Galatasaray’ın Brezilyalı futbolcusu Carlos Vinicius:
“Tüm takımın çabası şampiyonluk getirir”
“O golden sonra o kadar çok mesaj aldım ki Mitrologu’nun gölüne benziyor diye”
“Okan Buruk bizi çok iyi anlıyor”
İSTANBUL – Galatasaray’ın Brezilyalı futbolcusu Carlos Vinicius, kurdukları aile ortamıyla Süper Lig’de şampiyon olacaklarına inandığını söyledi.
Galatasaray’ın geçtiğimiz transfer döneminde İngiliz ekibi Fulham’dan kiralık olarak kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolcu Carlos Vinicius, Galatasaray Televizyonu’na açıklamalarda bulundu. Doğum gününde gelen mesajlar hakkında Vinicius, “Bana gelen tüm mesajlar beni çok mutlu etti. Hem taraftarlarımızdan, hem sizden, hem de ailemden. Dünyanın her yerinden tebrik mesajları aldım. Çok mutlu oldum. Teşekkür ediyorum mesajlar için” şeklinde konuştu.
“Taraftarlarla güzel ilişki kurduk”
Sarı-kırmızılı taraftarlarla ilgili de konuşan 29 yaşındaki futbolcu, “Galatasaray’a daha gelmeden önce, gelmem ile ilgili durum söz konusu olduğu andan itibaren, taraftarın sevgisini hissetmeye başlamıştım. Geldikten sonra da bana gösterdikleri ilgi, kurduğumuz pozitif ortam, bana çok yardımcı oldu ve buranın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu, bir kez daha anlamış oldum. Geldiğim ilk günden bugüne kadar güzel bir ilişki kurduk taraftarlarla. Bu beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.
“Hedefimiz şampiyon olmak”
Takım arkadaşlarının çok yardımcı olduğunu ifade eden Vinicius, “Doğum günüm sırasında da bundan bahsetmiştim bana çok yardımcı olduklarını ve bu şekilde başarıya ulaşacağımızı söylemiştim. Sadece Portekizce değil, İngilizce de iletişim kuruyoruz. Ne kadar güzel ilişkiler kurarsak, ne kadar çok bir arada durursak, hedefimize o kadar yakın oluruz. Tabii ki hedefimiz var, o da şampiyon olmak. Başarıya bu şekilde ulaşacağımızı biliyoruz. Kurduğumuz aile ortamı ile şampiyon olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Tüm takımın çabası şampiyonluk getirir”
Kasımpaşa maçında attığı son dakika golünden sonra yaşadıklarını anlatan Carlos Vinicius, “O golden sonra o kadar çok mesaj aldım ki Mitrologu’nun gölüne benziyor diye. Ben de hemen araştırdım ve onun Galatasaray’ı şampiyon yapan gollerden biri olduğunu gördüm. Umarım benimki de böyle olur. Bizi şampiyon yapmaya yardımcı olur o gol ama sadece o golle şampiyon olunmadığını, tüm takımın çabası ile şampiyon olunacağını biliyorum. Umarım bu gol de böyle hatırlanır” açıklamasında bulundu.
“Okan Buruk bizi çok iyi anlıyor”
Teknik Direktör Okan Buruk hakkında da konuşan Brezilyalı futbolcu, “Beraber çalışması kolay bir hoca. Çünkü kendisi de üst düzey futbol oynadı. O nedenle isteklerimizi, bize nasıl davranması gerektiğini çok iyi biliyor. İyi kalpli biri. İyi bir hoca olmanın bence birinci şartı iyi bir kalbe sahip olunması ve kendisi de öyle biri. Bizi çok iyi anlıyor ve bizi anlayarak liderlik ediyor. Onun liderliğinde şampiyon olabileceğimize inanıyoruz hepimiz. Dediğim gibi kendisi de iyi bir futbolcu olduğu için, ihtiyaçlarımızı çok iyi bilerek davranıyor ve bu şekilde liderlik ediyor bize” dedi.
“Tüm maçlarımızı kazanmamız gerekiyor”
Fenerbahçe ile oynayacakları TFF Süper Kupa maçını kazanacaklarını inandığını söyleyen Vinicius, “Oynanırsa kesinlikle kupa bizim, kazanacağız o kupayı. Tabii ki ilk hedefimiz önümüzdeki lig maçı olan Hatayspor maçı. Çünkü biz hep önümüzdeki ilk maça odaklanırız. ve ligi kazanmak için bütün maçlarımızı kazanmamız gerekiyor. Hedefimiz derbiden önce ligdeki maçımız” değerlendirmesinde bulundu.
“Hep berber güçlü olmalıyız”
Birliktelik vurgusu yapan 29 yaşındaki futbolcu, “Hep beraber olmalıyız çünkü artık çok az maç kaldı. Biz bir arada durursak, güçlü olursak, ki çok güçlü olduğumuzu her seferinde gösterdik. ve bu şekilde ligi en tepede bitireceğiz. Birlikte durup, birbirimize destek olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Galatasaray’ın geçtiğimiz transfer döneminde İngiliz ekibi Fulham’dan kiralık olarak kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolcu Carlos Vinicius, Galatasaray Televizyonu’na açıklamalarda bulundu. Doğum gününde gelen mesajlar hakkında Vinicius, “Bana gelen tüm mesajlar beni çok mutlu etti. Hem taraftarlarımızdan, hem sizden, hem de ailemden. Dünyanın her yerinden tebrik mesajları aldım. Çok mutlu oldum. Teşekkür ediyorum mesajlar için” şeklinde konuştu.
“Taraftarlarla güzel ilişki kurduk”
Sarı-kırmızılı taraftarlarla ilgili de konuşan 29 yaşındaki futbolcu, “Galatasaray’a daha gelmeden önce, gelmem ile ilgili durum söz konusu olduğu andan itibaren, taraftarın sevgisini hissetmeye başlamıştım. Geldikten sonra da bana gösterdikleri ilgi, kurduğumuz pozitif ortam, bana çok yardımcı oldu ve buranın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu, bir kez daha anlamış oldum. Geldiğim ilk günden bugüne kadar güzel bir ilişki kurduk taraftarlarla. Bu beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.
“Hedefimiz şampiyon olmak”
Takım arkadaşlarının çok yardımcı olduğunu ifade eden Vinicius, “Doğum günüm sırasında da bundan bahsetmiştim bana çok yardımcı olduklarını ve bu şekilde başarıya ulaşacağımızı söylemiştim. Sadece Portekizce değil, İngilizce de iletişim kuruyoruz. Ne kadar güzel ilişkiler kurarsak, ne kadar çok bir arada durursak, hedefimize o kadar yakın oluruz. Tabii ki hedefimiz var, o da şampiyon olmak. Başarıya bu şekilde ulaşacağımızı biliyoruz. Kurduğumuz aile ortamı ile şampiyon olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Tüm takımın çabası şampiyonluk getirir”
Kasımpaşa maçında attığı son dakika golünden sonra yaşadıklarını anlatan Carlos Vinicius, “O golden sonra o kadar çok mesaj aldım ki Mitrologu’nun gölüne benziyor diye. Ben de hemen araştırdım ve onun Galatasaray’ı şampiyon yapan gollerden biri olduğunu gördüm. Umarım benimki de böyle olur. Bizi şampiyon yapmaya yardımcı olur o gol ama sadece o golle şampiyon olunmadığını, tüm takımın çabası ile şampiyon olunacağını biliyorum. Umarım bu gol de böyle hatırlanır” açıklamasında bulundu.
“Okan Buruk bizi çok iyi anlıyor”
Teknik Direktör Okan Buruk hakkında da konuşan Brezilyalı futbolcu, “Beraber çalışması kolay bir hoca. Çünkü kendisi de üst düzey futbol oynadı. O nedenle isteklerimizi, bize nasıl davranması gerektiğini çok iyi biliyor. İyi kalpli biri. İyi bir hoca olmanın bence birinci şartı iyi bir kalbe sahip olunması ve kendisi de öyle biri. Bizi çok iyi anlıyor ve bizi anlayarak liderlik ediyor. Onun liderliğinde şampiyon olabileceğimize inanıyoruz hepimiz. Dediğim gibi kendisi de iyi bir futbolcu olduğu için, ihtiyaçlarımızı çok iyi bilerek davranıyor ve bu şekilde liderlik ediyor bize” dedi.
“Tüm maçlarımızı kazanmamız gerekiyor”
Fenerbahçe ile oynayacakları TFF Süper Kupa maçını kazanacaklarını inandığını söyleyen Vinicius, “Oynanırsa kesinlikle kupa bizim, kazanacağız o kupayı. Tabii ki ilk hedefimiz önümüzdeki lig maçı olan Hatayspor maçı. Çünkü biz hep önümüzdeki ilk maça odaklanırız. ve ligi kazanmak için bütün maçlarımızı kazanmamız gerekiyor. Hedefimiz derbiden önce ligdeki maçımız” değerlendirmesinde bulundu.
“Hep berber güçlü olmalıyız”
Birliktelik vurgusu yapan 29 yaşındaki futbolcu, “Hep beraber olmalıyız çünkü artık çok az maç kaldı. Biz bir arada durursak, güçlü olursak, ki çok güçlü olduğumuzu her seferinde gösterdik. ve bu şekilde ligi en tepede bitireceğiz. Birlikte durup, birbirimize destek olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Maçın ardından gözaltına alınan ve dün 2. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanan şüphelilerden Hasan Ç. mahkemedeki ifadesinde, maçı izlemek için 14 Mart’ta Almanya’nın Köln şehrinden Trabzon’a 50 kişilik grupla geldiğini söyledi.
Maça girecekleri esnada tanımadığı kişilerin kendilerine meşale verdiğini belirten Hasan Ç, bir meşaleyi kemer bölgesine saklayarak stada girdiğini, yanında da maske olduğunu ifade etti.
Maskeyi Avrupa’da gittiği maçlarda sürekli kullandığını dile getiren Hasan Ç, maç başladığı esnada meşale yakan grubun içinde kendisinin de olduğunu, söndükten sonra meşaleyi sahaya atmadığını belirtti.
Sahaya ilk atlayan Hasan Ç, maçın başından sonuna kadar gergin bir ortam olduğunu ifade etti. Maç bitiminde Fenerbahçeli bazı oyuncuların bulundukları tarafa doğru el işareti yaptıklarını ve bu şekilde taraftarları kışkırttığını öne süren Hasan Ç, bunun üzerine bir anlık sinirle maraton alt tribününden sahaya girdiğini kaydetti.
Yüzünde maske olduğunu, amacının el ve kol hareketleriyle tepki göstermek olduğunu savunan Hasan Ç, sahada sevinen futbolculara yaklaştığı anda güvenlik görevlileri ve futbolcuların bir anda üzerine doğru geldiklerini, kendisini korumak amacıyla gard aldığını, gard alır almaz güvenlik görevlileri ve futbolcuların üstüne gelerek kendisini yere düşürdüğünü, bazı futbolcuların kendisine yumruk ve tekme atmaya başladıklarını anlattı.
Hasan Ç, sahaya atladığı sırada üzerinde herhangi bir kesici veya delici alet bulunmadığını, kimseye vurmadığını iddia etti.
Korner direğiyle futbolculara doğru koşan Engin T. ise kendisine ait Passolig kartının süresinin bitmesi nedeniyle arkadaşına ait kartla bilet alarak gittiği maçı kuzey kale arkası tribününden izlediğini söyledi.
Maçın başından sonuna kadar çok gergin bir ortam olduğunu, maç sonunda Fenerbahçeli futbolcuların orta alanda tribünlere yönelik hareketlerini görünce sinirlendiğini belirten Engin T, sahaya atlayan taraftarları görmesi üzerine kendisinin de sahaya girdiğini kaydetti.
Engin T, sahaya atladığı sırada önünde gördüğü korner direğini eline alarak kalabalığa doğru koştuğunu ancak kimseye vurmadan güvenlik görevlilerinin kendisini tuttuğunu, bunun üzerine korner direğini yere bıraktığını, herhangi bir futbolcuya yönelik bir eylem gerçekleştirmediğini savundu.
Tutuklanan şüphelilerden Kadir O. da doğu alt tribünde maçı izlediğini belirterek, Fenerbahçeli futbolcuların maç boyunca ve maç sonunda orta sahada sevinirken taraftarı tahrik ettiğini ileri sürdü.
Tribünden bir taraftar sahaya atladıktan sonra Fenerbahçeli futbolcuların bu taraftarı darbetmeye başladığını, birden fazla kişinin tek bir taraftarı darbetmesine dayanamayıp sahaya atladığını dile getiren Kadir O, sahaya atladıktan sonra bir güvenlik görevlisinden darbe alıp yere düştüğünü, darbedildiği sırada güvenlik görevlilerinin kendisini kurtardığını söyledi.
Kadir O, sahaya indikten sonra birine vurup vurmadığını hatırlamadığını ancak kamera görüntülerinde “Fenerbahçeli futbolcuya dokunan kişi”nin kendisi olduğunu kaydederek, amacının darbedilen diğer arkadaşlarını korumak olduğunu, suç işleme kastının bulunmadığını beyan etti.
Mahmut Halil K. ise Fenerbahçeli futbolcuların sahaya atlayan kişiyi darbetmeye başladığını, olayları daha net görebilmek amacıyla tribünün alt tarafına yöneldiğini, tribünden atlamaya çalışan başka şahısların yaptığı baskıyla dengesini kaybedip düştüğünü anlattı.
Tribüne geri çıkmak istediğini ancak taraftarların sahaya inmeye devam etmesi nedeniyle bunun mümkün olmadığını belirten Mahmut Halil K, farklı bir noktadan tribüne çıkmak için taç çizgisi boyunca hareket ederek Trabzonspor yedek kulübesinin olduğu yere yöneldiğini, herhangi birine müdahalede bulunduğunu hatırlamadığını, suç işleme kastının olmadığını öne sürdü.
Oğuzhan B. de sahaya atlayan Trabzonspor taraftarının Fenerbahçeli 3-4 futbolcu tarafından darbedilmesi üzerine kendisinin de dayanamayıp sahaya atladığını, pişman olup tribüne tekrar çıkmak için sahaya giriş çıkış için kullanılan tünele doğru koştuğunu söyledi.
Tünele yaklaştığında Fenerbahçeli futbolcu Batshuayi’nin kendisine tekme attığını, bunun üzerine sinirlendiğini ve önüne çıkan kaleci Livakovic’e yumruk attığını anlatan Oğuzhan B, herhangi bir hedef belirlemediğini, aldığı darbenin etkisiyle canı yandığı için önüne çıkan herhangi birine yumruk salladığını iddia etti.
Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından çıkan olaylarla ilgili 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Engin T. silahla basit yaralamaya teşebbüs, Hasan Ç, Mahmut Halil K, Kadir O. ve Oğuzhan B. ise basit yaralamaya teşebbüs suçundan tutuklanmış, 8’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
]]>Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda her yıl düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında yer alan, Güney Kariyer Fuarı, bu yıl 23-24 Şubat tarihlerinde Akdeniz Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Antalya Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Bölgedeki 12 paydaş üniversite ile birlikte düzenlenen etkinlik, mülakatlar, eğitimler, seminerler, örnek olay çalışmaları ve atölye çalışmaları gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı. Ayrıca organizasyona kamu kurum ve kuruluşları, kamu niteliğindeki meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları da katıldı.
İş ve staj imkanı sunuldu
Katılımcılara iş ve staj imkanlarının sunulduğu fuara, kamu ve özel sektörden 300’ün üzerinde firma ile 13 üniversiteden 50 binden fazla öğrenci/mezun katıldı. Bu yıl genel katılıma da açık olarak organize edilen fuara, öğrenciler ve mezunlar Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi platformu adresinden kayıt yaparak aldıkları QR kodlar ile giriş yaptı.
Ümit karan GÜNKAF ziyaretçileriyle buluştu
Eski futbolcu Ümit Karan Akdeniz Üniversitesi tarafından organize edilen Güney Kariyer Fuarı (GÜNKAF) 2024 etkinliğine konuk oldu. Çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca kariyerine yön veren öğrenciler, Ümit Karan’ın konuk olduğu söyleşiye yoğun ilgi gösterdi. Futbol hayatı hakkında en çok merak edilen soruları içtenlikle cevaplayan Karan yaklaşık bir saat süren etkinlikte yaptığı esprilerle dinleyicileri kahkahaya boğdu. Futbol yaşamı, Survivor Türkiye, menajerlik, teknik direktörlük anılarını anlatan Karan, Fenerbahçe’den teklif aldığı ama kabul etmediğini, fanatik Galatasaraylı olduğunu vurguladı. Karan, en mutlu olduğu gol hangisi diye sorulunca da, “Fenerbahçe’ye attığım goller” dedi.
Ümit Karan: “Türkiye’nin yabancı oyuncu çöplüğü haline geldi”
Sahneye kadın futbol takımı ile birlikte çıkan, fırsat buldukça kadın futbol takımlarına destek verdiğini söyleyen Ümit Karan, “Teknik direktörlük Türkiye’de çok zor, çok fazla futbol kulübü var, Youtube’dan iyi para kazanıyoruz. Biz varken Arda Turan mı vardı, asistlik yaptı, geldikten sonra her zaman kaybettik. Lincoln çok iyi oyuncuydu, severek oynadığım bir futbolcu” diye konuştu. Futbolculuk, yorumculuk dışında Almanya doğumlu olduğu için Beatbox yeteneğine sahip olduğunu da belirten Karan, Türkiye’nin yabancı oyuncu çöplüğü haline geldiğini söyleyerek, “Bizim paramızı yiyorlar, Türkiye yabancı oyuncu çöplüğü haline geldi. Adana, Mersin, Diyarbakır, Van’a gidin, 85 milyon nüfusumuz var. 3 bin Euroluk futbolcudan bin Euro kazanmaktansa 300 bin Euroluk oyuncudan 100 bin Euro kazanmanın peşindeler. Ülkemizde yeteri kadar futbolcu, yetenekli gençlerimiz var” diye konuştu.
“Biz kariyer yaptık ama sporcu olarak yaptık”
Karan’a, etkinliğin sonunda Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen tarafından günün anısı için özel hazırlanan plaket takdim edildi. Etkinliğin sonunda dinleyicilerle bol bol anı fotoğrafı çektiren, forma imzalayan Ümit Karan, kuliste Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’la bir araya geldi. Çalışmalarına destek verdiği kadın futbol takımı ile Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı ziyaret eden Karan, fuar daveti için teşekkür etti.
Fuar kapsamında gerçekleştirdiği söyleşiden sonra Güney Kariyer Fuarı hakkında duygularını da açıklayan Ümit Karan, “Bütün Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin bu gibi kariyer fuarlarına katılması gerekiyor. Çünkü gelecek bizim geleceğimiz. Bizim vereceğimiz örnekler çok önemli ama doktor arkadaşlarımız, mimarlar, iç mimarlarla öğrencilerin buluşması çok anlamlı. Bence buradaki öğrenciler, geleceğini kendinde bulabileceğini düşünüyorum. Bence her üniversite en iyi bir şekilde kariyer fuarı yapması gerekiyor. Biz kariyer yaptık ama sporcu olarak yaptık. Okuyan bütün öğrencilerin iyi bir kariyer çizmesi lazım. Bütün öğrencileri çok seviyorum. Burada takım ayrımı yapmıyorum, onu da belirtmek istiyorum. Onlar da bizi seviyorlar, hepsine çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir sohbet oldu, çok keyif aldım” diye konuştu. – ANTALYA
]]>Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde antrenmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çağlar Söyüncü, takımın genel durumuyla ilgili değerlendirme yaparak sözlerine başladı.
Sarı-lacivertli ekibe transfer olmadan önce birçok yakın arkadaşıyla ortamın çok iyi olduğuna ilişkin konuştuklarının altını çizen 27 yaşındaki futbolcu, “Geldikten sonra bu iyi ortamı gözlerimle gördüm. Şu anda maç durumlarımız da iyi gidiyor, takım olarak saha içinde iyi mücadele veriyoruz. Hepimizin hedefi şampiyonluk. Camia olarak taraftarlarımız tribünde, biz sahada bu mücadeleyi veriyoruz.” diye konuştu.
Transfer süreci hakkında da konuşan milli futbolcu, şöyle devam etti:
“Üç haftaya yakın bir süreç oldu. Mental olarak yorgun düştüm. Çünkü bir gün ‘iş bitti’ deniliyor, sonra tekrar problemler çıkıyordu. Sonuçta mutlu sona ulaştık. Bu durum biraz daha işin profesyonel tarafı. Biz de saygı gösterdik. Burada olmaktan dolayı çok mutluyum.”
“Tek konuştuğumuz nokta şampiyonluk”
Fenerbahçe’de tecrübeli birçok ismin olduğunu ve oturmuş bir takıma geldiğini sözlerine ekleyen Çağlar Söyüncü, “Antrenmanlarda, maçlarda herkes elinden gelenin en iyisini veriyor. Rekabet bize pozitif olarak dönüyor diyebilirim. Stoper bölgesinde 5 futbolcu var benimle birlikte. Çok tecrübeli isimler var. Serdar Aziz, Bonucci, diğer arkadaşlarımız çok önemli isimler. Hepimiz forma rekabeti içindeyiz. Son karar tabii ki hocamızın oluyor. Ben işimi en güzel şekilde yapıp hocamızın kararlarına saygı duyuyorum.” açıklamasında bulundu.
Yüzde 100 hazır olmadığını ve eksiklerinin olduğunu ifade eden Çağlar Söyüncü, İspanya’da belli bir süre forma giyemediğini, oynadığı maçların da kendisi için yeterli olmadığını vurguladı.
Fenerbahçe’de adaptasyon sorununu çok çabuk atlattığını, bu durumun da maç eksikliğini göstermediğini dile getiren milli futbolcu, sezonun kalanı için de şunları söyledi:
“İlk hedefimiz iyi performans sergileyip uzun süredir şampiyon olamayan Fenerbahçe’ye şampiyonluk yaşatmak. İşin içine profesyonellik girince top bizden de çıkıyor. Biz ülke futboluna ve Fenerbahçe’ye nasıl daha fazla katkı verebileceğimizi konuşuyoruz. Tek konuştuğumuz nokta şampiyonluk. 28 yaşına yaklaştım, ilk kez Süper Lig’de forma giyiyorum. Benim için heyecanlı ve zor. Büyük bir camiadayım, hem özel hayatımda hem de saha içinde sorumluluklarım çok fazla. Türk bir oyuncu olmama rağmen alışma sürecimin daha uzun süreceğini düşünüyordum. Çünkü futbolda oturmuş bir takıma geldikten sonra uyum sağlamak kolay değil. Ama hocalarım ve takım arkadaşlarım sayesinde çabuk bir kaynaşma oldu. Bunun için biraz şanslıyım diyebilirim. Ligde tüm takımlarda çok kaliteli oyuncular var. Dışarıdan görüldüğü gibi kolay bir lig değil.”
“Forma şansı bulamadığım ve sakatlıklar yaşadığım için mental anlamda yorulmuştum”
Futboldan maddi kazanç elde ettiğini, bunun karşılığı olarak da sahada kazandığı paranın hakkını vermeyi öncelik edindiğinin altını çizen Çağlar Söyüncü, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Elimden gelen mücadeleyi vermeye çalışıyorum. Atletico Madrid’de kontratlı bir futbolcuyum. Hem benim adıma hem de takım adına 6 aylık süreç çok önemli. Mutlu sona ulaşırsak ilerleyen zamanda durumum daha da netleşir.”
Almanya’da gerçekleştirilecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’yla ilgili de konuşan Çağlar Söyüncü, şunları söyledi:
“Milli takımdaki rekabet çok yüksek. Çok iyi arkadaşlarımız var. Ben kendimi bildim bileli rekabet içindeyim. 16 yaşında Bölgesel Amatör Lig’e gittim. Birbirimizin gelişimi için ve takımın daha iyi olması için rekabet olacak. En iyi performansı veren oynayacak. Burada olduğu gibi milli takımda da takım arkadaşlığımız çok iyi. Umuyorum ki iyi bir turnuva bizi bekliyor. Halkımız da her zaman yanımızda. Bence turnuva çok güzel geçecek.”
Takım arkadaşlarından Cengiz Ünder, Serdar Aziz, Mert Hakan Yandaş ve İrfan Can Kahveci’nin her zaman takımdaki ortamın çok iyi olduğunu kendisine aktardıklarını belirten Çağlar Söyüncü, kendisini tekrar göstermek istediğini vurgulayarak “Forma şansı bulamadığım ve sakatlıklar yaşadığım için mental anlamda yorulmuştum. Uzun yıllardır yurt dışındayım, burada oynama heyecanım vardı. Futbolcunun istediği şey, iyi performans sergileyip karşılığını alabilmektir. Ben de burada iyi performansla hem Fenerbahçe taraftarına hem de Türk halkına bir şeyleri tekrar göstermek istiyorum. Ayrıca sezon sonundaki turnuvaya gitmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Son olarak yaşanan puan kayıplarının ardından takımda olumsuz bir havanın oluşup oluşmadığıyla ilgili konuşan Çağlar, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Puan kaybı sonrasındaki durumu ben şu anda net söyleyemem. Sezon başından beri burada olsaydım net şekilde söyleyebilirdim. Ama biz çok iyi çalışıyoruz. Takım toplantılarında, bire bir toplantılarda objektif olarak konuşuyoruz, eksiklerimiz varsa söylüyoruz. Uzun bir maratondayız. Bundan sonrasını kayıpsız gitmek istiyoruz, bunu yapabilecek kaliteye de sahibiz.”
]]>Beşiktaş’ın, Portekiz temsilcisi Braga’dan 11 milyon Euro bonservis bedeliyle kadrosuna kattığı Libyalı futbolcu Al-Musrati, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Siyah-beyazlı takıma geldiği için mutlu olduğundan bahseden 27 yaşındaki futbolcu, “Ülkenin en büyük takımlarından birindeyim. Hedeflerim var. Takımımla beraber en üst seviyede olmayı hedefliyorum. Bu sene, özellikle önümüzdeki sene en üst seviyelerde kalmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı. Musrati ayrıca transfer döneminin bitimine 4-5 gün kala Teknik Direktör Fernando Santos ile bir görüşme gerçekleştirdiğini dile getirerek, “Hedeflerimizden bahsetti. Ben de bu fikirleri beğendim. Sonra ailemle buraya gelme kararı aldık” şeklinde konuştu.
“Serdar Saatçı ile konuştum”
Beşiktaş’a transfer olmadan önce Braga’dan takım arkadaşı ve siyah-beyazlıların eski oyuncusu Serdar Saatçı ile görüştüğünü aktaran Al-Musrati, “O da burayla ilgili her şeyi anlattı. Burada çok mutlu olacağımı söyledi. Taraftarımızın ne kadar harika olduğunu söyledi. Bunu son maçta deplasmanda olmamıza rağmen gördüm. Burada olduğum için mutluyum” ifadelerini kullandı.
“Hedefim Şampiyonlar Ligi’nde olmak”
“Burada herkese Musrati’nin nasıl bir futbolcu olduğunu göstermem gerekiyor” diyen Libyalı futbolcu, şöyle devam etti:
“Portekiz’den bilenler vardır ama hedefim önümüzdeki sene şampiyonluk mücadelesi vermek ve Şampiyonlar Ligi’nde olmak.”
“Şampiyonlar Ligi hedefiniz varsa paralar harcamanız gerekiyor”
Kulüp tarihinin en fazla bonservis bedeli ödenen futbolcusu olduğunun hatırlatılması üzerine Musrati, “Bu tabii ki bir oyuncunun hoşuna gider ama iyi bir takım için paralar harcamamız gerekiyor. Şampiyonlar Ligi hedefiniz varsa paralar harcamanız gerekiyor. İyi bir hocanızın da olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Takım arkadaşlarımın kalitesinin fakrındayım”
Tecrübeli futbolcu, Beşiktaş’ta kaliteli futbolcuların bulunduğuna dikkat çekerek, “Zor bir dönemde geldiğimi biliyorum ama büyük geçmişi olan bir takımdayım. Oyuncu kalitesini de görebiliyorum. Takım arkadaşlarımın kalitesinin fakrındayım. Yapmamız gereken daha profesyonel olmak. Burada başarılı olmak için her şey var. Büyük bir kulüp” diye konuştu.
Musrati, üzerinde bir baskı hissetmediğini ve hem saha içinde hem de saha dışında sakin bir yapıya sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
“Burayı seçme sebebim başarılı olmak”
Beşiktaş’ı ailesi gibi gördüğünü belirten Libyalı futbolcu, “Burayı seçme sebebim de başarılı olmak. Kulüp tarihinin bir parçası olup, şampiyonluklar yaşamak” dedi.
“Geçtiğimiz yaz Bazı temaslar oldu”
Al-Musrati, daha önce Süper Lig’den herhangi bir takımdan teklif alıp, almadığına yönelik soruya şu cevabı verdi:
“Bazı temaslar oldu geçtiğimiz yaz ama Braga bu teklifleri kabul etmedi. Şampiyonlar Ligi’nde oynamamı istemişlerdi. Bu transfer dönemimde transferime izin verdiler.”
27 yaşındaki futbolcu, transferde direkt Başkan Hasan Arat ile temas kurduğunu da söyleyerek, “Kulübü ve ligi kendisi anlattı. 7 sene Portekiz’de bir kariyer geçirdikten sonra yeni bir kariyer istedim. Kulübü en üst seviyede tutmak için buraya geldim” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde gerçekleşen basın toplantısında, hem geride kalan maçları hem de Ankara Demirspor’la oynanacak olan mücadeleyi değerlendiren Şengül, “Yoğun bir süreçle göreve başladık. Sağlık bir ortamı geçen hafta bulabildik. Bir kaç antrenmanda ne istediklerimizi gösterdik. Hedeflediğimiz bazı çalışmalar var. Yeni, yeni gerçekleştiriyoruz. Ona rağmen Beyoğlu Yeni Çarşı maçının ilk yarısında istediğimize yakın bir oyun ortaya koyduk. Basit bir hatadan gol yedik. Bir kaç tane pozisyon yakaladık, rakibi de verdik 12 maç var 36 puan var. Oyuncularımızı buna göre hazırlayıp en az 25-28’ini almayı planlıyoruz. Bunu alırsak ligde kalırız. Zor bir süreç. Oyuncularımızın üstün performansına ihtiyacımız var. Çağatay Yılmaz da döndü aramıza. Hasan Sabri Karaca da 1-2 hafta içinde oyun içinde kullanacağız. Daha farklı bir Bursaspor ortaya çıkacaktır. Taktik anlamda da yavaş yavaş istediklerimizi sahaya yansıtan bir takım göreceksiniz” cümlelerine yer verdi.
“Çağatay Yılmaz önemli katkı sağlayacaktır”
Ümit Şengül, taraftardan da desteklerini sürdürmeleri isteyerek, “Taraftarımızın önemli desteğine ihtiyacımız var. Bu futbolcular, taraftarıyla birlikte daha da coşkulu oynayacaktır. İsteyen ve arzulayan bir oyuncu grubumuz var. Özgüvenlerini de yerine getirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
“İçerde oynadığımız maçı kazanmalıydık” diyerek sözlerine devam eden tecrübeli teknik adam, “Avantajlı duruma geçebilirdik. Rakiplerimiz puan kaybediyor. Büyük fırsat kaçırıyoruz. Bir an önce galibiyet alıp, kayıpları avantaja çevirmek istiyoruz. Ankara’dan puan veya puanlarla dönmek istiyoruz. Savaşan ve mücadele eden bir Bursaspor olacak bundan sonraki süreçte. Ben buna eminim. Oyunsal anlamda bir değişiklik göreceksiniz. O farkı göreceksiniz. Çağatay Yılmaz’ın da katkısı önemli bir katkı olacak. Hasan Sabri’nin de sonran katkıları olacak. Ama daha farklı bir Bursaspor olacağına eminim. İdmanlarda da bunu görüyoruz. Futbolcularımız istediklerimize cevap veriyor. Bu haftadan sonra farklı bir şey olacağına inanıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Tecrübeli antrenör, “40 puana ulaşan takım ligde kalır. Benim de hedefim 12 maçın 8’ini kazanabilmek. 8-9 maç kazanırsak bu ligde kalırız. Bütün planlarımız ve çalışmalarımız o yönde. Rakiplerimizle de maç oynayacağız. O maçlara kazanarak da gidersek, o güveni yakalarız. Ligin son maçına kadar, son ana kadar mücadele edeceğiz. Bu takımı yaşatmalıyız, bu takımı ayakta tutmalıyız, ele ele verip yaşatmalıyız. Eğer bunu başarırsak hepimiz çok sevineceğiz. Bütün gayemiz de bu Biz inanıyoruz, çocukları da buna inandırmaya çalışıyoruz” diyerek devam etti.
“2-3 futbolcumuz maç sonu ağladı”
Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, oyuncularının elinden geleni yaptığını belirterek, Beyoğlu Yeni Çarşı maçı sonrası 2-3 futbolcunun ağladığını belirtti. Şengül, konuyla ilgili olarak, “Bu haftaki kayıptan sonra futbolcu arkadaşlarımızın ağladığını gördüm. Onlar da bu içinde bulundukları durumları içine sindiremiyorlar. Beraberlikten sonra 2-3 futbolcunun ağladığını gördüm. İleriye bakmak için de beni bu durum umutlandırdı. Taraftarımız bunu görmese de oyuncularımız ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Sürecin sonucunda da onlarla birlikte güzellikler yaşayacağız. Bu oyuncu grubuna ihtiyacımız var. Desteğe de ihtiyacımız var. Ligin son maçına kadar bu oyuncu grubuna inanmalarını ve desteklemelerini istiyorum. Onlar da bunun karşılığını verecektir” değerlendirmesinde bulundu. – BURSA
]]>Galatasaraylı futbolcu Kerem Aktürkoğlu:
“Benim işim gol atmak, asist yapmak, takıma yardımcı olmak”
İSTANBUL – Galatasaraylı futbolcu Kerem Aktürkoğlu, 3-1 kazandıkları İstanbulspor maçının ardından, “Ben hiçbir zaman sahaya birilerine bir şeyler kanıtlamak için çıkmıyorum. Takım arkadaşlarımın, takımımın, hocamın neye ihtiyacı varsa onu yansıtmak için çıkıyorum” dedi.
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında İstanbulspor’u sahasında 3-1’lik skorla mağlup etti. Karşılaşmada biri penaltıdan, biri serbest vuruştan olmak üzere 2 gol kaydeden Kerem Aktürkoğlu, maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Serbest vuruştan attığı ikinci golün ardından gol sevincinde yaptığı hareketin anlamının sorulması üzerine Kerem, “Aslında bir anlamı yok. Belki maç anındaki bir şeylerin patlaması olabilir. Çünkü 2-1’lik bir gol oldu ikinci gol. Ondan sonra böyle bir rahatlama, 2-1 öndeyiz. Onun şeyi, ekstra bir şey yok” ifadelerini kullandı.
“Ben takımım için sahaya çıkıyorum”
Bitiricilik konusunda eleştirilerin aksine iyi olduğunu düşündüğünü belirten 25 yaşındaki futbolcu, “Ben hiçbir zaman sahaya birilerine bir şeyler kanıtlamak için çıkmıyorum. Takım arkadaşlarımın, takımımın, hocamın neye ihtiyacı varsa onu sahada yansıtmak için çıkıyorum. Mevkii gerekmeksizin. Hocam bana oraya geç dediği zaman ya da buraya geç dediği zaman oynuyorum. Pozisyonlar kaçıyor, dünyada tek pozisyon kaçıran futbolcu değilim. Benden daha fazla pozisyon kaçıran, daha kötü pozisyon kaçıran futbolcular da vardır illa ki. Ama ben futbola öyle bakmıyorum. Pozisyonun tabii ki kaçmaması gerekiyor. Ben kaçırdıktan sonra benden daha fazla kimse üzülemez. Eve gittiğim zaman bununla ilgili özeleştiriyi veya kendime söylediğim kötü sözleri kimse bana söylemiyordur. Ama ben maç bittikten sonra onları geride bırakıyorum. Çünkü bırakmak zorundayım. Bir sonraki maça onları taşımamam gerekiyor. Belli bir dönem bitiricilik konusunda gol olmadı. Ben normalde egoist bir insan değilim ama kendimle ilgili söylersem bitiricilik konusunu söyleyebilirim. Çünkü bu konuda kendimi çok daha fazla geliştirebileceğime de inanıyorum, antrenmanlarda olsun, maçlarda olsun bunun üzerine de gidiyorum. Geldiğim seneden beri bitiricilik konusunda hiçbir zaman sıkıntı yaşamamıştım. Sadece iki hafta önce bitiricilik konusunda ‘Harikasın’ diye övgüler yağdıran medya tarafının iki hafta sonra ‘Kerem’in bitiriciliği kötü’ demesi biraz beni üzüyor. Çünkü bazı şeylerin tutarlı olması gerekiyor. Tabii ki gol kaçtıktan sonra tepkiler olabilir, taraftarın tepkisi olabilir. Bunlar gayet normal ama bunun böyle gerçekten bir sıkıntıymış gibi veya bir eksikmiş gibi yansıtılması bence doğru değil” diye konuştu.
“Benim işim gol atmak, asist yapmak, takıma yardımcı olmak”
Galatasaray kariyerinde 41 gole ulaşarak sarı-kırmızılıların eski futbolcusu Hasan Şaş’ı geçtiğinin hatırlatılması üzerine Kerem, “Hasan hocayla zaman zaman tesislere geldiği zaman görüşüyoruz. O da kendi deneyimlerini bize aktarıyor. Gerçekten o da çok güzel bir insan. Çok da büyük bir futbolcuydu. Mevkimiz aynı. Onu geçmiş olmak gerçekten güzel bir şey ama tabii ki istatistikler konuşuldukça güzel. Ama sahaya çıktığın zaman benim işim gol atmak, asist yapmak, takıma yardımcı olmak. Ben bunu genelinde takıma daha fazla nasıl yardımcı olabilirim diye sahaya çıkıyorum. Bugün 2 gol attım, geçen hafta da iki gol attım. Bundan sonraki maçlar belki gol atamayabilirim ama ben gol atamadığım maçlarda da daha etkili maçlar çıkardım. Sadece gol atıldığı zaman çok iyisin, iyi işler başarıyorsun denmesi doğru değil. Bu hepimiz için geçerli sadece kendim için demiyorum. Bugün gol atamayan arkadaşlarım da çok güzel mücadele ettiler. Sadece bütün övgü benim değil, olmamalı” şeklinde konuştu.
Daha önce kendisine mobbing uygulandığını anlattığı bir röportajının ardından Türkiye Futbol Federasyonu’ndan bir girişimin olmadığını da aktaran başarılı futbolcu, “Ben o röportajı yaptıktan sonra biraz pişman oldum. Söylemeliydim, söylediğim için kendime tekrardan kızıyorum ama olayların çok farklı yere gittiğini gördüm. Ben çok kaos ortamından hoşlanan bir insan değilim aslında. Ben bazı şeyleri kaldırabiliyorum diye, mentalim kuvvetli diye bazı şeyleri hak ettiğim anlamına gelmiyor. Federasyondan o konuda hiçbir şey gelmedi” açıklamasını yaptı.
]]>Türkiye Kupası 5’inci Turu’nda Fenerbahçe sahasında Adanaspor’u 6-0 mağlup ederek adını bir üst tura yazdırdı. Karşılaşmanın ardından sarı-lacivertli ekibin Brezilyalı oyuncusu Lincoln Henrique, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Sakatlığı nedeniyle yaklaşık 10 aydır formasından uzak kalan Lincoln, “Benim için çok önemli bir gündü. Uzun süredir bu anı bekliyordum. Bu harika taraftarın önünde oynamayı dört gözle bekliyordum. Evimizde oynamamız, bu galibiyeti almamız bizim için önemliydi. Bu duyguyu özlemiştim. Şükürler olsun ki iyi bir geri dönüş yaptım. En önemlisi maçı kazanmaktı” diye konuştu.
“FIRSAT GELDİ EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRDİM”
Adanaspor ağlarına gönderdiği şık golle ilgili de konuşan Brezilyalı futbolcu, antrenmanlarda bu pozisyonlara çok çalıştığını söyledi. Lincoln, “Bu tür golleri idmanlarda çok çalışıyorum. Bir ara çok atıyordum. Bizim kalecilerimiz bu tuzağa düşmüyorlar. Maçta da fırsat geldi ve en iyi şekilde değerlendirdim. Benim çok çalıştığım bir şey. Bugün de golle sonuçlandı. Fırsat geldi en iyi şekilde değerlendirdim. Galip geldiğimiz için mutluyum. Şükürler olsun ki tur atladık. Gol atmış olmam, asist yapmam tabi ki benim için güzel. Önümüzdeki lig maçına odaklanacağız” ifadelerini kullandı.
“HOCAMIZ İÇİN İYİ ANLAMDA BİR BAŞ AĞRISI”
Fenerbahçe forması giyen oyuncuların mevkilerinin en iyi oyuncuları olduğunu bunun da teknik direktör İsmail Kartal’ın iyi anlamda başını ağrıtabileceğini söyleyen Lincoln, “Transfer sezonu başlayınca bu tür haberler her zaman yapılır. İşime odaklanmaya çalışıyorum. Fenerbahçe’ye yardım etmek istiyorum. Sakatlık süresince de bugünü bekledim. Takıma yardım etmek istiyordum. Bugün de bunu gösterdiğimi düşünüyorum. Oyuncular arası rekabet takım için iyidir. Büyük bir kulüpte oynuyoruz. Burada oynayan oyuncular mevkisinin en iyi oyuncuları. Burada formayı almak bize bağlı. Karar tabi ki hocamızın. Hocamız için iyi anlamda bir baş ağrısı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“FENERBAHÇE’Yİ İZLEYEREK BÜYÜMEDİK AMA FENERBAHÇE AŞKINI SONRADAN ÖĞRENDİK”
Ailesinin Fenerbahçe’ye aşık olduğunu dile getiren Lincoln Henrique, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Benim ailem Fenerbahçe’ye aşık. Her zaman benim formamı giyiyorlar. Bizler burada doğmadık, Fenerbahçe’yi izleyerek büyümedik ama Fenerbahçe aşkını sonradan öğrendik. Bu kulübe aşık olduk. Bunu en iyi şekilde hissettiğimi söyleyebilirim. Fenerbahçe’yi ve İstanbul’u çok seviyoruz. Burada çok mutluyuz. Zor zamanlarda Tanrı’dan sonra en çok yanımda olan ailemdi onlara minnettarım.”
“BU TARZ HOCALARLA ÇALIŞMAK BİR AYRICALIKTIR”
Teknik direktör İsmail Kartal ile ilgili düşüncelerini de paylaşan Brezilyalı futbolcu sözlerini şöyle noktaladı:
“İyi bir teknik adam. Yaptıkları bunu gösteriyor. Kendisi de geçmişte burada futbol oynadı. Futbolcuları çok iyi biliyor. Futbolcuların kafasından neler geçtiğini çok iyi biliyor. O da bu yollardan geçti. Bu tarz hocalarla çalışmak bir ayrıcalıktır. Böyle teknik direktörlerle çalışmak her zaman kolaydır. Potansiyelime güvendiğini, çok kaliteli olduğumu, kendimi göstermem gerektiğini söyledi. Bu formayı giymek için çok çalışıyorum. Elimden geleni yapacağım.”
]]>Tarihindeki ilk İtalyan futbolcu transferini Ranço’yu kadrosuna katarak yapan sarı-lacivertli ekibin bir diğer İtalyan oyuncusu ise Baldini olmuştu.
Fenerbahçe, 2022-2023 sezonunda da Brezilya asıllı İtalyan Joao Pedro’yu kadrosuna dahil etmişti.
Leonardo Bonucci’yi de transfer eden Fenerbahçe, 188. yabancı futbolcu transferini gerçekleştirdi.
Devre arasının ilk transferi
Leonardo Bonucci, Fenerbahçe’nin kış transfer döneminde kadrosuna kattığı ilk isim oldu.
Başkan Ali Koç döneminin 92. transferi olan İtalyan oyuncu, 2023-2024 sezonunun devre arasında sarı-lacivertlilerin ilk hamlesi olarak ön plana çıktı.
Bonucci’nin 9. kulübü Fenerbahçe
Leonardo Bonucci, Fenerbahçe’ye imza atarak profesyonel kariyerinde 9. takımını seçti.
Kariyerine 2005 yılında ülkesinin Viterbese takımında başlayan Bonucci ardından Inter’in 19 yaş altı takımına katıldı. Burada A takım seviyesine yükselen İtalyan savunmacı, ardından Treviso, Pisa, Genoa, Bari, Juventus, Milan ve Union Berlin formalarını giydi.
Juventus ile zirveye çıktı
Leonardo Bonucci, kariyerinde Juventus ile dünya futbolunun zirvesine çıktı.
Uzun süre en iyi savunmacılar arasında gösterilen Bonucci, en istikrarlı dönemini de yine Juventus’ta sergiledi.
Fenerbahçe’nin yabancı futbolcuları
Sarı-lacivertli kulübün, Leonardo Bonucci de dahil olmak üzere 117 yılda kadrosuna dahil ettiği 188 futbolcu ülkelerine göre şöyle:
Brezilya (28): Gerson Candido, Sergio Nerves, Reinaldo Simao, Cerqueria Washington, Fabio Luciano, Marco Aurelio, Marcio Nobre, Fabiano Rodriquez, Alex de Souza, Eduardo Luis Abonizi de Souza “Edu”, Deivid de Souza, Roberto Carlos, Bilica, Cristian Baroni, Andre Santos, Diego Ribas, Fabiano Ribeiro, Fernandao, Josef de Souza, Giuliano, Jailson Marques Siqueira, Luiz Gustavo, Luan Peres, Lincoln Henrique, Willian Arao, Gustavo Henrique, Rodrigo Becao, Fred Rodrigues
Yugoslavya (17): Asım Ferhadovic, Vasille Radovic, Lazar Lemic, Stevano Ostojovic, Radomir Antic, Radmilo İvançevic, İbrahim Begovic, Suat Karalic, Fahruddin Zeynelovic, Srebrenko Repcic, Dusan Pesic, Zvan Lukovcan, Fadıl Vokri, Miroslav Tanjga, Nikola Lazetic, Zoran Mirkovic, Miroslav Stevic.
Almanya (8): Wilhelm Kohlhammer, Körner, Tony Schumacher, Andreas Wagenhaus, Robert Enke, Max Kruse, Mergim Berisha, Max Meyer
Hollanda (7): Pierre van Hooijdonk, Dirk Kuyt, Robin Van Persie, Van der Wiel, Jeremain Lens, Vincent Janssen, Jayden Oosterwolde
Senegal (7): Mamadou Niang, Issiar Dia, Moussa Sow, Abdoulaye Ba, Mame Thiam, Papiss Cisse, Lamine Diack
Portekiz (7): Manuel Dimas, Raul Meireles, Bruno Alves, Luis Carlos Almeida da Cunha (Nani), Luis Neto, Miguel Crespo, Bruma
Danimarka (6): Henrik Nielsen, Brian Steen Nielsen, Frank Pingel, Jes Högh, Simon Kjaer, Zanka
Yunanistan (6): Jean Boris, Constantin Boris, Tripo, Apostol Nikoliadis, Koça Negroponti, Dimitrios Pelkas.
Nijerya (6): Uche Okechukwu, Augustine Okocha, Joseph Yobo, Emmanuel Emenike, Victor Moses, Bright Osayi-Samuel
Romanya (5): Ion Nunweiler, Ilie Datcu, Mircea Sasu, Sabin Ilie, Viorel Moldovan.
Gana (5): Samuel Johnson, Yaw Preko, Stephen Appiah, Andre Ayew, Alexander Djiku
İsviçre (4): Gustav Haenni, Reto Ziegler, Michael Frey, Kemal Ademi
Sırbistan (4): Mateja Kezman, Milos Krasic, Lazar Markovic, Dusan Tadic
Mısır (4): Hüseyin, Kamil, Faid, Fayed
İtalya (4): Ranço, Baldini, Joao Pedro, Leonardo Bonucci
Arjantin (3): Ariel Ortega, Jose Sosa, Diego Perotti
Rusya (3): Ivan Viscnevski, Vladimir Beschastnykh, Roman Neustaedter
Bulgaristan (3): Stonimir Stoilov, Emil Kostadinov, Ivailo Petkov
Kamerun (3): Henri Bienvenu, Pierre Webo, Carlos Kameni
İspanya (3): Daniel Güiza, Josico, Roberto Soldado
Fransa (3): Nicolas Anelka, Mathieu Valbuena, Adil Rami
Uruguay (3): Diego Lugano, Mauricio Lamos, Diego Rossi
Polonya (3): Czeslaw Jakolcewicz, Piotr Soczynski, Sebastian Szymanski
İngiltere (3): Horace Armitage, Dalian Robert Atkinson, Ryan Kent
Hırvatistan (3): Milan Rapaiç, Stjepan Tomas, Dominik Livakovic
Fas (2): Aatıf Chahechouhe, Nabil Dirar
Ukrayna (2): Sergei Rebrov, Oleksandr Karavaiev
Arnavutluk (2): Bahri Kaya, Süleyman Vafi
Cezayir (2): İslam Slimani, Yassine Benzia
İsveç (2): Kenneth Andersson, Samuel Holmen
Slovakya (2): Miroslav Stoch, Martin Skrtel
Şili (2): Claudio Maldonado, Mauricio Isla
İran (2): Hossein Sadaghiani, Allahyar Sayyadmanesh
Slovenya (2): Dzoni Novak, Miha Zajc
Gine (2): Süleyman Oulare, Simon Falette
Çekya (2): Michal Kadlec, Filip Novak
Macaristan (2): Zobel, Attila Szalai
Makedonya (2): Eljif Elmas, Ezgjan Alioski
Bosna Hersek (2): Demir Hotic, Edin Dzeko
Güney Afrika (1): John Moshoeu
İsrail (1): Haim Revivo
Meksika (1): Diego Reyes
Kosova (1): Vedat Muric
Yeşil Burun Adaları (1): Garry Rodrigues
Ekvador (1): Enner Valencia
Kongo (1): Marcel Tisserand
Tanzanya (1): Mbwana Samatta
Güney Kore (1): Min-jae Kim
Sierra Leone (1): Steven Caulker
Belçika (1): Michy Batshuayi
Norveç (1): Joshua King
Not: Türk vatandaşlığına geçtikten sonra transfer edilen futbolcular değerlendirmeye alınmadı. Bosna Hersekli futbolcular Baliç ve Boliç bu yüzden değerlendirmeye alınmamıştır.
]]>Çeşitli televizyon belgesellerinde editörlük yapan, bu süreçte eski futbolcu portrelerinden oluşan kitapları ve Türkiye basketbol tarihine ilişkin araştırmalarıyla tanınan Fethi Aytuna, araştırmaları sırasında internette “kopyala yapıştır” yöntemiyle yayılan yanlış ya da eksik çok sayıda bilginin bulunduğunu fark etti.
Bu yanlışlara elinden geldiğince “dur” diyebilmek için bir internet bloğu kuran Aytuna, hayatta olan sporcularla ve yaşamını yitiren sporcuların yakınlarıyla röportajlar yapmaya başladı.
Başta futbol olmak üzere farklı branşlarda başarılarıyla tanınan portreleri aktaran Aytuna, 200’ü aşan röportajı, “dinyakos.com” adlı bloğunda yayınladı.
Aytuna, “Taçsız kral” Metin Oktay, Süper Lig’in ilk golünü kaydeden İzmirsporlu Özcan Altuğ, Göztepe’nin stadına ismi verilen Gürsel Aksel gibi isimlerin yakınlarıyla yaptığı görüşmeleri ve bulduğu bilgileri sitesinde aktarırken, vefatından önce konuştuğu Turgay Şeren, hakemler Hilmi Ok ve Doğan Babacan ile röportajlarını paylaştı.
“Hatırı sayılır bir arşiv oldu”
İzmir’de hayatını sürdüren Aytuna, AA muhabirine yaptığı açıklamada, spor tarihi konusunda Türkiye’nin istenen noktada olmadığını söyledi.
Başarılarıyla adından söz ettiren ancak tarihi belgelerde adı yer almayan sporcular ve spor olaylarının yanı sıra yanlış bilgilerin de azımsanmayacak kadar çok olduğuna işaret eden Aytuna, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlar çoğala çoğala gidiyor ama bilgiler yanlış bir şekilde kalıyor maalesef. Çok yanlış ve eksik bilgiler olduğunu gördüm. Bazı futbolcular, antrenörler, spor olayları hakkında hiç bilgi olmadığını gördüm. Bunun üzerine bunları derinleştirmeye karar verdim. Bunun da en sağlıklı yolu, hayattaki sporcularla, spor insanlarıyla görüşmek olduğu için ben de bu yöne ağırlık verdim ve bunun için bir blok kurmaya karar verdim. Yaptığım görüşmeleri, röportajları burada yayınlamaya başladım. Epey yazı oldu. Gittiğim sporcularla görüşürken onların arşivlerindeki fotoğraflarını, bilgisayara aktardım. Burada da hatırı sayılır bir arşiv oldu. Onları da aynı şekilde aktarmaya çalışıyorum.”
Bloğundaki röportaj sayısının 200’ü geçtiğini aktaran Aytuna, “Hala yazılmayı bekleyen futbolcuların röportajlarını düşünürsek tahmin ediyorum 250 civarı röportaj oldu. Fırsat buldukça görüşmeye devam ediyorum hayattaki futbolcularla. Hayatta olmayan futbolcuların da yakınlarını bulup, sporcu büyüklerinin hayatlarını anlattırıp, onları yazıya dökmeye çalışıyorum.” ifadelerini kullandı.
“Dinyakos kramponu”
Aytuna, blok adının Türk futbol tarihinde kramponlarıyla ünlü Dinyakos ustadan geldiğini anlattı.
Futbolcuların 1980’lerin başına kadar bugünkü gibi fabrikasyon, markalaşmış krampon giymediğini aktaran Aytuna, şöyle konuştu:
“Futbolcular, elle yapılan, birtakım kundura ustalarının imal ettiği ayakkabılarla oynuyorlar. Bunların da en meşhuru Dinyakos. 1940’lı yıllardan itibaren İstanbul Tarlabaşı’nda küçücük bir dükkanda Dinyakos isimli bir Rum ustanın imal ettiği ayakkabılar o kadar popüler oluyor ki Ankara ve İzmir’de oynayan futbolcular bile deplasmana geldikleri zaman bu ustanın dükkanına gelip ayakkabı siparişi veriyorlar. Mesela bir sonraki ay ya da iki ay sonra maça geldikleri zaman o siparişleri tamamlanıyor. O ayakkabılarla maç yapıyorlar.”
Aytuna, diğer illerde de böyle imalatçıların bulunduğunu ancak “Dinyakos”un adeta bir marka haline geldiğini belirterek, “Futbolcular ‘Dinyakos yaptırdım kendime.’ diyorlar. Dinyakos bir marka haline geliyor. Ben de bloğumu kurarken böyle tek kelimelik, geçmişi hatırlatan bir isim olsun istedim. Baktım daha önce yapılan röportajlarda ‘Dinyakos’ ismi geçiyor sık sık. Ben de bunu kullanmaya karar verdim.” dedi.
]]>Anadolu Ajansının, Trendyol Süper Lig’in ilk bölümünün sona ermesiyle hazırladığı dosya haberlerin bu bölümünde takımlarda forma giyen futbolcuların yaş bilgilerine yer verildi.
Ligde mücadele eden 20 takım, sezonun 17 haftalık ilk bölümünde toplamda 524 futbolcuya forma verdi. İlk yarıda süre alan futbolcular üzerinden yapılan değerlendirmeye göre Süper Lig’in yaş ortalaması 27,18 olarak gerçekleşti.
Süre alan oyuncuların yaşları dikkate alındığında en yaşlı ekip, 29,75’lik yaş ortalamasıyla ilk yarıyı 19. sırada tamamlayan Siltaş Yapı Pendikspor bulunuyor.
İstanbul temsilcisini 28,84’lük ortalamayla EMS Yapı Sivasspor, 28’lik yaş ortalamasıyla Bitexen Antalyaspor ile Yukatel Adana Demirspor izledi.
En genci Rizespor
Çaykur Rizespor, yaş ortalamasında Süper Lig’in en genç takımı oldu.
Karadeniz temsilcisinde ilk yarıda top koşturan 26 futbolcunun yaş ortalaması 25 olarak gerçekleşti. Bu takımı 25,43’lük ortalamayla Kasımpaşa, 25,55’lik ortalamayla Atakaş Hatayspor takip etti.
Ortalamalar
Trendyol Süper Lig’in ilk yarısında takımlara göre yaş ortalamaları şöyle:
| Takım | Yaş ortalaması |
| Pendikspor | 29,75 |
| Sivasspor | 28,84 |
| Antalyaspor | 28 |
| Adana Demirspor | 28 |
| Gaziantep FK | 27,8 |
| Galatasaray | 27,72 |
| Başakşehir | 27,67 |
| MKE Ankaragücü | 27,64 |
| Fatih Karagümrük | 27,59 |
| Fenerbahçe | 27,55 |
| Konyaspor | 27,52 |
| Samsunspor | 27,27 |
| Beşiktaş | 27,26 |
| Alanyaspor | 26,82 |
| Kayserisspor | 26,54 |
| İstanbulspor | 25,96 |
| Trabzonspor | 25,82 |
| Hatayspor | 25,55 |
| Kasımpaşa | 25,43 |
| Çaykur Rizespor | 25 |
En yaşlısı Erdem Özgenç
Süper Lig’in ilk yarısında forma giyen futbolcular arasında en tecrübelisi Pendikspor’dan Erdem Özgenç oldu.
İlk yarıda 8 müsabakada forma giyen Erdem, 39 yaşla 524 futbolcu arasındaki en yaşlı oyuncu olarak ön plana çıktı. Erdem Özgenç, en tecrübeli ilk 10 oyuncu arasındaki tek Türk futbolcu olarak dikkati çekti.
Erdem Özgenç’i 37 yaşındaki Galatasaraylı Fernando Muslera, Fenerbahçeli Edin Dzeko, Yukatel Adana Demirsporlu Nani ve Gaziantep FK’li Morais izledi. MKE Ankaragücü’nden Rafal Gikiewicz, Pendikspor’dan Georgios Tzavellas, Gaziantep FK’den Florin Nita ile Max Gradel, Fatih Karagümrük’ten Matias Ezequiel Dituro ve Galatasaraylı Dries Mertens de 36 yaşla sıralandı.
En genci Yasin Özcan
İlk yarıda forma giyen futbolcular arasındaki en genci Kasımpaşa’da top koşturan Yasin Özcan oldu.
Lacivert-beyazlı takımla 17 maça çıkan 17 yaşındaki Yasin, gün farkıyla arkadaşlarının önüne geçti. Yasin’i aynı yaştaki EMS Yapı Sivaspor’dan Emre Gökay, Yunus Emre Konak ile Kasımpaşa bir başka genç oyuncusu Taylan Utku Aydın takip etti.
Beşiktaş’tan Semih Kılıçsoy ile Yakup Arda Kılıç, Yılport Samsunspor’dan Enes Albak, Muhammed Ali Özbaskıcı, Bitexen Antalyaspor’dan Emre Uzun, Mondihome Kayserispor’dan Baran Ali Gezek ve Muhammed Eren Arıkan, İstanbulspor’dan Tunahan Şamdanlı 18 yaşında forma giydi.
21 yaş altında 54 futbolcu
Süper Lig’de bu sezon forma giyen 21 yaş altında 54 futbolcu yer aldı.
Ümit Milli Takım yaş kategorisinde ligde en çok futbolcuya beşer oyuncuyla Kasımpaşa ile Mondihome Kayserispor şans verdi. Bu kulüpleri dörder 21 yaş altı futbolcuyla Trabzonspor, Atakaş Hatayspor ve Çaykur Rizespor takip etti.
Ligdeki takımların tamamı 21 yaş altı futbolcuya görev verirken, en az şansı birer futbolcuyla Fenerbahçe, Galatasaray, Corendon Alanyaspor, Gaziantep FK, MKE Ankaragücü, Siltaş Yapı Pendikspor tanıdı.
]]>