Gümrük Birliği – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 10 May 2024 06:39:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 “Gümrük Birliği Anlaşması, vize ve mülteci sorunu Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz etkiliyor” https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-anlasmasi-vize-ve-multeci-sorunu-turkiye-ab-iliskilerini-olumsuz-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-anlasmasi-vize-ve-multeci-sorunu-turkiye-ab-iliskilerini-olumsuz-etkiliyor/#respond Fri, 10 May 2024 06:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31100 Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri, İstanbul Arel Üniversitesi’nde düzenlenen “Geçmişten Günümüze Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri” konulu panelde masaya yatırıldı. AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi gerektiği vurgulanan panelde, özellikle vize ve göç sorununun AB ile olan ilişkileri olumsuz etkilediği ifade edildi.

AB’nin resmi bayramı olan “9 Mayıs Avrupa Günü” kapsamında düzenlenen “Erasmus, sağlık, kültür ve siyasi yaşam” konularının konuşulduğu panelde, Türkiye’nin tam üyelik süreci ve AB ilişkileri hakkında önemli bilgiler verildi. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik başvurusu sürecinde önemli rol oynayan Türkiye Cumhuriyeti 49. Dönem Devlet Bakanı ve Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Kurucu Başkanı Bülent Akarcalı ile İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri ve YTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Nas’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, AB ile ilişkilerde yaşanan sorunlar gündeme getirildi. AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi gerektiği vurgulanan panelde, özellikle vize ve göç sorununun AB ile olan ilişkileri olumsuz etkilediği ifade edildi.

Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de ışık tutan panelin açılış konuşmasını yapan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Harun Demirkaya, 9 Mayıs Avrupa Günü hakkında bilgiler vererek, AB ile istenen ölçüde birliktelik yakalanamadığını söyledi. Prof. Dr. Demirkaya, “Avrupa değerleri olarak bildiğimiz insanlık onuru, özgürlük, demokrasi, eşitlik, insan haklarına saygı gibi değerler her ülkede olması gereken değerler. Bu anlamda belki cumhuriyet ile başlayan çağdaşlaşma projemizi daha da ileriye taşımak adına Avrupa Birliği’nin bir vesile olması bizim için son derece önemli. Ancak şunu da ifade etmek gerekiyor ki hala istediğimiz ölçüde birliktelik yakalayamadık” şeklinde konuştu.

“Yolumuzdan ayrılmayacağız”

Panelin moderatörlüğünü yapan İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celil Uğur Özgöker ise, Türkiye’nin AB ilişkileri hakkında bilgiler verdi. Özgöker, “12 Eylül 1963 yılında Türkiye ile AB arasında ortaklık oluşturan Ankara Anlaşması imzalandı. 61 yıldır AB sürecimiz devam ediyor. Bize faydası şu anda ortak üye olduğumuz için Avrupa Birliği’ne girmeden ilk defa Erasmus programlarına dahil olan ülke olduk. Yolumuzdan ayrılmayacağız, devam edeceğiz. 1995 yılında Gümrük Birliği’ni yaptık. Polonya’dan, Macaristan’dan, Bulgaristan, Romanya’dan çok daha ileri bir aşamaya geldik” dedi.

“Bizim temel sorunumuz dişlilerin birbiri ile uyum sağlamaması”

14 Nisan 1987’de AB’ye tam üyelik başvurusu yapıldığı zaman Türkiye’nin dış politikalarını hazırlayan ve AB Komisyonunu kuran Türkiye Cumhuriyeti 49. Dönem Devlet Bakanı Bülent Akarcalı ise, Avrupa ile öğrencilik yıllarında tanıştığını ifade ederek, Batı’nın karar alma mekanizmasını yakından gözlemlediğini ifade etti. Konuşmasında ülkemizin yakın siyasi tarihine ışık tutan Akarcalı, AB ilişkilerinde yaşanan sorunlar hakkında önemli bilgiler verdi. Akarcalı, “Bizim temel sorunumuz, dişlilerin birbiri ile uyum sağlamaması. Yani iki tane dişli var. Biri Avrupa dişlisi, biri de bizim dişlimiz. Avrupa diyor ki; ‘Ben dişlilerimi değiştiremem. Bu dişliler 30 ülkeden oluşturuldu. Sen dişlilerini değiştirip benim dişlilerime uyum sağlamak zorundasın.’ Ben seni zorla davet etmiyorum diyor. Sıkıntı burada. Onların talep ettiklerini tüm açıdan bizim kültürümüz, kendi değerlerimiz, bulunduğumuz coğrafi nedenlerden dolayı değiştirme imkanımız yok. Onların da uyum sağlayacak imkanı yok” dedi.

“Yunanistan’ın AB üyesi olması ile iyice devre dışı kaldık”

Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerine ışık tutan Akarcalı, özellikle ülkemizde yaşanan siyasi krizlerin AB sürecini olumsuz etkilediğini vurguladı. Anavatan Partisi’nin seçimleri kazanması ile tam üyelik sürecinin başladığını sözlerine ekleyen Akarcalı, Kıbrıs meselesi ve Yunanistan’ın AB üyesi olması ile devre dışı kaldığımızı ifade etti. Akarcalı, “1963 yılında ciddi bir ortaklık anlaşması imzalanıyor. 10 sene sonra bu anlaşma tekrar imzalanacaktı fakat 1973 yılı Türkiye siyaseti açısından krizli dönem. 1971 yılında bana göre çok başarılı olmasına rağmen Süleyman Demirel ültimatomla görevinden alınıyor. 1973’de Avrupa ile yapılabilecek çok ciddi bir pazarlık yapma şansı kaybediliyor. 1973 yılında ne kadar para verildi bilmiyorum ama en azından onun on misli verilebilecekti. Arkasından Kıbrıs çıkarması da gelince ondan sonra AB’ye doğru giden yolda 1981 yılında Yunanistan’ın da üye olmasıyla biz iyice devre dışı kaldık. 1983 seçimlerini Anavatan Partisi’nin kazanması AB’de bir değişikliğe yol açtı. 1980 darbesinden sonra 1983’teki seçimlere iki tane parti hazırlanmıştı. İktidarı temsil eden ve darbe ile kapatılmış olan Cumhuriyet Halk Partisi yerine kurulan Halkçı Parti, öbürü de Demokrat Parti yerine Milliyetçi Demokrat Parti vardı. Biz de Anavatan Partisi’ni kurmuştuk. İki parti ve Anavatan dışında başka partiye izin verilmedi. Anavatan Partisi’nin seçimi kazanması ile Batı da demokrasi konusundaki iddialarından vazgeçmek zorunda kaldı. 1987 yılında biz resmi olarak ilk defa AB’ye tam üyelik başvurusunu yaptık. AB tam iki sene bize cevap verebilmek için bekledi. Arkasından 1995 müzakeresi bitti. 1 Ocak 1996’da Gümrük Birliği başladı. 2005 yılında da tam üyelik müzakerelerinin başlama kararı alındı” şeklinde konuştu.

“Mülteci sorunu AB sürecine zarar veriyor”

AB’nin kuruluş misyonundan bahseden eski Devlet Bakanı Bülent Akarcalı, AB’yi eleştirmenin ya da düşman olarak görmenin doğru olmadığını ifade ederek, “AB üç temel üzerine oluştu. Birincisi Avrupa’nın siyasi ve kültürel değerlerini oluşturma. Bunun içine tabii ki demokrasi, insan hakları, hukuk devleti vs. giriyor. İkincisi ekonomi, üçüncüsü ise güvenlik. Türkiye’nin sıkıntısı birinci kısımda. O birinci aşamadaki sıkıntı da kendi açısından da iç sıkıntıya dönüşüyor. Kim ne derse desin AB, tüm yabancılar için Türkiye’yi lokomotif ülke olarak görüyor. İslam dünyasının önderi, Batı ile iç içe olmuş, zamanında Batı’ya hakim olmuş ülke olarak Batı’da bir Müslüman dediğiniz zaman akla önce Türkler geliyor. Temel sıkıntı bu kültürel yapıda. Bana göre bu uyuşmazlık gittikçe devam edecek. Bu bizden yana kaynaklanan bir husus değil. Ama AB açısından o dişlilerin yapısı bile değişmeye başlıyor. Ekonomik kısma gelince, bu ekonomik kısım büyük ölçüde Gümrük Birliği Anlaşması ile aşıldı. Fakat Gümrük Birliği 1996’da eskidi. AB, Türkiye politikası konusunda hatalı” ifadelerine yer verdi.

“AB ilişkilerinde diplomatları değil, siyaset adamlarını muhatap kılmalıyız”

AB ilişkilerinde bir diğer sorunun ise AB’nin siyasiler yerine Türk diplomatlarla iletişime geçmesi olduğunu ifade eden Akarcalı, siyasilerin AB ile daha çok iş birliği yapması gerektiğini vurguladı. Bülent Akarcalı, “Sürekli olarak karşı tarafı eleştirmekten vazgeçmemiz lazım. Karşı taraf bizi engelleyebilir. Kendi aralarında dahi yapıyorlar bunu. En büyük yanlışlıkta her konuda meselelerimizi diplomatlarımıza havale ederiz. Diplomatlar belirli sınırlar içinde çalışabilen insanlardır. Sınırda o devletin belirli itibarla temsil edilmesidir. Batı’da ise bu kararlar siyaset adamları tarafından alınır. Batı’da muhatap olmamız gerekenler siyaset adamlarıdır. En büyük eksiğimiz dışarıya siyaset adamlarımızı muhatap kılmamaktır” şeklinde konuştu.

“Türkiye-AB ilişkileri için en ideal formül tam üyelik”

İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Nas ise, İktisadi Kalkınma Vakfı’nın çalışmaları hakkında bilgiler vererek, AB ilişkilerinde üçüncü bir yolun gündeme geldiğine değindi. AB ile olan ilişkilerin güçlenerek devam etmesi için yapılması gerekenler hakkında

bilgiler veren Doç. Dr. Çiğdem Nas, özellikle dijitalleşme ve sürdürülebilirlik konusunda iş birliği yapılması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Nas, “Artık Türkiye ve Avrupa arasında yeni bir ilişkinin oluşturulması, bunun daha çok karşılıklı çıkara ve iş birliğine dayalı bir süreç olması gerektiği ve bu üçüncü yolun diğerlerinden farklı bir bütünleşmeyi ön görmemesi gündemde. Bizim vakıf olarak görüşümüz tam üyelik hedefine bağlılık. Türkiye-Avrupa ilişkileri için en ideal formül, Türkiye’nin AB üyesi olması. Her ne kadar şu anda çok zor gözükse de, birçok engel bulunsa da gerekli koşullar sağlandığı takdirde bu hedefe ulaşacağımıza inancımız devam ediyor” dedi.

“Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekiyor”

Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesi için Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Çiğdem Nas, vize ve mülteci sorununun da süreci olumsuz etkilediğini belirtti. Doç. Dr. Çiğdem Nas, “Türkiye ile AB arasında ortak konularda iş birlikleri oluşturmak için ilişkilerin belli konular üzerinden canlandırılması gerekiyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekiyor. Çağın gereklerine cevap vermeyen Gümrük Birliği’nin yeni gereçlere, yeni ihtiyaçlara göre güncellenmesi ya da revize edilmesi gerekiyor. İkincisi Türkiye-AB ilişkilerini etkileyen vize konusu. Üçüncü olarak ise göç ve mülteci konusu. Bir de bunlara dördüncü konu olarak son günlerde gündeme gelen ve AB’nin yeni gündemini oluşturan yeşil ve dijitalleşme konusunu ekleyebiliriz” dedi.

Geçmişten günümüze AB ilişkilerine ve ülkemizin yakın siyasi tarihine ışık tutan panele İstanbul Arel Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Özgür Gözükara, İstanbul Arel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A.Ercan Gegez, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Enver Duran ve Prof. Dr. Ergül Berber, Üniversite Genel Sekreteri Mustafa Kılıçaslan, üniversite akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı. İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi Aziz Sancar Amfisi’nde düzenlenen panel, konuşmacılara plaket ve teşekkür belgelerinin takdiminin ardından fotoğraf çekimi ile sona erdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-anlasmasi-vize-ve-multeci-sorunu-turkiye-ab-iliskilerini-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0
Gümrük Birliği 29 yaşında https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-29-yasinda/ https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-29-yasinda/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:01:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16121 ERHAN CİHAN ÜNAL -Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliğine katılma kararı üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen, bunun küresel ticarette yaşanan değişiklikler ve ortaya çıkan yeni sorunlar karşısında yetersiz kalması dikkati çekiyor.

Türkiye ile AB arasında gerçekleştirilen müzakerelerin ardından 6 Mart 1995’teki Ortaklık Konseyi toplantısında alınan karar uyarınca 1 Ocak 1996’da yürürlüğe giren Gümrük Birliği, Türkiye’nin AB ile bütünleşme hedefine yönelik önemli bir ticari ortaklık ilişkisi kurdu.

Türkiye ile dönemin Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması ile başlayan ve 1973 yılında Katma Protokol ile devam eden ilişki, 6 Mart 1995’te Gümrük Birliği kararıyla yeni bir boyuta taşındı.

Kararın yürürlüğe girmesiyle Türkiye ile AB arasında sanayi ürünleri ticaretinde gümrük vergileri, miktar kısıtlamaları ve eş etkili önlemler ortadan kaldırıldı. Türkiye ve AB arasında ticareti yapılan sanayi malları için herhangi bir gümrük vergisi uygulanmamaya başlandı.

Gümrük Birliği kapsamında, Türkiye ve AB, üçüncü ülkelerden gelen ithal ürünlere karşı aynı gümrük vergilerini uygulamaya koydu. Böylece, Gümrük Birliğinde üretilen veya ithal edilen ürünlerin herhangi bir gümrük kısıtlamasına tabi tutulmadan diğer ülkelere serbestçe taşınmasına olanak sağlandı.

Gümrük Birliği, yapıldığı dönemde sadece sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerini kapsamına alırken ekonomi ve ticaretin diğer boyutları bunun dışında tutuldu.

1995 yılında alınan karar doğrultusunda bugün itibarıyla 29 yaşına giren Gümrük Birliğinin geçen uzun dönemde değişen ve artan küresel ticaretin yeni ihtiyaçları karşısında yetersizliği ise belirginleşti.

Gümrük Birliğinin günümüz ticaretinde yaşanan sorunları giderebilmesi, küresel ekonominin gerçeklerine, ticari ve ekonomik ortaklık ruhuna uygun bir şekilde güncellenmesi gerekliliği ortaya çıktı.???????

Yürürlüğe girmesiyle Türkiye ile AB arasındaki ticareti hızla artıran Gümrük Birliğinin bir başka kazanımı da Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımlardaki artış olarak ortaya çıktı. Gümrük Birliği, Türk şirketlerinin Avrupa pazarında daha rekabetçi olmasını sağladı.

Uygulamaya girdiği dönemde Türkiye’ye çeşitli ekonomik kazanımlar sağlamasına rağmen, Gümrük Birliğinin yapısındaki sorunlar son dönemde ciddi bir boyut kazandı.

Hali hazırda, Türkiye’nin AB’nin diğer ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına taraf olmaması, Türk tırlarına uygulanan kara yolu kotaları, Gümrük Birliğinin işleyişiyle ilgili danışma ve karar alma mekanizmalarında Türkiye’nin yeterince yer almaması bu alanda yaşanan sorunların en öne çıkanları arasında yer alıyor.

Yaşanan sorunların giderilmesi için Gümrük Birliğinin derhal güncellenmesi gerekirken, yapılacak değişikliklerin her iki tarafa da faydalı olacağı bütün çalışmalarda ortaya konuyor.

Uygulamaya girdiği dönemde sanayi ürünlerini kapsayan Gümrük Birliğine günümüzde özellikle kamu alımları, hizmetler ve tarım sektörlerinin de dahil edilmesinin karşılıklı ekonomik ve ticari entegrasyonu daha da güçlendirmesi bekleniyor.

Geçiş dönemi düzenlemesi olarak yürürlüğe konulan Gümrük Birliğinde yaşanan sorunlar büyük ölçüde Türkiye’nin henüz AB üyesi olmamasından kaynaklanıyor. AB üyeliği ile Türkiye’nin de “Tek Pazar”a girmesi ve Birlik karar mekanizmalarında yer alması ile yaşan sorunların bitmesi öngörülüyor.

Mevcut durumda, AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ticaret anlaşmalarında aldığı karalar Gümrük Birliği dolayısıyla Türkiye’yi de bağlıyor. Türkiye, müzakere masasında olmadığı ticaret anlaşmalarındaki kararlardan mağdur olabiliyor.

Gümrük Birliği ile sanayi ürünleri karşılıklı olarak serbest dolaşabilirken bu mal ve ürünleri taşıyan tırlar ve sürücüler çeşitli sınırlamalar ve engellerle karşılaşıyor. Türkiye, ulaşımda yaşanan sorunların serbest ticaret ruhuna aykırı olduğunu sıklıkla dile getiriyor.

210 milyar doları aşan ticaret hacmi

AA muhabirinin Ticaret Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye ve AB arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 210 milyar doları geçti.

Gümrük Birliği öncesindeki dönem olan 1995’te Türkiye AB arasında yaklaşık 30 milyar dolarlık ticaret hacmi geçen yıl itibarıyla 7 kat artış gösterdi.

Türkiye, AB ülkelerinde 2022 yılında 103 milyar dolarlık ihracat yaparken 2023’te bu rakam 104,3 milyar dolara çıktı. Türkiye’nin ihracatında AB ülkelerinin payı yüzde 41’i buldu. Böylece AB, Türkiye’nin toplam ihracatında ilk sırada yer aldı.

Türkiye’nin AB’den ithalatı ise 2022 yılında 93,3 milyar dolarken 2023’te 106 milyar dolara ulaştı. Toplam ithalatta AB’nin payı yüzde 29 oldu.

Türkiye-AB arasında toplam ticaret hacmi ise 2023’te 210,3 milyar dolara ulaştı.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) uluslararası ticaret verilerine göre de AB ülkelerine en fazla ihracat gerçekleştiren ülkeler sıralamasında Türkiye 95,5 avro ile 6’ncı sırada yer aldı.

Türkiye, AB ülkelerinden geçen yıl 111,3 milyar avro ithalat yaptı. Böylece, Türkiye, geçen yıl toplam 206,8 milyar avro ile AB’nin 5’inci en büyük ticaret ortağı konumunda yer aldı.

AB ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerinin daha da güçlenmesi için Gümrük Birliği’nin derhal güncellenmesi gerekiyor.

Gümrük Birliği’ni güncellemeye ilişkin resmi müzakerelerin AB Komisyonu’nun Konsey’den yetki almasının ardından başlaması gerekiyor. Ancak üye ülkelerden oluşan AB Konseyi, siyasi saiklerle bu konuda adım atmıyor.

Türkiye-AB arasında ticaret şu şekilde:

Yıl İhracat İthalat Dış Ticaret Hacmi
2019 76.726.197.754 67.913.046.642 144.639.244.396
2020 70.019.687.670 73.337.528.286 143.357.215.956
2021 93.082.625.406 85.383.160.232 178.465.785.638
2022 103.049.092.000 93.286.795.815 196.335.887.815
2023 104.289.734.404 106.012.911.505 210.302.645.909
]]> https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-29-yasinda/feed/ 0