Forum çerçevesinde düzenlenen “Ortak Geleceğimize Uygun Yenilenmiş Çok Taraflı Bir Sistem ve Finansal Mimari: SKA’ları Kurtarmak İçin Ortaklaşa Yönetim” başlıklı oturuma başkanlık ederek dünya belediyelerine seslenen Başkan Altay, forumun BM Geleceğin Zirvesi’ne ve yaklaşmakta olan BM Sosyal Kalkınma Zirvesi’ne doğru giden yolda çok önemli bir adım olduğunu ifade etti.
“Yoksulluk ve eşitsizlik şehirlerimizin geleceğini tehdit ediyor”
Yoksulluk ve eşitsizlik gibi unsurların, şehirlerin geleceğini tehdit ettiğine dikkati çeken Başkan Altay, “Güçlü bir hizmet altyapısı inşa ederek, hiçbir ayrımcılığa mahal vermeden herkesi kapsayan bir hizmet modelini hayata geçirmek, hedeflerimizi belirleyen önemli kilometre taşlarıdır. Yerel ve bölgesel yönetimler, uzun süredir açlığın sona erdirilmesi için çok çeşitli paydaşlarla ve hükümetlerin tüm kesimleriyle birlikte çalışmayı sürdürmektedir. Bu kararlı duruşumuzu güçlendirmek için aşağıdan yukarıya çok düzeyli bir harekete ihtiyacımız vardır. Yaşamlarımızı doğrudan etkileyen iklim acil durumu; koordineli, çok düzeyli ve ivedi olarak hayata geçirilmesi gereken bir eylemdir. Toplumlarımızı tehdit eden, insan nüfusunun göç etmesine sebep olan ve hatta ortak mallara erişimimizi zorlaştıran doğal ve insan kaynaklı felaketlerde bir artış görmekteyiz. Bu zorluklarla, birlikte mücadele edebilmek için iş birliğini güçlendirmemiz bir seçenek değil, zorunluluktur” dedi.
” İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü savaş suçları ve bölgede yaşanan dram bizleri derinden yaralamaktadır”
“Silahlı çatışmaların ve istikrarsızlığın dünya çapında artması, şehirlerimizdeki yaşamı doğrudan etkileyen küresel sonuçları ortaya çıkarmaktadır” diyen Başkan Altay, “Günümüzde Ukrayna’da, Sudan’da ve Filistin’de yaşanan sıcak çatışmalar nedeniyle şehirler ve orada yaşayan insanlar çok büyük zarar görmektedir. Filistin başta olmak üzere bölgelerimizdeki çatışmalardan kaynaklanan tehditler nedeniyle şehirlerimiz göç almakta, yerel ve bölgesel yönetimler, ortaya çıkan bu zorluklarla yüzleşmektedir. Özellikle İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü savaş suçları ve bölgede yaşanan dram bizleri derinden yaralamaktadır. Faillerin Uluslararası Adalet Divanı önünde mahküm olduğu bu süreci takip etmeye devam edecek, her zaman barışın yanında olacağız. Çatışmaların yaşandığı şehirlerde; kadın, çocuk, yaşlı demeden gerçekleştirilen katliamları durdurmak için herkesin alacağı sorumlulukla, yeniden barışı inşa edebilir, yerinden edilen insanların haklarını koruyabiliriz” şeklinde konuştu.
“Yerel ve bölgesel yönetimlerin barışı inşa etmede üstlendiği rol daha yaşanabilir bir dünyaya dair umutlarımızı yeşertmekte”
Bu yılki Üst Düzey Siyasi Forumu’nun özel bir öneme sahip olduğunu dikkati çeken Başkan Altay, “Bu forum, Yerel ve Bölgesel Yönetimlerin kilit rol oynadığı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Zirvesi üzerine inşa edilmektedir. Bu forumda; Bakanlar Beyannamesi’nin Sıfır Taslağı ve SKA’ların yerelleştirilmesi dışında, sürdürülebilir kalkınma için yerel ortaklıkların önemini vurguluyoruz. Nihayet teşkilatımızın büyük umutlarla beklediği BM Gelecek Zirvesine artık çok yakınız. BM Genel Sekreteri’nin yanı sıra BM Genel Sekreterinin Yerel ve Bölgesel Yönetimler Danışma Grubuna ve BM Gelecek Paktı taslağında çağrımızın yer almasını sağlayan ve bizi destekleyen üye devletlere çalışmaları ve bağlılıkları için teşekkür ediyorum. Yerel ve bölgesel yönetimlerin; yoksulluk ve açlıkla mücadelede, gezegenimizi korumak için harekete geçmede, barışı ve iyi yönetişimi inşa etmede üstlendiği rol, daha yaşanılabilir bir dünyaya dair umutlarımızı yeşertmektedir. Küresel ve yerel gündemlerde hemfikir olduğumuzun farkındayız. Bu bilinçle davranarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının uygulanmasındaki boşluğu kapatabileceğimize, hiç kimseyi ve hiçbir yeri geride bırakmadan tüm vatandaşlarımıza en yüksek seviyede hizmet sağlayacağımıza yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Her toplantıda olduğu gibi Filistin’de yaşanan zulmü kınadık”
Başkan Altay, programın ardından forumla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda özellikle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları 2030 hedeflerine ulaşabilmek için yerel yönetimlerin daha fazla rol alması konusundaki önerilerini ilettiklerini dile getiren Başkan Altay, “Ayrıca her toplantıda olduğu gibi Filistin’de yaşanan zulmü kınadık ve her ortamda Filistinlilerin sesi olmaya devam edeceğimizi ifade ettik. Dünyada özellikle iklim değişikliğinin etkisi altındaki şehirlerde insanlar çok büyük problemler yaşıyor. Özellikle yerel yönetimlerin Birleşmiş Milletler nezdinde temsili ve ülkelerin verdiği görevler doğrultusunda daha yaşanabilir şehirler inşa etmek için çabalarını ifade etmeye her ortamda devam edeceğiz” diye konuştu. – KONYA
]]>Forum çerçevesinde gerçekleştirilen UCLG Yerel ve Bölgesel Yönetimler Günü: Yerel ve Bölgesel Yönetimin Siyasi Süreci Açılış Toplantısı’nda konuşan Başkan Altay, günümüzde, dünya genelinde artan nüfusun ve hızlı kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkati çekti.
“Yerel yönetimlerin su kullanımı üzerindeki sorumluluğu büyük önem taşımakta”
İklim değişikliğinin su döngüsünü olumsuz yönde etkileyerek, kuraklık ve su kıtlığı gibi sorunların daha da yaygınlaşmasına neden olduğuna değinen Başkan Altay, “Bu durum, suyun sürdürülebilir yönetiminin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Hal böyleyken yerel yönetimlerin su kullanımı üzerindeki sorumluluğu büyük önem taşımaktadır. Yerel ve bölgesel yönetimler olmadan su ve sanitasyonla ilgili temel hizmetlere evrensel erişim mümkün değildir” diye konuştu.
“Suyun korunması ve sürdürülebilir kullanımı, sadece bugünün değil, geleceğimizin de teminatıdır”
Konya’nın tüm dünyayı tehdit eden küresel iklim değişikliğini çok fazla hissettiğine işaret eden Başkan Altay, suyun etkin ve verimli kullanımı noktasında Konya Büyükşehir Belediyesi olarak yürüttükleri çalışmalardan bahsettiği konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Bugün gerçekleştirilen toplantı büyük umutlara vesile olsa da şu anda dünyanın pek çok yerinde acı çeken insanlara şahit oluyoruz. Birleşmiş Milletler Su Konferansı’nın ardından kabul edilen ve halen yürürlükte olan 800 taahhüt; bu konunun önemini bir kez daha kanıtlamaktadır. Suyun korunması ve sürdürülebilir kullanımı, sadece bugünün değil, geleceğimizin de teminatıdır. Bu nedenle suyu tamamen teknik bir boyuta hapseden sektörel bir yaklaşımdan uzaklaşmak gerekmektedir. Suyun; sağlık, ekonomi, barış, diplomasi ve daha pek çok sektörü etkileyen küresel, siyasi, jeopolitik bir düzlemde kesişen bir konu olarak kabul edilmesi zorunludur.”
Başkan Altay su sorununun çözümünde küresel iş birliği vurgusu yaptı
“Günümüzde su, adaletten uzak şekilde istifade edilen en temel yaşam haklarının başlarında geliyor” diyen Başkan Altay, “Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı ile Küresel Görev Gücü bünyesinde bir araya gelen temsilcilerimiz, bu sorunun çözülmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu rol sadece şehirlerde ve metropollerde değil, aynı zamanda çölleşen ve yeniden iskan edilen kırsal alanlarda da kendini göstermektedir. Yerel ve bölgesel liderler olarak karşılaştığımız zorlukları tek başımıza çözemeyiz. Forumun diğer ortakları olan; bakanlıklar, milletvekilleri, havzalar, örgütlü sivil toplum kuruluşları ve kurumsal sektörle güçlü bir koordinasyon sağlamalıyız. Bugünkü toplantımız işte bu ruhu oluşturmaya ve tüm paydaşlarımızla güçlerimizi birleştirmeye vesile olmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Suyun adaletli dağıtılmaması; tüm dünyada gerilim ve çatışmaların yaşanmasına neden olabilir”
İş birliği ve diplomasiyi teşvik etme konusundaki çabaların sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Başkan Altay, “Suyun adaletli dağıtılmaması; tüm dünyada gerilim ve çatışmaların yaşanmasına neden olabilir. Su konularında anlaşmazlıkların çözümü için tüm paydaşlarla diyalog ve koordinasyonumuzu güçlendirmeye devam etmeli; yerel, bölgesel ve uluslararası iş birliğini vurgulamayı sürdürmeliyiz. Su ekosistemlerinin sürdürülebilir yönetimi konusunda en iyi uygulamalardan faydalanmalıyız” dedi.
“Şehirler güçlü olursa toplumlar güçlü olur”
UCLG olarak Dünya Su Forumu’nun bir partneri olmanın kendileri için çok kıymetli ve önemli olduğunu belirterek, bu imkanı sunduğu için Endonezya Devleti’ne ve Dünya Su Forumu’na teşekkür eden Başkan Altay, “Bugünün sorununu çözmekten öte sürdürülebilir bir yapı ortaya koymak zorundayız. Çünkü dünyanın kaynakları sınırsız değil ve gelecekte çocuklarımıza çok daha iyi bir dünya bırakmak için sürdürülebilirliği en temel madde olarak her zaman gündemde tutmak zorundayız. Hep birlikte Birleşmiş Milletler kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yoğun bir çaba içerisinde olmak zorundayız. UCLG olarak bu konuda yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ayrıca bizim bir görevimiz de şehirler arasındaki iletişimi güçlendirmek ve bilgi paylaşımını artırmak. Çünkü şuna inanıyoruz; şehirler güçlü olursa toplumlar güçlü olur” açıklamalarında bulundu.
“Gazze’de yaşayan kardeşlerimizin su ve gıdadan yoksun bırakılmasına dikkat çektik”
Başkan Altay, toplantının ardından 10. Dünya Su Forumu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Forum kapsamında öncelikle Endonezya Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla açılış programına katıldıklarını daha sonra da Endonezya Dışişleri Bakanı ve Tarım Bakanı ile birlikte forumda konuşma gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Altay, “Dünya üzerinde insanların suya erişimi, suyun sürdürülebilir bir kaynak olarak tüm insanların hizmetine sunulması, toplumsal refahın artırılması gibi konularda UCLG Başkanı olarak kanaatlerimizi ifade ettik. Ayrıca her uluslararası toplantıda olduğu gibi burada da Gazze’de yaşayan kardeşlerimizin su ve gıdadan yoksun bırakılarak soykırıma uğradıklarını ve bu soykırımın bir an önce bitmesi için uluslararası toplumun daha fazla ses çıkarması konusuna dikkat çektik. Toplantının tüm dünyada yaşayan insanların suya ulaşımına katkı sağlamasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. – KONYA
]]>BELGRAD, 1 Mayıs (Xinhua) — Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da Salı günü düzenlenen Çin-Sırbistan medya ve düşünce kuruluşları forumunun katılımcıları, ikili ilişkilerin gelişimine ve insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk inşasına deneyim ve güç katmak için Çin ve Sırbistan’ın her düzeydeki etkileşim ve işbirliği avantajlarını aktif şekilde kullanmaları gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Çin’in Xinhua Haber Ajansı ve Sırbistan’ın Tanjug Haber Ajansı tarafından ortaklaşa düzenlenen foruma hükümet yetkililerinin yanı sıra her iki ülkenin ana akım medya ve düşünce kuruluşlarından temsilcilerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 200 kişi katıldı.
Xinhua Haber Ajansı forumda ayrıca “Ortak Geleceğe Sahip Bir Küresel Topluluk Geliştirmek: Çağdaş Önem ve Somut Başarılar” başlıklı raporun Sırpça versiyonunu da tanıttı.
İnsanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk kavramını tarih, teori, kültür ve uygulama gibi çoklu perspektiflerden yorumlayan rapor, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Diplomasi Fikriyatı çerçevesinde Xinhua’nın çalışmalarında elde edilen en yakın tarihli başarıyı temsil ediyor.
Forumun teması ise “Ortak geleceğe sahip bir küresel topluluk vizyonu doğrultusunda Çin-Sırbistan kapsamlı stratejik ortaklığını derinleştirmek” olarak belirlendi.
Xinhua Haber Ajansı Başkanı Fu Hua forumdaki konuşmasında, Xi Jinping Diplomasi Fikriyatı’nın temel kavramlarından biri olan insanlık için ortak geleceğe sahip topluluk inşasının, küresel zorlukların çözümüne Doğu bilgeliğiyle katkıda bulunduğunu söyledi. Fu, bunun ise tüm insanlığın ortak değer arayışının yoğun bir ifadesi olduğunu ve tüm ülkelerin halklarına somut faydalar sağladığını ifade etti.
Çin ve Sırbistan’ın iyi günde kötü günde “sarsılmaz dostlar” olduğunu belirten Fu, iki ülke de modernleşme yolunda ilerlerken, aralarındaki işbirliğinin ise insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk inşasını teşvik etmenin canlı bir örneği olduğunu vurguladı.
Aynı zamanda Yeni Çin Araştırmaları düşünce kuruluşunun akademik komite başkanı olan Fu, Xinhua’nın Sırp medyası ve düşünce kuruluşlarıyla etkileşim ve işbirliğine büyük önem verdiğini ve Çin-Sırbistan dostluğuna dair hikayeleri iyi şekilde anlatmaya devam etmek üzere Sırbistan ile çalışmaya istekli olduğunu söyledi.
Fu, Xinhua’nın yüksek kaliteli, çok boyutlu haberler ve düşünce kuruluşu araştırmaları aracılığıyla yeni dönemde Çin-Sırbistan ilişkilerinin umut vadeden imkanlarını kapsamlı şekilde aktarmayı, iki ülke arasında iletişim köprüsü kurmayı, çeşitli alanlarda ikili işbirliği için fikri destek sağlamayı ve Çin-Sırbistan dostluğunun iki halka daha fazla fayda getirmesi için bir elçi işlevi görmeye devam etmeyi hedeflediğini söyledi.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Parti Tarihi ve Edebiyatı Enstitüsü Müdür Yardımcısı Ji Zhengju ise Çin ve Sırbistan arasındaki sağlam ilişkilerin sürekli ve istikrarlı şekilde geliştirilmesinin, insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluğun daha iyi inşa edilmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
Aynı zamanda Merkezi Derleme ve Tercüme Bürosu Müdürü olan Ji, bu perspektiften bakıldığında, halklar arası bağlanabilirlik yoluyla Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin yüksek kaliteli inşasını ortaklaşa teşvik etmek ve Çin ile Sırbistan arasındaki dostluğu geliştirmek üzere sağlam bir temel oluşturmak için kültürel etkileşimi güçlendirmenin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Çin’in Sırbistan Büyükelçisi Li Ming de Xi’nin Sırbistan’a yapacağı resmi ziyaret öncesinde düzenlenen forumun önemini vurguladı. Li, forum ve raporun Çin-Sırbistan ilişkilerinin geliştirilmesine güçlü bir fikri destek sağlayacağına ve insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk kavramının yayılması ve uygulanmasına olumlu katkılarda bulunacağına inandığını dile getirdi.
Tanjug Haber Ajansı Genel Müdürü Manja Grcic, Tanjug’un kuruluşundan bu yana her zaman Çin’e odaklandığını söyledi. Sırbistan ve Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni ortaklaşa inşa etme konusundaki işbirliğinin verimli sonuçlar doğurduğunu ve habercilik açısından bol miktarda kaynak sağladığını belirten Grcic, iki halk arasındaki karşılıklı anlayışı artırmak ve ikili ilişkilerin gelişimine katkıda bulunmak üzere ajansının objektif ve doğru haberlerle bu işbirliğine odaklanmaya devam edeceğini vurguladı.
Sırbistan İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Goran Vesic forumda yaptığı konuşmada, Sırbistan ekonomisinin son yıllarda hızla geliştiğini, bu durumun Çin’in desteğinden bağımsız düşünülemeyeceğini ve Çin’in yatırımlarının Sırbistan’da memnuniyetle karşılandığını ifade etti.
Sırbistan’ın Çin ile daha kaliteli altyapı işbirliği yapmayı ve akıllı yol inşasını teşvik etmeyi umduğunu belirten bakan, iki ülke liderinin rehberliğinde iki ülke arasındaki faydalı işbirliğinin daha yüksek bir seviyeye ulaşacağına inandığını belirtti.
Xinhua Haber Ajansı ve Tanjug Haber Ajansı, etkinliğin ardından habercilik ve iletişim alanlarında etkileşim ve işbirliğini güçlendirme hedefiyle haber alışverişi konusunda anlaşma imzaladı.
]]>***
Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, geçen günlerde tamamlandı. Forum, küresel ölçekte büyük ilgi gördü. Aralarında 19 devlet lideri ve 52 dışişleri bakanının da bulunduğu 148 ülkeden yaklaşık 5 bin katılımcı foruma katıldı. Forumda sadece uygulayıcılar değil, aralarında dünyaca ünlü gazetecilerin, iş insanlarının ve hatta diplomasiyi uygulamada görme ve önde gelen politika yapıcılardan çok çeşitli küresel meseleler hakkında ilk elden bilgi alma şansına sahip olan öğrencilerin de bulunduğu çok çeşitli paydaşlar hazır bulundu. Etkinlik, Münih ve Davos gibi sadece “konuşma toplantıları” olmakla eleştirilen muadillerinin yanında tanınmış bir diplomatik buluşma olarak statüsünü sağlamlaştırmış durumda. Bununla birlikte ADF, Küresel Güney’in güçlü bir şekilde temsil edilmesi ve siyasi tartışmaların somut çözümlere dönüştürülmesi nedeniyle benzer etkinliklerden ayrılıyor.
Soykırım ve ırk ayrımcılığına karşı mücadele
Uluslararası sistemdeki sıkıntılar ışığında forum, “Krizler Döneminde Diplomasiyi Öne Çıkarmak” genel teması altında gerçekleşti. Forumda, Orta Doğu’da barış ve güvenlik, yapay zekanın diplomasideki rolü, yabancı düşmanlığı, Afrika’nın potansiyeli, Avrupa Birliği’nin (AB) güvenlik kapasitesi, sürdürülebilir kalkınma, gıda güvenliği ve hatta uzayla ilgili konular da dahil olmak üzere diğer önemli meseleler etrafında ciddi görüşmeler yapıldı. Açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21. yüzyılın, ortak beklentilerin aksine, uluslararası toplumun insanlığa karşı sorumluluklarını yerine getirmede yetersiz kaldığı bir krizler çağı haline geldiğini güçlü bir şekilde vurguladı. Gazze’de ve Orta Doğu’nun diğer yerlerinde yaşanan vahşete ve acil eylem ihtiyacına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür sorunların çözümünde çok taraflı diplomasinin önemini vurguladı.
İsrail’in eylemleri forum boyunca gündemin üst sıralarında yer aldı. Özellikle Gazze temas grubu panelinde, tek taraflı üçüncü taraf müdahalesinin gelecekte daha derin sorunlar yaratacağı ve uluslararası hukuktaki yaptırım mekanizmalarının eksikliğinin saldırganları cesaretlendirmeye devam ettiği cesurca ifade edildi. Güney Afrika Dışişleri Bakanı Naledi Pandor çok sayıda panele aktif olarak katıldı.
Apartheide karşı verdiği uzun süreli mücadeleyle tanınan Güney Afrika’nın forumda güçlü bir şekilde temsil edilmesi, İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin uluslararası topluma güçlü bir mesaj gönderiyor. Türkiye ve Güney Afrika’nın İsrail’e karşı retorikten ziyade somut eylemleri savunmak konusunda ortak perspektiflere sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu mevcudiyet ortak kararlılıklarının altını çiziyor.
Forum, küresel söylemde genellikle kenara itilen seslerin yükseldiği bir platform olmaya devam etti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Batı’nın mevcut uluslararası ortamı kendi kurallarını dayatmak için kullanma çabalarına yaptığı vurgu, uluslararası yönetişim kurumlarını mevcut yapılarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban da uluslararası ilişkilerde çoğulculuğa duyulan acil ihtiyacı vurgulayan liderler arasındaydı. Macaristan’ın AB’de muhalif bir ses olarak rolünü vurgulayan Orban, Ukrayna-Rusya savaşında acil ateşkes ihtiyacının yanı sıra göç, aile ve transatlantik ilişkiler konusundaki farklı pozisyonlar konusunda kendi görüşlerini ifade etmekten asla çekinmedi.
Diyalog ve işbirliği
ADF, 2021’deki açılışından bu yana, diyalog ve işbirliği için bir sahne olması açısından önemini ortaya koymuştur. Bilindiği üzere, Ukrayna ve Rusya Dışişleri Bakanları arasındaki ilk görüşme, savaşın patlak vermesinden kısa bir süre sonra, 2022’de ADF’nin 2’nci edisyonu sırasında gerçekleşmişti. ADF, diplomasinin önündeki fiziki ve siyasi engellerin kaldırılmasındaki rolünü bu yıl da sürdürdü. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 11 devlet başkanıyla görüşmesi ve Dışişleri Bakanı Fidan’ın 32 mevkidaşıyla bir araya gelmesinin ötesinde ADF, dünyanın dört bir yanındaki yüksek gerilimli noktaların ortasında bir diplomasi platformu olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Çad, Mali, Burkina Faso, Senegal ve Gana’dan dışişleri bakanlarını ve bakan yardımcılarını bir araya getiren Sahel bölgesi konulu panel özellikle önemliydi. Siyasi konulardaki farklı görüşlerine rağmen bu Afrikalı üst düzey diplomatlar, Afrika’nın sorunlarını ele almada açıkça etkisiz kalan dış müdahaleleri, yerel gerçeklerin göz ardı edilmesini ve Afrika’nın sahiplenilmemesini eleştirdiler. Bu bakış açısı, Fidan’ın bölgesel sahiplenmeyi vurgulayarak küresel ilişkilere farklı yaklaşımlar getirme çağrısıyla örtüşüyor. Fidan ayrıca forumu çeşitli dünya görüşlerini barındıran bir platform olarak tanımladı. ADF’nin rolüne ilişkin bu görüş, önümüzdeki yıllarda her zamankinden daha da geçerli olacak gibi görünüyor.
[Doç. Dr. Ali Onur Tepeciklioğlu, Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir. “Afrika’da Türkiye” kitabının eş editörüdür: Routledge tarafından yayınlanan “Turkey in Africa: A New Emerging Power?” kitabının eş editörüdür.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
]]>Altun, “Krizler Döneminde Diplomasiyi Öne Çıkarmak” temasıyla Antalya’da Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde başlayan ADF kapsamında İletişim Başkanlığınca düzenlenen “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”ni gezdi.
Altun, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ADF’nin Türkiye’nin en önemli uluslararası kamu diplomasisi markalarından biri olarak hayata geçtiğini ve birçok lideri ağırladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde forumun hayata geçtiğini aktaran Altun, “Dışişleri Bakanlığının koordinasyonunda önemli küresel ve bölgesel meselelerin ele alınacağı çok kritik ve önemli forum. Bu forumda biz de istedik ki tam da bugünlerde gerçekten dünyanın kanayan yaralarından biri olan Gazze meselesini biz buraya gelen uluslararası misafirlere yenilikçi bir sergi mantığıyla anlatalım. Sayın Hanımefendi’nin teşrifleriyle Taksim’de açılan ve hala açık olan Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi’ni burada da sergileyelim, hayata geçirelim istedik. Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderlerle birlikte katılarak, açacakları bir sergi olacak. Buradan geçmek suretiyle forumun açılış konuşmalarını yapacaklar.”
Altun, serginin esas itibarıyla 2009’da İsrail’in dökme kurşun operasyonu esnasında gerçekten ne kadar büyük zulüm ortaya koyduğunu, çocukların kalemlerinden, yüreklerinden ve gözünden yapılan zulmü anlattığına dikkati çekti.
Sergide Gazzeli çocukların yaptığı resimlerin yer aldığını belirten Altun, “Bu resimlerin her biri gerçek bir sanat eseri. Bu resimler aslında İsrail’in zulmünün nasıl tarihsel bir zulüm olduğunu ortaya koyan resimler. O günden bugüne İsrail Gazze’de, Filistin’de zulümlerini artırarak devam ediyor. Bugün gerek burada gerek Taksim’de hala açık olan sergiyi inceleyip, izlediğinizde şunu açık şekilde görebilirsiniz, ne yazık ki İsrail o gün de fosfor bombası kullanmış, o gün de sivilleri bombalamış, o gün de çocukları, kadınları öldürmüş, sivilleri sağlık çalışanlarını o gün de katletmiş. Bugün de katletmeye devam ediyor.” diye konuştu.
“Bu zulümlerin olmaması için tüm dünya işbirliği içerisinde mücadele vermeli”
Yapılan katliamlara çocukların da şahit olduğunu dile getiren Altun, şöyle devam etti:
“Saf ve çok açık, net şekilde çocuklar kendi çizgileriyle bunu anlatmışlar. Burada bunu görebiliyorsunuz. Biz bir taraftan sergimizde bunu gerçekten dijital gösterim yöntemleriyle yenilikçi yöntemlerle dijital sanat yöntemleriyle göstermeye çalıştık. Burada gerçekten Gazze’deki zulmü tüm çıplaklığıyla küresel alana çocukların gözünden anlatalım istedik. Yarın da Hanımefendinin, lider eşlerine burada ev sahipliği olacak, sergimize Hanımefendi ve lider eşleri teşrif edecekler. Böylelikle biz istiyoruz ki gerçekten bir taraftan zulmü anlatalım bir taraftan bu zulüm karşısında Türkiye’nin verdiği haklı mücadeleyi bütün dünyaya açık ve net şekilde gösterelim, bu zulümler olmasın. Bu zulümlerin olmaması için tüm dünya işbirliği içerisinde hak, adalet uğruna hakikat mücadelesi versin. Çünkü bu sergi, bir taraftan da İsrail’in esas itibarıyla yürüttüğü yalan siyasetini de deşifre etmeye yönelik bir sergidir. Bu anlamda bizim yürüttüğümüz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin yürüttüğü hakikat mücadelesinin de yansımalarından bir tanesidir.”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, ADF bünyesinde yenilikçi yol ve yöntemlerle sergilerin hayata geçtiğini belirterek, “Onlara da vurgu yapmamız gerekir. Sayın Refik Anadol’un gerçekten önemli sergisi var. Aynı şekilde Diplomasi Tüneli de Türkiye’nin diplomasi tarihinin ne kadar zengin olduğunu ortaya koyan ‘Türkiye Yüzyılı’ ile beraber bu diplomasinin artı hangi noktaya geldiğini, nasıl Türkiye’yi bölgesel ve küresel güç haline dönüştürdüğü gösteren sergi.” ifadelerini kullandı.
Altun, ADF’deki diplomatik faaliyetlere eşlik edecek şekilde sergilerle sürece destek olmaya çalıştıklarını vurgulayarak, “İnşallah başarılı forum hayata geçer. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, bu forum uluslararası markaya dönüşüyor. Cumhurbaşkanı’mız bu forum kapsamında birçok ikili görüşme de yapıyor.” dedi.
]]>İSTANBUL – İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici İstanbul’da buluştu.
İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Açılış töreninde siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici ve ihracatçı, 2 gün boyunca ikili iş görüşmelerine katılacaklar.
İWCI Forum bu yıl “Gelecek Afrika’da; geleceği yakala” sloganıyla düzenlenirken uluslararası işbirliği, inovasyon ve Afrika kıtasında sürdürülebilir ticaretin merkezi olmayı hedefliyor. Katılımcılar arasında bulunan iş insanları, ticari heyetler ve üreticiler, etkinlik boyunca çeşitli sektörlerde işbirliği fırsatlarını değerlendirecekler.
“Hizmet ihracatını 2024 yılında 110 milyar dolara çıkartmak istiyoruz”
Bu forumun ülkemiz ve Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırım fırsatları için bir araya geldiklerini belirten Ticaret Bakanı Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, “Afrika son zamanlarda sosyal, ekonomik ve siyasal alanda kaydettiği ilerleme ile dünyanın ilgi odağı halindedir. Türkiye ve Afrika kıtası Ortadoğu ve İslam dünyasında ortak kültürel mirasa sahip olmak ile birlikte başlıca ticaret ortaklarımız arasında yer almaktadır. Kıta ile son 5 yılda karşılıklı ticaretimiz yaklaşık 5 kat artış ile 2023 yılında yaklaşık 32 milyar dolara ulaşırken, 2024 yılına ise güzel başladık. Ocak ayında, ikili ticaretimiz yüzde 26 artış ile 3 milyar dolara yükseldiğini gördük. Afrika kıtasına ihracatımız ise 2002 yılına göre 12 kat artarak 2023 yılında 21,3 milyar dolara yükseldi. Kıtada bulunana 54 ülkeye ihracatımız, toplam ihracatımızın yüzde 8,3’ünü oluşturuyor. Hizmet ise ihracatı Afrika ile büyük bir potansiyele ulaştı. Türkiye hizmet ihracatını son 20 yılda 7 kat arttırarak 100 milyar dolara ulaştırdı. 2024 yılında bunu 110 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz”
Forumun bu yıl 10’uncusunu düzenlediklerini ifade eden WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, “Bu yıl amacımız, Türk Kobileri ile Afrika traderlerini buluşturmak. Türkiye’den 500 tane kobimiz var ve 68 farklı şehirden insan var. Afrika’dan 53 farklı ülkeden 1600’ın üzerinde iş insanı var. Biz bu sene sonuç odaklı bir strateji yaptık. Bu organizasyon sayesinde bugün burada 2,5 milyon dolar ihracata ulaşmış bir Kayserili bir üreticiyi, 40 bin dolarla başlattığı ticareti yıllık 1 milyon dolar ihracata taşımış Ordulu bir üreticiyi, Batmandan ise bir üreticimizin 120 bin dolara 3 ayda gördüğü hikayeleri paylaştık. Amacımız burada, Türkiye gelişmek isteyen bir ülke olmak istiyorsa, 244 milyar dolar ihracatımızı, 500 milyar dolara, yüzde 1,06 olan dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 1,30’a çıkartmış oluruz. Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz” ifadelerini kullandı.
“Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı var”
Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı olduğunu belirten Bengisu, “Afrika’nın artık teknolojik yatırımlar, sanayi ile ilgili iletişim kurmak, ulaşım, telekomünikasyon, iletişim gibi alanlara ihtiyaçlar var. O yüzden bu alanlar için Türkiye Afrika için önemli bir fırsat. Afrika’nın tabiki tekstile, inşaat gibi birçok alana ihtiyacı var. Ama artık öncelikler değişti. Odağımızı artık açtık. Bugüne kadar uzanmadığımız ülkelere uzanıyoruz. Yeşil burun, Angola, Mozambik gibi ülkelere uzandık. Burada bugün 50 tane Portekizce konuşan müşterilerimiz var.
]]>İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Açılış töreninde siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici ve ihracatçı, 2 gün boyunca ikili iş görüşmelerine katılacaklar.
İWCI Forum bu yıl “Gelecek Afrika’da; geleceği yakala” sloganıyla düzenlenirken uluslararası işbirliği, inovasyon ve Afrika kıtasında sürdürülebilir ticaretin merkezi olmayı hedefliyor. Katılımcılar arasında bulunan iş insanları, ticari heyetler ve üreticiler, etkinlik boyunca çeşitli sektörlerde işbirliği fırsatlarını değerlendirecekler.
“Hizmet ihracatını 2024 yılında 110 milyar dolara çıkartmak istiyoruz”
Bu forumun ülkemiz ve Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırım fırsatları için bir araya geldiklerini belirten Ticaret Bakanı Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, “Afrika son zamanlarda sosyal, ekonomik ve siyasal alanda kaydettiği ilerleme ile dünyanın ilgi odağı halindedir. Türkiye ve Afrika kıtası Ortadoğu ve İslam dünyasında ortak kültürel mirasa sahip olmak ile birlikte başlıca ticaret ortaklarımız arasında yer almaktadır. Kıta ile son 5 yılda karşılıklı ticaretimiz yaklaşık 5 kat artış ile 2023 yılında yaklaşık 32 milyar dolara ulaşırken, 2024 yılına ise güzel başladık. Ocak ayında, ikili ticaretimiz yüzde 26 artış ile 3 milyar dolara yükseldiğini gördük. Afrika kıtasına ihracatımız ise 2002 yılına göre 12 kat artarak 2023 yılında 21,3 milyar dolara yükseldi. Kıtada bulunana 54 ülkeye ihracatımız, toplam ihracatımızın yüzde 8,3’ünü oluşturuyor. Hizmet ise ihracatı Afrika ile büyük bir potansiyele ulaştı. Türkiye hizmet ihracatını son 20 yılda 7 kat arttırarak 100 milyar dolara ulaştırdı. 2024 yılında bunu 110 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz”
Forumun bu yıl 10’uncusunu düzenlediklerini ifade eden WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, “Bu yıl amacımız, Türk Kobileri ile Afrika traderlerini buluşturmak. Türkiye’den 500 tane kobimiz var ve 68 farklı şehirden insan var. Afrika’dan 53 farklı ülkeden 1600’ın üzerinde iş insanı var. Biz bu sene sonuç odaklı bir strateji yaptık. Bu organizasyon sayesinde bugün burada 2,5 milyon dolar ihracata ulaşmış bir Kayserili bir üreticiyi, 40 bin dolarla başlattığı ticareti yıllık 1 milyon dolar ihracata taşımış Ordulu bir üreticiyi, Batmandan ise bir üreticimizin 120 bin dolara 3 ayda gördüğü hikayeleri paylaştık. Amacımız burada, Türkiye gelişmek isteyen bir ülke olmak istiyorsa, 244 milyar dolar ihracatımızı, 500 milyar dolara, yüzde 1,06 olan dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 1,30’a çıkartmış oluruz. Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz” ifadelerini kullandı.
“Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı var”
Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı olduğunu belirten Bengisu, “Afrika’nın artık teknolojik yatırımlar, sanayi ile ilgili iletişim kurmak, ulaşım, telekomünikasyon, iletişim gibi alanlara ihtiyaçlar var. O yüzden bu alanlar için Türkiye Afrika için önemli bir fırsat. Afrika’nın tabiki tekstile, inşaat gibi birçok alana ihtiyacı var. Ama artık öncelikler değişti. Odağımızı artık açtık. Bugüne kadar uzanmadığımız ülkelere uzanıyoruz. Yeşil burun, Angola, Mozambik gibi ülkelere uzandık. Burada bugün 50 tane Portekizce konuşan müşterilerimiz var. – İSTANBUL
]]>