebilir ve o kişi soruşturması bittikten sonra davanın sürecine göre aklanırsa geri gelir, beraat ederse olmazsa da zaten süreç devam eder. Ama bu yöntemi tercih etmemek aslında Kürt’ü yurttaş olmaktan çıkarma girişimi. Kürt’ün seçme seçilme hakkını gasbeden bir şey ve Kürtlere, ‘Siz eşit yurttaş değilsinizi’ artık gözümüzün içine baka baka söylüyorlar çünkü seçilemiyoruz, seçemiyoruz.”
“Normalleşmenin içerisine Kürtler yok”
“Normalleşme” içerisinde Kürtler’in olmadığını söyleyen Koçyiğit, “Türkiye’nin batısına da şunu söylüyorlar; ‘Bunlar sakıncalı, siz bunların yanında durmayın. Merak etmeyin biz size bir pembe tablo çizeceğiz. Size güzel şeyler yapacağız. Demokratikleştiririz, yumuşayacağız, normalleşeceğiz. Ama Kürtler normalleşmenin içerisinde yok.’ Bunun açık ve net göstergesi” ifadelerini kullandı.
]]>ÜÜZERİNDEN YÜKLÜ MİKTARDA PARA ÇIKTI
Olayın yankıları sürerken Milliyet gazetesi yazarı Zafer Şahin, süreçle ilgili çarpıcı bir iddia ortaya attı. “Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış neden görevden uzaklaştırıldı?” sorusunu soran Şahin, “Akış hakkında 2014 yılından beri devam eden dava süreci bu hafta sona erecekti. Çarşamba günü mahkemeden karar çıkması bekleniyordu. Ceza alacağını öngören Akış’ın Hakkari’den önce Van’a , oradan da yurtdışına kaçış hazırlığı yaptığı öğrenildi. Van’da gözaltına alınan Akış’ın üzerinden yüksek miktarda para çıktı” ifadelerine yer verdi.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA
Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, gözaltı nedeni şu şekilde ifade edildi: Hakkâri Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın;
1. PKK/KCK yapılanmasında üst düzey görev aldığı, örgüt adına sözde sorgulamalar yapıp sözde vergi topladığı, yasadışı yürüyüş, terörist cenazesi gibi eylemleri organize ederek eylemlere katılım sağlamak amacıyla halka ve esnafa baskı yaptığı, kepenk kapatmaya karşı çıkan esnafı PKK terör örgütü adına tehdit ettiği,
2. PKK Bölücü Terör Örgütü’nün mahalle komisyonlarında da yer aldığı ve aynı zamanda sorumlusu olduğu, kırsalla irtibatını sürdürdüğü, küçük yaştaki çocukları ideolojik söylemlerle kandırarak örgüte katılımını sağladığı, Hakkâri merkezinde yardım ve yataklık faaliyetlerini sürdürdüğü, örgütün kırsal alanından merkeze eylem amaçlı gelen teröristleri evinde barındırdığı,
3. PKK Terör Örgütü’nün kırsal alanındaki kamplarına giderek orada üst düzey örgüt mensuplarıyla görüştüğü, Hakkâri merkezinde örgüt karşıtı olan vatandaşları sözde vergi adı altında haraca bağladığı ve örgütten aldığı talimatlarla vatandaşları tehdit ettiği ve bu kapsamda Mehmet Sıddık Akış hakkında;
1. Silahlı Terör Örgütünü Yönetmek, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Örgüt Propagandası yapmak suçlarından Hakkâri 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2014/173 esas sayılı dava dosyası bulunduğu ve yargılamanın devam ettiği,
2. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan hakkında Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan ve halen devam eden soruşturma olduğu ve bu soruşturma kapsamında gözaltına alındığı, belirtilen bu nedenlerle; Mehmet Sıddık AKIŞ’ın Anayasa’nın 127’inci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’inci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunun 45 ve 46’ıncı maddeleri uyarınca Hakkâri Valisi Ali Çelik, Hakkâri Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmiştir.”
GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞLER YASAKLANDI
Hakkari Valiliği, kentte gösteri ve yürüyüşlerin 10 günlüğüne yasaklandığını duyurdu. Valiliğin resmi internet sitesinde yapılan açıklamada şöyle denildi: “Anayasamızda ve kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylemler ile saldırı olaylarının önüne geçmek, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlamak, terör örgütlerinin planlarını bertaraf etmek ve bu bağlamda, milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve genel sağlığın korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin devamının temini ile şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi amacıyla; Hakkari ili coğrafi sınırları içerisinde 03.06.2024 saat 08.00’den itibaren geçerli 12.06.2024 tarihi de dahil, saat 23.59’a kadar 10 (on) gün süre ile 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantıları, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması/açılması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetler 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda yasaklanmıştır.”
]]>Daha önceleri bazı okulların öğrencilerini İstanbul ve Çanakkale gezisiyle ödüllendiren Vali Çelik, bu sefer de Hakkari Fen Lisesi ve Hakkari Anadolu Lisesi öğrencilerini, İstanbul ve Erzurum gezisiyle ödüllendirdi. Gezilerini tamamlayan öğrenciler Hakkari’ye döndü.
Gelecek planları yapan gençlere, üniversite tercihlerinde yol haritası olacak bu gibi gezileri hediye etmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Vali Çelik, amaçlarının gençlerin moral ve motivasyonlarını artırmak ve büyük şehirlerdeki gözde üniversiteleri ziyaret ettirerek buralara özendirmek olduğunu belirtti. Hakkari il ve ilçelerinde ikamet eden ve şehir dışına hiç çıkmayan öğrencilerin, bu tür gezilere katılmalarını sağlayarak yeni ufuklar kazanmalarını çok önemsediğinin ifade Vali Çelik “Hakkari Fen Lisesi ve Hakkari Anadolu Lisesi’ndeki öğrencilerimiz, bu geziyle kendi alanlarında en iyi olan üniversiteler hakkında, bilgi sahibi oldular. Bu gezimizde, 92 öğrencimizi, 3 yönetici ve 9 öğretmen eşliğinde, uçakla İstanbul’a ve karayoluyla Erzurum’a yollayarak oralarda konaklamalarını sağladık. Çocuklarımız, oralarda güzel anılar edindiler ve inanıyorum ki bu anılar, yavrularımızın hayatında özel bir yer tutacaktır. İstanbul ve Çanakkale Valilikleri ile bu illerimizin İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ve Üniversitelerin Rektörlerine de şükranlarımı sunuyorum, çocuklarımızı orada sahiplendiler” dedi.
“Başarılı öğrencilerimizi, ödüllendirmeye devam edeceğiz”
Hakkari Valiliği olarak öğrencilerin iyi birer insan ve vatandaş olarak yetişmeleri için eğitime destek olmaya ve katkı vermeye devam edeceklerini belirten Vali Çelik, “Hakkarimiz, kadim medeniyet mirasıyla kültürel zenginliğin kentidir. İnanıyorum ki ilimiz, genç nüfusuyla eğitim ve spor alanındaki birçok sınav, yarışma ve etkinliklerdeki başarı oranlarıyla örnek bir şehir olacaktır. Bunun emarelerine de hep birlikte müşahede etmekteyiz. Bu doğrultuda, ilimizin eğitimine, ilim nefesleriyle çok büyük katkı vereceklerine inandığım öğretmenlerimize büyük işler düşmektedir. Özellikle eğitim alanında, başarının karşılığını vermek ve ödüllendirmek, şüphesiz olması gereken bir tavırdır. Bizler de başarılı öğrencilerimizi, yurt içi ve dışı gezileriyle ödüllendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz ise: “Bu gezilere katılan başarılı 92 öğrencimiz, gerçekçi hedeflere, yeteri kadar gayret gösterilince ulaşılabileceğini yerinde görerek ve yaşayarak benimsediler ve buna şahit oldular. Valimiz Ali Çelik’e, öğrencilerimize bu imkanı sağladıkları için Hakkari Eğitim Ailesi olarak şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Geziye katılan öğrencilerden Hasan Emre Beyter: “İnsan büyük bir şehri gezince başkalaşıyor. Yeni ve ulaşabileceği hayaller kuruyor. Tıpkı şu anda hepimizin öğrenimimizle alakalı kurduğumuz hayallerimiz gibi. Kampüsteki öğrenci atmosferini hissetme şansını yakaladım. Çok iyi bir şekilde ağırlandık. İstanbul’un üniversitelerini, tarihi ve turistik yerlerini görme şansımız oldu. Bu gezi, bizlere değer verildiğini hissettirdi. Vali Çelik ve Milli Eğitim Müdürümü Nurettin Yılmaz’a gezide, bizleri sahiplenen büyüklerimize, minnettarlığımızı ifade etmek istiyorum” dedi. – HAKKARİ
]]>Van Valiliği önündeki törende, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Yapımı tamamlanan Van Gölü Anaokulunun bahçesinde devam eden programda öğrencileri tarafından hazırlanan gösteriler sahnelendi, şiir, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Daha sonra Valilik tarafından yaptırılan Van Gölü Anaokulunun açılışı gerçekleştirildi.
Açılışta konuşan Vali Balcı, TBMM’nin açılışının 104’üncü yılını kutlamanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
Van’da eğitim alanında güzel işlerin yapıldığını belirten Balcı, “Halkımızın huzuru, refahı ve esenliğini sağlama, çocuklarımızın hayalini gerçekleştirme gayesindeyiz. İlimizde şu ana kadar 111 anaokulu ve kreş açtık, 7’sinin inşaatı sürüyor. Böyle anlamlı bir günde anaokulunun açılışını yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.
Programa, Van Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Nurettin Aras, vali yardımcıları, kurum amirleri, öğretmen, öğrenci ve vatandaşlar katıldı.
Muş
Kent Meydanı’nda düzenlenen törende Muş Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla son bulan tören, Eko İnşaat İlkokulu bahçesinde düzenlenen programla devam etti.
Programa katılan Muş Valisi Avni Çakır, milli egemenliğin sembolü kurtuluş mücadelesinin ve demokrasi tarihinin en önemli kurumlarından olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 104. yılını gururla kutladıklarını söyledi.
Öğrencilerin gösterilerini sahnelemesiyle sona eren programa Muş Belediye Başkanı Sırrı Söylemez, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Muş Alparslan Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, kurum amirleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.
Bitlis
Bitlis İsmail Eren Spor Kompleksi’nde düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Gür, yaptığı konuşmada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşkuyla kutladıklarını belirtti.
Gösteri ve dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle son bulan programa, Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, kurum amirleri, öğretmen, veli ve öğrenciler katıldı.
Hakkari
Valilik binası önünde düzenlenen törende İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Hakkari Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü spor salonunda devam eden programda konuşan Yılmaz, “23 Nisan 1920’de ilk meclisi açan Türkiye ile 15 Temmuz Gecesi’ne imza atan Türkiye, aynı ruhta ve aynı azimdedir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin gösterilerini sahnelediği törende, Cumhuriyet İlkokulu ve Ortaokulu’nun hazırladığı “Babalar ve Kızlar” adlı gösteri programa katılanlara duygusal anlar yaşattı.
Etkinliğe, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu, Hakkari Belediye Başkan Yardımcısı Ali Onay, Hakkari Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya, kurum amirleri, öğrenci ve veliler katıldı.
]]>“Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi”
“Sizlerden 31 Mart’ta iradenizi kendilerinin tapulu mülkü görenlere esaslı bir ders vermenizi bekliyorum”
HAKKARİ – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi. CHP ve ortakları sokaklarımızı karıştırarak ve kışkırtarak yasakların geri gelmesine çalıştılar. Böylece örgüt ise yaşlı, kadın, genç, polis, asker demeden vatan evlatlarını kalleşçe katlederek, aynı amaca hizmet etti. Her ikisi de Türkiye’de huzuru, güvenliği, kardeşliği ve demokrasinin hakim olmasını istemediler. Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemediler” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde geldiği Yüksekova Havalimanından helikopterle Hakkari il merkezine geçti. Partisi tarafından düzenlenen mitinge katılan Erdoğan, Hakkari’yi özlediğini Hakkarili kardeşlerinin de kendisini özlediğini belirterek, “Van’dan sizlere selam getirdim. Gönüllerimizi bir kez daha buluşturan rabbime hamdolsun. Hakkari’ye gelmeden önce Van’ın misafiri olduk. Maşallah orada da bambaşka bir coşku vardı. Sizlere Vanlı kardeşlerimin o muhabbetini iletiyorum. Doğu batı, kuzey güney demeden ülkemizin dört bir köşesini, 81 vilayetimizin her köşesini dolaşıyoruz. Alevi, Sünni ayrımı yapmadan samimiyetle bağrımıza bastırıyoruz. Bir zamanlar milletimize mağduriyetler yaşatan, kendilerini devletin sahibi gören bir avuç seçkin azınlık dışında çoğumuz ötekileştirildik. Haksızlığa ve hukuksuzluğu maruz bırakıldık. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık darbe girişimine, hendek teröründen, 15 Temmuz ihanetine kadar nice badireyi aşarak bugünlere geldik. Ellerinin altındaki tüm piyonları üzerimize saldılar. Eminim sizler de gayet iyi hatırlıyorsunuz. Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi. CHP ve ortakları sokaklarımızı karıştırarak ve kışkırtarak yasakların geri gelmesine çalıştılar. Böylece örgüt ise yaşlı, kadın, genç, polis, asker demeden vatan evlatlarını kalleşçe katlederek, aynı amaca hizmet etti. Her ikisi de Türkiye’de huzuru, güvenliği, kardeşliği ve demokrasinin hakim olmasını istemediler. Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemediler. Hakkarili kardeşlerimin de bunu gördüğüne inanıyorum. Sizlerden 31 Mart’ta iradenizi kendilerinin tapulu mülkü görenlere esaslı bir ders vermenizi bekliyorum. Buna hazır mıyız?” dedi
“Şehrimizin kaynaklarını terör örgütlerine ve teröristlere aktarmadan sizler için kullanacak isimler belirledik”
Hakkari’nin huzuruna, hepsi birbirinden kıymetli adaylarla çıktıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin kaynaklarını terör örgütlerine ve teröristlere aktarmadan sizler için kullanacak isimler belirledik. Hakkari Belediye Başkan Adayımız İsmet Ölmez, fakir fukarayı gözetmesi, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutması ile bilinen bir kardeşimizdir. İsmet kardeşimiz, şehrimizin kalkınması ve gelişmesi için kendi imkanlarını da kullanacağına dair bize söz verdi. Seçilmesi halinde elbette biz de İsmet kardeşimizin yanında yer alacağız. Şimdi buradan soruyorum, hazır mıyız? Hakkari, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hakkari ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur ittifakının renkleri ile boyamaya var mıyız? Allah sizlerden razı olsun” diye konuştu.
“Hakkari’deki üç millet bahçesi projemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor”
AK Parti döneminde ülkenin her köşesine, her bölgesine ve her bir şehrine hizmet götürmek için mücadele ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hakkari’ye 21 yılda yaklaşık 72 milyar lira yatırım yaptık. Yüksekova’dan buraya araçlarınızla rahatlıkla gidebiliyorsunuz. 20 yıl önce böyle bir imkan var mıydı? İnşallah tünellerle yollarımızı daha da güzel hale getireceğiz. Hakkari Üniversitesi’ni kurduk, gençlik ve sporda bin 476 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptık. Birçok farklı branşta 20 spor tesisi inşa ettik. Hakkari’deki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 220 yataklı Hakkari ve 150 yataklı Yüksekova devlet hastaneleri başta olmak üzere toplam 37 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Hakkari ve Yüksekova devlet hastanelerimizi ek yatak kapasiteleriyle birlikte büyüteceğiz. Toplu konuta Hakkari’de 4 bin 935 konut projesini hayata geçirdik. Deprem meselesinin ne kadar önemli ve acil bir konu olduğunu 6 Şubat’ta hep birlikte bir kez daha gördük. Hükümet ve belediyeler el ele vererek Hakkari’yi bir an önce depreme hazırlamak istiyoruz. Hakkari’deki üç millet bahçesi projemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ulaşımda 2002 yılına kadar Hakkari’ye sadece bir kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz tam 97 kilometre bölünmüş yol yaptık. Yüksekova yolundaki Yeni Köprü Tüneli’ni de bu sene tamamlıyoruz.”
Erdoğan, konuşmasının ardından Hakkari Valiliğine geçti.
]]>Erdoğan, İstiklal Caddesi’nde partisince düzenlenen mitingdeki konuşmasında, doğu-batı, kuzey-güney demeden ülkenin dört bir köşesini, 81 vilayetin her köşesini dolaştıklarını belirtti.
Türk, Kürt, Zaza, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan 85 milyonun her bir ferdini samimiyetle bağırlarına bastıklarına vurgu yapan Erdoğan, “Eski Türkiye’de sizlerle beraber milletimizin her kesimi çeşitli mağduriyetler yaşadı. Kendini devletin sahibi gören bir avuç seçkin azınlık dışında çoğumuz ötekileştirildik. Haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz bırakıldık. Gezi olaylarından 17-25 Aralık darbe girişimine, hendek teröründen 15 Temmuz ihanetine kadar nice badireyi aşarak bugünlere geldik. Demokrasi mücadelemizi akim bırakmak için her yolu denediler, her şeyi yaptılar. Ellerinin altındaki tüm piyonları üzerimize saldılar.” şeklinde konuştu.
Attıkları her adımın ya CHP tarafından engellendiğini ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
“CHP ve ortakları bunu sokaklarımızı karıştırarak, vesayetçileri kışkırtarak, yasakların geri gelmesi için mahkeme önlerinde nöbet tutarak yaptılar. Bölücü örgüt ise terör eylemleriyle kadın, çocuk, yaşlı, asker, polis, işçi demeden vatan evlatlarını kalleşçe katlederek aynı amaca hizmet etti. Her ikisi de Türkiye’de huzurun, güvenliğin, kardeşliğin ve demokrasinin hakim olmasını istemedi. Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemedi. Hakkarili kardeşlerimin de bu riyakarlığı gördüğüne inanıyorum. Sizlerden 31 Mart’ta iradenizi kendilerinin tapulu mülkü görenlere esaslı bir ders vermenizi bekliyorum. Hakkari’nin huzuruna hepsi birbirinden kıymetli müstesna adaylarla çıktık. Şehrimizin kaynaklarını terör örgütüne ve teröristlere aktarma yerine sizin için, benim Hakkarili kardeşlerim için kullanacak isimler belirledik.”
“Seçilmesi halinde elbette biz de İsmet kardeşimizin yanında yer alacağız”
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Hakkari Belediye Başkan adayı İsmet Ölmez’in, fakir fukarayı gözetmesiyle, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmasıyla bilinen biri olduğunu söyledi.
Ölmez’in, Hakkari’nin kalkınması, gelişmesi için kendi imkanlarını da kullanacağına dair söz verdiğini belirten Erdoğan, “Seçilmesi halinde elbette biz de İsmet kardeşimizin yanında yer alacağız. Aynı şekilde ilçe belediye başkan adaylarımızı da sizlere daha iyi hizmet verebilmeleri için destekleyeceğiz.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, yaklaşık 22 yıl boyunca ülkenin her bir köşesine, her bir bölgesine, her bir şehrine hizmet götürmek için mücadele ettiklerine vurgu yaparak, şunları kaydetti:
“Hakkari’ye 21 yılda yaklaşık 72 milyar lira yatırım yaptık. Yüksekova’dan buraya araçlarınızla rahatlıkla gelebiliyorsunuz. Bir zamanlar, 20 yıl önce böyle bir imkan var mıydı? Yeter mi? Yetmez. İnşallah tünellerle bu yollarımızı daha da güzel hale getireceğiz. Eğitimde 2 bin 21 adet yeni derslik kazandırdık. Şehrimize Hakkari Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda 1476 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptık. Birçok farklı branşta 20 spor tesisi inşa ettik. Hakkarili ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 220 yataklı Hakkari ve 150 yataklı Yüksekova Devlet Hastaneleri başta olmak üzere 5’i hastane toplam 37 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Hakkari Devlet Hastanemizi 100 yataklı kadın doğum çocuk ünitesi ve Yüksekova Devlet Hastanemizi 100 yataklı bir ek bina ile büyüteceğiz.”
“Hakkari’yi bir an önce depreme hazırlamak istiyoruz”
Toplu konutta, Hakkari’de 4 bin 935 konut projesini hayata geçirdiklerini ve deprem meselesinin ne kadar önemli ve acil bir konu olduğunun 6 Şubat’ta bir kez daha görüldüğünü belirten Erdoğan, hükümet ve belediye el ele vererek Hakkari’yi bir an önce depreme hazırlamak istediklerini söyledi.
Erdoğan, Hakkari’deki 3 millet bahçesi projesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade ederek 2002 yılına kadar Hakkari’ye sadece bir kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin ise 97 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını bildirdi.
Yüksekova yolundaki 3 bin 962 metrelik Yeni Köprü-1 tünelini bu sene tamamlayacaklarını kaydeden Erdoğan, bunun devamı olan 4 bin 568 metre uzunluğunda çift tüp tünelde de çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Zap-1, Zap-2 ve Zap-3 köprülerinin proje çalışmalarının ardından yapımına başlayacaklarını söyleyen Erdoğan, Yüksekova çevre yolu, Şemdinli-Derecik yolu, Üzümlü-Hudut Kapısı yolu ve Şemdinli-Alan yolunun yapımının devam ettiğini kaydetti.
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Tarım ve ormanda Durankaya, Bağışlı ve Salkımlı sulama göletlerinin yapımına devam ediyoruz. Dilimli Barajı sulamasının ilk etabını ihale aşamasına getirdik. Yüksekova içme suyu isale hattının ve arıtma tesisinin yapımını tamamladık. Hakkarili çiftçilerimize 9 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Yüksekova Organize Sanayi Bölgesi’ni kurduk, altyapı çalışmalarına devam ediyoruz. Enerjide, Hakkari’ye, doğal gaz sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemde Çukurca, Derecik, Şemdinli, Yüksekova’ya doğal gaz arzı sağlamayı da planlıyoruz. Merga Bütan Kayak Merkezi’ni yaparak 10 bin gencimizi kayak sporuyla tanıştırdık. Bu vesileyle Hakkarili kardeşlerime bir müjde vermek istiyorum. Toplum Yararına Programımız kapsamında 2 bin kardeşimizi ilimizde istihdam edeceğiz. Bu müjdemizin şimdiden Hakkari’mize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”
Gümrükte, Esendere Sınır Kapısını yenilediklerini söyleyen Erdoğan, Üzümlü ve Derecik sınır kapılarını açtıklarını belirterek, “Derecik Sınır Kapısı açılmadan önce Irak’a gitmek için 15 saat harcayan Hakkarili kardeşim, şimdi 3 saatte bunu yapabiliyor.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. Sizlerin de adaylarımıza çok güçlü destek vereceğinize inanıyorum. 31 Mart akşamı Hakkari’den bu kardeşinize müjde vermeye hazır mısınız?” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, mitinge katılan kişi sayısının 30 bin olduğunu söyledi.
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından, AK Parti’nin Hakkari Belediye Başkan adayı İsmet Ölmez ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak vatandaşları selamladı.
Mitinge, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Hakkari Valiliği’nde iftar yaptı.
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde geldiği Yüksekova Havalimanından helikopterle Hakkari il merkezine geçti. Partisi tarafından düzenlenen mitinge katılan Erdoğan, Hakkari’yi özlediğini Hakkarili kardeşlerinin de kendisini özlediğini belirterek, “Van’dan sizlere selam getirdim. Gönüllerimizi bir kez daha buluşturan rabbime hamdolsun. Hakkari’ye gelmeden önce Van’ın misafiri olduk. Maşallah orada da bambaşka bir coşku vardı. Sizlere Vanlı kardeşlerimin o muhabbetini iletiyorum. Doğu batı, kuzey güney demeden ülkemizin dört bir köşesini, 81 vilayetimizin her köşesini dolaşıyoruz. Alevi, Sünni ayrımı yapmadan samimiyetle bağrımıza bastırıyoruz. Bir zamanlar milletimize mağduriyetler yaşatan, kendilerini devletin sahibi gören bir avuç seçkin azınlık dışında çoğumuz ötekileştirildik. Haksızlığa ve hukuksuzluğu maruz bırakıldık. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık darbe girişimine, hendek teröründen, 15 Temmuz ihanetine kadar nice badireyi aşarak bugünlere geldik. Ellerinin altındaki tüm piyonları üzerimize saldılar. Eminim sizler de gayet iyi hatırlıyorsunuz. Attığımız her adım ya CHP tarafından engellendi ya da istismar zeminini kaybetmekten korkan bölücü örgüt tarafından sabote edildi. CHP ve ortakları sokaklarımızı karıştırarak ve kışkırtarak yasakların geri gelmesine çalıştılar. Böylece örgüt ise yaşlı, kadın, genç, polis, asker demeden vatan evlatlarını kalleşçe katlederek, aynı amaca hizmet etti. Her ikisi de Türkiye’de huzuru, güvenliği, kardeşliği ve demokrasinin hakim olmasını istemediler. Her ikisi de bu milletin terör belasından yakasını kurtarmasını hiçbir zaman istemediler. Hakkarili kardeşlerimin de bunu gördüğüne inanıyorum. Sizlerden 31 Mart’ta iradenizi kendilerinin tapulu mülkü görenlere esaslı bir ders vermenizi bekliyorum. Buna hazır mıyız?” dedi
“Şehrimizin kaynaklarını terör örgütlerine ve teröristlere aktarmadan sizler için kullanacak isimler belirledik”
Hakkari’nin huzuruna, hepsi birbirinden kıymetli adaylarla çıktıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin kaynaklarını terör örgütlerine ve teröristlere aktarmadan sizler için kullanacak isimler belirledik. Hakkari Belediye Başkan Adayımız İsmet Ölmez, fakir fukarayı gözetmesi, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutması ile bilinen bir kardeşimizdir. İsmet kardeşimiz, şehrimizin kalkınması ve gelişmesi için kendi imkanlarını da kullanacağına dair bize söz verdi. Seçilmesi halinde elbette biz de İsmet kardeşimizin yanında yer alacağız. Şimdi buradan soruyorum, hazır mıyız? Hakkari, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hakkari ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur ittifakının renkleri ile boyamaya var mıyız? Allah sizlerden razı olsun” diye konuştu.
“Hakkari’deki üç millet bahçesi projemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor”
AK Parti döneminde ülkenin her köşesine, her bölgesine ve her bir şehrine hizmet götürmek için mücadele ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hakkari’ye 21 yılda yaklaşık 72 milyar lira yatırım yaptık. Yüksekova’dan buraya araçlarınızla rahatlıkla gidebiliyorsunuz. 20 yıl önce böyle bir imkan var mıydı? İnşallah tünellerle yollarımızı daha da güzel hale getireceğiz. Hakkari Üniversitesi’ni kurduk, gençlik ve sporda bin 476 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptık. Birçok farklı branşta 20 spor tesisi inşa ettik. Hakkari’deki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 220 yataklı Hakkari ve 150 yataklı Yüksekova devlet hastaneleri başta olmak üzere toplam 37 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Hakkari ve Yüksekova devlet hastanelerimizi ek yatak kapasiteleriyle birlikte büyüteceğiz. Toplu konuta Hakkari’de 4 bin 935 konut projesini hayata geçirdik. Deprem meselesinin ne kadar önemli ve acil bir konu olduğunu 6 Şubat’ta hep birlikte bir kez daha gördük. Hükümet ve belediyeler el ele vererek Hakkari’yi bir an önce depreme hazırlamak istiyoruz. Hakkari’deki üç millet bahçesi projemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ulaşımda 2002 yılına kadar Hakkari’ye sadece bir kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz tam 97 kilometre bölünmüş yol yaptık. Yüksekova yolundaki Yeni Köprü Tüneli’ni de bu sene tamamlıyoruz.”
Erdoğan, konuşmasının ardından Hakkari Valiliğine geçti. – VAN
]]>Valilik ziyaretinin ardından AK Parti Hakkari Belediye Başkan adayı İsmet Ölmez’in Seçim Koordinasyon Merkezi’ne geçen Yerlikaya, burada vatandaşlarla bir araya geldi.
Partililerle sohbet eden Yerlikaya, yaptığı konuşmada, ramazanın birinci gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde şehit aileleriyle iftar yaptıklarını söyledi.
İkinci günde de terörle mücadelede destan yazan güvenlik güçlerinin sofrasında bulunmak, onların iftar neşesine ortak olmak istediklerini belirten Yerlikaya, “Terörle mücadelede Sayın Cumhurbaşkanı’mızın hükümetleri döneminde 150 daimi üs bölgesi yapıldı, ülke sınırları içinde. Bunlardan birinin yeri yeniydi. Biz de ilk defa oraya gidiyorduk. Koç Tepe Üs Bölgesi, 2 bin 945 rakımlı olan bir yer. Buraya gittik. Devletimizin, hükümetimizin terörle mücadeledeki kararlılığını, kahraman jandarmamızın azmini, inancını ve milletin onların üzerindeki dualarının nasıl tecelli ettiğini iftiharla, onurla gördük.” diye konuştu.
“Doğu ve Güneydoğu’da terörün esamesinin okunmadığını görüyoruz”
Yerlikaya, üs bölgelerinin en son teknolojiyle donatıldığını dile getirerek şöyle devam etti:
“Terörle ilgili kararlılığımız, duruşumuz, mücadelemiz öyle bir noktaya geldi ki Hakkari’nin tüm ilçelerinde iftarı açtık, sahura kadar kahvelerde, çay ocaklarında, parklarda, caddelerde huzurla gezebiliyoruz. Terörle mücadelede geldiğimiz noktada kapalı olan bir yaylamız, meramız Allah’a hamdolsun yok. Hatırlamak istemediğiniz günleri de sizlerin desteği, hükümetimizin kararlılığıyla görmeyeceğiz. Havadayız, masadayız. Sınırda duvarlarla ilgili, onların güvenliğiyle ilgili Hudut Kartallarının ne yaptığını hep beraber görüyoruz. Artık Doğu ve Güneydoğu’da terörün esamesinin okunmadığını görüyoruz. Görmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı’mız ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmayacağız’ diyor. Kaynağı neresi ile oraya gidiyoruz. Orada pençemizi vuruyoruz.”
Yöre halkının sabır ve anlayışına her zaman minnettar olduklarını vurgulayan Yerlikaya, “Devletini, aziz milletini seven bir dünya liderimiz var. Onun cesareti, tüm kolluk güçlerimizin cesaretini artırıyor. Bu bölgede fikrinden, zikrinden, dünya ve siyasi düşüncesinden dolayı bir ayrım yok.” ifadelerini kullandı.
“Belediyelerin sayamayacağımız kadar vazifeleri var”
“Göreve başladığımız günden bu yana başta hain bölücü terör örgütü olmak üzere terör örgütlerinin her birine nefes aldırmıyoruz, göz açtırmıyoruz.” diyen Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu hamaset olsun diye söylemiyorum. Siz bu kardeşinizin, sabah yaptığı paylaşımları izliyor musunuz? Bu organize suç örgütü denilen sözüm ona milletimize şekil yapan, suç işlemekte kibirlenen, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ‘Şehirde de eşkıya istemiyorum’ diye bize talimat verdiği sözde bu adamları ne hale getirdiğimizi, alıp teker teker adalete teslim ettiğimizi görüyorsunuz değil mi? Savcılığımız, valiliğimizin koordinasyonunda polisimiz ve jandarmamız, bu işi başaranların her birine diyorum ki Bakanınız olarak ben sizden razıyım, bilin ki aziz milletimizin desteği ve duaları sizlerin üzerinde.”
Yerlikaya, huzurun yerelden başladığına dair bir ifadenin olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti:
“Bizim, Hakkari’nin, Yüksekova’nın, bütün ilçelerimizin ortak ihtiyaçlarımızı emanet ettiğimiz bir yer var. Belediyelerin sayamayacağımız kadar vazifeleri var. Öyle birine emanet etmemiz lazım ki adamın duruşu engin olacak. Sizin içinizde rahatlıkla gezebilen birisi ama devletiyle, milletiyle, geçmişimizle, bugünümüzle, geleceğimizle sorunu olmayacak. Herkesi kendisinden daha iyi görecek. Bunları yapan bir kardeşimiz var. Buradaki kanaat önderleri, sizler, anketler, bizim genel merkezimiz, ittifaktaki genel merkezlerin değerlendirmelerinde bir isim ortaya çıktı. O isim İsmet başkanımız. 31 Mart akşamı Hakkari’mizi gerçek belediyecilikle tanıştırmak, içinizden birini güçlü bir oy oranıyla şehri emin yapmaya var mıyız?”
Bakan Yerlikaya ile beraberindekiler, daha sonra esnafı ziyaret etti.
]]>Hakkari Valiliği ve Hakkari Belediyesi tarafından, Gençlik Merkezi spor salonunda gerçekleştirilen seminerde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, Anadolu coğrafyasının yüzde 80’ine yakınının deprem gerçekliğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Doğu Anadolu ve Kuzey Doğu Anadolu fay hatlarının dünyanın en uzun fay hatlarından olduğunu belirten Çelik, bu iki fayın geçtiği güzergahlarda onlarca depremin meydana geldiğini, bunlardan en büyüğünün Erzincan depremi olduğunu anlattı.
Bu durumun Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından değiştiğini belirten Çelik, “Bundan sonra da bu coğrafyada depremler olacak. Hakkari, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alıyor. Başta biz idareciler olmak üzere ülkenin her ferdi, deprem kaygısını taşımak zorunda. Hepimiz deprem gerçeğini fark etmek ve kaygılanmak, kaygılandığımızda da çözüm bulmak zorundayız. Hepimiz bu depremlere hazırlıklı olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Bunun için en önemli hususun depreme dayanıklı yapılar inşa etmek olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
“Hakkari’de yapı stokunun güncellenmesi ve yapı stokunun risklerinin belirlenmesi için belediye ve üniversiteyle çalışma başlattık. Orada iyi mesafe almayı planlıyoruz. Ondan sonraki süreç kentsel dönüşüm süreci. O süreci de tüm kentle birlikte yönetmek ve yürütmek zorundayız. Devlet olarak en önemli görevimiz vatandaşın kamusal anlamda güvende kalmasıdır. Onun için deprem yönetmelikleri çıkarılıyor. Bu bir eziyet olsun diye değil, insanların güvende kalması içindir. Bu bilimsel hesaplama ve analiz işi. Hepimiz bir ve beraber olup aynı amaca doğru gidersek başarırız, yoksa sorunu çözme iradesi güçlenmez.”
“Binayı yumuşak zeminde yaparsak sonu felaket olur”
Yüksek inşaat mühendisi ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki ise Türkiye’de meydana gelen depremler hakkında bilgi vererek, bu depremlerin domino etkisi yarattığını ifade etti.
İzmir’de 4 yıl önce yaşanan depremde yıkılan binalarda kötü malzemenin kullanıldığını gördüklerini belirten Moriwaki, Ege’de küçük fay hatlarının çok olduğunu, bu yüzden sık sık depremlerin meydana gelebileceğini ama çok büyük bir deprem beklemediklerini aktardı.
Türkiye’nin her yerinin deprem açısından tehlikeli olduğunun söylenebileceğini vurgulayan Moriwaki, “Türkiye de Japonya da deprem konusunda tehlikeli bölgede yer alıyor. Japonya’da her türlü afet olabiliyor. Depremin olduğu noktada tekrar depremler oluyor. Burada da deprem biz yaşıyorken olmayabilir ama sonraki nesilleri düşünmemiz lazım. Hakkari’yi çok beğendim. Buranın yapısı genellikle kaya. Sert zemin olduğu için çok sallantı olmuyor.” diye konuştu.
Dünyadaki büyük depremlerle Türkiye ve Japonya arasındaki depreme ilişkin önlemlerin farklılıklarına değinen Moriwaki, “Artık Japonya’ya gitmeyeceğim. Sonuna kadar Türkiye’de çalışacağım. Türkiye, depremde can kaybının yüksek olması konusunda üçüncü sıraya yükseldi. Bazı ülkelere göre çok fazla büyük deprem olmamasına rağmen can kaybı fazla. Binayı yumuşak zeminde yaparsak sonu felaket olur.” dedi.
Çocukların deprem konusunda bilinçlendirilmesinin ve yapılarda sismik izolatörlerin kullanılmasının önemine işaret eden Moriwaki, “Evlerde eşyaları uygun yere bırakıp sabitlemek çok önemli. Merdivenler yapılarda zayıf noktalar. Hayat üçgenine yönelmek lazım. Hakkari’de büyük depremin üzerinden yaklaşık 100 yıl geçti. Bu süreçte deprem geliyorsa fikrimce daha iyi olur. Çünkü küçük olabilir. Ne kadar enerji biriktirirse daha kötü olabilir. Anladığım kadarıyla kötü malzeme kullanılmış çok yapı var. Her an gelebilir düşüncesiyle herkesin hazırlıklı olması lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
“Hakkari’de 1996’dan önce yapılan yapılar yüksek risk taşıyor”
Yüksek inşaat mühendisi ve afet yönetimi uzmanı Faruk Görünüş de depremsellik konusunda binalarla ilgili çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Bu çalışmalarla olası bir depremde kimsenin zarar görmemesini amaçladıklarını belirten Görünüş, şunları kaydetti:
“Hakkari nüfusuna oranla büyük bir depremde yüksek can kayıplarının yaşanabileceği bir şehir. Hakkari ciddi önlemler almaya başlamış. Bu çok önemli. Hakkari’ye hazır beton 2010’da girmeye başladı. O döneme kadar beton elle dökülürdü, dereden alınan malzemelerle yapılıyordu. O zaman düz demirler kullanılıyordu. Bu binalar ciddi anlamda risk taşıyor. Hakkari’de 1996’dan önce yapılan yapılar yüksek risk taşıyor. Çünkü o dönemdeki işçilik ve malzemeler kötüydü. 2011’den önce yapılan yapılar da riskli. 2018’den sonra yeni yönetmelik yürürlüğe girdi. Bu yönetmeliğin şartları biraz daha ağırdı. Deprem bölgesinde bu yönetmeliğe uygun yapılan yapılarda çok fazla hasar görmedik. İşçilik hatalarından kaynaklı yıkılan çok sayıda bina gördük. Eski binalarda hayat üçgeni görmedik. Asıl tehlike eski binalarda. Bir binanın çökmeyeceğini bilseniz korkmazsınız. Halkın bu çalışmalara destek vermesi geriyor. “
Moriwaki ve Görünüş, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı.
Programa Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu, İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, kurum amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gönüllüler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
]]>Vali Ali Çelik, “Gençlerle Yeni Ufuklara” temalı söyleşi kapsamında, her hafta, farklı bir okulun öğrencileriyle buluşmaya devam ediyor. Bu haftaki söyleşi programına konuk olan okul, Hakkari Sosyal Bilimler Lisesi oldu. Öğrencilere, yeni ufuklar açmak, vizyonlarını büyütmek, kişiliklerini çok yönlü geliştirmek ve geleceğe hazırlamak amacıyla düzenlenen söyleşilerde; yaşamından önemli kesitleri, eğitim hayatını, mesleki deneyimlerini paylaşan Vali Çelik, öğrencilerin sorularını içtenlikle yanıtladı ve geleceğe ilişkin tavsiyelerde bulundu. Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü şark salonunda ve keyifli geçen söyleşide, Vali Çelik, çeşitli konularda zaman zaman esprili yanıtlarıyla gençleri güldürürken, yaşantısından eğitim yıllarına; hayatında iz bırakan öğretmeninden, Hakkari ile ilgili projelere kadar merak edilen birçok soruya daha yanıt verdi. Öğrenciler, çok değerli bilgiler aktararak ufuklarını aydınlatan Vali Çelik’e teşekkür ederek soru sorma fırsatı verilmesi sayesinde, özgüvenlerinin de geliştiğini belirttiler.
“Hakkari ile ilgili hayallerim var”
Bir öğrenciden gelen; 5 yıl sonra Hakkari’yi nasıl görüyorsunuz? sorusuna karşılık Vali Çelik: “Benim Hakkari ile ilgili hayallerim var; insanlar için istihdam ortamı oluşmuş, kentsel dönüşümünü tamamlamış, tarım alanları sulanabilen, insanları birbirinden ayıran ideolojilerin son bulduğu ve insanların farklılıklara rağmen birbirini sevdiği, huzurun ve barışın hakim olduğu bir Hakkari” diye cevap verdi.
Hakkari’nin en sevdiğiniz yönü nedir? sorusuna ise Vali Çelik: “Hakkari’de en sevdiğim şey, insanların ellerini kalbinin üzerine koyarak ayağa kalkıp içinden geldiğince selamlaması. Bu benim için çok değerli. Coğrafyanın insan hayatında nasıl zorluklar getirebileceğini, bununla nasıl mücadele edilebileceğini Hakkari’de öğrendim. Hakkari doğasıyla bir çok sporcunun ilgisini çekiyor. Bu, Hakkari’nin farklı bir güzelliği; genç nüfusun çok olması ise ayrı bir güzellik. Öğrenciyken de valiyken de ödev ve disiplin silsilesi devam ediyor. O şehri yaşamadığınız, hissetmediğiniz zaman ya da kendinize dert edinmediğinizde sorumluluklarınızı yerine getiremiyorsunuz. Hepinizin de aynı sorumluluğu hissedeceğine eminim. Çünkü sorumluluk hayatımızın bir parçası. Yaptıklarınız, yapamadıklarınız oluyor; ama günün sonunda, kendime iyi ki Hakkari’deyim, diyorum. Hakkari’de görev yapmaktan gurur ve onur duyuyorum. Beni motive eden sorumluluk duygusuyla hareket etmem. İnsanların anlattıklarını dinleyin, okuyun, bilginizi geliştirin; ama şunu aklımızdan çıkarmayın, herkes bizim gibi bir insan. Bakış açınızı geliştirin, insanların hayat tecrübelerinden yararlanın. Başkalarının yaşadığı hayatı izleyen durumunda olmayın. Kendi hayatınızın başrol oyuncusu olun. Küçük şeylerden mutlu olabiliyorsanız diğer şeylerin bir önemi yok. Kendinizi küçümsemeyin, kimseyle kıyaslanmayacak kadar değerlisiniz. Her biriniz dünyanın en değerli varlığıyız” diye konuştu.
Öğrencilik ve meslek hayatında karşılaştığı zorlukları ve olumsuzlukları anlatıp, onlarla nasıl başa çıktığını da öğrencilerle paylaşan Vali Çelik, “Her birinizin sahip olduğu imkanlar benim sahip olduğum imkanların çok daha önünde. Eğer başarmak istiyorsanız, benden çok daha fazla şeyi başaracak durumdasınız. Mazeretleri önünüze alıp, takılıp düşeceğim diye düşünürseniz hata olur; ama o engeli sizin yükselmenize bir merdiven basamağı olarak düşünürseniz sonuç farklı olur. Dünyada iki tür insan var; iyiler ve kötüler. Hayatta tercih yapma şansınız var, hepimiz tercihlerimizin sonucuyuz. Sizler, tercihlerinizi hep iyiden yana yapın” şeklinde konuştu. – HAKKARİ
]]>HAKKARİ Valiliği tarafından 2 bin 800 rakımlı Merga Bütan Kayak Merkezi’nde, 5’inci ‘Kar Festivali’ düzenlendi. Vali Ali Çelik, “Kış sporları açısından dünyanın en güzel yerindeymişim hissi, içimde uyanıyor. Bu hissi herkesin tatması için Merga Bütan Kayak Merkezi’ni, Hakkari’yi herkese anlatmamız, tanıtmamız gerekiyor” dedi.
Hakkari Valiliği’nin organize ettiği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Hakkari Üniversitesi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün de destek verdiği festivale, Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Necip Çarıkcıoğlu, Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, kurum amirleri ve 5 bine yakın kişi katıldı. İki gün sürecek festival, ellerinde meşale olan kayakçıların gösterisiyle başladı. Festivalde, trekking, kayak ve snowboard gösterisi, kar raftingi, kar simidi ve leğen kayma yarışması, yamaç paraşütü, kar voleybolu ve zirve tırmanışı gibi etkinlikler gerçekleştirildi.
Festivalin açılışında konuşan Hakkari Valisi Ali Çelik, kentin doğal güzellikleri ve turizmine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bulunduğumuz Merga Bütan Kayak Tesisleri, kar festivali amacıyla, saflığın, temizliğin, beyazlığın, kirlenmemenin, dostluğun, kardeşliğin şehri Hakkari’nin içimizde büyüttüğü sevgiyi belki ülkemize, oradan da bütün dünyaya haykırmak için bir araya getirmiş olduğu etkinlik. Hepimizin içinde taşıdığı bu bembeyaz, tertemiz güzel coğrafya. Kış turizminin, kış sporlarının merkezi olmasını hedefleyen bir etkinlikle beraberiz. Kar festivali 5 yıldır şehrimizde 2017’den beri bu tesislerin, hem hemşerilerimizin kullanımında, geçlerimizin spor aktiviteleri, eğlenceleri, kayak sporuyla ilgilenmeleri için bir vesile. Aynı zamanda şehrimizin tanıtımı, turizmin gelişmesi için de bir kaynak alan. Umarım, buraya gelen misafirlerimizin, kayak sporuyla ilgilenen herkesin bu noktadaki bilinçlenmesi, tanıtımı bize, şehrimize katkısıyla Hakkari, kış sporlarının dünyadaki merkezlerinden biri olma potansiyelini barındırıyor ve olacak. Ben her kafamı kaldırdığımda belki de kış sporları açısında dünyanın en güzel yerindeymişim hissi, içimde uyanıyor. Bu hissi herkesin tatması için Merga Bütan Kayak Merkezi’ni Hakkari’yi herkese anlatmamız, tanıtmamız gerekiyor.”
‘GÖZ BEBEĞİ OLACAK’
Dün sona eren ‘Alp Disiplinli Yarışmaları’nda 200’ün üzerindeki yerli, yabancı antrenör ve sporcuyu Hakkari’de Merga Bütan Kayak Merkezi’nde misafir ettiklerini belirten Vali Çelik, “Onların hepsinden aldığımız geri bildirim, buranın Türkiye’deki, belki Avrupa’daki birçok yerden daha güzel olduğunun, kar kalitesinin, kar kalınlığının, bulunduğu mekanın ve coğrafyanın güzelliği, ambiyansının cidden çok kaliteli ve nitelikli olduğunu ifade ediyorlar. Bu bir potansiyeli bizlere gösteriyor. Sizlerin ve gençlerimizin bu anlamdaki destekleriyle umarım çok kısa bir sürede Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden birisi burası olacak. Bundan hiçbir şüphemiz yok. Bu temizlik, bu saflık, bu iyi niyet, bu sevgi, umudu da barındırıyor. İnşallah Hakkari’nin Berçelan yaylasından Zap Suyu kenarına kadar, Kaval Şelalesinden, Cilo buzulları ve Sat göllerine kadar her noktası adrenalinin ve macera tutkunlarının, sporseverlerin, doğaseverlerin kayak ve yürüyüş gibi birçok temel alanda sporla ilgilenen herkesin odak noktası ve göz bebeği olacak” dedi.
]]>Yüksek rakımlı dağları, doğal parkurları ve keşfedilmemiş güzellikleriyle kış ve dağ turizminin önemli merkezlerinden Hakkari, son yıllarda yapılan yatırımlarla bölgenin en modern merkezlerinden biri haline getirilen kayak merkeziyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
Kent merkezine 12 kilometre mesafede bulunan 2 bin 800 rakımlı merkezde, amatör ve profesyonel kayakçıların kullanabildiği farklı uzunluklardaki 5 pist, 1165 metrelik dörtlü telesiyej, 680 metrelik teleski, 200 metrelik kapalı yürüme bandı, çocuklar ve aileler için 2 kızak alanı, dağ evi ve restoran bulunuyor.
Ziyaretçilerin konaklaması için 120 yataklı otel yapılan ve 2 bin 900 rakımlı zirvesine kafe inşa edilen kayak merkezi, her yıl ağırladığı binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyle kentte kış turizminin gelişmesine katkı sağlıyor.
Yurdun dört bir yanından, İran, Irak ve diğer ülkelerden turistlerin ilgi gösterdiği merkezde, telesiyejle 2 bin 900 rakımlı zirve ve yamaçlardaki pistlere çıkan kayak tutkunları, kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi aştığı bölgede, eşsiz manzaraya karşı kayak ve snowboard yaparak adrenalin dolu anlar yaşıyor.
Merkezde, kayak yaparken pistlerden çıkıp kaybolan, yaralanan ve telesiyejde mahsur kalanlar olması riskine karşı Jandarma Arama Kurtarma timi hazır bekliyor.
“Ciddi bir talep var”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Emin Yıldırım, AA muhabirine, sezonu yeni açmalarına rağmen kayak merkezine kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden de yoğun talep olduğunu söyledi.
Ülkenin birçok yerinde doğal karın olmaması nedeniyle Hakkari’deki kayak merkezinin ilgi gördüğünü belirten Yıldırım, “Tesisteki bütün mekanik sistemlerimiz devrede. Yaklaşık 11 kilometrelik pistlerimizin tamamı ziyaretçilere açık. Ciddi bir talep söz konusu. Merkezden, ilçelerden, diğer illerden de ciddi bir talep var. İnşallah gelecek hafta oteli de hizmete sunacağız.” dedi.
Yıldırım, Merga Bütan Kayak Merkezinin Türkiye’nin en iddialı kayak merkezlerinden biri olduğuna işaret ederek, tesise ulaşımın rahat sağlandığını ve kar kalitesinin iyi olduğunu dile getirdi.
Türkiye Kayak Federasyonu ve Türkiye Dağcılık Federasyonu işbirliğiyle dağ kayağı ve alp disiplininde müsabakalar almaya başladıklarını anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
“Hakkari her geçen gün büyüyor, turizmin ciddi mekanlarından birisi oluyor. Sezonun uzun ve kar kalitesinin iyi olması nedeniyle tercih edilen bir yeriz. Önümüzdeki yıllarda sezonu uzatmak için hem gece kayağı hem de suni karlamayla ilgili süreci başlattık. İnsanların burada dolu dolu zaman geçirmesi için çaba sarf ediyoruz. Tüm kayakseverleri buraya bekliyoruz. 2 bin 900 rakıma yaptığımız zirve kafenin yüzde 90’ı tamamlandı. Buraya insanlar sadece kayak yapmaya gelmeyecek. Aynı zamanda aileleriyle mekanik sistemi kullanarak kafede çayını, kahvesini içecek, yemeğini yiyip manzaranın tadını çıkaracak. Kayak merkezimiz o kadar zengin bir kapasiteye sahip ki sadece kışın değil yazın da burayı doğa sporları merkezi yapıyoruz. Burada kampçılar, yamaç paraşütü, dağ bisikleti, trekking rotaları için alanlar oluşturacağız.”
“Hakkari çok güzel bir yer”
Üniversite öğrencisi Zeynep Zaycı da sınav stresini atmak için arkadaşlarıyla merkeze geldiklerini dile getirerek, “Burada çok eğlendik. Kayak yapmak çok eğlenceli bir aktivite. Birazdan telesiyeje bineceğiz. Yukarıdaki manzarayı görmek için sabırsızlanıyoruz. Hakkari çok güzel bir yer.” dedi.
Adana’dan gelen Mehmet Yalçın ise “Kayak yapmak için buraya geldik. Çok güzel pistler var. Soğuk diye bekliyorduk ama hava çok güzel. Bir haftaya kadar buradayız. 6 kişiyle geldik. Çevreyi gezdik. Bugün de buradayız. Buralar anlatılmaz yaşanır.” diye konuştu.
Şırnak’tan gelen Mehmet Gökçe, kayak merkezinde güzel zaman geçirdiklerini belirterek, “Her yıl buraya geliyoruz. Rafting sporcularıyız. Hafta sonlarını burada değerlendiriyoruz. Herkesi buraya davet ediyoruz. İnsanıyla, doğasıyla mükemmel bir yer. Hakkari yaşanması gereken bir memleket. Dört mevsim bölgemiz doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Yanı başımızda Sümbül Dağı var, eteklerinde kent merkezi. Karla da buluşunca kartpostallık görüntüler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 31 Aralık günü meydana gelen 4.4 ve 4.5 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgede 33 deprem meydana geldi. Deprem uzmanlarının da sürekli uyarılarda bulunduğu kentte son depremler paniğe neden olurken, depremler nedeniyle 28 ev ile 1 ahırda hasar meydana geldi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Hakkari’nin Yüksekova İlçesi merkezli depremleri değerlendirdi. 2023 yılında Hakkari ve civarı ile ilgili Gümüşhane Üniversitesinden Prof. Dr. Serkan Öztürk ile birlikte çalışma yürüttüklerini anlatan Doç. Dr. Alkan, Bu bölge Yüksekova-Şemdinli fay zonunun geçtiği aynı zamanda kenet kuşağıyla ilişkili olan deprem anlamında riskli bir bölgedir. Şu ana kadar 33 deprem o bölgede meydana geldi dedi.
Bölgenin önemli olduğunu da anlatan Doç. Dr. Alkan, Yaptığımız çalışmada 1958 ile 2022 yılları arasında bölgede olan 2 bin 818 depremi alıp bunlardan bir kestirim yapmaya çalıştık. Yaptığımız çalışmada riskin Hakkari, Yüksekova ve Şemdinli civarında yüksek olduğunu görüyoruz. Bizim yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, Hakkari-Yüksekova civarında Konalga, Hakkari, Işıklar ve Çubuklu segmentlerinde riskin daha yüksek olduğunu, kestirimin depremin olma ihtimalin daha yüksek olduğunu sonucuna vardık. Özellikle Yüksekova- Şemdinli fay zonundan bir enerji transferi olduğunu ve bunun da Güneydoğu Anadolu kenet kuşağıyla ilişkilendirilmesi gerektiğini, çalışmamız da bahsettik dedi.
YÜKSEK RİSKLİ BÖLGE
Hakkari ve civarı ile ilgili önceki depremleri de kullanarak Gümüşhane Üniversitesi, Jeofizik Mühendisliği Bölümünde Prof. Dr. Serkan Öztürk ile birlikte yaptıkları çalışmada depremlerin tekrarlanma oranlarını hesapladıklarını anlatan Doç. Dr. Alkan, En son 2005 yılındaki depremi dikkate aldığımızda büyüklüğü 5.0, 5.5 ve 5.9 depremlerin oluşma olasılığı ve kendini tekrarlama periyodlarını hesapladık. En son 2005 Hakkari (Otluca, 5.9) depremini dikkate aldığımızda, büyüklükleri 5.0, 5.5 ve 5.9 olan depremlerin oluşma olasılığı ve kendini tekrarlama periyodlarını hesapladık. 2005 yılında Hakkari’de 5.9’luk depremi dikkate alarak, Hakkari ve civarı için 5.0, 5.5 ve 5.9 olan depremlerin gelecekte oluşma olasılığı yaklaşık olarak yüzde 68, 35, 18 ve kendini tekrarlama periyodları ortalama 9, 23 ve 48 yıldır. Yüksekova, Şemdinli, Hakkari civarı her anlamda bizim için yüksek riskli bir bölgedir. Bu bölgede zemin, yapı ilişkisini çok iyi organize etmemiz gerekmektedir diye konuştu. (DHA)
]]>