Fon – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 05 Jun 2024 23:15:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 BES Katılımcıları Acil Nakit İhtiyacını Devlet Katkısı Hariç Bankalardan Kredi Kullanabilecek https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/ https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/#respond Wed, 05 Jun 2024 23:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34936 Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 28 Eylül 2023’te yürürlüğe aldığı yönetmelikle, katılımcıların acil nakit ihtiyacı durumunda BES sözleşmelerini sonlandırmadan hesaplarındaki birikimlerini devlet katkısı hariç şekilde bankalara devrederek kredi kullanmasının önünü açtı. Bireysel emeklilik sistemindeki (BES) katılımcılar birikimlerini “alacağın devri yoluyla teminat göstererek” kredi kullanırken hem acil nakit ihtiyacını karşılayabilecek hem de hak ve birikimlerini koruyabilecek.

SEDDK 2. Başkanı Mehmet Verim, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ilk olarak Ocak 2022’de duyurulan ve 28 Eylül 2023’te işleme ilişkin usul ve esasları belirlenen uygulamanın haziran ayı itibarıyla hayata geçtiğini söyledi.
Verim, “BES’te birikimi bulunan katılımcılar, bankalardan kullanacakları krediler için ilgili BES hesaplarındaki birikimlerini kredi süresiyle sınırlı olmak üzere bankaya devredip finansmana daha rahat erişim sağlayabilecek.” dedi.

Sürecin nasıl işleyeceğine ve katkılarına ilişkin açıklamalarda bulunan verim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bankalar, Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından geliştirilen merkezi bilgi sistemi aracılığıyla kredi kullanacak katılımcıların BES birikimlerine dair gerekli sorgulamaları yapabilecek. Alacağın devri sözleşmesinin onaylanması halinde bankalar, çekilen kredinin yüzde 20 fazlasına kadar tutarı, örneğin 100 milyar liralık kredi için 120 milyar lirayı teminat olarak isteyecek. Bu tutar kredi yükümlülükleri tamamlanana kadar Kurumumuz tarafından belirlenen ve bankaların seçeceği emeklilik yatırım fonuna (temlik fonu) devredilecek.”

“TEMİNAT OLARAK TUTULACAK BİRİKİMLER TEMLİK FONUNDA DEĞERLENECEK”

Mehmet Verim, bankaların kredi borcu ödenmemesi ihtimaline karşı teminat olarak tutacağı birikimin temlik fonunda değerlenmeye devam edeceğini, hesapta kalan tutarın ise sonradan sisteme ödenecek katkı payı tutarları ile birlikte katılımcının tercihine göre yatırıma yönlendirileceğini söyledi.

Alacağını bankaya devreden katılımcının devir sözleşmesi tamamlanana kadar birikimlerini başka şirketlere aktaramayacağına dikkati çeken Verim, şunları kaydetti:

“Kredi borcu ödendiğinde alacağın devri sözleşmesi sona erecek ve temlik fonunda yer alan tutarlar bu fondan çıkıp yine katılımcının tercih ettiği fonlara yönlendirilecek. Kredi borcu ödenmediğinde ise banka blokeli şekilde temlik fonunda değerlenen payların satışını talep ediyor. Satılan fon paylarından elde edilen tutarla banka alacağını alıyor, kalan tutar olursa yine katılımcının BES hesabına aktarılıyor”

“ALACAĞIN DEVRİ İÇİN 4 AYRI FON BELİRLENDİ”

SEDDK 2. Başkanı Verim, alacağın devri fonlarını kurmak için, alınan karara uygun olarak teklifte bulunan “Anadolu Hayat ve Emeklilik” ile “Türkiye Hayat ve Emeklilik” şirketlerini yetkilendirdiklerini söyledi.

Verim, “Alacağın devri için faizli ve faizsiz olmak üzere 4 ayrı fon belirlendi. Her iki şirket faizli ve faizsiz fon seçeneği sunacak. Anadolu Hayat ve Emeklilik şirketinin faizli fonu ile Türkiye Hayat ve Emeklilik şirketinin faizsiz fonu devreye alındı. Hacmin artacağı öngörüldüğü için kalan fonlar 1 Ocak 2025’te kullanıma açılacak.” şeklinde konuştu.

KISMEN ÖDEME UYGULAMASI

Mehmet Verim, eğitim, doğal afet, evlilik ve konut alımı gibi durumlarda BES’ten çıkmadan ve sahip olunan haklardan vazgeçmeden hesaplarda biriken tutarların, devlet katkısı dahil, yüzde 50’sini alabilme hakkı sağlayan Kısmen Ödeme Uygulaması’nın da 1 Temmuz’da devreye alınacağını hatırlattı.

EGM ve emeklilik şirketlerinin entegrasyon süreçlerinin tamamlandığını dile getiren Verim, test süreçlerinin başarılı geçtiğini anlattı. Verim, doğal afet, evlilik ve ev alacakların kısmen ödeme esaslarının belirlendiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğitim halini düzenleyen maddeleri sektörün talebi doğrultusunda revize edeceğiz. 18 yaş altı katılımcılar sisteme 2 yıl önce dahil olmaya başladı. Kısmen ödeme uygulamasında 5 yıl şartı arandığı için bu alanda henüz bir başvuru oluşmayacak. Kısmen ödeme alanındaki çekişlerin havuzu yüzde 1 etkileyeceğini öngörüyoruz. Hem kısmen ödeme hem de alacağın devri uygulamalarıyla BES’e olan talep daha da artacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/feed/ 0
Kentsel dönüşümün finansmanı için yeni düzenleme geliyor https://www.haber60.com.tr/kentsel-donusumun-finansmani-icin-yeni-duzenleme-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/kentsel-donusumun-finansmani-icin-yeni-duzenleme-geliyor/#respond Mon, 27 May 2024 02:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33340 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kentsel dönüşümün finansmanı ile konut arzının artmasında önemli bir enstrüman olacak yeni düzenlemede son aşamaya geldiklerini belirterek “Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yapılacak düzenlemeyle, gayrimenkul yatırım fonlarının gayrimenkul projelerine yatırım yapmasının önü açılacak.” dedi.

“GAYRİMENKUL YATIRIM FONLARININ PROJELERE YATIRIM YAPMASININ ÖNÜ AÇILACAK”

Şimşek, kentsel dönüşüm ve konut arzının artmasını sağlayacak yeni çalışmaya ilişkin bilgi verdi. SPK’nin hazırladığı Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (Proje GYF) kurulmasına ilişkin düzenlemede son aşamaya gelindiğini bildiren Şimşek, “Kurul tarafından yapılacak düzenlemeyle gayrimenkul yatırım fonlarının (GYF) gayrimenkul projelerine yatırım yapmasının önü açılacak. Düzenlemeyle, bu fonların portföyleri uygun hale getirilip tür değişikliği yapılacak. Konut arzının artmasıyla birlikte konut fiyatlarının yukarı yönlü piyasa baskısı azalacak ve böylelikle konuta erişilebilirlik her kesim için kolaylaşacak.” diye konuştu.

GELİR YA DA EV SAHİBİ OLMA İMKANI

Şimşek, gayrimenkul yatırım fonlarının, yeni düzenlemeden önce bu projelere yatırım yapamadığına ve gayrimenkullerin inşaat işlerini üstlenemediğine işaret ederek, SPK’nin düzenlemesiyle bu kısıtların ortadan kalkacağını söyledi.

Gayrimenkul yatırım fonlarının, artık kendilerinin veya başkalarının geliştirdiği projelere yatırım yapabileceğini aktaran Şimşek, “Böylece proje gayrimenkul yatırım fonları, portföylerine üzerinde proje geliştirilecek arsa ve gayrimenkul projelerini dahil edebilecek. Düzenlemede ayrıntılı şekilde yer alacak şartları sağlayan bu yatırım fonları, unvanlarında ‘proje’ ibaresine yer verecek ve ‘proje gayrimenkul yatırım fonu’ olarak anılacak. Bu açılardan proje gayrimenkul yatırım fonları, portföylerine proje dahil edemeyen mevcut gayrimenkul yatırım fonlarından farklı bir içeriğe sahip olacak.” ifadesini kullandı.

Bakan Şimşek, SPK tarafından hayata geçirilecek projenin, yatırımcıların proje kaynaklı risklerinin azaltılabilmesi amacıyla teminat mekanizması getirdiğini, böylece fonun hasılat paylaşımı sözleşmelerinden doğan haklarını da güvence altında tutacağını belirterek, “Bu düzenleme ayrıca fon faaliyetleriyle ilgili yatırım kararını etkileyebilecek değişikliklerde yatırımcılara fondan çıkış hakkı getirecek ve böylelikle yatırımcı mağduriyetlerinin önüne de geçilecek.” değerlendirmesinde bulundu.

DÜZENLEME SONRASI FONLARIN SAYISI ARTABİLİR

Yatırımcıların, proje bitiminde gayrimenkulün satışından ya da kirasından gelir elde edebileceği gibi ayni çıkış yaparak ev sahibi olma imkanına da sahip olabileceğini aktaran Şimşek, gayrimenkul yatırım fonlarına ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

“SPK tarafından ihraç belgesi onaylanan 184 gayrimenkul yatırım fonu bulunuyor. Halihazırda portföyü oluşan 149 fon varken, bu fonların portföy büyüklüğü ise 82,7 milyar lira civarında. Yeni düzenlemeyle bu fonların sayısının artması da bekleniyor. Fonların teminat temelli sağlam yapısı sayesinde gayrimenkul proje üretimi güvenle hayata geçirilebilecek. Yatırımcılar bu güven ortamında kooperatifçilik mantığıyla küçük birikimlerini değerlendirerek konut sahibi olabilecekler.”

“FİYATLARIN DÜŞMESİNDE ETKİLİ OLACAK”

Düzenlemeyle toplumda genel anlamda tasarruf eğiliminde artış beklendiğine de dikkati çeken Şimşek “Düzenleme, kentsel dönüşümün finansmanında ve konut arzının artırılmasında önemli bir enstrüman olacak. Bu yatırım fonları, gerek geliştirecekleri projeler gerekse diğer projelerden alabilecekleri konut nitelikli bağımsız bölümlerle konut piyasasında arz hareketliliğini artıracak ve böylelikle fiyatların düşüş eğilimine geçmesinde çok büyük katkılar sağlayabilecek. Bu canlanma, konut piyasasının geneline yayılacak. Düzenleme, konut üreticilerinin ihtiyaç duyacakları finansmanı, sermaye piyasalarından temin edebilmeleri için de çok değerli bir alternatif oluşturacak. Böylelikle, tasarruf sahipleri küçük birikimlerini gayrimenkul projelerinde değerlendirebilecek.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kentsel-donusumun-finansmani-icin-yeni-duzenleme-geliyor/feed/ 0
Selçuk İnan: Seçil Erzan bankanın şube müdürü olmasaydı parayı teslim etmezdim https://www.haber60.com.tr/selcuk-inan-secil-erzan-bankanin-sube-muduru-olmasaydi-parayi-teslim-etmezdim/ https://www.haber60.com.tr/selcuk-inan-secil-erzan-bankanin-sube-muduru-olmasaydi-parayi-teslim-etmezdim/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:44:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28719 Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen, 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasının müştekilerinden Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Selçuk İnan, ifadesinde 1 milyon 535 bin Amerikan doları alacağı olduğunu ileri sürerek, sanık Seçil Erzan ve banka yöneticilerinden şikayetçi olduğunu söyledi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması süren dava dosyasının müştekilerinden Gaziantep FK Teknik Direktörü Selçuk İnan’ın ifadesi, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde alındı. İnan, ifadesinde sanık Seçil Erzan’ı, 2011’de Florya Denizbank şube müdürü olduğu tarihten beri tanıdığını, süreç içinde banka işlemlerini yaptığı için aralarında güven ilişkisi oluştuğunu söyledi.

FONA, TOPLAM 3 MİLYON 685 BİN DOLAR PARA YATIRDI

Erzan’ın, kendisine Denizbank’ta başlarındaki banka yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun olduğu kurumsal bir fondan bahsettiğini kaydeden İnan, bu fona para yatırması durumunda kar payı alacağı bilgisinin Erzan tarafından verildiğini anlattı. İnan, Denizbank’ın da içinde olduğu 3 bankadan para çekerek bu fona 3 seferde toplam 3 milyon 685 bin Amerikan doları yatırdığını aktardığı ifadesinde, Denizbank’taki parayı sanık Erzan ile çektiklerini söyledi.

“BANKAYA DUYULAN GÜVEN NEDENİYLE PARALARI ÖDEDİM”

Çekilen paraların veznedekilerin gözü önünde çantalara doldurulduğunu ve Erzan’ın aracına aktarıldığını kaydeden İnan, “Paranın bir kısmını da Erzan’a odasında teslim ettim. Yanında müdür yardımcısı sanık Asiye Öztürk de vardı. Bu paraların Denizbank’ın genel merkezine götürüleceği, fonun orada olduğu söylendi. Paraları tamamen bankanın içinde teslim ettim. 2 milyon 150 bin Amerikan dolarını süreç içerisinde fon getirisi olarak bana iade etti. Yatırdığım ana paradan geriye 1 milyon 535 bin Amerikan doları alacağım kalmıştır. Bankaya ve fonu yöneten Hakan Ateş ile Mehmet Aydoğdu’ya duyulan güven nedeniyle bu paraları ödedim.” ifadelerini kullandı.

“KENDİLERİNİ SORUMLULUKTAN KURTARMAK İÇİN TEK YANLI BEYANDA BULUNDURTMUŞLAR”

İnan, yatırdığı paralara ilişkin şube müdürü sıfatıyla Erzan’dan ıslak imzalı, kaşeli resmi belgeler de aldığını ve dava dosyasına bu belgeleri sunduğunu bildirerek, “Erzan 6 ay boyunca telefonlara çıkmayıp bütün taleplerimize rağmen bugün, yarın diyerek bizi oyaladıktan sonra ödemiş olduğumuz paranın zimmete geçirildiğini anladık. Bu arada Erzan’ın kuzeninden aldığımız bilgilere göre banka yöneticileri Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu ve diğerleri Erzan’ı günlerce yanlarında tutmuş, elinden bütün dosyaları almış ve müfettiş raporuna kendilerini sorumluluktan kurtarmak için tek yanlı beyanda bulundurtmuşlardır. Burada banka müfettişlerine verdirdikleri ifadelerinde, kendilerini ve bankayı sorumluluktan kurtarmak amacıyla tek yanlı beyan verdirtmişlerdir. Banka, Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu bu suretle sorumluluktan kurtulmaya çalışmaktadır.” şeklinde konuştu.

“ERZAN DENİZBANK ŞUBE MÜDÜRÜ OLMASAYDI BU PARAYI ASLA TESLİM ETMEZDİM”

Erzan, Ateş ve Aydoğdu’nun parayı birlikte zimmete geçirdiklerini ve Erzan’ın tek başına bu suçu işleyemeyeceğini düşündüğünü iddia eden İnan, “Erzan Denizbank şube müdürü olmasaydı bu parayı asla teslim etmezdim. Resmi, ıslak imzalı belgelerim zaten mevcuttur. Zararımın giderilmesini istiyorum. Erzan ile tüm banka yetkililerinden şikayetçiyim.” diye konuştu.

İnan, ifadesinin ardından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rıza göstermediğini bildirdi. Mahkeme, İnan’ın avukatı huzurunda alınan ifadesini, ana davanın görüldüğü İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın, bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor. İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği, ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.

Seçil Erzan

Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

SANIK ERZAN’IN 77 YILDAN 252 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

“Özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın, 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor. İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/selcuk-inan-secil-erzan-bankanin-sube-muduru-olmasaydi-parayi-teslim-etmezdim/feed/ 0
Seçil Erzan, Fatih Terim hakkında konuştu: ‘Tüm parayı ona verdim’ https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-fatih-terim-hakkinda-konustu-tum-parayi-ona-verdim/ https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-fatih-terim-hakkinda-konustu-tum-parayi-ona-verdim/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17334 Yüksek kar getirili özel fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi dolandırdığı iddia edilen Seçil Erzan, Fatih Terim hakkında konuştu. Erzan savunmasında, “Hoca bir dönem özel bankacılıkta zarar etmişti. Bankayı değiştirmek de istiyordu. Bana 300 bin dolar elden teslim etti ve ‘ne istersen yap, sen yaparsın, değerlendir bu parayı’ dedi. Sonra da 1 milyon dolar verdi. Özellikle 2022 Ocak ayından itibaren 2023 Nisan ayına kadar yatırılan tüm tutarları, bu zaman aralığındaki tüm parayı Fatih Terim’e ben verdim” dedi.

Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 7 sanıklı duruşmada tutuklu sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük ve bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu’nun da bulunduğu bazı müştekiler de katıldı.

“Bana ‘milli piyango bileti alıp büyük ikramiyeyi kazandın, şimdi bunu vermiyor musun’ dediler”

Duruşmada savunma yapan Seçil Erzan, kimden ne kadar para alındığını, ne kadar para verildiğini tek tek anlattı. Sonrasında savunmasında, “Ben o gün ölmeyi beceremedim. Bana o zaman milyar dolar yaz deselerdi de yazacak durumdaydım. Kapıda bekleyen 10 tane tefeciye para vermek zorunda kalıyordum. Semih Kaya 4 milyon 275 bin dolar fazla aldı benden. Semih Kaya bana ‘Seçil Erzan kim ki bana ev alacak, benim ona ihtiyacım olacak?’ demişti. Ben kimsem neden 2 defa benim odamdan muhasebecisi gelip çuval çuval paralarla çıkıyor? Bana ‘milli piyango bileti alıp büyük ikramiyeyi kazandın, şimdi bunu vermiyor musun’ dediler. Ben bir çözüm noktasıyım ve şube müdürüyüm. Bir hata yapmışım insanlar, beni borç batağına sürüklediler. Benden para istediklerinde dediklerini itiraz etmeden yapıyordum çünkü türlü türlü şantajlarla karşılaşıyordum. Bana ‘bankayı da bu işin içine katacağız’ diyorlardı. Bir açık var, farkındayım, ilerliyor ve toparlanmasını bekliyordum. Hep vakit kazanmaya çalışıyordum” dedi.

“Arda Turan bana toplam 10 milyon 736 getirip 7 milyon 920 geri aldı”

Arda Turan’ın beyanlarına karşı söz alan Erzan, “Arda Turan bana toplam 10 milyon 736 getirip 7 milyon 920 geri aldı. 2 milyon 816 bin alacağı kaldı. Bunun dışında benim hatırlamadığım rakamlar varsa konuşuruz. Arda çıkarsın getirsin bakalım, yok öyle bir şey aklımı oynatacağım yok” diye konuştu.

“Özellikle 2022 Ocak ayından itibaren 2023 Nisan ayına kadar yatırılan tüm tutarları, bu zaman aralığındaki tüm parayı Fatih Terim’e ben verdim”

Bir şube müdürünün paraya dokunamayacağını, hatta kasaya girmesinin bile yasak olduğunu belirten Erzan, “Ben ciddi borç batağına girmiştim. Ödeme yapıyorlardı onunla diğerini kapatıyordum. Bana tefecilerin parasını getiriyorlarmış bunu bilmiyordum. En büyük korkum işten atılmaktı. Saydığım tüm isimlerin hesap hareketlerinin 2023 Nisan ayına kadar tek tek çıkarılmasını istiyorum. Bu arada Fatih Terim ile ilgili bir şeyler söylemediğim konuşuluyor. Hoca bir dönem özel bankacılıkta zarar etmişti, bankayı değiştirmek de istiyordu. Bana 300 bin dolar elden teslim etti ve ‘ne istersen yap, sen yaparsın, değerlendir bu parayı’ dedi. Sonra da 1 milyon dolar verdi. Özellikle 2022 Ocak ayından itibaren 2023 Nisan ayına kadar yatırılan tüm tutarları, bu zaman aralığındaki tüm parayı Fatih Terim’e ben verdim” şeklinde konuştu.

“Hoca ekside olduğunu biliyordu, daha önceden fazla aldığı için, ilkinde getirisini az bulup fazla harcadığını biliyordu, bunun için 1 milyon doları da gönderdi”

Özellikle Aralık ayından sonra Muslera ile başlayan ve devam eden süreçte her şeyin birbirine girdiğini belirten Erzan, “Arabam yolun ortasında durduruluyordu, bagajım açılıyordu ve paralar içinden alınıyordu. Ben hocaya şunu da söyledim, ‘hocam yüklü harcamalar yaptınız, mevduatlar aldınız, eksideyiz, lütfen bu konuda para getirmeniz gerekiyor’ diyordum. Hoca ekside olduğunu biliyordu, daha önceden fazla aldığı için, ilkinde getirisini az bulup fazla harcadığını biliyordu, bunun için 1 milyon doları da gönderdi. Yani 300 bin doları verdi ve ‘değerlendir’ dedi, beklediği kadarı olmadı ama her istediğimde bütün ödemeleri yaptı. 300 bin dolarla o an ne yaptığımı tam hatırlamıyorum, bir yatırım yapmadım. Muhtemelen bir kısmını değerlendirip diğer kısmını başkasına vermişimdir” diye konuştu.

“İnsanlar kendi gelirlerini resmi olarak belgeleyebiliyorsa, giderlerini de yapabilir ama bunu yapamıyorlarsa bu aradaki kaynak bendim”

Erzan savunmasının devamında, “Ben kimsenin parasını alıp 30 kişiye isteyerek dağıtmadım. Şuna inanıyordum, insanlar bana yardımcı olur diyordum. İnsanlar kendi gelirlerini resmi olarak belgeleyebiliyorsa, giderlerini de yapabilir ama bunu yapamıyorlarsa bu aradaki kaynak bendim. Babamın kefen parasını bile aldılar. Mesela Semih Kaya 10 Nisan’da bankaya gidiyor ama hiç para almadım diyor. Benden aldıklarını söylemeyip şu kadar alacağım var, şu kadar alacağım var diyor. Zaten herkes söylese fazla aldıkları parayı her şey açığa çıkacak. Şubeye teftiş gelmeliydi. Ben bankanın bildiğini düşünüyordum, bilmeliydi” dedi.

“Ötelenen kredi hocanın kredisiydi”

Önemli ve büyük bir müşterinin kredilerini şubeden ötelettirdiğini belirten Erzan, “Arka arkaya ötelettiriyorum, banka o dönem şubeye teftişe gelebilirdi. Yetki tamamen bendeydi, sonradan ‘nasıl böyle bir hayata düşmüşüz’ dediler” dedi. Kendisine bu kişinin kim olduğu sorulduğunda ise “Ötelenen kredi hocanın kredisiydi” diye yanıtladı.

“Ben hocaya bir fon kuracaktım, öyle bir planım vardı ama kurulamadı”

Kimseye fon vadetmediğini ve fon olayının herkesin birbiriyle konuşmasıyla ortaya çıktığını belirten Erzan, “Fatih Terim fonu demedim, asla kabul etmiyorum. Bu Fatih Terim fonu kendilerinden çıkan bir şey oldu. Birkaç kişiye söylediğim oldu sadece zor dönemdeyken. Hatta ‘Fatih Terim fonzedeleri’ diye gruplar kurulmuş. Ben hocaya bir fon kuracaktım, öyle bir planım vardı ama kurulamadı. Hoca zaten parasının türediğini biliyordu” şeklinde konuştu.

“Benim odama valiz valiz paralar girip çıkıyor banka bunu bilmeliydi”

Savunmasına devam eden Erzan, “Bence banka benimle durum tespitine ilişkin yaptığı toplantıdan sonra bu parayı ödeme konusunda iyi niyetliydi fakat önüne gelen ‘aldım, almadım’ dedi. Sonuçta banka personelinin hatası, ödeme konusunda kanaatleri bence o yöndeydi. Bir şube müdürünün odasında, paraya dokunulması yasakken benim odama valiz valiz paralar girip çıkıyor. Banka bunu bilmeliydi” ifadelerini kullandı.

Duruşma Seçil Erzan’ın savunmalarıyla devam ediyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-fatih-terim-hakkinda-konustu-tum-parayi-ona-verdim/feed/ 0
İlham veren kadınlar ‘Daha Eşitlikçi Bir Dünya’ panelinde buluştu https://www.haber60.com.tr/ilham-veren-kadinlar-daha-esitlikci-bir-dunya-panelinde-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/ilham-veren-kadinlar-daha-esitlikci-bir-dunya-panelinde-bulustu/#respond Sat, 09 Mar 2024 03:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17317 İlham veren kadınlar ‘Daha Eşitlikçi Bir Dünya’ panelinde buluştu

İSTANBUL – 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İş Bankası’nın düzenlediği panelde spor, sanayi, tarım, bilim gibi farklı alanlarda başarılı kadınlar ilham verici hikayelerini, başarıya giden yolda yaşadıkları deneyimleri paylaştı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, hem dünyada hem ülkemizde düzenlenen ve kadınların ekonomik, sosyal, siyasi açıdan bir insan hakkı olan toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde daha da güçlenmelerine vurgu yapan çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Türkiye İş Bankası da Birleşmiş Milletler’in bu yıl ‘Kadınlara yatırım yapın: İlerlemeyi hızlandırın’ temasıyla kutladığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” paneli düzenledi.

İş Bankası Sermaye Piyasaları Müdürü Işıl Dadaylı’nın açılış konuşmasını yaptığı panelde spor, tarım, sanayi, bilim gibi farklı alanlarda başarılı işlere imza atan kadınlar, iki ayrı oturumda bir araya gelerek ilham verici hikayelerini, kendilerini başarıya götüren yolda yaşadıkları deneyimleri paylaştı.

Güçlü Kadın Güçlü Gelecek/ Girişimcilik Dünyasında Kadın

Moderatörlüğünü Nilay Örnek’in yaptığı “Güçlü Kadın Güçlü Gelecek” oturumuna Fenerbahçe Üniversitesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ebru Güzel, Milli Tenisçi Çağla Büyükakçay ile KOÇKAM Bursiyeri ve Konuşmamız Gerek Derneği Eş Kurucusu İlayda Eskitaşçıoğlu katıldı.

İş Grubu Yeni Nesil Girişimcilik Başkanı Barış Karakullukçu’nun moderatörlüğünü üstlendiği “Girişimcilik Dünyasında Kadın” oturumunda ise İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı’nın mezunlarından, Juphy’nin ortağı ve CEO’su Alara Eren İplikçioğlu, Yüzeytek Yüzey İşlem Teknolojileri Sanayi Kurucusu Ferda Yazıcıol ve Hatay’da ipekböceği yetiştiriciliği yapan Tülay Genç katıldı.

Işıl Dadaylı, “Kadının toplumsal hayatta daha güçlü bir konuma sahip olmasının, profesyonel yaşamdaki ağırlığının artmasıyla mümkün olabileceğine; bunun için de kadınları iş hayatına hazırlayacak sürecin gözden geçirilerek iyileştirilmesinin önem taşıdığına inanıyoruz. Aile hayatı, eğitim süreci ve toplumsal hayat üzerinden çizilecek bir çerçeve iş hayatında kadınları daha fazla sorumluluk gerektiren pozisyonlarda ve girişimci olarak görmek için neler yapılabileceği konusunda da yol gösterici olacaktır” diye konuştu.

İş hayatında kadın yönetici oranının düşük olduğuna işaret eden Dadaylı, Borsa İstanbul’a kayıtlı 512 şirkette kadın yönetim kurulu üyesi oranının yüzde 17,9; tüm yönetim kurulu erkeklerden oluşan şirket sayısının ise 179 olduğunu aktardı. 3. yaşını kutlayan İş Portföy İş’te Kadın Hisse Senedi Fonu’na ilişkin de bilgiler paylaşan Dadaylı, “Fondan elde edilen gelirin yüzde 50’si KOÇKAM’a aktarılarak bilimsel araştırmalar için kaynak oluşturuyor. Yatırım evreninde 198 şirket bulunuyor; fon yüzde 85 getirisiyle 2023’de hisse senedi yoğun fonlar arasında ilk 5’te yer alırken, toplam büyüklüğü 1 milyar TL’ye, yatırımcı sayısı 29 bine ulaştı” dedi.

Görünürlüğün büyük önem taşıdığı günümüzde bu tür etkinliklerde yer alacak kişilerin kimler hakkında konuşulduğunu belirlediğini söyleyen Nilay Örnek, “Bugün konuşmacı olarak yer alan kadınlar alanlarında çok başarılı oldukları, gelecek kuşakları değiştirmek istedikleri için buradalar. Aynı zamanda erkekler ve kadınların birlikte olmayı öğrenmesi; kadınlara ilişkin konuşmaların sadece kadınlar arasında kalmaması; birbirimizi anlamamız gerekiyor” dedi.

Kadın tarihinin daha çok erkekler tarafından üretildiğini, kadının gözüyle kadınları anlatan kitapların çok az olduğunu söyleyen Ebru Güzel, tarihte kadının bugün anlatıldığı gibi toprak ana ya da doğayla özdeşleştirilmediğini; yazıyı bulan, ilk çömleği üreten, dansı keşfeden, ilk taşı yontanın kadınlar olduğunu; kadının uygarlaştırıcı rolü bulunduğunu söyledi. Günümüzde yeni medyada kadınların yansıtılma şekillerine de değinen Güzel, “Yeni medya söz konusu olduğunda olmakla görünmek arasında bir bunalım yaşıyoruz. Herkes bir aynaya bakarak ve olmak istediği şeyle orada var olmaya çalışıyor. Sistem özellikle kadınları tarihteki gibi yetenek ve donanımıyla değil bütün referans kaynağını bedeninden alarak var olmaya teşvik ediyor” açıklamasında bulundu.

Konuşmamız Gerek Derneği ile kadınlar ve kız çocuklarının yaşamında çok önemli yeri olan ancak toplumun genellikle konuşmaktan kaçındığı regl konusunu normalleştirmek istediklerini belirten İlayda Taşçıoğlu, yürüttükleri bilgilendirici çalışmalarla deprem bölgesine, köy okullarına, hapishanelere, mevsimlik işçilere gittiklerini aktardı. Eskitaşçıoğlu, “Eğitimlerde kız çocuklarının bu konuyu günahla, ayıpla, küfürle özdeşleştirdiğini görüyoruz. Eğitimler kadınların kendi bedenleriyle barışmaları, bir duygudaşlık kurmalarını sağlıyor; oğlan çocuklarının ise bu temel ihtiyaçları tamamen görmezden gelmesini engelliyor” dedi.

Çağla Büyükakçay, sporcu olarak kız çocuklarına, bu işten para kazanabileceklerini, ülkemizin reklam yüzü olabileceklerini, başka kız çocukları ve kadınlara ilham verebileceklerini göstermek istediğini belirterek, “Hem kendi sporumu tanıtma hem de başaramayacağımız bir şey olmadığını gösterme umuduyla yoluma devam ettim. Çocuklar belirli bir yaşa geldiğinde eğitim ve spor arasında kalabiliyor. Bu dönemde en büyük destekçilerimden biri annem oldu, arkamda durdu ve tenise devam edebilirsin dedi. Ben de kız çocuklarını daha fazla spora yönlendirmek için elimden geleni yapmaya her zaman devam edeceğim” diye konuştu.

Barış Karakullukçu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların bugün sahip olduğu hakları ne kadar zor kazandığının hatırlanmasının önemli olduğunu belirterek, ilham verici kadın hikayelerinin paylaşıldığı; genç kadınların ileride zorlandıkları dönemlerde feyz alabilecekleri yolculuklarla tanıştığı bir gün olması dileğini paylaştı. Girişimcilik dünyasında kadınların yerine de değinen Karakullukçu, “Türkiye’de kadın girişimci oranının yüzde14-15 olduğu bir durumda daha fazla girişimci kadınla hem ekonomimizin gelişeceğini hem de sosyal fayda oluşacağına inanıyoruz. Bu yüzden kadınların seslerini yükseltmenin, deneyimlerini paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Juphy’nin ikinci girişimcilik tecrübesi olduğunu, ilk girişimi esnasında dahil olduğu Workup programındayken şu andaki ortaklarıyla tanıştığını belirten Alara Eren İplikçioğlu, “3,5 yılda 98 ülkede 2 binden fazla şirkete satış yaptık; 3 yatırım turu kapattık; 15 yatırımcıdan 1,5 milyon dolar yatırım aldık. Erken yaşta güzel başarılara imza attık. Bunu kariyerimde bir başlangıç olarak görüyorum. Benim için ‘çocuk da yaparım kariyer de’ çok önemli bir hayal. Sonsuza kadar çalışmaya, üretmeye devam etmek; kendi güzel ailemi de kurmak, anne olduğum noktada kariyerimi de en iyi şekilde yönetmek istiyorum. Kadının anne olduğunda kariyerinin geride kalacağı algısını yıkacak daha çok örneğe ihtiyaç var” diye konuştu.

Silikon ürünler, sporcu ekipmanları gibi endüstriyel üretim yapan bir firmanın kurucusu olduğunu belirten Ferda Yazıcıol, erkeklerin ağırlıkta olduğu bir sektörde faaliyet gösterdiğini söyledi. Yazıcıol, “Sektörümüzde ayrımcılık olabiliyor. Niye bu işi seçtin, ne güzel bankada çalışıyormuşsun gibi yorumlar yapılabiliyor. Ancak bir şey üretmek, başarmak, böyle bir sektörde kadın olarak var olabilmek çok anlamlı ve özel. Üretim sektöründe kadın çalışan da olmayacağı gibi bir önyargı var. Bu yüzden kadın istihdamına önem veriyorum” dedi.

Artık deprem bölgesinde olduğunu söylemek istemediğini, bir anka kuşu olmak, kadınlara çare olmak istediğini söyleyen Tülay Genç, “İş Bankası’nın da desteğiyle çok sağlam temeller attım. Nisan ayında hem ipek böceklerini hem de Defne kadınlarını uyandıracağım. 1 Nisan’dan sonra yapacaklarım başlayacak. Oluşturduğumuz çadıra kadınlar gelsin, sevgi dolu çadırımızda çocuklarına istedikleri renkte nevresim diksin, acılarını paylaşsın ve ben de bu kadınların acılarının dindiğini, bir daha sosyalleştiklerini bileyim istiyorum. Kadını iyileştirirseniz bütün ili iyileştirmiş olursunuz” dedi.

Cinsiyet eşitsizliğinin kaldırılması küresel büyüme oranını iki katına çıkarabilir

Dünya Bankası’nın, 190 ekonomide toplumsal cinsiyet eşitliğinde sağlanan ilerlemenin değerlendirildiği “Kadınlar, İş Dünyası ve Hukuk 2024” raporunda, istihdam ve girişimcilikte cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesinin küresel gayri safi yurtiçi hasılayı yüzde 20’den fazla artırabileceği öngörülüyor. Aynı raporda, gelecek 10 yılda cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasının mevcut küresel büyüme oranının iki katına çıkmasını sağlayacağı tahmin ediliyor. Bu oranlar, veriler bile başlı başına kadınların ekonomik hayata katılmalarının, kurumların kadınlar konusundaki yaklaşımının, desteğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

İş Bankası’nın son yıllarda kadınlara yönelik çalışmaları şöyle açıklandı:

Mart 2023’de “Kadının Güçlenmesi Bildirgesi”ni yayımlayan Banka, bildirge ile kadın işletmecilere 2028 yılına kadar 100 milyar TL tutarında finansman sağlama ve 15 bin kadın girişimciye finansal okuryazarlık konusunda eğitim sağlamayı hedefliyor. Bu çerçevede 2023 yılında kadın girişimcilere kullandırılan toplam tutar 35 milyar TL oldu.

İş Portföy tarafından İş Bankası ve KOÇKAM iş birliğinde 8 Mart 2021 tarihinde kurulan İş Portföy İş’te Kadın Hisse Senedi Fonu, cinsiyet eşitliği temasına dayalı ilk fon olma özelliğini taşıyor.

Banka, fondan elde edilen gelirin yüzde 50’si Koç Üniversitesi’ne bilimsel araştırma programı ve eğitim programlarında kullanılmak üzere bağışlanıyor.

1 Ocak 2024 itibarıyla IHK fonu yatırım evreninde 198 şirket bulunuyor.

Fon, kuruluşundan bugüne yaklaşık yüzde 850 getiri sağladı.

Fonun toplam büyüklüğü 1 milyar TL’ye ve yatırımcı sayısı 29 bine ulaştı.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu yürütücülüğünde, İş Bankası iş birliği ve UN Women desteğiyle 2021 yılında “Girişimde Kadın Gücü” projesi hayata geçirildi. Pojeyle, Türkiye’nin farklı bölgelerinde sektör ve ölçek fark etmeksizin çalışan girişimci kadınlara kapasitelerinin gelişmesi ve iletişim ağlarının güçlenmesi için yüz yüze ve çevrim içi eğitim desteği veriliyor. 2023 yılsonu itibarıyla 5 bin 43 kadına eğitim verildi.

Banka bünyesinde ‘cinsiyetsiz sözlük’ uygulaması hayata geçirildi. Uygulamayla, eril dil kullanımının en aza indirilmesi, ayrımcılık ifade eden sözcük kullanılmasının önüne geçilmesi ve farkındalık oluşturulması hedefleniyor.

Banka, kuruluşundan beri benimsediği eşitlikçi yaklaşımı 2020 yılında BM Kadının Güçlenmesi Prensiplerinin (WEPs) imzacısı olarak pekiştirdi.

Banka, 2022 yılında şirketlerin her seviyesinde toplumsal cinsiyet eşitliği dengesini iyileştirmeyi amaçlayan ve yönetim kurullarında kadın temsiliyetini artırmak ve bunu sürdürmek misyonuyla çalışmalarını yürüten uluslararası bir inisiyatif olan yüzde 30 Kulübü’ne üye oldu.

Yine 2022 yılında Banka, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla Bloomberg Cinsiyet Eşitliği endeksine dahil oldu.

2021 yılında Yönetim Kurulu kararıyla Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikası oluşturuldu.

2022 yılında bu alandaki Yönetim Kurulu onaylı politikalara bir yenisini eklenerek Yönetim Kurulu Çeşitlilik Politikası yürürlüğe alındı. Söz konusu politikayla İş Bankası,2026 yılsonuna kadar Yönetim Kurulundaki kadın üye oranını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ilham-veren-kadinlar-daha-esitlikci-bir-dunya-panelinde-bulustu/feed/ 0
Arda Turan, Emre Belözoğlu ve Fernando Muslera’nın beyanı alındı https://www.haber60.com.tr/arda-turan-emre-belozoglu-ve-fernando-musleranin-beyani-alindi/ https://www.haber60.com.tr/arda-turan-emre-belozoglu-ve-fernando-musleranin-beyani-alindi/#respond Sat, 09 Mar 2024 01:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17193 Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen, 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasında, müştekiler Arda Turan, Emre Belözoğlu ve Fernando Muslera’nın ilk kez beyanı alındı.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Seçil Erzan ve Ali Yörük ile taraf avukatları katıldı.

MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu ve Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan ile Galatasaray’ın Uruguaylı milli kalecisi Fernando Muslera da dava kapsamındaki bir duruşmaya ilk kez müşteki olarak katılım sağladı.

Dosyaya gelen evrakların okunduğu duruşmada, Denizbank’ın katılma talebi değerlendirildi. Mahkeme heyetinin bu talebi reddetmesinin ardından müştekilerin beyanının alınmasına geçildi.

Muslera: “Erzan’dan paranın geri ödeneceğine dair resmi dekont aldım”

İspanyolca tercüman aracılığıyla konuşan Fernando Muslera, sanık Seçil Erzan’ı 2011’de banka çalışanı olarak tanıdığını belirterek, Aralık 2022’de bankada finans işleri müdürü olarak bildiği kişiler tarafından arandığını, bu kişilerin yatırım teklifinde bulunduğunu, Erzan’ın da yatırımına karşılık yüzde 35 kar vadettiğini söyledi.

Seçil Erzan’ın, Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’dan “fonu idare eden kişiler” olarak bahsettiğini anlatan Muslera, “Denizbank’ın Florya şubesinden 700 bin dolar para çektim. ve çektikten sonra menajerim Musa Mert Çetin’e verdim. Denizbank’ın Levent şubesine bu parayı Çetin götürdü. Şubat 2023’te Ziraat Bankası’ndaki hesabımdan 500 bin dolar alıp tekrar Musa Mert’e verdim. Kendisi bu parayı Denizbank’ın içine girmeden kapıda verdi.” dedi.

Erzan’ın kendisine paranın geri ödeneceğine dair resmi dekont verdiği ve bu süreçte 700 bin dolarını da Erzan’dan geri aldığını kaydeden Muslera, sanığın 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri sebep göstererek kendisini oyaladığını da öne sürdü.

“Bunun bir yolsuzluk olduğunu anlamıştım”

Sanıkla iletişimi menajeri Musa Mert Çetin’in sağladığını aktaran Muslera, şöyle devam etti:

“Bana, ‘Biraz daha fonda yerimiz var, yatırım yapabilirsin.’ dedi. Zamanında almam gereken karı alamadığım için beni ikna etmek ve rahat olmam için bana, ‘fonda ünlü isimlerin olduğunu’ söyledi. Ben yatırım yapmadan önce bunları söylemedi, paramı alamadığım için söyledi. Seçil Hanım ailemle yaşadığım evime geldi; ‘Bu fon Hakan Ateş yönetiminde, deprem olduğu için ödemeler aksadı.’ dedi. Seçil Erzan banka yöneticisi olmasaydı normal arkadaşım olsaydı, bu paraları teslim etmezdim. Ben bankaya güvendim. Ayrıca Seçil Hanım’ın oranın müdürü oluşu da para vermemde etkili oldu. Ben sadece Musa Mert Çetin’e, ‘parayı geri alamazsak bankanın üst düzey yetkililerine şikayette bulunacağımı’ söyledim.”

Sanık Erzan’ın avukatı Bülent Aybirdi’nin, “Neden üst düzey banka yöneticilerini aramadınız?” sorusunu yanıtlayan Muslera, “Çünkü bunun için zaman kalmadı. Bunun bir yolsuzluk olduğunu anlamıştım.” diye konuştu.

Muslera, sanık Erzan hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığının sorulmasın üzerine de, “İstemiyorum.” yanıtını verdi.

Belözoğlu: “Süreç kuzenim Bahçekapılı’nın aramasıyla başladı”

Beyanda bulunan diğer müşteki Emre Belözoğlu da kendi adına sürecin, kuzeni Volkan Bahçekapılı’nın araması ve Denizbank’ın bir fonunun olduğunu söylemesiyle başladığına dikkati çekti.

Belözoğlu, “Parça parça olmak üzere toplamda 4 milyon 290 bin dolar verdim. Bankadaki paraların ve evdeki altınların bazılarını ben teslim ettim, bazılarını Volkan’a ve şoföre teslim ettim. İlk parayı teslim etmeden önce Seçil Erzan’la telefonda görüştüm. Bana fonu anlattı. ‘Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun yürüttüğü yüksek kar getirili bir fon olduğunu, ne kadar çok para getirirsek o kadar çok getirisi olacağını’ söyledi.” ifadelerini kullandı.

Seçil Erzan’ın önce 10 milyon dolar istediğini daha sonra miktarı 5 milyon dolara düşürdüğünü aktaran Belözoğlu, “Bir süre sonra, elimde bana verdiğim paralar için düzenlenen evraklarla Seçil Erzan’ın odasına gittim. Banka çalışanları odaya geldi, sonra da müfettişler geldi.” şeklinde konuştu.

“Fatih Terim fonu’ ifadesini sonradan duydum”

Belözoğlu, kara ilişkin hiç para alamadığını, birçok sporcunun bu fona dahil olduğunu bankaya gittikten sonra öğrendiğini, öncesinde sadece Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu, Fatih Terim ve Buse Terim’in fonda olduğunu duyduğunu anlattı. Belözoğlu, bir soru üzerine, Erzan’ın hep fonda kazanmayı taahhüt ettiğini, hiçbir zaman paranın batabileceğinden bahsetmediğini de öne sürdü.

Emre Belözoğlu, “Şikayetçiyim, kimseye güvenerek bu yatırımı yapmadım. Bankaya ve banka tarafından atanan Seçil Erzan’a güvendim. Fatih Terim ile bu konuyla alakalı hiç görüşmemiştim. Tamamen bankadaki fona binaen bu işlere giriştik. ‘Fatih Terim fonu’ ifadesini sonradan duydum.” ifadelerini kullandı.

Arda Turan: “Bana çok yüksek getiriler vadetmemişti, 10 milyon dolar istedi”

Müşteki Arda Turan ise Denizbank, sanık Erzan ve kendi adına üzgün olduğunu söyledi.

Erzan hakkında, “Kendisi, Denizbank yetkilileriyle Florya tesislerine gelen, hayatının baharında bankanın gücünü arkasına almış, güven teşkil eden bir hanımefendiydi. Tesise gelerek futbolcuların işlemlerini orada yapardı. Bankası tarafından efsaneleştirilmiş, bankanın sitesinde 15 yıllık başarı öyküsü anlatılan bir hanımefendiydi.” diyen Turan, sanığı bankada bir kez ziyaret ettiğini belirtti.

Arda Turan, Erzan tarafından birçok kez mevduat getirmesi amacıyla arandığını anlatarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nde hayatım boyunca hiç faiz almamış biriyim. Seçil Erzan bana, ‘Arda, mevduat yerine paranı fona koyalım, böyle imkanlar var. Bu faiz değil.’ dedi ve beni ikna etti. Nefsime yenik düştüm. Bana çok yüksek getiriler vadetmemişti, 10 milyon dolar istedi.” diye konuştu.

Taşınmazlarını satarak bazen de borç alarak Erzan’a Ekim 2022’den itibaren toplam 13 milyon 900 bin dolara yakın para verdiğini kaydeden Turan, bu paranın 6 milyon 400 bin dolarını kendi isteğiyle aralıklarla aldığını dile getirdi.

Yaklaşık 4 milyon dolar kar vadeden Erzan’ın devam eden süreçte annesinin hastalığı ve depremleri bahane ederek kendisini oyaladığını ileri süren Turan, bankaya güvenerek parasını teslim ettiği yöneticiler Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’yu suçlamadığını ancak mağdur olduğunu beyan etti.

“Denizbank şube müdürüne sahip çıkmalıdır”

Turan, şöyle devam etti:

“Denizbank şube müdürüne sahip çıkmalıdır. Hayatım boyunca Seçil Erzan’ı tehdit etmedim, hakaret etmedim. Kardeşim ve şoförüm Erzan’a bu paraları 12-13 parça halinde verdi. Denizbank’ın şube müdürünün böyle bir durum içinde olabileceğini düşünmedim. Ben Ocak 2023 sonuna doğru bazı futbolcuların da fonda olduğunu öğrendim.”

Emre Çolak’ın fona girmesi için Seçil Erzan’a telkinde bulunup bulunmadığı sorulan Turan, “Erzan bana, ‘Emre Çolak’a gideceğini’ söylemişti. ‘Arda fona para sokmamız lazım ki, çalışsın.’ diyordu. Emre abi beni arayınca olayı anladım. Hala bile inanmak istemiyorum. Ben bu konularda biraz safım.” dedi.

“Konuşabilecek biri olduğu için Fatih Terim’le gittik”

Erzan hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorulan Turan, “Ben paramı alırsam hiç yatmasın, beni ne ilgilendirir.” ifadesini kullandı.

Arda Turan, Fatih Terim ve Emre Belözoğlu ile banka şubesine gitmesi olayını ise “Fatih hoca bizim büyüğümüzdür. Hakan Ateşi de tanır. Bu konuda konuşabilecek biri olduğu için onunla gittik.” sözleriyle açıkladı.

Duruşmaya diğer müştekilerin ifadelerinin alınmasıyla devam ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/arda-turan-emre-belozoglu-ve-fernando-musleranin-beyani-alindi/feed/ 0
DOKA, Avrupa Birliği’nden 35 Milyon TL Fon Sağladı https://www.haber60.com.tr/doka-avrupa-birliginden-35-milyon-tl-fon-sagladi/ https://www.haber60.com.tr/doka-avrupa-birliginden-35-milyon-tl-fon-sagladi/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10547 Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), mavi ekonomi, biyoçeşitliliğin korunması ve hava kalitesinin artırılması alanlarında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kullanılmak üzere Avrupa Birliği’nden 35 milyon TL fon sağladı.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin potansiyelini harekete geçirerek bölge iktisadi coğrafyasının sunduğu kabiliyetleri ekonomik değere dönüşmek için çalıştıklarını ifade eden DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, “Sektörel ve tematik alanlarda Sonuç Odaklı Programlar vasıtasıyla belli bir odaklanma üzerinden faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu programların hayata geçirilmesi noktasında Ajansın kaynaklarıyla olduğu kadar hususiyetle uluslararası fon ve kaynakların belirlediğimiz temalar üzerinden bölgemize kazandırılmasına yoğun gayret gösteriyoruz” dedi.

Özellikle sürdürülebilir kalkınma prensiplerine uygun olarak paydaşlarla birlikte geliştirdikleri projelerin AB Interreg NEXT programı kapsamında desteklenmeye hak kazanmasından son derece memnun olduğunu dile getiren Akpınar, “Önümüzdeki süreçte de bölgesel kalkınmaya ivme kazandıracak projelere yönelik AB fonları başta olmak üzere diğer uluslararası fon ve kaynakları bölgemize kazandırmak önemli gündem maddelerimizden birisi olacaktır. Projelerimizin bölgemizin kalkınmasına azami katkı sağlaması temennisi ve arzusuyla hayırlı olmasını diliyorum. Orta vadeli ve çok yıllık kalkınma planlamaları kapsamında önemli büyüme potansiyeli arz eden alanlarda Sonuç Odaklı Programlama çalışmaları yürüten DOKA, 2024-2027 dönemi için “Sürdürülebilir Turizm”, “Mavi Ekonomi” ve “Katma Değerli Üretim ve Ticarileşme” Sonuç Odaklı Programlarını hazırladı. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın belirlenen bu alanlarda ulusal ve yerel kaynaklara ek olarak başta Avrupa Birliği fonları olmak üzere uluslararası fon ve kredi kaynaklarının da bölgemize kazandırılması konusunda yürüttüğü çalışmalar sonuçlarını vermeye başladı. Bu çerçevede 2024-2028 Doğu Karadeniz Bölge Planı ve Sonuç Odaklı Programlarını desteklemek üzere DOKA tarafından AB Interreg NEXT programı öncelikleriyle örtüşen alanlarda hazırlanan ‘Biyoçeşitlilik İçin Tohum Koruyucuları’, ‘Blue Gates’ ve ‘Soluduğun Havayı Tanı’ projeleri Avrupa Birliği tarafından desteklenmeye hak kazandı. INTERREG NEXT Black Sea Basın programı kapsamında imza süreçleri başlayan Blue Gates, Biyoçeşitlilik için Tohum Koruyucuları (Seed Guard) ve Soluduğun Havayı Tanı (AIRQUEST) projeleri kapsamında yaklaşık 35 Milyon TL’lik AB fonu Doğu Karadeniz Bölgesi için kullanılacak. Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında finanse edilecek bu projelerde TR90 Doğu Karadeniz Bölgesi paydaşları, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan ve Ukrayna’dan ilgili alanlarda proje ortakları ile çeşitli proje aktivitelerinde çalışma fırsatı bulacak. Otuz ay sürmesi öngörülen Mavi Kapılar (Blue Gates) projesinde mavi ekonomi sektörlerinde yüksek ve yeni teknolojiler ile yenilikçi yöntemler, uluslararası eğilim ve standartlar ile ortak araştırma imkanlarına odaklanılacak, su ürünleri, kıyı turizmi ve denizcilik alanlarında havza bazlı işbirlikleri ile kümelenme çalışmaları yürütülecek. Seed Guard Projesi ile kentsel alanlar dahil olmak üzere doğanın ve biyoçeşitliliğin korunması, ata tohumu kullanımı ve gelecek nesillere aktarımı ile yerelde bitkisel üretim üzerine Bulgar, Gürcü ve Romen proje ortakları ile çalışmalar yapılacak. Proje süresi 24 ay olarak belirlenen AIRQUEST Projesi ile Karadeniz Havzası için hava kirliliği verilerini içeren çevrimiçi bir hava kalitesi izleme sistemi oluşturulması ve bölgedeki farklı toplulukların hava kalitesi konusundaki farkındalığının artırılması projenin odak noktasını oluşturacak” diye konuştu. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/doka-avrupa-birliginden-35-milyon-tl-fon-sagladi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Teknopark firmalarına yapılan vergi muafiyetleri 184 milyar liraya ulaştı https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-teknopark-firmalarina-yapilan-vergi-muafiyetleri-184-milyar-liraya-ulasti/ https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-teknopark-firmalarina-yapilan-vergi-muafiyetleri-184-milyar-liraya-ulasti/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6235

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, YTÜ Yıldız Teknopark Maslak yerleşkesi açılış programına katıldı. Teknopark firmalarına yapılan vergi muafiyetlerinin 184 milyar liraya ulaştığını belirten Bakan Kacır, “182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yapılarak bir kaldıraç etkisi oluşturduk. Böylelikle bu girişimler toplam 23,1 milyar lira sermaye kaynağına erişti” dedi.

YTÜ Yıldız Teknopark Maslak Yerleşkesi açılış programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Programa; İstanbul Valisi Davut Gül, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, Teknopark ve girişimcilik ekosistemine dair önemli rakamları açıkladı.

“GİRİŞİMLER FON DESTEKLERİYLE TOPLAM 23,1 MİLYAR LİRA SERMAYE KAYNAĞINA ERİŞTİ”

Teknopark firmalarının sağladığı vergi muafiyetlerinin 184 milyar liraya ulaştığını ifade eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 21 yıl önce sadece 2 olan teknopark sayısının şimdilerde 101’e yükselttiklerini ayrıca Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları yürüten şirketlerinin sayısının 10 bin 178’e çıktığını belirtti. Bakan Kacır şöyle devam etti:

“Teknopark firmalarımız 90 binden fazla Ar-Ge personeli istihdam ediyor. Firmalarımızın yaptığı ihracat ise 10 milyar dolara ulaştı. Bugüne kadar kurduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağladık. Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile 152 milyon lirası 16 yatırım fonu aracılığıyla olmak üzere 182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yapılarak bir kaldıraç etkisi oluşturduk. Böylelikle bu girişimler toplam 23,1 milyar lira sermaye kaynağına erişti. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci desteğimiz ile 2 bin 293 teknoloji girişimi kuruldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Tech-InvesTR programında 4,6 milyar liralık fonu harekete geçirdik. Bugüne kadar 80 girişimi, bu fonlardan 1,7 milyar lira yatırım aldı.”

“VERGİSEL DESTEKLERİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARINA YÖNLENDİRDİK”

İş dünyasının ve finansın kalbinin konumunda Maslak’a kazandırılan 22 bin metrekarelik kapalı alanın genç girişimcilerin büyümesinde ve üniversite sektör iş birliğinin güçlendirilmesinde önemli rol üstleneceğine altını çizen Kacır, “2030 yılına kadar ülkemizden çıkaracağımız 100 bin teknoloji girişimi içinden 100 girişimin milyar dolar değeri aşmasını sağlayacağız. Ar-Ge teşviklerimizden yüksek düzeyde istifade eden Ar-Ge merkezleri ile teknopark firmalarımızın yararlandığı vergisel destekleri, Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına yönlendirdik. Yaptığımız düzenleme çerçevesinde teknoloji girişimlerine geçtiğimiz yıl 755 milyon lira finansman sağladık. Büyük ölçekli şirketlerin teknopark uygulamalarımızda ve Ar-Ge merkezlerinde elde ettikleri vergilerin bir kısmını Türkiye’nin yeni nesil teknoloji girişimlerine sermaye yatırımı olarak yönlendirdik. Ayrıca, uydu kuluçka merkezlerinin kurulmasına imkan sağlayarak girişimlerimizin pazara ve nitelikli insan kaynağına erişimini daha da kolaylaştırdık. Tabi teknoparklarımız da teknoloji girişimlerimizin doğru konumlanmaları için önemli projelere imza atıyorlar. 700’den fazla Ar-Ge firması, 200’den fazla kuluçka firmasına ev sahipliği yapan Yıldız Teknopark’ın bugün açılışını gerçekleştireceğimiz Maslak yerleşkesi, başta fintek ve oyun sektörleri olmak üzere küresel vizyon sahibi ve ihracat kapasitesi olan teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapıyor” dedi.

“TÜRKİYE’NİN FİNANSAL TEKNOLOJİLER MERKEZİ HALİNE GELMESİNİ HEDEFLİYORUZ”

Türkiye oyun ekosisteminin son yıllardaki yükselişine değinen Bakan Kacır son olarak şunları söyledi:

“Türkiye oyun girişimciliğinde son yıllarda gösterdiği başarılarla küresel bir marka oldu. 750’den fazla oyun girişimiyle dünya oyun pazarında güçlü şekilde söz sahibiyiz. Bunun yanı sıra bankacılık ve finans sektörümüzün dijital altyapısı birçok gelişmiş ülkenin çok daha ilerisinde. Fintek firmalarımızın getirdiği yeni iş modelleri, hem finans ekosisteminde rekabeti hızlandırmakta hem de tüketicilerin alternatif finansman kaynaklarına erişimini sağlayarak büyümeyi tetiklemektedir. Genç ve dinamik nüfusumuzla, bankacılık ve teknoloji sektörlerindeki yetkin insan kaynağımızla, Türkiye’nin yakın bir gelecekte finansal teknolojiler merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Ülkemizde halihazırda bu alanda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerin sayısı 750’ye ulaştı. Milyar dolar değeri aşan 7 turcornumuz var. 7. turcornumuz da bir fintek firması oldu. Önümüzdeki dönemde de bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yerleşkenin de katkılarıyla; ülkemiz girişimcilik ekosisteminin 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimi hedefine kararlıkla yürüyeceğine inanıyorum.”

“ULUSAL VE ULUSLARARASI FONLARI FAZLASIYLA ÇEKMEYE BAŞLADIK”

15 yıldır Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü içerisinde sektörde iş birliği içerisinde olduklarını belirten YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, üniversite içerisindeki Ar-Ge anlayışını değiştirdiklerini söyledi. Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Teknoparklar kurulmaya başladığı andan itibaren üniversitelerin değişimi ve gelişimini fazlasıyla oldu. Üniversiteler teknoparklardan öğrenmeye ve üretmeye başladı. Bu o kadar çift yönlü bir akış ki 20 yıl önce indeksli bir makale nedir bilinmezdi ama bugün Yıldız Teknik Üniversitesi 1700 akademik çalışmasına kişi başı 2 yayınla Türkiye ve dünyada öncü üniversiteler arasında yer alıyor. Ulusal ve uluslararası fonları fazlasıyla çekmeye başladık. Bunları teknopark olmadan başarma şansımız yoktu. YTÜ Yıldız Teknopark, üniversite sanayii iş birliği modelinin başarılı örneklerinden biri. Bugün de Maslak yerleşkemizde 4 dikeyden ikisini yani fintech ve oyun dikeyindeki girişimcilerimizi misafir ediyoruz. Firmalarımız burada konumlanmaya başladı. Biz bunun yeni bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki aşama mutlaka ve mutlaka fonla buluşmak olmalı. Bu ekosistem artık büyük fonların rahatlıkla dolaşabildiği aynı zamanda bu fonların büyük çıktılara dönüşebileceği bir potansiyele ulaşmış durumdadır. İhtiyacımız olan daha çok fona ulaşacak uluslararası mekanizmaların kurulması olacaktır. YTÜ Yıldız Teknopark, uluslararası atılımlarıyla ve kendi kurduğu Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığıyla ve kurmak üzere olduğu Girişim Sermayesi Fonuyla da bunu tamamlayacak” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-teknopark-firmalarina-yapilan-vergi-muafiyetleri-184-milyar-liraya-ulasti/feed/ 0
Fatih Terim Fonu Davası Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/fatih-terim-fonu-davasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/fatih-terim-fonu-davasi-devam-ediyor/#respond Mon, 15 Jan 2024 08:18:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3498 Yüksek kar getirili “Fatih Terim Fonu” vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi dolandırdığı iddia edilen Seçil Erzan’ın yargılanmasına bugün devam edilecek. Mahkemede futbolcu Semih Kaya’nın da arasında bulunduğu tanıkların dinlenmesi bekleniyor.

Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın yargılanmasına İstanbul 41.Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam edilecek. Duruşmada aralarında futbolcu Semih Kaya’nın da bulunduğu tanıkların dinlenmesi bekleniyor. Önceki duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme, dinlenmemiş olan tanıkların dinleneceğini de dikkate alarak duruşmayı 15 Ocak Pazartesi tarihine ertelemişti. Mahkeme ayrıca, sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük’ün tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti.

Davanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, aralarında Buse Terim Bahçekapılı, Emre Belözoğlu, Emre Çolak, Fernando Muslera, Arda Turan, Selçuk İnan, Volkan Bahçekapılı’nın da bulunduğu 18 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla yer alırken; Seçil Erzan, Ali Yörük, Asiye Öztürk, Atilla Yörük, Hüseyin Eligül, Kerem Can ve Nazlı Can’un bulunduğu 7 kişi ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

Güven ilişkisine dayanarak parayı teslim etti, daha sonra Erzan’a ulaşamadı

Hazırlanan iddianamede, Denizbank’ın Levent Büyükdere Caddesi Şubesi müdürü olarak çalışan şüpheli Seçil Erzan’ın, müştekilerden Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayanarak 2 milyon dolar parayı değerlendirmesi amacıyla elden aldığı, 3 Nisan’da 3 milyon olarak iade edeceğini bildirdiği, bunun karşılığında da müşteriye yazılı bir evrak verildiği ancak şube müdürüne ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı anlatıldı. Şüpheli Erzan’a ulaşamayınca durumun bankaya bildirildiğinin aktarıldığı iddianamede, banka tarafından araştırma yapılmaya ve Seçil Erzan’a ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşılamadığı, bu nedenlerden dolayı Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturmaya başlandığı kaydedildi.

Kim ne kadar para yatırdı

İddianamede, müştekilerden Buse Terim Bahçekapılı’nın 190 bin Amerikan Doları verdiği, Emre Belözoğlu’nun bu fona para yatırması için bir kısmını Volkan Bahçekapılı ile göndermek suretiyle toplamda 4 milyon 292 bin doları şüpheli Erzan’a teslim ettiği, Fernando Muslera’nın 1 milyon 200 bin dolar teslim ettiği ancak şüpheli Erzan’ın bu paranın 700 binlik kısmını geri vererek 500 bin dolar dolandırdığı kaydedildi. Öte yandan şüpheli Erzan’ın Arda Turan’dan 13 milyon 900 bin dolar nakit elden para alıp sadece 6 milyon 400 bin doları fon getirisi olarak geri vermek suretiyle 7 milyon 500 bin dolandırdığı belirtildi. Şüphelinin Selçuk İnan’dan ise 3 milyon 685 bin dolar alıp bunun 2 milyon 150 binini fon getirisi olarak geri iade ederek toplamda 1 milyon 535 bin dolandırdığı kaydedildi.

Erzan hakkında istenen ceza 252 yıla yükseldi

18 müştekili iddianamede şüpheli Erzan’ın ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘özel belgede sahtecilik’ suçlarından toplamda 66 yıldan 216 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer 6 şüphelinin ise 3 yıl ile 65 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Daha sonra 3 mağdurun da eklenmesiyle müşteki sayısı 21’e yükselirken, Erzan hakkında istenen hapis cezası da 77 yıldan 252 yıla kadar yükseldi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-terim-fonu-davasi-devam-ediyor/feed/ 0
Dolandırıcılık davasında tutuklu sanıkların duruşması ertelendi https://www.haber60.com.tr/dolandiricilik-davasinda-tutuklu-saniklarin-durusmasi-ertelendi/ https://www.haber60.com.tr/dolandiricilik-davasinda-tutuklu-saniklarin-durusmasi-ertelendi/#respond Fri, 12 Jan 2024 23:03:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3277 Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen dolandırıcılık davasında 13 saat süren duruşmanın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına hükmederek, duruşmayı 15 Ocak’a erteledi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın ikinci duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Seçil Erzan, savcının, “Birçok kişiden para alıyorsunuz. Bu sistemi nasıl aklınızda tutuyorsunuz?” sorusuna, Nisan 2023’e kadar problem yaşamadığı yanıtını verdi.

Mahkeme Başkanı’nın, “(Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu ve Fatih Terim Fonu var, para kazandırıyor.) dediğin kimler var?” sorusuna karşılık Erzan, hangi müştekiye ne söylediğini hatırlamadığını ancak Volkan Bahçekapılı, Emre Belözoğlu ve Bülent Çeviker’in de aralarında olduğu bazı mağdurlara, “Gizli bir işlem, genel müdürlükte yapıyorlar, insanlar çok para kazanıyor.” dediğini ifade etti.

Erzan, basında da yer alan arabada çekilen videoyu kimin kaydettiğinin sorulması üzerine, “Moji, o videodaki sözleri bana zorla söyletti. Diğer insanlar gibi fazla para alanların içerisinde. O gece Tanın’la Merve geldiler, Hüseyin Avni de bizdeydi. Mutfakta kaldım, kapıyı açtırmadılar, 10-15 senet imzalattırdılar.” dedi.

Söz konusu işlemlerin Nisan 2023’ten sonra olduğunu ve kimseyi dolandırmayı düşünmediğini iddia eden Erzan, Nur Erkasap’tan para aldığını ancak miktarı hatırlamadığını söyledi.

Erzan, ödemelerin yüzde 90’ının elden yapıldığını belirterek, “Semih’in parasını hesabından Ali aldı. Daha sonra Ali, Semih’in hesabına 750 bin dolar olarak geri gönderdi. Semih bana parayı göndermek için Ali’nin hesabına yolladı. Ben 50-100 bin gibi ufak krediler çektim. Yüksek miktarda kredi çekmedim.” diye konuştu.

Avukat Epözdemir’den telefon sorusu

Bir kısım müştekinin avukatı Rezan Epözdemir’in, “Madem bankanın tüm bu işlemlerden haberi yok, niçin gözaltına alınmadan hemen önce banka telefonunuzu kırarak başka bir telefon veriyor size?” sorusuna karşılık Erzan, bankanın kendisine yeni hat verdiğini, diğer telefona ilişkin de “Ne yaparsan yap.” denildiğini, hiçbir yöneticisiyle bu durumu paylaşmadığını kaydetti.

Epözdemir’in, “Telefonun internet aramalarında neden Gürcistan’da para birimi araması yaptınız?” sorusuna ise Erzan, “Bir müşterimiz Gürcistan’da parası olduğunu ve Türkiye’ye getirmek istediğini söylediğinde para birimini öğrenmek için arama yaptırdım.” yanıtını verdi.

Avukat Epözdemir’in, “BDDK, 43 milyon eksi olduğunu söylemiş, bu para nerede?” sorusu üzerine Erzan, bu rakamın 43 milyon olmadığına dikkati çekerek, “Normalde 300-500 bin arasında eksidir. Herkes aldığını söylerse ortaya çıkar. 43 milyona benim söylediğim rakamlarla ulaşılmıştır. 53 milyon gibi toplanan bir para hesaplanmıştı ancak o dönem kendimde değildim. Bazılarına daha fazla, bazılarına daha az yazmışım o dönem verdiklerime.” şeklinde konuştu.

Mesaj kayıtlarında Tanın Yılmaz ile arasında geçen avukat Candaş Gürol’un 100 bin dolar aldığı iddialarına ilişkin de Erzan, bunun doğru olmadığını savundu.

Tutuksuz sanık Nazlı Can ise Erzan’ın işlemlerinin yasa dışı olduğunu anlamadığını ve kendisinin de sistemde parası olduğunu iddia etti.

Bilerek işlem yapmadığını, Erzan’ın kendi hesaplarını da kullandığını ancak şüpheleneceği durum olmadığını anlatan Can, Erzan’ın yanındayken “İmza atacağım.” sözleriyle birileriyle görüştüğünü dile getirdi.

Sanık Can, Erzan’la 2019’da tanıştığını ve akrabalarını ikna edip onlardan para aldığını belirterek, “Bize dönem dönem paralar veriyordu, sonra geri alıyordu.” dedi.

“Erzan’a para teslim etmeden önce konuyu babamla konuşmadım”

Müşteki Buse Terim Bahçekapılı ise vadeli hesabında bulunan 190 bin doları sanık Erzan’a verdiğini söyledi.

Fatih Terim ile baba-kız ilişkilerinde parasal konuları görüşmediklerini, kazançlarının ayrı olduğunu anlatan müşteki Bahçekapılı, Erzan’a para teslim etmeden önce babasıyla konuyu konuşmadıklarını vurguladı.

Sanık Erzan’la ilk kez babaannesinin cenazesinde yüz yüze görüştüklerini ifade eden Bahçekapılı, öncesinde ise bankacılık işlemlerine ilişkin yalnızca telefonda konuştuklarını bildirdi.

Bahçekapılı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eşim beni arayıp böyle bir işlemden söz ettiğinde ‘Evet, benim de param burada.’ dedim o kadar. Terim Arıcan’a sorduğumda, kendisi para yatırırken yazılı kağıt verildiğini ama o gün para yatırırken hazineye yetişmesi gerektiği için evrakı yarın vereceklerini söyledi ama biz daha sonra evrak alamadık. 190 bin doları tek seferde verdim. Seçil Erzan Denizbank şube müdürü olmasaydı, sokaktan geçen biri olsaydı bu parayı vermezdim. Şikayetçiyim, davaya katılma talebim var.”

Müşteki Bülent Çeviker de sanık Erzan ve müşteki Mert Zeydanlı’dan şikayetçi olduğunu belirterek, davaya katılma talebinde bulundu.

Müşteki Zeydanlı sanık Erzan’a dört kez para vermiş

Müşteki Mert Zeydanlı, 30 Ocak 2023’te bankaya para yatırdığı gün Erzan’ın kendisini odasına çağırdığını ve burada özel bir fondan bahsettiğini, isterse buna katılabileceğini söylediğini kaydetti.

Özel fonların işlem sürecine ilişkin bilgi sahibi olduğundan bahseden Zeydanlı, Erzan’a güvencesinin ne olacağını sorduğunda, sanığın kendisine senet alacağını belirttiğini anlattı.

Zeydanlı, sanıktan senet istediğinde kendisine, “Bu fonla Fatih Terim’in ve Müfit Erkasap’ın eşleri ilgileniyor, senedi onlardan alalım.” dediğini iddia ederek, “Ben bu belgeyi bankadan alamayacağımı zaten biliyordum. Senedi alınca da kendisine dört kez para verdim. Bir kere de 400 bin dolar aldım. Hemen ertesi gün Seçil, yeni bir teklifle geldi ama içeride 2 milyon 700 bin dolar param olduğu için kabul etmedim.” dedi.

Sanık Erzan’dan şikayetçi olduğunu dile getiren Zeydanlı, davaya katılma talebinde bulundu.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına karar verilmesini istedi.

Söz alan tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararında tutuklu sanıkların bu halinin devamına hükmetti.

Duruşma, müşteki beyanlarının alınması ve tanıkların dinlenilmesi için 15 Ocak’a ertelendi.

İddianamede kamuoyunun yakından tanıdığı isimler yer alıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak, yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği belirtiliyor.

İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.

Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının saptandığı belirtiliyor.

İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesi ve ıslak imzasını atıp müştekilere ulaştırdığı ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

Sanık Erzan hakkında istenen ceza 252 yıla yükseldi

Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dolandiricilik-davasinda-tutuklu-saniklarin-durusmasi-ertelendi/feed/ 0
Kuveyt Türk Genel Müdürü Uyan 2024’te katılım finansta yüzde 50 büyüme bekliyor https://www.haber60.com.tr/kuveyt-turk-genel-muduru-uyan-2024te-katilim-finansta-yuzde-50-buyume-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/kuveyt-turk-genel-muduru-uyan-2024te-katilim-finansta-yuzde-50-buyume-bekliyor/#respond Thu, 28 Dec 2023 21:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1401 Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, yıl sonunda katılım bankacılığı için yüzde 70’e yakın büyüme beklediklerini belirterek, “Katılım finansın geçmiş yıllarda olduğu gibi 2024’te de sektörün üzerinde bir aktif büyüme sergileyeceğini düşünüyoruz. 2024’te yüzde 50’ler seviyesinde bir büyüme öngörüyoruz.” dedi.

Uyan, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, enerji ve gıda fiyatlarındaki görece normal seviyelere dönüş ve Çin ekonomisinin yeniden açılmasıyla birlikte önceki yıllardaki bir dizi finansal ve salgın gibi finansal olmayan şoklardan sonra küresel ekonomik aktivitenin 2023’e pozitif başladığını, tüm dünyada tarihi yüksek seviyeleri gören enflasyon oranlarının ise sıkılaştırıcı para ve maliye politikaları ve arz zincirindeki normalleşmeyle düşüş eğilimine girdiğini söyledi.

2022’de başlayan faiz artışları bu yıl da devam ederken, çekirdek enflasyondaki katılığın birçok ülke için kalıcı enflasyon riskinin henüz tamamen ortadan kalkmadığını gösterdiğini belirten Uyan, enflasyonun geçen yılki zirvelere göre düşürülmesinde kaydedilen ilerlemeyle birlikte fiyat istikrarının ekonomiler için artık bir problem olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu, ekonomik aktivitenin, özellikle yükselen piyasalarda ve gelişmekte olan ekonomilerde hala salgın öncesi seyrinin gerisinde kalırken, küresel toparlanmada bölgeler arasındaki önemli farklılıkların dikkati çektiğini ifade etti.

Enerji ve emtia fiyatlarındaki normalleşme ve düzelen tedarik zincirleri nedeniyle gelişmiş ekonomilerde manşet enflasyon oranlarının düştüğünü, bununla birlikte çekirdek enflasyondaki, değişken gıda ve enerji hariç tutulduğunda, katılık nedeniyle enflasyon oranlarının merkez bankalarının yüzde 2 hedefine ulaşmasının yakın gelecekte muhtemel görünmediğini dile getiren Uyan, şöyle devam etti:

“Çin ve Japonya gibi istisnalar dışında dünyanın çoğu yerindeki merkez bankaları, ekonomik büyümeyi yavaşlatmak, reel ücret artışlarını sağlamak ve enflasyonu düşürmek amacıyla son 2 yıldır hem parasal hem de miktarsal sıkılaşma adımları atıyor. Doğal faiz hadlerinin oldukça üzerine çıkan merkez bankalarının en önemli önceliği fiyat istikrarı olurken, merkez bankalarının enflasyonla mücadele ile finansal istikrarı korumak arasında hassas bir denge kurma çabaları devam ediyor. Sermaye çıkışı, yerel para birimlerinin değer kaybetmesi, tüketici güveninin azalması ve ülke risk primlerinin yükselmesi olarak etkilerini gösteren küresel faiz artışları, özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerini daha derinden etkiliyor. ABD faizlerinin yüksek seyretmesi dolar cinsinden varlıkların değerlenmesine ve gelişmekte olan ekonomilerden sermaye çıkışlarının artmasına yol açarken, bu da para birimlerinde değer kayıplarının yaşanmasına neden oluyor. Yerel para birimlerindeki değer kaybı bir yandan dolar cinsinden ihraç edilen borçların geri ödemelerinde zorluklar oluştururken, artan borçlanma maliyetleri ve likidite dışarıya akışları bu ekonomiler için enflasyon baskılarından dolayı yükselen faizlerin fiyat istikrarındaki iyileşmelere rağmen gelecek yıl da bir süre için devam edeceği anlamına geliyor.”

“TL mevduat payı artacak ve enflasyondaki düşüşle daha fazla mudi TL talep edecek”

Ufuk Uyan, salgından bu yana gelen birikimli şokların sebep olduğu küresel makroekonomik risklerin enflasyon başta olmak üzere Türkiye ekonomisine yönelik etkilerini yakından takip ettikleri bir yılı geride bıraktıklarını belirterek, bankacılık alanında bir yandan miktarsal sıkılaşma amaçlı piyasadaki likiditeyi azaltmaya yönelik regülasyonlar gelirken diğer yandan üretim ve yatırımın durmaması için selektif finansman düzenlemelerinin devam ettiğini gördüklerini bildirdi.

Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında aldığı tedbirlerin 2024’te devam etmesini ve bankacılık sektörünün bu hususta önemli bir rol oynamasını beklediklerini ifade eden Uyan, “Tedbirlerin, üretimdeki aktiviteyi azaltmaması ve bir resesyona neden olmaması için ekonomi yönetiminin hassas adımlar attığını görmekteyiz. Ekonomi politikalarının sektör üzerindeki etkisinin fon tarafında döviz tevdiat hesapları, finansman tarafında ise selektif finansman düzenlemeleri üzerinden devam etmesini beklemekteyiz. Yılın ikinci yarısında başlayan güçlü enflasyonla mücadele söylemi ve parasal sıkılaşma adımlarının dezenflasyonist etkilerini 2024’ün ikinci yarısında görmeyi bekliyoruz.” diye konuştu.

Uyan, 2024’ün ikinci yarısında başlamasını bekledikleri enflasyondaki düşüşün, finansmana erişimin rahatlamasına ve bankacılık sektörü düzenlemelerinde bir miktar sadeleşmeye gidilmesine neden olmasını beklediklerini ifade etti.

Döviz konusunda ise ağustos sonunda alınan KKM’den TL vadeli mevduata geçişi teşvik eden kararların olumlu etkilerini gördüklerini belirten Uyan, yükselen getiri oranları ve yapılan teşviklerle birlikte TL mevduat payının artacağını ve enflasyondaki düşüşle birlikte daha fazla mudinin TL talep edeceğini söyledi.

Enflasyonla mücadele ederken ekonomik büyümeyi ve istihdamda artışı sağlamanın ekonomi yönetimleri için oldukça zor bir süreç olduğunu vurgulayan Uyan, Türkiye ekonomisinin geçmişte bunu başardığını ifade etti. Uyan, “Enflasyonda düşüş sağlanırken iktisadi büyümenin devam ettiğini biliyoruz. Mevcut ekonomi yönetimi de bu konuda büyük çaba sarf ediyor. 2024 için ekonomi yönetiminin güçlü enflasyonla mücadele vurgusu, parasal ve miktarsal sıkılaşma adımları ve bankacılık düzenlemelerinin gelecek yılın ikinci yarısı itibarıyla etkisini göstermesi beklenirken dezenflasyonist süreç takip edilecektir.” diye konuştu.

“Bankaların finansman verme iştahı KOBİ’lerde yoğunlaşmaya devam edecek”

Kuveyt Türk Genel Müdürü Uyan, yükselen enflasyon beklenti ve tahminleri, ayrıca TL dönüşüm hedefleri kapsamında vadesi biten KKM müşterilerine sunulan yüksek oranlarla birlikte eylül ayından itibaren faiz ve kar oranlarında yükseliş eğilimi olduğunu ifade ederek, ağustos ayında görmeye başladıkları istikrarlı marj oranlarının devam ettiğini söyledi.

Ekonomi yönetiminin liralaşma stratejileri ve KKM uygulamalarıyla yılın 9 ayında döviz fonlarının reel anlamda yüzde 10’a yakın azalış gösterdiğini belirten Uyan, önümüzdeki dönemde de yabancı para rasyo hedefleri ve KKM’nin, sektör genelinde en önemli gündemler olmaya devam edeceğini öngördüklerini, KKM bakiyelerinin hala toplam fon içinde kayda değer paya sahip olduğunu vurguladı.

Toplanan fonlar içindeki TL cinsinden fonların, haziran ayındaki kur artışıyla bir miktar gerilese de eylül sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 60 seviyesinde olduğunu belirten Uyan, KKM bakiyelerinin, toplam fon içinde kayda değer paya sahip olduğunu, ayrıca, Merkez Bankası kararı ile bankalar üzerindeki dönüşüm hedefinin gevşetilmesi ve kur korumalı hesaplardan TL fonlara geçiş için yeni hedefler getirildiğini anlattı.

Uyan, “Bireysel ve kurumsal finansmanlardaki menkul kıymet tesisi gereksinimleri kademeli olarak gevşetilse de 2024’te de devam edeceğini öngörüyoruz. Bu yüzden bankaların finansman verme iştahı, bazı finansman türleri hariç olmak üzere, KOBİ finansmanında yoğunlaşmaya devam edecektir. İhracat finansmanı, yatırım finansmanı ve tarımsal finansman gibi istisnai sektörlerde yüksek büyüme oranları görebiliriz.” diye konuştu.

Karlılık tarafına bakıldığında, bankacılıktaki düşük finansman iştahının bir süre daha devam etmesini öngörüyorken marjlarda belirgin bir daralma beklemediklerini ifade eden Uyan, “Hem bireysel kredi kartlarında hem de tüketici finansmanları genelinde enflasyon ve ücret artışları kaynaklı yüksek talep var. Fakat 2 yıldır süren makroihtiyati tedbirler ve yeni ekonomi yönetimiyle birlikte son dönemde artan parasal sıkılaştırıcı politikalar buradaki talebi de sınırlandıracaktır.” dedi.

“Katılım finans, toplumumuz tarafından giderek daha fazla tercih edilmekte”

Ufuk Uyan, 2023’ün 9 ayında, aktif büyüklükte kamu bankalarının yüzde 48 büyüdüğünü, bankacılık sektörünün aktif büyüklüğündeki kamu payını dikkate aldıklarında, yıllık bazda aktif büyüme oranındaki yüksek sektör büyümesinin kamu taraflı olduğunu gördüklerini söyledi.

Söz konusu dönemde katılım bankalarının, geçmişte olduğu gibi sektörün yüzde 47 büyüme ortalamasının üzerinde, yüzde 51 büyüme performansı gösterdiğini, ayrıca katılım finans tarafında sermaye piyasası ürünlerinde bu dönemde ciddi artışlar gözlemlediklerini dile getiren Uyan, şunları ifade etti:

“Özetle, katılım finansın kaynak tarafında çeşitlenme dikkati çekiyor. Yılın son çeyreğinde, katılım finans sektörünün aktif büyüklüğünde, nominal anlamda yılın ilk 9 ayında görülen performansa benzer şekilde bankacılık sektör ortalamalarının üzerinde seviyeler öngörüyoruz. Yıl sonunda katılım bankacılığı için yüzde 70’e yakın yıllık büyüme seviyeleri bekliyoruz. Katılım finans sektörü, çalışanların gayretiyle ve halkımızın teveccühüyle istikrarlı büyümesine 2023’te de devam etti. Bununla birlikte sektörümüz, 2023’teki ajandasını oluşturan etkin bilanço yönetimi, dijitalleşme, yetenek yönetimi ve sürdürülebilirlik ekseninde karlılıktan ödün vermeden Türkiye ekonomisine verdiği desteği sürdürdü. Tüm dünyada konvansiyonel finans sisteminin alternatifi olarak kabul edilen katılım finans, temel kurallarını faizsiz finans prensibine göre şekillendirdiği için toplumumuz tarafından giderek daha fazla ilgi görmekte ve tercih edilmektedir.”

Türk bankacılık sektörünün, yeni nesil bankacılık kavramını farklı açılardan ele alarak şekillenmeye devam ettiğini belirten Uyan, dijital bankalar, finansal teknoloji şirketleri, e-para şirketleri, ödeme sistemleri ve dijital cüzdanlar gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin yeni nesil bankacılık ekosistemini oluşturduğunu anlattı. Uyan, “Türk bankacılık sektörü, önümüzdeki dönemde özellikle şu konulara özel bir vurgu yapacak gibi görünüyor; Açık Bankacılık, API Bankacılığı, Servis Model Bankacılığı, Platform Bankacılığı, Yatırım Teknolojileri ve Müşteri Deneyimi.” dedi.

“2024’te özellikle TL katılım hesapları odakta olacak”

Kuveyt Türk Genel Müdürü Uyan, Türk bankacılık sektörüne kullandırılan fon/kredi büyümeleri açısından bakıldığında, 2023’ün ilk dönemindeki büyüme ivmesinin; bankacılık düzenlemeleri, TCMB’nin faiz artışları, miktarsal sıkılaşma adımları ve selektif kredi uygulamaları gibi sebeplerle yılın geri kalanında giderek yavaşladığını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bankacılık sektörü yatırım ve ihracat gibi istisnai sektörlere yönelirken yılın ilk 9 ayı itibarıyla yüzde 40’lık bir kredi büyümesi gerçekleşti. Katılım finans kuruluşlarının kullandırılan fon büyümesi ise geçmişte olduğu gibi Kuveyt Türk öncülüğünde bu yıl da sektörden ayrışarak üçüncü çeyrek itibarıyla yüzde 46 oranında gerçekleşti. Hem bireysel kredi kartlarında hem de tüketici finansmanları genelinde, enflasyon ve ücret artışları kaynaklı yüksek talep halen devam etmektedir. Ancak enflasyonla güçlü mücadele vurgusu ile son dönemdeki parasal ve miktarsal sıkılaşma adımlarının, artan maliyetlerin de etkisiyle özellikle tüketici finansmanı ürünlerindeki talepleri düşürmesini beklemekteyiz. Kaynak tarafında ise hem ekonomi yönetiminin TL vurgusunun devam etmesi hem de artan kar payı oranları, 2024’te özellikle TL katılım hesaplarının odakta olacağını göstermektedir.

Politika yapıcıların bankacılık ve ekonomik dengeye dikkat ederek aldıkları tedbir ve düzenlemeler büyüme ve karlılık üzerinde etkisini göstermektedir. Öte yandan, katılım finans kuruluşlarının 2024’te şubeleşme stratejilerini özellikle kamu katılım finans kuruluşları tarafında güçlendirmesi muhtemel ancak dijitalleşmenin etkisiyle şube sayılarında daha kontrollü bir artış görebiliriz. Fiziksel ve dijital kanalların entegrasyonuyla müşteri deneyimi daha da ön planda olacaktır. 2024’te personel sayısındaki artışın daha dengeli ve dikey uzmanlık odaklı gerçekleşmesi beklenebilir. Katılım finans sektörünün olumlu yönde ayrışarak 2024 yılında da pazar kazanımına devam edeceğini ifade edebiliriz. Yüksek dijitalleşme oranı, kredi portföyü ve fon yapısı gereği konvansiyonel bankalardan olumlu yönde ayrışan katılım finansın, bankacılık sektöründen aldığı payın gelecek yıllarda yüzde 15’lik pazar payı hedefine ulaşma noktasında emin adımlarla yol alacağını belirtebiliriz.”

“2024’te mevcut faiz/kar payı gelirlerini bankacılık sisteminde göremeyeceğiz”

Ufuk Uyan, KKM’nin, sektöre göre dolarizasyon oranı daha yüksek olan katılım finans kuruluşları için daha dikkatli olunması gereken bir enstrüman olduğunu, katılım finans kuruluşlarının daha yüksek yabancı para cinsi fon oranlarına sahip olduğu için TL dönüşüm düzenlemelerine ayak uydurmakta daha fazla zorlandığını vurguladı.

Uyan, “Geldiğimiz seviyede TL fonların, daha da iyileşmesi mümkün olmakla birlikte istediğimiz düzeylerde olduğunu söyleyebiliriz. Ağustosta başladığımız KKM’den normal TL fonlara geçiş sürecinde ise katılım finans kuruluşları için bir miktar dezavantaj oluşturduğunu söyleyebiliriz. Katılım finans kuruluşları, fon toplama ve kar payı dağıtımında havuz mantığıyla çalıştığı için piyasa koşullarına anında uyum sağlayamıyor. Bu durum da faizin yukarı yönlü hareketlerinde, katılım finans kuruluşlarının konvansiyonel bankalarla olan rekabetinde olumsuz ayrışmasına neden olabiliyor. Mevcut faiz politikası, katılım bankalarındaki rasyolara kademeli olarak yansımaktadır. Gelecek getiri için kesin oran belirtemediğimiz ve mevcut kar paylarını hemen artıramadığımız için normal TL fonlar katılım finans müşterileri için kademeli olarak avantajlı hale gelecektir. Bunlardan dolayı Merkez Bankası standart TL’ye geçiş düzenlemelerinde katılım bankalarında ayrışmaya gidildiğini ve başlangıç hedeflerinde daha düşük oranlar verildiğini belirtmek isterim.” diye konuştu.

Katılım finans sektöründe yılın 9 ayı itibarıyla kullandırılan fonlarda yüzde 46 seviyesinde bir büyüme görüldüğünü ifade eden Uyan, katılım finans tarafında bankacılık sektörünün üzerinde bir kullandırılan fon büyümesi gördüklerini, geçmişte olduğu gibi 2024’te de katılım finans sektöründeki kullandırılan finansmandaki büyüme oranlarının sektörden olumlu yönde ayrışacağını beklediklerini söyledi.

Finansman tarafında selektif kredi uygulamaları, kredilerde büyüme düzenlemeleri ve özellikle tüketici kredilerindeki kısıtların devam ettiğini dile getiren Uyan, “Hem mali politikalar hem de para politikaları tarafında ise yetkililerin söylemlerinden kredilerdeki büyümenin sınırlandırılmasına devam edileceği ve enflasyon üretmeyecek alanlara kanalize edileceği sinyallerini alıyoruz. Hacimsel etkilerden dolayı 2024’te, 2022 ve 2023’teki mevcut faiz/kar payı gelirlerini bankacılık sisteminde göremeyeceğimizi ifade edebiliriz.” dedi.

Uyan, katılım finansın geçmiş yıllarda olduğu gibi 2024’te de sektörün üzerinde bir aktif büyümesi sergileyeceğini düşündüklerini, 2024’te yüzde 50’ler seviyesinde bir büyüme öngördüklerini kaydetti.

Yapay zekanın tüm iş modellerine girmesiyle birlikte açık bankacılık uygulamalarında sağlayacağı değer ile hiper kişiselleştirmenin önemli bir trend olacağını belirten Uyan, yine kişiselleştirilmiş uygulamalara ek olarak platform bankacılığının gelişmeye açık diğer bir alan olduğunu, finans dışı hizmetlerin bankacılık uygulamaları içinde sunulmasının finteklerle yapılan işbirliklerinin sayısını artıracağını söyledi.

Uyan, “Özellikle Türkiye’de servis modeli bankacılığı (BaaS) konusunda farklı iş modelleri ve iş birlikleri açısından düzenleyici kurumlar tarafından izinlerin gelebileceği öngörülüyor. Bu tarafta iş modellerinin standartlaşmasını ve adım adım yaygınlaşmasını beklemekteyiz.” dedi.

“2025’e ulaştığımızda en iyi müşteri deneyimini 10 milyon müşterimize sunmayı hedefliyoruz”

Kuveyt Türk’ün 9 aylık performansına değinen Uyan, Kuveyt Türk’ün 2023’ün 3. çeyreğindeki net karını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 87 artırarak 17 milyar liraya çıkarmayı başardıklarını, öz varlıklarını 39 milyar liraya, aktif büyüklüklerini ise 590 milyar liraya ulaştırdıklarını bildirdi.

Uyan, “Önümüzdeki dönemde müşteri tabanımızı genişletip müşterilerimizin bankamız ile olan ilişkilerini derinleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece müşterilerimizi daha yakından tanıyıp onların finansal çözüm ortağı olmayı arzuluyoruz. 2025’e ulaştığımızda en iyi müşteri deneyimini 10 milyon müşterimize sunmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizi tüm faaliyetlerimizin ana odağına almaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

35. faaliyet yılını idrak edecekleri 2024’te de Kuveyt Türk Finans Grubu’nu büyütmeye ve geliştirmeye devam edeceklerini belirten Uyan, dijital ürün yelpazelerini genişleterek dijital yeteneklerini güçlendirmek, API entegrasyonları ve servis bankacılığı iş modelleriyle yeni nesil bankacılıkta sektörde öncü olmak gibi alt stratejiler üzerinde çalıştıklarını anlattı.

Uyan, yakın dönemde tüzel müşterilerinin teminat mektubu başvurularını Kuveyt Türk Mobil aracılığıyla almaya başladıklarını hatırlatarak, dijitalden teminat mektubu verme oranlarının 2025’e kadar yüzde 90’lara taşımayı hedeflediklerini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuveyt-turk-genel-muduru-uyan-2024te-katilim-finansta-yuzde-50-buyume-bekliyor/feed/ 0