Gerektiğini – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 27 Jun 2024 21:27:25 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Mersin’deki oda ve borsa başkanları bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/mersindeki-oda-ve-borsa-baskanlari-bolgedeki-son-gelismeleri-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/mersindeki-oda-ve-borsa-baskanlari-bolgedeki-son-gelismeleri-degerlendirdi/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:27:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36158 Mersin İli Oda Borsa Başkanları İstişare Toplantısı, Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Mersin’de faaliyet gösteren oda ve borsaların yönetim kurulu başkanları ve genel sekreterlerinin katıldığı toplantıda, ağırlıklı olarak organize sanayi bölgelerindeki gelişmeler, tarım sektöründe yaşanan sorunlar ve bölgedeki yatırımların durumu değerlendirildi.

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin Deniz Ticaret Odası Başkanı Cihat Lokmanoğlu’nun moderasyonunda gerçekleştirilen toplantıda, oda ve borsa başkanları faaliyet alanlarına ve görev yaptıkları ilçelere ilişkin gelişmeleri aktardı ve taleplerini iletti. Toplantının açış konuşmasını yapan Lokmanoğlu, istişare toplantılarının kentin öncelikli sorunlarının tespiti açısından faydalı olduğunu, dile getirilen sorunların TOBB nezdinde dikkatle ele alınacağını söyledi.

Mersin’in avantajları

Ülkenin en önemli ticaret merkezlerinden biri olan İstanbul’un sıkışmış durumda olduğundan Mersin, Kayseri ve Konya bölgesinin İstanbul’a alternatif olarak planlandığına değinen Lokmanoğlu, Mersin’in, Güneydoğu, Doğu Anadolu, İç Anadolu bölgelerini de içeren çok geniş hinterlandıyla avantajlı durumda bulunduğunu söyledi. Kayseri ve Konya bölgesinde sanayileşmenin planlandığını belirten Lokmanoğlu, bu bölgeye geçişin, gelişmiş lojistik altyapısı nedeniyle Mersin’den yapılabileceğini, dolayısıyla bu konu üzerinde yoğunlaşarak lobi yapılması gerektiğini ifade etti.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır ise konuşmasında bölgedeki balık çiftliklerini, OSB’lerin durumunu ve narenciyede yaşanan sorunları değerlendirdi. Kurulacak balık çiftliklerinin turizm gibi diğer sektörlerle çatışmaması gerektiğini ifade eden Çakır, kıyıya uygun mesafede ve denizi kirletmeyecek şekilde kurulabilecek balık çiftliklerinin akademisyenlerle çalışılıp bilimsel verilerle planlanması gerektiğini vurguladı.

Mersin’de OSB’lerin çok hızlı geliştiğine dikkat çeken Çakır, OSB’lere yatırımcı taleplerinin çok dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini; yer tahsisi için sezonluk çalışan firmalardansa çevreye zarar vermeyen, istihdam oluşturan ve katma değeri yüksek ürünler üreten firmaların tercih edilebileceğini belirterek bu konuda seçici davranılması çağrısında bulundu. Narenciyede yaşanan sorunları aktaran Çakır, ihracatta yurtdışındaki firmalarla rekabet edilemediğini, iklimden kaynaklı sorunlar nedeniyle daha çok ilaçlama yapılması gerektiğini belirtti. Akdeniz sineği nedeniyle bölgede meyve üretiminde ve ticaretinde sıkıntılar yaşandığını dile getiren Çakır, Akdeniz meyve sineği ile mücadeleye destek verilmesi gerektiğini söyledi.

Kentteki oda ve borsaların ortak projeler üretebileceğini belirten Çakır, Yörex Fuarına da ortak bir stant ile katılma ve birlikte hareket etme önerisinde bulundu.

Anamur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Tuna, ilçede 13 Haziran’da hizmete başlayan Anamur İskelesi ve haftada 4 gün yapılan Anamur- Kıbrıs deniz otobüsü seferleri hakkında bilgi verdi. İskelenin sadece yaz döneminde değil Anamur ekonomisine katkı vermek üzere yıl boyunca çalışmasını arzuladıklarını belirtilen Tuna, oda ve borsa başkanlarının lobi ve tanıtım çalışmalarına destek olmasını istedi.

“Mut zeytinyağının tanıtım faaliyetleri arttırılmalı”

Mut Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahin Sezer, Mut’un önemli bir tarım ilçesi haline geldiğini belirttiği konuşmasında, Mut zeytini ve zeytinyağının asit ve polifenol değerlerinin başka hiçbir yerde olmadığını, hiç ilaç kullanmadan sofralık zeytin ve zeytinyağı üretebildiklerini, böyle bir potansiyeli olmasına rağmen ürünlerinin reklamının yapılamadığını, bu konuda destek beklediklerini kaydetti. Zeytine verilen desteğin yetersiz olduğunu vurgulayan Sezer, ürünlerini limana ulaştırabilmek için Silifke-Mut bağlantı yolunun yapılmasını gerektiğini de sözlerine ekledi.

Toplantıda Mersin Erdemli karma OSB’si hakkında bilgi veren Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan Sarı, 875 dönüm arazi üzerinde çalıştıklarını, 88 dönümlük alanında kamulaştırma çalışmalarının yapıldığını bildirdi. Turizm beldesi Kızkalesi’nde fiber ve kanalizasyon konusunda ciddi yatırım eksikliği bulunduğuna dikkat çeken Sarı, konuşmasında ayrıca Erdemli-Çiriş arasındaki otoyol çalışmasının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nurettin Kaynar’da en önemli sorunlarının ulaşım olduğunu, bölgedeki liman ve nükleer santral çalışmaları nedeniyle trafik yoğunluğunun çok arttığını ancak Mut-Silifke-Anamur güzergahında yol çalışmaların yavaş ilerlediğini belirtti.

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ruhi Koçak ise OSB’ler konusunda uzmanlaştıklarını belirttiği konuşmasında, hayata geçirilecek OSB’ler için yapılması ve yapılmaması gerekenleri anlattı. Adana- Mersin havzasının tam ortasında bulunduğu için Tarsus’un bir başarı hikayesini yazdığını söyleyen Koçak, her iki bölgeden de yatırımcı alabildiklerini, OSB’lerin ancak talep varsa kurulabileceğini belirtti.

Mersin Ticaret Borsası ı Abdullah Özdemir ise Mersin Limanı yük verileri üzerinden bölgedeki bakliyat ticaretini değerlendirdi. Mersin Limanı üzerinden 1 milyon 648 bin ton baklagil ithalatı, 622 bin ton baklagil ihracatı yapıldığına dikkat çekti.

Tarsus Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Titiz de AB ülkelerine yapılacak ihracat açısından organik tarım ile ilgili çalışmakta fayda gördüklerini, yaş meyve ve sebze sektörünün gelişmesi için coğrafi işaretleme ve markalaşma ve tanıtım faaliyetlerine önem verilmesi gerektiğini söyledi.

“Ana konteyner limanı projesini takip ediyoruz”

Toplantının sonunda Mersin Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Mesut Öztürk de bölgedeki limancılık faaliyetleri ile yük ve gemi trafiği hakkında bilgi verdi. İskenderun Körfezindeki Isdemir Limanı’nın büyük kısmının konteyner limanına dönüştürülmesine start verildiği bilgisini veren Öztürk, Mersin için planlanan ana konteyner limanı projesini de takip ettiklerini söyledi. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersindeki-oda-ve-borsa-baskanlari-bolgedeki-son-gelismeleri-degerlendirdi/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: ‘Hacılar, Arafat’a değil, Kudüs’e, Gazze’ye yürüsünler’ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-hacilar-arafata-degil-kuduse-gazzeye-yurusunler/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-hacilar-arafata-degil-kuduse-gazzeye-yurusunler/#respond Wed, 29 May 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33730 BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Bu sene de bu kan, bu işgal, soykırım devam ederse hacılar, Arafat’a değil, Kudüs’e, Gazze’ye yürüsünler. Taşlamak için bir şeytan mı arıyorlar? En büyük şeytan İsrail’de, Netanyahu’dur, gidip onu taşlasınlar.” dedi.

Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İstanbul’un fethinin 571. yıl dönümünü kutlayarak, dünyada bir çağın açıldığını, bir çağın ise kapandığını söyledi.

Mustafa Destici, “Fethimiz, kutlu ve mübarek olsun. İstanbul’u fethetmek sevgili Peygamberimizin övgüsüne, müjdesine mazhar olmak, Fatih Sultan Mehmet Han’a, onun vezirlerine, kahraman komutanlarına, askerlerine nasip oldu. Başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere, fethin bütün mimarlarını rahmetle, minnetle yad ediyorum.” diye konuştu.

Dün İstanbul’da Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni ziyaret ettiğini anımsatan Destici, “Ayasofya’nın zincirlerinin 2020’de kırılıp ibadete açıldığını” hatırlatarak, tekrar ibadete açılmasında katkısı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Danıştaya ve emeği geçenlere şükranlarını sundu.

“Kayıtsız, şartsız ateşkes ilan edilmeli”

Birleşmiş Milletlerin, ABD ve NATO ülkelerinin Filistin konusundaki tavrının hukuktan, insan haklarından, dünya barışından çok sömürgeci devletlerin bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğinin görüldüğünü ifade eden Destici, şöyle konuştu:

“Bizler, ülkemizi ve milletimizi, bize yönelen tehditlerden korumak için güçlü olmalıyız, dikkatli olmalıyız. En önemlisi, terörün içimizdeki uzantılarının yıkıcı faaliyetlerine karşı tavizsiz ve sert tedbirler almaktan da kaçınmamalıyız. Çünkü, devletimizin varlığını, ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini, kardeşliğini, istiklalini ve istikbalini korumak için buna mecburuz. Başka çaremiz yok.”

İsrail’in ateşkes ve esir takası ile ilgili müzakerelerin başlaması için Mısır ve Katar’a teklifte bulunduğunu söyleyen Destici, İsrail’in Gazze’yi bir taraftan bombalayarak masum insanların yanarak ölmesine sebep olduğunu, diğer taraftan da müzakereler için teklifte bulunduğunu kaydetti.

Destici, kayıtsız, şartsız ateşkesin ilan edilmesi gerektiğini vurgulayarak, İsrail tarafından gerçekleştirilen, hiçbir şekilde izah edilemeyen sivil katliamın sona ermesi gerektiğini belirtti.

Hac döneminin başladığına işaret eden Destici, “Bu sene de bu kan, bu işgal, soykırım, devam ederse hacılar, Arafat’a değil, Kudüs’e, Gazze’ye yürüsünler. Taşlamak için bir şeytan mı arıyorlar? En büyük şeytan İsrail’de, Netanyahu’dur, gidip onu taşlasınlar.” diye konuştu.

“En düşük emekli maaşı 17 bin liranın üzerinde olmalı”

Destici, hükümetin en düşük emekli maaşını 12 bin 500 liraya çıkarmayı planladığına ilişkin habere değinerek, 3 Temmuz’da enflasyon oranlarının açıklanmasıyla birlikte emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik atılacak adımları desteklediklerini, ancak habere konu olan iyileştirmeyi asla yeterli bulmadıklarını kaydetti.

En düşük emekli maaşının şu anki asgari ücretin altında olmaması gerektiğini savunan Destici, temmuzda “bu yanlışın ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini” belirtti. Destici, en düşük emekli maaşının 17 bin liranın üzerinde olması gerektiğini ifade etti.

Esnafın sorunlarına da değinen Destici, esnafın ekonominin olumsuz koşullarından en fazla etkilenen kesim olduğunu belirtti. Destici, hükümetin, esnafın problemleri konusunda çalışma grubu oluşturması, alınacak ekonomik önlemlerin bir karara bağlanması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-hacilar-arafata-degil-kuduse-gazzeye-yurusunler/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Yeni anayasadan yanayız https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yeni-anayasadan-yanayiz/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yeni-anayasadan-yanayiz/#respond Tue, 28 May 2024 23:15:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33580 Büyük Birlik Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında konuşan Genel Başkan Mustafa Destici, uzun zamandır zam bekleyen asgari ücretliler ve emeklileri için harekete geçilmesi gerektiğini belirtti. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanmasını ve enflasyon farkıyla meydana gelen farkının asgari ücrete de yansıtılması gerektiğini söyledi.

Destici, partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, dün 27 Mayıs darbesinin 64. yılı olduğunu, 27 Mayıs 1960’ın pek çok yönden milletin tarihinde bir utanç sayfası olarak yer aldığını söyledi.

“İSRAİL’İN GAZZE’DEN SONRA BAŞKA HEDEFLERİ VAR”

Darbelerin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Destici, İstanbul’un fethedildiği 29 Mayıs 1453’ün de hem dünya hem de Türk İslam tarihi için önemli dönüm noktalarından biri olduğunu hatırlattı.

Gazze’de ve Filistin’de katliam, soykırım yapan İsrail’in bir an önce saldırılarını durdurması gerektiğini belirten Destici, “İsrail’in Gazze’den sonra başka hedefleri var. Onun için bütün İslam dünyasının ve bizlerin gerekli tedbirleri alması, gerekli tepkiyi en şiddetli şekilde göstermesi gerekmektedir. Açıktan Gazze’deki ve Filistin’deki direnişçilerin desteklenmesi gerekmektedir.” diye konuştu.

Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının arttığını aktaran Destici, şöyle devam etti:

“İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Filistin Devleti’ni resmi olarak tanıyacaklarını duyurmuştur. İsrail’in açık tehditlerine rağmen Filistin’i tanıma kararı alan İspanya’nın bu hamlesiyle BM’nin 193 üye devletinden 145’i artık Filistin Devleti’ni tanımaktadır. Türkiye bütün bu süreçlerde net bir şekilde Filistin’in, Gazze’nin ve Gazzelilerin siyasi temsilcisi olan Hamas’ın yanında çok açık ve bir şekilde durmuştur. Türkiye’nin gösterdiği bu tavır kıymetlidir.”

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde İstiklal Marşı sırasında ayağa kalmayan araştırma görevlisinin açığa alındığını aktaran Destici, bu kişinin referansının kim olduğunun ortaya çıkarılması ve bununla ilgili işlem başlatılması gerektiğini vurguladı.

BAYRAM İKRAMİYESİ 10 BİN LİRAYA ÇIKARILMALI

Destici, hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamada Türkiye’de hazirandan sonra enflasyonun düşmesinin beklendiğini, bu durumun sevindirici olduğunu dile getirerek, temmuzda emeklilerin rahatlatılarak düşük maaş alanlara geçen yıl kök maaştan dolayı verilmeyen yüzde 25 zammın yapılması gerektiğini belirtti. Yine emekliye en az 5 bin lira seyyanen zam verilmesi, Kurban Bayramı ikramiyesinin de 10 bin liraya çıkarılması gerektiğini ifade eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükümet tarafından asgari ücrete bir artış gelmeyeceği ifade edilmiştir. Tüm çalışanların maaşı enflasyon oranında artırılırken asgari ücretlinin maaşını olduğu yerde bırakmak büyük bir haksızlıktır. İşveren bütün enflasyon farkını sattığı ürünlere yansıtmaktadır. Onlar bunu yansıtırken, asgari ücretliyi bundan mahrum etmek büyük haksızlık ve adaletsizlik olacaktır. Bunun için Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanmalı. Kaçtır fark, yüzde 30. O zaman 22 bin 100 lira yeni asgari ücret olarak açıklanmalıdır.”

“YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ”

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Destici, yeni anayasayla ilgili soru üzerine BBP’nin, kurulduğundan beri yeni anayasa savunuculuğu yaptığını, Türkiye’nin, darbecilerin yaptığı 1982 Anayasası’ndan tamamen kurtulması gerektiğini vurguladı.

Mustafa Destici, bunun için tüm anayasa değişikliklerine BBP’nin hep destek verdiğini belirterek, “Biz ilkesel olarak net, amasız, fakatsız, lakinsiz yeni anayasa çalışmalarını destekliyoruz, içindeyiz ve destek vereceğiz ve hazırlığımız da mevcuttur. Dolayısıyla biz yeni anayasadan yanayız.” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaretinde yeni anayasa konusunu konuştuklarını dile getiren Destici, “Bizim arzumuz, bütün siyasi partilerin kendi çalışmalarını önce kamuoyuna açıklamalarını daha sonra da oluşturulacak bir komisyona sunmalarını ve ortak kurulacak bir komisyonun bu çalışmalarını süratle başlatmasını istiyoruz.” diye konuştu.

“KENDİ TASLAĞINIZI KOYUN ORTAYA”

Anayasada kimin ne isteyip ne istemediğini milletin görmesi, herkesin de net olması gerektiğini vurgulayan Destici, şunları kaydetti:

“Türkiye’deki siyasi parti ve bu partilere gönül veren Türk milletinin kahir ekseriyetinin ortak bir noktada buluşabileceğine yüzde yüz inanıyorum. Onun için herkes söylesin. Samimi bulmadıklarını ifade ediyor bazı partilerimiz, iktidarın, hükümetin bu konudaki girişimlerini, mevcut anayasayı uygulamadıklarını, kendileri için bir anayasa istediklerini söylüyorlar. Bir şey söylemiyorum, düşüncelerine saygılıyım. Biz de farklı düşünüyoruz. Ama bunların hiçbirisi yeni anayasa değişikliğine ‘hayır’ demeleri ya da uzak durmaları için bir sebep değil. Kendi taslağınızı koyun ortaya. Bir şey koymuyorsanız deyin ki ‘Biz anayasayı savunuyoruz, biz bundan memnunuz’, millet onu da bilsin. Kim mevcut anayasanın yanında, kim anayasanın değişmesini istiyor, kim mevcut anayasanın karşısında. Önümüzde seçimsiz bir 3 yıl gözüküyor. Dolayısıyla bu süre içinde Türkiye yeni sivil, demokratik bir anayasa yapabilmeli ve bu da elbette ki meclis eliyle olmalı. Ama bize göre mecliste 400 sayısını geçse bile mutlaka referanduma, halkın onayına götürülmeli ve halk tarafından onaylanmalıdır.”

“BUNUN TİCARETİNİ YAPANLAR DA ARAŞTIRILMALI”

Sokak hayvanlarıyla ilgili soru üzerine de “Saldırgan sokak köpekleri ciddi bir problem haline gelmiştir. İnsanların, çocukların, kadınların, yaşlıların hayatlarını, yaşamlarını tehdit etmektedir.” diyen Destici çözüm önerilerinde bulundu. Sokaklardaki başıboş, sahipsiz köpekler toplanmalı, barınaklara alınmalı, hasta olanlar tedavi edilmeli, tedavisi mümkün olmayanlar ya da kuduz gibi bulaşıcı hastalık ihtimali olanlar uyutulmalıdır.” dedi.

Çocukların okula, yaşlıların sabah namazına korkudan gidemediğini belirten Destici, köpeklerin kasıtlı olarak çoğaltılıp ticaretinin yapıldığını söyledi. Mama fabrikalarının da çoğaldığını aktaran Destici, “Geçtiğimiz yıl mama ithalatına 35 milyar ödemişiz, deniyor. Bu çok büyük rakam. Acaba çocuk maması için bu kadar ödedik mi bilmiyorum. Dolayısıyla buraların da araştırılması, kısırlaştırma, uyutma yapılırken diğer taraftan bu işi kasıtlı çoğaltanlar, bunun ticaretini yapanlar da araştırılmalı ve meclise gelecek yasaya bunların önlenmesiyle ilgili maddelerin konulması gerekmektedir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yeni-anayasadan-yanayiz/feed/ 0
İTO Başkanı Avdagiç’ten “sıkılaştırma” açıklaması Açıklaması https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-avdagicten-sikilastirma-aciklamasi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-avdagicten-sikilastirma-aciklamasi-aciklamasi/#respond Mon, 11 Mar 2024 07:33:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17875 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Enflasyonu aşağıya çekeceksek; hiçbir şeye dokunmadan, hiç kimsenin konfor alanına giriş yapmadan bunu dünyada başaran hiçbir ülke yok. Enflasyonu düşürmenin belli kuralları, kaideleri, konseptleri var.” dedi.

İş dünyasının gündemine ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) sıkılaşma adımlarına değinerek, “Bizim ülke olarak en kısa zamanda, etkili bir şekilde enflasyonu aşağıya çekmemiz lazım. Enflasyonu aşağıya çekeceksek; hiçbir şeye dokunmadan, hiç kimsenin konfor alanına giriş yapmadan bunu dünyada başaran hiçbir ülke yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyonu düşürmenin belli kuralları, kaideleri ve konseptleri olduğunu dile getiren Avdagiç, Türkiye’nin Orta Vadeli Program (OVP) ile enflasyonla mücadele için bir kurallar manzumesi ortaya koyduğunu, bununla ilgili 6-8 ay civarında elde edilen çıktıların, beklentiyi yüzde 100 karşılamasa da ağırlıklı olarak bu istikamette ilerlediğini söyledi.

Avdagiç, bundan sonraki süreçte kısır döngüye girilmemesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada zaman içinde tabii ki dokunuşlar yapılacak ama biz kalıcı ve hızlı bir şekilde enflasyonu düşürmek zorunda olan bir ülkeyiz. Hepimizin selameti için; iş dünyası, vatandaşlar, hükümet, uluslararası itibarımız, fiyat istikrarı açısından, daha uygun şartlarda iç ve dış borçlanmanın sağlanması açısından en öncelikli hedefimiz enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek. Dolayısıyla bunu düşürmek için ortaya konan paketin sıhhatli çalışması konusunda hep beraber gayret göstermemiz lazım. Bu sadece iş dünyasının, ihracatçıların, ithalatçıların, kamunun yapacağı bir adımla olmaz. Topyekun, toplum olarak bunu benimsemeli, özümsemeli, içselleştirmeliyiz. Politikanın uygun bir şekilde yürütülebilmesi için 85 milyonun, çocukları çıkartırsak 65-70 milyonun ortak sorumluluğu var. Bu ortak sorumluluk içinde bunu en kısa zamanda başarabiliyor olmamız lazım.”

Avdagiç, ekonomi politikalarıyla alakalı olarak rasyonel bir sürecin devam ettiğini, burada bazı bireysel irrasyonel çıkışların genelleme yapılıp oradan hareket edilmemesi gerektiğini belirtti.

Son 12 aylık enflasyon ile son 12 aylık kur değişimi arasında bir korelasyon olduğunu dile getiren Avdagiç, şu anda kur ile enflasyon arasındaki ilişkinin makul bir dengede gittiğini anlattı.

“Asgari ücret yıl başında 1 yıllık açıklandı”

Şekib Avdagiç, asgari ücrette ara zam beklentilerinin sorulması üzerine, asgari ücretin 1 yıllık açıklandığını, dolayısıyla bütün iş dünyasının bütçelerini buna göre yaptığını söyledi.

Avdagiç, “Bizim spekülasyonlarla işimiz yok. Biz İstanbul Ticaret Odası’yız. Kamunun belirlediği bir asgari ücret var. Bunu belirlerken ortaya koyduğu bir çerçeve var. Biz ve temsil ettiğimiz şirketler, kamunun ortaya koyduğu bu çerçeveyi ve buradaki takdiri gündeme alarak bütçemizi yaptık. Devletin bununla ilgili gündeme getirdiği bir söylem var, biz bu söylemin bu sene geçerli olduğunu öngörüyoruz.” diye konuştu.

“(İstanbul Park ihale süreci) 2 Nisan’da başlayacak”

İTO Başkanı Avdagiç, İstanbul Park ihalesine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Vakıflar Genel Müdürlüğü, İTO, TOBB, İBB ve İstanbul Valiliği’nin ortak olduğu pist ve kompleks, 20 yıl süreyle Formula İstanbul Yatırım AŞ’ye (FİYAŞ) yap-işlet-devret sözleşmesiyle vermişti. Bu sözleşme sona erdi. Yeni ihale süreci 2 Nisan’da başlayacak. Burada konuyu bilmeyen, kendilerine pay çıkarmaya çalışan, ucuz kahramanlık yapan bazılarına gerekli cevabı, bu ihale sonucu kesinleştikten sonra vereceğiz. Biz FİYAŞ olarak oradaki görevimizi tamamladık, tesisi yaptık. 120 milyon dolarlık bir kaynağı karşılıksız olarak kamuya devretmiş oluyoruz. Yeni alana da hayırlı olsun demek durumunda olacağız.”

Avdagiç, İTO’nun yeniden ihaleye katılmayı düşünüp düşünmediği sorusuna, “Onu o gün göreceğiz. Ticarette her şey açık konuşulmaz. Günü gelince yaşamak lazım. Arkadaşlar şartnameyi almış, çalışıyorlar.” yanıtını verdi.

Herhangi bir şirketin “ben Formula 1’i yapacağım” dediğinde yapamayacağını, Uluslararası Otomobil Federasyonunun (FIA) değil Formula 1’in sahibi olan şirketin sahibinin kapısını çalması gerektiğini dile getiren Avdagiç, şu açıklamalarda bulundu:

“Şimdi bazı arkadaşlar atraksiyon yapıyorlar, sanki bunun sorumlusu FIA’ymış gibi FIA ile pozlar çekiyorlar. Formula’nın hangi ülkede yapılacağına karar veren FIA değil. FIA yerel otomobil federasyonlarının üst kuruluşu. Dolayısıyla Formula 1’in sahibi ile masaya oturup onlardan bir iyi niyet mektubu almanız lazım. Sağda solda bu konu ile alakası olmayanlarla poz çekerek, hava atarak bu işler olmuyor. Bugüne kadar da bu işi 7 kere biz yaptık. 2 defa da yine bizim pistte kiracı firma yaptı. Poz vererek bu işler İstanbul’a gelmedi, ne 7 yere yapılırken geldi ne 2 defa yapılırken geldi. Onun için biz şimdi izliyoruz. Ümit ediyorum güzel, başarılı bir ihale olur. Alan da kiraya veren de hayrını görür.”

“Türkiye iş hayatının katılığı açısından dünyada açık ara “1 numara”

Şekib Avdagiç, iş kanununun kümülatif olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, mesai saatlerinin kısaltılması gibi sadece bir-iki alt başlığın tek başına değerlendirilmesinin doğru olmayacağını vurguladı.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin, iş hayatının katılığı açısından dünyada açık ara “1 numara” olduğunu, böyle bir katılığı Türk iş dünyasının uzun süre kaldıramayacağını dile getiren Avdagiç, bütün ülkelerde iş güvencesi açısından bazı başlıklar bulunduğunu ancak Türkiye’de bu başlıkların daha ayrıntılı olduğunu söyledi.

Avdagiç, bu başlıkların; kıdem tazminatı, işverenin emeklilik durumunda karşı karşıya kaldığı ilave yük, işsizlik sigortası, iş güvencesi ve sendikal tazminat olduğunu kaydederek, Türkiye’nin bu 5 mekanizmanın uygulandığı tek ülke olduğunu bildirdi.

Bu katılıkla Türk iş dünyasının rekabetçiliğini sağlamasının mümkün olamayacağını belirten Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İstihdam üzerindeki yüklerde çok aşamalı bir konu var. Kıdem tazminatı var. Her yıla 30 gün. İşveren, emeklilikle ilave bir yükle karşı karşıya. İşsizlik sigortamız var. Defakto olarak bunu da işveren ödüyor. İş güvencesi var. İşten çıkardığınız zaman 8 ay artı 4 ay işe iade tazminatı var ve sendikal tazminat var en az 12 ay. Dolayısıyla bu 5 mekanizmanın uygulandığı tek ülkeyiz. OECD ve AB ülkelerinde böyle 5’li bir yapı yok. Çalışan, ‘ben gidiyorum’ dediği zaman gidiyor, onunla ilgili işvereni koruyan hiçbir şey yok. En fazla ihbar süresi kadar bir çalışma mecburiyeti var. Dolayısıyla bu katılıkla önümüzdeki dönemde Türk iş dünyasının rekabetçiliğinin sağlanması mümkün değil. Yani istihdamın üzerinde hem kamunun yüklerini azaltması lazım hem de bu 5 aşamalı katılığın azalması lazım.”

“İşverenin cebinden çıkan paranın sadece yüzde 55’i çalışanın eline geçiyor”

Şekib Avdagiç, aylık 100 bin lira brüt maaşlı çalışanın eline geçen oranın yüzde 55 olduğunu belirterek, “Yani işverenin cebinden çıkan paranın sadece yüzde 55’i çalışanın eline geçiyor. Bu konudaki düzenlemeleri gözden geçirmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Kayıt dışılığın önlenmesi, çalışanların herhangi bir hak kaybı yaşamamasını ve işverenlerin daha rekabetçi olmasını konuştuklarını dile getiren Avdagiç, “Hem çalışan ve ücretler üzerindeki kamu yükünü optimize etmemiz lazım hem de bu 5’li mekanizmayı gözden geçirmemiz lazım.” ifadesini kullandı.

Avdagiç, iş kanunu görüşülürken kapsayıcı bir yaklaşımla sürecin yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Eximbank kredileri 40-45 milyar dolar seviyelerine yükselmeli”

İTO Başkanı Avdagiç, Eximbank’ın ihracatçılara verdiği desteğin ticaretin seyrini çok olumlu etkilediğini belirterek, ancak reeskont kredisi alan firmaların, bunu amacına uygun kullanması gerektiğini vurguladı.

Reeskont kredilerinin, ihracatı daha rekabetçi hale getirecek firmalara kullandırılması gerektiğini kaydeden Avdagiç, “Daha evvelki KGF kredilerinde olduğu gibi bir kısım reeskont kredisi kullanıcıları bunu gerçek amacı dışında kullanırlarsa, bu sefer devlet reeskont kredisi kullananların tamamıyla ilgili tedbir almak zorunda kalır.” açıklamasında bulundu.

Beklentilerinin, Eximbank kredilerinin Türkiye’nin 2 aylık ihracatına denk gelecek seviyelere, yani 40-45 milyar dolar civarına yükseltilmesi yönünde olduğunu kaydeden Avdagiç, bunun gerçekleşmesi durumunda sürecin daha rahat yürütülebileceğini aktardı.

Avdagiç, savunma sanayisinde atılan adımları çok değerli bulduklarının altını çizerek, “Türkiye’de savunma sanayisi konusunda ciddi bir ekosistem oluştu. Burada sadece ana savunma sanayi şirketlerinin olması yetmez. Alt ürün, hizmet, sistem üreten firmaların oluşması da önemli. Türkiye’nin dünya savunma sanayisi pazarında da şu andakinden çok daha etkili bir noktaya doğru hızla gittiğini görüyorum. Bu, Türkiye’nin dış politikasına da çok ciddi bir katkı sağlayan unsur durumuna gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Kırmızı ette ana girdilerde böyle bir artışı gerektirecek maliyet oluşmadı”

Şekib Avdagiç, kırmızı et fiyatlarıyla ilgili süreci iyi takip etmek gerektiğinin altını çizerek, son bir yılda yem fiyatlarının yüzde 27, kırmızı et fiyatlarının ise yüzde 100’ün üzerinde arttığını, bunun rasyonel olmadığını söyledi.

Bazı market zincirlerinde kırmızı et fiyatlarının ramazan ayı boyunca sabit kalması konusundaki adımların etkili olduğunu dile getiren Avdagiç, buna karşılık kırmızı et fiyatlarının daha makul bir noktaya gelmesi gerektiğini vurguladı.

Avdagiç, kırmızı ette ana girdilerde böyle bir artışı gerektirecek maliyet oluşmadığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-avdagicten-sikilastirma-aciklamasi-aciklamasi/feed/ 0
Barış ve Kalkınmanın Teşvikinde Parlamentoların Rolü https://www.haber60.com.tr/baris-ve-kalkinmanin-tesvikinde-parlamentolarin-rolu/ https://www.haber60.com.tr/baris-ve-kalkinmanin-tesvikinde-parlamentolarin-rolu/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14935 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Barış ve Kalkınmanın Teşvikinde Parlamentoların Rolü” başlıklı “ADF Round”da, bölgesel ve küresel krizlerde parlamenterlerin önemine işaret edildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World uluslararası haber sunucusu ve muhabiri Jaffar Hasnain’in üstlendiği “Barış ve Kalkınmanın Teşvikinde Parlamentoların Rolü” başlıklı “ADF Round”a, Parlamentolar Arası Birlik (IPU) Başkanı Tulia Ackson, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Rıfat Çubarov, Arnavutluk Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Mimi Kodheli, eski Türk Konseyi Genel Sekreteri Ramil Hasan, Avrupa Parlamentosu (AP) Avrupa için Liberaller ve Demokratlar İttifakı (ALDE) Eş Başkanı İlhan Küçük, Finlandiya Parlamentosu Üyesi Jouni Ovaska ve Yunanistan’da milletvekili olan Hüseyin Zeybek ve Özgür Ferhat katıldı.

Ackson, IPU olarak Orta Doğu’da meselelerin ele alındığı özel bir komite kurduklarını ve Gazze’de hayatını kaybeden insanlardan dolayı endişeli olduklarını belirtti.

Komite kapsamında toplantılar yaptıklarını, orada barış ve güvenlik meselesini ele aldıklarını aktaran Ackson, kendisinin bizzat bölgeye ziyarette bulunarak hem Filistinlilerle hem İsraillilerle görüşmeler yaptığını dile getirdi.

Ackson, IPU olarak diyaloğa önem verdiklerini ve bu kapsamda tarafların parlamento üyelerinin kendi aralarında diyalog kurabilmesi için bir platform sunduklarını söyledi.

Parlamento üyelerinin sorunları tartışmasının önemli olduğuna dikkati çeken Ackson, bu çerçevede onların barışın tesis edilmesi konusunda ciddi rolünün bulunduğunu ifade etti.

Hajiyev, KEİPA’nın bölgede barışı ve refahı temsil etmek zorunda olduğunu söyledi

Hajiyev ise KEİPA olarak bölgede barışı ve refahı temsil etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, bunu yaparken ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini kaydetti.

Karabağ konusunda KEİPA’nın Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki görüşmelere katkı sağlayacağını belirten Hajiyev, tartışma ortamının yaratılması adına KEİPA’nın önemli bir rolü olabileceğine işaret etti.

Çubarov, toprak bütünlüğünü tanımayan parlamentoların bir araya gelemeyeceğini belirtti

Çubarov, demokratik yöntemlerle seçilenlerle otoriter yönetimlerce gösterilen parlamenterler arasında diyalog kurulamayacağını söyledi.

Ukrayna’da seçimlerin yaklaştığını ancak savaş zamanı seçimlerin olmayacağını vurgulayan Çubarov, toprak bütünlüğünü tanımayan parlamentoların bir araya gelemeyeceğini kaydetti.

Kodheli, barışın bir “ütopya” olmadığını vurguladı

Kodheli, parlamenterlerin sorun çözülmesi için ortak bir akılda buluşmasının önemine dikkati çekerek, parlamentolar arası diplomasinin yanı sıra kadınların da bu görüşmelerin bir parçası olması gerektiğinin altını çizdi.

Barışın bir “ütopya” olmadığına işaret eden Kodheli, “Barışa şans vermeliyiz geç olmadan.” dedi.

Kodheli, çatışmalar ve küresel meseleler konusunda parlamenterlerin daha fazla rol alabilmesi gerektiğini vurguladı.

Hasan, 21. yüzyılın milletvekillerinin barışı tesis etme görevine sahip olduğunu söyledi

Hasan, 21. yüzyılın milletvekillerinin barışı, sürdürülebilir kalkınmayı, cinsiyet eşitliğini ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi tesis etme konusunda önemli bir göreve sahip olduğunu kaydetti.

Diyaloğun ön planda tutulması gerektiğini söyleyen Hasan, parlamenterlerin dünya barışını tesis etmek konusundaki rolünün önemli olduğunu ifade etti.

Hasan, Karabağ konusunda parlamentolar arası diplomasinin çok büyük bir rolünün bulunduğunu ve her iki ülkenin parlamento üyelerinin de barış görüşmelerine katılmak konusunda istekli olduğunu aktardı.

Küçük, AB’nin tek bir ses olması taraftarı

Küçük, Avrupa Parlamentosunun Kuzey Makedonya konusunda çok önemli bir rol oynadığını kaydetti.

Parlamenterlerin “önleyici bir görev” üstlenebileceğini dile getiren Küçük, Avrupa Birliğinin (AB) bütün kuruluşlarıyla tek bir ses olması taraftarı olduğunu söyledi.

AB ve mevcut kuruluşların 20. yüzyıl şartlarına göre kurulduğunu belirten Küçük, o dönemdeki küresel sorunlara müdahale edebilme konusunda “belki” yeterli olduğunu ancak şu anda şartların değiştiğini belirtti.

Küçük, bu kapsamda AB’nin ancak bütün kurumlarıyla bir araya gelebilmesi durumunda “ahlaki ve siyasi” yükümlülüklerini yerine getirebileceğini vurguladı.

Ovaska da barışın tesisi konusunda parlamenterlerin daha aktif rol alabileceğini ve barışın korunmasında da önemli olduklarını kaydetti.

Sorunların çözülmesi konusunda parlamenterlerden daha fazla faydalanılması gerektiğini anlatan Ovaska, bu kapsamda parlamenterlerin daha aktif olması için platformlar oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

“Gözümüzün önünde bir soykırım söz konusu ve BM yaptırım bile yapamıyor İsrail’e karşı”

Birleşmiş Milletler (BM) gibi kurumların krizlerin çözülmesinde daha aktif rol alması gerektiğine işaret eden Zeybek ise, “Orada da görüyoruz ki güçlü ülkeler kendi lehine kararlar çıkartıyor. Bir Ukrayna savaşı, bir Filistin katliamı. Gözümüzün önünde bir soykırım söz konusu ve Birleşmiş Milletler yaptırım bile yapamıyor İsrail’e karşı.” ifadelerini kullandı.

Zeybek, “ben”den “bize” geçilmesi ve bugüne değil yarın için çalışılması gerektiğini dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/baris-ve-kalkinmanin-tesvikinde-parlamentolarin-rolu/feed/ 0