Kadooğlu, “En önemli konulardan birisi konaklama ve restaurant ihtiyacıdır. Maalesef Gaziantep’te büyük organizasyonları kaldırabilecek kapasiteye sahip sınırlı sayıda tesis bulunmaktadır. Bu tesisler de fuar zamanında fiyatlarını yüzde 200-300 civarında artırarak şehrimizin dünyanın en pahalı şehirlerinden birisi olmasına vesile olmaktadır” dedi.
“Fuarlar, kente büyük değer katar”
Dubai’de düzenlenen Gulfood Gıda Fuarı ile ilgili rakamları paylaşan Başkan Kadooğlu, “Gulfood 2023 fuarında 125 farklı ülkeden 5 bin 223 katılımcı yer aldı. 195 ülkeden 134 bin 460 ziyaretçi fuara katıldı. Bizim fuarlara değil 134 bin, dışarıdan 10 bin kişi gelse şehirdeki otellerin kapasitesi yetmez” dedi. Celal Kadooğlu, Gaziantep’te uluslararası fuarlara büyük ihtiyaç bulunduğunu belirterek, “Öncelikle sanayi ve ticaret alanındaki potansiyelimizin uluslararası pazarlarda daha iyi tanınması, rekabet gücünün artırılması ve pazar payımızın genişlemesi için uluslararası fuarlara büyük ihtiyacımız var. Gerçek anlamda uluslararası fuarlar kente büyük değer katacaktır. Ancak bugüne kadar yapılan ve bizlerin de katıldığı ancak büyük hayal kırıklığı yaşadığımız fuarlar, maalesef ‘Ben yaptım, oldu’ mantığından ileri gitmemekte, insanlar sadece hatır için fuara katılmak durumunda kalmaktadır. Adı uluslararası olan ancak yerel ölçeğin dışına çıkamayan bu fuarlarda başarı elde edilemeyince büyük ölçekli marka firmalar bu fuarlara katılmama yönünde direnç göstermeye başlamıştır. Bu direnci kırmanın tek yolu şehir olarak birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesinden geçmektedir. Bir şahsın ya da kurumun fuarı algısı bir tarafa bırakılmalı, şehrin ve bölgenin fuarı düşüncesiyle hareket edilmelidir. Bizler Gaziantep ve ülkemiz için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Tek dileğimiz, önümüzdeki yıllarda kentimizin sektörel fuarlar merkezi haline gelmesidir. Çünkü Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde bir ya da birkaç sektör değil çok sayıda sektör bulunmakta, her sektör de bu fuarlara ihtiyaç duymaktadır. Gaziantep’in uluslararası ölçekte sektörel fuarlara ev sahipliği yapabilmesi için öncelikle mevcut fuar alanımız yetersizdir. Çevresinde hiçbir sosyal tesis bulunmamaktadır. Özellikle otoparkın yetersizliği ciddi bir sorundur. Fuarın genişletilmesi, hollerin uluslararası standartlara çekilmesi gerekmektedir. Bunun için de Mülki İdare ve yerel yönetimlere büyük görev düşmektedir” ifadelerini kullandı.
“Ziyaretçilerin gideceği mekanlar yetersiz”
Kadooğlu, “Diğer taraftan fuar ziyaretçilerinin günübirlik girebilecekleri alan sayısı bir elin parmakları kadar değildir. Unutulmamalıdır ki, uluslararası fuara gelen nitelikli alım heyetleri, kültür turlarına katılmak istemez. Onların ilgisini uluslararası markaların bünyesinde bulunduğu büyük alışveriş merkezleri ve dünya markası mekanların yer aldığı alanlar çeker. Gaziantep’in en önemli sorunlarından birisi hiç şüphesiz ulaşımdır. Maalesef Türk Hava Yolları ve diğer havayolu şirketleri yeterli sayıda uçak tahsisi yapmadığı için Gaziantep’e hava yoluyla gelmek de geri dönmek de bir zulme dönüşmektedir. Tıpkı yerel esnafın yaptığı gibi Türk Hava Yolları ve diğer şirketler fiyatlarını ikiye üçe katlamaktadır. Bunun acilen önüne geçilmesi ve düzenlenecek uluslararası fuarlara yönelik uçak seferleri uygun fiyatlarla konabilmelidir” şeklinde konuştu.
“Fırsat enflasyoncuları zarar veriyor”
Fırsat enflasyoncuları zarar verdiğine değinen Kadooğlu, “Fuar dönemlerinde yaşanan fırsat enflasyoncuları maalesef sadece lokanta ve otellerde görülmemekte, en basit ticari taksiler bile kontaklarını yüksek miktarda dövizlerle açmaya çalışmakta ve gelen ziyaretçilere ekonomik yük bindirmektedirler. Bunların önlenmesi özellikle fuar alanı ve şehir merkezi arasında ve merkezde bulunan oteller arasında kolay ulaşımın sağlanması yerel yönetimlerin özellikle Büyükşehir Belediyemizin öncelikleri arasında yer almalıdır. Gaziantep bulunduğu konum itibariyle birçok ülke tarafından, “Güvenli olmayan bölge” olarak lanse edilmektedir. Bizlere ve bu kenti yönetenlere düşen en önemli görevlerden bir tanesi, uluslararası platformlarda Gaziantep’te güvenlik açısından herhangi bir sorun yaşamadığını dile getirmek ve acilen bu ülkelerin uyguladığı ziyaretçi ambargolarının kaldırılmasını sağlamak olmalıdır. Bunun için de gerekirse Türkiye’de bulunan yabancı büyükelçilikler ve misyon şeflerinin Gaziantep’e davet edilerek kentin genel yapısı hakkında bilgilendirilmesi, bölgenin gezdirilmesi, Gaziantep’in sadece sanayi ve ticaret alanında değil tarihi ve kültürel değerler açısından da büyük bir potansiyele sahip olduğunun gösterilmesi gerekiyor. Uluslararası fuarların temel yapılarının ve kriterlerinin doğru tahlil edilmesi ve bu kriterlerin Gaziantep’te düzenlenecek olan uluslararası fuarlar için uygulanması en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Uluslararası fuar organizasyonunu gerçekleştirecek kurum ve kuruluşlar ile fuarcılık firmalarının yönetimlerinin mutlaka Güneydoğu Anadolu ihracatçı Birlikleri başkan ve üyeleri ile koordinasyon ve işirliği içerisinde olması büyük fayda sağlayacaktır. Çünkü bizim ihracatçılarımız bir yıl içerisinde dünyanın 7 kıtasında ve yüzlerce ülkesinde sürekli uluslararası fuarlara katılarak bu fuarları yakından inceleme fırsatı bulunmaktadır” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Kentte bulunan bir balo salonunda gerçekleşen genel kurula, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, kamu kurum müdürleri, oda başkanları ve sanayiciler katıldı. Genel Kurulda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bir konuşma yapan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, “Kayseri, 2023’te 3,6 milyar dolarlık ihracatı ve 1,6 milyar dolarlık ithalatı ile Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. İhracatın ithalatı karşılama oranına bakıldığında şehrimiz yüzde 100’ün üzerinde başarı elde etmektedir. Kayseri, Türkiye’nin cari açık probleminin çözümüne de pozitif katkı sağlamaktadır. Bu katkının artması için 2030’lara varmadan ihracattaki hedefimiz 5 milyar doları aşmak olmalıdır. Biz bu hedefe ulaşabileceğimize inanıyor ve sanayicilerimize güveniyoruz. Bu hedef doğrultusunda sanayicilerimize verilecek desteklerin artırılması önemlidir. Kayseri, makro ve mikro ekonomik göstergelerin daha da iyileşmesiyle birlikte atağa kalkacaktır. Bölgemiz, kuruluşundan bugüne kadar geçen 51 yıllık süreçte her yıl büyüme sağlamıştır. Türkiye’de ilk 3’ün içinde yer alan önemli üretim üslerinden biridir. Bölgemizde faaliyet gösteren yaklaşık bin 600 firmamız katma değer oluşturulmasında etkin bir şekilde yer almaktadır. İstihdamın artmasında önemli rol oynayan Bölgemizde, 100 bini aşkın çalışan üretime katkı sağlamaktadır. 2022 yılı Haziran ayında göreve geldiğimiz günden bugüne sanayicilerimizin menfaatlerine yönelik çalışmaktayız. Sanayici odaklı bir yönetim anlayışını sürekli olarak göz önünde bulundurmaktayız. Yasaların bize sunduğu çerçevede sanayicilerimize her türlü imkanı sunmaya devam etmekteyiz. Yalnızca sanayicimizin taleplerini karşılamak için hizmetlerimizi sürdürmekteyiz” şeklinde konuştu.
Sanayicileri desteklemek ve sıkıntılarını çözebilmek için çok sayıda projelerinin bulunduğunu dile getiren Mehmet Yalçın, “Bu projelerimiz kılı kırk yaran bir titizlikle ve emanete halel getirmeden yürütülmektedir. Kayseri OSB Meslek Yüksekokulu kurulması projemiz gerçekleşmiştir. 3 bölümde toplam 60 öğrencisiyle eğitime başlamıştır. Fuar Merkezimizi daha verimli kullanabilmek için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Göreve geldiğimizde Kayseri fuarlar şehri olacak demiştik.2022 yılında 1 fuar yaptık. 2023’te 4 fuar gerçekleştirdik. İçinde bulunduğumuz 2024 yılı için de 8 fuar anlaşması yapılmıştır. 2025 yılında 10 fuar, 2026 yılında, yıl 12 ay her ay 1 fuar yaparak, siz sanayicilerimize verdiğimiz sözü tutmuş olacağız. Teknik Bilimler Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu binası yapımı için proje hazırlama aşamasına gelinmiştir. Temellerini atacağımız projemiz kısa sürede hayırsever Mehmet Altun’un katkısı ile yükselecektir. Bugün burada onur konuğumuz olan Mehmet Altun amcamıza verdikleri desteklerden dolayı huzurlarınızda şükranlarımı sunmak istiyorum. Bu sayede üniversite-sanayi buluşması, ilimle-üretimin buluşması daha güçlü olarak sağlanacaktır. Kalifiye personel temini noktasında sıkıntı azalacaktır” dedi.
Kayseri OSB’nin büyük bir ihtiyaç olan sağlık merkezi kurulması projesinde uygulamaya geçildiğini aktaran Yalçın, “İnşallah 2025 yılı başlarında sağlık merkezimiz hizmet sunmaya başlayacaktır. Fevzi Mercan cami önünde yaklaşık 40 dükkan kapasiteli iş merkezi projemizde yapı imalatı başlamış ve temel kazısı yapılmıştır. 2024 yılı planlamamız çerçevesinde 28 kilometre asfaltlama çalışmamız başlamıştır. Göreve geldiğimiz günden bugüne yaklaşık 50 kilometre yolumuz asfaltlanarak yenilenmiş olacaktır. Bölgemiz sınırları içinde güvenliğin etkin şekilde sağlanması için çalışmalarımız sürmektedir. Yapımı planlanan 2 nizamiyemiz tamamlanmış, Güney çevre yolu nizamiyemizin inşaatı ise bitmek üzeredir. Polisimizin bölgemiz sınırları içindeki gece devriyesi aralıksız devam etmektedir. Yağmur suyu terfi merkezi kapasite artırımı projemizde sona gelinmiştir. Bugüne kadar 9 yeni aracı dahil ettiğimiz araç filomuzu yenilemeyi sürdürüyoruz. Yeni bir cami inşa projemizde ise ön çalışmaları 2024 yılı içinde bitirmeyi hedefliyoruz. Sanayicilerimizin kullanıma açık olacak sosyal tesis kurulması çalışmalarımız sürmektedir. Sanayi parseli taleplerinin karşılanması için ilgili makamlarla çalışmalar yürütülmeye devam etmektedir. Bölgemizde enerji alt yapısını güçlendirecek yatırımlarımız sürmektedir. Bilişim ve teknolojik alt yapımıza ilişkin e-OSB yatırımlarımız devam etmektedir” diye konuştu.
Yalçın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
Göreve geldiğimiz 24 Haziran 2022 tarihinden bu yana 1 kuruş dahi kredi kullanılmamış, 1 milimetrekare arsa satılmamıştır. Haziran 2022’den bu yana beytülmale el sürülmemiş, el sürdürülmemiştir. Basiretli yönetim anlayışımızın sonucu olarak, bölgemiz öz kaynakları artırılmıştır. Yatırıma dönük finans imkanları oluşturulmuş ve sürekliliği sağlanmıştır. Bölgemiz, güçlü mali yapısıyla adından söz ettirmektedir. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi asli vazifelerine dönmüştür. Sunduğumuz hizmetlerin kalitesi artmış ve sürdürülebilir hale getirilmiştir. Hizmetlerini eksiksiz yerine getiren bölgemiz göz önünde bulunmaktadır. Kayseri OSB’nin yönetimi olarak, önemli işlere odaklanmış bulunmaktayız. Hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüdüğümüzü gururla söyleyebilirim. Sizlerin; üretmek ve ihracat yapmak için gösterdiğiniz çabaların ve üstün gayretlerin farkındayız. Üzerimize düşen ne varsa tüm imkanlarımızla yanındayız. Bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğimizi bilmenizi isteriz. Bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha 21. Olağan Mali Genel Kurulumuzun Bölgemize, şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Değerli katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Vali Gökmen Çiçek ise yapılan faaliyetlerden dolayı OSB Yönetimine teşekkür ederek, “Geçen yıl afetten sonra bu genel kurula geldiğimde zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bir kere daha görmüş olduk. Sanki 1 ay önceydi. Yine tıklık tıklım coşku içerisinde bir mali genel kurul yapılmıştı. Çok şükür şimdi yine aynı coşkunun devam ettiğini görüyorum. Organize Sanayi Bölgesi’nin Başkanını ve yönetimini tebrik ediyorum. Çünkü gerçekten takip ettiğimde özellikle fuarların artmış olması ve tüm Türkiye’de bilinir olması ve ihracatta direkt katkı sunduğunu görüyor olmasından dolayı çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Ayrıca Meslek Yüksekokulu’nun imzalarının atılması, fakültenin yapılacak olması ve sağlık merkezinin yine protokollerinin tamamlanması ve yapımına başlanması beni çok mutlu etti. Fuarların olması sadece sanayimize değil, turizmimize de büyük katkısı oldu. Fuar zamanı bütün otellerimizin dolu olduğunu bizzat otel sahiplerinden duymaktan da çok mutlu oldum” ifadelerini kullandı.
Yapılan oylamada faaliyet ve denetim raporları ile bütçe ‘oy birliği’ ile ibra edildi. – KAYSERİ
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, bu yılın ilk yarısında Türkiye’nin en büyük ve modern fuar alanı Fuar İzmir ile Kültürpark’ta, 15 fuar ve çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. İzmir’i ve düzenlendiği sektörleri dünyayla buluşturan fuarlar, şehrin uluslararası bir ticaret ve kültür merkezi olma hedefini desteklerken iş dünyası ve ziyaretçiler için de yeni fırsatlar sundu. Yılın ilk döneminde Fuar İzmir ve Kültürpark’ta, AGROEXPO – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, HORECA Fair-Uluslararası Otel Restoran, Kafe, Çamaşırhane Ekipmanları, Ağırlama ve Konaklama Teknolojileri Fuarı, HORECA EDT – Uluslararası Ev Dışı Tüketim Fuarı, Pack Fair Türkiye Ambalajlama Paketleme Teknolojileri Fuarı, Food Fair Türkiye Gıda Ürünleri Fuarı, IMATECH – Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, MODEKO – İzmir Mobilya Fuarı, OPTICWORLD – Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, İZKİTAP FEST – İzmir Kitap Fuarı, MAST İzmir Boat Show – Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, IAAF İZMİR – İzmir Sanat ve Antika Fuarı, WENERGY – Temiz Enerji Teknolojileri Fuar ve Konferansı, OLIVTECH – Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Kahve Fuarı ile First Lego League yerel ve ulusal turnuvaları, Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO) Türkiye Finali, İzmir Tattoo Fest, İzmirCon 2024 etkinliği gerçekleştirildi. Yüzlerce firmanın katılımcı olduğu fuar ve etkinlikler; Türkiye’nin dört yanından ve 100’ü aşkın ülkeden on binlerce ziyaretçiyi ağırlarken ortaya çıkan katma değer; kent ve ülke ekonomisine, istihdama, ihracata katkı sağladı.
Fuarların da katkısıyla ilk 5 ayda İzmir’den 10 milyar 315 milyon dolarlık ihracat
T.C. Ticaret Bakanlığı’nın ihracat istatistiklerine göre; İzmir, ilk 5 aylık dönemde Türkiye’nin en fazla ihracat yapan üçüncü şehri oldu. 2024 yılı Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’nin ihracatı yüzde 4,5 oranında artışla 106 milyar 914 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde, İzmir’in ihracatı ise Türkiye ortalamasının üzerinde bir artışla yüzde 6 artarak 10 milyar 315 milyon dolar oldu. Bu dönemde İzmir’in Türkiye’nin toplam ihracatındaki payı da yaklaşık yüzde 9,6 olarak gerçekleşti.
Modadan turizme birçok fuar düzenlenecek
İzmir, yılın ikinci yarısında da çok sayıda fuar ve dünya çapında etkinliğe ev sahipliği yapacak. Bu yıl 93.’sü gerçekleştirilecek İzmir Enternasyonal Fuarı 30 Ağustos- 9 Eylül, LOGISTECH – Lojistik Depolama ve Teknolojileri Fuarı 11-13 Eylül, EXPO SPORT – Spor & E-Spor Fuarı 19-22 Eylül, PET İZMİR-İzmir Evcil Hayvan Ürünleri Fuarı 25-28 Eylül, INTERFRESH EURASIA – Sebze, Meyve, Ambalaj, Depolama, Lojistik, Tarım Makine ve Teknolojileri Fuarı 26-28 Eylül, FASHION PRIME -Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı 9-11 Ekim, FASHIONTECH İZMİR – Hazır Giyim, Konfeksiyon ve Baskı Makineleri, Tekstil Baskı Teknolojileri Fuarı 9-12 Ekim, FUTURE FISH EURASIA – Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı 10-12 Ekim, BEAUTY EXPO – İzmir Estetik, Kozmetik, Güzellik Fuarı 25 – 27 Ekim, İZKİTAP – İzmir Kitap Fuarı 26 Ekim-3 Kasım, IF WEDDING FASHION İZMİR – Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı 19-22 Kasım, TTI İZMİR – Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi 5-7 Aralık, TTI HEALTH – Sağlık Turizmi Fuarı 5-7 Aralık tarihlerinde düzenlenecek.
İki fuar ilk kez düzenleniyor
İlk kez düzenlenecek FASHION HOME İZMİR – Ev Tekstili Fuarı 9 – 11 Ekim, ARÜSTEK – 1. Araç Üstü Ekipmanları, İş Makineleri ve Teknolojileri Fuarı da 23-26 Ekim 2024 tarihleri arasında Fuar İzmir’de ziyaretçilerini ağırlayacak.
WRO Dünya Finali İzmir’de
Dünyada robotiğe meraklı çocukları İzmir’de buluşturacak Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO) Uluslararası Finali, 28-30 Kasım 2024 tarihlerinde Fuar İzmir’de gerçekleştirilecek. Her yıl farklı bir ülkenin ev sahipliğinde gerçekleşen Dünya Robot Olimpiyatları, bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ve Bilim Kahramanları Derneği iş birliğinde yapılacak ve 3 bini aşkın katılımcıyı İzmir’de buluşturacak. 90 ülkeden programa katılan takımlar ‘Earth Allies’ temasıyla robotik çözümler geliştirmek ve doğa ile uyum içinde yaşamanın yollarını keşfetmek üzerine çalışacak.
Yılın ikinci yarısında başta 93. İzmir Enternasyonal Fuarı olmak üzere, düzenlenecek fuarların yüz binlerce kişiyi ağırlaması bekleniyor. İzmir, fuarlarıyla ve etkinlikleriyle uluslararası alanda adından söz ettirirken şehrin refahını ve Türkiye’nin ihracatını büyütmeye devam edecek. – İZMİR
]]>Türk ve Arap Ülkeleri İşbirliği Derneği’nin (TÜRAP) Arap ülkeleri ve Türkiye arasında ekonomik iş birliğini artırmak amacıyla Turabexpo Fuarcılık desteğiyle düzenlediği Türk-Arap Ekonomi Zirvesi ile 10’uncu Türk-Arap Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı başladı.
2 gün sürecek zirveye Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, TÜRAP Genel Başkanı Sabuhi Attar, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çelebi, Arap Gümrük Müşavirleri Birliği Başkanı Mamdoh Abdullah Alrefaee, Irak Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Majid Al- Lachmawi, Arap Devletleri Ligi Misyonu Büyükelçisi Abdelhamid Hamza, Arap ve Türk iş insanları katıldı.
“ARAP DEVLETLERİ TÜRKİYE’NİN İHRACATINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR PAYA SAHİP”
Türkiye’nin 2023 yılında 255,4 milyar dolar gibi bir rakamla Türkiye ihracat tarihinin en yüksek rakamına ulaştığını vurgulayan Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, “TÜRAB’ın organizasyonu ile düzenlenen gıda ve gıda teknoloji fuarında bir aradayız. 3 Haziran’da açıkladığımız mayıs ayı ihracat verilerine göre de Türkiye’nin bugün yıllıklandırılmış ihracatı 260. 1 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Bu durumda Arap ülkeleri ve İslam İş Birliği Teşkilatı ve körfez ülkeleriyle yapmış olduğumuz dış ticaret Türkiye’nin ihracatında çok önemli bir paya sahip. 2023 rakamlarına göre yüzde 26’sını İslam İş Birliği Teşkilatı üyesi ülkelere gerçekleştiriyoruz. Bu payı inşallah 2028 yılında yüzde 30’lara ulaştırmayı hedeflemekteyiz. Bu anlamda Arp ülkeleri ve körfez ülkeleriyle, çok ciddi ticari faaliyetler yürütüyoruz. Genel ticaret heyetleri, sektörel ticaret heyetleri, o ülkelerde düzenlenen fuarlar ve ülkemizde düzenlenen bu tarz fuarlar oluyor. Körfez ülkelerinden Arap ülkelerinden katılımlar bu tarz ihracatımızın gelişimine katkı sunuyor. Bugün düzenlenen bu etkinlik ve fuarda bu platformlardan bir tanesi. İnşallah her geçen sene bu fuarın da arttığını ve artacağını mutlulukla bildiriyoruz. Bu da Arap ülkeleri ile körfez ülkeleri ile ticaretimizin gelişimine çok büyük bir katkı sunuyor” dedi.
‘TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİKLERİNİN ARTMASI İÇİN YATIRIMLARI DESTEKLİYORUZ’
Derneklerinin Arap ilişkilerinin ve iş birliklerinin ilerlemesi için sürekli proje ürettiğini belirten TÜRAP Genel Başkanı Sabuhi Attar ise “Projelerden en önemlisi de şu an gerçekleşen fuar çünkü direkt olarak Arap alım heyeti ile gerçekleştiriyoruz. Türk firmaları ile bir araya gelerek hem kendi mallarını tanıtıp hem de, alınacak olan malları inceliyorlar. Masaya oturarak bunlarla ilgili anlaşmalar yapıyorlar. Ayrıca Arap ülkelerinden gelen iş adamlarını Türk yatırımcılar adına teşvik ediyoruz ve yardım ediyoruz. Hem Türk hem Arap ülkelerinden müşavirlerimiz var bu şekilde istedikleri tüm desteği alıyorlar. Lojistik, gümrük her anlamda ne gerekliyse yan hizmetler ve altyapımız hazır. En iyi şekilde bu hizmeti veriyoruz. Her türlü kolaylığı sağlıyoruz. Yeter ki burada masaya oturup çalışsınlar. Biz mevcut projelerini geliştiriyoruz ve ortaklık kurmaya çalışıyoruz. Bu dönemde serbest ekonomik piyasa uygulandığı için Türkiye’ye yatırımcıları davet ediyoruz. Yatırım ve sanayi alanındaki projelerde hem Türkiye hem de Arap ülkelerinin gelişimi için hem de iş birliklerinin artması adına Türkiye’deki yatırımları destekliyoruz. Herkesi bu açık pazara davet ediyoruz. Arap ve Türk firmaları bizden bu desteği alsınlar. Hem daha doğru hem de daha süratli olarak ilerlemeye ulaşırlar. Ticaret ihracat bilmeyen firmaları dahi güzel bir şekilde destekliyoruz” diye konuştu.
‘YENİ İŞ BİRLİKLERİNİN YENİ KAPILAR AÇACAĞINDAN EMİNİM’
Arap Gümrük Müşavirleri Birliği Başkanı Mamdoh Abdullah Alrefaee de “İki ülkenin ekonomisini güçlendirmek konusunda çabalıyoruz en önemli hedefimiz aydınlatma bilgilendirme ve doğru danışmanlık hizmetleri vermek. Ayrıca gümrük konusuyla ilgili her türlü yardımı vermeye hazırız. Tüm engelleri çözmek ilk hedefimiz gümrük işlemlerini kolaylaştırmak için çabalıyoruz son yıllarda ülkeler arasında ticaret ve yatırım alanında çok büyük mesafeler ve fırsatlar oluştu. Türkiye ve Arap ülkeleri arasında yatırımlar arttı bunu yakından görüyoruz artık tüm dünya ülkelerini etkileyecek adımların artmasını temenni ediyoruz. Yeni iş birliklerinin yeni kapılar açacağından eminim” dedi.
Açılış konuşmaların ardından konuşmacılara plaket takdim edildi ve hatıra fotoğrafı çekildi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen ve zeytin, zeytinyağını ana ürün grubu olarak bünyesinde barındıran Türkiye’deki tek uluslararası ihtisas fuarı olan 11. OLIVTECH – Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 23 – 25 Mayıs tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlendi. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin (UZZK) desteğiyle gerçekleştirilen fuarı, Türkiye’nin 33 şehrinden 6 bin 923 yerli ve Amerika Birleşik Devletleri’nden Belçika’ya, İtalya’dan Fas’a dünyanın dört yanındaki 57 ülkeden bin 624’ü yabancı olmak üzere 8 bin 547 kişi ziyaret etti. OLIVTECH Fuarı’nda; üretici, ithalatçı, distribütör, gıda sektörü firmaları, şişe ve ambalaj üreticileri ve makine üreticileri başta olmak üzere 11 ilden katılımcı yer aldı. Fuar kapsamında Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Türk devletlerine kadar birçok ülkeden, toplam 210 profesyonel yabancı ziyaretçi de düzenlenen B2B programı ile katılımcılarla ticari görüşmeler yaptı. Sofralık zeytinden dolum tesislerine ve paslanmaz çelik depolara kadar birçok alanda dünyada söz sahibi olan makine üreticileri, fuarda birçok iş birliği anlaşmasına ve satışa imza attı. İlk iki gün yalnızca sektör profesyonellerine açıkken son gün halka da açılan fuarda; akademisyenler, uzmanlar, şefler, sanatçılar ve sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla birçok söyleşi de düzenlendi. Ziyaretçiler, tadım etkinliğinde zeytinyağı ile ilgili doğru bilgileri edinme fırsatı buldu.
İzmir Kahve Fuarı binlerce ziyaretçi ağırladı
100 yılı aşkın süredir kahve ticaretine ve kahve kavurma makinesi üreticilerine ev sahipliği yapan İzmir, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACTFAIR iş birliği ile 23-26 Mayıs 2024 tarihleri arasında düzenlenen İzmir Kahve Fuarı – Kahve, Kahve Ekipmanları ve Sarf Malzemeleri Fuarı ile sektördeki konumunu pekiştirdi. İzmir Kahve Fuarı hem sektör profesyonellerine hem de kahve tutkunlarına sunduğu yenilikçi çözümler ve etkinliklerle, kahve sektörünün geleceğine ışık tuttu. Fuarın ilk iki günü yalnızca sektör profesyonellerine ayrıldı. Profesyoneller, kahve makinalarından yeşil çekirdeğe, sütten şuruba, mobilyadan danışmanlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmet sunan katılımcılarla buluşma fırsatı yakaladı. Sektör temsilcileri, hem yurt içi hem de yurt dışından iş bağlantıları kurarak yeni iş birliklerine imza attı. Fuarın son iki gününde kapılarını kahve meraklılarına açan etkinlik, büyük ilgi gördü. Fuar, ikinci yılında 42 ilden ve 27 ülkeden toplam 9 bin 365 kişi ziyaret etti. Profesyonel ziyaretçiler ve kahve severlerin fuara olan ilgisi, İzmir Kahve Fuarı’nın önemini bir kez daha ortaya koydu.
Sektörün önde gelen isimleri Şerif Başaran, Sam Çeviköz, Atilla Narin, Orkun Üstel, Aykut Yaşar, Atahan Kaygusuz, İsmail Gökcan, Serkan Özkan ve Funda Açıkgöz bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Fuar, kahve ve kahve ekipmanları sektörünün gelişimine yönelik çözümler sunarak, özellikle ekipman anlamında güçlü olan Türkiye’nin ihracatçı sektör paydaşlarına yeni pazarlar bulma fırsatı sundu. Fuara katılan firmalar, uluslararası alanda iş bağlantıları kurarak ihracat potansiyellerini artırma imkanı da buldu. Fuar katılımcıları ve sektör profesyonelleri, fuarın, gelecek yıllarda daha büyük katılımlarla sektöre olan katkısını artırarak devam ettireceğini dile getirdi. – İZMİR
]]>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ev tekstili sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) tarafından, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen HOMETEX’i ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram ile birlikte açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, ev tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların 20-30 yıl kadar önce Avrupa’daki önemli fuarlarda küçük metrekarelerle de olsa yer almak için büyük mücadele verdiğini belirterek, “Ne mutlu ki artık İstanbul’da dünya çapında bir fuar düzenleniyor. Ev tekstili sektöründe dünya markasıyız” dedi.
Enflasyon sorununun en önemli ihraç pazarlarında da gözlendiğini dile getiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin enflasyon hızında yavaşlama belirtilerinin başladığını ifade etti. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin üretim, istihdam ve 33 milyar dolarlık ihracat performansı ile Türkiye’nin gözbebeği olduğunu ifade eden Ömer Bolat, “Bu sektörü asla ihmal etmeyeceğiz. Bu sektörü daha da geliştirmek istiyoruz. Ancak sektördeki temel sorun, dış talepteki daralmadan kaynaklanıyor. AB’nin ithalatında yüzde 15 düşüş var. Tekstil sektöründeki talep düşüşü yüzde 25’lere ulaştı. Ancak son dönemde siparişlerde de yeniden canlanma başladı. Bunu sektörel fuarlarda da gözlemleyebiliyoruz.” diye konuştu. İhracat rakamlarını gün gün takip ettiklerini belirten Bolat, “İnşallah Mayıs ayı ihracat rakamlarını açıklayacağımız 3 Haziran’da cari açık ve ihracatta çok güzel rakamlar açıklayacağız.” ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “HOMETEX gibi organizasyonlar sayesinde, üretimi, yatırımı ve ihracatı artırmak, ihracatçılarımızın her alanda desteklenmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi için durmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. İhracatçılara desteklerini sürdürdüklerini belirten Bakan Bolat, “Merkez Bankası’nın günlük ihracat kredi limitini 3 milyar liraya çıkardık.” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yoğun programına rağmen HOMETEX’i ziyaret eden Bakan Bolat’a teşekkür etti. Tekstilin Türkiye’nin tarımdan sanayi toplumuna geçişini sağlayan öncü sektörler arasında bulunduğunu belirten İbrahim Burkay, sektör temsilcilerinin farklı alandaki yatırımlarıyla da ekonomideki gelişime güç kattığına dikkat çekti. Sektöre sunulan desteklerin önemine değinen Başkan Burkay, tekstilin ana kollarından biri olan ev tekstilinin de Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma konusunda önemli bir noktada bulunduğunu kaydetti. Enflasyonla mücadelenin ve fiyat istikrarının yeniden sağlanmasının temel öncelikleri olduğunu dile getiren İbrahim Burkay, yapısal dönüşümün sağlanması için gereken reformların da hızla hayata geçeceğine inandıklarını söyledi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, fuarda stant açan firmaların, yaptıkları iş anlaşmalarından dolayı mutlu olduklarını da sözlerine ekledi.
TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram da ev tekstili sektörünün 180 ülkeye yıllık yaklaşık 3,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “Türk ev tekstili sektörü, kilogram başı ihracat değerini 9 doların üzerine çıkararak ülkemize en fazla katma değer sağlayan ve dünya Pazar yapı açısından kıyaslandığında da lider öncü sektörlerden biridir.” dedi. Dünyada pandemi süreciyle başlayan ve global savaşların etkisiyle giderek kötüleşen küresel ekonominin doğurduğu olumsuz şartlarla mücadele ettiklerini belirten Hasan Hüseyin Bayram, “Bu zor dönemi devletimizle birlikte aşacağız” diye konuştu.
HOMETEX’i ziyaret eden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve beraberindeki heyet, trend alanlarını ve stantları da yakından inceledi. – BURSA
]]>Fuarlar kenti İzmir, zeytin, zeytinyağı ve kahve tutkunlarını bir araya getirecek iki fuara ev sahipliği yapacak. İZFAŞ tarafından düzenlenen 11. OLIVTECH – Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı ile İZFAŞ ve TACTFAIR iş birliği ile düzenlenen 2. İzmir Kahve Fuarı -Kahve, Kahve Ekipmanları ve Sarf Malzemeleri Fuarı yarın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve sektör temsilcilerinin katılacağı törenle açılacak.
11 ilden katılımcı
11. OLIVTECH – Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanı sağlarken ziyaretçilerine de zeytin, zeytinyağı, süt ürünleriyle ilgili etkinliklerde bilgilendirip lezzetli anlar yaşatacak. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin (UZZK) desteğiyle gerçekleştirilen OLIVTECH Fuarı’nda; üretici, ithalatçı, distribütör, gıda sektörü firmaları, şişe ve ambalaj üreticileri ve makina üreticileri katılımcı olarak yer alıyor. 11 ilden katılımcının olduğu fuarda, zeytin ve zeytinyağı üretimi ve işleme süreçlerine odaklanan sunumlar, süt ve süt ürünleri endüstrisinin son gelişmelerini sergileyen stantlar ile teknolojik yenilikler de yer alacak. Fuar kapsamında Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Türki devletlere kadar birçok ülkeden, toplam 210 profesyonel yabancı ziyaretçi ticari görüşmeler yapacak.
Son gün halka açık olacak
Fuar İzmir B Hol’de 23-25 Mayıs 2024 tarihleri arasında yapılan fuar, ilk iki gün yalnızca sektör profesyonellerine açıkken son gün ise halka açık olacak. Fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Fuarın ilk günü, Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Zeytin Konseyi ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından “Dünyada ve Türkiye’de zeytinciliğin güncel durumu ve gelecek öngörüleri” paneli düzenlenecek. Ayrıca, “Ege ve İzmir mutfak kültürü”, “İklim krizi çağının Akdeniz ülkeleri zeytinciliğine etkileri ve Türkiye’nin konumu” başlıklı oturumlar da fuar kapsamında gerçekleştirilecek. Fuarın diğer günlerinde de akademisyenler, uzmanlar, şefler, sanatçılar ve sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla geçmişten günümüze zeytinyağının üretim serüveni, yeni teknolojiler, son tüketiciler için doğru zeytinyağı ve tadımı gibi birçok farklı konuda söyleşi ve etkinlik de düzenlenecek.
Sektörün ve kahve tutkunlarının buluşma noktası olacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACTFAIR iş birliği ile düzenlenen İzmir Kahve Fuarı -Kahve, Kahve Ekipmanları ve Sarf Malzemeleri Fuarı da 23 – 26 Mayıs 2024 tarihleri arasında, Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilecek. Bölge itibariyle 100 yılı aşkın süredir, kahve ticaretine ve kahve kavurma makinesi üreticilerine ev sahipliği yapan İzmir, bu yıl ikinci kez İzmir Kahve Fuarı’na ev sahipliği yapacak. İlk iki gün yalnızca sektör profesyonellerinin ziyaret edebileceği fuar, son iki gününde ise kahve meraklılarının da ziyaretine açık olacak.
İlk yılında 10 bine yakın ziyaretçi
Fuara gelen profesyoneller, makineden yeşil çekirdeğe, sütten şuruba, mobilyadan danışmanlık hizmetlerine kadar yan sektörleriyle birlikte tüm bileşenlerin hepsine ulaşabilecek. Fuar, kahve ve kahve ekipmanları sektörünün gelişimi için çözümler üreterek, özellikle ekipman anlamında güçlü olan ülkemizin ihracatçı sektör paydaşlarına, yeni pazarlar bulma fırsatı da sunacak. Fuara katılan sektör temsilcileri, yurt içi ve yurt dışındaki iş bağlantılarına ulaşarak yeni iş birliklerine imza atacak. İlk yılında, 41 ülkeden ve Türkiye’nin 60 ilinden toplam 9 bin 668 kişinin ziyaret ettiği fuar, sektöre olan ilgiyi de ortaya koydu.
Önde gelen isimleri ziyaretçilerle buluşturacak
İzmir Kahve Fuarı, katılımcı ve ziyaretçilerine ev sahipliği yaparken bir yandan da farklı söyleşi, kahve kavurma, demleme gibi workshop ve etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. “Kahve kavurma teknikleri”, “Türk kahvesinin 500 yıllık öyküsü ve yeni nesil yapım teknikleri”, “Sayısal verilerin kahvedeki rolü”, “Nitelikli çekirdek kahvelerden Türk kahvesi yapımı ve tadımı”, “Yeşil kahve çekirdek pazarı ve geleceği”, “Kahvenin yüzlerce yıllık kavrulma tekniği”, “Demleme teknikleri arasındaki farklar” gibi birçok konudaki etkinlikler fuarda yer alacak. Bu etkinlikler, Şerif Başaran, Sam Çeviköz, Atilla Narin, Orkun Üstel, Aykut Yaşar, Atahan Kaygusuz, İsmail Gökcan, Serkan Özkan, Funda Açıkgöz gibi sektörün önde gelen isimleri ziyaretçilerle buluşturacak.
İlk iki gününde saat 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek fuar, halka açık olduğu son iki gününde ise saat 10.00 – 19.00 saatleri arasında açık olacak. Fuarla ilgili tüm bilgilere ve detaylı etkinlik programına, https://kahvefuari.com/ adresinden ulaşılabiliyor. – İZMİR
]]>Türkiye’nin dört bir yanından gelen halı üreticileri ve ihracatçıları, sektörel sorunları masaya yatırmak ve önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek çalışmaları görüşmek üzere Antalya’da bir araya geldi. 2025 yılında İstanbul’da yapılacak CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunulan toplantıya TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı Salahattin Kaplan, GAHİB Yönetim Kurulu Başkanı Zeynal Abidin Kaplan, İHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hayri Diler, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, GAHİB Başkan Yardımcısı Bekir Şahan, Gaziantep Halıcılar ve Dokumacılar Odası Başkanı Mehmet Törer ile yüzlerce halı üretici ve ihracatçıları katıldı.
“Hedef sürdürülebilir ihracatın yanı sıra İstanbul’u halı ticaret merkezi Haline Getirmek”
Halı sektörünün 2023 yılını değerlendiren TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı Salahattin Kaplan, 2024 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen ihracattaki artışın sektörün toparlanmasıyla ilgili önemli olduğuna dikkat çekerek Türk halı sektörünün ülke ekonomisi ve istihdamı açısından önemini ifade etti. Fuarların ihracat için büyük önem taşıdığına da dikkat çeken Başkan Salahattin Kaplan ilk kez 2023 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı’nın sektörün canlanmasında önemli roller üstlendiğini dile getirerek Mayıs 2024 sonunda Gaziantep’te gerçekleştirilecek olan Gaziantep Halı Fuarı’ndan da umutlu olduğunu sözlerine ekledi. 7-10 Ocak 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Uluslararası CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı ile ilgili hol sayısının arttırılmasının ve yurt dışından yoğun talep alınmasının memnuniyet verici olduğunu da sözlerine ekleyen TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı Salahattin Kaplan, İstanbul’un dünya halı ticaret merkezi haline gelmesi için her türlü çalışmanın içerisinde yer alacaklarını da belirtti.
“Güneydoğu’nun ürün bazlı ihracatında halı sektörü lider”
Gaziantep sanayisinin lokomotif sektörünün halı sektörü olduğuna dikkat çeken GAHİB Başkanı Zeynal Abidin Kaplan’da, Güneydoğu Anadolu Bölgesinden gerçekleştirilen ürün bazlı ihracatta, halı sektörünün ilk sırada yer alarak yıllardır önemli bir rekora imza attığının altını çizdi. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik krizin yaşandığına dikkat çeken Başkan Kaplan bunu aşmanın yolunun birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek üretilen ürünlerin dünya pazarlarında hak ettiği gerçek fiyatlarla satışının gerçekleştirilmesi ve iç rekabetin sonlandırılmasıyla mümkün olunabileceğini işaret etti. İşletmelerde tasarrufa gidilmesi gerektiğine de dikkat çeken Başkan Kaplan uluslararası pazarlarda Türk halısının nihai tüketiciler tarafından büyük ilgi gördüğünü ve Türk halısının adeta dünya pazarlarının en geçerli akçesi olduğunu dile getirerek, “Malımızı hak ettiği fiyatlarla satalım. İç rekabet hepimize olduğu gibi sektörümüze de büyük zarar veriyor. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin Türk halısı öncelikli kabul gören ve yüksek kalitesiyle nihai tüketicilerin tercih ettiği ürün olma özelliğine sahip. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de ekonomik kriz var ancak bizler bu krizi fırsata çevirmek ve malımızı hak ettiği fiyatlarla uluslararası pazarlara sunarken mevcut stoklarımızı da eritmek zorundayız. Yeni üretimden ziyade mevcut stokların ihracatına öncelik verilmesi işletmelerin yüksek faizli banka kredilerinden korunmasını sağlayacaktır” dedi.
“İstanbul’un dünya halı ticaret merkezi olması için önemli adım”
CFE Halı ve Yer Kaplamaları 2023’ün başarıyla geçtiğine dikkat çeken İHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hayri Diler, sektörün gelişmesi için fuarların büyük önem taşıdığını üretim merkezi Türkiye’nin, aynı zamanda ticaret merkezi olma yolunda atılan bütün adımlara destek vereceklerini sözlerine ekledi.
” CFE Halı ve Zemin Kaplamaları fuarına yurt dışı ilgi yoğun”
7-10 Ocak 2025 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı hazırlıkların hızla devam ettiğini dile getiren TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü fuar alanında bulunan toplam 11 holün de bu fuar için kullanılacağını ifade ederek fuara yurt dışından yoğun talep olduğunu belirtti.
“Sektörün büyümesi ve gelişmesi için gerekli desteği vereceğiz”
Gaziantep sanayisi ve ekonomisi için halı sektörünün büyük önem taşıdığını dile getiren Gaziantep Halıcılar ve Dokumacılar Odası Başkanı Mehmet Törer de sektörün gelişimine katkı sağlayacak her türlü organizasyonun içerisinde yer alacaklarını ifade ettiler. 2025 yılında gerçekleştirilecek olan CFE Halı ve Yer Kaplamaları Fuarı’yla ilgili lansmanın ardından katılımcılar fuarla ilgili beklentilerini dile getirerek dilek ve temennilerde bulundu. – GAZİANTEP
]]>Geçen yıl Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle iptal edilen fuar, Erzurum Büyükşehir Belediyesi organizasyonunda Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde düzenlendi.
26 Mayıs’a kadar ziyarete açık olacak fuarda, kitapseverler, ünlü yazarlar, akademisyenler, eğitimciler ve gazetecilerle bir araya gelecek, çeşitli etkinlik ve söyleşiler gerçekleştirilecek.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, açılışta yaptığı konuşmada, kültürel faaliyetlerin bölge, ülke ve gençler için çok kıymetli olduğunu söyledi.
1000 yıldan beri bu topraklarda yaşandığını dile getiren Turan, buraların kılıçla, kalemle ve ilimle kurulduğunu, her kitabın, kıymetli medeniyete atılan bir imza olduğunu belirtti.
“Filistin meselesi hepimizin canını acıtıyor”
Dünyanın kaotik bir süreçten geçtiğine işaret eden Turan, “Güneyimizde Suriye ve Irak adeta devlet otoritesinin çok zorlandığı bir süreci yaşıyor. Kuzeyde Rusya- Ukrayna Savaşı bölgemizi etkiliyor. Filistin meselesi hepimizin canını acıtıyor. O yüzden bölgemizdeki bu kadar sorun ve istikrarsızlığa rağmen adeta güçlü bir liman olmaya, bölgenin en istikrarlı ülkesi olma iddiamızı sürdürüyoruz.” dedi.
İçişleri ailesiyle başta terörle mücadele olmak üzere tüm alanlarda Türkiye’nin huzuru için çok büyük mesai harcadıklarını belirten Turan, şöyle devam etti:
“Türkiye’de saha hakimiyetinin devletin dışında hiçbir güce ait olmadığı dönemi yaşıyoruz. Terörün bittiği bir dönemi yaşıyoruz. Bunlar çok kıymetli adımlar. Terörle mücadele, toplumun, partilerin ve sivil toplumun aynı derecede mücadele etmesi gereken en sorunlu alanımız. Dün bir karar çıktı. Sokağımızı yakan, 50’den fazla insanımızı öldüren kişilere mahkeme nezdinde hak ettikleri ceza verildi. Ben size ‘çıkın sokağa’ desem bunun bedeli olmaz mı? Hiç kimsenin başkasının malına zarar verme hakkı yoktur. Yargı bu konuda gerekli adımları atmıştır, atmaya devam edecektir.”
“Güvenliğin olmadığı yerde fuar olabilir mi?”
Turan, kitap fuarını keyifle açmanın ilk şartının güvenlik olduğunu vurgulayarak, “Güvenliğin olmadığı yerde fuar olabilir mi? Hiç taviz vermeyeceğimiz alan güvenliktir. Sosyal medyanın en güçlü olduğu ve gençlerimizi adeta kopmadığı bir imkandan, zamandan alıp kitapla, esasla buluşturuyoruz. İlk emri ‘oku’ olan bu medeniyetin tam karşılığını icra etmeye çalışıyoruz. O yüzden yayınevleriyle, öğrencilerle buluşmaktan onur duyuyoruz.” diye konuştu.
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi de öğrenci ve gençlerin, kitap ve yazarlarla buluşmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti.
Dünyada söz sahibi ülkelere bakıldığında ortak noktalarının kitaba, bilgiye verdikleri önem olduğunun görüldüğünü belirten Çiftçi, “Teknolojinin, internet ve bilgi dolaşım hızının hayatımızın her aşamasında etkili olduğu, toplumların yaşam kalitelerini artırma hedefiyle teknolojiye, bilime eskisinden daha çok yatırım yaptıkları aşikardır. Okumak, insanın kişisel gelişimini sağlar. Düşünce yapısını ve hayal gücünü geliştirir, sözcük dağarcığını artırır, insana bilgi ve birikim sağlar. İnsan, öğrenmek üzere yaratılmış bir varlıktır.” dedi.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de toplumun eğitime ve okumaya büyük önem atfettiğini, her geçen gün okuma alışkanlığının arttığını dile getirerek, “Okuyabilmenin en önemli kaynağı da kitap tutkunu ve heveslisi olmamız lazım. İlk göreve başladığımız zaman çadırlarda başlattığımız kitap fuarlarını, yaptığımız bu tesislere taşımanın gurur ve kıvancını yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.
]]>Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde açılan kitap fuarı, 27 Mayıs’a kadar söyleşi, imza günü ve farklı etkinliklerle devam edecek. Kitap fuarının açılış törenine katılan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, 6-8 Ekim davasıyla ilgili yaptığı paylaşıma yönelik eleştirilere sert tepki gösterdi. Turan, “Bu ülke güçlü bir ülke. Bu devlet güçlü bir devlet. Herkes te devleti tanımak durumunda. Tanımayana da bu millet tanıtmak durumunda” dedi.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, kitap fuarının açılışında yaptığı konuşmada, “Bu yıl altıncısını yapıyoruz. Rabbim lütfetsin on altısı olsun. Yirmi altısı olsun. Bunlar kıymetli işler. Altyapıyı, yolu, suyu, bir şekilde yapıyoruz. Ama kültürel faaliyetlerimizin bölgemiz için, ülkemiz için, gençler için ne kadar kıymetli olduğunu hepimiz biliyoruz” dedi.
Sadece kılıçla değil, kalemle, defterle, ilimle, mimariyle buralarda Anadolu’daki varlığımızın sadece kılıçla kazanılan zaferlerle olmadığını anlatan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, “Anadolu’daki varlığımız bin yıldan beri kılıcın yanında alimlerimizle, sanatkarlarımızla, mimarimizle, hepsiyle beraber bu topraklara kalıcı olduk. Bu milletin dönüp arkaya baktığımızda ilim ve sanatı savaştaki zaferlerinden, destanlarından çok daha fazla. Nene Hatunlarla, Kara Fatmalarla, Kazım Karabekirlerle savaşta destan yazan Erzurum, İbrahim Hakkı hazretleriyle, Hasan Bahri hazretleriyle, Ahmet Hamdi Tanpınar’la, Ziya Paşa’dan Nefi’ye kadar içerisine çıkardığı, barındırdığı birçok alimle ilim erbabıyla bugünlere geldi. O yüzden Erzurum’da olmaktan ayrı bir bahtiyarlık duyuyoruz. Her kitap kıymetli medeniyetimize atılan bir imzadır; küçük imzadır, büyük imzadır. Büyük yazardır, küçük yazardır. Ama her imzanın kıymeti bu tarihte mutlaka vardır. O yüzden tekrar hem emeği geçenlerimizi kutluyorum, hem de tüm yazarlarımızı, yeni evlerimizi saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.
” Türkiye’nin huzuru için çok büyük bir mesai harcıyoruz”
Dünyanın çok kaotik bir süreçten geçtiğini ifade eden İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, “Güvenlik sorumluluğumuz her zamankinden daha fazla, Altı yüz bin kişiye varan İçişleri ailesiyle terörle mücadele başta olmak üzere tüm alanlarda terörle mücadele, uyuşturucuyla mücadele, kişi siber suçlarla mücadele, mafyayla mücadele, bütün alanlarda Türkiye’nin huzuru için çok büyük bir mesai harcıyoruz.
Jandarma Sahil Güvenliği emniyeti, bütün yan kollarıyla beraber büyük bir mücadele içerisindeyiz. Türkiye’de saha hakimiyetinin adeta devletin dışında hiçbir güce ait olmadığı dönemi yaşıyoruz. Terörün bitmeye başladığı bir dönemi yaşıyoruz. Bunlar çok kıymetli adımlar. Terörle mücadele bütün toplumların, bütün partilerin, sivil toplumun aynı derecede mücadele etmesi gereken en sorumlu alanımız. Bakınız dün bir karar açıklandı. Sokağımızı yakan yıkan, elliden fazla insanımızı maalesef öldüren bütün mahallelerimizi ateşe veren insanlara dün mahkeme nezdinde hak ettiği cezalar verildi. Bir tweet attık. Dedik ki konu yargınındır. Beraat da var, masumiyet de var. Hayırlı olsun. Vay efendim nasıl atarsınız. Bize bunu diyenler duruşma salonlarında basın toplantısı yapanlara niye bunu yapalım demediler. Ama bir daha söylüyorum. Biz siyasi insanlarız aynı zamanda. Ben size buradan çıkın sokağa desem. Bunun bedeli olmaz mı? Bu yanlışın yargı nezdinde bir karşılığı olmaz mı? Bir evi yakan da sorumludur, yakmaya davet eden de. Yasin Börü katliamı ceza aldı ama dünkü duruşma Yasin Börü’yü öldüren, sokağa çıkan eylemleri davet edenlerdir. O yüzden bu bilgileri iyi okumak, iyi bakmak zorundayız. Hiç kimsenin malına, canına, bir başkasına zarar verme hakkını doğrula atamayız. Yargıya devam edecektir Bakın değerli arkadaşlar. Bu ülke güçlü bir ülke. Bu devlet güçlü bir devlet. Herkesi bu devleti tanımak durumunda. Tanımayana da bu millet tanıtmak durumunda. Büyüklerimiz, Devlet-i ebed müddet derken boşa söylememişler Bugün bir bu güzel salonda, bu harika fuar alanında, bu kitap fuarını keyifle açıyorsak, tüm yayın evleriyle, bu bölgenin tüm illerini, öğrencilerini buluşturuyorsak bunun ilk şartı güvenliktir. Güvenin olmadığı yerde fuar olabilir mi? Mahallede sokağın Her yerde fuar olabilir mi? O yüzden fuar kadar önce konuşacağımız konu güvenin devamıdır. Hiç taviz vermeyeceğim zaman da güvenlik alanıdır. Türkiye’nin huzuru fuarda olması yoludur. O yüzden dünkü kararı sokağa bakan, davet eden kim varsa tekrar gözden geçirmesini öneririm. Çok farklı konulara toplantılara katılıyoruz. Ama bugün çok onurla, keyifle bu toplantıdayız. En kıymetli şeylerimizi yapıyoruz. Sosyal medyanın çok güçlü olduğu, gençlerimizin adeta kopamadığı bir imkandan zamandan alıp kitapla, esasla buluşturuyoruz. İlk emri ‘oku’ olan bu medeniyetin tam karşılığını inşa etmeye çalışıyoruz o yüzden” şeklinde konuştu. – ERZURUM
]]>Kayseri OSB Fuar Merkezi’nde Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi himayelerinde, İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından organize edilen Kayseri İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’nı gezen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm ile İŞKUR İl Müdürü Ayşe Ak da eşlik etti. Başkan Büyükkılıç, fuar girişine asılan katılımcı firmalar ve eleman talepleri listesini inceleyen vatandaşlarla bir süre sohbet etti. Daha sonra firmaların fuarda kurdukları stantları gezen Büyükkılıç, firma yetkililerinden yapılan çalışmalar hakkında bilgiler de alırken, iş arayanlar ile işverenler arasında yapılan görüşmeleri de takip etti. Başkan Büyükkılıç, Kayseri İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’nda yerini alan Kayseri Kariyer Merkezi’nin standını da ziyaret etti. Kayseri Kariyer Birim sorumlusu olan Kenan Tosun’dan yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alan Büyükkılıç, üniversiteler, odalar, derneklerle iş birliği yaparak, iş arayan ile işvereni buluşturan Kayseri Kariyer Merkezi’nin bu zamana kadar 5 bin 700’ü aşkın kişiye iş imkanı sağladığını söyledi. Kayseri İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’nda açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin himayelerinde anlamlı ve önemli, istihdama vesile olacak çalışmaya imza attıklarını belirterek, “Firmalarımızın ilgi göstermesi, vatandaşlarımızın da firmaların talebine cevap veren anlayış içerisinde sıcak bakmış olması bir memnuniyeti ortaya çıkartmış durumda” dedi. Büyükkılıç, fuarın iyi değerlendirilmesi tavsiyesinde bulunarak, “İş arayan kardeşlerimizin samimi olarak işe sahip çıkacak ve gerçekten çalışacak anlayış içerisinde yaklaşırsa Kayseri’mizde iş bulmada sorun olmadığını gözlemliyoruz. Gördüğümüz kadarıyla binlerce insanın rahatlıkla çalışabileceği Kayseri’de bir ortam var. İş arayan ve iş vermek isteyen taraflar var. Bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Fuar organizasyonunda emeği geçenlere teşekkür eden Büyükkılıç, “Benzeri fuar çalışmalarının aynı şekilde 6 ay, 1 sene sonra bir daha yapılmasının doğru olacağı yönünde talepler de var. Çok önemli ve anlamlı buluyorum bu projeyi, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz, başta Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Valiliğimiz olmak üzere. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” ifadelerinde bulundu.
AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm de fuara desteklerinden dolayı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Özellikle Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum. Çünkü insanların ulaşımı konusunda hatta yemek konusunda yardımcı olup bu fuarda işverenle işçi arasındaki buluşmaya çok büyük bir katkı sağladı. Aynı zamanda organizasyonun planlanmasında Sayın Valimize teşekkür ediyoruz. Birçok kişi elini taşın altına soktu. 10 bine yakın bir eleman arayışı olduğunu gördük. İşi samimi bir şekilde arayan ve çalışmak için samimi bir şekilde gayret gösteren arkadaşlarımız için burada birçok kendini ispatlamış firmanın eleman arayışı içerisinde olduğunu görüyoruz. İnşallah tekrarı da gelir, Kayseri için de hayırlı, uğurlu olsun diyoruz” diye konuştu. – KAYSERİ
]]>Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde düzenlenen fuarın açılış kurdelesi, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Memiş Kütükcü ve Konya protokolü tarafından kesildi. Sanayiciler, meslek lisesi öğrencileri ile davetlilerin yoğun katılım gösterdiği fuarda, 90 firma ve kurum stant açtı. Fuar, öğrencilere staj, mezunlara iş imkanı sunuyor.
“Tüm kesimler için verimli bir fuar olacak”
Fuarın açılışında konuşan Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya Sanayi Odası, Konya Organize Sanayi Bölgesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında daha önce imzalanan fuar protokolünün, bugün açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. Öğrencileri ve sanayicileri tebrik eden Vali Özkan, “Öğrencilerimizin yüksek bir motivasyonu var. Gelecekle ilgili kararlı bir şekilde yürümek istiyorlar, bu noktada çalışma yapmak istiyorlar. İş adamlarımızı tebrik ediyorum. Kendi iş yerlerinin küresel rekabet güçlerini artırmak için bütün sebepleri yan yana getiriyorlar. Bu fuar da mesleki eğitim gören öğrencilerimizin staj yapma, bireysel yetkinliklerini artırma yönünde çok büyük fırsatlar sunacak. Aynı zamanda, iş yerleri ile öğrencilerimizin bir arada buluşmasını sağlıyor. Ayrıca, mezun öğrencilere istihdam sağlayacaktır. Bu yönü ile hepimiz açısından verimli bir fuar olacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bu fuar, doğru insanı, doğru işletme ile eşleştirecek
Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Türkiye’de ilk defa sanayiciler ile meslek lisesi öğrenci ve mezunlarını bir araya getiren çok önemli bir organizasyonu gerçekleştirdiklerini söyledi. Güçlü bir sanayi şehri haline gelen Konya’nın, geleceğini sanayi üretimi üzerine kurguladığını söyleyen Başkan Büyükeğen, Konya sanayisinin en büyük probleminin ise insan kaynağı olduğunu ifade etti. Konya Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı’nın sanayideki insan kaynağı problemine çözüm olacağını aktaran Büyükeğen, “Sanayicilerimiz, üretime değer katacak, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak insan kaynağı bulmakta olağanüstü zorlanıyor. Öbür taraftan da, gençlerimiz maalesef ya işsizlikle mücadele ediyor ya da kendi niteliğine uygun iş bulamıyor. Bu fuar, inşallah doğru insanı, doğru işletmeyle eşleştirecek. İki gün boyunca devam edecek fuarımız, sanayi işletmelerimizle, meslek liseleri ile mesleki eğitim merkezlerinde okuyan veya mezun olan gençlerimizi bir araya getirecek. Ayrıca staj yapmak isteyen meslek lisesi öğrencilerimiz de, staj imkanı bulabilecek. Dolayısıyla bu fuarda iş var, istihdam var diyoruz” dedi.
Fuar alanında bulunan gençlere de seslenen Başkan Büyükeğen, fuarın gençlerin gelecek kariyerine çok büyük katkılar sunacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Burada 90 firmamız, kurum ve kuruluşumuz sizin için stant açtı. Bu stantları ziyaret ederek, sanayi işletmelerimizi yerinde tanıyın ve üretim hayatına hızla dahil olun. Ben inanıyorum ki, hem işletmelerimiz hem de öğrencilerimiz ve mezunlarımız buradan memnun bir şekilde ayrılacaklar.”
“Konya OSB, mesleki eğitime odaklanmaya devam edecek”
Daha sonra konuşan Konya Organize Sanayi Bölgesi ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu Başkanı Memiş Kütükcü de, fuara ev sahipliği yapan Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin Türkiye’nin ikinci büyük organize sanayi bölgesi olduğunu, bölgede üretim yapan 746 fabrikada, 65 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. 6. kısım genişleme alanındaki fabrikaların üretime geçmesi ile fabrika sayısının bin 50’ye, istihdam sayısının da 85 bine ulaşacağına dikkat çeken Kütükcü, “Bu yatırımların güçlü bir şekilde üretim hayatına devam etmesi ve gelecek nesillere aktarılması için en önemli mesele yetişmiş insan kaynağı meselesidir. Sanayicilerimizle meslek liselerinde okuyan veya mezun olan gençlerimizi buluşturacak olan bu fuar, sanayi yatırımlarının, dolayısıyla şehrimizin ve ülkemizin kalkınması için atılmış çok önemli bir adım” diye konuştu.
Konya Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılan eğitim yatırımları ile bölgenin bir eğitim kampusu haline geldiğinin altını çizen Kütükcü, şunları kaydetti:
“Bahçesinde bulunduğumuz Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz sadece Konya’da değil, Türkiye’de örnek bir meslek lisesi oldu. Hemen karşımızda yer alan Mesleki Eğitim Merkezimiz, eğitimlerine devam ediyor. Ayrıca bölgemize Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte bir de Meslek Yüksekokulu kazandırdık. İlk öğrencilerimizi aldık ancak bu öğrencilerimiz şu anda üniversite yerleşkesinde eğitim alıyor. Bölgemizdeki kadın çalışanlarımızın çocuklarına yönelik açtığımız kreşimiz de eğitimlerine devam ediyor. Bu dört yatırımda, toplam bin 751 öğrencimiz eğitim hayatına devam ediyor. Hem sanayicilerimizin insan kaynağı sorununun çözümüne mesleki eğitim yoluyla katkıda bulunmaya hem de gençlerimizi üretime dahil edecek adımlar atmaya devam edeceğiz.”
“Fuar, gençlerin kariyerine sağlam başlangıç yapmalarını sağlayacak”
Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş ise, gençlere destek vermenin önemine dikkat çekerek, “Gençlerimizi her alanda desteklemek ve yanlarında olmak hepimizin en önemli vazifelerinin başında geliyor. Gençlerin ülkemizin yarınlarını şekillendirecek en önemli hazineler olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu inançla gençlerimizin mesleki gelişimlerini desteklemek ve iş hayatlarına güçlü bir başlangıç yapmasını sağlamak amacıyla önemli adımlar atıyoruz. Meslek lisesindeki eğitimler, sanayicilerimizin nitelikli insan açığını kapatmakta büyük rol oynuyor. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de, mesleki eğitim merkezi öğrencilerine destek vermeyi sürdürüyoruz. Bugün de açılışını yaptığımız Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı da gençlerimiz ile sanayicilerimizi bir araya getirerek, kariyerlerine sağlam bir başlangıç yapmalarına imkan sağlayacak” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye’nin mesleki eğitim odaklı ilk ‘Mesleki Eğitim İstihdam Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra, stant açan firmalar ile meslek lisesi öğrencilerinin açtığı stantları ziyaret ederek, hayırlı olsun temennisinde bulundu. – KONYA
]]>Kayseri OSB Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen İstihdam Fuarı’nın açılışına Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu ile Murat Cahid Cıngı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Öztürk, ilçe belediye başkanları, ilçe kaymakamları, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Kayseri İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hakan Dedebağı, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, İŞKUR Kayseri İl Müdürü Ayşe Ak, protokol üyeleri, işverenler ve vatandaşlar katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, “Global dünyada fuarlar hızlı bir şekilde yeniden belirlenmektedir. 8 milyarı aşan dünya nüfusunun ihtiyaçları hızlı bir şekilde artmakta ve gelişmektedir. Gelişen ekonomik şartlar nedeni ile bu şartlar karşısında ülke olarak ekonomi olarak kendimizi değiştirmemiz ve geliştirmemiz kaçınılmazdır. Kayserili sanayiciler, iş adamları olarak daha fazla üretmek, istihdam sağlamak ve daha fazla ihracat yapmak için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Biz daha öncesinde de ifade etmiştik, bizler OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildiğimizde demiştik ki; Kayseri fuarlar şehri olacak. 2022 yılında göreve geldiğimizde 1 fuar yaptık, 2023 yılında 4 fuar gerçekleştirdik. 2024 yılında ise 8 fuarın anlaşmasını yaptık. 2025’te inşallah 10 fuar, 2026 yılında da 12 fuar yapacağız inşallah. Biz bu fuarlara neden önem veriyoruz dersek çünkü biliyoruz ki fuarlar şehirlerin, sanayilerin yurtdışına açılan pencereleridir. Bu fuarla işveren aradığı işçi gücüne erişecek ve şehrimizin ekonomisi, üretimi ve ihracatı hızla artacak. Ben bu fuar projesinde emeği geçen başta valimiz olmak üzere herkese çok teşekkür ederim” dedi.
İŞKUR Kayseri İl Müdürü Ayşe Ak ise, “6 bin yıllık tarihi geçmişe sahip sanayinin ve ticaretin başkenti Kayserimizin iş arayan ve işverenlerine verdiğimiz hizmetin bize verdiği güçle bizler istihdam politikalarımız ve işsizliğin önlenmesi faaliyetlerini ve çalışmalarımızı yürütüyoruz. 2023 Ocak-Aralık dönemleri ve verilerimize göre, işverenin bizden talep ettiği eleman açık iş sayımız 51 bin 850 olmasına mukabil işsiz sayımız 39 bin 444 oldu. Yani açık iş sayımızın işsiz sayımızdan fazla olması aslında ilimizde farklı sektörlerde herkese göre bir iş olduğunun göstergesidir. Bizler de hal böyle olunca bundan hareketle kendisiyle çalışmaktan onur duyduğum, tek bir kişinin işe yerleşmesini bile kıymetli bulan valimizin himayelerinde Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve diğer tüm kurum ve kuruluşların, en önemlisi Kayseri OSB’nin ev sahipliğinde bir İstihdam Fuarı yapılması kararıyla bugün buradayız. 200 firmanın katılımıyla inşallah fuarımızı gerçekleştireceğiz. İş arayan ve işvereni birleştirecek, istihdama katkı sağlayacak ve daha önce Kayseri’de bu kadar büyük ölçekte yapılmamış bir fuarın açılışı için buradayız” ifadelerini kullandı.
AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu da, “Kayseri ile ilgili eğer yanlış değilse ilginç bir istatistik bilgisi var. Kayseri’de mevcut işletmelerin yüzde 66’sı yani 3’te 2’si hizmet sektöründen. Çalışanların da yüzde 50’si hizmet sektöründen. 275 bin civarında çalışan olduğunu zannediyorum, bunun 130-140 bini hizmet sektöründe çalışıyor. Biz hep sanayiden ibaret olduğunu düşünüyoruz ama çalışan sayımızın yüzde 50’si hizmet sektöründe. Özeti şu; önümüzdeki süreçte inşallah mobilyada imalata gideceğimiz çok yer olduğunu görüyoruz. Çünkü üretimde çalışan insan sayımız yine yüzde 38 civarında. İnşallah çalışan insan sayımızı yüzde 50 üzerine çıkardığımız zaman Kayseri bir Kayseri daha olur diye düşünüyorum” dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise, “İstihdam Fuarı hepimizi heyecanlandıran, üretim şehri Kayserimizin geleceğini şekillendirecek, işçi bulma yarasına merhem olacak güzel bir faaliyet olarak tarihe geçecek ve inşallah önümüzdeki yıllarda da gelenekselleşerek sanayimizin ihtiyaçlarını karşılayacak güzel bir fuar formatında devam edecek diye ümit ediyoruz. İş arayanların çoğu doğru işi bulma çabası güderken, işverenlerimiz de kendisi için doğru personeli bulmakta sıkıntılar çekiyor. Tabi devletimizin kurumları, özel şirketler bu noktada çalışmalarını yapıyorlar ama şu anda açık pozisyon aslında işsiz olarak kaydedilen insan sayısından çok daha fazla. Dolayısıyla muhtemelen Kayseri’de işsizlik yok demek mümkün. Belki işçisizlik var dememiz gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
“1 kişinin işe girmesi bile bizim için kar”
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek 1 kişinin bile işe başlamasının kendileri için kar olduğunu söyleyerek, “Hepimizin bildiği gibi, bu şehir katma değer üreten, Türkiye için sürekli faydalı olmaya çalışan, ithalatından 2 kat fazla ihracat yapan, bugün 4 milyar dolar seviyesine ulaşmış ihracat rakamı olan muhteşem bir şehir. Sanayi şehri ifadesi Kayseri’ye çok yakışıyor. Zaman zaman Kayseri’de sanayi kuruluşlarını ziyaret ettiğimde her birisinin bize söylediği ilk şey “Biz çalıştıracak eleman bulamıyoruz” ifadesi oluyor. Bunu çok sık duyuyorum. İŞKUR bu manada büyük mücadele veriyor. Ancak bu sorun sadece İŞKUR, valilik ya da kaymakamlıkların çözebileceği boyutun dışında bir durum. Bir tarafta işveren çalıştıracak eleman arıyor, bir tarafta çarşıda pazarda birçok kişi de benden çalışacak iş istiyor. Burada bir problem var. İŞKUR müdürümüze benden iş isteyenlerle ilgili verdiğim listenin yüzde 35’i işe girmiş ve 1 seneye yakın zamandır çalışıyor. Demek ki hala çalışacak potansiyel ve çalıştıracak potansiyel var. Dolayısıyla iş arayanların ve işverenlerin bir araya getirilerek büyük bir tanıtımla bir fuar yapmanın önemli olacağını kurum ve kuruluşlarımız ile birlikte yaptığımız toplantıda değerlendirdik. Dedik ki böyle bir fuar yaparız, 1 kişiyi bile işe sokarsak bu bizim karımız olur” dedi.
“İşsizlik toplum ve aile huzurunu etkileyen bir sorun”
İşsizliğin sadece aileyi değil toplumu da etkileyen bir sorun olduğunu söyleyen Vali Çiçek, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bakın intihar vakalarının çok büyük bir kısmı işsiz çalışmayan insanlardan olduğu bir gerçek. Toplumsal huzura, insanların ailelerindeki huzuruna o kadar büyük etkisi olan bir konudan bahsediyoruz ki, bu sadece istihdamı, ihracatı arttırmak için değil bu şehrin huzuru için çok önemli. Çocuklarımızın huzuru için çok önemli, annelerimizin mutluluğu için çok önemli. “Ben çalışıyorum, evime ekmek götürüyorum” demekle kurtulamayız. Çünkü etrafımızdaki kişilerin işsiz olması hem dini hem vicdani olarak bizi etkilediği gibi huzur açısından da bu şehri etkiliyor. Dolayısıyla biz hep beraber bir mücadele veriyoruz. Şu ana kadar 200 tane firmanın katıldığını biliyoruz. Aslında katılmak isteyen çok sayıda firmalar var fakat baştaki planlamamızın böyle olmasından kaynaklı alanı ona göre ayarlamamızdan dolayı o arkadaşlarımızı fuara alamadık. Şu an fuara katılanlar acilen 5 bin 750 kişiyi istihdam etmek istediklerini söylediler ve bunların formları sözleşmeleri imzalandı. 5 bin 750 kişinin bu fuarda işe gitmesini bekliyoruz.”
Konuşmaların ardından protokol tarafından kurdele kesilerek işveren stantları ziyaret edildi. Kayseri İstihdam Fuarı’nın kapıları 14-15 Mayıs tarihleri arasında iş arayanlara açık olacak. – KAYSERİ
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ, BİFAŞ ve EFOR Fuarcılık iş birliği ile düzenlenen WENERGY – 2. Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı, fuarizmir’de kapılarını açtı. 300’ü aşkın sektör paydaşını, uluslararası alıcı ve yatırımcılar ile buluşturan fuarda, sektörün kamu, yatırımcı, sanayici ve tedarikçileri bir araya geliyor. Fuarla birlikte düzenlenen 22 oturumun gerçekleştirileceği kongrede de sektörün önde gelen isimlerinden akademisyenler, iş insanı ve enerji dünyası temsilcilerinin konuşmacı olarak yer alıyor. Kongrenin açılış konuşması, Londra Enerji Kulübü Başkanı Mehmet Öğütçü tarafından gerçekleştirildi. Hükümet, diplomasi, uluslararası kuruluşlar, bankacılık, enerji ve finansman sektöründe 35 yıllık deneyim sahibi olan Mehmet Öğütçü, “Dünya Enerjisindeki Yeni Dinamikler ve Türk İş Dünyasına Yansımaları” konulu konuşmasında ülkesel, bölgesel ve dünya genelindeki enerji politikalarıyla ilgili görüşlerini paylaştı.
” Enerjide şu an en büyük üretici İzmir”
“İzmir gerçekten temiz enerjinin başkentidir” diyen Öğütçü, “İzmir, Türkiye’deki kurulu güce baktığımızda elektrik üretiminde İstanbul, Ankara ve Kocaeli’yi geçmiş bir kent. Enerjide şu an en büyük üretici İzmir ve üretiminin tüketimini karşılama oranı da yüzde 66. Dolayısıyla İzmir’in bu avantajı kullanabilmek açısından bu tür platformların çok büyük önemi var. Çünkü bu ülkenin ve bölgenin yatırıma ihtiyacı var. Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu şey hem yenilenebilir enerji hem enerji verimliliği hem de fosil yakıtlarda yatırım, finansman, teknoloji ve ortaklar. Hem ülke içinde hem de uluslararası ortamda, bu tür toplantılar, fırsatların, risklerin ortaya konması, tartışılması, insanların bir araya geldikleri zaman iş anlaşmaları yapılmasına zemin hazırlar. Ben bu fuarın ve kongrenin bu açıdan çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dünyanın dört bir yanında değişik ortamlarda bu konularda sürekli konuşmalar yapan biriyim, böylesine yerel yönetimin, devletin, iş dünyasının, üniversitelerin bir araya gelip ortak bir çalışma yürüttüğünü görmedim. Bana göre İzmir, sadece temiz enerjinin başkenti değil, Ege’nin, Akdeniz’in, Ortadoğu’nun, Kafkasların, Orta Asya’nın Avrasya’nın genel anlamıyla bölgesel enerji ve iklim değişikliği merkezi olabilir. Belki bu fuar ve kongreler oraya doğru gidişin de habercisi olur” diye konuştu.
“Küresel ekonomide, enerjinin dinamikleri değişiyor”
Dünya tarihinde hiçbir zaman enerjisiz kalmadığımızı diye getiren Mehmet Öğütçü, “Bundan sonra da kalmayacağız, ama önemli olan gezegenimizin ekolojik dengesini bozmayan, maliyeti ehven, sürdürülebilir ve kesintisiz enerjiyi sağlamak. Şu anda her şey hızla gelişiyor oyunun adı sürat, eskiden onlarca yılda gerçekleşecek olan gelişmeler, bugün birkaç yılda, birkaç ayda gelişebiliyor. Teknoloji o hale geldi ki bir yandan bir nimet ama öte yandan büyük bir felaket habercisi de olabiliyor. Bugün en fazla konuşulan konu enerjideki geçiş süreci, yani fosil yakıttan daha yeşil enerjiye geçiş süreci, sancısız, zorluk oluşturmadan nasıl gerçekleşebilir? Diğer bir husus ise iklim güvenliği, çünkü dünyamız tahmin edilenin ötesinde karbon emisyonları yüzünden hızla ısınıyor. Kuraklık ve çölleşme, dünyamızı tehdit etmeye başladı. Artık dünyada küresel ekonomide enerjinin dinamikleri değişiyor, bir yandan dünyanın güçlü ülkeleri hızlı bir şekilde yeşil enerjiye doğru akıyor. Ancak Türkiye gibi dışarıdan gelen enerjiye bağımlı ülkelerde cari açık oranı çok yüksek oluyor. Bu nedenle uluslararası ortaklar olmadan bizim gibi ülkelerde bu tür yatırımların tek başına yapılması mümkün değil. Dış kaynaklı yatırımların bizim gibi ülkelere gelebilmesi için devletin dış politikası ve enerji politikasının eş zamanlı ilerlemesi, kuralların olması ve en önemlisi ekonomide, hukuk alanında güven olması gerekiyor” ifadelerine yer verdi. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ, BİFAŞ ve EFOR Fuarcılık iş birliği ile düzenlenen WENERGY EXPO-2. Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı Fuar İzmir’de kapılarını açtı. 300’ü aşkın sektör paydaşını, uluslararası alıcı ve yatırımcılar ile buluşturan fuarda, sektörün kamu, yatırımcı, sanayici ve tedarikçileri bir araya geldi. Fuarın açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Ege İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Altan İnanç, oda ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, fuar yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ FUARINI, AYRI BİR YERE KOYMAMIZ GEREKİYOR”
Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir pek çok fuara ev sahipliği yapıyor ve her geçen gün daha fazla fuara ev sahipliği yapacağına inanıyorum. Buradaki gücümüzü, odalarımızdan ve tüm şehrimizdeki paydaşlarımızdan alıyoruz. Onların kuvvetli isteği ve desteği bu yolda yürümeyi kolaylaştırıyor. İzmir’i fuarlar şehri yapma yolunda gösterilen bu gayrete minnettarım. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak bu fuarlara ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Yenilenebilir enerji fuarını, ayrı bir yere koymamız gerekiyor. Temalı fuarların sayısının artmasını ve kapsamının genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. İklim krizi, hiçbirimizin göz ardı etmemesi gereken bir sorun. Mücadele etmek öncelikli amaçlarımızdan olmalı. Karbon emisyonuna en fazla yol açan şey, üretim ve tüketim süreçlerinde enerjiyle bağlantılı konuların etkisinin olmasıdır. Bugüne kadar fosil yakıtlardan elde ettiğimiz enerjiyi, karbon ayak izi olmayan yeni enerji üretim kaynaklarından sağlamamız gerekiyor” diye konuştu.
“DÜNYADA PEK ÇOK ÜLKENİN SAHİP OLMADIĞI ŞANSA SAHİBİZ”
Başkan Tugay, “İzmir denize açılan bir şehir, dağları olan bir şehir. Güneş enerjisinden kolayca yararlanabileceğimiz bir şehir. Bu açıdan rüzgar enerjisi ve güneş enerjisine dönük yatırım olanaklarının fazla olduğunu biliyoruz. Jeotermal açısından da zengin kaynaklara sahibiz. Dünyada pek çok ülkede bulunmayan olanaklara sahip olmayı bir şans olarak görmeli ve yatırım seçeneklerini değerlendirmeliyiz. Ülkemizde hala enerji üretim metotlarına baktığımızda, yenilenebilir enerji üretim payı beklentilerimizin çok altında. Bunun için çok daha hızlı bir gelişim gösterme gerekliliği ortada. İzmir’in Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’na 377 şehir arasından Türkiye’de seçilen iki kentten birisi olması itibariyle kentimiz önemli bir potansiyele sahip” ifadelerini kullandı.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ FUARI İÇİN İLK GELMESİ GEREKEN ŞEHİR İZMİR’DİR”
Hem yerel yönetimler, hem de kentteki ilgili kişi ve kuruluşları bir araya getirip bu konuda daha fazla çalışma yapmak gerektiğine değinen Tugay, “Neticede yenilenebilir enerji fuarını Türkiye’de kim yapsın denilse belki de akla ilk gelmesi gereken şehir İzmir’dir. Bu sene ikincisini düzenlediğimiz bu fuarın, önümüzdeki yıl uluslararası boyutta üçüncüsünü yapacağız. Şehrimize ve ülkemize yapılan yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bu fuarın da en hızlı şekilde büyümesi için biz de üzerimize düşeni yapacağız” dedi.
“ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ MİLLİ BİR MESELEYE DÖNÜŞTÜ”
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yeşil dönüşümün önemine dikkat çekerek “İzmir bu konuda çok şanslı. Çünkü gelecek vadeden tüm sektörler, geçmişten bugüne kadar her zaman İzmir’de ön plana çıktı. İzmir ilklerin şehri olduğu gibi sanayide de, pek çok sektörde de ön planda. Kuzey aksımızda enerji ile ilgili üretim yapan çok sayıda yerli ve yabancı firmaya ev sahipliği yapıyoruz. İklim krizinin etkilerini her ortamda görüyoruz. Bugün krizlere açık yeni dünya düzeninde enerji arz güvenliğinin milli bir meseleye dönüştüğünü de her ülke ifade ediyor. Ülkemizde yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik eden sistemler mevcut. Sanayimizin enerji ihtiyacının temelinde fosil yakıtlar ön plana çıkıyor. Daha hızlı somut teşviklere ihtiyaç var. Yenilenebilir enerji konusunda daha fazla yatırım ve desteğe ihtiyacımız var. Yenilenebilir enerji ekipmanlarında yan sanayi ürünlerini de üretebilecek kapasiteye sahibiz” diye konuştu.
ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERDEN GES’LERE
Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, protokol eşliğinde WENERGY EXPO-Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı turuna çıkarak katılımcıları ziyaret etti. Fuar turunda Başkan Tugay, yeni nesil elektrikli otomobiller, güneş enerjisiyle çalışan teknolojik cihazlar, güneş enerji sistemleri, robotik ekipmanlar, hidroelektrik ve rüzgar enerjisi sistemleri, elektrikli bisikletler, çevreci akıllı ev sistemleri gibi çok sayıda inovatif ürün hakkında bilgi aldı. İzmirli Motech Power firması, Başkan Tugay’a güneş enerjisi paneli şeklinde plaket verirken, Ukraynalı yabancı katılımcılar ise kardeş şehir Çernivtsi’ye ait tabak ve Ukrayna kültüründe yer alan zili hediye etti. Başkan Tugay katılımcı firmaların yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İZSU ve İZENERJİ stantlarını da ziyaret ederek yenilenebilir enerji sistemleri ve yatırımları hakkında bilgi aldı.
İNOVATİF ÜRÜN VE TEKNOLOJİLER WENERGY EXPO’DA
Fuarda, başta rüzgar, güneş, hidrojen, biyokütle ve jeotermal olmak üzere yenilenebilir enerjinin tüm alt başlıkları yer alıyor. Enerji ekipman tedarikçileri, mühendislik ve Ar-Ge firmaları, otomotiv sektörü, elektrikli araçlar, şarj ekipmanları, enerji depolama firmaları, e-mobilite kuruluşları ve lojistik başta olmak üzere enerjiyle ilgili en güçlü üretici firmalar inovatif ürün ve teknolojilerini fuarda sergiliyor. WENERGY EXPO’da, UR-GE Projesi kapsamında 25 ülkeden çok sayıda sektör profesyoneli yabancı alıcı da ağırlanıyor.
KONGREYLE SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YÖN VERİLECEK
Etkinlik sponsorunun Arçelik olduğu WENERGY EXPO ile eş zamanlı olarak yapılacak kongre de enerji sektörünün nabzını tutacak. Sektörün önde gelen isimlerinden akademisyenler, iş insanı ve enerji dünyası temsilcilerinin konuşmacı olduğu kongre kapsamında, 22 oturum gerçekleştirilecek. Oda, dernek ve kurumların destekleriyle Fuar İzmir A Hol Etkinlik Sahnesi ile A Seminer Salonu’nda üç gün boyunca yapılacak kongrede enerji dönüşümünden yenilebilir enerji kullanımına, iklim değişikliğinden elektrikli araçlara kadar pek çok konu başlığı ele alınacak. Açılış konuşmasını “Dünya Enerjisindeki Yeni Dinamikler: Türk İş Dünyasına Yansımaları, Neler Yapmalı?” başlığıyla Londra Enerji Kulübü Başkanı Mehmet Öğütçü’nün yapacağı kongrede alanında lider ve ilham veren konuşmacılar bilgi ve birikimlerini paylaşacak. Kongre ile eş zamanlı olarak Elektrik Mühendisleri Odası tarafından da “Temiz Enerji Sempozyumu” düzenlenecek.
Görüntü Dökümü
-Genel ve detay görüntüler
WENERGY EXPO fuardan detay görüntüler
Açılış
-Konuşma
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar
-Genel ve detay görüntüler
Kurdele kesimi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın fuar alanını gezmesi
]]>Yurt içi ve yurt dışı fuar etkinliklerine dünyanın en büyük savunma sanayi buluşmalarından birisi olan IDEF’in organizasyonunu üstlenerek yeni bir boyut kazandıran KFA Fuarcılık, tanıtım çalışmaları kapsamında Malezya’da bu yıl 18. kez düzenlenen DSA 2024 Fuarı’na katıldı. KFA Fuarcılık, sadece sektör profesyonellerinin ziyaretine açık olan DSA 2024’te uluslararası nitelikteki işbirliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor.
DSA 2024 Fuarı, 60 ülkeden bin 200 şirket ve 45 ülkeden 400’ün üzerinde delegasyonun katılımıyla gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin yerli ve milli teknolojilerle geliştirip fuarda sergilediği ürünlerin bulunduğu stantları ziyaret etti. IDEF 2025’te de yer alacak firmalarla bir araya gelen Başkan Burkay fuarda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Cihad Vardan, TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil ile uzay savunma ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Malezya temasları kapsamında ayrıca Kuala Lumpur’da araştırma ve geliştirme merkezi olarak R&D Center’da TUSAŞ’ın teknoloji merkezini de ziyaret etti. TUSAŞ’ın ilk mühendislik ofisi olmasının yanı sıra 120 uzman ve mühendisin istihdam edildiği merkezi inceleyen Başkan Burkay, dünya genelinde farklı coğrafyalarda teknoloji ofisi bulunan TUSAŞ’ın Malezya’daki ofisinin iki ülke arasında uzun yıllara dayanan yakın ilişkileri savunma ve havacılık alanında pekiştirdiğini ifade etti. Başkan Burkay, “Gerçekleştirdiği projelerle sadece ülkemizin değil, dünya havacılık sektörünün de öncü kuruluşları arasında yer almayı başaran TUSAŞ’ın Malezya’daki ofisi ülkedeki ulusal savunma sanayinin yanı sıra havacılık ve uzay sanayinin de güçlenmesine katkı sağlıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve TUSAŞ gibi öncü kuruluşlarla ülkemizin uzay, savunma ve havacılık sanayinde ulaştığı yetkinlik seviyesi ve yakaladığı başarılarla bir kez daha gururlandık. TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Ömer Cihad Vardan ve TUSAŞ Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Temel Kotil başta olmak üzere, ülkemizin bayrağını yüksek teknoloji alanında da dalgalandıran tüm TUSAŞ yetkililerine şükranlarımı sunuyorum” dedi.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışındaki fuar organizasyonlarına imza atan KFA Fuarcılık’ın başarı çıtasını her geçen gün artırdığını ifade etti. Başkan Burkay, yurt içi fuar organizasyonlarıyla faaliyet alanını genişleten KFA Fuarcılık’ın Bursa Food Point Fuarı’ndan Junioshow’a, Bursa Textile Show’dan ev tekstili sektörüne yönelik dünyanın en büyük iki fuarından biri olan HOMETEX fuarlarını gerçekleştirme becerisine sahip olduğunu vurguladı. İbrahim Burkay, “Bilgi ve birikimini firmalar için yüksek değer üreten bir yapıya kavuşturan KFA Fuarcılık, Ticaret Bakanlığı’ndan ‘Yurt Dışı Fuar Düzenleme Yetki Belgesi’ alırken, Türkiye adına yurt dışı fuarlara milli katılım organizasyonları ve alım heyetleri düzenleyerek firmalarımızı uluslararası alıcılarla buluşturuyor” diye konuştu.
KFA Fuarcılık’ın dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından birisi olan IDEF 2025’in tanıtımını DSA-2024’te gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, “IDEF, hem Türk savunma sanayisi şirketlerinin hem de küresel şirketlerin son teknoloji barındıran platform ve sistemlerinin görücüye çıktığı önemli bir organizasyon olma özelliği taşıyor. KFA Fuarcılık olarak paydaşlarımızın katkısıyla, yerli ve milli savunma sanayimizin gücüne ve büyüklüğüne yakışan bir fuar organize etmeyi hedefliyoruz. İnşallah IDEF 2025 yeni işbirliklerinin temellerinin atıldığı bir fuar olacak” dedi.
IDEF’25 17’nci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleriyle, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda, KFA Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde 22-27 Temmuz 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcı ve ziyaretçileri İstanbul’da buluşturacak olan IDEF 2025, KFA Fuarcılık organizatörlüğünde yeni konseptiyle birçok organizasyona da ev sahipliği yapacak ve yeni işbirliklerinin sağlanmasına imkan sunacak. – BURSA
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Demos Fuarcılık tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen İzmir Sanat ve Antika Fuarı, İzmirli sanatseverlerden büyük ilgi görüyor. İstanbul ve Bodrum’dan sonra Fuar İzmir A Holü’nde kapılarını açan fuarda, resim, heykel, rölyef, cam sanatı gibi çok sayıda eser ve birbirinden değerli antika eserler sergileniyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün portresinin de yer aldığı 15 bin metrekarelik alanda kurulan fuarda; 70 galeri, bin 500 sanatçı, 5 bin sanat eseri, 20 antikacının binlerce resim ve objesi İzmirliler ile buluşuyor. Klasik, modern ve çağdaş sanat eserlerinin yer aldığı İzmir Sanat ve Antika Fuarı, 5 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
“İZMİR HALKINA TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Bu yıl ilk kez düzenlenmesine rağmen fuarla ilgili çok güzel tepkiler aldıklarını dile getiren Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, “Satılan eserler evleri şenlendirecek. Değeri milyonları bulan eserlerin yanısıra 5 bin – 10 bin lira arasında olan eserler de var. Önümüzdeki sene fuarımız daha da büyüyecektir. Yurt dışından yabancı sanatçılar, galeriler fuarımızı gezdi. Önümüzdeki yıl fuarda yer alacaklardır. Bu ilgiden dolayı İzmir halkına teşekkür ediyoruz” dedi.
“BÖYLE BİR FUARA İHTİYAÇ VARDI”
Fuar katılımcıları arasında yer alan oyuncu, ressam Gafur Uzuner, “İzmir’de böyle bir fuarın yapılacağını söylediklerinde özellikle içinde yer almak istedim. Buna ihtiyaç olduğunu biliyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, iyi de bir fuar oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ile eşi Öznur Tugay geldi. İlgi de gösteriyorlar. İyi sanatçılar, galeriler var. Zamanla daha da iyi olacak. İzmirlilere hayırlı olsun, bu fuarın kıymeti bilinsin” diye konuştu.
“İLGİ MUTLULUK VERİCİ”
“Gölgeler Koleksiyonu” isimli eserleri ile fuara katılan ressam Güneş Çağlarcan, “Pandemi döneminde kayıplar vardı, o dönem hissettiklerimi anlattım. Bu benim 15’inci sergim oldu. Acılar ilham oldu, sanata dönüştürdüm. Başkanımız Cemil Tugay ile fuarda çok keyifli bir sohbetimiz oldu. Başkanımıza da o duygunun geçtiğini hissettim. Fuarı çok beğendim. Sanatseverler yoğun bir ilgiyle fuarı geziyor. İlk günden bu yana ciddi bir ilgi görüyoruz, bu mutluluk verici” ifadelerini kullandı.
“İZMİR HALKINI ÇOK SEVDİK”
Galeri İdil’in sahibi İdil Yılmaz ise “Heyecanla geldik. Şahane bir fuar olmuş. Her şey şahane, gelecek seneyi iple çekiyorum. İzmirlilerin sanata karşı ilgisi beklediğimden de yoğun oldu. Misafirperverlikleri çok tatlı, sanata olan ilgileri de çok yoğun. İzmir halkını çok sevdik, umarım bizi hiçbir zaman yalnız bırakmazlar” dedi.
İzmir Sanat ve Antika Fuarı, 1 Mayıs’ta kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da fuarı ziyaret etti.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık ortaklığında bu yıl ikinci kez düzenlen MAST İzmir Boat Show – Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Tarihi liman ve denizcilik kenti İzmir’de, dünyaca ünlü tekne markaları, sektörün büyük yerli üretici tekne, ekipman ve aksesuar firmalarını buluşturan MAST İzmir Boat Show, 5 Mayıs 2024 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. MAST İzmir Boat Show’un açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı (EBSO) Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Başkan Vekili Cem Hüroğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sektör profesyonelleri ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.
“Bu fuar çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini gösterdi”
Açılış konuşmasında MAST İzmir Boat Show’un Marble Mermer Fuarı gibi dünya çapında başarı potansiyelinin olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “İZFAŞ’ın ev sahipliği yaptığı tüm fuarları dikkatle takip ediyorum. Her birinden kendimize ödev çıkartıp, gelecekte çalışma yapacağımız alanlara yoğunlaşıyorum. Geçtiğimiz günlerde mermer fuarımızı 39. kez açtık. İlk fuardan bugüne, kat ettiğimiz yolu ve fuarın dünyadaki prestijini konuştuğumuzda inandığımız yolda neleri başarabileceğimizi hissettik. Bugün ikincisini düzenlediğimiz MAST İzmir Boat Show, gördüğü ilgi ve katılımcı sayısıyla ve paydaşlarının vizyonuyla çok daha fazla ilgiyi, yatırımı ve çabayı kesinlikle hak ediyor” dedi.
Ortak akıl vurgusu
Konuşmasında ortak akıl vurgusu yapan Başkan Tugay, “İzmir bir deniz ticaret kentidir. Bu alanda çalışan insanları desteklemeli, yenilikçi anlayışı, vizyoner bakışı, açık görüşlülüğü ortaya koymamız gereklidir. İzmir’in gerçekten pek çok alanda önemli bir potansiyeli var. Cumhuriyet döneminde üzerimize düşeni yaptık mı, daha fazlasını yapabilir miydik? Bundan sonrası için neler yapmalıyız? Burada konuyu bilen, bize yol gösterecek insanları dinlemenin, kurumlar arası iş birliğini artırmanın önemine inanıyorum. Hep birlikte şehrimizin kalkınması için üzerimize ne düşüyorsa onu yapmamız gerektiğini düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlık görevimde bu anlayışla hareket edeceğim” diye konuştu.
“Körfez temizliği ve marina vaadim geçerli”
İzmir’in büyümesi, kalkınması ve zenginleşmesi için çalışacaklarını kaydeden Başkan Tugay, kentte yaşayan insanların mutluluğu ve refahı için bunun çok önemli olduğuna dikkat çekti. Bu fuarı daha da geliştirmek için çalışacaklarını kaydeden Başkan Tugay, “Başkanlığım döneminde Körfez’in temizliğini ve Körfez etrafında birkaç tane marina yapılmasını vadettim. Bu geçerlidir. Ben bu güzel şehrin insanlarına, potansiyeline inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“İzmir’de üretim yapabiliriz”
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı (TOBB) Ender Yorgancılar, fuarın tüm holleri dolduracak potansiyele sahip olduğunu ve daha geniş bir alanda yapılabileceğini söyledi. Dünyada şehirlerin yarıştığına dikkat çeken Yorgancılar, “Bu fuar geliştikçe alanında dünyadaki önemli fuarlarla yarışacaktır. Üç tarafı denizle çevrili olan bir ülkede yaşıyoruz. Sektör çok büyüyor. Alacağımız daha çok yol var. Mega yatlar ve küçük boyutlu tekneleri İzmir’de yapabilecek imkanımız var; hepsini İzmir’de üretebilme kapasitesine sahibiz” şeklinde konuştu.
“Önümüzdeki yıllarda kabına sığmayacak”
İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, fuarın ilk yıla göre güzel bir ilerleme kaydettiğini belirterek, “Bu hepimiz için gurur verici. Düzenlendiği ilk yıl 73 katılımcıyı ağırlayan fuar bu yıl 113 katılımcıya ev sahipliği yapıyor. Katılımcı sayısındaki yüzde 50 üzerindeki bu artışı, önümüzdeki yıllarda kabına sığmayacak uluslararası bir etkinliğin habercisi olarak görüyoruz. Sektör kapsamında ülkemizin 2023 yılındaki yat ihracatı 2022’ye kıyasla yüzde 33 artarak 1,5 milyar dolardan 1 milyar 900 bin dolara yükseldi. 2023 yılındaki gemi, yat ve hizmetlerin ihracatı ise yüzde 100 artış kaydederek, 129 milyon dolardan yaklaşık 260 milyon dolara ulaştı. Bu yıl ise toplam ihracatın yaklaşık 3 milyar Euro civarında olması bekleniyor” ifadelerini kullandı.
“Turizm gelirinin 4’te 1’ini deniz turizminden elde ediyoruz”
Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, “İlk Türk denizcisi Çaka Bey’in vatanı olan İzmir, yakın tarihimize kadar Türkiye’nin en önemli gemi imalat noktalarından biri olmuştur. Türkiye birbirinden güzel koyları ve 20 bin yat bağlama kapasitesine sahip marinalarıyla önemli bir deniz turizmi kapasitesine sahiptir. Türkiye’deki turizm gelirinin 4’te 1’ini deniz turizminden elde ediyoruz. 2028 yılındaki turizm hedefimizin 100 milyar dolar olduğunu var sayarsak bunun 25 milyar doları deniz turizminden sağlanacaktır. Deniz araçlarımızla kaliteli hizmet vermeliyiz. İzmir deniz turizminin göz bebeğidir. Daha iddialı duruma gelebilmemiz için koylarımızı gözümüz gibi korumalıyız. Marinalardaki bağlama kapasitesini yükseltmeliyiz” şeklinde konuştu.
“Türkiye’de 750 kişiye bir tekne düşüyor”
Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Başkan Vekili Cem Hüroğlu, “Bu fuarın arkasında büyük bir emek olduğunu biliyoruz. YATED, 300 üyesiyle Türkiye’nin en büyük seslerinden birindir. Bu fuar sadece bot ve teknelerin değil, bir kültürün fuarıdır. 50 bin metrekarelik alanda 30 bine aşkın ziyaretçi beklentisiyle bu fuara giriyoruz. Denizcilik bir tutkudur. Biz denizlerle çevreli bir ülke olsak da, deniz turizminde maalesef lider bir ülke olamadık. Bugün Norveç’te 13 kişiye 1 tekne düşerken Türkiye’de 750 kişiye bir tekne düşmektedir. YATED olarak Türkiye’de denizciliğin gelişimi için tüm paydaşlarla çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
“Önümüzdeki yıllarda 4 holde bu fuarı yapmak isteriz”
ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Günaydın ise, “İkinci kez bu fuarı düzenliyoruz. Geçen yıl 25 bin metrekarede 100 katılımcı ile yapmıştık. Bu yıl 50 bin metrekare ile 150 katılımcı ve 300 tekne ile fuarı yapıyoruz. Önümüzdeki yıllarda 4 holde bu fuarı yapmak isteriz. İzmir’de Türkiye’nin karada yapılan en büyük tekne fuarını yapabiliriz” diye konuştu.
Dev tekneler, yenilikçi su ekipmanları
Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, protokol eşliğinde B ve C holünde sergilenen MAST İzmir Boat Show’u gezdi. İnsan gücüyle çalışan su motorlarından elektrikli sörf tahtalarına, sürat teknelerinden boyutu 16 metreleri bulan dev tekneleri ve sektörün gelişimi için tasarlanan inovatif ürünleri inceleyen Başkan Tugay, tasarımcılardan, firma yetkililerinden bilgi aldı. Başkan Tugay ile fuarda karşılaşan ziyaretçiler hatıra fotoğrafı çekildi. Fuar turu sırasında Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) standını ziyaret eden Başkan Tugay’a GSBİR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Torlak ise plaket takdim etti.
Sanat ve Antika Fuarı ile eş zamanlı
Başkan Tugay, turun ardından MAST İzmir Boat Show ile eş zamanlı kapılarını açan İzmir Sanat ve Antika Fuarı’nı ziyaret etti. İstanbul ve Bodrum’dan sonra Fuar İzmir A Holü’nde kapılarını açan fuarda resim, heykel, rölyef, cam sanatı gibi çok sayıda eser ve birbirinden değerli antika eserler sergileniyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dev portresinin de yer aldığı fuarda Başkan Tugay eserlerin sahibi sanatçıları tebrik etti. 15 bin metrekarelik alanda kurulan fuarda 125 galeri, bin 500 sanatçı, 100 antikacının yer aldığı fuarda binlerce resim ve obje 5 Mayıs’a kadar İzmirlilerle buluşacak.
Sektörün profesyonelleri bir arada
MAST İzmir Boat Show, dünyaca ünlü tekne markaları, sektörün büyük yerli üretici tekne, ekipman ve aksesuar firmalarını bir araya getiriyor. Sektöre yön veren bir platform olma özelliğini taşıyan fuar, son trendleri ve yenilikleri yakından takip eden deniz tutkunları için de bir buluşma noktası olma niteliği taşıyor. Geçen yıl Almanya’dan Körfez ülkelerine, İtalya’dan Macaristan’a kadar birçok ülkeden ve Türkiye’nin dört bir yanından yerli ve yabancı toplam 20 bin 540 kişinin ziyaret ettiği MAST İzmir Boat Show’u, bu yıl 30 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.
300’den fazla tekne sergileniyor
Fuar alanı geçen yıla göre metrekare bazında yüzde 50 büyüdü. Fuarda; boyları 3 metreden 16 metreye kadar değişen motoryat, yelkenli, trawler, sürat tekneleri, son teknoloji botlar ile ekipman ve aksesuarları yer alacak. 300’den fazla teknenin sergileneceği, tekne ve yat sektörünün birçok anlaşmaya imza atacağı fuar, hem sektöre hem de şehrin ekonomisine katkı sağlayacak. Üretimde dünyada ilk üç ülke arasında yer alan, kaliteli üretimiyle dünyanın birçok noktasından talep gören Türkiye’nin, fuarla birlikte sektördeki iş hacminin artması da hedefleniyor. Fuar İzmir B ve C hollerinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
MAST İzmir Boat Show; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO), Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR), Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İzmir Tekne İmalatçıları ve Tedarikçileri Dayanışma Derneği (TEKİMDER), TMMOB Gemi Mühendisleri Odası (GMO) tarafından destekleniyor. – İZMİR
]]>BTSO Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ali Uğur Başkanlığında Oda Hizmet Binası’nda düzenlendi. Meclis toplantısında konuşan BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, “Bugüne kadar dünyanın dört bir yanında düzenlenen 200’den fazla yurt dışı iş gezisine 7 bin 500’ü aşkın üyemizi taşıyan KFA Fuarcılık firmamız, başarısını milli katılım düzenleme yetkisiyle de taçlandırdı. Yurt içi fuar organizasyonlarıyla faaliyet alanını genişleten KFA Fuarcılık firmamız, bugün gıda sektöründe food point, bebe-çocuk konfeksiyonu sektöründe Junioshow, tekstil sektöründe Bursa Textile Show ve ev tekstili sektöründe dünyanın en büyük buluşmalarından biri olan HOMETEX fuarlarını başarıyla gerçekleştiriyor” dedi.
Bu yıl 21-25 Mayıs tarihleri arasında on binlerce ziyaretçinin katılımıyla İstanbul’da düzenlenecek olan HOMETEX fuarının da yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla yapılacağını ifade eden İsmail Kuş, “Yurt dışı iş gezileriyle binlerce iş insanımıza ihracatın kapılarını açan, on binlerce yabancı alıcıyı sektörlerimizle buluşturan KFA Fuarcılık, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Sadece ülkemizin değil, dünyanın da en büyük savunma sanayi fuarı olan IDEF, artık KFA Fuarcılık organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek” diye konuştu.
“Bursa ve Türkiye için değer üretmeyi sürdüreceğiz”
BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yerel seçimlerin geride kalmasıyla birlikte 4 yıllık seçimsiz bir dönemin başladığını ifade etti. Bu dönemi, enflasyonu kontrol altına almış, sürdürülebilir büyüme ve nitelikli dönüşüm hamleleriyle hedeflerine odaklanan bir ekonominin yeniden inşa edilmesi adına büyük bir fırsat olarak gördüklerini söyleyen Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, “Özellikle keskin virajlardan geçtiğimiz bir dönemde üretim gücümüzün korunması ve firmalarımızın ayakta kalması kritik öneme sahip. Aynı şekilde katma değeri yüksek yatırımlar için gerekli altyapının hazırlanması, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması da iş dünyamızın öncelikli beklentileri arasında bulunuyor. Üretimin ve ihracatın akılcı politikalarla desteklendiği, yeşil ve dijital dönüşümün gerçekleştiği, katma değerli üretimin ve nitelikli istihdamın sağlandığı bir ekonomi modeli için kararlılıkla çalışmak zorundayız. Bizler de iş dünyası temsilcileri olarak ölçek ekonomisine uygun yatırım alanlarımız, organize ve serbest ticaret bölgelerimiz, lojistik merkezlerimiz ve nitelikli insan kaynağımızı geliştirerek Bursa’mız ve ülkemiz için değer üretmeyi sürdüreceğiz” dedi.
BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Bursa’nın, Avrupa’ya olan yakınlığı, imalat sanayisindeki tecrübesi ve nitelikli insan kaynağı ile çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Son yıllarda küresel tedarik zincirlerinin yakın coğrafyalara kaymasıyla daha da güçlenen bu potansiyelin harekete geçirilmesini hedeflediklerini söyleyen Meclis Başkanı Uğur, “Bu kapsamda özellikle üretim merkezi konumundaki Bursa’da pazarlama anlamında kat etmemiz gereken daha çok mesafe olduğunun farkındayız. Odamızın fuarcılık vizyonu doğrultusunda yapılan çalışmalar da bu yönde atılan en güçlü adımlardır. Odamızın iştiraki olarak faaliyetlerini sürdüren KFA Fuarcılık bu anlamda çok değerli çalışmalar gerçekleştiriyor. Sektörleri harekete geçiren ve ekonomiyi canlandıran uluslararası düzeydeki organizasyonlar, Bursamızın ve ülkemizin tanıtımında da kritik önem taşıyor. Fuarcılık alanında her yıl biraz daha yukarı taşıdığımız başarı çıtasını inşallah sizlerin ve sektörlerimizin destekleri sayesinde çok daha yüksek bir noktaya yükselteceğimize inanıyorum” diye konuştu. – BURSA
]]>Van Ticaret Borsası’nın paydaşı olduğu 14. Van Doğu Anadolu Tarım Hayvancılık ve Gıda Fuarı, Van Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde 25-28 Nisan 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi. VANTB Başkanı Nayif Süer, İpekyolu Expo Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen fuarın verimli geçtiğini söyledi. Firmaların tanıtımlara imza attığını ve önemli sayıda satışların gerçekleştiğini belirten Başkan Süer, “Bu fuar; il için, bölge için önemli bir fuardır. İlimiz hem tarım hem hayvancılık bölgesi olduğu için bu bizim için büyük bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaçların büyük kısmını karşılayacak firmalar da katılmış. Bu da bizi sevindiriyor. Başka illerdeki fuarlara gittiğimizde daha çok katılımcı görüyoruz. Bu yüzden tüm kamu kurumlarından daha güçlü destek bekliyoruz. Bu fuar, yatırım düşüncesi olan çiftçilerimiz için en azından bir ön çalışma mahiyetindir” dedi.
20’si il dışından olmak üzere 85 katılımcının yer aldığı fuarda, firmaların tanıtımlarını yaptığını söyleyen Süer, “Traktör, tarım makineleri ve çeşitli ekipmanlar noktasında önemli sayıda satışlar da gerçekleşmiştir. İkili ilişkiler kurulmuş ve fuar vesilesiyle bağlantılar sağlanmıştır. Borsa olarak açılışına katıldığımız fuara destek verdik. Fuarın ilk gününden son gününe kadar standımız büyük ilgi gördü. Açılışın ardından VANTB standını: protokol üyeleri, Van Büyükşehir Belediyesi heyeti, çeşitli kurum amirleri, Van İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Görentaş, Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu ve heyeti, Tuşba Ziraat Odası Başkanı Hasan Özgökçe, Klinik 65 Tarım Gıda ve Hayvancılık Ticaret Limited Şirketi Sahibi Hakan Emekçi ve heyeti, Vanet Bölge Müdürlüğü yetkilileri, satış sorumluları ve bayileri, toplum destekli polisler, çiftçilerimiz, üyelerimiz, basın mensupları ve vatandaşlar ziyaret etti. Tüm ziyaretler, VANTB sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıldı” diye konuştu.
VANTB standının, fuarın en renkli standı olmasının kendilerini gururlandırdığını ifade eden Süer, “Bizler de borsa heyeti olarak fuarda stant açan üyelerimizi ve firmalarımızı ziyaret ettik. İpekyolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve jandarma standının yanı sıra çeşitli gıda stantlarını da ziyaret ettik. Kurumsal tanıtımlarımızı yaptık ve gerekli bilgileri aldık. İstişarelerimizi gerçekleştirdik. Çeşitli ikramlarda bulunduğumuz VANTB standında ayrıca misafirlerimize fuar boyunca borsamızı anlattık. Soğuk Süt Zinciri Projesi kapsamında toplanan doğal süt, Bal Paketleme Projesi ve Canlı Hayvan Borsası projelerimizi tanıttık. Van ilinin tarım ve hayvancılık potansiyelini dile getirdik. Düzenlenen fuarların üretici ve tüketici buluşması olduğunu belirttik. Van hayvan varlığının özellikle de küçükbaş hayvancılığında Türkiye birincisi olduğumuzu hatırlattık. Devlet görevlileri, belediye başkanları, meslek odaları başkanları ve tüm ziyaretçiler ile önemli lobicilik faaliyetlerinde bulunduk. Hayata geçirilebilecek yeni projeler konusunda bilgi alışverişinde bulunduk. Üreticilere ve tüketicilere yönelik bilinçlendirme çalışması yaptık. Van ve bölge tarım ve hayvancılığına katkı sunmak için çalışmalarımız sürdüreceğimizi belirttik” diye konuştu.
Van’da yerel ve ulusal basında görev yapan basın mensupları aracılığıyla seslerini de duyurduklarını belirten Süer, “VANTB’nin Soğuk Süt Zinciri Projesi, Bal Paketleme Projesi ve Canlı Hayvan Borsası Projesi tanıtım videoları ile projelerimizi tanıttık. Borsanın tanıtımının ve projelerinin yer aldığı videolar, fuar boyunca büyük ekran TV aracılığıyla gösterildi. Üyelerimize verdiğimiz hizmetlerin dijitalleşme çalışmalarını da anlattık. Fuara katılan çiftçiler, projelerimizin sürdürülmesini istemiştir” şeklinde konuştu.
14. Van Doğu Anadolu Tarım Hayvancılık ve Gıda Fuarı’na sunduğu katkı nedeniyle İpekyolu Expo Fuarcılık A.Ş.’den Veysi Uygun tarafından Başkan Süer’e plaket takdimi de yapıldı. Fuarda; VANTB Başkanı Nayif Süer, Başkan Yardımcısı Muzaffer Bilen, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şevgin, Meclis Üyesi Meral Ayhan ve Yönetim Kurulu Üyesi Türkay Özbek de yer aldı. – VAN
]]>Manisa 30. Mesir Ticaret Fuarı 484. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen törenle açıldı. Katılımın yoğun olduğu fuarın açılış töreninde Şehzadeler Belediyesi Mehter Takımı bir konser verirken, yabancı öğrenciler halk oyunları gösterisi gerçekleştirdi.
Törenin açılış konuşmasını yapan SNS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Simsaroğlu, “Manisa Mesir Fuarı bir kent fuarı ve kent panayırıdır. Fuarımızın kapılarını dile kolay 30. kez açıyoruz ama bu panayırın kültürü çok daha eskilere dayanıyor. Hatırlayanlar vardır, Mesir döneminde Laleli’de, sonrasında Ulupark’ta tezgahlar kurulurdu. Manisa Mesir Fuarı o günlerin günümüze iz düşümüdür ve görkemli saçım törenimizin ardından en köklü ve en çok hemşehrimize ulaşan etkinliliğidir” dedi.
Mesir fuarına uzun süredir hasret kaldıklarını söyleyen Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, “Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden olan, tarihi ve kültürel dokusuyla ön plana çıkan Manisa’mızın; yerli ve yabancı turist sayısını artırmak, şehrimize kalıcı eserler bırakmak için var gücümüzle çalışacağız. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, dünyanın en eski festivallerinden biri. Bizlere düşen görev, festival kapsamını her yıl daha da genişleterek, tüm dünyaya daha çok duyurmak. Manisa’nın festivaller kenti olarak anılması en büyük hedeflerimizden biri. Manisa’yı sadece Mesir Festivali ile değil birçok farklı festivalle buluşturmamız gerekiyor. Bunun çalışmalarına şimdiden başladık. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültür Mirasları listesinde yer alan Mesir Festivalimiz, düzenleyeceğimiz yeni festivallerimizin lokomotifi olacak” ifadelerini kullandı.
“Bu şehrin her potansiyelini dinamiğe çevirmek için çok çalışacağız”
Mesir Fuarı sayesinde yüzlerce firma ziyaretçilerle buluşma imkanı bulduğunu söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Manisa’mızda da yaklaşık 30 yıldır kesintisiz bir şekilde devam eden Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı, her yıl yüzlerce firmayı ve esnafı, binlerce ziyaretçisiyle buluşturuyor. Bu yıl da otomotivden beyaz eşyaya, mobilyadan ev dekorasyonuna kadar 200’ü aşkın firmayı şehrimizde ağırlıyoruz. Bu güzel fuar organizasyonunun şehrimizin tanıtımının yanında ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. 484 yılı geride bırakan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivalimizi, 4 yıllık bir özlemin ardından dün itibariyle coşkuyla başlattık. Pazar günü mesir saçım töreniyle coşkumuzun zirve yapacağı bu güzide festivalin her alanda daha ileriye taşınması için üzerimize düşen ne varsa fazlasıyla yapacağımızı belirtmek istiyorum. Hemşerilerimizin de festivaline sahip çıkmasıyla birlikte hem festivalimizin hem de şehrimizin tanıtımı noktasında önemli bir konumda bulunan festivalimizi şanına yakışır duruma getireceğimize inanıyorum. Manisa, medeniyetler şehri. Tarihiyle doğasıyla tarımıyla sanayisiyle turizmiyle potansiyeli olan bir şehir. Bu şehrin her potansiyelini dinamiğe çevirmek için çok çalışacağız” dedi.
Fuarın sadece bir etkinlik olmadığını geleneğin yaşatılmasına da önemli katkılar sağladığını söyleyen Manisa Valisi Enver Ünlü, “Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı, sadece bir etkinlik olmanın ötesinde, asırlardır süregelen bir geleneğin ve kültürel mirasın yaşatılması adına atılmış önemli bir adımdır. Gediz Ovası’nın arkasında yatan 1,5 milyon dekarlık verimli toprakları, gelişmiş sanayisi ve kültürel mirası ile Manisa’mız zengin bir kültürel ve ekonomik potansiyele sahiptir. Bu tür festivaller, kentimizin kültür, tarım ve sanayi alanındaki potansiyelini, ulusal ve uluslararası arenada tanıtma fırsatı sunarken, aynı zamanda yerel ekonomiyi canlandırma ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleme açısından da büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte fuarlar, sadece ekonomik birer platform olmanın ötesinde, kültürel ve sosyal birer buluşma noktası olarak da değerlendirilmelidir. Kadim bir medeniyetin, bereketli tarım faaliyetlerinin, gelişmiş bir sanayinin ve zengin bir turizm potansiyelinin bulunduğu Manisa’mız için bu fuarların, ilimizin tanıtımında ki etkisini daha fazlalaştırmak için elimizden geleni yapacağımıza inancım tamdır. Bu vesile ile şehrimizin marka değerini artırmak için böylesi fuarlar başta olmak üzere, her türlü etkinlik için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Manisa Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Vali Ünlü, Başkan Zeyrek, Başkan Durbay ve protokol üyeleri açılış kurdelesini kesti. Fuarda yer alan ürünleri inceledi.
Fuara Manisa Valisi Enver Ünlü, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Manisa Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. – MANİSA
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, bu yıl 29. kez ziyaretçilerine kapılarını açtı. Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, AK Parti Denizli Milletvekilleri Şahin Tan ve Nilgün Ök ile birlikte fuarda çeşitli incelemeler yaparak, Denizli’den gelen firmaların standını ziyaret etti. Burada firmanın yetkilileri ile bir süre sohbet eden Erdoğan ve beraberindeki heyet, firmaların çalışmalarına dair bilgiler aldı.
“Türkiye ve bölge ihracatına büyük katkılar veriyor”
Tüm sektörlerin fuarlarına katıldıklarının altını çizen Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, “Bugün burada da özellikle Mermer, Doğaltaş, aynı zamanda Traverten, dünyada cazibe noktası olan Türkiye’mizde fuarlar yapılıyor. Yapmış olduğumuz ziyaretlerde firmalarımızla da görüşerek, beklentilerimizin olduğunu görüyoruz. Fuarda özellikle nitelikli müşterilerin geldiğini, üyelerimizin söylemesi de bizim için son derece önemli. Bu sektörümüzün hem Türkiye ihracatına, bölge ihracatına çok ciddi katkı verdiğini biliyoruz” ifadelerine yer verdi.
“731 tane firmayı fuara gönderdik”
2024 yılından itibaren daha yoğun bir şekilde Türkiye’ye ve şehirlerine katkı vermek arzusu içerisinde olmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz de sektör çeşitliliğini artırarak fuarlara katılmak istiyoruz. Geçen yıl 731 tane firmamızı birçok sektörle alakalı dünyanın dört bir tarafındaki fuarlara götürdük. Fuar demek ihracatı artırmak demek. Fuar demek istihdama katkı vermek, üretimi arttırmak demek. Onun için fuarları çok önemsiyoruz. Ticaret Odası olarak da en çok ilgi alanımız içerisinde fuarlar var.”
“Doğaltaş Türkiye için çok önemli”
Fuarın dünya için önemli bir konuma geldiğini ve yabancı firmaları da gördüklerini söyleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, “Doğal taş ve mermer ihracatı Türkiye için son derece önemli. Çünkü doğrudan yüzde 100 katma değer olan bir ürün. Bir de kendi teknolojisini oluşturan bir sektör. Türkiye ihracat olarak bu sene gerek turizmde, gerekçe ihracatta başarılı bir sene olacak. Çünkü artık Avrupa’nın ekonomide durgunluktan çıkmaya başladığını görüyoruz. Amerika coğrafyasının toparlandığını ve çıktığını görüyoruz. İhracatta, dış ticarette dengenin pozitif anlamda ilerlediğini, toparladığını göreceğiz” diye konuştu.
Dünyadan birçok ülkeden fuara alıcıların geldiğini ifade eden AK Parti İzmir Milletvekili Şahin Tin de “İnşaat firmaları ve distribütör olan firmalar geliyor. Biz de buradaki firmalarımıza destek olmak amacıyla katıldık, yanlarında olduk. Katılanlara ve yatırım yapanlara teşviklerimiz var. İnşallah dünyadaki genel ekonomik krizde belirli bir durağanlığa uğraştığımız Türkiye’de aynı şekilde hayırlısıyla, üreticilerimizin daha iyi sonuçlara doğru gireceğine daha fazla üreteceği inancı içerisindeyiz” cümlelerini aktardı.
Firmaların yüzlerinin gülüyor olmasının kendilerini de mutlu ettiğini söyleyen AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Baktığımızda nitelikli firmalar yer alıyor. Gerçekten bu işin alıcısı ve müşteriler bir araya gelmişler. Firmalarımız güzel. Ürünleri, Denizlili firmalarımızın aslında güzel çeyizleri olarak görüyorum. Hepsini bu fuarda bir arada görme fırsatı da yakaladığımızda şunu gördük; Denizli işlenmiş mermerde Türkiye’de birinci sırada ihracatı yapan. Bizim firmalarımız ürünlerini artık 15-20 sene önceki blok olarak mermer satışları yerine, yurt dışına işlenmiş, katma değerli, fark oluşturacak ürünleri bugün burada sergilemişler.” – DENİZLİ
]]>İZKİTAP Fest-İzmir Kitap Fuarı Kültürpark’ta “Çocuk Edebiyatı” ana temasıyla okurlarla buluştu. Fuarın açılışında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Kapılarınız kitaplara her daim açık olsun, deniz fenerleriniz kitaplar olsun” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ ve SNS Fuarcılık iş birliği ile düzenlenen İZKİTAP Fest – İzmir Kitap Fuarı “Çocuk Edebiyatı” ana temasıyla kapılarını açtı. Onur konuğu yazarın Ahmet Ümit’in olduğu fuar, 19-28 Nisan 2024 tarihleri arasında Kültürpark’ta 10 gün sürecek. Girişin ücretsiz olduğu fuar, saat 10.00 ile 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilebiliyor. Fuarda bu yıl 350’ye yakın yayınevi, 50’ye yakın sahaf ile onlarca kurum yer alıyor. Okurlar, fuarda kitap alışverişinin yanı sıra düzenlenen söyleşiler, dinletiler, yarışmalar, konserler ve imza günleri gibi kültür programlarına katılabilecek. Fuarda; yazar, şair, çizer, gazeteci, edebiyat dünyasının birbirinden önemli 800’den fazla ismi, düzenlenecek binin üzerinde imza etkinliği ve söyleşi ile deneyimlerini paylaşacak.
“KİTAPLAR BİZİ DÜNYAYA AÇIYOR”
Fuarın açılışı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, onur konuğu Yazar Ahmet Ümit, önceki dönem CHP Zonguldak ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol, SNS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Simsaroğlu ile yazar ve okurların katılımıyla gerçekleştirildi. Furarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, “Anadolu’dayız. Kültürün beşiğindeyiz. İzmir’deyiz. Dünyanın en güzel kentlerinden birindeyiz. Kültür Park’tayız. İzmir’i İzmir yapan mekanlardan birindeyiz. Mevsim bahar, konumuz; kitap, edebiyat, hikaye, roman, şair, şiir ve söylenmeye, yazılmaya değer ne varsa her şey. Bundan daha güzel hangi ortam olabilir ve bundan daha güzel hangi konu olabilir? Bugün İzmir’imizin hazinesi Kültürpark’ın kapılarından geçerken geldiğimiz yer sadece Kültürpark değildi. Zamanları ve mekanları aşan bir yolculuğa adım attık hep birlikte. Öyle ki parkımızın sınırları genişledi. İçine tüm zamanları, coğrafyaları, evrenin sonsuzluğunu ve dünyanın tüm hikayelerini aldı. İnsanlığın başlangıcından bu yana üretilen fikirler, yaşanan duygular, durumlar, hikayeler bilimin ve sanatın bütün yolculuğu burada. Kültür Park’ın sınırları içerisinde bugün. Çünkü bugün kitapların şenliğini başlatıyoruz. Çünkü kitaplar bizi dünyaya açıyor” dedi.
“MERAKI KARŞILAMANIN YOLU KİTAPLARDAN GEÇER”
Konuşmasını fuarla ilgili bilgi vererek sürdüren Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’de ilk defa açık alandaki kitap festivalini gerçekleştiriyoruz. İZKİTAP Fest’i aynı zamanda Kültürpark’ta yapılan en büyük kitap fuarı. Fuarımızın ana teması tam da birkaç gün sonra kutlayacağımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Buna yakışacak şekilde ‘Çocuk Edebiyatı’. Hem 23 Nisan etkinliklerine ev sahipliği yapacağız. Hem de çocuk edebiyatının pek çok yetkin kalemini yine okurlarla buluşturacağız. Çocuk ve kitap buluşmasına çok önem veriyoruz. Herkes kitap okuma sevgisiyle doğar. Çünkü merak etmek insanın doğasında vardır. Merakı karşılamanın yolu da kitaplardan geçer. Çocuklar büyüdükçe bu merak duygusunu kaybetmesin, okumaktan, öğrenmek hayal etmekten, kendini başkalarının yerine koyabilmekten vazgeçmesin diye bu ilk festivalimizi onlara ithaf ettik. Geleceğin yetişkin okurları da bu kapıdan geçti. Büyüyünce anlatacakları pek çok hatıraları olacak. Örneğin İZKİTAP Fest’in onur konuğu yazarı Ahmet Ümit’le tanışacaklar. Ahmet Ümit’in Sultan’ı Öldürmek romanından esinlenerek gizem dolu macera oyununu ilk kez bu fuarda gerçekleştireceğiz. Bugünden itibaren 28 Nisan akşamına kadar yaklaşık 800 Gazeteci ve sizlerle buluşacağız. Fuara 350’ye yakın yayınevi, 50’ye yakın sahaf ile onlarca kurum ve kuruluş katıldı. Sahaf sokağı Türkiye’nin en geniş şahıs katılımına ev sahipliği yapıyor, fuarımızda. Kitap müzayedesi de yapacaklar” ifadelerini kullandı.
“KÜLTÜRPARK’A İŞTE ŞİMDİ BAHAR GELDİ”
“İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kitap bizim en önemli işlerimizin arasında yer alıyor” diyen Tugay sözlerinin devamında şunları kaydetti:
“Yayın dünyasına İzmir Büyükşehir Belediyesi yayınlarını kazandırmış bulunuyoruz. Bir yılda 35 kitabı yayınlayarak kamu yayıncılığına yeni bir soluk getirdik. İzmir hakkında sanat, tarih, arkeoloji, sosyoloji gibi akademik alanlar ile edebiyat alanında yerli ve yabancı yazarların eserlerini yayınladık. Okul öncesine ait resimli çocuk kitapları da İzmir Büyükşehir Belediyesi yayınları arasında önemli bir yer aldı. Yayınevimiz bugün İzmir Kitap Fuarı’nda çok değerli diğer yayınevleriyle birlikte kentimizi odağına aldığı eserlerini okurlara sunacak. Söyleşiler, imza günleri, konserler, müzikaller, tiyatrolar, illüzyon gösterileri gibi onlarca türde, binlerce etkinlikle tam anlamıyla bir kitap festivali bizi bekliyor. Kültürpark’ın tüm alanlarında doğayla iç içe iç edebiyat buluşması yaşayacağız. İzmirliler Kültürpark’ın tamamında bir fuar yaşamanın keyfini ve değerini iyi bilirler. Şimdi ülkemizin ilk fuarı İzmir Enternasyonal Fuarı ile yaşadığımız bu geleneğe İZKİTAP Fest’i de ekledik. ‘Baharın coşkusuyla, Kültürpark’ta’ sloganıyla düzenlediğimiz festival sayesinde Kültürpark’a işte şimdi bahar geldi. Kapılarınız kitaplara her daim açık olsun, deniz fenerleriniz kitaplar olsun. Hep kitapla kalın.”
“31 MART’TAN BU YANA ÇOK MUTLUYUZ”
Yazar Ahmet Ümit ise fuarın onur konuğu olmasının kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek “İzmir gibi Türkiye’nin çok anlamlı bir şehri. Hem çok güzel hem zihnen çok güzel hem özgürlük aşığı bir şehirde kitap fuarının onur konuğu olmak muhteşem bir şey. Beni bu Onur’a layık gören herkese çok çok teşekkür ediyorum. Başta Sayın Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Umarım çok daha iyi yerlere gidecek Türkiye. 31 Mart’tan bu yana çok mutluyuz. Hepimiz çok mutluyuz. Daha aydınlık günler bizi bekliyor. Buna inanıyoruz. Olacak. Hep beraber olacak” dedi.
“SANATI, EDEBİYATI ZORUNLU TÜKETİM MADDESİ HALİNE GETİRMEMİZ GEREKİYOR”
Türkiye’de kitap okunmadığını dile getiren Ümit, “Türkiye’de Kitap okunmuyor. Bu cehaleti nasıl ortadan kaldıracağız? Okullarda verilen eğitim belli. Ama çocuklarımıza edebiyatı nasıl sevdireceğiz? Bu en önemli meselelerden biri olarak duruyor ve benim buna verdiğim bir yanıt var. O yanıt da şudur; nasıl ki çocuklarımıza süt, et, yumurta, ıspanak yani gıda maddeleri nasıl zorunluysa kitap okutmanın da zorunlu olması gerekiyor. Yani bu artık bir lüks değil, bir roman okumak, bir masal okumak, bir şiir okumak. Edebiyat, sanat lüks değil. Eğer bunlar olmazsa Türkiye, maalesef karanlıktan kurtulamıyor. O nedenle asıl mesele bizim sanatı, edebiyatı zorunlu tüketim maddesi haline getirmemiz gerekiyor. Okullardan, ailelerden başlayarak bunun egemen kılınması gerekiyor ki fuarımızın ana konusunun, çocuk edebiyatı olması bu açıdan çok isabetli olmuş, doğru olmuş. Çünkü orada başlıyor her şey” diye konuştu.
YAZAR ÜMİT’TEN İZMİRLİYE ROMAN MÜJDESİ
Kentte çok büyük bir kitlesi olduğunu ve İzmir’le ilgili bir roman yazmadan ölmeyeceğini de kaydeden Ümit, “İzmir’le ilgili şahane bir roman yazacağım. Ama tabii tarihi bir roman olacak. Tabii Smirni olacak. ve elbette bu şehrin ilk ozanı dediğimiz ve yeryüzünde edebiyatın ilk kurucularından biri olan elbette Büyük Homeros’la ilgili olacak. Başka çaresi var mı? Homeros olmadan İzmir olur mu?” dedi.
“İZMİR İZKİTAP FESTİVALİ UNUTULMAZ ANILAR VE YENİ BAŞLANGIÇLAR SUNACAK”
SNS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Simsaroğlu da “Fuarımızı Cumhuriyetimizin en özel günlerinde düzenliyoruz. İZKİTAP fuarını Cumhuriyetimizin coşkusuyla gerçekleştiriyoruz. Cumhuriyetin aydınlanmasının yolunun bilim, bilgi ve sanat olduğunu biliyoruz. Bu yıl temamız çocuk edebiyatı. Çocuk edebiyatına dair birçok söyleşi, imza atölyeler hazırladık. Çocuklarımız, İZKİTAP’ta tohum dikecekler, masal dinleyecekler, şiiri okuyacaklar, boyama yapacaklar, dans edecekler, oyun oynayacaklar ve tiyatro izleyecekler” diye konuştu.
]]>Denizli’nin doğaltaş sektöründeki deneyimi antik döneme dayanıyor. Öyle ki, Pamukkale’de yapılan kazı çalışmaları sırasında bulunan traverten bloğu üzerinde taş kesme makinesi kabartması keşfediliyor. Bu kabartmanın bir çeşit katrak olduğu sonucuna varılıyor. Bu keşif, traverten-mermer işleme tekniklerinin antik dönemde de oldukça ileri düzeyde olduğuna işaret ediyor.
Denizli, antik döneme dayanan sektör deneyimi, çeşit ve rezerv zenginliği, ham madde bolluğu, dinamik sektör yapısı ve kullanılan yeni teknolojileriyle dünya doğaltaş piyasasında önemini her daim koruyor. İlimizin işlenmiş doğaltaş ürünleri özellikle ABD pazarında büyük ilgi görüyor. Madencilik sektörünün toplam ihracatımızdan aldığı pay ise yüzde 6 seviyelerinde seyrediyor.
Açılış konuşmasında fuar organizasyonu ve doğal taş sektörü ihracat verileri hakkında görüşlerini paylaşan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu şunları söyledi:
“Denizli İhracatçılar Birliği olarak Ege Maden İhracatçıları Birliği ve Batı Akdeniz İhracatçıları Birliği’nin ortak standında fuara katılım sağladık. Fuarlar, firmaların pazarlama ve tanıtım aktivitelerinde çok önemli rol oynuyor. Bu nedenle fuarları, potansiyel alıcılara ulaşmanın en kestirme yolu olarak değerlendiriyorum. Alıcılarla kurulan yüz yüze temaslarla uzun süreli ilişkilerin sağlam bir zeminde ilerlediğini düşünüyorum. Bu yüzden, mevcut potansiyelimizi koruma ve sürdürülebilir ihracat artışı vizyonumuzla iletişim ve tanıtım faaliyetlerimize tüm hızıyla devam ediyoruz”
“İşlenmiş doğaltaş ihracatında Denizli ülke çapında zirvede yer alıyor”
Doğaltaş sektörü ihracat verilerine de değinen Başkan Hüseyin Memişoğlu, “Türkiye geneli işlenmiş doğal taş ve blok mermer ihracatının 2023 yılı genelinde 1,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini görüyoruz. Geçtiğimiz 3,5 aylık dönemde ise 466 milyon değerinde ihracat kaydedildi. Denizli madencilik sektörü ihracatına baktığımızda 300’ün üzerinde firmanın 108 ülkeye yüzde 88,7 oranında işlenmiş doğal taş ihracatı yaptığını söyleyebiliriz. 2023 yılı genelinde Denizli’den 27,2 milyon dolar blok mermer ve 213 milyon dolar işlenmiş doğal taş olmak üzere toplamda 240 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleşti. İşlenmiş doğal taş ihracatında ilimiz ülke çapında zirvede yer alıyor. İlimizin doğal taş ihracatını ülke bazında değerlendirdiğimizde ise; işlenmiş doğal taş ihracatında ABD, Fransa, Avustralya, Romanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin blok mermer ihracatında Çin, Hindistan, Brezilya, Mısır ve Cezayir’in ön plana çıktığını görüyoruz. Doğaltaş makineleri sektörü sürdürülebilir ihracatına devam ediyor. Fuara katılan 17 firmamız doğaltaş makineleri ve diğer sektörlerde faaliyet gösteriyor. Doğaltaş makinelerinde 2023 yılında Denizli’den yüzde 36 artışla 6,6 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleşti. Doğaltaş makinelerinin ihracatı geçtiğimiz 3,5 aylık dönemde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38 oranında artışla 2,1 milyon dolara ulaştı. Sektörde Hollanda ve İsveç pazarlarına olan ihracatımız oldukça dikkat çekiyor” dedi.
“Doğaltaş sektörünün sürdürülebilirliği doğayla uyumlu üretimle sağlanabilir”
Doğaltaş sektöründe çevreyle uyumlu ve doğamıza sahip çıkan üretim hususunda firmaların farkındalık düzeyinin oldukça yüksek olduğunu belirten Başkan Hüseyin Memişoğlu, “Her ne kadar yapay kaplama malzemeleri son yıllarda hızla artsa da doğaltaşların dayanıklı materyaller olması sürdürülebilirlik konusunu her geçen gün daha da önemseyen tüketiciler için vazgeçilmez olmaya devam edecek. Biz de ülkemizin ve ilimizin sektörde gözbebeği olmasının sürmesi için tanıtım çalışmalarımızı planlıyoruz. Önümüzdeki Eylül ayında İtalya’nın Verona kentinde düzenlenen Marmomac Fuarı’nda da bir kez daha yerimizi alacağız. Fuar organizasyonu boyunca DENİB’de görevli çalışma arkadaşlarımız her türlü destek için sahada olacak. Fuarın şimdiden tüm firmalarımız için verimli geçmesini diliyorum.” diyerek sözlerine son verdi. – DENİZLİ
]]>Bu yıl 29’uncusu düzenlenen Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yeni dönemde bölgesel olarak kalkınmaya önem vereceklerini belirterek “Komşu illerimizle, Türkiye’deki tüm kurumlarımızla, kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde olacağız. İzmir tarihsel olarak bir ticaret kentidir, fuarlar kentidir. Bu yönünü geliştirmek için çok çaba harcayacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün buluştuğu Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, düzenlenen törenle 29’uncu kez kapılarını açtı. Fuar İzmir’de 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek fuarın açılışına İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAPEG Genel Müdürü Aslan Narin, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı V. Tayfun Kılıç, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İZTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EMİB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, DENİB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Memişoğlu, İMİB Yönetim Kurulu Üyesi Metin Çekiç, Maden Platformu Sözcüsü Mehmet Yılmaz, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile sektör temsilcileri katıldı.
Fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın 29’uncu kez kapılarını açtığına dikkat çekti. Tugay, “Bu fuarın geçen 29 yılın içerisinde çok büyük emeklerle ve katkılarla gerçekleştiğini ve bugün İzmir için ve daha önemlisi Türkiye için çok önemli bir değere, prestije sahip bir organizasyon olduğunu belirtmek isterim. Sektör temsilcileri, sektörle ilgili günün yaşanan sorunları beklentileriyle ilgili çok değerli şeyler söylediler. Özellikle Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Jak Eskinazi’nin bizim işlenmiş ürünlere ihtiyacımız olduğunu, bunların katma değerinin daha yüksek olduğunu, markalaşmanın ve pazarlamanın hepimiz için çok önemli olduğunu, buna ihtiyacımız olduğunu belirtmesini değerli buluyorum. Biz bu dönemde bölgesel olarak kalkınmaya önem vereceğiz. Bunun için komşu illerimizle, Türkiye’deki tüm kurumlarımızla kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde olacağız. İzmir tarihsel olarak bir ticaret kentidir, fuarlar kentidir. Bu yönünü geliştirmek için çok çaba harcayacağız” dedi.
VALİ ELBAN’DAN KATMA DEĞERLİ ÜRÜN VURGUSU
İzmir Valisi Süleyman Elban ise katma değerli ürünler vurgu yaparak “Tüm sektörlerde olduğu gibi doğal taş sektöründe de inanılmaz bir rekabet olduğunu hepimiz biliyoruz. Rekabette öne çıkmanın kurallarını hepimizden çok biliyorsunuz. Maliyeti düşürmek ve katma değerli ürünler üretmek bunun temel sırrı, başka yolu yok. Dolayısıyla hala bu sektörde madencilik yapıp çıkan mermeri işleyen arkadaşlarımız eğer enerjisini kendisi üretmiyorsa rekabet etmekle ilgili bir iddiası olmaması lazım. Yine sektörün artık gerek madencilikte gerekse taşı işlediği yerlerdeki artık birçok makinelerin üretimiyle ilgili eğer yerli ürünle ilgili çalışma yapılmayıp hala İtalya ve Çin’e bağımlılığımız devam ediyorsa yine iddiamız konusunda bir eksikliğimiz var demektir. Ama bu sektörü tehdit eden en büyük sıkıntı alternatif kullanımı olan ürünler gerek doğal olmayan taşlar gerekse diğer kaplama ve diğer malzemeler bu sektörü inanılmaz tehdit ediyor çünkü hem ucuz hem uygulaması kolay hem de seyahat tasarım açısından çok cazip görünüyor. Dolayısıyla bu sektörde taşın cazibesini arttıracak bilimsel, tasarımsal ve diğer konularda da çok ciddi çalışma yapılırsa ancak sektör kendisini ispatlayıp sektörü tehdit eden diğer rakip sektörler karşısında ancak güçlü kalabilecektir. Diğer konular bir şekilde çözülür. Ama bu konularda çalışma yapılmadığı taktirde sektör sürekli bir baskı ve tehdit altında kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Katılımcılar konuşmaların ardından kurdele keserek açılışını yaptı ve fuarda yer alan stantları ziyaret etti.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, bugün düzenlenen törenle 29’uncu kez kapılarını açtı. Bu yıl Cemar Traverten-Mermer ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda, tüm doğal taş firmaları Gaziemir’deki Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken, C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da bin 500’e yakın blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergileniyor.
“İzmir, ticaret ve fuarlar kentidir”
Fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarın sadece doğal taş değil aynı zamanda teknolojilerin de fuarı olduğuna dikkat çekmek, İzmir ve Türkiye için çok önemli bir prestije sahip olduğunu belirtmek istediğini aktardı. Markalaşmanın ve pazarlamanın çok önemli olduğunu ve buna ihtiyacın bulunduğunu ifade eden Başkan Tugay, şunları kaydetti:
“Biz bu dönemde bölgesel olarak kalkınmaya önem vereceğiz. Bunun için komşu illerimizle Türkiye’deki tüm kurumlarımızla, kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde olacağız. İzmir tarihi olarak bir ticaret kentidir, fuarlar kentidir. Bu yönünü geliştirmek için çok çaba harcayacağız. Bugün burada bulunan stant açan, reyon açan, satış yapan tüm sektör temsilcilerine başarılar diliyorum. Güzel bir fuar olmasını diliyorum.”
“Alternatif kullanımı olan ürünler sektörü tehdit ediyor”
İzmir Valisi Süleyman Elban da fuarın her geçen gün büyüdüğünü söyleyerek sektöre hayırlar getirmesi temennisinde bulundu. Doğal taş sektöründe bir rekabetin olduğunun da altını Çizen Vali Elban, şunları söyledi:
“Rekabette öne çıkmanın kurallarını bizden daha iyi biliyorsunuz. Maliyeti düşürmek ve katma değer ürünler üretmek bunun temel sırrı. Hala bu sektörde madencilik yapıp, çıkan mermeri işleyen arkadaşlarımız eğer enerjisini kendisi üretmiyorsa, rekabet etmekle ilgili bir iddia olmaması lazım. Sektörün gerek madencilikte gerekse taşı işlediği yerlerdeki birçok makinenin üretimiyle ilgili çalışma yapılmayıp, hala İtalya ve Çin’e bağımlılık devam ediyorsa, iddiamız konusunda eksiklik var demektir. Bu sektörü tehdit eden konu, alternatif kullanımı olan ürünler. Gerek doğal olmayan gerekse diğer kaplama ve malzemeler sektörü tehdit ediyor. Çünkü hem ucuz hem tasarım acısında cazip görünüyor. Sektörde taşın cazibesini artıracak bilimsel, tasarımlar gibi ciddi çalışmalar yapılırsa sektör kendisini ispatlar. Kendini tehdit eden rakip sektörler karşısında anca ayakta kalabilecektir.”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin de doğal taş işletmeciliğinin Anadolu’da antik dönemlerden günümüze kadar kesintisiz olarak gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Bu yıl 29’uncusu düzenlenmekte olan bu fuarın doğal taş işletmeciliğinin bir meslek, bir kültür ve bir miras olarak gelecek nesillerimize aktarılmasında önemli bir rol oynadığını ifade eden Narin, fuarın sektör temsilcilerinin uluslararası yatırımcılarla bir araya gelmeleri, güncel üretim ve gelişen teknolojilere ilişkin bilgi aktarımlarıyla yeni pazar oluşumları açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
“Türkiye’de doğal taşa konulu maden ruhsat sayısı 4 bin 284”
Türkiye’nin dünyadaki doğal taş rezervi, üretimi ve ihracatında söz sahibi ülkeler arasında yer aldığını ve doğal taşların renk ve desen çeşitliliği bakımından diğer ülkelere göre bu alanda bir adım önde durduğunu vurgulayan Narin, şunları söyledi:
“Ülkemizde mevcut durum itibariyle doğal taşa konulu maden ruhsat sayısı 4 bin 284’dür. Bu sayı tüm maden gruplarındaki ruhsat sayısının yaklaşık 3’de birine denk gelmektedir. Bu rakamın 3 bin 93’ü işletme ruhsatıdır. 2022 yılında yaklaşık 18 milyon 160 bin ton üretim gerçekleştirilmektedir. Aslında doğal taş, madenciliği, madenciliğin Türkiye’deki imajı açısından da çok büyük sorumluluk üstlenmekte. Yani sahip olunan tüm ruhsatların 3’de biri alanda. Dolayısıyla biz doğal taş madencileri olarak madenciliğin imajını sağlamlaştırmak, iyi yönde göstermek için madenlerimizi çok verimli 1 metreküpünü dahi atık olarak nitelendirmeyecek şekilde üretmeye, kullanmaya, değerlendirmeye önem vermemiz gerekiyor. Yani bizim şu andaki Türkiye’deki madencilik açısından çok büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Çünkü ruhsatlarımızın 3’de biri tamamen doğal taş madencileri tarafından kullanılmakta.”
Sözlerini sürdüren Narin, madenciliğin çevre hassasiyetinin ortaya çıkarılması için yürüttükleri Türkiye geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi kapsamında bugüne kadar 42 farklı ilde 6 bin 602 hektarlık rehabilite edilmiş maden sahalarında 18 milyon 59 bin ağaç dikiminin gerçekleştirdiğini belirtti. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 17 Nisan 2024 saat 11.00’de düzenlenecek törenle 29’uncu kez kapılarını açıyor. Bu yıl Çemar Traverten&Mermer ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda, tüm doğal taş firmaları Gaziemir’deki Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da geçen yıl olduğu gibi renk renk, çeşit çeşit bin 500’e yakın blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergileniyor.
“İZMİR’DEN YÖN VERECEĞİZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, doğal taş ihracatının can damarı ve sektörün dünyaya açılan kapısı olan Marble İzmir’e 29’uncu kez ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıkları belirterek, “Marble İzmir ile Türk doğal taşının dünyaya açılarak pazar payını artırması sektör açısından büyük önem taşıyor. 29 yıldır sektör fuarı, fuar da sektörü büyütüyor. 1995’te 47 yerli katılımcısıyla başlayan ve 4 bin 719 kişiyi ağırlayan Marble İzmir, geçen yıl bin 15 katılımcısı ile 148 ülkeden 9 bin 56’sı yabancı toplam 79 bin 153 ziyaretçiyi ağırlamıştı. Fuarın bu yıl Türkiye ve dünyanın dört bir yanından 100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Fuarımızı her yıl biraz daha büyütecek, doğal taş sektörünün geleceğine İzmir’den yön vereceğiz” dedi.
ALIM HEYETLERİ İLE TİCARET HACMİ ARTACAK
Marble İzmir için ABD, Orta Doğu ile Asya ve Avrupa bölgelerindeki ticari ataşeliklerle işbirlikleri yapılırken fuara dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçi bekleniyor. Ticaret Bakanlığı’nın ihracata yönelik destekleriyle Ege Maden İhracatçıları Birliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile ortak yürütülen üç farklı alım heyeti programı düzenlenecek. Bu programlar kapsamında hedef ülke olarak belirlenen Birleşik Krallık, Güney Kore, Fransa, İtalya, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Kuveyt ve Azerbaycan’dan sektör profesyoneli ağırlanacak. İZFAŞ tarafından yürütülen B2B programına da 186 yabancı alıcı katılıyor. Fuar süresince, katılımcı firmaların müşterilerle hızlı ve etkili biçimde görüşmesi sağlanacak. Web sayfası üzerinden Avustralya’dan İtalya’ya, ABD’den Çin’e kadar dünyanın her kıtasındaki toplam 59 ülkeden, bin 912 yabancı ziyaretçi başvuru kaydı da alınmış durumda.
KATILIMCI LİSTESİ GENİŞ
Marble İzmir’de doğal taş ve ürünleri ile madencilik sarf malzemeleri, fabrika ve atölye sarf malzemeleri, madencilik makineleri, iş makineleri ve ağır ekipmanlar, fabrika ve atölye makineleri, çevre koruma, geri dönüşüm ve kazanım sistemleri, sektörel kuruluşlar, bilgi işlem ve yazılım firmaları, nakliye ve lojistik hizmetler, finansman ve kredilendirme hizmetleri, kamu ve resmi kurumlar, dernek, birlik ve STK’lar, medya kurum ve kuruluşları katılımcı olarak yer alacak. Fuarın ziyaretçi profilini ise tüm dünyadan doğal taş işleme makine ve teknolojileri bayi ve toptancıları, doğal taş uygulamacıları, inşaat ve taahhüt şirketleri, proje yönetim ve danışmalık şirketleri, yapı denetim şirketleri, mimarlık ofisleri, yapı marketler, yapı malzemeleri toptancıları, perakendeci ve dağıtıcıları, inşaat makineleri bayi ve toptancıları, madencilik ve doğal taş şirketleri oluşturuyor.
“DEĞİŞİK” TASARIMLAR MARBLE İZMİR’LE HAYAT BULUYOR
Fuar kapsamında doğal taş tasarım yarışması da düzenleniyor. Marble İzmir, bu yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’yla da genç tasarımcıları sektörün yenilikçi firmalarıyla bir araya getiriyor. Yarışma ile doğal taş ihracatının tasarım ve mimariyle desteklenerek katma değeri yüksek ürünlerle artması ve Türk doğal taşının pazarda yenilikçi yüzünün ortaya konulması amaçlanıyor.
Yarışmaya, bu yıl 20 ülkeden genç tasarımcı adayları doğal taş kullanarak oluşturdukları toplam bin 265 projeyle katıldı. Tasarımcıların jüri değerlendirmesi sonucu finale kalan 34 projesi, sektörün yenilikçi firmaları tarafından hayata geçirilecek ve ödül kazananlar 29. Marble İzmir Fuarı’nda belli olacak.
KENTTE MARBLE İZMİR BEREKETİ YAŞANACAK
Marble İzmir sektöre ve yan sektörlerine, ihracata, istihdama katkı sağlamasının yanı sıra önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da turizmden konaklamaya, ulaşımdan yiyecek içecek sektörüne kadar birçok alanda kent ve ülke ekonomisine pozitif etki sağlayacak. Fuar nedeniyle kente gelecek yerli, yabancı katılımcı ve ziyaretçiler, İzmir’de Marble bereketini hissettirecek.
420 MİLYON DOLARA ULAŞTI
Marble İzmir ilk yapıldığında doğal taş ihracatı 77 milyon dolarken yıllar içinde fuarın da katkısı ile Türkiye’nin doğal taş ihracatı 2 milyar doları aştı. Bu yılın ilk üç ayında da Türkiye doğal taş ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre artışla 420 milyon dolara ulaştı.
]]>Pandemi ile satışları artan, deprem felaketi sonrasında da yeniden ilgi odağı olan karavanlar, otel fiyatlarındaki artış nedeniyle 2024 yılının da gözdesi oldu. Yaz öncesi hızlanan karavan talebine cevap verebilmek için İstanbul’da Karavan Tanıtım Günleri düzenleniyor. Kozyatağı MetroGross marketin otopark alanında düzenlenecek etkinlikte, 19 firma, 40 adet karavanı ile yer alacak. 5 marka yeni modellerini tanıtacak. Etkinlik ücretsiz olacak.
Açık alanlarda karavan tanıtım organizasyonları düzenleyen HOBBYFESTTÜRKİYE, bu etkinliklerin ilkini 26-28 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da Kozyatağı MetroGross marketin otopark alanında düzenleyecek. Yaklaşık 1.500 metrekarelik alanda gerçekleşecek etkinlikte sektörün önde gelen 19 firması katılacak ve katılımcılar 40 adet karavanı inceleme fırsatı bulacak. Anadolu Ekspo Fuarcılık Genel Müdürü Tamer Karaoğlu, “2 ayda bir farklı şehirlerde, şehrin en popüler alışveriş merkezi ya da meydanlarında karavan severler ile bir araya geleceğiz. Kapalı alanlardan çıkıp, karavan severler ile açık alanlarda bir araya geleceğiz” dedi.
Karavan üreticilerinin ana hedefinin Avrupa olduğunu söyleyen Karaoğlu; “Pandemi ile satışları katlanan Karavanlar, deprem sonrası yeniden ilgi odağı olurken, konut sıkıntısı, kira artışları da eklenince hem Türkiye’de talepler arttı hem de kaliteli üretim, çeşitlilik ve tasarım avantajıyla ihracat ayağı büyüyor. Bu yılı 1 Milyar doların üzerinde satışla kapatması beklenen Karavan sektöründe son 2 yılda üretici sayısı da 5 katına çıktı. Karavan dekorasyonu, teknoloji, üretim kalitesi ve tasarımı ile Avrupa’ya ihracatı %123 artan Karavan sektörü, önümüzdeki 10 yılda Avrupa başta olmak üzere dünyanın Karavan üretim merkezi olmayı hedefliyor” dedi.
Yeni modeller tanıtılacak
Gerek yeni bir karavan sahibi olmak isteyen, gerekse var olan karavanını yeni modeli ile değiştirmek, yeni dekorasyon ve aksesuarları denemek isteyen alıcılara hitap eden etkinlikte motokaravanlar, çekme karavanlar, off-road karavanlar, mobil uydu ve anten sistemleri, doğa römorkları, şehir karavanları ve sadece bu etkinlikte olan araç dış su depo sistemleri gibi karavan almak isteyenlerin her ihtiyacını karşılayabilecek çözümler yer alacak. Etkinlikte 5 karavan firması, yeni modellerinin tanıtımını yapacak. Tamamen ücretsiz olan etkinliğe katılanlar, karavan hayatını deneyimleyecek, yeni model lansman karavanları görmenin yanı sıra avantajlı fiyatlardan da ürün satın alabilecek. Alanında ünlü Youtuber’lar ile tanışma fırsatı da sunan etkinlikte sponsor firmalardan sürpriz hediyeler de yer alacak.
Karavan sektörü büyüyor
Karavan sektörünün 2023 yılını çok hareketli geçirdiğini, bu yıl ise yaz aylarının yaklaşması ile hareketliliğin başladığını söyleyen Tamer Karaoğlu, “Özellikle HobbyFest gibi hızlı, etkili, sektöre yön veren kısa ama güçlü organizasyonlar sayesinde sektörün satış ivmesi daha da yükselecektir” dedi. Türkiye’de lisanslı karavan üreticisi sayısının 1000’e ulaştığını, yıllık motokaravan ve çekme karavan dahil üretimin 170-180 bin olduğunu anlatan Karaoğlu, “Sektörün en önemli sorunu nitelikli personel sorunudur. Üreticilerimizin okullar ile işbirlikleri yaparak sektöre nitelikli çalışanları dahil etmeleri gerekmektedir. Gençlerimizi de üretim bantlarına dahil ettiğimizde ülkemizdeki üretim kalitesi daha yukarı çıkacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Yüzde 400 artan karavan satışlarına üreticilerin yetişemediğini söyleyen Tamer Karaoğlu; ” Şu anda talep fazlalığından dolayı bir karavan en erken 1 yılda teslim edilebiliyor. Yurtdışından da çok fazla talep geliyor. Türkiye’deki üreticiler aynı zamanda Avrupa’nın karavan alanında eksik kaldığı noktalarda ciddi bir tedarikçisi konumuna geldi. İhracat atağında bulunan firmalar, ikili görüşmeler yaparak Türkiye’yi Karavan üretiminin merkezi haline getirmek istiyor. Yaz sezonuna girerken, Karavan, Tiny House veya Kamp tatili arayışında olanlar için ailecek katılabilecekleri bir şölen havasında düzenlenecek olan bu organizasyonda tüm katılımcı ve ziyaretçiler keyifli vakit geçirecekler” şeklinde konuştu.
Eylül’de fuar düzenlenecek
Türkiye’nin en büyük karavan fuarı ise Eylül ayında düzenlenecek. Marmara Kamp & Karavan ve Doğa Sporları Fuarı 11-15 Eylül 2024’te Marinturk İstanbul City Port Pendik’de doğa tutkunları ve uygun fiyatlara tatil yapmak isteyenler için kapılarını açacak. Yaklaşık 100 firmanın, 300’den fazla markanın katılacağı fuarda her ihtiyaca göre karavanlar sergilenecek. Fuarda karavan ve doğa tutkunları çekme karavanlardan motokaravanlara, campervanlardan, kamp treylerlerine, araç üstü çadırlardan kamp malzemeleri ve karavan ekipmanlarına kadar aradığı her şeyi bulabilecek ve test edebilecek. Fuarda Tiny House özel bölümü de olacak. – İSTANBUL
]]>Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Emre ve Sülübey Mahalleleri mitinginde vatandaşlarla buluştu. Büyük bir coşku içerisinde yoğun kalabalıkla karşılanan Başkan Başdeğirmen, 2024-2029 yılları arasında yapacakları projeleri anlatarak, bugüne kadara şehre kazandırdıkları yatırımlardan bahsetti. Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, vatandaşlara seslenerek, 5 yıl kendilerine hizmet edecek belediye başkanı ve ekibini seçerken iyi düşünmeleri gerektiğini belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Yerel seçimlerde seçeceğimiz kişileri bilmemiz gerekir. Bize ve şehrimize faydalı olur mu olmaz mı, çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayabilir mi, engelli, yaşlı, ihtiyaç sahiplerimize dokunabilir mi, gönülden belediyecilik yapabilir mi bunlara bakmamız lazım. Herkes projelerini anlatıyor. Belediyeciliğin rutin hizmetleri her zaman yapılır. Ama önemli olan o belediye başkanının insanlara yaklaşımı nedir, gönül belediyeciliği yapabilir mi, ihtiyaç sahiplerinin yanında olabilir mi bunları iyi irdelememiz gerekiyor” dedi.
Başkan Başdeğirmen, “Andık Deresi ve Kirazlıdere’ye gerek var mıydı?’ diye yazmışlar. Bu kadar olabilir mi? Vatandaşlarımızın en çok gezmekten, vakit geçirmekten keyif aldığı Andık ve Kirazlıdere’yi neden yaptın diye soruyor. Bu insanların biz göreve geldiğimizde hesaplarına baktık. 2019 Şubat’ında Kitap Fuarı’nı yaptılar. O günün parasıyla 1 milyon 510 bin lira para harcamışlar. 10 günlük fuara bu kadar harcamışlar. Bu arada çocuk mezarlığının kaldırıldığı, mezarlık içerisinde vatandaşa ait bir arsa var. Arsa sahibinin talebi 600 bin lira. Bu yeri almadan o alana 20’ye yakın bebek cenazesi gömmüşler. Bu parayı arsa sahibine vermiyor, 1 milyon 510 bin liraya Kitap Fuarı yapıyor ve o arsa sahibi belediyeye dava açıyor, haklı görülüyor oradaki 20 bebeğin kabri açılıyor cenazeler başka yere taşınıyor. Bu insan bir kez daha sizden oy istiyor. O çocukların ailelerini düşünün, 20 cenaze. Arsanın değeri 600 bin lira 10 günlük Kitap Fuarı’na harcanan para 1 milyon 510 bin lira. Bu cenazelerin alınması bizleri çok üzdü. Biz göreve geldik aynı Kitap Fuarı’nı aynı sistemle üzerine 40 bin lira fuar alanı kirası alarak yaptık, üzerine hiç para vermedik. Almadıkları arsanın mahkeme sürecinde geçen kirası olan 450 bin lirayı göreve geldiğimizde üçüncü günde ödedik. Böyle insanın yüreği burkuluyor, canımız yanıyor. Bir belediye başkanının basiretsizliği, vizyonsuzluğu ve çok büyük ayıbıdır. O ailelerin hakkını ne yaparsa yapsın ödeyemez” ifadelerinde bulundu.
Konuşmaların ardından İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyesi adayları tanıtıldı. – ISPARTA
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, sağladığı ticaret hacmiyle bu yıl da sektöre umut olmaya devam edecek. Fuarda, tüm doğal taş firmaları Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken, C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da geçtiğimiz yıl olduğu gibi renk renk, çeşit çeşit yüzlerce blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de; sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergilenecek.
1998 yılından bu yana Uluslararası Fuarlar Birliği (UFI) üyesi olan Marble İzmir, Türk doğal taşının dünyaya açılarak pazar payını arttırması ve yeni pazarlara ulaşılması açısından büyük önem taşıyor. Marble İzmir’in ilk yılında Türkiye’nin doğal taş ihracatı 77 milyon dolarken, yıllar içinde fuarın da katkısı ile ihracat 2 milyar dolar seviyelerine geldi. Sektör fuarı, fuar da sektörü büyüttü ve Marble İzmir, yıllar içinde doğal taş ihracatının can damarı haline geldi. Türkiye’nin doğal taş sektöründe dünya rezervlerinin üçte birine sahip olma avantajı yanında, renk ve desen zenginliğine de sahip olmasının etkisiyle son 10 yılda doğal taş ihracatı, Türkiye ekonomisine yaklaşık 20 milyar dolarlık katkı sağladı. Bu yılın ilk iki ayında Türkiye doğal taş ihracatı, geçen yıla oranla yüzde 5 yükselişle 274 milyon dolar oldu. Fuarın bu yıl da geçmiş yıllardan daha büyük bir ticaret hacmi oluşturması ve doğal taş sektörüne ihracatta yeni hedeflere ulaşması için katkı sağlamaya devam etmesi bekleniyor. Fuara olan ilgi ve talep, doğal taş sektörünün uluslararası platformlarda daha da güçlenmesini sağlarken, Türkiye’nin bu alanda liderliğini de pekiştiriyor.
100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor
İlk yılında Kültürpark’ta 47 yerli katılımcısıyla başlayan ve 4 bin 719 kişiyi ağırlayan Marble İzmir Fuarı, geçtiğimiz yıl 167’si ülke dışından olmak üzere bin 15 katılımcıya ulaşırken, 148 ülkeden 9 bin 56’sı yabancı olmak üzere toplam 79 bin 153 ziyaretçiyi ağırlamıştı. Fuarın bu yıl Türkiye ve dünyanın dört bir yanından 100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.
Alım heyetleri ile ticaret hacmi artacak
Marble İzmir için ABD, Orta Doğu ile Asya ve Avrupa bölgelerindeki ticari ataşeliklerle iş birlikleri yapılırken, fuara dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçi bekleniyor. Ticaret Bakanlığının ihracata yönelik destekleriyle; Ege Maden İhracatçıları Birliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile ortak yürütülen üç farklı alım heyeti programı düzenlenecek. Bu programlar kapsamında hedef ülke olarak belirlenen; Birleşik Krallık, Güney Kore, Fransa, İtalya, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Kuveyt ve Azerbaycan’dan yüzlerce yabancı müşteri ağırlanacak. Fuar süresince düzenlenecek B2B görüşme programlarıyla katılımcı firmaların müşterilerle hızlı ve etkili biçimde görüşmesi sağlanacak. Web sayfası üzerinden Avustralya’dan İtalya’ya, ABD’den Çin’e kadar dünyanın her kıtasındaki toplam 59 ülkeden yabancı ziyaretçi başvuru kaydı alındı.
Marble İzmir’de, doğal taş ve ürünleriyle; madencilik sarf malzemeleri, fabrika ve atölye sarf malzemeleri, madencilik makineleri, iş makineleri ve ağır ekipmanlar, fabrika ve atölye makineleri, çevre koruma, geri dönüşüm ve kazanım sistemleri, sektörel kuruluşlar, bilgi işlem ve yazılım firmaları, nakliye ve lojistik hizmetler, finansman ve kredilendirme hizmetleri, kamu ve resmi kurumlar, dernek, birlik ve STK’lar, medya kurum ve kuruluşları katılımcı olarak yer alacak. Fuarın ziyaretçi profilini ise tüm dünyadan; doğal taş işleme makine ve teknolojileri bayi ve toptancıları, doğal taş uygulamacıları, inşaat ve taahhüt şirketleri, proje yönetim ve danışmalık şirketleri, yapı denetim şirketleri, mimarlık ofisleri, yapı marketler, yapı malzemeleri toptancıları, perakendeci ve dağıtıcıları, inşaat makineleri bayi ve toptancıları, madencilik ve doğal taş şirketleri oluşturuyor.
Değişik tasarımlar Marble İzmir’le hayat buluyor
Fuar kapsamında doğal taş tasarım yarışması da düzenleniyor. Marble İzmir, bu yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışmasıyla da genç tasarımcıları sektörün yenilikçi firmalarıyla bir araya getiriyor. Doğal taş ihracatının, tasarım ve mimariyle desteklenerek katma değeri yüksek ürünlerle yapılmasıyla artması, Türk doğal taşının pazarda yenilikçi yüzünün ortaya konulmasının amaçlandığı yarışmada hayata geçirilecek özgün tasarımlar, Marble İzmir’de ziyaretçilerle buluşacak. Yarışmaya bu yıl, 20 ülkeden genç tasarımcı adayları doğal taş kullanarak oluşturdukları toplam bin 265 projeyle katıldı. Tasarımcıların, jüri değerlendirmesi sonucu finale kalan 34 projesi, sektörün yenilikçi firmaları tarafından hayata geçirilecek ve ödül kazananlar 29. Marble İzmir Fuarı’nda belli olacak.
Marble İzmir; sektöre ve yan sektörlerine, ihracata, istihdama katkı sağlamasının yanı sıra önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da; turizmden konaklamaya, ulaşımdan yiyecek içecek sektörüne kadar birçok alanda kent ve ülke ekonomisine de pozitif etki sağlayacak. Fuar nedeniyle kente gelecek yerli, yabancı katılımcı ve ziyaretçiler, İzmir’de Marble bereketini hissettirecek.
Marble mobil uygulaması bilgilendirip kolaylık sağlıyor
Geçtiğimiz yıl hazırlanan Marble İzmir mobil uygulaması, bu yıl da bilgilendirici bir rehber olma özelliğini sürdürecek. Uygulama, dünyanın her yerinden Marble İzmir’i duyan, gelmek isteyen, alım yapmak, ürünlerden haberdar olmak isteyen herkesi bilgilendirecek. Telefon ve akıllı cihazlarda kullanılabilen uygulama aracılığıyla Marble İzmir’e ve firmalara dair tüm bilgilere ulaşılabilecek. Hem Apple Store hem de Google Play’den cep telefonu ve tabletlere indirilebilen, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan uygulama, katılımcı ve ziyaretçilere kolaylık sağlayacak. – İZMİR
]]>Erbaş, Hırka-i Şerif’in ziyarete açılması vesilesiyle düzenlenen törenin ardından Fatih Camii’nde hutbe irat etti, cuma namazı kıldırdı.
İsrail’in, Gazze’de yaptığı insanlık dışı katliama değinen Erbaş, şehitler için rahmet, gaziler için şifa diledi.
Gazze’deki drama karşı İsrail ürünlerine boykot çağrısında bulunan Erbaş, “Büyük nimetler içinde ramazanımızı idrak ederken Gazze’de, Filistin’de bombalar altında can veren şehitlerimizi unutmamaktadır. Orada gazi olan, yaralı olan kardeşlerimizi unutmamaktır. Yurtları, vatanları için, evleri, barkları için mücadele eden şehitleri unutmamaktır. Onlara elimizle yapabileceğimiz ne varsa yapmak, dilimizde yapabileceğimiz ne varsa yapmak, kalbimizde dualarımızla eksik etmemektir. Onların başarısı için elimizden, dilimizden, kalbimizden gelen her şeyi yapmaktır. İşte öyle oruç tutarsak Rabbimiz oruçlarımızı kabul eder. Yoksa duyarsız bir müminin tutmuş olduğu oruçlar, yapmış olduğu ibadetlerden mutlaka sorulacaktır. Müminler bir vücut gibidir. Vücudun uzuvları ne zaman nerede sıkıntı yaşarsa vücudun tamamı bundan rahatsız olduğu gibi dünyanın neresinde olursa olsun bir Müslümanın başına gelen bir sıkıntı ve zulüm bütün müminlerin, Müslümanları rahatsız etmeli aziz kardeşlerim. Elimizle, dilimizle bütün imkanlarımızla mazlumlara destek olmaya devam edelim. Tek bir kuruşumuza dahi olsa zalimlere ve destekçilerine katkıda bulunmayalım. Boykotlara devam edelim.” ifadelerini kullandı.
“Fuarlarda 150’den fazla yayınevinin binlerce kitabını kitapsever kardeşlerimizle buluşturacağız”
Erbaş, cuma namazının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) düzenlediği 41. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışına katıldı.
Erbaş, burada yaptığı konuşmada, nitelikli kitapları okuyucularla buluşturacaklarını söyledi.
Ramazan ayının bu müstesna zaman diliminde Kur’an ayının manevi ikliminde bu anlamlı ve değerli buluşmayı yayınlarıyla, gayretleriyle ve maddi manevi imkanlarıyla zenginleştiren bütün yayıncılara teşekkür eden Erbaş, şunları kaydetti:
“Allah kendilerinden razı olsun. Malumunuz olduğu üzere oruç ibadetinin kalplere huzur, ruhlara dinginlik veren etkisiyle kendimizle yüzleşme fırsatı bulduğumuz bu bilgi ve bilinç düzeyinde bir farkındalık oluşturmak için geçmişten bu yana kitap fuarları düzenliyoruz. Bu yıl iki farklı noktada 15 Mart-19 Mart tarihleri arasında kitapseverleri ağırlayacak, fuarlarda 150’den fazla yayınevinin binlerce kitabını kitapsever kardeşlerimizle inşallah buluşturacağız. Ankara’da Hacı Bayram Veli Camii’nin hemen avlusunda burada da işte İstanbul Fatih Camii’nin avlusunda, kitap fuarlarının huzur veren atmosferini inşallah okuyucularımızla buluşturacağız. Fatih Camii’nin hemen bitişiğinde gerçekleşecek bu ilim, edebiyat, tarih, kültür, sanat, aile, genç, çocuk gibi pek çok alanda yayınlanmış nitelikli kitapları, okuyucularıyla buluşturacağız inşallah. Fuar süresince gerçekleştirilecek söyleşi ve imza günlerinde yazarları, kitapseverlerle buluşturacak, bunun yanı sıra çeşitli kültürel etkinlikler ve özellikle hemen yanımızdaki çadırda çocuklara yönelik aktiviteler, etkinlikler gerçekleştireceğiz. Oruç mevsimini bilgiyle zenginleştiren, ibadet günlerimizi kitapla bereketlendiren bu değerli hizmetlerde emeği bulunan bütün yayınevi sahiplerine ve çalışanlarına Türkiye Diyanet Vakfımızın ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın mensuplarına bilgiye, bilime, kitaba gönül veren bütün kardeşlerimize teşekkür ediyorum”
Prof. Dr. Ali Erbaş, kurdele kesim töreninin ardından fuar çadırını gezdi.
Erbaş’a, İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş eşlik etti.
]]>Konya Ticaret Odası Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen 20. Konya Tarım Fuarı tamamlandı. Toplam 100 bin metrekare sergi alanında yapılan fuara 454 firma katıldı. Konya Tarım Fuarı 96 ülke ve Türkiye’nin 81 ilinden 241 bin 508 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.
“241 bin 508 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır”
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Tarım Fuarı’nın beş gün boyunca fuar merkezinde yapılan ticaret ile iç ve dış talep canlılığı sağlaması ve Konya ekonomisine katkısı açısından son derece verimli geçtiğini ifade etti. Başkan Öztürk, “Türkiye’nin en büyük, dünyanın da sayılı tarım fuarları arasında yer alan Konya Tarım Fuarı’nın 20.’sini, Konya Ticaret Odası Uluslararası Fuar Merkezimizde başarı ile tamamladık. Şehrimiz ve ülkemiz tarım sektörünün dünyaya açılan kapısı olarak gördüğümüz Konya Tarım Fuarımız bu sene de bu özelliğini yerine getirmiştir. Şenlik havası içinde geçen fuarımıza katılan firma temsilcilerinin ve ziyaretçilerimizin de fuardan mutlu ayrıldığını görmekten ayrıca memnuniyet duyduk. Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı ve Konya protokolümüzün kıymetli üyelerinin katılımıyla resmi açılışını yaptığı fuarımız, ülkemizin 81 ilinden ve 96 farklı ülkeden 241 bin 508 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır. Dünya’nın beş kıtasından gelen ziyaretçilerle fuarımız, 22 ülkeden katılan 454 firmanın ticaretlerini artırma imkanı getirmiştir. Fuar süresince yapılan sıcak satış ve kurulan iş bağlantıları sektörde iç ve dış talep canlılığını sağlamıştır. Ayrıca fuara katılan firmalar, odamız organizasyonu ile fuarımızı ziyaret eden yabancı alım heyetleri ile direkt olarak ticaret yapma imkanı bulmuşlardır. Fuarın tarım makineleri sektörümüzün ihracatına büyük katkısı olacaktır. Fuarımız aynı zamanda tarım makineleri üretiminde teknolojik ve dijital dönüşümünün sergilendiği bir platform olmaktadır. Fuarımız sektördeki yenilikleri ve değişimi göstererek, dönüşümün gerçekleştirilmesinde önemli bir görev üstlenmektedir. Tarım makineleri sektörünün üretim yapısının dönüşümü, dünya ile rekabette üreticilerimize avantaj sağlayacaktır” dedi.
“Konya Tarım Fuarı’nın bu sene de son derece verimli geçtiğini görmekteyiz”
Konya Tarım Fuarı’nın düzenlediği ilk fuardan itibaren bu seneki ziyaretçileriyle birlikte toplam 3,5 milyondan fazla kişiyi ve 7 binden fazla firmayı ağırladığını belirten Başkan Öztürk, “Konya Tarım Fuarı, Konya’daki yıl içindeki etkinlikler içerisinde düzenlendiği tarihlerde en fazla sayıda yabancı ülkeden ve 81 ilimizin tamamından 240 binin üzerinde ziyaretçi çeken tek etkinliğidir. Uçak ve tren seferlerinin tamamı dolu yapılmıştır. Fuar için yolcu talebini karşılamak amacıyla Türk Hava Yolları ek sefer düzenlemiştir. Ayrıca şehrimizdeki tüm oteller tam doluluğa ulaşmıştır. Hizmetler sektörümüzün de yılın tamamında ulaştığı ekonomik büyüklükte tarım fuarımızın büyük katkısı olmaktadır. Bu açılardan değerlendirdiğimizde Konya Tarım Fuarı’nın bu sene de son derece verimli geçtiğini görmekteyiz” şeklinde konuştu.
Öztürk, “Tarım fuarımız için fuar alanımızın çevre düzenlenmesine katkılarından dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a ve Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca’ya teşekkür ediyorum. Fuarımızı ziyaret ederek firma temsilcileriyle ve ziyaretçilerimizle bir araya gelen kurum ve kuruluşlarımızın yetkililerine şükranlarımı sunuyorum. Fuarın düzenlenmesinde katkısı olan kurum ve kuruluşlarımıza, katılımcı firmalarımıza ve tüm ziyaretçilerimize, fuarın başarı ile gerçekleştirilmesi için fuar süresince emek harcayan odamız yönetim kurulu üyelerine ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu. – KONYA
]]>Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden olan tekstilde dış ticaret hacmine güç katan Bursa Textile Show Fuarı sona erdi. BTSO’nun ihracat odaklı hamlelerinden olan KFA Fuarcılık AŞ’nin fuarcılık tecrübesi ile 5-7 Mart 2024 tarihleri arasında Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen Bursa Textile Show Fuarı’na 2 ayrı salonda 80’i aşkın firma katıldı. Fuarda ayrıca trend alanları ve ilham verici seminerlerle katılımcılara sektördeki son yenilikleri keşfetme imkanı sunuldu.
BTSO öncülüğünde yürütülen Giysilik Kumaş UR-GE projeleri çerçevesinde B2B organizasyonunda ise yabancı iş profesyonelleri Bursalı firmalarla iş görüşmesi gerçekleştirdi. Fuara, başta Avrupa, Afrika, Türk cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerinden olmak üzere dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geldi.
“Sektörün en önemli buluşmalarından”
BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, tekstil sektörünün en önemli buluşmalarından olan Bursa Textile Show Fuarı’nın sektörün ihracat hedeflerine katkı sağladığını söyledi. Fuarın bu yıl 11. kez düzenlendiğini kaydeden İsmail Kuş, “BTSO olarak sektörlerimizin ihracat odaklı büyümesi için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Bursa Textile Show Fuarı da bu vizyonla hayata geçen organizasyonlardan birisi. Fuar yurt dışından yabancı alıcıları Bursalı firmalarla buluşturdu. Sektörümüzün nitelikli büyümesi için ihracat önemli. Biz de bu hedefle fuarcılık çalışmalarına önem veriyoruz” dedi.
“Farklı coğrafyalardan müşteriler kazandık”
Fuar katılımcılarından Marsala Tekstil firması Pazarlama Direktörü Özlem Özel, Bursa Textile Show Fuarı’na ikinci kez katıldığını belirterek, fuarda beklentilerinin üzerinde ziyaretçi yoğunluğu ile karşılaştıklarını söyledi. Özel, “Üretimimizin yüzde 80’inini ihraç ediyoruz. Firma olarak fuardan memnunuz. 3 gün boyunca Rusya, Almanya, İspanya, İngiltere gibi farklı ülkelerden ziyaretçilerle görüşmeler gerçekleştirdik” diye konuştu.
“Özellikle Rusya, Beyaz Rusya, Ürdün’den alıcılar ağırladık”
Melba Tekstil firmasından Bahadır Yaşbey, fuara ilk defa katıldıklarını söyledi. Fuarın alanı ve atmosferinin güzel hazırlandığını belirten Yaşbey, “Fuarda yabancı alıcılardan yoğun ilgi gördük. İlerleyen dönemlerde fuarın daha iyi noktaya geleceğine inanıyorum. Bu sene fuarda özellikle Rusya, Beyaz Rusya, Ürdün’den alıcılar ağırladık. Siparişlerimizi de aldık. Bizim için olumlu bir fuar oldu” dedi.
Marka Kumaş firmasından Mehmet Emin Süsem ise Bursa Textile Show Fuarı ile her sene farklı ülkelerden yeni müşteriler kazandıklarını söyledi.
“Fuar fırsatlar sunuyor”
Tende Tekstil firmasından İsmail Hasırcı, fuarın düzenlendiği ilk yıldan bu yana katılımcı olarak yer aldıklarını belirterek, “Özellikle bu sene Avrupa ve Balkanlar ağırlıklı olmak üzere birçok firma ile bağlantılar kurduk. Bizim için en önemli konu network. Bu konuda Bursa Textile Show bizlere büyük fırsatlar sağlıyor. Bu konuda desteğinden dolayı BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a teşekkür ediyoruz” dedi.
Erşat Tekstil firmasından Ertan Er ise Bursa Textile Show Fuarı’nın Bursa’daki sektör temsilcileri için önemli olduğunu söyledi.
Belçika’da tekstil sektörünün önemli firmalarından Tonickx’in tasarımcılarından Anton Frans, “Uzun süredir Türkiye’den ürün alıyoruz. Bursa’da iş birliği yaptığımız birçok firma var. Bursa’ya 2. kez geldim. Bursa’daki firmalarla sürekli iletişim halindeyiz. Bu fuar bizim için çok önemli çünkü çalıştığımız tüm firmaları aynı mekanda görebiliyoruz” dedi.
“Ürünlerin kalitesi üst seviyede”
Mısır’dan gelen Menna Shalaby, Bursa Textile Show Fuarı’nda keten ve dokuma kumaş siparişi vererek ülkesine döneceğini söyledi. Shalaby, bir sonraki fuara mutlaka geleceğini belirterek, “Fuarda dünyanın her coğrafyasından firmalar var. Kumaş kalitesi Bursa’da çok iyi konumda” ifadelerini kullandı. Ukrayna’da faaliyet gösteren Promo Tex firmasından Antonina Pasichnyk, kadın giysi üretimi için kumaş tercihlerinin Bursa’dan olmasını istediğini belirterek, fuarda yeni iş bağlantıları kurduğunu söyledi. Hollanda’dan gelen Hajar Lmerrouni ise şal üzerine satış yaptığını belirterek, doğal iplik malzemelerinin kendisi için büyük ihtiyaç olduğunu söyledi. Lmerrouni, “Fuar her açıdan nitelikli bir yapıya sahip. İstediğim ürünleri kolayca bulma fırsatı buldum” dedi.
BTSO’nun iştiraki KFA Fuarcılık AŞ organizasyonuyla düzenlenen fuara, Ticaret Bakanlığı, KOSGEB ve UTİB de destek veriyor. – BURSA
]]>Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü hem istihdam hem de ihracat gelirleriyle Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. 22 bin 640 ihracatçı, 42 bin 434’e yakın imalatçının olduğu sektör, üretimde çalışan yaklaşık 700 bin kişi ile ülke istihdamında da öncelikli sektörler arasında bulunuyor. Perakende ve hazır giyim sektörüyle birlikte toplam istihdam ise 2 milyonu aşıyor.
Öte yandan hazır giyim ve konfeksiyon; Türkiye’de en fazla ihracat yapan 3’üncü sektör konumunda yer alıyor. Türkiye ise; dünyanın en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yapan 5’üncü ülkesi. 2023 yılında 19,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, genel ihracat içinde yüzde 7,5’lik paya sahip.
30 yılı aşkın fuarcılık tecrübesine sahip olan ve Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı ITM’i bir dünya markası haline getiren Teknik Fuarcılık, konfeksiyon ve hazır giyim sektörünün yakaladığı başarıyı sürdürülebilir hale getirmek üzere harekete geçti. Konfeksiyon Makineleri Danışma Kurulu üyelerinin destekleri ve Konfeksiyon Otomasyon ve Makine İmalatçıları Derneği’nin (KOMİD) iş birliği ile düzenlenecek GarmentTech İstanbul Fuarı; dünyanın dört bir yanından gelecek profesyonel ziyaretçilere ve küresel alıcılara ev sahipliği yapacak.
“GarmentTech İstanbul Fuarı’nı bir dünya markası haline getireceğiz”
Bu büyük buluşma ve iş birliğinin lansmanı amacıyla düzenlenen GarmentTech İstanbul Fuarı’nın basın toplantısı, İstanbul’da gerçekleştirildi. Sektör birlik başkanları, Konfeksiyon Makineleri Danışma Kurulu üyeleri ve firma yöneticilerinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını Teknik Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Necip Güney yaptı. Konuşmasına, “Konfeksiyon Makineleri Danışma Kurulu’nun değerli üyeleri ve Konfeksiyon Otomasyon ve Makine İmalatçıları Derneği’nin (KOMİD) destekleri ve iş birliği ile gerçekleştireceğimiz fuarımızın; ülkemize ve tüm konfeksiyon sektörümüze hayırlı olmasını temenni ediyorum.” sözleriyle başlayan Güney, konfeksiyon ve hazır giyim sektörüyle ilgili bilgiler paylaştı.
Güney, “ITM Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı’nı bir dünya markası haline getiren organizasyon ekibi olarak bizler, yıllardır olduğu gibi bugün de yine aynı özveri, aynı titizlik ve disiplin ile GarmentTech İstanbul Fuarı’nın başarı çıtasını yükseltmek için çalışacağız. Sektör birliklerimizin desteği ve Konfeksiyon Makineleri Danışma Kurulu üyelerimizle el ele vererek GarmentTech İstanbul Fuarı’nı da bir dünya markası haline getireceğiz” ifadelerini kullandı.
Güney, konuşmasına şöyle devam etti: “Son dönemlerde Euro bölgesinde düzenlenen fuarlar kan kaybediyor. İstanbul’da düzenleyeceğimiz fuarımız, konaklama, gastronomi ve ulaşım kolaylığı açısından katılımcı ve ziyaretçilere büyük kolaylıklar sunuyor. Ayrıca vize problemi nedeniyle Avrupa’ya giderken zorluk yaşayan ülkelerden gelecek ziyaretçiler fuarımızın ziyaretçi sayısını arttıracak. Fuarımıza Almanya, İtalya, Çin, Japonya, Mısır, Özbekistan, İran’ın aralarında bulunduğu onlarca ülkeden 400’ün üzerinde firmanın katılım göstermesini bekliyoruz. Ayrıca fuarların farklı bir sinerjisi var. Ülkelerin turizm gelirleri arasında fuarlar oldukça önemli bir yer tutuyor. Örneğin Almanya’nın yıllık fuar hacmi Türkiye’nin kat be kat üstünde. Bu nedenle Türkiye’nin fuarcılık alanında turizm gelirlerini arttırmamız şart. Fuar organizatörleri olarak bizlerin ve ilgili bakanlıklarımızın bu konuda yoğun bir şekilde çalışması gerekiyor.”
“Sektör olarak umarım nice 30 yıllar, birlikte başarılı fuarlara imza atarız”
Fuar Danışma Kurulu adına konuşma yapan Çatma Makina Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Çatma, 30 yıl önce kurulan Konfeksiyon Makineleri Danışma Kurulu olarak bugüne kadar sayısız fuara imza attıklarını söyledi. Çatma, “Teknik Fuarcılık ile yapmış olduğumuz iş birliğinin sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Umarım sektör olarak bundan sonra nice 30 yıllar birlikte başarılı fuarlara imza atarız. Danışma Kurulu olarak Konfeksiyon Makineleri Fuarı alanında dünyada ilk 3 fuar arasında yer alıyoruz. İş birliğimiz neticesinde ilk 2 fuardan biri olmayı hedefliyoruz. Sektör temsilcilerimize ve danışma kurulu üyelerimize destekleri için çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Fuar sayesinde yurt dışındaki fuarlara gitmek zorunda kalmayacağız”
KOMİD Başkanı Haluk Akın ise yerli konfeksyion makine üreticilerinin yurt dışındaki fuarlara giderken vize problemi yaşadığını hatırlatarak, “Fuarı, tıpkı ITM gibi bir dünya markası haline getirirsek yurt dışındaki fuarlara gitmek zorunda kalmayız. Teknik Fuarcılık firmasının, KOMİD ve Konfeksiyon Makineleri Danışma Kurulu’nun desteği ve iş birliği ile GarmentTech Fuarı’nı dünya markası yapacağına inancımız tam. KOMİD olarak üyelerimizle birlikte bu fuarın başarılı olması için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye konuştu.
“Konfeksiyon Makineleri Sektörünün Teknik Fuarcılık ile iş birliği yapması beni umutlandırdı”
Tekstil Makineleri ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Başkanı Adil Nalbant konuşmasında tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin Türkiye için öneminden bahsetti. Tekstilin dünya ile rekabet edebileceğimiz tek sektör olduğunu söyleyen Nalbant, Teknik Fuarcılık firmasının fuarcılık alanındaki tecrübesine vurgu yaptı. 2004 yılından beri Tüyap ve Teknik Fuarcılık ortaklığı, TEMSAD iş birliği ile düzenlenen ITM Fuarı’nın dünyanın alanında en önemli fuarı haline geldiğini hatırlatan Nalbant, sözlerine şöyle devam etti: “Konfeksiyon makineleri sektörünün, GarmentTech İstanbul Fuarı için Teknik Fuarcılık’la iş birliği yapmakla en doğru kararı verdiğini düşünüyorum. Fuar, sektör adına beni oldukça umutlandırdı. Bizim tekstil makineleri alanında yakaladığımız başarıyı, umarım sizler de konfeksiyon makineleri alanında yakalarsınız. Bu ekip, nasıl ITM’i bir dünya markası haline getirdiyse GarmentTech Fuarı’nı da dünya markası yapacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.
Yatırımlarına yön vermek isteyen sektör profesyonelleri fuara katılacak
Yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin alanında en kapsamlı buluşması olacak fuarda; dikişten kesime, ütüleme sistemlerinden paketlemeye, nakıştan baskıya ve denime kadar konfeksiyon ve hazır giyim üretiminde kullanılan tüm teknolojiler sergilenecek. Özellikle Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren yerli ve yabancı üreticilerin küresel alıcılarla buluşacağı fuar; yeni teknolojileri uygulamak ve yatırımlarına yön vermek isteyen sektör profesyonellerini misafir edecek. Kusursuz, hızlı ve uygun maliyetli giyim üretmeyi hedefleyen, kapasitelerini artırmak ve makine parkurunu genişletmek isteyen firma yöneticileri fuara akın edecek.
Konfeksiyon ve hazır giyim sektörüne ivme kazandıracak
Avrupa ve Asya’yı birleştiren İstanbul’da gerçekleştirilen fuar, makine satışları ve yeni ticari iş birlikleri sayesinde konfeksiyon ve hazır giyim sektörüne ivme kazandıracak. Fuar sırasında gerçekleştirilecek makine satışları ve iş birlikleri ile hem Türkiye’nin hem de dünya ticaret hacminin gelişmesine katkıda bulunulacak. Katılımcı firmalar; marka bilinirliğini arttırmanın yanı sıra yeni iş birlikleri başlatma fırsatı yakalayacak.
Ulaşım ve vize kolaylığı, fuara çok sayıda ziyaretçi çekecek
Dünya tekstil ve hazır giyim ticaretinin merkezinde olan İstanbul, bu büyük buluşmaya ev sahipliği yapacak. Fuarın doğu ile batıyı birleştiren bir köprü vazifesi gören İstanbul’da düzenleniyor olması fuarı bir cazibe merkezi haline getirecek. Coğrafi konumu nedeniyle; hem Avrupa ülkelerindeki hem de Ortadoğu, Kuzey Afrika, Türki Cumhuriyetler, Balkanlar ve Asya ülkelerindeki firmalar uçakla 3 saatlik kısa bir yolculuk sonrası İstanbul’a gelip fuarı ziyaret edebilecek. Schengen vizesi problemi nedeniyle Avrupa’ya giderken sorun yaşayan İran, Cezayir, Mısır, Tunus, Fas, Pakistan, Bangladeş ve Hindistan gibi ülkelerden gelecek ziyaretçilerin Türkiye’ye gelirken bu sorunu yaşamamaları fuarın çok fazla ziyaretçi ağırlamasını sağlayacak. – İSTANBUL
]]>İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition Fuarı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ve çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı.
Burada konuşan TİM Başkanı Gültepe, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye’nin sanayileşmesinde, kalkınmasında, istihdamında ve dışa açılmasında özel bir yeri olduğunu söyledi.
Türkiye’de sanayileşmenin bu iki sektörle başladığını belirten Gültepe, 1980’li yıllarda dışa açılmanın öncülüğünü de yine bu iki sektörün yaptığının altını çizdi.
Gültepe, yıllarca bu iki sektörün ihracatta zirve olduğunu dile getirerek, Türkiye’nin her iki sektörde de küresel oyuncu olduğunu vurguladı.
Etle tırnak gibi birbirinden ayrı düşünülemeyecek tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 2022 yılının 32 milyar dolara yakın ihracatla kapatıldığını hatırlatan Gültepe, gerek küresel pazarlardaki daralma, gerekse yüksek maliyet artışlarına bağlı olarak rekabetçiliğin kaybedilmesi nedeniyle 2023 ve 2024’ün ilk iki ayında ise sırasıyla yaklaşık 29 milyar dolar ve 4,8 milyar dolarla hedeflerin gerisinde kalındığını belirtti.
Gültepe, bir ay önce İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın (IFCO) 5’incisini düzenlediklerini, 600’e yakın firmanın katıldığı bu fuarda ziyaretçi rekoru kırdıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Dile kolay, 159 ülkeden 15 bini yabancı, 38 bin 500 ziyaretçi ağırladık. Firmalarımız bir yandan müşterileriyle mevcut ilişkilerini derinleştirirken bir yandan da yeni işbirliklerinin temellerini attılar. Texhibition Fuarı’nın 5’incisine de çok yoğun bir ilgi olduğunu biliyorum. 550’yi aşkın katılımcının yer aldığı fuarımıza 30 bin ziyaretçi bekleniyor. Elbette bu büyük ilginin ihracatımıza pozitif yansımaları olacak.
Yılın ikinci yarısında küresel pazarların canlanmasıyla birlikte hem hazır giyim hem de tekstil ihracatımızda ibre yeniden yukarıya dönecek. Türkiye, tekstil ve hazır giyim üretiminde marka ülke. Kaliteli üretimimizle, hızımızla, sosyal sorumluluk kriterlerimizle ve Avrupa gibi büyük bir pazara yakınlığımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz. Bütün bu avantajlarımızın yanı sıra sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşümü de fırsata çevirmek için çalışıyoruz.”
Gültepe, hem tekstil, hem de hazır giyim için Yeşil Mutabakat’a uyum için yol haritasını hazırladığını ve uygulama sürecinin başlatıldığını da söyledi.
Hazır giyimde 40, tekstilde 20 milyar dolarlık ihracat hedeflerinin olduğunu kaydeden Gültepe, “Konjonktürel nedenlerle gecikmeler olabilir ama biz mevcut potansiyelimizle bu hedeflerin çok uzak olmadığını biliyoruz. Evet ihracatta küresel konjonktür önemli. Talebi ve riskleri önceden doğru okuyabilmek gerekiyor.” şeklinde konuştu.
“Fuar küresel tedarik zincirinin Türkiye’ye akışını kalıcı kılabilmek için büyük bir öneme sahip”
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz de fuarın küresel tedarik zincirinin Türkiye’ye akışını kalıcı kılabilmek için büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi.
Öksüz, tekstil sektörü olarak son 4 yılda Türk tekstil sektörünün küresel ihracattan aldığı payı yüzde 2 seviyelerinden yüzde 3,5’a çıkardıklarının altını çizdi.
2023 yılının yaşanan deprem afetinin etkisi ve küresel talep daralması sebebiyle arzu edildiği gibi geçmediğinin altını çizen Öksüz, şunları kaydetti:
“Bizi nispeten mutlu eden en önemli gelişme ise Türk tekstil sektörünün ihracatı yüzde 10 seviyesinde gerilerken, Avrupa Birliği ve ABD gibi en büyük ihracat pazarlarımızın dünyadan ithalatı yüzde 20 seviyesinde geriledi. Dolayısıyla en büyük pazarlarımızda pazar payımızı korumayı başardık. Bunu da sektörün el birliği ile organize ettiğimiz fuarımıza borçluyuz. Texhibiton İstanbul fuarımız bu yüzden önemli. Fuarımızın niteliğini korumak ve kontrollü büyümek en önemli önceliğimiz. Çünkü fuarımızı uluslararası tekstil fuarlarının takvimine işleterek, dünyanın en prestijli tekstil fuarlarından biri yapmayı hedefliyoruz.”
]]>Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı, bir kez daha kapılarını dünya turizmine açtı. “Seyahat ve Turizmde Dönüşüme Birlikte Öncülük Edin” temasıyla düzenlenen fuara, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.
Dünyanın önde gelen turizm fuarından olan ITB, 150 bin metrekarelik fuar alanında, 170 farklı ülkeden 5 bin 500’ü aşkın katılımcı 3 gün boyunca bütün paydaşlarıyla birlikte seyahat sektörünü ele alacak. Fuar çerçevesinde, farklı alanlarda düzenlenecek oturumlarla ve konferanslarla sürdürülebilirlik, turizmde yapay zekanın etkisi, sektörü bekleyen zorluklar, seyahat endüstrisinin geleceği, pazarlama, satış, konaklama, yeni eğilimler gibi sektörel temalar küresel olarak uzman konukların katılımıyla münazara edilecek.
Berlin Turizm Fuarı’nın bu seneki konuk ülkesi ise Umman Sultanlığı. Umman, “Güzelliğin Bir Adresi Vardır” sloganıyla 5 bin yıllık tarihini ve ülkenin kültürel zenginliklerini fuarda sergiliyor.
Türkiye, fuarda yine geniş bir katılımla yerini aldı
Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı (TGA) organizasyonunda toplam 700 metrekarelik stant alanında temsil edildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye’den gelen katılımcıları ziyaret ederek, açıklamalarda bulundu.
Hedef 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir
Türkiye’nin 2023 yılında sıkıntılı geçen bir sürece rağmen rekor sayılarla turizm sezonunu kapattığını hatırlatan Ersoy, “2023’te bir dizi sıkıntılı süreçle karşılaşmamıza rağmen, deprem felaketi, savaşlar, seçim stresi gibi sıkıntılarla karşılaşmış olsak da, aslında rekor sayıda turist, ziyaretçi ve turizm gelirleriyle kapattık sezonu. 2024’de hedefimiz çok daha iddialı, 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. İnşallah bu hedefi de aşacağız. Erken rezervasyonun yoğun olduğu ülkelerden ilk veriler gelmeye başladı. Bunlardan en önemlisi Almanya pazarı. Geçen sene rekor seviyede 6,2 milyon ziyaretçiyle kapatmıştık. Rusya’dan 6,3 milyon, Almanya’dan 6,2 milyon ziyaretçi gelmişti. İnşallah hedefimiz bu yıl çok iyi, ilk veriler de çok çok iyi. Erken rezervasyonlarda yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemleniyor. Bazı operatörlerde bu sayının çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu yıl Almanya pazarında 7 milyon ziyaretçiyi geçmeyi umuyoruz ” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Avrupa pazarında pasta payını artırmak istediklerini dile getiren Bakan Ersoy, Almanya dışında İngiltere ve Uzakdoğu pazarları gibi yeni destinasyonları da portföye koyulduğunu aktardı.
“Destinasyon sayısını sürekli artırıyoruz”
Avrupa pazarında özellikle nitelikli turisti artırabilmek için 2018 sonu itibarıyla yeni stratejilere geçildiğinin altını çizen Bakan Ersoy, “Biliyorsunuz 2017 sonu gecelik harcama açısından 65 dolarla kapatılmıştı. Geçen seneyi 99 dolar rakamına kadar taşıdık. Önümüzdeki senede hedefimiz 106 dolar. 2028 yılına kadar da 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz Türkiye olarak. Bu düşünceyle farklı ürün çeşitleriyle pazara girmeyi hedefliyoruz. Eskiden olduğu gibi sadece deniz, kum, güneş değil, turizm geliştirme ajansının yoğun tanıtım gücüyle birlikte hem ürün çeşitliliği yakalamak istiyoruz, hem de yolcu destinasyon sayısını artırmayı planlıyoruz. Son 4 yıldır dünyanın birçok noktasında, 200’den fazla ülkede yoğun turizm tanıtımı yapıyoruz ve bütün bu ülkelerden de yolcu trafiği başlattık” dedi.
“Arkeoloji turizmine ve gece müzeciliğine yatırım yapıyoruz”
Tanıtımla birlikte deniz, kum güneşin yanına eskiden de çok kuvvetli olduğumuz arkeolojiyi ön plana çıkaran projeler hazırladıklarını söyleyen Bakan Ersoy, arkeoloji turizmine paralel olarak gece müzeciliğinin de geliştirileceğini vurguladı. Bakan Ersoy, “Bunu, geleceğe miras projesi olarak tanıyorsunuz. Özellikle arkeolojik kazı noktalarındaki hem kazı, hem restorasyon, hem de yeniden ihya bütçelerini 15 ila 20 kat oranlarda artırdık. Şu anda 144 ayrı noktada Türk kazı başkanlarıyla birlikte çok yoğun kazı çalışmaları başladı. Bununla birlikte şehir merkezlerinde ya da şehir merkezlerine çok yakın olan arkeolojik bölgelerde gece müzeciliğini de başlattık. Gece 12.00’ye kadar belli başlı müzelerimizi açık tutma kararı aldık. Aşamalı bir şekilde talep gören bütün müzelerimize ve ören yerlerimize bu sistemi kaydıracağız. Bu sene en çok ziyaretçi alan 15 noktada bu sistemi kaydıracağız” dedi.
Ürün çeşitliliğini artırma adına bisiklet turizmine de önem vereceklerine değinen Ersoy, “Ürün çeşitliliğimizi artırıyoruz. Örneğin Almanya’da bisiklet turlarıyla ilgili çalışmalarımızı da artırdık. Özellikle buradaki bisiklet federasyonuyla son bir kaç yıldır çalışma içerisindeyiz ve buradaki, Avrupa’daki bisiklet destinasyonlarına Türkiye rotalarını da eklemeye başladık. Oradan da yoğun bir şekilde talep alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Gastronomi turizmine de önem vermek istediklerini açıklayan Ersoy, Türkiye’nin gastronomi değerlerinin çok fazla olduğunu fakat bugüne kadar doğru tanıtılmadığını belirtti. Gastronomi alanında da Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmek istediklerinin altını çizen Ersoy, “Türkiye son bir kaç yıldır Michelin yıldız rehberine dahil edildi. Aşamalı bir şekilde önce İstanbul’da başladık, geçen sene itibarıyla da İzmir’i, Çeşme’yi, Urla’yı ve Bodrum’u bu rehbere dahil ettik. Gastronomi alanında da artık Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmeyi ve gastro stillerimizi ön plana çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Bakan Ersoy, doğa turizmi olsun, inanç turizmi olsun, spor turizmi olsun, yeni ürünleri sisteme dahil ederek, tanıtarak hem sezonu 12 aya yaymak istediklerini hem de pazar destinasyonlarının sayısını artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. – BERLİN
]]>Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda 80’den fazla firma son koleksiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sunuyor. BTSO ve UTİB ortaklığında koordine edilen alım heyetleri, Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen yabancı alıcılar firmalarla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor. Fuarda ayrıca trend alanları ve seminerlerle katılımcılara sektördeki son yenilikleri keşfetme imkanı sunuluyor.
“Bursa Textile Show kısa sürede uluslararası fuar kimliği kazandı”
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri çerçevesinde B2B formatında yapılan Bursa Textile Show’un kısa sürede uluslararası fuar kimliği kazandığını söyledi. Fuarın geçen yıl ilk kez Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, “Bu yıl iki salonda 80’den fazla firmamız son tasarımlarını dünyanın dört bir yanından gelen yabancı alıcılara sunma imkanı buluyor. Bu anlamda fuarımızı çok değerli buluyorum. Yine trend alanlarımızda firmalarımızın yenilikçi ürünleri ve modaya yön veren tasarımları sergileniyor. Burada alanında uzman trendsetter’lar ile çalıştık. Bursa tekstil ve konfeksiyon sektöründe yalnızca üretim ve dış ticaret ayağında değil aynı zamanda moda ve trendlerin de belirlendiği bir merkez konumunda. Bunu sürdürülebilir kılmamız çok önemli. Bu açıdan Bursa Textile Show’un hem kentimizin ihracatına hem de moda merkezi kimliğine değerli katkılar sağlayacağına inanıyor, fuarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
“Fuar yeni işbirliklerinin önünü açacak”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa’nın tekstil sektöründe asırlar önce ipekle başlayan hikayesinin, gelişerek bugünlere kadar ulaştığını vurguladı. BTSO öncülüğünde Bursa’da sektöre yönelik önemli hamle ve yatırımlar yapıldığını ifade eden Başkan Aktaş, “Bu sene fuarda 80’den fazla firma 2024-25 tasarımlarını sergiliyor. Her firma stantlarını gelin gibi süslemiş. Bu fuarın çok güzel işbirliklerine aracılık edeceğine inanıyorum. Ekonomik aktivitenin canlı olması şehirler için çok kıymetli. Bu fuar aktiviteyi yükseltecek önemli platformlardan bir tanesi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Fuar sektör için motive edici oluyor”
AK Parti Bursa İl Başkanı ve aynı zamanda BTSO 5. Meslek Komitesi Başkanı Davut Gürkan, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza teşekkür ediyorum. Onlarca ülkeden yabancı alıcının fuar vesilesiyle buraya gelmesi, sektörümüz için ciddi anlamda motive edici oluyor. Ulaşamadığımız birçok müşteriyle burada görüşme imkanı buluyoruz. Hem Bursa’nın sektördeki gücünün sergilenmesi hem de ihracat açısından fuarın son derece faydalı olacağına inanıyorum” diye konuştu.
BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise fuarın sektör için hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret ederek, bereketli fuarlar diledi.
Nitelikli alıcılar firmalarla buluşuyor
Bursa Textile Show’da bu sene LPP S.A, O’STIN, Gloria Jeans, Melon Fashion Group, Marwa Folly Fashion, Tonickx ve Marjan gibi dünyaca ünlü markaların alıcıları da sektör temsilcileriyle bir araya geliyor. Fuar 7 Mart’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. – BURSA
]]>Fuarın bu yıl 3’üncü edisyonuyla sanatseverlerle buluşan dijital seçkisinde ise Arjantinli sanatçı Florencia S.M. Brück’un minyatür sanatıyla yapay zekayı bir araya getirdiği 9 eseri yer aldı.
Küratörlüğünü Serena Tabacchi’nin üstlendiği “AI Futuristic Narratives in Historical Artistry” başlıklı seriyi, fuarda Immaterika Galeri temsil etti.
Eserlerinde yapay zeka ve İslami sanatları birleştiren Brück, çalışmalarına dair AA muhabirine yaptığı açıklamada, güzel sanatlar eğitimi aldığını, aynı zamanda bir yazılımcı olduğunu dile getirdi.
Brück, Art Dubai’de temsil ettiği eserlerini OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka robotu Chatgpt ile yaptığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:
“Yapay zekanın tasavvuf düşüncesinin tarihteki önemli temsilcilerinin eserlerinden ilhamla geleceğe dair tasvirler oluşturmasını istedim. Bunu yaparken de İslam sanatının bir formu olan minyatürü kullandım. Örneğin insan doğasındaki aşk kavramı makinelere ya da yapay zekaya uyarlanırsa nasıl bir görüntü ortaya çıkar onu hayal ettim. ya da bilim adamlarının sanal dünyalardaki yani metaverse gibi alemlerde gezintilerini yansıtmaya çalıştım.”
“Önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir”
Çalışmasını metal plaka üzerinde oluşturduğunu aktaran Brück, “Eserlerin arkasında yapay zeka tarafından Mevlana, Hafız-ı Şirazi ve Ömer Hayyam gibi şairlerden ilhamla yazılmış şiirler de yer alıyor. Tüm şiirler aynı zaman Blockchain teknolojisiyle NFT olarak hazırlandı.” dedi.
Florencia S.M. Brück, geleceğe doğru bakmak için öncelikle geçmişi iyi anlamak gerektiğini ifade ederek, “Resme olan ilgimden dolayı minyatür eğitimi de aldım. Minyatür ile tanışmam bana yeni bir dünyanın kapılarını açtı. Tarihten gelen bu önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir. Onların eserlerini şiddetle tavsiye ediyorum. Dünyadaki insanlara biraz olsun ilham vermek istiyorsa tüm sanatçıların bu eserleri okuması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Projenin köklerinin Emevi, Abbasi, Memlük, Osmanlı İmparatorluğu gibi önemli hükümdarlıkların geniş kültürel ve sanatsal mirasından beslendiğini ve zengin İslam tarih dokusuyla oluşturduğuna dikkati çeken Brück, şunları kaydetti:
“Bu dönemler, özellikle minyatür resminde, titiz detayları, canlı renkleri ve derin sembolleriyle karakterize edilir. Ben de oluşturduğum şiir veri kümesinde bu dönemde yaşamış, Rumi, Hafız-ı Şirazi, Ömer Hayyam, Feridüddin Attar, Sadi-i Şirazi, Gazzali ve İbnü’ Arabi gibi tanınmış şairlerin eserlerini bir araya getirdim. Ortaya çıkan sinerji, İslam sanatının tarihi ihtişamını dijital anlatının keskin uçlarında ve yapay zeka odaklı yaratıcılığın alanlarını birleştiren benzersiz bir dijital antoloji oluşturdu. Bu yaklaşım, sadece İslami sanat geleneklerinin mirasını korumakla kalmaz, aynı zamanda onları çağdaş teknolojinin bakışından yeniden yorumlayarak klasik ile günümüz arasında bir diyalog oluşturur.”
Yapay zeka yardımıyla oluşturulan eserlerin isimleri ise şöyle:
“Augmented Heart”, “Whispers Across Time”, “The Song of the Quantum Mystic”, “The Eternal Verse”, “Silicon Souls”, “The Legacy of Aria”, “The Virtual Dervish”, “Echoes of Andromeda”, “The Synthetist’s Ode”
Art Dubai’den, Gazze’deki sivillere destek
İsrail’in Gazze’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan hastane saldırısından sonra Instagram hesabından açıklama yapan fuar, “Gazze’de meydana gelen yıkıcı olaylara tepki olarak, ana şirketimiz Art Dubai Group, bu trajediden etkilenen birçok masum sivili desteklemek için fon toplayacak.” ifadelerine yer vermişti.
Fuar öncesi tüm bilet satışlarından elde edilen gelirin yüzde 25’i, Gazze’deki sivillere destek için Birleşik Arap Emirlikleri’nin Kızılay Derneği üzerinden bağışlanacak.
Sanatseverler, 40 ülkeden, 120’den fazla galerinin yer aldığı fuarı, 3 Mart’a kadar ziyaret edebilecek.
]]>DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, DTO’nun 8, 13, 14, 21 ve 23’üncü meslek komitelerinin üyeleriyle bir araya geldi. Komitelerin yoğun ilgi gösterdiği sektörel değerlendirme toplantısında DTO’nun demir, metal, filmaşin, bakır, enerji kabloları, makine üretimi ile montajı ve ticareti, atık toplama, depolama ve bertaraf etme faaliyetleri ile konut ve iş yeri yapı kooperatifleri, tuğla, kiremit, demir, tel, çivi, boya, vernik, sıhhi tesisat malzemeleri vb. her türlü inşaat malzemeleri üretimi ve satışı, cam, ayna ve benzeri imalatı ile satışı, hazır beton üretimi ve satışı, madencilik, mermercilik ve taş ocakçılığı faaliyetleri, mobilya, kereste ve orman ürünleri imalatı ile satışı ve dekorasyon işleriyle iştigal eden üyelerinin yer aldığı sektörlerin son durumu, Denizli Ticaret Odası’nın projeleri, faaliyetleri ve hizmetleri ile ticari hayattaki güncel gelişmeler ele alındı.
“Ramazan ayından önce, tüm meslek komitelerimizle bir araya geleceğiz”
Başkan Erdoğan, toplantının başında bir hoş geldiniz konuşması yaparak üyelerine seslendi. Erdoğan, toplantıya katılanlara yoğun ilgilerinden dolayı teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Öncelikle her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum… Sabah günün ilk işi olarak işinizi gücünüzü bırakarak toplantımıza geldiniz. Özellikle ramazan ayının öncesinde komitelerimizin tamamıyla bir araya gelerek sektörlerimizi istişare edelim istedik. Komite ve sektörlerimizin önerileri, fikirleri ve varsa eleştirilerini masaya yatıralım ve ayrıntılı konuşalım aynı zamanda da benzer komiteler arasında hem kaynaşmayı sağlayalım hem de istişarede bulunalım diye düşündük. Bundan büyük toplantılarla organizasyonlarda, herkesle birebir iletişime geçmek ve kaynaşmak ne yazık ki pek mümkün olmuyor. Ramazan ayının ilk günü de her yıl olduğu gibi bu yıl da Ulu Cami’nin yanındaki iftar çadırında Denizli Ticaret Odası olarak iftar yemeğimizi vereceğiz. Ardından Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz, Meslek Komitelerimiz, Yüksek İstişare Kurulumuz, Kadın Girişimciler ve Genç Girişimcilerimizle de iftar yapmayı planlıyoruz” dedi.
Komitelere, projelerinin ayrıntılarını anlattı
Üyelerinin daha fazla fuara katılmaları ve fuarların sayısını artırmayı, ayrıca farklı sektörlerde yeni sanayi siteleri kurma çalışmalarıyla yeni hizmet binalarını bir an önce yapmayı öncelikli gündemleri olarak belirlediklerini de söyleyen Başkan Erdoğan, “Bugün sizlere odamız ve üyelerimiz için neler yaptığımızı da kısaca anlatmak isterim. Öncelik verdiğimiz ve en önemli gördüğümüz konuların başında, üyelerimizin yurt içi ve yurt dışındaki fuarlara daha fazla katılmasını sağlamak geliyor. Biz bu sene fuar sayısını ve sektörlerini yüzde 100 artırdık. Bu yıl için 25 farklı fuar organizasyonu yaptık. Bunların ayrıntılarını internetteki sayfamızda görebilirsiniz. Bu sayı, belki ilerleyen süreçte talepler doğrultusunda artabilir. Bazı mesleklerle ilgili bir fuar yoksa eğer üyelerimizi mevcut fuarlardan katılmak istediklerine götürüyoruz. Bu arada, Denizli Ticaret Odamızın binası ile ilgili proje çalışmalarımızı da sonlandırdık. Birkaç ay içinde, yeni binamızın temelini atmak istiyoruz. En kısa zamanda, bir buçuk yıllık bir süreçte de yeni binaya taşınmayı planlıyoruz. Hep söylediğimiz bir şey vardı. Özellikle bazı sektörlerimizin ihtisas organize sanayi siteleri gibi yoğun bir talebi vardı. Bunlardan iki tanesini şu an için planlamaya aldık. Biri gıda sanayi sitesi, bir diğeri de geri dönüşümcüler ile ilgili sanayi sitesi. Bin iki yüz dönümlük bir yerin tahsisi için müracaatımızı yaptık ve onayını aldık. Onu da en kısa sürede üyelerimizin hizmetine sunacağız. Pandemi döneminden bugüne kadar iki bin altı yüz esnafımızı ziyaret ettik. Her ay da üyelerimizle anketler yapıyoruz. Bize göre doğru olup ama onlara göre eksik kalan, yanlış olan konuları görüp daha iyisini ve doğrusunu yapmanın gayreti ile çabası içerisindeyiz. Üyelerimize yönelik ücretsiz mesleki ve kişisel gelişim eğitimlerimiz de devam ediyor. Avrupa Birliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleri ile, bugüne kadar on milyon euroya yakın bir finansmanı Denizli’mize getirdik. Bir iki büyük odanın dışında şehirlerine böyle bir kaynak aktaran ikinci veya üçüncü bir oda yok. Bizim yapmış olduğumuz bir yatırım dahi altı milyon euro civarında, Denizli Teknik Tekstil Merkezimizi bu sayede kurduk. Odamızda her gün yüze yakın insanımıza farklı eğitimler veriyoruz; bunların arasında üniversite mezunu olup da iş bulamayanlar da var. Aynı zamanda işi olup da teknik destek almak isteyen gençlerimiz, kardeşlerimiz de var. Bunun yanında iş Almancası ve İngilizcesi eğitimlerimiz var ve yoğun katılım oluyor. Odamıza günlük beş yüz kişi giriş çıkış yapıyor” diye konuştu.
“İyi bir takım, çalışkan bir ekibiz”
Başkan Erdoğan son olarak toplantıya katılan meslek komiteleri ile üyelerine, kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Erdoğan, “Toplantılarımıza büyük bir ilgiyle katılmanızdan dolayı şahsım ve ekibim adına bir kez daha sizlere teşekkür ediyorum. Sizlerle bir arada olmak güzel; Denizli’mize, sektörlerimize ve Ticaret Odası ailesine güç verdiğinizin farkındayız. Bu anlamda da sizlerle gurur duyuyoruz. Birlikte olursak güçlü oluruz. Takım halinde olmadığınız zaman güçlü olma şansınız da olmaz. Biz, şükürler olsun ki iyi bir takım, çalışkan bir ekibiz. İyi ki varsınız” dedi.
Başkan Erdoğan, katılımcıların da görüşlerini aldı
Başkan Erdoğan, konuşmasının ardından aynı masa etrafında topladığı DTO meslek komitelerinin üyelerinin de tek tek görüşlerini alarak toplantıyı sonlandırdı. – DENİZLİ
]]>Tarıma dayalı sanayisiyle köklü bir geçmişi bulunan ve yaygın tarımsal faaliyetler ile bereketli topraklara ev sahipliği yapan Karacabey, ’12. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Karacabey Belediyesi tarafından Ömer Matlı Kapalı Pazar ve Fuar Alanı’nda düzenlenen fuarın açılış törenine, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
“Karacabey’i tanımıyorlar”
Fuarın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Karacabey Belediyesi tarafından bu sene 12’si yapılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın hayırlı olmasını diledi. Bazı belediye başkan adaylarının ilçeye gelerek ‘Karacabey’e tarım fuarı yapacağız’ dediğini hatırlatan Başkan Aktaş, “Bu adamlar şehirden bu kadar habersizler. Karacabey’i bu kadar tanımıyorlar. İlçede fuar meşalesini Karacabey Belediyesi eski Başkanı Ergün Koç’a yaktı, Ali Özkan da kendi boyu gibi deyim yerindeyse bu işi uzattı götürüyor. ‘İnşallah beraber fuar alanı yapalım’ dedi. Niçin olmasın. Ben bu hikayeyi ilçe belediye başkanlığı sürecinde yaşamış birisiyim. Sanayi, turizm bir toplumun gelişimi için çok önemli. Ama tarım en az bunlar kadar önemlidir. Karacabey’in çok mümbit toprakları var. Karacabey, Türkiye sathında birçok enlere sahip. Alın terini, emeğini, gayretini, sermayesini ortaya koyan Karacabeyliler, tarım da bugün ilçenin geldiği noktanın gerçek sahipleridir” diye konuştu.
Çiftçiye sonsuz destek
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusunda büyük çaba içerisinde olduğunu anlatan Başkan Aktaş, HAGEL’in, Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı’nın ve Tarım AŞ’nin bu işin emrinde olduğunu hatırlattı. Gölet yapımları, sulama havuzlarıyla Bursa’da tarımın gelişimi için ne gerekiyorsa yaptıklarını söyleyen Başkan Aktaş, 2017’de tarım ihracatı 184 milyon dolar tarım ihracatının 2022’de 569 milyon dolara ulaştığını, 2023’te ise bu rakamın 650-700 milyon dolara çıkacağını belirtti. Erken uyarı meteoroloji istasyonları kurduklarını, fide fidan destekleri verdiklerini dile getiren Başkan Aktaş, “Özellikle üzümsü meyvelerde gelirlerimiz arttı. 6 yıllık süreçte BESAŞ kanalıyla üreticilerimizden 25 milyon litreye yakın süt, 100 bin kilonun üzerinde siyez buğdayı aldık. Bu sayede çiftçilerimizi destekledik. 2023’te kadın kooperatiflerimizden 97 bin adet el emeği ürünler aldık. 2018-2023 arasında süt soğutma tankından salça makinesine, ceviz soyma makinesinden tohum selektör makinesine varana kadar 650 tane tarım aletini dağıttık. Pek çok noktada desteklerimiz aynen devam edecek. Tüm Karacabey’in altyapısını yaptık. 50-60 yıllık yatırım yaptık. 80 milyonluk bir proje olan arıtma tesisinde çalışmalar sene sonunda bitecek. Kültür merkezimiz bitmek üzere. İtfaiye binasını teslim ettik. Cenaze hizmetleri, aşevi ve köy yolları da yapılıyor” dedi.
“Karacabey’i ihya edeceğiz”
Karacabey halkının hem Ali Özkan’a hem de Cumhur İttifakı’na bugüne kadar güzel destekler verdiğini söyleyen Başkan Aktaş, “Bizler acı günde, tatlı günde, zor zamanda da her zaman yanınızda olduk. Bu şehrin değerleri, bizim de değerlerimizdir. Karacabey’i daha ileri götürebilmek için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem ihracat endeksli çalışmalarla Karacabey’i ihya edeceğiz. Fuarımızın bereketli, verimli ve hayırlı olmasını diliyorum. Birileri ‘göreve gelirsem tarım fuarı yapacağım’ dese de 12 senedir bunu kararlı bir şekilde devam ettiren Ergün Koç ve Ali Özkan başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimiyle fuar ziyarete açıldı. Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra fuar alanını gezerek son teknolojiyle donatılmış tarım ekipmanlarını yakından inceleyerek, vatandaşlarla sohbet etti. – BURSA
]]>Adana ve Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhitleri Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) işbirliği ile düzenlenen Adana İnşaat, Yapı Malzemeleri, İnşaat Teknolojileri, İş ve İnşaat Makineleri Fuarı ve Adana IHS Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Klima ve Güneş Eenerji Sistemleri Fuarı, eş zamanlı olarak Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı. Törende konuşan DAİMFED Başkanı Mustafa Karslıoğlu, deprem sonrasında evler hakkında vatandaşların daha çok merak içerisine girdiğini belirterek, “Deprem sonrası evler hakkında vatandaşlar daha çok araştırma içerisine girdi. Haklı olarak gerek teknik olarak gerek güven açısından, gerekse inşaat teknolojilerinin gelişmesiyle ilgili konularda da araştırmalara girdi. Biz müteahhitler olarak kendi içimizdeki çürük elmaları ayıklaya ayıklaya DAİMFED çatısı altında güvenilir ve şeffaf firmalara kavuşturduk. Artık elini kolunu sallayanın bu sektöre girmesine imkan kalmayacak yasal düzenlemeyi federasyonumuzun bulunduğu sektör temsilcileriyle Çevre, Şehircilik ve İklimlendirme Bakanlığımızla kontrol altına alınmıştır. Örneğin Adana’mızda üç bin müteahhit firması varken, şu anda sayımız 141’dir. Devletimizin öncülüğünde 11 ilimizdeki TOKİ konutlarında sektör temsilcilerimiz geceli gündüzlü çalışarak konutlar ürettik. ve yine de geceli gündüzlü çalışmaya devam ediyoruz. Deprem vesilesiyle kentsel dönüşümün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ile yerinde dönüşüm projelerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın çok güzel hibe ve kredi destekleri mevcuttur. Müteahhitlerimizi yerinde dönüşüm projelerine ve yatay mimariye yönlendirmeye gayret ediyoruz. TÜYAP ve federasyonumuzun işbirliğinde düzenlenen bu fuar hem pandemi hem de deprem sonrası çok meşakkatli bir çalışmanın eseridir” dedi.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise, Adana’daki müteahhitlerin belediyenin ihalelerine girmelerini önemsediğini söyleyerek, “İnşaat sektörünün önemini vurgulamaya gerek yok. Gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde inşaat, ekonominin dinamiği ve motive gücüdür. Tabii ki bütün ekonomiyi inşaata bağlamak da yanlış. İnşaatın durması durumunda ekonominin de duracağını kabul etmek mümkün.Dolayısıyla inşaat çok önemli bir sektördür. Konuyla ilgili fuar yapılması da katkı koyacaktır. Şimdi ben belediye açısından bir şey söyleyeyim. Özellikle sizlere, müteahhitlere ve inşaat yapımcılarına belediyenin ihalelerine girmelerini öneriyorum. Belediye, giderek ekonomisi düzelen ve ödeme dengesi sağlanan bir ekonomik yapıya sahip. Dolayısıyla ben özellikle Adana’daki inşaatçıların bizim ihalelere girmesini önemsiyorum. Çünkü ne kadar çok yapı müteahhidi girerse o oranda rekabet artar. Biz de rekabetten daha uygun ve daha kaliteli iş almış oluruz” diye konuştu.
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger inşaat sektörünün modasının hiç geçmediğini belirterek, “Deprem sonrası 14. kez düzenlenen ısıtma, havalandırma ve inşaat fuarına katılmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek isterim. Bu fuar, inşaat sektörünün önemini ve gücünü gösteren memnuniyet verici bir etkinliktir. İnşaat, tüm zamanların modası geçmeyen ve vazgeçilmez bir sektörüdür. Her ne kadar değişik mühendislik dalları ve eğitimleri ortaya çıksa da inşaat mühendisliği ve sektörü her zaman değerini korumuştur. İnsan ihtiyaçlarının piramidinde güvenlikle beraber barınma, en temel gereksinimlerden biridir. İnsan hayatının ve toplumların devamı için inşaat kaçınılmaz bir alandır. İnşaat sektörü, 150’den fazla alt sektörü sürükleyen bir lokomotiftir. Başkanlarımızın dediği gibi, belki de 250’ye yakın sektör inşaat sayesinde hareket kazanır. Bir inşaat yaptığınızda perdeden beyaz eşyaya, halıdan mobilyaya, demirden çimentoya birçok sektörü etkilersiniz. Bu anlamda inşaat her zaman modası geçmeyen ve var olmaya devam edecek bir sektördür. Ben, Türk müteahhitlik ve inşaat sektörünün hem ülke içinde hem de ülke dışında yakaladığı başarıyı da memnuniyetle izliyorum. Türk müteahhitleri, dünya çapında işler yapıyor ve Çin gibi ülkelerle yarışıyor. İnşaat sektörümüz, yer yer önemli ve büyük işlere de imza atıyor. Biz, gelişen ve nüfusu artan bir ülkeyiz. Dolayısıyla nüfus arttıkça inşaat ihtiyacı da artacaktır. Bu bağlamda bu fuarların da sadece yerele değil, uluslararası kitleye de hitap etmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Adana’daki bu fuarların uluslararası müşterileri de davet edecek şekilde güçlendirilmesi lazım. Bu konuda TÜYAP’ın gerekli hamleleri yapacağına ve fuarı zenginleştireceğine inanıyorum. Bu fuarın Adana’mıza, ülkemize ve sektörümüze hayırlar, uğurlar ve bereketler getirmesini diliyorum. Sektöre hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapıldı. Fuar 3 Mart’a kadar açık kalacak. – ADANA
]]>Antalya’da ilk kez düzenlenen fuara, 100’den fazla firma 150’den fazla markayla Antalya’da ilk kez sektör liderleri ve doğaseverleri bir araya getiriliyor. 3 Mart 2024 tarihine kadar, 10.30 ile 19.30 arası ziyaret edilebilecek fuarda; karavan çeşitleri, karavan yan sanayi, tiny house; outdoor ürünleri, doğa ve su sporları, motosiklet çeşitleri ve kamp donanımlarından arazi araçlarına, kadar sektöre dair tüm yenilikler bulunabilecek. Antalyalıların büyük ilgi gösterdiği fuarda özellikle en uygun ve en yüksek fiyatlı karavanlar ziyaretçilerin beğenisini topladı. Her karavanı içine girip inceleyen ziyaretçiler yetkililerden bilgiler aldı.
“Antalya’da ilk kez düzenliyoruz”
JOJO Fuarcılık Genel Müdürü Hakan Görkem Işım, fuarı ‘Turizmin başkenti, doğanın kalbindeyiz’ temasıyla Antalya’da düzenlediklerini ifade ederek, “JOJO Caravanport Antalya fuarının birincisini düzenliyoruz. Şu anda 20 ilden, 100’ün üzerinde katılımcı, 150’den farklı marka var. Yurt dışından katılımcılarımız da fuardaki yerini aldı” dedi.
“Karavan turizmi bir numara”
Türkiye’de pandemi ve depremden sonra karavana bir yöneliş ve deneyimlemenin arttığına dikkati çeken Işım, “Aslında deneyimleyen insanlar ve buna merakı olan insanların sayısı da artıyor. Bu sayılar arttıkça hem turizm olaraktan yüksek meblağlara çıkacağız. Türkiye, Avrupa’ya göre karavancılıkta 20-30 sene geride bulunuyor. Ama burada hem çok büyük kaynak var hem de çok güzel üreticilerimiz var. Hepsini desteklemek gerekiyor diye düşünüyorum. Alternatif açısından şu an karavan turizmi bir numara. Otel fiyatlarının tabii ki birazcık daha yüksekliğinden de kaynaklı iç piyasa için söylüyorum. İnsanlar direkt doğa ve toprak üzerine kurulmuş karavan ya da tiny house sektörüne yöneliyor” diye konuştu.
“Devamlılığı olsun”
Işım, fuarda yapım şekline göre 110 bin TL’den 10 milyona kadar uzanan karavan fiyatlarının olduğunu kaydetti.
Fuar hedeflerini açıklayan Işım, “En büyük hedefimiz Antalya’ya bu sektördeki fuarı kazandırmak ve devamlılığını sağlamak. Buradaki hem tüketicide hem kullanıcı buranın deneyimi olarak daha fazla, tecrübesi daha fazla. İlgi çok yoğun hafta sonu daha fazla ziyaretçimiz olacaktır” dedi.
“175 bin TL’ye karavan”
İzmit’ten gelen Dream House Karavan Yetkilisi Yusuf Turan, fuara en uygun fiyatlı karavanı getirdiklerini belirterek, “175 bin TL’ye mal edilen karavanımız, fuarın en iddialı karavanlarından. Bu karavanımız 2,5 metre, 2 kişilik, mobilya grubu, banyo, mutfak, buzdolabımız var. ATV ile bu karavanımızı istediğiniz yere götürebilirsiniz. Gösterilen ilgiden çok memnunuz” dedi.
“En geniş karavan”
Fuarın en büyük karavanına sahip olan 5K Karavan Dış Ticaret Sorumlusu Ömer Faruk Avcı, satışlarının yüzde 97’sinin ihracat ağırlıklı olduğunu kaydetti.
Pandemi ve depremin ardından karavan sektörümün ülke genelinde yayılma gösterdiğini dile getiren Avcı, “Bolu’da 4 bin metre kare alanda üretim yapıyoruz. 12 ülkeye ihracat yapıyoruz. Halkın ilgisi oldukça yüksek. Fuarın en büyük en geniş ve en ferah aracıdır. Aracımızda yarım ton temiz su tankı ve 6 kişi konaklayabilir. 6 güneş paneli, 6 akü, 3 KW invertör, kombi, poliüretan köpükle yalıtım, dış ve iç mutfak tuvalet banyo ayrı ayrı eksiksiz bir karavan. Sıfır aracıyla birlikte maddi, değer, 4,5 milyon. Ev konforunda karavan” dedi.
“Doğaseverler bir arada”
ANFAŞ Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı ise Antalya’nın iklim ve ulaşım açısından fuarcılık sektörünün cazibe merkezi olduğunu belirterek, “Fuar doğaseverler ve üreticileri bir araya getirdi. Doğal yaşamın içerisinde bir sporcu olarak bu önemli fuara ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu fuar herkese uygun, doğaseverleri bir araya getiriyoruz. Gelecek yıl fuarımızı daha da geniş kapsamlı yapacağız. Antalya’da ilk kez yapıyoruz ama inşallah devamı gelecek” açıklamasını yaptı. – ANTALYA
]]>Dünyanın en büyük mobil teknoloji fuarı olan Mobil Dünya Kongresi (Mobile World Congress-MWC 2024), bugün İspanya’nın Barselona kentinde kapılarını açtı.
Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde 95 bin kişinin ziyaretçinin beklendiği dev etkinlikte Türkiye’den 32 şirket stant açtı. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize ediyor.
MWC Barcelona, 200 ülkeden cihaz imalatçıları, teknoloji sağlayıcıları, mobil operatörler, içerik sahipleri ve teknolojinin geleceğiyle ilgilenen profesyoneller için 2024’ün en merakla beklenen teknoloji, iletişim ve ticaret etkinlikleri arasında yer alıyor.
MWC Barcelona bu yıl da mobil teknolojilerinin fenomen yükselişine sahne oluyor. Fuarda 5G, bulut ağı (cloudnet), ileri yapay zeka (AI), her şeyin interneti (IoE), teknolojinin ufku (Tech Horizon) ve finans teknolojileri (Fintech) bölümleri bulunuyor.
Fuara kayan ekranlı konsept telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler gibi geleceğin ürünleri damgasını vurdu.
Fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor
MWC Barcelona’da öne çıkan global trendler ise şunlar oldu:
5G, 2030 yılına kadar tüm mobil bağlantıların yarısını oluşturacak. 5G teknolojisini ‘paraya’ çevirmek gelişen bir iş kategorisi. 5G’den sonra 6G için de hazırlıklar yapılıyor.
5G’nin çığır açan özelliklerinden biri olan Kablosuz Sabit Erişim (FWA) ile ev ve işyerlerine kablosuz ağ üzerinden bağlantı imkanı geliyor.
Öte yandan MWC’nin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansımış durumda. Teknoloji tutkunu ziyaretçiler için bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro. VIP biletlerin satış fiyatı ise 5 bin 388 Euro olarak dikkat çekiyor.
“Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok”
Fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştiren İstanbul Ticaret Odası’nın Başkanı Şekib Avdagiç, MWC 2024’e ilişkin yaptığı açıklamada, “MWC Barcelona, Türk şirketlerinin, girişimcilerin ve startupların önemli bir inovasyon gösteri alanı” ifadesini kullandı.
Dünyanın marka değeri en yüksek 5 şirketinin tamamının teknoloji şirketi olduğuna işaret eden Şekib Avdagiç, “Dünyada ilk 10 şirketin 8’i doğrudan teknoloji firması. İlk sıradaki şirketin sadece marka değeri 517 milyar dolar. İlk 5’in marka değeri toplamı 1,5 trilyon dolar. İlk 100’e giren firmaların tamamı ya doğrudan ya da ikincil süreçte yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan şirketlerden oluşuyor” bilgisini verdi.
Türkiye’nin dünyadaki rekabet yarışında bir yandan teknoloji üretmeye, bir yandan da ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Avdagiç, “Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok. Bu nedenle de tüm yatırım kaynaklarımızı teknoloji odaklı şekilde kurgulamak ve kullanmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.
“Yapay zeka, küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek”
Yapay zeka uygulamalarının hayatımızın her alanına girmeye başladığını hatırlatan Şekib Avdagiç, “Bu teknolojinin adı yapay, ama çıktısı gerçek. Bu gerçeklik, kısa süre içinde tüm üretim süreçlerini yeniden şekillendirecek ve küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek” ifadelerini kullandı.
Şekib Avdagiç, Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ürünleri içindeki payının yüzde 40,3’e çıkmasının ve bu kategorideki ihracatın 100 milyar dolara yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Avdagiç, “Kalkınmanın artık yegane yolunun yapay zeka çağında öncü ülkelerden biri olmaktan geçtiğini unutmamalıyız” dedi.
Başarı için kamu-özel ortaklığı vurgusu
Coğrafi konumunun küresel rekabette pek çok ülkeye kıyasla Türkiye’ye büyük avantajlar sağladığını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Yolun henüz başındayız. Ancak teknoloji treni yolcularını almaya başladı bile. Ne pahasına olursa olsun, yatırım iklimini her bakımdan cazip hale getirerek, bu trene binmek zorundayız. Türk özel sektörünün dinamizminin, bu yolculukta ön sıralarda yer alabilecek güçte ve yapıda olduğuna inancımız tamdır. Kamu ve özel kesimin işbirliği ile orta ve uzun vadeli etkili, gerçekçi ve kararlı bir politikayla bunu başaracağımıza inanıyoruz.”
Avdagiç, İTO olarak SoftITO Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’ni başlattıklarını belirterek, bu merkezde Türkiye’nin yazılım ihracatı stratejisine destek olmak amacıyla kritik kurumlar için nitelikli ve güvenilir profesyoneller yetiştirdiklerini hatırlattı.
Şekib Avdagiç, İTO’nun girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile İTO’nun kurucularından olduğu Teknopark İstanbul’daki endüstri uzmanlarının da küresel rekabette güçlü şekilde yer aldıklarını kaydetti.
MWC Barcelona Fuarı, 29 Şubat Perşembe gününe kadar açık kalacak. – İSTANBUL
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ destekleriyle düzenlenen IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de törenle kapılarını açtı.
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, İzmir’in fuarlar şehri olmasının tesadüf olmadığını belirtti. Aydın, “İzmir, her zaman hem coğrafi konumu hem de tarihsel kökeni itibari ile sanayi ve ticaretin merkezi olan ve bu anlamda da fuarlar yoluyla dünyaya açılan bir kapı olmuştur. Arkasına aldığı Ege Bölgesinin zenginliklerini dünyaya açmaya, satmaya ve dağıtmaya çalışan bir bölgenin en büyük şehridir İzmir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in söylediği gibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğunun en batıdaki ve batının en doğusundaki liman şehri İzmir’in dünya ile entegrasyonunu daha da artırmak için fuarcılık faaliyetlerini yürekten desteklemeye devam edecek” dedi.
Özellikle teknoloji fuarlarının; başka pencereler açması, başka fikirleri göz önüne getirmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Aydın, “Bizi başka insanlarla, başka üreticilerle bir araya getiren bu fuarlar, başka kapıların olduğunu, birilerinin özgür düşünce ile bir şeyler üretme çabası içinde olduğunu göstermesi bakımından önemli ve değerlidir. Hepinize, İZFAŞ’a ve iş birliği içinde olan diğer fuarcılık kuruluşlarına bu fuara katkı ve değer verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Umarım daha iyi işler üretmeye vesile olup bir adım daha ilerlememizi sağlar ve her yaptığımız çalışma, bizi bir adım daha ileri götürür” şeklinde konuştu.
“İzmir’de yapılması önemli”
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace de, “55 bin çalışanımız ve firmalarımızla, bu fuarı destekliyoruz, bu fuarın olmasını önemsiyoruz. Fuarlar için sürekli İstanbul’a taşınmaktan ziyade burada firmalarla iletişim içinde olmak çok daha önemli. Fuarın önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini düşünüyorum. Bugün stantlarda göreceğimiz endüstriyel teknoloji sistemlerini sizler gibi ben de merakla bekliyor, fuarın sanayimiz ve üreticilerimiz için verimli geçmesini diliyorum” dedi.
“Bosna Hersek ekonomisi için de fırsat”
Bosna Hersek Federasyonu Ticaret Odası Başkanı Mirsad Jasarspahic ise “Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizdeki şirketlere ortak bulmak için kullanılabilecek olağanüstü fırsatlara ve lojistik altyapıya sahip, bölgesel bir ticaret koridorunun kalbinde, stratejik bir konuma sahip. Görevimiz tüm şirketler için iyi bağlantılar sağlamak. Uzun yıllardır ihtisas fuarlarının organizasyonunda mükemmel bir iş birliği içinde olduğumuz İZFAŞ ile iş birliğimizi de vurgulamak isterim. Bugün ben ve 15 kişilik heyet var bu fuarda. Bizim için mükemmel fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin, ekonomisini, yerel akılla güçlü bir şekilde geliştirdiğine ve daha da gelişmesini ve parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayacak yeni teknolojilerin geliştirilmesine yatırım yaptığına şahitlik ediyoruz. Bunun en güzel örneği bugünkü fuardır. Tüm bunları tek bir yerde görme fırsatına sahip olacağımız yer bu fuar. Dolayısıyla bu fuarın Bosna Hersek ekonomisi için mükemmel bir fırsat olduğunu bir kez daha belirtmek gerekiyor” diye konuştu.
130 firma yer alıyor
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Belçika, Çin, Kanada, Polonya ve Tayvan’dan firmalar ile Türkiye’deki temsilciliklerinin de katıldığı fuarda, 130’un üzerinde yerli ve yabancı katılımcı ve bu firmaların 250’den fazla markası, profesyonel ziyaretçilerle buluşuyor. Fuar kapsamında düzenlenen Hosted Buyer programına da Hollanda’dan Mısır’a, İrlanda’dan Bosna Hersek’e, Fransa’dan Rusya’ya birçok ülkeden 100’ün üzerinde profesyonel alıcılar katılıyor. İkili görüşmeleri, Hosted Buyer programı, ortaya çıkaracağı potansiyel ile ticari anlaşmalara imza atılacak fuarda, çok sayıda makinenin satışının da gerçekleştirilmesi, ihracata katkı sunulması bekleniyor. Fuarda, ziyaretçiler; makineler ve sistemlerle ilgili bilgi edinme, yeni ürün, hizmet ve teknolojileri keşfetme, ürün ve hizmetlerin kalitesini karşılaştırma fırsatını bulacak. Fuarda yer alan ürün ve hizmetler, ziyaretçilerin işletmelerinin verimliliğini ve rekabet gücünü artırmasına da yardımcı olacak. Fuardaki potansiyel ile sektörün büyümesi, uzun vadede kent ekonomisine katkı sunması ve yeni yatırım imkanlarının ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Açılışa ayrıca; Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yücel Kar, odaların ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, sanayiciler ile sektör temsilcileri katıldı. – İZMİR
]]>Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen fuarda roman, deneme, hikaye, polisiye, araştırma, sanat, tasarım, tarih, sinema, gezi, şiir, hobi, eğitim, biyografi ve yemek gibi pek çok alanda kitaplar, yayınevlerinin stantlarında okuyucunun beğenisine sunuldu.
Yazarlar imza etkinliklerinde okurla buluşurken, fuarın ilk günlerinde düzenlenen söyleşi ve etkinliklere kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuarda Diyanet Yayınlarından çıkan “Sizin Ömrünüz Kaç Saniye”, “Ramazan Biraz da Annedir” ve “Ta-ha 121” kitaplarını imzaladığını söyledi.
Fuara muazzam bir ilgi olduğunu dile getiren Tökel, “Türkiye okumuyor diyorlar ya, bunu diyen gelsin burayı görsün. Sadece kuru bir kalabalık değil satış da var. Dinliyorlar da soruyorlar da. Müthiş bir ilgi var yani. Bu ilgi okumaya ve düşünmeye de dönüşüyorsa süper harika bir şey.” şeklinde konuştu.
Tökel, kitabın en iyi ikram olduğunu, kitabın insanın yenilenmesi, tazelenmesi anlamına geldiğini dile getirdi.
Mevlana’nın “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” ifadesine işaret eden Tökel, şunları kaydetti:
“Yeni bir şey söyleyemiyorsan, bir şeyleri yeniden söyle. Kitap okumayan yeni bir şey söyleyemez, yeniden de bir şey söyleyemez. Yeni bir şey, yeniden bir şey söylemek istiyorsan, çoluğunu çocuğunu iyi yetiştirmek istiyorsan, kitabın kaynağından korkmaman lazım, kopan kaybolur gider.”
Edebiyatın yanı sıra sanat kitapları da ilgi görüyor
Çocuk kitapları kaleme alan yazar Cansu Demirbağ, “Dedem Kodlama Öğreniyor” adlı üçüncü kitabında sürekli bilgisayar başında olan ve bir şeyler yapmaya çalışan bir çocuğu konu aldığını belirterek, “Mete, kendisini ailesine kanıtlamaya çalışırken bir anda kendisini dedesine kodlama öğretirken buluyor. Bu yolculuk aslında dedesine kodlamayı öğrettiği ama bir yandan da tüm çocuklara teknoloji üretebilmenin ilhamını verdiği bir kitap.” dedi.
Fuarda çok yoğun bir kalabalık gözlemlediğini ve bundan dolayı mutlu olduğunu aktaran Demirbağ, “Bu bizim ülkemiz için çok umut verici bir görüntü. Kitaba değer veren bir ülkenin çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
İnkılab Yayınları standında sanatseverleri ağırlayan yazar Hacer Sönmez, “Yeni Başlayanlar İçin Tezhip” serisini, tezhip sanatına başlayanlar için kaleme aldıklarını söyledi.
Sönmez, yayınevinin özverisiyle 2015’te başladıkları çalışmalar sonucu serinin ilk kitabını sanatseverlerin beğenisine sunduklarını vurgulayarak, “Yeni Başlayanlar İçin Tezhip 1’i yazdığımızda çok ilgi gördü ve Yeni Başlayanlar İçin Tezhip 2’yi yazdık. Şimdi Allah izin verirse üçüncüsünü yazacağız. Tezhip sanatına ve geleneksel sanatlara sadece İstanbul’dan değil, Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından da ulaşabilsinler istedik.” şeklinde konuştu.
Tezhip sanatı konusunda hiçbir şey bilmeyenlerin de bu kitabı alarak bir başlangıç yapabileceğini belirten Sönmez, fuarın kalabalık olmasından ve ziyaretçilerin sanata duyduğu ilgi ve samimiyetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
25 Şubat’ta sona erecek
Ömer Faruk Dere ise uygulamalı sanat serisi çalışmaları kapsamında hazırlanan “Yeni Başlayanlar İçin Hat Sanatı” ve “Yeni Başlayanlar İçin Kaligrafi” serilerinin fuarda gördüğü ilgiye değindi.
Editörlüğünü üstlendiği serinin “Yeni Başlayanlar İçin Çini Sanatı” ile devam edeceğini söyleyen Dere, “Sanatla yeni tanışanlar, sanata ilgi duyanlar ve özellikle büyük şehirlerde olmadığı için hocaya ulaşamayan sanat sevdalıları için küçük bir rehber olarak hazırlamıştık fakat şu an amacının çok daha üstünde hizmet ettiğini görüyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor.” dedi.
Ünlü yazarlar Dursun Gürlek, Saliha Erdim, Tarık Tufan, Nurullah Genç, Güray Süngü, Hatice Kübra Tongar, Ömür Akkor, Kemal Sayar, İbrahim Tenekeci, Saadettin Acar, Kaan Murat Yanık, Beşir Ayvazoğlu, İskender Pala, Ahmet Taşağıl, Şermin Yaşar, Ali Ural, Selahattin Yusuf, Erol Göka, Dilek Cesur ve Bahadır Yenişehirlioğlu fuarın konukları arasında yer alıyor.
Fuar 25 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek.
]]>Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki fuarın açılışında, insanı kaynak olarak görmekten ziyade her bir insanı yetenek olarak gören bir zihniyeti temsil ettiklerini söyledi.
Düzenledikleri etkinliğin dünyada örnek gösterildiğini belirten Atay, şöyle konuştu:
“Bir şeyi ciddiyetle, samimiyetle, hiçbir ön yargıya fırsat vermeden bu ülkenin her bir bireyini, -en doğusundan en batısına- fırsat eşitliği çerçevesinde görüp o kapsayıcılıkta bir hizmet ürettiğiniz zaman sadece ülkemizde değil, dünyaya da örnek olabilecek başarılı çalışmaları yapmış oluyoruz. Bu ülkenin her bir bireyi yetenektir. Dünyanın her yerinde her türlü işi yapma hakkına, yetkisine, becerisine, yetkinliğine sahip bir nesil üretiyoruz, Allah’ın izniyle.”
İzmir’de, dünyanın pek çok ülkesinden katılım olabilecek bir fuar yapmayı planladıklarını dile getiren Atay, şöyle dedi:
“Bölgesel kariyer fuarlarımız devam edecek. Pek çok alanda nasıl ülkemizin gençleri temayüz ettiler, ön plana çıktılar, dünyada rekabete katıldılarsa sağlık alanında da çok büyük bir rekabetin içindeyiz. Sağlıkçılarımızın ne kadar nitelikli, mesleklerinde ne kadar başarılı ve idealist insanlar olduğunu bütün dünya artık görüyor. Bu bakımdan sağlığın da doğduğu bölge, belde olarak İzmir bölgesini, Uluslararası Sağlık ve Estetik Kariyer Fuarı yapmak üzere konumlandırdığımızı huzurlarınızda belirtmek istiyorum.”
“Büyük bir heyecan var”
Açılışın ardından TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, “Millet olma bilinci ve terörle mücadele” başlıklı bir konferans verdi.
Akar, konferans sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, etkinliğin önemli ve anlamlı olduğunu söyledi.
Birçok ilde yapılan ve başarılı sonuçlar alınan etkinliğin mutlaka devam etmesi gerektiğini belirten Akar, şunları kaydetti:
“Bu panellerde arkadaşlarımız fikirlerini ortaya koyuyorlar, sorularını soruyorlar. Gördüğünüz gibi büyük bir heyecan var, yüksek bir moral, yüksek bir motivasyon, istek var. İnsanımızın ne kadar dinamik olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu, insan potansiyelimizin ne kadar zengin olduğunu burada görmüş bulunuyoruz. Biz büyük ve güçlü Türkiye’nin, 2500 yıllık büyük Türk Hakanlığı’nın mensuplarıyız. Dolayısıyla kişilikli ve kimlikli politikalarla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın yaptığı çalışmalar, büyük ve Türkiye için büyük bir azimle devam ediyor. Gençlerimizin de kişilik ve kimlikleriyle bu konuda yer almalarını ve hiçbir şekilde eğilmeden, bükülmeden, güçlü bir şekilde çalışmalarını sürdürmeleri ve ülkemize, milletimize ve kendilerine, ailelerine katkı sağlamaya devam etmelerini istiyoruz.”
Açılışa, Vali Ömer Faruk Coşkun, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan ile öğrenciler katıldı.
200 firmanın katılım gösterdiği fuarda, Anadolu Ajansı (AA) da stant açan kurumlar arasında yer aldı. AA yayınlarının tanıtıldığı stantta, ziyaretçilere staj ve kariyer programlarına ilişkin bilgi veriliyor.
Fuar, yarın sona erecek.
]]>BTSO 5. ve 30. Meslek Komitesi Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıda komitelerin yaptığı çalışmaların yanı sıra KFA Fuarcılık şirketinin sektörlere dönük organizasyonları hakkında brif verildi. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, BTSO olarak her meslek grubuna yönelik genişletilmiş sektörel analiz toplantıları yaptıklarını ve bu programlarda birçok önemli projenin temellerinin atıldığını söyledi.
“Dünya örneklerinden iham alındı”
Kirazlıyayla Sanatoryumu’nu iş dünyasının aktörleri için güçlü bir dönüşüm merkezi olarak yeniden planladıklarını belirten Başkan Burkay, Harvard Business School, INSEAD, Wilton Park gibi yaşam boyu eğitim alanında dünya örneklerinden ilham aldıklarını söyledi. Merkezde gerçekleştirilen üst düzey organizasyonlar çerçevesinde Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen üniversiteleri ile eğitimde stratejik ortaklık anlaşmaları yaptıklarını ifade eden Burkay, “Şirketlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve üniversitelerimiz, Bursa Business School’un altyapısını kullanacaklar. Burada gerçekleşecek üst düzey toplantılarla iş dünyası temsilcilerimiz yeni ekonominin şifrelerine hakim olacak, güncel bilgilerle rekabete daha hazır hale gelecek. Kazandıkları vizyon ve sahip olacakları iş ağıyla yeni ticaret fırsatlarına odaklanacak” dedi.
“HOMETEX fuarı sektörü dünyaya açıyor”
Fuarların pazarlama faaliyetlerinin olmazsa olmazı olduğunu söyleyen Başkan Burkay, üretilen ürünlerin mutlaka doğru alıcılarla buluşması gerektiğini ifade etti. İbrahim Burkay konuşmasında TETSİAD ve KFA Fuarcılık işbirliğiyle 21-25 Mayıs 2024 tarihlerinde düzenlenecek HOMETEX Fuarı’nın sektörün ihracatına önemli bir katkı sunduğunu söyledi. HOMETEX Fuarı’nın Türk ev tekstili sektörünün dünyada söz sahibi olması adına ciddi bir katkı sunduğunu belirten Başkan Burkay, “Bu fuarın kalitesini artırarak devam etmek zorundayız. Bir fuarın en önemli zenginliği ziyaretçi profilidir. Bu profilin zenginleştirilmesi, fuarın başarısı adına en önemli çıktıdır. Bu noktada ihracatçı birliklerimizle birlikte herkes bu fuara odaklandı. Fuar çerçevesinde alım heyetleri düzenliyoruz, yurt dışındaki networkümüzü fuarın gelişimi için seferber ettik. Mayıs ayındaki fuar sektörümüz adına ciddi mesajlar verecek ve yol gösterecek” dedi.
“Dış ticarete odaklanmalıyız”
“İç piyasaya çalışan sektör temsilcilerinin bu dönemde dış ticarete yoğunluk vermesi lazım” mesajı veren Başkan Burkay, firmaların BTSO’nun dış ticaret hacmini artıran çalışmalarından faydalanmasını istedi. Küresel Fuar Acentesi Projesi çerçevesinde geçtiğimiz sene dünyanın farklı coğrafyalarına yurt dışı programları düzenlediklerini ifade eden Burkay, şöyle konuştu: “Her sektöre yönelik yurt dışı programları düzenliyoruz. Fakat bu iş gezileri yapıldıktan sonra istikrarlı bir şekilde o pazarlarda var olunması gerekiyor. Dış ticarete odaklanmalıyız. Bugün Türkiye ekonomisinin yüzde 24’ü dış ticaretten geliyor. En büyük önceliğimiz KOBİ’lerin dünyaya açılmasını sağlamak.”
TETSİAD olarak Bursa’ya büyük değer verdiklerini söyleyen TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram, TETSİAD’ın İstanbul, Bursa ve Denizli başta olmak üzere 30 ilde bin 300’den fazla üyesi bulunan büyük bir sivil toplum kuruluşu. Bir otel salonunda başlayan HOMETEX’in sektöre yön veren dünya markası bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Bayram, “Fuarımızı, bugün 11 holde gerçekleştiriyoruz. Fuar alanının büyümesi için gerekli çalışmaları da yapıyoruz. HOMETEX, sektörümüzün dış ticaret hacmine katkı sağlamaya devam edecek” dedi. TETSİAD olarak dijital bir platform oluşturduklarını anlatan Bayram, “Bizler TETSİAD olarak dijital bir uygulama geliştirdik. Bu uygulama ev tekstil sektörü için oldukça önemli. Ev tekstili firmalarımız mutlaka bu platformun avantajlarından faydalanmalı” dedi.
“Ev tekstili sektörü ülke ekonomisinin vazgeçilmezi”
BTSO 5. Meslek Komitesi Başkanı Davut Gürkan, Türkiye’ye ve Bursa’ya BBS gibi önemli bir merkezi kazandırdığı için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür etti. Ev tekstili sektörünün ülke ekonomisinin vazgeçilmez bir değeri olduğunu belirten Gürkan, “Türk ev tekstili sektörümüz 200’e yakın ülkeye yıllık 3 milyar doların üzerinde ihracat yapan, kilogram başı ortalama ihracat değerini 8 doların üzerine çıkarmayı başararak, milli gelire en fazla katma değer sağlayan güçlü bir sektör kimliği kazandı. Devletimizin iş dünyamız ile istişare içinde gerçekleştirdiği proaktif politikalarla firmalarımızın ülkemizin ihracat odaklı kalkınma hedeflerine en yüksek düzeyde katkı sağlamayı sürdüreceğine inanıyorum” dedi.
“Tüm talepler ilgili kurumlara iletiliyor”
30. Meslek Komitesi Başkanı Burak Anıl, toplantıya katılan tüm komite üyelerine teşekkür etti. Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini dile getiren Anıl, tekstil sektörünün de bu süreçten etkilendiğini ifade etti. BTSO çatısı altında sektörün sorunlarının çözülmesi adına önemli adımlar atıldığını kaydeden Anıl, “Komite üyelerimizin fikirleri bizim için önemli. BTSO bu noktada çok proaktif çalışmalar yürütüyor. Tüm talepler ilgili makamlara ulaştırılıyor” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde, Adana’da önemli bir fuarın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi.
Sanayi devrimiyle insanların doğayı kirletmeye başladığını belirten Köşger, “Her zaman söylüyorum, bunu da en çok Batılı dostlarımız yaptılar. En gelişmiş ülkeler, en çok doğayı tahrip ederler. En çok doğayı kirletenler, zarar verenler onlar. Şimdi de ceremesini tüm dünyaya, hepimize çektirmeye çalışıyorlar. Batılılar böyle yaptı diye bizler öyle yapacak değiliz. Dünya hepimizin müşterek gezegeni ve başka gideceğimiz bir yerde yok. Dolayısıyla biz burayı korumak, kollamak bu hususta da onlara örnek olmak durumundayız.” diye konuştu.
Adana’nın geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Köşger, kentte bu konuda çok sayıda firma bulunduğunu ifade etti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de geçen yıl 29,4 milyon tonu tehlikeli olmak üzere 109 milyon ton atık üretildiğini belirten Köşger, şöyle devam etti:
“109 milyon ton atık ürettik ama bir taraftan da Adana başta olmak üzere Batı ülkelerinden tırnak içinde söylüyorum ‘çöp’ ithal ediyoruz. Ayrıştırılmış atık ithal ediyoruz. Bu, aslında bizim için bir soru işareti, üzerinde durmamız gereken bir husus. Özellikle yerel yönetimlerimizin üzerinde durması gereken bir husus. Atık aynı zamanda ham madde, aynı zamanda doğal kaynak. Dönüştürmeyi bilirseniz atık dediğimiz şeylerin hepsi plastiği de metali de organik maddesi de faydalı bir şey, dönüştürülmesi lazım. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin bu konuda bir an önce aksiyon alması ve bu atıkları ayrıştırarak vahşi depolamadan vazgeçerek bunları ayrıştırıp doğal kaynak haline dönüştürmesi lazım. Bizim de bu ithalatı kesmemiz lazım. Yani 109 milyon ton atık üretiyoruz ülke olarak. Bunları ayrıştırmayı ve ham madde haline getirmeyi becerebilmemiz lazım.”
Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından tüm dünyanın Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu, bu dayanışma duygusunun doğayı korumaya yönelik devam etmesi gerektiğini söyledi.
Buna da gelişmiş ülkelerin öncülük edeceğini aktaran Damka, “Bizim coğrafyamız açısından bize öncülük edecek olan en yakın ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem Türk Cumhuriyetleriyle hem Balkanlarla bu geri dönüşüm konusunda bizlere de öncülük etmesi lazım. İnşallah bugün burada hem özel sektörün hem devletin hem de belediyelerin yapmış olduğu çalışmaları yakından inceleyeceğiz. Kendi ülkelerimize bunun transferinin sağlanması için çaba sarf edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cafer Poyraz da yaptıkları çalışmaları anlatarak, sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planı raporu çıkardıklarını söyledi.
ÇOİM yararına atıl metal parça sergisi
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, fuarda yer alan Sema Akbel’in atık metal parçalardan yaptığı “Yarım Kalmasın Koleksiyonu’nun” satışından elde edilecek gelirin Kahramanmaraş merkezli depremlerde uzuvlarını kaybeden çocukların rehabilitasyonu için hayata geçirdikleri Çocuk İyilik Merkezi’nin çalışmalarında kullanılacağını söyledi.
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da iş dünyasındaki yeşil dönüşüm adımlarını hızlandırmaları gerektiğine dikkati çekti.
REWA Anatolia İcra Komitesi Başkanı Ebru Can da üç gün sürecek fuarda sektörün önde gelen firmalarının yanı sıra Kırgızistan, Kosova, Macaristan, Orta Doğu ve Avrupa’dan ziyaretçilerin bulunacağını bildirdi.
Kırgızistan heyeti başkanı Elvira Borombaeva da fuara iş adamlarının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanlığına bağlı yatırım ajansı direktör yardımcısı ve ekibinin de yer aldığı bir heyetle katıldıklarını söyledi.
Konuşmaların ardından tasarımcı Zeliha Sunal’ın kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturduğu kıyafetler “Bir İleri Dönüşüm Defilesi”nde sergilendi.
Fuar 17 Şubat’a kadar açık kalacak.
]]>Türkiye’nin çeşitli illerinden organik gıda şirketleri, Messe fuar alanındaki Nürnberg Organik Gıda Fuarı’nda stant açtı.
Türk şirketlerinin yeni ürünlerini ve projelerini uluslararası tedarikçilere ve katılımcılara tanıtma fırsatı bulduğu fuara, Türkiye’nin son yıllarda organik ürün sektöründe ulaştığı kalite damga vurdu.
Türkiye’den fuara katılan şirketler, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmadan ürettikleri organik sertifikalı ürünleri katılımcılara tattırdı, yeni trendleri yerinde görme fırsatı buldu.
Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kurulan Türkiye Pavyonu’nda Türkiye’den milli katılımla etkinliğe dahil olan 16 şirket yer aldı. Fuarın düzenlendiği 9 salonun hemen hepsinde Türk firmalarının güçlü bir şekilde yer aldığı görüldü.
Türk organik sektörü, fuarda, dünyanın organik gıda deposu olduğunu gösterdi.
Işık Tarım, Göknur Gıda, Armada Gıda, Murka Gıda ve Şenocak Gıda gibi Türk şirketlerinin yeni organik ürünlerini sergilediği Nürnberg BioFach Fuarı’na bu yıl 37 Türk şirketi katıldı.
Fuarda, “Gelecek için Gıda: Kadınların Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Üzerindeki Etkisi” ana temasıyla oturumlar düzenlendi. Organik ürünler konusunda güncel araştırma bulguları, küresel gıda sisteminin ekolojik dönüşümü, mevcut zorluklar ve organik sektörünün geleceği, sürdürebilir gıda altyapı ve tedarik zinciri çözümleri 200’den fazla oturumda ele alındı.
“Fuarda, organik ürünlerdeki son gelişmeleri görüyoruz”
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, AA muhabirine, fuarın organik ürünler konusunda 30 yılı aşkın süredir Almanya’nın ve dünyanın en büyük buluşma merkezi olduğunu söyledi.
Bu yıl fuara 94 ülkeden 2 bin 500 firmanın katıldığına dikkati çeken Işık, “Yani dünyanın her tarafından şirket geliyor ve kozmetik dahil birçok sektör var burada. Fuarda 2 çalışma yapıldı. Birincisi firmalar ve ülkeler kendi ürünlerini tanıtıyorlar, ikinci husus da herkes dünyada ne olup bittiğini görüyor. Trendler ve çalışmalar nereye gidiyor, neler oluyor?” dedi.
Işık, fuara Alman Tarım Bakanlığının da çok önem verdiğini belirterek şöyle devam etti:
“Bir şehir, bir ülke buna hazırlanıyor. Siz Almanya’da uçaktan indiğinizde burada organik bir karşılamayla karşılaşıyorsunuz. Yani trenler, metrolar, her şey ücretsiz, her şey sistemin içinde. Yani ulusal bir kabullenme, bir hedef var burada. Alman Tarım Bakanı fuarın açılışını yaptı. Bakan, fuarın her açılışına geliyor. En başta Almanya’nın tarım politikasını açıklıyor, daha sonra da bütün Avrupa Birliği’nin (AB) politikalarını burada duyurma fırsatı buluyor. Fuarda aşağı yukarı 200 oturum yapılıyor. Burada dünyanın gittiği trendler, pazarlar, çiftçilik konuları bütün hepsi ele alınıyor. Dolayısıyla çok önemli bir fuar. Yani sadece pazarın döndüğü bir şey değil. Organik camianın, dünyanın geleceğinin karar verildiği bir organizasyon, bir sistem burası.”
Işık, AB’nin küresel salgın sürecinde gıda tedarikinde yaşadığı sıkıntıların ardından ilan ettiği “yeşil mutabakatı” hatırlatarak, “Kendi politikası itibarıyla 2030 ve 2050 hedeflerini koydu. İşin güzel tarafı bizim ülkemiz de bu hedeflere imza attı. Bu doğrultuda bizim bakanlığımız yapılanmasını devam ettiriyor.” ifadesini kullandı.
“Sürdürülebilirliğin en güzel örneği organik tarım”
Mehmet Ali Işık, dünyada sürdürülebilirliğin en güzel örneğinin “organik tarım” olduğunu söyledi. Bunun içinde toprağın uzun yıllar kullanılmasının, buradan elde edilen gıdalarla sağlıklı nesiller yetiştirilmesinin, organik tarım sayesinde pestisit ve kimyasal gübre kullanımının azaltılmasının olduğunu anlatan Işık, “Bu harcamalar yapılmıyor. Dolayısıyla buradan kazanılacak kaynakları organik tarıma aktararak bu alanların büyümesi hedefi var.” diye konuştu.
Işık, fuarda bu yıl kadınların sürdürülebilirlikteki önemine işaret edildiğini dile getirerek, “Yani gerek gıda tüketiminde gerek yetiştiriciliğinde gerekse işletmelerde olsun her yerde kadın. Kadının daha çok organik tarıma adapte olması, sürdürülebilirliğin daha iyi sağlanması… Sürdürülebilirliğin ana temasının kadın olması, onlar vasıtasıyla bugün bütün dünyaya yayılması hedefleniyor.” dedi.
“Kovid-19 ve Ukrayna’daki savaş, tarımda kırılma noktaları”
Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın tarıma ve gıda tedarik zincirine etkisine değinen Işık, bu iki gelişmenin kırılma noktası olduğunu söyledi.
O dönemler marketlerde rafların boşalmasından ve gıdaya erişimde yaşanan olumsuzluklardan bahseden Işık, parası olanın dahi gıdaya ve ürüne ulaşamayabildiğini ifade etti. Işık, ülkelerin kendilerine yetecek üretimi yapma noktasında aksiyon almaya başladığını, ithalatın sıkıntılı noktalarının salgınla birlikte daha net görüldüğünü dile getirdi.
Salgın öncesinde ülkelerin yurt içi üretim daha pahalıya mal olduğu için ithalat yoluna gittiğini belirten Işık, şu değerlendirmede bulundu:
“Küçük çiftçiyi, organik tarım yapan aile işletmelerini küstürdüler. Hep ucuz ve büyük üzerine olan bu politika çöktü. Şimdi ülkeler ‘organik çiftçi’ diyor. Yani, ‘biz topraklarımızı geri kazanacağız ve küçük çiftçimizi destekleyerek onun ayakta kalmasını sağlayacağız’ diyor. Burada alınacak stratejik bir karar gelecek 5, 10, 15, 20 yılı etkiliyor. Avrupa Birliği, ‘pestisitlerimi yüzde 50 düşüreceğim’ dedi ama düşüremedi. Neden? İşte çiftçiler ayaklandı çünkü iklim değişti, ürünü alamıyor. Yani ürüne siz müdahale edemediğinizde hasat ve ürün olmuyor. İşte organik tarım sayesinde bu geçiş yaşanacak. Siz bir yandan topraklarınızı organik gübrelere alıştırırken diğer yandan konvansiyonel kimyasal pestisitlerin kullanımını düşüreceksiniz. Yani bir dönüşüm olacak. Bu döngüsel tarımı yaşayacağız 20 yıl içinde.”
“Türkiye, bazı ürünlerde dünya lideri”
Mehmet Ali Işık, Türkiye’de organik tarıma desteğin arttığını, ülkedeki mevzuatın AB mevzuatıyla uyumlu hale getirilmeye çalışıldığını söyledi.
Türkiye’nin bazı organik ürünlerde dünya lideri olduğunu ifade eden Işık, bunlar arasında üzüm, incir, kayısı, fındık, kiraz ve vişnenin olduğunu, hazırlıklarını bu ürünlerin ihracatını artırmaya yönelik yaptıklarını bildirdi.
Işık, “Nasıl hazırlanıyoruz? Fuarlara katılarak. Dün mesela burada 5 sempozyuma katıldık ve çalışmaları dinledik. Ege İhracatçılar Birliği olarak 30 yıldır koordinatörlüğünü yapıyoruz bu işin. Buradan edindiğimiz tecrübeleri, bilgileri, dünyanın nereye gittiğini, yeni trendlerin ve hedeflerin ne olduğunu üyelerimize ve bütün Türkiye’ye duyuyoruz.” diye konuştu.
Organik gıdada ihracat hedefi 2 milyar dolar
Küresel organik gıda ticaretinin 2022 yılında 135 milyar avroya yaklaştığına dikkati çeken Işık, bu alanda ihracat hedeflerinin ilk etapta 1,5 milyar dolara, daha sonra da 2 milyar dolara ulaşmak olduğunu söyledi. Işık, “Ancak Almanya örneğinde gördüğümüz gibi siz organik tarımı ülkenizde büyütmek istiyorsanız önce kendi iç pazarınızı büyütmelisiniz. Yani kendi tüketicinize organik yeme alışkanlığını sağlayacaksınız ki ürün çeşitliliği artsın. O oluşan kültürle, birikimle birlikte ihracatımız artsın.” dedi.
Organik meyve yetiştirmenin uzun zaman aldığını belirten Işık, bir ürünün organik olabilmesinin 3-4 yılı aldığını dile getirdi.
Işık, organik tarımda tarladan rafa kadar görülen izlenebilirlik ve sürdürülebilirliğin bu işi başarılı kıldığını ifade etti.
“Tüketiciler organik üründe sertifika aramalı”
Mehmet Ali Işık, Kovid-19 salgını sonrasında talep arttığı için konvansiyonel gıdalarla organik gıdalar arasındaki fiyat farkının azaldığını ve organik ürün tüketiminin arttığını belirtti.
Tüketicilerin organik ürün alırken nelere dikkat etmesi gerektiğine ilişkin Işık, “Ürünün arkasına bakın. Organik sertifikası olmak zorunda. Natürel ürünler hiçbir zaman organik ürünlerin yerine geçemez.” dedi.
Organik tarımla uğraşmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunan Işık, “Bu sadece para için yapılacak bir uğraş değildir. İşinizi, tarımı ve gıdayı severseniz ve işinizi doğru yaparsanız doğru yerlere gelirsiniz. 50 dönümlük alanda başlayan organik yolculuğumuz bugün 4 bin 500 çiftçiye çıktı. 1500 çalışanımız var. Dünyanın yaklaşık 40 ülkesine ihracat yapıyoruz.” diye konuştu.
“Fındıkta daha değerli ürünleri ihraç edebilmeyi hedefliyoruz”
Şenocak Gıda Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Yiğit Şenocak da organik gıda tüketiminin son yıllarda öne çıkan çok önemli bir trend olduğunu, sürdürülebilir tarımın da bunun en önemli başlıkları arasında yer aldığını söyledi.
Şenocak, “Biz de Nürnberg Organik Gıda Fuarı’na ilk defa katılımcı olarak geliyoruz. Öncesinde ziyaretçi olarak gelmiştik. Biz natürel fındıktan füreye kadar bütün çeşitleri yapabiliyoruz ve organik anlamda da özellikle Avrupa’da buna ilgi oldukça iyi durumda.” ifadesini kullandı.
Satışlarının yüzde 5’ini organik ürünlerin oluşturduğunu dile getiren Şenocak, “Bu pazar genellikle Avrupa ağırlıklı. Amerika’da kısmen bir talep var. İngiltere, İsviçre, Almanya, İtalya tarzında ülkeler daha çok ürünlerimize rağbet gösteriyor.” dedi.
Şenocak, katma değeri artırarak daha değerli ürün ihraç etmeyi ve markalaşma anlamında diğer firmalardan ayrışmayı hedeflediklerini bildirdi.
“Organikte de payımızı artırmaya çalışıyoruz”
Pagmat Gıda satış müdürü Nergiz Karadağ, 45 yıllık bir firma olarak kuru meyve sektöründe üzüme ağırlık verdiklerini ancak diğer kuru meyveleri de ürettiklerini söyledi.
Fuarda aktif müşterilerle görüşme fırsatı yakaladıklarını ve potansiyel müşteri portföylerini artırdıklarını belirten Karadağ, “Biz zaten yüzde 90 ihracat yapan bir firmayız. Organikte de payımızı artırmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
Işık Tarım satış müdürü Can Erim, fuara, yeni müşterilere, satın alma gruplarına ve süpermarket zincirlerine ulaşmak amacıyla geldiklerini, organizasyonun beklentilerini karşıladığını dile getirdi.
Organik ve sağlıklı beslenmenin ne kadar önemli olduğunun gittikçe daha görünür hale geldiğini belirten Erim, “İnsanlar daha sağlıklı beslenmek istiyor ve bununla ilgili bence fiyatlar da daha makul düzeylere geldi. Organik artarak devam edecek. Bunun hem çiftçi hem de üretici aşaması daha iyiye gidiyor. Trendin artarak devam etmesini bekliyorum.” ifadesini kullandı.
Tunay Gıda Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Leyla Aydın Yüksel de firma olarak sürdürülebilirliği, insanı ve insan sağlığını çok önemsediklerini vurgulayarak, “Odak noktamız organik ürünler. Bu fuar da dünyadaki en büyük organik fuarlarından biri. Hatta en büyüğü bu nedenle de buradayız.” dedi.
Tunay Gıda Genel Müdürü Gonca Kırtıloğlu Demir, sürdürülebilir tarıma ve doğal kaynakların korunmasına önem verdiklerini, bu nedenle fuara katıldıklarını söyledi. Demir, “Şu anda 20 bin dönümün üzerinde 450, 500 civarında üreticiyle ve sürdürülebilirlik ilkelerine uyarak organik tarım yapmaktayız.” diye konuştu.
“Türkiye’nin en büyük avantajı ürün çeşitliliği”
Türkiye’den organik gıda ürünleri tedariki yapan İsviçre merkezli Yourharvest AG Üst Yöneticisi Pascal Schwarz, dünyanın her yerinden tedarikçilerden oluşan küresel bir ağlarının olduğunu ve fuarda tedarikçilerin yaklaşık yüzde 80’ini dünyayı dolaşmadan görme fırsatı bulduklarını dile getirdi.
Türk ortakları Işık Tarım ile 30 yılı aşkın süredir çok yakın ilişkileri olduğunu belirten Schwarz, Türk şirketlerinin üretim gücüne işaret etti. Schwarz, “Özellikle pazarda çok uzun bir geleneğe sahip olan Türk kuru meyve ve kuruyemiş ürünlerinin tekrar yükselişe geçeceği konusunda çok iyimseriz. Türkiye organik gıdada mercimekten fındığa kadar çok çeşitli ürünler sunuyor. Öteki ülkelerde ürün çeşitleri Türkiye kadar değil. Türkiye’nin en büyük avantajı bu.” ifadesini kullandı.
Pascal Schwarz, Türk organik gıda üreticilerine, Avrupa’da daha iyi satış için “inovatif olma ve ürünlerine katma değer katma” tavsiyesinde bulundu.
Organik ürün üreticilerinin sayısı 4,5 milyonu geçti
Fuarda sunulan “Organik Tarım Dünyası-İstatistikler ve Gelişen Trendler 2024” raporuna göre, dünya genelinde organik ürün üretenlerin sayısı 4,5 milyonu aştı.
Organik gıda satışları 2022 yılında 135 milyar avroya yaklaştı. Küresel organik tarım alanı 96 milyon hektara çıktı. Avustralya, 53 milyon hektarla en büyük organik tarım alanına sahip ülke olmaya devam ederken, bu ülkeyi 4,7 milyon hektarla Hindistan izledi. 2022’de dünyadaki tarım arazilerinin sadece yüzde 2’sinin organik tarım için kullanıldığı hesaplandı.
ABD 2022’de organik gıda satışlarında 56,6 milyar avroyla lider pazar olmayı sürdürürken, bu ülkeyi 15,3 milyar avroyla Almanya, 12,4 milyar avroyla Çin izledi.
Küresel ölçekte kişi başına organik gıda harcaması 17 avro olarak hesaplandı. En fazla harcamayı 437 avroyla İsviçreliler yaptı.
]]>TAHRAN – İran’da çok sayıda ülkeden turizm firmalarının katıldığı 17. Tahran Uluslararası Turizm ve El Sanatları Fuarında Türkiye’ye yoğun ilgi gösterildi.
İran’da kapılarını açan 17. Tahran Uluslararası Turizm ve El Sanatları Fuarı, ziyaretçilerini ağırlıyor. 15 Şubat’a kadar devam edecek olan fuarda Türkiye başta olmak üzere Rusya, Hindistan, Malezya, Endonezya, Tayland, Özbekistan, Vietnam, Tacikistan, Zimbabve, Tanzanya ve Sri Lanka dahil birçok ülkeden katılan turizm firmaları ile yerli ve yabancı ziyaretçiler bir araya geliyor. Türk turizm firmalarının açtığı stantlar yoğun ilgi görürken, stantlarda İstanbul, Konya, Van, Antalya ve Trabzon gibi birçok şehrin tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerinin tanıtıldığı broşürler ziyaretçilere dağıtılıyor. Tahran Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen ve toplam 987 standın yer aldığı fuarda İran’ın birçok eyaletine özgü el sanatları ve yemekleri de tanıtılıyor. Ülkenin farklı bölgelerinden Arap, Lor, Kürt, Türk ve Bahtiyari’lerden oluşan göçebeler yer alırken göçebelere özgü yöresel lezzetler fuar alanında ziyaretçilere sunuluyor.
“Türkiye’ye ve Trabzon’a ilgi var”
Trabzon standı adına fuarda bulanan Türkan Adanur, Trabzon’a turizm amaçlı gelecek olan kişilere Trabzon’u tanıttıklarını ve bilgilendirdiklerini belirterek, “Burada bir sıkıntı çekmedik. Benim bir ön yargım yoktu ama herhangi bir olumsuzlukla da karşılaşmadık hatta çok sıcak karşılandık. Kültürlerimiz birbirine çok benziyordu zaten biliyordum ama ben ilk defa geliyorum Tahran’a ve bir kez daha bu kanıtlanmış oldu. Havalimanından itibaren güzel başlayan bir yolculuğumuz oldu, çok mutlu ayrılacağız hatta nasıl ayrılacağız buradan bilmiyorum. Burada da gelenlerin çoğu Türkçe biliyor ya da Türkçe konuşmaya çalışıyor. Bizimle iletişimleri çok güzel. O konuda bir sıkıntı çekmiyoruz ve hepsinin Türkiye’ye ve Trabzon’a ilgisi var. Bu bizim için çok mutluluk verici. Bizim onları merak ettiğimiz kadar onlar da bizi merak ediyor, gelmek istiyor, görmek istiyorlar. Dediğim gibi biz birbirimize tarihi ve komşu olarak yakın iki milletiz, iki kültürüz. O noktada da güzellikle karşılaştık” dedi.
“Bu seneyi biraz daha yoğun görüyoruz”
Türkiyeli bir turizm firması ile ortak çalışan İranlı Ahad Caferpur, “Bu senenin turizm fuarı çok güzel ve yoğun. Sadece Türkiye değil, dünyanın her bir tarafından gelen vardı. Bu seneyi biraz daha yoğun görüyoruz. Nevruzdan sonra turizm daha yoğun olacaktır. Her halükarda güzel gidiyor. Bu seneyi biz çok beğendik. Geçen sene katılmamıştık ama bu senenin ne kadar güzel olacağı belliydi. Yoğun geçiyor ve güzel de karşılandı. Bizim standımızda yoğundu. Sadece Antalya’yı değil, İstanbul’u Van’ı, otelleri ve ülkeyi soranlar var. Hatta Trabzon bile yoğundu. Bize Trabzon’u Antalya’dan daha fazla sordular. İnşallah umarım bu sene hem bizim için hem Türkiye için güzel bir yıl olur” dedi.
“Konya ve Mevlana’ya anormal bir sevgi var”
TÜRSAB Konya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Özdal Karahan ise, “Özellikle İranlılar bizim buraya gelmemizden dolayı mutlular. Özellikle bizim TÜRSAB olarak ulusal bir kimlik altında burada olmamızdan son derece mutlu olmuşlar. Biz bu kurumsal kimlik içerisinde özellikle şu anda burada 5 tane bölge var ve bu 5 tane bölgenin TÜRSAB’a bağlı BTK’ların (bölge temsil kurulları) oluşturduğu bölgelerden gelen başkanlar ve bunlarla birlikte gelen seyahat acenteleri var. Dolayısıyla biz kalabalık bir heyetiz burada. Bizim burada kalabalık heyet olmanızdan kaynaklı olarak bu organizasyonu yapan İran Turizm Bakanlığı bizden son derece memnun kaldılar. Başlangıçta Batı Azerbaycan Urmiye bölgesinden özel davet almıştık. Onlar bizi davet ettiler. Bölge olarak Konyalıyız, ben Konya bölge başkanıyım. Konya ve Mevlana’ya anormal bir sevgi var. Öyle olunca bu resmin altında bu resmi koyduğunuzda herkes önce bu standa geliyor. Herkes bu stantta bir şeyler arıyor, konuşmak istiyor ve burada Mevlana ile ilgili bir şeyler paylaşmak istiyor” ifadelerini kullandı.
]]>Türkiye ve dünyadan 300’ü aşkın firmanın bir araya geldiği ANFAŞ Food Product ev dışı tüketim grubunun en keyifli buluşma noktası oldu.
Fuarcılık sektörünü Antalya’dan dünya pazarı ile buluşturan Antalya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi (ANFAŞ), Anadolu Aşçılar Federasyonu (ANFED) Tamer Özkan, Türkiye Gastronomi Platformu Yöneticileri Özlem Mekik, Akif Budak, partnerliğinde 30’uncu defa kapılarını açtı.
ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, fuara gösterilen yoğun ilgiden dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Bu yıl açılışımızda bir müjdeyi de kamuoyu ile paylaştık. Dünyanın en büyük fuar şirketlerinden Köln Messe Anuga ile 2025 yılı itibarı ile bir yola giriyoruz. Almanya ve Türkiye pazarını dünya ile buluşturacağız” dedi.
Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan ve 11 ilimizi etkileyen büyük depremlerde binlerce insanımızı kaybettiğimize de vurgu yapan Ali Bıdı, “Binlerce insanımız da yaralanırken, ülkemiz tarifi imkansız acılar yaşadı. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemizin başı bir kez daha sağ olsun. Fuarın ilk günü tüm katılımcı ve ziyaretçilere siyah kurdele vererek deprem acısını yüreğimizde hissettik” diye konuştu.
“Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkısı büyük”
Fuara gezen ziyaretçiler ile katılımcıları, gıda ve içecek sektöründe bir amacın etrafında buluşturduklarını da dikkat çeken ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, “Fuarımız, sektör profesyonellerini bir araya getirirken, tüm paydaşlarımıza yeni sezon öncesi hazırlıklarını tamamlama fırsatı da sunuyoruz. Katılımcı firmalarımıza yeni ihracat kapılarını açıyoruz. Fuarlar ihracatın görünmeyen kapısıdır. Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkısı çok büyük. Tüm dünyayı buraya davet ettik, bu fuarlar bizim değil Antalya’nın. Antalya’yı tüm dünyaya tanıtıp alıcıyla satıcıyı bir araya getirdik” dedi.
Fuar bünyesinde, Türkiye Gastronomi Platformu desteği ile düzenlenen workshoplarda Türkiye’nin önemli şefleri; Özlem Mekik, Hazer Amani, Doğa Çitçi, Eyüp Kemal Sevinç, Rafet İnce, Murat Aslan, Yıldız Öz Samaha, Soner Kesgin, Selim Yeşilpınar, Bedrettin Aydoğdu, İzzettin Oral, Erkan Yeşil, Hamza Alkan yer alarak, Türk mutfağının lezzetli menülerinin tariflerini katılımcılar ile paylaştı.
‘Akdeniz Bölgesi Tedarik Yönetimi’, ‘Küresel Dünyada Atıksız Mutfak Yönetimi’, ‘Geleneksel Markaların Başarı Hikayeleri’, ‘Gastronomide Yeni Akım İşletmecilik Anlayışı’, ‘Türk Markalarının Ulusal Pazardaki Konumlanma Serüvenleri’, ‘Küresel Düşün Yerel Hareket Et’, ‘Altın Portakal Belgeseli’, ‘TV Dünyası ve Gastronomi İlişkisi’, ‘Gastronomi Turizmine Değer Veren Medya Mensupları’, ‘Turizm Sektöründe Sağlıklı Yeme- İçme Standartları’, ‘Türk Turizminde Gastronominin Yeri’, ‘Unesco’ya Giren Şehirlerin Başarılı Şefleri’, ‘KKTC Mutfağı ve Türk Mutfağı Arasındaki İlişki’, ‘Anadolu’da Gastronomi ve Aşçılık Eğitimi’ başlıklı oturumlarda 100’e yakın sektör profesyoneli bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunuldu. Fuar katılımcılarının büyük ilgi gösterdiği, “Turizm Sektöründe Yeme İçme” başlıklı panelde konuşma yapan Prof. Dr. Ünsal Aydın, sağlıklı olmanın ön şartının sağlıklı beslenmek olduğunu dile getirerek, gıda sektörü profesyonellerinin daha sağlıklı ürünleri insanlarla buluşturmak için çabalamaları gerektiğini söyledi.Aydın, “30’uncu yılını kutlayan ANFAŞ Fuarı’nda teknolojinin beslenme ile ne kadar yakından çalıştığını ve ne kadar ilerlediğini, dünyanın her yerinden katılan kıdemli şeflerin birbirine destek verdiği ve kaynaştığı, deneyimlerini ve dostluklarını paylaştıkları, rekabetten çok ANFAŞ’ı büyütmek için çalıştıklarını görmek çok güzel, burada olmak mutluluk verici” dedi.
Fuarda, Türkiye’nin dünyaya açılmış başarılı Gastronomi markalarının yöneticileri bu başarılarının sırrını paylaşırken, ülkemizin önemli şefleri, sektörün dünyadaki konumunu değerlendirerek daha başarılı ve güçlü olmak için neler yapılması gerektiğini tartıştı. Farklı üniversitelerden fuara katılan öğrenciler, etkinlikler boyunca sektörü çok daha yakından tanırken, ünlü şefler ile bir araya gelerek alana dair birçok bilgiler edindi.
Sadece gıda sektörünün değil, kültür ve sanat dünyasından da isimlerinin yer aldığı fuarda, moderatörlüğünü sunucu Merve Akıncı’nın yürüttüğü “Altın Portal” panelinde, gazeteci, yazar Nebil Özgentürk konuşmacı olarak yer aldı. Türk sinemasının önemli isimlerinden Coşkun Göğen ve Ümit Okur’un da katıldığı, “TV Dünyası & Gastronomi İlişkisi” konulu panel, izleyiciler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. – ANTALYA
]]>Türkiye’nin helal ekonomiden aldığı payı artırarak ilk 10’a girme potansiyelinin bulunduğunu belirten Dünya Helal Zirvesi Konsey Başkanı Yunus Ete, “Cumhurbaşkanımızın stratejik önemine dikkat çektiği helal sektörü her geçen gün büyüyor. Ülkeler arası savaşlar ve salgınlar gıda güvenliğinin önemini daha da artırırken bu durum piyasada bir talep ve hareketlilik yaratıyor. İhracat oranları da hızla artıyor” dedi. 2024’te Helal Expo Fuarı’nı 10’uncu kez düzenleyeceklerini anlatan Ete, özellikle yabancı firmaların ilgisinin çok yüksek olduğunu ve şimdiden yerlerini ayırdıklarını kaydetti.
Dünyada en hızlı büyüyen pazarlar arasında yer alan ‘Helal’ pazarının büyüklüğü 5 trilyon doları aştı. Gelecek 5 yılda 10 trilyon doları bulması beklenen helal ekonomisi, dünyada en çok yatırım yapılan alanlar arasında yerini aldı. Bu kapsamda Türkiye de çalışmalarını hızlandırdı. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İTT) Helal Ekonomi Raporu’na göre Türkiye, Endonezya ve Malezya, helal ekonomi ürünlerinde ilk 20 ihracatçı arasına girmeyi başardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9. Dünya Helal Zirvesi ve 10. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı 2023’e gönderdiği video mesajda da, helal sektörünün stratejik önem arz ettiğine dikkati çekmişti.
Müslüman ülkelerdeki tüketiciler tarafından gıdaya yapılan harcamaların 2022’de 1 trilyon doları aştığını belirten Dünya Helal Zirvesi Konsey Başkanı ve Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, bunun 2026 yılına kadar 1.5 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini kaydetti. Bu kapsamda helal ihracatın da hızla arttığının altını çizen Ete, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önemine dikkat çektiği helal sektörü her geçen gün büyüyor. Ülkeler arası savaşlar ve tüm dünyayı etkisini alan salgın sebebi ile gıda güvenliğinin önemi daha da artıyor” dedi.
BOYKOT TALEBİ ARTIRDI
Helal belgeli ürünlerin hem temiz hem de sağlıklı olması sebebi ile helal hassasiyetine sahip olan Müslümanlar tarafından tercih edildiğini anlatan Ete, “Diğer inançlara mensup kişiler tarafından da sağlıklı olması sebebi ile helal belgeli ürünler tercih edilmeye başlandı. Ayrıca Filistin’de yaşanılan savaş ile yayılan boykotlarda helal ürünlere olan talebi artırdı. Tüm bu sebeplerin piyasada yarattığı hareketlilik ihracat oranlarını da hızla artırmaya başladı” diye konuştu.
Türkiye’nin helal ekonomi ürünlerinde ilk 20 ihracatçı arasına girmeyi başardığını aktaran Ete, bu payı daha da yukarı taşıyarak ilk 10 arasına girme potansiyelinin bulunduğunu ifade etti.
SEKTÖRDEN ALDIKLARI PAY BÜYÜYOR
Helal ürünlere artan talebin dünyanın en büyük ‘helal organizasyonu’ olan Helal Expo Fuarı’na olan ilgiyi artırdığını anlatan Ete, “Helal Expo fuarının düzenlenme sebebi, helal piyasasında hizmet veren ve verebilme potansiyeli olan yerli ve yabancı firmaları bir araya getirmek ve ticari iş fırsatları oluşturmak. Helal fuarına her yıl gıdadan kozmetiğe, finanstan turizme, tekstilden ilgili tüm tedarik zincirlerinde yer alan firmalar katılıyor. ve bu fuara katılan firmaların bu sektörden aldığı pay her geçen gün artıyor. Bu fuardan ciddi verim elde eden firmaların ilgisi de her geçen gün artıyor” ifadelerini kullandı.
10 YILDIR İLGİ KATLANARAK ARTTI
2024 yılının kendileri için çok büyük önem arz ettiğini anlatan Ete, “2024’te Helal Expo Fuarı’nın (World Halal Summit-WHS) 10’uncu kez düzenleyeceğiz. İlk düzenlendiğimiz yıldan beri ilgi katlanarak yükseldi. Her geçen yıl istikrarlı bir şekilde büyüttüğümüz fuarımıza katılımcı firma sayısı da düzenli olarak arttı. Fuarın 10’uncu yılında 500’e yakın firmayı bu potansiyel ile bir araya getireceğiz” dedi.
YABANCI ŞİMDİDEN YERİNİ AYIRTTI
2023’te düzenlenen Dünya Helal Zirvesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo 2023 Fuarı’na 110’u aşkın ülkeden 10 bini yabancı, 40 bine yakın kişinin katıldığını aktaran Ete, “1.5 günde işletmeler arası 2 bin B2B görüşme gerçekleştirildi” diye konuştu.
Fuara katılan yabancı firmaların özellikle B2B görüşmelerden çok büyük verim elde ettiklerini anlatan Ete, “O nedenle özellikle birçok yabancı firma 2024 fuarı için şimdiden yerlerini ayırttılar” dedi.
Yabancı firmaların helal ekonominin önemini fark ettiğini ancak yerli firmaların bu alanı tam anlamıyla keşfedemediğini aktaran Ete, Türk firmaların helal ekonomiye daha çok ilgisini çekmek için çalıştıklarını kaydetti.
HEDEFTE YERLİ FİRMALAR VAR
2024’te düzenlenecek fuar için çalışmalara başladıklarını kaydeden Ete, yeni dönem fuar takvimi için şu bilgileri verdi:
“Fuar özellikle yabancı ülkelerden katılımı yoğun şekilde alırken, Türkiye’den katılımcı sayısını da her yıl artırıyor. 2024 ve sonrası için hedefimiz yurt dışından her yıl katlanarak artan katılımcı sayısını, yerli firmalar için de aynı istikrarda artırmak. Ayrıca zirve kapsamında yapılan Uluslararası Aşçılar Şampiyonası için de kapsamı genişletip, başta ülkemiz olmak üzere, tüm İslam dünyasındaki gastronomi sektörüne ve turizmine potansiyel oluşturmaya devam edeceğiz. Aynı tarihlerde aynı mekanda yapmış olduğumuz ülke iş forumlarımızın sayısını daha da artırmayı planlıyoruz.”
SAĞLIK TURİZMİNE KATKI SAĞLAYACAK
Bu yıl ilk kez Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Hizmet İhracatçıları Birliği tarafından desteklenen ETHEXPO 2023 Fuarı’nın Dünya Helal Zirvesi ve Uluslararası Helal Expo ile aynı tarihte düzenlendiğini anlatan Ete, “20’den fazla ülkenin milli katılım gösterdiği fuarda 100’ün üzerinde yerli ve yabancı firma stant açtı. 119 ülkeden 9 bin yabancı ziyaretçinin katıldığı fuarda 30 bine yakın kişi ağırlandı. Henüz 1. yılı olmasına rağmen fuarda 1.5 günde işletmeler arası binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi” dedi.
Türkiye’nin sağlık turizminde 2023 yılında 2 milyon yabancı hastaya hizmet vererek 10 milyar dolar gelir elde etmeyi hedeflediğine dikkat çeken Ete, “Bu rakamın yüzde 10’luk payının kamu hastanelerinden gelmesi bekleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2028’de 100 milyar dolarlık turizm hedefi konuldu, yine 2028 yılında 5 milyon yabancı hastanın ülkede ağırlanması hedefleniyor. ETHEXPO Avrasya Turizm ve Sağlık Fuar bu hedeflere ulaşmak için katkı sağlayacak” diye konuştu.
]]>İTO’dan yapılan açıklamaya göre, Avdagiç, İstanbul Ticaret Odasının 2024 yılı iş programının görüşüldüğü meclis toplantısında Odanın yeni yılda yürüteceği çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) bünyesinde yer alan ve 96 bin metrekare kapalı alanı bulunan İstanbul Fuar Merkezi’ni 2024’te önemli ölçüde büyütmeyi hedeflediklerini belirten Avdagiç, şu bilgileri paylaştı:
“İstanbul’un en büyük kapalı fuar alanını iş dünyamızın hizmetine sunmak, İTO’nun yaşayacağı bir onur olacaktır. İFM’de 2023 yılında 89 fuar organize edildi, bu fuar sayısının metrekare karşılığı ise 2 milyon 428 bin 750 metrekare oldu. Fuar alanını büyütme projesi çerçevesinde ilk aşamada mevcutta otopark alanında 40 bin metrekarelik fuar salonu inşaatı planladık. Ardından ikinci aşamada 35 bin metrekarelik bir fuar salonu, onu takiben de üçüncü aşamada Ticaret Bakanlığı desteğiyle İDTM arazisine bitişik parselde büyümeyi planlıyoruz. Hedefimiz, bunu 21. Dönem İTO Meclisinin bir icraatı olarak tarihimize altın harflerle yazmaktır.”
Avdagiç, Türk şirketlerinin dünyanın dört bir yanında önemli uluslararası fuarlara katılımlarını organize ettiklerini. 2023’te Almanya’dan Çin’e ve ABD’den Rusya’ya kadar 16 ülkede, 24 şehirde, 20 farklı ihtisas sektörünü içeren 38 uluslararası fuara 1250 firmanın katılımını sağladıklarını anlattı.
Katılımdaki artışa işaret eden Avdagiç, 2023’te geçen yıla göre katılımcı firma sayısında yüzde 48, metrekare kategorisinde yüzde 37’lik artış yakaladıklarını bildirdi.
“2024’te 17 ülkede 46 fuara Türk firmalarının katılımını sağlayacağız”
Avdagiç, 2024’te de 17 ülkede 46 fuara Türk firmalarının katılımını organize edeceklerini belirterek, “Her fuara katılım demek, daha fazla rekabetçi olmak, daha fazla ihracat imkanı yakalamak, daha fazla üretim ve istihdama ulaşmak demektir.” ifadesini kullandı.
İhracata İlk Adım Programı’nın 15. etabını bu yıl başarıyla tamamladıklarını kaydeden Avdagiç, şu bilgileri verdi:
“Hiç ihracat yapmayan ya da ihracat yapmış ama sürekli hale getirememiş işletmelerimizden 16 firmamızla birlikte bugüne kadar programdan faydalanan firma sayımız 326’ya yükseldi. Programımızın 16. etabını ocak ayı itibarıyla başlatıyoruz. Programımız tüm hızıyla ve kesintisiz şekilde devam edecek. Uçtan Uca E-İhracat Merkezi Projesi’ni bu kez İSTKA güdümlü proje desteğiyle hayata geçirecek adımları attık. SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’nde ikinci dönem eğitimleri 2023 içerisinde başladı, inşallah 2024’te mezun olacaklar. SoftITo ile iş dünyasının ihtiyacı olan yazılımcıları yetiştirmekte büyük bir başarıya imza atıyoruz. Tıkır tıkır işliyor, Türkiye yetenekli yazılımcılarla tanışıyor.”
“Türk tüccarı neredeyse İTO oradadır”
Şekib Avdagiç, uluslararası ilişkiler ve ticari diplomaside Türkiye’ye yeni hedefler kazandıracak çalışmalar içinde olduklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
“34 ülkenin 9’u bakan ve büyükelçi seviyesinde olmak üzere misyon şefleriyle bir araya geldik. 20’yi aşkın ülkeden ticaret odası başkanı ve iş heyetlerini ağırlayıp yatırım ve iş görüşmeleri gerçekleştirdik. Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden Balkan ve AB ülkelerine, Afrika ülkelerinden Kuzey Amerika ve Uzak Doğu ülkelerine kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdik. Bu tablo şunu gösteriyor, Türk tüccarı neredeyse İTO oradadır, İTO o ülkedeki Türk tüccarının yanındadır.”
İTO olarak mesleki eğitimi, varlık sebebi olarak gördüklerini anlatan Avdagiç, 2019 yılından beri Milli Eğitim Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile diğer paydaşlarla Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü (Hamilik Projesi) yürüttüklerini bildirdi.
Şekib Avdagiç, 2023 sonu itibarıyla hamilikleri İTO tarafından yürütülen mesleki ve teknik Anadolu lisesi sayısının 55’e ulaştığını, bu sayıyı artıracaklarını kaydetti.
]]>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 742 bin işletmenin üye olduğu İTO’nun 2024 yılı İş Programı’nın görüşüldüğü Meclis Toplantısı’nda Oda’nın yeni yılda yürüteceği çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) bünyesinde 96 bin metrekare kapalı alanı bulunan İstanbul Fuar Merkezi’ni 2024 yılında önemli ölçüde büyütmeyi hedeflediklerini belirten Avdagiç, “İstanbul’un en büyük kapalı fuar alanını iş dünyamızın hizmetine sunmak, İstanbul Ticaret Odası’nın yaşayacağı bir onur olacaktır” diye konuştu.
Avdagiç, İstanbul Fuar Merkezi’nde 2023 yılında 89 fuar organize edildiğini, bu fuar sayısının metrekare karşılığının ise 2 milyon 428 bin 750 metrekare olduğu bilgisini verdi.
“İlk aşamada 40 bin metrekarelik yeni fuar salonu”
Fuar alanını büyütme projesi çerçevesinde ilk aşamada mevcutta otopark alanında 40 bin metrekarelik fuar salonu inşaatı planladıklarını kaydeden Avdagiç, şöyle devam etti: “Ardından ikinci aşamada 35 bin metrekarelik bir fuar salonu, onu takiben de üçüncü aşamada Ticaret Bakanlığı desteğiyle İDTM arazisine bitişik parselde büyümeyi planlıyoruz. Hedefimiz, bunu 21. Dönem İTO Meclisi’nin bir icraatı olarak tarihimize altın harflerle yazmaktır.”
İTO’nun Türk şirketlerinin dünyanın dört bir yanında önemli uluslararası fuarlara katılımlarını organize ettiğini hatırlatan Avdagiç, “2023 yılında Almanya’dan Çin’e, Amerika’dan Rusya’ya, Arnavutluk’tan Endonezya’ya, Fransa’dan Azerbaycan’a, İngiltere’den Singapur’a kadar 16 ülkede 24 şehirde 20 farklı ihtisas sektörünü içeren 38 uluslararası fuara bin 250 firmamızın katılımını sağladık. 2022’nin rakamlarıyla 2023 yılını mukayese edince, katılımcı firma sayısında yüzde 48’lik, metrekare kategorisinde yüzde 37’lik bir artış yakaladık” bilgisini verdi.
“2024’te 17 ülkede 46 fuara Türk firmalarının katılımını sağlayacağız”
2024 yılında da 17 ülkede 46 fuara Türk firmalarının katılımını organize edeceklerini kaydeden Avdagiç, “Her fuara katılım demek, daha fazla rekabetçi olmak, daha fazla ihracat imkanı yakalamak, daha fazla üretim ve istihdama ulaşmak demektir” dedi.
İhracata İlk Adım Programı’nın 2023 yılında 15. etabını başarıyla tamamladıklarını belirten Avdagiç, “Hiç ihracat yapmayan ya da ihracat yapmış ama sürekli hale getirememiş işletmelerimizden 16 firmamızla birlikte bugüne kadar programdan faydalanan firma sayımız 326’ya yükseldi. İhracata İlk Adım Programımızın 16. etabını Ocak ayı itibariyle başlatıyoruz. Programımız tüm hızıyla ve kesintisiz şekilde devam edecek” dedi.
Avdagiç, Uçtan Uca E-İhracat Merkezi Projesi’ni bu kez İSTKA güdümlü proje desteği ile hayata geçirecek adımları attıklarını kaydetti. SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’nde 2’nci dönem eğitimlerinin 2023 yılı içerisinde başladığını hatırlatan Avdagiç, “İnşallah 2024 içerisinde mezun olacaklar. SoftITo ile iş dünyasının ihtiyacı olan yazılımcıları yetiştirmekte büyük bir başarıya imza atıyoruz. Tıkır tıkır işliyor, Türkiye yetenekli yazılımcılarla tanışıyor” dedi.
“Türk tüccarı neredeyse İTO oradadır”
Avdagiç, uluslararası ilişkilerde ve ticari diplomaside Türkiye’ye yeni hedefler kazandıracak çalışmalar içinde olduklarını vurguladı. Şekib Avdagiç, “34 ülkenin 9’u bakan ve büyükelçi seviyesinde olmak üzere misyon şefleriyle bir araya geldik. 20’yi aşkın ülkeden ticaret odası başkanı ve iş heyetlerini ağırlayıp yatırım ve iş görüşmeleri gerçekleştirdik. Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden Balkan ülkelerine, AB ülkelerinden Afrika, özellikle Kuzey Afrika ülkelerine, Kuzey Amerika ve Latin Amerika’dan Orta Asya ve Uzak Doğu ülkelerine kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdik. Bu tablo şunu gösteriyor. Türk tüccarı neredeyse İTO oradadır, İTO o ülkedeki Türk tüccarının yanındadır” dedi.
İTO olarak mesleki eğitimi, varlık sebebi olarak gördüklerine işaret eden Avdagiç, 2019 yılından itibaren Milli Eğitim ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlıkları ve diğer paydaşlarla Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü, yani Hamilik Projesi yürüttüklerini hatırlattı. Avdagiç, 2023 yılı sonu itibariyle hamilikleri İTO tarafından yürütülmekte olan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sayısının 55’e ulaştığını, bu sayıyı artıracaklarını kaydetti. – İSTANBUL
]]>