Gazete – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 06 Nov 2024 15:04:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Asayişten Magazine Çınar Gazetesi İle Kaçırılmayacak Gündem Haberler! https://www.haber60.com.tr/asayisten-magazine-cinar-gazetesi-ile-kacirilmayacak-gundem-haberler/ https://www.haber60.com.tr/asayisten-magazine-cinar-gazetesi-ile-kacirilmayacak-gundem-haberler/#respond Wed, 06 Nov 2024 15:04:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/asayisten-magazine-cinar-gazetesi-ile-kacirilmayacak-gundem-haberler/ Çınar Gazetesi, güncel gelişmeleri ve çeşitli kategorilerdeki haberleri okuyucularına ulaştıran, etkili bir haber platformudur. Çınar Gazetesi, hem yerel hem de dünya genelinde yaşanan olayları ele alarak geniş bir yelpazede içerik sunar. Çınar Gazetesi’nin okuyuculara sunduğu başlıca haber kategorileri arasında asayiş haberleri, son dakika haberleri, finans, magazin, spor, gündem gibi konular yer alır. Çınar Gazetesi, özellikle hızlı ve doğru bilgi akışı sağlamasıyla bilinir; bu nedenle geniş bir okuyucu kitlesine hitap eder. Çınar Gazetesi, okurlarına gündemi yakından takip etme imkânı tanırken, aynı zamanda tarafsız habercilik anlayışıyla dikkat çeker.

Çınar Gazetesi, okuyucularını bilgilendirirken kaliteli içerik sunmayı hedefler. Çınar Gazetesi'nin asayiş haberleri, ülkede yaşanan güvenlik olayları ve polis tarafından yürütülen operasyonlar hakkında anlık bilgi sağlar. Çınar Gazetesi son dakika haberleriyle, özellikle gün içinde gerçekleşen önemli gelişmeleri hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırır. Çınar Gazetesi, finans alanında piyasaları ve ekonomik gelişmeleri takip etmek isteyenlere güncel veriler sunar. Çınar Gazetesi’nin magazin haberleri ise sanat dünyasında ve ünlülerin hayatında olup bitenleri merak edenler için önemli bir bilgi kaynağıdır.

Çınar Gazetesi, spor haberlerinde de geniş bir içerik sunarak, futbol, basketbol, voleybol gibi farklı branşlarda güncel haberlere yer verir. Çınar Gazetesi gündem haberlerinde ise hem ulusal hem de uluslararası önemli gelişmeleri derinlemesine ele alır. Çınar Gazetesi, tüm bu içerik ve başvuru kategorileriyle farklı ilgi alanlarına sahip olan okuyucularına zengin bir haber kaynağı sunar. Çınar Gazetesi, güvenilirliği ve kapsamlı haber anlayışıyla Türkiye’de önemli bir yere sahiptir ve geniş okuyucu kitlesiyle her gün daha fazla kişiye ulaşmaktadır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/asayisten-magazine-cinar-gazetesi-ile-kacirilmayacak-gundem-haberler/feed/ 0
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı: Yerel Basın Kuruluşları Desteklenmeli https://www.haber60.com.tr/turkiye-gazeteciler-konfederasyonu-genel-baskani-nuri-kolayli-yerel-basin-kuruluslari-desteklenmeli/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-gazeteciler-konfederasyonu-genel-baskani-nuri-kolayli-yerel-basin-kuruluslari-desteklenmeli/#respond Tue, 23 Jul 2024 08:45:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41588 Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, basın sektörünün ekonomik darboğaza girdiğini ve birçok gazete ile internet haber sitesinin kapanmanın eşiğine geldiğini belirterek, yerel basın kuruluşlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.

Türkiye genelinde 9 gazeteciler federasyonu, 86 gazeteciler cemiyeti ve basın derneği ile bu derneklere üye yaklaşık 20 bin medya çalışanını tek çatı altında toplayan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Genel Başkanı Nuri Kolaylı, 24 Temmuz Basın Dayanışma Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, demokratik gelişimin temel taşlarından en önemlisinin yerel basın kuruluşları ve basın özgürlüğü olduğuna dikkat çekti. Kolaylı, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Türk basınında sansür, gazetecilerin 24 Temmuz 1908 tarihinde gerçekleştirdiği onurlu direniş sonucu kalkmış, ancak ardından yapılan yasal düzenleme ve baskılarla hemen hemen her dönem yeniden gündeme gelmiştir.

Sansür, demokrasinin gelişimini engelleyen, halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlayan çok önemli bir sorundur. Günümüzde yaşanan uygulamalara bakıldığında, sansürün kalkmadığını, etkisini arttırarak devam ettirdiğini görmekteyiz. Sansür günümüzde bazen ‘haber yasaklama’, bazen de gerçeği çarpıtma, gizleme veya çeşitli tehdit ve yaptırımlarla devam etmektedir.

Düşüncelerini yazdıkları, röportaj ve haber yaptıkları gerekçesiyle meslektaşlarımız yargılanmakta, gözaltına alınmakta, cezayı gerektirmeyecek basit suçlamalarla uzun süreli tutuklamalarla özgürlükleri elinden alınmakta ve hapse atılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda ve Terörle Mücadele Yasası’nda yer alan ve darbe dönemlerinden bu yana değişmeyen basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler mutlaka ele alınmalı ve yeniden düzenlenmelidir.

Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça, 24 Temmuzlar bizler için bayram olmayacaktır. Bu nedenle bu yıl da 24 Temmuz’u Basın Bayramı olarak değil, dayanışma günü olarak görüyor, bu anlamda kutluyoruz”

Ekonomik darboğaz

“Sansürün yanı sıra, son dönemde yaşanan ekonomik sorunlar ve tasarruf tedbirleri gibi uygulamalar basın kuruluşlarını kapanmanın eşiğine getirmiştir. Özellikle deprem bölgesinde faaliyetlerini sürdürmeye çalışan yerel basın kuruluşları çok zor durumdadır” diyen Kolaylı, “Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle, diğer sektörlerde olduğu gibi; gelişmiş demokratik sistemin vazgeçilmez unsuru olan basın sektöründe de tarihin en zor ekonomik krizlerinden birisi yaşanmaktadır. Özellikle yerel gazeteler yaşam savaşı vermektedir. Pandemiden bu yana ekonomik darboğaz içindeki yerel basınımız, 13 Mayıs 2024 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca açıklanan ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ çerçevesinde uygulamaya konulan kısıtlamalarla tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bilindiği gibi yerel basının tek geliri, abone satışları, reklamlar ve Basın İlan Kurumu aracılığıyla alınan resmi ilanlardır. Ancak ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ çerçevesinde getirilen kısıtlamalarla yerel basının bu gelirlerinde önemli oranlarda azalma yaşanacaktır. Örneğin; Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nde yer alan “Basın ve yayın organlarına ilan ve reklam verilmeyecek, kamu kurum ve kuruluşlarınca hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak, görev alanı ile ilgili olmayan yayınlara abone olunmayacak” düzenlemeleri yerel basının adeta can suyunu kesecek uygulamalardır” diye konuştu.

Pandemiden bu yana yaşanan ekonomik sorunlara göz atıldığında maliyetlerin arttığına vurgu yapan Başkan Nuri Kolaylı, “Gazete maliyetlerini oluşturan kağıt, kalıp ve mürekkep başta olmak üzere tüm malzemelerin döviz cinsinden fiyatları artmış, medya kuruluşlarının girdileri Dolar bazında yüzde 50’ye varan oranlarda yükselmiş, genel giderlerdeki ve asgari ücretteki artışın da etkisiyle yüzlerce yerel medya kuruluşu kapanma noktasına gelmiştir. Bu ortamda uygulamaya konan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi, adeta yerel basının idam fermanıdır.

Demokrasilerin gelişimine katkıda bulunan ve halkın özgür haber alma hakkı doğrultusunda kamusal görev üstlenen yerel basının yaşatılması için; Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ndeki olumsuz uygulamaların iptal edilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerel destek ihtiyacı

Kolaylı, “Bu ortamda yerel basının ayakta kalabilmesi; yerel demokrasilerin gelişmesi ve halkın haber alma özgürlüğünün sağlanması için hayati önem taşımaktadır. Yerel basın, bir toplumun sesi olarak işlev görür. Yerel gazeteler ve haber siteleri, yerel sorunları ve başarıları gündeme taşıyarak, toplumun farklı kesimlerinin seslerini duyurur. Bu sayede, yerel halkın yaşadığı günlük sorunlar, çözüm önerileri ve toplumsal gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanır. Örneğin, yerel yönetimlerin aldığı kararlar, yerel ekonomik gelişmeler, kültürel etkinlikler gibi konular yerel basın aracılığıyla topluma ulaştırılır. Basın İlan Kurumu aracılığı ile alınan ilan ve reklamlar basın kuruluşlarının ayakta kalmasına yetmemekte, birçok yerel basın kuruluşu küçülme yoluna gitmek zorunda kalmaktadır. Bu ekonomik çıkmazdan kurtulmanın yolu, başta belediyeler olmak üzere yerel kuruluşların basına destek olmasından geçmektedir. Yerel basın, yerel yönetimler tarafından mutlaka desteklenmeli, tasarruf tedbirleri ve bunun gibi düzenlemelerin gölgesinde kalınmadan yerelin sesinin kısılmasına engel olunmalıdır.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak tüm belediye başkanlarından beklentimiz; zor şartlarda kamu adına görev yapan yerel basın kuruluşlarına sahip çıkmaları, ekonomik anlamda desteklemeleridir” şeklinde konuştu.

Meslek yasası eksikliği

Başkan Kolaylı sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak her fırsatta dile getirdiğimiz gibi; Günümüzde Türk basını, gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen ‘Gazetecilik Meslek Yasası’na acilen ihtiyaç duymaktadır.

Hemen hemen her iş kolunda düzenleyici yasalar varken basın sektöründe böyle bir yasa olmayınca dileyen herkes, eğitimine ve bilgi birikimine bakılmaksızın “gazeteciyim” diyerek mesleğe başlayabilmektedir.

Bu nedenle; gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen “‘Gazetecilik Meslek Yasası” teknolojik gelişmeler de göz önüne alınıp günümüz şartlarına uygun olarak çıkarılmalıdır.

Böyle bir düzenleme fikir özgürlüğünü kısıtlayıcı değil, tam tersine haber alma özgürlüğünü gerçek anlamda hayata geçirmeyi sağlayıcı nitelikte olmalıdır.

Özetlemeye çalıştığımız tüm bu sorunlara rağmen görevini fedakarca ve layıkıyla yapan meslektaşlarımın 24 Temmuz Basın Dayanışma Günü’nü kutluyor, esenlikler diliyoruz.” – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-gazeteciler-konfederasyonu-genel-baskani-nuri-kolayli-yerel-basin-kuruluslari-desteklenmeli/feed/ 0
İzmir’deki Gazeteciler Açlık Sınırının Altında Kalan Maaşları Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-gazeteciler-aclik-sinirinin-altinda-kalan-maaslari-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-gazeteciler-aclik-sinirinin-altinda-kalan-maaslari-protesto-etti/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:36:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41397 (İZMİR) – Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şubesi üyeleri, açlık sınırının altında kalan maaşları protesto etti. “Geçinemiyoruz haberiniz olsun” diyen gazeteciler, medya patronlarına “Bir an önce ücretlerin insanca yaşanabilecek bir seviyeye gelmesi için adımlar atın. İzmir’de çalışan gazeteciler olarak bir kez daha söylemek isteriz ki, geçinemiyoruz” çağrısında bulundu.

Artan yoksulluk ve hayat pahalılığı milyonlarca vatandaşı açlık sınırının altında yaşamaya mecbur bırakırken, İzmirli gazeteciler de ‘Geçinemiyoruz’ eylemi yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS) İzmir Şubesi’nin düzenlediği eylemde gazeteciler, açlık sınırının da altında kalan maaşları protesto etti.

Eyleme, TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu’nun yanı sıra eski CHP İzmir Milletvekili ve eski İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atila Sertel, eski CHP Milletvekili Musa Çam ve sendika temsilcileri de katılarak gazetecilere destek verdi.

Konak ilçesi ÖSYM Binası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne yürüyen gazeteciler, “İş, ekmek yoksa haber de yok”, “Herkesin sesi basın emekçisi”, “Mesleğimiz için yürüyoruz” ve “Emek özgürse basın özgürdür” sloganları attı.

Gazeteciler adına konuşan TGS İzmir Şube Başkanı Kahramanoğlu, enflasyonist ortamda sene başında alınan zamlı maaşların karın tokluğuna dahi yetmediğini belirterek, şunları söyledi:

“Karın tokluğuna bile çalışmıyoruz”

“Türkiye ağır bir ekonomik kriz yaşıyor. İktidar her ne kadar bu krizi kabul etmese de özellikle son iki yıldır ciddi bir yoksullaşma yaşanmakta. Elbette bu yoksullaşmadan gazeteciler de nasibini alıyor. Biz gazetecilerin ortalama ücretleri, açlık sınırına hatta onun da altına geriledi. Türk-İş’in haziran verilerine göre Türkiye’de açık sınırı 18 bin 978 lira. Son yıllarda TÜİK, gerçek enflasyonun yarısının da altında oranlar açıkladığı için, ücretlerimize yapılan zamlar da gerçekçi olmadı. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 71.06, bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu ENAG’ın yüzde 113.08, İstanbul Ticaret Odası’nın enflasyonu ise yüzde 82.14. Peki temmuzda bizlerin ücretlerine ne kadar zam yapıldı? Yüzde 0. Yazıyla da rakamla da sıfır. Yılın başında asgari ücret seviyesine getirilen maaşlarımızla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Aldığımız yemek ücretleriyle 10 gün yemek yiyemiyoruz. Yani karın tokluğuna bile çalışmıyoruz. Tüm bu kötü tabloya rağmen üç kuruşa, kalemimizi satmadan, mesleğimizin ilkelerini yerine getirmeye mücadele ediyoruz.”

“Haber yapmak için değil haber olmak için toplandık”

Geçim derdine düşmüş gazetecilerin işlerinde verimli olamayacağını hatırlatan Kahramanoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hemen her gün yurdun dört bir yanında açlık, yoksulluk haberleri yapan, işçinin, memurun, emeklinin ‘Geçinemiyoruz’ çığlıklarını iktidara, patronlara duyurmaya çalışan bizler de bu çığlığa ses katıyoruz. Geçinemiyoruz! Burada haber yapmak için değil haber olmak, gazete patronlarına sesimizi duyurmak için toplandık. Evine girecek ekmeğin derdine düşmüş bir gazeteciden iyi haber bekleyemezsiniz. Ev sahibinden gelecek telefondan, elektrik-su faturasına bakmaktan korkan gazeteciden özverili çalışma bekleyemezsiniz. Çocuğunun oyuncak istemesinden korkan gazeteciden basın özgürlüğünü savunmasını bekleyemezsiniz. Kitap alamayan, sinemaya, tiyatroya, konsere gidemeyen gazeteciden yaratıcılık bekleyemezsiniz.”

“Bıçak kemikte!”

Medya patronlarına çağrıda bulunan Kahramanoğlu, şunları kaydetti:

“Gazetecilik, tarihin hiçbir döneminde çok para kazanılan bir meslek olmadı ancak bu dönemki kadar da yoksullaşmamıştık. Gazeteciler bu kadar yoksulken, İzmir’de açlık sınırında, Anadolu’nun birçok ilinde açlık sınırının altında ücretlerle çalışırken, bu toplumun gerçeklere ulaşma şansı olamaz. Yoksullaşmamızın tek sorumlusu medya patronları değil hiç şüphesiz. Yıllardır iktidarın bu alanda uyguladığı politikaların da büyük katkısı var. Kağıt fiyatları her gün artarken gazetelerin ana gelir kaynaklarından biri olan resmi ilan fiyatları aynı oranda artmadı. Gazetecilik mesleği hedef göstermeler, gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar ile iktidar eliyle itibarsızlaştırıldı. Gazeteciye duyulan güven yok edildi. Patronlar baskı altına alındı, medya kurumlarına el kondu. Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak defalarca çağrı yapmamıza rağmen uyarılarımız dikkate alınmadı ve bugün ülkenin dört yanında bu tabloyu yaşıyoruz. Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şubesi olarak İzmir’deki tüm medya patronlarına, işverenlere çağrımızdır. Bir an önce ücretlerin insanca yaşanabilecek bir seviyeye gelmesi için adımlar atın. İzmir’de çalışan gazeteciler olarak bir kez daha söylemek isteriz ki, geçinemiyoruz! Artık bıçak kemikte. Bu kentte gazeteciliğin devam edebilmesi için, basın özgürlüğü için, okuyucunuzun haber alma hakkı için adım atmak zorundasınız. Çünkü bizim artık daha fazla sıkacak kemerimiz, yapacak fedakarlığımız, daha fazla küçültecek bir hayatımız kalmadı.”

“Çünkü haberci olmazsa haberiniz olmaz”

Sektördeki baskılara da değinen Kahramanoğlu, ‘Gazeteci olmazsa haber olmaz’ diyerek şunları söyledi:

“Biz gazetecilerin haklarının gasp edilmesine sessiz kalmayın. Sesimizin ve sözümüzün özgürlüğü tüm toplumun özgürlüğüdür. Çünkü haberci olmazsa haberiniz olmaz. Bugün aynı zamanda bizimle ses çıkarmak isteyen ama sendikaya yürüdüğü için işten çıkarılma korkusuyla yüz yüze olduğundan yanımızda olamayan meslektaşlarımızdan haberdarız. TGS İzmir olarak bunun da takipçisi olacağız Haklarımızı alamadığımız yerde eylemlerimizi çeşitlendirecek ve sürekli hale getireceğiz. Biz gazeteciyiz ve buradayız. Haberiniz olsun.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-gazeteciler-aclik-sinirinin-altinda-kalan-maaslari-protesto-etti/feed/ 0
AGC ödülleri sahiplerini buldu https://www.haber60.com.tr/agc-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.haber60.com.tr/agc-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34549 AGC ödülleri sahiplerini buldu

İHA Muhabiri Suat Metin 2 ödül birden aldı

ANTALYA – Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin ‘2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri’ törenle sahiplerini buldu. Törende İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülüne layık görüldü.

AGC’nin 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri töreni, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir otelde yapıldı. Törenin açılışında konuşan AGC Başkanı İdris Taş, cemiyetin gücünü meslek ilkelerinden ve köklü geçmişinden aldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Bayram Ali Çeltik de, AGC’nin yer talebini gerçekleştirdiklerini belirterek, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.

Antalya Valisi Hulusi Şahin ibe, “Ödül alan almayan Antalya’mızdaki tüm gazeteciler bence bu zor koşullarda hepsi birer yılın gazetecisidir, hepsini tebrik ediyorum. Zehir zemberek konuşmalardan sonra ben ne diyeyim diye epey terledim. Üniversiteye başladığım 1988 yılında Siyaset Bilimine Giriş dersinde rahmetli Prof. Dr. Bülent Daver hocamız ilk ders dedi ki; ‘Günde en az dört gazete ve en az sekiz ila on köşe yazarı okumuyorsanız dersime gelmeyin’ dedi. Çünkü o yıllarda gerçekten ülkenin gündemini Türkiye’nin belli başlı 8-10 köşe yazarı belirlerdi, onları okumazsanız ne olup ne gidiyor bilemezdiniz. Hem sağdan hem soldan mutlaka onları okumanız gerekirdi ki, siyaset dünyası nereye gidiyor bilebilesiniz. Bugün geldiğimiz noktada maalesef ülke kamuoyunu, ülke gündemini sosyal medya belirliyor. Tamamen denetimsiz, tamamen subjektif ve doğru mu yanlış mı kontrolü olmayan denetimsiz bir kaotik ortam ülke gündeminin hakimi konumunda. Bu son derece sağlıksız bir durum. Halbuki biraz önce kıymetli başkanlarımız söylediler; şehirlerin hafızası gazeteciler, toplumun vicdanı gazeteciler, kendi etik kuralları çerçevesinde işlerini yaparken sorumlulukla hareket eden yine gazeteciler. Gazetelerin yaşaması lazım, gazeteler yaşarsa gerçekten o anayasal hak olan toplumun haber alma hakkı tam olarak tezahür eder. Aksi takdirde sosyal medyanın insafına bırakırsak kimin bizi ne kadar manipüle edeceğini nereden bileceğiz. Bu çerçeve içerisinde genelgeler yazılırken bu vazgeçilmez düşünce ve ortam eğer içselleştirilirse, nasıl adalet, güvenlik, deprem hariç diyorsa belki o zaman basın da hariç denilebilir. Son olarak ben de Alex ile bitireyim. Türkçe’ye bir deyim kazandırmak Türkiye’de hiçbir futbolcuya nasip olmamıştır. Türkçe’de bir deyim var; ‘İşte filanca çok iyi ama bir Alex değil.’ Bu sadece spor için değil, her ortamda kullanılabilen bir deyim oldu. Sinan başkana teşekkür ediyoruz, ‘Bir Alex değil’ diyemeyeceğimiz bir teknik direktör getirdi, Alex’i getirdi.”

Törende konuşmaların ardından gazetecilere ödülleri verildi. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon ödülünü CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın elinden alrken, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülünü Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’dan aldı.

Ödül alan gazeteciler

Yazılı Basında Yılın Gazetecileri kategorisinde Haber dalında Gazete Duvar’dan Ceren Deniz ‘Heykeli dikilecek dava-Savcının büstünü yaptı yine de ikna edemedi’ adlı çalışmasıyla ödül alırken, Araştırma- İnceleme dalında ödüle layık eser bulunamadı. Mansiyon ödülünü Hürses Gazetesi’nden Selim Çelik, ‘İhanetin arkasındaki büyük ittifak’ adlı çalışmasıyla aldı. Röportaj dalında Incity Dergisi’nden Güldal Siğinç ‘Dünyanın ilk insansı robotu-Sophia’, Köşe Yazısı’nda Güney Haberci Aksu Gazetesi’nden Hilal Kara ‘Plancia Magna heykelini istiyor’ adlı çalışmasıyla ödül aldı. Spor Haber kategorisinde ödüle layık eser bulunamazken, mansiyonda İhlas Haber Ajansı’ndan Suat Metin ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla, Ekonomi dalında da Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe Yıldız ‘Erkenci çilek ihracatı’ çalışmasıyla ödül aldı.

Televizyon kategorisinde haber dalında Kanal V’den Sevgi Gümüş ile Kerim Osman Demirel ‘Ölüm tarlaları’ çalışmasıyla, Jüri Özel Ödülü’nde TRT Antalya’dan Ceyda Muslu ve Sayit Ersan ‘İsmail öğretmen’ adlı çalışmasıyla, mansiyon ödülünde ise Anadolu Ajansı’ndan Oktay Özden ‘Parkenin topuklu antrenörü’ adlı eseriyle ödüle layık görüldü.

Program dalında ödüle değer eser bulunamazken, En İyi Görüntü ödülü TRT Antalya’dan Ufuk Ulusoy’un ‘Tır şoförü kadın’ çalışmasına verildi. Haber Fotoğrafı kategorisinde ise Güncel Haber Fotoğrafı dalında DHA’dan Tolga Yıldırım ‘Cumburlop’, Spor Haberi Fotoğrafı’nda Akdeniz Manşet Gazetesi’nden Ramazan Bozca ‘Antalyaspor kupada turladı’, Yılın Basın Fotoğrafı ödülü de İHA’dan Suat Metin’in ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafına verildi. Kültür Sanat Haberi Fotoğrafı dalında ise ödüle layık eser bulunamadı.

Yılın Radyo Ödülü’nde ödüle layık eser bulunamazken, Sayfa Tasarımı kategorisinde Akdeniz Gerçek Gazetesi’nden Nihat Saraç’ın 30 Ağustos 2023 yılındaki 1. sayfa tasarımı ödül aldı.

Genç İletişimci Ödülü kategorisinde Yazılı Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doğa Arı ‘Hastasını enkaz altında bile yalnız bırakmadı’ adlı çalışması, Görsel Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Adilcan Özdemir ‘Atölyesinden çıkarıldı sanatını sokağa taşıdı’ çalışmasıyla, Teşvik’te ise AÜ İletişim Fakültesi’nden Alev İlyas ‘Geçmişin subayı şimdinin sahafı’ ve Yaşar Can Soylu ‘Su altında sanatsal pozlar’ eseriyle ödüle layık görüldü.

Ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, belediye başkanları ve başkan vekilleri, çok sayıda STK başkanı ve basın mensubu katıldı. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/agc-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nden 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri https://www.haber60.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinden-2023-yilin-gazetecileri-odulleri/ https://www.haber60.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinden-2023-yilin-gazetecileri-odulleri/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34547 Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) ‘2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri’ törenle sahiplerini buldu. Törende İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülüne layık görüldü.

AGC’nin 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri töreni, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir otelde yapıldı. Törenin açılışında konuşan AGC Başkanı İdris Taş, cemiyetin gücünü meslek ilkelerinden ve köklü geçmişinden aldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Bayram Ali Çeltik de, AGC’nin yer talebini gerçekleştirdiklerini belirterek, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.

Antalya Valisi Hulusi Şahin ibe, “Ödül alan almayan Antalya’mızdaki tüm gazeteciler bence bu zor koşullarda hepsi birer yılın gazetecisidir, hepsini tebrik ediyorum. Zehir zemberek konuşmalardan sonra ben ne diyeyim diye epey terledim. Üniversiteye başladığım 1988 yılında Siyaset Bilimine Giriş dersinde rahmetli Prof. Dr. Bülent Daver hocamız ilk ders dedi ki; ‘Günde en az dört gazete ve en az sekiz ila on köşe yazarı okumuyorsanız dersime gelmeyin’ dedi. Çünkü o yıllarda gerçekten ülkenin gündemini Türkiye’nin belli başlı 8-10 köşe yazarı belirlerdi, onları okumazsanız ne olup ne gidiyor bilemezdiniz. Hem sağdan hem soldan mutlaka onları okumanız gerekirdi ki, siyaset dünyası nereye gidiyor bilebilesiniz. Bugün geldiğimiz noktada maalesef ülke kamuoyunu, ülke gündemini sosyal medya belirliyor. Tamamen denetimsiz, tamamen subjektif ve doğru mu yanlış mı kontrolü olmayan denetimsiz bir kaotik ortam ülke gündeminin hakimi konumunda. Bu son derece sağlıksız bir durum. Halbuki biraz önce kıymetli başkanlarımız söylediler; şehirlerin hafızası gazeteciler, toplumun vicdanı gazeteciler, kendi etik kuralları çerçevesinde işlerini yaparken sorumlulukla hareket eden yine gazeteciler. Gazetelerin yaşaması lazım, gazeteler yaşarsa gerçekten o anayasal hak olan toplumun haber alma hakkı tam olarak tezahür eder. Aksi takdirde sosyal medyanın insafına bırakırsak kimin bizi ne kadar manipüle edeceğini nereden bileceğiz. Bu çerçeve içerisinde genelgeler yazılırken bu vazgeçilmez düşünce ve ortam eğer içselleştirilirse, nasıl adalet, güvenlik, deprem hariç diyorsa belki o zaman basın da hariç denilebilir. Son olarak ben de Alex ile bitireyim. Türkçe’ye bir deyim kazandırmak Türkiye’de hiçbir futbolcuya nasip olmamıştır. Türkçe’de bir deyim var; ‘İşte filanca çok iyi ama bir Alex değil.’ Bu sadece spor için değil, her ortamda kullanılabilen bir deyim oldu. Sinan başkana teşekkür ediyoruz, ‘Bir Alex değil’ diyemeyeceğimiz bir teknik direktör getirdi, Alex’i getirdi.”

Törende konuşmaların ardından gazetecilere ödülleri verildi. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon ödülünü CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın elinden alrken, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülünü Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’dan aldı.

Ödül alan gazeteciler

Yazılı Basında Yılın Gazetecileri kategorisinde Haber dalında Gazete Duvar’dan Ceren Deniz ‘Heykeli dikilecek dava–Savcının büstünü yaptı yine de ikna edemedi’ adlı çalışmasıyla ödül alırken, Araştırma- İnceleme dalında ödüle layık eser bulunamadı. Mansiyon ödülünü Hürses Gazetesi’nden Selim Çelik, ‘İhanetin arkasındaki büyük ittifak’ adlı çalışmasıyla aldı. Röportaj dalında Incity Dergisi’nden Güldal Siğinç ‘Dünyanın ilk insansı robotu–Sophia’, Köşe Yazısı’nda Güney Haberci Aksu Gazetesi’nden Hilal Kara ‘Plancia Magna heykelini istiyor’ adlı çalışmasıyla ödül aldı. Spor Haber kategorisinde ödüle layık eser bulunamazken, mansiyonda İhlas Haber Ajansı’ndan (İHA) Suat Metin ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla, Ekonomi dalında da Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe Yıldız ‘Erkenci çilek ihracatı’ çalışmasıyla ödül aldı.

Televizyon kategorisinde haber dalında Kanal V’den Sevgi Gümüş ile Kerim Osman Demirel ‘Ölüm tarlaları’ çalışmasıyla, Jüri Özel Ödülü’nde TRT Antalya’dan Ceyda Muslu ve Sayit Ersan ‘İsmail öğretmen’ adlı çalışmasıyla, mansiyon ödülünde ise Anadolu Ajansı’ndan Oktay Özden ‘Parkenin topuklu antrenörü’ adlı eseriyle ödüle layık görüldü.

Program dalında ödüle değer eser bulunamazken, En İyi Görüntü ödülü TRT Antalya’dan Ufuk Ulusoy’un ‘Tır şoförü kadın’ çalışmasına verildi. Haber Fotoğrafı kategorisinde ise Güncel Haber Fotoğrafı dalında DHA’dan Tolga Yıldırım ‘Cumburlop’, Spor Haberi Fotoğrafı’nda Akdeniz Manşet Gazetesi’nden Ramazan Bozca ‘Antalyaspor kupada turladı’, Yılın Basın Fotoğrafı ödülü de İHA’dan Suat Metin’in ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafına verildi. Kültür Sanat Haberi Fotoğrafı dalında ise ödüle layık eser bulunamadı.

Yılın Radyo Ödülü’nde ödüle layık eser bulunamazken, Sayfa Tasarımı kategorisinde Akdeniz Gerçek Gazetesi’nden Nihat Saraç’ın 30 Ağustos 2023 yılındaki 1. sayfa tasarımı ödül aldı.

Genç İletişimci Ödülü kategorisinde Yazılı Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doğa Arı ‘Hastasını enkaz altında bile yalnız bırakmadı’ adlı çalışması, Görsel Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Adilcan Özdemir ‘Atölyesinden çıkarıldı sanatını sokağa taşıdı’ çalışmasıyla, Teşvik’te ise AÜ İletişim Fakültesi’nden Alev İlyas ‘Geçmişin subayı şimdinin sahafı’ ve Yaşar Can Soylu ‘Su altında sanatsal pozlar’ eseriyle ödüle layık görüldü.

Ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, belediye başkanları ve başkan vekilleri, çok sayıda STK başkanı ve basın mensubu katıldı. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-gazeteciler-cemiyetinden-2023-yilin-gazetecileri-odulleri/feed/ 0
Özgür Özel: “Atanamayan Öğretmenleri, Mülakat Mağdurlarını, Çağdaş Eğitim Talep Edenleri 18 Mayıs’ta Saraçhane Meydanı’na Bekliyoruz” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-atanamayan-ogretmenleri-mulakat-magdurlarini-cagdas-egitim-talep-edenleri-18-mayista-sarachane-meydanina-bekliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-atanamayan-ogretmenleri-mulakat-magdurlarini-cagdas-egitim-talep-edenleri-18-mayista-sarachane-meydanina-bekliyoruz/#respond Wed, 08 May 2024 23:39:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30893 (ANKARA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP olarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’ndan bir gün önce tüm atanmayan öğretmenleri, tüm mülakat mağdurlarını, müfredattan endişe duyanları, laik eğitim isteyenleri, çağdaş Cumhuriyet için, çağdaş eğitim talep edenleri İstanbul’da saat 13.00’te Saraçhane Meydanı’na bekliyoruz. Onların sesini duyuracağız. Onları dinleyeceğiz. Onların sesine ses olacağız. Bir büyük mücadelenin ateşini hep birlikte yakacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesinin 100’üncü yılı kutlama programına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada; atanamayan öğretmenlere, mülakat mağdurlarına, yeni müfredattan endişe duyanlara 18 Mayıs saat 13.00’de İstanbul’da Saraçhane’de olmaları için çağrıda bulundu.

Özel, şöyle konuştu:

“Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet devriminin kalıcı olabilmesi, aydınlanma devriminin sürmesi, 100 yılları geçmesi ve kendi deyimiyle ilelebet payidar kalabilmesi için demokrasinin güvencesi olan özgür basının olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda Cumhuriyet gazetesini önemsiyordu. Cumhuriyet gazetesi o günden bugüne kadar kurucusu bir partinin de kurucusu olduğu halde okurları bir partinin sadık seçmenleri olduğu halde, bu gazete hiçbir zaman bir partinin gazetesi olmadı. Bu gazete pek çok çağcıl ve çağdaşlarının aksine iktidar kimde olursa olsun kamunun haber almak hakkını savunmayı, kamunun üstün çıkarını korumayı, esas sorumluluğu önce hakikate sonra da kendisinin okuyanlarına, takipçilerine karşı duyduğunu hiçbir zaman unutmadı.

“BU GAZETE KAMUNUN ÜSTÜN ÇIKARINI KORUMAYI HİÇBİR ZAMAN UNUTMADI”

Her iki Cumhuriyet’i bugüne kadar ayakta tutan Cumhuriyet okurları, hepinizi CHP adına sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Cumhuriyet gazetesinin 100’üncü yılındayız. Geçtiğimiz yıl hem CHP’nin resmi kuruluşunun hem Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını hep birlikte yaşadık. CHP’nin ve Cumhuriyetimizin kurucusu aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinin kuruluşunun azmettiricilerinden bir tanesi, isim babası, onun misyonunu tarif eden, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değildir. Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet devriminin kalıcı olabilmesi, aydınlanma devriminin sürmesi, 100 yılları geçmesi ve kendi deyimiyle ilelebet payidar kalabilmesi için özgür basının, demokrasinin güvencesi olan özgür basının olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda Cumhuriyet gazetesini önemsiyordu. Cumhuriyet gazetesi o günden bugüne kadar kurucusu bir partinin de kurucusu olduğu halde, okurları bir partinin sadık seçmenleri olduğu halde, bu gazete hiçbir zaman bir partinin gazetesi olmadı. Bu gazete pek çok çağcıl ve çağdaşlarının aksine iktidar kimde olursa olsun kamunun haber alma hakkını savunmayı, kamunun üstün çıkarını korumayı, esas sorumluluğu önce hakikate sonra kendisinin okuyanlarına, takipçilerine karşı duyduğunu hiçbir zaman unutmadı.

“GAZETECİLİK MESLEK AHLAKINDAN SAPMAYANLAR BİR ADIM GERİ ATMADILAR”

Gazetecilik meslek ahlakından bir gram sapmayanlar, ne darbecilerin ne işkencecilerin karşısında bir adım geri atmadılar. Bu gazetenin şehitleri var. Ahmet Taner Kışlalı’dan Uğur Mumcu’ya, Cevat Orhan Tütengil’den Ümit Kaftancıoğlu’na, Muammer Aksoy’dan Bahriye Üçok’a, Onat Kutlar’a kadar bu gazetenin şehitleri var. Bu gazetenin zindanlara atılanları, zindanlarda işkencelerde susmayan İlhan Selçuk’ları, Mustafa Balbay’ları var. Bu gazete Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünlere gelmesinde son 20 yılda yaşadığı tahribatlara, ondan önce uğradığı haksızlıklara, darbelere ve tüm olumsuzluklara rağmen Cumhuriyet değerlerinin bugünlere taşınmasında, bugün Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına husumet duyanların değil minnet duyanların ülkede söz sahibi olmasının, yönetimde olmasının, umudun yeniden artmasına, toplanan verginin yüzde 86’sının, ekonominin yüzde 80’inin, nüfusun yüzde 65’nin Cumhuriyet’in kurucu kadroları ile aynı yollarda yürüyen yerel yöneticilere emanet olmasına en çok katkısı olan kurumlardan bir tanesi Cumhuriyet gazetesidir

“ÇAĞDAŞ EĞİTİM TALEP EDENLERİ SARAÇHANE MEYDANI’NA BEKLİYORUZ”

Kurucusundan bugüne getirenlerine, bugün en yeni göreve gelmiş ve işe girmiş muhabirine kadar bütün Cumhuriyet ailesine CHP adına yürekten minnetlerimizi, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz. İyi ki varsınız. Bugünlerde bütün Cumhuriyet ailesi ülkede milli eğitimle ilgili, laik ve çağdaş eğitimle ilgili ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı birtakım protokollerle laikliği yok sayan, çağdaşlığı dışlayan, tersine karşı devrim yapılarıyla, protokollerle evlatlarımızın eğitim suretiyle gelecekleri ipotek altına almaya çalışan bir takım çabaları rahatsızlıkla takip ediyorlar. Bunlardan bir tanesi içinde bulunduğumuz müfredat tartışmaları. Yine daha önce rahmetli Bülent Ecevit’in hayata geçirdiği, ilk imzasının sahibi olduğu kanun tasarısının sahibi olduğu, TBMM’nin kanunlaştırdığı, Sayın Ahmet Necdet Sezer’in onaylayarak, artık kamudaki işe alımların tamamen liyakat esasına göre olmasının teminatı olan KPSS sistemi yerine oraya mülakat dayatanların, partizanlık dayatanların, liyakate değil sadakate önem verenlerin, subjektif kriterlerle devlete memur, öğretmen seçenlerin ülkeyi getirdiği nokta ortada. Bugünlerde bir yandan mülakatın kaldırılmasına verilen sözün terk edildiğini, uygulanmayacağını, bir yandan hiçbir kusurları olmadığı halde atanamayan öğretmenler diye adlandırılan atanmayan öğretmenlerin beklediklerinin 4’te biri oranında atama ilan edilmiş olmasının, bir yandan ’10 yıldır çalışıyoruz deyip 7 günde görüş bildirin’ dedikleri müfredatın yarattığı endişeler ortada. Herhalde bunu açıklamak için en doğru kürsü ve en doğru yer burasıdır. CHP olarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’ndan bir gün önce tüm atanmayan öğretmenleri, tüm mülakat mağdurlarını, müfredattan endişe duyanları, laik eğitim isteyenleri, çağdaş Cumhuriyet için çağdaş eğitim talep edenleri İstanbul’da saat 13.00’te Saraçhane Meydanı’na bekliyoruz. Onların sesini duyuracağız. Onları dinleyeceğiz. Onların sesine ses olacağız. Bir büyük mücadelenin ateşini hep birlikte yakacağız. Yaşasın Cumhuriyet’i var eden değerler. Yaşasın Cumhuriyet’in değerini savunanlar. Yaşasın kalemini satmayan özgür gazeteciler. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Cumhuriyet gazetesi.”

“CUMHURİYET GAZETESİ ARTIK ÜLKEMİZİN VE ANKARA’MIZIN TARİHİ KÜLTÜR MİRASI HALİNE GELMİŞTİR”

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş da kutlama programında konuşma yaptı. Yavaş, “Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Genel Başkanım, önceki genel başkanım, çok değerli hazirun hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşuyla yaşıt ve Cumhuriyetimizin kuruluş ilkeleriyle bugüne kadar 100 yıldır devam eden Cumhuriyet gazetemizin 100. yılını kutluyorum. Cumhuriyet gazetesinin bir anlamı daha var. Artık ülkemizin ve Ankara’mızın tarihi kültür mirası haline gelmiştir. 100 yıllık bir çınar. Bizim artık ilelebet korumamız gereken bir kültür mirasıdır. Ben emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. ve nice 100 yıllara diyorum.”

“UĞUR MUMCU’YU, AHMET TANER KIŞLALI’YI, MUAMMER AKSOY’U VE İSMİNİ SAYAMAYACAĞIMIZ CUMHURİYET’E EMEK VERENLERİ ŞÜKRANLA ANIYORUM”

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de şunları söyledi:

“Aydınlanmanın kalesini farklı kılan sadece 100 yıllık köklü bir tarihe sahip olması değil aynı zamanda biraz önce Işık Bey’in de ifade ettiği gibi adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği çok değerli bir basın yayın organı olması ve aynı zamanda bence bugüne kadar 100 yıllık tarih boyunca hiçbir iktidara diz çökmeden aydınlanma değerlerini savunmadaki bu misyondaki en büyük koruyucusu olan patronu olmayan bir gazete olarak bağımsız, özgün bir gazetecilik örneği göstergesidir diye düşünüyorum. Ben bugüne kadar bu tarih boyunca yeri gelip katledilmeyi göze alan, geri gelip sürgün edilip, yeri gelip işkenceyi göze alan ama asla bu çizgiden vazgeçmeyen öncelikle kaybettiğimiz değerlerimize Uğur Mumcu’yu, Ahmet Taner Kışkalı’yı, Muammer Aksoy’u ve ismini sayamayacağımız bugüne kadar Cumhuriyet’e emek veren gazetemizin yaşaması için emek veren tüm kadrolarına burada şükranla anmak istiyorum. ve aynı zamanda bundan sonra da Çankaya’da Cumhuriyet’ti gençlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu mirasına sadece Cumhuriyet kavramı olarak değil, gazetemiz Cumhuriyet olarak da Cumhuriyet değerleri olarak da benimseyeceğimizin huzurunuzda sözlerini vererek bundan sonra da her alanda yanınızda olacağımızı belirtmek istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-atanamayan-ogretmenleri-mulakat-magdurlarini-cagdas-egitim-talep-edenleri-18-mayista-sarachane-meydanina-bekliyoruz/feed/ 0
Özgür Özel: “İzmir’in Malı İzmir’indir. 31 Mart’tan Sonra da Cemaat ve Tarikatları İzmir’e Sokmayacağız” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmirin-mali-izmirindir-31-marttan-sonra-da-cemaat-ve-tarikatlari-izmire-sokmayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmirin-mali-izmirindir-31-marttan-sonra-da-cemaat-ve-tarikatlari-izmire-sokmayacagiz/#respond Sat, 23 Mar 2024 03:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22482 HABER: ECE AZAK – ÖZGÜR ŞENGÜL/ KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP’nin İzmir’de seçimleri kazanması halinde Karşıyaka İskelesini TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi’ni ise TÜRGEV’e vereceğini ifade ederek, “Bunlar İzmir’in malını cemaatlere verecekler. Büyük bir baskı uyguluyorlar, takiyye yapıyorlar. Hamza Dağ’a oy veren tüm AKP’liler şimdi gelmiş alkollü mekanlarda video çekiyor. İzmir, Cumhuriyet’in güvence kentlerinden bir tanesidir. Adaylarımızla birlikte 5 yıl boyunca bir destan yazacağız. İzmir’in malı İzmir’indir. 31 Mart’tan sonra da cemaat ve tarikatları İzmir’e sokmayacağız” dedi.

CHP Lideri Özel, seçim çalışmaları kapsamında geldiği İzmir’de İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ni (İGC) ziyaret etti. Ziyarete, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve partililer eşlik etti.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Bugün sizleri ağırlamaktan kıvanç duyuyoruz. İGC 1946 yılında kurulmuş bir cemiyet 78 yıllık bir çınar ve İzmir’de tek bir vücut İzmirli gazeteciler. İzmir’in şöyle bir özelliği var Osmanlı’da ilk gazete İstanbul’da kurulsa dahi en etkin yerel gazeteler İzmir’de. İzmir’in levanterler şehri olması çok kültürlü yapya sahip olmasından dolayı 1800’li yılların başından 1950’ye kadar 300’ün üzerinde gazete ve dergi çıkıyor. Bunların önemli bir kısmı kurtuluş savası öncesiydi Hasan Tahsin’in kenttiyiz o nedenle İzmir basınında bağımsız gazetcilik mücadelesi bizler için çok önemli. Biz hiçbir zaman bağımsız gazetecilik anlayışımızdan taviz vermedik ama onun yanı sıra istihdamı çok önemsiyoruz. Özellikle de genç istihdam. Bu kentin gençleri burada kalsın diye çaba harcadık model oluşturmaya çalıştık. İçinde bulunduğumuz Uluslararası Basın Merkezi de bu modellerden birisi burada amacımız meslektaşlarımızın özellikle iletişim fakültesinden mezun olan meslektaşlarımızın tecrübe kazanması ayrıca biliyorsunuz istihdam açısından sıkıntılı bir mecrayız. Son 20 yılda ciddi sıkıntılı süreçler yaşıyoruz Türk basını olarak. Türk medyası elinden şekillendirilmeye çalışılan bir toplum var. O nedenle biz her zaman duruşumuzu net ortaya koymaya çalışıyoruz. Bunu yapabilmek içinde donanımı bilgi birikimi ve çağdaş dijitalleşmeye yatkın meslektaşlarımızın sayısının artması gerektiğine inanıyoruz Bu arkadaşlarımız ile yol yürüyoruz. Burada aynı zamanda iş arama sürecinde olan meslektaşlarımıza da kucak açıyoruz.”

“ATATÜRK VE İZMİR’İN DURUŞU TAVİZ VERMEYECEĞİMİZ KONULAR”

“Yerel medya ve yerel güçler birbirine ‘kazan kazan’ formülü ile destek vermek durumunda aslında aynı şey yani duruşumuzla bir model oluyoruz” diyen Gappi, “Bu İzmir ise eğer bizim en çok önemsediğimiz şey İzmir dışından gelen herkesin Atatürk’ün kentine geliyorum duygusuyla gelmesidir ve biz önce buna sahip çıkmak zorundayız ama gücümüz de birlikte yükseltmeliyiz bugün gelen konuğuma şunu söyledim. İktidar partisindendi kaynakların bir çok kısmı ulusallara veriyorsunuz çok güzel peki yerel kanalları biz nasıl büyüteceğiz? İşte bunlar ortak doğru formüller ile olmalı. Biz destek kelimesine inanmıyoruz birlikte kazanmaya inanıyoruz. İki tane vazgeçilmezim var biri mesleki açıdan mesleki kimliğimiz, etik ilkelerimiz ve istihdam o yüzden de birlikte çalışmak bizim için önemli elzem. Taviz vermediğimiz konular belli Mustafa Kemal Atatürk ve İzmir’in duruşu taviz vermeyeceğimiz konular bunlar” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özel de ziyarette yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

“Tarihi Havagazı Fabrikası’ndan bir buluşma için geldiğimizde il başkanımız davetinizi iletti. Ben de çok memnun oldum. Zaten ben gittiğim şehirlerde mümkün olduğu kadar bütün meslek örgütlerine ziyaretlerde bulunmaya çalışıyorum. Basın meslek örgütleri de çok önemli. Çünkü sadece kendi üyelerinin ad ve menfaatlerini değil aynı zamanda kamunun hak ve menfaatlerini de koruyorlar. Hepimizin hakkı menfaatini koruyorlar. Sizlerin bir az önce söylediğiniz gibi son dönemlerde yaşanan bütün sıkıntılara rağmen özgür ve bağımsız şekilde gazetecilik mesleğini yapmanız, halkın haber alma doğruları öğrenme hakkının teminatı. Maalesef Türkiye’de yaygın medya üzerinden medyanın patronaj ilişkileri, devlet ile patronların ilişkileri, maalesef gazeteci olmayanların gazete ve televizyon sahibi olabilmesi, devletin birçok Avrupa ülkesinde yasak olan kamu ihalelerinden öncesinde ve sonrasında yararlanma noktasında bir sınırlamaların olmaması, aynı zamanda bankacılık kanunu ile bankacılık yapmaları, gazete sahiplerinin çok farklı işlerle iştigal ediyor olmaları çok önemli bir sıkıntı yaratıyor. Bunun en çok da bedelini sesini eşit şekilde duyurmak isteyen muhalif siyasetçiler çekiyorlar. Özellikle seçim dönemlerinde. Tabii dijital mecralar bir yandan halka ulaşım açısından çok çok önemli. Otomatik olarak dijitalleşme gazetecilik mesleğini de değiştiriyor ve eskiden bir haber Anadolu’nun iki gün sonra belli bölgelerine ulaşabiliyorken, şimdi dünyanın herhangi bir yerine saniyeler içinde tüm haberler ulaşıyor. Ertesi güne haber satmak gibi bir görevi olan gazeteler ertesi gün haber satamadıklarından tavır satmaya başlıyorlar. Herkes kendi görüşüne yakın bir gazeteden tavır satın alıyor. ve bu çok büyük bir başkalaşım yaratıyor sektörde. Şimdi yerel seçimlerde bile daha bundan birkaç yıl önce hiç aklınızın almayacağı, sadece internet hesaplarında bir videonun yayınlatılmasının seçimin kaderine tesir edebileceğine bir inanç gelişmiş durumda. İzmir’de de biraz bu dijital habercilik üzerinden yerel seçimlerin ciddi şekilde yönlendirilmeye çalışıldığı bir süreci de yaşıyoruz. O yüzden yazılı kurallara, denetime, ahlaka ve öz denetime sahip sizin gibi kurumların varlığı son derece önemli. Bundan sonraki süreçte biz de sizi Ankara’da ağırlamak isteriz. Hem İzmir Gazeteciler Cemiyeti tüm İzmir’de faaliyet gösteriyor ama Konak size coğrafi ev sahipliği yapan bir yer. Coğrafi ev sahiplerinizden Konak’ta bir kadın belediye başkan adayımız var. İzmir gibi Atatürk’ün kentinde 6 tane bugüne kadar belediye başkanımız olmuş ama bugün 9 kadın belediye başkan adayımız var seçilecek yerden. Karabağlar Karşıyaka gibi büyük metropol ilçelerde kadın başkan adaylarımız var. 12 tane genç belediye başkan adayımız var. Hepsinin İzmir’in gençlerine kadınlarına ve kadınlara saygılı her yaştan genç erkeklere emanet ediyoruz. Ümit ediyorum 1 Nisan günü adaylarımızın tamamının göreve geldiği ve sizinle uyum içinde iş birliği içinde çalıştıkları bir süreci hep beraber  yaşayacağız ve yakalayacağız. Ben sizin şahsınızda mesleğini yapan, hayata tutunmak için mesleğinden taviz vermeyen tüm üyelerimizi saygıyla selamlıyorum. Bundan sonra da hep birlikte olmayı, bir arada olmayı ümit ediyorum.”

“BUNLAR İZMİR’İN MALINI CEMAATLERE VERECEKLER”

Ziyaretin ardından gezetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, şunları söyledi:

“Anketlere baktık. İzmir ittifakı sahada kuruldu, sandıkta da kurulacak. Oyların inanılmaz yükseldiğini gördük. Büyükşehir Belediye Başkan adayımıza teveccüh var. Karşı tarafta ise İzmir’e neler yapabileceği korkusunu göstermeden çalışan birisi var. Bir kapalı toplantıda bu arkadaş şöyle konuştu, ‘Hele şu belediyeyi bi’ kazanalım, Belediyeyi TÜRGEV’e, TÜGVA’ya açacağım’ dedi. Bakın arkadaşlar, İstanbul Adalar’da muhteşem bir yer var. Orayı kiraya versek Adalar’ın bütün masrafına yetecek kadar kira geliri elde edebiliriz ama İBB bize geçmeden önce AKP ne yaptı? Orayı TÜGVA’ya 30 yıllığına kiraladı. AKP İzmir’i kazanırsa Karşıyaka İskele TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi’ni ise TÜRGEV’e verecekler. Bunlar İzmir’in malını cemaatlere verecekler. Büyük bir baskı uyguluyorlar, takiye yapıyorlar. Hamza Dağ’a oy veren tüm AKP’liler şimdi gelmiş alkollü mekanlarda video çekiyor. İzmir, Cumhuriyet’in güvence kentlerinden bir tanesidir. Adaylarımızla birlikte 5 yıl boyunca bir destan yazacağız. İzmir’in malı İzmir’indir. 31 Mart’tan sonra da cemaat ve tarikatları İzmir’e sokmayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmirin-mali-izmirindir-31-marttan-sonra-da-cemaat-ve-tarikatlari-izmire-sokmayacagiz/feed/ 0
Bartın’da 3 gazeteci, muhtar adayı oldu https://www.haber60.com.tr/bartinda-3-gazeteci-muhtar-adayi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/bartinda-3-gazeteci-muhtar-adayi-oldu/#respond Wed, 20 Mar 2024 22:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21381 Bartın’da 3 gazeteci, muhtar adayı oldu

Haber için yarışan gazeteciler, şimdi de muhtar olabilmek için yarışıyor

BARTIN – Bartın’da bulunan haber sitesi, gazete ve televizyonlarda görev yapan ve haber için yarışan 3 gazeteci, şimdi muhtar adayı olmak için çabalıyor. Gazeteci muhtar adayları, seçilmeleri halinde ise mahalle ve köylerine en fazla hizmeti getirmek için yarışacaklarını ifade etti.

Bartın’da yayın yapan Gündem Haber Ajansı isimli internet haber sitesinin sahibi olan ve 14 yıldır basın sektöründe yer alan Mustafa Kurt, Ulus ilçesine bağlı Buğurlar Köyü Muhtarlığına talip olurken, Aba Medya haber sitesinin Editörü Hasan Camcı, Çaydüzü Mahallesi’ne, Girgin Medya ve Bartınla Alakalı sosyal medya hesabının sahibi olan Serkan Girgin, Bartın’a bağlı Karaçay Mahallesi’ne muhtar adayı oldu. Daha önce haberi en hızlı bir şekilde duyurmak için haber üretim yarışında olan 3 meslektaştan her biri, ayrı mahalle ve köyde muhtar olabilmek için adaylığını açıkladı. Gazeteci muhtar adayları, şimdi kapı kapı dolaşarak, proje ve hizmetlerini anlatıyor. Mahalleliden olumlu tepkiler alan muhtar adayları, seçilmeleri halinde gazetecilik mesleğinin avantajlarını da kullanarak, tüm sorunları çözmek ve hayal etmesi bile güç olan hizmetleri mahalle ve köylerine getirmek istiyor.

İmkanlarını seferber edecek

Buğurlar Köyü Muhtar Adayı olan ve 14 yıldır Gazetecilik yapan Mustafa Kurt, “Gazetecilik mesleği nedeniyle, bürokrat ve siyasetçilerle daha yakından çalışma fırsatı yakaladım. Ben adaylığı düşünmüyordum. Köylülerin talebi ve baskısı üzerine aday oldum. Böyle bir yarışa baş koydum. 31 Mart yerel seçimlerinde, muhtar seçilmem halinde, tüm imkanlarımı köyüm için seferber edeceğim. Gazetecilik mesleğinde sürekli haber için koşuştururken, insanlarla iletişim halinde, çaba ve yoğun çalışma temposundaydık. Muhtar seçilirsem, aynı çaba ve yoğunlukla hizmet için mücadele edeceğim” dedi.

Kurt, seçilmesi halinde Buğurlar Köyü’ndeki yol, su, elektrik gibi önemli sorunları çözerek, köy konağı, istihdama katkı sunma gibi önemli projeleri de hayata geçirmek istediklerini ifade etti.

Basın sektörünün önemi

5.5 yıldır sosyal medya haberciliği yapan ve Karaçay Mahallesi Muhtar Adayı Serkan Girgin, bugüne kadar yürüttüğü gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, “Bartın halkının sorunlarını dile getirmekteyim. Bartın’ın farklı yerlerinde sorunlarını çözme odaklı çalışıyorsunuz, mahallemiz için, bizim için de çalışır mısınız diyor vatandaşlar. Bu tepkilerde beni daha motive ediyor. İnşallah 31 Mart seçimlerinde muhtarlığı kazanacağım. Muhtarlar ve vatandaşlar, mahalle sorunlarını dile getirmek için, siyasi ve bürokratik makamlara ulaşmak için basın mensupları ile iletişime geçiyorlar. Örneğin bir mahallenin köyü yapılmadığında, kanalizasyon sorunu olduğunda, basın mensupları devreye giriyor. Gündeme getirildikten sonra bu sorunlar çözülüyor. Bizim sektörün, mesleğin avantajı bu oluyor” ifadelerini kullandı.

34 yıldır Karaçay Mahallesi’nde yaşadığını anlatan 36 yaşındaki Serkan Girgin, mahalledeki tüm sorunları tek tek tespit ettiğini ve bu sorunların çözümü için mücadele edeceğini anlattı.

Mahallenin sorunları ve hayata geçirmek istediği projeler hakkında da bilgi veren Girgin, “Burada mahallemizin bir tapu problemi var. Elektrik ile ilgili sıkıntımız var. Sokakta çocukların top oynayacağı, etkinlik yapabileceği bir alan yok. Bu tarz bir alanı oluşturmak istiyoruz. İl Belediye Başkanı, siyasetçi ve bürokratlarla iletişim halinde olmamız, bu süreci hızlandıracağını düşünüyoruz. Mahallemiz caminin yanında, Kur’an ve mevlit okutulabileceği bir alan yok. Burada bir alan oluşturmak istiyoruz. Vatandaşlarımızın hangi talebi varsa, bana iletecekler. Ben de bu talepleri, gerekli mercilere, makamlara taşımak için mücadele edeceğim” şeklinde konuştu.

“Haber için yarışıyorduk, hizmet için yarışmak istiyoruz”

Girgin, bugüne kadar meslektaşları ile haberi en hızlı duyurmak için yarıştıklarını hatırlatarak, bundan sonra da kendisinin ve diğer 2 meslektaşının da seçilmesi halinde ise hizmet için yarışacaklarını kaydetti. Girgin, “Basın mensubu olarak, haberi yetiştirmek, okuyucularımıza hızlı bir şekilde ulaştırmak için çabalıyor, koşturuyorduk. Şimdi muhtar adayı olduk. Muhtar olursak, vatandaşlarımızın hizmet alması, sorunların çözümü için bu yarışın içerisinde olacağız” ifadelerini kullandı.

Muhtar olma sebebi

24 yıldır medya sektörünün içerisinde bulunan ve Çaydüzü Mahallesi Muhtar Adayı olan Hasan Camcı ise, aday olma nedenini ise, “Basın mensupları olarak yarı kamu hizmeti veriyorduk. Bu hizmeti tamamlayıcı olması için muhtarlığa aday olduk. Çok güzel tepkiler, dönüşler aldık. İnşallah, muhtar oluruz” diyerek anlattı.

Camcı, muhtar seçilmesi halinde hayata geçireceği projeler konusunda ise, “Mahallemizde oturan ve gelir durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerimize, hem muhtarlık bütçesinden destek vereceğiz. Hem de iş insanlarının desteği ile öğrencilerimize burs vereceğiz. Belki bir bilim insanı, üst düzey yönetici yada doktor çıkarabiliriz. Sosyal medya ihbar hattı kuracağız. Örneğin elektrik, su kesintisi, herhangi bir toplantı, yada cenaze ilanı gibi durumlarda bilgileri anında bu ihbar hattından vatandaşlarımıza ulaştırabileceğiz. Vatandaşlarımız da ihbarlarını hızlı ve etkin çözümü için buralardan yapabilecek. Mahallemizin giriş ve çıkışlarında kör noktalar, güvenlik sorunları yaşadığımız yerler var. Valilik ve emniyetin izni ile buralara güvenlik kameraları koyarak, mahallemizin daha güvenli olmasını sağlayacağız. Bambaşka bir proje, kardeş mahalle projesini yapacağız. Mahallemizin yanında olacağız” dedi.

“Biz kazanırsak, siz kazanacaksınız”

Hem kendi seçmenlerine hem de diğer 2 meslektaşının seçmenlerine destek çağrısında bulunan Camcı, “Tüm mahallemizin desteğini bekliyoruz. Biz kazanırsak, siz kazanacaksınız. Hep beraber kazanacağız. Bartın kazanacak, ülkemiz kazanacak. 2 gazeteci arkadaşımız da muhtar adayı, kendi mesleklerinde çok başarılı ve çalışkan arkadaşlarımız. Buradan ben de onlara seçim yarışında başarılar diliyorum. Seçmenlerine de diyorum ki, gazeteci arkadaşlarımız muhtar olursa, hizmetler daha hızlı, daha akışkan ve daha kolay gelecektir. Sorunlar daha hızlı çözülecektir. Çünkü biz basın mensupları olarak, vatandaşların sorunlarını üst makamlara, yani bürokrat ve siyasilere hızlıca taşıyoruz. Sorunun da hızlıca çözülmesinde vesile oluyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bartinda-3-gazeteci-muhtar-adayi-oldu/feed/ 0
Gazeteci Muhtar Adayları Bartın’da Hizmet Yarışına Giriyor https://www.haber60.com.tr/gazeteci-muhtar-adaylari-bartinda-hizmet-yarisina-giriyor/ https://www.haber60.com.tr/gazeteci-muhtar-adaylari-bartinda-hizmet-yarisina-giriyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 22:09:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21353 Bartın’da bulunan haber sitesi, gazete ve televizyonlarda görev yapan ve haber için yarışan 3 gazeteci, şimdi muhtar adayı olmak için çabalıyor. Gazeteci muhtar adayları, seçilmeleri halinde ise mahalle ve köylerine en fazla hizmeti getirmek için yarışacaklarını ifade etti.

Bartın’da yayın yapan Gündem Haber Ajansı isimli internet haber sitesinin sahibi olan ve 14 yıldır basın sektöründe yer alan Mustafa Kurt, Ulus ilçesine bağlı Buğurlar Köyü Muhtarlığına talip olurken, Aba Medya haber sitesinin Editörü Hasan Camcı, Çaydüzü Mahallesi’ne, Girgin Medya ve Bartınla Alakalı sosyal medya hesabının sahibi olan Serkan Girgin, Bartın’a bağlı Karaçay Mahallesi’ne muhtar adayı oldu. Daha önce haberi en hızlı bir şekilde duyurmak için haber üretim yarışında olan 3 meslektaştan her biri, ayrı mahalle ve köyde muhtar olabilmek için adaylığını açıkladı. Gazeteci muhtar adayları, şimdi kapı kapı dolaşarak, proje ve hizmetlerini anlatıyor. Mahalleliden olumlu tepkiler alan muhtar adayları, seçilmeleri halinde gazetecilik mesleğinin avantajlarını da kullanarak, tüm sorunları çözmek ve hayal etmesi bile güç olan hizmetleri mahalle ve köylerine getirmek istiyor.

İmkanlarını seferber edecek

Buğurlar Köyü Muhtar Adayı olan ve 14 yıldır Gazetecilik yapan Mustafa Kurt, “Gazetecilik mesleği nedeniyle, bürokrat ve siyasetçilerle daha yakından çalışma fırsatı yakaladım. Ben adaylığı düşünmüyordum. Köylülerin talebi ve baskısı üzerine aday oldum. Böyle bir yarışa baş koydum. 31 Mart yerel seçimlerinde, muhtar seçilmem halinde, tüm imkanlarımı köyüm için seferber edeceğim. Gazetecilik mesleğinde sürekli haber için koşuştururken, insanlarla iletişim halinde, çaba ve yoğun çalışma temposundaydık. Muhtar seçilirsem, aynı çaba ve yoğunlukla hizmet için mücadele edeceğim” dedi.

Kurt, seçilmesi halinde Buğurlar Köyü’ndeki yol, su, elektrik gibi önemli sorunları çözerek, köy konağı, istihdama katkı sunma gibi önemli projeleri de hayata geçirmek istediklerini ifade etti.

Basın sektörünün önemi

5.5 yıldır sosyal medya haberciliği yapan ve Karaçay Mahallesi Muhtar Adayı Serkan Girgin, bugüne kadar yürüttüğü gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, “Bartın halkının sorunlarını dile getirmekteyim. Bartın’ın farklı yerlerinde sorunlarını çözme odaklı çalışıyorsunuz, mahallemiz için, bizim için de çalışır mısınız diyor vatandaşlar. Bu tepkilerde beni daha motive ediyor. İnşallah 31 Mart seçimlerinde muhtarlığı kazanacağım. Muhtarlar ve vatandaşlar, mahalle sorunlarını dile getirmek için, siyasi ve bürokratik makamlara ulaşmak için basın mensupları ile iletişime geçiyorlar. Örneğin bir mahallenin köyü yapılmadığında, kanalizasyon sorunu olduğunda, basın mensupları devreye giriyor. Gündeme getirildikten sonra bu sorunlar çözülüyor. Bizim sektörün, mesleğin avantajı bu oluyor” ifadelerini kullandı.

34 yıldır Karaçay Mahallesi’nde yaşadığını anlatan 36 yaşındaki Serkan Girgin, mahalledeki tüm sorunları tek tek tespit ettiğini ve bu sorunların çözümü için mücadele edeceğini anlattı.

Mahallenin sorunları ve hayata geçirmek istediği projeler hakkında da bilgi veren Girgin, “Burada mahallemizin bir tapu problemi var. Elektrik ile ilgili sıkıntımız var. Sokakta çocukların top oynayacağı, etkinlik yapabileceği bir alan yok. Bu tarz bir alanı oluşturmak istiyoruz. İl Belediye Başkanı, siyasetçi ve bürokratlarla iletişim halinde olmamız, bu süreci hızlandıracağını düşünüyoruz. Mahallemiz caminin yanında, Kur’an ve mevlit okutulabileceği bir alan yok. Burada bir alan oluşturmak istiyoruz. Vatandaşlarımızın hangi talebi varsa, bana iletecekler. Ben de bu talepleri, gerekli mercilere, makamlara taşımak için mücadele edeceğim” şeklinde konuştu.

“Haber için yarışıyorduk, hizmet için yarışmak istiyoruz”

Girgin, bugüne kadar meslektaşları ile haberi en hızlı duyurmak için yarıştıklarını hatırlatarak, bundan sonra da kendisinin ve diğer 2 meslektaşının da seçilmesi halinde ise hizmet için yarışacaklarını kaydetti. Girgin, “Basın mensubu olarak, haberi yetiştirmek, okuyucularımıza hızlı bir şekilde ulaştırmak için çabalıyor, koşturuyorduk. Şimdi muhtar adayı olduk. Muhtar olursak, vatandaşlarımızın hizmet alması, sorunların çözümü için bu yarışın içerisinde olacağız” ifadelerini kullandı.

Muhtar olma sebebi

24 yıldır medya sektörünün içerisinde bulunan ve Çaydüzü Mahallesi Muhtar Adayı olan Hasan Camcı ise, aday olma nedenini ise, “Basın mensupları olarak yarı kamu hizmeti veriyorduk. Bu hizmeti tamamlayıcı olması için muhtarlığa aday olduk. Çok güzel tepkiler, dönüşler aldık. İnşallah, muhtar oluruz” diyerek anlattı.

Camcı, muhtar seçilmesi halinde hayata geçireceği projeler konusunda ise, “Mahallemizde oturan ve gelir durumu iyi olmayan üniversite öğrencilerimize, hem muhtarlık bütçesinden destek vereceğiz. Hem de iş insanlarının desteği ile öğrencilerimize burs vereceğiz. Belki bir bilim insanı, üst düzey yönetici yada doktor çıkarabiliriz. Sosyal medya ihbar hattı kuracağız. Örneğin elektrik, su kesintisi, herhangi bir toplantı, yada cenaze ilanı gibi durumlarda bilgileri anında bu ihbar hattından vatandaşlarımıza ulaştırabileceğiz. Vatandaşlarımız da ihbarlarını hızlı ve etkin çözümü için buralardan yapabilecek. Mahallemizin giriş ve çıkışlarında kör noktalar, güvenlik sorunları yaşadığımız yerler var. Valilik ve emniyetin izni ile buralara güvenlik kameraları koyarak, mahallemizin daha güvenli olmasını sağlayacağız. Bambaşka bir proje, kardeş mahalle projesini yapacağız. Mahallemizin yanında olacağız” dedi.

“Biz kazanırsak, siz kazanacaksınız”

Hem kendi seçmenlerine hem de diğer 2 meslektaşının seçmenlerine destek çağrısında bulunan Camcı, “Tüm mahallemizin desteğini bekliyoruz. Biz kazanırsak, siz kazanacaksınız. Hep beraber kazanacağız. Bartın kazanacak, ülkemiz kazanacak. 2 gazeteci arkadaşımız da muhtar adayı, kendi mesleklerinde çok başarılı ve çalışkan arkadaşlarımız. Buradan ben de onlara seçim yarışında başarılar diliyorum. Seçmenlerine de diyorum ki, gazeteci arkadaşlarımız muhtar olursa, hizmetler daha hızlı, daha akışkan ve daha kolay gelecektir. Sorunlar daha hızlı çözülecektir. Çünkü biz basın mensupları olarak, vatandaşların sorunlarını üst makamlara, yani bürokrat ve siyasilere hızlıca taşıyoruz. Sorunun da hızlıca çözülmesinde vesile oluyoruz” diye konuştu. – BARTIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazeteci-muhtar-adaylari-bartinda-hizmet-yarisina-giriyor/feed/ 0
Falih Rıfkı Atay’ın Vefatının Ardından 53 Yıl Geçti https://www.haber60.com.tr/falih-rifki-atayin-vefatinin-ardindan-53-yil-gecti/ https://www.haber60.com.tr/falih-rifki-atayin-vefatinin-ardindan-53-yil-gecti/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20946 Türk edebiyatının üretken isimlerinden biri olan gazeteci, yazar ve siyasetçi Falih Rıfkı Atay’ın vefatının ardından 53 yıl geçti.

Hakkında birçok akademik çalışma kaleme alınan Atay, Hoca Hilmi Efendi ile Huriye Cemil Hanım’ın çocukları olarak 1894’te İstanbul Fatih’te dünyaya geldi.

Asıl adı Mustafa Rıfkı olan usta edebiyatçı, Soyadı Kanunu çıktıktan sonra “Atay” soyadını aldı. Bu soyadını almasına ilişkin, “Ben bir sabah Tarama Dergisi’ni açmış, ilk sayfalarda en sevimli kelimeyi soyadı almaya karar vermiştim. ‘Atay’, o sabahki seçmenin eseridir.” diye açıklamıştı.

Sübyan mektebinin yanı sıra Rehber-i Tahsil Rüştiyesi ve Mercan İdadisi’nde öğrenim gören Atay, müdürlüğünü Hüseyin Cahit Yalçın’ın yaptığı Mercan İdadisi ikinci sınıfında okurken yazmaya merak duyarak ilk şiirlerini 1909’da kaleme aldı.

“Kenar-ı Kabrinde” ve “İhtizar-ı Müebbed” isimli ilk şiirleri 1910’da “Servet-i Fünun” dergisinde okuyucuyla buluşan Atay’ın düzyazı türünde ilk denemesi ise “Tecelli” dergisinde 1911’de yayımlandı.

Yahya Kemal’in teşvikiyle düzyazıya başladı

İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesinde de eğitim alan ve sonrasında Çerkeş’te subay olarak görevli ağabeyinin yanına giden Atay’ı düzyazıya yönelten Yahya Kemal oldu.

Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Haşim, Refik Halit Karay ve Fazıl Ahmet Aykaç’ı sevdiği bilinen usta yazar, ilk siyasi yazısı sayılabilecek küçük bir protesto mektubunu 1913’te Tanin gazetesine gönderdi.

Mektubi, Sadaret, Dahiliye kalemleri ile Talat Paşa’nın yanında çalışan Atay, “Akşam”, “Şehbal”, “Şair”, “Nedim” ve “Yeni Mecmua”daki fıkra, makale, tartışma ve başka türdeki yazılar da kaleme aldı.

Akşam gazetesinde yazdığı “Günün Fıkrası” ile asıl şöhretini kazanan usta kalemin bu yazıları, ülkenin kurtuluşuna dair edebiyatın serüvenini anlamak açısından da oldukça öğretici nitelikteydi.

Suriye ve Filistin’de Cemal Paşa’nın katipliğini yaptı

Falih Rıfkı Atay, Talat Paşa’nın Bükreş’e yaptığı bir geziye katıldı ve ilk yurt dışı röportajını buradan gönderdi. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı’nda ihtiyat zabiti olarak gittiği Suriye ve Filistin’de Cemal Paşa’nın özel katipliğini yaptı.

Cemal Paşa Bahriye Nazırlığı göreviyle İstanbul’a dönünce, Bahriye Nezareti Kalem-i Mahsus Müdür Muavinliği görevine getirilen ve Yunan ordusunun geri çekilirken yaptığı zulmü incelemek için kurulan Tetkik-i Mezalim Heyeti’ne üye olan Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar ve Mehmet Asım gibi isimlerin yer aldığı bu heyetle Batı Anadolu’da incelemeler de yaptı.

Bolu’dan 1923-1927, Ankara’dan ise 1927-1950 arasında milletvekili olan Atay, bu dönemde “Hakimiyet-i Milliye”, “Milliyet”, “Ulus” ve “Dünya” gazeteleri için başyazılar, sohbetler ve anılar yazdı.

Süreli yayınlarda, neredeyse bütün hayatını günü gününe kayda alan yazar, gerek politik gerek tarihi gerekse edebi açıdan Türkiye’nin nabzını tuttu. Ülkenin geçirdiği her dönüşümü kaleme aldı.

Daha çok gazete ve dergi yazıları yazan Atay, fıkraları, gezi yazıları ve anılarıyla biliniyor. Genç yaşta başladığı gazetecilik kariyerini ömrünün sonuna kadar sürdürdü.

Anadolu Ajansının kurucuları arasında yer aldı

İzmir’in kurtuluşundan sonra tanıştığı Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dostluğunu kazanan Atay, kültür, sanat ve bilim alanında alınan kararların uygulanmasında rol oynamanın yanı sıra Anadolu Ajansının da kurucuları arasında da yer aldı.

“Atatürk’ün Bana Anlattıkları” (1955), “Çankaya” (1961) ve “Atatürk Ne İdi?” (1968) adlı kitaplarını da bu dönemde yazan Atay, “Bizim Akdeniz”, “Zeytindağı”, “Yolcu Defteri” ve “Taymis Kıyıları” kitaplarında da genç cumhuriyetin ilk yıllarına odaklandı.

Kalp krizi sebebiyle 20 Mart 1971’de İstanbul’da vefat eden Falih Rıfkı Atay’ın eserlerinden bazıları şöyle:

“Ateş ve Güneş”, “Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri”, “Batış Yılları”, “Atatürk’ün Hatıraları”, “Faşist Roma – Kemalist Tiran – Kaybolmuş Makedonya”, “Deniz Aşırı”, “Yeni Rusya”, “Moskova-Roma”, “Tuna Kıyıları”, “Hind”, “Yolcu Defteri”, “Gezerek Gördüklerim”, “Roman”, “Eski Saat”, “Niçin Kurtulmamak”, “Çile”, “İnanç”, “Londra Konferansı Mektupları”, “Türk Kanadı”

]]>
https://www.haber60.com.tr/falih-rifki-atayin-vefatinin-ardindan-53-yil-gecti/feed/ 0
Sultangazi’de park yeri tartışmasında ortalığı birbirine kattı: O anlar kamerada https://www.haber60.com.tr/sultangazide-park-yeri-tartismasinda-ortaligi-birbirine-katti-o-anlar-kamerada/ https://www.haber60.com.tr/sultangazide-park-yeri-tartismasinda-ortaligi-birbirine-katti-o-anlar-kamerada/#respond Thu, 22 Feb 2024 23:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10966 Sultangazi’de park yeri tartışmasında ortalığı birbirine kattı: O anlar kamerada

İSTANBUL – Sultangazi’de iddiaya göre market sahibi, otomobilini dükkanının önüne park eden bir kadını aracını biraz geriye alması için uyarınca taraflar arasında tartışma çıktı. Ortalığı birbirine katan kadın, gazete standını devirip kameraya el salladı. Kadın doldurma dolabını yumruklarken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, 20 Şubat Salı günü Sultangazi’de yaşandı. İddiaya göre market sahibi Mahperi Yakacı, dükkanının önüne otomobilini park eden komşusunu, dükkanının önünün kapanacağını belirterek aracını biraz geri almasını istedi. Uyarı sonrası, ikili arasında tartışma çıktı. Kadın tartışma alevlenince ortalığı birbirine kattı. Marketin önündeki gazete standını deviren kadın, yerden aldığı gazeteleri esnaf kadına doğru fırlattı. Kameraya el de sallayan kadın dondurma dolabını yumrukladı. Tartışmaya kadının ailesi de dahil oldu. Taraflar arasındaki tartışma bir süre daha devam etti. Yaşananların sonrasında esnaf Mahperi Yakacı ve eşi Ali Yakacı’nın komşularından şikayetçi olduğu öğrenildi. Kadının ortalığı birbirine kattığı anlar ise kameraya yansıdı.

“Dondurma dolaplarına, gazetelere saldırdı”

Olayı anlatan Mahperi Yakacı, “Arabayı çekmişti kapının önüne çekti gitti. Ben çekerken gördüm. Koşarak gittim. ‘Arabayı çekme mal geliyor biraz geriye çek’ dedim. Bıraktı gitti. Bende peşinden gittim. Tekrar aynı şeyi söyledim. Çekecek yer yok iki arabanın arasından mal geçmez kamyondan çünkü meyve sebze gelecek diye. Akşamları bize meyve sebze geliyor. Bayağı gitti ve pis konuştu. Ben de karşılık verdim sonra o bana saldırdı. Sonra geldi dondurma dolaplarına saldırdı. Gazetelere saldırdı. Gazeteleri yoldan topladım. Yap yap kameralar var görüyor dedim. Gazeteyi aldı içeriye gelip suratıma fırlattı. Hepsi de kameralarda var. Ama yine pislik yapıp gelip arabayı kapıma çekiyor. Şu beyaz araba onun hala da bırakmaya devam ediyor. Bütün millet hep şikayetçi. Herkese bunları yapıyor” dedi.

Eşi Ali Yakacı ise olayın olduğu gün kendisinin orada olmadığını belirterek. “Biz geldiğimizde zaten olay bitme aşamasına gelmişti. Sonradan olayı anladım. Arkadaşlardan dinledim. Olayın olduğu gün bizim hanım dışarıya çıkmış. Bizim yandaki komşu arabasını çekmiş. Arabanı biraz geriye almasını söylemiş. Çünkü ürün gelecek ondan dolayı demiş. Bayan da demiş ki ‘ben geri çekmiyorum’. Ondan sonra biraz küfürlü bir şeyler konuşmuş bizim hanım da öyle olunca mecburen karşılık vermiş. Daha sonra olay büyüyor olay büyüdükten sonra annesi, babası geliyorlar buraya. Bizim dondurma dolabının camlarına vuruyor, gazeteleri falan deviriyor. Ondan sonra olay daha da büyüyor. Bizim komşular yandaki esnaflar olmasaydı belki de bizim hanımı dövebilirlerdi. O yüzden bunlardan bütün esnaflar olarak şikayetçiyiz zaten. O nedenle gerekenin yapılmasını istiyorum. Emniyete şikayette bulunduk, emniyette zaten gerekeni yapacağını söyledi. Bundan sonrası adalete kalmış bir şey” dedi.

“Kadına vurmaya çalıştı dondurma dolabını kırmaya çalıştı”

Camdan sesleri duyduğunu söyleyen Cansu Alkan, “Buradaki bakkalcı ablanın arkadaşı oluyor annem. Sesleri duyunca korkup aşağıya indim. Kadın sadece bu arabayı geriye çekmesini söylemiş. Geri al biraz mal gelecek demiş. Sen nasıl dersin bana böyle diyerek kocası da yoktu ablanın yanında. Kadına saldırdı benim yanımda. Ben de gördüm hatta kamera görüntüleri de var. Kadına vurmaya çalıştı dondurma dolabını kırmaya çalıştı. Kaç kişi o saldıran kadını tutmaya çalıştık ama tutamasaydık dövecekti kadını burada bayağı bir zarar vereceklerdi. Dükkanı bastılar içeriye kadar girdiler. Kadın yalnızdı.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sultangazide-park-yeri-tartismasinda-ortaligi-birbirine-katti-o-anlar-kamerada/feed/ 0
Avni Özgürel: Bulgaristan’daki Türklerin dramını senaryo yazarak anlatmaya başladım https://www.haber60.com.tr/avni-ozgurel-bulgaristandaki-turklerin-dramini-senaryo-yazarak-anlatmaya-basladim/ https://www.haber60.com.tr/avni-ozgurel-bulgaristandaki-turklerin-dramini-senaryo-yazarak-anlatmaya-basladim/#respond Thu, 22 Feb 2024 08:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10814 Türk basınının önemli isimlerinden, 1960’lardan günümüze kadar birçok gazetede çalışan gazeteci-yazar ve senarist Avni Özgürel, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın teşvikiyle Bulgaristan’taki Türklerin dramını anlatarak senaryo yazmaya başladığını, sonrasında bunu tarihi dizi ve belgesellerle sürdürdüğünü söyledi.

Kültür, sanat, bilim, spor, siyaset ve iş dünyasının duayen isimlerini “Türkiye’nin Çınarları” projesi kapsamında fotoğraflayan Anadolu Ajansı, meslekte 55 yılı geride bırakan gazeteci-yazar ve senarist Avni Özgürel’le gazeteciliği ve hayatının dönüm noktalarını konuştu.

Özgürel, gazetecilikten senaryo yazarlığına geçişini, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve merhum MHP’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’le olan ilişkisine kadar hayatının önemli kesitlerini aktardı.

Ailesinin, Balkan Savaşlarının ardından Bulgaristan’dan Anadolu’ya göç ettiğini, kendisinin de 1948’de Ankara Altındağ’da dünyaya geldiğini belirten Özgürel, lisedeki edebiyat öğretmeni ve aynı zamanda Nihal Atsız’ın kardeşi olan Nejdet Sançar’ın sürekli kompozisyonlar yazdırıp, yarışmalara sokarak gazeteciliği tercih etmesinde önemli bir figür olduğunu dile getirdi.

Özgürel, UNESCO çerçevesinde düzenlenen uluslararası bir yarışmada üçüncü olduğunu belirterek, “Eğer bu mesleği yapıyor ve elimde kalemle dolaşıyorsam edebiyat öğretmenimin emekleri sayesinde. O dönem gazeteleri dolaşmış, ‘Bakın bu öğrencimiz UNESCO’dan derece aldı, Türkçesi, dili güzel.’ diye beni taltif edip, ‘Ona yazılar yazdırabilirsiniz.’ diye öneride bulunmuştu.” ifadelerini kullandı.

Ulus gazetesinde mesleğe başladığını, ilk olarak edebiyat, kültür sanat, sergiler üzerine yazı ve haberler hazırladığını anlatan Özgürel, daha sonra Yeni İstanbul gazetesine geçtiğini aktardı.

Sonrasında Dünya gazetesinde mesleğine devam ettiğini dile getiren Özgürel, şöyle konuştu:

“Sonra Abdi İpekçi Milliyet gazetesine çağırdı ve o vesileyle İstanbul’a geldim. Milliyet, o dönem ekonomik olarak zor durumdaydı ama Abdi Bey’in tecrübesinden istifade etmek için geldim. Milliyet’te Abdi Bey’in desteğine rağmen 4-5 ay kalabildim. Gazeteden tek aldığımız öğle yemeğiydi. Abdi Bey’in öldürülmesinin ardından da Milliyet satıldı. Sonra tekrar Ankara’ya döndüm ve Dünya, Adalet, Son Havadis gibi gazetelerde çalıştım. İleriki yıllarda dönüp tekrar bir süre Milliyet’te çalıştım.”

“Türkeş Bey beni teselli etti”

Özgürel, 12 Eylül askeri darbesi olduğunda MHP’yi destekleyen Hergün gazetesinin Ankara temsilcisi olduğunu ifade ederek, darbenin ardından gazetenin kapatıldığını ve kendisinin de gözaltına alınıp sonrasında yargılandığını kaydetti.

Bu dönemde tutuklanan siyasi liderlerden Alparslan Türkeş’in, kendisini tedavi gördüğü Ankara Mevki Askeri Hastanesine görüşmeye çağırdığını dile getiren Özgürel, şunları anlattı:

“Hastaneye gittiğimde acı veren bir tabloyla karşılaştım. Ayağından hastane yatağının sütununa kelepçelenmiş. Ağlamaklı olmuştum. Türkeş Bey beni teselli etti. Bana ‘Bizim sesimizi, soluğumuzu kestiler. Bize bir gazete çıkar.’ dedi. Ben, ‘Bu ortamda bize gazete çıkarma şansı vermezler.’ deyince ‘Haftalık, ne olursa olsun, isterse teksirle…’ dedi. ‘Emredersiniz.’ deyip çıktım. Gazeteci İlnur Çevik’in babası İlhan Çevik’e gittim. Matbaaları vardı ve Daily News gazetesini çıkarıyorlardı. İlhan Bey, ‘Kağıdını getir basayım.’ dedi. Eski milliyetçi insanlardan, oradan, buradan toparladığımız paralarla biraz kağıt aldık ve rahmetli Erol Güngör’ün başyazarlığında Yeni Sözcü isminde haftalık gazeteye başladık. Bütün milliyetçi kesimin ağabey dediği Galip Erdem de yazılarıyla dergide yer aldı.

İlk sayısıyla birlikte gazete bir anda tırmandı ve 40 bine kadar çıktı. Millet destek olmak için mektupların içerisinde para gönderiyordu. Vatansever bir insan olan Ankara Sıkıyönetim Komutanı rahmetli Recep Ergun paşanın çabalarına rağmen Milli Güvenlik Kurulu Konseyi’nin baskısıyla gazeteyi 27 hafta çıkarabildim. Hem sahibi hem de sorumlu yazı işleri müdürü olduğum için son 8-10 sayısında sürekli gözaltı, ifadeler, davalarla uğraştım.”

Senaryo yazma serüveni tarih diziler ve belgesellerle devam etti

Gazetenin kapatılmasının ardından iki seneye yakın işsiz kaldığını aktaran Özgürel, Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası’nda görev yaptığı dönemden tanıştığı Turgut Özal’ı başbakanlığı döneminde ziyaret ettiğini söyledi.

Özgürel, Bulgaristan göçmeni bir aileden geldiği için o dönem Türklere yönelik baskıları yakından takip ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Hatta daha önce kaçak olarak gidip tutuklanmıştım. Turgut Bey, Bulgaristan’daki Türklere yönelik baskıları senaryo olarak yazmamı istedi. ‘Anladığım bir iş değil.’ deyince o dönemki TRT Genel Müdürü Tunca Toskay’ı arayarak ‘Avni’ye senaryo bilen birisini ve bir yönetmen gönder.’ dedi. İki ay zarfında TRT için Bulgaristan’daki Türklerin dramını anlatan 4 bölümlük Belene dizisini yazdım. Belene, Tuna Nehri üzerinde bir ada ve toplama kampı. Türkleri oraya götürüyorlar. Bir toplama kampında yaşanabilecek her türlü eziyet orada var. Dizi nedeniyle Bulgaristan Türkiye’yi protesto etti. Bir süre durdurdular yayını. Sonra Turgut Bey baktı ki oradaki Türklerin üzerindeki baskı artarak devam ediyor, dizinin devamına karar verildi. Hatta dönemin Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, TBMM’deki bir konuşmasında ‘Yarın TRT bu diziyi yayınlayacak, haberiniz olsun.’ dedi. Ertesi gün de dizi yayınlanmaya başladı.”

TRT’nin o dönemki ücret standartları nedeniyle bu işten cüzi bir para aldığını anlatan Özgürel, bu duruma üzülen Turgut Özal’ın kendisine yardımcı olmaya çalıştığını kaydetti.

Özgürel, sonrasında şirket kurduklarını ve ilk olarak başrollerinde Mehmet Aslantuğ, Osman Yağmurdereli ve Erol Taş’ın oynadığı “İz Peşinde” dizisini yazdığını söyledi. Özgürel, senaryo yazma serüveninin Kösem Sultan’ı anlatan “Mahpeyker” ve diğer tarih dizileri ile belgesellerle devam ederek bugüne kadar geldiğini anlattı.

Bugün imtiyaz sahibi olduğu Yeni Birlik gazetesinde yazılar yazıp film çalışmalarına devam eden Özgürel, gençlere “Bizim gençlerimiz biraz daha dünyaya ilgili olur ve bakarlarsa kendi ülkelerinin tahmin ettikleri kadar sıkıntı içerisinde olmadığını görürler. Elbette eleştirmek lazım ama Türkiye’yi bir yaşamak, gezip görmek lazım. Doğusu, güneydoğusuyla halkı, insanları gördükçe daha çok gayret sarf etmemiz gerektiğini bileceksiniz.” tavsiyesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avni-ozgurel-bulgaristandaki-turklerin-dramini-senaryo-yazarak-anlatmaya-basladim/feed/ 0
Basın İlan Kurumu, internet haber sitelerinin gayretlerini ödüllendirmeyi planlıyor https://www.haber60.com.tr/basin-ilan-kurumu-internet-haber-sitelerinin-gayretlerini-odullendirmeyi-planliyor/ https://www.haber60.com.tr/basin-ilan-kurumu-internet-haber-sitelerinin-gayretlerini-odullendirmeyi-planliyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 00:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10626 Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç, düzenlemelerle yaklaşık bir yıldır büyük emek harcadıklarını yakından gözlemledikleri internet haber sitelerinin gayretlerini ödüllendirmeyi planladıklarını bildirdi.

Basın İlan Kurumundan yapılan yazılı açıklamaya göre, Genel Müdür Cavit Erkılınç, Afyonkarahisar’da düzenlenen 32. Dönem 5. Genel Kurul Toplantısı’nda, nitelikli yayınların haklarını ve sektördeki istihdam olanaklarını korumayı sürdüreceklerini belirtti.

İletişim alanının dışındaki fakültelerden mezun ancak bu alanda yüksek lisans veya doktora yapmış olanları fikir işçisi kadrosuna doğrudan dahil etmeyi hedeflediklerini aktaran Erkılınç, “Böylece eğitim seviyesi, beşeri sermayesi yüksek fikir işçilerinin gazetecilik yapmasını sağlayarak, daha kaliteli ve özgün içerik üretilmesini arzuluyor, sahadaki ‘Çalıştıracak personel bulamıyoruz’ söylemine de gerçekçi bir çözüm sunuyoruz.” ifadesini kullandı.

Haber sitelerinin gayretleri ödüllendirilecek

Erkılınç, ikamet şartı, köşe yazıları, bekleme süresi, internet haber sitelerinin devri ve alan adlarının değişikliğine dair yönetim kurulu tekliflerine ilişkin şunları kaydetti:

“Genel kategoride yer alan internet haber sitelerinin, Türkiye’nin herhangi bir ilinde ikamet eden 4 fikir işçisini kadroya almalarına imkan tanıyoruz. Köşe yazarı kavramının içini boşaltmaya yönelik, herhangi bir toplumsal mevzuda fikir sunmayan, güncellikten ve günlük hayattan uzak, neredeyse tamamı alıntılardan oluşan yazılara yönetmelikle ‘dur’ diyoruz. Kadro ve haber sayıları yüksek olduğu için bekleme süresini 6 ay içinde tamamlamak isteyen internet haber sitelerinin gerçekleştirmeleri zorunlu kılınan 4 katı asgari tekil ziyaretçi sayısını 2 kata düşürüyor ve sayfa görüntüleme sayısını da 2 kat olarak belirliyoruz. Düzenlemelerle yaklaşık bir yıldır büyük emek harcadıklarını yakından gözlemlediğimiz internet haber sitelerimizin gayretlerini ödüllendirmeyi düşünüyoruz.”

Haber sitelerinin devrini ve alan adı değişikliğini kolaylaştıracak düzenleme

Resmi ilan yayımlama hakkını haiz veya bekleme süresinde internet haber sitesi bulunmayan Bayburt, Çankırı ve Iğdır’da dijital yayıncılık sektörünün canlanması ve ilave istihdam oluşmasını teminen bekleme süresinin 6 aya indirileceğine değinen Erkılınç, bulundukları illerde marka bilinirliği yüksek haber sitelerinin sisteme dahil edilmesi amacıyla, resmi ilan yayımlama hakkı bulunan internet haber sitelerinin devredilmesi ya da alan adlarının değiştirilmesine dair 2 yıl olan kısıtlamayı 1 yıla düşürdüklerini aktardı.

Yardım ve destekler yeniden düzenleniyor

Erkılınç, bu yıl fonlar arasında geçiş yapmak suretiyle gazeteci derneklerine 700 bin, azınlık gazetelerine ise 300 bin lira maddi kaynak aktarımı yapılmasının genel kurulun oylarına sunulduğunu, basın mensuplarının talepleri doğrultusunda faizsiz borç para miktarının 12 bin liraya yükseltileceğini, gazete işletmelerine verilen kredi desteğinde ise faiz oranı değişikliğine gidileceğini belirtti.

Bir gazeteciler cemiyetinin deprem bölgesindeki basın kuruluşlarının sorunları konusunda hazırladığı rapordaki isnatları değerlendiren Erkılınç, gazetelerin veya gazetecilerin, eleştiri içeren, sorunları gündeme getiren içerikler ürettiklerinde resmi ilan kesintisi ile karşı karşıya kaldıklarının ve resmi ilan verilmemekle tehdit edildiklerinin iddia edildiğine dikkati çekti.

Erkılınç, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde resmi ilanların dağıtımını gerçekleştiren tek merci vardır, o da Basın İlan Kurumudur. Dolayısıyla bu haksız, akıldan ve izandan yoksun suçlamaya, raporu muhatap aldığımdan değil ancak sizleri ve kamuoyunu aydınlatmak adına maddeler halinde cevap vermek istiyorum. Birincisi, 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki yayınlarımıza yönelik hiçbir şekilde denetleme ve inceleme yapılmamıştır. İkincisi, deprem öncesinde gerçekleşen ve mutlak suretle yaptırım gerektiren 10 yayınımıza ait ihlal dosyalarının tamamı, 11 Temmuz 2023 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla herhangi bir müeyyide uygulanmadan kaldırılmıştır. Üçüncüsü, işlemsiz kaldırılan dosyaların dışında, bölgedeki 29 yayınımızın ihlal dosyaları önce süresiz ötelenmiş, sonrasında ise gerçek manada depremden etkilenmeyen iki ilimizdeki 11 gazeteye işlem yapılmıştır. Kurumumuz hiçbir döneminde yaptırım heveslisi olmamış, müeyyide peşinde koşmamıştır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/basin-ilan-kurumu-internet-haber-sitelerinin-gayretlerini-odullendirmeyi-planliyor/feed/ 0
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü: İcra satışı ilanlarındaki özellikler çıkarılarak gönderilmeye başlandı https://www.haber60.com.tr/basin-ilan-kurumu-genel-muduru-icra-satisi-ilanlarindaki-ozellikler-cikarilarak-gonderilmeye-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/basin-ilan-kurumu-genel-muduru-icra-satisi-ilanlarindaki-ozellikler-cikarilarak-gonderilmeye-baslandi/#respond Sat, 17 Feb 2024 23:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9213 Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Cavit Erkılınç, resmi ilanların internet haber sitelerinde yayınlanması hakkında, “İcra satışlarına ait ilan metinleri, menkul veya gayrimenkulün özelliklerine ilişkin kısımlar çıkarılarak gönderilmeye başlandı.” dedi.

Erkılınç, Bilecik İletişim ve Medya Derneğinin ev sahipliğinde Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) 27. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda, son iki yılın hem BİK hem de sektör için oldukça hareketli geçtiğini söyledi.

Basın sektöründeki dijital dönüşümün ilk aşamasının iki yıl önce yasalaşan mevzuat düzenlemesiyle tamamlandığını belirten Erkılınç, “Söz verdiğimiz ve görüldüğü üzere, gazetelerin ilan pastasından kesinti olmamış, internet haber siteleri için kanunla ikinci bir ilan pastasının oluşturulması sağlanmıştır. İcra satışlarına ait ilan metinleri, menkul veya gayrimenkulün özelliklerine ilişkin kısımlar çıkarılarak gönderilmeye başlandı. Bu ilanları resmi yazı ile geri gönderiyoruz. Önümüzdeki günlerde de ilgili bakanlığımızla resmi görüşme yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Erkılınç, son iki yılda resmi ilan fiyat tarifesine öngörülenin üzerinde zam yaptıklarını hatırlattı.

Basılı gazetelerin personel, kalıp, mürekkep, baskı, dağıtım gibi maliyetlerde karşılaştığı zorluklara değinen Erkılınç, şunları söyledi:

“Bu nedenle çözüm üretmemiz gerekiyor. Bizi sonuca götürecek çözüm, basılan, okunan ve gündem belirleyen basılı gazetelerimizin bu alanda devam etmeleri, diğerlerinin ise yeniden güç kazanmak ve nitelikli gazetecilik yapmak üzere internet mecrasını tercih etmeleri. Bugün, yaygın basında tam sayfa resmi ilanın bedeli 90 bin lirayı aştı. Yerelde ise 70 bin liranın üzerinde bir fiyat söz konusu. Sağduyunuza sesleniyorum; tam sayfa renkli ilanı veya reklamı, gazetesine resmi ilanın yarı fiyatı 35 bin liraya alabilen kaç gazetemiz var?”

“Dezenformasyon sonucunda ortaya çıkan birçok mesele var”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş da sosyal medya kullanımında tüm dünyada sorunlar yaşandığını vurguladı.

Bu mecraların olumlu olduğu kadar olumsuz yanlarının da bulunduğuna işaret eden Kardaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dezenformasyon, bunlardan sadece biri. Dezenformasyon sonucunda ortaya çıkan birçok mesele var. Bunları zaten yaşıyoruz ve tamamında biraz daha sosyal medya üzerinden gelen dezenformasyon temelli sorunlar yaşıyoruz. Yoksa konvansiyonel medya, gazete, haber siteleri ya da televizyonda buna benzer bir süreç çok gözlemlenmiyor. Çok var, yok demek doğru olmaz. Biz her gün bunlarla da mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Sizlerin daha güçlü, aktif olması, daha iyi ürün üretmesi ve daha iyi gazete çıkarması, daha iyi televizyon yayıncılığı yapması bizim işimizi de kolaylaştırır.”

TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı ise Türk basınının gazetecilik mesleğini düzenleyen bir yasaya sahip olması gerektiğini belirtti.

Çoğu iş kolunun kendisine ait yasasının bulunduğunu kaydeden Kolaylı, “Türk basını, gazetecilik meslek yasasına acilen ihtiyaç duymaktadır. Basın sektöründe böyle bir yasa olmayınca dileyen herkes eğitim ve bilgi birikimine bakılmaksızın ‘gazeteciyim’ diyerek mesleğe başlayabilmektedir. Bu nedenle, gazetecilik mesleğinde ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen gazetecilik meslek yasası, teknolojik gelişmeler de göz önüne alınarak günümüz koşullarına uygun olarak çıkarılmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bilecik Valisi Şefik Aygöl, Kütahya Valisi Musa Işın ile Bilecik İletişim ve Medya Derneği Başkanı Mehmet Ergün’ün de katılımcılara hitap ettiği programa, TGK Yönetim Kurulu üyeleri ile gazeteciler katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basin-ilan-kurumu-genel-muduru-icra-satisi-ilanlarindaki-ozellikler-cikarilarak-gonderilmeye-baslandi/feed/ 0