İHA Muhabiri Suat Metin 2 ödül birden aldı
ANTALYA – Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin ‘2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri’ törenle sahiplerini buldu. Törende İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülüne layık görüldü.
AGC’nin 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri töreni, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir otelde yapıldı. Törenin açılışında konuşan AGC Başkanı İdris Taş, cemiyetin gücünü meslek ilkelerinden ve köklü geçmişinden aldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Bayram Ali Çeltik de, AGC’nin yer talebini gerçekleştirdiklerini belirterek, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin ibe, “Ödül alan almayan Antalya’mızdaki tüm gazeteciler bence bu zor koşullarda hepsi birer yılın gazetecisidir, hepsini tebrik ediyorum. Zehir zemberek konuşmalardan sonra ben ne diyeyim diye epey terledim. Üniversiteye başladığım 1988 yılında Siyaset Bilimine Giriş dersinde rahmetli Prof. Dr. Bülent Daver hocamız ilk ders dedi ki; ‘Günde en az dört gazete ve en az sekiz ila on köşe yazarı okumuyorsanız dersime gelmeyin’ dedi. Çünkü o yıllarda gerçekten ülkenin gündemini Türkiye’nin belli başlı 8-10 köşe yazarı belirlerdi, onları okumazsanız ne olup ne gidiyor bilemezdiniz. Hem sağdan hem soldan mutlaka onları okumanız gerekirdi ki, siyaset dünyası nereye gidiyor bilebilesiniz. Bugün geldiğimiz noktada maalesef ülke kamuoyunu, ülke gündemini sosyal medya belirliyor. Tamamen denetimsiz, tamamen subjektif ve doğru mu yanlış mı kontrolü olmayan denetimsiz bir kaotik ortam ülke gündeminin hakimi konumunda. Bu son derece sağlıksız bir durum. Halbuki biraz önce kıymetli başkanlarımız söylediler; şehirlerin hafızası gazeteciler, toplumun vicdanı gazeteciler, kendi etik kuralları çerçevesinde işlerini yaparken sorumlulukla hareket eden yine gazeteciler. Gazetelerin yaşaması lazım, gazeteler yaşarsa gerçekten o anayasal hak olan toplumun haber alma hakkı tam olarak tezahür eder. Aksi takdirde sosyal medyanın insafına bırakırsak kimin bizi ne kadar manipüle edeceğini nereden bileceğiz. Bu çerçeve içerisinde genelgeler yazılırken bu vazgeçilmez düşünce ve ortam eğer içselleştirilirse, nasıl adalet, güvenlik, deprem hariç diyorsa belki o zaman basın da hariç denilebilir. Son olarak ben de Alex ile bitireyim. Türkçe’ye bir deyim kazandırmak Türkiye’de hiçbir futbolcuya nasip olmamıştır. Türkçe’de bir deyim var; ‘İşte filanca çok iyi ama bir Alex değil.’ Bu sadece spor için değil, her ortamda kullanılabilen bir deyim oldu. Sinan başkana teşekkür ediyoruz, ‘Bir Alex değil’ diyemeyeceğimiz bir teknik direktör getirdi, Alex’i getirdi.”
Törende konuşmaların ardından gazetecilere ödülleri verildi. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon ödülünü CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın elinden alrken, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülünü Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’dan aldı.
Ödül alan gazeteciler
Yazılı Basında Yılın Gazetecileri kategorisinde Haber dalında Gazete Duvar’dan Ceren Deniz ‘Heykeli dikilecek dava-Savcının büstünü yaptı yine de ikna edemedi’ adlı çalışmasıyla ödül alırken, Araştırma- İnceleme dalında ödüle layık eser bulunamadı. Mansiyon ödülünü Hürses Gazetesi’nden Selim Çelik, ‘İhanetin arkasındaki büyük ittifak’ adlı çalışmasıyla aldı. Röportaj dalında Incity Dergisi’nden Güldal Siğinç ‘Dünyanın ilk insansı robotu-Sophia’, Köşe Yazısı’nda Güney Haberci Aksu Gazetesi’nden Hilal Kara ‘Plancia Magna heykelini istiyor’ adlı çalışmasıyla ödül aldı. Spor Haber kategorisinde ödüle layık eser bulunamazken, mansiyonda İhlas Haber Ajansı’ndan Suat Metin ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla, Ekonomi dalında da Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe Yıldız ‘Erkenci çilek ihracatı’ çalışmasıyla ödül aldı.
Televizyon kategorisinde haber dalında Kanal V’den Sevgi Gümüş ile Kerim Osman Demirel ‘Ölüm tarlaları’ çalışmasıyla, Jüri Özel Ödülü’nde TRT Antalya’dan Ceyda Muslu ve Sayit Ersan ‘İsmail öğretmen’ adlı çalışmasıyla, mansiyon ödülünde ise Anadolu Ajansı’ndan Oktay Özden ‘Parkenin topuklu antrenörü’ adlı eseriyle ödüle layık görüldü.
Program dalında ödüle değer eser bulunamazken, En İyi Görüntü ödülü TRT Antalya’dan Ufuk Ulusoy’un ‘Tır şoförü kadın’ çalışmasına verildi. Haber Fotoğrafı kategorisinde ise Güncel Haber Fotoğrafı dalında DHA’dan Tolga Yıldırım ‘Cumburlop’, Spor Haberi Fotoğrafı’nda Akdeniz Manşet Gazetesi’nden Ramazan Bozca ‘Antalyaspor kupada turladı’, Yılın Basın Fotoğrafı ödülü de İHA’dan Suat Metin’in ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafına verildi. Kültür Sanat Haberi Fotoğrafı dalında ise ödüle layık eser bulunamadı.
Yılın Radyo Ödülü’nde ödüle layık eser bulunamazken, Sayfa Tasarımı kategorisinde Akdeniz Gerçek Gazetesi’nden Nihat Saraç’ın 30 Ağustos 2023 yılındaki 1. sayfa tasarımı ödül aldı.
Genç İletişimci Ödülü kategorisinde Yazılı Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doğa Arı ‘Hastasını enkaz altında bile yalnız bırakmadı’ adlı çalışması, Görsel Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Adilcan Özdemir ‘Atölyesinden çıkarıldı sanatını sokağa taşıdı’ çalışmasıyla, Teşvik’te ise AÜ İletişim Fakültesi’nden Alev İlyas ‘Geçmişin subayı şimdinin sahafı’ ve Yaşar Can Soylu ‘Su altında sanatsal pozlar’ eseriyle ödüle layık görüldü.
Ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, belediye başkanları ve başkan vekilleri, çok sayıda STK başkanı ve basın mensubu katıldı. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
]]>AGC’nin 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri töreni, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir otelde yapıldı. Törenin açılışında konuşan AGC Başkanı İdris Taş, cemiyetin gücünü meslek ilkelerinden ve köklü geçmişinden aldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Bayram Ali Çeltik de, AGC’nin yer talebini gerçekleştirdiklerini belirterek, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin ibe, “Ödül alan almayan Antalya’mızdaki tüm gazeteciler bence bu zor koşullarda hepsi birer yılın gazetecisidir, hepsini tebrik ediyorum. Zehir zemberek konuşmalardan sonra ben ne diyeyim diye epey terledim. Üniversiteye başladığım 1988 yılında Siyaset Bilimine Giriş dersinde rahmetli Prof. Dr. Bülent Daver hocamız ilk ders dedi ki; ‘Günde en az dört gazete ve en az sekiz ila on köşe yazarı okumuyorsanız dersime gelmeyin’ dedi. Çünkü o yıllarda gerçekten ülkenin gündemini Türkiye’nin belli başlı 8-10 köşe yazarı belirlerdi, onları okumazsanız ne olup ne gidiyor bilemezdiniz. Hem sağdan hem soldan mutlaka onları okumanız gerekirdi ki, siyaset dünyası nereye gidiyor bilebilesiniz. Bugün geldiğimiz noktada maalesef ülke kamuoyunu, ülke gündemini sosyal medya belirliyor. Tamamen denetimsiz, tamamen subjektif ve doğru mu yanlış mı kontrolü olmayan denetimsiz bir kaotik ortam ülke gündeminin hakimi konumunda. Bu son derece sağlıksız bir durum. Halbuki biraz önce kıymetli başkanlarımız söylediler; şehirlerin hafızası gazeteciler, toplumun vicdanı gazeteciler, kendi etik kuralları çerçevesinde işlerini yaparken sorumlulukla hareket eden yine gazeteciler. Gazetelerin yaşaması lazım, gazeteler yaşarsa gerçekten o anayasal hak olan toplumun haber alma hakkı tam olarak tezahür eder. Aksi takdirde sosyal medyanın insafına bırakırsak kimin bizi ne kadar manipüle edeceğini nereden bileceğiz. Bu çerçeve içerisinde genelgeler yazılırken bu vazgeçilmez düşünce ve ortam eğer içselleştirilirse, nasıl adalet, güvenlik, deprem hariç diyorsa belki o zaman basın da hariç denilebilir. Son olarak ben de Alex ile bitireyim. Türkçe’ye bir deyim kazandırmak Türkiye’de hiçbir futbolcuya nasip olmamıştır. Türkçe’de bir deyim var; ‘İşte filanca çok iyi ama bir Alex değil.’ Bu sadece spor için değil, her ortamda kullanılabilen bir deyim oldu. Sinan başkana teşekkür ediyoruz, ‘Bir Alex değil’ diyemeyeceğimiz bir teknik direktör getirdi, Alex’i getirdi.”
Törende konuşmaların ardından gazetecilere ödülleri verildi. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon ödülünü CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın elinden alrken, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülünü Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’dan aldı.
Ödül alan gazeteciler
Yazılı Basında Yılın Gazetecileri kategorisinde Haber dalında Gazete Duvar’dan Ceren Deniz ‘Heykeli dikilecek dava–Savcının büstünü yaptı yine de ikna edemedi’ adlı çalışmasıyla ödül alırken, Araştırma- İnceleme dalında ödüle layık eser bulunamadı. Mansiyon ödülünü Hürses Gazetesi’nden Selim Çelik, ‘İhanetin arkasındaki büyük ittifak’ adlı çalışmasıyla aldı. Röportaj dalında Incity Dergisi’nden Güldal Siğinç ‘Dünyanın ilk insansı robotu–Sophia’, Köşe Yazısı’nda Güney Haberci Aksu Gazetesi’nden Hilal Kara ‘Plancia Magna heykelini istiyor’ adlı çalışmasıyla ödül aldı. Spor Haber kategorisinde ödüle layık eser bulunamazken, mansiyonda İhlas Haber Ajansı’ndan (İHA) Suat Metin ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla, Ekonomi dalında da Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe Yıldız ‘Erkenci çilek ihracatı’ çalışmasıyla ödül aldı.
Televizyon kategorisinde haber dalında Kanal V’den Sevgi Gümüş ile Kerim Osman Demirel ‘Ölüm tarlaları’ çalışmasıyla, Jüri Özel Ödülü’nde TRT Antalya’dan Ceyda Muslu ve Sayit Ersan ‘İsmail öğretmen’ adlı çalışmasıyla, mansiyon ödülünde ise Anadolu Ajansı’ndan Oktay Özden ‘Parkenin topuklu antrenörü’ adlı eseriyle ödüle layık görüldü.
Program dalında ödüle değer eser bulunamazken, En İyi Görüntü ödülü TRT Antalya’dan Ufuk Ulusoy’un ‘Tır şoförü kadın’ çalışmasına verildi. Haber Fotoğrafı kategorisinde ise Güncel Haber Fotoğrafı dalında DHA’dan Tolga Yıldırım ‘Cumburlop’, Spor Haberi Fotoğrafı’nda Akdeniz Manşet Gazetesi’nden Ramazan Bozca ‘Antalyaspor kupada turladı’, Yılın Basın Fotoğrafı ödülü de İHA’dan Suat Metin’in ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafına verildi. Kültür Sanat Haberi Fotoğrafı dalında ise ödüle layık eser bulunamadı.
Yılın Radyo Ödülü’nde ödüle layık eser bulunamazken, Sayfa Tasarımı kategorisinde Akdeniz Gerçek Gazetesi’nden Nihat Saraç’ın 30 Ağustos 2023 yılındaki 1. sayfa tasarımı ödül aldı.
Genç İletişimci Ödülü kategorisinde Yazılı Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doğa Arı ‘Hastasını enkaz altında bile yalnız bırakmadı’ adlı çalışması, Görsel Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Adilcan Özdemir ‘Atölyesinden çıkarıldı sanatını sokağa taşıdı’ çalışmasıyla, Teşvik’te ise AÜ İletişim Fakültesi’nden Alev İlyas ‘Geçmişin subayı şimdinin sahafı’ ve Yaşar Can Soylu ‘Su altında sanatsal pozlar’ eseriyle ödüle layık görüldü.
Ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, belediye başkanları ve başkan vekilleri, çok sayıda STK başkanı ve basın mensubu katıldı. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. – ANTALYA
]]>Yönter, partisinin Sultanbeyli ve Ümraniye ilçe başkanlıklarını ziyaretinin ardından Ataşehir İlçe Başkanlığında partililerle bir araya geldi.
Teşkilatından seçim çalışmalarına ilişkin bilgi alan Yönter, burada yaptığı konuşmada, Ataşehir’de ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında bir devrin kapanacağını ve Cumhur İttifakı adaylarının seçimi kazanacağını söyledi.
Yönter, her insanın vereceği oyun çok kıymetli olduğunu belirterek, “Teşkilat olarak evvela herkesi sandığa götürmekle mükellefiz. Hiç kimseyi ihmal edemeyiz. Her vatan evladının iradesi bizim nezdimizde ve nazarımızda kutludur. Bu kutlu iradenin sandığa yansımasıyla İstanbul’un talihi inşallah açılacaktır.” ifadesini kullandı.
Önceki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) oy veren seçmenlere de seslenen Yönter, “Gelsinler bir olalım, beraber olalım, kardeş olalım. Ataşehir’in meselelerini hep birlikte çözelim” diye konuştu.
CHP’nin kendi içinde karışıklık yaşadığına vurgu yapan Yönter, şunları söyledi:
“???????Ataşehir’e baktım Onursal Adıgüzel’in fotoğrafı var. Yan tarafta da Ekrem İmamoğlu’nun fotoğrafı var. Merak ettim, Özgür Özel’in fotoğrafını gören oldu mu Ataşehir’de? Yok. İstanbul’da? Yok. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı utanıyor mu acaba fotoğrafının veya afişinin paylaşılmasından? Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı kim? Kimin eli kimin cebinde? Nasıl bir keşmekeşlikle ve kaotik yapıyla karşı karşıyayız? Partisini yönetemeyen bir zihniyete Ataşehir, İstanbul emanet edilir mi? Hayır. İstanbul’u yüzüstü bırakan bir zihniyete İstanbul tekrar emanet edilir mi? Hayır.”
“Yarı zamanlı belediye başkanı istemiyoruz”
İstanbul’u, tek gündemi İstanbul olan bir belediye başkanının yönetmesi gerektiğini söyleyen Yönter, “Biz yağmur yağdığı zaman kaçan, sel taştığında arazi olan, ortalıkta görünmeyen, deprem olduğunda kayak yapan, kar yağdığında balıkçıdan çıkan belediye başkanı istemiyoruz. Yarı zamanlı, ‘part-time’ bir belediye başkanlığı görevi deruhte eden bir şahsa tahammül edemeyiz artık.” ifadesini kullandı.
Yönter, Ekrem İmamoğlu’nun 5 yıldır İstanbul’da görülmediğini ileri sürerek, “Belediye başkanı seçilse bile, ki olmayacak Allah’ın izniyle, bırakıp gidecek. Nereye? Onun gizli gündemi var. Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığı koltuğunda şu anda bir kukla var. Kuklacı Saraçhane’de. Kuklayla kuklacı muhtemelen bir anlaşma üzerine gelecekte yer değiştirebilir. Ancak biz Ekrem İmamoğlu’nun uzun bir tatile çıkacağını, tatilin de kendisine çok yakışacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
İstanbul’un son 5 yılda 50 yıl kaybettiğini dile getiren Yönter, 31 Mart’ın ardından bu 50 yılın telafisinin yapılacağına inandığını söyledi.
“İstanbul’a hizmet gibi bir kaygısı yok”
Daha sonra partisinin Üsküdar İlçe Başkanlığına geçen Yönter, partilileri, yürüttükleri çalışmalardan dolayı tebrik etti.
Burada konuşan Yönter, Ekrem İmamoğlu ile daha fazla yola devam edilemeyeceğini belirterek, “Çünkü Ekrem İmamoğlu Bey’in İstanbul’a hizmet gibi bir kaygısı, bir derdi yok, öyle bir gündemi yok. Onun hedefi başka.” dedi.
Yönter, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığına heveslenerek görevini ihmal etmiş biri olduğunu vurgulayarak, “Şimdi her tarafta görüyorum, 10 büyük vaadi varmış. Emin olunuz onlardan bir tanesini cümle alemin önünde sorun, bir tanesini bile hatırlayamaz, söyleyemez. Yarın da unutacak.” ifadelerini kullandı.
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale Savaşları’nda Gelibolu’da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından cephede çekilen orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi, Çanakkale Deniz Müzesi’ndeki Çimenlik Kalesinde sergileniyor.
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Komutanlığa atanan Mustafa Kemal Atatürk, Gelibolu’da düşman askerini durdurarak Anafartalar Kahramanı oldu. Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman Mehmetçik, ‘Çanakkale Geçilmez’ destanını kıldı.
Çanakkale Savaşları’nda ‘Çanakkale Geçilmez Destanı’nın dönüm noktası olan ‘Anafartalar Zaferi’nin kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde 18’nci Alay’ın siperlerinin bulunduğu bölgede tarihi fotoğrafı çekildi. Atatürk’ün cephedeki orijinal fotoğrafı ile fotoğrafı çeken fotoğraf makinesi Alganer’in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığına hediye edildi. Fotoğraf ve fotoğraf makinesi, müzenin en nadide parçaları arasında bulunuyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, “Çimenlik Kalesine gittiğimiz zaman oradaki sergilenen malzemelerden bir tanesi Mustafa Kemal’in Gelibolu Yarımadası’nda siperde bulunan fotoğrafı ve o fotoğrafı çeken fotoğraf makinesiyle karşılaşırız. Bu fotoğraf Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915 tarihinde çekilmiştir. Haydar Algener kendisi Psikolojik Hareket Subayı olarak görev yapmış olan bir kişidir. O kendi hatıratında baktığımız zaman 17 Haziran tarihinde 19’uncu Tümen bölgesine geldiğini, Mustafa Kemalpaşa’yla görüştüğünü görüyoruz. Onlar daha önceden de birbirlerini tanıyorlardı. ve orada Mustafa Kemal’le karşılaştığında iki eski arkadaş olarak kucaklaştıklarını ve onun karargahında biraz oturduğunu ve kahve içtiğini görüyoruz. Ayrıca orada Mustafa Kemal’in karargahının çok düzenli olduğunu, karargahta bir tane kuzu, bir tane de köpek bulunduğunu belirtiyor. Mustafa Kemal, Haydar Algener ve yanındaki askerleriyle birlikte siperleri gezmeye çıkıyorlar. Özellikle yer altı siperlerinden de geçerek korunaklı bölgelerden geçtiklerini, Mahmut Sırtı ve Kemikli’yi görecek bir yere geldiklerini ve burada fotoğraf çektiklerini görüyoruz. Bu fotoğraf o bölge de çekilen bir fotoğraf ve orada hatıratında diyor ki, ‘Biz bugün 27’nci Alay, 57’nci Alay ve 18’inci Alay siperlerini dolaşmış olduk.’ ve muhtemelen de bu fotoğrafın 18’nci Alay’ın siperlerinin bulunduğu köşe de çekildiğini söyleyebiliriz. Akşamüzeri kendisi tekrar birliğine dönmüş. ve Vilmerle beraber o gün yaşadıklarını anlatmıştır. Bu fotoğraf makinesi ve çekilen fotoğraf ailesi tarafından Çimenlik Kalesine hediye edilmiş ve bugün Çimenlik Kalesi’nin en önemli koleksiyonları arasında bulunmaktadır. Mutlaka Çanakkale’ye gelen bu fotoğraf makinesi ve Atatürk’ün o tarihi fotoğrafını görmeleri tabiki tarihimiz açısından çok önemli. Gezi yapacak kişiler için de önemli bir hatıradır” dedi.
Binbaşı Haydar Mehmet Alganer
Haydar Mehmet Alganer, 1880’de İstanbul’da doğdu, 1966’da vefat etti. Çanakkale Cephesi’nde bulunduğu dönemde binbaşı ve 35 yaşında olan Alganer, 28 Nisan 1915’te Arıburnu’ndaki 16’ncı Kolordu Kurmay Başkanlığı 1’nci Şube Müdürlüğüne tayin edildi. Aynı yıl 28 Mayıs’ta yeniden Gelibolu üzerinden Kolordu Kurmay Başkanı olarak cepheye hareket eden Alganer, 15 Ağustos’ta, 1’nci Kolordu Kurmay Başkanı sıfatıyla Kumkale civarındaki Asya Grubu’nda görev aldı. Alganer’in cephedeki son görevi ise 1 Kasım 1915’te Uzunköprü civarında bulunan 3’üncü Piyade Tümeni Kurmay Başkanlığı oldu.
]]>