Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan gurbetçilerin yıllık izinlerini geçirmek üzere ana vatana gelişleri sürüyor. Kara yolu ile gelen gurbetçiler, Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule, Pazarkule ile Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda yurda girişlerinde son 2 haftadır yoğunluk oluşturuyor. Edirne Valisi Yunus Sezer, Kapıkule Sınır Kapısı’nda gelen gurbetçilerle sohbet etti, incelemelerde bulundu.
‘SAATLİK OLARAK 550 ARACA YAKIN ARACIN GİRİŞİ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR’
Kapıkule’nin Türkiye’nin en büyük gümrük kapısı olduğunu belirten Sezer, “Özel bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde biliyorsunuz, gurbetçi sezonu olarak adlandırdığımız, yurt dışında bulunan vatandaşlarımızın tatil için ve sılayırahim için memleketlerini ziyaret ettiği bir dönem. Bu dönem 22 Haziran’da başladı ve eylül ayına kadar gidiş-gelişler devam edecek. Dolayısıyla bu dönemde özellikle Kapıkule Gümrük Kapımız başta olmak üzere kapılarımızdaki araç ve yolcu giriş yoğunluğu son derece artıyor. Bu sene özellikle geçen yıllardan farklı olarak gurbetçilerimizin yoğun bir Türkiye ziyareti söz konusu ve kapılarımızda da günlük giriş bakımından da rekorlar kırılıyor. Saatlik olarak 550 araca yakın aracın girişi gerçekleştiriliyor. Mesela dün itibarıyla tüm zamanların giriş açısından rekoru kırıldı. 9 bin 628 binek araç girişi oldu. Dün 40 bin 593 yolcu girişi gerçekleşti. Kapıkule’den şu ana en fazla yolcu ve araç girişi söz konusu. 22 Haziran’dan bu tarafa da 192 bin 341 araç girişi var ve 769 bin 821 yolcu da yine Türkiye’ye giriş yapmış durumda” dedi.
‘1205 GÜMRÜK PERSONELİMİZ BURADA GÖREV YAPIYOR’
Kapıkule’de gurbetçiler için her türlü tedbirin alındığını anlatan Vali Sezer, “Vatandaşlarımızı güzel bir şekilde karşılıyoruz. Vatandaşlarımızın dinlenerek gitmeleri gerekli dinlenme tesislerinde ve tüm benzinlikler dahil olmak üzere bu alanlarda gerekli güvenlik tedbirlerini
almış durumdayız. Hem sivil ekiplerimiz hem de resmi ekiplerimiz buralarda güvenlik bakımından herhangi bir şeyler karşılaşmamaları için de memleketlerine rahat bir şekilde ulaşmaları için gerekli güvenlik tedbirlerini almış durumdayız. Tabii geçen seneye göre yoğunluk çok artınca da hem gümrük yönüyle hem de emniyet yönüyle buradaki noktalardan bazı tedbirler aldık. Bir kere emniyetten 110’a yakın yakın ilave personel görevlendirdik. Yine gümrükten de 105 personelimiz ilave olarak burada görevlendirilmiş durumda. Toplamda 1205 gümrük personelimiz burada görev yapıyor. Emniyet personelimiz bunun dışında pasaport kontrollerinde görev yapıyorlar. Geçen yıl 12 olan peronlardaki sayımız, bu sene 24’e çıkarılmış durumda. Baktığınız zaman da günlük olarak 500-550 araç saatlik olarak gelmesine rağmen herhangi bir yığılma söz konusu değil. Kısa zamanda işlemlerini yaparak bunları gönderiyoruz. Bu manada arkadaşlarıma hem gümrük personelimize hem emniyetimize hem jandarmamıza teşekkürlerimizi iletiyoruz” diye konuştu.
‘ÇOK BÜYÜK YOĞUNLUK VAR’
Vali Sezer, gurbetçilerin Türkiye’ye gelişlerinde yoğunluğun bu yıl 1 hafta sonra başladığını belirterek, “Türkiye’nin çeyrek finalden elenmesiyle beraber kapılarımızda yoğunluk, ertesi gün itibarıyla başladı. Dediğim gibi çok büyük bir yoğunluk var. Saatte 500-550 araçlık giriş var. Hem Bulgaristan tarafıyla ikili ilişkiler kapsamında görüştük, onlar da geçişleri çok hızlandırmış durumdalar. Bulgaristan tarafında da çok fazla araçlarımız beklemiyor. Türkiye’de zaten iyi karşılama yapalım, vatandaşlarımız huzur içerisinde yerlerine ulaşsınlar diye gerekli tüm tedbirleri almış durumdayız” dedi.
‘TÜRK BAYRAĞINI GÖRDÜĞÜMÜZ ZAMAN TÜM YORGUNLUK BİTİYOR’
Belçika’dan yıllık izni için Türkiye’ye gelen Volkan Şahin, “7 senedir ilk defa geliyorum. Hiçbir şey yapmadan annemin mezarını ziyaret edeceğim. Vatan hasreti var ayrı bir olay, önce anne hasreti var. Annemi kaybettiğimde göremedim. Vatan hasreti ayrı bir şey. 7 sene sonra insan duygulanmaz mı, çocuklarla Türkiye diye bağıra bağıra geldik” dedi.
Almanya’dan gelen Ahmet Taşçılar, “11 ay değil, 22 aydır vatan hasreti çekiyoruz. Hasret sona erdi. Çocuklarımızı doldurduk arabaya, 4 çocuk babasıyım. Bu vatanı görebilmek için bu zorlukları çekip, icabında uykusuz kalıp, buraya gelmeyi göze alıyoruz. İlk önce ailemizi ziyaret edeceğiz. Vatanımızı görüp, hasret gidereceğiz. Gurbette yaşadığımız yorgunluğu atacağız. İznimiz bittiği zaman maalesef bir hüzünle yaşadığımız vatanımıza döneceğiz. Orası da bizim vatanımız ama burası ayrı; Türk bayrağını gördüğümüz zaman tüm yorgunluğumuz bitiyor. Ne yapalım kaderimiz böyle? Bu sene yolculuk çok güzel geçti” diye konuştu.
]]>Edirne Valisi Yunus Sezer, yaşanan yoğunlukta görev alan ekipleri sınır kapısında ziyaret etti.
Hem gümrük hem de kolluk kuvvetlerine teşekkür eden Sezer, gelişleri süren gurbetçilere de “Memlekete hoş geldiniz.” dedi.
Gurbetçi ailelerle sohbet eden Sezer, dikkatli araç kullanmaları konusunda da sürücüleri uyardı.
Vali Sezer, gazetecilere yaptığı açıklamada, gurbetçi sezonunun 22 Haziran’da başladığını eylül ayına kadar devam edeceğini anımsattı.
Önceki yıllara göre yoğun bir gurbetçi trafiği olduğuna dikkati çeken Sezer, “Dün itibariyle tüm zamanların giriş açısından rekoru kırıldı. 9 bin 628 binek araç girişi oldu dün ve 40 bin 593 yolcu giriş gerçekleştirdi. Bu şu ana kadar Kapıkule’de gerçekleştirilen en fazla yolcu ve araç girişi.” dedi.
Sezer, gurbetçi sezonun başladığı günden bu yana Türkiye’ye 192 bin araçla 770 bin yolcu girişi olduğunu ifade etti.
Gurbetçilerin gümrükte sıkıntı yaşamaması için gerekli tüm önlemlerin fazlasıyla alındığına işaret eden Vali Sezer, şöyle konuştu:
“Biz vatan hasreti çeken tüm gurbetçilerimizin bir an önce Türkiye’ye gelmeleri ve Türkiye’de de bulundukları illere, memleketlerine gitmeleri, hoşça vakit geçirmeleri ve dönüşte de yine aynı rahatlıkla dönmeleri için burada birtakım tedbirler almış durumdayız. Vatandaşlarımızı güzel bir şekilde karşılıyoruz. Vatandaşlarımızın dinlenerek gitmeleri için gerekli dinlenme tesislerinde ve tüm benzinlikler dahil olmak üzere bu alanlarda gerekli güvenlik tedbirlerini de almış durumdayız. Hem sivil ekiplerimiz hem de resmi ekiplerimiz buralarda güvenlik bakımından herhangi bir şey ile karşılaşmamaları için ve memleketlerine rahat bir şekilde ulaşmaları için gerekli güvenlik tedbirlerini almış durumdayız.
Tabi geçen seneye göre yoğunluk çok artınca da hem gümrük yönüyle hem de emniyet yönüyle buradaki noktalarda da bazı tedbirler aldık. Bir kere emniyette 110’a yakın ilave personeli görevlendirdik. Yine gümrükten de 105 personelimiz ilave olarak burada görevlendirilmiş durumda. Toplamda 1205 gümrük personelimiz burada görev yapıyor. Yine personelimiz de bunun dışında pasaport kontrollerinde görev yapıyorlar. Geçen yıl 12 olan peronlardaki sayımız bu sene 24’e çıkartılmış durumda.”
Sezer, yoğunluk olmasına rağmen akıcı bir trafik olduğunu vurguladı.
Kupanın yoğunluğa etkisi
Sezer, soru üzerine gurbetçi gelişlerinde yoğunluğun geçen yıla göre bir hafta sonra başladığını bunda Avrupa Kupası’nın etkisinin olduğunu değerlendirdiklerini belirtti.
Vali Sezer, A Millilerin çeyrek finalde elenmesi sonrası sınır kapılarında ertesi gün yoğunluğun başladığına dikkati çekti.
Bugünün 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü olduğunu hatırlatan Sezer, “Bu manada da bugün vesilesiyle hem ilimiz açısından hem de ülkemiz açısından tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, anıyoruz, gazilerimize, kahramanlarımıza, şükranlarımızı iletiyoruz. İnşallah Rabb’imden böyle kötü günleri bizlere göstermemesini de temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vali Sezer’in ziyaretine Kapıkule Mülki İdare Amiri Erdoğan Beypınar, Edirne Özel İdare Sekreteri ve Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci, Edirne Jandarma Komutanı Albay Hacı Ali Büber, Edirne Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Trakya Dış Ticaret ve Gümrük Bölge Müdürü Nihat Kınık’ta eşlik etti.
Geçen haftaki rekor 38 bin 692 yolcu ile 9 bin araç olarak kaydedilmişti.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında vali yardımcıları, kaymakamlar, kurum müdürleri ve valilik birim amirleri ile toplantıda bir araya gelen Vali Seddar Yavuz, “Tasarruf Tedbirleri” ile ilgili yapılacak çalışmaları istişare etti. “Tasarruf Tedbirleri” başlığı altında yapılan toplantının devamında; orman yangınları, kamuda vatandaşa yönelik tutum ve davranış konuları da ele alınarak değerlendirmeler yapıldı. İlgili kurum yetkililerin alanlarındaki çalışmaları hakkında sunumlarını yapılmasıyla devam eden toplantıda Vali Yavuz, ilk olarak tasarruf tedbirlerine değindi. Pandemi, savaşlar ve asrın felaketi olan depremin ardından ciddi bir maliyetle karşı karşıya gelindiğini belirten Vali Yavuz, “Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlandı. Bu noktada biz de Kocaeli olarak emek vermemiz, gerekli çalışmaları hassasiyetle yapmamız gerekiyor. Herkes üzerine düşen çalışmaları yaptıktan sonra ortaya koyacağımız gayretle hep birlikte daha güzel günleri getireceğiz” diye konuştu.
“Sabırlı yaklaşımı sürdürmeliyiz”
Kamuda Vatandaşla diyaloğun önemine değinen Vali Yavuz, “Birlikte bu şehrin yükünü alırken daha dikkatli, daha tedbirli olacağınıza da gönülden inanıyorum. Özellikle vatandaşlarımızın ihtiyaç ve sorunlarının çözülmesi noktasında bizden talebi olan insanlarla kurulacak içten ve samimi diyaloglar, onun yerine kendimizi koyarak yaptığımız davranışlar elbette bize dua olarak geri dönecektir. Sizden isteğim ve ricam o ki bir vatandaşımız geldiğinde tebessümle bakarak, dinleyerek ve sabır göstererek bu yaklaşımı sürdürelim” şeklinde konuştu.
“Kontrolsüz şekilde ormanlık alanlara girişlere müsaade etmeyeceğiz”
Orman yangınlarına değinen Vali Yavuz, yangınlara sebep olacak her türlü girişimin karşısında olduklarını ve yangınlarla mücadele kapsamında alınacak önlemleri şu sözlerle anlattı: “Yakın zamanda ilan edeceğimiz tarihten itibaren belirli alanlara orman giriş çıkışlarını yasaklayacağız. Bunu yapmak zorundayız çünkü küresel ısınma ve iklim değişikliği ile beraber maalesef orman yangınları ciddi bir çevre felaketine dönüşüyor. Dahası yabani hayat çok ciddi etkileniyor, hayvanlar yanarak can veriyor. Yine itfaiyecilerimiz, ormancı kardeşlerimiz hayatlarını kaybediyor. Biz başka yatırım ve hizmetlere harcayacağımız paraları orman yangınlarıyla mücadele ve açtığı yaraları sarmak için harcıyoruz. Biz ormana harcayacağımız bu paraları da eğitime, sağlığa harcasak olmaz mı? Yapacağımız şey şu; iğneli yapraklı orman yangını riski bulunan yerlerde ormanlara girişi yasaklayacak, belli alanlara da kısıtlamalar uygulayacağız. Geçen yıllarda olduğu gibi bu sene de JÖH’lerimiz, PÖH’lerimiz sahada olacak, orman muhafaza memurlarımız, zabıtalarımız diğer personelimizle birlikte ormanlarımıza sahip çıkacak. Özellikle tarla temizliği yapan, ot temizliği yapan, anız benzeri yakanları yakaladığımızda gerekli adli ve idari işlemleri gerçekleştireceğiz. Kontrolsüz şekilde ormanlık alanlara girişlere müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Toplantı karşılıklı istişare ve değerlendirmelerle sona erdi. Düzenlenen toplantıya Vali Seddar Yavuz’un yanı sıra vali yardımcıları, ilçe kaymakamları, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Murat Bozkurt, kurum müdürleri, müdür yardımcıları ve şube müdürleri katıldı. – KOCAELİ
]]>İlk günüde 15 bin 700 kişi 5’er euro ücret ödeyerek kente girebildi.
Nüfusu 50 bin civarına düşen Venedik’e yılda 30 milyona yakın turistin gittiği hesaplanıyor. Bunların büyük kısmının günübirlik ziyaretçi olması ve yoğun tatil dönemlerinde kentin kitlesel turizmin olumsuz etkilerine maruz kalması sebebiyle yıllardır kente girişlerin ücrete tabi olması önerisi konuşuluyordu.
Pandemi nedeniyle birkaç yıl ertelenen uygulama sonunda dün başladı. İtalya’da Kurtuluş Bayramı nedeniyle tatil olan 25 Nisan’dan Temmuz ortasına kadar, hafta sonları gibi yoğun olması beklenen 29 günde kente günübirlik girişler için 5 euro ödemek gerekecek.
Bu tarihler arasında kenti ziyaret etmek isteyenler Venedik Belediyesi’nin internet sitesi üzerinden kayıt yaptıracak ve ücrete tabiyse ödeme yaparak bir QR kodu alacak.
Kentteki turistik tesislerde konaklayanlar zaten belediyeye günlük bir vergi ödediği için giriş ücretinden muaf olacak. Bölge sakinleri, kentte çalışan ve eğitim alanlar ile 14 yaş altı çocuklar da ücret ödemeden Venedik’e girebilecek.
Giriş ücreti, saat 08.30 ile 16.00 arasında geçerli olacak.
Yerel halka vergi kesintisi
Uygulamanın başladığı Perşembe günü 15 bin 700 kişi 5 euro’luk katkı payını ödedi. Belediye Başkanı Luigi Brugnaro, uygulamanın gelir elde etmek amacıyla yapılmadığını ancak başarılı olması halinde kent sakinleri için yerel vergilerde kesintiye gitmeyi düşündüklerini söyledi.
Öte yandan uygulamanın, yoğun günlerde turist sayısını düşürme amacının şimdilik gerçekleşmediği yorumu yapılıyor.
Belediyenin kayıt platformunda 113 bin kişinin rezervasyon yaptırdığı, bunların büyük kısmının kentte evleri olanlar ve yakınları, öğrenciler, işçiler ve otel müşterileri olduğu bilgisi paylaşıldı. Ancak giriş ücretinden muaf olanların da kayıt yaptırması şartı kafa karışıklığı yarattı ve şikayet sebebi oldu.
Protestolarla başladı
Santa Lucia Tren İstasyonu gibi Venedik’e başlıca giriş noktalarında dün kontrol noktaları kuruldu. İnternet üzerinden ödeme yapmamış olanlar bu noktalardan da ‘bilet’ alabildi. Giriş noktalarında 60, kentin geri kalanında da 75 görevli binlerce kişiye kontrol yaptı.
İlk günde kural ihlali gerekçesiyle para cezası kesildiğine dair bir haber gelmedi. Ancak ihlallere 50 ila 300 euro arası cezalar öngörülüyor.
Uygulamanın ilk günü, kent sakinleri ve derneklerin organize ettiği protesto eylemlerine de sahne oldu. Venessia.com, Ev için Sosyal Meclis (ASC) gibi grupların protestosunda, giriş ücretiyle kentin eğlence parkına dönüşümünün tasdik edildiği savunuldu. Göstericiler bu gibi uygulamaların kent sakinlerinin barınma gibi sorunlarını çözmekten uzak olduğunu, ayrıca kentin imajını olumsuz etkilediğini vurguladı.
Yıllardır tartışılan giriş ücreti projesine, insanların serbest dolaşım hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle de itirazlar var. Venedik’in eski belediye başkanlarından Massimo Cacciari de giriş biletini “tam bir delilik, tamamen gayri meşru, anayasaya aykırı” bir uygulama olarak tanımladı.
Turistik yatak sayısı nüfustan fazla
Venedik merkezinde kitlesel turizmle de bağlantılı olarak yaşanan nüfus kaybı, yerel halk ve siyasetçilerin yanı sıra Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) gibi kurumların da uyarılarına neden oluyor.
Kentin nüfusu 70 yıl önce 175 bin civarındayken bugün 50 binin altına inmiş durumda. Geçen yıl da Venedik’teki turistik konaklama amaçlı yatak sayısının (49 bin 693) sabit nüfusu (49 bin 304) geçtiği açıklanmıştı. Henüz 15 yıl önce kent nüfusu 60 binken, 12 bin turistik yatak kapasitesi vardı.
Venedik’teki Ca’ Foscari Üniversitesi tarafından 2018’de yayımlanan bir araştırma, kentin kaldırabileceği turist sayısının yılda 19 milyon ile sınırlı olduğunu ancak mevcut sayının 28 milyon civarında olduğunu göstermişti.
Gelecek Haziran ayından itibaren de 25 kişinin üzerindeki turist gruplarının kente girişinin yasaklanması planlanıyor.
]]>Rapor: “Acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhaları yok, yangın söndürme sistemi çalışmıyor”
İSTANBUL – Beşiktaş Gayrettepe’de bulunan gece kulübü tadilatı sırasında çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı. Raporda, gece kulübü içerisinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmadığı, yangın söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı ortaya çıktı.
Beşiktaş Gayrettepe’de 16 katlı binanın eksi bir ve eksi ikinci katlarında faaliyet gösteren bir gece kulübünde tadilat yapıldığı sırada yangın çıkmıştı. 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin itfaiye raporu hazırlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, Masquarge isimli iş yerine ait çok sayıda ahşap kaplama malzemeleri, izolasyon malzemeleri, ses yalıtım malzemeleri, aydınlatma malzemeleri, elektronik cihazlar, ofis malzemeleri ve sahne üzerinde bulunan vinç motorlarının kısmen yanarak zarar gördüğü kaydedildi.
“Elektrik panolarında patlamalar meydana geldi”
Hazırlanan raporda, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin izlendiği belirtildi. Raporda ana giriş bölümü Yıldız Posta Caddesi üzerinde, mal kabul girişinin ise Gönenoğlu Sokak üzerinde bulunan 12 katlı binanın 1 ve 2. bodrum katlarına inşa edilmiş Masquerade tabela ismiyle faaliyet gösteren oturma alanı 750 metrekare eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, elektrik panolarında patlamaların meydana geldiği ifade edildi.
“Otopark kısmında yoğun duman oluştu”
Raporda, yangın sırasında itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmalarına ilişkin bilgilere de yer verildi. İtfaiye raporunda ekiplerin yangını mal kabul girişinden söndürmeye başladıkları, eş zamanlı olarak diğer ekiplerin ise 36 sayılı binanın otopark girişinin üst bölümünde bulunan ofis penceresinden ve binanın yan kısmındaki muhasebe ofisi alanından girerek müdahale ettikleri yer aldı. Hazırlanan raporda, binanın servis merdivenlerinde mahsur kalanların olabileceği değerlendirilerek kontrol amacıyla üst katlara personel görevlendirildiği de belirtildi. Binanın otopark kısmında oluşan yoğun dumanın vanitilasyon aracı vasıtasıyla tahliye edildiği de raporda kaydedildi.
“Mal kabul bölümü girişinde yanmaya dayalı ağır tahribat ve deformasyon oluştu”
İtfaiye raporunda, yangın söndürme çalışmaları sonrasında yapılan incelemelere göre, gece kulübünün mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu kaydedildi. Raporda, tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrikli kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda oksijen tüplerinin olduğu belirtildi.
“Acil durum aydınlatmaları, yönlendirme levhaları yok, yangın söndürme sistemi çalışmıyor”
Hazırlanan raporda, iş yeri içerisinde acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmadığı ortaya çıktı. Raporda, mevcut sprinkler söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı da belirtildi. İtfaiye ekiplerinin dumandan etkilenerek yerde yatar vaziyette bulunan çalışanları olay yerinden dışarı çıkartıp sağlık ekiplerine teslim ettiği de raporda kaydedildi.
]]>Toplantı, ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın’ın giriş konuşmasıyla başladı. Yalçın, yaptığı konuşmada son 1 ay içinde derneğin yaptığı faaliyetleri ve sosyal yardımlardan bahsetti.
“Yerel seçimler sonrası piyasalar normalleşmeli”
Ardından ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş yaptığı konuşmasında derneğin gelecek vizyonu, toplumsal katkıları, eğitimin ve girişimciliğin önemi konularında kapsamlı bir konuşma yaptı. Ercan YAVAŞ, yaklaşan yerel seçimlere de dikkat çekerek, piyasaların yerel seçimler sonrası normale dönmesini arzu ettiklerini vurguladı.
“Ekonominin kaldıracı girişimcilerdir”
Faizlerin yüksekliğine de dikkat çeken Yavaş, “Bu faiz oranları iş insanlarını yeni yatırımlar yapmaktan uzaklaştırıyor. Faizler, yatırım yapılabilir seviyelere inmeli. İş insanı önünü görebilmeli ve piyasalarda güven ortamı oluşturulmalı” dedi.
Yerel seçimlere de değinen Ercan Yavaş, ekonominin kaldıracının girişimciler olduğunu söyledi. Bu kapsamda yerel yöneticilerin girişim ekosistemini destekleyici projeler geliştirmeleri gerektiğine dikkat Çeken Yavaş, “Yerel yönetim adayları girişim ekosistemini geliştirici projelere önem vermeli. Böylece toplumdaki vergi mükelleflerinin artmasına, iş hacminin artmasına, ekonomiye destek olursunuz. Böylece yerel kalkınmaya da destek vermiş olursunuz” ifadelerine yer verdi.
“Stratejik zeka, tüfeği ve barutu yendi”
Çanakkale zaferine de uzun bir bölüm ayıran Yavaş, “Çanakkale Zaferi’nin kodlarını çözersek,; Emperyal güçlerin askerleri sayıca çok üstündü. Silah, gemi, tank, tüfek gibi askeri mühimmatları, bizim gücümüzün onlarca kat fazlasıydı. Düz bir bakışla bizim Çanakkale Savaşını kazanmamız mümkün değildi. Ama bir stratejik deha imkansızı başardı. Düşmanın aklını okudu. Düşmanın bir sonraki ve çok sonraki hamlelerini önceden öngördü. ve bu öngörülerini bir stratejik eylem planına dönüştürdü ve Çanakkale’yi dünyayı şok eden bir destan haline getirdi. Yani tonlarca demiri, çeliği, barutu, bombayı, mermiyi bir stratejik zeka yendi. O büyük dehanın, Atatürk’ümüzün önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor ve Çanakkale Zaferimizi kutluyorum” diye konuştu.
“Teknolojinin gelişimiyle eğitim, dijital ortamlara kayıyor”
Eğitimin önemine de vurgu yapan Ercan Yavaş, şunları söyledi: “Yeni nesil eğitim, teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte önemli bir dönüşüm geçiriyor. Artık sadece ders kitapları ve sınıflarla sınırlı kalmayan, dijital platformlar aracılığıyla da gerçekleştirilen bir süreç haline geldi. Konuğumuz Dr. Bolat, bu dijital dönüşümün getirdiği fırsatları ve zorlukları ele alacak ve geleceğin eğitimine nasıl hazırlanmamız gerektiği konusunda bize rehberlik edecektir.”
Bolat: “Başarının psikolojisini bilmek, başarmaktır”
Eğitimci Dr. Özgür Bolat, iki ayrı başlıkta sunum yaptı. “Başarının – Liderliğin Psikolojisi ve Anne – Baba Okulu ” konularındaki sunumlarıyla oldukça ilgiyle izlenen Dr. Özgür Bolat, konuşmasını soru, cevap şeklinde interaktif olarak gerçekleştirdi. Bolat, kimler başarılı olur ve başarı potansiyeli nasıl keşfedilir sorularına kapsamlı cevaplar vererek, başarmak isteyen tüm yaş grupları için öneri setleri sundu.
Toplantı sonunda ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, günün anısına Dr. Özgür Bolat’a teşekkür hediyesi takdim etti.
Yeni üyelerin üyelik belgeleri takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle ile toplantı son buldu. – ANTALYA
]]>Özenç KILIÇ/ İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.
İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http://istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.
“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”
İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.
Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.
Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.” şeklinde konuştu.
“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”
İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.
Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu
“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.
]]>İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http: istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.
“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”
İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.
Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.
Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.?? şeklinde konuştu.
“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”
İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.
Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu
“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.
]]>Özenç KILIÇ/ İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.
İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http://istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.
“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”
İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.
Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.
Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.” şeklinde konuştu.
“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”
İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.
Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu
“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.
]]>