Git – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 27 May 2024 03:57:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP’nin Ankara’daki Büyük Emekli Mitingi…Özgür Özel “Türkiye’nin Bütün Demokratları Önce Hükümeti Alacağız, Sonra Size Hakkınızı Vereceğiz” https://www.haber60.com.tr/chpnin-ankaradaki-buyuk-emekli-mitingi-ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-once-hukumeti-alacagiz-sonra-size-hakkinizi-verecegiz/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-ankaradaki-buyuk-emekli-mitingi-ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-once-hukumeti-alacagiz-sonra-size-hakkinizi-verecegiz/#respond Mon, 27 May 2024 03:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33388 HABER: DİLAN KUTLU-MEHMET OFLAZ/ KAMERA: ONUR BİNGÖL-UĞUR DEMİRCİ

(ANKARA)  – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Büyük Emekli Mitingi’nde; “Emeklilere söz veriyorum. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde CHP’yi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti, iktidar yapacağız. Türkiye ittifakıyla biz bu seçimleri kazanacağız. Türkiye ittifakının içindeki sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Kürt demokratlar Türkiye’nin bütün demokratları önce hükümeti alacağız, sonra size hakkınızı vereceğiz. İlk seçim vaadimizi açıklıyorum. CHP iktidarında iktidar olduğumuz ilk 100 gün içinde yasal düzenlemeler derhal tamamlanıp en düşük emekli maaşı önce asgari ücrete 2 yıl sonra bırakıldığı yere bir buçuk asgari ücrete çıkarılacaktır” dedi.

CHP, bugün Ankara Tandoğan Meydanı’nda “Büyük Emekli Mitingi” düzenledi. Özel, mitingde yaptığı konuşmada emeklilerin haklarını söke söke alacaklarını belirterek şunları söyledi:

“Dedim ki, elime mikrofonu aldığım her konuşmada bu büyük haksızlığı, bu büyük adaletsizliği dile getireceğim. Koca bir seçim dönemi geçirdik. 105 meydanda kürsüye çıktım. Otobüsün üstüne çıktım. Mikrofonu elime aldım ve sizlerin, emeklilerin derdini, sorununu dile getirdim. Biz o meydanlarda, konuştuk anlaştık, biz çağırdık, siz geldiniz kendi meselenize sahip çıktınız. ve gün oldu bizim mitinglerimiz birer emekli mitingine dönüştü. Bütün Türkiye sizleri sorunlarınızı duydu, konuştu. İşte bugün Ankara bu büyük meydanda iğne atsan yere düşmüyorsa bunun sahibi sizlersiniz. Bu meydan Türkiye’nin en kalabalık, Türkiye’nin en büyük korosu, emekliler korosu. Dinleyin bakın. Dünyanın en acıklı şarkısını nasıl söylüyorlar? Emekliler elini kaldırsın. Bakın, bakın, bakın. Kaç para maaş alıyorsunuz? 10 bin lirayı duyuyor musunuz? İşte dünyanın en büyük konusunun söylediği en acıklı şark bu? Biz bundan sonra elbette defalarca dile getirdik. Anlattık ve dedik ki emeklinin sorununu çözmezseniz bundan sonra meydanlar bizimdir. Sokaklar bizimdir. Türkiye’nin dört bir yanından yedi bölgesinden 81 ilinden gelen emekliler burada mısınız? Burada mısınız? Bu sesi ya duyacaklar ya da söz verdiğim gibi durmayacağım, susmayacağım. Sizin sesinizi mutlaka bütün Türkiye’ye duyuracağım. Hakkınızı söke söke alacağım.

“Tercümesi olmayan bir emekli maaşına sizleri mahkum edenlere yazıklar olsun”

Bu iktidar 2024 yılını ’emekli yılı’ ilan etmişti. Bu yıl 2024 Ocak’ta verilecek maaşı en düşük emekli maaşını 10 bin lira olarak belirlediler. Yurt dışına gidiyorum. Alman Başbakanı’yla konuşuyorum. Türkiye’de emekli maaşı 270 euro diyorum. Yanlış söyledim sanıyor, düzeltiyor, 2700 diyor. İngilizce’ye, Almanca’ya, Fransızca’ya tercümesi olmayan bir emekli maaşına sizleri mahkum edenlere yazıklar olsun. Emekli ikramiyelerine bakıyoruz. Emekliler eskiden emekli olduklarında ev alabiliyorlardı emekli ikramiyesiyle. Sonra ev alamıyorlardı. Arabaya düştü. Şimdi yılların emeğine bir motosiklet parası emekli ikramiyesi verenlere yazıklar olsun. Almanya’da, Almanya’dan emekli, Hans, kalkıyor, geliyor. Manavgat’a tatil yapmaya. Ama Manavgat’ta Hasan amca, Manavgat’ta markete, bakkala gitmeye korkuyor. Borcu var, önünden geçmeye, korkuyor, utanıyor, çekiliyor. Hollanda’dan Ursula emekli olmuş. Kalkıyor geliyor Trabzon’a. Maçka’ya gidiyor. Peki Trabzonlu teyze manava gidemiyor. Pazara çıkamıyor. Sümeyye kardeşim gidip de alışverişini yaptıktan sonra hesabını veremeyeceği için filesinin üçte birini gittiği marketin kasasında bırakıyor. Böyle bir yaklaşıma Hans’ın yaşadığı hayatı Hasan’dan esirgeyenlere yazıklar olsun. Yaz aylarında iki yaz aylarında 65 bin misafirhaneyi açıyor. Toplam kapasitesi 65 bin olan öğrenci yurtlarını emekli misafirhanesi yapacaklarmış. Yattık yerlerde, alay ediyorlar. Emekli ‘açım’ diyor. Bu ‘yurda git tatil yap’ diyor. Emekli  sokağa çıkamıyor. O Çeşme’deki yurda git, Antalya’daki yurda git, Mersin’deki yurda git diyor.”

“Emekliler yurtta kalma derdinde değil, karnını doyurma derdinde”

Öğrenci yurtlarının emeklilere açılması kararını eleştiren Özel, konuşmasında şunları değindi:

“Emekliler yurtta kalma derdinde değil, kendi kirasını ödeme, karnını doyurma derdinde. Verdiğiniz parayla, ev kirası verirken, aç kalırsın. Karnını doyurursan sokakta kalırsın. Yazıklar olsun bu düzene. Değiştireceğiz bunu.  Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaş 1.5 asgari ücretti. Doğru mu? Yani sizinle hiç uğraşmasa size hiç ilişmese bugün 17 bin liradan toplam 1.5 buçuk asgari ücret, 26 bin emekli maaşı alacaktı. 26  bin liradan 10 bin liraya bu emekliyi düşürenlerden hesap soracağım.  ‘Asgari ücret hesabı yapma, biz asgari ücreti arttırdık’ diyor. Ne hesabı yapalım? Bu memlekette ne hesabı şaşmaz? Altın, bir de altın hesabı yapalım. Bütün Türkiye görsün. Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı sekiz çeyrek altın yapıyordu. Görüyor musunuz? Doğru mu? Şimdi 10 bin lira, 2.5 buçuk altın alınıyor. Yani her emeklinin her birinizin cebinden çantasından her ay 5.5 çeyrek altını alıp çalan kaçan bir düzen var. Emekliyi bu hale getirenlerden 31 Mart’ta hesap sordunuz. Sesinizi duymazlarsa onlardan hesabın büyüğünü ilk sandıkta soracaksınız.”

“Emeklilikte kademe bekleyenler var”

“Çocuk yaşında, stajyer olarak gitmiş sigortası başlamış. Parası yatmış, çıraklık okuluna gitmiş sigortasını devlet yatırmış. Ama şimdi gelince ‘o günden başlatmayız’ deyip emekli edilmeyen staj ve çıraklık mağdurları. Emekliliği 1999’da işe başlayan, bir gün önce emekli olsa geçen sene emekli olacak olup bir gün geç kaldı diye, bir hafta geç kaldı diye 17 sene geriye bırakılanlar var. Emeklilikte kademe bekleyenler var. Onların da sesini duyuyoruz, duyurmaya devam edeceğiz. SSK kökenliler. 7200 günde emekli olurken, 9 bin gün istenen Bağkur’luların ve aynı zamanda Bağ-Kur’lu olduğu için Çukurova’da pamuk, Ege’de tütün, Karadeniz’de çay yapıp ama vaktiyle kuponunu kaybedenler, belgelemeyenler. Mevcut belgesi kabul edilmeyenler var. Onların da emeklilik analarının ak sütü gibi helaldir. Hepsini birden haykırmaya devam edeceğiz.

“Bizim için canını ortaya koyanların cebinden parasını çaldılar”

Aramızda kahramanca hepimiz için canlarını ortaya koyan emekli astsubaylar var. Astsubaylar emekli olamıyor, niye olamıyor çocuk okuyor, ev kira. Emekli olunca maaş yarıya düşüyor. ve o yarıya düşen maaşla geçinemeyeceği için emekli olamıyor. Yaşı dolduğunda da sefalete sürükleniyor. Sadece astsubayların değil kadro ve emeklilik hakları bulunmayan uzman erbaşların sözleşmeli er ve erbaşları kadro istihdam haklarını ayrıca emekli yüzbaşıların, emekli binbaşıların benzer sorunlarını her kademede görev yapanların özlük haklarını ayrı ayrı savunuyoruz. Onlara minnet borçluyuz. Şehitleri var. Gazileri var. Bu sesi duyun. Ayrıca Milli Savunma Bakanı Divan Başkanı’ydı. OYAK Genel Kurulu yaptılar. Bütün personelde astsubaydan subaydan hatta asteğmenden kesilen yüzde onla biriktirilen OYAK. Bir yıl parayı işletmiş ve diyor ki nema yüzde 77 . Resmen bizim için canını ortaya koyanların cebinden parasını çaldılar. Bakın 2023 bu portreyi Koç Holding’in portföy yöneticileri yönetse yüzde 720. Sabancı Holding yüzde 285. Yüzde 230’dan aşağıya portföy getireceği yok. OYAK’ta enflasyon kadar. Sözde TÜİK enflasyonu kadar portre yönettik diyorlar. Bunun adı haksızlık değil. Bunun adı hırsızlıktır. Yazıklar olsun.

“Başımızda bir Gulyabani var”

Ekonomi öncelik belirleme işidir. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Ekonomik tercihler sizin kimin adamı, kimin hükümeti, kimin yanında olduğunuzu gösterir. 16 milyon emekli 32 milyon çalışan toplam 48 milyon kişiye ödenen para tüm emeklilere ödenen para bütçede faizle ödenenden çok daha az. Ayrıca emekliler sadece toplam aylıkları milli gelirin birkaç sene önce yüzde 7’sine denk gelirken, geçen sene 4 milyonun üzerinde eklenen EYT’ye rağmen milli gelirin yüzde 5’ine düştü payları. Yani birileri hem emekli yaşa takılanları ‘Vallahi yapmam. Kaybedeceğimi bilsem yapmam’ derken seçimin gittiğini görünce emekli ettiler ama o emeklilerin maaşını mevcut emeklilere ödettiler. Onu bile ödemediler, 7’den 5’e düşürdüler. Her türlü ekonomik krizde her türlü kemer sıkmada herkesin aklına emekliler geliyor. Herkesin aklına emekçiler geliyor. Herkesin aklına maalesef yoksullar, garibanlar geliyor. Güya IMF’yle çalışmıyorlar. IMF olsa emekliye zam vermeyecek, vermiyorlar. Öğretmeni atama diyecek, atamıyorlar. Astsubayı duyma diyecek, duymuyorlar. Yoksullara kemer sıktır diyecek, kemeri yoksula sıktırıyorlar. Başımızda bir gulyabani var, gulyabani. IMF değil. Ama IMF’nin hayaleti aramızda dolaşıyor. Gulyabani, o Mehmet Şimşek, Mehmet Şimşek, beni dinle, bu gulyabaniyi al, saraya götür. Artık emeklinin yakasından insin. Birazcık da zenginlerden alsın, zenginlerden istesin. Saraya git. Git buradan. Git buradan. Seni istemiyoruz. Yoksulun sırtından düş. Onu saraya götürün. Onun zenginlerin biraz da zenginlerin penceresine gitsin o. Biraz da zenginlerle uğraşsın. Bu garibanı, emekliyi bıraksın artık. Geçtiğimiz haftalarda emeklilerle, emekçilerle birlikte ve Devrimci İşçi Sendikalarıyla birlikte vergi adaletini gündeme getirmeye çalıştık. Bir kez daha söylüyorum Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor bunun 64 lirası dolaylı vergiler. Yani öğrencinin elektrik faturasında da fabrikatörün, yalı sahibinin, elektrik faturasında da aynı vergi var. Emekli de aynı vergiyi veriyor, alışveriş yaptığında multimilyoner de yüzde 64. Geriye kalanın üçte ikisi, yani yüzde 25 ücretlerden alınıyor. Emekçilerin, memurların devlette ve özelde çalışanların maaşlarından kesiliyor ve yaptığı yüzde 89. Peki yüz liranın sadece 11 lirası, zenginlerin, yandaş müteahhitlerin büyük büyük ihaleleri kapanların dünyanın dört bir yanına ihracat, ithalat yapanların kazandığı toplam paradan yüzde on bir. Yüzde 89 emekliden, emekçiden, çiftçiden, Bağ-Kur’ludan herkesten alınan vergi. 100 liranın, doksanını zenginden, 10’unu bizden toplayacaklarına, yüz liranın doksanını bizden, onun zenginlerden topluyorlar. İşte kaynak arayana kaynak buradadır. Vergide adalet en temel talebimizdir. Vergide adalet getireceğiz.

“16 milyonun yüzünü güldüreceğiz”

Bir yandan Cumhuriyet Halk Partisi, derdinizi dile getirmeye, görünür kılmaya, bu coşkulu meydanın sesini duyurmaya çalışırken bir yandan da çözüm önerilerini dile getiriyor. Şimdi burada Sayın Erdoğan’a, Sayın Bahçeli’ye tüm siyasi partilerin kıymetli liderlerine bir çağrıda bulunuyorum. 15 madde 15’ini yapacağız, el birliğiyle yapacağız, bu meydanın yüzünü güldüreceğiz. 16 milyonun yüzünü güldüreceğiz. Var mısınız? Bir; en düşük emekli aylığının hiçbir dönemde asgari ücretten az olamayacağını yasal düzenlemeye bağlayalım.  İki; prim güncelleme katsayısı, aylık bağlama oranı aylıkların alt sınırını hakkaniyetli ölçüde aktaralım. İntibak yasası çıkararak 2000 öncesi 2002-2008  sonrası ayrımları ortadan kaldıralım. Dört; emeklilerimize yük oluşturan, ilaç katılım paylarını, fiyat farklarını, muayene ücretlerini mutlaka artık ortadan kaldıralım. Ayağını kaybetmiş bu vatan için, bu millet için, evlatları için çalışırken, ekmek parası kazanırken ama protezi var. Eskimiş, takılması gerekiyor. Verdikleri para olması gerekenin otuzda biri, yirmide biri. Protezde en iyisi emekliye hemen ödenmelidir, aksini asla kabul etmiyoruz.

“Emeklimizin elini havada bırakmayın”

Emeklilere sendikal örgütlenme hakkı tanınmalı. Emekli sendikalarına yıldırma amaçlı kapatma davası derhal geri çekilmelidir. Emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Kurumların özel sandıklarından emekli olanlar banka gibi kuruluşlar, özel bankaların kendi sandıklarından emekli olanları bayram ikramiyeleri eşitlenmeli, ilaç katkı payları düşürülmeli. Onlara da promosyon ödemesi yapılmalıdır. Emekliler için emekli kart çıkarılmalı, elektrik, doğal gaz su faturalarında yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapılmalıdır. Emeklilikte kademe bekleyenlerin staj ve çıraklık mağdurlarının emekli askerlerin sorunları çözülmelidir. 65 yaş üstü ulaşım sorunu asla bir daha hiçbir emeklimizi rencide etmeyecek şekilde şoför esnafını da düşünerek onları karşı karşıya bırakmadan kanun yoluyla, devlet eliyle şoförün değil devletin cebinden çözülmelidir. Çalışmak zorunda kalan SGK destek birimi kesilmeye uygulaması bitirilmeli. Emeklilerin kredi ve kredi kartı borçları bir sefere mahsus bütün faizleri silinerek beş yıla bölünmeli. Bu kamburdan emekliler kurtarılmalıdır.  Vergide adalet, mutlaka sağlanmalı. Herkesten kazancı ölçüsünde vergi almalı. Dolaylı vergiler kademeli olarak sıfırlanmalıdır. Buradan hem hükümete muhalefete çağrımızdır. Gelin bu sorunları hep birlikte çözelim. Bu adımları atalım. Emekliler elinizi kaldırın. Bu eli tutun. Bu eli havada bırakmayın. Emeklimizin elini havada bırakmayın. Biz size el uzatıyoruz. Bu eli havada bırakmayın.

“Önce hükümeti alacağız sonra size hakkınızı vereceğiz”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçen seçimlerde emeklilerde en çok alan parti olduk ve bunun da çok önemli katkısıyla Türkiye’nin birinci partisi olduk. Emeklilere söz veriyorum. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti, iktidar yapacağız. Türkiye ittifakıyla biz bu seçimleri kazanacağız. Türkiye ittifakının içindeki sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Kürt demokratlar Türkiye’nin bütün demokratları önce hükümeti alacağız, sonra size hakkınızı vereceğiz. İlk seçim vaadimizi açıklıyorum. CHP iktidarında iktidar olduğumuz ilk 100 gün içinde yasal düzenlemeler derhal tamamlanıp en düşük emekli maaşı önce asgari ücrete 2 yıl sonra bırakıldığı yere bir buçuk asgari ücrete çıkarılacaktır.

“Onlara deyin ki Ankara’da bir evladımız var”

Buradan hepinize bir kez daha seslenmek istiyorum. Eğer nereye çağrılırsanız bugün olduğu gibi koşar gelirseniz, bugün olduğu gibi meydanları doldurursanız, bugün olduğu gibi kendinize ülkemize sahip çıkarsanız bu ülkede kimin canı yanıyorsa onun yanında durursanız emin olun hep birlikte çok yakında bütün dertlerden kurtulacağız. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emekliler için yapılan en büyük mitingine gelen bu meydanı dolduran, hakkını arayan herkese helal olsun, selam olsun. Memleketlerinize gittiğinizde bütün emeklilere bu evlat selam götürün. Onlara deyin ki Ankara’da bir evladımız var. O biz rahat etmeden rahat etmeyecek. Biz mutlu olmadan oturmayacak. Biz hakkımızı almadan o mücadeleyi bırakmayacak. Onlara deyin ki biz de bu kardeşimizin, bu evladımızın, onun partisinin yanından ayrılmayalım destek verelim, güç verelim, güç olalım. Hep birlikte uğraşalım ve hakkımızı alalım.”

—-

Mitingten notlar…

CHP’nin Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlendiği “Büyük Emekli Mitingi”ne Türkiye’nin farklı bölgelerinden binlerce emekli ve emekçi katıldı.

Sabah erken saatlerden itibaren meydanı doldurmaya başlayan emekliler, “Emekliler için zordur geçim, Özgür Özel acele seçim”, “Onurlu yaşam hakça paylaşım”, “İnsanca hakça bir yaşam için”, “Mutfakta yangın var, bıçak kemiğe dayandı”, “Biz torunlarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız ya siz”, “Krizin bedelini biz ödemeyeceğiz” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.

Emeklilerden iktidara “yerel halk”, “rolex”, “ıstakoz” göndermesi

Mitinge katılan bir emekli yurttaş, hazırladığı dövizle Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘yerel halk’ açıklamasına, AKP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun 562 bin TL’lik ‘Rolex’ saatine ve AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco’da ‘ıstakoz’ yemesine göndermede bulundu. Dövizde, “Yerel halk sömürülmesin, rolex takıp ıstakoz yesin” ifadesi yer aldı. Bir emekli yurttaş da “Hiçbir şeyi tamir edemeyip her şeyi bozan acemi usta belgeni elinden alacağız” dövizi taşıdı.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı mitingde keskin nişancıların yer aldığı görüldü.

CHP’den üst düzey katılım

Mitinge CHP Genel Başkan Yardımcıları Gamze Taşcıer, Özgür Karabat, Burhanettin Bulut, Ensar Aytekin, Yalçın Karatepe ve Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda CHP milletvekili katıldı.

Emeklilerin temsilcileri ve Özel konuştu

Sanatçı Tolga Sağ mitinge katılan emeklilerle birlikte şarkılar ve türküler söyledi. Mitingde CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, DİSK Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, Birleşik Emekliler Sendikası Başkanı Mahmut Şengül, Tüm Emekliler Derneği Başkanı Satılmış Çalışkan, 61 yaşındaki emekli Aynur Teke ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuştu.

“Gulyabani” canlandırıldı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşması sırasında, meydanda Ertem Eğilmez’in yönetmenliğini yaptığı 1976 yapımı “Süt Kardeşler” filmindeki “Gulyabani” canlandırıldı. “Gulyabani” maketi miting meydanında dolaştırılırken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “IMF’nin hayaleti aramızda dolaşıyor. Gulyabani. Mehmet Şimşek, beni dinle, bu gulyabaniyi  al, Saray’a götür. Artık emeklinin yakasından insin. Birazcık da zenginlerden alsın, zenginlerden istesin. Saray’a git. Git buradan” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpnin-ankaradaki-buyuk-emekli-mitingi-ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-once-hukumeti-alacagiz-sonra-size-hakkinizi-verecegiz/feed/ 0
İzmir Otogar’da Yolcular Otobüs Fiyatlarının Yüksekliğinden Şikayetçi https://www.haber60.com.tr/izmir-otogarda-yolcular-otobus-fiyatlarinin-yuksekliginden-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/izmir-otogarda-yolcular-otobus-fiyatlarinin-yuksekliginden-sikayetci/#respond Tue, 07 May 2024 07:09:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30631 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR)- İzmir Otogar’a yolculuk yapmak ya da bilet almak için gelen vatandaşlar otobüs fiyatlarının yüksek olmasından yakındı. Bir öğrenci, “Gün geçtikçe daha çok fiyatlar artıyor ve öğrenciler olarak çok şikayetçiyiz. Ankara’ya yılda 2-3 kez ailemi gidip görebiliyorum” dedi. Bir diğer yurttaş ise “2 kişi geliş gidiş yol parasına neredeyse asgari ücretin yarısını veriyoruz” diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. Nisan ayında bir önceki aya göre fiyatı en fazla artan temel başlık, yüzde 34,24 oranla karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı oldu. İzmir Otogar’da yolcular, ANKA Haber Ajansı’na bilet fiyatlarını değerlendirdi.

“ÇOCUĞUM BAYRAM TATİLİNDE MEMLEKETİNE GELMESİN Mİ?

3 çocuk annesi bir yurttaş, “10 bin TL emekli maaşı ile geçiniyoruz. Şimdi cenazemiz var. Bin lira yol parası veriyoruz. Biz bir ay ondan sonra nasıl geçineceğiz? Üniversitede 2 tane çocuğumuz okuyor. Lisede çocuğum okuyor. Evimiz kendimizin ama nasıl idare edeceğiz? Ben rahatsızım çalışamıyorum. 10 bin lirayla nasıl geçinebileceğiz? Mesela gezmeye gitmiş olsaydık 500 liradan 4 kişi 2 bin lira yol parası yapıyor. 2 bin TL gidiş geliş, 4 bin lira. Kalan 6 bin lirayla bir ay nasıl geçineceğiz? Kızım bayramda geldi gitti 650 liraya bilet aldık. Onun da en ucuzunu aldık. Çocuk gelmesin mi bayramda okuyor diye. Onun için bilet fiyatlarından çok şikayetçiyiz” dedi.

“10 BİN LİRAYI BİR GÜNDE VERİRSEN KALAN 29 GÜNDE NE YAPACAK O İNSAN?”

Emekli 3 çocuk babası bir vatandaş, “Bugün düğünümüz vardı. Eşimin dayısı vefat etmiş. Buradan yol parası veriyorsun, 4 bin TL gitti. Oradan dönerken de 4 bin TL veriyorsun. 8 bin lira gitti. Kalan 2 bin lirayla ben çocuğa harçlık mı vereceğim? Kızım üniversitede okuyor. Oğlum okuyor. Ne diyeceğim oğluma? Kusura bakma. Param yoksa yaya mı git diyeceğim? Bankaya gidiyorsun. Bankaya da borcum harcım var. Gereken yapılsın. 10 bin lirayı bir günde verirsen kalan 29 gün ne yapacak o insan? Eşini alıp da bir yere gidemiyorsun, bir şey yapamıyorsun. Gereken neyse o yapılsın. Bu şekilde bu olmaz. Gitmez böyle” diye konuştu.

“2 KİŞİ GELİŞ GİDİŞ YOL PARASINA NEREDEYSE ASGARİ ÜCRETİN YARISINI VERİYORUZ”

Asgari ücretle geçinen bir yurttaş ise “Ben her sene İzmir’e geliyorum. Tanıdıklarım da var. Geçen sene 200 liraya geldiğim yol bileti bu sene 600 liraya geldi. Onu da indirimde bilet arayarak aldık 2-3 hafta önceden. Bilet fiyatları çok yüksek olduğu için hem ziyaret yapamıyoruz hem akrabalarımızı falan da göremiyoruz. İlk önce paramızı ayarlamamız gerekiyor. Biraz sıkıntılı. Ben Konya’dan geliyorum. Konya’yla İzmir arasında ne kadar saat var ki? Siz 600 lira alıyorsunuz. Tamam benzin fiyatları diyorlar ama devletin bu konuya biraz el atması gerekiyor. Çünkü yakında Kurban Bayramı var biliyorsunuz. Herkes memleketine gidecek. Yazık insanlara. O parayı vermeleri çok zor. Çünkü 2 kişi geliş gidiş neredeyse asgari ücretin yarısını veriyoruz yol parasına. Bunların ilçeleri var. İlçeler daha yüksek fiyat alıyor o da garip. 800 TL” şeklinde konuştu.

“8 AYDIR GİDEMİYORUM”

Emekli maaşıyla geçindiğini söyleyen bir diğer yurttaş da “Hani şimdi mecburiyetten gidiyoruz sağlık söz konusu. Ama normalde gidip geliyorduk senede 3-5 kez İstanbul’a. En son 10’uncu ayda gitmiştim geçen sene. Yani kaç ay oldu? 8 aydır gidemiyorum hep fiyatlar yüzünden. Bir emekli maaşıyla olmuyor” ifadelerini kullandı.

“FİYATLAR YÜZÜNDEN ANKARA’YA AİLEMİN YANINA YILDA 2-3 KEZ GİDEBİLİYORUM”

Ankara’ya ailesinin yanına giden bir öğrenci ise “Bence bilet fiyatları öğrenciler açısından çok uçuk fiyatlarda. Mesela geçen yıl daha uygun fiyatlarda daha kolay gidip gelebiliyorduk. Şimdi daha az maalesef. Yani bir indirim olsa süper olur aslında. Ankara’ya cenazeye gidiyorum. Ben burada öğrenciyim. Tek başıma burada yaşamaya çalışıyorum ve yine zor şartlarda. Otobüs dışında market fiyatları olsun her şey çok pahalı maalesef. Gün geçtikçe daha çok fiyatları artıyor ve öğrenciler olarak çok şikayetçiyiz bu durumlardan. Yılda 2-3 kez gidip görebiliyorum. Yani çünkü fiyatlar yüzünden” dedi.

Bir diğer vatandaş da “Fiyatlar bayağı pahalı kızım. Ama yapacak bir şey yok. Gitmek zorundayız, gidiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-otogarda-yolcular-otobus-fiyatlarinin-yuksekliginden-sikayetci/feed/ 0
İstanbul’da Taksi Plakası Satışı Bahanesiyle Cinayet https://www.haber60.com.tr/istanbulda-taksi-plakasi-satisi-bahanesiyle-cinayet/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-taksi-plakasi-satisi-bahanesiyle-cinayet/#respond Thu, 02 May 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30071 İstanbul’da, taksi plakası satın almak için internet üzerinden tanıştığı şahısla buluşan kişi, şahsın ‘akrabalarımı mezarlıktan alacağız’ demesi üzerine şahıs ile beraber Çekmeköy’de mezarlığa gitti. Taksi plakasını satacağını iddia eden şahıs, yanındaki kişiyi otomobil içinde silahla vurup öldürdü, ardından yanında bulunan altınları alıp kaçmaya çalıştı. Çevrede bulunan belediye görevlileri tarafından fark edilen şahıs, ‘ağabeyimi vurdular’ dese de olay yerinde polis tarafından yakalandı.

Olay, geçtiğimiz Salı günü saat 16.20 sıralarında Çekmeköy’de Ekşioğlu Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre taksi plakası satın almak isteyen 4 çocuk babası Recep Dindi(38), internet üzerinden tanıştığı şahıs ile görüşüp taksi plakası satışı konusunda anlaştı. Dindi, M.A.K adlı şahıs tarafından, Pendik’teki evinden eşi Fadime Dindi ile beraber alınarak kuyumcuya götürüldü. M.A.K.’nin’ ‘satışı bugün yapamayız, cenazemiz var’ demesi üzerine Recep Dindi, satışta kullanacağı altınları kuyumcuda emanet bıraktı. M.A.K bir gün sonra tekrar Recep Dindi’yi evinden otomobille aldı. Fadime Dindi’nin de gelmek istemesi üzere M.A.K ‘önce mezarlığa gidip akrabalarımı alacağız, arabada yer yok sen gelme’ diyerek Fadime Dindi’yi almadı. Recep Dindi ile M.A.K kuyumcuda emanet bıraktıkları altınları geri aldıktan sonra Çekmeköy’de bulunan bir mezarlığın önüne gitti. M.A.K., Dindi’yi burada otomobil içinde gasp etmeye çalıştı. Taraflar arasında arbede çıkması üzerinde M.A.K. tabancayla Dindi’yi otomobil içinde vurdu. Şahıs, Dindi’nin üzerinde bulunan altınları alıp yaya olarak kaçmaya çalıştı. Çevrede bulunan bir tesiste görevli belediye çalışanları tarafından fark edilen şahıs, kendisine ne olduğunu soran çalışanlara ‘ağabeyimi vurdular’ dedi.

M.A.K. olay yerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Dindi ise hayatını kaybetti. Yapılan çalışmalarda, M.A.K.’nin Dindi’yi evinden aldığı otomobilin kiralık olduğu tespit edildi.

Olayla ilgili konuşan Recep Dindi’nin yeğeni Ali Dindi, “Amcam internet üzerinden taksi plakası satın almak istiyor. Adamları buluyor, adamlarla Cuma günü görüşüyor. Cuma günü adamın yanında yengem olduğu için bir bahane uydurup cenazemiz var diye iki gün sonraya erteliyor. Pazartesi günü amcam arıyor. Bugün olmazsa yarın diyor karşı taraf. Yarın adam tekrar geliyor amcamı evden alıyor. Yengem de arabaya binmek istiyor yalnız yengemi almıyor. Arabanın dolu olduğunu söylüyor. Amcasını götüreceğini söylüyor, arabaya almıyor. ‘Dönüşte seni alalım notere öyle gidelim’ diyor. Amcamla beraber evden çıkıyorlar kuyumcuya gidiyorlar. Kuyumcudan altınları alıyorlar. Oradan da amcam yengemi almak için yengemi arıyor. Kuyumcudan altınları alıyorlar çıkıyorlar. ‘Sen notere git, sıra al. Biz de geliyoruz’ diyor. Ondan sonra amcamın telefonuna hiçbir şekilde ulaşılmıyor. Aradan 2 saat geçtikten sonra Çekmeköy Polis karakolundan bizi arıyorlar. Hastanede ağır yaralı olduğunu söylüyorlar” dedi. Recep Dindi’nin eşi Fadime Dindi, “O amca ile beraber geldiler, parayı alıp gittiler. ‘Abla amcamı bırakıp geleyim seni de alıp notere gideriz. Şu anda yer yok araba dolu, daha sonra taksi plakasına ait olan arabayı alıp geleceğiz’ dedi. Ben de daha bir şey diyemedim onun arabasını atladılar gittiler.” şeklinde ağlayarak anlattı.

Recep Dindi, dün Pendik’te bulunan Velibaba Merkez Camii’nde düzenlenen cenaze ile son yolculuğuna uğurlandı. Ailesi ve yakınlarının katıldığı cenazenin ardından Dindi’nin naaşı Yeni Şeyhli Mezarlığına defnedildi.

Cenazede olayı anlatan ağabey Efendi Dindi, “Yaklaşık 12 gün önce bu mesele başladı. 12 gün önce fiyatta anlaşıldı. Şahıs sonra ‘amcamın hanımı hastanede’ dedi. Bir iki gün öyle erteleme yaptı. Ondan sonra ‘amcamın hanımı vefat etti’ dedi. Yine erteledi. Perşembe günü de kardeşim hanımıyla beraber kuyumcuya gitti, hanımıyla olunca bir gün daha erteleme yaptı kendisi. En son salı günü bu kişi geldi, kardeşimi evinden aldı. Hanımı notere gönderdi, ‘yenge sen notere git sana yer yok annemi vesaire almaya gideceğiz’ dedi. Kardeşimin hanımı noterde beklerken onlar Sancaktepe’de kuyumcuya gidiyor kuyumcudan altınları tekrar tartarak alıyor. Plaka sahibi ‘annem Çekmeköy’de mezarlıkta amcamın hanımının kabrini ziyaret ediyor’ diyor ve mezarlığa götürüyor. Olan orada oldu. Bu olayın bir kişi meselesi olduğunu düşünmüyoruz. 10-12 günlük bir zamana yayıldı, bir çete olduğunu bir grup halinde yapıldığını düşünüyoruz. Kardeşimin 4 tane çocuğu geride kaldı. 38 yaşında kardeşim, devletten bu konuda gereğini yapmasını bekliyorum” dedi.

Öte yandan Recep Dindi, eşi Fadime Dindi ve şahsın kuyumcuya gelip altınları bıraktığı, daha sonra Recep Dindi ile şahsın kuyumcuya gelerek altınları geri aldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-taksi-plakasi-satisi-bahanesiyle-cinayet/feed/ 0
Eskişehir’deki Hamal Pazarı İşçileri Kendilerine Özel Kıraathane İstiyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirdeki-hamal-pazari-iscileri-kendilerine-ozel-kiraathane-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirdeki-hamal-pazari-iscileri-kendilerine-ozel-kiraathane-istiyor/#respond Tue, 16 Jan 2024 07:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3607 Eskişehir’de Hamal Pazarı olarak bilinen yerde günlük yevmiye ile iş yapan ve son dönemlerde sayılarının git gide azalan vatandaşlar, gün boyu ayakta beklememek, soğuk ve sıcaktan korunmak için kendilerine özel bir kıraathane yapılmasını istediklerini söyledi.

Eskişehir’de önceki yıllarda Bayat Pazarı olarak bilinen bölgedeki kıraathanelerde, günümüzde ise Reşadiye Camii’nin önünde toplanan vatandaşlar, ekmek parası kazanmak amacıyla gün boyu ayakta bekliyor. Emekli ve yaşlı vatandaşların da aralarında bulunduğu yaklaşık 15 kişi, günlük yevmiye ile hamal işleri yapıyor. Bir dönemler piyasasının çok aktif olduğu belirtilen Hamal Pazarı’nın eski tadında olmadığından bahseden işçiler, bazı günler hiç iş almadan eve gittiklerini ifade etti. Kış aylarında da soğuk havaya rağmen saat 08.00-17.00 aralığında bekleyen ve üşüdüklerinde çayla içlerini ısıtan hamallar, yetkililerden kendilerine özel bir kıraathane yapılmasını ve buranın tanıtılmasını istedi.

“Un çuvalı indiririz, yem taşımaya ve inşaatlara yardıma gideriz”

Emekli vatandaş Ali Uyar, uzun yıllardır bir gelenek haline gelen Hamal Pazarı’nın ne olduğunu anlattı. Yaz mevsiminde işlerinin yoğunlaştığını, kışın ise durma noktasına geldiğini aktaran Uyar, “Hamal Pazarı’na genellikle günlük yevmiye ile eşya taşımak için aranan adamlar gelir. Un çuvalı indiririz, yem taşımaya ve inşaatlara yardıma gideriz. Genellikle bildiğimiz işleri yaparız. Müşterinin hangi konuda talebi varsa onun üzerinde çalışırız. Hamal önceki yıllarda Eskişehir’de Bayat Pazarı olarak bilinen yerdeki kahvelerde toplanırlarmış. Mesela birisi ‘işçi ihtiyacım’ var diyerek gelirmiş, 10 kişiyi götürürmüş. Başka birisi gelip, ‘bana inşaatta 20 kişi lazım’ dermiş, saat 10.00 olmadan kahvede adam kalmazmış. Ama şu anda burada öyle bir şey yok. Geliyoruz, dikiliyoruz. İş çıktığı da oluyor, çıkmadığı da oluyor. Birkaç gün hiç iş olmadan dikiliyorsun, gün oluyor arka arkaya 2-3 defa işe gidiyorsun. İşler şu anda durgun, eski tadı yok. Özellikle kış mevsiminde işler duruyor, yazın bir nebze hızlanır. Havalar sıcak olunca bağ, bahçe ve budama işi çok oluyor” dedi.

“Aramızda 73 yaşında olan insanlar da var”

Şu an emekli olduğunu ama emekli olmadan önce de Hamal Pazarı’na gelip gittiğinden bahseden Uyar, “Mesela gece vardiyasına gittiğim zaman, gündüz Hamal Pazarı’nda bekliyordum. Bu işle geçim sağlanmaz, anca karın doyurulur. Gününü kurtarsın, ertesi güne Allah kerim. Günümüzde Hamal Pazarı’nda 10-15 kişi anca vardır. Bazıları da telefonla işe gidiyorlar. Sağa sola numara bırakıyorlar, hamal işi yaptıklarını söylüyorlar. O nedenle çoğu da buraya gelmiyor artık. Aramızda 73 yaşında olan İnsanlar da var. Bizim bir hamal ipimiz olur, çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi eşyaları bu iple sırtımıza bağlayarak taşırız. Yaşlı vatandaşlar genellikle bunları yapamıyor, zorlanıyorlar. Birlikte gittiğimiz zaman onlara küçük kutuları taşımalarını söylüyoruz. Onlar niye bu işi yapıyorlar? Kendilerine başka bir uğraş bulamıyorlar. İhtiyaçları olduğundan hamallığa devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

“Sadece hamallara özel bir kıraathane olsun istiyoruz”

Sabah saat 08.00 gibi bekleye başlayıp, akşam 17.00’da dağıldıklarını belirten Ali Uyar, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Öğlen acıktığımız zaman gidip karnımızı doyuruyoruz. Lokantanın az ilerisinde kahve var, hamallar genellikle o kahvede takılırlar. Üşüdüğümüz zaman çay içip ısınıyoruz. Genellikle burada 1 kişi dikilmez, yaklaşık 4 kişi beraber dikilir. İş verenler oraya gelirler, ‘bana 1 işçi lazım’ derler. Biz de ne işi olduğunu sorarız. Bazen pazarlığı burada yaparız, bazen de işe göre fiyat veririz. İş veren direkt olarak benim yanıma gelirse iş benimdir. O işe kesin giderim. Bence işi görerek fiyat vermek en güzelidir. Ucuz fiyat verirsin, orada eşya çok olduğunda bunu yükseltemezsin. Az paraya çalışırsın, çok iş yaparsın. Kış şartlarında dışarıda beklemek zor oluyor. Sadece hamallara özel bir kıraathane olsun istiyoruz. Herkes bu kıraathanenin Hamal Pazarı olduğunu bilse, iş verenler de eskisi gibi sadece buraya gelip işçi alsa daha güzel olurdu. Şu an soğukta bekliyoruz, kahvemiz ya da belli bir yerimiz yok. Eskişehir halkı genelde bilirdi burayı ama artık eskisi kadar bilinmiyor.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirdeki-hamal-pazari-iscileri-kendilerine-ozel-kiraathane-istiyor/feed/ 0