Gazze – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 27 Dec 2024 10:26:27 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gazze’de Saldırı: 5 Gazeteci Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/gazzede-saldiri-5-gazeteci-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-saldiri-5-gazeteci-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 27 Dec 2024 10:26:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazzede-saldiri-5-gazeteci-hayatini-kaybetti/

GAZZE, 27 Aralık (Xinhua) — İsrail ordusu perşembe günü Gazze’nin orta kesimlerinde yer alan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda bir canlı yayın aracına saldırı düzenledi. Filistinli kaynaklar, saldırıda 5 Filistinli gazetecinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-saldiri-5-gazeteci-hayatini-kaybetti/feed/ 0
İsrail’in vahşeti gözler önünde: Katliamı açık açık itiraf ettiler! Cesetleri köpeklere yedirdiler https://www.haber60.com.tr/israilin-vahseti-gozler-onunde-katliami-acik-acik-itiraf-ettiler-cesetleri-kopeklere-yedirdiler/ https://www.haber60.com.tr/israilin-vahseti-gozler-onunde-katliami-acik-acik-itiraf-ettiler-cesetleri-kopeklere-yedirdiler/#respond Thu, 19 Dec 2024 09:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/israilin-vahseti-gozler-onunde-katliami-acik-acik-itiraf-ettiler-cesetleri-kopeklere-yedirdiler/ İsrail’in vahşeti gözler önünde: Katliamı açık açık itiraf ettiler! Cesetleri köpeklere yedirdiler

İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı koparan, İsrail sınırından Akdeniz kıyısına kadar uzanan 7 kilometre genişliğindeki Netzarim Koridoru yakınlarında yaşayan bütün Filistinlileri bölgeden zorla göç ettirdi. İsrail, 7 Ekim 2023 sonrası oluşturduğu koridorda, askeri yollar ve mevziler inşa etmek için bölge sakinlerinin evlerini yıktı.

İsrail’in vahşeti gözler önünde: Katliamı açık açık itiraf ettiler! Cesetleri köpeklere yedirdiler

NETZARİM KORİDORU “ÖLÜM BÖLGESİNE” DÖNÜŞTÜ

Haaretz gazetesine göre, İsrail ordusunun komuta kademesi Netzarim Koridoru’nda oluşturulan “ölüm bölgesinin” varlığını inkar etse de İsrail askerlerinin anlattıkları, bölgeye yaklaşan her Filistinlinin “terörist sayılarak” öldürüldüğünü ortaya koydu.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İsrail’in vahşeti gözler önünde: Katliamı açık açık itiraf ettiler! Cesetleri köpeklere yedirdiler

İSRAİL ASKERLERİNİN “CESET HATTI”

Haaretz’e konuşan İsrail ordusunun 252. Tümeni’nde görevli bir komutan, “Sahadaki kuvvetler buraya ‘ceset hattı’ diyor.” ifadelerini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü:

İsrail’in vahşeti gözler önünde: Katliamı açık açık itiraf ettiler! Cesetleri köpeklere yedirdiler

KÖPEKLERE YEM OLUYORLAR

“Çatışmalardan sonra cesetler toplanmıyor, bu da onları yemeye gelen köpek sürülerini cezbediyor. Gazze’de insanlar, bu köpekleri gördüğünüz yerlere yaklaşmamanız gerektiğini bilir.”

Aynı tümende görev yapan kıdemli İsrail subayı, “Tümen komutanı bu bölgeyi ‘ölüm bölgesi’ olarak belirledi. Giren herkes vuruluyor.” dedi.

İsrail’in vahşeti gözler önünde: Katliamı açık açık itiraf ettiler! Cesetleri köpeklere yedirdiler

FİLİSTİNLİ ÖLDÜRMEK ONLAR İÇİN EĞLENCE KAYNAĞI

İsrail ordusundan kısa süre önce terhis olan 252. Tümen subaylarından bir diğeri ise Netzatim Koridoru’ndaki “ölüm bölgesinin” keskin nişancının atış yapabildiği yere kadar uzandığını vurguladı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-vahseti-gozler-onunde-katliami-acik-acik-itiraf-ettiler-cesetleri-kopeklere-yedirdiler/feed/ 0
Hekim ve Sağlıkçılardan Gazze İçin Sessiz Yürüyüş https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/ https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:26:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/ Erzurum’da hekim ve sağlıkçılar, dondurucu soğuğa rağmen, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için sessiz yürüyüşlerini 55’inci haftasında sürdürdü.

Kentte görevli hekimler, sağlık çalışanları ve tıp fakültesi öğrencileri, Gazze halkına destek için Lalapaşa Camisi önünde bir araya geldi.

Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayraklarının yanı sıra taşıdıkları döviz ve pankartlarla Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüyen sağlıkçılara, vatandaşlar da çocuklarıyla eşlik etti.

Grup adına açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde görevli Dr. Özgür Esmeray, Gazze halkına ve orada görev yapan meslektaşlarına selam gönderdi.

Arakan, Doğu Türkistan ve Hindistan’da Müslümanların başına gelenleri duyup ayağa kalktıklarını ve mitingler yaptıklarını ifade eden Esmeray, “7 Ekim’den bu yana Gazze için sürekli meydanlarda, sokaklarda yürüyüşler yapıyor sesimizi duyuruyoruz.” dedi.

Esmeray, memleketin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini 1 yıldan fazla zamandır büyük endişe ve öfke ile takip ettiklerini belirterek, Gazze’deki ablukanın, insani yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna dikkati çekti.

Gazze’nin her yerinde insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla çocuklara, kadın ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştirildiğine işaret eden Esmeray, “50 binden fazla insan İsrail saldırılarında katledildi. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkın süredir evlerinden sürülen, güvencesiz koşullar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız.” ifadelerini kullandı.

Esmeray, Gazze’de sağlık sisteminin kasıtlı olarak yok edilmek istendiğini, tıbbi ekipman ve ilaç tedarikinin engellendiğini aktararak, bu anlamda tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapacağına inandıklarını dile getirdi.

Sessiz yürüyüş, basın açıklamasının ardından Filistin’de hayatını kaybedenler için dua edilmesiyle sonra erdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/feed/ 0
Gazze Şeridi’nde bir eve saldırı: 1’i çocuk 4 ölü https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-bir-eve-saldiri-1i-cocuk-4-olu/ https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-bir-eve-saldiri-1i-cocuk-4-olu/#respond Sat, 16 Nov 2024 23:00:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-bir-eve-saldiri-1i-cocuk-4-olu/ Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, Nusayrat Mülteci Kampı’nın batısındaki Sevariha Okulu çevresinde bulunan bir evi vurdu.

Avde Hastanesi sağlık kaynakları, saldırıda 1’i çocuk 4 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.

İsrail ordusu, söz konusu kampın çeşitli bölgelerine bir dizi saldırı düzenlemişti.

Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-bir-eve-saldiri-1i-cocuk-4-olu/feed/ 0
Abbas, Fransa ile Gazze’den Çekilme Talep Etti https://www.haber60.com.tr/abbas-fransa-ile-gazzeden-cekilme-talep-etti/ https://www.haber60.com.tr/abbas-fransa-ile-gazzeden-cekilme-talep-etti/#respond Thu, 07 Nov 2024 22:29:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/abbas-fransa-ile-gazzeden-cekilme-talep-etti/ Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Fransa Dışişleri Başkanı Jean- Noel Barrot ile gerçekleştirdiği görüşmede İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi talebini yineledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, Abbas, Batı Şeria’nın Ramallah kentinde Barrot ile bir araya geldi.

İsrail ordusunun, Gazze’de Filistin halkına karşı işlediği “öldürme ve aç bırakma suçlarının” ele alındığı görüşmede Abbas, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasını öngören 2735 sayılı kararının uygulanması, yardımların Gazze’ye girmesi ve İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi talebini dile getirdi.

Abbas, İsrail’in, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) faaliyetlerini yasaklama kararının uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyete doğrudan meydan okuma anlamına geldiğini ifade etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/abbas-fransa-ile-gazzeden-cekilme-talep-etti/feed/ 0
Türkiye ve İran’dan Ortak Sözler https://www.haber60.com.tr/turkiye-ve-irandan-ortak-sozler/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-ve-irandan-ortak-sozler/#respond Mon, 21 Oct 2024 13:14:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/turkiye-ve-irandan-ortak-sozler/ İranDışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Türkiye ile ilişkilerin çok ayrıcalıklı olduğunu belirterek, iki ülkenin İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarının durdurulması için çaba harcadığını belirtti.

Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.

İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırı tehditlerinin sorulması üzerine Bekayi, konuya ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) ve Ajansın Genel Müdürü Rafael Mariano Grossi’ye protesto notası ilettiklerini aktardı.

İsrail’in bölgedeki saldırılarının durdurulması konusunda tüm bölge ülkeleriyle istişarelerini sürdürdüklerini belirten Bekayi, “Mesajımız çok açık ve Siyonist rejimin herhangi bir saldırısına İran tarafından kesinlikle karşılık verileceğini söyledik. İran’a yönelik bir saldırıda komşu ülkelerin topraklarını kullandırma izni vermeyeceğine güveniyoruz.” dedi.

Bekayi, İsrail’in muhtemel saldırısına hazırlıklar kapsamında bu ülkede vurulacak hedeflerin belirlendiğini belirtti.

Türkiye ile bölgesel işbirliği ve terörle mücadele konusuna değinen Bekayi, “Türkiye ile ilişkilerimizde sınır güvenliğinin güçlendirilmesi ve terörle mücadele iki önemli konu başlığı. Suriye konusunda Türk mevkidaşlarımız ile Astana çerçevesinde iletişim halindeyiz. Türkiye’nin ve diğer ortaklarımızın da yardımı ile Suriye’de barış ve istikrarı sağlamak için çalışıyoruz. ABD’nin Suriye’yi işgali ve istikrarın sağlanmaması terör örgütlerini güçlendiriyor.” diye konuştu.

Bekayi, “Ortak sınırlarda ve bölgede terörizmle mücadele etmek için Suriye’de istikrar ve güvenliğin yeniden tesis edilmesine yardımcı olmamız gerektiği konusunda Türkiye ile aynı fikirdeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve İran’ın İsrail’in bölgedeki saldırılarının durdurulması konusunda da ortak hareket ettiğini vurgulayan Bekayi, “İslam dünyasının iki büyük ülkesi ve bölgesel gücü olan İran ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok ayrıcalıklı. Dışişleri Bakanı’nın (Abbas Erakçi) son Türkiye ziyareti, Türk yetkililerle görüşmek için de iyi bir fırsattı ve Hamas yetkilileriyle yaptığımız görüşmeler de Hamas’ın hayatta olduğunu gösterdi. İki ülke İran ve Türkiye kararlılıkla Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırıyı durdurmaya çalışıyor.” şeklinde konuştu.

Bekayi, ABD ile İsviçre’nin aracılığı üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü de aktardı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-ve-irandan-ortak-sozler/feed/ 0
SON DAKİKA: İsrailOrta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar! https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/ https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/#respond Tue, 24 Sep 2024 08:00:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/ SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

İsrail’in sabah saatlerinden bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 492’ye, yaralı sayısı ise bin 645’e yükseldi. İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarına “Kuzey Okları” ismini verdi.

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sabah saatlerinden bu yana sürerken, can kaybı artmaya devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 492’ye, yaralı sayısının ise bin 645’e yükseldiğini açıkladı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in Lübnan’a devam eden saldırılarına dair operasyonuna “Kuzey Okları” isminin verildiğini açıkladı. İsrail ordusu, şu ana kadar Lübnan’da bin 300’den fazla noktayı vurdu.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

İLK DEFA VURULDU

Bir son dakika haberi ise Hizbullah kanadından geldi. İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına Hizbullah füzelerle yanıt verdi.

Lübnanlı grubun Telegram hesabından yapılan açıklamada, kuzeyde bulunan Afula şehrinin batısındaki Megiddo Askeri Havaalanı’nın Fadi 1 ve Fadi 2 füzeleriyle üst üste üç kez bombalandığı belirtildi. Lübnan sınırına 30 kilometre uzaklıktaki havaalanı Hizbullah tarafından ilk defa vurulmuş oldu.

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

Bir başka açıklamada Ramat David Üssü ile havaalanının Fadi 2 füzesi, İsrail ordusunun kuzey bölgesine ulaşım ve lojistik destek sağlayan ana üs olan Amos Üssü’nün Fadi 1, Lübnan sınırına yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Zihron bölgesindeki bir patlayıcı madde fabrikasının ise Fadi 2 füzeleriyle vurulduğu ifade edildi.

SON DAKİKA: İsrail Orta Doğu paramparça etti! Lübnan ‘en ölümcül gün’ü yaşadı: ABD’de flaş karar!

Saldırıların “Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkını, onların cesur ve onurlu direnişini desteklemek ve Lübnan halkını savunmak için” gerçekleştirildiği aktarıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/son-dakika-israilorta-dogu-paramparca-etti-lubnan-en-olumcul-gunu-yasadi-abdde-flas-karar/feed/ 0
Katil ordusu yine sivilleri hedef aldı https://www.haber60.com.tr/katil-ordusu-yine-sivilleri-hedef-aldi/ https://www.haber60.com.tr/katil-ordusu-yine-sivilleri-hedef-aldi/#respond Mon, 23 Sep 2024 05:20:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/katil-ordusu-yine-sivilleri-hedef-aldi/ Soykırımcı İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde katliama devam ediyor. İşgalci İsrail güçleri, son 24 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine 3 aileye yönelik “katliam” gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 40 Filistinli hayatını kaybetti, 58 Filistinli de yaralandı. İsrail ordusu dün de Gazze kentinin batısındaki Şatı Mülteci Kampı’ndaki Kefr Kasım Okulu’nu vurdu. Saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti. Böylece İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 41 bin 431’e, yaralı sayısı da 95 bin 818’e çıktı. Öte yandan Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında 990’ı aşkın sağlık çalışanının öldüğü bildirdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/katil-ordusu-yine-sivilleri-hedef-aldi/feed/ 0
Gazze İçin Kıyamda: Saraçhane Parkı’nda Dua https://www.haber60.com.tr/gazze-icin-kiyamda-sarachane-parkinda-dua/ https://www.haber60.com.tr/gazze-icin-kiyamda-sarachane-parkinda-dua/#respond Sat, 14 Sep 2024 21:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazze-icin-kiyamda-sarachane-parkinda-dua/ Gazze Dayanışması Platformunun “Gazze için kıyamdayız, kunuttayız. Seccadeni al gel” programında İsrail’in vurduğu Gazzeliler için Kur’an-ı Kerim okundu.

Saraçhane Parkı’nda toplanan katılımcılar, İsrail aleyhine slogan attı.

Programda, yatsı namazının ardından Filistinliler için kunut duası ve Kur’an-ı Kerim okundu.

Gazze Dayanışması Platformunun yöneticilerinden Necmeddin Irmak, burada yaptığı konuşmada, İsrail’e karşı yapılan boykotun devam ettirilmesinin önemini anlattı.

Irmak, Gazze’de yapılan mücadelenin Allah’ın ve Hz. Muhammed’in gösterdiği yolda ilerlemek anlamına geldiğini dile getirerek, “Dünyanın bütün halkları, Ayşenur Ezgi Eygi gibi cesur olanlar, Filistin’e ve Filistin’de katledilenlere sahip çıkma noktasında ayağa kalktılar.” dedi.

Bu mücadelenin sürekli olması halinde başarılı olunacağına işaret eden Irmak, “Bu mücadele sadece Filistin’i ve Gazze’yi ilgilendiren bir mücadele değil. Dolayısıyla kendimizi bu mücadeleye hazırlamamız gerekli. Tarihin bu yeni akışına karşı kendimizi hazırlamalıyız. Gazze’de kardeşlerimiz üzerlerine düşen görevi yapıyorlar. Onlar kendi sorumluluklarını yerine getirirken, biz de kendi sorumluluklarımızı yerine getirmek için, şöyle dönüp kendimize bakmamız lazım.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazze-icin-kiyamda-sarachane-parkinda-dua/feed/ 0
DSÖ açıkladı: Gazze’deki 97 hasta ve ağır yaralının tıbbi tahliyesi yapıldı https://www.haber60.com.tr/dso-acikladi-gazzedeki-97-hasta-ve-agir-yaralinin-tibbi-tahliyesi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/dso-acikladi-gazzedeki-97-hasta-ve-agir-yaralinin-tibbi-tahliyesi-yapildi/#respond Thu, 12 Sep 2024 02:25:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/dso-acikladi-gazzedeki-97-hasta-ve-agir-yaralinin-tibbi-tahliyesi-yapildi/ DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, İsrail’in yoğun saldırıları altındaki Gazze Şeridi’nde gerçekleştirilen tıbbi tahliyeye ilişkin X sosyal medya platformundan paylaşımda bulundu.

“DSÖ, BAE Dışişleri Bakanlığı ve ortaklarıyla işbirliği yaparak bugün Ekim 2023’ten bu yana en büyük tıbbi tahliyeyi gerçekleştirerek, 97 hasta ve ağır yaralı ile 155 refakatçiyi Gazze’den tahliye etti.” ifadesini kullanan Ghebreyesus, hastaların, özel tedavi için Abu Dabi’ye doğru gitmek üzere Kerem Ebu Salim (Şalom) Kapısı üzerinden İsrail’deki Timna (Ramon) Havalimanı’na nakledildiğini bildirdi.

Ghebreyesus, tahliye edilenler arasında kanser, travma ve yaralanmalar dahil çok çeşitli hastalıkları olan 45 çocuk ve 52 yetişkin olduğunu kaydetti.

Ciddi operasyonel zorluklara ve güvenlikle ilgili endişelere rağmen DSÖ ve ortaklarının hastaların transferini sağladığını bildiren Ghebreyesus, “Tüm olası rotalar üzerinden tahliye koridorlarının kurulmasını talep ediyoruz. Sonuç olarak tüm hastalar için en iyi tedavi ateşkestir.” ifadelerini kullandı.

*Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dso-acikladi-gazzedeki-97-hasta-ve-agir-yaralinin-tibbi-tahliyesi-yapildi/feed/ 0
Gazze’deki Çocuk Felci Aşı Kampanyasında 74 Bin Çocuk Aşılandı https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-cocuk-felci-asi-kampanyasinda-74-bin-cocuk-asilandi/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-cocuk-felci-asi-kampanyasinda-74-bin-cocuk-asilandi/#respond Tue, 03 Sep 2024 18:36:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-cocuk-felci-asi-kampanyasinda-74-bin-cocuk-asilandi/

DÜNYA Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, Gazze’de çocuk felci kapsamında başlatılan aşı kampanyasında ikinci günde 74 bin çocuğun aşılandığını duyurdu.

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, “Gazze’deki çocuk felci aşı kampanyasının ikinci gününde 10 yaş altı yaklaşık 74 bin çocuğun aşılandığı tahmin edilirken, şimdiye kadar aşılanan toplam çocuk sayısı 161 bini aştı. Kampanyanın üçüncü günü devam ediyor ve Gazze’nin merkezinde kalan çocukların çoğunun gün sonuna kadar aşılanması bekleniyor. Ekiplerimiz, yerinden edilmenin devam etmesine rağmen hiçbir çocuğun kaçırılmamasını sağlamaya kararlıdır. Tüm tarafları insani yardım molalarına saygı göstermeye devam etmeye çağırıyoruz. Gazze’deki çocukların daha sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmeleri için kalıcı barış çağrısında bulunmaya devam ediyoruz” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-cocuk-felci-asi-kampanyasinda-74-bin-cocuk-asilandi/feed/ 0
Gazze’de bilanço çok ağır https://www.haber60.com.tr/gazzede-bilanco-cok-agir/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-bilanco-cok-agir/#respond Mon, 02 Sep 2024 12:06:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazzede-bilanco-cok-agir/

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 48 kişiyi öldürdüğü, 70 kişiyi de yaraladığı bildirildi.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 332 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

24 SAATTE 48 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde son 24 saatte gerçekleştirdiği 3 katliamda 48 kişinin öldüğü, 70 kişinin yaralandığı belirtildi.

40 BİN 786 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 40 bin 786’ya, yaralı sayısının da 94 bin 224’e yükseldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.

16 BİNDEN FAZLASI ÇOCUK

İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin en az 16 bin 673’ü çocuklardan oluşuyor.

11 BİNDEN FAZLASI KADIN

Düzenlenen saldırılarda yaşamını yitirenlerin en az 11 bin 270’i kadın. Saldırılarda masum siviller adeta katlediliyor.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-bilanco-cok-agir/feed/ 0
İsrail Gazze’yi bombaladı: En az 10 kişi öldü https://www.haber60.com.tr/israil-gazzeyi-bombaladi-en-az-10-kisi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/israil-gazzeyi-bombaladi-en-az-10-kisi-oldu/#respond Mon, 02 Sep 2024 12:06:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/israil-gazzeyi-bombaladi-en-az-10-kisi-oldu/ İsrail Gazze'yi bombaladı: En az 10 kişi öldü

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları devam ediyor.

Gazze Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentindeki Er-Rimal sağlık merkezi çevresinde hedef aldığı bir sivil araçta bulunan 3 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Hastane kaynaklarının AA muhabirine verdiği bilgiye göre, İsrail’e ait insansız hava aracı (İHA), Gazze’deki Vahdet Caddesi’nde Gazze Belediyesi’ne ait bir aracı hedef aldı, araçta bulunanlar hayatını kaybetti.

10 KİŞİDEN FAZLA ÖLÜ VAR

Öte yandan Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda 4 Filistinli hayatını kaybetti.

Haberde, Gazze’deki Selahaddin Caddesi yakınlarındaki açık arazide bir grup Filistinlinin hedef alındığı ve en az bir Filistinlinin yaşamını yitirdiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi.

Gazze kentinin kuzeyindeki el-Cela Caddesi’nde, el-Arac ailesine ait binanın hedef alınması sonucu en az 2 Filistinlinin hayatını kaybettiği, çok sayıda Filistinlinin de yaralandığı aktarıldı.

7 EKİM SONRASI

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 673’ü çocuk, 11 bin 269’u kadın olmak üzere 40 bin 738 Filistinli öldü, 94 bin 154 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 339’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 705 askerinin öldüğünü, 4 bin 401 askerinin yaralandığını duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 681 Filistinli hayatını kaybetti.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-gazzeyi-bombaladi-en-az-10-kisi-oldu/feed/ 0
Gazze’deki aşı kampanyası başladı: İlk günden 87 bin aşılama https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-asi-kampanyasi-basladi-ilk-gunden-87-bin-asilama/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-asi-kampanyasi-basladi-ilk-gunden-87-bin-asilama/#respond Mon, 02 Sep 2024 12:06:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-asi-kampanyasi-basladi-ilk-gunden-87-bin-asilama/

İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana Gazze halkına yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 691’e yükselirken yaralı sayısı da 94 bin 60’a çıktı.

Ölenlerin çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

ÇOCUK FELCİ TEHLİKESİ

Çocuk ölümlerinin yanında Gazze’deki çocukları çocuk felci tehlikesi bekliyordu.

En son 23 Ağustos’ta Birleşmiş Milletler yetkilileri, 10 aylık bir bebeğin çocuk felci hastalığına yakalanarak kısmi felç geçirdiğini duyurdu.

Bunun üzerine Dünya Sağlık Örgütü, çocuk felcinin önlenmesi kapsamında çocuk felci aşısının Gazze’deki çocuklara uygulanmasına yönelik çalışma başlattı.

WHO Filistin temsilcisi Dr. Rik Peeperkorn, program kapsamında Gazze Şeridi’nden yaklaşık 640 bin çocuğa aşı yapılmasının planlandığını belirtti.

İSRAİL İNSANİ ARA VERMEYİ KABUL ETTİ

Dünya Sağlık Örgütü, İsrail’in Gazze’de çocuklara yönelik çocuk felci aşısının yapılabilmesi için “insani ara” teklifini kabul ettiğini açıkladı.

ATEŞKESİN DETAYLARI

Ateşkes kapsamında 1 Eylül Pazar günü başlayan insani ara planlamalara göre üç gün boyunca yerel saatle 06.00 ve 15.00 arasında sürdürülüyor ve aşı çalışmaları üç ayrı aşamada yürütülüyor.

“İLK GÜNDEN 87 BİN ÇOCUK AŞILANDI”

BM’nin Filistin Ajansı’ndan (UNRWA) yapılan açıklamada, “Bugün Gazze’nin orta kesimlerindeki çocuk felci aşılama kampanyası ikinci gününe giriyor DSÖ’ye göre UNRWA ekipleri ve ortakları sadece ilk gün yaklaşık 87 bin çocuğa ulaştı. Çocuklara bu önemli aşıyı sağlamak için çabalar devam ediyor, ancak en çok ihtiyaç duydukları şey şu anda ateşkes.” ifadeleri kullanıldı.

HEDEF 10 YAŞ ALTI 640 BİN ÇOCUK

İnsani yardım ve sağlık örgütleri, bir hafta sürecek kampanya boyunca 10 yaş altı 640 bin çocuğu aşılamayı planlıyor.

KAMPANYANIN BAŞLADIĞI GÜN İSRAİL 3 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde çocuk felci aşı kampanyasının başlamasından kısa süre sonra kuzeydeki El-Ehli Baptist Hastanesi yakınlarını hedef alan saldırısında 3 Filistinlinin öldüğü, onlarca kişinin de yaralandığı belirtildi.

AŞI KAMPANYASI UZUN SÜRE BAŞLATILAMADI

İsrail’in ateşkes tekliflerini kabul etmemesi sebebi ile uzunca bir süre aşı kampanyası başlatılamamış ve Gazzeli çocuklar bundan olumsuz etkilenmişti.

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-asi-kampanyasi-basladi-ilk-gunden-87-bin-asilama/feed/ 0
İsrail’de Protestolar Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/israilde-protestolar-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/israilde-protestolar-devam-ediyor/#respond Mon, 02 Sep 2024 07:30:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/israilde-protestolar-devam-ediyor/ TEL İsrail’de yüz binlerce kişi, Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşmasını imzalamak istemeyen Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümetine karşı protestolarına gece boyunca devam etti.

Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerden 6’sının cesedine ulaşıldığının açıklanması üzerine, ateşkes ve esir takası anlaşmasını sabote etmekle eleştirilen Netanyahu ve hükümetine karşı protestolar başladı.

Gösterilerin merkezi, başkent Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığının bulunduğu Menachem Begin ve Kaplan caddeleri oldu. Gösteriyi organize eden gruplar, Tel Aviv’deki protestolara yaklaşık 300 bin kişinin katıldığını, ülke genelinde ise gösterilere katılımın 500 bini aştığını belirtti.

Ellerinde İsrail bayrakları bulunan protestocular, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler de taşıdı.

İsrailli esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davul ve düdük çalan protestocular, “Hepsi hemen eve”, “Yardım” yazılı dövizler taşıdı. Göstericiler, “(Netanyahu) Bibi esirleri serbest bırak”, “Sen baştasın, sen suçlusun” şeklinde sloganlar attı.

Burada düzenlenen gösterinin ardından gruplar, kentin ana yollarına yöneldi. Demir bariyerlerin arkasında konuşlanan İsrail polisi, göstericilerin geçişini engellemeye çalıştı. Taraflar arasında birçok noktada arbede yaşandı.

Polis bariyerlerini farklı rotalardan ilerleyerek aşan göstericiler, kentin ana arteri Ayalon Otoyolu’nu çift yönlü trafiğe kapattı. Göstericiler, otoyolda birçok noktada ateş yaktı, birden fazla kez havai fişek fırlattı.

İsrail polisi, atlı birlikler ve ses bombasıyla göstericilere müdahale etti. Göstericilerle arbede yaşayan İsrail polisi, Tel Aviv’de 15 kişiyi gözaltına aldığını açıkladı.

Ülke genelinde protestolar, yol kapatmalar

Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs’ün yanı sıra ülkenin çeşitli noktalarında yapılan yürüyüş ve protestolarda, hükümetin istifası ve esirlerin geri getirilmesi talep edildi.

Hayfa’da toplanan binlerce kişi, kentin merkezindeki kavşağı trafiğe kapattı, ateş yaktı. İsrail polisinin burada da göstericilere müdahalesinde arbede yaşandı.

Ülke genelinde göstericilerin, protestolar sırasında bazı yollar ve kavşaklarda trafiği engellediği haberleri geldi.

Gazze’deki çatışmalar sırasında, İsrailli esirlere ait 6 ceset bulunduğu açıklanmıştı

İsrail’in en büyük işçi sendikası Hisdatrut, hükümetin ateşkes ve esir takası anlaşması konusundaki isteksizliğini eleştirerek, “2 Eylül Pazartesi günü ülke çapında genel greve gideceğini” duyurmuştu.

Grev kapsamında, İsrail’in dünyaya açılan kapısı niteliğindeki Tel Aviv’in Ben-Gurion Havalimanı’nda yerel saatle 08.00’den itibaren uçuşların durdurulacağı bildirilmişti.

İsrail ordusu, Gazze’deki çatışmalar sırasında, İsrailli esirlere ait 6 ceset bulduğunu açıklamıştı.

Gazze’de tutulan İsrailli esirlerin ailelerinin oluşturduğu platform, son olarak “Gazze- Mısır sınır hattındaki Philadelphi Koridoru’nda işgali sürdürmekte ısrar eden ve esir takası anlaşmalarını baltalayan” Başbakan Binyamin Netanyahu’yu, 6 İsrailli esirin ölümünden sorumlu tutmuştu.

Netanyahu ise hükümetin kalan esirlerin serbest bırakılması için anlaşmaya varmakta kararlı olduğunu iddia ederek, anlaşma olmamasındaki suçu Hamas’a atmıştı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde süren saldırılarının durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.

Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda, siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.

İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı Philadelphi Koridoru’nda kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.

Öte yandan, İsrail, bu süreçte Gazze Şeridi’ndeki şiddetini sürdürüyor.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 10 ayı aşkın sürede çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere can kaybı 40 bini aşarken, bölgedeki insanlık felaketi gün geçtikçe daha da derinleşiyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilde-protestolar-devam-ediyor/feed/ 0
Filistinli sosyal medya içerik üreticisi Medo Halimi İsrail saldırısında hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/filistinli-sosyal-medya-icerik-ureticisi-medo-halimi-israil-saldirisinda-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/filistinli-sosyal-medya-icerik-ureticisi-medo-halimi-israil-saldirisinda-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 30 Aug 2024 09:47:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/filistinli-sosyal-medya-icerik-ureticisi-medo-halimi-israil-saldirisinda-hayatini-kaybetti/

GAZZE’DE çadırda ve çatışmalarla geçen günlük hayatını sosyal medyada paylaşan Filistinli sosyal medya içerik üreticisi 19 yaşındaki Muhammed ‘Medo’ Halimi, İsrail’in hava saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Sosyal medyada Halimi anısına binlerce mesaj paylaşıldı.

Gazze’de çadırda kalan ve günlük hayatını paylaşan içerik üreticisi Medo Halimi İsrail’in Han Yunus kentine düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybetti. Saldırıdan yara alarak kurtulan Medo’nun ölüm haberini paylaşan birlikte videolar çektiği arkadaşı Talal Murad, Medo’nun anısına paylaştığı mesajında, “En yakın arkadaşım Medo Halimy kollarımda öldü. Her şeyi birlikte yaptık, güldük, ağladık, saatlerce durmadan yürüdük, birlikte bir iş yürüttük ama ne yazık ki birlikte ölmedik” dedi. Medo’nun takipçileri anısına sosyal medyada binlerce mesaj paylaştı. Medo ve Talal Haziran ayında bir medya kuruluşuna verdikleri röportajda, “Ne olursa olsun, hangi koşullar altında olursa olsun hayatta kalacağız ve yaşayacağız. Yenilemeyiz. Biz çok güçlü insanlarız ve ne olursa olsun yaşayacağız” ifadelerini kullanmışlardı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistinli-sosyal-medya-icerik-ureticisi-medo-halimi-israil-saldirisinda-hayatini-kaybetti/feed/ 0
WHO, Gazze’de çocuk felci aşısının yapılabilmesi için çatışmalara ara verilmesini kabul etti https://www.haber60.com.tr/who-gazzede-cocuk-felci-asisinin-yapilabilmesi-icin-catismalara-ara-verilmesini-kabul-etti/ https://www.haber60.com.tr/who-gazzede-cocuk-felci-asisinin-yapilabilmesi-icin-catismalara-ara-verilmesini-kabul-etti/#respond Fri, 30 Aug 2024 09:46:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/who-gazzede-cocuk-felci-asisinin-yapilabilmesi-icin-catismalara-ara-verilmesini-kabul-etti/ Dünya Sağlık Örgütü (WHO) İsrail’in Gazze’de çocuk felci aşısının yapılabilmesi için çatışmalara “insani ara” vermeyi kabul ettiğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler yetkilileri 23 Ağustos’ta, Gazze’de çocuk felci hastalığına yakalanan 10 aylık bir bebeğin kısmen felç geçirdiğini duyurmuştu.

WHO Filistin temsilcisi Dr. Rik Peeperkorn, program kapsamında Gazze Şeridi’nden yaklaşık 640 bin çocuğa aşı yapılmasının planlandığını belirtti.

1 Eylül Pazar günü başlaması planlanan aşı programının Gazze Şeridi’nin merkezinde, güneyinde ve kuzeyinde olmak üzere üç ayrı aşamada yürütülmesi planlanıyor.

Program kapsamında çatışmaların üç gün boyunca yerel saatle 06:00 ve 15:00 arasında durması bekleniyor. Dr. Peeperkorn, ihtiyaç duyulması halinde programın bir gün daha da uzatılabileceğini belirtti.

Yeni oral polio aşısı tip 2’nin (nOPV2) yaklaşık 1,26 milyon dozu halihazırda Gazze’de bulunuyor ve 400 bin ek dozun yakın gelecekte bölgeye ulaşması bekleniyor.

Aşılama programı BM personeli ve diğer yerel sağlık çalışanları tarafından yürütülecek. Aşılama için eğitim verilen personel sayısının 2 binden fazla olduğu aktarıldı.

WHO, programla Gazze’de çocuk felcinin yayılmasını durdurmak için gerekli olan yüzde 90 aşılama oranına ulaşmayı hedefliyor.

Çocuk felci nedir, Gazze’de nasıl ortaya çıktı?

Çocuk felci bulaşıcılığı yüksek bir hastalık ve genellikle kanalizasyon ve kirli suyla yayılıyor.

5 yaşın altındaki çocukları etkileyen hastalık, vücutta şekil bozukluğu ve felçle sonuçlanabiliyor. Hastalık ölümcül olabiliyor.

WHO, 16 Temmuz 2024’te alınan atık su test sonuçlarına göre, 23 Haziran 2024’te Gazze Şeridi’ndeki Han Yunus ve Deyr El Balah sahalarından toplanan altı numunede çocuk felci tespit edildiğini aktarmıştı.

Örgüt Gazze’de ve işgal altındaki Batı Şeria’da aşılama oranlarının çatışmadan önce ideal düzeyde olduğunu belirtiyor. Buna göre 2022’de çocuk felci aşılama oranının yüzde 99 olduğu ancak geçen sene yüzde 89’a gerilediği tahmin ediliyor.

İsrail ordusu Temmuz’dan itibaren askerini hastalığa karşı aşıladığını açıklamıştı.

Hamas yetkili Basem Naim Reuters haber ajansına, Gazze Şeridi’nde 650 bin Filistinli çocuğu koruyacak bu programın güvenli bir şekilde yürütülmesi için uluslararası örgütlerle işbirliği yapmaya hazır olduklarını söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üç günlük duraksamaların “ateşkes olmadığını” belirtti.

İsrailli rehine aileleri, Gazze’de tutulan rehinelerin de aşılama programına dahil edilmesi çağrısında bulundu.

İsrail, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin öldürüldüğü ve 251 kişinin rehin alındığı saldırıya yanıt olarak Gazze’de askeri bir harekat başlattı.

Gazze sağlık bakanlığına göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 40 bin 530’dan fazla kişi öldürüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/who-gazzede-cocuk-felci-asisinin-yapilabilmesi-icin-catismalara-ara-verilmesini-kabul-etti/feed/ 0
Günlerdir cayır cayır yanıyor… Kızıldeniz’de korkulan oldu! Pentagon olası felaketi duyurdu https://www.haber60.com.tr/gunlerdir-cayir-cayir-yaniyor-kizildenizde-korkulan-oldu-pentagon-olasi-felaketi-duyurdu/ https://www.haber60.com.tr/gunlerdir-cayir-cayir-yaniyor-kizildenizde-korkulan-oldu-pentagon-olasi-felaketi-duyurdu/#respond Wed, 28 Aug 2024 10:00:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/gunlerdir-cayir-cayir-yaniyor-kizildenizde-korkulan-oldu-pentagon-olasi-felaketi-duyurdu/ Günlerdir cayır cayır yanıyor… Kızıldeniz’de korkulan oldu! Pentagon olası felaketi duyurdu

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de hedef aldığı “MV Sounion” isimli Yunan gemisinin “petrol sızdırıyor” gibi göründüğünü belirtti.

Günlerdir cayır cayır yanıyor… Kızıldeniz’de korkulan oldu! Pentagon olası felaketi duyurdu

ÇEVRE FELAKETİ AN MESELESİ

Pentagon’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sözcü Tümgeneral Pat Ryder, düzenlenen basın toplantısında, Husilerin hedef aldığı gemiye ilişkin açıklamada bulundu. Ryder, geminin Kızıldeniz’de yanmakta olduğunu, “petrol sızdırıyor” gibi göründüğünü belirtti.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Günlerdir cayır cayır yanıyor… Kızıldeniz’de korkulan oldu! Pentagon olası felaketi duyurdu

Bu durumun potansiyel bir “çevre felaketi” arz ettiğini aktaran Pentagon Sözcüsü Ryder, Husilerin eylemlerinin küresel ve bölgesel ticareti istikrarsızlaştırdığını ve denizcilerin hayatlarını riske attığını kaydetti.

Günlerdir cayır cayır yanıyor… Kızıldeniz’de korkulan oldu! Pentagon olası felaketi duyurdu

Husiler, 21 Ağustos’ta, MV Sounion isimli bir Yunan gemisini “İsrail limanlarına erişim yasağını ihlal ettiği” gerekçesiyle hedef aldıklarını duyurmuştu.

Günlerdir cayır cayır yanıyor… Kızıldeniz’de korkulan oldu! Pentagon olası felaketi duyurdu

İngiltere’nin Sana Büyükelçisi Abda Sharif, geminin mürettebatının kurtarıldığını, ağır hasar gören geminin ise Kızıldeniz’de mahsur kaldığını açıklamıştı.

Sharif, geminin 150 bin ton petrol taşıdığını aktarmıştı.

Yemen’deki İran’ın desteklediği Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.

Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.

ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023’te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.

ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gunlerdir-cayir-cayir-yaniyor-kizildenizde-korkulan-oldu-pentagon-olasi-felaketi-duyurdu/feed/ 0
Gündemi sarsan iddia: Binance siyonist lobiye boyun eğdi! Filistinli kullanıcıların hesapları donduruldu! https://www.haber60.com.tr/gundemi-sarsan-iddia-binance-siyonist-lobiye-boyun-egdi-filistinli-kullanicilarin-hesaplari-donduruldu/ https://www.haber60.com.tr/gundemi-sarsan-iddia-binance-siyonist-lobiye-boyun-egdi-filistinli-kullanicilarin-hesaplari-donduruldu/#respond Wed, 28 Aug 2024 09:59:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/gundemi-sarsan-iddia-binance-siyonist-lobiye-boyun-egdi-filistinli-kullanicilarin-hesaplari-donduruldu/ Gündemi sarsan iddia: Binance siyonist lobiye boyun eğdi! Filistinli kullanıcıların hesapları donduruldu!

Son dakika haberleri: Siyonist lobi, Gazze işgaliyle beraber skandal üstüne skandala imza atmaya devam ediyor. İşgalin ilk günlerinden bu yana Filistin halkını hedef alan sayısız olaya imza atan Siyonistler bu kez de kripto para borsalarındaki eylemleriyle gündeme geldi.

Gündemi sarsan iddia: Binance siyonist lobiye boyun eğdi! Filistinli kullanıcıların hesapları donduruldu!

FİLİSTİNLİLERİN HESAPLARINI HEDEF ALDI

Dünyanın en büyük kripto para birimi şirketi Binance, İsrail ordusunun talebi üzerine Filistinlilerin tüm Bitcoin varlıklarına el koyma kararı aldı. Skandal bir karara imza atarak İsrail Savunma Kuvvetleri’nin talebi üzerine Filistinlilere ait tüm fonlara el koyan Binance’in bu skandalını, Paxful’un kurucu ortağı ve Noones P2P platformunun CEO’su Ray Youssef gündeme getirdi.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Gündemi sarsan iddia: Binance siyonist lobiye boyun eğdi! Filistinli kullanıcıların hesapları donduruldu!

Youssef, X (Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, Binance’in İsrail’in isteği üzerine tüm Filistinlilerin fonlarına el koyduğunu belirtti. Youssef, Binance’in etkilenen kullanıcıların itirazlarını reddettiğini ve fonları iade etmeyi kabul etmediğini de sözlerine ekledi.

Gündemi sarsan iddia: Binance siyonist lobiye boyun eğdi! Filistinli kullanıcıların hesapları donduruldu!

BELGEYİ PAYLAŞTI

Youssef tarafından paylaşılan resmi belgede hesaplara el konma nedeninin “Terörle Mücadele Kanunu”na dayandırıldığı detayı yer aldı.

İsrail Savunma Kuvvetleri’ne ait belgede “Savunma Bakanı’nın yetkisi doğrultusunda bu kişilerin kripto para cüzdanlarına el konulmuştur. El koyma kararının gerekçesi, söz konusu cüzdanlarda bulunan kripto paraların bir terör örgütü tarafından transfer edilmesi ve terör suçu işlemek için kullanılmasıdır. İddiaların incelenmesi sonucunda, el koyma kararının geçerli olduğu ve mal varlıklarının müsadere edileceği belirtilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Gündemi sarsan iddia: Binance siyonist lobiye boyun eğdi! Filistinli kullanıcıların hesapları donduruldu!

BINANCE İDDİALARI REDDETTİ

Uluslararası kamuoyunda infila yaratan bu eylem sonrası Binance ise iddiaları reddetti. Şirket, yaptığı açıklamada “yasa dışı fonlarla bağlantılı az sayıda kullanıcı hesabının ticaretten men edildiğini” iddia etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gundemi-sarsan-iddia-binance-siyonist-lobiye-boyun-egdi-filistinli-kullanicilarin-hesaplari-donduruldu/feed/ 0
UNICEF, Gazze’ye 1.2 Milyon Doz Çocuk Felci Aşısı Gönderiyor https://www.haber60.com.tr/unicef-gazzeye-1-2-milyon-doz-cocuk-felci-asisi-gonderiyor/ https://www.haber60.com.tr/unicef-gazzeye-1-2-milyon-doz-cocuk-felci-asisi-gonderiyor/#respond Mon, 26 Aug 2024 11:00:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/unicef-gazzeye-1-2-milyon-doz-cocuk-felci-asisi-gonderiyor/

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 1.2 milyon doz çocuk felci aşısının, başlatılan kampanya kapsamında Gazze’ye ulaşacağını duyurdu.

UNICEF’ten yapılan açıklamada, “UNICEF, Gazze’ye 1.2 milyon doz çocuk felci aşısı tip 2 (nOPV) getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Birleşmiş Milletler Filistin Ajansı (UNRWA) ve diğer ortaklarımızla birlikte 640 binden fazla çocuğu aşılamayı planlıyoruz” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/unicef-gazzeye-1-2-milyon-doz-cocuk-felci-asisi-gonderiyor/feed/ 0
Netanyahu, İsrailli esirlerin ailelerine itiraf etti: Ne anlaşması https://www.haber60.com.tr/netanyahu-israilli-esirlerin-ailelerine-itiraf-etti-ne-anlasmasi/ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-israilli-esirlerin-ailelerine-itiraf-etti-ne-anlasmasi/#respond Sat, 24 Aug 2024 19:45:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/netanyahu-israilli-esirlerin-ailelerine-itiraf-etti-ne-anlasmasi/ İsrailli esirlerin aileleriyle görüşen Binyamin Netanyahu, Hamas’la bir anlaşma yapmayacağını itiraf etti. Bir esir ailesinin, “Tüm kaçırılanları getirecek bir anlaşmaya varmanız gerekiyor” sözlerine yanıt veren Netanyahu, “Ne anlaşması? Ne anlaşması? Her kim size bir anlaşmanın hazır olduğunu ve bizim bunu şu ya da bu nedenle, kişisel nedenlerle kabul etmediğimizi söylediyse yalan söylüyordur” dedi.

NETANYAHU, HAMAS’LA ANLAŞMA OLMAYACAĞINI İTİRAF ETTİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın elinde esir olan İsraillilerin aileleriyle görüştü. Ailelerden gelen soruları dinleyen Netanyahu, Hamas’la herhangi bir anlaşma yapmayacağını, söylemlerinin yalan olduğunu açık açık itiraf etti.

“NE ANLAŞMASI

Jerusalem Post’ta yer alan habere göre, Netanyahu bir aile üyesinin, “Tüm kaçırılanları getirecek bir anlaşmaya varmanız gerekiyor” demesi üzerine, “Ne anlaşması? Ne anlaşması? Her kim size bir anlaşmanın hazır olduğunu ve bizim bunu şu ya da bu nedenle, kişisel nedenlerle kabul etmediğimizi söylediyse yalan söylüyordur” yanıtını verdi.

Netanyahu, İsrailli esirlerin ailelerine itiraf etti: Ne anlaşması
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu

MUTABAKAT İÇİN YENİ ŞARTLAR ORTAYA KOYMUŞTU

ABD Başkanı Joe Biden, 27 Mayıs’ta İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze’de ateşkese varılması için bir öneri sunmuştu. Netanyahu ise Biden’ın açıkladığı ateşkes taslağının İsrail’in hazırladığı tekliften farklı olduğunu ileri sürerek yeni şartlar eklenmesini talep etmişti. İsrail Başbakanı, Gazze’yi ikiye ayıran Netzarim Koridoru ve Gazze Şeridi ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru’nun yanı sıra Refah Sınır Kapısı’ndaki İsrail işgalinin devam etmesini istemişti. Bunlara ek olarak Netanyahu, Hamas üyelerinin Gazze’nin diğer bölgelerinden kuzeye geçmesinin engellenmesini şart koşmuştu.

Katar’ın başkenti Doha’da 15-16 Ağustos’ta, İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze’de ateşkes sağlanması için müzakereler yapılmıştı. Hamas, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde Netanyahu’nun yeni şartlar sürerek anlaşmaya varılmasını engellediğini belirtmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahu-israilli-esirlerin-ailelerine-itiraf-etti-ne-anlasmasi/feed/ 0
Gazze’de aç kalan çocuklar, yemek sırasında https://www.haber60.com.tr/gazzede-ac-kalan-cocuklar-yemek-sirasinda/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-ac-kalan-cocuklar-yemek-sirasinda/#respond Mon, 19 Aug 2024 10:20:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/gazzede-ac-kalan-cocuklar-yemek-sirasinda/

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sürerken, en fazla zararı yine çocuklar görüyor.

Gazze’de binlerce sivil yerinden ediliyor ve İsrail, bölgeye gönderilen yardımların da Filistinli halka ulaşmasına engel oluyor.

Bu yardımların bölgeye gelmemesi de binlerce çocuğu, hem açlık hem de hastalıkla başa başa bırakıyor.

Şimdiye kadar açlık nedeniyle Gazze’de hayatını kaybeden çocuklar da oldu…

GAZZE’DE ÇOCUKLARDAN YEMEK SIRASI

Gazze’deki gönüllüler, Deyr Belah kentine sığınan yerinden edilmiş Filistinliler için sıcak yemek dağıttı. Aralarında çocukların da bulunduğu Filistinliler dağıtılan yemeklerden alabilmek için kuyrukta beklerken gönüllüler yemekleri tencere ve kaplara doldurarak paylaştırdı.

İnsani yardımın önemini vurgulamak ve dünya genelindeki insani yardım faaliyetlerine daha fazla dikkat çekmek amacıyla her yıl 19 Ağustos “Dünya İnsani Yardım Günü” olarak anılıyor.

Irak’ın başkenti Bağdat’ta, 19 Ağustos 2003’te, aralarında Birleşmiş Milletler (BM) Irak Özel Temsilcisi Sergio Vieira de Mello’nun da bulunduğu 22 yardım çalışanının bombalı saldırıda hayatını kaybetmesi sonucu BM Genel Kurulu’nda 2008’de alınan kararla 19 Ağustos, “Dünya İnsani Yardım Günü” ilan edilmişti.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-ac-kalan-cocuklar-yemek-sirasinda/feed/ 0
Hamas’tan arabuluculara ateşkes tepkisi: Hayal satıyorlar https://www.haber60.com.tr/hamastan-arabuluculara-ateskes-tepkisi-hayal-satiyorlar/ https://www.haber60.com.tr/hamastan-arabuluculara-ateskes-tepkisi-hayal-satiyorlar/#respond Sun, 18 Aug 2024 07:05:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/hamastan-arabuluculara-ateskes-tepkisi-hayal-satiyorlar/

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 314’ü çocuk, 10 bin 980’i kadın olmak üzere 40 bin 5 Filistinli can verdi, 92 bin 401 kişi yaralandı.

Enkazların altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken halkın sığındığı hastaneler, ibadethaneler ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da yok edildi.

HAMAS İDDİALARI YALANLADI

ABD, Mısır ve Katar arabuluculuğunda perşembe günü başlayan ve önceki gün sona eren Gazze Şeridi’nde ateşkes müzakerelerinin ardından açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Arabulucu ülkelerin görüşmeler sonunda yaptığı iyimser açıklamalar ile ABD Başkanı Joe Biden’in yaptığı, “Anlaşmaya hiç olmadığımız kadar yakınız” açıklaması Hamas tarafından kabul görmüyor.

“ARABULUCULAR HAYAL SATIYOR”

İsmi açıklanmayan Hamas’ın üst düzey bir yetkilisi BBC’ye yaptığı açıklamada müzakereler sonunda ateşkes anlaşmasında ilerleme kaydedildiği yönündeki görüşleri ‘yanılsama’ olarak nitelendirdi.

Müzakerelere ilişkin konuşan yetkili, arabulucuların hayal sattığını vurgulayarak, “Arabuluculardan aldığımız bilgiler hayal kırıklığına neden oldu. Hiçbir ilerleme kaydedilmedi” dedi.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamastan-arabuluculara-ateskes-tepkisi-hayal-satiyorlar/feed/ 0
Erzurum’da İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto eden sağlık çalışanları 40 haftadır sessiz yürüyüş yapıyor https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/#respond Sat, 17 Aug 2024 22:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/ Erzurum’da görev yapan hekim ve sağlık çalışanları, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için sessiz yürüyüşlerini 40 haftadır sürdürüyor.

Kent merkezindeki Erzurum Kalesi önünde bir araya gelen doktorlar, tıp ve eczacılık fakültesi öğrencileri, sağlık çalışanları ile vatandaşlar, Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayrakları eşliğinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla kale önündeki park ve etkinlik alanında yürüdü.

Grup adına açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi Hakan Sümbül, Filistin halkının büyük zulümler altında hayatını devam ettirmeye çalıştığını söyledi.

Filistin’de hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Sümbül, “Gazze halkı; aylardır devam eden açlığa, kıtlığa, salgın hastalıklara, yardımsız bırakılmaya, hapse atılmaya, her türlü şiddet ve işkencelere, tecavüzlere, mallarının ve hatta organlarının çalınmasına rağmen davasından en ufak bir taviz vermeden onurlu ve güçlü direnişine devam etmektedir.” dedi.

Sümbül, İsrail ürünlerine karşı yapılan boykotun önemine değinerek, şunları kaydetti:

“Dünya yeni bir bahara gebeyken vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, eylemimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız. Unutan kalabalıklara karışmayacağız, alışan yok sayan önemsemeyen vurdumduymazlara uymayacağız, ‘Bana ne ben keyfime bakarım” diyen vicdansızlardan olmayacağız. Boykottan bir adım sapmayacağız, ömür boyu sürdürüp, yaşam biçimi haline getirmek için gereken ne varsa yapacağız. Yerli ürünleri yerli ilaçları destekleyip ülkemize kazandıracağız. Yerli ürünleri yücelten bir nesil inşa edeceğiz. Parasıyla dünyayı kendine köle yapmış bu fesat kaynağının başını ezeceğiz inşallah. Hepinizi ömür boyu boykot hareketine katılmaya davet ediyoruz.”

Grup, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ettikten sonra dağıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/feed/ 0
İran’da suikaste uğrayan Hamas lideri için Türkiye’de yürüyüş düzenlendi https://www.haber60.com.tr/iranda-suikaste-ugrayan-hamas-lideri-icin-turkiyede-yuruyus-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/iranda-suikaste-ugrayan-hamas-lideri-icin-turkiyede-yuruyus-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 23:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43448 İran’ın başkenti Tahran’da suikaste uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye için Bolu, Kocaeli ve Karabük’te yürüyüş düzenlendi.

Bolu’da Filistin’e Destek Platformu üyeleri ile vatandaşlar, Heniyye’nin İran’da uğradığı suikast nedeniyle ” Gazze’nin Sesi İsmail Heniyye’nin Vasiyeti” adlı yürüyüş için İzzet Baysal Caddesi üzerinde bulunan Kadı Cami önünde bir araya geldi.

Ellerinde pankart ve dövizler taşıyan grup, sloganlar atarak Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Burada Kuran’ı Kerim tilavetinin ardından Filistin ve Gazze’yle ilgili şiirler okundu.

Yürüyüşe katılan gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in son zamanlarda mülteci kamplarına saldırdığını, çadırlarda yaşayan silahsız insanları kaçırarak işkence yaptığını söyledi.

“Bizim sadece şehidimiz yok, bir de yaşayan şehitlerimiz var” diyen Dilipak, yaşayan şehitlerin ölmeden önce öldüğünü ifade etti.

Dilipak, Gazze’nin kendileri için sadece vicdan meselesi değil aynı zamanda din davası olduğunu vurgulayarak, “Orası bizim ilk kıblemizdir. Eğer biz Allah’ın kıblesinin izzetini korumakta gaflete düşersek, Allah’ın ipini bırakırsak Allah da bizim ipimizi bırakır. O zaman, Gazzelilerin başına gelen bizim de başımıza gelir. Onun için Gazze’ye sahip çıkmak, kendi geleceğimize sahip çıkmak demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Filistin’deki direnişin, Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarının devamı olduğunu söyleyen Dilipak, “100 yıl önce orası bizim parçamızdı. Biz oranın hizmetkarıydık. Orası aynı zamanda bizim için tarih davası.” dedi.

Daha sonra grup adına açıklama yapan Memur-Sen Bolu Şube Başkanı Sami Yılmaz, İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını belirtti.

İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini dile getiren Yılmaz, 40 bin insanın alçakça katledildiğini, 100 binden fazla insanın da yaralandığını vurgulayarak, Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir ve mahallenin kalmadığını ifade etti.

Duayla sona eren programa, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Gebze’de yürüyüş düzenlendi

Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri tarafından düzenlenen yürüyüş için çok sayıda vatandaş Gebze Eski Çarşı’da toplandı. Yürüyüşte İsrail aleyhine slogan atan ve Filistin’e destek veren pankartlar taşıyan eylemciler, Gebze Kent Meydanı’na ulaştı.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından basın açıklaması yapan Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Dönem Başkanı Muhammed Hanefi Akbulut, siyonizmi lanetlemek ve Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.

Akbulut, Gazze’de, daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insanın bütün insanlığın sessiz bakışları arasında çaresizce sıranın kendilerine gelmesini beklediğini dile getirerek, “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz.” diye konuştu.

Siyonist katillerin, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniye’ye yürekleri kahreden elim bir suikast düzenlendiğini anlatan Akbulut, şöyle devam etti:

“Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize başsağlığı diliyoruz. Onlar Heniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabb’imizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını, Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler.”

Akbulut, Filistin topraklarının Filistin halkının olduğunu vurgulayarak, “Bir çakıl tanesinde bile meşru bir hakkı olmayan, Filistin’deki bir zeytin ağacı kadar bile tarihi olmayan İsrail, 139 ülkenin tanıdığı, başkenti Kudüs olan Filistin devletinden defolup gitmelidir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından İran’da suikasta uğrayan Heniye ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatlarını kaybedenler için dua edildi.

Yürüyüşe, AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Karabük

Yenişehir Camisi önünde toplanan Karabük Filistin’e Destek Platformu temsilcileri, ellerinde pankart ve dövizlerle Kemal Güneş Caddesi’ne kadar yürüdü.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1917’de Osmanlı Devleti’nin Kudüs’ten çekildiği gün siyonizmin oyunlarının başladığını söyledi.

1948’de siyonistlerin terör devleti kurduğunu ifade eden Arslan, “İsrail’i kuran bütün örgütler terör örgütüydü. Onun için sakın 7 Ekim’den falan başlatmayın Filistin direnişini. 107 yıllık bir geçmişi var. Emperyalizmin kazananları İngilizlerin oyunuyla Filistin toprakları Siyonistlere peşkeş çekildi.” dedi.

Arslan, Filistin’de 107 yıldır mücadelenin sürdüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:

“Biz oradan gittik zulüm başladı. Filistin, 4 asır o topraklarda barış ve kardeşliği inşa etmiş, farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşamasını sağlamış Osmanlı’nın eyaletidir. Bu topraklar mukaddes topraklardır. Buraya sırtımızı dönemeyiz. ‘Bize ne?’ diyemeyiz. İnancımız gereği orada olmak zorundayız. Tarihin bize yüklediği büyük bir sorumluluk var. Dört asır o toprakların tapusu elimizde. Bize ne diyemeyiz.”

Grup adına basın açıklamasını yapan Memur-Sen İl Temsilcisi Zeki Öz de İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Etkinlik, yapılan duanın ardından sona erdi.

Yürüyüşe, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranda-suikaste-ugrayan-hamas-lideri-icin-turkiyede-yuruyus-duzenlendi/feed/ 0
Gaziantep, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta Filistin’e Destek Yürüyüşleri Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/gaziantep-adiyaman-ve-kahramanmarasta-filistine-destek-yuruyusleri-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-adiyaman-ve-kahramanmarasta-filistine-destek-yuruyusleri-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 23:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43446 Gaziantep, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları protesto edildi.

Gaziantep’te Kudüs Platformu tarafından düzenlenen program kapsamında vatandaşlar Ulu Camisi’nde toplandı.

Burada akşam namazının kılınmasının ardından vatandaşlar, ellerinde bayraklarla tekbir getirerek 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na yürüdü.

Kudüs Platformu adına konuşan Memur-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, Filistinlilerin yanında olduklarını söyledi.

Suikastlarla Filistin direncinin kırılamayacağını ifade eden Göral, “Onlar Heniyye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler.” diye konuştu.

Daha sonra Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Adıyaman

Adıyaman Filistin Dayanışma Derneğinin organizasyonuyla ellerinde bayraklar ve pankartlarla Mimar Sinan Kültür Parkı önünde toplanan vatandaşlar, tekbir getirerek Demokrasi Parkı’na yürüdü.

Memur-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir, burada yaptığı konuşmada, mazlumların yanında olduklarını söyledi.

Demir, “Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık kuklası İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor.” dedi.

Program Kur’an-ı Kerim okunup ve dua edilmesinin ardından son buldu.

Kahramanmaraş

Kahramanmaraş Platformunca düzenlenen Filistin’e destek yürüyüşü, Onikişubat ilçesindeki Esad Coşan Camisi önünden başladı.

Türk ve Filistin bayrakları taşıyan grup, sloganlar atarak Necip Fazıl Kültür Merkezi önüne yürüdü.

Grup adına açıklama yapan Süleyman Eryaman, siyonizmi lanetlemek ve tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılarla insanlık tarihinin en alçak soykırımını gerçekleştirdiğini dile getiren Eryaman, şöyle dedi:

“40 bin kardeşimiz saldırılarda şehit oldu, 100 binden fazla kardeşimiz ise yaralı. Gazze şeridinde Müslüman kardeşlerimiz zor günler geçiriyor. Bizler şuna inanıyoruz ki Allah nasip ederse bir an önce barış olur ve buraları da tamir ederiz. Gazze’de daracık bir alana hapsolmuş 3 milyon insan dünyanın sessiz bakışları arasında yaşamaya çalışıyor. Gazze, faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan ve karadan bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözü düşmeyen İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeler soykırıma açıktan destek veriyor. Siyonizm’in hizmetindeki batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya ise çarpıtma haberlerle soykırımı örtüyor. Bu yapılanlar karşısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ikiyüzlülük göstererek hayasızca hiçbir şey yapmadan bekliyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın haklı itirazları karşısında siyonist rejimin ABD’den aldığı güç ve tehditlerle Türkiye’yi sindirmeye çalıştığını fakat amaçlarına ulaşamayacaklarını vurgulayan Eryaman, “Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniyye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim bir suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz.” ifadesini kullandı.

Grup, Heniyye’nin öz geçmişinin okunması ve dua edilmesinin ardından dağıldı.

Yürüyüşe, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, AK Parti İl Başkanı Cüneyt Doğan ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-adiyaman-ve-kahramanmarasta-filistine-destek-yuruyusleri-duzenlendi/feed/ 0
İzmir’de Binlerce Kişi Filistin’e Destek İçin Sokaklara Çıktı https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-kisi-filistine-destek-icin-sokaklara-cikti/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-kisi-filistine-destek-icin-sokaklara-cikti/#respond Sat, 03 Aug 2024 23:21:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43444 Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: KERİM UĞUR

İZMİR) – Hamas Lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da düzenlenen suikastle öldürülmesi sonrası, İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nun (İSTOK) düzenlediği eylem kapsamında İzmir’de binlerce kişi Filistin’e destek için sokaklara çıktı.

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları 300 gündür devam ederken Hamas Lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da düzenlenen suikastle öldürülmesi sonrası, İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) “Tüm Şehitlerimiz için Gazze İçin Yürüyoruz” sloganıyla düzenlediği eylemle İsrail’i protesto etti.

Platformun düzenlediği eylem İzmir Basmane Gar’ın önünden Konak Meydanı’na yapılan yürüyüşle başladı. İsrail’i protesto eden yaklaşık 2 bin kişi, “Hamas’a selam direnişe devam”, “Katil İsrail Filistin’den defol”,  “Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz” sloganlarıyla katliama tepki gösterirken tekbir getirerek yürüdü.

Eylem kapsamında Konak Meydan’da basın açıklaması gerçekleştirilirken açıklamayı, İSTOK Dönem Başkanı Gökhan Temur yaptı.

“Ne oluyor ki size 10 aydır insanlık tarihinin en vahşi katliamını seyrediyoruz?”

Temur, Filistin’de yaşananlara tepkisiz kalınmasını İslami öğretiler üzerinden eleştirerek şunları söyledi:

“Çocuklarını şehit veren, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış, mazlumların lideri, İsmail Haniye Çarşamba günü seher vakti elim bir suikastle şehit edildi. Gazze’deki soykırım 300 gündür devam ediyor. Gazze, direnişiyle onurlu ve azizdir.

İslam coğrafyasında yaşadığımız büyük acıları dikkate aldığımızda Ayet-i Kerime’nin günümüze ışık tuttuğu açıktır. Ey insanlar ne oluyor ki size 10 aydır insanlık tarihinin en vahşi katliamını seyrediyoruz? Ne oluyor ki bize her yaşta, her durumdaki insanın alçakça katledilişine yeterince ses çıkarmıyor ve bir halkın topyekun soykırıma uğramasına seyirci kalıyoruz? 2,5 milyonluk Gazze halkı kendi kanında boğulurken 2,5 milyarlık İslam alemi sessiz kalmaya devam mı edecek?”

“Terör örgütüne nasıl muamele edilmesi gerekiyorsa böyle muamele görmelidir”

İsrail’i ‘terör örgütü’ olarak nitelendiren Temur, şunları kaydetti:

“Dünya bilsin ki İsrail bizim için bir devlet değil, terör örgütüdür. ve terör örgütüne nasıl muamele edilmesi gerekiyorsa böyle muamele görmelidir. İsrail bizim için emperyalizmin tetikçisi, yağmacı, gasp çetesi. İsrail; yalanın, alçaklığın ve namussuzluğun, örgütlü biçimidir. Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı soykırım uyguluyor. Küresel medya ise çarpıtmayla zulmü ve vahşeti gizliyor. Onlar sanıyorlar ki akıttıkları kan yanlarına kalacak. Sanıyorlar ki bu zulüm devranı böyle sürüp gidecek. Ey katil İsrail! Ey soykırımcı ABD! Ey soykırımın işbirlikçileri! Mazlumun ahı sonunuz olacak. Direniş kazanacak, insanlık kazanacak.”

“Susmak vahşetin ortağı olmak demektir”

İslam ülkelerine ve dünya kamuoyuna tepki gösterilmesi için çağrıda bulunan Temur, şu ifadeleri kullandı:

“Bizler İzmir’den bütün uluslararası topluma, dünyanın vicdanı kararmamış liderlerine sesleniyoruz. Soykırımın durdurulması, bu vahşete ‘Dur’ denilmesi için uluslararası dengelere, reel politiğe, ulusal çıkarlara daha ne kadar kurban vermemiz gerekiyor? Susmak vahşetin ortağı olmak demektir. Zulüm soykırımı bir an önce sonlandırılmalıdır. Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda gibi birçok insani yardım bölgeye ulaştırılmalıdır. Aramızda fitne sokarak kardeşliğimizi bozdular. Gün zulme, Siyonizm’e, emperyalizme karşı olmak, bir araya gelme, insanlığı sesini yükseltme mazlumlara, masumlara sahip çıkma günüdür. Bu zor zamanlarda birlik, beraberlik ve dayanışma çok önem arz ediyor. Maddi yardımlar çok önemli. Boykotu süreklilik haline getirip bir yaşam biçimi olarak devam edelim. Bizler her daim Gazze’deki Doğu Türkistan’da ve dünya genelinde zulme maruz kalmış bütün kardeşlerimizin her da yanında olacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-kisi-filistine-destek-icin-sokaklara-cikti/feed/ 0
Gaziantep’te İsrail saldırılarını ve İsmail Heniyye’ye düzenlenen suikastı protesto https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-israil-saldirilarini-ve-ismail-heniyyeye-duzenlenen-suikasti-protesto/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-israil-saldirilarini-ve-ismail-heniyyeye-duzenlenen-suikasti-protesto/#respond Sat, 03 Aug 2024 23:18:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43442 Gaziantep’te binlerce kişi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ve Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye’ye düzenlenen suikastı protesto etti.

Hamas lideri İsmail Heniyye’nin şehit edilmeden önce dünyaya Gazze halkına ve İsrail hapishanelerindeki esirlere destek olmak amacıyla “3 Ağustos’ta meydanlara inin” vasiyeti üzerine Gaziantep’te binlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapıldı. Gaziantep Kudüs ve Gönüllü Kuruluşlar Platformu öncülüğünde bir araya gelen binlerce kişi, İran’ın başkenti Tahran’da suikast sonucu şehit edilen Hamas lideri İsmail Heniyye ve Filistin için yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Ulu Cami’de kılınan akşam namazı sonrası cfhfıyfilfu. ellerinde “Nehirden Denize Özgür Filistin” ve “Filistin İçin İnsanlık Direniyor! Durma Harekete Geç” pankartları ile tekbir getirerek ve sloganlar atarak 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca katılımcılar, “Kahrolsun İsrail”, “Kahrolsun Amerika”, “Hamas’a selam, direnişe devam” ve “Nehirden Denize Özgür Filistin” sloganları attı.

15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda son bulan yürüyüş sonrası İsmail Heniyye ve şehitler için Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi. Gaziantep Kudüs ve Gönüllü Kuruluşlar Platformu adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen ve Diyanet-Sen Gaziantep İl Başkanı Müslüm Göral, “Bugün burada şehit İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzeli kardeşlerimizin sesi olmak için toplanmış bulunuyoruz” dedi.

Siyonist İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğine dikkat çeken Göral, “Siyonist İsrail rejimi 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze Şeridi’nde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş üç milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor. Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar” diye konuştu.

Göral, “Siyonist rejim, Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor. Yine siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniyye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehid ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz. Onlar Heniyye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölü’ değildir ve onlar Rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar” şeklinde konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-israil-saldirilarini-ve-ismail-heniyyeye-duzenlenen-suikasti-protesto/feed/ 0
Kastamonu’da Filistin için destek yürüyüşü gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-filistin-icin-destek-yuruyusu-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-filistin-icin-destek-yuruyusu-gerceklestirildi/#respond Sat, 03 Aug 2024 23:00:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43432 Kastamonu’da Filistin için destek yürüyüşü gerçekleştirildi

KASTAMONU – Filistin İslami Direniş Hareketi siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine tepki göstermek için binlerce kişi, Kastamonu’da yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte İsrail aleyhine sloganlar atılırken, Filistin’e de destek mesajları verildi.

İran’da suikasta uğrayan Filistin İslami Direniş Hareketi siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine Kastamonulular tepki gösterdi. Binlerce kişi Kastamonu’da Kışla Parkında toplanarak Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyüş yaptı. Kastamonu Milli İrade Platformu ve Memur-Sen Kastamonu İl Başkanlığı öncülüğünde organize edilen yürüyüşte binlerce kişi, ellerinde pankart açarak İsrail’e lanet okurken, Filistin bayrağı da açarak destek mesajları verdi.

Cumhuriyet Meydanında Şehit Şerife Bacı ve Atatürk Anıtına kadar yürüyen kalabalık gurup, kuşatma altındaki Gazze’ye ve HAMAS siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin şehit edilmesine tepti gösterdi.

“Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor”

Gazze’nin planlı bir şekilde soykırıma uğradığını söyleyen Memur-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır, “Siyonist İsrail rejimi, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar Faşist ABD’nin Siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor” dedi.

Gazze’ye yapılan saldırının planlı olduğunu belirten Bakır. “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, Şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz. Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık çocuğu İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor. Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor. Yine Siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Haniye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının direnişe devam edeceğini belirten Bakır, “Onlar, Haniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar. Ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler” dedi.

Konuşmanın ardından Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-filistin-icin-destek-yuruyusu-gerceklestirildi/feed/ 0
Çorum ve Sungurlu’da İsrail’e Telin Mitingleri Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/corum-ve-sungurluda-israile-telin-mitingleri-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/corum-ve-sungurluda-israile-telin-mitingleri-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:57:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43429 Çorum ve Sungurlu ilçesinde ” İsrail’i telin Gazze’ye destek” mitingi düzenlendi.

Filistin Dayanışma Platformu tarafından Hürriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge katılanlar, “Özgür Filistin, İsmail Haniye sen şehit oldun biz şahit olduk”, “Müslüman uyuma kardeşine sahip çık”, “Yaşasın Filistin, Hemen şimdi ateşkes” pankartları ve geçtiğimiz günlerde Tahran’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin fotoğraflarının yanı sıra Filistin ve Türk bayrakları taşıdı. Filistin Platformu adına konuşma yapan Raif Korkmaz, “Zalim İsrail ve en büyük destekçisi olan Amerika’nın başlattığı soykırımın 302’ci günündeyiz” dedi.

Filistin’e yönelik düzenlenen saldırılarda bugüne kadar resmi kayıtlara göre 40 bin Filistinlinin şehit olduğunu dile getiren Korkmaz, “İngiliz desteğiyle kurulan İsrail terör örgütü, 76 yıldır Filistin’deki mazlumlara zulmediyor. Bu zulüm artarak devam ediyor. 76 yıldır Müslümanların birlik olamamasından cesaret alan bu hainler ve zalimler her gün şehit haberleri almamıza neden oluyor. Dünya en küçük şeyde adaletten yana olduğunu söylerken dünya ve Amerika bu zulmü sadece kınıyor” diye konuştu.

Korkmaz’ın konuşmasının ardından Radyo-TV Programcısı Nur Haktan konuşma yaptı.

Sungurlu’da “İsrail’i Tel’in, Gazze’ye Destek ve Şehitlere Dua” programı düzenlendi

Sungurlu Abdulmetin Balkanlıoğlu Derneği öncülüğünde Sungurlu Kardeşlik ve Dayanışma Platformu tarafından da “İsrail’i Tel’in, Gazze’ye Destek ve Şehitlere Dua” programı düzenlendi. Atatürk Meydanı’nda düzenlenen programa çok sayıda dernek üyesi ve vatandaşlar katıldı. Grap adına konuşan Kerim Mandıralıoğlu, “Bugün işgalci siyonistlerce çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden kanı akıtılan 40 bin şehidin, on binlerce yaralının acısını yüreğimizde taşıdığımızı göstermek için buradayız. Bugün, parçalanmış, korkutulmuş ümmetin yüz akları olan Şeyh Ahmet Yasin’e, Abdülaziz Rantisi’ye, son olarak üç oğlu ve iki torununun şehit olduğu haberi verilince ‘Oğullarımın kanı Gazze’deki şehit halkımızın kanından daha kıymetli değildir. Çocuklarım, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu uğruna canlarını feda etti’ sözleriyle yiğitliğini gösteren İsmail Haniyye’yi anmak için buradayız. O ve diğerlerinin onurlu mücadeleleri tarih sahnesinde destana dönüşecek inşallah. Hz. İbrahim’in ateşini söndürmeye koşan karınca misali, en azından safımızın belli olması için Filistin’in haklı davasına dualarımızla destek vermemiz İslami, insani ve vicdani sorumluluklarımızdandır. Karşımızda Müslüman coğrafyaya saplanmış bir hançer konumundaki ‘terör devleti’ olan bir İsrail var. Her türlü alçaklığı, barbarlığı ideoloji edinmi siyonist bir musibet var. Müslüman coğrafyanın baş belası, savaşın asıl sahibi ABD var. Bu şer güçlerin karşısında da onlarca Müslüman devletin yapamadığını yapan ümmetin yüzakı bir avuç Filistin şanlı direnişi var. ‘Utan ey ümmeti merhume’ çığlığına ‘Hayat iman ve cihaddır’ prensibine yapışan şanlı Gazze direnişine selam olsun. Vicdanlı dünya insanlarını hayran bırakan Gazze direnişi ümitvar olmamızı tembihliyor. Gazze ruhu, ölü toprağı serpilmiş İslam alemini diriltmeye devam ediyor. Haksızlık karşısında Hakk’ı haykıracak, ayağa kalkacak, Hakk’a şahitliğini sürdürecek bir ümmet bilincine ulaşmamıza katkı sağlıyor. Bunun için ise yüreklerimizi işgal eden dünyalık ağırlıklarımızdan kurtulmamız gerek. Unutmayalım ki, aşağılanmayı, ezilmeyi, sömürülmeyi alın yazısı gören bir ümmet asla ayağa kalkamaz. Selçuklulardan Osmanlı’ya İslam davasına büyük hizmetler etmiş Türk milleti, dünyada yaşanan her zulmün karşısında yer almıştır. Katiller bilmeli ki, bizler öldürülmekle bitmeyiz. Tarih boyunca nice yiğit ve kahramanlar suikastla, kahpe tuzaklarla şehadet şerbetini içti ama bu dava bitmedi” ifadelerini kullandı. – ÇORUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/corum-ve-sungurluda-israile-telin-mitingleri-duzenlendi/feed/ 0
Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye’de Hamas ve İsrail protestoları düzenlendi https://www.haber60.com.tr/adana-hatay-mersin-ve-osmaniyede-hamas-ve-israil-protestolari-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/adana-hatay-mersin-ve-osmaniyede-hamas-ve-israil-protestolari-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:54:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43427 Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye’de bazı sivil toplum kuruluşları, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikaste uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti.

Adana’nın merkez Seyhan ilçesinde Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) öncülüğünde protesto yürüyüşü düzenlendi.

5 Ocak Meydanı’nda toplanan grup, ellerinde Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak İnönü Parkı’na kadar yürüdü.

Burada grup adına açıklama yapan ASİM Genel Başkanı Mahmut Erarslan, İsmail Heniyye’nin şehadet sevdalısı bir mücahit olduğunu söyledi.

İsrail’in ancak eman altında olanları, savunmasız çocukları, kadınları, ihtiyarları ve masumları katlettiğini belirten Eraslan, şunları kaydetti:

“Tüm dünya bilsin ki İsrail bizim için devlet değil terör örgütüdür. İsrail bizim için emperyalizmin tetikçisi, yağmacı ve gasp çetesidir. İsrail yalanın alçaklığın, namussuzluğun örgütlü biçimidir. Bunlar Firavun’un zalimliği, Nemrut’un kibri Haman’ın azgınlığı miras alanlardır. Bunlar İbrahim’in, Musa’nın ve İsa’nın ilahına savaş açanlardır. Biz onların ne kadar korkak olduklarını ihanetle yoğrulmuş ruhlarını çok iyi biliyoruz.”

Program, konuşmanın ardından yapılan dua ile son buldu

Mersin

Mersin’in Yenişehir ilçesinde, Mersin Filistin Dayanışma Platformu tarafından protesto yürüyüşü düzenlendi.

Mersin İdman Yurdu Meydanı’nda toplanan grup, ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Özgecan Aslan Barış Meydanı’na kadar yürüdü.

Grup adına açıklama yapan Memur-Sen İl Başkanı Ertuğrul Yıldız, suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin eylem çağrısına uymak ve Gazze halkının sesi olmak için toplandıklarını söyledi.

İsrail’in Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini belirten Yıldız, “Gazze’de yaşanan soykırım bir an önce durdurulmalıdır. Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımının önü açılmalıdır. Gün zulme, siyonizme, emperyalizme karşı bir olma, vahdet şuuruyla bir araya gelme, insanlığın sesini yükseltme ve mazlumlara sahip çıkma günüdür. Filistin toprakları Filistin halkınındır.” diye konuştu.

Burada, İsmail Heniyye ve şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

Hatay

Hatay’da Antakya TOKİ Resulullah Camisi önünde toplanan vatandaşlar Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınadı.

Ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizler taşıyan vatandaşlar tekbir getirdi, sloganlar atarak İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki gösterdi.

Grup adına açıklama yapan Memur-Sen Hatay İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini söyledi.

Gazze’de yaşanan soykırımın bir an önce durdurulması gerektiğini belirten Bayrakdar, şöyle devam etti:

“Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımların acilen önü açılmalıdır. ABD ve diğer ülkelerin soykırımına silah desteği durdurulmalıdır ve buradan insanlığın vicdanına sesleniyoruz: Soykırımın durdurulması için bütün insanlık ayağa kalkmalı, meydanlar, sokaklar, caddeler ‘Özgür Filistin’ sloganlarıyla inletilmeli, liderlere baskı yapılmalıdır ve yine buradanİslam ülkelerine sesleniyoruz: gün, zulme, siyonizme, emperyalizme karşı bir olma, vahdet şuuruyla bir araya gelme, insanlığın sesini yükseltme, mazlumlara, masumlara sahip çıkma günüdür.”

Açıklamanın ardından İl Müftüsü Mevlüt Topçu, tarafından dua edildi.

Öte yandan İskenderun ilçesinde de Anadolu Gençlik Derneği öncülüğünde protesto yürüyüşü düzenlendi.

Kaptan Mehmet Paşa Camisi önünde toplanan grup ellerinde Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Nihal Atakaş Camisi’ne kadar yürüdü.

Osmaniye

Osmaniye’de Osmaniye Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde protesto yürüyüşü düzenlendi.

Zafer Camii önünde toplanan grup, ellerinde Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.

Burada grup adına açıklama yapan Memur-Sen Osmaniye Şube Başkanı Mahmut Kahraman, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini söyledi.

Küresel zalimlerin bir araya gelerek Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguladığını anımsatan Kahraman, “Bugün burada şehit İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzeli kardeşlerimizin sesi olmak için toplanmış bulunuyoruz. Siyonist İsrail rejimi 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok” diye konuştu.

Program, konuşmanın ardından yapılan dua ile son buldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adana-hatay-mersin-ve-osmaniyede-hamas-ve-israil-protestolari-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye’de Hamas liderine suikast ve İsrail’in saldırıları protesto edildi https://www.haber60.com.tr/turkiyede-hamas-liderine-suikast-ve-israilin-saldirilari-protesto-edildi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-hamas-liderine-suikast-ve-israilin-saldirilari-protesto-edildi/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:51:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43425 Trabzon, Ordu, Bayburt ve Gümüşhane’de Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin İran’da suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto edildi.

Trabzon’da Filistin’e destek yürüyüşü gerçekleştirdi.

Özgür Aksa Trabzon Platformunca düzenlenen yürüyüş, Ortahisar ilçesindeki İskenderpaşa Camisi önünden başladı.

Türk ve Filistin bayrakları taşıyan grup, çeşitli sloganlar atarak Kahramanmaraş Caddesi’ndeki Ziraat Bankası önüne yürüdü.

Grup adına açıklama yapan Muhammed Furkan Çelik, Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadığını söyledi.

Çelik, insanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile olmadığını belirterek, “Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor.” dedi.

Mazlumların, ABD’nin verdiği silahlarla havadan, karadan ve denizden bombalandığını dile getiren Çelik şöyle devam etti:

“Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki batılı sermaye, soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor, soykırıma yükselen itiraz seslerini kısıyor. Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı, programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar.”

Çelik, Heniyye’nin suikasta uğramasına ilişkin de “Siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniyye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim bir suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Grup, Heniyye’nin özgeçmişinin okunması ve duanın ardından dağıldı.

Ordu

Ordu’da da Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto edildi.

Ordu Filistin Platformu öncülüğünde sivil toplum kuruluşları, Altınordu ilçesindeki Aziziye Camisi önünde toplandı.

İsrail aleyhine slogan atan ve Gazzelilere destek veren pankartlar taşıyan gruptakiler, Köprübaşı mevkisine kadar yürüdü.

Grup adına açıklama yapan Ömer Faruk Yücedağ, Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.

Yücedağ, İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini vurguladı.

Gazze’de yaşanan soykırımın bir an önce durdurulması, derhal ateşkes sağlanması gerektiğinin altını çizen Yücedağ, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımın önünün açılması gerektiğini kaydetti.

Bayburt

Bayburt’taki protesto yürüyüşü ise Dörtyol mevkisinden başladı.

Filistin’le Dayanışma Platformunca organize edilen yürüyüşe katılan grup, İsrail aleyhine slogan attı.

Tarihi Saat Kulesi Meydanı’nda grup adına açıklama yapan Kenan Turan, İsrail’in 40 bin Filistinliyi alçakça katlettiğini ve 100 binin üzerinde kişiyi de yaraladığını söyledi.

Yürüyüşe, Belediye Başkanı Mete Memiş, İl Müftüsü Bayram Danacı, AK Parti İl Başkanı Turgut Çalışkan ile vatandaşlar katıldı.

Gümüşhane

Gümüşhane’de Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto edildi.

Hasanbey Mahallesi’nden yürüyüşe başlayan grup, İsrail aleyhine slogan atarak Fatih Parkı’na kadar yürüdü.

Ergin Aslan, grup adına yaptığı açıklamada, küresel zalimlerin bir araya gelerek Gazze’de planlı ve programlı bir soykırım uygulandığını belirtti.

İsrail’in öldürdükçe alkışlandığını, daha çok insanın öldürülmesi için teşvik edildiğini ileri süren Aslan, şunları kaydetti:

“Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanı’mızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanı’mızı sindireceğini sanıyor, halt ediyor.”

MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşların katıldığı protesto, duanın ardından tamamlandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-hamas-liderine-suikast-ve-israilin-saldirilari-protesto-edildi/feed/ 0
Türkiye’de Hamas liderine suikast ve İsrail saldırıları kınandı https://www.haber60.com.tr/turkiyede-hamas-liderine-suikast-ve-israil-saldirilari-kinandi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-hamas-liderine-suikast-ve-israil-saldirilari-kinandi/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:48:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43422 Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Malatya ve Kilis’te Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları kınandı.

Kahramanmaraş’ta sosyal medya üzerinden organize olan grup, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğramasını ve Filistin’e yönelik saldırıları kınamak için Demokrasi Meydanı’nda toplandı.

Grup adına açıklama yapan Rüveyda Alber, Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesinden derin bir üzüntü duyduklarını söyledi.

İsrail’in Filistin’de soykırıma devam ettiğini, insani, hukuki, vicdani ve ahlaki değerleri tanımadan sivilleri ve bebekleri katlettiğini anlatan Alber, şöyle konuştu:

“Bizler konforlu hayatlarımıza devam ederken Gazze halkı bombalanmaya ve açlıktan ölmeye devam ediyor. Gazze halkı Allah’a imanın en güzel örneğini sergiliyor. Onlar tüm dünyaya Allah’a teslimiyetin ve İslam ahlakının en güzel halini gösteriyorlar.”

Gazze’nin onurlu direnişine ses olmaya devam edeceklerini ve yalnız bırakmayacaklarını kaydeden Alber, “Gündem ne kadar değişirse değişsin bizim için gündem Gazze’dir, Filistin’dir. Oturduğumuz, kalktığımız her yerde Gazze’yi konuşmaya ve anlatmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Açıklamanın ardından Filistin’e destek için dua edildi.

Şanlıurfa

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğraması Şanlıurfa’da düzenlenen yürüyüşle protesto edildi.

Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde düzenlenen etkinlik kapsamında Ali Şelli Parkı’nda toplanan vatandaşlar, Türk ve Filistin bayrakları ile dövizlerle Rabia Meydanı’na kadar yürüdü.

Yürüyüş sırasında vatandaşlar tekbir getirdi, sloganlar atarak İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki gösterdi.

Yürüyüş sonrası Heniyye ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler için dua edildi.

Programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, STK ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Kilis

Kilis Sivil Dayanışma Platformu üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye suikastına tepki gösterdi.

Katılımcılar tekbir getirerek İsrail aleyhine sloganlar attı.

Grup adına basın metnini okuyan Memur-Sen İl Temsilcisi Mehmet Bekir Şen, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini, Gazze Şeridi’nde tek bir güvenli noktanın bulunmadığını söyledi. Şen, şunları kaydetti:

“İsrail saldırılarında 40 bin kardeşimiz alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş üç milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor.”

Kilis’ten bütün uluslararası toplumlara ve liderlere seslendiklerini vurgulayan Şen, soykırımın durdurulması için bütün insanlığın ayağa kalkması gerektiğini ifade etti.

Konuşmanın ardından suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı Heniyye ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler için Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

Malatya

Malatya’da Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları kınandı.

3 Ağustos Cumartesi günü, tüm Arap, İslam ve dünya ülkelerini, Gazze halkına ve İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlere destek olmak için meydanlara inmeye çağıran daha sonra İran’da suikast sonucu öldürülen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin çağrısına kulak verenler yürüyüş yaparak İsrail’i lanetledi.

Vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail aleyhine sloganlar atarak, İnönü Caddesi Malatyapark önündeki meydanda toplandı.

Burada tekbir getiren kalabalık, Filistin direnişinin simge isimlerini andı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-hamas-liderine-suikast-ve-israil-saldirilari-kinandi/feed/ 0
Kastamonu’da Hamas liderinin şehit edilmesine tepki yürüyüşü düzenlendi https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-hamas-liderinin-sehit-edilmesine-tepki-yuruyusu-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-hamas-liderinin-sehit-edilmesine-tepki-yuruyusu-duzenlendi/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43420 Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas) siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine tepki göstermek için binlerce kişi, Kastamonu’da yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte Filistin’e destek mesajları verildi.

İran’da suikasta uğrayan Hamas siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine Kastamonulular tepki gösterdi. Kastamonu Milli İrade Platformu ve Memur-Sen Kastamonu İl Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen eylemde Kışla Parkı’nda toplanan binlerce kişi, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı. Cumhuriyet Meydanı’nda Şehit Şerife Bacı ve Atatürk Anıtı’na kadar yürüyen kalabalık, kuşatma altındaki Gazze’ye ve Hamas siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin şehit edilmesine tepki gösterdi.

“Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor”

Gazze’nin planlı bir şekilde soykırıma uğradığını söyleyen Memur-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır, “Siyonist İsrail rejimi, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze Şeridi’nde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor” dedi.

Gazze’ye yapılan saldırının planlı olduğunu belirten Bakır, “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz. Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık çocuğu İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor. Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor. Yine siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Haniye’yi gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının direnişe devam edeceğini belirten Bakır, “Onlar, Haniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını, Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar. Ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler” dedi.

Konuşmanın ardından Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-hamas-liderinin-sehit-edilmesine-tepki-yuruyusu-duzenlendi/feed/ 0
Hamza Dağ, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” https://www.haber60.com.tr/hamza-dag-hamasa-da-ismail-haniyeye-de-amasiz-bir-sekilde-destek-verdik/ https://www.haber60.com.tr/hamza-dag-hamasa-da-ismail-haniyeye-de-amasiz-bir-sekilde-destek-verdik/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:36:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43367 Hamza Dağ, ” Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ Karabük’te konuştu

KARABÜK – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gazze’de yaşananlar karşısında mazlumun ve mağdurun yanında olduklarını belirterek, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” dedi.

AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.

Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.

İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, ” Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya- Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.

“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”

Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”

Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamza-dag-hamasa-da-ismail-haniyeye-de-amasiz-bir-sekilde-destek-verdik/feed/ 0
Dağ, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” https://www.haber60.com.tr/dag-hamasa-da-ismail-haniyeye-de-amasiz-bir-sekilde-destek-verdik/ https://www.haber60.com.tr/dag-hamasa-da-ismail-haniyeye-de-amasiz-bir-sekilde-destek-verdik/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:30:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43362 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gazze’de yaşananlar karşısında mazlumun ve mağdurun yanında olduklarını belirterek, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” dedi.

AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.

Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.

İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, “Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.

“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”

Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”

Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı. – KARABÜK

]]>
https://www.haber60.com.tr/dag-hamasa-da-ismail-haniyeye-de-amasiz-bir-sekilde-destek-verdik/feed/ 0
Gaziantep’te İsmail Haniye için dua edildi, İsrail’e tepki gösterildi https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-ismail-haniye-icin-dua-edildi-israile-tepki-gosterildi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-ismail-haniye-icin-dua-edildi-israile-tepki-gosterildi/#respond Wed, 31 Jul 2024 23:33:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42920 İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen suikast sonucunda hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye için Gaziantep’te dua edildi, İsrail’e tepki gösterildi.

Gaziantep Kudüs Platformu öncülüğündeki Sivil Toplum Kuruluşları (STK) tarafından 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen programda binlerce vatandaş, İsmail Haniye ve Filistinliler için dua etti. Meydanda toplanan vatandaşlar okunan ezanın ardından akşam namazını cemaatle kıldı. Namazın ardından basın açıklaması yapıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program açılış konuşmaları ve basın açıklaması ile devam etti. İsmail Haniye’nin dualarla anıldığı programda, Gazze’ye ve Filistin’e zafer nasip edilmesi için niyazda bulunuldu. Kentteki STK’ların ve vatandaşların katılımıyla düzenlenen basın açıklamasında, vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrağı taşıdı. Kalabalık, ellerinde İsrail’in Filistin’e yönelik gerçekleştirdiği saldırıları kınayan sloganların yazıldığı dövizler eşliğinde slogan attı.

STK’lar ve vatandaşlar, Haniye’nin Tahran’daki konutunda uğradığı saldırı sonucunda katledilmesine tepki gösterdi. Basın açıklamasında, sıklıkla Filistin’e destek sloganları atıldı.

Gaziantep Kudüs Platformu adına basın açıklamasını okuyan Müslüm Yıldız, “Bugün İslam ümmetinin gönlünde fedakarlık ve cesaretiyle taht kurmuş Aksa davasının liderlerinden İsmail Haniye, alçak siyonist çete ve koruyucusu katil ABD tarafından şehit edilmiştir. Daha birkaç ay önce ailesinden birçok şehit veren kahraman komutan İsmail Haniye de kendisinden önce şehit olmuş lider ve rehberleri gibi Rabbine kavuşmuştur. Rabbimiz şehadetini mübarek kılsın. Aksa davasının yılmaz savunucusu olan şerefli Hamas mensubu lider, önder ve mücahitlerinin, Filistin halkının ve İslam ümmetinin başı sağ olsun” dedi.

Gazze’de yaklaşık 10 aydır dünya tarihinde görülmemiş bir zulmün yaşandığına dikkat çeken Yıldız, “Hiçbir ölçü, kaide ve kural tanımayan siyonist şer ittifakı, her gün katliam, cinayet, yerleşim yerlerinin bombalanması, Aksa davası komutan ve liderlerine suikastlar düzenlemeye, akla hayale gelmeyecek cürümleri işlemeye devam etmektedir. Ümmetin dağınıklığından, ırki, mezhebi, siyasi ve etnik ihtilaflarından istifade eden siyonist ittifak güçleri, mazlum Gazze halkını soykırımdan geçirme cüretini göstererek tarihte benzeri görülmemiş gaddarlıkla saldırmaktadır. Bebek, çocuk, kadın, yaşlı, sivil ve masumlara yönelik zalimane saldırılar yapılmaktadır. Bir halk yok edilmek ve haritadan silinmek istenmektedir” ifadelerini kullandı.

Yıldız, “Siyonist işgal rejimi, Gazze halkının çelikten iradesini kıramadı, mücadele azmini yok edemedi. Filistinli kardeşlerimiz yaralandılar, şehit oldular, sürüldüler, göçe zorlandılar, zorla yerlerinden edildiler, açlıkla, susuzlukla sınandılar, öpmeye kıyamadıkları yavrularını toprağa verdiler. İşkencenin her türlüsüne maruz bırakıldılar. Küresel sistemin tüm acizliklerini bizzat yaşadılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ettiler. Halen de devam ediyorlar. Ölümü öldüren, Allah’a tevekkül eden bir milletin karşısında hiçbir güç duramaz. Aksa Tufanı operasyonuyla direnişin ve dirilişin kahramanları, efsane haline getirilen siyonistlerin yenilmezlik algısını kırdılar. Gazze halkı ve direnişin kahraman evlatları, dünya istikbarına meydan okudular” şeklinde konuştu.

“Gazze’nin mazlum halkı mücadeleye devam etmektedir”

Gazze halkının tüm bu yalnızlıklara rağmen asla mücadele etmekten geri durmadığını belirten Yıldız, “Siyonist düşmana ve dünya istikbarına karşı dik durdular. Dik durmanın arkasında yatan güç, Allah’a tevekkül ve şehadet sevdasıdır. Çağımızın Firavun ve Nemrutlarına karşı mücadele eden Gazze direnişinin kahramanları, zalimlerin tahtını sarsmıştır. Devletler ve uluslararası kamuoyu tarafından yalnız bırakılmalarına rağmen Gazze’nin mazlum halkı ve direniş kahramanları pes etmeyerek, mücadeleye devam etmektedir. Gazze’de yaşanan siyonist mezalime karşı duyarlı halkların meydanlara çıkarak zulmün sona ermesi için toplu eylemler yapması, Gazze direnişine büyük bir güç ve ilham kaynağı olmaktadır” diye konuştu.

“Üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmek zorundayız”

Gazze’deki soykırıma sessiz kalınmasına tepki gösteren Yıldız, “Ümmetin dağınıklığından istifade eden siyonist ittifak güçleri, kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakarak Gazze üzerinden birleştiler. Gazze’de yaşanan mezalime karşı bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda vicdan sahibi birkaç ülkenin dışında tüm dünya ülkeleri bu zulme seyirci kalmıştır. Gazze tüm dünyanın imtihanı olmaya, vicdanları harekete geçirmeye ve zulme sessiz kalınmaması gerektiğini haykırmaktadır. Ey Müslümanlar! Bu günler ve bu aylar hak ile batılın ayrıldığı furkan günleridir. Her birimiz üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmek zorundayız. Ey İslam ümmetinin liderleri! Kalkın ve ileri atılın. Biz İslam ümmetinin evlatları olarak sizlerin yanındayız. Ey korkaklar! Ölü toprağınızı üzerinizden atın. Bugün hakkınızı savunmaz iseniz hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedeceksiniz. Madem ölüm bir kez gelecek o da niçin Allah için olmasın? Rabbimiz aziz şehidin şehadetini kabul etsin. Şehitler gibi yaşamayı ve bu dava uğruna çok çalışmayı ve şehit olmayı bizlere de nasip etsin” ifadelerini kullandı. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-ismail-haniye-icin-dua-edildi-israile-tepki-gosterildi/feed/ 0
Hamas Lideri İsmail Haniye İran’da Saldırı Sonucu Öldü https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-ismail-haniye-iranda-saldiri-sonucu-oldu/ https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-ismail-haniye-iranda-saldiri-sonucu-oldu/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42845 Hamas, siyasi lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da Israil tarafından düzenlenen bir saldırıda öldüğünü açıkladı.

Hamas’tan yapılan açıklamada, Haniye’nin Tahran’da kaldığı konutun Çarşamba günü erken saatlerde güdümlü füzeyle hedef alındığı belirtildi.

İsrail konuyla ilgili bir açıklama yapmadı; ancak ülkenin bu konularda açıklama yapmadığı biliniyor.

İran Devrim Muhafızları, Haniye’nin ülkenin yeni cumhurbaşkanının yemin törenine katılmasından saatler sonra öldüğünü doğruladı ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.

İran medyası Haniye’nin “Tahran’ın kuzeyinde savaş gazileri için özel bir konutta” kaldığını bildirirken, İranlı NourNews Haniye’nin konutunun havadan atılan bir mermiyle vurulduğunu bildirdi.

İsrail, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nin işgaline karşı ilk Filistin ayaklanmasının yaşandığı 1987’den bu yana Hamas’ın liderlerine ve kilit isimlerine suikastlar düzenledi ve öldürmeye teşebbüs etti.

Reuters haber ajansı, Israil ordusu tarafından hedef alınan Filistinli liderlerin listesini derledi.

Yahya Ayyaş

Filistinli intihar eylemcilerinin arkasındaki “Mühendis” lakaplı Yahya Ayyaş, 5 Ocak 1996’da, o zamanlar Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yönetimindeki Gazze’de öldürüldü. Ayaş’ın cep telefonu elinde patlamış, Filistinliler sorumluluğu üstlenmeyi reddeden İsrail’i suçladı.

Hamas, Şubat ve Mart aylarında dokuz gün boyunca üç İsrail kentinde 59 kişinin ölümüne yol açan dört intihar saldırısıyla misilleme yaptı.

Halid Meşal

Hamas’ın kurucularından ve eski siyasi lideri olan Halid Meşal, 1997’de Ürdün’ün başkenti Amman’daki ofisine yakın bir sokakta İsrail ajanlarının başarısız bir suikast girişimine uğradı.

Meşal’e yolda yürüdüğü sırada şırınga ile zehir enjekte edildi.

Ürdün yetkilileri suikast girişimini ortaya çıkardı ve iki Mossad ajanını tutukladı.

Dönemin Ürdün Kralı Hüseyin, o donem de İsrail Başbakanı olan Binyamin Netanyahu’dan, Meşal’e enjekte edilen maddenin panzehrini istedi. Aksi halde zanlıları asma ve Ürdün’ün İsrail’le olan barış anlaşmasını feshetme tehdidinde bulundu.

Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’ın baskısı sonrası, Netanyahu ilk etapta reddettiği bu isteği yerine getirdi. Ayrıca Hamas lideri Şeyh Ahmed Yasin’i serbest bırakmayı kabul etti. Ancak yedi yıl sonra Yasin Gazze’de öldürüldü.

Şeyh Ahmed Yasin

İsrail, Hamas’ın kurucuları arasında yer alan ve dini lideri olan Şeyh Ahmed Yasin’i 22 Mart 2004 tarihinde Gazze’de bir camiden çıkarken helikopterden atılan bir füzeyle öldürdü.

Binlerce Filistinli Gazze’de intikam sloganları atarak yürüdü.

Hamas yetkilileriyse, İsrail’in bu suikastle, ‘cehennemin kapılarını açtığını’ söyledi.

Filistin’de ve diğer Müslüman ülkelerde geniş çaplı protestolara ve kınamalara yol açtı, İsrail-Filistin çatışmasında önemli bir tırmanışa işaret etti.

Abdülaziz El Rantisi

İsrail helikopterinin 17 Nisan 2004 tarihinde Gazze’de bir araca düzenlediği füze saldırısında Hamas lideri Abdülaziz El Rantisi ve iki koruması öldürüldü.

Hamas liderliği saklanmaya başladı ve Rantisi’nin halefinin kimliği gizli tutuldu.

Suikast, Şeyh Ahmed Yasin’in öldürülmesinin ardından Gazze’de Hamas liderliğini devralmasından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Adnan El Gul

Hamas’ın bombalama uzmanı olarak görülen Adnan El Gul 21 Ekim 2004’te Gazze’de bir İsrail hava saldırısında öldürüldü.

Gul, Hamas’ın askeri kanadında iki numaraydı ve sık sık İsrail kasabalarına atılan “Kassam” roketinin babası olarak biliniyordu.

Adnan El Gul, Hamas’ın İzzeddin el-Kassam Tugayları olarak bilinen askeri kanadının lideri Muhammed Deyif’in yardımcısıydı.

Nizar Rayan

Hamas’ın en sert siyasi liderlerinden biri olarak kabul edilen din adamı, İsrail içinde yeni intihar saldırıları düzenlenmesi çağrısında bulunmuştu.

Dört eşinden ikisi ve yedi çocuğuyla 1 Ocak 2009’da Cebaliye mülteci kampındaki bombalamada öldürüldü.

15 Ocak 2009’da da Gazze Şeridi’nde Hamas’ın İçişleri Bakanı Said Seyyam bir İsrail hava saldırısında öldürüldü. eyyam 13.000 Hamas polisinden ve güvenlik görevlilerinden sorumluydu.

Salih Aruri

Beyrut’un güney banliyölerinden Dahiye’de 2 Ocak 2024’te İsrail’e ait bir insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda Hamas’ın siyasi kanadının üst yönetimindeki Salih el Aruri öldürüldü.

Aruri aynı zamanda Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları’nın da kurucusuydu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-ismail-haniye-iranda-saldiri-sonucu-oldu/feed/ 0
Tahran’da öldürülen İsmail Haniye kimdir? https://www.haber60.com.tr/tahranda-oldurulen-ismail-haniye-kimdir/ https://www.haber60.com.tr/tahranda-oldurulen-ismail-haniye-kimdir/#respond Wed, 31 Jul 2024 05:12:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42741 Hamas lideri İsmail Haniye, İran’ın başkenti Tahran’da kaldığı konutunda uğradığı saldırıda öldürüldü. Suikasta kurban giden Haniye’nin ölümü sonrası herkes hayatını araştırmaya başlarken, 10 Nisan’daki İsrail saldırısında 3 oğlu ve 4 torununu kaybeden Filistinli siyaset adamının yaşantısından önemli detayları sizler için derledik.

Peki kimdir Tahran’da öldürülen Hamas lideri İsmail Haniye? Ne zaman Hamas Siyasi Büro Başkanı olarak seçildi? İşte merak edilen sorunun hayatı…

3 OĞLU VE 4 TORUNU ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

İsrail ordusu, 10 Nisan’da Ramazan Bayramı dolayısıyla Gazze kentinin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampı sakinleri ve yakınlarıyla bayramlaşmaya giden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin ailesinden birçok kişinin bulunduğu aracı vurmuştu. Saldırıda 3 oğlu ve 4 torununu kaybeden Haniye, “çocuklarının Gazze’yi terk etmediğini, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu yolunda hayatlarını feda ettiğini” söylemişti.

Haniye’nin, İsrail ordusunun Ramazan Bayramı’nda düzenlediği saldırıda yaralanan torunu Melek Haniye de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. İsrail basınına göre, “Haniye’nin oğullarına düzenlenen suikast, İsrail ordusu ve istihbaratının işbirliğiyle” gerçekleştirilmişti. Haniye, 6 Mayıs 2017’de Hamas Şura Konseyi tarafından Halid Meşal’in yerine Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı seçilmişti.

İSMAİL HANİYE KİMDİR?

Filistinli siyaset adamı, Filistin Ulusal Yönetimi’nin tartışmalı eski başbakanı İsmail Haniye, 1963’te Gazze Şeridi’ndeki Elşati mülteci kampında dünyaya geldi. Ailesi 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Aşkelon şehrinden kaçarak mülteci durumuna düşmüştü. 1987’de Gazze İslam Üniversitesi’nden mezun oldu. 1989’da I. İntifada’ya katıldığı ve Hamas üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. 1992’de serbest bırakıldıktan sonra, İsrail tarafından diğer İslami Cihad ve Hamas üyesi 415 kişilik grubun arasına katılıp, Güney Lübnan’a sürüldü. Ertesi yıl Gazze’ye geri döndü.

1999’dan 2004’e kadar, Hamas genel sekreteri Şeyh Ahmet Yasin’in özel kalem müdürlüğünü yaptı. Aralık 2005’te yapılan ve 25 Ocak 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde Hamas lideri Halid Meşal’in Şam’da sürgünde bulunmasından dolayı listenin en başında yer aldı. Hamas’ın 132 sandalyeden 74’ünü aldığı seçimler sonucunda Haniye, 16 Şubat 2006’da Hamas’ın başbakan adayı olarak açıklandı. 19 Şubat’ta, ABD ve İsrail’in karşı çıkmalarına rağmen Filistin başkanı Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa atandı. Ekim 2006’da Gazze’de El Fetih ile Hamas üyelerinin çarpışmaları sırasında konvoyuna düzenlenen saldırıdan kurtuldu. Mayıs 2007’de İsrail’in evine karşı düzenlediği füze saldırısını atlattı. Haziran 2007’de Gazze Şeridi’ndeki Hamas ile El Fetih arasındaki çatışmaların zirveye çıkması üzerine, Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas tarafından görevinden alındı.

Haniye evli ve 13 çocuğa sahiptir. 2009’da aile, Kuzey Gazze Şeridi’nde bulunan El-Şati mülteci kampında yaşamaktaydı. Haniye’nin kardeşleri Kholidia, Laila ve Sabah, İsrail vatandaşıdır ve güney İsrail’deki Tel as-Sabi’de yaşamaktadır. Kholidia ilk olarak Tel as-Sabi’ye taşındı, ardından iki kız kardeşi de geldi. Üç kız kardeşin çocuklarından bazıları İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görev yapmıştır. Haniye’nin kız kardeşi Suhila Abd el-Salam Ahmed Haniye ve kritik bir kalp tedavisi gerektiren eşi için Gazze’deki hastanelerde tedavi edilemeyen acil bir tedavi talebini kabul etti. Başarılı bir tedavinin ardından ikili, İsrail’in Petah Tikva’daki Rabin Tıp Merkezi’nde tedavi gördükten sonra Gazze’ye döndü. Haniye’nin torunu Kasım 2013’te bir İsrail hastanesinde tedavi gördü ve kayınvalidesi Haziran 2014’te bir İsrail hastanesinde tedavi gördü. 2014 İsrail-Gazze Savaşı’nın ardından, Haniye’nin kızı, rutin bir işlem sırasında komplikasyonlar yaşadıktan sonra acil tedavi için Tel Aviv’deki bir İsrail hastanesinde bir hafta geçirdi. Eylül 2016’da Haniye, eşi ve iki oğluyla birlikte, Hac olarak bilinen yıllık hac ziyareti için Gazze’den ayrıldı. Bu seyahat, bir kampanya başlangıcı olarak yorumlanmış ve Haniye’nin Mashaal’ın yerine geçeceği yönündeki raporları güçlendirmiştir. Ayrıca 2020’de İran’ın Tahran şehrinde, Kasım Süleymani’nin cenazesine katılmıştır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tahranda-oldurulen-ismail-haniye-kimdir/feed/ 0
Hamas lideri İsmail Haniye, Tahran’da öldürüldü https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-ismail-haniye-tahranda-olduruldu/ https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-ismail-haniye-tahranda-olduruldu/#respond Wed, 31 Jul 2024 04:09:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42736 Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, cumhurbaşkanı seçimini kazanan Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak üzere bulunduğu Tahran’da suikastte uğradı.

KONUTUNA TERÖR SALDIRISI DÜZENLENDİ

İran devlet televizyonunun Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı habere göre, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye, Tahran’da kaldığı konutuna düzenlenen terör saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.

HAMAS HABERLERİ DOĞRULADI

Haniye’nin öldüğünü doğrulayan Hamas, “Haniye, siyonist bir saldırı sonucu Tahran’da öldürüldü.” açıklamasını yaptı. İran’dan yapılan açıklamada ise suikastın soruşturulduğu ve sonuçlarının yakında açıklanacağı belirtildi.

İSMAİL HANİYE KİMDİR?

Filistinli siyaset adamı, Filistin Ulusal Yönetimi’nin tartışmalı eski başbakanı İsmail Haniye, 1963’te Gazze Şeridi’ndeki Elşati mülteci kampında dünyaya geldi. Ailesi 1948 Arap- İsrail Savaşı sırasında Aşkelon şehrinden kaçarak mülteci durumuna düşmüştü. 1987’de Gazze İslam Üniversitesi’nden mezun oldu. 1989’da I. İntifada’ya katıldığı ve Hamas üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. 1992’de serbest bırakıldıktan sonra, İsrail tarafından diğer İslami Cihad ve Hamas üyesi 415 kişilik grubun arasına katılıp, Güney Lübnan’a sürüldü. Ertesi yıl Gazze’ye geri döndü.

1999’dan 2004’e kadar, Hamas genel sekreteri Şeyh Ahmet Yasin’in özel kalem müdürlüğünü yaptı. Aralık 2005’te yapılan ve 25 Ocak 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde Hamas lideri Halid Meşal’in Şam’da sürgünde bulunmasından dolayı listenin en başında yer aldı. Hamas’ın 132 sandalyeden 74’ünü aldığı seçimler sonucunda Haniye, 16 Şubat 2006’da Hamas’ın başbakan adayı olarak açıklandı. 19 Şubat’ta, ABD ve İsrail’in karşı çıkmalarına rağmen Filistin başkanı Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa atandı. Ekim 2006’da Gazze’de El Fetih ile Hamas üyelerinin çarpışmaları sırasında konvoyuna düzenlenen saldırıdan kurtuldu. Mayıs 2007’de İsrail’in evine karşı düzenlediği füze saldırısını atlattı. Haziran 2007’de Gazze Şeridi’ndeki Hamas ile El Fetih arasındaki çatışmaların zirveye çıkması üzerine, Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas tarafından görevinden alındı. Haniye evli ve 13 çocuğa sahiptir. 2009’da aile, Kuzey Gazze Şeridi’nde bulunan El-Şati mülteci kampında yaşamaktaydı. Haniye’in kardeşleri Kholidia, Laila ve Sabah, İsrail vatandaşıdır ve güney İsrail’deki Tel as-Sabi’de yaşamaktadır. Kholidia ilk olarak Tel as-Sabi’ye taşındı, ardından iki kız kardeşi de geldi. Üç kız kardeşin çocuklarından bazıları İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görev yapmıştır.

Haniye’in kız kardeşi Suhila Abd el-Salam Ahmed Haniye ve kritik bir kalp tedavisi gerektiren eşi için Gazze’deki hastanelerde tedavi edilemeyen acil bir tedavi talebini kabul etti. Başarılı bir tedavinin ardından ikili, İsrail’in Petah Tikva’daki Rabin Tıp Merkezi’nde tedavi gördükten sonra Gazze’ye döndü. Haniye’nin torunu Kasım 2013’te bir İsrail hastanesinde tedavi gördü ve kayınvalidesi Haziran 2014’te bir İsrail hastanesinde tedavi gördü. 2014 İsrail-Gazze Savaşı’nın ardından, Haniye’nin kızı, rutin bir işlem sırasında komplikasyonlar yaşadıktan sonra acil tedavi için Tel Aviv’deki bir İsrail hastanesinde bir hafta geçirdi. Eylül 2016’da Haniye, eşi ve iki oğluyla birlikte, Hac olarak bilinen yıllık hac ziyareti için Gazze’den ayrıldı. Bu seyahat, bir kampanya başlangıcı olarak yorumlanmış ve Haniye’nin Mashaal’ın yerine geçeceği yönündeki raporları güçlendirmiştir. Ayrıca 2020’de İran’ın Tahran şehrinde, Kasım Süleymani’nin cenazesine katılmıştır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-ismail-haniye-tahranda-olduruldu/feed/ 0
Netanyahu ABD’de: Biden’ın adaylıktan çekilmesi İsrail liderinin ziyaretini nasıl etkileyebilir? https://www.haber60.com.tr/netanyahu-abdde-bidenin-adayliktan-cekilmesi-israil-liderinin-ziyaretini-nasil-etkileyebilir/ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-abdde-bidenin-adayliktan-cekilmesi-israil-liderinin-ziyaretini-nasil-etkileyebilir/#respond Tue, 23 Jul 2024 23:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41753 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu hafta ABD’yi ziyaret ediyor. Netanyahu hem İsraillilerin hem de ABD yönetiminin Gazze savaşını sona erdirme baskısı altında. Peki, Washington’daki siyasi çalkantı bu ziyareti ve gelecekteki ilişkileri nasıl şekillendirebilir?

Netanyahu, Covid’e yakalanan ABD Başkanı Joe Biden’ın iyileşmesi halinde onunla görüşecek. Ayrıca Kongre’nin ortak oturumuna hitap edecek ve bunu dördüncü kez yapacak tek yabancı lider olacak.

Bu ziyaret, iki ülke yönetimi arasında aylardır süren gerginliğin ardından, Washington’la yeniden bir araya gelmek ve en önemli müttefikiyle ilişkilerinin hala iyi olduğu konusunda İsraillileri ikna etmek için Netanyahu’ya fırsat sunuyor.

Ancak Biden’ın başkanlık seçimlerinde adaylıktan çekilmesiyle, Beyaz Saray eksenli siyasi belirsizlikler öne çıktı ve muhtemelen Netanyahu’nun ziyaretine olan ilgi azaldı.

Netanyahu uçağı kalkana dek İsrail’de istemediği bir ilgiyle karşılaştı. Protestocular onun ülkede kalıp İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için Hamas ile yapılacak ateşkes anlaşmasına odaklanmasını talep ediyordu.

Gösteriye katılan rehine ailesi üyelerinden Lee Siegal, “Masadaki anlaşmayı imzalayana kadar, Amerikan siyasi kaosuna hitap etmek için nasıl kalkıp Atlantik ötesine uçtuğunu anlamıyorum” diyor.

Lee Siegal’in 65 yaşındaki kardeşi Keith, Gazze’de rehin tutuluyor.

Siegal’e göre Netanyahu “engel” olmayı bırakıp ateşkes anlaşmasını imzalamadığı için bu gezi siyasi bir hamle.

Netanyahu’nun kendi siyasi çıkarları için süreci yavaşlattığına dair yaygın bir kanı var. Zira kısa süre önce ilerleme kaydediyor görünen görüşmelere yeni koşullar getirerek müzakerecilerini kızdırdı.

Başbakan, Hamas’a taviz vermesi halinde hükümetini düşürmekle tehdit eden iki aşırı sağcı bakanın baskısına boyun eğmekle suçlanıyor.

Bu algılar, görüşmeler için son formülü ve bir anlaşmaya varılabileceği konusunda iyimserliğini ifade eden Beyaz Saray’daki hayal kırıklıklarını arttırdı.

En İsrail yanlısı başkanlardan biri olan ve kendini Siyonist olarak tanımlayan Biden, 7 Ekim’deki Hamas saldırıları sonrasındaki tutumu ve desteğiyle İsrailliler tarafından övgüyle karşılandı.

Ancak daha sonra Netanyahu’nun Gazze’de Hamas’a karşı “topyekûn zafer” talebinin maliyeti konusundaki endişelerini ifade etti.

Beyaz Saray, savaş sonrası bir Filistin devletini içeren çözümü reddettiği için, Filistinli sivilleri koruma ve yardım akışını arttırma çağrılarına direndiği için Netanyahu’ya kızgın.

Biden yönetimi, Gazze’de artan ölü sayısı nedeniyle ülke içinde de tepkiyle karşı karşıya ve çatışmanın bölgeye yayılmasından endişe ediyor.

Joe Biden’ın başkanlığı, yetenekleriyle ilgili tartışmaların girdabında zayıflarken uzmanlar İsrail Başbakanı üzerindeki baskıyı sürdürmesi için daha az alan olduğu kanısında.

Ancak İsrail’in eski başbakanlarından Ehud Barak, yarıştan çekilme kararının Netanyahu’ya baskı anlamında Biden’ın elini güçlendirmiş olabileceğini söylüyor.

BBC’ye konuşan Barak, “Dış politika konusunda topal ördek değil, bir bakıma daha bağımsız (çünkü) seçmenler üzerindeki herhangi bir etkiyi hesaba katmak zorunda değil” diyor ve devam ediyor:

“İsrail’le ilgili olarak muhtemelen gerçekten yapılması gerekenleri yapmak için eli daha serbest.”

Kongre’nin Netanyahu’yu konuşmaya davet etmesini “hata” olarak değerlendiren Barak, birçok İsraillinin Hamas saldırısının gerçekleşmesine izin veren politika hatalarından dolayı onu suçladığını ve her dört kişiden üçünün istifasını talep ettiğini belirtiyor:

“Bu adam İsrail’i temsil etmiyor. İsraillilerin güvenini kaybetti. Amerikan Kongresi’nin Netanyahu’yu bizi kurtarıyormuş gibi görünmeye davet etmesi İsraillilere yanlış bir sinyal, muhtemelen Netanyahu’nun kendisine de yanlış bir sinyal gönderiyor.”

Netanyahu, Hamas’ın askeri olarak önemli ölçüde zayıflatıldığı inancıyla, askeri baskının devam etmesi gerektiğinde ısrar ediyor.

İsrail’den ayrılmadan önce yaptığı açıklamalarda Başkan Biden ile yapacağı görüşmenin tonunun da bu olacağını söyledi:

“Bu aynı zamanda önümüzdeki aylarda her iki ülke için de önemli olan hedefleri nasıl ilerletebileceğimizi kendisiyle tartışmak için bir fırsat olacak. Bu hedefler, tüm rehinelerimizin serbest bırakılmasını sağlamak, Hamas’ı yenmek, İran ve vekillerinin terör ekseniyle yüzleşmek ve tüm İsrail vatandaşlarının kuzeydeki ve güneydeki evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak.”

Netanyahu’nun Kongre’ye de aynı mesajı taşıması ve “İsrail için çok önemli olan partiler üstü desteği sağlamlaştırmaya çalışması” bekleniyor.

Ancak Netanyahu’nun politikaları Kongre’deki partiler üstü desteği böldü. Cumhuriyetçiler onun etrafında toplanırken Demokratlardan gelen eleştiriler artıyor.

ABD Senatosu’nda çoğunluğa sahip Demokratların lideri Chuck Schumer, geçtiğimiz günlerde mecliste ayağa kalkarak Netanyahu’nun Filistinlilerle kalıcı bir barışın önündeki engellerden biri olduğunu söylediğinde Washington’da ufak bir depreme neden oldu.

ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi Thomas Nides hafta sonunda BBC’ye verdiği demeçte “Umarım Başbakan Kongre’deki pek çok üyenin endişesini anlar ve onlara hitap eder” dedi.

Buna “yapılan mücadelenin Filistin halkıyla değil Hamas’la olduğunu ifade etmek ve insani meseleler” de dahil.

Bu, Kamala Harris’in Demokratların adayı olması halinde dile getireceği bir mesaj.

ABD’nin politikasında ise bir değişiklik olmayacak: İsrail’in güvenliğine bağlılık, Gazze’deki çatışmanın sona erdirilmesi ve Arap devletleriyle bölgesel bir barışa dayanan bir gelecek planı.

Ancak tonda bir farklılık olabilir.

Harris, Biden’ın İsrail ile olan uzun geçmişini ve duygusal bağlarını paylaşmıyor. Ortadoğu’dan sorumlu eski savunma bakan yardımcısı Mick Mulroy, Harris’in farklı bir nesilden geldiğini ve “Demokrat Parti’nin genç unsurlarının duygularına daha yakın olabileceğini” söylüyor.

Mulroy’a göre, bu, Gazze’de kullanılmak üzere ‘ABD’den gönderilen silahlara, mühimmatlara kısıtlamalar getirilmesini içermesi daha muhtemel’ bir duruş.

Netanyahu bu ziyareti, elinin Gazze’deki tartışmalardan çok daha rahat olduğu İran tehdidine yönelmek için kullanabilir. Özellikle de Yemen’deki İran destekli Husilerle yaşanan son gerilimin ardından…

Ancak İsrail’de yayınlanan Walla News’in diplomasi muhabiri Tal Shalev’e göre Netanyahu’nun asıl hedef kitlesi ülke içinde.

Shalev, İsrail’i ABD’ye en iyi sunabilecek kişi olarak onun “Bay Amerika” imajını yeniden canlandırmak ve 7 Ekim saldırılarıyla sarsılan imajını düzeltmek istediği kanısında:

“ABD’ye gidip Kongre’de konuştuğunda veya Beyaz Saray’da bir basın toplantısı yaptığında, seçmen tabanı için bu, ‘eski Bibi geri döndü’ anlamına geliyor. Bu 7 Ekim’den sorumlu olan başarısız Bibi değil. Bu, Kongre’ye giden ve ayakta alkışlanan eski Bibi.”

Bu aynı zamanda Washington’da büyük bir siyasi dalgalanmanın yaşandığı bir dönemde eski Başkan Donald Trump ile bağlantılarını sürdürme fırsatı da veriyor.

Shalev’e göre, “Netanyahu Başkan Trump’ın kazanmasını istiyor ve seçimden önce Başkan Trump’la aralarının iyi olduğundan emin olmak istiyor.”

Netanyahu’nun zamana oynadığı ve Trump’ın kazanması halinde Biden yönetiminden gördüğü baskının bir nebze hafifleyeceğini umduğu yönünde yaygın bir görüş var.

Israel’s Policy Forum’dan Michael Koplow’a göre, “Netanyahu’nun Trump’ın kazanması halinde her istediğini yapabileceği varsayımıyla bu konuda istekli olduğuna dair neredeyse evrensel bir algı var”.

“Ateşkes ya da Batı Şeria’daki yerleşimler ve yerleşimci şiddeti konusunda kendisine baskı yapan bir Biden yok. Trump’ın restorasyonunda durumun bu şekilde okunmasından şüphe etmek için pek çok neden var ama Netanyahu muhtemelen buna inanıyor.”

Asıl soru, Biden’ın başkanlık yarışından çekilmesiyle bu baskının azalıp azalmayacağı ya da gerçekten de görevdeki son aylarını Gazze savaşını sona erdirmeye odaklanmak için kullanıp kullanmayacağı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahu-abdde-bidenin-adayliktan-cekilmesi-israil-liderinin-ziyaretini-nasil-etkileyebilir/feed/ 0
Adidas, Bella Hadid’in yer aldığı reklamları kaldırdı https://www.haber60.com.tr/adidas-bella-hadidin-yer-aldigi-reklamlari-kaldirdi/ https://www.haber60.com.tr/adidas-bella-hadidin-yer-aldigi-reklamlari-kaldirdi/#respond Mon, 22 Jul 2024 22:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41436 Adidas, dünyaca ünlü Filistin asıllı süper model Bella Hadid’in yer aldığı reklamlarını kaldırdı. İsrail, reklamda kullanılan ayakkabıların 1972 Münih Olimpiyatları için üretildiğine ve Filistinli militanların bu olimpiyatlarda 11 İsrailliyi öldürdüğüne dikkat çekmiş, resmi sosyal medya hesaplarından Hadid’i Yahudi karşıtlığıyla suçlamıştı.

Adidas yaptığı açıklamada özür diledi ve Hadid’in çıkartıldığı reklam kampanyasının “gözden geçirileceğini” duyurdu.

Açıklamada “her ne kadar tamamen istemeden de olsa trajik tarihi olaylarla bağlantılar kurulduğunun farkındayız ve yol açtığımız üzüntü ya da stresten dolayı özür dileriz” ifadeleri kullanıldı.

Adidas, Hadid’in reklam kampanyasından çıkartıldığını haber ajansı AFP’ye doğruladı.

Hadid’in ekibi, BBC’nin konuyla ilgili sorularına yanıt vermedi.

İsrail, 18 Temmuz’da resmi X hesabı üzerinden Hadid’in olduğu Adidas reklamlarını paylaşmış ve tepki göstermişti.

Gönderide “tahmin edin kampanya yüzü kim? Geçmişte Yahudi karşıtlığı yayan ve İsrailliler ve Yahudilere karşı şiddet çağrısında bulunan yarı Filistinli model Bella Hadid” dendi.

İsrail, paylaşımında ayrıca Hadid ve babasını Yahudi karşıtı komplo teorilerini “teşvik etmekle” suçladı.

Filistinli emlak devi Mohamed Anwar’ın kızı olan Bella Hadid, Gazze’deki savaştan etkilenen Filistinlilere desteğiyle tanınıyor.

Hadid, geçtiğimiz ay kardeşi Gigi Hadid ile birlikte Filistinliler için insani yardım kuruluşlarına 1 milyon dolar (yaklaşık 33 milyon lira) bağış yaptığını duyurdu.

İsrail ordusu, Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’in güneyine düzenlenen ve çoğu sivil olmak üzere yaklaşık 1200 kişinin hayatını kaybettiği, 251 kişinin rehin alındığı saldırısına yanıt olarak Hamas’ı “yok etmek için” savaş başlattı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, o tarihten bu yana bölgede çoğu kadın ve çocuk 38 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

1972 Münih Olimpiyatları’nda ne olmuştu?

1972’de Batı Almanya’da düzenlenen Olimpiyatlar sırasında Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Kara Eylül fraksiyonuna mensup sekiz militan, Münih’teki Olimpiyat köyüne sızdı.

Filistinli militanlar iki İsrailliyi öldürdü, dokuz İsrailliyi ise esir aldı. Esir alınan İsraillilerin tamamı, başarısız bir kurtarma girişiminin ardından Filistinli militanlar tarafından öldürüldü. Bu süreçte sekiz militandan beşi de Alman kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldü.

İsrail-Gazze savaşında ünlülerin tutumu

Ünlülerin İsrail-Gazze savaşına karşı tutumları, 7 Ekim’den bu yana dünya kamuyounda sık sık gündeme geliyor.

Açık olarak bir tarafa desteğini duyuran isimler, diğer tarafın destekçileri tarafından eleştiri yağmuruna tutuluyor.

Son olarak Filistinlileri destekleyen sosyal medya kullanıcıları, Mayıs’ta “Blockout 2024” adlı bir hareket başlattı.

Hareket kapsamında kullanıcılara, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına karşı tepkisiz kalan ya da “yeterli tepki göstermeyen” ünlülerin sosyal medya hesaplarını engelleme çağrısı yapıldı.

Aralarında İsrailli oyuncu Gal Gadot, Ermeni asıllı Kim Kardashian, Amerikan yıldızlar Zendaya ve Taylor Swift ile İngiliz şarkıçı Harry Stiles’ın da olduğu birçok isim engelleme listesine alındı. Listeye alınan hesaplar, engelleme çağrısının ardından on binlerce takipçi kaybetti.

Hareket, ABD’de her yıl düzenlenen prestijli Met Gala’da ünlülerin Gazze konusunda sessiz kalmasının ardından gelen tepkiler ile başladı.

260’tan fazla Hollywood yıldızı, savaşın ilk aylarında ABD Başkanı Joe Biden ve ABD Kongresi’ne Gazze’de acil ateşkes çağrısı yapmaları için açık mektup yazmıştı.

Mektupta imzası bulunan ve Filistinlilere destek açıklaması yapan isimler, işten çıkarma tehditleri ve benzeri tepkilerle karşılaştıklarını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adidas-bella-hadidin-yer-aldigi-reklamlari-kaldirdi/feed/ 0
Sağlık çalışanları 36’ncı haftada da sessiz yürüyüşlerini sürdürdü https://www.haber60.com.tr/saglik-calisanlari-36nci-haftada-da-sessiz-yuruyuslerini-surdurdu/ https://www.haber60.com.tr/saglik-calisanlari-36nci-haftada-da-sessiz-yuruyuslerini-surdurdu/#respond Sun, 21 Jul 2024 07:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41198 Sağlık çalışanları 36’ncı haftada da sessiz yürüyüşlerini sürdürdü

ERZURUM – Erzurum’da, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını protesto etmek için sağlıkçılar tarafından 36 haftadır kesintisiz olarak düzenlenen sessiz yürüyüş, bu hafta da devam etti.

Lala Paşa Camii önünde buluşan sağlık çalışanları Türk ve Filistin bayrakları eşliğinde Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüdü.

Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada, Gazze’yi unutmamak, vicdanları diri tutmak, zulme karşı olduklarını göstermek için Türkiye’deki hekimler ve sağlık çalışanları olarak sessiz yürüyüşlerin devam ettiği belirtildi.

Burada grup adına basın açıklamasını Şehir Hastanesi Radyoloji Teknikeri Yaşar İlbaş yaptı. İlbaş, “Bugün hekimler ve sağlık çalışanları olarak terör, soykırım ve işgale karşı yürüyüşümüzü 36. haftasında Türkiye’nin birçok ilinde tek yürek olarak gerçekleştiriyoruz. Gündemden düşürülmeye çalışılsa da, kimileri için sıradan hale gelse de Gazze’de ambargo ve katliamlar hız kesmeden devam ediyor. Bizler ilk günkü öfke ve acımızı diri tutmak için, sözün tükendiği yerde, sessiz yürüyüşümüz ile farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

“Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz”

“Fırat ve Nil arasında, kendilerinin olduğuna inandıkları Arz-ı Mev’ud’da devlet kurma hayalleri için, yıllardır hiçbir alçaklığı yapmaktan çekinmeyen siyonist işgalcilerin, 7 Ekim’den bu yana had safhaya ulaşan zulümlerini vicdanımıza danışalım. ve sonra karar verelim” diyen Yaşar İlbaş açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Ben boykot ürünleri satın alarak bu zulme ortak olmak istiyor muyum? Tüm ambargolara rağmen biraz olsun yiyecek bulmaya gönderdiği evladını bekleyen annelerin, yavrusunun adice katledildiği haberini almasından bahsedelim vicdanımıza. Minicik kafatası canice patlatılan küçük çocuğu gösterelim. Tüm zulümlerin içerisinde bir nebze olsun dinlenebilmek için uyurken, çadırının içine gönderilip uykusunda üzerine saldırtılan köpek ile başka bir kabusa uyanan yaşlı teyzemizin yaşadığı dehşeti bir nebze olsun hissedelim! Kimyasallarla derileri, etleri, hatta kemikleri eritilen masum sabiler aşkına artık ses çıkarmamızın, boykot etmemizin vakti gelmedi mi? Bütün zulümlere, İsrail tarafından uygulanan teröre rağmen korkmayan ve yılmayan Gazze halkını, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından bir an ayrılmayan Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz. 7 Ekim’den bu yana onlarca doktor ve sağlık çalışanı esir alınırken onlarcasının ise nerede olduğu hala bilinmiyor. Havadan ve karadan Gazze’ye ölüm yağdıran İsrail, bir taraftan da sağ kalanların suya, gıdaya, sağlık hizmetine, elektriğe, internete ulaşımını engellemekte. Gazzeliler açlık, susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıyalar.”

“Gazze’de sağlık sistemi çöktü”

Gazze’de sağlık sisteminin çöktüğünü ifade eden İlbaş, “Tüm şehitlerin ve yaralıların yanında binlerce kişi ise kayıp. Nereye götürüldükleri, nelere maruz bırakıldıkları meçhul. Terörist İsrail, esir tuttuğu Filistinlilere akıl almaz işkenceler yapıp ‘birkaç’ organını çaldıktan sonra serbest bırakıyor. Filistinlilerin sadece bedenlerinden değil ruhlarından da yaralanıyorlar. Peki, bu kadar acı ile ne yapacağız? Bir köşeye sinip halimize ağlayacak mıyız? ‘Dipdiri meyyit’ rolüne devam mı edeceğiz? Hayır! Elbette ki durmayacağız, elbette ki yaptığımız işi mazlumların elinden tutmak, dünyadaki her yerde bilhassa Gazze’de, zalimle mücadele etmek niyetiyle, elimizden gelen en iyi şekilde yapacağız! Elimden ne gelir ki, ben güçsüz bir öğrenciyim diyen kardeşim! Sen, dersini Gazze’yi niyetine alarak çalış. Türlü katliamlarla katledilen küçücük yavruları gördükçe evladına sarılmaktan dahi imtina eden, yüreği kırk parçaya ayrılmış olan anne! Sen evlatlarını zalime karşı durmaları için yetiştir. Evine helal rızık getirmek, ailesinin geçimini sağlamak için her gün dünyanın bin bir derdiyle uğraşan yorgun baba! Bir kuruşun dahi siyonist İsraillilere fayda sağlamasın. Kendini yalnız ve güçsüz hisseden esnaf abi! Sakın kendini küçümseme, yapacağın boykot ekonomik bir savaştır. Fakülteden mezun olurken Hipokrat yemini eden, bu ülkenin gururu olan hekim! ‘Mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma yemin ederim’ diyerek başladığın bu görevde, zulme destek olacak şirketlerin ilaçlarını zorunda kalmadıkça reçetene yazma. Sağlık hizmetlerinde kullanılacak olan her türlü ilaç ve tıbbi cihazın halka ulaştırılmasından sorumlu olan Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı! Kullandığımız ilaçlarla bebek katillerini desteklemek istemiyoruz, hastanelerimizde boykotlu hiçbir ürünün bulunmamasını talep ediyoruz” dedi.

Sessiz yürüyüş yapılan duanın ardından sona erdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-calisanlari-36nci-haftada-da-sessiz-yuruyuslerini-surdurdu/feed/ 0
Erzurum’da İsrail’in Gazze’ye saldırılarını protesto eden sağlıkçılar sessiz yürüyüşe devam ediyor https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-saldirilarini-protesto-eden-saglikcilar-sessiz-yuruyuse-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-saldirilarini-protesto-eden-saglikcilar-sessiz-yuruyuse-devam-ediyor/#respond Sun, 21 Jul 2024 06:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41195 Erzurum’da, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını protesto etmek için sağlıkçılar tarafından 36 haftadır kesintisiz olarak düzenlenen sessiz yürüyüş, bu hafta da devam etti.

Lala Paşa Camii önünde buluşan sağlık çalışanları Türk ve Filistin bayrakları eşliğinde Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüdü.

Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada, Gazze’yi unutmamak, vicdanları diri tutmak, zulme karşı olduklarını göstermek için Türkiye’deki hekimler ve sağlık çalışanları olarak sessiz yürüyüşlerin devam ettiği belirtildi.

Burada grup adına basın açıklamasını Şehir Hastanesi Radyoloji Teknikeri Yaşar İlbaş yaptı. İlbaş, “Bugün hekimler ve sağlık çalışanları olarak terör, soykırım ve işgale karşı yürüyüşümüzü 36. haftasında Türkiye’nin birçok ilinde tek yürek olarak gerçekleştiriyoruz. Gündemden düşürülmeye çalışılsa da, kimileri için sıradan hale gelse de Gazze’de ambargo ve katliamlar hız kesmeden devam ediyor. Bizler ilk günkü öfke ve acımızı diri tutmak için, sözün tükendiği yerde, sessiz yürüyüşümüz ile farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

“Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz”

“Fırat ve Nil arasında, kendilerinin olduğuna inandıkları Arz-ı Mev’ud’da devlet kurma hayalleri için, yıllardır hiçbir alçaklığı yapmaktan çekinmeyen siyonist işgalcilerin, 7 Ekim’den bu yana had safhaya ulaşan zulümlerini vicdanımıza danışalım. ve sonra karar verelim” diyen Yaşar İlbaş açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Ben boykot ürünleri satın alarak bu zulme ortak olmak istiyor muyum? Tüm ambargolara rağmen biraz olsun yiyecek bulmaya gönderdiği evladını bekleyen annelerin, yavrusunun adice katledildiği haberini almasından bahsedelim vicdanımıza. Minicik kafatası canice patlatılan küçük çocuğu gösterelim. Tüm zulümlerin içerisinde bir nebze olsun dinlenebilmek için uyurken, çadırının içine gönderilip uykusunda üzerine saldırtılan köpek ile başka bir kabusa uyanan yaşlı teyzemizin yaşadığı dehşeti bir nebze olsun hissedelim! Kimyasallarla derileri, etleri, hatta kemikleri eritilen masum sabiler aşkına artık ses çıkarmamızın, boykot etmemizin vakti gelmedi mi? Bütün zulümlere, İsrail tarafından uygulanan teröre rağmen korkmayan ve yılmayan Gazze halkını, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından bir an ayrılmayan Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz. 7 Ekim’den bu yana onlarca doktor ve sağlık çalışanı esir alınırken onlarcasının ise nerede olduğu hala bilinmiyor. Havadan ve karadan Gazze’ye ölüm yağdıran İsrail, bir taraftan da sağ kalanların suya, gıdaya, sağlık hizmetine, elektriğe, internete ulaşımını engellemekte. Gazzeliler açlık, susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıyalar.”

“Gazze’de sağlık sistemi çöktü”

Gazze’de sağlık sisteminin çöktüğünü ifade eden İlbaş, “Tüm şehitlerin ve yaralıların yanında binlerce kişi ise kayıp. Nereye götürüldükleri, nelere maruz bırakıldıkları meçhul. Terörist İsrail, esir tuttuğu Filistinlilere akıl almaz işkenceler yapıp ‘birkaç’ organını çaldıktan sonra serbest bırakıyor. Filistinlilerin sadece bedenlerinden değil ruhlarından da yaralanıyorlar. Peki, bu kadar acı ile ne yapacağız? Bir köşeye sinip halimize ağlayacak mıyız? ‘Dipdiri meyyit’ rolüne devam mı edeceğiz? Hayır! Elbette ki durmayacağız, elbette ki yaptığımız işi mazlumların elinden tutmak, dünyadaki her yerde bilhassa Gazze’de, zalimle mücadele etmek niyetiyle, elimizden gelen en iyi şekilde yapacağız! Elimden ne gelir ki, ben güçsüz bir öğrenciyim diyen kardeşim! Sen, dersini Gazze’yi niyetine alarak çalış. Türlü katliamlarla katledilen küçücük yavruları gördükçe evladına sarılmaktan dahi imtina eden, yüreği kırk parçaya ayrılmış olan anne! Sen evlatlarını zalime karşı durmaları için yetiştir. Evine helal rızık getirmek, ailesinin geçimini sağlamak için her gün dünyanın bin bir derdiyle uğraşan yorgun baba! Bir kuruşun dahi siyonist İsraillilere fayda sağlamasın. Kendini yalnız ve güçsüz hisseden esnaf abi! Sakın kendini küçümseme, yapacağın boykot ekonomik bir savaştır. Fakülteden mezun olurken Hipokrat yemini eden, bu ülkenin gururu olan hekim! ‘Mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma yemin ederim’ diyerek başladığın bu görevde, zulme destek olacak şirketlerin ilaçlarını zorunda kalmadıkça reçetene yazma. Sağlık hizmetlerinde kullanılacak olan her türlü ilaç ve tıbbi cihazın halka ulaştırılmasından sorumlu olan Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı! Kullandığımız ilaçlarla bebek katillerini desteklemek istemiyoruz, hastanelerimizde boykotlu hiçbir ürünün bulunmamasını talep ediyoruz” dedi.

Sessiz yürüyüş yapılan duanın ardından sona erdi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-saldirilarini-protesto-eden-saglikcilar-sessiz-yuruyuse-devam-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehit-mustafa-cambaz-fotograf-yarismasi-odul-torenine-katildi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehit-mustafa-cambaz-fotograf-yarismasi-odul-torenine-katildi/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39277 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Erdoğan, “Ölüm kusanlara karşı 15 Temmuz’da destan yazdık” dedi.

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Yeni Şafak foto muhabiri Mustafa Cambaz’ın anısına düzenlenen “3. Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması”nın ödül töreni, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleşti. 14 fotoğraf sanatçısı, ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehit Mustafa Cambaz kendisinden sonra gelen genç yeteneklere yol göstermeye, ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Hainler tarafından şehit edilen Mustafa Cambaz kardeşimizi bir kez daha rahmetle, şükranla yad ediyorum. Bugün aramızda bulunan kıymetli ailesine, sevenlerine ve Yeni Şafak gazetesindeki mesai arkadaşlarına tekrar satı cemiyet diliyorum. İki gün sonra 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yılı. Ölüm kusan silahlara göğüsümüzü siper ederek destan yazdığımız o gece, merhum Mustafa Cambaz’la beraber 252 vatan evladını şehit verdik. 15 Temmuz gecesi isimlerini tarihe ve kalbimize yazdıran şehitlerimizin yanı sıra terörle mücadelede ve sınır ötesi operasyonlarda toprağa düşen kahramanlara da Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı gaye uğrunda çarpışırken yaralanan gazilerimize ise şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hepsinden razı olsun diyorum. Her fırsatta vurguladığım bir hususu yeniden hatırlatmak istedim. Biliyorsunuz bizim kültürümüzde marifet itifata hangi alanda olursa olsun hüner ehline hak ettiği değerin verilmesi, takdir edilmesi son derece mühimdir” diye konuştu.

“Her türlü alçaklığı yaptılar ancak sinsi ve kanlı emellerine ulaşamadılar”

Erdoğan, “Bizim sanat anlayışımızın temelinde güzel olanı görmek ve göstermek düşüncesi vardır. Merhum Mustafa Cambaz işte böyle bir sanatkar. Şehit Mustafa Cambaz kardeşimizin hayat hikayesini biraz önce izledik. Şehit Mustafa Cambaz ömrünü inandığı değerlere ve mesleğine adamış, takdir ve hayranlık uyandıran eseriyle başarı elde etmiş bir foto muhabirdi. 2000’li yıllardan itibaren Türkiye’yi dolaşarak 10 binden fazla fotoğraf çekti. Mustafa Cambaz bütün zorluklarına rağmen yaptığı işin hakkını vermekten geri durmamış, hiçbir zaman ucuz hesapların, kolay geçitlerin, geçici heveslerin peşinde koşmamıştır. Zor da olsa 15 Temmuz gecesi olduğu gibi sonunda ölüm de olsa daima hakkın, hakikatin, adaletin tarafında yer aldı. O gece şehadetle müşerref olan 252 kahramandan biri merhum Mustafa Cambaz’dı. FETÖ’cü hainler Mustafa Cambaz kardeşimizi göğsünden iki kurşunla vurarak şehit ettiler. Namuslarına emanet edilen silahları millete çevirecek kadar şeref yoksunu olan bu alçaklar, tam da ziynetlerine uygun şekilde insanlarımızı korkakça, namertçe katlettiler. Milletin direnişini kırmak için her türlü alçaklığı yaptılar. İnsanlarımızı korkakça, namertçe katlettiler ancak sinsi ve kanlı emellerine ulaşamadılar. Oysa her şeyi en ince detayına kadar hesaplamışlar. Oysa 40 yıl boyunca bukalemun gibi 40 kılığa bürünerek kendilerini gizlemeyi başarmışlar. 15 Temmuz gecesi de tereyağından kıl çeker gibi Türkiye’yi işgal edeceklerini, milletin iradesine el koyacaklarını zannediyorlardı. Ama 40 yıllık plan ve hazırlık sadece birkaç saat içinde son bulmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emperyalist uşaklarına Türkiye’nin teslim alınamayacağını yeniden gösterdik. 15 Temmuz gecesi meydanlar yerine bankamatik kuyruklarına koşanlar, aradan geçen 8 yıla rağmen milletin destanına çamur atanlar, unutturmaya çalışanlar, hayal kırıklığı acısını unutamayanlar istemese de biz 15 Temmuz ruhuna sahip çıkacağız. Pazartesi günü 81 ilde çeşitli etkinliklerle 252 vatan evladını yad edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye bundan sonra da zalimlerin karşısında dimdik duracak”

Erdoğan, ” Gazze’de şahit olduklarımız da birçok perdenin kalkmasına neden olmuştur. Ne oluyorsa hepimizin, tüm insanlığın gözü önünde oluyor. Kayıtsız kalanlar, ikiyüzlü politikalarını saklama gereği duymuyorlar. Gezi olaylarından 24 saat canlı yayın yapanlar, söz konusu Gazze olunca ortadan kayboldular, soykırımı görmediler. Mazlumların çığlıklarını duymadılar. Üç maymunu oynamaya devam ettiler. Gazze’de İslam alemi kurumları da başarılı sınav verememiştir. 7 Ekim’den bu yana üç maymunu oynamaya devam ettiler. Siyonist lobinin baskılarına direnmeyi değil, teslim olmayı seçtiler. On yıllardır geldikleri değerleri bizzat kendi elleriyle İsrail’e destek vermek uğruna Gazze’deki toplu mezarlara gömdüler. Şu gerçeği tüm açıklığıyla burada söylemek durumundayım. Gazze’de sadece uluslararası kuruluşlar değil, maalesef İslam aleminin kurumları da başarılı bir sınav verememiştir. 2 milyarı bulan nüfusu, trilyon dolarları aşan ekonomik gücü ve sayısız stratejik imkanlarına rağmen İslam dünyasının İsrail’e söz geçirememesi üzerinde hepimizin dikkatle düşünmesi gerekiyor. Gazze katliamlarında Batı dünyasını haklı olarak eleştirirken, Müslümanlar olarak kendimizi de hesaba çekmemiz gerektiğine inanıyorum. Şunu bir defa anlamamız gerek. Gelecekte de İsrail 76 yıldır ısrarla yaptığı gibi öldürmekten, masum kanı akıtmaktan, kan dökmekten vazgeçmeyecek. Beş ülkenin çıkarlarına hizmet eden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail’e karşı hiçbir adım atmayacak. Türkiye bundan sonra da zalimlerin karşısında dimdik duracak” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehit-mustafa-cambaz-fotograf-yarismasi-odul-torenine-katildi/feed/ 0
Erdoğan: Kuzey Irak’ta kilidi kapatıyoruz, Suriye’de güvenlik kuşağını tamamlayacağız https://www.haber60.com.tr/erdogan-kuzey-irakta-kilidi-kapatiyoruz-suriyede-guvenlik-kusagini-tamamlayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-kuzey-irakta-kilidi-kapatiyoruz-suriyede-guvenlik-kusagini-tamamlayacagiz/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39211 (İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kuzey Irak’taki Pençe Harekat bölgesinde çok yakında kilidi kapatıyoruz. Suriye’de güney sınırımız boyunca uzanan güvenlik kuşağının eksik halkalarını Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde tamamlayacağız. Irak ve Suriye hattında ülkemize tehdit oluşturacak hiçbir yapıya müsaade etmemekte kararlıyız” dedi. Erdoğan, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ilişkin ise, “Arzumuz, kısa sürede ateşkes ilan edilerek Gazze halkının bir nebze de olsa rahat nefes almasıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Yerleşkesi’nde düzenlenen kurmay subay mezuniyet törenine katıldı. Erdoğan, şöyle konuştu:

” Türkiye, dünyanın en köklü ordularından birine sahip olmanın yanı sıra en eski kurmay eğitim sisteminin de temellerini atmış bir ülkedir. Kurmaylık dahil askeri eğitimin tüm aşamalarında gerçekten parmakla gösterilen, zengin bir müktesebata sahibiz. Bu güzide çatı altında aldığınız üstün nitelikli eğitimin bundan sonraki meslek hayatınızda sizlere rehberlik edeceğine yürekten inanıyorum.

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında kurduğumuz Milli Savunma Üniversitemiz kuruluş misyonunu büyük bir başarıyla yerine getiriyor. Gerek Astsubay Meslek Yüksekokulları ve Harp Okulları gerekse işte bugün burada olduğu Harp Enstitüleri’nde eğitim alan evlatlarımız her açıdan en donanımlı, en iyi şekilde yetişiyor.

“Gazze’de şahit olduğumuz düpedüz soykırımdır”

Türkiye olarak savaş tüccarları dışında kimseye bir faydası olmayan ve iki komşumuza da zarar veren bu kan deryasını durdurmak için elimizden geleni yapıyoruz, yapmayı da sürdüreceğiz. Gazze’deki katliamı anlatmakta artık kelimeler dahi yetersiz kalıyor. 16 bini çocuk 40 bine yakın masum Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti. Yaklaşık 90 bin masum insan yaralandı. İsrail’in doğrudan sivil yerleşimleri hedef aldığı saldırıları sebebiyle Gazze’nin neredeyse dörtte üçü enkaz yığınına dönüştü. Savaş hukukun dair hiçbir ilke, kural ve kırmızı çizgi dikkate alınmadı. Hatta kasıtlı olarak çiğnendi. Şunu bir defa açık açık söylemek lazım. 7 Ekim’den beri Gazze’de yaşanan savaş değildir, devletin güvenliğini sağlama mücadelesi değildir, meşru müdafaa hiç değildir. Gazze’deki şahit olduğumuz düpedüz soykırımdır. Katliamın, barbarlığın ve soykırımın en sefil örneğidir.

İsrail, güvenliğini daha çok toprak işgal etmekte aradıkça Türkiye dahil bölgemizdeki hiçbir ülke kendini yüzde 100 güvende hissedemez. Bu gerçekten hareketle zulme tepkimizi en sert şekilde gösterirken Gazze’de ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışa giden yolun açılması için de yoğun çaba harcıyoruz. Arzumuz, kısa sürede ateşkes ilan edilerek Gazze halkının bir nebze de olsa rahat nefes almasıdır.

“Bölücü örgüt Irak ve Suriye sahasında iyice kapana sıkışmış durumda”

Hudutlarımız içinde bölücü örgüt artık eylem yapamaz hale geldi. Irak ve Suriye sahasında ise örgüt iyice kapana sıkışmış durumda. Askerimizle, polisimizle, jandarmamızla ve istihbaratçılarımızla her yerde enselerindeyiz. Yerli ve milli silah sistemlerimizin de büyük katkısıyla terör örgütüne ciddi darbeler indiriyoruz. Kuzey Irak’taki Pençe Harekat bölgesinde çok yakında kilidi kapatıyoruz. Suriye’de güney sınırımız boyunca uzanan güvenlik kuşağının eksik halkalarını Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde tamamlayacağız. Irak ve Suriye hattında ülkemize tehdit oluşturacak hiçbir yapıya müsaade etmemekte kararlıyız. Sadece ele geçirilen silahların türüne ve çeşidine bakmak bile Türkiye’nin nasıl çok uluslu ve çok ortaklı bir terör konsorsiyumu ile mücadele ettiğini ortaya koymaya kafidir. Devlet olarak şu gerçeğin çok farkındayız: silahının namlusu Türkiye’ye dönük teröristler sınırlarımızın ötesinde var oldukça biz burada huzurlu olamayız. Şayet ekonomide, dış politikada, demokraside, hak ve özgürlüklerde ilan ettiğimiz hedeflerimizi gerçekleştirmek istiyorsak terör bataklığını mutlaka kurutmak zorundayız.

“Birileri Türkiye’yi teröristlerle yan yana yaşamaya alıştırmaya çalışmaktadır”

Önümüze konulan engellerin de bilincindeyiz. Geçen hafta bazı illerimizde eş zamanlı olarak Suriye’nin kuzeyinde meydana gelen provokasyonları bundan bağımsız görmüyoruz. Vandallar ve sokak çeteleri üzerinden verilmek istenen mesaj bellidir. Birileri Türkiye’yi farklı isimler vererek maskeledikleri teröristlerle yan yana yaşamaya alıştırmaya çalışmaktadır. Şunun bilinmesini isterim ki, biz buna alışmadık, alışmayacağız. Daha öncekiler gibi bu sinsi planı yırtıp atacağız.

Pazartesi günü 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü. Kapkara başlayan o gecenin sabahına ülke olarak destan yazmış, demokrasisini kurtarmış, milli iradeye sahip çıkmış bir şekilde uyandık. Canları pahasına karanlık geceyi aydınlık bir sabaha çeviren kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Bir daha ülkemizi benzer ihanet teşebbüsleriyle karşı karşıya bırakmamak için 15 Temmuz sonrasında çok kritik adımlar attık. Başta güvenlik birimlerimiz olmak üzere FETÖ’nün 40 yıldır gizlice sızdığı kurumlarımızı büyük ölçüde örgüt mensuplarından arındırdık.

“Bin 886 kurmay subaydan bin 524’ü ihraç edildi”

15 Temmuz’da Silahlı Kuvvetler’de görev yapan 32 bin 189 subayın, 10 bin 468’i yani yüzde 33’ü ordumuzdan atıldı. Kurmay subaylarda durum çok daha vahimdi. Çünkü örgütün 80’li yıllardan itibaren özellikle hedefe koyduğu ve zamanla çöreklendiği yerlerin en başında harp akademileri, yani kurmaylık sistemi geliyordu. Bin 886 kurmay subayın bin 524’ü yani yüzde 81’i FETÖ’den ihraç edildi.

Peygamber ocağı olarak gördüğümüz kahraman ordumuzu kimsenin vesayetçi heveslerine alet etmesine izin vermeyiz. Hukuk ve demokrasi içerisinde milletin değerlerine ve milli iradeye saygılı bir çizgide ülkemize ve milletimize hizmet etmek hepimizin şiarıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-kuzey-irakta-kilidi-kapatiyoruz-suriyede-guvenlik-kusagini-tamamlayacagiz/feed/ 0
İsrail ile Hamas Arasında Ateşkes Müzakereleri İkinci Aşamaya Geçti https://www.haber60.com.tr/israil-ile-hamas-arasinda-ateskes-muzakereleri-ikinci-asamaya-gecti/ https://www.haber60.com.tr/israil-ile-hamas-arasinda-ateskes-muzakereleri-ikinci-asamaya-gecti/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:48:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38716 ABD basını, İsrail ile Hamas arasında devam eden ateşkes müzakerelerinin ikinci aşamasında Hamas’ın, Gazze Şeridi’nin idaresinin İsrail’in onayından geçmiş bir Filistin yönetimine bırakılmasına razı olduğunu ileri sürdü.

Washington Post gazetesinde yayımlanan, David Ignatius’un üst düzey Amerikalı yetkililere dayandırdığı yazısına göre, İsrail ile Hamas arasında müzakere edilen esir takası ve ateşkes anlaşmasının çerçevesi kabul edildi.

İSRAİL, ASKERLERİNİ İRAN ÇATIŞMASINA HAZIRLAMAK İSTİYOR

Tarafların, “ateşkesin nasıl uygulanacağına dair ayrıntıları müzakere ettiklerini” söyleyen yetkililer, çerçevenin belirlenmiş olmasına rağmen nihai bir anlaşmanın yakın olmayabileceğini ve karmaşık ayrıntılar nedeniyle sürecin zaman alacağını aktardı. Yazıda, İsrail’in, 9 aydır Gazze Şeridi’nde yürüttüğü saldırılar nedeniyle “askerlerini dinlendirmek, İran ve vekilleriyle olası çatışmalara” hazırlanmak istediği ifade edildi. Amerikalı bir yetkili, Hamas’ın mühimmatının azaldığını iddia ederek, hareketin ateşkes taleplerini giderek daha yüksek sesle dile getiren Filistinlilerin baskısıyla da karşı karşıya olduğunu öne sürdü.

ÇATIŞMANIN SONA ERMESİ İÇİN 3 AŞAMALI ÇÖZÜM

Amerikalı yetkililerce açıklanan anlaşma taslağında çatışmanın sona ermesi için üç aşamalı bir çözüm öngörüldü. İlk olarak 6 haftalık bir ateşkes yapılacak ve bu sürede Hamas, tüm kadın mahkumlar, 50 yaşın üzerindeki tüm erkekler ve yaralılar da dahil olmak üzere 33 İsrailli esiri serbest bırakacak. İsrail ise hapishanelerindeki yüzlerce Filistinliyi serbest bırakacak ve askerlerini nüfusun yoğun olduğu bölgelerden Gazze’nin doğu sınırına doğru çekecek. Gazze Şeridi’ne insani yardımlar gönderilecek, hastaneler onarılacak ve ekipler enkazı temizlemeye başlayacak.

GAZZE’DE GEÇİCİ YÖNETİM SİNYALİ

Yazıya göre, Hamas’ın çatışmaların kalıcı olarak sona erdirileceğine dair yazılı garanti talebinden vazgeçmesi müzakerelerde dönüm noktası oldu. İsrail ve Hamas, müzakerelerin ikinci aşamasında ne Hamas’ın ne de İsrail’in Gazze Şeridi’ni yönetmeyeceği bir “geçici yönetim” planını kabul ettikleri sinyalini verdi. Plana göre, Gazze Şeridi’nde güvenlik, “ABD tarafından eğitilen ve ılımlı Arap müttefiklerce desteklenen bir güç” tarafından sağlanacak. Bahsi geçen güç, İsrail tarafından onaylanmış Gazze’deki Filistin yönetiminin yaklaşık 2 bin 500 destekçisinden oluşan bir gruptan seçilecek.

HAMAS YETKİ DEVRETMEYE HAZIR

Amerikalı bir yetkili, Hamas’ın arabuluculara “geçici yönetim düzenlemesine yetki devretmeye hazır olduğunu” söylediğini iddia etti. Amerikalı arabulucular anlaşmayı sonuçlandırmaya yaklaşırken, Katar ve Mısır’dan da önemli destekler aldı. Anlaşmanın aynı zamanda İsrail’in, Hizbullah’ın uzun süredir talep ettiği sınır değişikliklerini kabul etmesini ve taraflar arasındaki gerginliği sona erdirecek diğer güven artırıcı önlemleri de içereceği iddia edildi.

İSRAİL İLE HAMAS ARASINDAKİ DOLAYLI MÜZAKERE SÜRECİ

ABD Başkanı Joe Biden, 31 Mayıs’ta İsrail’in 3 aşamadan oluşan yeni bir ateşkes önerisi sunduğunu açıklamıştı. Biden, bu önerinin İsrail’e ait olduğunu söylese de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “belirlenen hedefler” gerçekleşinceye kadar Gazze’deki saldırılarına devam edeceklerini belirtmişti. Netanyahu, 3 Haziran’da Meclis Dış İlişkiler ve Savunma Komitesinde yaptığı konuşmada, İsrail’in önerdiği ile Biden’ın sunduğu teklif arasında “boşluklar” olduğunu öne sürmüştü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-ile-hamas-arasinda-ateskes-muzakereleri-ikinci-asamaya-gecti/feed/ 0
Bağcılar Belediyesi, Srebrenitsa Soykırımı’nı Anma Programı Düzenledi https://www.haber60.com.tr/bagcilar-belediyesi-srebrenitsa-soykirimini-anma-programi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/bagcilar-belediyesi-srebrenitsa-soykirimini-anma-programi-duzenledi/#respond Wed, 10 Jul 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38420

Bağcılar Belediyesi, Srebrenitsa Soykırımı’nda hayatını kaybedenleri anmak için bir program düzenledi. Programda Bosnalı kadınlar, yaşadıkları acıları paylaştı. 1992-1995 yıllarındaki Bosna Savaşı’nda 8 yaşında olan ve ailesinden yakınlarını kaybeden Hanna Hanacesri, şu anda Gazze’de yaşanan durumla ilgili “Yapabileceğimiz maalesef bir şey yok ama bilsinler ki biz onların yanındayız. Gazze’deki durum çok zor” dedi.

Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da yaşanan soykırımın 29’uncu yıl dönümünde yaşamını yitirenler, Bağcılar Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikte anıldı. Bağcılar Belediyesi Başkanlık Sahnesi’nde gerçekleştirilen programa Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, Bosna Hersek Başkonsolosu Dragan Mihaljevic, Sivas Bosna Sancak Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Sevim, Zambak Boşnak Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Nerma Zaimoviç ve soykırımda ailelerini kaybeden Bosnalı kadınlar katıldı.

İstiklal Marşı ve Bosna Hersek Milli Marşı’nın okunmasıyla başlanan programın akabinde Kur’an-ı Kerim Tilaveti okundu ve şehitler için dua edildi. Daha sonra soykırımı anlatan kısa film gösterimi yapıldı. Ayrıca etkinlikte soykırımı anlatan serginin açılışı da yapıldı. Soykırımı unutturmamak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte Bosnalı kadınlar, o dönem yaşadıklarını davetlilerle paylaştı.

“BOSNA HERSEK’İN MÜCADELESİNİ HEP BİRLİKTE VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, ” Bilge kral Aliya İzzetbegoviç unutulan soykırım tekrarlanır der. O yüzden biz de göreve geldiğimizden beri her yıl bugünü anıyoruz. Unutturmamaya gayret ediyoruz. Özellikle soykırımda evlatlarını kaybeden annelerin çok büyük bir mücadelesiyle soykırım 23 Mayıs 2024’de Birleşmiş Milletlerce de anma noktasında kabul edildi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından 11 Temmuz’un tüm Türkiye’de anılması aynı zamanda eğitim müfredatına girmesi kararlaştırıldı. Bu çok önemli bir adım. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Bosna Hersek’in mücadelesini hep birlikte vermeye devam edeceğiz” dedi.

Bosna Hersek Başkonsolosu Dragan Mihaljevic ise ” Bizim ülkemiz Avrupa’nın tam ortasında bulunuyor. Maalesef böyle bir olay dünyanın gözü önünde yaşandı. Srebrenitsa soykırımı 2. dünya savaşından sonra Avrupa’da yaşanmış en büyük, en acı olaydır. Srebrenitsa’yı düşündüğünüz zaman aklınıza yıkılmış şehir gelir. Gençleri, çocukları, yaşlıları o soykırımda hayatını kaybetmiş herkesi hatırlıyoruz” diye konuştu.

“DİLERİM Kİ BUNDAN SONRA BÖYLE BİR OLAY BİR DAHA YAŞANMASIN”

İstanbul’da yaşayan Bosna Hersekli Hanna Hanacesri, Bosna Hersek’te yaşanan savaş döneminde 8 yaşında olduğunu ve o günleri çok net hatırladığını dile getirerek “Dilerim ki bundan sonra böyle bir olay bir daha yaşanmasın. Dolayısıyla böyle günleri anmak zorundayız ve hedefimiz hiçbir toplumun tekrar böyle bir olay yaşamaması. 1992-1995 yıllarındaki Bosna Savaşı’nda dedemi kaybettim. Bu savaşta ailemden de ciddi sayıda kayıplar yaşadım. Biz bir daha o günleri yaşamak istemiyoruz. Bosna’da savaş başladığı zaman ben 8 yaşındaydım. Savaş döneminde yaşanan şeyleri, yer değişikliklerini, göçleri, zorlukları maalesef çok iyi hatırlıyorum. İnşallah o günler bir daha geri gelmez” dedi.

Şu anda Gazze’deki yaşanan benzer durum hakkında konuşan Hanacesri, Gazzelilerin yanında olduklarını “Maalesef Gazze olaylarını biz şu anda ruhen yaşıyoruz. Gazzelilerin yanındayız. Yapabileceğimiz maalesef bir şey yok ama bilsinler ki biz onların yanındayız. Gazze’deki durum çok zor” sözleriyle ifade etti.

Vahıda Moşovıç ise” Sivas Bosna Sancak Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin çağrısı üzerine buraya geldik. Hepimizin hedefi Srebrenitsa’yı hatırlatmak ve anmak. Burada sadece Türkiye’den değil farklı ülkelerden de katılım var” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından da 23 Mayıs 2024 tarihli kararla 11 Temmuz, “Srebrenitsa Soykırımını Uluslararası Düşünme ve Anma Günü” olarak kabul edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bagcilar-belediyesi-srebrenitsa-soykirimini-anma-programi-duzenledi/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki Okul Binalarına Saldırıları Sonucu En Az 20 Filistinli Öldü https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-okul-binalarina-saldirilari-sonucu-en-az-20-filistinli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-okul-binalarina-saldirilari-sonucu-en-az-20-filistinli-oldu/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:03:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38057 İsrail’in hafta sonu Gazze’de iki okul binasına düzenlediği ayrı saldırılarda, biri üst düzey bir Hamas yetkilisi olmak üzere en az 20 Filistinli hayatını kaybetti.

Filistinli yetkililer, 6 Temmuz Cumartesi günü Birleşmiş Milletler (BM) tarafından işletilen bir okula yönelik saldırıda en az 16 kişinin öldürüldüğünü, onlarca kişinin yaralandığını açıkladı.

Gazze’nin sivil savunma birimi, İsrail’in Pazar günü yerinden edilmiş ailelerin barındığı bir başka okula düzenlediği ikinci saldırıda ise 4 kişinin öldüğünü söyledi.

İsrail ordusunun bu sabah da, bölgeden tahliye emri verdikten birkaç saat sonra Gazze Şehri’nin merkezine yeni bir saldırı düzenlediği bildiriliyor.

İsrail ordusu saldırılara ilişkin yaptığı açıklamalarda sivillere zarar verme riskini azaltmak için “çok sayıda adım” attığını ve hedeflerin Hamas faaliyetleri için ve “sığınak” yeri olarak kullanıldığını söyledi.

Filistinli kaynaklar, Pazar günü Kutsal Aile Kilisesi’nin yanındaki Kutsal Aile Okulu’na düzenlenen hava saldırısında Hamas yönetiminden üst düzey bir yetkilinin de hayatını kaybettiğini duyurdu.

BBC’nin edindiği bilgiye göre binada çok sayıda insan barınıyordu.

Görgü tanıkları, saldırının zemin kattaki iki sınıfı hedef aldığını paylaştı.

BBC’ye konuşan yerel bir yetkili, Ehab Al-Ghussein adlı Hamas üyesinin 3 ay önce Gazze Şehri ve kuzey Gazze’deki Hamas hükümetinin işlerini yönetmek üzere atandığını söyledi.

Ehab Al-Ghussein daha önce Hamas yönetiminde Çalışma Bakan Yardımcısı ve ondan önce de İçişleri Bakanlığı Sözcüsüydü. Ölümü askeri açıdan Hamas’a bir darbe olarak görülmese de, Al-Ghussein Hamas’ın lider kadrosunda önemli bir figür olarak görülüyordu.

‘Uyarı yapılmadan dördüncü kez okula saldırı’

2006’dan bu yana Hamas’ın kontrolünde olan Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre Cumartesi günü düzenlenen saldırıda hedef alınan okulda, Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nı terk etmek zorunda kalmış Filistinliler barınıyordu.

Olay yerinden paylaşılan videolarda, toz ve molozla kaplı sokakta çığlık atan yetişkinler ve çocukların koşarak yaralılara yardım ettiği görülüyor.

Görgü tanıkları BBC’ye saldırının yoğun bir pazarın yakınında bulunan okulun üst katlarını hedef aldığını söyledi.

BBC’nin edindiği bilgiye göre 7 bine yakın kişi binayı sığınak olarak kullanıyordu.

İsrail, “Al-Jaouni Okulu bölgesinde bulunan yapılarda faaliyet gösteren bazı Hamas teröristleri” vurduğunu öne sürdü.

Yerel bir kaynak, hedefin Hamas polisi tarafından kullanıldığı iddia edilen bir oda olduğunu söyledi.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan bir kadın, binanın vurulduğu sırada Kuran okuyan bazı çocukların öldüğünü, “Uyarı yapılmadan 4. kez bir okulun hedef alındığını” söyledi.

Hamas ise saldırıda öldürülenler arasında 5 yerel gazetecinin de bulunduğunu paylaştı.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada okul binasını vurduğunu doğruladı ve “hassas hava gözetimi ve ek istihbarat kullanımı da dahil olmak üzere sivillere zarar verme riskini azaltmak” için “çok sayıda adım” attığını söyledi.

Hamas’ın bu bölgeyi İsrail birliklerine karşı saldırılar düzenlemek için bir “sığınak” olarak kullandığını öne süren ordu yetkilileri, “Hamas, İsrail’e yönelik terör saldırılarında sivil yapıları ve sivil halkı canlı kalkan olarak kullanarak uluslararası hukuku sistematik bir şekilde ihlal etmeye devam ediyor” açıklamasını yaptı.

Hamas saldırıyı “savunmasız, yerinden edilmiş sivillere” yönelik bir “katliam” olarak nitelendirdi.

Yeniden tahliye emri

İsrail ordusu Pazartesi sabahı yeniden Gazze Şehri’nde tahliye emri verdi.

BBC’ye konuşan ve Bani Amer mahallesinde eşi, beş çocuğu, annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan 47 yaşındaki İbrahim El Barbari, onlarca ailenin evlerini terk ettiğini, kadın ve çocukların çantalarıyla batıya doğru gittiğini söyledi.

“Komşulardan evi terk etmemiz gerektiğini duyduk. Ordudan herhangi bir telefon ya da mesaj almadık ama yeniden taşınmaya hazırlanmak için eşyalarımızı toplamaya başladık bile.

“Aylardır kıtlığa yakın bir durumda yaşıyoruz.”

Haziran ayında Nuseyrat bölgesinde BM tarafından işletilen bir başka okula düzenlenen saldırıda en az 35 kişi hayatını kaybetmişti.

Bu saldırının ardından İsrail ordusu, okuldaki “Hamas yerleşkesine hassas bir saldırı düzenlediğini” ve içeride olduğuna inandığı 20 ila 30 savaşçının çoğunu öldürdüğünü açıklamıştı.

Son günlerde Gazze’de ateşkes ve rehine takası müzakerelerinde yeniden hareketlenme yaşanıyor.

Müzakerelerin bu hafta devam etmesi bekleniyor. Tarafların teklif edilen yeni anlaşmaya daha ılımlı yaklaştığı aktarılsa da, İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından bugün yayınlanan yeni bir açıklamada olası bir anlaşmanın İsrail’in tüm hedeflerine ulaşana kadar savaşmaya devam etmesine izin vermesini içermesi gerektiği belirtiliyor.

İsrail ordusu, Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’in güneyine düzenlenen ve çoğu sivil olmak üzere yaklaşık 1200 hayatını kaybettiği, 251 kişinin de rehin alındığı saldırısına yanıt olarak Hamas’ı “yok etmek için” savaş başlattı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, o tarihten bu yana bölgede 38 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-okul-binalarina-saldirilari-sonucu-en-az-20-filistinli-oldu/feed/ 0
BM Raportörü: Gazze’de Soykırım Var https://www.haber60.com.tr/bm-raportoru-gazzede-soykirim-var/ https://www.haber60.com.tr/bm-raportoru-gazzede-soykirim-var/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:37:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36361 Birleşmiş Milletler (BM) Sağlık Hakkı Özel Raportörü Tlaleng Mofokeng, Gazze’de kelimenin tam anlamıyla yok edilen bir grup insan olduğunu ve bu durumu ifade etmek için “soykırım” dışında başka bir kavram kullanılamayacağını söyledi.

BM İnsan Hakları Konseyi’nin 56. Oturumu’na katılmak üzere Cenevre’de bulunan Mofokeng, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in yoğun saldırıları altında bulunan Gazze’de yaşananlara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Gazze’de sağlık hizmetlerine erişilemediğini belirten Mofokeng, “Gazze’de insanlar hayatta kalmaya çalışıyor, gerçekten yapabilecekleri tek şey budur. Beslenme, güvenli içme suyu, güvenli barınma ve sağlıklı çalışma gibi temel ihtiyaçlar yok.” dedi.

Mofokeng, İsrail’in devam eden bombardımanları neticesinde Gazzelilerin ruh sağlığının bozulduğunu ve çok daha ağır travmalar yaşadığını dile getirdi.

Ateşkesi sağlamanın herkesin görevi olduğunu vurgulayan Mofokeng, bu şekilde Gazze’de yaşamın normale dönmeye başlayabileceğine işaret ederek, şöyle dedi:

“Gazze’de öldürülen insanların sayısı artmaya devam ediyor, bunları hesaplıyoruz. Ekim 2023’ten bu yana hala enkaz altında kalan kişi ve savaş nedeniyle engelli olarak yaşayan insan sayısı da oldukça dehşet verici. Gazze Şeridi’ne baktığımızda ne kadar küçük bir alan olduğunu görüyoruz. Burada ne tür bir yıkımın gerçekleştiği ve bunun hala nasıl devam ettiğini anlamaya çalışmak gerçekten imkansız.”

Gazze’deki sağlık tesislerinin son durumuna ilişkin bilgilerin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve sahadaki diğer yardım kuruluşlarından gelmeye devam ettiğini aktaran Mofokeng, burada kaliteli bir sağlık hizmeti vermenin çok zor olduğunun altını çizdi.

Mofokeng, “Gazze’deki hastanelerin tıbbi malzeme ve temel ilaçları alamaması, bizzat sağlık çalışanlarının görevi sırasında öldürülmesi ve tacize uğraması, sağlık hakkına yönelik saldırıları daha belirgin hale getiriyor. Bunlar sağlık hakkına ve sistemine yönelik saldırılar.” diye konuştu.

Sağlık altyapısını yeniden inşa etmenin ne kadar süreceği konusunda bir öngörüsünün olmadığını söyleyen Mofokeng, saldırıların devam ettiği Gazze’de hala binlerce kişinin enkaz altında olduğunu ve yeniden inşa süreci öncesinde bu enkazın temizlenmesi gerektiğini vurguladı.

Mofokeng, “Gazze’nin yeniden inşasının bedelini kim ödeyecek?” gibi bir sorunun çok politik olduğuna dikkati çekerek, “(Gazze’nin yeniden inşası) Her türlü planlama ve düşünce için derhal ateşkesin sağlanması ve (İsrail’in) işgalinin sona ermesine ihtiyacımız var.” dedi.

“Daha kaç çocuğun ölmesi gerekiyor?”

Mofokeng, 7 Ekim 2023’ten sonra Avrupa ülkeleri ve ABD’nin İsrail’e, soykırım eylemlerine varan fikirlerini sürdürmesi için ekonomik, siyasi ve diplomatik koruma sağladığını söyleyerek, “yaşanan bu krize müdahale edilmesi ve bunun durdurulması” çağrısında bulundu.

Mofokeng, “Gazze’de eğer hala bu noktadaysak, bombalar durmadıysa, ateşkes gerçekleşmediyse daha ne olacak? Kim ölmeli? Daha kaç çocuğun ölmesi gerekiyor? Bu tamamen içler acısı. Gazze’de bu korkunç kabusu her gün yaşayan insanları var.” ifadelerini kullandı.

Gazze Şeridi’nde bir işgalin ve apartheid rejiminin olduğunu belirten Mofokeng, bunun doğası gereki “soykırım” niteliği taşıdığının altını çizdi.

Mofokeng, Gazze’de yaşananların “soykırım” olduğuna dair bir tartışma yapmanın ve daha sonra insanları uluslararası hukuk mahkemesinde belirli suçlardan yargılamanın önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Kimseyi yargılamakla görevli değilim ve bunu yapmak gibi bir arzum da yok. Şu anda tanık olduğumuz, sağlık hakkının yok edilme düzeyi gördüğümüzün en kötüsüdür. Bu, hukuk dışı bir işgal bağlamında gerçekleşiyor. Kelimenin tam anlamıyla yok edilen bir grup insan varsa, buna ‘soykırım’ dışında başka ne isim verilir? Sorumluluk, kurallar ve kimin hesap vermesi gerektiğiyle ilgili diğer konu ise farklı bir sorun ve bu benim sorunum değil.”

Mofokeng, sağlık hakkına yönelik saldırıların ve bu bağlamda gerçekleştirilen şiddetin kesinlikle kabul edilemeyeceğini ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bm-raportoru-gazzede-soykirim-var/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Fidan: 3. Dünya Savaşı riski var https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-fidan-3-dunya-savasi-riski-var/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-fidan-3-dunya-savasi-riski-var/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:58:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35734 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dünyadaki çatışma noktaları üzerinden savaş uyarısı yaparak, “3. Dünya Savaşı riski var. Dünya, 3. Dünya Savaşı riskini ciddiye almalı.” dedi.

Bakan Fidan, Habertürk ekranlarında katıldığı bir canlı yayında dış politika gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“3. DÜNYA SAVAŞI RİSKİ VAR”

Fidan, “3. Dünya Savaşı riski var mı?” sorusuna Gazze ve Ukrayna’daki savaş üzerinden dikkat çeken bir yanıt verdi. Bakan Fidan, “Böyle bir risk var. Dünya, 3. Dünya Savaşı riskini ciddiye almalı. Biz bunu ciddiye alıyoruz. Gazze’deki katliam, insanlığı ortadan ikiye bölen bir soykırım. Gazze’deki soykırım, insanlığın belli bir noktada odaklandığı, aynı nokta ve frekansa geldiği bir konu. Öte yandan bunun karşısında duran bir yapı var. Bu yapının ayrıca Ukrayna’da devam eden bir sorunsalı var.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa ve İsrail’in Gazze’yi işgaline değinen Fidan, “İki savaş ve dünyadaki ekonomik rekabetin yanında bir de yapay zekanın beklenmedik atağa kalkmasıyla ‘Teknolojik üstünlük kimde olacak?’ sorusunun birdenbire öne çekilmesi meselesi var.” dedi.

“BÜYÜK FAY KIRILMALARI, DAHA SONRA ETKİLERİNİ GÖSTERECEK”

Gazze’deki ateşkesin neden sağlanamadığı konusuna da değinen Fidan, “Netanyahu liderliğindeki İsrail’in, Hamas’ı bahane ederek Filistin direniş hareketini tamamıyla yok etmek, yıllardır devam ettirdiği işgali meşrulaştırmak ve kurumsallaştırmak şeklinde kurduğu politika var. Sistemli bir savaş planını sonuna kadar uyguluyorlar. Avrupalı devletler ve ABD, İsrail’in bu politikasını destekleme konusunda çok şey yaptılar. Devam eden katliamın hala devam ediyor olması, uluslararası sistemin bir şey yapmamış olması, şu anda büyük fay kırılmalarının daha sonra etkilerini göstereceği realiteyle karşı karşıyayız.” şeklinde konuştu.

“SAVAŞIN YAYILIYOR OLMASI BÜYÜK SIKINTI”

Fidan, konuşmasında şöyle devam etti: “Burada bir olay oluyor, etki oluşturuyor. O etki başka konularla etkileşime girerek başka bir oluşa dönüşüyor. Gazze’deki savaş ve dünyanın bölünmesi, büyük çoğunluğun Filistin’in yanında yer alması, dünyanın gidişatı açısından önemli. Dünya, iki devletli çözümü bir an önce İsrail’e dayatıp ‘Senin artık başkasının toprağını çalmakla işin yok’ demeliydi. Bu olsaydı muazzam barış çıkardı. Bölge, herkesin barış içinde yaşadığı bir yer olurdu. Bölgede muazzam altyapı var. Tehdidin yaygınlaşması, şu anda savaşın yayılıyor olması büyük sıkıntı. Bu şunu gösteriyor; Hamas’la ilgili öncelikle askeri hedeflerinin gerçekleştirildiği noktada İsrail’in bir sonrası düşman kategorisine soktuğu Hizbullah’a saldıracağı varsayılıyor, yani Lübnan’a saldıracağı.”

“YPG KONUSUNDA PROBLEMLİ OLDUĞUMUZ 2,5 AKTİF ÜLKE VAR”

Bakan Fidan, terörle mücadele konusuna da değinerek bazı ülkelerle problemli olduklarını ifade etti. Fidan, “YPG konusunda problemli olduğumuz 2,5 aktif ülke var. ABD, İngiltere ve biraz da Fransa. ABD, oradaki varlığını devam ettiriyor. Biz her düzlemde bu sıkıntıyı gündeme getiriyoruz. Bunun, ittifakın ruhuna aykırı olduğu, Türkiye’nin böyle bir gerçeklikle yaşamayacağı konusunda mümkün olan en üst diplomasiyi yürütüyoruz. Karşı taraf size anlamsız davranıyorsa burada kendi çıkarından ziyade size yönelik kasıt olduğu açıktır. Ortaya koyacağınız başka davranış modelleri var.” dedi.

“KARŞI TARAFINDA ELİNDE HERHANGİ HAKLI ARGÜMAN YOK”

Fidan, “Amerika ve İngilizlere hep şunu söylüyoruz; Sizin terörle mücadelede hassasiyetin daha fazlasını biz PKK ile mücadelede taşıyoruz. Bu tehdit kendi kendini kaldırana ve başka şekilde kaldırılana kadar devam edeceğiz. Belli bir anlayış düzeyine ulaştığımızı düşünüyorum. Karşı tarafın elinde herhangi haklı argüman yok. Bunların bize karşı olmadıklarına dair ellerinde argüman yok. Niyetlerimizin ne kadar ciddi olduğumuzu biliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesini defaatle göstermiş durumdayız. Sabır ve akılla bu konuda belli bir noktaya gelinmesini, PKK’nın aramızdan çekilmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-fidan-3-dunya-savasi-riski-var/feed/ 0
Gazze’de nakit krizi: ‘Bankada param var ama ekmek alamıyorum’ https://www.haber60.com.tr/gazzede-nakit-krizi-bankada-param-var-ama-ekmek-alamiyorum/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-nakit-krizi-bankada-param-var-ama-ekmek-alamiyorum/#respond Mon, 24 Jun 2024 00:12:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35621 ” Ekmek bulunmasına ve banka hesabımda para olmasına rağmen çocuklarıma ekmek alamadığım günler oluyor.”

Deyr el Balahlı bir Filistinli olan Muhammed el-Kloub, birçok satıcının elektronik ödeme kabul etmediğini, bu nedenle banka hesabındaki paranın değersiz hale geldiğini söylüyor.

Özellikle İsrail’in Gazze’ye, Filistin vergi gelirlerinden ayrılan payları dondurmasının ardından, son aylarda Gazze’de nakit bulmak çok zor hale geldi.

Nakit krizi

Gazze savaşının ilk aylarında yerlerinden edilenlerin sayısı arttıkça Gazzeliler, nakit çekmek umuduyla bankamatiklerin ( ATM’lerin) ve bankaların önünde sıraya girdi.

Bazıları sırasının kendilerine gelmesi için günlerce bekledi.

Çatışmalarda gittikçe daha fazla banka yok edildi. Bazı siviller, Gazzelilerin “para takası mafyaları” olarak adlandırdığı, kaos ve panik ortamını para kazanmak için fırsat bilen çetelerle karşı karşıya kaldılar.

24 Mart’ta, savaşın başlamasından altı ay sonra, Filistin Merkez Bankası olarak görev yapan Filistin Para Otoritesi “devam eden bombalama, elektrik kesintisi ve sahadaki zorlu durum nedeniyle Gazze Şeridi’ndeki hiçbir yönetim bölgesinde, banka şubelerinin açılmasının mümkün olmadığını” duyurdu.

Bu, çoğu ATM’nin de kullanım dışı kalmasıyla daha önce görülmemiş bir nakit krizine yol açtı.

11 Mayıs’ta Filistin Para Otoritesi, çevrimiçi bankacılık hizmetleri, elektronik cüzdan ve banka kartlarını kullanarak anında elektronik ödeme hizmetini başlattı.

Ancak internet kesintisi önemli bir sorundu ve hizmet geniş çaplı kullanılamadı.

Muhammed, “Sekiz aydır süren savaş boyunca, özellikle de artık ürünler dükkan yerine kamplardaki ‘tezgahlarda’ satılırken, elektronik işlemleri kabul eden sadece tek bir mağaza bulabildim” diyor.

Gazze ekonomisinin temeli ne?

Gazze’deki mevcut nakit krizine neyin sebep olduğunu anlamak için buradaki finans sistemine daha yakından bakmak faydalı olabilir.

Gazze ekonomisi, Hamas’ın 2007’de Gazze Şeridi’nin tam kontrolünü ele geçirmesinden bu yana uygulanan ablukadan ciddi şekilde etkilendi.

İsrail, militan grubun saldırılarını durdurmak için ablukanın gerekli olduğunu söylüyor.

Gazze Şeridi’ndeki bankalar ya Filistin Para Otoritesi’ne ve Ramallah’taki Filistin hükümetine bağlı ya da özel sektöre ait ve Hamas hükümetine bağlı.

Filistin Para Otoritesi, 1994 yılında imzalanan Paris Anlaşması kapsamında kuruldu ve Oslo Anlaşmalarına eklendi.

Bu anlaşma, Filistin ekonomisini ve mali işlemlerini İsrail bankacılık sisteminin doğrudan denetimi ve kontrolü altına aldı.

Anlaşmaya göre İsrail, Filistin Yönetimi adına vergi topluyor. Bunları İsrail maliye bakanlığının onayı ve imzasından sonra, belirli bir yüzde düşüldükten sonra aylık olarak Filistin Para Otoritesi’ne aktarıyor.

Vergi gelirleri olarak bilinen bu fonlar, Filistin Yönetimi’nin mali gelirinin en büyük bölümünü temsil ediyor ve bir kısmı da Gazze Şeridi’ne tahsis ediliyor.

Hamas 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirdiğinde, Gazze’deki binlerce sivil çalışan maaşlarını Filistin Yönetimi’nden alıyordu. Bunlar Gazze’deki Para Otoritesine bağlı bankalar aracılığıyla transfer ediliyordu.

Gazze’ye nakit, Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’nun (UNRWA) yardımı ve Gazze’deki doların ana kaynağı olarak kabul edilen Katar yardımı şeklinde de geliyordu.

Gazzeli ekonomi araştırmacısı Ahmed Abu Qamar, bu gelir akışlarını “nakit paraya ulaşmanın resmi yolları” olarak tanımlıyor.

BBC’ye, ürünleri nakit paraya çevirmek gibi “gölge ekonomi” olarak tanımlanan resmi olmayan yolların da bulunduğunu söylüyor.

Ancak resmi olmayan yollardan elde edilen nakit paranın, para döngüsünde veya “para arzında” görünmediğini ekliyor.

Gazze Şeridi’nde iki milyondan fazla vatandaşın normal yaşamasına olanak sağlayacak sağlıklı bir ekonomik döngü oluşturmak için Gazze’nin tüm mali kaynaklarının yetersiz olduğunu vurguluyor.

Finansal işlemlerde kullanılan üç para birimi:

Savaşın etkisi

Savaşın başlamasının ardından İsrail yetkilileri, Gazze Şeridi’ne tahsis edilen vergi gelirlerini Filistin Para Otoritesi’ne aktarmayı reddediyor.

İsrail, bu paranın Hamas’ı finanse etmeye yardımcı olduğunu öne sürüyor.

Filistin Maliye Bakanlığı Kasım 2023’te, “İsrail Maliye Bakanlığı’nın, bir kısmının maaş, çalışan ödeneği ve Gazze Şeridi’ndeki harcamaları içerdiği bahanesiyle aylık vergi gelirlerinden 600 milyon şekel kesinti yaptığını” duyurdu.

Yılın başında İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze’ye “bir şekel” girmesi halinde Filistin Yönetimi’ni tüm vergi gelirlerinden mahrum bırakacağı yönünde tehdit etti.

Ocak ayında sosyal medyada “Gazze’ye tek bir şekel dahi girmeyecek” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Gazze’den çıkan nakit kaynakları, Refah sınır kapısından ayrılan kişilerin çıkış düzenlemelerinde yaptıkları ödemelerle de azaldı. Çoğunlukla kişi başına onbinlerce doları bulan bu çıkış ücretleri, Gazze Şeridi’ndeki dolar arzını önemli ölçüde tüketti.

Hasarlı banknotlar da nakit sıkıntısında yer alıyor. Daha önce Filistin ile İsrail arasında yapılan bir anlaşma uyarınca, hasarlı banknotlar yenileriyle değiştiriliyordu. Ancak savaşın başlamasından bu yana bu süreç durdu ve bu banknotlar değersiz hale geldi.

Karaborsa

Muhammed el-Kloub, karaborsaya başvurmak zorunda kaldığını söylüyor. Bir mağazadan yüzde 10 ila yüzde 20 arasında değişen bir komisyon karşılığında nakit çekiyor. Ancak burada çalışan Mahmut Bakr el-Louh bu yolun bile karmaşık hale geldiğini söylüyor.

Daha önce komisyon karşılığında nakit çekme hizmeti veren birçok mağazanın penceresinde “nakit yok” tabelaları bulunuyor. Mahmut, paraya erişimi olanların “arkadaşlarını kayırdığını” söylüyor.

Ahmed’in (gerçek adı değil) komisyon karşılığında nakit para sağlayan bir işi var.

BBC’ye, hesabından 40.000 şekel çekerken kendisinin uğradığı zararı telafi etmek için bu işe başladığı anlattı.

Kendisinin yüzde 10 komisyon ödemesi gerektiğini söyleyen Ahmed, müşterilere nakit sağlama karşılığında yüzde 13 komisyon kesiyor.

Kazancı günlük ihtiyaçlarının ancak küçük bir kısmını karşılıyor. Ancak karaborsaya başvuran Gazzeliler, bu “gaspın” günlük zorlukları daha da ağırlaştırdığından şikayetçi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-nakit-krizi-bankada-param-var-ama-ekmek-alamiyorum/feed/ 0
Netanyahu, Gazze’deki ateşkes haberlerini reddetti https://www.haber60.com.tr/netanyahu-gazzedeki-ateskes-haberlerini-reddetti/ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-gazzedeki-ateskes-haberlerini-reddetti/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35332 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta “taktiksel ateşkes”e ilişkin haberleri reddettiğini belirterek bunu medyadan duyduğunu savundu.

İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberine göre Netanyahu, hükümetin haftalık olağan toplantısında konuştu.

Netanyahu, “İsrail’deki siyasi liderlik, ordu sözcüsü (Avichai Adraee) tarafından yayımlanan açıklama hakkında önceden bilgilendirilmedi ve benimle koordine edilmedi, bu asla olmayacak.” ifadelerini kullandı.

AÇIKLAMAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İsrail Başbakanı, siyasi otoriteyle koordinasyon olmaksızın böyle bir açıklamanın nasıl yapıldığına dair soruşturma yürütüldüğünü belirtti.

Söz konusu açıklamayı reddeden Netanyahu, “Medyadan ilk kez bu sabah duyduğum haberin benim açımdan kabul edilemez olduğunu ve benimle koordineli olmadığını söyledim.” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için kısa eksenlerde kısa ateşkes süreleri olduğunu iddia eden Netanyahu bunun Ordu Sözcüsü’nün açıkladığı şekilde olmadığını vurguladı.

2 BAKANIN İSTİFASINA TEPKİ

Netanyahu ayrıca konuşmasında 10 Haziran’da Ulusal Birlik Partisi lideri Benny Gantz ile eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Savaş Kabinesi’nden istifasını duyurmasına tepki gösterdi.

Hedefleri değiştirmek isteyenler olduğunu öne süren Netanyahu, istifasını sunan iki kişinin “kararların yenilgiyle sonuçlanması ve Hamas’ın olduğu gibi bırakılmasını istediklerini” ancak bunun onun için kabul edilemez olduğunu savundu.

ORDU SÖZCÜSÜNDEN “SALDIRILAR DURDURULDU” AÇIKLAMASI

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundan bu sabah yaptığı paylaşımda “Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’ndan Philadelphia Koridoru ve Gazze’nin kuzeyine giden yoldaki askeri faaliyetlerin, uluslararası kuruluşlarla yapılan görüşmelerin ardından insani amaçlarla sabah 08.00’den akşam 19.00’a kadar taktiksel olarak durdurulmasına karar verildiğini” açıklamıştı.

Adraee, daha sonra ise “Gazze Şeridi’nin güneyinde çatışmaların durmadığını, Refah’ta çatışmaların devam ettiğini” bildirmişti.

PHİLADELPHİA KORİDORU

“Selahaddin Koridoru” olarak da bilinen ve Gazze ile Mısır sınırında yer alan koridor, 1979’da Mısır ile İsrail arasında imzalanan “Camp David” anlaşması kapsamında tampon bölgede yer alıyor. Koridor, 14,5 kilometre uzunluğunda, birkaç yüz metre genişliğinde ve Akdeniz’den başlayıp Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’na kadar uzanıyor.

“Camp David” anlaşmasına göre, Philadelphia Koridoru Filistin toprakları arasında yer alıyor ancak belirli sayıdaki (180 zırhlı araç 4 bin asker) İsrail güçlerinin kontrolüne bırakıldı. Sınırın öbür tarafında ise hafif silahlı Mısır polisinin bulunmasına izin verildi.

Philadelphia Koridoru, Ağustos 2005’te İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesine kadar İsrail güçlerinin kontrolünde kaldı ve bu tarihte Avrupa Birliği’nden gözlemcilerin huzurunda Filistin yönetimine teslim edildi. Eylül 2005’te İsrail ile Mısır arasında 1979 Barış Anlaşması’nın güvenlik maddesine ek olarak söz konusu koridorla ilgili anlaşma yapıldı.

Anlaşmada, Mısır’ın Gazze sınırında terör, kaçakçılık ve tünellerin tespiti gibi görevlerden sorumlu 750 sınır muhafız askeri bulundurması ve İsrail güçlerinin çekildiği Philadelphia Koridoru’nun Filistin yönetimine teslim edilmesi yer aldı.

Filistin’de 2006’da yapılan seçimleri Hamas’ın kazanması ve kısa süre sonra Gazze’de kontrolü sağlamasının ardından Philadelphia Koridoru da Hamas yönetiminin kontrolüne geçti. İsrail’in abluka uygulamasının sonucu olarak Gazze’de söz konusu koridor üzerinde Mısır’a açılan çok sayıda tünel inşa edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahu-gazzedeki-ateskes-haberlerini-reddetti/feed/ 0
İsrail’in Nusayrat Mülteci Kampı’na saldırısında can kaybı 210’a yükseldi https://www.haber60.com.tr/israilin-nusayrat-multeci-kampina-saldirisinda-can-kaybi-210a-yukseldi/ https://www.haber60.com.tr/israilin-nusayrat-multeci-kampina-saldirisinda-can-kaybi-210a-yukseldi/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:22:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35064 İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına hava, kara ve denizden 246’ncı gününde de devam ediyor. Filistin halkını aç ve susuz bırakarak büyük bir insani felakete yol açan İsrail ordusu, Gazze’ye yeni bir saldırı başlattı. Nusayrat Mülteci Kampı ile çeşitli bölgelere düzenlenen eş zamanlı saldırılarda can kaybı 210’a yükseldi.

GAZZE’DE HER YERDEN DUMAN YÜKSELİYOR

Savaşı sona erdirecek 3 aşamalı ateşkes teklifi masada dururke İsrail topçuları ve savaş uçakları Deyr el-Belah’ın doğusu ile Bureyc ve Megazi mülteci kamplarının yanı sıra Nusayrat Mülteci Kampı’nın orta bölgesi, batısı ve doğusundaki çeşitli bölgelere saatlerce şiddetli ve yoğun saldırılar düzenlemeye başladı. Gazze Şeridi’nin merkezinin hemen her bölgesinden bombalama sonucu yoğun dumanlar yükseliyor.

Görgü tanıkları İsrail askeri araçlarının “Ani şekilde” Nusayrat Mülteci Kampı’nın doğu ve kuzeybatı bölgelerine girerek kampın birçok bölgesini hedef alan şiddetli top atışları gerçekleştirdiğini belirtti.

İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI HAREKET EDEN HER ŞEYİ VURUYOR

Sağlık görevlilerinin verdiği bilgiye göre, İsrail insansız hava araçları Nusayrat Kampı semalarında yoğun şekilde uçuyor ve kampın yollarında hareket eden herkese ateş açarak çok sayıda ölüm ve yaralanmaya neden oluyor.

“SOKAKLARDA CANSIZ BEDENLER VAR”

Gazze’deki Medya Ofisi’nin yaptığı açıklamada “İsrail işgal ordusu, Nuseyrat kampına barbar ve acımasız bir saldırı başlatıp doğrudan sivilleri hedef aldı. Sokaklarda onlarca cansız beden ve yaralı var. Bombardımanın yoğunluğu nedeniyle ambulanslar ve sivil savunma ekipleri bölgeye ulaşamıyor” ifadelerine yer verildi.

İşgal ordusu onlarca savaş uçağı, drone ve helikopterle saldırı başlatırken aynı zamanda tanklar sivillerin evlerini bombalıyor.

TEK HASTANE ZOR KOŞULLAR ALTINDA

Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, “El Aksa Hastanesi’nin kurtarılması için uluslararası topluma acil çağrı” yaptı. Hastanenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için tıbbi malzemeye ihtiyacı olduğu vurgulandı.

El Aksa Şehitleri Hastanesi bölgedeki tek hastane olup şu anda sadece bir elektrik jeneratörüyle çalışmayı sürdürüyor. Hastane, binlerce kişiye hizmet veriyor ve bu kadar çok sayıda can kaybı ve yaralıyı barındıramıyor.

ACİL MÜDAHALE ÇAĞRISI

Açıklamada yaralılar için, “Haftalardır dolu olan bu hastanenin rahatlatılması ve bölgedeki sağlık durumunun iyileştirilmesi için uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ve tüm uluslararası kuruluşlara acilen müdahale etme çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

İsrail’in Nuseyrat’a ve bölge geneline yönelik saldırısının kınandığını vurgulanan açıklamada, “Sivillere, çocuklara, kadınlara ve evlere yönelik bu saldırıyı kınıyoruz. Onlarca masum sivilin kanı döküldü. Uluslararası toplumdan ve tüm uluslararası kuruluşlardan İsrail işgalinin sürdürdüğü bu vahşi saldırıyı, soykırım savaşını acilen durdurmalarını talep ediyoruz” denildi.

İsrail ordusu, 2 gün önce Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş binlerce Filistinli sivilin sığındığı Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) ait bir okulu hedef almış, 40 kişi hayatını kaybetmişti.

HAMAS LİDERİ HANİYE: DİRENİŞ DEVAM EDECEK

Hamas Siyasi Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, İsrail’in Gazze Şeridi’nin merkezindeki Nuseyrat Mülteci Kampı ve çevresindeki bölgelere gerçekleştirdiği yoğun saldırının ardından açıklamalarda bulundu.

Haniye, “Halkımız teslim olmayacak ve direniş (Hamas), bu cani düşman karşısında haklarımızı savunmaya devam edecek. Eğer (İsrail) işgal, kendi tercihlerini bize zorla kabul ettirebileceğine inanıyorsa bunun bir hayal olduğunu anlamalıdır” ifadelerini kullandı. Haniye, Hamas’ın Filistin halkının güvenliğini sağlamayan hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğini vurguladı.

ÖLÜ SAYISI 37 BİN KİŞİYE DAYANDI

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 15 bin 517’si çocuk, 10 bin 279’u kadın olmak üzere 36 bin 731 Filistinlinin öldürüldüğünü, 83 bin 530 Filistinlinin yaralandığını bildirmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-nusayrat-multeci-kampina-saldirisinda-can-kaybi-210a-yukseldi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Gazze’deki katliam insanlık cephesini birleştirdi https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-gazzedeki-katliam-insanlik-cephesini-birlestirdi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-gazzedeki-katliam-insanlik-cephesini-birlestirdi/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34907

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Modern zamanların en katı katliamlarına soykırım boyutlarını dahi çoktan aşmış olan bir devlet terörüne hep beraber şahitlik ediyoruz. Burada sadece Gazze gibi daracık bir alana sıkıştırılmış yaklaşık bir buçuk milyon insan değil aslında dünyanın her tarafında 8 milyar insan Gazzelilerle birlikte bir büyük sınava tabi tutuluyor” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye Haber Kameramanları Derneği’nin hazırladığı ‘Kuşatma; Habercilerin Kaleminden Gazze Ablukası’ kitabının TBMM’deki tanıtım toplantısına katıldı. Kurtulmuş’un yanı sıra törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ ve İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Hamşıoğlu da katıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların tarih boyunca görülmüş en ağır zulümlerden birisi olduğunu belirterek, “Modern zamanların en katı katliamlarına soykırım boyutlarını dahi çoktan aşmış olan bir devlet terörüne hep beraber şahitlik ediyoruz. Burada sadece Gazze gibi daracık bir alana sıkıştırılmış yaklaşık bir buçuk milyon insan değil aslında dünyanın her tarafında 8 milyar insan Gazzelilerle birlikte bir büyük sınava tabi tutuluyor. Burada bu katliamın yanında yer alan çok azınlık da olsa belli çevrelerin varlığını İsrail’e destek ve himaye sergilediklerini verdiklerini biliyoruz. Ama şunu çok açıklıkla söyleyebiliriz ki insanlığın büyük bir kısmı bu katliamlar karşısında insanlık cephesi diyebileceğimiz ortak bir platformda buluşmuş ve dünyanın birçok yerinde bu zulme dur diyen sesler alabildiğince yükselmiştir” diye konuştu.

Gazze’deki kuşatmanın sadece fiziki bir kuşatma olmadığını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“İsrail bu kuşatmayı yaparken, hiç şüphesiz ABD ve bazı Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bazı büyük güçlerden güç devşirerek bütün bu cürümleri işlemeye devam etmektedir. Ama esas gerçekleştirmeyi istediği kuşatma Filistin halkının zihnini kuşatmaktır. Her türlü gücü kullanmasına rağmen, dünyanın en ölümcül silahlarını kullanmasına rağmen İsrail’in hala, 9 ay sonra bile başaramadığı şey Filistinlilerin zihnini kuşatmaktır. Dünya, Filistin katliamı karşısında ne yazık ki tam manasıyla istatistiğe bile sahip değildir. Çünkü hala biliyoruz ki o yıkıntıların altında çok sayıda insanın cesedi var. Böyle bir ortamda gerçekten bu kadar büyük bir yıkımın içerisinde her şeyi yaptılar, denediler. Normalde 7-8 saatte, bilemediniz 1-2 günde işgal edecekleri Gazze’yi hala ele geçiremediler. Çünkü ele geçiremedikleri şey Filistin halkının gönlü ve Filistin halkının zihniydi. Bir taraf dünyanın en büyük desteklerini almaya bugün de devam ediyor. Filistin ise hükümetler nezdinde söylüyorum, bekledikleri yardımları ne yazık ki alamadı, alamıyor. Ancak bu zihinleri kuşatılmayan insanların ortaya koyduğu mücadele bundan sonrası için dünya tarihinde yeni bir dönemin de sayfalarını açıyor.”

‘SİYONİST İSRAİL REJİMİ YALNIZLAŞMAYA MAHKUMDUR’

Kurtulmuş, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusuyla Filistin davası ve İsrail’in geleceği için yeni bir dönem başladığını belirterek, “Allah’ın izniyle bu tarihi mahkeme, her ne kadar sonuçları Amerika’nın arka çıkması dolayısıyla uygulanamıyor olsa bile insanlık vicdanında makes bulmuştur. İnşallah eninde sonunda bu mahkemeyle birlikte başlayan bu süreç yeni bir dönemin de gelişmelerini de tetikleyecektir. Bundan sonraki süreçte Netanyahu ve çetesi, siyonist İsrail rejimi yalnızlaşmaya mahkumdur. Dünyanın her yerinde azıcık insanlıktan nasibi olan, azıcık vicdanı ve insafı olan herkesin dini, dili ne olursa olsun destekleyeceği dava Filistin davasıdır ve İsrail bu davanın uluslararası alanda güçlenmesiyle birlikte giderek yalnızlaşacak ve akıttıkları bu kanın içerisinde boğularak, bu zulmün altında ezilerek siyonist rejim yok olup gidecektir.” diye konuştu.

‘BÜYÜK BİR MÜCADELEYİ HEP BİRLİKTE FİLİSTİN’İN TANINMASI İÇİN VERİYORUZ’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de yaptığı konuşmada “Büyük bir mücadeleyi hep birlikte Filistin’in tanınması için veriyoruz. Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı Pedro Sánchez’in, kendi ülkesinin Filistin’i tanıması için gösterdiği cesaret, dünyaya yaptığı çağrı İrlanda’nın, Norveç’in bu tanıyan ülkeler arasında yer almaları son derece olumludur. Ama halen atılması gereken adımlar vardır. Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu yüce çatının altında Sayın Meclis Başkanımızın varlığında bu çağrıyı sözümüze kıymet veren dünyadaki tüm siyasi akrabalarımıza, Türkiye ile diplomatik ilişki içinde bulunan ve bugün Meclis çatısı altında yapılan bu görüşmelerin tutanaklarına sahip olacak, bilgi sahibi olacak değerli büyükelçilere kendi ülkeleri için bu çağrıyı bir kez daha tekrar etmeyi bir borç biliyorum” dedi.

CHP lideri Özel, konuşmasının ardından Kuşatma kitabının yazarlarına plaket takdim etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-gazzedeki-katliam-insanlik-cephesini-birlestirdi/feed/ 0
Davutoğlu: Hakkari’de kayyım atanması demokrasiye olan inancı sarsar https://www.haber60.com.tr/davutoglu-hakkaride-kayyim-atanmasi-demokrasiye-olan-inanci-sarsar/ https://www.haber60.com.tr/davutoglu-hakkaride-kayyim-atanmasi-demokrasiye-olan-inanci-sarsar/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:57:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34799

GELECEK Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ” Hakkari’de kayyım atanması, seçimlerin hemen sonrasında son derece yanlış olmuştur. Parti ve siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bir belediye başkanının seçimin hemen sonrasında görevden alınması, demokrasiye olan inancı sarsar. Vatandaşlarımızın kendi oylarına duyduğu saygıyı azaltır ve tam da terör örgütlerinin istediği bir iklim oluşmasına yol açar” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı, parti genel merkezinde ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından Erbakan ve Davutoğlu, basın açıklaması yaptı. Erbakan, görüşmede 14-28 Mayıs ve 31 Mart seçim sonuçlarını değerlendirdiklerini belirterek, “Burada iktidar özellikle, 31 Mart’ta neden böyle bir yenilgiye uğradı, muhalefetin başarısı neye dayanıyor ve bundan sonra nasıl gelişmeler olabilir, bunlarla ilgili bir istişare ve müzakere yapıldı. Tabii ki bununla beraber yeni anayasa konusunda ve aynı zamanda Türkiye’nin en önemli problemi olarak ifade edebileceğimiz ekonomik kriz ve yoksulluk noktasında bir istişare yapıldı. Yine bütün bunlarla birlikte hepimizin ortak yarası olan Gazze ve Refah’ta yapılan katliamlar ve soykırım ile ilgili Türkiye ve İslam aleminin atabileceği adımlar görüşüldü” ifadelerini kullandı.

‘GAZZE KONUSUNDAKİ HASSASİYETİMİZ YÜZDE YÜZ ÖRTÜŞÜYOR’

Ahmet Davutoğlu ise iki partinin kuruluşundan bu yana diyalog zemininin olduğunu kaydederek, “Önümüzdeki dönem, Türkiye’deki siyasi denklemin birçok açıdan yeniden kurulduğu dönemdir. Bir taraftan Sayın Cumhurbaşkanı yumuşama eğiliminden bahsediyor. Bir taraftan partiler arasında ilişkiler, dinamik tablolar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu dinamik siyasi tablo içerisinde liderlerin birbirleriyle görüşmeleri, ülkenin genel gidişatı ile ilgili fikir alışverişinde bulunmaları büyük önem taşıyor. Çok ciddi bir ekonomik kriz yaşıyoruz, halk yoksullaşıyor. Gelir adaletsizliği had safhaya ulaşmış durumda, diğer taraftan yüreğimizi yakan Gazze konusu var. Tabii Yargı ve Anayasa alanında yaşadıklarımız, bütün bu konularda çok samimi güzel bir istişare imkanı oldu. Gazze konusundaki hassasiyetimiz yüzde yüz örtüşmektedir. Gazze’deki kardeşlerimizin sahipsizliği, Türkiye’nin bütün ısrarlarımıza rağmen 7 ay boyunca ticareti devam ettirmesi ve şu anda somut hiçbir adım atmamış olması her iki partinin de ortak kaygısıdır. Türkiye Cumhuriyeti mazlum milletlerin duası üzerine kurulmuş bir devlettir” diye konuştu.

‘HAKKARİ’YE KAYYIM ATANMASI SON DERECE YANLIŞ OLMUŞTUR’

Gazze konusunda hükümeti uyarmaya devam edeceklerini vurgulayan Davutoğlu, hükümetin atacağı her türlü somut adımı destekleyeceklerini vurguladı. Davutoğlu, “Anayasa konusunda Sayın Cumhurbaşkanının açıklamaları, Sayın Numan Kurtulmuş’un da bütün gruplarla yaptığı görüşmeler oldu. Anayasa konusunda gelebilecek veya bizim götürebileceğimiz teklif konusunda da iki parti arasında bir istişare kurmak ve zemin oluşturmak konusunda mutabık kaldık. Önümüzdeki hafta meclise gelmesi beklenen yargı paketi ve diğer konularda da mecliste bulunan arkadaşlarımız arasında yakın bir iş birliği olması konusunda da mutabık kaldık. Hakkari’de kayyım atanması, seçimlerin hemen sonrasında son derece yanlış olmuştur. Partimizin görüşü olarak da ifade ediyorum. 31 Mart’ta seçime girmesi veya belediye başkanlığı yapması mahsurlu olan bir aday varsa seçime sokulmamalıydı. Yok, seçim bitmiş ve netice alınmışsa, parti ve siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bir belediye başkanının seçimin hemen sonrasında görev alması demokrasiye olan inancı sarsar. Vatandaşlarımızın kendi oylarına duyduğu saygıyı azaltır ve tam da terör örgütlerinin istediği bir iklim oluşmasına yol açar” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/davutoglu-hakkaride-kayyim-atanmasi-demokrasiye-olan-inanci-sarsar/feed/ 0
Beyaz Saray, İsrail’in ateşkes teklifini destekliyor https://www.haber60.com.tr/beyaz-saray-israilin-ateskes-teklifini-destekliyor/ https://www.haber60.com.tr/beyaz-saray-israilin-ateskes-teklifini-destekliyor/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:55:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34797 Beyaz Saray, ABD Başkanı Joe Biden’ın cuma günü duyurduğu Gazze’de 3 aşamalı ateşkes teklifi ile İsrail’in sunduğu öneri arasında “boşluklar” bulunduğunu savunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun değerlendirmesine katılmadığını, önerinin İsrail’e ait ateşkes teklifi olduğunu ve Hamas’ın resmi yanıtının beklendiğini bildirdi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, telekonferans yoluyla düzenlediği basın brifinginde, Gazze’de olası ateşkes sürecini ve taraflar arasındaki tartışmaları değerlendirdi. Kirby, ABD Başkanı Biden’ın cuma günü detaylarını kamuoyuna duyurduğu Gazze’de 3 aşamalı ateşkes taslağının “İsrail’e ait teklif” olduğunu ancak süreci Amerikan kamuoyu nezdinde daha etkili anlatmak ve ABD’nin de rolüne vurgu yapmak amacıyla öneriyi Biden’ın açıkladığını belirtti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby

“ŞİMDİ BİR SONRAKİ AŞAMAYA GEÇME ZAMANI”

Cuma günü Biden’ın duyurduğu anlaşma taslağı üzerinde Tel Aviv ile çalıştıklarını ve taslağın İsrail’e ait olduğunu vurgulayan Kirby, Biden’ın konuşmasından önce İsrail tarafıyla görüştüklerini ve kamuoyuna açıklanmayan bazı ilave başlıkların da bulunduğunu kaydetti. Kirby, Hamas’ın yeniden bir 7 Ekim saldırısı düzenleyemeyecek noktaya baskılandığını ve Refah’ta Hamas liderlerinin üzerinde baskı kurulduğunu dile getirerek, “Ancak şu an, bir sonraki aşamaya geçme zamanı. 6 haftalık ateşkesi içeren ilk aşamaya geçilsin, bazı esirler serbest bırakılsın, 600 tır yardım (Gazze’ye) girsin, ondan sonra ikinci aşama olan kalıcı ateşkese doğru ilerleyebiliriz.” diye konuştu.

“BIDEN, İSRAİL’İN ÖNERİSİNİ DUYURDU”

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Biden’ın açıkladığı taslak ile kendi önerileri arasında “bazı boşlukların olduğu” şeklindeki açıklamasını değerlendiren Kirby, şunları söyledi: “Hangi boşluklara referans verdiğinizi bilmiyorum. İsrail’den bazı farklı açıklamaları gördüm ancak İsrail Dışişleri Bakanı’nın da söylediği gibi bu, İsrail’in önerisidir ve (Biden’ın) İsrailliler ile üzerinde çalıştığımız bu öneriyi doğru şekilde aktardığından da eminiz. Dolayısıyla konuşacak herhangi bir boşluk olduğunu sanmıyorum.”

“HAMAS BUNU KABUL ETMELİ”

Kirby, İsrail’in Hamas’ı yok etme “misyonunu” ABD olarak her zaman tanıdıklarını ve bu konuda aynı düşündüklerini kaydederek, Biden’ın şu an önceliğinin 6 haftalık ateşkesi içeren ilk aşamaya geçilmesi ve esirlerin serbest bırakılması için anlaşmanın taraflarca kabul edilmesi olduğunu aktardı. Hamas yetkililerinin, cuma günkü ateşkes önerisine ilk tepkilerinin olumlu olduğunu hatırlatan Kirby, hem İsrail’in hem de Hamas’ın bu anlaşma etrafında uzlaşmasının ve bir an önce 6 haftalık geçici ateşkes sürecinin başlamasının önemine işaret etti. “Şu anda top Hamas’ın sahasında, perşembe gecesi öneri kendilerine yazılı olarak iletildi. Bunu kabul etmeliler. Bu öneri, Gazze halkı için de İsrail halkı için de olumlu, şimdi artık ilerlemeleri gerekiyor.” diyen Kirby, Hamas’ın teklifi kabul etmesini umduklarını, sonrasında taraflar arasında yapılacak müzakerelerle kalıcı ateşkese giden yolun açılabileceğini belirtti.

NETANYAHU, ÖNERİDE BOŞLUKLARIN OLDUĞUNU SAVUNMUŞTU

İsrail Başbakanı Netanyahu, Biden’ın açıkladığı taslakla ilgili, esir takası ve ateşkes teklifinin Gazze’ye saldırıları durdurmayacağını, sadece İsrailli esirlerin serbest bırakılması için geçici ateşkes sağlayacağını söylemişti. Netanyahu, Meclisin Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Biden tarafından kamuoyuna açıklanan Gazze’de ateşkes ve esir takası teklifine karşı çıkmıştı. Biden’ın Gazze’ye saldırıları sona erdirme yönündeki teklife ilk tepkisini veren Netanyahu, İsrail’in önerdiği ile Biden’ın sunduğu teklif arasında “boşlukların” olduğunu öne sürmüştü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/beyaz-saray-israilin-ateskes-teklifini-destekliyor/feed/ 0
Erdoğan: Netanyahu denen gözünü kan bürümüş muhterise artık ‘Dur’ denilmeli https://www.haber60.com.tr/erdogan-netanyahu-denen-gozunu-kan-burumus-muhterise-artik-dur-denilmeli/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-netanyahu-denen-gozunu-kan-burumus-muhterise-artik-dur-denilmeli/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34514

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Kendi ülkesi ile birlikte bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir felakete sürükleyen Netanyahu denen bu barbara, bu hayduda, gözünü kan bürümüş bu muhterise artık bir ‘Dur’ denilmelidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki bir otelde düzenlenen ‘AK Parti 31’inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, İstanbul’un Küçükçekmece ilçesindeki bir binanın çökmesi sonucu hayatını kaybeden kişiye Allah’tan rahmet ve yaralılara acil şifa dileyerek, “Göçük haberinin alınmasıyla birlikte UMKE ve AFAD ekiplerimiz süratle enkaz alanına müdahale etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından göçükle ilgili soruşturma başlatılmıştır” dedi.

‘FİLİSTİN HALKI TAM 76 YILDIR ZULME MARUZ KALIYOR’

AK Parti 31’inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, katkı sunanlara teşekkür eden Erdoğan, “Dünkü açılış hitabımızda partimizdeki istişare kültürünün yanı sıra siyasetteki yumuşama iklimine dair kanaatlerimizi paylaşmıştık. Önceki gün TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları ve dış politikaya dair konuları da ele aldık. Filistin davası ve Gazze’de yaklaşık 8 aydır süren katliam her zamanki gibi gündemimizin en üst sırasındaydı. Kampımızdaki ‘Siyonizmin Katliam ve Soykırım Tarihi’ sergisi; işgal, zulüm ve yıkım politikasının yeni başlamadığını hepimize bir kez daha hatırlattı. Filistin halkı tam 76 yıldır zulme maruz kalıyor, Filistin’in toprakları 76 yıldır aşama aşama gasbediliyor. Filistin’de katliam 76 yıldır kesintisiz devam ediyor, Filistinli çocuklar 76 yıldır şımarık bir devlet tarafından öldürülüyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de şahit olunan barbarlık, Filistin halkının 76 yıldır her gün yaşadığı vahşetin insanlığın geri kalanı tarafından görülmesini sağladı. Türkiye olarak bu zulme, bu katliamı, 76 yıldır devam eden bu adaletsizliğe her platformda itiraz ediyoruz. Tüm imkanlarımızla Filistin halkının yanında dimdik duruyoruz ve duracağız. Hiçbir baskı, tehdit, küstahlık bunu değiştirmeyecek. Varsın birileri rahatsız olsun, varsın birileri İsrail’e şirinlik yapsın, varsın birileri Filistin direnişine çamur atacak kadar vicdanını kaybetsin. Biz Filistinli kardeşlerimizin nasıl zorlu, önemli ve kahramanca bir mücadele verdiklerini gayet iyi biliyoruz. Hamas ve Filistin halkı sadece kendi topraklarını savunmuyor, aynı zamanda Arz-ı Mev’ud hezeyanına karşı Anadolu’yu savunuyor. Filistinli kardeşlerimiz Gazze’de insanlığı, insani değerleri savunuyor. İsrailli yöneticilerin yaptığı açıklamalar bunu teyit ve tasdik etmektedir” diye konuştu.

‘GAZZE’DE MÜSLÜMANLIĞIMIZLA BİRLİKTE İNSANLIĞIMIZ SINANIYOR’

Hamas’ın daha önceki ateşkes önerisi gibi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın son teklifine de olumlu yaklaştığını söyleyen Erdoğan, “Netanyahu’nun cevabı ise yine kan dökmek, katliam yapmak, işgal ve soykırım politikasının şiddetini artırmak oldu. Kendi ülkesi ile birlikte bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir felakete sürükleyen Netanyahu denen bu barbara, bu hayduda, gözünü kan bürümüş bu muhterise artık bir ‘Dur’ denilmelidir. Şunu bir defa görmemiz gerekiyor; Gazze ve Filistin’de sınanan Müslümanlığımızla birlikte insanlığımızdır. Gazze ve Filistin’de test edilen kardeşliğimiz, kardeşlik hukukumuzdur. Gazze ve Filistin’de insana dair tüm değerler samimiyet testinden geçmektedir. ya bu imtihanı alnımızın akıyla vereceğiz ya da bir ömür boyu Filistin halkına karşı mahcubiyet duygusunu içimizden atamayacağız. ya kardeşlik görevimizi hakkıyla yerine getireceğiz ya da her masum yavrunun ölümüyle birlikte kalbimiz bize daha ağır gelecek. Biz işte bu insanlık ve kardeşlik sınavından geçmenin gayretindeyiz. Tıpkı dört asır boyunca Filistin’e şanla şerefle sahip çıkın ecdadımız gibi biz de evlatlarımıza şeref payesi olarak taşıyacakları bir duruş bırakmak istiyoruz. Her türlü bedeli göze alarak yürüttüğümüz mücadele bunun içindir. Gazze’ye gönderdiğimiz yardımlarımız kesintisiz devam ediyor. İsrail üzerindeki ekonomik baskının artması için çok yönlü çalışıyoruz. Hamas ve Filistin hükümeti ile yakın diyalog içindeyiz. Bağımsız Filistin devletinin tanınması çabalarına güçlü destek veriyoruz. İspanya, İrlanda ve Norveç’le birlikte Filistin’i tanıyan ülke sayısı 147’ye çıktı. Bu sayının çoğalması; İsrail’in işgal ve zulüm politikalarına verilecek en onurlu cevaplardan biri olacaktır. Geçtiğimiz günlerde her üç ülkenin başbakanını arayarak, kendilerini tarihin doğru tarafında yer aldıkları için tebrik ettim. Bayramdan önce İspanya’yı ayrıca ziyaret edeceğiz. Soykırım şebekesinin bir an önce durdurulması, ardından da hukuka hesap vermesi için ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz ve yapacağız” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’YE ÖZ GÜVEN VE CESARET KAZANDIRDIK’

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren reformcu ruhunu asla kaybetmeyen bir parti olduğunu kaydeden Erdoğan, “Hak ve özgürlüklerin genişletilmesinden yasakların kaldırılmasına, hak arama yollarının artırılmasından halka hesap veren bir devlet anlayışın inşasına kadar geniş bir yelpazede önemli reformları hayata geçirdik. Demokrasimizi vesayetin ve vesayetçilerin karanlığından biz çıkardık. Milli iradeyi darbelerin, darbecilerin karanlığından biz kurtardık. Paranoyalara son verdik, korkulara son verdik. İçine kapanmış bir ülkeye son 22 yılda öz güven ve cesaret kazandırdık. Bu ülkeye; ekonomiden güvenliğe, ulaştırmadan ticarete, savunmadan enerjiye hemen her alanda Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını biz yaşattık. Başarılarımızdan, ülkemize kazandırdıklarımızdan elbette gurur duyuyoruz. Ancak bunları yeterli görmüyoruz. Yapılanları kafi görmek; statükoya teslim olmak demektir. Mevcutla yetinmek, yeniye ve yeniliğe kapıyı kapatmak demektir. AK Parti statükocu bir parti değildir ve asla olmayacaktır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-netanyahu-denen-gozunu-kan-burumus-muhterise-artik-dur-denilmeli/feed/ 0
ABD Başkanı Joe Biden, Hamas’ı İsrail’in çatışmayı sona erdirmeye yönelik önerisini kabul etmeye çağırdı https://www.haber60.com.tr/abd-baskani-joe-biden-hamasi-israilin-catismayi-sona-erdirmeye-yonelik-onerisini-kabul-etmeye-cagirdi/ https://www.haber60.com.tr/abd-baskani-joe-biden-hamasi-israilin-catismayi-sona-erdirmeye-yonelik-onerisini-kabul-etmeye-cagirdi/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:39:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34341

ABD Başkanı Joe Biden, ‘bu savaşın sona ermesinin zamanının geldiğini’ söyleyerek Hamas’ı İsrail’in Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik yeni önerisini kabul etmeye çağırdı. Hamas, Biden’ın çağrısına ‘olumlu’ baktıklarını ifade etti. Biden’ın çağrısı sonrasında birçok lider ve Uluslararası örgüt yetkilisi çağrıya destek verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, dün Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, Gazze’deki son duruma ve ateşkes müzakereleriyle ilgili İsrail’in yaptığı yeni öneriye ilişkin açıklamalarda bulundu. Biden, İsrail’in 3 aşamalı yeni bir ateşkes taslağı sunduğunu, taslağın 6 haftalık ilk aşamasında Gazze’deki yerleşimlerden çekilmeyi ve bazı rehinelerin bırakılmasını öngördüğünü açıkladı. Hamas’a Katar üzerinden iletilen öneriye ilişkin Biden, “Bu 6 haftalık ilk aşamada İsrail ile Hamas, ikinci aşamaya yani çatışmaların kalıcı olarak sonlandırılması sürecine geçişle ilgili müzakereleri yürütecek. İkinci aşamada, sağ kalan rehineler serbest bırakılacak, İsrail Gazze’den çekilecek, (ilk aşamadaki) geçici ateşkes kalıcı olarak çatışmaların sonlandırılmasına dönüşecek” dedi.

ABD’NİN ÇAĞRISINA DESTEK MESAJLARI

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Başkan Biden’ın konuşması sonrasında, “Masadaki ateşkes anlaşmasıyla Gazze’deki savaşı sona erdirme, rehineleri evlerine döndürme ve Filistin halkının acılarını hafifletme şansımız var. Hamas’ın anlaşmayı kabul etmesi gerektiğini vurgulamak için bugün bölgedeki birçok mevkidaşımla konuştum” dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Biden’ın çağrısına destek vererek, “Gazze’de çok fazla acı ve yıkıma tanık olduk. Artık durma zamanı geldi. Biden’ın girişimi tüm tarafları ateşkes, tüm rehinelerin serbest bırakılması, engelsiz insani erişimin garanti altına alınması ve nihayetinde Orta Doğu’da kalıcı bir barış için bu fırsatı değerlendirmeye teşvik etmektedir” dedi.

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise, “Başkan Joe Biden’a katılıyorum. Son önerinin Gazze’deki savaşın ve sivillerin acılarının sona ermesine doğru ilerlemek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Bu üç aşamalı yaklaşım dengeli ve gerçekçidir. Artık tüm tarafların desteğine ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, “Masada yeni bir rehine anlaşması varken, Hamas’ın bu anlaşmayı kabul etmesi gerekiyor; böylece çatışmaların durdurulduğunu, rehinelerin serbest bırakılıp ailelerine geri döndüğünü ve Gazze’ye insani yardım akışının gerçekleştiğini görebiliriz. Uzun zamandır tartıştığımız gibi, eğer hepimiz doğru adımları atmaya hazır olursak, çatışmaların durdurulması kalıcı bir barışa dönüştürülebilir. Gelin bu anı değerlendirelim ve bu çatışmaya son verelim” açıklamasını yaptı.

HAMAS: BİDEN’IN ÇAĞRISINA OLUMLU BAKIYORUZ

Hamas tarafından yapılan açıklamada, Biden’ın çağrısına ‘olumlu’ baktıkları ifade edilerek, “İslami Direniş Hareketi (Hamas), ABD Başkanı Joe Biden’ın yaptığı konuşmada yer alan kalıcı ateşkes, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nden çekilmesi, Gazze’nin yeniden imarı ve esir takası çağrılarına olumlu bakmaktadır. ABD’nin bu tutumunu ve Gazze’deki savaşa son verilmesi gerektiğine dair bölgesel ve uluslararası alanda oluşan inancı, halkımızın efsanevi kararlılığının ve yiğit direnişinin bir sonucu olarak görüyoruz. Hamas, kalıcı ateşkes ve (İsrail güçlerinin) Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesi, (Gazze’nin) yeniden inşası, yerlerinden edilenlerin yerlerine dönmesi ve işgalin böyle bir anlaşmaya bağlılığını açıkça ilan etmesi halinde gerçek bir esir takası anlaşmasının yerine getirilmesine dayanan herhangi bir teklifle olumlu ve yapıcı bir şekilde ilgilenmeye hazır olduğunu teyit eder” denildi.

İsrail Başbakanlığı Ofisi’nden yapılan açıklamada, “İsrail Hükümeti, rehinelerin bir an önce geri getirilmesi konusunda hemfikirdir ve bu hedefe ulaşmak için çalışmaktadır. Başbakan, müzakere ekibine bu amaçla, İsrail’in, Hamas’ın askeri ve idari yeteneklerinin yok edilmesi de dahil olmak üzere tüm hedeflerine ulaşılıncaya kadar savaşı sürdürmesine olanak sağlayacak bir öneri sunma yetkisi verdi. Öneriye göre İsrail, kalıcı bir ateşkes sağlanmadan önce bu koşulların yerine getirilmesinde ısrar etmeye devam edecek. Bu koşullar yerine getirilmeden İsrail’in kalıcı ateşkesi kabul edeceği düşüncesi doğru değil. İsrail’in savaşı sona erdirme koşulları değişmedi: Hamas’ın askeri ve idari kapasitesinin yok edilmesi, tüm rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze’nin artık İsrail için bir tehdit oluşturmamasının sağlanması gerekiyor” ifadeleri kullanıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-baskani-joe-biden-hamasi-israilin-catismayi-sona-erdirmeye-yonelik-onerisini-kabul-etmeye-cagirdi/feed/ 0
27 Yaşındaki Ressam Gazze Saldırılarını Resmediyor https://www.haber60.com.tr/27-yasindaki-ressam-gazze-saldirilarini-resmediyor/ https://www.haber60.com.tr/27-yasindaki-ressam-gazze-saldirilarini-resmediyor/#respond Fri, 31 May 2024 09:00:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34130 27 yaşındaki ressam Kasım Tan, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırılar karşısında farkındalık oluşturmak için yaşanan acıları resmediyor.

Üsküdar Valide-i Cedid Cami önünde, 9 metreye 3 metre boyutundaki “Gazze” adlı tablosunu yapan Tan, çalışmasıyla Filistinlilere destek olmayı amaçlıyor.

Eserinde, Pablo Picasso’nun “Guernico” tablosundan ilham alan Tan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Genç bir sanatçı olarak yaşanan dehşeti ifade etmek gibi bir kaygım vardı. Müftülük ile Vakıflar Genel Müdürlüğünden izin aldıktan sonra tuvalimizi hazırladık. Ardından buraya koyduk ve çizime başladım.” dedi.

“Bu çalışma aslında 21 günlük çizim eylemi”

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılardan sonra “Bu soykırıma karşı ne yapabilirim?” düşüncesiyle uzun süre inzivaya çekildiğini dile getiren Tan, inziva sürecinin ardından eseri yapmaya karar verdiğini söyledi.

Genç ressam, daha çok portre resimleri yaptığını, Gazze eserinde ise Gazze halkının çarpıcı yüz ifadelerini resmetmeye çalıştığını dile getirdi.

Eserde insanların ifadeleri üzerine yoğunlaştığını aktaran Tan, şu bilgileri verdi:

“Burada da Gazze’de aklımızda yer eden, görüp unutamadığımız ifadeleri, sert çizgilerle tuvale aktarıp, izleyiciyle göz göze getirmek istiyorum. Kendime 21 gün süre biçtim. İlk iki hafta kaba bir şekilde çizim yaptıktan sonra kalan bir hafta da detay, ayrıntı gireceğim. Yer yer kırmızı boya kullanacağım. Bu çalışma aslında 27 yaşında genç bir sanatçının 21 günlük çizim eylemi. Çalışmanın beni nereye götüreceği hakkında hiçbir fikrim yok.”

Kasım Tan, yaklaşık 5 yıldır “Kargaşa” adlı bir resim serisi hazırladığını kaydederek, “Bu seri siyah beyaz figürlerin bir mekanda toplandığı ve birbirlerinin dehşetine şahit edildiği bir seri. Normal hayatımda yaptığım çizimler insanlara ürkütücü gelir. Çünkü sert çizgiler, sert ifadeler izleyiciyi rahatsız ediyor. Şu anda bu çalışmada da bunun gözlemini gerçekleştiriyorum. Tabii şunu da söyleyebilirim; var olan bir katliam karşısında insanlar bazı duygularını bastırabiliyor. Fakat hiç beklemediği anda bunları bir tuval üzerinde gördüğü zaman istemsizce tepki verebiliyor.” diye konuştu.

“Sanatçılarımızın sessizliği beni bu duruma itti”

Bu tarz bir çalışmayı daha ünlü ressamların yapmasını arzuladığını vurgulayan Tan, “Sanatçılarımızın sessizliği de beni bu duruma itti. Aslında ben burada hem kendi sanatçılarımız hem milletim adına bireysel bir kavgaya tutuşuyorum. Bunun öncüsü olduğum için memnunum. Çünkü sanatçının biraz deli olması gerekiyor ve şu anda kendi atölyemi bırakıp, burada 9 saat bir tuval başında insanlarla beraber bir çizim yapıyor olmak, aynı zamanda algımı da açıyor.” ifadelerini kullandı.

Çalışmanın son haftasında, alanda çadır kuracağını ve gece gündüz çalışarak resmi bitirmeyi hedeflediğini vurgulayan Tan, şunları kaydetti:

“Tabloda umuda dair bir şeyler olacak ama akış öyle ilerliyor ki, hem tuvalde yerleştirmeyi iyi düşünmem lazım hem de kullanacağım figürlerin diğer figürlerle ön arka, perspektif ilişkisini düşünmem lazım. Kafamda bazı anekdotlar, eskizler var. Fakat bu eskizleri hemen yerleştirmek zor oluyor. Burada yarım saat çizdikten sonra, yarım saat de oturup karşısına düşünüyorum. Bu eser, aynı zamanda sanat tarihine girebilecek, eleştiri alabilecek bir eser ve ben bu esere cidi anlamda özen göstermeye çalışıyorum. Yani bir ustalıkla yaklaşıyorum. Uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir seriyi aslında kocaman bir tuvale aktarıyorum. Ortaya izleyiciyi yakalayabilecek bir şeyler çıkarmak yorucu.”

Genç ressam, Üsküdar meydanında kendisini izleyenlerden yaptığı çalışmaya dair çok iyi tepkiler aldığını anlatarak, “Harçlık bırakanlar, su alıp getirenler, ‘aç mısın, yemek getirelim’ diyenler oldu. Açıkçası takdir edenler çok. ‘Helal olsun, seninle gurur duyuyorum.’ diyenler var. Dediğim gibi, bu eser aynı zamanda toplumumuzun vicdanının dışa vurumu. Bu eserin ardından bir vasiyet bırakacağım. Bu vasiyet de Filistin özgürlüğünü kazandığı zaman, bu eser Filistin’e gitsin.” dedi.

Tan, çalışmayı tamamladıktan sonra Filistin’le ilgili bir resim sergisi açmayı planlıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/27-yasindaki-ressam-gazze-saldirilarini-resmediyor/feed/ 0
Gazze’de yardım eksikliği: Yardım kuruluşları uyarıyor https://www.haber60.com.tr/gazzede-yardim-eksikligi-yardim-kuruluslari-uyariyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-yardim-eksikligi-yardim-kuruluslari-uyariyor/#respond Fri, 31 May 2024 00:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33857 Yardım kuruluşları insani yardım malzemelerinin bölgeye ulaştırılamaması nedeniyle Gazze halkının açlığın eşiğine geldiği uyarısında bulunuyor.

İsrail, Refah’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından yardım kamyonlarının Gazze’ye ana giriş noktası olan Refah sınır kapısını kapattı.

Gazze’nin ne miktarda insani yardıma ihtiyacı var?

Gazze’ye giren yardımlar güneyde Refah ve Kerem Şalom, kuzeyde ise Erez geçitlerinden içeri alınıyordu.

Birleşmiş Milletler’in (BM) Gazze’deki Filistinli nüfustan sorumlu kuruluşu UNRWA, Gazze’deki insanlar için sunulan yardımın yaklaşık yüzde 40’ını sağlıyor.

Kurumun iletişim direktörü Juliette Touma, 2,3 milyonluk Gazze nüfusunun günde en az 500 kamyon dolusu yardıma ihtiyacı olduğunu söylüyor.

ActionAid UK adlı yardım kuruluşu Gazze’ye yardım sağlayan birkaç bağımsız kuruluştan biri.

Yardım kuruluşunun aktardığına göre,

Gazze şu anda ne kadar yardım alıyor?

UNRWA verilerine göre yardım sevkiyatı Mart ve Nisan aylarında zirveye ulaştı.

Mart ayında Kerem Şalom ve Refah sınır kapılarından 4 bin 993 yardım kamyonu geçiş yaptı. Bu da günde ortalama 161 kamyona denk geliyor.

Nisan ayında ise 5 bin 671 kamyon giriş yaptı. Bu da günlük ortalama 189 kamyon anlamına geliyor.

Ancak İsrail ordusu Mayıs ayı başında Refah’a yönelik bir saldırı başlattı. 6 Mayıs’ta Refah sınır kapısını ele geçirdi ve kapattı.

UNRWA’ya göre buna ek olarak, yakınlardaki yoğun çatışmalar nedeniyle Kerem Şalom geçidinden artık çok daha az yardım geçiyor.

Kurum, artan güvenlik endişeleri nedeniyle yardım teslimatlarının 1 – 28 Mayıs tarihleri arasında bin 479 kamyona düştüğünü, bunun da günde ortalama sadece 53 kamyona denk geldiğini söylüyor.

UNRWA birçok gün hiçbir kamyonun geçişine izin verilmediğini söylüyor.

UNRWA Mayıs başından bu yana sadece kendi yardım sevkiyatlarını sayıyor. Bu nedenle bu rakamların, gerçekleşen sevkiyat sayısından daha düşük olması muhtemel.

Ancak yardım kuruluşu ActionAid, Mayıs başından bu yana yardım sevkiyatlarının çok azının Gazze’ye geçmesine izin verildiğini ya da hiç izin verilmediğini söylüyor. Kuruma göre gıda yardımlarının büyük bir kısmı çürümeye başladı.

ActionAid UK İnsani Yardım Politikaları Başkanı Ziad Issa, “Refah geçidi kapalı. Kerem Şalom geçidi İsrail tarafında açık olsa da, Gazze’deki yardım kuruluşlarının ulaşması için çok tehlikeli” diyor.

Issa, bu durumun hayat kurtaracak yardımlarla dolu kamyonların sınırın diğer tarafında sıkışıp kalması gibi absürd bir duruma yol açtığını belirtiyor.

Gazze’ye yardım girişini koordine eden İsrail’in askeri kurumu Cogat ise buna şiddetle karşı çıkıyor.

Kurumun sözcüsü Shani Sasson, “Gazze’nin kuzeyinde Erez ve güneyinde Kerem Şalom olmak üzere iki sınır kapımız açık” diyor.

Cogat verilerine atıfta bulunan Sasson, her gün yaklaşık 400 kamyonun bu iki kapıdan geçerek Gazze’ye girdiğinden söz ediyor.

Yardım iskelesi işe yaradı mı?

ABD silahlı kuvvetleri, yardım malzemelerini deniz yoluyla getirmek için Gazze Şehri’nin hemen güneyindeki bir plaja, birkaç yüz metre uzunluğunda bir yüzer iskele inşa etti.

İskele 17 Mayıs’ta açıldı.

Kıbrıs’ta yüklenen kamyonlar donanma gemilerinden iskeleye geçiyor. Sahildeki bir depolama alanında yardımları boşaltıyorlar.

ABD ordusu iskele üzerinden günde yaklaşık 90 kamyonun bölgeye yardım götürmesinin beklendiğini ve bu sayının günde 150 kamyona çıkacağını açıkladı.

Ancak iskele 28 Mayıs’ta dalgalı denizde parçalanarak kullanılamaz hale geldi. İskelenin bazı bölümleri tamirat için İsrail’in Aşdod limanına götürülmek zorunda kaldı.

Yardım kuruluşlarına göre iskele Gazze’ye yardım ulaştırmak için sihirli bir değnek değil.

ActionAid UK İnsani Yardım Politikaları Başkanı Ziad Issa, “Tam olarak faaliyete geçtiğinde bile bu güzergâh üzerinden günde sadece 150 kamyon yardım taşınabilecek. Gazze’ye giren yardım miktarındaki herhangi bir artış memnuniyetle karşılanır elbette. Ama ne yazık ki bu miktar ihtiyaç duyulan miktarın çok altında” diyor.

“İskele, bölgeye açılan bir giriş noktası olsa da, bu Gazze içinde yardım dağıtmanın son derece zor ve tehlikeli olduğu gerçeğini değiştirmiyor.”

Yardım eksikliği gelecekte ne anlama gelebilir?

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırılması (IPC) olarak bilinen çalışmaya göre, Gazze’de 1,1 milyon insan felaket düzeyinde bir gıda güvensizliği yaşıyor.

IPC, Gazze’nin kuzeyinde tahminen 210 bin kişiyi kapsayan bir kıtlık tehlikesinin söz konusu olduğunu belirtiyor.

Kıtlık, Uluslararası Kurtarma Komitesi tarafından yetersiz beslenme, açlık ve ölüme yol açan yaygın şiddetli gıda yoksunluğu olarak tanımlanıyor.

IPC, Gazze’nin orta ve güney kesimlerinde de şu andan Temmuz ayına kadar yüz binlerce kişiyi daha kapsayacak bir kıtlık yaşanabileceğini belirtiyor.

İnsan hakları kuruluşu Euro-Med Human Rights Monitor, Gazze’deki sağlık yetkililerinin Refah saldırısının başlamasından bu yana kıtlığa bağlı 30 ölümü resmi olarak belgelediğini ve insanların artık her gün açlıktan öldüğünü söylüyor.

Euro-Med Human Rights Monitor, Birleşmiş Milletler ve diğer yetkililere Gazze Şeridi’nde resmi olarak kıtlık ilan etmeleri çağrısında bulundu.

Ancak Cogat durumun o kadar da kötü olmadığını söylüyor.

Sasson, “Günde 400 yardım kamyonu gönderirken nasıl kıtlık olabilir?” diyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-yardim-eksikligi-yardim-kuruluslari-uyariyor/feed/ 0
İsrail, Philadelphia Koridoru’nun kontrolünü ele geçirdi https://www.haber60.com.tr/israil-philadelphia-koridorunun-kontrolunu-ele-gecirdi/ https://www.haber60.com.tr/israil-philadelphia-koridorunun-kontrolunu-ele-gecirdi/#respond Fri, 31 May 2024 00:00:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33847 İsrail ordusu, Gazze ile Mısır sınırı boyunca uzanan ve Philadelphia Koridoru olarak bilinen stratejik bölgenin kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı.

Ordu sözcüsü, bölgede Hamas’ın Gazze’ye silah kaçırmak için kullandığı yaklaşık 20 tünelin bulunduğunu söyledi.

Mısır televizyonuna konuşan bazı kaynaklar bu iddiayı yalanladı ve İsrail’in Refah’a düzenlediği askeri operasyonu meşru kılmaya çalıştığını söyledi.

Açıklama Mısır ile gerilimin arttığı bir dönemde geldi.

İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari Çarşamba günü yaptığı açıklamada “Son günlerde ordu Mısır ve Refah sınırındaki Philadelphia Koridoru üzerinde operasyonel kontrol sağladı” dedi.

Bu koridoru Hamas’ın “Gazze Şeridi’ne düzenli olarak silah kaçırdığı bir can damarı” olarak tanımlayan Hagari, “askerlerin bölgede bulunan tünelleri araştırdığını ve etkisiz hale getirdiğini” söyledi.

New York Times’ın haberine göre Hagari daha sonra gazetecilere yaptığı bilgilendirmede tünellerin tamamının Mısır’a geçtiğinden emin olamadığını söyledi.

Philadelphia Koridoru, Mısır ile olan 13 km’lik sınırın Gazze tarafı boyunca uzanan, yer yer sadece 100 metre genişliğindeki bir tampon bölge.

Mısır daha önce sınır ötesi tünelleri imha ettiğini ve böylece silah kaçakçılığını imkansız hale getirdiğini açıklamıştı.

Al-Qahera News’in haberinde yer verdiği üst düzey Mısırlı bir kaynak ise İsrail’i “bu iddiaları Refah’a yönelik operasyonu sürdürmek ve savaşı siyasi amaçlarla uzatmak için kullanmakla” suçladı.

Hamas’ın 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail Gazze’ye yönelik büyük bir yıkıma ve on binlerce sivilin ölümüne neden olan askeri bir operasyon başlattı. İsrail ordusu, savaşta zafer elde etmek için Refah’ın kontrolünü almak zorunda olduğu konusunda ısrarcı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın aktardığına göre Gazze’de çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 36 bin kişi İsrail saldırılarında öldürüldü.

İsrail, son olarak Refah’ta yerlerinden edilmiş insanların konakladığı çadır kenti hedef alan bir saldırı gerçekleşti. Burada çoğu yanarak olmak üzere en az 45 kişi öldü.

Bu saldırı uluslararası toplum tarafından tepkiyle karşılandı. Birçok başkentte İsrail saldırılarının acilen durdurulması talebiyle kitlesel gösteriler düzenlendi.

İsrail’de üst düzey bir yetkili, Hamas ile Gazze’de devam eden savaşın en azından bu senenin sonuna kadar sürmesini beklediklerini .

Mısır ve İsrail arasındaki gerilim ise İsrail güçlerinin üç hafta önce Refah geçiş noktasının Gazze tarafının kontrolünü ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Bu hafta içerisinde İsrail ve Mısır’a ait birlikler arasında çıkan çatışmada bir Mısır askeri .

İsrail gibi Mısır da Hamas’ın 2006 yılında iktidara gelmesinden bu yana Gazze sınırında abluka uyguluyor.

Hamas, Mısır’da “terör örgütü” olarak tanımlanan ve yasaklanan Müslüman Kardeşler’in uzantısı olarak görülüyor.

Ancak Mısır, Hamas’la kanalları açık tutmaya devam ediyor ve Hamas’ın Gazze’de tuttuğu İsrailli rehineleri serbest bırakması için İsrail’le dolaylı görüşmelerde arabuluculuk yapıyor.

Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in Gazze’nin Refah kentindeki askeri operasyonlarını, saldırılarını ve diğer faaliyetlerini acilen durdurması gerektiğine hükmetti. Karara gerekçe olarak, İsrail’in askeri faaliyetlerinin Filistin halkı için “acil risk” teşkil etmesi gösterildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-philadelphia-koridorunun-kontrolunu-ele-gecirdi/feed/ 0
İsrail’in Refah Katliamlarının Lanetlenmesine Dair Karar Resmi Gazete’de Yayımlandı https://www.haber60.com.tr/israilin-refah-katliamlarinin-lanetlenmesine-dair-karar-resmi-gazetede-yayimlandi/ https://www.haber60.com.tr/israilin-refah-katliamlarinin-lanetlenmesine-dair-karar-resmi-gazetede-yayimlandi/#respond Thu, 30 May 2024 23:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33839 (ANKARA) – TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen İsrail’in Refah Katliamlarının Lanetlenmesine Dair Karar, Resmi Gazete’de bugün yayımlandı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan “İsrail’in Refah Katliamlarına Karşı Bildiri” başlıklı tezkere dün TBMM Genel Kurulu’nda okunarak kabul edildi. Karar, Resmi Gazete’de bugün yayımlandı.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Netanyahu ve çetesi, bu cinayetlerle dünyada eşi benzeri olmayan bir ırkçılığı pervasızca sergilemektedir”

“Uluslararası mahkemelerin tüm kararlarını hiçe saymaktan çekinmeyen, işgalciliği ve zalimliğiyle bilinen Netanyahu yönetimindeki İsrail, sivil yerleşim alanlarını hedef almayı sürdürmektedir. Uluslararası Adalet Divanının operasyonların durdurulması kararına rağmen, Siyonistlerin vahşeti tüm dünyanın gözü önünde devam etmektedir. İnsanlık cephesi karşısında yalnız kalmaya mahküm İsrail’in Gazzelilere uyguladığı baskı ve zulüm politikaları tüm Filistin’i yaşanmaz hale getirmektedir. İşgalci İsrail yönetimi, Gazzeli kardeşlerimizin güvenli alan olarak gösterilen Refah’taki çadırlarını dahi yakıcı silahlarla bombalayarak yüzlerce masumun kanına girmiştir. Uluslararası antlaşmaları ve hukuk kurallarını hiçe sayan Netanyahu ve çetesi, bu cinayetlerle dünyada eşi benzeri olmayan bir ırkçılığı pervasızca sergilemektedir.

“Milletimizin kalbi de masum Gazze halkıyla birliktedir”

Son Refah saldırısıyla insanlığa karşı suçların en rezil örneğini gerçekleştiren İsrail’in eylemleri apartheid rejimi uygulamalarının da ötesine geçerek bir soykırıma dönüşmektedir. Bu katliamlara ve insanlık suçlarına sessiz kalmamak her bir ferdin ve insan haklarına değer veren her bir ülkenin boynunun borcudur. Vicdanlı, adil halkların başını çektiği insanlık cephesi nasıl ki Holokost’u lanetlemekteyse, bugün de Siyonist çetenin Holokost’un ardına sığınarak Gazzelilere yönelik gerçekleştirdiği bu katliamları ve İsrail yönetimini tel’in etmektedir. Uluslararası hukuku hiçe sayarak sivilleri hedef alan katliamları bir kez daha lanetliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla tek ses olarak, İsrail’in durdurulması ve ateşkesin sağlanması yönündeki tavrını uluslararası camiada açıkça ilan etmektedir. Milletimizin kalbi de masum Gazze halkıyla birliktedir. Refah’tan gelen görüntüleri hiçbir zaman unutmayacak ve yaşanan katliamın faillerinin hak ettikleri cezaya çarptırılmaları için çaba sarf etmeye aralıksız devam edeceğiz.

“BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplanmaya ve İsrail’in saldırılarına son vermesi hususunda karar almaya davet ediyoruz”

Netanyahu ve çetesi, insanlık vicdanında mahküm edildiği gibi uluslararası mahkemeler önünde de yaptıklarının hesabını verecektir. TBMM olarak, İsrail’i durdurmak adına tüm dünya milletlerine ve meclislerine sesleniyoruz. Uluslararası toplum ve devletler, Filistin’in tanınması gibi hakkaniyetli ve zorunlu adımları atmaya süratle devam etmeli ve İsrail yönetimi tamamen yalnızlaştırılmalıdır. Esas gaye, Filistin halkının insan haysiyetine uygun bir hayata kavuşturulmasıdır. Bu sebeple, öncelikle katliamların derhal durdurulması için harekete geçilmelidir. TBMM olarak ilgili tüm kurumlarımızla birlikte, hukuki süreci özenle takip ederek, uluslararası camiada Filistin’e destek sağlamaya devam edeceğiz. Son Refah saldırılarının sorumluları da cezasız kalmayacaktır. Bu vesileyle, BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplanmaya ve İsrail’in saldırılarına son vermesi hususunda karar almaya davet ediyoruz. İnsanlık onuruna ve uluslararası hukuka saygı gösterilerek, masum insanların can güvenliği ivedilikle sağlanmalıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-refah-katliamlarinin-lanetlenmesine-dair-karar-resmi-gazetede-yayimlandi/feed/ 0
Kocaeli ve Zonguldak’ta İsrail’e Protesto Yürüyüşleri https://www.haber60.com.tr/kocaeli-ve-zonguldakta-israile-protesto-yuruyusleri/ https://www.haber60.com.tr/kocaeli-ve-zonguldakta-israile-protesto-yuruyusleri/#respond Tue, 28 May 2024 00:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33506 Kocaeli ve Zonguldak’ta çok sayıda kişi, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını protesto etmek ve Gazze halkına destek olmak amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi.

Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile vatandaşlar, Türk ve Filistin bayraklarıyla İstasyon Caddesi’nde toplandı.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Veysal Tipioğlu, Mehmet Akif Yılmaz ve Radiye Sezer Katırcıoğlu, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus’un da katıldığı yürüyüş Sabri Yalım Parkı’nda son buldu.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu Dönem Başkanı Muhammet Hanefi Akbulut, insanlığın, tarih boyunca görülen en büyük zulümlerden birine şahitlik ettiğini söyledi.

İsrail’in kadın, çocuk, yaşlı ve sivil ayırt etmeksizin Gazze’de soykırım suçu işlediğini belirten Akbulut, “Yaşanan bu işgal ve soykırım, vicdan sahibi yürekleri kanatıyor, başta bölgemiz ve Orta Doğu olmak üzere tüm dünyanın huzuruna kast ediyor. Filistin’de, 15 bin 239’u çocuk, 10 bin 93’ü kadın olmak üzere toplamda 36 bin 50 Filistinli şehit edildi. 80 bin 643 kişi yaralanırken, on binlerce kişi kayıp, kayıp olan insanların İsrail tarafından gömüldüğü toplu mezarlar her gün açığa çıkıyor.” dedi.

Akbulut, Gazze’de 100 binin üzerinde evin tamamen yıkıldığını, 300 binin üzerinde yapının zarar gördüğünü aktararak, 2 milyon sivilin saldırlar sonucu Gazze içerisinde zorla göç ettirildiğini, mesleklerini icra eden, yaşanan soykırımı haberleriyle dünyaya anlatan 140’tan fazla gazetecinin de Siyonist işgalcilerin saldırıları sonucu hayatını kaybettiğini kaydetti.

İsrail’in dün gece yeni bir caniliğe imza attığını dile getiren Akbulut, şunları kaydetti:

“İsrail başarısızlıklarını, verdiği kayıpları, esir edilen askerlerini unutturmak, dünya gündeminden uzak tutmak için Refah’ta onlarca Filistinliyi bombalarla yakarak şehit etmiştir. Tüm Dünya’nın sessizliğinden aldığı cesaretle Siyonistler, insanlıktan uzak halde terör saldırılarını sürdürürken gerçekleşen bu son saldırı sözün bittiği yer olmuştur. Uluslararası Adalet Divanı’nın saldırıları durdurma kararı aldığı Gazze Şeridi’ndeki Refah kentinde yerinden edilen Filistinlilerin çadırlarını bombalayan Siyonistler’in anlayacağı tek dilin güç olduğu da net şekilde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Birleşmiş Milletlerin yardım kuruluşlarını terör listesine almak suretiyle Gazze’ye, Refah’a girişini engellemeye hazırlanan işgalci rejim, yeni katliamların haberini vermektedir. Eğer durdurulmazlarsa daha büyük katliamlarla Gazze halkını yok etmeye hazırlanmaktadırlar.”

Akbulut, acil ateşkes çağrısını yinelediklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Herkes yaşanan bu büyük soykırıma karşı harekete geçmeli. Uluslararası kuruluşlar, sivil toplum ve devletler, işgalci İsrail’in zulümlerinin önüne geçmek için atılması gereken adımları acil şekilde atmalı. Bir an önce İsrail saldırıları durdurulmalı ve acilen ateşkes sağlanmalıdır. Filistin’de on yıllardır zulmeden işgalci İsrail’e karşı gereken yaptırımlar derhal uygulanmalıdır. Tüm dünya ülkeleri ve halkları bir araya gelip tepkisini ortaya koymalıdır. İsrail, hukuksuz işgal hareketi ve katlettiği insanlar için uluslararası hukuk önünde ve tüm dünyanın vicdanında hapsedilmelidir. Güvenli bölge ilan edilen kadınların, çocukların, yaşlıların bulunduğu çadır kenti vurmak insanlıktan uzak vahşilerin kanlı ve kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir.”

Program edilen duanın ardından sona erdi.

Zonguldak

Zonguldak’ta da üniversite öğrencileri ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, İsrail saldırısı altındaki Gazze’ye destek için yürüdü.

Kent merkezindeki Madenci Anıtı önünde bir araya gelen grup, Filistin ve Türk bayrakları ile “Sessiz kalma, soykırıma ortak olma”, “Çocuklardan ve adaletten tarafız”, “Müslüman zulme boyun eğmez” yazılı dövizlerle Valilik binası önüne kadar yürüdü.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Ensar Yılmaz, yaşanan soykırımı insanlara duyurmak istediklerini söyledi.

Yılmaz, 8 aydır yaşananları duymayan, görmeyen, bilmeyenin kalmadığına işaret ederek, “Vahşice katledilen bebeklerin, kadınların, çocukların ve beli bükülmüş ihtiyarların feryatlarını ve çaresizliklerini bırakın insanları, dağlar, taşlar, ağaçlar, masum hayvanlar ve gökteki yıldızlar bile duydu ve gördü.” şeklinde konuştu.

Refah’ta çadırlarda yaşamak zorunda kalanların yakılarak katledildiğini vurgulayan Yılmaz, “Söz zamanı bitti. Kelimeler tükendi. Cılız kınama mesajlarınızı kimse ciddiye almıyor. Hiç kimsenin kalbini soğutmuyor. İşgalci varlığını tedirgin dahi etmiyor. Kınama, zayıf ve çaresizlerin söylemidir ama ordulara sahip olanlar kınamaz. Tanklara, uçaklara, SİHA’lara, füzelere sahip olanlar kınamaz. Onlar gereğini yaparlar. Zulmedenlerin kanlı ellerini kuruturlar.” ifadesini kullandı.

Tekbir getiren ve Gazze’ye destek sloganları atan grup, sahil girişinde de bir süre devam ettirdikleri eylemi daha sonra sonlandırdı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kocaeli-ve-zonguldakta-israile-protesto-yuruyusleri/feed/ 0
AB Dışişleri Bakanları Gazze planları üzerinde görüşecek https://www.haber60.com.tr/ab-disisleri-bakanlari-gazze-planlari-uzerinde-gorusecek/ https://www.haber60.com.tr/ab-disisleri-bakanlari-gazze-planlari-uzerinde-gorusecek/#respond Mon, 27 May 2024 21:48:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33410 Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Pazartesi günü Brüksel’de Arap Birliği Genel Sekreteri’nin yanı sıra aralarında Ürdün, Mısır ve Katar’ın olduğu Orta Doğu ülkelerinden mevkidaşlarıyla savaştan sonra Gazze planları üzerinde görüşecek.

BBC News Diplomasi Muhabiri James Landale, bu tartışmaların arka planını analiz ettiği yazıda farklı ülkelerin olası senaryolara nasıl yaklaştığını inceliyor:

“Yarından Sonra” kulağa bir filmin ya da romanın başlığı gibi gelebilir. Ancak diplomatlar ve politika yapıcılar için bunun tek bir anlamı var; bu da Gazze’de savaş sona erdikten ‘sonraki günü’ ifade ediyor.

Çatışmanın yoğunluğu ve umudun yokluğu göz önüne alındığında, böyle bir düşünce şaşırtıcı, hatta iddialı bile görünebilir.

Ancak Gazze’de silahlar sustuğunda ne olabileceği ve ne olması gerektiği tartışmalarına artan bir ilgi var.

AB Dışişleri Bakanları bugün Brüksel’de Arap Birliği Genel Sekreteri’nin yanı sıra Ürdün, Mısır, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) mevkidaşlarıyla tam olarak bu konuyu görüşecekler.

Orta Doğulu ve Batılı ülkeler arasında müzakereler ve planlar yapılıyor. Pek çok kişi Kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık Seçimleri öncesindeki fırsat penceresinin kapandığının farkında.

Ancak tüm bunlara rağmen neyin ne zaman olması gerektiği konusunda çok az fikir birliği var gibi görünüyor.

Bu hafta Filistin devletini resmen tanıyacak olan üç Avrupa ülkesinin ( Norveç, İspanya ve İrlanda) odağında iki devletli çözüme ilişkin tartışmayı yeniden canlandırmak var. Bu konu yıllardır siyasetçiler için sözden öteye geçmeyen bir slogan olarak kaldı.

Siyasi bir “sonraki gün” müzakeresinin ateşkese ve rehinelerin serbest bırakılmasına imkan tanıyacağı ümit ediliyor. İrlanda Başbakanı Simon Harris, “Barışa giden tek yol siyasidir” demişti.

İngiliz bakanlarsa savaş sonrası Gazze’nin yönetimine yardımcı olabilmesi için Filistin Yönetimi’nin en iyi şekilde nasıl desteklenebileceği konusuna odaklanıyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron bu hafta Lordlar Kamarası’nda yaptığı konuşmada, İsrail’e Filistin Yönetimi’nin gelirlerini alıkoymayı durdurması konusunda baskı yaptığını söyledi.

İsrail sadece Filistin Yönetimi’e vergi gelirlerini vermemekle kalmıyor, aynı zamanda İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Belazel Smotrich Filistin bankalarını İsrailli muadillerine erişimini engellemekle tehdit ediyor.

Diğer yandan İngiltere Hazinesi’nin Filistin Yönetimi için yeni mali ve teknik destek yöntemleri hazırlaması bekleniyor.

Ancak hükümet içinde, İngiltere’nin bir Filistin devletinin nasıl kurulacağına ilişkin düşünceleri konusunda daha açık olması gerektiğini savunanlar da var.

Üst düzey bir kaynak bana, “Bir zaman çizelgemiz eksik. Başlangıç noktasında hemfikiriz: Savaşı durdurmak. Ve bir Filistin devletinin kurulması konusunda da hemfikiriz. Ancak oraya nasıl kalıcı bir şekilde ulaşacağımız belli değil. Eğer bunu belirlemezsek önümüzdeki 70 yıl boyunca bu sorunla uğraşacağız” dedi.

İsrail’den de farklı sesler yükseliyor.

Savunma Bakanı Yoav Gallant, Binyamin Netanyahu’nun savaş sonrası bir plan hazırlamayı reddetmesini kınayarak, “‘Hamas’tan sonraki gün’ ancak Filistinli birimlerin uluslararası aktörler eşliğinde Gazze’nin kontrolünü ele geçirmesi ve Hamas yönetimine alternatif bir yönetim oluşturmasıyla başarılabilir” dedi.

Savaş kabinesi üyelerinden Benny Gantz bir adım daha ileri giderek, Netanyahu’yu 8 Haziran’a kadar altı maddelik bir planı kabul etmemesi halinde hükümetten istifa etmekle tehdit etti. Plan, Gazze’nin askerden arındırılmasının ardından burada bir ABD, Avrupa, Arap ve Filistin ortak yönetiminin kurulmasını içeriyordu.

İki eski generalin de odak noktası siyasi olmaktan çok askeri.

Uzun vadede Gazze’yi İsrail ordusunun yönetmesinden kaçınmak istiyorlar; Gallant, bunun İsrail’in ağır bir bedel ödeyeceği “tehlikeli bir yol” olacağını söylemişti

ABD de bu görüşü paylaşıyor. Amerikan Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen hafta Senato’da yaptığı konuşmada, “Sadece Gazze’deki çatışmanın mümkün olan en kısa sürede sona ermesi değil, aynı zamanda İsrail’in Gazze’nin nasıl yönetileceği, güvenliğinin sağlanacağı ve yeniden inşa edileceği konusunda net bir planı ortaya koyması da zorunludur” dedi.

ABD ayrıca, kısa vadede Gazze’de güvenliği sağlayabilecek uluslararası bir güç üzerinde anlaşmaya varmaları için Arap devletlerine baskı yapıyor.

ABD kendi askerlerini sahaya sürmek yerine Mısır, Ürdün, Fas, Bahreyn ve BAE gibi ülkelerin bu görevi yapmasını istiyor.

Ancak diplomatlar, bu ülkelerin yalnızca Batı’nın Filistin devletini tanıması, iki devletli çözüme giden üzerinde anlaşmaya varılmış bir yol bulunması durumunda katılacaklarını açıkça belirttiklerini ve bir tür Filistin liderliğinin daveti üzerine geldiklerini söylüyor.

Türkiye’nin nasıl bir rol oynayabileceği de tartışılıyor

Bir Arap diplomat bana “Sonraki gün’ siyasi süreçten ayrılamaz, kapsamlı bir paketin parçası olmalıdır. Siyasi bir süreç olmadıkça kimsenin ayağı yere basmayacaktır” dedi.

Bazı Arap ülkeleri, ABD’nin İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecine gereğinden fazla odaklandığını savunuyor. Bunun, İsrail’in anlaşmasını daha geniş bir siyasi çözüme ulaştırmanın anahtarı olabileceğini kabul ediyorlar, ancak bunun bazı ABD’li yetkililer tarafından fazlasıyla “sihirli bir kurşun” olarak görüldüğünden şüpheleniyorlar.

Ayrıca ABD’nin İsrail için “sonraki gün” konusunda daha fazla düşünmesi; Filistin yönetimindeki Gazze için halk desteğini kazanabilecek ılımlı seslerle daha yakın temasa geçmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Türkiye’nin savaş sonrası bir tür anlaşmaya varmak için Hamas üzerindeki nüfuzunu kullanarak nasıl bir rol oynayabileceği de tartışılıyor.

Nihayetinde herhangi bir anlaşmanın önündeki en önemli engel Binyamin Netanyahu’nun kendisi.

Filistin Yönetimi’nin herhangi bir rolüne kategorik olarak karşı çıkmak dışında bu konuyu tartışmayı reddediyor. Hükümetinin uzun vadeli İsrail işgalinden yana olan aşırı sağcı üyelerini rahatsız etmekten çekiniyor. Ancak İsrail başbakanın üzerindeki baskı artıyor ve bir gün seçim yapmak zorunda kalabilir.

Batılı bir diplomat, “Risk, ‘sonraki gün’ planının olmaması. İsrail Refah’a operasyonu sürdürebilir, Hamas hâlâ orada olabilir, başka bir Refah da olabilir. Askeri harekât aylarca sürebilir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ab-disisleri-bakanlari-gazze-planlari-uzerinde-gorusecek/feed/ 0
İsrailliler, İsrailli esirlerin geri getirilmesi ve hükümetin istifası talebiyle gösteri düzenledi https://www.haber60.com.tr/israilliler-israilli-esirlerin-geri-getirilmesi-ve-hukumetin-istifasi-talebiyle-gosteri-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/israilliler-israilli-esirlerin-geri-getirilmesi-ve-hukumetin-istifasi-talebiyle-gosteri-duzenledi/#respond Mon, 27 May 2024 01:51:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33308 İsrailliler, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin geri getirilmesi ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle ülke genelinde bu cumartesi de gösteriler düzenledi.

İSRAİLLİLER YİNE SOKAKLARA DÖKÜLDÜ

İsrailli esirlerin getirilmesi için anlaşma imzalanması çağrısının yapıldığı, Netanyahu hükümetine karşı her hafta cumartesi günü düzenlenen protestolar, bu hafta da geniş katılımla devam etti. Hükümet karşıtı gruplara katılan on binlerce kişi, esirlerin geri getirilmesi konusunda siyasi iradenin kayıtsızlığını eleştirerek, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifasını ve erken seçimlere gidilmesini istedi.

GÖSTERİLER ÜLKE GENELİNE YAYILDI

Gösteriler, başkent Tel Aviv başta olmak üzere Batı Kudüs, Hayfa ve Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile pek çok farklı noktada düzenlendi. Tel Aviv’deki protestoların adresi, Netanyahu hükümetinin yargı düzenlemelerine karşı yapılan gösterilerde sembolleşen, polisin demir bariyerlerle kapattığı Kaplan Caddesi oldu.

“NETANYAHU SEN SUÇLUSUN”

İsrail bayrakları taşıyan binlerce protestocu, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler taşıdı, caddede kurulan platformda hükümeti eleştiren konuşmalar yapıldı. Esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davullar ve düdükler çalan protestocular, “Hepsi hemen eve!”, “istifa şimdi” yazılı dövizler taşıdı, Netanyahu’yu suçlayan sloganlar attı. Göstericiler, “Netanyahu esirleri serbest bırak!”, “Sen baştasın, sen suçlusun”, “Kanlı başbakanın elinde kan var” diye bağırdı.

NETANYAHU’NUN EVİNİN ÖNÜNDE DE PROTESTOLAR VAR

Sahil kenti Hayfa’nın yanı sıra kuzeyde Kayserya kentindeki Netanyahu’nun şahsi konutunun çevresinde de yüzlerce gösterici İsrail bayrakları, meşaleler, davul ve düdüklerle toplandı. Göstericiler, “Sen baştasın, sen suçlusun!” sloganları atarak hükümetin istifasını ve erken seçim talep etti. Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.

HAMAS, ATEŞKES ÖNERİSİNE ONAY VERMİŞTİ

Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 6 Mayıs’ta Katar ve Mısır’a, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin önerilerini onayladığını bildirmişti. Hamas’ın Katar ve Mısır tarafından iletilen “ateşkes önerilerine” onay verdiğini duyurmasının ardından İsrail Savaş Kabinesi, Refah’ta saldırılara devam kararı almıştı.

İSRAİL, REFAH’A SALDIRIYOR

İsrail ordusu, 7 Mayıs’ta Refah’ın doğusuna kara saldırısı başlatmış Mısır’a açılan sınır kapısı Refah’ın Filistin tarafında kontrolü ele geçirmişti. İsrail ordusunun işgal ettiği bölge Gazze’ye insani yardımların girişinde ana geçiş noktası olan ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yurt dışına seyahat etmek için kullandıkları tek geçiş noktası Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nı da içeriyor. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesine de yeniden karadan saldırı başlatmıştı.

GAZZE ŞERİDİ’NDE CAN KAYBI 35 BİNİ AŞTI

İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz, Netanyahu, 6 Haziran’a kadar savaşa ve sonrasında Gazze’nin idaresine ilişkin bir strateji açıklamazsa partisiyle koalisyondan çekilme tehdidinde bulunmuştu. İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 15 binden fazlası çocuk, 10 bini kadın olmak üzere 35 binden fazla Filistinli öldürüldü, en az 79 bin Filistinli yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilliler-israilli-esirlerin-geri-getirilmesi-ve-hukumetin-istifasi-talebiyle-gosteri-duzenledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Filistin Devletini Tanımayan Ülkeleri Daha Fazla Vakit Kaybetmeden Aynı Adımı Atmaya Çağırıyoruz” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-filistin-devletini-tanimayan-ulkeleri-daha-fazla-vakit-kaybetmeden-ayni-adimi-atmaya-cagiriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-filistin-devletini-tanimayan-ulkeleri-daha-fazla-vakit-kaybetmeden-ayni-adimi-atmaya-cagiriyoruz/#respond Fri, 24 May 2024 22:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32898 (ANKARA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde; “Üç AB ülkesinin liderine tarihin doğru tarafında yer alan vicdanlı kararlarından dolayı şahsım ve milletim adına takdirlerimizi iletiyoruz. Filistin devletini tanımayan ülkeleri daha fazla vakit kaybetmeden aynı adımı atmaya çağırıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, şunları söyledi:

“76 senedir evlerine, yurtlarına geri dönmenin hayalini kuran Filistinli kardeşlerimize karşı mesuliyetimiz vardır. Bunları yok sayamaz, göz ardı edemeyiz. Biz komşusu açken tok yatanlardan olamayız, kardeşine sırtını dönenlerden, ‘bana ne’ diyenlerden, ‘her koyun kendi bacağından asılır’ diyenlerden olamayız. Abluka nedeniyle zaten açık hava hastanesi olan Gazze’yi, son 229 günde devasa bir çocuk mezarlığına çevirdiler. Kimse aklımızla alay etmesin. Gazze’de oluk oluk akan kanda en az işgalciler kadar, onlara lojistik ve askeri destek sağlayanların da vebali var. Siyonist yayılmacılık böyle devam ederse açık söylüyorum, dünyamız yeni çatışmalara gebedir. Batılı güçler, tüm şımarıklığına ve pervasızlığına rağmen Netanyahu’nun arkasında durdukça Filistin’de katliamların önüne geçilemez.

“Yok sayamaz gözardı edemeyiz”

Kendimiz huzur içinde sevdiklerimizle beraber barış içinde yaşarken yanıbaşımızda yaşananlara kayıtsız kalamayız. 13 yıldır vatan hasretiyle yürekleri kavrulan Suriyeli muhacirlere bir lokma ekmek bulamadığı için anasının kucağında son nefesini veren Somalili, Sudanlı, Yemenli çocuklara. Tam 76 senedir yurtlarına, topraklarına geri dönmenin hayalini kuran Filistinli kardeşlerimize karşı mesuliyetimiz vardır. Bunları yok sayamaz, gözardı edemeyiz. Ne mutlu kalplerinde hiçbir ayrım yapmayan mazlumlara yer açabilenlere diyorum. Ne mutlu karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek infak edenlere diyorum.

“Yurt içi iyilik ödüllerini kazananları tebrik ediyorum”

Diyanet Vakfımız Uluslararası İyilik Ödülleri marifetiyle şefkat ve yardımlaşma sancağını ülkemizin dört bir yanında yüceltiyor. Hepimizin içini ısıtan güzel örnekler iyiliğin, dürüstlüğün ve merhametin evrensel olduğunu, sınır tanımadığını, dil, ırk, renk mezhep ayırt etmediğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Yurt içi iyilik ödüllerini kazanan İbrahim Taşdemir, Ahmet Seferoğlu, Turgut Kılıç ve Necmettin Erbakan Akyüz kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Yurt içi vefa ödülümüzü merhum Ömer Faruk Bilgili hocamız adına veriyoruz. Vefa ödülünü kazanan kardeşlerimi tebrik ediyor. 30 yılı aşan Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde önemli görevler ifa etmiş Hatay İl Müftüsü Ömer Faruk Bilgili hocamızı burada rahmetle yad ediyorum.

“Çalışmalarınızın daim olmasını diliyorum”

Etrafımızı kuşatan onca acı, kötülük, zulme, mazlumların gökyüzünü çınlatan onca feryadına rağmen dünya halen ayakta ise sebebi iyi, güzel insanların, sizin gibi iyiliksever insanların varlığıdır. Depremde gerektiğinde canını tehlikeye atan, bir ihtiyaç sahibine ulaşmak için kendini paralayan, hakkı ve adaleti savunmak için her türlü riski göze alan Kur’an’ın nuruyla aydınlanan nesillerin yetişmesi için gayret eden, yetimlere, öksüzlere ve hatta kuşlara el uzatan yüce yürekli insanların eksikliğini Rabbim bize hissettirmesin diyorum.

“Unutulan soykırım tekrarlanır”

Merhum Aliya İzzetbegoviç soykırım için ‘Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın; çünkü unutulan soykırım tekrarlanır’ demişti. Merhum Aliya’nın dikkat çektiği acı gerçeğe maalesef Gazze’de hep birlikte şahit oluyoruz. 7 Ekim’den bu yana tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de son asrın en hoyrat soykırımlarından biri işleniyor. 15 bini aşkın çocuk katledildi, 35 bin kişi şehit edildi, Gazze’nin neredeyse tamamı enkaza döndü.

“Kimse bizim aklımızla alay etmesin”

Gazze’yi son 229 günde devasa bir çocuk mezarlığına çevirdiler. Kuvözdeki bebekleri öldürecek, hastaneleri, ibadethaneleri bombalayacak, yardım malzemesi götüren kamyonlara saldırılacak, masum sivillerin tepesine bomba yağdıracak kadar insanlıklarını kaybettiler. Tüm bunlara yıllardır bize insanlık dersi verenlerin koşulsuz desteğiyle yaptılar. Kimse bizim aklımızla alay etmesin, gözümüzün içine bakarak yalan söylemesin.

“İsrail gerçek niyetini ortaya koydu”

Gazze’de oluk oluk akan kanda en az işgalciler kadar onlara lojistik ve askeri destek sağlayanların da vebali vardır. Sanmayın ki, Gazze’de ölen biçarelerin ahı bunları tutmayacak. Sanmayın zalimlerin yaptıkları yanlarına kar kalacak. Asla, Gazze’deki kan işgalcilerin alnına yapışmıştır. Hamas önceki hafta ateşkes teklifini kabul ettiğini açıkladı. Ancak İsrail uzlaşmaz tavrını sürdürdü. İsrail yönetimi bununla da yetinmedi. Sivillerin son sığınağı olan Refah’a saldırarak gerçek niyetini ortaya koydu. Batılı güçler tüm şımarıklığına ve pervasızlığına rağmen Netenyahu’nun arkasında durdukça Filistin’de katliamların önüne geçilemez. Netanyahu siyasi ömrünü uzatmak için antisemitizmi körüklüyor, kendi vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye atıyor. Böyle devam ederse dünyamız yeni çatışmalara gebedir. İran’la geçen hafta yaşanan gerilim bunun sadece işaretiydi.

“Soykırımcılar adalete hesap vermelidir”

İsrail yönetiminin daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk, kadın ölmeden insanlığa dair umutlar kaybolmadan bir an önce durdurulması gerekiyor. Katliamın durdurulması ilk adımdır, soykırımcıların adalete hesap vermesi sağlanmalıdır. Gazze’de ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan budur. İsrail Nekbe’den beri 76 yıldır kan döküyor, can alıyor. Filistin halkının topraklarını alenen gasp ediyor. Uluslararası hukuku tanımadığını her defasında açıkça gösteriyor.

“Soykırım davasına müdahil olacağız”

Batılı güçler ve uluslararası sistem tarafından el üstünde tutulmaya, korunmaya devam ediyor. 150 gazeteciyi öldüren ülke güya basın özgürlüğü sıralamasında bölgede birçok ülkeden üst sıralarda yer alabiliyor. Bunun gibi İsrail’i kayıran pek çok çifte standartla karşılaşıyoruz. Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. İsrail aleyhine soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık.

“İnsani yardımların toplamı 54 milyonu geçti”

İsrail’in soykırım suçu işlediğine dair elimizdeki bilgi ve belgeleri muhataplarımıza iletiyoruz. Türkiye Filistin halkının ve doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistinli direnişçilerinin yanındadır. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 54 milyonu geçti.

“İthalat ve ihracat işlemini geçen ay durdurduk”

İsrail ile olan ithalat ve ihracat işlemini geçen ay tamamen durdurduk. İsrail’i ateşkese zorlamak için dost ve kardeş ülkeler nezdinde diplomatik temaslarımızı artırdık. Yabancı liderlerle yaptığımız görüşmelerin vazgeçilmez gündem maddesi Filistin devletinin tanınması ve katliamların durmasıdır. Uluslararası alanda bu yönde başlatılan tüm girişimlere destek veriyoruz.

“Zulme ve zalime asla boyun eğmediler”

Filistinli kardeşlerimiz tüm imkansızlıklara rağmen verdikleri mücadeleyle dik ve dirayetli duruşlarıyla insanlığın yüz akı oldular. 229 gündür uyguladığı soykırıma rağmen İsrail yönetimi Gazze halkının çelikten iradesini kıramadı, mücadele azmini yok edemedi. Filistinliler yaralandılar, öldürüldüler, sürüldüler, göçe zorlandılar, açlıkla, susuzlukla sınandılar. Öpmeye kıyamadıkları yavrularını toprağa verdiler. İşkencenin her türlüsüne mazur bırakıldılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ettiler. Halen de devam ediyorlar. Buradan Gazze’nin ve Ramallah’ın yiğit evlatlarını ülkem ve milletim adına bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Filistinli şehitleri rahmetle anıyor, yaralılara Allah’tan şifalar diliyorum. Dünyanın dört bir yanında her hafta sokakları, meydanları dolduran vicdan sahibi insanlara sizlerin vasıtasıyla teşekkürlerimi iletiyorum. Siyonist lobinin tehditlerine rağmen Filistin’e sahip çıkan, Gazze için kıyama kalkan üniversite öğrencileri, hocaları, sanatçıları ayrıca tebrik ediyorum.

“İsrail bu vahşi savaşı kaybetmiştir”

İsrail insanlığın gözünde bu vahşi savaşı kaybetmiştir. İsrail yönetimi insanlığın vicdanında mahkum olmuştur. Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha adlarını tarihe yazdırmışlardır. Filistin davası Allah’ın izniyle 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıyla zafere ulaşacaktır. Buna tüm kalbimizle inanıyoruz. Rabbim bizlere o güzel günleri görmeyi nasip eylesin diyorum.

” İspanya, Finlandiya, Norveç liderlerine takdirlerimizi iletiyoruz”

Üç AB ülkesinin liderine tarihin doğru tarafında yer alan vicdanlı kararlarından dolayı şahsım ve milletim adına takdirlerimizi iletiyoruz. Filistin devletini tanımayan ülkeleri daha fazla vakit kaybetmeden aynı adımı atmaya çağırıyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-filistin-devletini-tanimayan-ulkeleri-daha-fazla-vakit-kaybetmeden-ayni-adimi-atmaya-cagiriyoruz/feed/ 0 Erdoğan, Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin’i tanıma kararından memnuniyet duydu https://www.haber60.com.tr/erdogan-norvec-irlanda-ve-ispanyanin-filistini-tanima-kararindan-memnuniyet-duydu/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-norvec-irlanda-ve-ispanyanin-filistini-tanima-kararindan-memnuniyet-duydu/#respond Fri, 24 May 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32888 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada Filistin’i tanıma kararı alan Norveç, İrlanda ve İspanya’nın açıklamalarından büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

7 Ekim’den bu yana Gazze’de son asrın en hoyrat soykırımlarından biri işleniyor. 35 bin masum şehit edildi. 80 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze neredeyse enkaza döndü. Gazze’yi son 229 günde devasa bir çocuk mezarlığına çevirdiler. Hastaneleri bombalayacak, gıda sırası bekleyen masumların üstüne bomba yağdıracak kadar insanlıklarını kaybettiler. Kimse bizim aklımızla alay etmesin. Kimse gözümüzün içine bakarak yalan söylemesin. Gazze’de oluk oluk akan kanda, onlara destek sağlayanların da vebali vardır. Sanmayın ki zalimlerin yaptıkları yanlarına kar kalacak. Gazzeli masumların kanı işgalcilerin alnına yapışmıştır.

Hamas önceki hafta ateşkes teklifi kabul ettiğini açıkladı. İsrail, uzlaşmaz tavrını sürdürü. Refah’a saldırarak gerçek yüzünü gösterdi. Batı’lı güçler Netanyahu’nun arkasında durdukça Filistin’de işgal bitmez. Siyonist yayılmacılık böyle devam ederse dünyamız yeni çatışmalara gebedir. İran’la yaşanan gerilim bunun sadece bir işaretiydi. İsrail’in bölge ülkelerine saldırıları artıyor. İsrail yönetiminin daha fazla insan ölmeden bir an önce durdurulması gerekiyor. Katliamın durdulması ilk adımdır. Soykırımcıların adalete hesap vermesi gerekiyor. İsrail, Nekbe’den beri 76 yıldır kan döküyor, can alıyor. Filistin topraklarını alenen gasp ediyor. Hukuku tanımadığını her defasında açıkça gösteriyor. Ama sistem tarafından korunmaya devam ediyor. Son 7,5 ayda 150 gazeteciyi öldüren ülke, bölgedeki birçok ülkede basın özgürlüğünde üst sıralarda yer alıyor.

Güney Afrikalı dostlarımızın israil aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık. İsrail’in soykırım suçu işlediğine dair tüm belgeleri iletiyoruz. Türkiye, Filistin direnişçilerinin yanındadır. Gazze’ye gönderidiğimiz yardımların toplamı 54 bin tonu geçti. İsrail’e olan ihracat ithalat işlemlerini geçen ay tamamen durdurduk. Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bitirdik.

Filistinli kardeşlerimiz tüm imkansızlıklara rağmen dik duruşlarıyla insanlığın yüz akı oldular. 229 gündür uygulanan soykırıma rağmen İsrail, Filistin halkının mücadele azminin yok edemedi. Filistin halkı öldürüldü, açlıkla, susuzlukla sınandı; işkencenin her türlüsünü yaşadılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ediyorlar. Buradan Gazze’nin ve Ramallah’ın yiğit evlatlarını ülkem adına selamlıyorum. Dünyanın dört bir yanında sokakları dolduran tüm vicdan sahibi insanlara teşekkür ediyorum. Siyonist lobinin tehditlerine rağmen Gazze için destek gösterisinde bulunan öğrencileri ve hocaları ayrıca tebrik ediyorum. İsrail bu vahşi savaşı aslında kaybetmiştir. Gazze’li kardeşlerimiz adlarını bir kez daha tarihe yazdırmışlardır. Filistin zafere ulaşacaktır. 1967 sınırlarıyla bağımsız ve egemen Filistin mutlaka kurulmalı.

Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin Devleti’ni tanıyacakları açıklamalarından büyük memnuniyet duydum. Bu vicdanlı kararlarından dolayı liderlerini tebrik ediyoruz. Henüz Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere de aynı adımı atmalarına çağırıyoruz.

Türkiye olarak neredeyse bir sorun ve dram varsa tüm imkanlarımıyla ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın gayretindeyiz. Zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz.

“Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin Devleti’ni tanıyacakları açıklamalarından büyük memnuniyet duydum. Bu vicdanlı kararlarından dolayı liderlerini tebrik ediyoruz. Henüz Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere de aynı adımı atmalarına çağırıyoruz.

Türkiye olarak neredeyse bir sorun ve dram varsa tüm imkanlarıyla ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın gayretindeyiz. Zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-norvec-irlanda-ve-ispanyanin-filistini-tanima-kararindan-memnuniyet-duydu/feed/ 0
‘Gazze’de gözaltına alınanlar İsrail hastanelerinde tedavi zorluğu çekiyor, işkence benzeri koşullarda tutuluyor’ https://www.haber60.com.tr/gazzede-gozaltina-alinanlar-israil-hastanelerinde-tedavi-zorlugu-cekiyor-iskence-benzeri-kosullarda-tutuluyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-gozaltina-alinanlar-israil-hastanelerinde-tedavi-zorlugu-cekiyor-iskence-benzeri-kosullarda-tutuluyor/#respond Wed, 22 May 2024 21:03:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32731 İsrail’deki sağlık çalışanları BBC’ye, Gazze’de gözaltına alınan ve İsrail’e götürülen Filistinli hastaların rutin olarak hastane yataklarında zincirlenmiş, gözleri bağlı, bazen çıplak halde tutulduğunu ve bez giymeye zorlandıklarını söyledi; bir doktor bunu “işkence” olarak tanımladı.

BBC’ye bilgi veren bir kaynak, bir askeri hastanede prosedürlerin “rutin olarak” ağrı kesici kullanılmadan yapıldığını ve bunun Filistinlilere “kabul edilemez ölçüde acı” verdiğini anlattı.

Başka bir kaynak, bir devlet hastanesinde gözaltındaki bir Gazzeliye uygulanan invaziv tıbbi prosedür sırasında ağrı kesicilerin “seçilerek” ve “çok sınırlı bir şekilde” kullanıldığını söyledi.

Ayrıca, devlet hastanelerinin onları nakletme ve tedavi etme konusundaki isteksizliği nedeniyle, kritik hastaların derme çatma askeri tesislerde tutulduğunu ve uygun tedaviden mahrum bırakıldığını da belirtti.

İsrail ordusu tarafından sorgulanmak üzere gözaltına alınarak Gazze’den götürülen ve daha sonra serbest bırakılan bir kişi, enfeksiyon kapmış yarası tedavi edilmediği için bacağının kesildiğini söyledi.

İddiaların merkezinde yer alan askeri hastanede çalışan kıdemli bir doktor, ampütasyonların hastanedeki koşulların sonucu olduğu iddiasını reddetti; ancak gardiyanlar tarafından kullanılan pranga ve diğer kısıtlamaların “insan onuruna yakışmadığını” söyledi.

İsrail ordusu, tesisteki tutuklulara “uygun ve dikkatli” davranıldığını savundu.

BBC’nin görüştüğü iki kaynak da, bu kişilerin tedavisini değerlendirecek pozisyonda olduklarını belirttiler. Her ikisi de konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin gizli kalmasını istedi.

Anlattıkları, İsrail’deki İnsan Hakları İçin Doktorlar adlı kuruluş tarafından Şubat ayında yayımlanan ve İsrail’in sivil ve askeri hapishanelerinin “bir cezalandırma ve intikam aygıtı” haline geldiğini ve gözaltındakilerin başta sağlığa erişim hakkı olmak üzere insan haklarının ihlal edildiğini kaydeden raporla da örtüşüyor.

Gözaltındaki hasta ve yaralı Filistinlilerin tedavisine ilişkin endişeler, İsrail’in güneyindeki Sde Teiman askeri üssündeki askeri sahra hastanesinde yoğunlaşıyor.

Sahra hastanesi, Hamas saldırılarının ardından, bazı kamu çalışanlarının saldırı günü savaşçıları tedavi etmekte isteksiz davranması üzerine, özellikle Gazze’de gözaltına alınanları tedavi etmek için İsrail Sağlık Bakanlığı tarafından kuruldu.

O tarihten bu yana İsrail güçleri Gazze’den çok sayıda insanı aldı ve sorgulamak üzere Sde Teiman gibi üslere götürdü. Hamas adına savaştığından şüphelenilen kişiler İsrail’in gözaltı merkezlerine gönderiliyor; pek çoğu ise herhangi bir suçlama yöneltilmeden Gazze’ye geri götürülüyor.

Ordu, gözaltı merkezlerinde tutulanlara dair detayları paylaşmıyor.

Elleri ve ayakları kelepçeli, gözleri bağlı

Sde Teiman’daki hastanede tedaviden sorumlu bazı doktorlara göre, hastalar gözleri bağlı ve ellerinden ve ayaklarından mütemadiyen yataklarına zincirlenmiş halde tutuluyor.

Ayrıca tuvaleti kullanmalarına izin verilmiyor, bunun yerine altlarına bez bağlanıyor.

İsrail ordusu bu iddialara yanıt olarak, Sde Teiman Hastanesi’ndekilere kelepçe takılmasının “kişiye göre ve günlük olarak değerlendirildiğini” ve “güvenlik açısından gerekli durumlarda uygulandığını” söyledi.

Bezlerin “yalnızca tıbbi prosedürler nedeniyle hareketleri sınırlı olan gözaltılar için” kullanıldığı belirtildi.

Ancak tesisin kıdemli anestezi uzmanı Yoel Donchin’in de aralarında bulunduğu tanıklar, hastane koğuşunda hem bez hem de kelepçe kullanımının yaygın olarak uygulandığını söylüyor.

“Ordu, hastayı bir bebek gibi %100 bağımlı hale getiriyor” diyor. “Kelepçelisiniz, bez takılı, suya ihtiyacınız var, her şeye ihtiyacınız var; bu insanlıktan çıkarmadır.”

Dr. Donchin, hasta hareketlerinin kısıtlanması konusunda bireysel bir değerlendirme yapılmadığını ve yürüyemeyen hastaların bile (örneğin bacakları ampute edilmiş olanlar) yatağa kelepçelendiğini söyledi. Uygulamayı “aptalca” olarak nitelendirdi.

Gazze savaşının ilk haftalarında tesisteki iki görgü tanığı bize, hastaların battaniyelerin altında çıplak tutulduğunu aktardı.

Tesisteki koşullar hakkında bilgi sahibi bir doktor, yataklara uzun süreli kelepçelenmenin hastalarda “korkunç acılara” yol açacağını söyleyerek, bunu “işkence” olarak tanımladı ve hastaların birkaç saat sonra ağrı hissetmeye başlayacağını kaydetti.

Diğer doktorlar, uzun vadeli sinir zedelenmesi riskine dikkat çekti.

Sorgulandıktan sonra serbest bırakılan Gazzelilerin görüntüleri incelendiğinde, el bileklerinde ve bacaklarında yaralanmalar ve yara izleri görülüyor.

Geçtiğimiz ay İsrail merkezli Haaretz gazetesi, Sde Teiman tesisindeki bir doktorun, kelepçelerin açtığı yaralar sonucu iki mahkumun bacaklarının kesildiği iddialarını haberleştirdi.

Gazete, doktorun bakanlara ve başsavcıya gönderdiği özel bir mektupta iddialarını dile getirdiğini ve mektupta bu tür ampütasyonların “maalesef rutin bir olay” olarak tanımlandığını yazdı.

BBC bu iddiayı bağımsız olarak doğrulayamadı.

Dr. Donchin, ampütasyonların kelepçelemenin doğrudan sonucu olmadığını ve enfeksiyon, diyabet veya kan damarlarındaki sorunlar gibi başka faktörlerin de etkili olduğunu söyledi.

İsrail tıbbi yönergeleri, özel bir güvenlik nedeni olmadıkça hiçbir hastanın hareketlerinin kısıtlanmamasını ve bu kısıtın asgari düzeyde olmasını şart koşuyor.

Ülkenin Tıbbi Etik Kurulu Başkanı Yossi Walfisch, tesisi ziyaret ettikten sonra, tüm hastaların yatağa bağlanmadan tedavi edilme hakkına sahip olduğunu, ancak personelin güvenliğinin diğer etik hususlara üstün geldiğini söyledi.

Kamuyla paylaşılan bir mektubunda, “Teröristlere gereken tıbbi tedavi uygulanıyor” dedi ve “kısıtlamaların asgaride tutulduğunu ve personelin güvenliğini sağlamak amacıyla uygulandığını” söyledi.

İsrail ordusunun gözaltına aldığı çok sayıda Gazzeli, sorgunun ardından herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin serbest bırakıldı.

Dr. Donchin, Sde Teiman’ın askeri hastanesindeki sağlık personelinin şikayetlerinin kelepçelerin gevşetilmesi de dahil olmak üzere değişikliklere yol açtığını söyledi. Kendisinin de, bir cerrahi prosedür öncesinde gardiyanların hareket kısıtlamalarını kaldırması yönünde ısrar ettiğini belirtti.

“Orada çalışmak hoş değil” dedi. “Yatağa kelepçelenmiş birini tedavi etmenin etik kurallara aykırı olduğunu biliyorum. Peki alternatifi nedir? Ölmelerine izin vermek daha mı iyi? Bence değil.”

Ancak raporlar, hem askeri hem de sivil hastanelerde sağlık personelinin gözaltılara yönelik tutumlarının büyük ölçüde farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor.

‘Kabul edilemez düzeyde acı’

Ekim ayında, Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarından kısa bir süre sonra Sde Teiman sahra hastanesinde çalışan bir kaynak, hastalara anestezi de dahil olmak üzere yetersiz miktarda ağrı kesici verildiğini anlattı.

Bir keresinde bir doktorun, yaşlı bir hastaya yakın zamanda enfeksiyon kapmış bir amputasyon yarasını açarken ağrı kesici verilmesi talebini reddettiğini söyledi.

“(Hasta) acıdan titremeye başladı, ben de durdum ve ‘Devam edemeyiz, ona ağrı kesici vermen lazım’ dedim.”

Doktor hastaya bunun için çok geç olduğunu söyledi.

Kaynak, bu tür prosedürlerin “rutin olarak ağrı kesici olmadan yapıldığını” ve bunun “kabul edilemez miktarda acıya” yol açtığını söyledi.

Başka bir olayda, Hamas savaşçısı olduğundan şüphelenilen birinin kendisinden, geçirdiği ameliyatlar sırasında morfin ve anestezik ilaç seviyelerinin artırılması için cerrahlara ricada bulunmasını istediğini anlattı.

Mesaj iletildi, ancak söz konusu kişinin bir sonraki operasyon sırasında da bilinci yerine geldi ve çok acı çekti.

BBC’nin kaynağı, hem kendisinin hem de diğer meslektaşlarının, bunun intikam almak amacıyla kasıtlı yapıldığı hissiyatı içinde olduklarını söyledi.

Ordu, bu iddialara yanıt olarak gözaltındaki hastalara yönelik şiddetin “kesinlikle yasak olduğunu” ve kendilerinden beklenen davranışlar konusunda çalışanlara düzenli brifing verildiğini söyledi. Şiddet ve aşağılamaya ilişkin somut kanıtların inceleneceğini ekledi.

BBC’nin ikinci kaynağı ise, Sde Teiman’daki durumun devlet hastanelerine kadar uzanan sorunun yalnızca bir parçası olduğunu söyledi. BBC, kimliğini korumak için ondan “Yoni” şeklinde bahsedecek.

7 Ekim saldırılarını takip eden günlerde İsrail’in güneyindeki hastanelerin, genellikle aynı acil servislerde hem yaralı Hamas savaşçılarını hem de saldırıların kurbanlarını tedavi etme zorluğuyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Hamas savaşçıları, Gazze sınırı yakınında yaşayan İsraillilere henüz saldırı düzenlemişti. Bu saldırılarda yaklaşık 1.200 kişi öldü ve 250 civarı kişi de rehin alındı.

Yoni, “Atmosfer son derece duygusaldı” dedi. “Hastane çalışanları hem psikolojik olarak hem de aşırı hasta sayısı nedeniyle bunalmıştı.”

“Personelin, Gazze’de gözaltına alınanlara ağrı kesici verilmesinin gerekip gerekmediğini tartıştığını duyduğum anlar oldu. Veya bazı prosedürleri nasıl ceza yöntemine dönüştürebileceklerini tartıştıkları zamanlar…”

Bunları nadir uygulamaya koysalar da, bu tür konuşmaların sıkça geçtiğini söyledi.

BBC’ye yaptığı açıklamada, ” Ağrı kesicilerin bir işlem sırasında seçilerek, çok sınırlı bir şekilde kullanıldığı bir vakaya dair bilgim var” dedi.

“Hastaya ne olup bittiğine dair herhangi bir açıklama yapılmadı. Vücudu yarılarak operasyon geçiren bir kişinin, kendisine bir şey söylenmediğini ve gözlerinin bağlı olduğunu düşündüğünüzde, tedavi ile saldırı arasında ince bir çizgi var.”

Sağlık Bakanlığı’ndan bu iddialara yanıt istedik ama bizi İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (IDF) yönlendirdiler.

‘Gözaltına alınırken iki bacağım vardı’

Yoni ayrıca, Sde Teiman’daki sahra hastanesinin ağır yaralıları tedavi edecek donanıma sahip olmadığını, ancak savaşın ilk aylarında göğüs ve karın bölgelerinden kurşunla yeni yaralanmış kişilerin de burada tutulduğunu söyledi.

Durumu kritik en az bir hastanın, kamu hastanelerinin hasta kabulünü reddettikleri için orada tutulduğunu ve hastanedeki doktorların bu duruma “sinirlendiğini” ekledi.

Han Yunus’ta yaşayan 43 yaşındaki taksi şoförü Sufian Abu Salah, İsrail ordusunun baskınlarında gözaltına alınan ve sorgulanmak üzere askeri üsse götürülen onlarca kişiden biriydi.

Askerlerin hem yolculuk sırasında hem de üste şiddetli dayak attıklarını, tedavisinin reddedildiğini ve ayağındaki küçük yaranın daha sonra enfeksiyon kaptığını söyledi.

BBC’ye “Bacağım enfeksiyon kaptı ve morardı, sünger gibi yumuşadı” dedi.

Bir hafta sonra gardiyanların onu hastaneye götürdüğünü ve yolda yaralı bacağına vurduğunu söyledi. BBC’ye yarasını temizlemek için yapılan iki ameliyatın işe yaramadığını anlattı.

“Daha sonra beni bir devlet hastanesine götürdüler ve orada doktor bana iki seçenek sundu: Bacağım ya da hayatım.”

Hayatını seçti. Bacağı kesildikten sonra askeri üsse gönderildi ve daha sonra Gazze’ye geri götürüldü.

“Bu dönem zihinsel ve fiziksel olarak bir işkenceydi. Tarif edemem. Gözaltına alındığımda iki bacağım vardı, artık tek bacağım var. Zaman zaman ağlıyorum.”

IDF, Sufian’ın gördüğü muameleyle ilgili iddialara yanıt vermedi ancak gözaltında olduğu sırada şiddet uygulandığına ilişkin iddialarının “bilinmediğini ve inceleneceğini” söyledi.

7 Ekim saldırısını takip eden günlerde İsrail Sağlık Bakanlığı, gözaltına alınan tüm Gazzelilerin askeri hastanelerde veya hapishanelerin hastanelerinde tedavi edilmesi yönünde bir talimat yayımladı; Sde Teiman sahra hastanesi bu rolü yerine getirmek için özel olarak kuruldu.

Karar, İsrail tıp camiasında pek çok kişinin desteğini kazandı; Yossi Walfisch, bunu “Hamas teröristlerinin” tedavi sorumluluğunu kamunun omzuna yüklemeyerek, “etik bir ikilemi” çözdüğünü söyledi.

Diğerleri ise Sde Teiman’ın kapatılması çağrısında bulunarak, buradaki durumu “tıp mesleği ve tıp etiği açısından benzeri görülmemiş bir dibe vuruş” olarak tanımladılar.

BBC’ye konuşan bir doktor, “Korkuyorum ki, Sde Teiman’da yaptığımız şeyin geri dönüşü yok” dedi. “Çünkü daha önce bize mantıksız görünen şeyler, bu kriz bittiğinde makul görünecek.”

Anestezi uzmanı Yoel Donchin, sahra hastanesindeki sağlık personelinin bazen bir araya gelerek durumdan yakındığını söyledi.

“Hastanemiz kapandığında bunu kutlayacağız” dedi.

Katkıda bulunanlar: Naomi Scherbel-Ball, Gidi Kleiman, Aisha Kherallah, BBC Eye

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-gozaltina-alinanlar-israil-hastanelerinde-tedavi-zorlugu-cekiyor-iskence-benzeri-kosullarda-tutuluyor/feed/ 0
İsrail, Gazze’nin dörtte üçünü tahliye bölgesi olarak belirledi https://www.haber60.com.tr/israil-gazzenin-dortte-ucunu-tahliye-bolgesi-olarak-belirledi/ https://www.haber60.com.tr/israil-gazzenin-dortte-ucunu-tahliye-bolgesi-olarak-belirledi/#respond Tue, 21 May 2024 21:33:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32658 BBC Arapça’nın veri analizi, Hamas’ın 7 Ekim saldırıları üzerine askeri operasyon başlatan İsrail ordusunun, Gazze topraklarının dörtte üçünden fazlasını tahliye bölgesi olarak belirlediğini ortaya koydu.

BBC’nin analizi, İsrail’in Gazze’deki sivillerin tahliyesi için belirlediği bölgelerin toplamda 281 kilometre karelik bir alan kapladığını gösteriyor. Bu, Gazze topraklarının yüzde 77’si demek.

İsrail güçleri, 1200 kişinin öldürüldüğü ve 250’den fazla kişinin rehin alındığı Hamas saldırısından bu yana Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlarına devam ediyor.

Hamas’ın yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in saldırıları sonucu şu ana dek 35 binden fazla kişi öldürüldü.

BBC Arapça’ya konuşan İsrail Ordusu yetkilileri, tahliye emirlerinin sivilleri daha güvenli alanlara yönelterek onları koruduğunu savundu.

Birleşmiş Milletler (BM) ve bölgedeki bazı yardım kuruluşları ise, Gazze’de 2 milyona yakın olduğu tahmin edilen nüfusun gidebileceği hiçbir güvenli yer olmadığını belirtiyor. Aynı zamanda “güvenli bölge” olarak belirlenen arazilerin de uygunluğunu sorguluyorlar.

Hamas’a yönelik askeri operasyonları kapsamında İsrail, savaşın başlangıcından bu yana onlarca tahliye emri çıkardı.

Mayıs’ın ortasına gelindiğinde, Gazze’de tahliye bölgesi olarak belirlenmeyen kısım, topraklarının çeyreğinden azına denk geliyor.

Bir yanında Akdeniz’le, diğer yanında İsrail ve Mısır’la olan sınırlarla çevrilen, 41 kilometre uzunluğunda ve 10 kilometre genişliğindeki Gazze Şeridi, daha önce de nüfus yoğunluğu yüksek bir bölgeydi.

İsrail güçleri 7 Ekim’de, yani savaşın ilk gününde, Gazze’nin farklı bölgelerindeki sivillere ilk hava saldırıları öncesinde güvenli bir yere gitmelerini söyledi.

Daha sonraki haftalarda kuzeyde ve şehrin merkezinde yaşayan sivillere, en büyük şehir Gazze Şehri’nin de aralarında olduğu, Gazze vadisinin güneyindeki bölgelere sığınmaları söylendi.

Kasım ayında İsrail, güney ile merkez bölgelerin daha geniş bir kısmını kapsayan yeni tahliye bölgelerini duyurdu.

Aralık ayının başında uluslararası baskının artması üzerine İsrail, Gazze’nin iki kısma bölündüğü tahliye haritaları paylaşmaya başladı.

Aralık ve Ocak’ta tahliye uyarıları, güneydeki Han Yunus ve etrafındaki bölgelere kadar dayandı.

Nisan’ın başlarında İsrail, Gazze’nin kuzeyindeki evlerine dönmemeleri konusunda sivillere yönelik uyarısını yineledi.

Mayıs ayına gelindiğinde, İsrail güçleri doğudan Gazze’nin içlerine doğru ilerlerken, Refah’a kara operasyonunun başlatılması üzerine bu bölgenin de yarıya yakını tahliye bölgesi ilan edildi.

Sivillere, bir kıyı kasabası olan Mevasi bölgesinden Deyr El-Balah ve Han Yunus’a kadar uzanan “genişletilmiş güvenli bölgeye” gitmeleri söylendi.

İsrail son olarak Cibaliye ve yakınlarındaki bölgelerdekiler ile, kuzeydeki Beyt Lahya’daki sivillere tahliye emri vererek Gazze Şehri’nin batısındaki sığınaklara gitmeleri çağrısında bulundu.

Ekim ayından bu yana İsrail ordusunun verdiği tahliye emirlerinden hiçbirinde, boşaltılan yerlerin ne zaman yeniden güvenli hale geleceği ve sivillerin ne zaman buralardaki evlerine dönebileceğine dair bilgi verilmedi.

BBC’nin tahliye bölgelerinin hangi boyutlara ulaştığına dair sorularına karşılık, tahliye uyarılarının sivilleri korumayı amaçladığını vurgulayan İsrail Savunma Güçleri, bulgularımıza dair bir değerlendirmede bulunmadı.

BBC’ye gönderilen açıklama metninde ise, “İsrail Savunma güçleri uluslararası hukuka saygı göstermektedir ve bu şekilde hareket etmektedir” denildi.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’na (UNRWA) göre, Gazze Şeridi’nde 1,7 milyona yakın insan, çoğunluğu birden fazla kez olmak üzere, evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Refah’tan kaçış

7 Mayıs’ta İsrail güçleri Mısır’la olan sınırdaki Refah’ın Gazze tarafına ilerleyerek burayı ele geçirdi.

Operasyon öncesi İsrail ordusu Refah’ın doğusundaki sivillere burayı tahliye etmeleri emrini verdi.

BM verilerine göre, İsrail’in operasyonlarından önce de evlerini terk edip burada sığınmış sivillerin sayısı 1,5 milyona yakındı.

BM, İsrail tankları Refah’a girdiğinden beri 800 bine yakın sivilin buradan kaçtığını belirtiyor.

Refah’ın merkezinde, eskiden yerlerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadırlarla dolu olan bir bölgenin 8 Mayıs’ta çekilen uydu fotoğrafları, buranın daha sonra yerle bir olduğunu gösteriyor.

İsrail güçleri, son zamanlarda sivilleri Ekim ayında “güvenli bölge” olarak belirlediği bir tarım alanı olan Mevasi’ye doğru yönlendiriyor.

Genişletilen güvenli bölgenin boyutları 60 kilometrekareye ulaştı.

İsrail, bu bölgede “sahra hastaneleri, çadırlar, daha fazla miktarda gıda, su, ilaç ve diğer malzemelerin” bulunduğunu öne sürüyor.

8 Mayıs’taki uydu görüntüsünden, Deyr el-Balah’ta yeni bir sahra hastanesi inşa edildiği anlaşılıyor.

BM ise sivillerin Mevasi’ye yönlendirilmesine kuşkuyla yaklaşıyor.

BBC Arapça’ya konuşan UNWRA iletişim yetkilisi Louise Wateridge, Mevasi’nin “kum ve çölden” ibaret olduğunu, İsrail’in belirlediği güvenli bölgelerin çok sınırlı altyapı ve ihtiyaç malzemesine sahip olduğunu vurguladı.

Oxfam yardım kuruluşunun Gazze’deki koordinatörü Fidaa Alarai ise Mevasi’de insani durumun kötüleştiğini söyledi.

“Burası çok kalabalık. Çadırlar her yerde, hatta artık bazıları sahil şeridine kondu” diyen Alarai, gıda, su ve yakıt olmadığına dikkat çekti.

Alarai da savaş başladıktan sonra Gazze’nin kuzeyindeki evini terk ederek birkaç kez yer değiştirmek zorunda kaldığını belirtti.

BBC Arapça, savaş başladığından beri birden fazla kez yer değiştirmiş olan Filistinli kaynaklarla konuştu.

Evini terk etmek zorunda kalmış bir kadın, Mevasi’ye sığındığını ancak burada da ne su ne elektrik bulabildiğini söyledi.

Dört kez yerinden edilmiş olan Hamdan ise, “Mevasi’ye geldiğimizde çadır bulamadık ve boşta olan bazı çadırlar da aşırı pahalıydı. Tuvalet olmadığı için yerin altına variller gömdük ve bunları tuvalet olarak kullandık” diye konuştu.

Hamdan, “Her şey çok pahalı. Hayat çok zor. Hijyen yok burada” diye de ekledi.

Habere katkıda bulunanlar: Lamees Altalebi ve Paul Cusiac

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-gazzenin-dortte-ucunu-tahliye-bolgesi-olarak-belirledi/feed/ 0
İsrail ve Mısır Arasındaki Barış Anlaşması Tehlikede https://www.haber60.com.tr/israil-ve-misir-arasindaki-baris-anlasmasi-tehlikede/ https://www.haber60.com.tr/israil-ve-misir-arasindaki-baris-anlasmasi-tehlikede/#respond Sat, 18 May 2024 21:33:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32316 BBC Mundo

İsrail ve Mısır arasında 1979 yılında imzalanan ve bir yıl sonra yürürlüğe giren barış anlaşması, yalnızca imzacılarına Nobel Barış Ödülü kazandırmakla kalmamış, imzacılardan birinin de hayatına mâl olmuştu.

Anlaşma 20 yıldan fazla süren düşmanlığa son vererek komşu iki askeri güç arasında 45 yıla yakın süre istikrar sağladı.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını Refah sınırına doğru genişletmesiyle birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler yeniden gerginleşti.

Geçtiğimiz aylarda iki taraf da, birbirine karşılıklı suçlamalarda bulunmayı sürdürdü. Son olarak da iki ülkenin dışişleri bakanları, Refah koridorundan insani yardımların geçişinde yaşanan sorunlarla ilgili birbirlerini suçladı.

Gerginlik o kadar tırmandı ki, Mısır, Güney Afrika’nın İsrail hakkında açtığı ve Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen “soykırım” davasına müdahil olacağını duyurdu.

İsrail hükümeti, Güney Afrika’nın Aralık ayında açtığı davada ileri sürdüğü, İsrail’in Gazze’deki Filistin halkına karşı soykırım suçu işlediği yönündeki suçlamaları reddediyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, “İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına olan saldırılarının şiddetini artırması ve kapsamını genişletmesi” üzerine bu kararı aldıklarını açıkladı.

BBC Arapça’nın Mısırlı yetkililere yakın bir kaynaktan aldığı bilgiye göre Kahire, Refah’taki askeri operasyonlar ve İsrail ordusunun sınır geçişlerinde olan denetimini protesto etmek amacıyla diplomatik varlığını da azaltmayı değerlendiriyor.

Şimdilik Mısır, barış anlaşmasının güvende olduğunu söylüyor.

BBC Mundo’ya konuşan Kudüs’teki Hebrew Üniversitesi’nden siyasal bilimci Profesör Gayil Talshir, iki ülke arasındakini bir “soğuk barış” olarak niteliyor.

Talshir, “Aralarında öyle büyük bir sevgi yok; daha çok ortak ulusal çıkarlar ve güvenlik kaygıları baskın” diye de ekliyor.

Ancak İsrail-Mısır geriliminin büyümesi, komşu ülkelerin gelecekteki ilişkilerinin üzerine de gölge düşürüyor.

Anlaşma ne diyor?

İsrail ve Mısır 1948-1973 yılları arasında dört kez savaştı.

Sonuncusu olan 1973’teki Yom Kippur Savaşı sırasında, bir barış anlaşması için çalışmalar başladı. Sonra dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter’ın arabuluculuğunda 1978’de Camp David adı verilen anlaşma sağlandı.

Aynı yıl dönemin Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ile İsrail’in eski başbakanı Menahem Begin, bu anlaşmadaki işbirlikleri nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüler.

Anlaşma bir sonraki yıl imzalanarak Ocak 1980’de yürürlüğe girdi. Ancak bir yıl sonra Sedat bir grup Mısırlı askerin suikastına uğradı. Suikastın arkasında İsrail’le barış anlaşmasını protesto ettiğini söyleyen İslamcı subay Halid El İslambuli vardı.

Barış anlaşması protokolü, güçler arasında hassas bir denge kuruyordu.

İki ülke arasındaki sınırı çizerek Sina Yarımadası’nı A, B ve C olarak üç ana bölgeye ayırıyor, buralarda farklı askeri birlikler ve farklı kategorilerde silahlara izin veriliyordu.

Sınırın 2,5 km içerisindeki D bölgesi ise tampon bölge olarak belirlenmişti.

Anlaşma bu bölgede İsrail’in sınırlı askeri varlığına izin veriyor. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler gözlemcileri ve diğer çokuluslu güçler burada konuşlandırılabiliyor.

Buradaki İsrail güçleri, Gazze ile Mısır arasındaki sınırın bir bölümü olan Philadelphia Koridoru’nun kontrolüne sahip. 14 km’lik koridor, silahsızlandırılmış tampon bölge konumunda.

2005’te İsrail’in tek taraflı olarak askerlerini Gazze Şeridi’nden çekmesi sonrası, İsrail ve Mısır arasında barış anlaşmasının bir parçası olarak Philadelphia Mutabakatı adı verilen bir ek protokol imzalandı.

Bu protokol, Mısır’ın terörle mücadele ve silah kaçakçılığını önleme amacıyla, Gazze’ye olan sınırı boyunca, D bölgesine komşu C Bölgesi’nde 750 asker konuşlandırmasına izin veriyordu.

İsrail uzun süredir Hamas’ın kullandığı silahların Gazze’ye Mısır topraklarından girdiğini iddia ediyor.

Mısır neden tehdit altında hissediyor?

Mısır Dışişleri Konseyi’nin üyesi ve uluslararası hukuk profesörü Ayman Salama, İsrail’in Mısır tarafının iznini almadan D Bölgesi’ne ek asker konuşlandırma hakkı olmadığını söylüyor.

BBC Arapça’ya konuşan Salama’ya göre bu adımıyla İsrail, barış anlaşmasındaki koşulları ihlal ediyor.

Hamas’ın kontrolündeki Sağlık Bakanlığı, Gazze’de 35 binden fazla insanın öldürüldüğünü söylüyor.

Mısır, şu ana dek 2 milyon Filistinli evlerini terk etmişken, kaçan sivillerin Sina’ya gelmesinden korkuyor.

Nitekim İsrail hükümetinden birkaç isim, Gazze’deki Filistinlilerin Sina’ya götürülmesi ihtimaline değindi.

Kahire’deki Amerikan Üniversitesi’nden Siyaset Bilimci Mustafa Kamel el Sayyid’e göre, Mısır hükümeti, İsrail’in Gazze’deki Filistin varlığını sonlandırarak, onları Mısır’a doğru itmeye çalıştığına inanıyor.

Ancak buradaki nüfusu giderek daha da güneye, önce Han Yunus, sonra da Refah’a iten İsrail, sınırın Filistin kısmını kontrol ediyor olmasına rağmen şu ana kadar Gazzelileri Sina’ya gitmeye zorlamadı.

Olağanüstü koşullarda yaşayan ve açlık ve salgınlarla boğuşan Filistinliler de, daha önce 2008’de İsrail’in Gazze’yi tam ablukaya alması sonrası kısa süreyle yaptıkları gibi Mısır topraklarını yönelmediler.

Halk daha çok İsrail’in “insani bölge” olarak belirlediği, Gazze’nin güneyindeki Mevasi bölgesine gitmeye ya da yıkık haldeki Han Yunus gibi bölgelere dönmeye zorlanıyor.

Birleşmiş Milletler’e göre geçtiğimiz hafta yaklaşık 450 bin kişi Refah’tan kaçtı.

İsrail’in gözünde, Mısır ve Gazze arasındaki sınır yeterince güvenli değil. İsrail, Hamas’ın 7 Ekim saldırısında kullandığı silahların büyük bölümünün Sina’daki yasa dışı tünellerden geçtiğine inanıyor.

Gayil Talshir’e göre, İsrail şimdi bu sınırı, en azından geçici olarak kontrol etmek istiyor.

Mısır şimdi ne yapacak?

Mısır yalnızca sınırdaki durum nedeniyle Gazze Savaşı’nın bir parçası değil; aynı zamanda Katar’la beraber, hem düşmanlıkların son bulması hem de rehinelerin serbest bırakılması amacıyla Hamas ile İsrail arasında yürütülen ateşkes görüşmelerinde arabulucu rolünde.

Mısır daha önce de onlarca yıl süren savaşlarda ve Gazze Şeridi’ndeki diğer çatışmalarda benzer bir rol oynadı.

Nitekim Hamas’ın kaçırarak 5 yıl Gazze’de tuttuğu İsrail askeri Gilad Şalit’in 2011 yılında, binlerce Filistinli mahkumun takası karşılığında serbest bırakılmasına da aracılık etmişti.

Bu nedenle İsrail’in gözünde Mısır’ın stratejik bir değeri var.

Mısır yönetimi aynı zamanda ABD’nin Orta Doğu’daki en güçlü müttefiklerinden biri.

İsrail’le barış anlaşması imzalandığından beri ABD’den her yıl askeri yardım aldı. Yardımlar geçen yıl 1,3 milyar dolara ulaştı.

İsrail hükümeti ile ortaklıklara çok eskiden beri sadık kalan Washington, İsrail lideri Binyamin Netanyahu’ya karşı geçtiğimiz haftalarda daha sert bir tavır aldı; hatta bu ayın başında bomba sevkiyatını durdurdu.

Kısa süre sonra Güney Afrika’nın İsrail’e açtığı davaya müdahil olduğu duyuran Mısır, İsrail’in sivillere sistematik olarak saldırdığı ve Gazzelileri evlerini ve arazilerini terk etmeye zorladığını, bunun da daha önce görülmemiş türden bir insani krize yol açtığını söylüyor.

Mısır ayrıca, İsrail’e sivillerin ihtiyaç duyduğu yeterli insani yardımın Gazze Şeridi’ne girmesine izin vermesi, Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal etmemesi çağrısında bulunuyor.

Kahire Üniversitesi’nden uluslararası hukuk profesörü Ahmed Abu eL Wafa’ya göre Mısır, Güney Afrika’ya yasal ve teknik destek verecek.

Mısır Parlamentosu’nun İnsan Hakları Komitesi’ne başkanlık eden Milletvekili Tarek Radwan, Mısır’ın davaya dahil olması için gereken yeterli kanıta sahip olduğunu savunuyor.

Peki Mısır’ın bu adımının arkasında ne var?

Gayil Talshir bu soruya şöyle yanıt veriyor:

“Mısır ve İsrail’in ortak bir amacı var: O da Hamas’ı durdurmak.

“İki taraf da savaş bittikten sonra Gazze’nin yönetiminin yeniden Hamas ya da başka bir cihatçı hareketin eline geçmesinden korkuyor ve iki taraf da bunu istemiyor.”

Mısır-İsrail ilişkileri

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-ve-misir-arasindaki-baris-anlasmasi-tehlikede/feed/ 0
7 Ekim’deki baskının sembol ismi olmuştu! Hamas’ın kaçırdığı genç kadının cansız bedeni bulundu https://www.haber60.com.tr/7-ekimdeki-baskinin-sembol-ismi-olmustu-hamasin-kacirdigi-genc-kadinin-cansiz-bedeni-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/7-ekimdeki-baskinin-sembol-ismi-olmustu-hamasin-kacirdigi-genc-kadinin-cansiz-bedeni-bulundu/#respond Sat, 18 May 2024 12:23:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/7-ekimdeki-baskinin-sembol-ismi-olmustu-hamasin-kacirdigi-genc-kadinin-cansiz-bedeni-bulundu/ İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 3 tutsağın cansız bedenine ulaşıldığını duyurdu. Bulunan cansız bedenlerin arasında Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'deki baskınında hayatını kaybeden 23 yaşındaki dövme sanatçısı Shani Louk'un da olduğu öğrenildi.

7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'de bir müzik festivaline yaptığı baskında kaçırdığı kişiler arasında 23 yaşındaki Alman vatandaşı Shani Louk da vardı. Louk'un cansız bedenine Gazze Şeridi'nde ulaşıldı.
Filistin halkına yönelik saldırılar aralıksız devam ederken, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde 3 tutsağın cansız bedenine casino siteleri ulaşıldığını duyurdu. Ordu sözcüsü Daniel Hagari, "Shani Louk, Amit Buskila ve İzak Gelernter'in cansız bedenlerine ulaşıldı. Onlar Hamas tarafından 7 Ekim'deki Nova müzik festivalinden kaçarken öldürüldü ve bedenleri Gazze'ye getirildi" ifadelerini kullandı.

"VÜCUDUNUN DURUMUNUN BU ŞEKİLDE OLMASI MUCİZE"

Alman vatandaşı olan 23 yaşındaki genç kadının ailesi yaşadıkları süreci anlattı. Louk'un babası Nissim Louk, "Kızımın bedeni tam ve çok güzel ve sanki canlıymış gibi. Vücudunun durumunun bu şekilde olması bir mucize. Sanırım yeraltındaki tüneller çok soğuk olduğu için bedeni iyi korunmuş. Halen dövmelerini görebiliyorsunuz ve ten rengi değişmemiş" dedi.
 

"ONU UYGUN BİR ŞEKİLDE TOPRAĞA VEREBİLECEĞİZ"

Shani Louk'un annesi Ricarda Louk da, "Ordu geldi ve Shani'nin bedeninin İsrail'e getirildiğini söyledi. Onun geri gelmesine sevindik ve onu uygun bir şekilde toprağa verebileceğiz" ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/7-ekimdeki-baskinin-sembol-ismi-olmustu-hamasin-kacirdigi-genc-kadinin-cansiz-bedeni-bulundu/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı: Gazze’deki şehitler özgürlüğü dünyaya tanıttı https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-gazzedeki-sehitler-ozgurlugu-dunyaya-tanitti/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-gazzedeki-sehitler-ozgurlugu-dunyaya-tanitti/#respond Thu, 16 May 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31964 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “O masum yavrular, o şehitler Gazze’nin, Filistin’in ne olduğunu, özgürlüğün ne olduğunu bütün dünyaya canlarıyla tanıttı” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ikincisi düzenlenen “Filistin İstişare Toplantısı”, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla İstanbul’da yapıldı. 29 Mayıs Üniversitesi’nde yapılan toplantıda konuşan Erbaş, terör devleti İsrail’in 8 ayda Gazze’de 35 bin civarında yarısı çocuk ve kadınlardan oluşan pek çok masum insanı katlettiğini belirterek, “Dünyanın gözü önünde, bizim de hemen burnumuzun dibinde, kalbimizde soykırım yaşanıyor. Kudüs, Filistin bizim kalbimiz. İşgalci zalimler eliyle Kudüs, adeta soykırıma sahne olan bir diyar haline getirildi” dedi.

“Gazzelilerin şehadeti, dünyanın gözünü merhamete, şefkate çevirdi”

Erbaş, terör devleti İsrail’in arkasında Batılıların ve Amerika’nın olduğuna dikkati çekerek, “Dünya şu anda 7-8 ay öncesi gibi değil, dünya değişti. Özellikle toplumlar artık Filistin’e, Gazze’ye 8 ay öncesindeki bakışla bakmıyor. O masum yavrular, o şehitler Gazze’nin, Filistin’in ne olduğunu, özgürlüğün ne olduğunu bütün dünyaya canlarıyla tanıttı. Onların şehadeti, dünyanın gözünü merhamete, şefkate çevirdi” diye konuştu.

“Gazzeliler mutlaka zafere ulaşacaktır”

Bir insanın en mukaddes varlığının canı olduğunu dile getiren Erbaş, “Anneler kucağında şehit olmuş yavrusuyla dünyaya meydan okuyabiliyorsa ve o şehidiyle Cenab-ı Hakka şükrünü eda edebiliyorsa bu toplum asla mağlup olmaz. Bu toplum mutlaka zafere ulaşacaktır. Adım gibi bundan eminim ve bu zafer er ya da geç gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.

Erbaş, “Geçmişte bu katliam, bu işgal 88 sene sürmüştü. Ben inanıyorum ki bu sefer 88 sene sürmeyecek. Bundan adım gibi eminim. Çünkü bizler burada olduğumuz müddetçe, Filistin ve Gazze için daha fazla elimizden geleni elimizle, dilimizden geleni dilimizle yapmaya devam ettikçe Gazze’deki, Filistin’deki zafer yakınlaşacak inşallah. Sadece biz bile kalsak, dünyadan hiçbir ses çıkmasa yine de buna devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Filistin’deki savaşın durması bizim güçlenmemize bağlı”

Bu zulmün durmasının, genelde İslam dünyasının özelde Türkiye’nin güçlenmesine bağlı olduğuna işaret eden Erbaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomik güç, savunma sanayi gücü ve en çok da birliğimiz, beraberliğimiz, fitneye ve tefrikaya karşı olmamız bizim için en büyük güçtür. Silahsa silah, İHA’ysa İHA, SİHA’ysa SİHA o gücü de göstermemiz lazım. TUSAŞ’ıyla, ASELSAN’ıyla, HAVELSAN’ıyla, TEİ’siyle, TAI’siyle, Roketsan’ıyla bunlar bizim gurur tablolarımız. Demek ki Gazze’de, Filistin’de, bizim topraklarımızın içinde, dışında, ötelerinde terör faaliyetlerinin son bulması bizim daha da güçlenmemize bağlı. Hem manevi gücümüzü, birliğimizi, beraberliğimizi temin etmek, tefrikaya, fitneye fırsat vermemek hem de ekonomi, savunma sanayi açısından daha güçlü olmamız lazım.”

“Üniversitelerdeki Filistin eylemleri umut verici”

Erbaş, üniversitelerdeki Filistin eylemlerine de değinerek, “Dünya üniversitelerinin bu hareketliliği umut verici. İnşallah daha da artar, daha da bu farkındalığın oluşmasına vesile olan faaliyetler, etkinlikler bütün dünyada olur” değerlendirmesinde bulundu.

Toplantıya, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla, Filistin Dışişleri Bakan Yardımcısı Mahmud Medhun, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Burhan İşliyen, Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Şaban Kondi, Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan ile İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş katıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-gazzedeki-sehitler-ozgurlugu-dunyaya-tanitti/feed/ 0
Mısır, Güney Afrika’nın İsrail aleyhindeki dava sürecine müdahil olacak https://www.haber60.com.tr/misir-guney-afrikanin-israil-aleyhindeki-dava-surecine-mudahil-olacak/ https://www.haber60.com.tr/misir-guney-afrikanin-israil-aleyhindeki-dava-surecine-mudahil-olacak/#respond Sun, 12 May 2024 22:53:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31461 Türkiye’nin İsrail aleyhinde açılan soykırım davasına müdahil olacağını duyurması sonrası Mısır hükümeti de, Güney Afrika’nın İsrail aleyhinde Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) açtığı davaya müdahil olacağını açıkladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığının Facebook sayfasından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika’nın, Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali gerekçesiyle İsrail’e karşı açtığı davaya destek olmak amacıyla resmi olarak müdahil olma niyeti duyuruldu.

MISIR UAD’DAKİ DAVAYA MÜDAHİL OLUYOR

Söz konusu davaya müdahil olma kararının, İsrail’in, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli sivillere yönelik saldırılarının ciddiyetinin ve kapsamının artması, Filistin halkına karşı doğrudan saldırılar da dahil olmak üzere sistematik uygulamaların sürdürülmesi, altyapının tahrip edilmesi, Filistinlilerin kendi toprakları dışına sürülmesi ve Gazze Şeridi’ni yaşanılmaz hale getiren benzeri görülmemiş bir insani krize yol açılması neticesinde alındığı belirtildi.

“ULUSLARARASI TARAFLAR DERHAL HAREKETE GEÇMELİ”

Açıklamada, Mısır’ın, İsrail’i, işgalci güç olarak yükümlülüklerini yerine getirmeye, UAD’nin aldığı geçici tedbirleri uygulamaya ve Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi uyarınca korunan bir halk olan Filistin halkına karşı herhangi bir ihlalde bulunmamaya çağırdığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Gazze’de ateşkes sağlanması, Refah’taki askeri operasyonların durdurulması ve Filistinli sivillere gerekli korumanın sağlanması için Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne ve uluslararası taraflara derhal harekete geçme çağrısı yapıldı.

Daha önce Nikaragua, Kolombiya ve Libya’nın, Divan Şartı’nın 62. ve 63. maddeleri uyarınca müdahillik talebinde bulunduğu açıklanmıştı. Divan, İç Tüzüğü’nün 83. maddesi uyarınca Güney Afrika ve İsrail’i, Kolombiya’nın müdahale beyanına ilişkin yazılı görüşlerini sunmaya davet etmişti.

BAKAN FİDAN, TÜRKİYE’NİN DAVAYA MÜDAHİL OLACAĞINI DUYURMUŞTU

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya Türkiye’nin de müdahil olacağını söylemişti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan

İSRAİL ALEYHİNE AÇILAN SOYKIRIM DAVASI

Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023’te 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhine UAD’de dava açtı. Güney Afrika, Gazze’deki durumun aciliyet teşkil etmesi sebebiyle UAD’den ihtiyati tedbirlere hükmetmesini istedi ve tedbir talebine ilişkin duruşmalar 11-12 Ocak’ta Lahey’deki Barış Sarayı’nda yapıldı.

Divan, 26 Ocak’ta açıkladığı tedbir kararlarında, İsrail’in Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için elinden gelen tüm önlemleri almasına, İsrail ordusunun Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesindeki fiilleri işlemesini engelleyecek önlemleri ivedilikle almasına, Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım çağrısı yapanları önlemek, engellemek ve cezalandırmak için gereken tüm adımları atmasına, Gazze’deki Filistinlilerin karşılaştığı olumsuz yaşam koşullarını ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri almasına, Gazze’deki Filistinlilere karşı Soykırım Sözleşmesi’nin ihlalini gösteren delillerin yok edilmesini önlemek ve korunmasını sağlamak için etkili tedbirler almasına, kararın yürürlüğe girmesinden itibaren 1 ayda alınan tüm tedbirler hakkında mahkemeye bir rapor sunmasına hükmetti.

Divan, Güney Afrika’nın 6 Mart’ta yaptığı ek tedbir talebi üzerine 28 Martta, İsrail’den Gazze’ye acilen ihtiyaç duyulan insani yardımların ulaştırılmasını sağlamasını, Filistinlilerin haklarını ihlal etmemesi gerektiğini ve ek tedbirlere ilişkin aldığı önlemleri 1 ay içerisinde mahkemeye bir raporla sunmasına karar verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/misir-guney-afrikanin-israil-aleyhindeki-dava-surecine-mudahil-olacak/feed/ 0
İsrail Refah’a yönelik saldırılarını artırıyor, on binlerce kişiye daha tahliye emri verildi https://www.haber60.com.tr/israil-refaha-yonelik-saldirilarini-artiriyor-on-binlerce-kisiye-daha-tahliye-emri-verildi/ https://www.haber60.com.tr/israil-refaha-yonelik-saldirilarini-artiriyor-on-binlerce-kisiye-daha-tahliye-emri-verildi/#respond Sun, 12 May 2024 21:06:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31392 İsrail, Gazze’nin güneyindeki saldırılarını yoğunlaştırırken Refah’ın doğusunda on binlerce Filistinliye daha kenti terk etmelerini söyledi.

Havadan atılan el ilanları ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarla kentin doğu mahallelerinde yaşayanlara, İsrail’in “genişletilmiş insani yardım bölgesi” olarak adlandırdığı dar bir kıyı bölgesi olan El-Mevasi’ye gitmeleri söylendi.

İsrail’in daha önce de Refah’ın doğu mahallelerindeki tahliye emriyle bu bölge hayalet şehir haline geldi.

Kentteki Birleşmiş Milletler yetkililerinin sayımına göre tahliye emri sonrasında kenti terk edenlerin sayısı 280 bini aştı.

İsrail, ABD ve diğer müttefiklerinin kara harekatının çok sayıda sivil kayıplara ve insani krize yol açabileceği uyarısına rağmen Refah’ta planlanan operasyonlara devam edeceğini söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden Cumartesi günkü açıklamasında da Hamas’ın rehineleri serbest bırakması halinde ertesi gün Gazze’de ateşkesin mümkün olacağını söyledi.

Biden, “İsrail bunun Hamas’a bağlı olduğunu söyledi, eğer bunu yapmak isterlerse yarın sona erdirebiliriz. Ve ateşkes yarın başlar” dedi.

İsrail, 7 Ekim’de Hamas tarafından rehin alınan 128 kişiden haber alınamadığını ve bunlardan 36’sının öldüğünün tahmin edildiğini açıkladı.

Cumartesi günü Refah üzerinde dumanların yükseldiği görüldü ve görgü tanıkları Mısır’a geçişi sağlayan sınır kapısı yakınlarında hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi.

İsrail ordusu sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, askerlerinin Refah’ta Hamas savaşçılarıyla “yüz yüze çatışmalara” girdiğini söyledi.

Geçtiğimiz gün İsrail ordusu Gazze Şeridi boyunca onlarca hava saldırısı düzenlerken, “teröristleri ve terörist altyapıyı hedef aldığını” savundu.

Cumartesi akşamı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde Hamas’a ait hedefleri vurduğunu açıkladı.

Daha önce de bölge sakinlerine Gazze’nin kuzeyindeki bazı bölgeleri terk etmeleri talimatı verilmişti.

Gazze’nin kuzeyine yönelik saldırılardan kaçarak güneye sığınan Filistinlilerle Refah’ın nüfusu 1,4 milyona ulaşmıştı.

İsrail’in kara harekâtını Refah’a genişletme planları için birçok ülke ve uluslararası kuruluş endişelerini dile getirdi.

Geçtiğimiz hafta Başkan Biden, ABD’nin İsrail’e Refah’a yapılacak büyük bir saldırıda kullanılabilecek ağır silahlar vermeyeceğini, ancak “Demir Kubbe” hava savunma sistemi dahil olmak üzere savunma amaçlı silahları vermeye devam edeceğini söyledi.

Biden, ABD’nin verdiği ağır silahların Gazze’de sivilleri öldürdüğünü ve yoğun nüfuslu bölgelere İsrail’in askeri operasyonlar düzenlemesi halinde Washington’un desteğini sürdüremeyeceği uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Refah’a yönelik askeri saldırıya devam edeceklerini söyledi.

Cuma günü yaptığı açıklamada, Biden ile aralarındaki görüş ayrılıklarını gidermeyi umduğunu belirterek, “Tek başımıza savaşmamız gerekirse, tek başımıza savaşırız. ” dedi.

Aynı gün ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki saldırıları sırasında Amerikan silahlarını kullanarak uluslararası insani hukuku ihlal etmiş olabileceğini belirten .

Raporda, ABD’nin sağladığı silahların, İsrail’in yükümlülükleriyle “çelişen şekilde” kullanılmış olabileceği değerlendirmesine yer verilirken, henüz incelemelerin tamamlanmadığı ve silah sevkiyatının devam edebileceği belirtildi.

İsrail’in tahliye emri bu rapordan saatler sonra geldi.

Yardım kuruluşları, İsrail’in Gazze’nin güneyinde devam eden askeri operasyonu nedeniyle Filistinlilerin güvenli bir yerden yoksun kalacağı uyarısında bulundu.

Cumartesi günü erken saatlerde bir eve düzenlenen hava saldırısında en az 10 akrabasını kaybettiğini söyleyen Refah sakini Hitam El-Katib, Reuters’a yaptığı açıklamada “Gazze’de güvenli bir yer olmadığını” söyledi.

Yardım kuruluşu Oxfam, bölgede işleyen bir hastane bulunmadığını ve yardım malzemelerinin son derece sınırlı olduğunu kaydetti.

BM’nin Filistinli mültecilere yardım kuruluşu da insanların yönlendirildiği el-Mevasi kampındaki koşullarla ilgili endişelerini dile getirdi.

UNRWA’dan Sam Rose, bölgenin oraya gönderilen insan sayısı için neredeyse hiçbir imkâna sahip olmadığını söyledi.

“Kumlu bir sahil yolunun kenarında çadırlarda yaşayan insanlar var. Burada hizmet sağlamak çok zor. Su şebekesi yok. Altyapı, kanalizasyon, temizlik yok.”

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’in güneyine düzenlediği ve İsrailli yetkililere göre yaklaşık 1.200 kişinin öldüğü, 252 kişinin de rehin alındığı saldırıya karşılık olarak İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında bugüne kadar ölenlerin sayısı 34,900’ü aştı.

Devam eden ateşkes görüşmelerinde, İsrail’in saldırıları durdurması ve rehinelerin serbest bırakılması masada; ancak henüz somut bir sonuç çıkmış değil.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-refaha-yonelik-saldirilarini-artiriyor-on-binlerce-kisiye-daha-tahliye-emri-verildi/feed/ 0
Karabük’te İsrail’in saldırılarına tepki yürüyüşü düzenlendi https://www.haber60.com.tr/karabukte-israilin-saldirilarina-tepki-yuruyusu-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/karabukte-israilin-saldirilarina-tepki-yuruyusu-duzenlendi/#respond Sat, 11 May 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31335 İsrail’in Gazze ve Refah’a savaş uçakları ve topçu ateşiyle düzenlediği saldırılara tepki göstermek için binlerce kişinin katılımıyla Karabük’te yürüyüş düzenlendi.

Filistin’e Destek Platformu tarafından Karabük’te binlerce kişinin katılımıyla İsrail’in Filistin’deki katliamlarına tepki göstermek için yürüyüş programı düzenlendi.

Yenişehir Çamlık Caddesi’nde bir araya gelen vatandaşlar ilk önce güvenlik kontrolünden geçirildi. Daha sonra AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, MÜSİAD Karabük Şube Başkanı Cengiz Ünal, siyasi parti temsilcileri ve binlerce kişinin katılımıyla başlayan yürüyüşte tekbirler getirilerek ‘Kahrolsun İsrail’, ‘Katil İsrail Filistin’den defol’, ‘Müslüman uyuma kardeşine sahip çık’ ve ‘Katil İsrail hesap verecek’ gibi sloganlar attı.

Yürüyüş güvenlik önlemleri çerçevesinde Kemal Güneş Caddesi’nde sona erdi.

Burada, şehit düşen Filistinliler için Hafız Osama Mdookh tarafından Kur’an-ı Kerim okundu. Daha sonra grup adına konuşma yapan İbrahim Şentürk, “217 gündür bütün dünyanın gözleri önünde işgal çetesi, ABD’nin de desteğiyle insanlık adına ne varsa yakıp, yıkıp, tahrip ediyor. Buna karşı ise Gazze halkı dünyanın şerefini kurtarmak için varoluş mücadelesi veriyor. Bizler de bu direnişe destek vermek için 7 ayı aşkın bir süredir meydanlardayız. Kardeşlerimizin yalnız olmadığını dualarımızla, sloganlarımızla, açıklamalarımızla ve infaklarımızla bütün dünyaya ilan ediyoruz” dedi.

“Dünyanın bütün güçleri bir araya geldi, imanlı Kassam Tugaylarını yıkamadı”

“Gazze savaşı, tüm algıları, mevcut kavramları alt üst etti ve uluslararası yapıların işlevsizliğini gün yüzüne çıkarttı” diyen Şentürk, “Devasa haçlı ordusu karşısında Gazze’nin her yerinde müthiş bir şekilde direnen mücahitler tüm imkansızlıklara ve yalnızlığa rağmen tarih yazmaya devam ediyorlar. Onlar mücadeleleri ve ödedikleri bedeller ile örnek bir duruş sergilemeye devam ediyorlar. Gazze’de katliam var ama aynı zamanda da izzetli bir direniş var. Aksa Tufanı, İsrail’in yenilmez denilen ordusunu ve istihbaratını yerle bir etti. Dünyanın bütün güçleri bir araya geldi ama bir avuç imanlı Kassam Tugaylarını yıkamadı. Gazze’deki direniş, imanın ne büyük bir güç olduğunu, Batı’nın bizlere sunduğu modern köleliğin karşısında sadece Allah’a kul olmanın ne büyük bir şeref olduğunu bizlere gösterdi” ifadelerini kullandı.

Şentürk, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bugün burada Karabük Filistin’e Destek Platformu olarak Gazze’de kardeşlerimize yapılan zulmü unutmamak, unutturmamak adına toplanmış bulunmaktayız. Gazze’yi gündemimizden düşürmeyelim. Bu soykırıma tepkimizi yaptığımız eylemlerle gösterelim. Dualarımızda kardeşlerimizi unutmayalım. Elimizden ne geliyorsa yapalım. Eli kalem tutanlar bu davayı yazsınlar. Hitabeti güçlü olanlar bu davayı konuşsunlar. Herkes bir şey yapsın ama asla sessiz kalmayalım. Çünkü sessizlik bu davaya yapılmış en büyük haksızlıklardandır. Çünkü sessizlik Gazze’deki küçücük yavruların ölümüne de susmaktır. Karabük Filistin’e Destek Platformu olarak buradan tekrar yüksek sesle ifade ediyoruz ki Mescid-i Aksa, Gazze ve tüm Filistin özgür oluncaya kadar mücadelemizi tüm gücümüzle sürdürmeye devam edeceğiz.”

Program yapılan dua ile son buldu. – KARABÜK

]]>
https://www.haber60.com.tr/karabukte-israilin-saldirilarina-tepki-yuruyusu-duzenlendi/feed/ 0
ABD Üniversitelerindeki Gazze Protestoları 1968’deki Vietnam Protestolarını Anımsatıyor https://www.haber60.com.tr/abd-universitelerindeki-gazze-protestolari-1968deki-vietnam-protestolarini-animsatiyor/ https://www.haber60.com.tr/abd-universitelerindeki-gazze-protestolari-1968deki-vietnam-protestolarini-animsatiyor/#respond Sat, 11 May 2024 21:48:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31301 ABD’de 140’a yakın üniversite kampüsüne yayılan Gazze protestoları devam ederken, güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucu gösterilerin başlamasından bu yana binlerce kişi gözaltına alındı.

Öğrenciler, 7 Ekim saldırısı sonrası İsrail Ordusu’nun Gazze’de 34 binden fazla Filistinlinin öldürüldüğü askeri operasyonlarına tepki olarak, üniversitelerinin hem İsrail hem de Gazze’deki savaşta çıkarı olduğu düşünülen bazı yabancı şirketlerle tüm finansal bağlantılarını kesmelerini talep ediyorlar.

Üniversitelerin yönetimleri ise protestocuları Yahudi kökenli öğrencileri sindirmeye çalışmakla suçluyor.

ABD’li bazı yorumcular ve medya kuruluşları, Gazze savaşına yönelik öğrenci protestolarını 1968’de New York’un prestijli Columbia Üniversitesi’nde polisin öğrencileri dağıttığı protestolar ile ilişkilendirdi.

Peki bu iki protestolar arasında neden benzerlik kuruluyor? Hangi paralellikler göze çarpıyor?

1968’de Vietnam Savaşı’nın en kritik dönemine girilmiş, o yılın Ocak ayında Vietcong destekli Kuzey Vietnam güçleri ABD ve müttefiklerinin hedeflerine saldırmış, Güney Vietnam’ın o dönem başkenti olan Saygon’a kadar girmişti.

Tet Saldırısı olarak bilinen bu operasyonda komünist güçler yenilgi yaşasa da, saldırının korkunç fotoğrafları ABD’lilerin önüne gelmiş ve kamuoyunda savaşa dair algılar değişmeye başlamıştı.

“Tünelin ucunda ışık göründü” açıklamasını yapan dönemin ABD Başkanı Lyndon B Johnson’ın aslında savaşta gelinen noktaya dair gerçekleri insanlara yansıtmadığı ve halka yalan söylediği, ABD’nin savaşı kazanmasının mümkün olmadığı artık ortaya çıkmıştı.

Aynı zamanda eskiden Beyaz Saray muhabiri olan Washington DC’deki Amerikan Üniversitesi’nden Profesör Kenneth Walsh’a göre, bu dönemde artık ülke “düşmanın pes etmeyeceğini, hem Amerikan askerleri hem de komünist güçlerin büyük kayıplar yaşayacağını ve sivil ölümlerinin daha da artacağını” açıkça görmeye başladı.

Bundan on yıllar sonra Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail topraklarına saldırısıyla dünya yeniden bir şok yaşadı ve kamuoyu İsrail’e destek mesajları verdi.

Ancak İsrail’in durmaksızın Gazze’ye düzenlediği saldırılar sonucu ölen Filistinli sivillerin sayısı tahminlerin ötesine geçti; bölge halkı açlık sınırında yaşamaya başladı.

İsrail’in bu tepkisi ABD kampüslerinde 1968’dekine benzetilen öfkeli protestolara yol açtı.

Aynı zamanda 1968 protestoları sırasında Amerikan Üniversitesi’nde öğrenci olan Profesör Walsh’a göre bugün yaşananlar, bir parçası olduğu protestolarla benzerlik taşıyor:

“1968’de öğrenciler Vietnam Savaşı’na muhalefet ederek kampüsleri ve üniversite binalarını ele geçirmişti. İdari yönetimin (askeri mühimmatla bağlantılı) bazı şirketlere yönelik yatırımlarını sorguluyorlardı.

“Bugünkü protestolarda doğal olarak meseleler farklı; konu, Gazze’deki kriz ve Filistinlilere olan destek. Ancak 1968’de olduğu gibi temel sebep, öfke, içerlenme ve adalet duygusu. Yani bugün ABD’de olanlar bizi o yıla götürüyor.”

Eski aktivist ve “1968: Dünyayı Sarsan Yıl kitabının” yazarı Mark Kulansky, iki hareket arasında benzerlik olduğu görüşüne katılmıyor.

Kulansky’e göre, belki de tek benzerlik, hem 1968 protestolarında hem de Gazze protestolarında öğrencilerin simge niteliğindeki Hamilton Hall binasını basmış olmaları.

Kulansky, “Yine de durum farklı. Biz kendi hükümetimiz bizi savaşa gidip savaşmaya zorlarken inatla direniyorduk. Vietnam’daki savaş bizi doğrudan etkiliyordu ancak bugün protestolara katılan öğrenciler Gazze’deki savaşın bir parçası olmayacaklarının bilincindeler” diye açıklıyor.

1960’lı yıllarda Columbia Üniversitesi’nde öğrenci olan gazeteci Charles Kaiser aynı zamanda Vietnam protestolarını düzenli olarak takip etmişti.

Öğrencilerin kişisel bir risk olmamasına rağmen Gazze’den gelen görüntülerden etkilenerek yaşananları protesto etmelerinin “övülmesi” gereken bir davranış olduğunu söyleyen Kaiser, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Şiddet yanlısı olmayan, İsrail’in taktiklerine muhalefet etme amacı taşıyan her türlü protestoyu destekliyorum. Bence bu şekilde savaşarak İsrail’in tamamen kendi sonunu hazırladığını görmek, olabilecek en İsrail yanlısı davranış.

“Ben hiçbir zaman İsrail destekçisi olmadım ve benim gibi Netahyahu hükümetine fazlasıyla karşı çıkanlardan oluşan bir hareket vardı. Ancak biz hep sessiz kaldık. Eğer protestocular bu işi farklı bir şekilde yönetselerdi, bugün savaş karşıtı olan, hem Yahudi hem de Filistin yanlısı bir hareketin önünü açabilirlerdi.”

‘Aktif şiddet yoksa kampüse polis sokmak hata’

Columbia ve başka üniversitelerde Yahudi karşıtı bazı sloganlar atıldığı uyarısında bulunan Kaiser, “Barışçıl protestolar ile karşıt görüştekilerin ölümü için çağrı yapılan protestolar” arasında fark olduğunu vurguluyor.

1968’de olduğu gibi ABD’de yetkililerin göstericilere zor kullanmasını kınadığını söyleyen Kaiser, “Aktif bir şiddete müdahale edilmediği sürece kampüse polis sokmak her zaman bir hatadır çünkü ateşe körükle gitmiş olurlar ve kimse duruşundan ödün vermez” diyor.

Kaiser, “Öğrenciler 1968 protestolarının arka planını okulda öğrenmiş ve büyüklerinden tavsiye almış görünüyorlar ancak üniversite yönetimlerinin aynı yaklaşımda olmadığı ve eski yönetimlerin yaptığı hatalardan ders almadığı açık” diye de ekliyor.

1968’de dünya tam bir kıyametin ortasındaydı.

ABD’de Vietnam Savaşı’na muhalefet henüz olgunlaşmamıştı. Bununla beraber Fransa başta olmak üzere (De Gaulle iktidarına karşı Mayıs 1968’de düzenlenen öğrenci ayaklanmaları) pek çok ülkede bu gibi öğrenci protestoları vardı.

Batı ile araları gerilen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) Varşova Paktı üyesi bazı müttefikleriyle beraber tanklarla Çekoslovakya’yı işgal etmiş, reformcu lider Alexander Dubcek istifaya zorlanmıştı.

ABD’de Afrikalı-Amerikalıların haklarını savunan Martin Luther King Jr’a, aylar sonra da Demokrat aday Robert F. Kennedy’e suikast düzenlenmişti.

Onlarca şehirde ayaklanmaların olduğu ABD’de toplumdaki kutuplaşma açıktı.

Başkan Lyndon B. Johnson bu kaosun ortasında Kasım 1968’deki seçimlere yeniden aday olmayacağını duyurarak seçimle ilgili belirsizlik havasını körükledi.

Yazar Walsh’a göre “öğrenci ayaklanmalarını kullanarak” Demokratların yasa ve düzeni sağlama konusundaki zafiyetini hedef alan Cumhuriyetçi aday Richard Nixon seçimleri kazanmayı başardı.

Walsh, Kasım’daki ABD başkanlık seçimleri yaklaşırken eski başkan Donald Trump’ın da, Başkan Joe Biden’a karşı aynı kartı kullandığı görüşünde. Buna rağmen Biden’ın 1968’de Johnson’ın bulunduğu zayıf pozisyonda olmadığını ifade ediyor.

Walsh’ın asıl kaygısı, Demokratların Chicago’da düzenleyeceği ve Biden’ın adaylığının resmileşeceği kurultayda , aynı 1968’de savaş karşıtı aktivistler ve polis arasında şiddetli çatışmalarla sonuçlanan kurultaydaki gibi gerginliklerin yaşanması.

“1968’de yaşananların en büyük etkisi, savaşın sona ermesi için yürütülen çabalar sonucu, Richard Nixon’ın başkan seçilmesi ve ülkenin yön değiştirmesiydi. Eğer Chicago sokaklarında İsrail karşıtı göstericilerle benzer bir kaos yaşanırsa, büyük ihtimalle Donald Trump yeniden başkanlığa seçilecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-universitelerindeki-gazze-protestolari-1968deki-vietnam-protestolarini-animsatiyor/feed/ 0
AK Parti İl Kadın Kolları, Gazzeli anneler için basın açıklaması yaptı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-il-kadin-kollari-gazzeli-anneler-icin-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-il-kadin-kollari-gazzeli-anneler-icin-basin-aciklamasi-yapti/#respond Fri, 10 May 2024 23:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31203 Van, Bitlis, Hakkari ve Muş’ta, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanlıklarınca, yaşam hakları ellerinden alınan Gazzeli anneler için basın açıklaması yapıldı.

Van’da Millet Bahçesi’nde bir araya gelen kadınlar adına açıklama yapan AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Havva Duran, Gazze’de 9 bin kadının öldüğünü söyledi.

Gazze’deki annelerin günlerdir ağır bir imtihandan geçtiğini belirten Duran, şunları kaydetti:

“Günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşanıyor. Anneler Günü, öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanı. Biz, bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecekleri bir lokma ekmeği bekliyor. Gazzeli kadınlar çocukları için hayata tutunuyor. 2 çocuğu şehit edilen Gazzeli kadın soruyor ya ‘Hasan ve Bera’nın suçları neydi? Ne günah işlediler? Kalbi Gazzeli anneler için çarpan kadınlar olarak haykırıyoruz. Yeter artık İsrail, kanlı ellerini sivillerin, annelerin, çocukların üzerinden çek.”

Basın açıklamasına, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Abdullah Çalım ve partinin kadın üyeleri katıldı.

Bitlis

Bitlis’te de Mevlana Parkı’nda bir araya gelen kadınlar adına açıklama yapan AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Çiğdem Ula, Filistin Sağlık Bakanlığının 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 34 bin 683 kişinin öldüğünü ve 78 bin 18 kişinin yaralandığını belirtti.

Birleşmiş milletler kadın biriminin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadının yaşamını yitirdiğini aktaran Ula, “Her gün 180 anne ölümle burun buruna doğum yapıyor. Zor şartlarda, ölümle burun buruna yaşayan ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan, sütü kesilen anneler var. Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur. Ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar, İsrail’in niyetini ortaya koymuştur. Biz anneler olarak yine de İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz ve ateşkes için bir adım bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hakkari

Hakkari’de de ellerindeki Türk ve Filistin bayraklarıyla Kent Park’ta bir araya gelen kadınlar, İsrail’in saldırılarını kınadı.

İl Kadın Kolları Başkanı Münevver Ertuş, yaptığı açıklamada İsrail’in saldırıları nedeniyle Gazzeli annelerin büyük zorluklar yaşadığını ifade etti.

Ertuş, şöyle devam etti:

“Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor. Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler ise cenazeleri teşhis edilebilsin diye çocuklarının kollarına isim yazıyor. Bir kadın, bir anne olarak çok net ifade ediyorum, her can tek, her can biricik ve bir cana kıyan tüm insanlığa kıymış gibidir.”

Açıklamaya, AK Parti İl Başkanı Zeydin Kaya, Merkez İlçe Başkanı Cumhur Demir ve Gençlik Kolları İl Başkanı Kenan Beyter de katıldı.

Muş

Parti binasında düzenlenen basın açıklamasını okuyan Muş Kadın Kolları Başkanı Şeyma Arslan, yaşanan soykırım nedeniyle Gazze’de anne olmanın çok zor olduğunu belirtti.

Gazzeli annelerin çocuklarına verecek bir lokma ekmeği beklediğini ifade eden Arslan, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler ve pek çok uluslararası platformda haykırdığı gibi ‘Savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Sivillerin hedef alındığı saldırıyı haklı gösterecek tek bir neden dahi olamaz.’ Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hanımefendi’nin, çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivilleri korumak için yaptığı pek çok girişim tüm dünyaya örnek oluyor. Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur. Ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta saldırılar artarak devam ediyor.”

Basın açıklamasına, AK Parti İl Başkanı Melik Emre ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-il-kadin-kollari-gazzeli-anneler-icin-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0
AK Parti Kadın Kolları İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kadin-kollari-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kadin-kollari-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/#respond Fri, 10 May 2024 23:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31199 AK Parti’nin Trabzon, Ordu, Rize, Giresun, Artvin ve Bayburt il kadın kolları üyeleri, Anneler Günü öncesi İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybeden anneler ve çocukları için basın açıklaması yaptı.

Trabzon’da Atatürk Alanı’ndaki parti binasının önünde bir araya gelen kadınlar adına AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Cihan, Anneler Günü’nün öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin ağır imtihanı olduğunu söyledi.

Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmanın hiç bu kadar zor olmadığını belirten Cihan, “Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor. Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler ise cesetleri teşhis edilebilsin diye çocuklarının kollarına isim yazıyor.” dedi.

Cihan, her canın kıymetli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

“Filistin Sağlık Bakanlığının 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 34 bin 683 kişi öldü, 78 bin 18 kişi yaralandı. BM Kadın Birimi’nin raporuna göre, Gazze’de 9 bin kadın öldü. Günde ortalama 63 kadın hala ölüyor ve bunların 37’si ise anne. Kayıp ve akıbeti bilinmeyen kadınların sayısı 2 bin 100. Peki ya sağ kalan ve yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan kadınlar, anneler. Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 60 bin hamile kadın risk altında. Her gün 180 anne ölümle burun buruna doğum yapıyor.”

Filistin’de kadınların anne olduğunu göremeden, karnında bebeği ile öldüğünü vurgulayan Cihan, “Zor şartlar, ölümle burun buruna yaşamak ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan, sütü kesilen anneler. Gazze’deki her 5 kadından 4’ü, aile bireylerinden en az birinin üst üste iki öğün yiyemediğini ifade ediyor. Çocuklar, annelerinin gözü önünde eriyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın BM ve pek çok uluslararası platformda haykırdığı gibi, savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Sivillerin hedef alındığı saldırıyı haklı gösterecek tek bir neden dahi olamaz.” diye konuştu.

“Gazze’de her gün 37’si anne 63 kadın ölüyor” yazılı pankart açan grup, “İsrail katliama son ver”, “Anne katili İsrail” yazılı dövizler taşıdı.

Protestoya, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu ve AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu da destek verdi.

Ordu

Ordu’daki basın açıklaması ise Ceren Özdemir Meydanı’nda gerçekleştirildi.

Grup adına açıklama yapan AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Ayşegül Baysal, “Bir kadın, bir anne olarak çok net ifade ediyorum ki her can tek, her can biriciktir ve bir cana kıyan, tüm insanlığa kıymış gibidir.” dedi.

Baysal, Gazzeli bir annenin, “Ben 6 çocuk doğurmakla yükümlüyüm çünkü ikisini İsrail öldürecek, ikisi eve ekmek getirmek için çalışacak, ikisi de okusun ki ülke için işe yarasın.” sözlerini hatırlatarak, “Ya anne olduğunu göremeden, karnında bebeği ile ölen kadınlar, ölen annesinin bedeninden ameliyatla alınan bebekler. Zor şartlar.” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler ve AK Parti İl Başkanı Selman Altaş da yer aldı.

Rize

Rize’de de kadınlar Tuzcuoğlu Memişağa Parkı’nda bir araya geldi.

AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Sema Yağcıtekin, 12 Mayıs’ta Anneler Günü’nün kutlanacağını, bunun için de günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşandığını söyledi.

Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkati çeken Yağcıtekin, annelerin yaşadığı zorlukları, verilen büyük mücadeleyi anlattı.

???????Programa, AK Parti İl Başkanı Hikmet Ayar, İl Genel Meclisi Başkanı Ali İmran Büyük, İl Gençlik Kolları Başkanı Arif Berber de katıldı.

Giresun

Giresun’da da AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Berrin Aydın, Atatürk Meydanı’nda yaptığı açıklamada, Gazze’de binlerce kadının öldüğünü ya da kayıp olduğunu söyledi.

Yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan Gazzeli annelere dikkati çeken Aydın, Filistin’de yaşanan insanlık dramının bir an önce sona ermesini diledi.

Aydın, 81 ilde Gazzeli anneler için dimdik ayakta olduklarını sözlerine ekledi.

Artvin

Artvin’de ise AK Parti İl Kadın Kolları üyeleri Atapark Meydanı’nda Gazzeli anneler için bir araya geldi.

AK Parti Artvin Kadın Kolları Başkanı Sonnur Şahin, Anneler Günü dolayısıyla her yerde tatlı bir telaş, Gazze’de ise büyük bir dram yaşandığını söyledi.

Şahin, “Biz anneler olarak İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, ateşkes için bir adım bekliyoruz. Yaşanan tüm zulme, acıya rağmen eşini, evladını, ailesini kaybetmesine rağmen çocukları, ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli anneler er ya da geç kazanacak. Anneler bitmeden, bu direniş bitmez.” dedi.

Bayburt

AK Parti Bayburt İl Kadın Kolları üyeleri de İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki gösterdi.

Şehit Nüsret Parkı’nda toplanan grup adına açıklama yapan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Elif Çil, Filistin’de günde 63 kadının öldürüldüğünü, bunlardan 37’sinin de anne olduğunu ifade etti.

Çil, Gazze ve Refah’ta İsrail’in saldırılarının aratarak devam ettiğini vurgulayarak, “Bizler bugün AK Parti teşkilatları olarak buradayız. Yaşamayacağını bile bile çocuk doğuran Gazzeli anneler için susmuyoruz. Kalbi Gazzeli anneler için çarpan kadınlar olarak haykırıyoruz, bu zulüm daha ne kadar sürecek? Yeter artık İsrail, kanlı ellerini sivillerin, annelerin, çocukların üzerinden çek.” diye konuştu.

Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, İl Genel Meclis Başkanı Hüseyin Şahin, AK Parti İl Başkanı Turgut Çalışkan da gruba destek verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kadin-kollari-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/feed/ 0
AK Parti İstanbul Kadın Kolları, Gazze’deki Zulme Dikkat Çekti https://www.haber60.com.tr/ak-parti-istanbul-kadin-kollari-gazzedeki-zulme-dikkat-cekti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-istanbul-kadin-kollari-gazzedeki-zulme-dikkat-cekti/#respond Fri, 10 May 2024 22:27:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31167 AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı 12 Mayıs Anneler Günü nedeniyle anlamlı bir etkinliğe imza attı. Arnavutköy’de bulunan ormanlık alana fidan diken kadınlar Gazze’de şehit olan kadın ve çocukların yaşadıkları zulme dikkat çekti.

12 Mayıs Anneler Günü nedeniyle AK Parti Kadın Kolları yurt genelinde eş zamanlı etkinlikler düzenledi. Etkinliğe, AK Parti İStanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve çok sayıda partili isim katıldı. Arnavutköy’de bulunan ormanlık alana, Filistinli Anneler Hatıra Ormanı’nın ilk fidanlarını dikildi. Programa yüzlerce düzenlenen etkinlikte dikilen fidanlara can suyu da verildi.

“78 binden fazla Gazzeli ise yaralı ve tedavi bekliyor”

Düzenlenen programda konuşan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, “Gönül isterdi ki bugün burada “Anneler Günümüzü” çocuklarımızla şenlik havasında kutlayalım. Hayat bayram havasında geçsin. Oysa Dünya’nın orta yerinde, yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmak belki hiç bu kadar zor olmamıştı. Biz bugün okuldan eve gelecek çocuklarımızı beklerden Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bulmayı bekliyor. Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler eğer şehit olurlarsa tanıyabilsinler diye çocuklarının kollarına isimlerini yazıyor. Katil İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 35 bine yakın insanı kadın, çocuk, yaşlı sivil demeden soykırıma maruz bıraktı, 78 binden fazla Gazzeli ise yaralı ve tedavi bekliyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadın hayatını kaybetti, Günde ortalama 63 kadın hala canından oluyor ve bunların 37’si ise anne. Tüm bunların yanında kayıp ve akıbeti bilinmeyen pek çok kadın bulunuyor. Peki ya sağ kalan ve yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan kadınlar, anneler. Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 60 bin hamile kadın risk altında. Her gün 180 anne ölümle burun buruna gelerek doğum yapmak zorunda kalıyor” şeklinde konuştu.

“Bizi toprağa gömdüler fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı”

Konuşmasına devam eden AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, “Bizler bugün AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı, teşkilatlarımız, Kadın Milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri olarak buradayız. Şu anda 81 ilde AK Partili kadınlar olarak Gazzeli anneler için dimdik ayaktayız, onların yanındayız. Yaşamayacağını bile bile çocuk doğuran Gazzeli anneler için susmuyoruz. Yaşanan tüm zulme, acıya rağmen eşini, evladını, ailesini kaybetmesine rağmen çocukları için, ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli Gazzeli anneler, er ya da geç kazanacak. Anneler bitmeden bu direniş bitmez. Çünkü anne, bir çocuktan bir Kudüs yapar. Toprağa düşmüş her anne yeniden yeşerir. Aliya diyor ya; “Bizi toprağa gömdüler fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.” Bizler bu inançla bugün Filistinli Gazzeli şehit annelerimiz için fidanlarımızı toprakla buluşturacağız. Ormanımız onların kutlu direnişini nesillere aktaracak, adlarının yıllar boyu anılmasını sağlayacak. Bugün hepimiz Filistin’de ve tüm mazlum coğrafyalarda çocukları için direnen güçlü anneler için ayaktayız. O güçlü kadınlarla beraberiz. ve kalbi Gazzeli anneler için çarpan kadınlar olarak haykırıyoruz; Yeter artık İsrail, kanlı ellerini sivillerin, annelerin, çocukların üzerinden çek” ifadelerini kullandı.

Rahide Bozkurt, “Ak Parti Kadın Kolları olarak hatıra ormanı oluşturuyoruz. Rabbim tekrar yaşatmasın bu acı günleri inşallah biran önce biter. İnşallah bu ağaçlar büyür onlara gölge olur” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-istanbul-kadin-kollari-gazzedeki-zulme-dikkat-cekti/feed/ 0
AK Parti Kadın Kolları Filistinli Anneler İçin Toplandı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kadin-kollari-filistinli-anneler-icin-toplandi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kadin-kollari-filistinli-anneler-icin-toplandi/#respond Fri, 10 May 2024 22:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31163 Sakarya, Kocaeli, Bolu, Düzce, Zonguldak ve Karabük’te AK Parti Kadın Kolları üyeleri, Anneler Günü öncesi Filistinli anneler için toplandı.

Sakarya’da Gar Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, döviz ve pankart taşıdı.

Burada konuşan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Turan, Filistin, Gazze ve Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmanın hiç bu kadar zor olmadığını söyledi.

Turan, Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadının öldüğünü aktararak, “Günde ortalama 63 kadın hala ölüyor ve bunların 37’si ise anne. Kayıp ve akıbeti bilinmeyen kadınların sayısı 2 bin 100.” dedi.

Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 6 bin hamile kadının risk altında olduğuna işaret eden Turan, her gün 180 annenin ölümle burun buruna doğum yaptığını kaydetti.

Turan, Hamas’ın ateşkes anlaşmasına ilişkin önerileri onayladığını bildirmesine değinerek, “Ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar İsrail’in niyetini ortaya koymuştur. Biz anneler olarak İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; ateşkes için bir adım bekliyoruz. İsrailli yetkililere soruyorum; vadedilmiş topraklar hedefinizi, hayattan kopardığınız annelerin ve çocukların bedenleri üzerine mi inşa edeceksiniz?” ifadesini kullandı.

Açıklamaya, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş ile partililer katıldı.

Kocaeli

İzmit ilçesinde Anıtpark’ta toplanan AK Partili kadınlar, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile İsrail’in saldırılarını kınayan dövizler taşıdı.

Basın açıklamasını okuyan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivilleri korumak için yaptığı pek çok girişimin tüm dünyaya örnek olduğunu belirterek, yaşanan zulme ve acıya rağmen ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli annelerin, er ya da geç kazanacağını söyledi.

Açıklamaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus ile partililer katıldı.

Düzce

Düzce’de belediye binası önünde bir araya gelen kadınlar adına AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Şulenur Kubilay Yılmaz açıklama yaptı.

Gazze’de sivillerin hedef alındığı saldırıyı haklı gösterecek hiçbir nedenin olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler ve pek çok uluslararası platformda haykırdığı gibi savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar İsrail’in niyetini ortaya koymuştur.” diye konuştu.

Bolu

AK Partili kadınlar, ellerindeki Türk ve Filistin bayrakları ile İsrail’in saldırılarını kınayan dövizlerle Kadı Cami önünde toplandı.

Basın açıklamasını okuyan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Hicran Çağalı, İsrail’in saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden ve zor durumda olan Filistinli kadınlar ile ilgili bilgi paylaştı.

Her gün çok sayıda annenin ölümle burun buruna doğum yaptığına dikkati çeken Çağalı, zor şartlar altında yaşamak ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan, sütü kesilen annelerin bulunduğunu dile getirdi.

Açıklamaya, AK Parti İl Yönetim kurulu üyeleri ve AK Partili belediye meclis üyeleri de katıldı.

Karabük

AK Parti Karabük İl Başkanlığı önünde bir araya gelen kadınlar, döviz ve pankart taşıdı.

Burada konuşan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Hülya Uluçay, Anneler Günü dolayasıyla tatlı telaşenin yaşandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Anneler Günü öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanı fakat bir yandan da dünyanın orta yerinde yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor.”

Uluçay, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 9 bini kadın 34 bin 683 kişinin öldüğünü, 78 bin 18 kişinin ise yaralandığını aktararak, İsrail’den ateşkes için adım beklediklerini kaydetti.

Açıklamaya, AK Parti Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ile partililer katıldı.

Zonguldak

Zonguldak’ta sahilde toplanan AK Partili kadınlar, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile İsrail’in saldırılarını kınayan dövizler taşıdı.

Burada basın açıklamasını okuyan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Tülay Sayılı, “Gazze’deki her 5 kadından 4’ü, aile bireylerinden en az birinin üst üste iki öğün yiyemediğini ifade ediyor. Çocuklar, annelerinin gözü önünde eriyor. Biz anneler olarak yine de İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; ateşkes için bir adım bekliyoruz.” dedi.

Açıklamaya, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kadin-kollari-filistinli-anneler-icin-toplandi/feed/ 0
AK Parti Bayburt İl Kadın Kolları İsrail’e tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/ak-parti-bayburt-il-kadin-kollari-israile-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-bayburt-il-kadin-kollari-israile-tepki-gosterdi/#respond Fri, 10 May 2024 22:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31159 AK Parti Bayburt İl Kadın Kolları Başkanlığı, Gazze’de öldürülen anneler için basın açıklaması yaparak İsrail’e tepki gösterdi.

Anneler Günü’ne sayılı günler kala İsrail’in ablukası altındaki Gazze’de her gün 63 kadının öldüğünü vurgulayan AK Partili kadınlar, yaşanan insanlık suçunun derhal sona ermesi konusunda çağrıda bulundu. Gazzeli kadınlar için Şehit Nusret Parkında düzenlenen basın açıklamasına, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, AK Parti Bayburt İl Başkanı Turgut Çalışkan, İl Genel Meclis Başkan Vekili Nesli Kocabey, Kadın Kolları Başkanı Elif Çil, partililer, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.

AK Parti Kadın Kolları Başkanı Elif Çil tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Pazar günü anneler günü, günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşanıyor. Anneler günü öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanıdır. Fakat bir yandan da dünyanın orta yerinde, yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor. Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler ise cesetleri teşhis edilebilsin diye çocuklarının kollarına isim yazıyor. Bir kadın, bir anne olarak çok net ifade ediyorum, her can tek, her can biricik ve bir cana kıyan tüm insanlığa kıymış gibidir. Filistin Sağlık Bakanlığının 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 34 bin 683 kişi öldü, 78 bin 18 kişi yaralandı. BM kadın biriminin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadın öldü. Günde ortalama 63 kadın hala ölüyor ve bunların 37’si ise anne. Kayıp ve akıbeti bilinmeyen kadınların sayısı 2 bin 100’dür. Peki ya sağ kalan ve yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan kadınlar, anneler, Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 60 bin hamile kadın risk altında. Her gün 180 anne ölümle burun buruna doğum yapıyor. ya anne olduğunu göremeden, karnında bebeği ile ölen kadınlar, ölen annesinin bedeninden ameliyatla alınan bebekler. Zor şartlar, ölümle burun buruna yaşamak ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan, sütü kesilen anneler. Gazze’deki her 5 kadından 4’ü, aile bireylerinden en az birinin üst üste iki öğün yiyemediğini ifade ediyor. Çocuklar, annelerinin gözü önünde eriyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın birleşmiş milletler ve pek çok uluslararası platformda haykırdığı gibi savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Sivillerin hedef alındığı saldırıyı haklı gösterecek tek bir neden dahi olamaz. Cumhurbaşkanımız ve hanımefendinin çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivilleri korumak için yaptığı pek çok girişim tüm dünyaya örnek oluyor. Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur. Ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar İsrail’in niyetini ortaya koymuştur. Biz anneler olarak yine de İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, ateşkes için bir adım bekliyoruz. İsrailli yetkililere soruyorum, vaad edilmiş topraklar hedefinizi, hayattan kopardığınız annelerin ve çocukların bedenleri üzerine mi inşa edeceksiniz? Bizler bugün AK Parti Bayburt İl Kadın Kolları Başkanlığı, teşkilatlarımız, kadın milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri olarak buradayız. Şu anda 81 ilde ak partili kadınlar olarak Gazzeli anneler için dimdik ayaktayız. Yaşanan tüm zulme, acıya rağmen eşini, evladını, ailesini kaybetmesine rağmen çocukları için, ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli anneler, er ya da geç kazanacak. Anneler bitmeden bu direniş bitmez” – BAYBURT

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-bayburt-il-kadin-kollari-israile-tepki-gosterdi/feed/ 0
AK Parti Adıyaman İl Kadın Kolları İsrail’e tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-kadin-kollari-israile-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-kadin-kollari-israile-tepki-gosterdi/#respond Fri, 10 May 2024 21:27:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31132 AK Parti Adıyaman İl Kadın Kolları Başkanlığı, Gazze’de öldürülen anneler için basın açıklaması yaparak İsrail’e tepki gösterdi.

Anneler Günü’ne sayılı günler kala İsrail’in ablukası altındaki Gazze’de her gün 63 kadının öldüğünü vurgulayan AK Partili kadınlar, yaşanan insanlık suçunun derhal sona ermesi konusunda çağrıda bulundu. Gazzeli kadınlar için Demokrasi Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasına, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Bulucu, Kadın Kolları Başkanı Saliha Diler, partililer, STK’lar ve çok sayıda kişi katıldı.

Basın açıklamasını okuyan AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Diler, “Pazar günü anneler günü, günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşanıyor. Anneler günü öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanıdır. Fakat bir yandan da dünyanın orta yerinde, yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor. Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler ise cesetleri teşhis edilebilsin diye çocuklarının kollarına isim yazıyor. Bir kadın, bir anne olarak çok net ifade ediyorum, her can tek, her can biricik ve bir cana kıyan tüm insanlığa kıymış gibidir. Filistin Sağlık Bakanlığının 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 34 bin 683 kişi öldü, 78 bin 18 kişi yaralandı. BM kadın biriminin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadın öldü. Günde ortalama 63 kadın hala ölüyor ve bunların 37’si ise anne. Kayıp ve akıbeti bilinmeyen kadınların sayısı 2 bin 100’dür. Peki ya sağ kalan ve yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan kadınlar, anneler, Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 60 bin hamile kadın risk altında. Her gün 180 anne ölümle burun buruna doğum yapıyor. ya anne olduğunu göremeden, karnında bebeği ile ölen kadınlar, ölen annesinin bedeninden ameliyatla alınan bebekler. Zor şartlar, ölümle burun buruna yaşamak ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan, sütü kesilen anneler. Gazze’deki her 5 kadından 4’ü, aile bireylerinden en az birinin üst üste iki öğün yiyemediğini ifade ediyor. Çocuklar, annelerinin gözü önünde eriyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın birleşmiş milletler ve pek çok uluslararası platformda haykırdığı gibi savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Sivillerin hedef alındığı saldırıyı haklı gösterecek tek bir neden dahi olamaz. Cumhurbaşkanımız ve hanımefendinin çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivilleri korumak için yaptığı pek çok girişim tüm dünyaya örnek oluyor. Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur. Ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar İsrail’in niyetini ortaya koymuştur. Biz anneler olarak yine de İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, ateşkes için bir adım bekliyoruz. İsrailli yetkililere soruyorum, vaad edilmiş topraklar hedefinizi, hayattan kopardığınız annelerin ve çocukların bedenleri üzerine mi inşa edeceksiniz? Bizler bugün AK Parti Adıyaman İl Kadın Kolları Başkanlığı, teşkilatlarımız, kadın milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri olarak buradayız. Şu anda 81 ilde ak partili kadınlar olarak Gazzeli anneler için dimdik ayaktayız. Yaşanan tüm zulme, acıya rağmen eşini, evladını, ailesini kaybetmesine rağmen çocukları için, ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli anneler, er ya da geç kazanacak. Anneler bitmeden bu direniş bitmez” diye konuştu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-kadin-kollari-israile-tepki-gosterdi/feed/ 0
AK Parti Düzce Kadın Kolları Başkanı Gazzeli Anneler İçin Susmayacaklarını Belirtti https://www.haber60.com.tr/ak-parti-duzce-kadin-kollari-baskani-gazzeli-anneler-icin-susmayacaklarini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-duzce-kadin-kollari-baskani-gazzeli-anneler-icin-susmayacaklarini-belirtti/#respond Fri, 10 May 2024 21:21:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31128 DÜZCE(İHA) – AK Parti Düzce Kadın Kolları Başkanı Av. Şulenur Kubilay Yılmaz, Gazzeli anneler için susmayacaklarını belirterek “Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor” dedi.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca 81 ilde eş zamanlı olarak “Gazze’de yaşam hakları elinden alınan Anneler için” AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Şulenur Kubilay Yılmaz tarafından basın açıklaması düzenlendi. Düzce Belediyesi önünde düzenlenen basın açıklamasına AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, siyasiler ve kadınlar katıldı.

AK Parti Düzce Kadın Kolları Başkanı Av. Şulenur Kubilay Yılmaz, Gazzali annelerin çocuklarına vereceği bir lokma ekmek beklediğini belirterek “Pazar günü anneler günü. Günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşanıyor. Anneler günü öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanı. Fakat bir yandan da dünyanın orta yerinde, yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne olmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma ekmeği bekliyor. Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler ise cesetleri teşhis edilebilsin diye çocuklarının kollarına isim yazıyor. Bir kadın, bir anne olarak çok net ifade ediyorum her can tek, her can biricik ve bir cana kıyan tüm insanlığa kıymış gibidir” dedi.

“Günde ortama 37 anne ölüyor”

Günde ortama 63 kadının öldüğünü işaret eden Yılmaz, “İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 34 bin 683 kişi öldü, 78 bin 18 kişi yaralandı. Birleşmiş milletler kadın biriminin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadın öldü. Günde ortalama 63 kadın hala ölüyor ve bunların 37’si ise anne. Kayıp ve akıbeti bilinmeyen kadınların sayısı 2 bin 100. Peki ya sağ kalan ve yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan kadınlar, anneler. Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 60 bin hamile kadın risk altında. ya anne olduğunu göremeden, karnında bebeği ile ölen kadınlar, ölen annesinin bedeninden ameliyatla alınan bebekler. Zor şartlar, ölümle burun buruna yaşamak ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan, sütü kesilen anneler. Gazze’deki her 5 kadından 4’ü, aile bireylerinden en az birinin üst üste iki öğün yiyemediğini ifade ediyor. Çocuklar, annelerinin gözü önünde eriyor” ifadelerinde bulundu.

“Bu zulüm daha ne kadar sürecek”

Gazzali anneler için susmayacaklarını belirten Şulenur Kubilay Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler ve pek çok uluslararası platformda haykırdığı gibi ‘Savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Sivillerin hedef alındığı saldırıyı haklı gösterecek tek bir neden dahi olamaz’ Cumhurbaşkanımız ve Hanımefendi’nin çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivilleri korumak için yaptığı pek çok girişim tüm dünyaya örnek oluyor. Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur. Ancak çağrıya rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar İsrail’in niyetini ortaya koymuştur. Biz anneler olarak yine de İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; ateşkes için bir adım bekliyoruz. İsrailli yetkililere soruyorum? Vaat edilmiş topraklar hedefinizi, hayattan kopardığınız annelerin ve çocukların bedenleri üzerine mi inşa edeceksiniz? Bizler bugün AK Parti Düzce il kadın kolları başkanlığı, teşkilatlarımız, kadın milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri olarak buradayız. Şu anda 81 ilde AK Partili kadınlar olarak Gazzeli anneler için dimdik ayaktayız. 2 çocuğu şehit edilen Gazzeli kadın soruyor ya ‘Hasan ve Bera’nın suçları neydi? ne günah işlediler?’ İşte o anneler için soruyoruz. Yaşamayacağını bile bile çocuk doğuran Gazzeli anneler için susmuyoruz. Yaşanan tüm zulme, acıya rağmen eşini, evladını, ailesini kaybetmesine rağmen çocukları için, ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli anneler, er ya da geç kazanacak. Anneler bitmeden bu direniş bitmez. ve kalbi Gazzeli anneler için çarpan kadınlar olarak haykırıyoruz bu zulüm daha ne kadar sürecek? Yeter artık İsrail, kanlı ellerini sivillerin, annelerin, çocukların üzerinden çek” şeklinde açıklamasını sonlandırdı.

Basın açıklamasının ardından partililer ve kadınlar dağıldılar. – DÜZCE

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-duzce-kadin-kollari-baskani-gazzeli-anneler-icin-susmayacaklarini-belirtti/feed/ 0
Gazze’deki su ve arıtma tesislerinin çoğu hasar gördü veya yok edildi https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-su-ve-aritma-tesislerinin-cogu-hasar-gordu-veya-yok-edildi/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-su-ve-aritma-tesislerinin-cogu-hasar-gordu-veya-yok-edildi/#respond Thu, 09 May 2024 03:09:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30898 BBC’nin uydu görüntüleri üzerinden yaptığı araştırma, 7 Ekim’den bu yana Gazze’deki yüzlerce su ve arıtma tesisinin hasar gördüğünü veya yok edildiğini ortaya çıkardı.

Büyük bir malzeme deposuna verilen hasar da yapılabilecek onarımları ciddi şekilde aksattı.

Yardım kuruluşları, temiz su eksikliği ve arıtılmamış kanalizasyon akışının insan sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söylüyor.

Gazze’de savaşan İsrail’in uluslararası hukuk kuralları çerçevesince, kritik altyapıyı koruma görevi bulunuyor. Bu durumun tek istisnası bu kritik sahaların saldırı amaçlı kullanıldığına dair delil sunulması olarak gösteriliyor.

İsrail ordusu BBC’ye yaptığı açıklamada, Hamas’ın sivil altyapıyı terör saldırıları için kullandığını savundu.

Gazze’de savaş öncesi de temiz su sorunu bulunuyordu. Bölge halkı, sondaj kuyuları ve deniz suyu arıtma tesislerinden oluşan bir sistem üzerinden su temin ediyordu.

BBC Verify ekibinin yaptığı araştırma, İsrail’in Gazze’ye saldırmasından bu yana hayati önemdeki bu tesislerin yarısından fazlasının hasar gördüğünü veya yok edildiğini ortaya çıkardı.

Ayrıca hastalıkların yayılmasını önlemede kritik öneme sahip, altı atık su işleme tesisinden dördünün hasar gördüğünü veya tahrip edildiğini tespit ettik.

Bir yardım kuruluşuna göre, diğer iki tesis de yakıt ve malzeme eksikliği nedeniyle kapandı.

Bu tesisler ile birlikte, Gazze Sahil Şeridi Belediyeleri Su İdaresi (CMWU) tarafından sağlanan 600’den fazla su ve arıtma tesisini inceledik.

Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a ait bu uydu görüntüsünde hasar görmüş iki büyük su depolama tankı görülüyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün İngiltere’deki direktörü Dr. Natalie Roberts, su ve sanitasyon tesislerinin tahrip edilmesinin “halk için korkunç sağlık sorunları” anlamına geleceği uyarısında bulundu.

Roberts, “İshal semptomlu hastalıkların oranları korkunç derecede yüksek” diyor.

Şiddetli ishal, çocuklarda ölüme yol açabiliyor.

Örgüte göre, özellikle hamile kadınlar için tehlikeli olan, kirli su kaynaklı Hepatit A vakaları da yüksek.

Doktor Roberts, insanların bu hastalık nedeniyle öldüğünü söylüyor ve yüz binlerce Gazzelinin sığındığı Refah’taki vaka sayısında dikkat çekici bir artış olduğunu kaydediyor.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e saldırısı sonrası başlayan savaşta Gazze’deki yerleşimlerde büyük yıkım yaşandı. BM’ye göre yaklaşık 69.000 konut yıkıldı ve 290.000 konut da hasar gördü.

Konuştuğumuz yardım görevlilerine göre artık evlerde su bulunması “çok düşük bir ihtimal”.

BBC uydu görüntülerini inceledi

Bu araştırmayı gerçekleştirmek için en iyi yaklaşımın ne olabileceği konusunda, Birleşmiş Milletler ve İnsan Hakları İzleme Örgütü’ndeki uzmanların tavsiyesine başvurduk.

Her bölge için en güncel yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini aldık ve bunları 7 Ekim’den önce çekilen görüntülerle karşılaştırdık.

Bize verilen koordinatlara ait uydu görüntülerindeki, tesisin bulunması gereken yerfe en yakın yapı, yıkılmış, kısmen çökmüş veya başka hasar belirtisi gösterirse, söz konusu tesisi yıkılmış veya hasar görmüş olarak işaretledik.

BBC Verify, incelediği yapıları “yıkılmış” veya “hasar görmüş” olarak ayırmadı. Bunun sebebi incelenen her tesisin tam olarak neye benzediğini bilmeden, “tam bir yıkım” veya “hasar” ayrımı yapılamayacak olmasıydı.

603 su tesisinin yüzde 53’ü hasarlı

Su kuyuları genellikle yer altında bir sondaj kuyusu, elektrikli pompa ve yüzeyde küçük bir kontrol merkezinden oluşur.

Bu kontrol merkezleri, her zaman uydu görüntülerinden seçilemediğinden ya da kolaylıkla tanımlanamadığından, olası hasarı değerlendirirken en yakındaki görünür binaları analiz ettik.

Bu inceleme sonunda, 603 su tesisinden yüzde 53’ünün 7 Ekim’den bu yana hasar görmüş veya yıkılmış olduğu ortaya çıktı.

51 tesis çevresinde daha hasar tespit ettik ancak söz konusu su tesisinin kendisinin hasar görüp görmediğini belirleyemediğimiz için bunları dışarıda bıraktık.

En son veriler Mart ve Nisan ayında alınan uydu görüntülerinden elde edildi. Nisan ayından bu yana da hasar tespit çalışmamız devam ediyor.

Yıkıldığı veya hasar gördüğü belirlenen tesislerin çoğunluğu Gazze’nin kuzeyi ile güneydeki Han Yunus şehri çevresinde toplanıyor.

Gazze Şeridi’nin merkezindeki Bureij’deki bir atık su tesisinde, tesise güç sağlayan güneş panellerinin yok edildiği görülüyor. Kanalizasyon arıtma tanklarının yüzeyinde de yosun oluştuğu anlaşılıyor.

Uydu görüntülerinde hasarın tamamı seçilemediğinden, yaptığımız analiz, savaşta hasar görmüş tesislerin bazılarını gözden kaçırmış olabilir.

Bazı tesisler de yakıt yetersizliğinden dolayı tam olarak faaliyet göstermiyor olabilir.

BBC’ye Deir al-Balah’taki deniz suyu arıtma tesisi ile ilgili açıklama yapan BM kuruluşu UNICEF, kurdukları tesisin yakıt eksikliği nedeniyle yalnızca yüzde 30 kapasiteyle çalışabildiğini kaydetti.

Çoğu Gazzeli evlerinden ayrılarak, çadır kentlerde yaşamaya zorlanırken, biriken kanalizasyon da insan sağlığı için daha büyük bir tehdit oluşturuyor.

Filistin İnsan Hakları Merkezi’nde çalışan Muhammed Atallah, “Pompalar çalışmadığı için sokaklar kanalizasyon suyu içinde kaldı” dedi.

Gazze’deki savaş nedeniyle su idaresi yetkilileri için tesis onarımları oldukça zorlaşmışken, önemli bir bakım malzemeleri deposuna yapılan saldırı da bu işi iyice güçleştirdi.

El-Mawasi mahallesindeki bina, 21 Ocak’ta düzenlenen füze saldırısında ağır hasar gördü.

Gazze Sahil Şeridi Belediyeleri Su İdaresi’ne göre bu saldırıda dört kişi öldü, 20 kişi de yaralandı.

BBC’ye konuşan su idaresi genel müdürü Monther Shablaq, vurulan yapının, Gazze’deki su ve sanitasyon hizmetlerinin kalbi olduğunu söyledi.

Shablaq, depoda, bakım için kullanılan 2 binden fazla malzeme bulunduğunu kaydetti. Filistinli yetkili, su boru hattı gibi kritik altyapının onarım ve bakım faaliyetlerinin ciddi şekilde aksadığını söyledi.

İsrail ordusu, Han Yunus’taki malzeme deposunun hedef alınmadığını savundu.

Ordu, tesis yakınında faaliyet gösteren Hamas teröristlerinin vurulduğunu iddia etti ve “saldırı sonucunda deponun bazı bölümlerinin hasar görmesinin mümkün olduğunu” kaydetti.

Uluslararası hukuk ne diyor?

Hasar görmüş veya yıkılmış durumdaki beş su tesisine ait uydu görüntüsü analizini İsrail ordusu ile paylaştık.

Ordu bir vaka için, saldırı iddiasını yalanladı. Diğer dört vakada ise asıl hedefin Hamas savaşçıları olduğunu savundu:

“Hamas, silah ve mühimmatını bu sivil yapıların içinde depoluyor. Bu yapıların altında terör altyapısı kuruyor ve saldırılarını onlardan gerçekleştiriyor.

“İsrail ordusu, diğer yerlerde olduğu gibi, söz konusu su tesislerinin içinde veya yakınında da, tespit edilen bu terör altyapılarını yok ediyor”

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne insanlığa karşı işlenen suçlar konusunda danışmanlık yapan Leila Sedat, İsrail ordusunun, aksini kanıtlayacak somut delilleri olmadığı sürece sivillerin hayatta kalması için kritik öneme sahip tesisleri koruması gerektiğini savundu.

BBC’ye konuşan uzman, savaş faaliyetlerini hukuki anlamda ele alırken, şüpheli faaliyetlerin bir devamlılık gösterip göstermediğine bakıldığının altını çiziyor.

Leila Sedat, “Her saldırıyı ayrı ayrı ele alamazsınız. İsrail ordusu su borularını, su tanklarını ve altyapısını vurdu” diyor ve devam ediyor:

“Bir yerdeki su ve arıtma tesislerinin yarıdan fazlasının hedef alınmadan devre dışı bırakılması çok güç olurdu.

“Dolayısıyla bu örnekler, ya sivil yapılara önem verilmediğinin ya da kasıtlı olarak yok edildiğinin kanıtıdır. Bunların (saldırıların) hepsi yanlışlıkla yapılmış değil”

Bulgularımız konusunda değerlendirmesini sorduğumuz uluslararası ceza ve insan hakları avukatı Sara Elizabeth Dill şunları söyledi:

“Gazze’nin temelde bir kuşatma savaşı ile tamamen yıkılması durumu ile karşı karşıyayız. Uluslararası yasalara uyma konusunda en ufak bir girişim gösterilmeden, insan hayatı ve onuru hiçe sayılıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-su-ve-aritma-tesislerinin-cogu-hasar-gordu-veya-yok-edildi/feed/ 0
İsrail, Refah’ın doğusundaki çatışmalara rağmen Kerem Şalom geçidini yeniden açtı https://www.haber60.com.tr/israil-refahin-dogusundaki-catismalara-ragmen-kerem-salom-gecidini-yeniden-acti/ https://www.haber60.com.tr/israil-refahin-dogusundaki-catismalara-ragmen-kerem-salom-gecidini-yeniden-acti/#respond Wed, 08 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30873 Gazze’nin güneyindeki Refah’ın doğusunda bombardıman ve ağır çatışmalar sürerken İsrail yardım geçişi için kilit konumdaki Kerem Şalom geçidini yeniden açtığını duyurdu.

İsrail, Pazar günü bir roket saldırısından sonra kapanan Kerem Şalom geçidinden yardım kamyonlarının geçtiğini savunuyor.

Ancak Birleşmiş Milletler (BM) geçitten herhangi bir yardım malzemesinin geçmediğini belirtti.

Çarşamba günü İsrail hava saldırılarının ardından dumanların yükseldiği Refah’ta ağır ateş sesleri duyuldu. İsrail ordusu kentin doğusunda sınırlı bir kara operasyonunun devam ettiğini açıkladı.

İsrail ordusu, son 24 saatteki çatışmalarda, “teröristleri yok ettiklerini ve terör altyapısıyla birlikte yer altı tünellerini ortaya çıkardıklarını” açıkladı. Bu sürede 100 “terör hedefini” vurduğunu söyleyen İsrail güçleri, Refah geçidinin Gazze tarafına baskınlar düzenlendiğini de belirtti.

Refah’ta yaşayanlarsa gece boyunca yoğun bombardımana tanık olduklarını söylüyor. Sabah bölgeden gelen görüntülerde hava saldırılarında yıkılan bir binanın enkazında yakınlarını arayan insanlar görünüyordu.

İsrail ordusunun haritasına göre “güvenli” bölgede olduklarını söyleyen Reda al-Najili, Reuters’a verdiği demeçte, “Otururken birdenbire patlamalar başladı. Komşumuzun evi yok oldu ve evimizin içi hasar gördü. Evde sadece siviller vardı. Kadınlar öldü. Yaralananların hepsi çocuktu” dedi.

Filistinli sağlık görevlileri beşi çocuk yedi kişilik bir ailedeki herkesin, Gazze Şehri’nin kuzeyindeki Zeytun mahallesindeki bir eve gece yapılan hava saldırısında öldüğünü söyledi.

İsrail ordusu Gazze’nin doğusundaki bazı bölgelerde yaklaşık 100 bin kişinin daha güvenli yerlere gitmesini istedi.

Diğer yandan Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, Refah’taki her üç hastaneden birinin “yakınındaki çatışmalar ve Refah’taki operasyon nedeniyle işlevini yerine getirmediğini” söyledi.

Ghebreyesus, BM yardımları olmadan kısmen çalışan Kuveyt ve Emirlik hastanelerinin de yakıtının biteceği uyarısında bulundu:

“Gazze’nin güneyindeki hastanelerin üç günlük yakıtı kaldı bunun anlamı hizmetlerinin yakında durabileceği”.

WHO, Han Yunus’ta durumu ağır hastaların bakıldığı Avrupa Gazze Hastanesi’nin yakında erişilemez hale gelebileceğini söyledi.

İsrail ordusu Çarşamba sabahı Kerem Şalom geçidinin yeniden açıldığını ve yardım malzemelerinin detaylı bir incelemeden sonra Gazze tarafına geçişine izin verileceğini duyurdu.

Ordu aynı zamanda Gazze’nin kuzeyindeki Erez geçişinin faaliyetlerine yeniden başladığını açıkladı.

Ancak BM’nin Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA, Kerem Şalom ya da Refah geçitlerinden herhangi bir yardımın ulaşmadığını söyledi.

UNRWA’nın Kıdemli Yardımcı Direktörü Scott Anderson, “Gazze Şeridine yardım gelmiyor, Refah geçidinde askeri operasyonlar sürüyor, gün boyunca bu bölgede bombalamalar devam etti” dedi.

İsrail Hükümeti Sözcüsü Avi Hyman ise, Kerem Şalom’un açık olduğunu söyledi ve, “BM’ye Gazze tarafından neden bu kadar çok yardım fazlası olduğunu ve dağıtılmadığını sormak istiyorum” dedi.

Kerem Şalom Gazze’ye yardım girişinde kilit konumda ve İsrail Pazar günkü roket saldırısından sonra bu geçidi kapatmıştı.

BM, İsrail’in Refah geçidinin Filistin tarafını ele geçirdiğini açıklamasının ardından, Salı günü İsrail’in Gazze’ye yardım için iki ana damarı “kestiğini” söyleyerek uyarıda bulunmuştu.

Diğer yandan yeni bir ateşkes ve rehine anlaşması için müzakereler Kahire’de yeniden başladı.

İsrail Pazartesi günü Hamas’ın onayladığı üç aşamalı ateşkes ve rehine takası teklifinin kabul edilemez olduğunu açıkladı.

Bunun ardından Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby, Hamas’ın teklifi gözden geçirerek açıkları kapatabileceğine inandığını belirten bir açıklama yaptı.

7 Ekim’de 1,200 kişinin öldüğü ve 253’ünün rehin alındığı Hamas saldırılarından sonra İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşında 34 binden fazla kişi öldürüldü.

Savaşın yedinci ayında İsrail, Refah’ı ele geçirmeden zafer elde etmesinin imkansız olduğunda ısrar ediyor.

Kasım ayındaki bir haftalık ateşkes sürecinde Hamas 105 rehineyi serbest bırakmış bunun karşılığında İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli serbest bırakılmıştı. İsrail kalan 128 rehinenin 36’sının öldüğünü varsayıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-refahin-dogusundaki-catismalara-ragmen-kerem-salom-gecidini-yeniden-acti/feed/ 0
Türkiye-Katar Gazze İyilik Gemisi Mersin Limanı’ndan Uğurlandı https://www.haber60.com.tr/turkiye-katar-gazze-iyilik-gemisi-mersin-limanindan-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-katar-gazze-iyilik-gemisi-mersin-limanindan-ugurlandi/#respond Wed, 08 May 2024 22:33:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30851 Türkiye’nin AFAD koordinasyonunda yürüttüğü insani yardım operasyonu kapsamında bin 900 tonluk insani yardım malzemesi taşıyan ‘Türkiye-Katar Gazze İyilik Gemisi’, Mersin Limanı’ndan bugün Gazze’ye uğurlandı. Uğurlama törenine Katar Devlet Bakanı Lolwah Rashid Al-Khater de katıldı.

Türkiye, İsrail saldırılarının hedefi olan Gazze’deki sivillere insani yardım ulaştırmayı sürdürüyor. Bu çerçevede AFAD koordinasyonunda Katar Kalkınma Fonu (QFFD), Sağlık Bakanlığı ve STK’ların iş birliği ile “Türkiye-Katar Gazze İyilik Gemisi” hazırlandı. Gıda, sağlık, hijyen ve barınma malzemelerinden oluşan bin 900 ton insani yardım gemiye yüklendi. Yüklenen gemi bugün Mersin Limanı’ndan uğurlandı. İyilik gemisinin 10 Mayıs Cuma günü Mısır’ın El Ariş Limanı’na varmasının planlandığı bildirildi. Bugüne kadar, AFAD, Sağlık Bakanlığı, Türk Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle bölgeye insani yardım taşıyan 13 uçak ve 10 gemi gönderildiği belirtildi. Gemi seferleri, hava köprüsü, yerelden temin ve UNRWA iş birliği ile gönderilen insani yardım malzemelerinin toplamının 52 bin 16 tona ulaştığı açıklandı. Ayrıca Gazze’de sivillerin su ihtiyacını karşılamak için Mısır Kızılayı iş birliğiyle hayata geçirilen Mısır’dan şişelenmiş su tedarik edilmesi projesi kapsamında bugüne kadar ulaştırılan toplam su miktarı bin 735 ton olduğu kaydedildi.

“Gazze’de bir insanlık suçu bir soykırım uygulanmakta”

Uğurlama töreninde konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, “Bugün güzel bir niyetle buradayız. Gazze’ye uğurlayacağımız 11’inci gemimiz daha özel bir gemi. Katar Kalkınma Fonu’yla Türkiye Cumhuriyeti adına, AFAD başkanlığımızın organize etmiş olduğu iyilik gemisini biraz sonra Mısır’ın El Ariş Limanı’na Gazze’deki kardeşlerimiz için uğurlamış olacağız. Filistin meselesinde göstermiş olduğu dik duruş, Filistin ve Gazze halkına gösterdiği yardım ve dayanışmadan dolayı hem Katar devletine hem Katar halkına sayın bakanın şahsında şükranlarımı arz ediyorum. 7 Ekim’de İsrail’in Gazze’ye başlatmış olduğu insanlık dışı saldırılarla bugün bir insanlık suçu bir soykırım uygulanmakta. Bu saldırıları oluşturan ne İsrail ne de ona destek olanlar tarihin vicdanında yargılanmaktan kesinlikle kurtulamayacaklardır. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak. Türkiye Cumhuriyeti dün olduğu gibi bugün de yarın da Filistin’in haklı davasında uluslararası platformda Filistin’in yanında tam olarak durmaya devam edecek yine Filistin halkıyla, mazlum Filistin halkıyla ve Gazze halkıyla yardımlaşmaya ve dayanışmaya da devam edecektir” dedi.

“En kısa sürede kalıcı ateşkes sağlansın”

Sözlerini sürdüren Bakan Karaloğlu, “Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin 1 Mayıs günü açıklamış olduğu rapora göre şu ana kadar Gazze’de devam eden bu insanlık dışı saldırılar sonucunda34 bin 568 Gazzeli kardeşimiz şehit oldu. Yine 77 bin 765 Filistinli kardeşimiz yaralandı. 70 binden fazla konut kullanılamaz hale geldi, yerle bir oldu. 290 bin konut hasarlı oturulamaz durumda. Bir milyon 700 bin Filistinli kardeşimiz yerinden olmuş, evinden olmuş, sokağından olmuş, mahallesinden olmuş. İşte Filistinli kardeşlerimizin içerisinde bulunduğu bu duruma Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milleti kayıtsız kalmamış, AFAD’ın başkanlığında bugüne kadar 13 uçak ve 10 gemiyle 52 ton insani ve barınma yardımını Gazze’ye ulaştırmış durumdayız. 11’inci gemimiz hemen yanı başımızda. Bu gemi daha farklı bir gemi. Bu gemiyi Türkiye Cumhuriyeti’yle Katar Kalkınma Fonu ortak hazırladı. Bu gemide bin 900 ton yardım malzemesi var. Gıda, hijyen ve barınma yardım malzemesi var. Temennimiz odur ki en kısa sürede kalıcı ateşkes sağlansın. Gazzeli kardeşlerimiz kendi topraklarında, kendi memleketlerinde barış içerisinde yaşamaya devam etsin. Bizim gönderdiğimiz bu yardımlar da onların ihtiyaçlarını gidersin. ve onların yaralarına merhem olsun diye de temenni ediyorum” diye konuştu.

Al-Khater: “Eşi benzeri olmayan bir insani dram yaşamaktadırlar”

Katar Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Lolwah Rashid Al-Khater ise, “Katar’la kardeş ülke Türkiye olarak iş birliğimizi ve kardeşlik ilişkilerimizin uygun ve güzel bir örneğini burada yaşamaktayız. Birazdan yolcu edeceğimiz gemi Mısır’a gidecek. Oradan da Gazze’deki kardeşlerimize ulaştırılacak yardımlar. Gerek zorunlu göçe maruz kalan, ölümlere maruz kalan, 7 aydır bu sıkıntıyı çeken Gazzeli kardeşlerimize ulaştırılacak yardımdan bahsediyoruz. Gerçekten ışıktan harflerle yazdıkları fedakarlıkların destanlarını burada görmekteyiz. Bütün dünyayı da zaten ayağa kaldıran bu gibi acı öykülere maruz kalmaktadırlar. Tarih bunu yazacaktır tabii ki. Şimdi Gazze’ye gidecek olan bütün yardımcı insani yardımlar yasal olarak yükümlülüktür her şeyden önce. İnsanlık olarak da bizim görevimizdir. 4. Cenevre Anlaşması çerçevesinde baktığımızda İsrail işgalci kuvvetlerinin de sorumlulukları söz konusu. Geçtiğimiz iki günde Refah Belediyesi’ne acımasızca saldırılar, müdahaleler söz konusu oldu İsrail işgal güçleri tarafından. Sınır kapısını ele geçirdiler biliyorsunuz. Yardımların geçişini engellemeye devam ediyorlar şu aşamada. Yani öldürmeleri, can almaları, göçe zorlamaları çabası deyim yerindeyse. Bu insanlar zaten Gazze’den bu bölgeye göç etmiş insanlar. Bunları tekrar göçe zorlayan bir rejimden bahsediyoruz. Eşi benzeri olmayan bir insani dram yaşamaktadırlar” şeklinde konuştu.

“Katar olarak Kardeş Türkiye’nin üstlendiği tüm çabaları takdirle karşılamaktayız”

Katarlı Bakan Al-Khater sözlerinin devamında, “Bugünkü girişimimiz bilindiği üzere Katar’la Türkiye arasındaki ortak bir vizyonu ortaya koymaktayız. Gerek bölgesel gerekse ikili anlamda iş birliğinin pekiştirilmesi konusunda da büyük bir örnektir diye düşünmekteyiz. İsrail’in Gazze’ye yaptıkları saldırıların bir an önce durması konusunda gereken tedbirlerin alınması hususunda biz de çağrımızı yapmaktayız her vesileyle. Gerek gıda konusunda, gerek sivillerin korunması konusunda, toplu cezalandırma siyasetinden, politikasından vazgeçmelidir İsrail. Uluslararası hukuk, uluslararası insani hukuk da bunu gerektirmektedir zaten. Bilindiği üzere Katar devleti olarak Mısır Arap milletiyle, Amerika Birleşik Devletleri arasında ilişkilerimiz devam etmektedir ki bir an önce Gazze’de ateşkesin sağlanması hususunda görüşmelerimiz devam etmekte. Filistin davasına adil ve kapsayıcı, kapsamlı bir çözüm için gereken politik çalışmalarımız devam etmektedir. Bunların tekrar başlaması için de sivillerin korunması konusunda da girişimlerimiz devam etmektedir. Biz Katar devleti olarak kardeş Türkiye’nin güttüğü ve üstlendiği, yapmakta olduğu tüm çabaları da takdirle karşılamaktayız. Yani Gazze konusunda, gerekse uluslararası ve bölgesel bazda bunu dile getiririz her vesileyle bölgede ve dünyada güvenlik ve istikrarın deyim yerindeyse temellerini atmak için biz buradayız hep beraber. Dünyada milyonların yararlanabileceği birçok konuda biz Türkiye’yle iş birliği içerisindeyiz. Katar devletiyle Türkiye Cumhuriyeti arasındaki gelişmekte olan stratejik risklerin varmış olduğu düzeyden de son derece gurur duyduğumuzu burada ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Katar Devlet Bakanı Al-Khater, İçişleri Bakan Yardımcısı Karaloğlu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, AFAD Başkanı Okay Memiş ve Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan’ın aralarında olduğu heyet gemiyi uğurladı. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-katar-gazze-iyilik-gemisi-mersin-limanindan-ugurlandi/feed/ 0
İsrailliler Netanyahu’yu Gazze çatışmasını uzatmakla suçluyor https://www.haber60.com.tr/israilliler-netanyahuyu-gazze-catismasini-uzatmakla-sucluyor/ https://www.haber60.com.tr/israilliler-netanyahuyu-gazze-catismasini-uzatmakla-sucluyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:09:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30450 On binlerce İsrailli Cumartesi gecesi geç saatlere kadar süren gösterilerde Başbakan Binyamin Netanyahu’yu Gazze’deki çatışmayı uzatmayı amaçlamakla suçladı ve rehinelerin ülkeye dönmesi için bir anlaşma yapılması çağrısında bulundu.

Tel Aviv’deki protestocular “savaş kutsal değildir, yaşam kutsaldır” sloganları attı.

Gösterilerde İngilizce başbakan anlamına gelen “Prime Minister” kelimesine atıfta bulunarak “Crime Minister” (Suç Bakanı) pankartı açıldı.

Gazze’de ateşkes sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için yapılan görüşmeler Mısır’ın başkenti Kahire’de Cumartesi günü yeniden başladı. Hamas heyeti arabulucularla görüştü.

Hamas yeni bir gelişme olmadığını söyledi ancak Pazar günü “yeni bir turun başlayacağını” duyurdu.

Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda Kahire’de uzun süredir devam eden ateşkes görüşmeleri, rehinelerin serbest bırakılması karşılığında İsrail’in de Gazze’ye yönelik saldırılarını durdurmasını amaçlıyor.

Ancak müzakerelerdeki ana anlaşmazlık noktasının anlaşmanın geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı yönünde olduğu görülüyor.

Müzakerelerde Hamas’ın Gazze’de tuttuğu İsrailli rehinelerin serbest bırakılması sırasında İsrail’in saldırılarına 40 gün ara vermesi ve İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli mahkumların da serbest bırakılmasına yönelik detaylar tartışılıyor.

Hamas lideri İsmail Haniye’nin danışmanlarından birisi, grubun son öneriye “tam bir ciddiyetle” baktığını söyledi.

Ancak danışman, herhangi bir anlaşmanın İsrail’in Gazze’den çekilmesini ve savaşın tamamen sona ermesini açıkça içermesi gerektiği yönündeki talebini tekrarladı.

İsrail Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli ise BBC’ye yaptığı değerlendirmede savaşın “Hamas ortadan kaldırılana kadar” devam edeceğini söyledi.

Chikli, “Savaşı sona erdirmeyi ya da Refah’ta geniş çaplı bir operasyondan vazgeçmeyi içeren bir anlaşmayı kabul etme seçeneğimiz yok” diye konuştu.

Cumartesi günü yerel basına konuşan ve ismini vermek istemeyen bir İsrail hükümet yetkilisi, “rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşmanın parçası olarak İsrail’in savaşı sona erdirmeyi hiçbir koşulda kabul etmeyeceğini” belirtti.

Yetkili isim, “İsrail ordusu, esirlerimizin serbest bırakılması için geçici bir ara verilse de verilmese de, Refah’a girecek ve orada kalan Hamas merkezlerini yok edecek” dedi.

İsrail hükümeti şimdi ise Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine yönelik saldırı hazırlığında. İsrail saldırılarının başlamasının ardından Gazze’nin kuzey ve orta kesimlerinden yaklaşık 1,4 milyon insan bu bölgeye kaçtı. İsrail Başbakanı Netanyahu ise Refah’a yönelik uzun zaman önce söz verdiği saldırıyı başlatması için aşırı sağcı koalisyonundan gelen baskılarla karşı karşıya.

İsrail’in en büyük diplomatik ve askeri müttefiki ABD ise önemli sivil kayıplara neden olabilecek yeni bir saldırıyı desteklemek konusunda isteksiz. Washington evlerinden edilmiş Filistinlileri korumaya yönelik bir plan görmek konusunda ısrarcı.

Cumartesi günü İsrail’dei gösterilerde ise binlerce kişi Gazze’deki İsrailli rehinelerin ülkelerine geri getirilmesi talebi için bir araya geldi.

Reuters haber ajansına konuşan İsrailli gösterici Natalie Eldor, “Tüm rehineleri geri getirmeliyiz, canlı olanları da ölü olanları da. Onları geri getirmeliyiz. Bu hükümeti değiştirmeliyiz” dedi.

Tel Aviv’deki Kirya askeri üssünde toplanan göstericilerin bazıları başbakanı önerilen ateşkesi baltalamakla suçlarken, diğerleri savaşın sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Ateşkes görüşmeleri aylardır bir ilerleme kaydedilmeden devam ediyor ve Kasım sonundan bu yana çatışmalarda bir duraklama söz konusu olmadı, herhangi bir rehine de serbest bırakılmadı.

İsrail savaş kabinesinin bir üyesi olan Benny Gantz, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Taslağa resmi bir yanıt henüz alınmadı. Kabul edildiğinde kabine toplanacak ve bunu tartışacak” dedi.

Gantz, “O zamana kadar ‘siyasi kaynaklara’ ve tüm karar alıcılara resmi gelişmeleri beklemelerini, sakin davranmalarını ve siyasi nedenlerle histeriye kapılmamalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

BBC’ye konuşan ve görüşmelerin son turundaki gelişmelerden haberdar bir kaynak, müzakerelerin hala karmaşık bir halde olduğunu ve herhangi bir ilerlemenin birkaç gün sürebileceğini söyledi.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Başkanı Cindy McCain, Gazze’nin kuzeyinde şu anda “tam anlamıyla bir kıtlık” yaşandığı uyarısında bulundu.

ABD medyasına bir röportaj veren McCain, bölgedeki felaketin güneye doğru yayıldığı konusunda uyardı ve “Bizim sürekli olarak istediğimiz şey ateşkes ve bölgeye güvenli bir şekilde girebilmek için sınırsız erişimin sağlanması” dedi.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e yönelik saldırılarında 1200 kişiyi öldürmüş, 250 civarında insanı da rehin almıştı.

İsrail ise bunun hemen ardından Gazze Şeridi’ne yönelik çok büyük bir yıkıma sahne olan saldırılarında çoğunluğu kadınlar ve çocuklar olmak üzere 30 binden fazla Filistinliyi öldürmüştü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilliler-netanyahuyu-gazze-catismasini-uzatmakla-sucluyor/feed/ 0
Gazze’de ateşkes müzakereleri devam ediyor https://www.haber60.com.tr/gazzede-ateskes-muzakereleri-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-ateskes-muzakereleri-devam-ediyor/#respond Sat, 04 May 2024 21:52:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30383 Gazze’de ateşkes sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması yönündeki çabalar yoğunlaşırken, müzakereler Cumartesi günü Kahire’de yeniden başladı.

Hamas, heyetinin son ateşkes önerisini inceledikten sonra “olumlu bir havayla” Kahire’ye gittiğini açıkladı.

Açıklamada, “Filistinlilerin taleplerini karşılayacak bir anlaşmaya varmaya kararlıyız” denildi.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, örgütün “ateşkes anlaşmasını gözü kapalı kabul etmesi gerektiğini” söyledi.

Hamas adına müzakere yürütenler, rehinelerin serbest bırakılması karşılığında İsrail’in Gazze’deki saldırılarını geçici olarak durdurmasını öngören ve Mısır ile Katar’ın arabuluculuğunda uzun süredir devam eden görüşmelere yeniden başlamak üzere Kahire’ye döndü.

Dün gece yayınlanan bir açıklamada Hamas, anlaşmayı masada “olgunlaştırmak” istediğini söyledi; bu da iki tarafın hâlâ anlaşamadığı noktaların bulunduğunu gösteriyor.

Asıl mesele ateşkes anlaşmasının kalıcı mı yoksa geçici mi olacağıyla ilgili gibi görünüyor.

Hamas, anlaşmanın savaşın sona ermesini taahhüt etmesi gerektiği konusunda ısrar ediyor, ancak İsrail, örgüt Gazze’de aktif kaldığı sürece bu taahhüdü vermekte isteksiz.

Üzerinde henüz uzlaşılamayan ifadenin, rehinelerin serbest bırakılacağı sırada çatışmalara 40 günlük ara verilmesini ve İsrail hapishanelerinde tutulan bazı Filistinli mahkumların serbest bırakılmasını içerdiği düşünülüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmaya varılsa bile Gazze’nin güneyindeki Refah kentine kara operasyonu düzenleneceğini defalarca vurguladı. İsrail medyası Cumartesi günü, müzakerelerin son turunda da tutumunun değişmediğini bildirdi.

Ancak İsrail’in en büyük diplomatik ve askeri müttefiki ABD, ciddi sivil kayıplara yol açabilecek yeni bir saldırıyı desteklemek konusunda isteksiz ve öncelikle yerinden edilmiş Filistinlileri korumaya yönelik bir plan geliştirilmesinde ısrar ediyor.

Gazze Şeridi’nin kuzey ve orta bölgelerindeki çatışmalardan kaçan yaklaşık 1,4 milyon kişinin Refah’a sığındığı tahmin ediliyor.

BBC’nin ABD’li haber ortağı CBS News’a konuşan iki ABD’li yetkilinin ifadesine göre, ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) Direktörü Williams Burns, son görüşmelere aracılık etmek için Kahire’ye gitti.

Blinken da şimdiye kadar müzakerelerde önemli bir aktör oldu ve hafta içerisinde Netanyahu ile görüşmek üzere tekrar İsrail’i ziyaret etti. Cuma günü ABD’nin Arizona eyaletinde konuşan Blinken, “Gazze halkı ile ateşkes arasında duran tek şey Hamas’tı” dedi.

Ateşkes görüşmeleri herhangi bir ilerleme sağlanamadan aylardır devam ediyor.

Kasım ayının sonundan bu yana çatışmalara ara verilmedi veya rehineler serbest bırakılmadı. Bu süreçte anlaşmanın yakın göründüğü ancak imzalanamadan bozulduğu anlar oldu.

Müzakerelerin son turlarında bile dikkatli olmak gerekiyor. Görüşmelerle ilgili bilgisi olan bir kaynak BBC’ye, müzakerelerin karmaşık olmaya devam ettiğini ve herhangi bir ilerlemenin birkaç gün sonra kaydedilebileceğini söyledi.

Washington Post’a konuşan bir kaynak, ABD’nin, Hamas’ın ateşkesi reddetmeye devam etmesi halinde, Hamas’ın siyasi liderliğini sınır dışı etmesi yönünde Katar’a baskı yaptığını söyledi.

Savaş, Hamas ve diğer Filistinli örgütlerin İsrail’in güneyindeki köylere ve askeri üslere saldırıp en az 1.200 kişiyi öldürmesi ve 250’den fazla kişiyi rehin almasıyla başladı.

Gazze’de Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, İsrail’in Gazze’ye yönelik bunu izleyen saldırılarında 34.654 Filistinli öldürüldü ve 77.908 Filistinli yaralandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-ateskes-muzakereleri-devam-ediyor/feed/ 0
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencileri Gazze için yürüdü https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ogrencileri-gazze-icin-yurudu/ https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ogrencileri-gazze-icin-yurudu/#respond Sat, 04 May 2024 00:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30318 Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) öğrencileri tarafından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki göstermek, Avrupa ve Amerika’da çeşitli üniversitelerde Filistin için yapılan protestolara destek vermek amacıyla ‘Gazze İçin Yürüyüş ve Dua’ programı düzenlendi.

EBYÜ’de öğrenim gören öğrenciler ile akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda Erzincanlı vatandaş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve aynı amaçla ABD ile Avrupa’daki üniversitelerde yapılan eylemlere destek vermek amacıyla EBYÜ kampüsünde toplandı. Program, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden Eyüp Budak’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Daha sonra öğrenciler, İngilizce ve Türkçe, “Gazze’de katliam var, sesini yükselt”, “Bugünün Nazi’si işgalci İsrail”, “Kudüs için, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa için, Filistin için” yazılı pankart açtı.

Özgür Filistin eylemlerine destek olmak amacıyla gerçekleştirilen programda EBYÜ öğrencileri adına basın açıklamasını Furkan Çoban okudu.

Açıklamada şu metne yer verildi:

“Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda harcadığınız her şeyin karşılığı, zerrece haksızlığa uğratılmadan size tastamam ödenecektir. Bir asırdır Filistin’i işgal etmeye çalışan Siyonist terör şebekesi yaklaşık 210 gündür Gazze halkına zalimce saldırmaya devam ediyor. Filistin’de göğe yükselen bebeklerin ve çocukların feryadı, katledilen binlerce masum çocuğun mazlumiyeti; arşı alayı titretti ve arştan arza, yeryüzü şeytanlarının ve zalimlerin fermanı olarak indi. ve dünyanın dört bir tarafında yeryüzünün vicdan ehli insanları, bataklığa düşmüş insanlığın onurunu ayağa kaldırmak adına bir devrim ateşini tutuşturdular. Bu devrim ateşi elden ele tüm ülkelerin ve milletlerin ufkunu aydınlatmaktadır. Filistin davasına destek amaçlı yapılan bu eylemler Siyonizm’in temsil ettiği küresel şeytani düzene karşı haklı bir isyandır. Başta Amerika ve Fransa olmak üzere, Batı dünyasının birçok yerinde en saygın kabul edilen üniversitelerde gönüldaşlarımız ayağa kalkarak isyan ateşine destek vermiş ve küresel intifadanın bir parçası olmayı tercih etmiştir. Birçok akademisyen ve öğrenci, bu davaya destek olmuştur. İntifada ateşi, sinelerinde yürek taşıyan herkesi etkisi altına almıştır. Tüm tedbir ve baskılara rağmen, onurlu gençlerin ve akademisyenlerin isyanları engellenememektedir. Binlerce öğrenci ve akademisyenin tutuklanması, sonucu değiştirmemiştir.

Buradan zulme sessiz kalmayan bu onurlu akademisyenleri ve öğrencilerini selamlıyoruz. Ey vicdanlı ve aziz halkımız; sizler de kalkın ve bu insanlık zincirinin halkalarını oluşturun. Bu insanlık devrimine siz de iştirak edin. Gönülleriniz bu dava için atsın, Diliniz bu davayı konuşsun ve kalemleriniz bu davayı yazsın. İnsanlığın ikiye ayrıldığı bir zamanda aziz ve özgür insanların saflarında yer alın ve küresel intifadanın şerefini bir madalya olarak taşıyın. Bu şeref sizden sonraki nesillere de aktarılsın. Küresel intifadaya ve bu intifadayı kuşanan özgür ruhlu cesur yüreklere selam olsun. ve buradan tekrar hatırlatıyoruz: Ehli Vicdan, Ehli iman olan ve kalbinde zerrece İnsanlık taşıyan herkese diyoruz ki küresel boykot mallarını almayın-aldırmayın. Unutmayın ki alınan her boykot malı bir bomba, bir tank veya bir füzedir. Ümmetin ve insanlığın izzet örtüsüne dokunan Siyonist eller varsa, onlara karşı çıkan yiğitler, Sütçü İmamlarda vardır elbet. Nihayetinde Şanlıurfa’dan bir yiğit çıktı adı Hasan saklanan idi. İmanı gayreti cesareti kabul etmedi bu zilleti ve canını Rabbi Rahmana teslim etti. Rabbimizden niyazımız şehidimizin attığı bu adımın zulmün tahtını sarsması ve İslam dünyasının bu zelilce seyirciliğine son vermesidir. Gazze’yi unutmama ve unutturmama adına elimizden ne geliyorsa yapacağız, insanlık ve Müslümanlığın bağrına hançer saplanmış iken buna seyirci ve ilgisiz kalmak elbette mümkün değildir.

Son olarak buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Kudüs ve Mescidi Aksanın kurtuluşu için yapılacak olan her türlü meşru eylemin yanındayız, tarafıyız ve destekçisiyiz. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencileri.”

Basın açıklaması sonrasında yapılan yürüyüş ile program nihayete erdi. – ERZİNCAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ogrencileri-gazze-icin-yurudu/feed/ 0
AİÇÜ, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti https://www.haber60.com.tr/aicu-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/aicu-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/#respond Fri, 03 May 2024 22:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30248 Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) tarafından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki göstermek, Avrupa ve Amerika’da çeşitli üniversitelerde Filistin için yapılan protestolara destek vermek amacıyla ‘Soykırıma Lanet, Özgürlüğe Destek’ yürüyüşü düzenlendi.

AİÇÜ’de öğrenim gören öğrenciler ile akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda Ağrılı vatandaş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve aynı amaçla ABD ile Avrupa’daki üniversitelerde yapılan eylemlere destek vermek amacıyla Cuma Namazınınardından AİÇÜ kampüsünde toplandı.

Öğrenciler, İngilizce ve Türkçe, “Gazze’de katliam var, sesini yükselt”, “Bugünün Nazi’si işgalci İsrail”, “Kudüs için, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa için, Filistin için” yazılı pankart açtı.

Merkezi yerleşkede AİÇÜ Rektörü Profesör Dr. Abdulhalik Karabulut, eski Ardahan Milletvekili Profesör Dr. Orhan Atalay, il protokolü, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile akademik, idari personel, öğrenci ve vatandaşlar Filistin’e destek amaçlı yürüyüş gerçekleştirdi. Özgür Filistin eylemlerine destek olmak amacıyla gerçekleştirilen programda yürüyüşün ardından Rektörlük binası önünde Kur’an-ı Kerim tilaveti edildi.

Tilavet sonrası Rektör Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, yaptığı basın açıklamasında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi olarak, ABD ve Batı’daki vicdan sahibi gençlerin öncülük ettiği bu eylemleri açık yüreklilikle desteklediklerini ve selamladıklarını söyledi.

İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları Kınandı

Profesör Dr. Karabulut basın açıklamasında şuifadelere yer verdi:

“İşgalci İsrail Devleti’nin kuruluşundan bugüne kadar tam 76 yıldır Filistin topraklarında, tüm dünyanın gözü önünde, kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı. Son 18 yıldır Gazzeliler karadan, havadan, denizden abluka altına alınmış, Gazze halkı hayatlarını devam ettirebilmeleri için gerekli olan en doğal ihtiyaçlarını bile karşılayamamaktadır. 7 Ekim 2023’ten beri Gazzelliler’inüzerine içlerinde savaşlarda kullanılması yasak olan fosfor bombaları dahil onlarca atom bombası gücünde bomba atılmış, binaların yüzde 70’i yerle bir edilmiş, en az 15 bin çocuk, 10 bini kadın olmak üzere 35 bin Filistinli şehit edilmiş, 75 binden fazla kişi yaralanmıştır. Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenler arasında Gazze İslam Üniversitesi Rektörü, Yüzlerce öğrenci ve öğretim elemanı, bine yakın sağlık personeli, sivil savunma ve yardım görevlileri ile gazeteciler de bulunuyor. Ayrıca, Gazze Şeridi genelinde İşgalci İsrail ordusunun hava saldırıları sonucu başta enkaz altında kalanlar olmak üzere kayıp kişilerin sayısı 7 bine ulaştı. Camiler, kiliseler, okullar, hastaneler, evler, köprüler, yollar hiçbir ayrım yapılmadan yerle bir edilmiştir. Enerji ve su kaynakları ile ekinler ve zeytin ağaçları yakılarak yok edilmiştir. Un, ekmek, gıda ve ilaç yok. Yardım konvoyları Refah Sınır Kapısında kilometrelerce kuyruk oluştururken Gazzeliler açlıktan ölüyorlar. Bir parça ekmek ve bir avuç un alabilmek için saatlerce yardım kuyruklarında bekleyen insanların üzerine katil İsrail askerleri tarafından ağır silahlarla saldırılar düzenleniyor. Bütün dünyanın gözü önünde, bir parça ekmeğe ulaşabilmek için saatlerce bekleyen insanların üzerine katil İsrail askerleri tarafından ölüm yağdırılmaya devam ediliyor. Bu katliamı ABD, İngiltere, AB ülkeleri doğrudan destekliyor. BM, BMGK, Uluslararası Ceza Mahkemesi, İnsan Hakları Kuruluşları, Çocuk Hakları Kuruluşları, Kadın Hakları Kuruluşları, Çevreciler, Yeşiller herkes suspus olmuş seyrediyor. ABD Başkanı Biden alay eder gibi dondurmasını yalarken ateşkesten bahsediyor. ABD alay eder gibi uçaklardan birkaç yardım paketi atıyor. Vicdan sahibi insanların onuruyla, izzetiyle, şerefiyle oynuyor ve aşağılıyorlar. Onların gerçek yüzü budur! Her ne kadar küresel sistem, insani vicdanın derinliklerinden gelen zulme karşı yükseltilen her sesi baskılamaya çalışsa da dünyanın özgür halkları soykırıma karşı Gazze halkının onurlu direnişine selam duruyor. ABD’de, İtalya’da, Japonya’da, Tunus’ta, Ürdün’de, Türkiye’de ve dünyanın dört bir tarafında milyonlarca insan işgalci rejimi kınayıp Filistin’e destek yürüyüşü yaparak soykırımı gündemde tutmaya çalışıyor. Columbia Üniversitesi’nin vicdan sahibi öğrencilerinin direnişini destekleyen ve soykırım karşıtı eylemlerin dünyanın önde gelen Harvard, Michigan, Texas, New York gibi birçok üniversiteye yayılması, dünyanın izzet sahibi halklarının ortak tavrını gösteriyor. Yönetimlerin bu protesto eylemlerini her türlü baskı ve şiddetle engellemeye çalışması, öğrencileri tehdit ve şantajla korkutma girişimleri demokrasi ve insan hakları havarilerinin iddialarının örümcek ağından daha çürük olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Üniversite olarak, dirilişin sembolü Nuh’un diyarından seslenerek diyoruz ki; ABD ve Batı’daki vicdan sahibi gençlerin öncülük ettiği bu eylemleri açık yüreklilikle desteklediğimizi ve selamladığımızı ilan ediyoruz. Tarihin tanık olduğu en vahşi soykırım karşısında susmayan ve zalim düzenin karşısına dikilen gençleri tebrik ediyoruz. Küresel vicdanın adalet arayışını engellemeye çalışan her güç ve devleti kınıyoruz. Mazlum Filistin halkının ve onları destekleyenlerin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.”

Törende konuşan eski Ardahan Milletvekili Profesör Dr. Orhan Atalay, yaklaşık 7 aydır Gazze’de soykırım suçu işleyen İsrail’in maşeri vicdanda ve uluslararası hukukta suç işlediğini belirtti. – AĞRI

]]>
https://www.haber60.com.tr/aicu-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/feed/ 0
AKP Sözcüsü Ömer Çelik: Bahçeli ve Erdoğan arasındaki görüşme herhangi bir olaya endeksli değil https://www.haber60.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-bahceli-ve-erdogan-arasindaki-gorusme-herhangi-bir-olaya-endeksli-degil/ https://www.haber60.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-bahceli-ve-erdogan-arasindaki-gorusme-herhangi-bir-olaya-endeksli-degil/#respond Tue, 30 Apr 2024 23:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29938 (ANKARA) – AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki görüşmeye ilişkin olarak, “Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız arasında geçen görüşme herhangi bir olaya endeksli değil” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşecek görüşmeye ilişkin de Çelik, “Türkiye’de nitelikli bir muhalefet olsun. Doğru siyasi rekabetin kurulduğu söylemler ve politikalarla siyasi diyalektik gerçekleşsin. Bu olduktan sonra Türkiye’de siyasetin daha verimli yapılması konusunda yeni kapılar açılmış olur. Umarız yeni dönemde CHP’nin tutumu bu şekilde şekillenir” dedi.

Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) sonrasında açıklamalarda bulundu. Çelik, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’a düzenlediği ziyaret, yeni anayasa çalışmaları, öğretmen atamaları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP lideri Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşme ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yapacağı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan Çelik, MYK toplantısında Gazze’deki durumun birinci gündem maddeleri olmaya devam ettiğini söyledi. Çelik, “Hiçbir güç Netanyahu hükümetinin soykırımcı politikasını durduramıyor. Batılı ülkelerin bir yandan Netanyahu’ya silah vermesi ve bir yandan Gazze’ye insani yardım göndermesi şeklindeki çifte standartlı gündem, onları daha çok cesaretlendiriyor. Bütün bunlara rağmen küresel vicdan ayakta. Dünyanın birçok şehrinde son derece asil ve soylu insanlar tepkilerini net bir şekilde ortaya koyuyorlar. Halklar Filistin davasından yana tavır koymaya devam ediyorlar” diye konuştu.

“SOYKIRIMA KARŞI ÇIKMAYA VURULAN TERS KELEPÇE BÜTÜN HAFIZALARA NAKŞEDİLDİ”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto eden bir öğretim üyesinin fotoğrafını gösteren ve ABD’deki Filistin’e destek eylemlerine ilişkin konuşan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aydınlar, düşünürler, siyasetçiler, öğrenciler çeşitli vesilelerle tepkilerini ifade etmeye devam ediyorlar. Fakat gördüğümüz gibi son dönemde meydana gelen protestolar karşısında bütün bu protestolarının neticesi olarak gündeme gelen bir takım eylemlerde görünen şudur ki; Buna verilen tepkiler kesinlikle Gazze meselesinde insani bir duruşu bastırmaya, insanlığın ve vicdanın sesine tepki vermeye dönüktür. İnsanların Gazze’den yana Gazze’deki insanlık durumundan yana ortaya koydukları tepkileri, haklı duruşu dünyanın demokratik ve batılı ülkelerinin ters kelepçe dediğimiz bir uygulama ile karşıladığını görüyoruz. Düşünceye, felsefeye, vicdana, vurulan bu ters kelepçe şu anda en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Dünyanın demokratik dediğimiz ülkelerinin verdiği tepki maalesef hiçbir şekilde insanlık onuruna yakışan bir tepki değil. Bu görüntüler vicdana ve düşünceye vurulan ters kelepçenin, soykırıma karşı çıkmaya vurulan ters kelepçenin sembolü olarak bütün hafızalara nakşedilmiştir.”

“IRAK, PKK’YI TERÖR ÖRGÜTÜ LİSTESİNE ALMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği Irak ziyaretine ilişkin konuşan Çelik, “Görüşmenin başlıkları çok kapsamlıydı. Terörle mücadele, sınır aşan sular, güvenlik, savunma sanayi, ticaret, sağlık, enerji ve ulaşım gibi konularda çok kapsamlı değerlendirmeler yapıldı” dedi.

Tek seferde en çok anlama imzalanan ziyaret olduğuna dikkati çeken Çelik, “Yaklaşık 27 kalemde anlaşma imzalanmıştır. Bütün bölgede kaos ve istikrarsızlık sürerken, Kalkınma Yolu Projesi’nin bu ziyarette merkezi konulardan birisi olmasıdır. Irak makamlarının PKK’yı yasaklı örgütler listesine almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ama doğrudan terör örgütü listesine alması gerektiğini de ifade ediyoruz. PKK, Irak’ın toprak bütünlüğüne de Irak halkına da karşı olan terör örgütüdür. Bir terör örgütünün görmesi gereken muameleyi görmesi gerekir.” diye konuştu. dedi.

“ŞİMŞEK VE EKİBİNE OLAN DESTEĞİMİZ TAMDIR”

Yeni anayasa görüşmeleri ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönetilen eleştirilere de Çelik, “Meclis Başkanı’mızın yürüttüğü çalışmalar, partilerin Anayasa tekliflerinin olması ama Anayasa’nın milletin Anayasası olması şeklindeki prensip şeklinde sürüyor. Biz de bunlara olumlu yaklaşıyoruz. Ekonomi yönetimiyle ilgili spekülasyonlar yapılıyor. Mehmet Şimşek ve ekibine olan desteğimiz tamdır. Politikalarını tam olarak destekliyoruz. Bu çerçevede politikalarımız sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

“AKSAYAN YERLERİN HER ZAMAN DÜZELTİLMESİ MÜMKÜNDÜR”

Çelik, “İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu parlamenter sistem haricinde görüşmelere kapıyı kapattı. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Cumhurbaşkanlığı makamı ile başbakanlık arasındaki çelişki askeri ve yargı vesayetini doğuruyor. Anayasa kitapçığı fırlatma hikayesinde Türkiye’nin ödediği ekonomik bedel çok yüksektir. Gelinen noktada vatandaşa verilen hak asla geri alınmaz. Cumhurbaşkanını seçme yetkisi doğrudan vatandaşımıza verilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tüm testlerden geçmiştir. Türkiye’nin çağdaş sivil bir anayasaya ihtiyacı var. Aksayan yerlerin her zaman düzeltilmesi mümkündür.”

Çelik, öğretmen atamalarına yönelik soruya ise “Takvim çalışmaları ve sayı çalışmaları yapılıyor. Kısa sürede açıklanır. Kendileri her zaman bizim gündemimizde. Genç arkadaşlarımızın atanma konusundaki arzularını son derece saygıyla karşılıyoruz.” dedi.

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu verdiği bir röportajda Hamas’a yönelik bazı eleştiriler getirdi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Çelik, “Biz bu açıklamaları yanlış bir açıklama olarak değerlendiriyoruz. Hamas’ın bir terör örgütü olarak nitelenmesi ve suçlanması tamamen yanlıştır” diye yanıt verdi.

“RUTİN OLARAK İSTİŞARELER SÜRÜYOR”

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki görüşmeye ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:

“Görüşmenin herhangi bir şekilde çeşitli olaylara bağlı olarak da gelişebilir. Kendi rutini olarak da istişareler sürüyor. Cumhurbaşkanımız MYK toplantımızda da bu konuya değindi. İç ve dış politikaya dair gündemlerin gözden geçirildiğini ifade etti. Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız arasında geçen görüşme herhangi bir olaya endeksli değil. Türkiye’de nitelikli bir muhalefet olsun. Doğru siyasi rekabetin kurulduğu söylemler ve politikalarla siyasi diyalektik gerçekleşsin. Bu olduktan sonra Türkiye’de siyasetin daha verimli yapılması konusunda yeni kapılar açılmış olur. Umarız yeni dönemde CHP’nin tutumu bu şekilde şekillenir.”

rn

]]>
https://www.haber60.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-bahceli-ve-erdogan-arasindaki-gorusme-herhangi-bir-olaya-endeksli-degil/feed/ 0
BBC Arapça Muhabiri: Gazze savaşının haberlerini yaparken ailemi güvende tutma mücadelem https://www.haber60.com.tr/bbc-arapca-muhabiri-gazze-savasinin-haberlerini-yaparken-ailemi-guvende-tutma-mucadelem/ https://www.haber60.com.tr/bbc-arapca-muhabiri-gazze-savasinin-haberlerini-yaparken-ailemi-guvende-tutma-mucadelem/#respond Mon, 29 Apr 2024 02:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29723 Adnan El Bursh yaklaşık üç ay boyunca Gazze savaşının haberlerini yaptığı sırada, çadırda yaşıyor, günde bir öğün yemek yiyor, eşi ve beş çocuğunu güvende tutmak için uğraşıyordu. BBC Arapça muhabiri, kendi sınırlarını zorlayan bir savaşı haberleştirirken karşılaştığı üzücü anları aktarıyor.

UYARI: Bu haber, bazı okuyucularımızın rahatsız edici bulabileceği açıklamalar ve görseller içeriyor.

Geçtiğimiz altı ayın en kötü anlarından biri hepimizin sokakta uyuduğu geceydi. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta şiddetli soğuktan birbirine sokulmuş eşimin ve çocuklarımın yüzlerine baktığımda çaresiz hissettim.

19 yaşındaki ikizlerim Zakia ve Batul, 14 yaşındaki kızım Yumna, sekiz yaşındaki oğlum Mohamed ve beş yaşındaki en küçük kızım Razan, anneleri Zaynab ile birlikte kaldırımda yatıyorlardı.

Filistin Kızılayı Derneği’nin genel merkezinin önünde dinlenmeye çalışırken top atışlarının sesleri gece boyunca yankılandı ve tepemizde İnsansız Hava Araçları (İHA) vızıldadı.

Kiralayacak bir daire bulmayı başarmıştık ama ev sahibi o gün önceden arayıp İsrail ordusunun binanın bombalanacağı konusunda kendisini uyardığını söylemişti. Ben o sırada çalışıyordum ama ailem çantalarını alıp kaçtı.

Filistin Kızılayı genel merkezinde buluştuk, halihazırda yerinden edilmiş insanlarla doluydu.

Erkek kardeşimle birlikte bütün gece karton kutuların üzerinde oturup ne yapmamız gerektiğini konuştuk.

Birkaç gün önce, 13 Ekim’de, İsrail ordusu Gazze’nin kuzeyindeki herkese güvenlik için güneye gitmelerini söyledikten sonra, Cibaliye kasabasındaki evlerimizden, sahip olduklarımızın çoğunu geride bırakıp kaçmıştık.

Taşınmamız söylenen bölgede bombalanmaktan yeni kurtulmuştuk. Aileme hiçbir koruma sağlayamadığım için kızgın, küçük düşürülmüş ve berbat hissediyordum.

Sonunda ailem Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat’ta bir daireye taşındı, ben BBC ekibiyle birlikte Han Yunus’taki Nasır Hastanesindeki bir çadırda kaldım. Onları birkaç günde bir ziyaret ediyordum.

İnternet ve telefon sinyalleri yer yer kesildiği için iletişim kurmakta zorlanıyorduk. Bir keresinde ailemden dört ya da beş gün boyunca haber alamadım.

Han Yunus’ta -yaklaşık yedi kişilik- BBC ekibi olarak günde bir öğün yemek yiyorduk. Bazen yemek olduğunda bile yemiyorduk çünkü tuvalet için gidecek yer yok denecek kadar azdı.

Bu süreçte arkadaşım Al Jazeera televizyonunun Gazze büro şefi Wael Dahdouh korkunç bir kayıp yaşadı.

Ailesinin kaldığı ev İsrail’in hava saldırısında vuruldu. Eşi, ergenlik çağındaki oğlu, yedi yaşındaki kızı ve bir yaşındaki torunu öldürüldü.

İsrail ordusu sivil kayıplarını azaltmak için “makul önlemler” aldığını söylüyor ve bu vakada “bölgedeki Hamas terörist altyapısını hedef aldığını” açıklamıştı.

20 yıldır tanıdığım arkadaşımın Gazze’nin merkezinde çocuklarının kefenlerine sarıldığı görüntüleri izledim. Onun yanında olabilmeyi diledim.

Onun haberi, başka arkadaşların, akrabaların ve komşuların ölüm haberleriyle birlikte geldi. Kalbim acıyordu. Savaşta yaklaşık 200 kişiyi kaybetmiştim.

O gün haberi sunarken canlı yayında ağladım. Gece yanaklarımdan yaşlar süzülerek uyandım. Wael’in görüntüsü aklımdan çıkmıyordu.

15 yıldır Gazze’deki çatışmaları takip ediyorum ama bu savaş, onu tetikleyen benzeri görülmemiş saldırıdan kayıpların boyutuna kadar ayrı bir yere sahip.

7 Ekim günü saat 06.15’te büyük patlamalar ve çocuklarımın çığlıklarıyla uyandım. Çatıya çıktım ve Gazze’den İsrail’e atılan roketleri gördüm.

Hamas’ın – yaklaşık 1.200 kişinin öldüğü ve 250 kişinin rehin alındığı saldırıda – İsrail sınırını aştığını anladığımızda İsrail’in tepkisinin daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyeceğini biliyorduk.

Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığına göre şu anda Gazze’de 34 binden fazla insan öldürüldü. Yaralanma ve ölüm riski devam ediyor.

Savaşın başlamasından iki gün sonra yiyecek stoklamak için aceleyle Cibaliye’deki pazarımıza gittim. Aynı amaçla gelen çok sayıda kişiyle kalabalıktı.

Ancak ben ayrıldıktan 10 dakika sonra bölge yoğun bir şekilde bombalandı. Birkaç dakika önce alışveriş yaptığım büyük pazar da dahil olmak üzere bütün bir yer yok edildi.

Mağaza sahiplerinin yüzlerini tanıyordum. Çoğu ölenler arasındaydı.

Uluslararası Af Örgütü, en az 69 kişinin öldüğü saldırının savaş suçu olarak incelenmesi gerektiğini açıkladı.

İsrail ordusu BBC’nin bu olayla ilgili sorusuna yanıt vermedi.

İsrail ordusu savaş boyunca, operasyonlarının sivillerin yaşadığı bölgelerde faaliyet gösterdiğini iddia ettiği Hamas’ı hedef aldığını açıkladı.

Ayrıca “askeri hedeflere yönelik saldırıların uluslararası hukukun ilgili hükümlerine tabi olduğu” da belirtiliyor.

Savaştan önce Cibaliye güzel ve sakin bir kasabaydı. Orada doğdum; ailemle birlikte sevgi ve gelecekle ilgili planlarla dolu, sade ve mutlu bir hayat yaşıyordum.

Kasabanın doğusunda kendi ellerimle zeytin, limon ve portakal ağaçları diktiğim bir çiftliğim vardı. Huzurluydu, işten sonra orada çay içmeyi severdim.

Evlerimizi ve BBC’nin Gazze Şehrindeki ofisini geride bırakarak Gazze’nin kuzeyinden Han Yunus’a doğru kaçmaya karar verdiğimiz gün, hayatımda bir dönüm noktasıydı.

Ailem ve ben, bir arabaya 10’dan fazla kişi sığdırılmış halde, yaya ya da eşya yüklü araçların içindeki on binlerce insanla birlikte tek bir yol boyunca, güneye doğru zorlukla ilerledik.

Yolculuk, yolun her iki tarafındaki yakın bölgelere hava saldırılarıyla kesintiye uğradı. Ailemin ve kalabalığın yüzlerinde kafa karışıklığı, keder ve belirsizlik vardı.

Çocuklar bana, “Nereye gidiyoruz? Yarın dönecek miyiz?” diye sorup duruyordu.

Gerçekten çocukluğumun, ebeveynlerimin ve nişan günümüzde eşimle çekilmiş fotoğrafların olduğu albümümüzü yanıma almış olsaydım. Babam Arapça öğretmeniydi, keşke o öldükten sonra sakladığım bazı kitaplarını da alsaydım.

Daha sonra bir komşumdan evimin tamamen yıkıldığını, çiftliğimin yandığını öğrendim.

Güneye doğru korkunç ve gerçeküstü yolculuktan ve Kızılay genel merkezinin dışarısındaki gecemizden sonra, birkaç hafta boyunca Han Yunus’tan çalışmaya devam ettim. Ailem hâlâ Nuseyrat’taydı ve onlardan ayrı kalmak duygusal açıdan beni çok etkiledi.

Ardından Aralık ayı başlarında İsrail, Gazzeliler’e Han Yunus’un bazı bölgelerini terk etmelerini ve Refah dahil daha güneydeki diğer bölgelere gitmelerini söylemeye başladı.

İsrail ordusu beni ve ailemi birbirimize bağlayan kuzeye giden ana yolu da kapattı. Onlara nasıl ulaşacağımı ya da ulaşırsam nereye gitmemiz gerektiğini bilmiyordum. Refah zaten yüz binlerce insanla aşırı kalabalık haldeydi ve kalacak yer neredeyse yoktu.

Günlerce karmaşık duygularla boğuştum. İsrail güçlerinin ana yollara doğru ilerlediği; güneyi orta ve kuzey bölgelerden ayırmayı amaçladığı yönünde haberler yayıldı. Benim ya da ailemin öldürülmemizden ve birbirimizi bir daha göremeyeceğimizden çok korkuyordum.

İlk defa kendimi kaybettiğimi hissettim. Hangi gün olduğunu bile bilmiyordum. İşi bırakıp ailemin yanına dönmeyi düşündüm. Ölürsek birlikte ölürdük.

Sonunda 11 Aralık’ta bir meslektaşımla birlikte arka yoldan Nuseyrat’a doğru yola çıktık. Oraya vardığımda en küçük çocuklarım bana sarılmak için koştular, Razan boynuma uzandı ve sımsıkı tutundu.

Aileyi Refah’a taşımayı başardık. BBC ekibi de oraya taşınmış ve haber yapmaya devam etmişti. Bazı korkunç anlar yaşadık.

Aralık ayı sonlarında İsrail ordusunun Gazze’deki yetkililere yaklaşık 80 cesedi teslim ettiği haberini ben aktarıyordum. Ordu, aralarında rehine olup olmadığının kontrol edilebilmesi için cesetleri Gazze’den İsrail’e götürdüğünü açıkladı.

Büyük bir kamyon Refah bölgesindeki mezarlığa girdi. Konteyner açıldığında çok yoğun bir koku yayıldı. Önlüklü ve maskeli adamlar, mavi plastiğe sarılı kalıntıları, bir kepçenin kumlu zeminde kazdığı toplu mezara yerleştirdi.

Daha önce hiç böyle bir sahne görmemiştim. Ne kadar korkunç olduğunu anlatmak zor.

Ocak ayında, Refah’taki bir hastaneye getirilen birkaç cesetle ilgili haberi aktarıyordum; bunlar arasında Wael Al-Dahdouh’un en büyük oğlu Hamza da vardı, Al Jazeera için çalışan bir gazeteciydi.

Wael’e bunu kim söyleyecekti? Halihazırda karşılaştığı trajedilerden sonra imkansız görünüyordu. Meslektaşlarımdan birinin Wael’in bir yakınını arayıp haberi ilettiğini bile duymak istemedim.

Hamza ve meslektaşı serbest kameraman Mustafa Thuraya, bölgedeki başka bir saldırının haberini yaptıktan sonra İsrail’in arabalarına düzenlediği hava saldırısında öldürüldü.

İsrail ordusu bu kişilerin “Gazze merkezli terör örgütlerinin üyesi olduklarını” iddia ediyor. Aileler ve Al Jazeera iddiaları asılsız olduğu gerekçesiyle reddediyor.

İsrail ordusu ikilinin insansız hava araçları kullanarak “ordu birliklerine yakın bir tehdit oluşturduğunu” söyledi, ancak Washington Post gazetesinin araştırmasında “ikisinin de o gün gazetecilik dışında başka bir faaliyette bulunduğuna dair hiçbir işaret bulunamadı”.

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütüne göre 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 100’den fazla gazeteci öldürüldü; bunların büyük çoğunluğunun Filistinli olduğu biliniyor.

İsrail ordusu, “gazetecileri asla kasten hedef almadığını ve almayacağını” söylüyor.

Ordu, “Gazeteciler de dahil olmak üzere sivillere zararı azaltmak için operasyonel olarak mümkün olan tüm önlemleri aldığını” ancak “aktif bir savaş bölgesinde kalmanın doğası gereği riskler taşıdığını” belirtiyor.

Sonunda BBC ekibinin ailelerinin Gazze’den ayrılma izni aldığı haberi geldi. Dört hafta sonra biz de nihayet Mısırlı yetkililerin kolaylaştırıcılığıyla Refah sınır kapısından ayrıldık.

Bunları Katar’da yazıyorum. Ama ben burada temiz bir otelde yemek yerken, Cibaliye’de yemek için ot söküp hayvan yemi öğüttüklerini biliyorum. Yemek yemek bana zor geliyor; zehir yemek gibi.

Gelecek bulanık. Gazze benim hayatım. Bir gün geri dönmek isterim ama şimdilik bu imkansız görünüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbc-arapca-muhabiri-gazze-savasinin-haberlerini-yaparken-ailemi-guvende-tutma-mucadelem/feed/ 0
Üsküdar’da İHH ve Özgürlük Filosu tarafından Gazze’yi Unutma yürüyüşü düzenlendi https://www.haber60.com.tr/uskudarda-ihh-ve-ozgurluk-filosu-tarafindan-gazzeyi-unutma-yuruyusu-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/uskudarda-ihh-ve-ozgurluk-filosu-tarafindan-gazzeyi-unutma-yuruyusu-duzenlendi/#respond Sun, 28 Apr 2024 22:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29705 Üsküdar’da, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ile Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonunca ” Gazze’yi Unutma” yürüyüşü düzenlendi.

Fıstıkağacı Metro İstasyonu’nda bir araya gelen grup, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti. Katılımcılar, “Cease fire now”, “Refah Sınır Kapısı açılsın” yazılı pankartlar açtı, Türk ve Filistin bayrakları taşıdı.

Gruptakiler, daha sonra tekbir getirip “Yaşasın küresel intifada”, “Yaşasın Filistin direnişi”, “Katil İsrail, Filistin’den defol”, “Yaşasın küresel kardeşliğimiz” sloganları attı.

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Sekreteri Durmuş Aydın, Üsküdar Meydanı’nda yaptığı konuşmada, Filistin, Kudüs ve insanlık için burada bir arada olduklarını söyledi.

Ekim ayından bugüne Gazze’de ve Batı Şeria’da, 10 binlerce Filistinli kadın, çocuk ve yaşlının hayatını kaybettiğini belirten Aydın, “Dünyanın her tarafında gencinden yaşlısına, üniversitelisinden akademisyenine kadar vicdan sahibi insanlar meydanlarda harekete geçmiş ve Filistin için kıyama kalkmış vaziyette.” diye konuştu.

Dünyada, Gazze ve Filistin için hayatlarını eğitime adamış gençlerin üniversitelerde ve meydanlarda protesto gerçekleştirdiklerini anımsatan Aydın, “Bizler de bugün buradayız. Dünyaya bir mesaj vermeye çalışıyoruz. Kanayan yara, vicdanımızı sızlatan Gazze için buradayız. Hiçbir zaman da durmayacağız. Mescid-i Aksa için, Gazze için, Filistin için kalbimiz devamlı atacak. Evimizde, mahallemizde, sokağımızda, dükkanımızda, çarşıda, Filistin’i, Biladü’ş-Şam’ı ruhumuzda dimdik tutmak zorundayız.” ifadesini kullandı.

Aydın, Filistin davasının küresel bir dava olduğuna dikkati çekerek, sadece Üsküdar Meydanı’nda değil Meksika’dan Balkanlar’a, Orta Doğu’dan farklı coğrafyalara kadar insanların meydanlarda olduğunu ve bunun iyi bilinerek değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Özgürlük Filosu olarak çalışmalarını yürüttüklerini ve İsrail’in gemi bayrağına dair bütün engellemelerine rağmen mücadelelerini sürdüreceklerini dile getiren Aydın, şöyle devam etti:

“Gemi gerekiyorsa Avrupa’da, gerekiyorsa buradan kalkacak ama dünyaya bu mücadeleyi göstereceğiz, vazgeçmeyeceğiz. Müslümanlar, insanlar Filistin’i unuttuğumuzda kendimizi unuturuz, çocuğumuzu unuturuz ve en önemlisi de geleceğimizi unuturuz. Geleceğimizi unutmayacağız. Hepimiz teyakkuzda olacağız. Gerektiğinde hepimiz fert olarak, aile olarak, çocuğumuzla, mahallemizle meydanlara inip kardeşliğimizi, dayanışmamızı Filistin için Mescid-i Aksa için göstereceğiz.”???????

“Yükümüz, yolcularımız, bütün teknik ekibimiz ve mürettebatımız hazır”

Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür ise “Bildiğiniz üzere iki gün önce Özgürlük Filosu İstanbul’dan ayrılacak ve dünyanın farklı şehirlerine uğrayarak Akdeniz’de bulunan diğer filolarla beraber Gazze’ye doğru yola çıkacaktı, fakat İsrail’in baskılarından dolayı bayrak devletlerinden biri olan Gine-Bissau bayrağı düşürerek yeni bir hukuksuzluğa imza attı. Bizler uluslararası hukuka saygı duyuyoruz ama sizlere de insan haklarına, Gazze’nin özgürlük mücadelesine ve İttihad-ı İslam meselesine saygı duymayı öğreteceğiz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de dahil, bütün ülkelere yeni bayrak alabilmek için başvurularda bulunduklarını aktaran Songür, “İlerleyen günlerde tek tek hangi ülkeye başvurmuşsak bunu kamuoyuyla paylaşacağız. Yükümüz, yolcularımız, bütün teknik ekibimiz ve mürettebatımız hazır ve şu an binlerce ton malzeme burada limanlarda Gazze için hareket etmeyi bekliyor.” açıklamasında bulundu.

Songür, şunları kaydetti:

“Neredeyse 7 aydır süslü laflar eden bütün dünya politikası, Gazze’ye dair top çevirmekten başka hiçbir iş yapmadı. Yedi ay sonra dünya vicdanı birleşerek Özgürlük Filosu’nu ortaya çıkardı ve Gazze’ye hareket etmek için hazırlanırken böyle bir engellemeyle karşılaştık. Şunu iyi bilin ve anlayın, bu mücadeleden geri durmayacağız, geri adım atmayacağız ve inşallah yakın zamanda tekrardan Gazze için yola çıkacağız.”

Gazze Dayanışma Platformu adına konuşan Necmettin Irmak da 7 Ekim’in ümmet ve insanlık için bir direniş olduğunu belirterek, “200 günden fazladır direniş devam ediyor. Bu sadece Gazze’yle alakalı değil, bütün dünyaya ve ümmete adım adım yayıldı.” diye konuştu.

Eyleme, Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu üyesi çok sayıda aktivist, çeşitli sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar ile yabancılar da katıldı.???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/uskudarda-ihh-ve-ozgurluk-filosu-tarafindan-gazzeyi-unutma-yuruyusu-duzenlendi/feed/ 0
Bursa ve Kütahya’da İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki yürüyüşleri düzenlendi https://www.haber60.com.tr/bursa-ve-kutahyada-israilin-gazzeye-saldirilarina-tepki-yuruyusleri-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-ve-kutahyada-israilin-gazzeye-saldirilarina-tepki-yuruyusleri-duzenlendi/#respond Sat, 27 Apr 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29639 Bursa ve Kütahya’da bazı sivil toplum kuruluşlarınca İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki ve Filistinlilere destek amacıyla yürüyüş ve basın açıklamaları yapıldı.

Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, İHH İnsani Yardım Vakfı Bursa Şubesi ve Gazze Dayanışma Platformu tarafından Gazze’deki ablukanın kalkması ve Filistin’in özgürlüğü için yürüyüş düzenlendi.

Ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla dövizler taşıyan çok sayıda kişi, Ulu Cami önünden 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü.

İHH Bursa Şube Başkanı Hüseyin Kaptan, yürüyüşün ardından yaptığı konuşmada, Gazze’deki katliamın 211 gündür dünyanın gözünün önünde devam ettiğine dikkati çekti.

Kudüs ve Filistin için daha fazlasını yapma sorumluluğunu üstlenmek gerektiğini belirten Kaptan, şunları söyledi:

“Her alanda meydanlarda olacaksak, olacağız. Nöbetler tutacaksak, tutacağız. İnşallah ta ki Allah, nurunu tamamlayana kadar. Rabbim oradaki direnişte olan kardeşlerimize zaferi oluşturana kadar. Mavi Marmara’yı hatırlıyorsunuz değil mi? 14 yıl önce orada bir gedik açtı. Oradaki, Gazze’deki hastalara, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırma adına Avrupa’dan 36 ülke, 185 kuruluşun olduğu ‘Özgürlük Filosu’ şu anda hazırlandı. Yola çıkmak için bekliyor ama zalim zalimliğini yapıyor. Şu anda İsrail, Gazze’yi bıraktı. Filonun çıkmaması için tüm dünyadaki iletişim kurduğu her yere baskı kuruyor ama ümitsiz olmayın. Allah’ın izniyle bu filo yola çıkacak. İnşallah oradaki yardımların yerine ulaşması, oradaki hastalara ilaç ulaştırma adına bir koridor oluşturacak.”

İHH Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Adem Demir de hazırlanan bildiriyi okudu.

Gazze Şeridi’ne yönelik bombalı saldırılarda, sahilde piknik yapan ailelerin, sokakta oynayan çocukların, hastanelerde tedavi bekleyen hastaların, ibadethanelerin hedef alındığını, İsrail’in en vahşi öldürme yöntemlerini kullanarak Filistin toplumunun yok edilmesi için kan döktüğünü ifade eden Demir, “Şehit yavrusunun parçalarını toplayan annenin görüntüleri karşısında kalpler incinmekten çok uzak kalmıştır. Vicdanlar, bombaların enkazı altında kaybolmaktadır.” dedi.

Demir, tüm koşullara rağmen bir avuç mücahit ve onurlu Gazze halkının görkemli bir direnişle İsrail’e karşı koyduğunu sözlerine ekledi.

Kütahya

Kütahya Sivil Toplum Kuruluşları Dayanışma Platformu (KÜSİDAP) öncülüğünde organize edilen “Gazze’yi Unutma” başlıklı etkinliğe katılan çok sayıda kişi, belediye önünden ellerinde Filistin ve Türk bayrakları, döviz ve pankartlarla Zafer Meydanı’na yürüdü.

KÜSİDAP Başkanı Ülfet Balon, yürüyüş sonrası yaptığı açıklamada, Filistin’i özgür oluncaya kadar unutmayacaklarını dile getirdi.

Gazze’nin, direnişiyle, şehadetleriyle ders vermeye, uyandırmaya, diriltmeye devam ettiğini vurgulayan Balon, şu ifadeleri kullandı:

“Bizler, gücümüz yettiği sürece konuşmaya, gücümüzün yettiği her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Dualarımız ısrarlı bir şekilde devam edecek. Allah’ın izniyle yardımlarımız devam edecek. Boykotumuz kesintisiz sürecek. İslam coğrafyasının ortasında, Filistin’de yaşananlar öncelikle Müslümanların, sonra bütün insanlığın bir sınavı. Bu acımasız planları kurup uygulayan ve bu plana destek sağlayanların planları tutmayacak. Ne kadar kalabalık ve güçlü olurlarsa olsunlar, bütün dünyayı arkalarına da alsalar hakikat duvarı karşısında dağılıp parçalanacaklar. Bugün zalimlere göz yumup ses çıkarmayanlar da yarın kendi yüreklerini kemirecekler.”

Kütahya’da yaşayan Filistinli Muhammed Ziya Afifi de Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında yapılan eylemlerin, Gazze’de mücadele edenlere cesaret ve umut verdiğini söyledi.

Filistin’in, Gazze’nin unutulmaması için yürüyüşe katılanlara teşekkür eden Afifi, Gazze’de ateşkes için oturma eylemi başlatacaklarını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-ve-kutahyada-israilin-gazzeye-saldirilarina-tepki-yuruyusleri-duzenlendi/feed/ 0
Kayseri’deki Hekimler İsrail’in Filistin’e Saldırılarına Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/kayserideki-hekimler-israilin-filistine-saldirilarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/kayserideki-hekimler-israilin-filistine-saldirilarina-tepki-gosterdi/#respond Sat, 27 Apr 2024 22:03:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29622 Kayseri’de görev yapan hekimler; İsrail’in Filistin’e yaptığı saldırılara tepki göstermek için ‘Sessiz yürüyüş’ düzenledi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan hekimler; İsrail’e Filistin’e düzenlediği saldırılar nedeniyle tepki gösterdi. Grup adına konuşma yapan Muhammed Taşköprü; 7 aydır devam eden saldırılara rağmen canları pahasına hastalar için çalışan Gazzeli doktorlara selam gönderdi. Taşköprü; “7 aydır devam eden soykırım ve zulme sabreden onurlu Gazze halkına ve bütün zorluklar içerisinde açlığa, ilaçsızlığa rağmen kendi canı pahasına hastaları için var gücüyle çalışan Gazze’nin şerefli doktorlarına selam olsun. Türkiye’deki hekimler ve sağlık çalışanları olarak ‘Sessiz Yürüyüş’ümüzün’ 24. haftasında yeniden Gazze’yi hatırlamak ve hatırlatmak için toplandık.

Yaklaşık bir asırdır Filistin’i işgal eden Siyonist rejim, o topraklarda sistematik bir şekilde katliamlar yapmakta, insanları yurtlarından zorla sürgün ederek vatanlarına ve mal varlıklarına el koymaktadır. İşgalci İsrail’in 7 Ekim’den itibaren süren saldırıları neticesinde şehit sayısı 35 bin, yaralılar ise 100 bin kişiyi geçmiş durumda. 20 bine yakın çocuk ise yetim kaldı. İsrail’in Gazze’de bulunan hastanelere yönelik saldırıları katliamlara dönüşmüş, ancak söz konusu saldırılar uluslararası alanda henüz bir yaptırıma maruz bırakılmamıştır. Saldırılardan önce Gazze’de yaklaşık 35 hastane bulunmakta iken bugünlerde ayakta kalan ve hala çalışmaya devam eden yalnızca 3-4 hastane mevcut. Bunların da sadece 2’sinde aktif olarak ameliyat yapılabiliyor. Hastanelerin bazıları bombalanarak tahrip edilmiş, bazılarının içindeki cihaz ve malzemeler parçalanarak kullanılamaz hale getirilmiş durumda. Büyük bir fedakarlıkla 7 aydır maaş almadan mesleklerinde çalışmaya devam eden hekim ve sağlık çalışanlarının şehit edilmesi, tutuklanması ve göçe zorlanması nedeniyle meslektaşlarımız sağlık hizmeti veremez hale gelmiştir. Gazze’nin kuzeyindeki en büyük hastane olan Şifa Hastanesi bombalandı ve hizmet dışı kaldı. Gazze’nin güneyindeki en büyük hastanesi olan El-Nasır Hastanesi bombalandı ve hizmet dışı kaldı. Ülkemiz tarafından 2011-2017 yılları arasında Gazze Şeridi’nde inşa edilen Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesinin İşgalci İsrail’in 7 Ekim saldırıları sonrasında askeri amaçlarla kullanıldığı öğrenilmiş oldu. Ayrıca son günlerde Nasır ve Şifa Hastaneleri’ndeki yıkım ve bölgede bulunan toplu mezarlar ve işkence edilerek şehit edilen insanların cesetleri İşgalci İsrail’in vahşetini gözler önüne serdi. Gazze halkı abluka altında açlığa mahkum ediliyor. Bombaların, kitle imha silahlarının dehşetinden kurtulabilen insanlar, yetersiz beslenmenin, susuzluğun, salgın hastalıkların pençesinde ölüme mahkum ediliyor. Çok sayıda artan menenjit ve Hepatit C vakası var olan durumu daha da zorlaştırıyor. Gazze’deki durum kelimenin tam anlamıyla bir soykırım. İsrail, Gazze’nin tamamını bir toplama kampına çevirmiş durumda ve hiçbir hukuk ve ahlak kuralı tanımadan, hiçbir insani değerle açıklanmayacak şekilde adeta bir soykırım yapıyor. İnsanların gidebilecekleri hiçbir yer yok ve en son sığındıkları hastaneler dahi bombalanıyor. Gittikçe zalimliği ve zulmü artan işgalci İsrail’e diyoruz ki; zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır, senin de sonun yaklaştı, geçmişteki tüm zalimler gibi senin de tarihin kara sayfalarında adın geçecek ve lanetle anılacaksın, bugün senin zulmüne susanlar, senin yanında olup yardımcın olanlar da ilerde utancından kaçacak delik arayacak ve yargılanmaktan kurtulamayacak. 2 milyon mazlumun göğü inleten çığlıklarına sessiz kalan sağırlarla hesaplaşacağız. Çocuk ve kadınlar öldürülünce susan dilsizlerle hesaplaşacağız. 35 bin kişinin katledilmesini görmeyen, kör taklidi yapanlarla hesaplaşacağız. Öyle bir hesap ki; bugün silahlarıyla güçlü gözükenler o gün zalimlerin yaşayacağı korkunç akıbeti yaşamaktan kurtulamayacak. Elbet bugünler de tarih olacak, bugünler de gelecekte anılacak. Bugünlere dönüp baktığında elinden geleni yapanların gönlü ferah olacak. Diğerlerinin ise ömrü vicdan hapishanelerinde geçecek. Biz Gazze’yi unutmadığımız, unutturmadığımızda, imkan olursa; gemilerle kardeşlerimizin yardımına koştuğumuzda, imkan ve şartlar müsait olmadığında, zulmedenlerin hangi akıbete uğrayacaklarını haykırdığımızda, dua ile Allah’tan yardım, sabır ve metanet dilediğimizde, boykotu gevşetmediğimizde, alışkanlık haline getirdiğimizde sevinenler mazlumlar olacak” dedi.

Gazze’nin yanında olduklarını da sözlerine ekleyen Muhammed Taşköprü; “Bebeklerin çığlıklarının dünya devletleri tarafından duyulmadığı, 7-8 yaşlarında çocukların yetim kaldığı, annelerin bebeklerine süt bulamadığı, yardım gönüllüleri, sağlık çalışanlarının ve hastanelerin birincil hedef olduğu Gazze kazandı, kazanıyor, kazanacak. Biz vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, eylemimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayserideki-hekimler-israilin-filistine-saldirilarina-tepki-gosterdi/feed/ 0
İstanbul’da düzenlenen 5. Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Konferansı’nda İsrail’e baskı kurulacak https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-5-parlamenterler-arasi-kudus-platformu-konferansinda-israile-baski-kurulacak/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-5-parlamenterler-arasi-kudus-platformu-konferansinda-israile-baski-kurulacak/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:28:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29602 MUHAMMET TARHAN/MUHAMMED YUSUF – İstanbul’da düzenlenen 5. Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Konferansı’nda bir araya gelen Asya, Avrupa, Latin Amerika ve Afrika ülkelerinden meclis başkanları ve milletvekilleri, bu konferansla 200 günden fazla süredir Gazze’deki sivilleri öldüren İsrail üzerinde baskı kurmayı amaçlıyor.

Asya, Avrupa, Güney Amerika, Afrika dahil 7 kıta ve 75 ülkeden 600’e yakın parlamenterin katıldığı, 5. Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Konferansı’nın açılış oturumu, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da bir otelde yapıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Faslı milletvekili ve Afrika Parlamentosu üyesi Abdel Samad Haikar ve konferansın düzenli katılımcısı Eski Alman milletvekili Cemal Karslı, konferansa ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Töre, bu konferansın Gazze’deki zulmü, Kudüs’ü dile getirmek için yapıldığını belirterek “1967’den beri Filistinliler işgal altındadır, zulüm çekiyorlar ve maalesef medeni dediğimiz ülkeler de seyirci kalıyor hatta İsrail’e destek veriyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ sözü, çok gerçekçi bir ifade olmuştur.” diye konuştu.

Avrupa ülkelerinin İsrail’e desteği ve İsrail’in Gazze’ye saldırılarına sessiz kalmasına tepki gösteren Töre, “Yine dünya maalesef Avrupa’dan daha büyüktür. Medeni dediğimiz Avrupa ülkeleri de katil İsrail’in yanında yer alıyorlar, İsrail kasaplarının yanında yer alıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Töre, bu nedenle Türkiye’nin liderliğinde bunu yeniden gündeme getirmenin ve Müslüman ve Müslüman olmayan ülkeden de parlamenterlerin burada toplanmasının güzel olduğunu belirterek TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a teşekkür etti.

Töre, “Bu zulüm bitecek. İnsanlar inşallah hürriyete, özgürlüğe kavuşacak Filistin’de ama insanlık çok utanmıştır. Bu zulümden, bu vahşetten dünya insanlığı çok utanmıştır ama insanlığını kaybeden medeni ülkeler vardır. Bu da bir kere daha orta yere çıkmıştır.” dedi.

Türkiye’nin İsrail’in Gazze’ye saldırılarını sona erdirme çabalarına da değinen Töre, şunları kaydetti:

“Maalesef dünyada sessizlik devam ediyor. Uzun vadeli bir milli mücadele şekline dönüştü bu iş. Zaten Türkiye, İslam ülkelerinin daima liderliğini üstlenmiş bir ülkeydi. Dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğini çok önemsiyoruz. İnşallah Recep Tayyip Erdoğan başaracaktır. Filistin halkı zulümden kurtulacaktır. İnşallah katliamlar son bulacaktır Gazzelilere karşı. Batı dünyasını bir kere daha kınıyoruz. Katil İsrail’i lanetliyoruz.”

“Bu konferansın suçlu üzerinde siyasi baskıya yol açacağını umuyoruz”

Faslı milletvekili ve Afrika Parlamentosu üyesi Abdel Samad Haikar da İsrail’in Gazze’ye saldırılarında çocuk ve kadınların hedef alındığını, bu nedenle uluslararası hukuk tarafından suç sayıldığını vurgulayarak bu konferansın halkların İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepkisini göstermesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Burada 80’e yakın ülkenin parlamentosunun bulunduğunu kaydeden Haikar, bu tür konferansların bir baskı ve ret ifadesi olduğunun altını çizdi.

Haikar, “Bu parlamenterler arası konferansın bu ülkelerdeki siyasi kararlara etkisi olacaktır ve bunun ABD ve İsrail, yani suçlu üzerinde siyasi baskıya yol açacağını da umuyoruz.” dedi.

“Türkiye’nin pozisyonu diğer ülkelerin pozisyonlarının çok ilerisinde”

Konferansın düzenli katılımcısı eski Alman milletvekili Cemal Karslı ise Türkiye’nin Gazze konusunda onurlu duruşunun olduğunu belirterek “Bütün İslam ve Arap dünyasının Türkiye’nin duruşuna sahip olmasını ne kadar isterdim ama Türkiye’nin pozisyonu diğer ülkelerin pozisyonlarının çok ilerisinde.” diye konuştu.

Bu konferansta dünyanın her yerinden temsilciler olduğunu anlatan Karslı, “Bu, Gazze’deki, Kudüs’teki, Filistin’deki halkımıza büyük bir ivme kazandırıyor. Yanınızdayız, kalbimiz sizinle. Yalnız değilsiniz.” ifadelerini kullandı.

Filistin halkına seslenen Karslı, “Siz bizim bir parçamızsınız, sizin acınız bizim acımızdır ve biz biriz, dolayısıyla bu konferans gerçekten de tam zamanında geldi. Burada olduğum için çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

Karslı, Almanya’daki yetkililerin “siyonist lobiden” korktuğu için İsrail’e sesini yükseltemediğini belirterek “Ne yazık ki Almanya hem Filistinlilere baskı yaparken hem de başlı başına suça destek verirken kendi Nazi tarihinin acısını çekiyor, kendi Nazi tarihini silmek istiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Siyasetçilerin medyadan korktuğunu vurgulayan Karslı, “Ne yazık ki medyanın kimin elinde olduğunu biliyoruz ve bu nedenle Alman toplumu, Alman siyasetçiler ve Alman karar vericiler siyonist lobinin önünde eğiliyor.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-5-parlamenterler-arasi-kudus-platformu-konferansinda-israile-baski-kurulacak/feed/ 0
Erdoğan: Ne yaparsanız boş, Tayyip Erdoğan’ın kalbine zincir vuramazsınız https://www.haber60.com.tr/erdogan-ne-yaparsaniz-bos-tayyip-erdoganin-kalbine-zincir-vuramazsiniz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-ne-yaparsaniz-bos-tayyip-erdoganin-kalbine-zincir-vuramazsiniz/#respond Fri, 26 Apr 2024 23:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29539 Haber: EDDA SÖNMEZ

(İSTANBUL) Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Parlamenterler Arası Kudüs Platformu 5. Konferansı’nda konuştu. Erdoğan, “Ellerindeki basın ve lobi gücüyle Gazze’de işledikleri cinayetlerin üstünü örtebileceklerini düşünüyorlar. Buradan onlara şu hakikati tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Ne yaparsanız boş, ne kadar uğraşsanız da beyhude, Tayyip Erdoğan’ın kalbine de, kavline de zincir vuramazsınız. Sizin tehditlerinize ve baskılarınıza asla boyun eğmeyiz. Biz şartlara göre, esen rüzgara göre tavrını belirleyen tatlı su siyasetçilerinden değiliz. Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık” dedi. Erdoğan, Kürecik’teki radar merkezinin, Türkiye ve ittifakının güvenliği dışında hiçbir devletle ilişkisi ve bağı olmadığını da belirtti. Konferansa, platformun Türkiye Başkanı Nureddin Nebati ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da katıldı.

İstanbul Bahçelievler’de “Filistin için Özgürlük ve Bağımsızlık” temalı 5’inci Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Konferansı düzenlendi. Bir otelde düzenlenen konferansa Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Başkanı Hamid Abdullah Al Ahmar, Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Türkiye Başkanı Nureddin Nebati, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve yerli ve yabancı 600’e yakın milletvekilinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ardından videolu tanıtım gösterimi ile başladı. Kur’an-ı Kerim, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi İmamı Bünyamin Topçu tarafından okundu.

Erdoğan, Parlamenterler Arası Kudüs Platformu’nun faaliyetleriyle, toplantı ve konferanslarıyla Filistin davasının küresel ölçekte sesi ve nefesi olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“HAÇLI ZİHNİYETİNİN TEKRAR HORTLATILDIĞINI GÖRÜYORUZ. HİÇBİR GÜÇ KALBİMİZDEN KUDÜS SEVGİSİNİ SÖKEMEZ”

“Bilhassa ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın mahremine, tarihi statüsüne ve kutsiyetine yönelik tacizler giderek artıyor. İşgalci İsrail tarafından Kudüs’ün kadim kimliği adım adım yok ediliyor. Kandan ve gözyaşından beslenen haçlı zihniyetinin tekrar hortlatılmak istendiğini görüyoruz. Haçlı zihniyetinin tekrar hortlatıldığını görüyoruz. Hiçbir güç kalbimizden Kudüs sevgisini sökemez. Türkiye olarak Kudüs’e sahip çıkmayı bir görev biliyoruz.

“NE YAPSANIZ NAFİLE TAYYİP ERDOĞAN’IN KALBİNE ZİNCİR VURAMAZSINIZ”

Türkiye olarak Kudüs’e sahip çıkmayı bir görev biliyoruz. Kudüs’ü savunmanın insanlığı savunmak inancıyla mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. İnsanlık ve barış adına yürüttüğümüz mücadeleye destek veren Kudüs Platformu’na şükranlarımı sunuyorum. Filistinli kahramanlara bir kez daha saygılarımı gönderiyorum. 7 Ekim’den bu yana yaşananları anlatmaya artık kelimeler yetersiz kalıyor. Modern dönem firavunlarını görmek isteyenler Filistinlileri katledenleri baksın. Nazi zihniyeti Gazze’de 35 bin insanı katletti. Günümüzün Hitler’i Gazze kasabıdır. İsrail yönetimi bizi susturabileceğini zannediyor. Buradan onlara şu hakikati tekrar hatırlatmak istiyorum. Ne yapsanız nafile Tayyip Erdoğan’ın kalbine zincir vuramazsınız. Sizin tehditlerinize ve baskılarınıza asla boyun eğmeyiz. Biz şartlara göre, esen rüzgara göre tavrını belirleyen tatlı su siyasetçilerinden değiliz. Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık.

“ESEN RÜZGARA GÖRE TAVRINI BELİRLEYEN TATLI SU SİYASETÇİLERİNDEN DEĞİLİZ”

Hiç kimse bizden soykırıma sessiz kalmamızı bekleyemez. Hamas’a terör örgütü iftirası atanlardan olamayız. Varsın birileri rahatsız olsun, biz işgalcilere karşı vatanlarını savunan Hamas’ı Filistin’in Kuvay-ı Milliye’si olarak görmeye devam edeceğiz. Gazzeli kardeşlerimizin direnişine destek vermeye devam edeceğiz. Duam şu; “Ya Rabb, Kahhar ismi şerifinle tecelli ederek başta Netanyahu olmak üzere bu siyonistleri kahru perişan eyle”. İsrail’le artık ilişkilerimizi ticari anlamda başta olmak üzere kestik, kesiyoruz. 2000 yılı aşkın tarihimizin hiçbir döneminde asla soykırım yapmadık, masumlara dokunmadık. Nazilerden kaçanlara biz sahip çıktık ey Netanyahu. Gazze’ye yardımlarda ilk sırayı Türkiye yer alıyor. Gönderdiğimiz yardımlar 50 bin tona yaklaştı.

“AHLAK DIŞI BİR SÜRÜ İDDİALAR GÜNDEME TAŞINDI”

Samimi bir üzüntümü paylaşmak istiyorum. Geçen ay seçim yapıldı. Bu konuda büyük bir haksızlığa maruz kaldık. Filistin’e verdiğimiz destek gölgelemeye çalışıldı. İsrail’e jet satışı yapıldı iftirası yapacak kadar gözlerini kararttılar. Jet yakıtı gönderdiler kadar ahlak dışı bir sürü iddia gündeme taşındı. Sizin vicdanınız var mı ya? Ahlak dışı bir sürü iddia gündeme taşındı. Ülkemiz aleyhine kullanılması çok yaralayıcı, yaralandık. Bu propagandanın içinin boş olduğu görüldü. Onlar bu iftirayı atsalar da biz yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Kürecik’teki radar merkezinin, ülkemizin ve ittifakımızın güvenliği dışında hiçbir devletle ilişkisi ve bağı yoktur, olamaz da. Siyasi çıkar için bize iftira attılar. Yalan söylemeyin, kurtulamazsınız. Bunun hesabını da ebedi alemde vereceksiniz. Yalan üzerinden siyaset yapılmasın. Hukukun da siyasetin de temel kuralı bellidir, müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Varsa elinizde bir belgeniz çıkarsınız. Gündeme gelmek uğruna Türkiye’nin Filistin davasında duruşuna gölge düşürmeye hakkı yoktur.

“BUGÜNE KADAR KİMSENİN İNANCINA, KÖKENİNE, KİMLİĞİNE BAKMADAN BAŞI DARA DÜŞEN HERKESE BİZ KAPIMIZI AÇTIK”

Çok açık söylüyorum, çocuğunun doğum gününü Gazzeli sabileri öldürerek kutlayan bir zihniyetin insanlıkla, en temel insani değerlerle bağı kalmamış demektir. İsrail yönetimi bize laf söylemeden önce bu vahşetle yüzleşmeli, terör örgütü gibi değil hukukla mukayyet bir devlet mantığıyla hareket etmeyi öğrenmelidir. Bunu yapmadıkları müddetçe bizim de İsrailli yöneticilere karşı tavrımız değişmeyecektir. Son olarak daha yeni açıkladım. İsrail’le artık ilişkilerimizi ticari anlamda başta olmak üzere bunu Dışişleri Bakanım da açıkladı kestik, kesiyoruz. Şunun da özellikle altını çiziyorum, Türkiye iki bin yılı aşan tarihinin hiçbir döneminde asla soykırım yapmamış, sömürgeci olmamış, savaşta bile olsa masumlara dokunmamış bir ülkedir. Bugüne kadar kimsenin inancına, kökenine, kimliğine bakmadan başı dara düşen herkese biz kapımızı açtık.

“GEZİ OLAYLARINDA İSTANBUL’A KAMP KURANLARIN GAZZE PROTESTOLARINI GÖRMÜYOR”

1915 olayları üzerinden Türkiye’ye yönelik asılsız iddialar yerine ABD Gazze’ye bakmalı. İki yüzlü politikalarını reddediyoruz. Siyonizmin küresel ölçekteki tahakkümünü görmüş olduk. Ekonomiyi, ticareti, sanatı, akademi dünyasını nasıl esir aldığını ortaya çıkardı. Batı’nın demokrasi, özgürlük, hukuk, basın hürriyeti gibi değerleri işin ucu İsrail’e gelince unutuldu. Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuranların Gazze protestolarını görmüyor. Basın kuruluşları Gazze’de öldürülen meslektaşları hakkında tek bir cümle kuramıyor.

“BMGK GAZZE’DEKİ KATLİAMI ÖNLEYEMEDİ”

Kürecik’teki radar merkezinin ülkemizin ve ittifakımızın güvenliği dışında hiçbir devletle herhangi bir ilişkisi, bağı, irtibatı yoktur ve olamaz. Amerikan yönetimi İsrail’e verdiği koşulsuz askeri ve diplomatik destekle çözüme katkı sunmuyor. Sorunun daha da büyümesine vesile oluyor. BMGK, İsrail’e söz geçirememiş, Gazze’deki katliamın önüne geçememiştir. Bütün insanlığın kaderini 5 ülkenin kaderine bırakan mevcut yapıya bırakılması mümkün değildir. Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı dramların gündem düşürülmemesi için çok daha çaba harcayacağız”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-ne-yaparsaniz-bos-tayyip-erdoganin-kalbine-zincir-vuramazsiniz/feed/ 0
Hamas, Amerika asıllı İsrailli rehinenin yaşadığını gösteren bir video yayımladı https://www.haber60.com.tr/hamas-amerika-asilli-israilli-rehinenin-yasadigini-gosteren-bir-video-yayimladi/ https://www.haber60.com.tr/hamas-amerika-asilli-israilli-rehinenin-yasadigini-gosteren-bir-video-yayimladi/#respond Thu, 25 Apr 2024 23:03:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29352 Hamas, Gazze’de tutulan Amerika asıllı İsrailli bir rehinenin yaşadığını gösterdiği düşünülen bir video yayımladı.

Videonun yayımlanmasının ardından Hersh Goldberg-Polin adlı rehinenin ailesi, 23 yaşındaki oğullarını “güçlü olmaya” ve “hayatta kalmaya” çağırdı.

Videonun ne zaman çekildiği bilinmiyor, ancak Hersh Goldberg-Polin 200 gündür rehin tutulduğunu söylüyor.

Goldberg-Polin’in annesi ve babası, tarafların bir an önce rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varmasını talep etti.

Çarşamba günü Hamas’ın Telegram hesabında yayınlanan videoda baskı altında konuşan Goldberg-Polin, tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi ve İsrail hükümetinin rehinelerin kurtarılmasını müzakere etme girişimlerini eleştirdi.

Haftalardır süren müzakerelerden henüz bir anlaşma çıkmadı. Hamas Gazze’de tutulduğu düşünülen 133 rehineden 40’ının serbest bırakılması karşılığında altı haftalık bir ateşkes önerisini reddetti. Bu süreçte en az 30 rehinenin öldüğü tahmin ediliyor.

Öte yandan İsrail, uyarılara rağmen Gazze’nin güneyindeki Refah’a yönelik saldırı planlarını sürdürüyor gibi görünüyor.

ABD dahil pek çok ülke, saldırının bölgede barınan 1,5 milyon kişi için felakete yol açabileceğini söylüyor.

Rehine Goldberg-Polin Supernova müzik festivalindeydi

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısı sırasında Hersh Goldberg-Polin Supernova müzik festivaline katılmıştı.

Festivalde 360’dan fazla kişi öldürüldü.

Saldırı sırasında onlarca kişiyle birlikte bir sığınakta saklandı ancak silahlı kişiler dışarıda toplanarak el bombaları atmaya başladı.

Hayatta olduğuna dair son görüntü, Hamas tarafından çekilen ve 7 Ekim’de sol kolunun bir kısmı kopmuş halde bir kamyonete bindirildiğini gösteren bir videoydu.

Çarşamba günü yayımlanan videoda Goldberg-Polin, “vücudumun her yerinde ciddi yaralar var, yaşam savaşı veriyorum” diyor ve acil tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu belirtiyor.

Goldberg-Polin ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetini rehineleri “terk etmekle” suçluyor, “Senden bekleneni yap ve bizi derhal eve getir” diyor.

Rehineler ve Kayıp Aileler Forumu, Goldberg-Polin ailesinin yeni videonun yayınlanmasına izin verdiğini söyledi.

Forum, “Bu üzücü video, bu korkunç insani krizi çözmek ve sevdiklerimizin güvenli bir şekilde geri dönmesini sağlamak üzere hızlı ve kararlı bir şekilde harekete geçilmesi için acil bir çağrı niteliğindedir” dedi.

Hersh Goldberg-Polin’in anne ve babası da kendi video mesajlarını yayımladılar.

Jon Polin videoda, “Bugün Hersh’ün videosunu görmek bizi çok etkiledi” dedi ve şöyle devam etti:

“Onu hayatta gördüğümüz için rahatladık ama aynı zamanda onun ve diğer tüm rehinelerin ve bu bölgede acı çeken herkesin sağlığı ve refahı için endişeliyiz.”

Jon Polin, “Bugüne kadar müzakere yürüten tüm tarafların liderlerine bir çağrıda bulunuyoruz. Buna Katar, Mısır, ABD, Hamas ve İsrail de dahil. Cesur olun, elinizi taşın altına koyun, bu anı yakalayın ve hepimizi sevdiklerimize kavuşturacak ve bu bölgedeki acıları sona erdirecek bir anlaşma yapın” dedi.

Rachel Polin daha sonra oğluna doğrudan seslenerek, “Hersh, 201 gün sonra ilk kez bugün sesini duyduk ve eğer bizi duyabiliyorsan, sana şunu söylüyoruz. Seni seviyoruz, güçlü kal, hayatta kal” dedi.

İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, “Bu psikolojik terör videosu sadece Hamas’ın 7 Ekim’de yaptıklarını hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda rehineleri ve ailelerini de terörize eden bu terör örgütünün ne kadar hasta olduğunu da hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.

Kasım ayında varılan bir anlaşmanın ardından Hamas, bir haftalık ateşkes ve İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli mahkum karşılığında çoğu kadın ve çocuk 105 rehineyi serbest bırakmıştı.

Gazze sağlık bakanlığına göre 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de büyük bir yıkıma neden olan saldırılarında 34 bin 200’den fazla kişi öldürüldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamas-amerika-asilli-israilli-rehinenin-yasadigini-gosteren-bir-video-yayimladi/feed/ 0
TBMM İdare Amiri Hasan Turan: 7 kıtadan 75 ülkeden 600’e yakın parlamenter İstanbul’da buluşacak https://www.haber60.com.tr/tbmm-idare-amiri-hasan-turan-7-kitadan-75-ulkeden-600e-yakin-parlamenter-istanbulda-bulusacak/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-idare-amiri-hasan-turan-7-kitadan-75-ulkeden-600e-yakin-parlamenter-istanbulda-bulusacak/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:21:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29296 TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, 5. Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Konferansı’na başta Asya, Avrupa, Latin Amerika ve Afrika olmak üzere 7 kıtadan 75 ülkeden 600’e yakın parlamenterin katılacağını açıkladı.

Turan, yarın İstanbul’da başlayacak 5. Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Konferansı’na ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Parlamenterler Arası Kudüs Platformu Yürütme Kurulu üyesi de olan Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde kurulan ve çalışmalarını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un himayesinde sürdüren Parlamenterler Arası Kudüs Platformunun düzenleyeceği konferansta önemli kararların alınacağını söyledi.

Turan, konferansın 26-28 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da yapılacağını bildirdi.

“Dünyanın ve Türkiye’nin gündemi değişse de biz Filistin ve Gazze’de yaşanan soykırımı ve zulmü gündemden düşürmeyeceğiz” diyen Turan, Filistin konusunun ilkesel duruşlarının ve temel prensiplerinin en belirgin maddesi olduğunu söyledi.

Türkiye’nin siyasi, diplomasi ve parlamenter düzeydeki çabalarının ve girişimlerinin devam ettiğini kaydeden Turan, “Filistin’de yaşanan mezalimi tüm dünyaya anlatmayı sürdüreceğiz. 70 yılı aşkın süredir devam eden bu insanlık dışı vahşet ne yazık ki tüm dünyanın gözü önünde Batılı ülkelerin de koşulsuz destekleriyle hız kesmeden devam ediyor.” diye konuştu.

“Ülkemizin hadsiz ve mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya kalması siyonistlerin planı ve oyunudur”

Uluslararası düzeyde böyle kapsamlı ve geniş bir toplantının Türkiye’de yapılmasının içeride sürdürülmek istenen anlamsız tartışmalara da bir cevap olacağını ifade eden Turan şöyle devam etti:

“Parlamenterler Arası Kudüs Platformu olarak ülkemizde düzenlediğimiz beşinci konferansımız İstanbul’da yapılacaktır. Konferansa başta Asya, Avrupa, Latin Amerika ve Afrika olmak üzere 7 kıtadan 75 ülkeden 600’e yakın parlamenter katılacak. 15 ülkenin meclis başkanı, 10 parlamento başkan yardımcısı ve 5 ülkenin Filistin dostluk grubu başkanı siyonist saldırıların durdurulması, başta Gazze olmak üzere tüm Filistin’de ateşkesin sağlanması konusunda görüşlerini, duygu ve düşüncelerini paylaşacak. Yarın açılışı yapılacak ve pazar gününe kadar çeşitli oturumların, komite toplantıları ve sunumların olacağı konferansta TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan yurt dışından gelen parlamenterlere hitap edecek ve önemli mesajlar verecek. Ayrıca konferansın birçok uluslararası haber ajansı ve medya kuruluşu tarafından ilgiyle izleneceğini umuyorum. Türkiye, jeopolitik konumu ve siyasi duruşuyla dünyada ve bölgesinde sözünün gücü, gücünün tesiri olan bir ülkedir. Her platformda Filistin halkının haklı davasını savunan Cumhurbaşkanı’mızın ve ülkemizin hadsiz ve mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya kalması siyonistlerin planı ve oyunudur. Gazze ve Filistin konusunu iç politikaya alet etmeye çalışanlar, umarım Sayın Cumhurbaşkanı’mızın açıklamalarından, Filistin davasının ve mücadelesinin önemli isimlerinin ülkemize ziyaretlerinden ve şükran ifadelerinden gerekli dersleri almışlardır. Güneş balçıkla sıvanmaz.”

“Küresel iyilik, küresel kötülüğü yenecektir”

Türkiye’nin hiçbir zaman Filistin’e, Gazze’ye kayıtsız kalmadığını ve sırtını dönmediğini vurgulayan Turan, “Bunu en iyi Filistin Devleti, Filistin direnişi, Filistin halkı ve bu davaya gönül verenler bilmektedir.” dedi.

Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir” sözünü hatırlatan Turan, “Dünyanın her yerinden gelen milletvekilleri ve meclis başkanlarıyla İstanbul’da güçlü bir irade ortaya koyacağız ve İsrail’in insanlık dışı saldırılarının hesabının sorulması için çaba göstereceğiz. Küresel iyilik, küresel kötülüğü yenecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Turan, başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin varlığının kabulünün vazgeçilmez bir şart olduğunu vurguladı.

İşgalci siyonistlerin uluslararası platformlarda her yola ve yönteme başvurarak Türkiye’ye saldırdıklarını anlatan Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazzeli kardeşlerimize yardımların ulaştırılması ve saldırıların durdurulması için devlet-millet canla başla çaba sarf ederken; bu duygu ve durumun küçük siyasi hesapların malzemesi haline dönüştürülerek, parçalaması en çok da Gazze’ye ve Gazzeli kardeşlerimize zarar vermektedir.

İsrail’e yardım edildiği, İsrail’le ticari ilişkilerin arttığı, hatta onlara silah yapımında kullanılan ekipmanlar sağlandığı iddialarıyla zihinleri bulandırmaya ve sokakları ısıtmaya çalışanlara tavsiyemiz; Filistin direnişini ‘terör örgütü’ olarak tanımlayıp İsrail ve sahiplerinin ağzıyla konuşanlara seslerini çıkartmaları, gösterilerini onların merkezlerinin önüne taşımaları, 31 Mart yerel seçimlerden sonra işgalci İsrail’in Dışişleri Bakanının Ankara ve İstanbul seçim sonuçlarıyla ilgili sevinç ve tebrik açıklamaları, Erdoğan ve Türkiye düşmanlığını içeren cümlelerine bakmalarıdır.”

Türk milletinin bu çirkin oyunlara gelmediğini ve gelmeyeceğini kaydeden Turan, “Kudüs Gecesi düzenlenmesinin bile darbeye konu edildiği bir iklimden ve dönemden; devletin başkanının ve yol arkadaşlarının Kudüs ve Mescid-i Aksa sevdalılarına dönüştüğü bir iklime ve döneme gelindi.” diye konuştu.

Hasan Turan, “İsrail’in bir terör devleti olduğunu, Gazze’de tarihin gördüğü en kanlı soykırım suçlarından birisini işlediğini, Orta Doğu’da en büyük sorunun bizatihi İsrail olduğunu muhataplarının yüzüne söylemekten hiçbir zaman çekinmeyen, ‘one minute’ haykırışıyla siyonist çetenin dokunulmazlığını paramparça eden, tüm dünyanın gözlerinin içine bakarak hakikatleri her platformda haykıran lider; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ne siyonistler ne de onların aparatları Türkiye’yi hak bildiği doğru yoldan ayıramayacaktır.” yorumunu yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-idare-amiri-hasan-turan-7-kitadan-75-ulkeden-600e-yakin-parlamenter-istanbulda-bulusacak/feed/ 0
İsrail, Refah’a saldırı hazırlığı yapıyor https://www.haber60.com.tr/israil-refaha-saldiri-hazirligi-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/israil-refaha-saldiri-hazirligi-yapiyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 00:27:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29213 İsrail ordusunun Gazze’nin güneyindeki Refah kentine yönelik bir saldırıya hazırlandığı bildirilirken uydu görüntülerinde bölgede iki yeni çadır alanı kurulduğu görülüyor.

Mısır sınırındaki Refah, İsrail’in Gazze’de henüz saldırmadığı tek şehir.

Gazze’nin diğer bölgelerinden ayrılmak zorunda kalan bir milyondan fazla kişi aylardır Refah’ta barınıyor.

ABD, herhangi bir operasyondan önce Refah’taki insanları koruyacak bir planın uygulamaya alınması gerektiğini söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’a karşı tam bir zafer elde etmek ve rehineleri aramak için Refah saldırısının gerekli olduğu konusunda ısrarcı.

İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana Gazze Şehri dahil Gazze’nin kuzeyinin tamamında ve Han Yunus dahil orta ile güneyin bazı kısımlarında kontrolü ele geçirdi.

Ordu ardından Gazze’nin neredeyse tamamından çekilse de bombardıman Refah da dahil olmak üzere Gazze genelinde devam etti.

Cumartesi günü çoğu çocuk yaklaşık 20 kişi İsrail tarafından Gazze’ye yapılan hava saldırısında öldürüldü.

Aynı zamanda İsrail’in inşa ettiği ve Gazze’nin kuzeyi ile güneyini ayıran bir yol üzerinde askerler konuşlandırılmaya devam ediliyor.

Uydu görüntüleri ne gösteriyor?

Uydu görüntülerinde Han Yunus’un batısındaki bir bölgede ve Refah yakınında sıra sıra çadırlar kurulduğu görülüyor.

Daha önce çekilmiş uydu görüntülerine bakıldığında çadır alanlarının bu ay içinde kurulduğu anlaşılıyor.

Bu ayın başlarında İsrail medyası, İsrail’in Filistinli sivillerin Refah’tan tahliyesine hazırlık amacıyla 40 bin çadır satın aldığını bildirmişti.

Çarşamba günü Reuters haber ajansının İsrail hükümet kaynaklarından aktardığına göre her çadır 10-12 kişi alabiliyor.

İsrail HaYom gazetesi, İsrail ile Hamas arasında ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasını amaçlayan görüşmelerin tıkanmasının ardından İsrail hükümetinin “çok yakında” Refah’ta bir operasyon düzenlemeye karar verdiğini yazdı.

İsrail’deki diğer gazeteler de benzer haberlere yer verdi.

ABD medyasının İsrailli ve Mısırlı yetkililere dayandırdığı haberlere göre Refah’taki siviller birkaç hafta içinde Han Yunus’un yanı sıra Refah ile Han Yunus arasında yer alan ve İsrail’in savaşın başlarında “insani bölge” olarak belirlediği El-Mevasi gibi çeşitli diğer bölgelere tahliye edilecek.

Mısırlı yetkililerin aktardığına göre, İsrail birlikleri Refah’a aşamalı olarak girecek ve çatışmalar yaklaşık 6 hafta sürecek.

‘Hamas yakında Refah’ta ağır darbe alacak’

Reuters’a göre Netanyahu’nun ofisi ve İsrail ordusu Refah saldırısı haberleriyle ilgili bir yorum yapmadı.

BBC de İsrailli yetkililerden bir açıklama istedi, ancak ordu yetkilileri Gazze’deki görevleri için iki yedek tugayı harekete geçirdiğini belirtti.

İsrailli yetkililer Refah’ta 4 Hamas birliği bulunduğunu ve bunların Gazze’nin diğer bölgelerinden gelen savaşçılarla takviye edildiğini öne sürüyor.

Salı günü İsrail devlet televizyonuna konuşan Tuğgeneral İtzik Cohen, “Hamas Gazze’nin kuzeyinde ağır darbe aldı. Merkezinde de ağır darbe aldı. Yakında Refah’ta da ağır darbe alacak” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen hafta ABD’nin “Refah’ta büyük bir askeri operasyonu destekleyemeyeceğini” söyledi.

Blinken henüz sivillerin zarar görmemesi için hazırlanmış bir plan görmediklerini ve herhangi bir askeri operasyonun Refah’ta kalan siviller için “korkunç sonuçlar” doğuracağını belirtti.

Refah’taki koşullar halihazırda kötü. BBC’ye konuşan halk yiyecek, su ve ilaç eksikliğine dikkat çekiyor.

Bu ayın başlarında Refah’ta yerlerinden edilen bazı Filistinliler Gazze’nin kuzeyine dönmeye çalıştı ancak İsrail ordusu tarafından geri püskürtüldü.

Görgü tanıkları askerlerin sahil yolunda ilerleyen kalabalığa ateş açtığını ve beş kişinin öldüğünü söyledi.

İsrail ordusu olayla ilgili doğrudan bir yorum yapmadı ancak Filistinlilerin Gazze’nin güneyinde kalmaları gerektiğini, kuzeyin “tehlikeli bir savaş bölgesi” olduğunu belirtti.

İsrail, Gazze’nin kuzeyinden ayrılmak zorunda kalan Filistinlilerin dönmelerine ne zaman izin verileceğini söylemedi. Bu, Hamas’ın ateşkes görüşmelerindeki taleplerinden biriydi.

Gazze’nin kuzeyindeki bazı bölgelerde de çatışmalar yeniden başladı ve İsrail ordusu Beyt Hanun ve Beyt Lahiya kasabalarının yanı sıra Cibaliye mülteci kampı ve Gazze Şehri yakınındaki Zeytun bölgesini bombaladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-refaha-saldiri-hazirligi-yapiyor/feed/ 0
İHH ve Özgürlük Filosu Gazze’yi Unutma Yürüyüşü Düzenledi https://www.haber60.com.tr/ihh-ve-ozgurluk-filosu-gazzeyi-unutma-yuruyusu-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/ihh-ve-ozgurluk-filosu-gazzeyi-unutma-yuruyusu-duzenledi/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28711 İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ile Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu tarafından Beyazıt Meydanı’ndan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ne ” Gazze’yi Unutma” yürüyüşü düzenlendi.

Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen grup, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti. Katılımcılar, “Hemen şimdi ateşkes”, “Ceasefire now” yazılı pankartlar açtı, Türk ve Filistin bayrakları taşıdı.

Gruptakiler, daha sonra tekbir getirip “Her yer Gazze, her yer direniş”, “Hamas’a selam, direnişe devam”, “Katil İsrail Filistin’den defol”, “Müslüman uyuma, kardeşine sahip çık”, “Siyonist katiller hesap verecek”, “Cenk, cihat, şehadet” sloganları attı.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önünde konuşan İHH Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Cihat Çelik, 7 aydır işgale direnen kahraman Gazze halkı için bir arada olduklarını söyledi.

İsrail’in Gazze’de büyük bir fiyasko yaşadığını ve yaşamaya da devam ettiğini belirten Çelik, “Hedeflerinin hiçbirisini gerçekleştiremediler. Bugün başarısızlıklarını daha büyük katliamlarla gölgelemeye çalışıyorlar. Bugün Gazze’ye ve Filistin’e olan desteğimiz her zamankinden daha farklı bir önem kazanmış durumda” dedi.

Çelik, sivil toplum kuruluşu olarak bu zamana kadar birçok faaliyet gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, eylem ve yürüyüşler yaptıklarını, siyonist sermayeyi boykot ettiklerini, zulmü ve zalimi her yerde duyurduklarını ifade etti.

“Erdemliler İttifakı”nı kurduklarını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

“Dünyanın her yerinde vicdan ve merhamet sahibi insanları bu ittifaka dahil ettik, güçlerimizi birleştirdik, yeniden gemiler aldık, yardımlarınızı istedik ve bugün rotamızı yeniden Gazze’ye çeviriyoruz. Gazze’ye gideceğiz inşallah. Gazze’de ateşkesin sağlanmasına vesile olacağız. Oradaki bu insanlık dışı ambargoyu kıracağız. Gazze bu gemilerle özgürlüğüne kavuşacak. Bu gemiler Gazze’nin özgürlüğünü taşıyacak, dünyanın özgürlüğünü, vicdan sahiplerinin özgürlüğünü taşıyacak. Bugün her zamankinden fazla Müslümanların, vicdan sahiplerinin desteğine ihtiyacımız var. İnşallah, çok yakında tekrar yola çıkıyoruz. Desteğinizi her daim bekliyoruz. Siyonistlerden ve onların yardakçılarından korkmuyoruz.”

“Avrupalı liderlerin iki yüzlülüğünden utanıyorum”

Özgürlük Filosu Koalisyonu Sözcüsü ve emekli ABD askeri Ann Wright ise “Gazze’deki katliamı durdurmak için gemilerimizi yola çıkartıyoruz. Gazze’deki insani dramı durdurmak için yola çıkıyoruz. Gazze’de açlık çeken insanlara gıda ve tıbbi malzeme götürmek için yola çıkıyoruz. Biz, dünyadaki insanlar adına Filistinlilere yapılan zulmü kınamak, dünyaya duyurmak için yola çıkıyoruz.” diye konuştu.

Eski Barselona Belediye Başkanı Ada Colau ise Barcelona’nın İsrail ile ilişkilerini kesen en büyük şehirlerden biri olduğunu belirterek, “Bunu söylemekten üzülüyorum ama ben de bir Avrupa vatandaşıyım fakat Avrupalı liderlerin ikiyüzlülüğünden, onların vurdumduymazlığından utanç duyuyorum.” dedi.

Colau, şunları kaydetti:

“İşte bu yüzden ben buradayım. Özgürlük Filosu için buradayım. Bana özgürlük Filosu’na katıldığım için korkup korkmadığımı soruyorlar. Ben de onlara diyorum ki ‘Hayır, korkmuyorum. Ben özgürlük için yola çıkanlarla beraberim, burada olan insanlarla beraber olmaktan korkmuyorum.’ Umut ediyorum ki bu ablukayı, illegalliği kıracağız. Filistin’in özgürlüğü için çocuklarımızın, geleceğimizin onuru için buradayım. Umut ediyorum ki Filistin özgür olacak ve özgür olana kadar devam edeceğiz.”

Özgürlük Filosu Koalisyonu Üyesi, Uluslararası Sınır Tanımayan Doktorlar Hareketinden Arjantinli Carlos Trotta, “Latin Amerikalı insanlar adına Filistin’in özgürlüğü için burada olduğunu söyledi. Trotta, Filistinli insanların acısına şahit olduklarına dikkati çekerek, asıl meselelerinin Filistinlilerin onurlarının korunması olduğunu dile getirdi.

Filistin asıllı Amerikalı aktivist Huwaida Arraf, Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu üyesi çok sayıda aktivist ile yabancılar ve vatandaşların katıldığı eyleme turistler de yoğun ilgi gösterdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ihh-ve-ozgurluk-filosu-gazzeyi-unutma-yuruyusu-duzenledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’de Heniyye ile görüşmesi dünya basınında https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-dolmabahcede-heniyye-ile-gorusmesi-dunya-basininda/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-dolmabahcede-heniyye-ile-gorusmesi-dunya-basininda/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28699 Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hamas lideri İsmail Heniyye ile görüşmesine dünya basını geniş yer verdi. İngiliz Guardian “Erdoğan, Hamas lideriyle görüştükten sonra Filistin’e birlik çağrısı yaptı” başlığıyla görüşmeyi okuyucularına duyururken, France 24, “Türkiye kendisini çatışmada arabulucu olarak konumlandırmayı hedefliyor” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN DOLMABAHÇE’DE HENİYYE İLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün İstanbul Dolmabahçe’deki Çalışma Ofisi’nde Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile görüştü. 2,5 saat süren kritik zirvede ateşkes için atılacak adımların yanı sıra Gazze’ye dönük insani yardımların artırılması ve daha etkin ve hızlı ulaştırılmasına ilişkin konular da ele alındı.

KRİTİK ZİRVE DÜNYA BASININDA GENİŞ YER BULDU

Erdoğan-Heniyye görüşmesi dünya basınında geniş yer buldu. Al Jazeera, “Türkiye cumhurbaşkanı, ‘İsrail’e karşı en güçlü tepkinin ve zafere giden yolun birlik ve bütünlükten geçtiğini’ söylüyor” derken, Bloomberg, “Türk lider bir kez daha ateşkes ve hızlandırılmış yardım çağrısında bulundu” şeklinde yazdı. İngiliz Guardian, “Erdoğan, Hamas lideriyle görüştükten sonra Filistin’e birlik çağrısı yaptı” manşetini attı.Haberde, “Türkiye cumhurbaşkanı, İran ile İsrail arasındaki son olayların İsrail’in Gazze’de ‘zemin kazanmasına’ izin vermemesi gerektiğini söyledi” ifadelerine yer verildi.

İsrail merkezli Haaretz ise görüşmeyi, “Hamas’ın siyasi lideri İsmail Heniyye Cumartesi günü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da bir araya geldi. Erdoğan’ın ofisi, ikilinin Gazze’de kalıcı ateşkes için gerekli adımları ve Gazzelilere sürekli ve sürekli insani yardım ulaştırılması ihtiyacını görüştüğünü söyledi” sözleriyle okuyucularına aktardı.

JERUSALEM POST: SİYASİ SEMBOLİZM

Zirvede verilen “siyasi mesajı” manşetine çıkaran bir diğer İsrail gazetesi Jerusalem Post ise, “Siyasi sembolizm: Türkiye, Hamas liderlerini Hamas bir devletmiş gibi ağırlıyor” başlığını atarken, haberde, “Türkiye cumhurbaşkanı, hafta sonu Hamas liderlerini, 7 Ekim’de İsrail’e düzenlenen saldırının ardından Hamas’ın bölgede artan nüfuzunu ve gücünü yansıtan son derece sembolik ve önemli toplantılarda ağırladı.” dedi.

“TÜRKİYE ARABULUCULUK YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

İran merkezli PressTv’nin manşeti, “Türkiye Gazze savaşında arabuluculuk yapmaya çalışırken Hamas lideri Erdoğan ile görüştü” oldu. Haberde ‘Filistin direniş hareketinin politbüro başkanı, Ankara’nın İsrail’in Gazze’de devam eden saldırganlığına son verme çabalarında daha etkili bir rol oynamaya çalıştığı bir dönemde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi’ ifadelerine yer verildi.

France 24 zirveye ilişkin haberinde, “Türkiye kendisini çatışmada arabulucu olarak konumlandırmayı hedefliyor” yorumunu öne çıkardı. France 24’e konuşan London School of Economics’in misafir araştırmacısı Selin Nasi, “Türkiye’nin kendisini çatışmada arabulucu olarak konumlandırmayı ve belki de Katar’ın rolünü üstlenmeyi hedeflemesi oldukça muhtemeldir” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE HEM HAMAS HEM DE MISIR YETKİLİLERİNİ AĞIRLADI”

Euronews ise, Türkiye’nin aynı dönemde hem Mısır hem de Hamas yetkililerini ağırladığına dikkat çekerek, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli görüşmelerin yapıldığı bir gün geçirdi” dedi.

Zirve Yunan basınının da dikkatini çekti. Proto Thema “Dolmabahçe’de gerçekleşen toplantıda Hamas’ın güçlü isimlerinden ve rehinelerin kilit müzakerecisi Halid Meşal de hazır bulundu” derken, Kathimerini gazetesi de, “Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Hamas lideri İsmail Heniyye’yi İstanbul’da karşıladı ve onunla Gazze’de ateşkes sağlanması ve insani yardım sağlanması çabaları hakkında görüştü” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-dolmabahcede-heniyye-ile-gorusmesi-dunya-basininda/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Fidan: “bir Numaralı Önceliğimiz İsrail İşgalinin Sona Ermesi ve İki Devletli Formülün Hayata Geçmesi” https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-fidan-bir-numarali-onceligimiz-israil-isgalinin-sona-ermesi-ve-iki-devletli-formulun-hayata-gecmesi/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-fidan-bir-numarali-onceligimiz-israil-isgalinin-sona-ermesi-ve-iki-devletli-formulun-hayata-gecmesi/#respond Sat, 20 Apr 2024 23:00:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28514 Haber: HAKAN KAYA

(İSTANBUL) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran-İsrail gerilimini değerlendirirken, “Bir numaralı önceliğimiz İsrail işgalinin sona ermesi ve iki devletli formülün hayata geçmesi olmalıdır. Bu olmadığı takdirde dün Yemen’den yapılan saldırılar, bugün İran-İsrail arasındaki gerilim, yarın başka bir savaş türü, öbür gün başka bir ülkenin içinde çıkan başka bir iç karışıklık, toplumsal rahatsızlık. Bunların hepsi olmaya devam edecektir” dedi. Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri,  Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es Sisi’nin çok yakın bir süre içinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini bildirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri, İstanbul’da bir araya geldi. İki bakan, düzenledikleri ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Fidan, şunları söyledi:

“Sayın Bakan Şükri ile Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin toplantısının hazırlıklarını da ele alma imkanı oldu. İkili gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde görüştük. Özellikle ticaret ve ekonomi iş birliğimizin en güçlü boyutlarından birini oluşturmakta. Mısır’daki yatırımlarımız halihazırda 3 milyar doları bulmuş durumda. Aramızdaki ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar seviyesinde. Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında ortaya konan bir hedef var,15 milyar dolar. Serbest ticaret anlaşmamızın kapsamını genişleterek ve limanlarımız arasında ro-ro seferlerini tekrar başlatarak bu hedefe ulaşmayı planlıyoruz. Savunma sanayi alanındaki ilişkilerimiz de gittikçe güçlenmekte. LNG ve nükleer enerji başta olmak üzere enerji alanında da geniş bir imkan, iş birliği imkanı olduğunu düşünmekteyiz.”

“GAZZE MESELESİ DE KONUŞULDU”

Mısır’la Türkiye arasındaki ikili ilişkilerimize ilaveten bölgesel sorunları ele aldıklarını ifade eden Fidan, şunları kaydetti:

“Bunların başında Gazze konusu gelmekte. Sayın Şükri ile hem İslam İşbirliği Arap Ligi’nin ortak oluşturduğu temas grubu vasıtasıyla hem de ikili diyaloğumuz vasıtasıyla Gazze meselesi üzerine çok düzenli bir koordinasyon ve istişare mekanizması aramızda bulunmakta. Krizin başından beri düzenli şekilde beraber çalışmakta ve koordine etmekteyiz. Özellikle Gazze’de şu anda geldiğimiz noktanın vahametini ve yapılması gereken konuların altını bir kez daha çizdik. Hangi diplomatik adımlar atılabilir, hangi insani yardımlar konusunda neler yapılabilir? Uzun vadeli iki devleti çözüm konusunda hangi yöntemlere başvurulabilir? Bu konuları ayrıntılı kendisiyle görüştük. Biliyorsunuz Mısır, sorunun sıcaklığına en yakın ülkelerden biri coğrafya olarak da. Özellikle insani yardımlar konusunda Mısır’la olan ilişkilerimiz hayati önem taşımakta. Refah Sınır Kapısı’ndan yardımların yapılması için Mısır’la gece gündüz yardım koordinasyonu içerisinde çalışıyoruz. Burada insani yardımlarımızı özellikle Refah’a getirmekte kendileri çok büyük yardım sunmaktalar. Ayrıca bunun için Mısır’a teşekkür ediyoruz.”

Fidan; Libya, Sudan, Somali ve Etiyopya sorunlarını masaya yatırdıklarını vurguladı. Bakan Fidan, Sudan’da devam eden iç savaşın nasıl durdurulabileceği, bölgesel etkileri ve ileriye dönük çözüm planı gibi konuları da görüştüklerini belirterek, Somali’yle ilgili olarak da ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğüne bağlı olduklarını bildirdi.

Hakan Fidan, Mısır ve Türkiye’nin işbirliğinin ülkeler dışında bölgenin de menfaatine olduğuna dikkati çekti.

MISIRLI BAKAN ERDOĞAN’IN SİSİ’YLE GÖRÜŞMESİNİ HATIRLATTI

Fidan’ın ardından açıklamalarda bulunan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, görüşmelerin ‘dostane’ bir atmosfer içinde gerçekleştiğine vurgu yaparak, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkent Kahire’ye ziyaretini ve Cumhurbaşkanı Sisi’yle görüşmesini hatırlatan Sükri, şuyle konuştu:

“Sayın Başkan Sisi’yle görüştü. Mısır ile olan ticaret ilişkilerini çok daha yükseltmek için ’15 milyara çıkartalım’ diye bir hedef koydular bize. Her ülkenin de bu seviyeye ulaşmasına imkanlar var. Tabii ki burada çıkarlar önemli ve entegrasyon önemli. Her iki ülke arasında ve yine aynı şekilde ikili ilişkilerin yanı sıra şu konuda anlaştık. Çalışmalarımızı sürdüreceğiz. ve hedeflere varmak için kanuni zeminde de neler yapabileceğimizi ele aldık. Stratejik iş birliği konseyinin de önümüzdeki toplantılarını görüştük. Burada geniş bir zemin üzerinde neler yapabiliriz, bunları yapmamız gerekiyor. Ortak çalışmalarımız artsa da ve ilişkilerimizin yükseltilmesi açısından her iki devletin imkanları ve özellikle hem uluslararası hem bölgesel ve konular konusundaki işbirliğimiz de çok önemli. ve gücümüz de önemli.”

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına da değinen Şukri, Filistin’in savaşta çok ağır kayıplar verdiğini biran önce ateşkesin sağlanmasını ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasının önemine dikkati çekti.

“SİSİ KISA SÜRE İÇİNDE TÜRKİYE’YE GELECEK”

Filistin Devletinin kurulmasının da önemine işaret eden Şükri, bölgedeki şiddetin durmasını istedi. Şukri, Fidan ve heyetini yakın zaman içinde Kahire’ye beklediğini, Cumhurbaşkanı Sisi’nin de çok yakın bir süre içinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini söyledi.

SORULAR VE YANITLAR

Ortak açıklamaların ardından iki bakan gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Refah Sınır Kapısı’ndan insani yardımların Gazze’ye daha fazla ulaştırılması nelerin yapılabileceğine yönelik soruya Şukri, şu yanıtı verdi:

“Özellikle Gazze’deki sivillere ulaştırılması açısından biz başlangıçtan beri tabii İsrail’in özellikle sınır kapısında engellemeleriyle karşılaştık. Uluslararası ortaklarımızla bu konuda çalışıyoruz. Onlara da bildirdik. Mutlaka iş birliği yapalım ve gerekli düzeyde bu yardımların mutlaka Ariş’ten oraya gönderilmesi gerektiğini, bütün ülkelerden gelen yardımların orada bir merkezde toplanması söz konusuydu. Biz de İsrail tarafıyla görüşmeler yaptık. Orada olan çalışmaların daha da basitleştirilmesini istedik. Bu şekilde Gazze’ye yardımların ulaştırılmasını temin edelim diye. Orada alınan tedbirler neticesinde istediğimiz düzeyde yardım gönderemiyoruz. Uluslararası ortaklarımızla bu konuları görüştük. ve bu engellemeleri ele aldık. Uygulamaları zorlaştırmakta olduğunu belirttik. Bildiğiniz gibi bir karar var, 27-28 nolu karar. Mutlaka insani yardımların ulaştırılması gerektiğini yönünde. Gazze’de bir merkez oluşturması lazım. Bu yardımların dağıtılması açısından. Özellikle Filistin’in oradaki tedbirlere çok fazla bağlı kalmadan daha rahat bir şekilde dağıtımı konusu olmalı. Yine aynı şekilde Mısır hava yoluyla, havadan yardım yardımların ulaştırılması konusunda katıldı. Bilindiği gibi 6 geçiş sınır noktası var ve İsrail’le bir işgal devleti olarak buna uymak zorundadır. Gazze’deki sivillerin korunması için bu uluslararası hukuk çerçevesinde de yapılmalı. Uluslararası hukuk bunu öngörmektedir. Mısır’ın insani bir rolü var. Dolayısıyla mutlaka uluslararası toplum müsaade etmeli. Gönderilen yardımların ulaştırılması gerektiğini bilmeli.”

İSRAİL-İRAN GERİLİMİ: “PROBLEMLER DİYALOGLA ÇÖZÜLMELİ”

İran-İsrail geriliminin bölgeye etkilerinin neler olacağına yönelik soruya ise Şukri, çatışmaların bölgeyi etkilediğine işaret ederek, gerilimin artmasından kaygı duyduklarını ifade etti. Şukri, “Problemlerin mutlaka diyalogla çözülmesini istiyoruz.” dedi.

BİR NUMARALI ÖNCELİĞİMİZ İSRAİL İŞGALİNİN SONA ERMESİ”

Dışişleri Bakanı Fidan da aynı soruya verdiği yanıtta, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına ve İsrail işgaline işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bir numaralı önceliğimiz İsrail işgalinin sona ermesi ve iki devletli formülünü hayata geçmesi olmalıdır. Bu olmadığı takdirde dün Yemen’den yapılan saldırılar, bugün İran-İsrail arasındaki gerilim, yarın başka bir savaş türü, öbür gün başka bir ülkenin içinde çıkan başka bir iç karışıklık, toplumsal rahatsızlık. Bunların hepsi olmaya devam edecektir. Biz Türkiye olarak ve Mısır gibi diğer dost ülkelerle beraber baştan beri hep aynı şeyi söyledik. Eğer bu kulis, hak ettiği şekilde çözülmezse Filistinlilerin hak ettiği devlet, bağımsızlık ve egemenlik verilmezse bu türden krizler bölgemizde artarak devam edecektir. Baştan beri söylediğimiz gibi Filistin konusunda olan her şeyin küresel fay hatlarını tetikleme potansiyeli bulunmakta ve tetiklemekte. Burada olan bir şey Batı’yı da etkiliyor, doğuyu da etkiliyor, kuzeyi de etkiliyor, güneyi de. Bunu biz Kızıldeniz’deki ticaret gemilerine ile ilgili krizde de gördük. Lojistik zincirini nasıl kesildiğini gördük. Siparişlerin nasıl geç gittiğini, fiyatların nasıl arttığını gördük.”

BASKIYI ARTTIRMAMIZ LAZIM”

Bu tür krizlerin yayılmasının önüne geçmek ve sorunun çözülmesi için gereken adımların atılması gerektiğinin altını çizen Fidan, “Bu konuda bazı devletlerin pozisyon değiştirmesinden ümit var mı? Mevcut şartlar böyle devam ettikçe ümit var, olma imkanımız azalıyor. Ne yapmamız lazım? Baskıyı arttırmamız lazım. Bölge ülkeleri olarak, İslam ülkeleri olarak diğer Afrika ülkeleri, Latin ülkeleri, Orta Asya ülkeleri, herkes bir araya gelip bu haksızlığa karşı sesini organize bir biçimde yükseltmek zorunda. Bunu yapmadığımız sürece bu haksızlık devam edecek.” diye konuştu.

EZENLERLE EZİLENLER ARASINDAKİ BİR MÜCADELE”

Filistin’deki direnişin giderek, İsrail-Filistin arasındaki bir savaş olmaktan çıkıp, dünyada ezenlerle ezilenler arasındaki bir mücadele formu hüviyeti taşmaya başladığını belirten Fidan, “Latin Amerika’dan Afrika’ya Asya Pasifik’ten Orta Doğu’ya kadar, hatta Avrupa başkentlerine kadar birçok yerde kendini ezilmiş, dışlanmış uluslararası sistemin ikiyüzlülüğüne, adaletsizliğine, hukuksuzluğuna maruz kalmış gören bütün devlet ve devlet dışı aktörlerin artık giderek daha bilinçli hale gelmeye başladığını ve farklı organizasyonlar içerisine girerek haklarını arama yoluna girmeye başladığını görüyoruz” dedi.

Dışışleri Bakanı Hakan Fidan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Filistin meselesi, mevcut devam eden zulüm ve katliam her geçen gün bunun daha açık ve net ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Onun için söylüyorum. Bu mesele artık sadece İsraillilerin Filistinlileri katlettiği bir mesele olarak algılanmaktan çıkıp İsrail’in arkasında duran ve katliamı mümkün kılan işlerle Filistin’i kalplerinde ve kafalarında hisseden ve bu zulme karşı, bu ezilmişliğe karşı küresel çapta artık direniş gösterme ihtiyacı hisseden iki tarafın kavgası haline dönüşmeye başlamıştır. Ben inanıyorum ki diğer ülkeler artık bu meseleyi kendilerine bir platform gerekçe göstererek uluslararası sistemin ve hegemonyanın ürettiği ezilmişliğe ‘hayır’ diyerek yeni bir silkinme, yeni bir uyanış içerisinde, gerçekten insanlığa barışı, istikrarı, kalkınmayı umudu getirecek bir düzenin başlangıcı olacaktır diye düşünüyorum. Buna da inancımız tamdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-fidan-bir-numarali-onceligimiz-israil-isgalinin-sona-ermesi-ve-iki-devletli-formulun-hayata-gecmesi/feed/ 0
Bakan Fidan, Batılı devletlere tarihi uyarı: Filistinlilerin hak ettiği devlet verilmezse krizler devam edecek https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-batili-devletlere-tarihi-uyari-filistinlilerin-hak-ettigi-devlet-verilmezse-krizler-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-batili-devletlere-tarihi-uyari-filistinlilerin-hak-ettigi-devlet-verilmezse-krizler-devam-edecek/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:55:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28468 Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri bugün İstanbul’a geldi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. İki bakan baş başa görüşmeleri sonrası kameralar karşına geçti ve gündeme dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“KRİZLER ARTARAK DEVAM EDECEKTİR”

Görüşmede Gazze konusunun ele alındığını vurgulayan Bakan Fidan, “Gazze’de krizin başından beri ortak hareket ettik .Gazze’de yapılması gerekenlerin altını çizdik .Yardımların Refah sınır kapısından ulaşması için gece gündüz yoğun çalışıyoruz. Önceliğimiz İsrail işgalinin sona ermesi ve iki devletli çözüm formülünün hayata geçmesi olmalıdır. Dün Yemen’den yapılan saldırılar, bugün İran-İsrail gerilimi, bunların hepsi olmaya devam edecektir. Biz Türkiye olarak başından beri aynı şeyi söyledik. Filistinlilerin hak ettiği devlet, bağımsızlık ve egemenlik verilmezse bu krizler artarak devam edecektir” şeklinde konuştu.

“BATI HAKSIZLIĞA SES ÇIKARMALI”

Açıklamasının devamında “Baskıyı artırmamız gerekiyor. Bölge ülkeleri olarak, İslam ülkeleri olarak, Afrika ve Batı ülkeleri olarak, herkes bir araya gelerek sesimizi yükseltmemiz gerekiyor” diyen Bakan Fidan, “Filistin konusundaki her şey küresel fay hatlarını tetikliyor. Burada olan her şey Batı’yı da etkiler. Bu artık ezilenlerle ezenler arasındaki bir savaş olmaya başladı. Batı haksızlığa ses çıkarmalı” şeklinde konuştu.

Bakan Fidan’ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları;

“Mısır ve Türkiye’nin işbirliği halklarımızın ve bölgemizin fevkalade yararınadır. Mısır’la tekrar 15 milyar dolarlık ticaret hedefimize ulaşmak istiyoruz. Libya’da, Mısır ve Türkiye olarak, Libya’nın bütünlüğüne nasıl katkıda bulunabiliriz, bunları istişare etme fırsatımız oldu. Somali ve Etiyopya arasında başlayan yeni sorun alanını da görüştük. Somali’nin toprak bütünlüğüne olan bağlılığımızı tekrar ettik. Mısır ve Türkiye, Akdeniz’in iki ucunda önemli iki kardeş ülke. Çok büyük iş birliği potansiyelimiz var. Görüşmemizde Gazze’de yapılması gerekenlerin altını çizdik. Yardımların Refah sınır kapısına ulaşması için yoğun çalışıyoruz. Gazze krizi çözülmezse böyle krizler artarak devam eder. İsrail’in Filistin topraklarını işgali Batı’nın Ortadoğu’daki istikrarsızlık probleminin başlıca nedenlerinden biridir.

“YÜKSELEN TANSİYON NEDENİYLE ENDİŞE DUYUYORUZ”

Türkiye ile ilişkilerimizi yüksek düzeylere çıkarmak için çalışıyoruz. Bölgede güvenlik ve istikrar için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İran-İsrail gerilimi ile ilgili olarak, bu savaşın bu çatışmaların bu gerginliğin yayılma ihtimali var. Bütün araçlarla gerilimin büyümemesi için çalışıyoruz. Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı var. Sorunun çözülmemesi halinde Ortadoğu’daki krizleri bitmeyecek. İsrail’in engellemesi nedeniyle Refah sınır kapısından Gazze Şeridi’ne gerekli yardımlar gönderilemiyor. Gazze’de acil bir ateşkes olması şart. Yükselen tansiyon nedeniyle endişe duyuyoruz. İsrail ve İran’a itidal çağrısında bulunuyoruz. Diyalog ile tüm sorunlar çözülebilir.

“BU ARTIK EZİLENLERLE EZENLERİN SAVAŞI OLMAYA BAŞLADI”

Ortadoğu’daki karışıklığın asıl sebebi İsrail’in Filistin topraklarını işgal etmesi ve Batının buna göz yumması. Kriz küresel fay hatlarını tetikledi. Kızıldeniz’de ticari gemilerin hedef alındığı saldırıların global piyasalara etkisi buna örnek. Baskıyı artırmamız gerekiyor. Bölge ülkeleri olarak, İslam ülkeleri olarak, Afrika ve Batı ülkeleri olarak, herkes bir araya gelerek sesimizi yükseltmemiz gerekiyor Öncelik, Gazze’de işgalin bitirilmesi. Bu artık ezilenlerle ezenlerin savaşı olmaya başladı. Devletimiz Gazze ile ilgili çabadan bir saniye bile vazgeçmedi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-batili-devletlere-tarihi-uyari-filistinlilerin-hak-ettigi-devlet-verilmezse-krizler-devam-edecek/feed/ 0
AA Genel Müdürü: Gazze’de 2,3 milyon kişi yerinden edildi, 140 meslektaşımız hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/aa-genel-muduru-gazzede-23-milyon-kisi-yerinden-edildi-140-meslektasimiz-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/aa-genel-muduru-gazzede-23-milyon-kisi-yerinden-edildi-140-meslektasimiz-hayatini-kaybetti/#respond Thu, 18 Apr 2024 02:15:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27984 Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, “Ekim ayından bu yana 2,3 milyon nüfusluk Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden, yurdundan edildi. Bu süreçte 200’den fazla insani yardım çalışanı, 140’dan fazla meslektaşımız hayatını kaybetti.” dedi.

Karagöz, AA tarafından hazırlanan, İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan “Kanıt” belgeselinin gala gösteriminde yaptığı konuşmada, belgeselde, bir soykırımın dehşet verici boyutunu ve delillerini, uluslararası hukukçuların ve insan hakları savunucularının değerlendirmeleriyle izleneceğini söyledi.

AA’nın belgeselde yer alan içeriklerden daha fazlasını ve akla hayale sığmayacak boyuttaki toplu katliamların fotoğraflarını, videolarını ve haberlerini her gün dünyaya duyurduğuna dikkati çeken Karagöz, “Bu süreçte ‘Kanıt’ kitabımız, uluslararası toplumu, İsrail yönetiminin Filistinlilere saldırılarına dair sessizliğini bozmaya ve adaleti sağlamaya çağıran önemli bir adım oldu. Bugün izleyeceğimiz ‘Kanıt’ belgeselimiz, İsrail yönetiminin Gazze’deki Filistinlilere yönelik saldırıları sırasında işlenen savaş suçlarının belgelenmesi için yeni bir delil dosyası oluşturacak.” ifadesini kullandı.

Karagöz, İsrail yönetiminin soykırımının dünyaya duyurulması için hazırlanan belgeselin, insan hakları ve basın özgürlüğü mücadelesine ciddi bir katkı sunması temennisinde bulunarak, “Savaşın ortasında, insanlık dramını belgelemek için hayatlarını riske atarak büyük bir özveriyle çalışan meslektaşlarımız ve tüm insani yardım çalışanları, bu soykırımın birer tanığı oldular. Gazze’den yükselen çığlığın karşılık bulduğu bir ses oldu o kahramanlar. Bu çaba ve kararlılık Gazze’de yaşanan acı gerçeğin dünya kamuoyuna duyurulmasında kritik bir rol oynamakta.” diye konuştu.

“Kanıt belgeseli, duymayan, görmeyen dünyayı tekrar harekete geçirme teşebbüsüdür”

Kanıt belgeselinin sadece bir görüntüden ibaret olmadığını, belgeselin, bir toplumun haritadan silinmek istenmesinin, dilsiz bir toplum oluşturma çabalarının karşısında bir duruş olduğunu vurgulayan Karagöz, şöyle devam etti:

“Bugün dünya görmüyor, duymuyor, önemsemiyor. İşte bu belgeselimiz duymayan, görmeyen dünyayı tekrardan harekete geçirme teşebbüsüdür. İsrail yönetiminin 194 gündür süren saldırılarının bilançosu her geçen gün artıyor. İsrail yönetimi 194 gündür yaklaşık 70 bin ton patlayıcı kullandı. Bu patlayıcıların tamamı Gazze’nin şehirlerine, Gazze insanlarının üzerine atıldı. Gazze’de can kaybı biz bu toplantıya başlamadan önce 33 bin 899 idi. Belki şu sıralarda bu sayı daha da artmıştır. 24 saat içerisinde Gazze’ye 40’tan fazla saldırı oldu. Ekim ayından bu yana 2,3 milyon nüfusluk Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden, yurdundan edildi. Bu süreçte 200’den fazla insani yardım çalışanı, 140’dan fazla meslektaşımız hayatını kaybetti.”

AA Genel Müdürü Karagöz, Gazze’de görev yaptığı esnada İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ı da anarak, Gazze’de görev alan ve hayatta kalmayı başaran meslektaşları için salondakileri alkışa davet etti.

Gazze’deki en büyük kahramanlardan birinin de AA’nın Gazze’de görev yapan foto muhabiri Ali Jadallah olduğunu aktaran Karagöz, “Hala orada mücadelesini devam ettiriyor. Belgeselde izleyeceğiniz görüntülerin önemli bir kısmı Ali’nin fotoğraf makinesinden ve kamerasından çıktı. Kanıt kitabında olan pek çok içerik Ali’nin fotoğraf makinesinden çıktı. Bugün Ali’nin eşi ve iki evladı aramızdalar. Onlara da hoş geldiniz diyorum.” ifadelerini kullandı.

“Bizim görevimiz unutturmamak, kayıt altına almak ve stratejik bir şekilde gündemde tutmak.” diyen Karagöz, şunları kaydetti:

“Belgeselimizi işte bu yaklaşımla hazırladık. Belgeselimizin yönetmeni Atakan Kerküklü’ye, yapımcısı Abdülkadir Karakelle’ye ve emeği geçen bütün Anadolu Ajansı muhabirlerine, foto muhabirlerine teşekkürlerimi sunuyorum. Katılımları dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun’a siz değerli konuklara saygılarımı sunuyorum. Hep birlikte biraz sonra izleyeceğimiz belgeselin insan hakları ihlallerine karşı tüm dünyayı uyandırmasını, bir uyanışa vesile olmasını temenni ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/aa-genel-muduru-gazzede-23-milyon-kisi-yerinden-edildi-140-meslektasimiz-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Karamollaoğlu: Milli görüş gömleğini çıkaran ile milli görüş gömleğini kendisinin sanan arasındaki işbirliği malum https://www.haber60.com.tr/karamollaoglu-milli-gorus-gomlegini-cikaran-ile-milli-gorus-gomlegini-kendisinin-sanan-arasindaki-isbirligi-malum/ https://www.haber60.com.tr/karamollaoglu-milli-gorus-gomlegini-cikaran-ile-milli-gorus-gomlegini-kendisinin-sanan-arasindaki-isbirligi-malum/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27894 Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Milli görüş gömleğini çıkaran ile milli görüş gömleğini kendisinin sanan arasındaki işbirliği, herkesin malumudur. Taklitçiliğin ve işbirlikçiliğin hüküm sürdüğü bu süreçte işimizin zor olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, yapılan yanlışları ifşa, yapılması gereken doğruları izah eden biz olmamıza ve bu noktada takdir edilmemize rağmen, milletimizin seçimde mührü neden başka partilerin üzerine vurduğunu elbette değerlendireceğiz.” dedi.

Saadet Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Karamollaoğlu, Gazze’nin hala kanayan bir yara ve yürek sızısı olduğunu belirtti.

Üç çeyrek asırdır devam eden ve 7 Ekim’den bugüne her geçen gün daha da şiddetlenen siyonist zulmün, ramazan ve bayram dinlemediğini dile getiren Karamollaoğlu, olup bitenlerin dünyanın güzünün içine baka baka, Müslümanlara adeta meydan okurcasına yapıldığını kaydetti.

Karamollaoğlu, sözde asli görevleri dünya üzerinde huzur ve barışı tesis etmek olan uluslararası kurum ve kuruluşların ise aylardır kör, sağır ve dilsiz kesildiğini söyledi.

Gelişmiş kabul edilen batılı ülkelerin söz konusu suçlu siyonist rejim olunca tüm değerleri rafa kaldırdığını belirten Karamollaoğlu, “Bir kez daha açıkça görülmüştür ki batı medeniyeti her şeyiyle iflas etmiştir.” ifadesini kullandı.

İslam dünyasının da sınıfta kaldığını dile getiren Karamollaoğlu, “Esas üzücü olan ve bizi dehşete düşüren de İslam aleminin tavrıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Hak ile batılın mücadele merkezinin bugün Gazze olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, bu imtihandan geçemeyen hiçbir insanın, kurumun, partinin veya iktidarın diğer sınavlardan geçme imkanı bulunmadığını kaydetti.

31 Mart seçimleri

Karamollaoğlu, parti veya şahıs ayırt etmeden 5 yıl boyunca görev yapacak tüm belediye başkanlarına, muhtarlara ve belediye meclis üyelerine başarı diledi.

Seçim çalışmalarında devlet imkanlarının iktidar için kullanıldığını savunan Karamollaoğlu, teşkilat mensupları ve vatandaşların katkılarıyla oluşturulmuş bir bütçeyle seçim kampanyasını yürüttüklerini dile getirdi.

Seçim sürecinde kendini ifade etmek adına bütün kulvarları zorladıklarını anlatan Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Zira bizim siyasetimiz yolunu bulma derdinde olanların değil hakikate dair yol alma hedefine inananların işidir. Bizim partimiz ve fikrimiz, yolu kendine mülk etme hevesiyle yanıp tutuşanların değil iyiye, güzele ve doğruya giden yolu açma peşinde koşanların durağıdır, partisidir. Biz, Erbakan hocamızın işlerini örnek, fikrini esas alarak hakikate mevzi kazandırmak adına siyaset yaparız ve yapıyoruz, yapmakta da devam edeceğiz. Her konuyu pazarlığa dönüştürerek konjonktürel teveccühe talip olanlar bugün varlar ama dün yoktular ve emin olun yarın da olmayacaklar. Doğruyu pazarlayanların, doğru yapanlardan ve doğruyu yaşayanlardan daha fazla itibar görmesi, hatta öne geçmesi, daimi bir konum değil geçici bir durumdur. Biz Saadet Partisi olarak, sesimizin duyulmasını, fikrimizin anlatılmasını engellemek isteyeni de neden engellemek istediğini de biliyoruz. Çünkü bizim durduğumuz yer ve söylediklerimiz birilerinin hem sahteliğini hem de sahteciliğini ifşa ediyor. Çünkü iktidar partisi ve müttefikleri, bizim kendilerini faş eden siyasetimizden rahatsızlar. Bu çevreler bu nedenle, bizi taklit etmeye, milli görüşün fikri yapısını tahrif ve tahrip etmeye meyilli bir oluşumu palazlandırdılar. Hatta ‘Milli görüşü kim temsil ediyor?’ tartışmasını bile başlatmaya yeltendiler. Milli görüş gömleğini çıkaran ile milli görüş gömleğini kendisinin sanan arasındaki işbirliği herkesin malumudur. Taklitçiliğin ve işbirlikçiliğin hüküm sürdüğü bu süreçte işimizin zor olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, yapılan yanlışları ifşa, yapılması gereken doğruları izah eden biz olmamıza ve bu noktada takdir edilmemize rağmen, milletimizin seçimde mührü neden başka partilerin üzerine vurduğunu elbette değerlendireceğiz.”

Karamollaoğlu, milletin 31 Mart’ta iktidar partisine mesaj verdiğini, ana muhalefet partisine de kredi tanıdığını dile getirdi.

“Milletin verdiği mesajdan kimse kaçamaz”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölüm yıl dönümü olduğunu anımsatarak, onu şükran ve minnetle andığını dile getirdi.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde göreve gelen herkese başarı temennisinde bulunan Davutoğlu, “Milletimizin verdiği mesajdan kimse kaçamaz, kimse milletimizin verdiği mesajı göz ardı edemez.” diye konuştu.

Davutoğlu, iktidarın ilk kez ikinci parti olduğunu ifade ederek, iktidara uyarı mahiyetindeki mesajların doğru algılanmasını dilediğini kaydetti. Ana muhalefete de kredi açıldığını belirten Davutoğlu, “Ana muhalefet partisi de bu krediyi kendisine verilmiş bir kredi olarak değil iktidara dönük büyük tepkinin ortaya çıkardığı geçici kredi olarak görmesi gerekir.” dedi.

Bugün 1 milyon Gazzelinin felaket ölçeğinde bir açlıkla karşı karşıya bulunduğunu kaydeden Davutoğlu, Gazze’deki çocukların açlıktan öldüğünü vurguladı. Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken, Türkiye’den kalkan gemilerle eğer İsrailli soykırımcı askerler tıka basa karınlarını doyurup o enerjiyle bu çocukları öldürmeye devam etmişlerse, bomba yağdıran uçakların yakıtları Türkiye’den gitmişse, Gazze’de yıkılan Filistinlilerin evlerinin yerine yapılan yerleşimcilerin demiri, çimentosu Türkiye’den gitmişse, bizim tuttuğumuz şeye oruç denir mi, buna ramazan denir mi? Yüreğim kan ağlıyor. Yazıklar olsun bize ki feryadımızı duyuramadık, mühürlü kalpleri açtıramadık. Yazıklar olsun bize ki vefat eden her çocuğun açlığından sorumluyuz.”

Davutoğlu, İsrail ordusunun Ramazan Bayramı’nda düzenlediği saldırıda 3 oğlu ve 4 torunu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’yi aradığını ve üzüntüleri nedeniyle seslerinin tıkandığını, konuşamadıklarını anlattı.

Toplantı öncesinde, salondaki sıraların üzerine davetlilerin takması için “Gazze için harekete geç” yazılı şapka ve Filistin bayrağı renklerini taşıyan atkı bırakıldı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da bırakılan atkıları boyunlarını taktı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karamollaoglu-milli-gorus-gomlegini-cikaran-ile-milli-gorus-gomlegini-kendisinin-sanan-arasindaki-isbirligi-malum/feed/ 0
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu: ‘Bizim tuttuğumuz şeye oruç denir mi?’ https://www.haber60.com.tr/gelecek-partisi-genel-baskani-ahmet-davutoglu-bizim-tuttugumuz-seye-oruc-denir-mi/ https://www.haber60.com.tr/gelecek-partisi-genel-baskani-ahmet-davutoglu-bizim-tuttugumuz-seye-oruc-denir-mi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:57:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27862 Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Bizim tuttuğumuz şeye oruç denir mi? İktidar sahipleri acaba rahat uyku uyuyabiliyorlar mı? 54 kaleme yasak getirmişler, lütfetmişler beyefendiler.  Dün sayın Cumhurbaşkanı ‘jet yakıtı iftirası atanlar’ diye bir söylemde bulundu. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra. Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir iftira varsa o kabinede birlikte durduğunuz Ticaret Bakanı’na sorun” dedi.

Saadet- Gelecek Partisi ortak grup toplantısında, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi liderleri, Filistin yazılı atkılarla kürsüye çıktı. Gazze yazılı şapkalar sıralara bırakılırken Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’da uzun zamanın ardından grup toplantısına katıldı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, konuşmasında şunları söyledi:

“İslam dininde hiçbir topluluk bu derece zillet altında bir ramazan geçirmemiştir. Hiçbir tarihte böylesi bir Ramazan Bayramı hüznü yaşamadık. Gazze’deki çocuklar ben burada konuşurken bile açlıktan ölüyorlar. Bu savaş devam ederken Gazze’de çocukları açlıktan ölürken, Türkiye’den kalkan gemilerle İsrailli soykırımcı askerler tıka basa karınlarını doyurup o enerjiyle bu insanları katletmişlerse Gazze’de gök semada soykırım için bomba yağdıran uçakların gemileri Türkiye’den gitmişse bizim tuttuğumuz şeye oruç denir mi? Buna ramazan denir mi? Yazıklar olsun bize ki feryadımızı duyuramadık.

Bizim tuttuğumuz şeye oruç denir mi? İktidar sahipleri acaba rahat uyku uyuyabiliyorlar mi? 54 kaleme yasak getirmişler, lütfetmişler beyefendiler. Ramazan ayı boyu ölüm yağdıran uçakların jet yakıtları artık gitmeyecekmiş. Dün sayın Cumhurbaşkanı ‘jet yakıtı iftirası atanlar’ diye bir söylemde bulundu, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra. Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir iftira varsa o kabinede birlikte durduğunuz Ticaret Bakanı’na sorun.

‘ISTAKOZ İKTİDAR”

‘Susun diyorlar’ bize, ‘konuşmayın, yürümeyin’ diyorlar. Uyku haram olsun bize, bayram haram olsun. Bir tarafta Gazze’deki açlık, diğer tarafta Ramazan boyunca iftariyelik peynir alamayan… 300 TL peynir. Hangi emekli bunu masasına koyabilir. Gazze’de açlık, Türkiye’de açlık ve bayramdan bahsediyoruz. Bütün bunların üzerine bir manzara. Bir iktidar vekili. Geçen sene ‘biz düşersek Gazze düşer. Biz gidersek Türkiye bölünür. Biz gidersek Ayasofya kapanır’ diyerek alınan oylarla seçilmiş bir AK Parti milletvekili. Yer Monako… Yanında sevgilim dediği birisi önünde de ıstakoz. Arkadaşlar miletin vurduğu şamarın arkasında bu resim vardır. Bundan sonra iktidarın bir lakabı daha oldu. Istakoz iktidar.

Başta sayın Erdoğan olmak üzere dünya liderlerine bir çağrım olacak ve yeni bir girişim başlatacağız. Biz de devlet imkanı yok, paramız pulumuz da yok. Ama Gazze için çarpan bir yüreğimiz var. Bu kısıtlamalar bir itiraftır. Dahasına bakarsanız bir suç duyurusur. Bu kıstlama listesi üzerinden Uluslararası Adalet Divanı ‘Bu soykırımdır’ dediğinde bu ticareti yapan herkes uluslararası hukuk suçu işlemiş olacak. Şimdiden söylüyorum. Özel şirketlere de kamu şirketlerine de iktidar sahiplerine de… Şimdiden söylüyoruz. Mayıs ayının ilk haftasında ticaret verileri açıklandığında, ticaret devam ediyorsa, ticaret Türkiye’den kesilmiş görünüp üçüncü bir ülke üzerinden yapılıyorsa bu işlemleri tespit edersek tek tek bütün dış ülkelerle yapılan ticaret kalemlerini tespit edersek hangi ülkede bir demir çimento artışı varsa bu demektir ki Türkiye’den gidiyor onu da takip edeceğiz. Hesap soracağız, kurtulamazlar. Biz seçim neticesi şuymuş, buymuş… Biz seçim neticesi için yola çıkmadık. Biz hakkın ve halkın rızası için yola çıktık.

Sayın Erdoğan’ı hep eleştiriyorum, bugün teşekkür ediyorum kendisine. ’31 Mart seçimlerinin ilk kazananı sandıktır ve sandığın namusu ve itibarıdır’ bu sözü de alkışlıyorum. Eğer sayın Erdoğan bu sözü sayın Bahçeli’nin sözüne bir misilleme gibi yapmışsa takdir ediyorum ve alkışlıyorum. Yok eğer metin yazarları bunu düşünüp koymuşsa onlara da teşekkür ediyorum.”

Ahmet Davutoğlu, “Türkiyenin en önemli meselesinin Anayasa olduğunu ve her türlü katkı vermeye hazır olduklarını” söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gelecek-partisi-genel-baskani-ahmet-davutoglu-bizim-tuttugumuz-seye-oruc-denir-mi/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki işgal ve katliamları protesto edildi https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-isgal-ve-katliamlari-protesto-edildi-2/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-isgal-ve-katliamlari-protesto-edildi-2/#respond Sun, 14 Apr 2024 22:57:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27405 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

İzmir Konak Meydanı’nda İsrail’in Gazze’deki işgal ve katliamları ile Türkiye’nin İsrail’le ticareti tamamen durdurmaması protesto edildi. Açıklamada, “İsrail’le ticaretin kısıtlanması açıklamasının bir ateşkes süreci hedefi ile hareket etmesi anlamsızdır ve gerçeklikten uzaktır. Bizler direnen şerefli ve izzetli Filistin halkının dostları olarak kısıtlama değil tam bir boykot ve yaptırım talep ediyoruz” denildi.

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının 191. gününde, İsrail’in Gazze’deki işgal ve katliamları ve Türkiye’nin İsrail ile ticaretini tamamen durdurmaması, Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere 24 ilde eş zamanlı olarak protesto edildi.

İzmir Konak Meydanı’nda düzenlenen eylemde; “Hamas’a selam direnişe devam”, “İsrail’le ticaret Filistin’e ihanet”, “Kısıtlama yetmez ambargo gerek”, “Çocuklar ölüyor devletler uyuyor”, “Yaşasın küresel intifada” “Dur de, dur de, soykırıma dur de”, “Katil İsrail Filisti’nden defol”, “Katil ABD Ortadoğudan defol” sloganları atıldı. Eylemde, “Soykırım ortağı olmamak için İsrail’e sevkiyat durdurulsun”, “Limanlar siyonizme kapatılsın”, “Ticareti kes, üsleri kapat; soykırıma ortak olma”, ” İncirlik, Kürecik kapatılsın” pankartları açıldı.

Direniş Çadırı Platformu adına basın açıklamasını yapan Özgün Eğitim, Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Özgün-Der) üyesi Talha Akdeniz, 7 Ekim tarihinden bu yana İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:

“ZALİME RİCACI OLMAK ZULMÜNE ORTAK OLMAKTIR”

“7 Ekim’den beri, yüzyıldır devam eden işgalin ve yağmanın en şiddetli günlerine şahidiz. Filistin halkı, sömürgeci devletlerin bir projesi olarak üretilen İsrail Siyonist devletinin saldırılarına kahramanca direniş gösteriyor. Katil ve korkak İsrail devletine karşı kahramanca direnen bu halk en çok da aynı tarihsel kaderi paylaşan, kardeş bildiği toplulukların ve onların sahibi olduğu devletlerin kendilerini yalnız bırakmasının acısını yaşıyor. Yalnız bırakılmanın ötesinde katil bir devlete verilen dolaylı ve doğrudan destekler, Filistin halkının katledilmesinde sorumluluk taşımaktır. Kesilmeyen ticari ve siyasi ilişkiler İsrail devletinin şımarıkça insan öldürmesinin, insanlığa karşı suç işlemesinin ne yazık ki motivasyonu haline gelmiştir. Öyle bir motivasyon ki ne çocuk ne de masum dinlemektedir. Siyasi makamların bu zorba devlete karşı ricacı tavrı, rica edilenlerin ellerindeki kanı her gün az daha artırmasından başka bir işe yaramamaktadır. Tarih bize sürekli göstermektedir ki zalime ricacı olmak zulmüne ortak olmaktır.”

“KISITLAMA AÇIKLAMASINDA FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARI KATLEDEN UÇAKLARIN, ASKERİ ARAÇLARIN YAKIT TEDARİĞİNE DAİR BİR İBARE BULUNMAMAKTADIR”

Türkiye’nin İsrail’le ticari ilişkilere kısıtlama getireceğini açıklamasının İsrail ile yapılan ticareti kabul ettiğini söyleyen Akdeniz, “Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde kendini Filistin halkının kardeşi olarak gören milyonlarca insan neredeyse her gün sokaklara, meydanlara dökülerek yaşadıkları ülkelerden, soykırım suçlusu İsrail devletine karşı yaptırım uygulamasını talep ettiler ve etmeye de devam ediyorlar. Her ne kadar daha önce kabul edilmese de Türkiye’nin İsrail’le ticari ilişkilere kısıtlama getireceğini açıklaması, bu gerçeği, katil Siyonist devletle yapılan ticareti teyit etmiştir. Kısıtlama açıklamasında Filistinli çocukları katleden uçakların, askeri araçların yakıt tedariğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Ellerindeki silahlarla masum insanları avlayıp, bir de üstüne üstlük kendilerine sivil yerleşimci diyen katiller sürüsünün silah malzemelerine dair maddeler de bulunmamaktadır. Kısıtlama kararında, Gazze halkı açlıktan kırılırken, sokaklarda eğlencesine insan öldüren üniformalı ya da sivil Siyonist çetelerin gıda tedariğine dair bir işaret bulunmamaktadır” dedi.

“KISITLAMA DEĞİL TAM BİR BOYKOT VE YAPTIRIM TALEP EDİYORUZ”

İsrail’le ticarette ksııtlama değil; tam bir boykot ve yaptırım talep ettiklerini dile getiren Akdeniz, “İsrail bir işgal ve soykırım rejimi olarak, yağma ve soykırım stratejisine hiç ara vermemektedir. Bir yüzyıla yakındır Gazze’de Ramallahta Han Yunusta Batı Şeriada ve işgal ettiği her bir toprak parçasında insanlara hayvanlara ağaçlara her bir çakıl taşına zulüm etmektedir. Gazze halkının nefes alması adına acil bir ateşkes olmalıdır. Halkı Müslüman olan ülkelere ve diğer ülkelere düşen görev Ortadoğu’nun bu çürümüş yarasına karşı sürekliliği sağlayacak adımlar atmaktır. İsrail devleti her defasında ıslah edilmez bir zulüm bataklığı olduğunu ispat etmektedir. Tüm bu tarihsel gerçeklik ortadayken kısıtlama açıklamasının bir ateşkes süreci hedefi ile hareket etmesi anlamsızdır ve gerçeklikten uzaktır. Bizler direnen şerefli ve izzetli Filistin halkının dostları olarak kısıtlama değil tam bir boykot ve yaptırım talep ediyoruz” diye konuştu.

“İSRAİL’LE TİCARETE KESİN BİR SON VERİLMELİDİR”

Gazze’ye destek için İsrail ile ticarete son verilmesi adına talepleri de sıralayan Akdeniz, sözlerini şöyle noktaladı:

“Gazze halkı zulme, sömürüye ve soykırıma karşı direnişi seçerken ya zalimlerin yanında tüm değerlerimizi kurban edeceğiz ya da çocuklarımıza daha adil bir dünya bırakmak için katil devletle ticareti sürdürenlere tepkimizi sonuna kadar göstereceğiz. O halde bugün yeniden taleplerimizi daha çok meydanda daha büyük halkalarla daha da uzaklara seslenerek yineliyoruz. İsrail’le ticarete kesin bir son verilmelidir. İsrail her açıdan kaskatı bir boykot duvarıyla çepeçevre sarılmalıdır. Ticaret, diplomasi, eğitim, sanat, spor, sağlık, akademi gibi hayatın her alanında İsrail’e geçitsiz ve tavizsiz bir abluka uygulanmalıdır. Kısıtlama kandırmacaya dönüşmemeli gerçek bir tavır üretmelidir. Ateşkes gibi zamanı ve kapması belirsiz bir garabete değil özgür Filistin devletine odaklanılmalıdır. Gazze’nin her yerine kesintisiz ve yeterli insani yardım ulaştırılması sağlanmalıdır. Gazze halkı göz göre göre açlıktan ölmeye terk edilmemelidir. İsrail’i koruyan ABD’nin ve NATO’nun etkisinden kurtarılmalıdır. Kürecik Radar Üssü kapatılmalıdır. İncirlik Üssü’ndeki ABD askerleri ülkelerine gönderilmelidir. Bu ülkede, bu kadim topraklarda soykırım destekçilerinin askeri ve siyasi güçlerine yer olmamalıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-isgal-ve-katliamlari-protesto-edildi-2/feed/ 0 Fatih’te hekimler İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti https://www.haber60.com.tr/fatihte-hekimler-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/fatihte-hekimler-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/#respond Sat, 13 Apr 2024 22:54:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27314 Fatih’te bir araya gelen bir grup hekim ve sağlık çalışanı, İsrail’in Gazze’ye yönelik işgaline ve soykırıma varan saldırılarına karşı sessiz yürüyüş gerçekleştirdi.

Hekimler ve sağlık çalışanlarının yer aldığı Hekimlerden Sessiz Yürüyüş İnisiyatifi’ne üye bir grup, Çemberlitaş Divan Yolu Caddesi’ndeki 2. Abdülhamid Han Türbesi önünde toplandı.

“Soykırım, işgal ve teröre karşı hekimlerden sessiz yürüyüş” yazılı pankart açan 30 kişinin yer aldığı gruptakiler, üzerinde kanı temsilen kırmızı boyalı doktor önlükleri giydi.

Ellerinde taşıdıkları, “Refah sınırı açılsın”, “Ben doktorum hedef değilim”, “(Gazze’de) Temiz su yok, temiz gıda yok, sağlık yok”, “Bu cinayeti kim durduracak?”, “İsrail tankları hastaneleri kuşatıyor” ve “Hastanelerin bombalanması savaş suçudur” yazılı Türkçe ve İngilizce dövizler taşıyan gruptakiler, Sultanahmet Meydanı’ndaki Alman Çeşmesi’ne kadar yürüdü.

Polis ekipleri de grubun yürüdüğü güzergahta önlem aldı.

İsrail’e destek veren ilaç firmalarına tepki

Doktorlar ve sağlık çalışanları, taşıdıkları “Reçeteye kan bulaşmasın” yazılı dövizlerle de İsrail’e destek veren ilaç firmalarını ve kuruluşları protesto etti.

Burada grup adına açıklama yapan İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Muhammet Faruk Ayata, 18 Kasım’da başlayan yürüyüşün 22. haftasında olduklarını belirterek, İsrail’in Gazze’de zulüm ve soykırıma devam ettiğini söyledi.

Binlerce kişinin şehit olduğu saldırıların Ramazan Bayramı’nda da sürdüğünü vurgulayan Ayata, evlerin, okulların ve hastanelerin bombalandığını, Gazze halkının abluka altında açlığa mahkum edildiğini anlattı.

Ayata, bombaların, kitle imha silahlarının dehşetinden kurtulabilenlerin yetersiz beslenmenin, susuzluğun, salgın hastalıkların pençesinde ölüme mahkum edildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Gazze’de hasta ve yaralıları tedavi edecek hastane neredeyse kalmadı. Geçtiğimiz günlerde işgalci İsrail ordusu,14 gündür Şifa Hastanesi merkezli sürdürdüğü, yüzlerce insanın ölümüne neden olan saldırılardan sonra bölgeden çekildi. Görgü tanıkları, İsrail güçlerinin çekilmeden önce Şifa Hastanesi’nin tüm binalarını yaktığını ve tamamen hizmet dışı bıraktığını, hastanenin cerrahi binasının katlarını ve odalarını tamamen yıktığını, ana resepsiyon ve acil durum binasını da yakarak içindeki tüm tıbbi malzemeleri imha ettiğini belirtti. Gazze’de bir hastane daha kullanılamaz hale geldi. Dünyada böyle bir vahşet çok az görüldü.”

İsrail’in saldırılarında önceki gün 3 oğlu ve 4 torununu kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’yi selamlayan Ayata, “Elbet bugünler de tarih olacak, bugünler de anılacak. Adaletin hakim olacağı günler biz mesleklerimizde, evlerimizde, ülkemizde o günlerin arzusu ve hedefinde çalıştığımızda gelecek. Bebeklerin çığlıklarının dünya devletleri tarafından duyulmadığı, 7-8 yaşlarında çocukların yetim kaldığı, annelerin bebeklerine süt bulamadığı, yardım gönüllüleri, sağlık çalışanlarının ve hastanelerin birincil hedef olduğu Gazze kazandı, kazanıyor, kazanacak.” değerlendirmesini yaptı.

Ayata, pes etmeden doğru bildikleri yolda çalışmaya devam edeceklerini ve zalime karşı duracaklarını vurguladı.

Günü geldiğinde gücün el değiştireceğine inandığını dile getiren Ayata, “İşte o zaman çocuklar öldürülmeyecek, mazlumlar kurtulacak, zalimler hesap verecek. Bütün vicdan sahiplerine diyoruz ki adaletin hakim olacağı zamana hazırlık yapın, ümitsizliğe kapılmayın. Siz adaleti görmeseniz de çocuklarınız görecek. Çocuklarınızı bu yolda yetiştirin.” ifadesini kullandı.

Ayata, doktorları, sağlık çalışanlarını ve vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, kendilerince başlatılan “sessiz yürüyüş” etkinliğine katılmaya davet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatihte-hekimler-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-etti/feed/ 0
Gazze’de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı https://www.haber60.com.tr/gazzede-hayatini-kaybedenler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-hayatini-kaybedenler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/#respond Fri, 12 Apr 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27213 Gazze’de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı

BURSA – Bursa’da, Gazze’ye yönelik saldırılar sonucunda hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Haniye’nin oğulları, torunları ve Gazzeli Müslümanlar için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Bursa’da Ulu Cami’nde cuma namazı için bir araya gelen vatandaşlar, İsrail’in saldırısında hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin 3 oğlu ile 4 torunu ve Gazzeli Müslümanlar için gıyabi cenaze namazı kıldı. Cuma namazı sonrasında cami avlusunda toplanan yüzlerce vatandaş, kılınan namazın ardından Filistin için dua ettiler.

Gazze Dayanışma Platformu adına konuşan Aziz Avar, “Gazze’de 7 Ekim’den bu yana İsrail tarafından soykırım ve bu vahşi soykırımın gölgesinde, bütün yoksunluklara rağmen, Gazze halkının direnişinde 6 ay geride kaldı. Altı gün savaşlarında bölgenin en güçlü ülkelerini dize getiren İsrail, neredeyse 20 yıldır abluka altında tuttuğu Gazze direnişine karşı hiçbir askeri başarı elde edemedi. Gazze tüm İslam ümmeti ve insanlık için de bir yüz akıdır. İsrail’in tüm yok etme girişimlerine karşılık Gazze Halkı ahlaki üstünlüğünü yitirmemiş ve insanlık için bir örnek olmuştur. Gazze halkı direnişiyle, şehadetleriyle, sabrıyla, tevekkülü ile İslam ümmetine ders vermeye, uyuyanları uyandırmaya, ölmüş kalpleri diriltmeye devam ediyor. İslam dünyasının içinde bulunduğu acziyeti Filistinli imam Mahmut Hasanat verdiği hutbede “30 bin şehidin, 70 bin yaralının, 100 biz sakatın, 2 milyon evsiz ve aç susuzun uyandırmadığı, bir şey anlatmadığı bir ümmete ben buradan konuşsam ne olur konuşmasam ne olur, kamet getirin de namazımızı kılalım” diyerek dile getirdi. Hamas’a terör örgütü diyen, Hamas lideri İsmail Heniye ve ailesi ile ilgili onlarca iftira atanların ve coğrafyamızın Suriye ve Doğu Türkistan gibi bölgelerinde zalimlerle iş birliği yapanların da, Filistin’in arkasına gizlenerek yaptıkları hiçbir açıklamayı samimi bulmadığımızı buradan açıkça ilan ediyoruz. Siyonizmin en büyük can damarı olan ekonomik gücünü baltalayacak boykotu bir silah olarak kullanmaya devam edeceğiz. Gazze’de ateşkes ilan edilip soykırımcı İsrail işgalci askerlerini çekmeden meydanlardan ayrılmayacak ve hakkı haykırmaya devam edeceğiz. Gazze’nin yeniden imarı için var gücümüzle çalışacak ve Filistin topraklarının İsrail’den arındırılıp tam bağımsız oluşuna kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz. Ama bizler, biz sussak da tarihin susmayacağını bilerek konuşmaya, gücümüz yettiği sürece konuşmaya, gücümüzün yettiği her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Dualarımız ısrarlı bir şekilde devam edecek. Ne Gazze’de, ne başka coğrafyalarda tüm zulümlerin kökü kazınıp, tüm zalimlerden hesap sorulana kadar durmayacağız. Yeryüzünde direnişin ve umudun adi olan Gazze’nin zaferin de adı olacağına inanıyoruz. Ramazan Bayramı vesilesiyle, siyonist savaş makinesi karşısında gösterdikleri direnç, fedakarlık ve efsanevi kararlılıklarından dolayı kardeşlerimizi kutluyor, Aksa Tufan’i savaşında ve Kudüs ve Mescid-i Aksa’nin kurtuluşu yolunda şehit edilen kardeşlerimize rahmet, yaralılara ve hastalara acil şifalar diliyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-hayatini-kaybedenler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/feed/ 0
Erzurum ve Erzincan’da Hamas lideri İsmail Heniyye ve Gazzeliler için gıyabi cenaze namazı kılındı https://www.haber60.com.tr/erzurum-ve-erzincanda-hamas-lideri-ismail-heniyye-ve-gazzeliler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/ https://www.haber60.com.tr/erzurum-ve-erzincanda-hamas-lideri-ismail-heniyye-ve-gazzeliler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27192 Erzurum ve Erzincan’da, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin İsrail saldırısında hayatını kaybeden oğulları ve torunları ile tüm Gazzeliler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Erzurum’da, Lalapaşa Camisi’nde cuma namazı sonrası bir araya gelen sivil toplum kuruluşu üye ve temsilcileri, 10 Nisan’da Heniyye’nin Gazze’de İsrail saldırısında hayatını kaybeden 3 oğlu ve 4 torunu ile tüm Gazzeliler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

İHH Erzurum Şube Başkanı Ömer Onay, grup adına yaptığı açıklamada, Gazze’deki soykırım ve bütün yoksunluklara rağmen direnişte 6 ayın geride kaldığını, İsrail’in neredeyse 20 yıldır abluka altında tuttuğu Gazze direnişine karşı hiçbir askeri başarı elde edemediğini söyledi.

İslam dünyasının yeteri kadar hassas olmamasını eleştiren Onay, konuşmasına şöyle devam etti:

“Gazze, direnişiyle, şehadetleriyle ders vermeye, uyandırmaya, diriltmeye devam ediyor. İslam dünyası ise anlamıyor. Nitekim, Filistinli imam Mahmut Hasanat hutbeye çıkarak ‘30.000 tane şehidin, 70.000 tane yaralının, 100.000 tane sakatın, 2 milyon evsiz ve aç susuzun uyandırmadığı, bir şey anlatmadığı bir ümmete ben buradan konuşsam ne olur konuşmasam ne olur, kamet getirin de namazımızı kılalım’ dedi ve hutbeden indi. İnsanlık için feveran, ümmet için sitem olan bu haykırışı çok iyi anlıyoruz.”

Türkiye’de çifte vatandaş durumunda ve İsrail vatandaşı olarak 7 Ekim’den sonra İsrail’e destek vermek üzere gidenlerin tespit edilerek vatandaşlıktan çıkarılmalarını talep eden Onay, ” Ramazan Bayramı’nın birinci gününde 3 oğlu ve 3 torunu şehit edilen Hamas lideri İsmail Heniyye’yi tebrik ediyoruz. Ailesinden 60 kişiyi bu savaşta şehit veren bir liderin bozulmayan metaneti karşısında tüm azgın güçlerin diz çökeceğine inanıyoruz.” diye konuştu.

Açıklamanın ardından gruptakiler, ellerinde taşıdıkları Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayraklarıyla İsrail aleyhine slogan attı.

Erzincan

Erzincan’da da Camii Kebir’de cuma namazı sonrası toplanan vatandaşlar, Heniyye’nin Gazze’de İsrail saldırısında hayatını kaybeden 3 oğlu ve 4 torunu ile tüm Gazzeliler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

Erzincan Filistin Dayanışma Platformu adına Diyanet-Sen Erzincan Şube Başkanı Zakir Yıldız, yaptığı basın açıklamasında, Gazze’de yaşananları kınadı, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasında yaşanan zulümlerin bir an evvel son bulmasını istedi.

“Burada insanlığımız için, kardeşlerimiz için, zalimlere karşı duruşumuzu göstermek için, unutmamak için, unutturmamak, vahşete ve zulme alışmamak için beraberiz. Gazze’de 188 gündür zulüm, katliam, soykırım bütün dünyanın gözleri önünde devam ediyor.” diyen Yıldız, platform olarak çocuk katili siyonistleri bir kez daha lanetlediklerini belirtti.

Yıldız, “Ramazan Bayramı’nın birinci gününde 3 oğlu ve 3 torunu şehit edilen, Hamas lideri İsmail Heniye’yi tebrik ediyoruz. Ailesinden altmış kişiyi bu savaşta şehit veren bir liderin bozulmayan metaneti karşısında tüm azgın güçlerin diz çökeceğine inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Siyahı, beyazı, zengini ve fakiri hiçbirini ayırt etmeksizin insanlığı temelinden sarsan insanlık dışı bir olaya şahitlik ediyoruz. Gazze, tarihin tanık olmadığı bir soykırım ile karşı karşıya.” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından vatandaşlar ellerinde pankartlar, Türk ve Filistin bayrakları taşırken, zaman zaman Filistin’in yanında olduklarını belirten İsrail’in aleyhinde sloganlar atıp tekbir getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurum-ve-erzincanda-hamas-lideri-ismail-heniyye-ve-gazzeliler-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş: İçimizdeki İrlandalılar haksız davranıyor https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-mustafa-elitas-icimizdeki-irlandalilar-haksiz-davraniyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-mustafa-elitas-icimizdeki-irlandalilar-haksiz-davraniyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27092 AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Cumhurbaşkanı’mızın ne kadar samimi olduğunu, Gazze konusunda, ezilen insanlar konusunda, mazlumlara yapılan zulümler karşısında ne kadar hassas davrandığını tüm dünya bilirken, maalesef içimizdeki İrlandalılar bunu seçim propagandası malzemesi yaparak Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve iktidarımıza, bizlere karşı haksız bir davranış içerisindedirler.” dedi.

Elitaş, AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen “Geleneksel Bayramlaşma Programı”nda partililere hitap etti.

AK Parti’nin kurulduğu günden beri girdiği 18 seçimin 17’sinden birinci parti olarak çıkmayı başardığını belirten Elitaş, şöyle konuştu:

“Her sandık sonuçlarından sonra değerli Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz gelenek haline gelmiş balkon konuşmasını yaptı. Her balkon konuşması, ‘nasıl demokrasi olur’un yolunu gösterdiği imza atılan bir konuşmaydı. 18 sandığın 17’sinde birinci çıkmayı başarmış, milletin gönlünü fethetmiş, onlarla beraber yürümekten gurur duyan bir teşkilatın lideri olarak hep bize seslendi. 18’inci sandık geldiğinde istediğimiz sonucu elde edemedik. Sonuçlar üzerinden, Cumhurbaşkanı’mızın 18. balkon konuşmasını ifade ettiği gibi milletimiz bize bir mesaj vermiştir. O mesajı anlama ve o mesajın doğrultusunda bundan sonraki hareketlerimizi devam ettirme yönünde mesajı aldığımızı ifade ettik.”

İsrail yönetiminin Gazze’ye yönelik soykırım niteliğindeki saldırıları nedeniyle bayramı buruk geçirdiklerini dile getiren Elitaş, şunları söyledi:

“Dünyanın neresine giderseniz gidin, mazlum milletlerin bulunduğu yerde, gelişmiş ülkelerin bulunduğu coğrafyada, halkla konuştuğunuz zaman Gazze’deki soykırıma karşı, orada yapılan zulme karşı ‘kim en önce mücadele ediyor’, ‘kim en büyük tepkiyi gösteriyor’ derseniz, dünyanın her yerinde Recep Tayyip Erdoğan adını duyarsınız. Gazze’de, Filistin’de, Türk’üm dediğiniz takdirde ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye size sarılan insanları görürsünüz. Ama maalesef özellikle bu seçim süreci içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı’mıza karşı, AK Parti’ye karşı, icraatlarımıza karşı bir iftira kampanyasıyla karşı karşıya kaldık. Cumhurbaşkanı’mızın ne kadar samimi olduğunu, Gazze konusunda, ezilen insanlar konusunda, mazlumlara yapılan zulümler karşısında ne kadar hassas davrandığını tüm dünya bilirken, maalesef içimizdeki İrlandalılar bunu seçim propagandası malzemesi yaparak Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve iktidarımıza, bizlere karşı haksız bir davranış içerisindedirler. 31 Mart tarihinden sonra yine bu haksızlık devam etmektedir. Yine bu yanlışlık devam etmektedir. Hükümetimizi, Cumhurbaşkanı’mızı bu konuda iftira kampanyalarıyla zor durumda bırakmaya çalışan içimizdeki insanları da mübarek bayram vesilesiyle Allah rızası için sağduyuya davet ediyorum.”

“Suçlu arama dönemi değil, mesajları anlama dönemindeyiz”

Elitaş, seçim süreci boyunca çok çalıştıklarını, Ankara’nın çeşitli ilçe ve beldelerini gezdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Büyük gayret gösterdik. Gençlik kolları, kadın kolları, ana kademe birlikte çalıştık, çabaladık, gayret gösterdik. Ama milletimizin takdiri bu, ‘başımızın tacı’ dedik. Bundan sonraki süreçte artık suçlu arama dönemi değil, mesajları anlama dönemindeyiz. Liderimiz, Cumhurbaşkanı’mızın bizlere verdiği talimat doğrultusunda 31 Mart seçimlerinde vatandaşımızın verdiği mesajları tahlil etmeye gayret ediyoruz. Hepimiz çalışıyoruz. Hepimiz beyin jimnastiği yapıyoruz. Belki 200 tane sorun sayabilirsiniz, bunların 150-160’ı yereldir. Ama genel olan sorunları da yerel olan sorunları da değerlendirip, mesajları çözmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Cumhurbaşkanı’mıza sunacağımız rapor doğrultusunda bu mesajın ne olduğunu, çözüm yollarının da ne olduğunu sizlerle paylaşacağımızı ümit ediyorum.”

“Milletin iradesinin sandığa yansımasını baş tacı ettik”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur da 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan soykırım nedeniyle bayrama buruk girildiğini dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldan bu yana zulüm yaşanan her yerde zulmedenlere “dur” dediklerini vurguladı.

Gazze’de yaşanan zulme uluslararası tüm platformlarda en gür sesle karşı çıktıklarını belirten Uygur, bundan sonra da bütün mazlumların umudu olmaya devam edeceklerini söyledi.

Uygur, AK Parti’nin girmiş olduğu her seçimde, her kritik eşikte, her kritik dönemeçte milletle hemhal olduğunu, milletle bağını koparmamış bir siyasi hareket olarak teveccüh gördüğünü dile getirdi.

31 Mart seçimlerinde milletin iradesinin sandığa yansımasını baş tacı ettiklerini vurgulayan Uygur, şunları kaydetti:

“Bundan sonraki süreçte 31 Mart’taki seçim sonuçlarıyla alakalı değerlendirmelerimizi, analizlerimizi yapıp, bu zamana kadar nasıl milletimizle hemhal olduysak, nasıl milletimizle o gönül bağımızı koparmadıysak, eserlerimizi, hizmetlerimizi, politikalarımızı nasıl milletin talep ve beklentileri doğrultusunda oluşturduysak, bundan sonra da Türkiye Yüzyılı vizyonumuzdan asla vazgeçmeden, mazlum coğrafyalara umut olmaya devam ederek, milletimizin güçlü desteğiyle teşkilat mensuplarımızla ilk günkü aşkımız, ilk günkü heyecanımızla Sayın Cumhurbaşkanı’mız liderliğinde o kutlu yürüyüşümüze devam edeceğiz.”

“Birbirimize daha sıkı sıkıya kenetlenmeliyiz”

AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin ise Filistin’de, Kudüs’te Müslümanların İsrail devletinin zulmü ve soykırımı altında zor bir bayram geçirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Yakın coğrafyalarda, Müslüman kardeşlerimizin hayata tutunmaya çalıştığına şahit oluyoruz. Daha dün Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin 3 oğlu ve torunları hayatını kaybetti, şehadet şerbetini içti. Bunun için güçlü olmalıyız, birbirimize daha sıkı sıkıya kenetlenmeliyiz. Bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize destek olmalı, yanında olmalı, bir olmalı, iri olmalı ve diri olmalıyız. Biz bir oldukça, beraber oldukça, kardeş oldukça Allah’ın izniyle bu ülkeye hizmet etmeye hep beraberce devam edeceğiz.”

Şahin, 31 Mart seçimlerinin Türkiye’ye hayırlı olması temennisinde bulunarak, şunları kaydetti:

“Bu seçimlerde istediğimiz neticeleri elde edemedik. Oy oranı, belediye başkanlıkları açısından 2023 ve 2019 ile kıyasladığımızda ciddi kayıplar yaşadık. Ama Allah’ın izniyle buradan da hep beraberce daha da güçlenerek, daha da büyüyerek, yeni zaferlere yürüyeceğiz. Daha az uyuyacağız, daha çok çalışacağız, eksiklerimizi tamamlayacağız, hatalarımızı düzelteceğiz. Kırdığımız, incittiğimiz gönülleri onaracağız, doğrularımızın sayısını arttıracağız, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu ülkenin, bu ümmetin ve bütün mazlumların umudu olmaya devam edeceğiz.”

Herkesin yerel seçimlerden çıkarması gereken dersler olduğunu belirten Şahin, “Önümüzdeki seçimsiz 4 yılı hem ülkemize hizmet etmek için hem sorunlarımızı çözmek, toparlanmak, daha da güçlendirmek için bir fırsat olarak kullanacağız. Bu kutlu yolculuğa, bu kutlu yürüyüşe hep birlikte devam edeceğiz.” diye konuştu.

Milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının katıldığı programda, partililer birbirleriyle bayramlaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-mustafa-elitas-icimizdeki-irlandalilar-haksiz-davraniyor/feed/ 0
Hamas Lideri Heniyye: Oğullarımın öldürülmesi, ateşkes taleplerimizi etkilemez https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-heniyye-ogullarimin-oldurulmesi-ateskes-taleplerimizi-etkilemez/ https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-heniyye-ogullarimin-oldurulmesi-ateskes-taleplerimizi-etkilemez/#respond Thu, 11 Apr 2024 00:45:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26978 İsrail’in Gazze’de düzenlediği saldırıda oğullarını ve torunlarını kaybeden Hamas lideri Heniyye yaptığı ilk açıklamada, “Oğullarımın öldürülmesi, Hamas’ın ateşkes taleplerini etkilemez.” dedi.

İsrail’in Gazze kentinin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampı’nda hareket halindeki bir aracı hedef alması sonucu Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin 3 oğlu ve torunlarından bazıları hayatını kaybetti. Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre İsrail, Ramazan Bayramı dolayısıyla Eş-Şati Mülteci Kampı sakinleri ve yakınlarıyla bayramlaşmaya giden Heniyye’nin ailesinden birçok kişinin bulunduğu bir aracı hedef aldı. Saldırıda Heniyye’nin ailesinden araçta bulunan herkesin yaralandığı ya da hayatını kaybettiği aktarıldı.

HAMAS LİDERİNİN 3 OĞLU İSRAİL SALDIRISINDA ÖLDÜ

Sağlık kaynakları, saldırıda Heniyye’nin Hazım, Emir ve Muhammed isimli oğullarıyla torunlarından bazılarının da yaşamını yitirdiğini bildirdi.

HENİYYE: HAMAS’IN ATEŞKES TALEPLERİNİ ETKİLEMEYECEK

Ailesini kaybeden Heniyye’den ilk açıklama geldi. Geri adım atmayacaklarını belirten Hamas lideri Heniyye, “Oğullarımın öldürülmesi, Hamas’ın ateşkes taleplerini etkilemez.” ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TAZİYE MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan, Heniyye’ye üç çocuğu ve üç torununun İsrail saldırısında şehit olması nedeniyle başsağlığı dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in işlediği insanlık suçlarının hesabını hukuk önünde mutlaka vereceğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Heniyye ile telefonda görüşerek, İsrail saldırıları sonucu şehit olan üç oğlu ve üç torunu için başsağlığı diledi.

GAZZE’DE CAN KAYBI SAYISI 33 BİN 560’A YÜKSELDİ

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560’ı kadın olmak üzere 33 bin 560 Filistinli öldürüldü, 75 bin 933 kişi yaralandı. Enkaz altında hala binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

604 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail ordusu ise Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 260’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 604 askerinin öldüğünü duyurmuştu.

HAMAS LİDERİ İSMAİL HENİYYE KİMDİR?

İsmail Heniyye, 1963’te Gazze Şeridi’ndeki Elşati mülteci kampında dünyaya geldi. Ailesi 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Aşkelon şehrinden kaçarak mülteci durumuna düşmüştü. 1987’de Gazze İslam Üniversitesi’nden mezun oldu. 1989’da 1. İntifada’ya katıldığı ve Hamas üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. 1992’de serbest bırakıldıktan sonra, İsrail tarafından diğer İslami Cihad ve Hamas üyesi 415 kişilik grubun arasına katılıp, Güney Lübnan’a sürüldü. Ertesi yıl Gazze’ye geri döndü.

1999’dan 2004’e kadar, Hamas Genel Sekreteri Şeyh Ahmet Yasin’in özel kalem müdürlüğünü yaptı. Aralık 2005’te yapılan ve 25 Ocak 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde Hamas lideri Halid Meşal’in Şam’da sürgünde bulunmasından dolayı listenin en başında yer aldı. Hamas’ın 132 sandalyeden 74’ünü aldığı seçimler sonucunda Heniyye, 16 Şubat 2006’da Hamas’ın Başbakan adayı olarak açıklandı. 19 Şubat’ta, ABD ve İsrail’in karşı çıkmalarına rağmen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından Başbakanlığa atandı. Ekim 2006’da Gazze’de El Fetih ile Hamas üyelerinin çarpışmaları sırasında konvoyuna düzenlenen saldırıdan kurtuldu. Mayıs 2007’de İsrail’in evine karşı düzenlediği füze saldırısını atlattı.

Haziran 2007’de Gazze Şeridi’ndeki Hamas ile El Fetih arasındaki çatışmaların zirveye çıkması üzerine, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından görevinden alındı. Ancak Hamas, Abbas’ın kararnamesini reddetti ve İsmail Heniyye hükûmetinin görevde kalacağını ve Filistin Ulusal Yönetimi hükûmeti olarak çalışmaya devam edeceğini söyledi. 2 Haziran 2014 – 13 Şubat 2017 tarihleri arasında Gazze Şeriti Yönetimi Başkanlığını üstlendi. 6 Mayıs 2017’den beri Hamas Siyasi Büro Başkanlığını yapmaktadır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamas-lideri-heniyye-ogullarimin-oldurulmesi-ateskes-taleplerimizi-etkilemez/feed/ 0
Erdoğan: Seçim muhasebesini yapıyoruz, İsrail’e yönelik tedbirler devam edecek https://www.haber60.com.tr/erdogan-secim-muhasebesini-yapiyoruz-israile-yonelik-tedbirler-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-secim-muhasebesini-yapiyoruz-israile-yonelik-tedbirler-devam-edecek/#respond Thu, 11 Apr 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26970 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programında, “Her parti gibi seçimlerin muhasebesini yapıyoruz, yapacağız. Asla kolaya kaçmadan, milletin sandıkta verdiği mesajları tüm boyutlarıyla okuyor, en ince detayına kadar analiz ediyoruz” dedi. Erdoğan İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamalarıyla ilgili de konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programına canlı bağlantı ile katıldı. Erdoğan şöyle konuştu:

“Geride bıraktığımız 6 ayda bombalanan ve bu bombalar altında şehit olan 34 bin Filistinli kardeşimizin acısı aileleriyle birlikte bizim de yüreğimizi dağlıyor. Gazzeli kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun. Onları rahmetiyle, merhametiyle ve nusretiyle kuşatsın diyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin davasına sahip çıkmaya, Gazzeli mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin 21 yıldır mazlumlarla dayanışma noktasında sergilediği dik ve dirayetli duruşu yok sayanları, bugün bir kez daha Allah’a havale ediyoruz. Yalan, çarpıtma ve manipülasyon üzerinden kendi devletine ve milletine iftira atanları akla, vicdana ve ferasetle davranmaya davet ediyoruz.

“TEDBİRLERİMİZİ GAZZE’YE ENGELSİZ VE YETERLİ YARDIM ULAŞTIRILINCAYA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Bugüne kadar bölgeye gönderdiğimiz toplam 45 bin tonluk insani yardımla ülkemiz dünyada Gazze’ye en fazla yardım yapan ikinci ülke olmuştur. Ülkemizin Gazze ve Filistin için tüm imkanlarını nasıl seferber ettiğini ülkemizdeki istismarcılar görmese de sahadaki mazlumlar çok iyi görüyor. Son olarak havadan da Gazze’ye insani yardım ulaştırma çabalarımızın engellenmesi dolayısıyla İsrail’e yönelik ilave tedbirler aldık. Bu tedbirlerimizi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Adalet Divanı kararları uygulanıncaya, Gazze’ye kesintisiz, engelsiz ve yeterli miktarda insani yardım ulaştırılıncaya kadar devam ettireceğiz. Birileri bilmese de hatta bildikleri halde çarpıtsalar da biz tarih ve vicdan önünde kardeşlik vazifemizi hakkıyla yerine getirmenin derdindeyiz. Bu uğurda bedel ödesek dahi Allah ömür verdikçe mazlumlara kol kanat germekten geri durmayacağız.

31 Mart Mahalli İdareler Seçim sonuçlarının ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Sandıkta tecelli eden iradeyle göreve gelen belediye başkanlarını, meclis üyelerini ve muhtarlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Demokratik haklarını kullanmak suretiyle demokrasimizin gücüne güç katan her bir vatandaşıma hasleten teşekkür ediyorum. Seçimlerin sorunsuz bir şekilde icra edilmesini sağlayan adalet ve emniyet teşkilatlarımıza, sandık görevlilerimize, siyasi partilerimizin mensuplarına ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Seçim sonuçları elbette ayrı ve kapsamlı bir değerlendirmenin konusudur. Biz de her parti gibi seçimlerin muhasebesini yapıyoruz, yapacağız. Asla kolaya kaçmadan, milletin sandıkta verdiği mesajları tüm boyutlarıyla okuyor, en ince detayına kadar analiz ediyoruz. Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Merkez Yürütme Kurulu toplantısında bunun ilk adımını attık. İnşallah halkayı sürekli genişleterek istişarelerimize devam edeceğiz. Biz kurulduktan sadece 15 ay sonra milletin teveccühüne mazhar olmuş, 22 yılda girdiği 17 seçimin hepsinde sandıktan birinci çıkmış bir partiyiz.

“SİZİN ŞER GÖRDÜKLERİNİZDE HAYIR OLABİLİR İKAZINA RAM OLMUŞ İNSANLARIZ”

Biz sizin şer gördüklerinizde hayır olabilir ikazına ram olmuş insanlarız. Biz, olanda hayır olduğuna tüm kalbimizle inanan bir kadroyuz. 31 Mart seçim sonuçları Allah’ın izniyle AK Partimiz için, davamızın geleceği için, Türkiye’nin istiklal ve istikbali için hayra tedvir olacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı bu süreçten çok daha güçlenerek çıkacaktır. Bundan en küçük bir şüphe duymuyoruz. Sizlerden de asla yeise kapılmamanızı, tefrikaya düşmemenizi, aramıza nifak sokmaya çalışan fitne odaklarına karşı uyanık olmanızı bekliyorum.

Bayram sevincini yaşarken büyüklerimizi hısım ve akrabalarımızı ziyaret etmekten geri durmayalım. Aynı vatan toprağını paylaştığımız dostlarımızı mutlaka arayalım. İhtiyaç sahiplerinin kapısını çalalım. Allah’ın bizlere emaneti olan yetimlerin, öksüzlerin bu mübarek günleri buruk geçirmemeleri için hep beraber seferber olalım. Dünyada artık hiç kimsesi kalmamış yaşlılarımızı özellikle gözetelim, ziyaret edelim, ellerinden öpelim. Ülkelerindeki savaştan, terörden veya zulümden kaçarak son çare olarak Türkiye’ye sığınmış mazlumlara sırtımızı dönmeyelim. Bilhassa şehitlerimizin emanetlerini bayram sevincimize ortak etmeye ihtimam gösterelim. Bu mübarek günleri 81 vilayetimizde bir kucaklaşma seferberliğine dönüştürerek ruhuna, anlamına ve önemine uygun şekilde idrak edelim. AK Partili kadroların her alanda olduğu gibi milletimizin bayramı bayram gibi yaşamasına da öncülük edeceğine inanıyorum. Sizlere güveniyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-secim-muhasebesini-yapiyoruz-israile-yonelik-tedbirler-devam-edecek/feed/ 0
Kocaeli’de 38. Kent Bayramlaşması Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/kocaelide-38-kent-bayramlasmasi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/kocaelide-38-kent-bayramlasmasi-gerceklestirildi/#respond Wed, 10 Apr 2024 23:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26951 Kocaeli’de geleneksel hale gelen 38. Kent bayramlaşması yoğun katılımla gerçekleştirildi. 7’den 70’e tüm vatandaşlar kucaklaşırken, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği katliamlara ortak tepki gösterildi.

Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi ortaklığından düzenlenen 38. Kent Bayramlaşması, yoğun katılıma gerçekleştirildi. İzmit ilçesi Yenidoğan Mahallesi’ndeki Kocaeli Kongre Merkezi’nde, Ramazan Bayramı’nın birinci gününde düzenlenen program, bando takımının seslendirdiği müzikler eşliğinde başladı. 7’den 70′ vatandaşların ilgi gösterdiği programa il protokolü ve kentin önde gelen isimleri katıldı. Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, konuşmalarında İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği zulme tepki gösterdi.

“304 milyon milyon mülteci daha iyi yaşam şartları peşinde koştukları için ülkelerini terk ediyor”

Küresel güçlerin İslam coğrafyasında etnik ve mezhepsel çatışmaları tetiklediğini söyleyen Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Dünya üzerinde 84 milyon milyon hiçbir şekilde güvencesi olmayan mülteci halinde getirilmiş vatanlarından, yurtlarından ve evlerinden zorla çıkartılmış insan topluluğu var. Büyük bir acı ve dram yaşanıyor. 304 milyon mülteci daha iyi yaşam şartları peşinde koştukları için ülkelerini terk ediyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve bugüne kadar hür ve özgür yaşadığımız bu vatanı korumaya bir kez daha ant içiyoruz. Bu vatanda müşteriler bir daha emellerini gerçekleştiremeyecek. Bu sebeple dini ve milli bayramları ruhuna uygun kutlamak elzemdir. Kültür kuşaklar arasında aktarılınca anlamlı ve değerlidir. Medeniyet değerleriyle bezenmemiş, medeniyet değerlerinden uzaklaşmış nesillere 2 bin 200 yıllık devlet geleneğini sürdürebilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“Bizzat ziyaret ettiği aile sayısı 2024 yılında 2 bini geçti”

Dünyada 900 milyon insan geceleri yatağa aç girdiğini bu düzene karşı geldiklerini belirten Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Vali yardımcılarımız, kaymakamlarımız ben ve eşimin bizzat ziyaret ettiği aile sayısı 2024 yılında 2 bini geçti. Sadece benim ve eşimin ziyaret ettiği aile sayısı 330 oldu. Görev yaptığım süreç içerisinde kapsını çaldığım aile sayısı 19 bin oldu. Bu sayı benim eşimin, vali yardımcılarımız kapısını çaldığımız insan sayısıdır. Mazlumları, çaresizleri devlet olarak yalnız bırakmayız” diye konuştu.

Öte yandan Kocaeli Valisi Seddar, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde seçilen ve programda hazır bulunan belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve muhtarları tebrik etti.

“Yüreğimiz orada, maalesef sevinemiyoruz”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise “Bu bayram başta Gazze ve Filistin’de olmak üzere dünyanın mazlum coğrafyalarında kan ve gözyaşıyla kadınların çocukların masum insanların gözyaşlarıyla buruk bir sevinç içinde kutlanılıyor. Yüreğimiz orada, maalesef sevinemiyoruz. Rabbim bu millete ve aziz evlatlarına dünyanın mazlum coğrafyalarındaki zulmü sadece mikrofonlardan değil, eliyle gerektiğinde göndereceği bir notayla durdurma imkanını etsin. Oradaki zalimleri, soy kırıma dönen adeta bir devlet eliyle devam eden olayların bir an önce son bulması için dünyanın tüm yetkili kurum ve devletlerinin akıllarını başlarına alması için tüm yüreğimizle Allaha yalvarıyoruz. Milletçe elimizden geleni yapmak için ant içiyoruz” dedi.

“Gazze ile kardeş şehir olmak için bir teklifi büyükşehir belediye meclisimize getireceğiz”

Başkan Büyükakın, “Önümüzdeki süreçte Gazze ile kardeş şehir olmak için bir teklifi büyükşehir belediye meclisimize getireceğiz. Oradaki zulüm son bulur bulmaz, yapacağımız ilk işlerden biri elimizin değeceği ne varsa Kocaeli olarak gideceğiz. Depremde bu millet nasıl bir araya geldiyse, Gazze’ye de gitmek boynumuzun borcu olsun” şeklinde konuştu.

Bayramlar insanları birbirine yakınlaştıran birlik ve dirliği sağlayan özel günler olduğunu söyleyen Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ali Korkmaz, barış ve huzur dileklerini iletti.

Geniş katılım

Programa; Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Kocaeli AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysel Tipioğlu, Mehmet Akif Yılmaz, Cemil Yaman, Sami Çakır, CHP Milletvekilleri Prof. Dr. Muhip Kanko, Nail Çiler, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bozkurt, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, siyasi parti il başkan ve temsilcileri, STK temsilcileri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Kucaklaşan ve bayramlaşan vatandaşlara program sonunda kentin sembollerinden biri olan mancarlı pide ikram edildi. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kocaelide-38-kent-bayramlasmasi-gerceklestirildi/feed/ 0
Bakan Bolat: Türkiye, Gazze’ye en çok yardım ulaştıran ülkelerden biri https://www.haber60.com.tr/bakan-bolat-turkiye-gazzeye-en-cok-yardim-ulastiran-ulkelerden-biri/ https://www.haber60.com.tr/bakan-bolat-turkiye-gazzeye-en-cok-yardim-ulastiran-ulkelerden-biri/#respond Wed, 10 Apr 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26828 Türkiye’nin İsrail’e yönelik kıtlama kararıyla ilgili açıklamalarda bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Dünyada BM nezdinde maalesef İsrail’e karşı toplu ya da bireysel bir ambargo kararı alınmadı. Dünyada Türkiye, İsrail’e ilk ambargoyu uygulayan ülke oldu. İsrail’in Türkiye’nin yardım çalışmalarına karşılık vermemesi bizim açımızdan sabır taşını çatlattı. Bizim için önemli olan Gazzelilere zulmün sona erdirilmesi.” dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin 54 ürün grubunda İsrail ile ihracatını kısıtlama kararı alması hakkında konuşan Bakan Bolat, dünyada bunu uygulayan ilk ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Bakan Bolat şunları söyledi: “Dünyada BM nezdinde maalesef İsrail’e karşı toplu ya da bireysel bir ambargo kararı alınmadı. Başkalarını beklemeden tam 42 bin ton yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırmayı başardık. Bütün dünyada Gazze’ye en çok yardım ulaştıran iki ülkeden biri Türkiye oldu.

Dünyada Türkiye, İsrail’e ilk ambargoyu uygulayan ülke oldu. İsrail’in Türkiye’nin yardım çalışmalarına karşılık vermemesi bizim açımızdan sabır taşını çatlattı. En son Ürdün üzerinden havadan yardım girişimimize engel olundu.

Uluslararası kamuoyuna bir işaret fişeği olması amacıyla bizden İsrail’e giden ihracatı özellikle önemli kalemlere geçici olarak sınırlandırma getirdik. Bunu yaparken herhangi bir kaybı önemsemedik. Bizim için önemli olan Gazzelilere zulmün sona erdirilmesi. Tespit ettiğimiz ürünler İsrail açısından önemli ürünler.

Bugün Filistin Ekonomi Bakanı Muhammed el-Amur ile görüştüm. Kendisi bugüne kadar gösterilen destek nedeniyle Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanımıza şükran duyduklarını söyledi. Bu kararla Türkiye’den Filistin tarafına ticaretin de etkilenebilecek olmasına karşın, bu kararın asıl hedefinin İsrail’in saldırganlığını durdurma, acil ateşkes ve Gazze’ye insani yardım konvoylarının geçişini sağlamanın hedeflendiğinin farkında olduklarını dile getirdiler ve bundan dolayı teşekkürlerini belirttiler.

Etrafta dolaşan yalan yanlış haberlerin kaynağının İsrail istihbaratı olduğunu tespit ettik. Türkiye’nin Gazze’ye sahip çıkmasını itibarsızlaştırmak istiyorlar. Bugüne kadar Gazze ile ilgili çalışmalar hep devam etti. Bu ürünler seçilirken temel gıda maddeleri kapsam dışı bırakıldı. Gelişmelere göre bu ürünlerle ilgili de karar verilebilir.

Bu ticaretler ağırlıklı olarak özel şirketler ve yabancı yatırımcı şirketler tarafından yapılan işlemlerdi. Ticaret Bakanlığı ticaret yapan bir kurum değildir. Burada çok önemli bir şey söylemek istiyorum. Bugün üzülerek gördüm bir jet yakıt konusu gördüm. Sanki İsrail askerlerine yakıt satılıyormuş gibi büyük bir iftira gördük. Böyle bir iftira atmak iftiraların en büyüğüdür. Vatandaşlarımız siyaset istismarcılığı yapılarak atılan bu iftiralara itibar etmesinler.

Ümidimiz İsrail’in aklını başına alması ve insani yardım çalışmalarının bir an önce başlamasıdır. Bugüne kadar Filistin için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.

Filistin tarafının kendilerinin doğruladığı ve Filistin ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu anlatmalarına karşı birileri siyasi fırsatçılık yaparak suyu bulandırmaya çalıştı. Her platformda biz Filistinlilerin yanında olmaya çalışıyoruz. Bazı Batılı ülkeler havadan yardım yapmaya çalışıyor. Bir uçak 30 tonluk yardım atabiliyor. Biz 42 bin ton yardım yaptık. Bir yanda 42 bin ton bir yanda 30 ton. Kanallar açık olsa daha fazlasını da yapacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-bolat-turkiye-gazzeye-en-cok-yardim-ulastiran-ulkelerden-biri/feed/ 0
Havadan Yardım Operasyonuyla Gazze’ye 10 Ton Yardım Ulaştırıldı https://www.haber60.com.tr/havadan-yardim-operasyonuyla-gazzeye-10-ton-yardim-ulastirildi/ https://www.haber60.com.tr/havadan-yardim-operasyonuyla-gazzeye-10-ton-yardim-ulastirildi/#respond Tue, 09 Apr 2024 23:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26824 Her şey saniyeler içinde tamamlandı. Yavaşlayan ve burnunu kaldıran kargo uçağından mükemmel bir şekilde paketlenmiş 12 adet insani yardım içeren palet, açık rampadan kayarak boşluğa karışıyor.

Bir dakika önce 10 ton yiyecek ve su oradaydı, daha sonra paraşütle güneybatıdan esen rüzgârla yavaşça süzülüp Gazze’nin kuzey kıyılarına değiyordu.

Bir dakika önce kargo bölümünde olan 10 ton yiyecek ve su, açılan paraşütlerle Gazze’nin kuzey kıyılarına süzülmeye başladı.

Bu savaşın başında bu yana yapılan en büyük havadan yardım operasyonuydu.

Dokuz ülkeye ait 14 uçaktan oluşan yardım filosu 10 ton yardımı Gazze üzerinde bıraktı.

Yardım operasyonu Ramazan ayının sonuna denk gelecek şekilde zamanlanmıştı.

ABD, Hollanda, Almanya, Mısır, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa hava kuvvetlerine ait uçaklar Ürdün’ün başkenti Amman’ın doğusundaki askeri hava üssünden havalandı.

Gazze’nin hava sahası küçük olduğu için tüm ekiplere ayrı bir yardım bırakma noktası belirlendi.

Operasyonun tamamı Ürdünlüler tarafından organize ediliyor ancak İsrail’in onayı ile kalkışlar gerçekleşebiliyor.

İsrail ordusu “hayır” derse uçaklar havalanamıyor.

Türkiye’nin de bu yardım koalisyonunda yer alması planlanıyordu ancak son dakikada veto edildiler.

Yardım kolilerinin içinde un, şeker, pirinç, fasulye, bakliyat, yağın yanında, içme suyu da bulunuyor.

Kolilerin ağırlıkları çarpma sonucu hasar görmemeleri için belirlenen kilolara sabitlenmiş. Bırakılırken sıkışma olmaması için raylar özenle tekrar tekrar kontrol ediliyor.

Kalkıştan 40 dakika sonra yardımların bırakılacağı bölgenin üzerindeyiz.

Burada İsrail ordusu tarafından belirlenen irtifa seviyesi sorun yaratıyor. Kraliyet Hava Kuvvetleri bu şekildeki operasyonlarda 150 metreye kadar alçalıyor. Ancak İsrailliler irtifayı 600 metre olarak belirliyor.

Bu irtifa, paraşütlerin rüzgar nedeniyle rotadan çıkabilmesi için yeterli bir düşüş süresi anlamına geliyor.

Bu nedenle son haftalarda bazı yardımlar denize düştü.

Pilotlar yardım kolilerini deniz üzerinde bırakacakları uyarısını yapıyor. Güneybatıdan esen rüzgarın, kolileri kıyıya doğru sürüklemesine güveniyorlar.

Tam olarak da böyle oluyor. Görevin tamamlanması ile eve dönüş yoluna geçiyoruz.

Bu tereyağından kıl çeker gibi yapılan bir operasyon değil. Hata olasılığı çok fazla.

Hedefe yardım ulaştırmanın iyi bir yolu değil bu.

Kraliyet Hava Kuvvetleri uçağı yaklaşık 10 ton yardım taşıyordu.

Bu, tek bir kamyonun kara yoluyla taşıyabileceğinden az bir miktar.

Yani çok büyük bir çaba ve masrafa karşın, etkisi çok sınırlı.

İngiliz ordusu bunu biliyor. Ancak Amman’daki filo lideri Lucy Playle, yaklaşık 1.500 ton yardımın teslim edilmesiyle bir etkinin görülmeye başlandığını söylüyor.

Üç haftadır havadan yardım operasyonu yaptıklarını aktaran Playle devam ediyor:

“Gazze halkı gösterdiğimiz çabalar için minnettar. Onlara daha fazlasını veremeyecek duruma gelene kadar yardım ulaştırmaya devam edeceğiz.”

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, bu uçuşların gösteri amaçlı olduğunu, insani çabalara katkıda bulunuyormuş intibası vermek için yapıldığını savunuyor.

Havadan yardım operasyonlarının, Gazze’ye başka yollardan yardım sokulamamasının sembolü haline geldiğini açıklıyor ve bu yapılanın gerçek hedefe olan dikkati dağıttığını söylüyorlar. Havadan yardımların sahadaki ihtiyacı karşılamayacağını da kaydediyorlar.

Havadan yapılan dağıtımı düştükleri yerde organize etmenin hiçbir yolu yok.

Bazı Gazzeliler paletlere doğru koşarken eziliyor. Bazıları ise denize düşenlere ulaşmaya çalışırken boğuluyor.

Ancak Ürdün’deki İngiliz uçak mürettebatı bir fark yarattıklarında, bir boşluğu doldurduklarında ısrarcı. Özellikle de kara veya deniz yoluyla yeterli yardımın yapılamadığı bir dönemde.

Kraliyet Hava Kuvvetleri’nden Adrian Dibbs şunları söylüyor: “Belki çok fazla değil ama önemli olan çabalamak. Bu tür bir göreve dahil olduğum için oldukça gururlu ve ayrıcalıklı hissediyorum

]]>
https://www.haber60.com.tr/havadan-yardim-operasyonuyla-gazzeye-10-ton-yardim-ulastirildi/feed/ 0
Türkiye, İsrail ile ihracatını kısıtlama kararı aldı https://www.haber60.com.tr/turkiye-israil-ile-ihracatini-kisitlama-karari-aldi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-israil-ile-ihracatini-kisitlama-karari-aldi/#respond Tue, 09 Apr 2024 23:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26806 Türkiye, 54 ürün grubunda İsrail ile ihracatını kısıtlama kararı aldı. Yaşanan bu gelişme uluslararası basında geniş yer buldu.

İsrail 7 Ekim’den beri on binlerce ton bomba atarak 33 binden fazla Filistinlinin ölümüne ve 75 binden fazlasının yaralanmasına yol açan Gazze Şeridi’ndeki saldırılarına ara vermeden devam ediyor. Bölgedeki insanlar açlık ve sefaletin yanı sıra ölümün pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Türkiye, Gazze’ye gönderdiği insanı yardım gemileriyle Filistinlilere yönelik desteğini ilk günden beri sürdürüyor. Son olarak ise Ticaret Bakanlığı, İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının Gazze’de ateşkes ilan edilene ve Gazze Şeridi’ne yeterli miktarda kesintisiz insani yardım akışına izin verilinceye kadar yürürlükte kalacağını duyurdu.

İngiltere merkezli haber ajansı Reuters, “Türkiye, Gazze ateşkesi sağlanana kadar İsrail’e ihracat kısıtlamaları getiriyor” başlığı ile haberi okuyucularına servis etti.

“KISASA KISAS”

ABD merkezli Assosciated Press (AP), Türkiye-İsrail arasındaki ticari ilişkilerin ‘kısasa-kısas’a evrildiği ifade ederek, “İsrail’in Gazze’deki askeri eylemlerini sert bir şekilde eleştiren Türkiye, İsrail’e 54 çeşit ürünün ihracatını derhal geçerli olmak üzere kısıtladığını duyurdu” sözlerini kullandı.

“TÜRKİYE, İSRAİL’E İHRACATI KISITLIYOR”

Bloomberg ise, “Türkiye, Gazze’ye hava indirme yasağı nedeniyle İsrail’e ihracatı kısıtlıyor” başlığını attı. Haberde, “İsrail Dışişleri Bakanı, bu açıklamaya Türkiye menşeli ürünlerinin ithalatını engelleme tehdidiyle karşılık verdi.” denildi.

“TİCARET SAVAŞLARI”

İsrail’in en yüksek tirajlı gazetelerinden olan Times of Israel ise, Ankara’nın kararını ve Tel Aviv’ten gelen açıklamayı ‘ticaret savaşları’ olarak niteledi.

NE OLDU?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Ürdün üzerinden Gazze’ye havadan yardım gönderme talebinin İsrail tarafından reddedilmesine ilişkin önceki gün yaptığı açıklamada “İsrail’in açlıkla boğuşan Gazzelilere havadan yardım ulaştırma girişimimizi engellemesinin hiçbir bahanesi olamaz. Bu durum karşısında biz de İsrail’e yönelik bir dizi yeni tedbir almayı kararlaştırdık.” dedi.

Ticaret Bakanlığı ise bugün yaptığı açıklamada Filistin’e saldırılarına devam eden İsrail’e yönelik 54 ürün grubunda ihracat kısıtlaması uygulanmasını kararlaştırdı.

Ticaret Bakanlığının İsrail’e yönelik ihracat kısıtlaması kararı aldığı ürün grupları şunlar:

1- Alüminyum profiller

2- Alüminyum teller

3- Boyalar

4- Bakır profiller, çubuklar ve teller

5- Beton mikserleri

6- Çelik borular ve bağlantı parçaları

7- Çelik filmaşin

8- Çelik kaplar ve depolar

9- Çelik köprü aksamı

10- Çelik kuleler

11- Çelik profiller

12- Çimento

13- Çimentodan, betondan veya suni taştan inşaat için bloklar ve levhalar

14- Demir çelikten tüm inşaat malzemeleri

15- Demir-çelik tüm teller

16- Ekskavatörler

17- Elektrik kabloları

18- Elektrik panolar

19- Fayanslar

20- Fiberoptik kablolar ve elektrik iletkenleri

21- Forkliftler

22- Granit

23- Halat ve kablolar

24- Hırdavat ürünleri

25- Hidrolik yağlar

26- İnşaat demiri

27- İnşaat makinaları

28- İnşaat yalıtım malzemeleri

29- İnşaatta kullanılan camlar

30- Kimyasal bileşikler

31- Kimyasal gübreler

32- Klinker

33- Kovalar, kepçeler, kürekler, kıskaçlar ve kancalar

34- Kükürt

35- Madeni yağlar

36- Makaralı zincirler

37- Mermer

38- Metal işleme makinaları

39- Metallerin işlenmesinde kullanılan kimyasallar

40- Mineral gübreler

41- Motor yağları

42- Paletler

43- Plastik borular

44- Sandviç paneller

45- Seramikler

46- Solvent boyalar

47- Tel çekme makinaları

48- Testere makinaları

49- Tuğlalar

50- Uçak benzini ve jet yakıtı

51- Vernikler

52- Vinçler

53- Yapıştırıcılar ve tutkallar

54- Yassı çelik ürünleri

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-israil-ile-ihracatini-kisitlama-karari-aldi/feed/ 0
Hamas Yöneticisi: Türkiye’nin Gazze’ye Verdiği Destek Seçkin https://www.haber60.com.tr/hamas-yoneticisi-turkiyenin-gazzeye-verdigi-destek-seckin/ https://www.haber60.com.tr/hamas-yoneticisi-turkiyenin-gazzeye-verdigi-destek-seckin/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:34:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26774 Hamas yöneticilerinden Sami Ebu Zuhri, Hamas ile Türkiye arasındaki ilişkileri “seçkin” olarak nitelendirdi ve Türkiye’nin hem diplomatik hem insani yardım konusunda Gazze’ye verdiği destekten övgüyle söz etti.

Ebu Zuhri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ile Hamas arasındaki ilişkiler ile Türkiye’nin, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’ne yönelik yardımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin Gazze’yle resmi ve halk düzeyindeki dayanışmasını takdir eden Ebu Zuhri, “Resmi olarak Türk hükümetinin yürüttüğü diplomatik ve yardım çabaları oldukça iyi, bunu takdir ediyoruz ve bu desteğin geliştirilmesi çağrısında bulunuyoruz çünkü Gazze’yi hedef alan bir Batılı koalisyonla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

Savaşın şiddetli olduğunu ve İsrail’in Batı’nın tam desteğiyle her türlü korkunç silahı kullandığını, Türkiye’nin bu savaşın durmasını sağlamak için İslami bir koalisyona liderlik edebileceğini kaydeden Ebu Zuhri, “Bunu, Türkiye’nin konumunu takdir ettiğimizden, bu rolden duyduğumuz gururdan ve Türkiye’nin bölgede ileri ve öncü bir ülke olduğuna ve çok şey yapabileceğine olan inancımızdan dolayı söylüyoruz.” diye konuştu.

Ebu Zuhri, Türkiye’nin Gazze’ye resmi ve halk düzeyinde yaptığı insani yardımların tür- miktar itibarıyla iyi ve seçkin olduğunu, miktarların artırılması konusunda Türklerle koordinasyon halinde olduklarını aktardı.

“Hamas’ın Türk liderliğiyle ilişkisi ileri düzeydedir ve Filistin direnişinin meşru bir direniş, Hamas’ın da bir Filistin ulusal kurtuluş hareketi olduğunu vurgulayan Türkiye’nin tutumu, gurur duyduğumuz ileri ve seçkin bir tutumdur.” diyen Ebu Zuhri, ABD ve Batı’nın Haması terörizmle ilişkilendirmeye yönelik her türlü girişimlerinin engellenmesine katkıda bulunan bu pozisyonun önemli olduğunu ve Hamas ile Filistin halkına büyük hizmet ettiğini vurguladı.

Ebu Zuhri, Hamas’ın Türkiye’nin Gazze’de yapılacak herhangi bir ateşkes anlaşmasının garantör ülkeleri arasında yer alması yönündeki talebine ilişkin de “İşgal devleti (İsrail) hiçbir anlaşmaya uymuyor, dolayısıyla bu anlaşmanın uygulanmasını sağlayabilecek tarafların bulunması gerekiyor. İşte Türkiye, bu muhtemel anlaşmanın uygulanmasının sağlanmasında ana taraflardan biri olabilir.” dedi.

İsrail’in başarısızlığının ilanı

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 6 aydır aralıksız saldırılarını sürdürdüğüne dikkati çeken Ebu Zuhri, “İşgal devleti, geçtiğimiz gün (7 Nisan), güçlerinin Gazze Şeridi’nden çekildiğini duyurdu ve bu, (27 Ekim’de başlayan) Gazze’ye yönelik kara harekatının başarısızlığının ilanıdır.” diye konuştu.

İsrail ordusu, 7 Nisan’da yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’tan çekildiğini duyurmuştu.

Açıklamada, Han Yunus’taki saldırıyı yürüten 98. Komando Tümeni’nin bölgedeki görevini tamamladığı ve önceki gece buradan tamamen çekildiği, sadece Nahal Tugayı’nın Gazze Şeridi’nde kalmaya devam edeceği aktarılmıştı.

Ebu Zuhri, İsrail’in attığı bu adımın savaşın durduğu anlamına gelmediği ve savaş uçaklarının Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde sivillerin evlerini hedef almaya devam ettiğine dikkati çekerek şunları söyledi:

“Dolayısıyla savaş, öldürme ve yıkım açısından aynı hızla devam ediyor. Açlık da devam ediyor ve Gazze Şeridi’nin sakinleri (yaklaşık 2,3 milyon Filistinli) hala bunun acı boyutunu yaşıyor.”

Direnişin talepleri net

Ebu Zuhri, Hamas ile İsrail arasında dolaylı olarak devam eden ateşkes ve esir değişimi müzakerelerine dair “Hamas olarak her türlü temastaki amacımız Gazze’deki savaşı durdurmak ve Filistin halkımıza yönelik saldırıları durdurmaktır.” dedi.

Müzakerelerin Mısır’ın başkenti Kahire’de sürdüğünü ve Hamas olarak bu müzakerelere daha pozitif bir tavırla yaklaştıklarını vurgulayan Ebu Zuhri, bu çabaların bir sonuca ulaşarak anlaşmanın sağlanmasını İsrail’in engellediğini kaydetti.

Ebu Zuhri, “İşgal devleti İsrail, direnişin ve halkımızın özellikle Gazze’deki savaşın durdurulması yönündeki hiçbir talebine yanıt vermiyor. Direnişin talepleri açıktır.” diye konuştu.

Bu taleplerin içeriği hakkında ise Ebu Zuhri, şunları söyledi:

“Savaşın durdurulması, yerinden edilenlerin kuzeye dönmesinin engellenmesinin durdurulması, insani yardım ve imar malzemelerinin Gazze Şeridi’ne açılan sınır kapılarından serbestçe girmesinin sağlanması ve İsrail’in Gazze Şeridi’nin içinden çekilmesi. Ancak işgal devleti bu taleplerin hiçbirine onay vermiyor. İşte bu müzakerelerin ilerlemesini engelleyen de budur.

Ebu Zuhri, ABD ve İsrail’in tutumunun Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın devam etmesi yönünde olduğunu ve ateşkese dair hiçbir kararın olmadığını belirterek, bu nedenle Gazze Şeridi’nde ateşkese ilişkin müzakerelerin bir sonuca ulaşamayacağını vurguladı.

İsrail’in sadece esir değişimine odaklandığına dikkati çeken Ebu Zuhri, “İşgal devleti, hala müzakerelerin yalnızca esir değişimiyle sınırlandırılmasında ve güneyden kuzeye yerlerinden edilmiş bazı insanların geri dönüşüne izin verilmesinde ısrar ediyor. Bu da anlaşmanın başarıya ulaşmasına yol açamaz.” görüşünü dile getirdi.

İsrail çok büyük bedeller ödüyor

Ebu Zuhri, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Filistin direnişine yönelik hedeflerini gerçekleştiremediğini belirterek, “İşgal devleti, gizleyemeyeceği kadar büyük bedeller ödüyor ve Filistin direnişinin gücüyle ilgili herhangi bir stratejik hedefe ulaşamadığı için de sivillere yönelik katliam yapıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in kara operasyonunda büyük kayıplar verdiğini ifade eden Ebu Zuhri, bunun için İsrail’in bazı güçlerini çekmek zorunda kaldığını ve savaş uçaklarıyla yetindiğini aktardı.

Ebu Zuhri, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki üçüncü aşama olarak nitelediği Refah kentine saldırısına ilişkin “İsrail’in Refah’a yönelik tehdidi devam ediyor. Bu nedenle Refah’a saldırmasına karşı işgal devletini uyarmaları konusunda arabuluculara ve taraflara çağrıda bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Direniş güçlüdür ve şiddetlidir”

Hamas yetkilisi, Filistin direnişinin İsrail işgaline karşı hala dimdik ayakta olduğunu vurgulayarak, “Filistin direnişi sahada, işgalcilere karşı çok güçlüdür ve şiddetlidir.” dedi.

Filistinli direnişçilerin Han Yunus’ta İsrail ordusuna yönelik “kahramanca operasyonlar” gerçekleştirdiğine işaret eden Ebu Zuhri, tüm bunların direnişin hazırlığını, planlarını, savaşa devam etme ve mücadele kudretini ortaya koyduğunu kaydetti.

İslam dünyasına mesaj

Ebu Zuhri, “Gazze’deki savaş bir yılın ikinci yarısına giriyor. Filistin halkımıza yönelik saldırıyı durdurabilecek bir adım atmaksızın ümmetin gelişmeleri izlemekle yetinmesi zor ve zalimcedir.” ifadeleriyle İslam dünyasına mesaj verdi.

Ramazan ayının bittiğini, Gazze Şeridi’nin ise ölüm, yıkım ve açlık başta olmak üzere her türlü acıyı tattığını vurgulayan Ebu Zuhri, İslam dünyasının hem halklar hem devletler düzeyinde istisnai bir tavır takınarak harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Ebu Zuhri, İslam dünyasına ABD ve İsrail’e karşı yeni baskı mekanizmaları oluşturması çağrısı yaparak şunları kaydetti:

“ABD’nin tutumu işgal devletiyle aynıdır. ABD Başkanı Joe Biden’ın tek istediği, Filistin direnişinin elindeki (İsrailli) esirleri geri getirmeye çalışmak ve Filistin halkını mücadele etmekten alıkoymaktır.

Onun için savaş durmayacaktır ancak biçimi değişebilir. Bu nedenle biz ümmet olarak bu gelişmeyle başa çıkmak ve Gazze halkına yönelik saldırının gerçek anlamda durdurulmasını sağlamak için konumlarımızı ve mekanizmalarımızı değiştirmeliyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hamas-yoneticisi-turkiyenin-gazzeye-verdigi-destek-seckin/feed/ 0
İsrail’in Gazze saldırıları ticareti olumsuz etkiledi https://www.haber60.com.tr/israilin-gazze-saldirilari-ticareti-olumsuz-etkiledi/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazze-saldirilari-ticareti-olumsuz-etkiledi/#respond Sun, 07 Apr 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26596 Ticaret Bakanlığı kaynaklarından derlenen bilgilere göre, Türkiye ve İsrail arasındaki ticaret, İsrail’in Gazze saldırıları sonrası önemli ölçüde azalış kaydetti. İsrail’in Gazze’ye saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023’ten 20 Mart 2024’e kadar olan sürede, İsrail ile toplam ticaret hacmi yaklaşık yüzde 33 gerilerken, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı yüzde 30, bu ülkeden ithalatı ise yüzde 43,4 azaldı.

TÜRK VATANDAŞLARI VE ŞİRKETLERİ GÜNDEN GÜNE İSRAİL’E SATIŞLARINI SONA ERDİRİYOR

Türkiye vatandaşları ve şirketleri, İsrail’in insanlık dışı saldırıları sonrası bu ülkeye satışlarını günden güne sona erdirirken ve siparişleri iptal ederken, ülkeden mevcut ticaret, devlet şirketleri tarafından değil, aralarında uluslararası firmaların da bulunduğu şirketler tarafından gerçekleştiriliyor. İsrail’e yönelik olarak transit ticarete konu ürünlerde Türkiye limanlarına uğrayan gemilerin sonraki destinasyonları da bu çerçevede yer alıyor.

Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) kapsamında bulunan yaptırımları tanıyor. Bu kapsamda İsrail’in terör saldırıları ile ilgili olarak da bu ülkeye karşı BM’de alınacak tüm kararlara da öncülük ediyor.

FİLİSTİN’E GÖNDERİLEN MALLAR, İSRAİL ÜZERİNDEN GEÇİŞ YAPIYOR

Türkiye’den Filistin’e yönelik gönderilen mallar, Filistin’in kendine ait gümrüklerinin olmaması nedeniyle İsrail üzerinden ve İsrail gümrükleri aracılığıyla Filistin’e geçiş yapıyor. Filistin’e gelecek mallarda varış noktası olarak İsrail’in gösterilmesi veya “via Israel” ibaresinin bulunması zorunlu tutuluyor. Ayrıca İsrail tarafından Oslo anlaşmaları gösterilerek, Üçüncü ülkelerin Filistin ile doğrudan kurduğu yasal ilişkiler de İsrail tarafından tanınmıyor.

Filistin’e ağırlıklı olarak deniz yoluyla yapılan ihracat (yüzde 96,5) Hayfa ve Aşdod limanları üzerinden İsrail’e giriyor ve Hayfa limanına gelen mallar Filistin/ Batı Şeria’ya gönderiliyor. Filistin’e giden Türk mallarının bir kısmı doğrudan Batı Şeria veya Gazze’de kurulu şirketlere İsrail üzerinden yapılıyor. Yine bu bölgelerde bulunan bazı büyük tüccar ve iş insanları, İsrail’de İsrail mevzuatına uygun bir şirket kurarak ya da bir İsrailli acente üzerinden malları millileştiriyor. Millileştirilen mallar iç ticaret gibi görünerek İsrail üzerinden Filistin’e geçiriliyor.

İsrailli tüccarlar, Filistinli tüccarlara satmak üzere Türkiye’den mal alırken bazı Filistinliler de İsrail’e satmak üzere Türkiye’den ithalat yapıyor. İsrail vatandaşı olan Filistinliler, Türkiye’den aldıkları malların bir bölümünü İsrail içinde tüketirken diğer bölümünü de Batı Şeria ve Gazze’ye satıyor. Bu sebeplerden dolayı, ulusal istatistiklere yansıyan verilerde Filistin’e yapılan ticaretin hemen hemen tamamı İsrail olarak görünüyor.

İsrail’in, üçüncü ülkelerin Filistin ile yaptığı ticareti Gazze özelinde yasaklamış olması, Gazze’den Mısır’a açılan Refah Sınır Kapısı’ndan ticari işlemlere müsaade etmemesi nedeniyle şu andaki durumda, Filistin ile ticaret mutlaka İsrail üzerinden gerçekleştirmek zorunda kalınıyor.

TÜRKİYE’DEN FİLİSTİN’E İNSANİ YARDIM

Türkiye, Filistin’in haklı davasını desteklerken ve bu desteği siyaset üstü niteliğiyle de süreklilik arz ediyor. Türkiye’den şu ana kadar Gazze’ye ulaştırılmak üzere El Ariş’e yaklaşık 7 bin 400 ton insani yardım gönderildi. Ambulanslar, ilaç ve tıbbi malzemelerle sahra hastanesi ekipmanlarından, jeneratörler ve taşınabilir güç kaynakları, seyyar aşevleri ve barınma malzemelerine kadar geniş bir skalada yardımlar sürdürülüyor.

İsrail saldırıları nedeniyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kalan Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi’nde tedavi gören kanser hastaları başta olmak üzere çok sayıda hasta ve yaralı da Türkiye’ye getirilerek, tedavilerinin burada yürütülmesi temin ediliyor. Bunların arasında çok sayıda çocuk da yer alıyor.

Öte yandan Gazze’de sahra hastanesi kurma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İnsani durumun vahameti göz önünde bulundurularak, geçen yıl yapılan 10 milyon dolara ilave olarak Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na 1 milyon dolar daha katkı sağlandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazze-saldirilari-ticareti-olumsuz-etkiledi/feed/ 0
İsrail’in Gazze saldırılarında 6 ay geride kaldı https://www.haber60.com.tr/israilin-gazze-saldirilarinda-6-ay-geride-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazze-saldirilarinda-6-ay-geride-kaldi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:33:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26565 İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına başlamasının üzerinden 6 ay geçerken, Gazze’de hastane, okul, yerleşim alanı demeden saldırılarını sürdüren İsrail, 6 ayda en az 13 bini çocuk 33 bin 137 sivilin ölümüne neden oldu.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’in güneyine girerek Aksa Tufanı Operasyonu’nu başlatmasının ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılarda 6 ay geride kaldı. Gazze’deki sivilleri hedef alan İsrail 6 aydır hastane, okul, yerleşim alanı demeden saldırılarını sürdürüyor. Gazze Şeridi’nde büyük yıkıma neden olan İsrail, Gazze Şeridi’ni bombalayarak nüfusun büyük çoğunluğunu yerinden etti, çok sayıda sivilin Gazze’nin en güneyindeki Refah kentine kaçmasına neden oldu. İsrail, saldırılarının yanı sıra yıkıma neden olduğu Gazze Şeridi’nde yardımların gelmesini engelleyerek de Filistin halkına soykırım yapıyor. Dünya genelinde geniş kitleler tarafından protesto edilen İsrail, dizginlenemeyen saldırıları ve son eylemleri nedeniyle uzun süreli müttefiki ABD ile ilişkileri de geriliyor.

İsrail, 6 ayda 33 bin 137 Filistinlinin ölümüne neden oldu

İsrail’in 6 aydır ara vermediği saldırılarında en az 13 bini çocuk 33 bin 137 sivilin ölümüne neden oldu. 75 bin 815 kişinin yaralandığı İsrail’in saldırılarında nüfusun yüzde 70’ine denk gelen 1.7 milyon Filistinli yerlerinden edildiği Gazze’de yüzde 55.9 bina, yüzde 60 ev yıkıldı ya da kullanılamaz hale geldi. Yüzde 90 okulun saldırılarda hedef alınarak yıkıldığı Gazze’de 69 hastaneden yalnızca 10’u kısmi olarak hizmet verebiliyor. Birleşmiş Milletlere göre, Filistinli 1.1 milyon Filistinli sivil “felaket boyutunda” gıda güvensizliğiyle, Gazze’nin kuzeyinde ise 2 yaş altı çocukların yüzde 31’i akut yetersiz beslenme karşı karşıya. Çocukların yüzde yüzü yani hiçbir çocuk okula gidemiyor. Bu da Gazze’de eğitimin devam etmediği anlamına geliyor. İsrail’in 6 aydır devam eden saldırılarında 227 caminin yerle bir olduğu Gazze’de 3 kilise de yıkıldı.

İsrail 604 asker kaybetti

İsrail ordusunun yayınladığı son verilerde ise, 7 Ekim’den bu yana 204’ü Gazze içinde 604 İsrail askeri öldü. Sivilleri hedef alan İsrail ordusu, 41 İsrail askerini kendi saldırılarında öldürdü.

7 Ekim 2023’te İsrail’e karşı “Aksa Tufanı Operasyonu” başlatıldı

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail’e karşı “Aksa Tufanı Operasyonu” başlatıldığını, ilk 20 dakikada 5 bin roket ve havan fırlatıldığını duyurdu. Hamas, İsrail’in güneyinde düzenlenen Supernova Festivalini basarak bazı İsraillileri rehin aldı. Alarm geçildiğini duyuran İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hamas’ın Aksa Tufanı Operasyonu’na karşı “Demir Kılıçlar Operasyonu” başlatıldığını duyurdu. İsrail’e ait savaş uçakları Gazze’ye saldırılarına başladı. Bir gün sonra savaş ilan eden İsrail, saldırılarına ara vermedi.

İsrail, 9 Ekim’de Gazze’ye tam kuşatma ilan etti

Saldırılarını sivilleri hedef alarak gerçekleştiren İsrail, 9 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik “tam kuşatma” ilan etti. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant “ne elektrik, ne gıda, ne de yakıt” girişine izin verilmeyeceğini söyledi.

11 Ekim’de Gazze’nin elektrik santrali faaliyetlerini durdurdu

Savaş durumuna geçen İsrail’de Netanyahu hükümeti savaş kabinesini kurdu. İsrail’de 360 bin yedek askeri göreve çağrılırken, İsrail saldırılarında Gazze İslam Üniversitesi’ni vurdu. Gazze’de faaliyet gösteren tek elektrik santrali, İsrail’in kuşatması nedeniyle yakıtın tükenmesi sonucu faaliyetlerini durdurdu. İsrail ordusu, Gazze’nin Mısır sınırındaki Refah sınır kapısını vurdu.

USS Gerald R. Ford uçak gemisi Doğu Akdeniz’e konuşlandırıldı

İsrail, 12 Ekim’de ise Gazze’nin kuzeyinde yaşayan 1 milyondan fazla Filistinliye Gazze’nin güneyine gitmeleri için 24 saat süre verdi. Ancak 24 saat dolmadan bu kez de güneye hareket eden sivilleri vurdu. Bu sırada, ABD’den İsrail’e destek gecikmedi. ABD donanmasına ait USS Gerald R. Ford uçak gemisi İsrail’e destek amacıyla Doğu Akdeniz’e konuşlandırıldı.

17 Ekim’de İsrail hastaneleri hedef almaya başladı

İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi’nde bulunan Baptist Hastanesi’ni (Al Ahli Arab Hastanesi) vurdu. En az 500 kişinin hayatını kaybettiği hava saldırısı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından kınandı.

Refah sınır kapısı yeniden açıldı

İsrail saldırılarına maruz kalan Filistinlinin dünya ile tek bağlantısı Mısır sınırındaki Refah sınır kapısı 21 Ekim’de yeniden açıldı. Mısır, sınır kapısını açarak Gazze Şeridi’ne kısıtlı da olsa yardımların girmesini sağladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Abu Zeid, Gazze Şeridi ve Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açık olduğunu belirterek, “Mısır, üçüncü ülke vatandaşlarının çıkışını engellemekten sorumlu değildir” dedi.

İsrail’den Şifa Hastanesine baskın

İsrail Savunma Kuvvetleri, 15 Kasım’da yüzlerce hastaya ve yerinden edilmiş binlerce insana ev sahipliği yapan Şifa Hastanesi’ne baskın düzenledi.

Husiler, Kızıldeniz’de gemiye el koydu

Yemen’deki İran destekli Husiler, 19 Kasım’da İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına tepki olarak Kızıldeniz’de İsrail’e ait gemileri hedef alacaklarını açıkladı. İsrail’e ait olduğu iddia edilen ve 25 mürettebatı bulunan bir kargo gemisine Kızıldeniz’de Husiler tarafından el konuldu.

Gazze’de 4 günlük insani ara başladı

Katar’ın arabuluculuğu sonucu İsrail ile Hamas arasında varılan 4 günlük insani ara, 24 Kasım’da yerel saatle 07.00’de yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında İsrail hapishanelerindeki 4 gün boyunca toplam 150 Filistinli ile Gazze’deki 50 İsrailli esir takas edildi.

15 Aralık: İsrail güçleri “yanlışlıkla” üç rehineyi öldürdü

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından 12 Aralık’ta yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’nde kara operasyonunun başladığı 27 Ekim’den beri 105 İsrail askerinin hayatını kaybettiği, askerlerden 20’sinin “dost ateşi” sonucu öldüğü belirtildi. Hedef gözetlemeden saldırı düzenleyen İsrail güçleri, 15 Aralık’taki açıklamasında ise Gazze’de 3 İsrailli rehineyi “yanlışlıkla” vurarak öldürdü.

Güney Afrika, İsrail’e dava açtı

Güney Afrika Cumhuriyeti, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları nedeniyle İsrail’e 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım dava açtı. Davanın ilk duruşması 11 Ocak’ta Lahey’de görülmeye başlandı.

26 Ocak: İsrail’in soykırım ile yargılanması kararı

Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Güney Afrika’nın İsrail aleyhinde açtığı “Gazze’de soykırım davası” başvurusunu kabul ederek İsrail’in davanın reddi talebini ise reddetti. İsrail’in soykırım suçu ile yargılanması kararı alınırken, İsrail’in soykırımı önlemek için tüm tedbirleri almasına hükmetti.

Gazze’ye ilk havadan yardım

İsrail’in şiddetli bombardımanına maruz kalan Gazze’nin kuzeyine, 22 Şubat’ta 7 Ekim’den bu yana ilk kez havadan insani yardım indirildi.

Ölü sayısı 30 bini geçti

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki yerleşim bölgelerine, hastanelere, mülteci kamplarına yönelik saldırıları devam ederken Filistin Sağlık Bakanlığı 29 Şubat’ta yaptığı açıklamada İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 30 bin 35’e, yaralı sayısının ise 70 bin 457’ye yükseldiğini duyurdu.

Güney Kıbrıs’tan Gazze’ye ilk yardım gemisi 12 Mart’ta yola çıktı

Gazze’ye 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, açlık ve susuzlukla mücadele eden Gazze halkı için denizden yardım koridoru açılmasına izin verildiğini açıklamıştı. İsrail’in açıklamasının ardından Gazze’ye denizden ilk yardım yola çıktı. İspanyol sivil toplum kuruluşu Open Arms’a ait gemi, ABD merkezli yardım kuruluşu World Central Kitchen (WCK) tarafından sağlanan ve Birleşik Arap Emirliklerinin finanse ettiği 200 tonluk yardımı 15 Mart’ta Gazze’ye ulaştı. Daha sonra GKRY’den yola çıkan 3 yardım gemisi ise 1 Nisan’da akşam saatlerinde Gazze’ye vardı. İsrail Şifa Hastanesi’ne bir kez daha saldırı düzenleyerek, can kayıplarına neden oldu.

1 Nisan: İsrail saldırılarında 7 World Central Kitchen çalışanı öldü

1 Nisan’da İsrail’in saldırılarında 7 World Central Kitchen çalışanı öldü. İsrail hava saldırılarında yalnızca Filistinlileri değil yardım görevlilerini de hedef aldı. İsrail güçlerinin 1 Nisan’da gerçekleştirdiği saldırıda Deir el-Balah’ta “World Central Kitchen (WCK)” adlı insani yardım kuruluşu çalışanlarının bulunduğu araçları vurdu. Saldırıda yardım kuruluşunun 7 görevlisi hayatını kaybetti. IDF, yardım çalışanlarının hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Open Arms, İsrail’in düzenlediği saldırıda uluslararası yardım kuruluşu World Central Kitchen’a (WCK) bağlı 7 çalışanın hayatını kaybetmesinin ardından Gazze Şeridi’ne deniz yoluyla yardım ulaştırma operasyonlarını 4 Nisan’da askıya aldı. Saldırıya ilişkin 5 Nisan’da İsrail tarafından yapılan açıklamada soruşturmanın tamamlandığı kaydedildi. İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi soruşturmanın ardından binbaşı rütbesindeki bir asker ile yedek albay rütbesindeki bir askerin görevden alınmasına karar verdi. – GAZZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazze-saldirilarinda-6-ay-geride-kaldi/feed/ 0
Türkiye, Gazze’ye 40 bin ton insani yardım malzemesi gönderdi https://www.haber60.com.tr/turkiye-gazzeye-40-bin-ton-insani-yardim-malzemesi-gonderdi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-gazzeye-40-bin-ton-insani-yardim-malzemesi-gonderdi/#respond Sun, 07 Apr 2024 08:57:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26548 Türkiye, bugüne kadar yaklaşık 40 bin ton insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırırken, 3 bin tonluk 9’uncu insani yardım gemisinin de Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra yola çıkması planlanıyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze Şeridi’ne en çok insani yardım ulaştıran ülkelerden biri olan Türkiye, bir yandan elektrik, gıda ve temiz suya erişimleri tükenen masum siviller için yardımlarını artırarak sürdürüyor bir yandan da uluslararası alanda insani diplomasi çalışmalarını yürütüyor.

Türkiye’nin Türk Kızılay ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) işbirliğinde, sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle yürüttüğü insani yardım operasyonları sayesinde bugüne kadar 13 uçak ve 8 gemi ile yaklaşık 40 bin ton insani yardım malzemesi Gazze’ye ulaştırıldı.

Türk Kızılay, 3 bin tonluk 9’uncu insani yardım gemisini Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra Gazze için yola çıkarmaya hazırlanıyor. Gıda, giyim, hijyen, barınma ve bebek malzemeleri ile tıbbi ürünler gibi acil ihtiyaçları taşıyacak iyilik gemisinin Mersin Limanı’ndaki yükleme çalışmaları devam ediyor.

Gazze’ye Ürdün üzerinden de yardım gönderimi başladı

Türk Kızılay’ın Gazze halkı için ramazan ayı öncesinde gönderdiği 2 bin 737 tonluk acil yardım malzemesi yüklü iyilik gemisinin de indirme işlemleri tamamlandı.

El- Ariş Liman sahasında geçici depo oluşturan Türk Kızılay ve AFAD yetkilileri, Türkiye’den gönderilen insani yardım malzemelerini öncelikle bu depoya indiriyor. Yardımlar, buradan İsrail ve Mısır’ın koordine ettiği tırlarla Refah sınır kapısı üzerinden Gazze’ye sevk ediliyor.

Halihazırda günlük 100 tırın Gazze’ye geçişine izin verilse de normal zamanlarda ortalama 500 tırın bölgeye giriş yaptığı biliniyor.

Öte yandan Türk Kızılay, Gazze’ye Ürdün üzerinden de yardım göndermeye başladı. Yapılan planlamalarla, yakında günlük 24 tırın Ürdün’den Gazze’ye geçişinin mümkün olması bekleniyor.

MÜSİAD, Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlar ve Türk milletinin desteğiyle yürütülen yardım kampanyası kapsamında gıda, tıbbi malzeme gönderimi, ambulans tedariki ve nakdi yardımlar gelecek günlerde de devam edecek.

Günlük 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılıyor

İnsani yardımların yanı sıra Refah’taki Kızılay aşevi aracılığıyla günlük 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılıyor. Gazze’de 5, Mısır’da 5, Batı Şeria ve Kudüs’te 2, Ürdün’de 1 Kızılay personeli devamlı hazır bulunuyor.

Kızılay personeli, gıda kolileri, çadır, battaniye, hijyen malzemeleri, kıyafet ve tıbbi malzeme gibi acil insani yardım malzemelerinin dağıtımını Gazze içerisinde de sürdürüyor.

Gazze’nin temiz içme suyu ihtiyacı için Mısır’da bulunan bir su fabrikasıyla uzun süreli anlaşma imzalayan Türk Kızılay ve AFAD, bu sayede günlük 7 ton içme suyunun Gazze’ye geçişini sağlıyor.

-1,1 milyon Gazze’li felaket düzeyinde açlıkla karşı karşıya

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 7 Ekim’den bu yana süren saldırılarında, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 33 bin Filistinli hayatını kaybetti.

Gazze’nin tek elektrik santrali 11 Ekim’den bu yana yakıt olmaması nedeniyle faaliyet gösteremiyor. Yakıt yetersizliği nedeniyle hastaneler faaliyetlerini durdurdu. Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları da yapılamıyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından 21 Aralık 2023 tarihinde yayınlanan rapora göre, Gazze’de 1,1 milyon kişi felaket düzeyinde, 854 binden fazla kişi ise acil düzeyde açlıkla karşı karşıya. Nüfusu 2,3 milyon olan Gazze’ye 21 Ekim’den itibaren girmesine izin verilen insani yardım malzemeleri, nüfusun gıda ihtiyacının ancak çok küçük bir kısmını karşılamaya yetiyor.

Sağlık tesislerine saldırılar

Gazze’de sağlık tesislerine yönelik en az 410 saldırının gerçekleştiği biliniyor. Gazze’de 6’sı güneyde, 4’ü kuzeyde, yalnızca 10 hastanenin faal olduğu raporlanıyor.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) verilerine göre, Gazze’de yaklaşık 50 bin hamile kadın bulunuyor ve günde ortalama 180 doğum gerçekleşiyor.

Toplam 464 eğitim tesisinin hasar gördüğü, 142 okulun tamamen yıkıldığı veya ağır hasar aldığı saldırılar, okul kapanmaları nedeniyle 625 bin öğrenci ve 22 bin 564 öğretmeni doğrudan etkiledi.

Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, nüfusun yüzde 75’ine karşılık gelen yaklaşık 1,7 milyon Filistinli Gazze’de yerinden edildi ve bu kişilerin 1,4 milyonu BM’ye ait 155 okula sığındı.

Aşırı kalabalık olan bu barınaklarda ortalama 150 kişiye 1 tuvalet ve 700 kişiye 1 banyo düşüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-gazzeye-40-bin-ton-insani-yardim-malzemesi-gonderdi/feed/ 0
Gazze’deki savaş devam ediyor, açlık ve ölümler artıyor https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-savas-devam-ediyor-aclik-ve-olumler-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-savas-devam-ediyor-aclik-ve-olumler-artiyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 08:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26542 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçen ay “derhal bir ateşkes ve rehinelerin koşulsuz bir şekilde serbest bırakılmasını” talep eden bir karar çıkarttı. Buna karşın, son altı aydır süren bombardımanda yavaşlama görülmüyor, ölü ve yaralı sayısında da azalma yok.

Devam eden savaş Gazze Şeridi’nin altyapısına büyük hasar verdi.

Binalar enkaz yığınına dönüştü ve bölge sakinleri güneye, Refah kentine gitmek zorunda kaldı.

BM destekli bir raporun işaret ettiği açlık kaygıları arttı.

Savaş, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te daha önce görülmemiş bir saldırı düzenlemesiyle başladı. İsrail’in verilerine göre çoğu sivil yaklaşık bin 200 kişi öldü.

İngiltere, ABD ve AB, Hamas’ı “terör örgütü” olarak tanımlıyor.

Saldırı sırasında 253 kişi rehin alındı.

130 dolayında rehinenin hala Gazze’de tutulduğuna inanılıyor.

İsrailli yetkililer, rehinelerden 34’ünün öldüğünü sanıyor.

İsrail ordusuna göre 7 Ekim saldırılarından bu yana 600 dolayında İsrail askeri öldü.

En az 254’ü geçen Ekim’de Gazze’ye karşı kara saldırılarının başlamasından sonra…

Gazze’deyse, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, savaşın 175’inci günü itibarıyla en az 32 bin 623 kişi öldü ve 75 bin 92 kişi de yaralandı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı savaşın 178’inci günü itibarıyla, İsrail saldırılarında çoğu kadın ve çocuk en az 32 bin 916 kişinin öldürüldüğünü açıkladı.

1 Mart’ta BM’nin yayımladığı bir raporda ise İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nde tahmini 9 bin kadın ve çocuğu öldürdüğü belirtildi.

Raporda enkaz altında çok sayıda cesetin bulunması sebebiyle bu sayının daha fazla olabileceği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) de savaşın başlangıcından bu yana 13 bin çocuğun öldürüldüğünü bildirdi.

ABD Başkanı Joe Biden gibi bazı siyasetçiler daha önce Filistin Sağlık Bakanlığı’nın verdiği sayıları sorgulamıştı, ancak Dünya Sağlık Örgütü verilerin güvenli olduğunu söylüyor.

‘İnsanlar açlık ihtimaliyle karşı karşıya’

BM’ye göre kuşatma altındaki Gazze’de 2,3 milyondan fazla kişilik nüfusunun yüzde 85’i altyapının yok edildiği, gıda, su, yakıt ve elektrik sıkıntısı çekilen bölgelerdeki evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Geçen ay BM ve yardım kuruluşlarına açlığın boyutunu ölçmek için veri sağlayan ve saygın bir uluslararası kurum olan Entegre Gıda Güvencesi Aşama Sınıflandırması (IPC), Gazze’de yaklaşan açlık konusunda uyarı yapmıştı.

Raporda “Gazze’deki nüfusun yarısının (1,11 milyon kişi) gıda güvenliği konusunda feci koşullarla karşılaşması bekleniyor ve açlık ihtimaliyle karşı karşıyalar” denilmişti.

İsrail ise BM’nin değerlendirmesinde doğru olmayan bilgiler olduğunu iddia ediyor ve BM kuruluşlarının günlük ulaşan yardımları dağıtmakta başarısız olduğunu savunuyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’deki sivil nüfustan sorumlu İsrail Savunma Bakanlığı’nın Sivil İşler Koordinasyon Birimi (CogAt), “Her an Kerem Şalom geçişinin Gazze tarafında, İsrail makamları tarafından işlemleri tamamlanmış yüzlerce kamyon bekliyor” açıklaması yaptı.

Kuruluş ayrıca, “İsrail savaşın Gazze’deki sivil nüfus üzerinde talihsiz etkilerinin farkında” dedi ve ülkenin Gazze’deki nüfusu bilerek aç bıraktığı iddialarını tamamen reddetti.

Gazze’ye giriş kapılarının açılması ve bölgeye yardım akışının hızlandırılması çağrıları arttı.

BM’ye göre savaştan önce bölgeye günde en az 500 kamyon yardım malzemesi giriyordu.

Gazze’deki en büyük yardım operasyonunu gerçekleştiren BM Filistinli Mülteciler Kurumu’na (UNRWA) göre Mart ayı boyunca bölgeye günde ortalama 161 kamyon yardım malzemesi girdi.

İsrail ise Gazze Şeridi’ne giren insani yardımın boyutları konusunda bir kısıtlama olmadığını savunuyor.

Gazetecilerin ve yardım çalışanlarının ölümleri

Uluslararası Gazeteciler Federasyonuna (IFJ) göre 99 Filistinli gazeteci ve medya çalışanı, dört İsrailli ve üç Lübnanlı gazeteci öldürüldü.

Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (IFJ) raporunda da 16 gazetecinin yaralandığı, dördünün kaybolduğu ve 25’inin Gazze Savaşını haber yaparken tutuklandığı belirtildi.

Gazze’den haber yapmak isteyen gazeteciler, sadece İsrail Ordusu’na iliştirilmiş bir şekilde girmeleri ve ordunun kurallarına uymayı kabul etmeleri durumunda bölgeye gidebiliyor.

Bu koşullar arasında İsrail askerleriyle kalmak ve yayınlanmadan önce haberleri onaylatmak da var.

ABD’nin fonladığı yardım çalışanlarına karşı girişilen şiddet olaylarının kaydını tutan Yardım Çalışanı Güvenlik Veri Tabanı’na göre Ekim’den bu yana Gazze’de 196’dan fazla yardım çalışanı öldürüldü.

Savaşın başlangıcından bu yana öldürülenlerin çoğu, Gazze’deki en büyük yardım operasyonunu yürüten UNRWA’da çalışıyordu.

En son gıda yardım kuruluşu World Central Kitchen’da (WCK) çalışan yedi kişi Gazze’de İsrail’in hava saldırısında öldürüldü.

Kara saldırısı tehdidi

İsrail haftalardır Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a bir kara saldırısı düzenleme tehdidinde bulunuyor.

Bölgeye 1,5 milyondan fazla Filistinli sığındı. Büyük çoğunluğu Gazze’nin diğer yerlerindeki evlerinden olan insanlar.

BM yetkilileri, İsrail’in Refah’a kara saldırısında bulunması durumunda “hayal gücünün ötesinde” bir insani facianın yaşanacağı uyarısında bulundu.

İsrail içinde ise Başbakan Binyamin Netanyahu üzerinde, Gazze’deki rehinelerin serbest kalması için bir anlaşma yapma ve erken seçime gitme baskıları artıyor.

Ekim ayında savaşın çıkmasından bu yanaki en büyük protesto eylemlerinde, Kudüs’te onbinlerce İsrailli yürüdü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-savas-devam-ediyor-aclik-ve-olumler-artiyor/feed/ 0
İsrail ordusunun Gazze’deki sivillere tahliye uyarıları hata ve çelişkiler içeriyor https://www.haber60.com.tr/israil-ordusunun-gazzedeki-sivillere-tahliye-uyarilari-hata-ve-celiskiler-iceriyor/ https://www.haber60.com.tr/israil-ordusunun-gazzedeki-sivillere-tahliye-uyarilari-hata-ve-celiskiler-iceriyor/#respond Fri, 05 Apr 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26201 BBC’nin yaptığı bir araştırmada, İsrail’in Gazze’ye saldırılarından önce Filistinlilere yaptığı uyarılarda çok sayıda önemli hatanın bulunduğu tespit edildi.

Uyarılarda çelişkili bilgiler vardı, kafa karıştırıcıydı ve bazen bölgelerin adları yanlış yazıldı.

Uzmanlar, bu tür hataların İsrail’in uluslararası hukuk nezdindeki sorumluluklarını ihlali anlamına gelebileceğini söyledi.

İsrail Ordusu ise uyarıların kafa karıştırıcı ya da çelişkili olduğu yönündeki tüm söylemleri reddettiğini açıkladı.

Yazılı açıklamada, BBC’nin incelediği uyarıların “sivilleri zarar görebilecekleri yerlerden tahliyeye teşvik etme yönündeki yoğun çabalarının sadece bir parçası olduğu” savunuldu.

Uluslararası insani hukuk, koşulların el vermediği durumlar dışında, saldıran güçlerin sivilleri etkileyebilecek saldırıları öncesinde etkin bir uyarıda bulunmasını şart koşuyor.

İsrail saldırılarına devam ederken, uyarı sisteminin sivillerin tehlikeden kaçmasına yardımcı olması için tasarlandığını iddia ediyor.

Sistem Gazze haritasını numaralandırılmış yüzlerce bloğa ayırıyor. Bu, Gazze’deki halkın daha önce kullanmadığı bir sistem.

İsrail, Gazzelilerin hangi blokta olduklarını, tahliye uyarısı yapıldığında hangi bloğa gitmeleri gerektiğini söyleyen interaktif bir harita oluşturdu.

Ocak sonunda İsrail Ordusu’nun X’te yaptığı paylaşımda, bir kare kodla ana blok haritasına bağlantı veriliyordu.

Gazzeliler internete girmekte ve sistemi anlamakta zorlanıyor

Ancak konuştuğumuz Gazzeliler, sisteme erişmek için internete girmekte zorlandıklarını, ayrıca anlamanın da kolay olmadığını belirtiyor.

BBC, İsrail Ordusu’nun Facebook, X ve Telegram platformundaki Arapça sosyal medya kanallarını inceledi. Buralarda uyarılar yapılan yüzlerce paylaşım bulduk.

Aynı uyarı sıklıkla, art arda günlerde ya da farklı günlerde, farklı kanallardan tekrar tekrar paylaşılıyor ve bazen küçük değişiklikler yapılıyordu.

Ayrıca, fotoğraflanan ve internette paylaşılan uyarı broşürlerini de inceledik. İsrail Ordusu, Gazze üzerinde 16 milyon bu tür broşür atıldığını söylüyor.

İsrail uluslararası baskı altında, öncesine kıyasla daha net uyarılarda bulunulması amacıyla blok sistemini 1 Aralık’ta başlatmıştı.

Uyarılar üzerindeki analizimiz, bu tarihten sonrakilere odaklandı.

Bu tarihten sonraki tüm İsrail Ordusu paylaşımlarını ve broşürlerini 26 farklı uyarıda gruplandırdık.

Bunların büyük çoğunluğu blok sistemine referansta bulunuyordu.

İsrail Ordusu BBC’ye internetten ve broşürlerin yanı sıra yaklaşan saldırılar konusunda daha önceden kaydedilmiş telefon mesajları ve bireysel aramalarla da uyarılar yaptıklarını söyledi.

Gazze’den sahadan kapsamlı bilgi almak mümkün değil ve telefon şebekesi ağır hasar aldığı için BBC, mesajlar ve sesli aramalar konusunda kanıt toplayamadı.

26 ayrı uyarıda İsrail Ordusu’nun halkın tehlike bölgelerinden kurtulmak için kullanabileceği belirli bilgilerin olduğunu tespit ettik.

Ancak 17’sinde hatalar da vardı.

Bu hatalar şöyleydi:

Buna ek olarak, bir uyarıda bir bölgede listelenen mahalleler aslında bir başka bölgedeydi. Bir diğerinde iki mahallenin blok numaraları karıştırıldı. Bir üçüncüsünde de metinde listelenen bazı bloklar, eşlik eden haritada Gazze’nin öbür tarafında gösteriliyordu.

İsrail Ordusu’yla bu hatalarla ilgili temas ettiğimizde, haritalardaki belirli sorunlara yanıt verilmedi, ancak paylaşımlardaki metnin yeterince açık olduğu savunuldu. Ayrıca, insanlara gidebilecekleri yerler oklarla gösterildiğinde “okların genel bir yönü işaret ettiğinin açık olduğu” iddia edilirken, asıl bilginin metinde verildiği tekrarlandı.

Oxford Etik, Hukuk ve Silahlı Çatışma Enstitüsü’nün Direktörü Janina Dill, bu yanlışların ve hataların İsrail’in uluslararası hukuktaki “etkin önceden uyarı verme” zorunluluğunu ihlal etmiş olabileceği anlamına geldiğini söyledi.

Uyarıların çoğunda hatalar varsa ve sivillerin anlayabileceği kadar net değilse, Dill’e göre “bu uyarılar uluslararası hukuk uyarınca düzgün bir şekilde görevlerini yapmıyor.”

Exeter Üniversitesi’nden Uluslararası Hukuk Profesörü Kuba Macak da hataların uyarıların işlevlerini boşa çıkardığını ve bu işlevin de “sivillere kendilerini koruma şansı vermek” olduğunu söylüyor.

Blokların numaraları anlaşılır değil

Aralık ayında Gazze şehrinden teknoloji girişimcisi Saleh, çocuklarıyla birlikte eşinin ailesinin Gazze’nin orta kesimlerindeki Nuseyrat’ta bulunan evine sığınmıştı.

Saleh evde elektrik ya da telefon sinyali olmadığını ve internetin de uzun sürelerle kesildiğini anlatıyor.

Yakındaki bir okulun bombardımanında insanların öldüğünü ve kaçtıklarını gördüğünü, İsrail Ordusu’ndan herhangi bir tahliye detayı almadıklarını vurguluyor.

En sonunda, birinden Mısır ve İsrail’deki veri şebekelerine erişmesini sağlayan bir sim kart buldu ve İsrail hükümetine ait bir Facebook sayfasında tahliye uyarısını gördü.

“Bazı mesken blokları için tahliye emri vardı, ancak hangi blokta yaşadığımızı bilmiyorduk. Bu büyük bir tartışmaya dönüştü” diyor Salah.

Salah internete ara ara bağlanabiliyordu ve savaştan hemen önce İngiltere’ye giden eşi Amani’ye mesaj attı.

Amani internete girebiliyor ve İsrail Ordusu’nun ana blok haritasına ulaşıp kocasının tam anlamıyla nerede olduğunu tespit edebiliyordu.

Ama sonra Facebook’taki uyarı mesajına baktıklarında, çift Salah’ın kaldığı blokun ikiye bölündüğünü gördü.

Bu da ailenin kafasını daha da karıştırdı.

En nihayetinde, Salah çocuklarıyla birlikte evi terk etmeyi seçti.

Ancak ailesinin bir kısmı çatışmalar iyice şiddetlenene kadar evden çıkmadı.

Bu tutarsızlıklara karşın, İsrail Ocak ayında bu blok uyarı sistemini, Uluslararası Adalet Divanı’nda, Güney Afrika’nın soykırım yapıldığı iddiasıyla açtığı davada savundu.

İsrail’in avukatları, ülkenin sivilleri korumak için elinden geleni yaptığını savunuyor ve “tüm bir bölgenin tahliye edilmesi yerine, belirli bölgelerin geçici olarak tahliye edilebileceği ayrıntılı bir sistem hazırlandığını” söylemişti.

Sosyal medyada yayımlanan bir uyarıyı kanıt olarak sundular. Ancak BBC bu uyarıda da iki hata buldu.

55 ve 99 numaralı bloklar 13 Aralık’taki uyarının metninde geçiyordu. Ancak haritada gösterilmemişlerdi.

Tutarsızlıklar

İsrail Ordusu, bir blok numarası özel olarak metinde geçiyorsa bu uyarının yeterince net olduğunu söyledi.

İsrailli avukatlar ayrıca, İsrail Ordusu’nun Arapça Twitter hesabı üzerinde tahliye edilen alanlara yakın sığınakların yerleri konusunda da bilgi sağladığını savundu.

Ancak incelediğimiz sosyal medya uyarıları ve broşürlerin hiçbirinde sığınakların adları ve tam yerleri yer almıyordu.

BBC araştırması aynı zamanda İsrail Ordusu’nun blok sisteminin tutarsız kullanıldığını buldu.

26 uyarının dokuzunda bir dizi blok numarası ve mahalle ismi vardı.

Dokuzunda ise blok numaraları hiç yoktu.

32 kişilik Abdu ailesi de savaşın başlarında Gazze Şehri’nden bölgenin orta kesimlerine kaçtı.

Sonra da Aralık ayında bir uçaktan atılan uyarı broşürünü aldılar.

BBC’nin gördüğü aile Whatsapp grubundaki mesajlarda, iki gün boyunca broşürde aslında ne demek istendiği tartışılıyor.

Broşürde, tahliye edilmesi gereken mahalleler listeleniyordu, ancak aile bunların çoğunun nerede olduğunu bulamadı.

Uyarıda insanlardan, “El Bureyj kampı, Badr Mahalleleri, Kuzey Kıyısı, ve Gazze Vadisi’nin güneyindeki El Nuzha, El Zahra, El Burak, Al Ravda ve El Safa’nın boşaltılması” isteniyordu.

Yakındaki El Zahra ve Badr’i bulabildik; ancak Gazze Vadisi nehir yatağının kuzeyindeydiler.

Gazze Vadisi’nin “güneyindeki bölgelerde” El Ravda ya da El Nuzha mahallelerini bulamadık.

Abdu ailesi ne yapacaklarına karar vermekte zorlandı.

Kalıp, şiddetli çatışmalara yakalanma riskini mi alacaklardı, yoksa terk edip bulabilecekleri tek sığınaktan mı olacaklardı?

Kaçtıkları yerde daha yoğun saldırılar oldu

Bazıları uyarıyı dinleyip, “Deyr el Balah’taki sığınaklara” gitti.

Ancak buraya ulaştıklarında güvende hissetmeyip, geri döndüler. Öleceklerse, hep beraber ölmeye karar verdiklerini söylediler.

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden Jamon Van Dan Hoek ve New York City Üniversitesi’nden Corey Scher’in incelediği uydu verileri, ailenin bir süreliğine kaçtığı Deyr el Balah’ın, terk ettikleri bölgeden daha yoğun saldırılara uğradığını gösteriyor.

İsrail Ordusu, “sivil varlığı ve bu saldırılardan sonraki sivil hareketlerinin” incelendiğini, kafa karıştırıcı ya da çelişkili olmadıklarını” savundu.

Ayrıca uyarılarının “Gazze’de sayısız sivilin hayatını kurtardığını” söylediler.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-ordusunun-gazzedeki-sivillere-tahliye-uyarilari-hata-ve-celiskiler-iceriyor/feed/ 0
GÖRÜŞ- Netanyahu Refah’ta neden bu kadar ısrarcı? https://www.haber60.com.tr/gorus-netanyahu-refahta-neden-bu-kadar-israrci/ https://www.haber60.com.tr/gorus-netanyahu-refahta-neden-bu-kadar-israrci/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:09:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25941 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Hüseyin Mercan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Refah saldırısı ısrarının arka planını AA Analiz için kaleme aldı.

***

Aksa Tufanı’nın başladığı 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de oluşan tablo, Filistin-İsrail çatışmasının genel seyrini tamamen değiştirecek 2 ana gelişme çerçevesinde şekilleniyor. Bunlardan ilki, Kassam Tugayları öncülüğündeki Gazze direnişinin, işgal devletine beklentilerin çok ötesinde verdirdiği zarardır. Tarihindeki en uzun soluklu fiili savaşını Gazze’ye karşı yürüten İsrail, askeri kayıplarının yanı sıra ekonomik, toplumsal ve psikolojik çöküşle beraber derin bir krizle yüzleşiyor. Ayrıca küresel siyasette siyonist yönetime desteğin azalması ve uluslararası kamuoyunda Filistin yanlısı güçlü bir blokun teşekkülü, İsrail’in itibarını ve imajını sarsarak dünya genelinde tüm meşruiyetini ortadan kaldırıyor.

Netanyahu’nun soykırım stratejisi

Filistin ve İsrail arasındaki çatışma ekseninde Gazze’deki durumu şekillendiren 2’nci husus ise Binyamin Netanyahu hükümetinin yürüttüğü soykırım stratejisidir. Önceki yıllarda Gazze’de çok sayıda katliam yapmasına rağmen uluslararası toplumdan yükselen tepkileri dikkate alarak görece geri adım atan Tel Aviv yönetimi, son aylarda ise Gazze’yi ilhak için gerekli şartları oluşturmak adına sahada eşi benzeri görülmeyen bir saldırganlık örneği sergiliyor.

Siyonist yönetim, yıllardır sürdürdüğü agresif yayılmacı siyaseti meşrulaştırmak ve Batı dünyasının desteğini kaybetmemek için mütemadiyen Hamas’ı “terör örgütü” şeklinde tasvir eden bir dil inşa etti. Böylece Filistin direnişinin haklı mücadelesini gölgeleyerek yeni yerleşim yerlerinin önünü açmak, Tel Aviv’in başlıca önceliğiydi. Lakin bu süre zarfında Netanyahu hükümeti, Gazze’nin kuzey kısmına saldırmaya başladığında, işlediği suçlara ve gerçekleştirdiği katliamlara gerekçe üretebilmek maksadıyla sivillerin Gazze’nin güney kısmına geçiş yapması çağrısında bulundu. 10 kilometrelik bir alanda güvenli bölge oluşturma planı, işgal devletinin Gazze’nin tamamı üzerinde bir egemenlik iddiasında bulunma hamlesinin ilk aşamasıydı. Sonraki günlerde kara harekatının genişlemesi ve Filistinlilerin Gazze’de can güvenliğinin kalmaması sebebiyle bir buçuk milyona yaklaşan insan Refah’a sığındı.

Netanyahu Refah saldırısıyla neyi hedefliyor?

Netanyahu açısından tüm göstergelerin aleyhine geliştiği bu süreçte, siyonist yönetim Refah’taki Filistinlileri Mısır’a sürerek Gazze’de tam manasıyla bir yıkım gerçekleştiriyor. Netanyahu, Refah üzerinde oluşturduğu kara harekatı baskısıyla temelde 2 şeyi hedefliyor; Gazze’nin Filistinlilerden arındırılmasını hızlandırmak ve İsrail kamuoyunda kaybettiği meşruiyetini yeniden kazanmak. Netanyahu, Refah’a sıkışıp kalan insanlara doğru büyük bir harekat tehdidiyle uluslararası aktörlerin devreye girmesi ve Filistinlilerin sınırın diğer tarafa geçirilmesinin koordine edilmesini planlıyor. Bir yandan da Biden yönetiminin Refah’a yönelik toplu bir saldırının felaketle sonuçlanacağını dillendirmesine rağmen İsrail’e mühimmat desteği vermeye devam etmesi, Tel Aviv’in mevcut pozisyonunu korumasına olanak tanıyor. Netanyahu, Gazzelileri yurtlarını terk etmeye zorlayarak hem bölgenin ilhakını tamamlamayı hem de taş üstüne taş bırakmayacak şekilde yürütülecek bir operasyon ile Gazze’yi tüm direniş gruplarından arındırmayı amaçlıyor.

Refah’a başlatılacak bir harekat ile Hamas’ı Gazze’de tam olarak mağlup edeceğini düşünen Netanyahu, bu yolla İsrail toplumuna ve özellikle de muhalefete açık bir mesaj vererek üstünlük sağlamayı amaçlıyor. Son yıllarda kendisi ve yakınlarının isimlerinin sıklıkla yolsuzluklarla anılması, Netanyahu’nun toplumdaki karşılığının büyük oranda zarar görmesine neden oldu. Benzer şekilde siyasi alanı kendi konumunu muhafaza edecek şekilde yeniden dizayn etmeye çalışması da ciddi şekilde eleştirilerek Netanyahu karşısında güçlü bir muhalif blok oluşturdu. 7 Ekim İsrail ordusunun Gazze’deki rehineleri kurtarma konusunda yetersiz kalması ve artan saldırganlık nedeniyle savaşın etkilerinin İsrail toplumunu ciddi şekilde sarsması gerekse de Gazze’deki soykırımdan ötürü uluslararası toplumda İsrail karşıtlığının yükselişi, Netanyahu’nun işini güçleştirdiği gibi aynı zamanda siyasal varlığını da bitirme noktasına getirdi. Bu nedenle savaşın sonunda en azından bir başarı hikayesi yazabilmek adına Hamas’ı hedef tahtasına koyan Netanyahu, Refah üzerinden Gazze’nin ilhakı ve direnişin yok edilmesi yoluyla kendi toplumunun karşısına muzaffer bir edayla çıkmaya çalışıyor. Yenilgiyi Filistinlileri katlederek örtmeye çalışan Netanyahu, kendi gerçekliğiyle yüzleşmemek adına tüm bölgeyi büyük bir istikrarsızlığa sürükleyecek ve yeni katliamların yaşanmasına kapı aralayacak ısrarcı tutumundan asla taviz vermiyor.???????

[Doç. Dr. Muhammed Hüseyin Mercan, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gorus-netanyahu-refahta-neden-bu-kadar-israrci/feed/ 0
İsrail’de Binlerce Kişi Netanyahu Hükümetinin İstifasını Talep Ediyor https://www.haber60.com.tr/israilde-binlerce-kisi-netanyahu-hukumetinin-istifasini-talep-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/israilde-binlerce-kisi-netanyahu-hukumetinin-istifasini-talep-ediyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 07:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25534 İsrail’de binlerce kişi, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası, erken seçim ve Gazze’deki İsrailli esirlerin geri getirilmesi talebiyle Batı Kudüs’teki Meclis’in önünde çadır kent kurdu.

İsrail’de pazar akşamı yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı hükümet karşıtı gösterilerin ardından bazı gruplar Batı Kudüs’teki İsrail Meclisi önünde yüzlerce çadır kurarak burada kalmaya başladı.

Netanyahu hükümetinin istifası, erken seçim ve Gazze’deki İsrailli esirlerin geri getirilmesini talep eden protesto organizatörü gruplar, Batı Kudüs’teki İsrail Meclisi önünde dört gün boyunca çadırlarda kalacaklarını ve gösterilerini sürdüreceklerini açıkladı.

Protesto grupları, İsrail ordusunun Gazze’ye saldırıları 6 aydır devam ederken, Gazze’deki İsrailli esirlerin evlerine dönemediği durumda, Meclis’in ara tatile girmesini eleştirdi.

İsrail Meclisi önündeki Kaplan Caddesi protestocuların kurduğu yüzlerce çadırla doldu. Gece saatlerinde de bazı göstericilerin buraya gelerek çadır kurmaya başladığı görüldü.

Meclis önünde çadır kurmaya başlayan İsrailli Gal Kahoonay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail olarak “çok kötü bir noktada” olduklarını ve 130’dan fazla İsraillinin “Gazze Şeridinde” esir olduğunu söyledi.

Kahoonay, “Hükümetten Gazze’deki İsrailli esirleri buraya getirmesini, bu konuda bir şey yapmalarını istiyoruz. Ama hiçbir şey yapmıyorlar. Bunu protesto etmeye geldik.” dedi.

Bir hafta boyunca çadırda kalmayı planladıklarını belirten Kahoonay, Netanyahu hükümetinin sadece kendi siyasi makamlarını korumaya çalıştığını ve esirlerin durumunu önemsemediğini dile getirdi.

İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti karşıtı ve Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin ailelerine destek olmak için pazar akşamı düzenlenen kitlesel gösterilere yüz binden fazla kişi katılırken, Batı Kudüs’te göstericiler otoyolda trafiği kesmiş, ateş yakmış, polisle karşı karşıya gelmişti.

Netanyahu, sokakta protestolar devam ederken düzenlediği basın toplantısında, erken seçim taleplerinin İsrail’i 8 ay boyunca “felce uğratacağını” ve “bu durumdan en fazla Hamas’ın memnuniyet duyacağını” savunmuştu.

Gazze’deki İsrailli esirlerin yakınları, cumartesi akşamı başkent Tel Aviv’de toplandıkları meydandaki gösterilerini sonlandırarak bundan sonra ülke genelinde sokaklara ineceklerini duyurmuştu. İsrail’de Netanyahu’yu 7 Ekim 2023’te Hamas’ın düzenlediği sürpriz saldırıdan sorumlu tutan hükümet karşıtı gruplar da gösterilere katılma çağrısı yapmıştı.

Hamas ve İsrail arasında Gazze’de ateşkes ve karşılıklı esir takası için dolaylı müzakerelerin yeni turu pazar Kahire’de başlamıştı.

BMGK’nin ateşkes kararı uygulanmıyor

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) 25 Mart’ta Gazze’de ramazan ayında bir ateşkes kararı çıktı ancak İsrail bu kararı hiçe sayarak saldırılarına devam ediyor.

İsrail ordusunun saldırıları ve işgali gölgesinde, Gazze Şeridi’nde 2,3 milyon Filistinlinin yaklaşık yüzde 90’ının evsiz, açlık, kıtlık karşısında yaşam mücadelesi verdiği insanlık felaketi devam ediyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bugüne kadar Gazze’ye saldırılarında 21 binden fazlası kadın ve çocuk yaklaşık 33 bin Filistinli can verdi. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Hamas ile İsrail arasında en büyük anlaşmazlıkların başında, Hamas’ın “kalıcı ateşkes talebine rağmen” İsrail’in “geçici ateşkes ve savaşa devam etmeyi talep etmesinin” geldiği aktarılıyor.

Hamas’ın, zorla göç ettirilmiş Filistinlilerin İsrail’in kara işgalini sürdürdüğü, çoğu yıkılmış Gazze’nin kuzeyine dönmesini istediği, İsrail’in ise buna karşı çıktığı ifade ediliyor.

İsrail makamlarına göre, Gazze Şeridi’nde, bazıları hayatta bazıları ölü 136 kadar İsrailli esir bulunuyor. Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında öldürülen İsrailli esir sayısının 70’i geçtiğini duyurmuştu.

Netanyahu üzerinde baskı artıyor

Başbakan Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerden dolayı Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de dahil olmak üzere Netanyahu hükümetinin üst düzey isimleri, esirlerin İsrail’in birinci önceliği olmaması gerektiğini ve Hamas’ı yok etmenin daha önemli olduğunu savunuyor.

Sosyal medyada Netanyahu destekçileri tarafından saldırıya uğradıklarını iddia eden bazı esir yakınları, esirlerin salıverilmesi için hükümete çağrıda bulundukları gösterilerde fiziksel saldırıya uğradıklarını da belirtmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilde-binlerce-kisi-netanyahu-hukumetinin-istifasini-talep-ediyor/feed/ 0
İsrail’de Kitlesel Gösteriler: Trafiği Kesti, Ateş Yaktı, Polisle Karşı Karşıya Geldi https://www.haber60.com.tr/israilde-kitlesel-gosteriler-trafigi-kesti-ates-yakti-polisle-karsi-karsiya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/israilde-kitlesel-gosteriler-trafigi-kesti-ates-yakti-polisle-karsi-karsiya-geldi/#respond Mon, 01 Apr 2024 00:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25451 İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti karşıtı ve Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin ailelerine destek olmak için düzenlenen kitlesel gösterilere yüz binden fazla kişi katılırken, Batı Kudüs’te göstericiler oto yolda trafiği kesti, ateş yaktı, polisle karşı karşıya geldi.

İsrail’de Netanyahu hükümeti karşıtı ve Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin getirilmesi için Hamas ile anlaşma imzalanmasını talep eden protestolar, cumartesinin ardından pazar gecesi de daha güçlü bir ivmeyle devam etti.

Gösterilerin odak noktası İsrail Meclisi’nin bulunduğu Batı Kudüs oldu. Gazze Şeridindeki İsrailli esirlerin yakınlarının destekçileri ve Netanyahu hükümetinin istifasını isteyen 100 binden fazla kişi İsrail Meclisi çevresindeki yollar ve meydanları doldurdu.

Netanyahu karşıtı gruplar, Başbakan Netanyahu’ya hitaben “Sen baştasın, sen suçlusun”, “(Esir takası) Anlaşma şimdi”, “Seçimler hemen” sloganları atarak hükümetin istifasını talep etti.

İsrail Meclisi yakınında gösteri yapan bazı gruplar, yakınlardaki kentin ana arterlerinden Begin Otoyolu’na yürüyerek burada trafiği kapattı ve yolda ateş yaktı.

İsrail polisi, göstericilere, atlı birlikler ve TOMA’lardan sıkılan pis kokulu suyla müdahale etti.

Öte yandan, Batı Kudüs’teki gösterilerde, ülkedeki ultra Ortodoks Yahudilerin (Haredi) zorunlu askerlik görevine katılmasını talep eden gruplar da Haredilerin yaşadığı Mea Shearim’de yürüyüş yaptı. Bazı Haredilerle buradaki grupların karşılaşmasında karşılıklı sözlü atışmalar ve zaman zaman da arbede yaşandı.

Batı Kudüs’ün yanı sıra Tel Aviv, Netanyahu’nun şahsi konutunun bulunduğu Kayseriya, kuzeydeki Kfar Saba kenti gibi onlarca noktada düzenlenen gösterilere binlerce kişi katıldı.

Netanyahu, sokakta protestolar devam ederken düzenlediği basın toplantısında, erken seçim taleplerinin İsrail’i 8 ay boyunca “felce uğratacağını” ve “bu durumdan en fazla Hamas’ın memnuniyet duyacağını” savunmuştu.

Gazze’deki İsrailli esirlerin yakınları, başkent Tel Aviv’de toplandıkları meydandaki gösterilerini sonlandırarak bundan sonra ülke genelinde sokaklara ineceklerini duyurmuştu. İsrail’de Netanyahu’yu 7 Ekim’de Hamas’ın düzenlediği sürpriz saldırıdan sorumlu tutan hükümet karşıtı gruplar da gösterilere katılma çağrısı yapmıştı.

Hamas ve İsrail arasında Gazze’de ateşkes ve karşılıklı esir takası için dolaylı müzakerelerin yeni turu bugün Kahire’de başlamıştı.

Son turu Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleşen Hamas ve İsrail arasındaki müzakerelerde anlaşma sağlanamamıştı.

BMGK’nin ateşkes kararı uygulanmıyor

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) 25 Mart’ta Gazze’de ramazan ayında bir ateşkes kararı çıktı ancak İsrail bu kararı hiçe sayarak saldırılarına devam ediyor.

İsrail ordusunun saldırıları ve işgali gölgesinde, Gazze Şeridi’nde 2,3 milyon Filistinlinin yaklaşık yüzde 90’ının evsiz, açlık, kıtlık karşısında yaşam mücadelesi verdiği insanlık felaketi devam ediyor.

Hamas ile İsrail arasında en büyük anlaşmazlıkların başında, Hamas’ın “kalıcı ateşkes talebine rağmen” İsrail’in “geçici ateşkes ve savaşa devam etmeyi talep etmesinin” geldiği aktarılıyor.

Hamas’ın, zorla göç ettirilmiş Filistinlilerin İsrail’in kara işgalini sürdürdüğü, çoğu yıkılmış Gazze’nin kuzeyine dönmesini istediği, İsrail’in ise buna karşı çıktığı ifade ediliyor.

İsrail makamlarına göre, Gazze Şeridi’nde, bazıları hayatta bazıları ölü 136 kadar İsrailli esir bulunuyor. Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında öldürülen İsrailli esir sayısının 70’i geçtiğini duyurmuştu.

Gazze’deki İsrailli esirlerin yakınları Hamas ile siyasi bir anlaşma sağlanıp yakınlarının serbest bırakılmasını talep ederek hükümeti çağrılarına kayıtsız kalmakla suçlamıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilde-kitlesel-gosteriler-trafigi-kesti-ates-yakti-polisle-karsi-karsiya-geldi/feed/ 0
Gazze’de açlık: Filistinliler gökyüzünden gelecek yardımı gözlüyor https://www.haber60.com.tr/gazzede-aclik-filistinliler-gokyuzunden-gelecek-yardimi-gozluyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-aclik-filistinliler-gokyuzunden-gelecek-yardimi-gozluyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25311 Lucy Williamson/ BBC News/ Gazze Şeridi semaları

Gazze’nin yaklaşık 1700 kilometre doğusunda, büyük yardım malzemesi blokları bir Amerikan askeri nakliye uçağına yükleniyor. Katar’daki El Udeid üssünde mürettebat, uçağın kargo bölümüne altında karton bir palet ve üzerinde bir paraşüt bulunan 80 bloku yüklüyor.

Gazze’yi doyurmak şu anda karmaşık, riskli ve çok uluslu bir operasyon. İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri, iki yardım dağıtımı uçuşu yaptı. Fransa, Almanya, Ürdün, Mısır ve BAE de faaliyetlere katılıyor.

Bu, Amerikan güçleri tarafından gerçekleştirilen 18. yardım uçuşu. Kuşatma altındaki küçük savaş alanına 40 bin öğün yiyecek atmak için Doha’dan kalkan ve gidiş dönüş 6 saat süren bir uçuş gerekiyor.

Yardım dağıtımında en pahalı ve en etkisiz yöntem. Ayrıca kontrol etmesi de zor.

Geçtiğimiz günlerde, denize düşen yardım bloklarını almaya çalışan 12 kişi boğularak can verdi. Altı kişi de, yardıma ulaşmak için oluşan izdihamda ezilerek öldü.

Kokpite girişteki büyük Amerikan bayrağının altında duran yardım görevinin komutanı Binbaşı Boone “Bu haberlerin farkındayız ve kayıpları kısıtlamak için elimizden geleni yapıyoruz” diyor.

“Kelimenin tam anlamıyla elimizden geleni yapıyoruz. Gazzelilerin görüp, yoldan çekilebilmeleri için daha çok vakitleri olsun diye daha yavaş alçalan bir paraşüt kullanıyoruz.

“Ayrıca yardımların düştüğü bölgelerin boşaltılabilmesi için uğraşıyoruz, böylece ilgili noktada insanlar toplanırsa, buralara yardım atmıyoruz.”

Yarbay Boonne uçuş rotasını dikkatle belirlediklerini, Gazze kıyısındaki daha güvenli ve açık alanları hedef aldıklarını, ancak yardımları deniz üzerindeyken atarak, arızalı paraşütlerin binalara ve insanların üzerine değil, denize düşmesini sağlamaya çalıştıklarını söylüyor.

Bunların hiç biri kolay değil.

Büyük bir askeri kargo uçağının gelişi kilometrelerce öteden duyuluyor ve bu da kalabalıkların uçağı takip etmek için hızla toplanmaları anlamına geliyor.

Çaresizlik yüzünden bir çok kişi yardımlara erişebilmek için büyük riskler alıyor ve bir çoğu da boş ellerle geri dönüyor.

Ölen ve yaralanan sayısı artarken, Hamas’ın havadan yardımın durdurulması çağrısı yaptığı, “işe yaramaz ve aç sivillere yönelik gerçek bir tehlike” diye tanımladığı belirtiliyor.

Riskler, yardımlar yere indiğinde örgütlü bir dağıtım olmadığından daha da büyüyor.

Gazze üzerinde manevra yaparken, uçağın kargo kapısı açıldığında, bölgenin yıkılmış başkenti görülüyor. Geriye kalan birkaç yüksek apartman, geriye kalmış tek diş gibi görünüyor.

Amerikan yiyecek paketlerinin, Amerikan yapımı silahların zaten izlerini bıraktığı yerlere ulaştırılması hedefleniyor.

Altımızda, kıyı boyunca uzanan yol hızla aynı yöne doğru giden insanlar ve araçlarla dolu. Uçağı takip etmeye çalışıyorlar.

Paraşütlerin uçaktan atılıp, saniyeler içinde küçük noktalara dönüşmesini izliyoruz. Bir çoğu suyun üzerinde kalıyor, ancak paraşütü açılmaya ikisi doğrudan denize düşüyor.

ABD Hava Kuvvetleri Sözcüsü Binbaşı Ryan DeCamp, havadan yardımın Gazze’deki açlık krizinin çözümündeki en iyi yaklaşım olup olmadığını sorduğumuzda “Mükemmel değil. Yerde yiyeceğe ihtiyacı olan iki milyondan fazla kişinin, bu savaşı istemeyen masum siviller olduğunu biliyoruz ve biz de on binlere yetecek gıda atıyoruz” diyor.

“Denizde bir damla gibi mi gözüküyor? Belki biraz öyle ama yerde bu yardımın bir kısmına ulaşabilen bir aileyseniz, hayatınızı kurtarabilir.”

Gazze’de yerde, BBC’ye çalışan bir gazeteci Amerikan paraşütlerini izledi. O gün 11 havadan yardım dağıtımı saydı. Kuzey bölgelerindeki bazı Filistinlilerin, günlerce gökyüzüne bakıp, yardım uçaklarını beklediği söyleniyor.

Bir başka Gazze kenti sakini Ahmed Tafesh “Bu sabah iki kez yardım almayı denedik ama başaramadık” diyor.

“En azından bir kutu konserve fasulye ya da humus alabilirsek, bugün bir şeyler yiyebiliriz. Açlık çoğu kişiyi tüketti, artık enerjileri yok.”

Son günlerde yayımlanan bir küresel değerlendirme, Gazze’de açlığın kapıda olduğu uyarısında bulundu. Böylece BM’nin en üst düzey mahkemesi de İsrail’e yardımın “engelsiz” akışını sağlama talimatı verdi.

Binbaşı Boone “İnsanlar açlık çekiyorsa ve gıda verebiliyorsak, şu anda elimizden gelenin en iyisi bu. Başka insanlarının daha çok zaman alan yaklaşımları denediğini biliyorum. C17 filoma emir verildi ve 36 saat içinde ihtiyaç sahiplerine gıda götürebilmek için elimizden geleni yapmaya başladık” diyor.

İsrail hem Gazze’de açlık değerlendirmesini hem de BM Mahkemesi’nin talimatını görmezden geldi ve yardımın engellendiği iddialarının “Tamamen temelsiz” olduğunu savundu. Ayrıca Hamas’ı yiyecek yardımlarını çalmakla suçladılar.

Ancak Gazze’ye insani yardım, şu anda ABD ve İsrail arasındaki savaşa dair görüş ayrılıklarından biri.

ABD, Gazze’ye daha çabuk yardım ulaştırılması için geçici bir iskele kuruyor. İsrail’in Gazze Şeridi’nin 48 kilometre uzağındaki en işlek kargo limanı ise yardım dağıtımına açılmadı.

ABD Başkanı Joe Biden, hala büyük yardımları ulaştırmak için en iyi yol olan karadan yardım konvoylarının gönderilmesi için İsrail Başbakanına baskı yapmaya devam ediyor.

Gazze’deki hastanelerden gelen hasta, kötü beslenmiş, ölen çocukların görüntüleri Amerika’daki seçmenleri etkiliyor. Ancak Biden hala isteklerini kabul ettirebilmek için ülkesinin İsrail’e verdiği silahları bir koz olarak kullanmakta isteksiz.

Arap ve Batılı ülkeler yardım uçuşlarını yoğunlaştırıyor. Riskli ve etkisiz olsa da, çaresiz halka küçük miktarlarda yardımları atıyorlar.

Aslında bu son çare.

Değerleri ise basit soruyla ölçülüyor: Gazze nüfusu üzerindeki ve başka yerlerdeki hükümetler üzerindeki baskıyı ne ölçüde azaltıyorlar?

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-aclik-filistinliler-gokyuzunden-gelecek-yardimi-gozluyor/feed/ 0
TYB Genel Başkanı: İsrail’in Gazze saldırıları insanlığın borcudur https://www.haber60.com.tr/tyb-genel-baskani-israilin-gazze-saldirilari-insanligin-borcudur/ https://www.haber60.com.tr/tyb-genel-baskani-israilin-gazze-saldirilari-insanligin-borcudur/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25299 Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, İsrail’in Gazze’ye 7 Ekim’den bu yana devam ettirdiği saldırıların biran önce sona erdirilmesinin ve halka acilen insani yardımların ulaştırılmasının insanlığın boynunun borcu olduğunu kaydetti.

TYB, İsrail’in Gazze saldırıları ve insanlık dışı zulme dikkat çekmek amacıyla birlik binasında “Gazze Çalıştayı” düzenledi.

Çalıştayın açılışında bir konuşma yapan Arıcan, Gazze’deki saldırıların başlangıcından itibaren ilk tepkiyi birlik olarak verdiklerini ve imza kampanyası başlattıklarını söyledi.

Arıcan, 7 Ekim’den itibaren bilinçli şekilde İsrail’in Gazze halkını yeryüzünden silmek istercesine yaptığı soykırımın tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini belirtti.

Arıcan, “Müslümanların mübarek ayı ramazanda dahi bu mazlum ve asil halka bu zulüm devam ediyor. Hiçbir inanca saygısı olmayan, kadın, erkek, çocuk, yaşlı, canlı, cansız, hukuk tanımayan bu zulmün biran önce sona erdirilmesi ve buradaki halka acilen insani yardımların ulaştırılması insanlığın boynunun borcudur.” dedi.

Gelinen noktada işin çok büyük bir boyuta ulaştığını kaydeden Arıcan, şunları söyledi:

“İsrail terör devletini hiçbir güç şu an durduramıyor. Kanun, yasa, uluslararası hukuk, hiçbir insani değer tanımaksızın çocuklar, kadınlar hunharca şehit ediliyor. Oruç tutulan bu mübarek ayda inançlarını, vecibelerini yerine getirmeye çalışan bu insanlara sahur, iftar yapacak en asgari düzeydeki beslenmelerine bile müsaade edilmiyor. İnsanlığın bittiği yerdeyiz. Bunlar olurken, Gazze, Filistin halkı asaletini koruyor, duruşunu koruyor ve varlığını ayakta tutmaya çalışıyor sadece. Aslında yaşanan bir savaş da değil. Karşıda düzenli bir ordu yok. Karşıda bir mukavemet yok. Artık kontrolden, insanlıktan çıkmış bir terör devletinin Gazzelileri silme çabası olarak görüyoruz. Gazze’deki masum halkın sesi olmayı, sözcüsü olmayı şiar edindik.”

Arıcan, yazar, akademisyen, dış politika uzmanı ve ilim adamlarının katılımıyla yüz yüze ve çevrimiçi olarak iki oturum halinde yapılacak çalıştayda siyaset, uluslararası ilişkiler, ekonomi, hukuk, kültür-edebiyat, psikoloji, sosyoloji alanlarında Gazze’nin durumunun masaya yatırılacağını söyledi.

Musa Kazım Arıcan, Türkçe, Arapça, İngilizce ve İbranice olarak hazırlanacak çalıştay sonuç bildirisinin, basın yoluyla kamuoyuna açıklanacağını ayrıca Türkiye ve dünyadaki ilgili-sorumlu kurum-kuruluşlarla paylaşılacağını belirtti.

“Hristiyanlar, Yahudilere her türlü desteğin sağlanmasını dini bir görev olarak kabul ediyor”

Açılış konuşmasının ardından, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şinasi Gündüz, “Gazze soykırımının teopolitik boyutu” isimli sunumunda, 7 Ekim sonrasında İsrail’in katliamı nasıl meşrulaştırdığını anlattı.

Gündüz, işgalci İsrail yapılanmasında iktidarın, halkın kendisine destek verdiğini ve halkı motive ettiğini belirterek, “Gazze’de katliam yaparken, ‘Biz seçilmiş bir halkız. Tanrı tarafından seçildik. Diğer halklardan farklı bir konumumuz var. Dolayısıyla bu topraklar bize vadedildi’ diye kendilerini ve halkı motive ediyorlar.” diye konuştu.

İsrail’in Filistin ve Gazzelileri, Hz. Musa döneminde Yahudilerin Mısır’dan Kenan bölgesine geçtiklerinde düşman olarak gördükleri Amaleklilerle özdeşleştirdiklerini söyledi.

İsrail’in kutsal kitaplarından referans alarak soykırım yaptığını söyleyen Gündüz, şunları kaydetti:

“Bu soykırımın ilk günlerinde ABD bunun din savaşı olduğunu söyledi. Hristiyanlar da Yahudilerin ‘seçilmiş halk’ olduğunu kabul ediyor. Hristiyan ve Yahudi siyonistlerin mesih düşüncesinde de bir ortak nokta var. Netanyahu ve etrafındaki kişiler, kutsal kitaplarından atıfta bulunarak şu anda yapmakta oldukları mücadelenin, adeta mesih döneminin inşasına yönelik bir mücadele olduğu çağrışımında bulundular. Hristiyan siyonisitler bir Yahudi mesih beklemiyor ama her iki kesim de mesih beklentisi noktasında ittifak yapmış durumdalar. Hristiyanlar, Yahudilere kayıtsız, şartsız her türlü desteğin sağlanmasını dini bir görev olarak kabul ediyor. Soykırım, analiz edilirken teopolitik arka planın kesinlikle ihmal edilmemesi gerekiyor. Çünkü insanları yönlendiren ve zihin yapılarını inşa eden temel argüman dindir.”

Programda, Prof. Dr. Ali Osman Kurt, Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir, Prof. Dr. Kudret Bülbül, Prof. Dr. Mete Gündoğan, Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Doç. Dr. Muhammet Enes Kala, Doç. Dr. Halid Üveysi, Doç. Dr. Mustafa Yetim, Doç. Dr. Recep Yorulmaz, Dr. Nuri Salık konuşma yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tyb-genel-baskani-israilin-gazze-saldirilari-insanligin-borcudur/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul Bir Beş Sene Daha Kaybedemez” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbul-bir-bes-sene-daha-kaybedemez/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbul-bir-bes-sene-daha-kaybedemez/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:54:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25033 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Her şeyi akıl ve vicdan terazimizde tartacağız. Kırgınlıkla ve öfkeyle değil sağduyuyla meseleye yaklaşacağız. Kullanacağımız bir oyun beş senemizi etkileyeceğini unutmayacağız. İstanbul bir 5 sene daha kaybedemez” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde düzenlediği mitinge katıldı. AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un konuşmasının ardından Kurum ile ele tutuşarak sahneye gelen Erdoğan, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“İsrail’in hukuk tanımaz, kutsal bilmez, zalim hükümeti yaklaşık 6 aydır Gazze’deki kardeşlerimizi katlediliyor. Bu müstesna zamanlarda ellerimizi semaya Gazzeli mazlumlar için de açıyoruz. İnsani yardımlarımızla da Gazze’nin yanındayız. Şimdiye kadar 40 bin tondan fazla yardım malzemesini uçaklar ve gemilerle bölgeye gönderdik. Dün de 8. yardım gemisini 125 bin gıda kolisi ile Gazze’ye ulaştırmak üzere Mısır’a sevk ettik. İsrail üzerindeki baskının artırılması için yoğun çaba harcıyoruz. Çocuk, kadın, bebek, yaşlı demeden soykırım uygulayan canilerin hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Birileri bildikleri halde siyasi rant için gerçekleri çarpıtsa da biz Filistin halkının ve devletinin dimdik yanındayız. İçinize şüphe düşürmeyin. Gazze hassasiyeti fırsatçılarının asılsız söylemlerine prim vermeyin. Türkiye, tüm kurumlarıyla Filistin halkının yanındadır.

Dün akşam AFAD Başkanımızla, ardından Kızılay Başkanımızla görüştüm. Yoğun bir şekilde bu yardımları ulaştırmanın gayreti içinde olduklarını öğrendim. Türkiye’nin gayretlerinin en yakın şahidi tüm fertleriyle Filistin halkıdır. Tayyip Erdoğan’ın her türlü bedeli göze alarak verdiği mücadelenin şahidi Gazzeli kardeşimizin bizatihi kendisidir. Şahsımızın yanı sıra Dışişleri Bakanımız, MİT Başkanımız, AFAD’ımız, Kızılay’ımız, vakıflarımız Filistin ve Gazze için çalışıyor, didiniyor, mücadele ediyor. Türkiye, Suriye imtihanını Somali, Karabağ imtihanını nasıl alnının akıyla verdiyse Gazze imtihanını da vermenin gayretindedir.”

Geçen sene yapılan seçimleri hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Geçtiğimiz sene 14-28 Mayıs seçimlerinden bir gün önce sizlerle kucaklaşmış ve ahdimizi yenilemiştik. Allah razı olsun Sancaktepeli kardeşlerimiz bu sözlerine sadık kaldılar. 31 Mart’ta bu sözü yeniliyor muyuz? Bugün Sancaktepe’de katılım 25 bin. Bizi bağrınıza bastığınız için her birinize şükranlarımızı sunuyorum. Önümüzde kritik bir seçim var. Pazar günü bir kez daha sandığa gideceğiz. Şehrimize, ilçemize hizmet edecek yerel yönetimleri seçeceğiz. Vaatlerini unutacak değil, verdiği sözü yerine getirecek başkanlar seçeceğiz.

Kararı sandıkta vereceğiz. Bir tarafta eser ve icraatlarıyla konuşanlar var, diğer tarafta beş yıl boyunca taş üstünde taş koymayanlar var. Bir tarafta hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürenler var, diğer tarafta meydanlarda bolca vaat dağıtıp göreve gelince hepsinin üstüne yatanlar var. Bir tarafta temiz, şeffaf ve dürüst siyasetin temsilcileri var, diğer tarafta kaynağı karanlık, deste deste dolarlar avrolarla para kulesi üretenler var. Reklama verdiği önemin 10’da birini depreme vermeyenler var. Karşımızdaki tablo bu kadar nettir. İstanbul’un bir beş sene daha kaybetme lüksünün olmadığını görüyoruz.

31 Mart’ta ilimizi yönetecek isimlerle beraber bu iki farklı anlayış arasında da bir tercihte bulunacağız. Her şeyi akıl ve vicdan terazimizde tartacağız. Kırgınlıkla ve öfkeyle değil sağduyuyla meseleye yaklaşacağız. Kullanacağımız bir oy beş senemizi etkileyeceğini unutmayacağız. İstanbul bir 5 sene daha kaybedemez. Ben Sancaktepe’nin tercihini gerçek belediyecilikten yana olacağına inanıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbul-bir-bes-sene-daha-kaybedemez/feed/ 0
Japonya, Filistinli Mültecilere Yardımları Sürdürmek İçin Düzenlemeler Yapıyor https://www.haber60.com.tr/japonya-filistinli-multecilere-yardimlari-surdurmek-icin-duzenlemeler-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/japonya-filistinli-multecilere-yardimlari-surdurmek-icin-duzenlemeler-yapiyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25021 Japonya Dışişleri Bakanı Kamikava Yoko, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) yardımlarını sürdürmek için son düzenlemeleri yaptıklarını ve süreci hızlandırmak istediklerini söyledi.

Kamikava, başkent Tokyo’daki basın toplantısında, Filistinli mültecilere destek konusunda UNRWA’nın uluslararası toplumda yaygın kabul gören vazgeçilmez role sahip olduğunu vurguladı.

Ülkesinin, Ajansa yardımları yeniden başlatabilmesi sürecinin ele alınması amacıyla UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini ile Tokyo’da dün görüştüğünü anlatan Kamikava, Ajans yönetiminin güçlendirilmesi eylem planını incelediklerini dile getirdi.

Japonya’nın UNRWA’nın faaliyetlerine 70 yılı aşkın süredir destek verdiğini kaydeden Kamikava, yardımların herhangi bir terör faaliyetinde kullanılmamasını sağlamak için etkili önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

Bakan Kamikava, “Japonya’nın katkıları yeniden başlatması için gerekli çabayı sağlamak dahil son düzenlemeleri yapıyoruz. Buna dayanarak nihai bir karar vereceğiz. Değerlendirme sürecini hızlandırmak istiyoruz.” diye konuştu.

” Gazze’deki kritik durumdan Japonya, ciddi şekilde kaygı duyuyor”

İsrail’in yoğun saldırılarının sürdüğü Gazze Şeridi’ndeki duruma değinen Kamikava, “Çocuklar, kadınlar ve yaşlılar dahil çok sayıda ölümün meydana geldiği Gazze’deki kritik durumdan Japonya, ciddi şekilde kaygı duyuyor.” dedi.

İnsani yardımların yapılabileceği ortamın oluşturulmasını ve rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak insani ateşkesin önemini vurgulayan Kamikava, sürdürülebilir ateşkesin ivedilikle hayata geçirilmesi için çeşitli diplomatik çabalara devam edeceklerini söyledi.

Kamikava, ilgili tarafların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) kabul edilen, Gazze’de kalıcı ve sürdürülebilir ateşkese dönüşecek şekilde ramazanda acilen ateşkes sağlanması istenen karara iyi niyetle ve uluslararası hukuka uygun olarak uymaları için çağrıda bulundu.

Japon Bakan, uluslararası kamuoyunda Gazze’deki bombalamaların, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’nda atom bombası attığı Hiroşima’daki duruma benzetilmesini içeren değerlendirmelere ilişkin, “Hükümet olarak bu hususlar hakkında yorum yapmaktan kaçınacağız.” dedi.

Milyonlarca Filistinliye yardım sağlayan UNRWA İsrail’in hedefinde

İsrail yönetimi, 7 Ekim 2023’te Gazze’ye saldırılarının başlamasıyla eş zamanlı olarak işgal ettiği topraklardaki UNRWA’ya karşı karalama kampanyasına başlamış, sadece Gazze’de 12 bin çalışanı bulunan UNRWA’nın 14 çalışanının 7 Ekim saldırılarına katıldığını bu nedenle Ajansın kapatılması gerektiğini savunmuştu.

Tel Aviv yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ün yanı sıra Lübnan ve Ürdün’de Filistinli mültecilere destek olan ve sağlık, eğitim, sosyal hizmetler alanlarında çoğu Filistinli 30 bin çalışanı istihdam eden Ajansın kapatılması için kampanya yürütmüştü.

Aralarında ABD’nin de yer aldığı yaklaşık 10 ülke ve kurum, UNRWA’ya bağışlarını dondurduğunu açıklamıştı.

İsrail’in UNRWA’ya ilişkin suçlamalarını kanıtlayamaması üzerine Avustralya, Kanada, İsveç ve Avrupa Birliği (AB), kararlarından dönerek Ajansı finanse etmeyi sürdüreceklerini duyurmuştu.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 280’i çocuk, 9 bin 340’ı kadın olmak üzere 32 bin 623 Filistinli öldürüldü, 75 bin 92 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 253’ü karadan işgal sürecinde olmak üzere 597 askerinin öldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 454 Filistinli hayatını kaybetti.

Son verilere göre, İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten beri devam eden çatışmalarda 261 Hizbullah mensubu, 53 Lübnanlı sivil, 12 Emel Hareketi, 13 Hamas, 14 İslami Cihad mensubu ile 7 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/japonya-filistinli-multecilere-yardimlari-surdurmek-icin-duzenlemeler-yapiyor/feed/ 0
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı: İsrail’in soykırım davasında alınan tedbirler uygulanmalı https://www.haber60.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-israilin-soykirim-davasinda-alinan-tedbirler-uygulanmali/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-israilin-soykirim-davasinda-alinan-tedbirler-uygulanmali/#respond Fri, 29 Mar 2024 23:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24915 TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, İsrail aleyhine açılan soykırım davasında alınan ihtiyati tedbir kararlarının uygulanması gerektiğini ve Uluslararası Adalet Divanından (UAD) yargılama sürecini hızlandırmasını beklediklerini bildirdi.

Yüksel, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin açtığı soykırım davası kapsamında UAD’nin verdiği yeni tedbir kararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

UAD’nin daha önceki ihtiyati tedbir kararlarının açıklamasından itibaren İsrail’in bu kararların gereğini yapmadığını belirten Yüksel, Gazze’deki insani durumun daha da kötüleştiğini vurguladı.

Cüneyt Yüksel, Güney Afrika’nın, 6 Mart’ta UAD’den daha fazla ihtiyati tedbir kararına hükmetmesini ya da 26 Ocak’ta alınan tedbir kararlarının değiştirilmesini talep ettiğini aktardı.

Uluslararası Adalet Divanının, İsrail’in Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine uygun olarak, Gazze’deki Filistinlilerin karşı karşıya olduğu kötüleşen yaşam koşulları, yaygınlaşan kıtlık ve açlık dikkate alınarak dün ilave ihtiyati tedbir kararlarına hükmettiğini anımsatan Yüksel, 14 e karşı 2 oyla, 26 Ocak’ta tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararlarının yinelendiğini ve bu kararların hala geçerli olduğunun teyit edildiğini belirtti.

Cüneyt Yüksel, oy birliğiyle de İsrail’in, Gazze’deki Filistinlilerin acilen ihtiyaç duyduğu temel hizmetlerin, tıbbi malzeme ve tıbbi bakım ve insani yardımın engelsiz bir şekilde sağlanmasını temin etmek için gerekli ve etkili tüm önlemleri gecikmeksizin almasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Ayrıca İsrail ordusunun, Gazze’deki Filistinlilerin haklarının hiçbirini ihlal eden eylemlerde bulunmamasına da hükmedildiğini belirten Yüksel, ilave tedbirlerin uygulanmasının takibi için İsrail’in bir ay içerisinde rapor sunmasının da kararlaştırıldığını aktardı.

“İsrail askerinin yardımları engellemek suretiyle faaliyet göstermesi yasaklanmıştır”

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, “Mahkeme, 26 Ocak 2024’ten bu yana İsrail’in askeri operasyonunun Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler arasında 6 bin 600’den fazla ilave ölüme ve yaklaşık 11 bin yaralanmaya yol açtığını kararında belirtmiştir. İsrail’in soykırım eylemleri artık izahtan varestedir. Mahkeme, 26 Ocak 2024 tarihinden bu yana yaşanan gelişmelerin ve davanın koşullarının, 26 Ocak 2024 tarihli kararda belirtilen geçici tedbirlere ilaveler yapılmasının gerektiği sonucuna varmıştır.” bilgisini paylaştı.

Yeni tedbir kararları ile UAD’nin, Gazze Şeridi’ndeki feci durumun, Refah da dahil olmak üzere Gazze Şeridi genelinde geçerli olan 26 Ocak 2024 tarihli ihtiyati tedbir kararlarında belirtilen önlemlerin derhal ve etkili bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdiğine işaret eden Yüksel, şunları kaydetti:

“İsrail askerinin yardımları engellemek suretiyle faaliyet göstermesi yasaklanmış ve bu yöndeki bir faaliyetin Soykırım Sözleşmesi kapsamında suç teşkil edeceği ortaya konulmuştur. Özellikle karar metninde de geçtiği üzere İsrail’in Birleşmiş Milletler Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) feshedilmesini sağlamak için 26 Ocak 2024’ten bu yana yürüttüğü faaliyetler dikkate alındığında Mahkemenin İsrail’i Birleşmiş Milletler ile iş birliğine zorunlu kılması oldukça önem arz etmektedir. Yaşanan gelişmeler ışığında Mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararlarının etkili bir biçimde uygulanması önem arz etmektedir. Bizim UAD’den beklediğimiz, İsrail’in işlemiş olduğu soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının derhal Mahkemenin vereceği esasa ilişkin nihai karar ile ortaya konması ve kamuoyuna ilan edilmesi, bu yönde olağanüstü durumlar da dikkate alınmak suretiyle yargılama sürecini hızlandırmasıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-israilin-soykirim-davasinda-alinan-tedbirler-uygulanmali/feed/ 0
AGD Kayseri Şubesi Gazze İftarı Düzenledi https://www.haber60.com.tr/agd-kayseri-subesi-gazze-iftari-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/agd-kayseri-subesi-gazze-iftari-duzenledi/#respond Fri, 29 Mar 2024 06:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24790 Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Kayseri Şubesi tarafından ‘Gazze İftarı’ düzenledi. Yoğun katılım ile düzenlenen programda amacına uygun olarak hurma, çorba ve ekmek ile iftar yapıldı.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programda açıklama yapan AGD Kayseri Şube Başkanı Yusuf Şahin; “Gazze iftar programımızın gerçekleştirilme amacı, mazlum Filistin coğrafyasında yaşanılan zorlukların ve açlıkların bir nebze olsa da hissedilebilmesi, idrak edilebilmesi içindir. Biz Milli Görüşçüler, zulüm altında inleyen Müslüman kardeşlerimize takatimizin sonuna kadar yardım etmeye çalışır, Müslümanların en büyük zaferi kazanmaları için elimizden gelen bütün maddi ve manevi desteği veririz. Allah, Gazzeli kardeşlerimizi Muzaffer eylesin. İçerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı Şerif’te her yıl olduğu gibi Siyonist İsrail saldırılarıyla karşı karşıyayız. Her yıl bu mübarek ayda Filistinli Müslümanlara yönelik şiddetini arttıran Siyonistler, bu yıl iyice zıvanadan çıkmıştır ve insanlıktan uzak bir halde terör faaliyetlerini sürdürmektedir. 160 günü aşkın bir süredir Gazze’de tarihin en acımasız soykırımlarından birini gerçekleştiren Siyonist İsrail rejimi son günlerde dilimize getirmeye dahi haya ettiğimiz iğrenç saldırılara girişti. Geçtiğimiz hafta sonu başlattıkları kuşatmayla Gazze’de bulunan Şifa Hastanesi’ne yönelik akıl almaz bir saldırı gerçekleştirdiler, maalesef hastane içerisindeki çok sayıda kadına tecavüz ettiler. Yapmış oldukları son insanlık dışı saldırılarla zihniyetlerini ortaya koyan Siyonistler, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın ‘İsrail laftan anlamaz, güçten anlar’ sözünün haklılığını da gözler önüne sermiştir” dedi.

Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan ise burada yaptığı konuşmada; “173 gündür dünya ve insanlık için çok büyük bir imtihan veriliyor. Biz zulmün her türlüsünü yaşayan, açlıkla, evlatla, can ile imtihan edilen Gazze için bugün burada üzülüyoruz. Her fotoğrafta biraz daha kahroluyoruz. Gazzeli kardeşlerimiz imtihanlarını verdiler. Onlar; bu imtihan karşısında kazandılar. Çok acı oldu ama İslam’ın izzetiyle kuşandılar. Dünyaya İslam’ın kudretini gösteri şahadet şerbetini içtiler. İmtihanı kaybeden dünyamız oldu, insanlık oldu. Şimdi bizler, bu imtihanı kaybetmemek için hep beraber bu sofrada, bundan sonraki hayatımızda hep beraber direnmek mecburiyetindeyiz. 7 Ekim’den itibaren bizlere çok büyük görevler düştü. Biliyorum; milletimiz, Kayserimiz muazzam bir hassasiyet gösterdi. Gidebildiği kadar yardım gönderdi, yetmedi protesto etti, medya aracılığıyla bu zulmü dünyaya duyurabilmek için bütün imkanları kullandı. elhamdülillah milletimizin ferasetine güveniyorum. Fakat iş en fazla da biz siyasetçilere düşüyor. 7 Ekim gününden itibaren milli görüş olarak hem mecliste hem de Türkiye genelinde bu konuyu gündemde tutmak için çok büyük çabalar harcadık. Ben de Kayserili bir kardeşiniz olarak milletin kürsüsünden bu konuyu defalarca gündeme taşıdım. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılacak ne varsa Saadet Partisi olarak hepsini hayata geçirdik. Hepimiz gücümüz ölçüsünde bu imtihandan kurtulmaya gayret göstereceğiz. Belediyeyse belediye, meclis ise meclis, boykot ise boykot. Elimizden gelen ne varsa hayata geçirmeye çalışacağız. İlk günden bu yana bağırıyoruz; ‘İsrail ile ticareti kesin’ diye haykırıyoruz. Ellerinde yetki olan herkesten beklentimiz tam olarak budur. Eğer bunu yaparsanız bu millet sizlere dua eder” diye konuştu.

Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Gazze İftarı programı konuşmaların ardından dua ve namaz kılınmasıyla sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/agd-kayseri-subesi-gazze-iftari-duzenledi/feed/ 0
Uluslararası Adalet Divanı, Gazze’de kıtlık başladığını belirtti https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-gazzede-kitlik-basladigini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-gazzede-kitlik-basladigini-belirtti/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24764 Uluslararası Adalet Divanı, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin gıda ve diğer temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılması nedeniyle artık bölgede kıtlık başladığını belirterek, İsrail’in engelsiz insani yardım konusunda gerekli ve etkin önlemleri bir an önce alması gerektiğine karar verdi.

Lahey’deki uluslararası mahkeme, Güney Afrika’nın İsrail hakkında açtığı soykırım davası kapsamında, 6 Mart’ta yaptığı Gazze için ek tedbir talebini kabul etti.

Uluslararası Adalet Divanı’nın Perşembe günü açıklanan ara kararında, “Gazze’deki feci yaşam koşullarının” 26 Ocak’ta verilen ara karardan bu yana daha da kötüleştiği vurgulandı.

İsrail’in operasyonları nedeniyle Filistinlilerin gıda ve diğer temel ihtiyaçlardan yaygın biçimde mahrum bırakıldığını vurgulayan mahkemenin kararında, “Gazze’deki Filistinliler artık kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya değil, bu kıtlık başlıyor” dendi.

Birleşmiş Milletler’in en üst yargı organı olan Uluslarası Adalet Divanı’na göre 26 Ocak’ta alınan geçici önlemler, artık bugünkü koşullar için yeterli değil.

Mahkeme, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin açtığı dava kapsamında, 26 Ocak’ta aldığı ara kararda İsrail’in Gazze’deki soykırımı önlemek için elinden gelen her şeyi yapması gerektiğini bildirmişti.

Uluslararası Adalet Divanı ayrıca İsrail hükümetinin herhangi bir suça ilişkin kanıtları korumak için elinden gelen her şeyi yapması gerektiğine de hükmetmişti.

Güney Afrika Cumhuriyeti, Gazze’de durumun giderek kötüleştiği gerekçesiyle 6 Mart’ta uluslararası mahkemeye başvurarak ek önlem talebinde bulundu.

İsrail, 15 Mart’ta Uluslararası Adalet Divanı’ndaki bu başvuruya ilişkin yanıtında, Güney Afrika’nın iddialarını “maddi ve hukuki açıdan tamamen temelsiz” diye değerlendirdi.

İsrail’in yanıtında, Güney Afrika’nın hem BM Soykırım Sözleşmesi’ni hem de mahkemeyi kötüye kullandığı öne sürüldü.

Ancak Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrika’nın Gazze’deki son duruma ilişkin kaygılarını yerinde buldu.

Uluslararası mahkeme, 2’ye karşı 14 oyla, içinde bulunan durumun Gazze için yeni önlemlerin alınmasını meşrulaştırdığına karar verdi.

Uluslararası Adalet Divanı’nın “bağlayıcı etkiye sahip” kararında, İsrail’in BM ile koordineli bir biçimde Gazze’ye insani yardım konusunda gerekli ve etkili önlemleri bir an önce alması gerektiği vurgulandı.

İsrail’e, Lahey’e bilgi vermesi için bir ay süre verildi

Mahkeme, İsrail’in BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne ilişkin yükümlülüklerinin yanı sıra, Gazze’deki Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı kıtlık ve açlığa karşı da önem alması gerektiğine hükmetti.

Uluslarası Adalet Divanı kararında, BM ile işbirliği halinde engelsiz bir şekilde gıda, su da dahil olmak üzere acil ihtiyaç duyulan elektrik, yakıt, barınma, giyim, hijyen gibi temel hizmetlerin ve insani yardımın sağlanması istendi.

Mahkeme, Gazze’deki Filistinlilere tıbbi malzeme ve tıbbi bakımı da kapsayacak bu kapıların kapasitesinin arttırılması ve açık tutulması gerektiğine de karar verdi.

Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in en geç bir ay içinde alınan önlemler konusunda Lahey’e bilgi vermesini de kararlaştırdı.

BM’ye göre, İsrail’in yalnızca sınırlı miktarda yardım gönderilmesine izin vermesi Gazze’nin kuzeyinde felaket koşullarına yol açıyor.

Filistinli yetkililere göre, bu durum da özellikle çocuklar başta olmak üzere sivil ölümlerini arttırıyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti, taraf olduğu BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülükleri kapsamında, “soykırım” suçlamasıyla İsrail aleyhine dava açmıştı.

Uluslararası mahkeme, Ocak ayında başvuruyu esastan görüşmeyi kabul etti. Ancak soykırımın belirlenmesi karmaşık bir süreç gerektirdiği için, davanın uzun yıllar sürebileceği belirtiliyor.

Gazze

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-gazzede-kitlik-basladigini-belirtti/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye olarak birlik içinde ayakta durmak zorundayız https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-olarak-birlik-icinde-ayakta-durmak-zorundayiz/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-olarak-birlik-icinde-ayakta-durmak-zorundayiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24739 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye olarak bu coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmak zorundayız. Ama hepsinden önemlisi millet olarak birlik, beraberlik içerisinde, sosyal dayanışmamızı tam manasıyla gerçekleştirmiş ve bir kardeş millet olarak hep beraber hareket eden, 85 milyon olarak dünyaya karşı sağlıklı bir duruş sergilemek mecburiyetindeyiz.” dedi.

Sultanbeyli’de sivil toplum kuruluşları (STK), iş insanları ve kanaat önderleriyle buluştuğu iftar programında konuşan Kurtulmuş, Sultanbeyli’deki vatandaşlarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ramazanın hayırlı olmasını diledi.

Kurtulmuş, ramazanda dünyanın dört bir yanında yiyecek ekmeği, içecek suyu olmayan hatta sofralarına emniyet içerisinde oturamayan yüz milyonlarca Müslümanın varlığının herkesin yüreğini burktuğunu vurgulayarak, “Bu vesileyle, bu iftar sofrasında da Gazze’nin direnişçi halkını, Gazze’nin insanlarını saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Onlara Cenabıallah’ın katından görünmez ordularıyla nusret indirmesini temenni ediyoruz. İnsanlık dersi veren Gazze’nin bütün halkına Cenabıallah’tan ve insanlıktan destek bekliyoruz.” diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak dünyanın en önemli çatışma, gerilim alanlarının tam merkezinde olunduğunu belirtti.

Kendilerinden başkasına bu dünyayı bir şekilde dar etmek için ortaya çıkan güçlerin, dünyayı süratle Üçüncü Dünya Savaşı’na doğru sürüklediğini ifade eden Kurtulmuş, 6 aya yakın süredir Gazze’de yaşananların, modern zamanlarda karşılaşılan en büyük insani kıyım ve katliam olduğunu kaydetti.

Gazze’de bir soykırım yaşandığını, insanlığın da buna karşı seyirci kaldığını dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Aynı şekilde Rusya-Ukrayna arasında devam eden, yüz binlerce insanın öldüğü, şehirlerin yakıldığı bu savaş sırasında, en son Moskova’daki terör saldırısıyla birlikte meselenin yeni bir boyuta taşınmak üzere olduğunu görüyoruz. Karadeniz’de, Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Doğu Akdeniz’de, Orta Doğu’da merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada gerçekten büyük gerilimlerin, büyük çatışmaların olduğuna şahidiz. Türkiye olarak bu coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmak zorundayız. Ekonomik, siyasi bütün alanlarda güçlü olmak, savunma sanayinde güçlü olmak zorundayız. Ama hepsinden önemlisi millet olarak birlik, beraberlik içerisinde, sosyal dayanışmamızı tam manasıyla gerçekleştirmiş ve bir kardeş millet olarak hep beraber hareket eden, 85 milyon olarak dünyaya karşı sağlıklı bir duruş sergilemek mecburiyetindeyiz. Ayrılığı gayrılığı, aramızdaki farklılıkları bir şekilde ayrılık vesilesi kılarak değil, bunları bir zenginlik vesilesi olarak görüp, milli hassasiyetlerimiz etrafında bütünleşmek mecburiyetindeyiz.

Bu coğrafyada zayıf olanın tutunma ihtimali yoktur. Onun için biz ‘güç-kuvvet’ derken, ‘Cumhuriyetimizin ikinci asrını sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’nin yüzyılı haline getirelim.’ derken kastettiğimiz budur. Tam manasıyla her alanda güçlü olan bir Türkiye, güvenlik ve istikrar içerisinde yoluna devam eden bir Türkiye… Türkiye olarak sağladığımız bu güvenlik ve istikrar iklimini daha da kuvvetlendirerek devam ettireceğiz.”

Sultanbeyli’nin her zaman Türkiye’nin manevi iklimine sahip olduğunu, Anadolu irfanını bütünüyle bugün de zengin bir şekilde taşıdığını, Türkiye’nin birliğinin, dirliğinin sembolü olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu özelliğinizle Türkiye’nin istikrarlı yürüyüşüne sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum. Türkiye’nin güvenlik içerisinde daha güçlü yarınlara doğru ilerlemesi için var gücünüzle destek vereceğinizden hiç şüphemiz yoktur.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin bu bölgede güçlü durmasının, bölgedeki sorunların çözülebilmesi için gereklilik ve bir avantaj olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Gazze diplomasisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’nin ilk günden itibaren Gazze meselesinin çözülebilmesi için büyük bir mücadele verdiğini belirten Kurtulmuş, tüm temaslardaki ana konunun acil ateşkesin sağlanması ve insani yardımın Gazze’ye ulaştırılması olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, İsrail’in, Netanyahu ve çetesinin durdurulmasının uluslararası alanda en çok mücadele verdikleri konuların başında geldiğini ifade etti.

Kendisinin de bu sürede 100’ün üzerinde meclis başkanı, hükümet başkanı ve devlet başkanıyla görüşmeler yaptığını, 6 uluslararası toplantıya katıldığını çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Tüm bu görüşmelerimizde Türkiye’nin barış perspektifini, bu coğrafyanın selamet içerisinde olması için ortaya koyduğu fikirleri hep muhataplarımıza anlattık. Özellikle Gazze diplomasisi diyebileceğimiz; Gazze’nin durumunun iyileştirilmesi, oradaki baskıların ortadan kaldırılması için var gücümüzle mücadele ettik. Ancak öyle görünüyor ki Netanyahu ve çetesi bundan sonra bu konuyla ilgili olarak arkasına aldıkları destekleri yavaş yavaş kaybediyor. Bundan sonra yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemde Türkiye’nin öncülüğüne ihtiyaç vardır. Türkiye olarak yeryüzünde yeni bir düzenin, yeni bir siyasal sistemin kurulabilmesi için mücadele etmeye mecburuz. ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ derken laf olsun diye, başkalarına ayar vermek için bu sözü söylemiyoruz. Bu dünya bu şekliyle devam etmez.”

“Türkiye çok mesafe almıştır ama daha gideceğimiz çok yol var”

Birleşmiş Milletler’de, neredeyse milletlerin çoğunluğunun İsrail’in karşısında yer almasına rağmen başta Amerika olmak üzere bazı devletler siyonist rejime destek olduğu için hiçbir sonuç alınamadığını aktaran Kurtulmuş, “En son Amerika, dünya kamuoyundan ve özellikle kendi kamuoyundan çekindiği için çekimser kaldı. Mahcup bir şekilde, ‘Bu konuda benim fikrim yok.’ dedi. Aslında sadece kendisini, Netanyahu ve çetesinin işlediği insanlık suçlarından uzak tutmak için bu manevrayı yapıyor. Ama bu bile bir adımdır. Yeter ki sonuç alalım.” diye konuştu.

Kurtulmuş, dünyada zalime ‘dur’ diyecek, mani olacak bir sistemin kurulmasının şart olduğunu belirterek, “Bunun için de Türkiye, Allah’ın izniyle öncülük yapacaktır.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, hem İsrail’in Gazze’deki zulüm ve katliamının hem de diğer bölgelerdeki çatışmaların sona erdirilmesinin tüm insanlığın hayrına olacağını söyledi.

Barışa, adalete, hakkaniyete ve insanlığa dayalı güçlü bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bütün devletlerin egemen eşitliği.” ve “İnsanların yaratılışta eşitliği” prensibinin dünyada mutlaka sağlanması gerektiğini vurguladı.

Gelecek dönemde Türkiye’nin öncelikli meselesinin güvenlik ve istikrar olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye çok mesafe almıştır ama daha gideceğimiz çok yol var. Bu mesafeyi de hep birlikte yürüyeceğiz. Güçlü bir şekilde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, milli hedefler istikametinde kenetlenerek, küresel ölçekte ortaya koyduğu hedeflerine de inşallah ulaşacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-olarak-birlik-icinde-ayakta-durmak-zorundayiz/feed/ 0
Gazze’deki İnsani Facia: İnsan Elinden Oluşturulan Bir Açlık Felaketi https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-insani-facia-insan-elinden-olusturulan-bir-aclik-felaketi/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-insani-facia-insan-elinden-olusturulan-bir-aclik-felaketi/#respond Thu, 28 Mar 2024 23:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24544 Jeremy Bowen / BBC Uluslararası Haberler Editörü

Aylar süren uyarılardan sonra, BM’nin desteğiyle hazırlanan bir rapor, Gazze’deki insani facianın, insan eliyle oluşturulan bir açlık felaketine yol açtığını kanıtlayan net istatistikler sundu.

Rapor, İsrail üzerindeki Filistinli sivilleri korumak ve ihtiyaç sahiplerine yeterli insani yardıma izin vermek gibi yasal sorumluluklarını yerine getirme baskısını artırdı.

BM’nin en üst düzey insan hakları yetkilisi Volker Türk, BBC’ye yaptığı açıklamada, suçun büyük kısmının İsrail’de olduğunu söyledi ve İsrail’in Gazze’de açlığı bir savaş silahı olarak kullandığına dair “makul” bir argümanın söz konusu olduğunu anlattı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk, niyetin bu olduğu da kanıtlanırsa, açlığın silah olarak kullanılmasının savaş suçu anlamına geldiğini belirtti.

Başbakan Benyamin Netanyahu’nun Likud Partisi’nden üst düzey liderlerinden İsrail Maliye Bakanı Nir Barkat, Türk’ün uyarılarını “Tam bir saçmalık ve söylenmesi tamamen sorumsuzluk olan şeyler” diye tanımladı.

Barkat da, İsrail kabinesindeki diğer isimler gibi, İsrail’in ABD’nin ve dünyanın geri kalanının sunduğu tüm yardımların geçişine izin verdiğinde ısrarcı oldu. İsrail ayrıca, “Hamas istediğini aldıktan sonra geriye kalanları BM’nin dağıtamadığını” savunuyor.

Ancak Refah sınırının Mısır tarafında, Gazze’de çok ihtiyaç duyulan yardımlarla dolu kamyon kuyruğu uzuyor. Bir dizi karmaşık ve bürokratik kontrolü geçtikten sonra, İsrail üzerinden Gazze’ye girebiliyorlar.

Yeterli yardım gitmemesi yüzünden, Ürdün ve aralarında ABD ve İngiltere’nin de bulunduğu diğer ülkeler havadan paraşütle yardım atmak zorunda kaldı. Bu, insani yardım dağıtımındaki en etkisiz yöntem.

Havadan atılan yardımlardan bir parça alabilmek isteyen yerdeki Filistinliler, denize düşen yardımlara doğru yüzmeye çalışırken boğuldular ya da düşen yardım paraşütlerinin altında kaldılar.

ABD Donanması ayrıca, denizden yardım ulaştırılabilmesi amacıyla geçici bir iskele inşa etmek üzere bir istihkam filosu yolluyor.

İsrail, Gazze’ye karadan yardım yolunu tam anlamıyla açık tutsaydı ve Gazze’nin kuzeyine sadece yarım saatlik mesafede bulunan Aşdod’daki modern yük limanından yardım dağıtımına izin verilseydi, bunların hiç birine gerek kalmayacaktı.

Türk, Cenevre’deki söyleşimizde, İsrail’in yardım dağıtımını yavaşlattığına ya da engellediğine yönelik kanıtların ortaya çıktığını belirtti.

Türk, Hamas’ın 7 Ekim’de İsrailli siviller ve askerlere karşı, cinayet, tecavüz ve adam kaçırma da dahil saldırısını kınadı.

Ancak Türk, savaşın hiçbir tarafının hesap vermekten kaçmaması gerektiğini ve buna Gazze’de ihtiyaç duyanlara yönelik yardıma herhangi bir engelin de buna dahil olduğunu vurguladı.

Volker Türk, “İnsani yardımla uğraşan çalışma arkadaşlarımız bize çok fazla bürokrasi olduğunu söylüyorlar. Engeller var, engellemeler var. İsrail ciddi bir şekilde suçlu” dedi.

“Sadece gerçeklerin çok açık olduğunu söyleyebilirim. Evet, anlıyorum, yardımların kontrol edilmesi gerekiyor ama bunun yapılması günler süremez.

“Bir acil durumda makul olmayan her tür talebi masaya koyarsanız, şu soru gündeme gelir: Şu anda gördüğümüz tüm kısıtlamalara bakıldığında, açlığın bir savaş silahı olarak kullanılıyor ya da kullanılmış olduğuna dair makul bir iddiada bulunulabilir mi?”

Gazze’deki insani faciayla ilgili kaygılar, geçen hafta bir dizi harita, tablo ve istatistikle birlikte yayımlanan raporla derinleşti. Raporla, İsrail’in müttefiklerinden gelen uyarılar yoğunlaştı. İsrail’e, sivilleri ya patlayıcılar ya da açlık nedeniyle ölümden korumak için savaşma biçimini değiştirmesi gerektiği söylendi.

IPC diye de bilinen saygın uluslararası kuruluş Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması’nın yaptığı son çalışmaydı.

IPC, hükümetlere, BM’ye ve yardım kuruluşlarına, açlığın seviyesinin belirlenebilmesi için veriler sunuyor. Raporun başlığı da çarpıcı: “Gazze Şeridi: 1,1 milyon kişi, nüfusun yarısı feci gıda güvensizliği yaşarken, açlığın eli kulağında.”

Çalışmada, bir ateşkes olmaz ve Gazze’ye yardım akmazsa, açlık faciasının önümüzdeki sekiz hafta içinde her an gelebileceği vurgulandı.

İsrail’in saldırılarından sonra, Gazze’de hala açık kalabilen birkaç hastaneden birine hasta ve aç çocuklarını götürebilen Filistinli anne ve babaların istatistikleri görmeye ihtiyacı yok. Haftalardır, aylardır çocuklarını besleyemiyorlar ve giderek kötüleşmelerini izlemek zorunda kalıyorlar.

Gazze hasta olunacak bir yer değil. BBC’ye çalışan Filistinli serbest bir gazetecinin hastaneye getirdiği kız çocuğu yatakta bilinci yarı açık bir şekilde yatıyor.

Nura Muhammed’in akciğer ve karaciğer fibrözü var. Bu hastalıklar, barış dönemlerinde bile ölümcül olabiliyor. Savaş başladığından bu yana süren kötü beslenme ve doğru tıbbi bakıma ulaşamadığı için, durumu hızla kötüleşiyor.

Annesi “Kızım hareket edemiyor” diyor.

“Kansızlık var, hep uyuyor ve yiyecek besleyici hiçbir şey yok.”

Nura en azından hastaneye ulaşabildi. Yardıma tam bağımlı hale gelen 1 milyondan biraz fazla Gazzeli bu seçeneğe sahip olmayacak.

Gazze’deki insani facianın kanıtları her yerde. Hastanede çektiğimiz fotoğraflardaki çocukların eklemlerinde şişme, kol ve bacaklarda kas kaybı yüzünden incelme ve deri iltihabı görülüyor. Bunların hepsi, akut yetersiz beslenmenin klasik belirtileri.

İsrail, BM Güvenlik Konseyi’nin derhal ateşkes talep eden kararını dikkate almadı.

İsrailli Bakan Nir Barkat, Hamas’ı tamamen yok etme ve 7 Ekim’de rehin alınanları kurtarma amaçlarının önüne hiçbir şeyin geçmeyeceğini söyledi.

Barkat, dünya genelindeki müttefiklerinin İsrail’in stratejik amaçlarını desteklediğini belirtti. Ancak başta ABD Başkanı Joe Biden olmak üzere, birçok dostunun İsrail’in savaş yöntemlerini beğenmediğine dikkat çektiğimde Barkat net konuştu.

“Yapacak bir şey yok. Savaşı bitireceğiz. Hamas teröristlerini öldürmek ve sivil kaybını olabildiğince azaltmak için elimizden geleni yapacağız.”

“Kusura bakmayın ama şeytanla savaşıyoruz ve dünyanın Hamas’ı haritadan silene kadar şeytanla savaşmamıza yardımcı olmasını bekliyoruz.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk İsrail’den gelen eleştirilere kısa ve öz bir yanıt verdi.

“Onlara söyleyebileceğim tek şey, uluslararası bir konsensüs oluşuyor, eskiden yoktu belki ama, şu anda net bir şekilde var. Buna, insani durum hakkındaki BM Güvenlik Konseyi kararı da dahil.”

“İnsan hakları durumu o kadar trajik ki, derhal ateşkes gerekiyor. Benim bunlara yanıtım bu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-insani-facia-insan-elinden-olusturulan-bir-aclik-felaketi/feed/ 0
Gazze’deki Türk Doktor Kamacı: ‘Hayati riski en yüksek olanlar ameliyata alınıyor, diğerleri alınamıyor’ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-turk-doktor-kamaci-hayati-riski-en-yuksek-olanlar-ameliyata-aliniyor-digerleri-alinamiyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-turk-doktor-kamaci-hayati-riski-en-yuksek-olanlar-ameliyata-aliniyor-digerleri-alinamiyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 04:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24296 – Gazze’deki Türk Doktor Kamacı: “Hayati riski en yüksek olanlar ameliyata alınıyor, diğerleri alınamıyor”

“Mecburen hasta seçmek zorunda kalıyoruz”

GAZZE – Gazze Şeridi’ndeki Türk Doktor Taner Kamacı, “Hayati riski en yüksek olanlar ameliyata alınıyor, diğerleri alınamıyor. Mecburen hasta seçmek zorunda kalıyoruz” dedi.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları devam ederken, bölgede bulunan Türk Doktor Taner Kamacı, izlenimlerini aktardı. Refah’taki Avrupa Hastanesi’nde görevli olan Kamacı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Gazze Şeridi’nde ateşkes öngören karar tasarısının kabul edilmesinin ardından son iki gündür İsrail bombardımanlarının daha arttığını belirterek, “Susmasını beklerken, bitmesini beklerken daha da şiddetlendi, iki gündür aralıksız bombalamalar oluyor” dedi.

Çalıştığı hastanenin acil servisinin enkaz altından çıkarılan yaralılarla dolu olduğunu ifade eden Kamacı, insani yardımların bölgeye girişinin yetersiz olduğunu aktardı.

“Mecburen hasta seçmek zorunda kalıyoruz”

Sadece acil ameliyatları yapabildiklerini belirten Kamacı, “Hayati riski en yüksek olanlar ameliyata alınıyor, diğerleri alınamıyor. Hem hastane ve ameliyathane yokluğundan hem de malzeme yokluğundan dolayı mecburen hasta seçmek zorunda kalıyoruz. Hayati riski en yüksek olanları ameliyat ediyoruz. Diğerleri kalıyor maalesef” dedi.

“Çocuklar yanmış bir şekilde geliyor”

Acil servise en çok çocukların getirildiğini aktaran Kamacı, “Çocuklar yanmış bir şekilde geliyor. Yani multi travma dediğimiz, vücudun her tarafında, kafasında, göğsünde, karnında, kolunda, bacağında kırıklar. Yani birçok çocuğun burada kolunu, bacağını kesmek durumunda kaldık. Yanıklar içler acısı. Bu tablo dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir” dedi.

“Buradaki insanlar 6 aydır bunu çekiyorlar”

Gazze Şeridi’nde 10 gündür bulunduğunu ifade eden Kamacı, “İlk günler bomba sesleri geldiği zaman biraz irkiliyorduk. Şimdi artık çok da bir şey yapmıyoruz. Yani başımıza düşerse şehit olacağız inşallah. Buradaki insanlar 6 aydır bunu çekiyorlar. Dolayısıyla bu bana çok garip gelmişti ama 10 günde ben de buna alıştım. Bomba sesleri evimize kadar geliyor” dedi.

“Sadece iki tanesinde ameliyat yapılabiliyor”

Herkesin hayatına bir şekilde devam ettiğini fakat bunun alışılmış çaresizlik başka bir şey olmadığını belirten Kamacı, “Gazze’deki hastanelerin zaten çoğu hizmet dışı kalmış. Şu anda aktif olarak çalışan iki üç tane hastane kalmış ve sadece iki tanesinde ameliyat yapılabiliyor. Bir tanesi benim bulunduğum Avrupa Hastanesi. Burası nispeten Gazze’nin daha güvenlikli güney kısmında, Han Yunus ile Refah arasında bir yerde.

Hastaneye de bir saldırı olmadığını fakat yakın bölgelere saldırılar düzenlendiğini aktaran Kamacı, “Zaten bir burası kaldı, bir de iki üç hastane daha kaldı. Yani Refah’taki hastaneler ve bu hastane dışında başka girmedikleri hastane kalmadı” dedi.

” Türkiye’den bir ekip oluşturma gayretindeyiz”

Gönüllü olarak Gazze Şeridi’ne geldiğini ifade eden Kamacı, “Uluslararası bir organizasyonla geldim buraya. Türkiye’den ben varım sadece. Diğer 25 kişilik ekip, Avrupa ve ABD’den. İki haftalık bir görevle geldik. 10 gündür buradayız. Bir hafta sonra bir aksilik olmazsa döneceğiz. Yeni bir ekip gelecek inşallah. Yeni ekibin içinde de Türkiye’den bir kişi olacak. Hatta şu anda biz sadece Türkiye’den bir ekip oluşturma gayretindeyiz. Listelerimiz hazır. Gönüllü olan hekimlerin bilgileri, her şeyleri hazır. Şu an Sağlık Bakanlığımıza da başvuru Türkiye’deki arkadaşlarımız yapıyorlar” dedi.

Dünyadaki hekimlere seslenen Kamacı, herkesin Gazze Şeridi’ne gelemeyeceğinin farkında olduğunu fakat hekimlerin ülkelerinde Gazze’deki insani krizi herkese anlatmaları çağrısında bulundu.

“Müslümanların, hekimler gibi Hipokrat yemini yok ama kalben ettikleri bir yemin var”

Kamacı, dünyadaki Müslümanlara da seslenerek, “Müslümanların, hekimler gibi Hipokrat yemini yok ama kalben ettikleri bir yemin var. Yani Allah’a verdiğimiz bir söz var. Müslümanlar kardeştir ve bir kardeşinizin yaralandı ise kardeşinizin bir yeri kırıldı ise kardeşinizin bacağı kesildi ise siz normal hayatınıza devam edemezsiniz. Yani bunun acısını, bunun ıstırabını çekersiniz ve bunu unutmasınlar, bu duyguyla yaşasınlar. Bu duygu ile yaşanırsa birçok şey değişecektir bence” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-turk-doktor-kamaci-hayati-riski-en-yuksek-olanlar-ameliyata-aliniyor-digerleri-alinamiyor/feed/ 0
İsrail Saldırılarından Etkilenen Filistinli Üçüz Bebeklerin Hayatı Tehlikede https://www.haber60.com.tr/israil-saldirilarindan-etkilenen-filistinli-ucuz-bebeklerin-hayati-tehlikede/ https://www.haber60.com.tr/israil-saldirilarindan-etkilenen-filistinli-ucuz-bebeklerin-hayati-tehlikede/#respond Wed, 27 Mar 2024 09:03:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23958 İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Şifa Hastanesi’nden ayrılarak güneye göç etmek zorunda kalan Filistinli anne Nezihe Avad, yetersiz beslenme nedeniyle 2 kiloya kadar düşen üçüz bebekleri Melek, Hıdır ve Mustafa’nın hayatından endişe ediyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde binlerce hasta ve yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı Şifa Hastanesi’ne 18 Mart’ta baskın düzenledi ve yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı yerleşkeyi kuşatmaya aldı. Baskında 800’den fazla kişinin İsrail güçleri tarafından alıkonularak sorgulandığı ve 170’ten fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği duyuruldu.

İsrail’in güneye göçe zorladığı 44 yaşındaki Filistinli anne Avad, Gazze’nin kuzeyinde yaşanan açlık ve kıtlık nedeniyle üçüz bebeklerine süt dahi bulamadığını, bebeklerin giderek zayıfladığını ve sağlık sorunları yaşadığını anlattı.

Güneye yürüyerek gelebildi

AA muhabirine konuşan Filistinli anne Avad, İsrail ordusunun kuşattığı Şifa Hastanesi’nde 6 gün boyunca çok zor şartlar altında hayata tutunabildiklerini dile getirdi.

Gazze Şeridi’nin kuzeyinden güney bölgesine kadar çocuklarıyla birlikte yürüyerek geldiğini anlatan Avad, “Yetersiz beslenmeden kaynaklı sıkıntılar yaşayan üçüz bebeklerimle birlikte Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nden, Gazze Şeridi’nin güneyine gitmek üzere ayrılmak zorunda kaldık.” dedi.

Filistinli anne, sığınacak yeni bir yer buluna kadar şimdilik üçüzleri Melek, Hıdır ve Mustafa ile birlikte kendileri gibi yerinden edilmiş bir başka aileyle aynı çadırı paylaştıklarını söyledi.

8 kilo olması gereken üçüzler 2 kiloya kadar düştü

Filistinli anne Avad, “Çocuklarım, süt ve yiyecek eksikliği nedeniyle yetersiz beslenmeden muzdarip, son zamanlarda çok zayıfladılar.” dedi.

Avad, üçüzlerinin normalde 8 kilo olması gerekirken zayıflayarak 2 kiloya düştüğünü ve bu durumun sağlık standartlarına göre son derece tehlikeli olduğunu vurguladı.

Çaresiz anne acil gıda ve tıbbi bakım istiyor

Üçüzlerinin hayatından endişe ettiğini dile getiren çaresiz anne, acil yardım beklediklerini söyledi.

Filistinli anne “dayanılmaz şartlarda” olduklarına işaret ederek, üçüzlerinin iyileşmesi ve güçlenmesi için gıda ve tıbbi bakım talebinde bulundu.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki hayat şartlarının tam anlamıyla “felaket” olduğunu vurgulayan Avad, İsrail ordusunun uyguladığı kuşatma nedeniyle halkın gıdaya ulaşımının çok güç olduğunu ve insanların beslenme konusunda büyük sıkıntı yaşadığını dile getirdi.

İsrail, Gazze’yi kıtlığa sürüklüyor

İsrail ordusunun 7 Ekim 2023’ten bu yana sivil yerleşim yerleri, hastane, okul ve yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı barınakları da hedef alan saldırılarını sürdürmesinin yanı sıra insani yardımların girişini de engelleyerek halkı açlığa mahkum ettiği 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde büyük bir insani felaket yaşanıyor.

Başta BM’ye ait kuruluşlar olmak üzere uluslararası çevreler, çoğu hastanenin hizmet dışı kaldığı, tıbbi malzeme eksikliğinin yaşandığı, açlık, susuzluk ve hijyen malzemeleri eksikliğinin tetiklediği hastalıkların görüldüğü Gazze’de ateşkes ilan edilmesi ve bölgeye insani yardımların girişinin artırılması çağrısında bulunuyor.

UNRWA’dan 10 Mart’ta yapılan açıklamada, İsrail’in 17 yıldır abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde “açlığın her yerde olduğu” belirtilmişti.

BM, İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2,3 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunmuştu.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, İsrail’in yardım girişini engelleyerek büyük bir “insani felakete” neden olduğu Gazze Şeridi’nde yetersiz beslenme ve susuzluktan 27 kişi hayatını kaybetti.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 280’i çocuk, 9 bin 340’ı kadın olmak üzere 32 bin 414 Filistinli öldürüldü, 74 bin 787 kişi yaralandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-saldirilarindan-etkilenen-filistinli-ucuz-bebeklerin-hayati-tehlikede/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Darülaceze’de İftar Programında Huzur Evi Sakinleriyle Buluştu https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-darulacezede-iftar-programinda-huzur-evi-sakinleriyle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-darulacezede-iftar-programinda-huzur-evi-sakinleriyle-bulustu/#respond Wed, 27 Mar 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23844 Darülaceze’de düzenlenen iftar programında huzur evi sakinleri ile bir araya gelen

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Her sofrada Gazzeli kardeşlerimizi hatırlıyor, onlar için dua ediyoruz. Onları insanlık tarihinin görmediği bir vahşetle öldüren İsrail’in Siyonist rejiminin durdurulması için dua ediyoruz. Gazze tüm insanlığın ortak sorumluluğudur” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Darülaceze’de düzenlenen iftar programında Darülaceze sakinleri, gönüllüleri ve personeliyle bir araya geldi. Kurtulmuş’un yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı. Programda Darülaceze sakinleriyle yakından ilgilenen Kurtulmuş tek tek sohbet etti.

Yaşlılara hürmet etmenin toplumsal yapımızın en temel unsurlarından biri olduğunu belirten Kurtulmuş, “Hepimiz içinde bulunduğumuz müessesenin önemini biliyoruz. Darülaceze ecdadımızdan kalan en önemli kurumlarımızdan biridir. Çünkü toplumsal hayatın devamlılığı bakımından, insanlara yaşlılıklarından hürmet, ikram göstermek bizim toplumsal yapımızın en temel unsurlarından birisidir. Esas itibariyle baktığımızda Osmanlı döneminden bize kalan 2 önemli kurum vardır. Bunlardan biri Darülaceze bir diğeri ise Darüleytam dediğimiz, yetimlerle ilgili müesseselerdir. Yetimlerin başının okşamak, yetimlere yardım etmek, sevgi ve şefkat göstermek aslında toplumun geleceğine yapılan bir yatırımdır. Darülaceze, yaşlı ve bakıma muhtaç kişilere karşı toplumun ödevini hatırlatmak açısından örnek olsun diye kurulmuş bir kurumdur. Dünyada nüfus yaşlanıyor, Türkiye’de de nüfus yaşlanıyor. Bununla birlikte post-modern dünyada yaşlılar bu kalabalık hayatın içinde yalnız kalıyorlar. Bizim toplumsal dokumuzda gencin yaşlının, annenin, babanın, dedelerin büyüklerin bir şekilde birbirinden ayrı noktalarda durması yoktur. Evet, eskiye nazaran o eski geleneksel geniş aileyi belki kaybettik ama hala toplumun belli zamanlarda aile değerlerinin ve geniş ailenin fertlerini hatırladığı ve onlara şefkatle yaklaştığı bir geleneği sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

“Gazze tüm insanlığın ortak sorumluluğudur”

Gazze’de yaşanan zulmün bir an önce son bulması için gereken adımların atılmasını ümit ettiklerini ve Türkiye ve dünyanın geleceği için Türkiye’nin istikrarının önem arz ettiğini dile getiren Kurtulmuş, “Bu ramazan ayında biz bolluk bereket içerisinde sofralarımızda bulunup iftarımızı açıyor dualarımızı yapıyoruz. Lokmalarımızı yemeye başladığımızda boğazımıza tıkanıyor. Çünkü bizim kadar şanslı olmayan, dünyanın dört bir tarafında milyonlarca Müslüman olduğunu hatırlıyoruz. Kiminin iftar sofrasında orucunu açacak kadar yiyeceğinin olmadığını, bir lokma ekmeğinin bir bardak temiz suyunun olmadığını biliyoruz. Hemen yanı başımızda Filistin’de Gazze’de bizimle aynı saatlerde oruçlarını açan Gazzeli Müslümanların böylesine bir sofraya sahip olmadığını biliyoruz. Her sofrada Gazzeli kardeşlerimizi hatırlıyor, onlar için dua ediyoruz. Onları insanlık tarihinin görmediği bir vahşetle öldüren İsrail’in Siyonist rejiminin durdurulması için dua ediyoruz. Ümit ederiz ki yeryüzünü kana bulayan bu çetenin insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük soykırımı gerçekleştiren bu yapının bir an önce durdurulması ve ortaya koymuş olduğu bu zararların da giderilmesi gerekir. Önce acilen ateşkes ve buna eş zamanlı olarak da insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması sadece bizim değil tüm insanlığın ortak sorumluluğudur. Bunun için Türkiye olarak ilk andan itibaren bu savaşın bir an önce durdurulabilmesi için gayret sarf ediyoruz. Türkiye’nin sadece 85 milyondan ibaret olmadığını, Türkiye’nin sadece 780 bin kilometre kareden ibaret olmadığını hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin tüm dünyada hakkı adaleti, insanlığı, vicdanı ve insafı canlı tutmak gibi bir ödevi olduğunun farkındayız. Bunun için Türkiye’nin daha güçlü olması, daha muktedir olması, daha istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmesi Türkiye’nin ve dünyanın geleceği için şarttır” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a, Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci tarafından hediyeler takdim edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-darulacezede-iftar-programinda-huzur-evi-sakinleriyle-bulustu/feed/ 0
SETA, İstanbul’da “Gazze Sempozyumu” düzenledi https://www.haber60.com.tr/seta-istanbulda-gazze-sempozyumu-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/seta-istanbulda-gazze-sempozyumu-duzenledi/#respond Wed, 27 Mar 2024 02:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23764 Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfınca (SETA), İstanbul’da “Gazze Sempozyumu-Medya ve Toplum” başlıklı sempozyum düzenlendi.

SETA Toplum ve Medya Direktörü Faruk Taşcı moderatörlüğünde “İnsan Hakları Söylemleri: Filistin’de Çocuk Olmak” başlıklı ilk oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Abdülhakim Beki, yurt içi ve dışında sosyal hizmetle ilgili kurum ve kuruluşların, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ve insan hakları ihlallerine sessiz kalmasını eleştirdi.

Beki, “Gazze’de çocuk olmak, tüm evrensel çocuk haklarının çiğnendiği bir yerde olmak demektir. Gazze’de çocuk olmak, güçlünün egemenliği karşısında tüm dünyanın, söylemlerden öteye geçmediğine şahit olmak demektir.” ifadelerini kullandı.

Yeryüzü Çocukları Derneği Başkanı Sümeyye Altun da “Filistinli Çocuk Olmak” başlıklı sunumunda, 1948’de başlayan işgal nedeniyle tek bir Filistin hikayesinden bahsetmenin mümkün olmadığını söyledi.

Altun, 7 Ekim 2023’ten sonra Gazze’de 2 milyon kişinin zorla yerinden edildiğini, 14 bin çocuğun öldürüldüğünü, 27 çocuğun açlıktan öldüğünü, 432 okulun bombalandığını ve 31 hastanenin hizmet dışı bırakıldığını belirtti.

Filistin’de işgal altında çocuk olmanın zorluklarına değinen Altun, çocukların bitmek bilmeyen travmalarının bulunduğunu vurguladı.

Yetim Vakfı Başkanı Murat Yılmaz, Gazze’de yaklaşık 1 milyon 200 bin çocuğun sıkıştırılmış durumda, psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu aktardı.

Gazze’de 70 bin konutun yıkıldığını, kullanılmaz hale geldiğini ya da kısmi hasar gördüğünü kaydeden Yılmaz, bu nedenle oradaki çocuklara ulaşmanın da zaman alacağını ifade etti.

Yılmaz, Gazze’de çocukların “sürekli şiddet sarmalında” yaşadığını, şiddet ortamının son bulmasının ardından psikososyal destek faaliyetleri yürüteceklerini dile getirdi.

Murat Yılmaz, İsrail’in “insan haklarıyla ilgili Batı medeniyetinin oluşturduğu tüm metinlerin üzerinde postallarla gezdiğini ve bunları çöpe attığını” belirtti.

“Filistin’de Kadın Direnişi ve Dayanışma”

Moderatörlüğünü SETA Araştırmacısı Nursem Keskin Aksay’ın yaptığı “Filistin’de Kadın Direnişi ve Dayanışma” başlıklı ikinci oturumda konuşan akademisyen Nihad Abunnaser, “Siyonizm dedi ki, babalar ölür, çocuklar unutur. Babalar ve anneler yaşadıklarını her gün anlattı ve çocuklar unutmadı. Serüven Filistin’de bu şekilde devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Filistinli annelerin, çocuklarını, her gün “Korkma biz burada kalıcıyız, onlar ise gidici, o yüzden böyle yapıyorlar.” diyerek büyüttüğünü aktaran Abunnaser, “100 yıldan fazladır bu mücadeleyi veriyoruz.” diye konuştu.

Abunnaser, çocuklara uygulanan ev hapsine değinerek, evlerin asla boş bırakılamadığını söyledi.

İnsan Film Ekibi Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneğinden Tülay Gökçimen, Kudüs’te çektikleri “Biz Burada Kalacağız” belgeselinde kadınların direnişinden ilham aldığını anlatarak, “İmanlarından aldıkları güçle davalarına o kadar inanıyorlar ve o kadar iman dolular ki o imanın verdiği duruş onları çok güçlü kılıyor. Benim belgeselime isim veren de o kadınların güçlü duruşu olmuştur.” dedi.

Gökçimen, 7 Ekim’den bu yana Gazze’deki kadınların direniş ve dayanışmasından anekdotlar paylaşarak, “Gazze’de şu ana kadar hiç kitlesel isyan olmadı. Bir bölgede kitlesel bir isyan yoksa o bölgede dayanışma ve direniş ruhu vardır diyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Orta Doğu araştırmacısı Kadriye Sınmaz, Filistin’deki siyasi kırılma noktalarının kadın aktivizmini dönüştürdüğünü ve kendine has yol izlemesini sağladığını söyledi.

Kadınların tarihsel süreçte “Filistin direnişine katkı sağladığını” kaydeden Sınmaz, kadınların, direnişin dünyaya duyurulmasına çeşitli şekillerde yardımcı olduğunu aktardı.

Sınmaz, öte yandan, eğitimin, direniş ruhunu gelecek nesillere aktarmada en temel unsur olduğuna dikkati çekerek, “Filistinli kadınlar hayatının her alanında direnişin bir parçası haline geldi.” dedi.

“Medyanın Söylem Gücü ve Gazze”

Moderatörlüğünü SETA’dan Osman Zeki Gökçe’nin yaptığı “Medyanın Söylem Gücü ve Gazze” başlıklı son oturumda konuşan TRT Haber Editörü gazeteci Sümeyye Ertekin Yıldız, Gazze konusunda her meslek grubunun kendi özelinde yapabileceği bir şey bulunduğunu, gazetecilerin ise hakikati arayıp en yalın haliyle vermekle mükellef olduğunu belirtti.

Yıldız, İsrail’in medyaya ciddi abluka uyguladığını ve Batı medyasının da buna çanak tuttuğunu aktardı.

Medyanın, yaşananları insanlara duyurmanın yanı sıra hukuki boyutta etkili olabildiğini söyleyen Yıldız, “Anadolu Ajansının yaptığı ‘Kanıt’ kitabını bilirsiniz. Direkt oradaki foto muhabirleri ve gazetecilerin çektiği fotoğrafları bu kitapta toplayarak Uluslararası Adalet Divanına verdi ve bu çok kıymetli bir şey.” ifadelerini kullandı.

Yıldız, “İsrail, her savaşta medyayı hedef alıp susturmaya çalışıyor, böylece katliamları daha rahat yapabileceğini düşünüyor.” dedi.

SETA araştırmacısı Mahmut Alrantisi, medya savaşının 7 Ekim sabahından itibaren İsrail’in yalanlarıyla birlikte başladığını, ilk hafta İsrail’in propagandada başarılı olduğunu ancak daha sonra insanların gerçeği görmeye başladığını dile getirdi.

Birkaç gün önce, iftara bir dakika kala yapılan İsrail saldırısı sebebiyle kuzeninin şehit edildiğini aktaran Alrantisi, medyaya yansıyan görüntülerin gerçekte yaşanan vahşetin sadece yüzde 10’u olabileceğini belirtti.

Alrantisi, ülkelerin politikalarına göre medyalarının da tavır aldığını kaydetti.

Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu da meselenin adının doğru konulması gerektiğini söyledi.

“Meselenin özü bugün itibarıyla aslında bir medeniyetler hesaplaşması ama görünür gelecekte bir medeniyetler çatışmasına doğru gidecek. Bu büyük bir çatışmanın habercisi olabilir, Gazze sadece bir örnek.” diyen Müderrisoğlu, Gazze’nin sezonluk bir dosya olarak ele alınmaması gerektiğini kaydetti.

İsrail’in medyaya uyguladığı kısıtlamalara rağmen yaptıklarını gizleyemediğine dikkati çeken Müderrisoğlu, gerçekleri paylaşmayan tüm medya kuruluşlarının da en az İsrail hükümeti kadar suçlu olduğunu ifade etti.

Müderrisoğlu, “Hepimizin ileriye dönük olarak nasıl bir dünya düzeni kurulduğunu, argümanları kimlerin ürettiğini ve hangi kanallar üzerinden pazarladığını düşünmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/seta-istanbulda-gazze-sempozyumu-duzenledi/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Gazze’deki ateşkes talebini olumlu bir adım olarak görüyor https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-goruyor/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-goruyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23719 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir” şeklinde konuştu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından İstanbul’da düzenlenen Gazze Sempozyumu’na katıldı. Programa ayrıca SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti”

Programda konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş,

“1948 yılından 1967 yılına kadar devam eden gerginlik sınır tanımayan bir hukuksuzluğa dönüştü. Bugün Gazze şehri değil, Gazze şeridi olarak tanımlanan coğrafya, yerli halkın ne düzeyde bir sıkışmışlık yaşadığının en belirgin göstergesidir. Nitekim Gazze, İsrail’in yerinden ederek daracık bir koridora sıkıştırdığı insanların adeta ölümü beklediği bir yer haline geldi. Çocukların ölürlerse tanınsınlar diye kollarına ve bacaklarına isimlerini yazdıkları bir dünyada herkesin, hepimizin daha fazla düşünmesi gerektiği açık bir gerçektir. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmamıştır. Fakat kaybedeni her zaman kadınlar ve çocuklar olmuştur. Dijital teknolojilerin yarıştığı bir çağda, savaşın gölgesinde yaşayan insanlar, eğitim, sağlık başta olmak üzere pek çok temel insan haklarından mahrum kalıyor. 7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti. Sivilleri hedef alan bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70’i ise kadın ve çocuklardan oluşuyor. Büyük bir hukuksuzluğa imza atan İsrail karşısında uluslararası yetkililer sessiz kalıyor” dedi.

“Çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz”

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonunun 68’inci Oturumu’nda İsrailli Bakan söz aldığı sırada salonu terk ettiğini hatırlatan Bakan Göktaş, “İşte biz de, bu iradeye sadık kalarak, bu yıl, BM Kadının Statüsü 68. Oturumunda, İsrailli Bakanın konuşmaları esnasında salondan ayrıldık. Çünkü, çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz. Acıyla yükselen çığlıklara duyarsız kalan tüm söylemleri, kendi sesleriyle baş başa bırakıyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin de belirttiği gibi ‘İnsanlığın zulüm ile bükülen belini ancak mazlumlar arası ayrım gözetmeden doğrultabiliriz’ Bunu daha adil bir hayatın mümkün olduğu inancıyla, kardeşlik hukukunu güçlendirerek yapacağız. ‘Savaş beni mahvetti, eskiden daha güzeldim’ diyen yavrumuzun yüreğinde yeniden mutluluk yeşertmek için, Filistinlilerin yanında olmak, bugün tarihi bir sorumluluktur. Bu sorumluluk duygusuyla Filistinlilere uygulanan soykırımı, küresel gündemin en üst sıralarında tutmak ve buna bir son vermek için kararlı duruşumuzu asla bozmadık, bozmayacağız” şeklinde konuştu.

“Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psiko-sosyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz”

Bakanlık olarak Gazzelilere sosyal hizmet ve psikososyal destek verdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, güçlü bir barış çağrısında bulunmaktadır. Özellikle şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki orantısız etkisine dikkat çekerek, temel insan haklarına saygı gösteren adil ve kalıcı bir çözüm ihtiyacına vurgu yapmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız açıkça, İsrail’e yayılmacı hayallerinden vazgeçmesi ve 1967 sınırlarına dayalı, bağımsız bir Filistin devletinin varlığını tanıması gerektiğini ifade etmiştir. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Gazze Şeridi’nde yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması gerektiğini her fırsatta ve her platformda dile getiriyoruz. Bugün ülkemizde misafir ettiğimiz Gazzeli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için elimizden gelen her türlü çabayı ve gayreti gösteriyoruz. Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psikososyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz. Diğer yandan, Saygıdeğer Hanımefendinin öncülüğünde Gazzeli çocuklarımızı ülkemizde ağırlamak için girişimlerimiz devam ediyor. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir”

Konuşmasına dün BM Güvenlik Konseyi’nde alınan Gazze’de acil ateşkes talep kararına ilişkin konuşan Bakan Göktaş, “BM yetkililerinin dahi söz geçiremediği bir katliamdan bahsediyoruz. Dün, BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, herkesi bu katliamların sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm sağlanması için ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-goruyor/feed/ 0
Bakan Göktaş: “Temennimiz İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan kararı bir an önce yerine getirmesidir” https://www.haber60.com.tr/bakan-goktas-temennimiz-israilin-bm-guvenlik-konseyinde-alinan-karari-bir-an-once-yerine-getirmesidir/ https://www.haber60.com.tr/bakan-goktas-temennimiz-israilin-bm-guvenlik-konseyinde-alinan-karari-bir-an-once-yerine-getirmesidir/#respond Tue, 26 Mar 2024 23:15:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23641 Bakan Göktaş: “Temennimiz İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan kararı bir an önce yerine getirmesidir”

İSTANBUL – Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir” şeklinde konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen Gazze Sempozyumu’na katıldı. Programa ayrıca SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti”

Programda konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “1948 yılından 1967 yılına kadar devam eden gerginlik sınır tanımayan bir hukuksuzluğa dönüştü. Bugün Gazze şehri değil, Gazze şeridi olarak tanımlanan coğrafya, yerli halkın ne düzeyde bir sıkışmışlık yaşadığının en belirgin göstergesidir. Nitekim Gazze, İsrail’in yerinden ederek daracık bir koridora sıkıştırdığı insanların adeta ölümü beklediği bir yer haline geldi. Çocukların ölürlerse tanınsınlar diye kollarına ve bacaklarına isimlerini yazdıkları bir dünyada herkesin, hepimizin daha fazla düşünmesi gerektiği açık bir gerçektir. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmamıştır. Fakat kaybedeni her zaman kadınlar ve çocuklar olmuştur. Dijital teknolojilerin yarıştığı bir çağda, savaşın gölgesinde yaşayan insanlar, eğitim, sağlık başta olmak üzere pek çok temel insan haklarından mahrum kalıyor. 7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti. Sivilleri hedef alan bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70’i ise kadın ve çocuklardan oluşuyor. Büyük bir hukuksuzluğa imza atan İsrail karşısında uluslararası yetkililer sessiz kalıyor” dedi.

“Çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz”

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonunun 68’inci Oturumu’nda İsrailli Bakan söz aldığı sırada salonu terk ettiğini hatırlatan Bakan Göktaş, “İşte biz de, bu iradeye sadık kalarak, bu yıl, BM Kadının Statüsü 68. Oturumunda, İsrailli Bakanın konuşmaları esnasında salondan ayrıldık. Çünkü, çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz. Acıyla yükselen çığlıklara duyarsız kalan tüm söylemleri, kendi sesleriyle baş başa bırakıyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin de belirttiği gibi ‘İnsanlığın zulüm ile bükülen belini ancak mazlumlar arası ayrım gözetmeden doğrultabiliriz’ Bunu daha adil bir hayatın mümkün olduğu inancıyla, kardeşlik hukukunu güçlendirerek yapacağız. ‘Savaş beni mahvetti, eskiden daha güzeldim’ diyen yavrumuzun yüreğinde yeniden mutluluk yeşertmek için, Filistinlilerin yanında olmak, bugün tarihi bir sorumluluktur. Bu sorumluluk duygusuyla Filistinlilere uygulanan soykırımı, küresel gündemin en üst sıralarında tutmak ve buna bir son vermek için kararlı duruşumuzu asla bozmadık, bozmayacağız” şeklinde konuştu.

“Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psiko-sosyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz”

Bakanlık olarak Gazzelilere sosyal hizmet ve psikososyal destek verdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, güçlü bir barış çağrısında bulunmaktadır. Özellikle şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki orantısız etkisine dikkat çekerek, temel insan haklarına saygı gösteren adil ve kalıcı bir çözüm ihtiyacına vurgu yapmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız açıkça, İsrail’e yayılmacı hayallerinden vazgeçmesi ve 1967 sınırlarına dayalı, bağımsız bir Filistin devletinin varlığını tanıması gerektiğini ifade etmiştir. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Gazze Şeridi’nde yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması gerektiğini her fırsatta ve her platformda dile getiriyoruz. Bugün ülkemizde misafir ettiğimiz Gazzeli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için elimizden gelen her türlü çabayı ve gayreti gösteriyoruz. Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psikososyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz. Diğer yandan, Saygıdeğer Hanımefendinin öncülüğünde Gazzeli çocuklarımızı ülkemizde ağırlamak için girişimlerimiz devam ediyor. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir”

Konuşmasına dün BM Güvenlik Konseyi’nde alınan Gazze’de acil ateşkes talep kararına ilişkin konuşan Bakan Göktaş, “BM yetkililerinin dahi söz geçiremediği bir katliamdan bahsediyoruz. Dün, BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, herkesi bu katliamların sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm sağlanması için ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-goktas-temennimiz-israilin-bm-guvenlik-konseyinde-alinan-karari-bir-an-once-yerine-getirmesidir/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Gazze’deki ateşkes talebini olumlu bir adım olarak değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-degerlendirdi/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23617 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak gördüklerini belirterek, “Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in, BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir.” dedi.

Göktaş, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) İstanbul Ofisi’nde “Medya ve Toplum” başlığında üç oturumda düzenlenen Gazze Sempozyumu’na katıldı.

Sempozyumda Filistinli kadınlar ve çocukların hakları ve medyada nasıl yer bulduklarına dair konuların ele alınacağını belirten Göktaş, bütün dünyanın sessiz kaldığı bu gerçek hakkında konuşma cesareti gösterebilmenin ancak hakiki bir çabayla çözüm arayanların işi olduğunu söyledi.

Göktaş, acıyla yüzleşmenin, insanı bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi kalmayacağı bir eşikten geçirdiğini kaydederek, “Bu eşikten geçen herkes artık durdurulamaz bir güçle savaşan bir adalet savaşçısına dönüşür. Bu anlamda her bir katılımcımıza Gazze’de yaşanan insanlık dışı zulmün sesi ve sözü oldukları için şimdiden şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Dünyada ikinci büyük savaşın sona ermesiyle uzun soluklu bir barış döneminin başlayacağının düşünüldüğünü aktaran Göktaş, fakat yaygın bir şekilde görülen ırk temelli politikaların barış hedefine gölge düşürdüğünü vurguladı.

Göktaş, bugün Filistin’de yaşanan işgalin, bu politikaların acı bir sonucu olarak karşılarında durduğunu ifade ederek, söyle konuştu:

“Mülteci ve sığınmacıların aksine yerleşimciler, Filistin topraklarında baskı ve işgal yoluyla yerli halkın sahip olduğu her şeyi ele geçirmeye başladılar. 1948 yılından 1967 yılına kadar devam eden gerginlik sınır tanımayan bir hukuksuzluğa dönüştü. Bugün Gazze şehri değil, Gazze Şeridi olarak tanımlanan coğrafya, yerli halkın ne düzeyde bir sıkışmışlık yaşadığının en belirgin göstergesidir. Nitekim Gazze, İsrail’in yerinden ederek daracık bir koridora sıkıştırdığı, insanların adeta ölümü beklediği bir yer haline geldi. Çocukların ölürlerse tanınsınlar diye kollarına ve bacaklarına isimlerini yazdıkları bir dünyada herkesin, hepimizin daha fazla düşünmesi gerektiği açık bir gerçektir.”

“Büyük bir hukuksuzluğa imza atan İsrail karşısında uluslararası yetkililer sessiz kalıyor”

Savaşın hiçbir zaman kazananı olmadığını, kaybedenin her zaman kadınlar ve çocuklar olduğunu aktaran Göktaş, dijital teknolojilerin yarıştığı bir çağda savaşın gölgesinde yaşayan insanların, eğitim ve sağlık başta olmak üzere pek çok temel insan haklarından mahrum kaldığını dile getirdi.

Göktaş, İsrail yönetiminin 7 Ekim’den beri Filistin’de 32 bini aşkın sivili katlettiğini vurgulayarak, “Sivilleri hedef alan bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70’i ise kadın ve çocuklardan oluşuyor. Büyük bir hukuksuzluğa imza atan İsrail karşısında uluslararası yetkililer sessiz kalıyor. Hannah Arendt’e Kötülüğün Sıradanlığı’nı yazdıran nasyonal sosyalizmin ayrılıkçı politikaları, bugün İsrail yönetimine ilham kaynağı oluyor. Filistin’de ciğer yakan ağıtlar, maalesef Orta Doğu’da bile güçlü bir yankı bulmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşılık dünyanın dört bir yanında şehir meydanlarını dolduran insan selinin, İsrail zulmünü protesto ettiğini kaydeden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Soykırımın ortağı olamam’ diyen ABD askeri Aaron Bushnell, vicdan yangınını ancak kendini ateşe vererek söndürebiliyor. Cemil Meriç’in de söylediği gibi taraf tutmayan insan, şahsiyeti felce uğramış insandır. Ben tarafım, hakikatin tarafıyım. Kötülüğe ‘dur’ demek, hakikatin tarafı olmayı, 7’den 70’e herkes tarafından şahsi bir irade sergilemeyi gerekli kılıyor. İşte biz de bu iradeye sadık kalarak bu yıl BM Kadının Statüsü 68. Oturumu’nda, İsrailli Bakanın konuşmaları esnasında salondan ayrıldık. Çünkü, çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz. Acıyla yükselen çığlıklara duyarsız kalan tüm söylemleri, kendi sesleriyle baş başa bırakıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “İnsanlığın zulüm ile bükülen belini ancak mazlumlar arası ayrım gözetmeden doğrultabiliriz” sözünü hatırlatan Göktaş, bunu daha adil bir hayatın mümkün olduğu inancıyla, kardeşlik hukukunu güçlendirerek yapacaklarını ifade etti.

“Mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz”

Bakan Göktaş, Filistinlilerin yanında olmanın tarihi bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, bu sorumluluk duygusuyla Filistinlilere uygulanan soykırımı, küresel gündemin en üst sıralarında tutmak ve buna bir son vermek için kararlı duruşu asla bozmadıklarını ve bozmayacaklarını kaydetti.

Barışın, ancak şiddet karşısında din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın bütün mağdurları kuşattığında hakiki bir anlam kazanacağını aktaran Göktaş, “Bunun için uluslararası hukuk normlarının ötesinde insan yaşamının kutsal olduğuna inanan yüksek bir bilinç düzeyinde birleşmemiz gerekmektedir. Nitekim insan haklarını koruma idealiyle oluşturulan birliklerin, Filistin’de yaşanan soykırım karşısında herhangi bir yaptırım uygulamaması bizi yeni arayışlara yöneltmiştir.” diye konuştu.

Göktaş, bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü bir barış çağrısında bulunduğuna dikkati çekerek, “Özellikle şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki orantısız etkisine dikkat çekerek, temel insan haklarına saygı gösteren adil ve kalıcı bir çözüm ihtiyacına vurgu yapmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı’mız açıkça, İsrail’e yayılmacı hayallerinden vazgeçmesi ve 1967 sınırlarına dayalı, bağımsız bir Filistin devletinin varlığını tanıması gerektiğini ifade etmiştir. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın önderliğinde Gazze Şeridi’nde yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması gerektiğini her fırsatta ve her platformda dile getiriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de misafir edilen Gazzelilerin yaralarını sarmak için ellerinden gelen her türlü çabayı ve gayreti gösterdiklerinin altını çizen Göktaş, “Bakanlık olarak Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psikososyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz. Diğer yandan, saygıdeğer Hanımefendinin öncülüğünde Gazzeli çocuklarımızı ülkemizde ağırlamak için girişimlerimiz devam ediyor. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Korkuyla titreyen, erkenden ölen ve vaktinden evvel büyüyen çocukları görmezden gelemeyiz”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, acının kararttığı dünyada umudun aydınlığıyla dirilmek zorunda olduklarını belirterek, “Korkuyla titreyen, erkenden ölen ve vaktinden evvel büyüyen çocukları görmezden gelemeyiz. Evlatlarının cenazelerini parça parça toplamak zorunda kalan anne, babaların çığlığını yok sayamayız. İnsan hayatının yok edilmesine seyirci kalamayız. Bu yangını dindirmek zorundayız.” dedi.

BM yetkililerinin dahi söz geçiremediği bir katliamdan bahsettiklerini vurgulayan Göktaş, şunları dile getirdi:

“Dün, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, herkesi bu katliamların sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm sağlanması için ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz. Birçoğunuz gibi akademisyen ve aktivist kimliğiyle tanınan, kariyerini şehadetle zirveye taşıyan Rifat el-Arir bize çok kıymetli bir söz bırakıyor. ‘Eğer ben ölürsem, sen yaşamalısın. Öykümü anlatmalısın. Umut vermeli, destan olmalı’ diyor. Bu sözleri kutsal bir emanet gibi kabul ediyor, sonsuzluğun kalbinden bize seslenen şairi ve Filistin’de şehit olan tüm kardeşlerimizi rahmetle anıyorum.”

Bir daha böylesi zulümlerin yaşanmaması için topyekun bir mücadele verdiklerini dile getiren Göktaş, barışa inanan herkesi “gargat ağaçlarından önce dile gelmeye” davet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-degerlendirdi/feed/ 0
SETA Genel Koordinatörü: Gazze’de 1,1 milyon insan açlık sorunuyla yüz yüze https://www.haber60.com.tr/seta-genel-koordinatoru-gazzede-11-milyon-insan-aclik-sorunuyla-yuz-yuze/ https://www.haber60.com.tr/seta-genel-koordinatoru-gazzede-11-milyon-insan-aclik-sorunuyla-yuz-yuze/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23609 Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, Gazze Sempozyumu’nda, Gazze’de 1,1 milyon insanın açlık sorunuyla yüz yüze kaldığını, bunun İsrail’in yarattığı bir felaket olduğunu söyledi.

İstanbul’da gerçekleştirilen “Gazze Sempozyumu: Medya ve Toplum” başlıklı etkinliğin açılış konuşmasını yapan SETA Genel Koordinatörü Duran, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sivil yerleşim yerleri, hastane, okul, ibadethane ve mülteci kamplarını da hedef aldığı saldırıların 172’nci gününde olunduğunu hatırlattı.

Saldırıların Birleşmiş Milletlerin (BM) kurumları tarafından “soykırım” olarak tanımlanır hale geldiğini ve uluslararası toplum açısından çok derin etkiler yaratacağını aktaran Duran, UNICEF Sözcüsü James Elder’in “Geçmişten günümüze oluşan tüm krizlerde, savaşlarda kayıpların yüzde 20’si çocuklardan oluşur.” sözlerini anımsattı.

Gazze’de bu rakamın 7 Ekim sonrası yüzde 40 civarına geldiğini vurgulayan Duran, BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Phillippe Lazzarini’nin de “Bu çocukların üzerinden yürütülen bir savaştır. Çocukların gelecekleri üzerinden yürütülen bir savaştır ve ne yazık ki Gazze’de öldürülen çocukların sayısı son 4 yılda dünyada öldürülen çocukların toplamından fazladır.” ifadesine dikkati çekti.

İsrail’in hedefindeki ikinci masum grup, kadınlar

Çocukların yanı sıra İsrail saldırılarının hedefindeki ikinci masum grubun kadınlar olduğunu anlatan Duran, “Gazze’de 1,1 milyon insan, açlık sorunuyla yüz yüzedir. Bu, katliamı uygulayanların, İsrail’in ortaya koyduğu bir felakettir. İnsan eliyle yapılmış bir felakettir ve nasıl kurtulmak gerektiği de çok açıktır. Bir an önce uluslararası toplumun harekete geçerek insani yardımı sağlaması, ateşkesin hızlıca yerine getirilmesi gerekir. Bunu sağlamak çok zor değil.” dedi.

Günlük 500 tır insani yardım gitmesi gereken Gazze’ye tırların ancak üçte birinin ulaştığı bilgisini veren Duran, Refah Kapısı’nın istenilen yardımı sağlayamayacak şekilde kullanılması nedeniyle başka kapıların da açılması gerektiğine vurgu yaptı.

Şifa Hastanesine yapılan saldırıyı hatırlatan Duran, “Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davada mahkemenin sonucu ne olacak bunu şimdiden bilmiyoruz ama ortaya konulan deliller şimdiden İsrail’i “soykırımcı olarak” mahkum edecek özellikler taşıyor. 10 kararın sonunda ancak güvenlik konseyi ateşkes kararı alabildi. Bu da geçici ateşkes.” diye konuştu.

Kararın nasıl uygulanacağının çok önem taşıdığını, medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının bunun üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini dile getiren Duran, şöyle devam etti:

“Bu meselenin sorumluluğu başta ABD olmak üzere Batı hükümetleri nezdindedir ama aynı şekilde İslam dünyası da bu sorumluluktan muaf değildir. Şükürler olsun ki hem Batı’da hem de dünyanın diğer yerlerinde sivil toplumlar güçlü tepkiler verdiler ve bunun sonucunda ancak ortaya böyle bir karar çıkabildi.”

“Soykırımın ciddi sonuçları olacak”

Evrensel olarak anlatılan insan hakları gibi birçok hak ve değerin, Filistinliler söz konusu olunca neden ortadan kalktığını kimsenin açıklayamadığını belirten Duran, Filistin halkına reva görülen soykırımın hem Türkiye hem de dünya genelinde ciddi sonuçları olacağını söyledi.

Burhanettin Duran, “Bu iki yüzlülüğün bir etkisi olacak. Ne yazık ki bu etki olumlu bir etki olmayacak. Bu nefret söylemlerini, ırkçılığı, radikalizmi ve şiddeti köpürtecek. Çünkü burada insanlığın haykırdığı, hiçbir şekilde kabul edemediği bir zulüm yaşanmakta. Elbette dünyanın her yerinde yaşanan birçok sıkıntıda olduğu gibi Türkiye, Gazze meselesinde de önemli girişimlerde bulundu. Türkiye bu noktada dünyada önde gelen ülkeler arasında. Birleşmiş Milletler sisteminin sıkıntılarını ortaya koyma açısından Cumhurbaşkanı’mızın sürekli olarak ‘Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkün’ demesiyle aslında bu krizin geleceğini biliyorduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin meselesini sahiplenmesine atıfta bulunan Duran, Gazze’deki feryadı duymayan ABD ve Batı medyasını işaret etti.

Türkiye’nin rolündeki önem

Türkiye’nin Filistin meselesinde üstlendiği rolün ne kadar önemli olduğunu bundan sonraki süreçte de göreceklerini aktaran Duran, sözlerini şöyle tamamladı:

“Doğu Kudüs başkentli bir Filistin devletinin ortaya çıkabilmesi için yapılması gereken çok şey var. Hem garantörlük uygulaması teklifiyle hem uluslararası yardımlarda aldığı inisiyatifle hem diplomasiyi bu yönde hareketlendirerek uluslararası toplumu şekillendirmeye çalışırken Türkiye’nin gayretlerini gördük ve görmeye devam edeceğiz. Gazze’de yaşanan vahşet bizim değerler temelinde, haklar temelinde dünyaya söyleyecek sözümüzün kalmayacağı, bütün insanlık olarak söylüyorum bir trajedi karşımızda. Gazze’de yaşanan bu insani dramın son bulmasını hep birlikte görmeyi ümit ediyoruz.”

Sempozyum, İnsan Hakları Söylemleri: Filistin’de Çocuk Olmak, Filistin’de Kadın Direnişi ve Dayanışma ile Medyanın Söylem Gücü ve Gazze başlıklı oturumlarla gün boyu devam edecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/seta-genel-koordinatoru-gazzede-11-milyon-insan-aclik-sorunuyla-yuz-yuze/feed/ 0
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Gazze’deki ateşkes talebini olumlu bir adım olarak görüyor https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-politikalar-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-goruyor/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-politikalar-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-goruyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23589 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir” şeklinde konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından İstanbul’da düzenlenen Gazze Sempozyumu’na katıldı. Programa ayrıca SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti”

Programda konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş,

“1948 yılından 1967 yılına kadar devam eden gerginlik sınır tanımayan bir hukuksuzluğa dönüştü. Bugün Gazze şehri değil, Gazze şeridi olarak tanımlanan coğrafya, yerli halkın ne düzeyde bir sıkışmışlık yaşadığının en belirgin göstergesidir. Nitekim Gazze, İsrail’in yerinden ederek daracık bir koridora sıkıştırdığı insanların adeta ölümü beklediği bir yer haline geldi. Çocukların ölürlerse tanınsınlar diye kollarına ve bacaklarına isimlerini yazdıkları bir dünyada herkesin, hepimizin daha fazla düşünmesi gerektiği açık bir gerçektir. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmamıştır. Fakat kaybedeni her zaman kadınlar ve çocuklar olmuştur. Dijital teknolojilerin yarıştığı bir çağda, savaşın gölgesinde yaşayan insanlar, eğitim, sağlık başta olmak üzere pek çok temel insan haklarından mahrum kalıyor. 7 Ekim’den beri İsrail yönetimi, Filistin’de 32 bini aşkın sivili katletti. Sivilleri hedef alan bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70’i ise kadın ve çocuklardan oluşuyor. Büyük bir hukuksuzluğa imza atan İsrail karşısında uluslararası yetkililer sessiz kalıyor” dedi.

“Çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz”

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonunun 68’inci Oturumu’nda İsrailli Bakan söz aldığı sırada salonu terk ettiğini hatırlatan Bakan Göktaş, “İşte biz de, bu iradeye sadık kalarak, bu yıl, BM Kadının Statüsü 68. Oturumunda, İsrailli Bakanın konuşmaları esnasında salondan ayrıldık. Çünkü, çocuklara ölümün daha merhametli olduğunu düşündüren bir yönetimin insanlık adına hiçbir değeri temsil edebileceğine inanmıyoruz. Acıyla yükselen çığlıklara duyarsız kalan tüm söylemleri, kendi sesleriyle baş başa bırakıyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin de belirttiği gibi ‘İnsanlığın zulüm ile bükülen belini ancak mazlumlar arası ayrım gözetmeden doğrultabiliriz’ Bunu daha adil bir hayatın mümkün olduğu inancıyla, kardeşlik hukukunu güçlendirerek yapacağız. ‘Savaş beni mahvetti, eskiden daha güzeldim’ diyen yavrumuzun yüreğinde yeniden mutluluk yeşertmek için, Filistinlilerin yanında olmak, bugün tarihi bir sorumluluktur. Bu sorumluluk duygusuyla Filistinlilere uygulanan soykırımı, küresel gündemin en üst sıralarında tutmak ve buna bir son vermek için kararlı duruşumuzu asla bozmadık, bozmayacağız” şeklinde konuştu.

“Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psiko-sosyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz”

Bakanlık olarak Gazzelilere sosyal hizmet ve psikososyal destek verdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, güçlü bir barış çağrısında bulunmaktadır. Özellikle şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki orantısız etkisine dikkat çekerek, temel insan haklarına saygı gösteren adil ve kalıcı bir çözüm ihtiyacına vurgu yapmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız açıkça, İsrail’e yayılmacı hayallerinden vazgeçmesi ve 1967 sınırlarına dayalı, bağımsız bir Filistin devletinin varlığını tanıması gerektiğini ifade etmiştir. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Gazze Şeridi’nde yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması gerektiğini her fırsatta ve her platformda dile getiriyoruz. Bugün ülkemizde misafir ettiğimiz Gazzeli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için elimizden gelen her türlü çabayı ve gayreti gösteriyoruz. Bakanlık olarak, Gazzeli misafirlerimizin sosyal hizmetlerimiz ve psikososyal desteklerimizden faydalanmalarını sağlıyoruz. Diğer yandan, Saygıdeğer Hanımefendinin öncülüğünde Gazzeli çocuklarımızı ülkemizde ağırlamak için girişimlerimiz devam ediyor. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir”

Konuşmasına dün BM Güvenlik Konseyi’nde alınan Gazze’de acil ateşkes talep kararına ilişkin konuşan Bakan Göktaş, “BM yetkililerinin dahi söz geçiremediği bir katliamdan bahsediyoruz. Dün, BM Güvenlik Konseyi’nde ilan edilen Gazze’de acil ateşkes talep kararını katliamın sonlandırılması adına atılmış olumlu bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz, insani yardımların bir an önce Gazze’ye ulaştırılmasıdır. İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nde alınan bu kararı bir an önce yerine getirmesidir. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, herkesi bu katliamların sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm sağlanması için ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-politikalar-bakani-gazzedeki-ateskes-talebini-olumlu-bir-adim-olarak-goruyor/feed/ 0
ABD-İsrail İlişkileri Geriliyor: Gazze Saldırısı Sonrası Çatlağın Derinleşmesi https://www.haber60.com.tr/abd-israil-iliskileri-geriliyor-gazze-saldirisi-sonrasi-catlagin-derinlesmesi/ https://www.haber60.com.tr/abd-israil-iliskileri-geriliyor-gazze-saldirisi-sonrasi-catlagin-derinlesmesi/#respond Tue, 26 Mar 2024 01:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23489 ABD Başkanı Joe Biden ve Washington’daki üst düzey yetkililer, uzun süredir İsrail’in Gazze’yi hedef alma şekline karşı sabırlarını korumaya çalışıyordu.

Giderek daha da sertleşen bir dille Gazze’de yaşananlardan duydukları rahatsızlığı hem İsrail’e hem de dünyanın kalanına aktardılar.

BM Güvenlik Konseyi’nden ilk kez geçen ateşkes kararı, Başkan Biden’ın sözlerin yeterli olmadığına karar verdiğini gösteriyor.

İsrail Gazze’yi hedef alma biçimine karşı diplomatik korumanın kaldırılması önemli bir adım.

Bu, Beyaz Saray ile İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki çatlağın da derinleştiğini gösteriyor.

Başbakan Netanyahu, karar sonrası ülkesinin en önemli müttefikine sözlü tepki ile karşılık verdi. ABD’nin veto hakkını kullanmama kararını kınadı ve bunun sürdürdükleri savaşa ve rehineleri serbest bırakma çalışmalarına zarar verdiğini iddia etti.

Joe Biden ve yardımcıları bu kınamayı aşırı nankör olarak değerlendirebilir.

Biden 7 Ekim’den bu yana İsrail ihtiyaç duyduğu tüm askeri ve diplomatik yardımı sağladı.

Rehinelerin özgür bırakılması ve Hamas’ın yok edilmesi hedefini paylaşsa da Biden, bunun “doğru şekilde” yapılmasını istiyor.

Savaşın yıkıcı ilk haftalarında Başkan Biden, İsrail’i, İkiz Kule saldırıları sonrası ABD’nin içine düştüğü gibi “öfkeden kör olmaması” uyarısını yaptı.

Biden İsrail’e gitti, 7 Ekim’den önce de çok sıcak bir ilişki içinde olmadığı Netanyahu’yu kucakladı.

Başbakan Netanyahu ise ABD’nin temkinli hareket etme çağrıları gölgesinde İsraillilere “tam bir intikam” sözü veriyordu.

O tarihten bu yana çoğu sivil olmak üzere 30.000’den fazla Filistinli, çoğunluğu ABD tarafından sağlanan silahlarla öldürüldü.

Bugün Gazze harabeye dönmüş durumda. Filistinli siviller açlık tehdidi ile karşı karşıya.

Başkan Biden ise İsrail, güneydeki Refah’a saldırı hazırlığında olduğunu tekrarlarken ve çok daha fazla ölüm ihtimali olasıyken, çağrılarının göz ardı edilmesinden bıkmış görünüyor.

İsrail, savaş hukukuna uyduğunu iddia etmeyi sürdürüyor ve Gazze halkına insani yardım yapılmasını engellediğini de reddediyor.

Ancak İsraillilerin doğruyu söylemediğine dair kanıtlar birikiyor. İsrail ve Mısır’daki yiyecek depolarından birkaç kilometre uzakta çocuklar açlıktan ölüyor.

Amerikalılar ve dünyanın kalanı, BM ve diğer yardım kuruluşlarının Gazze’deki kıtlığa dair sunduğu kanıtların farkında.

ABD ordusu hava ve deniz yoluyla Gazze’ye yardım sokmaya çalışırken, İsrail ise Gazze’nin kuzeyine arabayla yarım saat uzaklıktaki Aşdod Limanı’ndan yalnızca küçük miktarların geçişine izin veriyor.

Amerikalılar, Ramazan ateşkesi kararını veto etmeyerek, aynı zamanda İsrail’e sağladığı imkanlar üzerinden gelen suçlamaları da püskürtmeyi amaçladı.

Beyaz Saray, Tel Aviv’e, uluslararası baskı dokunulmazlığının sınırı olduğunu göstermeye çalışıyor.

Güvenlik Konseyi kararları uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendiriliyor. İsrail şimdi, hem Hamas’ın hem de BM’deki Filistin temsilcisinin memnuniyetle karşıladığı karara uyup uymayacağına karar verecek.

Netanyahu, koalisyon hükümetindeki aşırı milliyetçilerin desteğine güveniyor.

Bu koalisyon ona, kararı görmezden gelme çağrısı yapacak. Ancak karar görmezden gelinirse ABD’nin buna yanıt vermesi gerekecek.

Başkan Biden’ın baskı anlamında elindeki en büyük koz, İsrail’e askeri nakliye uçakları ile sağlanan silahlar.

ABD İsrail ittifakının derin kökleri bulunuyor.

ABD Başkanı Harry Truman, 1948’de İsrail bağımsızlığını ilan ettikten 11 dakika sonra ülkeyi tanıdıklarını duyurmuştu.

Ancak iki ülke ilişkileri çıkarlar söz konusu olduğunda zaman zaman gerildi.

Bu, Binyamin Netanyahu’nun Beyaz Saray’ı ilk kez çileden çıkarışı değil.

1996’da İsrail’in başbakanı olduğundan beri bunu düzenli olarak yapıyor.

Ancak Netanyahu’nın meydan okuyuşu hiçbir zaman bu kadar uzun süreli ya da sert olmamıştı. ABD-İsrail ittifakındaki hiçbir kriz, Gazze savaşının neredeyse altı ayında gelişen kriz kadar ciddi olmamıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-israil-iliskileri-geriliyor-gazze-saldirisi-sonrasi-catlagin-derinlesmesi/feed/ 0
İsrail askerleri tarafından işkence gören Filistinli kadın: Paralarımızı çaldılar https://www.haber60.com.tr/israil-askerleri-tarafindan-iskence-goren-filistinli-kadin-paralarimizi-caldilar/ https://www.haber60.com.tr/israil-askerleri-tarafindan-iskence-goren-filistinli-kadin-paralarimizi-caldilar/#respond Sat, 23 Mar 2024 22:27:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22694 Gazze Şeridi’nin kuzeyinden alıkonulan 39 yaşındaki Filistinli Abir Gubn, İsrail askerleri tarafından çıplak aramaya maruz kaldığını, işkence gördüğünü ve paralarının çalındığını söyledi.

Yaşları 5,7,9 olan iki erkek bir kız çocuğu annesi Gubn, AA muhabirine, 63 gün süren tutukluluğu boyunca yaşadığı zorlukları anlattı.

Filistinli kadın, İsrail’in hava saldırılarının ardından Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesindeki evinden üç çocuğu ve komşularıyla birlikte beldedeki El-Fahura Okuluna sığındı.

İsrail ordusu 27 Ekim’de Gazze Şeridi’ne kara operasyonu başlattı ve Aralık 2023’ün ortasından itibaren kademeli olarak Gazze kentinin kuzeyindeki bölgelerden çekilmeye başladı, bunu ocak ayının başında Gazze’deki mahalle ve bölgelerden kısmi çekilme izledi.

Ordu, ocak ayı ortasında Gazze kenti ve kuzeydeki bazı bölgelere yönelik saldırılarına yeniden başladı.

Sığınma ve gözaltı

Filistinli kadın esir Gubn, “Savaş başladığında Kemal Advan Hastanesindeydim, oğlumun tedavi süreci bittikten sonra El-Fahura Okuluna sığındık. İşgal ordusu bizi bombaladı, eşimin ikinci eşi ve çocukları şehit oldu.” dedi.

İsrail ordusunun okulu vurup baskın düzenlemesinin ardından çocuklarıyla koşarak dışarı çıkabildiğini belirten Gubn, bölgeyi terk etme kararı alarak, Refah kentine doğru yola çıktığını aktardı.

Gubn, “Çocuklarımla askeri kontrol noktasına vardığımda, askerler güneye çocuklarımı almadan geçmemi istedi. Çocuklarım olmadan ilerleyemeyeceğime dair ikna etmeye çalıştığımda ise askerler beni vurmakla tehdit etti ve çocuklarıma da annesiz güneye gidin dediler.” ifadelerini kullandı.

Bir süre sonra askerlerin adını ve kimlik numarasını sorduğunu aktaran Gubn, daha sonra kadın ve erkek askerlerden oluşan başka bir taburun yanına gönderildiğini dile getirdi.

İsrail askerleri çıplak arama yaptı

Gubn, İsrail askerlerinin arama yapmak için kendisinden soyunmasını istediğini, bunu askerlerin önünde yapmayı hemen reddettiğini ancak ölümle tehdit edilerek çıplak aranmaya zorlandığını söyledi.

İsrail askerlerinin tutumuna ilişkin Gubn, “İsrail askerleri elbiselerimi giydikten sonra ellerime ve ayaklarıma kelepçe taktı, gözlerimi bağladı. Sonra beni sürükleyerek bir yere götürdüler, oradan da askeri ciple başka bir yere. Orada da bir gece gözlerimiz, ellerimiz ve ayaklarımız bağlı şekilde kaldık.” dedi.

Alıkonulduğu süre boyunca birçok kez çıplak aranmaya maruz kaldığını anlatan Gubn, İsrail askerleri tarafından işkence gördüğünü, ağır bir şekilde darbedildiğini ve sözlü tacize uğradığını belirtti.

Gubn, “Bizi askerlerle dolu büyük bir binaya götürdüler, elbiselerimizi çıkarmaya zorladılar, bana eziyet ettiler, dövdüler. Soğuk havalarda bizi ince hapishane kıyafeti giymeye zorladılar.” diye konuştu.

Alıkonulmasına ilişkin ise Filistinli kadın, “Daha sonra bizi 8 gün boyunca askeri ciple El Halil ile Kudüs arasındaki Antoat Askeri Hapishanesine götürdüler. Orada da kıyafetlerimizi çıkarttırdılar, vurdular, hakarete uğradım, kötü muamele gördüm.” ifadelerini kullandı.

Gubn, İsrail güçlerinin alıkoyduğu Filistinlileri saatlerce elleri ve ayakları bağlı şekilde tuttuğuna, darp ve işkence ettiğine dikkati çekti.

Filistinli kadın, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizi önce çadır olduğunu düşündüğüm bir yere götürdüler, sorgulamaya ve Hamas mensubu olup olmadığımızla ilgili sorular sormaya başladılar.

Bana resimler gösterip, ‘Bu sizin kocanız’ dediler, ben de onlara ‘Bu benim kocam değil sadece isim benzerliği var dedim. 8 gün süren sorgu ve işkencenin ardından beni bir otobüsle Dimona Hapishanesine götürdüler.”

İsrail askerleri Filistinli kadının eşyalarını çaldı

Alıkonulan Filistinliler, sorgulamanın ardından hapishanelere götürülerek günlerce hapishanede tutuldular.

Gubn, İsrail ordusunun alıkonulanları serbest bırakmadan önce başka bir cezaevine naklettiğini ve orada bir gece tuttuktan sonra alıkonulan Filistinlileri sabah saatlerinde gözleri ve elleri bağlı şekilde bilmedikleri bir yere götürdüğünü ifade etti.

İsrail askerlerinin takılarını ve parasını çaldığını anlatan Gubn, “Alıkonulduğumuzda üzerimde 12 bin Ürdün dinarı (yaklaşık 17 bin dolar) değerinde altın takı ve 3 bin Ürdün dinarı (yaklaşık 4 bin dolardan fazla) değerinde de nakit para ile kişisel eşyalarım vardı. Askerler beni, eşyalarımı aldığıma dair bir kağıt imzalamaya zorladılar.” dedi.

Gubn, İsrail askerlerinin tüm eşyalarını çaldığını ve kimliği dışında hiçbir şeyi kendisine geri vermediklerini söyledi.

Filistinli kadın, alıkonulanları karşılayan Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin bulunduğu Gazze-İsrail sınırındaki Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’na gelene kadar kelepçelerinin çıkarılmadığını kaydetti.

Gubn, 3 çocuğundan haber alamadığı için serbest kalmanın sevincini dahi yaşayamadığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-askerleri-tarafindan-iskence-goren-filistinli-kadin-paralarimizi-caldilar/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye güven ve istikrar konusunda emin adımlarla ilerliyor https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiye-guven-ve-istikrar-konusunda-emin-adimlarla-ilerliyor/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiye-guven-ve-istikrar-konusunda-emin-adimlarla-ilerliyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22543 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye olarak hem güven konusunda hem istikrar konusunda fevkalade emin adımlarla ilerliyoruz. Bunu bozmaya çalışanlara da fırsat vermeyeceğiz.” dedi.

Kurtulmuş, Fatih Belediyesince Neslişah Sultan Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları İftar Buluşması Programı”nda yaptığı konuşmada, kendisinin de bir Fatihli olduğunu belirterek bu iftar sofrasında Fatih’te, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Herkesin Gazze’deki olayları acılar ve hüzünlerle takip ettiğini ifade eden Kurtulmuş, İsrail’in Gazze topraklarındaki saldırılarının ramazanda da durmadan devam ettiğini, bu saldırıların artık bir trajediye dönüştüğünü söyledi.

“Bu yaşadığımız, modern zamanlarda karşılaşılan, soykırım haline dönmüş olan bir vahşettir.” diyen Kurtulmuş, bu vahşetin sadece Binyamin Netanyahu ve hükümetinin ya da siyonist İsrail rejiminin defterine yazılan bir zulüm değil, aynı zamanda bütün insanlık için de bir sınav olduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu işe seyirci kalanlar, bu saldırıların arkasında duranlar, kayıtsız şartsız destek verenler ya da lafı eğip bükerek bir şekilde buradan kurtulabileceğini zannedenler kendilerini ortaya koydular. Bu süreç içerisinde dünyanın dört bir tarafında insanlık cephesi diyebileceğimiz, kalbinde vicdani duyguları olan; dini, dili, ırkı, rengi ne olursa olsun bu vahşeti asla kabul etmeyen, kendi ülkelerinin hükümetlerine rağmen meydanlara, sokaklara çıkan, üniversiteleri dolduran, ‘Yeter artık bu zulmü durdurun.’ diyen çok sayıda insaf, vicdan sahibi insan olduğunu gördük. Sokaklarda bu kadar hareketli bir şekilde siyonist rejime karşı büyük bir insanlık duruşu sergilenmesinin arkasında sivil toplum kuruluşlarının, güçlü organizasyonların büyük payı vardır. Bu anlamda ülkemizde de sivil toplum kuruluşlarının her zaman olduğu gibi masumdan ve mazlumdan yana tavır aldığını görüyoruz ve bundan büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”

“Dünyada hakkaniyete, adalete dayalı bir sistemin kurulmasından başka hiçbir çıkar yol yoktur”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023’ten itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, TBMM Başkanı olarak da kendisinin ve arkadaşlarının ana gündeminin Gazze diplomasisi olduğunu anlatan Kurtulmuş, bu süreçte Türkiye’nin tutumunu ortaya koymak, Gazze’de acil bir ateşkes ile insani yardımların yapılması için seferber olduklarını kaydetti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin uluslararası alanda ortaya koyduğu bu gayretli çabalarının karşılığının görülmeye başlandığını hissettiklerini ifade ederek “Artık sözün bittiği bir noktadayız. Bu olaylar bir kere daha teyit etmiştir ki dünyada hakkaniyete, adalete dayalı bir sistemin kurulmasından başka hiçbir çıkar yol yoktur. Çünkü Gazze’de yapılan bu zulme seyirci kalan insanlar değildir, dünyadaki küresel, siyasal sistemdir. Bu sistem çökmüş, zaten çoktan çöp tenekesine atılmıştır. Ancak bu vesileyle siyasal yeni bir yapının ortaya konulabilmesi, yeni bir dünya sisteminin kurulabilmesine ihtiyaç vardır. Bunun için sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’ye ihtiyaç var.” diye konuştu.

Güney Afrika’nın Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanına başvurusuyla Filistin davasında yeni bir dönemin başladığına işaret eden Kurtulmuş, bu dönem en ağır sorumluluğun Türkiye’nin üstüne düştüğünü belirtti.

Gelecekte belki uzun yıllar sürecek olan mücadelenin üç ana eksenine işaret eden Kurtulmuş, “Bunlardan birisi, Netanyahu ve hükümetinin, siyonist rejiminin uluslararası alanda yalnızlaştırılmasıdır. İkincisi, İslam dünyasının bir kararsızlık içerisinde değil, güçlü bir yapıya kavuşturulması için birliğimizi artıracak çalışmaları ortaya koyabilmektir. Üçüncü alan ise yeryüzündeki bütün hak ve adalet bağlılarını, vicdanı duygularla dolu olan bütün insanları kapsayacak şekilde insanlık cephesini güçlendirmek, tahkim etmektir. Bunlarla ilgili olarak Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarımızın, akademinin, siyaset çevrelerinin birlikte çalışarak bu alanları tahkim etmemiz ve sonuç almamız lazım.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, verilen mücadelenin sonunda, başkenti Kudüs olan, 1967 sınırlarında, tam manasıyla toprak bütünlüğü sağlanan bir Filistin devletinin kuruluşunun gerçekleşeceğini vurguladı.

“Sivil toplumun, siyasetin, bilginin gücüyle hep birlikte ilerleyeceğiz”

Son 20-25 yıldır birçok ülkede istikrarsızlığın ortaya çıktığını dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin yer aldığı coğrafyadaki ülkelerin içinde bulunduğu durumun ana nedenlerinden birinin de güven ve istikrarı kaybetmeleri olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, “Türkiye olarak hem güven konusunda hem istikrar konusunda fevkalade emin adımlarla ilerliyoruz. Bunu bozmaya çalışanlara da fırsat vermeyeceğiz. Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve toplumsal olarak istikrarsızlaşması için çaba sarf edenleri biliyoruz; onlara fırsat vermeyeceğiz, onların Türkiye’yi istedikleri gibi at koşturacakları bir alana çevirmelerine fırsat vermeyeceğiz. Bunun için sivil toplumun, siyasetin, bilginin gücüyle hep birlikte ilerleyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle fotoğraf çektirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-turkiye-guven-ve-istikrar-konusunda-emin-adimlarla-ilerliyor/feed/ 0
AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek konularında tarihi kararlar https://www.haber60.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/ https://www.haber60.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/#respond Fri, 22 Mar 2024 05:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22124 – AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek konularında tarihi kararlar

BRÜKSEL – Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin liderleri, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek’in AB’ye üyelik sürecine ilişkin tarihi kararlar aldı. AB liderleri, Gazze’de yaşanan insani trajediye rağmen aylardır devam eden anlaşmazlıkların ardından bugün ilk defa “savaşa ateşkesle sonuçlanacak bir insani ara” çağrısı yaptı. Daha önce ” İsrail’in kendini savunma hakkı olduğu” gerekçesiyle ortak kararı veto eden Macaristan ve Çekya gibi ülkelerin de muhalefetlerini askıya almalarıyla birlikte ilk defa Gazze için nihai ateşkese yönelik bir çağrı yapıldı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, zirvenin ilk gününün ardından gerçekleştirilen basın toplantısında Gazze’ye ilişkin kararı “güçlü ve birlik içerisinde yapılan bir çağrı” olarak nitelendirdi.

Gazze’de bir insani trajedi yaşandığını ve Gazze’ye insani yardım ulaşması için mümkün olan tüm çabaları destekleme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Michel, “Biz uluslararası hukuka, uluslararası insani hukuka inanıyoruz. Bu nedenle de (İsrail’i) ikna etmek için her şeyin yapılması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Gazze’de durumun bölgesel düzeyde bir krize dönüşmesinden kaçınmak istediklerini de vurgulayan Michel, “İsrail hükümetine, Refah’ta bir insansız hava aracı operasyonu başlatmama çağrısı yapıyoruz zira böyle bir operasyonun sonuçlarının ne olacağını tahayyül edebiliyoruz” dedi.

Basın toplantısında konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Gazze’nin bir kıtlık ve bir felaket durumuyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Von der Leyen, “Gazze’ye, tüm yollar kanalıyla tam, hızlı, güvenli ve engelsiz insani erişim şarttır. Günde 500 kamyon veya eşdeğeri insani yardım malzemesinin karayolu, havayolu ve deniz yoluyla Gazze’ye girmesi gerekiyor. Avrupa Konseyi, ilave yardımların teslim edilmesi için Kıbrıs’tan Gazze’ye bir deniz koridorunu özellikle onayladı. İsrail hükümetine Refah’ta bir kara operasyonu başlatmaması çağrısında bulunuyoruz. Son olarak, Avrupa Konseyi olarak, iki devletli çözüme dayanan kalıcı ve sürdürülebilir bir barışa sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu yineledik” diye konuştu.

Dondurulan Rus varlıklarını Ukrayna’ya askeri destek için kullanma kararı

Avrupa Konseyi Başkanı Michel, dondurulan Rus varlıklarından elde edilen karların büyük bir kısmına el konulması ve bunların Ukrayna’ya verilmesi üzerinde prensipte anlaşma sağladıklarını duyurdu.

AB üyelerinin bugün alınan kararlarla AB içerisindeki birliği bir kez daha ortaya koyduklarını söyleyen Michel, “Hızlı hareket etme konusunda kararlıyız. Bu paraların bir kısmını askeri teçhizat dahil Ukrayna’yı desteklemek için kullanmak istiyoruz. Bu, masadaki 27 liderin durumun ciddiyetini anladığını ve Ukrayna’ya daha fazla destek sağlama hususundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi.

Senelik yaklaşık 3 milyar Euro kaynak

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen ise Ukrayna’nın savaş alanında Rusya’ya karşı verdiği mücadeleyi desteklemek zorunda oldukları konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Bu çerçevede AB liderlerinin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirler ile Ukrayna’nın desteklenmesi yönündeki kararı desteklediklerini vurgulayan Von der Leyen, “Bu Ukrayna’ya askeri teçhizat için fon sağlayacak. Buradan 2024 yılı için yaklaşık 3 milyar Euro, önümüzdeki yıllarda da benzer meblağlarda kaynak gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Bosna Hersek ile müzakerelere başlama kararı

Michel, Avrupa Konseyi’nin bugün ayrıca Bosna Hersek ile üyelik müzakerelerine başlama kararına da onay verdiğini duyurdu.

Gelişme nedeniyle Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo’yu tebrik eden Michel, ülkenin AB üyeliği yolunda atması gereken birçok adım olacağına dikkat çekti.

Haberi sosyal medya üzerinden de paylaşan Michel, “Avrupa Konseyi, Bosna Hersek ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı. Tebrikler! Yeriniz, Avrupa ailesidir. Bugünkü karar, AB yolunda önemli bir ileri adım teşkil ediyor. Şimdi, Bosna Hersek halkının da istediği üzere istikrarlı bir şekilde ilerleme sağlanabilmesi için zorlu çalışmaların devam etmesi gerekiyor” diye yazdı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen de Bosna Hersek ile müzakerelere başlama kararını tarihi bir karar olarak nitelendirdi.

Bosna Hersek basını, Liderler Zirvesinde Bosna Hersek’in AB’ye üyelik müzakerelerine başlamasına en çok destek veren ülkelerin Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Yunanistan, İtalya, Slovakya ve Slovenya olduğunu duyurdu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/feed/ 0
AB Liderleri Gazze’deki Çatışmalara Kalıcı Ateşkes İçin İnsani Ara Verilmesi Çağrısında Bulundu https://www.haber60.com.tr/ab-liderleri-gazzedeki-catismalara-kalici-ateskes-icin-insani-ara-verilmesi-cagrisinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/ab-liderleri-gazzedeki-catismalara-kalici-ateskes-icin-insani-ara-verilmesi-cagrisinda-bulundu/#respond Fri, 22 Mar 2024 04:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22107 Avrupa Birliği (AB) liderleri, Gazze şeridindeki çatışmalara, “kalıcı bir ateşkesi sağlayacak şekilde ivedilikle insani ara verilmesi” çağrısında bulundu.

İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah’a düzenleyeceğini açıkladığı operasyondan vazgeçmesini isteyen AB devlet ve hükümet başkanları, Hamas’a da elindeki rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakması çağrısını yineledi.

Ekim ayı sonunda yapılan zirvede, Gazze’ye yönelik ateşkes çağrısı konusunda anlaşamayan AB liderleri, Perşembe günü Brüksel’de yeniden bir araya geldi.

ABD’nin, “Gazze’de acil ateşkes ihtiyacına gerek olduğunu” içeren bir kararı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunmasının ardından, AB liderler zirvesinde de bu konuya öncelik verildi.

Brüksel’deki diplomatik kaynaklara göre, Gazze’de benzeri görülmemiş can kaybı ve giderek kötüleşen durum nedeniyle AB liderleri, Ekim ayına kıyasla daha farklı bir noktaya geldi. Bu nedenle 27 Avrupalı liderin, ortak bildiri üzerinde anlaşması beklenildiği kadar zor olmadı.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, zirve sonrası sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, 27 ülke liderinin, Orta Doğu’ya ilişkin güçlü bir ortak açıklama üzerinde anlaştığını duyurdu.

Michel, “AB, sürdürülebilir bir ateşkese yol açacak acil bir insani ara çağrısında bulunuyor” dedi.

Michel, Gazze’deki felaket ortamında sivil halka hayat kurtarıcı yardımların ulaştırılabilmesi için tam ve güvenli insani erişimin sağlanmasının şart olduğunu vurguladı.

Zirve sonrası yapılan açıklamada da, AB liderlerinin “benzeri görülmemiş can kaybı ve kritik insani durum karşısında şok oldukları” belirtildi.

Ortak bildiride, “Kalıcı bir ateşkese, Hamas’ın elindeki tüm rehinelerin koşulsuz serbest bırakılmasına ve insani yardımın sağlanmasına yol açacak acil bir insani ara” çağrısında bulunuldu.

Ekim ayındaki zirvede ‘ateşkes’ ifadesi tartışma yaratmıştı

AB liderlerinin 26 Ekim’de yaptıkları zirvede, Gazze’ye yönelik “ateşkes çağrısı” konusunda uzlaşma sağlanamamıştı.

İspanya’nın, İsrail ve Hamas arasında “ateşkes sağlanması için girişim” talebi, Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un tepkisiyle karşılaşmıştı.

Almanya, Macaristan, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti liderleri, “ateşkes” teriminin “İsrail’in kendini savunma hakkını elinden alacağını” öne sürmüştü.

Ancak, 7 Ekim’deki Hamas saldırılarından bu yana Gazze’deki insani durumun giderek kötüleşmesi ve bölgenin kıtlığın eşiğinde olması, AB liderlerinin kararını etkiledi.

AB Konseyi’ne göre, Perşembe günü liderlerin “Kalıcı bir ateşkese yol açacak acil insani ara” konusunda uzlaşma sağlaması önemli bir adım.

Volkskrant gazetesine göre Hollanda Başbakanı Mark Rutte, zirveden çıkan sonucu, “Bu, İsrail’in en büyük müttefikleri de dahil olmak üzere 27 üye devletin tamamından gelen ortak bir sinyaldir” diye değerlendirdi.

Belçika medyasına göre, ABD’nin ateşkes ihtiyacına ilişkin kararı sonrası, AB dönem başkanı Belçika Başbakanı Alexander De Croo’nun çabaları da liderler üzerinde etkili oldu.

De Croo zirveye ilişkin, “Avrupa, gelişmeleri takip etmek yerine liderlik etmeli. Ateşkes olmadan sırtımızı sıvazlamanın bir anlamı yok” görüşünü dile getirdi.

Birçok lider zirve öncesi yaptıkları açıklamalarda, İsrail’in günde 500 kamyon gıda yardımının girişine izin vermesi gerektiğinin altını çizdi.

İsrail’e ‘Refah’ uyarısı

AB liderleri İsrail hükümetine de, Gazze’nin güneyinde yaklaşık 1,1 milyon sivilin sığındığı Refah’a operasyon yapma planından vazgeçmesi çağrısında bulundu.

Avrupalı liderler Refah’a yönelik bir operasyonun, bölgedeki sivil halk için “yıkıcı insani sonuçlar” doğuracağını vurguladı.

Hollanda ve Belçika’nın da aralarında bulunduğu bazı AB üyesi ülkeler, Refah’a bir saldırıda bulunması durumunda İsrail’e yaptırım uygulamayı düşündüklerini açıklamıştı.

Ancak İsrail yanlısı tutumlarıyla bilinen Macaristan, Almanya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler, böyle bir yaptırım kararına sıcak bakmıyor.

İrlanda ve İspanya ise, AB ile İsrail arasındaki ortaklık anlaşmasının kısmen askıya alınmasını savunuyor.

Ancak hafta başında yapılan AB Bakanları toplantısında bu konuda görüş birliğine varılamadı.

Zirveye katılan AB liderleri, İsrail’den, Uluslararası Adalet Divanı’nın 26 Ocak’ta aldığı “soykırım eylemlerinden kaçınmak için elinden gelen her şeyi yapması gerektiği” yönündeki karara da saygı duymasını istedi.

Bildiride, BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNWRA), Gazze’ye i insani yardım sağlama konusundaki önemini de vurgu yapıldı.

İsrail’in 7 Ekim’deki Hamas saldırılarına 12 UNWRA çalışanın katıldığı yönündeki iddiaları nedeniyle birçok AB ülkesi UNWRA’ya mali yardımı askıya almıştı.

BM’nin, İsrail’in iddialarına ilişkin soruşturması devam ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ab-liderleri-gazzedeki-catismalara-kalici-ateskes-icin-insani-ara-verilmesi-cagrisinda-bulundu/feed/ 0
MÜSİAD Başkanı: Yerel seçimlerden sonra ekonomideki dinamizm artacak https://www.haber60.com.tr/musiad-baskani-yerel-secimlerden-sonra-ekonomideki-dinamizm-artacak/ https://www.haber60.com.tr/musiad-baskani-yerel-secimlerden-sonra-ekonomideki-dinamizm-artacak/#respond Fri, 22 Mar 2024 04:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22089 Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, bu ay sonunda yapılacak yerel seçimlerin ardından ekonomideki dinamizmin daha da artacağını belirterek, “Böylece ekonomik sorunların kalıcı bir şekilde sona ereceğini öngörüyoruz.” dedi.

Asmalı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katılımıyla, Altındağ Kültür Merkezi’nde düzenlenen MÜSİAD Ankara Şubesinin geleneksel iftar programında yaptığı konuşmada, bu yıl ramazan ayına buruk girdiklerini, aylardır Gazze’de büyük bir trajedi yaşandığını söyledi.

Gazze halkının, kendi topraklarında siyonist İsrail rejiminin zulmüne maruz kaldığını dile getiren Asmalı, “6 aydır oradaki masum insanlar katlediliyor ve uluslararası aktörler ve maalesef İslam dünyası, yani bizler çaresiz bir şekilde izlemek zorunda kalıyoruz.” diye konuştu.

Filistin topraklarında devam eden gasp ve hırsızlığın bugün Gazze’de soykırımla devam ettiğini anlatan Asmalı, Gazze’yi, Kudüs’ü ve Filistin’i hiçbir zaman unutturmayacaklarının altını çizdi.

Asmalı, “Gazze’de soykırıma uğrayan, zulüm gören mümin kardeşlerimiz için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz. Temennimiz, Filistinli kardeşlerimizin de inşallah bir an önce barış ve huzura kavuşmasıdır.” ifadesini kullandı.

“Türkiye büyük bir sıçrama döneminin arifesinde”

Türkiye’nin, birçok badireye ve felakete rağmen ayakları üzerinde duran, siyasi ve ekonomik istikrarı yakalayan ve sürekli büyüyen bir ülke olarak bölgesinde güvenli bir liman olmaya devam ettiğini vurgulayan Asmalı, son 21 yılda atılan adımların sonuç verdiğini, savunma sanayisinden enerjiye, sağlıktan turizme kadar devasa hamleler yaptığını ifade etti.

Asmalı, yetişmiş insan gücü, esnek üretim kapasitesi, stratejik konumu ve güçlü lojistik altyapısıyla Türkiye’nin büyük bir sıçrama döneminin arifesinde olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

“Sabırlı ve kararlı olursak, bu tarihi hamleleri de hep beraber yaşayacağız ve adım adım Türkiye Yüzyılı vizyonuyla hedeflerimize birer birer ulaşacağız inşallah. Dünya kritik ve tarihi bir dönemden geçiyor. Artık iki kutuplu dünya yok. Tek kutuplu bir dünya da mevcut değil. Çok kutuplu bir dünyada, yeni bir düzen arayışının olduğu günümüzde Türkiye, artık oyunun bir parçası değil, oyun kurucu ülke olarak temayüz ediyor. Elbette bunun bir bedeli var. Terör örgütlerine, bölgesel aktörlere ve küresel güçlere rağmen bu adımları atmak, sağlam bir ekonomiyle ve güçlü bir siyasi iktidarla mümkündür. Çok şükür Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu güçlü irade bizde mevcut.”

MÜSİAD ailesi olarak ülkenin büyük hedeflere ulaşmasında ticari ve ekonomik kapasitesini artırmasına katkıda bulunduklarını anlatan Asmalı, omuzladıkları dava ve sorumluluklarının ne kadar önemli olduğunun farkında olduklarını dile getirdi.

Asmalı, sabırla, kararlılıkla ve samimiyetle, bu tarihi dönemde devletin ve milletin yanında olmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Bizleri güçlü kılacak en önemli şey bir ve beraber olmamızdır. Ancak biz olursak kendi gücümüzü ortaya çıkarabiliriz. Faydasız işlerden kaçınmalı, insanlığa yarar sağlayacak, güzel işler için alın teri dökmeliyiz. İnşallah, bu ay sonunda yapılacak olan yerel seçimlerin ardından, ekonomimizdeki dinamizmin daha da artacağını ve böylece, ekonomik sorunların kalıcı bir şekilde sona ereceğini öngörüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Üretimi arttırmak, istihdamı çoğaltmak, ihracatımızı yükseltmek için çok çalıştık”

MÜSİAD Ankara Şube Başkanı Hasan Fehmi Yılmaz da geçen yıl ramazanı büyük bir depremle yaşadıklarını, bu yıl da Filistin’de büyük kıyımla karşılaştıklarını söyledi.

Gazze’deki yardıma muhtaçlar için büyük bir kenetlenme gösterdiklerine işaret eden Yılmaz, 75 bin gıda kolisi ve açlıktan ölmek üzere olan bebeklere 17 bin 120 paket yerli bebek maması ve temel ihtiyaç maddelerini gönderdiklerini aktardı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yerli ve milli üretimi yapacaksınız, Türkiye’yi yurt dışına muhtaç etmeyeceksiniz” çağrıları doğrultusunda yerli üretici ve sanayicilerin yanında olduklarını belirterek, “Türkiye’nin üretici gücü olduk, üretimi arttırmak, istihdamı çoğaltmak, ihracatımızı yükseltmek için çok çalıştık ve çalışmaya da devam edeceğiz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/musiad-baskani-yerel-secimlerden-sonra-ekonomideki-dinamizm-artacak/feed/ 0
İsrail’in Gazze’ye göndermek istediği kanser hastaları ve refakatçileri korku içinde https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzeye-gondermek-istedigi-kanser-hastalari-ve-refakatcileri-korku-icinde/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzeye-gondermek-istedigi-kanser-hastalari-ve-refakatcileri-korku-icinde/#respond Fri, 22 Mar 2024 02:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22031 İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’de başlattığı saldırılardan önce İsrail toprakları ve işgal altındaki Doğu Kudüs’teki hastanelere getirilerek tedavi almaya başlayan Filistinli kanser hastaları ve refakatçileri, bombardıman altındaki Gazze’ye gönderilmekten korkuyor.

İsrail basını, güvenlik teşkilatının, ülke topraklarında ve Doğu Kudüs’te tedavi gören kanser hastası Gazzeliler ile refakatçilerinin geri gönderilmesini kararlaştırdığını aktardı.

İsrail merkezli insan hakları örgütü İsrail İnsan Hakları Doktorlarının, İsrail Yüksek Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucu söz konusu karar 25 Mart Pazartesi gününe ertelendi.

İsrail ordusuna bağlı İşgal Altındaki Topraklarda Sivil İşler İdaresi (COGAT), basına yaptığı açıklamada, ilk aşamada tedavisi tamamlanan hastalar ve refakatçilerinin Gazze’ye gönderileceğini bildirdi.

Herhangi bir sağlık kuruluşu karara dahil edilmedi

İsrail’in Gazze’ye göndermek istediği hastalar ve refakatçilerin bölgeye ulaşımında koordinasyon eksikliği dikkati çekiyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı ve Filistin Kızılayı, hasta ve refakatçilerin Gazze’ye ulaştırılması için kendilerinin bilgilendirilmediğini duyurdu.

Uluslararası Kızılhaç Örgütü Sözcüsü Sarah Davis, AA muhabirinin sorusuna verdiği yazılı yanıtta, hastaların gönderilmesinin İsrail’in kararı olduğunu ve Kızılhaç’ın bu sürece dahil olmadığını belirtti.

Davis, Gazze Şeridi’ndeki sağlık sisteminin çökmesi ve bakım eksikliği nedeniyle hastaların geri gönderilmesinden “endişe duyduklarını” kaydetti.

“Gazze’de kanser tedavisi yapabilen hastane kalmadı. Bu acımasız bir karar”

Doğu Kudüs’teki Augusta Victoria Hastanesi’nde tedavi gören kan kanseri hastası 8 yaşındaki Ali’nin annesi Ümm Ali Ceniyne, 29 Eylül 2023’te Gazze kentinin Rimal Mahallesi’nden tedavi için buraya geldiklerini söyledi.

İsrail’in kendilerini geri gönderme kararını duyduğunda “şok olduğunu ve hastalandığını” belirten Ümm Ali, kan kanseri tedavisinin 2 yıl özenli bakım gerektirdiğini, Gazze’de sağlık sisteminin çöktüğünü ve çocuğunun nerede tedavi olacağını bilmediğini dile getirdi.

Ümm Ali “Gazze’de kanser tedavisi yapabilen hastane kalmadı, hepsi bombalandı. Nasıl gidelim? Ne olursa olsun gitmeyeceğim. Bu acımasız bir karar.” dedi.

“Beni gönderseler de hiçbir yere gitmiyorum”

Filistinli anne, kocasının 2 çocuğuyla birlikte Gazze’nin kuzeyinde, 2 yaşındaki bebeğinin ise Gazze Şeridi’nin güneyinde kız kardeşiyle kaldığını anlattı.

Gazze’de ramazanda insanların aç oruç tuttuğundan, bir paket ton balığının fiyatının on katına çıktığından bahseden Ümm Ali, “kral ve fakir herkesin bu savaşta sıfıra indiğini” söyledi.

Ümm Ali, “Beni gönderseler de hiçbir yere gitmiyorum. Bir anne oğlunun gözleri önünde ölmesine nasıl dayanır? Tüm bunlara 7 aydır oğlum iyileşsin ve babası onu sağlıklı görsün diye katlanıyorum.” diye konuştu.

Filistinli kadın evine nasıl ulaşacağını bilmiyor

Gazzelilerden birinci grubun, İsrail makamlarınca Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’na bu sabah gönderilmesi, buradan da Mısır-Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne girmeleri planlanıyordu.

Filistinliler ise, savaş koşulları altında Gazze’deki ailelerine nasıl ulaşacakları veya sınırda nasıl muamele görecekleri endişesi yaşıyor.

Filistinli kadın Ataf Abdulmecid en-Nasr, görümcesi Nasra’nın tedavisine 4 Ekim 2023’te Doğu Kudüs’te başlandığını ancak Nasra’nın ocakta hayatını kaybettiğini söyledi.

Nasr, ailesinin Şifa Hastanesi yakınlarındaki evinin bombalandığını ve şu an Gazze Şeridi’nin merkezindeki Ez-Zuveyde bölgesinde bir çadırda yaklaşık 30 kişi bir arada kaldıklarını ifade etti.

Ailesinin temiz suya erişemediğine dikkati çeken Nasr, konserve gıdalarla beslendiklerini ve açlık çektiklerini aktardı.

Nasr, Gazze Şeridi’ne nasıl gireceklerinin belirsizliğini koruduğunu, sınırın İsrail tarafında kötü muamele görmekten endişe ettiklerini belirtti.

Gazze Şeridi’ne Refah sınırından girdikten sonra ailesinin yanına gitmek için yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta yer alan Zuveyde bölgesine nasıl gideceğini bilmediğini aktaran Filistinli kadın, “Ailem gelmememi söyledi. Çadırda nasıl yaşayacağız. Durumları kötü.” şeklinde konuştu.

İsrail askerlerinin daha önce sınırı geçen Filistinlilerin “ellerini, gözlerini bağladığını, telefonlarını aldığını, üzerlerindeki her şeyi aldığını” belirten Nasr, “Sınırı geçtiğimde mesafe çok uzak nasıl gideceğimi bilmiyorum. Ailem bana ne gönderebilir, artık bir at arabası mı eşek mi, neyle ulaşırım bilmiyorum. Olduğum yerde kalacağım artık.” dedi.

“Savaş koşullarında kimse gönderilmemeli”

Augusta Victoria Hastanesi Müdürü Fadi Atraş, İsrail ordusunun sivil işler biriminin Gazze’den gelen kanser hastalarından tedavisini tamamlayanların gönderilmesi yönünde talimat aldıklarını ancak Yüksek Mahkeme’nin bu kararı 25 Mart’a kadar durdurduğunu kaydetti.

Gazzeli hastalar ve yakınlarının sadece Gazze Şeridi’ndeki İsrail’e bağlı Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’na götürüleceği bilgisini aldıklarını ancak sonrasında nasıl ailelerine ulaşacaklarına ilişkin bilgi paylaşılmadığını aktaran Atraş, “Gazze’nin, kimsenin gitmesi için güvenli olmadığını” vurguladı.

Atraş, “Umarım ki biz hastaları savaş sonuna kadar burada ağırlayabiliriz. En azından bir ateşkes sağlandığında evlerine güvenli gidebilmeleri sağlanır.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzeye-gondermek-istedigi-kanser-hastalari-ve-refakatcileri-korku-icinde/feed/ 0
Resmen kıtlık ilan edilmesi nedir ve ne zaman bu yola başvurulur? https://www.haber60.com.tr/resmen-kitlik-ilan-edilmesi-nedir-ve-ne-zaman-bu-yola-basvurulur/ https://www.haber60.com.tr/resmen-kitlik-ilan-edilmesi-nedir-ve-ne-zaman-bu-yola-basvurulur/#respond Thu, 21 Mar 2024 06:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21715 Gazze’de yiyecek bulamayan milyonlarca kişi kıtlığın eşiğinde. Birleşmiş Milletler (BM) ayrıca, Sudan’da süren savaşın da dünyanın en büyük açlık krizini tetikleyebileceğini söylüyor.

Kıtlık nedir, ne zaman ilan edilir?

Kıtlık, bir ülkede halkın akut yetersiz beslenme, gıda sıkıntısı ya da ölümle karşı karşıya kalınacak kadar ağır gıda yokluğu anlamına geliyor.

Kıtlık genelde bazen ilgili ülkenin hükümetiyle birlikte BM tarafından ilan ediliyor. Sıklıkla diğer uluslararası yardım ve insani kuruluşlar da katılıyor.

İlana, BM’nin oluşturduğu Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) adlı ölçek kullanılarak karar veriliyor.

Ancak resmen kıtlık ilan edilebilmesi için belirli bir coğrafi bölgede üç unsurun yaşanmış olması gerekiyor;

Gazze ve Sudan neden kıtlık riskiyle karşı karşıya?

BM’ye göre Gazze’nin kuzeyinde kıtlık artık çok yakın ve Mart-Mayıs 2024 arasında yaşanabilir. IPC sınıflandırmasına göre nüfusun yarısı, yani 1,1 milyon kişi açlık çekiyor. En kötü senaryoda, Gazze nüfusunun tümü Temmuz 2024’te açlık çekiyor olacak.

BM, Gazze’nin IPC’nin sınıflandırdığı bölgeler ve ülkeler arasındaki en büyük açlık çeken insan oranına sahip olduğunu söylüyor.

BM yetkilileri, Sudan’da süren savaşın ülkeyi “yakın tarihteki en kötü insani kabuslardan birine” sürüklediğini ve bu durumun dünyanın en büyük açlık krizini tetikleyebileceğini belirtiyor.

BM Gıda Programına (WFP) göre Nisan 2023’te başlayan iç savaş yüzünden Sudan’da yaklaşık 18 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya.

UNICEF, küçük çocuklardaki yeterisiz beslenme, kolera, sıtma ve kızamık salgınları “en kötü tahminlerin de ötesinde” diyor.

Başka hangi ülkeler kıtlık riskiyle karşı karşıya?

İnsani yardım kuruluşu Action Against Hunger, başka ülkelerde de “çok kaygı verici açlık düzeyleri görüldüğünü” söylüyor.

Bunlara Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya’nın Tigray bölgesi, Somali, Suriye ve Yemen dahil.

WFP bu ay da çete şiddeti nedeniyle ağır bir siyasi ve ekonomik kriz yaşayan Haiti’nin “yıkıcı bir açlık krizinin kıyısında” olduğunu açıkladı.

Haiti’deki 1,4 milyon kişi açlığın kıyısında olarak sınıflandırılırken, 3 milyon kişi de bunun bir alt aşamasında. IPC Haiti’nin gıda güvenliği durumunu “endişe verici” diye tanımlıyor.

Kıtlığa ne yol açıyor?

IPC’ye göre kıtlık ve aşırı gıda krizlerinin birden çok nedeni oluyor. İnsan eliyle ya da doğa kaynaklı veya her ikisinin birleşimi.

Action Against Hunger çatışmaların “dünya genelinde açlığın başlıca nedeni olduğunu” belirtiyor.

Örgüt Sudan’da yetersiz gıda üretimi ve bu nedenle artan fiyatları gerekçe olarak gösteriyor.

Gazze’de devam eden İsrail saldırılarının da hayati önemdeki gıda, yakıt ve su yardımlarının bölgeye girişini engellediğini söylüyorlar.

IPC, insani yardım kuruluşlarının Gazze’ye “neredeyse tamamen hiç erişemediğini” aktarıyor.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (IRC) iklim değişikliğiyle yaşanan aşırı hava olaylarından kaynaklanan kuraklık ve verim düşüşü nedeniyle özellikle Doğu Afrika’da yaygın gıda sıkıntısı oluştuğunu vurguluyor.

Büyük Okyanus’taki yüzey suyunun ısınması olarak açıklanan El Nino hava olayı da, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika’daki gıda tedarikine olumsuz etkide bulundu.

Resmen kıtlık ilan edilmesi nasıl bir fark yaratıyor?

Kıtlık ilanı, özel bir fonun kullanıma sunulması anlamına gelmiyor.

Ancak sıklıkla, gıda tedariği ve acil fon sağlayabilecek BM ve uluslararası hükümetlerden yaygın karşılık bulabiliyor.

IRC gibi bazı yardım kuruluşları yetersiz beslenme tedavisi sağlayabiliyor. Yardım kuruluşu Oxfam Gazze’deki ortaklarıyla gıda ve temizlik malzemeleri alınabilmesi için çekler dağıtıyor.

WFP Sudan’da yol ve okul gibi altyapıyı yeniden inşa ediyor. Ayrıca uzak bölgelerdekilere gıda ve diğer yardımların gönderilebilmesi için mobil ekipleri var.

Birçok yardım kuruluşu, genelde kıtlık ilan edilmeden önce operasyonlarını planlamaya ve yardım ulaştırmaya başlıyor.

Daha önce nerelerde kıtlık ilan edildi?

En son 2017’de Güney Sudan’da resmi kıtlık ilan edilmişti.

Üç yıl süren iç savaştan sonra neredeyse 80 bin kişi kıtlık yaşıyordu ve bir milyon kişi de açlığın kıyısındaydı.

BM o dönem açlıktan savaşın tarım üzerindeki etkilerini sorumlu tutmuştu. Çiftçilerin canlı hayvan ve tarım rekoltesi çok düştü ve enflasyon arttı.

Daha önce de 2011’de Somali’nin güneyinde, 2008’de Sudan’ın güneyinde, 2000’de Etiyopya’nın Somali bölgesindeki Gode’de, 1996’da Kuzey Kore’de, 1991-1992’de Somali’de ve 1984-1985’te Etiyopya’da kıtlık ilan edilmişti.

1845-1852 arasında İrlanda’da kıtlık, göç ve hastalık dönemiydi. Nüfusun üçte birini doyuran patates üretimi bir tarım hastalığı yüzünden büyük zarar görmüştü. Ancak o dönem İrlanda’yı yöneten Büyük Britanya’ya patates ihracatı devam etmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/resmen-kitlik-ilan-edilmesi-nedir-ve-ne-zaman-bu-yola-basvurulur/feed/ 0
Şilili 620 Hukukçu, İsrail Başbakanı Netanyahu Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesine Suç Duyurusunda Bulundu https://www.haber60.com.tr/silili-620-hukukcu-israil-basbakani-netanyahu-hakkinda-uluslararasi-ceza-mahkemesine-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/silili-620-hukukcu-israil-basbakani-netanyahu-hakkinda-uluslararasi-ceza-mahkemesine-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Tue, 19 Mar 2024 09:01:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20849 Şilili 620 hukukçu, İsrail’in, başta Gazze olmak üzere Filistin topraklarında işlediği suçlar sebebiyle Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu dilekçesi, aralarında Şilili hukukçu ve eski büyükelçi Nelson Hadad, Şilili Senatör Francisco Chahuan ve İspanya’nın Valencia Üniversitesinden Şilili akademisyen Rodolfo Marcone-Lo Presti’nin yer aldığı bir delegasyon tarafından UCM’ye iletildi.

Eski Büyükelçi Hadad ve akademisyen Presti, UCM’ye yaptıkları şikayetin kapsamı, deliller, şüpheliler ve soruşturmanın seyrine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

İsrail savaş kabinesi üyeleri hakkında suç duyurusu

Hadad, 620 Şilili hukukçunun imzasının bulunduğu suç duyurusu dilekçesinde, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da Filistin halkına karşı İsrailli yetkililer tarafından işlenen soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçlarına ilişkin delillerin yer aldığını belirtti.

Başta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant olmak üzere savaş kabinesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını anlatan Hadad, “Soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçlarından sorumluluğu olanlar hakkında bu girişimi başlattık.” dedi.

Hadad, açık kaynaklardan ve medyadan çok sayıda görüntü ve delil topladıklarını ifade ederek, “Deliller arasında, Filistin’de yaşayan akrabalarımızdan, İsrail bombardımanlarında hayatını kaybedenlerin yakınlarından aldığımız ifadeler de var.” bilgisini verdi.

UCM’nin içtihatlarına göre savaş suçu

İsrail’in sivillere yönelik bombardımanları, Filistinlilere ait evleri yıkması, mallarına el koyması ve İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinin de dilekçelerinde yer aldığını aktaran Hadad, dilekçede, BM ve çok sayıda uluslararası kuruluşun raporlarına ve tespitlerine de yer verdiklerini dile getirdi.

Hadad, evlerin yakılması, sivil alanların bombalanması ve 32 bine yaklaşan sivil can kaybının UCM’nin içtihatlarına göre savaş suçu teşkil ettiğini ve İsrail’in soykırım kastıyla hareket ederek Filistin halkına karşı etnik temizlik ve soykırım suçlarını işlediğini vurguladı.

Şili’nin Ürdün Büyükelçisi olarak görev yaptığı dönemde, Gazze’deki durumu yakından takip ettiğini anlatan Hadad, “Gazze büyük bir açık hava hapishanesi. Yoksulluk, güçlükler ve çalışma haklarının İsrail’in iznine tabi olması gibi zorluklar var. Bunlar 7 Ekim öncesinde de vardı.” ifadelerini kullandı.

“Sorumluların hesap vermesini istiyoruz”

Hadad, “Bu suçların politik ve askeri sorumlularının hesap vermesini istiyoruz. Sivillere karşı işlenen bu acımasız suçların hesabını istiyoruz. Savaşan iki ordu yok, bir ordunun Gazze’dekileri yok etmek, daha sonra diğer yerlerdeki gibi buralara yerleşimcileri koyarak Filistin topraklarının ilhakı amacı var.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrailli bakan Galant’ın, Gazze’de elektrik, su, gıda ve ilaca erişimi bilerek engellediklerine yönelik açıklamalarını hatırlatan Hadad, “Bu, açlık yoluyla Filistin halkının kısmi ya da tamamen yok edilmesi amacının itirafıdır.” dedi.

Hadad, Filistin toprakları dışında yaşayan en büyük Filistin diasporasının Şili’de bulunduğunu belirterek, “Burada 600 bin Filistin asıllı Şilili yaşıyor ve biz kökenimizi unutmuyoruz. Bu dramatik durum sebebiyle acı çekiyoruz. Bu sebeple 620 hukukçu bir araya gelerek suç duyurusu yaptık. Adalet arıyoruz.” görüşünü paylaştı.

UCM’den Filistin soruşturması için beklentilerinin olduğunu kaydeden Hadad, “Cezasızlığa yer yok. Sorumlular cezasını bulmalı. Netanyahu, Galant ve diğer sorumlular hakkında Interpol nezdinde yakalama kararı çıkarılmalı ve bunlar UCM’ye getirilmeli.” diye konuştu.

“Bu yüzyılda, Gazze’deki gibi bir yıkımın yaşanmasına inanamıyorum”

Presti ise Gazze’de ve işgal altındaki Filistin toraklarındaki soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçlarına dikkati çekmek istediklerini belirterek, “Gazze’deki durum korkunç. Milyonlarca insan yerlerinden edildi. Bu yüzyılda, Gazze’deki gibi bir yıkımın yaşanmasına inanamıyorum.” dedi.

Şilili hukukçuların diktatör Augusto Pinochet dönemindeki suçları ve ihlalleri iyi hatırladığını anımsatan Presti, “Şilili avukatlar, insan hakları mücadelesine çok büyük bir inanç besliyor. Bugün Filistinliler bu adaleti hak ediyor. İnsanlığın barışı için bu çok önemli.” görüşünü aktardı.

Presti, UCM’nin kendisine ulaşan delilleri ve belgeleri sınıflandırmada ve işleme almada zorluk yaşadığını anlatarak, “Bu kadar delile sahip olmak suç duyurusunda bulunanlar için iyi ama UCM Savcılığı açısından da zor bir durum. Burada zaman problemi var.” ifadelerini kullandı.

UCM’nin Ukrayna soruşturmasında Rus yetkililere karşı çok hızlı hareket ettiğine dikkati çeken Presti, bu durumun ayrımcılık ve çifte standart olarak görüldüğünü vurguladı.

Presti, “Ne zaman olacağını bilmiyorum ama gelecekte bir gün, Netanyahu’nun yargılanacağına inanıyorum. Bu çılgın suçların biteceğine, Filistin’deki işgalin sonlanacağına ve UCM’de yargılamaların başlayarak adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Mahkemeye inanıyorum ama zaman sıkıntısı bir sorun olarak karşımızda duruyor.” değerlendirmesini yaptı.

UCM’nin sitesinden savcılığa doğrudan delil gönderme imkanı bulunduğunu ve bunun çok önemli olduğunu aktaran Presti, “Küresel Güney’deki hukukçular, özellikle bu olayda Filistinlileri savunmak zorunda. Küresel Güney, (Filistin’i) Küresel Kuzey’e karşı savunmalı. Bu şikayetin arkasındaki politik fikir bu ve bu çok önemli.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/silili-620-hukukcu-israil-basbakani-netanyahu-hakkinda-uluslararasi-ceza-mahkemesine-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Gazze’de Ramazan Ayında Açlık Krizi: İsrail’in Bombardımanı Sonucu Gıda Yardımları Ulaştırılamıyor https://www.haber60.com.tr/gazzede-ramazan-ayinda-aclik-krizi-israilin-bombardimani-sonucu-gida-yardimlari-ulastirilamiyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-ramazan-ayinda-aclik-krizi-israilin-bombardimani-sonucu-gida-yardimlari-ulastirilamiyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 05:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20793 Geçen Pazartesi günü şafak söktüğünde başlayan Ramazan ayı bu yıl Gazzeliler için acımasız bir ironi gibi.

Gündüz saatlerinde oruç tutulan kutsal ay, bölgede zaten açlık çekilen bir dönemde geldi.

Gazzeliler beş aydır savaşa katlanıyor. Savaştan önce de bölge halkının tamamına yakını, hayatta kalabilmek için gıda yardımlarına bağımlıydı.

Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nin Acil Servis Başhekim Yardımcısı Dr. Amjad Eleiwa “Burada halk zaten aylardır oruç tutuyordu. Hayatta kalmak için şehri didik didik ediyorlar ama hiçbir şey bulamıyorlar” diyor.

İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısına misilleme olarak başlattığı bombardıman, bölge genelindeki gıda altyapısını ve tarım arazilerini yok etti.

Yardım kuruluşları, İsrail’in yardım konvoylarına uyguladığı ek güvenlik kontrolleri nedeniyle sıkışmalar oluştuğunu ve yardımın halka ulaştırılamadığını söylüyor.

Açlık ilan edilmesinden sorumlu küresel kuruluş Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) Pazartesi günü, 1,1 milyon kişinin yani Gazze’deki nüfusun neredeyse yarısının şimdiden açlık çektiğini ve geriye kalanların da Temmuz itibarıyla açlık çekmeye başlayabileceğini açıkladı.

Gıda krizi Gazze’nin kuzeyinde daha ciddi. Daha önceki Ramazan aylarının aksine, bölge sakinleri ne sahur yapabiliyor, ne de iftar açarak açlıklarını giderebiliyor.

Sokak süslemeleri, davulcular, yiyeceklerle dolu tezgahların yerini yıkım, ölüm ve yemek bulabilmek için her gün verilen bir mücadele aldı. Elde kalan çok az un ya da buğdayın fiyatı beş kat yükseldi.

Gazze kentinde geniş ailesininkiler de dahil 10 çocuğa bakan 57 yaşındaki Nadia Ebu Nahel “Geçen Ramazan’ı hatırlıyorum. İyi yiyecekler, meyve suları, hurmalar, isteyebileceğiniz her şey vardı” diyor.

“Bu yılla kıyaslanınca, cennet ve cehennem gibi. Çocuklar şimdi bir somun ekmeğe hasret. Rüyaları bir yemek. Kemikleri yumuşadı. Başları dönüyor ve yürümekte zorlanıyorlar. Çok zayıfladılar.”

Hayır kurumu Care’e göre Gazze’de son haftalarda 23’ü çocuk en az 27 kişi yetersiz beslenme ve susuzluk nedeniyle öldü. Kuzeydeki bazı hastanelerde çalışan doktorlara göre gerçek sayı daha da büyük.

Şifa Hastanesi’nde Dr. Eleiwa’nın yetersiz beslenme tedavisi uyguladıkları içinden ölenler arasında 10-12 yaşında bir erkek çocuğu, annesi öldürülen ve hiçbir yerde mama olmadığı için sütsüz kalıp beslenemeyen dört aylık bir erkek bebek ve epilepsi hastası 18 yaşındaki bir kız vardı.

“Zaten çok hastaydı. İlaçlarından hiçbiri bulunamıyordu ve ailesinin de yiyeceği yoktu. Sonunda vücudu sadece kemik ve deriye dönüştü.”

Doktorun hastaları arasındaki 16 yaşındaki Refiq Dughmoush yatağından kalkamıyor. Refiq’in kemikleri sayılıyor ve bir bacağının dizden aşağısı kesildi. Gövdesinde bir kolostomi torbası var.

Kelimeleri arasında nefes alabilmek için yavaş yavaş konuşan Refiq “Böylece kaldım. Çok halsizim ve bir taraftan diğerine dönemiyorum. Amcam döndürüyor beni” diyor.

Refiq ve 15 yaşındaki kız kardeşi Rafif, İsrail’in bir hava saldırısında evleri vurulduğunda ağır yaralandı. Amcası Mahmud, ailenin 11 üyesinin öldürüldüğünü söyledi. Ölenler arasında anneleri, dört kardeşleri ve yeğenleri de var.

Refiq yaralandığı saldırıdan önce de yetersiz beslendiğini anlatıyor.

“Yiyecek bir tane bile meyve bulamadık, elma, guava, marketlerde et ya da herhangi bir yiyecek yoktu, olanlar da çok pahalıydı.”

Saldırıda bacağı parçalanan ve ameliyatla edilen Rafeef de hastane çalışanlarından ağabeyi için meyve ve sebze istediğini ama hiç veremediklerini söylüyor.

Rafeef Ramazan’ın daha önce neşeli geçtiğini ve “şimdikine kıyasla cennet” olduğunu anlatıyor.

“Gerçekten çok güzeldi. Ama o günler bir daha asla geri gelmeyecek. Hayatımızdaki en iyi insanlar artık yok.”

Şifa Hastanesi’ndeki doktorlar, yetersiz beslenme tedavisi gereken birçok çocuğu daha iyi pediyatrik servisleri olduğu için daha kuzeydeki Kemal Adwan Hastanesine sevk ettiklerini anlatıyor. Ancak orada da çok sayıda çocuk hayatını kaybetti.

Kemal Adwan’ın çocuk hastalıkları kliniği şefi Dr. Hüsam Ebu Safiya, son bir ayda 21 çocuğun yetersiz beslenme ve susuzluktan öldüğünü, 10 çocuğun durumunun da ağır olduğunu belirtti.

“Bu çocukları kurtaramadığım için çaresiz hissediyorum. Zor ve utanç verici bir duygu. Aynı şeyleri kendilerine yeterli yiyecek bulamayan ve bazı günler hiçbir şey yiyemeyen personelim için de hissediyorum.”

Ebu Safiya, İsrail’in açlığı savaşta bir silah olarak kullandığını söylüyor.

“Çocukları bilerek yiyeceksiz bırakmak, onları açlıkla öldürmek. Dünyada işgalcilerin bunu yapmasına izin veren herhangi bir yasa yok.”

Avrupa Birliği Dış Politika Temsilcisi Josep Borrell de İsrail’i Gazzelileri kasten aç bırakmakla suçladı.

Borrell “Gazze’de artık açlığın eşiğinde değiliz. Açlığın içindeyiz. Bu kabul edilemez. Açlık bir savaş silahı olarak kullanılıyor. İsrail açlığı provoke ediyor” dedi.

İsrail ise Gazzelileri kasten aç bıraktığı suçlamasını reddediyor; lojistik sorunlar yarattığını söylediği Birleşmiş Milletler’i ve gıda yardımlarına el koymakla suçladığı Hamas’ı sorumlu tutuyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da geçen hafta Gazzelilerin açlık çektiğini reddetti ve “Bizim elimizdeki bilgi bu değil ve yakından izliyoruz” dedi.

Ancak Gazzeliler açlık çekiyor. Dünya Gıda Programı’nın Ortadoğu Programı Sözcüsü Abeer Etefa “Görünen köy kılavuz istemiyor. 1,1 milyon kişi IPC aşama 5’te. Bu feci açlık hali. İki yaşından küçük çocukların üçte biri akut yetersiz beslenmeyle karşı karşıya. Yani ölüm riskleri var”

Geçen Cuma günü hayır kurumu World Central Kitchen’ın yolladığı 200 ton gıda, kurumun İsrail saldırılarında yıkılan binaların molozlarından inşa ettiği bir iskeleyle ulaştırıldı. Yardımın Gazze’nin kuzeyi ve orta kesimlerindeki büyük gıda sıkıntısını biraz hafifletmesi ve Ramazan ayının geri kalanında bir parça rahatlama sağlaması umuluyor.

Ancak bu insani yardım girişimleri, İsrail’e Gazze’nin sivil nüfusuna karşı insani sorumluluklarını terk etme ve boşluğu yardım kuruluşları ve diğer ülkelerin doldurmasını bekleme suçlamasını beraberinde getirdi.

BM yardım kuruluşu UNRWA’nın Sözcüsü Juliette Touma, “İsrail, işgalci güç olarak nüfusun ihtiyaçlarını gidermek ya da insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmak zorunda ve bunu yapmıyorlar. Yeterince yapmıyorlar” dedi.

Cuma günü World Central Kitchen mavnası Gazze kıyılarına ulaşırken, altı çocuk babası Halid Naji, Gazze’nin orta kesimlerindeki Deir el-Balah’ta bulunan evlerinin yıkıntısında, eşinin akşam yemeğini hazırlamasına yardım ediyordu.

Naji “Bu yardıma ihtiyacım var. Hep insani yardımdan söz ediyorlar ama bir şey almıyoruz” diyor.

Gazze’deki birçok kişi gibi Naji ve ailesi oruçlarını tutuyor.

“Allah rızası için oruç tutuyoruz ama bu yıl keyfini yaşayamıyoruz” diyor.

“Ne sahurda ne de iftarda. Geleneklerimizi de yaşayamıyoruz. Çocuklarımızı giydirip, namaza götüremiyoruz. Onlara inancımızı anlatamıyoruz. Çocuklarınıza yiyecek az bir şeyler verip, başınızın üzerine bomba düşmemesini umuyorsunuz.”

Gün batımında, Naji betonun üzerine bir battaniye serdi ve ailesiyle enkazın üzerinde oturdu. İftar için bir miktar yemek bulabilmişler. Daha önceyse, bazı günlerde hiç bulamamışlar.

Naji “Gazze Şeridi’ndeki bizim için durum şöyle; ölmüşlere özeniyoruz” diyor.

“Bu yıl Ramazan yaşamıyoruz. Bu yıl adını değiştirmemiz lazım. Ölüm ayındayız.”

Katkıda bulunan: Muat el-Hatib

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-ramazan-ayinda-aclik-krizi-israilin-bombardimani-sonucu-gida-yardimlari-ulastirilamiyor/feed/ 0
Gazze Şeridi’nde 1,1 milyon kişi felaket boyutunda açlıkla karşı karşıya https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-11-milyon-kisi-felaket-boyutunda-aclikla-karsi-karsiya/ https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-11-milyon-kisi-felaket-boyutunda-aclikla-karsi-karsiya/#respond Tue, 19 Mar 2024 02:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20666 Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze Şeridi’nde 1,1 milyon kişinin felaket boyutunda açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.

İsrail’in ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) raporunu yayınladı. Raporda Gazze Şeridi’nin kuzey kesiminde kıtlığın kapıda olduğu belirtilerek, “Gazze nüfusunun tamamı kriz seviyelerinde ya da daha kötü gıda güvensizliğiyle karşı karşıya” denildi.

Yaklaşık 300 bin kişinin mahsur kaldığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki iki kentin de kıtlığın bugünden itibaren baş göstermesi beklendiği ifade edilen raporda, “Akut gıda güvensizliği için kıtlık eşiği çoktan aşılırken, 5 yaş altı çocuklar arasında akut yetersiz beslenme ikinci kıtlık eşiğine doğru rekor bir hızla ilerliyor” denildi.

“Bu, IPC sistemi tarafından felaket boyutunda açlıkla karşı karşıya olduğu kaydedilen en yüksek sayıdır”

Gazze Şeridi’nde nüfusun yarısına denk gelen 1,1 milyon insanın felaket boyutunda açlıkla karşı karşıya olduğu belirtilen raporda, “Bu, IPC sistemi tarafından felaket boyutunda açlıkla karşı karşıya olduğu kaydedilen en yüksek sayıdır ve sadece üç ay önce IPC Aşama 5’te yer alan sayının iki katıdır” denildi.

Rapor, Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den önce akut yetersiz beslenme oranının yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çekerek, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Deir al Balah, Han Yunus ve Refah’ta açlığın acil durum seviyesinde olduğu belirtildi.

Gazze Şeridi’ne sadece temel gıda ihtiyaçlarının karşılanması için her gün en az 300 tırın girmesi gerekiyor

Yardım kuruluşlarının gıda, su, ilaç ve sanitasyon hizmetleri sağlamasına izin verilmesi halinde Gazze’nin kuzeyinde bile kıtlığın durdurulabileceği belirtilen raporda, bunun mümkün olabilmesi için insani ateşkes gerekli olduğu vurgulandı. Gazze Şeridi’nde sadece temel gıda ihtiyaçlarının karşılanması için her gün en az 300 tırın bölgeye girmesi ve özellikle kuzeyde gıda dağıtımı yapması gerektiğinin tahmin edildiği aktarılan raporda, yılbaşından bu yana kuzeye sadece dokuz yardım konvoyu ulaştığı belirtildi.

“İnsan eliyle meydana getirilen bu açlık ve yetersiz beslenme krizinin Gazze’yi kasıp kavurma hızı dehşet verici”

WFP İcra Direktörü Cindy McCain yaptığı açıklamada, “Gazze’de insanlar şu anda açlıktan ölüyor. İnsan eliyle meydana getirilen bu açlık ve yetersiz beslenme krizinin Gazze’yi kasıp kavurma hızı dehşet verici. Kıtlığı önlemek için çok küçük bir zaman dilimi kaldı ve bunu yapmak için kuzeye derhal ve tam erişim sağlamamız gerekiyor. Kıtlık ilan edilene kadar beklersek çok geç olur. Binlerce kişi daha ölmüş olacak. Çaresiz durumdaki kadın ve çocuklar her şeylerini kaybetmekten sadece bir hastalık, bir zorunlu hareket ya da bir felaket kadar uzakta” ifadelerini kullandı.

“Gazze içinde gıda taşımak, her dönemeçte engellerle karşılaşılan bir labirentte yol almaya çalışmak gibi”

WFP İcra Direktörü Yardımcısı ve Operasyon Direktörü Carl Skau, “WFP ve ortaklarımız Gazze’deki 2,2 milyon insanın tamamını beslemek için sınırda ve bölgede gıda malzemelerini hazır bulunduruyor ancak Gazze’ye ve Gazze içinde gıda taşımak, her dönemeçte engellerle karşılaşılan bir labirentte yol almaya çalışmak gibi. Karmaşık sınır kontrolleri, Gazze’deki yüksek gerilim ve çaresizlikle birleşince gıda malzemelerinin özellikle kuzeydeki ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Ancak pazar günü 18 tırlık gıdanın teslim edilmesi bunun yapılabileceğini gösteriyor. Bu bir kereye mahsus olamaz. İhtiyaç sahiplerini desteklemek için bunun sürekli, düzenli ve geniş çaplı olması gerekiyor” dedi.

“Karayolu erişimi kritik önem”

İsrail’in insani yardımlar için Gazze Şeridi’ne daha fazla giriş noktası sağlaması ve Aşdod Limanı’nı kullanıma açması çağrısında bulunan WFP, “Karayolu erişimi kritik önem taşıyor. Zira hava indirme operasyonları, yaklaşan kıtlığı önlemek için acilen ihtiyaç duyulan yardım miktarını ulaştıramıyor” dedi. – ROMA

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazze-seridinde-11-milyon-kisi-felaket-boyutunda-aclikla-karsi-karsiya/feed/ 0
Atina’da Filistin’e destek için uçurtmalar gökyüzüyle buluştu https://www.haber60.com.tr/atinada-filistine-destek-icin-ucurtmalar-gokyuzuyle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/atinada-filistine-destek-icin-ucurtmalar-gokyuzuyle-bulustu/#respond Tue, 19 Mar 2024 01:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20613 Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Filistin’e destek için uçurtmalar gökyüzüyle buluşturuldu.

Atina’da düzenlenen “Özgür Filistin için bir uçurtma” isimli etkinlikte bir araya gelenler, Filistin halkına destek mesajı vermek üzere uçurtma uçurdu.

Paskalya orucunun başlangıcını temsil eden Temiz Pazartesi (Kathara Deftera) Yortusu kapsamında, Yunanistan’da her yıl geleneksel olarak gökyüzü ile buluşturulan uçurtmalar bu kez Filistin için uçuruldu.

Uçurtması ve balonlarıyla Filistin’e destek vermeye gelenlerden Gazzeli Selma Shawa, AA muhabirine, 20 yılı aşkın süredir Yunanistan’da yaşadığını ancak akrabalarının Gazze’de olduğunu söyledi.

Shawa, “Biz burada, Filistin toplumu olarak, insanlarımıza desteğimizi göstermek adına aktiviteler ve etkinlikler düzenlemeye çalışıyoruz. Zira en azından bu yolla dünyaya hikayemizi anlatmış oluyoruz.” diye konuştu.

Filistin renklerinde uçurtma ve balonlarla insanlara Filistin’de yaşananları hatırlatmayı hedeflediklerini belirten Shawa, “İhtiyacı olanlara iftar yemeği de veriyoruz. Her iki tarafın da geleneklerini koruyoruz fakat kalplerimiz tabii ki Filistin’deki bebekler, çocuklar, aileler, Gazze ve tüm Filistin’de çekilen acılarla birlikte.” dedi.

Yunanistan’daki Filistin Toplumu Başkanı Muhammed Seyid de “Bugün, Ekim’den beri İsrail saldırılarıyla soykırıma uğrayan Gazze halkına dayanışma göstermek için buradayız. Her gün yüzlerce kişi öldürülüyor ve dünya sadece seyrediyor. Bu yüzden Gazze’deki insanlarımıza desteğimizi ve dayanışmamızı elimizden gelen tüm imkanları kullanarak göstermek istedik.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de yaşanan insanlık dramına da işaret eden Seyid, “Burada insanlar çocuklarıyla, yiyecekleri, suları varken, istediklerini yapabilirken, Gazze’de bizim insanlarımızın açlıktan ölmesi çok acı. Bazıları 2-3 aydır ekmeğin tadına bile bakmadı, içme suları bile yok.” diye konuştu.

Seyid, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz insanların mutsuz olmasını istemiyoruz. Tüm dünya, tüm çocuklar mutlu olmalı ama bizim çocuklarımızın da barış ve güven içinde yaşaması gerektiğine inanıyoruz.”

Temiz Pazartesi Yortusu

Yunanistan’da Paskalya orucunun başlangıcını temsil eden Temiz Pazartesi (Kathara Deftera) Yortusu’nda her yıl olduğu gibi bu yıl da uçurtmalar gökyüzüne renk kattı.

Karnaval sürecinin sona erdiği ve hayvansal gıdaların tüketilmediği Paskalya orucuna başlanılan Temiz Pazartesi Yortusu’nda, geleneksel olarak hayvansal gıdalardan uzak, kalamar, karides gibi deniz ürünleri ile kuru fasulye, tarama salata, tahin helvası, turşu, zeytin, zeytinyağlı yaprak sarması gibi yiyeceklerin yer aldığı sofralar kuruldu.

Ramazan pidesine benzeyen “lagana” isimli ekmek, bugüne özel olarak sofralardaki yerini aldı.

Yemek için kırları tercih edenler, baharı neşeyle karşıladı.

Gökyüzü rengarenk uçurtmalarla süslendi

Temiz Pazartesi Yortusu’nun küçük büyük, herkesin yüzünü güldüren en renkli yanı ise gökyüzünün rengarenk uçurtmalarla süslenmesi oldu.

Sokaklarda hemen hemen her köşe başında uçurtmalar satılırken, 7’den 70’e herkes uçurtma heyecanını yaşadı.

Tüm ülkede çocuklar ve büyükler, şehrin düzlük alanlarına ya da tepelere çıkarak rengarenk uçurtmalarını gökyüzü ile buluşturdu.

Un savaşları

Galaksidi kasabasında ise geleneksel un savaşları yapıldı

Bu küçük sahil kasabası, her yıl Temiz Pazartesi Yortusu’nda hem Galaksidi sakinlerini hem de kasabaya dışarıdan gelenleri müzik eşliğinde, geleneksel danslar ve çeşitli kültürel etkinliklerle buluşturdu.

Kökleri Bizans dönemine dayanan geleneksel un savaşına katılanlar, yüzlerini isle veya renkli boyalarla boyadı.

Yunan denizcilerin Bizans döneminde, Sicilya sahillerinde görüp, Galaksidi’ye taşıdığına inanılan bu gelenek, aynı zamanda 18’inci yüzyılda baharın gelmesiyle evlerinden ayrılan denizcileri yolcu etmek üzere düzenlenen bir eğlence olarak da biliniyor.

Bugün bir turizm faaliyeti olarak da görülen bu etkinlik için belediyenin dağıttığı un çuvalları kullanılıyor. Unun yanı sıra renkli boyaların da kullanıldığı bu eğlence, Temiz Pazartesi akşamı geç saatlere kadar sürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/atinada-filistine-destek-icin-ucurtmalar-gokyuzuyle-bulustu/feed/ 0
Avrupa İnsani Forumu’nda Küresel İnsani Yardım Aktörleri Siyasi İrade Çağrısı Yaptı https://www.haber60.com.tr/avrupa-insani-forumunda-kuresel-insani-yardim-aktorleri-siyasi-irade-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-insani-forumunda-kuresel-insani-yardim-aktorleri-siyasi-irade-cagrisi-yapti/#respond Mon, 18 Mar 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20465 Avrupa Birliği’nin (AB) Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlediği “Avrupa İnsani Forumu”nda küresel insani yardım aktörleri, Gazze’den Myanmar’a insani krizlerin çözümü için siyasi irade gerektiğini belirterek, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi çağrısı yaptı.

AB Komisyonu ve AB Dönem Başkanı Belçika’nın ev sahipliğinde 3’üncüsü düzenlenen Avrupa İnsani Forumu başladı.

AB Komisyonunun kriz yönetimi ve insani yardımlardan sorumlu üyesi Janez Lenarcic, açılıştaki konuşmasında son bir yıl içinde küresel insani krizin kontrolden çıktığını belirterek, “2023’te Gazze’den Ukrayna’ya, Sudan’a ve ötesine kadar görebileceğimiz gibi, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana en yüksek sayıda aktif çatışmaya tanık olduk.” dedi.

2023’te şimdiye kadarki en kötü iklim kaynaklı felaketlerin de görüldüğüne dikkati çeken Lenarcic, dünya genelinde 300 milyona yakın insanın yardıma muhtaç durumda olduğunu vurguladı.

Lenarcic, “Bu muazzam zorluğun en basit çözümü var. Bu, siyasi iradeye bağlıdır. Durumu düzeltmek ve insani sorumluluklarını yerine getirmek hükümetlerin elindedir.” ifadelerini kullanarak, öncelikli olarak yapılması gerekenin finansmanı artırmak olduğuna işaret etti.

Gazze ve Batı Şeria’daki çocuklar için eylem çağrısı

Belçika Kalkınma İşbirliği Bakanı Caroline Gennez de forumda özellikle “unutulmuş ve yetersiz finanse edilen” krizlere odaklanılacağını belirtti.

Çatışmaların yol açtığı ihtiyaçların, insani bağışların büyük oranda gerisinde kaldığının altını çizen Gennez, “Şimdi harekete geçmeliyiz.” dedi.

Gennez, “Bu sistemi birkaç bağışçının tek başına taşıması mümkün değil. Hepimizin, sivillerin korunmaya ihtiyaç duyduğu her yerde, tüm devletlere, kişilere veya gruplara uluslararası insancıl hukuka tamamen saygı duyması ve uyması çağrısında bulunma sorumluluğumuz var.” diye konuştu.

Gazze’deki duruma değinen Gennez, “İnsani çabaların yanı sıra güçlü siyasi çabalara da ihtiyaç duyulan bu krizi unutamayız. Bu nedenle Gazze ve Batı Şeria’daki çocuklara yönelik eylem çağrısında bulunuyorum. Hepinizi güçlü bir şekilde aramıza katılmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Siyasi irade gerektiği mesajı

Birleşmiş Milletler (BM) Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths de Gazze, Ukrayna, Sudan, Yemen, Kongo ve Myanmar gibi bölgelerde sivillerin ve insani yardım görevlilerinin öldürüldüğüne dikkati çekti.

Griffiths, insani yardıma erişime bir seçenek gibi yaklaşıldığını hatta gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmenin aslında savaş silahı olarak kullanıldığını söyledi.

Bu çatışmalar neticesinde yerinden edilmiş insanların çürümeye yüz tutmuş kamplarda kaldığına sık sık şahit olunduğunu belirten Griffiths, insani yardım sisteminde erişim ve dağıtımın daha etkili hale getirilmesi için değişiklikler gerektiğini anlattı.

Griffiths, hayatı boyunca “dünyanın bu kadar kötü durumda olduğu” bir dönemin daha yaşanmadığını ifade ederek, “Uzun süren karmaşık siyasi krizlerle karşı karşıyayız. Siyasi iradeye ihtiyacımız var. Buna şiddetle ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric Egger de şunları kaydetti:

“Gazze’den Ukrayna’ya, Sudan’a, Yemen’e ve Kongo’ya, ICRC silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasında küresel çapta bir başarısızlığa tanık oluyor. Devletler, bu dayanılmaz acıyı önlemek ve en aza indirmek için uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini acilen yerine getirmelidir. İnsani yardım eylemi, siyasi çözüm eksikliğinin yerini almamalı ve dikkatleri bu çözüm eksikliğinden uzaklaştırmamalı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-insani-forumunda-kuresel-insani-yardim-aktorleri-siyasi-irade-cagrisi-yapti/feed/ 0
MSF Genel Sekreteri: Gazze’deki sağlık hizmetleri sistematik şekilde yok edildi https://www.haber60.com.tr/msf-genel-sekreteri-gazzedeki-saglik-hizmetleri-sistematik-sekilde-yok-edildi/ https://www.haber60.com.tr/msf-genel-sekreteri-gazzedeki-saglik-hizmetleri-sistematik-sekilde-yok-edildi/#respond Mon, 18 Mar 2024 08:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20389 Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Genel Sekreteri Christopher Lockyear, 7 Ekim 2023 itibarıyla Gazze Şeridi’ndeki sağlık hizmetlerinin sistematik şekilde yok edildiğine tanık olduklarını söyledi.

Lockyear, İsrail’in yoğun saldırıları altındaki Gazze’de son durum, sağlık hizmetlerinde karşılaşılan zorluklar ve kıtlığa ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

MSF’nin 7 Ekim öncesinde Gazze’de sahada olduğunu hatırlatan Lockyear, Gazze’de yaşayanların son 15 yıldır abluka altında olduğunu söyledi.

Lockyear, Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’de gerçekleştirdiği “korkunç” saldırıların ardından Gazze’deki durumun hızla kötüleştiğine tanık olduklarını bildirdi.

“Gazze genelinde bir felaket yaşanıyor. Özellikle neredeyse hiç erişimimizin olmadığı Gazze’nin kuzeyindeki durumdan endişeliyiz.” ifadesini kullanan Lockyear, burada kıtlık yaşayan insanların durumundan da çok kaygılı olduklarını vurguladı.

Lockyear, şu anda 1,5 milyon kişinin sığındığı Gazze’nin güneyindeki Refah kentine İsrail’in kara saldırısı gerçekleştirmesi durumunda neler yaşanacağına dair “inanılmaz derecede endişeli” olduklarının altını çizdi.

“Gazze’de erişimimizin olmadığı çok büyük alanlar var ve oralarda ne olduğunu bilmiyoruz.” diyen Lockyear, Gazze’deki sağlık sisteminin 7 Ekim öncesinde de içler acısı bir durumda olduğunu hatırlattı.

Gazze’deki hastalara yüksek kalitede bakım sağlamak şu anda son derecede zor

Lockyear, “(7 Ekim) O günden sonra Gazze Şeridi’ndeki sağlık hizmetlerinin sistematik şekilde yok edildiğini görüyoruz. Tahliyeler dolayısıyla sağlık ekiplerimiz hastane hastane dolaştı. Bu, yüksek kalitede tıbbi bakım sağlamanın bir yolu değil, bizim yapmak istediğimiz bir şey de değil. Hastalarımızın birçoğu değişik şekilde yaralanmış durumda. Tedavisi zor kırıkları olanlar, silahla ve şarapnel parçalarıyla yaralanmalar gibi. Bu, yüksek düzeyde ve sürekli tıbbi bakım gerektiriyor. Birkaç hafta veya ay boyunca sürekli yüksek kalitede bakıma ihtiyaç duyan hastalar görüyoruz. Gazze’deki hastalara bu imkanı sağlamak şu anda son derecede zor, hatta imkansız.” ifadelerini kullandı.

Gazze’nin güneyinde ve ortasında 3’ü hastane olmak üzere 6 sağlık tesisini desteklediklerini söyleyen Lockyear, Gazze’nin kuzeyindeki El-Avde Hastanesi’ndeki çalışanlara da destek vermeye çalıştıklarını belirtti.

Lockyear, “Gazze’de artık bir sağlık sisteminden bahsedemiyoruz. Geçmişte Gazze’nin kuzeyindeki diğer hastanelere destek olmuştuk, kuzeydeki operasyonlarımızı artırmayı çok isterdik ama oraya erişim inanılmaz derecede zor. Gazze’nin kuzeyindeki insanları tedavi edebilmeyi ve onları destekleyebilmek için buraya erişmeyi gerçekten çok isteriz.” diye konuştu.

Gazze’deki insani yardım kısıtlamalarına da işaret eden Lockyear, Gazze’ye havadan yardım indirilmesine ilişkin görüntüler ve deniz yoluyla yardımların ulaştırılması için geçici liman yapılması tartışmalarının “buradaki asıl sorunla ilgili dikkatleri dağıtmasından” endişe duyduklarını vurguladı.

Siyasi çözüme ihtiyacımız var”

Lockyear, “Ne kadar havadan yardım olursa olsun veya (geçici) liman Gazze’deki duruma çözüm bulamayacak. Bir siyasi çözüme ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.

Gazze’de insanların gelişigüzel bombalanmalarını önleyecek ve insani yardım akışına izin verebilecek bir ateşkese ihtiyaç olduğuna işaret eden Lockyear, bu kapsamda sürdürülebilir tedavi için kalifiye sağlık personelinin görevlendirilmesi ve bu kişilerin güvenlik içinde çalışabilmesi gerektiğini söyledi.

Lockyear, “Sağlık çalışanları, sağlık hizmeti ve genel insani yardım sağlayabilmeleri için tehdit ve ayrım gözetmeyen bombalanma korkusuna maruz kalmamalı. Gazze’de gerçekten anlamlı insani yardım olduğunu iddia edebilmek için şu anda görünenden çok daha fazlasına, çok daha fazla erişime, tedarike ve güvenliğe ihtiyacımız var.” diye konuştu.

Gazze’nin son birkaç ayda karşı karşıya olduğu ablukanın son derece endişe verici olduğuna dikkati çeken Lockyear, sağlık tesislerinde giderek artan “yetersiz beslenme” oranlarına tanık olduklarını dile getirdi.

“Gazze’nin kuzeyindeki insanları göremediğimiz için son derece endişeliyiz”

Lockyear, “Bu ablukayla açlığın bir savaş silahı olarak kullanılmasından korkuyoruz. Biz bunun farkındayız, personelimiz bize kendilerinin ve ailelerinin aç kaldığını, yetersiz beslenme sıkıntısı çektiklerini söylüyor. Erişimimizin olmadığı Gazze’nin kuzeyindeki insanları göremediğimiz için son derece endişeliyiz.” diye konuştu.

Hastaneler ve sağlık tesislerindeki durumun da çok karmaşık olduğuna işaret eden Lockyear, kaliteli tıbbi bakım için güvenlik ve temel tıbbi malzemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Lockyear, Gazze’deki sağlık sisteminin yeniden inşasına ilişkin tahminde bulunmanın imkansız olduğunu kaydederken, “Şu anda hayatta kalma modundayız. Operasyonlarımızı günlük olarak sürdürmeye çalışıyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/msf-genel-sekreteri-gazzedeki-saglik-hizmetleri-sistematik-sekilde-yok-edildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gazzeye-saldirilarini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gazzeye-saldirilarini-elestirdi/#respond Mon, 18 Mar 2024 02:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20294 Bakırköy’de düzenlenen “Kadim Dostlar İftarı” programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılar nedeniyle Ramazan ayının buruk karşılandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçim sürecine de değinerek, “Kandil’deki terör baronlarından Pensilvanya’daki hainlere kadar tüm terör örgütlerinin karşımızda yer aldığı bu seçimlerden zaferle çıktık. Şişirilmiş anketler ve ücreti mukabil çalışan kalemşörlerin gazlamalarıyla iktidara yürüdüklerini zanneden faşist zihniyetin seçim sürecinde nasıl pervasız hale geldiğini hep birlikte gördük. İnşallah 31 Mart akşamı da bu neticeyi hep beraber görmeyi Rabbim bizlere nasip eylesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakırköy’de bir otelde düzenlenen “Kadim Dostlar İftarı” programına katıldı. İftar programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Davut Gül ve birçok davetli katıldı.

“Gazze’de son asrın en vahşi soykırımlarından biri yaşanıyor”

Programda konuşan Erdoğan, “Ramazan-ı Şerif’in bugün 7’nci orucunu tuttuk. Rabbim tuttuğumuz oruçları, eda ettiğimiz ibadetleri, yaptığımız hayır hasenatı katında kabul eylesin diyorum. Sizlerin şahsında buradaki gönüllü teşekküllerimizin tüm mensuplarının Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum. Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarındaki katliamlar sebebiyle maalesef bu Ramazan-ı Şerif’i buruk karşıladık, buruk idrak ediyoruz. Çoğu çocuk ve kadın 40 bine yakın kardeşimizin şehit edildiği, 73 bin kardeşimizin yaralandığı, 7 binden fazla masumun halen yıkıntıların altında olduğu Gazze’de son asrın en vahşi soykırımlarından biri yaşanıyor. Sahne önünde İsrail’i eleştiren ama İsrail’e katliamlarını yapabilmesi için silah ve mühimmat desteği veren Batılı ülkelerin münafıklığı, Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk ve kadın kabristanına çevirdi. Uluslararası kurum ve kuruluşlar Gazze’de bir kez daha sınıfta kaldı. Bu süreçte kabul edelim ki İslam dünyası da çok iyi bir sınav veremedi. Çok gayret gösterildi, çok çaba harcandı. Uluslararası kurumlar nezdinde pek çok girişimde bulunuldu. Ama bütün bu diplomatik çabalar İsrail’in şımarıklığı, hukuk tanımazlığı ve küstahlığı karşısında beklenen tesiri oluşturamadı” dedi.

“Türkiye tüm imkanlarıyla Gazzeli kardeşlerine sahip çıkmaktadır”

Savunma sanayisi projelerinin önemine değinen Erdoğan, “Çeşitli sabotajlara, ambargolara ve engellere rağmen hayata geçirdiğimiz savunma sanayisi projelerinin değeri bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Aynı şekilde birilerinin niye Kaan’ı hedef aldığı, Akıncı’dan, TB2’den, Kızılelma’dan, Anka’dan niçin rahatsız olduğu ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde inşallah bu projelere yenilerini ekleyeceğiz. İlk günden beri pek çok zorluğa rağmen Gazze’ye gönderdiğimiz 40 bin tonu aşan insani yardımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Burada bir hususu ifade etmek durumundayım. Türkiye, Irak- İran savaşında nasıl komşularına kucak açtıysa, Suriye’deki zulümden kaçan muhacirlere nasıl ensar olduysa, Kafkasya’dan Kırım’a nasıl hiçbir kardeşine sırtını dönmediyse, bugün de tüm imkanlarıyla Gazzeli kardeşlerine sahip çıkmaktadır. Bu gerçeği hiçbir iftira değiştiremez, yalanlar, çarpıtmalar bu hakikatin üstünü asla örtemez. İsrail’in sadece İsrail olmadığını, gerisindeki Amerika’sıyla, İngiltere’siyle, Almanya’sıyla, Fransa’sıyla, daha onlarca destekçisiyle bambaşka bir denklemi ifade ettiğini görmeyenin aklına da, vicdanına da şaşarız” ifadelerini kullandı.

“Tüm terör örgütlerinin karşımızda yer aldığı bu seçimlerden zaferle çıktık”

Seçim süreci ile ilgili konuşan Erdoğan, “Türkiye olarak tarihimizin en kritik seçimlerinden birini, 14-28 Mayıs’ta hamdolsun anlımızın akıyla gerçekleştirdik. Altılı masada oturanlar ne diyordu? ‘Parlamentodayız’, ‘Cumhurbaşkanını bu masa tayin edecek’ diyorlardı. Ama onların dediği olmadı. Tam aksine hamdolsun bizler şu anda Cumhurbaşkanlığı makamındayız, onların hiçbiri şu anda parlamentoya bile giremedi. Zira, onlar kendilerine göre bir hesap yapıyorlar ama bu hesapların üzerinde en büyük hesap Allah’ındır ve o gerçekleşti. Kandil’deki terör baronlarından Pensilvanya’daki hainlere kadar tüm terör örgütlerinin karşımızda yer aldığı bu seçimlerden zaferle çıktık. Şişirilmiş anketler ve ücreti mukabil çalışan kalemşörlerin gazlamalarıyla iktidara yürüdüklerini zanneden faşist zihniyetin seçim sürecinde nasıl pervasız hale geldiğini hep birlikte gördük. Daha ortada hiçbir şey yokken atılan hesaplaşma naralarını, gizleme gereği dahi duymadıkları devr-i sabık oluşturma niyetlerini hep beraber utançla takip ettik. İnşallah 31 Mart akşamı da bu neticeyi hep beraber görmeyi Rabbim bizlere nasip eylesin” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gazzeye-saldirilarini-elestirdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’in gerisindeki destekçileriyle bambaşka bir denklemi ifade ediyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gerisindeki-destekcileriyle-bambaska-bir-denklemi-ifade-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gerisindeki-destekcileriyle-bambaska-bir-denklemi-ifade-ediyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 02:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20267 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ” İsrail’in sadece İsrail olmadığını, gerisindeki Amerika’sıyla, İngiltere’siyle, Almanya’sıyla, Fransa’sıyla, daha onlarca destekçisiyle bambaşka bir denklemi ifade ettiğini görmeyenin aklına da vicdanına da şaşarız.” dedi.

İstanbul’da düzenlenen “Kadim Dostlar İftarı”nda konuşan Erdoğan, muhabbet sofrası olan iftar sofrasının zenginliğinin apayrı olduğunu belirterek, bu sofrada bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’in bugün 7’nci orucunu tuttuklarını anımsatarak, “Rabb’im tuttuğumuz oruçları, eda ettiğimiz ibadetleri, yaptığımız hayır hasenatı katında kabul eylesin diyorum. Sizlerin şahsında buradaki gönüllü teşekküllerimizin tüm mensuplarının Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum.” diye konuştu.

Gazze ve işgal edilmiş Filistin toprakları sebebiyle maalesef bu Ramazan-ı Şerif’i buruk karşıladıklarını, buruk idrak ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Çoğu çocuk ve kadın 40 bine yakın kardeşimizin şehit edildiği, 73 bin kardeşimizin yaralandığı, 7 binden fazla masumun halen yıkıntıların altında olduğu Gazze’de son asrın en vahşi soykırımlarından biri yaşanıyor. Sahne önünde İsrail’i eleştiren ama İsrail’e katliamlarını yapabilmesi için silah ve mühimmat desteği veren Batılı ülkelerin münafıklığı, Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk ve kadın kabristanına çevirdi. Uluslararası kurum ve kuruluşlar Gazze’de bir kez daha sınıfta kaldı. Bu süreçte kabul edelim ki İslam dünyası da çok iyi bir sınav veremedi. Çok gayret gösterildi, çok çaba harcandı. Uluslararası kurumlar nezdinde pek çok girişimde bulunuldu. Ama bütün bu diplomatik çabalar İsrail’in şımarıklığı, hukuk tanımazlığı ve küstahlığı karşısında beklenen tesiri oluşturamadı.”

Erdoğan, Müslümanlar olarak bunun muhasebesini muhakkak yapmaları gerektiğini dile getirerek, “Bu öz eleştiriyi ne kadar erken, ne kadar açık yüreklilikle yaparsak, Filistin halkıyla birlikte tüm ümmet-i Muhammed için o kadar hayırlı olacağına inanıyorum. Türkiye olarak acı da olsa doğruları söylemekten, hakkı ve hakikati haykırmaktan çekinmeyeceğiz. Ülkemizin daha da güçlenmesi için mücadele ederken İslam dünyasında vahdet bilincinin kökleşmesi için de çabalarımızı yoğunlaştıracağız.” ifadesini kullandı.

Gazze’ye yönelik saldırıların, kendileriyle birlikte kardeşlerine yönelik saldırıların engellenmesinde de gücün önemini gösterdiğini söyleyen Erdoğan, çeşitli sabotajlara, ambargolara ve engellere rağmen hayata geçirdikleri savunma sanayisi projelerinin değerinin bugün çok daha iyi anlaşıldığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin niye Kaan’ı hedef aldığının, Akıncı’dan, TB2’den, Kızılelma’dan, Anka’dan niçin rahatsız olduğunun ortaya çıktığını, önümüzdeki dönemde bu projelere yenilerini ekleyeceklerini vurguladı.

“Türkiye, tüm imkanlarıyla Gazzeli kardeşlerine sahip çıkmaktadır”

İlk günden beri pek çok zorluğa rağmen Gazze’ye gönderdikleri 40 bin tonu aşan insani yardımların artarak süreceğini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada bir hususu ifade etmek durumundayım. Türkiye, Irak- İran savaşında nasıl komşularına kucak açtıysa, Suriye’deki zulümden kaçan muhacirlere nasıl ensar olduysa, Kafkasya’dan Kırım’a nasıl hiçbir kardeşine sırtını dönmediyse, bugün de tüm imkanlarıyla Gazzeli kardeşlerine sahip çıkmaktadır. Bu gerçeği hiçbir iftira değiştiremez, yalanlar, çarpıtmalar bu hakikatin üstünü asla örtemez. İsrail’in sadece İsrail olmadığını, gerisindeki Amerika’sıyla, İngiltere’siyle, Almanya’sıyla, Fransa’sıyla, daha onlarca destekçisiyle bambaşka bir denklemi ifade ettiğini görmeyenin aklına da vicdanına da şaşarız.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gerisindeki-destekcileriyle-bambaska-bir-denklemi-ifade-ediyor/feed/ 0
Türkiye’de öğrenim gören Filistinli öğrenciler: Gazze’ye yeterli yardım ulaşmıyor https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ogrenim-goren-filistinli-ogrenciler-gazzeye-yeterli-yardim-ulasmiyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ogrenim-goren-filistinli-ogrenciler-gazzeye-yeterli-yardim-ulasmiyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 03:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19593 Türkiye’de öğrenim gören Filistinli öğrenciler, Gazze’deki halkın 24 saat oruç tuttuğunu belirterek, Gazze’ye yeterli yardımın ulaşmadığını söyledi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Gazze’den Türkiye’ye tedavi amaçlı gelen Filistinliler ile Türkiye’de eğitim gören Filistinli öğrenciler için Ankara’da iftar programı düzenledi.

Programa katılan Filistinli öğrenciler, Gazze’deki insani kriz hakkında AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Başkent Üniversitesinde Film Tasarımı Bölümünde öğrenim gören Abdurrahman Essam, Gazze’de durumun çok kötü olduğunu belirterek, denizden, havadan ve karadan abluka olduğunu, tüm kapıların da kapandığını söyledi.

Essam, Gazze’ye ulaşan insani yardımların da hala ihtiyacın çok altında olduğuna dikkati çekerek, Gazze’deki duruma dair hislerine ilişkin, “Dürüst olmak gerekirse utanç duyuyorum. Ben burada yiyebiliyorum, sağlığım iyi. Bir yerlere gidip gelebiliyorum ama orada kahvaltı bile edemiyorlar. Ramazanda tek bir öğün var, o öğünde bile zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Gıda ve su eksikliğinden dolayı ölen çocuklar var. Temiz su yok. Burada marketten bir şişe su satın alabilirsiniz ama orada insanlar için durum çok kötü.” ifadelerini kullandı.

Durumun daha iyi olmasını umduğunu dile getiren Essam, ramazanın kutsal bir ay olduğunu ve herkesten Gazze’deki halkı için dua etmesini istedi.

“Gazze’de ramazan 5 ay önce başladı”

Ankara Üniversitesinde gazetecilik bölümünde öğrenim gören Mustafa Alnatsheh de 3 yıldır Türkiye’de yaşıyor.

Alnatsheh, ramazanın Gazze’de nasıl geçtiğini düşünmenin bile üzücü olduğunu ve bunun tüm Müslüman alemi için utanç verici olduğunu söyledi.

Ramazanda Gazze’nin durumuna ilişkin Alnatsheh, “Gazze’de ramazan 5 ay önce başladı. Ne iftar ne sahur var şimdi. 5 aydır ne yemek vardı ne de su vardı. Aynı durumda, onların sevabının daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

Alnatsheh, Gazze’deki halkın mücadelesinin Filistinliler ve İslam alemi için gurur verici olduğuna işaret ederek, ramazanın Gazze için zafer ayı olmasını umduğunu dile getirdi.

“Gazze’de 24 saat oruç tutuyorlar”

Ramazanda Gazze’deki halkı düşündüğündeki hislerine dair Alnatsheh, “Açıkçası ramazanın özellikle ilk gününde yemek yerken iftarda arkadaşlarla birbirimize baktık. Biz iftar yapıyoruz, orucumuzu açtık ama Gazze’deki insanlar, bizim halkımız orada iftarını yaptı mı, orucunu açtı mı? Aslında zaten 24 saat oruç tutuyorlar. Bu sebeple üzücü, bizim halkımız orada savaşırken biz de burada yemeklerimizi yiyip su da içip normal hayatımıza devam ederken, gerçekten diyebileceğim hiçbir söz bulamıyorum.” diye konuştu.

Alnatsheh, dünyanın iki yüzlü olduğunu gördüklerini kaydederek, 5 aydır Gazze’ye hiçbir yardımın ulaşmadığını ve dünyanın Filistin davasına ne kadar karşı olduğunu anladıklarını söyledi.

Bütün ülkelerin propaganda yaptığını da gördüklerini aktaran Alnatsheh, “Filistin halkı adına, Türkiye’ye Filistin halkına destek verdiği için teşekkür etmek istiyorum. İnşallah tez vakitte Filistin ve Gazze’deki insanlar huzurlu şekilde hayatını yaşar.” dedi.

Başkent Üniversitensinde Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören Asil Almabhouh da 3 yıldır Türkiye’de yaşıyor.

Almabhouh, bu ramazanın Gazzeliler için en zoru olduğunu belirterek, gıdanın çok zor bulunduğunu ve az yardım geldiğini dile getirdi.

İnsanların çoğu zaman yiyecek bulamadığını aktaran lmabhouh, buldukları yemeklerin de aşırı pahalı olduğunu söyledi.

Ramazan ayındaki hissiyatına dair Almabhouh, “Ben genelde ramazanda çok heyecanlı oluyorum, çok güzel bir ay bizim için. Ama bu ramazan çok farklı. Hislerimiz, dualarımız hepsi Gazze için. Aslında bazen onların yerinde olmak istiyorum. Orada olmak çok kıymetli bir şey, şehit oluyorsun. O Allah’tan bir hediye gibi. Allah yardımcımız olsun.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ogrenim-goren-filistinli-ogrenciler-gazzeye-yeterli-yardim-ulasmiyor/feed/ 0
İsrail, Hamas’ın rehine anlaşmasını reddetti https://www.haber60.com.tr/israil-hamasin-rehine-anlasmasini-reddetti/ https://www.haber60.com.tr/israil-hamasin-rehine-anlasmasini-reddetti/#respond Sat, 16 Mar 2024 01:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19471 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden Cuma günü yapılan açıklamada, Hamas’ın rehine anlaşmasının “gerçekçi” olmadığı, ancak İsrail’in olası bir anlaşma konusundaki tutumunu tartışmak üzere bir heyetin Katar’a gideceği belirtildi.

Reuters’ın yer verdiği açıklamaya göre, Netanyahu’nun bir milyondan fazla insanın barındığı Gazze’nin güneyindeki Refah kentine askeri operasyon planlarını onayladığı, ordunun operasyonel konulara ve sivil nüfusun tahliyesine hazırlandığı belirtiliyor.

YNet adlı İsrail haber sitesi de Netanyahu ofisinin açıklamasını aktararak, operasyona onay verildiğini duyurdu.

Netanyahu’nun ofisi, Gazze’de ateşkes konusunda Hamas’ın arabuluculara sunduğu “kapsamlı vizyon” ardından, Hamas’ın “gerçekçi olmayan taleplerde bulunduğunu” belirtti.

Bir Hamas yetkilisinin Cuma günü AFP’ye yaptığı açıklamaya göre örgüt, Gazze’de altı haftalık yeni bir ateşkes ve Filistinli tutuklular karşılığında 42 İsrailli rehinenin takas edilmesini önerdi.

Haftalardır sonuçsuz kalan arabuluculuk çabalarının ardından “Anlaşma altı haftalık bir ateşkes ve esir değişimi için” diyen yetkili, grubun bunun “(İsrail’in) Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesi ve kalıcı bir ateşkes” ile sonuçlanmasını istediğini de sözlerine ekledi.

Görüşmelerin hassasiyeti nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, İsrail hapishanelerinde tutulan her bir rehine için 20 ila 50 Filistinli mahkûmun serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

Bu rakam, Şubat ayı sonunda Hamas’tan bir kaynağa göre daha önce önerilen yaklaşık 10’a bir oranından daha yüksek.

Yetkili, yeni teklife göre ilk takasın kadın, çocuk, yaşlı ve hasta rehineleri de kapsayabileceğini kaydetti.

Yetkiliye göre Hamas, altı haftalık bir ateşkes süresince İsrail güçlerinin “Gazze Şeridi’ndeki tüm şehirlerden ve nüfusun yoğun olduğu bölgelerden” çekilmesi ve yerlerinden edilen Gazzelilerin “herhangi bir kısıtlama olmaksızın” geri dönmelerine izin verilmesi gerektiğini söylüyor.

Yetkili, Hamas’ın önerisinin insani yardım akışının hızlandırılmasını da öngördüğünü sözlerine ekledi.

Gazze’de ateşkes için Mısır’da düzenlenen müzakerelere katılan Hamas temsilcileri, henüz bir anlaşmaya varılmadan 7 Mart’ta görüşmelerden ayrılmış, ancak İsrail ile dolaylı müzakerelerin bitmediğini söylemişi.

Ramazan’ın başlamasıyla birlikte 40 günlük bir ateşkes sağlanması umulmuş, bu yönde uluslararası baskılar artmıştı.

’20 kişi yardım beklerken öldürüldü’

Gazze’de Hamas tarafından yönetilen sağlık bakanlığı Perşembe gecesi 20 kişinin yardım beklerken öldürüldüğünü, 155 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail olayla ilgisi olmadığını söyledi ve Filistinlileri kalabalığa ateş açmakla suçladı.

Olay, Gazze’nin kuzeyine ulaşan az miktarda yardımın bırakıldığı Gazze Şehri’nin güneyinde meydana geldi. Birleşmiş Milletler, Gazze’nin kuzeyi için açlık uyarısı yaptı.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada 31 yardım kamyonunun Gazze’nin kuzeyine geçişini kolaylaştırdığını söyledi.

“Konvoyun insani koridora varmasından yaklaşık bir saat önce, Gazzeli siviller yardım konvoyunun gelmesini beklerken silahlı Filistinliler ateş açtı” denildi.

Kalabalığın kamyonları yağmaladığı ve bazı kişilerin ezildiği sırada ateşin devam ettiğini belirten İsrail ordusu, olayı incelemeye devam ettiklerini söyledi.

İspanyol yardım kuruluşuna ait olan ve 200 ton gıda malzemesi ile yüklü bir mavnayı çeken Open Arms adlı kurtarma gemisi de Gazze kıyılarında görüldü.

ABD yardım kuruluşu World Central Kitchen, Gazze’nin işleyen bir limanı olmadığından, kargoyu boşaltmak için burada bir iskele inşa ediyor.

Bölgeye yardım ulaştırmanın en hızlı ve etkili yolu karayolu. Ancak yardım kuruluşları İsrail’in getirdiği kısıtlamalar nedeniyle ihtiyaç duyulan yardımın çok az bir kısmının bölgeye ulaşabildiğini söylüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-hamasin-rehine-anlasmasini-reddetti/feed/ 0
Prof. Dr. Orhan Alimoğlu, Gazze’deki Acıları ve Tecrübelerini Paylaştı https://www.haber60.com.tr/prof-dr-orhan-alimoglu-gazzedeki-acilari-ve-tecrubelerini-paylasti/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-orhan-alimoglu-gazzedeki-acilari-ve-tecrubelerini-paylasti/#respond Fri, 15 Mar 2024 08:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19286 Mesleği nedeniyle birçok kez acının ve gözyaşının hakim olduğu Gazze’ye gitme fırsatı yakalayan Genel Cerrah Prof. Dr. Orhan Alimoğlu, şahit olduğu Filistinlilerin dramını, anıları ve tecrübelerini paylaştı.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Alimoğlu, Sağlık Bakanlığının hasta tahliye operasyonları, uluslararası tıp kongreleri ve kursları, sağlık merkezlerinin açılışları ile yardım faaliyetleri için pek çok kez Gazze’ye gitti.

2014’te İsrail’in Gazze’ye saldırısı sonucu yaralanan ağır hastaların tespiti ve Türkiye’ye getirilmesi, 2015’te düzenleyicilerinden biri olduğu Türkiye-Filistin Cerrahi Kongresi ile bazı sağlık merkezlerinin açılışları, 2016’da Gazze’deki cerrahlar için düzenlenen damar cerrahisi kursu ve geçen yıl düzenlenen Filistin Cerrahi Kongresi için Filistin’e giden Prof. Alimoğlu, burada yaşadıklarını ve tecrübelerini “Sevgili Gazze, Bir Doktorun Anıları” isimli kitapta bir araya getirdi.

Prof. Alimoğlu, acının ve gözyaşının kök saldığı toprakları olan, onurlu, cesur ve vakur insanların yaşadığı Gazze’nin içinde hep ukde olarak kalacağını ve onları asla unutmayacağını belirterek, “Gazze’den ayrılırken ‘Şimdi gidiyorum ama bu bir daha gelmeyeceğim, seni unutacağım anlamına gelmiyor. Mutlaka yine sana doğru geleceğim. Çünkü kalbim burada kalıyor.’ diye yazmıştım.” ifadelerini kullandı.

“Yahudi olsun, Hristiyan olsun, Budist olsun fark etmez, çocuk çocuktur”

İsrail’in 2014’te Gazze’ye yönelik saldırılarında boynu kırılan, annesi ile babasını aynı saldırıda kaybeden 7 yaşındaki Maha’yla anısını aktaran Prof. Alimoğlu, “Maha’yı gördüğümde siyah saçlarında kan ve toz toprak lekeleri duruyordu. Dünyalar güzeli bir çocuktu.” dedi.

Bütün çocukların güzel ve değerli olduğunu, gördükleri karşısında tüm dünya çocukları için ağladığını aktaran Alimoğlu, “Yahudi olsun, Hristiyan olsun, Budist olsun fark etmez, çocuk çocuktur.” dedi.

Maha’ya nefes alamadığı için boynundan bir delik açıldığını dile getiren Alimoğlu, şöyle devam etti:

“Hırıltılı bir şekilde oradan nefes alıyordu. Yanı başında bir oyuncak bebek vardı. Yıkıntının içinden almışlardı. Geride bir tek oyuncak bebeği kalmıştı. Evi, barkı yıkılmıştı. Annesiyle babası o yıkıntının altında can vermişlerdi. Geceleri korktuğunda sarıldığı annesi babası yoktu. Bir tek bebeği vardı ama ona da dokunamıyordu, kucaklayıp sarılamıyordu. Sadece başını çevirip bakabiliyordu. Gözyaşları, göz kapaklarında tuz zerreciklerine dönüşmüştü. Maha, çok akıllı bir çocuktu. Bu felaket başına gelmemiş olsaydı belki de okuyacak, vatanına milletine bilim insanı, öğretmen, doktor olarak ya da hangi mesleği istiyorsa o şekilde hizmet edecekti. Oysa şimdi bırakın okuyup meslek sahibi olmasını çocukluğunu bile yaşayamayacak.”

Prof. Alimoğlu, yaralanan Maha’nın kollarını ve bacaklarını oynatamadığını, bakışlarıyla bir şeyler yapmaya çalıştığını ve konuşamadığı için dudaklarını kıpırdatıp yaşadıklarını anlattığını dile getirdi.

Çocuğun, saldırılar gerçekleştiğinde evindeki merdivenin altına girdiğini ifade ettiğini kaydeden Alimoğlu, “Babası köşeye geçmesini söylemiş, saldırı olunca da yere düşmüş. Annesi karnından yaralanmış. Ambulans geldiğinde ayağa kalkamamış, annesine bakmış, o da kalkamamış. Küçücük yaşında gördükleri, yaşadıkları akıl almaz şeyler. ‘Anne, baba’ diye seslenmiş ama ne annesinin ne de babasının seslerini duyabilmiş. Duyabildiği sesler sadece İsrail uçaklarının motor sesleri ve bombaların tahrip ettiği, canlı cansız, her şeyin boşluğa bıraktığı seslermiş. Boynundan aşağısı tutmuyordu, felç olmuştu. Uzun yıllar gerektirecek bir tedavi süreci onu bekliyordu. Başarı şansı çok düşüktü. Maha’nın yanından ayrıldığımda yüreğim buruktu.” diye konuştu.

“Gazze iyileşmeden dünya iyileşmez”

Prof. Alimoğlu, Gazzelilerin İsrail’in saldırıları altında ramazana girdiğini vurguladı.

Dünyanın vicdan sahibi insanlarının Filistinlilere sahip çıktığını dile getiren Alimoğlu, “Gazze hiçbir zaman umudunu kaybetmedi. Ağızlarından çıkan tek cümle: ‘Allah bize yeter.’ Öyle görünüyor ki sevgili Gazze iyileşmeden dünya iyileşemez. Zulümden en çok yaralanan Gazze’nin yaralarının iyileştiği, zulmün yok olduğu günleri en kısa zamanda görmek umuduyla.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-orhan-alimoglu-gazzedeki-acilari-ve-tecrubelerini-paylasti/feed/ 0
Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu 4’üncüsü düzenlendi https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-medya-ve-islamofobi-forumu-4uncusu-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-medya-ve-islamofobi-forumu-4uncusu-duzenlendi/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:39:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18973 Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nun 4’üncüsü, ‘Küresel ve Yerel Boyutlarıyla İslamofobi’ temasıyla düzenlendi. Forumun açılışında konuşan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “Dünyaya İslam’ın değil, İslam düşmanlığının küresel bir tehdit olduğunu anlatmalıyız” dedi.

Ana gündemi Gazze olan Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nun 4’üncüsü, ATO Congresium’da düzenlendi. ‘Küresel ve Yerel Boyutlarıyla İslamofobi’

temasıyla düzenlenen forum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Diyanet İşleri Başkanlığı, Erciyes Üniversitesi, Ankara Bilim Üniversitesi ve SETA tarafından organize edildi. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin forumun açılışında yaptığı konuşmada, uzun süredir Gazze’deki Müslümanların soykırıma uğrağını ve İsrail’in insanlık onurunu ayaklar altına alarak kadın, çocuk ve yaşlı demeden herkesi katlettiğini söyledi. Şahin, Fransız ‘Liberation Gazetesi’nde yayınlanan açlıktan fare kovalayan Gazzeli adam ve kadının resmedildiği ‘Gazze’de Ramazan’ isimli karikatürün küstahça olduğunu dile getirerek, gazetenin hayatını kaybeden Gazzeliler ile dalga geçtiğini kaydetti.

“Dünyaya İslam’ın değil, İslam düşmanlığının küresel bir tehdit olduğunu anlatmalıyız”

Şahin, 4’üncü Medya ve İslamofobi Forumu’nun hakikatın sesi olmasından dolayı çok önemli olduğunu dile getirerek, “Haçlı seferleriyle yüzyıllar önce başlatılan İslam karşıtlığı, özellikle Amerika’daki ikiz kulelere yapılan 11 Eylül saldırılarının ardından geldiğimiz noktadadır. Amerika’nın başlattığı ‘Müslümanları ötekileştirme’ stratejisi, pek çok toplumun kültürel yapısında zaten var olan İslam düşmanlığı virüsünü maalesef tetikledi. Bugün dünyada İslami değerlerin tehdit altında olduğunu açıkça görüyoruz. İslam karşısında sinsi düzenli bir planın uygulandığını görmezden gelemeyiz. Kutsallarımıza yönelik sapkın saldırılar içimizi kanatıyor. Kendilerini medeniyetin sahibi olarak gören ülkeler, bu çirkinliklere tepki göstermek yerine saldırıları cesaretlendiriyor. Barış dinini yaşayan biz Müslümanlar, sistematik nefret söylemleri ve dezenformasyon faaliyetleriyle ötekileştiriliyoruz. Dünyaya İslam’ın değil, İslam düşmanlığının küresel bir tehdit olduğunu anlatmalıyız” şeklinde konuştu.

Günümüz dünyasında medyanın hızlı gelişim göstererek çeşitlendiğine ve bünyesinde çok sayıda farklı türden iletişim araçlarını barındırdığına değinen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ise, bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler sayesinde algı ve imaj oluşturmanın yanı sıra algı ve düşüncelerin değiştirilmesinde önemli roller üstlenebileceğini sözlerine ekledi.

“Müslüman karşıtı ırkçılığın yeniden oluşturulması hedeflerine eklemiş görünmektedir”

Batılı ülkelerde İslam’a ve Müslümanlara yönelik nefret söylemlerinin olumsuz algı ve davranışların üretilmesinde ve yaygınlaştırılmasında en etkin faktörlerden biri olduğunu dile getiren Erbaş, “Son yıllarda özellikle Avrupa medyası, Müslüman karşıtı ırkçılığın yeniden oluşturulması ve normalleştirilmesini de hedeflerine eklemiş görünmektedir. Bu yaklaşım, aynı zamanda İslam ve Müslüman karşıtlığı anlamında bir ideolojinin doğuşunda da birinci derecede tesirli olmuştur. Bu bağlamda İslamofobinin, hep çatışma durumunda olacağı bir öteki inşa etme çabasıyla Batı’nın kendi siyasi, dini, iktisadi ve sosyo-kültürel şartlarında İslam’ı ve Müslümanları kötülemenin devamlı surette güncelleştirilen bir dili olarak icat edildiğini söyleyebiliriz. Güncelleştirme, tarihsel algı üzerinden üretilmekte, bilinçaltındaki tarihsel ön yargılar, mevcut anlam ve söylemlere yeni boyutlar eklenerek tekrar dolaşıma sokulmaktadır” ifadelerini kullandı.

Forumun açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı da okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında şu ifadeleri kullandı:

“İsrail’in doğrudan sivilleri hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda şimdiye kadar 32 bin kardeşimiz şehit oldu, 73 bin Filistinli de yaralandı. İsrail işgal güçleri tarafından Gazze’de bulunan ibadethaneler özellikle hedef alındı, bombalandı, çok büyük bir bölümü enkaza çevrildi. Her ne kadar Hamas bahanesiyle yapıldığı iddia edilse de, Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında işlenen soykırımın aynı zamanda İslamofobik bir zihniyetin ürünü olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Gerek İsrailli yöneticilerin ve siyasetçilerin yaptıkları skandal açıklamalar gerekse Gazze ve Ramallah’tan yansıyan fotoğraflar, meselenin apaçık bir İslam ve Müslüman düşmanlığı olduğunu ortaya koymaktadır. Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar, maalesef 5,5 aydır işlenen insanlık suçları karşısında yine aciz kalmışlardır. Gazze’deki insani trajedinin hem uluslararası örgütlerin adaletsiz ve işlevsiz yapısını hem de İslam düşmanlığı konularını tekrar gündeme taşıdığını görüyoruz. Malumunuz olduğu üzere her 15 Mart’ı ‘İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’ olarak idrak ediyoruz. Bu yıl Ramazan’a tekabül eden 15 Mart vesilesiyle giderek artan İslam düşmanlığıyla mücadelenin ehemmiyetine dikkat çeken her türlü faaliyeti, her türlü etkinliği takdirle karşılıyoruz. Kutsal kitabımızın yakılmasına kadar varan saldırılara ‘fikir hürriyeti’ denilerek müsamaha gösterilmesini hiçbir şekilde kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi burada tekrar vurgulamak istiyorum.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-medya-ve-islamofobi-forumu-4uncusu-duzenlendi/feed/ 0
Filistin Kadın İşleri Bakanı: Gazze’de her insan ölüm sırasını bekliyor https://www.haber60.com.tr/filistin-kadin-isleri-bakani-gazzede-her-insan-olum-sirasini-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/filistin-kadin-isleri-bakani-gazzede-her-insan-olum-sirasini-bekliyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 08:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18854 Filistin Kadın İşleri Bakanı Amal Hamad, “Refah kentine sığınan her insan ölüm sırasının ne zaman kendisine geleceği düşüncesiyle yaşıyor, yani öldürüleceği anı bekliyor.” dedi.

Hamad, New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) binasında, İsrail saldırıları, Filistin halkının uluslararası toplumdan beklentileri ve Gazze’deki genel durum hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Gazze Şeridi’ndeki durumun benzeri görülmemiş bir felaket olduğuna dikkati çeken Hamad, “Şu ana kadar Gazze Şeridi’nde şehit ve yaralılar dahil 110 binden fazla zarar görenimiz var. Bunların yüzde 73’ünü kadın ve çocuklar oluşturuyor.” ifadesini kullandı.

Hamad, 7 Ekim 2023’ten bu yana 14 bin çocuk ile 9 bin kadının öldürüldüğünü aktararak, Gazze’deki kadınların halihazırda su, elektrik ve yiyeceğin olmadığı çadırlarda yaşadığını, burada eğitim, sağlık hizmetleri ve aileyi koruyacak imkanlar bulunmadığını dile getirdi.

Ramazanda Filistin halkının alışkın olduğu aile, ev ve toplu iftar programlarının düzenlenemediğini, Gazze’de İsrail’in yıkım ve katliamları sonucu ailevi ağların tahrip olduğunu vurgulayan Hamad, şöyle devam etti:

“İsrail savaş uçaklarının bombardımanında çocuk, anne, eşlerden biri veya tüm aile öldürülüyor. Dolayısıyla Filistinlilerin halihazırdaki durumu, insan eliyle oluşturulan bir deprem felaketi gibi. Türkiye’de sizler bir deprem yaşadınız ancak Türkiye’deki deprem, Allah’ın takdiriydi. Bugün ise işgalcinin eliyle oluşturulan deprem sonucu, Gazze’de hiçbir şey kalmadı. Filistinli kadınlar da bundan en çok zarar gören ve etkilenenler olarak psikolojik yıkım yaşıyor.”

Hamad, Filistinli kadınların çok ciddi yoksulluk ve benzeri görülmemiş bir işsizlik döneminden geçtiğine işaret ederek, “Gazze Şeridi’ndeki Filistinli kadınlar, mevcut koşullarda ölüm için sırasını bekliyor.” dedi.

“Refah bölgesindeki nüfus yoğunluğu normalin üstünde”

Gazze Şeridi’nin güneyinde Mısır sınırına yakın Refah kentindeki durumun ciddiyetine dikkati çeken Hamad, Refah kentinin yüzölçümünün Gazze Şeridi’nin yüzde 20’sine tekabül ettiğini söyledi.

Hamad, halihazırda Gazze Şeridi sakinlerinin yüzde 60 ila 70’inin Refah kentine sığınmış durumda olduğunu kaydetti.

“Refah bölgesindeki nüfus yoğunluğu normalin üstünde. Oradaki insanlar çadırlarda yaşıyor, su yok, yiyecek yok ve hayat koşulları çok kötü. Refah’taki insanlar benzeri görülmemiş bir korku ve endişe içindeler.” uyarısında bulunan Bakan Hamad, “Refah kentine sığınan her insan, ölüm sırasının ne zaman kendisine geleceği düşüncesiyle yaşıyor, yani öldürüleceği anı bekliyor.” ifadesini kullandı.

“Birçok ülkenin ihraç ettiği silahlarla Gazze’de öldürülüyoruz”

Hamad, Filistin halkının uluslararası toplumdan beklentilerine ilişkin “Bizler, uluslararası toplumdan; Gazze’de ve özellikle de Refah kentinde her Filistinlinin yaşadığı öldürülme ve korku halinden kurtarılması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini istiyoruz. Nitekim Refah kentindeki nüfus yoğunluğu, yeryüzünün hiçbir yerinde bulunmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Öncelikli mesajlarının BM’ye olduğuna işaret eden Hamad, “Bizler, BM içinde zulme maruz kaldığımızı gördük. BM’nin evinde zulme maruz kaldık çünkü BM’de Filistin davası lehine olan her karar, ABD’nin vetosuna takılıyor. Maalesef BM’nin Filistin davası lehine olan yüzlerce karardan hiçbiri uygulanmadı.” diye konuştu.

Hamad, Filistin’den desteğini esirgemeyen halk ve hükümetlere teşekkürlerini sunarak, bunun Filistin davasının adil olduğuna inanışla Filistin halkının haklarına ilişkin bilinçlenmeyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Tüm ülkeler ile BM’den, Gazze’de saldırıları durdurarak ateşkesi sağlamak için işgalci İsrail’e baskı uygulamalarını talep ettiklerini belirten Hamad, “Birçok ülkenin ihraç ettiği silahlarla Gazze’de öldürülüyoruz. Dolayısıyla halkların, bu ülkelerin hükümetlerine de baskı uygulamalarını istiyoruz. İsrail’e silah sağlayan her ülke, öldürülen Filistinli sivil, çocuk ve kadınların sorumluluğunu taşıyor.” ifadesini kullandı.

“Türkler, Filistin halkını ve davasını gerçek anlamda destekliyor”

Özellikle Türk halkına teşekkürlerini ileten Hamad, “Onlar, Filistin halkını ve davasını gerçek anlamda destekliyor. Türkiye, BM’de olsun, Gazze’deki yaralıların tedavisini üstlenmek olsun veya uluslararası alanlarda olsun her yerde Filistin davasına ve halkına destek çıkıyor.” dedi.

Hamad, Gazze’de acil ateşkesin sağlanması için Türkiye’nin daha büyük rol üstlenmesini umduklarını belirterek, Türkiye’nin Filistin davasının çözümünde BM’nin yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ve İslam ülkelerinde güçlü etkiye sahip olduğunu dile getirdi.

Bakan Hamad, “Başkenti Doğu Kudüs olacak bağımsız Filistin devletimizi kurmak istiyoruz.” temennisini paylaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-kadin-isleri-bakani-gazzede-her-insan-olum-sirasini-bekliyor/feed/ 0
ABD’li kadın Gazze’de yaşanan saldırıdan kurtuldu ve Gazze’den ayrılmayacağını söyledi https://www.haber60.com.tr/abdli-kadin-gazzede-yasanan-saldiridan-kurtuldu-ve-gazzeden-ayrilmayacagini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/abdli-kadin-gazzede-yasanan-saldiridan-kurtuldu-ve-gazzeden-ayrilmayacagini-soyledi/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18666 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde yaşadığı dairesinin bombalanmasından kurtulan ABD’li kadın Deborah Darwel, “Gazze’den asla ayrılmayacağını ve Arap ülkeleri ile tüm dünyanın Gazze’ye yardım etmesi gerektiğini” söyledi.

Görgü tanıklarının AA muhabirine aktardığı bilgiye göre, dün gece İsrail ordusunun Deyr el-Belah kentindeki evini bombalayıp tamamen yerle bir ettiği ABD’li Darwel’i Filistin Sivil Savunma ekipleri kurtarmayı başardı.

Yıkılan evinin enkazından çıkarıldıktan hemen sonra Deyr el-Belah’taki Mescid-i Aksa Şehitleri Hastanesi’ne nakledilen ve yıllardır Gazze’de yaşayan Darwel (62), AA’ya verdiği röportajda, “İsrail evimi bombaladı, sıkışıp kaldım, nefes almakta zorlandım ve göremiyordum.” diye konuştu.

-İsrail saldırısıyla molozlar arasında kaldı

Darwel, İsrail’in evini bombalaması nedeniyle büyük moloz parçalarının sırtına ve bacaklarına düştüğünü ve büyük bir acı içinde bağırdığını anlattı.

Gazzelileri bırakıp tek başına hayatta kalmak istemediğini söyleyen Darwel, “Gazze’den ayrılırsa tek başına öten bir kuş gibi olacakmış” gibi hissettiğini ifade etti.

Darwel, “Herkese eşit davranılması gerektiğine gerçekten inanıyorum. Filistinlilerin hakkı olduğuna inandığınız bir ülkeyi terk edemezsiniz.” ifadelerini kullandı.

“Gazze’den asla ayrılmayacağım”

İsrail saldırılarının durdurulması gerektiğini ifade eden Darwel, “Şu anda Gazze’deki tek yabancı” olduğunu hissettiğini belirterek, “Gazze’den asla ayrılmayacağım çünkü İsrail Gazze’nin tamamını ya da Filistin’in tamamını alacaksa herkesin gitmesini istiyor. Ben de Filistin’i almalarını istemediğim için kaldım.” dedi.

Gazzelilere yardım çağrısında bulanan ABD’li kadın, “Gazze’de yaşayan bir Amerikalı olarak tüm Arapların ve dünyanın yardım etmek için burada olması gerektiğini düşünüyorum. Tüm Amerikalılar Gazze’yi desteklemeli. Burada olup biten her şey adaletsizliktir ve derhal durdurulmalıdır.” şeklinde konuştu.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarının ilk iki ayında ABD, Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’ndan yüzlerce vatandaşını tahliye etti.

ABD vatandaşları Gazze’deki çeşitli uluslararası kuruluşlarda ve yardım kuruluşlarında çalışıyor ya da Filistinlilerle evli ve Gazze Şeridi’nde onlarla birlikte yaşıyordu.

Gazze şehrini hedef alan baskınlarda çok sayıda ABD vatandaşı Filistinli yaralanmıştı.

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana süren saldırıları ve yaklaşık 17 yıldır süren ablukasının bir sonucu olarak, 2.2 milyon Gazze Şeridi sakini, gıda, su, ilaç ve yakıt tedarikinin yapılamaması nedeniyle şiddetli bir kıtlığın eşiğinde bulunuyor.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 272 Filistinli öldürüldü, 73 bin 24 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 249’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 590 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 424 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 232 Hizbullah mensubu, 51 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdli-kadin-gazzede-yasanan-saldiridan-kurtuldu-ve-gazzeden-ayrilmayacagini-soyledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteği bizzat Filistinli kardeşlerimiz biliyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-filistin-davasina-verdigi-guclu-destegi-bizzat-filistinli-kardeslerimiz-biliyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-filistin-davasina-verdigi-guclu-destegi-bizzat-filistinli-kardeslerimiz-biliyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 01:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18652 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. İçimizdeki bazı cahiller bilmese de Tayyip Erdoğan’ın dik ve dirayetli duruşunu mazlum Gazze halkı çok iyi biliyor.” dedi.

Erdoğan, partisinin Mardin’de 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Mardin’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Erdoğan, Mardin’in insanı, kültürü, mimarisi, tarihi ve farklı inançlarıyla bir iftihar tablosu gibi ülke coğrafyasını süslediğini söyledi.

Mardin’in okumasını bilene tarih kitabı, görmesini bilene açık hava müzesi, gönül gözü açık olana hikmet deryası olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Biz bu şehri tüm renkleriyle, tüm güzellikleriyle seviyoruz. Biz bu şehri, her biri birer vefa abidesi olan insanlarıyla seviyoruz. Mardin’e kendimizi tam anlatamadığımızın farkındayız. Son seçimlerde bunu bir kez daha gördük. Mardin’de arzu ettiğimiz oranlara maalesef ulaşamadık. Mevcut oy oranlarının Mardin ile aramızdaki muhabbeti yansıtmadığını biliyoruz. İnşallah bunu önümüzdeki seçimlerde hak ettiği seviyeye getireceğiz. 31 Mart mahalli idareler seçimleriyle şehrimizde yeni bir başlangıç yapacağız. Mardin Büyükşehir Belediyesinde ve ilçelerde sizlerin huzuruna icraat ve hizmetleriyle temayüz etmiş isimlerle çıktık.”

“Mardin’in tercihinin eser ve hizmet siyasetinden yana olacağına inanıyorum”

Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının Abdullah Erin olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Mardin’in bir evladı olarak Abdullah Erin, mülki idare amiri olarak yıllarca ülkemize, milletimize ve bölgemize aşkla hizmet etmiş bir kardeşimiz. İlçe belediye başkan adaylarımızın tamamı aynı şekilde kıymetli, başarılı ve vizyoner isimlerden oluşuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Vedat Işıkhan, Mardin’in meseleleri, talepleri ve projeleriyle zaten benim yanımda mesaisini veriyor. Seçilmeleri halinde hepsine en güçlü desteği vereceğiz. Bu sefer Mardin’in tercihinin istismar ve kimlik siyasetinden değil, eser ve hizmet siyasetinden yana olacağına inanıyorum.”

Erdoğan, pazartesi itibarıyla 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e kavuştuklarını anımsatarak, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ramazan ayının inanıyorum ki hep beraber feyzinden istifade ederek yaşayacağız.” ifadesini kullandı.

Bu mübarek günlerde, Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik duygusunu yüreklerinde daha fazla hissettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak Gazze başta olmak üzere bölgedeki çatışmalar sebebiyle bu Ramazan-ı Şerif’e de buruk girdiklerini söyledi.

Erdoğan, “Gönül coğrafyamızın dört bir yanında maalesef acı, dram ve istikrarsızlık hakim. Komşumuz Suriye tam 13 yıldır huzura, barışa hasret kaldı. Diğer komşumuz Irak’ta etnik ve mezhebi gerilimler devam ediyor. Rusya ile Ukrayna arasındaki kanlı savaş üçüncü yılına girdi. Tüm bu krizlere ekim ayında terör devleti İsrail’in Gazze’ye yönelik vahşi saldırıları eklendi.” diye konuştu.

“Gençlik yıllarımızdan beri bu mücadelenin içindeyiz”

Türkiye’nin ilk günden beri Filistin’e en çok destek veren ve İsrail’e en sert tepkiyi gösteren ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, bugüne kadar gemi ve uçaklarla 40 bin tondan fazla insani yardımı bölgeye sevk ettiklerini bildirdi.

Ayrıca bugüne kadar 900’den fazla kanser hastası ve yaralı Filistinliyi tedavileri için aileleriyle Türkiye’ye getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yardımlar konusunda ne yapılması gerekiyorsa yaptıklarını vurguladı.

Erdoğan, “Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. İçimizdeki bazı cahiller bilmese de Tayyip Erdoğan’ın dik ve dirayetli duruşunu mazlum Gazze halkı çok iyi biliyor. Çünkü biz Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukuk mücadelesini 7 Ekim’de keşfetmedik. Gençlik yıllarımızdan beri biz bu mücadelenin içindeyiz.” dedi.

Erdoğan, yarım asırlık siyasi hayatının her aşamasında Filistin’i savunduğunu ve Filistin davasına sahip çıktığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ömrümüzü adadığımız ve ağır bedel ödediğimiz böyle bir konuda son dönemde kimi çevrelerin mesnetsiz ifadelerine rastlıyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim, her kim bu milletin Gazze ve Filistin davasındaki gayretini sorguluyorsa açıkça kendi insanına hakaret ediyor demektir. Her kim doğruluğuna, yanlışlığına bakmadan ‘Hiçbir şey yapmadılar.’ diyorsa alenen iftira atıyor demektir. Bu tür asılsız ithamların AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan oy koparmak amacıyla dillendirilmesi ise tam manasıyla utanç vericidir. ‘Hamas terör örgütüdür.’ diyen CHP’nin listelerinden Meclis’e girenler, bilerek veya bilmeyerek CHP’nin seçim stratejisine hizmet edenler, kusura bakmasınlar ama Filistin konusunda bize ders veremezler. Hem ‘Filistin’e ve Gazze’ye hiç yardım etmediler.’ diyeceksiniz hem de AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oylarını bölerek Filistinli direnişçilere ‘terörist’ iftirası atanlara seçim kazandıracaksınız. Bunun adı tutarsızlıktır, basiretsizliktir, hırsının aklının önüne geçirmektir. Böyle bir vebalin altına hiçbir kardeşimin, AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na gönül vermiş hiçbir vatandaşımın gideceğini düşünmüyorum. Bir dönem AK Parti’nin ve şahsımızın gölgesinde yürüyüp de verdiğimiz mücadeleleri değersizleştirme peşinde koşanlara veyl olsun diyoruz. Ben tüm vatandaşlarımın sadece siyaseten değil vicdanen de en doğru kararı vereceğine yürekten inanıyorum.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-filistin-davasina-verdigi-guclu-destegi-bizzat-filistinli-kardeslerimiz-biliyor/feed/ 0
Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı yarın Bağdat’ta yapılacak https://www.haber60.com.tr/turkiye-irak-guvenlik-zirvesinin-bir-sonraki-toplantisi-yarin-bagdatta-yapilacak/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-irak-guvenlik-zirvesinin-bir-sonraki-toplantisi-yarin-bagdatta-yapilacak/#respond Wed, 13 Mar 2024 23:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18552 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla Aralık 2023’te Türkiye’de düzenlenen Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı aynı formatla yarın Bağdat’ta yapılacak.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, gündeme dair basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yakın zamanda Münih Güvenlik Konferansı’nda, Rio G-20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, Venezuela’da, Meksika’da ve Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) temaslar gerçekleştirdiğini hatırlatan Keçeli, Bakan Fidan’ın tüm bu toplantılarda 70’den fazla görüşme yaptığını söyledi. Keçeli, 7-8 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen Amerika-Türkiye Stratejik Mekanizma Toplantısı’nın ayrıntılarını aktaran Keçeli, stratejik mekanizma toplantısının iki ayağı olduğunu; birincisinde farklı kurumlardan uzmanların bir araya gelerek çalışma grupları formatında çeşitli temaların ikili ilişkiler açısından tartışıldığını, sonrasında varılan sonucun iki Dışişleri Bakanına sunulduğunu ve onların da siyaseten daha fazla neler yapılabileceği hususunda stratejik bir bakış açısıyla yanıt vermeye çalıştıklarını söyledi. Bu çerçevede 7 Mart’ta 3 çalışma grubunun siyasi, askeri iş birliğini, küresel terörizmle mücadele iş birliğini, enerji güvenliğini ve iklim meselelerini ele aldığını, 4 çalışma grubunun ise Gazze’deki son durum, Suriye, Güney Kafkasya ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi bölgesel konuları ele aldığını aktardı.

“PKK, YPG ve FETÖ’yle ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik”

Terörle mücadele alanında ABD’ye net bir mesaj verdiklerini söyleyen Keçeli, “Onlara PKK, YPG ve FETÖ’yle ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik. Müttefik bir ülkenin ülkemizin güvenliğini hedef alanlarla iş birliği yapmasının asla kabul edilemez olduğunu belirttik. Türkiye-ABD stratejik ilişkilerinin daha fazla derinleşmesinin önündeki en büyük engelin ABD’nin YPG’ye verdiği destek olduğunu aktardık. Bu çalışma grubunun görüşmelerinde DEAŞ ile mücadele konusu da ele alındı. Önümüzdeki dönemde terörle mücadele konusunda teknik düzeyde düzenli istişareler yapılması konusunda mutabık kılındı. Siyasi ve askeri konularda öncelikle savunma sanayiinde iş birliği için atılması gereken adımları konuştuk. Savunma sanayii alanındaki kısıtlamaların kaldırılması, CAATSA yaptırımlarından çıkarılma talebimizi tekraren vurguladık. F-16 programıyla ilgili devam eden süreç var. Ayrıca F-35 ile ilgili prosedürün tamamlanması gerekiyor. Bu konular da ele alındı. Tabii ekonomik konuları da görüştük. Şu an ABD ile ikili ticaret hacmi 30 milyar düzeyinde, biz bunu 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu konuda atılabilecek adımlar ele alındı. Enerji alanındaki işbirliğinin arttırılması konusunda görüştük. Sıvılaştırılmış doğalgaz ve nükleer enerji konularında görüşmelere devam edeceğiz” dedi.

“İki devletli kalıcı çözüme dönük bir sürecin başlatılması gerektiğini ABD’lilere ilettik”

Görüşmelerde bölgesel konuların da ele alındığına işaret eden Keçeli, “Bunların başında Gazze geliyor. Hem çalışma gruplarında hem de sayın bakanın Blinken ile olan görüşmesinde en fazla zamana ayrılan kısım Gazze oldu. Gazze’de acil ve tam ateşkesin sağlanması, hemen ardından da iki devletli kalıcı çözüme dönük bir sürecin başlatılması gerektiğini ABD’lilere ilettik. Gazzeli sivillerin daha fazla zarar görmemesi, insani yardımların sürekli ve kesintisiz bir şekilde devamında iki taraf da görüş birliği içerisindeler. Gerek Ukrayna, gerek Rusya için şartlar oluştuğunda her iki taraf için de gerekli zemin içinde barış müzakerelerine dönülmesi gerektiğini savunuyoruz. ABD’de bunu tekrarladık. Karadeniz sefer güvenliğinin sağlanması konusu da ele alındı. ABD’lilere uluslararası yükümlülüklere uygun bir şekilde sürdürdüğümüz ilişkilerin ABD tarafından bir kısıtlamaya tabi tutulmaması gerektiğini aktardık. Suriye de gündemimizdeydi, her iki taraf da siyasi sürecin tekrar başlaması gerektiği konusunda mutabık. Suriye’deki krize ancak siyasi bir çözüm bulunabileceğinin altını çizdik. İnsani yardımların kesintisiz bir şekilde Suriye’ye ulaşması gerektiği konusunda da mutabıkız. Suriye’nin geleceğine dair görüşmeleri de ABD’lilerle teknik düzeyde yapmaya devam edeceğiz. Azerbaycan-Ermenistan arasındaki durum da vardı. Bu konuda devam eden barış görüşmelerini desteklediğimizi ABD tarafına ilettik. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Yemen ve Libya gibi konular da ele aldığımız bölgesel başlıklar altındaydı” diye konuştu.

“Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı yarın Bağdat’ta yapılacak”

Bakan Fidan’ın gelecek günlerdeki programına dair bilgilendirmelerde bulunan Keçeli, “Aralık ayında Irak’la bir Güvenlik Zirvesi gerçekleştirmiştik. Bu toplantıya sayın bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve sayın MİT başkanımız katılmışlardı. Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı, yarın 14 Mart günü Bağdat’ta yapılacak. Aynı formatta olacak. Yarınki görüşmelerde güvenlik ve askeri işbirliği konuları öncelikli gündem maddesi olacak. Terörle mücadelede ortak bir anlayış geliştirilmesi ve bu konuda atılabilecek somut adımlar masada olacak. Geçtiğimiz Güvenlik Zirvesi’nin ardından bir ortak açıklama yayımlanmıştı. Bu ortak açıklamada PKK’nın her iki ülke için de ortak tehdit olduğunu vurgulamıştık hem biz hem Irak tarafı. PKK’nın Irak makamları tarafından bir ortak güvenlik tehdidi olarak tanımlanmasını, Irak’ta PKK ile mücadele azminin gelişmeye başladığının bir işareti görüyoruz. Bu bakımdan memnuniyet duyuyoruz. Gelinen bu olumlu noktadan azami faydayı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Güvenlik Zirvesi’nde iki ülke arasındaki işbirliği imkanlarının da ele alınacağını vurgulayan Keçeli; doğalgaz kaynaklarının geliştirilmesi, Irak’taki yenilebilir enerji alanında nasıl ortak projeler geliştirilebileceği söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın yarınki toplantılarından sonra Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gideceğini ve orada Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 3’lü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın 9’uncusuna katılacağını duyurdu.

“Gazze’ye yaptığımız yardım 40 bin tonu aştı”

Türkiye’nin Gazze’ye gerçekleştirdiği insani yardımlar hakkında da açıklama yapan Keçeli, “10 Mart günü yaklaşık 3 bin tonluk insani yardım taşıyan 7’nci gemimiz, Mısır’a yanaştı. Böylelikle krizin başından beri Gazze’ye yaptığımız yardım 40 bin tonu aştı. Gazze’ye havadan insani yardımlar da başladı. Buraya destek sağlamak üzere 9 bin ton tıbbi malzeme ve bebek malzemesini Ürdün makamlarına ilettik. Ürdün makamları hava yoluyla Gazze’ye ulaştırıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Bu sabah itibarıyla bin 489 vatandaşımızı, KKTC vatandaşını ve onların yakınını Gazze’den tahliye etmiş durumdayız”

Gazze’den gerçekleştirilen tahliyeler hakkında da bilgi veren Keçeli, “Dışişleri Bakanlığı olarak takip ettiğimiz bir diğer konu da vatandaşlarımızın ve KKTC vatandaşlarının ve yakınlarının Gazze’den tahliyesi. Bu sabah itibarıyla bin 489 vatandaşımızı, KKTC vatandaşını ve onların yakınını Gazze’den tahliye etmiş durumdayız. Halen tahliye etmeye çalıştığımız bir grup vatandaşımız var. Onları da en kısa sürede güvenli bir şekilde Gazze’den Türkiye’ye veya gitmek istedikleri 3’üncü bir ülke varsa oraya ulaşması için çaba harcamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bir gazetecinin “ABD ile yapılan görüşmelerde özellikle terörle mücadelede ortak bir mekanizma kurulması konusunda karara varıldığı belirtildi. Ayrıntıları nelerdir?” sorusuna cevap veren Öncü Keçeli, “Düzenli olacak toplantılar, teknik düzeyde gerçekleştirilecek. Yüz yüze yapılması planlanıyor. ve her şeyden önemlisi bu farklı kurumların katılımıyla gerçekleştirilecek bir dizi toplantı olacak Dışişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda ancak güvenlik birimlerinin de dahil olduğu bir istişare mekanizması” cevabını verdi.

“Bir operasyon yapacaksak icazet alacağımız tek yer Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesidir”

Keçeli, bir gazetecinin “Irak’a yönelik olarak yazın daha kapsamlı bir operasyon beklentisi mevcut. Bu konu ABD ile yapılan görüşmelerde dile getirildi mi?” sorusu üzerine, “Amerikalılarla temaslarımızda terör örgütü PKK’nın Irak’taki varlığının ve bizim terörle mücadelemiz çerçevesinde izin almamız, icazet almamız çerçevesinde bunu soruyorsanız. Tabie ki bu açıdan Amerikalılarla konuşmuyoruz. Biz güvenliğimizi tehdit eden yurtdışı kaynaklı bir terör örgütüne yönelik operasyon yapacaksak icazet alacağımız tek yer Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesidir. Bunun dışında herhangi bir uluslararası yapı veya üçüncü tarafla bu konuyu ele almıyoruz. Diğer taraftan ABD’nin askerleri Irak’ta bulunuyorlar. Dolayısıyla bizim PKK’ya yönelik mücadelemizle bağlantılı olarak tabii ki onlarla da görüşüyoruz. Ancak bu bir icazet almak, onların iznini almak anlamında gerçekleşmiyor” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ile ikili ilişkilerde son durum

Yunanistan ve Türkiye’nin siyasi diyalog konusunda hangi noktada olduklarına yönelik soruya yazılı olarak cevap veren Sözcü Keçeli, “Türkiye-Yunanistan Siyasi Diyalog Toplantısı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Burak Akçapar ve Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Alexandra Papadopoulou başkanlıklarındaki heyetler arasında 11 Mart Pazartesi günü Ankara’da gerçekleştirildi. Görüşmeler olumlu bir atmosferde geçti. İkili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konular da ele alındı. İkili ilişkiler kapsamında, üst düzey temas ve ziyaretlerin programlanması, Ege konuları, her iki ülkedeki azınlıkların durumu, konsolosluk ilişkileri, düzensiz göç ve terörle mücadelede işbirliği, karşılıklı kültürel mirasın korunması, iki ülkenin uluslararası adaylıkları konusunda işbirliği gibi hususlar görüşüldü. Bölgesel ve uluslararası konular bağlamında ise Ukrayna, Gazze, Kafkasya ve Orta Asya’daki durum, Balkanlar, AB ve NATO ile ilişkiler gibi konu başlıkları üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Yunan tarafına iki ülke liderleri tarafından geçtiğimiz aralık ayında Atina’da düzenlenen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDIK) sırasında imzalanan ‘Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ doğrultusunda gerilim oluşturabilecek söylem ve eylemlerden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Toplantı sırasında ülkelerimizi birbirlerine yaklaştıracak olumlu gündem çalışmalarımız hakkında da bilgi alışverişinde bulunuldu” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-irak-guvenlik-zirvesinin-bir-sonraki-toplantisi-yarin-bagdatta-yapilacak/feed/ 0
Kanser hastalarının tedavi için Gazze’den ayrılmaları engelleniyor https://www.haber60.com.tr/kanser-hastalarinin-tedavi-icin-gazzeden-ayrilmalari-engelleniyor/ https://www.haber60.com.tr/kanser-hastalarinin-tedavi-icin-gazzeden-ayrilmalari-engelleniyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 23:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18546 “İlaçlarım bitti. Çok yorgunum. Önümü zor görüyorum. İlaçlarım uzun zaman önce bitti.”

Bu sözler 62 yaşındaki lösemi hastası Siham’a ait.

Savaştan önce Siham, Gazze’nin kuzeyindeki Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi’nde tedavi görüyordu. Bu, Gazze Şeridi’ndeki tek kanser hastanesiydi.

Kasım’ın ilk haftasında yaşanan yakıt sıkıntısı nedeniyle hastanenin kapanmasından bu yana Siham, Gazze’deki sağlık bakanlığına göre tedavi olamayan ya da ilaç alamayan yaklaşık 10 bin kanser hastasından biri.

Gazze’de yerinden edilen 1,7 milyon Filistinli (Birleşmiş Milletler (BM) tahmin) gibi Siham da mahallesi hava saldırılarına maruz kalınca kuzeydeki evinden kaçtı.

Konuştuğumuzda Siham yeni doğum yapan kızıyla birlikte Refah’ta BM’ye bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) tarafından işletilen bir okulda kalıyordu.

Siham aylardır hayat kurtarıcı tedavi için ülkeden ayrılmaya çalışıyor, ancak savaşın başlamasından bu yana Refah sınır kapısından beş kez geri çevrildi.

Şu anda Gazze’den tek çıkış yolu Refah kapısı.

Hamas’ın 7 Ekim’de bin 200 kişinin öldürüldüğü ve 253 kişinin rehin alındığı İsrail’e saldırısının ardından Gazze ile tüm sınır geçişleri dört hafta boyunca kapalı kaldı.

Kasım ayında Mısır, Mısır vatandaşları ve diğer yabancı pasaport sahiplerinin yanı sıra ağır yaralı ve hasta Filistinlilerin çıkışına izin vermek üzere Refah sınır kapısını yeniden açtı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre Refah üzerinden bin 700’ü yaralı ve 900’ü hasta olmak üzere 2 bin 600’den fazla kişi tahliye edildi.

Mısır, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün, Siham gibi binlerce kanser hastasının yanı sıra savaşta yaralananları tedavi etme sözü verdi.

Filistin sınır otoritesi tarafından her gün yayınlanan listelerde Mısır ve İsrail tarafından tahliye edilmesine onay verilen kişilerin isimleri yer alıyor.

Siham’ın adı ilk olarak 19 Kasım’da Türkiye’ye tahliye edilmek üzere yayınlanan listede yer aldı. Ancak sınır kapısına vardığında Siham sınır görevlileri tarafından geri çevrildi.

Siham, “Türk yetkilinin gelmediğini söylediler. Bizim hayatımız Türk yetkilinin gelmesi kadar önemli değil mi? Birisi buradan nasıl dışarı çıkabilir? Yoksa bağlantılarımız iyi olmadığı için mi?” diyor.

Filistinli sınır görevlileri, Türk yetkili Mısır tarafında Siham’ı karşılamaya gelmediği için Siham’ın geçişine izin veremeyeceklerini söyledi.

Ancak o gün Türkiye’ye seyahat etmelerine izin verilen başka kişilerle konuştuk.

Mona Al Shorafi’ye üç yıl önce meme kanseri teşhisi konmuştu ve 7 Ekim’den önce Kudüs’te tedavi görüyordu.

Kanserden kurtulan diğer kişilere psikolojik destek sağlamak üzere bir girişimin koordinasyonunu yürütüyordu ve savaş başladığında bir sonraki kemoterapi seansına sadece üç gün kalmıştı.

Mona, “Evlerimizden ayrılıp diğer ailelerle sığınaklarda ve okullarda kalmamız gerekti. Bağışıklık sistemimiz zayıf olduğu için çok endişeliydik” diyor.

Mona’nın ismi de 19 Kasım’da Siham ile aynı tahliye listesindeydi.

Mısır sınırını geçmesine izin verildiğini söyleyen Mona, 130’dan fazla kişiyle birlikte Ankara’ya giden bir uçağa bindiğini, her hastanın yanına sadece bir refakatçi almasına izin verilmesine rağmen, iki küçük kızını yanına almasına bile izin verildiğini paylaşıyor.

Mona, “Kızlarımdan birini geri çevirirlerse geçmeyeceğime karar vermiştim, onları geride bırakamazdım” diyor.

Mona’nın eşi ve oğulları hala Refah’ın Tal el-Sultan bölgesinde bir çadırda yaşıyor.

Gazze’deki Filistinli sınır yetkilileri, Siham’a neden çıkış izni verilmediğine ilişkin sorularımıza yanıt vermedi.

Tahliye listelerinde isimleri olmasına rağmen, sınırdan geri çevrilen iki kanser hastasıyla daha konuştuk.

İsmini vermek istemeyen bu hastalardan biri, 19 Kasım’da çıkması gerektiğini ancak refakatçisi küçük oğlu olduğu için geri çevrildiğine inandığını söylüyor.

Bu kişi, Filistin sınır yetkililerinin tahliye edilenlerin Hamas savaşçısı olma ihtimalini azaltmak için kadın refakatçileri tercih ettiğini belirtiyor.

Aralık ayında tedavisi için BAE’ye tahliye edilmesi gereken bir diğer hasta ise sınırdaki yetkililerin listede ismini bulamadığı için çıkışına izin vermediğini anlattı.

BBC’ye konuşan Gazze’deki Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi’nin Direktörü Dr. Sobhi Skaik, Gazze’deki tahmini 10 bin kanser hastasından “yaklaşık 3 bin 800’üne yurt dışında tedavi için Gazze’den ayrılma izni verildiğini, ancak gerçekte savaşın başlangıcından bu yana, yetişkin ve çocuk sadece 600 kişinin Gazze’den ayrılabildiğini” söyledi.

Tahliye süreci nasıl işliyor?

Karmaşık tahliye sürecini daha iyi anlamak için Gazze’deki doktorlarla, işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistin sağlık bakanlığı yetkilileriyle ve Mısır’daki Filistinli diplomatlarla konuştuk.

İlk başta Gazze’deki bir doktor ya da hastane, tedaviye en acil şekilde ihtiyacı olan hastaların isimlerini Gazze’de Hamas tarafından yönetilen sağlık bakanlığına bildiriyor.

Bu isimler daha sonra güvenlik kontrolü yapan Mısırlı yetkililere gönderiliyor.

Mısır listeyi onayladıktan sonra, listenin İsrailli yetkililer tarafından incelenmesi ve onların da isimleri onaylaması gerekiyor.

Nihai liste onaylandığında, hastaları kabul edeceğini söyleyen ülkelerle paylaşılıyor ve bu liste internet üzerinden yayınlanıyor. Kişilerin belirli bir tarihte seyahat etmesine onay veriliyor.

Ancak bir hastanın Gazze’den ayrılmasına izin verilip verilmeyeceği Filistin sınır yetkililerinin takdirine bağlı.

İsrail Savunma Bakanlığı, neden daha fazla hastanın geçişine izin verilmediği sorusuna yanıt olarak şunları söyledi:

“Refah sınır kapısı Mısır tarafından yönetiliyor. Dolayısıyla İsrail açısından, Gazze Şeridi dışında tıbbi tedavi görmek üzere Refah sınır kapısından geçebilecek hasta sayısına ilişkin herhangi bir kısıtlama söz konusu değil.”

Mısır Sağlık Bakanlığı, Mısır Dışişleri Bakanlığı ve Filistin sınır yetkilileri, Gazze’den hastaların tahliye sürecine ilişkin sorularımızı yanıtlamayı reddetti.

Türkiye, Kasım ayı başında yaptığı açıklamada bin kanser hastasını kabul etmeye hazır olduğunu belirtirken, BAE de bin kanser hastası ve bin yaralı çocuğu kabul edeceğini duyurdu.

BBC’ye konuşan Türk yetkililer, şu anda Gazze’den gelen yüzlerce kanser hastası ve yaralının tedavi edildiğini ve yüzlerce kişiyi daha kabul etmeye hazır olduklarını söyledi.

Yetkililer, “Gazze bize 600 kişilik bir liste verirse, biz bunların arasından belli bir sayıyı seçip almayız. Bizim için ne kadar çok hasta ve yaralı gönderilebilirse o kadar iyi. Hepsini tedavi edebilecek kapasitemiz var” dedi.

Parayla Gazze’den çıkış

Ancak insanların Gazze’den çıkmasının başka yolları da var.

Savaş, bölgede kârlı bir tekelin doğmasına yol açtı. Hala adlı Mısırlı bir seyahat acentesinin, 1-2 hafta içinde Gazze’yi terk etmeleri için Filistinlilerden kişi başına 5 bin dolar talep ettiği bildiriliyor.

Savaştan önce Gazze’den Mısır’a gidişler için kişi başı 350 dolar ücret alan bu acentenin 7 Ekim’den sonra fiyatını neredeyse kişi başına 12 bin dolara yükselttiği söyleniyor.

Şirketin daha sonra fiyatı yetişkinler için 5 bin, çocuklar için ise 2 bin 500 dolar ile sınırladığı paylaşılıyor.

Acente bu fiyatların reklamını yapmıyor.

Bir yetişkinin tahliyesinin maliyeti Gazze’deki ortalama yıllık maaşın dört katından fazla.

Hala’nın Kahire’deki ofisinin önünde her gün insanlar toplanıyor ve kapıdan içeri girmeye çalışıyor.

İsmini vermek istemeyen Filistinli bir adam, şirketin ofisine girmek için para ödemek zorunda kaldığını ve ailesini tahliye listesine aldırmak için Hala’daki bir personele 300 dolar daha ödeme yaptığını söyledi.

Bu, eşi ve iki çocuğunu tahliye ettirmek için yaptığı 10 bin dolara ek bir ödemeydi.

Gazze’den ayrılmak için Hala’ya kullanan ve ailelerinin tahliyesinde ayrıcalıklı muamele görmek için çalışanlara 4 bin dolara varan ödemeler yaptıklarını söyleyen 10 kişiyle konuştuk.

Bu kişilerden bazıları Gazze’den ayrıldı, bazıları ise hala ayrılmayı bekliyor.

Yüksek talep, aileleri Gazze’de mahsur kalan Filistinlilerin çaresizliğinden faydalanan ve insanları bir bedel karşılığında tahliye listesinin başına geçirebileceklerini iddia eden ikinci bir komisyon piyasasının oluşmasına da yol açtı.

Mısır’da komisyon karşılığında çalışan bir kişi, bir kadına Gazze’deki ailesini tahliye listesine kaydettirmek için kendisine fazladan 2 bin 500 dolar ödeyebileceğini söyledi.

Kadının BBC ile paylaştığı sesli mesajlarda bu kişi, Hala’daki bağlantısının isimleri kaydetmeden önce “parayı elinde tutması gerektiğini” söylüyor ve ısrar ediyor: “Bunu size yardım etmek için yapıyorum, bir [İsrail] şekeli bile almayacağım.”

Ancak Gazze’de en iyi bağlantıları olan kişiler hiç ödeme yapmadan bile ayrılabiliyor.

Mısır vatandaşı kılığında Gazze’yi terk eden Filistinlilerin isimlerini bulduk. Bu kişiler, isimlerini Mısır vatandaşları listesine ekleyen siyasi bağlantıları olan kişiler tarafından Gazze’den ayrılmalarına yardım edildiğini söyüyor.

Oğlunun acil tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen bir kadın, siyasi bağlantıları olan kişilerin, internette yayınlanmayan özel bir VIP listesine girmelerine yardımcı olduğunu söyledi.

BBC’ye konuşan bu kadın, oğlunun isminin “sağlık bakanlığının listesinde yer almadığını, ancak sınırda okunan başka bir özel listede yer aldığını” söyledi.

Hala seyahat acentesi ve Mısır Dışişleri Bakanlığı, şirketin faaliyetleriyle ilgili sorularımıza yanıt vermedi.

Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Shoukry daha önce İngiliz haber kanalı Sky News’a yaptığı açıklamada Mısır’ın bu konuda soruşturma başlattığını söylemişti.

“Bunu kısıtlamak ve derhal ortadan kaldırmak için gereken her türlü önlemi alacağız” diyen Shoukry, daha fazla ayrıntı vermemişti.

Ocak ayında Mısır Devlet Enformasyon Servisi Başkanı Diaa Rashwan, Gazze’den gelen yolculardan ek ücret alındığına ilişkin iddiaları ve resmi olmayan bir kuruluşun Mısır topraklarına geçiş için ücret topladığı iddialarını tamamen reddetti.

Gazze’de Siham ve onun gibi sınırdaki belirsiz yönetmeliklere ve bürokrasiye takılan kanser hastaları için zaman daralıyor.

Çaresizce onu Gazze’den çıkarmaya çalışan oğlu Saqr, Hala şirketi aracılığıyla tahliye edilmesini sağlamaya çalıştığını anlattı.

“Paramız olsaydı tereddüt etmezdik. Özel bir tahliye istediğimizde Hala’nın istediği minimum miktarın 5 bin dolar olduğunu söylediler ama bizim 5 bin doları karşılayacak gücümüz yok.”

Siham, ilk geçiş denemesinden sonra, ismi zaten onaylanmış olduğu için geçmesine izin verip vermeyeceklerini görmek için dört kez daha sınıra geri döndüğünü söylüyor.

Ancak Filistin sınır yetkilileri tarafından reddedilen Siham’ın sağlığı hızla kötüleşti.

Siham, “Artık başım dönmeden bir adım bile zor yürüyorum. Neyi beklediklerini bilmiyorum” diyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kanser-hastalarinin-tedavi-icin-gazzeden-ayrilmalari-engelleniyor/feed/ 0
Türkiye Tasarım Vakfı, Gazze’nin yeniden kalkınabilmesi için toplantı düzenledi https://www.haber60.com.tr/turkiye-tasarim-vakfi-gazzenin-yeniden-kalkinabilmesi-icin-toplanti-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-tasarim-vakfi-gazzenin-yeniden-kalkinabilmesi-icin-toplanti-duzenledi/#respond Wed, 13 Mar 2024 22:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18507 Türkiye Tasarım Vakfı, savaştan harap olan şehirlerin başında gelen Filistin’in Gazze şehri için mevcut durumun değerlendirilmesi, acil ihtiyaçların belirlenmesi ve bölgenin yeniden canlandırılması için atılacak adımların tartışıldığı “Gazze için Tasarım-Arama Toplantısı” düzenledi.

Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Vakfın Kuzguncuk İskelesi’ndeki ofisinde gerçekleştirilen toplantıda, yeraltı sığınaklarını füzelerin erişemeyeceği, yerin 70 metre altına yapmak, savaşa dayanıklı altyapılar kurmak, ulaşım ve iletişim sorunlarını çözmek, tarıma elverişli arazileri geliştirmek, ticaret merkezleri yapmak, savaşın bitmesi için uluslararası kurumları yaptırım uygulamaya davet etmek gibi aksiyon önerileri ele alındı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Tasarım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Kalyoncu, “Gazze’de soykırım yaşanırken konu tasarım ve planlamaya mı kaldı? diyenler olabilir. Fakat bir sivil inisiyatif olarak, vakfımız çatısı altında bu konuya eğilmeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Savaştan harap olmuş şehirlerin yeniden canlandırılması, öncelikle orada yaşayanlar için bir umut ışığı doğurduğundan Gazzelilerin özgürce ve mutlulukla yaşayabileceği bir Gazze hayaliyle yola çıktık. Hatay’ın ihyası sürecinde de deneyimledik ki, buradaki kritik başarı faktörü, yerel paydaşlarla bir araya gelerek iş birliklerini güçlendirmek. Bu nedenle Filistinli dostlarımızla bir araya gelmek bizler için çok kıymetli.” ifadelerini kullandı.

“Tecrübemizi Gazze için seferber etmeye, Gazze’ye özgürlük için çalışmaya hazırız”

Türkiye Tasarım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Demirci de global sorunları ele alan mimari ve tasarım çalışmalarının tüm dünyanın gündeminde olması gerektiğini vurguladı.

Bu sorunlarla mücadelede en önemli yaklaşımın iş birliği kültürü olduğunu aktaran Demirci, şunları kaydetti:

“Biz vakıf olarak tasarım, planlama, mühendislik, sürdürülebilirlik ve tarihi miras gibi farklı uzmanlık alanlarında faaliyet gösteren dünyanın en iyi beyinlerini bir araya getirdiğimiz bir iş birliği grubuyla, bu yaklaşımın en iyi örneğini Hatay’da yürütüyoruz. Elbette sorumluluğumuz burada bitmiyor. Yaygınlaşan doğal afetlerin ve savaşların yok ettiği şehirlerin tasarlanmasına da eğilmek gerekiyor. Tecrübemizi Gazze’de yaşanan insanlık dramı için seferber etmeye, ‘Gazze’ye özgürlük’ için çalışmaya hazırız.”

“Afetler ve savaşlar sonrasında kentlerin iyileşmesi 3 aşamada ilerliyor”

Filistin Ekonomi eski Bakan Yardımcısı Dr. Hatem Ewaida da 150 günlük bilançonun çok ağır olduğunu vurgulayarak, “14 bin 622 çocuk, 8 bin 896 kadın, 35 bin 490 sivil olmak üzere, 39 bin 178 insan öldürüldü, 73 bin 300 kişi yaralandı. 250 bin 900 ev kısmen, 106 bin ev ise tamamen yok edildi ve 2 milyon insan yerlerinden oldu. 432 okul, 621 cami, 279 sağlık binası zarar gördü, 326 sağlık görevlisi öldürüldü, 430’u yaralandı… Deneyimlerimizden görüyoruz ki afetler ve savaşlar sonrasında kentlerin iyileşmesi 3 aşamada ilerliyor. Birinci aşamada 6 aylık süreçte geçici barınmayı çözmek, ikinci aşamada 6 ay-1 yıl arası refahı sağlamak, 3. aşamada ise 2 yıl içinde kentin canlanmasını planlıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

“Gazze’deki insani krize dair çözümler geliştirmeyi amaçlıyoruz”

Türkiye Tasarım Vakfı Genel Müdürü Doç. Dr. Serhat Başdoğan ise toplantıda Gazze’deki mevcut durumun detaylı bir değerlendirmesi ve son saldırıların etkilerini, saldırılar sonucu ortaya çıkan insani ihtiyaçları, acil yardım gereksinimlerini belirlediklerini aktararak, şu değerlendirmede bulundu:

“Gıda, su ve barınma ihtiyaçlarının karşılanması, yaralılar ve engellenen sağlık ekipleri için acil çözümler ve güvenli geçişin sağlanmasını konuştuk. Altyapı ve yeniden canlandırma çalışmalarını, barış ve güvenlik inisiyatiflerini, uluslararası toplumun rolünü, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü, sosyal ve ekonomik kalkınmayı, psikososyal destek ve toplumsal uzlaşıyı tartıştık. Bir kentin iyileşmesi sadece şehri ayağa kaldırmakla olmuyor. En öncelikli ihtiyaç, demografik düzenin iyileşmesi. Ardından ekonomik, sosyal, ekolojik ve politik iyileştirme geliyor. Bu çerçevede yürüteceğimiz çalışmalarda kimlerle neyi nasıl geliştireceğimiz hususunda yerel paydaşlarla yakın mesaide olmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-tasarim-vakfi-gazzenin-yeniden-kalkinabilmesi-icin-toplanti-duzenledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail, şımartılmanın faturasını Filistin’e ödetiyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israil-simartilmanin-faturasini-filistine-odetiyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israil-simartilmanin-faturasini-filistine-odetiyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18392 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükelçiler Geleneksel İftar Yemeği programında; ” İsrail, yaklaşık bir asırdır şımartılmanın faturasını sadece Filistin halkına ödetmiyor aynı zamanda uluslararası kurumlara da ödetiyor. Netanyahu ve suç ortaklarına bu cesareti veren İsrail’e koşulsuz askeri ve diplomatik destek sağlayanların ikircikli politikalarıdır. Kargo uçakları batı başkentlerinden sürekli Tel-Aviv’e silah ve mühimmat taşırken yasak savma kabilinden kurulan cümlelerin hiçbir anlamı yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki iftar yemeğinde büyükelçileri ağırladı. Burada konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

“Ramazan’ı maalesef Gazze başta olmak üzere yakın çevremizde yaşanan hadiseler nedeniyle bu sene buruk karşıladık. Gönül coğrafyamızda acıların, gözyaşlarının devam etmesi nedeniyle gerçekten üzüntü içerisindeyiz. İsrail 7 Ekim öncesinde 17 sene boyunca uyguladığı ablukayla zaten Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirmişti.

“BİZ BÖYLE KONUŞTUĞUMUZDA NETANYAHU VE CİNAYET ŞEBEKESİ RAHATSIZ OLUYOR”

Gazze dünyanın en büyük çocuk ve kadın mezarlığına dönüşmüştür. Bunu sadece biz değil, bölgeyi ziyaret eden herkes söylüyor. Biz böyle konuştuğumuzda Netanyahu ve cinayet şebekesi rahatsız oluyor. Hemen antisemitizm yaftası vurarak bizi susturabileceğini zannediyor. Şimdiye kadar gizli, açık her yolu denediler. Tayyip Erdoğan’ın hakkı ve hakikati haykırmasına asla engel olamadılar. Bugün de zalime zalim demekten bizi alıkoyamazlar. İsrailli yöneticiler bize saldırarak soykırım gerçeğini saklamak yerine Gazze’de açlıktan ölen bebeklerin hesaplarını versin.

“YAKLAŞIK BİR ASIRDIR ŞIMARTILMANIN FATURASI”

Kimseyi dinlemeyen İsrail, acil ateşkes çağrısı yapan ülkeleri tehdit edecek kadar küstahlaşıyor. İsrail, yaklaşık bir asırdır şımartılmanın faturasını sadece Filistin halkına ödetmiyor aynı zamanda uluslararası kurumlara da ödetiyor. Netanyahu ve suç ortaklarına bu cesareti veren İsrail’e koşulsuz askeri ve diplomatik destek sağlayanların ikircikli politikalarıdır. Kargo uçakları batı başkentlerinden sürekli Tel-Aviv’e silah ve mühimmat taşırken yasak savma kabilinden kurulan cümlelerin hiçbir anlamı yoktur. Gazze’ye yönelik saldırılar ve abluka devam ederken mevcut yardım miktarının yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz. İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması gerekiyor.

“SEÇİMLER SONRASINDA RUSYA DEVLET BAŞKANI SAYIN PUTİN’İ AĞIRLAYACAĞIZ”

2 yılı aşkın süredir Ukrayna’da devam eden savaşta da barışın sağlanmasına dönük her türlü çabayı sergiledik. Rusya’nın içinde olmadığı bir barış sürecinin işlevsel olmayacağını belirttik. Karadeniz’de komşumuz olan her iki ülkeyle de diyaloğumuzu sürdürüyoruz. Cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’i ağırladık. Seçimler sonrasında da Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’i ağırlayacağız. Tahıl ticaretinin güvenli şekilde yapılmasını temin etmek amacıyla çalışıyoruz. Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmayacağı düsturuyla Rusya-Ukrayna arasında barışın tesisi için gayretlerimizi sürdürüyoruz.

“70 YILDAN FAZLADIR ÜYESİ OLDUĞUMUZ NATO, GÜVENLİĞİMİZİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİ”

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış anlaşmasının imzalanmasıyla bölgede yeni dönemin başlamasını arzu ediyoruz. KKTC’nin hak ve çıkarlarıyla egemen eşitliği göz ardı edilerek bir çözüme ulaşılması mümkün değildir. Geçtiğimiz ekim ayından bu yana Kosova’daki NATO gücünün komutasını biz yürütüyoruz. 70 yıldan fazladır üyesi olduğumuz NATO, güvenliğimizin temel taşlarından biridir. AB üyeliği de stratejik hedefimiz olmaya devam ediyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israil-simartilmanin-faturasini-filistine-odetiyor/feed/ 0
Erdoğan: İsrailli yöneticiler Gazze’deki bebeklerin hesabını versin https://www.haber60.com.tr/erdogan-israilli-yoneticiler-gazzedeki-bebeklerin-hesabini-versin/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-israilli-yoneticiler-gazzedeki-bebeklerin-hesabini-versin/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18376 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Katile katil, zalime zalim demekten bizi alıkoyamazlar. İsrailli yöneticiler bize saldırarak soykırım gerçeğini saklamaya çalışmak yerine Gazze’de susuzluktan ve açlıktan ölen bebeklerin hesabını versin.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’nda bu yıl 15’incisi düzenlenen Geleneksel Büyükelçiler İftarı’nda konuştu.

Konuşmasına, davete icabet ederek iftar sofrasını paylaşan büyükelçiler ve partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyelerine teşekkür ederek başlayan Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’in tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini diledi.

Barış, dayanışma ve rahmet ayı olan ramazanı, Gazze başta olmak üzere Türkiye’nin yakın çevresinde yaşanan hadiseler sebebiyle bu sene buruk karşıladıklarını belirten Erdoğan, mübarek günlere rağmen gönül coğrafyasında acıların, gözyaşlarının, gönül yaralarının devam etmesi nedeniyle üzüntü içinde olduklarını söyledi.

Erdoğan, Gazze ve işgal edilmiş Filistin topraklarında 5 aydır süren İsrail saldırılarında 32 bin kişinin şehit olduğunu, sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan ağır bombardımanlarda da 73 bin Filistinlinin yaralandığını anlattı.

İsrail’in 7 Ekim öncesinde 17 sene boyunca uyguladığı ablukayla Gazze’yi bir açık hava hapishanesine çevirdiğine dikkati çeken Erdoğan, “Son 5 aydır ise Gazze’yi örneklerine ancak İkinci Dünya Savaşı’nda şahit olduğumuz büyük bir imha kampı haline getirdi.” diye konuştu.

İsrail’in vahşi saldırıları sonucu Gazze’nin, dünyanın en büyük çocuk ve kadın mezarlığına dönüştüğünü vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bunu sadece biz değil, bölgeyi ziyaret eden, Gazze’de yaşayan, Gazze’yi gören vicdan sahibi herkes söylüyor ama biz böyle konuştuğumuzda Netanyahu ve cinayet şebekesi rahatsız oluyor, hemen antisemitizm yaftası vurarak, bizi susturabileceğini zannediyor. Bu amaçla şimdiye kadar gizli açık her yolu denediler ama Tayyip Erdoğan’ın hakkı ve hakikati haykırmasına asla engel olamadılar. Bugün de katile katil, zalime zalim demekten bizi alıkoyamazlar. İsrailli yöneticiler bize saldırarak soykırım gerçeğini saklamaya çalışmak yerine Gazze’de susuzluktan ve açlıktan ölen bebeklerin hesabını versin.”

“İsrail, savaş suçlarını pervasızca sürdürüyor”

Erdoğan, Netanyahu ve suç ortaklarının, kimsenin itibar etmediği yalanlara sarılmadan önce Gazze’deki 35 hastaneden 31’inin niçin devre dışı bırakıldığını, doktoru ve hemşiresiyle niye 400’e yakın sağlık personelini öldürdüklerini, aralarında tarihi camilerin de olduğu 220 ibadethaneyi neden yıktıklarını ve eğitim kurumlarının yüzde 90’ını niçin enkaza döndürdüklerini açıklamalarını istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir miktar un, bir miktar makarna, belki bir adet kuru ekmek alabilmek için sıra bekleyen masum sivilleri katledenlerin bize söyleyecek sözü olamaz. İsrail yönetimi ne yaparsa yapsın katil, zalim, hırsız, yalancı ve faşist olduğu gerçeğini artık gizleyemez.” ifadelerini kullandı.

Meselenin çok daha vahim tarafının, Uluslararası Adalet Divanının ihtiyati tedbir kararına rağmen İsrail’in hiçbir şey olmamış gibi katliamlarına devam etmesi olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kimseyi dinlemeyen İsrail, savaş suçlarını pervasızca sürdürüyor, hatta acil ateşkes çağrısı yapan ülkeleri dahi tehdit edecek kadar küstahlaşıyor. İsrail yaklaşık bir asırdır şımartılmanın, katliamları, toprak gaspları, hırsızlıkları karşısında sessiz kalınmasının faturasını sadece Filistin halkına ödetmiyor, bu fatura aynı zamanda uluslararası kurumlara da ödetiliyor. Uluslararası kurumlara yönelik güven kaybının bedeli önümüzdeki yıllarda daha fazla terör, daha fazla istikrarsızlık olarak hepimizin önüne gelecektir. Netanyahu ve suç ortaklarına bu cesareti veren, üzülerek ifade ediyorum, İsrail’e koşulsuz askeri ve diplomatik destek sağlayanların ikircikli politikalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kargo uçakları Batı başkentlerinden Tel Aviv’e sürekli silah ve mühimmat taşırken yasak savma kabilinden kurulan cümlelerin hiçbir anlamı olmadığının altını çizdi.

Gazze’ye yönelik saldırılar ve abluka devam ederken mevcut yardım miktarının yeterli olmadığının çok iyi bilindiğini belirten Erdoğan, Refah Sınır Kapısı’ndan tır geçişlerinin olması gereken düzeye çıkarılmasının en acil ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Bunun için İsrail’in üzerinde daha fazla baskı kurulması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, “Türkiye olarak şimdiye kadar 40 bin tondan fazla insani yardım malzemesini Mısır üzerinden Gazze’ye ulaştırdık, ulaştırmaya da devam ediyoruz. Son olarak önceki gün Kızılay’ımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza ait bir gemi Mısır’ın El Ariş limanına vardı.” bilgisini verdi.

“Garantör olarak sorumluluk üstlenmeye de hazırız”

Ramazan ayı boyunca resmi kurumlar, belediyeler, vakıf ve dernekler vasıtasıyla yardımları artırarak sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazze’deki katliamların tekrar etmemesi ve bölgenin ihyası için garantör olarak sorumluluk üstlenmeye de hazırız. Şu gerçeğin artık herkes farkındadır, Filistin meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan ne bölgemizde ne dünyada kalıcı barış ve istikrar mümkündür. Bunun tek yolu ise 1967 sınırları temelinde Doğu Kudüs’ün başkent olduğu, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin kurulmasıdır. Hepimizin katledilen Filistinli çocuklara borcu vardır. Bu borç da ancak bağımsız Filistin devletinin tesis edilmesiyle ödenebilir. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistinli kardeşlerine sahip çıkacak, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edecek, zalimler karşısında da kesinlikle geri adım atmayacaktır.”

“Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’i ağırlayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yılı aşkın süredir Ukrayna’da devam eden savaşta da Türkiye’nin vicdanlı ve ilkeli yaklaşımıyla barışın sağlanmasına dönük her türlü çabayı sergilediğini anımsatarak, “Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi ortaya koyarken, Rusya’yı dışlayan barış planlarının sonuç getirmeyeceğini de ifade ettik.” dedi.

Karadeniz’de komşu olan her iki ülkeyle de diyaloğun sürdürüldüğünü anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenskiy’i İstanbul’da misafir ettik. Seçimler sonrasında da Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’i ağırlayacağız. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini yeniden tesis etmek ve tahıl ticaretinin güvenli şekilde yapılmasını temin etmek amacıyla çalışıyoruz. Bölgede çatışmaları kızıştıracak, NATO’ya da sirayet etmesine sebep olacak her türlü adımdan uzak durulması gerektiği inancındayız. Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmayacağı düsturuyla Rusya-Ukrayna arasında barışın tesisi için gayretlerimizi devam ettiriyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-israilli-yoneticiler-gazzedeki-bebeklerin-hesabini-versin/feed/ 0
Japonya, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin değerlendirme yapmaktan kaçınıyor https://www.haber60.com.tr/japonya-israilin-gazzedeki-saldirilarina-iliskin-degerlendirme-yapmaktan-kaciniyor/ https://www.haber60.com.tr/japonya-israilin-gazzedeki-saldirilarina-iliskin-degerlendirme-yapmaktan-kaciniyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 01:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18329 Japonya hükümeti, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’ndeki sivil kayıpların yükseldiğinin farkında olduklarını ancak İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin değerlendirme yapmaktan kaçındıklarını bildirdi.

Japonya Dışişleri Bakanı Kamikava Yoko, başkent Tokyo’daki basın toplantısında, Gazze’deki insani durumun derhal iyileştirilmesinin, insani yardım faaliyetlerine olanak sağlayacak ortamın oluşturulmasının son derece önemli olduğunu yineledi.

Kamikava, “Bir insani ateşkesin hızla hayata geçirilmesini ve sürdürülebilir bir ateşkesin gerçekleşmesini umuyoruz. Bu inançla, İsrail dahil tüm tarafları, insani açıdan acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de sivil kayıplarının yükseldiğinin farkında olduklarını kaydeden Kamikava, şöyle konuştu:

“(Bölgede) Gerçekleri tam olarak kavramak zor. İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin hukuki değerlendirmeler de dahil olmak üzere herhangi bir değerlendirme yapmaktan kaçınıyoruz. Sivil kayıpların sayısının arttığının ve sahadaki insani durumun son derece vahim olduğunun farkındayız.”

Bu koşullar altında ilgili tarafların daha fazla açıklama yapması gereken bir durumda olduğuna inandıklarını kaydeden Kamikava, “Japonya uluslararası insancıl hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuka uyulması çağrısında bulunuyor.” diye konuştu.

“Yerleşim faaliyetlerini tamamen dondurması” talebi

İsrail’in Batı Şeria’da yeni konut inşa etme planına yönelik konuşan Kamikava, bunun, uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve iki devletli çözümün gerçekleşmesine zarar verdiğini kaydetti.

Japon Bakan, “İsrail hükümetinden yerleşim faaliyetlerini tamamen dondurmasını güçlü bir şekilde talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Gazze Şeridi’ndeki tansiyonun hızla düşürülmesinin önemini vurgulayan Kamikava, bu doğrultuda ülkesinin, ısrarlı ve proaktif diplomatik çabaları sürdüreceklerini bildirdi.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 184 Filistinli öldürüldü, 72 bin 889 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 249’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 590 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 424 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 232 Hizbullah mensubu, 51 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/japonya-israilin-gazzedeki-saldirilarina-iliskin-degerlendirme-yapmaktan-kaciniyor/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle Batı Şeria’da ramazan hüzünlü geçiyor https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-katliamlari-nedeniyle-bati-seriada-ramazan-huzunlu-geciyor/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-katliamlari-nedeniyle-bati-seriada-ramazan-huzunlu-geciyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 23:27:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18265 İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle ramazana buruk giren Batı Şeria’da, geçmiş yıllarda kutsal ay boyunca cadde ve sokakları aydınlatan ramazan fenerleri ve kandiller bu sene yanmıyor.

Geleneksel olarak her yıl ramazan ayı öncesinde camilerin ve evlerin süslendiği, cadde ve sokakların fenerler, rengarenk süslemeler ve ışıklarla donatıldığı işgal altındaki Filistin kentlerinde bu yıl hüzün hakim.

İşgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler, Gazze ile dayanışma amacıyla bu yıl cadde ve sokakları süslemedi, kandilleri yakmadı.

En acı ve en çaresiz ramazan

Ramallah’ta ramazan süslemeleri satılan bir dükkan sahibi Samih Cihad, AA muhabirine, bu yıl ramazan ayının hüzünle karışık bir mutluluk getirdiğini, İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle mübarek ayın coşkusunu yaşayamadıklarını söyledi.

Uzun yıllardır ilk kez bu denli acı ve çaresizlik içinde ramazana girdiklerini dile getiren Cihad, “Geçmiş yıllarda çok fazla ramazan süslemeleri satıyorduk ancak Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında yaşanan acı olaylar nedeniyle bu yıl çok az sayıda aile bu süslemelere rağbet gösteriyor.” dedi.

“Kimse mutlu değil”

Ramallah’ta çarşıda alışveriş yapan 68 yaşındaki Cemal Ebu Halid, “Kimse mutlu değil, kimsede ne sevinç kaldı ne neşe, ama hayat devam ediyor.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’deki katliamlarla ramazan sevincini de kendilerinden aldığını söyleyen Ebu Halid, İsrail’in saldırganlığının sadece Gazze’yle sınırlı kalmadığını Batı Şeria’da da her gün ölümler ve ihlaller gerçekleştirdiğini belirtti.

Ebu Halid, üzgün olduklarını ve bu yıl evlerini ramazan süsleriyle süslemediklerini dile getirdi.

Gazze’deki katliamlar nedeniyle büyük bir “çaresizlik hissi” hakim

Filistinli 70 yaşındaki Nemr Ebu Tuyur, İsrail’in Gazze’yi yerle bir ettiğini, Batı Şeria’da da durumların hiç iyi olmadığını ifade etti.

İnsanların Gazze’deki katliamlar karşısında büyük bir çaresizlik hissi yaşadığını dile getiren Ebu Tuyur, ramazan ayını sadece ibadetle geçirdiklerini söyledi.

Ebu Tuyur ayrıca bölgedeki ekonomik durumun son derece kötü olduğunu, insanların zar zor evlerini idare ettiğini sözlerine ekledi.

“Sevinç yaşayacak durumda değiliz”

Filistinli Abdulmatlab Meshal, ramazan sevincinin bu yıl kendilerine uğramadığını belirtti.

Evlerinde dahi ramazan sevinci yaşayamadıklarını dile getiren Meshal, “Çocuklar bile, Gazze’de insanlar bombalanarak ya da açlıktan ölüyor diye evleri süslemek istemedi. Sevinç yaşayacak durumda değiliz.” şeklinde konuştu.

Bu durumun çarşı ve pazarlara da yansıdığına işaret eden Meshal, eski ramazanlarda çarşıların dolup taştığını ancak bu yıl sıradan günlerden farklı bir kalabalığın olmadığını ifade etti.

Meshal ayrıca İsrail’in her gün Batı Şeria’da da ihlaller gerçekleştirdiğini ve planlarını sessizce hayata geçirdiğini vurguladı.

“Bu sene ramazanı sadece kalbimizde yaşıyoruz”

Antika eşyaların yanında ramazan süsleri de satan 69 yaşındaki Hüseyin Şevamira, bu sene ramazanın çok farklı olduğunu dile getirdi.

Şevamira, “İnsanlar ramazan süsü almıyor. Kim ne için alsın ki? Açlık içinde kıvranan, bombardıman altında yaşayanlar için mi? Güzel günler mi yaşıyoruz? Bu sene ramazanı sadece kalbimizde yaşıyoruz.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 112 Filistinli öldürüldü, 72 bin 760 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 249’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 590 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 425 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 232 Hizbullah mensubu, 50 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-katliamlari-nedeniyle-bati-seriada-ramazan-huzunlu-geciyor/feed/ 0
Murat Kurum, İstanbul’da Engelsiz Yaşam Merkezlerini Artıracak https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-engelsiz-yasam-merkezlerini-artiracak/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-engelsiz-yasam-merkezlerini-artiracak/#respond Tue, 12 Mar 2024 02:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18129 Beyoğlu’nda düzenlenen “Engelsiz Gönüller İftar Sofrası” programında vatandaşlarla bir araya gelen AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “İstanbul’umuzda 10 yeni engelsiz yaşam merkezimizi hızla açacağız. Mevcut merkezlerin niteliklerini de dünya standartlarına ulaştıracağız. Engelsiz sosyal yaşam alanları ve koordinasyon merkezlerinin sayısını da, çeşidini de artıracağız” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Beyoğlu’ndaki Hasköy Kültür Sanat ve Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Engelsiz Gönüller İftar Sofrası programında vatandaşlarla bir araya geldi. Kurum, programda Ramazan ayının ilk iftarını engelli vatandaşlar ve aileleriyle birlikte yaptı. İlgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Hangi makamda olursak olalım ilk makamımızı asla unutmayacağız”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Ramazan demek birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma demektir. Onun da ötesinde Ramazan bereket demektir. Ramazan sabrın, şükrün, affın, bağışlanmanın ve merhametin adıdır. Bu yüzden hangi makamda olursak olalım ilk makamımızı asla unutmayacağız. Adaletten, merhametten, yaşamdan ve haklıdan yanayız. Biz Ramazan ayında kendimiz için olduğu kadar ümmetin yetim evlatları için de merhamet diliyoruz. Özellikle de zulümle, işgalle, savaşla, açlıkla mücadele eden kardeşlerimiz için de merhamet diliyoruz. Gönül coğrafyamızda yara alan her bir bölgemiz için, her bir kardeşimiz için Allah’tan yardım, kurtuluş, barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum. Bugün yüreklerimiz Filistin için, Gazze için çarpıyor. Bu mübarek Ramazan ayında da insanlığın kalbi, gözü, kulağı Gazze’de. Gazze ümmetin ve insanlığın sesi, nefesi, canı, kanı, yarası, derdi olmuş durumda. Bu Ramazan ayında istiyoruz ki Gazze insanlığın yarası değil sevinci olsun. İstiyoruz ki, Gazze insanlığın acısı değil, umudu olsun. Gazze’de hukuksuzluk dursun. Gazze’de acımasız, insanlık dışı saldırılar dursun. Abluka son bulsun. Ramazan ayının Gazze başta olmak üzere tüm dünya mazlumlarına barış getirmesini, huzur getirmesini, hayırlar getirmesini yüce Rabbim’den niyaz ediyorum” dedi.

“İstanbul’umuzu hep birlikte dirençli hale getireceğiz”

“İstanbul’umuzu tüm doğal afetlere karşı koruyacağız” diyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz her zaman 81 ilimize en güzel hizmetleri götürmenin gayretiyle çalıştık. Gece gündüz demedik, milletimizin acı gününde, zor gününde, her anında hep yanında olduk. İşte asrın felaketinde 11 ilde üç ayda 180 bin konutun yapımını biz başlattık. Elazığ depreminin ardından yaptığımız konutlarla milletimize huzurlu ve güvenli bir yaşamı biz sunduk. Manavgat’ta tarihin en büyük felaketi sonrası 1 yıl geçmeden yaptığımız yeni sıcak yuvaları biz teslim ettik. Kastamonu’daki sel felaketinin ardından Bozkurt’u kısa sürede yeniden biz ayağa kaldırdık. İzmir’de binlerce sağlıklı konutu vatandaşlarımıza biz kazandırdık. Giresun’da sel felaketinin ardından Dereli’yi adeta yeniden biz inşa ettik. Biz yaptıklarımızla konuşuyoruz, yapacaklarımızı anlatıyoruz. 81 ilde 350 bin konut dönüştürmüş, sadece İstanbul’da 170 bin afete dirençli yuvalar yapmış bir kardeşiniz olarak aynı anlayışla 1 Nisan’da İstanbul’da kentsel dönüşümü başlatacağız. 650 bin konut projemizi gereksiz görenlere rağmen biz İstanbullu hemşehrilerimizi yeni ve güvenli yuvalarına kavuşturacağız. Deprem başta olmak üzere İstanbul’umuzu tüm doğal afetlere karşı koruyacağız. İstanbul’umuzu hep birlikte dirençli hale getireceğiz.”

“İstanbul Özel Eğitim Kampüsü’nün inşasına süratle başlayacağız”

Engelliler için engelsiz seferberlik ilan edeceklerini belirten Kurum, “İstanbul’umuzda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yürütürken yaşam alanlarımızı tamamen engelli kardeşlerimize uygun bir şekilde tasarlıyoruz. Sizleri risksiz İstanbul’un yanında engelsiz İstanbul’a, çilesiz İstanbul’a kavuşturacağız. İstanbul’da yaşamak özellikle siz değerli kardeşlerimiz için artık çileye, eziyete dönüştü. Kullandığınız asansörler çalışmıyor. Otobüslerdeki, metrobüslerdeki engelli rampaları açılmıyor. Metrolardaki yürüyen merdivenler bakımsızlıktan dolayı çalışmıyor. Kaldırımlarda engelli kardeşlerimiz için ayrılan alanlar işgal edilmiş durumda. Bu yüzden biz sizlere uğraştıran değil, ulaştıran bir İstanbul vaat ediyoruz. 1 Nisan’dan itibaren engelli kardeşlerimiz için ‘Engelsiz Seferberlik’ ilan edeceğiz. Tüm İstanbulluların ellerini engelli kardeşlerimizin mutluluğu için birleştireceğiz. İşe tesisleşmeden başlayacağız. İçerisinde okulların, spor merkezinin, hobi bahçesinin, atölyenin ve inovasyon merkezinin olduğu İstanbul Özel Eğitim Kampüsü’nün inşasına süratle başlayacağız. Burada çalışacak uzmanlarımız 7 gün 24 saat engelli kardeşlerimin hizmetkarı olacak” şeklinde konuştu.

“İstanbul’umuzda 10 yeni engelsiz yaşam merkezimizi hızla açacağız”

Engelli vatandaşlar için projelerini anlatmaya devam eden Murat Kurum, “İstanbul’umuzda 10 yeni engelsiz yaşam merkezimizi hızla açacağız. Mevcut merkezlerin niteliklerini de dünya standartlarına ulaştıracağız. Engelsiz sosyal yaşam alanları ve koordinasyon merkezlerinin sayısını da, çeşidini de artıracağız. Otizmli kardeşlerimiz için eğitim, bakım ve gelişim hizmetleri vereceğiz. İki otizm merkezini, Anadolu ve Avrupa yakasında inşa edeceğiz. Engelli kardeşlerim, şehrin her imkanından eşit bir şekilde faydalanacak. Bizim dönemimizde engelsiz şehir uygulamaları şehrin her yerine yayılacak. İstanbul erişilebilir bir şehir olacak. Akıllı uygulamalarla engelli kardeşlerimin şehirde çok rahat bir şekilde hareket etmesine imkan sağlayacağız. Yeni engelliler şehri artık İstanbul’un tüm ilçelerinde engelli kardeşlerimizle uyum içerisinde bu hizmetler sunulacak. Engellilere evde bakım hizmeti kapsamında vereceğimiz eğitimlerle uzmanlaştırdığımız kadrolarla hizmet edeceğiz. Biz engelli kardeşlerimizin her anında hep yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Programa Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Mehmet Fatih Serdar, AK Parti İstanbul Engelliler Komisyonu Başkanı Yusuf Demir ve çok sayıda engelli vatandaş ile aileleri katıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-engelsiz-yasam-merkezlerini-artiracak/feed/ 0
ABD’nin Gazze’de geçici liman inşa etme planı ve dinamikleri https://www.haber60.com.tr/abdnin-gazzede-gecici-liman-insa-etme-plani-ve-dinamikleri/ https://www.haber60.com.tr/abdnin-gazzede-gecici-liman-insa-etme-plani-ve-dinamikleri/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:24:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17938 İstanbul Gedik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Selim Sezer, ABD’nin Gazze’de geçici liman inşa etme planının altında yatan dinamikleri AA Analiz için kaleme aldı.

***

Gazze’de ramazan ayını kapsayacak geçici ateşkes girişimleri bu yazının kaleme alındığı tarih itibarıyla sonuç getirmedi. Bu süreçte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüş ayrılıkları ise bazı yönlerden derinleşmiş gibi görünüyor. Özellikle 29 Şubat’tan itibaren ABD uçakları tarafından Gazze’ye havadan insani yardım bırakılması, bu ayrışmanın önemli sembolik tezahürlerinden biri olarak görüldü. Ancak bu ayrışmanın niteliğinin de sınırlarının da doğru şekilde tanımlanması gerekiyor.

ABD’nin iki yüzlü Gazze politikası

Netanyahu’nun Gazze Şeridi’nin bir kısmını veya tamamını ele geçirme ve bölgede yaşayan Filistinlileri kısmen veya tamamen tehcir etme hedefi en başından beri Washington’dan onay görmedi. Ancak İsrail’e yapılan ABD askeri yardımlarında herhangi bir kesinti veya azalma da gündeme gelmedi. Bununla beraber, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere tüm uluslararası platformlarda İsrail aleyhine sonuç getirecek her türlü girişim ABD tarafından engellendi. Bu açıdan Biden’ın Gazze politikasının ilk günden beri iki yönlü olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Biden yönetiminin İsrail saldırılarına yeşil ışık yakarken ve silah yardımıyla bu saldırıları desteklerken, savaşın nihai hedeflerine sınırlamalar getirmesi ve sivil nüfusun korunmasına pek çok kez vurgu yapması da bir çelişki olarak yorumlanabilir. Ancak bu iki yönlü politikanın 2 unsuru da son kertede İsrail’in korunması amacına dayanıyor. Zira Biden’ın yakın tarihli bir röportajda Netanyahu’yu “İsrail’e iyilikten çok kötülük yapmakla” itham etmesinin de işaret ettiği üzere, savaşın gerek amaçları, gerekse araçları yönünden “aşırıya” kaçan bir İsrail yönetiminin Gazze’de içinden çıkamayacağı bir açmaza saplanması mümkün görünüyor. Ordunun hedeflerine ulaşamadan ve prestij kaybına uğrayarak geri çekilmek zorunda kalması, yahut çok cepheli ve yıkıcı bir savaşa sürüklenmesi, ülke içinde tepkilerin yükselmesi ve kaos yaşanması, İsrail’in uluslararası platformlarda yaptırımlara uğratılması ve nihayet, İsrail’in ontolojik temellerinin ve meşruiyetinin sorgulanması, Beyaz Saray’da en fazla endişe duyulan hususlar oldu.

Sivil nüfusun korunmasına ve açlık krizinin ortadan kaldırılmasına yönelik vurgular da esas olarak bu endişelerden ileri geldi. Birkaç gün önce Gazze’ye gıda ve ihtiyaç duyulan diğer insani yardımların ulaştırılması için geçici bir limanın kurulması da birinci derecede bu endişeden kaynaklanıyor. Liman planı, aynı zamanda ABD kamuoyunda ve Demokrat Parti içinde giderek yükselen tepkiler sebebiyle seçim öncesinde giderek zor bir duruma düşen Joe Biden’ın “soykırım ortağı” yaftasından da kurtulma çabası gibi görünüyor.

Gazze limanı planındaki asıl amaç ne?

ABD’nin liman girişimi zihinlerde bir dizi soru işaretini de beraberinde getirdi. Her şeyden önce pek çok kişi ve kuruluşun belirttiği üzere deniz koridoru yoluyla sağlanacak yardımlar çok daha maliyetli olduğu gibi hacim ve uygulanabilirlik yönünden de kara yoluyla yapılabilecek yardımların gerisinde kalıyor. Buna rağmen ABD yönetimi, Refah ve Kerem Şalom kapılarından yeterli miktarda yardım tırı girişine engel olmaması için İsrail’e baskı yapmayı tercih etmiyor.

Diğer yandan ilk açıklamalarda “geçici liman” inşasının birkaç haftayı bulabileceği ifade edildi. En son değerlendirme ve haberler ise 60 günü bulabilecek bir süreye işaret edildi. Açlıktan ölümlerin her gün arttığı Gazze’de, özellikle de kuzey bölgelerde, halkın bu kadar uzun süre dayanması mümkün değil. Dahası, çatışma sürecinin getirdiği olağanüstü bir duruma çözüm olarak 60 gün sonra devreye girecek bir liman sunuluyorsa, çatışmaların aylarca, belki de yıllarca sürmesi bekleniyor ve kalıcı bir ateşkes gibi bir gündem bulunmuyor demektir. Her ne kadar liman tamamlanmadan önce de Güney Kıbrıs’tan yola çıkacak bazı gemilerin Gazze’ye yardım ulaştıracağından söz edilse dahi bunların büyük ölçekli olması beklenmiyor.

Zihinlerdeki soru işaretlerini daha da derinleştiren bir diğer husus ise liman projesinin İsrail’den tam destek görmesidir. Kuşkusuz deniz yoluyla bir miktar yardımın Gazze’ye ulaştırılması, İsrail’in üzerindeki baskıyı azaltacak, insani krizin hafifletildiği ve gerekli yardımların zaten sağlandığı algısının oluşmasıyla süregiden ağır savaş suçlarının gündemde eskisi kadar yer etmemesini sağlayabilecektir. Diğer yandan zahiren insani yardım için inşa edilecek liman gerçekte başka amaçlara matuf olabilir ve İsrail tarafından bu sebeple destekleniyor olabilir. Akla gelen senaryolardan biri, çatışma ve harekatların derinleşmesiyle bu limanın Gazze sakinleri için bir tahliye kapısı işlevi görmesidir. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Sina’ya Filistinli mülteci kabul etmeyeceklerini ısrarla ifade etmesi sonrasında bu seçenek gündeme getirilmiş olabilir.

Bir diğer ihtimal ise bu limanın aslında savaş sonrasının doğal gaz projeleriyle bağlantılı olmasıdır. Özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Akdeniz doğal gazıyla ilgili girişimleri düşünüldüğünde, orta ve uzun vadede masada olan şey, Filistinlilerin çok sınırlı bir pay alacağı Gazze doğal gazının, Gazze limanından Larnaka Limanı’na taşınması olabilir. Bu son belirttiğimiz 2 ihtimale işaret eden olgusal bir veriye henüz sahip değiliz. Ancak liman yalnızca insani kriz sebebiyle kurulacak olsa bile, belirttiğimiz tüm sebeplerden ötürü bu girişimin krizde meydana getireceği hafifleme, İsrail’e sağlayacağı hafiflemenin gölgesinde kalabilir.

[Dr. Selim Sezer, İstanbul Gedik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdnin-gazzede-gecici-liman-insa-etme-plani-ve-dinamikleri/feed/ 0
Kumbaracı4 Sanat Galerisi Gazze’ye Yardım İçin 17 Milyon Lira Topladı https://www.haber60.com.tr/kumbaraci4-sanat-galerisi-gazzeye-yardim-icin-17-milyon-lira-topladi/ https://www.haber60.com.tr/kumbaraci4-sanat-galerisi-gazzeye-yardim-icin-17-milyon-lira-topladi/#respond Mon, 11 Mar 2024 08:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17918 Kumbaracı4 Sanat Galerisi kurucusu Ebubekir Mete, Gazze’ye yardım için düzenlendiği çevrim içi müzayedelerde 17 milyon lira topladı.

Toplanan parayı yardım kuruluşları aracılığıyla Gazze’deki mazlumlara ulaştıran Mete, fikrin nasıl ortaya çıktığını ve müzayede sürecini AA muhabirine anlattı.

Mete, Kumbaracı4 Sanat Galerisi’ni 12 yıl önce Türkiye’nin ilk Türk ve İslam eserleri sanat galerisi olarak kurduğunu belirterek, bunun yanı sıra koleksiyonerlere ve müzayede şirketlerine sanat danışmanlığı yaptığını söyledi.

Koleksiyoner Muhammed Hanefi Kutluoğlu’nun 35 adet hüsnühat tablosunu Gazze’ye infak etmek istemesiyle online müzayede fikrinin ortaya çıktığını aktaran Mete, şu bilgileri verdi:

“O gün çok duygulandık. Hocamızın yaptığı bağış maddi olarak çok ciddi bir bağıştı. Herkesin yapabileceği bir bağış değil. ‘Ben bu eserleri yarın ahirete götüremeyeceğim ama bunun hesabını ödeyemem. Bunları infak edeceğim.’ dedi. Biz de duyarlılık olsun, daha fazla insana temas edelim diye, galerimizin sosyal medya hesabından müzayedede yapma kararı aldık. Kendi çevremizi, sanat camiasındaki dostlarımızı, koleksiyoner müşterilerimizi de bu işe dahil ederek ilk müzayedede 85 eser daha topladık. Bunların tamamını 7 milyon 350 bin liraya sattık. Gelen bütün bağışlar İHH İnsani Yardım Vakfının hesabına geçerek Gazze’ye ulaştırıldı. Sonradan duyan insanlar da bir şeyler yapmak istediğini söyledi. İkinciyi yapma kararı aldık. Bu sefer de Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi koleksiyoner Mehmet Çebi Ağabeyimiz 70 eser infak etti. O müzayedeyi de sadece bu eserlerle yaptık. Bu sefer üçüncüyü müzayede için kolları sıvadık. 84 eser topladık. Toplam 250-260 arası eser toplayıp Gazzeli kardeşlerimizin yaralarına derman olmak için 17 milyon lira gibi bir meblağa ulaştık.”

“Bu bizim için hayır değil bir mecburiyet”

Ebubekir Mete, Gazze’de yaşananlarla ilgili Müslümanların bir şey yapması gerektiğine dikkati çekerek, “Dünyanın her yerinde protesto gösterilerini herkes yapıyor. Hristiyanlar da yapıyor. Ama Müslümanlar olarak bizim bir artımızın olması lazım. Boykota ve protestolara devam edeceğiz ama maddi olarak da zekat ve sadakamızdan kardeşlerimize göndermemiz lazım. Bu bizim için hayır değil bir mecburiyet.” ifadelerini kullandı.

Talep olursa dört ve beşinci müzayedeye imza atmak istediklerinin altını çizen Mete, ramazan ayında çevrim içi bir müzayede daha yapmayı arzuladıklarını dile getirdi.

Mete, Gazze’deki mazlumlara yardım etmenin bir mecburiyet olduğunu vurgulayarak, “Herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. İnsanlar bu konuda ne kadar duyarlı olursa kardeşlerimize o kadar yardım ederiz.” şeklinde konuştu.

Hattatlarla koleksiyonerlerin belli konularda çok duyarlı olduğunun altını çizen Mete, şunları kaydetti:

“Hattatlar ellerinin, koleksiyonerler koleksiyonlarındaki malların zekatını verecek. Bunlar dünyalık işler, biz bunları ahirete götüremeyeceğiz. Bunları çok seviyoruz. Bizim için kültür olarak da manevi olarak da çok değerli işler ama bugün bir zulüm var. Müzayedelere başladığımızda tanımadığımız koleksiyonerlerin de bu işi sahiplendiğini görünce mutlu olduk. Bu süreçte hattatlarımızı ve koleksiyonerlerimizi yorduk. 250-260 eserlerini sattık. Verdikleri eserler, maddi anlamda değerleri çok yüksek eserler. Talep olursa biz buradayız. Kendi bünyemizden de eserler verdik, vermeye devam ederiz. Konu Gazze ise bizim için hiçbir sakınma çekinme yok. Toplayacağımız eserlerin de öncekilerden aşağı olmaması lazım.

Bu dönemde kim Gazze için bir şey yapıyorsa vallahi bana göre dünyadaki en iyi şeyi yapıyor. Onun karşılığını Allah kat kat verecek. Buradaki masumların vebaline ortak olmayacağız Allah’ın izniyle. Çünkü biz ya Rabbi senin için, oradaki kardeşlerimiz için üç ay mücadele ettik. Elimizden gelen buydu. Bugünün şartlarıyla bunu yapabildik. Bizim için en önemlisi bu. Bunu belirtmek istiyorum.”

Hüsnühat sanatına ilginin son yıllarda biraz azaldığına vurgu yapan Mete, insanların evlerine, iş yerlerine ya da yeni evlenen bir çiftin ev ziyaretine giderken hediye olarak hüsnühat eseri götürmesinin Türk-İslam kültüründe önemli bir yeri olduğunu sözlerine ekledi.

Müzayedelere eser gönderen hattatlar arasında Hasan Çelebi, Davut Bektaş, Seyit Ahmet Depeler, Hakan Arslan, Ahmet Bursalı, Abdurrahman Depeler, Arif Özdem, Nurullah Özdem ve İbrahim Şengül gibi çok sayıda isim yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kumbaraci4-sanat-galerisi-gazzeye-yardim-icin-17-milyon-lira-topladi/feed/ 0
İsrail ordusu Gazze’nin doğusunda yeni bir yol inşa etti https://www.haber60.com.tr/israil-ordusu-gazzenin-dogusunda-yeni-bir-yol-insa-etti/ https://www.haber60.com.tr/israil-ordusu-gazzenin-dogusunda-yeni-bir-yol-insa-etti/#respond Mon, 11 Mar 2024 04:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17862 Abdirahim Saeed, Tom Spencer, Paul Brown ve Richard Irvine-Brown | BBC Araçpa ve BBC Verify

İsrail ordusu Gazze’nin doğusundan batısına uzanan bir yol inşa etti.

BBC’nin uydu görüntüleriyle doğruladığı bu yol, Gazze’nin kuzeyi ile güneyini ayırıyor.

BBC’ye bilgi veren İsrail ordusu, bunu operasyonel gerekçelerle yaptıklarını, amaçlarının asker ve ekipmanları gerekli yerlere ulaştırabilmek olduğunu söyledi.

Fakat bazı uzmanlar, bunun Gazze’nin kuzeyindeki evlerini terk etmek zorunda kalan Filistinlilerin geri dönüşünü engellemek için kullanılmasından endişe ediyor.

Bunun, İsrail’in mevcut çatışma bittikten sonra Gazze’de kalıcı olma planının bir parçası olduğunu düşünenler de var.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’nin geleceğine dair açıkladığı vizyonda bölgenin güvenlik kontrolünün İsrail’de olacağını söylemişti.

Uluslararası toplumsa İsrail’i, Filistinlileri yerinden etmemesi ve Gazze’nin sınırlarını değiştirmemesi konusunda uyarıyor.

Yol hakkında neler biliniyor?

Gazze’nin kuzey ve orta kısımları arasında yer alan bu yol, denizden başlayarak İsrail’deki Nahal Oz’a kadar uzanıyor.

Gazze’nin iki ana yolu olan sahildeki al-Rashid ve merkezdeki Salah al-Din yollarıyla da kesişiyor.

Gazze’nin batısını doğusuyla bağlayan başka yollar olsa da yeni inşa edilen yol, bunu kesintisiz olarak yapan tek yol.

Uydu görüntülerine göre ordunun inşa ettiği yolun uzunluğu yaklaşık 5 kilometre.

Yolun İsrail tarafındaki kısmı Ekim sonu Kasım başı gibi inşa edilmişti.

Geri kalan büyük kısmı ise Şubat ve Mart başında tamamlandı.

Yol, Gazze’deki Salah al-Din hariç tüm yollardan daha geniş.

Uydu görüntüleri, yolun rotası üstündeki depo gibi yapıların Aralık sonu ve Ocak’ta yıkıldığını gösteriyor.

Yolun inşa edildiği bölge Gazze’nin nüfus yoğunluğu düşük olan bölgelerinden biri.

Şubat ayında yolla ilgili bir haber yayımlayan bir İsrail kanalı, buna Otoyol 749 adı verildiğini paylaşmıştı.

Channel 14 kanalından bir muhabir, İsrail ordusuyla birlikte bu yolda seyahat etmişti.

Videoda yolu inşa eden aletler de yer almıştı.

Ne amaçla kullanılabilir?

Savunma istihbaratı şirketi Janes’in analistleri, bu toprak yolun zırhlı araçlar tarafından kullanılabileceğini görüşünde.

BBC Arapça’ya konuşan Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı, Eski Başbakanlık Güvenlik Danışmanı Emekli Tuğgeneral Jacob Nagel, yeni yolun tehditlerle karşı karşıya olan güvenlik güçlerine hızla destek gönderebilmek için yapıldığını söyledi:

“İsrail’in girip çıkmasını kolaylaştıracak. İsrail Gazze’nin savunması, güvenliği ve sorumluluğunu üzerine almak istiyor.”.

Bunu “Gazze’nin kuzeyini güneyinden ayıran bir yol” olarak tanımlayan Nagel, “Yeni bir tehdit belirene kadar oturup beklemek istemiyoruz” dedi.

Eski Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Yaakov Amidror da aynı görüşte:

“Bu yol bölgenin lojistik ve askeri kontrolüne olanak sağlayacak.”

Eski İngiliz ordusu mensubu, risk istihbaratı şirketi Sibylline’ın başındaki Justin Crump, bu yolun önemli olduğunu söylüyor:

“Bu kesinlikle Gazze’de güvenlik ve kontrol için uzun vadede bir müdahale olanağı sağlamak için yapılmış gibi duruyor.

“Bu yol Gazze kentini, Gazze Şeridi’nin geri kalanından ayırırken yol boyunca hareketi denetleme imkanı sağlıyor. Etrafında açık arazi olması da uzun bir menzilde ateş imkanı sunuyor.”

ABD Merkezli Middle East Institute’tan kıdemli araştırmacı Khaled Elgindy de bu yolun uzun vadeli bir planın parçası olduğu görüşünde:

“İsrail Gazze’de kalıcı olmak istiyor gibi gözüküyor.

“Gazze’yi ikiye bölerek İsrail yalnızca Gazze’ye giriş çıkışları değil, Gazze içindeki hareketleri de kontrol edebilecek.

“Gazze’nin kuzeyindeki evlerini terk ederek güneye sığınan 1,5 milyon kişinin evlerine dönmesini bu yol vesilesiyle engellemeleri de ihtimal dahilinde.”

Bu habere Paul Cusiac, Alex Murray ve Erwan Rivault da katkıda bulunmuştur.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-ordusu-gazzenin-dogusunda-yeni-bir-yol-insa-etti/feed/ 0
Ürdünlü Esnaflar: Gazze’deki Saldırılar Ramazan Alışverişini Etkiliyor https://www.haber60.com.tr/urdunlu-esnaflar-gazzedeki-saldirilar-ramazan-alisverisini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/urdunlu-esnaflar-gazzedeki-saldirilar-ramazan-alisverisini-etkiliyor/#respond Sun, 10 Mar 2024 23:15:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17789 Ürdünlü esnaflar, ramazan ayı öncesi hareketlenmesi beklenen alışverişin ülkenin ekonomik durumundan değil de İsrail’in Gazze Şeridi’ne aylardır düzenlediği saldırılar nedeniyle durgun olduğunu belirtiyor.

Ürdün dahil olmak üzere İslam ülkelerinde genellikle ramazan ayı hazırlıklarla karşılanıyor, bu aya özel alışverişler yapılıyor. Ancak altı aydır İsrail saldırılarına, zorla açlık ve susuzluğa, yerinden edilmeye maruz bırakılan Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin durumu bu geleneği biraz değiştirdi.

Ürdün’ün en büyük ikinci ili İrbid’deki esnaf AA muhabirine yaptığı açıklamalarda, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının ülkelerindeki ramazan alışverişini etkilediğini ifade etti.

Tatlı ve meyve suyu dükkanı sahibi Ürdünlü Muhammed Ebu Harab (52), önceki yıllarda ramazan ayı öncesi uğrak yerlerden biri olan dükkanının kapısında bu yıl müşteri beklediğini aktardı.

Müşterilerin az olduğuna işaret eden Ebu Harab, “Genel olarak alışveriş hareketi durgun, nedeni de Gazze’de yaşananlardan vatandaşların etkilenmesi.” dedi.

Ebu Harab, meselenin ramazan ayı hazırlıklarından daha başka bir şey olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Gazze’de bir insanın aç olduğunu, insanın öldürüldüğünü gördüğünüzde, alışılagelmiş hazırlıkların tadı da kaçıyor. Ramazan hazırlıklarına yönelik talepteki ciddi düşüşün ekonomiyle ilgisi yok. Ekonomide yeni bir gelişme yok ancak Gazze’de yaşananlar genel durumu etkisi altına alıyor.”

Ürdünlü tacir Raid Haddad (48), herkesin bu durumun bölgenin geleceğe yansımasından endişe ettiğini belirtti.

Son 10 yılın en zor senesi

Haddad, 1960’lardan beri bu bölgede esnaflık yaptığını; en eski mağazalardan birinin sahibi olduğunu ifade ederek, alışverişe talebin her geçen yıl azaldığını ancak son on yılın en zorunun bu sene olduğunu kaydetti.

Muhammed Luey (24), alışverişin durgun olmasını ekonominin gerilemesine ve vatandaşların öncelik sıralamasını yeniden düzenlemesiyle de ilgilisi olduğunu aktardı.

Ancak Luey, bu seneki gerilemede Gazze’de yaşananların etkisinin de yadsınamayacağını, Filistinlilerin yiyecek bir şey bulamadığı dönemde kıyafet konuşulmasından kaçınıldığını aktardı.

Dükkan önünde müşteri beklediklerini aktaran Mecdi el-Azzam (47) da “Piyasalarda bu yıl düşüş çok fazla, maliyetleri karşılayamıyoruz. Gazze’de yaşananlar herkesi çok etkilediği için pazarda böyle bir durumla karşı karşıyayız.” diye konuştu.

Azzam, Gazzeli bir tacirin önceki zamanlarda kendilerinden mal aldığını ancak şu anda kendisi ve çocukları için barınacak yer bulamadığını, Gazze’de yaşananların çok acı olduğunu ifade etti.

Alışveriş için çarşıya gelen Ürdünlü Ali Bani Hani (33) ise “Gazze’deki yaşananların Ürdün vatandaşının içinde bulunduğu zor ekonomik durumu daha da kötüleştirdiğini” vurguladı.

“Halkın Gazze’yle duygusal dayanışması”

Ürdünlü akademisyen ve sosyolog Hüseyin Hızai, Gazze’de yaşananların Ürdün piyasasına etkisini şöyle değerlendirdi:

“Alışverişte yaşanan durgunluk, Ürdünlülerin Gazze’nin bir parçası olduğuna ve Gazzelilerin maruz kaldığı şartların yaşamlarını etkisi altına aldığına ilişkin duygusal bir dayanışma mesajı.”

Ürdünlülerin özellikle yiyecek, su ve ilacı olmayan Gazze halkının zor koşullarını gördükçe ramazan hazırlıklarına ilgisiz kaldığını kaydeden Hızai, Gazze’de yaşananların bilinmezliği karşısında kaygı, gerginlik ve hayal kırıklığı hissedildiğini, herkesin bu durumun ne zaman sona ereceğini sorguladığını dile getirdi.

Hızai, “Ürdün toplumu, Gazze’deki kardeşlerine yönelik saldırıları engelleme konusunda kendini aciz hissediyor. Bu dayanışma ruhundan kaynaklanarak ‘yiyeceğimiz olsa bile sizinle birlikte aç kalıyoruz’ mesajını vermekten başka bir şey yapamıyor.” dedi.

Filistin ve Birleşmiş Milletler’in verilerine göre İsrail ordusu, geçtiğimiz 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde zorla aç ve susuz bırakma ve yerlerinden etmenin yanı sıra on binlerce kişinin ölümüne, benzeri görülmemiş bir insani felakete ve yıkıma yol açan saldırılar gerçekleştiriyor.

Ürdün’ün farklı illerinde ise halk, gün aşırı düzenlenen eylemlerle Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere desteğini ifade ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/urdunlu-esnaflar-gazzedeki-saldirilar-ramazan-alisverisini-etkiliyor/feed/ 0
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gazze için 5 Tır Yardım Malzemesi Gönderdi https://www.haber60.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-gazze-icin-5-tir-yardim-malzemesi-gonderdi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-gazze-icin-5-tir-yardim-malzemesi-gonderdi/#respond Sun, 10 Mar 2024 22:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17734 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin katkısı ve koordinasyonunda Gazze için hazırlanan 5 tır insani yardım malzemesi, düzenlenen törenle yola çıktı.

Gazze’de zulüm gören insanların ihtiyaçlarını bir nebze de olsa karşılamak için “Gaziantep Modeli” çerçevesinde iş adamlarıyla bir araya gelen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 95 tonu gıda olmak üzere toplam 115 ton insani yardım malzemesi hazırladı. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen basın açıklaması sonrası 5 tır Gazze için yola çıktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende yaptığı konuşmada çocukların öldüğü ve öldürüldüğü dünyada hiçbir insanın masum olmadığını belirterek, “Bugün burada bir duruş göstermek, burada safımızı belli etmek için 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndayız. 100 yıl önce ecdad, zerdali çekirdeği ile direnmiş, Antep’i gazi yapmıştır. Gazze’de yaşananları en iyi Gazi’nin çocukları bilir. Gazi’nin çocukları, kurtuluşun en önemli simgesi olmuştur. Bu bölgede Urfa şanlı, Maraş kahraman olmuştur. Bölgedeki bu direniş bütün Türkiye’ye sirayet etmiş ve kurtuluş mücadelesi sonunda Cumhuriyetimiz kurulmuştur” dedi.

Yaşam hakkının en temel hak olduğunu ifade eden Başkan Şahin, “BM’nin İnsan Hakları Beyannamesi bugün çalışsaydı Gazze’deki çocuklar yaşayacaktı. İnsanların canı bize emanet. Malı, ailesi ve inancı bize emanet. 2 milyonluk şehre böyle bakarken, o gün Suriye’deki çocuklar öldürülürken de bu dünya sessizdi. Bu durum Ukrayna’da da aynıydı, yine çocuklarımız öldü. Bu sessiz kalış bugün Gazze’de hakim. Yaşatanlar ve öldürülenler mücadelesinde yaşatanların yanındayız. Önce insan, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Gaziantep’in Gazze’ye yaptığı bu yardım dilerim diğer şehirlere de örnek olur”

Gaziantep’in Gazze’ye yaptığı bu yardımın diğer şehirlere de örnek olmasını dileyen Başkan Şahin, “Bu bir başlangıç. Hayırseverlerimize çok teşekkür ediyorum. Bir telefonla bu yardıma destek oldular. Herkes hayat sınavında. Gazi şehrin bu örnek davranışının sürmesini ve hayırda yarışmasını temenni ediyorum. Gazzeli çocukların yaşadığı, insanlığın yaşadığı bir dünyayı yaşatmak için bugün buradayız. Safımızı belli etmek için buradayız. Rabbim hayırlarınızı kabul buyursun” ifadelerine yer verdi.

Gazze’de yaşanan insanlık dramına işaret ederek ‘Sözün bittiği yerdeyiz’ diyen Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise, “Duygularımızı nasıl ifade edeceğimizi bilmiyoruz. Büyük bir dram yaşıyouz. İçimiz parçalanıyor. Dünya, dünya tarihinin görmediği kadar büyük bir zulmü izliyor. Ama biz Gaziantep olarak neler yapabiliriz diye gayret içerisindeyiz. Bugün biz sadece 5 tır göndermiyoruz, bugün bir şeylerin ölmediğini haykırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdülhamit Gül, Ramazan’ın arifesinde hayırlı bir iş için bir arada olduklarını belirterek, “Gazze için hazırlanan 5 tırlık yardım malzemesi için başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e ve ekibine, daha sonra emeği geçen tüm hayırseverlerimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Programa Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdülhamit Gül, Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar, şehrin önde gelen iş adamları, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.

Ramazan ayı boyunca Gazze’nin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilmek için yardım toplamaya devam edileceği ve 300 tırlık yardımın Gaziantep gemisi ile Filistin ve Gazze halkına ulaştırılacağı öğrenildi. Yardımda bulunmak isteyen hayırseverlerin ise belediyeyle irtibata geçebileceği bildirildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-buyuksehir-belediyesi-gazze-icin-5-tir-yardim-malzemesi-gonderdi/feed/ 0
ABD Askeri Gemisi Gazze’ye Yardım İçin Yola Çıktı https://www.haber60.com.tr/abd-askeri-gemisi-gazzeye-yardim-icin-yola-cikti/ https://www.haber60.com.tr/abd-askeri-gemisi-gazzeye-yardim-icin-yola-cikti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:34:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17712 Amerikan ordusu, bir ABD askeri gemisinin Gazze açıklarında geçici bir iskele inşa etmek üzere ekipmanla Orta Doğu’ya doğru yola çıktığını açıkladı.

General Frank S Besson adlı destek gemisi Cumartesi günü Virginia eyaletindeki bir askeri üsten yola çıktı.

Başkan Joe Biden, ABD’nin Gazze’ye deniz yoluyla yardım ulaştırılmasına yardımcı olmak için yüzer liman inşa edeceğini açıklamıştı.

Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi’nde kıtlığın “neredeyse kaçınılmaz” olduğu ve çocukların açlıktan öldüğü uyarısında bulundu.

Karadan ve havadan yardım sevkiyatının zor ve tehlikeli olduğu belirtiliyor.

Dünya Gıda Programı, konvoylarının ateş altında kalması ve yağmalanması üzerine karadan sevkiyatı durdurmak zorunda kaldı. Cuma günü de paraşütü düzgün açılmayan bir yardım paketinin düşmesi sonucu

Açıklamanın devamında geminin Gazze’ye “hayati önem taşıyan insani yardım malzemelerini ulaştırmak üzere geçici bir iskele kurmak için ilk ekipmanı taşıdığı” belirtildi.

Pentagon, hiçbiri karaya çıkmayacak olan 1000 askerin yardımıyla iskeleyi inşa etmenin 60 gün kadar sürebileceğini söyledi.

Yardım kuruluşları Gazze’de yardım bekleyenlerin bu kadar uzun süre bekleyemeyeceğini söyledi.

Yaklaşık 200 ton gıda yüklü bir yardım gemisi de Pazar sabahı Kıbrıs’taki bir limandan yola çıkmak için hala izin bekliyor.

Avrupa Birliği hafta sonu yaptığı açıklamada Gazze’ye en yakın AB ülkesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nden yardımların doğrudan denize açılmasını sağlayacak yeni bir deniz yolunun açılacağını duyurmuştu. Bu amaçla bekleyen Open Arms adlı geminin Pazartesi gününden önce yola çıkabileceği umuluyor.

Open Arms adlı İspanyol yardım kuruluşuna ait gemideki yiyecekler Amerikan yardım kuruluşu World Central Kitchen tarafından sağlandı.

İskele inşa edilmeden önce deniz yoluyla gönderilen yardımların kıyıya nasıl güvenli bir şekilde ulaşacağı belirsiz. Gazze’nin işleyen bir limanı yok ve kıyı suları büyük gemiler için çok sığ.

Open Arms’ın kurucusu Oscar Camps, Amerikan AP ajansına yaptığı açıklamada, gizli tutulan varış noktasında World Central Kitchen’dan bir ekibin yardımı almak için bir iskele inşa ettiğini söyledi.

İsrail bu girişimi memnuniyetle karşıladığını ve yardımın Kıbrıs’ta “İsrail standartlarına uygun olarak” güvenlik kontrolleri yapıldıktan sonra teslim edileceğini söyledi.

İsrail ordusu, Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği ve yaklaşık 1200 kişinin öldüğü, 253 kişinin de rehin alındığı saldırıların ardından Gazze Şeridi’nde hava ve kara harekâtı başlattı.

Hamas yönetimindeki bölgenin sağlık bakanlığına göre o tarihten bu yana İsrail saldırılarında Gazze’de 31 bin kişi öldürüldü.

BM, Gazze Şeridi’nde en az 576 bin kişinin -nüfusun dörtte biri- felaket boyutlarında gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Batılı ülkeler İsrail’e, yardım konvoylarının geçişini kolaylaştırarak ve ilave geçişler açarak kara yoluyla yapılan sevkiyatları genişletmesi için baskı yapıyor.

Yardım tırları Gazze’nin güneyine Mısır’ın kontrolündeki Refah ve İsrail’in kontrolündeki Kerem Şalom sınır kapılarından giriyor. Ancak İsrail’in kara harekâtının ilk aşamasında odak noktası olan Gazze’nin kuzeyine son aylarda yardım ulaştırılamadı.

Burada tahminen 300 bin Filistinli gıda ve temiz suya erişim sorunuyla karşı karşıya.

İsrail yardım çabalarını engellemekle suçlanıyor ve geçen hafta bağımsız bir BM uzmanı İsrail’i “Gazze’deki Filistin halkına karşı açlık kampanyası” yürütmekle suçladı.

İsrail’in BM misyonunda hukuk danışmanı olarak görev yapan Yeela Cytrin, İsrail’in açlığı bir savaş aracı olarak kullandığı yönündeki iddiaları reddetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-askeri-gemisi-gazzeye-yardim-icin-yola-cikti/feed/ 0
Şanlıurfa’daki STK’ler ramazanda ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olacak https://www.haber60.com.tr/sanliurfadaki-stkler-ramazanda-ihtiyac-sahibi-ailelerin-yaninda-olacak/ https://www.haber60.com.tr/sanliurfadaki-stkler-ramazanda-ihtiyac-sahibi-ailelerin-yaninda-olacak/#respond Sun, 10 Mar 2024 07:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17662 Şanlıurfa’daki sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi, “11 ayın sultanı” ramazanda, kentteki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahibi ile yetim ailelere gıda, kıyafet ve sıcak yemek desteğinde bulunacak.

Kentteki sivil toplum kuruluşları, rahmet ve bereket ayı ramazanda, Şanlıurfa ile İdlib, Gazze, Yemen ve Afrika’nın bazı ülkelerinde ihtiyaç sahibi aileler ile yetimlere sıcak yemek, gıda ve kıyafet yardımında bulunmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Büyükşehir Belediyesi ise Haliliye, Siverek ve Suruç ilçelerinde iftar çadırları kurup, ihtiyaç sahibi insanların evlerine sıcak yemek ulaştıracak.

“Bin ailemizin evine iftar yemeği götüreceğiz”

İHH İnsani Yardım Vakfı Şanlıurfa Temsilcisi Behçet Atila, AA muhabirine, kentteki ihtiyaç sahibi ve yetim ailelerin ramazan ayını dört gözle beklediklerini söyledi.

Ramazan ayının, daha çok hayırda bulunulduğu için yetimler ve ihtiyaç sahiplerinin bayramı olduğunu dile getiren Atila, şöyle konuştu:

“Bu yıl da inşallah ramazan hazırlıklarımıza başladık. Başta yetim ailelerimiz ile muhacir ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ramazan boyunca günlük sıcak yemek vermeyi düşünüyoruz. Allah nasip ederse iftar yemeklerimizi tespit ettiğimiz kenar mahallelerde yaşayan 1000 ailemizin evlerine götürüp teslim edeceğiz. Ramazan ayında 4 bin 500 yetim çocuğumuza bayramlık elbise, 10 bin ailemize de gıda kolisi dağıtmak istiyoruz ayrıca 500 ihtiyaç sahibi aileye de sahurluk paketi götürmek istiyoruz. Bunları yaparken tabii bağışçılarımızın desteğine ihtiyacımız var. Eğer kardeşlerimiz bize destek verirse inşallah bayram gelmeden yetimlerimize bayram yaşatmak istiyoruz. Özellikle geçen yıl yaşanan deprem ve selden etkilenen ailelerle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Evi yıkılan, hasarlı olan kirasını ödeyemeyen ailelere elimizden geldiğince kira desteğinde bulunuyoruz.”

Yurt dışındaki ihtiyaç sahibi insanlara yönelik de yardımlarının devam ettiğini hatırlatan Atila, özellikle Gazze’nin yardıma çok ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Gazze’de ramazan ayında özellikle gıda, sahur paketi, su ve kıyafet desteğinde bulunacaklarını belirten Atila, “Yani insani yardım noktasında ihtiyaç duyulan her şeyde çalışma yapıyoruz. Gazze’de bu yardımlar yeterli değil çünkü büyük bir savaş yaşanıyor. Allah izin verirse bu ayın sonu veya gelecek ayın başında Mavi Marmara gibi gemilerle Gazze’ye doğru tekrar bir hamle düşünüyoruz. Şu anda böyle bir çalışmamız var. Şanlıurfa’da bu gemiler için şu anda yardım topluyoruz. Bağışçılarımızdan Gazze için de destek istiyoruz.” dedi.

İdlib, Yemen ve Afrika’da iftar sofraları kurulacak

Şanlıurfa İnsani Yardım Platformu Başkanı ve Deniz Feneri Derneği Şanlıurfa Temsilcisi Osman Gerem ise ramazan ayında hem Şanlıurfa’daki ihtiyaç sahibi ailelere, hem Gazze başta olmak üzere yurt dışındaki ihtiyaç sahibi insanlara yardım ulaştırabilmek için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Derneklerin “veren el” ile “alan el” arasında köprü vazifesi gördüğünü dile getiren Gerem, şöyle konuştu:

“Ramazan ayında ilk etapta elimizde hazır bulunan 1500 gıda kolimizi Şanlıurfa’daki ihtiyaç sahibi ailelerimize dağıtmaya başladık. İdlib, Yemen ve Afrika’nın bazı ülkelerinde ise iftar sofraları açacağız. Yine aldığımız emanetleri bu ülkelerdeki kardeşlerimize ulaştıracağız. İnşallah ramazan ayının ilk haftasında Mısır’a gidip hazırlayacağımız yardım kolilerini ve iftarlıklarını Gazze’ye göndereceğiz. Gazze şu aşamada bizim öncelikli bir bölge, çünkü orada tüm dünyanın gözü önünde zulüm var, işkence var, soykırım var. İnşallah Müslümanların verdiği infakları, zekatları ve fitreleri oralara gidecek.”

Yıllardır özellikle ramazan aylarında ihtiyaç sahibi ailelere destek olduklarını ifade eden Gerem, “Ramazan ayı şükreden zenginle sabreden fakirin buluşturma ayıdır. Hiçbir zaman mahcup olmadık, inşallah bu ramazan ayında da mahcup olmayız. İşte o sabreden fakirlerin hepsinin sofraları bereketlensin, şenlensin diyoruz. Hayırseverlerin bize verdiği bağışları onların taleplerine göre dağıtıyoruz.” dedi.

İl Müftü Yardımcısı İbrahim Halil Aslan da ramazanda zenginlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü vazifesi göreceklerini ifade etti.

Ramazan ayında gıda kolisi dağıtımının yanında şehit, gazi ve yetimlere yönelik iftar programları düzenlemeyi düşündüklerini belirten Aslan, bağışçılardan gelecek yardımları ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıracaklarını söyledi.

Gazze’deki Müslüman kardeşlerini de unutmadıklarını dile getiren Aslan, bağışçıların Gazze’deki Müslümanlara yardım etmek istemeleri halinde onların bu taleplerini de yerine getirmeye çalıştıklarını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanliurfadaki-stkler-ramazanda-ihtiyac-sahibi-ailelerin-yaninda-olacak/feed/ 0
Sinop’ta Sağlık Çalışanları Gazze’ye Destek İçin Sessiz Yürüyüş Düzenledi https://www.haber60.com.tr/sinopta-saglik-calisanlari-gazzeye-destek-icin-sessiz-yuruyus-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-saglik-calisanlari-gazzeye-destek-icin-sessiz-yuruyus-duzenledi/#respond Sat, 09 Mar 2024 23:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17518 Sinop’ta sağlık çalışanları, Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla “sessiz yürüyüş” düzenledi.

Sinop’un tarihi hamam mevkiinde toplanan sağlık çalışanları, Tuzcular Caddesi güzergahından Uğur Mumcu Meydanı’na kadar yürüdü. Daha sonra grup adına açıklama yapan Dr. Mehmet Usta, “İşgalci İsrail’in, Filistin’de on yıllardır devam ettiği sistematik işgal ve zulüm, 7 Ekim’den bu yana daha da şiddetlenerek tam 154 gündür, soykırımdan başka hiçbir kelimeyle anlatılamayacak boyutlarda, bütün dünyanın gözü önünde devam ediyor. Dünyanın gündeminden düşürülmeye çalışılan katliamların dehşetini bizim tekrar tekrar gözler önüne sermemiz gerekiyor. Gazze’nin kuzeyinde 400 bin civarında Gazzeli kardeşimiz topraklarını terk etmeyi reddedip işgalci terörist İsrail’in bombardımanı altında açlık, susuzluk ve soğukla mücadele ediyor. Han Yunus bölgesinde işgalci teröristler özellikle hastane çevrelerinde keskin nişancılar ile sivilleri öldürüyor. Gazze’nin güneyine sıkışmış 1.5 milyon insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Güneyin son noktası Mısır sınırında, Refah kentinde 1.2 milyon insan bir mahalleye sıkışmış durumda ve İsrail bu bölgeyi bombalamaya, sınır bölgesine sığınan sivilleri öldürmeye devam ediyor. Gazze’ye giren su vanaları kapatıldı. Tarlalar bombalanıyor. Bütün bu saldırılarla birlikte Gazze’ye insani yardımın girmesine de izin verilmiyor. Filistin’in her gün binlerce tır yardıma ihtiyacı varken günde 3-5 tırın girmesine izin veriliyor. Mısır, Gazze sınırına beton barikatlar kurup jiletli teller ile sınırı güçlendiriyor. İsrail işbirlikçisi devletlerin ve şirketlerin ise, soykırıma olan açıktan desteği devam ediyor. Bir avuç mazlumun karşısında bütün dünya zalimleri tek safta saldırmaya devam ediyor. Gönlü ve duası Filistin’in yanında olan vicdan sahiplerinin ise en büyük silahlarından biri: Boykot. Hayatımızın her alanında ve mesleklerimizde ‘boykot’ çağrımızı tekrarlıyoruz. Boykot; direniştir, mücadeledir, aktif bir eylemdir, istikrar sağlanırsa düşmanı yenecek güçtedir. Tüm meslektaşlarımıza zulme destek olan ilaç firmalarını boykota devam etmeyi hatırlatıyor, Sağlık Bakanlığı yetkililerinden de aynı hassasiyeti hastane eczanelerinde göstermesini bekliyoruz. Halkımızdan da biz doktorlara ve eczacılara ilaç boykotunu hatırlatmasını bekliyoruz. Buradan devletimize sesleniyoruz: Filistinli kardeşlerimizin yararına olacak bütün adımları destekliyoruz ve sonuna kadar arkasında olduğumuzu bildiriyoruz. Bu konuda sağlık çalışanları olarak gereken bütün desteği vermeye hazırız. Bununla birlikte bu süreçte terör devletiyle olan ticaret hacminin artarak devam ettiğine dair haberler ile yöneticilerin masalarında ve alışveriş listelerinde boykot markalarının olması bizleri düşündürmekte ve rahatsız etmektedir. Biz siviller olarak zulme açıktan destek veren firmalara ve buna göz yumanlara karşı boykota devam etmekte kararlı olduğumuzu tekrar ve tekrar ilan ediyoruz. İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından yapılan dua ile program sona erdi. – SİNOP

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinopta-saglik-calisanlari-gazzeye-destek-icin-sessiz-yuruyus-duzenledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ’15 sene önce nerede duruyorsam bugün de aynı yerde dimdik duruyorum’ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-15-sene-once-nerede-duruyorsam-bugun-de-ayni-yerde-dimdik-duruyorum/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-15-sene-once-nerede-duruyorsam-bugun-de-ayni-yerde-dimdik-duruyorum/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17476 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tayyip Erdoğan 15 sene önce katillerin yüzlerine karşı ‘one minute’ diye haykırırken nerede duruyorsa bugün de aynı yerde dimdik durmaktadır. En fazla hassasiyet gösterdiğimiz ve bedel ödediğimiz bir konuda bize haksızlık edenleri kendilerini sorgulamaya davet ediyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen İlim Yayma Vakfı 53. Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

Buradaki konuşmasında Necip Fazıl Kısakürek’in “Üzülme, davanın sahibi Hak’tır/Hak olan davada zafer muhakkaktır.” sözlerine işaret eden Erdoğan, “Uğruna ömrümüzü adamaktan şeref duyduğumuz ilayi kelimetullah davasının, yeryüzünde adaleti tesis etme davasının, hak ve hakikati yüceltme davasının, medeniyetimizi ihya etme davasının sahibi alemlerin Rabb’i olan yüce Allah’tır.” diye konuştu.

Erdoğan, “Biz niyetimizi temiz tuttuğumuz, samimiyetimizi koruduğumuz müddetçe biiznillah önümüzü kimse kesemez. Rabb’im bizleri sırat-ı müstakimden ayırmasın diyorum.” dedi.

“Esfeli safilinin canlı örneklerini Gazzelilere bomba yağdıran alçaklarda bire bir görüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası olarak bir ramazanı daha karşılamaya hazırlandıklarını, pazar gününü pazartesiye bağlayan gece ilk sahura kalkılacağını, ilk orucun tutulacağını anımsattı.

Mübarek ramazan ayının tüm İslam alemi ve Türk milleti için şimdiden hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bu mübarek ayı hep birlikte en güzel şekilde idrak etmeye çalışacaklarını belirtti.

Erdoğan, ancak ramazan ayını başta Gazze olmak üzere gönül coğrafyalarının pek çok bölgesinde ciddi insani dramların yaşandığı bir dönemde karşıladıklarını söyledi.

Özellikle 7 Ekim’den beri Gazze’de yaşananların artık tahammül sınırlarını aştığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bir terör devleti olan İsrail, Batılı güçlerin sınırsız askeri ve diplomatik desteğini arkasına alarak Filistinli kardeşlerimize yönelik tam anlamıyla bir soykırım politikası uygulamaktadır. Bugüne kadar, İsrail’in doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları sonucunda 32 binden fazla Filistinli şehit oldu, 72 bin Filistinli ise yaralandı. Yaklaşık 2 milyon insan evlerini terk etmek zorunda bırakıldı. Camiler, üniversiteler, okullar ve sivil yerleşim yerleri harabeye döndü.”

Erdoğan, gıda almak için sıra bekleyen masumların dahi öldürüldüğü bir barbarlıkla karşı karşıya olunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kur’an-ı Kerim’de tarif edilen esfeli safilinin canlı örneklerini bugün Gazzeli kardeşlerimize bomba yağdıran alçaklarda bire bir görüyoruz. Öyle manzaralara şahit olduk ki içinde en küçük bir insanlık kırıntısı olan birisinin, uluslararası hukuka asgari düzeyde de saygı gösteren bir devletin bunları yapabilmesi mümkün değildir. Netanyahu ve gözünü kin bürümüş yönetimi, Gazze’de işledikleri insanlık suçlarıyla günümüzün Nazileri olarak isimlerini Hitler’in, Mussolini’nin, Stalin’in, Pol Pot’un, Franco’nun ve diğer modern dönem canilerinin yanına ekletmişlerdir. İnsanlığın vicdanında zaten mahkum olan bu katliamcıların uluslararası hukuk önünde de hesap vermeleri için gerekeni yapıyoruz, yapacağız.”

“İslam alemi, Filistin halkına kardeşlik görevini maalesef tam manasıyla yerine getirememiştir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Ekim’den bu yana süresi itibarıyla geçen 155 günde yüreklerini dağlayan, içlerini parçalayan, bir insan olarak yüzlerini kızartan, utanç verici pek çok hadiseyle karşılaştıklarını aktardı.

Her şeyden önce, uluslararası kurumların, insan hakları örgütlerinin ve basın kuruluşlarının söz konusu İsrail olunca nasıl hiçbir işe yaramadıklarını hep birlikte gördüklerini, tecrübe ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mesele Filistinli çocukların, kadınların, masum sivillerin yaşam hakkı olunca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin nasıl sadece bir kağıt parçasına dönüştüğüne hep beraber şahitlik ettik. Yine bu süreç bize İslam dünyasının, özellikle ortak hareket etme, İsrail ve destekçileri üzerinde sonuç alıcı baskı kurma, zulmü ve katliamı engelleme noktasında halen çok önemli eksiklerinin bulunduğunu göstermiştir. Yaklaşık 2 milyar nüfuslu İslam alemi, Filistin halkına kardeşlik görevini maalesef tam manasıyla yerine getirememiştir. Elbette çok uğraşıldı, gayret gösterildi, diplomatik açıdan çaba harcandı ama Gazze’deki masum çocukların ya açlıktan ölmesine ya da kurşunlarla ve üzerlerine atılan bombalarla katledilmesine mani olunamadı.”

Erdoğan, böyle bir durumun oluşmasının şüphesiz pek çok sebebi bulunduğuna işaret ederek, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve küresel sistemin İslam dünyasını dışlayan yapısı bu sebeplerden sadece bir tanesidir. İkinci Cihan Harbi’nin galipleri tarafından kurgulanan mevcut nizamda Müslümanlar üvey evlat olarak görülmektedir. Türkiye, ‘Dünya beşten büyüktür.’ haykırışıyla aynı zamanda bize dayatılan, bize biçilen bu role de itiraz etmektedir.” şeklinde konuştu.

“Mısır makamlarıyla son dönemde gelişen ilişkilerimizi Gazze’ye yardımların ulaştırılması için kullandık”

Ülke ve millet olarak İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ilk gününden itibaren Filistin halkı için tüm imkanları seferber ettiklerini aktaran Erdoğan, 7 Ekim’den bugüne kadar yabancı liderlerle yaptıkları tüm görüşmelerde Filistin meselesini ve Gazzelilerin durumunu gündeme getirdiklerini söyledi.

Erdoğan, katıldıkları tüm uluslararası toplantılarda Filistin ve Gazze’nin sesi olduklarını belirterek, “Ülkemizdeki İsrail muhipleri dahil hemen herkesin Hamas’a ‘terör örgütü’ yaftası vurmak için yarıştığı bir dönemde biz buna açıkça itiraz ettik. Topraklarını, onurlarını ve kendi insanlarını savunan Filistinli mücahitlere böyle bir kara çalınamayacağını tüm dünyaya cesaretle ilan ettik. Mısır makamlarıyla son dönemde gelişen ilişkilerimizi Gazze’ye yardımların ulaştırılması için kullandık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’den Gazze’ye gönderilen yardımları aktaran Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

“Şimdiye kadar 19 uçak ve 7 sivil yardım gemisiyle bölgeye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 40 bin tonu buldu. Önceki gün yola çıkan Kızılayımıza ait 3 bin tonluk bir yardım gemisi daha yarın El Ariş’e ulaşıyor. Her gün Refah Sınır Kapısı’ndan Kızılaya ve sivil toplum kuruluşlarına ait tırlar Gazze’ye yardım taşıyor. Bu yardımların içerisinde gıda, su, hijyen, tıbbi ve barınma malzemelerinin yanı sıra 53 adet ambulans, 1551 jeneratör, 8 sahra hastanesiyle 3 bin çadır da bulunuyor. İnşallah ramazan ayı boyunca yardım miktarını daha da artıracağız. Refakatçileriyle birlikte ülkemize getirdiğimiz hasta ve yaralı kardeşlerimizin tedavileri devam ediyor.”

“Gazze’deki katliamı unutturmayan ülkelerin en başında yine biz varız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistinliler arasında milli birliğin ve mutabakatın temini için de yoğun gayret gösterdiklerini belirterek, bu hafta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Ankara’da misafir ettiklerini hatırlattı.

Gerek İçişleri Bakanı gerekse MİT Başkanı’nın, Hamas ve diğer Filistinli gruplarla yakın diyalog halinde olduğunu aktaran Erdoğan, ellerinin uzandığı, güçlerinin yettiği kadar Filistinlilere tüm imkanlarla yardımcı olmaya çalıştıklarının altını çizdi.

Erdoğan, Türkiye’nin Filistin davası için verdiği samimi mücadelenin en yakın şahidinin tüm gruplarıyla tüm fertleriyle Filistinliler olduğuna işaret ederek, şunları dile getirdi:

“Gazze’deki katliamı unutturmayan ülkelerin en başında yine biz varız. Şunu çok net ifade etmek isterim; devletiyle milletiyle Filistin davasına en üst seviyede sahip çıkan ülke tartışmasız bir şekilde Türkiye’dir. Hal böyleyken her kim ‘Hiçbir şey yapmadılar.’ diyerek hükümetimizi eleştiriyorsa açık söylüyorum bühtan ediyor, kul hakkına giriyor demektir. Ne sebeple olursa olsun böyle bir cümle kurmak her şeyden önce aziz milletimize yönelik bir hakarettir. Şu gerçeği tüm dünya çok iyi biliyor; Tayyip Erdoğan 15 sene önce katillerin yüzlerine karşı ‘one minute’ diye haykırırken nerede duruyorsa bugün de aynı yerde dimdik durmaktadır. En fazla hassasiyet gösterdiğimiz ve bedel ödediğimiz bir konuda bize haksızlık edenleri, kendilerini sorgulamaya davet ediyorum.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-15-sene-once-nerede-duruyorsam-bugun-de-ayni-yerde-dimdik-duruyorum/feed/ 0
ABD’de Müslüman genci saldırıya uğradı, ailesi Gazze’ye dikkat çekiyor https://www.haber60.com.tr/abdde-musluman-genci-saldiriya-ugradi-ailesi-gazzeye-dikkat-cekiyor/ https://www.haber60.com.tr/abdde-musluman-genci-saldiriya-ugradi-ailesi-gazzeye-dikkat-cekiyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 08:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17408 ABD’de iki Müslüman arkadaşıyla ırkçı saldırıya uğraması sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan Hisham Awartani’nin Amerikalı annesi Elizabeth Price ve Filistinli babası Ali Awartani, oğullarının yaşadığı olaya değil Gazze’deki gelişmelere dikkat çekmeye çalıştığını söyledi.

Price-Awartani çifti, oğullarının uğradığı ırkçı saldırı, Gazze ve Batı Şeria’daki durumla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Anne Price, Harvard Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde eğitim görürken araştırma yapmak için Batı Şeria’daki Birzeit Üniversitesine gittiğini ve eşiyle 1991’de tanıştıklarını anlattı.

“Filistin’e aşık oldum.” diyen Price, Awartani ile evliliklerine ailelerinin karşı çıktığını, ikna etmenin yaklaşık 7 yıl sürdüğünü dile getirdi.

Price, oğulları Hisham 2 yaşındayken 2004’te Ramallah’a döndüklerini, Hisham’ın tüm eğitimini “Quaker” adlı okulda tamamladığını ve daha sonra Providence’taki ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Brown Üniversitesine kabul aldığını söyledi.

Hisham’ın özellikle matematiğe büyük ilgi duyduğunu, matematik felsefesiyle arkeoloji alanında çift dal yaptığını belirten Price, 3. sınıfta olduğunu anlattı.

İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle oğullarına ulaşmaları 4 gün sürdü

Kasım ayında anneannesini ziyaret etmek için Burlington’a giden ve iki arkadaşıyla sokakta yürürken vurulan Hisham’ın haberini Ramallah’ta gece yarısı kardeşinden aldığını anlatan Price, “Şoka girdim. İlk etapta şokun etkisiyle sakin kaldım ve diğer vurulan iki çocuk için çok büyük suçluluk duydum. Bu çocuklar benim annemi ziyaret ediyordu.” dedi.

Price “Hisham’ın ilk 24 saati çok kritikti. Önemli tıbbi kararlar alınması gerekiyordu ancak biz çok uzaktaydık. Haberi cumartesi gecesi aldık, Amerika’ya ancak çarşamba günü gelebildik.” diye konuştu.

İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle ABD’ye varışlarının geciktiğini, eşinin Amerikan vatandaşı olmasına rağmen 7 Ekim’in ardından Filistin asıllı ABD vatandaşlarına da kısıtlamalar getirildiğine dikkati çeken Price, önce Ürdün’e gitmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“Oğlum kendisine değil Gazze’ye odaklanılmasını istedi”

Uğradığı saldırı sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan oğullarının hastanedeki tedavisinin ardından okuluna döndüğünü ve derslerine devam ettiğini belirten Price, Hisham’ın her gün 2 saat fizik tedavi gördüğünü anlattı.

Price, “Hisham, eski dünyasında yeni perspektifiyle kendisini tekrar konumlandırmaya çalışıyor. Geçen gün ilk kez derse gitti, kaldırımlar nedeniyle bu, 15 dakika sürdü ama üniversite çok yardımcı oldu. Tüm derslerini giriş katına aldı. Çok kolay bir süreç değil ama Hisham pratiğe odaklanan bir çocuk. Oturup haline yakınıp üzülmek yerine hayatına devam etmeye çalışıyor.” şeklinde konuştu.

Oğluyla her zaman gurur duyduğunun altını çizen Price, “Hisham, konuyla ilgili sadece Filistin’deki genel duruma dikkat çekmek için konuştu. Kendisinin gerekli kaynaklara sahip olduğunu söyledi. Oğlum kendisine değil Gazze’ye odaklanılmasını istedi.” ifadelerini kullandı.

Price, “Hisham, bir noktada vurulacağını ancak bunun Amerika’da değil Filistin’de olacağını düşündüğünü söylüyor. Daha önce Batı Şeria’da protestoya katıldığında dizinden vurulmuştu. İsrail ordusu, genellikle felç etmek ya da sakat bırakmak için dizleri hedef alır.” dedi.

“Gazze ve Batı Şeria’da etnik temizlik yapmaya çalışıyorlar”

Price, Gazze’deki saldırılara ilişkin, “Her günümü orada olan bitenin gölgesinde ve hiç bitmeyen bir suçluluk duygusuyla geçiriyorum. Her su içtiğimde, her sıcak yatağıma girdiğimde bir suçluluk duygusu, bunun ne kadar adil olmadığı duygusu kaplıyor içimi.” dedi.

İsrail hükümeti ve ordusunun temel amacıyla ilgili de Price, “Gazze ve Batı Şeria’da etnik temizlik yapmaya çalışıyorlar.” görüşünü paylaştı.

Uluslararası toplumun daha fazla baskı uygulaması gerektiğine dikkati çeken Price, İsrail’in ihlallerinin özellikle ABD ve İngiltere gibi ülkelerin desteğiyle cezasız kaldığını dile getirdi.

Price, Filistin halkının evlerine ve şehirlerine geri dönme hakkından vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Gazze, Filistin’in mükemmel bir parçası ve olmaya devam edecek.” mesajını verdi.

“Öldürmeleri için yeşil ışık yakıldı, dünya sadece seyrediyor”

Baba Awartani de Ramallah’ta olayları televizyon ya da gazetelerden takip etmediklerine dikkati çekerek, “Kişisel olarak tanıdığımız arkadaşlarımız yaşadıklarını anlatıyor. Anlattıklarını dinlediğimde söyleyecek söz bulamıyorum. Gazze’den bir saat uzaktayım, başımın üstünde bir çatı var, yiyecek yemeğim var. Bu kadar yakın olmamıza rağmen onlar, komple izole edilmiş durumda.” diye konuştu.

Arkadaşlarıyla görüşmelerinde dinledikleri hikayelerin soykırım gerçekleştirildiğini gösterdiğini dile getiren Awartani, şöyle devam etti:

“İnsanları zorla evlerinden çıkarıyorlar. Arkadaşımın yaşlı bir annesi ve engelli bir eşi var. ‘Evden ayrılın!’ demişler. Önce evden ayrılmamak için direnmişler, sonra evden çıkarken keskin nişancı ikisini de vurmuş. Kadınları vuruyorlar. Filistinlileri korkutmak için ve ‘Bakın, Yahudilere zarar verirseniz sonunuz böyle olur.’ mesajı vermek için bunu yapıyorlar. Öldürmeleri için yeşil ışık yakıldı, dünya sadece seyrediyor. O yüzden çok daha fazla insanı öldürecekler.”

Awartini, artık herkesin çok yorulduğunu belirterek, “Barış için dua ediyoruz. Kimse acıyı sevmez. İki tarafın da kanının akmasını istemiyoruz.” şeklinde konuştu.

“İsrail, her bir Filistinlinin acı çektiğinden emin olmak istiyor”

Batı Şeria’da da Gazze’yle karşılaştırılmayacak düzeyde olsa da gerginliğin arttığına işaret eden Awartani, “Bu, toplu cezalandırmanın bir parçası. Nerede olursa olsun her bir Filistinlinin acı çektiğinden emin olmak istiyorlar. (7 Ekim’in ardından) Batı Şeria’da ilk yaptıkları tüm bölgelerin birbiriyle bağlantısını koparmak oldu. Yeni kurallar getirildi, bu nedenle bir yerden başka bir yere gitmeye çalışmak çok tehlikeli hale geldi.” ifadelerini kullandı.

Awartani, bazı alanları “askeri bölge” olarak kapattıklarını, Filistinlilerin tek çivi dahi çakamadıklarını ama yerleşimcilerin evler yaptıklarını anlattı.

Yerleşimcilerin doğrudan silahlarıyla sivilleri öldürdüklerine işaret eden Awartini, “Yerleşimci şiddeti gerçek. Hiçbir sınır tanımıyorlar.” dedi.

Awartani, bölgedeki taksi şoförlerinin bile yerleşimciler nedeniyle yollarını değiştirdiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdde-musluman-genci-saldiriya-ugradi-ailesi-gazzeye-dikkat-cekiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Dezenformasyon Bülteni’nin 117. sayısını yayımladı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-iletisim-baskanligi-dezenformasyon-bulteninin-117-sayisini-yayimladi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-iletisim-baskanligi-dezenformasyon-bulteninin-117-sayisini-yayimladi/#respond Sat, 09 Mar 2024 01:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17198 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Dezenformasyon Bülteni’nin 117. sayısını yayımladı.

Bültende Yunan basınında yer alan, “Yunan Devrimi’nin ulusal yıl dönümünün (25 Mart) araya girmesi ve iki ülkede ulusal bayramlarda tatbikat yapılmamasına rağmen Türkiye, NOTAM yayımladı” şeklindeki iddianın doğru olmadığı belirtildi.

Yunan medyasında Türk Deniz ve Hava Kuvvetlerinin Ege Denizinde yapacağı tatbikat için Türkiye’nin yayımladığı, 4 Mart-30 Nisan tarihlerini kapsayan NOTAM’ın “25 Mart Yunanistan Bağımsızlık Günü” için istisna içermemesinden dolayı Yunan tarafının rahatsız olduğu yönündeki iddialara yer verildiğinin tespit edildiği bildirilen bültende, “Ülkemizce 2 Mart 2024 tarihinde yayımlanan ve 4 Mart-30 Nisan 2024 tarihlerini kapsayan A2099/24 sayılı NOTAM, Yunanistan tarafından 28 Şubat 2024 tarihinde yayımlanan ve Ege Denizi’nde tehlikeli saha ilan eden A0630/24 sayılı NOTAM’a karşılık olarak yayımlanmıştır.” açıklaması yapıldı.

Ayrıca bültende Yunanistan’ın 4 Mart-30 Nisan tarihlerini kapsayan NOT??’ın Ramazan Bayramı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için istisna içermediği, Türkiye’nin bahse konu NOTAM’ı mütekabiliyet esasına göre yayımladığı, Yunan medyasındaki haberlerde bu konuya yer verilmeyerek manipülasyon yapıldığı kaydedildi.

“Gazze’ye girecek yardımların İsrail tarafından engellenmediği” iddiaları

Bültende İsrail Hükümet Sözcüsü Eylon Levy’nin, “Gazze Şeridi’ne girecek insani yardımların İsrail tarafından engellenmediği” iddiası da yalanlandı.

Birleşmiş Milletler verilerinin de İsrailli yetkililerin “Yardım geçişleri arttı” iddiasının aksini gösterdiği kaydedilen bültende, verilere göre şubatta teslim edilen ortalama yardım tırı sayısının önceki aya göre yüzde 50 azaldığı vurgulandı.

İsrail’in ayrıca, Kuzey Erez ve El Muntar gibi kritik geçişleri kapalı tutarak Gazze’nin kuzeyine erişimi engellediğine işaret edilen bültende, şunlar bildirildi:

“BM’nin çağrısında önlem alınmazsa Gazze’de kıtlığın neredeyse kaçınılmaz olacağı konusunda uyarıda bulunulmuştur. Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, yaptığı açıklamada, onlarca kişinin hastanelere ulaşamadan açlık nedeniyle sessizce öldüğüne inandıklarını belirtmiştir. BM’nin işgal altındaki Filistin Bölgesi İnsani Yardım Koordinatörü Jamie McGoldrick, çarşamba günü BM Genel Merkezi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze’de çocukların açlıktan öldüğünü ifade etmiştir. BM Dünya Gıda Programı’ndan yapılan son açıklamada, 14 kamyonluk gıda konvoyunun İsrail ordusu tarafından üç saat boyunca Gazze’nin güneydoğusundaki Wadi Gazze kontrol noktasında bekletildiğini, ardından geri çevrildiğini duyurmuştur.

Tüm uluslararası kuruluşlar, İsrail ordusunun bölgeye yardım girişini engellediğini doğrulamaktadır. İsrail’in, Filistin halkına yönelik soykırımını kamufle etmek amacıyla yürüttüğü propagandaya itibar etmeyiniz.”

“Sığınmacıların Ankara’da bir evi yaktıkları” iddiası

Bültende sosyal medyada yer alan “Sığınmacılar, Ankara’da bir evi yakmış” şeklindeki iddianın da doğru olmadığı vurgulandı.

13 Şubat 2024’te saat 07.00 sıralarında Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Yıldıztepe Mahallesi’ndeki adresten gelen yangın ihbarı üzerine, emniyet ve itfaiye birimlerinin olay yerine intikal ettiği kaydedilen bültende, ikametin çatı köşe ve ön taraf balkon kısımlarında bulunan eski eşyanın yandığının görüldüğü, herhangi bir yaralanmanın ve çevreye sirayet olmadığının tespit edildiği bildirildi.

İkamette oturan F.K. ile yapılan görüşmede eşinin mutfakta çay demlediğini, bir anda her şeyin alev aldığını, dışarı çıktıklarını ve itfaiye ekiplerinin yangına müdahale ettiğini anlattığı kaydedilen bültende, şu bilgilere yer verildi:

“Adreste oturan vatandaşımız, herhangi bir şikayetlerinin olmadığı yönünde beyanda bulunmuş, konuyla ilgili Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek tahkikata başlanmıştır. Gerek güvenlik güçleri gerek itfaiye yetkililerinin yaptığı araştırmalarda herhangi bir kasıt unsuruna rastlanılmamış, ifade veren ev sahipleri yangının tam olarak neden çıktığını bilmediklerini beyan etmişlerdir.”

“Seçimde oy kullanacağınız sandık değişti” bildirimleri

Bültende bazı cep telefonları ve e-posta adreslerine gelen “Seçimde oy kullanacağınız sandık değişti” şeklindeki benzeri mesajlar ve e-postaların dolandırıcılık amaçlı olduğu kaydedildi.

Yüksek Seçim Kurulunun kesin listelerinin ardından kanundaki istisnalar dışında hiçbir seçmenin oy kullanacağı sandığın yerinde değişiklik yapılmadığının hatırlatıldığı bültende, resmi kurum ve kuruluşların ad ve logoları kullanılarak gerçekleştirilmeye çalışılan dolandırıcılık faaliyetlerine karşı dikkatli olunması, resmi kurumların bildirimleri haricinde herhangi bir bildirim veya duyuruya itibar edilmemesi hususunda uyarıda bulunuldu.

“Filistinlilerin oyuncak bebekle propaganda yaptıkları” iddiası

Bültende İsrail’in sosyal medyadaki propaganda hesaplarından paylaşılan görüntülerle ilgili, “Filistinliler, oyuncak bebekle propaganda yapıyor” şeklindeki iddianın doğru olmadığı kaydedildi.

Bahse konu fotoğraftaki bebeklerin Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde İsrail’in saldırıları sonucu hayatını kaybeden Rania Abu Anza’nın 4 aylık ikiz bebekleri Naeim ve Wissam olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Rania Abu Anza, İsrail’in 3 Mart’taki saldırısı sonucu çocuklarının yanı sıra eşini ve diğer 11 akrabasını kaybetmiştir. Birçok uluslararası medya kuruluşu, çocukların hayatını kaybetmesiyle ilgili doğrulanmış görüntüleri dünya kamuoyu ile paylaşmıştır. İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk olmak üzere 30 bin 410 Filistinli hayatını kaybetmiştir. İsrail’in dünya kamuoyunu manipüle etmeye yönelik propagandasına itibar etmeyiniz.”

“Seçimden sonra IMF ile görüşme yapmak için ABD’den destek istendiği” iddiası

Bültende bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Seçimden sonra IMF ile görüşme yapmak için ABD’den destek istendiği” yönündeki iddiaların doğru olmadığı vurgulandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Brezilya’da düzenlenen G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları toplantısı kapsamında ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile bölgesel ve küresel ekonomik gelişmelerin ele alındığı ikili görüşme gerçekleştirdiği belirtilen bültende, şunlar kaydedildi:

“Görüşmede IMF ile ilgili herhangi bir başlık söz konusu olmamıştır. Bakan Şimşek, gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde çok taraflı kalkınma bankaları ve ülkelerle işbirliğini güçlendirecek hususlarda görüş alışverişinde bulunmuştur. Piyasalarda güvensizlik ve tedirginlik oluşturmaya yönelik kasıtlı bir şekilde dolaşıma sokulan spekülatif haberlere itibar etmeyiniz.”

“Gazze’de öldürüldüğü öne sürülen kişinin gözlerini açıp kapattığı” iddiası doğru değil

Bültende İsrail’in sosyal medyadaki propaganda hesaplarından paylaşılan, “Al Jazeera’nın kaydettiği görüntülerde Gazze’de öldürüldüğü iddia edilen bir kişi gözlerini açıp kapatıyor” şeklindeki iddianın doğru olmadığı bildirildi.

İsrail ordusunun saldırısı sonucu Gazze’nin Reşid Caddesi’ndeki Nablusi Kavşağı’nda yardım bekleyen 112 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 760 kişinin yaralandığı kaydedilen bültende, “Saldırının ardından açıklamalarda bulunan Filistin Kızılayı Sözcüsü Raed al-Nims, hayatını kaybedenleri ve yaralıları hastaneye taşımaya çalıştıklarını ancak sayının mevcut ambulans ve sağlık ekibi kapasitesinin çok ötesinde olduğunu ifade etmiştir.” bilgisine yer verildi.

Ayrıca bölgeden gelen görüntülerde yaralanan sivillerin kağnı dahil her türlü araç kullanılarak hastanelere ulaştırılmaya çalışıldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Al Jazeera da bu çabaların ortasında kaydedilen bazı görüntüleri, ‘Yaralıları yakındaki bir hastaneye taşımak için boş bir kamyonet kullanıldı’ başlığıyla servis etmiştir. Haberin başlığından da anlaşılacağı üzere, kamyonetle ‘yaralı siviller’ taşınmaktadır. Ayrıca görüntülerde hayatını kaybeden sivillerin yanı sıra yaralıların da olduğu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla görüntülerde hareket eden veya mimikleri fark edilen kişiler yaralılardır. İsrail’in dünya kamuoyunu manipüle etmeye yönelik dezenformasyon kampanyasına itibar etmeyiniz.”

“Gümrüklerde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumulduğu” iddiası

Bültende bazı basın yayın organlarında yer alan, “Gümrüklerde kaçakçılık faaliyetlerine göz yumuluyor, casusluk faaliyetlerine izin veriliyor” şeklindeki iddiaların doğru olmadığı bildirildi.

Türkiye’de gümrük işlemleriyle ilgili denetimlerin, yasalar çerçevesinde aralıksız sürdürüldüğü vurgulanan bültende, belirlenen suçların savcılığa intikal ettirildiği ve gereken kararların da yargı tarafından verildiği kaydedildi.

Geçen günlerde yürütülen çalışmalar sonucu usulsüz işlem yaptığı tespit edilen 5’i kamu personeli 9 kişinin, savcılığın talimatı üzerine gözaltına alındığı ifade edilen bültende, “Konuyla ilgili detaylı inceleme yürütmek üzere 4 ticaret müfettişi de görevlendirilmiştir. Ayrıca bahse konu haberlerde geçen ‘İngilizlerle gizli antlaşmalar imzalandığı’ yönündeki iddialar da doğru değildir. İngiliz yetkililerle müşterek çalışmalar, üye olunan ortak uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla yürütülmektedir. İddia edildiği gibi bir anlaşmanın imzalanması söz konusu değildir.” bilgisi paylaşıldı.

“Birçok suçtan yargılanan Andrew Tate’in İstanbul’da olduğuna dair paylaşım yaptığı” iddiası

Bültende bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan “İnsan kaçakçılığı, tecavüz ve suç örgütü kurmak suçlarından yargılanan Andrew Tate, sosyal medya hesabından İstanbul’da olduğuna dair bir paylaşım yaptı” şeklindeki iddiaların manipülasyon içerdiği bildirildi.

Andrew Tate’in en son Türkiye’ye 14 Mart 2021’de giriş yaptığı ve 15 Mart 2021’de ülkeden ayrıldığının tespit edildiği belirtilen bültende, şunlar kaydedildi:

“Tate’in ülkemize giriş yaptığı tarihte hakkında kırmızı bülten ve tahdidinin olmadığı belirlenmiştir. Yapılan incelemelerde şahsın iddiaya konu fotoğrafı Beşiktaş’taki bir otelin alt katında bulunan bir restoranda 2 yıl önce kaydettiği bilgisine ulaşılmıştır. Ayrıca şahıs, İstanbul’da kaydedilen fotoğrafını iddia edildiği gibi, ‘İstanbul’da olduğu’ yönünde bir notla değil ‘şehri tahmin et’ notuyla paylaşmıştır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-iletisim-baskanligi-dezenformasyon-bulteninin-117-sayisini-yayimladi/feed/ 0
Uydu fotoğrafları, İsrail’in Gazze’yi ikiye bölen bir yol inşa ettiğini gösteriyor https://www.haber60.com.tr/uydu-fotograflari-israilin-gazzeyi-ikiye-bolen-bir-yol-insa-ettigini-gosteriyor/ https://www.haber60.com.tr/uydu-fotograflari-israilin-gazzeyi-ikiye-bolen-bir-yol-insa-ettigini-gosteriyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17116 BBC’nin teyit ettiği uydu fotoğraflarına göre İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyinde bölgeyi doğudan batıya geçen yeni bir yolun inşasını tamamladı. İsrail bir ikmal güzergahı inşa ettiğini açıkladı. Ancak bazı uzmanlar yolun kalıcı olmasından kaygılı.

Uzmanlar, yolun Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyindeki evlerine dönmesini önlemek için bir engel olarak kullanılacağından korkuyor.

Yeni yol, İsrail’in Gazze’yle sınır hattındaki Nahal Oz kibbutzundan başlıyor, Gazze’yi doğudan batıya tamamen geçip, batıdaki kıyı bölgesinde sona eriyor.

BBC Arapça Servisi’ne konuşan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun eski güvenlik danışmanı emekli general Jacob Nagel, yeni yolun amacının güvenlik güçlerinin yeni tehditlerle uğraşırken bölgeye hızla erişmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

Ancak bazı uzmanlar, yolun saldırılarının ardından İsrail’in Gazze’de kalma planının bir parçası gibi görünmesinden kaygılı.

Yeni yol Gazze’yi kat ediyor ve bölgenin orta ve güney kesimleri altında kalıyor.

Bölgenin doğu ve batısını birbirine bağlayan bir yol şebekesi zaten olsa da, İsrail Ordusu’nun inşa ettiği yol Gazze boyunca hiç kesilmeden devam eden tek güzergah.

Ayrıca bölgeyi kat eden iki ana arter Selahaddin ve El Raşid yollarıyla da kesişiyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, geçen ay Hamas’la savaş sonrası Gazze’de İsrail’in güvenlik kontrolünü ucu açık bir şekilde elinde tutacağı vizyonunu açıklamıştı.

Birçok lider de daha önce İsrail’i, Filistinlileri kalıcı olarak yerlerinden etmemek ya da “Gazze’yi küçültmemek” konularında uyarmıştı.

Yeni yol, büyük ihtimalle İsrail’in savaş sonrasındaki stratejisi konusundaki tartışmayı yeniden başlatacak.

İsrail ordusu, BBC’nin yeni yolla ilgili sorularına, bir “operasyonel köprübaşı” elde etmeye, asker ve ekipman taşınmasını sağlamaya çalıştıkları yanıtını verdi.

Yolla ilgili başka neler biliniyor?

BBC’nin uydu fotoğrafları analizine göre İsrail ordusu, daha önce birbiriyle bağlantısı olmayan yolları birleştirmek için beş kilometrenin üzerinde yeni yol inşa etti.

Gazze’nin doğusunda, İsrail sınırı yakınlarındaki yolun ilk kısmı geçen Ekim ayının sonu ve Kasım ayının başında yapıldı.

Ancak yolun yeni kısımlarının büyük çoğunluğu Şubat ve Mart başında inşa edildi.

Yeni yol, Gazze’deki Selahaddin Yolu dışındaki tüm tipik yollardan daha geniş.

Uydu analizi, güzergahın kenarlarındaki depo gibi görünen yapılar, Aralık sonundan, Ocak sonuna dek yıkıldı.

Bunlara birkaç katlı bir bina da dahil.

Yol, Gazze’nin diğer kesimlerine göre daha az bina bulunan ve daha az nüfus yoğunluğu olan bir güzergahtan geçiyor.

Aynı zamanda İsrail ordusunun bölgenin doğusundan batısına geçmek için kullandığı derme çatma ve kavisli bir güzergahın altında.

Bir İsrail televizyon kanalı, yeni güzergahla ilgili olarak geçen ay bir haber yapmıştı yolun kod adının “Otoban 749” olduğu belirtilmişti. Kanal 14 televizyonundan bir muhabir İsrail ordusuyla birlikte yolun bazı kesimlerinde seyahat etti.

Videoda, yol inşaatı araçları ve buldozerler yolun yeni kısımlarını inşa etmek için hazırlık yaparken görülüyordu.

Potansiyel kullanımı ne olur?

Savunma istihbarat şirketi Janes’ten uzmanlar, bu tip asfaltlanmamış yol yüzeylerinin paletli zırhlı araçlara uygun olduğunu söylüyor.

İsrail ordusu açıklamasında bu tür detaylara girmedi ve açıklamasında, “İsrail ordusu kara operasyonunun bir parçası olarak operasyonel bir geçiş güzergahı kullanıyor” dedi.

Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Jacob Nagel de, yolla ilgili olarak güvenlik değerlendirmelerine vurgu yaptı.

BBC Arapça Servisi’ne konuşan Nagel “İsrail’in girip çıkmasına yardımcı olacak. Çünkü İsrail, Gazze’de tam bir savunma ve güvenlik sorumluluğuna sahip olacak” dedi.

Nagel ayrıca yolu “Gazze’nin kuzeyini güneyinden ayıran bir yol” diye tanımladı ve “Tehdidin ortaya çıkmasını beklemek istemiyorum” diye de ekledi.

Bir diğer emekli general Yaakov Amidor da benzer bir görüşe sahip.

Amidor, yolun başlıca amacının “bölgenin lojistik ve askeri kontrolünü sağlamak” olduğunu belirtti.

Risk istihbarat şirketi Sibbyline’ın sahibi eski İngiliz subay Justin Crump da yeni yolun önemli olduğunu söyledi:

“Kesinlikle, Gazze Şeridi’nde bir tür güvenlik müdahalesi ve kontrole sahip olmayı öngören uzun vadeli bir stratejinin parçası gibi görünüyor.

“Bu bölge Gazze Şehrini bölgenin güneyinden ayırıyor ve dolaşımı gözlemlek ve kısıtlamak için etkili bir kontrol çizgisi oluşturuyor. Ayrıca görece açık bir ateş alanı var.”

ABD’deki Orta Doğu Enstitüsü’nden Khaled Elgindy de yolun, uzun vadeli bir proje olduğu görüşünde.

BBC’ye konuşan Elgindy, “İsrail ordusu Gazze’de ucu açık bir şekilde kalacak gibi görünüyor” dedi ve ekledi:

“İsrail, Gazze’yi ikiye bölerek sadece Gazze’ye ne girip çıktığını değil, Gazze’deki dolaşımı da kontrol edecek.”

“Çok büyük ihtimalle buna evlerinden edilen güneydeki 1,5 milyon Filistinlinin kuzeydeki evlerine dönmesini engellemek de dahil.”

Katkıda bulunanlar Paul Cusiac, Alex Murray & Erwan Rivault

]]>
https://www.haber60.com.tr/uydu-fotograflari-israilin-gazzeyi-ikiye-bolen-bir-yol-insa-ettigini-gosteriyor/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: İsrail’in vahşi tutumu karşısında bahane kabul edilemez https://www.haber60.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-israilin-vahsi-tutumu-karsisinda-bahane-kabul-edilemez/ https://www.haber60.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-israilin-vahsi-tutumu-karsisinda-bahane-kabul-edilemez/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17094 Kocaeli’de gazetecilere açıklamalarda bulunan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze’de yaşanan vahşete dikkat çekerek, “Yardım göndermesi gerekenler, İsrail’in siyonist işgal rejiminin bu vahşi tutumu karşısında sanki onlardan izin almak mecburiyetindeymiş gibi bir tavır takınıyor. ‘Biz elimizden geleni yapıyoruz fakat İsrail buna müsaade etmiyor’ şeklindeki bahanenin arkasına sığınan bir İslam dünyasıyla yüz yüzeyiz. Bu bahane gerekçe kabul edilebilir değildir” dedi.

Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde gazetecilerle bir araya geldi. Yapıcıoğlu, seçimlere az bir süre kaldığını belirterek, Türkiye’nin 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gideceğini hatırlattı. Son günlerde Türkiye gündeminin yerel seçimden oluştuğuna dikkat çeken Yapıcıoğlu, “Öyle görünüyor ki olağanüstü bir şey olmazsa seçime kadar da bu böyle devam edecek. Fakat aslında gündemimizde olması gereken konu Gazze. Bize göre oradaki soykırım, katliam devam ettiği müddetçe gündemin birinci maddesi Gazze olmalı” dedi.

“Bahanenin arkasına sığınan bir İslam dünyasıyla yüz yüzeyiz”

Gazze’de 5 ayı aşkın süredir vahşet yaşandığını ve soykırım uygulandığını aktaran Zekeriya Yapıcıoğlu, “Dünyanın gözleri önünde naklen yayınlarda bu suç siyonist terör şebekesi, siyonist katil çetesi tarafından pervasızca işleniyor. 5 ayı aşkın bir süredir her gün oradaki masum insanların, kadınların, çocukların tepesine bombalar iniyor. Son birkaç haftada insanlar sadece bombalarla, kurşunlarla, tank ve top gülleleriyle değil artık ilaçsızlıktan ya da gıdasızlıktan da ölmeye başladı. Beslenemediği için derisi kemiğine yapışmış, adeta canlı bir iskelete dönüşmüş insanlar var. Karadan yardımların içeriye girmesine müsaade edilmiyor. Yardım göndermesi gerekenler, İsrail’in siyonist işgal rejiminin bu vahşi tutumu karşısında sanki onlardan izin almak mecburiyetindeymiş gibi bir tavır takınıyor. ‘Biz elimizden geleni yapıyoruz fakat İsrail buna müsaade etmiyor’ şeklindeki bahanenin arkasına sığınan bir İslam dünyasıyla yüz yüzeyiz. Bu bahane, gerekçe kabul edilebilir değildir” şeklinde konuştu.

“Açlıktan ölümlerin başladığı bir yere yardım gönderilmesi insanlık borcudur”

Yapıcıoğlu, açlıktan ölümlerin başladığı bir yere yardım gönderilmesinin insanlık borcu olduğunun altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu borç bütün insanlarındır. Mutlak suretle oraya yardımın gönderilmesi gerekir. Karada Refah Sınır Kapısı’nın önünde 10 binlerce kamyon yüklü bir vaziyette Gazze Şeridi’ne geçmeyi beklerken, o kapıyı açmak yerine Batılı ülkelerin, Amerika başta olmak üzere havadan Gazze Şeridi’ne yardım attığını söylemesi ve attıkları yardımların önemli bir kısmının da denize düşmesi, hatta sınırın öteki tarafına, işgal edilmiş topraklara düşmesi trajikomik bir durumdur. Yapılması gereken şey bir an önce Refah Sınır Kapısı’nın tamamen açılarak, oradaki insanlara yetecek miktarda gıda, su, ilaç, enerji, yakıt, ihtiyaç hissedilen bütün maddelerin bir an önce oraya gönderilmesi gerekir. Dediğim gibi bu bütün insanlığın bir borcudur.”

Zekeriya Yapıcıoğlu’ndan boykot çağrısı

Temmuz ve ağustos aylarında Paris’te olimpiyat oyunları düzenleneceğini hatırlatan Yapıcıoğlu, “Biliyorsunuz Rusya’nın Ukrayna’nın topraklarının bir kısmını işgal etmesinden sonra üzerinde hak iddia etmesi ve aralarındaki savaşın başlamasından sonra Rusya Federasyonu uluslararası pek çok spor organizasyonundan men edildi. Rus sporcular, o organizasyonlara katılınca Rusya adına değil, şahıslar adına katılabiliyor. Biz buradan önümüzdeki temmuz ve ağustos aylarında Paris’te yapılacak olimpiyat oyunları başta olmak üzere uluslararası bütün spor organizasyonlarından Gazze’deki katliam, soykırım suçu devam ettiği müddetçe soykırımcıların ve bu soykırımı alkışlayanların men edilmesi gerektiğini söylüyoruz ve bütün dünya kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz. Eğer uluslararası olimpiyat komitesi böyle bir karar almazsa, eğer uluslararası futbol, basketbol, voleybol, bütün spor branşlarında bu soykırımcıları organizasyonlardan men etmezse diğer ülkeleri bu organizasyonları boykot etmeye çağırıyoruz” dedi. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-israilin-vahsi-tutumu-karsisinda-bahane-kabul-edilemez/feed/ 0
Gazze’deki Kadın Gazeteciler İsrail’in Savaş Suçlarını Dünyaya Duyuruyor https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-kadin-gazeteciler-israilin-savas-suclarini-dunyaya-duyuruyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-kadin-gazeteciler-israilin-savas-suclarini-dunyaya-duyuruyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 07:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16956 Tüm dünya “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarken, Gazze’deki kadın gazeteciler, İsrail’in işlediği savaş suçlarını ve Gazze halkının dramını dünyaya duyurmak için çalışıyor.

Gazze’de görev yapan Filistinli kadın gazeteciler, bu yıl dünyadaki diğer meslektaşları gibi ekonomik, sosyal ve siyasi başarılarını kutlamak yerine kayıp, yıkım, açlık, susuzluk ve soykırımı belgeliyor.

Kadın gazeteciler, 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden savaş boyunca halkın yaşadığı drama kadınların gözünden ışık tuttu ancak kendileri de bu dramın bir parçası oldu.

AA muhabirine konuşan kadın gazetecilerden Hind el-Hudari, Gazze’deki Filistinli kadınların Dünya Kadınlar Günü’nde, İsrail’in soykırımına maruz kalacağını hayal etmediğini söyledi.

Gazze’de gazeteci kadınlar, dramın bir parçası oldular

“Dünya, Kadınlar Günü’nü kutluyor Filistinli kadınlar ise evlerinden oldular, sevdiklerini kaybettiler, aç kaldılar, bugünleri ve gelecekleri ellerinden alındı, evlerini ve çocuklarını kaybettiler.” diyen Hudari, şöyle devam etti:

“Savaş bizi çok etkiledi. Ben bir gazeteci olmaktan çok yerinden edilmiş biriyim. Ailemi ve eşimi bırakıp her koşulda Gazze’de kalmayı ve savaşı takip etmeyi seçtim. Bu benim için çok şey ifade ediyor.”

Yaşadıkları olayların fiziksel ve psikolojik etkilerinin çok büyük olduğunu kaydeden Hudari, sadece gazetecilerin değil Gazze’deki tüm kadınların İsrail ordusu tarafından çok çeşitli ihlallere maruz kaldığını belirtti.

Başta kadınlar olmak üzere Filistinlilerin temel insani haklardan mahrum olduklarını vurgulayan Hudari, “Banyo yapmak (tehlikelere) meydan okuma demek, bir tas yemek bulmak değerli bir hazine bulmak demek.” diye konuştu.

Gazze’de kadınlar, ya şehittir ya dul kalmıştır ya yaralıdır. Evini, işini ya da sevdiklerini kaybetmiştir.” ifadelerini kullanan Hudari, Dünya Kadınlar Günü’nde Filistinli kadınların çektiği çilelerin dünya tarafından görülmesi temennisinde bulundu.

Amaçları gerçek resmi göstermek

Deyr el-Belah’tan Gazze’nin güneyindeki Refah kentine göç eden Filistinli foto muhabiri Dua el-Baz ise Dünya Kadınlar Günü’nde kamerasıyla “savaşı ve katliamları” belgelemeye devam etti.

Savaşın başından bu yana ailelere ve özellikle kadınlara yönelik işlenen ihlalleri belgelediğini söyleyen Baz, “Dünya Kadınlar Günü’nde Gazze’de en çirkin katliamlara maruz kalan kadınların yaşadıklarını aktaracağız. Bu savaşta İsrail, evlerimizi bombaladı, sevdiklerimizi ve dostlarımızı öldürdü ve bunu yaparken hiçbir ayrım gözetmedi.” dedi.

Baz, “Özel ihtiyaçlarımız dahil her şeyden yoksunuz ve gazeteciler olarak gerçek resmi göstermek için mücadele ediyoruz.” diye konuştu.

En küçüğü 8 aylık 4 çocuk annesi TRT Arapça muhabiri Ruba el-Acrami ise İsrail’in düzenlediği saldırılar ve uyguladığı ablukanın, başta kadınlar olmak üzere tüm Filistinlileri, hayatta kalma mücadelesine ittiğini söyledi.

Gazze’deki gazetecilerin, İsrail’in saldırılarına rağmen yaşananları aktarmaya devam edeceğini dile getiren Acramı, şunları kaydetti:

“Dünya, 8 Mart’ı kutlarken, Filistinli kadınlar ölüm kalım mücadelesi veriyor. Pek çok defa yerinden edilen ve son olarak Refah’a gelen ailemin temel ihtiyaçlarını karşılamak için tüm gayretimi sarf ediyorum, aynı zamanda da Gazze’de yaşananları dünyaya duyurmaya çalışıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-kadin-gazeteciler-israilin-savas-suclarini-dunyaya-duyuruyor/feed/ 0
Türk Kızılay, STK’ların desteğiyle en büyük yardım gemisini Gazze’ye uğurladı https://www.haber60.com.tr/turk-kizilay-stklarin-destegiyle-en-buyuk-yardim-gemisini-gazzeye-ugurladi/ https://www.haber60.com.tr/turk-kizilay-stklarin-destegiyle-en-buyuk-yardim-gemisini-gazzeye-ugurladi/#respond Thu, 07 Mar 2024 23:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16676 Türk Kızılay tarafından STK’ların desteğiyle hazırlanan 2 bin 737 tonluk en büyük yardım gemisi, Mersin’den Gazze’ye uğurladı.

Gazze’deki savaş mağdurlarına desteğini sürdüren Türk Kızılay, bölgeye yardım ulaştırmak için çabalarına devam ediyor. Bu çerçevede sivil toplum kuruluşları iş birliğiyle Ramazan ayı öncesi yaklaşık 2 bin 737 tonluk yardım malzemesini Gazze’ye ulaştıracak 7’inci yardım gemisi hazırlandı. Hazırlanan en büyük yardım gemisi, bugün Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ve STK temsilcilerinin katılımıyla Mersin Limanı’ndan uğurlandı. Yardımların önce Mısır’a, ardından da ülkedeki Türk Kızılay uzman personelinin yönlendirmesiyle tırlarla Refah Sınır Kapısı’ndan Gazzelilere ulaştırılacağı ifade edildi. 7’inci yardım gemisinde başta hazır yemek içerikli gıda kolileri, su, gıda paketleri, un, giyim, hijyen, çadır, uyku tulumu, battaniye gibi barınma malzemeleri, tıbbi malzeme ve bebek malzemeleri bulunduğu kaydedildi.

“Bu gemi Kızılay’ın gemisi değil, bu gemi iyilik gemisi”

Gazze’nin en çok temel ihtiyaç malzemelerine ihtiyaç duyduğunu belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bugün en büyük gemimizi uğurlamanın heyecanını yaşıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’den 12 uçak ve 6 tane gemi gitti. Arkamda gördüğünüz gemi, bugüne kadarki yardımların en büyüğünü ifade edecek. Bu gemi 2 bin 700 tonu aşan bir kapasiteye sahip. İçinde çok kıymetli emanetlerimiz var. Bu gemi Kızılay’ın gemisi değil, bu gemi iyilik gemisi. Bu gemi Türk halkının şefkatini, yardımseverliğini, duasını ve iyiliğin taşıyor. Bizler de bu iyiliğin emanetçileri olarak gözümüz gibi bakıp 3 günde Mısır’a, oradan tırlara yüklenerek Gazze’ye ulaşmasını sağlayacağız” dedi.

Yardımların sürekli ve uzun süreli yapılmasının önemli olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu geminin boşalmasının ardından tekrar gelerek yüklenip tekrar gönderileceğini kaydetti.

“Gazze olayında bir devletin olmasının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz”

Ramazan ayının önemine de değinen Yılmaz, “Biz burada iki tane büyük operasyonu birlikte yürüteceğiz. Bunlardan biri deprem bölgesi, buradan Hatay’a gideceğiz ve Ramazan kampanyamızı başlatacağız. Deprem bölgesindeki ihtiyaçlar çok farklı, Gazze’deki ihtiyaçlar çok farklı. Biz aslında başımızda bir devletin olmasının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz Gazze olayında tekrar tekrar. Gazze’de şu anda insanlar açlıktan ölüyor, suya, ilaca ulaşamıyorlar, yaşam mücadelesi veriyorlar. Biz bir taraftan deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın elini bırakmayacağız, bir taraftan da Gazze’ye ‘Biz sizi unutmadık’ demeye, en azından yardımlarımızı göndermeye devam edeceğiz. Bir taraftan da çok yüksek sesle diyeceğiz ki, ‘Yeter.’ Bir savaşın da onuru olması lazım. Uluslararası hukuka uygun olarak yürütülmesi lazım. Sivillerin, kadınların, çocukların hedef alınmaması lazım. Dolayısıyla biz bu dram devam ettiği müddetçe ilk olarak bu gemilerle insani yardım malzemeleri, ardından da kalıcı ateşkes sağlandıktan sonra da Gazze’nin yeniden imarı noktasında tüm mazlumlara kucak açan bir ülkenin evlatları olarak orada hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-kizilay-stklarin-destegiyle-en-buyuk-yardim-gemisini-gazzeye-ugurladi/feed/ 0
Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, ‘Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu’nu tüm parlamentolara ve insan hakları savunucularına gönderdi https://www.haber60.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-gazze-insanligin-felaketi-ozel-raporunu-tum-parlamentolara-ve-insan-haklari-savunucularina-gonderdi/ https://www.haber60.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-gazze-insanligin-felaketi-ozel-raporunu-tum-parlamentolara-ve-insan-haklari-savunucularina-gonderdi/#respond Thu, 07 Mar 2024 08:33:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16528 Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu”nun tüm parlamentoların insan hakları komisyonları ile insan hakları savunucularına gönderildiğini belirterek, “Güney Afrika’nın büyükelçisi, Uluslararası Adalet Divanına gönderilmek üzere raporu cumhurbaşkanlarına iletecek.” dedi.

Kamu Denetçiliği Kurumunca (KDK) hazırlanan ve geçen hafta TBMM’de düzenlenen toplantıyla tanıtılan “Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu”, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, BM organları ve komiteleri, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Uluslararası Ceza Mahkemesi başta olmak üzere uluslararası birçok kurum ve kuruluşa gönderildi.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kamu Başdenetçisi Malkoç, İsrail’in soykırımını belgeleyen önemli bir rapor hazırladıklarını vurguladı. Malkoç, raporun Dışişleri Bakanlığı tarafından da Antalya Diplomasi Forumu’nda 200’e yakın ülkenin temsilcisine verildiğini söyledi.

Raporun takibini sıkı şekilde yapacaklarını aktaran Malkoç, “İnanıyorum ki rapor, Gazze katliamının, savaş suçlarının, soykırımın sorumlularının yargılanacağı mahkemelerde delil olarak kullanılacaktır.” ifadesini kullandı.

“Gazze dünyanın en büyük çocuk mezarlığına dönüştü”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş öncülüğünde raporun kamuoyuna duyurulduğunu hatırlatan Malkoç, TBMM’deki tanıtım toplantısının ardından birçok ülkenin büyükelçisinin, rapora ilişkin kendilerinden randevu istediğini anlattı. Malkoç, “Güney Afrika’nın büyükelçisi, Uluslararası Adalet Divanına gönderilmek üzere raporu cumhurbaşkanlarına ileteceklerini söyledi. Ayrıca denetçimiz Fatma Benli Yalçın başkanlığında bir ekip, elektronik ortamda raporu, dünyadaki bütün insan hakları savunucularına, ombudsmanlara, ülkelerin parlamentolarındaki insan hakları komisyonlarına, yargılama yapacak olan bütün kurumlara gönderdiler. “diye konuştu.

“7 Ekim’den bu yana Gazze dünyanın en büyük çocuk mezarlığına dönüştü.” diyen Malkoç, dünyada Gazze’de yaşanan katliamın başka örneğinin olmadığını söyledi. Malkoç, “Gazze’ye, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombasının 3 katı tesirinde bomba bıraktılar. 70 bin tona yakın bomba… Gazze, Ankara’nın Keçiören ilçesi, İstanbul’un Eyüp ilçesi kadar bir yer. Üzüldüğümüz şey şu. ABD ve Avrupa’nın birçok ülkesi halen İsrail’den yanalar. Sevindiğimiz husus şu. Dünyada vicdan sahibi, insan onuruna değer veren milyonlarca insan sokaklara dökülüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa ve Amerika’nın ortaya koyduğu dünya sisteminin Gazze’de yaşananlarla birlikte çöktüğünü vurgulayan Malkoç, Avrupa ve ABD’nin insan haklarıyla ilgili ortaya koyduğu bütün teori ve içtihatların Gazze’de öldüğünü belirtti. Dünyanın insan hakları açısından yeni bir soluğa ihtiyacı olduğunu ifade eden Malkoç, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı’mızın ‘Dünya beşten büyüktür’ söylemi ve bütün dünyada bunun ilgi bulması, en somut gösterge. 7 Ekim’den sonra gerek Gazze gerek Filistin gerekse dünyada insan haklarıyla ilgili hukuk yeniden ele alınacak. Türkiye’de bizim gibi insan hakları kurumlarına büyük görev düşüyor. Biz bu sorumluluğu yerine getirmek için bu raporu hazırladık.”

“Gazze’de kadın olmak konulu bir broşür hazırladık”

Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın da İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de soykırım gerçekleştirdiğini, kadınların ve çocukların İsrail’in saldırılarından en çok etkilenen kesim olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun tespitine göre hamile kadınların hastaneye giremediği için yüzde 300’e varan oranlarda düşük tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu aktaran Yalçın, “7 Ekim’de Gazze’de 50 bin hamile kadın vardı. Gazze’de 2 milyon insan yerinden edildiği için insanlar temiz suya, gıdaya erişme imkanına sahip değiller. Dolayısıyla bu kadınlar sağlıklı doğum yapma imkanına sahip değiller. Bu nedenle çok fazla çocuk ölümü yaşanıyor. Hatta kadınların anestezi olmadan sezaryen yaptırmak zorunda kaldığına dair çok fazla bildirim var. Gazze’de kadınlar için her şey çok daha kötüye gidiyor. 8 Mart’ta bunu, bütün dünyaya duyurmak gerek.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de öldürülen kadın sayısının 7 bin 500’ü geçtiğini bildiren Yalçın, dünyadaki kadın örgütlerinden seslerini 8 Mart’ta, “Gazze’deki kadın ve çocuk katliamına dur” demek için yükseltmelerini istedi. Yalçın, “Gazze’de kadın olmak konulu bir broşür hazırladık. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) ile birlikte Birleşmiş Milletlerde gerçekleştirilecek Kadının Statüsü’nün Güçlendirilmesi Kongresi’nde sunacağız.” dedi.

Gazze’de kadın ve çocukların keskin nişancılar tarafından hedef alınarak öldürüldüğünü bildiren Yalçın, raporla, Gazze’de var olanı belgelendirdiklerini kaydetti.

Gazze’de yaşananların, İsrail’in yaptıklarının cezasız kalmasının neticesi olduğunu dile getiren Yalçın, “Dünya buna daha yüksek sesle karşı çıkmazsa, Filistin Birleşmiş Milletlerde bağımsız bir devlet olarak kabul edilmez, acil ateşkes sağlanmazsa, bu dünyada yaşanan bütün hak ihlalleri tüm dünyadaki yönetimlerin iştirak ettiği suçlar haline gelecek. Biz sadece var olan vakaları, dünyanın en büyük soykırımını belgelendirmek üzere kullanmış durumdayız.” diye konuştu.

Gazze’de binden fazla çocuğun kolunun ve bacağının kesildiğini belirten Yalçın, İsrail’in hastanelere saldırılar düzenlemesi nedeniyle çocukların anestezi olmadan ameliyat edildiğini kaydetti. Yalçın, “Gazze’de her gün 10 çocuğun kolu ve bacağı anestezi olmadan kesiliyor. Gazze konusunu düşünen herkesin, 8 Mart’ta ‘O çocuğun annesi ben olsaydım ne yapardım?’ sorusunu kendisine sorması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-gazze-insanligin-felaketi-ozel-raporunu-tum-parlamentolara-ve-insan-haklari-savunucularina-gonderdi/feed/ 0
Bebeği açlıktan ölen Gazzeli baba: ‘Oğlum zaten öldü, diğer bebekler ne olacak?’ https://www.haber60.com.tr/bebegi-acliktan-olen-gazzeli-baba-oglum-zaten-oldu-diger-bebekler-ne-olacak/ https://www.haber60.com.tr/bebegi-acliktan-olen-gazzeli-baba-oglum-zaten-oldu-diger-bebekler-ne-olacak/#respond Thu, 07 Mar 2024 05:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16470 “Gazze’de açlık çeken çocukların kaderi ne olacak? Onları kurtarabilecek birini bulabilecekler mi ya da ölecekler mi? Benim oğlu Ali zaten öldü.”

Geçtiğimiz günlerde, Gazze’nin kuzeyindeki tek çocuk hastanesinde yetersiz beslenme susuzluktan ölen Ali’nin babası, burada tedavi gören diğer çocuklar için yardım istedi. Bu sırada BM de yardım teslimatları önemli ölçüde artmazsa açlık yaşanacağı uyarısında bulundu.

BBC Arapça’nın Gazze Yaşam Hattı radyo servisine konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen baba “Ali savaşta doğdu. Annesinin yiyecek yemeği, bir şeyi yoktu. Bu nedenle böbrekleri iflas etti” dedi.

“Ali’nin yaşamı günden güne kötüleşti. Hastanelerde tedavi ettirmeye çalıştık ama işe yaramadı. Ali tüm dünyanın gözleri önünde öldü, vefat ederken izlemekten başka bir şey yapmayan dünyanın.”

Ali, Dünya Sağlık Örgütü’nün, Bey Lahiya kasabasındaki büyük taleple başa çıkmaya çalışan Kemal Adwan Hastanesini haftasonu ziyaret eden Dünya Sağlık Örgütü ekibinin, yetersiz beslenme nedeniyle öldüğünü söylediği 10 çocuktan biriydi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, geçen haftadan bu yana yetersiz beslenme ve susuzluk nedeniyle 18 çocuğun öldüğünü ve bunların 15’inin Kamal Adwan Hastanesi’nde hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık ayrıca aynı hastanede yetersiz beslenme nedeniyle tedavi gören altı bebeğin de durumunun kaygı verici olduğunu duyurdu.

BM’nin çocuklara yardım kuruluşu UNICEF, İsrail ve Hamas arasındaki savaş sona ermez ve insani yardımlar önündeki engeller derhal kaldırılmazsa, açlıktan ölen çocuk sayısının hızla artacağı uyarısını yaptı.

Gazze Sağlık Bakanlığı, savaşın başlangıcından bu yana İsrail saldırılarında öldürülen 30.700’den fazla kişinin ve yaralanan 72 bin kişinin % 70’nin kadınlar ve çocuklar olduğunu söylüyor.

İsrail Ordusu, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısında 1200 kişiyi öldürmesi ve 253 kişiyi öldürmesinden sonra Gazze’ye yoğun bir hava ve kara saldırısı başlattı.

Gazze’nin kuzeyindeki tahminen 300 bin kişinin tecrit altında yaşadığı söyleniyor ve Dünya Gıda Programına göre çok az yardım gönderilebilmesi yüzünden, açlık feci boyutlara ulaştı.

BM kuruluşlarının Ocak ayında yaptığı yetersiz beslenme taramasında iki yaşın altındaki her altı çocuktan birinin ciddi yetersiz beslenme yaşadığını göstermişti. Bu çocukların yaklaşık % 3’ünün derhal tedaviye ihtiyacı vardı.

Besleyici gıda yokluğu, temiz içme suyu ve tıbbi hizmetlerin olmaması ve aynı zamanda saldırıların getirdiği tükenmişlik ve travma, annelerin bebeklerini emzirebilmesine darbe vuruyor. Anne sütü ya da mama olmadan, bebekler hızla susuz ve gıdasız kalabiliyor ve bu durum da böbrek yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden hastalıklara yol açabiliyor.

Kemal Adwan’ın yoğun bakım ünitesinde çalışan Dr. Samia Abdül Celil, Gazze Yaşam Hattı’ndaki bir söyleşide, küçük bir kız bebek ve ablasının hastanede birkaç gün arayla öldüğünü söyledi.

“Sadece o küçük kıza değil, tüm bir yoğun bakım ünitesine süt verilmesinde zorluklar yaşıyorduk. Küçük miktardaki sütünü içemeden öldü.”

Dört aylık erkek bebek Salah Samara, Dr. Abdül Celil ve çamlışma arkadaşlarının ellerindeki kısıtlı kaynaklarla tedavi etmeye çalıştığı bebeklerden biri.

Annesi prematüre doğduğunu ve aşırı derecede susuz kaldığını söylüyor. Şimdi kronik böbrek yetmezliği ve idrar yapamama yaşıyor. Bu da çok acılı ve karın bölgesinde şişme yapıyor.

“Ona olanlar yüzünden kalbim çok acıyor. Çocuğunuzun idrarını yapamadığı için ağladığını her gün görmek çok zor bir şey…ve doktorlar da ona yardımcı olamıyor.”

“Hayatının başındaki bir çocuk olarak tedavi görmeye ve diğer her şeye hakkı var.”

“Durumu her gün daha da kötüleşiyor. Derhal ve acilen dışarıda tedavi edilmesine ihtiyacı var. Umarım sesimi duyan birileri çocuğumun tedavisine yardımcı olur.”

Kamal Adwan’ın Başhekimi Dr. Ahmed el Kahlot ise sağlık bakanlığının duyurduğu çocuk ölümlerinin, sorunun gerçek boyutunu aktarmadığını söylüyor.

“Yetersiz beslenme nedeniyle ölümler iki hafta önce sayılmaya başlandı. Dolayısıyla asıl sayı bundan çok daha yüksek.”

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr Tedros Adhanom Ghebreyesus, X’teki paylaşımında, kuruluşun Kamal Adwan ve haftasonu ziyaret edilen bir diğer hastaneye, yakıt ve bazı temel tıbbi malzemeleri ulaştırmayı başardığını söyledi. Ancak götürülebilenlerin acil hayat kurtaran malzeme ihtiyacının çok az bir kısmı olduğu uyarısında da bulundu.

Ghebreyesus “İsrail’e insani yardımların güvenli ve düzenli olarak ulaştırılabilmesi talebinde bulunuyoruz. Siviller, özellikle de çocuklar ve sağlık çalışanlarının yardımların derhal artırılmasına ihtiyacı var. Ancak tüm hastaların en önemli ilacı barış” dedi.

Batılı hükümetler de İsrail’e yardım gönderilebilmesi adına daha çok şey yapması için baskıyı artırıyor. ABD Başkanı Joe Biden “Gazze’ye yardım ulaştırmalıyız. Hiç bahane yok, hiç” dedi.

Ancak Dünya Gıda Programı Salı günü, Gazze’nin kuzeyine iki hafta aradan sonra ilk yardım ulaştırma girişimlerinin İsrail askerleri tarafından engellendiğini duyurdu.

Kuruluş, 14 kamyondan oluşan konvoyun bir kontrol noktasından geri çevrildiğini ve “çaresiz insanlardan” oluşan kalabalık tarafından yağmalandığını belirtti.

İsrail Savunma Bakanlığı’nın Gazze’ye yardım erişimini koordine eden departmanı ise “Gazze’deki sivil halka yönelik insani yardım çabalarını genişletmeye devam edeceğiz. Bir yandan da rehinelerimizi Hamas’ın elinden alma ve Gazze’yi Hamas’tan kurtarma amaçlarımıza ulaşacağız” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bebegi-acliktan-olen-gazzeli-baba-oglum-zaten-oldu-diger-bebekler-ne-olacak/feed/ 0
Murat Kurum: Bizim yaptıklarımızı yanından bile geçemezler https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-bizim-yaptiklarimizi-yanindan-bile-gecemezler/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-bizim-yaptiklarimizi-yanindan-bile-gecemezler/#respond Thu, 07 Mar 2024 04:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16458 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Birine ‘Buraya yabancı’ diyebilmeniz için gerçekten sizin buraya çok daha fazla eserinizin, hizmetinizin, geçmişinizin olması gerekir ki böyle bir ifade kullanın. Yani bizim yaptığımız işleri, bitirdiğimiz işleri koyduğunuzda emin olun yanından bile geçemezler. Bizim yanımızda çırak bile olamazlar, çırak.” dedi.

Kurum, NTV’de katıldığı canlı yayında seçimlere işaret ederek, İstanbul’un yorulduğunu, bazı beklentilerin karşılanmadığını, kendilerinin gittiği yerlerde de ulaşımdan kentsel dönüşüme, yeşil alanlardan sosyal politikalara kadar projelerini paylaştıklarını söyledi.

İmamoğlu’nun kendisine yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Kurum, “Sürekli biz bu polemiklerle 55-60 gündür karşılaşıyoruz ama şununla karşılaşmadım, Yani ‘Murat Kurum işte 650 bin konut yapacak, bunu yapabilir mi?’ metroyla ilgili ‘Metro hattını 2 katına çıkaracak, bunu becerecek bir ekibi, kadrosu var mı?’ veya ‘Yeşil alanla, çevreyle ilgili hedeflerini paylaştı, bu hedefler yapılabilir mi, yapılamaz mı?’ gibi proje üzerinden, İstanbul sorunları üzerinden hiçbir şekilde konuşmuyoruz. Maalesef bunları konuşamıyoruz, karşıda kibri siyasi aklının önüne geçmiş bir belediye başkanı adayımız var ve bu aday sürekli, her gün bir farklı gündem ve polemik peşinde, aslında 5 yıldır da böyleydi.” diye konuştu.

Kurum, kendisine yönelik “ithal aday” eleştirisiyle ilgili olarak geçmişte İstanbul’da yürüttüğü projeleri aktardı, “Birine ‘Buraya yabancı’ diyebilmeniz için gerçekten sizin buraya çok daha fazla eserinizin, hizmetinizin, geçmişinizin olması gerekir ki böyle bir ifade kullanın. Yani bizim yaptığımız işleri, bitirdiğimiz işleri koyduğunuzda emin olun yanından bile geçemezler. Bizim yanımızda çırak bile olamazlar, çırak.” ifadelerini kullandı.

Gazze ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine Kurum, “Dün bizi Gazze, Filistin üzerinden eleştiren belediye başkanı bugün tır dorsesinin arkasına geçip sevimlilik pozu veriyor. Tabii bu pozdan ötürü kendisini ben tebrik ediyorum, iyi poz vermeyi biliyor ve şunun için de seviniyorum, ucunda Gazze’ye iyilik dokunacak her işin biz yanındayız. Ekrem Bey bizi takip ederse aslında böyle iyi örnekleri, böyle iyi hizmetleri yapacaktır. Bizim bu söylemimiz üzerinden Gazze’ye yardım yapmış olması da bizim için sevindirici bir durumdur.” dedi.

Kurum, her zaman mazluma el uzatan bir toplum olunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

“Biz her zaman ülke olarak destek olan bir toplumuz. Burada İstanbul Büyükşehir Belediyesi işte bizim söylemimiz üzerine bir tır gönderiyorsa, bu yanlış bir şey olamaz. Oraya bir çadır kuruyorsa, oraya çocukların ihtiyacı için bir anaokulu yapıyorsa, bir okul yapıyorsa bundan daha büyük güzellik olabilir mi? Yani şimdi bunu siyasi bir malzeme haline getirmek olan yanlıştır. Şimdi biz söyledikten sonra oraya gidip tırın dorsesi önünde fotoğraf çekmek, poz vermek yanlış olan budur. Biz Gazze’ye, oradaki yavrularımıza, çocuklarımıza yardım etmemiz kadar bence insani bir duruş, bunun dışında bir duruş olamaz. Bu gerçekten insani ve vicdani bir duruştur. Bunu söyledim ben, bunun üzerinden tabii yine siyasi polemikler üretmeye çalıştılar. Bunu üretip diğer taraftan da gidip tır dorsesinde poz verdiler. Nasıl bir anlayış bu o zaman? Madem bizim söylemimiz yanlışsa, evet oradaki, Gazze’deki çocuklar sevinecek çünkü onları düşünen birileri var.”

Açıklamasında sanki kazanamazsa ya da rakibi kazanırsa Gazze üzülecek gibi bir anlam çıkabileceğinin söylenmesi üzerine Kurum, “Kaç aydır Gazze’de bir zulüm var, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir yardım yaptığını gördünüz mü, orası için bir mücadele verdiğini gördünüz mü? Şu 5 yıllık süreçte o bekleyen sadece Gazze değil işte Ukrayna’da da var, öbür tarafta Afganistan da var, Pakistan da var. ya ne olur şurada bir araya gelsek de hep birlikte tır yollasak, oraya yemek yollasak, oradaki insanların kıyafetlerini yollasak? İstanbul’un gönlü o kadar büyük ki yani şimdiye kadar niye yapmadılar? Ellerinden tutan mı vardı?” diye konuştu.

Kurum, süreç içinde yaşanan dil sürçmeleri ve bunlara yönelik eleştirilerle ilgili olarak, şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuların geneline baktığınızda İstanbul var mı? Gene yok. İstanbul’un sorunları var mı? Gene yok. Ne var? Aynı 5 senedir yaşanan polemikler var. Sırf o polemiklerle bir yere gelmeye ve bir yerde tutunmaya çalışıyorlar. Aslında bunların tamamının nedeni şu, telaşlandılar. Ne yapacaklarını hem Özgür Özel hem de Ekrem Bey tam olarak bilmiyorlar. Neden? Çünkü kendilerini öyle bir yerde görüyorlardı ki ‘Ya biz bu seçimi açık ara alırız ve büyük bir coşkuyla büyük bir zafer kazanırız ardından da işte başka emellere ve hedeflere yürümek üzere burayı bir basamak olarak kullanırız.’ bakış açısı vardı. Ama gelinen süreçte bunun böyle olmadığını, ‘Nasıl olur da böyle olmaz?’ düşüncesi aslında onların bu anlamda ne yapacaklarını şaşırdıkları bir durum içerisine kendilerini soktu. Dolayısıyla biz insanız, hata da yapabiliriz, gaf da yapabiliriz, farklı bir söylem de bu manada söyleyebiliriz ama en azından samimiyiz. Yani samimi olmak her şeyden daha değerli. İnsansınız, hata yaptığınızda o hatadan dönmek de bir erdemliktir. veya gaf da yaparsınız, hemen arkasından düzelttiğinizde aslolan ‘Adam söyledi ama düzeltti ya olabilir, ne olacak?’ Yani bu bakış açısı doğru olandır. Diğer tarafta ya bunu kendi adına bir siyasi rant meselesi yapmak insanlığa da yakışmaz. Yani onlar da yapıyor, daha büyüklerini yapıyorlar ama ben onları kullanmam, kullanmanın doğru olduğunu da düşünmüyorum. Yani bunu tartışmanın İstanbul’a bir faydası yok ama dönüp dolaşıp oraya geliyorlar.”

İBB Başkan adaylarının performanslarının sorulması üzerine Kurum, “Başında Başak Demirtaş adaylığını ilan etti, sonra Kandil’den bir talimat geldi. O talimat çerçevesinde Başak Demirtaş ‘Ben aday değilim.’ dedi. Orada terör örgütü elebaşı açıklama yaptı, ittifakı işaret etti, ‘İttifak şöyle olmalıdır.’ dedi. Sonra aday değişti, iki tane aday çıktı. O adayların da ne yapıp yapmayacağını göreceğiz. Ama sonuçta masa arkasında her zaman yaptıkları gibi gerçekleri ifade edemedikleri bir ittifak söz konusu. Bunu da niye gizlerler onu da anlamıyorum. Yani yaptıysanız, yaptınız açık bir şekilde çıkıp mertçe deyin ki ‘Biz ittifak yaptık.’ Bunu da söyleyemiyorlar. İşte hep aynı masada bir bakıyorsunuz 6 kişi, 8 kişi, biri üstünde, biri altında. Ucu nereye uzanıyor? Zaten milletimiz biliyor. O yüzden bunların ne yaptığı da açıkçası bizi ilgilendirmiyor. Diğer adayların nasıl bir söylem içerisinde olduğu da beni ilgilendirmiyor, ‘Sadece İstanbul, İstanbul’a odaklanacağız’ dedim.” diye konuştu.

Kurum, İstanbul’da yürütülecek kentsel dönüşüm ve afetlere hazırlık projelerini şöyle anlattı:

“Mesela metrobüs yolunu afette acil ulaşım yolu olarak kullanacağız. Yani ona göre bir tedbir alacağız, bariyerleri olacak. Afet esnasında sadece oraya ambulansların, arama kurtarma ekiplerinin kullanacağı yollar olacak. Yine o metrobüs yolunda kuzeye ve güneye bağlayacağımız afet yolları olacak. Buralarda deprem esnasında vatandaşımızın ulaşabileceği, erişebileceğimiz onlara, yardım götürebileceğimiz ulaşım yolları olacak.”

Kurum, kente yönelik ulaşım projelerinin sorulması üzerine mevcut duruma ilişkin verileri paylaştı ve “Uğraştıran değil ulaştıran İstanbul” sloganıyla hazırladıkları projeleri aktardı.

Murat Kurum, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı’nın açılışıyla ilgili olarak hattın 10,9 kilometre uzunluğunda olduğunu fakat 5,3 kilometrelik kısmının açılacağını, bu kısmın da 3 kilometresinin 2019’dan sonra yapıldığını kaydetti.

Kanal İstanbul projesine ilişkin Kurum, şunları kaydetti:

“Anketler yaptığımızda da sahada da vatandaşımızın en önemli gündemlerinden bir tanesi ulaşım, diğeri deprem, deprem dönüşümü, kentsel dönüşüm, konut, kira fiyatları, hane ekonomisinin yükseltilmesi gibi sosyal yardımlar, gençlerin kütüphane, yeşil alan talepleri gibi sıralanıyor. Yani bu acil gündemlerimiz, bu gündemleri yapmadan biz farklı bir gündem peşinde İstanbul’un kaynaklarını kullanmayacağız, gündemimize almayacağız.”

Kurum, seçmenlere seslenerek, “Kim, ne yapmak istiyor? Geçmişte ne yapmış? Bugün söylediklerini yapar mı, yapmaz mı? Buna baksınlar. ve işin sonunda İstanbullu huzurla, güvenle yaşayacağı, yeşilin arttığı, mavinin korunduğu, ulaşabildiği, sokaklarında huzurla, güvenle gezdiği bir İstanbul olsun istiyoruz. Bunu yapmak için de tüm İstanbulluların oyuna talibiz, onlarla birlikte kazanacağız, onlarla birlikte çalışacağız, onlarla birlikte yöneteceğiz.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-bizim-yaptiklarimizi-yanindan-bile-gecemezler/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Filistinli kadınlar insanüstü bir çaba sarf ediyor https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-filistinli-kadinlar-insanustu-bir-caba-sarf-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-filistinli-kadinlar-insanustu-bir-caba-sarf-ediyor/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16294 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Tüm dünyada direnişin sembolü olan Filistinli kadınlar, çocuklarını yaşatmak, vatanlarını korumak için insanüstü bir çaba sarf ediyor” dedi.

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) tarafından ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ dolayısıyla Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde “Filistinli Kadınlarla Uluslararası Dayanışma Konferansı” düzenlendi. Konferansa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, 37 ülkeden 60 sendikacı ile KKTC ve Türkiye’nin 81 ilinden 5 bine yakın HAK-İŞ üyesi kadın katıldı. Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada mübarek Ramazan ayına sayılı günler kaldığını hatırlatarak, “Bu dualar, Filistin başta olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun zulüm altında yaşayan tüm mağdur ve mazlum halkların kurtuluşuna vesile olsun” ifadesini kullandı.

“Filistinliler, İsrail tarafından yol edilmeye çalışılıyor”

Asırlardır barışın ve huzurun temsilcisi olan Filistin topraklarının bugün bir ateş çemberi altında olduğunu belirten Bakan Göktaş, “Asırlardır bu topraklara hayat veren, yurt bilen Filistinliler kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden İsrail tarafından yok edilmeye çalışılıyor. Filistin, bütün dünyanın gözü önünde yağmalanıyor, Filistinli kardeşlerimiz soykırıma uğruyor” diye konuştu.

“Güvenli olduğu söylenen bölgeler sürekli bombalanıyor”

75 yıldır işgal altında yaşayan Filistinlilerin Mescid-i Aksa’yı korumak için canlarını siper ettiğine dikkati çeken Bakan Göktaş, “7 Ekim’den beri süren saldırıların şiddeti her geçen gün artarak devam ediyor. Hastaneler, okullar, mabetler, güvenli olduğu söylenen bölgeler sürekli bombalanıyor. Filistin’de anne olan bir kadın, çocuğunun doğduğu an ölümle karşı karşıya kalabileceğini biliyor” ifadelerini kullandı.

“Açlık ve susuzluğa maruz bırakılıyor”

Gazze’de binlerce çocuğun her yeni güne bomba sesleriyle uyandığını dile getiren Bakan Göktaş, şunları kaydetti:

“Binlerce çocuk evlerini, oyuncaklarını, kitaplarını, kıyafetlerini kaybediyor. Annelerini, babalarını, kardeşlerini kaybediyor. Açlık ve susuzluğa maruz bırakılıyor. Acılar içinde tedavi edilmeyi bekliyor. Tüm hakları ellerinden alınmış, yaşam alanları kullanılamaz hale gelmiş Gazzeli çocuklar en güzel yıllarını hapishanelerde geçiriyor.”

“Filistinli kadınlar unutulmaz yaralar alıyor”

Çocukların anne ve babalarının şefkatli kollarından koparılarak yetim kaldığına işaret eden Bakan Göktaş, “Bugün Gazzeli çocuklar, hiç büyüyemeden, çocukluklarını yaşayamadan, acılarını, haykırışlarını, gözyaşlarını kimseye duyuramadan bu dünyadan ayrılıyor. Akıl almaz zulümlere maruz kalan, her gün hayatla ölüm arasında yaşayan Filistinli kadınlar unutulmaz yaralar alıyor” dedi.

“Filistinli kadınlar insanüstü bir çaba sarf ediyor”

İsrail yönetiminin Filistin halkına gerçekleştirdiği zulümlerin kabul edilemez olduğunu aktaran Bakan Göktaş, şunları kaydetti:

“Tüm dünyada direnişin sembolü olan Filistinli kadınlar, çocuklarını yaşatmak, vatanlarını korumak için insanüstü bir çaba sarf ediyor. Her ne olursa olsun cesaretleriyle verdikleri mücadeleden asla ödün vermiyorlar. Sergiledikleri bu dik duruşla dünyada milyonlarca insanı adalet ve özgürlük için ayağa kaldırıyor. Buradan kalplerin uyanışına vesile olan güçlü Filistin kadınlarını selamlıyorum.”

“Filistin, ölesiye bir özgürlük destanı yazıyor”

Filistin’in sadece son teknolojik silahlara karşı mücadele vermediğine dikkati çeken Bakan Göktaş, “Filistin’de bugün yalana, dezenformasyona, zulme karşı da mücadele veriliyor. Her türlü insani değer, ahlak, vicdan ve hukuk yoksunluğuna karşı direnişin sembolü Filistin, ölesiye bir özgürlük destanı yazıyor. Bu vahşetten en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin dünyanın her yerinde kadınların ve çocukların haklarını savunmada önemli bir role sahip olduğunu belirten Bakan Göktaş, şu ifadelere yer verdi:

“Kadınların ve çocukların geleceklerini şekillendirmede aktif rol alacakları bir hayata sahip olmalarını savunuyoruz. Güvenli ve sağlıklı bir ortamda yaşamaları için dünyadaki bütün mazlum kadınların sesi olmaya devam edeceğiz. 11 Mart’ta başlayacak Birleşmiş Milletler 68. Kadının Statüsü Komisyonu toplantılarında da bu duygu ve düşüncemizi her fırsatta dile getireceğiz.”

Gazze’nin Filistinliler için son sığınak olduğunu dile getiren Bakan Göktaş, “Onların bu sığınaklarını korumak için biz de var gücümüzle Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da dile getirdiği gibi ‘Gazze için kıyamdayız.’ Adalet ve barış için sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.

“Filistin davası bizim davamızdır diye yola çıktık”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ise, Filistinli ve Gazzeli kadınların yanında olduklarını söyledi. Arslan, İsrail’in bütün baskı ve katliamlarına rağmen teslim olmayan Gazzeli kadınlara selam göndererek, “Filistin davası bizim davamızdır diye yola çıktık. İlk kez Türkiye-Filistin Parlamentoları Arası Dostluk Grubu’nu bir HAK-İŞ’çi kuruyor. İlkleri gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla HAK-İŞ, Filistin davasının başlangıcından itibaren özellikle katliamlara ve zulümlere direnme konusunda öncülük yapmıştır. Kimsenin sesinin çıkmadığı Gazze ablukasına karşı direniş ortaya koyan Mavi Marmara gemisinde HAK-İŞ’li kardeşlerimizi şehit verdik. HAK-İŞ, Mavi Marmara’da da vardı. Aynı zamanda Gazze’ye kimsenin giremediği günlerde yetimhane yaptırıp, Gazze’de rehabilitasyon merkezi açan HAK-İŞ’tir. 7 Ekim öncesinde de HAK-İŞ özellikle Filistin davasını ulusal ve uluslararası alanda temsil etmek için mücadele etmiştir” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-filistinli-kadinlar-insanustu-bir-caba-sarf-ediyor/feed/ 0
Tokyo’da İsrail Protestosu https://www.haber60.com.tr/tokyoda-israil-protestosu/ https://www.haber60.com.tr/tokyoda-israil-protestosu/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16253 Japonya’nın başkenti Tokyo’da, İsrail’i “yalnız ve sessiz” protesto eden Furusawa Yusuke, Japon halkının dikkatini Gazze’deki saldırılara çekmeyi hedefliyor.

Furusawa, protesto için başkentte bazı ünlü markaların mağazaları ile ABD ve İsrail’in Tokyo Büyükelçilikleri ve Japonya Dışişleri Bakanlığı gibi binaları tercih ediyor.

Günlük mesaisi sonrası bu tanınmış binaların önüne gelen Furusawa, “Gazze soykırımını durdur” yazılı pankartı havaya kaldırırken “Ateşkes” yazılı pankartı da boynuna asıyor.

Yaya trafiğinin yoğun olduğu noktalarda sessizce yalnız başına bekleyen Furusawa, kent halkının nazarıdikkatini Gazze’deki katliama çekmek istiyor.

Protestolarını, kar yağışı dahil sert kış koşullarında bile aksatmayan Furusawa, sessiz gösterilerinden kareleri, sosyal medya hesabından yayımlıyor.

“Her gün kalbimde”

Kanagawa kökenli 48 yaşındaki Furusawa, dünyanın en kalabalık yaya geçitlerinden, Tokyo’nun Şibuya bölgesindeki gösterisinde, İsrail’in Gazze’deki işgaline yönelik “sessiz ve yalnız duruşunu”, AA muhabirine anlattı.

Tokyo’da üniversiteyi bitirdiğini ve marangozluk yaptığını belirten Furusawa, Filistin-İsrail meselesinin temellerini, eğitim döneminde öğrendiğini, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısı sonrası İsrail’in Gazze’ye başlattığı işgalle durumun daha da farkına vardığını ifade etti.

İsrail ordusunun Gazze’yi işgalinde hastanelerin ve okulların yıkıldığına, bebekler dahil birçok sivilin öldürüldüğüne ilişkin videoları, sosyal medyada görebildiğini kaydeden Furusawa, başka ülkelerde 100 bini aşkın katılımlı İsrail karşıtı gösteriler düzenlenirken, Japonya’daki gösterilerin oldukça düşük katılımlı olduğunu söyledi.

Gazze’deki sivil katliamına yönelik duygularını paylaşan Furusawa, “Her gün kalbimde hissediyorum, hiçbir şey yapamadığım için üzüntü duyuyorum. Kayıtsız ve sorumsuzca davrananlara nefret besliyorum.” dedi.

“Başka bir ülkede” ve “dini çatışmalar” şeklinde nitelendiriliyor

Çevresinde bu konuda konuşabileceği pek kimsenin bulunmadığını anlatan Furusawa, “Filistin meselesi, Japonya’daki haberlerde pek sık yayımlanmıyor ve arkadaşlarla bu konu hakkında konuştuğumda ‘konuyu anlamadıklarını’ söylüyorlar.” dedi.

Furusawa, Japon toplumunun, Filistinlilerin Gazze Şeridi’ne sıkıştırıldığını duyduğunda bunu, “başka bir ülkede” ve “dini çatışmalar” şeklinde nitelendirdiğini belirtti.

Gazze’deki sivil katliama dayanamadığını ifade eden Furusawa, “durumu sindirmekten başka seçenek olmadığı” duygusuna kapıldığını ve bu aşamada harekete geçme kararı alarak “sessiz ve yalnız protestosuna” başladığını kaydetti.

“Bazıları kulaklarını kapatıp ‘çok ses çıkardığım için’ bana bağırdı”

Beyaz bir kağıt üzerine 29 Ekim 2023’te “Gazze’deki katliamı durdurun” yazıp, yakın bir tren istasyonunda bir saate yakın susarak beklediğini anlatan Furusawa, “Bu ilkti. Kafam karışık duygular içinde. O günden sonra huzursuzluğu hissettikçe, kendimle de yüzleşirken, ayakta durmaya devam ettim.” dedi.

Protestosunu izleyenlerin, “Gazze Soykırımını Durdurun” mesajının ne anlama geldiğini merak etmesini istediğini kaydeden Furusawa, şöyle konuştu:

“Genellikle Japon halkı, ‘Bu da kim? Aniden ortaya çıktı’ diyerek beni tuhaf, yabancı, rahatsız edici olarak görüyor. Bazıları ise kulaklarını kapatıp ‘çok ses çıkardığım için’ bana bağırdı. Olur ya, eylemlerimin anlamsız olduğu da söylenebilir. (Eylemlerimle) ‘Savaşı durduramayacağımı’ yüzüme söyleyen gençler oldu. ‘Burada ne oluyor? Savaşı durdurabilir miyiz ki?’ diye gülenler oldu. Tek kelime etmeden, köşe başında durmaya devam ettim. İsrail ordusunun halen devam eden Gazze Şeridi işgalini her gün tek başıma protesto ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokyoda-israil-protestosu/feed/ 0
İBB’nin Gazze’ye gönderdiği yardım tırları yola çıktı https://www.haber60.com.tr/ibbnin-gazzeye-gonderdigi-yardim-tirlari-yola-cikti/ https://www.haber60.com.tr/ibbnin-gazzeye-gonderdigi-yardim-tirlari-yola-cikti/#respond Wed, 06 Mar 2024 03:15:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15951 İstanbul Büyükşehir Belediyesince (İBB), İsrail saldırıları altındaki Gazze Şeridi’ne ulaştırılmak üzere yardım malzemesi yüklenen 5 tır yola çıktı.

Sultangazi’deki İBB Levazım ve Ayniyat Müdürlüğünde düzenlenen “Gazze Yardım Tırları Uğurlama” programında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, ekim ayından beri Orta Doğu coğrafyasındaki en büyük insani dramlardan birisinin Gazze’de yaşandığını söyledi.

Hiçbir gerekçenin; masum bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların ve sivillerin katledilmesinin suçunu hafifletemeyeceğini belirten İmamoğlu, “Artık orada yaşananların olağan hale gelip ne yazık ki haber değeri bile taşımadığı günleri yaşıyoruz. Bu insanlık dramının sıradanlaştırılmasına, elbette biz İstanbul halkı olarak, seyirci ve kayıtsız kalamayız, kalmadık. Hayatlarını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Gazze’de her gün her dakika bir insanlık suçu işleniyor. Bazı uzmanlara ve hukukçulara göre, İsrail’in yaptığı bu soykırım, tarihe ne yazık ki kötü bir süreç olarak geçmiştir.” diye konuştu.

İsrail’in saldırısı başlar başlamaz İBB Meclisi’nde Gazze halkına insani yardım ulaştırma kararı alındığını hatırlatan İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Belediye Meclisimizde ortaya konan bu ortak hassasiyet ve irade nedeniyle, ben buradan tüm siyasi partilere, Belediye Meclisi üyelerimize hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Gazze’ye yardım amacıyla gıda, hijyen malzemeleri, bebek-anne seti, bebek sütü, maması ve giyim malzemesi tedarik ettik ve bugün Kızılay aracılığıyla, Gazze halkına, milletimiz adına, şehrimizin güzel insanları adına gönderiyoruz. Yardım konusu malzemeler, AFAD tarafından talep edilen standartlara uygun olarak hazırlandı. Burada gördüğünüz insani yardım malzemesi yüklü 5 tırı, Kızılay’ın Adana’daki deposuna teslim etmek üzere yolcu ediyoruz. Gazze’nin acılarını hafifletmek, Gazzelilerin hayata tutunmalarına destek olmak görevimizdir ve bundan sonra da görevimiz olacaktır.”

Konuşmaların ardından yardım tırları yola çıktı.

Yunus Emre Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin temeli atıldı

İmamoğlu, bu programın ardından Sultangazi’deki Yunus Emre Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin temel atma törenine katıldı.

Projenin, rezerv konut projesi olduğunu ve bu bölgede riskli yapılarda yaşayan kişiler için hayat kurtaran bir çözüm olacağını anlatan İmamoğlu, “Burayı özenli projelendirdik. Gerçekten mimarisiyle, çevresine hem değer katacak, yön verecek hem de bir kaliteyi taşıyacak. Mesela böyle bir projenin içine, mutlak nerede yapıyorsak yapalım, bir kreş koyuyoruz. Oradaki çocuklarımıza hizmet edecek. Mahalle evi, gençler, kadınlar her birisine çok özenli hizmet sunacak noktalar. Yine kapalı otoparklarıyla tam bir yaşam alanı haline getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından İmamoğlu ve beraberindekiler, butona basarak temele ilk harcı döktü.

Projede, 488’i konut, 19’u ticarete yönelik olmak üzere 507 bağımsız birim ile 1 kreş, 1 mahalle evi ve kapalı otopark yer alıyor.

Kent Lokantası açıldı

Daha sonra ilçedeki Kent Lokantası açılışına katılan İmamoğlu, burada yaptığı konuşmada, lokantanın 60 sandalye kapasitesi olduğunu ama yeni bir düzenlemeyle kapasitenin 160 sandalyeye çıkarılacağını söyledi.

İmamoğlu, lokantada 4 çeşit yemeğin 40 liraya satıldığını kaydetti.

Bahçelievler halk buluşması

İmamoğlu, Bahçelievler’de halk buluşması programına katıldı. Şehit Yarbay Cesur Parkı’ndaki buluşmada katılımcılara otobüsün üzerinden seslenen İmamoğlu, 31 Mart Yerel Seçimleri’nde destek istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibbnin-gazzeye-gonderdigi-yardim-tirlari-yola-cikti/feed/ 0
İsrail’in saldırılarından etkilenen Filistinliler güvenli bir yuva arıyor https://www.haber60.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/ https://www.haber60.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15502 İsrail’in yaklaşık beş aydır abluka ve saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde yerinden edilmiş Filistinliler, “olmayan güvenli ve sıcak bir yuva” arayışı içindeler.

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri sözde “güvenli olduğu” iddiasıyla göçe zorladığı güneydeki Refah kentini de hedef almaya başladı.

Refah’a sığınan yüz binlerce Filistinli, uluslararası hukuku ve kararları hiçe sayan İsrail’in saldırılarının yol açtığı felaketin gölgesinde güvenli bir alan bulmaya çalışıyor.

Refah’taki çadır kamplarında yaşayan Filistinliler, bir taraftan her an üzerlerine bir bomba düşecek korkusuyla yaşarken, diğer taraftan da şiddetli soğuk ve kasvetli karanlık içinde acı çekiyor.

İsrail ordusunun daha önce “güvenli” olduğunu iddia ettiği ve yaklaşık 1,5 milyon kişinin sığındığı güneydeki Refah kenti, Gazze Şeridi’ndeki en yoğun nüfuslu bölgelerden biri olarak kabul ediliyor.

Yerinden edilen Gazzeliler, kış ve zorlu hava koşullarıyla başa çıkmak için ihtiyaç duydukları battaniye, kışlık kıyafet ve ısınma araçlarından yoksun. Halk, bitkin ve yorgun bedenlerini ısıtmak için umutsuz bir çabayla boş alanlarda yakılan ateşlerin etrafında toplanarak ısınmaya çalışıyor.

Yakılan ateşlerin etrafında ısınmaya çalışan aileler, bir yandan da birbirlerine manevi ve psikolojik destek sağlamaya çalışıyor.

Gazze’de “olmayan” güvenli ve sıcak bir yuva arayışı içinde olan siviller, gecelerini üzerlerinde uçan İsrail savaş uçaklarından ya da çevrede bekleyen tanklardan her an gelebilecek bir bomba korkusuyla geçiriyor.

İsrail’in tehditlerinin artmasıyla birlikte Refah’a kara saldırısı düzenleme olasılığına ilişkin endişeler artıyor.

“Havalar çok soğuk, kendimizi ve çocuklarımızı ısıtabilmek için ateş yakıyoruz”

AA muhabirine konuşan yerinden edilmiş Filistinli Nasır el-Hatib, Gazze’nin doğusundaki Şucaiye Mahallesinden 8 kişilik ailesiyle birlikte Refah’a geldiklerini belirterek, yanlarında ne kendilerini ne de küçük çocuklarını sıcak tutabilmek için kıyafet getiremediklerini söyledi.

“Koşullar zor ve trajik olduğu için evden hiçbir şey alamadık. Havalar çok soğuk, kendimizi ve çocuklarımızı ısıtabilmek için ateş yakıyoruz.” diyen Hatib, Gazze Şeridi’ndeki yüz binlerce yerinden edilmiş insan gibi kendilerinin de para ve yiyeceklerinin olmadığını ve yaşam mücadelesi verdiklerini belirtti.

Hatib, “Güvenli ve sıcak bir yuva arıyoruz. Ancak maalesef bu şartlarda bu mümkün görünmüyor. Gazze Şeridi’nde güvenli hiçbir yer kalmadı.” dedi.

“Umarız savaş biter ve evlerimize sağ salim döneriz”

Gazzeli Fayiz Hasaneyn de 6 kişilik ailesiyle Refah’a sığındığını belirterek, geldikleri yerde soğuktan korunmak için battaniye ya da kıyafetlerinin olmadığını dile getirdi.

Derme çatma bir çadırda kaldıklarını ve ısınabilmek için odun, karton ve benzeri şeyler yaktıklarını söyleyen Hasaneyn, “Umarız savaş biter ve evlerimize sağ salim döneriz. Savaş günleri bizi yordu ve henüz akıbetimizi bilmiyoruz.” dedi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 534 Filistinli öldürüldü, 71 bin 920 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/feed/ 0
Gazze’de İsrail Saldırıları Sonucu Böbrek Hastaları Ölümle Karşı Karşıya https://www.haber60.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-bobrek-hastalari-olumle-karsi-karsiya/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-bobrek-hastalari-olumle-karsi-karsiya/#respond Tue, 05 Mar 2024 02:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15413 Gazze Şeridi’nde İsrail’in saldırıları sonucu diyaliz merkezlerinin kapanmasıyla tedavi göremeyen binlerce böbrek hastası ölümle yaşam arasında sıkışıp kaldı.

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de devam eden saldırıları sonucu diyaliz merkezleri dahil birçok hastane hizmet dışı kaldı. Gazze’de tedavi göremeyen yüz binlerce hasta hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya.

AA muhabirine konuşan Filistinli yaşlı adam Hasan Kasım, kronik böbrek yetmezliği yüzünden haftada iki kez Şifa Hastanesine giderek diyaliz makinesi sırasına girdiğini söyledi.

Haftada 3 kez diyaliz makinesine girmek zorunda olan Kasım, İsrail’in sivilleri hedef alarak Gazze Şeridi’nde hareket etmeyi neredeyse imkansız hale getirdiğini, hastaneye gidebilmek için kat etmek zorunda olduğu yolun çok uzun ve riskli olduğunu anlattı.

Böbrek hastası yaşlı adam, İsrail’in bölgeye insani yardım girişini engellemesi sonucu meydana getirdiği kıtlık yüzünden yetersiz beslenme yaşadığını ve günden güne halsiz düştüğünü ifade etti.

Kasım, “Böbrek yetmezliği çeken hastalar olarak her gün hastaneye ulaşımda, elektrik ve su temininde büyük sıkıntı yaşıyoruz. Eskiden haftada 3 kez diyalize geliyorduk ama artık en fazla 2 defa gelebiliyoruz. Artık hastalığa tahammül edemiyoruz, direnemiyoruz.” diye konuştu.

Yetersiz ve kötü beslenme yüzünden hastalığının ağırlaştığını anlatan Kasım, böbrek hastaları için uygun beslenme koşullarının olmadığını ve hastaların durumunun gittikçe kötüleştiğini söyledi.

Bir diğer böbrek hastası İmtisal el-Gaferi de, “3 yıldır diyalize giriyorum ama bu yıl saldırılar ve tahrip edilen yolar yüzünden ulaşımdaki zorluklar nedeniyle en zor yılımız oldu” dedi.

Gazze Şeridi’nde kronik hastalığı bulunanların kötü hijyen koşulları, temiz su ve sıhhi koşulların olmaması, sağlık merkezinde elektrik kesintisi gibi birçok zorlukla mücadele ettiğine işaret eden Gaferi, İsrail ablukası ve devam eden saldırıları nedeniyle ölümle yaşam arasında kaldıklarını söyledi.

Onlarca böbrek hastası hayatını kaybetti

Şifa Hastanesi Böbrek Hastalıkları ve Nakil Bölümü Başkanı Gazi el-Yazıcı, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İsrail’in abluka ve saldırıları nedeniyle diyaliz hizmetin durdurulmasının hastalar için, “toksin birikmesi, sıvı yoluyla kilo alımı ve yüksek potasyum seviyeleri” gibi komplikasyonlara neden olduğuna dikkati çekerek, diyaliz bölümünün devre dışı kalmasıyla onlarca böbrek hastasının hayatını kaybettiğini belirtti.

Şifa Hastanesinde şu anda böbrek yetmezliği olan hasta sayısının 40 olduğunu ve haftada 2 kez diyaliz makinesine girdiklerini aktaran Yazıcı, Gazze Şeridi’nde tedavi gören böbrek hastalarının sayısının 38’i çocuk, 1100 kişi olduğunu dile getirdi.

Yazıcı, tıp merkezinin yedek elektrik jeneratörlerini çalıştıramaması ve diyaliz süreci için gerekli temiz suyun bulunmaması nedeniyle diyaliz bölümünün tıbbi malzeme eksikliği ve sık sık ekipman arızası yaşadığını belirterek şunları söyledi:

“Kötü beslenme, hastaların sağlık durumunun kötüleşmesinin nedenlerinden biri. Nüfusun çoğunluğu baklagillere bağımlı, bu da böbrek fonksiyonlarının artmasına ve toksin birikmesine yol açarak hastanın sağlığını etkiliyor. Dünyadaki tüm özgür insanları Filistin halkının yanında olmaya ve hastalara, özellikle de Gazze’de böbrek yetmezliği olanlara destek olmak için gerçek bir duruş sergilemeye çağırıyorum.”

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 534 Filistinli öldürüldü, 71 bin 920 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-bobrek-hastalari-olumle-karsi-karsiya/feed/ 0
İsrail ‘Hamas’ı yok etme’ amacına ulaşabiliyor mu? https://www.haber60.com.tr/israil-hamasi-yok-etme-amacina-ulasabiliyor-mu/ https://www.haber60.com.tr/israil-hamasi-yok-etme-amacina-ulasabiliyor-mu/#respond Mon, 04 Mar 2024 23:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15313 İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu İsrail’in Gazze’deki amacının “Hamas’ın idari ve askeri kapasitesini yok etmek olduğunu” söylemişti ve sık sık da Hamas’ı etkisiz hale getirme amacından bahsediyor.

Beş aya yakın süredir devam eden saldırılarda, Gazze’deki Sağlık Bakanlığına göre yaklaşık 30 bin Filistinli öldü. İsrail önemli ilerleme kaydettiğini ve “topyekun zafer” için bastırması gerektiğini söylüyor.

Ancak Hamas, askeri kapasitesinden öte bir örgüt. Aynı zamanda siyasi, ideolojik ve sosyal bir hareket. Dolayısıyla İsrail’in Hamas’ı toptan yok etme amacı, gerçekçi ve hatta mümkün mü?

Sahada neler oluyor?

İsrail, Gazze’de Hamas’a ait 24 tugaydan 18’ini yok ettiğini söylüyor ve Gazze’nin kuzeyindeki Hamas’ın askeri yapısının yok edilmesinin tamamlandığını” belirtiyor.

İsrail Ordusu, 7 Ekim 1200 dolayında kişiyi öldürdüğü, 250 civarı kişiyi rehin aldığı saldırıyı düzenlediğinde 30 binden fazla savaşçısı olduğunu söylüyor.

İsrail, 13 bin savaşçıyı öldürdüğünü iddia ediyor ve Netanyahu Şubat başında “20 binden fazla teröristi, Hamas’ın savaş gücünün yarısınan fazlasını öldürdük” demişti. BBC bu verileri bağımsız kaynaklardan doğrulatamadı ve İsrail Ordusu, kullandıkları yöntemin detaylarını açıklama isteğimizi karşılıksız bıraktı. İsrail ve Gazze’den gelen sayılar birbiriyle çelişiyor ve Gazze Sağlık Bakanlığı ölenlerin 9 bin kadarının aralarında sivillerin de bulunduğu, yetişkin erkekler olduğunu söylüyor.

Hamas’ın Siyasi Bürosu BBC’ye yaptığı açıklamada İsrail’in iddialarını reddetti ve askeri kanadının Gazze’nin “tüm bölgelerinde kuvvetle” faaliyet gösterdiğini söyledi. İsrailli Haaretz gazetesi de Hamas’ın bazı tugaylarını yeniden oluşturmaya başladığı haberini yaptı.

Jane’s Defence Weekly dergisinin Ortadoğu Editörü Jeremy Binne Hamas’ın “çok kolay bir şekilde saflarına yeni savaşçılar katabildiğini ve bunun büyük olasılıkla meseledeki en önemli veri olmadığını” belirtti.

İsrail’deki Reichman Üniversitesi’nin Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü’nden emekli Albay Miri Eisin ise İsrail’in Hamas’ın “komutanlarını öldürdüğünü, silah depolarını bulduğunu Hamas’ın yer altındaki terör sistemini sistematik bir şekilde havaya uçurduğunu” söylediğini kaydediyor.

Ancak Binnie, Hamas’ın tünel sisteminin “daha önce tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu” ve İsrail’in bu tünelleri tamamen yok etmek için “daha uzun bir yol kat etmesi gerektiğini” söylüyor ve “rehinelerin buralarda tutuluyor olması riskinin çabalarına darbe vurduğunu” kaydediyor.

Binnie ayrıca, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde de operasyonlarının “tam bir etkisiz hale getirmeden çok, açık uçlu, devam eden bir baskı sürecine benzediği” izlenimini verdiğini aktarıyor.

İsrail’in “tamamen çarpıtılmış” olduğunu söylediği Uluslararası hukuku ihlal suçlamaları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın, soykırım iddialarına ele almasına karşın, Netanyahu İsrail’in devam etmesi ve kalan Hamas tugaylarını etkisiz hala getirmesi gerektiğini belirtiyor.

İdeolojiyi etkisiz hale getirmek mümkün mü?

Hamas, çoğu Batılı ülke tarafından bir “terör” örgütü olarak görülüyor ve bir çoğu da Hamas liderlerinin hala İsrail’in yok edilmesi çağrısı yaptığına işaret ediyor. Ancak Hamas, Arap dünyasının bazı kesimlerinde bir direniş hareketi olarak görülüyor. Örgüt, 2006’da yapılan seçimleri kazanması ve rakibi El Fetih’i 2007’de şiddet kullanarak bölge dışına atmasından bu yana, Gazze’yi yönetiyor.

Gazze Şeridi, o zamandan bu yana hem İsrail hem de bir ölçüde Mısır tarafından abluka altında tutuluyor ve her iki ülke de bunu güvenlik adına yaptıklarını söylüyor.

Filistinli örgütler, son 20 yılda Gazze’den İsrail’e binlerce roket fırlattı. Bazen de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalara misilleme olarak.

Avrupa Dışilişkiler Konseyi’nden Ortadoğu uzmanı Hugh Lovatt, ;Hamas için “Sadece askeri bir hareket ya da sadece siyasi bir hareket değil” diyor.

Lovatt “Bu ideoloji yok edilemeyecek. Özellikle de İsrail’in silah gücüyle” diye konuşuyor.

Lovatt, örgütün İsrail’e silahlı direnişine desteğin “özellikle şimdi, Filistinlilerin kendi kendilerini yönetme hakkını elde etmek için herhangi bir siyasi ufuk olmadığını hissettiğinde yankı bulduğunu” söylüyor

Batı Şeria’daki Arap Amerikan Üniversitesi’nden Dr. Amjad Ebu El Ezz de, çoğu Filistinli’nin “bir gelecek göremediklerinden” Hamas’ı desteklediğini anlatıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, kariyerinin büyük bir bölümünde bir Filistin devletinin kurulmasına karşı çıktı. Netanyahu bu tutumunu güvenlik kaygılarıyla, Hamas’ın İsrail’i tanımayı reddetmesiyle açıklıyor. Ancak partisi Likud’daki ve aşırı sağcı koalisyon hükümetindeki bir çok kişi de Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nin İsrail’e ait olduğuna inanıyor.

İsrailli barış yanlısı grup Peace Now’a göre geçen yıl, Batı Şeria’da rekor sayıda yerleşim inşa edilmesi onaylandı.

2023’te Batı Şeria’da İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler tarafından en az 81’i çocuk 507 Filistinli öldürüldü ve Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Bürosu’nun (OCHA) kayıtları tutmaya başladığı 2005’ten bu yanaki en kanlı yıl oldu.

BM ayrıca, Batı Şeria’daki Filistinlilerin saldırılarında 36 İsrailli’nin öldüğünükayıtlara geçirdi.

Buna ek olarak, El Fetih’in elindeki Filistin Yönetimi’ne karşı büyük bir öfke var. Birçok Filistinli, Filistin Yönetimi’nin yolsuzluklara bulaştığını ve İsrail işgaline karşı zayıf kaldığına inanıyor.

Dr. Ebu El Ezz 7 Ekim’den önce Gazze’deki Filistinlilerin abluka altında, “büyük bir hapishanede” yaşadıklarını düşündüklerini, Batı Şeria’dakilerin de Yahudi yerleşimcilerin saldırılarına, toprak ilhakına ve işsizliğe öfkeli olduklarını söylüyor.

Ebu El Ezz, Filistin toplumunun büyük bir bölümünün gençlerden oluştuğunu ve barış süreci olmadığı için, “diğer partilerin Filistinli gençlere gösterecek her hangi bir şeyleri bulunmadığını” anlatıyor.

“İşgal sürdükçe, katliamlar, ölümler sürdükçe, birçok insan Hamas’ın söyledikerini dinleyecek, çünkü umut arıyorlar” diyor.

Hamas’a verilen destek ne durumda?

Gazze’deki Filistinlilerin 7 Ekim’den sonra ödedikleri büyük bedele karşın, geçen yıl sonlarında yapılan bir araştırma, Filistinlilerin Hamas’a verdiği desteğin arttığını ortaya koydu.

Batı Şeria’daki 750 ve Gazze’deki 481 kişiyle yapılan ankete göre Batı Şeria’da Hamas’a destek Eylül ayında % 12 civarındayken, Aralık’ta % 42’ye yükseldi.

Anketi gerçekleştiren Batı Şeria merkezli Siyaset ve Anket Araştırma Merkezi’nden Dr. Halil Şikaki, Hamas’a verilen desteğin genelde çatışma dönemlerinde arttığını, ancak bu son artışın “çok büyük” olduğunu vurguladı.

Şikaki, anket yapıldığı dönem İsrail ve Hamas arasında ateşkes anlaşması yapıldığını, İsrail hapishanelerindeki Filistinli kadın ve çocukların salındığını anlatıyor.

Bu durumun da, Hamas’ın Filistin amaçlarını gerçekleştirmek için kullandığı şiddetin “çok etkili olduğunu” düşündürmüş olabileceğine vurguluyor.

Dr. Şikaki, yerleşimcilerin saldırıları ve Filistin Yönetimi’nin savaşa tepkisine duyulan öfkenin de Hamas’a desteği artırdığını ifade ediyor.

Gazze’de ise durum farklı. Hamas’a destek % 38’den % 42’ye çıktı ve bu artış, anketin hata payı içinde.

Hamas’ın 7 Ekim saldırılarını düzenlemekte haklı olduğunu düşünenlerin oranı Gazze’de % 57 düzeyindeyken, Batı Şeria’da bu oran % 82 oldu.

Şikaki “Hamas’ın bu savaşla ilgili kararlarının ceremesini çekenlerin Hamas’a çok daha eleştirel baktığı açık” diyor.

Şubat başına dek Gazze’de görev yapan BBC gazetecileri de, Hamas’a yönelik hoşnutsuzluğun arttığına dair işaretlerden bahsediyordu.

Bazı Gazzeliler sevdiklerinin ölümünü, İsrail güçlerinin evlerini yıkması ve açlık nedeniyle Hamas’a öfke duyduklarını söylüyordu.

Ayrıca, Gazzelilerin Hamas’ı açıkça eleştirmekten kaygı duydukları da söyleniyordu.

Yeni bir savaşçı kuşağı mı?

Dr. Ebu El Ezz, Gazze’deki bir çok gencin “İsrail ve işgale karşı nefretle dolu olduklarına” inanıyor.

“Bence sonraki kuşaklar intikam almak için bu askeri örgütlere katılacaklar. Çünkü ailelerini kaybettiler, çocukları kaybettiler, annelerini, çocuklarını, kardeşlerini yitirdiler.”

Ancak Albay Eisin, Hamas’a daha fazla destek verileceği kaygılarının, askeri hedeflerden uzaklaştırmaması gerektiği gröüşünde.

7 Ekim saldırılarının “korkunçluğuna, aşırılığına ve gaddarlığına” dikkat çeken Eisin, “Zaten çok radikalleşmiş haldeler” diyor.

“Bu yüzden bizim tepkimiz öncelikle bu kabiliyetlerini yok etmek olmalı. Bu ideolojiyi zaten olduğundan daha da kötü bir hale getirmeyecektir” diye konuşuyor.

Ancak Dr. Şikaki “Büyük bir savaş, peşinden barış gelirse gençlerin silaha sarılması anlamına gelmeyebilir” diye ekliyor.

Savaştan sonra ne olacak?

Netanyahu, savaş sonrası İsrail’in “silahtan arındırılmış” bir Gazze’deki güvenlik kontrolünü ucu açık bir şekilde elinde tutacağı ve İsrail’e düşman gruplarla bağlantısı olmayan Filistinlilerin yöneteceği bir savaş sonrası planı belirledi.

Albay Eisin, Hamas’ın daime “bir tür varlık göstereceğini” söylüyor, ancak İsrail’in “örgütün büyük bölümünü, tehdidi” yok edebileceğine de inanıyor.

Lovatt ise “Hamas’ı gerçekten marjinalize etmek ve zayıflatmanın tek yolu, siyasi bir yolun yaratılmasıyla olur” diyor.

Ancak iki devletli çözüme giden yol karamsar görünüyor.

Netanyahu geçtiğimiz günlerde X’teki açıklamasında, “İsrail’in tüm Batı Ürdün bölgesindeki güvenlik kontrolünden ödün vermeyeceğini söyledi ve bu da bir Filistin devletiyle çelişiyor” dedi.

Bu, İsrail’in başlıca müttefiki ABD’yle de açık bir çelişki anlamına geliyor.

Biden yönetimi, İsrail’in Gazze’yi uçu açık işgaline devam etmemesi gerektiğini söyledi. Statükoya gerçek bir alternatif olmadığı için şiddetin daha da artması riski devam ediyor.

Binne “İsrailliler’in bir zafer günü yaşayacağını düşünmüyorum. Hamas’ı zayıflatabilirler ama asıl mesele savaştan sonra Hamas’ın geri dönmesini nasıl önleyeceğiniz” diyor.

Katkıda bulunam: Heather Sharp

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-hamasi-yok-etme-amacina-ulasabiliyor-mu/feed/ 0
İsrail 6 hafta sürecek ateşkesi kabul etti, gözler Hamas’a çevrildi https://www.haber60.com.tr/israil-6-hafta-surecek-ateskesi-kabul-etti-gozler-hamasa-cevrildi/ https://www.haber60.com.tr/israil-6-hafta-surecek-ateskesi-kabul-etti-gozler-hamasa-cevrildi/#respond Mon, 04 Mar 2024 04:42:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14973 İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları hız kesmeden devam ederken ABD, Katar, Mısır arabuluculuğunda İsrail ve Hamas arasında ateşkes görüşmeleri sürüyor. ABD’li bir yetkili bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in bölgede 6 hafta sürecek bir ateşkesi kabul ettiğini iddia ederken, “Şimdi de Hamas’ın kabul etmesi gerekiyor” dedi.

İsmi açıklanmayan yetkili, kabul edilen bu ateşkesin kalıcı olarak bölgede sürmesi için çalışmaların devam edeceğini de ifade etti.

BİDEN, ATEŞKES İÇİN PAZARTESİYİ İŞARET ETMİŞTİ

ABD Başkanı Biden, hafta başında New York’a yaptığı ziyarette basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlamıştı. Biden, Gazze’de ne zaman bir ateşkes sağlanabileceğine ilişkin soruya, “Umuyorum bu hafta sonuna kadar. Ulusal güvenlik danışmanım çok yakın olduğumuzu söyledi ama daha tamamlamadık. Umuyorum ki gelecek pazartesiye kadar (Gazze’de) bir ateşkes sağlanacaktır.” şeklinde yanıt vermişti.

ABD Başkanı Joe Biden

TASLAK UZLAŞIYA GÖRE ATEŞKESİN İLK AŞAMASI 6 HAFTA SÜRECEK

Hamas ile İsrail arasında arabulucuların müzakere ettiği Gazze Şeridi’nde ateşkes ve karşılıklı esir takası uzlaşısının aşamalı olacağı, ilk başta 6 haftalık bir ateşkes ve Gazze’deki 35 kadar İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı belirtildi.

Arapça yayın yapan Londra merkezli Şark el-Avsat’ın Filistinli kaynaklara dayandırdığı habere göre, taraflar arasında Paris’te taslağı oluşturulan uzlaşıya göre ateşkes ilk aşamada 6 hafta süreyle devreye girecek.

Ateşkesin birinci aşamasında Gazze Şeridi’ndeki 35 kadar İsrailli serbest bırakılacak, İsrail hapishanelerindeki yüzlerce Filistinli esir de salıverilecek.

Taraflar arasında “karşılıklı serbest bırakılacak esir listeleri, İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyinden çekilmesi, Filistinlilerin buraya yeniden dönmesi, savaşın kesin biçimde sonlanması” gibi konular, anlaşmanın ikinci ve üçüncü aşaması için yeniden müzakere edilecek.

İsrail devlet televizyonu KAN ise İsrail ordusunun “çatışmalara ara vermeye hazır olduğunu”, bu süreyi “sahadaki güçlerin takviyesi, tedarik, Gazze’nin kuzeyi ve güneyine saldırıya hazırlık olarak” kullanacağını bildirdi.

İsrail’den yayın yapan Kanal 12 televizyonu, ateşkes müzakerelerinin ilerleyen günlerde Kahire ya da Doha’da bir anlaşmayla sonuçlanabileceğini ve ramazan ayında uygulamaya girebileceğini aktardı.

HAMAS’IN ÇEKİNCELERİ

Öte yandan Hamas Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamid, el-Gad televizyonuna yaptığı açıklamada, İsrail’in “ateşkes anlaşmasını bir esir takası anlaşmasına dönüştürmek” istediğini ve içeriğini boşaltmaya çalıştığını belirtti.

İsrail basınının aktardığının aksine müzakerelerin “olumlu bir atmosferde geçmediğine” işaret eden Hamid, Hamas’ın “Gazze’ye saldırıların sonlandırılması, İsrail ordusunun gerekirse aşamalı olarak Gazze’den çekilmesi talebine karşı Tel Aviv’in ret yanıtında inatçı davranmasının görüşmeleri zorlaştırdığını” kaydetti.

Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin basın danışmanı Tahir en-Nunu, Mısır’ın el-Vatan gazetesine yaptığı açıklamada, Tel Aviv yönetiminin Hamas’ın “taleplerinden taviz verdiğini açıklamasının” gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

İsrail’i anlaşmaya varılmasını engellemekle suçlayan en-Nunu, Hamas’ın “anlaşma için savaşın bitmesi, İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesi, ablukanın kaldırılması ve Gazze’nin yeniden inşası şartlarına bağlı olduğunu” vurguladı.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE 7 EKİM SONRASI

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı. İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ise en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 320 Filistinli öldürüldü, 71 bin 533 kişi yaralandı. Enkaz altında hala binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-6-hafta-surecek-ateskesi-kabul-etti-gozler-hamasa-cevrildi/feed/ 0
İmamoğlu, Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayının Gazze çıkışına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/imamoglu-cumhur-ittifakinin-istanbul-adayinin-gazze-cikisina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-cumhur-ittifakinin-istanbul-adayinin-gazze-cikisina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:28:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14909 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Zeytinburnu Belediye Başkan Adayı Onur Soytürk ile birlikte Zeytinburnu’nda halk buluşması gerçekleştirdi. İmamoğlu, burada yaptığı konuşmasında Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayı Murat Kurum’un Gazze ile ilgili çıkışına tepki gösterdi.

İMAMOĞLU: FARKINDA OLMADAN HÜKÜMETİ, ERDOĞAN’I ELEŞTİRİYOR

İmamoğlu şunları söyledi “Şimdi bu Mekke- Esenyurt meselesini alet ettiler ya o zaman, sanki işe yaramış gibi bu acemi aday dayanamadı dün bir laf yetiştirdi. Neymiş efendim? Bak lafa bak Allah’ınızı severseniz ya;’31 Mart’ta Gazze’deki mazlumlar sevinecek.’ İBB’yi o kazanırsa ‘Gazze’ye yardım edeceğim’ demiş. Neresinden tutarsan eline geliyor. Bir; ey Allah’ın adamı, ey güzel adam. Ne diyeyim sana? Daha ne diyeyim yani? Allah seni ailene bağışlasın. Git ailenle yaşa. Ama bu şehri sen bilmiyorsun. Bu şehrin insanı ne hiç bilmiyorsun. Ben bu laftan ne anlarım biliyor musun? Aslında farkında değil. Hükümeti eleştiriyor burada hükümeti. Yani koca Türkiye Cumhuriyeti Gazze’ye yardım edemedi. O gelince edecekmiş.Acemi adayın dengesi o kadar bozuk ki, farkında olmadan aramızda kalsın Erdoğan’ı eleştiriyor.

“İSTANBUL’DA YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜREN BİR ACEMİ ADAY VAR”

Sayın Cumhurbaşkanı’na diyor ki, ‘Gazze’ye yardım et. Bak sen etmedin, ben gelirsem ben edeceğim’ diyor. ‘İBB başkan olursam yardım edeceğim’ diyor. Bak daha yeni başladık. Kavga etmeyin. Yan yana afişleriniz var. Sonra makası alıp kesmeye başlarlar. Bak Sayın Erdoğan’ın sağı solu belli olmaz. Resimlerinden bir gün sonra seni pat diye çıkarıverir ha. Tek kendi resimleriyle seçime girer İstanbul’da. Yapar vallahi yapar. Ben zaten bekliyorum. Bir hafta bilemedin, iki hafta sonra meydanlarda söyleyeyim. Gene dayanamayacak. Keşke memleketin gerçek sorunlarına eğilse ama hani bir laf vardır ya; ‘Boynun eğri demişler, nerem doğru ki’ demiş. Şimdi bunların işi böyle. Ben bunlara boşuna su kaynattı demiyorum. Boşuna kayış attılar demiyorum. Vallahi Allah’a yardımcıları olsun. Ama neyse. Bu zor zamanlarda,emeklilerimizin yüzünün gülmediği zamanlarda, dar gelirlilerin sıkıntılarını had safhada olduğu zamanlarda , enflasyonun tavan yaptığı zamanlarda Allah razı olsun İstanbul’da yüzümüzü güldüren bir acemi aday var.”

NE OLDU?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, Bakırköy’de katıldığı bir etkinlikte Gazze’ye yapacakları yardımlar için milletin gerçek belediyecilikten yana tavrını koyması gerektiğini belirterek “31 Mart’ta Gazze’deki mazlumlar sevinecek, Gazze’de elini bize uzatan kardeşlerimiz sevinecek” ifadelerini kullanmıştı.

Kurum konuşmasında, “31 Mart’ta Gazze’deki mazlumlar sevinecek, Gazze’de elini bize uzatan kardeşlerimiz sevinecek. Gazzeli yavrularımız sevinecek. Orada Gazze’nin özgürlüğü için İBB olarak Gazze’ye yapacağımız yardımlar için inşallah 31 Mart’ta milletimiz yine gerçek belediyecilikten yana tavrını koyacaktır” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN ERDOĞAN’A ÇAĞRI: MURAT KURUM’U ADAYLIKTAN ÇEK

CHP lideri Özgür Özel ise bu açıklamalar hakkında şunları söyledi: ” Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye yerel seçimlerde verebilecek hiçbir şeyi olmamasının kanıtı İstanbul’daki adayının Murat Kurum olmasıdır. Sen İstanbul’a Murat Kurum’u layık görüyorsan, Murat Kurum da ’31’inde kazanırsak Filistin’deki çocuklara yardım yapacağız’ diyorsa, daha bundan sonra söyleyecek bir şey yoktur. Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam, buradan sonra, bugün son gün adayı çekmek için son gün. Ben bu adayı Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam çeker alırım. Murat Kurum orada duracağına oraya bir tane Pinokyo koysa Murat Kurum’dan daha inandırıcıdır. Bugün son gün, Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunuyorum: Murat Kurum’u çek, İstanbul’a Pinokyo’yu aday göster. Daha inandırıcı olursun, daha dürüst bir adayın olur, daha samimi bir adayın olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-cumhur-ittifakinin-istanbul-adayinin-gazze-cikisina-tepki-gosterdi/feed/ 0
AB’nin Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti https://www.haber60.com.tr/abnin-kuresel-donusumleri-sekillendirme-kabiliyeti/ https://www.haber60.com.tr/abnin-kuresel-donusumleri-sekillendirme-kabiliyeti/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14828 Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, merkezi Brüksel’de bulunan düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezinin (EPC) işbirliğiyle düzenlenen ” Avrupa Birliği’nin (AB) Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti” başlıklı panelde, küresel dönüşümlere AB’nin yanıt verebilme kabiliyeti ve değişen dünyanın koşullarına ayak uydurabilme olanakları ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü EPC Başkanı Fabier Zuleeg’in yaptığı, “AB’nin Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti” başlıklı panelde Lüksemburg Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Xavier Bettel, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı İgli Hasani, AB Dış İlişkiler Dairesi (EEAS) Direktörü Angelina Eichhorst, eski Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarovic, eski İspanya Dışişleri Bakanı Ana Palacio konuşmacı olarak yer aldı.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bettel, dünyada küresel çapta büyük bir karışıklığın olduğunu belirterek “Ortak sorunlarımız var. İlk intiba bu ortak sorunlara ulusal çözümler bulmamız yönünde ancak bu bir hata. Kovid-19’da, iklim krizinde, barış konusunda bunu görüyoruz. Ortak sorunlar için ortak çözümlere ihtiyaç duyuyoruz.” diye konuştu.

Ukrayna’da devam eden savaşı örnek gösteren Bettel, bunun yerel gözükmesine rağmen aslında küresel bir sorun olduğunu ifade etti.

Bettel, Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmesinde de “Bana İsrail’den mi, Gazze’den mi yanayım diye sorulacak olursa ben barıştan yanayım.” dedi.

Mevcut durumun, İsrail ve Filistin arasında gibi gözükmesine rağmen etkilerinin küresel boyutta olduğunu vurgulayan Bettel, bazılarının ise söz konusu durumu Müslümanlar ve Yahudiler arasında bir savaş olarak gördüğünü belirtti.

“Beklentileri karşılayamayan uluslararası örgütler”

Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Hasani ise ülkesinin AB üyeliği için beklediğini vurgulayarak “İşlevsiz bir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyimiz var. Kendisinden beklenenleri karşılayamıyor. Kendilerinden beklentileri karşılayamayan birçok uluslararası örgütümüz var.” ifadelerini kullandı.

Gazze’deki duruma da değinen Hasani, iki devletli bir çözümün gerekli olduğunun altını çizdi.

Hasani, dünyanın, sadece sert güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olmadığını belirterek iklim krizi ve Kovid-19 salgını gibi sorunların varlığına da dikkati çekti.

Eichhorst’tan birlikte hareket etme mesajı

Dünyanın karşılaştığı çok sayıda sorun olduğunu vurgulayan EEAS Direktörü Eichhorst ise “Hiçbir millet, hiçbir ülke, hiçbir toplum dünyada yaşananlara karşı bağışıklığa sahip değil. Bu, çok önemli. Kendinizi tek başınıza koruma altına alamazsınız. Bunu birlikte yapmalısınız. Bu, ilk ders olmalı. Çalışmalı, birbirinize bağlı olmalısınız.” diye konuştu.

Eichhorst, sorunların üstesinden gelmek için birlikte hareket etmenin tek çözüm olduğunu kaydetti.

Birçok ülkenin AB’ye üye olmak istediğini ifade eden Eichhorst, bunun nedeni olarak, ülkelerin birlikteyken daha güçlü olmasını gösterdi.

Eichhorst, AB’nin sorunlara karşı müdahale hızının yavaş olduğu yönündeki eleştirileri de yanıtlarken ekonomik kriz, Orta Doğu’daki sorunlar, Kovid-19 salgını, Ukrayna’daki savaş ve Gazze’de devam eden İsrail saldırıları gibi konularda Brüksel’in hızlı hareket ettiğini savundu.

Küresel açıdan, kaynaklar ve değerler rekabeti, Kovid-19 salgını, Ukrayna savaşı ve İsrail’in Gazze saldırılarına dikkati çeken Hırvatistan eski Cumhurbaşkanı Kitarovic de mevcut durumun AB’nin küresel bir oyuncu olması için fırsat olduğunu belirtti.

Kitarovic, “Karşılaştığımız tüm bu sorunlar, ulusal değil, uluslararası yanıt gerektirir. Koordine bir eylem, çok yönlülük, değerlere güven ve dayanışma gerektirir. AB de bunlarla ilgili. Her zaman hemfikir değiliz; farklı coğrafyalara, farklı tarihlere, farklı perspektiflere sahip 27 ülkeyiz. Bazen harekete geçmemiz gereken bir konuda fikir ayrılıklarımız oluyor ancak ortak değerlerde büyük bir başarı sağlıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Eski İspanya Dışişleri Bakanı Palacio ise AB’nin işlevsel olmayan, yavaş bir yapıya sahip olduğuna yönelik eleştirileri “AB, 20’nci yüzyılın büyük bir başarısıdır. 21’inci yüzyılın da büyük başarısı olmayı umuyoruz. Bu nedenle kapımızı çalan ülkeler var.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abnin-kuresel-donusumleri-sekillendirme-kabiliyeti/feed/ 0
Filistin Dışişleri Bakanı: Anadolu Ajansı’nın fotoğrafları İsrail’in suçlarının kanıtı https://www.haber60.com.tr/filistin-disisleri-bakani-anadolu-ajansinin-fotograflari-israilin-suclarinin-kaniti/ https://www.haber60.com.tr/filistin-disisleri-bakani-anadolu-ajansinin-fotograflari-israilin-suclarinin-kaniti/#respond Mon, 04 Mar 2024 00:24:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14753 Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, İsrail’in Filistinlilere yönelik savaş suçlarına dair fotoğrafların bulunduğu Anadolu Ajansının (AA) “Kanıt” kitabı için “Bu fotoğraflar İsrail’in tüm kanıtları yok edemediğinin garantisini veriyor. Bunları elde edebilmek için hayatlarını riske atan Anadolu Ajansı çalışanlarına teşekkür ederim.” dedi.

Maliki, AA’nın “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine Gazze’deki durum hakkında açıklamalarda bulundu.

AA’nın “Kanıt” adlı kitabındaki İsrail’in işlediği savaş suçlarına dikkati çeken Maliki, “(AA’nın Kanıt kitabı) Bu, gerçekten kahramanca bir hareket çünkü İsrail’in Filistin halkına karşı gerçekleştirdiği zalim suçların kanıtını sunuyorsunuz. İsrail çoğunlukta bu tür suçlar işlediğini görmezden geliyor ya da bunları kabul etmeyi reddediyor. ‘Kanıt’ olarak adlandırmanız çok önemli çünkü gerçekten bu bir kanıt.” ifadelerini kullandı.

Maliki, kendilerinin de bunu yapmaya çalıştığını belirterek Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından alınan ihtiyati tedbir kararını hatırlatarak İsrail’in kanıtları yok etmemesi gerektiğini söyledi.

Kanıtları toplamak için bir yol olması gerektiğini ve bunun takip açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Maliki, şunları kaydetti:

“İsrail’in bu tür kanıtları yok etmek için elinden geleni yaptığını biliyoruz ama en azından bu fotoğraflar bize İsrail’in özellikle fotoğraf konusunda, tüm kanıtları yok edemediğinin garantisini veriyor. Bu nedenle bu fotoğrafları elde edebilmek için hayatlarını riske atan Anadolu Ajansı çalışanlarına teşekkür ederim. Bu fotoğraf gerçekten UAD duruşmalarında işe yaradı ve gelecekte de işe yarayacak. Olmazsa bile kanıt olarak bir hatırlatıcı olacak. Böylece İsrail’den bahsettiğimizde ne tür bir suçlu olduğunu, İsrail’in kadınları ve çocukları öldürmekten hoşlandığını, Gazze halkına karşı İsrail’in yaptığı bu zulme izin verildiğini insanların hatırlaması ve görmesi için hatırlatıcı olacak.”

“Batı, hala sömürgecilik döneminde yaşıyor”

Gazze’de yaşananlara yönelik Batılı ülkelerin tutumuna dair Maliki, bu ülkelerin Filistinlileri insan olarak görmediklerini çünkü belki de Filistin halkının hayatına önem vermediklerini söyledi.

Maliki, belki de Filistinlilerin hayatını diğerlerinin hayatından daha önemsiz gördüklerine dikkati çekerek “İsrail, ilk günden bu yana Filistinlileri basitçe öldürebilmek için onların insanlıktan çıkarmaya çalışıyor. Batı, hala sömürgecilik döneminde yaşıyor gibi ve buna göre hareket ediyorlar. Maalesef kendi çirkin geçmişlerinden kurtulamadılar. Sonuç olarak da bizi o açıdan yargılıyorlar.” diye konuştu.

Bunun gerçekten çok üzücü olduğunu dile getiren Maliki, gerçeğin de Filistinlilerin öldürülmesinin, hastanelerin, sığınak merkezlerinin, okulların, kiliselerin ve camilerin yok edilmesinin normal görülmesi olduğunu belirtti.

Maliki, bunu yaparak dünyanın kurallarını değiştirdiklerini aktararak “İsrail bundan memnuniyet duyuyor. Batı, sessiz kalarak ya da Gazze’de ne olduğuna dair İsrail’in versiyonunu destekleyerek bunun suç ortağı.” dedi.

“Filistin yönetimi Gazze’yi yönetecek”

Ramazan ayından önce ateşkes ilan edilmesini umduğunu ve bunun çok önemli olduğunu kaydeden Maliki, “Sadece ramazanın kutsal bir ay olmasından dolayı değil, gün geçtikçe daha fazla masum Filistinlinin öldürüldüğünü ve yaralandığını görüyoruz. Yaşamları gerçekten kurtarmak istiyorsak derhal harekete geçmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Gazze’deki savaştan sonra Gazze’yi kimin yöneteceğine ilişkin Maliki, “Biz, Filistin yönetimi. Bu kesin, hiçbir şüphe yok.” diye konuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gelecekte Gazze’deki yönetime dair söylemlerini hatırlatan Maliki, “Netanyahu kimin umurunda? Netanyahu bir işgalci. Siyasi ya da yasal bir ağırlığı yok. Bunu sadece bu söylemleri baltalamak için söylüyor. Ancak siyasi ya da yasal olarak bir ağırlığı yok. Söylemlerinin de bir önemi yok ve onları görmezden geldim, benim gibi sizler de görmezden gelin.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-disisleri-bakani-anadolu-ajansinin-fotograflari-israilin-suclarinin-kaniti/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024/ https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024/#respond Sun, 03 Mar 2024 05:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14438 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Gazze Temas Grubu” başlıklı panelde, bölgede artan istikrarsızlık ve yayılma riskine vurgu yapılırken, Gazze’deki Filistinlilere insani yardımların ulaşması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yaptığı “Gazze Temas Grubu” başlıklı panele Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki katıldı.

Panelin açılışında konuşan Fidan, İsrail’in savaş suçlarının, uluslararası düzeni krize sürüklediğini, İslam dünyasının uzun yıllar boyunca başkalarının kendi sorunlarını çözmesini beklediğini ve bu durumu kınamakla kaldığını söyledi.

Bu problemi egemen güçlerin oluşturduğunu belirten Fidan, “Şu anda artık bu sorunu kendi elimize alıyoruz. Gerçekten bölgesel bir sorumlulukla bu işi yükleniyoruz. Gazze Temas Grubu, aslında bu tarz bir düşüncenin sonucu, ortak İİT-Arap Ligi Zirvesi’nde görevlendirildi ve Filistin’de devam eden savaşla alakalı sorumluluk almak üzere çalışmalar yapıyor.” dedi.

Fidan, Temas Grubu’nun 7 üyesi olduğunu hatırlatarak, bu grubun bir üyesi olmaktan büyük onur duyduğunu ve bunun büyük ayrıcalık olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

Temas Grubu olarak kilit liderlerle, karar alıcılarla, farklı ülkelerin yetkilileriyle ve uluslararası platformlarla görüştüklerini anımsatan Fidan, “Bazen kolektif olarak çalışmalar yaptık. Bazen iş bölümü içerisinde çalıştık. Aramızda iş bölümü yaparak farklı konuları ele aldık. Bu grup aslında Müslüman dünyanın, İslam dünyasının Filistin’le alakalı dayanışmasının bir göstergesi ve buradaki mevkidaşlarımın da zaten bu alanda çok önemli çalışmaları var. Bizim bu çalışmalarımız sonucunda kamunun aydınlanmasıyla ilgili önemli gelişmeler oldu.” diye konuştu.

Fidan, “Temas Grubu olarak biz tutarlı şekilde sürekli, İsrail’i ve İsrail’in bu zalimce saldırılarını destekleyen ülkelere baskı uygulamaya çalışıyoruz. Biz hareketlerimize başladığımız zaman, bu ateşkesi destekleyen ve insani yardımın artmasını sağlamaya çalışan sadece bir avuç batı ülkesi vardı.” ifadelerini kullanarak, Birleşmiş Milletler (BM) oturumlarında Gazze’de insani ateşkes ile ilgili yapılan oylamalarda “evet” oyu ekim ayında 121 iken bunun sonrasında 153’e yükseldiğine işaret etti.

“Şu anki savaş İsrail’e güvenlik sağlamıyor”

Hegemonya anlatısını ortadan kaldırmaya çalıştıklarına değinen Fidan, “Şu anki savaşın İsrail’e güvenlik sağladığı argümanına karşı geliyoruz, bunun doğru olmadığını ifade etmeye çalışıyoruz. Temas Grubu olarak aslında Filistinlilerin şu an güvenliğe ve öz savunmaya herkesten çok daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledik.” diye konuştu.

Fidan, önlerinde bir engel daha olduğunu, uluslararası ateşkes çağrıları ve iki devletli çözüme yönelik çağrıların İsrail üzerinde etkisi olmadığını anlattı.

“Eğer başka bir ülke böyle bir suç işlemiş olsaydı kesinlikle her türlü yaptırımla karşılaşırdı.” ifadesini kullanan Fidan, ABD’nin desteğini alan İsrail’in yaptırımla karşılaşmadığına dikkati çekti.

Fidan, “Bu suçların arasında savaş suçları ve soykırım var. Bu aslında Uluslararası Adalet Divanının (UAD) da kararlarına göre yanlış bir yaklaşım. Ne yazık ki tek başımıza Gazze’de kan dökülmesini engelleyemiyoruz. Çünkü politik sistemler kör kalmaya odaklanmış durumda, hiçbir şekilde gözlerini açmak istemiyorlar ya da Yahudilere yönelik geçmişten yükleri var bazı ülkelerin, onlar da bu yüzden bu konuya giremiyor.” diye konuşarak, gerçeğin kendi başına ayakta durduğunu kaydetti.

İsrail’in, Filistin topraklarını elde etmek istemediğini açıklamadığı sürece güvenli olmayacağının altını çizen Fidan, “1967 sınırlarına gitmek önemli. İsrail halkı ancak o zaman gerçekten sürdürülebilir bir güvenliğe ulaşacak.” dedi.

Fidan, Mısır’ın her zaman Gazze konusunun temelinde ve uluslararası insani yardım konusundaki rolünün takdire şayan olduğunu belirterek, Şukri’ye şu soruyu yöneltti:

“Refah ve sınırla alakalı sorular yükseliyor. Sizin bu konudaki görüşünüz ne olacaktır? Şu anki mevcut uluslararası sistem, bu krizlere çözüm bulamıyor.”

-“(İsrail’in saldırıları) Bu bizim bölgemizi tamamen hasta etti”

Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Antalya Forumu’nun önemli bir zamanda gerçekleştirildiğini, Gazze Temas Grubu üyeleriyle işbirliği içinde çalışmayı umduklarını belirtti.

İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin kalıcı bir çözüm bulmaya çalışacaklarını vurgulayan Şukri, “(İsrail’in saldırıları) Bu bizim bölgemizi tamamen hasta etti, bölgede ciddi bir istikrarsızlık ve güvensizlik yaratıyor.” ifadelerini kullandı.

Şukri, İsrail’in saldırıları nedeniyle Refah’tan yardımların geçişinde sıkıntılar yaşandığını, ilk aşamadan itibaren geçişi açık tutmaya çalıştıklarını kaydetti.

Gazzelilere desteğin sağlanabilmesi için İsrail hükümetini ikna etmeye çalıştıklarını söyleyen Şukri, “Çabalarımız hep engellendi. Özellikle dağıtılabilecek yardımın miktarıyla alakalı manipülatif ve kısıtlayıcı çalışmalar oldu. Bizim Gazze’deki kardeşlerimizin üzerinde çok ağır bir baskı var. Çok zor bir durum yaşıyorlar. Özellikle de yerinden edilme konusu çok önemli. 1,3 milyon kişiye Refah ev sahipliği yapıyor.” diye konuştu.

Şukri, konuşmasına şöyle devam etti:

“Rolümüzün getirdiği sorumluluğu yerine getirmemizle ilgili kısıtlamalar oluyor. Tüm bu sebeplerden dolayı, şimdiye kadar gerekli düzeyde, hacimde desteği sağlayamamaktan dolayı çok bıkkın hissediyoruz. Ama çalışmalara devam edeceğiz. BM ve ortaklarımızla buradaki insanların zorluklarına çare olabilmek için işbirliğine devam edeceğiz. Bu saldırıların durdurulması bizim için çok önemli.”

Bakan Fidan, sözü Filistinli mevkidaşı Maliki’ye verirken, Filistin halkıyla işbirliği ve dayanışma içinde olduklarına dikkati çekerek, problemlerin sadece Gazze’yle sınırlı olmadığını, Batı Şeria’da da ciddi problemlerle karşı karşıya kalındığını ifade etti.

Fidan, Filistin’deki duruma ilişkin, “Durum çok ciddi bir terörizm aşamasında, Batı Şeria ve başka yerlerde. İsrailli yetkililer, sorumsuz açıklamalar yapıyor, Ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya girişlerin kısıtlamasıyla alakalı.” ifadelerini kullanarak, Maliki’ye gelecek haftalarda bu koşullarda ne yapılması gerektiğine dair soru yöneltti.

-“(İsrail’in) Söylenmedik, gizli bazı hedefleri de var”

Filistin Dışişleri Bakanı Maliki de İsrail’in saldırılarını sürdürmede çok net olduğunun altını çizerek, İsrail’in “Hamas’ı yok etme ve esirleri geri getirme” hedefleri olduğunu duyurduklarını hatırlattı.

Buna rağmen, bu hedeflerin ulaşılabilir hedefler olmadığının görüldüğünün altını çizen Maliki, İsrail’in bu iki hedefe yaklaşamadığı yorumunda bulundu.

Maliki, “Neden İsrail bu savaşa devam etmekte ısrar ediyor? (İsrail’in) söylenmedik, gizli bazı hedefleri de var. Bu belirtilmemiş ve gizli hedefleri ulaşılabilecek hedefler olabilir. Bir tanesi Gazze’nin total yıkımı, yani Gazze’deki her şeyi yok etmek. Biz bunun aslında 1. günden beri olduğunu görüyoruz. Alt yapı, hastaneler, okullar, kiliseler, camiler, üniversiteler ve BM sığınma merkezleri her şeyi vurdular yıktılar.” diye konuştu.

Ateşkes sağlansa dahi insanların gidecek yerlerinin kalmadığını ve köylerin kasabaların yıkıldığına dikkati çeken Maliki, “(Netanyahu) Bir taş üstünde taş kalsın istemiyor.” dedi.

“Netanyahu’nun Gazze’deki savaşı devam ettirmekle ilgili kişisel çıkarı var”

Maliki, İsrail’in ifade etmediği ikinci hedefinin de Gazze’deki insanları güneye doğru yönlendirmek olduğu değerlendirmesinde bulunarak, şöyle konuştu:

“(Refah’ta) Burada 1,5 milyon Filistinli, daha önceden 150 bin kişinin yaşadığı küçücük şehirde. Netanyahu Refah’a da saldıracak. Bunu çok net şekilde söyledi. ‘Askeri planlar hazır’ dedi. Hiç kimseyi dinlemiyor. Refah’a saldırdığında ne olacak? 1,5 milyon insan ya öldürülecekler; başka saklanacak, sığınacak yer yok ya da 500 metre güneye bakacaklar ve bir kapı görecekler, kırarak açabilecekleri bir kapı ve Mısır’da bulacaklar kendilerini.”

Maliki, “İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’deki savaşı devam ettirmekle ilgili kişisel çıkarı var. Biliyor ki savaş bittiğinde kendisini bekleyen 4 tane yolsuzluk davası var. Savaş bitince sorumluluk alması gerekecek.” ifadelerini kullandı.

Bakan Mailiki, “Türkiye’den aldığımız destek, gördüğümüz kardeşlik, dayanışma, bağlılık, yardım, bunun için gerçekten müteşekkiriz. Sadece bu savaşta değil, daha öncesinde de. Türkiye’ye hep borçlu hissediyoruz kendimizi verdikleri katkı nedeniyle.” diye konuştu.

Bakan Fidan, bölgesel şiddetin ve savaş olasılığının artması riskiyle, Türkiye dahil bölgedeki ülkelerin sorunun çözümüyle alakalı nasıl rol oynayabileceğini de mevkidaşı Maliki’ye sordu.

Maliki, Netanyahu’nun Gazze’deki saldırılarını “yayma amacı olduğunu” belirterek, şunları söyledi:

“(Netanyahu) Bununla birlikte, şuna da inanıyor; savaşı uzatmak da önemli, kapsamını genişletmek de. Bunun Batı Şeria’ya yayılmasını istiyor. Her gün Filistin’deki şehirlerde mülteci kamplarında askeri saldırılar, terör saldırıları düzenleniyor, Mescid-i Aksa’da müdahaleler oluyor. Şu an Lübnan’ın güneyinde de cephe açma niyeti var. Burada cephe açılırsa, Suriye, Irak ve İran’da da cephe açılacak. Bu da şu anlama geliyor. (Netanyahu’nun) Gazze’ye açılan savaşı bölge savaşına dönüştürme hedefi var, Amerikalılara da bu savaşın içine almaya çalışıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-antalya-diplomasi-forumunda-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-antalya-diplomasi-forumunda-konustu-2/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14386 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme lüksü yoktur. Sorumluluk sahibi bir ülke olarak, doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek hem kendi insanımıza hem de tüm insanlığa karşı görevimizdir.” dedi.

Cumhurbaşkanı? Erdoğan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun resmi açılışında yaptığı konuşmada, yükselen İslam düşmanlığının hedef aldığı toplum kesimlerinin başında yurt dışında yaşayan Türklerin geldiğini söyledi.

Son dönemde “protesto eylemi” kılıfı altında Avrupa’da, Kur’an-ı Kerim’e yönelik menfur saldırıların çoğunun Türk büyükelçilikleri önünde gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, “Türkiye ve Avrupalı Türkler bu süreçte özellikle provoke edilmek istendi. Düzensiz göç meselesinde 12 yıldır zaten ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İnsanlığın yüzleştiği bir diğer önemli sorun olan iklim değişikliği konusunda da durumun farklı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz. Bu listeyi daha da uzatmak mümkündür. Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme lüksü yoktur. Sorumluluk sahibi bir ülke olarak, doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek hem kendi insanımıza hem de tüm insanlığa karşı görevimizdir. Hakikati konuşanların seslerinin kısıldığı günümüzde böyle bir misyonun zorluklarının şüphesiz farkındayız ama buna rağmen acı da olsa birileri için rahatsız edici de olsa gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz.

Forum boyunca ortaya konacak fikirlerin, bizlere bu mücadelemizde katkı sunacağına inanıyorum. Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha aktif, çok yönlü, dikkatli ve soğukkanlı bir politika izliyoruz. Girişimci, insanı ve diplomasiyi öne çıkaran dış politikamızın temelinde kadim değerlerimizle çıkarlarımızın uyumlu birlikteliği vardır. Prensiplerimizden taviz vermeden, ülkemizin menfaatlerini her alanda güçlü bir şekilde savunmanın gayretindeyiz. Yakın dönemde yaşadığımız hadiseler ve tecrübeler bize şunu öğretti; diplomasi, krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araçtır.”

“Sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz”

Makulde buluşma iradesi olduğu ve karşılıklı anlayış çerçevesinde hareket edildiği müddetçe aşılamayacak hiçbir engelin olmadığını ifade eden Erdoğan, “Yeter ki diplomasiye şans tanıyalım, alan açalım. Yeter ki maksimalist hedefler peşinde koşmayalım. Her zaman söylediğimiz gibi sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz. Hüsnüniyet, irade ve kararlılığın olduğu her yerde diplomasi ve diyalogla mesafe almak pekala mümkündür. Elbette tüm bunları dillendirirken gerçeklerden kopuk bir romantizmden bahsetmiyorum.” dedi.

Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de jeopolitik rekabetin kıran kırana geçtiği bir coğrafyada yer aldığını asla unutmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, içeride güçlü olmadan dışarıda güçlü olunamayacağını, sahada varlık göstermeden masada kazanım elde edilemeyeceğini de çok iyi bildiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bu hakikatleri göz önüne alarak son 21 yılda ekonomiden ticarete, savunmadan ihracata her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Diklenmeden dik durabilmek için milli onurumuzu, bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık.” ifadelerini kullandı.

“Milli geliri 238 milyar dolardan 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttik”

Ekonomide Türkiye’yi yılda ortalama yüzde 5,5 oranında büyüttüklerini hatırlatan Erdoğan, milli geliri 238 milyar dolardan beş kat artışla 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttiklerini söyledi.

Türkiye’yi satın alma paritesine göre milli gelir sıralamasında dünyada 11. sıraya çıkarttıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“İhracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turizm gelirlerimizi 13 milyar dolardan yaklaşık 54,5 milyar dolara getirdik. En stratejik alanlardan biri olan savunma sanayinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 20’lerden bugünkü yüzde 80’ler seviyesine ulaştırdık. Silahlı-silah insansız hava araçları teknolojisinde Türkiye’nin yazdığı başarı hikayesi herkesin malumudur. Geçtiğimiz hafta 5. nesil savaş uçağımız KAAN’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla artık bu alanda farklı bir lige yükselttik. Dışişlerinde 163 olan temsilcilik sayımız bugün itibariyle 261’e çıktı. Dünyanın en geniş diplomasi ağına sahip üçüncü ülkesiyiz.

Böylece ülkemizi her alanda yakından takip edilen, sözü, duruşu ve tavrı dikkate alınan, krizlerin ve çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenen bir konuma getirmeyi başardık. Bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye, hem Batı’ya hem Doğu’ya kazan-kazan temelinde ilişkiler kurabilen, Ukrayna-Rusya arasındaki krizde hakkaniyetli bir tutum benimseyen, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde olup dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen, hiçbir ayrım yapmadan mazluma, mağdura ve ihtiyaç sahibine el uzatan, bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri süratle alabilen velhasıl her alanda aktif, dirayetli, ilkeli, vicdanlı, müessir bir güç olarak öne çıkmaktadır.”

“Gözyaşını ve yıkımı durduracak adımları atamadılar”

Türkiye’nin gelecek dönemde de hakkı haykırmaya, adaleti savunmaya, tüm dünyada dostlarının sayısını arttırmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, “Suriye, Yemen, Libya ve son olarak Ukrayna’daki çatışmalar bize mevcut küresel sistemin işlevini tamamen kaybettiğini göstermiştir. Ülkemizin gönül coğrafyasında patlak veren bu krizlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar kanı, gözyaşını ve yıkımı durduracak adımları atamadılar.” dedi.

Üçüncü yılına giren Ukrayna krizinde Antalya’daki başlayan İstanbul süreciyle bir üst seviyeye çıkan barış umutlarının, gerekli destek verilmediği için akim kaldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “On binlerce insanın hayatını kurtaracak, yaşanan acının yıkımının önüne geçecek tarihi bir fırsat heba edildi, daha doğrusu sabote edildi. Ancak kural temelli uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer Gazze olmuştur.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan barbarlığı ve katliamları herkesin içi kanayarak takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“İsrail’in sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 30 bin Gazzeli şehit edildi. 70 binden fazla Filistinli yaralandı ve yaklaşık 2 milyon insan evlerinden göçe zorlandı. Burada bir hususu çok açık ve net ifade etmek isterim; Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi. Aynı zamanda milyarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. Söz konusu İsrail olunca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin, görevi küresel barışı temin olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının tarafsızlıktan dem vuran uluslararası basın yayın organlarının hasılı yıllardır bize örnek gösterilen, güvenmemiz, itibar etmemiz gerektiği söylenen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük.

Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir, bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir ahlakı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa ve susuzluğa mahkum eden, hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları, üniversiteleri, mülteci kamplarını, ambulansları bombalayan dün olduğu gibi gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe, onursuzca hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum. Ailesiyle güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb’in hikayesi, trajik bir hikayeye dönüşmüştür. Aslında Gazze’de öldürülen 15 bine yakın masum çocuğun da hikayesidir o. ‘İnsanlık olarak beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum’ diyen 6 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını, 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef Hind’le birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı da tam manasıyla yerine getiremedik.”

Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ilk gününden itibaren Türkiye olarak ortaya koydukları çabalara, bölgeye gönderilen 37 bin tona varan insani yardımlara, küresel ölçekte yürütülen tüm diplomatik temaslara, refakatçileri dahil 900’den fazla Gazzeli hastanın Türkiye’ye getirilmesine rağmen, bunun mahcubiyetini iç dünyalarında yaşadıklarını söyledi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-antalya-diplomasi-forumunda-konustu-2/feed/ 0
Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in Filistin’e uyguladığı soykırımı durdurmalı https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israilin-filistine-uyguladigi-soykirimi-durdurmali/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israilin-filistine-uyguladigi-soykirimi-durdurmali/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14117 NAZİR ALİYEV/BAHTİYAR ABDÜLKERİMOV – Orta Asyalı uzmanlar, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) geçici tedbir kararı kapsamında, Filistin halkına “soykırım” uygulayan İsrail ordusundaki sorumluların adalet önüne çıkarılması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Kırgız siyaset bilimci Mederbek Korganbayev, AA muhabirine, “Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin hukuki bir değerlendirme yapmalı ve sorumluları adalet önüne çıkarmalıdır.” dedi.

“Gazze Şeridi’ndeki sivil ölümlerinden İsrail askeri güçleri sorumludur” diyen Korganbayev, “Çatışmanın ilk günlerinden bu yana İsrail Savunma Kuvvetleri, Gazze Şeridi’nde defalarca akıl almaz ve aşırı silah ve askeri uçak kullandı. İsrail’in hava saldırıları ve kara operasyonları nedeniyle binlerce masum Filistinli öldürüldü, mahalleler tamamen yok edildi ve yaşam altyapısı yok edildi.” diye konuştu.

Korganbayev, İsrail komutanlığının hataları nedeniyle İsrail askerlerinin de sözde “dost ateşi” sonucu öldürüldüğüne dikkati çekerken UAD’nin, İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin hukuki bir değerlendirme yapması ve sorumluları adalet önüne çıkarması gerektiğini belirtti.

” Türkiye’nin Filistin’deki durumu iyileştirme şansı daha yüksek”

Korganbayev, Türkiye’nin Gazze Şeridi’ndeki durumu iyileştirecek adımlar atma şansının daha yüksek olduğunu söyledi.

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’nın önerilerinin dikkate alınmasının pek mümkün görünmediğine işaret eden Korganbayev, ” Ankara, Orta Doğu’da görüşleri dikkate alınan ve bölgesel bir oyuncu olarak hareket ettiğinden dolayı Türkiye’nin çabaları daha etkili ve daha muhtemeldir.” değerlendirmesini yaptı.

Korganbayev, Türkiye’nin İsrail’den herhangi bir talepte bulunmadan, herhangi bir eleştiri yöneltmeden İsrail-Filistin sorununun çözümüne katkıda bulunabileceğine inandığını dile getirdi.

Ankara’nın Filistinlilere geniş çaplı insani yardım sağladığını kaydeden Korganbayev, “Türkiye, müzakereci olarak zengin diplomatik ve uluslararası deneyime sahip ve Filistin krizinin çözümü ve Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasına yönelik bir eylem planı hazırlayacak uluslararası bir çalışma grubunun parçası olabilir.” ifadelerini kullandı.

İki devletli çözüm Filistinlilerin çıkarına

İsrail’in askeri harekatı nedeniyle Gazze’nin ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Korganbayev, şöyle devam etti:

“Bana göre Hamas ile İsrail arasındaki çatışma askeri olarak çözülemez çünkü her iki tarafın eylemleri Filistinli sivillere çok büyük zarar veriyor. ‘İki devletli çözüm’ kavramı, Filistin halkının çıkarlarını ve haklarını karşılıyor ve İsrail’i önceki 1949 sınırlarına döndürüyor. Ancak Filistin devleti kurma yönündeki bu önerinin İsrail tarafından desteklenmesi pek mümkün görünmüyor. Bugün dünya toplumunun temel görevi, İslami ve Avrupalı devletlerin arabuluculuğu yoluyla Hamas ile Tel Aviv arasında uzun vadeli bir ateşkesin sağlanmasıdır.”

UAD, İsrail’e yönelik daha sert karar almalı

Özbekistanlı araştırmacı gazeteci Abduvali Saybnazarov ise UAD’nin, Filistin halkına “soykırım” uygulamakla yargılanan İsrail’e yönelik daha sert karar alması gerektiğini belirtti.

Güney Afrika Cumhuriyeti hükümetinin İsrail’i UAD’ye götürme kararını “cesurca” şeklinde nitelendiren Saybnazarov, bu kararın insanların adaletin yerine geleceğine olan güvenini arttırdığını ifade etti.

Saybnazarov, UAD’nin, İsrail aleyhine açılan “soykırım” davasında ihtiyati tedbir kararı vermesinin İsrail’in haksız olduğunu ispatlama açısından atılan önemli bir adım olduğu değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ordusunun saldırılarında çok sayıda insanın öldüğünü ve bunun “çok üzücü” olduğunu dile getiren Saybnazarov, UAD’nin, “En azından çok sayıda insanın ölümüne neden olan bu savaşın durmasına etki edebilecek karar alması gerekiyor.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israilin-filistine-uyguladigi-soykirimi-durdurmali/feed/ 0
ABD, BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in Gazze saldırısına tepki vermesini engelledi https://www.haber60.com.tr/abd-bm-guvenlik-konseyinin-israilin-gazze-saldirisina-tepki-vermesini-engelledi/ https://www.haber60.com.tr/abd-bm-guvenlik-konseyinin-israilin-gazze-saldirisina-tepki-vermesini-engelledi/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:36:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14091 Birleşmiş Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK), İsrail ordusunun Gazze’de insani yardım bekleyen 112 Filistinliyi öldürmesi, 760’ını yaralamasına tepki vermesinin ABD tarafından engellendiği belirtildi.

İsrail ordusu dün, Gazze Şeridi’ni kuzeyden güneye bağlayan Reşid Caddesi üzerindeki Nablusi Kavşağı’nda insani yardım bekleyen Filistinlileri bombalayarak ve ateş açarak hedef aldı. Saldırıda 112 Filistinli hayatını kaybetti, 760 Filistinli yaralandı. Gazze’deki hükümetten yapılan açıklamada, İsrail’in insani yardım bekleyenlere yönelik saldırısının “kasıtlı ve planlı” olduğu vurgulanarak, “İşgal ordusu bu kişilerin, bölgeye insani yardım almak için geldiklerini biliyordu ancak onları soğukkanlılıkla öldürdü.” ifadeleri kullanıldı.

GÜVENLİK KAYNAKLARI SALDIRIYI İTİRAF ETTİ, ORDU “İZDİHAM” DEDİ

İsrail güvenlik kaynakları, yardım tırlarının etrafını saran Filistinlilerin tırların geçişini sağlayan İsrail askerlerine “tehdit oluşturacak biçimde yaklaştığını” savunurken, İsrail askerlerinin duruma ateş açarak karşılık verdiğini itiraf etti. Kaynaklar, olayın soruşturulduğunu aktarırken İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, “Gazze sakinlerinin tırların etrafını sardığı ve yardımları yağmalamaya başladığı, bazı Filistinlilerin itiş-kakış ve izdihamda yaralandığı” iddia edildi.

OTURUMUN ARDINDAN AÇIKLAMA GELMEDİ

BM’nin New York’taki genel merkezinde yapılan BMGK toplantısında, üye devletlerin Gazze kentindeki Nablusi Kavşağı’nda insani yardım konvoyuna saldırısına tepki niteliğinde açıklama yapılması konusunda müzakere yürütüldü. BMGK’nin kapalı oturumunun ardından herhangi bir açıklama yapılmadı.

ABD’DEN MÜZAKERE METNİNE RET

İsrail’e karşı eleştirel açıklamalar içeren müzakere metninin, ABD’nin BM Daimi Temsilciliği tarafından kabul görmediği belirtildi. Müzakere metninde, “Konsey üyeleri, İsrail güçlerinin Gazze’nin güneybatısında gıda yardımı bekleyen kalabalık topluluğa açtığı ateş sonucu 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 750 kişinin de yaralandığını belirten raporlardan derin endişe duyduklarını ifade ediyor.” cümlelerine yer verildi.

İSRAİL’E İNSANİ İHTİYAÇLAR İÇİN EK GEÇİŞLERİ KOLAYLAŞTIRMA ÇAĞRISI

Metinde, uluslararası insani hukuka uygun olarak Gazze Şeridi’ndeki sivilleri, hayatta kalmak için “vazgeçilmez olan temel hizmetlerden ve insani yardımdan mahrum bırakmaktan kaçınma” çağrısı yer aldı. Aksi durumda, Gazze’deki 2,2 milyon kişinin tamamının “endişe verici düzeylerde akut gıda sorunuyla karşı karşıya kalacağı” kaygısı dile getirildi. Konsey üyeleri müzakere metninde İsrail’i, Gazze’ye insani yardımın girebilmesi için sınır geçişlerini açık tutmaya, insani ihtiyaçları geniş ölçekte karşılamak için ek geçişlerin açılmasını kolaylaştırmaya çağırdı.

BİDEN: ŞU AN BİR YANITIM YOK

Öte yandan; Texas’a gidişinden önce Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarının Gazze’ye ilişkin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Biden, insani yardım beklerken İsrail’in saldırısıyla hayatlarını kaybeden Gazzelilerle ilgili tepkisinin ne olduğu sorusuna, “Şu anda neler olduğuna bakıyoruz. Ne olduğuyla ilgili iki farklı anlatım var. (Bu soruya) Şu an bir yanıtım yok” şeklinde cevap verdi. Bu saldırının devam eden müzakereleri zorlaştırıp zorlaştırmayacağı sorusunu ise Biden, “Zorlaştıracağını biliyorum” şeklinde yanıtladı.

7 EKİM’DEN BU YANA 30 BİNDEN FAZLA CAN KAYBI

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana sivil yerleşim yerleri, hastane, okul ve yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı barınakları hedef alan saldırılarını sürdürmesinin yanı sıra, insani yardımların girişini engellemesi nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde büyük bir insani felaket yaşanıyor. İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 30 bini, yaralıların sayısı da 70 bini aştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-bm-guvenlik-konseyinin-israilin-gazze-saldirisina-tepki-vermesini-engelledi/feed/ 0
İsrail Askerlerinin Açlıkla Boğuşan Gazze’ye Yardım Konvoyuna Ateş Açması Sonucu 110’dan Fazla Filistinli Öldü https://www.haber60.com.tr/israil-askerlerinin-aclikla-bogusan-gazzeye-yardim-konvoyuna-ates-acmasi-sonucu-110dan-fazla-filistinli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/israil-askerlerinin-aclikla-bogusan-gazzeye-yardim-konvoyuna-ates-acmasi-sonucu-110dan-fazla-filistinli-oldu/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:42:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14048 110’dan fazla Filistinlinin, açlıkla boğuşan Gazze’nin kuzeyine götürülen yardıma ulaşmaya çalışırken öldüğü bildirildi.

Gazze şehrinin batısındaki sahil yolunda bulunan İsrail askeri kontrol noktasından geçen yardımı bekleyen siviller, kamyon konvoyuna akın etti.

İsrail ordusu, askerlerin tehdit olduğunu düşündükleri bazı kişilere ateş açtığını söyledi.

Ardından gelen kaosta kamyonlar ilerlemeye çalıştı. Filistinli bir tanık BBC’ye ölenlerin çoğunun ezildiğini söyledi.

Gazze’de Hamas’ın kontrolündeki Sağlık Bakanlığı sözcüsü Eşref El Kudra, Perşembe günü öğleden sonra yaptığı açıklamada, olayda en az 112 kişinin öldüğünü ve 760 kişinin de yaralandığını söyledi.

İsrail ordusu tarafından yayımlanan havadan çekilen görüntülerde kamyonların üzerinde ve çevresinde binlerce insan görülüyor. Sosyal medyada yayımlanan ve olay sonrasına ait videolarda ise bazı cesetlerin boşalmış yardım kamyonlarına ve eşek arabalarına yüklendiği görülüyor.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı “katliam” olarak nitelendirdiği olaydan İsrail’i sorumlu tuttu. ABD Başkanı Joe Biden ise olayın ateşkes sağlama çabalarını zorlaştıracağı yönündeki endişesini dile getirdi.

Türk Dışişleri Bakanlığı da olaya sert bir dille tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İsrail, Nabulsi Meydanı’ndaki Filistinlileri öldürerek, işlemekte olduğu insanlığa karşı suçlara bir yenisini eklemiştir. İsrail’in, yardım kuyruğundaki masum sivilleri hedef alması, Filistin halkını bilinçli ve toplu olarak yok etmeyi hedeflediğinin delilidir” denildi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, olaydan saatler önce Gazze’de 21 bini çocuk ve kadın olmak üzere 30 binden fazla kişinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlığa göre son dört ay içinde 7 bin kişi de kayıp olarak bildirildi ve 70 bin 450 kişi de yaralandı.

BM Filistinli Mülteciler Ajansı (UNRWA) Başkanı Philippe Lazzarini BBC’ye yaptığı açıklamada, “Bu son derece şoke edici çünkü yaralananların ve kayıpların sayısını da eklediğinizde 100 binden fazla insan ediyor. Bu da nüfusun yüzde 5’ine tekabül ediyor” dedi.

BM’ye göre Gazze’nin kuzeyinde 300 binden fazla kişi gıda ve temiz içme suyu sıkıntısı yaşıyor, nüfusun dörtte biri de “kıtlığın eşiğinde.”

Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim’deki saldırılarında yaklaşık 1200 kişi hayatını kaybetmiş, 253 kişi de rehin alınmıştı. İsrail ordusu da bunun üzerine Gazze’ye büyük bir yıkıma sebep olan saldırılar başlattı.

Perşembe günkü olay, İsrail askeri kontrol noktasının ilerisinde, kıyı şeridi boyunca uzanan Raşid Caddesi üzerinde meydana geldi. Filistinli kaynaklar olayın gerçekleştiği yeri Gazze kentinin güneybatı ucundaki Nabulsi kavşağı olarak verdi.

Birkaç yüz metre uzunluğunda olması muhtemel 18-30 arası yardım kamyonundan oluşan bir konvoy kontrol noktasından geçerek kuzeye doğru ilerliyordu.

Kısa bir süre sonra, son kamyon kontrol noktasının sadece 70 metre kuzeyindeyken, çoğunluğu yardımın gelmesini beklemek üzere yakınlarda kamp kurmuş olan Filistinliler, konvoya doğru hareket etti.

İsrail ordusu sözcüsü Yarbay Peter Lerner, kontrol noktasına yaklaşan bazı sivillerin uyarı ateşine aldırış etmediğini söyledi.

Lerner, bazı sivillerin tehdit oluşturduğundan endişelenen askerlerin “sınırlı bir yanıt” olarak yaklaşanlara ateş açtığını söyledi.

BBC’nin konuştuğu Filistinli bir tanık sivillerin kontrol noktasına yaklaştığını doğrulamadı; insanların sadece yaklaşık 70 metre uzakta olduğunu söyledi.

Kalabalığın konvaya hücum etmesi ve kontrol noktasından makineli tüfeklerle ateş açılmasıyla birlikte panik yaşandığı anlaşılıyor.

Bazılarına çok sayıda insanın tutunduğu kamyonlar ilerlemeye çalıştı.

Filistinli tanık, hayatını kaybeden insanların birçoğunun İsrail’in açtığı ateşten değil, kamyonların insanları ezmesinden dolayı öldüğünü söyledi.

Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref El Kudra, durumu kritik ya da ağır olan onlarca yaralının Gazze’deki Şifa Hastanesi’ne getirildiğini söyledi.

İsrail saldırıları nedeniyle hastanelerin birçoğu ya kısıtlı kapasiteyle çalışabiliyor ya da tamamen çalışamaz durumda. Buna atıfta bulunan El Kudra, sağlık görevlilerin yoğunluk ve yaralıların durumlarındaki ciddiyet nedeniyle başa çıkmakta çok zorlandığını söyledi.

BBC’nin konuştuğu ve hastanede, ölen arkadaşının cesedini kucaklayan Tamer Shinbari isimli bir kişi, Cibaliye’deki okullarda barınan ailesi için bir torba un almak umuduyla Nabulsi kavşağına gittiğini söyledi.

Shinbari, İsrail askerlerinin ateş açtığını ve “yardım kamyonunun yerde olanların üzerinden geçtiğini” belirtti.

Kuzeydeki Beit Lahia kasabasında bulunan Kamal Adwan Hastanesi’nin direktörü Hussam Abu Safieyah, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada 10 kişinin cesedinin ve onlarca yaralının görev yaptığı hastaneye getirildiğini kaydetti.

Cibaliye’deki Avda Hastanesi’nin direktör yardımcısı ise Associated Press haber ajansına, çoğu vurulmuş 161 yaralıyı aldıklarını söyledi.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, “her sivil kayıp bir trajedidir” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada şöyle denildi:

“Çok zor koşullara rağmen Gazze Şeridi’ndeki sivillere insani yardım ulaştırılmasını kolaylaştırmak için çalışmaya devam ediyoruz. Yardımların ihtiyacı olanlara ulaştırılması için daha iyi çözümler bulmaya çalışmak amacıyla bu zor olaydan ders çıkaracağız.”

Ancak gerek Hamas ve gerekse de işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, “korkunç bir katliam” olarak nitelendirdikleri olaydan İsrail güçlerini sorumlu tuttu.

BM Genel Sekreteri António Guterres’in sözcüsü de olayı “kınadığını” söyledi.

BM’nin Gazze’nin kuzeyine bir haftandan uzun bir süredir yardım ulaştıramadığı açıklandı.

Üst düzey bir BM yardım yetkilisi, Salı günü BM Güvenlik Konseyi’ne yaptığı uyarıda, Gazze’de en az 576 bin kişinin “kıtlıktan bir adım uzakta” olduğunu ve harekete geçilmezse kıtlığın yaygın bir şekilde görülmesinin “kaçınılmaz” olabileceğini söylemişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-askerlerinin-aclikla-bogusan-gazzeye-yardim-konvoyuna-ates-acmasi-sonucu-110dan-fazla-filistinli-oldu/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı İsrail’i kınadı https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-israili-kinadi/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-israili-kinadi/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:57:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14009 Dışişleri Bakanlığı, ” İsrail, Nabulsi meydanındaki Filistinlileri öldürerek, işlemekte olduğu insanlığa karşı suçlara bir yenisini eklemiştir. İsrail Hükümeti üzerinde etkisi olan tüm kesimleri, Gazze’de yaşanan vahşeti durdurmaya çağırıyoruz” açıklamasını yaptı.

İSRAİL, YARDIM BEKLEYEN SİVİLLERİ KATLETTİ

İsrail ordusu, sabah saatlerinde Gazze kentinin güneyinde, Gazze Şeridi’ni kuzeyden güneye bağlayan Reşid Caddesi üzerindeki Nablusi Kavşağında insani yardım bekleyen Filistinlileri bombalayarak ve ateş açarak hedef aldı. Görgü tanıkları, İsrail’in ölü ve yaralıları Şifa Hastanesine taşıyan sağlık ekipleri ile sivilleri de hedef aldığını açıkladı.

SALDIRIDA CAN KAYBI 112’YE YÜKSELDİ

Saldırıda can kaybı arttı. Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun yardım bekleyen sivillere açtığı ateşte hayatını kaybedenlerin sayısının 112’ye yükseldiğini belirterek, bölgede hala ulaşılamayan cesetlerin olduğunu aktardı. Saldırıda 760 kişi de yaralanmıştı.

TÜRKİYE’DEN TEPKİ: BU SALDIRI, İSRAİL’İN FİLİSTİN HALKINI YOK ETMEYİ HEDEFLEDİĞİNİN DELİLİ

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İsrail, Nabulsi meydanındaki Filistinlileri öldürerek, işlemekte olduğu insanlığa karşı suçlara bir yenisini eklemiştir. Gazzelileri açlığa mahkum eden İsrail’in, bu defa yardım kuyruğundaki masum sivilleri hedef alması, Filistin halkını bilinçli biçimde ve toplu olarak yok etmeyi hedeflediğinin delilidir.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan

“İSRAİL’İN GAZZE’DEKİ OPERASYONLARINA DERHAL SON VERMEK ZORUNDADIR”

İsrail, Gazze’deki askeri operasyona derhal son vermek zorundadır, ancak İsrail Hükümeti bu kararı alabilecek sağduyu ve vicdana sahip değildir. Tüm dünya, Gazze’de yaşanan zulmün bölgenin de ötesinde küresel yansımaları olacak bir felakete dönüşmek üzere olduğunu görmelidir. Bu çerçevede, İsrail Hükümeti üzerinde etkisi olan tüm kesimleri, Gazze’de yaşanan vahşeti durdurmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

BMGK CEZAYİR’İN TALEBİYLE TOPLANIYOR

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açarak 112 kişiyi öldürmesinin ardından Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Cezayir’in talebi üzerine toplanma kararı aldı. Kapalı kapılar ardında yapılacak olan toplantının TSİ 00.15’te başlaması bekleniyor.

“KASITLI VE PLANLI”

Gazze’deki hükümet yaptığı açıklamada, İsrail’in insani yardım bekleyenlere yönelik saldırısının “kasıtlı ve planlı” olduğunu vurgulayarak, “İşgal ordusu bu kişilerin, bölgeye insani yardım almak için geldiklerini biliyordu ancak onları soğukkanlılıkla öldürdü.” ifadelerini kullandı.

İSRAİL ORDUSU, İTİRAF ETTİ

İsrail güvenlik kaynakları, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde kıtlıkla mücadele eden Filistinlilerin insani yardım tırlarının etrafını sarması ve İsrail güçlerine yaklaşması nedeniyle askerlerin onları tehdit gördüğünü ve kalabalığa ateş açtığını itiraf etti. İsrail güvenlik kaynakları, AA muhabirine insani yardım bekleyen Filistinlilerin öldürülmesine ilişkin konuştu.

“FİLİSTİNLİLER, İSRAİL ASKERLERİNE TEHDİT OLUŞTURACAK KADAR YAKLAŞTI”

Yardım tırlarının etrafını saran Filistinlilerin, tırların geçişini sağlayan İsrail askerlerine “tehdit oluşturacak biçimde yaklaştığını” savunan kaynaklar, İsrail askerlerinin duruma ateş açarak karşılık verdiğini itiraf etti. Kaynaklar, olayın soruşturulduğunu aktardı.

“İTİŞ KAKIŞ SIRASINDA İZDİHAM YAKLAŞTI”

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada ise “Gazze sakinlerinin tırların etrafını sardığı ve yardımları yağmalamaya başladığı, bazı Filistinlilerin itiş-kakış ve izdihamda yaralandığı” iddia edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-israili-kinadi/feed/ 0
HÜDA PAR, İsrail’in Gazze’deki soykırımına karşı 11 maddelik beyannamesini açıkladı https://www.haber60.com.tr/huda-par-israilin-gazzedeki-soykirimina-karsi-11-maddelik-beyannamesini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/huda-par-israilin-gazzedeki-soykirimina-karsi-11-maddelik-beyannamesini-acikladi/#respond Sat, 02 Mar 2024 00:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13724 HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, İsrail’in 146 gündür yaptığı soykırıma karşı, partililer ve kanaat önderleri ile hazırladıkları 11 maddelik Gazze Beyannamesini açıkladı. Beyannamede Gazze’ye Mavi Marmara benzeri bir gemiyle insani yardım ulaştırılması, Hamas’ın Türkiye’de resmi büro açması vurgulandı.

“GAZZE’DE KATLİAM DEVAM EDİYOR”

7 Ekim’den bu yana İsrail’in Filistin’e karşı yaptığı soykırımın sona ermesi için Hür Dava Partisi – HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve parti yöneticileri hazırlamış oldukları Gazze Beyannamesini basın mensuplarına tanıttı.

Yapıcıoğlu, “Gerçekten 146 gündür, Aksa Tufanının başladığı 7 Ekim’den bu yana ilk günlerde neredeyse bütün dünyanın gündemi tüm televizyonların canlı yayınların Mescid-i Aksa ismiyle tufan sonrası Siyonist işgal güçlerinin yapmış oldukları katliamlar, ortay koydukları vahşetler konuşulup durdu. Fakat Gazze’de değişen bir şey yok. Orada katliam aynen devam ediyor. Hatta her gün biraz daha gerçekten kelime bulmaktan zorlanıyorum her gün ortaya konulan vahşetler katlanarak devam ediyor. Bu daha çok zorlaşıyor. Siyonist işgal çetelerinin çiğnemediği hiçbir kırmızıçizgi, çiğnemediği hiçbir kanun kuralı kalmadı” dedi.

“FİLİSTİN DAVASI İÇİN BAŞKA NELER YAPILABİLİR”İ KONUŞTUK

11 maddelik beyannamenin içeriğini anlatan Yapıcıoğlu, “Biz bu süreçte arkadaşlarımızla birlikte 32 ilde siyasetçi, kanaat önderi ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan yüzlerce kişi ile görüştük. Yüz yüze yaptığımız görüşmeler ve kararlar sonucunda Gazze’deki mevcut durum ve Filistin – Kudüs Davası için başka neler yapılabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Görüştüğümüz kişilerle, yapılacak olan şeylerle ilgili listeyi 11 başlık halinde topladık. 250 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmeler sonrasında ortaya çıkan beyannamenin başlıkları: sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerimizin üzerine düşen görevler vardır” şeklinde konuştu.

“ALİMLERİMİZ SİYONİST İŞGALCİLERE KARŞI BOYKOT FETVASI VERMELİ”

11 maddenin birincisi olan alimlerin üzerine düşen görevleri yapmaları gerektiğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Alimlerimiz, kanaat önderlerimiz, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerimiz ile bütün kurumlarımız Kudüs’ün ortak paydamız, ortak sorumluluğumuzun şuurunda olmak. Gazze’deki işgal ve soykırım sona erene kadar bütün kurumlar arasında bir dayanışma olmalı ve sivil toplum meclisi adıyla bir ortak platform oluşturulmalıdır. Buradaki istişareler sonrasında kısa vadede, orta plan ortaya çıkarılmalı ve acilen trafiğe geçilmelidir. Alimlerimiz halkın içinde olmalı ve bu konuda mücadele etmelidir. Siyonist işgalcilere destek veren markalara karşı boykot fetvası vermeli, bunun uygulanmasını takip etmelidir. Bu vahşeti unutturmamak için etkinlikler yapılmalıdır. Mümkün olan en geniş katılımla havadan ve karadan, denizden Gazze’ye insani yardım ulaştırılmalıdır. Boykot bir tercih değil dünyevi ve uhrevi bir görev ile sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

“HÜKÜMET İSRAİLLİ FİRMALARA TEŞVİK VE DESTEĞİ KESMELİ”

Yapıcıoğlu boykot kapsamında “Hükümet Siyonist işgalci İsrail’e destekte bulunan firmalara verilen destek ve teşvikleri kesmelidir. Resmi kurum ve kuruluşlar ile özel sektörün boykota destek vermesi sağlanmalıdır. Belediyeler, KYK yurtları, THY, okul, üniversite, hastane kantinleri, yemek fabrikaları, düğün salonları, ulusal ve yerel zincir marketler ve ilgili tüm resmi ve sivil kuruluşların boykot ürünlerine alternatif ürünleri halka arz etmeleri sağlanmalıdır.” dedi.

Yaşanan dram karşısında Müslümanların bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, “Bir diğer başlığımız eğitim ve bilinçlendirme: bize göre Aksa Tufanı ile küreselleşen gündem ile oluşan Kudüs Davasının özellikle çocuklarımıza ve gençlerimize kavratılması için bir fırsat olduğu görülmektedir.

Medyaya düşen görevler vardır. Siyonist işgalci İsrail’in Gazze’de gündemin önüne geçmesi, sosyal medya platformları üzerinden baskı kurması, medya ofis ve bürolarını bombalaması ve şu ana kadar 130’un üzerinde gazeteciyi şehit etmesi medyayı susturarak yaptığı soykırım ve vahşetin üstünü örtme çabasından kaynaklanmaktadır. Meclise ve milletvekillerine de düşen görevler var. Milletvekilleri meclisi, mecliste hükümeti harekete geçirmeye çalışmalıdır. Hükümete ve devlete de düşen görevler var. İslam ülkelerine düşen çok ciddi sorumluklar var. Ümmetin birliği esastır, fitne haramdır. Çözüm ise İttihat- ı İslam’dır. Müslümanların bir araya gelmesidir” açıklamasında bulundu.

MAVİ MARMARA BENZERİ GEMİYLE GAZZE’YE İNSANİ YARDIM

Beyannamede, Kudüs davası konusundaki etkinlikleri ve boykotları itibarsızlaştırma çabalarına karşın, Filistin direnişine ciddi katkı sağladığı bilinciyle etkinliklerin dozu ve çeşitliliğinin artırılarak devam ettirilmesi gerektiği vurgulandı. Beyannamede, bu etkinliklerle Filistin davası ve siyonizmin tehlikelerinin anlatılması, kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiği de aktarıldı.

Mümkün olan en geniş katılım ile Mavi Marmara benzeri bir uluslararası gemi filosu ile Gazze’ye insani yardım ulaştırılması, siyonist kaynaklı dezenformasyonun önüne geçebilmek ve gerçekleri dünyaya duyurabilmek için İslam ülkelerinin desteği ile ortak bir medya bilgi havuzu kurulması önerisinin yer aldığı beyannamede, Mecliste gerekli duyarlılığın oluşturulması, Türkiye’de Hamas’ın resmi büro açabilmesi için gerekli yasal zemin oluşturulması, Filistin direnişinin resmi olarak tanınması ve desteklenmesi taleplerine yer verildi.

Beyannamede, İslam ülkelerini diplomatik, ekonomik ve stratejik konularda bir araya getirmenin yollarının aranması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kabinesinin ve soykırım suçunu işleyen işgal kuvvetlerinin yargılanmaları için gerekli hukuki girişimlerde bulunulması gerektiği de vurgulandı.

Yapıcıoğlu’nun bu açıklamalarıyla ortaya çıkan 11 maddelik beyanname şu başlıklarla duyuruldu:

– Sivil toplum ve siyasi partilerin üzerine düşen görevler

– Alimler

– Etkinlikler

– İnsani yardım

– Boykot

– Eğitim ve bilinçlendirme

– Medya

– TBMM ve Milletvekilleri

– Hükümet ve Devlet

– İslam ülkeleri

– Uluslararası hukuk

]]>
https://www.haber60.com.tr/huda-par-israilin-gazzedeki-soykirimina-karsi-11-maddelik-beyannamesini-acikladi/feed/ 0
HÜDA PAR, Filistin ve Gazze Meselesi Hakkında Beyannameyi Duyurdu https://www.haber60.com.tr/huda-par-filistin-ve-gazze-meselesi-hakkinda-beyannameyi-duyurdu/ https://www.haber60.com.tr/huda-par-filistin-ve-gazze-meselesi-hakkinda-beyannameyi-duyurdu/#respond Fri, 01 Mar 2024 23:09:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13681 Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, partisinin “Filistin ve Gazze Meselesi Hakkında Beyanname”sini kamuoyuna duyurdu.

Partisince, Fatih’te bir otelde Gazze konusunda düzenlenen basın toplantısında konuşan Yapıcıoğlu, Aksa Tufanı Operasyonunun başladığı 7 Ekim’den beri 146 gündür İsrail’in vahşetini artırarak devam ettirdiğini kaydetti.

Yaşananları tarif edecek kelime kalmadığını ifade eden Yapıcıoğlu, “Belki yeni kelimeler bulmak lazım. Vahşet, soykırım, insanlığa karşı suç, savaş suçları, barbarlık, dendi. Ama yaşananların hepsinin ötesinde İsrail’in, yani siyonist işgal çetelerinin çiğnemediği hiçbir kırmızı çizgi, hiçbir hukuk kuralı, ahlak kuralı kalmadı.” dedi.

Türkiye’de seçim gündemi nedeniyle Gazze’nin geri planda kaldığını belirten Yapıcıoğlu, bu vahşetin gündemden düşmemesi için çırpındıklarını, 39 farklı eylem çeşidiyle ve binlerce etkinlikle Gazze’deki vahşete dikkati çekmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Zekeriya Yapıcıoğlu, “Biz inanıyoruz ki siyonist işgal, bölge barışının önündeki en büyük engel ve dünya barışına en büyük tehdittir. Zira, onların düşüncesine göre kendilerinden başka hiç kimse insan değildir. Bütün herkes, bütün kurumlar onlara hizmet etmek zorundadır ve halihazırda özellikle uluslararası kurumların onların aleyhine hiçbir şeyi yapmadığını veya yapamadığını da maalesef üzülerek seyrediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vahşetin durdurulması için yapılanların yetersiz kaldığına dikkati çeken Yapıcıoğlu, bu süreçte Türkiye genelinde 32 ilde siyasetçi, kanaat önderi ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan 250’den fazla kişiyle birebir görüştüklerini aktardı.

Bu görüşmeler ve istişareler sonucunda başta Gazze’deki mevcut durum olmak üzere Filistin ve Kudüs davası için yapılabilecekler konusunda ortak görüş ve kanaatlerin öne çıktığını belirten Yapıcıoğlu, 11 başlık altında topladıkları “Filistin ve Gazze Meselesi Hakkında Beyanname” hazırlandığını anlattı.

Beyannameyi özetleyerek okuyan Yapıcıoğlu, daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Alimler ve kanaat önderleri ortak çözümler için bir araya gelmeli

Zekeriya Yapıcıoğlu’nun ana başlıklarını aktardığı beyannamede, alimler ve kanaat önderlerinin bir araya gelerek, ortak çözümler geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

Beyannamede, Kudüs davası konusundaki etkinlikleri ve boykotları itibarsızlaştırma çabalarına karşın, Filistin direnişine ciddi katkı sağladığı bilinciyle etkinliklerin dozu ve çeşitliliğinin artırılarak devam ettirilmesi gerektiği vurgulandı. Beyannamede, bu etkinliklerle Filistin davası ve siyonizmin tehlikelerinin anlatılması, kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiği de aktarıldı.

Mümkün olan en geniş katılım ile Mavi Marmara benzeri bir uluslararası gemi filosu ile Gazze’ye insani yardım ulaştırılması, siyonist kaynaklı dezenformasyonun önüne geçebilmek ve gerçekleri dünyaya duyurabilmek için İslam ülkelerinin desteği ile ortak bir medya bilgi havuzu kurulması önerisinin yer aldığı beyannamede, Mecliste gerekli duyarlılığın oluşturulması, Türkiye’de Hamas’ın resmi büro açabilmesi için gerekli yasal zemin oluşturulması, Filistin direnişinin resmi olarak tanınması ve desteklenmesi taleplerine yer verildi.

Beyannamede, İslam ülkelerini diplomatik, ekonomik ve stratejik konularda bir araya getirmenin yollarının aranması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kabinesinin ve soykırım suçunu işleyen işgal kuvvetlerinin yargılanmaları için gerekli hukuki girişimlerde bulunulması gerektiği de vurgulandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/huda-par-filistin-ve-gazze-meselesi-hakkinda-beyannameyi-duyurdu/feed/ 0
İİT’ye bağlı IRCICA, Osmanlı Vesikalarında Gazze üzerine çalışma yapacak https://www.haber60.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:06:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13585 İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, “Osmanlı Vesikalarında Gazze” başlıklı bir çalışma yapacaklarını söyledi.

Çalışmaya ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Kılıç, İİT’nin 57 İslam ülkesinden meydana geldiğini, IRCICA’nın da İİT’nin alt organlarından biri olarak kültür, sanat, tarih araştırmaları üzerine yoğunlaştığı bilgisini paylaştı.

IRCICA’nın faaliyetlerine değinen Kılıç, “Arkeoloji ve sanat tarihi bölümümüzde, İslam dünyasında ve İslam dünyasının dışında yer alan İslam eserlerinin kaydını tutmaktayız. Halihazırdaki mevcut durumlarının yanında ilk kuruluşlarının kaydını da alıp bir veri bankası oluşturuyoruz. Bu meyanda önemli çalışma faaliyetlerimizden bir tanesi de Filistin ve Kudüs araştırmaları merkezimiz.” dedi.

“Ecdadımız bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur”

Kılıç, İİT’nin Kudüs’te Mescidi Aksa’ya yönelik radikal Yahudilerin gerçekleştirdiği saldırı neticesinde İslam ülkeleri devlet başkanlarının bir araya gelmesiyle kurulduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“İslam İşbirliği Teşkilatı’nın en önemli maddesi Filistin ve Kudüs’tür. Biz İİT’nin kültür organı olarak çeşitli faaliyetler yaptık. Bunlardan bir tanesi ‘Filistin Mühimme Defterleri’dir. Filistin ve Orta Doğu coğrafyasında yaşayan halklar en son Osmanlı Devleti tebaasıydı. Osmanlı Devleti yönetimi, idaresi altındaydılar. Bu manada ecdadımız gerçekten sokak sokak, ev ev hatta bazen hane sahiplerinin adlarına varıncaya kadar kaydetmek suretiyle bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur. Osmanlı arşivleri dediğimiz merkezde binlerce tapu kaydı, fermanlar var, bir hayli vesika bulunmakta. Bu vesikalar tabii ki Osmanlıca. Arap dünyasındaki araştırmacılar ise Osmanlıcayı çok iyi bilmediklerinden, Osmanlıcanın Arapçaya doğrudan bir intikali bu manada zor olabilmekte.”

Prof. Dr. Fazıl Bayat ile bazı gençlerin bu konuda çalışmalar yaptığına işaret eden Kılıç, “Kendisi de aslen Filistinli Temim Bey’in hazırladığı ve Arapça basılmış ilk kitaplarımızdan biri Filistin vakıfları üzerineydi. Şimdi onun gözden geçirilmiş yeni bir baskısını hazırlamaktayız.” diye konuştu.

Mahmut Erol Kılıç, yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Mühimme defterleri, Şer’iyye sicilleri (Kadı defterleri) ve 25 ciltlik mahkeme kayıtları gibi Filistin bölgesine yönelik çok evrak var. Bu çalışmalar meyanında 10 ciltlik bir serimiz oldu, Osmanlı Vesikalarında Arap Beldeleri adında. Bu seriden en son bir kitap neşrettik. Bütün Filistin değil, bütün Kudüs şehri de değil, hususen Kudüs’teki harem bölgesiyle ilgili siyonist rejim tarafından ileri sürülen bazı iddialar vardı. ‘Bu tepenin mülkiyetinin Müslümanların elinde olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ya da belge yoktur.’ gibi iddiada bulundular. Biz bu iddiayı çürütmek üzere yola çıktık ve yaklaşık bir yıllık çalışma neticesinde Osmanlı arşivlerinde, ona dair belgeler bulduk ve o belgeleri bir araya getirdik. O kitabımızı sadece harem bölgesindeki belge ve vesikalarla neşrettik.”

Tarihi vesikaların önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde evrak kaydının ilk dönemlerine göre çok daha fazla olduğunu vurguladı.

Kılıç, yeni bir çalışmaya başlayacaklarının altını çizerek, “Bugünlerde Gazze halkının mağdur olduğu bu feci katliamlar ve zulmü, bir bakıma ilmi manada da telin etmek üzere ‘Osmanlı Vesikalarında Gazze’ başlığında çalışmayı düşünüyoruz. Çünkü 3 bölgesi var Osmanlı’da Filistin idaresinin. Bunlar Hayfa, Kudüs ve Gazze. Osmanlı belgelerinde yer alan Gazze ile ilgili bir çalışma yapacağız. Bu belgeleri Osmanlıcadan Arapçaya çevirmek suretiyle Arap dünyasındaki kardeşlerimize buradaki belgeleri duyurmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor”

IRCICA’nın Arapça, İngilizce ve Fransızca olmak üzere üç resmi dili olduğuna dikkati çeken Kılıç, “Bizim bütün yayınlarımızın öncelikle bu üç dilden biriyle olması tercih sebebidir. Tabii ki Türkçe, Farsça, Kazakça, Urduca gibi bazı dillerle de yayınlar yapabilmekteyiz. Bunlar yan ürün olarak değerlendiriliyor. Üç resmi çalışma dillerinden biriyle olması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Kılıç, Gazze’ye ilişkin çok sayıda belge olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“İki ciltte toplanabilecek kadar belge var. Tabii ki Osmanlı Döneminde de orada çeşme, köprü, medrese, mescit, hükümet binası gibi yapılan bazı imar çalışmaları var. Buna dair özellikle Yıldız arşivlerinde, İkinci Abdülhamit zamanında gönderilen fotoğrafçılarla bunların hepsi belgelenmeye çalışılmıştır. Bu eserlerin halihazırdaki durumlarını da ayrıca tespit etmek, her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor.”

Gazze ile Anadolu coğrafyasının tarih boyunca yakın ilişkileri olduğuna da değinen Kılıç, Bursa’da önemli alimlerden Gazzizade Abdüllatif Efendi’nin tekkesinin olduğunu, Çanakkale Şehitliği’nde Gazze doğumlu şehitlerin mezar taşlarının bulunduğunu söyledi.

Kılıç, Gazze’de devam eden İsrail zulmüne sadece İslam ülkelerinin değil dünyada pek çok ülkenin tavır aldığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her cumartesi günü Londra’da büyük bir yürüyüş yapılmakta. Benim kızım şu an Londra’ya altı saat mesafede yüksek lisansını yapıyor. Çok enteresan bir olayı nakletti. ‘O yürüyüşe gitmek için bindiğim otobüste, tek Müslüman bendim baba. Otobüsün tamamı Galler bölgesinden insanlardı ve otobüsün bütün ücreti varlıklı bir Gallerli hanımefendi tarafından ödenmişti.’ dedi. Her hafta otobüs altı saat gidiyor ve geri dönüyor. Müslüman da değiller, Arap da değiller. ‘Sadece insanlık onuru için bunu yapıyoruz.’ diyorlarmış. Hanımefendi de sponsorluğunu üstlenmiş. Bu manada Gazze, vicdanı olan, içinde insanlıktan parçalar barındıran insanların ortak bir platformu haline geldi. Biz de IRCICA olarak her ne kadar kültürel mirası esas alıyorsak da insan mirasımız da çok önemli. Aslında buradan çıkarılacak çok ders var. Buradan bazı hayırlar çıkacağı kanaatindeyim. Öyle bir temenni ve niyazda bulunuyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/feed/ 0
Mustafa Demirci’den Gazze’deki dramı anlatan yeni eser: Suçum Neydi Benim https://www.haber60.com.tr/mustafa-demirciden-gazzedeki-drami-anlatan-yeni-eser-sucum-neydi-benim/ https://www.haber60.com.tr/mustafa-demirciden-gazzedeki-drami-anlatan-yeni-eser-sucum-neydi-benim/#respond Wed, 28 Feb 2024 08:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13037 İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi, sanatçı Mustafa Demirci, Gazze’deki dramı anlattığı yeni eseri “Suçum Neydi Benim”i yayınladı.

Usta sanatçı, bir çocuğun dilinden Gazze’de yaşanan acıyı ele aldığı esere ilişkin görüşlerini ve eserin ortaya çıkış hikayesini AA muhabirine anlattı.

Böyle bir eseri yapmayı istemediğini dile getiren Demirci, “Keşke orada insanlar, çocuklar, bebekler katledilmeseydi de böyle bir eseri yapmak zorunda kalmasaydım. Yaşadığımız yüzyılda çok büyük felaketler oldu ve olmaya da devam ediyor. Bana göre Gazze’de yaşananlar yaşadığımız yüzyılın en büyük felaketlerinden bir tanesi. Çünkü masumiyetin katledilmesi söz konusu.” dedi.

Mustafa Demirci, çocuk ve bebeklerin, saflığı ve ilahi duyguları temsil ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Çocukların bütün dünyanın gözü önünde açıkça katledilmesi katlanılır bir durum değil. Bu dışarıdan izleyen açısından bir başka utanç vesilesi ama içeride bizzat yaşayan Filistinli kardeşlerimiz için tarif edilemez bir acı. Beni en çok yaralayan görüntülerden bir tanesi, bir babanın yavrusunun parçalanmış bedenini torbalara doldurarak elinde tutmasıydı. Bunu bir insan nasıl kabullenebilir? Ben bu acıyı hissettiğim için böyle bir şiir yazmak istedim. İnsani duyarlılık her şeyin ötesindedir. Sanatçı olmasam da bir insan olarak bunu kabullenmem mümkün değil. Maalesef bu hikaye çok geçmişte başladı ve gitgide kötüleşerek devam ediyor.”

“Düşmanın niyeti, amelinden daha kötüdür”

Usta sanatçı, masumiyete karşı, aleni ve pervasızca işlenen bu suikastı kabullenmenin mümkün olmadığının altını çizerek, Gazze’de öldürülen masum çocukların da “Suçum neydi benim?” diye soracağını ifade etti.

Gazze’de son 5 ayda, 13 bine yakın çocuğun öldürüldüğüne vurgu yapan Demirci, “Bu bir soykırımdır. Bu gerçekten tarihte eşi benzeri görülmemiş planlı bir çocuk katliamıdır. Benim bunları söylerken içim titriyor. O kafa nasıl çalışıyor acaba? Dünyada böyle bir katliamın Batıda yapıldığını düşünsek acaba ne olurdu? Bu çocukların suçu Müslüman bir ailenin çocuğu olmaları mı? Her canlının yaşama hakkı var. Kaldı ki bir insandan bahsediyoruz.” diye konuştu.

Mustafa Demirci, sanatın yaşanmışların yansıması olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sanatçının eseri, tasavvuru, hayali ve estetik birtakım düşünceleri etrafında şekillenir. Hissetlerini sahip olduğu yetenekler çerçevesinde ortaya koyar. Ben hem kendi vicdanım ve duygularım çerçevesinde hem de toplumun hassasiyet gösterdiği konularda her zaman çalışmalarımı devam ettirmek istiyorum. Çalıştığım Türk dini musikisi alanında da güncel kaygı ve yaklaşımlardan uzak kalmadım. Filistin gibi kanayan bir yaramıza da uzak kalmam söz konusu olmamalıydı. Bu eseri de sadece bunun için yaptım. Çocuklardı tek düşüncem.”

“12 bin 600 bebek ve çocuk, dünyanın gözü önünde bombalarla yok edildi”

Eserin adını ilk önce “Ben Gazzeli Bir Bebeğim” olarak planladığını fakat müzik platformlarında “Gazze” kelimesinin geçmesinin eserin yayılmasına engel olacağını düşünerek vazgeçtiğini aktaran Demirci, “Filistin’de bir alışılmışlık oluşturdular. Lokma lokma Filistin’i yedikleri için, son lokma Gazze kalmıştı. Burayı da yemek istiyorlardı. Olayın oluş şekli önemli değil. Demek ki 12 bin 600 bebek ve çocuk, dünyanın gözü önünde bombalarla yok edilebiliyormuş. Bunu bir sene önce söyleselerdi inanmazdık. Bunu bile kanıksattılar insanlığa.” değerlendirmesinde bulundu.

Usta sanatçı, Gazze’de yaşanan hadiselerin herkesin başına gelebileceğine dikkati çekerek, “Herkes bu tehdidin altındadır. O yüzden duyarlı olmak zorundayız. Düşmanın niyeti, amelinden daha kötüdür. Yaşananlara baktığımızda eğer amelleri buysa niyetlerini tahayyül etmek bile istemiyorum. Allah bu acıları bir daha yaşatmasın.” dedi.

Mustafa Demirci’nin “Suçum Neydi Benim” adlı eserinin sözleri şöyle:

“Ben Gazzeli bir bebeğim,

Ben Gazze’de bir meleğim,

Ben Gazzeli bir bebeğim,

Suçum neydi, neydi benim?

Evim, yurdum bombalanmış,

Paramparçadır bedenim.

Büyüyemem, yürüyemem,

‘Anne acıktım’ diyemem,

Hislerimi söylemem,

Hayat hakkım yoktur benim.

Ben gülemem, oynayamam,

Ninnilerle uyuyamam,

Uykularım bombalanmış,

Bir masalım yoktur benim.

Ben Gazzeli bir çocuğum,

Yaşanmadı çocukluğum,

Ne varlığım ne yokluğum,

Kimse bilmez adım benim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mustafa-demirciden-gazzedeki-drami-anlatan-yeni-eser-sucum-neydi-benim/feed/ 0
İnsani yardım kuruluşları İsrail’i Gazze’de çalışmalarını imkansız hale getirmekle suçladı https://www.haber60.com.tr/insani-yardim-kuruluslari-israili-gazzede-calismalarini-imkansiz-hale-getirmekle-sucladi/ https://www.haber60.com.tr/insani-yardim-kuruluslari-israili-gazzede-calismalarini-imkansiz-hale-getirmekle-sucladi/#respond Wed, 28 Feb 2024 04:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12985 İnsani yardım kuruluşları İsrail’i Gazze’de çalışmalarını imkansız hale getirmekle suçladı. Birleşmiş Milletler (BM), yeterli gıda yardımı ulaştırılamaması nedeniyle Gazze Şeridi’ndeki nüfusun dörtte birinin “kıtlığın eşiğinde olduğu” uyarısında bulunurken, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, İsrail’i sağlık tesislerini saldırılardan korumayı önemsememekle suçladı.

BM kuruluşları, personelinin saldırıya uğradığını ve konvoyların erişiminin sistematik olarak engellendiğini söylüyor.

Üst düzey bir BM yardım yetkilisi, Salı günü BM Güvenlik Konseyi’ne yaptığı uyarıda, en az 576 bin kişinin kıtlıktan bir adım uzakta olduğunu ve harekete geçilmezse kıtlığın yaygın bir şekilde görülmesinin “kaçınılmaz” olabileceğini söyledi.

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nden koordinasyon direktörü Ramesh Rajasingham, “Çatışmalar devam ederken yapılabilecek çok az şey var ve Gazze’nin güneyindeki aşırı kalabalık alanlara yayılma riski de söz konusu. Bu nedenle ateşkes çağrımızı yineliyoruz” dedi.

BM yetkilileri, Gazze’nin kuzeyinde 2 yaşın altındaki her altı çocuktan birinin yetersiz beslendiğini söylüyor.

Kuşatma altındaki 2,3 milyon Filistinin hayatta kalmak için gıda yardımlarından başka seçeneğinin olmadığını söyleyen Rajasingham, bu yardımların da “yetersiz” olduğunu kaydetti.

Rajasingham, BM ve diğer yardım gruplarının Gazze’ye asgari miktarda yardım malzemesi ulaştırmada bile çok büyük zorluklarla karşılaştıklarını belirtti.

Bunlar arasında çatışmaları, geçişlerin kapatılmasını, hareket ve iletişim üzerindeki kısıtlamaları, detaylı onay prosedürlerini, hasarlı yolları ve patlamamış mühimmatları saydı.

İsrail’in BM Büyükelçi Yardımcısı Jonathan Miller, BM Güvenlik Konseyi’ne, “İsrail’in Gazze’de insani durumu iyileştirmeye kararlı olduğunu” söyledi.

Gazze’ye yapılan yardımların BM ve diğer kuruluşların kapasitesine bağlı olduğunu söyleyen Miller, “İsrail politikalarında net oldu. Kesinlikle sınır koyulmadı. Tekrar ediyorum, Gazze’deki sivil halka gönderilebilecek insani yardım miktarında sınır yok” dedi.

ABD: İsrail daha fazlasını yapmalı

ABD, müttefiki İsrail’e Gazze’ye insani yardım teslimatına imkan sağlamak için sınır geçişlerini açık tutma çağrısında bulundu.

ABD’nin BM Büyükelçi Yardımcısı Robert Wood Güvenlik Konseyi’ne, “Basitçe söylemek gerekirse, İsrail daha fazlasını yapmalı” dedi. “İsrail’e, yardımın güvenli bir şekilde dağıtılabilmesi için prosedürlerini iyileştirme çağrısı yapmaya devam ediyoruz” dedi.

Dünya Gıda Programı İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, Güvenlik Konseyi’ne “ateşkes olması halinde operasyonlarını hızla artırmaya ve genişletmeye hazır olduklarını” söyledi.

Skau, “Fakat bu sırada, kritik gıda malzemelerinin Gazze’ye yeterli miktarlarda getirilememesi ve personelimizin sahada karşılaştığı çalışmayı imkansız kılan koşullar kıtlık riskini körüklüyor” dedi.

Guyana’nın BM Büyükelçisi Carolyn Rodrigues-Birkett Güvenlik Konseyi’ne, “Bir savaş yöntemi olarak açlık çektirme yasa dışıdır ve Guyana bunu Gazze’deki nüfusa karşı kasıtlı olarak bir araç olarak kullananları kınıyor” dedi.

Sınır Tanımayan Doktorlar: İsrail tedaviyi neredeyse imkansız hale getirdi

Öte yandan Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü de Salı günü yazılı bir açıklama yaparak, “Gazze’de hiçbir yer, ne siviller ne de onlara yardım sağlamaya çalışanlar için güvenli değil” ifadelerini kullandı.

İsrail’in sağlık tesislerinin ve insani yardım çalışanlarının korunmasını “hiçbir şekilde umursamamasının”, hayat kurtarma ve tıbbi bakım sağlamayı “neredeyse imkansız hale getirdiği” kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Son beş ayda sağlık tesislerine tahliye emirleri verildi, tesisler kuşatıldı ve bu tesislere defalarca saldırıldı, baskın düzenlendi. Sağlık personeli ve hastalar, hastalara bakım verirken tutuklandı, taciz edildi ve öldürüldü. Buna Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) beş çalışanı dahil. Çalışanlarımızın çok sayıda aile üyesi de öldürüldü.”

Gazze’nin güneyindeki en büyük hastane olan Nasser Hastanesi’nin vurulması sonucu, Sınır Tanımayan Doktorlar’ın hastaları geride bırakarak hastaneyi terk etmek zorunda kaldıkları anlatıldı.

“Hastanede kalan sağlık personeli, hastaların sınırlı yiyecekle, elektrik ve su olmadan mahsur kaldığını anlatıyor” denildi.

Açıklamada, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü çalışanlarının araçlarının kontrol noktalarında durdurulduğu, bunun da acil tıbbi müdahaleyi geciktirdiği kaydedildi.

Gazze’nin kuzeyinde durumun daha da kötü olduğu ve insanların temel gıda, su ve tedaviye ulaşamadığı belirtildi.

Gazze’nin kuzeyindeki bir hemşirenin, “Temel tedaviyi bile verebilecek hastane yok, eczanelerde ilaç yok. Çocuklarım haftalardır temiz su ve yeterli gıda eksikliği nedeniyle hasta ve durumları daha da kötüleşiyor” sözlerine yer verildi.

Açıklamada, acil ateşkes çağrısı yapıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/insani-yardim-kuruluslari-israili-gazzede-calismalarini-imkansiz-hale-getirmekle-sucladi/feed/ 0
Michigan’daki Müslüman ve Arap kökenli Amerikalılar, Biden’ın kaybetmesi için ‘kararsız oy’ kullanmaya çağırıyor https://www.haber60.com.tr/michigandaki-musluman-ve-arap-kokenli-amerikalilar-bidenin-kaybetmesi-icin-kararsiz-oy-kullanmaya-cagiriyor/ https://www.haber60.com.tr/michigandaki-musluman-ve-arap-kokenli-amerikalilar-bidenin-kaybetmesi-icin-kararsiz-oy-kullanmaya-cagiriyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 03:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12961 ABD’nin Michigan eyaletindeki Müslüman ve Arap kökenli Amerikalılar, eyaletteki ön seçimlerde seçmenleri İsrail’in Gazze’ye saldırılarına desteği nedeniyle Başkan Joe Biden’ın kaybetmesi için “kararsız oy” kullanmaya çağırıyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki tek Filistinli Demokrat üye Rashida Tlaib, eyaletteki Müslüman toplumun Biden’a yönelik tepkilerini video mesajında paylaştı.

Seçmenleri Biden yönetiminin İsrail’e destek veren ve Gazze’de ateşkese karşı çıkan politikalarını protesto etmek için ön seçimlerde “kararsız oy” kullanmaya çağıran Tlaib, “Sesimizin daha gür çıkmasını istiyorsanız buraya gelin ve kararsız oy atın.” ifadesini kullandı.

Söz konusu video, ön seçimlerde 10 bin “kararsız oya” ulaşmayı ve kasım ayındaki başkanlık seçiminde Biden’a bir uyarı mesajı göndermeyi amaçlayan “Michigan’ı Dinle” kampanyasının bir parçası olarak yayımlandı.

ABD’deki ön seçimlerde partilerin oy pusulalarında “kararsız oy” seçeneği bulunuyor. “Kararsız oy”, seçmenin desteklediği partiye oy verdiğine, ancak listedeki adaylardan herhangi birini onaylamadığına işaret ediyor.

Washington yönetiminin İsrail’in Gazze saldırılarına verdiği destek nedeniyle başlatılan “Abandon Biden” (Biden’ı terk et) kampanyasının öncüsü Filistin kökenli Khaled Tuurani, AA muhabirine, “Topluluğumuz Joe Biden’a soykırımı durdurması, Gazze’deki Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran İsrail’i silahlandırmayı bırakması için pek çok mesaj göndermeye çalıştı. Ancak başkan bizi dinlemedi.” diye konuştu.

“Soykırımdaki suç ortaklığı rolü” nedeniyle Biden’ı cezalandırmak istediklerini vurgulayan Tuurani, “Kararsız oy sadece bir mesaj. Kasım ayında seni (Biden) görevden almak konusunda gerçekten ciddi olduğumuzu bilsinler.” dedi.

Tuurani, “Abondon Biden kampanyasıyla Joe Biden’ın seçimi kaybedeceğinden, tek dönemlik bir başkan olacağından ve kaybetmesinin her zaman Gazze’deki soykırımla ilişkilendirileceğinden emin olacağız.” değerlendirmesini yaptı.

“Tarihin, Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum”

Detroit İslam Merkezi’nden Filistin asıllı İmam İmran Salha ise önceden Biden’ın bir “ahlak timsali” olduğunu düşünmediğini ancak “bir Trump da olmadığını” değerlendirdiğini belirterek, “Ama şimdi gelinen noktada gerçek şu ki Donald Trump soykırım yapmadı. Başkan Joe Biden yaptı.” ifadelerini kullandı.

Salha, 37 yaşındaki bir kadın akrabasının, kocası ve oğluyla köyüne giderken aracında vurularak öldürüldüğünü anlatarak, Biden’ın politikalarından kişisel olarak nasıl etkilendiğini söyledi.

İmran Salha, “Eğer Joe Biden’ın adının yazılı olduğu oy pusulasını imzalarsam, o oy pusulasını imzalamak için kullanacağım mürekkep, onun ve Gazze’deki 40 binden fazla masum sivilin kanından olacaktı.” şeklinde konuştu.

Beyaz Saray’dan gelen üst düzey yetkililerle görüşme davetini reddettiğini aktaran Salha, “Tarihin, Başkan Joe Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum.” dedi.

Salha, “Araplar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler ve tüm vicdan sahibi insanlar olarak” bir sonraki başkanın kim olacağını seçme gücüne sahip olmadıklarının, ancak Filistin’i destekleyenlerin bir başkanı iktidardan edebilecek güce sahip olduklarını kanıtlayacaklarının altını çizdi.

İmran Salha, Biden’a seslenerek, “Biden, (İsrail Başbakanı) Binyamin Netanyahu’yu tatmin etmek için Amerikan demokrasisini yok etmeye değer miydi?” diye sordu.

“Arap kökenli Amerikalıların oyları hafife alınmamalı”

Michigan’da yaşayan ve soy ismini vermek istemeyen Arap kökenli Amerikalı Rebecca da kararsız oy kullanmayı planladığını belirterek, “Arap kökenli Amerikalıların oyları artık hafife alınmamalı. Sesimizin gür ve net bir şekilde duyulacağını umuyoruz ve bu oylamayla Gazze’ye açık bir destek mesajı göndermeyi umuyoruz.” diye konuştu.

Rebecca, sadece Arap kökenli Amerikalılarla değil diğer etnik gruplarla da birlikte çalıştıklarını ifade ederek, ateşkes mesajı verdiklerini vurguladı.

“Abandon Biden” kampanyasının aksine kendisinin şu an ön seçimlere odaklandığını dile getiren Rebecca, “Yine de gözümüzü kasım ayından ayırmamalıyız. Trump’ı tekrar görevde görme ihtimali, sadece Arap ya da Filistin kökenli Amerikalılar için değil, her türlü azınlık için dehşet verici bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/michigandaki-musluman-ve-arap-kokenli-amerikalilar-bidenin-kaybetmesi-icin-kararsiz-oy-kullanmaya-cagiriyor/feed/ 0
Mardin’de düzenlenen konserde sanatçılar Gazze’ye destek verdi https://www.haber60.com.tr/mardinde-duzenlenen-konserde-sanatcilar-gazzeye-destek-verdi/ https://www.haber60.com.tr/mardinde-duzenlenen-konserde-sanatcilar-gazzeye-destek-verdi/#respond Wed, 28 Feb 2024 03:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12959 Mardin’de düzenlenen “Gazze İçin Ben de Oradayım” konserinde sanatçılar eserlerini Gazze’ye destek için söyledi.

Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ve Sanat Hayattır Derneği tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Gazze’ye yönelik saldırıların durması çağrısı yapılan program, TRT Müzik kanalında canlı yayımlandı.

Gazeteci Fulya Öztürk’ün sunduğu programda Yavuz Bingöl, Ömer Karaoğlu, Sinan Akçıl, Alim Qasımov eserlerini Gazze için seslendirdi.

Mardin Diller ve Dinler Korosu da gecede Türkçe, Arapça, Kürtçe ve Süryanice şarkılar söyledi.

“İnsanlık suçu işleniyor”

Programda konuşan Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Filistin topraklarında bir insanlık dramı yaşandığını belirtti.

Kudüs’te Müslümanlara cuma namazını reva görmeyenlerin yıllardır farklı dinlere, farklı etnik yapılara sahip vatandaşların bir arada, huzur içerisinde yaşadıkları Mardin’e bakması gerektiğini ifade eden Akkoyun, “Özgürlük, barış, kardeşlik laf ile olmuyor. Bunun icra edildiği, gerçek manada görüldüğü, yaşandığı yer Mardin. Birlikte yaşamanın en güzel örneği olan huzur şehri Mardin’imizden Filistinli kardeşlerimizin yaşamış oldukları zulme karşı sesimizi duyurmak, haykırmak için bu programı düzenliyoruz.” dedi.

Filistin topraklarında, Gazze’de büyük bir dram ve katliamın yaşandığına dikkati çeken Akkoyun, bölgeye insani yardımların da ulaştırılamadığını aktardı.

Akkoyun, “Bir insanlık suçu işleniyor. Salgın hastalıkların ve açlığın bir silah olarak kullanıldığı zalim bir zihniyeti görüyoruz. Gönül coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun bir acı, bir insanlık suçu olduğu zaman ilk ses bu topraklardan çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Davos Zirvesi’ndeki ‘one minute’ çıkışı, haykırışından itibaren dünyada birçok şey değişiyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu yaşanan insanlık suçuna güçlü bir ses çıkıyor bu topraklardan ve vatandaşlarımız da bu iradeli ve onurlu sese destek oluyorlar.” ifadelerini kullandı.

Yavuz Bingöl de ilk konseri İstanbul’da düzenlediklerini anımsatarak, buradan sağlanan geliri yardım kolileri olarak Gazze’ye ulaştırdıklarını aktardı.

Filistin’de sadece bomba ve kurşunların öldürmediğini ayrıca çok ciddi bir açlık sorunun bulunduğunu dile getiren Bingöl, Mardin’de verdikleri ikinci konserde de yardım topladıklarını ve bu yardımları Gazze’ye ulaştıracaklarını kaydetti.

Gazze’yi unutturmamaya ve hep gündemde tutmaya çalıştıklarına işaret eden Bingöl, şunları söyledi:

“İstanbul’dan sonra Avrupa’da 3 yerde konser yapmaya çalıştık. Ama maalesef bize salon vermediler. Lafa gelince demokrat, insan hakları diye mangalda kül bırakmazlar. Ama ne yazık ki madalyonun diğer yüzü öyle değil.”

Ömer Karaoğlu, Gazze’de katliam ve vahşet yaşandığını belirtti.

Karaoğlu, “Belki şu dakika üzerlerine yağan bombalardan kurtulup açlık sebebi ile ölüyor çocuklar. Masumlar, siviller, İsrail rejiminin saldırısı altında neredeyse bir asırdır bu zulmü yaşıyorlar.” dedi.

Sinan Akçıl da herkesin Gazze içi duyarlı olması gerektiğini belirtti.

Programda, SMS gelirinin Türk Kızılay aracılığıyla Gazze’ye bağışlanacağı belirtildi.

Programa, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Orhan Miroğlu, AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin, Mardin- Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriyel Akyüz, kurumların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mardinde-duzenlenen-konserde-sanatcilar-gazzeye-destek-verdi/feed/ 0
İsrail, UAD’nin tedbir kararlarının üstünden geçen bir ayda Gazze’de savaş suçlarına devam etti https://www.haber60.com.tr/israil-uadnin-tedbir-kararlarinin-ustunden-gecen-bir-ayda-gazzede-savas-suclarina-devam-etti/ https://www.haber60.com.tr/israil-uadnin-tedbir-kararlarinin-ustunden-gecen-bir-ayda-gazzede-savas-suclarina-devam-etti/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:00:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12569 Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) Güney Afrika’nın açtığı “soykırım” davası kapsamında İsrail aleyhinde alınan ara kararların üzerinden bir ay geçmesine rağmen Tel Aviv, Gazze Şeridi’ndeki 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı felaketi derinleştiren politikalarını sürdürüyor.

Bu politikalar, Gazze’ye yönelik yoğun saldırıların devam etmesi, zaten az olan insani yardımların daha da kısılması, yerleşim bölgelerinde kara harekatı düzenlenmesi ve hastanelere yönelik saldırıları içeriyor.

UAD, 26 Ocak’ta İsrail ile ilgili ihtiyati tedbir kararları almıştı. Bu kararlar arasında, İsrail’in, Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için elinden gelen tüm önlemleri alması, Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım çağrısı yapanları önlemek, engellemek ve cezalandırmak için gereken tüm adımları atması, Filistinlilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için acil ve etkili önlemler alması yer almış ve karar gününden itibaren bir ay içinde alınan tüm tedbirler hakkında mahkemeye rapor sunması istenmişti.

İsrail’in, UAD’de de tedbir kararlarının alınmasından bu yana geçen 1 aylık süre içerisinde işlediği ihlal ve savaş suçları ise şu şekilde sıralandı:

Bombardıman, kan dökme ve alıkoyma

UAD’nin 26 Ocak’ta aldığı tedbir kararlarının bir gün öncesinde Gazze’de ölü sayısı 25 bin 900, yaralı sayısı ise 64 bin 110 olarak açıklandı. Bugün ise bu sayı 29 bin 782 ölü ve 70 bin 43 yaralıya ulaştı. Bu da son 1 ayda 3 bin 882 kişinin öldürüldüğü, 5 bin 933 kişinin ise yaralandığı anlamına geliyor.

Aynı şekilde tedbir kararları öncesine kadar Gazze’de öldürülen gazeteci sayısı 120 iken bu sayı 132’ye yükseldi; bir ayda 12 gazeteci daha öldürüldü.

26 Ocak öncesinde Gazze’ye 65 bin ton bomba atılmıştı, bu sayı bugün 70 bin tona dayanmış durumda.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden 25 Şubat’ta yapılan yazılı açıklamada, Gazze’de 2 bin 600 kişinin alıkonulduğu ya da esir edildiği ve bu kişilere zalimce, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yapıldığı kaydedildi.

Aynı şekilde, İsrail askerlerinin, Ez-Zeytun, Şeyh Rıdvan ve En-Nasr mahalleleri ile El-Megazi Mülteci Kampı ve Gazze’nin batı bölgesinde yüzlerce kişiyi canlı kalkan olarak kullandığı aktarıldı.

Refah’a muhtemel kara saldırısı

Saldırı ve bombardıman baskısı altında yaklaşık 2 milyon kişi yerinden edildi ve bunların büyük bölümü, İsrail’in daha önce “güvenli olduğunu” iddia ettiği Refah’a sığındı. Kuzey bölgelerden gelenlerle Refah’ın nüfusu 5 katından fazla artarak 1,5 milyona ulaştı.

Nüfus yoğunluğu ve barınma imkanlarındaki sıkıntı nedeniyle kente gelen Filistinliler, kurdukları çadırlarda zor şartlar altında yaşamaya başladı.

İsrail, 1 Şubat’tan bu yana, Refah’ı karadan işgal etme niyetini gösteren sinyaller vermeye başladı.

Sağlık sisteminin çökmesi

İsrail 22 Ocak’ta Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentine ve kentteki hastanelere havadan ve karadan saldırılar düzenlemeye başladı.

Saldırılar nedeniyle kentte yaşayan binlerce Filistinli göç etmek zorunda kaldı.

İsrail ordusu, kasım ayının başında 10 gün süren kuşatmanın ardından Han Yunus’taki Filistin Kızılayına bağlı Emel Hastanesi’nin avlusuna baskın düzenledi.

Ordu daha sonra hastane kompleksi içindeki binaları ve su hatlarını bombaladı. Saldırılar nedeniyle yerinden edilmiş kişiler hayatını kaybetti; Kızılay ekibinden 7 kişi alıkonuldu, iletişim araçları ve internet hizmeti kesildi.

İsrail güçleri 15 Şubat’ta da yine Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi’ne baskın düzenledi ve hastaneyi askeri kışlaya çevirdi.

Yaklaşık 10 bin yerinden edilmiş Filistinli ile 300 sağlık çalışanının bulunduğu hastanede İsrail güçlerinin neden olduğu elektrik kesintisi ve oksijen cihazlarının çalışmaması nedeniyle çok sayıda hasta hayatını kaybetti.

İsrail ordusunun saldırılarında, 31 hastane ve 53 sağlık merkezi hizmet dışı kaldı, 150 sağlık kuruluşu kısmen zarar gördü, 122 ambulans kullanılamaz hale geldi.

İnsani yardımların azalması

Uluslararası Adalet Divanı tedbirlerinin açıklanmasından iki hafta önce Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) verilerine göre Gazze’ye günlük ortalama 156 yardım tırı giriş yapıyordu.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite’nin AA’ya yaptığı açıklamaya göre ise ihtiyati tedbir kararlarının ardından 119 yardım tırı giriş yaptı. Bu ise günde ortalama 4 tıra tekabül ederken, İsrail’in yardım girişini kıstığı anlamına geliyor.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) göre, Gazze Şeridi’ne giren insani yardımlar, nüfusun gıda ve insani yardım ihtiyacının yalnızca yüzde 7’sini karşılıyor.

Gazze’nin kuzeyinde açlık hüküm sürüyor

OCHA 16 Şubat’ta yaptığı açıklamada, 1 Ocak ile 12 Şubat tarihleri ??arasında insani yardım kuruluşlarının, Gazze Vadisi’nin kuzeyindeki bölgelere yardım ulaştırmak ve değerlendirmeler yapmak için planladığı görevlendirmelerin yüzde 51’inin İsrail tarafından engellendiğini duyurdu.

BM raporları, Gazze’nin kuzeyinde açlıktan ölüm riskinin ve çocuklarını doyurmak için mücadele eden ailelerin sayısının arttığını gösteriyor.

OCHA, kuzeye yapılan yardım sevkiyatlarının yarıdan fazlasının ocak ayında engellendiğini, İsrail ordusunun yardımların nasıl ve nereye ulaştırılacağına giderek daha fazla müdahale ettiğini ve kuzeyde yaklaşık 300 bin kişinin büyük oranda yardım erişiminden mahrum kaldığını bildirdi.

Kuzeyde yaşayanlar, ekmek için gerekli unu elde etmek için hayvan yemi öğütmeye başladı ancak yem stokları bile önemli ölçüde azaldı.

Sivil yerleşim yerleri ve kurumlar yerle bir oldu

İsrail ordusu, tedbir kararlarının ardından, şehirleri, köyleri, eğitim binalarını ayrım gözetmeksizin ve kasıtlı olarak yok etmeye devam etti.

Filistin hükümetinin verileri, ordunun 500’den fazla cami ve kiliseyi, 300’den fazla üniversite ve okulu, 360 binden fazla sivil konutu yıktığını ve 31 hastaneyi hizmet dışı bıraktığını gösteriyor.

İsrail ordusu, şubat ayında Gazze’deki El-Aksa Üniversitesini, yine burada Han Yunus’ta ve Gazze’de onlarca evi yerle bir etti. Refah’ta da 2 camiyi bombaladı.

Kız çocuğu Hind’in hazin sonu

İsrail güçleri, 29 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği katliamlar ve işgal nedeniyle güvenli bir alan kalmayan kentte sığınacak bir yer bulabilmek için yola çıkan bir aracı vurdu.

Gazze’nin Tel el-Heva Mahallesi’nde seyir halindeyken hedef alınan araçta, 6 yaşındaki kız çocuğu Hind ile akrabalarından 5 kişi bulunuyordu. Saldırı sonucunda ilk anlarda araçtaki 4 kişi hayatını kaybetti ancak o sırada Hind ile birlikte hayatta kalan Leyan Hamade adlı 15 yaşındaki kız çocuğu Filistin Kızılayını arayarak yardım istedi.

Hedef alınan araçta Leyan’ın da ölümünden sonra yalnızca 6 yaşındaki Hind kaldı.

Küçük Hind ile dayısı, eşi ve 3 çocuğunun cansız bedenlerine 12 günün ardından 10 Şubat’ta İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesi sonrasında ulaşıldı. Hind’in içinde bulunduğu araç, ön camı ve gösterge paneli parçalanmış, yan tarafında kurşun delikleri açılmış halde bulundu.

Olay yerine gönderilen Filistin Kızılayına ait ambulansın da bombalandığı belirlendi. Filistin Kızılayı, Gazze kentindeki Tel el-Heva Mahallesi’nde direkt hedef alınan ambulansın içinde Kızılay ekibinden Yusuf Zeyno ve Ahmed Medhun’un da cansız bedenlerine ulaştıklarını açıkladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-uadnin-tedbir-kararlarinin-ustunden-gecen-bir-ayda-gazzede-savas-suclarina-devam-etti/feed/ 0
Ürdün’ün Gazze’ye indirdiği yardımlar denize düştü, Gazze halkı sahile akın etti https://www.haber60.com.tr/urdunun-gazzeye-indirdigi-yardimlar-denize-dustu-gazze-halki-sahile-akin-etti/ https://www.haber60.com.tr/urdunun-gazzeye-indirdigi-yardimlar-denize-dustu-gazze-halki-sahile-akin-etti/#respond Tue, 27 Feb 2024 01:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12520 Ürdün’ün Gazze Şeridi’ne havadan indirdiği yardımların denize düşmesi nedeniyle İsrail’in zorla aç ve susuz bıraktığı Gazze Şeridi halkı, sahile akın etti, bazıları yardımları alabilmek için denize girdi.

DENİZE DÜŞEN YARDIMLARI ALABİLMEK İÇİN SAHİLE AKIN ETTİLER

Basına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Ürdün’ün havadan 4 uçakla indirdiği yardımların denize düştüğü görüldü. Uçaklardan paraşütle indirilen yardımların denize düşmesi nedeniyle Gazze’nin güneyinde binlerce Filistinli sahillere akın etti. İsrail’in dayattığı açlık ve imkansızlıkların pençesindeki bazı Filistinliler ufak balıkçı tekneleriyle bazıları ise yüzerek yardımlara ulaşmaya çalıştı.

GAZZE’DE İNSANİ FELAKET YAŞANIYOR

İsrail ordusunun 143 gündür saldırılarını sürdürmesinin yanı sıra insani yardımların girişini engellemesi nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde insani bir felaket yaşanıyor. Başta Birleşmiş Milletler’e (BM) ait kuruluşlar olmak üzere uluslararası çevreler, çoğu hastanenin hizmet dışı kaldığı, tıbbi malzeme eksikliğinin yaşandığı, açlık, susuzluk ve hijyen malzemeleri eksikliğinin tetiklediği hastalıklar nedeniyle Gazze’de ateşkes ilan edilmesi ve bölgeye insani yardımların girişinin artırılması çağrısında bulunuyor.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, şubat ayında Gazze’ye giren insani yardımın önceki aya göre yüzde 50 oranında azaldığını belirterek, “Çaresiz yaşam koşullarındaki 2 milyon Filistinlinin artan ihtiyaçlarını karşılamak için yardımların azalması değil artması gerekiyordu.” açıklamasını yapmıştı.

Ürdün Silahlı Kuvvetleri, Gazze Şeridi’ne 4 uçakla havadan gıda ve insani yardım malzemesi indirildiğini açıklamış, yardımların havadan aktarılmasındaki başlıca sebebin, “doğrudan Gazze halkına ulaştırılması ve kuzeyden güneye sahil boyunca Gazze’ye indirilmesi” olduğu vurgulanmıştı.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DEKİ CAN KAYBI 30 BİNE YAKLAŞTI

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 782 Filistinli öldürüldü, 70 bin 43 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 406 Filistinli hayatını kaybetti.

580 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 240’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 580 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

ÇATIŞMALARA İNSANİ ARA

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

LÜBNAN SINIRI DA HAREKETLİ

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/urdunun-gazzeye-indirdigi-yardimlar-denize-dustu-gazze-halki-sahile-akin-etti/feed/ 0
Filistin Yönetimi Başbakanı İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/filistin-yonetimi-basbakani-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/filistin-yonetimi-basbakani-istifa-etti/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12363 Filistin Yönetimi Başbakanı Muhammed İştiyye, işgal altındaki Batı Şeria’nın bazı bölgelerini yöneten hükümetinin, Gazze savaşı ve bölgede tırmanan şiddet nedeniyle istifa ettiğini açıkladı.

İstifasını bugün Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sunduğunu söyleyen İştiyye, “Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar ve Batı Şeria ile Kudüs’te tırmanan gerilim” ışığında “yeni siyasi önlemlere” ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre bugün düzenlenen bir basın toplantısında istifa talebini duyuran İştiyye, “Bu karar, Gazze Şeridi’nde halkımıza yönelik saldırılarla ilgili siyasi, güvenlik ve ekonomik gelişmelerin ve Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria’da eşi benzeri görülmemiş gerilimin ışığında alındı” ifadelerini kullandı.

2019’da göreve gelen, akademisyen ve ekonomist olan İştiyye, “Bana göre bir sonraki aşama ve bu aşamanın zorlukları, Gazze Şeridi’ndeki yeni gerçekliği, ulusal birlik görüşmelerini ve ulusal temelde Filistinliler arası bir uzlaşıya duyulan acil ihtiyacı, geniş katılımı, safların birliğini ve Filistin toprakları üzerinde otorite birliğinin genişletilmesini dikkate alan yeni bir hükümeti ve siyasi düzenlemeleri gerektiriyor” diye konuştu.

AFP haber ajansına göre İştiyye, ” Hükümet, halkımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve altyapı gibi hizmetleri sağlamak arasında bir denge kurmayı başardı. İşgalle yüzleşmeye ve Filistin toprakları üzerinde bir devlet kurmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın İştiyye’nin istifasını hemen kabul edip etmeyeceği, yeni bir başbakan atanana kadar bekleyip beklemeyeceği bilinmiyor.

Filistin basınında yer alan haberlere göre Abbas, iktidardaki El Fetih hareketinin hakim olduğu Filistin Kurtuluş Örgütü’nün yürütme kurulu üyesi Muhammed Mustafa’yı yeni kabinenin başına atayabilir.

Mustafa daha önce başbakan yardımcılığı ve Abbas’ın ekonomi konularında üst düzey danışmanlığı görevlerinde bulunmuştu.

Filistin Yönetimi’ne yönelik eleştiriler

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a yönelik öfke 7 Ekim’den bu yana artıyor ve pek çok kişi onu İsrail’in saldırılarını ve Batı Şeria’da artan şiddeti sert bir şekilde kınamamakla eleştiriyor.

Filistin’in yönetimi 2007’den bu yana Batı Şeria’da sınırlı bir güce sahip olan Mahmud Abbas’ın Filistin Yönetimi ile Gazze’yi yöneten Hamas arasında bölünmüş durumda.

Hamas, 2006 yılında yapılan seçimi kazanmasının ardından Filistin Yönetimi’ni Gazze’den uzaklaştırdı ve yönetimi ele geçirdi.

Filistin Yönetimi’nin aksine Hamas, İsrail’in tanınmasını gerektireceği için iki devletli bir çözüme inanmıyor.

Aralarında ABD’nin de bulunduğu çok sayıda ülke, Gazze’deki savaşın sona ermesinin ardından tüm Filistin topraklarının yönetimini üstlenecek bir siyasi yapı çağrısında bulunuyor.

Ülkeler bu yönde Filistin Yönetimi içinde reform ve demokratik hesap verebilirlik talep ediyor.

Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Mahmud Abbas yönetimindeki Filistin Yönetimi’nin bir Filistin devletinin kontrolünü ele geçirmesi ve Gazze’yi yönetmesi çağrılarını birçok kez reddetti.

Hamas yönetimindeki sağlık bakanlığının açıklamasına göre İsrail’in Gazze’ye saldırılarında şimdiye kadar 30 bine yakın kişi öldü.

7 Ekim’den bu yana Batı Şeria’daki şiddetin de neredeyse 20 yıldır görülmemiş seviyelere ulaştığı bildiriliyor.

Ramallah’taki sağlık bakanlığına göre İsrail askerleri ve yerleşimciler, Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria’da en az 400 Filistinliyi öldürdü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-yonetimi-basbakani-istifa-etti/feed/ 0
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı: Refah’ta sivilleri korumaya yönelik bir plan olmadan askeri operasyon istemiyoruz https://www.haber60.com.tr/beyaz-saray-ulusal-guvenlik-danismani-refahta-sivilleri-korumaya-yonelik-bir-plan-olmadan-askeri-operasyon-istemiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/beyaz-saray-ulusal-guvenlik-danismani-refahta-sivilleri-korumaya-yonelik-bir-plan-olmadan-askeri-operasyon-istemiyoruz/#respond Mon, 26 Feb 2024 00:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12219 Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, İsrailli yetkililerle görüşmelerinde açık şekilde Refah’ta sivilleri korumaya yönelik bir plan görmeden “askeri operasyon” istemediklerini söylediklerini aktardı.

Sullivan, NBC ve CNN’e röportaj verdi. ABD Başkanı Joe Biden’a Refah’taki sivillerin korunmasına ilişkin bir plan sunulmadığını kaydeden Sullivan, ” Gazze’nin diğer tarafında yürütülen operasyonlar nedeniyle küçücük bir alana sıkıştırılmış 1 milyon kişiden bahsediyoruz. Aynı zamanda tüm insani yardım sistemi de burada.” dedi.

“ASKERİ OPERASYON İSTEMİYORUZ”

Sullivan, sivilleri koruyacak, güvenlik, gıda, kıyafet ve barınak sağlayacak bir plan olmadan Refah’ta ilave “askeri operasyon” istemediklerini İsrailli yetkililerle tüm görüşmelerinde açık bir şekilde dile getirdiklerini belirtti. Planı görene kadar Biden’ın İsrail’e silah satışını askıya alma ihtimali bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Sullivan, varsayımda bulunmak istemediğini, görüşlerini İsrail’e net bir şekilde aktardıklarını, bu çerçevede Tel Aviv’in dönüş yapmasını beklediklerini bildirdi.

“ATEŞKES GÖRÜŞMELERİNDE GENEL BİR ANLAYIŞ SAĞLANDI”

Sullivan, Paris’te ABD, İsrail, Mısır ve Katar arasında yürütülen görüşmelerle ilgili ise detaya girmeyeceğini ancak esir takası ve çatışmalara aranın nasıl yürütüleceği konusunda “genel bir anlayış” sağlandığını dile getirdi. Mısır ve Hamas yetkililerinin Katar’da ilave görüşmeler yapacağını aktaran Sullivan, konuya ilişkin nihai anlaşma sağlanması için çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, “Bekleyip, göreceğiz.” dedi.

YERİNDE EDİLMİŞ FİLİSTİNLİLERİN SIĞINDIĞI REFAH

Gazze’nin güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah şehri, İsrail saldırılarından önce yaklaşık 280 bin Filistinliye ev sahipliği yapıyordu. İsrail’in 7 Ekim’deki saldırıları nedeniyle 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden oldu. Yerinden edilen Filistinlilerin büyük bölümü, İsrail’in daha önce “güvenli olduğunu” iddia ettiği Refah’a sığındı. Kuzey bölgelerden gelenlerle Refah’ın nüfusu 4 katından fazla artarak 1,4 milyona ulaştı. Yeterli konut olmaması nedeniyle Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.

İSRAİL’İN REFAH PLANI

İsrail güçleri, Refah kentini sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor. İsrail’in Refah kentine kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi’nde sığınacak bir yerinin kalmayacağından endişe ediliyor. Netanyahu, 9 Şubat’ta İsrail ordusu ve güvenlik teşkilatına “Refah’a saldırı planı hazırlanması” talimatını vermişti.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DEKİ CAN KAYBI 30 BİNE YAKLAŞTI

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 692 Filistinli öldürüldü, 69 bin 879 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 403 Filistinli hayatını kaybetti.

579 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 240’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 579 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

24 KASIM’DAKİ ATEŞKES

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

LÜBNAN SINIRI DA HAREKETLİ

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/beyaz-saray-ulusal-guvenlik-danismani-refahta-sivilleri-korumaya-yonelik-bir-plan-olmadan-askeri-operasyon-istemiyoruz/feed/ 0
Ateşkes umutları arttı! Paris’te İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerden olumlu sonuçlar çıktı https://www.haber60.com.tr/ateskes-umutlari-artti-pariste-israil-ile-hamas-arasindaki-muzakerelerden-olumlu-sonuclar-cikti/ https://www.haber60.com.tr/ateskes-umutlari-artti-pariste-israil-ile-hamas-arasindaki-muzakerelerden-olumlu-sonuclar-cikti/#respond Sun, 25 Feb 2024 01:11:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11907 İsrail medyası, ” Gazze’de alıkonulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması, ateşkes sağlanması, Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması ve İsrail hapishanelerinden serbest bırakılacak Filistinli esir sayısı konusunda anlaşmaya varılmasının” görüşüldüğü Fransa’daki müzakerelerin “olumlu” geçtiğini bildirdi.

İSRAİL İLE HAMAS FRANSA’DA GÖRÜŞTÜ

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları devam ederken, ateşkese dair umutlar bir kez daha arttı. İsrailde yayın yapan Yediot Ahronot gazetesine göre, Fransa’nın başkenti Paris’te İsrail ile Hamas arasında yeni bir anlaşmaya varmak için yapılan görüşmelere katılan İsrail heyeti ülkeye “olumlu” şekilde döndü. Gazeteye konuşan adı açıklanmayan İsrailli yetkililer, “müzakerelerin iyi ve olumlu havada geçtiğini” belirtti ancak anlaşmaya varmak için henüz erken olduğunu ifade etti.

“MÜZAKERELERDE TAKAS ANLAŞMASI İÇİN ÖNEMLİ İLERLEMELER VAR”

İsrailli Kanal 13 televizyonuna göre ise adı açıklanmayan İsrailli bir siyasi yetkili, “Müzakerelerde takas anlaşması için uygun koşulları yaratan önemli ilerlemeler var.” dedi. İsrail heyetinin kapsamlı müzakerelere başlayabileceği sinyalini veren söz konusu yetkili, Gazze’de alıkonulan esirler için isim listesinin tartışılmasında mutabık kalındığını aktardı.

İsrail devlet televizyonu KAN’a göre ise Paris görüşmeleri, Hamas’ın İsrail’in karşı çıktığı 4 talebinin etrafında yoğunlaştı. KAN, Hamas’ın “Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayan ancak güneye göç ettirilenlerin tekrar yaşadıkları yerlere dönmeleri ve İsrail ordusunun da bölgeden çıkmasını talep ettiğini” aktardı. İsrail devlet televizyonu, Tel Aviv yönetiminin bu talebi kabul etmesinin, “Hamas’ın Gazze Şeridi’nin kuzeyini tekrar kontrol etmeye başlaması anlamına geleceği” değerlendirmesinde bulundu. KAN’ın haberinde, tartışılan diğer üç konunun ise “insani yardımın artırılması, ateşkesin süresi ve serbest bırakılacak Filistinli esirlerin sayısı” olduğuna işaret edildi.

İsrail ile Hamas arasında esir değişimi ve ateşkes konusunda anlaşma sağlanması çabaları kapsamında dün İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea başkanlığındaki İsrail heyeti, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William J. Burns, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısır İstihbarat Şefi Abbas Kamil’in katılımıyla Paris’te müzakereler başlamıştı.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DE CAN KAYBI 30 BİNE DAYANDI

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 606 Filistinli öldürüldü, 69 bin 737 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 238’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 576 askerinin öldürüldüğünü duyurdu. Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 403 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ateskes-umutlari-artti-pariste-israil-ile-hamas-arasindaki-muzakerelerden-olumlu-sonuclar-cikti/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken, İsrail’in Batı Şeria’daki konut inşa planına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-israilin-bati-seriadaki-konut-insa-planina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-israilin-bati-seriadaki-konut-insa-planina-tepki-gosterdi/#respond Sat, 24 Feb 2024 03:36:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11591 ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail’in iki hafta içinde işgal altındaki Batı Şeria’da 3 bin 300’den fazla yasa dışı konut inşa planına, “Açıkçası bu duyurudan dolayı hayal kırıklığına uğradığımızı söylemem lazım. Bu yerleşim yerleri uluslararası hukuka da uygun değil.” sözleriyle tepki gösterdi.

BLİNKEN’DAN BATI ŞERİA’DAKİ KONUT PLANINA TEPKİ: HAYAL KIRIKLIĞI

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Arjantin’i ziyareti sırasında mevkidaşı Diana Mondino ile ortak basın toplantısı düzenledi ve Orta Doğu gündemini değerlendirdi. ABD’li Bakan, İsrail yönetiminin, işgal altındaki Batı Şeria’nın bazı bölgelerinde 3 bin 300’den fazla konut inşasına onay veren planını “hayal kırıklığı” sözleriyle karşıladı.

Blinken, “Yerleşim yerleri konusundaki haberleri gördük ve açıkçası bu duyurudan dolayı hayal kırıklığına uğradığımızı söylemem lazım. İster Cumhuriyetçi ister Demokrat ABD yönetimleri uzunca bir süredir yeni yerleşim yerlerinin barışa ulaşmada ters etkiye sahip olduğu görüşünde. Ayrıca bu yerleşim yerleri uluslararası hukuka da uygun değil.” şeklinde konuştu.

İsrail hükümetinin, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beytüllahim kenti yakınındaki Maale Adumim Yahudi yerleşim birimine 2 bin 350, Kedar’a yaklaşık 300, Efrat yasa dışı Yahudi yerleşim birimine ise 700 konut inşasını onaylamayı planladığı kamuoyuna yansımıştı.

“GAZZE’DE HİÇBİR ŞEKİLDE İSRAİL İŞGALİ OLMAMALI VE GAZZE’NİN YÜZ ÖLÇÜMÜ DARALTILMAMALI”

Öte yandan Blinken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de savaş sonrasına ilişkin kabineye plan sunduğu yönündeki haberleri de değerlendirdi.

Blinken, “Haberleri gördüm ama planı açıkçası görmedim. Dolayısıyla detayları görene kadar değerlendirme hakkımı saklı tutuyorum. Gazze terörizm için platform olamaz. Bununla beraber Gazze’de hiçbir şekilde İsrail işgali olmamalı ve Gazze’nin yüz ölçümü daraltılmamalı.” yorumunu yaptı.

Bölgede Gazze meselesiyle ilgili birçok ülke olduğunu ve bu ülkelerle yakın şekilde çalıştıklarını dile getiren Blinken, Gazze’nin geleceğiyle ilgili yol haritasının belirlenmesinde bu görüşmelerin de önemli olduğunu ifade etti.

NETANYAHU’NUN SAVAŞ SONRASI PLANI

İsrail Başbakanı Netanyahu dünkü kabine toplantısında hükümete sunduğu, Gazze’de saldırıların ardından izleyeceği yol haritası, “Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılması, İsrail’in güvenlik için hareket özgürlüğünü koruması ve UNRWA’nın kapatılmasını” içeriyor.

Plana göre İsrail, Gazze Şeridi’nde ve işgal altındaki Batı Şeria’da güvenlik ve askeri konularda hareket özgürlüğünü elinde tutacak, Mısır-Gazze sınırında ABD’nin koordinasyonuyla tampon bölge oluşturarak “kaçakçılık girişimlerini” önleyecek.

Netanyahu’nun hükümete sunduğu yol haritasına göre, Gazze’nin sivil idaresi ise “yönetim becerisine sahip profesyoneller” tarafından gerçekleştirilecek; bu kişiler “terörü destekleyen devlet ve oluşumlara bağlı olmayacak”, maaşlarını bunlardan almayacak.

İsrail ayrıca Ramallah merkezli uluslararası meşruiyete sahip Filistin yönetimini, “terörü desteklemekle” suçlayarak, yol haritasındaki bu maddeyle Gazze yönetiminden uzaklaştırmayı amaçladığına işaret ediyor.

İSRAİL’İN BATI ŞERİA’DA YASA DIŞI KONUT PLANI

İsrail hükümetinin, iki hafta içinde işgal altındaki Batı Şeria’da 3 bin 300’den fazla yasa dışı konut inşa planını onaylayacağı bildirildi.

İsrail devlet televizyonu KAN’da yer alan haberde, İsrailli yetkililerin kararı almak için iki hafta içinde toplanacağı belirtildi. Hükümet, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beytüllahim kenti yakınındaki Maale Adumim Yahudi yerleşim birimine 2 bin 350, Kedar’a yaklaşık 300, Efrat yasa dışı Yahudi yerleşim birimine ise 700 konut inşasını onaylamayı planlıyor.

Söz konusu kararın, Maale Adumim yerleşim birimi yakınında dün gerçekleştirilen, bir İsrail askerinin ölümü ve en az 8 askerin çeşitli şekillerde yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırıya tepki olarak alındığı iddia edildi.

Onaylandığı takdirde bu yasa dışı konut inşası planının 7 Ekim 2023’teki saldırıların ardından onaylanan en büyük proje olacağı bildirildi.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich dün, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bir İsraillinin öldüğü saldırı sonrası işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerine yeni konutlar inşa edilmesi çağrısı yapmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümet, Filistin topraklarındaki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerine verdiği büyük destekle biliniyor.

Birleşmiş Milletler, işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşim birimlerinin yasa dışı olduğunu belirtiyor ve iki devletli çözümü baltaladığı gerekçesiyle İsrail’i yerleşim birimlerini durdurmaya çağırıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-israilin-bati-seriadaki-konut-insa-planina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Netanyahu’nun Gazze planı Filistin Yönetimi tarafından başarısızlıkla karşılandı https://www.haber60.com.tr/netanyahunun-gazze-plani-filistin-yonetimi-tarafindan-basarisizlikla-karsilandi/ https://www.haber60.com.tr/netanyahunun-gazze-plani-filistin-yonetimi-tarafindan-basarisizlikla-karsilandi/#respond Sat, 24 Feb 2024 02:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11522 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas yönetimindeki Gazze için savaş sonrası ilk resmi planı savaş kabinesine sundu. Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas’ın sözcüsü Nabil Abu Rudeineh ise bu planın başarısızlığa mahkum olduğunu söyledi.

Plana göre İsrail bölgede güvenliği süresiz olarak kontrol edecek ve İsrail’e düşman gruplarla bağlantısı olmayan Filistinliler bölgeyi yönetecek.

İsrail’in en büyük müttefiki olan ABD, savaştan sonra Gazze’yi Batı Şeria merkezli Filistin Yönetimi’nin yönetmesini istiyor.

Ancak Netanyahu’nun Perşembe gecesi bakanlara sunduğu belgede Filistin Yönetimi’nden hiç bahsedilmiyor.

Plana göre, İsrail, Filistinlilerin bağımsız bir devlet kurmak istedikleri işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze de dahil olmak üzere Ürdün’ün batısındaki tüm topraklar üzerinde güvenlik kontrolünü sürdürecek

Uzun vadeli hedefler listesinde Netanyahu bir Filistin devletinin “tek taraflı olarak tanınmasını” reddediyor. Filistinlilerle bir çözüme ancak iki taraf arasında doğrudan müzakereler yoluyla ulaşılabileceğini söylüyor; ancak Filistin tarafının kim olacağı belirtilmiyor.

Netanyahu’nun Gazze için orta vadeli hedefleri ise silahsızlanma ve radikalleşmenin önlenmesi. Bu ara aşamanın ne zaman başlayacağı ya da ne kadar süreceği konusunda ayrıntılı bilgi vermiyor. İsrail’in saldırıları nedeniyle büyük bölümü yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası için de bölgenin tamamen silahtan arındırılmasını öngörüyor.

Plana göre, savaş sona erdikten sonra Gazze’nin sivil işleri “idari deneyime sahip” ve “terörizmi destekleyen ülke ya da kuruluşlarla bağlantısı olmayan” yerel yetkililer tarafından yürütülecek.

Netanyahu, Gazze’nin güneyinde Mısır sınırında İsrail güçlerinin varlığını ve Refah sınır kapısı da dahil olmak üzere kaçakçılık girişimlerini önlemek için Mısır ve ABD ile işbirliği yapmasını öneriyor.

Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli mülteciler ajansı UNRWA’nın kapatılması ve yerine başka uluslararası yardım gruplarının kurulması çağrısında bulunuyor.

Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun planı için, “Başbakanın ilkeler belgesi, savaşın hedefleri ve Gazze’deki Hamas yönetiminin sivil bir alternatifle değiştirilmesi konusunda geniş bir kamuoyu mutabakatını yansıtmaktadır” ifadesi kullanıldı.

Belge, konuyla ilgili bir tartışma başlatmak üzere savaş kabinesi üyelerine dağıtıldı.

Filistin Yönetimi tepki gösterdi

Netanyahu’nun önerisini değerlendiren Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas’ın sözcüsü Nabil Abu Rudeineh Reuters’e yaptığı açıklamada bu önerinin, İsrail’in Gazze’deki coğrafi ve demografik gerçekleri değiştirme planları gibi başarısız olmaya mahkum olduğunu söyledi.

Sözcü, “Eğer dünya bölgede güvenlik ve istikrarla gerçekten ilgileniyorsa, İsrail’in Filistin toprakları üzerindeki işgaline son vermeli ve başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini tanımalıdır” dedi.

Filistin Yönetimi Dışişleri Bakanlığı X’te yaptığı açıklamada Netanyahu’nun planının “iktidarda kalmak için savaşı uzatma çıkarına hizmet ettiğini” ekledi.

Açıklamada önerinin Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik Amerikan ve uluslararası çabaları engelleyeceği de belirtildi.

İsrail’in başlıca destekçisi ABD de dahil olmak üzere İsrail-Filistin sorununun çözümünde nihai hedef olarak iki devletli çözüm çağrıları Gazze’deki savaşla yeniden canlandı. Ancak bazı üst düzey İsrailli siyasetçiler buna karşı çıkıyor.

İki devletli çözüm uzun zamandır Batı’nın bölgedeki temel politikalarından biriydi ancak 1990’ların başında Oslo Anlaşmalarının imzalanmasından bu yana Filistin devletinin kurulması konusunda çok az ilerleme kaydedildi.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’in güneyine saldırı düzenlemiş ve yaklaşık 1200 kişi ölmüş, 253 kişi de rehin alınmıştı.

Abluka altındaki Gazze’ye İsrail’in hava ve kara saldırılarında ise yaklaşık 29 bin 500 kişi öldü. Bölge nüfusunun büyük çoğunluğu yerinden edildi; temel ihtiyaç maddelerinden mahrum bırakıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahunun-gazze-plani-filistin-yonetimi-tarafindan-basarisizlikla-karsilandi/feed/ 0
Netanyahu’nun Gazze’deki savaş sonrası planı ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/netanyahunun-gazzedeki-savas-sonrasi-plani-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/netanyahunun-gazzedeki-savas-sonrasi-plani-ortaya-cikti/#respond Sat, 24 Feb 2024 02:12:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11515 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun hazırladığı savaş sonrası plana göre İsrail, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze de dahil olmak üzere Ürdün’ün batısındaki tüm topraklar üzerinde “güvenlik kontrolünü” sürdürecek. Filistin Dışişleri Bakanlığı ise Netanyahu’nun planına sert tepki göstererek, planı “Gazze Şeridi’nin resmi olarak yeniden işgal edilmesi” olarak nitelendirdi.

Gazze Şeridi’ne 140 gündür saldırılarını sürdüren İsrail’in savaş sonrası planı ortaya çıktı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaş sonrası Gazze’nin yönetimine ilişkin ilk resmi planını güvenlik kabinesi üyelerine sundu. Netanyahu’nun planına göre İsrail, Hamas ve İslami Cihad’a ait askeri kapasite ve altyapının yok edilmesi, tüm rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze’deki “tüm güvenlik tehditlerinin ortadan kaldırılması” hedeflerine ulaşana kadar Gazze’deki savaş devam edecek. Savaş sona erdiğinde ise Gazze, “terörizmi destekleyen ülke veya kuruluşlarla bağlantısı bulunmayan yerel yetkililer” tarafından yönetilecek.

GAZZE ASKERDEN ARINDIRILACAK

Netanyahu’nun planına göre İsrail, savaşın sona ermesinin ardından “radikalleşmeyi engelleme” konusunda tecrübeli Arap ülkeleriyle iş birliği yaparak Gazze’deki tüm eğitim kurumlarına, dini ve sosyal kurumlara yönelik bir “radikalleşmeden arındırma planı” başlatacak. Plan kapsamında Gazze tamamen askerden arındırılacak. Gazze’nin yeniden inşasına askerden arındırılma sürecinin tamamlanması ve “radikalleşmeden arındırma süreci”nin başlamasının ardından izin verilecek.

GAZZE’NİN GÜNEY SINIRINI KAPANACAK

Netanyahu’nun planında İsrail ordusunun “terör faaliyetlerinin” yeniden ortaya çıkmasını önlemek amacıyla Gazze’ye müdahale etme özgürlüğünün süresiz olarak devam edeceği belirtildi. İsrail, Gazze Şeridi’nin Filistin tarafında tampon bölge kuracak ve “güvenlik ihtiyacı olduğu sürece” bulundurmayı sürdürecek. İsrail, ABD’nin desteği ile Mısır’la iş birliği yaparak Mısır ile Gazze arasındaki sınırı imkanlar çerçevesinde güneyden kapatacak.

BM KURUMLARI KAPATILACAK VE İSRAİL ÜRDÜN’ÜN BATISINDA GÜVENLİK KONTROLÜ YAPACAK

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’dan gelen tehditleri engellemek amacıyla Ürdün’ün batısındaki tüm alan üzerinde karadan, havadan ve denizden “güvenlik kontrolünü” sürdürecek. Plana göre bölgedeki Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı kurumlar kapatılacak ve yerine farklı uluslararası yardım kuruluşları açılacak.

Netanyahu planında, kalıcı bir çözüme yalnızca taraflar arasında doğrudan müzakere yoluyla ulaşılabileceğini, İsrail’in her türlü uluslararası dayatmayı reddettiğini ifade etti. Planda ayrıca Filistin devletinin tek taraflı tanınması “teröre karşı ödül” olarak nitelendirilerek, İsrail’in buna karşı çıkmaya devam edeceği belirtildi.

“İSRAİL’İN PLANLARI BAŞARISIZLIĞA MAHKUM”

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın sözcüsü Nabil Abu Rudeineh ise yaptığı açıklamada, Netanyahu’nun önerisinin veya İsrail’in Gazze’deki coğrafi ve demografik gerçekleri değiştirmeye yönelik herhangi bir planının başarısızlığa mahkum olduğunu söyledi. Gazze’nin yalnızca bağımsız bir Filistin devletinin parçası olabileceğini belirten Rudeineh, ” Dünya, gerçekten bölgede güvenlik ve istikrar istiyorsa, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline son vermeli ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini tanımalıdır.” dedi.

“NETANYAHU’NUN PLANI ‘SOYKIRIMI SÜRDÜRME’ GİRİŞİMİDİR”

Netanyahu’nun planını kınayan Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise söz konusu plan, Gazze Şeridi’nin resmi olarak yeniden işgal edilmesi ve İsrail’in Filistin toprakları üzerindeki kontrolünü dayatma girişimi olarak nitelendirildi. Bakanlık açıklamasında, “Bu, halkımıza karşı soykırımı sürdürmeye yönelik bir plan ve zorla yerinden etme planının uygulanması için daha fazla zaman kazanma girişimidir” ifadesi kullanıldı. Netanyahu’nun önerilerinin savaşın durdurulmasına, mahkumların ve rehinelerin serbest bırakılmasına, Filistin devletinin kurulmasına yönelik uluslararası çabaları engellemeye karşı açık bir manevra olduğu belirtildi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, ABD’yi ve diğer Batılı ülkeleri, bağımsız Filistin devletini tanımaya, Filistin’in BM üyesi olmasına izin vermeye ve işgali sona erdirmek amacıyla uluslararası bir barış konferansı düzenlemeye çağırdı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahunun-gazzedeki-savas-sonrasi-plani-ortaya-cikti/feed/ 0
Filistin Sempozyumu’nda Akademik Özgürlükler ve Filistin Konusu Tartışıldı https://www.haber60.com.tr/filistin-sempozyumunda-akademik-ozgurlukler-ve-filistin-konusu-tartisildi/ https://www.haber60.com.tr/filistin-sempozyumunda-akademik-ozgurlukler-ve-filistin-konusu-tartisildi/#respond Sat, 24 Feb 2024 01:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11485 İbn Haldun Üniversitesince “Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği” temasıyla bir otelde düzenlenen “Filistin Sempozyumu”nda “Akademik Özgürlükleri Korumak ve Kamusal Aydınların Filistin Konusundaki Rolü” paneli yapıldı.

İbn Haldun Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Irfan Ahmad moderatörlüğünde yapılan panele, Gazze İslam Üniversitesinden Kamalain Shaath, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinden David Miller ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berdal Aral konuşmacı olarak katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasını Norveçli Prof. Dr. Mads Gilbert yaptı.

Gilbert, burada yaptığı konuşmada, Gazze’nin herkesi etkileyen bir mücadele olduğunu vurgulayarak, “Eğer İsrail cezasız kalmaya devam edecekse ve bu Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenen İsrail’in herhangi bir sonucu olmaksızın öldürmek istedikleri kadar kişiyi öldürmelerine izin verilecekse sırada kim olacak ve çocuklarımız ve torunlarımız için dünya neye benzeyecek?” dedi.

Filistin halkının acı çektiğini, ölüm, yaralanma, açlık ve susuzlukla mücadele ettiğini kaydeden Gilbert, “Hepsinden önemlisi Filistin halkı sömürgeciliğe, işgale ve apartheide karşı direnişlerinde dimdik ayakta duruyor.” diye konuştu.

Gilbert, Gazze’de yaşananların İsrail tarafından yapılan ve ABD’nin desteklediği yüzde 100 beşeri bir felaket olduğuna dikkati çekerek, “Bunun askeri bir anlamı yoktur, bu ortadan kaldırma politikasıdır. Bu, toprak çalmanın ve toprağın sahibi olan insanları öldürmenin sömürgeci siyasetidir.” ifadesini kullandı.

Filistinli sağlık çalışanlarının şu anda bu dünyanın ahlaki pusulaları olduğunu belirten Gilbert, onların gerçek kahramanlar olduğunu söyledi.

Gilbert, Gazze’de derhal ateşkes sağlanması gerektiğini vurgulayarak, bölgeye gıda, su, sağlık ekibi ve tıbbi malzeme girişine de izin verilmesi gerektiğine işaret etti.

Yardımların Gazze’ye girişinin uluslararası toplum tarafından kontrol edilmesi gerektiğini dile getiren Gilbert, Gazze’nin yeniden inşasının da önemine değindi.

Gilbert, sorumluluğun Filistinlilerde olması gerektiğinin de altını çizerek, Gazze’nin çok güzel bir yer olduğunu ve orada uzun yıllar çalıştığını anlattı.

Dört ay boyunca Gazze’de her gün ortalama 10 çocuğun uzuvlarının kesildiğini aktaran Gilbert, gerekli ameliyatlar için Gazze’de rehabilitasyon hizmetine de ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Gilbert, Gazze’deki çocukların yüzde 90’ının ishal, kusma gibi bulaşıcı hastalıklara yakalandığını, hastalıklar nedeniyle su ihtiyacı daha da artan çocukların temiz su kaynaklarına erişiminin olmadığını vurguladı.

Gilbert, şunları kaydetti:

“Bu dünyanın nesi var böyle? İsrail’in dört ay boyunca insanları aç bırakarak, öldürerek, sakat bırakarak ve dondurarak ölümle korkutmasına izin vermek. Orta Çağ’a geri mi döndük? Ormana mı döndük? Her birimiz tavır almak zorundayız çünkü dediğim gibi bu sadece Filistinlilerin davası değil. Şehitleri asla unutmayacağız. Baskıya, ırkçılığa ve sömürgeciliğe asla boyun eğmeyeceğiz. Filistin halkının yanında dimdik duracağız çünkü belki 15 yıl sonra ya da 20 yıl sonra dünyanın Filistinlilere şu anda gösterebileceği dayanışmaya ihtiyacımız olacak. Taleplerimiz basit. Gazze’yi yeniden inşa edeceğiz ama önce ateşkes talep ediyoruz, kuşatmayı kaldırın, Filistinlilerin sağlık hizmetlerini açın, sınırları açın, çocukları koruyun ve Filistin’in işgalini durdurun!”

“Ve şimdi ateşkes çağrısı yapıyoruz, soykırımı durdurun, Filistin’i özgürleştirin”

Gazze İslam Üniversitesinden Shaath, akademik özgürlüğün entelektüel ve fiziksel olmak üzere iki farklı yönü olduğunu dile getirdi.

Entelektüel anlamda akademik özgürlüğün doğru araştırmanın özgürce yayımlanması olmadığına işaret eden Shaath, önemli olanın konuları tartışma özgürlüğünün bulunması olduğunu vurguladı.

Shaath, insanların fikirlerini kamuya açık bir şekilde ifade etmeleri nedeniyle cezalandırma korkusu olmadan hareket edebilmeleri gerektiğine dikkati çekti.

Fiziksel olarak da akademisyen ve öğrencilerin hareket alanlarının kısıtlanmasına, kısıtlı kaynaklara ve personel güvenliğine yönelik tehditlere işaret eden Shaath, “Aslında İsrail ile Filistin bağlamında, aslında belki de entelektüelden ziyade fiziksel tarafa daha fazla vurgu yapıyoruz. Dolayısıyla öğrenciler için yüksek öğretim kurumlarına erişimimiz yok ve akademisyenler için uluslararası konferanslara katılma imkanımız yok. Küresel akademik topluluklarla ilişki kurmanın ve değerli işbirlikleri oluşturmanın bir yolu yok.” ifadelerini kullandı.

Shaath, bu sempozyumun da İsrail kurumlarının ve üniversitelerde Filistinlilere karşı İsrail’i destekleyen akademisyenlerin boykotu için önemine değinerek, “Ve şimdi ateşkes çağrısı yapıyoruz, soykırımı durdurun, Filistin’i özgürleştirin.” şeklinde konuştu.

“Biz entelektüeller ve akademisyenler olarak hegemonyanın bir parçası olmamalıyız”

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinden Miller, akademik özgürlüğün gerekliliğine değinerek, “Siyonistler akademik özgürlüğe karşıdırlar çünkü Filistin’in varlığının ifade edilmesine ve hatta buna dair herhangi bir işarete ya da Siyonist projeye yönelik herhangi bir eleştiriye karşıdırlar.” dedi.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarında üniversitelerin de hedef alındığını anımsatan Miller, “Gazze İslam Üniversitesi, geçen yıl 10 ve 11 Ekim tarihlerinde, oldukça Siyonist bir şekilde bombalandı ve daha sonra Aralık ayına kadar devam eden bir dizi saldırı ile tamamen yok edildi.” şeklinde konuşarak, “Bunlar kaza değil, Bunlar, duyduğumuz gibi akademisyenlerin hedef alınarak öldürülmesidir, tıpkı kurtarma görevlilerinin, doktorların, öğretmenlerin hedef alınarak öldürülmesi gibi.” diye konuştu.

İstanbul Medeniyet Üniversitesinden Aral da asıl sorunun İsrail’in Gazze’ye yönelik yaptığı saldırlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Çok fazla suç işlediniz, bölgeyi işgal ettiniz, suçlusunuz. Biz entelektüeller ve akademisyenler olarak hegemonyanın bir parçası olmamalıyız. Özgür düşünürler olmalıyız, adaletle hareket etmeliyiz ve baskı ve işgal mağdurlarına verdiğimiz destekle hareket etmeliyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-sempozyumunda-akademik-ozgurlukler-ve-filistin-konusu-tartisildi/feed/ 0
İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan: İsrail özür dilemeli ve hesap vermeli https://www.haber60.com.tr/ibn-haldun-universitesi-mutevelli-heyeti-baskan-vekili-bilal-erdogan-israil-ozur-dilemeli-ve-hesap-vermeli/ https://www.haber60.com.tr/ibn-haldun-universitesi-mutevelli-heyeti-baskan-vekili-bilal-erdogan-israil-ozur-dilemeli-ve-hesap-vermeli/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:06:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11414 İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, “Ümit ediyorum ki insanlık vicdanındaki bu yara böyle açık kalmaz ve bir şekilde buna dur diyecek toplu irade oluşturulabilir. İsrail eğer varlığını devam ettirmek istiyorsa dönüp bütün insanlıktan özür dilemeli, yaptıklarının hesabını açıkça vermeli, sorumluları cezalandırmalı.” dedi.

İbn Haldun Üniversitesince “Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği” temasıyla bir otelde düzenlenen “Filistin Sempozyumu”, Bilal Erdoğan, İHÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ve İHÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Erdoğan, buradaki konuşmasında, sempozyumda yalnızca Filistin’de ne olduğu değil bundan sonra ne olacağının da konuşulacağını söyledi.

Dünyanın şu anda büyük bir kayıp yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, “İnsanların vicdanının birlikteliği büyük bir kayıp yaşıyor. Şimdiden itibaren olması gereken şey, insanlığın uluslararası sistemin sonuçlarıyla yüzleşmesi. Eğer bu sistem İsrail’in yaptığı şeyi durduramıyorsa, daha fazla savaş, kaos, felaket bizi bekliyor. Bu sebeple vicdanımızı ayaklandırmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma ilişkin basın mensuplarına bilgi veren Erdoğan, üniversite olarak, Filistin’de 7 Ekim’den bu yana devam eden olaylarla ilgilenen önemli isimleri İstanbul’da bir araya getirmek istediklerini belirtti.

Sempozyumda İsrail’in bölgede gerçekleştirdiği soykırımın gelecekte dünya düzenine yansımalarının konuşulacağını kaydeden Erdoğan, “Biz bir üniversite olarak meselenin biraz daha ilmi yönüyle, dünyanın geleceğine nasıl etki edeceğine bakan yönüyle ilgilenmiş oluyoruz. Bu hem İstanbul’un bu merkezi konumuna, hem de üniversitemizin bu konudaki hedeflediği kaliteye dikkat çekiyor.” diye konuştu.

Erdoğan, İsrail’in şu anda devam eden soykırımının Güney Afrika’nın uluslararası mahkemedeki başvurusuyla netleştiğini kaydederek, “Bütün dünyanın ittifak ettiği bir İsrail canavarlığı var.” dedi.

İsrail’deki rejimin bir nazi, soykırım, faşist ve fundamentalist bir rejim olduğunu söylediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrailli rejim, sivil halkın ölmemesi için bir gayret gösterseydi şu anda Refah Kapısı’nın dışındaki diğer iki kapıdan, kendi kontrolünde kendisi de insani yardımı Gazze’ye sokabilirdi. Kendisi Gazze’deki yaralıları tedavi için İsrail’deki hastanelerine alabilirdi. İsrail oradaki insanların, insan olduğunu dahi düşünmediği için ‘Siz Refah Kapısı’ndan benim izin verdiğim kadar bir şey yapabiliyorsanız yapın ama ben elektriğinizi de suyunuzu da keseceğim, yardımları da kısıtlayacağım. Oradaki insanlar açlığa mahkum olsun, ölsün gitsin ondan sonra biz de hayatımıza devam edelim.’ diye düşünüyor olabilir. Bu, İsrail’in kendi kendini yok etmesine götüreceği bir süreçtir.”

Bilal Erdoğan, “Ümit ediyorum ki insanlık vicdanındaki bu yara böyle açık kalmaz ve bir şekilde buna dur diyecek toplu irade oluşturulabilir. İsrail eğer varlığını devam ettirmek istiyorsa dönüp bütün insanlıktan özür dilemeli, yaptıklarının hesabını açıkça vermeli, sorumluları cezalandırmalı. Bütün insanlığa, kendilerini üstün görmeyip bütün insanlar gibi insanlar olmaktan ibaret olduklarını itiraf ettikleri belki bir bildiriyle yeniden hayatlarına devam etmeliler diye düşünüyorum. ” değerlendirmesinde bulundu.

Sempozyumdaki konuşmalar

Sempozyumun açılışında konuşan İHÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, Gazze’de bir vahşet yaşandığını, İsrail’in saldırıları nedeniyle kuvözdeki bebeklerin öldüğünü, insanların açlıkla mücadele ettiğini, yaralıların tedavilerinin narkoz olmadığı için canlı canlı yapıldığını anlattı.

Empati yaparak kendilerini Gazzelilerin yerine koymaya çalıştıklarını aktaran Gündüz, “Vatansız bırakılan, evsiz bırakılan, ilaçsız bırakılan ve yurtlarından kovulmaya çalışılan Gazze bütün dünyaya örnek, yiğit de bir direniş sergiliyor. Hiç olmazsa onların bu direnişlerine moral gücü vermek üzere buradayız.” ifadelerini kullandı.

Gündüz, Şair Necip Fazıl Kısakürek’in “Yıkılasın İsrail” şiirine atıfta bulunarak, İsrail’in zulmünü özellikle akademik dünyaya duyurmak üzere bu sempozyumu düzenlediklerini belirtti.

“İsrail, Filistinlilerin eğitim sistemini de sistematik bir şekilde yok ediyor”

İHÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ise İsrail Devleti’nin Orta Doğu’nun varlığına saplanan bir bıçak olduğunu, bu bıçağın en fazla Filistinlilerin kanını akıttığını söyledi.

Yıllardır süren işgal ve katliamların artık bir soykırıma dönüştüğünü ifade eden Arkan, “Kudüs uzun yıllardır İsrail zulmü altında inliyor. Vatanlarına sahip çıkmaya çalışanları, masumları, kadınları, yaşlıları, çocukları hatta bebekleri İsrail defalarca katletti. Bu katliam artık soykırıma dönüştü. Gazze insanlık tarihinin en acımasız katliamlarıyla karşı karşıya.” değerlendirmesinde bulundu.

Arkan, verilere göre saldırılar sonucunda 90 bin üniversite öğrencisinin eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını vurgulayarak, “Şu ana kadar 231 öğretmen ve akademisyen ile 4 bin 237 öğrenci hayatını kaybetti ve şehit oldu. İsrail, Gazze’de Filistinlilerin eğitim sistemini de sistematik bir şekilde yok ediyor.” diye konuştu.

Filistin’in ve Filistinlilerin haklı davasının yanında olduklarının altını çizen Arkan, “Sempozyumla, akademisyenler, aktivistler, araştırmacılar ve medya profesyonellerini Filistin üzerinde birlikte düşünmeye, üretmeye ve Filistin’in geleceğini hep birlikte inşa etmeye davet ediyoruz.” dedi.

Akademisyenler, aktivistler ve öğrencilerin katıldığı sempozyumda, “Akademik Özgürlükleri Korumak ve Kamusal Aydınların Filistin Konusundaki Rolü”, “Apartheid ve Siyonist İşgale Eleştirel Yaklaşımlar,” “Yerleşimci-Sömürgeci Şiddete Karşı Filistin’de Gündelik Direniş”, “İnkardan İkrara: Gazze Soykırımı Üzerine Toplumsal-Hukuki Perspektifler”, “Filistin ile Küresel Dayanışma ve Genişleyen Mücadele”, “Anlatıyı Biçimlendirmek: Filistin Tasvirinde Medyanın Rolü” başlıklı paneller düzenlenecek.

Sempozyum, yarın da devam edecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibn-haldun-universitesi-mutevelli-heyeti-baskan-vekili-bilal-erdogan-israil-ozur-dilemeli-ve-hesap-vermeli/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki saldırılarında kadın ve çocuk ölümleri Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katı https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:13:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11257 Uluslararası Adalet Divanında soykırımla yargılanan İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri saldırı düzenlediği Gazze Şeridi’nde kadın ve çocuk ölümlerinin, 2 yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katından fazla olması, burada yaşanan vahşeti gözler önüne seriyor.

AA muhabiri, 24 Şubat 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölen sivillerin sayısını derledi.

İsrail, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni havadan, karadan ve denizden aralıksız bombalıyor.

Filistinli kaynaklara göre, İsrail, bu saldırılarında 66 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu da Gazze’de kilometrekareye 183 ton patlayıcının atıldığı anlamına geliyor.

Saldırılar nedeniyle Gazze harabeye dönerken, bölgede 1,9 milyon Filistinli yerinden oldu.

İsrail’in saldırılarında, 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı. Saldırılarda öldürülenlerin en az 12 bin 660’ını çocuklar, 8 bin 570’ini kadınlar oluşturuyor.

Yaralıların, yüzde 70’inden fazlası da kadın ve çocuklardan oluşuyor. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Bir yandan İsrail’in saldırılarından kaçarak hayatta kalma mücadelesi veren Filistinliler, Tel Aviv yönetiminin bölgeye yardım girişlerine çıkardığı engellemeler nedeniyle de açlıkla mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2,2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Gazze Şeridi’ndeki akut gıda güvensizliği Dünya Sağlık Örgütünün “kritik” olarak nitelediği yüzde 15 çıtasını aşarak yüzde 16,2’ye ulaştı.

BM Dünya Gıda Programı (WFP), İsrail’in saldırılarına işaret ederek, emniyetli dağıtıma izin veren koşullar oluşana dek Gazze’nin kuzeyine hayat kurtaran gıda yardımı dağıtımını durdurma kararı aldı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerin kıtlığın eşiğinde olduğunu duyurdu.

Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğüterek tüketmek zorunda kaldığı bildiriliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki sivil ölümleri

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının üzerinden 2 sene geçerken, Ukrayna’daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonunun (HRMMU) 7 Şubat’ta yayımladığı verilere göre, savaşın başından beri ülkede 579’u çocuk, 2 bin 992’si kadın olmak üzere 10 bin 378 sivil öldürüldü, 19 bin 632 sivil yaralandı.

Ölümlerin 8 bin 95’i Ukrayna topraklarında, 2 bin 283’ü Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği topraklarda gerçekleşti.

Raporda, sayıların daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü kadın ve çocukların sayısı, 2 yılda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının 6 katından fazlasına tekabül ediyor.

Gazzelilerin sığınabileceği güvenli bir yer yok

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca Ukraynalı, saldırılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve komşu ülkelere sığınmıştı.

Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkeleri, Ukraynalı kadın ve çocukların oluşturduğu sivillere kucak açmıştı.

Öte yandan, 2007’den beri İsrail’in karadan, havadan ve denizden ablukası altında bulunan Gazze’deki 2,3 milyon Filistinli, yaklaşık 360 kilometrekarelik bölgede sıkışmış vaziyette.

İsrail saldırıları nedeniyle Filistinlilerin Gazze’de sığınabilecekleri güvenli bir yer bulunmuyor.

Gazze’nin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyde yer alan Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırılar nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, 64 kilometrekarelik alana sahip Refah kentine sığındı.

BM verilerine göre, 7 Ekim’den önce 280 bin olan Refah’ın nüfusu, yerinden edilmiş Filistinlilerin göçüyle 5 kattan fazla arttı. Bu da Gazze’deki nüfusun yarısından fazlasının bu daracık kara parçasına sığındığı gözler önüne seriyor.

Yeteri kadar konut olmaması nedeniyle, Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda hayat mücadelesi veriyor.

İsrail yönetimi, son günlerde Filistinlilerin sığındığı Refah’a kara saldırısı başlatma yönünde sinyaller veriyor.

Refah’a saldırılması halinde, buraya sığınan Filistinlileri daha da zor günler beklediği belirtiliyor.

İsrail’in çıkardığı zorluklar nedeniyle bölgeye yeteri kadar yardım da ulaştırılamıyor.

AA, Gazze ve Ukrayna’daki sivillerin durumunu görüntülüyor

Anadolu Ajansı (AA), savaşın ilk günlerinden beri hem Gazze hem Ukrayna’da sivillerin durumunu fotoğraflıyor.

Ukrayna’daki savaşın boyutlarını anlatan ve hafızalarda yer eden fotoğraf karelerinin benzerlerine, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında da rastlanıyor.

Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rusya’nın düzenlediği hava saldırısı sonrası yaralanan Olena Kurilo ile İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de yaralanan kadının objektife umutsuzca ve dehşet içindeki bakışları birbirini anımsatıyor.

İnsanların gönlünde kutsal yere sahip olan ibadethaneler, Gazze’de ve Ukrayna’daki savaşta hasar görüyor. Rusya’nın Zaporijya kentindeki Şevçenko Mahallesi’ne düzenlendiği saldırı sonucunda harabeye dönüşen kilise ile Gazzeli siviller için sığınak görevi gören ve hasar alan Rum Ortodoks Aziz Porphyrius Kilisesi’nin benzer durumları AA tarafından fotoğraflandı.

Ukrayna’nın Kiev kentinde Rusya’nın saldırıları sırasında doğum hastanesinin bodrum katında kucakta tutulan bebek ile Gazze’deki Şifa Hastanesine yaralı halde götürülen bebeğin fotoğrafı, sivillerin durumunu gözler önüne seriyor.

Ukrayna’nın Posad-Pokrovske köyünde, kullanılamaz hale gelen evinin önünde oturan yaşlı kadın ile Gazze’nin Refah kentinde yıkılan evlerin önünde duran kadının fotoğrafları, yaşanan vahşeti hafızalara kazıyor.

Savaş nedeniyle ülkeden ayrıldıktan sonra Polonya’ya giden Ukraynalı sivillerin Medyka bölgesindeki sınır kapısından geçişinin ve İsrail’in yoğun bombardımanı nedeniyle Gazze’nin orta ve güney kesimlerine göç etmek zorunda kalan sivillerin fotoğrafı, savaşların “değişmeyen kareleri” olarak adlandırılabilir.

Ukrayna’da ve Gazze’de enkaz altında kalan eşyalarını kurtarmaya çalışan sivillerin benzer durumlarda olduğu, AA’nın karelerine bakıldığında net şekilde görülüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/feed/ 0
Gazze’de İsrail saldırıları sonucu biriken çöp ve atıklar sağlık tehdidi oluşturuyor https://www.haber60.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11083 İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana yoğun saldırı altında tuttuğu Gazze’de imkansızlıklardan ötürü biriken çöp ve atıklar, zor şartlarda hayatta kalmaya çalışan Filistinlilerin sağlığını tehdit ediyor.

Yıllardır İsrail ablukası altında olan ve 4 ayı aşkın süredir de hava, kara ve denizden saldırılara sahne olan Gazze’de, açlık krizi derinleşirken, belediye hizmetlerinin sağlanamaması sonucu çevrede çöp ve çeşitli atıkların neden olduğu kirlilik de artıyor.

Gazze Şehri’nin batısında Filistinli mültecilerin kaldığı Sahil Kampı’nda yaşayan gençlerden Bilal Abdullatif, AA muhabirine yaptığı açıklamada karşılaştıkları sorunları anlattı.

“Acımasız saldırıların devam etmesi belediyenin çalışmalarını sekteye uğrattı ve sokaklarda ve mahallelerde dayanılmaz atık birikmesine neden oldu.” diyen Abdullatif, Gazze şehrinin merkezindeki el-Vahde Caddesi’ndeki geçici Yermuk çöplüğünün yanından olabildiğince çabuk geçmek için aceleyle yürüdüğünü dile getirdi.

Çöp depolama alanının yanından geçerken, büyük miktarlarda katı atığın birikmesi sonucu çevreye yayılan kötü kokular sebebiyle baş ağrısı ve dönmesi hissettiğini aktaran Abdullatif, “Atık her yere yayıldı ve kokusu havaya yayılıyor. Sadece bu da değil, böceklerin, kemirgenlerin ve bulaşıcı hastalıkların da yayılmasına neden oldu.” dedi.

Abdullatif, Gazze Şehri’ndeki çevre ve sağlık felaketinin genişlemesiyle birlikte insani koşulların ve yaşam koşullarının daha da kötüleşmesinden endişe ettiğini vurguladı.

Atıklar Filistinlilerin sağlığını tehdit ediyor

Gazze’nin doğusundaki eş- Şucaiyye Mahallesinde yerinden edilen 45 yaşındaki Siham el-Kıta, yaşananların büyük bir sağlık ve çevre felaketinin habercisi olduğunu ifade ederek, “Saldırılardan önce toplanan, taşınan ve ayrıştırılan atıklar, şimdi Filistinliler arasında birikerek çeşitli hastalıklarla sağlıklarını tehdit ediyor. Atıklar, fiziksel ve psikolojik sağlık sorunlarına ve birçok hastalığa neden oluyor.” diye konuştu.

Gazze’de ilaç yokluğu ve okulların çevresinde atıkların birikmesi nedeniyle küçük çocukların birçok bağırsak ve cilt hastalığına yakalandığına dikkati çeken Kıta, yaşanan atık krizine acil bir çözüm bulunması çağrısında bulundu.

“80 bin ton çöp ve atık birikti”

Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna, belediye ekiplerinin katı atıkları, Cuhr ed-Dik depolama sahasına aktaramaması nedeniyle Yermuk depolama sahası ve çevresinin artık herhangi bir ilave katı atık miktarını alamayacağını belirtti.

Gazze kentindeki koşulları “felaket” olarak niteleyen Muhenna, İsrail saldırılarının başlangıcından bu yana şehrin doğu sınırında bulunan ana atık depolama alanına taşıma işleminin durdurulması nedeniyle yaklaşık 80 bin ton çöp ve atık biriktiğini kaydetti.

Bölgedeki atık krizinin, İsrail’in yoğun saldırıları sebebiyle güvenlik koşulları, atıkları toplamak için kullanılan araç ve kamyonlar için gereken yakıtın tükenmesi ve bu araçların saldırılarda yok edilmesinden kaynaklandığı vurgulayan Muhenna, yıkıcı İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail ordusunun, Gazze belediyesine ait çeşitli sektörlerde hizmet veren 90 aracı imha ettiğini aktararak, bu durumun temel hizmetlerin neredeyse tamamen aksamasına neden olduğunu vurguladı.

Belediye yetkilisi Muhenna, İsrail’in yıkıcı saldırılarını durdurarak, vatandaşlara temel hizmetleri sunmaya devam etmek için makine, teçhizat ve yakıt sağlanması için uluslararası kurum ve kuruluşlara, acil müdahale çağrısında bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/feed/ 0
Filistin Kültür Bakanı: İsrail, Gazze’deki müzeleri yağmalama konusunda Moğolları bile geride bıraktı https://www.haber60.com.tr/filistin-kultur-bakani-israil-gazzedeki-muzeleri-yagmalama-konusunda-mogollari-bile-geride-birakti/ https://www.haber60.com.tr/filistin-kultur-bakani-israil-gazzedeki-muzeleri-yagmalama-konusunda-mogollari-bile-geride-birakti/#respond Fri, 23 Feb 2024 00:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11001 Filistin Kültür Bakanı Atıf Ebu Seyf, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik topyekün saldırıları kapsamında müzeleri yıkıp yağmalama konusunda Moğolların Bağdat’ta yaptıklarını bile geride bıraktığını söyledi.

Filistinli Bakan Ebu Seyf, işgal altındaki Batı Şeria’nın El-Bire kentinde bulunan ofisinde AA muhabirine konuştu.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde Filistin kültürel mirasını yıkıp ve yağmalamasını tıpkı 1948 yılındaki Nekbe dönemine benzeten Ebu Seyf, “Filistinlileri topraklarının yanı sıra kimlik ve tarihlerinden koparmayı planlayan İsrail, Moğolların 1258 yılında Bağdat baskını sırasındaki barbarlığını bile geride bıraktı” ifadesini kullandı.

Kendisi de aslen Gazzeli olan Ebu Seyf, İsrail’in sivilleri hedef alan saldırılarında ailesi ve akrabalarından 130 kişiyi kaybettiğini ifade etti.

İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’nde bulunduğunu ifade eden Ebu Seyf, ancak birkaç hafta önce işgal altındaki Batı Şeria’ya dönebildiğini aktardı.

Gazze’de benzeri görülmemiş bir yıkım söz konusu

İsrail’in Gazze Şeridi’nde benzeri görülmemiş bir yıkım yaptığını belirten Ebu Seyf, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazze’de müzelerin ve arkeolojik dilin yağmalanmasıyla kültürel mirasın yok edilmesi, Siyonist çetelerin 1984 yılında Filistin’in kültürel merkezi sayılan Yafa kentinde yaptıklarına benziyor. Gazze’de benzeri görülmemiş bir yıkım söz konusu ve bu en korkunç milletlerin savaşlarda yaptıklarıyla dahi kıyaslanamaz. Hatta Moğolların Bağdat baskınında, Fransa ve İngiltere’nin Afrika’da yaptıklarıyla bile kıyaslanamaz. İsrail, Filistin tarihine savaş açmış durumda, çalamadığı tarihi eserleri de yıkmaya ve yok etmeye çalışıyor.”

İsrail güçlerinin 7 Ekim’den beri sürdürdüğü kapsamlı saldırılarıyla Filistin’in tarihi mirasına verdiği zararın boyutunu tam olarak bilmediklerini dile getiren Ebu Seyf, şu ana kadar Gazze’de 12 müzenin yerle bir edilerek içindekilerin yağmalandığını aktardı.

Müzelere yönelik yıkım ve yağmalamaların çoğunun Gazze kenti ve kuzeydeki bölgelerde yaşandığını vurgulayan Ebu Seyf, “İsrail’in yıktığı müzelerin başında Refah kenti sakinlerinden Leyla Şahin isimli vatandaşın bireysel girişimleriyle kurulan Filistin Geleneksel Kıyafetleri Müzesi geliyor. Bu müzedeki 320 tarihi parça yok oldu. Müzenin tarihi, İsrail’in tarihinden de eskidir.” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarında 46 yazar ve sanatçı öldürüldü

İsrail’in Gazze’de 230 tarihi binayı yerle bir ettiğini belirten Ebu Seyf, bunlar arasında büyük El-Ömeri Camii ile Hişam Camii’nin yanı sıra kilise, çarşı ve tarihi hamamlar olduğunu kaydetti.

İsrail güçlerinin aynı zamanda 32 kültür merkezi ve tiyatro salonunu yıktığını ifade eden Ebu Seyf, binlerce sanat tablosununun da yok edildiğini aktardı.

Filistin Kültür Bakanı, İsrail’in Gazze’de aralarında ünlü isimlerin de olduğu 46 Filistinli yazar ve sanatçıyı da katlettiğini söyledi.

İsrail’in yıktığı ve yağmaladığı tarihi eserler arasında Tunç Çağı’na (Kenanlılar dönemi) ait parçalar da olduğunu ifade eden Ebu Seyf, İsrail’in Filistin kültürel mirasıyla savaşının müzeleri yerle bir etme ve tarihi parçaları çalmaktan ibaret olduğuna dikkati çekti.

İsrail ordusu, Napolyon Bonapart’ın bile yıkmadığı Paşa Sarayı’nı tanklarla yerle bir etti

Ebu Seyf, İsrail ordusunun yerle bir ettiği Filistin’in en büyük kütüphanesi olan Gazze Belediyesi Kütüphanesinin, İsrail’in kuruluşunu ilan ettiği 1948 yılı öncesine ait gazete ve eserleri barındıran, büyük bir kültürel hazine olduğunu vurguladı.

İsrail’in Filistin kültür mirasını kasıtlı olarak yok etmeye çalışmasını kınayan Ebu Seyf, “Tarihin bütün barbar savaşçıları, İsrail’le kıyaslandığında takdir edilebilir. Napolyon Bonapart, Gazze’de yıkım yapmıştı ancak Paşa Sarayı’nı yıkmamış, içinde ikamet etmişti. İsrail ordusu ise Paşa Sarayı’nı tanklarla yıktı.” dedi.

Filistinli Bakan, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki Eş-Şati Mülteci Kampı’nın kuzeyinde yer alan tarihi Fenikeliler Limanı binası ile kuzeyde yer alan Cibaliya Mülteci Kampı’ndaki dünyanın en eski kilise mezarlığı üzerinden tanklarla geçtiğini belirtti.

Filistinli Bakan Ebu Seyf, dünya mirası Gazze’de yok edilirken dünya kamuoyunun sessiz kalmaya devam ettiğinin altını çizdi.

Filistin, İsrail’in kültürel mirasa açtığı savaşla hukuk yoluyla mücadele edecek

İsrail’in 100 yıllık bir plan çerçevesinde Filistinlileri toprağından, tarihinden, kültüründen ve kimliğinden koparmayı hedeflediğini dile getiren Ebu Seyf,

“Artık Filistinlilerin bu bölgeyle bir ilgileri yok demek istiyorlar. Bu sistematik bir kültür savaşı ve İsrail’in Filistin halkını yerinden ederek topraklarına yerleşme planının bir parçasıdır.” diye konuştu.

Tel Aviv yönetiminin Filistin’in tarihine savaş açtığının altını çizen Ebu Seyf, “İsrail, Filistinlilerin tarih ve hatıralarını yok ederek bu toprakların varisi olduğu iddiasını ispatlamak istiyor.” dedi.

Filistinli Bakan, İsrail’in Gazze’den kaçırdığı tarihi eserlerin takibi için Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki liderliğinde Kültür Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinden üyelerin de bulunduğu bir komite oluşturduklarını belirtti.

Gazze’de Fenikeliler, Kenanlılar ve Romalılar döneminden kalma kültürel mirasın sadece Filistinlilere değil tüm dünyaya ait olduğunu, çalınan tarihi eserler konusunda Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) bilgi verildiğini belirten Ebu Seyf, İsrail’in Gazze’den çaldığı tarihi eserleri geri almak için uluslararası hukuk yoluyla mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

“Gazze’deki müzelerdeki eserlerin tümü elimizdeki listelerde kayıtlı”

İsrail’in saldırıların uzamasından ve uluslararası kamuoyunun sessizliğinden yararlanarak çaldığı tarihi eserleri inkar edebileceğini söyleyen Ebu Seyf, “Ne olursa olsun çalınan tarihi eserleri geri almakta kararlıyız. Gazze’deki müzelerin içindeki eserlere ait listelerin tümünü elimizde tutuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ebu Seyf, İsrail’in saldırıları sonlandırmasının ardından Gazze’deki tarihi binaları aslına uygun olarak yeniden inşa edeceklerini, bu zor işin üstesinden gelebilmek için uluslararası uzmanlardan yardım talep edeceklerini kaydetti.

Halihazırda Gazze’deki tarihi eserlere dair verileri koruma çalışmalarını yürüttüklerini vurgulayan Ebu Seyf, uluslararası toplumun Gazze Şeridi’ndeki kültürel mirası sistematik olarak yok eden İsrail karşısındaki sessizliğini kınadı.

Filistin Kültür Bakanı Ebu Seyf, İsrail’in Gazze’den çaldığı tarihi eserlerin nereye kaçırıldığını henüz bilmediklerini, ilgili uluslararası kurum ve kuruluşlardan Gazze Şeridi’ndeki tarihi eserleri koruyacak bir ekip göndermelerini talep etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistin-kultur-bakani-israil-gazzedeki-muzeleri-yagmalama-konusunda-mogollari-bile-geride-birakti/feed/ 0
Yeni Zelandalı aktivist: İsrail’in yaptıkları açık soykırım https://www.haber60.com.tr/yeni-zelandali-aktivist-israilin-yaptiklari-acik-soykirim/ https://www.haber60.com.tr/yeni-zelandali-aktivist-israilin-yaptiklari-acik-soykirim/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:00:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10462 Yeni Zelandalı aktivist Roger Fowler, İsrail’in yaptıklarının açık soykırım olduğunu ve bu niyetini en başından beri hiç gizlemediğini ifade etti.

Yeni Zelanda Filistin Dayanışma Ağının organizatörü olan ve Gazze kuşatmasını kırmak için düzenlenmesi planlanan Uluslararası Özgürlük Filosu’na destek veren Fowler, görüşmeler yapmak için geldiği İstanbul’da, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dikkati çeken Fowler, “Bu kesinlikle soykırım. İsrail rejimi Filistin halkını, özellikle de Gazze’dekileri yok etme ya da yerlerinden etme niyetini gizlemedi. On binlerce insanı öldürmek, daha fazlasını yaralamak ve bu güzel ülkenin büyük bir kısmını yok etmek gibi korkunç bir iş yapıyorlar.” ifadesini kullandı.

İnsanların bu korkunç saldırıların bir an önce durdurulması adına hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Fowler, Uluslararası Özgürlük Filosu’nun bu bağlamda büyük etkisi olacağı umudunu dile getirdi.

Fowler, “İsrail’in Gazze’deki soykırıma varan katliamına karşı büyük yürüyüşler ve gösteriler düzenlendiğini” ve kendilerinin de Yeni Zelanda’da her hafta düzenledikleri protestolarla hükümetlerini bu konuda tavır almaya yönlendirerek İsrail’in yaptıklarının kabul edilemez olduğunun açıkça söylenmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Bu “trajedi”nin sadece son 4-5 ayın konusu olmadığına dikkati çeken Fowler, “75 yıldır Filistin halkına, özellikle de Gazze’dekilere çok kötü davranıldı ve Gazze’deki insanlar o küçücük toprak parçasına hapsedildi. Yeterli gıda, ilaç, inşaat malzemeleri ve temel gereksinimlere erişimleri engellendi.” dedi.

Fowler, daha önce dayanışma göstermek için kara konvoylarıyla 3 kez Gazze’ye gittiğini ve kötü duruma bizzat şahit olduğunu anlattı.

“(Boykot) Çok etkili bir eylem”

Boykotun “çok etkili bir eylem” olduğunu dile getiren Fowler, “İnanıyorum ki büyük şirketlere İsrail’den çekilmeleri ve desteklerini çekmelerinin yanı sıra İsrail hükümetinin ve kendi hükümetlerimizin yaptıklarını sonlandırmaları gerektiğini anlamaları için baskı yapmak konusunda büyük etkisi var.” ifadelerini kullandı.

Boykot, tecrit ve yaptırımların önemine işaret eden Fowler, dünyanın dört bir yanında bu hareketlerin görmezden gelinemeyecek kadar güçlenmesi ve uluslararası hareket haline gelmesinin etki düzeyini artıracağını vurguladı.

“Bu kesinlikle trajik ve yürek parçalayıcı”

Fowler, İsrail’i yönetenlerin kibirlerinden dolayı Uluslararası Adalet Divanının (UAD) “soykırım kararı”nın dahi etkisiz kaldığını, tüm devletlerin bu kararlara uyulması için ısrarcı olması ve baskı yapması gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) personelinin elinden geleni yapmaya çalıştığını belirten Fowler, “En son Gazze’ye gittiğimde BM personeliyle görüştüm, çok iyi destek programları ve yardım misyonları var ancak kaynakları tamamen yetersiz.” dedi.

Fowler, şöyle devam etti:

“Bu kesinlikle trajik ve yürek parçalayıcı. Kadınların, çocukların ve ailelerin yiyecekleri yok. Su birikintilerinden su içmeye çalışıyorlar. İnsanlar ot yiyor. Bu çok çaresiz bir durum. Onlar için gerçekten çok üzülüyorum. Kimse çocuklardan bahsetmiyor. Binlerce insan enkaz altında, küçük bebekler ve çocuklar. Bunu değiştirmenin tek yolu da insanların dünyanın dört bir yanında birleşerek yetkililere bu soykırımı durdurmaları ve İsrail’i hesap vermeye zorlamaları için baskı yapmalarıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeni-zelandali-aktivist-israilin-yaptiklari-acik-soykirim/feed/ 0
ABD, BMGK’ye sunulan Gazze ateşkes kararını veto etti https://www.haber60.com.tr/abd-bmgkye-sunulan-gazze-ateskes-kararini-veto-etti/ https://www.haber60.com.tr/abd-bmgkye-sunulan-gazze-ateskes-kararini-veto-etti/#respond Wed, 21 Feb 2024 05:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10406 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İsrail’in Gazze’ye yönelik sürdürdüğü saldırıların sona erdirilmesi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunulan ve acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısını veto etti.

Çin, veto kararı alan ABD’yi sert bir dille eleştirdi. Pekin yönetimi bu hareketin “yanlış mesaj” verdiğini ve “katliamın devamına yeşil ışık yaktığını” söyledi.

Beyaz Saray, Cezayir tarafından sunulan, Gazze’de acilen ateşkes talep eden karar tasarısının savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmeleri “tehlikeye atacağını” söyledi.

ABD, Refah kentini işgal etmemesi konusunda İsrail’i uyaran kendi geçici ateşkes karar tasarısını önerdi.

ABD’nin, Cezayir’in karar tasarısı üzerine verdiği veto kararı geniş kapsamlı bir şekilde kınandı. Karar tasarısı BM Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinden 13’ü tarafından desteklenirken İngiltere çekimser kaldı.

Çin’in BM Büyükelçisi Zhang Jun vetoya cevaben, önergenin devam eden diplomatik müzakerelere müdahale edeceği iddiasının ” savunulamaz” olduğunu söyledi.

Zhang Jun, “Sahadaki durum göz önüne alındığında, acil bir ateşkes konusunda kaçınmaya devam etmek, katliamın devam etmesine yeşil ışık yakmaktan başka bir şey değildir” dedi ve şöyle devam etti:

“Çatışmanın yayılması tüm Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırıyor ve daha geniş bir savaş riskinin artmasına neden oluyor. Sadece Gazze’deki savaşın alevini söndürerek cehennem ateşinin tüm bölgeyi sarmasını önleyebiliriz.”

Cezayir’in en üst düzey BM diplomatı Amar Bendjama, “Ne yazık ki Güvenlik Konseyi bir kez daha başarısız oldu” dedi.

Bendjama, “Vicdanınızı sorgulayın, tarih sizi nasıl yargılayacak?” diye ekledi.

ABD’nin müttefikleri de ABD’nin veto kararını eleştirdi.

Fransa’nın BM elçisi Nicolas de Rivière “sahadaki feci durum göz önüne alındığında” kararın kabul edilmemiş olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Washington’un BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, Hamas ile İsrail arasındaki müzakereler devam ederken derhal ateşkes çağrısı yapmanın doğru zaman olmadığını savundu.

İngiliz mevkidaşı Barbara Woodward ise planın görüşmeleri tehlikeye atarak “ateşkes ihtimalini azaltabileceğini” öne sürdü.

Hamas’ın 7 Ekim’de yaklaşık 1200 kişinin ölümüne sebep olduğu ve 240’tan fazla kişiyi de rehin aldığı saldırılarının ardından İsrail, Gazze’ye yönelik büyük yıkıma sebep olan operasyonlar başlattı.

Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail’in bu saldırılarda 29 binden fazla Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.

ABD tarafından önerilen karar taslağı “mümkün olan en kısa sürede” ve tüm rehinelerin serbest bırakılması koşuluyla geçici bir ateşkes çağrısında bulunuyor, Gazze’ye ulaşan yardımların önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyor.

Beyaz Saray daha önce BM’de savaşla ilgili yapılan oylamalarda “ateşkes” kelimesini kullanmaktan kaçınmıştı.

Ancak Güvenlik Konseyi’nin ABD’nin önerisini oylayıp oylamayacağı ya da ne zaman oylayacağı belli değil.

ABD’nin sunduğu taslakta Refah’a yönelik büyük bir kara harekatının sivillere daha fazla zarar vereceği, daha fazla insanın yerinden edileceği ifade ediliyor.

Ancak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu Salı günü yaptığı açıklamada “savaşı tüm hedeflerine ulaşana kadar sürdürmeye kararlı olduğunu” ve hiçbir baskının bunu değiştiremeyeceğini söyledi.

Gazze Şeridi’nin toplam nüfusunun yaklaşık yarısına karşılık gelen, yerlerinden edilmiş bir milyondan fazla insan Refah’a sıkışmış vaziyette. Mısır’a sınır komşusu olan bu bölgede savaştan önce 250 bin kişi yaşıyordu.

Yerlerinden edilenlerin çoğu derme çatma barınaklarda ya da çadırlarda, güvenli içme suyu ya da gıdaya erişimin kısıtlı olduğu kötü koşullarda yaşıyor.

BM, şehirde planlanan bir İsrail saldırısının “katliama” yol açabileceği konusunda kendi uyarısını yayımladı. İsrail ordusu ise daha önce yaptığı açıklamalarda sadece Hamas savaşçılarını hedef alındığı konusundaki ifadelerini tekrarladı.

İsrail savaş kabinesi üyesi Benny Gantz, Hamas’ın 10 Mart’a kadar tüm rehineleri serbest bırakmaması halinde kara saldırısının başlatılacağı uyarısında bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-bmgkye-sunulan-gazze-ateskes-kararini-veto-etti/feed/ 0
Eski Mossad yetkilisi, Netanyahu’ya Hamas’ın finansal varlıklarını hedef almayı önerdi https://www.haber60.com.tr/eski-mossad-yetkilisi-netanyahuya-hamasin-finansal-varliklarini-hedef-almayi-onerdi/ https://www.haber60.com.tr/eski-mossad-yetkilisi-netanyahuya-hamasin-finansal-varliklarini-hedef-almayi-onerdi/#respond Wed, 21 Feb 2024 03:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10401 Eski bir üst düzey Mossad yetkilisi, yıllar önce İsrail Başbakanı Netanyahu’ya Hamas’ın finansal varlıklarını hedef almayı önerdiğini açıkladı. Bahsedilen finansal ağlardan biri de Hamas tarafından kontrol edilen ve Türkiye’den yönetilen milyonlarca dolarlık bir yatırım portföyüydü.

2016 yılına kadar Mossad’ın mali varlıklarla ilgili biriminin başında çalışan Udi Levy, BBC Panorama programına konuştu.

Binyamin Netanyahu’yu Hamas’ın finansal varlıklarına dair defalarca bilgilendirdiğini söyleyen Levy, geçmişte Hamas’ın büyümesini “sadece finansal araçlar kullanarak” durdurabileceklerini belirtti.

Levy, Türkiye’den yönetildiği belirtilen finansal ağla ilgili de Netanyahu’yu 2014 yılında bilgilendirdiğini ekledi:

” Katar ve İran’ın ana finansman olduğuyla ilgili konuştuk. Türkiye’ninse, bazı yönlerden daha da önemli olduğunu konuştuk, çünkü Hamas’ın mali altyapısını yönetmesi açısından kritik bir odak noktası.”

Ancak Levy, Netanyahu’nun bu bilgiler üzerine harekete geçmediğini ifade ediyor.

Netanyahu’nun Hamas’ın mali durumuyla ilgilenme konusundaki isteksizliği ile 7 Ekim saldırısı arasında bir bağlantı olup olmadığı sorulduğunda net bir cevap veriyor:

“Elbette.”

” Gazze’ye giden yüklü miktarda parayı engelleyebilirdi ve Hamas’ın yarattığı canavar, muhtemelen 7 Ekim’de karşılaştığımızla aynı şey olmazdı.”

İsrail Başbakanlık ofisi, Levy’nin bu iddialarına yanıt vermedi.

Levy, Hamas’ın Gazze’de yüzlerce kilometrelik tüneller inşa etmek ve güçlü askeri kuvvet yaratmak için “milyonlar değil milyarlara ihtiyacı olduğunu” söylüyor.

Panorama ekibi, 7 Ekim saldırısından bir süre önce elde edilen ve Hamas’ın yatırım portföyünün boyutunu ortaya koyan belgeleri araştırıyor.

Belgeler, 2018’in başında sona eren sekiz aylık bir döneme ait. İsrail istihbaratı, bunların Hamas’ın parasının bir kısmını nasıl kazandığını ortaya koyduğunu söylüyor.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan 40 şirketin bu yatırım portföyüne dahil olduğuna inanılıyor. Aralarında Türkiye, Suudi Arabistan, Cezayir, Sudan, Mısır ve Körfez ülkeleri var.

Bu yatırımlara yol inşaatından, tıbbi ekipman ve ilaca, turizmden madencilik ve lüks gayrimenkul projelerine kadar her şeyin dahil olduğu iddia ediliyor.

‘Gayrimenkul mükemmel bir yöntem’

ABD Hazine Bakanlığı 2022’den beri, bu dokümanlarda listelenen altı şirketin doğrudan ya da dolaylı şekilde Hamas’ın olduğu ya da Hamas tarafından kontrol edildiğini belirtiyor.

Portföy defterinde listelenen her şirketin yanında, Hamas kontrolündeki holdinglere ait olduğu söylenen değerler var. Bu değerlerin toplamı 422 milyon 573 bin 890 dolar.

Çoğunun gayrimenkule bağlı olduğu söyleniyor.

İngiltere merkezli savunma ve güvenlik düşünce kuruluşu RUSI’ye bağlı, Mali Suç ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi’nin (CFCS) müdürü Tom Keatinge, değerini koruyan ve kira geliri potansiyeli olan gayrimenkul yatırımlarının, Hamas gibi bir örgütün mali durumunu yönetmesi için “mükemmel bir yol” olduğunu söylüyor.

Türk şirketi Trend GYO’nun adı geçiyor

ABD tarafından yaptırım uygulananlardan biri de Türk gayrimenkul şirketi Trend GYO.

Daha önce bahsettiğimiz, 2018’e ait belgede adı birkaç kez Anda Turk olarak geçiyor. Belgeler bunun Trend GYO olarak yeniden adlandırılıp İstanbul borsasında işlem görmeye başlamadan önceki ticari ismi olduğunu gösteriyor.

7 Ekim saldırıları veya Hamas’ın deyimiyle “El Aksa Tufanı Operasyonu”, yakın zamanda Trend’in eski başkanı Hamid Abdullah el Ahmar tarafından övülmüştü.

Kendisi 2022’de görevinden ayrıldı ancak Trend’in ana şirketinin başkanı olarak görevde kaldı. Ocak 2024’te İstanbul’da bir konferansta “Siyonizm’i ırkçı ve terörist bir hareket olarak suç saymak için çalışma” çağrısında bulundu.

Panorama, el Ahmar’a yazdı ancak yanıt alamadı.

Trend GYO ise BBC’ye yaptığı açıklamada, ABD Hazine Bakanlığı’nın şirket ile Hamas arasındaki bağlantılara ilişkin iddialarının “haksız ve temelsiz” olduğunu söyledi.

Türk yetkililer, Trend’i araştırdıklarını ve “ülkenin mali sisteminin kötüye kullanılmadığını” tespit ettiklerini ve Türkiye’nin uluslararası mali kurallara uyduğunu söylediler.

Katar’dan nakit para desteği

Hamas uzun süreli çeşitli başka mali kaynakları da var.

Kaynak arayan ilk ve en önemli isimlerden biri, şu anda Hamas’ın Gazze’deki siyasi kanadının başındaki Yahya Sinvar. İsrail’e göre, İsrail hapishanesindeyken Hamas için finansman toplamaya başladı.

Sinvar’ı 150 saatten fazla süre sorguladığını söyleyen eski İsrailli yetkili Micha Koubi, hapishaneden gönderdiği mesajlarla İran’la bağlantı kurmayı başardığını söylüyor. İran’dan silah istediğini ve İran’ın da Hamas’a yardım etmeyi kabul ettiğini ekliyor.

Hamas’a Katar’dan da üstü açık ve kapalı şekilde nakit gittiğini belirtiyor.

İsrail, bu paranın bir kısmının kendi onayıyla nakit olarak dağıtıldığını kabul etti. Bu para Hamas yetkililerin maaşlarının ödenmesi ve Gazze halkına insani destek sağlanması amacıyla tahsis edildi.

Levy, “Katarlıların her ay özel bir jetle Refah’a gelen, Gazze’ye giren, Hamas’a bavul verip geri dönen özel bir elçisi vardı” diyor. “Bu paranın önemli bir kısmının Hamas’ın askeri kolunu desteklemeye” gittiğine inandığını ifade ediyor.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Batı Şeria’daki Filistin yetkilileri ve çok sayıda yardım kuruluşu da milyarlarca dolar desteği doğruladı. Bunların hepsi insani amaçlıydı.

RUSI’den Tom Keatinge, bu paranın Hamas’ın askeri kanadına destek sağladığını düşünmenin “adil bir değerlendirme” olduğunu söylüyor.

Keatinge, “Bu, Hamas’ın tünel inşa etmek veya ordusunu silahlandırmak gibi diğer konularda kullanabileceği bir para” diyor.

Eğer bu doğru ise Hamas’ın bağışçılardan aldığı paranın ne kadarını askeri olarak kullanmak üzere ayırdığını bilmek mümkün değil.

Hamas herhangi bir yardım parasını başka alana yönlendirdiği iddialarını reddediyor. Panorama’ya da askeri kanadının kendi gelir kaynaklarına sahip olduğunu söyledi.

Netanyahu, yakın zamanda Hamas’ın güçlenmesini istediği iddialarını reddetti ve yalnızca insani krizi önlemek için Katar parasının Gazze’ye girmesine izin verdiğini söyledi.

Şimdi ise Hamas’ı yerle bir etmeye yeminli. “Gazze’de terörizmi finanse eden hiçbir unsur kalmayacak” diyor.

Ancak Gazze’yi yerle bir etmek ve bu kadar çok sayıda Filistinliyi öldürmekle İsrail bunun tam tersi etki görebilir.

ABD merkezli, Filistin ve İsrail ilişkileri üzerine çalışan düşünce kuruluşu Orta Doğu Enstitüsü’nden Elgindy, “İran muhtemelen Hamas’ı silahlandırmaya ve finansal olarak desteklemeye devam edecek” diyor.

“Fakat bundan da fazlası, Hamas gibi bir grubun bu silahları ve kaynakları elde etmeye çalışması için bir neden olduğu sürece bunu yapacaklardır. Çünkü bunun gerekçesi hala mevcut.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eski-mossad-yetkilisi-netanyahuya-hamasin-finansal-varliklarini-hedef-almayi-onerdi/feed/ 0
Gazze’de doktorlar sınırlı malzemeyle yaralıları ameliyat ediyor https://www.haber60.com.tr/gazzede-doktorlar-sinirli-malzemeyle-yaralilari-ameliyat-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-doktorlar-sinirli-malzemeyle-yaralilari-ameliyat-ediyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:21:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10188 Gazze’de doktorlar yaralıları anestezisiz ameliyat ettiklerini, kronik rahatsızlıkları olan hastaları geri çevirmek zorunda kaldıklarını ve sınırlı tıbbi malzemeyle çürüyen yaraları tedavi ettiklerini anlatıyor.

BBC’ye konuşan bir doktor, “Ağrı kesici eksikliği nedeniyle bazen hastaların saatlerce çığlık atmasına göz yummak zorunda kalıyoruz” diyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze’de sağlık hizmetlerindeki son durumu “kelimelerin ötesinde” diye niteliyor.

DSÖ, Pazar gününden bu yana Gazze’de 23 hastanenin çalışmalarını durdurmak zorunda kaldığını, 12 hastanenin kısmen, bir hastanenin ise minimum düzeyde çalıştığını paylaştı.

DSÖ, hava saldırıları ve tıbbi malzeme eksikliğinin “halihazırda yetersiz kaynaklara sahip bir sistemi tükettiğini” söyledi.

İsrail ordusu Hamas’ın “hastaneleri ve sağlık merkezlerini terör aktivitelerinin merkezi olarak kullandığını” söylüyor.

BBC’ye açıklama yapan ordu yetkilileri, “ordunun hastanelere saldırmadığını, bunun yerine Hamas altyapısını etkisiz hale getirmek ve Hamas teröristlerini yakalamak için dikkatli bir şekilde hareket ederek belirli bölgelere girdiğini” söyledi.

Ordu yetkilileri Gazze’ye insani yardım ve tıbbi malzeme girişine izin verildiğini belirtti.

Uyarı: Bu haber bazı okuyucuları rahatsız edebilecek detaylar içeriyor.

Hastaneler kapasitelerinin çok üstünde çalışıyor

Sağlık çalışanları, Gazze’deki hastanelerin çoğunun sınırlı malzemeye sahip olduğunu, bazılarının yatak kapasitelerinin yüzde 300’ün üzerinde çalıştığını söylüyor.

Her geçen gün çalışmalarını durdurmak zorunda kalan hastane ve sağlık merkezinin sayısı artıyor.

DSÖ, Gazze’nin güneyindeki Nasır Hastanesi’nin Pazar günü İsrail güçleri tarafından düzenlenen bir baskının ardından hizmet dışı kaldığını söyledi.

Yakınındaki hastanelerde çalışanlar, Nasır’daki durumun kendi operasyonlarını zorlaştırdığını paylaşıyor.

Gazze’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde bulunan Gazze Avrupa Hastanesi’nin müdürü Yusuf el-Akkad, durumu “savaşın başından bu yana karşılaştığımız en kötü durum” diye niteliyor.

El-Akkad, “Durum bunun öncesinde de ciddiydi. Yerinden edilen ve şu anda (hastane) koridorlarında kalan binlerce kişinin gelmesiyle şimdi nasıl olduğunu düşünüyorsunuz?” diyor.

Hastanede tedaviye ihtiyacı olan hastalar için yeterli yatak bulunmadığını söyleyen El-Akkad, bu nedenle personelin metal çerçeveler ve ahşap üzerine çarşaf serdiğini, “birçok hastayı ise hiçbir şey olmadan yere yatırdığını” söylüyor.

Gazze Şeridi’nin dört bir yanından gelen diğer doktorlar da benzer şartlarda çalıştıklarını anlatıyor.

Refah’taki Şehit Muhammed Yusuf el-Neccar Hastanesi’nin müdürü olan Dr. Mervan el-Hams, “Kalbi durmuş ya da kalp sorunu olan biri olsa bile onu yere yatırıp tedavisine başlıyoruz” diyor.

Ameliyatlar anestezisiz yapılıyor

Doktorlar sınırlı tıbbi malzemeyle çalışmakta zorlandıklarını söylüyor.

BBC’ye konuşan bir doktor, “Bir damla oksijen bulamıyoruz” diyor.

Dr. Yusuf el-Akkad, “Anestezi, yoğun bakım ünitesi için gerekli malzeme, antibiyotik ve ağrı kesici eksikliği yaşıyoruz. Ciddi yanıklarla gelen çok sayıda insan var. Onlar için uygun ağrı kesicimiz yok” diye anlatıyor.

Bir doktor ameliyatların anestezi yapılmadan gerçekleştirildiğini doğruladı.

Gazze’nin kuzeyindeki El-Avda Hastanesi’nin yardımcı müdürü olan Dr. Muhammed Salha, insanların tedavi için eşek ve atlarla taşındığını söylüyor.

Doktorların elektrik kesintileri nedeniyle ameliyatları fenerlerle yaptığını söyleyen Salha, “Felaket, yaralar iki ya da üç haftadan uzun süre açık kaldığı için çürümesiyle yaşanıyor” diyor.

İnsanlar akla gelen her tür yarayla hastanelere başvuruyor

DSÖ, Gazze’de yaklaşık 20 bin sağlık çalışanı olduğunu, ancak büyük çoğunluğunun “hayatta kalmakta zorlandıkları ve ailelerine baktıkları için” çalışamadığını söylüyor.

Doktorlar bazı hastanelerde gönüllülerin yardım ettiğini ancak gelen kişi sayısı ve yaralanma türleri göz önünde bulundurulduğunda bunun yeterli olmadığını belirtiyor.

Dr. Yusuf el-Akkad, bombalı saldırılardan sonra insanların hastaneye “köfteye benzer” şekilde geldiğini söylüyor.

El Akkad, “Tek bir kişi beyin hasarlarıyla, kırık kaburgayla, bazen gözünü kaybetmiş şekilde, aklınıza gelebilecek her tür yarayla gelebiliyor” diyor.

Gazze’de çalışan doktorlardan bazıları ailelerinden ayrı düştüklerini anlatıyor.

Dr. Muhammed Salha, “Ailem üç aydan uzun süredir benden uzakta ve onlarla kucaklaşmayı özlüyorum. Tek tesellim, burada çocuklara, kadınlara ve yaşlılara sağlık hizmeti veriyor ve hayatlarını kurtarıyor olmam” diyor.

Kronik hastalıkları olanlara yer bulunamıyor

BBC’ye konuşan doktorlar Gazze’de kronik rahatsızlıkları olan hastaların “büyük bir bedel ödediğini” söylüyor.

Dr. Yusuf el-Akkad, “Açıkçası onlar için yatağımız ya da onları takip edecek imkanımız yok. Haftada dört kez diyaliz tedavisi alan biri şimdi haftada bir kez alabiliyor” diyor.

Bazı kadınlar hiçbir tıbbi destek almadan çadırlarda doğum yaparken, ebelik hizmeti veren hastaneler kapasitelerinin sınırlı olduğunu söylüyor.

Dr. Muhammed Salha, “Bir bölümde bir insan ölüyor ve diğer bölümde bir bebek doğuyor. Çocuklar doğuyor ve onlar için süt yok. Hastane her çocuk için bir kutu süt sağlayabiliyor” diyor.

İnsanlar hastanelere aşırı kalabalık ve hijyenik olmayan koşullarda yayılan hastalıklarla da başvuruyor.

Gazze’nin güneyindeki Refah’a göç eden 54 yaşındaki Ebu Halil, “Hastalıklar var ve hiçbir tedavi bulamıyoruz” diyor ve devam ediyor:

“Sabah erkenden dışarı çıkıp kuyruklara girmemiz gerekiyor ve belki önümüzde 100 kişi daha oluyor. Elimiz boş dönüyoruz.”

Bu habere Muath El Hatib de katkı verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-doktorlar-sinirli-malzemeyle-yaralilari-ameliyat-ediyor/feed/ 0
ICJ’de İsrail’in Filistin İşgali Duruşmaları Başladı https://www.haber60.com.tr/icjde-israilin-filistin-isgali-durusmalari-basladi/ https://www.haber60.com.tr/icjde-israilin-filistin-isgali-durusmalari-basladi/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9885 Uluslararası Adalet Divanı’nında (ICJ), İsrail’in Filistin topraklarını işgaline ilişkin bir hafta sürecek duruşmalar bugün Lahey’de başladı. Türkiye dahil 52 ülke ve üç kurum, İsrail’in Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs’teki eylemlerine karşı argümanlarını sunacak.

Bugünkü duruşma Filistin Yönetimi Dışişleri Bakanı Riyad el Maliki’nin konuşmasıyla başladı. El Maliki, “Gazze’de soykırım yaşanıyor” dedi, İsrail işgalinin koşulsuz sona ermesi gerektiğini ekledi.

Duruşmalara katılması planlanan ülkeler arasında İsrail’in müttefiki ABD’nin yanı sıra Çin, Rusya, Güney Afrika ve Mısır gibi ülkeler de yer alıyor. Sunum yapmayı reddeden İsrail, yazılı gözlemlerini gönderdi.

Türkiye, İspanya, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği duruşmaların son günü olan 26 Şubat’ta beyanda bulunacak.

Bu, ICJ’in kurulduğu 1945’ten bu yana en çok katılımcının olduğu dava olacak.

Duruşmaların ardından hakimlerin, tavsiye niteliğindeki görüşlerini bildirmeden önce birkaç ay müzakere etmesi bekleniyor.

İsrail geçmişte bu tür görüşleri görmezden gelmişti.

Ancak Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre 7 Ekim’den bu yana yaklaşık 29 bin Filistinlinin öldürüldüğü savaş, üzerindeki siyasi baskıyı artırabilir.

Duruşmalar, İsrail’in, saldırılardan kaçan bir milyondan fazla Filistinlinin bulunduğu Gazze’nin güneyindeki Refah şehrine bir kara saldırısı düzenlemesiyle ilgili endişelerin arttığı günlerde yapılıyor.

ICJ geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, davayla ilgili sözlü beyanların yaklaşık bir hafta süreceğini ve bu süre zarfında tüm ülkelerin ve üç uluslararası örgütün İsrail’in tedbirlerini neden desteklediklerini veya karşı çıktıklarını açıklamalarının beklendiğini söyledi.

Adalet Divanı’na kim başvurdu?

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 2022’de de mahkemeden işgalle ilgili tavsiye niteliğinde, bağlayıcı olmayan bir görüş istemişti.

Duruşmalar bunun üzerine başladı.

BM Genel Kurulu, 30 Aralık 2022’de ICJ’den İsrail’in Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Filistin’deki politika ve uygulamalarının hukuki sonuçlarıyla ilgili tavsiye niteliğinde görüş vermesini talep etti.

Genel Kurul’da yapılan oylamada Arap ülkeleri, Rusya ve Çin bu talep lehine oy verirken İsrail, ABD, Almanya ve diğer 24 üye ülke karşı oy kullamıştı.

ardından İsrail, Mısır’dan Gazze Şeridi’ni Ürdün’den Batı Şeria ile Doğu Kudüs’ü aldı ve bu toprakları işgal etti. Çok sayıda Filistinli topraklarından sürüldü, kaçmak zorunda kaldı ya da öldürüldü. Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te süren İsrail işgali bazı devletlere göre uluslararası hukuka aykırı.

BM Genel Kurulu, ICJ’e bir mektup göndererek Filistinlilerin haklarının işgal ve devam eden yerinden edilme girişimlerinden nasıl etkilendiği; BM ve üye devletlerin bu ihlallere karşı sorumluluklarının neler olduğu hakkındaki soruları iletti.

Uluslararası hukuk kurallarını dikkate alarak bu soruları yanıtlamasını istedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, İsrail’in işgal altındaki topraklardaki politikaları, insanlığa karşı suç olan apartheid ve zulme varıyor.

Lahey merkezli ICJ, daha önce de 2004 yılında, İsrail’in birçok Filistinli aileyi ayıran Batı Şeria duvarının yasa dışı olduğuna ve yıkılması gerektiğine karar vermişti.

Ancak İsrail kararı reddetti ve o zamandan beri duvarı genişletti.

Güney Afrika’nın ICJ davasından farkı ne?

Bu dava, İsrail’in Gazze’de soykırım suçu işlediği iddiasıyla 29 Aralık’ta Güney Afrika tarafından açılan davadan farklı.

Bu davaya ilişkin ön kararda mahkeme, İsrail’in 26 Şubat’a kadar Gazze’de soykırım eylemlerini önlemek için yetkisi dahilindeki tüm önlemleri alması gerektiğine karar vermişti.

Bugün başlayan duruşmalar ise, Gazze’de devam eden mevcut savaşla doğrudan bağlantılı değil. İsrail’in tüm Filistin topraklarına yaklaşımını bağlayan uluslararası hukuk ihlali endişeleriyle ilgili.

Şimdi ne olacak?

ICJ, dünyanın farklı yerlerinden BM Genel Kurulu tarafından dokuz yıllık dönemler için seçilen 15 yargıçtan oluşuyor.

Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam şu anda mahkeme başkanı olarak görev yapıyor.

Jüri üyeleri, duruşmalar boyunca kapsamlı sunumları dinleyecek ve ardından yazılı görüşlerini yayımlayacak. Bu yıl sonunu bulabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icjde-israilin-filistin-isgali-durusmalari-basladi/feed/ 0
Saraybosna’daki müze, Gazze’ye dayanışma mesajı gönderiyor https://www.haber60.com.tr/saraybosnadaki-muze-gazzeye-dayanisma-mesaji-gonderiyor/ https://www.haber60.com.tr/saraybosnadaki-muze-gazzeye-dayanisma-mesaji-gonderiyor/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9786 Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’daki İnsanlığa Karşı Suç ve Soykırım Müzesi, ülkede 1992-1995’teki savaşta katledilen soykırım kurbanlarının anılarını yaşatırken ziyaretçilerine de Uluslararası Adalet Divanında (UAD) soykırımla yargılanan İsrail’in saldırıları altındaki Gazze halkına dayanışma mesajı gönderme fırsatı sunuyor.

Savaşta ülkenin çeşitli şehirlerinde kurulan toplama kamplarında türlü işkencelere ve soykırıma maruz kalmış sivillere ait kişisel eşyanın yanı sıra işlenen suçları anlatan görselleri de barındıran müze, acı hatıraları bugüne taşıyor.

Saraybosna’ya gelen turistlerin ilgi gösterdiği, 2016’da açılan müze, sadece Srebrenitsa’daki soykırımı değil ülkenin diğer şehirlerindeki büyük katliamları ve savaş suçlarını da ziyaretçilerine aktarıyor.

Ülkede 1992-1995’te yaşananlara ışık tutan müzede ziyaretçilere Gazze halkına destek mesajları yazma fırsatı veren “mesaj odası” da bulunuyor.

Bu odada “Özgür Filistin”, “Soykırımı sonlandırın” ve “Şimdi ateşkes” yazılı mesajlar yer alıyor.

“Geçmişimizden ders alarak daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz”

“Hakikati yaşatmayı” amaçlayan müzenin küratörü Belma Zulic, 30 yılı aşkın süre önce Bosna Hersek’teki savaşta yaşananlarla bugün Gazze’dekiler arasındaki benzerlikleri ve “mesaj odasının” önemini AA muhabirine anlattı.

Zulic, müzenin kurulması fikrinin arkasında Bosna Hersek’teki savaşta öldürülen kişilerin sayısının sadece istatistiklerde kalmasını istemeyen ve yaşananların unutulmamasını amaçlayan bir grup insanın olduğunu söyledi.

Müzenin misyonunun, savaş ve soykırım mağdurlarının hikayelerinin unutulmasını önlemek olduğuna işaret eden Zulic, “Müzemizde özellikle vurgulanan şey, mağdurların kişisel hikayeleridir. Barış için de mücadele ediyoruz çünkü geçmişimizden ders alarak daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Zulic, müzede ziyaretçilere sunulan savaş mağdurlarına ait kişisel eşyayı tüm ülkeyi gezerek bulduklarını belirterek, özel bir bölümün Srebrenitsa soykırımı kurbanlarına ayrıldığını dile getirdi.

Küratör Zulic, “Müzemizin içeriğindeki yaklaşık 30 yıl önce Bosna Hersek’te yaşanan soykırım ve saldırılarla ilgili tarihi gerçeklerde Gazze’de bugün yaşananlarla Bosna Hersek’te yaşananlar arasındaki ciddi benzerlikleri görebiliyoruz ve maalesef insanlığın geçmişten çok az ders aldığını görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında çok sayıda çocuk ve kadının hayatını kaybettiğine, su ve yemek sıkıntısının yaşandığına ve insan haklarının ihlal edildiğine dikkati çeken Zulkic, bu durumun ülkesindeki savaşta da yaşandığını vurguladı.

Zulic, “Bosna Hersekliler de yiyecek sıkıntısı, insani yardım ve destek almanın imkansızlaştırılması gibi sıkıntılar yaşadı. Bu durumun da benzer olduğunu görüyoruz.” dedi.

“Gazze’de yaşanan soykırımı önlemek için hala çok az şey yapılıyor”

Gazze halkının, Bosna Hersekliler gibi becerikli olduğunu vurgulayan Zulic, müzede sergilenen, ülkedeki savaş döneminde elektrik üretmek için bisiklet tekerleğinden elle yapılan teçhizatın ve insani yardım çuvallarından imal edilen ürünlerin benzerlerinin bugün Gazze’de de yapıldığını anlattı.

Zulic, şunları kaydetti:

“Müzemizde ziyaretçilerimizin mesaj bırakabilecekleri bir oda da bulunmaktadır. Müzemizin insanlara soykırıma son verilmesi, barış çağrısında bulunulması ve barışın gerekliliğini anlama konusunda ilham vermesi bizi gerçekten gururlandırıyor. Dünya, sivillerin ve mağdurların korunmasına yönelik gerçek ihtiyacın farkına varmalı. O odada Gazze’ye adanmış birçok mesajı ve ziyaretçilerimizin Bosna Hersek ile Filistin arasındaki benzerlikleri fark ettiğini görebilirsiniz.”

İnsanlığın Gazze’de yaşananları ekranlardan ve telefonlardan görebildiğinin altını çizen Zulic, “Gazze’de yaşanan soykırımı, etnik temizliği ve insan hakları ihlallerini önlemek için hala çok az şey yapılıyor. Müzemizin çalışmalarıyla aslında göstermeye çalıştığı şey, çok geç olmadan harekete geçmemiz, barışı sağlamamız, başta kadın ve çocuklar olmaz üzere tüm sivilleri korumamız gerektiğidir.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saraybosnadaki-muze-gazzeye-dayanisma-mesaji-gonderiyor/feed/ 0
Kanadalı Aktivist: İsrail’in Gazze’deki Saldırıları Soykırım Vakasıdır https://www.haber60.com.tr/kanadali-aktivist-israilin-gazzedeki-saldirilari-soykirim-vakasidir/ https://www.haber60.com.tr/kanadali-aktivist-israilin-gazzedeki-saldirilari-soykirim-vakasidir/#respond Mon, 19 Feb 2024 08:42:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9768 Kanadalı aktivist Karen Devito, İsrail’in Gazze’de yaptıklarının “ders kitaplarında yer alacak soykırım vakası” olduğunu söyledi.

Devito, İsrail’in bir yandan havadan ve karadan saldırılarını sürdürdüğü bir yandan da yardım girişini engelleyerek halkı ölüme sürüklediği Gazze’ye destek vermek ve ablukayı kırmak için mart sonunda ya da nisan başında Akdeniz’e açılması beklenen Uluslararası Özgürlük Filosu üzerine çalışmalar yapmak ve toplantılara katılmak üzere İstanbul’a geldi.

“Soykırım uzmanı” olduğunu belirten Devito, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını AA muhabirine değerlendirdi.

Devito, “Bu bir ders kitabı vakasıdır. Soykırımın yasal bir tanımı var, birçok koşulu var ve bunların çoğu İsrail tarafından gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla bunun, ders kitaplarına girecek nitelikte soykırım vakası olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

Böylesine korkunç manzaraların daha önce görülmediğini dile getiren Devito, savaşın devletler arasında olduğunu, söz konusu vakada ise İsrail’in insanlara karşı soykırım uygulayarak üniversiteler, hastaneler, okullar, konutlar dahil karşısına çıkan her şeyi yok ettiğini belirtti.

Devito, “Açlık savaş silahı olarak kullanılıyor. Bu soykırımın sadece bir yönü. Bir tek buna bakarak bile İsrail’in saldırılarının ders kitaplarında yer alacak soykırım vakası olduğunu söyleyebilirsiniz.” dedi.

Uluslararası Özgürlük Filosu

İstanbul’da, Uluslararası Özgürlük Filosu’nun organizasyonuna dair bir dizi toplantıya katıldığını kaydeden Devito, İsrail’in Gazze sınırlarını kontrol ettiğini ve İsrail’in girişe izin vermemesi nedeniyle sınırlarda kilometrelerce uzunlukta yardım tırı kuyruklarının oluştuğunu hatırlattı.

Devito, “Bizim görevimiz, Özgürlük Filosu’nun görevi, kuşatmayı kırmaktır. Amacımız bu, hedefimiz bu. Esasında Filistinlilerin yardıma ihtiyacı yok, hayatta kalmaya ihtiyaçları var ve çok yetenekli insanlar. Şu anda ihtiyaçları olan şey bu savaşın, soykırımın sona ermesi, işgalin sona ermesi, sınırların açılması.” diye konuştu.

Protestolar ve boykotlar

Bütün dünyada insanların bu “korkunç vahşet” karşısında sokaklarda gösteriler düzenlediğini anımsatan Devito, bu gösterilerin ve İsrail mallarına yönelik boykotun önemine dikkati çekti.

Devito, Kuzey Amerika’da özellikle de ABD’de boykotu ve BDS’yi (Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar Hareketi) yasa dışı hale getirmeye yönelik çalışmalar yapıldığını aktardı.

Vicdan sahibi insanların yaptıklarının önemine işaret eden Devito, dayanışma gruplarının uzun zamandır boykotlar üzerine çalıştığını söyledi.

Devito, hangi malların İsrail’e ait olduğunun insanlara gösterilmesi ve İsrail gemileri herhangi bir ülkede limana mal getirdiğinde protesto edilmesi gerektiğini vurguladı.

Soykırımın köklerinin 100 yıl öncesine dayandığını dile getiren Devito, İsrail’in 7 Ekim 2023’te soykırıma başlamak için bahane bulduğunu ifade etti.

Devito, Batı ülkelerinde insanların Filistin konusunda bir şeyler öğrenmek için artık daha hevesli olduğunu ve kefiye taktıklarını görenlerin bu konuyu sormak için yanlarına geldiğini anlattı.

“ABD’deki büyük medya şirketleri, gazetecilik görevini kötüye kullanıyor”

Filistin konusunda Batı ülkelerinde, özellikle ABD medyasında büyük sansür uygulandığının altını çizen Devito, şöyle devam etti:

“CNN gibi ABD’deki büyük medya şirketleri, gazetecilik görevini kötüye kullanıyor çünkü Filistin’de olup bitenlerin gerçek hikayesini göstermiyorlar. İsrail’in yanında, çok taraflı bir tutum sergiliyorlar. Çalışanlar işlerini kaybetmekten korkuyor ama bu değişecek. Belki birkaç yıl sonra insanlar ‘dünya buna nasıl izin verdi’ diye soracak.”

Devito, Batı ülkelerindeki protestolara rağmen devletlerin sessiz kalmasının da değişeceğini aktardı.

Protestoların her geçen gün daha da arttığına işaret eden Devito, eğer şimdi harekete geçilmezse ortada harekete geçmek için Gazze kalmayacağını belirtti.

Devito, ABD ve Batı ülkelerinin sorumluluklarına dikkati çekerek, “ABD dünyanın gözünde iyi görünmüyor, soykırıma yardım ve yataklık ediyor.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kanadali-aktivist-israilin-gazzedeki-saldirilari-soykirim-vakasidir/feed/ 0
Brezilya Devlet Başkanı İsrail’i soykırım yapmakla suçladı https://www.haber60.com.tr/brezilya-devlet-baskani-israili-soykirim-yapmakla-sucladi/ https://www.haber60.com.tr/brezilya-devlet-baskani-israili-soykirim-yapmakla-sucladi/#respond Mon, 19 Feb 2024 02:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9699 Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, İsrail hükümetini Gazze’de soykırım yapmakla suçladı ve askeri eylemleri Holokost ile kıyasladı. İsrail ise bu açıklamaları nedeniyle Lula’yı kınadı.

Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleşen Afrika Birliği zirvesine katılan Lula, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını Adolf Hitler’in yaptıklarıyla kıyasladı.

Gazze Şeridi’nde Filistin halkının başına gelenlerin bir benzerinin tarihin hiçbir anında yaşanmadığını savunan Lula, “Aslında, Hitler Yahudileri öldürmeye karar verdiğinde yaşandı” dedi.

Lula, Gazze’de askerlerle askerler arasında bir savaş olmadığını, bunun bir savaş yerine soykırım olduğunu söyledi:

“Gazze Şeridi’nde olanlar bir savaş değil. Bu bir soykırım. Bu askerler ile askerler arasında bir savaş değil. Bu hayli yüksek eğitimli bir ordu ile kadınlar ve çocuklar arasında bir savaş.”

İsrail hükümeti ise bu sözleri sonrasında Lula’yı Holokost’u önemsizleştirmekle suçladı ve Hamas’ı yok etmek ve militan grup tarafından 7 Ekim’de kaçırılan rehineleri geri almak için savaştıklarını söyledi.

Brezilya’nın solcu lideri, 7 Ekim’de İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştiren ve en az 1200 kişinin ölümüne neden olup, 253 kişiyi de rehin alan Hamas’ı kınamıştı.

Ancak Lula, Gazze’ye yönelik ağır yıkıma ve on binlerce kişinin ölümüne neden olan saldırıları sonrasında İsrail’i eleştiren ülke liderlerinden birisi oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lula’nın sözlerinin “Holokost’u önemsizleştirme ve Yahudi halkına ve İsrail’in kendini savunma hakkına zarar verme girişimi” anlamına geldiğini söyledi.

Netanyahu yaptığı açıklamada “İsrail’i Nazilerin ve Hitler’in Holokost’u ile kıyaslamak kırmızı çizgiyi aşmaktır” dedi.

Altı milyon Yahudi 1930’lu ve 1940’lı yıllarda Hitler’in Nazi rejimi tarafından sistematik olarak öldürülmüştü.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Brezilya Büyükelçisi’nin kınanmak üzere Pazartesi günü bir toplantıya çağırıldığını söyledi.

Brezilya Yahudi Konfederasyonu da Lula’nın sözlerini sert bir dille eleştirdi. Konfederasyon, bu sözleri “Holokost kurbanlarının ve onların torunlarının anısını rencide eden, gerçekliğin kötü niyetli bir çarpıtması” olarak nitelendirdi.

Lula, Güney Afrika’nın geçen yıl Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasını da desteklemişti.

Mahkeme, Ocak ayında Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı davanın devam edeceğine karar verdi.

Mahkeme, İsrail’e ordusunun soykırım olarak değerlendirilebilecek eylemlerde bulunmasını engellemesi, soykırıma teşviki önlemesi ve cezalandırması ve Gazze halkına insani yardım yapılmasını sağlaması talimatını verdi.

Ancak mahkeme İsrail’e Gazze’deki askeri operasyonlarını derhal durdurması çağrısında bulunmaktan kaçındı. Mahkeme heyeti, kısa bir süre içerisinde, İsrail’in askeri operasyonlarının derhal sona erdirilmesine ilişkin talep ile bu ülke hakkındaki soykırım suçlamalarının esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine karar verecek.

Eğer mahkeme, Güney Afrika tarafından sunulan kanıtları yeterli görür ve soykırım davası açılmasını kabul ederse, uzun ve karmaşık bir yargı süreci .

Brezilya ve Güney Afrika, daha zengin Batılı ülkelere karşı bir araya gelen dünyanın en önemli gelişmekte olan ekonomilerinden bazılarının ittifakı olan ülkeler grubunun üyeleri.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da birçok kez İsrail’in Gazze’de savaş suçu işlediğini savundu ve İsrail hükümetini soykırım yapmakla suçladı.

Erdoğan, Adalet Divanı’ndaki İsrail’e yönelik soykırım davası ile ilgili olarak, “Şu anda bizim teslim ettiğimiz belgeler, ağırlıklı olarak görsel belgeler de söz konusu, bu belgelerle İsrail mahkum olacaktır. Bunu bekliyoruz. Çünkü Lahey Adalet Divanı’nın adaletine inanıyoruz” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/brezilya-devlet-baskani-israili-soykirim-yapmakla-sucladi/feed/ 0
Mısır’da Filistinli Sığınmacılar İçin Kamp İnşa Ediliyor İddiaları Güçleniyor https://www.haber60.com.tr/misirda-filistinli-siginmacilar-icin-kamp-insa-ediliyor-iddialari-gucleniyor/ https://www.haber60.com.tr/misirda-filistinli-siginmacilar-icin-kamp-insa-ediliyor-iddialari-gucleniyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9678 Mısır’ın Gazze sınırı bölgesinde uydu görüntülerine yansıyan inşaat çalışmaları, Filistinli sığınmacılar için kamp inşa edildiği yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

İsmini belirtmek istemeyen Mısırlı kaynaklar, İsrail’in Gazze güneyindeki Refah şehrine planladığı kara operasyonunun gerçekleşmesi halinde, burada duvarlarla çevrelenmiş bir tampon bölge oluşturulması amacıyla çalışma yapıldığını aktardı.

İnsan hakları örgütleri de bölgede yedi metre uzunluğunda duvarların inşa edilmekte olduğunu bildiriyor.

Mısır resmi ağızdan bu yönde bir hazırlık yapıldığı iddialarını reddediyor.

İsrail Savunma Bakanı Yaov Gallant ise “Filistinli sivilleri Mısır’a doğru tahliye etmeyi” amaçlamadıklarını ileri sürdü.

7 Ekim’de başlayan İsrail-Hamas savaşının ardından Mısır defalarca kez Filistinli sığınmacılara sınırlarını açmasının mümkün olmadığını açıklamıştı.

Mısır’ın tavrında, Filistinlilerin büyük nüfuslar halinde göç ettirilmesinde “rol oynadığı görüntüsünden kaçınmak” etkili oluyor. Öte yandan ekonomik ve güvenlik kaygıları da bu kararın nedenleri arasında.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaklaşık 1,4 milyon kişinin halihazırda sığındığı Refah’a yönelik operasyonda ısrarcı görünüyor. Öte yandan uluslararası kamuoyunda, böyle bir operasyonun sivillerin kitlesel ölümüne yol açabileceği doğrultusunda uyarılar var.

İsrail ise şehirdeki Hamas unsurlarının “etkisiz hale getirilmesi gerektiğini” savunuyor. Şimdiye kadar serbest bırakılmayan yaklaşık 130 İsrailli rehinenin de burada olduğu iddia ediliyor.

İsrail ordusu savaşın ilk günlerinde Gazze’nin kuzeyindekileri, “güvenli” olarak tanımladığı güney bölgelere göç etmeye yönlendirmişti. Ardından Gazze’nin güneyindeki birçok yerleşimde İsrail bombardımanı ve kara operasyonu devam etti.

Maxar Technologies tarafından yayımlanan uygu görüntülerinde, Refah’a yönelik operasyonun başlamasına yönelik Mısır’ın hazırlık yaptığını doğrulayabilecek inşaat çalışmaları görülebiliyor.

15 Şubat tarihli bir görselde, Refah sınır kapısı yakınlarındaki bir bölgenin temizlendiği görülüyor.

Mısır’ın Kuzey Sina Valisi Mohammed Shousha, Suudi televizyonu Al Arabiya Al Hadath TV’ye yaptığı açıklamada, söz konusu inşaat alanlarının geçmişte IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlarda zarar gören evlere yönelik yapıldığını ileri sürdü.

Shousha Mısır’ın pozisyonunun, “Mısır’a Gazzelilerin zorla gönderilmesine izin vermediğini” de ekledi.

Öte yandan uydu görüntülerinde bazı noktalara duvarların da inşa edildiği seçilebiliyor.

Uydu görüntüleri dışında, Sina İnsan Hakları Vakfı üyelerinin bölgeden çektiği fotoğraf ve videolarda da inşaat çalışmaları görülüyor.

BBC’nin bağımsız olarak doğrulayamadığı bu görsellerle ilgili açıklama yapan vakıf, yedi metre yüksekliğinde duvarların inşa edildiğini aktardı.

Vakfa göre bu çalışmalar, Gazze sakinlerinin kitlesel olarak bölgeye geçmesi halinde sığınmacıların barınması için planlanıyor.

Raporda, tampon bölge olduğu ileri sürülen bu alanın, 20 kilometrekare genişliğinde olduğu ve 100 binden fazla kişiye ev sahipliği yapabileceği kaydediliyor.

İsrail reddediyor

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Perşembe günü yaptığı açıklamada, “İsrail’in Filistinli sivilleri Mısır’a doğru tahliye etmek gibi bir amacının olmadığını” savundu.

Gallant, Mısır’la aralarındaki anlaşmanın bölgedeki istikrarı için kritik önemde olduğunu da ekledi.

İsrail Filistinlileri kendi bölgelerinden “dışarı attığı” görüntüsünü arzu etmese de, kendi iradesiyle Gazze’yi terk etmek isteyenlerin önüne geçmeye de yanaşmayabilir.

Mısır’ın yaklaşık 100 bin sığınmacıyı kabul etmesi durumunda, İsrail’in bu kararın önüne geçmesi beklenmiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri ise böyle bir toplu nüfus hareketinin “endişe verici” olacağını söylüyorlar.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Reuters haber ajansına verdiği demeçte, Filistinlilerin Mısır’a toplu olarak göç etmesinin “hem Filistinliler için hem Gazze için hem de barışın geleceği için felaket olacağını” söyledi.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in başlattığı hava ve kara operasyonlarında 7 Ekim’den bu yana toplam 28 bin 775 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/misirda-filistinli-siginmacilar-icin-kamp-insa-ediliyor-iddialari-gucleniyor/feed/ 0
Fransa’da Filistin Yanlıları Carrefour’u Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/fransada-filistin-yanlilari-carrefouru-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/fransada-filistin-yanlilari-carrefouru-protesto-etti/#respond Sun, 18 Feb 2024 03:12:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9453 Fransa’da Filistin yanlıları, İsrail’e desteği nedeniyle uluslararası süpermarket zinciri Carrefour’u protesto etti.

Filistin yanlıları başkent Paris ve Lyon başta olmak üzere ülke genelinde Carrefour protestoları düzenledi.

Başkent Paris’in kuzeyindeki Garges-les-Gonesse şehrinde ise Filistin destekçileri uluslararası fast food zinciri McDonald’s şubesinin önünde toplandı.

Ellerinde Filistin bayrakları ve meşaleler olan göstericiler, Stains kentindeki Carrefour şubesine kadar yürüdü.

“Filistin için özgürlük”, “Bombardımanlara son verin” ve ” Gazze’deki soykırımı durdurun” sloganları atan göstericiler, Tel Aviv yönetimini desteklediği gerekçesiyle Carrefour ve MacDonald’s markalarını boykot çağrısı yaptı.

Göstericiler arasında Boyun Eğmeyen Fransa Partisinden (LFI) milletvekilleri Carlos Martens Bilongo ve Jerome Legavre, Stains Belediye Başkanı Azzedine Taibi ve siyonizm karşıtı Yahudiler de yer aldı.

Gösteride konuşan Bilongo, uluslararası toplumu İsrail’e koşulsuz destek vermekle suçlayarak, Tel Aviv hükümetinin “intikam arzusunun” Gazze’de gözünü kör ettiğini belirtti.

Bilongo, İsrailli bakanların Gazze’de “etnik temizlik” yapmayı haftalar öncesinden planladığı değerlendirmesinde bulunarak, ” Batı Şeria’da Hamas yok, ancak (İsrail’in) aynı katliamı, cinayetleri burada tekrarlanıyor. Bu öldürücü mantık sona ermeli.” dedi.

Boykot çağrısı yapan toplulukları desteklediğini ifade eden Bilongo, sözlerine şöyle devam etti:

“Fransız şirketleri (İsrail ile) işbirlikleri yapıyor, maddi yardım sağlıyor, hatta Fransız ve İsrailli çifte vatandaşlara İsrail ordusuyla savaşmaları için yıllık izin veriyor.”

Bilongo, uluslararası toplumun, Gazze’de bir soykırıma tanık olduğunu ifade ederek, “İsrail ordusunun sözcülerinin gelip oturup yalan söylediği, Gazze’nin küçük çocuklarını hayvan yerine koyduğu açık propaganda aracına dönüşen haber kanalları var.” açıklamasını yaptı.

Legavre ise Gazze’de şu an “soykırım” yaşandığını söyleyerek, İsrail’in önce Gazze’nin kuzeyinden şimdi de güneyinden hıncını aldığı değerlendirmesinde bulundu.

Refah’ta sıkışıp kalan Gazzelilerin, İsrail’in “ölümcül bir tuzağının içine düştüğüne” işaret eden Legavre, “Artık yiyecekleri, içme suları, ilaçları yok.” dedi.

Legavre, Gazze’den aktarılan videolarda, Filistinlilerin hayvan yemiyle ekmek yaptığını gördüğünü anlatarak “(Gazze’de) Şu anda gece gündüz bombalar yağıyor. Soykırım şu anda gerçekleşiyor.” diye konuştu.

İsrail’in bölgedeki saldırılarıyla “tüm Gazze halkını yok etmeyi amaçladığını ifade eden Legavre, İsrail hükümetinin Gazzelileri korkutarak ait oldukları topraklardan gitmeye zorladığını belirtti.

Stains Belediye Başkanı Taibi, AA muhabirine, Gazze’de “soykırım” yaşandığını söyleyerek derhal ve kalıcı bir ateşkes çağrısı yaptı.

Taibi, “Bu felaket durumunu artık kabul edemeyiz.” diyerek, uluslararası toplumun Gazze’deki durum karşısında sessiz kalmasının endişe verici olduğunu söyledi.

Belediye Başkanı Taibi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Filistinlilerden, Gazze’nin kuzeyinden güneyine gitmelerini isteyerek onlara tuzak kurdunu belirtti.

Taibi, “Savaş suçlusu Netanyahu’nun mantığı Filistin halkının kökünü kazımak. Bu konuda bir şüphe yok artık.” diyerek bu durumun endişe verici olduğunu ifade etti.

Lyon kentinde Carrefour protestosu

Lyon kentinde bir alışveriş merkezinde Carrefour şubesi önünde toplanan göstericiler büyük bir Filistin bayrağı açarken, İsrail’e desteği ve İsrailli askerlere gıda paketi dağıttığı gerekçesiyle Fransızları marketi boykot etmeye çağırdı.

Elleri kırmızıya boyalı eylemciler, “Katil Carrefour. Ellerinde Kan Var.” yazılı afiş taşıdı.

Eylemciler, “Carrefour’un Gazze’deki soykırıma ve Filistin topraklarındaki sömürgeciliğe suç ortaklığı yaptığını” savundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-filistin-yanlilari-carrefouru-protesto-etti/feed/ 0
Gazze’ye destek için bir araya gelen üniversite öğrencilerinden sessiz yürüyüş https://www.haber60.com.tr/gazzeye-destek-icin-bir-araya-gelen-universite-ogrencilerinden-sessiz-yuruyus/ https://www.haber60.com.tr/gazzeye-destek-icin-bir-araya-gelen-universite-ogrencilerinden-sessiz-yuruyus/#respond Sun, 18 Feb 2024 03:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9450 Gazze’ye destek için bir araya gelen üniversite öğrencilerinden sessiz yürüyüş

EDİRNE – Edirne’de tıp fakültesi öğrencilerinin terör, soykırım ve İsrail’in Gazze’yi işgalini protesto etmek amacıyla başlattığı sessiz yürüyüşün bu hafta 14’ncüsü gerçekleştirildi. Eski Cami önünde bir araya gelen tıp fakültesi öğrencileri ve hekimler, ellerinde dövizler ve pankartlar sessiz yürüyüş yaptı.

Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyüş yapan tıp fakültesi öğrencileri, sessiz yürüyüşün 14’ncisini gerçekleştirdi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto eden öğrenciler, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Muammer Morkoç okudu.

“İsrail şiddetini arttırarak sürdürüyor”

Terör devleti İsrail’in yıllardır sürdürdüğü sistematik işgal politikasını 7 Ekim’den bu yana şiddetini arttırarak sürdürdüğünü söyleyen Morkoç, “‘İsrail insanlıktan daha ne kadar çıkabilir?’ diye düşündükçe her geçen gün hiçbir vicdanın kabullenemeyeceği yeni acılarla güne uyanıyoruz. Biz akıl sağlığımızı korumak için Gazze’deki haberlere bakamıyorken oradaki kardeşlerimiz güne bombalarla uyanmaya devam ediyor. Gazze’nin kuzeyinde 400 bin civarında Gazzeli kardeşimiz topraklarını terk etmeyi reddedip işgalci terörist İsrail’in bombardımanı altında açlık, susuzluk ve soğukla mücadele ediyor. Han Yunus bölgesinde işgalci teröristler özellikle hastane çevrelerinde keskin nişancılar ile sivilleri öldürüyor. Gazze’nin güneyine sıkışmış 1.5 milyon insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Güneyin son noktası Mısır sınırında, Refah kentinde 1.2 milyon insan bir mahalleye sıkışmış durumda ve İsrail bu bölgeyi bombalamaya, sınır bölgesine sığınan sivilleri öldürmeye devam ediyor. Gazze’ye giren su vanaları kapatıldı. Tarlalar bombalanıyor” ifadelerine yer verdi.

“30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldı”

30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldığını belirten Morkoç, “Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne sığınan sivilleri kuşatma altına alan işgal birlikleri hastaneyi zorla tahliye ediyor. Yine de meslektaşlarımız, sağlık çalışanları; elektriksiz, susuz, oksijensiz, ilaçsız şartlarda tedavi vermek için destansı biçimde mücadele ediyor. Bütün bu saldırılar yetmiyormuş gibi Gazze’ye insani yardımın girilmesine izin verilmiyor. Filistin’in ger gün binlerce tır yardıma ihtiyacı varken günde 3-5 tırın girmesine izin veriliyor. Mısır, Gazze sınırına beton barikatlar kurup jiletli teller ile sınırı güçlendiriyor. İsrail işbirlikçisi devletlerin ve şirketlerin, soykırıma olan aleni desteği artarak sürüyor. Bir avuç mazlumun karşısında bütün dünya zalimleri tek safta saldırmaya devam ediyor. Biz hekimler ve sağlık çalışanları olarak buradan bütün meslektaşlarımıza ve halkımıza sesleniyoruz! Hayatımızın her alanında ve mesleklerimizde ‘boykot’ çağrımızı tekrarlıyoruz. Şirketlerin açıkladığı son rakamlardan anlıyoruz ki; günlük hayatımızda gösterdiğimiz en ufak boykot çabası, hep birlikte olunca çığ olup büyüyor” şeklinde konuştu.

“Filistin halkının yararına olacak tüm adımları destekliyoruz” dedi.

Filistin halkının yararına olacak bütün adımları desteklediklerini söyleyen Morkoç, “Sağlık çalışanları olarak gereken bütün desteği gücümüz yettiğince vermeye hazırız. 14. haftasında toplandığımız ‘Sessiz Yürüyüş’ümüzde, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından ayrılmayan Gazzeli meslektaşlarımızı tekrar selamlıyoruz! İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz! ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzeye-destek-icin-bir-araya-gelen-universite-ogrencilerinden-sessiz-yuruyus/feed/ 0
Edirne’de Tıp Fakültesi Öğrencileri İsrail’in Gazze İşgalini Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/edirnede-tip-fakultesi-ogrencileri-israilin-gazze-isgalini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/edirnede-tip-fakultesi-ogrencileri-israilin-gazze-isgalini-protesto-etti/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:12:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9269 Edirne’de tıp fakültesi öğrencilerinin terör, soykırım ve İsrail’in Gazze’yi işgalini protesto etmek amacıyla başlattığı sessiz yürüyüşün bu hafta 14’ncüsü gerçekleştirildi. Eski Cami önünde bir araya gelen tıp fakültesi öğrencileri ve hekimler, ellerinde dövizler ve pankartlar sessiz yürüyüş yaptı.

Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyüş yapan tıp fakültesi öğrencileri, sessiz yürüyüşün 14’ncisini gerçekleştirdi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto eden öğrenciler, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Muammer Morkoç okudu.

“İsrail şiddetini arttırarak sürdürüyor”

Terör devleti İsrail’in yıllardır sürdürdüğü sistematik işgal politikasını 7 Ekim’den bu yana şiddetini arttırarak sürdürdüğünü söyleyen Morkoç, “‘İsrail insanlıktan daha ne kadar çıkabilir?’ diye düşündükçe her geçen gün hiçbir vicdanın kabullenemeyeceği yeni acılarla güne uyanıyoruz. Biz akıl sağlığımızı korumak için Gazze’deki haberlere bakamıyorken oradaki kardeşlerimiz güne bombalarla uyanmaya devam ediyor. Gazze’nin kuzeyinde 400 bin civarında Gazzeli kardeşimiz topraklarını terk etmeyi reddedip işgalci terörist İsrail’in bombardımanı altında açlık, susuzluk ve soğukla mücadele ediyor. Han Yunus bölgesinde işgalci teröristler özellikle hastane çevrelerinde keskin nişancılar ile sivilleri öldürüyor. Gazze’nin güneyine sıkışmış 1.5 milyon insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Güneyin son noktası Mısır sınırında, Refah kentinde 1.2 milyon insan bir mahalleye sıkışmış durumda ve İsrail bu bölgeyi bombalamaya, sınır bölgesine sığınan sivilleri öldürmeye devam ediyor. Gazze’ye giren su vanaları kapatıldı. Tarlalar bombalanıyor” ifadelerine yer verdi.

“30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldı”

30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldığını belirten Morkoç, “Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne sığınan sivilleri kuşatma altına alan işgal birlikleri hastaneyi zorla tahliye ediyor. Yine de meslektaşlarımız, sağlık çalışanları; elektriksiz, susuz, oksijensiz, ilaçsız şartlarda tedavi vermek için destansı biçimde mücadele ediyor. Bütün bu saldırılar yetmiyormuş gibi Gazze’ye insani yardımın girilmesine izin verilmiyor. Filistin’in ger gün binlerce tır yardıma ihtiyacı varken günde 3-5 tırın girmesine izin veriliyor. Mısır, Gazze sınırına beton barikatlar kurup jiletli teller ile sınırı güçlendiriyor. İsrail işbirlikçisi devletlerin ve şirketlerin, soykırıma olan aleni desteği artarak sürüyor. Bir avuç mazlumun karşısında bütün dünya zalimleri tek safta saldırmaya devam ediyor. Biz hekimler ve sağlık çalışanları olarak buradan bütün meslektaşlarımıza ve halkımıza sesleniyoruz! Hayatımızın her alanında ve mesleklerimizde ‘boykot’ çağrımızı tekrarlıyoruz. Şirketlerin açıkladığı son rakamlardan anlıyoruz ki; günlük hayatımızda gösterdiğimiz en ufak boykot çabası, hep birlikte olunca çığ olup büyüyor” şeklinde konuştu.

“Filistin halkının yararına olacak tüm adımları destekliyoruz” dedi.

Filistin halkının yararına olacak bütün adımları desteklediklerini söyleyen Morkoç, “Sağlık çalışanları olarak gereken bütün desteği gücümüz yettiğince vermeye hazırız. 14. haftasında toplandığımız ‘Sessiz Yürüyüş’ümüzde, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından ayrılmayan Gazzeli meslektaşlarımızı tekrar selamlıyoruz! İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz! ifadelerini kullandı. – EDİRNE

]]>
https://www.haber60.com.tr/edirnede-tip-fakultesi-ogrencileri-israilin-gazze-isgalini-protesto-etti/feed/ 0
İsrail Gazetecileri Öldürerek Basının Sesini Kısıyor https://www.haber60.com.tr/israil-gazetecileri-oldurerek-basinin-sesini-kisiyor/ https://www.haber60.com.tr/israil-gazetecileri-oldurerek-basinin-sesini-kisiyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9260 İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ailesini kaybeden Al Jazeera Gazze Büro Şefi Vail ed-Dahduh, “İsrail, basının sesini kısmak için gazetecileri öldürüyor.” dedi.

İsrail ordusunun 25 Ekim’de Gazze’nin kuzeyine düzenlediği saldırıda eşi, oğlu ve kızı dahil ailesinden çok sayıda kişiyi, 7 Ocak’ta Han Yunus’ta bir araca düzenlediği saldırıda da kendisi gibi gazeteci oğlu Hamza’yı kaybeden Al Jazeera muhabiri Dahduh, her şeye rağmen görevini yapmaya devam eden Filistinli gazetecilerden biri olarak Gazze’deki direnişin sembol isimlerinden biri haline geldi.

Dahduh, tedavi için getirildiği Katar’ın başkenti Doha’da, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

“Bir gün bile mesleğimi bırakmayı asla düşünmedim”

Ailesinin ölümünden hemen sonra sahada haber yapmaya geri dönen Dahduh, mesleği bırakmayı düşünmediğini belirtti.

Dahduh, “Biz burada (Gazze’de) kalmaya devam edeceğiz ve bu bölgeden asla çıkmayacağız. Bu, üyesi olduğumuz tüm Arap ve Müslüman halklara haykırdığımız asil bir çağrıdır. Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın ve Filistin halkının özgürlük davasını omuzlarımızda hissediyoruz. Biz bu sorumluluğu yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz. Bir gün bile mesleğimi bırakmayı asla düşünmedim. Bu Müslümanların davasıdır, bu insanlığın davasıdır.”

“İsrail, basının sesini kısmak için gazetecileri öldürüyor”

Dahduh, İsrail’in, Gazze’de gerçekleştirmiş olduğu soykırımın duyulmaması için gazetecileri de öldürdüğünü söyledi.

İsrail’in Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde işlediği katliama dikkati çeken Dahduh, şöyle konuştu:

“İsrail, gözünü kırpmadan sivilleri hedef alıp çocukları, kadınları ve yaşlıları öldürüyor. Hedef ayırt etmeksizin yaptığı saldırılarda gazeteciler de hedef haline geliyor. İsrail, basının sesini kısmak için gazetecileri öldürüyor. Savaşın başından bu yana 123 gazeteci öldürüldü. Bu, gerçekten çok büyük bir sayı. Bu, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bir hakikat.”

” Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze halkının yanında yer aldı”

Dahduh, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulması konusunda Türkiye’nin oynadığı rolü de değerlendirdi.

Türkiye’nin Gazze’deki savaşın bir an önce sona ermesi için elinden gelen tüm diplomatik ve insani çabayı ortaya koyduğunu vurgulayan Dahduh, “Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze halkının yanında yer aldı.” dedi.

“AA’nın hazırladığı ‘Kanıt’ kitabı İsrail’in savaş suçlarını gözler önüne seriyor”

Anadolu Ajansının (AA) İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarını belge niteliğindeki fotoğraflarla gözler önüne serdiği “Kanıt” kitabını inceleyen Dahduh, şu ifadeleri kullandı:

“Anadolu Ajansının büyük bir gayretle ortaya koyduğu bu eser, Gazze’de kurban edilen çocukları, kadınları, tüm sivilleri ve özellikle İsrail’in Gazze’de işlemiş olduğu savaş suçlarını gözler önüne seriyor. Ümit ediyorum ki uluslararası mahkemelere sunulacak olan bu fotoğraflar ve kanıtlar Filistin’in özgürlüğü yolunda atılan adımlar olacak.”

Küresel boykot ve protestolar çok önemli

Gazze Şeridi’nde 29 bine yakın Filistinliyi öldüren ve bölgede derin bir insani felaketin yaşanmasına neden olan İsrail’e karşı dünya genelinde yapılan boykot ve protestoların oldukça etkili olduğunu belirten Dahduh, şunları kaydetti:

“Dünyada İsrail’e destek veren firmaların ürünlerine yapılacak boykot hiç şüphesiz İsrail’e karşı atılacak en önemli adımlardandır. Bazıları bunu yapmaya çalışmanın gereksiz olduğunu düşünebilir oysa bu İsrail’e karşı atılacak en etkili adımlardan biridir. Aynı şekilde dünyada İsrail zulmüne karşı küresel protestoların devam etmesi, Gazze halkının sesinin duyurulması açısından çok önemli.”

Dahduh, Gazze’de sembol isimlerden biri oldu

İsrail’in saldırılarında her şeye rağmen görevini yapmaya devam eden Gazzeli gazetecilerden biri olan ve sembol haline gelen Al Jazeera muhabiri Dahduh, ilk olarak 25 Ekim’de Gazze’nin kuzeyindeki saldırıda eşi, oğlu ve kızı dahil ailesinden çok sayıda kişiyi kaybetti.

Eşi ve çocuklarının öldürüldüğü saldırının üzerinden saatler geçmesine rağmen Dahduh, görevine devam ederek bölgedeki saldırıları aktarmayı sürdürdü.

Dahduh, 15 Aralık’ta Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlenen saldırıda elinden ve karnından yaralandı, kameramanı Samir Ebu Dakka ise yaşamını yitirdi.

Yaralı olmasına rağmen görevine devam eden Dahduh, 7 Ocak’ta Han Yunus’ta bir araca düzenlenen saldırıda kendisi gibi gazeteci olan oğlu Hamza ed-Dahduh’u kaybetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-gazetecileri-oldurerek-basinin-sesini-kisiyor/feed/ 0
Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’e uluslararası yükümlülüklere uyma çağrısı yaptı https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israile-uluslararasi-yukumluluklere-uyma-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israile-uluslararasi-yukumluluklere-uyma-cagrisi-yapti/#respond Sat, 17 Feb 2024 23:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9198 Birleşmiş Milletler’in (BM) en üst yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Gazze şeridinin güneyindeki Refah kentinde askeri operasyona hazırlanan İsrail’e, uluslararası yükümlülüklere uyma çağrısında bulundu.

Lahey’deki mahkeme, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 12 Şubat’ta yaptığı, İsrail’in Refah’taki uygulamalarının durdurulması için acil ek önlem talebine ilişkin bir açıklama yaptı.

Uluslararası Adalet Divanı, 26 Ocak’ta verdiği kararda, İsrail’in Gazze’deki soykırım eylemlerini önlemek için yetkisi dahilindeki tüm önlemleri alması gerektiğine karar vermişti.

Mahkeme yaptığı son açıklamasında bu kararın Refah için de geçerli olduğunu vurgulayarak geçici ek önlemlere gerek olmadığını bildirdi.

Uluslararası mahkemeden yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Gazze Şeridi’nde ve özellikle Refah’ta yaşanan son gelişmelerin “zaten bir insani kabus olan durumu katlanarak artıracağı ve bölgesel sonuçlar doğuracağı” görüşü anımsatıldı.

Açıklamada, “Bu tehlikeli durum, mahkemenin 26 Ocak 2024 tarihli kararında belirttiği ve Refah dahil Gazze Şeridi’nin tamamında geçerli olan geçici tedbirlerin derhal ve etkili bir şekilde uygulanmasını gerektirmektedir” dendi.

Uluslarası Adalet Divanı’na göre bu nedenle yeni ilave geçici önlemlerin belirlenmesine gerek yok.

Mahkeme, İsrail’in, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin güvenliğini sağlamak da dahil olmak üzere, BM Soykırım Sözleşmesi ve Uluslararası Adalet Divanı kararı kapsamındaki sorumluluklarına tam olarak uymakla yükümlü olduğunun altını çizdi.

İsrail hakkında Gazze’de soykırım yaptığı gerekçesiyle dava açan Güney Afrika, geçen Salı günü de Refah’taki duruma ilişkin acil ek önlem talebinde bulunmuştu.

Güney Afrika’nın başvurusunda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, “Tam zafere ulaşana kadar savaşacağız” açıklaması anımsatılarak Refah’taki askeri operasyon hazırlıklarına işaret edildi.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin avukatları, normalde 280 bin Filistinliye ev sahipliği yapan Refah’ın, şu anda Gazze nüfusunun yarısından fazlasını barındırdığın belirterek yarısı kadın ve çocuk olmak üzere 1,4 milyon kişinin zor koşullarda yaşadığını bildirdi.

Başvuruda, İsrail tarafından büyük ölçüde tahrip edilen evlerden ve bölgelerden Refah’a kaçan Filistinli nüfusun tahliyesi için hiçbir seçenek bulunmadığı kaydedilerek, “halkın gidecek başka yeri bulunmadığı” vurgulandı.

İsrail ise, Güney Afrika’nın bir kez daha geçici ek önlem talebinde bulunmasını “son derece tuhaf ve uygunsuz bir talep” olarak değerlendirdi.

İsrail, tarafından yapılan açıklamada, “Güney Afrika’nın 29 Aralık 2023 tarihli başvurusunun maddi ve hukuki açıdan tamamen temelsiz, ahlaki açıdan tiksindirici olduğu ve hem Soykırım Sözleşmesi’nin hem de mahkemenin istismarını teşkil ettiği yönündeki ilkeli tutumunu bir kez daha kayda geçirmektedir” görüşüne yer verildi.

Açıklamada, İsrail’in, BM Soykırım Sözleşmesi ve uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere ulusal hukuka riayet etme taahhüdünün geçerli olduğu ve uygulandığı savunuldu.

Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrika’nın soykırım suçlamasıyla açtığı davada, 26 Ocak’ta, İsrail’in Gazze’deki soykırım eylemlerini önlemek için yetkisi dahilindeki tüm önlemleri alması gerektiğine karar vermişti.

Mahkeme, İsrail’in, kendisine bağlı güçlerin Gazze’de soykırım yapmayacağını garanti etmesi gerektiğine hükmetmiş, Netanyahu hükümetinin uluslararası yasal yükümlülükleri kapsamında geçici karara uymak için alacağı önlemleri bir ay içinde Lahey’e bildirmesini istemişti.

Uluslarası Adalet Divanı, Hamas’a da elindeki İsrailli rehineleri derhal serbest bırakması çağrısında bulunmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israile-uluslararasi-yukumluluklere-uyma-cagrisi-yapti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Giresun mitinginde konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-giresun-mitinginde-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-giresun-mitinginde-konustu-2/#respond Sat, 17 Feb 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8914 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok.” dedi.

Erdoğan, partisinin Giresun Valiliğinin yanında düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, Ukrayna-Rusya krizinde başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarıyla yangını söndürmeye çalıştıklarını ifade etti.

O dönem CHP ve ortaklarının Türkiye’yi savaşa sürüklemek için çok uğraştığını, çok çaba harcadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere Batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. Siz ne diyorsanız o dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk.”

Erdoğan, zamanın kendilerini haklı, muhalefeti yine haksız çıkardığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bugün elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek, ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de Batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.”

“Yeni düşmanlıklar, gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz”

Bugün de attıkları her adımı Türkiye eksenli attıklarını, millet ve devletin menfaatlerini düşündüklerini kaydeden Erdoğan, Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar bölge yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcadıklarını ifade etti.

Erdoğan, dış politikada tek amaçlarının, dost sayısını mümkün olduğunca çoğaltmak olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız. Vahdet olmadan rahmet olmaz. Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik.”

Erdoğan, 7 Ekim’den beri Gazze halkına insani yardım malzemesi gönderdiklerini hatırlatarak, Gazze’ye yaptıkları yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirtti.

Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettiklerini bildiren Erdoğan, “Önümüz ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazze’lileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız, bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazanda Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir.” dedi.

Kim sabrederse zafere onun ulaşacağını söyleyen Erdoğan, Gazze’ye yardımların gönderilmesinde ve Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı Mısır’la işbirliği içinde olacaklarını ifade etti.

“Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz”

Erdoğan, kendilerinin bu hassasiyetlerini CHP ve şürekasının anlamadığını dile getirerek, onların gündeminde ne Gazze’deki vahşetin ne de Filistin’deki işgal ve yıkımın olduğunu kaydetti.

CHP yönetiminin, Balkanlar’la, Kafkasya’yla, Afrika’yla ve Türkiye’nin gönül coğrafyasının diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz. CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri, kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler. Varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimiz neyi gerektiriyorsa devletimizde onu yapıyoruz. İnşallah bundan sonra da milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Bize uzatılan barış elini havada kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik, dayanışma içinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyorum.”

“Belediyeler meydan muharebesi”

CHP’li yöneticilerin verdiği “belediyeler meydan muharebesinin” öncelikle CHP’ye gönül veren vatandaşları ilgilendirdiğini ifade eden Erdoğan, “Tek bildikleri iş, kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor.” dedi.

Kendilerinin iş yapmanın, eser üretmenin, hizmet etmenin gayretinde olduklarının en yakın şahidinin Giresunlular olduğunu belirten Erdoğan, Giresun’a son 21 yılda 110 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını, eğitimde 2010 yeni derslik inşa ettiklerini, üniversite kurduklarını anlattı.

Erdoğan, “Gençlik ve sporda yaklaşık 8 bin kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. İki stadyum dahil toplam 58 spor tesisi kazandırdık. Sosyal yardımlarda şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta, toplamda 1375 yataklı 17 hastane dahil 53 sağlık tesisi yaptık. Toplam 3 sağlık tesisimizin yapımı 6 sağlık tesisimizin ise plan, proje, ihale ve arsa tedarik süreci devam ediyor. Çevre ve şehircilikte, TOKİ vasıtasıyla 3 bin 788 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 751 konutun yapımına devam ediyoruz.” diye konuştu.

Kentsel dönüşümde, riskli yapı olarak belirlenen 1584 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini bildiren Erdoğan, 3 millet bahçesi projesinden Bulancak Millet Bahçesi’ni tamamladıklarını, stat yerindeki millet bahçesinin yapımına devam ettiklerini, Şebinkarahisar Millet Bahçesi’nin de projelendirme çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

Ulaştırmada, 28 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye ulaştırdıklarını hatırlatan Erdoğan, Karadeniz sahil yolunu yaparak hem yoldan hem zamandan hem de yakıttan tasarruf sağladıklarını dile getirdi.

Ordu-Giresun Havalimanı yolcu trafiği yaklaşık 1 milyona ulaştı

Toplam 5 bin 900 metre uzunluğundaki çift tüp Eğribel Tüneli’ni tamamladıklarına işaret eden Erdoğan, proje bünyesindeki yaklaşık 2 kilometrelik bağlantı yolunu da bu yıl hizmete açacakları müjdesini verdi.

Erdoğan, “Çal Dağı, İnişdibi, Yağlıdere, Alucra, Güce, Çanakçı yolları ve Çat Köprüsü ile Çamoluk, Gölova yolundaki Kelkit Köprüsü’nü bu sene tamamlıyoruz.” dedi.

Yıllık 2 milyon kapasiteli Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nı şehre kazandırdıklarını anımsatan Erdoğan, havalimanının yolcu trafiğinin geçen yıl neredeyse 1 milyona ulaştığını söyledi.

Giresun’da 7 baraj, 7 sulama tesisi, 90 taşkın koruma tesisi, 3 gölet ve 95 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini belirten Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri sulama projeleriyle Giresun’da 91 dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını kaydetti.

Taşkın koruma tesisleriyle 166 yerleşim yerini ve 18 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Giresunlu çiftçilerimize 3,2 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 3 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknokent kurduk. Şebinkarahisar’a kuracağımız organize sanayi bölgesiyle istihdam ve üretimi arttıracağız. Giresunlu iş yerlerimize toplam 1,6 milyar lira tutarında prim teşviki sağladık. Enerjide, merkez dahil 14 ilçemizi doğal gazla buluşturduk. Bu yıl içinde Eynes ile 2025 yılında Çanakçı’ya doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz.”

Yerel yönetimlerde şehre kazandırdıkları hizmetlere ilişkin video izleten Erdoğan, bu eserlerin amaçlarını, hüsnü niyetlerini ve gayretlerini ortaya koyduğunu, 31 Mart’tan sonra çok daha fazlasını yapacaklarını vurguladı.

Diğer 80 vilayet gibi Giresun’la da yakından ilgilendiklerini aktaran Erdoğan, Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu’nun da Giresun için gece gündüz demeden çalıştığını söyledi.

Giresun’un her meselesini, her projesini bizzat takip ettiklerini belirten Erdoğan, 31 Mart’ta bu tablonun güçlenerek devam edeceğine inandığını kaydetti.

Mitingden notlar

Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız” ve “Giresun’umuza sağladığınız dev proje ve hizmetleriniz için teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanımız”, “Sağduyunun Birlikteliği Cumhur İttifakı Birliğin Gücüyle” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 15 ilçe belediye başkan adayını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Mitinge, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, milletvekilleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, MHP Giresun İl Başkanı Abdullah Karaosmanoğlu, AK Parti Giresun Belediye Başkan adayı Aytekin Şenlikoğlu katıldı.

Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kayması sonucu meydana gelen maden kazası nedeniyle miting alanında müzik çalınmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Giresun Belediyesini ziyaret etti.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-giresun-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 01:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8890 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek için kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerektiğini belirterek “Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sarı Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde bugün Ordu’nun ardından Giresun’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valilik binası yanındaki miting alanında Giresunlular’a seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun’un daha önceki seçimlerde her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde AK Parti’ye destek verdiğini ve yine kendine yakışanı yapacağını söyledi. Erdoğan, “Biliyorsunuz önümüzde çok kritik bir seçim daha var. Bundan 45 gün sonra hep birlikte tekrar sandıklara gideceğiz. Bu sefer il, ilçe ve beldelerimizi yönetecek kadroları belirleyeceğiz. Giresun’dan yine rekor bir oy alacağımızdan şüphe duymuyorum. Giresun’un 31 Mart’ta da sandıkları patlatacağını yürekten inanıyorum” diye konuştu.

“Ukrayna, Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık”

Ülkemizin içinde yer aldığı coğrafyanın sancılı günlerden geçtiğini belirten Erdoğan “Karadeniz’in hemen öte yakasında iki komşumuz arasındaki savaş 2. yılını doldurmak üzere. Rusya ve Ukrayna savaşında şimdiye kadar on binlerce insan öldü, on binlercesi yaralandı yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi, enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntılarla karşılaştı. Sizlerde o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz. Doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğalgaz aynı şekilde devam etti. Şuanda Karadeniz doğalgazı devam ediyor. Hani olmayacaktı ama bak bizde oluyor. Gabar’da petrol çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı. Muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaptan olduğu böylece anlaşılmış oldu. Türkiye tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri oldu. Salgın döneminde üretimden istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızda toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern sağlık altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık. Ukrayna, Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı. Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa davet etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığını asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere Batılıların gözünden değil milletimizin zaviyesinden baktık. Siz ne diyorsanız o dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa milletimiz için en iyisin en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk” şeklinde konuştu.

“Zaman bizi haklı muhalefeti yine haksız çıkardı”

“Kardeşlerim zaman bizi haklı muhalefeti yine haksız çıkardı” diyen Erdoğan “Bunun elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun ile birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek ekonomik ve güvenli açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazını geldik ne Batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyiplanlad7ık ve kararlılıkla hayatı geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımız kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık. Bugünde attığımız her adımı Türkiye eksenli atıyor milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Orta Doğu’ya bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim bizim dış politikada tek bir amacımız vardır o da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğalmaktır. Türkiye yüzyılının aynı zamanda barışın yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmek başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıkları takılıp kalmak yerine işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“Vahdet olmadan rahmet olmaz”

Konuşmasına “Vahdet olmadan rahmet olmaz” diyerek sürdüren Erdoğan, “Bilhassa Gazze’de akan kanı durdurmak İsrail’in katliamların önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sarı Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içerisinde hareket ettik. Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail açlıkla Gazzelileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insanı yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazan’dan Gazze’ye daha fazla el uzatmamız daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. Unutmayın kim sabrederse zafere o ulaşır. Bu yardımların sevkinde de Mısır’la işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır ile beraber hareket edeceğiz” dedi.

“Onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne Filistin’deki işgal ve yıkım var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hassasiyetlerini CHP ve şurekasının anlamadığını ifade ederek “Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlarda ne Kafkasya’da ne Afrika ile ne de Gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizlerde görüyorsunuz. CHP’nin acemi Genel Başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler. Varsın CHP ve şurekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil size bakıyoruz. Milletimize bakıyoruz. Milletimizden ne derse onu yapıyor devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz. İnşallah bundan sonra milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Bize uzatılan barış elini havaya kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik dayanışma içerisinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun. Dayanışma hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyoruz. CHP’li yöneticilerin verdiği belediyeler meydan muharebesi öncelikle CHP’ye gönlü veren vatandaşlarımızı ilgilendirir. Tek bildikleri iş kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor. Biz iş yapmanın eser üretmenin, hizmet etmenin gayretindeyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Giresun’a iktidarları döneminde yaptıkları hizmetleri tek tek sıralarken, ardından partisinin il, ilçe ve belde belediye başkanlarını tanıttı. – GİRESUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı: İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları derhal durdurulmalı https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilari-derhal-durdurulmali/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilari-derhal-durdurulmali/#respond Sat, 17 Feb 2024 00:51:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8869 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Siyonist İsrail’in, Gazze’ye ve yüz binlerce masum insanın sığınağı olan Refah şehrine yönelik saldırıları derhal durdurulmalıdır. Refah Sınır Kapısı’ndan insani yardımın girmesi derhal sağlanmalı; elektrik ve su başta olmak üzere en temel ihtiyaçların Gazze’ye ulaştırılabilmesi ve yaralıların çevre ülkelerdeki hastanelere nakledilebilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.” dedi.

Erbaş, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kıldığı cuma namazının ardından farklı ülkelerden İslam alimlerinin de katılımıyla İsrail’in abluka altındaki Gazze ve Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Refah kentine düzenlediği saldırılara ilişkin basın açıklamasında bulundu.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasındaki toprak kaymasına değinerek sözlerine başlayan Erbaş, toprak altında kalan işçilere bir an önce ulaşılması için Allah’tan yardım niyazında bulunarak, millete “geçmiş olsun” dileklerini iletti.

Filistin’deki katliama tepkilerini ifade etmek için bir arada olduklarını belirten Erbaş, İslam dünyasının farklı ülkelerinden ve Türkiye’den alimlerle Ayasofya-i Kebir Camii’nin önünden tüm dünyaya seslendiklerini söyledi.

Prof. Dr. Erbaş, işgalci İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı, hiçbir insani, vicdani ve hukuki temeli olmayan saldırıların pervasızca devam ettiğine dikkati çekerek, İsrail’in uluslararası mahkeme kararlarını hiç umursamadığını ve bütün dünyanın gözü önünde çok büyük bir katliam ve soykırım suçu işlediğini hatırlattı.

Masum insanlara karşı işlenen katliam ve soykırıma destek veren birtakım güç merkezlerinin, “katiller sürüsünü” daha da cesaretlendirdiğini belirten Erbaş, “Şimdi de gözü dönmüş caniler, yüz binlerce insanın sığındığı ve güvenli bölge ilan edilen Refah şehrine saldırmaktadır. Bu da İsrail’in insanlık düşmanı ve saldırganlık üzerine kurulu gerçek karakterini ve azgınlığını en açık şekilde ortaya koymaktadır. Siyonist İsrail’in, Gazze’ye ve yüz binlerce masum insanın sığınağı olan Refah şehrine yönelik saldırıları derhal durdurulmalıdır. Refah Sınır Kapısı’ndan insani yardımın girmesi derhal sağlanmalı; elektrik ve su başta olmak üzere en temel ihtiyaçların Gazze’ye ulaştırılabilmesi ve yaralıların çevre ülkelerdeki hastanelere nakledilebilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.” diye konuştu.

“Bu katliama karşı çıkmak, herkes için insan olmanın bir gereğidir”

İsrail’in yaptıklarının “savaş suçu” olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Erbaş, “Başta Gazze olmak üzere Filistin halkının yurtlarından çıkarılması, topraklarının işgal edilmesi asla kabul edilemez. Gazze halkının bu ahlaksız işgal ve istila girişimine karşı verdiği mücadele dinen ve uluslararası hukuk açısından meşrudur. Her bakımdan desteklenmesi ümmetin üzerine farzdır. Zalim İsrail’in karşısında, mazlum Filistinlilerin yanında yer almak herkes için insani ve vicdani bir sorumluluktur. Gazze halkının yalnız bırakılması insanlık adına büyük bir utançtır ve tarihin affetmeyeceği bir davranıştır. Dolayısıyla Filistin’i ve mazlumları korumak için ne yapılması gerekiyorsa derhal yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Erbaş, Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de Nisa suresinin 75. ayetinde “Ey müminler. Size ne oldu da ‘Rabb’imiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip, bir yardımcı gönder.’ diyen mazlum erkekler, kadınlar ve çocuklar için Allah yolunda mücadele etmiyorsunuz?” buyurduğunu hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti:

“Gazze başta olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun masum insanlara karşı işlenen zulüm ve işkenceyi durdurmak için gayret göstermek, maddi manevi elinden geleni yapmak her bir Müslümanın insani, vicdani ve dini görevidir. Gazze’de yaşanan vahşet ve soykırım, sadece Müslümanların değil bütün insanlığın ortak sorunudur. Bu katliam, esasen tüm insanlığa karşı işlenmiş bir cinayettir. Buna karşı çıkmak, herkes için insan olmanın bir gereğidir.”

“Filistin, Gazze, Kudüs Müslüman yurdudur ve ilelebet öyle kalacaktır”

İsrail’in, dünyanın huzur ve barışı, insanlığın geleceği için büyük tehdit ve tehlike haline geldiğine işaret eden Erbaş, “Bu vahşet durdurulmadığı takdirde sadece Gazze’de değil, daha geniş bir coğrafyada daha büyük trajedilerin yaşanması kaçınılmazdır. Uluslararası kamuoyu ve kuruluşlar, bu insanlık dışı işgali durdurmak için gereken önlemleri mutlaka ve derhal hayata geçirmelidir. Bu minvalde İsrail savaş suçlusu ilan edilmeli ve Gazze’de hak, hukuk ve adalete uymayan saldırıları sebebiyle zalimlere hesap sorulmalıdır. Siyonist İsrail şunu bilmelidir ki dinen ve aklen hiçbir geçerliliği ve gerçekliği olmayan arz-ı mevud hayallerine asla ulaşamayacaktır.” diye konuştu.

Prof. Dr. Erbaş, tarihte hiçbir zalimin insanların canına, malına, yurduna, yuvasına kastederek emellerine ulaşamadığını belirterek, “Nasıl ki geçmişte Hazreti Musa ve yolundan gidenlere yaptıkları zulüm, zalim Firavun’un sonunu getirdiyse, Gazze’de, Filistin’de döktüğü kan da zalim İsrail’in sonunu getirecektir. Müslümanlar başta olmak üzere onurunu ve vicdanını kaybetmemiş insanlık, siyonizmin kirli planlarına karşı dimdik ayakta durmalıdır. Filistin, Gazze, Kudüs Müslüman yurdudur ve ilelebet öyle kalacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Haksızlık ve zulme karşı sivil protestolara, boykotlara devam edilmesinin önemini vurgulayan Erbaş, şunları kaydetti:

“Bu yüzden İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına karşı dünyanın dört bir yanında gösteri yapan fikri hür, vicdanı hür, cesur insanlara İstanbul’dan en kalbi hürmet ve muhabbetlerimizi gönderiyoruz. Bilinmelidir ki bugün zalimin karşısında durmazsak ve haksız bir şekilde yurtlarından edilmek istenen, katliamlara maruz kalan Filistinli kardeşlerimize yardım etmezsek, bu ateş mutlaka bize de dokunacaktır. Dünyanın herkes için yaşanabilir bir yer olabilmesi, iyilerin cesaretine bağlıdır. Bu sebeple insanlığın onurunu kurtarmak için bütün farklılıklarımızı bir kenara bırakarak haksızlık ve zulüm karşısında tek yürek, tek vücut olalım. İnanıyoruz ki nihai zafer mutlaka iyilerin ve inananların olacaktır ve zafer yakındır.”

Basın açıklamasına eski Diyanet İşleri Başkanları Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Dr. Tayyar Altıkulaç ile İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş, İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mürteza Bedir ve 29 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sinanoğlu ile farklı ülkelerden gelen İslam alimleri, akademisyenler, Uluslararası Müslüman Alimler Derneği (UMAD) üyeleri ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilari-derhal-durdurulmali/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada 39 teröristi etkisiz hale getirdi https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-son-bir-haftada-39-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-son-bir-haftada-39-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:09:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8256 Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil 39 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığınca basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen toprak kayması nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletti. Kayıp işçilerin sağ kurtulması temennisinde bulunan Aktürk, “Haber alınamayan işçilerimizi kurtarma çalışmaları kapsamında 3’üncü Ordu İstihkam Savaş Taburumuz, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşları ile koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye NATO’nun belirleyici unsuru olmaya devam ediyor”

Türkiye’nin Avrupa-Atlantik coğrafyasında güvenlikle ilgili konularda en önemli platform olan NATO’da bugün ve gelecekte önemli ve belirleyici olmaya devam edeceğine vurgu yapan Tuğamiral Aktürk, “Ülkemiz, 18 Şubat’ta üyeliğinin 72’nci yılına ulaşacağı NATO’nun değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmakta; aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmayı sürdürmektedir. Kuruluşunun 75’inci yılına giren NATO’ya geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de önemli ve belirleyici katkılarda bulunmaya devam edecektir” diye konuştu.

Tuğamiral Aktürk, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bakanımız, bugün Brüksel’de bulunan NATO Karargahı’ndaki NATO Savunma Bakanları Toplantısı’na katılım sağlamaktadır. İttifakın savunma ve caydırıcılığının güçlenmesi kapsamında NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına sağladığımız destek ile toplantı gündemindeki konularda görüş, beklenti ve temennilerimizin vurgulanacağı toplantılarda sayın bakanımızın mevkidaşları ile görüşmeler yapması da planlanmaktadır.”

Tuğamiral Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BAE ve Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaretlere Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de refakat ettiğini hatırlattı.

“İsrail’in Refah kentine yönelik saldırılarından endişe duymaktayız”

İsrail’in saldırılarının devam etmesi halinde Gazze’deki trajedinin çok daha vahim boyutlara taşınacağını dile getiren Aktürk, “İsrail’in bugüne kadar gerçekleştirdiği katliamların ardından Refah kentine yönelik saldırılarından endişe duymaktayız. Saldırıların devamı halinde, Gazze’deki trajedi çok daha vahim boyutlara taşınacaktır. İsrail’in saldırılarını durdurması için uluslararası toplumun gerekli adımları atması gerekmektedir. Filistin meselesi adil bir sonuca kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı bir barış mümkün olmayacaktır” açıklamasında bulundu.

“Ülkemize getirilen Gazzeli kardeşlerimizin sayısı 876 olmuştur”

Gazze’ye yönelik yardımların devam ettiğini hatırlatan Aktürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin Gazze’ye yönelik insani yardımları kapsamında ilgili kurumlarla koordineli olarak 14 Şubat’ta bir A400M uçağımız ile 1,2 ton tıbbi malzeme ve 12 sağlık personeli bölgeye ulaştırılmış; 49 hasta ve 106 refakatçiden oluşan toplam 155 Gazzeli kardeşimiz daha ülkemize getirilmiştir. Gazze için bugüne kadar Hava Kuvvetlerimize ait 18 uçakla 240 tondan fazla insani yardım malzemesi bölgeye sevk edilmiş, ülkemize getirilen Gazzeli kardeşlerimizin sayısı ise 876 olmuştur.”

“Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 39 terörist etkisiz hale getirilmiştir”

Terör örgütleri PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ ile kesintisiz mücadele edildiğine vurgu yapan Aktürk, “Her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini artan bir baskı ve yoğun bir tempoda sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 39; 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar ise 151’i Irak’ın, 247’si Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere toplam 398 teröristi etkisiz hale getirmiştir. Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki hudut karakolumuza teslim olmuştur. Teröristler için tek çıkış yol Türk adaletine teslim olmaktır” şeklinde konuştu.

Terörle mücadelenin tek bir terörist kalmayıncaya kadar aynı kararlılıkla devam edeceğine vurgu yapan Aktürk, 11 ve 13 Şubat’ta şehit olan Piyade Sözleşmeli Onbaşı Mustafa Özkardeş ve Ulaştırma Sözleşmeli Er Adem Kel için başsağlığı diledi.

“Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı 24 bin 537 olmuştur”

Sınır hattının cumhuriyet tarihinin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunduğuna dikkati çeken Aktürk, “Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 253 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 8’i terör örgütü mensubudur. 3 bin 448 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 146’ya yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 24 bin 537 olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Sözleşmeli er temini başvuruları bugün itibarıyla sona erecektir”

Personel ve askeri öğrenci alım faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğini belirten Aktürk, “Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli er temini başvuruları bugün itibarıyla sona erecektir. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 11 ilimizde gerçekleştirilen kariyer fuarlarına Milli Savunma Bakanlığı olarak 21-22 Şubat’ta Denizli, 23-24 Şubat’ta Antalya, 26-27 Şubat’ta Kocaeli ve 28-29 Şubat tarihlerinde Eskişehir’de katılım sağlanacaktır” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakanligi-son-bir-haftada-39-teroristi-etkisiz-hale-getirdi/feed/ 0
AFAD ve Türk Kızılayı, Gazze’ye yardım gemileri gönderiyor https://www.haber60.com.tr/afad-ve-turk-kizilayi-gazzeye-yardim-gemileri-gonderiyor/ https://www.haber60.com.tr/afad-ve-turk-kizilayi-gazzeye-yardim-gemileri-gonderiyor/#respond Thu, 15 Feb 2024 08:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8213 Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılayın organize ettiği 2 insani yardım gemisi, başta gıda olmak üzere çeşitli yardımların ramazan ayına kadar Türkiye’den Gazze’ye ulaştırılması için yola çıkacak.

Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, Mısır’ın başkenti Kahire’deki Mısır Kızılayına yaptığı ziyaret öncesinde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı ilk günlerde AFAD Başkanı Okay Memiş ile Mısır’a bir ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsatan Yılmaz, “Açıkçası o zamanki ümidimiz çatışmanın çoktan bitmiş olması yönündeydi ama maalesef Gazze’nin içinde olaylar iyiye gitmiyor.” dedi.

Mısır Kızılayı ile Türk Kızılay arasındaki işbirliğinin artarak sürdüğünü ifade eden Yılmaz, Gazze’de olayların başladığı andan itibaren Mısır Kızılayının önemli bir görevi üstlendiğini anlattı.

Dünyanın neresinden bir yardım gelirse gelsin Mısır Kızılayı tarafından lojistiğinin sağlandığını, ardından iletişimin kurulup Refah Sınır Kapısı’na kadar tesliminin gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, yapılan işbirliği anlaşması ile 4 Türk personelin Mısır Kızılayı’na lojistik çalışmalarda yardım etmek üzere Mısır’a gönderildiğini söyledi.

İsrail’in saldırılarının başladığı ilk dönemde en büyük problemin lojistik olduğuna işaret eden Yılmaz, “Çünkü çok fazla yardım geliyordu ama içeriye çok az tır giriyordu. Biz kapının daha geniş açılması ve daha fazla yardımın girmesi yönünde savunuculuk yapıyorduk. O günden bu tarafa giren tır sayısı arttı. Aslında daha sürdürülebilir ve düzenli yardımın buraya gelmesi yönünde bir ihtiyaç var ve bu ihtiyaç devam ediyor. ” ifadelerini kullandı.

“Türk halkını, yardımlarını artırmaya davet etmek istiyorum”

Yılmaz, Gazze’nin içindeki en büyük problemin açlık olduğuna işaret ederek, gıda, su gibi en temel ihtiyaçların bile yeterli gelmediğini vurguladı. Yılmaz, şunları kaydetti:

“Şu anda günde ortalama 89 tıra ulaşılmış durumda ama bu olayın öncesinde giren tır sayısının 450-500 civarında olduğunu biliyoruz. Bugün 100’ün üzerinde tır da girse içeriye yeterli gelmediğini biliyoruz. Bu nedenle biz bu insani yardım koridorunu, Türkiye’de yardımları AFAD ve Kızılay olarak koordine edebilecek bir organizasyonu kurduk. Sürekli gemiler yoluyla buraya insani yardım gönderiyoruz. Şu ana kadar 12 uçak, 5 gemi gönderilmiş durumda. Ramazandan önce bir tane AFAD’ın bir tane de Kızılayın organize ettiği 2 gemi daha gönderilmiş olacak.”

Gazze’ye en az 15 günde bir geminin gitmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, “Ben bütün Türk halkını, yardımlarını artırmaya davet etmek istiyorum.” çağrısında bulundu.

“26 bin ton un gönderdik”

AFAD Uluslararası İnsani Yardım Dairesi Başkanı Niyazi Çetinkaya da Türkiye’den yola çıkacak 2 insani yardım gemisine ilişkin, “Bu gemiler genel itibarıyla 2 bin ton civarında yardım taşıyor ve içeriği Mısır Kızılay ve Filistin Kızılay ortak çalışmaları neticesinde belirlenen acil ihtiyaçları kapsıyor. Öncelikli olarak un, gıda, barınma için çadır, battaniye gibi malzemeler bulunuyor. Gıda malzemeleri içerisinde de makarna, sıvı yağ, pirinç ve salça gibi malzemeler yer alıyor.” bilgisini verdi.

Çetinkaya, bir insani yardım gemisinin Gazze’ye gönderilmeden önce geminin yanaşma tarihi, sivil toplum kuruluşları ve yardım kaynakları ile yükleme planlamasının yapılması gibi 15 gün öncesinden bir planlama sürecinin başladığını anlattı.

Bugünden itibaren Mersin Limanı’na bir geminin yanaşacağını ve yardımların yüklenmeye başlayacağını bildiren Çetinkaya, şöyle devam etti:

“Ülkemizden gönderilen yardımlar tamamen AFAD koordinasyonunda gönderiliyor. Gönderilen yardımlar 5 gemi,12 uçak toplam tonajı yaklaşık 34 bin ton. Mısır üzerinden gönderilen yardımlara ilave olarak biz şu ana kadar BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) işbirliğinde 26 bin ton un gönderdik. 26 bin ton unu, Mersin limanında UNRWA’ya teslim ettik.”

Bir geminin yaklaşık 5 günde yüklendiğini, 1,5 günde de El-Ariş’e ulaştığını ve 5-6 günde indirme işlemlerinin tamamlandığını anlatan Çetinkaya, “Ancak indirildikten sonra ikinci bir aşama da Refah Sınır Kapısı’na geçiş işlemleri. Orada günlük geçiş kapasitesine göre beklemeler olabiliyor. Şu ana kadar gönderdiğimiz bütün malzemeler Gazze tarafına geçmiş bulunuyor.” bilgisini verdi.

Özellikle bombalamaların yoğun olduğu dönemlerde Gazze’ye giden tır sayısının 10’lara kadar düştüğüne işaret eden Çetinkaya, bütün imkanlarıyla yardımları ulaştırmaya, Gazzeli halkın yanında olmaya devam ettiklerini bildirdi.

Çetinkaya, Gazze’ye para yardımında bulunmak isteyenlerin AFAD’ın bağış hesaplarına, ayni yardım yapmak isteyenlerin de sivil toplum kuruluşları ve Türk Kızılayı üzerinden yardımda bulunabileceklerini kaydetti.

“Mısır’dan temin ettiğimiz suları Gazze tarafına geçiriyoruz”

Gazze’de yaşanan su sıkıntısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, bu durumun sürdürülebilir şekilde karşılamanın önemine işaret etti.

Farklı ülkelerden belirli şişelenmiş suları ulaştırmanın hem süreç hem ihtiyacı zamanında karşılama anlamında bir risk oluşturduğuna dikkati çeken Çetinkaya, “Bu nedenle yerelden yani Mısır’ın içerisinden su tedariki yaparak bunu sürdürülebilir hale getirmeye çalıştık. Burada Mısır Kızılayımızla işbirliği halinde Mısır’dan temin ettiğimiz suları haftalık yaklaşık 5 tır olmak üzere 1,5 ve 11 litrelik sular halinde Gazze tarafına geçirme noktasında bir operasyon gerçekleştiriyoruz. Bu yaklaşık 6 ay sonrasında 3 bin ton suya tekabül ediyor.” dedi.

Çetinkaya, şu ana kadar Gazze’ye haftalık sevkiyat kapsamında 21 tırdan oluşan 4 sevkiyat gerçekleştirildiğini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-ve-turk-kizilayi-gazzeye-yardim-gemileri-gonderiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu yönetimi katliam politikasını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-netanyahu-yonetimi-katliam-politikasini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-netanyahu-yonetimi-katliam-politikasini-surduruyor/#respond Thu, 15 Feb 2024 00:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8061 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan uzak durmalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 yıl sonra resmi ziyaret kapsamında geldiği Mısır’ın başkenti Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi il baş başa ve heyetlerarası görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı es-Sisi’nin nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şahsına ve heyetine gösterilen hüsnü kabulden ötürü Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlılara teşekkür etti.

Dün yaşanan maden kazası nedeniyle Erzincanlılara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Biz de kendilerinden düzenli olarak bilgi alıyoruz. Bölgede 339’u arama kurtarma personeli olmak üzere 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 drone, 44 jeneratör ile özel donanıma sahip diğer araçlar kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Rabb’im ülkemizi her türlü kazadan, beladan, afetten korusun diyorum” dedi.

“Ticaret ve ekonomi iş birliğimizin lokomotifini oluşturuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ile bin yılı aşan, iç içe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahip olduklarını söyledi. Bu köklü mirastan aldıkları güçle, Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkartma gayretinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu gördüklerini dile getirdi.

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ni cumhurbaşkanları seviyesine taşıdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli kardeşimi, Konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret, inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır. Ticaret ve ekonomi, iş birliğimizin lokomotifini oluşturuyor. Bugünkü istişarelerimizde ticaret hacmini kısa süre içinde 15 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldık. Ayrıca 3 milyar dolara yaklaşan yatırımlarımızı da artırma kararlılığındayız. Görüşmelerimizde bu yönde atabileceğimiz ilave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz bir diğer alandır. Mısır, savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısırla güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum. LNG, nükleer ve yenilenebilir enerji alanında iş birliğimizi geliştirme imkanlarını da değerlendiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ile turizm, eğitim ve kültür alanlarında da mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarf edeceklerini belirtti. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü’nün dünyada Türkçe kurslarına en fazla ilgi gösterilen şube konumunda olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl 22 bin Mısırlı öğrencinin Türkçe öğrenmek üzere kurslara kayıt yaptırmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

“Netanyahu yönetimi katliam politikasını pervasızca sürdürüyor”

Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramının Sisi ile görüşmelerinin ilk sırasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail saldırılarında ekseriyetle çocuk ve kadın, 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın Filistinli masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken camiler, kiliseler, hastaneler, okullar, Birleşmiş Milletler binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor” dedi.

Gazze’de ateşkesin bir an evvel tesisi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevkinin Türkiye’nin öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizden bugüne kadar uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini burada özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılay’ına, Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanlığına ve ilgili tüm Mısır kurumlarına teşekkür ediyorum” dedi.

“Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilemez”

Türkiye’nin insani yardımlarının yanı sıra refakatçileri dahil 700’den fazla Filistinli’nin, tedavileri için Mısır üzerinden Türkiye’ye getirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçmesi noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilemez. Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum, sonu soykırıma varacak böyle bir çılgınlığa izin vermemelidir. Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle iş birliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Orta vadede Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için de Mısır’la birlikte çalışmaya hazırız” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüşmelerinde, Libya, Sudan ve Somali’deki meseleleri değerlendirme fırsatı da bulduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu üç kardeş ülkenin birliğine, beraberliğine, toprak bütünlüğüne ve huzuruna desteğimiz tamdır” dedi.

Afrika’da, Orta Doğu’da veya başka yerlerde asla çatışma, gerilim, kriz görmek istemediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır’la temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın toplantısının ardından, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından heyeti onuruna verilen resmi yemeğe katıldı. – KAHİRE

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-netanyahu-yonetimi-katliam-politikasini-surduruyor/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiye-misir-iliskilerini-hak-ettigi-seviyeye-cikarma-gayretindeyiz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiye-misir-iliskilerini-hak-ettigi-seviyeye-cikarma-gayretindeyiz/#respond Thu, 15 Feb 2024 00:03:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Mısır’ın başkenti Kahire’de, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin Ortak Bildiriyi imzaladı. İki Cumhurbaşkanı daha sonra ortak basın toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye-Mısır ilişkilerine ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretinde olduklarını belirterek “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi, Cumhurbaşkanları seviyesine taşıdık. Değerli kardeşimi, konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Sayın Cumhurbaşkanının nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından – ki 12 yıl – yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnükabulden ötürü Cumhurbaşkanı Sayın Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlı kardeşlerimize yine şahsım ve heyetim adına teşekkür ediyorum.

“İŞÇİLERİMİZE ULAŞINCAYA KADAR ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Görüşmelerimizin detaylarına geçmeden evvel, dünkü kazadan dolayı Erzincanlı kardeşlerime buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. Bu 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Bizde kendilerinden düzenli olarak bilgi alıyoruz. Bölgede 339’u arama kurtarma personeli olmak üzere 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 dron, 44 jeneratör ile özel donanıma sahip diğer araçlar kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizi her türlü kazadan, beladan ve afetten korusun diyorum.

İLİŞKİLERDE YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Değerli basın mensupları, Mısır ile bin yılı aşan iç içe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahipsiz. Bu köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi, Cumhurbaşkanları seviyesine taşıdık. Değerli kardeşimi, konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır.

TİCARET HACMİ HEDEFİ 15 MİLYAR DOLAR

Ticaret ve ekonomi, işbirliğimizin lokomotifini oluşturuyor. Bugünkü istişarelerimizde ticaret hacmini, kısa süre içinde 15 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldık. Ayrıca 3 milyar dolara yaklaşan yatırımlarımızı da artırma kararlılığındayız. Görüşmelerimizde bu yönde atabileceğimiz ilave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi, çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz bir diğer alandır. Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum.

LNG, nükleer ve yenilenebilir enerji alanında işbirliğimizi geliştirme imkanlarına da değerlendiriyoruz. Turizm, eğitim ve kültür alanlarında mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarf edeceğiz. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü, dünyada Türkçe kurslarına en fazla ilgi gösterilen şube konumundadır. Geçtiğimiz yıl 22 bin Mısırlı öğrencinin kurslara kayıt yaptırması memnuniyet vericidir.

ATEŞKES VE YARDIMIN GAZZE’YE ULAŞMASI ÖNCELİKTİR

Değerli basın mensupları, Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı gündemimizin ilk sırasında yer aldı. İsrail saldırılarında çoğunluğu çocuk ve kadın 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın Filistinli masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken camiler, kiliseler, hastaneler, okullar, Birleşmiş Milletler binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi, işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor. Ateşkesin bir an evvel tesisi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir. Ülkemizden bugüne kadar uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini burada özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılayı’na, Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanlığı’na ve ilgili tüm Mısır kurumlarına teşekkür ediyorum.

GAZZE’DE SAHRA HASTANESİ TESİSİ

İnsani yardımlarımızın yanı sıra refakatçileri dahil 700’den fazla Filistinli kardeşimizi tedavileri için Mısır üzerinden ülkemize getirdik. Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçme noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler, bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilmez. Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum, sonu soykırıma varacak böyle bir çılgınlığa izin vermemelidir. Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Orta vadede Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için de Mısır’la birlikte çalışma hazırız.

Kıymetli kardeşlerim, Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşmelerimizde Libya, Sudan ve Somali’deki meseleleri değerlendirme fırsatı bulduk. Bu üç kardeş ülkenin birliğine, beraberliğine, toprak bütünlüğüne ve huzuruna desteğimiz tamdır. Biz ne Afrika’da ne Ortadoğu’da ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerinde çatışma, gerilim, kriz görmek asla istemiyoruz. Bu amaçla bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız. Sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanına nazik ev sahipliği için bir kez daha teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiye-misir-iliskilerini-hak-ettigi-seviyeye-cikarma-gayretindeyiz/feed/ 0
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat https://www.haber60.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat-2/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 22:42:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7932

Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat

DIŞİŞLERİ Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz Amerika’nın, PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Diğer konu da FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz”  dedi.

Dışişleri Bakan Sözcüsü Keçeli, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Keçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve geldiği günden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti. Keçeli, Bakan Fidan’ın Arnavutluk-Bulgaristan ve Romanya temaslarının pozitif geçtiğini ve kapsayıcı olduğunu belirterek; hem siyasi partilerle hem kanaat önderleriyle görüşüldüğünü ve somut sonuçların da orta ve uzun vadede alınacağını söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın Libya ziyareti hakkında ise Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının, Libya’daki iç çatışmalar başladığı günden bu yana Türkiye tarafından izlenen istikrarlı bir politika olduğunu söyledi.

FİDAN, MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINA KATILACAK

Bakan Fidan’ın Malta ziyaretinde Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağını duyurduğunu anımsatan Keçeli, henüz resmi bir tarih olmadığını; ancak kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini bildirdi. Keçeli, yarın Ankara’da Bakan Fidan’ın Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile ayrı ayrı ortak basın toplantıları gerçekleştireceğini hatırlattı.

Sonrasında Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını bildiren Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın dünyada çok sayıda karar alıcının katıldığı siyaset ve güvenlik konularının yoğunca konuşulduğu bir platform olduğunu belirterek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını ve İsrail-Hamas çatışmaları sebebiyle Gazze’de yaşanan insani trajediye ilişkin mesajlar vereceğini söyledi.

Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını da belirten Keçeli, bu yılki toplantının ana temasının adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek olduğunu söyledi. Öte yandan zirvedeki 2 gündem maddesini açıklayan Keçeli maddelerin; ‘Küresel Yönetişim Reformu’ ve ‘Uluslararası gerilimlerde G-20’nin rolü’ olduğunu bildirdi.

ADF’DE GAZZE İÇİN YÜKSEK DÜZEYLİ PANEL

Keçeli, geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle yapılamayan Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) bu sene 1-3 Mart tarihlerinde gerçekleşeceğini belirterek, “Ana tema, krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan, ara buluculuğa, bölgesel meselelerden, gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesine geçtiğini görüyoruz. 1’nci AFD’ye 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla 3’ncü ADF’ye 21 devlet ve hükümet başkanı katılımını teyit ettiler, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” dedi.

‘GAZZE’YE 34 BİN TON İNSANİ YARDIM SÖZ KONUSU’

Keçeli, Türkiye’nin Gazze konusunda öteden beri; ateşkes ilan edilmesi, insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesini istediğini söyledi. Keçeli, “İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir, diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim 34 bin ton insani yardım söz konusu oldu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır hükumetine teşekkür etmek istiyoruz” dedi.

1359 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Keçeli ayrıca AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa bir şekilde sevk edildiğini açıkladı. Keçeli, Gazze’de sahra hastanesi kurulması konusunu da yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’de saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesi kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” dedi.

Bugüne kadar 1359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettiklerini belirten Keçeli, şu anda tahliye işlemleri takip edilen 1097 kişi olduğunu, bu listelerin düzenli olarak güncellendiğini kaydetti. Keçeli, Refah Kapısı’ndaki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsız olduklarını belirterek, “Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak ‘yerinden edinme’ noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

‘F-16 DOSYASINI MSB’YE DEVRETTİK’

Keçeli, Türkiye’nin ABD’den F-16 alımına ilişkin süreci de değerlendirerek, “Kongre onay süreci Türkiye saatiyle Pazar sabah 08.00’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığı’na devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde, Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki ülkenin iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını açıkladı.

‘PUTİN’İN ÜLKEMİZE ZİYARETİ HER ZAMAN GÜNDEMDE’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soruyu yanıtlayan Keçeli, “Erteleme kelimesi kullanılıyor; ama hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmamıştı. Bu yüzden bir bakımdan ‘erteleme’ kelimesi doğru değil. Sayın Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır” dedi.

Keçeli, Ukrayna’nın, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlattığını belirterek “Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ’

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu anımsatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız; ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız, Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” dedi.

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisine yönelik soruyu ise “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamlamış durumdayız. Yerine getirilmemiş 6 kriter var; ancak aynı diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu, ikili ve çok tarafı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat-2/feed/ 0
İsrailli aşırı sağcı gruplar, Gazze’ye gönderilen yardımları engellemeye çalıştı https://www.haber60.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/ https://www.haber60.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/#respond Wed, 14 Feb 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7914 Mısır ile İsrail arasındaki Nitzana Sınır Kapısı’nda toplanan İsrailli aşırı sağcı gruplar, Gazze Şeridi’ne gönderilen insani yardımların bölgeye girişini engellemeye çalıştı.

Aşırı sağcı gruplar, 2,3 milyon Filistinlinin gıda, temiz su ve barınmadan yoksun şekilde yaşam mücadelesi verdiği ve insani krizin her geçen gün daha da derinleştiği Gazze Şeridi’ne giden yardımları engellemek için yaklaşık 5 haftadır eylemlerini sürdürüyor.

İsrail ile Mısır arasındaki Nitzana Sınır Kapısı’nda toplanan yaklaşık 100 kişilik aşırı sağcı İsrailli grup, insani yardımların İsrail tarafından denetleneceği rota üzerinde oturma eylemi yaptı. İsrail askerleri, Mısır tarafında yüzlerce tırın Gazze’ye girmeden önce denetlenmeyi beklediği sınır kapısının önünde zırhlı araçlarını konuşlandırdı.

Sınırdaki geçiş hattını kapatan göstericilere müdahale edilmedi

İsrail askerlerinin, sınırdaki geçiş hattını kapatan göstericilere müdahale etmemesi dikkati çekti.

Eylemin organizatörlerinden Rachel Touitou, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne gönderilen yardımların “yüzde 70’inin Hamas’a gittiğini” iddia ederek bu yardımları önlemek için toplandıklarını söyledi.

Gazze’ye gönderilen insani yardımların sivil halka gitmediğini Hamas’ın eline geçtiğini ileri süren Touitou, “İsrail halkı buna artık yeter, diyor. Bugün burada Gazze’deki İsrailli esirlerin, savaşan askerlerin aileleri var. Onlara gıda, mal ve özellikle de savaşlarını sürdürmelerini sağlayacak yakıt gönderemeyiz.” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) 7 Ekim’deki saldırılara katıldığını ve bu nedenle Gazze’deki yardımları yönetme yetkisini kaybettiğini öne süren Touitou, “İsrail halkı bu yardımın Filistin halkına gönderilmesini istiyor. Gazze halkını aç bırakmak istemiyoruz. Ama bunun Hamas’ın eline geçmesini istemiyoruz.” ifadesini kullandı.

“Filistinlilere yardım etmeye çalışan biziz, Hamas değil”

Oğlu Gazze’de kara işgaline katılarak yaralanan İsrail askerinin annesi Sherryl Singer, “Hamas’a gönderilen insani yardım ve ikmalin önlenmesi için bu eyleme katıldığını” söyledi.

Yardımların sivil halka değil de Hamas’a gittiğini savunan Singer, “Burada eleştirilmesi gereken Hamas. Hamas onları esir tutuyor. Onları yöneten Hamas. Biz orayı yönetmiyoruz. Yardım gönderiyoruz, bunlar Hamas savaşçılarına gidiyor. Bundan biz değil onlar sorumlu. Neden Arap ülkeleri o gariban Filistinlilere yardım göndermiyor? Onlar da Filistinlilere acıyor. Ama önce düşmanımızı yenmeliyiz.” ifadesini kullandı.

Singer, yardımların sınırı geçtikten sonra Hamas’ın eline geçtiğini ileri sürerek “Filistinlilere yardım etmeye çalışan biziz, Hamas değil.” diye konuştu.

“Gazze’de yaşayan bir Filistinli olsaydı kendisini nasıl hissedeceği” sorusuna ise Singer, “Onlara sonuna kadar acıyorum. Sadece acıyorum. Çok feci bir durumdalar. Bunun nedeni, birinci sebebi ise Hamas, İsrail değil. Hamas bu durumun sebebi. Kimse onlara yardım etmiyor? Mısır neden sınır kapılarını açıp onları almıyor?” yanıtını verdi

İsrail’deki aşırı sağcı siyasilerin tabanını oluşturan gruplar, zorunlu açlığa maruz bırakılan, temiz suya ulaşamayan ve barınma krizi yaşayan Filistinliler için Gazze Şeridi’ne gönderilen insani yardımların engellenmesi amacıyla protestolar düzenliyor.

İsrail merkezli “Kanal 12” televizyonunun yaptığı bir ankete göre, İsraillilerin yüzde 72’si, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirler geri getirilmeden Gazze’ye insani yardım gönderilmesine karşı çıkıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/feed/ 0
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat https://www.haber60.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/#respond Wed, 14 Feb 2024 22:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7893

DIŞİŞLERİ Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz Amerika’nın, PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Diğer konu da FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz”  dedi.

Dışişleri Bakan Sözcüsü Keçeli, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Keçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve geldiği günden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti. Keçeli, Bakan Fidan’ın Arnavutluk-Bulgaristan ve Romanya temaslarının pozitif geçtiğini ve kapsayıcı olduğunu belirterek; hem siyasi partilerle hem kanaat önderleriyle görüşüldüğünü ve somut sonuçların da orta ve uzun vadede alınacağını söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın Libya ziyareti hakkında ise Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının, Libya’daki iç çatışmalar başladığı günden bu yana Türkiye tarafından izlenen istikrarlı bir politika olduğunu söyledi.

FİDAN, MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINA KATILACAK

Bakan Fidan’ın Malta ziyaretinde Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağını duyurduğunu anımsatan Keçeli, henüz resmi bir tarih olmadığını; ancak kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini bildirdi. Keçeli, yarın Ankara’da Bakan Fidan’ın Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile ayrı ayrı ortak basın toplantıları gerçekleştireceğini hatırlattı.

Sonrasında Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını bildiren Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın dünyada çok sayıda karar alıcının katıldığı siyaset ve güvenlik konularının yoğunca konuşulduğu bir platform olduğunu belirterek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını ve İsrail-Hamas çatışmaları sebebiyle Gazze’de yaşanan insani trajediye ilişkin mesajlar vereceğini söyledi.

Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını da belirten Keçeli, bu yılki toplantının ana temasının adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek olduğunu söyledi. Öte yandan zirvedeki 2 gündem maddesini açıklayan Keçeli maddelerin; ‘Küresel Yönetişim Reformu’ ve ‘Uluslararası gerilimlerde G-20’nin rolü’ olduğunu bildirdi.

ADF’DE GAZZE İÇİN YÜKSEK DÜZEYLİ PANEL

Keçeli, geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle yapılamayan Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) bu sene 1-3 Mart tarihlerinde gerçekleşeceğini belirterek, “Ana tema, krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan, ara buluculuğa, bölgesel meselelerden, gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesine geçtiğini görüyoruz. 1’nci AFD’ye 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla 3’ncü ADF’ye 21 devlet ve hükümet başkanı katılımını teyit ettiler, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” dedi.

‘GAZZE’YE 34 BİN TON İNSANİ YARDIM SÖZ KONUSU’

Keçeli, Türkiye’nin Gazze konusunda öteden beri; ateşkes ilan edilmesi, insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesini istediğini söyledi. Keçeli, “İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir, diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim 34 bin ton insani yardım söz konusu oldu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır hükumetine teşekkür etmek istiyoruz” dedi.

1359 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Keçeli ayrıca AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa bir şekilde sevk edildiğini açıkladı. Keçeli, Gazze’de sahra hastanesi kurulması konusunu da yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’de saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesi kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” dedi.

Bugüne kadar 1359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettiklerini belirten Keçeli, şu anda tahliye işlemleri takip edilen 1097 kişi olduğunu, bu listelerin düzenli olarak güncellendiğini kaydetti. Keçeli, Refah Kapısı’ndaki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsız olduklarını belirterek, “Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak ‘yerinden edinme’ noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

‘F-16 DOSYASINI MSB’YE DEVRETTİK’

Keçeli, Türkiye’nin ABD’den F-16 alımına ilişkin süreci de değerlendirerek, “Kongre onay süreci Türkiye saatiyle Pazar sabah 08.00’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığı’na devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde, Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki ülkenin iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını açıkladı.

‘PUTİN’İN ÜLKEMİZE ZİYARETİ HER ZAMAN GÜNDEMDE’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soruyu yanıtlayan Keçeli, “Erteleme kelimesi kullanılıyor; ama hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmamıştı. Bu yüzden bir bakımdan ‘erteleme’ kelimesi doğru değil. Sayın Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır” dedi.

Keçeli, Ukrayna’nın, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlattığını belirterek “Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ’

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu anımsatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız; ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız, Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” dedi.

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisine yönelik soruyu ise “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamlamış durumdayız. Yerine getirilmemiş 6 kriter var; ancak aynı diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu, ikili ve çok tarafı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: “Karadeniz’de tahıl anlaşmasının canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz” https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:42:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7875 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlatıldığını belirterek, “Gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, bakanlık binasında basın mensupları ile bir araya gelerek, soruları cevapladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve gelmesi ile yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştirdiğini aktaran Keçeli, Bakan Fidan’ın son dönemde gerçekleştirdiği resmi ziyaretlere değindi. Bakan Fidan’ın Libya ziyaretinde gerçekleştirilen temaslarda Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının Türkiye için öncelik olduğunun altının çizildiğini belirten Keçeli, Malta’da Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağının duyurulduğunu ve kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini aktardı. Bakan Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını da duyuran Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın siyaset ve güvenlik konularının yoğun bir şekilde konuşulduğu platform olduğunu dile getirerek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme gerçekleştirmesinin beklendiğini söyledi. Münih Güvenlik Konferansı’nın ardından Bakan Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını açıklayan Keçeli, bu yıl düzenlenecek toplantının ana temasının “Adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek” olduğunu söyledi.

Antalya Diplomasi Forumu’nun geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sebebiyle yapılamadığını hatırlatan Keçeli, 1-3 Mart tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek forum hakkında bilgi verdi. Bu yılki toplantıya 21 devlet ve hükümet başkanı ile 80’den fazla bakanın katılmasının beklendiğini belirten Keçeli, “Ana tema, kriz döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan arabuluculuğa, bölgesel meselelerden gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesinde olduğunu görüyoruz. Birinci AFD’de 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla üçüncü ADF’de 21 devlet ve hükümet başkanı, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Gazze’ye 34 bin ton insani yardım yaptı”

Gazze’de yaşanan insani duruma değinen Keçeli, hedefin insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesi olduğunu aktardı. Keçeli, şu ifadelere yer verdi:

“İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir. Diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim yaptığımız insani yardımlar ve vatandaşlarımızın tahliyesi konusunda 34 bin ton insani yardım söz konusu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Oradan El-Ariş sınır kapısına nakledildi, oradan da Gazze’ye sevk edildi. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır Hükümeti’ne yapıcı tutumlarından dolayı teşekkür etmek istiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yardımların bir kısmı Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı üzerinden yaptığımız yardım. Biz her yıl un ihtiyacının yüzde 15’ini temin ediyoruz, hibe ediyoruz” dedi.

Keçeli ayrıca, AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa sevk edildiğini açıkladı.

“Sahra hastanesi çalışmalarında sona gelmek üzereyiz”

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Gazze’den hasta tahliyeleri hakkında da konuşan Keçeli, “Sağlık Bakanlığımız, Gazzeli hastaları ve onların refakatçilerini Mısır üzerinden Türkiye’ye getiriyor. Bu sabah itibarıyla 380 yaralı ve 344 refakatçi ülkemize geldi. Sağlık Bakanlığımızın bugün yeni bir hasta tahliyesi daha planladığını biliyoruz. Bu çerçevede bizim yakından takip ettiğimiz bir diğer konu da Gazze’de bir sahra hastanesinin kurulması. Bundan birkaç hafta önce Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’ye girdi. Orada kısa bir süre kaldılar, saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesinin kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” diye konuştu.

“Tahliye işlemlerini takip ettiğimiz bin 97 kişi var”

Dışişleri Bakanlığı olarak doğrudan takip edilen bir diğer konunun da vatandaşların tahliyesi olduğuna değinen Keçeli, “Bugüne kadar biz bin 359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettik. Bu kimseler önce El-Ariş Sınır Kapısı’na geliyorlar. Oradan karayoluyla Kahire’ye gidiyorlar ve Kahire’den hava yoluyla ülkemize getiriyoruz. Tabii savaş şartlarında bulunan insanlara ulaşmak, onların kendi imkanlarıyla sınıra gelmeleri çok kolay değil. Ancak bu konuda da elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda tahliye işlemlerini takip ettiğimiz bin 97 kişi var. Bu listeler düzenli olarak güncelleniyor. Biz yerel makamlarla koordineli bir halde bu kimselerin önce Mısır’a, oradan da Türkiye’ye gelmesi için çalışıyoruz. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede ve güvenli bir biçimde bu kişileri Gazze’den çıkartabileceğiz” ifadelerini kullandı.

“Amerika’dan beklentilerimiz çok açık”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Keçeli, Amerika ile F-16 süreciyle ilgili kongrenin tamamlanması ve bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine yönelik soru üzerine, “Kongrede onay süreci Türkiye saatiyle pazar sabah 8’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığına devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 süresinin tamamlanmış olması, iki ülkenin, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp, bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını söyledi.

“Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız”

Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in operasyonlarını durdurması yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararını doğru bulduklarını dile getiren Keçeli, “İsrail aleyhinde alınmış artık onlarca karar var. Bunlar insanoğlunun kurduğu her türlü uluslararası platformda alınıyor. Ancak bunlar sahadaki durumu ne yazık ki değiştirmiyor. Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız. Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak yerinden edinme noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da başta dediğim gibi uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

“Karadeniz’de tahıl anlaşmasının canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soru üzerine Keçeli, hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmadığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Erteleme kelimesi doğru değil. Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır. Tahıl koridoru girişiminin 3 tane önemli sonucu vardı. Birincisi hızla artmakta olan gıda fiyatlarını aşağıya çekilmesini sağladı. İkincisi çok büyük ihtimalle Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılları yeniden tüketime soktu. Üçüncüsü de Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının oluşturulmasını sağladı. Ancak Rusya kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle bu tahıl anlaşmasını daha fazla uzatmadı. En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın Swift sistemine tekrar dahil edilmemesiydi. Bizim bu konudaki görüşmelerimiz BM ile devam ediyor. Ukrayna, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlatıyor. Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz.”

“Montrö Anlaşması’na kıskançlıkla sahip çıkıyoruz”

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu hatırlatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na kıskançlıkla sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” diye konuştu.

“AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor”

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisi ile ilgili yöneltilen soruya, “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamladık. Yerine getirilmemiş 6 kriter var ancak diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz. Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanmaya, vatandaşlarımızın hayatlarını da sıkıntıya sokma hakkı yoktur” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, basın toplantısında konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-1/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:39:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7872 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Türkiye’nin İsrail’in Gazze’deki Refah kentine saldırılarından rahatsız olduğunu belirterek, “Refah’ta yaşananlar artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak yerinden edilme noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da başta dediğim gibi, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım.” dedi.

Keçeli, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın görevi devraldığı 2023’ün Haziran ayından 31 Aralık sonuna kadar 212 bin 950 kilometre yol yaptığını ve bunun dünyanın etrafında 5 tur atmaya eşdeğer olduğunu, 1 Ocak’tan bu yana oldukça yoğun bir diplomasi takviminin kendileri için devam ettiğini söyleyen Keçeli, “Onlarca konuğu Ankara ve İstanbul’da ağırladık, bunlardan 8 tanesi dışişleri bakanıydı.” diye konuştu.

Fidan’ın 8 ikili yurt dışı ziyareti olduğunu, bir defasında da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Filistin konulu toplantısına katılmak üzere New York’a gittiğini ve orada çok sayıda toplantı yaptığını hatırlatan Keçeli, Fidan’ın Balkanlar’a yaptığı ziyaret ve görüşmelerin çok pozitif ve kapsayıcı olduğunu söyledi.

Keçeli, Fidan’ın Libya ziyaretine değinerek, Trablus’ta yapılan temaslarda, Türkiye olarak Libya’nın bütünlüğüne, istikrar ve refahına verdikleri önemi tekrarladıklarını ve bu mesajları Libya’daki tüm taraflara verdiklerini kaydederek, Bingazi Başkonsolosluğunun çok kısa bir süre içerisinde faaliyete geçmesinin planlandığını dile getirdi. Keçeli, yarın Gürcistan ve Macaristan dışişleri bakanlarını ağırlayacaklarını aktardı.

Sözcü Keçeli, Bakan Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını, yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını ve Münih’te Gazze’deki insani trajediyle ilgili mesajlar vereceğini anlattı.

Fidan’ın Münih temaslarının ardından Brezilya’nın Rio de Janeiro kentine gideceğini ve burada G20 Dışişleri Bakanları toplantısına katılacağını aktaran Keçeli, bu yılki toplantının ana temasının “Adil Bir Dünya ve Sürdürülebilir Bir Gezegen İnşa Etmek” olduğunu ve Fidan’ın burada çok sayıda toplantıya katılacağını kaydetti.

Antalya Diplomasi Forumu

Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) 2023’te düzenlenmediğini hatırlatan Keçeli, bu yıl ADF’nin 1-3 Mart’ta düzenleneceğine dikkati çekti.

Keçeli, “Bu yılki ana tema ‘Krizler Döneminde Diplomasiyi Öne Çıkarmak’ bu ana tema altında; yapay zekadan arabuluculuk konularına, bölgesel meselelerden gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesini öngörülüyor. Bu paneller arasında Gazze için de yüksek düzeyli özel bir panel olacak.” şeklinde konuştu.

İlk Antalya Diplomasi Forumu’na 10 devlet başkanının ve 43 bakanın katıldığını, toplamda da 2 bin kadar katılımcının yer aldığını vurgulayan Keçeli, 2022’de düzenlenen ADF’de ise 17 devlet başkanının, 80 bakanın katıldığını ve yaklaşık 3 bin 300 katılımcının ağırlandığını kaydetti.

Martta düzenlenecek üçüncü Antalya Diplomasi Forumu’na şu ana kadar, 21 devlet başkanı ve hükümet başkanının katılımının teyit edildiğini belirten Keçeli, “59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam katılımcı sayısının da 4 bin civarında olmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Keçeli, Türkiye’nin Afrika ve Latin Amerika’ya açılım politikasının ciddi sonuçlar doğurduğunu ve bu bölgelerden katılımın yüksek düzeyde olacağını belirtti.

İsrail’in Filistin’e saldırıları

Gazze’de yaşanan son olayları değerlendiren Keçeli, “Birincisi burada bir ateşkes ilan edilmeli, ikincisi insani yardımlar Gazze’ye bir an evvel ulaştırılmalı, üçüncüsü Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikalarına son verilmeli, dördüncüsü ise bu gerilimin bölgesel bir çatışmaya dönüşmesine engel olmak isteriz.” dedi.

Keçeli, bunların birincil konularda yapılan çağrılar ve yürütülen diplomatik faaliyetler olduğuna işaret ederek, ikincil olarak, orta ve uzun vadede iki devletli çözüm ile Filistin-İsrail sorununa kalıcı bir çözüm bulunmasının istendiğini kaydetti.

Gazze’de yaşananların artık sözle ifade edilemez bir hale geldiğine dikkati çeken Keçeli, “Büyük olasılıkla, İsrail, uluslararası hukuk, uluslararası insani hukuk bakımından, işlenmiş olan, işlenmesi mümkün bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak.” diye konuştu.

Türkiye’nin şu ana kadar Gazze’ye 34 bin ton insani yardımda bulunduğunu söyleyen Keçeli, bunlardan yaklaşık 7 bin 400 tonunun ve 32 ambulansın deniz yoluyla ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldığını, oradan da El-Ariş kentine nakledildiğini ve Gazze’ye sevk edildiğini belirtti.

Keçeli, yardımların büyük oranda Gazze’ye ulaştığını kaydederek, bu konuda da yapıcı tutumlarından dolayı Mısır hükümetine teşekkürlerini iletti.

Gazze’ye yapılan yardımların bir kısmının da Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) üzerinden yapıldığını söyleyerek, “Un ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’ini temin ediyoruz, hibe ediyoruz. Yaklaşık 26 ton un kuru gıdaya karşılık geliyor. Biz bu yardımı, geçtiğimiz haftalarda Mersin Limanı’nda UNRWA’ya teslim ettik.” şeklinde konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin her yıl UNRWA’ya düzenli olarak yaptığı yardımlara değinerek, şunları kaydetti:

“Maddi katkı da bu yıl UNRWA’nın özellikle içinde bulunduğu sıkıntılar göz önünde bulundurularak arttı. Ayrıca, AFAD ve Türk Kızılay’ı her hafta yaklaşık 127 bin ton içme suyunu, Mısır Kızılay’ı ile ortak bir şekilde Gazze’ye sevk ediyor. TİKA’nın da çok sayıda çalışması var, hem Gazze’de hem Batı Şeria’da. Sayılarının binlerce olduğu tahmin edilen bir grup Gazzeli işçi biliyorsunuz, Batı Şeria’da sıkışmış durumda. TİKA bu Gazzeli işçilere yardım ediyor.”

Keçeli, Türkiye’nin Sağlık Bakanlığı tarafından Gazze’den hasta tahliyelerinin sağlandığını, bugün de bazı hastaların getirileceğini vurgulayarak, Gazzeli hasta ve refakatçilerinin Mısır üzerinden Türkiye’ye getirildiğini, hastanelerde tedavi gördüğünü ve bu sabah itibariyle 380 yaralı ve 344 refakatçinin Türkiye’ye getirildiğini anlattı.

Gazze’de bir sahra hastanesinin kurulmasının istendiğini dile getiren Keçeli, yaklaşık bir ay önce Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan bir heyetin Gazze’ye gidip, sahada araştırma yaptığına işaret etti.

Keçeli, kurulması planlanan sahra hastanesi için gerekli ekipmanların nakledilmesi gerektiğinin ve bu konuda son aşamaya gelinmek üzere olunduğunun altını çizdi.

Gazze’deki Türk vatandaşlarının tahliyesi

Gazze’den bugüne kadar 1359 Türk, KKTC vatandaşının ve yakınlarının tahliye edildiğini aktaran Keçeli, savaş koşullarında insanlara ulaşmanın zorluğuna değindi ve bu konuda Türkiye’nin elinden geleni yaptığını söyledi.

Keçeli, “Şu anda tahliye işlemlerini takip ettiğimiz 1097 kişi var, hepsi vatandaşımız değil.” diyerek, yerel makamlarla koordineli olarak tahliye işlemlerinin takip edildiğini kaydetti.

Sözcü Keçeli, Türkiye-ABD ilişkilerine yönelik soruya, “Diplomatik ilişkilerimizin seviyesinde Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir azalma olmadı. Öte yandan, İsveç’in üyeliği, F16 sürecinin tamamlanmış olması, bu iki ülkenin, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anladığı için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi

Keçeli, Türkiye’nin ABD’den beklentisinin çok açık olduğuna dikkati çekerek, “Biz Amerika’dan, PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Kamuoyu önünde verdiğimiz bu mesaj, kapalı kapılar ardında da aynen bu şekilde verilmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin bu meseleye müttefiklik ruhu açısından yaklaştığını belirten Keçeli, “Ülkenin güvenliğini tehdit eden, başkentinde bomba patlatmaya çalışan, askerlerini, sivillerini şehit eden bir terör örgütüne destek veremezsiniz. Bu bakımdan bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık.” ifadesini kullandı.

Sözcü Keçeli, ayrıca, Türkiye’nin ABD’den beklentilerinden birinin de FETÖ terör örgütü meselesini ciddiyetle ele alıp bu konuda adım atması olduğunu kaydetti.

ABD ile gündemdeki konular üzerine konuşulduğuna işaret eden Keçeli, terörle mücadele, ekonomik konular, savunma sanayi, yatırımlar gibi alanlarda iki ülke ilişkilerinin daha da güçlendirilebileceğini düşündüklerini aktardı.

Keçeli, Bakan Fidan ile ABD’li mevkidaşı Antony Blinken’ın sık sık görüştüğünün altını çizerek, ABD’nin Türkiye’nin hassasiyetlerine saygı duyması halinde ilişkilerin kuvvetleneceğini vurguladı.

-“Refah’taki durum, uluslararası hukuk açısından suç teşkil ediyor”

Uluslararası Adalet Divanında (UAD) devam eden 2 süreç olduğunu hatırlatan Keçeli, bunlardan birinin 2022’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla UAD’den İsrail’in “işgal ettiği topraklarda” yaptıklarıyla ilgili görüş istenmesi olduğunu ve Türkiye’nin buna katkı sağladığını ifade etti.

UAD’de devam eden ikinci sürecin ise Güney Afrika’nın İsrail’e yönelik açtığı dava olduğunu söyleyen Keçeli, “Biz bu davaya, destek verdiğimizi zaten en üst düzeyde de ifade ettik.” dedi.

Keçeli, UAD’nin “İsrail’in operasyonlarının durması yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararını” doğru bulduklarının altını çizerek, kararın uygulanması gerektiğini ve bunun çok önemli olduğunu bildirdi.

İsrail hakkında alınan uluslararası kararların sahadaki durumu değiştirmediğine değinen Keçeli, Refah’taki gelişmelerden rahatsız olduklarını aktardı. Keçeli, şöyle devam etti:

“Biz Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız. Refah’ta yaşananlar artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak yerinden edilme noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da başta dediğim gibi, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım.”

Keçeli, Bakan Fidan’ın İsrail-Filistin meselesinin çözümüne yönelik “garantörlük” kavramını hatırlatmasının dünyada ilgiyle karşılandığını kaydetti.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-1/feed/ 0
Irak Halkı İsrail Ürünlerini Boykot Etme Çağrısı Yaptı https://www.haber60.com.tr/irak-halki-israil-urunlerini-boykot-etme-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/irak-halki-israil-urunlerini-boykot-etme-cagrisi-yapti/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:15:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7852 İsrail’in Gazze Şeridi’nde Filistin halkına yönelik işlediği suçların “soykırım” olduğuna inanan Irak halkı, İsrail ürünlerini boykot etme çağrısı yaptı.

Başkent Bağdat’taki Iraklılar, İsrail ordusunun Gazze’de yaklaşık 5 aydır aralıksız devam eden saldırılarına tepkilerini dile getirdi.

AA muhabirine konuşan Iraklı Musa Ebu Muhammed, İsrail ordusunun Gazze’de yaptıklarının “soykırım suçu” olduğuna inandığını ifade ederek, İslam ülkeleri ve dünya kamuoyunun İsrail’in işlediği suçlar karışındaki tepkilerinin zayıf kaldığı eleştirisinde bulundu.

“İsrail, Gazze halkına soykırım uyguladı.” diyen Ebu Muhammed, “Uygar olarak bilinen Batı ülkeleri bu saldırılara karşı koyabilirdi ama maalesef bunun için çaba göstermediler.” diye konuştu.

Ebu Muhammed, İsrail mallarının tüm Orta Doğu’da güçlü ve etkili şekilde boykot edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bağdatlı Sare Settar da, “Filistin’de yapılanlar bir soykırımdır ve buna sessiz kalınmaması gerekiyor. İsrail’i destekleyen tüm ürünlerin boykot edilmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

“ABD gibi ülkeler İsrail’i desteklediği sürece boykot yeterli olmayacak”

Iraklı insan hakları aktivisti Felah Berzenci, İsrail’in Filistin halkına karşı işlediği suç ve katliamların yeni olmadığına işaret ederek, Tel Aviv’in 1948’den beri Filistin topraklarında genişleme ve halkı göçe zorlama politikası izlediğini söyledi.

Uluslararası ortak bir tepki ve yaptırım kararı alınmadığı sürece İsrail’in katliamlarına devam edeceğini belirten Barzanci, şunları kaydetti:

“Arap ve İslam ülkeleri ile dünya kamuoyu, İsrail’in Gazze ve diğer Filistin şehirlerinde sürdürdüğü kanlı saldırıları karşısında gerekli tutumu sergilemedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de bu suçlara karşısında insani görevini yerine getiremedi. İsrail ürünlerini boykot etmek önemlidir ama ABD gibi ülkeler İsrail’i desteklediği sürece malesef boykotlar yeterli olmayacak.”

“Sivil yerleşim yerleri, hastane ve okullara saldırmak soykırımdan daha büyük bir suç”

Iraklı Gazeteci Ali Haşşan, “Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların başından bu yana sadece siviller öldürüldü, soykırım başka ne şekilde olabilir acaba?” sözleriyle İsrail saldırılarına tepki gösterdi.

“Sivil kadın, erkek, silah taşıyamayan gençler ve çocukların öldürüldüğü eylemler soykırımdır.” ifadesini kullanan Haşşan, şöyle devam etti:

“Siyonistlerin Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına yaptığı kuşkusuz ki bir soykırımdır. Bu, Gazze’yi darmadağın etmek için çizilmiş bir plandır. Sivil yerleşim yerleri, hastane ve okullara rastgele saldırılar düzenlemek soykırımdan daha büyük bir savaş suçudur.”

Boykotun İsrail’e karşı ekonomik savaş yürütmek için etkili bir seçenek olduğunu kaydeden Haşşan, “Arap ülkeleri birleşirse eğer dünyanın en büyük ekonomisine ve ordusuna sahip olabilirler. Boykot eylemleri sadece Irak’ı değil tüm Arap dünyasını kapsamalı. Boykot aynı zamanda İsrail’e karşı bir baskı aracı olabilir. İsrail’e karşı “Arap Tufanı” yapılmalı.” şeklinde konuştu.

İsrail’in Gazze’de yaptığı şey ABD ve Batı ülkelerinin onayını almış bir soykırımdır

Iraklı siyasi analist Envar Musevi, ABD ve Batı ülkelerinin İsrail’in Gazze Şeridi’nde işlediği suçlara ortak olduğunu söyledi.

“Siyonistlerin (İsrail) Gazze’de yaptığı şey ABD ve Batı ülkelerinin onayını almış bir soykırımdır.” ifadesini kullanan Musevi, “Gazze’de yaşananlar insan hakları normlarına aykırıdır ve insanları yerinden etmek bir gasp eylemidir.” diye konuştu.

Musevi, Birleşmiş Milletler ile tüm uluslararası kuruluşların İsrail’e karşı tutum alması gerektiğini, aksi takdirde bugün Gazze’de yaşananların yarın başka bir ülkede yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Iraklı analist, “Siyonist oluşumun insanlığı tehdit eden bir risk olduğunu anlayan herkes İsrail mallarını boykot etmeli ve bunu geçici değil, sürdürülebilir şekilde yapmalı.” diye ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/irak-halki-israil-urunlerini-boykot-etme-cagrisi-yapti/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Antalya’da 101 belediye başkan adayını açıkladı https://www.haber60.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-antalyada-101-belediye-baskan-adayini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-antalyada-101-belediye-baskan-adayini-acikladi/#respond Mon, 12 Feb 2024 22:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7552 HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Antalya’daki Aday Tanıtım Toplantısı’nda 3’ü büyükşehir, 3’ü il toplam 101 belediye başkan adayını açıkladı.

Kepez ilçesindeki Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde düzenlenen aday tanıtım toplantısı, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Yapıcıoğlu, burada yaptığı konuşmada, 129 gündür değişmeyen gündem maddelerinin Gazze olduğunu söyledi.

Yaklaşık 4,5 aydır Gazze’ye ölüm yağdığını belirten Yapıcıoğlu, Filistinlilerin tüm saldırılara rağmen topraklarını terk etmediklerini vurguladı.

İsrail’in her türlü hukuk, ahlak ve savaş kuralını ihlal ederek soykırımına devam ettiğini dile getiren Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:

“Savaşta bile çocuklar, hastaneler vurulmaz. Savaşta kullanılması yasak bazı silahlar vardır. Bu vahşi cinayet şebekesi fosfor bombalarıyla çocuk hastanesi vurdu. Savaşta bile sivil insanları açlığa, susuzluğa mahkum edemezsiniz. Ama yardımların oraya girmemesi için sınır kapısını vurdu. Bir şekilde girebilen yardım konvoylarını vurdu. Daha ne olsun. Gazze’de Gazze’liler ölmüyor. Gazze’de Gazze’liler ‘Rabbimiz Allah’tır’ dediği için ve yurtlarını terk etmedikleri için şehit oluyorlar. Şehitler ölü değildir. Gazze’de insanlık ölüyor, hepimizin insanlığı, bütün İslam aleminin izzetini haysiyetini orada bombalıyorlar.”

Yapıcıoğlu, İsrail’in saldırılarına karşı elinde güç, emirleri altında ordu olanların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine dikkati çekti.

“İsrafı, savurganlığı önleyeceğiz”

Yapıcıoğlu, zulme boyun eğilmemesi, zalimlere diz çöktürmek ve oradaki insanlara yardım edilebilmesi için siyaseten, askeri ve ekonomik olarak güçlü olunması gerektiğini ifade etti.

Seçim gündemine ilişkin ise Yapıcıoğlu, “Hem maddi hem de manevi olumsuz şartlar var. Buna rağmen biz diyoruz ki ümitsizlik, pes etmek yoktur. Ceht, çalışmak vardır. Düzelmeyecek hiçbir şey yoktur. Yeter ki sağlam bir irade olsun. Yeter ki içine düşülen durumdan çıkışın yolları bilinsin. Eğer biz de dayanışma içerisinde olursak mutlaka Allah bize bir çıkış yolu gösterecek. Aslında göstermiş, ‘toplanın birlik olun, güçlerinizi birleştirin’ demiş. Bu manevi buhrandan ve ekonomik darboğazdan çıkışın yolu ne? İsrafı, savurganlığı önleyeceğiz. Haramdan uzaklaşacağız, faizi terk edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

“Güvenli şehirler, güvenli sokaklar HÜDA PAR ile mümkün hale gelecektir”

31 Mart’ın HÜR kadroların yönetime gelmesi veya pay alması için bir fırsat olduğunu belirten Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:

“İsraf ve savurganlık bizim belediyecilik anlayışımızda yoktur. Kayırmacılık bitecek. HÜDA PAR’ın almış olduğu belediyelerin girişine ‘rüşvet alan da veren de melundur’ hadisi asılacak. Şeffaf bir yönetimle milletin parası son kuruşuna kadar milletin hizmeti için kullanılacaktır. Halkı ilgilendiren meselelerde milletin görüşüne başvurulan geniş bir istişare ağı kurulacak ve yapılan her bir harcama son kuruşuna kadar milletin parası olduğu için hesabı millete verilecek. HÜDA PAR’ın yönettiği şehirlerde çocuklar parka, okullara ve oyun alanlarına korkmadan gidecek. Sokaklarda herhangi bir tehlike olmayacak. İnsanı tehdit eden hiçbir şeye izin verilmeyecektir. Güvenli şehirler, güvenli sokaklar HÜDA PAR ile mümkün hale gelecektir. Belediye alamadığımız ama meclis üyesi gönderdiğimiz yerlerde meclis üyelerimiz milletimiz adına denetçi olacak, oradaki yönetimi, harcamaları denetleyecektir.”

Yapıcıoğlu, bir ailenin zorunlu ihtiyacı kadar kullanıma sunulan sudan ücret alınmayacağını, yönetimde oldukları beldelerde sosyal belediyecilik anlayışıyla tek bir kişinin açlık çekmeyeceğini ve gençlerin yuva kurabilmeleri için desteklerin verileceğini aktardı.

Konuşmaların ardından Yapıcıoğlu, Antalya’da Abdulbaki Özdemir’i, Konya’da Çetin Acu’yu, Denizli’de Yunus Akbay’ı, Karaman’da Yunus Yılmaz’ı, Burdur’da Fehmi Gönül’ü ve Isparta’da Hasan Koç’u aday gösterdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-antalyada-101-belediye-baskan-adayini-acikladi/feed/ 0
ABD Başkanı Biden, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştü https://www.haber60.com.tr/abd-baskani-biden-israil-basbakani-netanyahu-ile-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/abd-baskani-biden-israil-basbakani-netanyahu-ile-gorustu/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:33:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7426 ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu telefonda görüştü. Biden, görüşmede Refah’ta barınan 1 milyondan fazla insanın güvenliğinin sağlanmasına yönelik inandırıcı ve uygulanabilir bir plan olmaksızın askeri operasyona devam edilmemesi gerektiğini yineledi.

BİDEN VE NETANYAHU TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, Biden’ın görüşmede ABD’nin İsrail’in güvenliğine yönelik verdiği desteği bir kez teyit ettiği aktarılarak, görüşmede Gazze Şeridi’ndeki esirlerin serbest bırakılmasına yönelik devam eden çabaların ele alındığı ifade edildi.

Biden’ın Netanyahu’ya mümkün olan en kısa sürede tüm esirlerin serbest bırakılması için müzakerelerde kaydedilen ilerlemeden faydalanılması gerektiğini aktardığı belirtilen açıklamada, “Başkan ayrıca masum Filistinli sivillere yönelik insani yardımın artırılması ve sürekliliğinin sağlanması için acil ve spesifik adımlar atılması çağrısında bulundu” denildi.

BİDEN: REFAH OPERASYONUNU ‘CİDDİ BİR PLANLAMA YAPILMADAN’ DESTEKLEMEYECEĞİZ

Biden’ın görüşmede Netanyahu’ya ABD’nin İsrail’in Refah operasyonunu “ciddi bir planlama yapılmadan” desteklemeyeceğini yinelediği belirtilen açıklamada, “Başkan, Refah’ta barınan 1 milyondan fazla insanın güvenliğinin sağlanmasına yönelik inandırıcı ve uygulanabilir bir plan olmaksızın askeri operasyona devam edilmemesi gerektiği yönündeki görüşünü yineledi. İki lider yakın temas halinde kalma konusunda mutabık kaldılar” denildi.

MISIR: REFAH’A KARA SALDIRISININ VAHİM SONUÇLARI OLUR

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail hükümetindeki üst düzey yetkililerin Gazze’nin güneyindeki Refah kentine askeri operasyon yapılacağı yönündeki açıklamalarının kesin bir şekilde reddedildiği kaydedildi. Açıklamada, İsrail, kente yönelik muhtemel bir kara saldırısının vahim sonuçları olacağı konusunda uyarılarak, Gazze’deki son güvenli bölge olması hasebiyle 1,4 milyondan fazla kişinin sığındığı kentin hedef alınmasının engellenmesi için tüm bölgesel ve uluslararası çabaların birleştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Refah kentinin hedef alınması, insani yardımların engellenmesi ve Filistin halkının göç ettirilmesinin, uluslararası insan hakları ve Birleşmiş Milletler’in (BM) ilgili kararlarının apaçık ihlali olduğu kaydedilen açıklamada, Mısır’ın, ateşkese varılması ve esir takası için tüm taraflarla temaslarını sürdüreceği belirtildi.

Açıklamada, ayrıca uluslararası camiadan İsrail’e, harcanan çabalara olumlu yanıt vermesi ve gerilimi daha fazla tırmandırmaması için baskı yapması istendi.

İSRAİL’DEN REFAH KENTİNE SALDIRI SİNYALLERİ

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 1 Şubat’ta Gazze Şeridi’nin Han Yunus bölgesindeki İsrail birliklerini ziyaretinde yaptığı açıklamada, kara saldırılarını, Mısır sınırındaki Refah kentine taşıyacaklarını söylemişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 4 Şubat’taki açıklamasında, Refah kentine kara saldırısı başlatacaklarının işaretini vermişti.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın 6 Şubat’ta siyasi kaynaklara dayandırdığı haberde, Refah kentinde operasyonlara başlamadan önce kentin tahliye edileceği belirtilmişti.

İsrail Başbakanlık Ofisinden 9 Şubat’ta yapılan açıklamada, Netanyahu’nun, ordu ve güvenlik teşkilatına, Gazze Şeridi’nin güneyine saldırı düzenlenmesi ve buraya sığınmış yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin yerinden edilmesi için gerekli planın hazırlanması talimatını verdiği kaydedilmişti.

Son olarak bugün İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin, İsrail’in Gazze’deki saldırılarından kaçan yaklaşık 1,5 milyon kişinin sığındığı Refah kentine saldırıyı 3 kere onayladığı ve saldırı için hükümetten yeşil ışık beklediği bildirilmişti.

REFAH KENTİ

Gazze Şeridi’nin güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah kenti, İsrail saldırıları nedeniyle yerlerinden edilen binlerce kişinin kente sığınmasıyla birlikte 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze’nin yaklaşık yarı nüfusuna ev sahipliği yapıyor.

İsrail güçleri, Refah kentini sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor. İsrail’in Refah kentine kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi’nde sığınacak yerlerinin kalmayacağından endişe ediliyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bini çocuk, 8 bin 190’ı kadın olmak üzere 28 bin 176 Filistinli öldürüldü, 67 bin 784 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-baskani-biden-israil-basbakani-netanyahu-ile-gorustu/feed/ 0
İHH, Uluslararası Özgürlük Filosu ile Gazze’ye Yardım Ulaştırmaya Hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/ihh-uluslararasi-ozgurluk-filosu-ile-gazzeye-yardim-ulastirmaya-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/ihh-uluslararasi-ozgurluk-filosu-ile-gazzeye-yardim-ulastirmaya-hazirlaniyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 12:18:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6934

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Gazze’deki ablukanın kalkması, ateşkesin sağlanması ve şehre insani yardım ulaştırılması amacıyla hazırlıklarını sürdürdüğü Uluslararası Özgürlük Filosu ile ilgili basın açıklaması düzenledi. 10 farklı ülkeden sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Hedefimiz Mart’ın sonunda yola çıkmak. Bu arada yine Libya’dan ve başka yerlerden gemiler, Refah kapısını açmak için yola çıkacaklar. Güney Afrika’nın başvurmuş olduğu adalet divanında çıkan karar gereği bütün dünya bu gemileri korumakla sorumludur” dedi.

İHH İnsani Yardım Vakfı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda uluslararası sivil toplum kuruluşu ve aktivist tarafından oluşturulan Uluslararası Özgürlük Filosu, İsrail tarafından Gazze’ye uygulanan insani yardım ambargosunun sona ermesi amacıyla yola çıkmaya hazırlanıyor. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Fatih’te bulunan genel merkezinde, 10 ülkeden gelen aktivistlerin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında filo ile ilgili detaylı bilgilendirilmelerde bulunuldu.

“HEDEFİMİZ MART AYININ SONUNDA YOLA ÇIKMAK”

Gazze’ye kapatılan bütün kapıları açmak için yola çıkacaklarını ifade eden İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Bu kapılar sadece İsrail tarafından örülmedi. Refah kapısı da bu kapılardan birisi, denizden karadan ve havadan bu ambargoyu inşallah deleceğiz. Bunun için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Biden bir taraftan diyor ki ‘Bu savaş dursun, kapıları da refah kapısını da Sisi açmıyor’ diyor. Sisi de, ‘bu kapıyı İsrail açmıyor’ diyor. Çocuklar da diyor ki bize ekmek verin, ilaç verin. Koskoca adamlar yalan söylüyor, tiyatro yapıyor. Tiyatro yapanlar dünyayı yönetiyor. Bunlarda asla bir merhamet yok. İslam dünyası da ne yazık ki bir araya gelip birleşerek bir karar veremediler, bir sonuç üretemediler. İnşallah bu gemiler yola çıkacak. Hedefimiz Mart’ın sonunda yola çıkarmak. Bu arada yine Libya’dan ve başka yerlerden gemiler, Refah kapısını açmak için yola çıkacaklar. Gazze ambargosunu sadece İsrail yapmıyor ki, Sisi de yapıyor. Ne demek yani ben kapımı açacağım da İsrail engel olacak. Sen bağımsız devlet değil misin? Buradaki hedef bütün kapıların açılmasıdır. Gazze’ye giden bütün kapıların açılmasıdır. Gazze Limanı’nın, Refah kapısının açılması, her taraf gazellere açılmalıdır” dedi.

“DÜNYA BU GEMİLERİ KORUMAKLA SORUMLU”

Güney Afrika’nın başvurmuş olduğu adalet divanında çıkan karar gereği bütün dünyanın çıkacak olan gemileri korumakla sorumlu olduğuna da vurgu yapan Yıldırım, “Akdeniz gemilerle tekrar tanışacak. Gazze limanı da, refah kapısı da açılana kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Bu arada sadece gemilerle olmayacağız. Londra sokaklarında olacağız, Paris’te olacağız. Washington sokaklarında olacağız. İstanbul’da olacağız, Ankara’da olacağız. Bütün her tarafta var olacağız. Kapıyı kim açmadıysa ona yönelik eylemler olacak. Gemiler satın alınmaya başlandı. Bu gemiler Avrupa’dan da yola çıkacak. Buradan da yola çıkacak. Başka ülkelerden de yola çıkacak. Ömürlerini Filistin için harcayan bu insanlara bakın İslam dünyasına örnek olsun, İslam dünyası buna baksın ve utanç duysun” ifadelerini kullandı.

“DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİ GAZZE ABLUKASINI KIRMAK İÇİN DAYANIŞMA HAREKETİNE DAHİL OLDU”

Basın bildirisinde ise şu ifadelere yer verildi; “Özgürlük Filosu Koalisyonu (FFC) olarak İsrail’in hukuksuz ve ölümcül Gazze kuşatmasını sonlandırmak amacıyla denize açılmayı planlıyoruz. Yakın zamanda, binlerce ton acil insani yardımı taşıyan bir filoyu doğrudan Gazze’deki Filistinlilere ulaştırmayı hedefliyoruz. Özgürlük Filosu Koalisyonu, Mısır hükümetinden Gazze’ye insani yardımın tesliminin kolaylaştırılmasını istemektedir. Özgürlük Filosu Koalisyonu Hanzala Gemisiyle ‘Gazze’nin Çocukları İçin’ kampanyası için Kuzey Avrupa’dan birçok limana yeniden hareket edecektir. Bu kampanya kapsamında koalisyonun üyeleri olan aramızda Kanada’dan, Amerika’dan, Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan, Norveç’ten, Malezya’dan, İsveç’ten, Güney Afrika’dan, Türkiye’den ve dünyanın birçok ülkesinden sivil toplum kuruluşlarıyla Gazze ablukasını kırmak için uluslararası dayanışma hareketine dahil olmuşlardır.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ihh-uluslararasi-ozgurluk-filosu-ile-gazzeye-yardim-ulastirmaya-hazirlaniyor/feed/ 0
TBMM Heyeti BM’de İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını gündeme taşıdı https://www.haber60.com.tr/tbmm-heyeti-bmde-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-gundeme-tasidi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-heyeti-bmde-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-gundeme-tasidi/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:03:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6853 Birleşmiş Milletler’deki (BM) etkinliklere katılmak üzere New York’ta bulunan TBMM Parlamentolar Arası Birlik Komisyonu üyeleri, BM’deki oturumlarda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını gündeme taşıdı.

TBMM heyeti, BM’de iki gün süren oturumlardaki tartışmalarla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, dünyanın dört bir yanından heyetlerin katılımıyla bu yıl ana gündem olarak BM Genel Sekreterliğinin belirlediği “barış için yeni ajanda” konusunun ele alındığını aktardı.

Özboyacı, BM’de bu ana başlık altında dünyadaki yeni güvenlik paradigması, uluslararası hukukun çatışmalardaki durumu, teknoloji gelişiminin parlamenter diplomasiye etkisi gibi konuların tartışıldığını ancak sıcak gündemin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları olduğunu söyledi.

Toplantılarda Türk heyeti olarak uluslararası hukukun İsrail’in Gazze’ye saldırılarını engelleyemediğini vurguladıklarını belirten Özboyacı, BM sistemine yönelik şu eleştirileri yöneltti:

“Hastanelerin, ibadethanelerin, okulların bombalandığı, sivillerin bütün dünyanın gözü önünde açıkça açlıkla sınandığı bir ortamda eğer biz bu durumu durduramıyorsak o zaman BM’de bazı şeylerin temelden değişmesi gerektiğini hepimiz kabul etmeliyiz ve Cumhurbaşkanı’mızın yıllardır kürsüden söylediği gibi ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ ve eğer yeni bir güvenlik paradigması konuşacaksak bu, önce BM Güvenlik Konseyinin yapısının değişmesiyle mümkündür.”

Özboyacı, Gazze saldırılarının tartışıldığı BM oturumlarının birinde İsrail delegasyonunun konuşması sırasında tepki olarak salonu terk ettiklerini dile getirerek, birçok ülke heyetinin de kendilerini izleyerek bu tepkiye destek verdiğini söyledi.

Gösterdikleri tepkiye ilişkin tarihin doğru zamanında aynı tepkileri vermenin çok doğru bir karar olduğu nitelemesini yapan Özboyacı, “Diğer ülkelerin milletvekilleri ile açıkça İsrail’in barbarlığını, zalimliğini buradaki temsilcisini dinlemeyi reddederek göstermiş olduk.” ifadesini kullandı.

Özboyacı, BM’deki tartışmaların sahadaki acıları durdurmaya yetmediğini, uluslararası toplumun kurduğu mekanizmaların Gazze’deki acıyı dindirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Maalesef acı ile söylüyorum, ne uluslararası hukuk ne uluslararası mutabakatlar ve mekanizmalar, İsrail’in barbarlığını durdurmaya yetmiyor ama insanlık vicdanı ayakta.” şeklinde konuştu.

“Dünyadaki parlamentolar, bu ağır insanlık suçuna karşı tavır göstermeli”

AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü de Türkiye’de ve uluslararası alanda engelli ve dezavantajlı kişileri temsilen heyette yer aldığını belirterek, dünya nüfusunun yüzde 16’sının engellilerden oluştuğu bilgisini paylaştı.

Öncü, “Dezavantajlılar, sadece doğuştan ya da sonradan herhangi bir kazayla değil son dönemlerde savaş sonrası çok sayıda engelli ve dezavantajı kadın, çocuk ve yaşlı kitle var.” dedi.

Milletvekili Öncü, İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucu yaklaşık 15 bin civarında engellinin oluştuğuna dikkati çekti.

Türkiye’nin engelliler konusunda dünyada öncü çalışmalar yaptığını kaydeden Öncü, “Dünyada sürekli savaş ve göçlerden kaynaklı süreçte engellilerin oranı artmakta. Dolayısıyla bizim bu konuda temsil ve çözüm odaklı bir sistem oluşturmamız gerekiyor. Bu konuda hedeflediğimiz noktaya doğru ilerliyoruz, çok da güzel bir noktaya geldik.” diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de BM’deki toplantılarda İsrail’in Gazze’deki insanlık suçunu gündeme getirdiklerinin altını çizerek, “Özellikle insanlık suçu olduğu mahkemeler tarafından tespit edilmiş bir durum söz konusu ama uluslararası toplumun, özellikle kendine çağdaş diyen ülkelerin hala kılını kıpırdatmadığını, hiçbir şey yapmadığını görüyoruz.” dedi.

Emir, “Burada yapılması gereken öncelikle tüm dünyadaki parlamentoların, ülkelerin, vicdan sahibi her insanın ayağa kalkması ve bu ağır insanlık suçuna karşı tavır göstermesidir.” diye konuştu.

AK Parti Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın da ülke olarak toplantılarda İsrail’in hukuku hiçe sayan tavırlarını kesinlikle kabul etmediklerini vurguladı.

Büyükaydın, büyük devletlerin İsrail’in zulmüne “Dur” dememesini kınayarak, “Gelecekle ilgili çocuklarımıza adil bir düzen bırakmak için burada mücadele veriyoruz.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-heyeti-bmde-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-gundeme-tasidi/feed/ 0
Gazze’deki İnsani Durum Felaketin Ötesinde https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-insani-durum-felaketin-otesinde/ https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-insani-durum-felaketin-otesinde/#respond Thu, 08 Feb 2024 08:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6547 Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Sözcüsü Tommaso Della Longa, Gazze’de insani durumun “felaketin ötesinde” olduğunu belirterek, açlığın ulaştığı seviyenin insanları çaresiz bıraktığını bildirdi.

Longa, Gazze’ye insani yardımın ulaştırılmasındaki yetersizlik, sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesi ve yaşanan açlıkla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

“Gazze Şeridi’ne giriş yapan yardım tırları var. Şu anda soru şu: ‘Bu yeterli mi?’ Hayır değil.” ifadelerini kullanan Longa, yardım tırı sayısının çok daha fazla olması gerektiğinin altını çizdi.

Longa, Gazze Şeridi’nin tamamına güvenli erişimle ilgili sorun olduğunu vurgulayarak, “Gazze’deki insani durumun felaketin de ötesinde olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Gazze halkının ihtiyaçlarına doğru ve onurlu bir insani yanıt vermenin önemine işaret eden Longa, Gazze’de çok daha fazla insani yardıma ihtiyaç olduğunu ve insani yardımların ulaştırılması için güvenli erişime ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

“Gazze’nin kuzeyine neredeyse ulaşılamıyor”

Longa, insani yardımın Gazze’ye girişinin taraflar, bölgesel ve uluslararası paydaşlar arasındaki anlaşma ile yapıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

“(Gazze’ye yardımların girişi için) Elbette giderek daha fazla diplomatik çabaya ihtiyacımız olacak. Gazze Şeridi’nin tamamına ulaşabildiğimiz bir ortamda, güvenli insani alanlar oluşturabilmek için öncelikle çatışmaların durması gerekir. Bir örnek vermek gerekirse, binlerce insanın yaşadığı Gazze’nin kuzeyine neredeyse ulaşılamıyor. Oradaki sağlık hizmetlerinin durumu endişe verici.”

Mısır ve Filistin Kızılayı ile sahada ellerinden geleni yaptıklarını kaydeden Longa, aynı zamanda ikili görüşmelerde taraflara endişelerini ilettiklerini belirtti.

Longa, Gazze’ye en fazla yardım tırını taraflar arasında varılan ateşkes sırasında ulaştırdıklarını ifade ederek, “Bu durum siyasi bir anlaşmaya varmanın önemine işaret ediyor. Böylece insani yardım çalışanları kendi işlerini yapabilirler.” dedi.

“Daha fazla insani yardıma ve erişime ihtiyacımız var”

“Gazze’deki hastanelerin hizmet vermeyi durdurma riski var mı?” yönündeki soruyu yanıtlayan Longa, şu ifadeleri kullandı:

“Elbette böyle bir risk var. Gazze Şeridi’ndeki sağlık tesislerinin yüzde 30’undan azı zar zor hizmet vermeye devam ediyor. Sağlık sistemi büyük ölçüde çöktü. Oradaki doktor ve hemşirelere çabalarından dolayı gerçekten teşekkür etmeliyiz. Muhtemelen onlar olmasaydı sağlık sistemi çoktan çökerdi. Sağlık sistemi çok vahim bir durumda. Bunu iyileştirmenin tek yolu taleplerimize geri dönülmesidir. Daha fazla insani yardıma ve erişime ihtiyacımız var. Tabii ki hastanelerin, ambulansların ve sağlık çalışanlarının korunması ve bunlara saygı duyulması gerektiği konusunda tüm taraflara çağrıda bulunuyoruz.”

Longa, Gazze’de çatışmaların sürdüğü müddetçe insani ihtiyaçların artmaya devam edeceğini ve durumun her geçen dakika daha da kötüye gittiğini söyledi.

Gazze’de açlıkla ilgili yaşanan duruma da işaret eden Longa, “Gazze’de son hafta ve aylarda baba veya annelerin, çocukları için bebek maması ve hatta yiyecek bulmasının dahi çok zor, bazen imkansız olduğu bir dönemdeyiz.” dedi.

Longa, Gazze’de 2,2 milyon civarında sivilin yaşadığını ve 1,8 milyon kişinin defalarca yerinden edildiğini belirtti.

Gazzelilerin çoğunlukla yanlarına hiçbir şey alamadan evlerini terk etmek zorunda kaldığını hatırlatan Longa, “Gazzeliler 5-6 defa yerlerinden edildiler. Aslında ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir yer de yok. Su, sağlık ve korumayla birlikte gıda da onlar için büyük bir sorun.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzedeki-insani-durum-felaketin-otesinde/feed/ 0
Türkiye’nin Belçika Büyükelçileri, ‘Yılın Kareleri’ oylamasında A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın zaferini seçti https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-belcika-buyukelcileri-yilin-kareleri-oylamasinda-a-milli-kadin-voleybol-takiminin-zaferini-secti/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-belcika-buyukelcileri-yilin-kareleri-oylamasinda-a-milli-kadin-voleybol-takiminin-zaferini-secti/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6250 Türkiye’nin Belçika’da görevli üç büyükelçisi, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ilişkin fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasında “Spor” kategorisinde, 2023 CEV Avrupa Şampiyonası’nın Brüksel’de oynanan finalinde A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın şampiyonluk sevincini yansıtan “Dünyanın sultanları” fotoğrafını seçti.

Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi Bekir Uysal, NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Gümrükçü ve Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında yıl boyunca çektiği “Haber”, “Çevre-Yaşam” ve “Spor” ile bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” kategorilerinde oylamaya sunulan fotoğrafları inceledi.

AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katılan üç büyükelçi, Brüksel’de oynanan şampiyonluk müsabakasında A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın Sırbistan’ı 3-2 yendiği zaferine ve şampiyonluk heyecanına tanık oldukları anları hatırlatarak, Dursun Aydemir’in “Dünyanın sultanları” fotoğrafına oy verdi.

Uysal, Gümrükçü ve Kaymakcı, kıran kırana oynanan müsabakayı şampiyonlukla tamamlayan A Milli Kadın Voleybol Takımı ile gurur duyduklarını belirtti.

“Deprem: Umut” kategorisinde “Hoş geldin” fotoğrafı öne çıktı

“Deprem: Umut” özel kategorisinde, Brüksel’deki üç büyükelçinin seçimi, Murat Şengül’ün çektiği “Hoş geldin” adlı fotoğrafı oldu.

Gümrükçü, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, İskenderun’da yıkılan Merve Apartmanı’nda yapılan arama kurtarma çalışmalarında 56. saatte ulaşılan 16 yaşındaki Mahmut Salman’ın kurtarılma anını yansıtan fotoğrafın etkileyici olduğunu belirtti.

Uysal da fotoğrafın o an yaşananları çok güçlü şekilde yansıttığını vurgulayarak, “Eskilerin bir sözü var, babam söylerdi; ‘Her koşul altında, ne olursa olsun hayat devam ediyor. Onun bir veciz ifadesi var: ‘İdame-i hayat, beka-i mevcudiyet. Varlık da hayat da devamlıdır.’ Bu fotoğraf, bana bunu hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı.

AA’nın Avrupa Haberleri Müdürlüğünün merkezi Brüksel Ofisi’ni ziyaret ederek “Yılın Kareleri” oylamasına katılan AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Kaymakcı’nın da bu özel temalı kategorideki seçimi de “Hoş geldin” adlı fotoğraf oldu.

“Gazze: Kanıt” özel kategorisi

“Gazze: Kanıt” kategorisinde, Büyükelçi Uysal, Ashraf Amra’nın çektiği, İsrail ordusunun, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun bombardımanı sonrası aralarında çocukların da bulunduğu yaralıların, Dair al Balat kentindeki Aksa Hastanesi’ne getirilmesini anlatan “Yanımda ol anne” adlı fotoğrafı seçti.

Büyükelçi Gümrükçü de “Gazze: Kanıt” kategorisinde, Mustafa Hassona’nın fotoğrafını seçti. Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi’nde nüfusun yoğun olduğu bölgelere düzenlediği saldırılarda fosfor bombası kullandığını bildirmişti. Gümrükçü’nün seçimi, bu duruma kanıt niteliği taşıyan “Fosfor” adlı fotoğraf oldu.

Bu kategoride Büyükelçi Kaymakcı da Ali Jadallah’ın, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik havadan, denizden ve karadan düzenlediği saldırılarda, Gazze kentindeki Eş-Şati Mülteci Kampı Al bölgesine aydınlatma fişeği attığı anları çektiği “Gece bombardımanı” adlı fotoğrafı seçti.

“Çevre-Yaşam” kategorisi

“AA Yılın Kareleri”nin ana kategorilerinden “Çevre-Yaşam” başlığında da Büyükelçi Uysal, Mahmut Serdar Alakuş’un havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İzmir’de, Çiğli Havaalanındaki etkinliklerde Türk Yıldızları’nın gösteri uçuşunu çektiği “Gökyüzü akrobasisi” adlı fotoğrafına oy verdi.

Bu kategoride Büyükelçi Gümrükçü, İstanbul’da ziyarete açılan TCG Anadolu gemisinin Fatih Camisi ve Ay ile güzel görüntüler oluşturduğu, İsa Terli’nin “Boğazın şahitliği” adlı fotoğrafını seçti.

Büyükelçi Kaymakcı da “Çevre-Yaşam” kategorisindeki fotoğraflardan Ali Fatih Akçay’ın, Karadeniz’de besicilerin şenlik havasında geçen yayla yolculuğunu çektiği “Doğal renkler” adlı fotoğrafına oy verdi. Kaymakcı, yöresel kıyafetler giyip hayvanlarını nazarlık ve gerdanlık gibi rengarenk malzemelerle süsleyen besicilerin şenlik havasında yaylaya çıktığı fotoğrafı beğendiğini dile getirdi.

“Haber” kategorisi

Uysal, “Haber” kategorisinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in ilanının 100. yılı dolayısıyla Anıtkabir’e akın eden vatandaşları yansıtan, Emin Sansar’ın “Ata’nın huzurunda” adlı fotoğrafını seçti.

Gümrükçü, bu kategoride Ankara’da düzenlenen TEKNOFEST için havalanan Bayraktar Akıncı İnsansız Hava Aracının, “Süper Ay” ile görüntülendiği, Osmancan Gürdoğan’ın “Dolunay ve Akıncı” adlı fotoğrafına oy verdi.

Kaymakcı ise “Haber” kategorisinde Mustafa Kamacı’nın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve eşi Olana Zelenska’nın katıldığı, NATO ülkelerinin liderleri ve eşleri, NATO Zirvesi dolayısıyla Litvanya’nın başkenti Vilnius’taki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda verilen akşam yemeğine ilişkin fotoğrafını seçti. Kaymakcı, oyunu, “Yalnızlığın resmi” adlı fotoğrafa verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-belcika-buyukelcileri-yilin-kareleri-oylamasinda-a-milli-kadin-voleybol-takiminin-zaferini-secti/feed/ 0
Tunus Büyükelçisi, 2023’e damga vuran fotoğrafları oyladı https://www.haber60.com.tr/tunus-buyukelcisi-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/ https://www.haber60.com.tr/tunus-buyukelcisi-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5934 Tunus’un Ankara Büyükelçisi Ahmed bin Sağir, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içi ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyen Bin Sağir, “Haber”, “Çevre ve Yaşam”, “Spor”, ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerindeki fotoğrafları oyladı.

Büyükelçi Bin Sağir, “Deprem: Umut” kategorisinde Aytuğ Can Sencar tarafından çekilen “Depremin umudu” başlıklı fotoğrafı seçti. Fotoğrafta Hatay’ın Odabaşı Mahallesi’nde, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan binanın enkazından, 30 yaşındaki Hülya Yılmaz ve 6 aylık bebeği Ayşe Vera Yılmaz’ın 29 saat sonra sağ çıkarıldığı anlar yer alıyor.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde iki fotoğraf seçen Bin Sağir’in ilk tercih ettiği Belal Khaled’in çektiği “Çaresiz hayatlar” başlıklı fotoğraf. Fotoğrafta İsrail’in, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu yaralıların Şifa Hastanesi’ne kaldırılmasıyla kapasitesi dolan hastanede duvar kenarlarına çöken bir adam ve çocuk var. Bin Sağir, bu fotoğrafın kendisine İkinci İntifada’nın sembol ismi Muhammed Durra’yı hatırlattığını ifade etti.

Büyükelçi Bin Sağir’in bu kategoride seçtiği diğer fotoğraf da Ali Jadallah’ın “Gece bombardımanı” adlı karesi. Fotoğrafta İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik havadan, denizden ve karadan düzenlediği saldırılarda, Gazze kentindeki Eş-Şati Mülteci Kampı Al bölgesine aydınlatma fişeği atılan an bulunuyor.

“Filistin davasına karşı hassasiyet”

“Çevre ve Yaşam” kategorisinde Bin Sağir, Mostafa Alkharouf tarafından çekilen “İlk kıblede namaz” başlıklı fotoğrafı seçti. Fotoğrafta Mescid-i Aksa’da Ramazan ayında Kadir Gecesi’nde namaz kılan ve dua eden binlerce kişi yer alıyor.

Bin Sağir, bu fotoğrafı seçerken tüm karelerin çok güzel olduğuna dikkati çekerek, “Benim Filistin davasına karşı hassasiyetim var. Filistinli kardeşlerimizle dayanışma içinde olma ve haklı davalarına destek olma gibi bir sorumluluğumuz var. Gasbedilen haklarını geri alma ve başkenti Kudüs-i Şerif olan tam bağımsız ve egemen bir devlet kurmaları konusunda Filistinlilere destek olmalıyız.” ifadesini kullandı.

Büyükelçi Bin Sağir, “Haber” kategorisinde Murat Kula tarafından çekilen “Filistin’e destek” başlıklı fotoğrafı tercih etti. Fotoğraf, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havaalanı’nda düzenlediği “Büyük Filistin Mitingi”nden.

Bin Sağir, bu kategoride Erçin Ertürk tarafından çekilen “Yıkım” başlıklı fotoğrafı da seçti. Fotoğrafta 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle Hatay’ın Güzelburç Mahallesi’nde yıkılan binalar yer alıyor.

Büyükelçi Bin Sağir, “Spor” kategorisinde Sergei Gapon’un “Sahada isyan” başlıklı fotoğrafını seçti. Fotoğrafta, UEFA Şampiyonlar Ligi maçında FC Copenhagen ile Manchester United FC takımlarının karşı karşıya geldiği Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bir taraftarın sahaya Filistin bayrağı ile girdiği görülüyor.

Bu kategoride Bin Sağir, Fatemeh Bahrami’nin “Engel tanımayan” başlıklı fotoğrafını da seçti. Fotoğrafta, 10 yıl önce trafik kazasında sol elini kaybetmesine rağmen tek eliyle crossfit sporcusu olmayı başaran İranlı Mahdia Khaki bulunuyor.

Bin Sağir, bu fotoğrafta Khaki’nin gözlerinde meydan okuma gördüğünü ve hedefe kilitlenmiş keskin bakışları olduğunu söyledi.

“Tarih tekerrür ediyor”

Bin Sağir, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin dünyanın dört bir yanında çektiği karelere baktığını dile getirerek, tüm karelerin güzel olduğunu çünkü gerçeği güçlü biçimde yansıttıklarını söyledi.

Bu etkileyici karelerin AA muhabir ve foto muhabirlerinin profesyonelliğini yansıttığını belirten Bin Sağir, fotoğrafları incelerken kararsız kaldığını çünkü hepsinin güzel olduğunu ifade etti.

Bin Sağir, seçtiği fotoğrafların bölgede, Gazze ve Filistin’de yaşananlarla bağlantılığı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Seçtiğim kareler Gazze’de Filistinli kardeşlerimin yaşadığı trajik durumu anlatıyor. Ayrıca Filistin halkını ve davasını destekleyen çok sayıda şehirde destek gösterileri kareleri var. İstanbul’daki büyük destek gösterisinden de etkileyici bir fotoğraf bulunuyor. Güzel ve çok güçlü kareler var. Ayrıca bana yıllar önce İsrail askerlerinin açtığı ateşle öldürülen ‘Muhammed Durra’yı hatırlatan çok etkileyici bir fotoğraf gördüm. Tarih tekerrür ediyor. Düşman saldırılarını tekrarlıyor, Filistin’deki kardeşlerimizi soğukkanlılıkla öldürüyor.”

Şubat 2023’te Türkiye’nin çok sayıda ilini etkileyen deprem karelerinin de seçtiği fotoğraflar arasında yer aldığını kaydeden Bin Sağir, deprem karelerinin de etkileyici olduğunu ve insanları kurtarmak için uluslararası çabayı yansıttığını söyledi.

Bin Sağir, depremde insanları kurtarmak için Türkiye’den ve yurt dışından kurtarma ekiplerini gördüğünü anlatarak, “Türk devleti ve hükümetinin zamanla yarışarak kurtarmadaki çabalarını gördüm. Tunus olarak da bu çabalara kurtarma ekibi göndererek destek vermenin onurunu yaşıyoruz. Depremde şehit olanlar için Allah’tan rahmet diliyorum. (Türkiye’de depremin ardından) Konut konusunda da büyük ilerleme var.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunus-buyukelcisi-2023e-damga-vuran-fotograflari-oyladi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AA’nın ‘Yılın Kareleri’ oylamasına katıldı https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:21:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5715 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Anadolu Ajansının (AA) 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Tunç, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyerek, “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor”, “Gazze: Kanıt” ve “Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafları değerlendirdi.

“Çevre-Yaşam” kategorisinde Sidar Can Eren’in, Tunceli’nin Ovacık ilçesinde çektiği “Yoldaş” fotoğrafını oylayan Tunç, Haber kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Türkiye Yüzyılı”, Spor kategorisinde ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın sultanları” fotoğrafını seçti.

Bakan Tunç, “Deprem: Umut” kategorisinde, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde İskenderun’da yıkılan Merve Apartmanı’nın enkazından 56. saatte kurtarılan Mahmut Salman’ın sedyeye taşındığı sırada Murat Şengül tarafından çekilen “Hoş geldin” fotoğrafını oyladı.

Tunç, “Gazze: Kanıt” kategorisinde ise İsrail’in, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu Şifa Hastanesi’ne kaldırılan yaralı çocuğun, hastane zemininde yatan yaralı annesine bakışı sırasında Belal Khaled tarafından çekilen “Anneye bakış” fotoğrafına oy verdi.

“Maalesef 3 aydan bu yana Filistin’de bir savaş suçu işleniyor”

Adalet Bakanı Tunç, “Gazze: Kanıt” kategorisindeki yer alan fotoğrafların Filistin’deki katliamı kanıtlayan fotoğraflar olduğunu belirterek, “Maalesef 3 aydan bu yana Filistin’de bir savaş suçu işleniyor, insanlık suçu işleniyor, soykırım yapılıyor.” dedi.

AA’nın “Kanıt” adlı albümle Gazze’de çekilen fotoğrafları kitaplaştırdığını hatırlatan Tunç, fotoğrafların, Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanına yapılan başvurularda da dikkate alınacağını dile getirdi.

Filistin’de işlenen insanlık suçunu ve bu suçu işleyenleri lanetleyen Tunç, şehit edilenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuklardan oluştuğunu, Gazze’de hastanelerin, mülteci kamplarının, okulların bombalandığını, sivil, masum insanların üzerine fosfor bombalarının atıldığını söyledi.

Bakan Yılmaz Tunç, “Bu çağda, bütün dünyanın gözü önünde bir insanlık suçu işlendi ve işlenmeye devam ediyor. Bu insanlık suçunu işleyenler, bu soykırımı yapanlar elbet bir gün insanlık huzurunda hesap vereceklerdir. Biz buna inanıyoruz ve bu soykırımın cezasını çekeceklerdir.” diye konuştu.

Filistinlilerin bir gün mutlaka devletlerine kavuşacaklarını, Türkiye’nin her zaman onların yanında olacağını ifade eden Tunç, “Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyada hakkı, hakkaniyeti, adaleti, mazlumu savunmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Filistin’de bağımsız bir Filistin devletinin kurulması noktasındaki gayretimizi devam ettireceğiz.” dedi.

Bakan Tunç, uluslararası kuruluşların Filistin-İsrail meselesinde duyarsız kaldıklarını, ateşkes önerilerinin reddedildiğini belirterek, “Uluslararası sistemin artık dünyada adaleti sağlayabilmesi noktasında bir revizyona tabi tutulması gerekiyor. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ derken Sayın Cumhurbaşkanımız hep bu günlere işaret ediyor. İnşallah uluslararası sistem de bu sorunları giderebilecek bir yapıya önümüzdeki süreçte kavuşur. Bütün temennimiz bu yönde.” değerlendirmesini yaptı.

“AA, insanlık suçunu ispatlayan delilleri ortaya koyarak büyük bir insanlık görevi yaptı”

Gazze’deki çalışmaları nedeniyle AA’yı tebrik eden Tunç, “Anadolu Ajansımız özellikle bu süreçte bölgeden elde ettiği görüntüler ve fotoğraflarla bu insanlık suçunu ispatlayan kanıtları, delilleri ortaya koyması bakımından büyük bir insanlık görevi yaptı.” şeklinde konuştu.

Bakan Tunç, Gazze’de gazetecilerin de saldırılara maruz kaldığını, Gazze’de görev yapan AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın da İsrail hava saldırısında hayatını kaybettiğini anımsattı.

“11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırma çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılının yaklaştığını da belirterek, “Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafların kendisini deprem sonrası günlere götürdüğünü söyledi.

Türkiye’nin afetlere karşı gerekli tedbirleri alması için gereken duyarlılığın devletin bütün kurumlarında bulunduğunu vurgulayan Bakan Tunç, “Deprem bölgesinin yeniden inşası birinci önceliğimiz, inşallah hızlı bir şekilde 11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırarak oradaki hayatın yeniden normal hayata dönmesi noktasındaki çalışmalarımızı da tüm gayretlerimizle sürdürüyoruz.” dedi.

Yılmaz Tunç, “Yılın Kareleri”ne oy verirken zorlandığını, fotoğrafların hepsinin birbirinden değerli ve ibret verici olduğunu kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail’e çağrıda bulundu https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-bm-guvenlik-konseyinde-israile-cagrida-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-bm-guvenlik-konseyinde-israile-cagrida-bulundu/#respond Wed, 24 Jan 2024 08:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4833

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Filistin konulu toplantısında; “İsrail ve destekçilerini, hala başarma imkanımız varken diplomatik çözümü aramaya davet ediyorum. Gazze ve ötesinde devam eden savaş, ne barış ne de teslimiyet getirebilir. Bu savaşı durdurmak için tarihi bir sorumluluğumuz bulunmaktadır” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün New York’taki BM Güvenlik Konseyi’nin Filistin gündemli toplantısına katıldı. Fidan, burada şöyle konuştu:

“İSRAİL CİDDİ SAVAŞ SUÇLARI İŞLEMEKTEDİR”

“Uluslararası toplumun Gazze ve Batı Şeria’da akan kanı durdurmakta hala aciz kaldığını maalesef görüyoruz. Gazze bir açık hava hapishanesiydi. Şimdi ise İsrail Başbakanı’nın siyasi bekasını uzatmak amacıyla askeri operasyonlar düzenleyerek sivilleri katlettiği bir savaş alanına döndü. Halihazırda yaşanan savaşın İsrail’in güvenliğini sağlamak amacı güttüğüne, İsrail’in meşru müdafaa hakkı olduğuna dair iddialar, inandırıcı olmaktan çok uzaktır. Üstelik, bu iddiaları ortaya atanlar, Filistin’in güvenliğinden ya da meşru müdafaa hakkından ise hiçbir şekilde bahsetmiyorlar.

Gazze ve Batı Şeria’daki tablo, güvenliğe ve meşru müdafaa hakkına en çok kimin ihtiyacı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İsrail ciddi savaş suçları işlemektedir. Uluslararası hukuka ve kurallara dayalı düzene olan inancın yeniden tesis edilmesini istiyorsak, sorumlular hesap vermelidir. İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarının soykırım seviyesine ulaşmış olabileceği yönündeki haberlerden ciddi endişe duyuyoruz

“DÜN RİSK DEDİĞİMİZ, BUGÜN ARTIK GERÇEK OLDU”

Çatışmanın coğrafi olarak tırmanmasının önlenmesi de üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konuydu. Türkiye, olası bir yayılmanın riskleri konusunda müteaddit defa uyarılarda bulundu. Dün risk dediğimiz, bugün artık gerçek oldu. Kızıldeniz, Yemen, Lübnan, Irak, Suriye, İran ve Pakistan’daki son hadiseler çok endişe vericidir. Bu tırmanışın, kimsenin kolay kolay kaçamayacağı jeostratejik bir girdaba dönüşme potansiyeli bulunmaktadır.

İsrail ve destekçilerini, hala başarma imkanımız varken diplomatik çözümü aramaya davet ediyorum. Gazze ve ötesinde devam eden savaş, ne barış ne de teslimiyet getirebilir. Bu savaşı durdurmak için tarihi bir sorumluluğumuz bulunmaktadır.

BM Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği korumakta birçok kere olduğu gibi başarısız olmaktadır. Derhal ve kalıcı ateşkes, iki tarafın da tüm esirleri serbest bırakması ve Gazze’ye sürekli insani yardım akışının sağlanması, barışa giden yolda olmazsa olmazlardır. Bunun için, İsrail’in barış ve güvenliğin tüm gereklerini yerine getirmesi gerekiyor. Bu dirençli ulusun onuru, bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik çabamızı gerçekleştirmek için birleşik bir Filistin liderliğine ihtiyacımız bulunmaktadır.

“GARANTÖRLÜK MEKANİZMASININ KURULMASI ÇAĞRIMIZI YİNELEMEK İSTİYORUM”

Gazze’nin geleceği sadece ve sadece Filistinlilerin elindedir. Savaş sonrasına ilişkin yanıt bulmamız gereken tek soru; 1967 sınırları temelinde, iki devletli çözüm üzerinde adil ve kalıcı bir barışı nasıl güvence altına alabileceğimizdir. Bu konudaki çabalarımızın odak noktası, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması olmalıdır. Bu amaçla, İsrailliler ile Filistinliler arasında barışı sağlayacak ve denetleyecek bir garantörlük mekanizmasının kurulması yönündeki çağrımızı yinelemek istiyorum.

Uluslararası toplumun çoğu üyesi ateşkesin, insani yardımın ve iki devletli çözümün aciliyeti konusunda hemfikir. Ancak İsrail’in bunu hayata geçirmesini sağlayacak etkili bir mekanizma yok. Gazze’deki mevcut durumun devam etmesi, uluslararası sistemin temel ilkelerini ve ahlaki değerlerini daha da sarsacaktır. Bu nedenle, insanlığın geleceği için elzem olan olan bu değerlerin erozyonunu durdurmak için bir an önce harekete geçmeliyiz.”

DİPLOMASİ TRAFİĞİ

İkili temaslarda bulunan Fidan, ilk olarak salı günü Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü. Filistin toplantısı öncesinde Fidan, Cezayirli ve Lübnanlı mevkidaşları ile Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide tarafından verilen çalışma yemeğine katıldı.

Salı günü Türkevi’nde Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi üyeleri ile bir araya gelen Fidan, Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ve BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile görüştü.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi’nin ocak ayı dönem başkanı Fransa’nın Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne ile görüşen Fidan, BM Genel Merkezi’nden ayrılmadan önce Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf ile bir araya geldi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-bm-guvenlik-konseyinde-israile-cagrida-bulundu/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafları oyladı https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-2023e-damga-vuran-olaylara-ait-fotograflari-oyladi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-2023e-damga-vuran-olaylara-ait-fotograflari-oyladi/#respond Wed, 24 Jan 2024 07:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4791 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Kurtulmuş, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyerek, “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor”, ” Gazze: Kanıt” ve ” Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafları oyladı.

“Haber” kategorisinde Osmancan Gürdoğan’ın Ankara’da düzenlenen TEKNOFEST için havalanan Bayraktar Akıncı İnsansız Hava Aracının (İHA) “Süper Ay” ile birlikte görüntülendiği “Dolunay ve Akıncı” fotoğrafını seçen Kurtulmuş, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Cem Tekkeşinoğlu’nun “Galata’da dolunay” karesine oy verdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Spor” kategorisinde oyunu Aytaç Ünal’ın “Gölge süvari” başlıklı fotoğrafı için kullandı.

“Deprem: Umut” kategorisinde Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ın merkez Antakya ilçesinde çekilen Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Geriye bakmadan” fotoğrafına oy veren Kurtulmuş, “Gazze: Kanıt” kategorisinde İsrail ordusunun, abluka altındaki Gazze’nin Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde düzenlediği saldırıda ailesine ait ev yerle bir olan AA foto muhabiri Ali Jadallah’ın hayatını kaybeden kardeşinin elini öptüğü sırada Mustafa Hassona’nın çektiği “Kardeşe son dokunuş” fotoğrafını seçti.

“Tek tek fotoğraflara kazınmış, tarihe not düşülmüş”

AA foto muhabirlerini kutlayan Kurtulmuş, 2023’te önemli olaylara şahit olunduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“6 Şubat’ta yaşadığımız, ‘asrın felaketi’ dediğimiz bu yıkım, çok büyük bir yıkımdı. Bu yıkımın ortaya koyduğu manzaralar hepimizin zihnine, hafızasına kazındı. Ziyaret ettiğimizde de birçok hadiseye şahit olduk. Aslında fotoğrafın özelliği, o anı ölümsüzleştirmek, o hatırayı sonsuzlaştırmaktır. Burada her fotoğrafta, her fotoğrafın detayında bunu görüyoruz. 11 ilimizi kapsayan büyük depremin yıkıntıları, arama faaliyetleri sırasında fedakarca ortaya konan çalışmalar, enkazdan çıkarılan insanların sevinçleri, hayata tutunma çabaları bunların her birisi tek tek fotoğraflara kazınmış, tarihe not düşülmüş.”

Kurtulmuş, fotoğrafların soğuk hava şartlarında, zor ortamlarda çekildiğine de işaret etti.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde yer alan fotoğrafların, Gazze halkının yaşadığı acıyı en açık şekilde ortaya koyduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “2023’ün tarihe kalan en büyük, en acı hatıralarından birisi İsrail’in halen devam eden Gazze’deki yıkımlarıdır, katliam boyutlarını çoktan aşmış soykırımıdır. Bu sırada AA muhabirlerimizin bütün dünyayı haberdar etmek için hayatlarını hiçe sayarak, her türlü tehlikeyi, riski göze alarak bu çalışmaları ortaya koymaları, her bir fotoğraf karesinde onlarca, yüzlerce insanı ilgilendiren büyük acıları resmetmeleri her türlü takdirin üstündedir. Anları ölümsüzleştiren güzel fotoğraflar ortaya çıkmış.” değerlendirmesinde bulundu.

AA muhabirlerinin, İsrail’in Gazze’deki saldırıları sırasında çektiği fotoğraf ve görüntülerin, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesine delil olarak sunulduğunu anımsatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bunun bir soykırım, doğrudan doğruya insanlığı, sivilleri, çocukları, yaşlıları hedef alan saldırılar ve insanlık suçu olduğunu, bu olayı duymamış olsa bile, 50 sene sonra dünyaya gelecek insanlar, bu dönemi yaşamamış olan insanlar bile ‘Yazıklar olsun dünyanın gözü önünde bu kadar büyük bir katliam, bu kadar büyük soykırım nasıl yapılmış, insanlar nasıl acı içerisinde bırakılmışlar’ diyerek bu fotoğrafların üzerinden Gazze halkının öyküsünü yeniden okuyabilirler. Bunun için de çok tarihi bir misyon burada yerine getirilmiştir.”

Diğer kategorilerde yer alan fotoğrafların da birer sanat eseri niteliğinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunlardan biri olan ve Bayraktar Akıncı insansız hava aracının “Süper Ay” ile birlikte görüntülendiği karenin, muhteşem bir fotoğraf olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-2023e-damga-vuran-olaylara-ait-fotograflari-oyladi/feed/ 0
İngiliz Cerrah: İsrail, Gazze’yi yaşanmaz hale getirmek istiyor https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cerrah-israil-gazzeyi-yasanmaz-hale-getirmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cerrah-israil-gazzeyi-yasanmaz-hale-getirmek-istiyor/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:54:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4003 Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile 9 Ekim’de Gazze’ye giderek 40 gün boyunca İsrail’in saldırıları altında hayat kurtarmak amacıyla mücadele eden Filistin asıllı İngiliz cerrah Gassan Ebu Sitte, İsrail’in özellikle hastaneleri hedef alarak Gazze’yi yaşanmaz bir yer haline getirmeyi amaçladığını belirtti.

İsrail’in saldırılarının başlamasının ardından 9 Ekim’de MSF ile Mısır üzerinden Gazze’ye giden ve 18 Kasım’a kadar Şifa Hastanesi ve El-Ehli Baptist Hastanesi’ndeki tıbbi imkansızlıklara rağmen Gazze halkına hizmet vermek için büyük çaba sarf eden Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Ebu Sitte, Gazze’nin sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmak istendiğini söyledi.

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanındaki (UAD) yargı süreçlerini takip etmek üzere Hollanda’ya gelen Ebu Sitte, Gazze’deki hastanelerin durumunu, tıbbi zorlukları ve AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın İsrail’in hava saldırısıyla öldürülmeden birkaç gün önce kendisiyle yaptığı fakat yayımlanamayan röportajın hikayesini AA muhabirine anlattı.

İsrail’in Gazze’deki amacı

AA’nın “Kanıt” kitabının ilk sayfasında yer alan ve El-Ehli Baptist Hastanesi bombalandığı gece çocuk naaşlarının arasında basın açıklaması yaptığı sırada çekilen fotoğrafına bakan Ebu Sitte, “Bu fotoğraf, El-Ehli Baptist katliamının olduğu gece çekildi. Yaralılardan biriyle fotoğrafın çekildiği alana gelmiştim. Hastaneye sığınan bir sürü aile vardı. Saat 18.00 sularında bu ailelerin sığındığı alana bir füze ateşlendi ve yaklaşık 480 kişi öldü.” dedi.

Ebu Sitte, katliamın hemen arkasından hastanede yararlıları kurtarmaya çalıştıklarını ve daha sonra onları Şifa Hastanesi’ne naklettiklerini dile getirdi.

İsrailli politikacılar ve askeri liderlerin, Gazze’yi yaşanmaz hale getirmek istediklerini söyleme konusunda çok açık davrandığını anlatan Ebu Sitte, “Gazze’yi, nüfusundan arındırmak istiyorlar. Bir yeri yaşanmaz hale getirmenin en etkili yollarından biri, İsraillilerin yaptığı gibi Gazze Şeridi’nde sağlık sistemini tahrip etmektir.” ifadelerini kullandı.

“En acil operasyonları yapıyorduk ve ikincil olanları bırakıyorduk”

Ebu Sitte, savaşın başından itibaren Gazze’de birçok tıbbi malzemenin eksik olduğunu söyledi.

“En sonunda ameliyatlarda acıyı azaltmak için kullandığımız morfinimiz ve anestezi malzememiz kalmadı.” diyen Ebu Sitte, şunları kaydetti:

“Maalesef, birçok hastayı ameliyathaneye gerektiği sıklıkta alamadığımız için yaraların çoğu enfekte oluyordu ve bu yaraların enfeksiyon nedeniyle hastayı öldürmesini engellemenin tek yolu, anestezi olmadan çok acı verici temizleme prosedürleri uygulamaktı.

Her gün çok fazla sayıda yaralı geldiği için bir kişiyi tekrardan ameliyathaneye almak çok zordu, özellikle de birden fazla ameliyat olması gereken kişileri. Bunun nedeni, ameliyat etmeniz gereken hasta sayısına kıyasla ameliyat kapasitesinin çok sınırlı olmasıydı. Mümkün olduğunca çok ameliyat yapmak istediğimiz için en acil operasyonları yapıyorduk ve ikincil olanları bırakıyorduk.”

Hastanelerin bombalanması ve tahliyesi sebebiyle çalışma şartlarının çok zorlaştığını anlatan Ebu Sitte, “Yaralılar, bir hastaneden diğerine naklediliyordu. Ben de bir hastaneden diğerine gidiyordum ve bu sebeple hastaların takibini kaybediyorduk.” diye konuştu.

Öldürülen AA kameramanı ile yapılan röportaj yayımlanamadı

AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın Gazze’de görevi başındayken İsrail’in hava saldırısında öldürülmesinden kısa süre önce kendisiyle röportaj yaptığını belirten Ebu Sitte, bu röportajın hiç yayımlanamadığını ifade etti.

Ebu Sitte, röportajın hastanedeki koşullarla ilgili olduğunu ve Es-Savvaf’ın daha sonra hastanedeki yaralıları çektiğini kaydetti.

Es-Savvaf’ın, İsrail güçlerinin El-Ehli Baptist Hastanesi’ne düzenlediği saldırının ardından yeni saldırı tehdidine rağmen yaralıların durumunu ve oluşan yıkımı çektiğini anlatan Ebu Sitte, “O, çok ama çok cesur bir gençti. Şifa Hastanesi düştükten ve El-Ehli Baptist Gazze’de çalışan tek hastane haline geldikten sonra 500 yaralının tedavisiyle başa çıkmaya çalışıyorduk, birkaç gün dışarıdaki hayattan koptuk. Es-Savvaf yanımıza geldi, benimle ve cerrah bir meslektaşımla görüştü. Bu kadar cesur olması beni çok şaşırttı.” ifadelerini kullandı.

Ebu Sitte, Gazze’de görüştüğü ve birlikte çalıştığı kişilerin öldürüldüğü haberini almanın çok zor olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Maalesef Gazze’den ayrıldıktan sonra Şifa Hastanesi’ndeki yanık ünitesinde hemşire olan bir meslektaşımın kardeşiyle öldürüldüğünü duydum. Birkaç gün sonra da Şifa Hastanesi’nin acil servis müdürü Dr. Haysam Ebu Hani’nin eşi ve çocuklarıyla öldürüldüğünü öğrendik. Her üç günde bir meslektaşlarımızın İsrailliler tarafından yaralandığını ya da öldürüldüğünü duyuyorsunuz. Bu savaş sırasında 300 doktor ve hemşire, İsrailliler tarafından öldürüldü.”

“Günde 10 ila 12 ameliyat yapıyordum”

Gazze’deki ortalama bir gününü anlatan Ebu Sitte, “Bir ebeveyn olarak tüm bu yaralı çocuklarla ilgilenmek, psikolojik açıdan son derece zordu. Günde 10 ila 12 ameliyat yapıyordum ve gece 01.00’de bitiriyordum.” diye konuştu.

El-Ehli Hastanesi’ndeki anestezi malzemelerinin tükenmesinin ardından Gazze’den ayrılma kararını aldıklarını kaydeden Ebu Sitte, “Bana kalsa ayrılmazdım. Meslektaşlarınıza ve hastalarınıza karşı, onları geride bırakmak istemeyeceğiniz bir sorumluluk hissediyorsunuz.” dedi.

Ebu Sitte, Gazze’de bulunduğu dönemin kendisi için hayatını değiştiren bir deneyim olduğunu dile getirerek, “Tüm yaşananlardan sonra ne olduğunu anlamak, bu deneyimin olumsuz yönlerinden kurtulmak ve kim olduğunuzu bulmak için kendinizi yeniden inşa etmeye çalışmak zaman alıyor.” diye konuştu.

Ebu Sitte, TRT tarafından kendisine verilecek TRT World Citizen Ödülü’nü almak üzere yakında Türkiye’ye geleceğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cerrah-israil-gazzeyi-yasanmaz-hale-getirmek-istiyor/feed/ 0
İran’da İsrail’e karşı gösteri yapıldı https://www.haber60.com.tr/iranda-israile-karsi-gosteri-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/iranda-israile-karsi-gosteri-yapildi/#respond Sun, 14 Jan 2024 17:15:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3419 İran’ın başkenti Tahran’da, Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Gazze Şeridi’nde soykırım işlediği suçlamasıyla İsrail aleyhinde Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açılan davaya destek için gösteri yapıldı.

Tahran’daki Birleşmiş Milletler (BM) Temsilciliği önünde toplanan onlarca hukukçu, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yanı sıra ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik hava saldırılarını kınadı.

ABD, İsrail ve İngiltere karşıtı slogan atan grup daha sonra UAD’ye hitaben basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında, UAD’nin siyasi baskıların etkisinde kalmadan hakkaniyetli bir şekilde İsrail’i yargılaması talep edildi.

İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da Filistinlilere karşı soykırım işlediği belirtilen açıklamada, bu saldırıların bir an önce durdurulması ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için gerekli desteğin verilmesi gerektiği ifade edildi.

Okunan basın açıklamasının ardından bir grup avukat UAD’ye hitaben yazılmış ve İsrail’in yargılanmasını talep bine yakın imzayı BM yetkililerine teslim etti.

AA muhabirine konuşan hukukçu Ferzad Muhammedi, Tahranlı hukukçular olarak Filistin halkına ve İsrail’in UAD’de yargılanmasına destek vermek amacıyla toplandıklarını belirtti.

Muhammedi, “ABD ve İsrail’in suçlarına karşı mazlum, günahsız kadın, çocuk ve sivillerin öldürülmesinin durdurulması için toplandık.” diye konuştu.

Hukukçular olarak Filistin halkına karşı işlenen suçlarda Filistin halkını savunmayı görev olarak gördüklerini ifade eden Muhammedi, İsrail’in UAD’de yargılanmasını da desteklediklerini söyledi.

Muhammedi, söz konusu duruşmada İsrail’in gerekli cezayı almasını talep ettiklerini belirterek, bunun sonucunda uluslararası toplumun Filistin halkının sesini duyması ve katliamların tekrar yaşanmasının önlenmesini istediklerini dile getirdi.

Avukat Raziye Sehafeti ise Filistin ve Gazze’nin mazlum halkının sesini dünyaya duyurmak için BM binası önüne geldiklerini söyledi.

Sehafeti, Filistin halkına karşı aleni bir suç işlendiğini ifade ederek söz konusu suçlara destek veren ülkelerin bir an önce desteğini kesmesi gerektiğini dile getirdi.

Sehafeti, “Mazlum halkın haklarını korumak bizim vazifemiz. Gazze, Filistin ve ya Yemenli mazlumların uluslararası kanunlara göre haklarını korumak için toplandık.” diye konuştu.

Diğer yandan İran’ın birçok kentinde de Filistin halkına ve İsrail’in UAD’de yargılanmasına destek vermek için gösteriler düzenlendi.

Güney Afrika’nın İsrail’e karşı UAD’de açtığı “soykırım davası”

Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle 29 Aralık 2023’te UAD’de dava açarak İsrail aleyhine ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etti.

Güney Afrika bu kapsamda UAD’den 9 ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesini istiyor.

Bu kararlar arasında, “İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını derhal durdurması, Filistinlilere yönelik soykırımın önlemesi için gerekli tüm makul tedbirleri alması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönerek yeterli gıda, su, yakıt, tıbbi ve hijyen malzemeleri, barınak ve giysi dahil olmak üzere insani yardıma erişimini sağlaması, soykırıma karışanların cezalandırılmaları için gerekli adımları atması ve soykırımın delillerini muhafaza etmesi” de bulunuyor.

Güney Afrika, durumun aciliyeti sebebiyle UAD’den tedbir kararına hükmetmesini talep ederken duruşmaların tamamlanmasının ardından Divan, tarafların beyanları ve delillerini inceleyerek karar için müzakerelere başladı.

Kararın açıklanması için hakimleri bağlayan bir tarih bulunmuyor ancak UAD’nin önceki yargılamalarına bakıldığında soykırım gibi aciliyet gerektiren durumlarda bu sürenin birkaç hafta olduğu görülüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranda-israile-karsi-gosteri-yapildi/feed/ 0
Tel Aviv’de Rehinelerin Aileleri Protesto Gösterisi Başlattı, Gazze’de Can Kaybı 24 Bine Yaklaştı https://www.haber60.com.tr/tel-avivde-rehinelerin-aileleri-protesto-gosterisi-baslatti-gazzede-can-kaybi-24-bine-yaklasti/ https://www.haber60.com.tr/tel-avivde-rehinelerin-aileleri-protesto-gosterisi-baslatti-gazzede-can-kaybi-24-bine-yaklasti/#respond Sun, 14 Jan 2024 13:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3385 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırı ile başlayan ve İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanı ile devam eden savaş 100. gününe girerken, Tel Aviv’de rehinelerin öfkeli aileleri 24 saatlik protesto gösterisi başlattı, Gazze’de ise can kaybı 24 bine yaklaştı.

İsrail ile Hamas arasındaki savaş, Pazar günü 100. gününe girdi. Çatışmanın bölgeye yayılabileceğine dair korkular artarken, Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı Gazze’de can kaybının 23 bin 968’e, yaralı sayısının 60 bin 582’ye çıktığını açıkladı.

Hamas’ın Gazze Şeridi’nden İsrail’e düzenlediği saldırıda ise çoğunluğu sivil yaklaşık 1200 kişi ölmüştü. ABD ve Avrupa Birliği tarafından “terörist” olarak sınıflandırılan Hamas yaklaşık 250 kişiyi rehin almıştı. İsrail 132 rehinenin halen Gazze’de olduğunu söylüyor; en az 25’inin öldürüldüğüne inanılıyor.

Cumartesi günü rehinelerin öfkeli aileleri de dahil olmak üzere binlerce İsrailli, Tel Aviv’de 24 saatlik gösteri başlatarak, hükümete rehineleri kurtarmaları çağrısında bulundu.

Organizatörler, İsrail Savunma Bakanlığı yakınındaki “Rehineler Meydanı” ismi verilen meydandaki mitinge 120 bin kişinin katıldığını söyledi. Protestocular hükümeti, kaçırılan kişilerin sorumluluğunu üstlenmeye çağırdı.

47 yaşındaki Edan Begerano, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Herkes serbest bırakılıncaya kadar buraya her hafta gelmeye devam edeceğiz” dedi.

Başka yerlerdeki daha küçük mitinglerde ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun görevden alınması çağrısında bulunuldu.

Netanyahu ‘soykırım’ davasının saldırıları durdurmayacağını söyledi

Lahey merkezli Uluslararası Adalet Divanı’nın bu hafta İsrail’i Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesini ihlâl etmekle suçlayan davayı görmeye başlamasının ardından Netanyahu, hiçbir mahkemenin veya düşmanın İsrail’in Hamas’ı yok etme amacına ulaşmasını engelleyemeyeceğini söyledi.

Netanyahu Cumartesi günü televizyondan yayınlanan bir basın toplantısında, İran ve müttefikleri Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’i kastederek, “Kimse bizi durduramayacak; ne Lahey, ne Şer Ekseni, ne de başka biri” dedi.

Gazze’deki Hamas pozisyonlarının çoğunun “ortadan kaldırıldığını” söyleyerek, “Zafere kadar devam etmemiz gerekiyor ve bunu yapacağız” diye konuştu.

Gazze’de bir nesil çocuk ‘travma geçiriyor’

Netanyahu, İsrail içerisinde rehineleri geri getirmesi için giderek artan bir baskı altındayken, işgal altındaki Filistin topraklarının çoğunu enkaz haline getiren savaş, Gazze’de bir insani krizi tetikledi.

İsrail kuşatması, sağlık sisteminin çökmekte olduğu Gazze’de ciddi gıda, su, ilaç ve yakıt kıtlığına yol açtı.

BM’nin Filistinli mültecilere yardım kuruluşunun başkanı Philippe Lazzarini, Cumartesi günü Gazze Şeridi’ne yaptığı ziyarette “son 100 günde yaşanan kitlesel ölüm, yıkım, yerinden edilme, açlık, kayıp ve acının ortak insanlığımızı lekelediğini” söyledi.

Gazze’de bir nesil çocuğun “travma geçirdiğini”, hastalıkların yayıldığını ve kıtlığa giderek yaklaşılmakta olduğunu kaydetti.

Kışın getirdiği yağmurlar, BM’nin tahminlerine göre 1,9 milyon kişinin (nüfusun yaklaşık yüzde 85’i) yerinden edildiği Gazze’deki insani durumu daha da kötüleştirdi.

Birçoğu Refah’a ve güneydeki diğer bölgelere sığındı, ancak Sağlık Bakanlığı herkesi barındıracak altyapının bulunmadığını söylüyor.

Gazze Sağlık Bakanlığı sözcüsü İsrail’i “hastaneleri hizmet dışı bırakmak için kasten hedef almakla” suçladı ve bunların “yıkıcı sonuçları” konusunda uyardı.

Uluslararası insancıl hukuk kapsamında koruma altında olan hastaneler, savaşın başından bu yana İsrail saldırılarında defalarca vuruldu.

İsrail ordusu Hamas’ı komuta merkezlerini hastanelerin altındaki tünellere konuşlandırmakla suçluyor, Hamas bu suçlamayı reddediyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’deki hastanelerin yarısından azının çalıştığını, onların da kapasitesinin sınırlı olduğunu söylüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tel-avivde-rehinelerin-aileleri-protesto-gosterisi-baslatti-gazzede-can-kaybi-24-bine-yaklasti/feed/ 0
Saraybosna Belediye Başkanı Gazze’ye Destek Veriyor https://www.haber60.com.tr/saraybosna-belediye-baskani-gazzeye-destek-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/saraybosna-belediye-baskani-gazzeye-destek-veriyor/#respond Sat, 13 Jan 2024 08:42:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3336 Saraybosna Belediye Başkanı Benjamina Karic, Bosna Hersek’teki savaş zamanında 1425 gün kuşatma altında kalan Saraybosna’nın Gazze’de yaşananları en iyi anlayan şehir olduğunu ve tüm kalbiyle Gazze’ye destek verdiğini söyledi.

Karic, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve sivil ölümlerini kınadığı gerekçesiyle kendisini tehdit eden İsrailli iş insanı Amir Gross Kabiri’yi polise şikayet etmesine ilişkin durumu ve Gazze’de yaşananları AA muhabirine değerlendirdi.

Bosna Hersek’te 1992-1995’te yaşanan savaşta kuşatma altında kalan Saraybosna’nın Gazze’de yaşananları en iyi anlayan şehir olduğunu belirten Karic, “Saraybosna, tüm kalbiyle Gazze ve halkının yanında.” dedi.

Karic, “Modern tarihin en uzun kuşatmasını yaşayan Saraybosna’nın çocukları çok acı çekti, siviller öldürüldü. Savaşı yaşayan bir ülkenin vatandaşı ve kuşatma altında kalan bir şehrin belediye başkanı olarak Gazze ve masum insanlarına destek vermekten başka ne yapabilirim.” ifadesini kullandı.

Kasım 2023’te İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve sivil ölümlerini kınadığı gerekçesiyle kendisini tehdit eden İsrailli iş insanı Kabiri’yi polise şikayet ettiğini anımsatan Karic, “Gazze’de yaşananlara sessiz kalmam beklenemezdi. Korkmuyorum, hiçbir zaman da korkmadım. Tehdit, bana göre zayıflık göstergesi. Gerçekler bazen can yakar ama gerçek gerçektir.” diye konuştu.

Gerçeklerin yanında olduğunu aktaran Karic, tehdit ve çirkin söylemlerin güçsüzlük ifadesi olduğunu yineledi.

Saraybosna farklı din ve kültürlere ev sahipliği yapıyor

Karic, Saraybosna’nın birçok farklı din ve kültüre ev sahipliği yapan bir şehir olduğuna işaret ederek “Bütün bayramları hep birlikte kutluyoruz. Saraybosna asla nefret şehri olmadı. Burada barışması gereken siyaset zira sorunları oluşturan da siyaset, insanlar değil.” değerlendirmesini yaptı.

Kendisinin de çok kültürlü bir aileden geldiğini aktaran Karic, “Saraybosna kuşatması başladığında komşumuz ilk bize geldi ve korkmamamızı söyledi. Kimse hangi dine ait olduğumuzu sorgulamadı. Önemli olan insan olabilmek.” dedi.

Karic, Saraybosna’nın birçok kültürel mirası içerisinde barındıran bir şehir olduğunu da söyleyerek belediye başkanı olarak gençleri ve gençlere sağlanan destekleri önemsediğini belirtti.

Saraybosna’da geçen yıl çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Karic, Saraybosna’nın 1984’te Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptığını ve bu yıl olimpiyatların 40’ıncı yıl dönümünde çeşitli faaliyetlerin düzenleneceğini duyurdu.

“Biz Türkiye ile sadece dost değil, kardeşiz”

Karic, Saraybosna’nın bu yıl Ankara ile kardeş belediye olmasının 30’uncu yılını kutlayacağını belirterek “Türkiye’deki şehirlerle kurduğumuz dostluk ilişkilerinden oldukça memnunuz. Kardeş belediye ağımıza en son Şanlıurfa ve İzmir de katıldı.” diye konuştu.

Şanlıurfa’ya hayran kaldığını dile getiren Karic, “2024’te, Ankara ile kardeş belediye olmamızın yıl dönümü kapsamında birçok etkinlik düzenleyeceğiz. Biz Türkiye ile sadece dost değil, kardeşiz.” ifadesini kullandı.

Karic, Türkiye’nin hangi şehrine giderse gitsin kendini evinde gibi hissettiğini aktardı.

Saraybosna kuşatması 1425 gün sürdü

Avrupa Birliği (AB), 15 Ocak 1992’de Slovenya ve Hırvatistan’ın bağımsızlığını kabul ederken Bosna Hersek’in bağımsızlığı için referandum yapılmasını şart koştu. Bunun üzerine Bosna Hersek, Şubat 1992’de bağımsızlık referandumu yapma kararı aldı. Bosna Hersek’in, 1 Mart 1992’deki referandumunda bağımsız bir devlet olmasının hemen ardından 5 Nisan 1992’de başkent Saraybosna, Sırp birliklerince abluka altına alındı.

Sırp kuvvetleri, 13 bin kişilik kuşatma birlikleriyle Saraybosna’yı çevreleyen tepelere mevzilendi ve buradan ağır ve hafif silahlarla saldırdı. Buna karşılık Bosna Devleti Savunma Kuvvetleri (Bosna Hersek Cumhuriyeti Ordusu-ARBiH), kuşatma altındaki şehirde 19 ay içinde 70 bin kişiden oluşan bir ordu kurdu fakat bu ordu yeterli teçhizata sahip değildi ve kuşatmayı kırmaya gücü yetmedi.

Modern tarihin en uzun kuşatması kabul edilen ve 1425 gün süren Saraybosna kuşatmasında Sırp kuvvetlerinin saldırılarında 1601’i çocuk 11 bin 541 kişi hayatını kaybetti.

Saraybosna’nın kuşatılmasıyla resmen başlayan ve ülkenin dört bir yanına yayılan savaşta ise 100 bin kişi öldü, en az 2 milyon kişi yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saraybosna-belediye-baskani-gazzeye-destek-veriyor/feed/ 0
İngiliz Doktorlar, İsrail Saldırılarında Hayatını Kaybedenler İçin Anma Törenine Katıldı https://www.haber60.com.tr/ingiliz-doktorlar-israil-saldirilarinda-hayatini-kaybedenler-icin-anma-torenine-katildi/ https://www.haber60.com.tr/ingiliz-doktorlar-israil-saldirilarinda-hayatini-kaybedenler-icin-anma-torenine-katildi/#respond Fri, 12 Jan 2024 22:15:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3269 Gazze’de görev yapan İngiliz doktorlar, başta meslektaşları olmak üzere İsrail saldırılarında hayatını kaybedenler için Londra’da düzenlenen anma törenine katıldı.

“Filistin İçin Sağlık Çalışanları” çağrısıyla İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara’nın bulunduğu Downing Sokağı’nda gerçekleştirilen anma etkinliğinde Prof. Dr. Nick Maynard, James Smith, Deborah Harrington ve Khalid Dawas, son 2 haftadır görev yaptıkları Gazze’de yaşadıklarını anlattı.

Maynard burada yaptığı konuşmada, 2010’dan bu yana doktor olarak gittiği Gazze’nin kalbinde önemli bir yere sahip olduğunu ve orada görev yapan her sağlık çalışanının Gazze’ye dönmek istediğini söyledi.

Gazze’deki çoğu hastanede görev yaptığını anlatan Maynard, “Göreceklerim karşısında kendimi hazırladığımı düşünüyordum. Birçok insanla ve meslektaşımla konuştum ve korkunç manzaralarla karşılaşacağımı biliyordum ama hazır değilmişim. Beklediğimden çok daha kötüydü.” dedi.

“Göreceğimi hiç tahmin etmediğim şeyler gördüm” diyen Maynard, Aksa Şehitleri Hastanesindeki görevinin sona ermesinden bir gün önce İsrail güçlerinin yoğun bakım bölümünü vurduğunu anlattı.

Maynard, hastanenin kullanılmaz hale geldiğini belirterek, “Aksa Şehitleri Hastanesi, Gazze’nin orta bölgesinde işleyen tek hastane. İşler hastaneler artık güneydeki Han Yunus ve Refah’ta. Onlar da Gazze nüfusu için yetersiz.” değerlendirmesini yaptı.

Gazze sağlık sisteminin sistematik olarak yok edildiğine vurgu yapan Maynard, “Tam bir ateşkes sağlanana kadar bu durmayacak. O yüzden politikacılara ateşkes çağrısı yapmaları, bu toplu katliamı durdurmaları için baskı yapmaya devam etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“Gazze’de sabah büyük bir patlama sesiyle uyanıyorduk”

Acil servis doktoru James Smith da konuşmasında, Gazze’den ayrıldıktan bir gün sonra birlikte görev yaptıkları Filistin Kızılayı çalışanı ambulans şoförü ve acil tıp uzmanlarının İsrail saldırılarında öldürüldüğünü kaydetti.

İngiliz siyasetçilerinin, “İnsani yardım girişi” açıklamalarını değerlendiren Smith, “Bu İsrail şiddetinin üzerini örten bir örtüdür. Tek çözüm acil ateşkestir.” dedi.

Kadın doğum uzmanı Harrington da konuşmasında, hastanelerin sistematik olarak devre dışı bırakılmaya çalışıldığını anlatarak, “Çok kısa bir süre Gazze’de kaldık ve Gazzelilerin çektiği acılara şahit olduk. Ayrıca sağlık çalışanlarının yaşadıklarına da şahit olduk. Ailelerinin yaşadığı korkunç duruma rağmen işlerine bağlılıklarını görmezden gelemeyiz. Biz okyanusta bir damlaydık ama onlar bombardımana ve aile trajedilerine rağmen her gün görevlerine geldiler.” diye konuştu.

Harrington, 2 hafta görev yapıp ayrıldığı Aksa Şehitleri Hastanesi yeni doğan bölümünde kalan 20 bebek için endişe ettiğini söyledi.

Cerrah Dawas ise Gazze’den döndüğü için kendisini suçlu hissettiğini belirterek, “Burada telefonum sabah alarmla beni uyandırıyor. Gazze’de genelde sabah 05.00’te büyük bir patlama sesiyle uyanıyorduk. Burada işime toplu taşımayla gidiyorum ve yolcular gülümsüyor. Gazze’de ise işe eşeklerin çektiği arabalarla gidiyorduk. İçinde yataklar, mutfak eşyaları ve güneye göçen insanlar oluyordu. Bazısı 6-7 kere yerinden edilmişti.” değerlendirmesinde bulundu.

Dawas, Gazze’de hastaneye gelenlerin insanlar tarafından taşınarak ya da sürüklenerek hastaneye getirildiğini ve hastane zeminine bırakıldıklarını söyleyerek, “Gazze’de mola veremiyorsunuz çünkü yiyecek yok, kimsenin elinde içecek su yok ve bu Gazze’nin normali oldu. Görevimiz bunun normalleşmemesi ve ateşkesin gerçekleşmesi.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingiliz-doktorlar-israil-saldirilarinda-hayatini-kaybedenler-icin-anma-torenine-katildi/feed/ 0
Manisalı Hüsniye Sunay el-Borno: Gazze’de birçok savaşa tanık oldum ama bu en kötüsü ve en acımasız olanıydı https://www.haber60.com.tr/manisali-husniye-sunay-el-borno-gazzede-bircok-savasa-tanik-oldum-ama-bu-en-kotusu-ve-en-acimasiz-olaniydi/ https://www.haber60.com.tr/manisali-husniye-sunay-el-borno-gazzede-bircok-savasa-tanik-oldum-ama-bu-en-kotusu-ve-en-acimasiz-olaniydi/#respond Fri, 12 Jan 2024 09:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3234 MEHMET NURİ UÇAR/AYDOĞAN KALABALIK – Mısır’da tanıştığı Filistinli bir tıp öğrencisiyle evlenerek 60 yıl önce Gazze’ye gelin giden Manisalı Hüsniye Sunay el-Borno, “Gazze’de birçok savaşa tanık oldum ama bu en kötüsü ve en acımasız olanıydı.” dedi.

İsrail’in hava, kara ve denizden saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nden oğlu, torunu ve geliniyle birlikte tahliye edilen Türk kadın, AA muhabirine, İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırıların ardından tanık olduğu dehşeti anlattı.

Borno, 60 yıl önce geldiği Gazze’den bu şekilde çıkmak zorunda kaldığı için çok üzgün olduğunu söyledi.

“Evin penceresinden bombalanan yerleri görüyordum”

Gazze kentinin orta kesimlerinde yer alan Er-Rimal Mahallesi’nde oturan ve Gazze’deki tüm savaşlara tanıklık ettiğini söyleyen Borno, “7 Ekim sonrası evin penceresinden bombalanan yerleri görüyordum. Her zaman bomba sesleri duyuyorduk. İsrailliler bizleri telefonla arayarak ve mesaj atarak evlerimizi hemen terk etmemizi istediler. Hızlıca toparlanıp evden çıktık ve eve yakın bir hastane bahçesine sığındık.” dedi.

Hastane çevresinde saatlerce kaldıktan sonra evlerine tekrar döndüklerini ancak yine İsrailliler tarafından aranarak evlerinin bombalanacağı ve derhal evlerini terk etmeleri gerektiğinin söylendiğini aktaran Borno, şöyle konuştu:

“İkince kez tekrar hızlıca hazırlanıp evi terk etmek zorunda kaldık. Han Yunus’ta Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı bir okula sığındık ve orada 45 gün kaldık. 15 kişi küçük bir odada kalıyorduk. Temiz su yok. Banyo yok. Yiyecek ve içecek çok sınırlıydı. Çok kötü koşullarda orada kaldık.”

“Türkiye bizlere çok iyi davrandı ve çok şeyler yaptı”

BM okulunda kaldıkları sırada onlara sadece Türkiye ve Mısır’dan yardım ulaştığını söyleyen Borno, şöyle konuştu:

“Gazze’de birçok savaşa tanık oldum ama bu en kötüsü ve en acımasız olanıydı. Türkiye bizlere çok iyi davrandı. Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu sürekli bizlerle iletişim halindeydi. Türkiye bizlere çok iyi davrandı ve çok şeyler yaptı. Gazze’den Refah Sınır Kapısı’ndan geçerek Mısır’a, ardından da Türkiye’ye gelene kadar Türk devleti bizi yalnız bırakmadı. Buradan Türk devletine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.”

Borno, İsrail’in Gazze Şeridi’ne Mayıs 2021’de düzenlediği saldırılarda evinin yıkıldığını, bu saldırılarda da oturdukları evin bombalandığını aktardı.

“Gazze’den bu şekilde ayrıldığım için çok üzgünüm”

Borno, şunları söyledi:

“Gazze’yi çok seviyorum. Oradan bu şekilde ayrıldığım için çok üzgünüm. Birçok hatıralarım İsrail saldırılarında kayboldu. Geriye hiçbir şey kalmadı. Ev yok. Hayat yok. Yaşamaya dair hiçbir şey bırakmadılar. Buraya (Türkiye’ye) geldim, bazen yüzüm gülse de Gazze’de olup bitenleri izlediğimde içim kan ağlıyor. Tüm bunların bitmesini istiyorum. Burada kalacak bir yerimiz ve çalışacak işimiz olursa çocuğum ve torunumla burada kalmayı düşünüyoruz.”

İsrail ablukası nedeniyle 10 yıl Gazze’den çıkamadı, annesinin cenazesine gidemedi

İsrail’in 2007’den bu yana yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ne havadan, karadan ve denizden uyguladığı abluka nedeniyle Gazze’den uzun yıllar çıkamadığını ve Manisa’da olan iki kız kardeşini ziyaret edemediğini söyleyen Borno, “Annem 2017’de vefat etti. Abluka nedeniyle cenazesine gelemedim. Kızım Nermin, 2020 yılında yakalandığı kanser hastalığının tedavisi tedavi için Manisa’ya gitti. Kızım Manisa’da tedavi gördüğü hastanede ziyaretine gelmemi çok istedi ancak tüm girişimlerine rağmen İsrail ablukasından dolayı Gazze’den ayrılarak kızımı ziyaret edemedim. İsrail ablukası nedeniyle 10 yıl Gazze’den çıkamadım.” dedi.

“Eşimin hayatta olduğu günler, en güzel günlerimdi”

Borno, “Gazze’de geçirdiğiniz 60 yıllık süre içinde en güzel günleriniz hangisiydi?” sorusuna, “25 yıl önce vefat eden eşimin hayatta olduğu günler, en güzel günlerimdi.” yanıtını verdi.

Ömrünün 60 yılını Gazze’de geçiren Borno, Türkçesinin zayıfladığına işaret ederek, “Biraz unuttum. Çünkü hiç kimse (Türkçe) konuşmuyor bizimle. Ne zaman biraz konuşsam hemen aklıma geliyor. Ne zaman Türkiye’ye gitsem konuşmaya çalışıyorum.” dedi.

“Gazze’yi yaşanamaz hale getirdiler”

Manisalı Hüsniye Borno’nun oğlu Memduh ise acımasız saldırılarını sürdüren İsrail’in Gazze’yi yaşanmaz hale getirdiğini söyledi.

Memduh, “İsrail, saldırılarıyla hastane ve okullarla birlikte altyapıyı da tamamen yok etti. Yaşama dair hiçbir şey bırakmadı. Savaş sonrası akıllarda büyük soru işreti var. Şu anda hastane, su, elektrik yiyecek ve içecek yok. Gazze’yi yaşanamaz hale getirdiler.” diye konuştu.

Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür

Memduh’un oğlu Fazıl da İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’de çok sıkıntılı günler yaşadıklarını belirtirken, Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a orada yaşayan Türkleri ve akrabalarını yalnız bırakmadığı için teşekkür etti.

Fazıl, şunları söyledi:

“Erdoğan gibi dünyanın neresinde olursa olsun Türk vatandaşlarıyla ilgilenen bir liderimiz olduğu için çok şanslıyız ve gururluyuz. Gazze’de yaşanan yıkımdan, kadın ve çocukların kasıtlı bir şekilde hedef alınmasından, insanların zorla yerlerinden göç ettirilmesinden dolayı her Filistinli gibi ben de çok üzülüyorum.”

“İsrail’in hedefi iddia ettiği gibi Hamas’ı bitirmek değil, Filistin davasını yok etmek”

Fazıl, İsrail’in Gazze’de devam eden saldırılarının boyutuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“İsrail’in hedefi iddia ettiği gibi Hamas’ı yok etmek değil. Asıl hedefi Filistin’i ve davasını yok etmek. Filistinlileri aç bırakmak ve sürmek. Hastaneleri, okulları, çocuk ve kadınları tüm sivilleri hedef alıyorlar. Filistin’e dair her şeyi yok ediyorlar. Dünyanın gözü önünde soykırım işleniyor. Müdahale olmazsa bugün Gazze’de yaşananlar tüm bölgeye yayılacak.”

Gazze’de yaşadığı evin ve çalıştığı bankanın bombalandığını söyleyen Fazıl, üzüntüsünü şöyle ifade etti:

“Evim tamamen yıkıldı. Uzun yıllardır sevgili eşimle birlikte ne tür emeklerle alın terimizle inşa ettiğimiz ev İsrail bombardımanında bir anda yıkıldı. Evimizle birlikte hayallerim de yerle bir oldu. Her şeyi bu evde kurdum. Çok yorulmuştum. Ama ne yazık ki İsrail işgalinin acımasız, barbar bombardımanı sonucu birçok Gazzelinin evi gibi o da yıkıldı.”

“Hüsniye ninem Gazze’de çok sevilen biri”

Fazıl’ın eşi Dina ise “Hüsniye ninem Gazze’de çok sevilen biri. Çok sosyal. Karşılaştığım kişiler bana her zaman Hüsniye nineyi sorardı.” dedi.

Gazze’de yaşananlara ve acımasızca devam eden saldırılara çok üzüldüğünü dile getiren Dina, bunların bir an önce bitmesini istediğini söyledi.

Dina, İsrail bombardımanında yıkılan evine işaret ederek, “En çok üzüldüğüm şey, evimi terk ettiğim zaman birkaç gün sonra dönerim düşüncesiyle bir şey almadan çıkmam oldu. Maalesef evden geriye yıkımdan başka bir şey kalmadı.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisali-husniye-sunay-el-borno-gazzede-bircok-savasa-tanik-oldum-ama-bu-en-kotusu-ve-en-acimasiz-olaniydi/feed/ 0
Güney Afrika, İsrail’i soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı’na götürdü https://www.haber60.com.tr/guney-afrika-israili-soykirim-suclamasiyla-uluslararasi-adalet-divanina-goturdu/ https://www.haber60.com.tr/guney-afrika-israili-soykirim-suclamasiyla-uluslararasi-adalet-divanina-goturdu/#respond Wed, 10 Jan 2024 23:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2992 Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, “ Gazze’deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle İsrail hakkında açtığı dava, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda bugün görülmeye başlanıyor.

Hollanda’nın Lahey kentindeki Barış Sarayı’nda (Vredespaleis) yerel saatle 10:00’da başlayacak duruşmanın ilk gününde, Güney Afrika, soykırım suçlamasına ilişkin savlarını sözlü olarak dile getirecek.

Güney Afrika Cumhuriyeti öncelikli olarak, İsrail’in Gazze’deki tüm askeri operasyonlarının derhal askıya alınması için, ihtiyati tedbir kararı verilmesini istiyor. Yüksek Mahkeme öncelikli olarak bu talebi ele alacak.

Cuma günü de, İsrail, hakkındaki suçlamalara ilişkin sözlü savunma yapacak.

İsrail’in talebi üzerine bugün ve yarın yapılacak sözlü oturumlar, birer saat uzatıldı. Duruşmalar , iki gün boyunca 10:00 – 13:00 saatleri arasında görülecek ve Uluslararası Adalet Divanı’nın internet sitesinden canlı olarak izlenebilecek.

Güney Afrika tarafından 29 Aralık’ta açılan davada, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin “soykırım niteliğinde” olduğu vurgulandı.

Dava dilekçesinde, İsrail’in “Gazze’deki Filistinlileri daha geniş bir ulusal, ırksal ve etnik grubun parçası olarak yok etmeye yönelik özel bir niyete” sahip olduğu savunuldu.

İsrail’in, Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini belirten Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının derhal askıya alınması için, ihtiyati tedbir kararı çıkarılmasını istedi.

Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail hükümetinin Gazze’deki uygulamalarını kendi ülkesindeki “apartheid (ırk ayrımcılığı) rejimiyle” kıyaslıyor.

Davaya yönelik merak edilen soruları ve cevaplarını derledik:

Davayı neden Güney Afrika açtı?

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, İsrail hükümetinin Gazze’deki uygulamalarını Güney Afrika’nın geçmişindeki apartheid rejimiyle karşılaştırarak Filistinlilere tam destek vermesinin ardından, her iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler askıya alındı.

Güney Afrika, Pretoria’daki İsrail Büyükelçiliği’ni kapattı.

Hem İsrail hem de Güney Afrika, Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Sözleşmesi’nin imzacıları olduğu için, Cyril Ramaphosa yönetimi, dava konusunda inisiyatif aldı.

1948’de imzalanan BM Soykırım Sözleşmesi, taraf ülkelere soykırım suçunu önleme ve cezalandırma yükümlülüğü getiriyor.

Güney Afrika yönetimi, bu sözleşmeden doğan yükümlülüğe dayanarak İsrail aleyhine soykırım suçlamasıyla dava açtı.

Dava neden Uluslararası Adalet Divanı’nda açıldı?

Birleşmiş Milletler’in en üst yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin aksine, bireysel suçlar yerine sadece devletler arasındaki ihtilafları ele alıyor.

Bu nedenle dava Uluslararası Adalet Divanı’nda açıldı.

İsrail iddialara ilişkin ne diyor?

Duruşmada İsrail’i, eski Yüksek Mahkeme Başkanı Aharon Barak temsil edecek.

İsrail hükümeti, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin iddialarına sert bir dille karşı çıkıyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lior Haiat, sosyal medya platformu X aracılığıyla yaptığı açıklamada, “İsrail, Güney Afrika tarafından yayılan kan iftirasını ve Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusunu tiksintiyle reddediyor” dedi.

Sözcü Güney Afrika‘yı, “İsrail Devleti’nin yıkılması çağrısında bulunan bir terör örgütüyle işbirliği yapmakla” da suçladı.

Haiat, “Güney Afrika’nın iddiası hem fiili hem de hukuki dayanaktan yoksundur, ve Mahkeme’nin alçakça ve aşağılayıcı bir şekilde istismar edilmesini teşkil etmektedir” ifadesine yer verdi.

Güney Afrika’nın bu girişimi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer hükümet yetkilileri tarafından da tepkiyle karşılandı.

Duruşmalarda neler bekleniyor?

Bugün ve yarın tarafları dinleyecek olan Yüksek Mahkeme, öncelikli olarak Güney Afrika’nın, İsrail’in Gazze’deki askeri faaliyetlerini derhal durdurulması talebini ele alacak.

Mahkeme, sunulacak belgeler ışığında bu talebi kabul edebilir ya da yetkisizlik kararı verebilir.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin mahkemeye, İsrail’in soykırım suçu işlediğine ilişkin yeterli kanıtı sunması durumundaysa, uzun bir yargılama süreci başlayacak.

Uluslararası hukuk uzmanlarına göre, soykırımın belirlenmesi karmaşık bir hukuki ve siyasi süreç gerektirdiği için, yargılama uzun zaman alabilecek.

Uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Jan Wouters’a göre, soykırımı kanıtlamak için yalnızca bir nüfus grubunun öldürülmesi değil, aynı zamanda bunun bir ırksal grubu tamamen veya kısmen yok etmeye yönelik özel bir niyetle yapıldığının da kanıtlanması gerekiyor.

BM Sözleşmesi soykırımı nasıl tanımlıyor?

Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kabul edilen “Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi”ne göre, bir eylemin soykırım olarak kabul edilebilmesi için, şunları içermesi gerekiyor:

Uluslararası Adalet Divanı nedir?

Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Birleşmiş Milletlerin en yüksek yargı organı.

Mahkeme, Haziran 1945’te Birleşmiş Milletler Şartı ile kuruldu ve Nisan 1946’da faaliyetlerine başladı.

Yüksek Mahkeme, BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi tarafından 9 yıllık bir süre için seçilen 15 yargıçtan oluşuyor.

Mahkemenin merkezi Hollanda’nın Lahey kentindeki Barış Sarayı’nda bulunuyor.

Mahkemenin iki önemli işlevi var;

Birincisi, uluslararası hukuka uygun olarak, sözleşmeye taraf devletler tarafından sunulan hukuki ihtilafların çözümü konusunda karar almak.

Diğeri de, hukuki sorunlarla ilgili tavsiye niteliğinde görüşler bildirmek.

Uluslararası Adalet Divanı’nın vereceği kararlar bağlayıcı nitelikte ve soykırım suçları için zaman aşımı söz konusu değil.

Hamas’ın, 7 Ekim 2023’te İsrail’de düzenlediği saldırılarda 1200 kişiyi öldürmesi ve 200’den fazla kişiyi rehin almasının ardından başlayan savaş, Gazze’de insani felakete yol açtı.

Gazze’deki Hamas Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in düzenlediği hava ve kara saldırılarında çoğu kadın ve çocuk 22 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/guney-afrika-israili-soykirim-suclamasiyla-uluslararasi-adalet-divanina-goturdu/feed/ 0
Blinken’ın Türkiye Ziyareti ve Orta Doğu’daki Çatışmalar https://www.haber60.com.tr/blinkenin-turkiye-ziyareti-ve-orta-dogudaki-catismalar/ https://www.haber60.com.tr/blinkenin-turkiye-ziyareti-ve-orta-dogudaki-catismalar/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:27:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2984

Amerika Birleşik Devletleri Dış İşleri Bakanı Antony Blinken’in 6 Ocak’ta ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirerek; Orta Doğu turu kapsamında görüşmeler yapmasını değerlendiren Siyaset Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Semin, “Blinken’ın Arap ülkelerine yaptığı ziyaretin ana teması Gazze’deki çatışmaların bölgesel bağlamda olası bir savaşa dönüşmemesi için girişimler olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü Gazze çatışmasının Orta Doğu’nun tamamına sıçraması ve bölgesel bir savaşa dönüşmesi ne ABD’nin ne de batılı ülkelerin çıkarlarına gelir. Kısa vadede Gazze savaşının tüm bölgeye sıçraması uzak bir ihtimal olarak görülse de; orta vadede başta Lübnan, Suriye ve Yemen olmak üzere potansiyel bir Orta Doğu savaşlarına dönüşmesi kuvvetlidir. Gazze’de kalıcı bir ateşkesin anahtarının Washington’da olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda İsrail’e karşı ciddi baskı kurulması şarttır” dedi.

Gazze’deki gelişmeler bağlamında değerlendirildiğinde Blinken’ın Orta Doğu ziyaretlerinin kalıcı bir ateşkes için bir girişim olmadığını ve Amerika’nın Orta Doğu’daki çıkarlarını korumak amaçlı olduğunun söylenebileceğini belirten Semin, “Gazze’de kalıcı bir ateşkesin anahtarının Washington’da olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda İsrail’e karşı ciddi baskı kurulması şarttır. Aksi takdirde kısa vadede Gazze savaşının tüm bölgeye sıçraması uzak bir ihtimal olarak görülse de orta vadede başta Lübnan, Suriye ve Yemen olmak üzere potansiyel bir Orta Doğu savaşlarına dönüşmesi kuvvetlidir” diye konuştu.

7 Ekim çatışmalarının bölgesel bir topyekün çatışmalara yol açacak sinyalleri verdiğini ve uluslararası sistemi de değiştirip şekillendirecek potansiyel güçler dengesini değiştirmesinin beklendiğini belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi (İİSBF) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Öğretim Üyesi Dr. Ali Semin, “İsrail’in Gazze’ye yönelik düzenlediği şiddetli saldırılara rağmen ne Arap ne de İslam ülkelerinden kınama dışında herhangi bir somut adım atılamaması Netanyahu hükümetinin savaşı uzatmasına adeta teşvik etti. Günümüz itibarıyla 7 Ekim’den bugüne kadar İsrail tarafından Gazze’de düzenlenen hava, kara ve denizden aralıksız saldırılarda 10 bini çocuk, 7 bini kadın olmak üzere 23 bin 84 Filistinli hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı.

Blinken’ın Türkiye ziyaretinin temel sebebinin İsveç’in NATO üyeliği ve F-16 meselelerinin yanı sıra Ankara’nın Suriye-Irak’taki terörle mücadelesi olduğunun bilindiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Semin, “Blinken’ın Arap ülkelerine yaptığı ziyaretin ana teması Gazze’deki çatışmaların bölgesel bağlamda olası bir savaşa dönüşmemesi için girişimler olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü Gazze çatışmasının Orta Doğu’nun tamamına sıçraması ve bölgesel bir savaşa dönüşmesi ne ABD’nin ne de batılı ülkelerin çıkarlarına gelir. Bu açıdan bakıldığında ABD, hem dış politikada hem de bölgesel ve küresel anlamda İsrail’e sınırsız desteğinin yalnızca Gazze’deki çatışmayla sınırlı kalmayacağının farkına varmış gibi görünüyor. Bu nedenle Blinken’ın Orta Doğu turu, Filistin’de yaşanmakta olan çatışmayı önlemenin yolunun iki devletli çözümden geçtiğini ifade ediyor. Blinken’ın iki devletli çözüm arayışının nasıl olacağı yönünde herhangi bir plan sunmaması oldukça düşündürücü diyebiliriz. Bu hususa dikkat çekmek gerekir ki, İsrail artık iki devletli çözümü kabul etmeyeceğini ve Filistin topraklarındaki işgal planını sürdürmek istediğini söylemek mümkündür” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/blinkenin-turkiye-ziyareti-ve-orta-dogudaki-catismalar/feed/ 0
Blinken’ın Türkiye Ziyareti ve Gazze Çatışmaları https://www.haber60.com.tr/blinkenin-turkiye-ziyareti-ve-gazze-catismalari/ https://www.haber60.com.tr/blinkenin-turkiye-ziyareti-ve-gazze-catismalari/#respond Wed, 10 Jan 2024 09:06:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2964 Amerika Birleşik Devletleri Dış İşleri Bakanı Antony Blinken’in 6 Ocak’ta ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirerek; Orta Doğu turu kapsamında görüşmeler yapmasını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Ali Semin, “Blinken’ın Arap ülkelerine yaptığı ziyaretin ana teması Gazze’deki çatışmaların bölgesel bağlamda olası bir savaşa dönüşmemesi için girişimler olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü Gazze çatışmasının Orta Doğu’nun tamamına sıçraması ve bölgesel bir savaşa dönüşmesi ne ABD’nin ne de batılı ülkelerin çıkarlarına gelir. Kısa vadede Gazze savaşının tüm bölgeye sıçraması uzak bir ihtimal olarak görülse de; orta vadede başta Lübnan, Suriye ve Yemen olmak üzere potansiyel bir Orta Doğu savaşlarına dönüşmesi kuvvetlidir” dedi.

7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze’de cereyan eden Hamas-İsrail çatışmasının Orta Doğu’da ve küresel güç dengelerinde iki kutuplu dünya düzenini geri getirebilecek potansiyele sahip bir gelişme olarak görülüyor. 7 Ekim çatışmalarının bölgesel bir topyekün çatışmalara yol açacak sinyalleri verdiğini ve uluslararası sistemi de değiştirip şekillendirecek potansiyel güçler dengesini değiştirmesinin beklendiğini belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi (İİSBF) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ali Semin, “İsrail’in Gazze’ye yönelik düzenlediği şiddetli saldırılara rağmen ne Arap ne de İslam ülkelerinden kınama dışında herhangi bir somut adım atılamaması Netanyahu hükümetinin savaşı uzatmasına adeta teşvik etti. Günümüz itibarıyla 7 Ekim’den bugüne kadar İsrail tarafından Gazze’de düzenlenen hava, kara ve denizden aralıksız saldırılarda 10 bini çocuk, 7 bini kadın olmak üzere 23 bin 84 Filistinli hayatını kaybetti.” dedi.

“Gazze çatışmasının Orta Doğu’nun tamamına sıçraması ve bölgesel bir savaşa dönüşmesi ne ABD’nin ne de batılı ülkelerin çıkarlarına gelir”

Yaşanan gelişmelerle birlikte Amerika Birleşik Devletleri Dış İşleri Bakanı Antony Blinken 6 Ocak’ta ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirerek; Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail ve Batı Şeria’da Orta Doğu turu kapsamında görüşmeler yaptı. Blinken’ın Türkiye ziyaretinin temel sebebinin İsveç’in NATO üyeliği ve F-16 meselelerinin yanı sıra Ankara’nın Suriye-Irak’taki terörle mücadelesi olduğunun bilindiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ali Semin, “Blinken’ın Arap ülkelerine yaptığı ziyaretin ana teması Gazze’deki çatışmaların bölgesel bağlamda olası bir savaşa dönüşmemesi için girişimler olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü Gazze çatışmasının Orta Doğu’nun tamamına sıçraması ve bölgesel bir savaşa dönüşmesi ne ABD’nin ne de batılı ülkelerin çıkarlarına gelir. Bu açıdan bakıldığında ABD, hem dış politikada hem de bölgesel ve küresel anlamda İsrail’e sınırsız desteğinin yalnızca Gazze’deki çatışmayla sınırlı kalmayacağının farkına varmış gibi görünüyor. Bu nedenle Blinken’ın Orta Doğu turu, Filistin’de yaşanmakta olan çatışmayı önlemenin yolunun iki devletli çözümden geçtiğini ifade ediyor. Blinken’ın iki devletli çözüm arayışının nasıl olacağı yönünde herhangi bir plan sunmaması oldukça düşündürücü diyebiliriz. Bu hususa dikkat çekmek gerekir ki, İsrail artık iki devletli çözümü kabul etmeyeceğini ve Filistin topraklarındaki işgal planını sürdürmek istediğini söylemek mümkündür.” dedi.

İsrail’e karşı ciddi baskı kurulması şart

Son duruma bakılıp, Gazze’deki gelişmeler bağlamında değerlendirildiğinde Blinken’ın Orta Doğu ziyaretlerinin kalıcı bir ateşkes için bir girişim olmadığını ve Amerika’nın Orta Doğu’daki çıkarlarını korumak amaçlı olduğunun söylenebileceğini belirten Semin, “Gazze’de kalıcı bir ateşkesin anahtarının Washington’da olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda İsrail’e karşı ciddi baskı kurulması şarttır. Aksi takdirde kısa vadede Gazze savaşının tüm bölgeye sıçraması uzak bir ihtimal olarak görülse de orta vadede başta Lübnan, Suriye ve Yemen olmak üzere potansiyel bir Orta Doğu savaşlarına dönüşmesi kuvvetlidir.” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/blinkenin-turkiye-ziyareti-ve-gazze-catismalari/feed/ 0
‘Diriliş Buluşmaları’ Filistin Gündemiyle Antalya’da Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/dirilis-bulusmalari-filistin-gundemiyle-antalyada-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/dirilis-bulusmalari-filistin-gundemiyle-antalyada-duzenlendi/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:27:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2727 İHH ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından konferans serileri halinde organize edilen ‘Diriliş Buluşmaları’nın 8’incisi Filistin gündemiyle Antalya’da düzenlendi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını İHH İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanvekili Hüseyin Oruç yaptı. İsrail’in insanlık suçu işlediğini belirten Oruç, ‘Gazze ve Kudüs konusunda tüm Müslümanların ve tüm insanlığın sorumlulukları var’ dedi.

‘FİLİSTİN’İN KURTULUŞU, İSLAM ÜMMETİNİN SOMUT VE KARARLI ADIMLAR ATMASINA BAĞLIDIR’

Buluşmaya, telekonferans aracılığıyla katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İsrail’in menfur emellerine ulaşmak için kadın, çocuk, hasta, sivil demeden insanları katlettiğini belirtti. Erbaş, ‘Siyonistler, işledikleri cinayetlerin ve yaptıkları soykırımın hesabını bir gün mutlaka verecekler. Filistin’in kurtuluşu, İslam ümmetinin somut ve kararlı adımlar atmasına bağlıdır’ diye konuştu.

‘ZULMÜN ENGELLENMESİ İÇİN DAHA GÜÇLÜ TEPKİLER ORTAYA KONULMALI’

‘Kudüs bizi vahdete çağırıyor’ diyen Prof. Dr. Erbaş, ‘İslam ümmeti bir araya gelip ortak kararlar alarak somut adımlar atmalı. Kudüs’ün etrafında bütün mümin yürekleri birleştirecek çalışmalara hız vermeliyiz. Kudüs özgür oluncaya kadar hiçbir çalışma yeterli değildir. Zulmün engellenmesi için daha güçlü ve sistematik tepkiler ortaya konulmalıdır. İnanıyorum ki, gücümüzün ve sahip olduğumuz imkanların farkına varıp kendimize güvendiğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz bir sorun yoktur’ ifadelerini kullandı.

‘ZİLLETTEN KURTULMAK İSTİYORSAK, GÜÇLÜ MÜMİN OLMAK DURUMUNDAYIZ’

Hadis-i şerifte güçlü müminin, zayıf müminden hayırlı olduğunun belirtildiğini ifade eden yazar Dr. Adem Ergül, ‘Dünyada izzete talipsek, zilletten kurtulmak istiyorsak, fert fert güçlü mümin olmak durumundayız. Fert fert güç biriktireceğiz, devlet devlet güç biriktireceğiz. Azlığımız değil, Allah’ın bize verdiği vazifelerdeki gevşekliğimiz bizi zillete düçar etmektedir’ dedi.

Gazzelilerin İsrail’in zulmü karşısında onurlu bir mücadele verdiğini belirten yazar İsmail Manca, ‘Gazze kaybetmedi. Gazze zaferde şu anda, kaybeden sessiz kalan bizleriz’ diye konuştu.

‘GAZZE’YE SAHİP ÇIKMAK MECBURİYETİNDEYİZ’

Yazar Ramazan Kayan, Gazze’nin herhangi bir toprak parçası olmadığını belirterek, ‘Gazze, ideolojilerin, sistemlerin çöktüğü bir zaman diliminde yeni bir yaşam biçimidir, dik duruşun mekanıdır, yiğitçe direnişin adresidir. Gazze ümmetin dik duruşudur, onurudur, iradesidir, hafızasıdır. Gazze’ye sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Gazze küresel emperyalizme, küresel kötülüğe meydan okumanın adresidir. Şayet biz ümmet olarak tek yürek, tek yumruk, tek irade olabilseydik, İsrail Kudüs’ü başkent ilan edemeyecekti, Kudüs İsrail’e mezar olacaktı’ ifadelerini kullandı.

‘ZULÜMLERİN SON BULMASI İÇİN AZİM VE GAYRET GÖSTERMEMİZ GEREKİYOR’

Yazar Nureddin Yıldız ise ‘Hepimiz bir acıyla kavruluyoruz. Ancak, Allah sadece üzülenleri değil, yarın için çalışanları görmek istiyordur muhakkak. Şu anda dünkü gafletle geçen günlerin faturasını ödüyoruz. Zulümlerin son bulması için, azim ve gayret göstermemiz gerekiyor’ dedi.

‘İNSANİ YARDIMLARI SÜRDÜRMELİYİZ’

Yazar Muhammed Emin Yıldırım da herkesin Gazze konusunda sorumlulukları olduğunu ifade ederek, ‘Hepimizin Gazze için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. İnsani yardımları sürdürmeliyiz’ diye konuştu.

Program, Filistinliler için dua edilmesinin ardından sona erdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dirilis-bulusmalari-filistin-gundemiyle-antalyada-duzenlendi/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın Türkiye Ziyareti: İşaretler ve Değişen Politikalar https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinkenin-turkiye-ziyareti-isaretler-ve-degisen-politikalar/ https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinkenin-turkiye-ziyareti-isaretler-ve-degisen-politikalar/#respond Mon, 08 Jan 2024 08:39:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2681 Gazeteci Mehmet A. Kancı, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın 6 Ocak’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan görüşmesinin ve Orta Doğu turunun işaret ettiklerini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 7 Ekim’de başlayan Gazze Şeridi merkezli kriz kapsamında bölgeye yaptığı 4’üncü ziyarette 2’nci kez Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. İsrail’in Gazze saldırısının başlamasının ardından Blinken 9 Ekim’de Dışişleri Bakanı Fidan ile telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Bu görüşmeye istinaden paylaştığı ” Türkiye’nin ateşkes çağrısını teşvik ettim.” ifadesini içeren sosyal medya mesajını silerek, henüz krizin başlangıcında ülkesinin taraflı politikasını açık etmiş ve kendi kalesine gol atmıştı. 18 Ekim’de ABD Başkanı Biden’ın İsrail’e yaptığı ziyaret ise Washington’ın Orta Doğu politikaları tarihine skandal olarak kaydedildi. ABD dış politika tarihinin en tek taraflı diplomasi girişiminde Biden, El-Ehli Baptist Hastanesi’ne saldırının Hamas tarafından düzenlendiği suçlamasına ortak olarak İsrail’in dezenformasyon politikasına prim verdi. Böylece Ürdün’ün başkenti Amman’da Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın katılımlarıyla düzenlenecek toplantının kapısını kendi eliyle kapattı. Dahası, ABD diplomasisi, İsrail’in Gazze’deki katliamı şiddetlenirken Türkiye ve bölge ülkeleri ile temasa geçmeyi tercih etmeyerek yanlı tavrını sürdürdü. Bu siyaset, 6 Kasım’da Ankara’yı ziyaret eden Blinken’ın soğuk bir şekilde karşılanması ve Dışişleri Bakanı Fidan ile görüşmesinin ardından açıklama yapılmamasıyla karşılık buldu.

Şartlar Blinken’ı İstanbul’a gelmeye zorladı

Bugün ise Blinken’in “7 Ekim vakasını” takip eden süreçteki 2’nci Türkiye ziyaretini hem Gazze’de hem de küresel jeopolitik düzlemde değişen koşullar çerçevesinde değerlendirmek gerekiyor. ABD’nin İsrail odaklı politikasını değiştirmeye mecbur kaldığını anlatan ilk işaret ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller’in, Blinken’ın uçağının İstanbul’a inişinin ardından paylaştığı sosyal medya mesajında bulunabilir. Matthew, mesajında Türkiye’nin değerli bir NATO müttefiki olduğunun altını çizerken, Gazze’deki çatışmanın yayılmasının önlenmesi de dahil olmak üzere bölgesel güvenlik sorunlarının çözümünde önemli bir role sahip olduğuna işaret etti.

Blinken’ın 6 Ocak’taki Türkiye ziyaretinin içeriği 3 konu başlığı çerçevesinde değerlendirilebilir. Bunlardan ilki İsrail’in Gazze saldırısında gelinen durum, ikincisi F-16 alımı ve modernizasyon projesi, Azerbaycan- Ermenistan görüşmeleri, Irak ve Suriye gibi öne çıkan başlıklar eşliğinde Türkiye-ABD ilişkileri, üçüncü ve son olarak Ukrayna- Rusya savaşının gidişatı doğrultusunda Rusya’ya karşı bölgenin yeniden tasarlanması. İsveç’in NATO üyeliği ve Ukrayna tahılını uluslararası pazarlara ulaştırma gayreti bu kapsamda değerlendirilebilir.

Fidan-Blinken görüşmesi sonrasında yayımlanan açıklamalar dikkatle okunduğunda, aynı içerik ve üsluptaki metinlerin kamuoyu ile paylaşıldığı dikkati çekiyor. Metinlerde her ne kadar Gazze’deki gidişat, F-16’ların alımına dair takvim ve İsveç’in NATO üyelik süreci üzerinde tam uzlaşma olmadığı, dahası Türkiye’nin bu konulardaki pozisyonunu ısrarla vurguladığı dikkat çekse de tarafların yeni bir tartışma yaratmaktan ziyade sorunları çözmeye odaklı yaklaşım ortaya koydukları görülüyor. İsveç’in NATO’ya üyelik süreciyle ilgili nihai kararın TBMM’ye ait olduğu vurgusu, bu kararlı duruşun ifadesi olarak açıklamada yer alıyor.

Beyaz Saray’ın Gazze politikası nasıl değişti?

İstanbul’daki görüşmeden hareketle, ABD’nin 3 aydır İsrail odaklı yürüttüğü Filistin politikasında gedik açıldığı anlaşılıyor. Diplomatik kaynaklara göre Blinken, Türkiye’de ve ardından pazar günü ziyaret ettiği Ürdün ve Katar’da Gazze Şeridi’nin yeniden inşasında, yönetiminde ve potansiyel olarak güvenliğinde rol oynamaları için zemin yokladı. Bu konu başlıkları şüphesiz Blinken’ın bölge turunun Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Mısır ayaklarında da değerlendirilecek. Peki ABD’nin Gazze’ye yaklaşımı, en baştan beri olması gerektiği şekilde neden çok taraflı bir sürece evrildi?

Bu değişiklikte Binyamin Netanyahu’nun ilan ettiği 2 hedefe İsrail ordusunun ulaşamaması, yani Hamas askeri kanat lideri Yahya Sinwar’ın etkisiz hale getirilememesi ve 130’dan fazla İsrailli esirin kurtarılamaması etkili oldu. Bu hedeflere ulaşılamadığı her gün Netanyahu ve kabinesindeki radikallerin, İsrail silahlı kuvvetleri ve istihbarat örgütlerinin yöneticileri ile arası açılıyor. Dahası Savunma Bakanı Yaov Gallant ve Savaş Kabinesi Üyesi muhalefet lideri Benny Gantz’ın da Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin yanında yer almasıyla ortaya çıkan kaos Washington’ı da rahatsız ediyor. İktidarını ne pahasına olursa olsun sürdürme noktasına gelen Netanyahu’nun, savaşı Lübnan topraklarına yayma eğilimi de ABD’yi rahatsız eden bir başka gelişme. Biden, Orta Doğu’yu yıkıma sürükleyen Netanyahu’nun, kasım ayındaki seçimlerde kendisi için yüke dönüştüğünün farkında.

Meselenin özü: Eşit müttefiklik

Konunun Türkiye-ABD ilişkileri safahatına baktığımızda ise Rusya-Ukrayna savaşı ile gündeme gelen Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelikleri Türkiye’nin “eşit müttefiklik” sorununu tartışmaya açmasına da vesile oldu. Türkiye ancak bu vesileyle, tehditlerine maruz kaldığı terör örgütlerinin NATO müttefiklerinin topraklarında ağırlanmasına set çekecek düzenlemeler yapılmasında mesafe alabildi. Eşit müttefiklik bahsinde Ankara’nın sorguladığı bir başka husus ise 2010 yılından bu yana Ege Denizi’nde Yunanistan lehine ABD tarafından bozulan askeri dengenin gidişatıydı. Türkiye paydaşı olduğu F-35 programından çifte standartlı bir kararla dışlanıp talep ettiği F-16’lar için önüne net takvim konamazken, Yunanistan’ın F-35 programına dahil edilmesi ihtimali doğal olarak Türk dış politikasının karar vericileri açısından kabul edilebilir bir durum değildi. Blinken’ın Türkiye’nin ardından yapacağı Yunanistan ziyareti öncesinde komşu ülkenin Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in şu ifadelerinin üzerinde durmak gerekir; “Bizim için Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde ne yaptığı tamamen önemsiz. ABD kimin güvenilir bölgesel oyuncu olduğunu anladı.” Yerapetritis’in güvenilir bölgesel oyuncu olmaktan anladığı herhalde Girit ve Dedeağaç dahil deniz ve hava limanları ile iradesini ABD’ye teslim etmiş bir ülke olmak. Nitekim 7 Ocak’ta Yunanistan’a giden Blinken’ın Girit’te ağırlanması, Yunanistan’ın sahip olduğu imkanları ABD donanması ve hava kuvvetlerinin hizmetine sunmaktan duyduğu “kıvancın” izlerini taşıyordu. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, konuk ABD Dışişleri Bakanı’nı “Suda Körfezi’ndeki evimde sizi ağırlamak büyük mutluluk. İttifak ilişkimizi buradan, Girit Adası’ndan daha iyi sembolize eden bir yer düşünemiyorum.” sözleriyle karşıladı. Yunanistan’ın Akdeniz, Ege, Adriyatik Denizi ve Batı Trakya’daki imkanlarını ABD ordusunun emrine amade etmesi, İsveç’in NATO üyeliği gibi, ABD’nin Rusya’ya karşı yürüttüğü çevreleme hareketinin önemli bir parçası.

ABD ve Yunanistan 2010 yılından itibaren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ve İsrail’i de yanlarına alarak, Türkiye’yi enerji işbirliği görünümlü bir savunma ittifakı ile Doğu Akdeniz’de kuşatmayı denemişlerdi. Bu teşebbüs önce 2021’de Ukrayna-Rusya savaşının ördüğü jeopolitik gerçekler duvarına çarptı. Ancak bundan dersini almayan Washington yönetimi, Türkiye’yi dışlama hatasını Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’de başlayan süreçte tekrar etti. Blinken’ın 6 Ocak’ta Dışişleri Bakanı Fidan görüşmesi ile başlayan yeni Orta Doğu turunun mesajları bölgedeki olayların ABD’nin “temenni politikaları” doğrultusunda şekillenmediği gerçekliğini bir kez daha ispatladı.

[Gazeteci Mehmet A. Kancı, Türk dış politikası üzerine analizler kaleme almaktadır]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinkenin-turkiye-ziyareti-isaretler-ve-degisen-politikalar/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken Orta Doğu’da Arap liderlerle görüştü https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/#respond Mon, 08 Jan 2024 02:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2638 ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Cumartesi günü Türkiye’den başladığı ve beş gün sürecek olan Orta Doğu turu kapsamında Pazar günü Ürdün ve Katar’ı ziyaret etti.

Bir araya geldiği Arap liderlere, Filistinlilerin Gazze’den zorla göç ettirilmesine karşı olduklarına dair güvence veren Blinken, “Filistinliler Gazze’den ayrılmaya zorlanamaz ve koşullar el verdiğinde evlerine geri dönmeleri sağlanmalı” dedi.

Blinken, Katar’da Emir Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani ile görüştü.

Geçen hafta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen saldırıda Hamas’ın siyasi kanadının en üst düzey isimlerinden Salih Aruri’nin öldürülmesi sonrası bölgede tansiyon daha da yüksek. Saldırının İsrail tarafından yapıldığından şüpheleniliyor ancak İsrail’den bir açıklama gelmedi.

Katar Başbakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani, Blinken’a, Aruri’nin öldürülmesinin “karmaşık süreci” etkilediğini söyledi.

“Bölgede gerginliğin çok yüksek olduğu bir andayız” diyen Blinken, bunun kolaylıkla “metastaz” yapabilecek, güvenlik sorununu ve “acıları” artırabilecek bir çatışma olduğunu ekledi.

ABD Dışişleri Bakanı, bazı İsrailli bakanların, Filistinlilerin Gazze dışına yerleştirilmesine yönelik açıklamalarını da kınadı.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich Filistinliler’in Gazze’yi terk etmesi çağrısı yapmış ve İsrail’in “çöle çiçek açtıracağını” iddia etmişti.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de krize “çözüm” olarak Gazzelilerin göçe teşvik edilmesi gerektiğini savunmuştu.

İsrail hükümetinin resmi duruşu ise Gazzelilerin sonunda evlerine dönmesi yönünde ancak bunun ne zaman ve hangi koşullarda olabileceğine yönelik bir plan henüz açıklanmadı.

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırıları sonrası İsrail’in Gazze’ye yönelik havadan ve karadan başlayan saldırılarda şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 22 binden fazla Filistinli öldürüldü. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı son 24 saatte İsrail saldırılarında 100’den fazla kişinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu.

Blinken Arap liderlerle görüşmelerinde, savaşta ölen masum kadın, erkek, çocuk Filistinli sayısının çok fazla olduğunu ve İsrailli yetkililere Gazzeli sivil ölümlerinin engellenmesinin zaruri olduğunu söyleyeceğini de belirtti.

Ürdün Kralı Abdullah da Blinken’dan, Washington’ın İsrail üzerindeki gücünü “acil ateşkes” için kullanmasını istedi.

Katar’ın ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne geçen Blinken, Pazartesi günü de Suudi Arabistan’ı ziyaret edecek. Ardından İsraile’e geçecek olan Blinken’ın Batı Şeria ve Mısır’ı da ziyaret etmesi planlanıyor.

Gazze’nin kuzeyindeki İsrail saldırısında ‘onlarca sivil öldü’

Öte yandan İsrail’in Gazze’ye yönelik yoğun saldırıları hafta sonu da devam etti.

Son 24 saatte İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli sayısının 100’den fazla olduğu bildiriliyor.

Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampına düzenlenen İsrail hava saldırılarında çoğu çocuk ve kadın onlarca sivilin öldüğü aktarılıyor.

Üç uluslararası sağlık kuruluşu da, Gazze’nin en büyük hastanelerinden olan El Aksa Hastanesi’nden, çok tehlikeli olduğu için çekilmek zorunda kaldıklarını açıkladı. Bunlar arasında “Sınır Tanımayan Doktorlar” örgütü de bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/feed/ 0
Üsküdar Belediyesi Söyleşisinde İsrail’in Gazze’ye Saldırıları Konuşuldu https://www.haber60.com.tr/uskudar-belediyesi-soylesisinde-israilin-gazzeye-saldirilari-konusuldu/ https://www.haber60.com.tr/uskudar-belediyesi-soylesisinde-israilin-gazzeye-saldirilari-konusuldu/#respond Fri, 05 Jan 2024 07:15:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2324 Üsküdar Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen “Hayat, Vicdan ve Edebiyat” başlıklı söyleşide, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşı dünya kamuoyunda oluşan tepkiler konuşuldu.

Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan psikiyatr-yazar Prof. Dr. Erol Göka, varoluşun Doğu ve Batı kültürlerinde algılanışına ilişkin, “Kültürümüzde biz, bu dünyaya bir lütuf olarak geldik. Batı’nın felsefesi öyle ki bizi artık virüslerle, solucanlarla aynı kategoriye bile getirdiler.” ifadelerini kullandı.

Göka, Bosna Savaşı sırasında Batı ülkelerinin “duygu ötesi toplum” haline geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Avrupa’nın gözü önünde bir soykırım yaşandı ama kimse kılını kıpırdatmadı. Akdeniz’de binlerce insan Avrupa’ya geçerken boğuldu, çıtlarını çıkarmadılar. Ama bugün Gazze ile birlikte farklı bir şey oldu. İnsanların kalpleri olduğu gerçeği ortaya çıktı sanki. Geçen gün bir araştırma yayımlandı, ABD’deki gençlerin yüzde 75’i Filistin’i savunuyor, Avrupa’da da durum aynı. Devletleri ne kadar İsrail’e sahip çıktıysa halklar da o kadar reddetti.”

“Bir çocuğun ölümünü partizan bir tavırla değerlendiremezsiniz”

Çevirmen Ayçin Kantoğlu, Gazze konusunda dünyanın vicdanını sorgulaması gerektiğine dikkati çekerek, “Filistin’e dair sesimizi çıkarırken, her gün karşılaştığımız başka sesler de var. ‘Ama onlar Arap, ama onlar toprak sattı, ama onlar bize ihanet etti.’ gibi amalar.” değerlendirmesinde bulundu.

Gazze’de şehit edilen çocuklar için dünyadaki insanların inancı ve ideolojisinin bir önemi bulunmadığını ifade eden Kantoğlu, “Bir çocuğun ölümünü partizan bir tavırla değerlendiremezsiniz. Dindar bir tavırla da değerlendiremezsiniz. Onların dine ihtiyacı yok, din bize lazım. Bir çocuğun ölümünü herhangi bir düşmanlıkla da açıklayamazsınız. Bilir mi o çocuk İsrail kim? Osmanlı ne? Arap ne? Türklük ne?” dedi.

Filistin konusunda ideolojik ayrışmaların doğru olmadığını vurgulayan Kantoğlu, “Ben Filistin için harekete geçersem şu partiye yakın olurum, onunla ortak giderim, sahip olduğum dünya görüşüne aykırı düşerim diye düşünenler var. Sen insan değilsen eğer, senin partinin kime ne faydası var? Bölüne bölüne sonunda bir çocuğun ölümü karşısına bile bölünmeyi başarabildik. Bu şekilde bir ayrışma kabul edilebilir bir ayrışma değildir. Bununla yüzleşmek ve yola öyle devam etmek gerekir.” diye konuştu.

Kantoğlu, din ve ırk birlikteliğine bakılmaksızın dünya genelinde Filistin’e destek verildiğine de işaret etti.

“İsrail’e destek açıklamaları hiç şaşırtıcı değil”

Edebiyatçı-yazar Selahattin Yusuf ise Gazze’nin sıcak bir konu olarak insanlığı harekete geçirdiğini belirterek, “Gazze konusunda herhangi bir hareketin, iyi ile kötü arasındaki mücadelede iyiye bir katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Batılı liderlerin Gazze’ye karşı sessiz kalmasına şaşırmadığını dile getiren Yusuf, “Güç maksimizasyonundan başka hiçbir tanrısı olmayan bu adamların tabii ki bazı lobilerden alacağı para için İsrail’e destek açıklamaları yapması hiç şaşırtıcı değil.” görüşünü dile getirdi.

Yusuf, son olaylar karşısında insanlığın ortak vicdan sergileme konusunda ayrı bir eşik açtığına dikkati çekerek, Türkiye’nin bu dayanışma ruhunu daha ileri boyutlara taşıyabileceğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uskudar-belediyesi-soylesisinde-israilin-gazzeye-saldirilari-konusuldu/feed/ 0
TÜRGEV Başkanı: Gazze’ye bugün ellerini uzatanlar yarın daha büyük ameliyatlar yapmak istiyorlar https://www.haber60.com.tr/turgev-baskani-gazzeye-bugun-ellerini-uzatanlar-yarin-daha-buyuk-ameliyatlar-yapmak-istiyorlar/ https://www.haber60.com.tr/turgev-baskani-gazzeye-bugun-ellerini-uzatanlar-yarin-daha-buyuk-ameliyatlar-yapmak-istiyorlar/#respond Mon, 01 Jan 2024 09:12:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1888 Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Fatmanur Altun, “Gazze’ye bugün ellerini uzatanlar yarın coğrafyamızda daha büyük ameliyatlar yapmak istiyorlar. Hem de bu ameliyatları anestezisiz, kanlı bıçaklı yapmak istiyorlar.” dedi.

Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) öncülüğünde, Milli İrade Platformu tarafından 308 STK’nin katılımıyla Galata Köprüsü’nde düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” etkinliğinde bazı katılımcılar konuşma yaptı.

TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Altun, konuşmasında, yeni yılın ilk sabahında bütün dünyaya ses vermek için bir araya geldiklerini söyledi.

Coşkulu kalabalığın tek yürek, tek ses, tek nefes olarak hakkı haykırdığını dile getiren Altun, “Bugün burada toplanan kalabalık, başkasının acısını duymakla, kardeşinin acısını duymakla sabahın erken saatlerinde buraya toplandı ve dünyaya haykırıyor. Artık soykırım bitsin, artık ateşkes bir an önce yapılsın. Artık Gazzeli kardeşlerimizin acısı bitsin. Gazze bir an önce ayağa kalksın.” diye konuştu.

Gazze’nin sadece Gazze’den ibaret olmadığına dikkati çeken Altun, şöyle devam etti:

“Gazze’ye bugün ellerini uzatanlar yarın coğrafyamızda daha büyük ameliyatlar yapmak istiyorlar. Hem de bu ameliyatları anestezisiz, kanlı bıçaklı yapmak istiyorlar. Bu ameliyatlar yaklaşık 200 yıldır coğrafyamızda sürüyor. Biz istiyoruz ki bu anestezisiz, kanlı bıçaklı ameliyatlar artık son bulsun. Biz istiyoruz ki yeni yılın ilk saatlerinde insanların uykuya dalacağını, tatlı uykularında uyuyacağını, sıcak yataklarından çıkmayacağını düşünenler işte insanların hallerini görsünler. Soğukta, sıcak yataklarından kalkıp ‘yeni yıl, tatil’ demeden burada bulunan insanların duygularını görsünler. Bu o kadar önemli bir buluşma ki. İsrail şu anda insanların unutacağına, insanların günlük hayatlarına dalacağına güveniyor. İnsanların gündeminden bu soykırımın düşeceğine inanıyor. Biz bakmazken insanları katletmeye devam edeceğine inanıyor. Ama biz burada diyoruz ki ‘Hayır, böyle bir şey olmayacak. Sen bizim bakmadığımızı düşündüğün zamanda biz daha çok bakacağız. Sen bizim gündemimizden düştüğünü düşündüğün sırada biz bunu daha çok gündem edeceğiz. Biz unutmayacağız, unutturmayacağız ve sesimizi asla kesmeyeceğiz, asla susmayacağız. Sabahın bu saatlerinde toplanan topluluk bütün dünyaya bunu haykırıyor. ve diyoruz ki Türkiye’den yılın ilk saatlerinde henüz seher saatlerinde tüm dünyaya yükselen mesaj işte bu.”

“Bu tepki çığ gibi büyüyecek”

Altun, Filistin’deki soykırımı da şehitlere uzanan kanlı elleri de hiçbir zaman unutmayacaklarını vurguladı.

Gündelik hayata dalmayacaklarını, Gazze’yi gündemlerinden düşürmeyeceklerini kaydeden Altun, “Bu tepki çığ gibi büyüyecek. Bu çığ, katilleri ve soykırımcıları ezip geçecek. Şu anda Filistin’deki, Gazze’deki kardeşlerimiz bize bakıyorlar ve bugün gördükleri manzaradan memnun olduklarına inanıyorum. İnşallah sözümüzle sesimizle elimizle bu katliamı durdurmayı Allah nasip etsin bizlere.” ifadelerini kullandı.

Gazze’deki katliamın 87. gününde olduğunun altını çizen Altun, insanların üzerine bombaların yağdığını, küçücük bedenlerin paramparça olduğunu, buna karşı dünya halklarının ayağa kalktığını anlattı.

Bu katliamı durdurabilecek devletlerin, hükümetlerin ve çıkarlarını savunan bazı aktörlerin eliyle bunun devam ettiğini belirten Altun, “Bu soykırım aslında dünya halkları vicdanında da hak ettiği yeri bulmuş vaziyette. İnsanlar seslerini her geçen gün daha fazla yükseltiyorlar. Her geçen gün tepki daha fazla büyüyor. Türkiye’nin yılın ilk saatlerinde bu tepkiyi göstermesi ise çok anlamlı. İstanbul’u, Türkiye’yi aşacak, bu ses tüm dünyaya ulaşacak. Tüm dünyaya mesajı vereceğiz. Tepki bitmiyor, sönümlenmiyor. Siz bunu bitirmediğiniz sürece biz daha yeni başlıyoruz. Bu da günün ilk saatinde tüm dünyaya verdiğimiz mesajdır. Bitirmediğiniz sürece daha da fazlası gelecek.” değerlendirmesini yaptı.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’a her zaman bizim davamıza sahip çıktığı için teşekkür ederim”

Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, Kur’an-ı Kerim’de de yazıldığı gibi zulme karşı savaşanın her zaman zaferi kazanacağını söyledi.

Türk milletinin ve İstanbul’un evlatlarının, bu sabah katliamlara ve zulümlere karşı yürüyerek tavırlarını gösterdiğini dile getiren Mustafa, “Biz Filistinliler olarak kaybettiğimiz, sevdiğimiz insanlar için acı çekiyoruz. Biz çok üzülüyoruz ki Gazze şehrindeki her şeyi hedef alan bu zalimler, bizi davamızdan saptırtmak istiyorlar. Bütün bunlara rağmen biz davamızdan hiç sapmadık.” dedi.

Büyükelçi Mustafa, her zaman dini ve siyasi haklarının ebedi bir şekilde kalacağını, Kudüs ile Mescid-i Aksa’ya olan iman ve sevgilerinin hiçbir şekilde kırılmayacağını kaydetti.

Türk halkına davalarında birleştiği için teşekkür eden Mustafa, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a her zaman bizim davamıza sahip çıktığı için teşekkür ederim. Desteğiniz, duruşunuz, duygularınız, öfkeniz için teşekkür ederim. Allah, Gazze’yi korusun, Gazze halkı ve Türkiye halkı arasındaki muhabbeti ve sevgiyi daim etsin.” ifadelerini kullandı.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Galata Köprüsü’nden muhteşem ve heybetli yürüyüşle Gazze’nin yanında olanlara selamlarını iletti.

Yalçın, “Başkasının yangınıyla evini ısıtanın, yemeğini pişirenin, yerleşimci adı altında işgalcileri götürüp Filistin’e yerleştirenlerin, ‘Ben İsrail’e ABD Dışişleri Bakanı olarak değil, bir Yahudi olarak geldim’ diyenin canı cehenneme.” ifadelerini kullandı.

“2024 umudun yılı olsun” diyerek ilk günde sabah saatlerinde burada buluşan Gazze ve Filistin yürekli İstanbul’un tüm haysiyetli insanlarına selamlarını ileten Yalçın, bu görüntünün son derece önemli olduğunu bildirdi.

“Filistin halkı vatanlarının bedelini kanlarıyla, canlarıyla ödemiştir.”

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan ise bir toprağı değerli kılan, onu vatan yapanın onun insanla kurduğu ilişkisi olduğunu söyledi.

Bir toprak parçasının üzerinde, gündüzünde alın teri, gecesinde gözyaşı ve şehitlerin kanı olduğunda onun vatan olabileceğine dikkati çeken Ceylan, şunları kaydetti:

“Bugün aynı ortak iki düşmanla mücadele eden dünyanın en büyük 2 terör örgütüne karşı mücadele eden milletimiz ve Filistin halkı vatanlarının bedelini kanlarıyla, canlarıyla ödemiştir. Buradan yeni yılın ilk seher vaktinde bebek katili, eli kanlı terörist Amerika ve onun maşası İsrail’e sesleniyoruz, ey katiller sürüsü, ellerini topraklarımızdan, masum bebeklerimizden, çocuklarımızdan, kadınlarımızdan, yaşlılarımızdan çekin. O kirli ellerinizi, okullarımızdan, hastanelerimizden, ibadethanelerimizden çekin. Yoksa yüzyıllardır o kirli ellerinizi kırdığımız gibi bugün de bu aziz millet sizlerin ellerini kıracaktır.”

İsrail’e boykota devam çağrısı

TÜGVA Başakşehir Teşkilatı Okul Başkanı Usame Zeyd Demir de platforma çıkarak, konuşma yaptı.

Demir, “Filistin’de, Gazze’de benim yaşımda arkadaşlarım, kardeşlerim öldürülürken biz burada nasıl sessiz kalabiliriz? Dünya buna nasıl sessiz? Her gece bomba sesleriyle, uçak sesleriyle çocuklar uyumaya çalışırken biz nasıl yatağımızda rahat yatabiliriz?” diyerek, İsrail’e boykotun devam etmesini istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turgev-baskani-gazzeye-bugun-ellerini-uzatanlar-yarin-daha-buyuk-ameliyatlar-yapmak-istiyorlar/feed/ 0
Emine Erdoğan 2023’te Gazze’de katliamın durması için çalışma yürüttü https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-2023te-gazzede-katliamin-durmasi-icin-calisma-yuruttu/ https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-2023te-gazzede-katliamin-durmasi-icin-calisma-yuruttu/#respond Sun, 31 Dec 2023 07:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1722 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurt içi ve yurt dışı ziyaretlerine eşlik etmesinin yanı sıra iklim değişikliğinden sıfır atığa, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarının sarılmasından Filistin’de yaşanan insanlık dramına kadar birçok konuda çalışmalarda bulundu.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre Emine Erdoğan, 2023’te tüm ülkeyi yasa boğan 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaraların sarılması için yoğun çaba harcadı.

Gazze’de akan kanın durması için yurt içi ve yurt dışında yoğun bir insani yardım çalışması yürüten Emine Erdoğan, 2017’de başlattığı Sıfır Atık hareketinin küresel boyuta taşınması için de önemli adımlar attı.

Yıl boyunca depremzedeleri yalnız bırakmamaya özen gösterdi

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetzedelerin yanında yer alan, başta bebek ve çocuklar olmak üzere tüm vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için yoğun çaba harcayan Emine Erdoğan, yıl boyunca da her fırsatta depremzedelerle bir araya gelerek onları yalnız bırakmamaya özen gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem bölgesine gerçekleştirdiği ziyaretlere eşlik eden Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Habitat İcra Direktörü Maimunah Mohd Sharif ile de bölgeye giderek, Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde incelemelerde bulundu.

Emine Erdoğan, depremden etkilenen tüm illeri ziyaret etmesinin yanı sıra evleri yıkıldığı için başta Ankara olmak üzere farklı şehirlerde yaşamlarını sürdüren depremzedelerle de sık sık bir araya geldi.

Ramazanın ilk iftarını da Malatyalı depremzede ailenin Ankara’daki yeni evinde yapan Emine Erdoğan, daha sonra Devlet Konukevi’ndeki iftar programında da birçok depremzede aile ile buluştu.

ABD’den Ukrayna’ya birçok ülke devlet ve hükümet başkanının eşi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerinin taziye ve “geçmiş olsun” mesajlarını kabul eden Emine Erdoğan, pek çok lider eşiyle de telefonda görüştü.

BM Genel Kuruluna hitap eden ilk Türk lider eşi

Emine Erdoğan, 2023’te de geçmiş yıllarda olduğu gibi yurt içi ve yurt dışında sıfır atık konusundaki çalışmalarını aralıksız sürdürdü.

BM Genel Kurulu kararıyla 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesinde öncü rol oynayan Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in özel davetiyle 2023’te ilki düzenlenen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinliklerine ve BM özel oturumuna katılmak üzere New York’a gitti.

Burada Genel Sekreter Guterres’le bir araya gelen Emine Erdoğan, BM 77. Genel Kurul Başkanı tarafından düzenlenen, “sıfır atık” konulu, eş sunucu 105 ülkenin yer aldığı özel oturumda katılımcılara hitap etti. Emine Erdoğan, hitabında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür.” sözlerini bir kez daha BM Genel Kurul Salonu’nda uluslararası kamuoyuna hatırlattı.

BM Genel Kuruluna hitap eden ilk Türk Cumhurbaşkanı eşi olan Emine Erdoğan’a, BM Genel Sekreteri Guterres tarafından da sıfır atık bağlamında kurulacak Danışma Kurulu’nun başkanlığı teklif edildi.

Emine Erdoğan, New York temasları kapsamında Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova, Uluslararası Göç Örgütü Genel Direktörü Antonio Vitorino, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktörü Catherine Russell ile de görüştü.

Emine Erdoğan, BM Sıfır Atık Danışma Kurulunun ilk toplantısına başkanlık etti

BM Genel Kurulu hitabının ardından BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı olmayı kabul eden Emine Erdoğan, kurulun 27 Temmuz’da tanışma amaçlı gerçekleştirilen çevrim içi toplantısına da başkanlık etti.

Erdoğan, bu toplantıda Sıfır Atık Hareketi için küresel çağrıda bulunarak, “Temizlemekten ziyade kirletmemeyi esas almalı, atık üretmeyen bir yaşam modelini tüm dünyada yaygınlaştırmalıyız.” mesajını verdi.

BM Dünya Şehirler Günü

Sıfır Atık Danışma Kurulunun tanışma toplantısındaki hitabında Danışma Kurulunun ve 3 senelik görev süresinin hayırlı olmasını dileyen Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler İnsani Yerleşim Programı UN-Habitat tarafından her yıl farklı bir kentte kutlanan 31 Ekim Dünya Şehirler Günü etkinliğinin, bu yıl Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde İstanbul’da Üsküdar Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşeceğini ifade etti. Erdoğan, Dünya Şehirler Günü vesilesiyle Danışma Kurulunun ilk resmi toplantısının İstanbul’da yapılacağını da duyurarak kurul üyelerini İstanbul’a davet etti

Emine Erdoğan, “Herkes için sürdürülebilir kentsel geleceğin finansmanı” temasıyla düzenlenen “Dünya Şehirler Günü” programındaki hitabında, Sıfır Atık Projesi ile edinilen kazanımları her düzeyde güçlendirmek amacıyla Sıfır Atık Vakfı kurulduğunu bildirerek, “Vakıf, yerelde atıksız yaşam biçimini yerleştirmeyi, uluslararası boyutta da uygulamanın teşvikini sağlamayı hedefliyor. Vakfımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, başarılı çalışmalara imza atmasını canıgönülden temenni ediyorum.” dedi.

BM Sıfır Atık Danışma Kurulu ise 1 Kasım 2023’te İstanbul’da Vahdettin Köşkü’nde ilk resmi toplantıda bir araya geldi.

BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, kurul işbirliğinde başarılı sıfır atık hikayelerini taltif için küresel bir Sıfır Atık Ödülleri’nin tertip edilmesi üzerine çalışmaları gerektiğini belirterek, söz konusu ödüllerin, halihazırda var olan başarı hikayelerini dünyaya tanıtırken, yeni girişimlerin oluşmasına da kayda değer katkı sağlayacağını vurguladı.

Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na ilk imza atıldı

BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında 17 Eylül’de New York’a yeniden giden Emine Erdoğan, Sıfır Atık Projesi’nin küreselleşmesine atılan ilk adım başta olmak üzere birçok konuda girişimlerde bulundu.

Erdoğan’ın öncülüğünde, Türkevi’nde “Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru” etkinliği kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılımıyla imza töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın önderlik ettiği Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na ilk imzayı attı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ilk imzası ile açılan “https://zerowastecommitment.com” internet sitesi halihazırda bugün 73 ülkeden 10 binin üzerinde sıfır atık gönüllüsünün de iyi niyet beyanını imzaladığı ve her geçen gün dünyanın dört bir yanında katılan kişi sayısının arttığı bir mecra haline geldi.

Türkevi’nde, devlet başkanı eşleri, BM’nin üst düzey yöneticileri, diğer ülke diplomatlarının hazır bulunduğu programda, “Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru” isimli etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, “İnsanlık ailesini, Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayarak yarın değil, bugünden değişimin bir parçası olmaya davet ediyorum. Bugün, ülkemde ektiğimiz sıfır atık tohumunun gölgesinin, dünyayı ferahlatacak bir çınara dönüşmesine tanıklık ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Programa katılan Surinam, Bosna Hersek, Seyşeller, Sırbistan, Bulgaristan, Litvanya, Zimbabve ve Sierra Leone liderlerinin eşleri de Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayarak, sıfır atık gönüllüsü oldu. 2023 yılında Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na imza atarak Sıfır Atık gönüllüsü olan lider eşi ve uluslararası temsilcilerin sayısı 40’ı aştı.

New York’ta çocuğa yönelik şiddetin engellenmesi için “güç birliği yapma” çağrısı yaptı

BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın eşi Fatima Maada Bio’nun ev sahipliğinde BM’de düzenlenen ve kendisinin özel davetli olarak katıldığı “Şiddetin Önlenmesi ve İyileşme Günü” etkinliğinde, çocuğa yönelik şiddetin engellenmesi için “güç birliği yapma” çağrısında bulundu.

Emine Erdoğan, Türk kültürünü New York Türkevi’nde tanıtma misyonuyla Anadolu’nun en eski dokuma ürünlerini, misafir ettiği devlet başkanları eşlerine tanıttı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın eşi Jill Biden’ın ev sahipliğinde lider eşleriyle bir araya gelen Emine Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun eşi Veronica Alcocer Garcia ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin annesi Şeyha Moza bint Nasır’la da görüştü.

“Su Verimliliği Seferberliği”

Yurt içinde de birçok sosyal sorumluluk projesini himaye eden Emine Erdoğan, projelerin ilk adımını düzenlenen tanıtım toplantılarıyla yaptı.

Bu kapsamda Emine Erdoğan’ın himayesi, Tarım ve Orman Bakanlığının koordinasyonunda “Su Verimliliği Seferberliği” başlatıldı. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Emine Erdoğan, “Gelecek nesillerimizin bir bardak suya muhtaç kalmaması için bugünden çalışan bütün duyarlı insanlarımıza çağrıda bulunuyorum, Türkiye Yüzyılı’na bir damla da siz olun.” mesajını verdi.

Gazze için somut adım çağrısı

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı ilk günlerden itibaren mesaisinin büyük bir bölümünde Gazze’de akan kanın durması için çaba harcayan Emine Erdoğan, uluslararası toplumu “Gazze için somut adım atmaya” çağırdı.

Bu çağrısını sosyal medya hesabından Türkçe, İngilizce ve Arapça açıklamalarla duyuran Emine Erdoğan, Ürdün Kraliçesi Rania el Abdullah ve Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza bint Nasır’ın da aralarında bulunduğu birçok ülkenin lider eşi ile Gazze’ye yönelik saldırılar ve yaşanan sürece ilişkin telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

“Filistin İçin Tek Yürek” Zirvesi

Emine Erdoğan, 15 Kasım’da Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde, ev sahipliğini yaptığı, 15 ülkeden devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile özel temsilcilerin bizzat, 3 ülke lider eşinin de video mesajlı ile katılımıyla düzenlenen “Filistin İçin Tek Yürek” temalı zirvede konuklara hitap etti.

Gazze’nin bugün artık meçhul çocuklar şehri olduğunu belirten Emine Erdoğan, “Bir anne, bir kadın, bir insan olarak böyle kirli bir mirası hesabı görülmeden sonraki nesillere devretmeyi reddediyorum. İsrail devletinin ilgili bütün mensuplarının, işledikleri tüm savaş suçları sebebiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarını talep ediyorum.” dedi.

“Filistin İçin Tek Yürek Zirvesi” kapsamında hazırlanan ve Emine Erdoğan tarafından okunan ortak çağrı metninde, “Devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ve ülke temsilcileri olarak tüm dünyaya, Gazze’de süren katliamları durdurmak için derhal ve topyekun harekete geçilmesi, Gazze’de okul, hastane ve diğer tıbbi tesisler, mülteci kampları, Birleşmiş Milletler tesisleri ve ibadethaneler dahil tüm sivil yerleşim yerlerini hedef alan İsrail saldırılarının derhal durdurulması, bu doğrultuda çatışmalara son verecek bir ateşkesin acilen tesisi çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Emine Erdoğan, zirvenin ardından oluşturulan eylem planlarına ilişkin olarak da Doha’da, Katar Vakfı Başkanı Şeyha Moza ile Filistin İçin Tek Yürek Zirvesi İnisiyatif Hareketi’nin devamı niteliğindeki eylem planlarını görüştü. Yine bu inisiyatif hareketinin devamı niteliğinde İstanbul Taksim Meydanı’nda açılan “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar” sergisini ziyaret etti.

Emine Erdoğan’ın, öncülüğünde “Uzat Elini Ey İnsanlık” sloganıyla 2009’da düzenlenen zirvedeki hitabında göz yaşı dökerek yaptığı barış çağrısını televizyondan izleyen Gazzeli Maysa Yousuf’un, “Sayın Hanımefendi, göz yaşlarınız bize ulaştı.” notuyla Emine Erdoğan’ı resmettiği portre de sergide dikkati çekti.

“Türkiye Yüzyılı hepimize kutlu olsun”

Emine Erdoğan, bu yıl mayıs ayında ikinci turda sonuçlanan seçim öncesi birçok yurt içi mitingde ve yurt dışı ziyaretlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik etti.

İkinci turda sonuçlanan seçimin ardından, “İlk günkü aşkla bir ve beraber olmaya devam edecek, Türkiye Yüzyılı idealimize 85 milyon, tek yürek olarak ulaşacağız. Bu yolda desteğini ve emeğini esirgemeyen yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Türkiye Yüzyılı hepimize kutlu olsun.” açıklamasında bulundu.

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’nde de yalnız bırakmadı.

Emine Erdoğan, 2023’te ayrıca, Cumhuriyetin 100. yılı, Kiev Lider Eşleri Zirvesi, Yüzyılın Anıları Geçmişten Günümüze Kültürel Diplomasi, Koruyucu Aile Günü, İlk Togg T10X Teslim Töreni, Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi Ödül Töreni, Esenler Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı Açılış Töreni, TİKAD Dünyaya Yön Veren Kadınlar, Gönül Elçileri, BM-Habitat 31 Ekim Dünya Şehirler Günü, Çocuklar ve Gençler İş Başında – Orta Asya’da İklim Değişikliği, Sosyal Refahın Adil Dağılımı programları gibi yurt içi ve yurt dışında birçok toplantıya da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emine-erdogan-2023te-gazzede-katliamin-durmasi-icin-calisma-yuruttu/feed/ 0