KTO Teknoloji ve Eğitim Kampüsü’nde gerçekleştirilen programa Konya’da faaliyet gösteren firmaların temsilcileri yoğun katılım sağladı. Programın açılışında konuşan KTO Teknoloji ve Eğitim Kampüsü Genel Müdürü Seyfi Suna, “Bir ülkenin ekonomik büyümesine, uluslararası ilişkilerine ve işletmelerin rekabet gücüne olumlu etkileri olan ve bir ülkede üretilen mal ve hizmetlerin başka ülkelere satılması şeklinde tanımlanan ihracatın, günümüzde sadece firmalar ve şehirler açısından değil aynı zamanda dünya üzerinde yer alan ülkeler açısından da büyük bir önem kazandığını görüyoruz. Konya Ticaret Odası olarak bizim de üyelerimizin ve bölgemizde yer alan firmalarımızın ihracatlarını artırmaları noktasında pek çok çalışmamız mevcut. Şu an içerisinde bulunduğumuz Teknoloji ve Eğitim Kampüsümüzde, Mesleki Eğitim Merkezi, Dış Ticaret Merkezi, Model Fabrika, Siber Güvenlik Merkezi, Enerji Verimliliği Merkezi, Akıllı Teknolojiler Merkezi, Fuar Şubesi gibi pek çok birim yer almakta ve bu yapılarda şehrimizin üretimine, ihracatına ve istihdamına katkı sunmak üzere yine şehrimizde yer alan paydaşlarımızla birlikte pek çok çalışma yürütülmektedir. Dış Ticaret Merkezimiz tarafından uzun bir süredir verilmeye devam eden ihracat koçluğu eğitimlerini Mevlana Kalkınma Ajansı tarafından verilen teknik destek programları kapsamında sürdürmekteyiz. Bunun yanı sıra mesleki eğitim merkezimizde firmalarımızın ihtiyaç duyduğu kalifiye personellerin yetiştirilmesi için çok farklı branşlarda eğitimler verilmekte ve burada yetişen kursiyerler Konya sanayimizde istihdam edilmektedir. Model fabrikamızda ise işletmelerde operasyonel mükemmeliyet ilkelerinin deneyimsel öğrenme tekniklerinin kullanılarak yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Enerji Verimliliği Merkezimizde ise Türkiye’de enerji tüketiminde ilk 10 il arasında yer alan şehrimizde enerji verimliliği önem ve eğilim düzeyinin olması gereken en üst noktaya getirilerek, enerji verimliliğine yönelik geniş bir yelpazede sanayi sektörüne hizmet verilmesi amaçlanmaktadır. Gerek bu birimlerimizin çalışmalarında ve gerekse de ihracat ortamının iyileştirilmesi çalışmalarımızda Mevlana Kalkınma Ajansı’mızla birçok ortak çalışmamız mevcut. Verdikleri desteklerden ve işbirliklerinden dolayı ajansımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı da “Firmaların uluslararası rekabette ellerini güçlendirmek ve ticaret hacimlerini arttırmak adına ülkemizde başta devletimiz olmak üzere, odalar, borsalar, sivil toplum kuruluşları ve konuyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından bu yönde pek çok çalışma yürütülmektedir. Bu bağlamda, ajans olarak bizler de bölgemizin dış ticaret ortamının iyileştirilmesi ve bölgede yer alan işletmelerin ulusal ve küresel düzeyde daha rekabetçi hale getirilmesi amacıyla pek çok çalışma yürütüyoruz. Bir yandan uyguladığımız mali ve teknik desteklerle bölgemizde yer alan KOBİ’lerimizin ekonomik açıdan gelişimini hedeflerken diğer yandan da bölgemizdeki firmaların ihracatlarını artırmaları, yeni pazarlara ulaşmaları noktasında da faaliyetler gerçekleştirmeye gayret gösteriyoruz. Bu doğrultuda, bölgemizdeki paydaşlarımız ile birlikte fuarlara katılım sağlıyor, ulusal ve uluslararası düzeyde işadamlarının katılımlarıyla B2B (İkili iş görüşmeleri) programları düzenliyor, ülke tanıtım ve ihracat konulu toplantılarımızda firmalarımızı bilgilendiriyor, yabancı işadamları heyetlerini bölgemizde ağırlayarak yeni iş bağlantılarının ve ticari köprülerin kurulmasına zemin hazırlıyoruz. Bununla birlikte, kurum olarak, imalat sanayiinde faaliyet gösteren ancak hiç ihracatı olmayan firmaları ihracat yapar hale getirmek, ihracat yapan firmaların ise yeni hedef pazarlara ve yeni müşterilere ulaşmalarını sağlamak amacıyla ihracat koçluğu ve danışmanlığı desteğini de uzun bir süredir ajansımız tarafından imzalanan protokol kapsamında yine ajansımız desteği ile Konya Ticaret Odası bünyesinde kurulan KTO Dış Ticaret Merkezi ile birlikte yürütmekteyiz. Desteği vermeye başladığımız günden bugüne kadar Konya’dan 22, Karaman’dan ise 6 olmak üzere toplamda 28 firmaya ihracat koçluğu hizmeti sunulmuş, ürün bazında bin 250’den fazla hedef pazar tespiti yapılmış, 140 bin nokta atışı ve potansiyel yurtdışı firma bilgisi paylaşılmış, 60’tan fazla kişiye hedef pazar analizi, teslim ve ödeme şekilleri, dış ticarette kullanılan belgeler ve işlevleri, trademap ve müşteri istihbaratı gibi pek çok konuda detaylı eğitimler verilmiştir. Ajans olarak yine kısa bir süre önce ilan ettiğimiz İmalat Sanayiinde Dönüşüm Teknik Destek Programı kapsamında ihracat koçluğu danışmanlığı hizmetinin ajansımız tarafından desteklenmeye devam ettiğini ve eğitimlerin KTO Dış Ticaret Merkezi tarafından verileceğini ifade ederek, KOBİ’lerimizden bu yönde başvuru beklediğimizi özellikle belirtmek istiyorum. Bugünkü seminerimizin odak noktası olan ihracat konusunda şehrimizin performansına bakacak olursak, Konya’nın ülkemizin tahıl ambarı olmasının yanı sıra özellikle son yıllarda üretim alanında yaptığı yatırımın meyvelerini toplamaya başladığını ve 80’den fazla sektörde üretim yapan ve ürettiğini de 180’den fazla ülkeye satan bir üretim ve ticaret merkezi haline geldiğini görüyoruz. 2000 yılında 87 milyon dolar ihracat rakamına sahip olan Konya, 2023 yılına gelindiğinde 3,36 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış ve 24 yılda ihracatını 39 kat arttırmıştır. Bununla birlikte kayıtlı ihracatçı firma sayısı bu süre içerisinde 7-8 kat artarak 3 bin 400’ün üzerine çıkmıştır. Ayrıca, imalat sanayiinin ihracattaki payının yüzde 93,5’ten fazla olması, üretim odaklı bir ihracat anlayışının benimsendiğini göstermesi açısından oldukça sevindirici bir gelişmedir. Son güncel rakamlara baktığımızda 1,62 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren Konya, bu sonuçla 1,74 milyar dolar dış ticaret fazlası veren bir şehir konumunda yer almaktadır. Şehrimizin elde ettiği bu rakamların daha da yukarılara çekilmesi, bölgemizde yer alan firmalarımızın yeni pazarlara ulaşması için kurum olarak her türlü işbirliğine açık olduğumuzu ifade ederek, programın düzenlenmesinde büyük katkı sunan Konya Ticaret Odamıza, KTO Teknoloji ve Eğitim Kampüsü Genel Müdürü Seyfi Suna’ya, KTO Dış Ticaret Merkezi Müdürü Ferit Meriç’e ve katılımcılarımıza teşekkür ediyor, programın hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen KTO Dış Ticaret Merkezi Müdürü Ferit Meriç de katılımcılara yönelik olarak yaptığı sunumunda, hedef ülke bulma, dış ticarette pazar araştırması, ihracatı arttırma, ihracata başlama gibi konularda bilgiler aktardı. – KONYA
]]>İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nın 2023 yılı sonuçlarına göre, Adana’dan 19 sanayi firması bu listeye girmeyi başardı. Başkan Kıvanç bu başarıyı değerlendirirken, Adana’nın sanayi potansiyelinin her geçen yıl daha da güçlendiğini, ancak mevcut potansiyelin bu sayılardan çok daha fazlasını hak ettiğini belirtti.
İkinci 500’de üretimden net satışlar yüzde 78,7 arttı
Zeki Kıvanç, İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu istatistiklerine göre, 2023 yılında Adana merkezli firmaların sayısının bir önceki yıla göre artarak 30’a çıktığını ifade etti. Başkan Kıvanç, firmaların toplam üretimden net satışlarının 2022 yılında 22 milyar 614 milyon 787 bin 628 TL iken 2023 yılında 40 milyar 420 milyon 240 bin 807 TL’ye ulaştığını belirterek, bu artışın yüzde 78,7 oranında olduğunu yaşanan artışın sevindirici olduğunu fakat Adana’nın mevcut potansiyeli için bu sayının yeterli olmadığını vurguladı.
Başkan Kıvanç, “Adana’nın sanayi potansiyeli ve içinde bulundurduğu bilgi birikim gerçekten çok büyük. Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz hamleler ve iş dünyamızın gösterdiği gayret, bu başarıların temel taşını oluşturuyor. Ancak, bu başarı sevindirici olsa da, Adana olarak çok daha fazlasını yapabileceğimizin farkındayız. Potansiyelimizi tam anlamıyla ortaya koyduğumuzda ve yeni yatırım alanlarını doğru bir şekilde değerlendirdiğimizde, bu sayılar çok daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına girme başarısı gösteren firmalarımızı gönülden tebrik ediyorum. Bu firmalar, hem şehrimize hem de ülkemize değer katmaya devam ediyor. Gelecek yıllarda bu sayının daha da artacağına olan inancımız tamdır. Bu başarıların katlanarak artmasını temenni ediyor, tüm firmalarımıza bu yolda başarılar diliyorum” dedi.
Adana’dan listeye giren firmalar şu şekilde:
“Dioki Petrokimya Sanayi AŞ 5. sırada, Palmiye Dokuma İplik Tekstil San. ve Tic. AŞ 9. sırada, Tat Nişasta San. ve Tic. AŞ 38. sırada, Pier Agro Gıda San. ve Tic. AŞ 59. sırada, Güney Çelik Hasır ve Demir Mamulleri San. Tic. AŞ 65. sırada, Oğuz Gıda San. ve Tic. AŞ 70. sırada, Meltem Kimya ve Tekstil San. İth. İhr. ve Tic. AŞ 82. sırada, Gürsoy Yem Gıda ve Hayvancılık San. Tic. AŞ 115. sırada, Bakırlar Tekstil San. ve Tic. AŞ 166. sırada, Oğuz Tekstil San. ve Tic. AŞ 170. sırada, Akhan Un Fabrikası ve Tarım Ürünleri Gıda San. Tic. AŞ 184. sırada, Tezkim Tarımsal Kimya San. ve Tic. AŞ 185. sırada, Netafim Sulama Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. 187. sırada, Beta Enerji ve Teknoloji AŞ 213. sırada, Erbey Dokuma İplik San. ve Tic. AŞ 299. sırada, Mazlum Mangtay Boru Sondajcılık İnşaat Tarım Ürünleri San. ve Tic. AŞ 360. sırada, Zahit Alüminyum San. ve Tic. AŞ 365. sırada, Kıvanç Tekstil San. ve Tic. AŞ ise 421. sırada yer aldı. Bir firma ise ismini açıklamayı tercih etmedi.” – ADANA
]]>Türkiye’nin ilk serbest bölgesi olan Mersin Serbest Bölgesi, hem Mersin’e hem ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Mevcut alanın tamamı yatırımcılara tahsis edilen bölgede, kuruluşundan bugüne kadar 78,9 milyar dolar ticaret hacmi gerçekleştirildi.
“Geçen yıl ticaret hacminde en yüksek 3’üncü değere ulaştık”
Mersin Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (MESBAŞ) Genel Müdürü Edvar Mum, bölgedeki gelişmeleri ve hedeflerini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Geçen yılı yüksek bir ticaret hacmiyle kapattıklarını belirten Mum, “2023 yılında Mersin Serbest Bölgesinde ticaret hacmi 3,7 milyar dolar olarak neticelendi. 3,7 milyar dolar, Mersin Serbest Bölgesinin kuruluşundan itibaren ulaşılan en yüksek 3’üncü değerdir. Bu anlamda Mersin Serbest Bölgesinde, tüm yatırım alanları kullanılarak gerekli üretim ve ticari faaliyetler devam etmektedir. Bu gelişim, Mersin ilimiz ve ülkemiz ekonomisi açısından önemli görülmektedir” dedi.
“Bölgemiz, bulunduğu iyi yerini koruyor”
Ekonomideki zorlu sürecin Mersin Serbest Bölgesi ve firmalar üzerindeki etkilerini de değerlendiren MESBAŞ Genel Müdürü Mum, “Mersin Serbest Bölgesi, uluslararası piyasada bulunduğu coğrafi konumunun önemi, ulaşım bağlantılarının güçlü olması, yatırımcı firmaların üretim ve ticari faaliyetler açısından değerlendirilmesinde ön planda olması açısından şu anda bulunduğu iyi yerini koruyor. Bu kapsamda da ticari faaliyetlerimiz her zaman belli bir çizginin üzerinde devam ediyor. Aynı şekilde yapılan ticaretin üretime ve istidama katkıları da devam ediyor” diye konuştu.
Son dönemde dolardaki artış nedeniyle firmaların yaşadıkları zorluklara değinen Mum, en fazla sıkıntıyı emek yoğun çalışan firmaların yaşadığına dikkat çekti. Mum, “Özellikle emek yoğun çalışan firmaların uluslararası piyasadaki fiyatlandırma çerçevesi içerisinde zorlukla karşılaştıklarını biliyoruz. Özellikle Uzak Doğu’nun bize yakın ülkelerinde ve bazı Afrika ülkelerinde işçilik maliyetlerinin düşük olmasından dolayı bizde emek yoğun çalışan firmaların fiyat tutturmada uluslararası piyasada zor durumda olduklarını biliyoruz. Bu konuda da çalışmalara devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
MESBAŞ olarak, firmalara mümkün olduğunca hızlı ve kaliteli hizmet vererek, altyapıyı iyileştirerek destek olmaya çalıştıklarının altını çizen Mum, son 5 yılda yaklaşık 18 milyon dolarlık bir altyapı oluşturduklarını söyledi. Mum, altyapının da iyileştirilmesiyle beraber firmalara daha iyi hizmet götürerek, yaptıkları ticari üretim işlemlerinde destek olmaya devam ettiklerini kaydetti.
“Bölgemiz, önemli bir istihdam merkezi konumundadır”
Bölgede şu anda yaklaşık 10 bin 500 kişinin doğrudan istihdam edildiğini dile getiren Mum, “Dolaylı istihdamla bu rakam 11 bin kişiye kadar çıkıyor. Mersin Serbest Bölgesi, tek başına ortaya koyduğu bu istihdamla hem Mersin ili için hem ülkemiz açısından önemli bir istihdam merkezi konumundadır. Serbest Bölge 877 dönüm alan üzerine kurulu. Bu alanda şu anda 280 yerli ve 95 yabancı firma faaliyet gösteriyor. Alanın tamamı yatırımcılara tahsis edilmiş durumda. Üst yapılar tamamlanmış durumda ve faaliyet devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Yüzde 40’lık bir ticaret hacmi artışını ilk iki ayda gördük”
Bu yılın yaklaşık üç aylık sürecinin bölge açısından çok iyi başladığına işaret eden Mum, şunları söyledi:
“Üç aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre faaliyetlerimizi biraz daha arttırdık. Şubat ayı sonu itibariyle geçen yıl şubat sonunda 512 milyon dolarlık ticaret hacmimiz bu yıl 700 milyon doların üzerine çıktı. Yani yüzde 40’lık bir ticaret hacmi artışını ilk iki ayda gördük. Bundan sonraki süreçte de bu şekilde devam edeceğini ümit ediyoruz. Dolayısıyla bu yılı iyi bir sonuçla kapatacağımızı düşünüyoruz. Burada özellikle sınai olarak çalışan firmaların yaptıkları ticari ve üretim işlemlerindeki hareketlerini artırmaları dolayısıyla bu rakamlar da artıyor. Tabi bu coğrafi konum, doğrudan deniz yolu bağlantısının ve kendi limanının bulunması, burada gemilere doğrudan hizmet verilmesi büyük bir avantaj. Mersin Serbest Bölgesi, bu avantajını iyi kullanıyor.”
“Bu yılın sonunda 4 milyar doların üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz”
Bölgenin çevresel anlamda genişleme alanı olmadığı için yeni yatırım alanları oluşmasının da biraz zor göründüğüne dikkat çeken Mum, mevcut alanların daha verimli kullanılması yönünde çalıştıklarını söyledi. Bu anlamda, hazineye intikal eden alanların uygun firmalara tahsis edilmesi için çaba harcadıklarını ifade eden Mum, Ticaret Bakanlığı ile ortak çerçevede çalışarak, kapasitesi yüksek, istihdamı daha çok sağlayan firmalara tahsisi yönünde çalışmalar, görüşmeler ve araştırmalara devam ettiklerini belirtti.
2024’ten beklentilerini ve hedeflerini de açıklayan MESBAŞ Genel Müdürü Mum, şunları kaydetti:
“Bu yıl, ilk 2 aylık sonuçlar ve üçüncü aya da baktığımızda Mersin Serbest Bölgesinde bu istikrarın devam ettirileceğini düşünüyoruz. 2024’ün sonunda da 4 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. Dolayısıyla bu ticaret hacmi artışı; Mersinimiz ve ülkemiz ekonomisi açısından önemlidir. Ayrıca, Türkiye’deki serbest bölgeler içerisinde en yüksek işlem hacmi gerçekleştiren ikinci bölgeyiz şu anda. Biz de MESBAŞ olarak ülke ekonomisine katkıların devam ettirilmesi anlamında Denizli Serbest Bölgesinin de işletimini aldık. Orada kurduğumuz DENSER isimli şirketle Tasarruf Mevduatı Fonu’ndan yapılan ihaleye girdik ve kazandık. Şu anda yeni yatırımcıların Denizli Serbest Bölgesine ulaştırılması, faaliyete geçirilmesi ve ticaret ile üretimin artırılması konusunda şirketimiz çalışmalar yapıyor.” – MERSİN
]]>