“HERKES HAKKINI HELAL ETSİN”
Seçimde İbrahim Hacıosmanoğlu ile yarışan Mehmet Büyükekşi, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından kısa bir açıklama yaptı. Büyükekşi, “Bizden bu kadar, herkes hakkını helal etsin” sözleriyle veda etti.

5 OY FARKLA HACIOSMANOĞLU’NA KAYBETTİ
Seçimde 274 delege oy kullandı. İbrahim Hacıosmanoğlu, 134 oy alarak TFF’nin yeni başkanı seçildi. Mehmet Büyükekşi, 129 oy aldı. Bu sonuçla, TFF’nin yeni başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu oldu.

SKANDALLARLA DOLU BİR BAŞKANLIK DÖNEMİ
Öte yandan Mehmet Büyükekşi’nin TFF başkanlığı döneminde birçok skandal olay yaşandı. İşte hafızalara kazanın ve gündeme oturan o olaylar;
Skandal olayların ilki, Süper Lig’in 2022-23 sezonunda MKE Ankaragücü ve Beşiktaş’ın karşı karşıya geldiği maçta yaşanmıştı. Mücadelenin son düdüğüyle birlikte ev sahibi takım taraftarı sahaya girerek Beşiktaşlı futbolcuların üzerine koşmuştu. Öfkeli taraftara siyah-beyazlı ekibin futbolcusu Josef De Souza müdahale ederek durdurmuştu. Josef, bu hareketi sebebiyle kırmızı kartla cezalandırılmıştı.

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig’in 2022-23 sezonu şampiyonu Galatasaray ve Türkiye Kupası şampiyonu Fenerbahçe arasındaki Süper Kupa finalini Suudi Arabistan’da oynatma kararı almıştı. 30 Aralık 2023 tarihinde oynanması planlanan final mücadelesi, Mustafa Kemal Atatürk görseli bulunan tişörtler ve pankartlarla sahaya çıkılmasına izin verilmemesi bahane edilerek oynanmamıştı.

11 Aralık 2023 tarihinde Süper Lig’de MKE Ankaragücü ve Çaykur Rizespor arasında oynanan maç 1-1 eşitlikle sona erdi. Son düdüğün ardından Ankaragücü başkanı Faruk Koca sahaya indi ve maçın hakemi Halil Umut Meler’in üzerine koşarak yumruk attı. Başkan Faruk Koca’nın attığı yumruk sonrası Halil Umut Meler’in gözünün morardığı görüldü.

Hakem yumruklanmasından 1 hafta sonra ise İstanbulspor ve Trabzonspor karşı karşıya geldi. Karşılaşmada Trabzonspor’u 2-1 öne geçiren golden hemen önce, İstanbulsporlu Florian Loshaj ile Batista Mendy arasındaki mücadelede Loshaj yerde kaldı. Bu pozisyonda hakem oyunu devam ettirdi ve gelişen atak Bordo-Mavili ekibin golüyle sonuçlandı. Bu pozisyonun ardından İstanbulspor Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, hakemin devam kararına tepki gösterdi ve sahaya inerek futbolcularını sahadan çekti.

Süper Lig’de Trabzonspor ve Fenerbahçe’nin karşı karşıya geldiği maçta taraftarlar son düdüğün ardından sahaya girerek Fenerbahçeli futbolculara saldırmaya çalıştı. Sarı-lacivertli ekibin futbolcularının ve bordo-mavili taraftarların karşı karşıya geldiği olaylarda birçok taraftar göz altına alınmıştı.

Bu sezonun bir diğer skandal olayında ise 26 Mart 2024 tarihinde, Merkez Hakem Kurulu’nun düzenlediği ve Süper Lig hakemleriyle, hakem danışmanı Hugh Dallas’ın katıldığı toplantının görüntüleri sızdırıldı. Görüntülerde Galatasaray – Antalyaspor maçındaki tartışmalı pozisyonlarda maçın hakemi Abdülkadir Bitigen ve Hugh Dallas’ın yorumları çok tartışıldı. Bu sızdırılan görüntülerinden ardından Türkiye Futbol Federasyonu toplantının tamamını yayınladı.

Son olarak ise Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki Süper Kupa final mücadelesinde sarı-lacivertli ekip maçtan çekilme kararı aldı. Mücadeleye A takım futbolcularını götürmeyen Fenerbahçe, U19 takımıyla maça çıkma kararı almıştı. Karşılaşmanın henüz 1. dakikasında Mauro Icardi’nin golüyle 1-0 geriye düşen Fenerbahçe, golün santrasını yapmadı ve sahadan çekildi.

Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’ndeki Orhan Saka Konferans Salonu’nda düzenlenen imza törenine; TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yunus Arslan; iş birliği protokolünde yer alan; Ankara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi temsilcileri; MHK Başkanı Ahmet İbanoğlu; TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, Kulüp Lisans İşleri ve Engelli Federasyonlarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Günay; TFF İcra Kurulu Üyesi, Süper Lig’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Müslüm Özmen ile TFF Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Kocasert katıldı.
“Hakem Akademisi güncel bir eğitim anlayışı ile kuruldu.”
İmza töreninin açılışında konuşan TFF Başkanı Büyükekşi, şunları ifade etti: “Bugün burada, Türk futbolunda yine bir ilki sizinle paylaşmak için bir araya geldik. Hakem Akademisi ve Hakem Akademisi’nin üniversiteler ile iş birliği, Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun. Günümüzde eğitim anlayışı gelişti ve değişti. Eski usul, eğitimcinin anlattığı, öğrencinin dinlediği eğitim anlayışı artık geride kaldı. FIFA ve UEFA da artık yetişkin eğitimi prensiplerini baz alan, öğrencinin merkezde olduğu uygulamalı eğitim anlayışını benimsedi. Hakem Akademisi de bu değişime uygun olarak güncel bir eğitim anlayışı ile kuruldu. Teknolojinin tüm imkanlarından yararlanan, hakemliği kural bilgisi ve pozisyon yorumlanmasının ötesine taşıyan interaktif bir eğitim anlayışı ile çalışmalarına başladı. Hakemlerin sahada liderlik becerilerine sahip olması gerektiğinden, yönetim modülleri, atletik performanslarının üst seviyede olması için atletik performansı arttıran eğitimler de güncel olarak Hakem Akademisi’nde veriliyor. Günümüzde dünyada hakem sayısında ciddi düşüş var. Yeni nesiller hakem olmak istemiyor. Hakemliği özendirecek çalışmalarla Hakem Akademisi, ‘Aday Hakem Kursları’ açarak kısa sürede hakem adaylarını hakemlik kariyerlerine başlattı. Hakem Akademisi kapsamında ‘Hakem Koçluğu Projesi’ ile Süper Lig hakemleri, hakem koçları ile maçlar sonrasında birebir çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Yönettikleri maçları hakem koçları ile değerlendiriyorlar. Bu sayede, maçlardaki performanslarını hem kendileri değerlendiriyor hem de hakem koçlarından tavsiyeler alıyorlar. Diğer taraftan, Hakem Akademisi’nde kurulan psikoteknik laboratuvarda hakemlerin yetenek, yetkinlik ve kişilik özelliklerini ölçme ve değerlendirme imkanı bulunuyor. Elde edilen bilimsel veriler terfilerde belirleyici olacak. Hakem Akademisi, hakem eğitimi, hakemlerin terfi sınavları, gözlemci, hakem koçu, hakem eğitimcisi, paydaşların eğitimi ve terfi sistemi gibi katmanlardan oluşuyor. Bugün de burada Hakem Akademisi ile üniversitelerimizin spor bilimleri fakültelerinin iş birliği protokolünü imzalıyoruz. Bu protokol kapsamında üniversitelerin içinde ‘Futbol Hakemliği Sertifika Programı’ açılacak. Böylelikle daha nitelikli hakem yetiştirme imkanına kavuşacağız. Üniversitelerimizin spor bilimleri fakültelerinin tesislerinden yararlanabileceğiz. Üniversitelerimizin akademik personelinin bu konu ile ilgili bilimsel çalışmalar yapmasına imkan tanıyacağız. Ankara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakülteleri ile başlattığımız bu iş birliği yeni üniversitelerimizin katılımı ile devam edecek. Hakem Akademisi ve Hakem Akademisi’nin üniversiteler ile iş birliğinin hayata geçmesinde katkısı olan üniversitelerimize, Hakem Akademisi profesyonellerimize, yönetim kurulu üyelerimize ve TFF profesyonellerimize teşekkür ederim.”
“TFF’nin öncülüğünde yürütülen bu projenin gelişmesine önemli katkılar sunmanın gururunu yaşıyoruz.”
TFF Başkanı Büyükekşi’nin ardından bir konuşma gerçekleştiren Prof. Dr. Ahmet Kutluhan şunları kaydetti: “Hakem Akademisi uhdesinde yer alan ‘Futbol Hakemliği Sertifika Programı’nın Türkiye Futbol Federasyonu ile üniversiteler iş birliğinde yürütülmesi adına düzenlenen bu imza töreninde yer almaktan dolayı üniversitem adına çok mutluyum. Bu proje kapsamında spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerimize yönelik ‘Futbol Hakemliği Sertifika Programı’ yürütülerek Türkiye Futbol Federasyonu’nun hakemlik konusunda gerçekleştireceği birçok faaliyette iş birliği sağlanacaktır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun öncülüğünde yürütülen bu projenin gelişmesine ilk günden itibaren heyecanla ve titizlikle yaklaşarak önemli katkılar sunmanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlamda her iki kurumda da bu proje için emek sarf eden kişileri kutlamak istiyorum.”
Rektör Kutluhan: “Futbolda ya da başka alanlarda ortaya çıkan sorunları çözmek için oldukça fazla kaynağımız var, yeter ki sabırlı olalım ve bilimi rehber edinelim.”
Bu manada üniversitelerle iş birliğine açık bir tutum sergiledikçe Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Mehmet Büyükekşi Bey’e ve TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı Sayın Ahmet İbanoğlu’na çok teşekkür ediyorum. Birlikte Türk futbol hakemliğini önemli bir noktaya taşıyacağımıza olan inancımızın tam olduğunu da belirtmek isterim. Bu vesileyle futbolun ve sporun diğer alanlarında da benzer iş birliklerine üniversite olarak açık olduğumuzu ve bunların artarak devam etmesi gerektiğini ifade ederek protokolün ülkemiz futbol camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum, saygılar sunuyorum.” – DENİZLİ
]]>Karagöl, maçın ardından stadyum çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, bu akşam Türk futbolunun ve hakemlerinin ne olduğunu bilmek, duymak, görmek isteyenlerin bu maçı izlemeleri gerektiğini belirtti.
Karşılaşmanın ilk yarısında hakemin verdiği kararların tamamen taraflı olduğunu savunan Karagöl, Rey Manaj’a yapılan pozisyonun kırmızı kart olduğunu öne sürdü.
Karagöl, auta çıkan toptan gol yediklerini savunarak, “Attığımız nizami golün iptali ve oyuncumuza verilen kırmızı kart. İkinci yarıda yine Rey Manaj’a yapılan bir pozisyonda penaltının verilmemesi. Oyun içerisindeki bütün ikili mücadelelerde rakip tarafına verilen kararlar, neresinden bakarsanız bakın bu akşam tamamen bir facia.” dedi.
“Bizi susturamazsınız”
Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kuruluna çağrıda bulunan Karagöl, şunları kaydetti:
“Bu maçtan sonra bu hakeme vereceğiniz puanları göreceğiz. Bu hakemle ilgili nasıl kararlar vereceksiniz onları da göreceğiz. Bu hakem ilk yarıda bizi Fenerbahçe maçında da katleden hakemdi. O maçtan sonrada çıktık konuştuk, bize cezayı verdiniz ama bizi susturamazsınız. Sivasspor’un hakkını hiçbir zaman hiçbir yerde yedirmeyiz. Bu işi ya doğru ve layıkıyla yapsınlar, ya da bıraksın yapmasınlar. VAR hakemleri sizin de isimleriniz belli, sizin de her maçta yaptıklarınız belli. Ligin ilk yarısındaki Başakşehir maçında da benzer kararlarla maçı döndürdünüz ve gerekli 3 puanı gerekli yerlere aldırdınız. Yeter bizimle uğraşmayın, bizimle uğraşan sonunda cezasını Allah tarafından görür. Bu işte hak var.”
“Böyle rezillik olmaz”
Karagöl, hakemlerin her takıma eşit ve adil davranması gerektiğini vurgulayarak, “Böyle rezillik olmaz, bu adamlar maçtan sonra nasıl evine gidip rahat uyuyor.” diye konuştu.
Türk futbolunun kaybettiğini dile getiren Karagöl, yabancı VAR hakemlerin geldiğini ve Türk hakemlerin kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini ifade etti.
Bu konuşmasından dolayı kendisine ceza verilmemesi gerektiğini belirten Karagöl, ceza verilmesi gereken kurumların cezalandırılmasını istedi.
“Adil olun gördüğünüzü çalın”
Bu yıl Türk futbolunda rezillikler yaşandığını savunan Karagöl, şunları söyledi:
“Bunun da sorumluları belli. Adil olun gördüğünüzü çalın, korkmayın, başka hesaplar içerisinde olmayın. Burası Anadolu’nun göbeği, Sivasspor ile kimse oynamasın. Türk futbolunun ve Türk hakemliğinin bu sene içerisinde bulunduğu durum belli. Neyin bağlantısını kuralım, rezilliklerin hepsi ortada. Futboldan anlayan birisi şu maçı 90 dakika seyretsin benim yaptığım yorumların 100 kat fazlasını yapar. Herkes işini yapacak, hakemsen hakemliğini yapacaksın. Sarı forma giymeyeceksin, başka forma giyeceksin. Bizi maçtan düşürmek için elinden gelen her şeyi yaptı ve 10 kişi ile ikinci yarıda aslanlar gibi mücadele ettik. Kimin ne hesabı var bizi ilgilendirmiyor, bizi kulübümüzün içerisinde bulunduğu durum ilgilendiriyor. Biz öyle sesi kısık ‘yeter’ diye bağırmayız. Bizle ilgili karar verirken 10 kere değil, 100 kere düşünecekler. Vicdanlarını nerede bırakıp geliyorlar.”
Karagöl, maçların yabancı hakemler tarafından yönetilmesine karşı olmadıklarını dile getirerek, “Türk futbolunun ve Türk hakemlerin halini görüyorsunuz. Bir maç bu kadar katledilemez. Türk futbolu nasıl gelişecek, seyrettiğiniz hangi maçtan zevk alıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
]]>“2 TELEFONUNUZDAN BYLOCK ÇIKTI”
Büyükekşi’yi sert eleştiren Koç, “Sayın başkan beni iyi dinleyin! Söz konusu milli değerler ise bizi en son sorgulayacak kişilerden biri sizsiniz. İki telefonunuzda Bylock çıktı! Bize milli değerler hakkında konuşamazsınız.
Koç’un açıklamalarından satır başları;
DURUP DURURKEN İMZA SÜRECİ BAŞLAMADI
Durup dururken imza süreci başlamadı. Herkes memnun mesut, dünya toz pembe, kimse şikayet etmiyor, boş vaktimiz var gidip imza toplayalım denmedi.
OLAĞANÜSTÜ BİR KİŞİYLE MUHATAP OLUYORUZ
Olağanüstü bir kişiyle muhatap oluyoruz. Milyonların maç skorlarına, hafta sonu skorlarına bütün haftasını etkilediği futbol sektörünün nasıl son derece ilginç, garip, kindar, son derece kolay günü anı kurtarmak için yalan söyleyen bir insanın elinde olduğunu anlatmaya çalışacağım.
SİYASETE DEĞİNMEK ZORUNDAYIM
Biz artık bıktık devamlı kendimizi müdafaa etmekten. Riyad’da ihaleyi bize çıkardılar. Yine aynı şeyi yapıyorlar. En son sert cevabı mecburen, istemeyerek, üzülerek vermek zorundayım. Onlar siyaseti karıştırdıkları için siyasete değinmek zorundayım.
NİYE İMZA TOPLAMA İHTİYACI DUYDUK?
Niye imza toplama ihtiyacı duyduk? 18 Temmuz ortada yokken imza toplama süreci başladı. Zaman kazanmak için 18 Temmuz tarihi verildi. Bu tarih ile bazı kulüpler yanlarına çekildi. Ben aday olmayacağım, beni de rencide etmeyin, Avrupa Şampiyonası’na gideyim, aday olmayıp bırakacağım dediği için bazı kulüpler inandı. Bazı kulüpler de neyin ne olduğunu bilmelerine rağmen rekabette kendilerine avantaj sağlayabilmek için nasıl zikzak çizdiklerini anlatmaya çalışacağım.
EN GÜVENİLMEZ KURUM, EN GÜVENİLMEZ SEKTÖR
Belki de Türkiye’de en güvenilmez kurum TFF. Belki de en güvenilmez sektör de Türkiye’deki futbol sektörüdür.
KRİZLERİ YÖNETEMEDİ
Bu sezon, hiçbir sezonda olmadığı kadar kaotik bir ortam var. Pek çok kriz, skandal oldu. Riyad, hakem tokatlanma olayı, bir takım sahadan çekildi, Süper Kupa, sızan görüntüler, hakemlerin ifadeleri, beklentiyle bilmem neyle karar verenler… Bir sürü şey oldu üst üste. Kendisi hakem dışında sıkıntımız yok diyor ama krizleri yönetemedi. Kriz yönetimi olağanüstü kötü. Yalpalaya yalpalaya gereken cesareti ve iradeyi gösteremediği için kulüpler arasında sıkıntı oluştu. Bugün Türk futbolunda büyük bir güven bunalımı var. Türkiye’deki en güvenilmez kurum Türkiye Futbol Federasyonu, en güvenilmez sektör futbol.
HAKEMLİK MÜESSESESİ YERLEBİR
Hakemlik müessesi yerlebir edildi. Sayın Başkan, aslında hem başkan hem MHK başkanı olarak hareket etmeyi seçti. Niyeti olan çok sıkıntılı müesseseyi düzeltmekti, daha sıkıntılı hale getirdi. Hakemlik yapboz tahtasına döndü.
SEVİYORUM, SEVMİYORUMLA YÖNETEMEZ
21 ayda hakemlik müessesinde ne kadar çok format denenip vazgeçildi. Kişilere ve kurumlara özel düzenlemelere gidildi. TFF statüsü madde 3, tarafsız davranmak ve ayrımcılık yapmamak diyor. Bize göre tamamen ters bir yönetim anlayışı var. Bunu anlamamız zaman aldı. Kindar bir başkan var. Sayın Ahmet Nur Çebi ile ilgili girdiği polemikte olayı kişiselleştirdi. Birçok kez arayı bulmaya çalıştım, olmadı. Beşiktaş’a gösterdiği muamele… Amirimiz TFF. Seviyorum sevmiyorumla futbolu yönetemez. Standart içinde muamele göstermesi lazım. Beşiktaş olayında gördük ki kindar biri.”
G.SARAY’LA ARASINDA GARİP BİR İLİŞKİ VAR
Galatasaray ile arasında garip bir ilişki var. Kendilerine söylüyorum. Galatasaray Başkanı ve TFF Başkanı’na ‘Sizin kavganız kayıkçı kavgası’ diyorum.
İBANOĞLU’NA BANA DAVA AÇMASI İÇİN TELKİNDE BULUNDU
Sayın Ahmet İbanoğlu’na şahsıma dava açması için telkinde bulundu ve izin verdi.
MALUM CAMİA DA BUNU ÇOK İYİ YAPIYOR
Fenerbahçe – Karagümrük maçından sonra çarpıcı bir olay oldu. Bir pazar günüydü. Fenerbahçe lehine, Karagümrük aleyhine net bir hakem hatası oldu. Malum camia da biliyorsunuz bu işleri çok iyi kullanıyor, yaygara kopardı, benzer şeyler kendi maçlarında olmasına rağmen. 27 Kasım Pazar günü sayın başkan TFF’ye hışımla, sinirle federasyona giriyor. Girişte ‘Beni camiamla karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar’ diyorlar şiddetle. Birçok insanın önünde bir açıklama yazdırıyor Sayın Medine hanıma. Başkanın ağzından. İbanoğlu’na okeyletip açıklamayı yayınlıyorlar.
OMURGASIZ DERKEN BUNU KASTETTİM
Hangi futbol takımının şampiyonluk adayı olur, Avrupa adayı olur, düşme düşmeme yarışında olur, hangi takıma yapılan bir hakem hatasından sonra MHK başkanı açıklama yapmıştır. Soruyorum Beşiktaş, Trabzonspor, Galatasaray, başka kulüp hatırlıyor musunuz? Teşkilat üstündeki etkiyi düşünebiliyor musunuz? Bir TFF başkanı, eşit rekabet sağlaması gereken adam öfkeyle bağırıyor, ‘Camiamla karşı karşıya getireceksiniz’ diyor. Başkan diyorlar ‘3-4 maç ceza veririz’ diyorlar. MHK Başkanı’na ‘omurgasız’ derken bunu kastetmiştim, yazıyı yazdırıyor, ‘Tamam mı Ahmet’ diyor, imzasını attırıyor.
NE TAKTİKLERİ OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ
Kesinlikle aday olmayacağım demişti, şimdi mayısta bakacağız diyor. Bunun ne taktikleri olduğunu biliyorsunuz.
CESARET EDEMEDİ
Talihsiz olaydan önce TFF’deydik. 6-7 yönetici vardı. Devre arasında MHK’yi değiştireceğini, hakemlerin yüzde 40’ını değiştireceğini, talimat değiştireceğini anlattı. Bir yumruk olayı oldu. Bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı malumunuz. Bir sürü başkan bana şike teklif edildi dedi. Onları soruşturdu mu, soruşturmadı mı? Bahis iddiaları diz boyu. Trabzonspor – Fenerbahçe maçından sonra etki altında kaldı. Fenerbahçeli futbolculara ağır cezalar verdirmek için raporlar değişti ama yapamadı, cesaret edemedi. Bizim futbolculara 4’er 5’er maç ceza verilecekti.
KULÜPLER DİK DURURSA BÖLEMEZ
Böl parçala ve yönet yönetim anlayışıyla kulüpler arasına nifak tohumu ekti. İmza sürecinde de görüyorsunuz, Kulüpler Birliği’ni bölmeye çalışıyor. Kulüpler dik durursa bölemez ama bazı kulüpler zikzak çizdiği için başarılı oldu.
ANKARA’YA ŞİKAYET EDİLDİK
Riyad’da kendi başarısızlığını örtbas edebilmek için bizleri Ankara’ya şikayet etti. Riyad’da tuttu ya, sayın Cumhurbaşkanımıza kadar kandırdılar. O tuttuğu için bugün de aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar. Riyad’da kendi beceriksizliğini üstünü kapatmak için Ankara’ya bizi şikayet etmişti. Bugün de koltuğunu korumak için aynı sürece girdi.
BEŞİKTAŞ, DURSUN ÖZBEK, TRABZONSPOR
Başta Galatasaray ve Trabzonspor da dahil buna, imza vereceklerini söylüyorlar. Pazartesi lafı geçiyor, pazartesi geç diyenler de var. 5 Nisan’da dört takım daha sürece dahil oluyor, bunlardan biri Fenerbahçe. Süper Kupa’yla ilgili TFF’den bize zehir zemberek bir yazı geldi. Biz de ‘Yeter’ dedik ve katıldık. Sonrasında Beşiktaş da katıldı. Beşiktaş da suçlanıyor ya.
Bu işin farkına varan Büyükekşi, dayanamayacağını anlayıp Şanlıurfa’da zaman kazanmak için bir açıklama yaptı. Hala yönetim kurulu kararı var mı yok mu bilmiyoruz.
Bu açıklama gelince, orada da Dursun Özbek ile istişare yapıyorlar. Derhal seçime gidelim diyen Dursun Özbek ne olacak 15-20 günden noktasına geliyor. İmza vereceğinden üçü, 18 Temmuz hedefimize ulaştık, imzaya gerek yok diyorlar. 18 Temmuz’da yeni bir TFF seçileceğini düşünerek bunu söylüyorlar.
Şimdi de öz güven tavan yapmış, 60 günden önce yapılamaz seçim diyor. 25 günü Dursun Özbek sayesinde cebe koydu ya, o zaman 18 Temmuz’da yaparız diyor. Yönetim kurulu kararıyla bunu haziran başına getirebilir.
NE İŞİN BAŞINDAYIZ, NE İŞİN LİDERİYİZ
Nasıl oluyor da bu iş Fenerbahçeli Ali Koç’un üstüne yapışıyor? İmza sürecini anlattım. Biz ne işin başındayız, ne lideriyiz. Kulüp başkanları ‘Sen olmasan çoktan yollamışlardı’ diyorlar. Biz nasıl bu işin bayraktarlığını yaptığımızı anlayamadık. Biz imzamızı verdik. Biz bunlar yüzünden Süper Kupamızı çöpe attık, sahaya çıkmadık. Türkiye Kupası’na da çıkmayacağız. Bizim imza vermememiz riyakarlık olur.
ASIL AZINLIK SİZSİNİZ
Tüm siyasi desteğe, size verilen omuza rağmen, başka adayların önünün kesilmesine rağmen delegelerden aldığınız oy belli! Asıl azınlık sizsiniz! Atanan bir başkanın, demokratik haklarını kullanan kulüplerin çabalarını anti-demokratik yöntemlerle engellemeye çalışmasını sizin takdirinize bırakıyoruz.
ARKANIZDAN SÖVÜYORLAR
Sayın başkan kaç tane kulüp var biliyor musunuz size arkanızdan sövüp, mecburen başkan olarak sizi tanıyor.
BİZE VATAN MİLLET DERSİ VEREMEZSİN
Söz konusu milli değerler ise bize laf edecek en son kişi sizsiniz! İki telefonunda da bylock çıkan adam bize vatan millet dersi veremez!
FETÖ HALA FUTBOLUN İÇERİSİNDE
Bu ülkeyi de anlamıyorum artık! Bu örgütün kenarından köşesinden geçenlerin futbolun içinde yer almaması lazım. Adam mı kalmadı bu ülkede? Bu FETÖ unsuru hala futbolun içerisinde. Daha fazla o günlere dönme adımları atılmaktadır.
CUMHURBAŞKANI’NI DA KALDIRDILAR
Riyad’daki olaylarda Sayın Cumhurbaşkanı’nı da kandırdılar. Dursun Özbek olsam ‘Riyad’da ben de vardım, neden benden bahsedilmiyor?’ derim.
BELEDİYELERE TALİMAT GİDİYOR
Belediyelere talimat gidiyor. Belediyeler, imza veren kulüplere baskı yapıyor. Para sözü, vaadi veriyor. Kendisi aradığında da ‘Size Ali Koç mu baskı yapıyor?’ diyor. Bu bir seçim değil, beni buraya kimin getirdiğini biliyor musunuz? Bana yapılan ona yapılır diyor.
ALİ KOÇ GÖNDERTTİ DENMESİN DİYE
Bazı kulüplere de şey diyorlarmış, bu Başkan gidecek bir şekilde de Ali Koç göndertti denmesin diye böyle uzuyor.
YALANSA, YALANLASINLAR
Bir de Volkan Can var, o siyaset yapmıyor. ‘İmza vermeyen takımların maçlarına atanan hakemlere daha titizlikle bakılıyor’ diye kulüplerle görüşüyor. Ne demek bu? Milli Takım için bir sponsorluk anlaşması yapılıyor, paranın bir kısmı alınıyor ve kulüplere dağıtılıyor. Yalansa, yalanlasınlar.
ŞÜKÜR Kİ DİJİTAL VAR
“TRT Spor, A Spor bizim basın toplantılarına girmemiş. Bizim basın toplantılarımızı hiç yansıtmıyorlar. Ama şükür ki dijital var.
]]>Futbolda, kadınlar hem oyunculukta hem de hakemlikte iddiasını ortaya koydu. Sivas’ta da 35 kadın hakem, futbol maçlarında görev yaparak yeşil sahaların yeni gözdeleri oldu. Sahalarda ve tribünlerde kadın hakemler sayesinde küfür ve kavga da yerini centilmenliğe bıraktı.
Yeşil sahada erkeklerle kondisyonlarını eşit seviyeye getirebilmek için haftanın büyük bir bölümünü antrenman yaparak geçiren kadın hakemler, kendilerine de güveniyor. Hayallerinin, Süper Lig’de düdük çalmak olduğunu belirten kadın hakemler, çok çalışarak daha iyi konuma gelmek istediklerini de belirttiler.
“Kadınlarda futbola yönelmeye başladı”
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklama yapan Süper Lig eski yardımcı hakemi ve Sivas İl Hakem Kurulu Başkanı Barış Yüksektepe, son yıllarda Sivas’ta kadın hakem sayısının arttığını ifade etti. Yüksektepe, “Ben 2018 yılında göreve geldim ve geldiğimde 2 tane kadın hakemimiz görev yapıyordu. Şu anda sayımız 35’e çıktı. 20 kadın hakemimiz aktif olarak hakemlik yapıyor. Diğer 15 tanesi de fırsat buldukça geliyorlar. Bunun artma nedeni; futbol güncelleniyor dünya genelinde. Özellikle kadınlar da futbola yönelmeye başladı. Kadın futbol takımları var. Önümüzde FIFA kadın hakemlerimiz var. Onları tabii sosyal medyadan görüyorlar, televizyon maçlarını izliyorlar. Doğal olarak da bir etkilenme oluyor. Şu anda da 20 tane kadın hakemimiz çok istekli bir şekilde hakemliğe devam ediyor. Müsabakaları olmasa dahi gelip tribünde maç izliyorlar. Sivas olarak mutluluğumuzu belirtmek isterim” diye konuştu.
“Eğitimlerimiz devam ediyor”
Yüksektepe, hakemlerin yoğun tempoda idman yaptığını söyleyerek, “Türkiye genelinde salı ve perşembe günleri hakemlere yönelik antrenmanımız var. Kadın hakemlerimiz zaten oraya zorunlu katılmak zorunda. Kadın ve erkek bütün hakemler katılıyor. Haftada 2 gün antrenman yapıyorlar. Hafta sonu ortalama 2 maçları oluyor. Toplamda haftada 4 gün spor yapıyorlar. Bizde aylık eğitim paketleri var. Türkiye Futbol Federasyonu bize eğitim paketi gönderiyor. Biz bir araya gelerek teorik olarak işliyoruz. Onun dışında antrenmanlarımızın sonunda mümkün olduğunca saha çalışmaları yapıyoruz. Hakemlerimize kart gösterme teknikleri, bayrak çalışmaları, pozisyonda yer alma çalışmaları gibi eğitimlerimiz devam ediyor. Aktif olarak yoğun bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Küfür, hakaret ve aşağılayıcı sözler azaldı”
Kadın hakemlerin görev aldığı maçlarda küfür ve argo kelimenin azaldığını söyleyen Yüksektepe, “Amatör takımlarımız kadın hakemlerimizin yönettiği maçlarda teknik direktörlerimiz ve oyuncularımızın daha sakin olduğunu gözlemledik. Onlara karşı daha saygılı olduğunu gözlemledik. Aynı hatayı bir erkek hakem yaptığında çok farklı tepki veriyorlar. Yalnız kadın hakemimiz yaptığında ya onun bu sahaya çıkması bile iyi bir cesaretti gibi cümleler kuruluyor. Kadınlara olan saygı daha farklı. Tribünlerde, kadın hakemlerimizin görev aldığı müsabakalarda küfür, hakaret ve aşağılayıcı sözlerin azaldığını gözlemledik. Erkek hakemlerimize yapılan saygısızlığı da asla kabul etmiyoruz. Her zaman da onların arkasındayız. Ancak kadın hakemi olduğu zaman işte toplum olarak da kadına olan saygımıza, anneye olan saygımızdan dolayı daha saygılı geçiyor müsabakalarımız” sözlerini kaydetti.
Semanur Mamalı: “Bizlere daha saygılı davranıyorlar”
Kadın futbol hakemlerinden Semanur Mamalı mesleğini çok sevdiğini dile getirerek, “Sivas’ta en eski aktif olarak görev yapan kadın futbol hakemiyim. 2018’de 2 kişi görev yapıyorduk şu an 35 kadın hakem olarak devam ediyoruz. Arkadaşlar çok istekli ve azimli. 2018’den sonra ciddi yatırımlar yapıldı ve imkanlarımız arttı. Daha iyi imkanlarla daha iyi görev yapmaktayız. Kadın olduğumuz için çok abartılı tepkiler aldığımızı düşünmüyorum. Arkadaşlar bizlere erkeklere göre daha saygılı davranıyor. Çok olumsuz tepkiler almıyoruz” şeklinde konuştu.
Gülseren Kurtoğlu: “Futbol hakemliği için voleybolu bıraktım”
Hakemlerden Gülseren Kurtoğlu da futbol hakemliği için voleybolu bıraktığını ifade ederek, “Benim futbola karşı pek ilgim yoktu. Ben aslen voleybolcuyum. Futbolu içine girdikten sonra daha çok sevmeye başladım. Kendi branşım olan voleybolu bıraktım. Okulumuza futbol hakemliği ile ilgili bildirge geldi ve başvuru yaptım. Futbol hakemliğine girdikten sonra etrafımdaki bütün spor dallarını bıraktım. 3 yıl önce 4-5 tane kadın hakem vardı. Sonrasında bir anda artmaya başladı. Tüm kadın hakemlerimize başarılar diliyorum” sözlerini dile getirdi.
İlayda Özmen: “Hakemliği çok seviyorum”
Hakemliğe küçüklükten ilgisinin olduğunu söyleyen İlayda Özmen ise, “Hakemlikte ailemde de bu işle ilgilenen kişiler vardı. Benimde ilgim vardı küçüklükten beri. Birçok spor branşı ile de uğraştım. Voleybol ve basketbol ile ilgilendim ama hiçbiri hakemlik kadar bana iyi gelmedi. Şuanda da severek yapıyorum. Hedefim yüksek yerlere gelmek. Bu işte başarılı olup Sivas olarak kadın hakemleri iyi şekilde temsil etmek istiyorum” dedi. – SİVAS
]]>SİVAS – Sivas bölgesi futbol hakemlerinden Ali Selim Müşteri ile aday futbol hakemi oğlu Soner Eyyüp Müşteri, Sivas Belediyespor-Çimentospor maçında aynı triyoda görev aldı.
Sivas’ta amatör küme futbol maçları devam ediyor. A takım, U18 ve U15 Ligi müsabakalarının oynandığı Sivas’ta, klasman, il ve aday futbol hakemleri de karşılaşmaları yönetiyorlar.
Sivas il futbol hakemlerinden Ali Selim Müşteri, 4 Eylül Spor Vadisi futbol sahasında oynanan U15 Ligi’ndeki Sivas Belediyespor – Çimentospor maçında aday futbol hakemi oğluyla görev yaptı. Ali Selim Müşteri ile oğlu Soner Eyyüp Müşteri, aynı mücadelede görev alarak önemli bir deneyim yaşadılar. Bu maç, baba ve oğlunun birlikte görev aldığı 5. karşılaşma oldu.
Ali Selim Müşteri: “Tarif edilemeyecek bir duygu”
Hakem Ali Selim Müşteri, oğluyla çıktığı maçta unutulmayacak anlar yaşadığını ifade ederek, oğlunun hakemliğe merakının hakem malzemelerini görerek ortaya çıktığını söyledi. Müşteri, “Bu camiaya 2010’da başladım. Türk futboluna, Türk hakemliğine değerler katmaya devam ediyoruz. Oğlumla beraber maç yönetmek çok heyecanlı bir duygu. Tarif edilemeyecek bir duygu. Bizim hakemliğimizin sonuna yaklaşmışken oğlumuza da bu hizmeti sunmak, bir emanet olarak bırakmak istiyorum. Bayrak devretmek bizim için çok değişik. Türk hakemliğine hizmet etmesi en büyük değer, en büyük gurur diyebilirim. Kendisi başka işlerle uğraşmak yerine, spora hizmet etmesi bizim için daha da gurur verici olur. ‘Hocam ben de bu işe hizmet etmek istiyorum’ dedi. Biz de tabii dedik. Yaklaşık 3 aydır bu camianın içerisinde. Türk futboluna, Türk hakemliğine uzun yıllar en üst liglerde hizmet etmesini bekliyoruz” dedi.
“Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum”
‘Maç esnasında anlaşamadığınız pozisyonlar oluyor mu?’ sorusuna Ali Selim Müşteri, “Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum. Müsabakaya çıktıktan sonra diğer hakem arkadaşlarım nasılsa, oğlum da benim için öyle. Zaten kendisinin de camiamız içerisindeki bana hitap şekli hocam. Ben de kendisine aynı şekilde hitap ediyorum. Sahaya çıktıktan sonra anlaşamadığımız durumlarda diğer hakemlerle nasıl iletişim kuruyorsam onunla da aynı şekilde iletişim kuruyorum. Kendisinin de hataları muhakkak olacak. Futbol hata oyunu. En üst düzey liglerdeki hakemlerimiz, hocalarımız nasıl hata yapıyorsa bizler de yeni yetişenler de hata yapacak muhakkak” yanıtını verdi.
Soner Eyyüp Müşteri: “Süper Lig’e kadar yükselmeyi istiyorum”
17 yaşındaki aday hakem Soner Eyyüp Müşteri ise, “Benim için çok heyecanlı bir duygu. Çünkü babamla birlikte maça çıkmak cidden tarif edilemez bir duygu ve heyecanlı bir durum. Maçları sürekli izliyordum. Babam da şehir dışına gidiyordu maçlar için. Ben de merak sardım malzemelerden. Daha sonra ben de hakem olmak istediğimi söyledim. Aday Hakem Kursu’na katıldım. Aday hakem olarak şu an Sivas’ta görev yapmaktayım. Şu an hakemlikte Süper Lig’e kadar çıkmayı düşünüyorum. Yapabileceğime inanıyorum. Babamla anlaşamadığım konular şöyle oluyor, bazen pozisyonlarda sıkıntı yaşayabiliyoruz ama daha sonra göz hareketleriyle ve saha içerisindeki iletişimimizle bunu hallediyoruz” diyerek duygularını aktardı.
]]>Sivas’ta amatör küme futbol maçları devam ediyor. A takım, U18 ve U15 Ligi müsabakalarının oynandığı Sivas’ta, klasman, il ve aday futbol hakemleri de karşılaşmaları yönetiyorlar.
Sivas il futbol hakemlerinden Ali Selim Müşteri, 4 Eylül Spor Vadisi futbol sahasında oynanan U15 Ligi’ndeki Sivas Belediyespor – Çimentospor maçında aday futbol hakemi oğluyla görev yaptı. Ali Selim Müşteri ile oğlu Soner Eyyüp Müşteri, aynı mücadelede görev alarak önemli bir deneyim yaşadılar. Bu maç, baba ve oğlunun birlikte görev aldığı 5. karşılaşma oldu.
Ali Selim Müşteri: “Tarif edilemeyecek bir duygu”
Hakem Ali Selim Müşteri, oğluyla çıktığı maçta unutulmayacak anlar yaşadığını ifade ederek, oğlunun hakemliğe merakının hakem malzemelerini görerek ortaya çıktığını söyledi. Müşteri, “Bu camiaya 2010’da başladım. Türk futboluna, Türk hakemliğine değerler katmaya devam ediyoruz. Oğlumla beraber maç yönetmek çok heyecanlı bir duygu. Tarif edilemeyecek bir duygu. Bizim hakemliğimizin sonuna yaklaşmışken oğlumuza da bu hizmeti sunmak, bir emanet olarak bırakmak istiyorum. Bayrak devretmek bizim için çok değişik. Türk hakemliğine hizmet etmesi en büyük değer, en büyük gurur diyebilirim. Kendisi başka işlerle uğraşmak yerine, spora hizmet etmesi bizim için daha da gurur verici olur. ‘Hocam ben de bu işe hizmet etmek istiyorum’ dedi. Biz de tabii dedik. Yaklaşık 3 aydır bu camianın içerisinde. Türk futboluna, Türk hakemliğine uzun yıllar en üst liglerde hizmet etmesini bekliyoruz” dedi.
“Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum”
‘Maç esnasında anlaşamadığınız pozisyonlar oluyor mu?’ sorusuna Ali Selim Müşteri, “Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum. Müsabakaya çıktıktan sonra diğer hakem arkadaşlarım nasılsa, oğlum da benim için öyle. Zaten kendisinin de camiamız içerisindeki bana hitap şekli hocam. Ben de kendisine aynı şekilde hitap ediyorum. Sahaya çıktıktan sonra anlaşamadığımız durumlarda diğer hakemlerle nasıl iletişim kuruyorsam onunla da aynı şekilde iletişim kuruyorum. Kendisinin de hataları muhakkak olacak. Futbol hata oyunu. En üst düzey liglerdeki hakemlerimiz, hocalarımız nasıl hata yapıyorsa bizler de yeni yetişenler de hata yapacak muhakkak” yanıtını verdi.
Soner Eyyüp Müşteri: “Süper Lig’e kadar yükselmeyi istiyorum”
17 yaşındaki aday hakem Soner Eyyüp Müşteri ise, “Benim için çok heyecanlı bir duygu. Çünkü babamla birlikte maça çıkmak cidden tarif edilemez bir duygu ve heyecanlı bir durum. Maçları sürekli izliyordum. Babam da şehir dışına gidiyordu maçlar için. Ben de merak sardım malzemelerden. Daha sonra ben de hakem olmak istediğimi söyledim. Aday Hakem Kursu’na katıldım. Aday hakem olarak şu an Sivas’ta görev yapmaktayım. Şu an hakemlikte Süper Lig’e kadar çıkmayı düşünüyorum. Yapabileceğime inanıyorum. Babamla anlaşamadığım konular şöyle oluyor, bazen pozisyonlarda sıkıntı yaşayabiliyoruz ama daha sonra göz hareketleriyle ve saha içerisindeki iletişimimizle bunu hallediyoruz” diyerek duygularını aktardı. – SİVAS
]]>Samsunspor Kulübü eski Başkanı İsmail Uyanık, bugün bir otelde basın toplantısı düzenledi. Kendisine yöneltilen istek ve ısrarlara daha fazla kayıtsız kalamadığını ifade eden Uyanık, bundan sonraki süreci TFF başkanlığına aday adayı olarak değerlendireceğini ifade etti. Uyanık, adaylık için gerekli imza konusunda sıkıntı yaşayacağını düşünmediğini belirterek, bu süreçte Şenez Erzik, Celal Doğan, Tanıl Bora, Ersun Yenal, Mehmet Sepil, Osman Kolsuz, Abdullah Kiğılı, Mahmut Özgener, Metin Tekin, Faruk Özhak, Tuhrul Akşar, Tolga Aytöre, Hilmi Keskin ve Alp Yalman gibi futbol adamlarının birçoğu ile görüştüğünü, görüşmedikleri ile de yakın zamanda istişare yapacağını açıkladı.
“Türk futbolunun başarılı olması için aday adayı oldum”
Türk futbolunda yaşanan sorunları gidermek adına aday adayı olduğuna değinen İsmail Uyanık, “Bu zamana kadar hiç ilgilenmediğim futbol üst yönetimi ile ilgili Samsunlu gençlerin, futbolseverlerin, teşvik ve ısrarı sonrası futbolla helalleşmek, ömrümü vakfettiğim futbol yöneticisi olmanın getirdiği futbola yönelik saygım gereği bana yapılan bu teklifi ve ısrara daha fazla duyarsız kalamamaya karar verdim. Bugün itibarıyla TFF’nin yapacağı önümüzdeki seçimlerde başkanlığa aday adaylığımı açıklıyorum. Neden aday adaylığı? Aday olmak için 140 ya da 60 adet imza toplanması gerekiyor. Bu sayı dönemine göre değişiyor. Bizim TFF başkanlığına aday olmamız bir tek ben olarak değil; Şenez Erzik’lerin, Celal Doğan’ların, Tanıl Bora’ların, Ersun Yenal’ların, Mehmet Sepil’lerin, Osman Kolsuz’ların, Abdullah Kiğılı’ların, aday olmazsa Mahmut Özgener, Metin Tekin, Faruk Özhak, Tuhrul Akşar, Tolga Aytöre, Hilmi Keskin, Alp Yalman gibi isimlerle ama kurullarda ama yönetimde ama istişare kurulunda geçmişte futbol performansını test ettiğim ve futbol bilgisi ile duruşuna çok inandığım bu duayenlerle birlikte yürümek niyeti ile temiz futbol, futbol takımlarının başarılı olması, borçlardan, teknik iflastan kurtulmasını, milli takımın tekrar başarılı olmasını, takımlarımızın Avrupa şampiyonu olabilmesi gerektiğine inanlarla birlikte bunları yapacağıma inandığım için aday adayı olmaya karar verdim. İmza toplamayız, toplayamayız bunda sıkıntı yok. Onlar son işler. Bu bir süreç. Bu süreçte futbol adına doğruları, bildiklerimi tartışmak, kamuoyuna bu mesajları daha rahat verebilmek adına bu bir fırsat. Temiz, tarafsız ve özerk futbol yönetiminde istikrarlı düşüşü, istikrarlı çıkışa dönüştürmek adına neler yapılması gerektiğini ifade edebileceğim bir fırsat olarak görüyorum” dedi.
“Yabancı hakem ile bu işler olmaz”
Yabancı hakem konusundaki görüşlerini de dile getiren Uyanık, “Hakem konusundaki sıkıntıların temeli özerk olamamaktır. Müdahale altında kalmak, kendi başına karar verememekten kaynaklı. Ne bizim hakemimiz kalitesiz ne bizim federasyon yöneticilerimizin büyük bölümü kalitesiz. Bir teklif de ben yapayım. O zaman federasyon başkanını da yurt dışından getirelim. Almanya’dan diyelim ki bizim federasyonumuza yönetici verin. ‘Federasyon başkanını verin, Türk futbolunu kurtarın’ diyelim. Biz sizin mandanız olalım mı, diyelim. O zaman neden suçlu hakemler. Yöneticiler de en az o kadar suçlu. Yabancı ile olmaz bu iş, bu ülkenin kaynaklarını doğru kullanmak adına. Bir de gırtlağımıza kadar borç içindeyiz. Hangi para ile devamlı döviz vererek yurt dışından bu lüksü yaşıyoruz? Biz Suudi Arabistan mıyız? Geçici olarak eğitim alınabilir, danışman alınabilir, destekler ile hakem kalitesi arttırılabilir. Dışarıdan hakem getirmek fuzuli konular. Adaletli, müdahalesiz iş yapan bir yönetim göreve geldiğinde kamuoyunun hakemine, yönetimine güven duygusu tekrar geri geldiği zaman bu olaylar bitecek. Hakem hata yapar ama hakemin kasıtlı hata yaptığına inanan insanlar, bu altından kalkılabilir bir konu değil. Kötü maç yöneten hakem ceza almayınca, talimatla kötülük yapıyorsa devamında mağdur olan kişi yumruk atmaya kalkıyor. Kimisi takımı sahadan çekmeye kalkıyor. Adaletli bir davranış görmediğinde kendi adaletini tesis etmeye çalışıyor. Yani TFF’yi bu kifayette görmüyor” diye konuştu.
“Futbolu yeni bırakmış eski futbolcular hakem yapılmalı”
İsmail Uyanık, futbolu yeni bırakmış, fiziksel ve bilgi olarak yeterli eski futbolcuların hakemlik camiasına kazandırılması gerektiğini aktararak, “Hakemlikle alakalı görüşüm, eski futbolcuların hakemliğe teşvik edilmesini ve hakemlik hiyerarşisinde hızla yükselmeleri için, 2 senede önemli maçları yönetebilecek seviyeye getirilmesi düşüncesindeyim. Eski futbolcuların, futbolu yeni bırakan sporcuların hakemliğe kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun artıları ve eksileri masaya yatırıldığında gözden geçirilir. Bu projeyi çok önemsiyorum. Fatih Terim ile TFF Futbol Direktörü olduğu zaman yaptığım konuşmada bu düşüncemi iletmiştim. Ufuk Özerten’e de teklif etmiştim. Bu projeyi de uygulanabilir olarak düşünüyorum” şeklinde konuştu. – SAMSUN
]]>ANTALYA – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Alanyaspor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, deplasmanda Alanyaspor’u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ilk yarısında rakibin daha konsantre olduğunu, ikinci yarıda gollerle birlikte performanslarının arttığını ifade etti. Takımın geniş kadrosunu da değerlendiren Buruk, oyuncuların oynadıkları zaman daha mutlu olduklarını belirtti. Ligde kalan 6 maçta galip gelerek şampiyon olmak istediklerini dile getiren Buruk, “Zorlu bir deplasmandı. Çok formda bir takıma karşı oynadık. Son 4 maçını kazanmış, özellikle iç sahada da uzun zaman kaybetmeyen bir takımdı. Maçın başlangıcı rakibimiz biraz daha bize göre daha konsantreydi. Bizim ilk yarıdaki oyunumuz tabii ki daha hızlı, daha akıcı ve rakip kaleye daha çok zor olmamız gerekirdi. Galatasaray takımı her maçı kazanmak için oynar ve bu kazanmak için oynamayı da sahada daha net bir şekilde ilk yarıda göstermemiz gerekirdi. Bizim açımızdan çok iyi bir ilk yarı geçmedi ama ikinci yarı özellikle golle birlikte performansımız arttı. Özellikle söylediğim gibi gol bazen çok fazla şeyi değiştiriyor. Golün verdiği güven arkadan ikinci gol, devamında hem rakibin 10 kişi kalması hem oyun içerisinde daha iyi yerleşmemiz, devamında 3 ve 4. gol oldu. Önemli bir galibiyet kazandık. Burada oyuncularımı tebrik ediyorum. Oyuna başlayan, devam eden, giren, girmeyen hepsi bizim için önemli, hepsi değerli. Çok geniş, çok iyi kadroya sahibiz. Bu kadro içerisinde tabii ki oynamalar, oynamamalar, girmeler, çıkmalar oluyor. Oyuncuların da üzüntüleri olabiliyor. Oynadıkları zaman tabii ki her oynayan oyuncu daha mutlu. Oynamayan oyuncu psikolojik anlamda daha zor oluyor onlar için. Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi. Oyuncularıma teşekkür ederim. Alanyasporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. İyi bir takım, iyi bir hocaya sahipler. Bugün şanssız bir şekilde Fatih Tekke dışarı gönderilmek zorunda kaldı hakem tarafından. Alanı terk ettiği için herhalde yapıldı ama çok önemli, çok değerli. Fatih Tekke de kalite olarak, karakter olarak da hepimizin çok sevdiği, hocalığını beğendiğim biri. Ona da geçmiş olsun demek istiyorum” dedi.
“Benim ağzımdan yazılmayanlara itibar etmemek lazım”
Bir basın mensubunun Süper Kupa’daki Fenerbahçe maçıyla ilgili sorusuna cevap veren Okan Buruk, sadece kendi açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini söyledi. Buruk, “Aslında benim net bir açıklamam olmadı. Net açıklamaları maç sonrası veya kendi kanalımız üzerinden yapıyorum. Bunun dışında benim ağzımdan bir şey yazıldığı zaman bunlara bir yandan çok itibar etmemek lazım, bir yandan da doğruluk payı var onun içerisinde. Bizim maç öncesi düşüncemiz rakibimizin ne yaptığını, nasıl sahada başlayacağını bilmediğimiz için özellikle oyuncularımıza söylediğimiz şey orada eğer rakip duruyorsa, hareket etmiyorsa tabii ki topun dışarı atılması veya rakibe atılıp rakip tarafından dışına atılması gibiydi. Onun yanında oyun başladıktan sonra rakip de oyuna başlayınca normal bir maç oynanmaya başladı ve devamında bir gol geldi. O yüzden yani bunun tam açıklaması bizim açımızdan bu ama diğer anlamda benim cümlelerim değil. Ben herhangi bir açıklama yapmadım. Zaten dediğim gibi açıklamaları da ya burada ya antrenman öncesi yaparım. Bu zamana kadar hep bu tür açıklamalar yaptık. Bundan sonra da öyle olacak” şeklinde konuştu.
“Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir”
Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısındaki performans farkı ve yabancı VAR hakemi ile ilgili sorulan bir soruya Okan Buruk, şöyle konuştu:
“Bizim için hiç bir problem yok. Yarın sahada olur. Bizim için yine bir problem yok. Bu federasyonun alacağı karar. Federasyon ne karar alırsa biz buna uymak zorundayız. Erden Bey’in bir esprisi var. Robot hakem de olsa ona da tamam diyeceğiz ama bir yandan yabancı hakemlerle ilgili ben de daha önce söyledim. Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir. Bugün çok genç bir hakem vardı ve iyi bir maç yönetti. Yine alttan gelen genç hakemlerimiz iyi maçlar yönetiyorlar. Özellikle VAR odasının bu anlamda daha güçlü bir şekilde olması sahadaki hakemlerin işini de daha çok kolaylaştıracak. Ama bizim için bir şey fark etmiyor. Önemli olan sahada hakemler olsun ama Türk hakemlerine de bence hak ettiği değeri verelim. Onlara da uzun yıllar Türk futbolunu daha iyiye nasıl götürebiliriz bununla ilgili de destek vermek gerekiyor. Halil Umut Meler ve ekibi bence Avrupa’da muhteşem bir maç yönetti. Orada bu kadar iyi yönetebiliyorsa demek ki burada bizim içimizde de bir problem var. Türk hakemlerine de o güveni, o desteği, oradaki rahatlığı verdikten sonra onlar için de Türkiye’de maç yönetmek çok kolay olacak. Ama özellikle VAR odasıyla ilgili şu andaki yapılmış bir karar. Belki bütün maçlarla ilgili bu kararlar verilecek. Önümüzdeki sene bu anlamda yabancı hakemler olacak veya yabancı hakemle ilgili ne karar verilecek bilmiyorum. Ama biz hepsini kabul ediyoruz. Sahada ne oluyorsa her türlü sahadayız. Her türlü maçı oynamak istiyoruz ne olursa olsun. O yüzden Galatasaray olarak Türk futbolu için bu zamana kadar en iyisini hep yapmaya çalıştık. O yüzden bundan sonra da yine sahada olacağız, sahada kalacağız. Ne oluyorsa her türlü karara saygılıyız, destek olacağız. Her şey mükemmel değil. Türk futbolunda sadece Türk hakemleri kötüymüş gibi gösteriliyor.”
“Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti”
Alanyaspor maçının zorluğu ve değişiklikler ile ilgili gelen bir soruya ise Okan Buruk, “Alanyaspor gerçekten iyi futbol oynayan, futbol oynamaya çalışan, oyunun içerisinde olmaya çalışan bir takım. Bu hem Türk futbolu için önemli, değerli. Buradan da çok fazla oyuncu yetiştiriyorlar. Türk futboluna önemli oyuncular kazandırıyorlar. Alanyaspor bu anlamda değerli. Biz de rakibimiz ile ilgili bir plan yapıyoruz, hazırlık yapıyoruz. Ona göre de aslında bugün rakibimizin iki kanat oyuncusunun çok hızlı olması, hücuma direk koşularla gitmesiydi. Onun da defansif gücünü kullanmak istedik. İkinci yarı kalanla da oyun kurma ve hücumda daha çok pas ve orta gücünü kullanmak istedik. O yüzden ilk maçı olduğu için tabi biraz zorlandık ama yine hem kalan hem bize çok önemli destek verecekler. Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti. Orada Ziyech sağ ayakla oyun içerisine alıp Barış’ı da biraz daha hem koşucu hem bire birini hem kafa toplarını kullanmak istedik. Bu da ikinci yarı işimizi çözdü. Yani planlarımız istediğimiz gibi gitti. Çok da önemli, değerli bir galibiyet aldık” şeklinde yanıt verdi.
]]>Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, deplasmanda Alanyaspor’u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ilk yarısında rakibin daha konsantre olduğunu, ikinci yarıda gollerle birlikte performanslarının arttığını ifade etti. Takımın geniş kadrosunu da değerlendiren Buruk, oyuncuların oynadıkları zaman daha mutlu olduklarını belirtti. Ligde kalan 6 maçta galip gelerek şampiyon olmak istediklerini dile getiren Buruk, “Zorlu bir deplasmandı. Çok formda bir takıma karşı oynadık. Son 4 maçını kazanmış, özellikle iç sahada da uzun zaman kaybetmeyen bir takımdı. Maçın başlangıcı rakibimiz biraz daha bize göre daha konsantreydi. Bizim ilk yarıdaki oyunumuz tabii ki daha hızlı, daha akıcı ve rakip kaleye daha çok zor olmamız gerekirdi. Galatasaray takımı her maçı kazanmak için oynar ve bu kazanmak için oynamayı da sahada daha net bir şekilde ilk yarıda göstermemiz gerekirdi. Bizim açımızdan çok iyi bir ilk yarı geçmedi ama ikinci yarı özellikle golle birlikte performansımız arttı. Özellikle söylediğim gibi gol bazen çok fazla şeyi değiştiriyor. Golün verdiği güven arkadan ikinci gol, devamında hem rakibin 10 kişi kalması hem oyun içerisinde daha iyi yerleşmemiz, devamında 3 ve 4. gol oldu. Önemli bir galibiyet kazandık. Burada oyuncularımı tebrik ediyorum. Oyuna başlayan, devam eden, giren, girmeyen hepsi bizim için önemli, hepsi değerli. Çok geniş, çok iyi kadroya sahibiz. Bu kadro içerisinde tabii ki oynamalar, oynamamalar, girmeler, çıkmalar oluyor. Oyuncuların da üzüntüleri olabiliyor. Oynadıkları zaman tabii ki her oynayan oyuncu daha mutlu. Oynamayan oyuncu psikolojik anlamda daha zor oluyor onlar için. Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi. Oyuncularıma teşekkür ederim. Alanyasporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. İyi bir takım, iyi bir hocaya sahipler. Bugün şanssız bir şekilde Fatih Tekke dışarı gönderilmek zorunda kaldı hakem tarafından. Alanı terk ettiği için herhalde yapıldı ama çok önemli, çok değerli. Fatih Tekke de kalite olarak, karakter olarak da hepimizin çok sevdiği, hocalığını beğendiğim biri. Ona da geçmiş olsun demek istiyorum” dedi.
“Benim ağzımdan yazılmayanlara itibar etmemek lazım”
Bir basın mensubunun Süper Kupa’daki Fenerbahçe maçıyla ilgili sorusuna cevap veren Okan Buruk, sadece kendi açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini söyledi. Buruk, “Aslında benim net bir açıklamam olmadı. Net açıklamaları maç sonrası veya kendi kanalımız üzerinden yapıyorum. Bunun dışında benim ağzımdan bir şey yazıldığı zaman bunlara bir yandan çok itibar etmemek lazım, bir yandan da doğruluk payı var onun içerisinde. Bizim maç öncesi düşüncemiz rakibimizin ne yaptığını, nasıl sahada başlayacağını bilmediğimiz için özellikle oyuncularımıza söylediğimiz şey orada eğer rakip duruyorsa, hareket etmiyorsa tabii ki topun dışarı atılması veya rakibe atılıp rakip tarafından dışına atılması gibiydi. Onun yanında oyun başladıktan sonra rakip de oyuna başlayınca normal bir maç oynanmaya başladı ve devamında bir gol geldi. O yüzden yani bunun tam açıklaması bizim açımızdan bu ama diğer anlamda benim cümlelerim değil. Ben herhangi bir açıklama yapmadım. Zaten dediğim gibi açıklamaları da ya burada ya antrenman öncesi yaparım. Bu zamana kadar hep bu tür açıklamalar yaptık. Bundan sonra da öyle olacak” şeklinde konuştu.
“Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir”
Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısındaki performans farkı ve yabancı VAR hakemi ile ilgili sorulan bir soruya Okan Buruk, şöyle konuştu:
“Bizim için hiç bir problem yok. Yarın sahada olur. Bizim için yine bir problem yok. Bu federasyonun alacağı karar. Federasyon ne karar alırsa biz buna uymak zorundayız. Erden Bey’in bir esprisi var. Robot hakem de olsa ona da tamam diyeceğiz ama bir yandan yabancı hakemlerle ilgili ben de daha önce söyledim. Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir. Bugün çok genç bir hakem vardı ve iyi bir maç yönetti. Yine alttan gelen genç hakemlerimiz iyi maçlar yönetiyorlar. Özellikle VAR odasının bu anlamda daha güçlü bir şekilde olması sahadaki hakemlerin işini de daha çok kolaylaştıracak. Ama bizim için bir şey fark etmiyor. Önemli olan sahada hakemler olsun ama Türk hakemlerine de bence hak ettiği değeri verelim. Onlara da uzun yıllar Türk futbolunu daha iyiye nasıl götürebiliriz bununla ilgili de destek vermek gerekiyor. Halil Umut Meler ve ekibi bence Avrupa’da muhteşem bir maç yönetti. Orada bu kadar iyi yönetebiliyorsa demek ki burada bizim içimizde de bir problem var. Türk hakemlerine de o güveni, o desteği, oradaki rahatlığı verdikten sonra onlar için de Türkiye’de maç yönetmek çok kolay olacak. Ama özellikle VAR odasıyla ilgili şu andaki yapılmış bir karar. Belki bütün maçlarla ilgili bu kararlar verilecek. Önümüzdeki sene bu anlamda yabancı hakemler olacak veya yabancı hakemle ilgili ne karar verilecek bilmiyorum. Ama biz hepsini kabul ediyoruz. Sahada ne oluyorsa her türlü sahadayız. Her türlü maçı oynamak istiyoruz ne olursa olsun. O yüzden Galatasaray olarak Türk futbolu için bu zamana kadar en iyisini hep yapmaya çalıştık. O yüzden bundan sonra da yine sahada olacağız, sahada kalacağız. Ne oluyorsa her türlü karara saygılıyız, destek olacağız. Her şey mükemmel değil. Türk futbolunda sadece Türk hakemleri kötüymüş gibi gösteriliyor.”
“Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti”
Alanyaspor maçının zorluğu ve değişiklikler ile ilgili gelen bir soruya ise Okan Buruk, “Alanyaspor gerçekten iyi futbol oynayan, futbol oynamaya çalışan, oyunun içerisinde olmaya çalışan bir takım. Bu hem Türk futbolu için önemli, değerli. Buradan da çok fazla oyuncu yetiştiriyorlar. Türk futboluna önemli oyuncular kazandırıyorlar. Alanyaspor bu anlamda değerli. Biz de rakibimiz ile ilgili bir plan yapıyoruz, hazırlık yapıyoruz. Ona göre de aslında bugün rakibimizin iki kanat oyuncusunun çok hızlı olması, hücuma direk koşularla gitmesiydi. Onun da defansif gücünü kullanmak istedik. İkinci yarı kalanla da oyun kurma ve hücumda daha çok pas ve orta gücünü kullanmak istedik. O yüzden ilk maçı olduğu için tabi biraz zorlandık ama yine hem kalan hem bize çok önemli destek verecekler. Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti. Orada Ziyech sağ ayakla oyun içerisine alıp Barış’ı da biraz daha hem koşucu hem bire birini hem kafa toplarını kullanmak istedik. Bu da ikinci yarı işimizi çözdü. Yani planlarımız istediğimiz gibi gitti. Çok da önemli, değerli bir galibiyet aldık” şeklinde yanıt verdi. – ANTALYA
]]>Dakika 11: Eysseric’in İsmail’e müdahalesinde sarı kart doğru mu?
Bülent Yıldırım: Çok riskli ve yukarıdan bir hamle. Temas noktasının oluştuğu yer kramponun tabanıyla krampona. Net bir sarı kart.
Deniz Çoban: Net bir sarı kart.
Bahattin Duran: Çok süratli ve çok hızlı geldi. Sarı kart yeterli.
Dakika 26: Serdar Aziz’in gördüğü sarı kart doğru mu?
Deniz Çoban: Şüphe yok sarı kartta. Kırmızı kart olmaz mı tartışması olabilir. Oyuncunun başına ne geldiğinden bağımsızdır. Kolunu kontrolsüz açıyor. Eklemden hareket ettirerek silah olarak kullanmış olsa kırmızı kartı düşünürüz. Kırmızı kartlık ihlal yok.
Bülent Yıldırım: Sarı kart net. Dirsek silah olarak kullanılmıyor. Kontrolsüz araç. Yüksek hız ve sürat yok. Dirsek vurma yok. Kolla rakibin yüzüne ulaşıyor. Sarı kart yeterlidir.
Bahattin Duran: Tartışmasız sarı kart. Kırmızı kartı hiç düşünmedim, öyle bir müdahale yok.
Dakika 45: Karagümrük’ün attığı gol öncesi İsmail Yüksek’e yapılan müdahale faul mü?
Bülent Yıldırım: Bu pozisyon basit ancak dikkatsiz bir faul. Hakem bunu karambolde göremedi, kaçırdı. Ancak orta alanda sahada verilmesi gereken bir faul. Yukarıdan yapılan açık, bariz, kanıtlı bir faul olmadığı için video hakem bu tip şarjlara karışmaz. VAR dahil olmadı. Sahada görülebilseydi bu müdahale İsmail’in dengesini bozdu. Faul verilse daha doğru olurdu.
Deniz Çoban: VAR’ın konusu değil. Sahada bu faul. İsmail ayağını uzatmak isterken Güven’in ayağı, İsmail’in ayağını bozuyor.
Bahattin Duran: Sahada faul. Nedeni de şu; topla en son İsmail oynuyor, Güven topla oynamadan İsmail’in ayağına temasta bulunuyor.
Dakika 54: Osayi-Samuel’in yerde kalması sonrası verilen penaltı kararı doğru mu? [beIN Trio]
Bülent Yıldırım: Rohden, gelip bloğu koydu, yukarıdan temas etti. Açık bir penaltı. Sonrasındaki tartışmaya çıkan sarı kartlar da doğru. Osayi kafayı gösterdi ama darbe yok.
Deniz Çoban: Penaltı çok açık. VAR’ın konusuydu ve müdahale etti. Zamanlama olarak erken bir müdahale oldu.
Bahattin Duran: Penaltı çok net.
Ryan Mendes’in gördüğü kırmızı kart doğru mu?
Bülent Yıldırım: Alanyaspor maçında da aynı şekilde kendini ihraç ettirmişti. Top Fred’de, topla oynama şansı yok. Topla oynama niyeti yok. Tabanı çıkartıp rakip oyuncuya böyle vurduğunuz anda bu şiddetli bir hareket. Faulun derecesi yüksek. Hakem doğru kırmızı kart gösterdi.
Deniz Çoban: Kırmızı kart doğru.
Bahattin Duran: Hemen hemen her hafta bir maçta diyoruz ki, oyuncuların sağlığını koruyalım, sahada kırmızı kart verelim. Çok doğru bir kırmızı kart bu.
İrfan Can Kahveci’nin yerde kaldığı pozisyonda verilen ve iptal edilen penaltı kararında hakem kararları doğru muydu?
Deniz Çoban: Penaltının avantajı olmaz. Hakem beklemeden çalıyor. Orada da büyük şanssızlık, Fenerbahçe etkili bir hücumdaydı. Şanssızlık.
Bülent Yıldırım: Eysseric çok dağınık girdiği için hakem yanıldı. Eysseric sol ayağıyla topla oynadı. Penaltı değil. Defansf oyuncusu topla oynamayı başardı. VAR da doğru bir müdahalede bulundu.
Bahattin Duran: VAR müdahalesi doğru. Penaltı gerektirecek bir müdahale söz konusu değil.
Dakika 90+7: Karagümrük’ün penaltı beklediği pozisyonda hakemin kararı doğru mu?
Deniz Çoban: Maç bitmeye yakın. Çok tartışmalı bir pozisyon. Hakem ikinci sarı karttan kırmızı kart gösterdi. Oyuncu da kabullenmiş, ne yaptığının farkında. Bir adım atsa penaltıyı alacak. Topu ayağından fazla açtı. Eysseric’in sağ ayağına bakın. Taşımak yerine ayağını yerde sürüyerek rakibiyle buluşturuyor, çok öncesinde dizlerini büküyor. Asla penaltı yok.
Bülent Yıldırım: Saniyelerle apayrı yere gidebilecek bir pozisyon. Eysseric, samimi ve iyi niyetli futbolcu profili gibi topu iyi kontrol edip başka şeyleri düşünebilecekken topu ayağından çok açıp, sağ ayağını zeminde kaydırarak temastan önce dizini bükecek ve teması kendisi alacak. Rakibi gözlemiyor, dizini büke büke çok önceden düştü. Açık net bir aldatma. Normal şekilde driplinge devam etse kontrolsüz hamle olacak. Elindeki büyük fırsatı sportmenliğe aykırı davaranarak tepti. Hakemin burada penaltı verdiğini düşünün, saatlerce konuşulacak kaotik bir pozisyon. Bu aldatma. Hakemi kutluyorum.
Bahattin Duran: Hakemi kutluyorum. Bu çok doğru bir karar.
]]>İYİ TEMENNİLERLE BAŞLAMIŞTI
Sezon başlamadan hemen önce Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi yayınladığı mesajda şunları söyledi, “Yeni sezonda küfürsüz, kötü tezahüratların olmadığı ve şiddet olaylarının yaşanmadığı bir futbol atmosferi yaratabilmek özel bir önem verdiğimiz konulardan biri olacak. Huzur ve coşku içinde maç izlemek isteyen tüm futbolseverlerin yanında olacağız” demişti. Ve Büyükekşi mesajında şu cümlelere de yer vermişti, “Futbolcuların, takım kaptanlarının, teknik direktörlerin, Kulüp Başkan ve yöneticilerinin de bu sezon başından itibaren rakiplerine ve hakemlere karşı saygılı ve centilmen bir tutum içinde olmalarını rica ediyorum. Toplumu kin ve nefrete yönelten söylemlerden ve hareketlerden kaçınılması hepimizin yararınadır” demişti.
SÜPER KUPA’NIN İLK ERTELENİŞİ
Ağustos’ta oynanması beklenen Süper Kupa Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Avrupa maçları sebebiyle başka bir zamana ertelenmiş ve tarih açıklanmamıştı. Ve Ağustos’ta başlayıp Nisan ayına kadar sürecek olan Süper Kupa bilmecesi böylece başlamış olurken Türkiye Süper Ligiyse 11 Ağustos 2023 tarihinde Zorba Küçük ‘ün düdük çaldığı Trabzonspor-Antalyaspor maçıyla başlamıştı.
BAŞKANDAN HAKEME YUMRUKLU SALDIRI
Trendyol Süper Ligin 15.Haftası’nda 11 Aralık 2023 tarihinde oynanan Ankaragücü – Çaykur Rizespor maçını hakem Halil Umut Meler yönetiyordu. 90 dakikası taraflar için 1-1 sonuçlanan maçın sonrasında hakem Halil Umut Meler yumruklu saldırıya uğradı. Dönemin Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, maç sonrasında sahaya girerek yanındakilerle Halil Umut Meler’i yumruklamış yere düşünce kafasına tekme atmışlardı. Bu olay uluslararası basında yer bulmuş Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi büyük Türk Kulüplerinin borsada değeri düşmüştü. Olay sonrası hakem Meler hastaneye kaldırılmış, Faruk Koca ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 15 gün cezaevinde kalan Koca, futboldan menedilmişti. Hakem Halil Umut Meler ise sağlığına kavuştuktan sonra sahalara geri dönmüştü.
HAKEMİN KARARINI BEĞENMEYEN İSTANBULSPOR SAHADAN ÇEKİLDİ
Bu olaydan sadece 8 gün sonra 19 Aralık 2023 tarihinde Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında İstanbulspor, sahasında Trabzonspor ile karşı karşıya geldi. Mücadelenin ilk yarısı 1-1’lik eşitlikle sonuçlandı. 2. Yarı maç 2-1 devam ederken İstanbulspor Trabzonspor’un 2.golünden önce faul olduğunu iddia ederek itiraz etti ve maçtan çekildi. Saha kenarına gelen İstanbulspor Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, maçın 74. Dakikasında oyuncularına soyunma odasına gidin emri verdi. Bu emirden sonra İstanbulspor’un futbolcusu Simon Deli’nin başkana yalvarışı gündeme oturdu. Maç hükmen 3-0 Trabzonspor lehine sonuçlandı.
SUUDİ ARABİSTAN’DA SÜPER KUPA KRİZİ
Cumhuriyetinde 100.yılında heyecanla beklenen Süper Kupa mücadelesi Türk futbolunun marka değerini yükseltmek adına Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde oynanması kararlaştırılmıştı. 29 Aralık 2023 günü oynanacak maç için Galatasaray ve Fenerbahçe Cumhuriyet’in 100.yılına binaen Türkiye’de oynamayı teklif etmişti. Tarihler 28 Aralık 2023 ‘ü gösterdiğinde iki takımda sahaya çıkmak için Suudi Arabistan’a yolculuk ettiler. Maçın sabahında Suudi Arabistan topraklarında Türk Bayrağı, Atatürk ve İstiklal marşı krizi baş gösterdi. Türk basınında çıkan haberlerde, takımların Türk Bayrağı ve Atatürk tişörtleriyle çıkmak istediği fakat Suud yetkililerinin izin vermediği söyleniyordu. Şartlar yerine gelene kadar iki takımın da sahaya çıkmayacağı belirtiliyordu. Türkiye Futbol Federasyonu bu haberleri yalanlayarak, “Değerli basın mensupları, Süper Kupa maçı Türk Bayrağımız huzurunda, 100. yıl kutlama etkinlikleriyle, şehitlerimiz için saygı duruşuyla ve sanatçı Norm Ender’in okuyacağı İstiklal Marşımız ile başlayacaktır. Bu konuda yapılan dezenformasyona itibar etmeyiniz” demişti. Her ne kadar TFF bir kriz olmadığını açıklasa da Galatasaray ve Fenerbahçe, maç öncesi ısınmaya Atatürk baskılı tişörtlerle çıkacağını bildirdi. Ancak Suudi yetkililerden izin çıkmadı. Öte yandan Suudi yetkiler, tribünde de Atatürk pankartına izin vermediler. Bunun üzere iki kulüpte, konakladıkları otellerden çıkmadılar. Maçın iptal edilmesi de maça saatler kala yine TFF tarafından açıklandı. Türkiye Futbol Federasyonu resmi sitesinden maçın ileri bir tarihe ertelendiğini duyurdu. Suudi Arabistan krizi sonrası gözler, TFF Başkanlık koltuğundaki istifa seslerine çevrilmişti. Tüm futbolseverler başkan Büyükekşi’nin istifa etmesini bekliyordu. Riyad’da kaldığı otelde fenalaşan Büyükekşi ise bu olaydan sonra istifa etmedi. Konuyla ilgili ise organizatör şirket Galatasaray ve Fenerbahçe’yi suçladı. Organizatör şirket yaptığı açıklamada, ” 2 Kulüpte anlaşmaya uymamıştır” dedi.
TRENDYOL 1.LİG’DE BAHİS VE ŞİKE İDDİALARI
Futbol’da bahis, yasa dışı para aklama, şike gibi konuları araştıran Murat Ağırel, Trendyol 1. Lig’deki şike olaylarını kanıtlarıyla beraber Halk TV’de anlattı. Ağırel, Trendyol 1’inci Lig’de mücadele eden Tuzlaspor yönetiminin Samsunspor’a, Gençlerbirliği ve Altınordu’da forma giyen bazı futbolcuların da Eyüpspor’a yaptıkları şike tekliflerini belgelerle paylaştı.
TARAFTAR FUTBOLCULARA SALDIRDI, FUTBOLCULAR TARAFTARLARI DÖVDÜ
Trendyol Süper Lig’in 30. Haftasında 17.03.2024 tarihinde Trabzonspor evinde Fenerbahçe’yi konuk etti. Fenerbahçe genel olarak üstün götürdüğü maçı 3-2 kazandı.Gergin ve sulu geçen maç sonrası Trabzonspor taraftarı sahaya girdi. Maç hakemi Halil Umut Meler gerginliğe rağmen maçı neden iptal etmediği tartışılırken, ortaya çıkan görüntüler uluslararası basına Türk Futbolunu bir kez daha rezil etti. Maç sonrası taraftarları tahrik ettiği ileri sürülen Fenerbahçeli futbolcuların yaptığı “olta işareti” sonrası Trabzonspor taraftarı sahaya girdi. Görülen görüntülerde Trabzonsporlu bir taraftarın oyunculara karşı yumruk pozisyonuna girdiği görülüyor. Bu görüntü sonrası Fenerbahçeli Futbolcu Briight-Osayi Samuel taraftarın üzerine çıkıp yumrukluyor. Birkaç futbolcunun daha kavgaya karıştığı görüntülerde, Fenerbahçe kalecisi Livakovic yüzüne yumruk yedi. Ayrıca, Fenerbahçe’nin genç oyuncusu Mert Müldür’e korner direğiyle saldırıldı. Tepki çeken görüntüler sonrası Fenerbahçe 2 Nisan Olağanüstü Kongre kararı aldı. Ligden çekileceği konuşulan Fenerbahçe, her şeyi göze alacaklarını bildirdi. 2 Nisan’daki kongrede Fenerbahçe ligden çekilmeyeceğini duyururken 7 Nisan’daki Süper Kupa maçı için şartlarını sunduklarını kabul edilmemesi halinde U-19 ile maça çıkacaklarını açıkladı.
TFF’NİN HAKEM TOPLANTISINDAN YAYINLANAN GÖRÜNTÜLER
Galatasaray-Antalyaspor mücadelesinde Galatasaray lehine verilen penaltı kararı çok konuşulmuştu. Tartışmalı penaltı kararı futbol kamuoyu tarafından çok konuşulmuş ancak bir sonuca varılamamıştı. Oynanılan maçtan 1 ay sonra TFF Merkez Hakem Kurulu toplantısı görüntüleri bir elden yayıldı.Yayınlanan Görüntülerde,Galatasaray’ın, Antalyaspor’a karşı 2-1’lik skorla kazandığı maçı yöneten hakem Abdülkadir Bitigen’in Merkez Hakem Kurulu eğitimcisi Hugh Dallas ve VAR Eğitim Danışmanı Pawel Gil ile yaptığı konuşma sosyal medyaya düştü. Hem VAR Hakemi Özgür Yankaya, hem de orta hakem Abdulkadir Bitigen’in hatalı karar verdiklerini kabul etmesi Türk futbolunda infial yaratmıştı. Bu görüntülerin çıkması Galatasaray yönetiminden tepki topladı. Türkiye Futbol Federasyonuysa Galatasaray açıklama yapmadan önce görüntülerin tamamını yayınladı. Görüntülerle ilgili TFF soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
GERGİNLİĞİN ALTINA KALIN PUNTOLU İMZA, FENERBAHÇE MAÇTAN ÇEKİLDİ
Haberimizin en başında gün geçmiyor ki Türk Futbolunda fiyasko bir durum ile karşı karşıya kalmayalım demiştik. 7 Nisan Süper Kupa maçı Türk Futbolunun hiç şüphesiz unutulmaz gecelerinden biri olacaktır. 2 Nisan’da Fenerbahçe Takımı 7 Nisan’daki maça Avrupa maçlarını da sebep göstererek A takımla değil U-19 ile çıkacaklarını duyurmuştu. Fenerbahçe’nin U-19 takımı oynadıkları Giresunspor maçından sonra Şanlıurfa’ya Galatasaray ile yapacakları Süper Kupa maçına geldiler. Maç büyük bilinmezliklerle başlarken maçın 50.saniyesinde Galatasaray’ın golcüsü Icardi fileleri havalandırdı. Golden hemen sonra Fenerbahçe takımı sahadan çekerek, protestosunu gösterdi. Bu protestolu maç uluslararası basında genişçe yer buldu. Türk futbolunda gerginliğin yükseldiği bu ortamda bu protesto gerginliğin altına imza oldu. Fenerbahçe’nin maçtan çekilmesinin ardından Galatasaray 3-0 hükmen galip sayıldı. Fenerbahçe’ye ise 4 milyon TL para cezası verildi.
]]>“TÜRK HAKEMLERİNE GÜVENMİYORUM”
Türkiye Ligi’nin kaderini bir hakemi ruh hali mi belirleyecek? Adam belki tatil hayali kuruyor! Ne düşünüyor bilmiyoruz. Eğer bu iki adam hakem arkadaş, eğer deseler, “Kararımızın arkasındayız” deseler sıkıntı yok. Ama ekrandan gördüğü pozisyona bir hafta sonra penaltı değil diyorsa, burada art niyet, burada bir şeyler var, bir şey dönüyor derdim. Bu dakikadan itibaren Türk hakemlerine güvenmiyorum. Asla da güvenmeyeceğim.”
Ilıcalı’nın konuşmasında satır başları;
Hepimiz için tarihi bir gün yaşıyoruz. Burada, bu kalabalığı toplayabilmek, böyle bir kalabalığın burada olması gurur verici bir tablo. Fenerbahçeli olduğum için bir kez daha gurur duyuyorum. Herkesin eline, ayağına sağlık. İyi ki varsınız. Ülkemizde biliyorsunuz, ciddi bir futbol kaosu yaşanıyor. Yurtdışında insanların futboldan eğlendiğini, ülkemizde acı çektiğini görüyoruz. Biz neden acı çekiyoruz? Şu anda yaşadığımız ortamın nedeni ne? Ben uzun süre düşündükten sonra, ortamı da izledikten sonra, tek bir kelime söyleyeceğim, o kelime bu kaosun sebebi, adalet. Nasıl bir ülkede hakimler adaleti sağlıyorsa, spor dünyasında da hakemler adaleti sağlar. Aylardır söylediğim yabancı hakem, son bir ayda tescillendi. Adaletin olmadığı, hakemlerin de bu görevi yapabilecek durumda olmadıklarını bizlere gösterdiler.

“TRABZONSPOR MAÇINDA TAKIMIMIZA SALDIRDILAR”
Trabzonspor maçında, o gün provokotörler, sahaya atlayıp takımımıza vahşi saldırıyı yaptılar. Ama bunun öncesinde orada bir hakem olsa 60. dakikada maçı tatil edip, hak ettiğimiz güvenliğe ve o ortamda bulunmama hakkımızı bize sağlayabilirdi. Oradaki herkes olay olacağını biliyordu. Sahaya meşale atıldığı anda, hakem meşaleye dönüyor ve faulü görmüyor. Dumanlar çıkıyor ve faulü görmüyor, o sırada faul var hesapta, faulü uyduruyor. Sonra gol yiyoruz. Bir hakem futbolcuların can güvenliğini bu kadar tehlikeye atabilir mi? Bir hakem, bir şekilde acaba koca bir takımı linç ettirme tehlikesi yaşatır mı?. Son çıkan bir belge var. Hakem hocası ile hakemler konuşuyorlar. Galatasaray – Antalyaspor maçında hakem hataları var. Bu olabilir, her maçta olabilir. Ama hakem hocasının izlenimlerine baktığınız zaman, hakeme soruyor, “Sahada ne gördün de vermedin diyor? VAR’da ne gördün de penaltıyı verdin diyor?” Hakem de cevap veriyor, “Ben bir şey görmedim” diyor. Adam görmemiş, hemen VAR’daki hakeme, “Sen ne gördün?” diye soruyor. Hakemin cevabı, “Hangi ruh halindeydim bilmiyorum” diyor. Yani Türk futbolunun, Türk hakemliğinin geldiği noktayı anlatıyorum.
“TÜRK HAKEMLERİNE ASLA GÜVENMİYORUM”
Ben size soruyorum, ruh halimi hatırlamıyorum derken ne demek istiyor? Hangi ruh halindeydi bu adam? Koskoca Galatasaray veya Fenerbahçe’nin bir maçtaki kaderi bir hakemin ruh haline mi bağlı olacak? Türkiye Ligi’nin kaderini bir hakemi ruh hali mi belirleyecek? Adam belki tatil hayali kuruyor! Ne düşünüyor bilmiyoruz. Eğer bu iki adam hakem arkadaş, eğer deseler, “Kararımızın arkasındayız” deseler sıkıntı yok. Ama ekrandan gördüğü pozisyona bir hafta sonra penaltı değil diyorsa, burada art niyet, burada bir şeyler var, bir şey dönüyor derdim. Bu dakikadan itibaren Türk hakemlerine güvenmiyorum. Asla da güvenmeyeceğim.

“HAKKIMIZIN YENİLMESİNİ KABUL ETMİYORUM”
Ben yabancı hakem uygulamasının acil bir şekilde başlamasını sonuna kadar desteklememiz gerektiğini düşünüyorum. Adil ortam, adalet istiyorum. Hakkımızın yenilmesini kabul etmiyorum. Milyonlarca insanı, bir hakemin ruh hali mutsuz edemez. Bir belki bugün 30 bin kişiyiz ama 30 milyonu temsil ediyoruz. Bu kadar insanı, bir hakem saçma kararlarıyla mutsuz edemez. Kabul etmiyorum.
“FUTBOLDA ADALET ŞU ANDA TÜRKİYE’DE YOK”
Adaletin olmadığı yerde kaos olur. Buradan herkese sesleniyorum. Futbolda adalet şu anda Türkiye’de yok. İsyanımız bu yüzden. Bugün burada olmamızın tek nedeni var, adaletin yok olması. Biz bu gücümüzle, futboldaki adaleti getireceğimize inanıyorum.
]]>Bir kulüp başkanının , bir başka kulüp başkanının hakem kararlarını beğenmeyip , Trabzonspor-Fenerbahçe maçında tarafların sahaya girip futbolculara saldırması hem ulusal hem de uluslararası spor kamuoyunun gündemindeydi.
Son olaraksa 1 Mart 2024 tarihinde yapılan Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) bağlı Merkez Hakem Kurulu (MHK) eğitim toplantısına ait bir video sosyal medyaya sızdırıldı.
Videoda 26 Şubat’ta oynanan Galatasaray-Antalyaspor maçında yaşanan bir ikili mücadele için video yardımcı hakem (VAR) uyarısıyla verilen penaltıya dair konuşmalar yer aldı.
Bu konuşmalarda MHK danışmanı ve hakem eğitmeni Hugh Dallas, maçın hakemi Abdülkadir Bitigen ve VAR hakemi Özgür Yankaya ile birlikte pozisyonu değerlendiriyor. Gerek Bitigen gerekse de Yankaya pozisyonda hata yaptıklarını itiraf ediyor.
Bu diyalogların ardından TFF de toplantının tamamına ait görüntüleri resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaştı.
Bu görüntülerde 24 Şubat’ta oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa maçına ait iki pozisyon da tartışılıyor. Dallas, VAR hakemi Erkan Engin ve orta hakem Cihan Aydın’a Fenerbahçe lehine verilen ve verilmeyen penaltı pozisyonlarını soruyor.
Bu konuşmalarda Engin, Fenerbahçe lehine verilen penaltı için “Şu anda izlediğimde el yok gibi, ben de net bir elle oynama göremiyorum ama benim odadaki hissiyatımdan bahsetmem gerekirse kale arkasından ve tighttaki görüntüden emin oldum” diyor.
Orta hakemlerin VAR hakemleriyle kurduğu diyaloglara duyulan güvensizlik uzun süredir tartışma konusu. TFF Şubat ayı ortasından beri orta hakemlerin VAR monitörüne çağrıldığı her pozisyonun kayıtlarının sesli ve görüntülü olarak kamuoyuyla paylaşıyor.
Peki, Türkiye’de spor kamuoyu neden VAR sistemine güvenmiyor? VAR standartlarının neden bir türlü yakalanamadığı düşünülüyor?
VAR standardı neden yakalanamıyor?
Eski Süper Lig hakemlerinden Asım Yusuf Öz’e göre VAR standartlarının yakalanamamasında en büyük sebep, başarısız olduğu düşünülerek sahada görev verilmeyen çok sayıda hakemin VAR hakemi olarak görev yapması.
BBC Türkçe’ye konuşan Öz, “Sahada yorum hatası yapan hakemleri VAR’da oturttular. Bu kişileri zaten yeterli görmüyorsun ki sahada görev vermiyorsun. Bu adam VAR’da seyrediyor, yine yanlış yorum yapıyor” diyor.
Öz, kulüplerin baskılarıyla görevlerinden alınan tecrübeli hakemlere VAR’da görev verilmemesini ise büyük bir fırsatın kaçırılması olarak değerlendiriyor.
“Cüneyt Çakır’a hakemliği bıraktırdılar. Bülent Yıldırım’la maç yönetirken, inşallah VAR hakemi Cüneyt Çakır olur diyorduk. Niye? Çok başarılıydı. Bizi rahatlatıyordu. Fırat Aydınus hakemliği bıraktı, onu değerlendirebilirlerdi ama değerlendirmediler. Bu isimleri VAR kadrosuna alsalar sorunun büyük kısmını çözerlerdi.”
“Bazı stadyumlarda ofsayt çizgisi çizilemiyor bile” diyen Öz, yeterince kameraya ve farklı açıya sahip olunamamasını da bir eksiklik olarak nitelendiriyor.
‘VAR kayıtlarının açıklanması güvensizliği doğurdu’
Futbolda hakem kararlarında hataların önüne geçilmesi için uygulamaya konan VAR uygulamasında hata yapılması dünya futbol kamuoyunun da sıkça tartıştığı bir mesele.
Ancak Türkiye’de bu güvensizlik yaşanan her olaydan sonra giderek artıyor.
Güvensizliğin Avrupa’da da büyük bir problem olduğunu belirten Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı’ya göre bunun arkasında yatan ilk sebep standartın sağlanamaması, ikincisi ise kayıtların açıklanması:
“Hakemlerin yatak odasının ardına kadar açılması sonucunda, kulüplerin gördüklerinden sonra güven konusunda büyük soru işareti yaşamaları bir sebep. VAR, amacına uygun kullanıldığında hayat kurtaran ve güvenilmesi gereken bir yenilik.”
Eski hakem Öz, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetiminin göreve geldiğinden beri yaptığı “kulüplere şirin görünmek için hakemler üzerinden tavizler vermesini” eleştirdi.
Öz’e göre VAR kayıtlarının açıklanması da bunun bir parçasıydı ve “taviz tavizi doğurdu”.
‘Türkiye’de insanlar birbirine de güvenmiyor’
Futbol yorumcusu Önder Özen ise Türkiye’deki toplumsal güven eksikliğine işaret ediyor.
Özen, “Çünkü VAR’ın uygulaması Türkiye’de yapılıyor. Türkiye’deki insanlar İngiliz VAR’ına, Alman VAR’ına güveniyor. Ama birbirine güvenmiyor. Sorun bu ve basit” diyor.
Bu güven eksikliğinin toplumun çeşitli kademelerinde yaygın olduğunu belirten Özen şöyle devam ediyor:
“Türkiye’de bana da, diğerlerine güvenilmiyor. Objektif olmadığımız söyleniyor. Ben de dönerciye güvenmiyorum, kafeye güvenmiyorum. Kahve istedim, yudumlayana kadar o, istediğim kahve mi bilmiyorum. Bardak temiz mi bilmiyorum. Kahveci de ben hesabı ödeyene kadar parayı verecek miyim, vermeyecek miyim bilmiyor.”
YouTube kanalı Vole’de yorumculuk yapan Özen, hakem eğitim toplantısına dair görüntülerin internete sızdırılmasında şaşırılacak da üzülecek de bir şey olmadığını savunuyor.
“Üçüncü dünya ülkelerinde olan şeyler bunlar” diyen Özen, “Anayasal düzeniniz yoksa, TFF’nin Anayasal bir düzeni var mı? Olmadığı görülüyor. Yoksa böyle şeyler olur” diyor.
‘Büyükekşi’nin yalan söylediği tescillendi’
Tanırlı, internete sızdırılan kayıtlar sonrasında toplantıya dair tüm kaydın yayımlanmasını da çeşitli nedenlerden dolayı eleştiriyor.
Bunlardan ilki, geçen haftalarda TFF’nin internet sitesinde VAR sorumlusu Tolga Özkalfa’nın istifa ettiğine yönelik haberin paylaşılmasına rağmen, Büyükekşi’nin toplantıda “Özkalfa’yı görevden aldık” şeklinde sözler sarf etmesi.
Tanırlı, “Böyle olduğunu elbette biliyorduk ancak TFF Başkanı’nın resmi olarak yalan söylediğinin tescillenmesi oldu. Her konuda şeffaf olacağız deyip, Türk hakemliğini yap boz tahtasına çeviren ve resmi bir koltukta oturan bir başkanın yalan söylemesi kabul edilemez” diyor.
TFF Başkanı’nın hakem seminerlerine katılmasının, federasyon kurullarının özerkliğine zarar verdiğini söyleyen Tanırlı, diğer bir eleştirisinde de şunları söylüyor:
“Büyükekşi’nin diğer tüm MHK seminerlerinde ağır konuşmalar yapıp, hiç yumuşak olunmayacak skandal hataların konuşulduğu bir MHK seminerinde bu kadar yapıcı ve olumlu konuşması ister istemez insanı şeytanın avukatlığına soyunduruyor.
“Acaba bu konuşmaların sızacağını mı tahmin etti de “bakın ben elimden geleni yapıyorum, ancak gördüğünüz gibi hakemler neler yapmışlar” demek mi istedi? Yaklaşımının 180 derece farklı olması artık bunu bile düşündürebiliyor ne yazık ki.”
Daha iyi bir VAR sistemi için ne yapılmalı?
Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı standardın yakalanabilmesi için MHK’nın dirayet göstermesi gerektiğini düşünüyor.
Tanırlı, “Tüm VAR kadrosuna ve VAR’da görev alacak olan sahadaki hakemlere TFF otoritesinin hakemlerin arkasında olduğunu hissettirmesi gerekir. Ardından da IFAB protokolüne sadık kalınmasını isteyecek bir VAR mantalitesi oturtulmalı. Protokole bağlı kalmayanı, VAR’ı “Turkish VAR”a çeviren hakemleri sert cezalar beklemeli” diyor.
Her sezon başında eğitimler verildiğini ve bu eğitimlerde de “Çok katıyız, asla taviz vermiyoruz. Standartlarımız bunlardır” dendiğini hatırlatan Öz ise standardın neden sağlanamadığını şöyle anlatıyor:
“4. haftadan sonra ‘A takımı lehine ya da aleyhine yapılan bir değerlendirme, B takımı için neden yapılmıyor?’ diye sorulur. Eğitimci de A da haklı B de haklı der.
“Hakemler zeki insanlardır. Başka bir hakem de der ki, ‘Ya A’daki arkadaşım hata yaptı ya da B’deki arkadaşım.’
“İki hafta sonra A’daki hakem de B’deki hakem de müsabakaya çıkar. 6. haftaya gelindiğinde de diğer hakemler de hangi kararın uygulayacağını şaşırır.
“Sonra da kaos başlar. Standart kaçmaya başlar. Sonra da eğitimci bir derste ‘Buna müdahale ederek doğru yaptın’ dediğine, bir ay sonra ‘Bu müdahale yanlıştı” der ve hakemlerin kafası karışmaya başlar. İster inanın ister inanmayın durum bu.”
]]>Antalyaspor Kulübü Başkanı Sinan Boztepe ve Antalyaspor Asbaşkanı Alkan Evren, düzenlenen iftar programında gazetecilerle bir araya geldi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Eğitimcisi Hugh Dallas’ın hakemlerle çevrim içi yaptığı toplantının görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasına ilişkin görüşlerini açıklayan Boztepe, Galatasaray maçının ardından yaptığı haykırışların haklılığının ortaya çıktığını söyledi.
Kendilerinden 3 puanın alınıp göz göre göre rakibe verildiğini belirten Boztepe, “Anadolu kulüpleri olarak ya da Antalyaspor olarak hakkımızın yenmesine, yenilmesine müsaade etmeyeceğimizi her platformda söylüyoruz. Bundan sonra da bunun arkasında duracağız. İlahi adalet diye bir şey var. Gerçekler çok uzun sürmeden ortaya çıktı. Ortaya çıktığı için de haklı haykırışlarımızı tüm Türkiye duymuş oldu. Bununla ilgili çok sayıda özürle beraber başarı ve destek mesajları alıyoruz. Çok şükür mutluyuz” diye konuştu.
“Kim haksızlığa çanak tutuyorsa görev almamalı”
Kulüpler Birliği Toplantısı’nda bu konuları detaylı bir şekilde masaya yatıracaklarını ifade eden Boztepe, “Bu saatten sonra Türkiye Futbol Federasyonu, MHK ya da başka bir kurum kim haksızlık yapıyorsa, haksızlığa çanak tutuyorsa görev almamalı. Bunu yapanlar bu tür kutsal görevlerin başında olmamalı” dedi.
Temiz, şaibesiz bir lig için bütün çözümlere açık olduklarını dile getiren Sinan Boztepe, bu ligin kaliteli bir ortama gelmesi için yabancı hakem çözümse kulüp olarak destek olacaklarını söyledi.
“Buradan başlayalım”
Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur’un “Temiz bir lig için ilk imzayı biz atalım. Herkes incelensin” şeklindeki açıklamasını hatırlatılmasına Boztepe, “Bizim zaten haykırışlarımızın hepsi Galatasaray maçındaydı. O zaman çıkılsın açıklama yapılsın, ‘Kazandığımız penaltı, penaltı değildi. Attığım gol ofsayttı’ denilsin. Temizliğe başlayacaksak buradan başlayalım. Lehimize olan kararlarda sessiz kalıp da aleyhimize olan kararlarda ortaya çıkarsak bu lig düzelmez. Kendi lehimize de böyle kararlar istemiyoruz” ifadelerini kullanıldı.
“Doğru karar olur”
Abdulkadir Bitigen’in hakemliği bırakması gerektiği yönünde yorumların olduğunun hatırlatılması üzerine Boztepe, “Çok doğru bir karar olur. Video kayıtlarını hepimiz izledik. ‘O anki psikolojim ne dedi, onu bilmiyorum. Oyuncuların tepkisine baktım’ gibi cümleleri profesyonel hakemlerin kurması söz konusu bile olamaz. Çok talihsiz konuşmalar. Düdüğünü asması gereken çok ciddi sayıda hakem var. Bence assınlar ve bu işi düzgün yapacak insanlar gelsin” ifadelerine yer verdi.
“Yalnız bırakıldık”
Antalyaspor-Trabzonspor maçında attığı golün ardından yaptığı hareket nedeniyle kadro dışı bırakılarak ülkesine dönen İsrailli futbolcu Jehezkel konusunda tamamen yalnız bırakıldıklarını ifade eden Boztepe, “Antalyaspor ailesi olarak bu krizi yönetmeye çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde devletimizden, TFF’den aldığımız doğru kararla ilgili destek bekliyoruz” diye konuştu.
Ankaragücü’nü evlerinde yenip Beşiktaş galibiyeti ile yakaladıkları havayı sürdürmek istediklerini belirten Boztepe, transfer kısıtlamalarının ise sürdüğünü, toplamda 1 milyon Euro civarında borçlarını ödemeleri durumunda kısıtlamanın kalkacağını ifade etti.
“Hedef ilk 5-6
Boztepe, bütün maçlardan puan ve puanlar alarak ligi ilk 5 ya da 6 içerisinde bitirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, “Şu andan itibaren bütün oynayacağımız müsabakalar zaten kendi rakiplerimiz. Her rakibin üzerinde puan almayı hedefliyoruz. Ligi ilk 5-6 içinde bitiririz diye düşünüyorum. Hakemler müsaade ederse bunu da açıklamadan geçmeyelim” dedi.
Fenerbahçe’nin şampiyonluğa oynayan bir kulüp olduğunu vurgulayan Boztepe, ligden çekilme düşüncesinin doğru olduğunu düşünmediğini ifade etti.
Alkan Evren ise, “Ankaragücü maçında istediğimiz hedefler doğrultusunda 3 puan alacağımızı düşünüyoruz. Bundan sonra rakiplerimizle oynayacağımız maçlar var. Hepsinden puan ve puanlar alabiliriz. Bu da bizi ligde üst sıralara çıkaracaktır” diye konuştu. – ANTALYA
]]>Antalya’nın Serik ilçesindeki bir otelde kampa giren Galatasaray’da Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur, antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin hakem toplantısının sadece Galatasaray maçındaki pozisyonun yayımlanmasıyla ilgili düşüncesinin sorulması üzerine Timur, bundan 5 ay önce “Futbolda temiz eller başlamalı” adlı bir çağrıda bulunduklarını hatırlattı.
Erden Timur, toplumu rahatlatmak gerektiğini, sürekli mağdur edebiyatı oluşturarak insanları manipüle etmenin işi çok farklı boyutlara getirdiğini kaydetti.
Bu işin temizlenmesi için çok şeffaf olunması gerektiğini aktaran Timur, şöyle konuştu:
“Dün planlı bir şekilde hepimizin alışık olduğu şekilde Amerika’dan bir operasyon oldu. Eskiden farklı bağlantıları olduğu söylenen, hatta sürekli bizi suçladıkları FETÖ ile ilgili bağlantıları olduğu söylenen bir hesap üzerinden böyle bir şey yayımlanıyor. Kesilip biçilip sadece bir kısmı yayımlanıyor. Puanı gasbeden de gasbedilen de aynı dertten muzdarip olduğunu söylüyor. ‘Futbolda temiz eller’ dedik. Hepimizin banka hesapları incelensin. Bu iş başka türlü çözülmez arkadaşlar. Tüm telefon görüşmeleri, mesajlar incelensin. Kamunun bu işe el koyması lazım. Federasyona müracaat ettik. Hakemler üzerinde federasyon üzerinde çok ciddi baskı uygulanıyor. Federasyon bu anlamda dik duramıyor. Bugünkü hareketleri takdire şayan. Çünkü her şey serbest olsun. VAR kayıtlarının hepsi yayımlansın.”
Gazetecilerin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’un yayımlanan videoya ilişkin daha önce açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine Timur, “İçeriden sürekli bir şeyler sızdırılıyor. Bu şekilde ispat edilmiş oldu. Bundan çok daha ağır penaltılar bize verilmedi. Hepimizin öz eleştirisi yapması lazım. Ortalama olarak belli de bir ağırlığı olması lazım penaltının ama bakıyorsunuz gerçekten kayrılarak 90 artılarda en az fazladan 8-10 puan alan bir takım var ve her hatadan sonra mağdur gibi konuşmalar, açıklamalar… Bakın geren şeyler bunlar. Bu konudaki en önemi şey edep.” ifadelerini kullandı.
“Tüm VAR kayıtları, seminerler açıklansın, şeffaf olsun her şey”
Herkesin incelenmesi dışında başka çare bulunmadığına işaret eden Timur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Futbolun geriye gitmesi tabii ki umurumuzda ama insanlar birbirine bileniyor. İlk sorumluluğumuz toplumsal sorumluluk. Bunu da söylüyoruz ve gereğini yapıyoruz. Şahsıma onlarca laf söylendi. Gerginlik artmasın diye cevap vermedik. Hakem yumruklandı, İstanbulspor sahadan çekildi gibi birçok olay oldu. Tüm hızıyla da devam ediyor. Sadece şampiyon olmak için veya olunamayan şampiyonluklara neden bulmak için bu kadar manipülasyon yapmak bu işi tamamen bambaşka bir noktaya götürüyor. Hatalar eleştirilsin ama bu kaygı, korku imparatorluğu çökmeden gerçekten insanlara psikolojik baskıyla zulüm ediliyor. Bu zulüm sona ermeden bu işi çözemeyiz. Tüm VAR kayıtları, seminerler açıklansın, şeffaf olsun her şey. Herkes o zaman daha fazla tatmin olacak.”
Adil olan, başkasının hakkına saygı gösterdiğini düşünen insanların hayatta cesur olduğuna dikkati çeken Timur, “Ben hiçbir zaman ahlaksızların cesur olduğunu görmedim. Ahlaksız insan sonunda korkaktır. Bir çıkar güden insan sonunda korkaktır. İdealist insan cesurdur. Türk futbolu için ortadan konuşalım, cesur davranalım kim yapmışsa ortaya çıksın. Medya yöneticisine baskıyla bir şey yapılmışsa ortaya çıksın. Bunlar federasyonu baskı altına alıyor, hakemi, PFDK’yi baskı altına alıyor. Arınmaktan, her şeyi şeffaflaştırmaktan başkaca bir çözüm yok. Şeffaflaştırılmadığında kirli eller içeriden bilgiyi sızdırıyor.” diye konuştu.
Kamuoyunda söz sahibi insanların, fikir önderlerinin, medya mensuplarının “Her şey ortaya çıksın” fikrini desteklemesi gerektiğini aktaran Timur, “Ortak çağrıda bulunulsun. Bu ancak böyle aşılır. Planlı bir sistem. Aylardır söylüyorum. Bu işi ele vermek adına böyle bir şey yaptılar. İşte hakemler etkilensin, PFDK sevkleri etkilensin amacıyla bu iş yapılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk futbolunda Galatasaray ve Fenerbahçe rekabetinin her zaman ayrı bir önemi olduğunu anlatan Timur, “Hiçbir şey kimsenin tırnağının kanamasından kıymetli değil. Birisine bir şey olacaksa şampiyonluğun önemi yok. Derbi inşallah düzgün bir şekilde oynansın. Bu gergin ortamda en minimum şekilde geçsin. O haftaya kadar da daha olumlu şeyler söyleyelim, çözüme ilişkin konuşalım.” şeklinde konuştu.
“PFDK sevkleri niye yapılmıyor?”
Bir gazetecinin Trabzonspor-Fenerbahçe maçındaki olaylara ilişkin PFDK sevklerinin yapılmadığını belirtmesi üzerine Timur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Olmaması gereken bir olay. Çok boyutlu bir olay. Kesinlikle taraftarın hiçbir şekilde sahaya girmemesi gerekiyor. Maç içindeki olaylar var. Suların atılması olmaması gerekiyor. Başka maçlarda da oldu. Bizim Galatasaray maçında da oldu. Aynı şekilde sahaya giren taraftar etkisiz hale getirilmişken bırakalım futbolu dışarıda yere düşürülmüş insana vurulmaz. Halil Umut Meler, yere düşmüşken vurulduğunda nasıl yankı oldu. Hukukta eşitlik ilkesi var. Giren taraftarın girmesi yanlış. Etkisiz hale getirilmişken üstüne atlanılması, yumruklanması, kafasının tekmelenmesi yanlıştır. Yargıtay kararlarında postal silah sayılıyor. Hele ki krampon bambaşka bir şey. Adalet Bakanımız ‘Adil yargılanması lazım’ diyor. Çok doğru. Bizim futbolcularımızla ilgili olsa çıtımızı çıkarmayız ama sonra yine kamuoyu baskısı, taraftar gücü, resmi siteden açıklama yapılıp, hukuk çağrısının aleyhine bir şeyler söyleniyor. Bunlar son derece yanlış. Etkisiz hale getirilmiş bir taraftarın üzerine oyuncu atladığında diğer taraftarlar da bu sefer galeyana gelir. Niye bir şeylerin üstü örtülmeye çalışıyor. Tüm Türk futbol paydaşları tarafsız olmalı. Neden korkuluyor, kaygı duyuluyor. Böyle şeyler milat olsun. PFDK sevkleri niye yapılmıyor? İşte bu baskılardan yapılmıyor. Yoksa çok basit bir olay. Sevkte bile sürekli şu oyuncu sayısı azaltılacak sevkten dolayı gibi bir şeyler söyleniyor. Disiplin müfettişleri olaya karışan insanları sevk eder, kararı PFDK verir. PFDK’nin iradesinin yerine geçip karışan oyuncuların içerisinden ayıklama yaparak sevk edemezsiniz. Bu gayri hukuki bir davranış olur. Kim karışmışsa sevk edersiniz. Buradaki fiil saldırıysa saldırıya göre, kavgaysa kavgaya göre sevk edersiniz.”
Ağlanacak hale gülünen bir dramada gibi olduklarının altını çizen Timur, şunları kaydetti:
“Bu olayın yaşanmaması ayrı bir konu ama yerdeki insana vuran, koşan insana döner tekme gibi bir şey atmak ayrı bir konu. Sevklerin 2 günde yapılması gerekirken bu baskı yüzünden bunlar oluyor. Sonuçta nasıl sevk edilecek göreceğiz. Kamuoyu baskısı başka baskı siyasilere bile baskı yapılıyor. Seçim öncesi diye federasyona baskı yapıyorlar mı? Adil olan o olsun. Hukuki olan müfettişlerin karışan herkesi sevk etmesi. Karar PFDK’nindir. Döner tekme atmak meşru müdafaa değil. Sevklerin 4’e düşürüldüğünü duyduk. Şimdi de 3’e düşürüldüğü konuşuluyor. Siparişle sevk yapılıyor gibi bir durum söz konusu. Hangi baskıyla yapılıyor. Futbolla seçimin ne alakası var. Futbol futboldur seçim seçimdir. Niye insanlara böyle bir baskı yapıyorsunuz? Galatasaray’ın da 35 milyon taraftarı var. Bunla bunun bir alakası yok.”
Timur, saldırı fiilinden en az 3-4 futbolunun PFDK’ya sevk edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Temennilerinin Fenerbahçe maçına şampiyon olarak çıkmak olduğunu vurgulayan Timur, takımda ciddi bir inanmışlığın olduğuna dikkati çekti. Timur, şampiyonluğu hak ettiklerini düşündüğünü ifade etti.
Fenerbahçe’nin ligden çekileceğini düşünmediğini belirten Timur, “Ama bu kendi kararlarıdır, neden böyle şeyleri tartışıyoruz. Ben çağrımı tekrar ediyorum. Madem Süper Kupa’yı yabancı hakem yönetsin deniliyor. Evet yönetsin. Kimin yöneteceği önemli değil, biz her türlü platformda yarışmaya varız. Türk hakemleri daha iyi daha kötü değerlendirmesi için yabancı hakem yönetsin. Ama yabancı hakeme de bir yıl boyunca bu baskıyı yapalım. O nasıl karar verecek, ikisini eşit ölçmemiz gerekir. Türk hakemlerine seslenmek istiyorum, 10 hafta kaygı korku yerine cesur ve cesaretli olsunlar.” diye konuştu.
]]>HUGH DALLAS-ABDÜLKADİR BİTİGEN GÖRÜŞMESİ SOSYAL MEDYAYA DÜŞTÜ
Galatasaray’ın, Antalyaspor’a karşı 2-1’lik skorla kazandığı maçı yöneten hakem Abdülkadir Bitigen’in Merkez Hakem Kurulu eğitimcisi Hugh Dallas ve VAR Eğitim Danışmanı Pawel Gil ile yaptığı konuşma sosyal medyaya düştü.
BÜYÜK SES GETİRDİ
X’te “lakeoftears1907” isimli bir hesap, 1 Mart tarihinde gerçekleşen hakem toplantısının görüntülerini paylaştığını duyurdu. Bu videoda Hugh Dallas, hakem Abdülkadir Bitigen’e Galatasaraylı Tete ile Antalyasporlu Sander van de Streek’in pozisyonunu, VAR uyarısı sonrası görüntüyü izleyerek penaltı çalmasını sordu.
“VAR BENİ ÇAĞIRDI”
Maçta pozisyonu önce devam ettiren, VAR uyarısı sonrası görüntüyü izledikten sonra penaltı kararı veren Abdülkadir Bitigen videoda “Burada yerim çok iyiydi. Top bir anda defanstan dönünce 11 numaralı defans oyuncusu maç esnasında benim önümü kapattığı için ben temas noktasını göremedim, göremediğimi de VAR hakemine söyledim. Daha sonra VAR, pozisyonu incelemeye başladı ve temas gördüğünü, APB’yi izledikten sonra beni incelemeye davet edeceğini söyledi. İzlemeye gittiğimde önce yavaş çekimde önce hücum oyuncusunun topa dokunduğunu, sonra mavili oyuncunun rakibine temas ettiğini gösterdi. Sonra bunu normal hızda izletti. Ben emin olabilmek için yakın temas istedim. Bundan sonra kararımı penaltı olarak verdim.” ifadelerini kullandı.
ABDÜLKADİR BİTİGEN: “PENALTI DEĞİL!”
Hugh Dallas’ın “Bir hafta sonra hala bunun faul olduğunu düşünüyor musun?” sorusunu yanıtlayan Galatasaray-Antalyaspor maçı orta hakemi Abdülkadir Bitigen “Basit bir temas olduğunu düşünüyorum. Basit bir temas, penaltı olduğunu düşünmüyorum.” cevabını verdi.
HUGH DALLAS: “NEDEN HAKEMİ ÇAĞIRDIN?”
Öte yandan Hugh Dallas, Galatasaray-Antalyaspor maçının VAR hakemi Özgür Yankaya ile de penaltı hakkında görüşme yaptı. Hugh Dallas, Özgür Yankaya’ya önce “Özgür harika bir sezon geçirdin. Müdahalelerin de oldukça azdı, 3 civarı müdahalen oldu. Bize şunu söyleyebilir misin; niye bu kadar hafif bir temas için hakemi çağırdın ve hakemi inanılmaz bir baskı altında bıraktın?” sorusunu yöneltti. Ardından ise “Oyuncuların işi zaten abartmak ve penaltı kazanmak. Size defalarca hücum oyuncularına değil, savunma oyuncularınıza bakmanız gerektiğinin altını çizmiştik. Bu noktada adam zaten penaltı kazanmak için bu teması çok daha büyük göstererek bir beklenti oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR YANKAYA: “KENDİMİ SORGULUYORUM”
Sosyal medyaya düşen videoda Özgür Yankaya’nın “Kısacası; hata yaptım. Hakem görmediğini söyleyince inceledim ve daha sonra beklentiye baktım, orada itiraz eden oyuncular vardı. Teması gördüm o anda odada. Yanlış anlaşılmasın sadece beklentiye göre hareket ettiğimi söylemiyorum. O andaki durumu hatırlamaya çalışıyorum, ruh halimi hatırlamaya çalışıyorum. Neden yaptığımla ilgili ben de sorguluyorum kendimi. Hatırladıklarımdan bahsetmeye çalışıyorum. Aklımda kalan bir şey daha var yeni aklıma geldi. Bir şey vardı; Hugh belki bize kızabilir ama bazı UEFA kliplerindeki örneklerle bağdaştırarak da hata yapabiliyoruz. Bazen bu örneklerle doğru kararlar da alabiliyoruz. Benim aklımda da bir pozisyon vardı onunla bağdaştırdığım için… Orada da atak oyuncusunun kendini çok attığı görülüyordu. Hatta bizim milli takımın maçıydı. Oyuncu kendini can havliyle abartarak atmıştı. Orada da buna benzer bir temas vardı. Bilmiyorum, izlemişlerdir herhalde. Bayağı bir benziyor pozisyon. Sadece beklentiye bakarak karar verdiğimi söylemiyorum, bunlar ikinci faktörler.” dediği görüldü.
TFF VE MHK’DEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Videonun ortaya çıkmasının ardından bir kesim videonun montaj olabileceğini vurgularken, bir kesim ise videonun kesinlikle doğru olduğunu savundu. Kısa sürede ciddi şekilde izlenen ve tartışma yaratan video ile ilgili olarak Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu’nun açıklama yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.
İŞTE SOSYAL MEDYAYA DÜŞEN O VİDEODAKİ KONUŞMALAR
Pawel Gil: “Galatasaray – Antalyaspor maçıyla başlıyoruz. Tete’ye verilen penaltıda 4 tane görüntü var ve hiçbirisi defans oyuncusu tarafından net bir faul yapıldığını sunmuyor. Burada VAR çağırıyor ancak sadece teması gösteriyor. Defalarca söyledik ki; sadece temas, başlı başına bir faul değildir. VAR yanlış bir şekilde müdahale ediyor.”
Hugh Dallas: “Hakemler çoğu zaman hata yaptığında pozisyonları yanlış olduğu için hata yapıyor. Sen bir elit hakeme yakışır şekilde çok iyi pozisyon alıyorsun Abdulkadir. Tam olarak VAR’a gittiğinde ‘Burada nasıl böyle bir hata yapmışım?’ dediğini ve kararını değiştirdiğini söyler misin?”
Abdulkadir Bitigen: “Burada yerim çok iyiydi. Top bir anda defanstan dönünce 11 numaralı defans oyuncusu maç esnasında benim önümü kapattığı için ben temas noktasını göremedim, göremediğimi de VAR hakemine söyledim. Daha sonra VAR, pozisyonu incelemeye başladı ve temas gördüğünü, APB’yi izledikten sonra beni incelemeye davet edeceğini söyledi. İzlemeye gittiğimde önce yavaş çekimde önce hücum oyuncusunun topa dokunduğunu, sonra mavili oyuncunun rakibine temas ettiğini gösterdi. Sonra bunu normal hızda izletti. Ben emin olabilmek için yakın temas istedim. Bundan sonra kararımı penaltı olarak verdim.”
Hugh Dallas: “Bir hafta sonra hala bunun faul olduğunu düşünüyor musun?”
Abdulkadir Bitigen: “Basit bir temas olduğunu düşünüyorum.”
Hugh Dallas: “Bunun penaltı olduğunu düşünüyor musun? Öyle sorayım o zaman.”
Abdulkadir Bitigen: “Basit bir temas, penaltı olduğunu düşünmüyorum.”
Hugh Dallas: “Özgür harika bir sezon geçirdin. Müdahalelerin de oldukça azdı, 3 civarı müdahalen oldu. Bize şunu söyleyebilir misin; niye bu kadar hafif bir temas için hakemi çağırdın ve hakemi inanılmaz bir baskı altında bıraktın?”
Özgür Yankaya: “Kısacası; hata yaptım. Hakem görmediğini söyleyince inceledim ve daha sonra beklentiye baktım, orada itiraz eden oyuncular vardı. Teması gördüm o anda odada.”
Hugh Dallas: “Oyuncuların işi zaten abartmak ve penaltı kazanmak. Size defalarca hücum oyuncularına değil, savunma oyuncularınıza bakmanız gerektiğinin altını çizmiştik. Bu noktada adam zaten penaltı kazanmak için bu teması çok daha büyük göstererek bir beklenti oluşturuyor.”
Özgür Yankaya: “Yanlış anlaşılmasın sadece beklentiye göre hareket ettiğimi söylemiyorum. O andaki durumu hatırlamaya çalışıyorum, ruh halimi hatırlamaya çalışıyorum. Neden yaptığımla ilgili ben de sorguluyorum kendimi. Hatırladıklarımdan bahsetmeye çalışıyorum.”
Özgür Yankaya: “Aklımda kalan bir şey daha var yeni aklıma geldi. Bir şey vardı; Hugh belki bize kızabilir ama bazı UEFA kliplerindeki örneklerle bağdaştırarak da hata yapabiliyoruz. Bazen bu örneklerle doğru kararlar da alabiliyoruz. Benim aklımda da bir pozisyon vardı onunla bağdaştırdığım için… Orada da atak oyuncusunun kendini çok attığı görülüyordu. Hatta bizim milli takımın maçıydı. Oyuncu kendini can havliyle abartarak atmıştı. Orada da buna benzer bir temas vardı. Bilmiyorum, izlemişlerdir herhalde. Bayağı bir benziyor pozisyon. Sadece beklentiye bakarak karar verdiğimi söylemiyorum, bunlar ikinci faktörler.”
Abdulkadir Bitigen: “Burada Özgür ağabeyin beni VAR’a çağırmasını çok iyi anlıyorum. Çünkü ben teması göremediğimi net bir şekilde söyledim. Benim söylediğimin aksine ceza alanı içinde gerçekleşen bir temas var ve sahada bir penaltı beklentisi var. Haliyle Özgür ağabey beni izlemeye davet etti. İkincisi burada hücum oyuncusunun abartmasına mı bakacağız yoksa defans oyuncusunun yaptığı müdahaleye mi bakacağız? Hücum oyuncuları her seferinde abartıyor onu biliyoruz ama asıl önemli olan burada ayak seviyesindeki müdahale olmuyor mu?”
Hugh Dallas: “Basit penaltı vermiyoruz, bu kadar basit. Ufak bir temas dahi olsa basit penaltı vermiyoruz!”
]]>Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen söyleşi programına konuk oldu. Cumhuriyet Üniversitesi Kültür Merkezi Kadıburhanettin Salonu’nda düzenlenen ‘Bülent Uygun’la Spora Dair’ adlı söyleşide Uygun, öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtladı.
Programa Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hilmi Ataseven, Sivasspor’un Teknik Direktörü Bülent Uygun, Sivasspor yardımcı antrenörleri, Sivassporlu futbolcular Uğur Çiftçi, Kerem Atakan Kesgin ve Burak Kapacak, Spor Bilimleri Fakültesi akademisyenleri ve öğrenciler katıldı.
“İnşallah Allah nasip eder”
Tecrübeli teknik direktörün spor hayatıyla ilgili izletilen kısa filmin ardından konuşan Bülent Uygun, “10 yıl içerisinde başta Kocaelispor olmak üzere Sakaryaspor, Bursaspor, Eskişehirspor, Samsunspor, Konyaspor, Ankaragücü, Zonguldakspor gibi takımların şampiyon olma potansiyeli çok fazlasıyla var. İnanıyorum ki bunlardan bir tanesi de Sivas olur. İnşallah Allah nasip eder de Sivasspor’u şampiyon yaparız. Şampiyon yapmak adına o hayalleri gerçekleştirmek için buraya geldim. İkinci hayalim de Sivas’ın çocuklarına altyapılarda, akademilerde iyi eğitim alacak şekilde eğitmek” dedi.
“Türkiye Futbol Federasyonu’nu, MHK’den ayırmamız gerekiyor”
Bir öğrenci tarafından, ‘Türkiye’deki VAR hakemlerin performansını nasıl buluyorsunuz?’ şeklinde sorduğu soruya Uygun, “VAR sistemiyle ilgili, VAR biraz futbolda duygumuzu öldürdü. Bizim zamanlarımızda topu bile bilmeyen adamları hakem yaptık. Sonra hakem hocası yaptık. En önemli meslek hakemliktir. VAR hakemlerinin içinde mutlaka bilgisayar spor işlemleri için uzman çocuklarımız olmalı. Dolayısıyla futbolun içinden gelen bir arkadaşımızın orada olması doğru kararlar vermesini sağlayacaktır. 800 temsilci var, şu anda bilmiyorum kaç tane hakem var. Bir tane sporun içinden gelmiş insan yok içlerinde? Biz bizi yönetemez durumdayız. Artık birbirimize sevgimiz, saygımızla kalmadı. Futbolcu kardeşlerimiz de suçlu. Biz antrenörler de suçluyuz. Bir tekme yiyoruz. Yalandan 8 takla atıyoruz, gerçekten tekme yiyip ayağa kırılanda kırmızı kart görmeden pozisyona geçiyorlar. Hakem camiasının adil hakkaniyetli ve gördüğünü çalabilen bir hakem camiası olma yolunda ilerleme ihtiyacı var. Kulüpler Birliği diye bir grup kuruldu. Kulüpler Birliği ne yapıyor? Her hafta toplanıyorlar, VAR’ın konuşmalarını dinliyorlar. Bizim size dinlememize ihtiyacımız yok. Bu arada da MHK dediğimiz hakemler, Kulüpler Birliğine bağlı olmamız gerekiyor. Bu Futbol Federasyonu’nu MHK’den ayırmamız gerekiyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nun yapacağı tek şey bizim geleceğimiz olan genç milli takımdaki çocukları, antrenörleri, ondan sonra kulüplerin ekonomik krizlerini bu tarz işlerle uğraşması gerekirken o günkü maçtaki hakem hatalarını konuşmaktan, geleceğimizle ilgili hiçbir şekilde proje yapamıyorlar. Hakemlerimizi Kulüpler Birliğine bağlayarak onların orada Türk futboluna hizmet etmesi gerektiğinin düşüncesindeyim” diye cevap verdi – SİVAS
]]>Ilıcalı, sahibi olduğu takımın Antalya kampında Regnum Carya Otel’de basın mensupları ve taraftarla bir araya geldi.
İki yıl önce ekibiyle Hull City’i yeniden Premier Lig’e çıkarmak güzel bir yolculuğa çıktığını ifade eden Ilıcalı, başarılı bir sezon geçirdiklerini düşündüğünü söyledi.
Ilıcalı, Hull City’i satın alırken “olabiliriz” dedikleri nokta olan play-off oynama şanslarının bulunduğuna dikkati çekerek, ikinci kez kamp için Antalya’da buluşmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.
Hull City ile sadece Premier Lig’i hedeflemediklerini, Avrupa kupalarında İngiltere’yi temsil etmeyi de arzuladıklarını vurgulayan Ilıcalı, 13-14 yaşından bu yana tribünlerde olduğunu, taraftara her baktığında kendini gördüğünü, bunun da terapi gibi geldiğini anlattı.
Ilıcalı, İngiltere’de de Türkiye’de olduğu gibi futbolun fanatik ve agresif tarafını yaşayan gruplar olduğuna dikkati çekti.
Türkiye’de son zamanlarda futbol alanındaki gerginliğin İngiltere’de yaşanmadığını dile getiren Ilıcalı, “Türkiye’de gerilimin, futboldaki kaosun bence tek bir nedeni var. Sebebi de belli, çözümü de belli. Bütün kulüp açıklamalarına bakın, tansiyonun yükselmesinin tek bir sebebi var, maalesef üzülerek söylüyorum hakemlerimiz. Önce sebebi bulursak, bu kaostan çok çabuk çıkarız. Nasıl yabancı teknik direktör, futbolcu gelebiliyorsa, herhalde sporun belli bir kesimine de yabancı birilerinin gelmesi ayıp olmamalı.” diye konuştu.
“Tek bir sebebi var, hakem”
Ilıcalı, İngiltere’de hakem hata yaptığında art niyet aranmadığı için problem yaşanmadığını, Türkiye’de ise hakemlere güven kalmadığını, art niyet arandığını, bunun da kaosa neden olduğunu dile getirdi.
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrasındaki olayları “korkunç” olarak nitelendiren Ilıcalı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son aylardaki bütün kulüp açıklamalarına bakın, yaşananlara bakın tek bir sebebi var, hakem. O olayların hiçbiri yaşanmazdı. O gün Trabzonspor seyircisi bir şekilde çok dolmuştu tamam. Agresif miydi? Agresifti evet ama benim sahalarda gördüğüm tek agresif seyirci onlar değildi. Bunun bir çözümü var. Hakemsin, sahaya çıktın, seyirci agresif, o gün kötü bir gününde seyirci, yapacağın tek bir şey var. Maçı tatil et, git odana. Herkes binsin arabalarına dağılsın, tansiyon düşsün. O maç eğer 60. dakikada tatil olsaydı, bugün konuşulan konular olacak mıydı? Olay çıkacak mıydı? Problem olacak mıydı? Hakem kendi arkadaşını savunamıyor ki zaten. Kendi arkadaşının üzerine dünya yağıyor, yanında patlayıcı madde patlıyor, ses çıkaran bir şey atılmış, yan hakem olduğu yerden sıçrıyor, hakem ‘devam’ diyor. Hakem tansiyonun gerilimin yükseldiği bir ortamda ‘devam, devam, devam’ derse, zaten devamında gerilim artar, sonra da bardak taşar.”
“İsveçli hakem hata yapsa ne diyeceğiz?”
Ilıcalı, yabancı hakem uygulamasının şart olduğunu öne sürerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Yarın yabancı hakem uygulaması kararı alınsın. Bunu yapan ülkeler var. Yunanistan’da tansiyon çok yüksekken alın yabancı hakem getirmişler. Buradaki tansiyon düşmüş. Yarın getirin maçları yabancı hakemler yönetsin. O zaman kim ne diyecek? O zaman tansiyon yükselecek mi? Yüzde 80’ini yok ederiz, ülke huzura kavuşur, şu anda içinde bulunduğumuz çıkmaz bambaşka boyuta geçer. İsveçli hakem hata yapsa ne diyeceğiz? ‘Bu adam niye hata yaptı mı?’ diyeceğiz. Futbol çok zor durumda, Türk futbolu gelmiş, geçmiş en zor günlerini yaşıyor olabilir. Anında karar alınsın. Federasyon başkanımız bu konularda duyarlı bir insan. Kendisine de bu konuda güveniyorum. Başka bir çözüm göremiyorum. Bunun ‘B’ planı yok. Hakemleri hemen değiştirin.”
“Slovenya favori olacak şekilde başka bir kulüp alacağız”
Futbola geniş açıdan baktıklarını anlatan Ilıcalı, “Hull City çevresinde futbol dünyası yaratmak istiyoruz. Yunanistan’da, Slovenya’da takımlarla görüştük. İrlanda’da istediğimizi yakalayamadık. Büyük ihtimalle bir takım daha alıp, futbol dünyasındaki alanımızı genişletmek istiyoruz. Slovenya favori olacak şekilde başka bir kulüp alacağız. Taraftar olarak Türkiye’de yeterince sinirim bozuluyor, yeterince cefa çekiyorum. Türkiye’de takım almayı düşünmüyorum.” diye konuştu.
Ilıcalı, İngiltere’de tişört, terlik giyme tarzını ayakkabı, pantolona çevirdiğini ve hiçbir zaman takım elbise giymeyi düşünmediğini sözlerine ekledi.
Hull City Teknik Direktörü Liam Rosenior de Antalya’da kamp yapmaktan memnuniyet duyduklarını, takımdaki birlik beraberliğin başarıyı getirdiğini söyledi.
Takımdaki Türk futbolculardan Ozan Tufan da A Milli Takımı özlediğini, bugüne kadar 65 milli maça çıktığını, Avrupa Şampiyonası’nda da ay-yıldızlı formayı giymek istediğini ifade etti.
Hull City takımı kaptanı Lewie Coyle de Abdülkadir Ömür’ün de takıma çabuk uyum sağladığını ve takıma katkısının önemli olduğunu kaydetti.
]]>Bu memleketin derdi var hakemlerle! Hakemlerin de bu memleketle! Ve süslü cümlelerle geçiştirilecek gibi değil bu! Yeni de değil.
Futbol tarihinden kesitler sunan araştırmacı Mehmet Yüce, Spor Alemi dergisinde 1924’te çıkan bir maç yazısını ballandıra ballandıra anlatır. Sonu şöyle bitiyor:
“Hakem Fenerbahçe aleyhine penaltı verir. Binlerce Fenerbahçeli taraftar sahaya doluşur. Mıntıka jandarması oyunu tatil eder. İstanbul Futbol Mıntıkası, mezkûr müsabakayı görüşür ve Fenerbahçe aleyhine bir penaltıyla maçın yarım dakikasının oynanmasına karar verir. Bu hükmü dinlemeyen ve protesto eden Fenerbahçe ise hem Mıntıka Futbol Birliği hem de Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’ndan ayrılır. Önümüzdeki sene oynanacak lige de katılmayacağını beyan eder.” (Tam Saha dergisi: Sayı 124)
Sadece bununla da kalmamış iş. Tarihçi Doç. Dr. Doğan Çetinkaya’nın aktardığına göre Haziran 1938’de dayaktan hastanelik ettiğimiz ve sonra hayatını kaybeden hakem bile var…Hakemleri ölümle tehdit ettik… İşinden ettik… Bunalıma soktuk…
Biz hakemleri sevmeyiz arkadaş!
Tribünlerdeki ilk kolektif küfür vakasının öznesi de kuvvetle muhtemel hakemlerdir. Ya ya ya şa şa şa döneminde bile hakemlere ağır küfürler vardır. Kanıtlayamam ama yemin edebilirim.
Hakemlerimizden sadece biz değil, dünya futbolunun bir önderi de şikayetçi. Sir Alex Ferguson’ın, kariyeri en parlak hakemimiz Cüneyt Çakır hakkında daha yakın zamanda ne dediğini duydunuz mu?
Vibe with Five adlı podcast’in geçen ay yayımlanan bölümünde Rio Ferdinand, Manchester United’ın eski CEO’su David Gill’e Ferguson’ı soruyor. Gill, onun tutkusundan ve kindarlığından bahsederken konu Cüneyt Çakır’a geliyor.
Hatırlarsınız, Çakır 2013’te Real Madrid’e karşı oynadıkları maçta Nani’ye kırmızı kart göstermişti ve Ferguson yedek kulübesinden sahaya fırlamıştı! Sir Alex birkaç sene önce sıradan bir Şampiyonlar Ligi play-off karşılaşmasını izlerken David Gill’i arıyor ve Cüneyt Çakır için şunu diyor:
“Hâlâ kötü hakem.”
Tekrar ediyorum, memleketin en kariyerli hakeminden bahsediyoruz.
Peki bir tek bizde mi sıkıntı? Premier Lig’i göz ucuyla takip eden herkes oradaki vahim hataları görmüştür. Gole giderken biten maçlar, en kritik anda verilmeyen penaltılar, hakeme ne dediğini bile anlatamayan VAR’lar…İddia o ki dünyaca ünlü hakem Howard Webb’in bir sezonda 17 kez özür dilemişliği var. Bunlar sadece son bir ayın gündeminden İngilizce parçalar.
İşin doğası bu aslında. İyi de arkadaş, bizdeki gibisi yok. Ceza Kanunu’na göre kabahat sayılabilecek “hatalar”, bizde “cürüm” muamelesi görüyor. Dünyanın hiçbir yerinde bizim kadar didiklenmiyor bu iş. Her karar “halk mahkemesine” götürülmüyor. Arkasından niyet okumalarla eşlik edip hem hakemlerin hem de izleyenlerin ruh sağlığını bozmuyorlar.
‘Arka planda muhakkak başka şeyler var’ hissi
Biz maçın salt kötü yönetildiğine inanmıyoruz. Hakemlerin kötü olduğu savı da kesmiyor bizi. Arka planda muhakkak başka bir şeylerin olduğunu düşünüyoruz.
Oysa yurt dışında hakem tartışmaları başka türlü bir boyut kazandı şu sıralar. Başka bir yazının konusu belki ama yine de değinelim. Mesela hakemlerin pozisyonlara ortalama ne kadar uzak olduğunu ölçüyorlar. Topu oyunda tutma sürelerine bakıyorlar. Ortalama kart rakamlarına bakıyorlar. VAR’da bekleme sürelerini ölçüyorlar. Buna dair hedefler koyuyorlar. “Bu sezon top ortalama 52 dakika kaldı. Seneye bunu 55 dakikaya çıkarmak hedefimiz.” Tam Amerikan işi analizler. Daha makro performans değerlendirmeleri yani. Buralara ne kadar uzağız!
Biz maç yayınları sırasında hangi görüntülerin VAR’a gittiğini bile bilmiyoruz. Ek görüntüler çıkarsa diye, akşam hakem yorumcularının programlarını bekliyoruz.
Neden böyle? Çünkü uzun yıllardır derdimiz iyi hakemlik değil, “bize uygun” hakemlik ve bol bol hakemi tartışmak.
Hakem tartışmaları ideolojik tartışmalara dönmüş durumda. Paranoyaları takip etmek gibi bir durum söz konusu. Hal böyle olunca kulüpler de kontrolden çıkıyor. Öyle olmasa lehine en fazla hata yapılan, futbolun idaresinde en fazla inisiyatif sahibi olan camialar bağırır mı bu kadar? Ne diyordu o şarkı:
“Bu iş çok zor Yonca/ En çok bağıran en doğru sayılır insanlar işitmeyince.”
Tek ümidimiz Halil Umut Meler
Şimdi biraz “gerçeklere” tek tek bakalım:
Süper Lig tarihinin en fazla maç yöneten üç hakemi Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus ve Hüseyin Göçek’in şu anda TFF veya MHK’ye bağlı hiçbir görevi bulunmuyor. Cüneyt Çakır’ı hakem işlerinin başına getiren Gürcüler, onu yere göğe koyamıyorlar şu sıralar.
Hangi Çakır? Avrupa Şampiyonası tarihinin en fazla maç yöneten, tarihte iki Dünya Kupası yarı finali yöneten iki hakemden biri olan, 8 Mart 2022’de görevden alınmasa belki üçüncü kez bu seviyede düdük çalacak tek isim olacak Çakır.
Fırat Aydınus kariyeri boyunca toplam 365 maç yönetti Süper Lig’de. Bu sezonun en kıdemli VAR hakeminin neredeyse birkaç katı bu.
VAR hakemlerinden Emre Malok, Onur Özütoprak, Alper Çetin ve Erkan Engin’in kariyerleri boyunca Süper Lig’de yönettiği toplam maç sayısı 3. Yazıyla “üç”. Sadece bu dörtlü bu sezon 80 kez VAR’da görev aldı.
Hakemlik camiasının önde gelen isimlerinden, şu sıralar Hürriyet’e harika analizler yazan eski hakem ve yorumcu Murat Fevzi Tanırlı diyor ki:
“Sezon başında VAR kadrosuna alınan, hakemliğe devam edeceklerini mutlulukla açıklayan iki hakeme 4 ay tahammül edilmedi, evlerine yollandı: Hüseyin Göçek ve Suat Arslanboğa. 30 yıla varan kariyerlerinden sonra TFF sitesinden bir teşekkür bile edilmedi.”
Malum, 8 Mart’ta yukarıda adı geçen kıdemli isimler bir gecede hem emekli edildi hem de hakemliğe küstürüldü. Onların yerine FIFA kokartı alsın diye İngilizce sınavına sokulan adaylardan hiçbiri sınavı geçemedi. Sonrasında yayıncı kuruluşun Trio programında sırf İngilizce sınavını geçebildi diye kokart takan hakemler olduğu iddia edildi. İspatı da var: Bu iddiaların öznesi olan Erkan Özdamar’ın FIFA kokartı bir senede geri alındı.
Kokart demişken… Cüneyt Çakır kokartı 16 yıl taşıdı. 2020’de FIFA kokartı takan hakemler ortalama 6,5 yıl süresince bu unvana sahip olurken üst üste değişiklikler sonucu 2024’te bu rakam 2,5 yıla düştü.
Halil Umut Meler, hani yumruk yiyen hakemimiz, şu anda elit kategorideki tek isim. Onun altında 1. Kategori var. 33 ülkeden temsilci var. Bizden yok. 2020 Aralık ayında üç farklı hakemimiz Şampiyonlar Ligi’nde düdük çalıyorken bu duruma düşülüyor.
Normalde sezon sonunda klasman belirlemeler sezon ortası ve sonunda yapılırken şimdi sezon boyunca dört kere yapılıyor. Bu ne demek? Arkası sağlam bir takımın maçında bir hata yaparsanız bırakın kokart takmayı, kendinizi A klasmanında bile zor bulabilirsiniz. Hem de yarından yakın bir şekilde.
UEFA Fitness Direktörü Prof. Dr. Werner Helsen son seminerde bizim hakemlere “UEFA’ya bağlı ülkeler arasında fiziksel olarak en sonuncusunuz” diyerek fırça attı!
Bu sezonun olay hakemi Halil Umut Meler artık sürekli derbi yönetiyor. Bir sezonda 12 derbi var ve geçen sezon beşini o aldı. Tek ümidimiz o.
Bir hakemin maç başlamadan başı yarıldı. Hiçbir şey olmadı. Bir hakem statta 6 saat alıkoyuldu. Hiçbir şey yapılmadı. Bir hakem yumruk yedi, hakemler bir hafta maça çıkmadılar. İki gün sonra hayat kaldığı yerden devam etti. Buna bile razı olduk!
23 yılda 20 MHK değişti
23 yılda 20 MHK değişti ve MHK’nın yeniden değişeceği konuşuluyor.
Şimdi gelelim kulüplere. Yöneticilerin yatacak yeri yok. En sevdikleri şey etki altına almak. Sürekli “algı” diyorlar, “operasyon” diyorlar, “masa başı” diyorlar. Oysa veriler açık ve net. Son beş sezonda hiçbir takım lehine Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş kadar penaltı çalınmadı. Yetmiyor, ekranlarda en çok süreyi onların tartışmalı pozisyonları alıyor. Onlara karşı yapılan hataların bedeli hep ağır oluyor.
Murat Fevzi Tanırlı, Hürriyet’teki son yazısında durumun vahametini ortaya koymuş. Avrupa’da lehine en fazla penaltı çalınan doğal şampiyonluk adayları bizde. Bu sezon City’ye 5, Bayern’e 3 penaltı çalınmış. Ceza sahasında topla buluşma sayıları bizimkilerden daha fazla olan iki takımdan bahsediyoruz.
Yöneticilerin sadece hakemler hakkındaki beyanları yüzünden ödedikleri cezaların toplamı bu sezon 7,5 milyon lirayı aşmış durumda. Yöneticilikten anladıkları bu zaten. Mikrofonlar gelsin konuşsunlar:
“Bu hakemlerle bu lig bitmez.”
Ama işte Türkiye’de futbolu yönetenler bunları yapınca, yöneticilere de at oynatacak alan kalıyor. Elimizde hakemler kötü demeye yetecek veri var. Ama hakemleri etkilemek için akıl almaz bir baskı da var.
Bu öyle bir kısır döngü yaratıyor ki, artık zihinlerde bir yarılma söz konusu. Elmalar, armutlar, çürük yumurtalar, bir o kadar da tavuklar…Her şey birbirine girmiş durumda. Kimse içine sinen bir maç izleyemiyor.
Eskiden kötü yönetilen maçlar, etki altında kalan hakemlerden şikâyet edilirdi. Şimdi tümden hakemlerden, hatta hakemlikten veryansın ediliyor. “Hakemsiz olsa daha iyi oynanır” diyenler bile var!
Belli oldu. Böyle bir ortamda iyi hakemlik görme ihtimalimiz yok. En iyisinin yumruk yediği yerde bunu beklemek gerçekçi değil. İyi maç yönetimi yok. Bu şartlarda MHK iyi hakemi nasıl bulacak? TFF onların arkasında nasıl durabilecek? Varsa yoksa kanaat savaşları, o meşhur “algı” mücadelesi var.
Velhasıl, sayın Harold Pinter, toprağınız bol olsun ama biz size çok uzağız. Biz ne Tanrı, ne kanun, ne de adalet konuşuyoruz. Adil oyunla ilgimiz kalmadı. Gladyatörlerin önüne atılan figüranların bir an önce linç edilmesini bekliyoruz. Tanrı’nın adaletini dile getiren düdükten çıkan da ancak arkalarına bağlanan tenekelerin sesi olur.
Sıradaki gelsin bakalım!
]]>Ali Koç, Kalamış’ta bulunan Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Galatasaray’ı da ligin kalan bölümü ve Süper Kupa maçı için “yabancı hakem” önerisini desteklemeye davet eden Koç, “Madem TFF Başkanından memnun değilsiniz, kurullar rezil. O zaman siz de bizim gibi yabancı hakem talebinde bulunun, destekleyin, eğer mertseniz dürüstseniz, kendinize güveniyorsanız. Bu sizin en büyük samimiyet testinizdir. Ama değilsiniz. Kurullar, başkan, MHK, üçüncü şahıslar, hakemlerden memnunsunuz. Siz Türk hakemlerine güveniyorsunuz, sadece bizim maçlarımıza güvenmiyorsunuz. Bu da kendi içinde çelişki. Yani riyakar oğlu riyakarsınız. Onun için bir beka problemisiniz. Belki de ülke için beka problemisiniz. Milyonların arasına nefret tohumları ekiyorsunuz.” diye konuştu.
Sarı-kırmızılı kulübün yabancı hakem istemeyeceğini savunan Koç, “Avrupa’da görüyorlar, hakemlerin nasıl maç yönettiklerini. Kaç defa gördünüz, kendilerini yere atıyorlar, hakem ‘kalk kalk kalk’ diyor. Tabi istemezler, çünkü en iyi sonucu Türk hakemlerinden alıyorlar.” dedi.
“Hülleli transfer yapmada, oyuncu ayartmada Şampiyonlar Ligi’ndeler”
Galatasaray’ın transfer politikasını eleştiren Başkan Koç, “Kimse yanlarına yaklaşamaz. Birçok yerel kulüp de şikayet de eder ama ne olur ne olmaz diye ses çıkaramazlar. Hülleli transfer yapmada, oyuncu ayartmada, sözleşmede yeni jargonlar üretmede, kamuoyunu yanlış bilgilendirmede de Şampiyonlar Ligi’ndeler. Bu ülkede bir tek kulüp çıkıp ‘Fenerbahçe oyuncumuzu ayartmış’ diyemez. Onlar ne yaparlar? Sözleşmesi olan oyuncusu ayarlarlar, menajerini ayarlarlar, belki kulübü maddi zarara da uğratarak o oyuncuyu alırlar. Oğulcan Çağlayan, Taylan Antalyalı örneği var.” ifadelerini kullandı.
Galatasaray’ın maçlarından önce rakip takımın futbolcularına transfer teklifi yapıldığını iddia eden Koç, “Kayserisporla maçları vardı, Pendikspor transfer teklifi yaptı. Galatasaray karşısında Mame Thiam oynamadı. Galatasaray maçından önce Samu Saiz’e Eyüpspor transfer teklifi yaptı. Sivasspor-Galatasaray maçından önce oyuncu kadroda yer almadı.” şeklinde konuştu.
Galatasaray’ın sürekli kendilerine transfer çalımı attığı iddiasında bulunduğunu ancak gerçek bilgileri kamuoyuyla paylaşmadığını savunan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Güya bize bu yaz birçok transfer çalımı attılar. 4 futbolcu var ki, bahsettikleri bedellerin gerçeği yansıtması mümkün değil. İradeli bir federasyon olsa çağırır ne diyorsun der? Futbolcuyla anlaştıkları bedel ile resmi bedel arasında fark var. Bu farkı yeri gelir imaj hakkıyla, yeri gelir sponsorlukla açıklarlar.
Sponsorları çok cömert. O kadar cömertler ki mütevaziliklerinden dolayı kesinlikle isimlerinin açıklanmasını istemezler. Bir futbolcularına 5 milyon avro imaj hakkını ödeyemedikleri yönünde haber çıktı. Bunlar federasyona, SPK’ya veriliyor mu? Kılıfına uydurmakta bunların üstüne yok. Bizden 8,5-9 milyon avro isteyen oyuncuyu bunlar 4 milyon avroya oynatır. Resmen insanları kandırırlar, yanıltırlar.
3 milyon avroya Olimpiu Morutan’u satmışlar. Müthiş bir başarı. Keşke bizde de öyle bir sihirbaz olsaydı. Büyük bir başarı olarak sunuldu. Halbuki işin aslı öyle değilmiş. Belirli sayıda maç oynarsa 3 milyon avro oluyormuş sözleşmeye göre, kulübü de bu parayı vermemek için oynatmıyor, ikinci yarıda giriyor.
Real Betis’e Cedric Bakambu transferi de büyük başarı. Ne dediler? Real Betis’in 5+5 milyon avro bedelle aldığını söylediler. 700 bin avroya aldığın oyuncu için müthiş. İlerleyen günlerde işin hiç de öyle olmadığını öğrendik. Real Betis Başkanı ‘ödediğimiz bonusa maaş da dahil’ dedi.”
Nicolo Zaniolo transferinde de yanlış bilgilendirme olduğunu kaydeden Koç, “Biz de bu oyuncuya bakıyorduk. Yazışmalar bir şekilde ellerine geçmiş, ifşa ettiler. Bu aslında suç. Onu göstererek ‘Fenerbahçe daha çok verdi ama oyuncu bizi tercih etti’ diyorlar. Oksijen daha iyi ya o tarafta. Biz de bunu mahkemeye götürdük. Bu kulübün teklifinin daha yüksek olmasına rağmen daha azmış gibi kamuoyuna yansıtıldığını söyledik.” diye konuştu.
Galatasaray’dan yetişmiş oyuncuların sarı-kırmızılı takıma karşı performansını eleştiren Koç, şunları kaydetti:
“Bunların kültüründe yetişmiş oyuncuların Galatasaray’a karşı ortaya koyduğu performans herkesin malumu. Bir kulüp başkanı, oyuncuları için çıkıp ‘3 futbolcumuzun beyni ile kalbi arasında çelişki olmuştur’ dedi. Bu işin nirvanası Ümit Karan’dır. Eskişehirspor’da forma giyerken Fenerbahçe şampiyon olmasın diye gol atmak istemediğini açıklıyor. Geçen sezon Younes Belhanda’nın İstanbul’daki maçtan önce rakibi olan takımın tribünleriyle üçlü çektirmesi.
Fenerbahçe’den giden futbolcular bize karşı kora kor mücadelesini sürdürdü. Doğrusu da bu. Neden başka bir kulübün eski futbolcularıyla ilgili iddialar gündeme gelmiyor. Hep bu kulübün oyuncularıyla bu konu gündeme geliyor?”
(Sürecek)
]]>Sarı-kırmızılı kulübün internet sitesinde yer alan, “Türk futbol kamuoyuna hesap verin veya bırakın” başlıklı açıklamada, hakem Kadir Sağlam’ın kararları, TFF ve kurullarının nasıl bir yol izleyeceği, yayıncı kuruluş ve maçı anlatan spikerin davranışı gibi konularda sorular yer aldı.
Fenerbahçe-Pendikspor maçındaki hakem yönetimi üzerine yapılan açıklamada, “Türk futbolunda en bariz şekilde skandal bir maç yönetimi olarak nitelendirilen, neredeyse tüm hakem yorumcularını ve kamu vicdanını rahatsız etmiş müsabakayla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu ile kasıtlı operasyona alet olan kurul ve kuruluşlara aşağıdaki soruları sormak zaruri hale gelmiştir.” denildi.
Açıklamanın sonunda, “Türk futbolunda kulağının üzerine yatılacak dönemin sonuna çoktan gelinmiştir! Türk futbolunu rahatlatmak, gerçekleri ve adil kararları, tüm futbolseverlerle ve taraflı-tarafsız tüm kesimlerle paylaşmak, Türkiye Futbol Federasyonunun kaçamayacağı görevidir. Bu görevleri bugüne kadar yapamayan federasyon ya bu zorunluluğunu yerine getirmelidir ya da 24 Şubat’taki açıklamamızda belirttiğimiz gibi TFF ve kurulları olarak gerekli kararı almalıdır.” ifadeleri kullanıldı.
TFF ve kurullarına sorular
Açıklamada, TFF, TFF kurulları, yayıncı kuruluşa şu sorular yöneltildi:
“Fenerbahçe Pendikspor maçında Fenerbahçe futbolcusu Mert Hakan Yandaş’ın müsabaka hakemi Kadir Sağlam’a yönelik ‘Dikkatli ol buradan çıkamazsın.’ tehdit ifadelerinin yer aldığı ve tüm kamuoyunda büyük infial yaratan bu eylem, doğrudan Türk futbolunun en üst merci olan Türkiye Futbol Federasyonunu, kamu iradesini ve otoritesini hedef almaktadır. TFF, nasıl bir tavır içinde olacaktır ve bu futbolcuya nasıl bir ceza verilecektir?”
“Saha içerisinde başlayan, koridorlarda devam eden tehditler maçın hakemlerinde nasıl bir etki ve baskı yaratmıştır ki hakem ikinci yarıda, ilk devredeki kötü yönetiminin çok daha ötesinde bilinçli bir şekilde maçı bir taraftan alıp diğer tarafa vermiştir. Müsabakanın devre arasında stadyum koridorlarında yaşanan olayların kamera görüntüleri tüm kamuoyuyla paylaşılacak mıdır? Saha içerisinde başlayan ve milyonların gözü önünde seyreden tehditlerin yansımaları, maçın hakemlerine yapılan baskıyla ilgili TFF’nin temsilcilerinin raporlarının yanı sıra kamera görüntüleri de yayınlanacak mıdır ve yetkili merciler gereken hukuki adımları atacak mıdır? Yaratılan bu korku ortamının sorumluları cezalandırılacak mıdır?”
“Devre arasında müsabaka hakemini tehdidi nedeniyle kırmızı kart görmesi gereken bu oyuncu, sahada yer alamaya devam etmiş ve takımının beraberlik golüne imza atmıştı. Bahsi geçen aynı oyuncunun attığı golün ardından Pendikspor yedek kulübesine doğru, metrelerce uzaklıktan başlayarak, saniyelerce süren gayri ahlaki, tahrik edici ve saygısız tutumu karşısında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu nasıl bir karar alacaktır?”
“Maç içinde hakem Kadir Sağlam, Fenerbahçe’ye 3 tane kırmızı kart çıkarması gerekirken Pendikspor’u, biri teknik direktörü olmak üzere 3 kırmızı kartla cezalandıran, birçok oyuncunun defalarca kendisine parmak sallamasına, kendi vücuduna dokunmasına, kendisini ittirmesine, sahadaki otoritesini yerle bir etmesine seyirci kalan, skandal kararlarla maçı bir taraftan alarak diğer tarafa veren bu hakem, ligde şampiyonluk yarışının yanı sıra düşme hattındaki rekabete de ağır darbe vurmuştur. Mücadelenin 71. dakikasında Pendiksporlu Welinton’a gösterilen iki sarı kart da tüm kamuoyunun, hakem otoritelerinin ve futbolu izleyen herkesin, hatta Fenerbahçeli taraftarların dahi kabullenemediği şekilde kırmızı kartla cezalandırılması, oyunun skoruna doğrudan etki etmiştir ve bir takımı eksik bırakmakla da yetinmemiştir. Hakem Kadir Sağlam’ın ceza alanı dışında Pendiksporlu Badou Ndiaye’nin uzaklaştırdığı açık bir biçimde belli olan pozisyonda yapılan faulü tam tersi bir şekilde Fenerbahçe lehine faul kararı vermesi skandaldır. Tüm maç boyunca kendisini ezen, ittiren-kaktıran, kendisini tehdit eden futbolculara karşı hiçbir otorite uygulayamayan Kadir Sağlam’ın bu performansı, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından nasıl değerlendirilecektir? Hakemlik onurunu bu denli ayaklar altına alan bu hakem maç almaya devam edebilecek midir?”
“Bunun ardından gelişen operasyonel faaliyetler ise Türkiye Futbol Federasyonunun ivedi olarak açıklığa kavuşturması gereken konulardır. VAR hakemi Alper Çetin elinde hiçbir kanıt olmamasına, en ufak bir yetki alanı bulunmamasına rağmen futbol oyun kurallarını hiçe sayarak VAR sisteminin asla müdahil olamayacağı bir uygulamaya imza atarak penaltıya hükmetmiştir. MHK, VAR’da görevli hakemler konusunda nasıl bir adım atacaktır? Her salı akşamı açıklanan VAR kayıtlarına ek olarak bu denli kasıt içeren pozisyon kamuoyuna sunulacak mıdır?”
“Tüm pozisyonlarda Fenerbahçe lehine karar veren, birçok sarı ve kırmızı kartı es geçen, bu kadar hatayı sadece bir takım lehine yapan saha hakemleri ve VAR ekibinin kasıtlı olmaması, hem insan aklına hem de istatistik bilimine aykırıdır. Bu hakemlerle ilgili nasıl bir soruşturma gerçekleştirilecektir? Bu operasyon kimler tarafından gerçekleştirilmiştir? Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu bu konuyla ilgili hangi yaptırımları uygulayacaktır?”
“Yayıncı kuruluş beIN SPORTS daha önceki haftalarda yaptığı gibi maç içerisinde yayınlamadığı açıları (oyunun duraksama bölümlerinde gerekli yayın zamanlarına sahip olmasına rağmen) göstermeyerek, milyonların bunu görmesine engel olarak kamuoyu oluşmasının önüne geçmek adına medya-yayıncılık ilkelerine aykırı davranmak için mi bunu yapmıştır? Badou Ndiaye’nin topu uzaklaştırdığı pozisyonun farklı açıları maç esnasında ekrana getirilmemiş, gece yayınlanan TRIO programında gösterilmiştir. Bu pozisyonları ekrana getirmemekteki amaç nedir? Bu ekran karartmadaki tavır, bu operasyonun bir tarafı olmak mıdır? Burada futbolcunun topu uzaklaştırdığı bariz bir şekilde görülmesi, bunu kendi programında yayınlarken maç içerisinde yayınlamamak kasıttan başka bir şeyle açıklanamaz. Bu profesyonellikte ve tecrübedeki yönetmen ve ekibin bunu göstermemesinin kasıttan başka bir açıklaması yoktur. Bu kişilerle ilgili beIN MEDIA hangi kararı verecektir? Maçı anlatan spikerin kendi taraflılığını tüm profesyonelliğine rağmen gizleyemeyerek golden sonraki kullandığı ifade de yayıncılık ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Bu kişiyle ilgili nasıl bir karar alınacaktır?”
“Fenerbahçe Spor Kulübü için sene başından beri ambargo konulan VAR hakemleri bulunmaktadır. Kim, hangi gerekçelerle bu kararların altına imza atmıştır? Süper Lig’de hakem atama iradesi Fenerbahçe’ye mi devredilmiştir? Fenerbahçe’nin son maçlarında sürekli hata yapan hakemler özellikle mi seçilmiştir? Bu hakemler hakkında nasıl bir yaptırım uygulanacaktır? TFF ve MHK bu konuyu detaylarıyla açıklığa kavuşturmak zorundadır ve şeffaf biçimde toplumla paylaşmak zorundadır.”
“Fenerbahçe-Galatasaray derbisi, Gaziantep FK-Fenerbahçe, Fenerbahçe-Alanyaspor, Fenerbahçe-Kasımpaşa ve son olarak Fenerbahçe-Pendikspor maçları… Kararlarıyla maçı bir taraftan alıp diğerine veren, özellikle son dakikalarda yaptığı operasyonlarla rakiplerin kazanmasını imkansız hale getiren Arda Kardeşler, Mustafa İlker Coşkun, Tugay Kaan Numanoğlu, Alper Çetin, Çağdaş Altay, Erkan Engin, Cihan Aydın ve Kadir Sağlam isimli hakemlere ne gibi yaptırımlarda bulunulacaktır?”
]]>Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türk futbolunda en bariz şekilde skandal bir maç yönetimi olarak nitelendirilen, neredeyse tüm hakem yorumcularını ve kamu vicdanını rahatsız etmiş müsabakayla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu ile kasıtlı operasyona alet olan kurul ve kuruluşlara aşağıdaki soruları sormak zaruri hale gelmiştir:
Fenerbahçe – Pendikspor maçında; Fenerbahçe futbolcusu Mert Hakan Yandaş’ın müsabaka hakemi Kadir Sağlam’a yönelik, “Dikkatli ol buradan çıkamazsın!” tehdit ifadelerinin yer aldığı ve tüm kamuoyunda büyük infial oluşturan bu eylem, doğrudan Türk futbolunun en üst merci olan Türkiye Futbol Federasyonu’nu, kamu iradesini ve otoritesini hedef almaktadır. TFF nasıl bir tavır içerisinde olacaktır ve bu futbolcuya nasıl bir ceza verilecektir?
Saha içerisinde başlayan, koridorlarda devam eden tehditler maçın hakemlerinde nasıl bir etki ve baskı oluşturmuştur ki hakem ikinci yarıda, ilk devredeki kötü yönetiminin çok daha ötesinde, bilinçli bir şekilde maçı bir taraftan alıp diğer tarafa vermiştir. Müsabakanın devre arasında stadyum koridorlarında yaşanan olayların kamera görüntüleri tüm kamuoyuyla paylaşılacak mıdır? Saha içerisinde başlayan ve milyonların gözü önünde seyreden tehditlerin yansımaları, maçın hakemlerine yapılan baskıyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu’nun temsilcilerinin raporlarının yanı sıra kamera görüntüleri de yayınlanacak mıdır ve yetkili merciler gereken hukuki adımları atacak mıdır? Bu korku ortamının sorumluları cezalandırılacak mıdır?
Devre arasında müsabaka hakemini tehdidi nedeniyle kırmızı kart görmesi gereken bu oyuncu, sahada yer almaya devam etmiş ve takımının beraberlik golüne imza atmıştır. Bahsi geçen aynı oyuncunun attığı golün ardından Pendikspor yedek kulübesine doğru, metrelerce uzaklıktan başlayarak, saniyelerce süren gayri ahlaki, tahrik edici ve saygısız tutumu karşısında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu nasıl bir karar alacaktır?
Maç içinde hakem Kadir Sağlam, Fenerbahçe’ye 3 tane kırmızı kart çıkarması gerekirken Pendikspor’u, biri teknik direktörü olmak üzere 3 kırmızı kartla cezalandıran, birçok oyuncunun defalarca kendisine parmak sallamasına, kendi vücuduna dokunmasına, kendisini ittirmesine, sahadaki otoritesini yerle bir etmesine seyirci kalan, skandal kararlarla maçı bir taraftan alarak diğer tarafa veren bu hakem, ligde şampiyonluk yarışının yanı sıra düşme hattındaki rekabete de ağır darbe vurmuştur. Mücadelenin 71. dakikasında Pendiksporlu Welinton’a gösterilen iki sarı kart da tüm kamuoyunun, hakem otoritelerinin ve futbolu izleyen herkesin, hatta Fenerbahçeli taraftarların dahi kabullenemediği şekilde kırmızı kartla cezalandırılması, oyunun skoruna doğrudan etki etmiştir ve bir takımı eksik bırakmakla da yetinmemiştir. Hakem Kadir Sağlam’ın ceza alanı dışında Pendiksporlu Badou Ndiaye’nin uzaklaştırdığı açık bir biçimde belli olan pozisyonda yapılan faulü tam tersi bir şekilde Fenerbahçe lehine faul kararı vermesi skandaldır. Tüm maç boyunca kendisini ezen, ittiren-kaktıran, kendisini tehdit eden futbolculara karşı hiçbir otorite uygulayamayan Kadir Sağlam’ın bu performansı, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından nasıl değerlendirilecektir? Hakemlik onurunu bu denli ayaklar altına alan bu hakem maç almaya devam edebilecek midir?
Bunun ardından gelişen operasyonel faaliyetler ise Türkiye Futbol Federasyonu’nun ivedi olarak açıklığa kavuşturması gereken konulardır. VAR hakemi Alper Çetin elinde hiçbir kanıt olmamasına, en ufak bir yetki alanı bulunmamasına rağmen futbol oyun kurallarını hiçe sayarak VAR sisteminin asla müdahil olamayacağı bir uygulamaya imza atarak penaltıya hükmetmiştir. MHK, VAR’da görevli hakemler konusunda nasıl bir adım atacaktır? Her salı akşamı açıklanan VAR kayıtlarına ek olarak bu denli kasıt içeren pozisyon kamuoyuna sunulacak mıdır?
Tüm pozisyonlarda Fenerbahçe lehine karar veren, birçok sarı ve kırmızı kartı es geçen, bu kadar hatayı sadece bir takım lehine yapan saha hakemleri ve VAR ekibinin kasıtlı olmaması, hem insan aklına hem de istatistik bilimine aykırıdır. Bu hakemlerle ilgili nasıl bir soruşturma gerçekleştirilecektir? Bu operasyon kimler tarafından gerçekleştirilmiştir? Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu bu konuyla ilgili hangi yaptırımları uygulayacaktır?
Yayıncı kuruluş beIN SPORTS daha önceki haftalarda yaptığı gibi maç içerisinde yayınlamadığı açıları (oyunun duraksama bölümlerinde gerekli yayın zamanlarına sahip olmasına rağmen) göstermeyerek, milyonların bunu görmesine engel olarak kamuoyu oluşmasının önüne geçmek adına medya-yayıncılık ilkelerine aykırı davranmak için mi bunu yapmıştır? Badou Ndiaye’nin topu uzaklaştırdığı pozisyonun farklı açıları maç esnasında ekrana getirilmemiş, gece yayınlanan TRIO programında gösterilmiştir. Bu pozisyonları ekrana getirmemekteki amaç nedir? Bu ekran karartmadaki tavır, bu operasyonun bir tarafı olmak mıdır? Burada futbolcunun topu uzaklaştırdığı bariz bir şekilde görülmesi, bunu kendi programında yayınlarken maç içerisinde yayınlamamak kasıttan başka bir şeyle açıklanamaz. Bu profesyonellikte ve tecrübedeki yönetmen ve ekibin bunu göstermemesinin kasıttan başka bir açıklaması yoktur. Bu kişilerle ilgili beIN MEDIA hangi kararı verecektir? Maçı anlatan spikerin kendi taraflılığını tüm profesyonelliğine rağmen gizleyemeyerek golden sonraki kullandığı ifade de yayıncılık ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Bu kişiyle ilgili nasıl bir karar alınacaktır?
Fenerbahçe Spor Kulübü için sene başından beri ambargo konulan VAR hakemleri bulunmaktadır. Kim, hangi gerekçelerle bu kararların altına imza atmıştır? Süper Lig’de hakem atama iradesi Fenerbahçe’ye mi devredilmiştir? Fenerbahçe’nin son maçlarında sürekli hata yapan hakemler özellikle mi seçilmiştir? Bu hakemler hakkında nasıl bir yaptırım uygulanacaktır? TFF ve MHK bu konuyu detaylarıyla açıklığa kavuşturmak zorundadır ve şeffaf biçimde toplumla paylaşmak zorundadır.
Fenerbahçe – Galatasaray derbisi, Gaziantep FK – Fenerbahçe, Fenerbahçe – Alanyaspor, Fenerbahçe -Kasımpaşa ve son olarak Fenerbahçe – Pendikspor maçları Kararlarıyla maçı bir taraftan alıp diğerine veren, özellikle son dakikalarda yaptığı operasyonlarla rakiplerin kazanmasını imkansız hale getiren Arda Kardeşler, Mustafa İlker Coşkun, Tugay Kaan Numanoğlu, Alper Çetin, Çağdaş Altay, Erkan Engin, Cihan Aydın ve Kadir Sağlam isimli hakemlere ne gibi yaptırımlarda bulunulacaktır?
Türk futbolunda kulağının üzerine yatılacak dönemin sonuna çoktan gelinmiştir! Türk futbolunu rahatlatmak, gerçekleri ve adil kararları, tüm futbolseverlerle ve taraflı-tarafsız tüm kesimlerle paylaşmak, Türkiye Futbol Federasyonu’nun kaçamayacağı görevidir. Bu görevleri bugüne kadar yapamayan federasyon ya bu zorunluluğunu yerine getirmelidir ya da 24 Şubat’taki açıklamamızda belirttiğimiz gibi TFF ve kurulları olarak gerekli kararı almalıdır.” – İSTANBUL
]]>Bodrum FK, Trendyol 1. Lig 26. haftasında deplasmanda oynayacakları Bandırmaspor maçı hazırlıklarını Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk da takımına moral ziyaretinde bulundu.
Antrenmanda Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk ile Teknik Direktör İsmet Taşdemir, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Fikret Öztürk: “Bodrumspor üzerinden hakemler tarafından bir şeyler oynanıyor”
Eyüpspor maçındaki hakem kararlarını değerlendiren Fikret Öztürk, “Kabul edilebilir bir olay değil. Eyüpspor’daki yedek oyuncunun gözüne isabet eden yabancı maddeden dolayı sakatlanması ve yaralanması dışarıdan bakıldığı zaman bunlar yanlış şeyler. Son 2 haftadır Bodrumspor üzerinden hakemler tarafından bir şeyler oynanıyor. Gerek Çorum maçında olsun gerek Eyüpspor maçında olsun ve son maçta olayları bu şekilde getiren hakemdi. Hakemin tutarsız kararları iki tarafı da çıldırttı. Eyüpspor yedek kulübesindeki oyuncunun yaralanması tasvip edilecek bir şey değil. Gözünde retina yırtığı var deniliyor, inşallah öyle bir şey yoktur. Maçtan sonra kulüp müdürümüz Süleyman Bey hastaneye gitti ve öyle bir şey olmadığını söyledi. Eyüpspor taraftarı ve yönetimi de gözünde retina yırtığı olduğunu söylüyor inşallah öyle bir şey yoktur. Taraftar tabii ki haksızlıklara karşı bağıracaktır. Yedek kulübesinde oturması gereken oyuncuların yedek kulübesinin dışında ne işi var. Yedek oyuncular kulübede oturur. Dışarıda taraftarla muhatap olmasına, karşılıklı birbirine bir şeyler atmasına gerek yoktu. Bu şansız bir olay oldu. 4 senedir Bodrumspor’la ilgileniyorum, Bodrum’da daha önce hiçbir taşkınlık görmedim. Maçlara çok polis geliyordu. Valimizle konuştuğumda, ‘Bu kadar polise gerek yok çünkü Bodrum’da böyle bir taşkınlık olmuyor’ dedik. Bu hafta maalesef burada yaşadığımız olay bizi son derece üzdü” diye konuştu.
“Bodrum Futbol Kulübü’nün oynayacağı bir stadı olması lazım”
Bodrum FK için yeni bir stadın gerekli olduğunu söyleyen Öztürk, “Biz devre arasında 8 genç oyuncu aldık ve oyuncularımız hepsi ilk 11’de çıkar ve en iyi oyunlarını oynarlar. Bodrumlu oyuncularımız sahalarından ziyade dışarıda daha başarılar. Bandırma maçını alacaklarını inanıyorum. 9 maç kaldı yolumuz uzun, biz maalesef kolay maçları yeniliyoruz ama zor maçları alıyoruz. Bodrum Futbol Kulübü zor maçların cevabını veren oyunculardan oluşuyor. Bandırmaspor maçında endişem yok. İnşallah kazanırız, yolumuza devam ederiz. Bizde yüzde 90 play-off oynarız. Nereye kadar gider bilmem. Her şeyden önce bizim siyasilerimizin, kamu görevlilerimizin Bodrum Futbol Kulübü’nün oynayacağı bir stadı olması lazım. Biz Süper Lig’e çıktığımız zaman bizim maçlar yüzde 90 bence İzmir’de oynanır. İzmir’e gittikten sonra da esprisi yok. Sağlam bir altyapıyla borçsuz bir şekilde mutlu bir kulüp götürüyoruz. Biz istediğimiz zaman saha yerine getirilirse gerekli altyapı oluşursa yüzde 90 Süper Lig’e çıkarız. İki iyi golcü oyuncu alırız. Bütün futbolcular bizi tanır, burada da güzel bir yönetim oluşturduk. Geçen seneki final maçında direkten döndük. Bir taraftan kazansın diyoruz, bir taraftan stadımız yok ne yapacağız diyoruz. Bodrumspor, 1. Lig’in en korkulan takımlarından birisi, o şekilde yoluna devam edecek. Süper Lig’e çıkarsak yok diyecek halimiz yok ama şartların yerine getirilmesi lazım bu da siyasilerin işi” diye konuştu.
İsmet Taşdemir: “Hakemle ismiyle iletişim kurmak istedim, kırmızı kart gördüm”
Eyüpspor maçında hakemin haksız kararla kırmızı kart verdiğini vurgulayan Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Maçın atmosferi yüksek olacaktı ama o zamana kadar ne rakip takımın oyuncuları ne rakip takımın kulübesi, ne bizim kulübe ve bizim oyuncularımız sadece oyunu oynamaya çalışan bir görüntü vardı. Hakem verdiği ve vermediği kararlarla iki tarafı da sıkıntıya soktu. Onun akabinde kırmızı kart gördük. Bu camiaya büyük bir camiaya ve ben kendimde 32 yıldır bu camianın içerisindeyim. Dolayısıyla kırmızı kart anlamında ya da cezalı konuma düşmem anlamında çok fazla olay yaşamadım. Bu zamana kadar yaptıklarımızda ortada. Çok final oynadık, şampiyonluklar yaşadık. Gerilimi yüksek çok daha farklı maçlar oynadık. O maçlarda bile böyle bir ortamla karşılaşmadık. Benim sadece yapmak istediğim şey hakemle iletişim kurabilmekti. Hakemin ismiyle kendisine hitap edip iletişim kurmak istedim ama bunun karşılığı kırmızı kart oldu. Kendisine bir hakaret, küfür ya da şiddetli itiraz gibi farklı bir tepkim hiçbir zaman olmadı. Kendisiyle ismini kullanarak iletişim kurmaya çalıştım. Bunu ısrarla reddetti ve kırmızı kart gösterdi. Ondan sonra bir tepki ister istemez doğuyor bu olayın içerisinde olduğum için çok üzüntülüyüm. İki senedir bu ligde var olma savaşı veriyoruz. İki senedir takımımız, taraftarlarımız, camiamız tüm Türkiye tarafından centilmenliğinden dolayı çok fazla ön plana çıkarılan ve çok fazla takdir edilen bir takım olduk. Bunun zedelenmesine sebebiyet veren orta hakemin kendisiydi. Kulübümüzün böyle bir olaydan dolayı farklı yerlere çekilip farklı bir camiammış gibi gösterilmesi üzüntümü bir kat daha arttırıyor. Geçen sene oynadığımız finalde bu olayların çeyreğini yaşamadık. Hakemin doğru olmayan yönetimi ve onu da başka şekilde bastırması bence bütün bu olayları doğurdu. Ben ve yardımcı hocam Hakan hoca cezalı, Kenan ve Gökdeniz cezalı, Süleyman sakat, Erkan’ın durumu maç günü belli olacak. Biz bundan sonraki maçlarda sadece oyunumuza odaklanacağız. Hakem kararlarını bir tarafa bırakıyoruz bundan sonra kendi oyunumuza odaklanacağız. Bandırmaspor deplasmanı zor bir deplasman ve iyi bir takım. Biz var gücümüzle savaşıp maçı lehimize bitecek en doğru şekilde bitirip dönmek istiyoruz” açıklamasında bulundu. – MUĞLA
]]>Buruk, Tüpraş Stadyumu’nda yapılan ve 1-0 kazandıkları Beşiktaş derbisinden sonra düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Zor bir fikstür sonrasında derbiye çıktıklarını hatırlatan Buruk, “Son 6 günde üçüncü maça çıktık. Hem yorgunluk hem de eksiklerimiz vardı. Maçın başından sonuna kadar kazanmaya odaklanan, konsantrasyon olarak maksimumu veren ve oyunu doğru oynayan bir Galatasaray vardı. Golü erken bulduk. Özellikle son paslarda daha iyi işler yapabilsek ikinci golü atabilirdik. Beşiktaş da öndeki kaliteli futbolcularıyla golü aradı. İkinci yarı gole yaklaştıkları bölümler vardı. Bizim de özellikle ikinci yarı rakibin ofansif profilinin değişmesinden sonra net pozisyonlara girme şansımız oldu ancak iyi işler yapamadık.” diye konuştu.
Okan Buruk, sarı-kırmızılı ekibin yenilendikten sonra Tüpraş Stadyumu’nda kazanamadığını hatırlatarak, “Galatasaray bu statta hiç kazanamamıştı. Bu kadar yoğun fikstürde ve zor bir deplasmanda derbi galibiyeti alan oyuncularıma teşekkür ediyorum. Takım olduğumuzda neler yapabileceğimizi her zaman gösteriyoruz. Oyuncularımın bugünkü performansından dolayı çok mutluyum. Beşiktaş da iyi bir takım. Son haftalarda az gol yiyen ve dengeli oynayan bir takımdı. Topa sahip olma anlamında iyi işler yaptık, genel olarak oyunu kontrolümüzde götürdük. 1-0 öndeyiz diye hiçbir zaman geri çekilmedik. Önde hep gol ve pozisyon aradık. Beni memnun eden bir maç oldu. Bu kadar yoğun fikstürde bir derbiyi böyle oynamak beni sevindirdi.” ifadelerini kullandı.
“En büyük mutluluğum liderliğimizi sürdürmek”
Okan Buruk, liderliği sürdürdükleri için mutlu olduğunu söyledi.
Galatasaray’ın yenilendikten sonra Dolmabahçe’de kazanamama serisini bitirdikleri belirtilerek sarı-kırmızılı takımın başında kırdığı rekorların hatırlatılması üzerine Buruk, “Burada kazanamamıştık. İlk galibiyetimizi aldık. Şampiyonluk yolunda kazanmamız gereken bir deplasmandı. Liderliğimizi devam ettirmek için kazanmak zorundaydık. İkinci yarıdaki tüm maçlarımızı kazandık. Bugünü de kazanarak geçtik. Rekor kırmak veya buradaki ilk galibiyetten değil, en büyük mutluluğum üç puan aldığımız ve liderliğimizi sürdürdüğümüz için.” ifadelerini kullandı.
Abdülkerim Bardakcı, Aurier ve Oliveira’nın durumu
Buruk, sakatlığı nedeniyle kadroya almadığı Abdülkerim Bardakcı ve Afrika Uluslar Kupası’ndan sakat dönen yeni transfer Serge Aurier’in durumuyla ilgili şunları kaydetti:
“Abdülkerim’i idareli kullanıyoruz. Dünkü antrenmanda da arka adalesinden dolayı kendisini rahat hissetmedi. Bundan dolayı bugün kadroda yer almadı. Kendisi bizim için çok önemli ve değerli. Oynadığında da çok iyi performans sergiledi. Bir sonraki maç için bakacağız. En yakın zamanda tekrar kadromuzda olacak. Serge Aurier’yi yavaş yavaş başlatacağız. Daha ağrıları geçmedi. Bir haftalık bir süreç bizi bekliyor. Bir sonraki maçta oynayabilecek durumda olmayacaktır. Kasımpaşa maçı hedef olacaktır.”
Okan Buruk, disiplinsiz hareketlerinden dolayı kadro dışı bırakıldığı iddia edilen Sergio Oliveira’nın bundan sonra takımda olup olmayacağının sorulması üzerine, “Kalan 10 maçta performansa bağlı. Bugün için kadroda düşünmedim. Bundan sonraki maçlar için kadrodaki her futbolcu oynama potansiyeline sahip. Performanslarına, aidiyetlerine ve katkılarına bakıp karar vereceğiz. Bugün için kadroya almadım. Bundan sonraki maçlarda bakacağım.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türk hakemlerine güveniyoruz”
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Türk hakemlerine güvendiğini söyledi.
Maçta Beşiktaş cephesinin hakem kararlarını eleştirdiğinin söylenmesi üzerine tecrübeli teknik adam, “Bugünkü eleştirinin neyle ilgili olduğunu bilmiyorum. Büyük bir hata görmedim.” dedi.
Buruk, Fenerbahçe’nin Turkcell Süper Kupa için yabancı hakem istediği yönündeki haberlerle ilgili şöyle konuştu:
“Yabancı hakemle ilgili Fenerbahçe’nin bir talebi olmuş. Bunu kulüp olarak mı yaptılar, yazılı olarak mı yaptılar, arkasında başka hesaplar mı var bilmiyoruz. Biz, Türk hakemlerine güveniyoruz. Onların en iyisini yapabileceğini biliyoruz. İş onlarla devam edecek. Dünyanın birçok yerinde yabancı hakem kullanılıyor. Avrupa kupalarında da birçok yabancı hakemi de gördük. Bazen Türk hakemlerin hakkının yenildiğini düşünüyorum. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ve UEFA Avrupa Ligi’ndeki hakemleri gördükten sonra kimse kusura bakmasın bizim hakemlerimiz hepsinden iyi. Onların da güvene ihtiyacı var. Çok önemli bir yarış var. Türkiye Futbol Federasyonu da hakemleri desteklemek için yeni uygulamaları hayata geçiriyor. Süper Kupa’nın hakemleriyle ilgili karar federasyonun. Türk veya yabancı olursa olsun maça çıkacağız.”
“Oyuncuların yaptığı fedakarlıklar bizi başarıya taşıyor”
Sarı-kırmızı takımın teknik direktörü, sakat olmasına rağmen oynayan futbolcuların yaptığı fedakarlıkların kendilerini başarıya taşıdığını dile getirdi.
Birçok futbolcuyu farklı mevkilerde görevlendirdiğinin hatırlatılması üzerine Buruk, “İyi ve karakterli oyunculara sahibiz. Özellikle geçen sezonki kadrodan çok fazla oyuncu kullanıyoruz. Bu sezon yaptığımız transferler UEFA Şampiyonlar Ligi’nde önemli maçlar oynadı ama Hakim Ziyech ve Wilfried Zaha sakatlık yaşadı. Birçok oyuncudan destek almak istiyoruz. Benim görevim elimdekilerle en iyisini ortaya çıkarabilmek. Ön tarafta alternatiflerimiz vardı ama bazı mevkilerde yoktu. Oyuncularım iyi niyetli. Kaan Ayhan sakat sakat oynuyor. Icardi neredeyse yüzde 50’siyle sahadaydı. Bu oyuncuların yaptığı fedakarlıklar bizi başarıya taşıyor. Ben de onlara liderlik yapmak istiyorum. Dün geniş bir toplantı yaptık. Sonrasında bir yemek yedik ve bu maç öncesi kenetlendik. Bugün de oyuncular sahada bunun karşılığını net bir şekilde verdi.” ifadelerini kullandı.
“Her maç zor. Hiçbirini ayıramıyorum”
Okan Buruk, ligde kalan 10 haftada kolay maç olmadığını savundu.
Derbi galibiyetiyle şampiyonluk yarışında avantaj yakalayıp yakalamadıkları sorulan Buruk, “Her maç zor. Hiçbirini ayıramıyorum. Beş gün sonra Rizespor ile yapacağımız maç da zor olacak. Bizim için tek avantaj haftada bir maç yapacak olmamız. Artık maçlara daha diri ve odaklanmış bir şekilde çıkacağız.” şeklinde görüş belirtti.
Mertens’i övdü
Okan Buruk, 36 yaşındaki orta saha oyuncusu Dries Mertens’in performansıyla ilgili övgüde bulundu.
Mertens’in geçen seneye göre de farklı olduğunu aktaran Buruk, “Onu ne kadar korumaya çalışsak da oynamaktan zevk alıyor. Takıma olan aidiyeti, maç içinde verdiği kararlar yerinde. Düşüncelerimizi saha içinde uyguluyor. Bugün de hiç durmadı. Maçın başından sonuna kadar maçın içindeydi. Takımda hem soyunma odası hem de dışarısı için önemli bir futbolcu. Kişisel olarak örnek oyuncularımızdan biri.” değerlendirmesinde bulundu.
Şampiyonluk yarışı
Oyuncuların lig maçlarına daha iyi odaklandığını belirten Buruk, şampiyonluğun çok önemli olduğunu söyledi.
Okan Buruk, her maçın psikolojisinin farklı olduğunu vurgulayarak, “Oyuncularım bu maçı daha önemsedi. Lokomotif şampiyonluk. Türkiye Kupası ve Avrupa’da başarı çok önemli ama Türkiye’de şampiyon olmak zorundasınız. Ligi önemsemek, ligde daha konsantre bir şekilde oynamak önemli.” diye konuştu.
Fenerbahçe ile girdikleri yarışı değerlendiren Buruk, “İki takım da kazanarak gidiyor. Puanlar birbirine çok yakın. Her maç aynı önemde. İki takımın da yaşanacak puan kayıplarında çok kısa vadede bir şey kaybedeceğini düşünmüyorum. Başa baş giden bir yarış. İki takımın şansı da eşit durumda. Aslında bir maça bakıyor. Aynı ciddiyet ve konsantrasyonu devam ettirmemiz gerek. İstanbul dışına çok çıkmayacağız ama Kasımpaşa ve Fatih Karagümrük gibi zor deplasmanlara gideceğiz. Burada da aynı ciddiyeti sürdürmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
]]>Çamlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF), VAR (Video Yardımcı Hakem) kayıtlarını kamuoyuyla paylaşmasının kendileri için bir anlam ifade etmediğini belirtti.
VAR kayıtlarının açıklamasının maç sonuçlarına etki etmeyeceğine değinen Çamlı, “Kayıtlar açıklanınca sadece hakemin söz konusu pozisyonları nasıl yorumladığını göreceğiz. Neden o yönde karar verdiğini açıklamasını duymuş olacağız. Bu neyi değiştirecek?” dedi.
Çamlı, VAR kayıtlarının açıklamasından ziyade hakemlere yönelik daha çok eğitim yapılması ve daha iyi hakemlerin yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Hakemler bizim düşmanımız değil”
Hakemlere yönelik eleştirilerin yapıcı olması gerektiğini ancak çoğu zaman çizgiyi aştığını dile getiren Çamlı, şöyle devam etti:
“Bizim RAMS Başakşehir maçını yöneten Oğuzhan Çakır çiçeği burnunda, pırıl pırıl bir hakem. İnşallah bunlar iyi hakem olacak. Bu maçta bizim aleyhimize çok büyük hata yaptı ama bir hatadan dolayı hakemimizi linç etmeyelim. Bu maçtan, son dakikada çalınan haksız penaltı kararıyla berabere ayrılsaydık da aynı cümleleri kurardım. Maçın sonunda ölüm yok. Bu hatalar olabiliyor. Hakemler bizim düşmanımız değil. Ne onlar bizi ne de biz onları tanırız. Hakemlerin gördüğünü çaldığını düşünüyorum. Bir hakemin herhangi bir takımın aleyhine kasıtlı şekilde karar vereceğine inanmıyorum. Böyle bir şeyi neden yapsın? Şehrime bir husumeti mi var? Ayrıca hakemler yapacağı bir hatanın bir sonraki hafta kendi hanesine eksi olarak yansıyacağını bilmiyor mu, biliyor. Zaman zaman hakemleri eleştirebilirim ama eleştirilerim onları rencide etmek için değil, daha iyi olmaları içindir. Biz kendi evlatlarımızla, kendi kardeşlerimizle bu ligleri devam ettireceğiz.”
Çamlı’dan İngiltere örneği
Hakem kararlarıyla ilgili Avrupa liglerinden örnekler veren Çamlı, “Geçenlerde İngiltere’de verilmeyen bir penaltı pozisyonu izledim. Eğer o pozisyona Türkiye’de penaltı verilmesin hakemi linç ederler. Hiç itiraz bile etmediler. Kendi evlatlarımızı da yerden yere vurmayalım. Hakemleri yerden yere vuranlar Avrupa’daki hakemleri de takip etsinler. Haklı oldukları zamanlar olabilir ama olayları sakinlik içinde değerlendirelim.” ifadelerini kullandı.
“Bir sürü hatalarla kulüp yönetiyoruz”
Çamlı, Kayserispor’un bu sezon oynadığı maçların önemli kısmının hafta içine denk gelmesinde de kasıt aramadığını söyledi.
TFF’nin yaptığı programa uymak zorunda olduklarının altını çizen Çamlı, şunları kaydetti:
“TFF sıkışan periyod dolayısıyla birtakım planlamalar yapıyor. Bu planlama çerçevesinde de bazı maçlar hafta içine denk geliyor. ‘Kayserispor’un maçlarını hafta içine ayarlayalım’ gibi bir düşünce olmaz, olamaz da. Ben bunu zaman zaman TFF yetkililerine söylüyorum. Böyle denk geldi. Burada art niyet aramıyorum. Bu konuda kasıtlı olarak Kayserispor’un seçildiği algısının oluşmasını istemem. TFF’nin programına uymaktan başka çare yok. Ligde artık futbola odaklansak daha iyi olacak. Gerginliğin kimseye bir faydası yok. Kamuoyuna mal olmuş insanların konuşmalarında ve mesajlarında daha dikkatli olmaları gerekiyor. (Hakemler) Ben kasıtlı bir hatanın yapıldığını düşünmüyorum. Hata insan için. Ben de hata yapabiliyorum. Hakem de hata yapabilir. TFF yönetimi de hata yapabilir. Biz kulüp başkanları olarak burayı yönetirken her şeyi doğru mu yapıyoruz. Bir sürü hatalarla kulüp yönetiyoruz. Bu yüzden konulara empati yaparak bakmakta fayda var.”
]]>TFF’den yapılan açıklamaya göre maçın hakeminin VAR monitörüne çağrıldığı her pozisyonun kayıtları sesli ve görüntülü olarak kamuoyuyla paylaşılacak.
Kayıtlar, haftanın tüm maçlarının tamamlanmasından bir gün sonra TFF’nin Youtube kanalı ve Facebook hesaplarına yüklenecek.
Türkiye’de hakem kararlarının sahada oynanan futbolun ve sonuçların önüne geçtiği yönünde eleştiriler sıklıkla dile getiriliyordu. VAR konusu da keyfi kararlar, tutarsız VAR incelemeleri, çifte standart gibi başlıklarla tartışılıyordu.
Geçen sezon TFF, VAR uygulamasının başlamasından beri ilk kez Sivasspor – Galatasaray ve Gaziantep FK – Beşiktaş maçlarının VAR kayıtlarını açıklamıştı.
Bu tarihten itibaren birçok futbol kulübü maçların VAR kayıtlarının açıklaması yönünde taleplerde bulunmuştu.
Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, bu sezon takımının Rizespor ile oynadığı Süper Lig maçında hakem Halil Umut Meler’e saldırmıştı.
İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu da yine bu sezon Trabzonspor maçındaki hakem kararlarına tepki olarak karşılaşmanın ikinci yarısında takımını sahadan çekmişti.
BBC Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı, TFF’nin VAR kayıtlarının açıklanmasıyla ilgili sıcak bakmadığını söyledi.
Tanırlı’ya göre bu karar, futbol sistemindeki “diğer kötü uygulamaların” üstünü örtmek için atılan bir adım:
“Bu, TFF’nin ‘Ben aslında her şeyi çok iyi yönetiyorum. Siz VAR’ı merak ediyordunuz. Alın şimdi onu da sizinle paylaşıyorum’ demesi. Toplumsal paranoyaya çözüm ürettiklerini sanıyorlar. Ama hakem dünyasının içini deşifre edip iyice yanlış bir yere götürüyorlar.”
Eski bir hakem olan ve Süper Lig’in yayıncısı olan beIN Sports’ta “Trio” isimli programından Deniz Çoban, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada uygulamaın kamuoyunun beklentilerini karşılamayacağını düşündüğünü söyledi.
Çoban bu değerlendirmesini şöyle açıkladı:
“Kamuoyu, maçın hakeminin VAR’a çağrıldığı pozisyonlarda, hakemlerin aralarında ne konuştuklarını çok fazla merak etmiyor. Kamuoyu, maçın hakeminin VAR’a çağrılmadığı pozisyonlarda, hakemlerin aralarında ne konuştuğunu daha çok merak ediyor.”
Çoban’la benzer bir noktayı işaret eden Tanırlı, tüm futbol izleyicilerinin VAR’ın hakemleri çağırma nedenlerini zaten bildiğini, esas merak edilenin ise hakemin VAR incelemesine davet edilmediği pozisyonlarda olduğunu dile getirdi.
Tanırlı, Süper Lig’de görev yapan hakemlerden aldığı bilgiye göre orta hakemlerle VAR hakemleri arasındaki diyaloğun standart bir hale gelmesi için Türk Hava Yolları’ndan eğitmen bir ekibin görevlendirildiğini öne sürdü. Tanırlı’nın aktardığına göre bu eğitmen ekip, diyalogların resmi hale gelmesi için hakemlere eğitim verecek.
Sports Digitale isimli YouTube kanalından futbol yorumcusu Oğulcan Akçe de kayıtların haftanın bitiminden bir gün sonra açıklanacak olmasınının ucu açık bir konu olduğunu savundu.
Tanırlı’ya göre söz konusu karar güvensizlik problemini çözemeyecek:
“Yabancı VAR hakemi dediler. Yabancı hakem dediler. Sonra yabancı gözlemci getirme kararı aldılar. Şimdi de VAR kayıtlarının açıklanacağını duyurdular. Alın size yeni bir eğlence. Böylelikle Türk futbolunun marka değerinin, yayın ihalesinin neden bu kadar düştüğünü konuşmayacağız.”
Yabancı gözlemciler görev alacak
Öte yandan TFF, Süper Lig’de 26. haftadan itibaren bazı yabancı gözlemcilerin görev almaya başlayacağını .
O isimler şöyle:
]]>Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu:
“Oynadığımız son maçta hakem hataları direkt sonuca yansıdı”
“Hakemler inşallah bundan sonraki süreçte daha dikkatli olurlar”
ANTALYA – Corendon Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, ligde geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe maçındaki hakem kararları ile ilgili olarak “Futbol zaten baştan sona bir hata oyunudur ancak son oynadığımız maçta hakem hatalarının direkt sonuca yansıdığını açıkça gördük” dedi.
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Corendon Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu bugün basın toplantısı düzenledi. Cengiz Aydoğan Tesisleri Basın Toplantı Odası’nda gerçekleşen toplantıda Başkan Çavuşoğlu, ligde geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe maçına ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Çavuşoğlu, Alanyaspor’un deplasmanda Fenerbahçe ile oynadığı ve 2-2 sona eren maçta verilen hatalı hakem kararlarını eleştirdi. Fenerbahçe maçının ardından sıcağı sıcağına bir açıklama yapmayı istemediklerini belirten Çavuşoğlu, “Pazar günü oynanan Fenerbahçe – Alanyaspor maçı, rakibimizin aleyhine verilmeyen kırmızı kartlar ve aleyhimize verilen, olmayan bir penaltı kararıyla alakalı çok konuşuldu. Maçı izledik ama sıcağı sıcağına bir açıklama yapmak istemedik. Sürekli konuşan bir başkan değilim. Bir ya da iki defa açıklama yaparım. Hakem hatalarından bütün kulüpler bir şekilde zarar görmüştür. Çünkü hakemler de hata yapacak. Futbol zaten baştan sona bir hata oyunudur ama son oynadığımız bu maçta hakem hatalarının direkt sonuca yansıdığını gördük. Rakibimiz ilk yarıda 10 kişi veya 9 kişi kalabilirdi. İkinci yarının başında da olmayan bir penaltının verildiğini tüm kamuoyu gördü ve söyledi. Maçta mağlup da olabilirdik, galip de gelebilirdik. Maç 2-2 bitti. Tüm takımımı ve teknik heyetimi gösterdikleri mücadeleden dolayı bir kez daha kutluyorum” dedi.
“İnşallah bundan sonraki süreçte daha dikkatli olurlar”
Alanyaspor’un ligde deplasmanda oynadıkları Pendikspor maçında verilmeyen bir nizami golü olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Yine MKE Ankaragücü maçında 1-0 öndeyken sarı kart bile verilmeyecek bir pozisyonda oyuncumuz Leroy Fer kırmızı kartla atıldı. O maç da 1-1 bitti. Gaziantep FK maçında maç golsüz berabereyken verilmeyen bir penaltımız vardı. Son maçımızda aleyhimize o penaltı kararı neden verildi. Ben hiçbir zaman hakemlerin üzerinden bir iş yapmadım, yapmam da. Onlar hata yapacak ama bu maçtaki hatalar hakemlerini gözünün önündeydi. VAR’dan da bir uyarı geldi mi gelmedi mi bilmiyorum. Bu maçta penaltı niye verildi, kırmızı kart niye verilmedi. Herkes bunu soruyor. Bunun açıklamasını da belki yaparlar. Hakem hataları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olacaktır. 13 yıldır bu kulüpte başkanım, 8 yıl da başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Toplam 21 yılda hiçbir hakemle aramızda maçla bir konu geçmemiştir. Hakemler de hata yapabilir ancak çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Hakem hatalarının son maçın sonucuna direkt etki yaptığı için bunu söylüyorum. İnşallah bundan sonraki süreçte daha dikkatli olurlar. Onların da hedefleri var. Burası Alanyaspor kulübü açıklama yapması gereken biziz. Amacımız Türk futbolunun daha iyi olması. Bu hafta maalesef en çok konuşulan konu Fenerbahçe – Alanyaspor maçındaki hatalar oldu. Ben yeşil sahada kimseyi tanımam. Maç öncesi birileri çıkıyor bir şeyler söylüyor. Bizim Allah’a şükür bir şeye ihtiyacımız yok. Bu kulüp çok iyi yönetiliyor. Bu kulübün kimsenin bir şeyine ihtiyacı yok. Her şeyi kendi yönetimiyle çözebilecek durumda. Sosyal medyada gelişigüzel yapılan konuşmalara da itibar edecek, muhatap olacak halde değiliz. Biz sadece işimizi yapıyoruz. Bugüne kadar takımımızı süper ligde nasıl ayakta tutmanın hesaplarını yaptık, bundan sonra da bunun için çalışacağız. Boş konuşan insanlar var, onları dikkate almıyorum. Bu kulüpte ne emek verdiklerimizi birçok insan bilir. Kapalı kapılar arkasında konuşulanlarla muhatap olmayız.”
“Takımımızı yalnız bırakmayın, başka Alanyaspor yok”
Alanyaspor taraftarlarından takımlarını birlik ve beraberlik içerisinde desteklemeleri gerektiğine de değinen Başkan Hasan Çavuşoğlu, “Önümüzde Adana Demirspor maçı var. Ciddi ve güçlü bir takımla oynayacağız. Alanya’mızın ve taraftarlarımızın tribüne gelerek Alanyasporumuza destek vermelerini istiyoruz. Takımımızı yalnız bırakmayın, başka Alanyaspor yok. Alanya da hepimizin Alanyaspor’da hepimizi. Birlik ve beraberlik içinde bu işi yürütelim” diye konuştu.
]]>Trendyol Süper Lig ekiplerinden Corendon Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu bugün basın toplantısı düzenledi. Cengiz Aydoğan Tesisleri Basın Toplantı Odası’nda gerçekleşen toplantıda Başkan Çavuşoğlu, ligde geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe maçına ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Çavuşoğlu, Alanyaspor’un deplasmanda Fenerbahçe ile oynadığı ve 2-2 sona eren maçta verilen hatalı hakem kararlarını eleştirdi. Fenerbahçe maçının ardından sıcağı sıcağına bir açıklama yapmayı istemediklerini belirten Çavuşoğlu, “Pazar günü oynanan Fenerbahçe – Alanyaspor maçı, rakibimizin aleyhine verilmeyen kırmızı kartlar ve aleyhimize verilen, olmayan bir penaltı kararıyla alakalı çok konuşuldu. Maçı izledik ama sıcağı sıcağına bir açıklama yapmak istemedik. Sürekli konuşan bir başkan değilim. Bir ya da iki defa açıklama yaparım. Hakem hatalarından bütün kulüpler bir şekilde zarar görmüştür. Çünkü hakemler de hata yapacak. Futbol zaten baştan sona bir hata oyunudur ama son oynadığımız bu maçta hakem hatalarının direkt sonuca yansıdığını gördük. Rakibimiz ilk yarıda 10 kişi veya 9 kişi kalabilirdi. İkinci yarının başında da olmayan bir penaltının verildiğini tüm kamuoyu gördü ve söyledi. Maçta mağlup da olabilirdik, galip de gelebilirdik. Maç 2-2 bitti. Tüm takımımı ve teknik heyetimi gösterdikleri mücadeleden dolayı bir kez daha kutluyorum” dedi.
“İnşallah bundan sonraki süreçte daha dikkatli olurlar”
Alanyaspor’un ligde deplasmanda oynadıkları Pendikspor maçında verilmeyen bir nizami golü olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Yine MKE Ankaragücü maçında 1-0 öndeyken sarı kart bile verilmeyecek bir pozisyonda oyuncumuz Leroy Fer kırmızı kartla atıldı. O maç da 1-1 bitti. Gaziantep FK maçında maç golsüz berabereyken verilmeyen bir penaltımız vardı. Son maçımızda aleyhimize o penaltı kararı neden verildi. Ben hiçbir zaman hakemlerin üzerinden bir iş yapmadım, yapmam da. Onlar hata yapacak ama bu maçtaki hatalar hakemlerini gözünün önündeydi. VAR’dan da bir uyarı geldi mi gelmedi mi bilmiyorum. Bu maçta penaltı niye verildi, kırmızı kart niye verilmedi. Herkes bunu soruyor. Bunun açıklamasını da belki yaparlar. Hakem hataları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olacaktır. 13 yıldır bu kulüpte başkanım, 8 yıl da başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Toplam 21 yılda hiçbir hakemle aramızda maçla bir konu geçmemiştir. Hakemler de hata yapabilir ancak çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Hakem hatalarının son maçın sonucuna direkt etki yaptığı için bunu söylüyorum. İnşallah bundan sonraki süreçte daha dikkatli olurlar. Onların da hedefleri var. Burası Alanyaspor kulübü açıklama yapması gereken biziz. Amacımız Türk futbolunun daha iyi olması. Bu hafta maalesef en çok konuşulan konu Fenerbahçe – Alanyaspor maçındaki hatalar oldu. Ben yeşil sahada kimseyi tanımam. Maç öncesi birileri çıkıyor bir şeyler söylüyor. Bizim Allah’a şükür bir şeye ihtiyacımız yok. Bu kulüp çok iyi yönetiliyor. Bu kulübün kimsenin bir şeyine ihtiyacı yok. Her şeyi kendi yönetimiyle çözebilecek durumda. Sosyal medyada gelişigüzel yapılan konuşmalara da itibar edecek, muhatap olacak halde değiliz. Biz sadece işimizi yapıyoruz. Bugüne kadar takımımızı süper ligde nasıl ayakta tutmanın hesaplarını yaptık, bundan sonra da bunun için çalışacağız. Boş konuşan insanlar var, onları dikkate almıyorum. Bu kulüpte ne emek verdiklerimizi birçok insan bilir. Kapalı kapılar arkasında konuşulanlarla muhatap olmayız.”
“Takımımızı yalnız bırakmayın, başka Alanyaspor yok”
Alanyaspor taraftarlarından takımlarını birlik ve beraberlik içerisinde desteklemeleri gerektiğine de değinen Başkan Hasan Çavuşoğlu, “Önümüzde Adana Demirspor maçı var. Ciddi ve güçlü bir takımla oynayacağız. Alanya’mızın ve taraftarlarımızın tribüne gelerek Alanyasporumuza destek vermelerini istiyoruz. Takımımızı yalnız bırakmayın, başka Alanyaspor yok. Alanya da hepimizin Alanyaspor’da hepimizi. Birlik ve beraberlik içinde bu işi yürütelim” diye konuştu. – ANTALYA
]]>ALANYASPOR Başkanı Hasan Çavuşoğlu, son oynadıkları Fenerbahçe maçındaki hakem hatalarının sonuca doğrudan etki ettiğini belirterek, hakemlerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Çavuşoğlu, “Son oynadığımız Fenerbahçe maçında hakem hataları direkt sonuca yansıdı. İlk yarıda rakip takımın 9- 10 kişi ile soyunma odasına gitme olasılığı vardı. İkinci yarının başında da olmayan bir penaltı verildiğini tüm kamuoyu söyledi. Bu maçta direkt hakem hatası kulübümüze yansıdı. Maçta yenile de bilirdik, yene de bilirdik. Ama neticesinde maç 2-2 bitti” dedi.
Cengiz Aydoğan Tesisleri’nde açıklamalarda bulunan Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Süper Lig’in 25’inci haftasında Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde oynanan ve 2-2 biten Fenerbahçe- Alanyaspor maçında hakem hataları olduğunu belirterek, maçın sonucunu doğrudan etkilediğini söyledi.
Çavuşoğlu, maçta verilmeyen kırmızı kartlar ve olmayan bir penaltının verilmesi gibi hataların kulübe zarar verdiğini kaydederek, bu tür hataların bundan sonra da olabileceğini ancak daha dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
Çavuşoğlu, “Biz maçı izledik ama sıcağı sıcağına bir açıklama yapmadık. Her zaman açıklama yapan birisi değilim. Yılda bir ya da iki defa bir açıklama yaparım. Hakem hatalarından bütün kulüpler zarar görmüştür. Ama son oynadığımız Fenerbahçe maçında hakem hataları direkt sonuca yansıdı. İlk yarıda rakip takımın 9- 10 kişi ile soyunma odasına gitme olasılığı vardı. İkinci yarının başında da olmayan bir penaltı verildiğini tüm kamuoyu söyledi. Bu maçta direkt hakem hatası Alanyaspor kulübümüze yansıdı. Maçta yenile de bilirdik, yene de bilirdik. Ama neticesinde maç 2-2 bitti” dedi.
‘HATALAR HAKEMLERİN GÖZÜNÜN ÖNÜNDEYDİ’
Pendikspor, Ankaragücü ve Gaziantep FK maçlarında da hakem hatalarının olduğunu belirten Çavuşoğlu, “İçeride oynadığımız Pendikspor maçında verilmeyen bir nizami golümüz vardı, iptal edildi. Yine Ankaragücü maçında maç 1-0 öndeyken kırmızı kartla atıldık. O maç da 1-1 bitti. Gaziantep FK maçında verilmeyen bir penaltı vardı. Sonra rakibin lehine verilen penaltı tartışıldı. Hakem hataları sürekli olacak. Onlar da hata yapacaklar. Ama bu maçtaki hatalar hakemlerin gözünün önündeydi. Kamuoyu, ‘Bu maçta bu penaltı niye verildi? Bu iki tane kırmızı kart niye verilmedi?’ Herkes bunu soruyor. Bunun açıklamasını belki yaparlar, belki yapmazlar bilemiyorum. Ama hakem hataları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olacaktır” diye konuştu.
‘HAKEMLERİNDE HEDEFLERİ VAR’
21 yıldır hiçbir hakeme maçla alakalı bir şey söylemediğini ifade ederek, hakemlerin de hata yapabileceğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Bu maç direkt maçın sonucuna etki yaptığı için bunları söylüyorum, inşallah bundan sonraki süreçte daha dikkatli olurlar. Onların da gelecekleri var, hedefleri var, amaçları var. Avrupa’da maç yönetmek isterler, herkesin bir amacı bir hedefi var. Amacımız Türk futbolunun daha iyiye gitmesi, daha iyi şeyler yapmamız. Hep beraber gerek kulüplerimiz gerek kulüp başkanlarımızla Türk futbolunu daha iyi şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.
‘KAPALI KAPILAR ARKASINDA KONUŞANLARLA MUHATTAP OLMAYIZ’
Alanyaspor’un yaşadığı finansal zorluklara da değinen Çavuşoğlu, kulübün gelir kaynaklarının sınırlı olduğunu ve bu durumun yönetimi zorlaştırdığını söyledi. Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
“Dünyanın en zor işi kulüp yönetmektir. Bir kez daha söylüyorum. Kulüp yönetmek öyle kolay iş değil. Dünyanın en zor işini yapıyoruz. Onun için camiaların da her anlamda dikkatli olması lazım. Hakemlerimizin daha dikkatli olması lazım. Daha çok eğitimlere kulak vermeleri lazım, hatalara yer vermemek için. İnşallah bundan sonraki süreçte daha iyi olur. Amacımız da temennimiz de budur. Tabii bu işler kolay değil. Finansal durumlar Türkiye’de futbol kulüplerinde çok zor. Bu işleri çevirmek çok zor. Herkes belki başarı ister daha iyi olmayı ister ama yani bir de düşünmek lazım. Bu kulüp nasıl idare ediliyor, hangi gelirlerle idare ediliyor, sabit gelir kaynakları ne kadar? Alanya’da bu konuda boş konuşan insanlar var. Ben onları da dikkate almıyorum hiçbir zaman. Çünkü bu kulüpte bizim ne yaptığımızı ne kadar emek verdiğimizi yönetimle beraber birçok insan bilir. Kapalı kapılar arkasında konuşanlarla da biz muhatap olacak değiliz. Gelin buraya biz buradayız. Bu kulüp sabit gelir kaynakları olmayan bir kulüp.”
‘ALANYASPOR KULÜBÜ ONURLU, ŞEREFLİ BİR KULÜPTÜR’
Sosyal medyadaki teşvik primi iddialarıyla ilgili de konuşan Hasan Çavuşoğlu, Alanyaspor Kulübü’nün onurlu ve şerefli bir kulüp olduğunu belirterek, iddiaları yalanladı. Çavuşoğlu, “Ben kimseyi tanımam arkadaşlar. Yeşil sahada kimseyi tanımam. Kimse bize böyle bir teklifle gelemez. Alanyaspor Kulübü onurlu, şerefli bir kulüptür. Bunu da herkes bilir. Kimse öyle bir yaklaşımda olamaz. Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Allah’a şükür bu kulüp çok iyi yönetiliyor. Bu kulübün de kimsenin bir şeyine de ihtiyacı yok. Bu kulüp her şeyini kendi yönetimiyle çözebilecek durumda. Onun için biz gelişigüzel, ne dediği belirsiz insanların konuştuklarına da çok kulak asacak insanlar değiliz” dedi.
TARAFTARA ÇAĞRIDA BULUNDU
Son olarak, taraftarlara seslenen Hasan Çavuşoğlu, önlerindeki Adana Demirspor maçına destek çağrısında bulundu. Taraftarların tribünlere gelerek Alanyaspor’a destek vermelerini isteyen Çavuşoğlu, birlik ve beraberlik içinde kulübü daha iyi yerlere taşımak için çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
]]>10 yabancı ve dünyaca ünlü eski hakem, gözlemci notlarının yüzde 50’sine etki edecek
Kısa süre içerisinde Süper Lig’de VAR’a gidilen pozisyonların kayıtlarının yayınlanması planlanıyor
MHK’nin yapısıyla ilgili değişikliklerde son aşamaya gelindi
Uğur DEMİRKIRDI,
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kısa süre içinde aldığı kararlarla futbolumuzdaki tartışmaları en aza indirmeye kararlı.
Devrim gibi kararlar arasında yer alan yarı otomatik ofsayt sisteminin yanı sıra yeni adımlar çok yakında hayata geçirilecek. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, FIFA-UEFA İlişkileri ve Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt; hakemlere yabancı gözlemci, VAR kayıtlarının açıklanması, e-bilet ihalesi ve Süper Lig yayın ihalesine kadar bir çok konuda önemli açıklamalar yaptı. Riva’daki basın bilgilendirmesinde VAR hakemi Mustafa İlker Coşkun, yarı otomatik ofsayt sisteminin nasıl işlediğini anlatırken, basın mensuplarının yer aldığı toplantının son bölümlerinde TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, MHK Başkanı Ahmet İbanoğlu ve TFF Basın Müşaviri Armağan Pekkaya da yer aldı.
AYNI ANDA 10 VAR EKİBİ GÖREV YAPABİLECEK
Futbol Federasyonu önemli bir yatırım sonucunda hayata geçirdiği Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’nde aynı anda görev yapabilecek 10 VAR ekibi kurdu. Hakemler, operatörler ve teknik elemanlardan oluşan dev ekip aynı anda oynanabilecek 9 maça müdahale edebilecek kapasiteye ulaşırken, bu sayının 10 ekibe çıkacağı da hatırlatıldı.
YARI OTOMATİK OFSAYT SİSTEMİ, HATALARI VE SÜREYİ AZALTTI, YAYINCI KURULUŞUN DA BUNA UYMASI GEREKİYOR
Özellikle yarı otomatik ofsayt sisteminin devreye girmesiyle hataların azalması, karar sürelerinin kısalması, son haftalardaki maçlarda dikkat çeken konulardan biri olurken, ofsaytın belirlenmesi 20 saniyeye kadar düştü. Yayıncı kuruluşun bunu bir an önce ekrana yansıtması için de görüşmeler sürüyor. Yayıncı kuruluş oyunun durmasını beklerken pozisyonun ekrana gelmesi süreci uzatsa da, bunun için formül aranıyor. Belki ekranda kelebek açarak belki başka bir yöntemle topun durması beklenmeden yarı otomatik ofsayt animasyonunun ekrana gelmesi sağlanacak.
TFF Başkan Vekili, FIFA-UEFA İlişkileri ve Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt, sistemin işleyişiyle ilgili bilgiler verirken şu ana kadar sistemin uygulandığı 20 statta olağanüstü durumlar (sis, kar, aşırı yağmur, iki futbolcunun bedeninin yapışık olduğunda tek kişi olarak algılanması) dışında bir sorun yaşanmadığını belirtti. Hakemlerin de yeni teknolojik uygulamadan memnun olduklarını, karar aşamasında kendilerine sistemin yardımcı olduğunu ifade ettiklerini söyledi.
VAR hakemi Mustafa İlker Coşkun’un verdiği bilgilere göre; sistem 10 sabit kamera ile futbolcuların 29 farklı bölgesinden işaretlenerek çalışıyor. Bu esnada VAR hakeminin, her biri 3-4 saniyeye denk gelen 4-5 onayı gerekiyor. Yani dünyada ortalama 70 saniyeyi bulan ofsayt kararı, yarı otomatik sistemle yaklaşık 20 saniyeye düşüyor. Topun ayaktan çıktığı an ve hücum oyuncusuna temas anı tamamen Yarı Otomatik Sistem tarafından belirleniyor.
Yarı otomatik sistemde futbolcuların yakınlığı, uzaklığı gibi kriterler ekranda 4 farklı renkle uyarıyı veriyor. YEŞİL; futbolcular yakın ama ofsayt değil, TURUNCU; futbolcular birbirine yakın ama ofsayt, MAVİ; ofsaytta oyuncu var ama top ona gelmiyor, KIRMIZI; net ve açık bir ofsayt.
VAR hakemi Mustafa İlker Coşkun artık bir aile olduklarını ve kıdem, tecrübe gibi konularda sıkıntı yaşamadıklarını belirtip, “Biz büyük bir aileyiz ama herkes kendi işine odaklanıyor. Biz beraber çay da içiyoruz, yemek de yiyoruz. Hayatı da paylaşıyoruz. Biz VAR hakemi olarak sahadaki isim kim olursa olsun ona objektif, net deliller sunarız. Verdiği karara asla karışmayız. VAR kesinlikle orta hakemin kararını değiştiremez. Sadece izlemesini önerir. Bu öneriye orta hakemin uymama hakkı vardır” şeklinde konuştu.
VAR’A GİDİLEN POZİSYONLARIN KAYITLARININ YAYINLANMASI PLANLANIYOR
İspanya Futbol Federasyonu, La Liga’da kayıtları günün maçları bittikten sonra yayınlıyor. Bu kapsamda Türkiye’de de benzer bir organizasyon için çalışmalar tamamlanmak üzere. Kısa süre içerisinde Süper Lig’de de kayıtların yayınlanması için test çalışmaları yapılmış. IFAB, VAR konuşmalarının eğitim amaçlı yayınına izin veriyor. Önümüzdeki günlerde maçlardan sonra kamuoyunun merak ettiği VAR odası ile hakem arasındaki görüşmeler açıklanacak. Ama sadece tartışmalı pozisyonlarda yani VAR’a gidilen pozisyonlarda hakemin işaretinden itibaren yapılan konuşmalar yayınlanacak.
HAKEM NOTLARINDA YABANCI DEVRİMİ!.. GÖZLEMCİ ORGANİZASYONUNDA YABANCILAR SÖZ SAHİBİ OLACAK
Türkiye Futbol Federasyonu yeni projelerini hayata geçirmek üzere yoğun mesai içerisinde. 26’ncı haftadan itibaren uygulanacak yeni bir gözlemci organizasyonu için hazırlıklar tamamlanmak üzere. Artık yabancı gözlemciler hakemlerin notlarında büyük pay sahibi olacak. Şimdiye kadar sahadaki hakemin performansını iki gözlemci yüzde 35’er olarak belirliyordu. Bunlardan biri stattan maçı izleyen, diğeri televizyondan karşılaşmayı seyreden gözlemciydi. Yüzde 30 da maçın tartışmalı 5 pozisyonu için tüm gözlemcilere gönderilen ankete verilen oydu.
Yeni planlama doğrultusunda; 10 kişiden oluşan UEFA’nın üst düzey yabancı gözlemcilerinin hakem notuna etkileri yüzde 50 olacak. Statta görevlendirilecek olan gözlemcinin hakem puanına etkisi yüzde 30’la sınırlandırılacak. Kalan yüzde 20’lik bölümde ise anket devreye girecek. Var hakemleri ve maç hakemlerinden oluşan 119 kişinin anketiyle verilecek notun toplam nota etkisi de yüzde 20 sayılacak.
DÜNYACA ÜNLÜ İSİMLER…
Yeni uygulamada 10 yabancı ve dünyaca ünlü eski hakem, gözlemci notlarının yüzde 50’sine etki edecek. Bu ünlü hakemler İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda, Almanya ve Kuzey İrlanda gibi ülkelerden olacak. Futbol Federasyonu’nun anlaştığı bu isimlere maçlar bittikten sonra karşılaşmaların linkleri atılacak. Daha sonra onlardan rapor istenecek.
MERKEZ HAKEM KURULU’NUN YAPISI DEĞİŞİYOR
Yeni sezonda uygulanması hedeflenen yeni Merkez Hakem Kurulu’nu (MHK) kulüpler ve TFF birlikte kuracak. Yeni yapıda hakem atamalarında TFF’den 3, Kulüpler Birliği’nden 2 olmak üzere 5 kişilik bir konsorsiyum kurulacak. Bu 5 kişilik kurul; hakemlerin idaresi, atanması, puanlanması, klasman gibi konularda karar verecek. Ancak Kulüpler Birliği adına görev yapacak olan iki üyenin herhangi bir kulüpte çalışmaması, kulüplerde herhangi bir yönetici olmaması gerekiyor.
ELEKTRONİK BİLET UYGULAMASI DEVAM EDECEK
Elektronik bilet uygulaması da son zamanların tartışılan konusu olsa da uygulama devam edecek. Özellikle kulüpler bunun kaldırılmasını istiyordu ancak TFF, mevcut uygulamanın devamı yönünde karar aldı. Yasal zorunluluk olan e-bilet sistemi devam edecek. Şu anda Passolig markası ihalenin sahibi olurken pandemideki 1 yıllık kayıptan dolayı 10 yıl olan süreleri yeni sezonda tamamlanacak. Hazırlanan yeni e-bilet modelinde Kulüpler Birliği ile birlikte yapılan çalışmalar belirleyici olacak ve konu ihaleye açılacak.
SÜPER LİG YAYIN İHALESİNE İLGİ VAR
Türkiye Futbol Federasyonu, Yayın İhale Komisyonu’nun 2024-2025, 2025-2026 ve 2026-2027 futbol sezonlarına ilişkin TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig Müsabakaları Yayın Haklarının Devri hakkında düzenlenecek ihale için daha önce 26 Ocak 2024 saat 17.00 olarak belirlenen ihale dökümanlarının en son teslim alınma süresinin bir hafta uzatılarak 2 Şubat 2024 saat 17.00 olarak belirlendiğini duyurdu.
Yeni dönem yayın ihalesi için şu ana kadar 4 şirket ve kurumun ihale şartnamesini aldığı öğrenilirken, yabancı ülkelerden de ilgi olduğu ve inceleme için süre istedikleri öğrenildi. TFF yayın ihalesi sürecini 29 Şubat’ta tamamlamayı hedefliyor.
]]>3 ÖNEMLİ PROJE HAKKINDA BİLGİ VERİLDİ
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Mustafa Eröğüt, spor medyasından temsilcilerle toplantı düzenleyerek gündemdeki konular hakkında açıklamalar yaptı. Süper Lig’de hayata geçirilen Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi, VAR kayıtlarının yayınlanması, MHK’nin yapısının değişip değişmeyeceği gibi konular açıklandı. Ayrıca, VAR kayıtlarının kamuoyuyla paylaşılması için çalışmalar yapıldığı ve yabancı gözlemcilerin Türk hakemliğinde etkili olacağı vurgulandı.
TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, FIFA, UEFA İlişkileri ve Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt, TFF’nin hayata geçirmeye hazırlandığı 3 önemli proje hakkında bilgi verdi.

VAR KAYITLARI KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK
Eröğüt, Türkiye’de Süper Lig maçlarındaki VAR kayıtlarının da kamuoyuyla paylaşılması için çalışma yaptıklarını söyledi. İspanya La Liga’da var kayıtlarının hakemlerin VAR’a çağrıldığı pozisyonlarla sınırlandırılarak günün maçları bittikten sonra yayınladığını vurgulayan Eröğüt, IFAB’ın var konuşmalarının hakem VAR’a çağrıldığı an ile ilgili yayınına eğitim amaçlı izin verdiğini hatırlatarak, Türkiye’de de bunun uygulanabileceğini söyledi. Şu an bazı testler yaptıklarını ve en kısa sürede konuyla ilgili kararları kamuoyuna duyuracaklarını belirtti.

SÜPER LİG’E YABANCI GÖZLEMCİ GELİYOR
Mustafa Eröğüt, yeni dönemde bu yapıyı da değiştireceklerini, 10 kişiden oluşan UEFA’nın üst düzey görevlilerinin artık gözlemci olarak Türk hakemliğinde belirleyici olacağını ifade etti. UEFA’nın eski elit hakemlerinden oluşan bu gözlemci grubunun notları yeni dönemde hakem puanının yüzde 50’sine tekabül edecek.
Yeni dönemde TV gözlemcileri olmayacak. Stattaki maç gözlemcilerinin hakem puanına etkisi yüzde 30 olacak. VAR hakemleri ve maç hakemlerinden oluşan 119 kişinin anketiyle verilen notların toplam nota etkisi ise yüzde 20 olacak. Mevcut durumda maça giden gözlemcinin notunun ve TV gözlemcisinin hakem puanına etkisi yüzde 35’er, anket sonuçlarının etkisi ise yüzde 30’du.Yeni sistemin Trendyol Süper Lig’de 26. hafta maçları itibarıyla uygulanması bekleniyor.

MERKEZ HAKEMLER KURULU’NUN YAPISI DEĞİŞİYOR
Önümüzdeki günlerde hayata geçirilmesi planlanan uygulamalardan biri de TFF’nin bir süredir üzerinde çalıştığı ve Kulüpler Birliği ile istişare ettiği MHK’nin yapısının değiştirilmesi.
Planlamaya göre yeni MHK, 5 üyeden oluşacak. Bu üyelerin 3’ü daha önce olduğu gibi yine TFF tarafından belirlenecek, 2 üye ise Kulüpler Birliği’nin önereceği ve üzerinde uzlaşma sağlayacağı kişiler olacak. Burada bir noktaya açıklık getiren Eröğüt, “Kamuoyunda yanlış bir anlaşılma oldu. Kulüpler Birliği temsilcilerinin kulüp temsilcileri olacağı zannediliyor. Bu açıkça FIFA kurallarına da aykırı. Böyle bir şey söz konusu değil. Kulüpler Birliğinin önereceği ama kulüp üyeliği bulunmayan kişiler olacak.” dedi.
]]>Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Genel Merkez Şubeler Sorumlusu Kemal Çağlayan, farklı bir koleksiyon yaptı. Çağlayan, Sivasspor’un Süper Lig ve Türkiye Kupası’nda iç saha maçlarında görev yapan hakemlerin sarı ve kırmızı kartlarından koleksiyon oluşturdu.
Cüneyt Çakır, Mete Kalkavan, Halil Umut Meler, Zorbay Küçük, Fırat Aydınus, Halis Özkahya ve Ali Palabıyık’ın da aralarında yer aldığı 30 hakemden sarı ve kırmızı kart alan Çağlayan, topladığı kartları hakemlere tek tek imzalattı.
“Türkiye’de bir ilk”
Kemal Çağlayan, konu ile ilgili İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamasında, hakemlerin imzaladığı kartlarla müsabakanın esame listesini de biriktirmeye başladığını söyledi. Çağlayan, “46 yıllık gazeteciyim. Gazetecilik mesleği içerisinde çeşitli sosyal sorumluluk projeler içerisinde yer aldım. Ama bunlardan en önemlisi olan hakemlere yönelik bir projeydi. Türkiye Spor Yazarlar Derneği Genel Başkanı Oğuz Tongsir ile bir görüşme yaptıktan sonra hakemlerimize yönelik bir çalışma içerisine girmek istedim. Hakemlerimizin müsabakalarda görev yapmış olduğu süre içerisinde kullanmış oldukları sarı ve kırmızı kartları, hakem triyosu ile birlikte imzalayıp bunları TSYD Sivas şubesinde oluşturulacak bir fon içerisinde sergilemek istedim. Bunu hakemlerimize ilettiğim zaman da çok önemli bir şey olduklarını hakemlik açısından söylediler ve ilk kez böyle bir teklifle karşılaştıklarını söylediler. Ben de mutlu oldum. Türkiye’de ilk kez böyle bir örnek projeye imza atmaktan” dedi.
“Hakemler çok memnun kaldılar”
Çağlayan, koleksiyonda 30 hakemin kartının olduğunu söyleyerek, “Bu kartlar arasında hakemlik mesleğini bırakan hakemlerimiz de var. Bunların anılarını yaşatmak ayrıca hakemliği bırakan hakemlerimizi de belirli süreler içerisinde Sivas’a davet edip bu kartlarla birlikte yapmış oldukları çalışmaları genç gazetecilerimize veya İletişim Meslek Lisesiyle, Fakültelerde bulunan gazetecilik okuyan arkadaşlarımıza bir örnek niteliğinde bir ders niteliğinde mesajları ve bilgilerini vermek istedik. Bu nedenle de böyle bir çalışma içerisine girdik. Şu anda Türkiye’mizde görev yapan ve halen devam eden Cüneyt Çakır, Halil Umut Meler, Mete Kalkavan Fırat Aydınus gibi isimlerin yer aldığı kartlar mevcut şu anda elimizde. Yeni hakemlerimizin de Sivas’a geldikleri zaman sarı ve kırmızı kartlarını alıp müzede sergilemek istiyoruz. Bu bakış açımızı hakemlerin çok olumlu davrandığını gördük. Gerçekten hakemler şöyle bir söylediler. Bize verilen değeri ilk kez Sivas’ta böyle bir şeyle karşılaştık. Çok teşekkür ediyoruz. Davet edildiğimiz zaman da Sivas’a seve seve geliriz düşüncesi içerisine girdiler. Böyle bir çalışma oldu. Ama bu çalışma giderek artmaya başladı. Adeta sarı ve kırmızı kartlardan oluşan bir koleksiyon haline geldi. Bu koleksiyonu sergileyip gelecek nesillere bırakmak düşüncesi içerisindeyim” ifadelerini kullandı.
“Kartları görenler heyecan yaşıyor”
Çağlayan son olarak, kartları görenlerin büyük heyecan yaşadığını ifade ederek, “Zaman zaman gelip kartları görmek isteyen arkadaşlarımız oluyor. Özellikle müsabaka anındaki sporculara verilen sarı ve kırmızı kartların dakikalarının yazıldığı kartlar var. Bunlar daha çok rağbet görüyor. Bizim ayrıca ilk teklifimiz Cüneyt Çakır’a olmuştu. En yakın zamanda yapılacak olan bir çalışmayla seve seve Sivas’a gelip gençlere mesleğini anlatmak ve bu kartla ilgili duygularını anlatmak istediler. Tüm hakem camiasına da böyle bir teklifte bulunduk. Merkez Hakem Kurulu’yla da diyaloglarımız devam ediyor. Özellikle de kartları gören veya duyanlar gelip görmek için çok büyük şeyler söylüyorlar ve heyecan yaşıyorlar” diye konuştu. – SİVAS
]]>Trendyol Süper Lig’de Yukatel Adana Demirspor ile 0-0 berabere kaldıkları maçın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Uçar, sabırlarının taştığını söyledi.
Geçen hafta Rebic’in ayağına basıldığını ve pozisyonda kırmızı kart verilmediğini dile getiren Uçar, “Bizim kültürümüzde bu var, Beşiktaş’ta bu var. Biz sabırlıyızdır ama sabrımızın taştığı zamanlar da oluyor. Bugün de onlardan biri. Benim futbolculuğum döneminde oynadığım takım hakemden gol yedi. Olabilir, talihsizliktir dedik. Şerefli ikinciliklerimiz var birçok kere diğer takımlarda olmayan. Olabilir dedik ama hiçbir şey değişmiyor MHK’de (Merkez Hakem Kurulu). Biz artık yeter demek istiyoruz.” diye konuştu.
Skor kötüyken hakem bahanesine sığınmak istemediklerini aktaran Uçar, şöyle devam etti:
“Bugün penaltı pozisyonu var nedense Atilla Karaoğlan penaltı olduğuna ikna olmuyor. 2 hafta önce verdiği bir penaltı var orada VAR’dan ikna ediyorlar. Bu haftaki yönetim kuruluna talebim olacak. Hakem istatistikçisi talep edeceğim. Bu arkadaş eski bir hakem olacak büyük ihtimalle ki en azından onların bugüne kadar bize karşı oldukları durumlarda belki bilgisi olabilir. Bu hakem arkadaş kim hangi maçı yönetmiş, kimler kart göstermiş, VAR nerede ne kadar çağırmış tüm bu konularda istatistik hazırlayacak ve biz sizinle paylaşacağız. Çünkü artık yapacak son şeyimiz bu. Bunu yaptığımız için MHK adına üzgünüz. Yeni bir tabir hakem istatistikçisi. Bunu haberiniz olmadan Türkiye’de yapan çok takım var ama biz şeffaf olacağız dedik.”
Birçok pozisyon yakaladıklarını ve son vuruşları değerlendiremediklerini anlatan Uçar, transfere ilişkin şöyle konuştu:
“2 oyuncuyla sıcak temas kuruldu. Transferin niye geciktiğini anlatayım. Merak edenler var. Bizim tespit etiğimiz 3 pozisyon var; stoper, ön libero ve forvet arkası. Öncelik stoper ve ön liberoyu araştırdık. Ülkemizde Beşiktaş’ın şu anki durumunda stoper oynayacak bir Anadolu takımından ya da diğer rakiplerimizden bir stoper ve ön libero bulamadık yerli olarak. Dolayısıyla yabancı transferine yönelmek zorunda kaldık. Elimizde 14 yabancı vardı sonra 13’e düştü, sonra 12’ye indirdik. Hiç kolay olmuyor, bu arkadaşların çok güzel sözleşmeleri var ve hiçbiri kolay kolay sözleşmelerini terk etmek istemiyorlar çünkü bu kadar kolay para kazanabilecekleri herhalde başka bir takım yoktur diye düşünüyorum.
Düz koşuyla garanti parasını alan birçok oyuncu gördük. Biz bunları mümkün olduğu kadar zaman içinde halledeceğiz ama zamana ihtiyacımız var. Bu transferlerin gecikmesinin en önemli sebebi sözleşmelerinden kurtulamadığımız oyunculardı. Şükür şu an 2 sözleşmeden daha kurtulduk. Bir tanesi Svensson ile yabancı transferi yaptık. 2 yabancı transferimiz daha olacak. Beşiktaş’a yakışır ve önümüzdeki sezon bizi şampiyonluğa götürecek 2 tane isim inşallah sıcak temas sağlandı. Yarın ya da öbür gün yüz yüze görüşülecek. Bazı konularda büyük yol katedildi, küçük ayrıntılar var. Onlarla ilgili de herhalde size sevindirici haberler verebileceğiz.”
Feyyaz Uçar, Chamberlain’in sözleşme dondurma tekliflerini kabul etmediğini, Hadziahmetovic ile ise aynı konuda görüşmelerin sürdüğünü dile getirerek, Aboubakar’ın kadro dışı kararına ilişkin teknik direktör raporuna göre hareket edeceklerini yineledi.
Cenk Tosun ve Salih Uçan’ın sözleşmelerine ilişkin karşılıklı tekliflerin yapıldığını ve taleplerin çok yüksek olduğunu kaydeden Uçar, “Mutlaka hocanın isteği doğrultusunda önümüzdeki sezonun şampiyonluk kadrosunda hocamız onları görmek istiyorsa mutlaka sözleşmeleri yenilenecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu 2 transferin en yakın zamanda gerçekleştirileceğinin altını çizen Uçar, “1 ve 7 şubat arasında Avrupa’da birçok kulüpte transfer bittikten sonra boş kalan oyuncular olacak. Orada da bir 10 numara arayışımız olacak. Bu 3 transfer ki Afrika Kupası’nda olanlardan bize faydalı olanlar geriye döndüğü zaman sanıyorum biz Santos’un istediği kadroya ulaşacağız. Kadro kalitesini yükselteceğiz.” ifadelerini kullandı.
Nemanja Matic’in ön libero adayları arasında yer aldığını ancak alternatifleriyle de görüşme gerçekleştirildiğini vurgulayan Uçar, beklenen transferlerin en geç gelecek hafta kadroya katılacağını dile getirdi.
Ghezzal’ın sözleşmesine sadık kalmak istediğini aktaran Uçar, alınan sonuçlardan ötürü taraftarlardan özür dileyerek şunları aktardı:
“Taraftarımızdan özür diliyorum. Anlatmaya da çalışıyorum. Anlayışlı olur ya da olmazlar tercihleridir. Geçen haftaki skor için bugünkü skor için özür diliyorum ama emin olsunlar elimizden geleni yapıyoruz. Önümüzdeki sezon tekrar eski günlerde olduğu gibi şampiyonluğa oynayan bir Beşiktaş seyredecek taraftarımız, çünkü hak ediyorlar. Tüm olanaksızlara rağmen Beşiktaş aşklarından vazgeçmediler. Biraz sabır söz konusuydu elimizde olmayan sebeplerden dolayı. İnşallah çok güzel günler yaşayacağız hep beraber inşallah.”
Uçar, açıklamasını kupada Antalyaspor eşleşmesiyle ilgili şu değerlendirmeyle tamamladı:
“Kupada Antalya ile eşleştik. Güzel maç olacak, evladımız Sergen Yalçın’ın takımıyla orada oynayacağız. Onların da hedefi var. Sadece kupa değil üçüncülük iddiamız da devam ediyor. Bu sezon itibarıyla ilk 2 takım UEFA Şampiyonlar Ligi ön elemesi, üçüncü takım Avrupa Ligi ön elemesi oynayacak. Lig yarışında da varız.”
]]>Beşiktaş Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar:
“Transferlerin gecikmesinin sebebi sözleşmelerinden kurtulamadığımız oyuncular”
“Ghezzal sözleşmeme sadık kalmak istiyorum dedi”
“Ligde de 3. olmak için elimizden geleni yapacağız”
“Vincent Aboubakar’ın durumuna hocamız karar verecek”
“Taraftarımızdan özür diliyorum”
İSTANBUL – Beşiktaş Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar, hakem yönetimlerinden şikayetçi olduklarını dile getirerek, “Yönetimden hakem istatistikçisi talebim olacak” dedi. Transfer çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Uçar, “Transferlerin gecikmesinin sebebi sözleşmelerinden kurtulamadığımız oyuncular” dedi.
Beşiktaş, Süper Lig’in 22. haftasında konuk ettiği Adana Demirspor ile 0-0 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından siyah-beyazlı kulübün Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Hakemler konusunda yakınan Uçar, “Söyleyecek şeylerimiz var. Her maçtan sonra Süper Lig’deki çoğu takım gibi sizlere bir şeyin şikayetini yapmıyoruz. Bizim kültürümüzde, Beşiktaş’ta bu var. Sabırlıyızdır. Sabrımızın da taştığı oluyor. Bugün o anlardan biri. Benim futbolcuyken oynadığım takım (Beşiktaş) hakemden gol yedi. Arka direğe depar atan bir hakem bizim ceza sahamızda bize gol attı. Olabilir dedik. Talihsizliktir dedik. Şerefli ikinciliklerimiz var. Diğer takımlarda olmayan. Ama Merkez Hakem Kurulu’nda hiçbir şey değişmiyor. Biz artık yeter diyoruz. Geçen hafta Rebic’in ayağına basılması var. Kırmızı kart olması lazım. Hadi dedik skor kötü hakemin bahanesine sığınmayalım. Bugün penaltı pozisyonu var. Nedense Atilla Karaoğlan VAR’dan ikna olmuyor penaltı olduğuna. İki hafta önce penaltı var. Orada da ikna olmuyor ama VAR’dan ikna ediyorlar. Bu haftaki yönetim kurulunda Beşiktaş yönetiminden bir talebim olacak. Hakem istatistikçisi talebim olacak. Bu arkadaş eski bir arkadaş olacak büyük ihtimalle. En azından bugüne kadar bize karşı oldukları durumlardan bilgisi olabilir. Bu hakem arkadaş hangi maçı yönetmiş, kime sarı kart gösterilmiş, VAR ne kadar çağırmış, çağırmamış bütün konularda istatistik hazırlayacak. Biz de sizinle paylaşacağız. Son çaremizdi bu. Bunu yaptığımız için MHK adına üzgünüz. Hakem istatistikçisi yeni bir tabir. Bunu Türkiye’de sizin haberiniz olmadan yapan birçok kulüp var. Biz şeffaf olacağız.
Oyunla ilgili birçok pozisyonumuz var. Son vuruşlarda beceriksizdik. Oyuncular ellerinde geleni yaptılar. Rakibin 10 kişi kalması ve golün gelmemesi üzücü bir durum. Yola devam edeceğiz” diye konuştu.
“Kulüpte düz koşuyla garanti parasını alan birçok oyuncu var”
Transfer çalışmalarının gecikmesi hakkında da konuşan Feyyaz Uçar, “Transferle ilgili iki oyuncuyla sıcak temas yapıldı. Bizim tespit ettiğimiz iki ve üç mevkii var: stoper, ön libero ve forvet arkası. Öncelikli olarak stoper ve ön libero araştırdık. Ülkemizde şu anki durumunda yerli olarak bir Anadolu takımında veya diğer rakiplerimizde Beşiktaş’ta oynayacak stoper ve ön libero bulamadık. Yabancı transferine yöneldik. 14 yabancımız vardı. Sonra 13’e düştü. Sonra 12’ye indirdik. Bu arkadaşların çok güzel sözleşmeleri var. Kolay kolay sözleşmelerini terk etmek istemiyorlar. Bu kadar kolay para kazanacakları başka bir kulüp yoktur. Takımımızda düz koşuyla garanti parasını alan birçok oyuncu gördük. Zamana ihtiyacımız var. Transferlerin gecikmesinin sebebi sözleşmelerinden kurtulamadığımız oyunculardır. Allah’a şükür şu anda kurtulduk. İki sözleşmeden daha kurtulduk. Birini Svensson ile yabancı transferini yaptık. İki yabancı transferimiz daha olacak. Önümüzdeki sezon bizi şampiyonluğa götürecek oyuncularla sıcak temas sağlandı. Yarın veya diğer gün yüz yüze görüşülecek. Küçük ayrıntılar var. Büyük yol katedildi” şeklinde konuştu.
Sakatlanarak sezonu büyükihtimalle kapatan Amir Hadziahmetovic ve Alex Chamberlain hakkında da konuşan Uçar, “İkisinden de sözleşmelerini dondurmalarını talep ettik. Zor durumdayız. Alex’ten olumlu yanıt gelmedi. Amir ile görüşmeler var. İnşallah bize anlayış gösterecektir” ifadelerini kullandı.
Vincent Aboubakar’ın kulüpteki geleceğine Fernando Santos’un karar vereceğini söyleyen Feyyaz Uçar, “Takımın teknik patronu hocamızdır. Aboubakar’ın oynamasını istiyorsa onu tasarrufudur. Saygı duyarız. Bu şekilde çözülecek bu sorun da. Cenk ve Salih konusunda karşılıklı teklifler yapıldı. Hızlı ilerleyemiyoruz. Talepler yüksek. Hocanın isteği doğrultusunda eğer önümüzdeki sezonun kadrosunda görmek istiyorsa sözleşmeleri yenilenecek” açıklamalarında bulundu.
“Transfer çalışmalarımız devam ediyor”
Siyah-beyazlı ekibin transfer çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini kaydeden Feyyaz Uçar, “En yakın zamanda iki transfer yapılacak. 1-7 Şubat arasında Avrupa’da transfer bitince boşta kalan oyuncular olacak. O zaman diliminde 10 numara transferi arayışımız olacak. Afrika Uluslar Kupası’nda olup da bize faydalı olanlar döndüğü zaman Beşiktaş kadro kalitesini yükselteceğiz. İsim konusunda daha önce de söylemekten kaçındık. Eski evladımızla alakalı açıklama yapmıştık. Matic adayların arasında ancak alternatifler mevcut. Görüşmeler alternatifli şekilde devam ediyor. Mutlaka kararı verilecek. Bu hafta içinde olmasa da önümüzdeki hafta takıma katılacaklar. Sözleşmelerinden kurtulmak zorunda olduğumuz futbolculardan dolayı transferler gecikti. Ne yazık ki yollamadan yenisini alamıyoruz. Ghezzal sözleşmeme sadık kalmak istiyorum dedi. Söyleyecek bir şeyimiz kalmadı. Başkanımızın dediği kulüplerle PSG ve Chelsea, Avrupa’da diğer kulüplerle yakın ilişkiler var. Onların pilot takımı değiliz. Bize oyuncu yetiştirmiyorlar. Onlar kadar büyük bir takımız. İstediğimiz oyuncuları vermiyorlarsa arayışlara gireceğiz. Gelen oyuncular iyi takımlardan, iyi oyuncular olacak” diye konuştu.
“Taraftarımızdan özür diliyorum”
Siyah-beyazlı taraftarlardan özür dileyen Uçar, “Taraftarlarımızdan özür diliyorum. Anlayışlı olurlar, olmazlar tercihleridir. Geçen haftaki skor için, bugünkü skor için. Elimizden geleni yapıyoruz. Transferin neden geciktiğini de açıkladım. Gelecek sezon şampiyonluğa oynayan bir Beşiktaş izleyecek taraftarlarımız. Çünkü hak ediyorlar. Uzun yıllardır imkansızlıklara rağmen Beşiktaş aşklarından vazgeçmediler. Onlara teşekkür ediyorum. Sabır söz konusuydu. Elimizde olmayan sebeplerden dolayı. İnşallah güzel günler yaşayacağız. Bugünleri tekrar yaşadık. İnşallah tekrarı beraber göreceğiz” açıklamalarında bulundu.
Türkiye Kupası Son 16 Turu’nda Antalyaspor ile karşılaşacaklarının hatırlatılması üzerine Feyyaz Uçar, “Türkiye Kupası’nda da Antalyaspor ile karşılaşacağız. Güzel bir maç olacak. Evladımız Sergen Yalçın’ın takımı ile orada oynayacağız. Keyifli bir maç olacak. Onların da hedefi var. Sadece kupa hedef değil. Üçüncülük iddiamız devam ediyor. Ligde de 3. olmak için elimizden geleni yapacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Beşiktaş, Süper Lig’in 22. haftasında konuk ettiği Adana Demirspor ile 0-0 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından siyah-beyazlı kulübün Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Hakemler konusunda yakınan Uçar, “Söyleyecek şeylerimiz var. Her maçtan sonra Süper Lig’deki çoğu takım gibi sizlere bir şeyin şikayetini yapmıyoruz. Bizim kültürümüzde, Beşiktaş’ta bu var. Sabırlıyızdır. Sabrımızın da taştığı oluyor. Bugün o anlardan biri. Benim futbolcuyken oynadığım takım (Beşiktaş) hakemden gol yedi. Arka direğe depar atan bir hakem bizim ceza sahamızda bize gol attı. Olabilir dedik. Talihsizliktir dedik. Şerefli ikinciliklerimiz var. Diğer takımlarda olmayan. Ama Merkez Hakem Kurulu’nda (MHK) hiçbir şey değişmiyor. Biz artık yeter diyoruz. Geçen hafta Rebic’in ayağına basılması var. Kırmızı kart olması lazım. Hadi dedik skor kötü hakemin bahanesine sığınmayalım. Bugün penaltı pozisyonu var. Nedense Atilla Karaoğlan VAR’dan ikna olmuyor penaltı olduğuna. İki hafta önce penaltı var. Orada da ikna olmuyor ama VAR’dan ikna ediyorlar. Bu haftaki yönetim kurulunda Beşiktaş yönetiminden bir talebim olacak. Hakem istatistikçisi talebim olacak. Bu arkadaş eski bir arkadaş olacak büyük ihtimalle. En azından bugüne kadar bize karşı oldukları durumlardan bilgisi olabilir. Bu hakem arkadaş hangi maçı yönetmiş, kime sarı kart gösterilmiş, VAR ne kadar çağırmış, çağırmamış bütün konularda istatistik hazırlayacak. Biz de sizinle paylaşacağız. Son çaremizdi bu. Bunu yaptığımız için MHK adına üzgünüz. Hakem istatistikçisi yeni bir tabir. Bunu Türkiye’de sizin haberiniz olmadan yapan birçok kulüp var. Biz şeffaf olacağız.
Oyunla ilgili birçok pozisyonumuz var. Son vuruşlarda beceriksizdik. Oyuncular ellerinde geleni yaptılar. Rakibin 10 kişi kalması ve golün gelmemesi üzücü bir durum. Yola devam edeceğiz” diye konuştu.
“Kulüpte düz koşuyla garanti parasını alan birçok oyuncu var”
Transfer çalışmalarının gecikmesi hakkında da konuşan Feyyaz Uçar, “Transferle ilgili iki oyuncuyla sıcak temas yapıldı. Bizim tespit ettiğimiz iki ve üç mevkii var: stoper, ön libero ve forvet arkası. Öncelikli olarak stoper ve ön libero araştırdık. Ülkemizde şu anki durumunda yerli olarak bir Anadolu takımında veya diğer rakiplerimizde Beşiktaş’ta oynayacak stoper ve ön libero bulamadık. Yabancı transferine yöneldik. 14 yabancımız vardı. Sonra 13’e düştü. Sonra 12’ye indirdik. Bu arkadaşların çok güzel sözleşmeleri var. Kolay kolay sözleşmelerini terk etmek istemiyorlar. Bu kadar kolay para kazanacakları başka bir kulüp yoktur. Takımımızda düz koşuyla garanti parasını alan birçok oyuncu gördük. Zamana ihtiyacımız var. Transferlerin gecikmesinin sebebi sözleşmelerinden kurtulamadığımız oyunculardır. Allah’a şükür şu anda kurtulduk. İki sözleşmeden daha kurtulduk. Birini Svensson ile yabancı transferini yaptık. İki yabancı transferimiz daha olacak. Önümüzdeki sezon bizi şampiyonluğa götürecek oyuncularla sıcak temas sağlandı. Yarın veya diğer gün yüz yüze görüşülecek. Küçük ayrıntılar var. Büyük yol katedildi” şeklinde konuştu.
Sakatlanarak sezonu büyükihtimalle kapatan Amir Hadziahmetovic ve Alex Chamberlain hakkında da konuşan Uçar, “İkisinden de sözleşmelerini dondurmalarını talep ettik. Zor durumdayız. Alex’ten olumlu yanıt gelmedi. Amir ile görüşmeler var. İnşallah bize anlayış gösterecektir” ifadelerini kullandı.
Vincent Aboubakar’ın kulüpteki geleceğine Fernando Santos’un karar vereceğini söyleyen Feyyaz Uçar, “Takımın teknik patronu hocamızdır. Aboubakar’ın oynamasını istiyorsa onu tasarrufudur. Saygı duyarız. Bu şekilde çözülecek bu sorun da. Cenk ve Salih konusunda karşılıklı teklifler yapıldı. Hızlı ilerleyemiyoruz. Talepler yüksek. Hocanın isteği doğrultusunda eğer önümüzdeki sezonun kadrosunda görmek istiyorsa sözleşmeleri yenilenecek” açıklamalarında bulundu.
“Transfer çalışmalarımız devam ediyor”
Siyah-beyazlı ekibin transfer çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini kaydeden Feyyaz Uçar, “En yakın zamanda iki transfer yapılacak. 1-7 Şubat arasında Avrupa’da transfer bitince boşta kalan oyuncular olacak. O zaman diliminde 10 numara transferi arayışımız olacak. Afrika Uluslar Kupası’nda olup da bize faydalı olanlar döndüğü zaman Beşiktaş kadro kalitesini yükselteceğiz. İsim konusunda daha önce de söylemekten kaçındık. Eski evladımızla alakalı açıklama yapmıştık. Matic adayların arasında ancak alternatifler mevcut. Görüşmeler alternatifli şekilde devam ediyor. Mutlaka kararı verilecek. Bu hafta içinde olmasa da önümüzdeki hafta takıma katılacaklar. Sözleşmelerinden kurtulmak zorunda olduğumuz futbolculardan dolayı transferler gecikti. Ne yazık ki yollamadan yenisini alamıyoruz. Ghezzal sözleşmeme sadık kalmak istiyorum dedi. Söyleyecek bir şeyimiz kalmadı. Başkanımızın dediği kulüplerle PSG ve Chelsea, Avrupa’da diğer kulüplerle yakın ilişkiler var. Onların pilot takımı değiliz. Bize oyuncu yetiştirmiyorlar. Onlar kadar büyük bir takımız. İstediğimiz oyuncuları vermiyorlarsa arayışlara gireceğiz. Gelen oyuncular iyi takımlardan, iyi oyuncular olacak” diye konuştu.
“Taraftarımızdan özür diliyorum”
Siyah-beyazlı taraftarlardan özür dileyen Uçar, “Taraftarlarımızdan özür diliyorum. Anlayışlı olurlar, olmazlar tercihleridir. Geçen haftaki skor için, bugünkü skor için. Elimizden geleni yapıyoruz. Transferin neden geciktiğini de açıkladım. Gelecek sezon şampiyonluğa oynayan bir Beşiktaş izleyecek taraftarlarımız. Çünkü hak ediyorlar. Uzun yıllardır imkansızlıklara rağmen Beşiktaş aşklarından vazgeçmediler. Onlara teşekkür ediyorum. Sabır söz konusuydu. Elimizde olmayan sebeplerden dolayı. İnşallah güzel günler yaşayacağız. Bugünleri tekrar yaşadık. İnşallah tekrarı beraber göreceğiz” açıklamalarında bulundu.
Türkiye Kupası Son 16 Turu’nda Antalyaspor ile karşılaşacaklarının hatırlatılması üzerine Feyyaz Uçar, “Türkiye Kupası’nda da Antalyaspor ile karşılaşacağız. Güzel bir maç olacak. Evladımız Sergen Yalçın’ın takımı ile orada oynayacağız. Keyifli bir maç olacak. Onların da hedefi var. Sadece kupa hedef değil. Üçüncülük iddiamız devam ediyor. Ligde de 3. olmak için elimizden geleni yapacağız” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya müşteki Halil Umut Meler ile tutuksuz sanıklar Faruk Koca, Kenan Çelikkaya, Osman Erkam Can ve Şahin Yunus Şahin ile avukatları katıldı.
Kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından savunması dinlenen Koca, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi, daha önce ayrıntılı savunma yaptığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyledi.
Hakem Meler’i tehdit ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını öne süren Koca, “Tehdit kısmı doğru değil. Hayatımın boyunca ilk defa birine fiziki müdahalede bulundum. Üzgünüm. Kamuoyuna üzüntülerimi ifade ettim. Mahkeme huzurunda bir kez daha üzüntülerimi iletiyorum.” dedi.
Koca, müşteki avukatının, “Olay öncesinde olayın gelişimiyle ilgili provoke edecek bir beyan oldu mu?” sorusuna “Hayır” karşılığını verdi.
Sanık Kenan Çelikkaya da önceki ifadelerinin geçerli olduğunu dile getirdi.
Sanık Koca’nın avukatının, “Koca’dan Meler’e yönelik bir tehdit sözü duydunuz mu?” sorusu üzerine Çelikkaya, böyle bir söz işitmediğini söyledi.
Sanık Şahin Yunus Şahin de “Önceki savunmalarım geçerlidir. Meler’den özür dilerim.” şeklinde savunma yaptı.
Osman Erkam Can ise 4 yıldır profesyonel takım sorumlusu olarak görev yaptığını belirterek, şunları söyledi:
“Olay günü yedek kulübesinin arkasındaki delegasyon alanında maçı izledim. Maç bitiminde başkan ve bazı kişilerin koştuğunu gördüm. Hakemin olduğu yerde kalabalık oluşmuştu, arbede vardı. Ellerimi kollarımı açarak hakeme zarar gelmesini önlemek istedim. Bu sırada hakemin ayağa kalktığını ama arbedenin devam ettiğini gördüm. Önümden biri boğazıma vurdu. Ben de ayağımı oraya salladım, ancak kesinlikle hakeme yönelik bir eylemim olmadı. Kendisi 2 metre önümde duruyordu. İstesem zarar verirdim. Öyle bir niyetim yoktu.”
“Tehdit sözünü duydum”
Sanıkların ardından söz alan Halil Umut Meler ise olayın iddianamede anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, tehdit sözünü duyduğunu, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildirdi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen hakem Kerem Ersoy da “Aynı maçta hakem olarak görev yapmaktaydım. Maç sonu müştekinin yanında dururken Faruk Koca müştekiye yumruk attı. Bize yönelik ‘sizi bitireceğim’ ve Meler’e de ‘seni öldüreceğim’ dedi.” ifadelerini kullandı.
Ersoy, diğer iki sanığın da yere düştükten sonra Meler’e tekme attığını söyledi.
Tanık olarak dinlenen Mustafa Emre Eyisoy ise olay sırasında 1 nolu yardımcı hakem olarak görev yaptığını aktardı. Eyisoy, “Müsabaka bittikten sonra koridorlardaki olayları gözlemlemek adına koridora geçmiştim. Olay sırasında müşteki hakemin yanında değildim. Olayları doğrudan görmedim, diğer hakem arkadaşlarım anlattı.” şeklinde konuştu.
Tanık Ömer Tolga Güldibi ise maçta hakem olarak görev yaptığını belirterek, “Arkamdan gelerek müştekiye vurduklarını gördüm. Koca, yumruk vururken ‘Sizi bitireceğim’ dedi. Meler’e de ‘Seni öldüreceğim’ dedi.” ifadelerini kullandı.
Avukat beyanları
Daha sonra söz alan Koca’nın avukatı, tanık anlatımlarına karşı yazılı beyanda bulunacaklarını bildirdi. Tanıkların müvekkiliyle ilgili şikayette bulundukları ayrı bir dosya olduğunu dile getiren avukat, olay sırasında aynı yerde bulunan kişileri de tespit ettiklerini, bu kişileri dosyaya bildirerek tanık olarak dinlenilmesini isteyeceklerini söyledi.
Halil Umut Meler’in avukatı ise Futbol Federasyonunun talimatlarında sahaya girecek kişilerin belli olduğunu ifade ederek, “Sanık Osman Erkam Can hakem davetiyle sahaya girebilecek kişiler içerisindedir. Olay sırasında herhangi bir hakem daveti söz konusu değildir. Kamera kayıtlarına bakılınca 20 saniye boyunca tekme salladığı, isabet ettirdiği görülmüştür. Bu hususları dikkate alınmasını talep ediyoruz.” diye konuştu.
Avukatların ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, kati rapor tanzimi için Meler’in Adli Tıp Kurumuna sevk işlemlerinin yapılmasına, Osman Erkam Can’ın avukatının davadan ayrılma talebinin reddedilmesine karar verilmesini talep etti.
Daha sonra ara kararı açıklayan mahkeme, yazılı beyanlarını sunmak isteyenlere süre verip duruşmayı 28 Şubat’a erteledi.
Kati rapor tanzimi için Meler’i Adli Tıp Kurumuna sevk eden hakim, sanıkların duruşmadan vareste tutulması talebini kabul etti.
]]>