Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Ar-Ge birimi KAMUAR’ın, fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan gıda sepetini esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Temmuz 2024 sonuçlarını açıkladı.
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’nun paylaştığı araştırma sonuçları şöyle:
“TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 14,5’ini, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 36,6’sını gıda için yapıyor. Yoksullar her geçen yıl gelirinin daha büyük bir kısmını gıdaya ayırmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında Türkiye’de son 49 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri etkiliyor. Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor. İktidarın daha sonra ‘akıl dışı ilan ettiği’ yanlış ekonomik politikaların tetiklediği yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden yoksullar ödemeye devam ediyor. Yoksullar bu faturayı sadece gıdaya daha fazla para ayırarak değil, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık ve benzeri diğer gereksinimleri için harcamalarını kısarak hayatlarından ödüyorlar.
“Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için temmuzda 900 lira ödemek zorunda kaldılar”
Türkiye’nin, iktidar eliyle bu yanlış politikalarla yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 800 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl temmuzda 900 lira ödemek zorunda kaldılar. Aynı dönemde, yüzde 19,31 oranındaki son temmuz zammıyla birlikte kamu çalışanlarının ücretlerinde ise yüzde 780 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti Temmuz 2024’te 880 lira olabildi. Kamu çalışanlarının ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmedi. Kamu çalışanlarının ücretlerinin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak azaldı. Kamu çalışanlarının ücretleri altı ayda bir artırıldığı için bu reel azalma önümüzdeki aylarda artarak devam edecek. Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, yani aralıksız olarak 50 aydır bir önceki aya göre artıyor. Bu 50 aylık dönemde gıda fiyatları 13 katına çıktı.
Temmuzda sadece yağ ve bakliyat fiyatları değişmedi
Temmuzda sadece yağ ve bakliyat fiyatları değişmezken, diğer harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre çeşitli oranlarda artış gösterdi. Temmuzda, ekmek-pirinç-un-bulgur fiyatları önceki aya göre ortalama yüzde 9,8 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 3,9 oranında gerileme yaşandı. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 1,5 oranında, yağ harcamaları ise yüzde 2,8 oranında zamlandı.Meyve fiyatlarının yüzde 5,7 oranında arttığı temmuzda sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre ortalama yüzde 13,1 oranında artış oldu. Temmuzda bakliyat fiyatları yine önceki aya göre yüzde 2,4 oranında arttı. Salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatları ise yüzde 2,9 oranında azaldı. Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için temmuzda, bir önceki aya göre yüzde 3,1 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.
“Bir yılda meyve fiyatları yüzde 79,9, sebze fiyatları ise yüzde 174,6 oranında artış gösterdi”
Gıda fiyatlarında bu yılın ilk yedi aylık dönemde ise toplam yüzde 34,2 oranında artış gerçekleşti. Bu dönemde ekmek, pirinç, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 29,6, et-balık harcamaları yüzde 30,8 süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 20,2, yağ fiyatları yüzde 27,9, meyve fiyatları yüzde 63,8, sebze fiyatları yüzde 62,9, bakliyat fiyatları yüzde 21,7, diğer ürünlerin fiyatları yüzde 18,4 oranında yükseldi. Bu yıl temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 61,9, et-balık fiyatlarında 63,1, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 63,8 oranlarında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 77,8 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 79,9, sebze fiyatları ise yüzde 174,6 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 62,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 64,1 oranında zamlandı. Gıda fiyatlarında yıllık olarak ise yüzde 79,1 oranında artış gözlendi. Temmuz 2024 sonu itibarıyla son 12 aylık ortalama gıda fiyatları ise bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 98 oranında arttı.”
“TÜİK’in açıkladığı enflasyon gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor”
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Özgür Aras, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Zira TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor. Vatandaş gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık ve benzeri diğer gereksinimleri için harcamalarını kısarak yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar. Ülkemizde yanlış ekonomik politikaların tetiklemesi ile başlayan enflasyon artışları nedeniyle Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 800 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl temmuzda 900 lira ödemek zorunda kaldılar. Aynı dönemde, yüzde 19,31 oranındaki son temmuz zammıyla birlikte kamu çalışanlarının ücretlerinde ise yüzde 780 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanının ücreti Temmuz 2024’te 880 lira olabildi. Kamu çalışanlarının ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmedi. Kamu çalışanlarının ücretlerinin alım gücü gıda fiyatlarına karşı reel olarak azaldı. Kamu çalışanlarının ücretleri altı ayda bir artırıldığı için bu reel azalma önümüzdeki aylarda artarak devam edecek. Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, yani aralıksız olarak 50 aydır bir önceki aya göre artıyor. Bu 50 aylık dönemde gıda fiyatları 13 katına çıktı. Gıda fiyatlarında bu yılın ilk yedi aylık dönemde toplam yüzde 34,2 oranında artış gerçekleşti. Gıda fiyatlarında yıllık olarak ise yüzde 79,1 oranında artış gözlendi. Temmuz 2024 sonu itibarıyla son 12 aylık ortalama gıda fiyatları ise bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 98 oranında arttı.”
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, “Dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye’de 40 aydır aralıksız artıyor. FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre 2023 yılında dünyada gıda fiyatları yüzde 10 düştü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre ise aynı dönemde Türkiye’de gıda fiyatları yüzde 72 yükseldi. ‘Tarım ülkesiyiz, Avrupa’da tarımda birinciyiz’ diyoruz ama dünyada en fazla gıda fiyatı yüksek olan ülkelerden biriyiz. Temel neden AKP zihniyetinden kaynaklanıyor” dedi.
CHP Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışa dikkat çekti. TÜİK’in açıkladığı gıda endeksini değerlendiren Adem bugün yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti:
“HALKIN HİSSETTİĞİ ENFLASYON YÜZDE YÜZÜ AŞMIŞ DURUMDA: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nün, geçtiğimiz gün açıkladığı gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre 2023 yılında dünyada gıda fiyatları yüzde 10 düştü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre ise aynı dönemde Türkiye’de gıda fiyatları yüzde 72 yükseldi. Türkiye, gıda fiyatlarında son bir yıllık dönemde dünya ile tamamen ayrıştı. Dünyada 40 aydır gerileyen gıda fiyatlarının, Türkiye’de artmaya devam etmesi nedeniyle aradaki makas tümden açıldı. Türkiye’de yıllık gıda enflasyonundaki artış oranı bile örtülü TÜİK verilerine göre yüzde 72. Türkiye; Venezuela, Arjantin, Zimbabve, Surinam, Lübnan, Mısır’dan sonra dünyanın en yüksek gıda enflasyonuna sahip 7’nci ülke. Halkın hissettiği enflasyon zaten reelde yüzde 100’ü aşmış durumda.
TARIM ÜRÜNLERİNDEKİ FİYAT ARTIŞININ EN ÖNEMLİ NEDENİ YÜKSEK GİRDİ MALİYETLERİ: Ülkemizdeki yüksek enflasyonun en önemli etkenlerinden birini yüksek gıda fiyatları oluşturmaktadır. Her ay açıklanan enflasyon verilerinde fiyatı en fazla yükselen ürünler incelendiğinde ilk sırada yer alan 20 ürünün yarısından fazlasını her zaman gıda ürünleri oluşturmaktadır. Tarım ürünlerindeki fiyat artışının en önemli nedeni yüksek girdi maliyetleridir. Ülkemizde mazot, gübre, ilaç tohum başta olmak üzere tarımsal üretimin temel girdilerinin hepsi ya tamamen ya yüzde 80’e yakını ithal ediliyor. Kur artışı oldukça girdi maliyetleri de yükseliyor. Bu da tarımsal ürün fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
TEMEL NEDEN AKP ZİHNİYETİNDEN KAYNAKLANIYOR: Dünyanın hiçbir ülkesinde kendi ürettiğine kota koyup o ürünü dışarıdan alan ve ona pazar oluşturan bir başka ülke yoktur. Tarımda üretimin ithalata dayalı olması ve üretimi gerçekleştirmeye yarayan gübre, ilaç ve mazot gibi ürünler ile ham madde maliyetlerinin yüksek olması. ‘Daha pahalı üretim, daha pahalı tüketime’ yol açıyor. AKP’nin genel hamlesi hiçbir hatayı kabul etmeme üzerine kurulu olduğu için her seferinde ‘sorun yok, hata yok’ deniliyor. O süreç bir şekilde geride bırakılmış gibi oluyor ama sorun çözülmediği için sonrasında tekrar ortaya çıkıyor. Tarım ülkesiyiz’, Avrupa’da tarımda birinciyiz’ diyoruz ama dünyada en fazla gıda fiyatı yüksek olan ülkelerden biriyiz. Temel neden AKP zihniyetinden kaynaklanıyor.”
]]>