Bakan el-Maliki, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline “en kısa sürede son vermesi” gerektiğini vurgulayan danışma görüşünün ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bugün açıklanan görüşün “tarihi bir karar” olduğunu ifade etti.
Divanın, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini derhal ve tamamen sonlandırması gerektiği görüşünde olduğunu aktaran el-Maliki, “Bu, İsrail’in, hukuksuz kolonyal girişimini koşulsuz sonlandırma yükümlülüğü altında olduğunu gösteriyor. Bizim görüşümüze göre bu, işgalin tamamen ve hemen sonlandırılması gerektiği anlamına geliyor.” dedi.
El-Maliki, Divan yargıçlarının, İsrail’in hukuka aykırı işgalinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nı, insan haklarını, insancıl hukuku, ırk ayrımcılığı yasağını ve apartheid yasağını da ihlal ettiğini belirttiğine dikkati çekti.
Divan’ın kesin bir dille, İsrail’in yerleşim politikalarının hukuka aykırı olduğunu ve tüm yerleşimcilerin işgal edilen topraklardan tahliye edilmesi gerektiği görüşünü verdiğini vurgulayan el-Maliki, bu ihlallerin Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ve kendi devletine sahip olma hakkını engellediğini ifade etti.
“İsrail’in suçları dünyanın gözü önünde tüm dehşetiyle sürüyor”
El-Maliki, Filistin halkının kendini soykırıma karşı savunduğunu ve var olma hakkı için mücadele ettiğini belirterek, “İsrail’in suçları dünyanın gözü önünde tüm dehşetiyle sürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Filistin halkının yıllarca dayanılmaz bir adaletsizlik ve acıyla karşı karşıya kaldığını aktaran el-Maliki, danışma görüşünün çok ihtiyaç duyulan bir zamanda ve tam vaktinde geldiğini kaydetti.
Görüşün Filistin halkı için çok önemli olduğunu dile getiren el-Maliki, “Divan, Filistin halkının, mutlak ve tartışmasız kolonyal kontrol ve şiddetten kurtulma hakkının artık daha fazla inkar edilmemesi ve görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.” diye konuştu.
Filistinliler “tek egemen halk”
El-Maliki, Divan’ın, Filistin halkının, Doğu Kudüs’ün de dahil olduğu Filistin topraklarındaki tek egemen halk olduğunu tespit ettiğini, tüm devletlerin ve BM’nin, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki varlığını tanımama yükümlülüğü altında olduğunu dile getirdi.
Divan görüşü gereği diğer devletlerin İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddet ve ihlallerine doğrudan ya da dolaylı olarak destek olmama yükümlülüğü altında olduğunu belirten el-Maliki, “(İsrail’e) Yardım yok, destek yok, para yok, iştirak yok, silah yok, hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.
“UAD bu tarihi kararla ahlaki ve hukuki görevini yerine getirdi.” diyen el-Maliki, artık bu görüşü uygulama görevinin diğer devletler ve uluslararası kurumlarda olduğunu kaydetti.
Filistin halkının bu kararla, “Biz görülüyoruz” diyebileceğini ifade eden el-Maliki, bunun dünyanın en önemli mahkemesinden gelmiş olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.
Filistin’in BM Temsilcisi Mansur: “Divan yargıçları adaletten yana durdu”
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, danışma görüşünün tarihi olduğunu yineleyerek, “Öncelikle Divan yargıçlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yargıçlar adaletten yana durdu.” ifadesini kullandı.
Görüşün alınmasında emek veren Filistinli siyasilere de teşekkür eden Mansur, Filistin halkının haklarının savunulmasında çalışan herkesin bu karardan dolayı çok memnun olduğunu belirtti.
Bu kararın Gazze’de devam eden savaş açısından da önemli olduğunu aktaran Mansur, kararın uygulanması ve hayata geçirilmesi için herkesin mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi.
]]>CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, TBMM Genel kurulunda görüşülen sağlık torba teklifinde diş hekimleri ile ilgili maddenin meslek kuruluşlarının görüşü alınmadan görüşüldüğünü belirtti. İlgezdi, diş hekimlerinin yaşadığı sorunlar üzerine konuştu.
“VATANDAŞ DİŞSİZ, DİŞ HEKİMLERİ İŞSİZ”
CHP’li Akkuş İlgezdi yaptığı yazılı açıklama ile görüşülmekte olan sağlık torbasında Sağlıkta Dönüşüm Programının garabetlerinin devam ettiğini ifade ederek, “vatandaş dişsiz, diş hekimleri işsiz” ifadesini kullandı. Diş hekimlerinin ve vatandaşın yaşadığı sorunlara değinen Dr. Akkuş İlgezdi, “2032 yılında 100 bini aşkın diş hekimi olacağına ilişkin Diş Hekimi meslek birliklerinin raporları var, halkın koruyucu ve tedavi edici ağız ve diş sağlığı hizmetlerine ulaşmakta zorluk yaşadığı da bir gerçek. Artan diş hekimine rağmen az sayıda atama gerçekleşiyor. Yurtdışına gitmek isteyen diş hekimlerinin sayısında da ciddi bir artış var, sorun sadece istihdam değil, mevcut diş hekimleri düşük ücretlerle istihdam ediliyor. Meslek değersizleştiriliyor, diş hekimleri polikliniklerde ticari kaygılar ile çalışmaya mahküm edildi.” dedi.
“NEREDEYSE HER YURTTAŞIN 5-6 DİŞİNİN TEDAVİSİ GEREKLİ”
Toplumun ağız ve diş sağlığı hizmeti alımında Avrupa’nın çok gerisinde olduğunu belirten Dr. Akkuş İlgezdi, “Tıpkı aile hekimliği gibi koruyucu sağlık hizmeti gerekiyor. Neredeyse her hane başına bir diş hekimi düşüyor ama buna rağmen toplumun ağız ve diş sağlığı hizmeti alımında Avrupa’nın çok gerisinde. Vatandaş dişsiz, diş hekimi işsiz. Neredeyse her yurttaşın 5-6 dişinin tedavisi gerekli. Toplumun ağız ve diş sağlığını önceleyen politikalara ve koruyucu sağlık hizmetlerine, daha yaygın ve fazla sayıda diş hekimi atamasına ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.
“SORUN EĞİTİM SİSTEMİYLE BAŞLIYOR”
Yaşanan istihdam sorununun eğitim sistemiyle başladığını belirten Dr. Akkuş İlgezdi,”2002’de 17 olan Diş Hekimliği Fakülte sayısının 105’e yükseldi. Diş Hekimliği kontenjan sayısı giderek artıyor. Hal böyleyken 100’den fazla sayıda olan diş hekimliği fakültesine sahip olan üniversitelerin bazılarında profesör bile bulunmuyor. Sorun eğitim sistemiyle başlıyor. Tüm bu verilerin ışığında yeni fakülte açılmamalıdır. Çünkü, 2023 yılında ulaşılması hedeflenen 38 bin diş hekimi sayısı 2021 yılında 39 bin 851 diş hekimiyle çoktan aşıldı. Bir başka sorun diş hekiminin yanında başka bir diş hekiminin çalışamamasıdır. Bir başka anlatımla diş hekimi, mesleğini muayenehanesinde sunarken bir başka meslektaşını yanında çalıştıramamakta, ancak yine tek başına poliklinik veya merkez kurduğunda istediği kadar diş hekimini çalıştırabilmektedir. Ülkemizde ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan 22 bin 245 özel sağlık kuruluşunun 15 bin 270’i muayenehanededir. Bu muayenehanelerin en az üçte birinde bir diş hekiminin çalışmaya başlaması 5 binden fazla diş hekiminin istihdam edilmesini sağlayacaktır.”dedi.
]]>