Güçlü – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 21 Jul 2024 07:42:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yarının Adana’sı 5 Yıllık Strateji Planı için çalışmalar başladı https://www.haber60.com.tr/yarinin-adanasi-5-yillik-strateji-plani-icin-calismalar-basladi/ https://www.haber60.com.tr/yarinin-adanasi-5-yillik-strateji-plani-icin-calismalar-basladi/#respond Sun, 21 Jul 2024 07:42:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41204 Geçen dönem borç batağında devraldığı Adana Büyükşehir Belediyesini, devasa hizmetleri borçsuz yapabilir hale getiren, 4 lira borç 1 lira gelir dengesizliğini, 4 lira gelir 1 lira borç seviyesine yükselten Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, stratejik plan oluştururken, kentin bütün dinamiklerinin katılımıyla ve bilimin ışığında çalışmak için bir dizi toplantı ve çalıştay düzenliyor.

Adana’nın daha yaşanabilir ve daha çağdaş bir kent haline gelmesi, doğal, kültürel ve tarihi güzelliklerinin, gastronomisinin tanıtılması, kentin turizm gücünün artırılması ve Adana Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet gücünün çoğaltılması amaçlarıyla düzenlenecek toplantılardan ilki Yüreğir Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Adana Büyükşehir Belediyesi, “Kentin Yarınını Kendin Belirle” sloganıyla “Yarının Adana’sı 5 Yıllık Strateji Planı” oluşturmak için çalışmaya başladı.

Toplantıya Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler, meslek odaları ile çeşitli kurum ve kuruluşlarından temsilciler katıldı.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut dönemde hayata geçireceği onlarca proje ve hizmetin tanıtımının yapıldığı sunumun ardından söz alan Başkan Zeydan Karalar, daha varsıl, daha güvenli ve daha keyifli bir Adana için yola çıktıklarını söyledi.

Sıradışı bir Strateji Planı oluşturmayı istediklerini ve Türkiye’de ilk kez böyle geniş kapsamlı ve ayrıntılı Stratejik Plan için harekete geçtiklerini ifade eden Başkan Zeydan Karalar, çok önemli bilim insanlarıyla çalıştıklarını, teoriği ve pratiği birleştirdiklerini kaydetti.

İlk toplantının ardından odalar, medya, siyasiler ve kentin farklı kesimleri ile ayrı ayrı bir araya gelerek Stratejik Plan için çalışmalar gerçekleştireceklerini bildiren Başkan Zeydan Karalar, “Yarının Adana’sını düşünmemiz ve planlamamız gerek. Adana daha varsıl olsun, ekonomik olarak daha güçlü olsun istiyoruz. Adana’mızın daha güvenli ve keyifli bir kent olması da amaçlarımız arasında. Elbette tüm bunlarla birlikte güçlü bir belediye arzu ediyoruz. Aksi halde amaçlarımızı hayat geçirmemiz mümkün olmaz” dedi.

Stratejik Plan’ın yasal bir zorunluluk olduğunu fakat belediyelerinin faaliyetlerinin planlanmasında çok işlevsel bir belgeye dönüşemediğini anlatan Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: “Bunun nedeni sürecin yeteri kadar bilinip, sahiplenilememesidir. Stratejik Planlarla düşünülen, ihtiyaç duyulan ve vaat edilen faaliyetlerin tutarlı bir şekilde önce belediye, sonra toplum tarafından kurgulanması gerçekleştirilemediği için sorun yaşanıyor. O yüzden tüm bunları planlamayı ve kurgulamayı amaçlıyoruz. Bu amaca yönelik olarak öncelikli yapılması planlanan tüm faaliyetleri, 5 yıl sonrasının Adanasına dair bir yol haritasına dönüştürebilmekle işe başlıyoruz. Bu yolun en basit tabiriyle varsıl, güvenli ve keyifli bir Adana’ya çıkmasını hedefliyoruz. Böyle bir Adana’ya erişmenin ancak işleyişi kurgusallaşmış, birimler arası koordinasyonu gelişmiş, personel, mali ve bilgi yönetimi sistemleri geliştirilmiş bir idareden geçmesi gerektiği bilinciyle, güçlü Adana’yı ek bir amaç olarak önümüzce koyuyoruz.”

Bir belediye başkanının, ülke genelindeki yaşanan kötü ekonomik koşullarla ilgili kayıtsız kalamayacağını ve her şeyi merkezi yönetimden bekleyemeyeceğini kaydeden Başkan Zeydan Karalar, “Önümüzdeki 5 yılda ana gündem maddelerinden biri hemşehrilerimizin insan onuruna yakışan bir şekilde temel ihtiyaçlarını giderme kaynaklarına sahip olduğu, maddi olanaklara daha rahat erişebilmelerini sağlayacak eğitim, bilgi ve erişim hizmetleri alabildiği bir Adana ve bu hizmetleri daha etkin, verimli olarak sunabilen bir belediye işleyişi söz konusu çalışmalarla mümkün olacak. Adana’nın 5 yıl sonra hem toplumsal hem de idari olarak yokluğu, yoksulluğu azalmış, varsıllaşmış bir kent haline gelmesini hedefliyoruz” diye konuştu.

Son yıllarda sıkça yaşanılan afetlerde, doğaya insafsızca ve bilim dışı davranılmasının etkisi olduğunu vurgulayan Başkan Zeydan Karalar şöyle devam etti: “Sel, yangın, deprem gibi afetlerin ülkemizde sıkça yaşandığını, can ve mal kaybının yoğunlaştığını görüyoruz. Adana’yı her türlü afete dirençli ve hazırlıklı hale getirmek en önemli hedeflerimizden biri.”

Yaşamanın sadece hayatta kalmak olmadığının altını çizen Başkan Zeydan Karalar, “Adana gibi sosyal, kültürel yönden güçlü, olağanüstü doğal güzelliklere, çevreye ve kültürel geçmişe, sosyal hayata sahip bir şehir, sadece yaşamayı mümkün kılmakla yetinemez. Sakinlerinin keyif aldığı, kendilerini geliştirebildiği, bilgi ve becerilerini artırabildiği olanakları sunmak da belediyemizin hedefleri arasında yer almaktadır” dedi.

Amaçlara ulaşabilmek için daha güçlü bir belediye hedeflediklerini bildiren Başkan Zeydan Karalar, “Tüm bunları gerçekleştirebilmek için de daha güçlü bir belediye hedefliyoruz. Hayalini kurduğumuz Adana’yı var etmek için belediyemizin kurumsal olanaklarını daha etkin ve verimli kullanmaya, mevcut kapasitesini artıracak düzenlemeleri yapmaya ihtiyaç duyduğumuz da bir gerçek. Stratejik Planımızın son bölümü; önümüzdeki dönemde idari yapı ve işleyişte gerçekleştirme gereğini tespit ettiğimiz düzenlemeleri kapsayacak, Adana’yı hak ettiği taşımak için daha güçlü bir belediyeye sahip olmayı sağlayacak” dedi.

Başkan Zeydan Karalar konuşmasının son bölümünde, varsıl, güvenli ve keyifli Adana için neler yapacaklarını madde madde ve ayrıntılarıyla anlattı.

Daha sonra ilk toplantının çalıştay bölümüne geçildi.

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN BU DÖNEMDE HAYATA GEÇİRMEYİ PLANDIĞI HİZMETLER

-Yeni Nesil Otogar

-Tramvay Hattı ve Nostaljik Tramvay

-2. Etap Metro Hattı

-8 Yeni Farklı Seviyeli Kavşak-Altgeçitler

-4 Yeni Bulvar

-Yeni Köprüler

-Adana Spor Kampüsü

– Çukurova Spor Kampüsü

– Sarıçam Olimpik Yüzme Havuzu

-Kültür ve Sanat Merkezi

-Beyazevler ve Kurttepe Kent Kütüphaneleri

– Deprem Eylem Planı

-Afet Koordinasyon Merkezi

-Depreme Dayanıklı Sosyal Konutlar

-4 Yeni Park

-Engelsiz Vadi Rekreasyon Alanı

-Semt Merkezleri

-Yaşlı Yaşam ve Bakım Merkezi

-Toplam Kreş Sayısı 20’ye çıkacak

-Yeni Nikah Salonları

-Öğrenci Yurdu

-Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Merkezi

-Yedigöze İçme Suyu Projesi

-6 Yeni Atık Su Arıtma Tesisi

-Tarihi Yapıların Restorasyonu ile 4 Yeni Müze

-Pudu Hepa Kültür Yolu Haritalandırma ve İşaretleme Çalışması

– Karataş ve Yumurtalık Sahil Projeleri

-Tarım Enstitüsü

-Modern Mezhaba

-Geri Dönüşümcüler ve Nakliyatçılar Sitesi – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yarinin-adanasi-5-yillik-strateji-plani-icin-calismalar-basladi/feed/ 0
UCLG Başkanı Altay BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği kuruluş toplantısına katıldı https://www.haber60.com.tr/uclg-baskani-altay-brics-sehirler-ve-belediyeler-birligi-kurulus-toplantisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/uclg-baskani-altay-brics-sehirler-ve-belediyeler-birligi-kurulus-toplantisina-katildi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:36:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35439 UCLG Başkanı Altay BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği kuruluş toplantısına katıldı

KONYA – Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği Kuruluş Toplantısı’na katıldı.

Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da düzenlenen programda konuşan Başkan Altay, şehirlerin uluslararası sistemde üstlenmiş olduğu rolü daha da güçlendirecek böyle bir programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, dünyanın en büyük yerel yönetim teşkilatı başkanı olarak, şehirlerin ekonomik büyümesi, gelişimi ve toplumsal kalkınması için büyük bir adım olan BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği’nin önemli bir girişim olduğunu vurguladı.

“İsrail sadece masumları öldürmüyor; insan haklarını, vicdanı, merhameti öldürüyor”

Her uluslararası platformda olduğu gibi burada da İsrail’in Filistin’e yönelik gerçekleştirdiği zulme dikkat çeken Başkan Altay, “Aylardır katil İsrail yönetiminin, mazlum Filistin halkına uygulamış olduğu vahşet ve katliamlar; yüreğinde insanlık taşıyan herkesi derin bir üzüntüye sürüklemiştir. İsrail sadece yavruları, kadınları, masum insanları öldürmüyor. İnsan haklarını, ifade özgürlüğünü, vicdanı, merhameti de öldürüyor. Mevlana Celaleddin Rümi Hazretleri; ‘Adalet ağaçları sulamaksa, zulüm dikene su vermektir’ buyurur. Bize düşen bu zulmü önlemek ve adaleti sağlamak için birlik olmak ve en güçlü şekilde bu katliamı durdurmak için gayret göstermektir. Ben bir kez daha; barış, özgürlük ve adaletin yanında olan herkesi, Filistin’de barışın tesisi edilmesi için dayanışmaya davet ediyorum. Başta Gazze olmak üzere İsrail’in yıktığı bütün şehirlerin imar edilmesi ve yerlerinden edilen Filistinli kardeşlerimizin yaşam alanlarına döndürülmesi konusunda İsrail’e baskı yapmaya çağırıyorum” diye konuştu.

“Birlikte çalışarak, şehirlerimizin daha parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayabiliriz”

Dünyada küresel zorluklarla başa çıkmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yapan Başkan Altay, şöyle devam etti:

“BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği, bu iş birliğini en üst düzeye çıkarmak, şehirlerimiz ve belediyelerimiz aracılığıyla somut projelere dönüştürmek için eşsiz bir fırsattır. İklim değişikliği ile mücadele, savaşların sona erdirilmesi, barışın inşası, mülteci sorunu ve eşitsizliklerin önlenmesi başta olmak üzere sürdürdüğümüz tüm eylemlere katkı sağlayacak BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği’nin kurulması gerçekten çok önemli bir girişimdir. Bugün burada, şehirlerimizi ve belediyelerimizi daha güçlü, dirençli ve sürdürülebilir kılmak için iş birliği yapma kararlılığımızı yeniden teyit ediyoruz. Bu yeni birlik, bilgi ve deneyim paylaşımını artıracak, ortak projeler ve girişimler için bir platform sağlayacak ve iyi uygulamaları yaygınlaştıracaktır. Bu birliktelik, sadece bugünümüzü değil, gelecek nesillerin de yaşam kalitesini artıracak önemli bir adım olacaktır. Birlikte çalışarak, şehirlerimizin ve vatandaşlarımızın daha parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayabiliriz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Toplantıda BRİCS + Yerel Yönetimler Birliği Kurma Deklarasyonu da yayınlandı.

“Her platformda yerel yönetimlerin daha güçlü temsili konusunda destek olmaya devam edeceğiz”

Başkan Altay toplantının ardından değerlendirmelerde bulundu. Dünya üzerindeki ülkelerin bir araya gelerek uluslararası platformda kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri birlikler oluşturduklarını kaydeden Başkan Altay, “BRICS+ da bu birliklerin son zamanlardaki en güçlülerinden birisi. Bugünkü toplantıda da bu uluslararası birliklerin yerel yönetimde seslerinin daha güçlü çıkabilmesi için yeni birlik oluşturulmasıyla ilgili kararlar alındı. UCLG Başkanı olarak bu toplantıda, UCLG açısından önemli olan şeyin uluslararası birliklerde yerel yönetimlerin sesinin güçlü şekilde çıkması gerektiğini ifade ettim. Ayrıca her toplantıda olduğu gibi bu toplantıda da İsrail’in Filistin’de yaptığı soykırımı kınayan ve barışın bir an önce sağlanması gerektiğiyle ilgili ifadelerde bulunduk. Dünya Belediyeler Birliği Başkanı olarak her platformda yerel yönetimlerin daha güçlü temsili konusunda destek olmaya bundan sonra da devam edeceğiz. Ev sahipliğinden dolayı Tataristan Cumhurbaşkanı’na ve Kazan Belediye Başkanı’na teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uclg-baskani-altay-brics-sehirler-ve-belediyeler-birligi-kurulus-toplantisina-katildi/feed/ 0
Uğur İbrahim Altay, BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği Kuruluş Toplantısı’na katıldı https://www.haber60.com.tr/ugur-ibrahim-altay-brics-sehirler-ve-belediyeler-birligi-kurulus-toplantisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/ugur-ibrahim-altay-brics-sehirler-ve-belediyeler-birligi-kurulus-toplantisina-katildi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35421 Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği Kuruluş Toplantısı’na katıldı.

Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da düzenlenen programda konuşan Başkan Altay, şehirlerin uluslararası sistemde üstlenmiş olduğu rolü daha da güçlendirecek böyle bir programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, dünyanın en büyük yerel yönetim teşkilatı başkanı olarak, şehirlerin ekonomik büyümesi, gelişimi ve toplumsal kalkınması için büyük bir adım olan BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği’nin önemli bir girişim olduğunu vurguladı.

“İsrail sadece masumları öldürmüyor; insan haklarını, vicdanı, merhameti öldürüyor”

Her uluslararası platformda olduğu gibi burada da İsrail’in Filistin’e yönelik gerçekleştirdiği zulme dikkat çeken Başkan Altay, “Aylardır katil İsrail yönetiminin, mazlum Filistin halkına uygulamış olduğu vahşet ve katliamlar; yüreğinde insanlık taşıyan herkesi derin bir üzüntüye sürüklemiştir. İsrail sadece yavruları, kadınları, masum insanları öldürmüyor. İnsan haklarını, ifade özgürlüğünü, vicdanı, merhameti de öldürüyor. Mevlana Celaleddin Rümi Hazretleri; ‘Adalet ağaçları sulamaksa, zulüm dikene su vermektir’ buyurur. Bize düşen bu zulmü önlemek ve adaleti sağlamak için birlik olmak ve en güçlü şekilde bu katliamı durdurmak için gayret göstermektir. Ben bir kez daha; barış, özgürlük ve adaletin yanında olan herkesi, Filistin’de barışın tesisi edilmesi için dayanışmaya davet ediyorum. Başta Gazze olmak üzere İsrail’in yıktığı bütün şehirlerin imar edilmesi ve yerlerinden edilen Filistinli kardeşlerimizin yaşam alanlarına döndürülmesi konusunda İsrail’e baskı yapmaya çağırıyorum” diye konuştu.

“Birlikte çalışarak, şehirlerimizin daha parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayabiliriz”

Dünyada küresel zorluklarla başa çıkmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yapan Başkan Altay, şöyle devam etti:

“BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği, bu iş birliğini en üst düzeye çıkarmak, şehirlerimiz ve belediyelerimiz aracılığıyla somut projelere dönüştürmek için eşsiz bir fırsattır. İklim değişikliği ile mücadele, savaşların sona erdirilmesi, barışın inşası, mülteci sorunu ve eşitsizliklerin önlenmesi başta olmak üzere sürdürdüğümüz tüm eylemlere katkı sağlayacak BRICS+ Şehirler ve Belediyeler Birliği’nin kurulması gerçekten çok önemli bir girişimdir. Bugün burada, şehirlerimizi ve belediyelerimizi daha güçlü, dirençli ve sürdürülebilir kılmak için iş birliği yapma kararlılığımızı yeniden teyit ediyoruz. Bu yeni birlik, bilgi ve deneyim paylaşımını artıracak, ortak projeler ve girişimler için bir platform sağlayacak ve iyi uygulamaları yaygınlaştıracaktır. Bu birliktelik, sadece bugünümüzü değil, gelecek nesillerin de yaşam kalitesini artıracak önemli bir adım olacaktır. Birlikte çalışarak, şehirlerimizin ve vatandaşlarımızın daha parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayabiliriz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Toplantıda BRİCS + Yerel Yönetimler Birliği Kurma Deklarasyonu da yayınlandı.

“Her platformda yerel yönetimlerin daha güçlü temsili konusunda destek olmaya devam edeceğiz”

Başkan Altay toplantının ardından değerlendirmelerde bulundu. Dünya üzerindeki ülkelerin bir araya gelerek uluslararası platformda kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri birlikler oluşturduklarını kaydeden Başkan Altay, “BRICS+ da bu birliklerin son zamanlardaki en güçlülerinden birisi. Bugünkü toplantıda da bu uluslararası birliklerin yerel yönetimde seslerinin daha güçlü çıkabilmesi için yeni birlik oluşturulmasıyla ilgili kararlar alındı. UCLG Başkanı olarak bu toplantıda, UCLG açısından önemli olan şeyin uluslararası birliklerde yerel yönetimlerin sesinin güçlü şekilde çıkması gerektiğini ifade ettim. Ayrıca her toplantıda olduğu gibi bu toplantıda da İsrail’in Filistin’de yaptığı soykırımı kınayan ve barışın bir an önce sağlanması gerektiğiyle ilgili ifadelerde bulunduk. Dünya Belediyeler Birliği Başkanı olarak her platformda yerel yönetimlerin daha güçlü temsili konusunda destek olmaya bundan sonra da devam edeceğiz. Ev sahipliğinden dolayı Tataristan Cumhurbaşkanı’na ve Kazan Belediye Başkanı’na teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ugur-ibrahim-altay-brics-sehirler-ve-belediyeler-birligi-kurulus-toplantisina-katildi/feed/ 0
Kayseri Üniversitesi ve Kayseri Valiliği işbirliğiyle ‘Güçlü Birey, Sağlıklı Aile ve Gelişen Toplum’ konulu çalıştay düzenlendi https://www.haber60.com.tr/kayseri-universitesi-ve-kayseri-valiligi-isbirligiyle-guclu-birey-saglikli-aile-ve-gelisen-toplum-konulu-calistay-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/kayseri-universitesi-ve-kayseri-valiligi-isbirligiyle-guclu-birey-saglikli-aile-ve-gelisen-toplum-konulu-calistay-duzenlendi/#respond Fri, 24 May 2024 21:24:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32839 Kayseri Üniversitesi ve Kayseri Valiliği işbirliği ile ‘Güçlü Birey, Sağlıklı Aile ve Gelişen Toplum” konulu çalıştay düzenlendi.

Üniversitenin 15 Temmuz Merkez Yerleşkesindeki Kongre ve Kültür Merkezi’nde Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen çalıştaya, Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, Melikgazi Kaymakamı Bülent Karacan, Sarıoğlan Kaymakamı Mehmet Fatih Uçar, Sarız Kaymakamı Kerem Albayrak, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Öztürk, Aile ve Sosyal Politikalar Kayseri İl Müdürü Mustafa Yıldırım, Eğitimci – Yazar Tahir Fatih Andı, senato üyeleri, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan sempozyumun açılış konuşmalarında Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, toplumda aile yapısının, sağlam aile yapısının önemine dikkat çekti.

Rektör Karamustafa, “Biz Üniversitemizde Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezini yaklaşık iki buçuk yıl önce kurmuştuk. Kadın ve aile; sağlıklı, nitelikli bir toplum için önemlidir. Toplumun eğitimi nereden başlıyor? Toplumun eğitimi ana kucağında, baba ocağında başlıyor. Sonra mahallede, okulda, evde, mezara gidinceye kadar hayatın her evresinde devam ediyor. Tabi ki nasıl güçlü birey olunur? Bilgi ile donatılmış, kişiliği kuvvetli, özgüvene sahip, aynı zamana kendisine eleştirel bakabilen bireylerle güçlü olunur. Güçlü bireyler nerede yetişir? Aile içerisinde yetişir. Ana kucağında baba ocağında yetişir. O yüzden aslında bu üçlü arasında; güçlü birey, aile ve gelişen sağlıklı toplum arasında döngüsel bir ilişki vardır. Güçlü toplumlar güçlü aileyi ve neticede güçlü bireyleri oluşturur. Güçlü aileler, güçlü bireyler ise güçlü toplumları oluşturur. Bu döngüde güçlü bireylerin, güçlü ailenin ve güçlü toplumun çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Biz, kadın ve aileyi çok önemsiyoruz. Kadın ve aileyi önemseyen bir inanç sisteminin, milli değerlerin ve kadim kültürün evlatlarıyız. Dolayısıyla bugün kendi kadim kültürümüzün güçlü bağları ve sağlam toplum yapımımızla kadına, aileye, bireye her zamankinden daha çok önem vermeli ve bunlar arasındaki bağların güçlü tutulması için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz. Bu açıdan bugün düzenlenen bu sempozyumu önemsediğimizi belirtir, çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

Melikgazi Kaymakamı Bülent Karacan ise, “Sürekli güçlü birey, sağlıklı aile, gelişen toplum diyoruz. Ben olaya farklı açıdan bakmak istiyorum. Olayı güçlü kadın, sağlam çocuk ve değişen toplum alanından değerlendirmek gerekiyor. Toplumda kadın güçlü olacak, kadın eğitimli olacak, kadın ayakları üzerinde duracak. Kadın ailenin temelini oluşturandır. Kadın ayakları üzerinde duramıyor ise eksik bir şey vardır. Kadın ekonomik özgürlüğe sahip olduğu müddetçe toplumun gelişimine olan katkısı daha fazla olacaktır. Bir de kadına yönelik şiddet konusu var. Kadına yönelik şiddeti sadece fiziksel şiddet olarak görüyoruz. Ekonomik ve psikolojik şiddet gözümüzden kaçıyor. Eğer bir ailede kadına yönelik şiddet mevcutsa, bundan çocuğun gelişimi olumsuz etkilenir. Çocuk problemli hale gelir. O yüzden hem kadınlarımız, kızlarımız okuyacak, diplomalı olacak. Bir meslekleri ve sanatları olacak. Kendi ayaklarının üzerinde durmasını bilecekler. Eğer bunu sağlayamadığınız zaman, istediğiniz kadar sağlıklı aile deyin, olmaz. Yani kadınlarımızın, çocuklarımızın eğitimine çok önem vermeliyiz. Bu konuda yapıcı eleştiride bulunarak, eksiklerimizi ve yapmamız gerekenleri iyi görmeliyiz” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Aile ve toplum konusunun geniş boyutuyla ele alındığı oturumlar sonrası konuşmacılara plaket takdim edildi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseri-universitesi-ve-kayseri-valiligi-isbirligiyle-guclu-birey-saglikli-aile-ve-gelisen-toplum-konulu-calistay-duzenlendi/feed/ 0
CHP Milletvekili Ali Öztunç, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın denetimini ve yönetimini eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ali-oztunc-savunma-sanayii-baskanliginin-denetimini-ve-yonetimini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ali-oztunc-savunma-sanayii-baskanliginin-denetimini-ve-yonetimini-elestirdi/#respond Wed, 08 May 2024 21:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30819 ANKARA – CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın direkt veya dolaylı olarak iştirak ettiği 90’a yakın firmanın denetimini, yönetim kurulunun belirlenmesini ve ihalelerin dağıtılması gibi işlerin koordinasyonunu eski Tarım Bakanı Sami Güçlü’nün oğlu Mehmet Fatih Güçlü’nün yaptığına ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Öztunç, “Çift maaş yetmedi süper güçlü bürokrat dönemi başladı. Kamuda tasarruf için emeklinin maaşına, personelin servisine göz diken zihniyet birden fazla maaş alanları görmezden geliyor” ifadelerini kullandı.

Ali Öztunç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, kamuda tasarruf için hazırlık yapılan dönemde çift maaşlı bürokratlar hakkında ne gibi işlemler yapıldığını sordu. Öztunç, önergesinde şunları kaydetti:

“Yerli ve milli savunma sanayinin gelişmesi, yatırımcıların bu yönde desteklenmesi her Türk vatandaşının onur ve gurur kaynağı haline gelmiştir. Ancak son dönemde tarafımıza yapılan şikayetlerde halka arz olan ve borsada işlem gören ASELSAN’ın gelirlerini beyan ettiklerinden farklı bir amaç için harcadıklarını duymak üzüntü vericidir.

Eski ASELSAN Genel Müdürü Haluk Görgün’ün, SSB’ye göreve geldikten sonra ASELSAN’daki ekibini SSB’ye ve bağlı şirketlere yönetici olarak getirdiği belirtilmektedir. SSB’nin direkt ya da dolaylı olarak iştirak ettiği 90’a yakın firma bulunmaktadır. Bu firmaların SSB adına denetimini, yönetim kurulunun belirlenmesini, ihalelerin dağıtılması gibi işlerin koordinasyonunu Görgün adına halen ASELSAN’dan maaş alan ve AKP eski bakanı Sami Güçlü’nün oğlu Mehmet Fatih Güçlü yapıyor. SSB tarafından süper güçle yetkilendirilen Güçlü’nün TUSAŞ, SSTEK, STM, STG gibi birçok SSB iştirakinde Yönetim Kurulu Üyesi olduğu ve bu şirketlerden huzur hakkı aldığı aynı zaman ASELSAN’dan Genel Müdür Yardımcılığı seviyesinde maaş aldığı bilinmektedir. Kamuda birden fazla maaş alan bürokrat sorunun birden fazla iştirake aynı kişinin yönetim kurulu üyesi atanarak aşılmaktadır. Görgün, maaşını çifter çifter almaktadır. Bu kişinin SSB’den ise maaş almadığı belirtilmektedir. SSB Başkanı Görgün’ün halka arz olan ve borsada işlem gören ASELSAN’ın gelirlerini farklı bir amaç için kullanma yetkisi var mıdır? Güçlü’yü SSB’de görevlendirme yetkisi var mıdır? Güçlü’nün ASELSAN’dan 200 bin TL x 16 ay toplam yılda 3 milyon 200 bin TL maaş aldığı doğru mudur? SSB ve TSGV iştiraki dolaylı veya direk iştiraki olan şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelikleri bulunan Güçlü kaçında huzur hakkı almaktadır. Güçlü’ye kaç yerden maaş bağlamıştır? Bunun ne kadarı kamu kaynaklarından karşılanmaktadır? Bu tutar aylık toplam ne kadardır? Yeri geldiğinde milli güvenlik sorunu olan savunma sanayi gibi bir alanda bu tip atamaların yaratabileceği olumsuzluklar nelerdir?”

“AKRABA, EŞ, DOST KAYIRMA DÖNEMİ ZİRVE YAPTI”

Öztunç, “Liyakat bitti, akraba, eş, dost kayırma dönemi artık zirve yaptı. Öğretmenler mülakatlarda eleniyor, atamaları yapılmıyor ama arkanızda babanız, dayınız varsa 90 şirkete birden yönetici olabiliyorsunuz. Hem de yeri geldiğinde milli güvenlik konusu olan savunma sanayinde. Çift maaş yetmedi süper güçlü bürokrat dönemi başladı. Kamuda tasarruf için emeklinin maaşına, personelin servisine göz diken zihniyet birden fazla maaş alanları görmezden geliyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ali-oztunc-savunma-sanayii-baskanliginin-denetimini-ve-yonetimini-elestirdi/feed/ 0
Aile Bakanlığı’nın İlk Kez Düzenlediği Çocuk Zirvesi TBMM’de Başladı. https://www.haber60.com.tr/aile-bakanliginin-ilk-kez-duzenledigi-cocuk-zirvesi-tbmmde-basladi/ https://www.haber60.com.tr/aile-bakanliginin-ilk-kez-duzenledigi-cocuk-zirvesi-tbmmde-basladi/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29340 (ANKARA)- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu yıl ilk kez düzenlediği Çocuk Zirvesi’nin açılışı TBMM’de yapıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çocuğun üstün yararı için aile kurumunun önemli olduğunu belirterek “Çocuğun korunabilmesi için aileyi değerli, güçlü hale getirmek güçlü Türkiye’nin önemli ödevlerinden birisidir diye düşünüyorum” dedi. Bakanlığın çocuk politikalarını anlatan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş da “Sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşamalarını sağlamak, güçlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak en büyük sorumluluğumuzdur” diye konuştu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu yıl ilk kez “Geleceğin Dünyasında Çocuk ve Çocukluk” temalı Çocuk Zirvesi düzenliyor. TBMM Başkanlığı himayesinde bugün başlayan ve yarında devam edecek zirvenin açılış töreni Meclis Tören Salonu’nda yapıldı. Karabük’ten gelen çocuklar, açılış töreninde enstrümanlar çalarak çeşitli şarkılar söyledi.

Törende konuşan Bakan Özdemir Göktaş, özetle şunları söyledi:

“ÇOCUKLARI GÜÇLÜ BİREYLER OLARAK GELECEĞE HAZIRLAMAK EN BÜYÜK SORUMLULUĞUMUZ”

“Şuna yürekten inanıyoruz ki, dünyada her türlü iyilik çocuklarla çoğalır, gençlerle büyür, yetişkinlerle yücelir. Bu anlamda bütün dünyada iyiliği hakim kılmak için çocuklarımızla güçlü bağlar kurmak, onları sevgi ve şefkatle büyütmek en asli vazifemizdir. Onların sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşamalarını sağlamak, güçlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak en büyük sorumluluğumuzdur.

“20 YILDA KORUYUCU AİLE YANINDA KALAN ÇOCUK SAYISINI 20 KAT ARTIRDIK”

Bakanlık olarak, çocuklarımıza parlak bir gelecek sunmak için çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, aile birliğini ve bütünlüğünü koruyan politikalarla her bir çocuğa sağlıklı, güvenli ve refah içinde yaşayacakları bir hayat sunmaya gayret ediyoruz. Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi’yle son 20 yılda koruyucu aile yanında kalan çocuk sayımızı 20 kat artırarak 10 binin üzerine çıkardık.

“GENÇLERİN ÇOCUK HAKLARINA YÖNELİK YÜRÜTTÜĞÜMÜZ ÇALIŞMALARDA AKTİF GÖREV ALMASINI SAĞLIYORUZ”

Evlat edindirme hizmetimizle bugüne kadar 20 bin çocuğumuzun sıcak bir aile ortamına kavuşmalarını sağladık. Bugün 14 bin 509 çocuğun; bin 185 çocuk evi, 115 çocuk evleri sitesi ve 62 ihtisaslaştırılmış çocuk evleri sitesinde aile ortamında büyümelerini sağlıyoruz. 81 ilimizde 46 bini aşkın üyesiyle Çocuk Hakları Komitelerimizle, çocuk haklarına yönelik yürüttüğümüz çalışmalarda gençlerimizin aktif bir şekilde görev almalarına destek oluyoruz.

“MECLİS’İMİZ GELECEĞİN SİZE AİLE OLDUĞUNUN SOMUT GÖSTERGESİ”

Sevgili gençler, yarının karar vericileri sizlersiniz. Umutlu yarınlarımızı bugünden şekillendiren sizlersiniz. Kuşaklar arası kurulan diyalog, geliştirdiğimiz politikalarda yolumuzu aydınlatıyor. Milli Mücadelemizin karargahı olan Meclis’imiz, gücün millet iradesine, geleceğin ise siz kıymetli evlatlarımıza ait olduğunun somut bir göstergesidir. Bu emaneti her koşulda gözünüz gibi koruyacağınıza, sakınacağınıza inancımız ve güvenimiz tamdır. 23 Nisan ruhunu hiçbir zaman unutmayın.

“SAVAŞ VE ÇATIŞMA BÖLGELERİNDE ÇOCUKLAR EN TEMEL HAKLARINDAN MAHRUM KALIYOR”

Çocuklarımızın barış ve huzur dolu, güvenli bir dünyada yaşamaları en tabi haklarıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların çatışma durumlarından korunması, sağlık, eğitim ve barınma gibi temel haklardan yoksun bırakılmamasını özellikle vurgular. Fakat ne yazık ki bugün, savaş ve çatışma bölgelerinde çocuklar en temel haklarından mahrum kalıyor. Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında en temel ihtiyaçlarından mahrum olan çocukların geleceğinden endişe duyuyoruz. Hiç kimse, hiçbir kurum, hiçbir vicdan buna sessiz kalmamalıdır. Biz Türkiye olarak, çocukların bu tabi hakkını her platformda büyük bir kararlılıkla dile getirmeye devam edeceğiz.

“HİÇBİR ÇOCUK YAŞADIĞI COĞRAFYALARDAKİ KRİZLERİN, SAVAŞLARIN, ÇATIŞMALARIN SORUMLUSU DEĞİL”

Çocuklar savaşların, krizlerin neden olduğu acıların suskun tanıkları haline gelmemelidir. Hiçbir çocuk yaşadığı coğrafyalardaki krizlerin, savaşların, çatışmaların sorumlusu değildir ve olmamalıdır. Oluşturduğumuz bu platformu, çocuklarımızın geleceği için daha iyi politikalar geliştirmek adına çok kıymetli buluyorum. Bundan sonra da birlikte hareket ederek çocuklarımıza daha güvenli, sağlıklı ve mutlu bir gelecek inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş da Çocuk Zirvesi’nin TBMM’de yapılmasından mutluluk duyduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“ÇOCUĞUN KORUNABİLMESİ İÇİN AİLEYİ GÜÇLÜ HALE GETİRMEK GÜÇLÜ TÜRKİYE’NIN ÖNEMLİ ÖDEVLERİNDEN BİRİSİ”

“Çocuklara yapılacak yatırım bir ülkenin en akılı yatırımıdır. Bugün dünyada nesilleri tehdit eden en önemli tehditlerden birisi, çocukların zararlı akımlar çerçevesinde gelecekten kopartılmalarıdır. Aileyi yok sayan, değersizleştiren, aileyi dağıttığı için de çocukluğu kimsesiz bırakan bazı zararlı akımların dünyanın en büyük virüslerinden birisi olduğunu bilmek ve ona göre tedbir almak zorundayız. Çocuğun korunabilmesi için aileyi değerli, güçlü hale getirmek güçlü Türkiye’nin önemli ödevlerinden birisidir diye düşünüyorum. Bu konunun bütün insanlık için ortak mücadele edilmesi gereken bir alan olduğunun altını çizmek isterim.

“BÜYÜKLERİN MÜCADELE ETMEKTE ZORLANDIĞI SORUNLARIN TAMAMI ÇOCUKLARIN CILIZ OMUZLARINA YÜKLENDİ”

Bugün diyebiliriz ki koca koca insanların mücadele etmekle güçsüz kaldığı sorunların ne yazık ki tamamı çocukların cılız omuzları üzerine yüklenmiş bulunuyor. Savaş ve işgalerin de en ağır faturasını çocuklar ödüyor. Soykırım boyutlarına çoktan ulaşmış olan savaş suçlarının beledelini Gazzeli çocuklar ödüyor. Gazze’de oksijen yokluğu dolayısıyla kuvözde çırpınarak ölen 40’a yakın çocuğu dünya seyretmiş hiçbir şey yapamamıştır, bu ayıp bile dünya için yeterlidir.

“DÜNYA BUGÜN SADECE ÇOCUK KÖLELLİĞİ AYIBI İLE YÜZÜ KIZARSA YETER DE ARTAR BİLE”

Bugün dünyadaki bu sorunları çözebilmek için üstün bir iradeyi ortaya koymak mecburiyeti vardır. Masum çocukların açlık içinde kıvrandığını biliyoruz. Çatışma bölgelerinde ellerine ekmek verilmeyen ama 10 binlerce dolarlık silahlar verilen çocukların nasıl savaşın aparatı haline getirildiğini de biliyoruz. Birinci vazifemiz çocukların bütün bu zorluklardan korunabileceği güçlü bir mekanizmayı kurmak, uluslararası dayanışmayı tesis etmek mecburiyetindeyiz. Dünya çocuklarının en önemli sorunlarından birisi de çocuk işçiliği diyerek süsleyerek ifade edilen meslektir. Çocuk işçiliği denilen şey post-modern çocuk köleliğidir. Dünya bugün sadece çocuk köleliliği ayıbı ile yüzü kızarsa yeter de artar bile.

“ÇOCUKLARIMIZI 2050’NİN 2071’İN TÜRKİYE’SİNİN, DÜNYANIN ŞARTLARINA GÖRE HAZIRLAMAK BOYNUMUZUN BORCU”

Çocukların mutlaka teknolojik gelişmelerle iyi şekilde donatılması, gençlerimizin teknolojiyi geliştirecek büyük aktör olarak yetiştirilmesi elzemdir. Küresel kültürü en iyi ve en yakından takip edecek şekilde evlatlarımızı yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Çocukları çok güçlü şekilde yetiştirmek her alanda teknolojide ileri gitmekten çok daha önde gelen önemli unsurdur. Çocukları güçlü yetiştirirseniz onlar zaten teknolojinin, bilimin, sanatın da zirvelerine çıkacak yolu kendileri bulur. Çocuklarımızı 2050’nin, 2071’in Türkiye’sinin, dünyanın şartlarına göre hazırlamak boynumuzun borcudur. Bunu özellikle çocuk politikalarımızın merkezine yetiştirmek zorundayız. Çocuklarımız düne göre fevkalade donanımlı, çok daha güçlü bir özgüven içerisinde ve çok daha güçlü gelecek umudu içerisindedir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/aile-bakanliginin-ilk-kez-duzenledigi-cocuk-zirvesi-tbmmde-basladi/feed/ 0 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim sonrası Saraçhane’de vatandaşlarla buluştu https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-secim-sonrasi-sarachanede-vatandaslarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-secim-sonrasi-sarachanede-vatandaslarla-bulustu/#respond Mon, 01 Apr 2024 04:09:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25525 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim sonrası Saraçhane’de vatandaşlarla buluştu

İSTANBUL – İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan saatlerde, seçim sonrası Saraçhane’de vatandaşlarla buluştu.

Bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte seçim otobüsünün üzerinden coşkulu kalabalığı selamladı. İmamoğlu’na, eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, oğulları Selim ve Semih ile kızları Beren İmamoğlu da eşlik etti. Vatandaşların isteği üzerine ceketini çıkarıp, gömleğinin kollarını sıvayan İmamoğlu, konuşmasında şunları söyledi:

“Benim büyük ailem, bu akşam buraya çok değerli İl Başkanım Özgür Çelik’le, bir de sevgili ailemle çıktım, eşim ve çocuklarımla. Bir de benim kocaman bir İstanbullu ailem var. Sizleri tanıştırmaya, sizlerle kucaklaşmaya geldim. Merhaba İstanbul; 16 milyon kazandı. 16 milyon İstanbullu kazandı; kutlu olsun. Bu seçimin kaybedeni yok. Bizim olduğumuz yerde öteki yok… İstanbul’a, bütün insanlarımıza hayırlı olsun. Bu şehrin en ön saflarındaki mini minnacık çocuklarımıza hayırlı olsun. Bu şehrin pırlanta gibi, ülkeye birlikte umutla koşacağımız gençlerine hayırlı olsun. Bu şehrin kadınlarına, bu şehrin annelerine, bu şehrin beyefendilerine, emeklilerine hayırlı olsun. Bu şehre değer katan 16 milyon insanına, bu şehrin çeşitliliğine, bu şehrin bütün insanlarına, bu şehrin inançlarına, bu şehrin kadim kültürüne, bu şehrin kadim dillerine, bu şehrin kadim her duygusuna hayırlı uğurlu olsun. Bu şehrin canım insanlarına, çeşitliliğine, bu şehrin, milletin her ferdine, her inancına; Alevi’sine Caferi’sine, Şafi’sine, bütün mezheplerine bu şehrin Kürtlerine, bu şehrin Çerkez’leri bu şehrin her etnik kökenden insanına hayırlı olsun. Bu şehrin inançlarına; Hristiyan’ına, Musevi’sine, Ermeni’sine, Süryani’sine hayırlı olsun. Mübarek Ramazan ayındayız. Bizim inancımızda, bizim geçmişimizde, bizim Osmanlı’dan Cumhuriyete insan ayırt etmek yok. Bu şehir bize Fatih Sultan Mehmet’in emaneti. Bu şehirde yeni bir kültür başladı. Bu şehir, aynı zamanda bize Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Bu başarıya, hep birlikte, 5 yıl önce başlayan o güçlü demokrasi yolculuğuyla başladık. Hep birlikte iyiliğin, güzelliğin, insanlarıyla bir olmanın anlayışını temsil ettik. Bu başarıya değer katan ve bu yolculuğu en güçlü şekliyle birlikte tasarlayarak, İstanbul’da güçlü bir başarı elde etmemize vesile olan Genel Başkanım Sayın Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Onun nezdinde, partinin bütün üst yönetimine ve temsilcilerine, milletvekillerine, Merkez Yürütme Kurulu’na, Parti Meclisi üyelerimize teşekkür ediyorum. İstanbul’da muazzam bir organizasyonla, bugün tek bir oyumuza bile zeval gelmemesi adına organize çalışan, güçlü parti örgütümüzü koordine eden İl Başkanımız Özgür Çelik’e teşekkür ediyorum. Sevgili Başkanımın nezdinde, partimizin yöneticilerine, ilçe başkanlarına, adaylarımıza teşekkür ediyorum. Aynı zamanda İstanbul’un on binlerce gönüllülerine teşekkür ediyorum. ve emektar, cefakar İstanbul Gönülleri’nin yanı sıra, bu başarıda emek harcayan ve en önde koşan, aynı zamanda güçlü bir İstanbul ittifakı var. İstanbul ittifakı, toplumun içselleştirdiği bu seçimde halkın ittifakı olduğunu ve bu ittifakı sandıkta kuran, burada onu paylaşan 16 milyon İstanbulluya teşekkür ediyorum. Yürekten şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-secim-sonrasi-sarachanede-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye olarak birlik içinde ayakta durmak zorundayız https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-olarak-birlik-icinde-ayakta-durmak-zorundayiz/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-olarak-birlik-icinde-ayakta-durmak-zorundayiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24739 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye olarak bu coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmak zorundayız. Ama hepsinden önemlisi millet olarak birlik, beraberlik içerisinde, sosyal dayanışmamızı tam manasıyla gerçekleştirmiş ve bir kardeş millet olarak hep beraber hareket eden, 85 milyon olarak dünyaya karşı sağlıklı bir duruş sergilemek mecburiyetindeyiz.” dedi.

Sultanbeyli’de sivil toplum kuruluşları (STK), iş insanları ve kanaat önderleriyle buluştuğu iftar programında konuşan Kurtulmuş, Sultanbeyli’deki vatandaşlarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ramazanın hayırlı olmasını diledi.

Kurtulmuş, ramazanda dünyanın dört bir yanında yiyecek ekmeği, içecek suyu olmayan hatta sofralarına emniyet içerisinde oturamayan yüz milyonlarca Müslümanın varlığının herkesin yüreğini burktuğunu vurgulayarak, “Bu vesileyle, bu iftar sofrasında da Gazze’nin direnişçi halkını, Gazze’nin insanlarını saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Onlara Cenabıallah’ın katından görünmez ordularıyla nusret indirmesini temenni ediyoruz. İnsanlık dersi veren Gazze’nin bütün halkına Cenabıallah’tan ve insanlıktan destek bekliyoruz.” diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak dünyanın en önemli çatışma, gerilim alanlarının tam merkezinde olunduğunu belirtti.

Kendilerinden başkasına bu dünyayı bir şekilde dar etmek için ortaya çıkan güçlerin, dünyayı süratle Üçüncü Dünya Savaşı’na doğru sürüklediğini ifade eden Kurtulmuş, 6 aya yakın süredir Gazze’de yaşananların, modern zamanlarda karşılaşılan en büyük insani kıyım ve katliam olduğunu kaydetti.

Gazze’de bir soykırım yaşandığını, insanlığın da buna karşı seyirci kaldığını dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Aynı şekilde Rusya-Ukrayna arasında devam eden, yüz binlerce insanın öldüğü, şehirlerin yakıldığı bu savaş sırasında, en son Moskova’daki terör saldırısıyla birlikte meselenin yeni bir boyuta taşınmak üzere olduğunu görüyoruz. Karadeniz’de, Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Doğu Akdeniz’de, Orta Doğu’da merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada gerçekten büyük gerilimlerin, büyük çatışmaların olduğuna şahidiz. Türkiye olarak bu coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmak zorundayız. Ekonomik, siyasi bütün alanlarda güçlü olmak, savunma sanayinde güçlü olmak zorundayız. Ama hepsinden önemlisi millet olarak birlik, beraberlik içerisinde, sosyal dayanışmamızı tam manasıyla gerçekleştirmiş ve bir kardeş millet olarak hep beraber hareket eden, 85 milyon olarak dünyaya karşı sağlıklı bir duruş sergilemek mecburiyetindeyiz. Ayrılığı gayrılığı, aramızdaki farklılıkları bir şekilde ayrılık vesilesi kılarak değil, bunları bir zenginlik vesilesi olarak görüp, milli hassasiyetlerimiz etrafında bütünleşmek mecburiyetindeyiz.

Bu coğrafyada zayıf olanın tutunma ihtimali yoktur. Onun için biz ‘güç-kuvvet’ derken, ‘Cumhuriyetimizin ikinci asrını sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’nin yüzyılı haline getirelim.’ derken kastettiğimiz budur. Tam manasıyla her alanda güçlü olan bir Türkiye, güvenlik ve istikrar içerisinde yoluna devam eden bir Türkiye… Türkiye olarak sağladığımız bu güvenlik ve istikrar iklimini daha da kuvvetlendirerek devam ettireceğiz.”

Sultanbeyli’nin her zaman Türkiye’nin manevi iklimine sahip olduğunu, Anadolu irfanını bütünüyle bugün de zengin bir şekilde taşıdığını, Türkiye’nin birliğinin, dirliğinin sembolü olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu özelliğinizle Türkiye’nin istikrarlı yürüyüşüne sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum. Türkiye’nin güvenlik içerisinde daha güçlü yarınlara doğru ilerlemesi için var gücünüzle destek vereceğinizden hiç şüphemiz yoktur.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin bu bölgede güçlü durmasının, bölgedeki sorunların çözülebilmesi için gereklilik ve bir avantaj olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Gazze diplomasisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’nin ilk günden itibaren Gazze meselesinin çözülebilmesi için büyük bir mücadele verdiğini belirten Kurtulmuş, tüm temaslardaki ana konunun acil ateşkesin sağlanması ve insani yardımın Gazze’ye ulaştırılması olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, İsrail’in, Netanyahu ve çetesinin durdurulmasının uluslararası alanda en çok mücadele verdikleri konuların başında geldiğini ifade etti.

Kendisinin de bu sürede 100’ün üzerinde meclis başkanı, hükümet başkanı ve devlet başkanıyla görüşmeler yaptığını, 6 uluslararası toplantıya katıldığını çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Tüm bu görüşmelerimizde Türkiye’nin barış perspektifini, bu coğrafyanın selamet içerisinde olması için ortaya koyduğu fikirleri hep muhataplarımıza anlattık. Özellikle Gazze diplomasisi diyebileceğimiz; Gazze’nin durumunun iyileştirilmesi, oradaki baskıların ortadan kaldırılması için var gücümüzle mücadele ettik. Ancak öyle görünüyor ki Netanyahu ve çetesi bundan sonra bu konuyla ilgili olarak arkasına aldıkları destekleri yavaş yavaş kaybediyor. Bundan sonra yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemde Türkiye’nin öncülüğüne ihtiyaç vardır. Türkiye olarak yeryüzünde yeni bir düzenin, yeni bir siyasal sistemin kurulabilmesi için mücadele etmeye mecburuz. ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ derken laf olsun diye, başkalarına ayar vermek için bu sözü söylemiyoruz. Bu dünya bu şekliyle devam etmez.”

“Türkiye çok mesafe almıştır ama daha gideceğimiz çok yol var”

Birleşmiş Milletler’de, neredeyse milletlerin çoğunluğunun İsrail’in karşısında yer almasına rağmen başta Amerika olmak üzere bazı devletler siyonist rejime destek olduğu için hiçbir sonuç alınamadığını aktaran Kurtulmuş, “En son Amerika, dünya kamuoyundan ve özellikle kendi kamuoyundan çekindiği için çekimser kaldı. Mahcup bir şekilde, ‘Bu konuda benim fikrim yok.’ dedi. Aslında sadece kendisini, Netanyahu ve çetesinin işlediği insanlık suçlarından uzak tutmak için bu manevrayı yapıyor. Ama bu bile bir adımdır. Yeter ki sonuç alalım.” diye konuştu.

Kurtulmuş, dünyada zalime ‘dur’ diyecek, mani olacak bir sistemin kurulmasının şart olduğunu belirterek, “Bunun için de Türkiye, Allah’ın izniyle öncülük yapacaktır.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, hem İsrail’in Gazze’deki zulüm ve katliamının hem de diğer bölgelerdeki çatışmaların sona erdirilmesinin tüm insanlığın hayrına olacağını söyledi.

Barışa, adalete, hakkaniyete ve insanlığa dayalı güçlü bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bütün devletlerin egemen eşitliği.” ve “İnsanların yaratılışta eşitliği” prensibinin dünyada mutlaka sağlanması gerektiğini vurguladı.

Gelecek dönemde Türkiye’nin öncelikli meselesinin güvenlik ve istikrar olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye çok mesafe almıştır ama daha gideceğimiz çok yol var. Bu mesafeyi de hep birlikte yürüyeceğiz. Güçlü bir şekilde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, milli hedefler istikametinde kenetlenerek, küresel ölçekte ortaya koyduğu hedeflerine de inşallah ulaşacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-olarak-birlik-icinde-ayakta-durmak-zorundayiz/feed/ 0
Sahte Mükemmel Kendilik Algısı Çocukları Kırılgan Hale Getiriyor https://www.haber60.com.tr/sahte-mukemmel-kendilik-algisi-cocuklari-kirilgan-hale-getiriyor/ https://www.haber60.com.tr/sahte-mukemmel-kendilik-algisi-cocuklari-kirilgan-hale-getiriyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24413 Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Billur Örnek, sahte bir “mükemmel kendilik algısı”nın çocuğu, genci güçlü kılmaktan çok psikolojik bozukluklara açık ve kırılgan hale getirdiğini bildirdi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre “Kendilik Algısı”, kişinin kendisini nasıl gördüğünü, algıladığını veya tanımladığını anlatan bir olgu olarak psikoloji literatüründe yerini aldı.

Tamamen sübjektif olan bu durum, kişinin doğası ve özelliklerinin yanı sıra deneyimleri, akranlar ve yetişkinlerle olan etkileşimleri, çevresindekilerin kişiye karşı olan davranışları ve ifadeleriyle şekilleniyor.

Dolayısıyla bir kişinin kendisiyle ilgili algısı, çevresinde onu gözlemleyen diğer kişilerin algısından çok farklı bir noktada olabiliyor. Uzmanlar ise ebeveynlerin çocuklarında olumlu kendilik algısı oluşturmaya çalışırken psikolojilerini bozabilecekleri uyarısında bulunuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Örnek, kendilik algısına ilişkin bilgi verdi.

Örnek, kendilik algısının, kişinin diğerleriyle olan etkileşiminde, kendisi ile olan ilişkisinde, yaşamda seçtiği yollar ve verdiği kararlarda büyük ölçüde etkili olduğunu vurgulayarak, “Kendisini sosyal olarak sevilir ve kabul edilir gören kişi daha rahat ve doğal iletişim kurar. Aksine kabul edileceğinden emin olmayan bir kişi ise etkileşimden kaçınır ve sonuçta sosyal becerileri yeterince gelişmeyebilir” ifadelerini kullandı.

Örnek, kişinin kendisini nasıl algıladığının, yetişme koşullarında ebeveynlerinin, önemli diğer yetişkinlerin ve akranların tepkileriyle çok bağlantılı olduğuna dikkati çekerek, üst düzeyde başarılı bir kariyeri olan kişilerde, çocuklukta ebeveynlerin mükemmeliyetçiliği ile karşılaştığı için kendisini hiçbir zaman yeterli ve başarılı hissedemediğini gözlemleyebildiklerini belirtti.

Bu durumun ebeveynlerin tepkileri nedeniyle kendilik algısı grafiğinin olumsuza doğru düşüşe geçmesi olarak düşünülebileceğini ifade eden Örnek, “Kişi kendisini ortaya koyduğundan daha yetersiz, düşük standartlarda algılamaktadır. Terapide kişinin kendisini başkasının gözünden görerek edindiği algısını, ortaya koyduğu gerçeklere tekrar bakarak değiştirmesine odaklanırız.” bilgisini verdi.

Örnek, zaman zaman bu durumun aksinin olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Örneğin kişi, kendisini başkalarının tabi olduğu kuralların üstünde, şişmiş bir kendilik algısıyla tanımlıyor olabilir. Bu bazen çocukluğundan itibaren kişiye ayrıcalıklı davranılması nedeniyle, bazen de tam tersine yetersiz olduğu çok fazla ifade edilmiş kişilerin kendini koruma kalkanı olarak görülebiliyor. Her iki durumda da terapide kendilik algısını gerçekliğe yakın noktaya çekmeyi amaçlıyoruz. Yani şişmiş kendiliği de sönmüş kendiliği de olabildiğince objektif bir yere getirerek kişinin kendisini buradan görebilmesini amaçlıyoruz.”

Gerçeklikten uzaklaşacak kadar olumlu kendilik algısına dikkat

Son yıllarda ebeveynlerin çocuklarda/gençlerde “olumlu kendilik algısı” oluşturma çabasının yoğun olduğunu gözlemlediklerinin altını çizen Örnek, olumlu kendilik algısının istenen bir durum olduğunu vurguladı.

Örnek, gerçeklikten uzaklaşacak kadar olumlu kendilik algısının ise çocuğun eninde sonunda hayal kırıklığı yaşaması ve kendine yabancılaşması ile sonuçlanacağını aktardı.

Olumlu kendilik algısı oluşturmaktansa gerçekçi bir kendilik algısı oluşturması yönünde gençlere/ çocuklara rehberlik etmenin çok daha sağlıklı olduğuna inandığına dikkati çeken Örnek, “Bu şekilde çocuk/genç gerçekten güçlü olan yönlerini parlatırken çok da güçlü olmayan yönlerini geliştirme yoluna gidecektir. Sahte bir ‘mükemmel kendilik algısı’ çocuğu/genci güçlü kılmaktan çok psikolojik bozukluklara açık ve kırılgan hale getirir.” bilgisini verdi.

Örnek, sağlıklı bir kendilik algısı için neler yapılabileceğine ilişkin şunları kaydetti:

“Çocukluktan itibaren yetişkinlerin hem çocukla olan kendi iletişimlerine dikkat etmesi hem de önemli diğerlerinin çocukla nasıl iletişim kurduğunu takip etmesi gerekir. İnsan önce başkalarının gözlerinde görerek tanır kendini. Bu nedenle yetişme aşamalarında nasıl davranıldığının çok büyük önemi var. Ne sahte bir mükemmellik ile ne de mevcut güçlü yönlerini görmezden gelerek, çocuğun/gencin açıkça güçlü taraflarını da geliştirilmesi gereken taraflarını da konuşarak ilerlemekten bahsediyorum. Bir gencin iletişim becerileri çok güçlü fakat sabır göstermekte zorluk yaşıyor olabilir, bir diğeri de çok sabırlı fakat sınır çizip haklarını korumakta güçlük çekiyor olabilir. Her ikisinin hem güçlü yanları hem geliştirilmeye açık yanları var. Kendisini bu gerçekçilik ile tanımasına izin verilen kişinin sağlıklı bir yetişkin olması, kendisinin farkında ve kendisiyle barışık olması çok daha kolaydır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahte-mukemmel-kendilik-algisi-cocuklari-kirilgan-hale-getiriyor/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Kadınların güçlenmesi Türkiye için önemlidir https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-kadinlarin-guclenmesi-turkiye-icin-onemlidir/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-kadinlarin-guclenmesi-turkiye-icin-onemlidir/#respond Sat, 23 Mar 2024 23:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22762 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kadının hayatın her alanında daha güçlü ve etkin bir role sahip olması, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gerçekleştirmede çok önemlidir ve kıymetlidir. Bu anlamda kadınları güçlendirmek için çalışmalarımızı büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi.

Göktaş, tarihi Taş Köprü’de düzenlenen “Kadın Buluşması Programı”nda kentte bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Adana’nın, güçlü ve çalışkan kadınların şehri olduğunu dile getiren Göktaş, “Çukurova’nın bereketli topraklarında, sanayisinden çıkan her üründe, sokaklarında koşan çocuklarında Adana’nın kadınlarının göz nuru, alın teri, emeği var. Biz, bu emeğin hak ettiği karşılığı Adana’da görmek istiyoruz. Kadınların, bu şehrin geleceği adına alınan kararlarda daha fazla söz hakkı olsun istiyoruz.” diye konuştu.

Göktaş, kadınların güçlü olmasının güçlü Türkiye anlamına geldiğini vurgulayarak, “Kadının hayatın her alanında daha güçlü ve etkin bir role sahip olması, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gerçekleştirmede çok önemlidir ve kıymetlidir. Bu anlamda kadınları güçlendirmek için çalışmalarımızı büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Şiddete karşı aldığımız önleyici tedbirlerle kadını daha da güçlü kıldık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun sonucunda kadınların hayatın her alanında eşit imkan ve fırsatlara sahip olduğunu belirten Göktaş, kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için son 22 yılda büyük atılımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

Göktaş, kadınların iş gücüne katılım ve istihdam oranlarıyla ilgili bilgi vererek, “12. Kalkınma Planı’mızda 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. Ayrıca finansman ve danışmanlık hizmetleriyle pek çok kadına kendi işini kurmasına, doğum ve evlenme yardımlarıyla destek olduk. Her türlü şiddete karşı aldığımız önleyici tedbirlerle kadını daha da güçlü kıldık.” şeklinde konuştu.

Kadınları hayatın her alanında daha güçlendirmek için gelecek dönemde yeni düzenleme ve uygulamaları hayata geçireceklerini bildiren Bakan Göktaş, “Bu kapsamda esnek ve uzaktan çalışma modeli ve mahalle tipi kreşler gibi uygulamalara yönelik çalışmalarımızı başlattık. Bu hedeflerimizi tek tek hayata geçirdiğimiz zaman kadınların ev ve iş hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Şimdi Adana’nın güçlü kadınlarını daha da güçlendirme zamanı”

Göktaş, AK Parti’nin kadınların omuzlarında yükselen bir hareket olduğunu, bu gücün Türkiye’nin her alanda büyümesini, gelişmesini ve kalkınmasını desteklediğini dile getirdi.

Kadınların gücünün, milletin hak ettiği hizmetlere kavuşmasına değerli katkılar sunduğunu belirten Göktaş, “Şimdi Adana’nın güçlü kadınlarını daha da güçlendirme zamanı. Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Fatih Mehmet Kocaispir, ‘Adana’mızı kadınlarımızla birlikte büyüteceğiz.’ diyor. Başkanımızın bu sözü ve bizi heyecanlandıran ‘kadın dostu belediyecilik’ anlayışı, bu hedefimizi gerçekleştirmede büyük rol oynayacak.” diye konuştu.

Göktaş, Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir’in kente 5 yılda 100 kreş kazandırma sözünün olduğunu aktararak, şöyle devam etti:

“Her mahallemizde kadınların iş ve sosyal hayatına destek olacak bu değerli yatırımın takipçisi ve destekçisi olacağız. Bunun yanı sıra ulaşım, eğitim, sağlık gibi birçok alanda Adana’nın kadınlarına destek olduğunu gösteren projeleri var. Başkanımız, kadınlara yönelik spor salonları, yaşam alanları içeren tesislerle Adana’da sosyal hayatı canlandıracak eserler kazandıracak. Eğitim ve mesleki kurslarla meslek kazandırma ve istihdama yönlendirme konusunda önemli adımlar atacak. Yüreğir’de çok güzel hizmetlere imza attı, şimdi sıra Adana’da. Fatih Mehmet Kocaispir Başkanı’mız da ‘Adana, kadınların gücüyle güzelleşecek.’ diyor. İnşallah Adana’yı kadınların desteğiyle gerçek belediyecilikle buluşturacağız. Adanalı kadınların emeğiyle, çabasıyla Adana kazanacak, şehrimizi geleceğe taşıyacağız.”

Kente Kozan Engelsiz Yaşam Merkezi’nin kazandırılacağı müjdesini veren Bakan Göktaş, “Merkezimizin yapım çalışmalarını nisanda inşallah başlatacağız. Bu merkez tamamlandığı zaman engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin gönül rahatlığıyla destek bulacakları bir kuruluşu Adana’mıza kazandırmış olacağız.” dedi.

“Cumhur İttifakı ile Adana’da yeni bir tarih yazacağız”

Göktaş, yerel seçime 8 gün kaldığını anımsatarak, şunları kaydetti:

“El birliğiyle 8 gün sonra hem Adana’da hem de Türkiye’de inşallah yeni bir demokrasi zaferi kazanacağız. Cumhur İttifakı ile Adana’da yeni bir tarih yazacağız. Hep birlikte ‘Gerçek belediyecilik’ diyeceğiz. Bu şehrin güzel insanlarına hizmete devam edeceğiz. Hep birlikte eser ve hizmet siyasetiyle şehrimizi kalkındırmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda Adana’mızı el birliğiyle ihya edeceğiz. ‘Güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkemiz doğrultusunda evlatlarımıza güçlü bir Türkiye bırakacağız. İnşallah Adana’da da Fatih Mehmet Kocaispir Başkanı’mızla kadınlar, çocuklar, büyüklerimiz, engelliler, Türkiye, Adana kazanacak.”

Konuşmasının ardından Bakan Göktaş, kadınlarla sohbet etti, köprüde halay çeken katılımcılara alkış tutarak eşlik etti.

Programa Göktaş ve Kocaispir’in yanı sıra AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, Cumhur İttifakı’nın Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar ve Seyhan Belediye Başkan adayı Erdal Hatipoğlu ile kadınlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-kadinlarin-guclenmesi-turkiye-icin-onemlidir/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin enerji ve savunma sanayiinde bağımsızlığını sürdürdüğünü söyledi https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyenin-enerji-ve-savunma-sanayiinde-bagimsizligini-surdurdugunu-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyenin-enerji-ve-savunma-sanayiinde-bagimsizligini-surdurdugunu-soyledi/#respond Fri, 22 Mar 2024 01:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21972 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Türkiye’nin, enerjide ve savunma sanayiinde bağımsız, güçlü bir ülke olarak yoluna devam etmesinin çalışmalarını sürdürüyoruz.” dedi.

Bartın’ın Kozcağız beldesinde seçim irtibat ofisini ziyaret eden Tunç, vatandaşların ramazan ayını tebrik etti.

Tunç, Kozcağız için çalışmaya devam edeceklerini dile getirerek, beldeye AK Parti iktidarlarında çok güzel hizmetler yaptıklarını söyledi.

İki baraj ve okullar yaptıklarını, meslek lisesi sözünü gerçekleştireceklerini belirten Tunç, “Doğal gaz getireceğiz dedik, değil mi? Getirdik mi? Şimdi mahallelere süratli bir şekilde kim tamamlayabilir? Mustafa Karaman tamamlayabilir, belediyecilikte duayendir kendisi. Öyle değil mi? Böyle bir tecrübe var. Mustafa Karaman’la inşallah durmak yok yola devam diyor muyuz? Evet, Kozcağız kararını verdi.” diye konuştu.

Tunç, ırmak ıslah çalışmalarını tamamlayacaklarını, Kozcağız-Bartın duble yolunun hızlandırılacağını, bunun talimatını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiğini anlatarak, yarım kalan projelerin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlayacaklarını, Kozcağız için ne gerekiyorsa yapacaklarını vurguladı.

Muhalefeti eleştiren Tunç, şöyle konuştu:

“10 ay önce bir ittifakları vardı. Şimdi dağıldılar gittiler. Cumhurbaşkanı adayları vardı, partilerinin başına bile layık görmediler. Her partinin başkanı, cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Neredeler şimdi? Ortada yoklar, çil yavrusu gibi dağıldılar. Şimdi birbirlerinin aleyhinde konuşmaya devam ediyorlar. İşte muhalefetin içerisinde bulunduğu durum bu. Yerlerde sürünüyor maalesef. Ama bizler 22 yıldan bu yana hep ‘Önce insan.’ dedik, yine ‘Önce insan.’ demeye devam edeceğiz. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyoruz. Eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara her alanda insanımızı güçlendirmek için çalışıyoruz. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum, millet olarak güçlü olalım.”

“400 yataklı hastanemiz bitti”

İstikrarlı kalkınma hamleleriyle 81 vilayeti yatırımlarla donattıklarını vurgulayan Tunç, iki büyük barajla Bartın ve Kozcağız’ı sel ve taşkınlardan kurtardıklarını, baraj bölgesinde kalan köy için TOKİ konutları yaptıklarını anlattı.

Bakan Tunç, Kozcağız’a önem vermeye devam edeceklerini belirterek, “Kozcağız her zaman AK Parti’ye destek oldu. Sizlere müteşekkiriz. İstikrarlı kalkınma hamlelerinden Bartın nasibini almaya devam edecek. 400 yataklı hastanemiz bitti. İçindeki cihazlarını yerleştiriyoruz. Her türlü sağlık imkanını ilimizde karşılamaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, enerjide ve savunma sanayiinde bağımsız, güçlü bir ülke olarak yoluna devam etmesinin çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Tunç, şöyle devam etti:

“Dünyada adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını savunan, Filistinli mazlumu savunan, dünyanın neresinde zor durumda kalan varsa onun imdadına koşan güçlü bir Türkiye’yi inşa etmeye devam ediyoruz. Bunu sizlerin desteğiyle yapıyoruz. Sizler olmasanız, sizler destek vermeseniz, 22 yıldan bu yana 17 seçimde sizler, ‘AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan.’ demeseniz bugün biz burada konuşabilir miydik?”

Bakan Tunç, hep darbelerle karşı karşıya kaldıklarına işaret ederek, “O darbelerde, muhtıralarda hep sizler bize destek oldunuz. Sizler meydanlara indiniz. ‘Bayrağımızı, bağımsızlığımızı vermeyiz’. dediniz, milli iradeye sahip çıktınız. Biz de o milli irade bayrağını yere düşürmemek için canla başla gece gündüz çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan ile Kozcağız Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan adayı Mustafa Karaman’ın da konuşma yaptığı programın ardından Tunç, seçim irtibat bürosunu gezdi.

Bakan Tunç, daha sonra esnafı ziyaret etti, vatandaşlarla selamlaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyenin-enerji-ve-savunma-sanayiinde-bagimsizligini-surdurdugunu-soyledi/feed/ 0
Emine Erdoğan, huzurevi sakinleriyle iftarda buluştu https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-huzurevi-sakinleriyle-iftarda-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-huzurevi-sakinleriyle-iftarda-bulustu/#respond Wed, 20 Mar 2024 03:09:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21143 Emine Erdoğan, huzurevi sakinleriyle iftarda buluştu

Emine Erdoğan: “Güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplum, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkündür. Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir”

“Nesiller arası kurduğumuz derin muhabbeti yaşamın bütününe yaymayı başarmış bir millet olmakla iftihar ediyoruz”

“Yaşlılarıyla bağ kuramayan bir toplum, geçmişin birikimiyle donanmış eşsiz bir pusuladan mahrum kalıyor demektir”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplumun, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkün olduğunu belirterek, “Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir” dedi.

Emine Erdoğan, Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla huzurevi sakinleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftarda bir araya geldi. Buradaki konuşmasında milletin evi külliyede, huzurevi sakinlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, ramazanın en güzel ve özlenen yanlarından birisinin de insanları sevdikleriyle buluşturan bereketli sofraları olduğunu kaydetti.

İftar masasının, ailenin genç, yaşlı, uzak, yakın tüm fertlerini etrafında topladığını ifade eden Emine Erdoğan, “Sofralarımızın baş köşesi ise aileyi birleştiren, bir arada tutan büyüklerimize ayrılır. Nitekim, kültürümüzde ve manevi dünyamızda, yaşlılığın müstesna bir değeri vardır” diye konuştu.

Anadolu geleneğinde yaş almanın “hayatın deneyimleri ve hikmetleriyle yoğrulmak” demek olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, “Saça ve sakala düşen aklar, emeğin, alın terinin ve arifliğin izidir” dedi.

Yaşlıların, hayatın her aşamasında deneyimlerinden yararlanılması gereken birer hazine, engin birer okyanus gibi görülmesi gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, kitaplarda yazmayan, hayata ve geçmişe dair bilgilerin yaşlıların hafızasında saklı olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

“Zira büyüklerimiz, yakın tarihimizin canlı tanıkları, binlerce yıllık kültürümüzün manevi taşıyıcılarıdır. Yaşlıları ile bağ kuramayan bir toplum, geçmişin birikimiyle donanmış eşsiz bir pusuladan mahrum kalıyor demektir. Ne yazık ki modern çağın kabulleri, ebedi gençliği yücelterek, yaşlılığı normalin dışına itmeye çalışıyor. Halbuki, güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplum, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkündür. Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir.”

“Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, hiçbir rüzgar yıkamaz”

Emine Erdoğan, büyüklerin, aileyi bir arada tutan ve koruyan rolüne ihtiyaç duyulduğuna işaret ederek, “Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, ne kadar sert olursa olsun hiçbir rüzgar yıkamaz. Gençlerimizi büyüklerimizle bir araya getiren, adeta bir hayat stajı imkanı sunan projeleri hassaten önemli görmeliyiz.” şeklinde konuştu.

Modern hayatın sürüklediği dinamizmle insanların, zamanın akışını takip edemeyecek kadar hızlı yaşadıklarını belirten Emine Erdoğan, artık “nasılsın?” sorusuna karşılık, daha çok “koşturuyorum” cevabı verildiğini ve bu koşturma halinin, gerilimin, kalbi ve ruhu yorup, hayatın esas anlamlarının kaçırılmasına sebep olduğunu söyledi. Büyüklerin, hayat yolunda sükunet ve sebatla yürümeyi öğretecek, doğru istikameti ve kestirme yolları gösterecek rehberliği şefkatle sunduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ömürlerince topluma ve ülkemize fedakarca katkılar sunan yaşlılarımızın, sağlık ve huzurla yaşayacakları hayat standartlarını oluşturmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Tüm ilgili kurumlarımız, yaşlılarımızın sosyal yaşamdan kopmadan, kaliteli vakit geçirmelerini sağlayacak imkanlar sunmak için seferber oluyor.”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşlıların ev sıcaklığında bakım hizmeti alabildiği huzurevlerinin sayısını ve kalitesini istikrarlı bir şekilde artırma gayretinde olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla hazırlanan rehber ile yaşlı bakım kuruluşlarının standartları iyileştiriliyor. Diğer yandan Bakanlığımızın hayata geçirdiği Evde Bakım Sistemi ile yaşlılarımız kendi evinde bakım imkanı elde edebiliyor. Böylece aile bağları güçlenirken kurum bakım hizmetine olan ihtiyaç azalmış oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Emine Erdoğan, 18-24 Mart arasındaki günlerin Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Yaşlılara Saygı Haftası” olarak ilan edildiğini anımsatarak şunları kaydetti:

“Bizim insanımızın zihinsel ve manevi kodlarına işlenmiş olan büyüklere hürmet, ne bir güne ne bir haftaya sığar. Nesiller arası kurduğumuz derin muhabbeti yaşamın bütününe yaymayı başarmış bir millet olmakla iftihar ediyoruz. Sizlerin yeri, hepimizin kalbinde en müstesna köşededir. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.”

Emine Erdoğan, katılımlarından dolayı huzurevi sakinlerine teşekkürlerini ileterek, “Şahsınızda, kalpleri merhamet ve şefkat pınarı olan tüm büyüklerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’inizi bir kez daha tebrik ediyorum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere, organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, yemek öncesinde Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Programda Türk Sanat Müziği konseri de verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-huzurevi-sakinleriyle-iftarda-bulustu/feed/ 0
DEM Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı İhsan Seylan: ‘Kendi adaylarımızla yerel seçimde güçlü kazanımlar elde edeceğiz’ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-bursa-buyuksehir-belediyesi-es-baskan-adayi-ihsan-seylan-kendi-adaylarimizla-yerel-secimde-guclu-kazanimlar-elde-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-bursa-buyuksehir-belediyesi-es-baskan-adayi-ihsan-seylan-kendi-adaylarimizla-yerel-secimde-guclu-kazanimlar-elde-edecegiz/#respond Wed, 20 Mar 2024 02:09:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21092

ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN

DEM Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı İhsan Seylan, “Bizim güçlü üçüncü yol söylemimizi büyüterek sahada olmamızın halkımızın kararı olduğunu ve bugün alanda da çok güçlü sonuç aldığımızı en azından biliyoruz ve görüyoruz. Halk bu konuda çok mutlu. Kendi adaylarımızla yerel seçimde de büyükşehirlerde güçlü kazanımlar elde edeceğimizi ve kazanacağımızı biliyor ve bu şekilde etrafımızda kenetleniyor. Biz de bu şekilde halkın bütün sorunlarını gündeme getiriyoruz” dedi.

DEM Parti, 31 Mart 2024 seçimlerine Bursa’nın 13 ilçe ve il belediyesinde kendi adı ve adaylarıyla seçime girecek. DEM Parti Bursa Büyükşehir Eş Başkan Adayı İhsan Seylan, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

“KAYYUM ATANAN BELEDİYELERİ GERİ ALACAĞIZ”

Seylan, şöyle konuştu:

“Bursa’da ve Türkiye’nin tamamında 14 Mayıs’tan sonra biz zaten kongremizde ve öncesinde de kendi adaylarımızla Türkiye’nin her yerinde güçlü demokratik belediyecilik söylemimizi büyüteceğimizi hem kayyum atanan belediyeleri geri alacağımızı, oradan daha çok belediyeyle süreci tamamlayacağımızı hem de batıda da kent uzlaşısıyla beraber birçok noktada hem belediyeleri kazanacağımızı hem de belediyelerde güçlü temsiliyetler yapabileceğimizi kararlaştırmıştık. Bunu halkla beraber kararlaştırmıştık. Şöyle ki, biz uzun toplantı süreçlerinden halk toplantılarından sonra 14 maddelik bir konferans sonuç bildirgesiyle beraber yine halkın bütün kesimlerinin katıldığı bildirgesiyle bir yol haritası çizmiştik. 2019’dan sonra Bursa’da da hem 13 ilçede hem büyükşehirde kendi adaylarımızla sahadayız.

“HALK KENDİ ADAYLARIMIZLA SEÇİME GİRMEMİZDEN ÇOK MUTLU”

Güçlü bir kampanya yürütüyoruz. Halk hakikaten bundan çok mutlu çünkü AKP- MHP faşist iktidarı ve ona benzer politikalar kuran, güçlü bir şekilde sahada olduğunu iddia eden muhalefet partisi eylem ve söylemde hiçbir insan hakları, hiçbir ötekinin hakkını koruyacak noktada gerçek bir çözüm ortaya koymamıştır. Dolayısıyla bizim güçlü üçüncü yol söylemimizi büyüterek sahada olmamızın halkımızın kararlı olduğunu ve bugün alanda da çok güçlü sonuç aldığımızı en azından biliyoruz ve görüyoruz. Halk bu konuda çok mutlu. Kendi adaylarımızla yerel seçimde de büyükşehirlerde güçlü kazanımlar elde edeceğimizi ve kazanacağımızı biliyor ve bu şekilde etrafımızda kenetleniyor. Biz de bu şekilde halkın bütün sorunlarını gündeme getiriyoruz.

“DEMOKRATİK BELEDİYECİLİĞİ ANLATIYORUZ”

Bursa, yeşil Bursa olarak değerlendiriliyor ama Bursa’nın maalesef her tarafı derme çatma yapılarla içi boşaltılmış, tekdüze bir hale getirilmiş, hiçbir sorunu çözülmemiş. Bugün sahadakileri takip ettiğimizde birbirinin benzeri yine rant, yine halkı köşeye sıkıştıran, halkı yine ekmeğiyle özgürlüğü arasında bırakan bir denkleme sıkıştıran siyasi partiler ve adayları sahada. Sadece kazanmanın her şekilde meşru olduğunu düşünen insanlar var. Bizim ya da sahada beraber hareket ettikleri ya da beraber mücadele ettikleri partileri ya da karşılıklı mücadele ettikleri partilerin üzerindeki baskıları sürekli arttırma noktasında hareket ediyorlar. Dolayısıyla birbirinin ezberi ve benzeri olana karşı güçlü bir üçüncü yıl söylemiyle DEM Parti sahadadır. Çalışmalarımızı da bu minvalde ortaya koyuyoruz. Ekolojiden kadına bütün sorunları gündeme getiriyoruz. Kentsel dönüşümle beraber ekonomik olarak sıkışmış halkın sorunlarını gündeme getiriyoruz. Biz burada demokratik belediyeciliği anlatıyoruz ve inşası için mücadele ediyoruz. Çok dilli, çok kültürlü, herkesin kendini ifade ettiği ve süreçlerde çözümün de ortağı olduğu bir belediyecilik anlayışıyla Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Bursa’da da güçlü bir söz kuruyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-bursa-buyuksehir-belediyesi-es-baskan-adayi-ihsan-seylan-kendi-adaylarimizla-yerel-secimde-guclu-kazanimlar-elde-edecegiz/feed/ 0 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Türkiye daha güçlü ve iddialı https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-daha-guclu-ve-iddiali/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-daha-guclu-ve-iddiali/#respond Tue, 19 Mar 2024 03:36:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20703 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Bugünkü Türkiye, 21 yıl önceki Türkiye’den çok daha güçlü, çok daha zengin ve daha fazla iddialıdır. Yarınki Türkiye Allah’ın izniyle bugünkünden daha güçlü, daha zengin, daha iddialı olacaktır.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Iğdır’a gelen Işıkhan, Organize Sanayi Bölgesi’nde iş insanlarının yer aldığı toplantıya katıldı.

Bakan Işıkhan, daha sonra şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. İftar programına Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ercan Turan, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, AK Parti Iğdır Belediye Başkan adayı Ülkü Öcal ile kurum amirleri de katıldı.

Işıkhan, burada yaptığı konuşmada, bugün, tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü olduğunu hatırlattı.

Her gazi ve şehidin milletin ortak değeri olduğunu belirten Işıkhan, “Esasen bu millet, topyekun gazi bir millettir. Ecdadımız Anadolu’ya gelirken yüreğinde imanıyla bu toprakları baştan sona fetih ve imar etmiştir. Şimdi Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ihya dönemini yaşıyoruz. İşte bu ihya dönemini inşallah hep beraber sürdüreceğiz.” dedi.

Işıkhan, Türkiye’nin son 34 yıldır kesintisiz şekilde terörle mücadele ettiğini vurgulayarak, “Ülkemizde hiçbir şehrimiz yoktur ki teröre kurban vermemiş olsun, şehidi ya da gazisi olmamış olsun. Teröristlerin hain saldırıları karşısında dünyada başka örneği olmayacak şekilde vakur bir duruş sergileyen halkımız, hain örgütlerin emellerine ulaşmalarına asla izin vermemiştir.” ifadelerini kullandı.

Milletin ülkesine ve devletine sahip çıkma konusunda asırlardır sergilediği onurlu duruşun son örneğini 15 Temmuz’da hep birlikte yaşadıklarını anlatan Işıkhan, “Sadece liderimizin ‘haydi meydanlara’ demesiyle bütün millet sokaklara indi, milyonlar olarak Çanakkale ruhuyla meydanlara döküldü. Allah bu milletten razı olsun. Allah sizlerden razı olsun.” diye konuştu.

Işıkhan, Çanakkale Zaferi’ne de değinerek, şöyle devam etti:

“15 Temmuz destanını yazan da 1915’te Çanakkale destanını yazan da aynı kandı. Biliyorsunuz 18 Mart sadece askeri bir zafer değildir. Aynı zamanda milli bir uyanışın, birlik ve beraberliğin destanıdır. Bu destandan almamız gereken önemli bir ders var. O da millet olarak birlik olma ve geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlememiz gerektiğidir. Çanakkale ruhuna sahip çıkacak olan aziz milletimizdir. Bizler bu ruhla, sizlerin katkılarıyla, bu yüzyılı Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği şekilde Türkiye Yüzyılı yapacağız inşallah. Çünkü şehitlerimizin ve gazilerimizin yaptıkları fedakarlık karşısında devlet olarak bize düşen emanetlerine sahip çıkmaktır. Bizim için Çanakkale ve ardından Kurtuluş Savaşı bir dönüm noktasıdır. Son yıllarda yaşadığımız hadiselerin ülkemiz ve milletimiz için de böyle önemli bir dönüm noktası mahiyetinde olduğuna inanıyorum.”

Türkiye’nin tam bağımsız bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz her kutlu doğum sancılı olur. Bugünkü Türkiye, 21 yıl önceki Türkiye’den çok daha güçlü, çok daha zengin ve daha fazla iddialıdır. Yarınki Türkiye Allah’ın izniyle bugünkünden daha güçlü, daha zengin, daha iddialı olacaktır. Bugün uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü bir irade var. Biz ülkemizi somutlaştırdığımız, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardığımızda inşallah her şey çok daha farklı hale gelecektir. Bu duygularla bir kez daha gazilerimize Rabb’imden şifalar diliyorum, ailelerine sabırlar diliyorum. Şehit yakınlarımıza özellikle sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Allah tuttuğumuz oruçları, ibadetlerimizi kabul etsin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-daha-guclu-ve-iddiali/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: 31 Mart’ta yeni bir demokrasi şöleni yaşayacağız https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-31-martta-yeni-bir-demokrasi-soleni-yasayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-31-martta-yeni-bir-demokrasi-soleni-yasayacagiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 01:15:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19885 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “31 Mart’ta yeni bir demokrasi şöleni yaşayacağız. Mayıs ayında nasıl yaşadıysak 31 Mart’ta da bunu yaşayacağız. 30 yıllık tecrübe birikimine sahip AK Parti belediyeciliğiyle inşallah bu seçimlere de damgamızı vuracağız.” dedi.

Yılmaz, Elazığ’da bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında, bu bölgenin bir evladı olarak bir haftadır şehir şehir hemşerileriyle iftar sevincine, sahur bereketine ortak olduğunu, her zaman milletle beraber, iç içe oldukları gibi ramazan vesilesiyle de milletle gönül bağlarını daha da güçlendirdiklerini söyledi.

Ramazan sayesinde toplumsal yardımlaşmanın ve dayanışmanın bilincine de daha güçlü bir şekilde ulaştıklarını kaydeden Yılmaz, vatanseverliğin, alicenaplığın, samimiyetin ve kardeşliğin abideleştiği Elazığ’da ramazanın atmosferini teneffüs etmenin de ayrı bir mutluluk verdiğini belirtti.

İktidardaki 21 yıldaki eser ve hizmet yolculuğunda daha önce hayal dahi edilemeyen nice yatırımı, eseri ve projeyi ülkeye, bölgeye ve ile kazandırdıklarını anlatan Yılmaz, tüm illere yüzleri ak bir şekilde gittiklerini dile getirdi.

Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bazen şunu söylüyorum, biz iyi ki Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte, AK Parti’de siyaset yapıyoruz. O kadar çok anlatacak şeyimiz var ki hangi ile, ilçeye, beldeye, köye giderseniz gidin mutlaka orada AK Parti’nin eserini Recep Tayyip Erdoğan’ın mührünü görürsünüz. Bundan dolayı da büyük bir mutluluk duyuyoruz. Ülkemizin bir yandan geçmiş eksiklerini, ihmallerini giderirken diğer taraftan bugünün ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Bütün bunların sonucundadır ki Elazığ AK Parti’mize, Cumhurbaşkanımıza, Cumhur İttifakı’mıza en güçlü şekilde destek veren illerden biri. Bundan dolayı Elazığ halkına en kalbi şükranlarımızı sunuyoruz. Çok şükür milletimiz ferasetiyle siyasi istikrarına, liderine sahip çıktı. Biz de bu siyasi istikrar ortamında hükümete gelir gelmez güçlü bir ekiple planlarımızı, programlarımızı yaptık. Orta vadeli programımızı hiç ara vermeden gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz.”

Geçen yıl asrın felaketinde 11 ilden 14 milyon insanın etkilendiğini anımsatan Yılmaz, geçen yıl 6 Şubat’taki depreme rağmen ekonominin yüzde 4,5 büyüme kaydettiğini vurguladı.

“Vatandaşımızın sıkıntısı bizim de sıkıntımızdır”

İlk defa geçen yıl milli gelir büyüklüğünün 1 trilyon dolar seviyesini aştığını aktaran Yılmaz, böylece trilyonluk ekonomiler ligine Türkiye’nin girdiğine dikkati çekti.

İhracatın artığını ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İhracatımız 256 milyar doları buldu. Turizm gelirimiz 54 milyar doları geçti. Bütçe açığını depreme rağmen yüzde 10’u geçecek diyorlardı, biz 6,5 olarak hedef koymuştuk, 5,2 ile kapattık. O da çok iyi. Cari açığımız düşüyor. İstihdamımız geçen yıl sonu itibarı ile 32 milyonu aştı. Bu da gerçekten çok önemli. Henüz yıllık istatistikler çıkmadı ama tek haneli rakamlarla işsizliği kapattığımız artık kesinleşmiş oldu. Özellikle kadın, genç istihdamında da yüksek bir artış görüyoruz. Bütün bunlar siyasi istikrarla, güvenle oluyor. Siyasi istikrarın, iyi yönetimin olmadığı yerde ne ekonomi kalıyor ne başka bir gelişme. Bir tek konuda sıkıntımız var, o da fiyat istikrarı, enflasyon dediğimiz hadise. Bunu da biliyoruz. Vatandaşımızın sıkıntısı bizim de sıkıntımızdır. Bunu da temel önceliğimiz haline getirmiş durumdayız. Enflasyon konusunu, planlarımızı ve programlarımızı kararlı bir şekilde hayata geçiriyoruz. Bu yılın ortalarından itibaren, mayısa kadar yıllık etkiyi göremeyeceğiz ama mayıstan sonra haziran ve temmuzdan başlayarak yıllık bazda düşüşleri belirgin şekilde göreceğiz Allah’ın izniyle. 2025’te yüzde 15’ler seviyesine, 2026’da da yeniden tek haneli rakamlara ulaşacağız. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle planlı, programlı bir şekilde bütün dengelerimizi de gözeterek bunu başarıyoruz, başaracağız.”

Yerel seçimlerin yaklaştığını belirten Yılmaz, “31 Mart’ta yeni bir demokrasi şöleni yaşayacağız. Mayıs ayında nasıl yaşadıysak 31 Mart’ta da bunu yaşayacağız. 30 yıllık tecrübe birikimine sahip AK Parti belediyeciliğiyle inşallah bu seçimlere de damgamızı vuracağız.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Yüzyılı’nda gerçek ve ak belediyeciliğin öncü illerinden birinin Elazığ olacağını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Elazığ’a birçok şeyler yaptık. Elazığ bizim için çok çok kıymetli. Sağlıktan sulamaya, eğitimden altyapıya, organize sanayi bölgelerine varıncaya kadar çok şeyler yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. İnşallah Elazığ, Türkiye Yüzyılı’nda Doğu Anadolu’nun parlayan yıldızı olarak yoluna devam edecek.”

Elazığ’da depremde evleri hasar gören hak sahiplerine konutların dağıtıldığını anımsatan Yılmaz, Elazığ’ı adeta yeniden inşa ettiklerini bildirdi.

Yeni bir Elazığ, daha dirençli bir Elazığ’ın oluştuğuna işaret eden Yılmaz, şöyle dedi:

“Yeni dönemde de başkanımız ve adayımız Şahin Şerifoğulları ile çok daha dirençli bir Elazığ’ı inşa edeceğiz İnşallah. Şahin bey birliğin, beraberliğin siyasetini yapıyor. Sizlerden de Şerifoğulları’na en güçlü desteği bu seçimde vermenizi bekliyoruz. İnşallah 1 Nisan’da Ramazan Bayramı’ndan önce ayrı bir yerel yönetim bayramı yaşayacağız.”

Yılmaz, Elazığ’da AK Parti’nin belediye başkan adaylarına destek istedi.

Programa, AK Parti Elazığ milletvekilleri Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı ve AK Parti’nin Belediye Başkanı adayı Şahin Şerifoğulları, AK Parti İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-31-martta-yeni-bir-demokrasi-soleni-yasayacagiz/feed/ 0
AK Parti Büyükşehir Adayı Sami Er: “Malatya eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacak” https://www.haber60.com.tr/ak-parti-buyuksehir-adayi-sami-er-malatya-eskisinden-daha-guclu-bir-sekilde-ayaga-kalkacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-buyuksehir-adayi-sami-er-malatya-eskisinden-daha-guclu-bir-sekilde-ayaga-kalkacak/#respond Wed, 13 Mar 2024 22:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18505 Yeşilyurt ilçesine bağlı Konak Mahallesi’nde vatandaşlarla buluşan AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, TOKİ ve Emlak Konut tecrübesi ile Malatya’yı en kısa sürede küllerinden ayağa kaldıracaklarını belirterek, “Malatya eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacak” dedi.

Konak Mahallesi’nde Cumhur İttifakı tarafından gerçekleştirilen toplantıda Büyükşehir Adayı Sami Er ve Cumhur İttifakı mensupları büyük coşku ile karşılandı. Burada konuşan AK Parti Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Sami Er, Malatya’nın 6 Şubat 2023’de yaşanan asrın felaketinde büyük bir yıkım yaşadığını dile getirdi.

Er, “Bu nedenle birinci hedefimiz Malatya’yı bu enkazın arasından yeniden ayağa kalkması. Bütün söylemlerimiz de bu bütün çabamız da bu. Bir taraftan burada siyasi çalışmaları yaparken diğer taraftan akşamları veya fırsat bulduğumuz zaman Yeşilyurt adayımız İlhan Geçit ve Battalgazi adayımız Bayram Taşkın ile bu konuları çalışıyoruz. Konutların, işyerlerinin, çarşının bir an önce nasıl yetiştirebiliriz diye gayret gösteriyoruz” dedi.

TOKİ’de üst düzeyde görev yapan biri olarak kurumun gücünü çok iyi bildiğini ifade eden Sami Er, “Ben de TOKİ’de 5 yıl üst düzey yönetici olarak görev yapmış bir kardeşinizim. Orada başkan yardımcılığı yaptım, oradaki birikimlerimiz ve oradaki bağlarımızı kullanarak bu işlerin bir an önce nasıl hallolacağını hesaplayarak çalışmalar yapıyoruz. Bu amaçla Allah’ın izniyle eğer vatandaşlarımız devlete, belediyemize, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza yardımcı olmaları gerekiyor. Bizim dönemimizde yılda 75 bin konut üretiyorduk, şimdi bu kapasite daha da arttıracağız. Allah’ın izniyle bir yılda Malatya’nın konut ihtiyacını karşılayacağız. Yeter ki bize yardımcı olsun vatandaşımız” şeklinde konuştu.

Göreve gelir gelmez Malatya’da en son konutun ve en son işyerinin hak sahiplerine teslimine kadar ekibiyle durmadan yorulmadan çalışacaklarını ifade eden Büyükşehir Başkan Adayı Sami Er, “İşimiz gücümüz Malatya diyoruz. Bununla ilgili de inanın elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Malatya’yı bize güvenin eskisinden daha iyi hale getireceğiz” ifadelerine yer verdi.

Birinci önceliklerinin depremin izlerini silmek olduğunu da vurgulayan Er, bunun yanı sıra diğer belediyecilik hizmetlerinin de en iyi şekilde sürdürüleceğini söyledi. Belediyelerin canlı birer mekanizmalar olduğunu kaydeden Er, “Bu kadar birikimi olan, belediyecilik birikimi olan, TOKİ birikimi olan bir kardeşinizim. Elbette çok sayıda projelerimiz var. İnşallah bunları da ileride göreceksiniz. Malatya’ya dair ufkumuz nedir, nasıl bir Malatya hayal ediyoruz, gelecekte nasıl bir Malatya olacak? Hepsini projelerimizin hayata geçirilmesi ile göreceksiniz. Malatya’mız eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalkınca, insanlarımızın da umutları yeşerecek. ve gerçekten herkes bu umudu görünce, mutlu olunca, hatta tersine göç başlayacak. Bizim güçlü olmamız önemli burada. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyoruz. ve ilk mecliste şehrin konut ve imarla ilgili sorunları çözerek binlerce konutun da özel sektör aracılığı ile yapımına başlanılacağız. Malatya’yı her tarafta inşaat faaliyetlerinin devam ettiği bir yer olarak göreceğiz” ifadelerine yer verdi.

31 Mart akşamı Cumhur İttifakı’na güçlü bir destek isteyen Sami Er, “Elimizi güçlendirin ki bizim de Ankara’ya karşı elimiz güçlü olsun” diye konuştu.

Konak Mahallesi’ndeki toplantıya AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Sivas Milletvekili Hakan Aksu, Malatya Milletvekilleri Abdurrahman Babacan ve İhsan Koca, MHP MYK Üyesi Eyüp Gönültaş, MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er ve Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit katıldı. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-buyuksehir-adayi-sami-er-malatya-eskisinden-daha-guclu-bir-sekilde-ayaga-kalkacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye ekseninde yürütüyoruz.” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyilinin-hazirliklarini-guclu-kadin-guclu-aile-guclu-turkiye-ekseninde-yurutuyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyilinin-hazirliklarini-guclu-kadin-guclu-aile-guclu-turkiye-ekseninde-yurutuyoruz/#respond Sat, 09 Mar 2024 01:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17228 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte yaşananlardan ders alarak, her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasında olduklarını belirterek, ” Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı”ndaki konuşmasında, 8 Mart’ı aracı kılarak, devletin kadınlara yönelik politikalarını gözden geçirdiklerini, nerede bir eksik, nerede bir sorun tespit ederlerse onu gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerini bugüne kadar asla sloganlara hapsetmediklerini, kadın politikalarında her zaman en idealin, en iyinin, ülke, millet ve kadınlar için en hayırlı olanın peşinden koştuklarını anlatan Erdoğan, bu anlayışla kadınlarla buluşmalarında şiddetin önlenmesinden kadının güçlendirilmesine, istihdamdan hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpazede yeni projeler, programlar, stratejik belgeleri açıkladıklarını belirtti.

Erdoğan, kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri, her alanda daha aktif rol almaları, hak, fırsat ve imkanlardan adil bir şekilde faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını vurgulayarak, destek mekanizmalarıyla reform paketleriyle yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

Bunun en son örneğinin, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “2024-2028 yılları arasını kapsayan Strateji Belgemiz, 5 ana sütun üzerinde yükselmektedir. Aile Bakanı’mızın şahsında 5 temel amaç, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşan bu belgenin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kamu kurumlarımızın yanı sıra özel sektörümüzün, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın da belgenin layıkıyla hayata geçirilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarına inanıyorum.” diye konuştu.

“Aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını tamamlayıp Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ikinci asrına yelken açtıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak, her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir. Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim; biliyorsunuz bizim inancımızda ve kültürümüzde aile toplumun temel direğidir. Yeryüzüne indirilen ilk insanlar olan Hazreti Adem aleyhissalatü vesselam ve Hazreti Havva validemiz aynı zamanda ilk ailedir. Hazreti Adem ve Hazreti Havva ile başlayan aile kurumu tarih boyunca insanı insan yapan değerlerin yaşatılmasına, yeni nesillere aktarılmasına imkan sağlamıştır.”

Ailenin, bireyleri ayakta tuttuğunu, toplumu yozlaşmalara karşı koruduğunu, iyi, güzel ve doğru olanın yaşayarak öğretilmesini temin ettiğini belirten Erdoğan, aile kavramıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şurası tartışmasız bir gerçektir ki aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur. Aynı şekilde ailenin zayıfladığı, aile kurumunun yara aldığı dönemlerde kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin tüm bireyler de kötüye gitmiş, toplum kan kaybetmiş, zafiyet yaşamıştır. Bu bakımdan, güçlü aile sadece millet ve devlet olarak bekamızın değil, aynı zamanda geleceğimizin de garantisidir. Güçlü ailenin ilk ve en önemli şartı ise hiç şüphesiz güçlü kadındır. Hal böyleyken aile ile kadını ayıran, kadını ailenin karşısına yerleştiren, kadın ve aile arasında duvarlar ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. Farklı ambalajlar içinde toplumumuza sunulan bu tür bakış açılarını sadece milletimizin değil tüm insanlığın istikbali adına tehlikeli buluyoruz.”

“Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı savaş ilan etmiş durumdalar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de aile kavramına karşı alerjisi olan bir kesimin eskiden beri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı adeta savaş ilan etmiş durumdalar. Öyle bozuk bir bakış açısından bahsediyoruz ki Bakanlığımızın adında yer alan ‘aile’ kavramından bile rahatsız oluyorlar. Bunların bir başka özelliği de lafa gelince özgürlüğü, demokrasiyi, insan hak ve hukukunu kimseye bırakmamalarıdır. Ama kendi kalıplarına uymayan herkesi ötekileştirenler de yine bunlardır. Sorsanız, ‘Kadın haklarını savunuyoruz.’ derler. Fakat 28 Şubatvari vesayet dönemlerinde kadınların eğitim, çalışma ve siyasi temsil haklarının gasbedilmesine aleni destek verirler. Kadının ve ailenin en büyük düşmanı olan ‘cinsiyetsizleştirme politikaları’na karşı tek bir cümle kurmazlar.

Aynı şekilde, kendileriyle aynı ideolojik kabileye mensup bazı kibirli siyasetçilerin başımızın tacı olan ev hanımlarını aşağılaması, ev kadınlarını hor, hakir görmesi karşısında gıklarını dahi çıkarmazlar. Kendi mahallelerindeki kadına yönelik tacizleri, şiddeti, ayrımcılığı, haksız uygulamaları asla gündeme getirmezler. Yani, söz konusu gerçekten kadınların temsil, eğitim, çalışma ve kamusal alanda özgürce var olma hakları olunca bunlar ya yasakçılığın ya da çifte standardın yanında saf tutarlar.”

“Biz onlar gibi riyakar değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız”

Erdoğan, bahsettiği ikircikli tablonun sadece Türkiye için değil, dünyadaki pek çok kuruluş için de geçerli olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Soruyorum sizlere, dünyada ‘kadın hakları’ diye ortalığı ayağa kaldıranların, 7 Ekim’den beri Filistin’de katledilen, çoğu kadın ve çocuk 32 bini aşkın masum için seslerini yükselttiklerini sizler hiç duydunuz mu? İnsanlığın geri kalanına sürekli hak hukuk dersi verenlerin İsrail’in soykırım politikaları karşısında harekete geçtiğini hiç gördünüz mü? Ülkelere basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin İsrail’in katlettiği 100’ü aşkın gazeteciyle ilgili tepkilerine şahit oldunuz mu? Son raporunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Konseyi’nden ve diğer Avrupa Birliği (AB) kurumlarından bugüne kadar İsrail’e gizli açık destek dışında bir beyan işittiniz mi?

Peki, Suriye’den Filistin’e kadar hemen burunlarının dibindeki bölgelerde on binlerce kadın ve çocuğun vahşice katledilmesine tepkisiz kalanları diğer konularda biz nasıl ciddiye alacağız? Filistin halkının soykırıma uğramasına ses çıkarmayanların, bu katliamları görmezden gelenlerin tutarlı, etkili ve tarafsız olabilmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Suriye’deki, Filistin’deki, Arakan’daki, Türkistan’daki ve diğer İslam beldelerindeki hak ihlalleri karşısında kıllarını dahi kıpırdatmayanların başkalarıyla ilgili beyanları lafügüzaf hükmündedir.”

Türkiye olarak, diplomatik girişimlerle yardımlarla kamuoyu oluşturma çabalarıyla kendi duruşlarını sergilediklerini, mücadelelerini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayan Erdoğan, “Çünkü biz onlar gibi riyakar değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyilinin-hazirliklarini-guclu-kadin-guclu-aile-guclu-turkiye-ekseninde-yurutuyoruz/feed/ 0
Cumhuriyet Tarihinin İlk Kadın Generali Tuğgeneral Özlem Yılmaz https://www.haber60.com.tr/cumhuriyet-tarihinin-ilk-kadin-generali-tuggeneral-ozlem-yilmaz/ https://www.haber60.com.tr/cumhuriyet-tarihinin-ilk-kadin-generali-tuggeneral-ozlem-yilmaz/#respond Thu, 07 Mar 2024 08:45:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16539 Cumhuriyet tarihinin ilk kadın generali Jandarma Genel Komutanlığı Personel Merkez Daire Başkanı Tuğgeneral Özlem Yılmaz, kadın personel istihdamını önemsediklerini belirterek, “Genç kız kardeşlerimizi subay ve astsubaylar olarak aramızda görmekten duyacağımız memnuniyeti ifade etmek isterim.” dedi.

Tuğgeneral Yılmaz, 1997 yılında Kara Harp Okulu’ndan teğmen rütbesiyle mezun oldu ve Şırnak’ın Silopi ilçesinde takım komutanı olarak mesleğe başladı.

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde Personel Plan Subaylığı, Jandarma Genel Komutanı emir subayı yardımcılığı ve farklı birlik ile karargahlarda kadın astsubay birlik komutanlığı ve personel şube müdürlüğü görevlerinde bulunan Yılmaz, 2014 yılında Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Başkanlığı bünyesinde aile içi şiddetle mücadele ve çocuk şube müdürlüğü görevini yürüttü.

Daha sonra çeşitli görevlerde bulunan Yılmaz, 13 Ağustos 2022’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın generali olarak tuğgenerallik rütbesine terfi etti.

“Özellikle kadın subay ve astsubaylarımızın istihdam edildiği birimler kurduk”

Meslek hayatı boyunca kadın ve çocuklara ilişkin önemli çalışmalar yürüten Yılmaz, aile içi şiddetle mücadele ve çocuk şube müdürlüğü görevini yürütürken, en önemli amaçlarının kadınların şiddete maruz kalmamalarına ve çocukların suça sürüklenmemelerine yönelik önleyici çalışmalar yürütmek olduğunu belirtti.

Görev alanındaki konuların çok taraflı ve bütüncül yaklaşım gerektirdiğini ifade eden Yılmaz, “Bu doğrultuda Jandarma Genel Komutanlığı olarak özellikle kadın subay ve astsubaylarımızın istihdam edildiği birimler kurduk.” dedi.

Elektronik izleme merkezi faaliyetleri ve KADES gibi uygulamaların da kadınlara tanıtılmasına yönelik bilgilendirme faaliyetleri yürüttüklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde hazırlanan kadına yönelik şiddetle mücadele 4. Ulusal Eylem Planı ve yıllık faaliyet planları doğrultusunda jandarma teşkilatı olarak daima vatandaşımızın yanında yakınında ve yardımında olmaya devam ediyoruz.”

“Büyük görev ve sorumluluklar üstlendiğimin farkındayım”

İki yıl önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle tuğgeneralliğe terfi ettiğini hatırlatan Yılmaz, çok gururlu olduğunu ve bunun kendisi açısından önemli bir görev olduğunu ifade etti.

Görevini en iyi şekilde yapmak için çalıştığını dile getiren Yılmaz, “Türkiye’nin ilk kadın generali olarak büyük görev ve sorumluluklar üstlenmiş olduğumun farkındayım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu tarihi görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağım.” dedi.

Generalliğe terfi etmesinin ardından ailesi ve çevresi tarafından mutluluk ve gururla karşılandığını anlatan Yılmaz, aile hayatına zaman ayırmakta zorlanmadığını söyledi.

Ailesinin desteğini her zaman yanında hissettiğini dile getiren Yılmaz, yakınlarıyla geçirdiği vakti etkili ve verimli şekilde değerlendirdiğini belirtti.

Jandarma teşkilatının bir ferdi olmaktan gurur ve onur duyduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Jandarma Genel Komutanlığı olarak kadın personel istihdamını önemsiyoruz. Bu kapsamda genç kız kardeşlerimizi subay ve astsubaylar olarak aramızda görmekten duyacağımız memnuniyeti ifade etmek isterim. Ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızın hizmetinde görev almak üzere jandarma ailesine katılmalarını bekliyoruz.

Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin güçlü toplumu, güçlü toplumun güçlü Türkiye’yi oluşturacağını hatırlatarak, tüm kadınlarımızın ve jandarma teşkilatındaki kadın personelimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhuriyet-tarihinin-ilk-kadin-generali-tuggeneral-ozlem-yilmaz/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya mücadelemiz devam edecek https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-terorun-her-turlusunun-kokunu-kaziyincaya-mucadelemiz-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-terorun-her-turlusunun-kokunu-kaziyincaya-mucadelemiz-devam-edecek/#respond Wed, 06 Mar 2024 02:54:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15930 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.

Bakan Tunç, Burdur’un Bucak ilçesinde, AK Parti Bucak Belediye Başkan adayı Emrullah Ünal ile esnaf ziyaretinde bulundu.

AK Parti Bucak Seçim Bürosunda partililerle bir araya gelen Tunç, burada yaptığı konuşmada, Burdur ve Bucak’ın her zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’na en büyük desteği veren yerlerden olduğunu söyledi.

Bakan Tunç, Türkiye’de gerçek belediyeciliği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde başlattığını, CHP yönetiminde suları akmayan, çöpleri toplanmayan, yolları çukur olan İstanbul’u 5 yılda yaşanabilir hale getirdiğini hatırlattı.

Tunç, İstanbul’daki gerçek belediyecilik başarısının AK Parti’nin kurulmasını ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkenin başına geçmesini sağladığını vurgulayarak, “Gerçek belediyecilik, AK Parti’nin iktidara gelmesiyle beraber, Türkiye genelinde, bütün Anadolu’nun il ve ilçelerinde, beldelerinde eser ve hizmet siyasetine dönüştü. 22 yıldan bu yana da milletimize, hem yerelde hem genelde hizmet etmenin şerefini Cenabıallah bahşetti. Biz de milletimizin güvenine layık olabilmek için gecemizi gündüzümüze katmaya devam ediyoruz.” dedi.

“Özgürlüklerin önünü alabildiğince açtık”

Tunç, 22 yıldan bu yana toplum olarak “güçlü olalım” diye çalıştıklarını, istikrarlı kalkınma hamleleriyle bütün vilayetleri eserlerle donattıklarını vurguladı.

Enerjide bağımsız, savunma sanayinde daha güçlü olmak, terörle daha güçlü mücadele etmek ve dışa karşı daha güçlü olmak için çalıştıklarını vurgulayan Tunç, şöyle konuştu:

“Enerjide bağımsız olmak için doğal gazıyla petrolüyle ve diğer enerji kaynaklarıyla yoğun bir çaba gösterdik. Yine göstermeye devam ediyoruz. Dünya projeleriyle ülkemizi tanıştırdık. AK Parti’den önce temel hak ve özgürlükler kısıtlanıyordu. Üniversitelerde çocuklarımızın kılık kıyafeti sorun ediliyordu. Derslerden, sınavlardan atılıyordu. Okul birincileri, kürsülerden indiriliyordu. Öyle günleri yaşadık. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı o günlerden bugünlere geldik. ve özgürlüklerin önünü alabildiğince açtık. Demokrasimizin standardını yükselttik. Hep ne yaptık? Milletimizle beraber o milli iradenin düşmanlarına, vesayetçi ve darbeci anlayışa karşı hep mücadele ederek bugünlere geldik. 22 yıldan bu yana ülkemizi geliştirmek için kalkındırmak, büyütmek için çalışırken her türlü engellerle de karşılaştık.”

“Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar bu mücadelemiz devam edecek”

Tunç, Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet, yargı darbesi ve 15 Temmuz darbe girişimiyle ülkenin seçilmiş hükümetini devirip, demokrasiye darbe vurulmaya çalışıldığını anımsatarak, milletin şanlı direnişi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü duruşuyla tüm bu zorlukları aşmayı başararak bugünlere geldiklerini söyledi.

Bundan sonra da yine milletle yürümeye devam edeceklerini belirten Tunç, milletin refahını, alım gücünü arttırmak için çalışacaklarını vurguladı.

Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurulması çabalarına karşı yaptıkları mücadelede şehitler de verdiklerini aktaran Tunç, “Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar bu mücadelemiz devam edecek. Çocuklarımızın ve gençlerimizin huzurlu bir geleceğe kavuşması için çalışacağız.” dedi.

Bakan Tunç, Anayasa’nın tamamen demokratik sivil bir hale kavuşması için yeni bir mücadele verdiklerini dile getirerek, bu dönemde parlamentoda uzlaşma sağlanırsa, millete yakışır, demokratik, şirin, katılımcı bir anayasaya kavuşulacağını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-terorun-her-turlusunun-kokunu-kaziyincaya-mucadelemiz-devam-edecek/feed/ 0
İmamoğlu: Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır https://www.haber60.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/#respond Sun, 03 Mar 2024 07:03:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14515 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: UMUT EMRE AKBULUT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni’nde konuştu; “Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir” dedi.

Beylikdüzü Belediyesi’nin bu yıl 6’ncısını düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Sevgi Kılıç, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile çok sayıda partili ve dernek temsilcisi katıldı.

Törende konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“CHP BÜNYESİNDE OLMAK ELBETTE GÜÇLÜ DUYGULAR GEREKTİRİR”

“Özel bir buluşmayı çok değerli kıldınız. Vefa çok değerli bir kavram. Bence Vefa kurumsallaşmayı kurumları daha güçlü kılmayı sağlayan en özel duygu. Bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde siyasetle uğraştığım zaman diliminin 15 yılını bitirmiş durumdayım ve 15 yıl bittiği dönem içersinde her zaman yaptığımız her işin sonrasında işin içinde olan herkese teşekkür etmeyi, onlara minnet duygularımı iletmeyi hiç ihmal etmemeye çalıştım ve beni çok daha güçlü ve çok daha özenli kıldı. Bu yönüyle uzun soluklu siyasi yolculuğun daha güçlü olabilmesi için dostluğun, sevginin, dayanışmanın çok önemli olduğunu bilen birisiyim. Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde olmak elbette ki güçlü duygular da gerektirir. Çünkü bu parti ülkemizin kurucu partisi. Bu partinin kurucusu da ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk. Dolayısıyla biz çok daha özenli davranmak, çok daha kurumsal gücü büyütmek yönünde adımlar atmakla da yükümlüyüz.

“ATATÜRK’E DERİN BİR VEFA DUYGUSUYLA BAĞLI OLMAK BENİM ASLA VAZGEÇEMEYECEĞİM ŞİARIMDIR”

Tabii vefa bir insanın, toplumun geçmişine ve değerlerine duyduğu güçlü bağlılık sayesinde geleceğe doğru emin adımlarla yürümesini de sağlar. 2016’da böylesi bir süreci başlatmayı ilk düşünce olarak masaya koyduğumuzda dün gibi hatırlıyorum değerli dostlarımla, özellikle sevgili Süleyman Çelebi ve o dönem ilçe başkanımız Sayın Turan Taşkınözer, diğer dostlarımızla oturup konuştuğumuzda böylesi bir duygunun ve bizim içimizdeki birçok arkadaşımızın daha güçlü çalışmaya, daha fazla motive etmeye sevk edeceğini konuşmuştuk. Bunu da açıkçası o günden bugüne ilçemiz yaşıyor ve yaşatıyor. Şimdi tabii benim İstanbul’da görev almamın bu süreci biraz daha farklı bir seviyeye taşımış olması beni de ayrıca gururlandırıyor. Tabii hafızayı güçlü tutmak taze tutmak çok da değerli. Böylesi bir akışı sağladığınızda dünden bugüne gelen çok kıymetli isimler yarınlara dönüp de partimizi çok daha özel bir sürece taşıyacaktır. Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir.

“CHP’Lİ OLMAK HER TÜRLÜ GÖREV VE SORUMLULUĞA KAYITSIZ ŞARTSIZ KOŞMAYI GEREKTİRİR”

“Şunu da söyleyelim Atatürk, ömrünü, milletine vefa borcunu ödemekle geçinmiş. Dehşet bir vatansever, emsalsiz bir kahramandı. Onun partisine, onun partisi içinde bulunan hiç kimseye vefasızlık asla ve asla yakışmaz. Bizler siyaseti bu ülkeye, bu millete vefa borcumuzu ödemenin bir yolu olarak görürüz öyle yaparız. O nedenle nice partiler gelir geçer Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayakta kalır Dimdik ayakta. Cumhuriyet Halk Partili her zaman herkesten çok çalışmayı da gerektirir. Çalışmanın çok değerli olduğunu bilen birisiyim. Çalışkan olmanın, partimiz için olmazsa olmaz ve vazgeçilmez temel prensibi olduğunu da buradan paylaşmak isterim. Zira partimizin de ülkemizin çıkarı için durmadan, yorulmadan, çalışmak ancak ve ancak o zaman başarıya ulaşmak mümkün olabilir. Cumhuriyet Halk Partili olmak her türlü görev ve sorumluluğa kayıtsız şartsız da koşmayı gerektirir. Koşmayı gerektirir ve koşmakta zorundayız. Cumhuriyetimiz, yurdumuz, halkımız için, görevden göreve koşacağız. Ne zaman ihtiyaç olursa, nerede, nasıl bir koşuya, nerede, nasıl bir emeğe, nerede nasıl bir mücadeleye gerek var ise o yönde o mücadelenin en önde koşan neferi olma çabasını ben kendime ayrıca ilave bir şiar olarak da edindiğimi ifade edeyim.

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNE BORCUMUZU ANCAK BÖYLE ÖDEYEBİLİRİZ”

Bu yönüyle asla ve asla kim ne kadar koşuyor bakmadan kendi emeğini en güçlü seviyede ortaya koymanın Cumhuriyet Halk Partili her bireyin ortaya koyması gereken bir karakter olduğunu da düşünmekteyim. Atatürk’ün partisine borcumuzu ancak böyle ödeyebilir, refahımızı da ancak böyle gösterebiliriz. Bu duyguları hisseden gereğini yerine getiren büyük Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin tüm üyeleriyle birlikte kutluyor, yürekten hep birine teşekkür ediyorum. Vefa ödüllerine layık görülen, partimizin çok değerli, çok kıymetli isimlerini yürekten kutluyorum. Burada onlarla olmaktan da büyük onur duyuyorum. Yöneticilerimiz, siyasetçilerin, vefasızlığı dolayısıyla tek bir vatandaşın bile kalbinin sevgi dolu çok mutlu bir ülke diliyorum. Umuyorum bunu başaran, bu adımları bize attıran yine hep birlikte bu başarının bir parçası olacağımızı düşündüğüm Cumhuriyet Halk Partisi olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, büyük projeler için vizyonu olmayan zihniyetlere tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14378 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak kente gelen Bakan Işıkhan, beraberinde AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Valiliğe ziyarette bulundu.

Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Daha sonra partisinin merkez Artuklu ilçesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katılan Işıkhan, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millete hizmet yolunda birlikte yol yürümenin mutluluk ve heyecanı içinde olduğunu söyledi.

Yeni bir demokrasi sınavının daha arifesinde olduklarını anlatan Işıkhan, şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetin küresel bir hedefi olabilir mi? Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.”

“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar”

AK Parti’nin belediyecilik tarihinde destan yazdığını kaydeden Işıkhan, büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başladığını ve bir halk hareketi olduğunu belirtti.

AK Parti’nin bahaneleri değil projeleri olan bir millet partisi olduğunu ifade eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar. ‘Bakarız’ değil ‘Yaparız’ diyen bir partidir. Biz, zor zamanlar görmüş geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen güçlü bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilik ile temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını çok iyi biliyoruz.”

“Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık”

Türkiye’de AK Parti iktidarı ile 21 yılda önemli çalışmaların yapıldığını dile getiren Işıkhan, bugün dünyanın Türkiye’nin SİHA’larını, uçaklarını, arabalarını, uzaya gönderdikleri ilk astronotunu ve KAAN’ını konuştuğunu anlattı.

“Bugün bütün ülkeler, ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Artık Türkiye olarak 5-10 yıllık değil 100 yıllık hedefler yapıyoruz. Diyoruz ki bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, Mardin’i de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacaklarını kaydetti.

Yerel seçimlerin ülkeye hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Işıkhan, “Mardin, bu coğrafyanın sigortasıdır, Mardin’imizi emin ellere emanet etmemiz gerekiyor. Sefer bizden, zafer Allah’tandır.” dedi.

Programda AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Erin, Artuklu Belediye Başkan adayı Mehmet Tatlıdede de konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Işıkhan ve davetliler, Artuklu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Dünya barışı için yeni bir dünya sistemi kurulmalıdır https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14004 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin, “Artık sözün yetersiz olduğu bir noktada olduğumuzu görmemiz lazım. Yıllardır söylediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her platformda dile getirdiği ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tezi yani dünyada barışı sağlamak için yeni, adil bir dünya sistemi kurulmalıdır anlayışı, bugün çok daha büyük bir ihtiyaç haline bürünmüştür.” dedi.

Kurtulmuş, Sakarya Valiliği tarafından düzenlenen Sivil Toplum Buluşması Programı’nda yaptığı konuşmada, bugün 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümü nedeniyle Sakarya Üniversitesinde düzenlenen programa katıldıklarını söyledi.

Bu memlekette millete rağmen milleti yönetme iddiasında olan ve on yıllar boyunca millete rol biçmek için kendilerini vazifeli telakki eden zümrelerin her zaman olageldiğini belirterek öyle olduğu için de çok partili siyasi hayatta darbeler ve darbe teşebbüsleriyle karşılaşıldığını kaydetti.

Kurtulmuş, “İstedikleri kalıba girmeyen milletin ortaya koyduğu milli iradeden rahatsızlık duyanlar, o milli iradenin tecelli ettiği siyasi mecraları değiştirmek arzusunda oldular.” diyerek bunları; sadece geçmişi yad etmek, geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak hatta o olayların bizatihi kendisini tartışmak için değil, oralardan ders çıkararak demokratik kazanımları daha ileriye götürmek için müzakere etmek gerektiğini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatında yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri hiç unutmadan, esas amacımız olan yeniden güçlü büyük Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden biri olan demokrasinin güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasinin, Türkiye’deki demokrasi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak, bunu kendi öz varlığımız olarak telakki etmek, daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Kurtulmuş, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girildiğine işaret ederek Türkiye Yüzyılı olarak ortaya koydukları ortak milli hedeflerinin, hep birlikte daha güçlü bir yol yürümeyi zorunlu kıldığını vurguladı.

Güçlü ve büyük Türkiye’nin kurulması için toplumsal bütünlüğün ve dayanışmanın temin edilmesinin zorunlu olduğunun altını çizen Kurtulmuş, bunun olmazsa olmaz şartının da milletten başka kimsenin söz ve karar sahibi olmadığı sağlam bir demokrasinin tesis edilmesiyle mümkün olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, halkı devlet millet kaynaşması içerisinde bir arada tutmak gerektiğini belirterek “Bu darbelerin Türkiye’ye vermiş olduğu en büyük zarar, milletle devletin ayrı istikametlere yönlendirilmesidir. Devlet millet kaynaşmasının temin edilmesi için bütün kamu görevlilerimizin, ister atanmış olan devlet memurları olarak ister seçilmiş olan kamuya hizmet eden insanlar olarak herkesin, milletin emrinde olduğu bilinciyle çalışmalarını sürdürmesi lazım.” diye konuştu.

“Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka şansı yok”

Dünyadaki büyük güç merkezlerinin çok büyük bir güç mücadelesine tutuştuğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bütün bu çatışmaların odak noktası olan bölgenin merkezinde ise Türkiye’nin bulunduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin, bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansının olmadığını vurguladı.

Türkiye’nin, etrafındaki sıkıntılardan kurtulabilmek için bölgede bir normalleşmeyi sağlamak ve ardından da bu bölgede barış ve esenliği getirecek adımları atmak mecburiyetinde olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Şunu çok net görmeniz lazım; İsrail’in Filistin halkına karşı saldırılarında Filistin Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre 30 binin üzerinde ölü var. Bugün, biz burada bu kadar rahat ortamda konuşurken 100’ün üzerinde insanın öldürüldüğü hem de yardım malzemelerini almak için bekleyen tamamı sivil, yaşlı, kadın ve çocuktan oluşan garip Filistinlilerin şehit edildiği bir İsrail saldırısına şahit olduk. Birleşmiş Milletlerin, İsrail’in saldırganlığını önlemek için almış olduğu onlarca karar var. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamalarda 190 ülke İsrail’i kınıyor, Filistin’e destek veriyor. Bir dayısı var Birleşmiş Milletlerde; her alanda onu koruyor ve İsrail’in dediği oluyor. Bazı ülkelerin İsrail’in bu saldırganlığına vermiş oldukları destek onlar açısından da yüz karartıcı bir suçtur.”

Kurtulmuş, vicdan ve akıl sahibi herkesin, İsrail’in durdurulması ve işgal ettiği topraklardan çıkması gerektiğini söylediğini dile getirerek “Artık sözün yetersiz olduğu bir noktada olduğumuzu görmemiz lazım. Yıllardır söylediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her platformda dile getirdiği ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tezi yani dünyada barışı sağlamak için yeni, adil bir dünya sistemi kurulmalıdır anlayışı, bugün çok daha büyük bir ihtiyaç haline bürünmüştür. Dünyada yeni bir Birleşmiş Milletlerin kurulması; sadece güçlü ülkelerin değil, haklı ülkelerin de hakkını alabildiği bir küresel siyaset mekanizmasının kurulmasının öncülüğünü Allah’ın izniyle Türkiye yapacaktır. Bu istikamette Türkiye ilerleyecektir.” ifadelerini kullandı.

Güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla gelecek dönemin, Türkiye’nin yüzyılı olacağına işaret eden Kurtulmuş, “Merkezi yönetimimizle yerel yönetimlerimizle üniversitelerimizle STK’larımızla Türkiye’nin bütün kanaat önderleriyle kanaat gruplarıyla hepimiz aynı istikamete gideceğiz, oklarımızı aynı yere atacağız. Güçlerimizi yan yana getireceğiz, farklılıklarımızı sürekli dile getirerek ve bunu bir zenginlik meselesi telakki ederek yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

“Ülkede darbeler tarihi bir daha açılmamak üzere kapatıldı”

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz de FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde millet, polis ve askerlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine büyük bir mücadele verdiğini ve artık ülkede darbeler tarihinin bir daha açılmamak üzere kapatıldığını söyledi.

Karadeniz, şer güçlerle mücadele edebilmenin en önemli yollarından birinin Türkiye’yi her yönden güçlü bir ülke haline getirmek olduğunu belirterek “Biz ne kadar güçlü olursak, ne kadar birlik ve beraberlik içinde olursak, onlar bugüne kadar bize nasıl zarar verememişlerse bundan sonra da asla zarar veremeyeceklerdir.” diye konuştu.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ise şehrin ve Türkiye’nin şekillenmesinde sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği rolün önemine değinerek insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için herkesin çaba göstermesi gerektiğini ifade etti.

Yüce, 28 Şubat’la birinci elden mücadele eden ve Türk milleti için fedakarca gayret gösteren Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle andığını söyleyerek bir daha 28 Şubat gibi hain ve karanlık günlere geri dönmemek için demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya milletvekilleri Çiğdem Erdoğan ve Ertuğrul Kocacık ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/feed/ 0
Erciyes Üniversitesi 2023 Yılı Ödül Töreni Gerçekleşti https://www.haber60.com.tr/erciyes-universitesi-2023-yili-odul-toreni-gerceklesti/ https://www.haber60.com.tr/erciyes-universitesi-2023-yili-odul-toreni-gerceklesti/#respond Wed, 28 Feb 2024 06:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12999 Erciyes Üniversitesi 2023 yılı ödül töreni, Erciyes Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Tören; Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Nihal Şengün’ün seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle başladı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, 2023 yılı performans ödülüne layık görülen Güzel Sanatlar Bölüm Başkanlığı adına Öğr. Gör. Şengün’e çiçek takdiminde bulunurken, Erciyes Üniversitesi Klasik Türk Müziği Topluluğu üyelerine de plaketlerini verdi.

Erciyes Üniversitesi’ne ait tanıtım filminin izlenmesinden sonra katılımcılara yönelik konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, “Üniversitelerin süreçlerini tanımladığımızda öğrenci faaliyetleri, Ar-Ge faaliyetleri ve toplumsal faaliyetler en önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Ancak biz biliyoruz ki; bu faaliyetleri gerçekleştiren bir üniversitenin bu kadar güzel şeyler yapması, bu kadar güzel ödüllerle anılıyor olması, aslında bu üniversite içerisinde çalışan ekosistemdeki akademisyen – idari personel ve öğrencilerimize bağlıdır. Biz hep birlikte bu başarıları konuşmuş oluyoruz” dedi.

Erciyes Üniversitesi’nin kuruluşundan itibaren her zaman kendinden söz ettiren, daima yükseklerde olmayı, hep daha üst dereceleri almayı hedefleyen bir Üniversite olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Altun, “Üniversitemizin bu faaliyetleri her zaman takdirle anılmaktadır. Yükseköğretim kurumları içerisinde Üniversitemizin ayrıcalıklı bir yerinin olması, araştırma üniversiteleri içerisinde kendisinden hep yukarılarda söz ettirmesi ve bu sıralamalarda dahi varlığımız aslında Üniversitemize her zaman üst düzeyde katkı sağlamaktadır. Bu süreçleri anlatırken 2023 yılında 8 kurumsal ödül alan ve bu ödülleri bütün kurumsal ödüller içerisinde almayı başaran tek Üniversite olmamızın tesadüf olmadığını düşünüyorum. Burada bunlardan bahsediyorsak emin olun tek sebebi var, o da sizlersiniz. Onun için ben her zaman şöyle düşünüyorum. Hatırlanmak, anılabilmek, gönüllerde yer tutabilmek ve ahde vefa sahibi olabilmek, bunlar çok önemli detaylardır. Biz sizlere ahde vefa örneği göstermek için bir vefa ödülü töreni düzenlemek istedik ve burada tek bir amacımız var. Biz birlikte çok güçlüyüz. Beraber hareket ettiğimizde başaramayacağımız hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

Erciyes Üniversitesi’nin güçlü bir üniversite olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fatih Altun, “Bugün baktığımızda yapay zekadan aşı süreçlerine, Ziraat Fakültemizin yaptığı tarımsal faaliyetlerden sosyal bilimlere kadar çok güçlü faaliyetler içerisinde bir Üniversiteyiz. Bütün fakülteleriyle bütün birimleri bünyesinde bulunduran bir Üniversite olarak buralarda ismimizin geçmesi bence bizim çok daha güçlü bir Üniversite olduğumuzun göstergesidir. Çünkü bugün bakıyorsunuz araştırma üniversiteleri içerisinde ilk sıralarda yer alan üniversiteler, detayına indiğinizde birçok sosyal bölümün olmadığı, ilahiyat fakültesinin olmadığı, üniversite hastanesinin olmadığı bölümlerdir. Ancak biz bunlar olmadığı zaman daha güçlü olacağız düşüncesinde değiliz. Bizim bu fakültelerimizle, bu bölümlerimizle daha güçlü olmamız ciddi bir ekosisteme sahip olduğumuzun, ciddi bir idari ve akademik alt yapıya sahip olduğumuzun göstergesidir diye düşünüyorum. Bu nedenle ben bu süreçlerde farklı platformlarda Üniversitemi anlatırken çok gurur duyuyorum. Bu gururun ben sizlere ait olduğunu düşünüyorum. 2023 yılında gerçekleşen faaliyetleri dikkate aldığımız ve değerlendirdiğimiz bu ödül töreninde sizlerle beraber olmaktan dolayı çok mutlu olduğumu, bir sonraki süreçte de her zaman kurumsal ödüllerin devam etmesinden yana düşünceye sahip olduğumu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Rektör Prof. Dr. Altun’un konuşmasının ardından hizmet, vefa, performans, birim başarı ve öğrenci başarı olmak üzere toplam 5 kategoride verilen ödüller sahiplerini buldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/erciyes-universitesi-2023-yili-odul-toreni-gerceklesti/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla Terörist Devletçikler Önleniyor https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-firat-kalkani-ve-zeytin-dali-harekatlariyla-terorist-devletcikler-onleniyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-firat-kalkani-ve-zeytin-dali-harekatlariyla-terorist-devletcikler-onleniyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 01:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12533 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi harekatlar çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen birtakım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında birtakım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Toplantıda, seçimlere yönelik çalışmaların ele alındığını ifade eden Çelik, bugüne kadar yapılan çalışmaların AK Parti’nin, kurumsal kapasitesi itibarıyla seçimlere hazırlıklı olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Çelik, bundan sonra da takvime uygun olarak seçimle ilgili çalışmaların partinin Seçim İşleri Başkanlığı başta olmak üzere kurullar tarafından yerine getirilmesinin takip edileceğini bildirdi.

Ömer Çelik, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olduğunu hatırlatarak, AK Parti’nin bütün yetkili kurulları ve teşkilatları adına Erdoğan’ın doğum gününü kutladı.

Erdoğan’a bereketli, hayırlı, uzun yıllar temenni eden Çelik, “Şimdiye kadar vatandaşlarımızın da zarif şekilde ifade ettiği milletine adanmış bir ömürle, bedeli ödenmiş pek çok süreci yöneterek bu yaşlara, büyük işlere, büyük devrimlere imza atarak geldiler. Bundan sonrasında da kendilerine sağlık, mutluluk içerisinde büyük başarılarla milletimiz ve mazlumlar için yapacakları çalışmalarda başarılar dileyerek nice yaşlar, yollar diliyoruz.” diye konuştu.

Dünya liderlerinden doğum günü kutlaması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayanlar olduğunu anımsatan Çelik, vatandaşların partiye gelerek, mesajla, telefonla, sosyal medya üzerinden ilettiği tebrikleri Erdoğan’a ulaştırdıklarını söyledi. Çelik, bütün vatandaşlara hassasiyetleri ve zarafetleri için teşekkür etti.

Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’teki toprak kayması nedeniyle büyük üzüntüler yaşandığını ifade eden Çelik, hayatını kaybedenler için rahmet diledi.

“Sınırlarımızın yakınlarında teröristan devletçikleri kurdurulmaya çalışılıyor”

Seçim sürecinde çalışmalar devam ederken aynı şekilde ülkenin güvenliğinin korunması bakımından terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak, aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristan kurmak isteyenlere hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir.

Eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi harekatlar çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı, birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen birtakım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında birtakım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz.

Aynı zamanda bu, bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye, Birleşmiş Milletler Şartı’nın kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır.”

“Yaraların sarılması konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz”

Son zamanlarda Irak merkezli birtakım konuların gündeme geldiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

“Arkadaşlarımız Irak’ı üst üste ziyaret ettiler, burada hem bu terör örgütlerine karşı ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız Kalkınma Yolu Projesi’nin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınırlarımızda özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü, hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim.”

Çelik, aynı şekilde FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleri, organize suç örgütleri, milleti ve demokrasiyi tehdit eden her türlü unsurla gerekli mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

Seçim sürecinde olunduğuna dikkati çeken Çelik, “Ne seçim ne başka bir gündem hiçbir şekilde deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yaralarını sarma konusundaki irademizin önüne geçemez.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin birinci yıl dönümünde Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu, kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaları kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizin ifadesidir.” diye konuştu.

“Enflasyonla ilgili olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü desteğiyle, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen ekonomik programın meyvelerini verdiğini ifade eden Çelik, enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, kadınların istihdam oranının artması, genç işsizlik oranının azalması gibi pek çok alanda güçlü neticenin görülmeye başlandığını vurguladı.

Bunların, 2023’ün son ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik finansal göstergelere yansımaya başladığını aktaran Çelik, kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 35,9’a çıktığını, genç işsizlik oranının da 4,7 puan iyileşerek yüzde 15,3’e gerilediğini belirtti.

Çelik, şöyle konuştu:

“Enflasyonla ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı, ülkemize gelen yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanı’mızın güçlü desteğiyle, Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü, bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz.”

“Altı çocuktan biri Gazze’de şiddetli kıtlık yaşıyor”

İsrail’in Gazze’deki soykırım faaliyetlerinin devam ettiğini ifade eden Çelik, Batı Şeria’daki saldırılarda da hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının arttığını söyledi. Çelik, “hiçbir çağrı ve girişimin Netanyahu hükümetini soykırım faaliyetinden geri döndürmediğini” kaydetti.

Açlık çeken Gazzelilerin hayvan yemi yemek durumunda kaldığını dile getiren Çelik, Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze’deki altı çocuktan birinin şiddetli kıtlık yaşadığını aktardı.

Çelik, İsrail güvenlik güçlerinin “İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil, soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiğini” ifade etti.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği için İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanına başvurmasının önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Çelik, “Birileri Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak olduklarıdır.” şeklinde konuştu.

Divan’ın İsrail’in ihlallerini tespit ettiğini anlatan Çelik, “Ama netice itibarıyla bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkesi hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İsrail Divan’ın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek. Ama İsrail, bu safhalardan defalarca geçmiştir ve her seferinde de uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek, yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-firat-kalkani-ve-zeytin-dali-harekatlariyla-terorist-devletcikler-onleniyor/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Türkiye’de demokrasi standartları yükseldi https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/#respond Sat, 17 Feb 2024 23:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9219 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartları karşılaştırıldığında arada çok büyük farkın olduğunu belirterek, “Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” dedi.

Ziyaretlerde bulunmak üzere Zonguldak’a gelen Bakan Tunç, Alaplı ilçesinde bir kafede sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve partililerle buluştu.

Tunç, yerel seçimlere az bir zaman kaldığını dile getirerek, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1994 yılında, yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralındığını anlatan Tunç, 4,5 yıl gibi kısa bir sürede İstanbul’u yaşanılır hale getiren “Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği”nin, gerçek belediyecilik olduğunu söyledi.

AK Parti hükümeti olarak bugüne kadar belediyeler ve partiler arasında bir ayrım yapmadıklarını, her belediyenin nüfusa göre payı bulunduğunu, bu kapsamda bütçeden pay verildiğini aktaran Tunç, şöyle devam etti:

“Öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında, proje ürettiğinde, aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar. Hem şehrin imarı, altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğine yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını artırma noktasında, hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel yönetimle merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli.

Yani şu eleştiriyi yapabiliyorlar; diyorlar ya ‘İşte hükümetten olmayan, iktidardan olmayan bir belediyeye siz destek vermiyor musunuz?’ Hepsine eşit veriyoruz. Ama önemli olan o belediye başkanının isteyebilmesi, o belediye başkanının ‘Ben şu projeyi de yaptım.’ diyerek ilgili bakana giderek sürekli onu takip etmesi ve ilinin milletvekilleri ile beraber kafa kafaya verip teşkilatıyla beraber, birlik ve beraberlik içerisinde olduğunda şehirlerimizin faydasına olacaktır. Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçelerinde, Zonguldak il merkezinde olduğu gibi geçtiğimiz 5 yıldaki değişimi hep beraber gördük. Bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri.”

“Her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk”

Tunç, bölgede yapılan projelerden bahsederek, 21 yıldan bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarının altını çizdi.

Çalışmalarda “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını uyguladıklarını vurgulayan Tunç, “Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk.” diye konuştu.

İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin enerjide bağımsız hale gelmesi için adımlar attıklarına dikkati çeken Tunç, bölgenin yapılan çalışmalarla enerji üssü olmaya devam ettiğini anlattı.

Bakan Tunç, bölgenin maden kömürüyle başlayan serüveninin doğal gazla devam ettiğini söyledi.

“Türkiye’nin her köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı”

Hayata geçirdikleri projeleri anlatan Tunç, “Türkiye’nin her bir köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı. Bu da inşallah kesintisiz devam edecek. Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlarını karşılaştırdığımızda arada çok büyük fark var. Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, yeni anayasa sürecine ilişkin de şunları kaydetti:

“İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi, milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşma da sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmayı sürdüreceğiz ve Türkiye eksenli bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak, gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Daha sonra esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakan Tunç, vatandaşlarla sohbet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/feed/ 0