Güven – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 31 Jul 2024 22:03:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Diyarbakır’da Turizm Polisi Göreve Başladı https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-turizm-polisi-goreve-basladi/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-turizm-polisi-goreve-basladi/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:03:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42848

DİYARBAKIR’da ‘turizm polisi’ 16 personel ve 5 dille tarihi Sur ilçesinde turistlerin yoğun olduğu alanlarda göreve başladı. İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, “Diyarbakır kültürüyle, tarihiyle ve gastronomisiyle öne çıkan bir kent. Yakalanan huzur ortamı sayesinde batı illerinden çok fazla turist kenti ziyaret ediyor. Diyarbakır polisi gece gündüz halkın güvenliği ve huzuru için çalışıyor. Yaşanan gelişmeleri görerek bu adımı attık. Arkadaşlarımızdan, İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Kürtçe bilenleri seçtik” dedi.

İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’nın girişimleri sonucu Turizm Şube Müdürlüğü’nün kurulması için çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmanın ardından İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislerde İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ve Kuzey Irak’tan gelen turistler için Kürtçe bilen 16 polis seçildi. Görev alan polisler, sabah saatlerinde Sur ilçesi Ulu Cami önünde İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’nın katılımıyla göreve başladı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihi surlar, İçkale Müze Kompleksi, tarihi Ulu Cami, Ongözlü Köprü, restore edilen kiliseler, Hasanpaşa Hanı gibi tarihi ve kültürel mekanlar ile çarşıların ziyaretçi akınına uğradığı kentte, belirlenen noktalarda turizm polisleri rehberlik görevi sağlayacak.

‘DİYARBAKIR POLİSİ GECE GÜNDÜZ HALKIN GÜVENLİĞİ VE HUZURU İÇİN ÇALIŞIYOR’

İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel birikimiyle güzide bir şehir olduğunu belirterek, “Son yıllarda yakalanan huzur ve güven ortamı sayesinde turizmde sağlanan gelişmeleri gördük. Emniyet teşkilatı olarak bu hizmete katkı sunmak için ülkede sadece 6 ilde bulunan turizm polisi uygulamasını Diyarbakır’da da başlattık. Şu an için 16 polis bu alanda görevlendirildi. Diyarbakır kültürüyle, tarihiyle ve gastronomisiyle öne çıkan bir kent. Yakalanan huzur ortamı sayesinde Batı illerinden çok fazla turistin kenti ziyaret ediyor. Diyarbakır polisi gece gündüz halkın güvenliği ve huzuru için çalışıyor. Yeni hamle ve teknolojik gelişmeler de kullanılarak kentte çok önemli bir huzur iklimi yakaladık. Halkımız gayet huzur ve güven içerisinde gece yarılarına kadar sokaklarda rahatça dolaşabilmektedir. Turistlerimiz Diyarbakır’ın her sokağına ve yöresine rahatça girebilmektedir. Son iki bayramda kentteki bütün oteller, kamu kurumlarına ait misafirhanelerde yer bulunamadı. Buna polisevi de dahil. Biz yaşanan gelişmeleri görerek bu adımı attık. Arkadaşlarımızdan, İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Kürtçe bilenleri seçtik. Bunlar bu dilleri yeteri kadar konuşmaktadır. Turizm lokasyonlarında acil ihtiyacı olan ve güvenlik sorunu yaşayan turistlerimize cevap verebilmektedirler. Bu hizmetlerimizin hem kalitesine hem de faaliyet alanını daha da artırmayı düşünüyoruz. Personel sayımızı artıracağız. Arkadaşlarımıza tarihsel ve kültürel bilgilerde vererek en azından turistlere doğru rehberlik etme imkanını yakalayacağız. Ekipler, turistlerin en çok tercih ettikleri tarihsel ve kültürel lokasyonlarda görev yapacak” ifadelerini kullandı.

‘ANINDA YANLARINDA OLABİLMEK ADINA YARDIMCI OLMAKTAYIZ’

Turizm polisi Fatma Arslan da “Diyarbakır günümüzde çok gelişmekte olan bir şehir. Gastronomisi çok yüksek bir şehir. Son günlerde yerli ve yabancı turistleri artmaktadır. Yerli ve yabancı turistlerimize güvenlik konusunda anında yanlarında olabilmek adına yardımcı olmaktayız. Ben daha önce Londra’da görev aldım. Bulunduğum süre içinde kendimi geliştirdim. Diğer arkadaşlarımız da yabancı dil bilen arkadaşlardır. Yerli ve yabancı turistler bizi görünce çok sıcak karşılıyorlar. Bizi gördüklerinde daha güvende olduklarını söylüyorlar” diye konuştu.

Vatandaşlardan Yahya Kamçı ise “İnsan kendini güvende hissediyor. Turizm polisinin olması ülkemizin lehine olan bir durumdur. Turist sayısının artacağından hiç şüphemiz yok” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-turizm-polisi-goreve-basladi/feed/ 0
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan Suriye, TÜİK ve Merkez Bankası açıklamaları https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacandan-suriye-tuik-ve-merkez-bankasi-aciklamalari/ https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacandan-suriye-tuik-ve-merkez-bankasi-aciklamalari/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39184 (ANKARA) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ” Suriye’yle ilgili her türlü diyalog çabasını biz kıymetli görüyoruz. Ancak Sayın Esad’la görüşülecek de ne görüşülecek? Burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin öncelikleri olmalıdır. Bir; bizim hudut güvenliğimiz, sınır güvenliğimiz. İki; sığınmacı sorununun çözümü. Üç; Suriye’den kaynaklı terör eylemlerine karşı Türkiye’nin korunması, savunması” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye lideri Esad ile görüşme planı, TÜİK hakkındaki tartışmalar ve vergi zamları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Sayın Esed’e ‘Ya ülkeme gel ya da üçüncü bir ülkede bu görüşmeyi yapalım’ çağrımı iki hafta önce yaptım. Dargınlık, kırgınlık bitsin” açıklamasını değerlendiren Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Dış politikada çok temel ilkeler vardır. Bunlardan bir tanesi sorunların barışçıl yollarla çözülme gayretidir. Bir başka önemli ilke, en zor şartlarda dahi diyalog kanallarını açık tutabilmektir. Savaşan ülkeler bile arka kanal diplomasisini mutlaka çalıştırmalıdır. Böyle baktığımızda Suriye’yle ilgili her türlü diyalog çabasını biz kıymetli görüyoruz. Ancak Sayın Esad’la görüşülecek de ne görüşülecek? Burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin öncelikleri olmalıdır. Bir; bizim hudut güvenliğimiz, sınır güvenliğimiz. İki; sığınmacı sorununun çözümü. Üç; Suriye’den kaynaklı terör eylemlerine karşı Türkiye’nin korunması, savunması. Bunlar bizim çok temel önceliklerimiz olmalıdır. Bunun hemen yanında kuşkusuz Suriye’de bir an önce iç barışın, huzurun sağlanması da yine bu görüşmelerin en önemli hedeflerinden birisi olmalıdır.”

“Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı, tüm etnik ve mezhep temsilinin düzgün bir şekilde yönetimde yer aldığı bir sistem hedeflenmeli”

“Peki bu nasıl yapılacak? Usul ne olmalı? Bir; mutlaka İran dahil bölge ülkeleri sürece katılmalıdır. Suriye’nin yarınlarıyla ilgili yapılacak her çalışmada bölgedeki ülkeler asla ihmal edilmemelidir. İki; Amerika ve Rusya gibi şu anda Rusya- Ukrayna savaşının tam iki karşıtı olan ülkenin yine bu süreçte nasıl yer alacağı, bu iki ülkenin Suriye meselesinde nasıl aynı noktada buluşturulacağı da çok önemli bir meseledir. Bunun yanında konuyla ilgili uluslararası kuruluşlar ve bölgesel kuruluşların da doğru zamanda sürece dahil edilmesi ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı, Suriye’nin içindeki tüm etnik ve mezhep temsilinin düzgün bir şekilde yönetimde yer aldığı ve aynı zamanda Suriye’nin doğal kaynaklarının da adil bir şekilde paylaşıldığı bir sistemin Suriye’de mutlaka hedeflenmesi gerekir.”

“TÜİK yönetimi derhal değiştirilmelidir”

Son dönemde yeniden tartışma konusu olan TÜİK hakkında Babacan şöyle konuştu:

“Yıllardır gündeme getiriyorum, özellikle Başkanlık Sistemi’ne geçildiğinden bu yana, damadın ekonominin başına getirilmesinden bu yana TÜİK güvenilirliğini kaybetmiş bir kurumdur. Sayın Şimşek’in göreve geldiği andan itibaren iyi niyetli gayretlerini görüyoruz, izliyoruz ancak TÜİK yönetimi derhal değiştirilmelidir. Bugünden tezi yok, derhal değiştirilmelidir. Bu yönetimle TÜİK güven sağlayamaz.

TÜİK mutlaka şeffaf bir kurum olmalıdır. Daha düne kadar açıklanan rakamları TÜİK birdenbire karar alıyor, ‘Ben artık açıklamıyorum’ diyor. Böyle bir keyfilik olmaz, kabul edilemez. Şeffaflıkla ancak güven sağlanır. Güven olmayınca da ekonomi olmaz. Güven olmayınca ekonomide başarılı sağlanmaz. Çünkü doğru hesaptan kaçmaz. Eğer doğruysan, hesap vermekten, şeffaflıktan kaçmamalısın.”

” Merkez Bankası’nın döviz rezervinin arttığını söyleyenler niçin hala dövizi arka kapıdan alıyor?”

“Şeffaflık sorunu Merkez Bankası’nda da var. ‘Merkez Bankası’nın rezervi arttı’ diyorlar değil mi? Tamam. Peki bu rezerv artışı için Merkez Bankası ne zaman, ne kadarlık döviz aldı bunu açıklıyorlar mı? Daha önceki dönemlerde Merkez Bankası ne kadar, ne zaman döviz sattı bunu açıklıyorlar mı? Tam 11 yıl bu ülkenin ekonomisinin başında olmuş bir insan olarak bizim dönemimizde her şeyi şeffaf yapan Merkez Bankası bugün hala niye gizli saklı iş yapıyor? Niye hala arka kapıdan döviz alıp satıyor? Bunu da herhalde bir açıklamaları lazım.

“Doğru hesaptan kaçmaz”

“Merkez Bankası için de tekrar ediyorum; doğru hesaptan kaçmaz. Döviz alıyorsan, döviz satıyorsan bunu daha önceki yıllarca nasıl yapıldıysa yine şeffaf yap, açık yap. Yayınla web sitesinde de ki ‘Ben bu kadar bugün döviz aldım’ diye. Niye yapılmıyor? Merkez Bankası’nın döviz rezervinin arttığını söyleyenler niçin hala dövizi arka kapıdan alıyor? Arka kapıdan yoğun döviz sattılar, şimdi arka kapıdan döviz alıyorlar. Niye arka kapıdan alıyorsunuz? Sakladığınız bir şey mi var? Bu milletin parasını bu milletten niye gizliyorsunuz? Şeffaflık, şeffaflık, şeffaflık. Şeffaflık olmadan güven olmaz. Güven olmadan da asla ekonomi düzelmez.”

“Çıkart göster bakayım pasaportu’ demekten farklı değil”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, yurt dışı harcına zam hazırlıklarıyla ilgili “İmkanı olmayan birisi yurtdışına gidebilir mi? Biz de imkanı olandan vergi alınmasını taslağa aldık” açıklamasını yorumlayan Babacan şöyle konuştu:

“Yurt dışına çıkmayı bir lüks görmek, ‘Ancak parası olan zaten çıkıyor, o da bedelini ödesin’ demek doğru bir yaklaşım değil. Biliyorsunuz gençlere de ‘Çıkart, göster bakayım telefonunu’ diyenler oldu. Bu da bir bakıma ‘Çıkart göster bakayım pasaportu’ demekten farklı değil. Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşlarımızın başka kültürlerle tanışma, gençlerimizin başka ülkeleri tanıma, burada gerekirse tecrübe kazanma, eğitim alma iş insanlarımızın mal almak için, mal satmak için, yatırım için yurt dışına çıkma, girme… Bunlar hayatın doğal akışındaki işlerdir.

Yurt dışına çıkıp çıkmamayı bir lüks tüketim olarak gören zihniyet Türkiye’nin sorunlarına sıhhatli yaklaşmıyor demektir. Onun için milletimizin bu hakkıdır. Vergiyi doğru yerden doğru zamanda almak lazımdır. Vergide sürümden kazanmak esastır. Vergi oranlarını yükseltip daha çok vergi toplayacağım demek ki o zaman işe yaramaz.”

” Siyaset, özellikle de iktidar futbola çok yoğun bir şekilde müdahil”

Yaklaşan Türkiye Futbol Federasyonu başkanlık seçimiyle ilgili Babacan şu değerlendirmede bulundu:

“Şu anda siyasetin, özellikle de iktidarın futbola çok yoğun bir şekilde müdahil olduğunu görüyoruz. Şu anda hükümete benim çağrım, elinizi futboldan çekin, elinizi spordan çekin. Bırakın, Türkiye kendi gençliğiyle ve kendi büyük potansiyeli ve kapasitesiyle futbolda da başarılı olsun, diğer bütün sporlarda da başarılı olsun. ‘Her şey benden sorulur. Her şeye müdahil olacağım ve bütün sistemi, devletiyle, sivil toplumlarıyla, her şeyiyle ben yöneteceğim’ demek, bu ülkeye aslında zarar vermekten başka bir şey değildir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacandan-suriye-tuik-ve-merkez-bankasi-aciklamalari/feed/ 0
Çin ve Kazakistan, İşbirliğiyle Kalıcı Barış ve Refah İnşa Ediyor https://www.haber60.com.tr/cin-ve-kazakistan-isbirligiyle-kalici-baris-ve-refah-insa-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/cin-ve-kazakistan-isbirligiyle-kalici-baris-ve-refah-insa-ediyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 08:18:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37010 Çin’in Kazakistan Büyükelçisi Zhang Xiao, Çin ile Kazakistan arasında 32 yıl önce diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana ikili ilişkilerin değişen uluslararası dinamiklere meydan okuduğunu ve yeni atılımlara imza attığını belirtti.

ASTANA, 2 Temmuz (Xinhua) — Çin’in Kazakistan Büyükelçisi Zhang Xiao, Çin ve Kazakistan’ın son yıllarda Shanghai İşbirliği Örgütü çerçevesinde çeşitli alanlarda işbirliğini derinleştirerek kalıcı barış, evrensel güvenlik ve müşterek refahın hakim olduğu açık, kapsayıcı, temiz ve güzel bir dünya inşasına katkıda bulunduğunu söyledi.

Zhang kısa süre önce Xinhua ile yaptığı söyleşide, örgütün kurucu üyeleri olan Çin ve Kazakistan’ın, Shanghai İşbirliği Örgütü ve çeşitli alanlardaki işbirliğinin gelişiminin savunucusu, destekleyicisi ve katkı sağlayıcısı olarak her zaman aktif rol oynadığını ifade etti.

Büyükelçi, iki ülkenin yıllar boyunca yakın işbirliği yürüterek, örgütün sürekli değişen uluslararası konjonktüre ve üye ülkelerin ihtiyaçlarına aktif şekilde uyum sağlamasını teşvik ettiklerini belirtti. Zhang, iki ülkenin ticaret, ulaştırma, enerji, tarım, bilim ve teknoloji, eğitim ve kültür alanlarında karşılıklı fayda sağlayan işbirliğini güçlü şekilde derinleştirdiğini, ayrıca Kuşak ve Yol işbirliğinin yüksek kaliteli gelişimini teşvik ettiğini söyledi.

Zhang, örgütün ortak uyuşturucu kontrolü de dahil olmak üzere kapsamlı bir güvenlik işbirliği mekanizması kurarak terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıktan oluşan “üç kuvvetin” yanı sıra uluslararası organize suçla da mücadele ettiğini ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi için sağlam bir güvenlik kalkanı temin ettiğini vurguladı.

Örgüte üye ülkelerin bilim ve teknoloji, kültür, eğitim, turizm, çevre koruma ve sağlık alanlarında işbirliği yapmaya kararlı olduklarını söyleyen Zhang, bunun da Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne yönelik kamuoyu desteği için sağlam bir zemin oluşturduğunu belirtti.

Üye ülkeler arasındaki tatbiki işbirliğinin giderek derinleştiğine işaret eden Zhang, bunun sadece ekonomik kalkınmayı teşvik edip ilgili ülkelerdeki halkların geçim koşullarını iyileştirmekle kalmadığını, aynı zamanda Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin ilerlemesi ve güncellenmesine de büyük destek ve sürekli ivme sağladığını söyledi.

Çin ve Kazakistan’ın iyi komşu, dost ve ortaklar olduğunu belirten Zhang, 32 yıl önce diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana ikili ilişkilerin değişen uluslararası dinamiklere meydan okuduğunu ve yeni atılımlara imza attığını belirtti.

Zhang, iki ülkenin de temel çıkarlarını ilgilendiren konularda ve kendi egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarını korumada birbirlerini sıkı şekilde desteklediklerini, diğer ülkelerin iç işlerine müdahale edilmesine ve çifte standartlara kararlılıkla karşı çıktıklarını, aynı zamanda medeniyetler ve sosyal sistemler arasındaki farklılıklara rağmen ortak kalkınma için tatbiki eylemler yoluyla işbirliği arayışını sürdürdüklerini ifade etti.

Zhang, Çin ve Kazakistan’ın Kuşak ve Yol işbirliğinde verimli sonuçlar elde ettiğini ve otomobil imalatı, sınır ötesi e-ticaret, yeni enerji, kültürel etkileşim ve yüksek öğrenim gibi alanlarda işbirliğini geliştirdiğini belirtti.

Büyükelçi, Çin-Kazakistan ilişkilerinin yeni fırsat ve zorluklarla karşılaşacağı yeni bir “altın 30 yıla” atım attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in ziyaretini bir fırsat olarak değerlendirdiklerini söyleyen Zhang, Çin’in bölgesel ve küresel istikrar ve kalkınmaya ortak katkılarda bulunmak üzere stratejiler arasındaki uyum ve politika koordinasyonunu güçlendirmek, karşılıklı siyasi güveni derinleştirmek ve ebedi dostluk, karşılıklı sağlam güven ve dayanışma içeren ortak geleceğe sahip bir Çin-Kazakistan topluluğunu birlikte inşa etmek için Kazakistan ile çalışmaya hazır olduğunu ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cin-ve-kazakistan-isbirligiyle-kalici-baris-ve-refah-insa-ediyor/feed/ 0
22 sanıklı Sinan Ateş davası bugün başladı! MHP’nin katılma talebi reddedildi https://www.haber60.com.tr/22-sanikli-sinan-ates-davasi-bugun-basladi-mhpnin-katilma-talebi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/22-sanikli-sinan-ates-davasi-bugun-basladi-mhpnin-katilma-talebi-reddedildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 02:15:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36746 30 Aralık 2022 günü Ankara Çukurambar’da katledilen Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin dava başladı. 22 tutuklu sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması Sincan Cezaevi’nde görülüyor.

HANGİ SİYASİLER TAKİP EDİYOR?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Grupbaşkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen ve Sinan Oğan duruşmada hazır bulunan siyasiler oldu. Sinan Ateş’in annesi ve kız kardeşi de duruşma salonunda hazır bulundu.

3 SANIK İÇİN MÜEBBET HAPİS İSTENİYOR

İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getirip ardından kaçıran Vedat Balkaya ve Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan ‘silahlı eylemi organize ettiği’ iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise ‘suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çaglar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ‘istirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan hapis cezası isteniyor. İddianamede olayda Ülkü Ocaklarının rolü, cinayetin nedeni ve azmettiriciden bahsedilmiyor. Ayşe Ateş’in ifadesi de yer almıyor. Sincan’daki duruşmaya ilk olarak Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ geldi.

ÖZDAĞ: UMUDUMUZ SUÇLULARIN ADALETE TESLİM EDİLMESİ

Davayı takip eden Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, cinayetin gerçekleşmesinden bu yana ülkede yaşananların hukuk devletini nasıl tasfiye edildiğinin açık kanıtı olduğunu söyledi. Özdağ “Başından sonuna kadar yaşanan bütün gelişmeler hukukun üstünlüğü ilkesinin askıya alındığını göstermiş ve neticede Ayşe Ateş Hanımefendi davayla ilgili hiçbir görevi ve yetkisi olmayan altını çizerek söylüyorum; görevi ve yetkisi olmayan Cumhurbaşkanından yardım istemek zorunda kalmıştır. Bu durum bile olayın geldiği noktanın vahametini göstermek için yeterlidir. Umudumuz; bundan sonra mahkeme sürecinin, hiç olmazsa belirli temel ilkeler çerçevesinde anayasaya ve yasalara uygun yürümesi ve gerçek suçluların adalete teslim edilmesidir. Bu olmaz ise kamu vicdanında çok derin bir yara açılacak, hiçbirimiz can güvenliğimiz konusunda güven içerisinde olamadığımız, olamayacağımız gibi katillerin cezalandırılacağı hususunda da bir güvenceyle halk karşı karşıya olmayacaktır” dedi.

ARAÇLAR ARANDI

Sinan Ateş cinayeti davası öncesinde Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü çevresinde ve içinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Cezaevi kampüsüne giden yolda trafik ve çevik kuvvet polisleri tarafından bazı araçlara arama işlemi uygulandı. Cezaevine giden yolda trafik yoğunluğu yaşanırken, yol kenarında TOMA araçları bekletildi. Cezaevi kampüsünde 10 kilometre çapında güvenlik önlemleri alındı. Kampüs önünde onlarca çevik kuvvet aracı ve çevik kuvvet polisleri beklerken basın için ayrı bir alan hazırlandı. Kamuoyunun yakından takip ettiği davayı çok sayıda gazeteci de izliyor.

AYŞE ATEŞ: BEKLENTİMİZ YENİ BİR İDDİANAMENİN YAZILMASI

Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, duruşma öncesi yaptığı açıklamada beklentisini şöyle açıkladı; “Ayrılan dosyadaki 17 kişinin hakkında gerekli işlemlerin yapılarak bu dosyanın da bizim dosyamıza eklenmesi ve yeni ve doğru bir iddianamenin yazılması. Eksik deliller var. Bazı arkadaşların ifadeleri eklenmedi. İddianamedeki boşlukların doldurulması ve yargılanmanın başlamasını istiyoruz.”

“CEZAEVİ HAYATINI BİZE LAYIK GÖRDÜLER”

Ateş, bir basın mensubunun “Bugün yoğun güvenlik önlemleri var, yanınızda da korumaları görüyoruz, bu korumalarınız uzun süredir var mı?” sorusu üzerine, “Yaklaşık bir buçuk ay oldu sanırım koruma talebinde bulunalı, uzun süredir korumalarım var. Yoğun güvenlik önlemleri altında yaşıyorum. Normal bir hayat yaşamıyorum. Evde, kızlarımla akşama kadar, çok gerekli haller dışında dışarıya çıkmadan. Bazılarının halen yaşamadığı ancak yaşaması gereken cezaevi hayatını maalesef bize layık gördüler.” ifadelerini kullandı.

ÇELİK YELEK İDDİASI

Diğer taraftan Ayşe Ateş’in duruşmaya çelik yelek ile geldiğini ileri sürüldü. Duruşmayı Ayşe Ateş, CHP Genel Başkanı Özel ve önceki Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile yan yana oturarak izliyor.

DOĞUKAN ÇEP SALONDAN ATILDI

Duruşma öncesi, sanıklardan Doğukan Çep, müşteki sıralarında oturanlara yönelik sözleri nedeniyle kolluk personeli tarafından duruşma salonundan çıkarıldı. Duruşmanın başında mahkeme başkanı, taraflara, “Herhangi bir sataşma, laf atma olmasın. Gerek sanıklar gerek müşteki tarafından. Bunlara gerek yok. Bırakın işimizi yapalım. Tahrik etmeye çalışanlar olabilir. Meseli şahsileştirmeyin. Aşağıda bir sanığımız varmış. salona gelmeden önce bazı sözleri olmuş, olabilir. Sabırlı olacaksınız, sakin olacaksınız, tahriklere kapılmayın.” uyarısında bulundu. Mahkeme başkanının uyarılarının ardından Çep, duruşma salonuna getirildi.

MHP’NİN TALEBİNE RET

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) adına avukatlar İbrahim Ethem Yiğit ve Çağrı Can Pak, davaya katılma talebinde bulundu. Sanıklar da MHP’li avukatların katılma talebini kabul etti. Savcılık makamı MHP’nin ‘suçtan zarar görmediği’ gerekçesiyle MHP’nin katılma talebinin reddedilmesini istedi. Mahkeme Başkanı da bu yönde karar verdi.

ÖZEL’DEN PAYLAŞIM

CHP lideri Özgür Özel de duruşma salonunda fotoğraf paylaştı. Özel, Ayşe Ateş ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yer aldığı kareyi sosyal medya hesabından şu ifadelerle paylaştı; “Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikasti davasını Sincan’da takip ediyoruz. Adalet tecelli edene, suikast üzerindeki sis perdesi aralanana kadar bu davanın takipçisi olacağız. Yanı başında olacağız demiştik, Ayşe Hanım adalet tecelli etmiştir diyene kadar yanı başındayız…”

]]>
https://www.haber60.com.tr/22-sanikli-sinan-ates-davasi-bugun-basladi-mhpnin-katilma-talebi-reddedildi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hazırlık seviyesini vurguladı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yanki-bagcioglu-turk-silahli-kuvvetlerinin-hazirlik-seviyesini-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yanki-bagcioglu-turk-silahli-kuvvetlerinin-hazirlik-seviyesini-vurguladi/#respond Thu, 27 Jun 2024 23:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36228 (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin muharebe kabiliyetinden hiçbir şüphemiz bulunmuyor. Ordumuz her zaman güven kaynağımız olmuştur. Bununla birlikte, böylesine kritik bir konuda samimi tespitler yapmak ve hazırlıkları gözden geçirmek zorundayız. Bu kapsamda, 3’üncü Dünya Savaşı’na hazır olacaksak öncelikle ve ivedilikle; Askeri Sağlık Sistemi alınan derslerle revize edilerek en kısa sürede, öncelikle harekat faaliyetlerini destekleyecek birimler olacak şekilde, tekrar tesis edilmeli. Askeri Sağlık Sistemi’nin acilen revize edilerek yeniden faaliyete geçirilmesi gerekmektedir” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “3. Dünya Savaşı ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğine” ilişkin açıklamalarının ardından, Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından da benzer bir mesaj geldi.

CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu,  yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma gücüne ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) olan güvenini vurguladı. Bağcıoğlu, açıklamasında şunları kaydetti:

“Biz CHP olarak her ne kadar savaş bir seçenek olmamalı ve barışçıl çözümler aranmalı düsturuyla hareket etsek de, ülkemizin güvenliği söz konusu olduğunda Silahlı Kuvvetlerimizin hazırlık seviyesinin üst düzeyde tutulması gerektiğine inanıyoruz. Ancak karamsar senaryolara kapılmadan, acı tecrübelerden dersler çıkararak hazırlıklı olmak zorundayız. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin muharebe kabiliyetinden hiçbir şüphemiz bulunmuyor. Ordumuz her zaman güven kaynağımız olmuştur. Bununla birlikte, böylesine kritik bir konuda samimi tespitler yapmak ve hazırlıkları gözden geçirmek zorundayız. Bu kapsamda, 3’üncü Dünya Savaşına hazır olacaksak öncelikle ve ivedilikle; Askeri Sağlık Sistemi alınan derslerle revize edilerek en kısa sürede, öncelikle harekat faaliyetlerini destekleyecek birimler olacak şekilde, tekrar tesis edilmeli. Askeri Sağlık Sisteminin acilen revize edilerek yeniden faaliyete geçirilmesi gerekmektedir.

Diğer bir husus ise Milli Savunma Bakanı’nın mevcut durumda yaptığı uygulamalarla olumsuzluğu bir ölçüde gidermeye çalıştığı, TSK komuta yapısı süratle komuta birliği ve sadelik prensibine uygun hale getirilmeli, TSK komuta yapısının komuta birliği ve sadelik prensiplerine uygun hale getirilmesidir. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın, Kara ve Deniz Kuvvetleri ile bağları süratle yeniden tesis edilmeli, gerginlik ve savaşta Kara ve Deniz Kuvvetlerinin emrine girecek birlikler şu andan itibaren belirlenmeli. Ayrılmadan birleşerek sinerji oluşturulmalıdır.

“Milli savunma sanayi hamlemizi daha da ileriye taşımalıyız”

Rusya- Ukrayna savaşında, Montrö Sözleşmesi hükümlerinin titizlikle uygulanması, bölgedeki tansiyonun daha da tırmanmasını engellemiştir. Türkiye, tarafsız bir şekilde sözleşmeyi uygulayarak, savaşan tarafların gemilerine kısıtlı geçiş hakkı tanımış, büyük savaş gemilerinin ise boğazlardan geçmesine izin vermemiştir. Ne yazık ki bu süreçte Montrö Sözleşmesi’nin önemini vurgulayan amirallerimiz haksız bir muameleye maruz kalmıştır. Emekli amirallerin, sözleşmeyi ve Türkiye’nin çıkarlarını savunan açıklamalarından ötürü yargılanmaları, derin bir üzüntü kaynağı olmuştur. Bize düşen, bu olaydan dersler çıkarmak ve benzer hataların tekrarlanmamasını sağlamaktır. Öncelikle, ülkemizin milli çıkarlarını savunan her görüşe saygı duyulmalı ve ifade özgürlüğü tartışmasız bir şekilde teminat altına alınmalıdır. Ayrıca, Türkiye’nin Karadeniz’deki hakları ve Montrö Sözleşmesi’nin önemi, tüm vatandaşlarımız tarafından daha iyi anlaşılmalıdır. TSK’nın eğitimli personelinin yanı sıra gelişmiş platform, araç, silah ve sistemler ile de teçhiz edilmesi önemli bir zorunluluktur. Ulusal savunma sanayi; hepimizin ortak milli gururu, her siyasi görüşten binlerce kişinin onlarca yıllık büyük emeğidir. Bu çerçevede bölgesel veya küresel ölçekte her türlü olumsuz gelişmeye hazır olmak için mevcut uygulamalardan alınan dersler ve elde edilen tecrübeler çerçevesinde personel politikası, projelerin etkin yönetimi, gizlilik ve güvenlik, ayrımcılık ve nepotizmden uzak politikalarla milli savunma sanayi hamlemizi daha da ileriye taşımalıyız.

Biz CHP olarak, ülkemizin güvenliğinin ve milletimizin huzurunun teminat altına alınması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Savaş bir tercih asla değildir, ancak hazırlıksız da yakalanmayacağız. Silahlı Kuvvetlerimizin her türlü senaryoya muktedir olması için gereken tüm desteği vereceğiz. Barıştan yana olan tutumumuz, hazırlıklarımızı ihmal etmemizi gerektirmez. Tam tersine, barışı kalıcı kılmak için atılacak en önemli adımlardan biridir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yanki-bagcioglu-turk-silahli-kuvvetlerinin-hazirlik-seviyesini-vurguladi/feed/ 0
Ortaköy’de İki Katlı Binada Yangın: Kedi Sahibini Uyandırdı https://www.haber60.com.tr/ortakoyde-iki-katli-binada-yangin-kedi-sahibini-uyandirdi/ https://www.haber60.com.tr/ortakoyde-iki-katli-binada-yangin-kedi-sahibini-uyandirdi/#respond Sat, 01 Jun 2024 22:24:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34366 Ortaköy’de bulunan iki katlı binada yangın çıktı. Evde yaşayan ve o esnada uyuyan Güven Akıcı’nın hayatını onu uyandıran kedisi kurtardı. Ayrıca Güven Akıcı’nın son genel seçimde bağımsız olarak İstanbul Büyükşehir Belediye adayı olduğu öğrenildi.

Yangın, saat 09.00 sıralarında Ortaköy Mecidiye Mahallesi Büyükşekerci Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde Ortaköy’de bulunan iki katlı tarihi binanın ikinci katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Geçimini hurdacılık yaparak sağlayan Güven Akıcı’nın evde olduğu esnada başlayan yangında hurdalık ve plastik malzemelerin de tutuşmasıyla alevler büyüdü. Akıcı’yı evde uyuduğu esnada yangından kendisini uyandıran kedisi kurtardı. Yangının ardından Akıcı, kendisini binanın dışına attı. Birçok noktadan fark edilen yangın, binanın çevresinde bulunan 4 apartmanın çatısına da sıçradı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler evde çıkan yangına müdahale ederken diğer çatılara da merdiven yardımıyla müdahale etti. Yaklaşık 2 saat süren çalışmaların ardından yangın söndürüldü. Yangın sonucunda, tarihi yapı tamamen kullanılamaz hale gelirken, alevlerin sıçradığı diğer binaların çatı ve duvarlarında büyük hasar oluştu. Yangını söndürülmesinin ardından soğutma çalışması yapan ekipler, yıkılma riski olan duvarları kazma ve kürek yardımıyla yıktı.

Son seçimde İBB adayı olmuş

Yangını son anda fark ederek kendini sokağa atan Güven Akıcı’nın, son yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için bağımsız aday olduğu ortaya çıktı.

Kendisini uyandıran kedisi sayesinde ölümden kurtulduğunu belirten Güven Akıcı, “Benim kedim var, o uyandırdı beni. Uyandırmasa ben de ölmüş olabilirdim. Hastalıktan dolayı engelli vatandaşım. Tek yaşıyorum zaten. İki gün sonra da memlekete gidecektim. Bu olay olunca da kendimi can havliyle zor attım. Kediyi de aradım ama bulamadım. Söyledim itfaiyecilere ama onlar da bulamadı. İnşallah düşündüğüm olmamıştır. Zaten kedim yanımda yatıyor, miyavlayıp üzerimi tırmalayınca ben de şaşırdım. Gözümü açtığımda alevler vardı. Can havliyle dışarı çıktım. Üstümde de bir şey yoktu, her şey kaldı evde. Önce can, sonra canan zaten. Ama şunu söyleyeyim Türkiye halkına; Önemli olan sokak hayvanlarını evimize almamız. Bakın benim başıma geldi, kedi beni uyandırmasaydı ben belki de ölmüştüm. Ne oluyorsa olsun, afet de olsa, deprem de olsa hayvanlar bunu hissediyor” diye konuştu.

“Tedbir yok, yangın tüpü yok”

Yangında camları patlayan ve çatısı zarar gören binanın sahibi Olcay Tok, “Sabah erkenden kiracımız aradı beni, ‘Çok acil’ diye. Geldim hemen. Arka tarafta camlar, vesaire, her şey patladı. Çatımız da yandı. Bu ikinci vukuat. Burada gerekenin yapılması lazım. Bu ahşap binalarda ne yazık ki hiçbir şey yok. Tedbir yok, yangın tüpü yok. Yani itfaiye bile giremiyor gördüğünüz gibi. Çok şükür ki, kimse yoktu binada. Sadece bir tane kiracımız vardı. Çok şükür ki kimseye bir şey olmadı” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ortakoyde-iki-katli-binada-yangin-kedi-sahibini-uyandirdi/feed/ 0
Diyarbakır’da Turizm Polisleri Görevlendiriliyor https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-turizm-polisleri-gorevlendiriliyor/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-turizm-polisleri-gorevlendiriliyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 08:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29279 “Medeniyetler kenti” Diyarbakır’da turizm polislerinin görevlendirilmesi için çalışma başlatıldı.

33 medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, tarihi ve turistik mekanlarıyla kültür turizminde son yılların en önemli cazibe merkezlerinden biri oldu.

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihi surlar, İçkale Müze Kompleksi, tarihi Ulu Cami, Ongözlü Köprü, restore edilen kiliseler, Hasanpaşa Hanı gibi tarihi ve kültürel mekanlar ile çarşıların ziyaretçi akınına uğradığı kentte turizm polislerinin görev yapması için İl Emniyet Müdürlüğünce çalışma yürütülüyor.

Kentin tarihi ve kültürel mekanlarında, İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Kürtçe ve Zazaca bilen polislerden görevlendirilecek ekipler hem yerli ve yabancı turistlerin güvenliğini sağlayacak hem de gerektiğinde rehberlik hizmeti sunacak.

“Diyarbakır’ın huzuru gururumuzdur”

İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, AA muhabirine, kentte sağlanan huzur ve güven ortamı sayesinde Ramazan Bayramı’nda otellerdeki doluluğun yüzde 100’e ulaştığını, kentin ziyaretçi akınına uğradığını söyledi.

Ziyaretçi ilgisini sevinçle karşıladıklarını ifade eden Kaya, tarihi, coğrafi güzellikleri, kültürü ve gastronomisi ile kentin turistlerin odak noktası haline geldiğini belirtti.

Kaya, “Adeta batıdan doğuya turist akını var. ‘Kentin huzuru ve güvenliği bizim onurumuz ve gururumuz’ sloganıyla yola çıktık. Emniyet Müdürlüğü ve polis teşkilatı olarak Diyarbakır’ı huzur ve güven kenti haline getirmek için var gücümüzle gece gündüz çalışıyoruz. Suçun azaltılması, güvenliğin sağlanması noktasında büyük mesafe katettik.” dedi.

Ramazan Bayramı’nda yaşanan turist yoğunluğunun Kurban Bayramı’nda daha da artmasının beklendiğini dile getiren Kaya, bu doğrultuda Kurban Bayramı’nda güvenlik önlemlerinin daha da artırılması gerektiğine inandıklarını aktardı.

Kaya, “Kentimizin Kurban Bayramı’nda daha da güvenlikli bir hal alacağının şimdiden sözünü veriyoruz. Şehrimizin güvenli olması, buranın bir turizm cenneti haline gelmesi için bize düşen misyonun farkındayız ve bunun gereklerini yerine getirmek için bütün personelimizle gece gündüz özveriyle çalışıyoruz.” diye konuştu.

“Diyarbakır artık bir turizm kenti”

Diyarbakır’ın son yıllarda herkesin akın ettiği bir kent haline geldiğini belirterek, ziyaretçilerin kentten memnuniyetle ayrıldığını aktardı.

Kaya, “Diyarbakır artık bir turizm kenti. Hiç aman vermiyor, bir suç şebekesi veya bir suçlu grubunun yeşermesine müsaade etmiyoruz. Bu da şehrin güvenliğinin sağlanmasında çok ileri bir sıçrama sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

-“Turizm patlaması var ama turizm polisi yok”

Turizm kenti Diyarbakır’da turizm polisi gibi önemli bir eksikliği fark ettiklerini kaydeden Kaya, bunun için de çalışmalara başladıklarını belirtti.

Polislerin İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Kürtçe ve Zazaca tercümanlık yapacağını dile getiren Kaya, şunları söyledi:

“Diyarbakır’da turizm polisi yok ama turizm patlaması var. Yakın zamanda turistik lokasyonda turizm polislerimizi göreceğiz, çalışmalara başladık. Hem buradaki huzur ve güven ortamını sağlayacaklar hem de vatandaşlarımızın turizm konusunda ihtiyaçlarına cevap verecekler. Bütün polislerimize duyuru yaptık. İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca gibi dünyada kullanılan diller konusunda eğitimi, becerisi olan, bu dilleri bilen arkadaşlarımızı seçiyoruz. Hiç Türkçe bilmeyen ninemizin, amcamızın da dilinden anlayacak arkadaşlarımızı eğitiyoruz, donatıyoruz. Hatta Çince, Japonca bilen polislere de fırsat tanıyacağız, onlardan da istifade edeceğiz. Aynı zamanda halkla ilişkiler konusunda da eğitim vereceğiz. Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzden de bölgeyle alakalı, bilgi içeren dersler talep edeceğiz. Çok yönlü olarak arkadaşlarımızı donatacağız.”

Polislerin motosikletli görev yapması planlanıyor

Kaya, turizm polislerinin motosikletli görev yapmasını öngördüklerini belirterek, turizm polislerinin bulunacağı merkezin de Sur ilçesinin Yenikapı Caddesi’nde olacağını aktardı.

“Çok güzel çalışmalarımızın olduğunu müjdeleyebilirim. Bundan iyi sonuçlar alacağımızı tahmin ediyorum. Bu sıcak ilişkiler insanımızın ve şehrimizin tanıtılması açısından da son derece önemli.” diyen Kaya, hazırlıkların sürdüğünü ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-turizm-polisleri-gorevlendiriliyor/feed/ 0
Çocukların gözünden Milli İstihbarat Teşkilatı https://www.haber60.com.tr/cocuklarin-gozunden-milli-istihbarat-teskilati/ https://www.haber60.com.tr/cocuklarin-gozunden-milli-istihbarat-teskilati/#respond Tue, 23 Apr 2024 22:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28978 Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 5-14 yaş arası çocukların “güvenlik”, “istihbarat” ve “gizli ajan” kelimelerinden yola çıkarak gönderdikleri 15 mektup ve 25 resim teşkilatın internet sitesinde yayımlandı.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden 8 yaşındaki bir çocuk mektuba adını yazmayarak, “Teşkilat sizi bulur” ifadesini kullandı.

Teşkilat çalışanlarını çok sevdiğini ve TRT’de yayınlanan “Teşkilat” adlı diziyi takip ettiğini belirten çocuk mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Teşkilat çalışanları devletimiz için çalışıyor. Türk istihbaratı, bizi düşmanlardan koruyan sizlersiniz. Bayrağımız için savaşanlar var. Atatürk 23 Nisan’ı çocuklara armağan etti. Bu ülkeyi kurtaran Atatürk, koruyan ise Teşkilattır. Güvenliğimiz için çalışan ajanları filmlerde izliyorum. Büyüdüğümde ben de sizin gibi kahraman olmak istiyorum.”

“Hiç gizli ajan görmedim”

Küçük Asel ise mektubuna “Bal Arısı” başlığını koyarak, şunları yazdı:

“Bal arıları yaratılış özü itibariyle çalışkan, üretken ve kovanına sadık hayvanlardır. Dışarıdan gelecek tehditlere karşı kovanı canı pahasına korurlar. Kovan benim gözümde yaşadığımız ülkeyi, ana merkezi sistemi temsil ediyor. Arılar ise gizli ajanları temsil ediyor. Her yere gidebilen arıların bin bir emekle çabayla harcadıkları emek vererek yaptıkları bal ise istihbarat bilgi akışını hayal dünyamda yansıtıyor.”

Demir ise mektubunda, “Hiç gizli ajan görmedim. Belki ilerde Cumhurbaşkanı olursam görürüm. Bana yaptıkları gizli işleri anlatırlar.” ifadelerini kullandı.

Mektubuna “Merhaba ajan amcalarım” diye başlayan Hikmet adlı çocuk ise, “Ben televizyonlarda izliyorum. İsrail çocukları öldürüyor. Siz çocuklara yardım edemez misiniz? Yardım edemezseniz çok üzülürüm. Ben babama dua ederken size de ediyorum.” ifadelerini yazdı.

Zeynep adlı çocuk ise mektubunda şöyle dedi:

“Her hafta Teşkilat dizisini izliyorum. ve oradaki abilerin bizler için neler yaptıklarını görüyorum. Ama her pazar babam ile kavga ediyoruz. Dizinin sonunu izleyemiyorum. Lütfen babama söyleyin, dizinin tamamını izlemem için izin versin. Her akşam yatmadan önce dua ediyoruz, etmezsek kabus görüyorum. ‘Allahım, vatanımızı savunan güvenlik güçlerimize güç, kudret ver. Amin!'”

Kalın da çocuklara mektupla yanıt verdi

MİT Başkanı İbrahim Kalın da çocukların resim ve mektuplarını mektupla yanıtladı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Kalın, bu özel gün için gönderilen mektup ve resimleri çok beğendiğini, resimlerin harika olduklarını, mektuplarda çok güzel ifadeler bulunduğunu ifade etti.

Kalın, mektubuna şöyle devam etti:

“Bizi, ülkemizi ve teşkilatımızı çok güzel anlatmışsın. Seni tebrik ediyorum. Senin bu zekan, yeteneğin ve heyecanın beni ve teşkilatta çalışan arkadaşlarımı da mutlu ediyor. Mektubunda, bize güvendiğini söylüyorsun buna özel olarak sevindiğimi belirtmek istiyorum. Zira senin bize güvenmen demek işimizi doğru yaptığımız anlamına geliyor. Senin ve arkadaşlarının Milli İstihbarat Teşkilatına güvenmesi demek bizim işimize daha iyi, daha güçlü, daha etkin ve daha büyük bir heyecanla yapmamızı sağlıyor.

Ben ve teşkilatta çalışan tüm arkadaşlarım senin, anne ve babanın, ailenin, arkadaşlarının, okulunun, köyünün, şehrinin ve ülkemizin güvenliği için buradayız. Ülkemizi her türlü tehlikeye karşı korumak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bu kutsal görevi yerine getirirken senden böyle güzel mektuplar, resimler, şiirler ve yeni fikirler almak çok güzel.”

Ülke güvende olduğunda bölgenin de güvende olduğunu aktaran Kalın, ama ülkeyi güvende yapmak için bölgeyi ve dünyayı da güvenli bir yer yapmak zorunda olunduğunu belirtti.

Kalın, mektubuna şöyle devam etti:

“O yüzden senin de tahmin ettiğin gibi dünyanın her yerinde ülkemiz, milletimiz, kardeşlerimiz ve dostlarımız için çalışıyoruz. Teşkilatımızın mottosunu biliyorsun, değil mi? Vatan için her an her yerde. Bizler dünyanın en güzel vatanında yaşıyoruz, onu her an, her yerde korumak için hep birlikte çalışıyoruz. Sen de bu faaliyetin bir parçasısın, biliyor musun?

Nasıl diye merak ediyorsun. Aramızda kalması şartıyla seninle bir sırrı paylaşayım. Sen derslerinde başarılı olduğunda, arkadaşına yardım ettiğinde, küçüklerine sevgi, büyüklerine saygı duyduğunda, anneni babanı mutlu ettiğinde, odanı temiz tuttuğunda, ödevlerini yaptığında, hayvanlara asla kötü davranmadığında, kocaman dünyamız ve upuzun tarihimiz hakkında her gün yeni bir bilgi edindiğinde, iyi bir kitap okuduğunda, güzel yazı yazdığında, resim yapmayı ve müzik aleti çalmayı öğrendiğinde, yeni fikirler ve projeler geliştirdiğinde, göğe bakıp hayal kurduğunda… ülkemizin ve dünyamızın geleceğine çok önemli katkılar sunuyorsun. Nasıl sen bize güveniyor ve bizimle gurur duyuyorsan biz de senin bu güzel faaliyetlerinle gurur duyuyor, sana inanıyor ve güveniyoruz.”

23 Nisan’ın tarihte çok özel bir gün olduğunu, Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm çocuklara armağan ettiği bir bayram ve dünyada çocuklara adanmış tek bayram olduğunu ifade eden Kalın, mektubunu şöyle tamamladı:

“Çok özel, çok güzel bir bayram. Bu özel gün hepimizin ama en çok da senin. Bugünün hakkını ver tadını çıkar anlamını düşün ve tebessüm et.

Gazi Meclisimizin kuruluşunun 104. yılını ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Devletimizin kurulmasında ve vatanımızın korunmasında emeği geçen tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.

Daha nice 23 Nisan’lara sevgi sağlık heyecan mutluluk ve başarıyla kavuşmayı diliyorum. Kendine inan, ülkene güven ve hepimizi gururlandır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cocuklarin-gozunden-milli-istihbarat-teskilati/feed/ 0
Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-2/ https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-2/#respond Fri, 19 Apr 2024 01:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28252 Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11’de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Deprem çevre illerden de hissedildi.

AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, ekiplerin sahada olduğunu söyledi.

İlk gelen bilgilere göre can kaybının olmayışının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, “Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Devlet olarak İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın talimatları doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın barınma ve iaşe sorununun halledilmesiyle ilgili gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm hemşehrilerimize ve milletimize geçmiş olsun.” dedi.

Vali Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde kurulan kriz masasında düzenlediği basın toplantısında ise devletin imkanlarının teyakkuz durumunda olduğuna işaret etti.

Geniş anlamda devletin imkanlarıyla Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt ilçelerinde teyakkuz halinde olduklarının altını çizen Hatipoğlu, vatandaşlara devletin elini uzatmakla ilgili çaba gösterdiklerini belirtti.

Bölgede çalışmaların sürdüğünü dile getiren Hatipoğlu, “Hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanımız ile sürekli görüşerek, gerekli çalışmaları koordine etmeye devam ediyoruz. Civar illerimizden destek gelmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Dedikoduların dikkate alınmaması uyarısında bulunan Hatipoğlu, şunları kaydetti:

“Diğer yandan kamuoyunda bazı şayiaların dolaştığı şeklinde haber var. Resmi makamların dışında bu tür dedikodulara yer verilmemesi, dikkate alınmaması, halkımızın esenliği, devletimizin güven içinde hizmette bulunması için önem taşımaktadır. Bu anlamda Tokatlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyoruz. Depremle ilgili her türlü tedbiri almak durumundayız.”

Öte yandan Sulusaray ilçe merkezinde bir caminin minaresinde hasar oluştu.

Deprem, ilçeye bağlı Malum Seyit Tekke köyünde iki cami ile bazı evlerde hasara neden oldu. Bir cami minaresinin ise külah bölümü yıkıldı.

Sulusaray ile sınır olan köylerden Ağmusa, Ahmetdanişmend, Devecikagın, Sağlıca ve Gürardıç köylerindeki eski yapı ve kerpiç evlerde yıkılmalar meydana gelirken, can kaybı yaşanmadı.

Kaymakamlık, özel idare ekipleri, AFAD, UMKE bölgede çalışmalarına devam ederken, vatandaşlar dışarıda bekleyişlerini sürdürüyor.

Zile ilçesinde de hasar gören metruk yapıların tehlikeye neden olmaması amacıyla itfaiye ekiplerince çalışma yürütülüyor.

Yapıların tehlikeye neden olan bölümleri yıkılarak önlem alınıyor.

Artova ilçesinde de vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşlar ağlarken, fenalaşanlar oldu.

Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Deprem nedeniyle alınan tedbirler kapsamında kent genelinde yarın eğitime 1 gün ara verildi.

Vali Hatipoğlu, evlerinde kalmak istemeyenlerin Sulusaray ve Yeşilyurt ilçelerindeki spor salonları ve yurtlarda kalabileceğini duyurdu.

Öte yandan Samsun AFAD İl Müdürlüğünden 3 araç ve 20 personelle canlı arama köpeğinin Tokat’a görevlendirildiği belirtildi.

Sulusaray ilçesinde evlerine girmeyen vatandaşlar ilçe meydanında bulunan Cumhuriyet Caddesi ile Alparslan Caddesi’ni birbirine bağlayan açık alanda bekliyor.

Sarsıntı ilçe merkezinde müstakil kerpiç yapılarda hasar meydana getirdi.

“Devletimiz yanımızda”

Sulusaray ilçesinde sokakta bekleyişini sürdüren vatandaşlardan İbrahim Yıldızlı, AA muhabirine, güvenli olduğu için açık alanda beklediklerini belirterek, “Acayip bir sarsıntı ile geldi ilk anda. Fatih Camisi’nin yanındaydık. Minare uçtu, briketler falan düştü. Halk ister istemez panik yaşadı. Sakinleştirmeye çalıştık ortalığı. Diğer mahallelere gittiğimizde ufak tefek sıkıntılar vardı, onlara da yardım ettik. Açık alan olduğu için, güvenli alan olduğu için burada bekliyoruz. Çok şükür can kaybımız yok, bir sıkıntı yok. Devletimiz yanımızda. Valimiz, Belediye Başkanımız, Kaymakamımız elinden geleni yapıyor. Köylerde sıkıntı olmuş herhalde ama gidemedik.” dedi.

Deprem anı Tokat’ta iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntülerde, Zile ilçesindeki bir marketin raflarındaki ürünlerin yere düştüğü, vatandaşların ise hızla dışarı çıkmaya çalıştığı, bir başka güvenlik kamerası görüntüsünde ise Almus ilçesindeki bir restoranda bulunan kişilerin, sarsıntıyı hissettikleri anda restoranın dışına yönelmesi, bir akaryakıt istasyonunda bulunanların uzaklaşmaya çalışması yer alıyor.

Bölgede bir ahırda kaydedilen güvenlik kamerası görüntülerinde ise ahırdaki hayvanların kaçışması ve hayvan sahibinin telaşı kaydedildi.

Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda”

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, deprem bölgesindeki vatandaşları şebeke suyunu içmemeleri konusunda uyardı.

Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde depremlerin ardından oluşturulan kriz merkezinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede artçı depremlerin devam ettiğini söyledi.

Vatandaşlar için gerekli çalışmaların koordine edildiğini dile getiren Hatipoğlu, “Şu an itibariyle gerek mobil mutfak gerekse diğer hazırlıklarımız devam ediyor. Yine misafirhanelerimizde 440’ın üzerinde kapasitemiz hazır. Buralara geçmek isteyen vatandaşlarımızın nakliyle ilgili çalışmaları gerçekleştirdik. Şu an itibariyle kaymakamlarımız hazırlık çalışmasını gerçekleştiriyor. Jandarmamız tahliye için gerekli hazırlıklar içinde.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile sürekli irtibat halinde olduklarını vurgulayan Hatipoğlu, “Bakan Yardımcımız Münir Karaloğlu yolda. Koordinasyona devam ediyoruz. İlçe merkezlerimizde mobil mutfaklar faaliyete geçmeye başladı. Planladığımız kumanyaları dağıtmaya başlıyoruz birazdan. Vatandaşlarımız için el birliği ile devlet kurumlarımızın imkanları ile seferberiz.” diye konuştu

İçme suyu konusunda uyarıda bulunan Hatipoğlu, “Sularımızın büyük kısmı yer altı veya yüzey sularının toplanması ile oluşuyor. Bölgede hareketlilik devam ettiği için vatandaşlarımızın suyu, kullanma suyu olarak kullanmaları, içme suyu olarak tüketmemelerini istiyoruz. Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-2/feed/ 0
Kars Valisi Ziya Polat Başkanlığında Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Yapıldı https://www.haber60.com.tr/kars-valisi-ziya-polat-baskanliginda-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/kars-valisi-ziya-polat-baskanliginda-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi/#respond Mon, 15 Apr 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27512 Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında asayiş ve güvenlik toplantısı yapıldı.

Her ay düzenli olarak kentte görev yapan ulusal ve yerel basının temsilcilerinin de katılımıyla düzenlenen toplantıya İl Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka ve İl Jandarma Komutan Vekili Albay Mahmut Aydın katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Vali Ziya Polat, Gazi Kars’ın huzur ve güvenliğini, vatandaşların can ve mal emniyetini sağlama önceliği doğrultusunda Valilik koordinasyonunda Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının büyük gayret gösterdiklerini belirtti.

Vali Polat, “Suçu önlemek, suç oranlarını azaltmak, ülkemizin en huzurlu şehirlerinden biri olan Gazi Kars’ımızda huzur ve güven ortamının devamını sağlamak en önemli hedefimizdir. Bu hedefimiz doğrultusunda vatandaşlarımızı kucaklayan, kişi hak ve özgürlüklerine saygılı, şeffaf ve vatandaş odaklı bir anlayışla çalışmalarımızı azim ve kararlılıkta sürdürmekteyiz. Bu kapsamda; tüm vatandaşlarımızın huzur içinde yaşadığı, her türlü suçun ve suç eğiliminin minimum seviyeye indirildiği, daha huzurlu daha güvenli bir Kars için çalışmalarımızı gece-gündüz, 7 gün 24 saat esasıyla sürdürüyoruz. Çalışmalarımızı yaparken kıymetli Karslı hemşerilerimin desteğini daima yanımızda gördüğümüzü de memnuniyetle ifade etmek istiyorum” dedi.

Polat, “Hepinizin bildiği gibi Mart ayı, hepimizin çok yoğun bir gündemle takip ettiği bir ay oldu. Ramazan ayının huzur iklimini dayanışma, yardımlaşma duygularıyla hep birlikte yaşadık. Mart ayının son gününde de Mahalli İdareler Genel Seçimini hep birlikte gerçekleştirdik. Şükürler olsun ki münferit bazı küçük olaylar yaşanması dışında olumsuzluk yaşamadık. Seçmenlerimiz sandıklara gitti ve oylarını kullandılar. Bu vesile ile seçimde görev alan başta kolluk kuvvetlerimiz olmak üzere tüm görevlilere bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yeni seçilen ve görevine devam eden Belediye Başkanlarımıza, İl Genel Meclisi Üyelerimize, Belediye Meclisi Üyelerimize ve Muhtarlarımıza başarılar diliyorum” diye konuştu.

Vali Ziya Polat, yaptığı açıklamanın ardından 2024 yılının Mart ayında kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü faaliyetleri kamuoyu ile paylaştı.

2024 yılı Mart ayında 273 bin 760 şahıs, 135 bin 729 araç sorgusu yapıldı. Haklarında toplam 166 yıl 261 ay 2 bin 120 gün kesinleşmiş hapis cezası hükmü bulunan 59 aranan yakalandı. Haklarında Adli para cezası hükmü bulunan 7 aranan şahıs, İfadeye yönelik aranması bulunan 278 aranan şahıs, Yoklama kaçağı 213 şahıs olmak üzere toplam 557 aranan şahıs ve 30 araç yakalandı.

74 bin 871 araç, 763 okul servisi denetlendi, trafik yönünden 310 şahsa ve 945 araca ilgili maddelerden 2.902.765,00 TL idari para cezası uygulandı.

6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhalefet Suçu kapsamında 3 Tüfek, 22 t tabanca, 536 Fişek, 26 şarjör, 5 kesici-delici alet ele geçirildi. Emniyet ve Jandarma ekiplerince asayiş ve güvenlik uygulamalarının aralıksız devam edeceği öğrenildi. – KARS

]]>
https://www.haber60.com.tr/kars-valisi-ziya-polat-baskanliginda-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmetçiğin bayramını kutladı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mehmetcigin-bayramini-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mehmetcigin-bayramini-kutladi/#respond Wed, 10 Apr 2024 23:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26953 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telefon görüşmesiyle Mehmetçiğin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Yaşar Güler, bayram namazını beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Şanlıurfa’da Mevlid-i Halil Camisi’nde kıldı.

Namazın ardından camideki vatandaşlarla görev yapan polislerle bayramlaşan Bakan Güler ve TSK Komuta Kademesi, daha sonra Şanlıurfa Kışla Gazinosuna geçti. Burada çocuklar tarafından karşılanan Güler, onlara bayram hediyeleri vererek yakından ilgilendi.

Bakan Güler ve beraberindeki TSK Komuta Kademesi, 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığında Mehmetçiklerle bir araya gelerek onlarla bayramlaştı.

Milli Savunma Bakanı Güler, bu buluşmada, telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak Mehmetçiklerle görüştürdü. Telefonda Mehmetçiklerin bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Tüm Komuta Kademesi’ndeki kardeşlerime, Mehmetçiklerimize özellikle en kalbi duygularla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum ve Ramazan Bayramı’nın tüm milletimize hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Bizler gerek Mehmetçiklerimiz gerek Komuta Kademesi hepsiyle bu teröristleri inşallah bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi yok edeceklerine inanıyoruz. Gerek sınırda gerek sınır ötesinde bu mücadelemiz aynı şekilde devam edecektir. Tekrar bayramınızı tebrik ediyor ve en kısa zamanda buluşmak üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.”

“Sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hitabının ardından Mehmetçiklere seslenen Bakan Güler, bayramların mutlulukların paylaşılarak arttığı, geleneklerin yaşatıldığı, toplumsal dayanışmanın, birlik ve beraberliğin güçlendiği çok özel günler olduğunu anlattı.

Türkiye’nin ve asil milletin bu bayram günlerini huzur ve güven içerisinde geçirmesi için Mehmetçiklerin sevdiklerinden uzakta kahramanca ve fedakarca görev yaptığına dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:

“İcra ettiğiniz bu kutsal görevde ortaya koyduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve büyük gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle vazifelerini icra eden tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.”

“Terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz”

Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde, birbiri ardına gerginlikler ve krizler yaşandığını, çatışmalar ve savaşlar ortaya çıktığını belirterek, şöyle devam etti:

“Belirsizliklerin arttığı, risk ve tehditlerin çok boyutlu bir hale geldiği böylesine hassas bir ortamda, Milli Savunma Bakanlığı olarak ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla görevlerimizi icra ediyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, sizlerin kahramanlık ve fedakarlıklarıyla son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirerek, özellikle terörle mücadelede destansı başarılar elde etmektedir. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonları icra ettik.

Geçmişte yürütülen sınırlı hedefli ve süreli askeri harekatların yerine, bugün artık, sürekli ve kapsamlı operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Bu anlayışla Suriye’nin kuzeyinde büyük bir başarıyla icra ettiğimiz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekatları ile güney sınırlarımızda bir terör koridoru oluşturulmasına mani olduk. Aynı zamanda bu sahalarda güvenli bölgeler tesis ederek Suriyelilerin geri dönüşlerine yönelik önemli adımlar attık. Şu anda, eğer orada olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi sürecekti ve ülkemizdeki istikrar ortamı sağlanamayacaktı. O süreci hatırlayın. Sadece Şanlıurfa’ya, Barış Pınarı Harekatı öncesinde kalleş terör örgütü tarafından çok sayıda füze ve havan saldırısı yapılmıştı. Dolayısıyla bugün, bölgedeki varlığımız ile Şanlıurfa’nın güvenliğini de ileriden sağlıyoruz.”

“Terör örgütünün belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz”

Terörle mücadele sürecinde 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığının, başta Barış Pınarı bölgesi olmak üzere Suriye harekat sahasındaki birlikleriyle üstlendiği görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdiğine dikkati çeken Bakan Güler, tugaydaki Mehmetçiğin, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinciyle ortaya koyduğu üstün gayretlerin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurguladı.

Güler, Mehmetçiğin, milli ve manevi değerleri korumak için daima vazifeye hazır olduğunu görmenin, terörü bitirme iradesini daha da pekiştirdiğine işaret ederek, “Terör örgütünün en ufak bir şekilde kıpırdanmasına, belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz. Şuna eminim ki hiçbir terörist, kahraman Mehmetçiğimizin çelik yumruğu altında ezilmekten kurtulamayacaktır. Terörle mücadelemiz kararlı ve etkin adımlarla örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

“Her birliğimizi en modern silah ve teçhizat ile destekliyoruz”

Ordunun, terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele verirken aynı zamanda sınırların emniyetini de en ileri düzeyde sağladığını aktaran Güler, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sizler, buradaki varlığınızla vatanımızın en önemli güvencesi, milletimizin göz bebeğisiniz. Şüphesiz gösterdiğiniz cesaret ve gayretleriniz, her şeyden önemlidir. Ancak görevin layıkıyla ve en etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi için de hudut birliklerimizin, teknolojiyi haiz sistemlerle donatılması elzemdir. Bu anlamda Bakanlık olarak her birliğimizi yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerimiz başta olmak üzere en modern silah ve teçhizat ile destekliyoruz. Nitekim hudutlarımızın Cumhuriyet tarihinin en yoğun, en etkin tedbirleriyle korunması sonucunda, terör örgütünün sınırlarımızdan eleman ve malzeme aktarımı engellenmiş, durma noktasına gelmiştir. Kimsenin şüphesi olmasın ki kahraman Mehmetçik, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızda büyük bir özveri ve başarıyla görevlerini yerine getirecektir.”

“Yerli ve milli savunma sanayisiyle ordunun imkan ve kabiliyetlerini artırıyoruz”

Milli Savunma Bakanı Güler, tüm görevlerinin yanı sıra mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatleri de kararlılıkla koruduklarını belirtti.

Bu faaliyetlerle eş zamanlı olarak, karada, denizde ve havada büyük ve etkili tatbikatları icra ettiklerine dikkati çeken Güler, şunları aktardı:

“Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli, milli ve modern savunma sanayisi ürünü silah sistemleriyle şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha da artırıyoruz. Biliyorsunuz ki ülkemizin göz bebeği, milli uçağımız KAAN, ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. İnşallah, bunun gibi nice modern silah ve sistemle ordumuzu donatmaya devam edeceğiz.”

Bakan Güler, kaotik gelişmelerin yaşandığı hassas güvenlik ortamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde, uluslararası arenadaki ağırlığın her geçen gün arttığını, kurulan çok boyutlu ilişkilerle bölgede ve dünyada vazgeçilmez bir aktör haline gelindiğini ifade etti.

Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan Türkiye’nin, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik girişimlerde bulunduğuna işaret eden Güler, şunları kaydetti:

“Pek çok coğrafyada güvenlik, barış ve istikrar için üstlendiğimiz büyük inisiyatifler uluslararası güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğimizi de en açık şekilde ortaya koymaktadır. Uluslararası arenada, Türkiye’nin etkisini böylesine artırdığı bir dönemde doğal olarak faaliyet sahaları artan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisi için büyük gayret sarf etmektedir.”

Güler, Türkiye’nin ulaştığı üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetinin, çok iyi idrak edilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz. Görevlerinizi yerine getirirken çeşitli zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Ancak unutmayın ki milletimizin duaları ve desteği her zaman sizinle. Zorluklarla karşılaştığınızda, bu güvenin önemini ve büyüklüğünü hatırlayın ve vazifelerinize daha sıkı bir şekilde sarılın. Çünkü sizler, Türk milletinin gönlünde daima var olan kahramanlarsınız. Sizlerin tüm bunların bilincinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstün bir gayret göstererek kahraman ordumuzun gücüne güç katacağınıza yürekten inanıyorum.”

Bakan Güler, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının başladığı dönemde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hedeflerine emin adımlarla yürüdüklerini belirtti.

Milli Savunma Bakanlığı olarak hedeflerine ulaşma yolunda çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Güler, konuşmasında, aziz şehitleri ve ebediyete intikal eden kahraman gazileri rahmet ve minnetle yad etti, hayatta olan gaziler ile şehit ve gazi ailelerine saygılarını iletti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mehmetcigin-bayramini-kutladi/feed/ 0
Pakistan’ın Milli Günü Dolayısıyla Ankara Büyükelçiliğinde Resepsiyon Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/pakistanin-milli-gunu-dolayisiyla-ankara-buyukelciliginde-resepsiyon-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/pakistanin-milli-gunu-dolayisiyla-ankara-buyukelciliginde-resepsiyon-duzenlendi/#respond Fri, 05 Apr 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26260 Pakistan’ın Milli Günü dolayısıyla Ankara Büyükelçiliğinde resepsiyon düzenlendi.

Pakistan Milli Günü dolayısıyla Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid’ın ev sahipliğinde büyükelçilik rezidansında resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, kuvvet komutanları, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, eski bakan Mehdi Eker, Recep Akdağ, Efkan Ala’nın yanı sıra başkentteki misyon şefleri ve askeri ateşeler katıldı.

“Pakistan’ın kutsal şehitlerini ve yiğit gazilerini saygıyla anıyorum”

Pakistan’ın Milli Günü’nü kutlayan Bakan Güler, “Dost ve kardeş Pakistan halkına sizler adına saygı ve selamlarımı sunuyorum. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını da iletmek istiyorum. Başlangıç olarak, Pakistan’ın bağımsızlığı ve bütünlüğü için cesurca savaşan ve en büyük fedakarlığı yapan Pakistan’ın kutsal şehitlerini ve yiğit gazilerini saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Pakistan’ın bölgelerdeki ağırlığından son derece memnun”

Pakistan’ın bölgesinde ve dünyada stratejik bir öneme sahip olduğunu dile getiren Bakan Güler, “Özellikle son yıllarda her alanda gelişip güçlenen Pakistan, bölgesinde ve dünyada barış, istikrar ve güvenin inşasında bölgesinde ve dünyada önemli bir rol üstleniyor. Türkiye de Pakistan’ın bu bölgelerdeki ağırlığından son derece memnun. Aynı şekilde Pakistanlılar da Türk halkının kalplerinde ve akıllarında müstesna bir yere sahip olacak ve olacaktır. Nitekim Türkiye ile Pakistan arasında tarihe uzanan köklü, sarsılmaz bağlar, ortak değerler, dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunmaktadır” diye konuştu.

“Pakistan’ı uluslararası ilişkilerde en güvenilir ve güvenilir ortaklarımızdan biri olarak görüyoruz”

Bakan Güler konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Geçmişten günümüze taşınan bu bağlar, ülkelerimiz arasında çok yönlü işbirliğine ve üst düzey ilişkilere sağlam bir zemin hazırlarken, ortak geleceğimize de yön vermektedir. Bizler en zor zamanlarda birbirine destek olmuş, sevinçleri ve üzüntüleri paylaşmış, ortak idealleri en güçlü şekilde içselleştirmiş iki ülkeyiz. Maruz kaldığımız vahim olaylar ve doğal afetler karşısında iki ülkenin birbirine yardıma koşması, ülkelerimiz arasındaki birlikteliğin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Dost ve kardeş ülke Pakistan’ı uluslararası ilişkilerde en güvenilir ve güvenilir ortaklarımızdan biri olarak görüyor, ikili ilişkilerin mükemmel düzeyde olmasına önem veriyoruz. Son yıllarda giderek gelişen ilişkilerimizi daha büyük ve kapsamlı işbirlikleri ile güçlendirme irade ve kararlılığını taşıyoruz. Bunların başında askeri işbirlikleri ve savunma sanayi geliyor.”

“Pakistan’la güçlü bağlarımızı geliştirmeye ve işbirliği yapmaya kararlıyız”

Pakistan ile savunma sanayii alanında hayata geçirilen projelerin ortaya koyduğu yüksek sinerji ve karşılıklı deneyim paylaşımının, yeni ve kapsamlı işbirliklerinin önünü açacağına dikkati çeken Bakan Güler, “Karşılıklı güven ve birbirimize destek, önümüzdeki dönemde işbirliğimizin katlanarak artmasının en büyük güvencesidir. Bölgesel ve küresel barış ve istikrar için Pakistan’la güçlü bağlarımızı geliştirmeye ve işbirliği yapmaya kararlıyız. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk ve kardeşliğin buradan sonsuza kadar güçlü bir şekilde devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Bu vesileyle dost ve kardeş ülke Pakistan’ın Milli Günü’nü bir kez daha tebrik ediyor, yarın mübarek olacağımız Kadir Gecesi’ni tebrik ediyorum. Ayrıca Kurban Bayramınızı da şimdiden tebrik etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Bakan Güler konuşmasını “Pakistan Zindebad, Türkiye-Pakistan Bahaiçara Zindebad” ifadeleriyle sonlandırdı.

“Ülkelerimiz, bin yılı aşkın geçmişi olan tarihi köklere dayanan ilişkilere sahiptir”

Türkiye ve Pakistan’ın bin yılı aşan geçmişi ve tarihi kökleri olduğunu dile getiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Türkiye ve Pakistan; dünyanın önde gelen, büyük ve güçlü imparatorluklarının mirasına sahiptir. Ülkelerimiz arasında, eşsiz ve kalıcı bir kardeşlik bağı vardır. Bu bağ, diplomasinin ötesine uzanır; ortak değerlere, ortak hedeflere ve birbirlerinin tarihine ve kültürüne dair derin bir anlayışa dayanır. Bu anlayışla da dostluğumuz, her geçen gün güçlenerek devam ediyor. Tarihten bahsetmişken, Muhammed Ali Cinnah’ın ileri görüşlü liderliğini anmamak olmaz. Onun mirası, Pakistan’ın egemen bir ulus olarak büyümesine ve gelişmesine tanık olduğumuz bugün, bize ilham vermeye devam ediyor. Ayrıca, Pakistanlı kardeşlerimizin Kurtuluş Savaşımız sırasında ülkemize sağladığı desteklerini de her zaman hatırlayacağız” diye konuştu.

“Liderlerimizin belirlediği 5 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine orta vadede ulaşmayı hedefliyoruz”

Türkiye ile Pakistan arasındaki ekonomik iş birliğinin mevcut durumundan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Bolat, “Son üç yıl içerisinde ticaret hacmimiz, 1 milyar dolar seviyesinin üstünde gerçekleşti. İnanıyorum ki, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Mal Ticareti Anlaşmamız, ikili ticaretimize ciddi bir ivme kazandırmaya başlayacaktır. Bu ivme sayesinde, liderlerimizin belirlediği 5 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine orta vadede ulaşmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan, Türkiye, 1 milyar doları aşan doğrudan yabancı yatırımıyla Pakistan’daki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumundadır. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda Türk şirketinin Pakistan’da yatırımları var ve bunların hem ihracat hem de istihdam açısından Pakistan ekonomisine katkılarını görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, müteahhitlik hizmetleri de giderek artan bir şekilde önde gelen iş birliği alanlarımızdan biri haline geliyor. Müteahhitlerimiz, bugüne kadar 3,4 milyar dolar değerinde 72 proje üstlenmiştir. Önümüzdeki dönemde, Türk müteahhitlik şirketlerinin Pakistan’ın kalkınmasına ve yeşil dönüşümüne büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle, önümüzdeki dönemde Türk iş insanlarımızdan oluşan büyük bir heyetle birlikte Pakistan’ı ziyaret etme niyetimi belirtmek isterim. Bu ziyaret kapsamında, Ortak Görev Gücü platformumuzun 2. toplantısını gerçekleştireceğiz. Başbakan Sayın Şahbaz Şerif’in teklifi olarak bu Platform, ekonomik iş birliğimiz kapsamındaki potansiyel alanların koordinasyonunda hayati bir rol oynayacaktır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ve Pakistan olarak, savunma sanayimizi geliştirmek için el ele çalıştık”

Bir diğer önemli iş birliğinin savunma sanayii alanında olacağına dikkati çeken Bolat, “Türkiye ve Pakistan olarak, savunma sanayimizi geliştirmek ve daha da güçlendirmek için el ele çalıştık. Pakistan’daki Babür sınıfı korvetlerin sonuncusu olan, MİLGEM projesinin 4’üncü gemisi geçen yıl teslim edildi. Diğer taraftan, Pakistan’ın Süper Mushshak eğitim uçakları da ülkemize teslim edildi. İki ülke arasında halihazırda devam eden birçok projenin bulunduğunu görmekten de mutluluk duyuyoruz. Bu ortaklıklar, uluslarımızın güvenlik çıkarlarının korunmasına yönelik karşılıklı güven ve kararlılığımızı yansıtmaktadır şüphesiz” açıklamasında bulundu.

“Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini her alanda daha da genişletmeye kararlıyız”

Türkiye ve Pakistan’ın küresel düzeydeki zorlukların üstesinden gelme konusunda, birçok uluslararası platformda bir arada duran sadık müttefikler olduğunu aktaran Bolat, “Bölgede barış ve istikrara yönelik ortak taahhüdümüz, terörle mücadele, bölgesel güvenlik ve insani yardım da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yakın iş birliğimizi desteklemektedir. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini her alanda daha da genişletmeye kararlıyız. Pakistan Milli Günü’nü kutlarken, Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü dostluğa olan bağlılığımızın buradan bir kez daha altını çizmek istiyorum. İki dost ve kardeş ülke olarak, ortak tarihimizden gelen muvaffakiyetlerimiz bizlere yol gösterirken, aynı zamanda daha yakın bir iş birliği sağlanması ve refah düzeyine ulaşılması için azmimizi artırmaktadır. Ülkelerimizin daha müreffeh bir geleceğe ulaşması için, ortak tarihimizden gelen bilinçle, gayretle çalışacağımıza ve muvaffak olacağımıza canı gönülden inanıyorum. Yevmi Pakistan Mubarek Türkiye Pakistan Dosti Zindabad” diye konuştu.

Pakistan’ın kuruluşunda zorluklara rağmen dayanıklılık ve kararlılık sergilediğini belirten Pakistan Büyükelçi Junaid, uluslar topluluğu arasında hak ettikleri yeri almak için çok yol kat ettiklerini kaydetti. Türkiye-Pakistan ilişkilerinin asırlık bağlara dayandığını aktaran Büyükelçi Junaid, kardeşlik bağlarının bayrağını gelecek nesillere aktarmak için birlikte çalışmaya devam edeceklerini söyledi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/pakistanin-milli-gunu-dolayisiyla-ankara-buyukelciliginde-resepsiyon-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye’de VAR Sistemine Güvensizlik: Standartlar Yakalanamıyor https://www.haber60.com.tr/turkiyede-var-sistemine-guvensizlik-standartlar-yakalanamiyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-var-sistemine-guvensizlik-standartlar-yakalanamiyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:31:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25252 Türkiye’de futbol sportif başarılar ya da seyir zevkinden daha çok, saha içi ve saha dışında yaşanan skandallar ve hakemlerle konuşuluyor.

Bir kulüp başkanının , bir başka kulüp başkanının hakem kararlarını beğenmeyip , Trabzonspor-Fenerbahçe maçında tarafların sahaya girip futbolculara saldırması hem ulusal hem de uluslararası spor kamuoyunun gündemindeydi.

Son olaraksa 1 Mart 2024 tarihinde yapılan Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) bağlı Merkez Hakem Kurulu (MHK) eğitim toplantısına ait bir video sosyal medyaya sızdırıldı.

Videoda 26 Şubat’ta oynanan Galatasaray-Antalyaspor maçında yaşanan bir ikili mücadele için video yardımcı hakem (VAR) uyarısıyla verilen penaltıya dair konuşmalar yer aldı.

Bu konuşmalarda MHK danışmanı ve hakem eğitmeni Hugh Dallas, maçın hakemi Abdülkadir Bitigen ve VAR hakemi Özgür Yankaya ile birlikte pozisyonu değerlendiriyor. Gerek Bitigen gerekse de Yankaya pozisyonda hata yaptıklarını itiraf ediyor.

Bu diyalogların ardından TFF de toplantının tamamına ait görüntüleri resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaştı.

Bu görüntülerde 24 Şubat’ta oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa maçına ait iki pozisyon da tartışılıyor. Dallas, VAR hakemi Erkan Engin ve orta hakem Cihan Aydın’a Fenerbahçe lehine verilen ve verilmeyen penaltı pozisyonlarını soruyor.

Bu konuşmalarda Engin, Fenerbahçe lehine verilen penaltı için “Şu anda izlediğimde el yok gibi, ben de net bir elle oynama göremiyorum ama benim odadaki hissiyatımdan bahsetmem gerekirse kale arkasından ve tighttaki görüntüden emin oldum” diyor.

Orta hakemlerin VAR hakemleriyle kurduğu diyaloglara duyulan güvensizlik uzun süredir tartışma konusu. TFF Şubat ayı ortasından beri orta hakemlerin VAR monitörüne çağrıldığı her pozisyonun kayıtlarının sesli ve görüntülü olarak kamuoyuyla paylaşıyor.

Peki, Türkiye’de spor kamuoyu neden VAR sistemine güvenmiyor? VAR standartlarının neden bir türlü yakalanamadığı düşünülüyor?

VAR standardı neden yakalanamıyor?

Eski Süper Lig hakemlerinden Asım Yusuf Öz’e göre VAR standartlarının yakalanamamasında en büyük sebep, başarısız olduğu düşünülerek sahada görev verilmeyen çok sayıda hakemin VAR hakemi olarak görev yapması.

BBC Türkçe’ye konuşan Öz, “Sahada yorum hatası yapan hakemleri VAR’da oturttular. Bu kişileri zaten yeterli görmüyorsun ki sahada görev vermiyorsun. Bu adam VAR’da seyrediyor, yine yanlış yorum yapıyor” diyor.

Öz, kulüplerin baskılarıyla görevlerinden alınan tecrübeli hakemlere VAR’da görev verilmemesini ise büyük bir fırsatın kaçırılması olarak değerlendiriyor.

“Cüneyt Çakır’a hakemliği bıraktırdılar. Bülent Yıldırım’la maç yönetirken, inşallah VAR hakemi Cüneyt Çakır olur diyorduk. Niye? Çok başarılıydı. Bizi rahatlatıyordu. Fırat Aydınus hakemliği bıraktı, onu değerlendirebilirlerdi ama değerlendirmediler. Bu isimleri VAR kadrosuna alsalar sorunun büyük kısmını çözerlerdi.”

“Bazı stadyumlarda ofsayt çizgisi çizilemiyor bile” diyen Öz, yeterince kameraya ve farklı açıya sahip olunamamasını da bir eksiklik olarak nitelendiriyor.

‘VAR kayıtlarının açıklanması güvensizliği doğurdu’

Futbolda hakem kararlarında hataların önüne geçilmesi için uygulamaya konan VAR uygulamasında hata yapılması dünya futbol kamuoyunun da sıkça tartıştığı bir mesele.

Ancak Türkiye’de bu güvensizlik yaşanan her olaydan sonra giderek artıyor.

Güvensizliğin Avrupa’da da büyük bir problem olduğunu belirten Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı’ya göre bunun arkasında yatan ilk sebep standartın sağlanamaması, ikincisi ise kayıtların açıklanması:

“Hakemlerin yatak odasının ardına kadar açılması sonucunda, kulüplerin gördüklerinden sonra güven konusunda büyük soru işareti yaşamaları bir sebep. VAR, amacına uygun kullanıldığında hayat kurtaran ve güvenilmesi gereken bir yenilik.”

Eski hakem Öz, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetiminin göreve geldiğinden beri yaptığı “kulüplere şirin görünmek için hakemler üzerinden tavizler vermesini” eleştirdi.

Öz’e göre VAR kayıtlarının açıklanması da bunun bir parçasıydı ve “taviz tavizi doğurdu”.

‘Türkiye’de insanlar birbirine de güvenmiyor’

Futbol yorumcusu Önder Özen ise Türkiye’deki toplumsal güven eksikliğine işaret ediyor.

Özen, “Çünkü VAR’ın uygulaması Türkiye’de yapılıyor. Türkiye’deki insanlar İngiliz VAR’ına, Alman VAR’ına güveniyor. Ama birbirine güvenmiyor. Sorun bu ve basit” diyor.

Bu güven eksikliğinin toplumun çeşitli kademelerinde yaygın olduğunu belirten Özen şöyle devam ediyor:

“Türkiye’de bana da, diğerlerine güvenilmiyor. Objektif olmadığımız söyleniyor. Ben de dönerciye güvenmiyorum, kafeye güvenmiyorum. Kahve istedim, yudumlayana kadar o, istediğim kahve mi bilmiyorum. Bardak temiz mi bilmiyorum. Kahveci de ben hesabı ödeyene kadar parayı verecek miyim, vermeyecek miyim bilmiyor.”

YouTube kanalı Vole’de yorumculuk yapan Özen, hakem eğitim toplantısına dair görüntülerin internete sızdırılmasında şaşırılacak da üzülecek de bir şey olmadığını savunuyor.

“Üçüncü dünya ülkelerinde olan şeyler bunlar” diyen Özen, “Anayasal düzeniniz yoksa, TFF’nin Anayasal bir düzeni var mı? Olmadığı görülüyor. Yoksa böyle şeyler olur” diyor.

‘Büyükekşi’nin yalan söylediği tescillendi’

Tanırlı, internete sızdırılan kayıtlar sonrasında toplantıya dair tüm kaydın yayımlanmasını da çeşitli nedenlerden dolayı eleştiriyor.

Bunlardan ilki, geçen haftalarda TFF’nin internet sitesinde VAR sorumlusu Tolga Özkalfa’nın istifa ettiğine yönelik haberin paylaşılmasına rağmen, Büyükekşi’nin toplantıda “Özkalfa’yı görevden aldık” şeklinde sözler sarf etmesi.

Tanırlı, “Böyle olduğunu elbette biliyorduk ancak TFF Başkanı’nın resmi olarak yalan söylediğinin tescillenmesi oldu. Her konuda şeffaf olacağız deyip, Türk hakemliğini yap boz tahtasına çeviren ve resmi bir koltukta oturan bir başkanın yalan söylemesi kabul edilemez” diyor.

TFF Başkanı’nın hakem seminerlerine katılmasının, federasyon kurullarının özerkliğine zarar verdiğini söyleyen Tanırlı, diğer bir eleştirisinde de şunları söylüyor:

“Büyükekşi’nin diğer tüm MHK seminerlerinde ağır konuşmalar yapıp, hiç yumuşak olunmayacak skandal hataların konuşulduğu bir MHK seminerinde bu kadar yapıcı ve olumlu konuşması ister istemez insanı şeytanın avukatlığına soyunduruyor.

“Acaba bu konuşmaların sızacağını mı tahmin etti de “bakın ben elimden geleni yapıyorum, ancak gördüğünüz gibi hakemler neler yapmışlar” demek mi istedi? Yaklaşımının 180 derece farklı olması artık bunu bile düşündürebiliyor ne yazık ki.”

Daha iyi bir VAR sistemi için ne yapılmalı?

Hürriyet gazetesi futbol yazarı ve S Sport kanalı yorumcusu Murat Fevzi Tanırlı standardın yakalanabilmesi için MHK’nın dirayet göstermesi gerektiğini düşünüyor.

Tanırlı, “Tüm VAR kadrosuna ve VAR’da görev alacak olan sahadaki hakemlere TFF otoritesinin hakemlerin arkasında olduğunu hissettirmesi gerekir. Ardından da IFAB protokolüne sadık kalınmasını isteyecek bir VAR mantalitesi oturtulmalı. Protokole bağlı kalmayanı, VAR’ı “Turkish VAR”a çeviren hakemleri sert cezalar beklemeli” diyor.

Her sezon başında eğitimler verildiğini ve bu eğitimlerde de “Çok katıyız, asla taviz vermiyoruz. Standartlarımız bunlardır” dendiğini hatırlatan Öz ise standardın neden sağlanamadığını şöyle anlatıyor:

“4. haftadan sonra ‘A takımı lehine ya da aleyhine yapılan bir değerlendirme, B takımı için neden yapılmıyor?’ diye sorulur. Eğitimci de A da haklı B de haklı der.

“Hakemler zeki insanlardır. Başka bir hakem de der ki, ‘Ya A’daki arkadaşım hata yaptı ya da B’deki arkadaşım.’

“İki hafta sonra A’daki hakem de B’deki hakem de müsabakaya çıkar. 6. haftaya gelindiğinde de diğer hakemler de hangi kararın uygulayacağını şaşırır.

“Sonra da kaos başlar. Standart kaçmaya başlar. Sonra da eğitimci bir derste ‘Buna müdahale ederek doğru yaptın’ dediğine, bir ay sonra ‘Bu müdahale yanlıştı” der ve hakemlerin kafası karışmaya başlar. İster inanın ister inanmayın durum bu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-var-sistemine-guvensizlik-standartlar-yakalanamiyor/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Seçimlerde Huzur ve Güven Ortamı Sağlamaya Devam Edeceğiz https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-secimlerde-huzur-ve-guven-ortami-saglamaya-devam-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-secimlerde-huzur-ve-guven-ortami-saglamaya-devam-edecegiz/#respond Mon, 25 Mar 2024 18:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23436 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Biz seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasında da Allah’ın izniyle sizin iradenizin en güzel şekilde, en huzurlu ve güven ortamında sandığa tecelli etmesiyle ilgili canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi program için geldiği İzmir’de çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. İlk olarak Buca ilçesindeki Forbes Caddesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakan Yerlikaya, vatandaşların sorunlarını dinledi. Bakan Yerlikaya, daha sonra İzmir İktisat Kongresi Binası’nda ‘Türkiye’nin Huzuru, İzmir’in Huzuru’ toplantısını gerçekleştirdi. Burada önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, göreve geldiği 10 aylık dönemde bölücü terör örgütüyle ilgili operasyonları sürdürdüklerini belirterek, “Yapılan 22 bin 541 operasyonda 60’ı ölü, 649’u sağ/yaralı ve 121’i de teslim olmak üzere 830 teröristi etkisiz hale getirdik. İzmir’de aynı dönemde 83 operasyonda 24 teröristi etkisiz hale getirdik. İçişleri Bakanlığı olarak 81 vilayet, 922 ilçede başta terör ve terör türleri ve tüm suç türleriyle ilgili durmadan, duraksamadan bu operasyonları yapıyoruz. Çünkü eğer huzurdan bahsediyorsak önce terörden bahsetmememiz lazım. Biliyorsunuz, tüm dünyada terörle ilgili bir sınav var. Yakın zaman içerisinde Moskova çok menfur bir saldırı yaşadı değil mi? Hepimiz terörü lanetliyoruz. En büyük insanlık suçu olduğunu düşünüyoruz, kabul ediyoruz. O bakış açısıyla bunlarla mücadele ediyoruz ve biz bir hukuk devletiyiz. Son 22 yıl boyunca Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri döneminde bizim ittifak ortaklarımızla bakışımız, hep beraber aslında ülke olarak parlamento olsun, 1-2 parti hariç herkes ‘Biz terör istemiyoruz’ diyor. ‘Nefret ediyoruz bunlardan’ diyor. Biz de milletimizden almış olduğumuz bu destek ve duayla beraber güçlü ve kararlı bir şekilde bunların artık son çırpınışları olduğunu da söylemek istiyoruz” dedi.

“Huzur için çaba gösterelim”

Huzur için çaba gösterilmesi gerektiğini söyleyen Bakan Yerlikaya, “Devlet olarak, hükümet olarak, bakanlıklar olarak, kurumlar olarak ama bu çabayı el birliğiyle yaparsak biz hem moral, motivasyon, yani birbirimize güç verme açısından daha motive edici oluyor ve daha sevimli, daha sempatik hale geliyor. Birbirimizden enerji alıyoruz. Bunu bizden esirgemeyin. ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep beraber Türkiye olalım’ diyen bir liderimiz var. Biz görev yaparken oy vermiş, oy vermemiş ayrımı yapmıyoruz. Vatandaşlarımızın hepsi bize emanet ve her biri aziz üstün, her biri en güzel şekilde en güzel hizmeti almak, beklemek ve söz söylemek hakkına sahip diyorum. Başımızın, gözümüzün üstünde yeri var diyorum. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyoruz” dedi.

“Güvenle sandığa gidilecek”

31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimle ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “Biz İçişleri ailesi olarak seçimin huzur ve güven ortamında yapılmasıyla ilgili ben de dahil tüm arkadaşlarımıza görev çıkardık. Bize bu noktada da güvenmeye devam edin. Biz seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasında da Allah’ın izniyle sizin iradenizin en güzel şekilde, en huzurlu ve güven ortamında sandığa tecelli etmesiyle ilgili canla başla çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Programa Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-secimlerde-huzur-ve-guven-ortami-saglamaya-devam-edecegiz/feed/ 0
Emine Erdoğan, çocukların güvenli bir dünyada büyüyebilmelerini diledi https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-cocuklarin-guvenli-bir-dunyada-buyuyebilmelerini-diledi/ https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-cocuklarin-guvenli-bir-dunyada-buyuyebilmelerini-diledi/#respond Fri, 22 Mar 2024 03:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22041 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Gazze başta olmak üzere yeryüzündeki tüm çocukların hak ettikleri gibi güven, huzur ve sevgi içinde büyüyebildikleri adil bir dünya dilediğini söyledi.

Emine Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi kapsamında koruyucu aileler ve 81 ilin vali eşleriyle Çankaya Köşkü’nde düzenlenen iftarda buluştu. Buradaki konuşmasında ramazan ayının ve iftar sofralarındaki birlikteliğin önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Bugünün medeni sayılan ülkeleri, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karanlık pençesine düşmüşken hakiki medeniyetin kodlarını bize yeniden hatırlatıyor. Çünkü insanın yeryüzündeki asli görevlerinden bir tanesi gönüller yapmaktır. Bütün duyguların tecelligahı olan gönüllerin birlikteliği bir topluluğu millet, bir toprağı vatan, bir şehri medeniyet yapar” diye konuştu.

Birey düzeyindeki bu gönül zenginliğinin devlet ve kurumlarına da sirayet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Artık bütün dünyanın iyi bildiği bir gerçek var ki devletimizin hayırseverliği, sınırlarımızın çok ötesine uzanmıştır. Bayrağımızın gölgesinde yaşayan her insanın huzur ve refah içerisinde bir hayat sürmesi en öncelikli gayelerimizdendir” ifadelerini kullandı.

“Koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık”

Valiler ve eşlerinin, bulunduğu illerde, devletin gülen yüzü, müşfik eli ve güven veren gölgesini temsil ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“2012 yılında başlattığımız ‘Gönül Elçileri Projesi’, bu sorumluluk bilincinin bir neticesidir. İnanıyoruz ki bütün çocukların, her şeyden önce, sevgi ve güven ortamında büyümeye hakkı vardır. Bizler de devlet koruması altındaki çocuklarımızı, koruyucu aileleri ile buluşturmak amacıyla yola çıkmıştık. Bu süreçte, evlatlarımıza ilk önce gönlünü, sonra yuvasını açan koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık. Projeyi başlattığımız günden bu yana, binlerce çocuğumuzun ve onlara kavuşan ailelerinin sevinçlerine ortak olduk. Bugün on bine yakın evladımız, onları koruyan gönüllü aileleriyle birlikte, huzur ve şefkat ortamında büyüyor.”

Emine Erdoğan, farkındalığın artması adına 30 Haziran’ı Koruyucu Aile Günü ilan ettiklerini anımsatarak, koruyucu aile sistemini güçlendirmek, daha fazla aile ve çocuğa ulaşmak için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.

“Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını, çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız”

Bu konuda vali eşlerine önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Emine Erdoğan, “İllerinizdeki koruma altındaki çocuklarımızın derdine, sevincine, başarısına, hayaline ortak olmalıyız. Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız. Açacağımız gönül yolunu, evladını kalbinden doğurup büyütecek koruyucu ailelere ulaştırmalıyız” diye konuştu.

Emine Erdoğan, bu doğrultuda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, çocukları koruyucu aileleriyle buluşturan yolda, maddi ve manevi her türlü engeli kaldırmak için var gücüyle çalıştığını aktardı.

Bu kapsamda koruyucu ailelere eğitim ve rehberlik hizmetleri geliştirildiğini ve tecrübeli koruyucu ailelerle, yeni gönüllüler arasında bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak için Rehber Koruyucu Ailelik Uygulaması’nın başlatıldığını aktaran Emine Erdoğan, koruyucu ailelere, çocukların eğitim, beslenme, harçlık gibi yaşam giderleri için maddi destek de sağlandığını hatırlattı.

Emine Erdoğan, bu sürecin asıl kahramanlarının, “koruyucu aile olmaya gönüllü vatandaşlar” olduğuna dikkati çekerek, “Milletimizin üstün gönüllülüğü, geçen sene yaşadığımız asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde de kendisini göstermiştir. Halihazırda, 669 olan koruyucu aile başvurusu, tam 123 kat artmış ve rekor bir sayıya yükselerek 328 bin 818’e ulaşmıştır. 6 Şubat depremlerinde açılan yaraları, hep birlikte sarıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz”

Gönül Elçileri Projesi kapsamında, deprem bölgesinde devlet korumasındaki çocuklar için Çocuk Evleri Sitelerinin temel atma törenlerinin gerçekleştirildiğini de anımsatan Emine Erdoğan, “Şerefli bir amaç için çıkılan yolda insan tökezlese dahi asla düşmez. Hepinizin üstün gayretiyle bu yolda ayağımıza taş değmeden ilerliyor, buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz” dedi.

Emine Erdoğan, yapılan araştırmalara göre, hayatın her döneminde alınan kararların, çocuklukta şekillenen bilinçaltının eseri olduğuna, ömrün, çocukluğun rehberliğinde geçtiğine işaret ederek, çocuklukta görülen şefkatin iyileştirici etkisinin hayat boyu sürdüğünü anlattı. Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu bakış açısıyla, sevgi ve güven ortamında yaşanmış bir çocukluk, bir insana, hatta bir millete verebileceğimiz en kıymetli hazinedir, güçlü bir toplumun güvencesidir. Yavrularımıza aile sıcaklığını ve güvenli bir ev ortamını sunan koruyucu ailelerimiz, aslında onların geleceğini inşa etmektedir. Güçlü, sağlıklı ve geleceğe güvenle bakan bireyler yetiştirirken, yaktıkları gönüllülük ateşi hepimizin yüreğini ısıtmaktadır. İnanıyorum ki, açtığınız bu yolda izinizi yeni aileler takip edecektir. Sizlerin rol modelliği ve tecrübeleri ile koruyucu ailelerimizin sayısı her geçen gün daha da artacaktır.”

Emine Erdoğan, devletin himayesi ve koruyuculuğunun, çocukların koruyucu aile yanında ya da reşit olmaları ile bitmediğini, devletin, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam imkanları sağladığını ve özel sektördeki istihdam imkanlarını da teşvik ettiğini belirtti.

Çocukların, 81 ilde bulunan Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimleri ile ihtiyacı olduğu her an kurumları yanlarında bulacağını aktaran Emine Erdoğan, “Koruyucu ailelerimizin yapabileceği en değerli vazife, evlatlarımızın içindeki cevheri işlemeleri ve onları hayat yolculuğunda desteklemeleridir. Gazze başta olmak üzere, yeryüzündeki tüm çocukların, hak ettikleri gibi güven, huzur ve sevgi içinde büyüyebildikleri, adil bir dünya diliyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, programa katılan vali eşleri ve koruyucu aileler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, Millet Camisi İmam Hatibi Ali Burak Baldöken tarafından Kuran’ı Kerim tilaveti okundu, dua edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları tarafından Türk Sanat Müziği konseri verildi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-cocuklarin-guvenli-bir-dunyada-buyuyebilmelerini-diledi/feed/ 0
Emine Erdoğan, çocukların güven ve huzur içinde büyüyebilecekleri bir dünya diledi https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-cocuklarin-guven-ve-huzur-icinde-buyuyebilecekleri-bir-dunya-diledi/ https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-cocuklarin-guven-ve-huzur-icinde-buyuyebilecekleri-bir-dunya-diledi/#respond Fri, 22 Mar 2024 03:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22039 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Gazze başta olmak üzere yeryüzündeki tüm çocukların hak ettikleri gibi güven, huzur ve sevgi içinde büyüyebildikleri adil bir dünya dilediğini söyledi.

Emine Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi kapsamında koruyucu aileler ve 81 ilin vali eşleriyle Çankaya Köşkü’nde düzenlenen iftarda buluştu.

Buradaki konuşmasında ramazan ayının ve iftar sofralarındaki birlikteliğin önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Bugünün medeni sayılan ülkeleri, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karanlık pençesine düşmüşken hakiki medeniyetin kodlarını bize yeniden hatırlatıyor. Çünkü insanın yeryüzündeki asli görevlerinden bir tanesi gönüller yapmaktır. Bütün duyguların tecelligahı olan gönüllerin birlikteliği bir topluluğu millet, bir toprağı vatan, bir şehri medeniyet yapar.” diye konuştu.

Birey düzeyindeki bu gönül zenginliğinin devlet ve kurumlarına da sirayet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Artık bütün dünyanın iyi bildiği bir gerçek var ki devletimizin hayırseverliği, sınırlarımızın çok ötesine uzanmıştır. Bayrağımızın gölgesinde yaşayan her insanın huzur ve refah içerisinde bir hayat sürmesi en öncelikli gayelerimizdendir.” ifadelerini kullandı.

“Koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık”

Valiler ve eşlerinin, bulunduğu illerde, devletin gülen yüzü, müşfik eli ve güven veren gölgesini temsil ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“2012 yılında başlattığımız ‘Gönül Elçileri Projesi’, bu sorumluluk bilincinin bir neticesidir. İnanıyoruz ki bütün çocukların, her şeyden önce, sevgi ve güven ortamında büyümeye hakkı vardır. Bizler de devlet koruması altındaki çocuklarımızı, koruyucu aileleri ile buluşturmak amacıyla yola çıkmıştık. Bu süreçte, evlatlarımıza ilk önce gönlünü, sonra yuvasını açan koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık. Projeyi başlattığımız günden bu yana, binlerce çocuğumuzun ve onlara kavuşan ailelerinin sevinçlerine ortak olduk. Bugün on bine yakın evladımız, onları koruyan gönüllü aileleriyle birlikte, huzur ve şefkat ortamında büyüyor.”

Emine Erdoğan, farkındalığın artması adına 30 Haziran’ı Koruyucu Aile Günü ilan ettiklerini anımsatarak, koruyucu aile sistemini güçlendirmek, daha fazla aile ve çocuğa ulaşmak için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.

“Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını, çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız”

Bu konuda vali eşlerine önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Emine Erdoğan, “İllerinizdeki koruma altındaki çocuklarımızın derdine, sevincine, başarısına, hayaline ortak olmalıyız. Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız. Açacağımız gönül yolunu, evladını kalbinden doğurup büyütecek koruyucu ailelere ulaştırmalıyız.” diye konuştu.

Emine Erdoğan, bu doğrultuda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, çocukları koruyucu aileleriyle buluşturan yolda, maddi ve manevi her türlü engeli kaldırmak için var gücüyle çalıştığını aktardı.

Bu kapsamda koruyucu ailelere eğitim ve rehberlik hizmetleri geliştirildiğini ve tecrübeli koruyucu ailelerle, yeni gönüllüler arasında bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak için Rehber Koruyucu Ailelik Uygulaması’nın başlatıldığını aktaran Emine Erdoğan, koruyucu ailelere, çocukların eğitim, beslenme, harçlık gibi yaşam giderleri için maddi destek de sağlandığını hatırlattı.

Emine Erdoğan, bu sürecin asıl kahramanlarının, “koruyucu aile olmaya gönüllü vatandaşlar” olduğuna dikkati çekerek, “Milletimizin üstün gönüllülüğü, geçen sene yaşadığımız asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde de kendisini göstermiştir. Halihazırda, 669 olan koruyucu aile başvurusu, tam 123 kat artmış ve rekor bir sayıya yükselerek 328 bin 818’e ulaşmıştır. 6 Şubat depremlerinde açılan yaraları, hep birlikte sarıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz”

Gönül Elçileri Projesi kapsamında, deprem bölgesinde devlet korumasındaki çocuklar için Çocuk Evleri Sitelerinin temel atma törenlerinin gerçekleştirildiğini de anımsatan Emine Erdoğan, “Şerefli bir amaç için çıkılan yolda insan tökezlese dahi asla düşmez. Hepinizin üstün gayretiyle bu yolda ayağımıza taş değmeden ilerliyor, buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz.” dedi.

Emine Erdoğan, yapılan araştırmalara göre, hayatın her döneminde alınan kararların, çocuklukta şekillenen bilinçaltının eseri olduğuna, ömrün, çocukluğun rehberliğinde geçtiğine işaret ederek, çocuklukta görülen şefkatin iyileştirici etkisinin hayat boyu sürdüğünü anlattı. Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu bakış açısıyla, sevgi ve güven ortamında yaşanmış bir çocukluk, bir insana, hatta bir millete verebileceğimiz en kıymetli hazinedir, güçlü bir toplumun güvencesidir. Yavrularımıza aile sıcaklığını ve güvenli bir ev ortamını sunan koruyucu ailelerimiz, aslında onların geleceğini inşa etmektedir. Güçlü, sağlıklı ve geleceğe güvenle bakan bireyler yetiştirirken, yaktıkları gönüllülük ateşi hepimizin yüreğini ısıtmaktadır. İnanıyorum ki, açtığınız bu yolda izinizi yeni aileler takip edecektir. Sizlerin rol modelliği ve tecrübeleri ile koruyucu ailelerimizin sayısı her geçen gün daha da artacaktır.”

Emine Erdoğan, devletin himayesi ve koruyuculuğunun, çocukların koruyucu aile yanında ya da reşit olmaları ile bitmediğini, devletin, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam imkanları sağladığını ve özel sektördeki istihdam imkanlarını da teşvik ettiğini belirtti.

Çocukların, 81 ilde bulunan Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimleri ile ihtiyacı olduğu her an kurumları yanlarında bulacağını aktaran Emine Erdoğan, “Koruyucu ailelerimizin yapabileceği en değerli vazife, evlatlarımızın içindeki cevheri işlemeleri ve onları hayat yolculuğunda desteklemeleridir. Gazze başta olmak üzere, yeryüzündeki tüm çocukların, hak ettikleri gibi güven, huzur ve sevgi içinde büyüyebildikleri, adil bir dünya diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, programa katılan vali eşleri ve koruyucu aileler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, Millet Camisi İmam Hatibi Ali Burak Baldöken tarafından Kuran’ı Kerim tilaveti okundu, dua edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları tarafından Türk Sanat Müziği konseri verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-cocuklarin-guven-ve-huzur-icinde-buyuyebilecekleri-bir-dunya-diledi/feed/ 0
EY Küresel Sigorta Görünümü 2024 Raporu Yayımlandı https://www.haber60.com.tr/ey-kuresel-sigorta-gorunumu-2024-raporu-yayimlandi/ https://www.haber60.com.tr/ey-kuresel-sigorta-gorunumu-2024-raporu-yayimlandi/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:39:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21022 EY (Ernst & Young), “EY Küresel Sigorta Görünümü” raporunun 2024 versiyonunu yayımladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, ekonomik belirsizliklerin, risklerin hakim olduğu bir çerçevede sigorta şirketlerinin teknolojik ilerlemelere ayak uydururken, zorlu koşulların üstesinden gelebilmek için güven, şeffaflık, kişiselleştirilmiş deneyim ve bütünsel çözümler ile daha fazla değer sağlaması gerekiyor.

Bu kapsamda EY’in raporu, bu yıl karşı karşıya kalacakları zorluk ve fırsatlar karşısında sigorta şirketlerine rehberlik edecek.

Rapora göre, sigorta şirketleri güvenlik ve tasarruf açıklarını azaltmak ve yeni müşteri taleplerini karşılamak için üretken yapay zekadan (Gen AI) yararlanabilir ancak bu noktada “güven” ön plana çıkıyor.

Bu güveni sağlayan sigorta şirketleri, daha sadık müşteriler kazanmanın yanı sıra karlılıklarını artırarak paydaşlar ve yasal düzenleyiciler ile verimli ilişkiler yürütebilir.

Raporun sonuçları, müşterilerin, ödedikleri ücretin karşılığını alma ve zor zamanlarda sigortacılara güvenme konusunda şüphe duymadığını gösteriyor.

Yatırımcılar da sigorta şirketlerinin stratejik önceliklerini (özellikle ESG konularıyla ilgili olarak) biliyor ve rapor edilen rakamları güvenilir buluyor. Düzenleyici kurumlar ise sigortacıların kritik toplumsal zorluklarla baş etme konusunda iyi bir konumda olduğuna inanıyor. Ancak sigorta alanında geleneksel olmayan rakiplerin artması önemli bir husus olarak öne çıkıyor.

Dijital çözümler, basit satın alma süreçleri ve müşteri ihtiyacına göre kolayca ayarlanabilen isteğe bağlı özellikler sunan InsurTech şirketleri, teknoloji platformları ve diğer sigorta dışı kuruluşlar, müşterileri, özellikle de genç kitleyi çekiyor.

Bunlara ek olarak, her temas noktasında güven sağlayan yeni oyuncular, markalarını güven üzerine inşa eden belli bir olgunluk seviyesindeki şirketlerden pazar payı alıyor.

Sigortacıların her paydaş nezdinde güveni perçinlemek için ürün tasarımı ve fiyatlandırma kararlarından teknoloji ve veri kullanımına, finansal raporlama ve mevzuat açıklamalarına kadar her konuda daha fazla şeffaf olması gerekiyor.

Tüketiciler, düzenleyici kurumlar ve üst düzey iş liderleri, yapay zeka konusunda iyimser olduklarını belirtirken aynı zamanda bazı endişeleri olduğunu ifade ediyor. Birçok sigortacı, üretken yapay zeka (Gen AI) uygulamalarını süreçlerine entegre etme konusunda hızlı hareket etme baskısı hissediyor.

Bu süreçte yapay zekanın sigortacılıkta güvenli ve güvenilir uygulanabilmesi için gerekli olan güçlü yönetişim modellerini oluşturmaya da zaman ayırmaları gerekiyor. Ayrıca yapay zeka odaklı süreçlerde, özellikle hassas müşteri verileri söz konusu olduğunda, müşteriler, ortaklar ve düzenleyiciler arasında güven oluşturmak için şeffaflık kavramı büyük önem taşıyor.

Sigorta şirketleri, varlık yönetimi ve finansal verimlilik alanları başta olmak üzere daha güçlü koruma arayan müşterilere ulaşmayı ve onların beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Tüketiciler ise güvendikleri sağlayıcılara, yani doğru tavsiyelerde bulunan ve doğru çözümler sunan firmalara yöneliyor.

Bu doğrultuda, sigorta şirketlerinin müşterilerle güven oluşturacak şekilde etkileşim kurmak için daha basit ve daha erişilebilir ürünler, daha uygun dağıtım kanalları ve daha kişiselleştirilmiş hizmet deneyimi sağlaması önemli.

Otomotivden bulut bilişime ve ilaç sektörüne kadar en güçlü markaları potansiyel olarak bünyesinde barındıran şirketler için güveni yeniden tesis etmek hayati önem taşıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Vergi Bölümü Şirket Ortağı Levent Atakan, raporun sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde şunları kaydetti:

“EY Küresel Sigorta Görünümü 2024 raporuna göre, düzenleyici kurumların sıkı incelemesi, gelişen teknolojiler ve yatırımcıların artan baskısı, sigorta şirketlerini önceliklerini yeniden gözden geçirmeye yönlendiriyor. Sektörün mevcut performansı ve geleceğe yönelik beklentileri açısından güven ve şeffaflık en önemli kriterler arasında yer alıyor. Günümüz piyasasında, sigorta liderleri yüksek maliyetler, sıkı iş gücü piyasaları, makroekonomik belirsizlik, artan korumacılık ve daha kapsamlı düzenleyici gerekliliklerle mücadele etmeye hazır olmalı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ey-kuresel-sigorta-gorunumu-2024-raporu-yayimlandi/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Türkiye’yi Balkanlar’dan kopartabileceğini düşünenlere açık bir mesajımız var https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiyeyi-balkanlardan-kopartabilecegini-dusunenlere-acik-bir-mesajimiz-var/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiyeyi-balkanlardan-kopartabilecegini-dusunenlere-acik-bir-mesajimiz-var/#respond Mon, 18 Mar 2024 01:33:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20235 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Biz doğruları söyledikçe, doğru politikaları uyguladıkça bu defa Türkiye’yi bir rakip hatta hasım gibi görenler ortaya çıkıyor. ‘Batı Balkanlar’ gibi tarihten kopuk, farazi kategoriler bu yüzden icat ediliyor. Böyle yöntemlerle Türkiye’yi Balkanlar’dan kopartabileceğini düşünenlere, açık bir mesajımız var. Bugün Balkanlar’da 30 yıl önceki gibi acılar artık yaşanmıyorsa bu Türkiye sayesindedir.” dedi.

Bakan Fidan, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Rumeli-Balkan Türkleri İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, geniş bir kimliği ve tarihi birikimi bünyesinde barındıran Bursa’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bursa’nın, Osmanlı’nın kök saldığı topraklar olduğunu belirten Fidan, Balkanların her bir köşesinde de Bursa’dan izler görüldüğünü kaydetti.

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yola çıkarken sınırların ötesindeki soydaşlara ve din kardeşlerine de destek olmayı temel öncelik olarak belirlediklerini vurgulayarak, “Bu doğrultuda, son 21 yılda yardım ve destek konusundaki milli kapasitemizi her alanda güçlendirdik, yaygınlaştırdık ve kurumsallaştırdık. Bugün itibarıyla devletimiz, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimiz neye ihtiyaç duyarsa, hemen gereğini yapabilecek güce sahiptir.” diye konuştu.

Balkanlar’a yaptığı desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da teşekkür eden Fidan, Bursa Büyükşehir Belediyesinin sadece yerel düzeyde değil, Balkanlar’da da sorumluluk üstlenen stratejik bir aktör olduğunu söyledi.

Filistinli kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağız”

Fidan, Gazze’ye de dikkati çektiği hitabında, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Dünyamızın ve bölgemizin nereye gittiğini iyi ve doğru okumamız gerekiyor. Milli menfaatlerimizi korumanın yolu, gidişatı iyi ve doğru okumaktan geçiyor. Dünyanın dört bir yanında soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimize gerçek manada sahip çıkmanın yolu da buradan geçiyor. Dünyada jeopolitik rekabetin yanı sıra krizlerin, çatışmaların da arttığını görüyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizde savaş var. Ukrayna Savaşı, üçüncü yılına girdi. İsrail mezalimi, Gazze’de sadece uluslararası hukuku değil, tüm insani değerleri ayaklar altına almaya devam ediyor. Yaşananlar, Gazze’yle sınırlı değil, Batı Şeria’da da yerleşimci terörü ile Filistinli kardeşlerimizin toprakları gasp ediliyor. Biz Türkiye olarak, mezalimin son bulması için her düzeyde var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Filistinli kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağız.”

“Türkiye, güvenilen bir devlet”

Uluslararası alandaki gelişmelerin Balkanlar ve Rumeli’nin de sinir uçlarını zorladığına dikkati çeken Fidan, “Somut olarak baktığımızda, Bosna-Hersek’teki ayrılıkçı söylemler ve Kosova-Sırbistan gerginliği endişeleri artırıyor. Bu zorlu dönemde aktif bir dış politika izlemek, soğukkanlı davranmak ve ayrım gözetmeden bütün kesimleri kucaklamak gerekiyor. Böyle bir diplomasi yürütebilen tek bir ülke, tek bir lider var, Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan. Balkanlar’da her ülkeyle kurduğumuz diyalog kanallarında, her düzeydeki yoğun temas trafiğinde şunu görüyoruz. Türkiye, güvenilen bir devlet. İstikrar, barış ve refah odağı olarak görülen bir devlet.” ifadelerini kullandı.

Fidan, ilişkileri karşılıklı güven temelinde yürüttüklerini belirterek, “Her ülkeyle ikili işbirliğimizi en üst seviyelere çıkarmak için durmaksızın çaba harcıyoruz. Bugün bölge ülkelerinin birçoğuyla stratejik ortaklık tesis etmiş durumdayız. Öte yandan bölgesel çok taraflı platform ve girişimlere de öncülük ediyoruz. Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İşbirliği süreci, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlar, bu vizyonun birer parçası.” dedi.

Balkanlar’ın, Rumeli’nin, bölge halklarının ortak çıkarlarını, temel öncelik olarak kabul ettiklerini dile getiren Fidan, şunları kaydetti:

“Bölgemizde gerginlik istemiyoruz. Sorun gördüğümüzde hemen devreye girerek, arabuluculuk yapıyoruz. Balkanlar’ın kalbinde yer alan Bosna-Hersek bu bakımdan iyi bir örnektir. Bu ülkede istikrar, barış ve huzur, tüm Balkanlar, tüm Avrupa için stratejik önem taşıyor. Bu nedenle ister ülke içi olsun ister ülke dışı olsun tüm kesimlere Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğünü hedef alan tek taraflı eylem ve söylemlerden kaçınma çağrısı yapıyoruz. Sadece çağrı yapmakla kalmıyor, bunu sahada aktif bir tutumla da destekliyoruz. Kosova-Sırbistan gerginliğini yine büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Her iki ülkenin de güvendiği bir devlet olarak, Belgrad-Priştine sürecine tam destek veriyoruz. Büyük bir mutlulukla söylemek isterim ki ekim ayından bu yana üstlendiğimiz NATO Kosova Gücü komutanlığımız, sahada hemen fark yarattı. Komutanımızın gerek Kosova gerek Sırbistan makamlarıyla tesis ettiği güven ilişkisi sayesinde huzur ve güvenlik tesis edildi. Bu koşulların sürmesini ümit ediyoruz.”

“Barış ve güvenlik olmayınca ne büyük acılar yaşandığını en iyi bizler biliriz”

Fidan, Türkiye’nin üzerine düşen her türlü katkıyı vermeye devam edeceğini dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Esasen, Balkan devletleri olarak böyle davranmalıyız. Çünkü barış ve güvenlik olmayınca ne büyük acılar yaşandığını en iyi bizler biliriz. Bunun için kendi söküğümüzü, kendimiz dikiyoruz. Dışarıdan dikte edilen, bu bölgenin gerçeklerine uygun olmayan politikaların sonuçları ortada. Bu politikalar sadece ve sadece çatışma yarattı, kriz yarattı. Sanki daha dün tarifsiz acılar, katliamlar yaşanmamış gibi bugün hala aynı sorumsuz politikalarda diretenler var. Biz her kesimin güvenine sahip bir bölge ülkesi olarak, bu yanlışları dile getirdik, getirmeye de devam ediyoruz. Biz doğruları söyledikçe, doğru politikaları uyguladıkça bu defa Türkiye’yi bir rakip hatta hasım gibi görenler ortaya çıkıyor. ‘Batı Balkanlar’ gibi tarihten kopuk, farazi kategoriler bu yüzden icat ediliyor.

Böyle yöntemlerle Türkiye’yi Balkanlar’dan kopartabileceğini düşünenlere, açık bir mesajımız var. Bugün Balkanlar’da 30 yıl önceki gibi acılar artık yaşanmıyorsa bu Türkiye sayesindedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki güçlü Türkiye’nin bölgede izlediği barışçı ve yapıcı politikalar sayesindedir. Türkiye’yi hasım gibi görenlere, şunu çok açık bir şekilde söylüyoruz. Sizin stratejik vizyonsuzluğunuzun vebalini, bölge ülkeleri olarak artık biz çekmeyeceğiz. Türkiye olarak, dostlarımızla işbirliği içinde, bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. İçiniz rahat olsun. Biz devlet olarak bütün önlemlerimizi alıp, stratejimizi bu vizyonla oluşturuyoruz.”

Programda Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da katılımcılara hitap etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiyeyi-balkanlardan-kopartabilecegini-dusunenlere-acik-bir-mesajimiz-var/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 6’lı masa hakkında konuştu https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-6li-masa-hakkinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-6li-masa-hakkinda-konustu/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18981 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Geçen yıl önemli ve tarihi bir seçim yaşadık. Seçimden sonra da çok şükür siyasi istikrar ve güven ortamı pekişti. 6’lı masa diyorlardı hatırlarsanız, birbirine benzemez, her biri başka yöne bakan birçok partiyi bir araya getirmişlerdi. Sırf karşıtlık üzerinden, bir şey yapmak için değil bir şeylere engel olmak için bir şeyleri yıkmak için bir araya getirmişlerdi. Ama milletimiz, bu aziz millet basiretiyle, ferasetiyle güvenini yine Cumhurbaşkanımızdan yana, Cumhur İttifakından yana, AK Parti’den yana ortaya koydu” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl Üniversitesi’nin Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi, Modern Arıcılık Kompleksi ve Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) binalarının açılış programının ardından Sancak beldesindeki seçim koordinasyon merkezinde vatandaşlara hitap etti. Burada genel seçimlerdeki 6’lı masayla ilgili konuşan Yılmaz, birbirine benzemez partilerin bir araya geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Geçen yıl önemli ve tarihi bir seçim yaşadık. Seçimden sonra da çok şükür siyasi istikrar ve güven ortamı pekişti. 6’lı masa diyorlardı hatırlarsanız, birbirine benzemez, her biri başka yöne bakan birçok partiyi bir araya getirmişlerdi. Sırf karşıtlık üzerinden, bir şey yapmak için değil bir şeylere engel olmak için bir şeyleri yıkmak için bir araya getirmişlerdi. Ama milletimiz, bu aziz millet basiretiyle, ferasetiyle güvenini yine Cumhurbaşkanımızdan yana, Cumhur İttifakından yana, AK Parti’den yana ortaya koydu. Aziz milletimize şükranlarımızı her zaman olduğu gibi şimdi de ifade etmek istiyorum. Muhalefetten kişiler de sonradan şunu söylediler, insaf ehli kişiler dediler ki ‘İyi ki kazanmamışız.’ Bu seçim sonrası yapılan bazı kapalı anlaşmaları, bir takım çekişmeleri, çatışmaları görünce bu memleketin hayrı için iyi kazanmamış dediler. Bunu söyleyenler de oldu gerçekten” diye konuştu.

“Siyasi istikrarın, güvenin olmadığı yerde ekonomik gelişme de olmuyor kalkınma da olmuyor”

Türkiye’nin yoluna emin adımlarla ilerlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:

“Dünyanın zor bir dönemindeyiz. Bir taraftan savaşlar, çatışmalar, bir taraftan tarihimizin en büyük afetini yaşamış durumdayız. Pandemi sonrası hala toparlanamayan hususlar var. Bu kadar sıkıntılı bir ortamda dahi Türkiye büyümeye, gelişmeye, güçlenmeye devam ediyor. Bir taraftan ekonomimiz büyüyor. Yüzde 4,5 büyüme sağlamışız geçen sene. İlk defa trilyon dolarlık ekonomiler arasına Türkiye girdi. Geçen yıl 1.1 trilyon doları aşan gelire, büyüklüğe ulaşmış olduk. İstihdamımız 32 milyonu geçti. Bu gücümüzle geleceğe yürüyoruz. Kendi tankımızı, topumuzu, tüfeğimizi, kendi insanlı, insansız hava araçlarımızı yaptığımız gibi kendi uçağımız Kaan da ilk defa uçtu. Bunlar kendiliğinden olmuyor. Siyasi güven ve istikrarla oluyor. Her zaman söylüyorum bir kez daha altını çizelim, siyasi istikrarın olmadığı yerde, siyasi güvenin olmadığı yerde ekonomik gelişme de olmuyor, kalkınma da olmuyor. Bunlar bir arada gerçekleşen şeyler.”

SKM’deki programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek, Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Kiğı, Yayladere, Sancak ve Adaklı belediye başkanları ile vatandaşlar katıldı. – BİNGÖL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-6li-masa-hakkinda-konustu/feed/ 0
MSB: Son bir haftada 63 terörist etkisiz hale getirildi https://www.haber60.com.tr/msb-son-bir-haftada-63-terorist-etkisiz-hale-getirildi/ https://www.haber60.com.tr/msb-son-bir-haftada-63-terorist-etkisiz-hale-getirildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18903 MELİS YILDIRIM

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk; “Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil; son bir haftada 63 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 229’u Irak’ın, 353’ü Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 582 olmuştur” bilgisini verdi. Aktürk ayrıca, “Hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 138 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur” dedi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı. Aktürk, özetle şöyle konuştu:

“İstiklal Marşı’nın kabulünün 103’üncü yılında Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarımızı ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, yine, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na girişinin 125’inci yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünde egemenlik ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor; hayatta olan kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Öte yandan, gece gündüz demeden halkımızın sağlığı için fedakarca görev yapan asker ve sivil tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.

Başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil; son bir haftada 63 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 229’u Irak’ın, 353’ü Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 582 olmuştur. Son olarak geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuştur.

“HUDUTLARIMIZDA SON BİR HAFTADA YASA DIŞI YOLLARLA GEÇMEYE ÇALIŞAN 138 ŞAHIS YAKALANDI”

Birliklerimizin imkan ve kabiliyetlerinin sürekli olarak geliştirildiği, dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemlerle korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 138 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur. 2 bin 861 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 747’ye yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 447 olmuştur.

İsrail, Ramazan ayının hassasiyetini de göz ardı ederek Filistinli sivilleri hedef almaya devam etmektedir. İsrail, uyguladığı bu katliama derhal son vermelidir.

İlk milli fırkateynimiz TCG İSTANBUL’a entegrasyonu yapılan Milli Dikey Lançer Atım Sistemi (MİDLAS) ile HİSAR-D Kontrol Test atışı, 10 Mart’ta Sinop açıklarında başarıyla icra edilmiş, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Zırhlı Tanksavar Aracının (UMTAS CİRİT/Paletli) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmış, Bakanlığımıza bağlı ASFAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında imzalanan ‘8 adet Liman Kontrol Botu Projesi’ kapsamında, yerli ve milli asayiş ve emniyet botu ASBOT’un yedincisi 9 Mart’ta teslim edilmiştir.”

YUNANİSTAN İLE GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER TOPLANTISI…

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile bugün Irak’a yapacağı ziyaret ve kısa süre önce Türk askerlerinin sınır ötesinde Iraklı yetkililerle yaptığı toplantının sorulması üzerine Bakanlık yetkilisi, Aralık 2023’te Ankara’da yapılan Güvenlik Zirvesi’ni anımsatarak, Zirve’nin ikinci toplantısının bugün Irak’ta yapılacağını kaydetti. Yetkili devamında, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu görüşmelerde güvenlik ve askeri işbirliği konuları öncelikli olmak üzere terörle mücadelede ortak bir anlayış geliştirilmesi ele alınacaktır. Ankara’daki toplantıda terör örgütü PKK’nın her iki ülke için de ‘ortak tehdit’ olduğu vurgulanmıştı. Bu zirvede terörle mücadelede ve hudut güvenliğinde görüş alışverişinde bulunulacak ve ayrıca enerji gibi farklı konular da konuşulacak.

Türk komutanların sınır ötesinde yaptığı toplantı ise Pençe-Kilit Harekat bölgesinin sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Iraklı yetkililerle olan toplantıda, Irak-Türkiye sınır hattının güvenliği ele alınırken Irak vatandaşlarının güvenliğini arttırmaya yönelik tedbirler de görüşüldü. Önümüzdeki dönemde bu tarz işbirliği ve koordinasyon toplantıları devam edecektir.”

Üst düzey Bakanlık yetkilisi, Yunanistan ile yapılacak Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı’nın takvimine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Yunanistan ile karşılıklı olarak pozitif gündeme odaklandığımız bir dönem içerisinde bulunmaktayız. İki taraf arasında oluşan pozitif diyaloğun sürdürülmesinin önemini vurguladığımız bu dönemde çözüm odaklı bir yaklaşım ile dürüst ve yapıcı bir ilişki tesis etmenin iki ülkenin de yararına olacağına inanıyoruz. Bu bakımdan Güven Artırıcı Önlemler toplantılarını da özellikle önemsiyoruz. Güven Artırıcı Önlemler toplantılarının iki taraf arasında diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna inanıyor ve bu doğrultuda bir sonraki toplantının Nisan ayının sonunda Atina’da gerçekleştirilmesine yönelik planlama yapıldı.Türkiye olarak adımlarımızı bu çerçevede atıyor, bununla birlikte milli menfaatlerimizden taviz vermeme konusundaki kararlılığımızı sürdürdüğümüzü her fırsatta yineliyoruz.”

“F-35 KONUSUNDA ÖDEDİĞİMİZ PARAYI GERİ ALABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Türkiye’nin F-35’e dönüp dönmeyeceği sorusuna yetkili, “Şuan için F-35 konusunda her iki ülkenin tutumunda bir değişiklik bulunmamaktadır. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi; F-35 konusunda ödediğimiz parayı geri alabileceğimizi düşünüyoruz. Bu konuda da görüşmeler devam etmektedir. Bizim bu aşamada KAAN’a odaklanmamız lazım” yanıtını verdi.

Birleşik Krallık’tan talep edilen Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedariğindeki son duruma dair yetkili, “Eurofighter teminine yönelik girişimlerimiz devam etmektedir. Bu konuda Birleşik Krallık yetkilileri ile Alman yetkililer görüşmeleri sürdürmektedir. Bizim beklentimiz müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun kararlar almasıdır. Biz olumlu sonuç alınacağına inanmaktayız” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/msb-son-bir-haftada-63-terorist-etkisiz-hale-getirildi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığı: Son bir haftada 63 terörist etkisiz hale getirildi https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-son-bir-haftada-63-terorist-etkisiz-hale-getirildi/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-son-bir-haftada-63-terorist-etkisiz-hale-getirildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18901 Milli Savunma Bakanlığı, Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 63 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, “Başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 63 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 229’u Irak’ın, 353’ü Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 582 olmuştur. Son olarak geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki hudut karakolumuza teslim olmuştur. Teröristler için tek çıkış yolu Türk adaletine teslim olmaktır” ifadelerini kullandı.

Tuğamiral Aktürk, Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi ve Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini belirtti. Sınır hattının cumhuriyet tarihinin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunduğuna dikkati çeken Aktürk, “Hudutlarımızda son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 138 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur. 2 bin 861 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 747’ye yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 447 olmuştur” diye konuştu.

Aktürk konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ülkemiz ile Somali arasında imzalanan ‘Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’ kapsamında ikili askeri iş birliğimizi daha da güçlendirmeye yönelik Bakanlığımız ile Deniz ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı temsilcilerinden oluşan bir heyet, 5-8 Mart tarihleri arasında Mogadişu Somali’ye ziyaret gerçekleştirmiştir.”

“İsrail, uyguladığı bu katliama derhal son vermelidir”

Tuğamiral Aktürk ayrıca, İsrail’in Ramazan ayının hassasiyetini de göz ardı ederek Filistinli sivilleri hedef almasını eleştirdi. Aktürk, “İsrail, uyguladığı bu katliama derhal son vermelidir” dedi.

Bakan Güler’in Irak ziyareti

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bugün ve yarın gerçekleştireceği programını aktaran Aktürk, “Bakanımız bugün Dışişleri Bakanı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ile Irak’a resmi bir ziyaret gerçekleştirecektir. Bakanımız yarın Cumhurbaşkanımızın Hakkari ziyaretine refakat edecek, 16 Mart’ta ise Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümü kapsamında Bakanlığımızda düzenlenecek törene katılacak, ardından şehit aileleri ile gazilerimiz ve aileleriyle iftar yemeğinde bir araya gelecektir” açıklamasında bulundu.

Personel ve askeri öğrenci alım faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğini belirten Tuğamiral Aktürk, “1 Mart’ta başlayan Milli Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarında istihdam edilmek üzere 2024 Yılı Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Başvuruları 17 Mart’ta sona erecektir” şeklinde konuştu.

Güvenlik Zirvesi’nin ikincisi bugün Irak’ta yapılacak

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları ise, Bakan Yaşar Güler’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile Irak’a yapacağı ziyaret ve kısa süre önce Türk askerlerinin sınır ötesinde Iraklı yetkililerle yaptığı toplantıya ilişkin sorular üzerine şunları söyledi:

“Geçtiğimiz aralık ayında Ankara’da Iraklı yetkililerle bir Güvenlik Zirvesi gerçekleştirilmişti. Bu zirvenin ikincisi bugün Irak’ta yapılacak. Bu görüşmelerde güvenlik ve askeri iş birliği konuları öncelikli olmak üzere terörle mücadelede ortak bir anlayış geliştirilmesi ele alınacaktır. Ankara’daki toplantıda terör örgütü PKK’nın her iki ülke için de ‘ortak tehdit’ olduğu vurgulanmıştı. Bu zirvede terörle mücadelede ve hudut güvenliğinde görüş alışverişinde bulunulacak ve ayrıca enerji gibi farklı konular da konuşulacak. Türk komutanların sınır ötesinde yaptığı toplantı ise Pençe-Kilit Harekat bölgesinin sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Iraklı yetkililerle olan toplantıda, Irak-Türkiye sınır hattının güvenliği ele alınırken, Irak vatandaşlarının güvenliğini arttırmaya yönelik tedbirler de görüşüldü. Önümüzdeki dönemde bu tarz iş birliği ve koordinasyon toplantıları devam edecektir.”

Yunanistan ile Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı

Bakanlık kaynakları, Yunanistan ile gerçekleştirilecek Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı’nın takviminin belli olup olmadığı sorusuna, “Yunanistan ile karşılıklı olarak pozitif gündeme odaklandığımız bir dönem içerisinde bulunmaktayız. İki taraf arasında oluşan pozitif diyaloğun sürdürülmesinin önemini vurguladığımız bu dönemde çözüm odaklı bir yaklaşımla dürüst ve yapıcı bir ilişki tesis etmenin iki ülkenin de yararına olacağına inanıyoruz. Bu bakımdan Güven Artırıcı Önlemler toplantılarını da özellikle önemsiyoruz. Güven Artırıcı Önlemler toplantılarının iki taraf arasında diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz ve bu doğrultuda bir sonraki toplantının nisan ayının sonunda Atina’da gerçekleştirilmesine yönelik planlama yapıldı. Türkiye olarak adımlarımızı bu çerçevede atıyor, bununla birlikte milli menfaatlerimizden taviz vermeme konusundaki kararlılığımızı sürdürdüğümüzü her fırsatta yineliyoruz” cevabını verdi.

Türkiye’nin F-35 tercihindeki son durum

Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin F-35’e geri dönüp dönmeyeceğine dair sorular üzerine ise, “Şu an için F-35 konusunda her iki ülkenin tutumunda bir değişiklik bulunmamaktadır. Bakanımızın da ifade ettiği gibi F-35 konusunda ödediğimiz parayı geri alabileceğimizi düşünüyoruz. Bu konuda da görüşmeler devam etmektedir. Bizim bu aşamada KAAN’a odaklanmamız lazım” dedi.

Eurofighter konusundaki son durum

Bakanlık kaynakları, İngiltere’den talep edilen Eurofighter uçaklarındaki son duruma ilişkin soru üzerine, “Eurofighter teminine yönelik girişimlerimiz devam etmektedir. Bu konuda Birleşik Krallık yetkilileri ile Alman yetkililer görüşmeleri sürdürmektedir. Bizim beklentimiz müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun kararlar almasıdır. Biz olumlu sonuç alınacağına inanmaktayız” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-son-bir-haftada-63-terorist-etkisiz-hale-getirildi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığı, Irak ziyaretinde terörle mücadele ve hudut güvenliği konularını ele alacak https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-irak-ziyaretinde-terorle-mucadele-ve-hudut-guvenligi-konularini-ele-alacak/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-irak-ziyaretinde-terorle-mucadele-ve-hudut-guvenligi-konularini-ele-alacak/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18895 Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Irak’a yapacağı ziyarette, terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin görüş alışverişinde bulunulacağını ve enerji gibi farklı konuların da konuşulacağını bildirdi.

Bakanlık kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Kaynaklar, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile Irak’a yapacağı ziyaret ile kısa süre önce Türk askerlerinin sınır ötesinde Iraklı yetkililerle yaptığı toplantıya ilişkin sorular üzerine, şunları söyledi:

“Bildiğiniz üzere geçtiğimiz aralık ayında Ankara’da Iraklı yetkililerle bir Güvenlik Zirvesi gerçekleştirilmişti. Bu zirvenin ikincisi bugün Irak’ta yapılacak. Bu görüşmelerde güvenlik ve askeri işbirliği konuları öncelikli olmak üzere terörle mücadelede ortak bir anlayış geliştirilmesi ele alınacaktır. Ankara’daki toplantıda terör örgütü PKK’nın her iki ülke için de ‘ortak tehdit’ olduğu vurgulanmıştı. Bu zirvede terörle mücadelede ve hudut güvenliğinde görüş alışverişinde bulunulacak ve ayrıca enerji gibi farklı konular da konuşulacak.

Türk komutanların sınır ötesinde yaptığı toplantı ise Pençe-Kilit Harekat bölgesinin sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. Iraklı yetkililerle olan toplantıda, Irak-Türkiye sınır hattının güvenliği ele alınırken Irak vatandaşlarının güvenliğini arttırmaya yönelik tedbirler de görüşüldü. Önümüzdeki dönemde bu tarz işbirliği ve koordinasyon toplantıları devam edecektir.”

Yunanistan ile Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı

Bakanlık kaynakları, Yunanistan ile gerçekleştirilecek Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı’nın takviminin belli olup olmadığına ilişkin soruya, şu yanıtı verdi:

“Yunanistan ile karşılıklı olarak pozitif gündeme odaklandığımız bir dönem içerisinde bulunmaktayız. İki taraf arasında oluşan pozitif diyaloğun sürdürülmesinin önemini vurguladığımız bu dönemde çözüm odaklı bir yaklaşım ile dürüst ve yapıcı bir ilişki tesis etmenin iki ülkenin de yararına olacağına inanıyoruz. Bu bakımdan Güven Artırıcı Önlemler toplantılarını da özellikle önemsiyoruz. Güven Artırıcı Önlemler toplantılarının iki taraf arasında diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna inanıyor ve bu doğrultuda bir sonraki toplantının nisan ayının sonunda Atina’da gerçekleştirilmesine yönelik planlama yapıldı. Türkiye olarak adımlarımızı bu çerçevede atıyor, bununla birlikte milli menfaatlerimizden taviz vermeme konusundaki kararlılığımızı sürdürdüğümüzü her fırsatta yineliyoruz.”

Türkiye’nin F-35 tercihindeki son durum

Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin F-35’e geri dönüp dönmeyeceğine dair sorular üzerine, “Şu an için F-35 konusunda her iki ülkenin tutumunda bir değişiklik bulunmamaktadır. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi F-35 konusunda ödediğimiz parayı geri alabileceğimizi düşünüyoruz. Bu konuda da görüşmeler devam etmektedir. Bizim bu aşamada KAAN’a odaklanmamız lazım.” şeklinde konuştu.

İngiltere’den talep edilen Eurofighter Typhoon savaş uçaklarındaki son duruma ilişkin soru üzerine kaynaklar, “Eurofighter teminine yönelik girişimlerimiz devam etmektedir. Bu konuda Birleşik Krallık yetkilileri ile Alman yetkililer görüşmelerini sürdürmektedir. Bizim beklentimiz müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun kararlar almasıdır. Biz olumlu sonuç alınacağına inanmaktayız.” cevabını verdi.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-irak-ziyaretinde-terorle-mucadele-ve-hudut-guvenligi-konularini-ele-alacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bingöl’de iftar programında konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bingolde-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bingolde-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:42:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18745 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Diğer partiler, diğer birtakım genel başkanlar çok şeyler söylüyorlar. Ama vatandaşımız basiretli, ferasetli. Vatandaşımız bunların bu işlerin altından kalkamayacağını, kime güveneceğini gayet iyi biliyor. Gerçekten uyum içinde ne yaptığını bilen, dünyayı bilen bir ekibimiz var. Bu ekiple adım adım bu ülkemizi büyütmeye, büyümenin nimetlerini de tüm toplumla paylaşmaya devam edeceğiz.” dedi.

Yılmaz, Bingöl’de AK Parti İl Başkanlığı tarafından bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında, iş insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, programda yaptığı konuşmada, Gazze’de yaşanan acı ve yüreği yakan hadiselerden dolayı bu yıl ramazan ayına buruk girdiklerini söyledi.

Her şeye rağmen ramazanın rahmetiyle, bereketiyle herkesi kuşatmasını ve Müslümanlar başta olmak üzere tüm insanlık için barışa, huzura vesile olmasını temenni eden Yılmaz, yüreklerinin depremzedelerle birlikte çarptığını, onları hiçbir şekilde yalnız bırakmadıklarını belirtti.

Millete efendilik değil, hizmetkar olma anlayışıyla gece gündüz koşturduklarını ifade eden Yılmaz, masa başında değil, alanda ve insanlarla birlikte olduklarını kaydetti.

Her an milletle iç içe olduklarını anlatan Yılmaz, Cumhur İttifakı olarak millete hizmetkar olmayı en büyük şeref olarak gördüklerini dile getirdi.

Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu anlayışladır ki, 21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu. Eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla da yolumuza devam edeceğiz. Ülkemizin, ilimizin enerjisini kısır çekişmelerle geçirecek vakti, lüksü yok. Bizim yapmamız gereken enerjimizi 100 yıllık bir Cumhuriyet olan ülkemizin Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşması için kullanmak. Çekişmeyle değil, birlikle, beraberlikle, kardeşlikle ülkemizi gelecek hedeflerine taşımak. Bunu yapacak her türlü altyapıya da sahibiz. Siyasi istikrarımız var çok şükür. 21 yıldır siyasi güven ve istikrar ortamında Türkiye yoluna devam ediyor.”

Siyasi istikrarı ve güven ortamı olmaması halinde ekonominin ve kalkınmanın sağlanamayacağını vurgulayan Yılmaz, AK Parti’nin çok güçlü bir hareket ve parti olduğunu, yollarına devam ettiklerini aktardı.

Dünyanın, Türkiye’nin zor bir döneminden geçtiklerini kaydeden Yılmaz, “Kuzeyimizde savaş, güneyimizde çatışmalar, savaşlar diğer taraftan pandemi sonrası dünya hala tam olarak toparlanabilmiş değil. Bunların üstüne bir de tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Maalesef 11 ilimiz 14 milyon insanımız bu afetten etkilendi.” ifadelerini kullandı.

Bütün bu ağır koşullara rağmen Türkiye’nin güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğine vurgu yapan Yılmaz, geçen yıl dünya ekonomisinin yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye’nin yüzde 4,5 büyümeyi başardığını vurguladı.

“Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz adım adım”

Bütün olumsuzluklara rağmen ihracatın 256 milyar doları bulduğuna dikkati çeken Yılmaz, turizm gelirinin 54 milyar doların üzerine çıktığını, istihdamın 32 milyon seviyesini aştığını ifade etti.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tarihimizde ilk defa milli gelirimiz 1 trilyon dolar seviyesini geçerek 1,1 trilyonun da üstüne çıktı. Bütün bunlar Türkiye’nin geçen yıl sağladığı başarılar. Nerede sıkıntımız var? Enflasyonda. Reel ekonomide gerçekten çok iyiyiz. Üretim, ihracat, büyüme ve turizm gelirlerimiz artıyor. Sıkıntımız fiyat istikrarında. Bu noktada da yeni planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz adım adım. İnşallah, o konuda da sonuçlar alacağız. Yıllık bazda sonuçların alınması biraz zaman istiyor. Bu mayıstan sonra, haziran, temmuz gibi, yaz döneminde yıllık bazda belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz inşallah. Mayısa kadar biraz yıllık seviye yüksek kalacak. Mayıstan sonra haziran, temmuz gibi yıllık bazda düşüşleri göreceğiz. 2025 yılında orta vadeli programımıza göre yüzde 15’lere düşecek. 2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşacağız. Bu bir süreç.”

Plan ve programı yaptıklarını, adım adım bunu hayata geçirdiklerini bildiren Yılmaz, gündelik, haftalık birtakım hadiseler olabileceğini, önemli olanın siyasi istikrar, planlı, programlı hareket etmek olduğuna işaret etti.

Bunlar yapıldığı sürece sonuç almamak diye bir şeyin söz konusu olamayacağını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bu sonuçları aldıkça toplumun geniş kesimleriyle, emeklilerimiz başta olmak üzere, çalışanlarımızla bunun nimetlerini de bugün, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da paylaşmaya devam edeceğiz. Halkımız niçin bize güveniyor? Bizim siyasetteki anlayış şudur, yapamayacağımız şeyi söylememek, söylediğimiz şeyi yapmak. Güven dediğimiz şey de böyle oluşur zaten. Söylediğini yapmayana yapamayacağını söyleyene kimsenin güveni olmaz. Diğer partiler, diğer birtakım genel başkanlar çok şeyler söylüyorlar. Ama vatandaşımız basiretli, ferasetli. Vatandaşımız bunların bu işlerin altından kalkamayacağını, kime güveneceğini gayet iyi biliyor. Gerçekten uyum içinde ne yaptığını bilen, dünyayı bilen bir ekibimiz var. Bu ekiple adım adım bu ülkemizi büyütmeye, büyümenin nimetlerini de tüm toplumla paylaşmaya devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Olabilir, depremdir, başka faktörlerdir. Tam olarak her konuda istediğimizi yapamıyor olabiliriz ama Türkiye bu ağır deprem yükünün altından kalktıkça ekonomisi büyüdükçe toplumumuzun geniş kesimlerine çok daha farklı hizmetleri ulaştıracaktır. Programımıza güvenin her geçen gün arttığını görüyoruz. Bütçe açıklarımız tahminlerden çok daha düşük seviyede. Merkez Bankamızın rezervleri, geçen yıl mayısa göre oldukça yüksek düzeyde, 130 milyar dolarlar civarında. CDS dediğimiz ülke risk primimiz 700’lerden, 300’lere kadar gerilemiş durumda. Diğer yandan kredi derecelendirme kuruluşları da Türkiye’nin notunu arttırmaya başladılar. Niye bunu yapıyorlar? Siyasi güven ve istikrar var. Etkili politikalar uygulandı. Bu işin sonucunu onlar da görüyorlar. Dolayısıyla şimdiden notları arttırmaya başladılar. Programımız hayata geçtikçe bunların devamı da gelecektir.”

“Spekülasyonlara, manipülasyonlara hiçbir şekilde prim vermeyin”

Türkiye’nin çok daha iyi günlere adım adım gideceğini belirten Yılmaz, “Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Bazıları tezvirat yapıyorlar. Efendim bu seçimlerden sonra şu olacak, bu olacak. Ülkede şöyle şeyler değişecek. Bunlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Spekülasyonlara, manipülasyonlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediğine, bizlerin söylediğine, yetkili kurumların ifadelerine bakın. Yetkin bilim adamlarının, analistlerin söylediklerine bakın. Sosyal medyada dedikodularla ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin.” ifadelerini kullandı.

Orta vadeli programlarını ilan ettiklerini, arkasında da büyük bir siyasi irade olduğunu kaydeden Yılmaz, programın açık ve şeffaf olduğunu aktardı.

Bu yol haritasını kararlı ve güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceklerini bildiren Yılmaz, ülkenin her karışına hizmet ettiklerini, Bingöl’e de AK Parti döneminde çok büyük hizmetler olduğunu, Bingöl’deki yapı stokunun yüzde 75 yenilendiğini aktardı.

31 Mart’taki seçimlerle ilgili değerlendirmede bulunan Yılmaz, “Seçim yerel seçim. Sonuçta genel bir seçim yapmıyoruz. Meclisimiz burada ve çoğunluğumuz var. Sayın Cumhurbaşkanımızı seçtik, 5 yıl başımızda. Dolayısıyla genel politikalar itibariyle yerel seçimden sonra bir değişim beklemek hiçbir şekilde temele sahip değil. Hiçbir şekilde gerçekçi değil. Bunun altını özellikle çizmek isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

Yerel demokrasinin ve yerel kalkınmanın savunucuları olduklarını vurgulayan Yılmaz, dolayısıyla belediyeciliği AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın bildiğini dile getirdi.

Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımızın 90’lı yıllarda oluşturduğu belediyecilik modeli bugün de hepimize ışık tutuyor. Gerçek belediyecilik diyoruz biz buna. Bunun anlamı ne? Belediyeyi halka hizmet etmek için kullanmak. Kendi şahsi menfaatiniz, şanınız, şöhretiniz veya ideolojik bir takım saplantılarınız için değil. Belediyeyi halka hizmet etmek için kullanmak. Gerçek belediyecilik budur.” diye konuştu.

AK Parti’nin Bingöl Belediye Başkanı adayı Erdal Arıkan’ın 5 yıl kente hizmet ettiğini anımsatan Yılmaz, vatandaşların desteği, duası, ekibiyle birlikte, gönül ve akıl birliğiyle 5 yıl daha hizmet etmesini istediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hepimiz bir gün bu makamlardan ayrılacağız. Bu dünyadan da ayrılacağız. Önemli olan arkanızda güzel hizmetler bırakmaktır. İnsanların, ‘Allah razı olsun.’ sözünü hak etmektir. Bunu yapabildiğimiz sürece ne mutlu bize. Yerel yönetimlerde de genel yönetimlerdeki anlayışımızı aynen devam ettiriyoruz. Sözümüzün eri olmak durumundayız ve bunu bütün belediyelerimizle, Türkiye’nin dört bir yanında inşallah başaracağız. 31 Mart’ta tabi ki, takdir milletimizindir. Milletimizin takdiri başımızın üstünde. Ona hiçbir sözümüz yok. Ama biz inanıyoruz ki, milletimiz sayın Cumhurbaşkanımızın modelini oluşturduğu gerçek belediyecilik, Türkiye Yüzyılı, yerel yönetimle merkezi yönetimin uyum ve birlik içinde çalıştığı, bereketli hizmetler yaptığı yeni bir dönem diyecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bingolde-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, asayiş olaylarında azalma olduğunu açıkladı https://www.haber60.com.tr/bursa-valisi-mahmut-demirtas-asayis-olaylarinda-azalma-oldugunu-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-valisi-mahmut-demirtas-asayis-olaylarinda-azalma-oldugunu-acikladi/#respond Mon, 11 Mar 2024 22:36:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17987 Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, “Geldiğimiz günden beri asayiş olaylarında yüzde 7.2’lik azalma yaşandı. Ayrıca hırsızlık olayları da yüzde 80.73 azaldı” dedi.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, sosyal medya üzerinden yaptığı canlı yayın ile göreve geldiği günden itibaren düşüş gösteren suç oranlarını açıkladı. Vali Demirtaş’a İl Jandarma Komutanı Tekin Aktemur, Sahil Güvenlik Komutanı Erdal Kıreker ve İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu eşlik etti.

Demirtaş, Bursa Valiliği hesabından yaptığı açıklamada, “Göreve başladığım 20 Ağustos 2023 tarihi ile ilimizin huzur ve güvenliğini, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için valiliğimiz koordinesinde mülk idare amirlerimiz, emniyetimiz, jandarmamız ve sahil güvenlik birimlerimiz ile büyük bir gayretle çalışıyoruz. Asayiş olaylarında genel toplam olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.2’lik azalma yaşanmış olup, aydınlatma oranı yüzde 80,8’den yüzde 89,5’e yükselmiştir. Olayları bazı suç gruplarına göre değerlendirdiğimizde, mal varlığına karşı işlenen suçlarda yüzde 34,8’lik azalma yaşanmış olup, aydınlatma oranı yüzde 48,4’ten yüzde 63,1’e yükselmiştir. Topluma karşı işlenen suçlarda, yüzde 22,4’lük artış yaşanmış olup, aydınlatma oranı ise yüzde 96,7’den yüzde 97,6’ya yükselmiştir” dedi.

6 bin 87 aranan şahıs yakalandı

Açıklama şöyle devam etti: “Topluma karşı işlenen suç sayılarındaki artışın sebebi ise ‘uyuşturucu ile mücadele’ çerçevesinde kararlılık ile yapmış olduğumuz operasyon faaliyetleridir. Bursa’da göreve başladığımız ağustos ayından itibaren, geçen süre zarfında evden hırsızlık, otodan hırsızlık, motosiklet hırsızlığı, yankesicilik ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda da geçen yıl aynı dönemle kıyasladığımızda olay sayılarında azalma, aydınlatma oranlarında ise artış meydana gelmiştir. Otodan hırsızlık olaylarında, yüzde 80,73’lük azalma yaşanmış olup, aydınlatma oranı ise yüzde 29,13’ten yüzde 64,29’a yükselmiştir. 7 aylık dönem içerisinde, aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalar ve planlı operasyon çerçevesinde bin 378’i hırsızlık, 208’i dolandırıcılık, 156’sı yağma, 149’u cinsel saldırı, 76’sı öldürme suçları, 51’i terör suçları 926’sı narkotik suçları, 259’u KOM suçları ve 2 bin 884’ü diğer suçlar olmak üzere toplam 6 bin 87 aranan şahıs yakalanmıştır. Bu şahısların 366’sı 10 yıl ve üzeri, 617’si 5 ve 10 yıl arası, 5 bin 104’ü ise 0 ile 5 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslardır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde İçişleri Bakanımızın talimatları ile Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ardı ardına gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar sayesinde kaçakçılara ve organize suç örgütlerine göz açtırmıyoruz. Kaçakçılık ile mücadele çerçevesinde icra edilen faaliyetler neticesinde göreve geldiğimiz günden itibaren bin 228 şahıs yakalanmış olup, yakalanan şahısların 191’i tutuklanmıştır.”

5 farklı suç örgütü çökertildi

Organize suç örgütleriyle mücadele çerçevesinde 5 farklı suç örgütünün çökertildiğini, 24 şahsın tutuklandığını aktaran Vali Demirtaş, “Diğer kaçakçılık suçlarıyla mücadele maksadıyla 19 farklı dosyada 270 şüpheli şahıs hakkında yapılan operasyonlarda 49 şahıs tutuklanmış 63 şahıs hakkında ise adli kontrol kararı verilmiştir. Geleceğimizin teminatı kıymetli evlatlarımızı, uyuşturucu belasından uzak tutmaya yönelik çalışmalarımız ise hızla devam etmektedir. Narkotik suç oranlarında önceki döneme göre, 7 ayda yüzde 33’lük bir artış yaşanmış, 8 bin 274 narkotik olayı gerçekleşmiştir. Bu olaylarda kolluk birimlerimizin fedakar çalışmaları sayesinde 9 bin 177 şahıs yakalanmış olup, 729 şahıs ise tutuklanmıştır. Narkotik olaylarındaki bu artışın sebebi ise narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde yapmış olduğumuz kararlı operasyonlardır. Hepimizi derinden üzen bu hassas konuda, gençlerimizi zehirlemeye çalışan ‘torbacı’ olarak tabir edilen sokak satıcıları ile etkin bir şekilde mücadele ediyoruz. Huzur ve güven ortamının sağlanması maksadıyla yürüttüğümüz çalışmaları, bu bataklığı kurutana kadar 7/24 sürdüreceğiz. Bizlerin en önemli görevi, ilimizin huzur ve güvenliğini sağlamaktır. Bursa’yı daha huzurlu ve güvenli bir hale getirmek için sizleri iş birliği içerisinde çalışmaya davet ediyorum. Sizlerden ricam, huzurumuzu bozmaya yönelik herhangi bir tespit ve şüphede, 112 Acil Çağrı Merkezi aracılığı ile ihbarlarınızı bildirmeniz. Aziz milletimizin huzuru, güvenliği, birlik ve beraberliği için başta terör örgütleri olmak üzere, uyuşturucu ve bütün suç örgütlerine karşı mücadelemiz, azim ve kararlılık ile devam edecektir. Bu huzurun sağlanmasında, mesai saati gözetmeksizin çalışan, büyük emek harcayan kaymakamlarımıza, Emniyet Müdürü’ne, Jandarma Komutanı’na, Sahil Güvenlik Komutanı’na ve bütün kolluk görevlilerimize, katkıları için hemşehrilerime teşekkür ediyor, ramazan ayını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-valisi-mahmut-demirtas-asayis-olaylarinda-azalma-oldugunu-acikladi/feed/ 0
Adalet Bakanı: Türkiye’de hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik vardır https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-turkiyede-hukuki-guvenlik-ve-ongorulebilirlik-vardir/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-turkiyede-hukuki-guvenlik-ve-ongorulebilirlik-vardir/#respond Fri, 08 Mar 2024 00:27:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16714 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Birileri ‘Türkiye’de hukuki güvenlik yok, öngörülebilirlik yok.’ diye kara propaganda yapsa da bunun hiçbir aslı ve astarı yoktur. Birkaç böyle siyasallaştırdıkları davaları öne çıkararak, Türkiye’de hukuki güvenliğin olmadığı, Türkiye’de hukuki öngörülebilirliğin, yatırım ortamının olmadığı yönündeki kara propagandalara milletimiz de inanmıyor ve Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı sermaye de buna inanmıyor.” dedi.

Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla düzenlenen Creavit AR-GE Merkezi açılış töreninde konuşan Tunç, ülkenin sanayi alanında son yıllarda kalkınmasını, ilerlemesini sürdürürken, AR-GE ve inovasyona da büyük önem verildiğini söyledi.

Tunç, şirketlerin, şehirlerin, ülkelerin AR-GE ve inovasyona önem verdiği ölçüde rekabetçi olduğuna işaret ederek, Zonguldak’ın da Filyos endüstri bölgesiyle öne çıktığını görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Bakan Kacır’ın, ülkenin 22 yılda sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimini anlattığını aktaran Tunç, şunları kaydetti:

“Gurur duymamak mümkün değil. Bundan 22 yıl önce AR-GE ve tasarım noktasında hiç firma yokken bugün 1600’lere ulaşması; gelişmenin, kalkınmanın göstergesi. Organize sanayi bölgelerimizin sayısının artması, organize sanayi bölgelerimizdeki fabrikaların çoğalması, bölgemizde de bunların örneklerinin artarak devam etmiş olması hepimizin malumu. Türkiye genelinde 2002’ye göre organize sanayi bölgelerinde 3 kat artış söz konusu. Yine uluslararası liman sayısı bakımından 2-3 kat, tersane sayısı bakımından yine 3 kat, havalimanı sayısı bakımından 2 kattan fazla artış söz konusu. Ulaşım, demir yolu, kara yolları tüm bunları anlatmama gerek yok. Nereden nereye gelindiğini, ne kadar büyük mesafe alındığını hepimiz biliyoruz.”

Tunç, kalkınmanın, sanayileşmenin, teknolojinin en önemli temelinin eğitim olduğuna dikkati çekerek, derslik ve üniversite sayılarında kat kat artışlar söz konusu olduğunu ifade etti.

Türkiye ekonomisinin 3-4 kat büyüdüğünü belirten Tunç, bunun tüm alanlardaki olumlu etkisinden bahsetti.

“Milletimiz 22 yıldan bu yana güvene, gelişmeye, kalkınmaya destek verdi”

Bakan Tunç, istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin 81 vilayetini eserlerle donatırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkenin demokrasi standardını da yükseltmenin gayretinde olduklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Temel hak ve özgürlük alanını daha da genişletti. Hak arama hürriyetini, hak arama yollarını yaptığımız mevzuat ve anayasa değişiklikleriyle alabildiğine genişlettik, demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendirdik. Birileri ‘Türkiye’de hukuki güvenlik yok, öngörülebilirlik yok.’ diye kara propaganda yapsa da bunun hiçbir aslı ve astarı yoktur. Birkaç böyle siyasallaştırdıkları davaları öne çıkararak, Türkiye’de hukuki güvenliğin olmadığı, Türkiye’de hukuki öngörülebilirliğin, yatırım ortamının olmadığı yönündeki kara propagandalara milletimiz de inanmıyor ve Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı sermaye de buna inanmıyor. Rakamlar ortada. Türkiye’ye gelen yabancı sermaye miktarı, doğrudan yabancı sermaye miktarı 2002’de sadece 15 milyar dolardı. Bugün bu rakam 262 milyar doları geçti. Türkiye’de yabancı yatırımcı hukuka güvenmese, öngörülebilirlik olmasa 15 milyardan 262 milyara doğrudan yabancı sermaye çıkabilir miydi?”

Türkiye’ye 2002’de doğrudan yabancı sermaye getiren şirket sayısının 5 bin 600 olduğunu aktaran Tunç, “Bugün bu sayı 80 bin 500’ü aştı. Türkiye’ye güven olmasa Türkiye’de hukuk olmasa öngörülebilirlik olmasa yabancı şirketler Türkiye’ye yatırım yapılabilir miydi? İşte bu kara propagandayı yapanlar; maalesef Türkiye’ye yabancı yatırımcı gelmesin, sanayi gelişmesin, kalkınma hızı azalsın ve siyaseten de zor durumda kalsın iktidar ve sıra da bize gelsin diye düşünseler de milletimiz gerçekleri gördüğü için de 22 yıldan bu yana bu güvene destek verdi, gelişmeye destek verdi, kalkınmaya destek verdi.” ifadelerini kullandı.

Tunç, bölgenin doğal gaz keşfiyle enerji üssü olmaya devam edeceğini belirterek, endüstri bölgesinde oluşturulacak parsellere, yeni organize sanayi bölgelerine gelecek yatırımcılarla istihdamın artacağını kaydetti.

Bölgeye katkı sunan sanayicilere, yatırımcılara teşekkür eden Tunç, her zaman yatırımcıların destekçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Bundan sonra da ülkenin gelişmesi, kalkınması için “önce insan” diyerek, refahı artırmaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini dile getiren Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmet siyasetiyle icraatlarla donattık. Yeterli görmüyoruz, daha fazlasına bu millet layık. Çünkü bu millet 22 yıldan bu yana demokrasi mücadelesinde hep Türkiye’ye, Türkiye Yüzyılı’na omuz verdi. O nedenle milletimize biz şükran borçluyuz. Türkiye Yüzyılı’na omuz veren milletimizle beraber gençlerimizle beraber inşallah ülkemizi şehirleriyle köyleriyle beldeleriyle daha müreffeh hale getirmenin gayreti içerisinde olacağız.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-turkiyede-hukuki-guvenlik-ve-ongorulebilirlik-vardir/feed/ 0
Mardin Valisi: PKK ve FETÖ’ye yönelik 189 operasyon düzenlendi https://www.haber60.com.tr/mardin-valisi-pkk-ve-fetoye-yonelik-189-operasyon-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/mardin-valisi-pkk-ve-fetoye-yonelik-189-operasyon-duzenlendi/#respond Thu, 07 Mar 2024 02:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16351 Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, kentte geçen ay yürütülen operasyonlara ilişkin, “PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik 189 operasyon düzenlenmiş, 1’i silah deposu olmak üzere 6 sığınak tespit edilerek imha edilmiştir.” dedi.

Vali Akkoyun, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu ile Valilikte düzenlenen “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.

Akkoyun, burada yaptığı konuşmada, emniyet ve jandarma teşkilatını özverili çalışmalarından dolayı tebrik etti.

Asayiş ve güvenlik verilerini gözden geçirerek, suç oranlarını azaltmayı ve huzur ortamını sağlayarak halkın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Akkoyun, Mardin’i vatanın en huzurlu şehirlerinden biri yapmakta kararlı olduklarını belirtti.

Akkoyun, bu amaçla can ve mal güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve suç örgütü ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini, milletin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütlerine karşı kararlı mücadelenin sürdüğünü dile getirdi.

Bir ayda 189 terör operasyonu

“Mardin’de bu yıl şubat ayında PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik 4’ü büyük çapta 189 operasyon düzenlenmiş, 1’i silah deposu olmak üzere 6 sığınak tespit edilerek imha edilmiştir.” diyen Akkoyun, bu silah deposu ve sığınaklarda yapılan detaylı aramada, tanksavar füzesi, 4 keskin nişancı tüfeği, lav silahı, 90 kilogram el yapımı patlayıcı, çok miktarda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirildiğini ifade etti.

Akkoyun, düzensiz göçle etkin mücadele için oluşturulan “Mobil Göç” noktalarının, İçişleri Bakanlığının yaptığı planlama çerçevesinde gerekli altyapı hazırlıklarının da tamamlanarak 30 büyükşehirde uygulanmaya başladığını belirterek, Artuklu ilçesindeki 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı mevkisinde kurulan “Mobil Göç” noktasındaki aracın düzensiz göçle mücadele faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.

“Narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde 150 operasyon düzenlendi”

Mardin’de bağımlılıkla mücadele konusunda yapılan operasyonlarla ilgili de bilgi veren Akkoyun, bir taraftan kolluk kuvvetlerinin ile uyuşturucu madde girişini engellediğini, diğer taraftan da uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi için vatandaşlara yönelik bilinçlendirme faaliyetlerine devam edildiğini dile getirdi.

Akkoyun, “Narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde ilde geçen ay toplam 150 operasyon düzenlenmiştir. Operasyonlar çerçevesinde 21 kişi gözaltına alınmış, 10 kişi tutuklanmıştır. Kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde şubat ayı içinde 86 operasyon düzenlenmiş olup yakalanan şahıslar hakkında adli işlem gerçekleştirilmiştir. Huzur ve güven ortamı uygulamaları çerçevesinde 567 kişi yakalanmıştır.” diye konuştu.

Trafik denetimlerinin de sürdüğüne işaret eden Akkoyun, geçen ay 1460’ı okul servis aracı olmak üzere toplam 168 bin 468 aracın denetlendiğini bildirdi.

Akkoyun, şunları kaydetti:

“Bu yılın şubat ayında geçen yılın şubat ayına göre kentte trafik kazalarında maalesef kısmı bir artış görülmektedir. Hep birlikte trafik kurallarına uyarak bu artışı azaltıp daha güvenli bir trafik seyri sağlamak durumundayız. İçişleri Bakanlığı’mızın talimatlarıyla şehirlerarası otobüslerin karışmış olduğu kazalardaki can kayıplarını azaltmak için yolcuların emniyet kemeri kullanımını artırmaya yönelik 7 Şubat 2024 tarihinde ülke genelinde bilgilendirme faaliyetleri yürütülmüştür. Bizler de bu konuda toplantımızı gerçekleştirdik. Bu konudaki uyarı ve hassasiyetlerimizi tüm paydaşlarımıza ilettik. Emniyetimiz, jandarmamız ve trafik birimlerimiz şehirlerarası otobüs terminalinin yanı sıra yol kontrol noktalarında bilgilendirme çalışmalarını aralıksız sürdürmekte. Şehirlerarası ulaşımda görev yapan sürücülerimizden de araç bakımlarını ve kontrollerini düzenli yapmaları, emniyet kemeri konusunda belirlenen kurallara uymaları ve vatandaşlarımıza güvenli seyahat sunmaları konusunda hassasiyet göstermelerini bir kez daha istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mardin-valisi-pkk-ve-fetoye-yonelik-189-operasyon-duzenlendi/feed/ 0
Siirt’te güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Tue, 05 Mar 2024 07:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15575 Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya başkanlığında Siirt Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezinde güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi.

Vali Kızılkaya başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Terörle mücadele, asayiş operasyonları ve gümrük kaçağıyla mücadele konularında yapılan çalışmalar paylaşıldı. Vali Kızılkaya, valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli idareler genel seçimlerinde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.

Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, “Şubat ayı içerisinde terörle mücadele şube müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik suçlarla mücadele şube müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı” dedi.

Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti. Vali Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, Kalaşnikof tüfek, 130 Kalaşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber suçlarla mücadele şube müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı” ifadelerini kullandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Vali Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden bin 408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.

Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı. – SİİRT

]]>
https://www.haber60.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-irak-sinirlarimizi-guven-altina-alacak-cemberi-tamamlamak-uzereyiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-irak-sinirlarimizi-guven-altina-alacak-cemberi-tamamlamak-uzereyiz/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15530 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. İnşallah bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası millete sesleniş konuşması gerçekleştirdi. Bir önceki Kabine Toplantısı sonrası gerçekleştirdiği programları hatırlatan Erdoğan, BAE ve Mısır ziyaretlerinin verimli geçtiğini aktardı. Gerek yaralıların ülkemize sevkinde gerekse Gazze’ye gönderilen insani yardımların ulaştırılmasında Mısır’ın ciddi destekleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı bu konuları istişare etmek üzere Türkiye’de ağırlayacaklarını aktardı.

“31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız”

Seçim sürecinde 50 ilde vatandaşlarla buluşmayı planladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakanlıklarımız ve kurumlarımız, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin güven içinde geçmesi için gerekli hazırlıkları yaptılar. Yargı ile birlikte seçimin güven içinde sonuçlanması bizim görevimizdir. Her seçim gibi 31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız. Seçim sonuçlarının şimdiden milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Deprem bölgesinde 46 bin konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettiklerini, yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edeceklerini söyleyen Erdoğan, kendi evini yapmak isteyenlere de her türlü kolaylığı sağlayacaklarını dile getirdi.

“Bu yaz Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturacağız”

Terörle mücadele konusunda da önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. İnşallah bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Bölgedeki herkesi kendilerine de açıkça söylediğimiz güvenlik stratejimize saygılı olmaya davet ediyoruz. Aksi takdirde ortaya çıkacak gerilimlerin sebebi kendileri olacaktır” diye konuştu.

“Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin terörle mücadele hususundaki kararlılığını hala anlayamamış olanlara bu gerçeği kabul ettirene kadar şartları zorlamaktan geri durmayacağız” ifadelerini kullandı.

“Bugün Filistinliler için reva gördükleri cinayet ve hırsızlık eylemleri yarın kendilerine uygulandığında bu ülkelerin ve halklarının kimseden yardım isteyecek yüzleri kalmayacaktır”

Türkiye’nin Filistin için elinden geleni yapmaya devam edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak diplomatik girişimlerimizle, insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimize yardım etmeye çalışıyoruz. Türkiye, Filistin için elinden geleni yapmaktadır ve yapmaya da devam edecektir. Ancak sorunun çözümü uluslararası düzeyde etkin ve kararlı bir anlayış birliğinin sağlanmasından geçiyor. İslam aleminin tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi yekvücut olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Bu vahşete engel olması gerekenlerin nasıl felç edildiğini anlatmaya gerek bile yok. Filistin topraklarında 2. Dünya Savaşı’ndan beri süren sistematik gasp eylemlerini meşrulaştıran hiçbir ülkenin ve halkın geleceği güvende olmayacaktır. Gazze’de temeli atılacak ilk Yahudi yerleşim binası, tek başına bu vahşetin sebebinin başka hiçbir şey değil, sadece hırsızlık, ahlaksızlık, onursuzluk olduğunu göstermeye yetecektir. Bugün Filistinliler için reva gördükleri cinayet ve hırsızlık eylemleri yarın kendilerine uygulandığında bu ülkelerin ve halklarının kimseden yardım isteyecek yüzleri kalmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayii ihracat rakamları

“Geçtiğimiz 21 yılda her alanda çok mesafe kat ettik ama henüz gerçekten kendimizi rahat ve güvende hissedeceğimiz yerde değiliz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başlattığımız projelerin sonuçlanması ve onları takip edecek programların hayata geçmesi için biraz daha vakte ihtiyacımız var. O günleri de hep birlikte göreceğiz. Önceki hafta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren beşinci nesil savaş uçağımız KAAN vesilesiyle savunma sanayiinde geldiğimiz yer ülkemizde ve dünyada epeyce konuşuldu. KAAN başta olmak üzere savunma sanayii hamlelerimiz Antalya Diplomasi Forumu’nda da muhataplarımızın gündemindeydi. Bugün bu başarı hikayesinin ihracatımıza olan etkisi üzerinde durmak istiyorum. Bilindiği gibi savunma sanayiinde son 21 yılda büyük aşamalar kaydeden Türkiye, bu sayede sektörde yüzde 20’lerde olan yerlilik oranını yüzde 80’ler üzerine taşımıştır. Öyle ki, 850’yi aşkın yerli savunma sanayi projesi ve 90 milyar dolarlık proje büyüklüğüyle bu alanda kendi kendine yeterliliği en yüksek ülkelerden biri haline geldi. Sahip olduğumuz yüksek teknoloji ürünlerini dost ve müttefik ülkelerle de paylaşarak savunma ihracatımızı 10 yılda yaklaşık dört buçuk kat arttırdık. Geçtiğimiz yıl dünyanın 185 ayrı ülkesine 230 çeşit savunma sanayii ürünü satarak 5 buçuk milyar dolarlık ihracat yaptık. Sahip olduğumuz kara, deniz, hava savunma platformlarıyla kardeş ülkelerin ordularının ihtiyaçlarına cevap vererek Türkiye’nin bölgesel ve küresel gücüne katkıda bulunduk. Savunma sanayi üretimimizi deprem bölgesine de yayarak hem bu alandaki gücümüzün artmasını sağlamayı hem de şehirlerimizin hızla ayağa kalkmasına destek olmayı amaçlıyoruz. Savunma sanayii ihracatında dünyadaki yerimize baktığımızda karşımıza çıkan fotoğraf şu şekilde; TB2, Akıncı, Anka ve Aksungur silahlı insansız hava araçlarımız ile SİHA teknolojisinde dünyada ilk üç ülkesi arasında SİHA ihracat liginin de zirvesinde yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 ülkeyle 770 adet insansız hava aracı için sözleşme imzaladık. Sadece geçtiğimiz yılın İHA ihracat tutarı 1,8 milyar dolardır. 2024 yılının ilk iki ayında savunma ve havacılık sektöründe 633 milyon dolarlık ihracat rakamıyla yeni bir rekor kırdık. Kara araçlarında bir dünya markasına dönüşen savunma sanayiimiz her kıtadan 40 ayrı ülkeye yaklaşık 4 bin 500 adet 4×4, 6×6 ve 8×8 taktik tekerlekli araç ihracatı yapıldı. Geçtiğimiz yıl kara araçları ihracatımız 500 milyon doları buldu. Mühimmat ve füze sistemlerinin her çeşidinde, tasarımda, geliştirilmesinde ve üretiminde ilk sıralarda yer alıyoruz. Deniz araçlarında kendi kuvvetini, kendi Anadolu gemisini üreten Türkiye, bu gemileri kendi radarlarıyla, sensörleriyle, muhabere sistemleriyle, füzeleriyle ve torpidolarıyla donatıyor. Şirketlerimiz iki ülkeyle 6 adet korvet inşası için sözleşme imzalayarak ihracat yolunda hızlı bir giriş yaptı. Ayrıca ürettiğimiz tank çıkarma gemisi, havuzlu çıkarma gemisi, karakol botları, hızlı müdahale botları ve lojistik destek gemisi gibi platformlarında 10 ülkeye 140 adet ihracat gerçekleştirdik. Yerli tasarım ve üretimimiz, Atak taarruz helikopterlerimizden Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterindekilerin yanında Uzak Doğu ve Afrika ülkelerine 8 adet de ihraç edildi” dedi.

“Gelirimizin 1,1 trilyon doların ve kişi başına milli gelirimizin 13 bin doların üzerine çıkması fevkalade sevindirici bir gelişmedir”

Geçen yıl asrın felaketi 6 Şubat depremleri ve seçime rağmen ekonominin yüzde 4,5 gibi dünyada eşine az rastlanır bir oranla büyümeyi sürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyümenin yaklaşık yarısının yatırımlardan kaynaklanması ayrıca önemlidir. Gelirimizin 1,1 trilyon doların ve kişi başına milli gelirimizin 13 bin doların üzerine çıkması fevkalade sevindirici bir gelişmedir. Satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi haline gelen Türkiye kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli kalıcı refah artışlarına odaklanarak yoluna devam edecektir. İktidarları döneminde her yıl ortalama 700 bin istihdam artışı sağlamış bir yönetimdir. İstihdamdaki başarı hikayemizi geçtiğimiz yıl 855 bin yeni istihdam artışıyla sürdürdük. İşsizlik oranını yüzde 9,4 ile son on yılın en düşük seviyesini ifade eden tek haneli rakamlara düşürdük. Hatta bu oran 2023 yılının Aralık ayında yüzde 8,8 olarak gerçekleşti. Enflasyonla mücadelemizde ise henüz istediğimiz yere gelmedi. Ama daha önce ülkemizi enflasyondan nasıl kurtardıysak inşallah bu defa da aynı başarıyı sergileyeceğiz. Enflasyon beklentilerinin giderek düşmesi, mücadelemize olan inancın işaretidir. Aynı şekilde cari açıktaki düşüş sürüyor. Bu yılın ilk iki ayında cari dengede 13 milyar doların üzerinde iyileşme sağladık. Geçtiğimiz yılı 54 buçuk milyar dolarla kapattığımız turizmde bu yılki hedefimiz 60 milyar dolar. Tabii tüm bu programları uygularken hep olduğu gibi mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayacak yapısal dönüşümü hızlandıracak afetlere karşı güvenli şehirler oluşturma çabalarımıza kaynak oluşturacak bir anlayışla maliye politikalarımız yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ülkenin risk priminin düşmesinin, borçlanma maliyetlerinin azalmasının yatırımcıların ilgisinin artmasının, derecelendirme kuruluşlarının notlarının olumluya dönmesinin, yaklaşık 132 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olunmasının, ekonomi programlarının doğru yolda ilerlediğini gösterdiğini kaydeden Erdoğan, “Bu vesileyle şu hususun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Cumhuriyet tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma adımlarını atarken en olumlu gelişmeleri, çalışanlarımızın, emeklilerimizin dezavantajlı kesimlerin hayatlarıyla evet gerçekleştirdik. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Elbette yaşanan sıkıntıların farkındayız. Geçtiğimiz günlerde emekli maaşlarına şu kadar zam Yapacağız diyen muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattık. Sözü edilen artışları ülkenin tüm yatırımlarını durdursak, eğitim veya sağlık harcamalarının tamamını buraya aktarsak kamu görevlilerine maaş vermese bile karşılayamıyoruz. Bu demek değil ki çalışanlarımızı ve emeklilerimizi hayat pahalılığının pençesine terk edeceğiz. Tam tersine enflasyonu yenerek, büyümeyi sürdürerek, milli gelirimizi artırarak milletimizi güçlendirerek her meselemizi çözdüğümüz gibi çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerini de artıracağız. Türkiye Yüzyılı’nın emektarları başta olmak üzere hiçbir insanımızı darda bırakmayacak, göz göre göre sıkıntı çekmesine müsaade etmeyeceğiz. Milletimizden bize güvenmeyi, inanmayı sürdürmesini, destek ve dualarını bizden esirgememesini, özellikle istirham ediyorum” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-irak-sinirlarimizi-guven-altina-alacak-cemberi-tamamlamak-uzereyiz/feed/ 0
Macaristan Dışişleri Bakanı: Antalya Diplomasi Forumu Batı Avrupa’nın olmadığı bir BM Genel Kurulu gibi https://www.haber60.com.tr/macaristan-disisleri-bakani-antalya-diplomasi-forumu-bati-avrupanin-olmadigi-bir-bm-genel-kurulu-gibi/ https://www.haber60.com.tr/macaristan-disisleri-bakani-antalya-diplomasi-forumu-bati-avrupanin-olmadigi-bir-bm-genel-kurulu-gibi/#respond Mon, 04 Mar 2024 06:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15051 Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF) ilişkin, “Bu Batı Avrupa’nın olmadığı bir Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu gibi.” dedi.

Szijjarto, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

ADF’ye ilk kez iştirak ettiğini ancak buraya daha önce katılan mevkidaşlarından övgü dolu sözler duyduğunu dile getiren Szijjarto, “Bu Batı Avrupa’nın olmadığı bir BM Genel Kurulu gibi.” dedi.

Szijjarto, tüm kıtalardan çok sayıda ülke temsilcisinin katıldığı ADF’nin etkili şekilde ikili görüşmeler yapma imkanı tanıdığını vurgulayarak, “Dünyayla buluşmak için tüm dünyayı dolaşmak zorunda kalmıyoruz.” ifadesini kullandı.

Avrupa dış politikasının Ukrayna’daki savaşa “indirgenmiş durumda” olması nedeniyle bugünlerde özellikle Avrupa’da dünya diplomasisinin olumsuz bir terim haline geldiğini dile getiren Szijjarto, “Avrupa kıtasında bir savaş psikolojisi var. Bu tartışmalarda diplomasiden, barıştan bahsettiğinizde ya (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in ajanı, Rusların dostu ya da Kremlin’in propagandacısı olarak görülüyorsunuz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Szijjarto, ADF gibi etkinliklerin diplomasinin “yeniden doğmasına” yardımcı olacağını umuyor

Szijjarto, Ukrayna’daki savaşın komşusu olarak diplomasinin “yeniden doğmasına” özellikle ilgi duyduklarını, ADF gibi etkinliklerin bu konuda yardımcı olacağını umduklarını kaydetti.

Türkiye ile Macaristan arasında saygı ve güvene dayanan bir ilişkinin bulunduğunu belirten Szijjarto, saygının uluslararası politikada temel eksiklik olduğunu ifade etti.

Szijjarto, 2023’te iki ülke arasında 4 milyar dolarlık ticaret hacmi rekoru kırıldığını hatırlatarak, geçen sene imzalanan doğal gaz sevkiyatına ilişkin anlaşmaya dair, bu yılın ikinci çeyreğinde Macaristan’ın, Türkiye’nin gaz ihraç ettiği komşusu olmayan ilk ülke olacağını söyledi.

Bakan ayrıca iki ülke arasındaki uçuşların sıklaştırılması için de çalıştıklarını belirtti.

“Hem AB hem de NATO’da, bulunduğumuz tüm örgütlerde genişleme yanlısı bir ülkeyiz”

Macaristan Ulusal Meclisinin, İsveç’in NATO’ya katılmasına ilişkin anlaşmayı onaylaması hakkında Szijjarto, İsveç ve Macaristan arasında güven eksikliği olduğunu ve bunun da İsveçli politikacılar tarafından yaratıldığını ancak görüşmelerin ardından kaybolan güven ortamının tekrar tesis edildiğini kaydetti.

Szijjarto, “Biliyorsunuz hem AB hem de NATO’da, bulunduğumuz tüm örgütlerde genişleme yanlısı bir ülkeyiz. Ne kadar çok olursak o kadar güçlü olacağımıza inanıyoruz. Bu durumda jeopolitik perspektiften bakıldığında, İsveç katılmak istiyorsa katılmalarına izin vermemiz gerektiği açıktı.” diye konuştu.

“Güçlü Amerikan liderliği yoksa büyük güvenlik krizlerinin üstesinden gelinemez”

Bakan Szijjarto, Ukrayna’daki savaşa ve Gazze’deki duruma ilişkin şunları kaydetti:

“Güçlü Amerikan liderliği yoksa büyük güvenlik krizlerinin üstesinden gelinemez. Eminim ki Başkan (Donald) Trump 2020’de tekrar seçilmiş olsaydı, güvenlikle ilgili her iki kriz de çoktan çözülmüş olurdu. Dolayısıyla Ukrayna açısından bakıldığında Başkan Trump’ın barışı sağlayabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca birkaç yıl önce “Abraham Anlaşmaları” adlı girişimiyle oldukça başarılı olduğu gibi Orta Doğu’daki güvenlik durumunun iyileştirilmesine de katkıda bulunabileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla bizim için en önemli şey, bu çatışmanın diğer ülkelere de yayılmasından kaçınılması gerektiğidir.”

Szijjarto, Gazze’deki “çatışmanın” diğer ülkelere sıçraması durumunda bunun bölgesel bir savaşla sonuçlanacağını savundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/macaristan-disisleri-bakani-antalya-diplomasi-forumu-bati-avrupanin-olmadigi-bir-bm-genel-kurulu-gibi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bosna Hersek’te Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara sağladığı katkıları vurguladı https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-bosna-hersekte-turkiyenin-bolgesel-guvenlik-ve-istikrara-sagladigi-katkilari-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-bosna-hersekte-turkiyenin-bolgesel-guvenlik-ve-istikrara-sagladigi-katkilari-vurguladi/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13871 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmezi olmaktadır.” dedi.

Güler, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu (EUFOR) Türk Temsil Heyeti Başkanlığını ziyaret etti.

Başkentteki Butmir Kışlası’na gelen Güler’i, Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Oğuzhan Pehlivan karşıladı.

Burada görev yapan Türk askerlerine hitap eden Bakan Güler, gerginliklerin çatışmalara, savaşlara dönüştüğü, uluslararası sınamaların üst seviyeye ulaştığı, bu bağlamda politik dengelerin de yeniden inşa edildiği bir süreci yaşadıklarını söyledi.

Hassas bir dönemden geçildiğini dile getiren Güler, şöyle konuştu:

“Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu itibarıyla bölgesel ve küresel gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Cumhurbaşkanı’mızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda askeri ve diplomatik alanda önemli atılımlar yapan ülkemiz, bölgesinde ve dünyada oyun kurucu bir rol üstlenmeye başlamış, uluslararası konumunu daha da güçlendirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmezi olmaktadır.”

Balkanlar’da barış, güvenlik ve istikrarın korunmasına büyük önem verdiklerini aktaran Bakan Güler, “Köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımız bulunan ve Balkanlar’daki önemli ortaklarımızdan biri olan Bosna Hersek ile de yakın işbirliği içerisindeyiz, bu bağlarımızın bir tezahürü olarak Bosna Hersek ile ilişkilerimize, başta savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlendirerek devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projeleriyle, kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz”

Milli Savunma Bakanı Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1994 yılından itibaren Bosna Hersek’te çeşitli misyonlara katkı sunduğunu, EUFOR kapsamında barışı destekleme ve koruma görevini başarıyla sürdürdüğünü kaydetti.

Türkiye’nin, EUFOR Althea Gücü Misyonuna başlangıcından itibaren en çok katkı sağlayan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Güler, “Saraybosna’daki çok uluslu tabura tahsisli birliğimizin yanı sıra farklı şehirlerdeki irtibat ve izleme timlerimiz ile bölgenin güvenlik ve huzurunun sürdürülmesine de önemli katkılar sunuyoruz. Aynı zamanda, Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerine muhtelif alanlarda destek sağlarken Bosna Hersekli askeri personele de Türkiye’de çeşitli eğitimler veriyoruz. Ayrıca, burada faaliyet gösteren diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde hayata geçirdiğimiz kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projeleriyle kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin asırlardır ortak değerlerinin bulunduğu Bosna Hersek’teki varlığının ülke halkına da güven verdiğini, görev yapan Türk askerinin kendilerine duyulan sevgi ve güvene layık olmak için ay yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırdığını, Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ettiğini söyledi.

Güler, kendisinin de 1994-1995 yıllarında komutan yardımcılığını yapmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğu Bosna Hersek’teki unsurlarının, özverili ve başarılı faaliyetlerini büyük bir memnuniyetle takip ettiğini aktardı.

Türk askerinin sahip olduğu üstün nitelik ve kabiliyetlerin, aynı yerde işbirliği yaptıkları diğer ülkelerin personelleri tarafından da yakından takip edildiğini belirten Güler, “Ülkemizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin, uluslararası arenada saygınlığını ve itibarını temsil etme görevi, Bosna Hersek özelinde sizlere de emanet edilmiştir. Sahip olduğunuz değerler ile aldığınız eğitim ve kurslar, sizlere tevdi edilen vazifenin altından rahatlıkla kalkmanıza imkan verecektir. Bu vesileyle bugüne kadar gösterdiğiniz yoğun gayret ve özveri için hepinize teşekkür ediyorum.”

Güler, ziyaret kapsamında EUFOR Komutanı Tümgeneral Laszlo Sticz ve NATO Saraybosna Komutanı Tuğgeneral Pamela Mcgaha ile de görüştü.

Ziyaretlerde Bakan Güler’e, Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Sadık Babür Girgin de eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-bosna-hersekte-turkiyenin-bolgesel-guvenlik-ve-istikrara-sagladigi-katkilari-vurguladi/feed/ 0
Merkez Bankası Kripto Para Piyasalarıyla İlgili Regülasyon Çalışmalarını Sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 08:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10827 Merkez Bankasının hazırlık çalışmalarını sürdürdüğü kripto para piyasalarıyla ilgili regülasyon (düzenleme) yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Yatırımcıların dört gözle beklediği düzenlemeyle ilgili konuşan Bahçeşehir Üniversitesi BlockchainIST Center Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Bora Erdamar’a göre bu düzenlemeyle Thodex benzeri dolandırıcılıkların önüne geçilecek, piyasaya güven ve yatırımcı gelecek.

Finansal teknoloji sektörünün enstrümanlarından kripto paralar, ülkemizde de milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Kripto para piyasaları her geçen gün daha fazla büyürken, Merkez Bankası ve SPK başta olmak üzere düzenleyici kurumlar bu konuyla ilgili uzun süredir regülasyon çalışması yapıyor. Kripto para piyasalarının aktörleri ve yatırımcıların bir süredir beklediği düzenlemelerin ne getireceği merak konusu olurken Bahçeşehir Üniversitesi BlockchainIST Center Direktörü Öğr. Üyesi Dr. Bora Erdamar, beklenen düzenleme ve ülkemizdeki kripto para piyasalarının geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye pazarına girmek için fırsat kolluyorlar

Erdamar, ülkemizde şu ana kadar yaklaşık 25 milyon kişinin kripto para piyasalarında işlem yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: “Bu veriye baktığımızda gelişmiş ülke ortalamalarının çok üzerinde bir ilgi görüyoruz. Genç nüfusumuzun yüksek olmasının ve Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olarak yeni teknolojilere çok açık olmasının bu duruma büyük etkisi var. Bu nedenle dünyadaki kripto para projelerinin, alım satım platformlarının ve yatırımcıların Türkiye pazarına giriş yapmak için fırsat kolladığını, bunun yollarını aradığını ve bir yol haritasına ihtiyaç duyduklarını biliyoruz. Türkiye genel olarak bu alandaki ilk 7 ülkeden birisi durumundadır.”

‘Regülasyon, Thodex ile gündeme geldi’

Ülkemizde kripto paraya olan ilginin, bazen ne yazık ki bilinçsiz yatırım ve dolandırıcılıklara sebep olduğunu vurgulayan Erdamar, düzenleme kararının özellikle binlerce kişinin mağdur olduğu Thodex olayından sonra gündeme geldiğini söyledi. “Tekrar böyle bir vakanın yaşanmaması için nasıl düzenlemeler yapmalıyız?” sorusunun konunun özü olduğunu vurgulayan Erdamar, Thodex olayı sürecinin aslında tehlike çanlarıyla birlikte geldiğini ifade etti. “Yakından incelendiğinde fark edildi ki işin başında profesyonel bir ekip yok, alım satım platformu olarak işleyen doğru düzgün bir yazılım bile yok. Pek çok iş sadece göstermelik yapılmış. Çok ciddi reklam bütçeleri varken, arka plandaki çok amatör ve belli ki nihayetinde art niyetle işleyen prosedür gizlenmiş. Ne yazık ki ve en acısı yatırımcılar bu reklamlara ve vaatlere kanmışlar.”

Fısıltı gazetesi ve suistimal şartları

Ülkemizde, insanların kripto para piyasalarında yatırım yaparken, çoğunlukla çevreden duyduklarıyla hareket ettiklerini, bunun da beraberinde kandırılma ve dolandırılma riskini artırdığını belirten Erdamar, “Türkiye özelinde bu durumun çoğunlukla, ‘benim komşum şu kadar yatırdı, şu kadar kısa zamanda parasını beşe, ona katladı, bak sen de kaçırma sakın’ gibi bizim ‘fısıltı gazetesi’ diye tabir ettiğimiz şekilde yaşandığını gördük. Bu da ne yazık ki bir suistimal ortamı oluşturdu. Bir yanda bu yeni teknolojileri ve kripto para piyasalarını hızlıca çözen, yazılım ve finans bilgisi gayet yüksek bir kesim var. Öte yanda da finansal teknoloji araçlarını hiç anlamadan ve öğrenmek için hiç emek vermeden, sadece kısa yoldan zengin olmayı hedefleyenler var. Bu işleri çözmüş ama bilmeyenleri kandırmak isteyenlerle, açgözlülük içerisinde çok kısa zamanda çok yüksek karlar peşinde koşanların bir araya gelmesi ne yazık ki hazin sonuçlara yol açıyor.”

Düzenlemelerle yatırımcılar güvende hissedecek

Bu suistimal ortamının sadece kripto paraların yer aldığı blok zinciri (Blockchain) teknolojisinde oluşmadığını, yapay zeka gibi yeni popülerleşen tüm teknolojilerde benzer durumların yaşandığını belirten Bora Erdamar, Merkez Bankasının hazırladığı düzenlemelerin bir numaralı hedefinin dolandırıcılığa sebep olan bu zemini ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Düzenlemelerin hem kullanıcıların hem yatırımcıların güvende hissedeceği bir ortam sağlayacağını belirten Erdamar, süreçle ilgili şunları söyledi: “Kripto para piyasaları alanında ekosisteme fayda sağlamak amacıyla faaliyet gösteren, işini profesyonelce yapan finans ve siber güvenlik firmalarıyla birlikte çalışan firmaların ve projelerin önünü açacak, lisanslama kriterleriyle standart sağlayarak yol haritası çizecek bir regülasyon planlanıyor. Bu sayede tüm kripto varlık ve finansal teknoloji sektörünün daha güvenli hale getirilmesi ve sağlam temeller üzerinde yükselmesi amaçlanıyor.”

İlk kapsam siber güvenlik

Kripto varlık düzenlemelerin kapsayıcılığı hakkında da bilgi veren Erdamar, ilk hedefin alım satım platformlarının düzenlenmesi olduğunu belirtirken şu ifadeleri kullandı: “Şu anda alım satım platformlarının üzerinde kripto varlıkların saklanması ve cüzdan yönetiminden, kullanıcıların fonlarının takibine, finansal risk yönetiminden siber güvenlik önlemlerine kadar uzanan çok fazla iş yükü var. Düzenlemelerin ilk kapsamı, alım satım platformlarının bu iş yükünü bölüştürerek riski daha iyi yönetme esaslarını içeriyor. Dolayısıyla ilk etapta lisanslama süreçlerinin başlamasına yönelik çerçeveyi çizen bir yasa beklentisindeyiz. Finansal açıdan yeterli sermaye şartları, siber güvenlik açısından uyulması gereken kriterler gibi lisans şartlarının zaman içerinde netleşeceği bir süreç başlatılmış olacak.”

Vergi sonraki düzenlemeye kalacak

Düzenlemelerle ilgili en çok merak edilen konulardan birisinin vergilendirme olduğunu belirten Erdamar, “Vergi konusunda çalışmalar büyük gizlilikle devam ediyor. Ancak vergilendirmenin ilk çıkacak çerçeve niteliğindeki yasada değil, detaylı açıklamaların yer aldığı devam niteliğindeki düzenlemelerde netlik kazanacağını düşünüyoruz” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş: Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savas-hatay-mahzun-degildir-hatay-garip-degildir/ https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savas-hatay-mahzun-degildir-hatay-garip-degildir/#respond Wed, 21 Feb 2024 01:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10312

CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, “Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız, bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız” dedi.

CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, EXPO alanındaki Amfi tiyatroda yurttaşlarla buluştu. Savaş, burada şöyle konuştu:

“HATAY, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SADECE BANA DEĞİL, TÜM HATAY HALKINA EMANETİ”

“İnsanlar için en önemli duygu sevgidir ama bundan daha önemli bir şey vardır ki sevgiyi hissetmektir. Sizi seviyorum ama sizin beni ne kadar çok sevdiğinizi son iki günde öğrendim. Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar. Biz bu yolun sadece ince, uzun olduğunu bilmiyorduk. Biliyorduk ki yollar zorlu, çetrefilli. Bu yolları biz ne kadar genişletmeye çalışsak birileri engel koydu. Ama biz sizlerle birlikte yılmadık, tükenmedik çünkü kararlıydık. Çünkü Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece bana değil, tüm Hatay halkına emanetiydi.

“HATAY MAHZUN DEĞİLDİR, HATAY GARİP DEĞİLDİR”

15 yıldır Hatay’da emaneti bana teslim ettiniz. Önce Antakya, sonra Büyükşehir. Emaneti kime teslim edersiniz? Güvenilir birine teslim edersiniz. Bu güvende parayla olmuyor, şöhretle hiç olmuyor, şarkı söylemekle de olmuyor, top oynamakla da olmuyor. Bu güven sizin hayattaki duruşunuzla oluyor. Hayat felsefeniz ile oluyor. Karşınızdaki insanlarla bağdaş kurup oturup kahvaltı yapmanızla, kucaklaşmanızla onunla birlikte yol yürümenizle ve Hatay’a, ülkenize hizmet etmenizle oluyor. Yani güven her şeyin başı. Bana güvendiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız.

“ATATÜRK’ÜN EMANETİNİ BİZİ YALNIZ BIRAKANLARA TESLİM EDEMEZDİK”

Ben aday olmasaydım, iktidar yüzde 60’larla seçimi kazanıyordu. Öyle bir şey olamaz. Atatürk’ün emanetini bizi yalnız bırakanlara teslim edemezdik. O yüzden aday oldum. Ama son iki gündeki desteğiniz var ya, bütün yüreğimdeki yağları eritti. Kazanacağız, geçen seçimden daha fazlasını alacağız. Daha güzelini yapacağız. Daha iyisini yapacağız. Hatay hepimizin sevdası. Biz sevdamızdan vazgeçmiyoruz, geçme şansımız da yok. Her türlü kumpasa rağmen bana güvenip, bizleri Hatay’a, Hatay’ı da bizlere emanet eden Sayın Genel Başkanımıza yetkili kurumlarımıza bu amaç uğruna bize destek veren bütün paydaşlarımıza ve yol arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Hatay’ı tanımadan bilmeden hüküm sürenlere, söz söyleyenlere siz cevap vereceksiniz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savas-hatay-mahzun-degildir-hatay-garip-degildir/feed/ 0 Kayseri Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Çocuk Evleri’nde Özel Çocuklara Hizmet Sunuyor https://www.haber60.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-engelsiz-cocuk-evlerinde-ozel-cocuklara-hizmet-sunuyor/ https://www.haber60.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-engelsiz-cocuk-evlerinde-ozel-cocuklara-hizmet-sunuyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10149 Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetim hizmetlerini hayata geçirirken, birlik, beraberlik ile dayanışmayı sürdüren, kalplere dokunan tesisleri ile adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Beyazşehir ve Yüksel Ateş Engelsiz Çocuk Evleri’nde özel çocuklara özel bakım hizmeti sunarken, özel çocukların velileri Başkan Büyükkılıç’a çok teşekkür ettiler.

Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Çocuk Evleri’nde özel çocuklara gündüzlü bakım hizmeti kesintisiz devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Beyazşehir Engelsiz Çocuk Evi ve Yüksel Ateş Engelsiz Çocuk Evi’nde 4-12 yaş arasındaki zihinsel engelli çocuklara yönelik sıcacık bir ortamda gündüzlü bakım hizmeti sunuluyor.

“Özel çocuklarımızı ve ailelerimizi bekliyoruz”

Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Çocuk Evleri’nde Çocuk Gelişimci olarak görev yapan Fatma İzmitli, burada hem çocuklara, hem de ailelere destek verdiklerini ifade etti. İzmitli, özel çocukların burada gün içinde hizmet alırken, ailelerinde gönül rahatlığıyla, güven içerisinde çocukları bırakabildiklerini kaydetti. İzmitli, yapılan hizmetler hakkında şu bilgileri verdi:

“4-12 yaş, zihinsel engelli, fiziksel yetersizliği bulunan çocuklarımıza hizmet vermekteyiz. Hafta içi saat sabah 9.00, akşam 16.00 saatleri arasında, saatlik ya da günlük bakım veren bakım merkeziyiz. Engelli gruplar içerisinde sosyal hizmetlere ve psikolojik desteğe en çok ihtiyaç duyan engel grubu zihinsel engelliler ve aileleridir. Çocuklarımız gün içerisinde gelip burada hizmet alırken, ailelerimizde onları güvenli bir yere emanet ediyorlar. Burada özel çocukların haklarının neler olduğunu da öğreniyorlar. Ana kucağı kadar sıcak, baba kucağı kadar güvenli engelsiz çocuk evlerimizde özel çocuklarımızı ve ailelerimizi bekliyoruz. Bu kurumlara emek veren Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’a ayrıca teşekkür ediyoruz.”

“Başkanımız özel çocuklarımıza emek veriyor, onun emeği çok önemli”

11 yaşında otizmli oğlu olan Zuhal Türkoğlu ise Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Çocuk Evleri’nin bir güven ortamında olduğunu ve özel çocukların burada çok iyi hizmet gördüğünü ifade etti. Türkoğlu, Başkan Büyükkılıç’ın her zaman özel çocukların yanında olduğunu, asla onları ayırmadığını ve bu durumun kendisini çok mutlu ettiğini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Otizmli oğlum var, 11 yaşında. Yaklaşık 4 yıldır buraya geliyoruz. Her şeyden önce belediyemizin bu desteği çok önemli. Öncelikle emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Burası her şeyden önce bize güven veriyor. Güvenimiz olunca huzurumuz da oluyor. 3, 4 saat bırakıp, kendimize zaman ayırıyoruz. El becerileri artıyor, zihinsel olarak burası çok fazla destek veriyor. Emeği geçen öğretmenlerimizden, belediyemizden, Büyükşehir Belediye Başkanımızdan herkesten biz çok memnunuz. Buranın bir sloganı var. ‘Ana kucağından sıcak, baba ocağından güvende’ diye. Gerçekten öyle hatta daha fazla. Evlerde bu kadar imkanımız yok. Çok daha rahat, çok daha konforlu. Büyükşehir Belediye Başkanımızın bize destek olması çok önemli. Çocuklarımızı seçmiyor, ayırmıyor, dışlamıyor. O emeği bizim için çok önemli. Çocuklar burada çok mutlular.”

“Burası çok büyük bir nimet”

Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Çocuk Evleri’nin çok büyük bir nimet olduğunu kaydeden Gamze Karakaş da çok mutlu olduklarını ifade ederek, Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini iletti. ‘İyi ki varlar’ diyen Karakaş, “İlk açıldığından beri buradayız. Oğlum burayı çok seviyor. Çok mutluyuz. Çok güvenerek bırakıyorum oğlumu buraya. Temiz, güvenilir ve kamera kayıtları altında. En başta öğretmenlerimiz çok ilgileniyorlar. Her tanıdığıma söylüyorum. Gönül rahatlığıyla getirsinler çocuklarını. Çocuklarımızın o an neye ihtiyacı varsa, onu yaptırıyorlar. Sürekli iletişim halindeler. Buradan çok memnunuz. Sürekli teşekkür etmek istiyoruz. Öğrencilerini çok seviyorlar. Bu tesisin karşılığını aldığımı çok iyi biliyorum. İlk geldiğimiz gibi değiliz. Çok verimli günlerimiz oldu. Burası çok büyük bir nimet. Özel çocuklar hepsi. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Burada gördüğümüz sevgiyi, saygıyı, hiçbir yerde göremiyorsun”

Engelsiz Çocuk Evleri’nde gördükleri değeri, saygıyı hiçbir yerde göremediklerini ifade eden Nazife Güngördü ise “Ben de özel bir çocuğun annesiyim. Otizmli. Çocuğum burasının ilk öğrencilerinden. Buraya hizmet verenlerden, açanlardan Rabbim kat kat razı olsun. Çok güvenilir bir yer. Buralar bulunmadık bir nimet. Buradaki gördüğümüz sevgiyi, saygıyı, hiçbir yerde göremiyorsun. Memduh Başkanım çok sağ olun. Biz sizlerden dağlar kadar memnunuz” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-engelsiz-cocuk-evlerinde-ozel-cocuklara-hizmet-sunuyor/feed/ 0
Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 Yıllık Projelerini Anlattı https://www.haber60.com.tr/afsin-belediye-baskani-mehmet-fatih-guven-10-yillik-projelerini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/afsin-belediye-baskani-mehmet-fatih-guven-10-yillik-projelerini-anlatti/#respond Sat, 17 Feb 2024 00:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8824 31 Mart yerel seçimlerinde yeniden aday olmayan Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 yıla sığdırdığı projelerini anlatan bir basın toplantısı düzenledi.

Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 yıl önce devraldığı belediyenin mali durumu ve kentin yapısını bugün gelinen nokta ile rakamlar ve görüntüler paylaşarak karşılaştırdığı basın toplantısında büyük takdir topladı.

Kendi asfalt ile betonunu üreten ve satan bir belediyeye dönüştüklerini belirten Güven; “Tüketen değil üreten bir belediye anlayışıyla hem mali hem de idari açıdan bölgemizde öne çıkan bir Afşin’i oluşturduk. Büyükşehir yasası sonrası artan sorumluluk alanımızda verimli ve sonuç odaklı insan kaynağı yönetimi anlayışı benimsedik. GES projesi ve birçok yatırımla hem kazanç sağlar hale geldik, hem de harcamalarımızı rasyonel çizgiye çektik. 10 yıllık sürede Pandemi ve deprem gibi iki büyük felaketin zorluklarına rağmen, hem yatırımlar gerçekleştirip hem de sağlam bir zeminde yer alacak olan yeni şehir planımızı hayata geçirebildik. Pandemi döneminde kıtlık yaşanırken ürettiğimiz maskeleri halkımıza ücretsiz dağıtıp, ihtiyacı olan kentlere satışını gerçekleştirdik. Deprem öncesi başladığımız imar çalışmaları sayesinde deprem sonrası 11 il genelinde ilk normalleşen kent olmayı başardık. Tüm bu çalışmalarımız vatandaşlarımızın refahı için son derece somut sonuçlarla bizleri buluşturdu” dedi.

UNESCO mirası listesine giren Eshab-ı Kehf’ten, Akdeniz Bienali’nin önemli durağı olma sürecine kadar birçok kültürel faaliyeti, Hayalimizde Eğitim Var projesi ile de eğitimde büyük bir hayali gerçekleştirdiklerini belirten başkan GÜVEN ” Ben hemşerilerimin, özellikle de genç hemşerilerimin her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyorum. Afşin Anadolu’nun bağrında binlerce yıllık bir mirasın merkezidir. Hem kültürel hem de eğitim alanında bölgemizde öne çıkacak bir Afşin hayali ile çalıştık. Rabbime şükürler olsun ki bunu da alnımızın akıyla başardık. Artık Türkiye’nin her yerinde bilinen ve merak edilen bir Afşin var. Yaptığımız kültürel faaliyetler Kahramanmaraş’ın sınırlarını aştı ve Türkiye’de bilinir işler oldu. Ulusal kanallar defalarca kültürel faaliyetlerimizi haber yaptılar. Afşin’e gelip bu faaliyetleri yerinde gördüler. Eğitim alanında yurdumuzun nice büyük kentlerinin belediyelerinin üzerinde bir destek projesi gerçekleştirdik. Gençlerimiz gerek okullarda gerek sınavlarda başarılı olabilsinler diye gayretle çalıştık. Her bir emeğimizin somut sonuçlarına tanık olmak da bizlerin en büyük mutluluğu oldu” dedi. Afşin Belediyesi’nin mali açıdan büyük bir geri dönüşe imza attığını rakamlar ile ortaya koyan Başkan Güven; “Borçlu olmanın bir kader olmadığını tüm hemşerilerime gösterebilmiş olmanın manevi mutluluğu içerisindeyim. Borçlarla devir aldığımız belediyemiz bugün geldiğimiz noktada yatırım teşvik belgesi almaya hak kazanmış “yani kamu ve özel sektöre vadesi geçmiş borcu olmayan” sürdürülebilir bir belediye haline dönüşmüştür. Pandemi ve deprem felaketlerine rağmen taviz vermediğimiz mali programlarımız sayesinde güçlü bir Afşin Belediyesi’ni benden sonraki başkanlarımıza emanet edecek olmak da beni ayrıca gururlandırıyor. Büyük yatırım projelerimizi tamamladık ve sırada devam eden projeler var. Umut ediyorum ki benden sonra da kıymetli Koray kardeşim bunların takipçisi olacaktır” diye konuştu. – KAHRAMANMARAŞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/afsin-belediye-baskani-mehmet-fatih-guven-10-yillik-projelerini-anlatti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Kongresi”nde konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirin-gelecek-tasavvuru-kongresinde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirin-gelecek-tasavvuru-kongresinde-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 16 Feb 2024 23:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8789 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bir müjdeyi de vermiş olalım. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile görüştük, inşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını da başlatıyoruz.” dedi.

Dicle Üniversitesi (DÜ) 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Kongresi”nde konuşan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam ve sevgilerini iletti.

Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine değinen Yılmaz, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan bir medeniyet şehrinde olduklarını, köklü bir mirasla geleceğe baktıklarını söyledi.

“Geleneği olmayan bir şehrin geleceği de olmaz. Geçen İbrahim Kalın Bey’in bir kitabına bakıyordum. Gelenek kelimesini güzel yorumlamış. ‘Gelene ek’ diyor. Geleneğiniz yoksa ekleyecek bir şeyiniz de yok demektir. Bu miras üzerinde geleceğe bakıyoruz” diyen Yılmaz, 33 medeniyetin mirasını geleceğe taşımak, “Türkiye Yüzyılı”na Diyarbakır’ın mührünü vurmak için fikirlerin ortaya konulacağına inandığı “Gelecek Tasavvuru Kongresi”nin hayırlara vesile olmasını diledi.

“Geleceği kimin tasavvur ettiği” konusunun çok önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, geleceği, bu topraklarda yaşayanlar, bu topraklara ait olanlar, bu toprakların öz evladı olanların inşa etmesi gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başkalarının bizim için yaptığı tasavvurların hangi amaçlarla bizi nerelere götürmek istediğinin çok iyi farkında olmamız lazım. Bizi düşünmediklerini, kendi menfaatleriyle, ölçütleriyle tasavvurlarda bulunduklarını ve bizi sadece onun için bir araç olarak gördüklerini iyi anlamamız, bunun şuurunda olmamız lazım. Bunu yaptığımız zaman gerçek anlamda güçlü bir gelecek tasavvurunu, geleneğin, geçmişimizin, mirasımızın gerektirdiği bir tasavvuru ortaya koyabiliriz. Sadece bu bölge ve ülkemiz için değil, tüm insanlık için önemli değerler üreten topraklardayız. Bu mürşit şehrin geçmişinden alınan ilhamla geleceğe dönük paylaşılacak fikirlerin ilimize, bölgemize ve ülkemize katkılar sağlayacağına inanıyorum.”

“Hendekler, çukurlar kazarak çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz”

Yılmaz, Cumhurbaşkanı’nın güçlü liderliğinde en kaliteli kamu hizmetini millete en hızlı şekilde sunmaya, tüm illerin bu hizmetlerden hakkaniyetli şekilde yararlanmasına gayret ettiklerini belirterek, her zaman anlayışlarının batıda ne varsa doğuda, kuzeyde ne varsa güneyde de olması gerektiği yönünde olduğunu aktardı.

“Hiçbir şekilde bölgesel milliyetçilik olmamalı bu ülkede. Belli standartları ülkemizin bütün coğrafyasına yaymak, fırsat eşitliği oluşturmak, temel birtakım hizmetleri herkese hakkaniyetli bir şekilde sunmak anlayışıyla hareket ettik. Son 20 yılda sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmadık, geçmişteki ihmalleri de kapatma gayreti içinde olduk. İki şeyi aynı anda yapmaya çalıştık ve bunu da zorlu koşullar altında gerçekleştirmeye gayret ettik. Çok şükür bütün sıkıntılara, sorunlara rağmen önemli bir mesafe de almayı başardık. Bugün ülke genelinde dünyada ve bölgemizdeki sıkıntılara rağmen siyasi güven ve istikrar ikliminde yatırıma, istihdama, üretime devam ediyoruz” ifadelerini kullanan Yılmaz, ülkeyi güçlendirmeye, illeri daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımaya gayret ettiklerini kaydetti.

Cumhuriyet’in 100. yılını geride bıraktıklarına, yeni bir döneme girildiğine dikkati çeken Yılmaz, buna “Türkiye Yüzyılı” dediklerini, yeni dönemde “Türkiye Yüzyılı”nı bütün illerle, coğrafya ile hayata geçireceklerini belirtti.

Yılmaz, her kesimin katkısıyla, çabasıyla Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirerek “Türkiye Yüzyılı”nı inşa edeceklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bu çerçevede de en önem verdiğimiz hususlardan biri huzur ve güven iklimi. Huzurun ve güvenin olmadığı bir yerde ne demokrasi ne kalkınma ne kültür ne sanat ne yaşam kalitesi olur. Dolayısıyla her şeyden önce huzur ve güven ortamını sağlamak için her türlü gayreti sarf ettik ve bugün çok şükür çevremizdeki ülkelere, coğrafyalara baktığımız zaman Türkiye adeta bir istikrar adası gibi bütün olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan, huzurunu, barışını, güvenini geliştiren bir noktadadır. Bu da aslında gelecek tasavvuru için çok sağlam bir zemin oluşturuyor. İnsanların güvenlik endişesi, kendileri, aileleri için kaygı duyduğu bir ortamda sağlıklı bir gelecek tasavvuru da yapılamaz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın teröre ve terörü besleyen odaklara karşı kararlı duruşu sayesinde Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde. Yıllarca Diyarbakır’ın potansiyelini, zenginliğini çatışmalarla, kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtığı kayıplar artık durmuştur. Hendekler, çukurlar kazarak gencecik çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz.”

“Terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız”

“Diyarbakır annelerinin gözlerindeki yaşı silmeye, terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız ve hiçbir şekilde buradan bir geri dönüş söz konusu değildir. Bu çabamızda en büyük cesareti Diyarbakır annelerinden ve bölgemizde yaşayan insanımızdan alıyoruz” diyen Yılmaz, terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgede yaşayan insanların gördüğünü belirtti.

Yılmaz, şimdi de terörün ortadan kalkması, huzurun, güvenin gelişmesinin de en fazla faydasını bu bölgede yaşayan insanların göreceğini dile getirerek, “Demokrasiyi daha güçlü bir şekilde yaşayacaklar, temel hak ve hürriyetlerden daha fazla istifade edecekler, kamu ve özel sektörün yatırım ortamı çok daha iyi bir noktaya gelecek, refah, ticaret artacak. Kültür, sanat, turizm, hangi alana bakarsanız bakın bu ortam bu bölgemize büyük katkı sunacak.” dedi.

Allah’ın tüm nimetleri Diyarbakır’a verdiğini, kentin gelişmemesi, kalkınmaması için hiçbir mazeretinin olmadığını belirten Yılmaz, tarım, ticaret, kültür, genç nüfus, geçmişten gelen büyük bir miras, bunların hepsinin Diyarbakır’da olduğunu aktardı.

Yılmaz, “Diyarbakır’ın bu halde olmaması lazım. Bunun gerçekten bir izahı yok. Cenabıallah’ın verdiği bütün bu nimetleri daha olumlu bir gelecek kurmak için kullanmak bizim elimizde ve bunu da yapacağımıza yürekten inanıyorum. Diyarbakır inşallah sadece kendi sınırları içinde değil çok daha geniş coğrafyaları etkileyen bir gelişim, bir sıçrama yapacaktır.” diye konuştu.

“Diyarbakır gelişmeye devam edecek”

Milletin kardeş, bir ve beraber olduğunu vurgulayan Yılmaz, kapsayıcı, kucaklayıcı ve bütün bu değerleri kendi içinde barındıran bir millet anlayışına sahip olduklarını, “hukuk devleti”, “eşit vatandaşlık” gibi kavramları da çok önemli bulduklarını belirtti.

Yılmaz, Diyarbakır’ın gelişmeye devam edeceğini, bunu da bütün farklılıklarıyla, çeşitlilikleriyle, zenginliğiyle yapacağını dile getirerek, şunları söyledi:

“Büyük bir ortak zemin, değerlerimiz var. Farklılıklarımızı çatışma konusu yapmadan, bir zenginlik olarak görüp bu anlayış içinde inşallah geleceğimizi inşa edeceğiz. Diyarbakır’ın ideolojik çatışmaya, kavgaya, sloganlara değil gerçek anlamda fikirlere, projelere, planlara, gelecek tasavvuruna ve hizmete ihtiyacı var. Son dönemlerde bunun farkını zaten insanımız adeta tadarak görmüş oldu. Önümüzdeki dönem de inşallah daha da farkına varacağız. Bunu her birimizin katkısıyla, katılımıyla, desteğiyle başaracağız. Son 20 yılda Diyarbakır’a toplam 126 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik ama önümüzdeki dönem daha da fazlasını inşallah özel sektör başta olmak üzere göreceğiz. Çok daha hızlı bir şekilde Diyarbakır gelişmeye devam edecek. Sur ilçemiz başta olmak üzere Suriçi’ndeki yapıları neredeyse baştan sona yeniliyoruz.”

“Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz”

Cevdet Yılmaz, sağlık sistemini geliştirdiklerini, son olarak 1000 yataklı hastanenin inşasına başlandığını belirterek, bu sabah Vali’den sıcak su termal kaynakların keşfedildiği müjdesini de aldığını söyledi.

Diyarbakır’ın sağlık altyapısı ve termal kaynaklarla sağlık turizmi açısından çok önemli bir merkeze rahatlıkla dönüşebileceğini dile getiren Yılmaz, kentin sadece çevre illere, ülkeye değil uluslararası hizmet de verebileceğini aktardı.

Yılmaz, “Bu arada bir müjdeyi de vermiş olalım. Sabah Diyarbakır’ı konuşurken Erbil’e uçuş olmadığını söyledi Sayın Valimiz ve vekillerimiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile görüştük sabah. Az önce aradı, inşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını da başlatıyoruz. Yalnız bir talebi var Bakanımızın, meslek kuruluşlarımız da buradayken, uçakların dolması. Dolduğu sürece devam eder. Ama boş kalırsa yapılacak bir şey yok.” diye konuştu.

Hastaneler yaptıklarını, konutlar inşa ettiklerini, kentsel dönüşümleri hayata geçirdiklerini dile getiren Yılmaz, 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi.

Yılmaz, kentte yapımı tamamlanan 1374 konutun İçişleri Bakanı tarafından hak sahiplerine teslim edileceğini ifade ederek, 16 bin 708 hak sahibine de konutlar tamamlandıkça anahtarlarının peyderpey teslim edileceğini söyledi.

Organize sanayi bölgelerinin hızlı bir şekilde geliştiğini, ilaveler yapıldığını ancak tüm bu gelişmelere rağmen Diyarbakır’a bu sanayi seviyesinin yakışmadığını dile getiren Yılmaz, Silvan gibi çok devasa projelerle sulamalar ve tarımsal üretim arttıkça tarıma dayalı sanayinin, gıda sanayinin de çok farklı bir yere gelmesi gerektiğini kaydetti.

Madencilikte, başka alanlarda katma değeri yüksek üretimlerin gelişmesi gerektiğini aktaran Yılmaz, genç nüfusun olduğunu, emek yoğun sektörlerde daha hızlı bir gelişim gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Silvan Barajı bittiğinde çok büyük tarımsal üretim artışı olacak”

Kadın girişimciliğinin önemine değinen Yılmaz, kadınların daha aktif bir şekilde sosyal hayata katılmalarına, daha fazla değer üretmelerine, yeni fikirlere, çalışmalara ihtiyaç olduğunu aktardı.

Yapımı süren Silvan Barajı’na değinen Yılmaz, şöyle dedi:

“Bu büyük proje bitince Atatürk Barajından sonra GAP’ın en önemli sulama projesi olacak. Aslında klasik GAP projesinin en büyük halkası. Çok engellemeye çalıştılar, çok saldırılar yaptılar. Çok şükür devam ediyoruz. Teknik bazı sıkıntılar da yaşandı maalesef. Bu proje gerçekleştiğinde, bittiğinde çok büyük tarımsal üretim artışı olacak. Buna kendimizi hazırlamamız lazım. Şehirleşme, ticaret ve sanayide Silvan Barajı’nın etkilerini iyi değerlendirmeli, etki analizlerini yapıp buna göre geleceğe sanayi, kamu ve özel sektör ile yerel yönetimiyle hazırlanmamız lazım.”

Yılmaz, Diyarbakır’a gelen turist sayısının her geçen gün arttığını belirterek, kentin depremin etkilerini de atlatmış durumda olduğunu söyledi.

Önümüzdeki dönem çok daha katma değeri yüksek bir turizm sektörünün inşa edilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, konaklama tesisleriyle, restoranlarıyla, diğer hizmetleriyle turizmin büyük bir istihdam kaynağı olduğunu, inanç ve kültür turizmi ile Diyarbakır’ın çok muazzam bir zenginliğe sahip olduğunu vurguladı.

Diyarbakır’ın gelecek tasavvurunda barışı, özgürlüğü, demokrasiyi, eşitliği, kalkınmayı, kardeşliği işbirliğini, beraberliği esas alacağına inandığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Yerli olacaktır, milli olacaktır, bu toprakların gelecek tasavvuru olacaktır. Bu tasavvurla Diyarbakır’ın bütün coğrafyamızın, çevrenin de geleceğini inşa edeceğine inanıyorum. Bugün insanlığın geldiği nokta maalesef üzüntü verici. Bunun en çarpıcı örneği de Gazze’de yaşananlar. Bundan hepimizin ibret alması gerekir. Bize medeniyet, modernlik dersi verenler, birtakım standartları olduğunu söyleyenler Gazze’de tüm insanlığın gözü önünde bir imtihandan geçtiler ve maalesef hiçbir değer, hukuk, ahlak tanımadıklarını, merhametten ve hikmetten uzak olduklarını ortaya koydular. İnsanlığın yeni bir tasavvura ihtiyacı olduğuna ve bunun da er ya da geç sağlanacağını hepimizin inanması, bu yönde gayret sarf etmemiz gerekiyor. Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez. Er ya da geç haklı olanlar, mazlum olanlar gerçek değerlerle hareket edenler kazanacaktır. Gücüne güvenip, saldırganlık politikalarını izleyenler, insanlık değerlerini ayakları altına alanlar er veya geç kaybedecekler. Buna da yürekten inanıyoruz. Lütfen uluslararası alanda da ülkemizde de söylenen sözlerden çok davranışlara bakalım. Lafa, söze gelince herkes en güzel kelimeleri kullanıyor. Demokrasi, barış, özgürlük, hak-hukuk diyorlar ama gerçekten bu kelimelerin altını davranışlarıyla dolduruyorlar mı, buna uygun hareket ediyorlar mı yoksa tam aksine bu kelimelerle hiçbir şekilde bağdaşmayacak davranışlar mı sergiliyorlar? Buna hepimizin çok dikkat etmesi lazım. Tutarlı olanlara, samimi olanlara, gerçekten bu topraklar için, insanımız için kaygısı olanlara bakmak gerekir.”

Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da kentin sağlıkta, eğitimde, turizmde, sanatta, ticarette, sanayide hızlı bir dönüşüm, gelişim ve değişim içerisinde olduğunu söyledi.

Kongrede Diyarbakır’ın gelişmesi için önemli bir yol haritası oluşturulacağını ifade eden Su, “Bu kongrede ortaya konacak olan vizyoner projeler, fikirler, düşüncelerin konuşulabilmesi, gerçekleşebilmesi için bir gündem lazım. O da ülkemizde olduğu gibi ilimizde var olan huzur, güven ve istikrardır. Burada ortaya konulacak görüşler, fikirler ancak bu huzur, güven ve istikrar ortamında neşvünema olacaktır. İlimizde var olan huzur, güven ve istikrarı asla bozdurmamalı ve buna her zaman sahip çıkmalıyız.” dedi.

Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker de, kongreyi önemli ve anlamlı bulduğunu belirtti.

Eker, “Orta Doğu’ya, insanlığa, barışın, huzurun, sevginin sükunetini sağlayacağız. Diyarbakır’ın gelecek tasavvurunu bu anlamda önemli ve anlamlı buluyorum. Yaşatacak, huzur verecek, dünyayı tüketmeyecek, tükettirmeyecek ve yok etmeyecek, aksine ihya edecek bir sistemi ortaya koyalım.” ifadelerini kullandı.

AK Parti MKYK üyesi ve Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Ali Karakaş ise 1 Aralık 2023 itibarıyla yurt içi ve yurt dışından 400 civarında bilimsel bildirinin kongreye ulaştırıldığını, bunlardan 50 farklı üniversiteden gönderilen 250 bildirinin sunulmaya değer görüldüğünü söyledi.

Kongre sonucu bu bildirilerin tam metin halinde kitaplaştırılıp, bilim dünyasının istifadesine sunulacağını aktaran Karakaş, böylece kadim şehir Diyarbakır’ın geleceğine dair bir vizyon oluşturma ve yol haritası belirleme çabasının amacına ulaşacağını kaydetti.

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç da kongrede bir konuşma yaptı.

Kongre, açılış konuşmalarının ardından oturumlarla devam etti. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığı kongre 18 Şubat’a kadar sürecek.

Kongreye, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirin-gelecek-tasavvuru-kongresinde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Gate.io, Rezerv Kanıtı Raporu Yayınladı https://www.haber60.com.tr/gate-io-rezerv-kaniti-raporu-yayinladi/ https://www.haber60.com.tr/gate-io-rezerv-kaniti-raporu-yayinladi/#respond Tue, 13 Feb 2024 08:00:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7602

Web3 şirketi Gate.io Rezerv Kanıtı (Proof of Reserves | PoR) raporu yayınladı. Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Gate.io Küresel Büyüme Direktörü Kafkas Sönmez, “Özellikle 2023’ün son ayları, kripto para birimleri için bir dönüm noktası oldu. Hükümetlerin yakından incelemeye başladığı ve böylece varlığını tanıdığı, kurumsal yatırımcı ilgisinin arttığı ve piyasadaki taşların yerine daha fazla oturduğu bu dönem, işlem hacimlerini ve pazar büyüklüğünü artırırken artık kripto para borsalarına yönetişim anlamında daha fazla sorumluluk yükledi. Rezerv Kanıtı raporları da merkezi borsalar arasında bir endüstri standardına dönüşmeli” dedi.

2023’ün ilk Rezerv Kanıtı raporunu ocak ayının son günlerinde yayımlayan Gate.io, 4,3 milyar dolarlık varlığı olduğunu, bu varlığın müşteri fonlarına oranının yüzde 115 olduğunu duyurdu. Başka bir deyişle borsa, müşteri fonlarına ek 584 milyon dolar değerinde varlık tuttuğunu doğruladı. Bir önceki rapora 59 dijital varlık daha ekleyerek toplam 171 kripto para birimi için Rezerv Kanıtı sunan borsa, bu rakamla rakiplerini de geride bıraktı.

Kripto para ekosisteminin ilk oyuncularından biri olan Gate.io’nun Rezerv Kanıtı raporları konusunda 2020’den bu yana öncü rol üstlendiğini kaydeden Sönmez, “Merkle Ağacı olarak bilinen yöntemi bağımsız üçüncü parti denetim şirketlerinin hizmetleriyle birleştirerek Rezerv Kanıtı yayımlamaya başlayan ilk borsalardan biri oldu. Ardından 2022’deki iflasları yaşadık ve bunu takiben, yöntemimizi açık kaynak kodlu hale getirdik. 2023’te ise blokzinciri teknolojilerinin de gelişmesiyle ZK-SNARK gibi sıfır bilgiye dayalı metodolojileri kullanarak Rezerv Kanıtı raporlamasını bir adım öteye taşıdık” diye konuştu.

“SIFIR BİLGİ TEKNOLOJİSİ DOĞRULAMA SÜRECİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR”

Merkle Ağacı ve denetim şirketlerinin kombinasyonunu kullandıkları dönemde dahi, ortalama kullanıcıların da Rezerv Kanıtı konseptini kavrayabilmesi için sürecin daha da yalınlaştırılması gerektiğini düşündüklerini belirten Sönmez, “Merkle Ağacı’nı ve sıfır bilgi (Zero Knowledge | ZK) teknolojisini anlamak teknik bilgisi olmayan kişiler için karmaşık olabilir. Ancak tüm verileri, kaynak kodlarını, araçları yayımladığımızda, kullanıcı topluluğumuz verilerimizdeki kusurları ya da kusursuzlukları bulmak için birlikte çalışabilir. Bugün, blokzinciri teknolojileri de bunu mümkün kılıyor. Rezerv Kanıtı uygulamalarımızı başlattığımız dönemde kullanıcılarımızın bize ve denetim şirketimize güvenmesi gerekiyordu. Ancak artık hassas bilgileri paylaşmadan doğrulama olanağı sunan ZK metodolojisi ile yalnızca teknolojiye ve onun getirdiklerine güvenmeyi seçebiliyorlar. Doğrulama süreci kolaylaşınca, güven de yükseliyor” ifadelerini kullandı.

“EKOSİSTEM ÖLÇEĞİNDE ÇOK GÜÇLÜ BİR GÜVENLİK SİSTEMİ SUNMAYI HEDEFLİYORUZ”

Özellikle kurumsal kullanıcıların ve büyük net değerli yatırımcıların Rezerv Kanıtı uygulamalarını daha yakından izlediğini dile getiren Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Kurumsal şirketler, yüksek değerlerle işlem yapacakları platformu seçerken bir durum kontrolü süreci yürütüyor ve sıkı güvenlik ve uyumluluk kuralları uyguluyor. Bugün dünya çapında binlerce kurumsal müşteriye de hizmet veren Gate.io’nun tüm müşterilerini memnun etmek için yüksek tuttuğu güvenlik ve güvenilirlik standartları, günün sonunda bireysel yatırımcıların da yararına sonuçlar ve kural setleri oluşturuyor. Gate.io, ekosistem ölçeğinde yalnızca merkezi borsası için değil, Web3 için de çok güçlü bir güvenlik sistemine sahip olmayı hedefliyor. 2024 ve ilerleyen yıllarda güvenliğe daha fazla yatırım ve işbirliği yapacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gate-io-rezerv-kaniti-raporu-yayinladi/feed/ 0
Elazığ’da Depremzedeler İçin Yapılan Konutlar Teslim Edildi https://www.haber60.com.tr/elazigda-depremzedeler-icin-yapilan-konutlar-teslim-edildi/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-depremzedeler-icin-yapilan-konutlar-teslim-edildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:12:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4659 Elazığ’da 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin hemen ardından evleri ağır hasar görenler için yapımına başlanan ve tamamı geçen yıl teslim edilen yaklaşık 25 bin TOKİ konutunda depremzedeler güvenle oturuyor.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, Elazığ’da 37 ve Malatya’da 4 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin yaralandığı depremin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda tüm imkanlarını seferber eden devlet, depremzedelerin yaralarını sardı.

24 Ocak depremi ve sonrasındaki artçı sarsıntılar nedeniyle yaklaşık 19 bin binanın ağır hasar gördüğü kentte, ilk etapta vatandaşların çadır, battaniye, ısınma ve gıda gibi acil ihtiyaçları karşılandı, ardından konteyner, eşya, kira ve taşınma yardımı ile kırsalda yaşayan depremzedeler için küçükbaş ve büyükbaş hayvan, hayvanlar için yem, hayvan barınak çadırları gibi birçok kalemde ayni ve nakdi yardımlar yapıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde depremin kentte bıraktığı izleri silmek için binlerce ağır hasarlı binanın yıkımını gerçekleştiren devlet, TOKİ eliyle afet, kentsel dönüşüm ve sosyal konut kapsamında kent merkezi, ilçelerde ve kırsalda yaklaşık 25 bin konut inşa ederek hak sahiplerine teslim etti.

“19 bin binayı ağır hasarlı olarak tespit edip yıkımını gerçekleştirdik”

Vali Ömer Toraman, AA muhabirine, son 4 yılda meydana gelen büyük depremlerin ortaya çıkardığı acı tablonun özellikle deprem kuşağındaki illerde eski ve riskli yapı stokunun bir an önce yenilenmesinin önemini tekrar ortaya koyduğunu belirtti.

Elazığ’da 24 Ocak 2020 depreminin hemen ardından TOKİ tarafından inşa edilen konutlar sayesinde kentin eski ve depreme dayanıksız yapı stokundan kurtulduğunu ifade eden Toraman, şöyle konuştu:

“2020 yılında Elazığ’da meydana gelen depremlerden sonra yaklaşık 19 bin binayı ağır hasarlı olarak tespit edip yıkımını gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu riskli yapı stokunu ortadan kaldırdık. Buna karşılık da 24 bin 600 hak sahibi vatandaşımıza kentsel dönüşüm ve rezerv alanlarda konutlarını yapıp teslim ettik. Sadece Elazığ şehir merkezinde 16 bin 700 konutun anahtarını teslim ettik, buna ilçeleri ve sosyal konutları da dahil ettiğimizde yaklaşık 25 bin konuta tekabül ediyor. Elazığ 2020 depreminden sonra riskli yapı stokunu bertaraf etti ve depreme dayanıklı bir yapı stokuna kavuştu. Bu Elazığ için çok ciddi bir katkıydı.”

“Sağlam zeminde güvenli yapı stokunun inşa edildiği mahalleler oldu”

Toraman, depreme dayanıksız yüzlerce yapının yıkılarak yerine yapılan modern konutlarla çehresi değişen Elazığ’da depremin izlerinin silindiğini vurguladı.

Kentin farklı noktalarında sağlam zemin üzerine yapılan konutlarla yeni yerleşim alanlarının oluşturulduğunu aktaran Toraman, şöyle devam etti:

“2020 depreminden sonra rezerv alanlarda bütün alt yapıları, yolları, parkları, okulları, sağlık tesisleri, camileri, dükkanları, park ve bahçeleriyle mahalleler oluşturuldu. Vatandaşlarımız teslim aldıkları evlerinde hayatlarına devam ediyor, bundan sonra meydana gelecek depremlere karşı güven içerisinde evlerinde oturuyorlar. Buralar sağlam zeminde güvenli yapı stokunun inşa edildiği mahalleler oldu. 6 Şubat depremlerinde de bu bölgelerin seçiminin ne kadar doğru ve isabetli olduğunu 6 Şubat depremini yaşayarak gördük, hamdolsun bu konutlarımızda en ufak bir hasar ve sıkıntı meydana gelmedi.”

Toraman, Kahramanmaraş merkezli depremlerden minimum düzeyde etkilenen Elazığ’da, depremin ardından yapılan incelemeler sonucu riskli bulunduğu için yıkılan konutların yerine yapımına başlanan yaklaşık 3 bin deprem konutundan 2 bin 255’inin tamamlandığını ve en kısa sürede has sahiplerine teslim edileceğini sözlerine ekledi.

“Evlerimiz sağlam, güvenilir”

Güneykent Mahallesi’nde inşa edilen TOKİ konutlarında oturan Yaşar Kıldiş, 4 yıl önceki depremde Olgunlar Mahallesi’nde bulunan evinin ağır hasar gördüğü için yıkıldığını, devletin sayesinde yeniden ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti.

TOKİ konutlarının güven ve konfor sağladığını dile getiren Kıldiş, “44 yaşındayım, bu yaşa kadar ilk defa böyle büyük bir hizmetle karşılaştım. Gerçekten söylediklerini harfiyen yerine getiren bir liderimiz var. Burada gerçekten güvendeyiz. Depremin neden olduğu travmayı atlattık, evlerimiz sağlam, güvenilir. Memnunuz, Allah devletimize zeval vermesin.” dedi.

Kenan Çakar, depremde Kültür Mahallesi’ndeki evlerinin ağır hasar gördüğünü, devletin başlattığı konut seferberliği sayesinde yaklaşık 1 yıl sonra yeniden ev sahibi olduğunu belirtti.

Çakar, “Önce Allah’a sonra binanın sağlamlığına güveniyoruz. Bu sayede depremin neden olduğu o travmayı ve korkuyu atlattık. Bu evlerde kendimizi daha güvende hissediyoruz, çok güzel ve sağlam evler.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-depremzedeler-icin-yapilan-konutlar-teslim-edildi/feed/ 0