Birçok başarıya imza atan Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek, Paris 2024 Olimpiyatları’na Isparta’da hazırlandı. Kamp sürecinin sonuna yaklaşan Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek, beraberinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Şube Müdürü İsmail Togar, Halter Federasyonu İl Temsilcisi Hasan Ali Şen, Milli Takım Antrenörü Emre Uyar ve Halter Antrenörü Ferit Şen ile birlikte Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i makamında ziyaret etti.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Şube Müdürü İsmail Togar, Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek’in sporun en büyük ve en değerli organizasyonu olimpiyatlara Isparta’da hazırlandığını söyledi. Isparta’nın halter branşı için uğurlu bir şehir olduğunu dile getiren Togar, “Burada hazırlanan sporcularımız başarılar elde ettiler. Furkan’ı da madalyasıyla bekliyoruz. Bizim için değerli bir sporcu. Furkan’ın burada kamp yapması bizim için büyük bir gurur. Ayrıca Furkan’ı sizin eşliğinizde şehrimizden olimpiyatlara gönderiyor olmamız bizim için büyük bir gurur. İnşallah Furkan emeklerinin karşılığını alacak. Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu’dan sonra oraya çıkıp İstiklal Marşı’mızı okutacak” ifadelerinde bulundu.
Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in spor ve sporcuya olan desteğinin kendileri için önemli olduğunu vurguladı. Halter branşının diğer branşlara göre biraz geride kaldığını ancak bu durumunun kendileri açısından değişikliğe neden olmadığını dile getiren Özbek, “Aynı hırs, aynı azimle, aynı hedefle bayrak uğruna, vatan uğruna gidip olimpiyatlarda yarışmanın gururu bizleri en iyi şekilde motive ediyor. Isparta’da hazırlıklarımız çok güzel geçti. Yaklaşık 1,5-2 aydır kamptayız. Antrenörlerimiz de gerekli destekleri verdiler. Güzel bir hazırlık geçirdik. Bu haftadan sonra Ankara ve İstanbul üzerinden Paris’e gideceğiz. 8 Ağustos’ta yarışmamız olacak. İçimiz rahat, çok güzel hazırlandığımızı düşünüyorum. Rabbim nasip ederse çok güzel bir dereceyle, madalyayla ülkemize dönmeyi hedefliyoruz. Çok iyi günümüzde olursak şampiyonluğu da alabiliriz. Büyük bir heyecanımız var. Bugün gitsek bugün yarışırız, o derece hazırız. İnşallah bir sonraki hafta da şampiyonluk kutlamalarında oluruz” dedi.
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 2024 Paris Olimpiyatlarında ülkemizi halterde temsil edecek Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek’e başarılar diledi. Muhammed Furkan Özbek’in uzun süredir Isparta’da kamp yaptığını belirten Başkan Başdeğirmen, “Sporcumuz bu kamptan aldığı enerjiyle, Isparta’dan aldığı güzel havayla, güler yüzlü insanların bulunduğu memleketin ona verdiği enerjiyle çok büyük bir başarı elde edeceği inancındayım. Ben inandım ve güvendim. Daha önceleri Muhammed’in Avrupa şampiyonluğu ve dünya üçüncülüğü dereceleri var. Bu konuda acemi değil, tecrübeli ve bilinçli. İnanıyorum ki ülkemizin adını altın harflerle zirveye yazdıracak, göndere Türk Bayrağımızı çektirecek ve İstiklal Marşımızı söyletecek. Bugün buna öyle bir ihtiyacımız var ki, o ülkede, o müsabakalarda Türk Bayrağımızın göndere çekilerek İstiklal Marşımızın söylenmesi kadar değerli bir şey olamaz. Furkan’la konuştuğumda anladım ki, Türk Bayrağımızı göndere çektirme konusunda çok büyük güveni ve inancı var. Biz de inanıyoruz bayrağımızı göndere çektirecek ve İstiklal Marşımız okunacak. Paris Olimpiyatlarında derece alan ülke ve isimleri görüyoruz. Orada Muhammed Furkan Özbek’in de ismini görerek o coşkuyu biz de yaşamak istiyoruz. O başarıyı gösterdikten sonra da Furkan’ı şehrimizde ağırlayarak, şehir turu attırıp o mutluluğu halkımıza da yaşatmak istiyoruz. Bizi bundan mahrum etmeyeceğini biliyorum. Bu coşku, bu gurur ve onuru bize yaşatacaksın. Rabbim yolunu açık etsin. Emeği geçenlere desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” görüşlerinde bulundu. – ISPARTA
]]>Sivas’ta yaşayan Orhan ve Furkan Şeker isimli 20 yaşındaki tek yumurta ikizleri, benzer hayatlarıyla da hayrete düşürüyor. Tıp fakültesinde eğitim gören Orhan ve Furkan, sadece okudukları bölümle değil, yaşadıkları bazı olaylarla da aynı kaderi paylaşıyor.
Küçükken kaşlarının yarılmasıyla başlayan benzerlikler ilerleyen yıllarda halı sahada futbol oynarken ön çapraz bağlarını koparmalarıyla devam etti. Orhan, yaklaşık 5 yıl önce halı sahada futbol oynarken, Furkan ise 1 yıl önce aynı şekilde ön çapraz bağını halı sahada futbol oynarken koparttı. Bu durumu çok önemsemeyen ikizler, hastalıklarının ilerlemesi üzerine tedavi olmaya karar verdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Öztemür’e başvuran ikizler, yapılan tetkikler sonrası ameliyata alındı. Aynı gün aynı ameliyathaneyi paylaşan ikizler başarılı bir şekilde gerçekleştirilen ön çapraz bağı ameliyatlarıyla sağlıklarına kavuştu.
“Kardeşimle aynı acıları çekiyoruz”
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Furkan Şeker, kardeşiyle aynı acıları çektiğini ifade ederek, “Arkadaşlarımla futbol oynarken birden ayağım kıt etti ve adalem koptu. Biraz öyle idare ettim. Yaza da ameliyat için gün almıştık. Kardeşimin ön çapraz bağı ise 5-6 sene önce okulumuzun halı sahasında futbol oynarken koptu. Benim adalem de kopunca aynı anda ameliyat olmak istedik. Kardeşimle aynı acıları çekiyoruz, empati kuruyoruz, garip bir durum. Top oynamaya daha devam etmem çünkü ameliyattan sonra bayağı ağrılarım oldu. Ameliyatın acısı kopma anının acısından daha fazla” dedi.
Küçükken de benzer olaylar yaşadılar
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Orhan Şeker ise, bu durumların tesadüf olmadığını söyleyerek, “Halı sahada futbol oynarken bir anda oldu, oyuna kendimi kaptırmışım. Kardeşim de ameliyat oldu. Buna benzer küçükken bazı olaylar da olmuştu. O düşmüştü kaşından yaralanmıştı ve dikiş atılmıştı. Ardından kısa bir süre sonra hemen hemen aynı yerden benim kaşım yaralandı ve dikiş atılmıştı. Yaşadıklarımıza tesadüf diyorduk ama bundan sonra da fazla inanamıyoruz tesadüflere. Bu acıdan sonra futbola devam etmem biraz zor. Üniversite sınavında bile aramızda üç puan vardı. Yani o derece benzer şeyler” diye konuştu.
“Bilime ışık tutacaklar”
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Öztemür, ikiz kardeşlerin bilime ışık tutacağını söyleyerek, “Çok nadir görebileceğimiz bir ameliyat oldu. İkiz kardeşler, Orhan beş yıl önce yaralanmış ve ön çapraz bağlarını yırtmış. Furkan ise bir yıl önce bir yaralanma geçirmiş ve ön çapraz bağlarını yırtmış. İkisini de art arda ameliyat ettik. Bu çok nadir bir durum aslında. Anatomileri birbirlerinin aynısı, genetikleri birbirlerinin aynısı. Bilime ışık tutacaklar ve ikisi de tıp öğrencisi. Dizlerinde boşluk hissi, takılma, dönme şikayetleri ile bize geldiler. İkisine de ön çapraz bağı ameliyatı yaptık, artı olarak Orhan’a menüsküs tamiri ve kıkırdak tamiri yaptık. Basketbol, futbol gibi spor yapanlara yada eğlence amaçlı halı sahada futbol oynayanlara maçtan önce en az 10-15 dakika süre ile ısınma hareketleri yapmalarını öneririm” şeklinde konuştu. – SİVAS
]]>Bugün 26 yaşında olan milli yüzücü Furkan Aygar, 13 yaşında öğretmenlerinin yönlendirmesiyle yüzme sporuyla tanıştı.
Çok sayıda başarı elde ederek bugüne kadar 200 altın madalya kazanan milli sporcu Furkan, pandemideki kapanmadan etkilenerek antrenmanlara ara verdi.
Pandemi sonrası tekrar çalışmalara başlayan Furkan, şimdi yeni şampiyonluklar için kulaç atmaya hazırlanıyor.
Tek amacının yeni şampiyonluklar olduğunu belirten Furkan Recep Aygar???????, çalışmalara tekrar başladığını belirterek, “Dünyada İstiklal Marşı’nı okutmak istiyorum.” dedi.
“Hak etmediğim madalyayı almam”-
Anne Hülya Aygar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Furkan’ın küçükken suyu çok seven bir çocuk olduğunu, bunun üzerine de yüzme sporuna başladığını ve çok kısa sürede yüzmeyi öğrendiğini belirtti.
Aygar, şöyle devam etti:
“Furkan bir hafta simitle yüzdü. İkinci haftamızda hocamız Ercüment Kantar, Furkan’ın elinden simidi aldı, onu suya itti. İtiş o itiş, devamı geldi. Furkan, kabiliyeti yüksek, her şeyi algılayan bir çocuk. İlk yarışlarımıza 2016’da girdik. Furkan antrenmanlarda çok dikkate almıyordu, bu yüzden yarışlara gittiğimizde nasıl bir performans sergileyeceğini hiç bilmiyorduk. Furkan, 2016’da yarışlardan birinde diskalifiye oldu, diğerinde hiç yüzmedi. Madalya alamadı diye çok ağlamıştı. Hocası, ağlıyor diye Furkan’a madalya verdi. O madalyayı asla kabul etmedi. ‘Ben almam, ben hak etmedim bunu’ dedi, bu beni çok duygulandırdı. 2017’de ikinci yarışta 2 altın madalya kazandı.”
Furkan’ın azimle antrenmanlara devam ettiğini kaydeden Aygar, verdiği emeklerin karşılığını kazandığı yarışlarla aldığını ifade etti.
“Küllerinden yeniden doğacak”
Anne Aygar, “Özellikle özel çocuğu olan anne babalar, mutlaka bir spor dalıyla çocuklarını meşgul etsinler. Çünkü spor bedenen, zihnen onları çok güzel motive ediyor. ‘Burada biz de varız, biz de bir şeyler yapabiliriz hayata dair.’ bunu görüyorlar.” dedi.
Furkan’ın bugüne kadar 200 altın madalya kazandığını, 4 branşta birincilik elde ettiğini, Türkiye şampiyonu olduğunu ama pandemiyle kapanmaların başlamasıyla yarışların aksadığını anlatan Aygar, “2020 yılında 8 yarışta 7 altın madalya kazanarak ‘A’ barajını geçti. Çok sayıda madalya kazandı. Bu sene inşallah Furkan küllerinden yeniden doğacak, tekrar şampiyonluklarını bekliyoruz. Hedefimiz dünya şampiyonluğu.” ifadesini kullandı.
“Sadece 47 kromozomlular”
Anne Aygar, Down sendromlu çocukların çok özel olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Aileler, ‘bizim çocuğumuz da böyle olursa’ diye korkmasınlar, korkulacak hiçbir şey yok. Önce kabulleneceksiniz anne ve baba olarak. Kabullendiği zaman yüzde 50 bitiyor, geriye yüzde 50 toplum ve dış etkenler kalıyor. Bunlarla mücadele başlıyor. Bu etkenler zor, ama aşılamayacak şeyler değil. Bu çocuklar da var, bunlar da bir insan, sadece 47 kromozomlular, bizden öndeler. Bizim gibi ağlamasını, gülmesini bilen, duygularını ifade eden insanlar. Toplum olarak biraz öteleniyorlar ne yazık ki. Her şeyin bilincindeler, bilincinde olmasa bu çocuk dört branşta sistematik olarak şampiyon olur mu?”
Baba Abidin Aygar da her özel çocuğun sporla tanışması gerektiğine dikkati çekerek, sporun özel çocuklara özgüven verdiğini, sosyalleşmelerini sağladığını vurguladı.
Aygar, “Down sendromlu çocuklar yaptıkları sporla, ‘dünyada ben de varım’ diyor. Furkan spora başladıktan sonra çok farklı bir çocuk oldu, özel çocuklar mutlaka spora yönlendirilmeli. Furkan’ın hedefi Avrupa’dan sonra dünya şampiyonu olmak, orada İstiklal Marşı’nı okutmak. Tekrar çalışmalara başladı. Eski formunu yakaladıktan sonra bunları başaracaktır.” diye konuştu.
]]>