Güvenli – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 18 Jul 2024 00:09:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Aşkın Genç, Suriye hükümeti ile ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesini ve diplomatik kanalların açılmasını istedi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-askin-genc-suriye-hukumeti-ile-iliskilerin-yeniden-gozden-gecirilmesini-ve-diplomatik-kanallarin-acilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-askin-genc-suriye-hukumeti-ile-iliskilerin-yeniden-gozden-gecirilmesini-ve-diplomatik-kanallarin-acilmasini-istedi/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40350 (TBMM) – CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda; “Suriye hükümeti ile ilişkilerimiz yeniden gözden geçirmeli, diplomatik kanalları yeniden açmalıyız. Barışın ve istikrarın sağlanması, yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de huzur ve güvenliği için elzemdir. Suriye hükümeti ile yeniden kurulacak sağlam ilişkiler, sığınmacıların güvenli bir şekilde ülkelerine dönmelerini kolaylaştıracaktır. Bu hem Türkiye’nin iç huzurunu hem de bölgedeki istikrarı güçlendirecektir” dedi.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bugün TBMM Genel Kurulu’nda, 30 Haziran’da Kayseri’de Suriyeli sığınmacının, küçük yaştaki bir çocuğu taciz ettiği iddiası ile başlayan, ardından ülkenin dört bir yanına yayılan olaylara ilişkin konuşma yaptı. Genç, konuşmasında AKP iktidarının sığınmacı politikalarını eleştirerek, Suriye hükümeti ile ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi ve diplomatik kanalların açılması gerektiğini belirtti.

CHP’li Genç’in konuşması şu şekilde:

“Kayseri’de yaşananlar, ülkemizin sosyal dokusunun ne kadar hassas bir noktada olduğunu gösteriyor”

“30 Haziran Pazar günü, Kayseri’de Suriyeli bir sığınmacının küçük yaştaki kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla başlayan olaylar, şehrimizi adeta bir kaos ortamına sürüklemiştir. Şehrimizde yaşananlar, ülkemizin sosyal dokusunun ne kadar hassas bir noktada olduğunu, olayın başından itibaren sahada vatandaşların arasındaki bir milletvekili olarak yerinde gözlemledim.

“Yaşanan olaylar, iktidarın göç politikalarının ne denli başarısız olduğunu ortaya koyuyor”

Yaşanan bu olaylar, iktidarın göç politikalarının ne denli başarısız olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Göç İdaresi’nin verilerine göre, Kayseri’de 84 bin Suriyeli düzensiz göçmen yaşamaktadır. Ancak sahada durumun çok daha vahim olduğunu, Kayseri’deki Suriyeli sığınmacı sayısının 150 bine ulaştığını, olayların başladığı mahallede ise yaklaşık 30 bin Suriyeli sığınmacının yaşadığını söyleyebiliriz.

Halkımızın bu denli büyük bir öfkeyle sokaklara dökülmesi, yıllardır biriken ve artık taşma noktasına gelen toplumsal huzursuzluğun bir yansımasıdır. AKP hükümetinin yıllardır süregelen yanlış politikaları, ülkemizi bu noktaya taşımış ve vatandaşlarımız, hükümetin bu sorumsuz politikalarının bedelini ödemek zorunda bırakılmıştır.

“Ülkemiz adeta barut fıçısına döndü”

AKP hükümetinin yanlış politikaları sonucu, ülkemiz adeta barut fıçısına dönmüştür. Suriyeli sığınmacılar, kendi ülkelerindeki savaştan kaçıp buraya sığınmış insanlardır. Ancak, Türkiye’nin de sınırsız bir ev sahipliği kapasitesi yoktur. Bu nedenle, Suriyeli sığınmacıların, güvenli ve insani bir şekilde geri dönmelerini sağlamalıyız. Savaşın yıkıcı etkilerinden kaçan bu insanlara insanlık dışı muamele yapılması asla kabul edilemez. Ancak, onların da ülkelerine dönerek kendi topraklarında yeni bir yaşam kurmalarını desteklemeliyiz.

Suriye hükümeti ile ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeli, diplomatik kanalları yeniden açmalıyız. Barışın ve istikrarın sağlanması, yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de huzur ve güvenliği için elzemdir. Suriye hükümeti ile yeniden kurulacak sağlam ilişkiler, sığınmacıların güvenli ve onurlu bir şekilde ülkelerine dönmelerini kolaylaştıracaktır. Bu hem Türkiye’nin iç huzurunu hem de bölgedeki istikrarı güçlendirecektir. İktidarı, bu soruna derhal bir çözüm bulmaya ve gerekli tüm adımları atmaya davet ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-askin-genc-suriye-hukumeti-ile-iliskilerin-yeniden-gozden-gecirilmesini-ve-diplomatik-kanallarin-acilmasini-istedi/feed/ 0
İzmir’de sağanak yağış sonrası elektrik akımına kapılan iki kişi hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/izmirde-saganak-yagis-sonrasi-elektrik-akimina-kapilan-iki-kisi-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-saganak-yagis-sonrasi-elektrik-akimina-kapilan-iki-kisi-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39199 (İZMİR)- Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, dün İzmir’de etkili olan sağanak yağış sonrası elektrik akımına kapılarak iki vatandaşın hayatını kaybettiği olay yerinde devam eden incelemelere katıldı. Çınarlı Mutlu, “Standartlara çok uymayan derinlikte yapılmış bir iş gözüküyor ilk etapta. 80 santim derinlikte olması gereken kablolar gördüğümüz kadarıyla 30 santimde. Üzerinde de yeterince bir izolasyon yok gibi görünüyor. Ama tabii ki konunun uzmanları raporlarını hazırlayıp sunduğunda gerçekten bu ihmali kimin yaptığını, nasıl yaptığını ortaya çıkaracaklar” dedi.

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, dün kentte etkili olan sağanak yağış sonrası elektrik akımına kapılarak iki vatandaşın yaşamını kaybettiği olay yerinden devam eden incelemelere katıldı. Burada yetkililerle ve sokak sakinleriyle görüşen Mutlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Enver Dündar Başar Sokak’ta elektrik akımına kapılarak İnanç Öktemay(44), Özge Ceren Deniz(23)’ün yaşamını kaybettiği olaya ilişkin Mutlu, “İki İzmirliyi, iki yurttaşımızı kaybettik. Çok üzgünüz. Bir kentte sadece yağmurda bir yolda yürürken oldu. Affedilecek hiçbir yanı yok. Zaten şu an çalışmaların da başındayız. Bu ‘kaza’ demeyeceğim. Bu cinayetin niçin olduğunu ortaya çıkarmaya çalışıyor insanlar, teknik adamlar. Biz de onu bekliyoruz. Ne için olduğunun sorumlularının peşine düşeceğiz. Hiçbir zaman da ölen yurttaşlarımızın haklarının aramayı bırakmayacağız. Hep ‘dirençli bir kent, güvenli bir kent’ dedik. Bunun için çalışmaya geldik. Şu andan itibaren de zaten çalışmalara başlamıştık. Bunları daha da hızlandırarak adım adım güvenli, dirençli bir Konak yaratmak için 7/24 çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

“Standartlara çok uymayan derinlikte yapılmış bir iş gözüküyor”

Olay yerindeki ilk belirlemelere ilişkin ise Mutlu, “Standartlara çok uymayan derinlikte yapılmış bir iş gözüküyor, ilk etapta gördüğümüz. 80 santim derinlikte olması gereken kabloları gördüğümüz kadarıyla 30 santimde. Üzerinde de yeterince bir izolasyon yok gibi görünüyor. Ama tabii tabii ki konunun uzmanları raporlarını hazırlayıp sunduğunda gerçekten bu ihmalin kimin yaptığını, nasıl yaptığını ortaya çıkaracaklar” diye konuştu.

“Burada kar amacı kesinlikle güdülmemeli”

Bölge esnafının elektrik dağıtım şirketiyle ilgili şikayetlerine yönelik ise Mutlu, “Biz göreve geldiğimizde elektrik dağıtım şirketiyle toplantımızı yapmıştık. Konak’ta birlikte neler yapabilir? Daha güvenli bir Konak için, daha fazla yatırım yapmalarını rica etmiştik. Biliyorsunuz artık bu elektrik dağıtımı özelleşti. Ama bunlar kamusal hizmetler. İnsana dönük hizmetler, burada kar amacı kesinlikle güdülmemeli. Bu yapılacak hizmet direkt kamu hizmeti aslında. Onlarla bu hafta tekrar bir araya geleceğiz. Konak için hızlıca kent güvenliğini, insan güvenliğini öne çıkaran yatırımların hızlandırılmasının takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

“Elektrik özelleştirildikten sonra hiçbir yatırım yapılmamış”

Sokakta esnaflık yapan Ahmet Güner ise “Olayın görgü tanığı değilim ama bu olayın yaşandığı noktada daha önceden de arıza olduğunu biliyorum, kendim de gördüm. Elektrik kaçağından dolayı suyun kaynadığını kendim gördüm. Neticede dün akşam iki kişinin hayatına mal oldu. Şu an yine çalışma yapıyorlar bakalım çözebilecekler mi? O noktada yıllardır muhtemelen plansız, mühendislikten uzak sistem, hat var. Kasım ayında bir sel yaşadık. Ama bu yaklaşık bir 10  gün falan elektrik veremediler. Buradaki ekipler yetmedi, şehir dışından ekipler geldi. O zaman da yani her karga tulumba yani bir tane trafodan kablo çekerek esnafa elektrik vermeye çalıştılar. Yani hep güvenlikten uzak. Anlayacağınız ekipler düzgün çalışmıyorlar, işlerini yapmıyorlar. Elektrik özelleştirildikten sonra bununla ilgili hiçbir yatırım yapılmamış. Yani ne trafolar, ne hatların bakımı, onarımı bunların bakımı. Bunların düzenli olarak kontrol edilmesi lazım” dedi.

“İnsan hayatı bu kadar ucuz olmaması lazım”

Güner sözlerinin devamında ise “Bizden biri de olabilirdi, benim elemanlarım bir yarım saat bir saat önce oradan geçtiler. Ben kendim geçiyorum günde defalarca. Şurası vapur iskelesi. Yani tam vapur iskelesinin karşısındaki bir hat. Ekstra bir aktif bir hat. Yani oranın çok daha böyle sağlam bir şekilde onarılması ya da tekrar hasar oluşmayacak şekilde önlem alın gerekirdi. Yarım saatte bir vapur yanaşıyor buraya. Yüzlerce insan bu hattı kullanarak çarşıya devam ediyor. Yoğun bir hat, insan hayatı bu kadar ucuz olmaması lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-saganak-yagis-sonrasi-elektrik-akimina-kapilan-iki-kisi-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Ümit Özdağ: Türkiye’yi dünyanın ve Avrupa Birliği’nin Ruanda’sı olmaktan çıkartın https://www.haber60.com.tr/umit-ozdag-turkiyeyi-dunyanin-ve-avrupa-birliginin-ruandasi-olmaktan-cikartin/ https://www.haber60.com.tr/umit-ozdag-turkiyeyi-dunyanin-ve-avrupa-birliginin-ruandasi-olmaktan-cikartin/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37802

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kayseri’de yaşanan olaylara ilişkin, ” Türkiye’yi dünyanın ve Avrupa Birliği’nin Ruanda’sı olmaktan çıkartın. Ottowa anlaşmasından çekilin. Tekrar güvenli hale getirmek için bütün sınırlarımızı antipersonel mayınla döşeyelim” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin İzmir’in Kemalpaşa İlçe Başkanlığı binasının açılışına katıldı. Açılışta konuşan Ümit Özdağ, “Zafer Partisi’nin sözlerinin doğru olduğu her geçen gün Türk halkı tarafından biraz daha görülüyor. Kayseri’de başlayan, sonra bazı illerimize yansıyan olaylar gösterdi ki; Zafer Partisi kurulduğu günden bu yana yapmış olduğu uyarılar konusunda haklı çıkmıştır. İktidarın Zafer Partisi’nin uyarılarından öğreneceği çok şey vardır. Başka Türkiye yok. Bizim de Türk milleti olarak gidecek yerimiz yok. Ülkemizin kavimler göçüyle, modern istila ile Orta Doğu’nun diğer ülkelerinin sürüklendiği gibi bir iç karışıklığa sürüklenmesini engellemek istiyorsak, sınırlarımızda güvenliği sağlamak ve ülkemize iktidarın yanlış göç politikaları neticesinde gelen insanları geri yollamak kaçınılmaz bir görevdir. Ancak yine görüyoruz ki; iktidar son olaylardan ders çıkarmak yerine Türk milletine parmak sallamakta, Türk milletini adeta tehdit etmektedir. Bu, iktidarla Türk milleti arasında zaten açılan mesafeyi daha çok açacak ve milleti daha da kızdıracaktır. Kayseri’deki olaylardan ders almayan bir iktidar, Türkiye’nin başını daha büyük belalara sokar” dedi.

‘TÜRK MİLLETİ ARTIK BU YÜKÜ TAŞIMAK İSTEMİYOR’

Özdağ, “Türk milleti yorgun, Türk milleti kızgın, Türk milleti artık bu yükü taşımak istemiyor ve taşıyamıyor. Recep Tayyip Erdoğan’a gidip bir hafta vatandaşın arasında Gaziantep’te ya da Kilis’te yaşamanı tavsiye ederim. Bir ev kiralarına ve vatandaşın ne çektiğine bakılmalı. Artık kimse daha fazla ensar-muhacir hikayesi dinlemek istemiyor. Türkiye, yıllardan beri sesini çıkarmadan dünyanın en fazla, en büyük, en kalabalık mülteci nüfusunu ülkesinde barındırdı, besledi, eğitti, sağlık hizmetlerini temin etti ama artık buraya kadar. Vatandaş bu sürecin durmasını ve geriye dönüşün başlamasını istiyor” diye konuştu.

‘KAYSERİ’DE YAŞANANLAR, VATANDAŞIN TEPKİSİYLE KENDİLİĞİNDEN ORTAYA ÇIKTI’

“Biz olmasak Avrupa’nın güvenliği tehlikeye girer” diye ifadede bulunulduğunu söyleyen Özdağ, şöyle devam etti:

“Bu duruma göre, bunca sığınmacıyı Avrupa’ya yollamak, Avrupa’nın güvenliğini tehdit altına atıyorsa Türkiye’nin güvenliğini tehdit altına atmaz mı? Kayseri’de yaşananlar, vatandaşın tepkisiyle kendiliğinden ortaya çıktı. Ama bu tepkiyi gören yabancı servisler, ülkemize zarar vermek için bundan sonra planlı provokasyonlar içerisinde olabilir. Gaziantep AK Parti İl Başkanı’na ‘Son bir haftada Gaziantep halkı mutlu mu?’ diye sorulmasını tavsiye ederim. Evet, son bir haftada Gaziantep halkı mutlu. Çünkü 2011’deki Gaziantep’i geri aldıklarını düşünüyorlar. Sokaklarda korkmadan yürüyorlar. Gaziantepliler, kendilerine ait olan parklarda oturabiliyorlar ve küfür, bağırtı duymadan otobüse binebiliyorlar. Bu süreç bitip Gaziantep tekrar 2 hafta öncesine döndüğünde Gazianteplilerin de kızgınlığı daha artacak. Onca baskıya rağmen 41 sivil toplum örgütü orada bir bildiri yayınlarken, Ticaret Odası, Sanayi Odası susmak yerine konuşmayı tercih ediyor.”

‘GERİ KABUL ANLAŞMASININ İPTAL EDİN’

Geri kabul anlaşmasının iptal edilmesi gerektiğini kaydeden Özdağ, “Türkiye’yi dünyanın ve Avrupa Birliği’nin Ruanda’sı olmaktan çıkartın. Ottowa anlaşmasından çekilin. Tekrar güvenli hale getirmek için bütün sınırlarımızı antipersonel mayınla döşeyelim. Sınırlarımız güvenli hale gelsin. Artık Suriyeliler de Türkler gibi hastaneye gittiklerinde sıraya girsinler, Türk’ün önüne geçmesinler. Hastaneye gittikleri zaman parasını ödeyip tedavi olsunlar. Eczaneye gittikleri zaman Türk milleti gibi onlar da ilacın parasını versinler. Bunları yapmak hiç zor değil. Bunları yaparsanız Türk milletinin de öfkesinde bir azalma olacak, tansiyon düşecek. Ancak siz bu şekilde Türk milletine parmak sallamaya devam ederseniz, bu yol yol değil. Zafer Partisi olarak ilk günden bugüne kadar hem bu sorunun hukuk içerisinde çözülmesi hem de devletin üzerine düşeni yapması konusunda, uyarılarda bulunduk, bulunmaya devam edeceğiz. Son olaylarda da vatandaş sokağa çıkıp, tepkisini koyarken, bütün siyasi partilerden bir tek Zafer Partili sokağa çıkmadı. Tepkisini ilk günden bugüne kadar hukuk içerisinde soğukkanlı bir şekilde sürdürdü. 15 Temmuz’da millet, devleti sokaktan topladı. Sizin hatalarınızı ödemekten bıktık. PKK ile müzakere yaptınız, bedelini 744 jandarma, polis, Özel Harekat şehit vererek, yüzlerce yaralı vererek ödedik. Bıktık. Türkiye’yi bir iç çatışmaya sürüklemek gibi bir bedel ödeme istemiyor bu halk” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/umit-ozdag-turkiyeyi-dunyanin-ve-avrupa-birliginin-ruandasi-olmaktan-cikartin/feed/ 0
İstanbul’da 2024’ün ilk 6 ayında 99 suç çetesi çökertildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-2024un-ilk-6-ayinda-99-suc-cetesi-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-2024un-ilk-6-ayinda-99-suc-cetesi-cokertildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37347

İSTANBUL Valisi Davut Gül, 2024’ün ilk 6 ayına ilişkin emniyet verilerini açıkladı. Vali Gül, “Güvenlik güçlerimiz İstanbul’da çok başarılı çalışmalara imza atıyor. Bu sayede 2024 yılının ilk 6 ayında 137 operasyonda 99 suç çetesi çökertildi. 2 bin 388 kişi yakalandı, 1.342 kişi tutuklandı, 532 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. 32 milyar 66 milyon lira değerinde mal varlığına el konuldu. Şehir eşkıyalarının hemşehrilerimizin huzurunu kaçırmasına izin verilmedi. Bundan sonra da verilmeyecek” dedi.

İstanbul Emniyet Değerlendirme Toplantısı Vali Davut Gül’ün katılımıyla İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya Vali Gül’ün yanı sıra Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu da katıldı. Toplantıda yılın ilk 6 ayına ilişkin emniyet verileri açıklandı.

“İLK 6 AYDA TERÖR ÖRGÜTLERİNE 2 BİN 122 OPERASYON YAPILDI, 4 BİN 466 ŞÜPHELİ YAKALANDI”

Sayısal verileri basın mensuplarıyla paylaşan Vali Davut Gül, “Bu yılın ilk 6 ayında terör örgütlerine karşı yapılan 2 bin 122 operasyonda 4 bin 466 kişi yakalandı, 393 kişi tutuklandı, 423 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. Sadece son iki ayda PKK/KCK’ya 86, FETÖ’ye 158, dini istismar eden terör örgütlerine 224, sol terör örgütlerine 5 operasyon düzenlendi. 985 kişi yakalandı, 78 kişi tutuklandı, 73 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. Kararlı mücadelemiz ve güvenlik güçlerimizin dikkati sayesinde biri bombalı biri silahlı olmak üzere 2 terör eylemi engellendi. Terörizmin finansmanı için kullanılan 337 bin 450 lira, 68 bin 875 dolar, 36 bin 880 euro ele geçirildi” dedi.

“ŞEHİR EŞKIYALARININ HEMŞEHRİLERİMİZİN HUZURUNU KAÇIRMASINA İZİN VERİLMEDİ”

Vali Gül, “Bir diğer önemli başlığımız organize suçlarla mücadele. Güvenlik güçlerimiz İstanbul’da çok başarılı çalışmalara imza atıyor. Bu sayede 2024 yılının ilk 6 ayında 137 operasyonda 99 suç çetesi çökertildi. 2 bin 388 kişi yakalandı, 1.342 kişi tutuklandı, 532 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. 32 milyar 66 milyon TL değerinde mal varlığına el konuldu. Son iki ayda yapılan 44 operasyonda 24 suç çetesi çökertildi. 11 milyar 22 milyon TL değerinde mal varlığına el konuldu. Şehir eşkıyalarının hemşehrilerimizin huzurunu kaçırmasına izin verilmedi. Bundan sonra da verilmeyecek” diye konuştu.

“SADECE DOLANDIRICILIK SUÇUYA İLGİLİ DERSİMİZE DAHA İYİ ÇALIŞMAMIZ GEREKTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Vali Gül asayiş olaylarına ilişkin ise, “Kişilere karşı işlenen en önemli 10 suçun yüzde 11, mal varlığına karşı işlenen en önemli 9 suçun ise yüzde 24 oranında azalması sağlandı. Bu suçlardan kişilere karşı işlenende aydınlatma oranımız yüzde 98, mal varlığına karşı işlenenlerde ise yüzde 78 oldu. Özellikle mal varlığına karşı işlenen suçların kırılımına baktığımızda geçen yılın aynı dönemine göre otodan hırsızlık yüzde 52, kapkaç yüzde 49, yankesicilik yüzde 46, evden hırsızlık yüzde 38 oranında düştü. Çeşitli suçlardan kimi beş, kimi on ve daha fazla yıldır aranan 94 bin 295 kişi yakalandı. Sadece dolandırıcılık suçuyla ilgili dersimize daha iyi çalışmamız gerektiğini görüyoruz. Hemşehrilerimizin bu konuda daha uyanık daha bilinçli olmasını rica ediyorum. Özellikle medyamızın bilinçlendirme çalışmalarına daha fazla destek vermesiyle bunun da üstesinden geleceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.

“UYUŞTURUCU KONUSUNDAKİ MÜCADELEMİZ HEM ARZ HEM TALEP CEPHESİNDE DEVAM EDİYOR”

Gül, “Küresel bir sorun olarak gördüğümüz uyuşturucu ve madde bağımlılığı. Mücadelemize hem arz hem de talep cephesinde kararlılıkla devam ediyoruz. 2024 yılının ilk altı ayında ekranda gördüğünüz gibi imal ve ticarete yönelik 4 bin 683 operasyonda 7 bin 813 kişi yakalandı, 3 bin 319 kişi tutuklandı, 1.680 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. Kullanıcılığa yönelik operasyonlarda 26 bin 758 olayda 30 bin 360 kişi yakalandı, 59 kişi tutuklandı, 246 kişi adli kontrol tedbiri uygulandı. 12 tondan fazla uyuşturucu, 22 milyon 340 bin adet hap, 3 bin 132 kök kenevir ele geçirildi” dedi.

“TRAFİK KAZALARINDA 81 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ, 18 BİN 702 VATANDAŞIMIZ YARALANDI”

Trafik yönünden düzenleme ve denetleme faaliyetleri hakkında da konuşan Vali Gül, “Günün 24 saati trafik akışı olan şehrimizde 5 bin 377 personel, 683 ekiple görevimizin başındayız. Güvenli ve akıcı bir trafik için yılın ilk altı ayında 8 milyondan fazla denetim yaptık. Meydana gelen kazalarda maalesef 81 vatandaşımız hayatını kaybetti. 18 bin 702 vatandaşımız yaralandı. Bu ölümlü kazaların 21’i son iki ayda meydana geldi. Buradan sizler aracılığıyla sürücülerimize, yayalarımıza seslenmek istiyorum. Lütfen ama lütfen trafik kurallarına uyalım” diye konuştu.

“ORMAN, SAHİL VE PLAJLARDA TEDBİRLERİMİZİ ARTIRDIK”

Vali Gül son olarak yaz mevsimine ilişkin alınan tedbirleri anımsatarak, “Gözümüz gibi koruduğumuz ormanlarımızda tedbirlerimizi daha da artırdık. Bildiğiniz üzere orman yangını riskini en aza indirebilmek için 10 Haziran’dan 15 Ekim’e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ormanlarımızı 301 ekip, 23 TOMA, 7 İHA, 18 dron, 2 helikopter, 35 video kamera, 71 fotokapan 1.377 personel ile sürekli kontrol ediyoruz. Yaz mevsiminin gelmesiyle 436 kilometrelik deniz sınırına sahip şehrimizde son iki ayda maalesef 39 boğulma vakasında 16 kişi hayatını kaybetti. Hem sahil ve plajlarımızın güvenliğini sağlamak hem de boğulmaları engellemek için 145 ekip, 574 personel ile denetim ve kontrollerimize devam ediyoruz” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/istanbulda-2024un-ilk-6-ayinda-99-suc-cetesi-cokertildi/feed/ 0 Ordu’da Asayiş ve Güvenlik Durumu Açıklandı https://www.haber60.com.tr/orduda-asayis-ve-guvenlik-durumu-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/orduda-asayis-ve-guvenlik-durumu-aciklandi/#respond Fri, 05 Jul 2024 12:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37226 Ordu’da 2024 yılının ilk 6 ayında asayiş, narkotik ve siber suçlar, terör, kaçakçılıkla mücadele ve göçmen kaçakçılığı başta olmak üzere asayiş ve güvenliğin sağlanması noktasında, polis ve jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar paylaşıldı.

İlde, 2024’ün ilk 6 aylık güvenlik, asayiş ve trafik durumu, Valilik Toplantı Salonunda düzenlenen basın toplantısı ile paylaşıldı. Toplantıda, emniyet ve jandarma ekiplerinin yılın ilk 6 ayında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgiler verildi.

“Polis ekiplerinin çalışmalarında 7 bin 60 asayiş olayında 8 bin 866 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 100 şahıs tutuklanmıştır”

Toplantıda konuşan Vali Muammer Erol, 2024 yılının ilk 6 ayında asayiş olayları ile ilgili polis sorumluluk bölgesinde kişilere karşı işlenmiş 10 önemli suç kategorisinde, 2023 yılının ilk 6 ayında 2 bin 898 olay, 2024 yılının ilk 6 ayında ise 2 bin 548 olayın meydana geldiğini belirterek, olay sayılarında yüzde 12,1 azalma meydana geldiğini söyledi. Kişilere karşı işlenen 10 önemli suçta yüzde 99,6 aydınlatma oranına ulaşıldığını kaydeden Vali Erol, “Mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suç kategorisinde, 2023 yılının ilk 6 ayında 748 olay, 2024 yılının ilk 6 ayında ise 492 olay meydana gelmiş olup, bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında olay sayılarında yüzde 34.2’lik azalma meydana gelmiştir. Mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suçta yüzde 94,3 aydınlatma oranına ulaşılmıştır. Yapılan çalışmalarda hapis cezasına göre aranan 357 şahıs, ifade için aranan 248 şahıs olmak üzere toplamda 605 aranan şahıs yakalanmıştır. 2024 yılının ilk altı ayında ilimizde meydana gelen toplam 7 bin 60 asayiş olayında 8 bin 866 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 100 şahıs tutuklanmıştır” diye konuştu.

“Jandarma ekiplerinin çalışmalarında 4 bin 490 asayiş olayında 3 bin 830 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 56 şahıs tutuklanmıştır”

Jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar hakkında da açıklamalarda bulunan Vali Erol, “2024 yılının ilk 6 ayında asayiş olayları ile ilgili jandarma sorumluluk bölgesinde ise kişilere karşı işlenmiş 10 önemli suç kategorisinde, 2023 yılının ilk altı ayında bin 11 olay, 2024 yılının ilk altı ayında ise bin 77 olay meydana gelmiş, olayların yüzde 99,9’u aydınlatılmıştır. Mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suç kategorisinde, 2023 yılının ilk 6 ayında 135 olay, 2024 yılının ilk altı ayında ise 92 olay meydana gelmiş olup bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında olay sayılarında yüzde 32 oranında azalış meydana gelmiş, olayların yüzde 95’i aydınlatılmıştır. 2024 yılının ilk 6 ayında ilimizde meydana gelen toplam 4 bin 490 asayiş olayında 3 bin 830 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 56 şahıs tutuklanmıştır” ifadelerine yer verdi.

“Ordu’da suç oranı düşük”

Vali Muammer Erol, Ordu’da patpat kazalarının meydana geldiğini, fındık sezonunun yaklaşmasıyla birlikte vatandaşların daha çok dikkat ederek patpat araçlarını kullanmaları gerektiğine dikkat çekti. Konuşmasında, Ordu’nun güvenli şehir olmayla ilgili durumunu muhafaza ettiğine dikkat çeken Vali Muammer Erol, diğer illerle mukayese edildiğinde güvenlik güçlerinin çabası ve gayreti yanında vatandaşların da asayiş olaylarında hem kanuna karşı olan saygılarının hem de birbirlerine olan tavır ve davranışlarındaki tolerans ve anlayışlarının etken olduğunu, bu nedenle de asayiş olaylarında düşük bir oranın söz konusu olduğunu kaydetti.

“Kimsenin yaptığı yanlış yanına kar kalmamalıdır”

Vatandaşların, emniyet ve jandarma ekipleriyle işbirliği yaparak, güvenlik olayları olduğunda ihbarda bulunmaları gerektiğine dikkat çeken Vali Muammer Erol, “Kanuna, milletin ve can güvenliğine dönük en ufak bir saldırının tehdit boyutunda dahi kalsa bizim bilgimiz dahiline girdiği andan itibaren adli makamların önüne götürülünceye kadar kimsenin yaptığı yanlış yanına kar kalmamalıdır. Vatandaşlarımızdan şunu istiyoruz; sıkıntı gördüklerinde, duyduklarında, yaşadıklarında bizi haberdar etsinler. Eksiğimiz varsa bizlerden hesap sorabilirler. Güvenlik olayları söz konusu olduğunda emniyet birimlerimizle iş birliği yaparak gereken hassasiyet gösterilirse hepimiz için daha güvenli, yaşanılabilir örnek bir şehir olur diye düşünüyorum. Suç ve suça karışanlarla ilgili mücadelemiz sonuna kadar devam ediyor ve edecektir” dedi. – ORDU

]]>
https://www.haber60.com.tr/orduda-asayis-ve-guvenlik-durumu-aciklandi/feed/ 0
Arnavutköy Karaburun Sahili’nde Denize Girişler Yasaklandı https://www.haber60.com.tr/arnavutkoy-karaburun-sahilinde-denize-girisler-yasaklandi/ https://www.haber60.com.tr/arnavutkoy-karaburun-sahilinde-denize-girisler-yasaklandi/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:57:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35688 Arnavutköy Karaburun Sahili’nde tehlikeli rip akıntıları oluşunca denize girişler yasaklanıyor. Arnavutköy Belediyesi’ne bağlı zabıta ve cankurtaran ekipleri sahil boyunca vatandaşları bilgilendirerek akıntıya karşı uyarıyor.

Karadeniz’in en uzun sahil şeritlerinden birisi olan Arnavutköy Karaburun Sahili vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Tatil günlerinde ve akşam saatlerinde vatandaşların yoğunluk oluşturduğu denizde, bazen meydana gelen rip akıntıları nedeniyle denize girişler yasaklanıyor. Uyarıları dikkate almayan vatandaşlar ise denize girmekte ısrarcı olmaya devam edince boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Arnavutköy Belediyesi’ne bağlı turizm zabıtası ile cankurtaran ekipleri, akıntıların olduğu zamanlarda sahilde gezerek vatandaşları uyarıyor ve denize girişleri engellemeye çalışıyor. Öte yandan, turizm zabıtaları özellikle Karaburun Sahili’ne gelenlerin güvenliği ve konforu için çaba sarf ediyor. Üç dil bilen zabıtalar, turistleri hem rip akıntıları konusunda bilgilendiriyor hem de sahilde daha keyifli vakit geçirmelerini sağlamak adına yardımcı oluyor. Yabancı turistlere yönelik hizmetler, sahilin uluslararası düzeyde güvenli ve keyifle gezilecek yer olmasını amaçlıyor. Karaburun Sahili’nin temiz ve güvenli kalması adına belediye temizlik ekipleri de sürekli olarak sahilde temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Sahilin temizliği ve güvenliği konusunda hassasiyet gösteren belediye yetkilileri, vatandaşların da uyarılara kulak vermesi gerektiğini belirtiyor.

“İlçemizi daha çekici hale getirmek için çalışıyoruz”

Karaburun Sahili’ndeki hizmetlerle alakalı Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Cadaroğlu, “İlçemizi yerli ve yabancı turistlerin günü birlik ziyaretleri için daha çekici hale getirmek amacıyla çevre düzenlemeleri ve sahil düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda Karaburun Sahili’mizde ziyaretçilerimizin can ve mal güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik önlemleri aldık. Sahil bölgesinde başta cankurtaran ekiplerimiz, bunun yanı sıra ambulans hizmetimizin ve yine sahil güvenlikte cankurtaranların kullanmış oldukları jet ski ve özel botlar hizmet veriyorlar. Ayrıca turizm zabıtamız devriye gezip güvenli bir ortam sağlıyorlar. Üç dil bilen zabıtalarımız yerli turistlerimizin günübirlik ziyarete gelen ziyaretçilerimiz yanı sıra yabancı turistlerimizin de bilgi ve yardımlarına ihtiyaç duyduklarında her an yanlarında bulunuyorlar” dedi.

“Jandarma ekiplerimiz ve cankurtaran ekiplerimizle müşterek çalışmalar yürütüyoruz”

Görev noktalarıyla ilgili konuşan turizm zabıtası, “Jandarmayla birlikte bu noktada çalışmalar yapmaktayız. Jandarma ekiplerimiz ve cankurtaran ekiplerimizle müşterek çalışmalar yürütüyoruz. Belediyemizin yapmış olduğu millet bahçesi ve etrafında da aynı şekilde seyyar satıcılık, yasak konaklama gibi konulara müdahale etmekteyiz. Üç dil bilen turizm zabıtaları olarak İngilizce, Arapça ve Almanca olmak üzere turistlere de yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşlarımızın her ihtiyacını karşılamak için buradayız”

Arnavutköy Belediyesi yetkilileri, vatandaşların keyifli ve güvenli bir zaman geçirebilmeleri için denizin riskli olduğu günlerde cankurtaran ve zabıta ekiplerinin uyarılarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor. Yaşanılan durumlarda oluşabilen problemleri anlatan Arnavutköy Belediyesi cankurtaran personeli Kadir Can Kareli, “Deniz dalgalı olduğu zaman insanları uyarıyoruz ve bilgilendirmeye çalışıyoruz. Boğulma durumuyla karşılaşan vatandaşımız olursa kurtarma çalışmaları yapıyoruz. Vatandaşlarımızın bazen çocukları kayboluyor, onları ailesine ulaştırmak için çalışmalar yapıyoruz. Özellikle yaz aylarında vatandaşlarımızın her ihtiyacını karşılamak için buradayız. Bazen denizin yasak olduğu durumlar oluyor vatandaşları uyarıyoruz ama uyarılarımızı dinlemiyorlar, daha dün bir boğulma vakası gerçekleşti. Vatandaşımızı kurtardık uyarılarımıza rağmen denize girdi ve boğulma tehlikesi geçirdi. Bir hafta önce de böyle bir şey yaşamıştık bizim uyarılarımızı dinlemiyorlar ve girmek istiyorlar, atlıyoruz ve camlarını kurtarmaya çalışıyoruz. Rip akıntısı dalga boyu yüksek olduğu zaman genelde ortaya çıkıyor ve sizi denize doğru çekiyor. Geri kıyıya dönmeniz çok zor oluyor. Biz cankurtaran olarak çıkabiliyoruz ama vakayla birlikte çıkmak çok zor bu akıntıya kapılan vatandaşlarımızı açıkta botla kurtarmaya çalışıyoruz. Burada jet, bot, atv gibi ekipmanlardan da destek alıyoruz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/arnavutkoy-karaburun-sahilinde-denize-girisler-yasaklandi/feed/ 0
TCDD’de Kadın Yol Bakım Çavuşu: Banu Demirci https://www.haber60.com.tr/tcddde-kadin-yol-bakim-cavusu-banu-demirci/ https://www.haber60.com.tr/tcddde-kadin-yol-bakim-cavusu-banu-demirci/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34487

ANKARA,’da, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda (TCDD) kadın yol bakım çavuşu olarak görev yapan Banu Demirci (35), her gün tren raylarını kontrol edip arızaları tespit ederek, tren seferlerinin güvenli yapılmasını sağlıyor.

Ankara’da evli ve bir çocuk annesi Banu Demirci (35), 2022 yılında TCDD Ankara Marşandiz Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde göreve başladı. Ankara’daki tek kadın yol bakım çavuşu olan Demirci, kendi sorumluluk alanında rayları her gün kontrol ederek, arızaları tespit edip, bakım yaptırıyor. Ekibinde yer alan erkek işçilerle birlikte tren seferlerinin güvenli yapılmasını sağlayan Demirci, 7/24 esasına göre çalıştıklarını ve yaz-kış, gece-gündüz demeden mesai arkadaşları ile birlikte güvenliği sağladıklarını söyledi.

‘HEDEFİM MÜDÜRLÜK’

Demir yollarının ataerkil bir yapıya sahip olduğunu ve işe ilk başladığında bazı zorluklar yaşadığını söyleyen Demirci, “Biz işe ilk başladığımızda tabii ki ister istemez deneyimli demir yolu ustaları, ‘Bu kız çocuklarının sahada ne işleri var?’ gibi ithamlarda bulunuyorlardı. Tabii ki biz onların bu önyargılarını da anlıyoruz. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyorlar. Biz onlara kadınların da bu işi yapabileceğini hatta daha da iyi yapabileceğini göstermiş olduk. Şu anda da birlik, beraberlik içerisinde takım olarak çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de ilerlemek istiyorum. İlk hedefim sürveyanlık, daha sonraki hedefim kısım şefliği ve son hedefim ise demiryolu bakım müdürlüğü” ifadelerini kullandı.

‘AMACIMIZ GÜVENLİ ULAŞIM’

Önceliklerinin ‘güvenli bir ulaşım’ olduğunu vurgulayan Demirci, “Biz şu an operatörlerimizle birlikte 8 kişilik bir ekipten oluşuyoruz. Marşandiz bir manevra sahası ve bu yüzden Ankara’ya gelen bütün trenler Marşandiz’e girer ve burada bakımları yapılır. O nedenle oldukça yoğun bir yer. Bakım çalışmaları da fazlasıyla yoğun. Biz, demir yolunun mutfağındaki kısımız. Bizim önceliğimiz güvenli ulaşım. Güvenli ulaşımın sağlanabilmesi adına da koruyucu, önleyici ve acil durum dediğimiz müdahalelerimiz var ve elbette acil durum yaşanmadan önce koruyucu ve önleyici bakımlarımızla bunların önüne geçmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

‘BU MEŞALENİN NEFERİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM’

Demir yolu çalışanı olmanın bir kültür olduğunu dile getiren Demirci, “Demir yolu çalışanı olmak bir gönül işi, sevmeden yapamazsınız. Ailemde hiç demir yolu çalışanı bulunmuyor. Daha önce bana ‘demiryolcu olmak’ deyimini sorsaydınız bunun anlamını bilemezdim. Fakat sistemin içerisine girince bunun bir kültür olduğunu öğrendim ve ister istemez bu işe kalben de bağlanıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Demir yolları bir ülkeyi uygarlık ve refah ışıkları ile aydınlatan kutsal bir meşaledir.’ Ben de bu meşalenin neferi olmaktan gurur duyuyorum” dedi.

Demirci, ‘yol bakım çavuşu’ isiminin nereden geldiğini ilişkin de, “TCDD’nin ilk genel müdürü Behiç Erkin, askeri kökenli olduğu için bu gibi jargonların hakim olduğu bir yapı vardı. ‘Çavuşluk’ kavramı da buradan geliyor. Bizler yol birimi olarak ustalarımız ve işçilerimizle birlikte sahada yol bakımını yaparken yolların genel güvenliği ve genel kontrolünden sorumlu olduğumuz için tıpkı askeriyedeki çavuşlarla benzer bir nitelik taşıdığı için bu ismi almış fakat yeni literatürdeki ismi ‘hat bakım onarım memuru’ oldu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tcddde-kadin-yol-bakim-cavusu-banu-demirci/feed/ 0
TBMM İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını kınadı https://www.haber60.com.tr/tbmm-israilin-filistine-yonelik-saldirilarini-kinadi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-israilin-filistine-yonelik-saldirilarini-kinadi/#respond Thu, 30 May 2024 22:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33771 (ANKARA)- TBMM Genel Kurulu’na İsrail’in Filistin’e yönelik devam eden saldırılarına karşı “İsrail’in Refah Katliamlarına Karşı Bildiri” başlıklı tezkere okunarak kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan tezkerede, “BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplanmaya ve İsrail’in saldırılarına son vermesi hususunda karar almaya davet ediyoruz. İnsanlık onuruna ve uluslararası hukuka saygı gösterilerek, masum insanların can güvenliği ivedilikle sağlanmalıdır” ifadeleri yer aldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan “İsrail’in Refah Katliamlarına Karşı Bildiri” başlıklı tezkere bugün Meclis Genel Kurulu’nda okunarak kabul edildi. Tezkerede şu ifadeler yer aldı:

“Netanyahu ve çetesi, bu cinayetlerle dünyada eşi benzeri olmayan bir ırkçılığı pervasızca sergilemektedir”

“Uluslararası mahkemelerin tüm kararlarını hiçe saymaktan çekinmeyen, işgalciliği ve zalimliğiyle bilinen Netanyahu yönetimindeki İsrail, sivil yerleşim alanlarını hedef almayı sürdürmektedir. Uluslararası Adalet Divanının operasyonların durdurulması kararına rağmen, Siyonistlerin vahşeti tüm dünyanın gözü önünde devam etmektedir. İnsanlık cephesi karşısında yalnız kalmaya mahküm İsrail’in Gazzelilere uyguladığı baskı ve zulüm politikaları tüm Filistin’i yaşanmaz hale getirmektedir. İşgalci İsrail yönetimi, Gazzeli kardeşlerimizin güvenli alan olarak gösterilen Refah’taki çadırlarını dahi yakıcı silahlarla bombalayarak yüzlerce masumun kanına girmiştir. Uluslararası antlaşmaları ve hukuk kurallarını hiçe sayan Netanyahu ve çetesi, bu cinayetlerle dünyada eşi benzeri olmayan bir ırkçılığı pervasızca sergilemektedir.

“Milletimizin kalbi de masum Gazze halkıyla birliktedir”

Son Refah saldırısıyla insanlığa karşı suçların en rezil örneğini gerçekleştiren İsrail’in eylemleri apartheid rejimi uygulamalarının da ötesine geçerek bir soykırıma dönüşmektedir. Bu katliamlara ve insanlık suçlarına sessiz kalmamak her bir ferdin ve insan haklarına değer veren her bir ülkenin boynunun borcudur. Vicdanlı, adil halkların başını çektiği insanlık cephesi nasıl ki Holokost’u lanetlemekteyse, bugün de Siyonist çetenin Holokost’un ardına sığınarak Gazzelilere yönelik gerçekleştirdiği bu katliamları ve İsrail yönetimini tel’in etmektedir. Uluslararası hukuku hiçe sayarak sivilleri hedef alan katliamları bir kez daha lanetliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla tek ses olarak, İsrail’in durdurulması ve ateşkesin sağlanması yönündeki tavrını uluslararası camiada açıkça ilan etmektedir. Milletimizin kalbi de masum Gazze halkıyla birliktedir. Refah’tan gelen görüntüleri hiçbir zaman unutmayacak ve yaşanan katliamın faillerinin hak ettikleri cezaya çarptırılmaları için çaba sarf etmeye aralıksız devam edeceğiz.

“BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplanmaya ve İsrail’in saldırılarına son vermesi hususunda karar almaya davet ediyoruz”

Netanyahu ve çetesi, insanlık vicdanında mahküm edildiği gibi uluslararası mahkemeler önünde de yaptıklarının hesabını verecektir. TBMM olarak, İsrail’i durdurmak adına tüm dünya milletlerine ve meclislerine sesleniyoruz. Uluslararası toplum ve devletler, Filistin’in tanınması gibi hakkaniyetli ve zorunlu adımları atmaya süratle devam etmeli ve İsrail yönetimi tamamen yalnızlaştırılmalıdır. Esas gaye, Filistin halkının insan haysiyetine uygun bir hayata kavuşturulmasıdır. Bu sebeple, öncelikle katliamların derhal durdurulması için harekete geçilmelidir. TBMM olarak ilgili tüm kurumlarımızla birlikte, hukuki süreci özenle takip ederek, uluslararası camiada Filistin’e destek sağlamaya devam edeceğiz. Son Refah saldırılarının sorumluları da cezasız kalmayacaktır. Bu vesileyle, BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplanmaya ve İsrail’in saldırılarına son vermesi hususunda karar almaya davet ediyoruz. İnsanlık onuruna ve uluslararası hukuka saygı gösterilerek, masum insanların can güvenliği ivedilikle sağlanmalıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-israilin-filistine-yonelik-saldirilarini-kinadi/feed/ 0
İsrail, Gazze’nin dörtte üçünü tahliye bölgesi olarak belirledi https://www.haber60.com.tr/israil-gazzenin-dortte-ucunu-tahliye-bolgesi-olarak-belirledi/ https://www.haber60.com.tr/israil-gazzenin-dortte-ucunu-tahliye-bolgesi-olarak-belirledi/#respond Tue, 21 May 2024 21:33:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32658 BBC Arapça’nın veri analizi, Hamas’ın 7 Ekim saldırıları üzerine askeri operasyon başlatan İsrail ordusunun, Gazze topraklarının dörtte üçünden fazlasını tahliye bölgesi olarak belirlediğini ortaya koydu.

BBC’nin analizi, İsrail’in Gazze’deki sivillerin tahliyesi için belirlediği bölgelerin toplamda 281 kilometre karelik bir alan kapladığını gösteriyor. Bu, Gazze topraklarının yüzde 77’si demek.

İsrail güçleri, 1200 kişinin öldürüldüğü ve 250’den fazla kişinin rehin alındığı Hamas saldırısından bu yana Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlarına devam ediyor.

Hamas’ın yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in saldırıları sonucu şu ana dek 35 binden fazla kişi öldürüldü.

BBC Arapça’ya konuşan İsrail Ordusu yetkilileri, tahliye emirlerinin sivilleri daha güvenli alanlara yönelterek onları koruduğunu savundu.

Birleşmiş Milletler (BM) ve bölgedeki bazı yardım kuruluşları ise, Gazze’de 2 milyona yakın olduğu tahmin edilen nüfusun gidebileceği hiçbir güvenli yer olmadığını belirtiyor. Aynı zamanda “güvenli bölge” olarak belirlenen arazilerin de uygunluğunu sorguluyorlar.

Hamas’a yönelik askeri operasyonları kapsamında İsrail, savaşın başlangıcından bu yana onlarca tahliye emri çıkardı.

Mayıs’ın ortasına gelindiğinde, Gazze’de tahliye bölgesi olarak belirlenmeyen kısım, topraklarının çeyreğinden azına denk geliyor.

Bir yanında Akdeniz’le, diğer yanında İsrail ve Mısır’la olan sınırlarla çevrilen, 41 kilometre uzunluğunda ve 10 kilometre genişliğindeki Gazze Şeridi, daha önce de nüfus yoğunluğu yüksek bir bölgeydi.

İsrail güçleri 7 Ekim’de, yani savaşın ilk gününde, Gazze’nin farklı bölgelerindeki sivillere ilk hava saldırıları öncesinde güvenli bir yere gitmelerini söyledi.

Daha sonraki haftalarda kuzeyde ve şehrin merkezinde yaşayan sivillere, en büyük şehir Gazze Şehri’nin de aralarında olduğu, Gazze vadisinin güneyindeki bölgelere sığınmaları söylendi.

Kasım ayında İsrail, güney ile merkez bölgelerin daha geniş bir kısmını kapsayan yeni tahliye bölgelerini duyurdu.

Aralık ayının başında uluslararası baskının artması üzerine İsrail, Gazze’nin iki kısma bölündüğü tahliye haritaları paylaşmaya başladı.

Aralık ve Ocak’ta tahliye uyarıları, güneydeki Han Yunus ve etrafındaki bölgelere kadar dayandı.

Nisan’ın başlarında İsrail, Gazze’nin kuzeyindeki evlerine dönmemeleri konusunda sivillere yönelik uyarısını yineledi.

Mayıs ayına gelindiğinde, İsrail güçleri doğudan Gazze’nin içlerine doğru ilerlerken, Refah’a kara operasyonunun başlatılması üzerine bu bölgenin de yarıya yakını tahliye bölgesi ilan edildi.

Sivillere, bir kıyı kasabası olan Mevasi bölgesinden Deyr El-Balah ve Han Yunus’a kadar uzanan “genişletilmiş güvenli bölgeye” gitmeleri söylendi.

İsrail son olarak Cibaliye ve yakınlarındaki bölgelerdekiler ile, kuzeydeki Beyt Lahya’daki sivillere tahliye emri vererek Gazze Şehri’nin batısındaki sığınaklara gitmeleri çağrısında bulundu.

Ekim ayından bu yana İsrail ordusunun verdiği tahliye emirlerinden hiçbirinde, boşaltılan yerlerin ne zaman yeniden güvenli hale geleceği ve sivillerin ne zaman buralardaki evlerine dönebileceğine dair bilgi verilmedi.

BBC’nin tahliye bölgelerinin hangi boyutlara ulaştığına dair sorularına karşılık, tahliye uyarılarının sivilleri korumayı amaçladığını vurgulayan İsrail Savunma Güçleri, bulgularımıza dair bir değerlendirmede bulunmadı.

BBC’ye gönderilen açıklama metninde ise, “İsrail Savunma güçleri uluslararası hukuka saygı göstermektedir ve bu şekilde hareket etmektedir” denildi.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’na (UNRWA) göre, Gazze Şeridi’nde 1,7 milyona yakın insan, çoğunluğu birden fazla kez olmak üzere, evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Refah’tan kaçış

7 Mayıs’ta İsrail güçleri Mısır’la olan sınırdaki Refah’ın Gazze tarafına ilerleyerek burayı ele geçirdi.

Operasyon öncesi İsrail ordusu Refah’ın doğusundaki sivillere burayı tahliye etmeleri emrini verdi.

BM verilerine göre, İsrail’in operasyonlarından önce de evlerini terk edip burada sığınmış sivillerin sayısı 1,5 milyona yakındı.

BM, İsrail tankları Refah’a girdiğinden beri 800 bine yakın sivilin buradan kaçtığını belirtiyor.

Refah’ın merkezinde, eskiden yerlerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadırlarla dolu olan bir bölgenin 8 Mayıs’ta çekilen uydu fotoğrafları, buranın daha sonra yerle bir olduğunu gösteriyor.

İsrail güçleri, son zamanlarda sivilleri Ekim ayında “güvenli bölge” olarak belirlediği bir tarım alanı olan Mevasi’ye doğru yönlendiriyor.

Genişletilen güvenli bölgenin boyutları 60 kilometrekareye ulaştı.

İsrail, bu bölgede “sahra hastaneleri, çadırlar, daha fazla miktarda gıda, su, ilaç ve diğer malzemelerin” bulunduğunu öne sürüyor.

8 Mayıs’taki uydu görüntüsünden, Deyr el-Balah’ta yeni bir sahra hastanesi inşa edildiği anlaşılıyor.

BM ise sivillerin Mevasi’ye yönlendirilmesine kuşkuyla yaklaşıyor.

BBC Arapça’ya konuşan UNWRA iletişim yetkilisi Louise Wateridge, Mevasi’nin “kum ve çölden” ibaret olduğunu, İsrail’in belirlediği güvenli bölgelerin çok sınırlı altyapı ve ihtiyaç malzemesine sahip olduğunu vurguladı.

Oxfam yardım kuruluşunun Gazze’deki koordinatörü Fidaa Alarai ise Mevasi’de insani durumun kötüleştiğini söyledi.

“Burası çok kalabalık. Çadırlar her yerde, hatta artık bazıları sahil şeridine kondu” diyen Alarai, gıda, su ve yakıt olmadığına dikkat çekti.

Alarai da savaş başladıktan sonra Gazze’nin kuzeyindeki evini terk ederek birkaç kez yer değiştirmek zorunda kaldığını belirtti.

BBC Arapça, savaş başladığından beri birden fazla kez yer değiştirmiş olan Filistinli kaynaklarla konuştu.

Evini terk etmek zorunda kalmış bir kadın, Mevasi’ye sığındığını ancak burada da ne su ne elektrik bulabildiğini söyledi.

Dört kez yerinden edilmiş olan Hamdan ise, “Mevasi’ye geldiğimizde çadır bulamadık ve boşta olan bazı çadırlar da aşırı pahalıydı. Tuvalet olmadığı için yerin altına variller gömdük ve bunları tuvalet olarak kullandık” diye konuştu.

Hamdan, “Her şey çok pahalı. Hayat çok zor. Hijyen yok burada” diye de ekledi.

Habere katkıda bulunanlar: Lamees Altalebi ve Paul Cusiac

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-gazzenin-dortte-ucunu-tahliye-bolgesi-olarak-belirledi/feed/ 0
Samsun İnşaat Fuarı Açıldı https://www.haber60.com.tr/samsun-insaat-fuari-acildi/ https://www.haber60.com.tr/samsun-insaat-fuari-acildi/#respond Thu, 02 May 2024 22:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30125 Samsun İnşaat Fuarı düzenlenen törenle açıldı. Törende konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “İnşaat ve yapı malzemeleri deyince güvenli ve standardı yüksek yapı malzemelerinin ülkemizde üretilmesi ve dünya çapında marka firmalarının ülkemizde üretim yapması bu sektör açısından son derece anlamlı” dedi.

8’inci Yapı, İnşaat Malzemeleri, Asansör, Tesisat, Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Doğalgaz ve Teknolojileri Fuarı, Samsun Fuar Merkezinde düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilerine açtı. Birçok üretici ve ihracatçı firmanın yer aldığı fuarın açılışında konuşan Vali Tavlı, “İnşaat ve yapı malzemeleri deyince güvenli ve standardı yüksek yapı malzemelerinin ülkemizde üretilmesi ve dünya çapında marka firmalarının ülkemizde üretim yapması bu sektör açısından son derece anlamlı. Samsun başta olmak üzere güvenli şehirler oluşturan, güvenli yapı malzemeleri, konutlar, inşaat yapıları oluşturan Türk müteahhitlik firmaları da yapı malzemesi üreten firmalara öncelikle teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. İnşaat sektöründe teknoloji geliştikçe yapıların hem güvenli olması hem de standardın yüksek olması aynı zamanda estetik ve konforu da yüksek yapı malzemelerinin talep edildiğini günümüzde görmekteyiz” diye konuştu.

“Dirençli şehirler noktasında, kentsel dönüşümle ilgili yapacağımız işler var”

Açılışta konuşan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “İnşaat, diğer sektörleri de içinde barından, ekonominin gidişatı ile önemli olan bir sektördür. İnsanların evine ekmek götürmelerinin en baş aktörlerinden biri de inşaat sektörüdür. Samsun’la ilgili yapacaklarımız var. Dirençli şehirler noktasında, kentsel dönüşümle ilgili yapacağımız işler var. İnşaat firmalarımızla el ele vererek bu süreci biran evvel birlikte yapma arzusu ile hareket edeceğiz. Birlikteliğimize çok ihtiyacımız olan günleri yaşayacağız. İnşaat sektörünün hem Samsun’da önemli bir etkinlik alanın oluşması hem de kentsel dönüşümle alakalı bizlerin yapacağı işlere katkı vermesi Samsun’daki inşaat sektörünün hızlıca ayağa kalkmasını daha ileriye gitmesine de önemli bir faktör olacaktır. Önemli bir yol alacağımızı buradan ilan etmek istiyorum. İnşallah bundan sonraki yapacağımız birlikte işlerle fuar merkezi ve buna ilave olarak oluşturacağımız kongre merkezi ile Samsun’u fuar ve kongre merkezi haline getirmek, bu konuda Karadeniz Bölgesi’nin üssü haline getirmek, Karadeniz’e kıyısı olan şehirlerinde bundan istifade edeceği, diğer ülkelerinde burada katılımcı olarak yer alacağı önemli günlere inşallah birlikte ev sahipli yapma arzusundayız” şeklinde konuştu.

“İnşaat fuarını çok önemsiyoruz”

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Süleyman Hızır, “İstihdam, üretim, imalatla birlikte oluşturduğu ekonomi döngü ile bununda bir adım ilerisinde yaşam kalitesini arttırmaya ve çevresel sürdürebilirliğe yönelik faaliyetlerin hepsi bir bütündür. İnşaat meselesi betonarmeden bir bina üretmekten daha çok bir bilim dalı olması dolayısıyla inşaat sektörü insani ihtiyaçlar, çevresel dengeler ve sürdürebilirlik ekseninde değerlendirilmesi gerektiğimin bilinci ile doğal afetlerle yüzleştiğimizde idrak edebiliyoruz. Bu anlamda bilgi, deneyim, paylaşımı sektörde yenilikleri takip etme anlamında inşaat fuarını çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.

Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezdi. Fuar 5 Mayıs’ta sona erecek. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsun-insaat-fuari-acildi/feed/ 0
Çengelköy Sahilinde Ramazan Bayramı Tatili https://www.haber60.com.tr/cengelkoy-sahilinde-ramazan-bayrami-tatili/ https://www.haber60.com.tr/cengelkoy-sahilinde-ramazan-bayrami-tatili/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27188 Ramazan Bayramı tatilini sessiz ve huzurlu bir yerde geçirmek isteyenler ancak kent dışına çıkamayanlar, Çengelköy sahilinde kano turu yaparak tatil arzularını yerine getiriyor.

Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla kenttin tarihi ve turistik yerlerinde yoğunluk oluşurken, tatil yörelerine gidemeyen ve bu kalabalıktan uzak durmak isteyenler farklı bir arayışa yöneldi.

Üsküdar Çengelköy sahilinde Boğaz’da kano turu yapıldığını öğrenen vatandaşlar, bu etkinliğe katılarak keyifli ve huzurlu bir bayram günü yaşadı.

Ön eğitim verilen katılımcılar, sabahın ilk saatlerinden itibaren Boğaz’ın serin sularına indirilen ve güvenli olması için birer profesyonel sporcunun bulunduğu rengarenk kanolara bindirildi. Boğaz rotasında hareket eden kanoları, olası problemleri engellemek için küçük bir cankurtaran botu takip etti.

Boğaz’da deniz trafiğine girmeden yalıların yakınından geçen kanolardaki vatandaşlar, bir yandan kürek çekerken bir taraftan da eşsiz manzaranın tadını çıkardı. Martıların da eşlik ettiği kanolardaki keyifli anlarını fotoğraflayan vatandaşlar, turun ardından start alanına indirildi.

Kanolara 120 kilonun altında 12 yaşını doldurmuş kişiler binebiliyor

AA muhabirine bilgi veren kano eğitmeni Ferhat Yılmaz, yaklaşık 1 saat süren etkinlikte kanoların ön kısmına katılımcıların, arkalarına ise tamamen tecrübeli eğitmenlerin oturduğunu söyledi.

Kano kürek sporu yapmanın güvenli olduğunu belirten Yılmaz, “Bilmeyen biriyle yaparsanız oldukça tehlikeli olabilir ama bilen birisiyle yaptığınız ve trafik hattına girmediğimiz için tehlike arz etmiyor. Bu zamana kadar da bir sorun yaşamadık.” dedi.

Yılmaz, kanolara 120 kilonun altında, 12 yaşını doldurmuş kişilerin binebildiğini ifade ederek, “Suda ani hareketler gerçekleştirmemek gerekiyor. Zaten arkada eğitmen olduğu için olası yanlış durumlarda uyarılarda bulunuyor. Güvenliği had safhada tutmak için güvenlik botumuz her zaman kanolarımızı takip ediyor.” diye konuştu.

Bayram dolayısıyla yoğunluk yaşadıklarını kaydeden Yılmaz, “Bugün de oldukça yoğun bir gün, hava da su da çok güzel, bayağı talep var. Genelde gün batımı saatleri daha yoğun oluyor, kanolarımızın tamamı doluyor. Gün doğumunda su, gün batımında güneş çok güzel oluyor. Fotoğraf ve videolar için gün batımı saatinde gelinmesini öneririm.” ifadelerini kullandı.

Kano turu sırasında doğum günü kutlaması ve evlilik teklifi gibi sürprizlerle karşılaştıklarını aktaran Yılmaz, Çengelköy’de Boğaz’ın en güvenli noktalarından birisinde unutulmaz anlar yaşadıklarını ve köprünün altından İstanbul siluetinin çok güzel göründüğünü sözlerine ekledi.

“Unutulmaz anlar yaşıyoruz”

Etkinliğe arkadaşıyla ilk kez katılan Meltem Varol, şunları kaydetti:

“İstanbul’da ne yapabiliriz diye düşündük ve kano yapmayı tercih ettik. Gayet güzel, keyifliydi. Su soğuk olur diye düşündük ama sıcaktı, biraz da ıslandık. Kürek çekmek biraz yorucuydu, kollarım yoruldu ama çok keyifliydi, tavsiye ediyorum herkese. Çok keyifli gerçekten. Birkaç tane dizi, filmlerde kullanılan yalıların önünden geçtik, arkadaşlar hepsini anlattı tek tek.”

Turdan çok keyif aldığını anlatan Mücahit Eroğlu, “Güzeldi, beklediğimden daha az ıslandım, daha az yorucuydu. Tekne turunda ama kendi sürüş deneyimimiz gibi oldu. Arkadaşlar bize yardımcı oldu, tarihi bir gezi havasındaydı. Arkadaşlar çok tecrübeli oldukları için arka tarafta kanonun gerekli güvenlik tedbirlerini aldılar.” diye konuştu.

Boğaz’ın çevresindeki tarihi yapılar ve güzelliğinden çok etkilendiğini kaydeden Eroğlu, “Bayramda İstanbul’un boş olmasını değerlendirerek tarihi yerleri gezme fırsatı bulduk, o boşluktan yararlanarak dışarda vakit geçirdik.” dedi.

“Karadaymışım gibi hissettim”

Katılımcı Abdullah Alabaş ise kano turunu şöyle anlattı:

“Biraz ıslandık ama buna değdi. Bayram için gayet güzel bir etkinlikti. Boş vaktimizde kano yapmak bizim için gayet güzel bir spor oldu. İlk kez geldim. Dün yapmayı düşünüyordum çok trafik vardı gelemedim, bu sabah erkenden geldim. Çok zevkli, tekrar yapmayı düşünüyorum. Seanslar dolu şu an bir dahaki sefere artık. Deniz korkusu vardı biraz bende ama karadaymışım gibi hissettim kendimi. Manzarayla birleşince bütün korkumu yendim. Çok zevkli bir etkinlik, İstanbul’un güzelliğini daha yakından görmüş olduk. Fotoğraflar konusunda arkadaşlar yardımcı oldu, birazdan paylaşımlara başlayacağım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cengelkoy-sahilinde-ramazan-bayrami-tatili/feed/ 0
Gaziantep’te 1 milyon 393 bin 956 seçmen oy kullanacak https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-1-milyon-393-bin-956-secmen-oy-kullanacak/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-1-milyon-393-bin-956-secmen-oy-kullanacak/#respond Thu, 28 Mar 2024 01:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24158 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi için Gaziantep’te Seçim Güvenlik Toplantısı yapıldı.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, vali yardımcıları, kaymakamlar, ilgili kurum amirlerinin katıldığı toplantıda seçim güvenliği ve alınacak tedbirler konuşuldu. Vatandaşların güvenli bir şekilde sandığa gitmesi, oyunu kullanması ve sandıkların teslimine kadar alınacak tedbirler dile getirildi.

“1 milyon 393 bin 956 seçmen oy kullanacak”

Toplantıda açıklamalarda bulunan Vali Çeber, toplamda 1 milyon 393 bin 956 seçmenin oy kullanacağını ve il genelinde toplamda 8 bin 288 güvenlik personelinin görev alacağını belirterek, “İlimiz genelinde polis ve jandarma bölgemizde toplam; 1 milyon 393 bin 956 seçmenimiz, 824 okul binamızda toplamda 4 bin 418 sandıkta oy kullanma hak ve görevlerini yerine getirecektir. Oy kullanmak isteyen ancak sağlık problemleri nedeniyle sabit sandıklara gidemeyen vatandaşlarımıza Şahinbey’de 1, Şehitkamil’de 3, Nizip, İslahiye ve Yavuzeli’nde 1’er olmak üzere toplam 7 seyyar sandıkta hizmet verecektir. Seçimlerin ilimizde güvenli bir ortamda yapılabilmesi adına 733’ü amir sınıfı personelimiz olmak üzere toplamda 8 bin 288 personelimiz görevi başında olacaktır. Üç bölümden oluşan bir güvenlik tedbiri çalışması yaptı arkadaşlarımız. Birincisi oy pusulalarının sandıklara güvenli bir şekilde ulaştırılması için kurye tedbirleri, ikincisi oy kullanılan okullarda alınan güvenlik tedbirleri ve üçüncüsü de seçim süresi bitiminde kullanılan oyların toplama merkezlerine güvenli bir şekilde ulaştırılması için alınan tedbirler uygulanacak. Bu süreçte bin 690 güvenlik personelimiz hazır kuvvet olarak, hiç istemeyiz ama acil durumlarda müdahalede bulunmak üzere, görevlerinin başında olacaklar” dedi.

“Gaziantep’te ilk kez oy kullanacak vatandaş sayımız 36 bin 507 kişi”

Seçim sürecinde yapılan güvenlik önlemlerini dile getiren Vali Çeber, Gaziantep’te ilk kez oy kullanacak vatandaş sayısının 36 bin 507 olduğunu açıkladı. Vali Çeber, “Seçim süreciyle ilgili olarak şu ana kadar toplamda 4 olay emniyet birimlerimize intikal etmiş, bu olaylarla ilgili yapılan tahkikatlarda toplamda 4 şüpheli yakalanmıştır. Bir olay ile ilgili de tahkikatlarımız devam etmektedir. Seçim takviminin başladığı 01 Ocak 2024 tarihinden 26 Mart 2024 tarihine kadar ilimiz genelinde toplam 178 bin 854 kişinin katılımıyla 337 kapalı ve açık alanda etkinlik yapılmış ve bu etkinliklerde 18 bin 473 Personel görevlendirilerek gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. 24’ü il merkezinde olmak üzere ilimiz genelinde toplam 63 seçim irtibat bürosu açılmış olup buralarda 24 saat esasına göre 192 Personel görevlendirilerek gerekli güvenlik tedbirleri alınmaktadır. Sizlere merak edilebilecek bazı verileri paylaşmak istiyorum. Gaziantep’te ilk kez oy kullanacak vatandaş sayımız 36 bin 507’dir” ifadelerini kullandı.

“22 bin civarında kamu personelimiz görev alacak”

Gaziantep’te güvenlik personelleri de dahil toplamda 22 bin kamu personelinin görev alacağını aktaran Vali Çeber, oy kullanamayacak kadar hasta olan vatandaşlara ise mobil sandık hizmeti uygulanacağını aktardı.

Vali Çeber, “Gaziantep merkeze en uzak seçim noktası 150 km ile İslahiye’nin Kazıklı köyüdür. İlimizde en çok seçmen 609 bin 600 kişi ile Şahinbey, En az seçmen ise 7 bin 334 kişi ile Karkamış ilçelerimizdir. İlimizde seçim günü güvenlik personelimiz ve sandıklarda görevli personelimiz de dahil olmak üzere toplamda 22 bin civarında kamu personelimiz görev alacaktır. Her sandıkta 7 kişilik bir heyet vardır bunların 4’ü müşahit, 3’ü de sandık görevlisidir. Toplam 484 kurye aracı ile bin 134 kurye personeli görevlendirildi ve bunların güvenliğini sağlayan ekipler de özel olarak hazırlandı. Ayrıca vatandaşlarımıza bir hatırlatma da yapmak istiyorum, Okullarda bulunan sabit sandıklarımıza gidemeyecek kadar hasta veya engeli olan vatandaşlarımız, İl Sağlık Müdürlüğümüzün 444 38 33 numaralı hattını arayıp isimlerini yazdırdıklarında mobil sandıklarımız vasıtasıyla ilgili personellerimiz tarafından oy kullanmaları sağlanacaktır. Bizler 2024 yerel seçimlerinin güvenli bir ortamda yapılması için bu süreçte olduğu gibi seçim gününde de görevimizin başında olacağız. Tüm siyasi partilerimizden ve vatandaşlarımızdan istirhamımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mümkün olduğunca hoşgörülü ve sağduyulu bir seçim ikliminin oluşmasına katkıda bulunmalarıdır. Bu anlamda şu ana kadar süreci olgunlukla ve genel olarak Gaziantep’e yakışır şekilde yürüten tüm siyasi bileşenlere teşekkür ediyor, Şehrimizde ve ülkemizde sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir seçim dönemi gerçekleşmesini diliyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-1-milyon-393-bin-956-secmen-oy-kullanacak/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Şehit ve Gazi Ailelerinin Hayatını Kolaylaştırmak İçin Çalışıyor https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sehit-ve-gazi-ailelerinin-hayatini-kolaylastirmak-icin-calisiyor/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sehit-ve-gazi-ailelerinin-hayatini-kolaylastirmak-icin-calisiyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 04:36:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23867 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.” dedi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kırşehir’e ziyaret gerçekleştiren Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu.

Burada konuşan Güler, başta komşu coğrafyalar olmak üzere dünya genelinde hassas gelişmelerin yaşandığını, karmaşık bir dönemden geçildiğini dile getirerek, Türkiye’nin de jeopolitik konumu itibarıyla başta savunma ve güvenlik alanı olmak üzere bu gelişmelerden etkilendiğini belirtti.

Türkiye’nin terör dahil çeşitli tehditlere maruz kaldığına dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:

“Ancak Türkiye savunma ve güvenliğini sağlamak, her alanda hak ve menfaatlerini korumak için gerekli siyasi, askeri, ekonomik ve diğer milli güç unsurlarına sahiptir. ve çok şükür kendisine yönelebilecek her türlü tehlikeyi de bertaraf edebilme kabiliyetini haizdir. Bu kapsamda şanlı ordumuz son bir asrın en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Son yıllarda sizlerin de yakından takip ettiği üzere kahraman Mehmetçiğimizin ve güvenlik kuvvetlerimizin ortaya koyduğu üstün fedakarlıklar ve gayretler neticesinde, terörle mücadelede büyük başarılar elde edildi.

Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen etkili operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbeler vuruldu. Terör bataklığını kurutacağız. Terörü kaynağında yok etme, nerede bir terör bataklığı varsa kurutma anlayışı ile yürüttüğümüz operasyonlar ile çok şükür artık güvenliğimiz, sınırlarımızın ötesinden sağlanmakta. Terörle mücadelemiz kararlı ve etkin adımlarla, örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecek.”

Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece terörle mücadeleyle kalmayıp hudut güvenliğini sağladığını, Mavi ve Gök Vatan’daki hak ve menfaatleri koruduğunu, bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunduğunu, yerli ve milli savunma sanayisini geliştirdiğini, her alanda büyük bir gayret gösterdiklerini bildirdi.

Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde tüm dünyada büyük etkiler uyandıran başarılar elde ettiğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

“Yerli, milli ve modern teknolojiyi haiz Türk savunma sanayisi, ürettiği silah sistemleriyle ülkemizin ve kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bu kapsamda Fırtına obüslerimiz, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunuldu. Son olarak, ülkemizin göz bebeği olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN da 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.”

“Türkiye Yüzyılı hedeflerimize büyük bir inanç ve azimle ilerliyoruz”

Güler, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın riyasetinde daha yeni ve gelişmiş sistemleri üretmek için var gücümüzle çalışmaktayız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize büyük bir inanç ve azimle ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin pek çok alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde ortaya konulan etkin siyasi ve askeri politikalarla dünyadaki başlıca aktörlerden biri olduğunu söyleyen Güler, “Ülkemizin şu ana kadar her alanda elde ettiği başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir.” dedi.

Türkiye’nin bugünkü güçlü, istikrarlı, güvenli ve huzurlu ortama sahip olmasında en büyük payın şehit ve gazilere ait olduğunu ifade eden Güler, “Vatan sevdasının ölümsüz temsilcileri olan şehit ve gazilerimizin ortaya koyduğu yüksek fedakarlık ve yiğitlik, ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatı, asil Türk milletinin özgürlüğünün simgesidir.” diye konuştu.

Bakan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerinin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.

Bu anlayışla daima yanınızda olacak ve sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak, fedakarlıklarını şükran ve minnetle yad edeceğiz. Sonuç olarak sizlerin de desteğiyle, bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sehit-ve-gazi-ailelerinin-hayatini-kolaylastirmak-icin-calisiyor/feed/ 0
Cumhur İttifakı Kepez Belediye Başkan Adayı Rıza Sümer, Erenköy Mahallesi’nde İftar Programı Düzenledi https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-kepez-belediye-baskan-adayi-riza-sumer-erenkoy-mahallesinde-iftar-programi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-kepez-belediye-baskan-adayi-riza-sumer-erenkoy-mahallesinde-iftar-programi-duzenledi/#respond Sun, 24 Mar 2024 23:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23060 Cumhur İttifakı Kepez Belediye Başkan adayı Rıza Sümer, Erenköy Mahallesi’nde düzenlediği iftarda 2 bin kişiyle buluştu. Yaptığı tüm ziyaretlerde çocukların yoğun sevgisiyle karşılaşan Sümer, “Haftanın 3 günü çocuklarımızın kahvaltısı bizden. Hem besin değeri yüksek çörekleri, hem içeceklerini ücretsiz bir şekilde biz ikram edeceğiz” dedi.

Kepez Belediye Başkan adayı Av. Rıza Sümer, Ramazan ayının 13. gününde Erenköy Mahallesi ve çevresinde bulunan mahallelerin sakinleriyle bir araya geldi. MHP Kepez İlçe Başkanı Servet Ersoy’un eşlik ettiği programda Rıza Sümer, konuşmasına, Ramazan ayının birlik ve beraberliği pekiştirmesini dileyerek başladı. Havanın sertliğine rağmen alanın tamamını dolduran kalabalıktan memnuniyetini dile getiren Sümer, “Ekmeğimizi paylaştığımız gönül soframıza hoş geldiniz. Davetimize katılıp, bu güzel günde bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize teşekkür ediyorum. Rabbim birlik ve dayanışmamızı daim eylesin, tuttuğumuz oruçlarımızı, yaptığımız ibadetlerimizi kabul etsin. Ramazan’ı Şerif-imiz mübarek olsun” diye konuştu.

Kepez’deki okullara spor salonu yapılacak

Kepez’e sunacağı hizmetleri “İnsan, Şehir, Çevre” ögeleri üzerine kuran ve “Ailelerimiz, Kadınlarımız, Çocuklarımız, Gençlerimiz, Yaşlılarımız, Sosyal Belediyecilik, Akıllı Şehircilik, Yüzde Yüz Erişilebilir Kepez, Yeşil Kepez, Sıfır Atık Politikası, Kültür ve Turizm, Tarım” başlıkları altında toplayan Rıza Sümer, iftar alanında çocukların sevgi seliyle karşılaşması üzerine çocuklar için hayata geçirecekleri projeleri açıkladı. Sümer, “Çocuklarımızın kaliteli ve doğru spor yapabilmesi maksadıyla bölgelerimizin hemen hemen hepsinde okullarımıza spor salonları yapacağız. Bu projeyi, Milli Eğitim Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve federasyonların iş birliğinde hayata geçireceğiz. Haftanın 3 günü çocuklarımızın kahvaltısı bizden. Hem besin değeri yüksek çörekleri, hem içeceklerini ücretsiz bir şekilde biz ikram edeceğiz. Okullarımızın güvenli birer liman olduğu “Güvenli Okul Bölgeleri” projemizle, çocuklarımızın eğitim gördüğü alanları daha huzurlu ve korunaklı hale getireceğiz. Bu konuda, 20 senedir Kepez Belediyemizin ve emniyetimizin ciddi çalışmaları var. Her gün artan nüfus ve muhtemel tehlikelerin farkında olacağız. Okulların etrafında hem trafik yoğunluğu bakımından hem de güvenlik açısından olağanüstü güvenlik tedbirleri alacağız. Cadde üzerindeki ve yoğun ilkokullarda zabıtalarımızı görevlendirerek, öğrencilerimizin güvenliğini sağlamak için özellikle okul giriş-çıkış saatlerinde teyakkuzda olacağız” ifadelerine yer verdi.

Turizm projeleriyle, kalkınmaya destek hedeflenecek

Kültür ve Turizm başlığı altında topladıkları projeleri de mahalle sakinleriyle paylaşan Rıza Sümer, Kepez’de hayata geçirmeyi planladıkları kültürel tasarılar ve etkinlikler hakkında bilgi verdi. Sümer, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “Kepez ilçesinde; kültürel mirası, doğal güzellikleri ve aktif yaşam imkanlarını bir araya getiren kapsamlı bir turizm projesi başlatıyoruz. Proje, tarihi Lyrboton Kome Antik Kenti’ni öne çıkaracak, yürüyüş, bisiklet ve iz sürme için yeni fırsatlar sunacağız. .Yeni Drag Pisti, Off Road Pisti ve Enduro Motor Sporları Pisti yapacağız. Bu tesisler, gençlerimizin ve spor tutkunlarının heyecan ve adrenalini doyasıya yaşayabilecekleri modern ve güvenli alanlar olacak. Ayrıca, bu tesislerin inşasıyla birlikte spor turizmini de şehrimize çekerek ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağız. Bu projelerle şehrimizi motor sporları dünyasında önde gelen bir merkez haline getirerek, gençlerimizin ve sporseverlerin hayallerini gerçeğe dönüştüreceğiz. İlçemizin hasretle beklediği yağlı güreş şenliğini ilçemize yeniden kazandıracağız. İlçemizin en önemli iş kollarından biri de zeytincilik. Bu değerli mirasa sahip çıkmak ve ilçenin zeytin üretimini desteklemek için Lyrboton Kome Antik Kenti’nde “Zeytincilik Festivali” düzenleyeceğiz. “Kepez Çiçek Festivali”ni yeniden düzenlemeyi planlıyoruz. Kesme çiçek ihracatçılarımızla, şehrimizin tamamında çiçek açtıracağız. Hayırlı uğurlu olsun”

Rıza Sümer, Erenköy Mahallesi’nde yapılan iftar buluşmasının ardından, programına ev toplantıları ve dernek ziyaretleriyle devam etti. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-kepez-belediye-baskan-adayi-riza-sumer-erenkoy-mahallesinde-iftar-programi-duzenledi/feed/ 0
Yat işletmecileri sorunlarını tartıştı https://www.haber60.com.tr/yat-isletmecileri-sorunlarini-tartisti/ https://www.haber60.com.tr/yat-isletmecileri-sorunlarini-tartisti/#respond Sat, 16 Mar 2024 22:21:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19753 Yat işletmecileri sorunlarını tartıştı

MUĞLA – Tüm Yat İşletmecileri Yatırımcıları Broker ve Acenteleri Derneği Muğla’nın Marmaris İlçesinde sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Ege sularında faaliyet gösteren ticari yat firmaları ve Yunanistan’dan gelen iki yat firması yetkilileri, en büyük problem olarak görülen kaçak tekne ile charter yapanların önüne geçilebilmek ve Yunanistan’daki seyir izinleri, vergi ve ücretler hakkında sektörün ihtiyacı olan her şeyi belirleyip çözüm üretilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

İçmeler Mahallesinde bir otelin toplantı salonunda gerçekleşen konferansta Marmaris’ten birçok yat firması da katılım sağladı. Özellikle Koronavirüs Pandemisinden sonra izole tatil anlayışı ile popülerleşen mavi yolculuk ve tekne turlarının sorunları ve sektör hakkında bilgi verildi.

Konferansta konuşan Güneş Aysın, yat sektörünün gelişmeleri hakkında bilgi verdikten sonra Yunanistan’dan gelen iki firma yetkilisini tanıttı. Yunanlı Firma yetkilileri ülkelerindeki yat charter prosedür ve işleyişleri ile ilgili bilgilendirme yaparken, vergi sistemi tekne bağlama hizmetleri ile ilgili paylaşımda bulundular.

TYBA yönetim kurulu başkanı Güneş Aysun, “Derneğimizin merkezi Bodrum’da. Ancak Muğla’nın dışında pek çok yerden kurumsal firmaların sahipleri yöneticileri Derneğimizde bulunmaktadır. Muğla, Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul’dan toplamda 98 üyemiz var. Bunların hepsi kurumsal üyeler ve Türkiye’deki ticari yatçılık şirketi ve belli başlı firmalardır. Bugün de burada, Marmaris’te güzel ilçemizde birlikte bir toplantı yapıyoruz. Sektörle ilgili çeşitli isimleri seçtik, kendi aramızda bilgi alışverişi yapmak için. Ayrıca Yunanistan’dan bazı yönetici misafirlerimiz de bugün burada bizimle toplantıya katıldılar. Oradaki Türk teknelerinin giriş çıkışlarıyla ilgili formaliteler ve vergiler konusunda bilgilendirerek görüş alışverişinde bulunuyoruz. Bizim Türkiye’deki ticari yatçılık sezonu yani kabaca işte Nisan ortasında ufak ufak başlıyor. Mayıs ayının esasında tam başlıyor ve Ekim sonuna kadar, Kasım başına kadar sürüyor” dedi.

“Tatile çıkmak isteyenler kurumsal şekilde çalışan firmalardan rezervasyonlarını yapmalarını tavsiye ediyorum”

Özellikle Mavi Tura yurt dışından ve yurt içinden gelecek olan tatilcilere önerileri, neyi tercih etmeliler ve Mavi turu tercih ederken öncelikleri ne olmalı sorusuna, “Türkiye’deki Mavi Yolculuk geleneği hakkında ve ticari yatların kiralanmasıyla ilgili bilgi veriyorsunuz. Mavi Yolculuk, Türkiye’nin turistik ve doğal güzelliklerini deniz yoluyla keşfetmek için yapılan bir tür deniz turizmi olarak biliniyor. Bu geleneğin bir parçası olarak, özel ve ticari yatlarla seyahat edilir. Ticari yatlar, özel yatlardan farklıdır. Çünkü ticari faaliyetler için özel lisanslara sahiptirler ve belirli teknik ve güvenlik standartlarına uymak zorundadırlar. Ticari yatların kiralama işlemleri de bu standartlara uygun şekilde gerçekleşir ve kiralama süreci özel yatlara göre daha farklı olabilir. Bu ticari yatlar genellikle Mavi Yolculuk turizmi için kiralanır ve genellikle turizm firmaları veya özel kiralama şirketleri tarafından yönetilir. Bu yatlar yeterli donanıma sahip olmalıdır ve personeli de belirli standartlara göre işe alınır ve denetlenir. Mavi Yolculuk deneyimi, Türkiye’nin sahil şeridinde seyahat etmek isteyenler için benzersiz bir deniz macerası sunar ve bu geleneğin bir parçası olarak ticari yatların kiralanması bu deneyimi daha erişilebilir kılar. Mavi Yolculuk deneyimini yaşamak isteyenler için güvenliğin önemli olduğunu belirtiyorsunuz. Bu tür deneyimleri organize etmek için Deniz Ticaret Odası üyesi olan, TÜRSAB üyesi olan veya acentelik mesleğini resmi olarak yapan kişi ve kuruluşları tercih etmenin önemini vurguluyorsunuz. Bu kuruluşlar genellikle belirli standartlara uyar ve turistlerin güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alırlar. Özellikle ticari yatların kiralama işlemlerinde bu tür kuruluşların tercih edilmesi, turistlerin ihtimal risklerden korunmasına yardımcı olabilir. Ticari yatlar genellikle belirli standartlara ve güvenlik protokollerine uygun olarak işletilir ve bu da turistlerin güvenliğini sağlar. Özel teknelerde bu tür güvenlik standartlarının olmayabileceğini ve potansiyel risklerin bulunduğunu belirtiyorsunuz. Bu nedenle, Mavi Yolculuk deneyimi için rezervasyon yaparken lisanslı ve güvenilir kuruluşları tercih etmenin önemli olduğunu vurguluyorsunuz. Bu şekilde, turistler beklenmedik kötü sürprizlerle karşılaşma ihtimali azaltabilir ve güvenli bir deneyim yaşayabilirler” dedi.

“İngilizler ve Almanlar yeniden ağırlıklı müşterilerimiz olarak yer alıyor”

TYBA Kurucu üye Şeref Sevi yeni sezondaki haraketlilik hakkında, “Rezervasyonlar bu mevsim başında iyi başladı ama şu anda bir durgunluk yaşıyoruz. Ülkeler derseniz, önemli müşterilerimizden biri İsrail’di ama bilinen nedenlerden dolayı İsraillilerin bize gelmesi uzun bir süre pek mümkün görünmüyor. Dünyanın değişik yerlerinden Avustralya’dan, Arjantin’den, Güney Afrika’dan her zaman müşterilerimiz var. Avrupa’dan da var. İngilizler ve Almanlar yeniden ağırlıklı müşterilerimiz olarak yer alıyor. 1 Mayıs’ta başlayan sezon yaklaşık 180 gün sürecek, Ekim sonunda sonlanır” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yat-isletmecileri-sorunlarini-tartisti/feed/ 0
TYBA, Marmaris’te sektör temsilcileriyle bir araya geldi https://www.haber60.com.tr/tyba-marmariste-sektor-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/tyba-marmariste-sektor-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/#respond Sat, 16 Mar 2024 22:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19738 Tüm Yat İşletmecileri Yatırımcıları Broker ve Acenteleri Derneği (TYBA) Muğla’nın Marmaris İlçesinde sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Ege sularında faaliyet gösteren ticari yat firmaları ve Yunanistan’dan gelen iki yat firması yetkilileri, en büyük problem olarak görülen kaçak tekne ile charter yapanların önüne geçilebilmek ve Yunanistan’daki seyir izinleri, vergi ve ücretler hakkında sektörün ihtiyacı olan her şeyi belirleyip çözüm üretilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

İçmeler Mahallesinde bir otelin toplantı salonunda gerçekleşen konferansta Marmaris’ten birçok yat firması da katılım sağladı. Özellikle Koronavirüs Pandemisinden sonra izole tatil anlayışı ile popülerleşen mavi yolculuk ve tekne turlarının sorunları ve sektör hakkında bilgi verildi.

Konferansta konuşan Güneş Aysın, yat sektörünün gelişmeleri hakkında bilgi verdikten sonra Yunanistan’dan gelen iki firma yetkilisini tanıttı. Yunanlı Firma yetkilileri ülkelerindeki yat charter prosedür ve işleyişleri ile ilgili bilgilendirme yaparken, vergi sistemi tekne bağlama hizmetleri ile ilgili paylaşımda bulundular.

TYBA yönetim kurulu başkanı Güneş Aysun, “Derneğimizin merkezi Bodrum’da. Ancak Muğla’nın dışında pek çok yerden kurumsal firmaların sahipleri yöneticileri Derneğimizde bulunmaktadır. Muğla, Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul’dan toplamda 98 üyemiz var. Bunların hepsi kurumsal üyeler ve Türkiye’deki ticari yatçılık şirketi ve belli başlı firmalardır. Bugün de burada, Marmaris’te güzel ilçemizde birlikte bir toplantı yapıyoruz. Sektörle ilgili çeşitli isimleri seçtik, kendi aramızda bilgi alışverişi yapmak için. Ayrıca Yunanistan’dan bazı yönetici misafirlerimiz de bugün burada bizimle toplantıya katıldılar. Oradaki Türk teknelerinin giriş çıkışlarıyla ilgili formaliteler ve vergiler konusunda bilgilendirerek görüş alışverişinde bulunuyoruz. Bizim Türkiye’deki ticari yatçılık sezonu yani kabaca işte Nisan ortasında ufak ufak başlıyor. Mayıs ayının esasında tam başlıyor ve Ekim sonuna kadar, Kasım başına kadar sürüyor” dedi.

“Tatile çıkmak isteyenler kurumsal şekilde çalışan firmalardan rezervasyonlarını yapmalarını tavsiye ediyorum”

Özellikle Mavi Tura yurt dışından ve yurt içinden gelecek olan tatilcilere önerileri, neyi tercih etmeliler ve Mavi turu tercih ederken öncelikleri ne olmalı sorusuna, “Türkiye’deki Mavi Yolculuk geleneği hakkında ve ticari yatların kiralanmasıyla ilgili bilgi veriyorsunuz. Mavi Yolculuk, Türkiye’nin turistik ve doğal güzelliklerini deniz yoluyla keşfetmek için yapılan bir tür deniz turizmi olarak biliniyor. Bu geleneğin bir parçası olarak, özel ve ticari yatlarla seyahat edilir. Ticari yatlar, özel yatlardan farklıdır. Çünkü ticari faaliyetler için özel lisanslara sahiptirler ve belirli teknik ve güvenlik standartlarına uymak zorundadırlar. Ticari yatların kiralama işlemleri de bu standartlara uygun şekilde gerçekleşir ve kiralama süreci özel yatlara göre daha farklı olabilir. Bu ticari yatlar genellikle Mavi Yolculuk turizmi için kiralanır ve genellikle turizm firmaları veya özel kiralama şirketleri tarafından yönetilir. Bu yatlar yeterli donanıma sahip olmalıdır ve personeli de belirli standartlara göre işe alınır ve denetlenir. Mavi Yolculuk deneyimi, Türkiye’nin sahil şeridinde seyahat etmek isteyenler için benzersiz bir deniz macerası sunar ve bu geleneğin bir parçası olarak ticari yatların kiralanması bu deneyimi daha erişilebilir kılar. Mavi Yolculuk deneyimini yaşamak isteyenler için güvenliğin önemli olduğunu belirtiyorsunuz. Bu tür deneyimleri organize etmek için Deniz Ticaret Odası üyesi olan, TÜRSAB üyesi olan veya acentelik mesleğini resmi olarak yapan kişi ve kuruluşları tercih etmenin önemini vurguluyorsunuz. Bu kuruluşlar genellikle belirli standartlara uyar ve turistlerin güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alırlar. Özellikle ticari yatların kiralama işlemlerinde bu tür kuruluşların tercih edilmesi, turistlerin ihtimal risklerden korunmasına yardımcı olabilir. Ticari yatlar genellikle belirli standartlara ve güvenlik protokollerine uygun olarak işletilir ve bu da turistlerin güvenliğini sağlar. Özel teknelerde bu tür güvenlik standartlarının olmayabileceğini ve potansiyel risklerin bulunduğunu belirtiyorsunuz. Bu nedenle, Mavi Yolculuk deneyimi için rezervasyon yaparken lisanslı ve güvenilir kuruluşları tercih etmenin önemli olduğunu vurguluyorsunuz. Bu şekilde, turistler beklenmedik kötü sürprizlerle karşılaşma ihtimali azaltabilir ve güvenli bir deneyim yaşayabilirler” dedi.

“İngilizler ve Almanlar yeniden ağırlıklı müşterilerimiz olarak yer alıyor”

TYBA Kurucu üye Şeref Sevi yeni sezondaki haraketlilik hakkında, “Rezervasyonlar bu mevsim başında iyi başladı ama şu anda bir durgunluk yaşıyoruz. Ülkeler derseniz, önemli müşterilerimizden biri İsrail’di ama bilinen nedenlerden dolayı İsraillilerin bize gelmesi uzun bir süre pek mümkün görünmüyor. Dünyanın değişik yerlerinden Avustralya’dan, Arjantin’den, Güney Afrika’dan her zaman müşterilerimiz var. Avrupa’dan da var. İngilizler ve Almanlar yeniden ağırlıklı müşterilerimiz olarak yer alıyor. 1 Mayıs’ta başlayan sezon yaklaşık 180 gün sürecek, Ekim sonunda sonlanır” dedi. – MUĞLA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tyba-marmariste-sektor-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Sivas’ta İlk 2 Ayda 695 Suçlu Cezaevine Gönderildi https://www.haber60.com.tr/sivasta-ilk-2-ayda-695-suclu-cezaevine-gonderildi/ https://www.haber60.com.tr/sivasta-ilk-2-ayda-695-suclu-cezaevine-gonderildi/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16820 Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas’ta yılın ilk iki ayına ilişkin asayiş rakamlarını paylaştı. Açıklanan rakamlara göre 2 ayda 695 suçlu cezaevine gönderildi.

Sivas Valiliği, ‘Emin Şehir Sivas’ Güvenlik ve Bilgilendirme Toplantısı düzenledi. Sivas Valiliği Ek Binada düzenlenen toplantıya Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Muhammet Sevinç ve İl Emniyet Müdürü Burhan Akçay katıldı. Toplantıda asayiş rakamlarına ilişkin bilgi veren Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas’ın asayiş bakımından Türkiye’deki en güvenli şehirleri arasında yer aldığını söyledi.

Şehrin asayişinin sağlanması noktasında polis ve jandarma ekipleri ile gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Vali Yılmaz Şimşek, “İlimiz, asayiş bakımından ülkemizin en güvenli şehirleri arasında yer almaktadır. Bu tablo tabi ki polisimizin, jandarmamızın, kaymakamlarımızın gayretli ve özverili çalışmalarının sonucudur. Bizler, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunu şiar edinerek sizlerin huzuru için jandarma ve emniyet teşkilatımızın tüm personelleri ile mesai mefhumu gözetmeksizin görev yapmaktayız. Sivas 16 ilçesi, bin 234 köyü, 28 bin 164 km’lik yüzölçümü ile Türkiye’nin en büyük illerinden biri. Ayrıca kuzey-güney, doğu batı geçiş güzergahında bulunuyor. Şüphesiz bu coğrafya, emniyet, asayiş yönünden dikkat gerektiren noktaları da beraberinde getiriyor. Bu yönüyle hem emniyet bölgesi hem de jandarma bölgesi açısından oldukça geniş bir sorumluluk alanına sahibiz. Sivas, memnuniyetle ifade etmek isterim ki genel olarak baktığımızda her yönüyle ülkemizin huzurlu ve asayişi düzgün illerinden birisi” dedi.

2 Ayda 51 kaçak göçmen yakalandı

1 Ocak ve 29 Şubat tarihleri arasında yapılan çalışmaları kamuoyu ile paylaşan Vali Yılmaz Şimşek, “Son iki ay içerisinde ilimizde 256 evden hırsızlık olayının 173’ünü, 174 dolandırıcılık olayının ise 103’ünü aydınlatmış durumdayız. 2024 yılının ilk 2 ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerimiz 12 olaya müdahale ederek, 17 şüpheliyi gözaltına almıştır. Bu anlamda şehir eşkıyalarına göz açtırmıyoruz. Göçmen kaçakçılığında da geçen yılın ilk 2 ayına göre yüzde 63 azalma olmuştur. 2023 yılında 174 göçmen yakalanmış, 2024’ün ilk 2 ayında ise 51 göçmen yakalanmıştır. Yine son yıllarda kaçak/sahte alkol üretimi, dağıtımı, satışına yönelik denetimlerimiz de sürmektedir. Geçen yılın son günlerindeki operasyonlarla 37,5 litre etil alkol, 120 adet alkol aroma kiti, 71 litre kaçak alkol, 80 şişe sahte alkole el konulmuştur. Bu yıl gerçekleşen bir vakamız bulunmamaktadır” ifadelerine yer verdi.

Sivas’ta uyuşturucuya geçit yok

Sivas’ın uyuşturucu ile mücadele noktasında çok iyi bir yerde olduğuna değinen Vali Şimşek, şu ifadelere yer verdi:

“Bir diğer önemli konu ise uyuşturucu ile mücadele. Bu konuyu çok kapsamlı olarak değerlendiriyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimizi bu illetlerden korumak malumunuz hepimizin ortak görevidir. Bizlerin bu konuda sorumlulukları bulunmaktadır. Sürece güvenlik boyutunda baktığımızda son iki ay içerisinde yaptığımız operasyonlar ve uygulamalarla; 926 gr uyuşturucu madde, 7 bin 475 adet sentetik uyuşturucu hapın ele geçirildiğini ifade etmek isterim. Bu süreçte 119 şahsa işlem yapılarak bunlardan 12’si tutuklanmıştır. Güvenlik bakışımızın ana maddelerinden biri de yakalama ve yargıya teslim etme. Bu konuda son iki ay içerinde 695’i hapis cezası, 854’ü ifade için olmak üzere toplam bin 549 şahsı güvenlik güçlerimiz adalete teslim etmiştir.” – SİVAS

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivasta-ilk-2-ayda-695-suclu-cezaevine-gonderildi/feed/ 0
Sahil Güvenlik Komutanlığı Kadın Helikopter Pilotları Güvenliği Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/sahil-guvenlik-komutanligi-kadin-helikopter-pilotlari-guvenligi-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/sahil-guvenlik-komutanligi-kadin-helikopter-pilotlari-guvenligi-sagliyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 08:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16096 Sahil Güvenlik Komutanlığının hava biriminde görev yapan kadın helikopter pilotları, “iki mavi” olarak adlandırdıkları gökyüzü ve deniz arasında icra ettikleri görevle güvenliği sağlıyor, doğal afet ve acil durumlarda can kurtarmak için mücadele veriyor.

Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı bünyesinde Ege Bölgesi’ndeki illerde görev yapan 53 pilot arasında yer alan 7 kadın helikopter pilotu, günlük düzenli uçuşlarıyla komutanlığın kara ve deniz unsurlarına destek veriyor.

Görev öncesi “meyvest” adı verilen ve üzerinde işaret tabancası, köpek balığı kovucu boya, çakar lambası, oksijen tüpü ve telsiz gibi malzemelerin bulunduğu yeleği giyen kadın pilotlar, kasklarını yanlarına alarak helikoptere geçiyor.

Son kontrollerin ardından görev bölgelerine hareket eden pilotlar, “iki mavi” olarak adlandırdıkları gökyüzü ve deniz arasında güvenliği sağlıyor, afet ve acil durumlar için her an göreve hazır bekliyor.

Deniz kazalarının yanı sıra Kahramanmaraş merkezli depremlerden Karadeniz’deki sel felaketlerine kadar çok sayıda afette can kurtaran pilotlar, göklerde cumhuriyet kadınlarını temsil etmenin gururunu da yaşıyor.

“Çevremize örnek oluyoruz”

Kadın pilotlardan Teğmen Yüksel Gamze Koçak, pilot olmanın çok gurur verici bir duygu olduğunu söyledi.

Üstlendikleri görevlerin icrasında herhangi bir cinsiyet ayrımı olmadığını vurgulayan Koçak, “Tüm pilotlar gibi bize verilen görevleri canla başla üstleniyoruz. Cinsiyetimizin bizi kısıtlamadığını biliyoruz ve bu konuda sürekli çevremize örnek oluyoruz. Denizlerimiz ve ihtiyaç duyulduğunda doğal afetlerde arama kurtarma faaliyetlerinde görev almak ve bu faaliyetlerde insan hayatını kurtarmak oldukça mutluluk verici.” diye konuştu.

Üsteğmen Sinem Derya Gökçe, afet görevleri sırasında unutamayacakları pek çok olayla karşılaştıklarına dikkat çekti.

6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay’da görev yaptığını, pek çok canın kurtarılmasına yardımcı olduğunu anlatan Gökçe, şöyle konuştu:

“Başımızdan birçok olay geçti ama en çok aklımda kalanı, hamile bir kadının Hatay’dan Adana’ya tıbbi tahliyesini gerçekleştirmemiz oldu. Uçuşta doğumu başlamıştı. Tıbbi tahliyeden sonra hastanede 5 dakika içerisinde doğumu gerçekleşmişti ve bir erkek bebek dünyaya gelmişti. Anne ve bebeğin iyi olduğunu öğrendikten sonra kendimi çok iyi hissettim. Gurur duydum ve ‘iyi ki bu meslekteyim’ dedim. Umarım bir daha böyle bir felaket başımıza gelmez.”

Üsteğmen Bircan Erkan ise 2021 yılında Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelen sel felaketinde görev yaptığını ve bunun meslek hayatındaki ilk görevi olduğunu söyledi.

Bugüne kadarki en zor ve etkileyici görevi bu afet bölgesinde yaptığını dile getiren Erkan, “Afet bölgesine ilk intikal eden ekipler olarak orada birçok görev icra etik. Afetin yaşandığı ilk gün helikopterle evlerin çatılarında mahsur kalan 64 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesini gerçekleştirdik. Kayıp vatandaşlarımız için aylar süren arama faaliyetleri yaptık. Bölgede gördüğüm üzücü manzaralar beni çok etkiledi ve icra ettiğimiz mesleğin önemini kavradım. Böyle kötü sonuçlanan doğal afetlerin tekrarının umarım bir kez daha yaşamayız.” ifadelerini kullandı.

Komutanlıkta ikinci pilot olarak görev yapan Teğmen Beyza Birol Serin ise birçok pilot gibi havacılığa olan tutkusunun çocukluk hayallerine dayandığını söyledi.

Pilot olma hayaliyle Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapmak üzere başvuru yaptığını anlatan Serin, pilot olmanın yanı sıra “iki mavide” uçacak olmanın mutluluğunu yaşadığını, hayallerinin arkasından yılmadan bugünlere geldiğini bildirdi.

Serin, “Kadınlarımız nasıl tarih boyunca birçok fedakarlıkta bulunup kahraman olmuşlarsa biz de cumhuriyet kadınları olarak bu yolda yürümeye, sayımızı artırarak devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahil-guvenlik-komutanligi-kadin-helikopter-pilotlari-guvenligi-sagliyor/feed/ 0
İsrail’in saldırılarından etkilenen Filistinliler güvenli bir yuva arıyor https://www.haber60.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/ https://www.haber60.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15502 İsrail’in yaklaşık beş aydır abluka ve saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde yerinden edilmiş Filistinliler, “olmayan güvenli ve sıcak bir yuva” arayışı içindeler.

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri sözde “güvenli olduğu” iddiasıyla göçe zorladığı güneydeki Refah kentini de hedef almaya başladı.

Refah’a sığınan yüz binlerce Filistinli, uluslararası hukuku ve kararları hiçe sayan İsrail’in saldırılarının yol açtığı felaketin gölgesinde güvenli bir alan bulmaya çalışıyor.

Refah’taki çadır kamplarında yaşayan Filistinliler, bir taraftan her an üzerlerine bir bomba düşecek korkusuyla yaşarken, diğer taraftan da şiddetli soğuk ve kasvetli karanlık içinde acı çekiyor.

İsrail ordusunun daha önce “güvenli” olduğunu iddia ettiği ve yaklaşık 1,5 milyon kişinin sığındığı güneydeki Refah kenti, Gazze Şeridi’ndeki en yoğun nüfuslu bölgelerden biri olarak kabul ediliyor.

Yerinden edilen Gazzeliler, kış ve zorlu hava koşullarıyla başa çıkmak için ihtiyaç duydukları battaniye, kışlık kıyafet ve ısınma araçlarından yoksun. Halk, bitkin ve yorgun bedenlerini ısıtmak için umutsuz bir çabayla boş alanlarda yakılan ateşlerin etrafında toplanarak ısınmaya çalışıyor.

Yakılan ateşlerin etrafında ısınmaya çalışan aileler, bir yandan da birbirlerine manevi ve psikolojik destek sağlamaya çalışıyor.

Gazze’de “olmayan” güvenli ve sıcak bir yuva arayışı içinde olan siviller, gecelerini üzerlerinde uçan İsrail savaş uçaklarından ya da çevrede bekleyen tanklardan her an gelebilecek bir bomba korkusuyla geçiriyor.

İsrail’in tehditlerinin artmasıyla birlikte Refah’a kara saldırısı düzenleme olasılığına ilişkin endişeler artıyor.

“Havalar çok soğuk, kendimizi ve çocuklarımızı ısıtabilmek için ateş yakıyoruz”

AA muhabirine konuşan yerinden edilmiş Filistinli Nasır el-Hatib, Gazze’nin doğusundaki Şucaiye Mahallesinden 8 kişilik ailesiyle birlikte Refah’a geldiklerini belirterek, yanlarında ne kendilerini ne de küçük çocuklarını sıcak tutabilmek için kıyafet getiremediklerini söyledi.

“Koşullar zor ve trajik olduğu için evden hiçbir şey alamadık. Havalar çok soğuk, kendimizi ve çocuklarımızı ısıtabilmek için ateş yakıyoruz.” diyen Hatib, Gazze Şeridi’ndeki yüz binlerce yerinden edilmiş insan gibi kendilerinin de para ve yiyeceklerinin olmadığını ve yaşam mücadelesi verdiklerini belirtti.

Hatib, “Güvenli ve sıcak bir yuva arıyoruz. Ancak maalesef bu şartlarda bu mümkün görünmüyor. Gazze Şeridi’nde güvenli hiçbir yer kalmadı.” dedi.

“Umarız savaş biter ve evlerimize sağ salim döneriz”

Gazzeli Fayiz Hasaneyn de 6 kişilik ailesiyle Refah’a sığındığını belirterek, geldikleri yerde soğuktan korunmak için battaniye ya da kıyafetlerinin olmadığını dile getirdi.

Derme çatma bir çadırda kaldıklarını ve ısınabilmek için odun, karton ve benzeri şeyler yaktıklarını söyleyen Hasaneyn, “Umarız savaş biter ve evlerimize sağ salim döneriz. Savaş günleri bizi yordu ve henüz akıbetimizi bilmiyoruz.” dedi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 534 Filistinli öldürüldü, 71 bin 920 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/feed/ 0
Yemen Açıklarında Bir Kargo Gemisi Husilerin Saldırısına Uğradı https://www.haber60.com.tr/yemen-aciklarinda-bir-kargo-gemisi-husilerin-saldirisina-ugradi/ https://www.haber60.com.tr/yemen-aciklarinda-bir-kargo-gemisi-husilerin-saldirisina-ugradi/#respond Tue, 20 Feb 2024 03:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9985 Belize bandıralı, İngiltere’ye kayıtlı bir kargo gemisi Yemen açıklarında Husilerin füzeli saldırısına uğradı. Geminin mürettebatı gemiyi terk etti.

Güvenlik yetkilileri Rubymar isimli geminin vurulduğu sırada Aden Körfezi’nde seyrettiğini ve Babülmendep Boğazı’na yaklaşmakta olduğunu söyledi.

“Çok tehlikeli” olarak sınıflandırılan gübre taşıyan gemi su almaya başladı.

İngiltere saldırıyı kınadı ve “müttefik donanma gemilerinin olay yerinde olduğunu” açıkladı.

İngiltere ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler, Husilerin Kızıldeniz’deki tehditlerini sonlandırmak için bir süredir askeri operasyonlar düzenliyor. Ancak söz konusu saldırıyla beraber bu çabaların sonuçsuz kaldığı görüldü. Saldırı, İran destekli Husiler tarafından şimdiye kadar gerçekleştirilen en zarar verici saldırılardan birisi olarak da kayıtlara geçti.

Husiler, İsrail ile Hamas arasında Gazze’de devam eden savaşta Filistinlilere destek vermek amacıyla Kasım ayının ortalarından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki ticari gemilere ve Batılı savaş gemilerine yönelik saldırılar düzenliyor.

Saldırılarla birlikte büyük taşıma şirketleri, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturan bu kritik su yolunu kullanmaktan vazgeçti.

ABD ve İngiliz kuvvetleri buna karşılık olarak geçen ay Husilerin kontrolündeki Yemen’in batısındaki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlemeye başladı.

‘Askeri yetkililer olay yerinde’

Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Dairesi (UKMTO) Pazar gecesi, Yemen’in Kızıldeniz limanı Mocha’nın yaklaşık 65 km güneyinde adı açıklanmayan bir gemiden bir olay raporu aldığını söyledi.

Kaptanın yerel saatle 23.00 civarında “gemiye yakın bir yerde hasarla sonuçlanan bir patlama” bildirdiği belirtildi.

UKMTO, Pazartesi günü askeri yetkililerin mürettebatın bir saldırının ardından gemiyi terk ettiğini bildirdiğini aktardı.

Açıklamada, geminin demir attığı ve tüm mürettebatın da güvende olduğu belirtildi:

“Askeri yetkililer yardım sağlamak üzere olay yerinde bulunuyor.”

İngiliz deniz güvenlik firması Ambrey de Belize bandıralı bir kargo gemisinin Pazar günü kuzeye doğru seyrederken Bab al-Mandab Boğazı’nda saldırıya uğradığını açıkladı.

Rubymar’ın güvenlik firması LSS Sapu ve veri sağlayıcısı Lloyd’s List Intelligence da daha sonra yaptıkları açıklamada geminin iki füzeyle vurulduğunu ve hasar gördüğünü doğruladı.

LSS-Sapu sözcüsü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada “geminin su aldığını ancak gemide kimsenin olmadığını” söyledi.

Sözcü, sahipleri ve yöneticilerinin geminin çekilmesi için seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

24 mürettebat güvenli bir yere götürüldü

İngiliz hükümeti Rubymar’ın su aldığını ve terk edildiğini, mürettebatının da güvenli bir yere götürüldüğünü teyit etti.

En son Pazar günü takip sinyali alan MarineTraffic verilerine göre Rubymar, Suudi Arabistan’dan Bulgaristan’a doğru seyahat etmekteydi.

Husi askeri sözcüsü Yahya Sarea Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, deniz kuvvetlerinin Aden Körfezi’nde Rubymar olarak tanımladığı “bir İngiliz gemisine” füzeler ateşlediğini duyurdu.

Sarea, “Gemi feci şekilde hasar gördü” dedi ancak herhangi bir kanıt sunmadı.

Operasyon sırasında mürettebatın gemiyi güvenli bir şekilde tahliye etmelerini sağladıklarını belirten Sarea, “Gemi, uğradığı büyük hasarın bir sonucu olarak, şu anda Aden Körfezinde potansiyel batma riski altında”dedi.

Cibuti Liman Dairesi, gemide 11 Suriyeli, altı Mısırlı, dört Filipinli ve üç Hintli olmak üzere 24 mürettebatın olduğunu açıkladı. Yetkililer mürettabata ilk olarak yoldan geçen başka bir gemi tarafından yardım edildiğini, şimdi ise güvenli bir şekilde evlerine dönmeleri için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Yetkililer, taşıdığı “çok tehlikeli” olarak sınıflandırılan gübre bakımından da uyarıda bulundu.

172 metre uzunluğundaki Belize bandıralı Rubymar’ın operatörleri Lübnanlı. Geminin kayıtlı sahibi Golden Adventure Shipping’in de adresi İngiltere’nin Southampton limanında bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yemen-aciklarinda-bir-kargo-gemisi-husilerin-saldirisina-ugradi/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı: Sosyal medya kullanım süresi son derece ciddiyetle ele alınmalı https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-sosyal-medya-kullanim-suresi-son-derece-ciddiyetle-ele-alinmali/ https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-sosyal-medya-kullanim-suresi-son-derece-ciddiyetle-ele-alinmali/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:21:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7704

ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, “Sosyal medya kullanım süresi dünyada 2 saat 23 dakika iken; ülkemizde 2 saat 44 dakika, yaklaşık 3 saati buluyor. Dolayısıyla bu alan asla boş bırakılmaması ve son derece ciddiyetle ele alınması gereken bir konu” dedi.

Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) ‘Hep Birlikte Daha İyi Bir İnternete’ temasıyla düzenlenen ‘Güvenli İnternet Günü Etkinliği’ne katıldı. Burada konuşan Uraloğu, insanlık olarak bilgiye erişim konusunda sıkıntı çekilmeyen bir çağda yaşadıkları için şanslı olduklarını fakat bununla beraber insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar da manipülasyona ve dezenformasyona açık hale gelindiğini söyledi.

‘ÇOCUKLARIMIZI İNTERNET DÜNYASINDA YALNIZ BIRAKMAYIN’

Bugün internet sayesinde bilgiye ulaşmanın yanı sıra bankacılık işlemlerinden fatura ödeme gibi birçok işlemi de internet üzerinden kolaylıkla gerçekleştirildiğini anımsatan Uraloğlu, internetin hayatlarına getirdiği kolaylıkların yanında hayatlarını dönüştüren bir olgu haline de dönüştüğünü ifade etti. İnternet kültürünün, zamanının büyük kısmını internette geçiren gençlerin değerlerini de belirlediğini vurgulayan Uraloğlu, “Örf ve adetlerimiz internet ortamında farklı yorumlanabiliyor, insani değerler de bu mekanda farklılık gösteriyor. Bu nedenle bir ebeveynin, kendi çocuğunun evin dışında, nerede, kiminle olduğunu bilmesi gerekiyorsa; dijital dünyada da çocukların kontrolsüz bir şekilde bırakılması oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Buradan tüm anne-babalara sesleniyorum; lütfen çocuklarımızı, gençlerimizi başıboş ve uçsuz bucaksız bir ortam olan internet dünyasında yalnız bırakmayın. Çok farklı koruma ve güvenlik yöntemleriyle onları dijital alemin kötülüklerinden uzak tutun” diye konuştu.

‘VATANDAŞLARIMIZI BİLİNÇLENDİRMEK İSTİYORUZ’

İnterneti güvenli bir şekilde kullanmanın yollarını öğrenmek ve uygulamanın herkesin sorumluluğunda olduğunu belirten Uraloğlu, “Günlük internet kullanım süresi, dünyada 6 saat 40 dakika iken; ülkemizde bu rakam 6 saat 50 dakika, yaklaşık 7 saate ulaşmış bulunuyor. Sosyal medya kullanım süresi ise dünyada 2 saat 23 dakika iken; ülkemizde 2 saat 44 dakika, yaklaşık 3 saati buluyor. Dolayısıyla bu alan asla boş bırakılmaması ve son derece ciddiyetle ele alınması gereken bir konu. Biz de bu kapsamda bakanlık olarak Güvenli İnternet Günü vesilesiyle, vatandaşlarımızı dijital dünyada güvende tutmanın yolları konusunda bilinçlendirmek istiyoruz” dedi.

‘824 EĞİTİM VE SEMİNER İLE 116 BİN KİŞİYE ULAŞTIK’

Dijital platformlarda karşılaşılan en büyük sorunlardan birisinin de bilgi kirliliği olduğunu söyleyen Uraloğlu, yalan ile gerçeğin iç içe geçtiği dijital ortamlarda interneti ve sosyal medya platformlarını bilinçli bir şekilde kullanmak ve dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek gerektiğini söyledi. Çocukları ve gençleri; siber zorbalık, çocukların çevrim içi istismarı, sosyal medya ve oyun bağımlılığı başta olmak üzere pek çok dijital tehditten korumanın gerekliliğine de vurgu yapan Uraloğlu, bu tehditlere karşı 2016 yılında BTK bünyesinde Güvenli İnternet Merkezi’ni kurduklarını hatırlattı. Güvenli İnternet Merkezi ile 2023 yılında gerçekleştirilen 167 eğitim ve seminer ile yaklaşık 26 bin kişiye ‘İnternetin Bilinçli ve Güvenli Kullanımı’ eğitimi verdiklerini bildiren Uraloğlu, “Böylece son 5 yılda 824 eğitim ve seminer ile toplam 116 bin kişiye ulaştık. ‘İnternet Yardım Merkezi’ ile internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı kapsamında kullanıcıların internet ortamlarında yaşadıkları sorunlara çözüm önerileri sunuyoruz.  Aynı şekilde hizmet vermeyi sürdüren, ‘ALO 141 İnternet Bilgi Destek Hattı’ ile de dijital ortamlarda yaşanan sorunları, hızlı ve alternatif bir yoldan çözüme kavuşturuyoruz. 2023 yılı itibari ile 70 binden fazla çağrıya cevap verdik” diye konuştu.

‘314 BİNDEN FAZLA ZARARLI BAĞLANTIYI ENGELLEDİK’

Uraloğlu, siber tehditlere karşı da etkin bir mücadele yürüttüklerinin altını çizerek, “Uluslararası kuruluşlar, adli makamlar, araştırma merkezleri ve üniversiteler, özel sektör gibi paydaşlarla koordinasyon içerisinde hareket eden Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi, aynı zamanda uluslararası planda ülkemizin temas noktası olma görevini de ifa ediyor. Tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’miz tarafından bugüne kadar yerli yazılımlarımız ile engellenen 314 binden fazla zararlı bağlantıyı şayet engelleyememiş olsaydık, vatandaşlarımız sadece geçtiğimiz hafta içinde 66 milyona yakın zararlı isteğin hedefi haline gelmiş olacaklardı” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-sosyal-medya-kullanim-suresi-son-derece-ciddiyetle-ele-alinmali/feed/ 0
TAKSİLERDE KABİN DÖNEMİ: ÇOK TALEP ALIYORUZ https://www.haber60.com.tr/taksilerde-kabin-donemi-cok-talep-aliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/taksilerde-kabin-donemi-cok-talep-aliyoruz/#respond Thu, 08 Feb 2024 08:03:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6529

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanvekili Veli Yurt: Kurşun geçirmez kabinler konusunda yetkililerle görüşmelerimiz başladı

Emine DERYA-Hazal Mihrace GÖKSUN-Yunus Emre YALÇIN- Emre Can URAN/ Taksici Oğuz Erge’nin soğukta üşümesin diye aracına aldığı Delil Aysal tarafından öldürülmesinin ardından taksi şoförleri, araçlara kurşun geçirmez kabin zorunluluğu getirilmesini istiyor. Kabin üreticisi Ahmet Arslanoğlu, ” Son zamanlarda yaşanan gasplar nedeniyle çok talep alıyoruz” dedi.  İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanvekili Veli Yurt, “Kurşun geçirmez kabinler konusunda yetkililerle görüşmelerimiz başladı” dedi. Bazı taksi şoförleri taksilerine kabin yaptırmaya başlarken, taksici Gülden Bilge, “Şu anda mevcut olan kabinlerin daha sağlam, sağlıklı, güvenli olmasını tercih ederim” diye konuştu.

Taksicilere yönelik şiddet olaylarının artması ve son olarak İzmir’de taksici Oğuz Erge’nin aracına aldığı Delil Aysal tarafından öldürülmesinin ardından taksi şoförlerinin güvenliği yeniden gündeme geldi. İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanvekili Veli Yurt, “Kurşun geçirmez şekilde kabinler konusunda gerekli yetkililerle görüşmelerimiz başladı.” dedi. Kabinli taksilere de talep artışı yaşandığını belirten işletme sahibi Ahmet Arslanoğlu ise, “Şu anda gasp olayları, yaralanma olayları hatta öldürme olayları ön plana çıktığı için kabinlere talep oluştu. Aracın herhangi bir görüntüsünü de bozmuyor. Arkadan bir müşteri bindiğinde önü de rahatlıkla görebiliyor çünkü şeffaf bir malzeme. Aslında şoförden de ön taraftan arka tarafı koruyor. Son zamanlardaki gasp nedeniyle çok talep alıyoruz.” dedi. 2020 yılında aracına kabin taktırdığını söyleyen taksici Gülden Bilge ise, “Şu anda mevcut olan kabinlerin daha sağlam, sağlıklı, güvenli olmasını tercih ederim.” şeklinde konuştu.

“KURŞUN GEÇİRMEZ KABİN ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”

İşletme sahibi Ahmet Arslanoğlu son dönemde kabinli taksilerde son dönemde talep artışı olduğunu söyledi. Arslanoğlu, “İlk önce koronavirüsü önlemek için yaptık. Daha sonra malzemeyi daha da güçlendirdik. Daha önce ince ve kırılgandı. Bu talep üzerine, kırılganlığı azalsın, esnek olsun, bunları göz önünde bulundurarak değişik bir ürün kullandık. Pandeminin başından beri yaklaşık bin taksiye takmışızdır. Artı olarak servis araçlarına ve özel araçlara da taktık. İlgi görüyor. Şu anda koronovirüs bittiği için bu ürünleri kaldırdılar. Şu anda gasp olayları, yaralanma olayları hatta öldürme olayları ön plana çıktığı için bunlar talep haline geldi. Şu anda yaklaşık 30-40 araç için şehir dışından sipariş alıyoruz” dedi.

KORUMA AMAÇLI YAPTIĞIMIZ BİR ÜRÜN

Talep üzerine kurşun geçirmez kabin üretimi için de çalıştıklarını belirten Arslanoğlu, “Gasplarla ilgili insanlar canının güvenliği için ürünün de darbeye dayanıklı olduğunu bildikleri için kullanan insanlar geri dönüş yapıyor. Kullanan insanlar çıkarttıkları ürünü geri taktırıyorlar. Yeri geliyor yeni yaptırıyorlar. Şu anda yine ihtiyaç sahipleri aramaya başladılar. Darbelere karşı dayanıklı, çekiç veya ağır bir materyale, bıçağa dayanıklılığı var. Yalnız kurşungeçirmez özelliği yok onun üzerinde de çalışıyoruz. Aracın herhangi bir görüntüsünü de bozmuyor. Arkadan bir müşteri bindiğinde önü de rahatlıkla görebiliyor çünkü şeffaf bir malzeme. Aslında şoförden de ön taraftan arka tarafı koruyor. Koruma amaçlı yaptığımız bir ürün. Son zamanlarda gasp için çok talep alıyoruz. Şu an üretimler yeni talep oluştuğu için yaklaşık 10 gündür haberlerde çıkan gasp olaylarından dolayı talep arttı. Yaklaşık 30-40 araçlık bir talebimiz var. Kurşungeçirmezi çok soruyorlar. Şu anda gasptaki ölümler, yaralanmalar hep silahlı tehdit olduğu için insanların tercihi kurşungeçirmez. Onlarla alakalı da çalışma yapıyoruz.” diye konuştu.

“KABİNLİ ARAÇ MECBURİYETİ GETİRİLİRSE CAN GÜVENLİĞİ OLUR”

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanvekili Veli Yurt, “Şu anda yaşadığımız şoför ölümleri gerçekten esnafımızı çok üzdü. Can güvenliği konusunda büyük sıkıntı yaşıyoruz. İstanbul büyük bir metropol. İstanbul’da da yaklaşık 20 bin taksi ve çalışan 55 bin şoför arkadaşımız var, meslekte hiçbirinin can güvenliği yok. Araçlarımızda kullandığımız kamera sistemleri ve acil butonlar var. Bu butonlarla da yardım isteyebiliyoruz; ama son zamanlarda yaşadığımız bir taksici cinayetinde arkadan bir insan silahla ateş ettiği zaman korumasız oluyor. Bu durumların önüne geçmek için İçişleri Bakanlığımız tarafından belki bir genelgeyle kabinli araç mecburiyeti getirilirse çalışan arkadaşlarımızın can güvenliği olmuş olur. Zaten zor bir meslek icra ediyor İstanbul’da esnafımız. Bu konuda Büyükşehir Belediyesinin alacağı kararlar da etkili olacaktır. ” dedi. Başkanvekili Yurt, “Biz bir pandemi yaşadık ülke olarak, dünya olarak. O dönemlerde bir kabin çalışması yapıldı. Bu kabinler o dönemde müşteriyle taksici arasındaki iletişimi kesmek içindi; ama maalesef kurşun geçirmez bir özellik yoktu. Onlar sadece nefes sirkülasyonunu kesmek için yapılmıştı. Yine bu şekilde düşünerek kurşun geçirmez şekilde kabinler konusunda gerekli yetkililerle görüşmelerimiz başladı. 8+1 taksiler olarak da İstanbul’da hizmet veriyoruz. Geniş hacimli araçlar. Bu araçlarla İstanbul halkına hizmet verdiğimizde şoförle müşteri arasındaki koruma kabinini daha kolaylıkla yapabileceğimizi düşünüyoruz. 4+1’lerde biraz daha sıkıntılı olabiliyor ama 8+1’ler de bu daha rahat olacaktır” diye konuştu.

“TEMEL AMAÇ KİŞİNİN GÜVENLİĞİ”

Taksilerdeki kabin uygulamasını hukuki ve güvenlik açısından değerlendiren Avukat Iyaz Çimen ise,  “Yolcunun kullanmış olduğu o ön koltuk veya arka koltuk kısımlarının onun özel alanıyla ilgili yapılabilecek geliştirmeler, hakkının kısıtlanmasından ziyade konfor alanını artırmayı amaçlayan, nitekim güvenlik açısından da hem şoför için hem yolcu için olumlu diyebileceğimiz değişiklikler. Dolayısıyla burada kişilik haklarına saldırıdan ziyade hakkın aslında korunmasının geliştiğini söyleyebiliriz.

KAPI KİLİTLEME YOLCU RIZASI DAHİLİNDE GERÇEKLEŞMELİ

Yolcu güvenliği ile ilgili de konuşan Avukat Çimen “Güvenlik amaçlı gerçekleştirilen kapıların kilitlenmesi sürecinde, bu tabii ki arka taraftaki yolcunun veya ön taraftaki yolcunun eğer ki dışarı çıkmasını engelleyecek bir biçimde gerçekleşiyorsa, bunun onun rızası dahilinde gerçekleşmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Burada temel amaç kişinin güvenliği” dedi.

“DAHA İYİ KOŞULLARDA ÇALIŞMAK İÇİN GEREKLİ”

2019’dan bu yana taksicilik yapan ve aracında 4 yıldır kabin olduğunu belirten Gülden Bilge ise, “Pandemi döneminde yanlış hatırlamıyorsam 2020 senesinde kabin taktırdım ve bu benim aracımda kullandığım dördüncü kabinim. Deforme oldu, kırıldı, yıprandı yine de tekrardan aynısını yaptırdım. Biz bunu pandemi döneminde kullanmaya başladığımızda ilk önce sağlığımız için kullanmaya başladık. Hem kendi sağlığımız hem de hizmet verdiğimiz yolcularımız için. Fakat sağlığımızdan ziyade güvenliğimiz çok daha önemli, ruh sağlığımız içinde öyle, rahat yolculuk yapabilmek için güvenli yolculuk yapabilmek için. Daha iyi koşullarda çalışabilmek için daha gerekli olduğunu düşünüyorum. Hepimizin güvenliği için ilk önce olması gerektiğinin düşünüyorum. Şimdi en başta şöyle söyleyeyim, vurma, kırma gibi olaylarda tabi ki caydırıcılığı olur; ama silahlı bir gaspa uğrarsak eğer bunun caydırıcılığı olmaz. Hayati tehlikemiz de devam eder. O yüzden şu anda mevcut olan kabinlerin daha sağlam, sağlıklı, güvenli olmasını tercih ederim. Arka kapıları yolcuyu aldıktan sonra kilitlemiyorum. Yolcu ile eğer İstanbul’un güvensiz bir bölgesinde çalışıyorsam kilitliyorum. ya da kendim tek başımayken arabamda yolcu yokken İstanbul’da o tekinsiz sokaklardan geçme durumunda kaldığımızda kapılarımı kilitleyip yolculuğuma öyle devam ediyorum. Birçok arkadaş araçlarından söküp attı kullanmak istemediler ama gördüğünüz gibi şu anda bir talep söz konusu kendilerinden de. Bir an önce bunun yasallaşması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

“KABİNLİ ARAÇLARIN PİYASAYA SÜRÜLMESİNİ İSTİYORUZ”

Taksici Ömer Kaçmaz, “Son dönemlerde gerçekten taksici camiasına karşı yapılan haksız eylemler var. Bu konuda senelerdir uğraşılan bir kabin mevzusu var. Maalesef ne hükümetimiz tarafından, ne belediye tarafından ele alınıp bir türlü bu konuda ön adım atılmadı. Bir an önce bir adım atılıp güvenliğimiz açısından bu kabinli araçların piyasaya sürülmesini istiyoruz. Bu bizim can güvenliğimiz açısından çok önemli. Şu anda o takılan kabinlerin ne kadar güvenli olduğu belli değil. Çünkü pandemi zamanında bakalit olarak yapıldı. Bir darbeye bir silaha karşı koruyacak şekilde değil. Bunun artık yapılmasını istiyoruz. Şu anda kullandığımız araçlara kabin koyduğumuz zaman ben 1.85 boyundayım bu arabayı kullanma şansım kalmıyor araçlarımız küçük. Büyük arabalarda, 8+1 sarı siyah araçlarda bu kabinleri rahat bir şekilde uygulayabiliyorlar. Ona uygun şekilde kabin yapılmasını istiyoruz. Bütün arkadaşlarımız istiyor; b ir an önce onaylanırsa çok seviniriz” ifadelerini kullandı.

“MÜŞTERİ ALIRKEN KORKMAYA BAŞLADIK”

Taksici Cemal Sağlam, “Bu yapılan kötü bir olay. Televizyonlardan izledik. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Kimseye zararımız yok, kınıyorum. Can güvenliğimiz yok. Kimlerle karşılaşacağımız bilmiyoruz. Kabin olsun diyoruz, yapılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu. Taksici Tayfun Ulaman ise, “Yaşanan en son olay bizi derinden üzdü. Ben de 25 yıllık taksiciyim. Biz taksiciler olarak artık müşteri alırken korkmaya başladık. Hatta arkaya sağımıza binen arkadaşlardan çekiniyoruz. Bakanlığımız gerekeni yapacaktır. Kabin yapılmasını bekliyoruz. Geç de kalındığını düşünüyorum. Daha önce gündeme gelmişti. En son olaylar da tuzu biberi oldu. Yapılsa daha iyi olur. Biz de krokisini çizdik. Nasıl olur diye kendi aramızda konuştuk. Çelik kabin olarak daha güvenli olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/taksilerde-kabin-donemi-cok-talep-aliyoruz/feed/ 0
Avrupalı Müttefikler İsveç’in NATO’ya Katılımını Memnuniyetle Karşıladı https://www.haber60.com.tr/avrupali-muttefikler-isvecin-natoya-katilimini-memnuniyetle-karsiladi/ https://www.haber60.com.tr/avrupali-muttefikler-isvecin-natoya-katilimini-memnuniyetle-karsiladi/#respond Wed, 24 Jan 2024 00:03:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4740 Avrupalı müttefikler, TBMM’nin İsveç’in NATO’ya katılımına onay vermesini memnuniyetle karşıladı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, X hesabından yaptığı paylaşımda TBMM’de onaylanan kararın İsveç’i NATO’ya bir adım daha yaklaştırdığını belirterek, “İsveç’in katılımı Avrupa’nın güvenliğini güçlendirecek ve AB-NATO işbirliğini artıracaktır. Bundan sonraki adımları sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadelerine yer verdi.

Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib ise X paylaşımında, ülkesinin TBMM’nin kararını memnuniyetle karşıladığını bildirerek, İsveç’in İttifak’a katılımı yolunda önemli bir adım atıldığını vurguladı.

Avrupa’nın güvenliğinin kolektif bir çaba olduğunu kaydeden Lahbib, “İsveç’in NATO’ya katılmasıyla Avrupa daha güvenli ve ittifakımız daha güçlü hale gelecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lökke Rasmussen de X’teki paylaşımında TBMM’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasından “büyük memnuniyet” duyduğunu belirterek, “İsveç’in NATO’da yer alması ittifakı ve İskandinav bölgesinin güvenliğini güçlendirecektir. Süreç henüz tamamlanmadı ancak İsveç’in üyeliğini çok yakında kutlamayı bekliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Estonya Başbakanı Kaja Kallas ise sosyal medya paylaşımında, söz konusu kararın İsveç’in 32. NATO müttefiki olması açısından önemli olduğunun altını çizerken, Cumhurbaşkanı Alar Karis de “ABD/Transatlantik güvenliğini artırmaya ve Baltık Denizi’ni bir NATO denizi haline getirmeye önemli ölçüde yaklaştık. Şimdi tüm gözler Macaristan’da ve herkes İsveç’in bir an önce katılmasını bekliyor.” yorumunu yaptı.

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, paylaşımında “Vilnius’taki NATO zirvesinde varılan anlaşmaların aşamalı olarak uygulamaya konulduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz. İsveç’in NATO üyeliği daha güvenli bir Baltık Denizi bölgesi ve daha güçlü bir ittifak için önemli bir adım olacaktır.” sözlerine yer verdi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ise sosyal medya hesabından TBMM kararından mutluluk duyduğunu paylaşarak, “İsveç’in üyeliği Baltık Denizi bölgesinde güvenliği artıracak ve tüm ittifakı daha güçlü hale getirecektir. İsveç’in üyeliğiyle Finlandiya’nın üyeliği de tamamlanmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Eski Finlandiya Başbakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Alexander Stubb ise ” Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onayladığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Macaristan’ın onayının ardından ittifakımız her zamankinden daha güçlü olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics de X hesabından “TBMM’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasıyla Ankara’dan uzun zamandır beklenen harika bir haber geldi. Bu, tüm ittifakı ve bölgesel güvenliği güçlendirecektir. Umarım Macaristan da yakında aynı şeyi yapar ve nihayet NATO’nun 32. üyesine sahip oluruz.” paylaşımı yaptı.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise X paylaşımında İsveç’in katılımıyla NATO’da oluşacak İskandinav bölgesinin ortak güvenliği güçlendireceğine vurgu yaptı.

NATO’dan Macaristan’a çağrı

NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Michal Szczerba, X mesajında, destekleri dolayısıyla NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonuna teşekkürlerini ileterek, “Macaristan Ulusal Meclisindeki meslektaşlarıma katılım sürecinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasına yardımcı olmaları çağrımı yineliyorum.” ifadelerine yer verdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise yazılı açıklamasında TBMM’nin kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, onay sürecini en kısa sürede tamamlayacağı konusunda Macaristan’a güvendiğini ifade etti.

Stoltenberg, “Tüm NATO müttefikleri Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’i ittifakımıza katılmaya davet etme konusunda mutabık kaldı ve İsveç taahhütlerini yerine getirdi. İsveç’in üyeliği NATO’yu daha güçlü ve hepimizi daha güvenli kılacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupali-muttefikler-isvecin-natoya-katilimini-memnuniyetle-karsiladi/feed/ 0
İran’dan Pakistan’a saldırı: 3 kadın, 4 çocuk hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/irandan-pakistana-saldiri-3-kadin-4-cocuk-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/irandan-pakistana-saldiri-3-kadin-4-cocuk-hayatini-kaybetti/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:21:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3976 – Pakistan’dan İran’daki “terör hedeflerine” saldırı

İran: “Pakistan’ın saldırısında 3 kadın, 4 çocuk hayatını kaybetti”

TAHRAN – Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Sistan-Belucistan bölgesindeki “terör hedeflerine” saldırı gerçekleştirildiği duyurdu. İran tarafı ise saldırıda 3 kadın, 4 çocuk olmak üzere 7 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

İran-Pakistan arasındaki gerilim tırmanıyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan ordusunun sabah saatlerinde İran’ın Sistan Belucistan eyaletindeki “teröristlerin saklandıkları noktalara” hassas saldırı gerçekleştirildiği duyuruldu. Saldırıda çok sayıda “teröristin” öldürüldüğü belirtildi. Pakistan’ın son birkaç yıldır İran’la görüşmelerinde Pakistan kökenli teröristlerin İran’daki kontrolsüz alanlarda sahip oldukları güvenli sığınaklar ve barınaklarla hakkındaki ciddi endişelerini sürekli olarak paylaştığı vurgulandı. Pakistan’ın ayrıca söz konusu teröristlerin varlığına ve faaliyetlerine dair somut kanıtlar içeren çok sayıda dosyayı da İran’da paylaştığı ifade edildi. Ancak ciddi endişelere rağmen harekete geçilmemesi nedeniyle söz konusu teröristlerin masum Pakistanlıların kanını dökmeye devam ettiği belirtilen açıklamada, “Bu sabahki operasyon, geniş çaplı terör faaliyetlerinin yaklaştığı yönünde alınan güvenilir istihbarat doğrultusunda gerçekleştirildi” ifadeleri kullanıldı. İran’daki hedeflere yönelik operasyonun Pakistan’ın ulusal güvenliğini tüm tehditlere karşı koruma ve savunma konusundaki kararlılığının bir tezahürü olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Oldukça karmaşık olan bu operasyonun başarıyla yürütülmesi aynı zamanda Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin profesyonelliğinin de bir kanıtıdır. Pakistan, halkının kutsal ve dokunulmaz olan emniyet ve güvenliğini korumak için gerekli tüm adımları atmaya devam edecektir. Pakistan, İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tamamen saygı duymaktadır. Bugünkü eylemin tek amacı Pakistan’ın kendi güvenliği ve ulusal çıkarlarıdır” denildi.

“İran kardeş bir ülkedir”

Uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak Pakistan’ın üye devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenliği de dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilke ve amaçlarını desteklediği belirtilerek, “Bu ilkelerin rehberliğinde ve uluslararası hukuk kapsamındaki meşru haklarını kullanarak Pakistan, hiçbir bahane veya şartlarda egemenliğine ve toprak bütünlüğüne meydan okunmasına asla izin vermeyecektir. İran kardeş bir ülkedir ve Pakistan halkının İran halkına büyük saygısı ve sevgisi vardır. Terör tehlikesi de dahil olmak üzere ortak zorluklarla mücadelede her zaman diyalog ve iş birliğini vurguladık ve ortak çözümler bulmak için çaba göstermeye devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

İran: “Saldırılarda 7 kişi hayatını kaybetti”

İran Sistan ve Belucistan Eyalet Valiliğinin Siyasi ve Güvenlik İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Ali Rıza Marhamati ise yaptığı açıklamada, Pakistan ordusunun İran sınırları içerisinde yer alan noktaları hedef aldığını, saldırının yerel saatle 04.30’da gerçekleştiğini duyurdu. Marhamati, Pakistan ordusunun Saravan bölgesinde bulunan bazı noktalara saldırı düzenlediğini belirterek 3’ü kadın, 4’ü çocuk toplam 7 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.

İran, Pakistan’ı vurmuştu

İran, 16 Ocak’ta sınır bölgesinde güvenlik güçlerini hedef alan “Ceyşu’l Adl” isimli örgütün Pakistan’ın Belucistan eyaletine bağlı Panjgur bölgesindeki 2 üssüne füze ve İHA saldırısı düzenlemişti. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, hava saldırısında 2 çocuğun hayatını kaybettiğini, 3 çocuğun da yaralandığını açıklamış, saldırının “egemenlik ihlali” olarak görüldüğünü vurgulayarak BM Güvenlik Konseyi’ne şikayette bulunulacağını duyurmuştu. Pakistan Dışişleri Bakanlığı daha sonra Tahran Büyükelçisi Muhammad Mudassir Tipu’yu geri çağırma kararı aldığını açıklamıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/irandan-pakistana-saldiri-3-kadin-4-cocuk-hayatini-kaybetti/feed/ 0