Fındık – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Aug 2024 22:18:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TMO’nun açıkladığı fındık fiyatlarını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-tmonun-acikladigi-findik-fiyatlarini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-tmonun-acikladigi-findik-fiyatlarini-elestirdi/#respond Fri, 02 Aug 2024 22:18:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43244 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) tarafından açıklanan fındık alım fiyatlarını eleştirerek, “Bu fiyatın hızla revize edilmesini talep edeceğiz” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’ya gelen Özel, ilk olarak partisinin il başkanlığını, ardından da Altınordu Belediyesi’ni ziyaret etti. Genel Başkan Özgür Özel, Ordu’da daha önce 1 belediyelerinin olduğunu, bugün 4 belediyelerinin bulunduğunu ve başkanlarla aynı fotoğraf karesinde yer almanın son derece keyifli olduğunu söyledi. Karadeniz Bölgesi’nde geçen seneye göre çok daha fazla yüzlerinin güldüğünü ifade eden Özel, “Çünkü Artvin’i korumanın yanında Giresun’u, Sinop’u, Bartın’ı yeniden kazanmış durumdayız. Büyükşehirlerde ise Samsun, Ordu ve Trabzon’da merkez ilçeleri kazanmak suretiyle gelecek dönem için artık bu büyükşehirleri kazanacağımız çok belli” diye konuştu.

Açıklanan fındık fiyatlarına tepki

Genel Başkan Özgür Özel, bugün fındık mitinginde fiyatların bir an önce açıklanması dile getirmek için geldiklerini ancak fiyatların miting öncesi açıklandığını ve açıklanan fiyatların da yetersiz olduğunu ifade ederek, “Bugün bir amacımıza ulaştığımız görülüyor. Apar topar fındık fiyatını açıkladılar. Ama fındık fiyatını 130 lira, 133 lira, 135 lira olarak açıkladılar. Bu tamamen bir ihanettir. Bu fındık üreticisine fındıkla yaşayan bu kentlere ihanettir. Sakarya’dan Artvin’e kadar, Trabzon’a, Ordu’ya, Giresun’a, Bartın’a, Kastamonu’ya Samsun’a tamamen ihanettir. Bu fiyatlarla bu insanlar borçlarını ödeyemezler. Enflasyonla mücadele için şöyle sığ bir bakış açısı var. Para çok olursa harcanır, harcanırsa enflasyon olur. Temelde makroekonomi açısından doğru bir tespit, ama bunu yaparken sen bu parayı fındık üreticisine maliyetin altında vereyim, ilacın borcunu ödesin, kredi borcunu ödesin, mazotun borcunu ödesin, diğer borçlarını ödesin, kendine para kalmasın ki enflasyon düşsün. Bu insanları açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum ederek enflasyon düşürülmez. Bu Ordu ve Giresun’daki fındık üreticisini haciz tehlikesi ile karşı karşıya bırakarak olmaz. Üreticiye nasıl olur da 130 lira verip maliyetin altında çalıştırırsınız? Bugün kim maliyetin altında iş yapıyor. Hangi patrona ve müteahhitte maliyetin altında iş yaptırabiliyorsun da 5 milyon kişiyi etkileyen 500 bin fındık bahçesindeki emekçiye sen bu maliyetin altında bir fiyatı veriyorsun? Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir. Karadeniz’i açlığa, sefalete mahkum etmektir” ifadelerine yer verdi.

“Mitingimiz uyarı ve talep mitinginden, tepki ve protesto mitingine dönüşecek”

CHP Genel Başkanı Özel, Giresun’da yapacakları miting ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Mitingimiz uyarı ve talep mitinginden ister istemez tepki ve protesto mitingine dönüşecek. Bu fiyatın hızla revize edilmesini talep edeceğiz. Bu fiyatlarla sadece fındık üreticileri değil, fındığın bir milli ürün olarak, bir ihracat ürünü olarak, üretildiği kentlerin ekonomisine katkıları olan bir ürün olarak bu kentlerin tamamı etkilenmiştir. İllerimizdeki esnaflar bundan çok etkilenecek. Bu para yut diye verilmiyor, tut diye veriliyor. O parayı alıp kentin tamamıyla paylaşıyor. Maalesef bu fiyat bir kentin beline kazmayı vurmaktır, belini bükmektir. Ben bütün fındık üreticilerini bu fiyatı kabul etmemeye, buna tepki vermeye, bu tepkilerini en üst düzeyde dile getirmeye davet ediyorum.”

Genel Başkan Özgür Özel ve beraberindekiler, Gülyalı ilçesinde bir fındık bahçesini ziyaret etti. Beline sepet bağlayan Özel, üreticilerle birlikte fındık topladı. Üreticiler, Bu sırada üreticiler ürünün maliyetine ilişkin sorunları dile getirdi. Sonrasında ise Özel ve beraberindekiler hep birlikte fındık bahçesinde öğle yemeği yedi. – ORDU

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-tmonun-acikladigi-findik-fiyatlarini-elestirdi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da Fındık Üreticilerinin Sorunlarını Dinledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-orduda-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dinledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-orduda-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dinledi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:45:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43225 Haber: GÜLARA SUBAŞI/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

(ORDU) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da fındık bahçesini ziyaret etti. Özel, üreticilerin sorunlarını dinledi. Fındık üreticisi, “İlk defa hayatımda fındıkçılığı bırakmayı düşünüyorum. Seneye toplamayacağım. Bu fiyatlara daha toplamaz kimse. Bir işçi yevmiyesi bin 500 lira olmuş, gübrenin tonu 12 bin lira olmuş, bir tırpan motor yevmiyesi 4 bin lira günlüğü” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da fındık bahçesini ziyaret ederek üreticilerin sorunlarını dinledi. Beline fındık toplama sepetini takan Özel’e sorunlarını anlatan bir üretici, “İlk defa hayatımda fındıkçılığı bırakmayı düşünüyorum. Seneye toplamayacağım. Bu fiyatlara daha toplamaz kimse. Bir işçi yevmiyesi bin 500 lira olmuş, gübrenin tonu 12 bin lira olmuş, bir tırpan motor yevmiyesi 4 bin lira günlüğü” dedi.

Özel’in “Bunlar geçen sene kaç paraydı? Bir geçen senekini söyle bir de bu senekini söyle” sözüne yanıt veren üretici, “Geçen sene bin 500 liraydı tırpan yevmiyesi, şimdi 4 bin lira. 1500 liradan 4 bin liraya çıktı. Yevmiye 700 liraydı, bin 500 lira diyorlar. Gübreyi 7 bin liraya almıştım geçen yıl, bu sene 12 bin liraya aldım” diye konuştu.

Üretici: “Aldığım maaşı, kirayı fındığa yatırdım. Artık ne çıkarsa bahtımıza”

Özel’in, “Geçen sene fındığı kaça sattın?” sorusunu da yanıtlayan üretici, “Geçen sene 78-80 liraya” dedi. Özel, “Şimdi öbürü gibi olsa, kimi dört kat artmış, kimi iki kat. İki kat artsa, 160 lira. 160 lira olsa kurtarır mıydı sizi?” diye sordu. Üretici, “Kurtarmaz, yine kurtarmaz. 140 lira maliyeti var. Ben bundan 20 lira kazanmak için bir de kendi yevmiyem olacak” dedi. Özel’in “Sen bu sene zararına mı satacaksın” sorusuna üretici, “Eve bu sene zarar ediyorum. Aldığım maaşı, kirayı fındığa yatırdım. Artık ne çıkarsa bahtımıza” diye yanıt verdi.

Özel, “Bir de bu maliyet hesaplarını okuyoruz, orada hiç toprağın maliyetini katmıyorlar” dedi. Buna karşılık üretici, “Kendi yevmiyemizi de katmıyoruz. Ben dört gündün harman biçiyorum. Bir motor yevmiyesi 4 bin lira, 16 bin lira yapar. Bir asgari ücret. Bir asgari ücreti ben hiç hesaba katmıyorum” dedi.

Üretici: “Sayın Genel Başkanım 160 lira bile fındığı şu anda kurtarmıyor”

Özel ayrıca, “Fındıkçının borcu var mı? Nerelere borcu var?” diye sordu. Üretici ise “Var tabii. Ziraat Bankasına var, tüccara var. İşçi parası alacağım ben tüccardan, ne olur benim işçilik param? 160-170 bin lira. 170 bin lirayı talep edeceğim, benim fındığımı zaten esir almış oluyor tüccar. İstediği fiyattan fiyatını kesecek. Serbest piyasada satılandan ben daha düşük satmak zorundayım fındığı. Borcu olmayan adam gidecek, 120-125’e fındık satacak. Bana diyecek ki adam, 115 lira senin fındığın… Benim 160 bin lira gibi bir parayı çıkartıp küt diye verme şansım yok. Benim için yevmiye o kadar tutar, diğerleri için 100 bin olur, 250 bin olur. Maliyetleri oluyor. En yüksek maliyet işçilik ve gübre” diye konuştu.

Özel, “Bugün Giresun’a gideceğiz ve mitingi yapacağız. Biz aslında fiyatı ilan edin, bir de maliyetlerin üzerinde en az 165 lira, hatta Trabzon milletvekillerimiz 180 lira diye açıklama yapmıştı. Fiyat isteyelim diyorduk, 130 lira fiyat verdiler. Bakalım nasıl olacak miting” dedi. Üretici, “Sayın Genel Başkanım 160 lira bile fındığı şu anda kurtarmıyor. Ben 98 yılında altı ton Fiskobirlik’e fındık verdiğimde üç tane sıfır araba alıyordum. Fiskobirlik’ten aldığım parayla üç tane sıfır araba alıyordum. Şimdi üç tane sıfır araba 1,5 milyon liradan hesapla, 4,5 milyon lira. Yani o kadar kaybettik, 98’den sonra. Devamlı geri gidiyoruz. Ordu’ya ev yaptırdık, hep 2000’den önce. Fındık parası ile yaptım ben bunları. Şimdi kendi maaşımı harcıyorum ben fındığı bahçede bırakmamak için, rezil olmamak için. Artık bundan sonra da daha da toplamayız” diye konuştu.

Ardından Özel, fındık üreticisi kadınlarla beraber Karadeniz’in fındıkla ilgili yöresel şarkısını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-orduda-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dinledi/feed/ 0
Özgür Özel’den Fındık Alım Fiyatına Tepki: “Bu, Fındık Üreticisine, Fındıkla Yaşayan Bu Kentlere İhanettir” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-findik-alim-fiyatina-tepki-bu-findik-ureticisine-findikla-yasayan-bu-kentlere-ihanettir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-findik-alim-fiyatina-tepki-bu-findik-ureticisine-findikla-yasayan-bu-kentlere-ihanettir/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:39:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43220 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

(ORDU) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 130 TL olarak açıklanan fındık alım fiyatına tepki göstererek, “Bu, tamamen bir ihanettir. Bu, fındık üreticisine, fındıkla yaşayan bu kentlere ihanettir. Sakarya’dan Artvin’e kadar, Trabzon’a, Ordu’ya, Giresun’a, Bartın’a, Kastamonu’ya, Samsun’a, tamamen ihanettir ve bu fiyatlarla bu insanlar borçlarını ödeyemezler. Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir. Karadeniz’i açlığa, sefalete mahkum etmektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da partisinin il başkanlığını ziyaret etti, ardından Altınordu Belediyesi’ne geçti. Özel’i belediye önünde halk oyunları ekibi karşıladı. Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, Özel’i makamında ağırladı. Özel’e CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun ve Mustafa Adıgüzel, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan’dan oluşan heyet eşlik etti.

Ulaş Tepe, ziyarette çalışmalarına ilişkin bilgi vererek, şöyle konuştu:

“Yerel seçimlerde sizin liderliğinizde çok ciddi bir başarı elde ettik. Ordu’muzda da geçtiğimiz dönemde bir tane belediyemiz varken bugün dört tane belediyemiz var ve Ordu’nun yüzde 35’ine yakınını CHPli belediyeler yönetiyor. Sizin de bize her zaman söylediğiniz gibi kent lokantaları noktasında şu anda çalışma içerisindeyiz. ‘Emeklihane’ projemizi de sizin bize verdiğiniz talimatlar doğrultusunda yapmaya özen gösteriyoruz. Hem de eylül ayından itibaren ilkokulların açılmasıyla beraber Altınordu’muzda toplamda ilk etapta pilot bölge olarak beş bin çocuğumuza süt dağıtacağız ve protein eksikliğini de bu vesileyle de gidermeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda  gençlikhane, kültürhane projeleri üzerinde çalışıyoruz. Bunların hepsinin de Ata’mızın Ordu’ya geldiği gün olan 19 Eylül tarihinde açılışını yapmak istiyoruz. Sizi bir kez daha eylül ayında Ordu’ya bu vesileyle davet etmek istiyoruz. Bir kez daha hoş geldiniz. Sizi burada ağırlamanın onurunu, gururunu yaşıyoruz.”

“Karadeniz’i kırmızıya boyamak, ay yıldızlı al bayrağı rengine boyamak hepimizin görevi”

Özel de 130 TL olarak açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösteren Özel ise şöyle konuştu:

“Karadeniz’de geçen seneye göre yüzümüz çok daha fazla gülüyor çünkü Artvin’i korumanın yanında Giresun, Sinop, Bartın’ı yeniden kazanmış durumdayız. Büyükşehirlerimizde Samsun, Ordu ve Trabzon’da merkez ilçeleri kazanmak suretiyle gelecek dönem için artık bu büyükşehirleri de kazanacağımız çok belli. Bu konuda merkez ilçedeki belediye başkanlarımız ve diğer belediye başkanlarımızın gayretleri çalışmalarıyla büyükşehirleri de alabilecek durumdayız. Rize ve Sakarya’yı da istisna tutmadan bütün Karadeniz’i kırmızıya, ay yıldızlı al bayrağı renklerine boyamak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini Türkiye’de birinci parti yaptığımız gibi Karadeniz’de de bütün illerin belediyelerini kazanan bir parti haline getirmek hepimizin görevi. Ege’de biz 9 ilin 9’unu da aldık. Ege’de dışarıda hiç il kalmadı. Ümidim bundan sonraki yerel seçimlerde Artvin’den Sakarya’ya bütün Karadeniz’i almaktır. Bu arada Kastamonu’yu saymadım. Kastamonu’da biraz içeride olmakla birlikte yine Karadeniz’e kıyısı olan çok kıymetli bir ilimiz. O açıdan bu atılım son derece önemlidir.

“Herkese en iyi hizmeti en eşit hizmeti sunacağız”

Şunu ifade etmek gerekir; 4 belediye başkanımızın cebinde birer anahtar var. Ulaş’ın cebindeki anahtar Altınordu Belediyesi’nin kapısının, kasasının ya da Altınordu’nun altın anahtarı değil. Bu anahtarlar CHP iktidarının anahtarı. İyi yönetilirse, dürüst yönetildiğinde, israf yerine hizmet üretildiğinde bu karşılığını alıyor. Çok zorluklarla 2014’te gece yarısı elektrik kesilmeleriyle elimizden kaçan ABB’yi hatırlayın, Mansur Yavaş’ı. 2019’da belediyeyi aldık, 2024 yılında yüzde 60 oy aldık. Bu, CHP’nin yapmış olduğu hizmetlerin halk tarafından nasıl takdir edildiğini gösteriyor. Geçen dönem AKP’den aldığımız İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Antalya’da hiç birini kaybetmeden yeniden kazandık. Üstüne çok yenilerini ekledik. 412 belediyemiz, nüfusun yüzde 65’ine, ekonominin yüzde 80’ine hizmet eden noktadadır. Şimdi artık görevimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde tekrar iktidar yapmaktır. Bunun için var gücümüzle çalışıyoruz. Belediye başkanlarımız en önemli güvencemiz. Kendileriyle uyumlu bir şekilde çalışan, Meclis’te görevini yapan, bölgenin birbirinden kıymetli çalışkan milletvekilleri var. Özellikle fındık sorununda, çay sorununda, çay fiyatında, fındık fiyatındaki beklentileri uzun süre dile getirdiler. ve partimizin burada güçlü olması için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Örgütümüz, belediyemiz, milletvekillerimiz inşallah önümüzdeki dönemde çok büyük bir başarıyı elde edeceğimize ben yürekten inanıyorum. Buna halk da inanmış durumda. Malum 47 yıl sonra ilk kez birinci parti olduk. 22 yıl sonra ilk kez AK Parti seçim kaybetti. İkinci parti durumuna düştü ve 22 yıl sonra ilk kez Recep Tayyip Erdoğan artık ülkenin en çok oy alan, en çok beğenilen siyasetçisi olma hüviyetini kaybetti. Bunu sürdüreceğiz. Asla kimseyi itmeyeceğiz. Asla bize oy verdi vermedi ayrımına gelmeden herkese en iyi hizmeti en eşit hizmeti sunacağız.”

“Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir”

Konuşmasında fındık alım fiyatlarına da değinen Özel, şöyle devam etti:

“Tabii bugünün tansiyonu, gündemi fındık. Biz buraya iki amaçla geldik. Biz fındık fiyatını bir an önce açıklayın demeye geldik. İki bu fındığın maliyetini ziraat odaları 165 lira olarak belirledi. Rize’de çay 19 lira maliyet, 17 lira fiyat verildi. Buğday maliyeti 11,5 lira, 9,25 fiyat verildi. ‘Sakın fındıkta da 165 liranın altına düşmeyin bunun hakkı 180 liradır’ demeye geldik. Bugün bir amacımıza ulaştık görülüyor, apar topar fındık fiyatını açıkladılar. Ama fındık fiyatını 133-134-135 lira olarak açıkladılar. Bu tamamen bir ihanettir. Bu fındık üreticisine fındıkla yaşayan bu kentlere ihanettir. Sakarya’dan Artvin’e kadar Trabzon’a, Ordu’ya, Giresun’a, Bartın’a, Kastamonu’ya Samsun’a tamamen ihanettir ve bu fiyatlarla bu insanlar borçlarını ödeyemezler. Biraz önce tesadüf, ildeki toplantıda şunu söylemiştim; enflasyonla mücadele için şöyle sığ bir bakış açısı var; para çok olursa harcanır, harcanırsa enflasyon olur. Temelde makro ekonomi açısından doğru bir tespit. Ama bunu yaparken sen bu parayı fındık üreticisine maliyetin altında vereyim, işte ilacın borcunu ödesin, kredi borcunu ödesin, mazotun borcunu ödesin, diğer borçlarını ödesin, işçilik parasını ödesin, kendine para kalmasın ki enflasyon düşsün… Bu, insanları açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum ederek enflasyon düşürülmez. Bu, Ordu’daki, Giresun’daki fındık üreticisini, haciz tehlikesiyle karşı karşıya bırakarak olmaz. Nasıl olacak, siz bu fındık üreticisine 130 lira para verip, onları maliyetin altında çalıştırırsanız? Bugün kim maliyetin altında iş yapıyor? Hangi fabrikatöre maliyetin altında, hangi müteahhite maliyetin altında iş yaptırabiliyorsun da beş milyon kişiyi etkileyen 500 bin fındık bahçesindeki emekçiye sen bu maliyetinin altında fiyat veriyorsun? Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir. Karadeniz’i açlığa, sefalete mahkum etmektir.

“Fındık üreticilerini bu fiyatı kabul etmemeye, tepkilerini en üst düzeyde dile getirmeye davet ediyorum”

Biz bugün mitingimizi testi kırılmadan uyaralım demeye gelmiştik. Sabahın erken saatlerinde testiyi kırdılar. Tabii mitingimiz uyarı ve talep mitinginden tepki ve protesto mitingine dönüşecek ister istemez. Çünkü tabii ki bu fiyatın hızla revize edilmesini talep edeceğiz. Ama bu fiyatlarla sadece fındık üreticilerini değil fındığın bir milli ürün olarak, bir ihraç ürünü olarak üretildiği kentlere o kentlerin ekonomisine inanılmaz katkıları olan bir ürün olarak bu kentlerin tamamı etkilenmiştir. Şimdi Trabzon’daki çarşıdaki esnaf da Bartın’daki çarşıdaki esnaf da Ordu’nun, Giresun’un bütün esnafları, bütün halkı bundan çok olumsuz etkilenecek. Bu para üreticilere yut diye verilmiyor, tut diye veriliyor. O parayı alıyor, o kentin tamamıyla paylaşıyor. Maalesef bu fiyat bir kentin beline kazmayı vurmaktır, belini bükmektir. Giresun’a Ordu’ya yapılan işin; Trabzon’a, Bartın’a yapılan işin; Artvin’e, Sakarya’ya yapılan işin başka bir izahı yoktur. Ben bütün fındık üreticilerini bu fiyatı kabul etmemeye buna tepki vermeye ve bu tepkilerini en üst düzeyde dile getirmeye davet ediyorum. Yapacağımız mitingde bunun ilk adımını atacağız. Fındık üreticisi hakkını aradıkça, aramaya karar verdikçe onların yanlarında olacağız. Onlarla birlikte olacağız. Onların sesini duyuracağız ama boynunu büküp oturdukça bunların sopası fındık üreticisinin sırtından eksik olmayacak. Bunu görün. Artık dayak yeme vakti geçti. Artık bu haksızlığı yapanlara gücünü gösterme vakti gelmiştir fındıkçının. Bütün çağrım bu yöndedir. Sesinizi yükseltin. Bu fiyat burada kalırsa bu Karadeniz’in iflası demektir. İflasa isyan edip hakkımızı hep birlikte alacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-findik-alim-fiyatina-tepki-bu-findik-ureticisine-findikla-yasayan-bu-kentlere-ihanettir/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem: Fındık üreticisinin sesini duyuracağız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-findik-ureticisinin-sesini-duyuracagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-findik-ureticisinin-sesini-duyuracagiz/#respond Thu, 01 Aug 2024 23:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43124

(GİRESUN) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Giresun’da yarın düzenlenecek fındık Mitingi’yle ilgili “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, fındık üreticimizin sesini duymak istemeyenlere güçlü bir şekilde duyuracak. Fındıkta üreticinin emeğinin karşılığı olan 160 lira fiyatın mutlaka verilmesi gerekiyor. Fındığın yetiştirilmesinin önemli bir maliyeti var, bu maliyetin karşılanabilmesi gerekiyor. Ayrıca, dünyaca bilinen ve talep edilen Giresun kalite tombul fındığa yüzde 10 daha yüksek fiyat verilmesini bekliyoruz” dedi.

CHP Tarımdan Sorumlu  Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, CHP’nin yarın düzenleyeceği Fındık Mitingi öncesinde Giresun’a geldi. İl Başkanlığı binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Adem’e CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Giresun Miletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP PM Üyeleri Ali Abbas Ertürk ve Yalçın Gökgöz de eşlik etti.

“160 lira fiyatın mutlaka verilmesi gerekiyor”

Hükümetin uyguladığı yanlış tarım politikaları nedeniyle ülkenin dört bir yanında tarım üreticilerinin büyük sıkıntılar yaşadığının altını çizen Adem, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, fındık üreticimizin sesini, duymak istemeyenlere güçlü bir şekilde duyuracak. Fındıkta üreticinin emeğinin karşılığı olan 160 lira fiyatın mutlaka verilmesi gerekiyor. Fındığın yetiştirilmesinin önemli bir maliyeti var, bu maliyetin karşılanabilmesi gerekiyor. Ayrıca, dünyaca bilinen ve talep edilen Giresun kalite tombul fındığa yüzde 10 daha yüksek fiyat verilmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“AKP tarım politikasını ithalat lobilerine teslim etmiştir”

Çiftçinin verdiği emeğin karşılığını alamadığı tarım ürünlerinin AKP hükümeti tarafından ithalat lobilerinin eline teslim edildiğini belirten Adem, şunları söyledi:

“Milli bir tarım politikası oluşturulmalı, fındıktan katma değeri daha yüksek ürünler oluşturularak dünyaya ihracının yapılması gerekiyor ama Türkiye’de böyle bir uygulama yok. Hükümet yakayı ithalat lobilerine kaptırmış, ithalat lobileri var olduğu sürece çiftçi yok olmaya mahkum edilmektedir. Fındığımızı İtalyan bir şirkete teslim etmiş durumdayız. Bu şirket fındığın hem alıcısı olmuş hem de katma değerli yüksek ürüne dönüştürüp dünyaya satıcı hale gelmiş. Fındık üreticisi bu şirketin kucağına atılmış hale gelmiş. Çiftçinin bu kadar emek verip, geçmiş yıllarda geçimini sağladığı, çocuğunu okuttuğu, düğününü yapıp evini aldığı fındıktan, şimdi işçi parasını dahi ödeyemediği hale gelindi. Bu politikalardan vazgeçilmeli. Çay üreticisinin yaşadığı sıkıntıyı fındık üreticisine yaşatılmamalı. Fındık fiyatı 160 liradan az olmamak üzere derhal açıklanmalıdır. Fındık üreticisini fındık bahçelerinden kaçar hale getirmeyin.”

Fındık rekoltesinin Ulusal Fındık Konseyi tarafından bilinçli olarak yüksek açıklandığını dile getiren Adem, “Rekolte bitkinin açtığı çiçeğe göre hesaplanamaz. İklimsel sıkıntılar ve küresel ısınmaya bağlı sorunlar var, böcek zararları var, toprağın yetersiz beslenmesinden kaynaklı kayıplar var. Yapılan hesaplamalarda tüm bunların dikkate alınması gerekmektedir. Açıklanan rakam çiftçinin değil ithalat lobilerinin işine gelecek şekildedir” şeklinde konuştu.

“TMO çiftçinin kara gün dostu değil, kara düşmanı olmuştur”

Adem, TMO ve FİSKOBİRLİK’i fındık ve fındık üreticisine sahip çıkmamakla eleştirerek, şunları söyledi:

“TMO’ya çok büyük görev düşüyor. TMO’nun fındık fiyatı açıklandığından itibaren fındık alımını yaparak 10 günde ödemeleri yapması çiftçiyi mağdur etmemesi gerekmektedir. TMO’nun kuruluş amacı çiftçinin kara gün dostu olmasıdır. Ama maalesef buğday alımlarında TMO göstermiştir ki, çiftçinin kara gün dostu değil, çiftçinin kara düşmanı olmuştur. Anadolu’da buğday üreticilerine yapılan yanlış uygulamalar Karadeniz’de fındık üreticisine yapılmasın, kendilerini affettirsinler. FİSKOBİRLİK’in kuruluş amacı fındık üreticisine sahip çıkmak iken farklı işlerle uğraşmaktadır. FİSKOBİRLİK veya çiftçiyi desteklemek üzere kurulmuş diğer tarım kuruluşlarının siyasiler tarafından yönetilmemesi gerekir. Ancak bugün FİSKOBİRLİK’in yönetim kurulu başkanı AKP milletvekilidir, bir siyasidir. Bir siyasinin bu tür kurumlarda olmasını doğru bulmuyoruz. Çünkü bağımsız davranıp, hareket edemez, liderinin dediği görevleri yapmakla mükelleftir. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’in doğru yönetildiğine inanmıyoruz. Ayrıca bazı olumsuz olayların olduğunun ve kendisi hakkında suç duyurularında bulunulduğunu da biliyoruz. Bunlardan arınması ve açığa çıkmasını sağlaması gerekirken halen o koltuğunda oturmaya devam ediyor. FİSKOBİRLİK bir an önce sattığı gayrimenkullerine sahip çıkmalı ve özüne dönmelidir. AKP hükümeti tarım politikasını ithalat lobileri üzerine kurmuştur, dolayısıyla bu kuruluşlar çiftçinin yanında olmaktan uzaklaşmışlardır.”

“Artık korkma değil cesur olma zamanıdır”

Adem ayrıca, ziraat odalarına da seslenerek, “Çiftçimiz kan ağlarken, sorunları artarken ve yokluk içerisindeyken, tüm şehirlerdeki ziraat odalarının ve Ziraat Odası Genel Başkanı’nın daha cesur olması gerekmektedir. Ziraat odalarının birçoğu halen merkezi hükümetin yanında tavır almaktadırlar, ses çıkarmaktan korkuyorlar, artık korkma zamanı değil, cesur olma zamanıdır” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-findik-ureticisinin-sesini-duyuracagiz/feed/ 0 Giresun’da Fındık Üreticileri Hasat Öncesi Bahçe Temizliği İle Uğraşıyor https://www.haber60.com.tr/giresunda-findik-ureticileri-hasat-oncesi-bahce-temizligi-ile-ugrasiyor/ https://www.haber60.com.tr/giresunda-findik-ureticileri-hasat-oncesi-bahce-temizligi-ile-ugrasiyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 07:03:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42946 Giresun’da fındık toplama tarihleri 4-17 Ağustos tarihleri olarak açıklanırken, üreticiler hasat öncesi bahçelerde temizlik mesaisine başladı.

Giresunlu fındık üreticileri bahçelerde ot ve diken temizliği için çalışmalarını sürdürüyor. Eski el tırpanının yerini alan ot biçme motorları işi kolaylaştırırken, motorcuların günlük 5 bin liraya kadar çıkan fiyatları ise üreticileri kendi işini kendi yapmaya mecbur bırakıyor.

Giresun’da fındık hasadına günler kala üreticiler hasat öncesi bahçe altı temizlik çalışmalarına başladı. Fındık bahçelerindeki temizlik çalışmalarını sürdüren üreticiler, daha önceki yıllarda olduğu gibi hasat öncesi fındık fiyatının açıklanmasını bekliyor. Artan maliyetler karşısında üreticilerin beklentisi ise 160 ila 180 lira arasında değişiyor.

Tırpanın yerini alan motor işi kolaylaştırdı, maliyeti artırdı

Fındık işçiliğinde en zor işlerden birinin bahçe temizliği olduğunu anlatan fındık üreticisi Yusuf Karadeniz, “Bir süre sonra başlayacağımız fındık hasadı öncesi yapılacak işlerden en önemlisi bahçe altını temizlemektir. Eskiden bu işler tırpanla yapılırdı. Günümüzde ise ot motoruyla kolaylaşmasına rağmen hala fındık işçiliğinde en zor işlerden birisidir. Bu iş zor olduğu için de motoru, yakıtı, diğer malzemeleri motorcuya ait olması halinde 5 bin liraya kadar günlük yevmiye isteyenler oluyor. Herkesin yapabileceği bir iş değil. Ancak maliyeti azaltmak isteyen ve kendi yapacak durumda olanlar kendi işini kendileri görmeye çalışıyor” dedi.

Maliyeti düşürmek için kendi işini kendileri görüyor

Fındık hasadı öncesi bahçe bakımının önemine dikkat çeken Ahmet Yılmaz ise “Hasat öncesi bahçe altı temizliği çok önemli. Bahçe altını temizlemezsen fındık toplaman imkansızdır. Bu yüzden önce fındık dallarının dibindeki ışkın dediğimiz dalları temizlemek gerekiyor. Sonra ise bahçe altındaki ot, diken gibi bütün bitkileri temizlemek gerekiyor. Bu ot temizleme işini her ne kadar ot motoruyla yapmak kolay gibi görünse de hem tehlikeli hem de ağır iş. Büyüklüğüne göre en az 7-8 kilogramlık motoru saatlerce sırtında taşıyıp bir o kadar ağırlıktaki kolunu da devamlı sağa sola sallayarak otu biçmek için güç kuvvet gereklidir. Araziye göre değişse de ortalama 3 bin 500 ila 5 bin lira arasında çalışanlar var. Alınan para hak ediliyor ama tabi ki bir maliyet oluyor. Maliyeti düşürmek için köylerde kalanlar kendi işini yapıyor ama yapamayanlar çaresiz bu maliyeti gözden çıkartıyor. Bir de buna fındık toplama yevmiyesi bin 500 lirayı eklersek ciddi anlamda maliyet artıyor” diye konuştu.

Fındık hasadına başlamadan maliyetleri düşünmeye başladığını söyleyen Hatice Karaman ise “Az bir fındığım var ve yaşlı bir kadınım. Kendi toplasam toplayacak gücüm yok, yevmiyeciye versem bana bir şey kalmayacak. Doğrusu ne yapacağımı bilemiyorum. Fındığın sele gitmesine de göz yumacak değiliz. Bakalım ne yapacağım. Ancak konu komşu yardım ederde toplayabilirsem belki fındığın bir faydasını görürüm. Yoksa fındık ancak gübrenin, ilaçlamanın, yevmiyecinin, motorcunun parasını ancak karşılar. Çektiğimiz eziyet yanına kar kalır” ifadelerini kullandı. – GİRESUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/giresunda-findik-ureticileri-hasat-oncesi-bahce-temizligi-ile-ugrasiyor/feed/ 0
Düzce’de 2024 Yılı Fındık Hasat Tarihleri Açıklandı https://www.haber60.com.tr/duzcede-2024-yili-findik-hasat-tarihleri-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/duzcede-2024-yili-findik-hasat-tarihleri-aciklandi/#respond Wed, 31 Jul 2024 05:42:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42746 Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, yapılan arazi çalışmaları sonucunda il genelindeki 2024 yılı fındık hasat tarihlerini açıkladı.

İl Müdürü Esra Uzun, Düzce için önemli tarım ürünü olan fındıkla ilgili açıklamalarda bulundu. Uzun, il genelindeki hasat başlangıç tarihleri; sahil kesim 7 Ağustos, orta kesimde 14 Ağustos ve yüksek kesimlerde 21 Ağustos olarak belirlendi.

Esra Uzun fındık hasadı öncesinde ot temizliği yapılması gerektiğini belirterek “Bölgemizin yağışlı olması ve buna bağlı olarak da yabancı ot ve dikenlerin bol ve hızlı gelişme göstermesi fındık hasadını güçleştirmekte ve yere düşen fındıkların kaybolmasına neden olmaktadır. Üreticiler tarafından fındık hasadına başlamadan önce fındık hasadını güçleştirmemesi ve yere düşen fındığın kaybolmaması için hasattan 5-10 gün önce fındık bahçelerinde ot temizliği yapılmalıdır. Hasat olgunluğuna ulaşmadan toplanan fındıklarda randıman ve kalite kaybı yaşanacağından zamanından önce fındık hasadının yapılmaması önemlidir. Fındık çeşitlerinin hepsi aynı anda hasat olumuna gelmemektedir. Bu nedenle çeşitlerin ayrı ayrı ve hasat olumuna geldiğinde toplanması gerekir. Fakat bahçelerimizin karışık çeşitlerden kurulu olması, en azından bahçedeki hakim çeşidin olgunlaştığında hasadın yapılmasını zorunlu kılmaktadır” ifadelerinde bulundu.

İl Müdürü Esra Uzun, fındıkta hasat olgunluğu kriterlerini ise şu şekilde sıraladı; “Zurufların (yeşil kabuğun) iyice sararıp kızarmaları. Fındık danelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması. Sert meyve kabuğunun 3/4 oranında kızarması ve iç fındığın kendine has sertlik ve tadını alması. Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman meyvelerin 3/4’ünün daldan dökülmesi.

Kabuk kırıldığında iç fındığın zarının koyu krem rengine dönüşmesi. Üreticilerimizin fındık hasadı esnasında dikkat etmesi gereken konular. Fındığın en iyi hasat edilme şekli dalları silkelemek suretiyle yerden toplanarak hasat edilmesidir. Bu sebeple elverişli bahçelerde yerden toplanarak hasat edilen fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olacak ayrıca bir sonraki yılın mahsulünü oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olacaktır. Bölgede yaygın olarak uygulanan daldan el ile toplanarak fındığın hasat edilmesinde, dalların birbirine sürtünmemesine, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılmasına ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan tomurcuklara zarar vermemek için sıyırma şeklinde toplama yapılmamasına dikkat edilmesi gerekir.”

“Fındık çuvalda bekletilmemeli”

Toplanan fındıkların çuvallarda bekletilmemesi gerektiğini bildiren Uzun, “Toplanan fındıkların harmanlanmasında fındığın iyice kurutulması, kurutulan fındıkların serin, kuru ve havalanabilir nitelikteki yerlerde depolanması gerekmektedir. Hasat olumundan önce toplanmış, iyi kurutulmamış ve fazla nemli fındıkların muhafazası oldukça güç olduğu bu gibi fındıklarda küflenme, acılaşma ve kızışma olmaktadır. Yine insan ve hayvan sağlığı için zararlı olan aflatoksin de erken toplama, olumsuz harmanlama ve uygun olmayan depolama şartlarından kaynaklanmaktadır. İhraç edilen aflatoksinli fındıklar dış pazarlardan geri dönecektir. Bu ürünlerin geri dönmesiyle hem sanayicimiz hem de üreticilerimiz zarar göreceklerdir. Dolayısıyla tüm bu nedenlerden dolayı Ülke ekonomimiz zarara uğrayacaktır. Çevre kirliliği ve orman yangınlarının önlenmesi açısından fındık zurufunun yakılmayarak, gübre olarak değerlendirilmelidir. Üreticilerimizin fındıkta rekolte ve kalite kaybı yaşamamaları ve sağlıklı üretim için açıklanan hasat tarihlerinden önce fındıklarını hasat etmemeleri çiftçilerimizin yararına olacaktır.2024 yılı fındık üretim sezonunda tüm çiftçilerimizin ürünü bol, hasadı bereketli olsun” şeklinde açıklamada bulundu. – DÜZCE

]]>
https://www.haber60.com.tr/duzcede-2024-yili-findik-hasat-tarihleri-aciklandi/feed/ 0
CHP’li Murat Çan, Samsun’un Salıpazarı İlçesinde 2B Sorunu Yaşayan Fındık Üreticisini Dinledi https://www.haber60.com.tr/chpli-murat-can-samsunun-salipazari-ilcesinde-2b-sorunu-yasayan-findik-ureticisini-dinledi/ https://www.haber60.com.tr/chpli-murat-can-samsunun-salipazari-ilcesinde-2b-sorunu-yasayan-findik-ureticisini-dinledi/#respond Sun, 21 Jul 2024 08:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41216

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)- CHP Samsun Milletvekili Murat Çan ve Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Samsun’un Salıpazarı ilçesi Konakören Mahallesi’nde çiftçilerin sorun ve taleplerini dinledi. Çiftçiler, 2B arazisi sorunu nedeniyle fındık üretimini ve bahçelerindeki fındıkların bakımlarını yapamadıklarını ifade etti. Çan, “Muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın isteği üzerine ve olması gerektiği şekliyle Meclis’te konuyu araştırma önergeleri ve kanun teklifleriyle gündeme getireceğiz” dedi.

CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ile Salıpazarı ilçesi Konakören Mahallesi’nde 2B sorunu nedeniyle sorun yaşayan fındık üreticileriyle bir araya geldi.

Eski Konakören Muhtarı Salim Acar, Konakören, Cevizli, köylülerin 2B arazi ve tapu sorunlarının çözülmesini istediğini belirterek, “2018 yılı sonuna doğru orman sınırlamalarını yaptık biz. Samsun mühendislerle beraberinde ve bundan sonra tapu gelecek dediler. Tapu hala gelmedi. 2B arazileri diye bir şey var, bu hala sonuçlanamadı. Onun için ben sayın vekilimden, sayın büyüklerimden özellikle arz ediyorum” dedi.

CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ şöyle dedi:

“Ben Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanıyım. Konakören köyüne ilk defa geliyorum. Aslında buraların çok yabancısı sayılmam. Ben de Alibeyli’den ova çocuğuyum. Ancak Salıpazarı’nın aslında yıllardan beri gerek sel sorunlarıyla ilgili olsun, daha önceden yayınlanmıştır. 2019 yılından beri Zafer Başkanımla ilçenin sorunlarını yakından takip eden birisiyim. Aynı zamanda Samsun Çevre Platformu Sözcüğü de yaptım.  Gerek ilçe başkanım, ilçe örgütümüz ve biz sizlere yardımcı olmamız gereken her ne konu olursa olsun 7/24 emrinize amadeyiz.  Bunu bilmenizi istiyorum, sayın vekilimizle zaten sürekli istişare halindeyiz. Vekilimiz CHP’nin değil, sizlerin vekili, milletin vekili, Samsun’un vekili. O bilinçle hareket ettiğini hepimiz görüyoruz, biliyoruz. 7/24 sahada. O nedenle bize ileteceğiniz her şeyi, her çözebileceğiniz bir şey varsa biz çözmeye gayret ediyoruz. O nedenle her zaman iletişime açık olduğumuzu bilmenizi istiyorum.

“İl başkanları olarak ortak bir metin üzerinde çalışıyoruz”

Şimdi sayacağım iller Giresun, Ordu, Samsun, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Trabzon, Kocaeli, Bartın, Kastamonu, Artvin, Tokat, Bolu, Sinop, Rize, Gümüşhane il başkanları olarak ortak bir metin üzerinde çalışıyoruz. Sayın vekilimin söylediği gibi 2012 yılında 150 lira olan dekar başına destekleme fiyatı bugün 170 liraya gelmiş. Yani 2012’den bu yana siz zaten şeyleri söylediniz. Sayın Genel Başkanımızın belirttiği gibi de fındık birim fiyatında 160 civarında bir şekilde açıklanması gerektiği konusunda bir çalışma var. Bu saydığım il başkanları olarak ortak bir örgütlenmeyle hem basın açıklamalarıyla hem de sahadaki çalışmalarla fındık üreticisinin hak ettiği değeri almasının mücadelesini sayın vekillerimiz mecliste biz de sahada sizlerle birlikte veriyor olacağız.”

Salıpazarı Ziraat Odası Başkanı Zafer Ersoy, “Çiftçilerimizin fındık üretici çiftçilerimizin sorunları çok fazla 2B arazileri bunların en başında geliyor. Tüm Salıpazarı’nda bu sıkıntılar yaşanıyor. Bugün burada Konakören köyünde toplanıyoruz. Sayın vekilimiz de geldi sağ olsun. Yine kendisiyle birçok çiftçilerimizin sorunları hakkında sürekli görüşüyoruz, haricinde doğrudan gelir desteği, yine devlet destekli yatırımlardan yüksek rampa arazili çiftçi fındık arsası olan çiftçilerimiz hiçbir şeyden faydalanmıyor. Bunları da dile getireceğiz inşallah, çiftçilerimize faydalı olmaya çalışacağız” dedi.

“Atadan, dededen kullanılan bu arazileri şu anda ormana tahsis edildiği için kullanamama tehlikesiyle karşı karşıya bulunan sizlerin sorunları için konuşmaya geldik”

CHP Samsun Milletvekili Murat Çan şunları söyledi:

“Bugün burada hakikaten Samsun’da sorun konusunda problemleri zirveye çıkmış bir ilçenin, bir mahallenin sorunlarıyla ilgili görüşmeye geldik. Fındıkla başlayayım, fındığı dalda kahverengi kokarcaya emanet edenler, harmanda yabancı tüccarlara, yabancılara emanet edenler Konakören’in, Salıpazarı’nın sorununu anlayamayanlar. Bundan bir hafta kadar önce Salıpazarı’nın belli başlı sorunları için Muhtarlar Derneği Başkanımızla görüştük, sizlerle görüştük. Özellikle TEDAŞ’ın, YEDAŞ’ın bir şubesinin olmaması, her baharda, her yazda Salıpazarı’nda taşan selin Çarşamba’ya ve Terme’ye verdiği zararları konuştuk. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ama bugün her şeyden önemli yaklaşık 45 yıldır kendi tapulu arazilerinin bir kısmı, kendine tapulu arazilerini, bir kısmı ise devletin arazileri olarak, atadan, dededen kullanılan bu arazileri şu anda ormana tahsis edildiği için, orman vasfı kapsamına alındığı için kullanamayan, kullanamama tehlikesiyle karşı karşıya bulunan sizlerin sorunları için konuşmaya geldik.

“Sorunları çözeceğiz”

Ben burada birkaç cümle etmek istiyorum. Kafasına göre, keyfine göre, ranta göre, parasına göre orman vasıflı arazileri villalar için imara açanlar, insanlara tahsis edenler burada kıt kanaat imkanlarla ekonomiye katkı sunmak için endüstriyel tarım ürünü olan fındığı, Türk ekonomisine kazandırmak için canla başla uğraşan sizler, bugün kendi kullandığınız arazilerin ürünlerini toplamakta sıkıntı yaşamakla yüz yüzesiniz. Bu sorun çözülecektir, çözülmelidir. Yine söylüyorum, İstanbul’da 180 bin metrekarelik araziyi, orman arazisini keyfe göre, ranta göre, kişiye göre insanlara tahsis edenler bugün burada sizleri bundan mağdur etmeye, mahrum etmeye kalkıyorlar, bunları çözeceğiz.

Buraya 2B arazileri ve tapulu arazilerinde tarımsal üretim yapamayan vatandaşlarımızın sorunlarını dinlemeye geldik. Ama hem gördüğümüz tablo hala kırk yıl önce kırk beş yıl önce eleştirilen dönemin iktidarları zamanında yapılan elektrik tesisatı üzerinden vatandaş hizmet görmeye çalışmakta. Bir iyileştirme yok. Kurumsal bir karşılığı yok. Bizim müdahalemiz de ya da bizim şikayetimiz de inşallah yapılacak. Yolun hali gelirken içler acısıydı. 2024’ün Türkiye’sinde Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk yılında tankerle Samsun Büyükşehir Belediyesi su taşıyor bu bölgeye. Maalesef sular akıyor, bizim belediyelerimiz bakıyor. Bu sorunları burada daha net bir şekilde gördük. Muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın isteği üzerine ve olması gerektiği şekliyle mecliste konuyu araştırma önergeleri ve kanun teklifleriyle gündeme getireceğiz.

“Buralar bize atalarımızdan kaldı”

Konakören Mahallesi sakinlerinden Ali Keskin şu şekilde konuştu:

“Samsun Salıpazarı Konakören köyünden Yaşar oğlu Ali Keskin 1950’ye, birinci ayın biri. 37 kayıtlarımız olduğu halde 1937 kayıtlarımız olduğu halde Osmanlı tapumuz olduğu halde bizleri fındık bahçemizden mahrum etti bu devlet bu hükümet. Ormancı başımıza Cumhurbaşkanı kesildi. Konakören’de bu tarlaya giremesin dedi. 1937 kayıtları varken Osmanlı’nın evi hala içerisinde mevcut iken bizi mahrum etmeye çalışıyor. Fındıklığa giremezsin, jandarmaya hemen telefon ediyorlar. ‘Jandarma geliyor fındıklıktan çık’ diyor. Birinci sene aynı yerden mahkeme gördüm. İkinci sene aynı yerden mahkeme gördüm. Orman işletmesi avukat tutmuş. ’17- 18 milyonu ödeyeceksin’ diyorlar bana, mahkeme masrafı buraya 6 milyon ödeyeceksin diyorlar bana, buramızın bir kısmı tapulu, bir kısmı tapusuz. Kardeşim 500 yıllık yer bu, Osmanlı tarihinden dedeme intikal etmiş, dedemden de babama intikal etmiş. ve babamdan da bize intikal etmiş bu arazilerimiz bizim, bizim önceleri buraya makbuz kesiliyordu. Bu makbuzlar da mevcut olduğu halde bizi tanımıyor adamlar. Eski Osmanlı tapusunu tanımıyor vatandaş.”

Salıpazarı Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Gürsoy ise “Az önceki amcamın anlattığı gibi Sayın vekilim biz Konakören muhtarımızla beraber Samsun’a Orman İşletme Şefliği ve Orman Bakanlığı’nı aradığımız zamanı Konakören’in 2B arazisinin oluşabilmesi için Meclis’ten yeni bir yasa verilmesi lazım, yeni bir yasa çıkması lazımmış. 2B çalışması olduğu için bu 2B çalışma olan yerlerde tekrardan bir yasa değişmesi lazım. Değiştikten sonra, Meclis’te görüşülen kararından sonra buna Konakören’le ilgili sayın muhtarımıza bu şekilde aydınlattılar. Sizin burada amcamın dediği gibi bu konuda yasa konusunda içeri mecliste bir teklif verip bunun üzerinizde durursanız çok iyi olur.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chpli-murat-can-samsunun-salipazari-ilcesinde-2b-sorunu-yasayan-findik-ureticisini-dinledi/feed/ 0 İYİ Parti’nin fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılması için verdiği grup önerisi reddedildi https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-findik-ureticilerinin-sorunlarinin-arastirilmasi-icin-verdigi-grup-onerisi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-findik-ureticilerinin-sorunlarinin-arastirilmasi-icin-verdigi-grup-onerisi-reddedildi/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40383 (TBMM) – İYİ Parti’nin fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılması için verdiği grup önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, “AKP iktidarı, fındık üreticisine üvey evlat muamelesi yapmıştır. Üreticinin hak ve hukukunu koruyan, destek sağlayan, fiyat politikalarında önemli rol oynayan FİSKOBİRLİK’i saf dışı bırakarak üreticiyi yalnızlaştırmıştır” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti, fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılması için grup önerisi verdi. İYİ Parti’nin önerisi AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, şöyle konuştu:

“Fındık üreticisini İtalyan Ferrero’ye teslim edemezsiniz”

“AKP iktidarı ne yazık ki fındık üreticisine üvey evlat muamelesi yapmıştır. Fındık üreticisi Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a hem küskün hem de kızgındır. AKP, 2002 yılında iktidara geldikten sonra FİSKOBİRLİK’i etkisiz hale getirmiştir. Üreticinin hak ve hukukunu koruyan, destek sağlayan, fiyat politikalarında önemli rol oynayan FİSKOBİRLİK’i saf dışı bırakarak üreticiyi yalnızlaştırmıştır. Fındık üreticisini TMO’ya mahküm ettiniz. Hayatında hiç fındık bahçesi görmemiş Toprak Mahsulleri Ofisi çalışanları ne yazık ki fındık alımında görevlidir ve randıman bakmaktadır, fındığın nem oranına bakmaktadır. Haliyle, fındık üreticisi çile çekmiştir, sağlıklı bir diyalog kurulamamıştır.

İktidar, milli ve yerli ürünümüz olan fındığı gayrimilli şirket olan Ferrero’ya teslim etmiştir. Acaba, FİSKOBİRLİK’i etkisiz hale getirmenin sebebi İtalyan şirket Ferrero’ya fındık piyasasını ve sektörü teslim etmek midir? 2023 yılında yapılan rekolte açıklamasında 720 bin ton rekolte açıklaması var ama pazara inen fındığın kilogram tutarı 360 bin kilogram yani yüzde 50,2 yanılma var. Böyle bir yanılma olabilir mi? Tarım Bakanı’nı buradan uyarıyorum: Amaç, İtalyan şirket Ferrero’ye düşük fiyatla fındık alımı sağlamak mı? İşte emeğin üzerinde Ferrero şirketinin tepindiğini hep birlikte gözlemliyoruz. Fındık üreticisini İtalyan Ferrero’ye teslim etmeyiniz, teslim edemezsiniz.”

“İktidarın desteğiyle fındık politikasını tarım ve gıda tekelleri belirler oldu”

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, çiftçiyi merkeze alan bir tarım politikasının benimsenmesi için Mardin’de düzenlenecek tarım mitingine herkesi davet etti. İrmez’in açıklamaları şöyle:

“Tarım emekçilerinin, çiftçilerin yok sayıldığı, görülmediği, seslerini duyurmalarına dahi tahammül edilmediği bir dönemden geçiyoruz. Bugün tarlada, bahçede ürünü olan çiftçi dertli, limon üreticisi dertli, domates üreticisi dertli, çay üreticisi dertli ve fındık üreticisi dertli. Tabii tüm bu dertlerin tek bir sebebi var, o da bu iktidar ve onun tarım politikasıdır. Kooperatifler işlevsizleştirildi, iktidarın desteğiyle fındık politikasını tarım ve gıda tekelleri belirler oldu. Dünyada fındık üretiminin yüzde 70’ini karşılayan Türkiyeli fındık emekçisinin emeği maalesef gasbedildi, ürettiği fındığı şirketlere peşkeş çekildi. Toprak Mahsulleri Ofisi kuyruklarında çile çeken fındık üreticisinin dertlerine son verilsin. TMO’nun fındık alım fiyatlarını açıklamayı son güne bırakması engellensin çünkü geç açıklanan taban fiyatı çiftçilerin zararını da daha da artırmaktadır.

Tarımın eski günlerine dönmesi, çiftçilerin üretimlerine devam edebilmesi için çiftçiye düşük faizli krediler sağlanması ve destek ödemelerinin artırılması, sermayeden ziyade çiftçiyi ve üreticiyi merkeze alan bir tarım politikası benimsenmesi, tarımsal girdi maliyetlerini düşürmek için gerekli adımların atılması gerekir. Bu vesileyle Mardin başta olmak üzere tüm halkımızı Ekmek ve Adalet Kampanyası kapsamında 19 Temmuz’da Mardin Kızıltepe Otogar Meydanı’nda saat 18.00’de tarım mitingine davet ediyoruz.”

“Fındıktan geçim olmazsa gündemde seçim olur”

Dünyanın en kaliteli ürününü ürettiği halde mağdur olan tek üreticinin fındık üreticisi olduğunu belirten CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, şu sözlerle iktidarın tarım politikasını eleştirdi:

“8 milyon yurttaşımız bu işten geçimini sağlıyor fakat fındık üreticisi yıllardır artan maliyetler karşısında mağdur ve umutsuz. Dünyanın en kaliteli fındığını ürettiği halde mağdur olan tek üretici de maalesef, son yıllarda fındık üreticisi olmuştur. Maliyetler aldı başını gitti. Açık ve net olarak söylüyorum ki fındık fiyatı geciktirilmeden, en geç temmuz ayı sonunda, üretici bahçeye girmeden açıklanmalıdır ve buna bağlı olarak fındık işçisinin yevmiyesi ayarlanmalıdır.

Ayrıca, dik ve engebeli arazide yetişen, yağ oranı ve etken maddesi yüksek Giresun kalite fındık, levant kaliteden ayrılarak en az yüzde 10 fazla fiyat verilmelidir. En az 160 liranın altında verilen fiyat bizim için kabul edilemez. Fındıktan geçim olmazsa gündemde seçim olur. Fındık üreticisine hakkını vermezseniz bütün meydanlar bizim olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-findik-ureticilerinin-sorunlarinin-arastirilmasi-icin-verdigi-grup-onerisi-reddedildi/feed/ 0
İyi Parti Grup Toplantısı… Müsavat Dervişoğlu: “12 Bin 500 Lira Emekliye İdam Fermanıdır” https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-12-bin-500-lira-emekliye-idam-fermanidir/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-12-bin-500-lira-emekliye-idam-fermanidir/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:54:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40219 (TBMM) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında; “Hayatın gerçeklerine ilişkin rakamlar böyle iken, saray beyleri ile vergimatik Mehmet ve elbette şürekaları neyi tartışmaktadır? 10 bin lira olan en düşük emekli aylığı aynı mı kalsın 12 bin lira olsun. Sonunda 12 bin 500 lirada mutabık kalmışlar. Bu emekliye idam fermanıdır. Yıllardır haykırıyoruz; en düşük emekli maaşı asgari ücretten az olmamalıdır diye. Emekliye reva gördüğünüz bu artış, lüks ve şatafat meraklısı saray bürokratlarınızın, il ve ilçe yöneticilerinizin ödediği 168 binlik yemek hesabının bahşişi bile değildir. Utanın” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. En düşük emekli aylığının 12 bin 500 lira olarak açıklanmasına tepki gösteren Dervişoğlu, şöyle konuştu:

“Bundan sekiz yıl önce 15 Temmuz akşamı başlayan ve yıkıma doğru ilerleyen darbe, milletin devleti sokaktan toplamasıyla kalkışma olarak kaldı. Eğer bu büyük millet olmasaydı, vatan evlatlarını harcayarak, atama imzalarını bizzat bu hükümetin attığı hainler başarılı olacaktı. Bu vesile ile o meşum gece şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Kendilerini siper eden gazilerimize de huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.

AK Parti iktidarı bir unutuluş halidir dedim ya; FETÖ ihanet şebekesi devleti ele geçirip, paralel bir yapı oluştururken, görevlerini yapmayanlar, onların her birinin atama kararını imzalayanlar ne istiyorlarsa verenler, bitsin bu hasret, bitsin bu gurbet diye canlı yayınlarda gözyaşı akıtanlar, milletin gözünde devleti küçük düşürmeye cüret edenler, şimdi suçu üzerine atacak başka sorumlular arıyor. Sayın Erdoğan diyor ki ‘Batı bunları 40 sene destekledi’. Elhak doğrudur. Hiçbir kuşkuya yer yoktur ki, bu hain örgüt, emperyalist güçlerin piyonu ve maşasıdır. Türkiye düşmanı, emperyalizmin uşağıdır. Bu aleni gerçeği bilemeyecek kadar cahil, olacakları göremeyecek kadar kör müydün? Evet batı bunları 40 sene destekledi, sen de 15 sene besledin. Yani onlar kadar vebalin var. Hangi tarihi milat kabul edersen et ister 17/25’i, ister 15 Temmuz’u, bu milletin başına açtığınız belanın mutlaka bir yaptırımı olacaktır. Siz unutsanız ve unutturmaya çalışsanız bile, Türk milleti kendine yapılanları asla unutmayacaktır.

“Çetelerin, uyuşturucu ve silah tüccarlarının, mafyaların, kaçakların peşine düşün”

İYİ Parti olarak hep söylüyoruz; AK Parti ve saray rejimi Türkiye’yi geriye götürmüştür. 200 yıllık modernleşme serüveninin bu kadar boğulduğu bir dönem daha yaşanmamıştır. Çünkü vatandaşlarımızın, can, mal, ırz ve namus güvenliğini sağlayamayan bir iktidar bırakın dünya lideri olmayı kabile bile yönetemez. AK Parti iktidarı bir iş bilmezlik halidir. Sokaklarda katiller kol geziyor. İnfaz yasasıyla salıverilen caniler, elini kolunu sallayarak cinayet işliyorlar. Kurye olarak ekmek parası kazanmaya çalışan, üniversite öğrencisi Ata Emre Akman gibi gencecik insanlarımız hunharca öldürülüyor. Esenyurt’ta 23 yaşındaki genç bir kadının katilinin, başka bir cinayetten yatarken şartlı salıverildiğini öğreniyoruz. İşte saray rejiminin infaz sistemi. ve işte saray adaletinin terazisi. AK Parti iktidarı aynı zamanda bir duyarsızlık halidir. Sokakta katillerin çetelerin kol gezdiği bir durumda saray rejimi köpekleri, kedileri toplayıp öldürmenin peşinde. Sokak hayvanlarının peşine düşeceğinize sokaktaki sapık ve katillerin peşine düşün. Çetelerin, uyuşturucu ve silah tüccarlarının, mafyaların, kaçakların peşine düşün.”

“Bu olay ülkemizde yıllardır süre gelen ve artık olağanlaşan kötü yönetimin göstergesidir”

Devişoğlu, İzmir’de yaşanan elektrik kaçağı nedeniyle 2 yurttaşın hayatını kaybetmesine ilişkin de şunları söyledi:

“AK Parti iktidarı bir özensizlik ve ihmalkarlık halidir. Kamu idaresinin içine düştüğü rezilliği sergileyen İzmir’de yaşanan olay, yaşamanın çok pahalı, ölmenin bedava olduğu Türkiye’nin adeta acıklı bir özetidir. Hayatının baharında iki insanımızı, iki gencecik umut dolu vatandaşımızı, ihmaller zincirinin bir sonucu olarak göz göre göre kaybettik. İki vatandaşımıza da bir kez daha rahmet, geride kalan ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

Yaşanan vahim olay; şiddetli yağışla, doğal afet söylemleri ile açıklanabilecek, bilindik sözlerle geçiştirilebilecek bir durum değildir. Bu olay ülkemizde yıllardır süre gelen ve artık olağanlaşan kötü yönetimin, tahrip olan kamu yönetimi kültürünün açık seçik göstergesidir. Hiç lafı eğip bükmeden söyleyelim; sorumlusu ister yerel yönetim, ister merkezi yönetim ister özel şirket olsun hiç fark etmeksizin asıl net olan kamu hizmetinin yokluğudur. Bırakın hizmetin kötü olmasını, hiç olmamasıdır. Şu ana kadar edindiğimiz bilgilere göre 9’u İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden, 20’si özel şirketten olmak üzere 29 kişinin gözaltına alınmıştır. Olayda sorumluluğu, ihmali, kusuru olan herkesin bir an önce hak ettiği cezaya kavuşmasını istiyoruz. ve bu olayın yakın takipçisi olacağımızı milletimizin kürsüsünden bir kez daha ifade ediyoruz. İYİ Parti olarak olayın kamuoyu nezdinde üzerinde çok durulmayan bir yanına özellikle dikkat çekmek istiyoruz.

“Bu tefeci partizanların bu ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır”

Dervişoğl, şöyle devam etti:

“Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiye kupası organizasyonunu bile beceremeyenler yapması gereken asıl iş yerine saraydaki amirlerinin emirlerini yerine getirmeyi adeta bir ibadet kabul edenler, utanmadan, sıkılmadan adaylık peşinde koşmaktadır. Bir de üstüne tehditle, şantajla rakip adayları saf dışı bırakmaktadırlar. Hiçbir rantı boş bırakmamak için hiçbir yerden cukkalama fırsatını kaçırmamak için aynı yönetim tekrar başa getirilmek istenmektedir. Başta demiştik ya 15 Temmuz’dan geriye kalanlar diye. İşte bu da onun bir örneğidir. Buna tüm futbolseverlerin ses yükseltmesi lazımdır. Bu ortak bir vazifedir. Ortak bir sorumluluktur. Özünde yağmaya dayanan, kural-hukuk-nizam tanımayan, vatandaşa sunulan hizmeti önemsemeyen bu başıbozukluk hiçbir şekilde sürdürülebilir değildir. Devlet yönetimimiz her açıdan alarm vermektedir. AKP iktidarı tarafından yönetilen bir toplumda hiç kimse ve hiçbir oluşum güvende değildir. Yaşanan ekonomik kriz sebebiyle, açlık ve yoksullukla sınanan milletimiz, devletimizin umarsızca kötü yönetilmesi neticesinde artık can güvenliği ile de sınanmaktadır. İstisnai değil, rutin olarak sınanmaktadır. İdarenin hatalarının bedelini, kendi canı ile öder hale gelmektedir. Bu ülkede kamu hizmetinin kötü işlemesi veya hiç işlememesi sebebiyle kaybedecek bir cana daha tahammülümüz yoktur. Bu tefeci partizanların bu ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır.

“Vergimatik Mehmet…”

Gelelim en can yakıcı konuya ve onun kahramanı vergimatik Mehmet’e. Zat-ı muhterem demiş ki; ben İngiltere’de kredi kartına taksit görmedim. Haklıdır, görmemiştir. Bir İngiliz vatandaşı olarak pek iyi şartlarda yaşadığını biliyoruz. Onun gibi bir İngiliz, bilinen bir markanın cep telefonunu almak isterse, 267 sterlini vergi olmak üzere toplamda bin 599 sterlin verecek ve alacak. İsterse de bunu ayda yaklaşık 66 sterlin ödemek şartıyla faizsiz olarak 24 ay taksitle edinebilecek. Aynı telefonu Türkiye’de almak isteyen bir vatandaşımız ise 46 bin 21 lirası vergi olmak üzere 108 bin liraya alıyor dahası bırakın faizsizini faizli taksit bile yok. Asıl bize şunu söyleyin İngiliz yüzde 16 vergi verirken Türk neden yüzde 43 vergi veriyor? Kredi kartına taksit görmeyen vergimatik Mehmet, sen İngiltere’de yüzde 45 vergi gördün mü? Sahi vergimatik Mehmet aylık 5 milyon harcayanların peşine düşecekti. 800 kişi tespit etmişler. Harcıyorlar ve ne kaynağı belli ne de vergisini veren var. Dikkat et, sayın bakıp görmeyen bakan, tanıdıklar çıkar da maazallah, affedenin bile olmaz.

“12 bin 500 lira emekliye idam fermanıdır”

Emekli vatandaşlarımızın artık dayanacak gücü kalmamıştır. Emeklilerimiz sabrının sonundadır. Ülkemizin yerli ve milli tek ekonomi uzmanı Sayın Erdoğan, içinde bulunduğunuz hayal dünyasından bir an önce çıkın, milletin kendilerine verdiği makamlarda oturup ona tehditler savuran danışmanlarınız ve bakanlarınıza bir çekidüzen verin, nefes almak dışında hiçbir yaşamsal faaliyet gösteremeyen emeklilerimize yüzünüzü dönün, sesine kulak verin ve bir an önce gereğini yapın. Sizin için ne kadar anlamlı olacak bilmiyoruz ama bazı rakamları size hatırlatmak zorundayız. Haziran 2024 açlık ve yoksulluk sınırı raporuna göre; dört kişilik bir aile için açlık sınırı 19 bin lirayı, yoksulluk sınırı 65 bin lirayı aşmıştır. Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamaların toplamının ise en az 30 bin 604 lira olduğu tespit edilmiştir.

Bu rakamlar hayatta kalma rakamlarıdır, bu rakamlar yediğinden içtiğinden arttırıp yatırım yapmanın değil 2024 yılı için hayatta kalma mevcudu koruyabilme rakamlarıdır. Hayatın gerçeklerine ilişkin rakamlar böyle iken, saray beyleri ile vergimatik Mehmet ve elbette şürekaları neyi tartışmaktadır? 10 bin lira olan en düşük emekli aylığı aynı mı kalsın 12 bin lira olsun. Sonunda 12 bin 500 lirada mutabık kalmışlar. Bu emekliye idam fermanıdır. Yıllardır haykırıyoruz; en düşük emekli maaşı asgari ücretten az olmamalıdır diye. Emekliye reva gördüğünüz bu artış, lüks ve şatafat meraklısı saray bürokratlarınızın, il ve ilçe yöneticilerinizin ödediği 168 binlik yemek hesabının bahşişi bile değildir. Utanın.

Buradan sesleniyorum; iktidar yetkisini elinde bulunduran gamsızlar, kaynak yok diyerek bu gamsızlıklarını meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Kaynak yok demek külliyen yalandır; aymazlıktır; milletimizin aklı ile dalga geçmektir. Kaynak vardır. Beş uçakla NATO toplantısına giderken, üç uçakla Hollanda’da maç izlemeye giderken, saray danışmanlarını ve bürokratları beslerken var olan kaynak ne ise emekli vatandaşlarımızın durumlarını bir nebze olsun iyileştirmek için kullanılacak kaynak da odur.

Yerli ve milli ekonomi uzmanımız Sayın Erdoğan, senin kendince uyguladığın ekonomi politikaların çerçevesinde milletimize ödettiğin bedel çok ağır olmuştur. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ diye başlattığın macera, ‘AKP sebep, yokluk sonuç’ gerçeğinin artık komik olmayan bir fıkrasıdır. ya bu iktidardan kurtulacağız ya bu iktidardan kurtulacağız. ya saray beylerini göndereceğiz ya saray beylerini göndereceğiz. Bunun başka yolu yoktur.

“Erdoğan uçak filosundan vazgeçemedi ve zirveye beş uçakla gitti”

NATO’nun 75 yılı geride kaldı. Türkiye ise 72 yıldır bu örgüte üye. NATO zirvesi, bu yıl ABD’de düzenlendi. İlk önce elbette görüşmenin değerlendirmesini yapmak isterdik. Ama itibarın uçakta olduğunu zanneden Erdoğan uçak filosundan vazgeçemedi ve zirveye beş uçakla gitti. Gördük ki maksat, Erdoğan’ı havalimanında karşılamakmış. Erdoğan’ı karşılamak önce inen uçaktaki Numan Kurtulmuş’a nasip oldu. İşte dünya lideri görüntüleri. Sadede gelirsek bu yılki zirve görüşmelerinden, NATO’nun 2030’daki strateji belgesinden görüldüğü üzere, Rusya ve Çin’in, NATO için ciddi bir tehdit unsuru olduğu görüşü yinelendi. NATO, 2030 yılına kadar olan süreçte, Rusya’yı İttifak için ana tehdit odağı olarak değerlendirmektedir. Çin’in de artan ekonomik, insani, teknolojik ve askeri gücü nedeniyle, NATO’nun müşterek çıkarlarına zarar verebileceği düşünülmektedir. Küresel saflaşmanın netleşmeye başladığı belirtilen raporda, Rusya-Çin yakınlaşmasından da endişe edildiği görülmektedir. Bu raporda Türkiye’nin de yani Erdoğan’ın da imzasının bulunduğunu da hatırlatalım. Sonra boş efelik yapmasın.

“İYİ Parti olarak bizim fındık için tespit ettiğimiz fiyat 170 TL’dir”

Bilindiği gibi fındıkta hasat mevsimi yaklaşmaktadır. Hükümet, fındığı bir yük olarak görmekte ve yapısal sorunları göz ardı etmektedir. Fındık her sene yalnızca hasat zamanı gündeme gelmekte, ardından unutulmaktadır. Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini karşılamaktadır. Ancak ülkemiz, bu altın değerindeki üründen yeterince faydalanamamaktadır. Sorunları çözmek için yılda bir kez gündeme almak yeterli değildir, kapsamlı bir fındık eylem planıyla yapısal sorunlara kalıcı çözümler  üretilmelidir. Fındık piyasasını düzenleyecek, regüle edecek güçlü bir müdahale kurumu yoktur, TMO bu konuda hem mütehassıs değildir hem de finansal açıdan yetersizdir. Fiskobirlik yeniden güçlü bir oyuncu olarak piyasada yer almalıdır. Fındık üreticisinin depolama imkanı yoktur. Erkenden ürününü satmak zorunda olduğu için düşük fiyattan elinden çıkarmak zorunda kalmaktadır. Acilen fındık için lisanslı depolar kurulması sağlanmalıdır. Üretici örgütlü değildir. Rekabet Kurumu da piyasanın, tek bir yabancı şirketin eline geçmesine engel olmamaktadır. 10-15 yıl önce uluslararası fındık fiyatı Türkiye’de planlanmalı derken bugün yurt içi fiyatı dahi yabancı bir firma belirlemektedir. Bir yandan üreticinin örgütlenmesi sağlanmalı diğer yandan yabancı bir şirketin piyasada nihai tek alıcı olmasının önüne geçilmelidir. Verimlilik problemi sürmektedir. Devletin burada daha etkin bir destekte bulunması şarttır. Fındık natürel olarak satılmaktadır. Halbuki işlenerek, çok daha yüksek katma değer yaratılabilir. Fındığın işleneceği özel sektör yatırımlarına çok ciddi teşvikler verilmeli, Karadeniz Bölgesi’nde bu yatırımlar desteklenmelidir.

Gelelim fındık fiyat önerimize; 1 kilogram fındığın budama, gübre, ilaç, patoz, bahçe temizliği, fındık toplama işçiliği gibi masraflarıyla en az 130 lira gibi bir maliyeti vardır. Ayrıca rekolte; kahverengi kokarca gibi zararlı haşerelerden, doğal afetlerden, bakım maliyetleri gibi sebepler yüzünden günden güne düşmektedir. Tüm bu nedenlerle İYİ Parti olarak bizim fındık için tespit ettiğimiz fiyat 170 TL’dir. Bunun daha altındaki bir rakam, fındık üreticisini mağdur etmekten başka bir anlama gelmeyecektir. Altın değerindeki Türk fındığını pula çevirmenize müsaade etmeyeceğiz. Tüm üreticilerimizin sonuna kadar yanlarında olmaya devam edeceğiz.

“Başta Hayvan Hakları ile ilgili eksik ve yetersiz teklifi ve aciliyeti olmayan düzenlemeleri geri çekmelerini öneriyorum”

İktidar partisi, her yasama yılının sonunda olduğu gibi bu yılda, Meclis’in tatile girmesine az bir zaman kala kanun tekliflerini üst üste Meclis’e sunmakta, komisyona getirmektedirler. Meclis’in böyle ağır bir gündemle çalışabilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını bilmelerine rağmen dayatmalarının elbette bir maksadı vardır. Kanun tekliflerinin üzerinde kapsamlı müzakereler yapılmadan Meclis’ten geçirilmelerini temin etmeyi amaçlamaktadırlar. İYİ Parti olarak bu konuda verilecek tavizimiz yoktur. Başta hayvan hakları ile ilgili eksik ve yetersiz teklifi ve aciliyeti olmayan düzenlemeleri geri çekmelerini öneriyorum. Meclis çalışmalarını oldubittiye getirmelerine izin vermeyeceğiz. Gerekirse hiç tatil yapmayız ve milletimizin emrinde olmaya devam ederiz. Ama hiç kimsenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarına zarar vermesine seyirci kalmayız. Bu konuda milletvekili arkadaşlarıma güveniyor üzerlerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getireceklerine yürekten inanıyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-toplantisi-musavat-dervisoglu-12-bin-500-lira-emekliye-idam-fermanidir/feed/ 0 CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Fındık Üreticilerinin Sorunlarını Dile Getirdi https://www.haber60.com.tr/chp-samsun-milletvekili-murat-can-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dile-getirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-samsun-milletvekili-murat-can-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dile-getirdi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:54:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39581

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN) – CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, fındık üreticilerinin sorunlarına ilişkin “Toplamasından gübresine, ilacına, patozuna, bahçenin temizliğine ve işçiliğine kadar birçok çıktı maliyeti olan bu ürün bugünlerde 120 liraya satılıyor. Hükümet hala ses vermedi. Partimiz, genel başkanımız aylardır fındık konusunu dile getiriyor. Belki bir miting de yapılacak bu bölgede” dedi.

CHP Samsun Milletvekili Çan, Samsun’un Terme ilçesinin Akçaykaracalı Mahallesi’nde fındık üreticilerinin taleplerini ve sorunlarını dinledi. Fındık üreticileri, TMO’nun geçen yıl verdiği fiyattan dolayı zarar ettiklerini dile getirerek, bu yıl fındık fiyatının 160 liranın altında olmamasını talep etti. Üreticilerin sorunlarını dinleyen Murat Çan şunları söyledi:

“Dünya fındık ticaretinin en büyük tedarikçisi Türkiye. Samsun ilinin Terme ilçesindeyiz. Samsun ilimiz Türkiye’deki fındık üretiminin ikinci sırada yoğunlukla yapıldığı yer. İki ay kadar önce endüstriyel olarak işlenebilen, katma değeri çok yüksek olan bu fındık ürünümüzle ilgili kahverengi kokarca hakkında Meclis’i bilgilendirmiştik. Bununla ilgili önlem alın demiştik. Ancak hiçbir önlem alınmadı. Her bahçe sahibini önlem almaya ferdi olarak itti devlet, hükümet. ve sonuç olarak elimde bugün bir daldan topladığımız bu üçlü fındığın iki tanesi kahverengi kokarca larvaları içermekte. Hala ağaçların dallarının üzerinde kahverengi kokarcalar geziyor. Bu bir sorundur. Bir başka sorun bundan bir hafta kadar önce çok aşırı rüzgar ve arkasından gelen yağmur, sel felaketiyle fındıkta beklenen rekoltenin çok çok gerisinde bir hasılat olacağını, bir ürün çıktısı olacağını tahmin ediyor üreticiler.”

“Hasılat beklenen rekoltenin çok gerisinde olacak”

Beklenen rekoltenin çok gerisinde bir hasılat olacağını vurgulayan Çan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplamasından gübresine, ilacına, patozuna, bahçenin temizliğine ve işçiliğine kadar birçok çıktı maliyeti olan bu ürün bugünlerde 120 liraya satılıyor. Hükümet hala ses vermedi. Partimiz, Genel Başkanımız aylardır fındık konusunu dile getiriyor. Belki bir miting de yapılacak bu bölgede ve ısrarla fındık üreticisinin mağduriyetini, dünyada birinci tedarikçisi olduğumuz bu ürünün maliyetini hesapladık ve ona göre bir fiyat verilmesini isteyecek açıklamalar yapıyoruz. Geldiğimiz noktada beklenen rekoltenin çok çok gerisinde bir hasılat olacağını, ürün hasılatı olacağını görmekteyiz. Üreticimiz ve ülkemiz bu ihracattan gereken nasibini alamıyor. Fındık dalda 70 liraya, 80 liraya satıldı geçen sene. Ondan sonra da dış ülkelere bunun çok çok daha üzerinde pazarlandı. Ancak üretici bundan hiçbir şekilde nasiplenmedi. Bu sene o sene olsun ve üretici inşallah bu seneden itibaren hakkını mağduriyetini giderecek bir şekilde hakkını alacağı bir yıl olsun.”

“Köylünün durumu ciddi manada zor”

Akçaykaracalı Mahallesi’nin eski muhtarı, fındık üreticisi Çetin Kaya da şunları söyledi:

“Köylünün durumu ciddi manada zor. Her şeyi buradan karşılıyor. Eğer bundan bir şey elde edemeyecekse boşuna bunun zahmetini bir yıl boyunca çekmesin. Geçen sene 53 randıman fındığım geldi. TMO’ya verdim. Bir dünya zarar ettim. 87 liraya aldım ama 53 randıman geldi fındık. Benim fındığım hiç oldu. Ben bir dünya zarar ettim. Ben onunla nasıl borç ödeyecektim, nasıl ödeyeceğim?”

Bir başka fındık üreticisi de “Bağda bahçede çalışıyoruz, emek veriyoruz. Üretim yetmiyor. Yevmiyeci alıyoruz, çok pahalı. Topladığımız, eziyete değmiyor. Patoz masrafımız var, ilaç var, temizlenmesi var, gübre var. Üç kere gübre atılıyor. TMO’nun güzel bir fiyat vermesini istiyoruz. 160 liradan aşağı olmamasını istiyoruz. Yani zam istiyoruz, eziyetimize göre emeğimizin karşılığını almak istiyoruz” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-samsun-milletvekili-murat-can-findik-ureticilerinin-sorunlarini-dile-getirdi/feed/ 0 Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Fındık İle İlgili Çalışmaları Açıkladı https://www.haber60.com.tr/ordu-buyuksehir-belediye-baskani-findik-ile-ilgili-calismalari-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/ordu-buyuksehir-belediye-baskani-findik-ile-ilgili-calismalari-acikladi/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38949 Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, fındık ile ilgili önemli çalışmalar yaptıklarını ve sonuç aldıklarını belirterek, “Fındık ile ilgili çalışmalarımız çok iyi gidiyor. İnşallah fındık fiyatları ile ilgili daha önceki yıllarda yaşanan aksaklıklar çözülmüş olacak. Cumhurbaşkanımız bir fiyat açıkladıktan sonra ikinci bir fiyat açıklanmayacak. Bu doğrultuda bir noktada da fındığın bağımsızlığını ve özgürlüğünü sağlamış oluyoruz. Fındığın ve üreticinin hakkını gözetmiş oluyoruz” dedi.

Ordu Büyükşehir Belediye Meclisi temmuz ayı olağan toplantısının 2. birleşimi, yapıldı. Belediyenin meclis salonunda yapılan toplantıda Büyükşehir Belediyesi Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler, yatırım alanında birçok müjde verdi, yapılan çalışmalar hakkında meclis üyelerine bilgilendirmelerde bulundu.

“Ulaşım alanında önemli yatırımlar başlıyor”

Ulaşım alanında yapılacak olan çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Güler, “Bolaman Havzası projesi kapsamında Kabataş- Aybastı arasındaki 12 kilometrelik güzergahın imzası atıldı. Çalışmaları başladı, bu yol en kısa sürede hizmete alınacak. Aybastı- Gölköy arasında 34 kilometre arasındaki yolunda imzası atıldı çalışmalara başlanıyor. Öte yandan Akkuş-Niksar yolundaki 34 kilometrelik güzergahta da çalışmalar kısa süre içerisinde başlayacak. Ordu’muz da önemli bir aktiviteye başlıyor. Çambaşı yolu da çok önemli. O yolumuz içinde ihale görüşmeleri devam ediyor. Kısa sürede neticelenecek. Ordu’muzu dört bir yönden güzel hale getiriyoruz” diye konuştu.

“Fındıkta ikinci bir fiyat açıklayamayacaklar”

Fındık ile ilgili önemli çalışmalar yaptıklarını ve sonuç aldıklarını aktaran Başkan Güler, İtalyan firmanın açıklanan fiyatlar üzerine yeni bir fiyat açıklamayacaklarını belirtti. Başkan Güler, “Fındık ile ilgili çalışmalarımız çok iyi gidiyor. İnşallah fındık fiyatları ile ilgili daha önceki yıllarda yaşanan aksaklıklar çözülmüş olacak. Cumhurbaşkanımız bir fiyat açıkladıktan sonra ikinci bir fiyat açıklanmayacak. Bu doğrultuda bir noktada da fındığın bağımsızlığını ve özgürlüğünü sağlamış oluyoruz. Fındığın ve üreticinin hakkını gözetmiş oluyoruz. İnşallah bu durum yeni dönemde bölgemizin hayrına olur. İlerleyen günlerde de fındık yasası ile ilgili önemli girişimlerde bulunacağız” ifadelerine yer verdi.

“Fındıkta alternatif ürünler üretiyoruz”

Fındıktan alternatif ürünler üreterek, katma değerini arttırmak istediklerini ve bu alanda da yenilikler yaptıklarını dile getiren Başkan Güler, şöyle konuştu:

“Fındık ile ilgili yeni uygulamalar başlattık. Fındığı fındık olarak satarsanız 2 milyar dolar kazanıyorsunuz. Eğer çikolata üretimine girerseniz 8 milyar dolar kazanıyorsunuz. Bununla ilgili çalışmalar yaptık. Ürettiğimiz çikolata çok talep görüyor. Bir diğer müjdemiz ise aktif karbon üretim tesisi için binamız bitti. Cihazlar için siparişimizi verdik. Makinalar 3 ay içerisinde imal edilecek ve Ordu’ya getirilerek kurulumu yapılacak. Bundan sonra aktif karbonda da üretime geçip, önemli bir ithal girdisini belki de biz üreterek ihraç edeceğiz. 4 liralık fındık kabuğu aktif karbon olursa 5 dolara satılıyor. Biz fındık kabuğunu yakarken şimdi çok daha kıymetli bir ürüne dönüştüreceğiz.”

“15 ayda 15 kreş yapmak istiyoruz”

Kreş için çalışmaların başlayacağını da kaydeden ve 15 ay da 15 kreş yapmak istediklerini ifade eden Başkan Güler, “Kreş konusunda toplumumuzda büyük bir talep vardı. Seçim sürecinde bizde bu durumu dile getirmiştik. Şimdi 15 ayda 15 kreş açmak istiyoruz. Çalışan kardeşlerimizin ihtiyacı olan bir durumdu. Kısa sürede bu çalışmaları da hep birlikte yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Toplantıda daha sonra Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen yatırımların yer aldığı tanıtım filmleri izlendi. Daha sonrasında ise gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından birleşim sona erdi. – ORDU

]]>
https://www.haber60.com.tr/ordu-buyuksehir-belediye-baskani-findik-ile-ilgili-calismalari-acikladi/feed/ 0
CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltılara ilişkin açıklamalarda bulundu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-mustafa-adiguzel-ankara-emniyet-mudurlugundeki-gozaltilara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-mustafa-adiguzel-ankara-emniyet-mudurlugundeki-gozaltilara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/#respond Thu, 16 May 2024 00:00:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31943 ANKARA – CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltılara ilişkin “Sürecin hükümet ve Erdoğan tarafından herkesin bütün milletin doğru bilgilendirildiği bir süreç olarak yürümesinde ciddi fayda görüyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘kukla’ açıklamasını anımsatan Adıgüzel, “Kukla kim? Kuklacı kim? Oyun yazarı kim” diye sordu.

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Adıgüzel, şunları söyledi:

“Sayın Erdoğan grup toplantısında bu son günlerde Ankara Emniyeti’nde yaşanan gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptı. Birçok iktidar medyasına göre darbeye kadar tanımlanan bazı gelişmelerin Erdoğan tarafından nasıl göründüğünü de öğrenmiş olduk. Sayın Erdoğan bunu bir bürokratik vesayet olarak tanımlandırdı. Üstü örtülü bir gönderme yaptı, kukladan, kuklacıdan ve oyunun yazarından bahsetti, onları uyardı. Şimdi ben de Sayın Erdoğan’a sormak istiyorum. Kukla kim? Kuklacı kim? Oyun yazarı kim? İzleyiciler olarak millet de bunu merak ediyor. Yani oynanan oyunun izleyicisi olan Türk milleti de bu bahsettiğiniz kuklayı, kuklacıyı ve oyunun yazarını merak ediyor ve bunu da bilmeye hakkı olduğunu düşünüyorum. Eğer bu Cumhur İttifakı içerisindeki siyasi grupların veya bürokrasi içerisindeki karşı karşıya olan grupların birbirini üstü kapalı subliminal mesajlar içeren göndermeleri bir kör dövüşü ise bu devlet aklı ile örtüşmemektedir. Bunun daha kamuoyunun ve milletin gözünün önünde ve vicdanının bilgisinin dahilinde yapılması lazımki bu mücadelenin ki biz de devlete ve hükümete bu haklı olduğunu konularda destek verebilelim.

Bu şöyle bir şeye benziyor, geçmişte Susurluk faciası yaşadık aslında çok farklı değil. Susurluk faciasında siyaset, ticaret ve mafya ilişkisi vardı 3 ayaklı. Burada da siyaset var, yine adalet var, bürokratik vesayet veren mafya var. 4 ayaklı bir oyundan bahsediyoruz. Bu oyun devlet için tehlikeli bir oyundur. Eğer hükümetin elinde bilgiler varsa olduğu gözüküyor daha önceki Susurluk bir kaza ile başlamıştı. Burası da siyasi cinayetle başlamış gözüküyor. Sinan Ateş cinayetiyle belki ilişkileri var. Dolayısıyla bu sürecin hükümet ve Erdoğan tarafından herkesin bütün milletin doğru bilgilendirildiği bir süreç olarak yürümesinde ciddi fayda görüyorum”

Fındık İhracatçıları Birliği’nin açıkladığı fındık rekoltesine değinen Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Fındık İhracatçıları Birliği tahmini bu seneki fındık rekoltesini ile ilgili bir açıklama yaptı. Ancak bu gerçekle örtüşmemektedir. Hem yur tdışı hem yurt içi şişirilmiş bir rekolte vardır. Bunun ayrıntılarını ve nedenini açıklayacağım. Şimdi önce yur dışı, dünyadaki bazı üreticiler örneğin ABD, İtalya Çin gibi bazı üretici ülkelerin rekolteleri olağandan çok fazla gösterilmiş. Mesela İtalya 140 bin ton gösterilmiş. Geçen yıl 100 bin ton denmişti, 75 bin ton gerçekleşmişti. İtalya’nın rakamının 100 bin ton olma şansı yok. Mesela Çin için 75 bin ton gösterilmişti ama Çin’in 20-30 bin ton fındık üretimi oluyor onu da zaten ihraç etmiyor kendi iç tüketimine bile yetmiyor. İhracata katkısı sıfır.

ARZ FAZLASI ALGISINDAKİ AMAÇ FINDIK FİYATINI DÜŞÜRMEK”

Amaç arz fazlası algısı yaratarak fındık fiyatının düşük şekillenmesini sağlamaktır. Her yıl bu iş yapılıyor.  Geçen yıl Ferrero firması İtalyan kartel Türkiye’deki Rekabet Kurumu tarafından takipte, soruşturmada olduğu için çok fazla hamle yapamamıştı. Ama bu yıl takipten çıkarıldı, adeta olağan şüpheli durumundan serbest bırakıldığı için geçtiğimiz yıl yapılan benzer oyunları bu yıl yapacak gözüküyor. Bu rekolte açıklaması da bunun işareti”

KREDİ FAİZLERİNİN YÜKSEKLİĞİ ALICIYI ZOR DURUMA SOKMAKTADIR”

Bu yıl hem para darlığı, ekonominin durumu hem de kredi faizlerinin yüksek olması fındık alıcılarını, manavları  ve ihracatçıları zor duruma sokmakta, fındık alımı konusunda yaşanacak olan özellikle fındığın ilk hasadından sonraki dönemde yapılacak olan alım gücündeki zayıflama da fındık fiyatını zora sokabilir. Fındığın ilk hasat döneminde işçilere acil ödenmesi gereken bahçe sahiplerinin bir gideri oluyor. Bu gideri sağlamak adına fındığın yüzde 15-18’i pazara iniyor hemen o ihtiyacı karşılamak için. O pazara inen fındık doğru fiyattan şekillenmezse fındık fiyatında düşmeye neden oluyor. İşte bu para darlığında, bu kredi faizlerinin çok yüksek olduğu dönemde fındık alıcısının tam olarak topa girememesini nedeniyle olan boşluğu devletin TMO eliyle doldurması lazım. TMO’nun buna yönelik bir hazırlık yapması lazım. TMO fındık fiyatını da üretici fındığı dalında tutmadan açıklamalıdır”.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-mustafa-adiguzel-ankara-emniyet-mudurlugundeki-gozaltilara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Fındık Üreticilerine Ödenmesi Gereken Destekler Hala Yatırılmadı https://www.haber60.com.tr/findik-ureticilerine-odenmesi-gereken-destekler-hala-yatirilmadi/ https://www.haber60.com.tr/findik-ureticilerine-odenmesi-gereken-destekler-hala-yatirilmadi/#respond Wed, 08 May 2024 22:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30835 (ANKARA) – CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, “Fındık konusu açıldığında mangalda kül bırakmayan yetkililer, üç kuruşluk destekleri bile yatırmıyor. Son 10 yıldır dekar başına 170 lira olarak ödenen alan bazlı destekler, artık bir dramatik komedi filmine konu olacak hale geldi. Son yıllarda mart-nisan aylarında ödenen bu destekler, neredeyse mayıs ayının ortasına gelmiş olmamıza karşın halen hesaplara geçmedi” ifadelerini kullandı.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, yaptığı açıklamada, fındık üreticilerinin sorunlarına ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdiğini belirterek, değerlendirmede bulundu.

Soru önergesinde, yüksek enflasyon ve döviz dalgalanmalarının bütün iş kollarını etkilemeye devam ettiğini belirten Torun, girdi fiyatlarının altında ezilen fındık üreticilerine ödenecek desteklerin zamanında ödenmemesinin buhranı daha da artırdığını vurguladı.

Torun, şunları kaydetti:

“Son yıllarda mart-nisan aylarında ödenen alan bazlı fındık desteği, bu yıl mayıs ayı ortalarına yaklaşılmış olmasına karşın halen ödenmemiştir. Alan bazlı destek ödemesi yapılan diğer tarımsal ürünlerde söz konusu desteğin yatırılmış olduğu öğrenilmiş ancak fındık üreticilerimize henüz herhangi bir ödeme yapılmamıştır. 10 yıldır aynı rakam üzerinden ödenen alan bazlı destekler bugünün ekonomik koşullarında komik bir rakam haline gelmesine karşın çok sayıda üreticimiz söz konusu desteğe güvenerek çeşitli borçlara girmiş bulunmaktadır. Alan bazlı desteklerin acilen güncellenerek ödenmesi beklenmekte, aksi takdirde kahverengi kokarca istilası sebebiyle verimi düşen ve masrafları artan fındık üreticisi üretimden hızla çekilmeye devam edecektir.”

“ALAN BAZLI DESTEKLERİN ÖDENMEMİŞ OLMASININ SEBEPLERİ NELERDİR”

Seyit Torun, önergesinde “Son yıllarda mart-nisan aylarında ödenen alan bazlı desteklerin bu yıl mayıs ayı ortalarına gelinmiş olmasına karşın ödenmemiş olmasının sebepleri nelerdir? Fındık üreticimize bu yıl ödenmesi gereken alan bazlı desteklerin miktarını, illerimize göre açıklar mısınız? Fındık üreticilerimize alan bazlı destekler hangi tarihte ödenecektir? Alan bazlı destek alan diğer tarımsal ürünler için 2024 yılı içerisinde yapılan ödemeleri açıklar mısınız? Fındıkta alan bazlı desteklerin miktarı 10 yıldır artırılmamıştır. Sadece son 1 yıllık enflasyonun yüzde 70 olduğu göz önüne alındığında, desteklerin güncellenmemesinin sebeplerini açıklar mısınız? Söz konusu desteklerin güncellenmesine yönelik herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?” sorularını yöneltti.

Fındık üreticilerinin sorunlarının bitmediğini kaydeden Torun, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Üreticimize bir dokunan bin ah işitiyor. Fındık konusu açıldığında mangalda kül bırakmayan yetkililer, üç kuruşluk destekleri bile yatırmıyor. Son 10 yıldır dekar başına 170 lira olarak ödenen alan bazlı destekler, artık bir dramatik komedi filmine konu olacak hale geldi. Zaten sadaka parası gibi veriyorsunuz. Aslında normalde, güncellendiğinde 800-1000 lira arasında olması gereken parayı maalesef hala yatırmadınız. Alan bazlı destekler güncellenmediği gibi artık zamanında da ödenmemeye başladı. Son yıllarda mart-nisan aylarında ödenen bu destekler, neredeyse mayıs ayının ortasına gelmiş olmamıza karşın halen hesaplara geçmedi. İşin daha da garip tarafı, alan bazlı desteklerin başka tarımsal ürünler için ödendiğini, başka ürünler için şu ana kadar üreticinin alacağının kalmadığını ama fındık üreticisinin bekletildiğini, bu gelirden mahrum olduğunu öğrendik. Allah aşkına bu fındıkçı size ne yaptı? Bütün Karadeniz bölgesine ve Türkiye’ye fayda sağlamak dışında, yurt dışından döviz getirmek ve ülkemize katma değer üretmek dışında ne yaptı fındık üreticimiz de böyle bir zulüm, eziyet ediyorsunuz? Ordu’nun temel geçim kaynağını, devlet eliyle baltalamak nasıl bir aklın ürünüdür? Fındık üreticimizin hakkını alana kadar mücadelemiz devam edecek. Alan bazlı başta olmak üzere bütün desteklerin günün koşullarına uygun hale getirilmesi ve fındığın hak ettiği değeri görmesi için bütün kapıları zorlayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/findik-ureticilerine-odenmesi-gereken-destekler-hala-yatirilmadi/feed/ 0
Kahverengi Kokarca Tehlikesi: Fındık Tarımı Büyük Tehlikeye Giriyor https://www.haber60.com.tr/kahverengi-kokarca-tehlikesi-findik-tarimi-buyuk-tehlikeye-giriyor/ https://www.haber60.com.tr/kahverengi-kokarca-tehlikesi-findik-tarimi-buyuk-tehlikeye-giriyor/#respond Mon, 06 May 2024 22:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30563 Türkiye’ye yaklaşık 6 yıl önce giren ve istilacı bir tür olarak özellikle Karadeniz Bölgesi’nde fındık başta olmak üzere yüzlerce bitki türüne büyük zarar veren “Kahverengi kokarca” ile ilgili düzenlenen panelde fındık tarımını bekleyen büyük tehlikeye dikkat çekildi.

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk, kahverengi kokarca tehlikesine dikkat çekerek “Bu böceğe önlem alınmazsa üç sene sonra Trabzon, Rize, Giresun ve Ordu bölgesinde fındık alanlarında fındık para etmeyecek. Yani üreticimiz fındığını satamayacak. Şu anda insanlarımız bu böceğin kışın evleri tercih ettiği için evlerde kışı geçirdiği için psikolojik zararını görmüş. Fakat asıl zarar 2024 yılında başlayacak ve böceğin bitkilerdeki zararını göreceğiz” dedi.

Ziraat Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen “Kahverengi Kokarca hakkında her şey ve son durum” konulu panel Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde yapıldı. Panelde söz alan Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, Kahverengi kokarcaya karşı hazırlıklı olmamamız gerektiğine dikkat çekti. Pehlevan “Halyomorpha halys (Kahverengi Kokarca), hem doğal hem de tarımsal ekosistemler üzerinde çok sayıda olumsuz etkiye neden olmakta, ciddi ekonomik kayıplara ve olumsuz çevresel etkilere yol açmaktadır. Aynı zamanda yaşam alanlarımıza girerek yaşam kalitemizi etkilemektedir. Bölgenin ve ülkemizin korkulu rüyası olmasını istemiyorsak önümüzdeki yıllarda karşımıza çıkarabilecek olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmalıyız. Mücadelesi çok kolay olmayan fakat her ne pahasına olursa olsun bu zararlıların mutlaka ve mutlaka kontrol altına alınması gerekir. Bir an önce eylem planının hazırlanarak mücadele yöntem ve stratejileri belirlenmeli. Mücadele sadece kullanılacak tek bir metot ile değil, birden fazla mücadele yönteminin birlikte kullanılması ile başarılı olabilir. Yapılacak bireysel mücadeleler yerine toplu olarak mücadelenin teşvik edilmedi gerekmektedir. Üniversiteler, Araştırma kuruluşları, Kamu, STK, Çiftçi örgütleri, çiftçiler ve hatta toplumun her bireyi bu sistemin içerisinde olmalıdır. Kahverengi Kokarca Böceği ile mücadelenin Milli sorumluluk olduğunu, sadece Trabzon’un değil bütün Ülke kurum ve kuruluşları ve Sivil Toplum Örgütleri olarak bu böcekle hep birlikte hızlı ve etkin bir şekilde mücadele ederek diğer bölgelere yayılmasının engellenmesi gerekir. Kısaca böceğin bütün ağaçlar yaşam alanı olduğuna göre bu böcekle mücadele etmenin ne denli zor hatta imkansız olacağı ortada. Üzerinde titizlikle çalışılması gereken bir konu. Düşünmek bile istemiyorum, aksi bir durumda arzu etmesek te sivrisineklerle nasıl ki yaşam alanlarımızı paylaşıyorsak bu böcekle de maalesef yaşam alanlarımızı paylaşmak zorunda kalabiliriz” diye konuştu.

“Dünya literatüründe ismi ‘baş belası böcek’ olarak geçiyor”

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk, böceğin dünya literatüründe isminin baş belası böcek olarak geçtiğini ifade ederek “Bu zararlı böcek baş belası bir böcek. Zaten dünyanın bütün literatürlerinde bunu kahverengi kokarca olarak bahsederken ‘baş belası böcek’ olarak ifade ediliyor. Gereçse de şu; yemediği suyunu emmediği bitki yok. Sadece reçineli bitkiler hariç yeryüzündeki bütün bitkilerin öz sularını emerek beraber zarar veriyor. Ama fındıktaki en büyük tehlike şu; fındığın suyunu emme esnasında salgılamış olduğu bir madde fındığı acılaşmasına neden oluyor. Randıman düşüklüğünden ziyade fındıktaki bu acılaşma fındığın kullanım değerlerini ortadan kaldırıyor ve fındık sadece fındık yağı olarak kullanılabiliyor. Buradaki mücadele vatandaşa bırakılacak kadar kolay bir konu değil. Dolayısıyla vurgulamak istediğimiz konuda eylem planında çiftçiyi de bu mücadeleye katacak projeler üretmek. Örnek verecek olursak tuzağın benden kampanyasıyla beraber bunu yakalayacak olan tuzakları çiftçiye verilebilir çiftçi bu tuzaklarla beraber bu böcekleri yakalayabilir. İlacın benden kampanyasıyla beraber özellikle buna karşı atılacak olan ilaçları bir şekilde Tarım Bakanlığı kendi bünyesinde düzenleyip bir sınırlama koymalı. Yoksa ilaçlı mücadelede çözüm değil. Çünkü Doğu Karadeniz Bölgesinin yapı itibariyle atılan ilaçların denize ulaşması çok kolay. Bir de bölgede arıcılıkta söz konusu. Buna ilave olarakta birçok canlının doğal düşmanı da alanda mevcut bunlarında ölümüne neden olabiliriz. Buna karşı birden fazla mücadele yöntemlerinin aynı anda ve seferberlik olarak kullanılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Önlem alınmazsa fındık para etmeyecek”

Böcekle ilgili önlem alınmadığı takdirde fındığın para etmeyeceğine dikkat çeken Göktürk, “Bu böcek üç sene sonra eğer önlem alınmazsa Trabzon, Rize, Giresun ve Ordu bölgesinde fındık alanlarında fındık para etmeyecek. Yani üreticimiz fındığını satamayacak. Şayet bu böcekle beraber mümkün olduğu kadar erken bir zamanda ve uygun olan yöntemlerle mücadeleye başlamak zorundayız. Şu anda böceğimiz kışlak dediğimiz kışı geçirdiği yerlerden havaların ısınmasıyla beraber çıktı artık yavaş yavaş yeşil alanlara doğru geldi. Öncelikle meyve bahçelerinin içerisinde henüz meyve olmadığı için yabancı otların sularını emiyor zaman ilerleyince şuan fındığa yeni yeni gitmeye başladı. Fındık için erken fındık nohut büyüklüğüne ulaştığı zaman artık fındığa zarar vermeye başlayacak. Doğu Karadeniz Bölgesinde özellikle Artvin, Rize, Trabzon bölgesinde bitki çeşitliliği çok fazla olduğu için henüz tam olarak fındıkta zararını hissetmedik. Fakat son dönemlerde özellikle Giresun’da ve Ordu’da popülasyon yoğunluğu çok fazla bir duruma eriştiği için 2023 yılındaki popülasyonun çok olması 2024 yılında bu böceğin artık gerçekten fındığa zarar vereceği anlamına geliyor. Ama biz fındıktaki zararını fındık nohut büyüklüğüne ulaştığı zaman göreceğiz” şeklinde konuştu.

“Vatandaş şuan sadece psikolojik zararını gördü, ekonomik zararını yeni görecek”

“Şu anda insanlarımız bu böceğin kışın evleri tercih ettiği için evlerde kışı geçirdiği için psikolojik zararını görmüş” diyen Göktürk, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Böceğin tarihine bakacak olursak 2018 yıllarında Artvin bölgesinden uçarak doğal yollarla yani her hangi bir taşınma ile değil böcek giriş yaptı. Şu anda Artvin’den 2018 yılında girdikten sonra da kendi imkanlarıyla beraber yılda 70-80 kilometrelik mesafeyi uçarak oradan Rize’ye, Rize’den Trabzon’a, Trabzon’dan Giresun’a, Ordu’ya, Samsun’a aynı şekilde şu anda böcek Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunmadığı il yok diyebiliriz. Kastamonu, Sinop o bölgeden de devam ederek şuan Marmara bölgesinde bile bu böceği görmemiz mümkün. Şu anda insanlarımız bu böceğin kışın evleri tercih ettiği için evlerde kışı geçirdiği için psikolojik zararını görmüş. Fakat asıl zarar 2024 yılında başlayacak ve böceğin bitkilerdeki zararını göreceğiz.” – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahverengi-kokarca-tehlikesi-findik-tarimi-buyuk-tehlikeye-giriyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Seyit Torun, kokarca böceği sorununa önlem alınmamasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-kokarca-bocegi-sorununa-onlem-alinmamasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-kokarca-bocegi-sorununa-onlem-alinmamasina-tepki-gosterdi/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29348 (ANKARA)- CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Ordu ilinde fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine zarar veren kokarca böceği sorununa önlem alınmamasına tepki gösterdi. Torun, “Larva döneminde yok etmesi gereken, bu zararlıyla mücadele etmesi gereken Bakanlık şimdi üreticiye sadece tavsiyede bulunuyor ‘Şu ilacı alın, şunu kullanın’ diye. Üreticinin tavsiyeye ihtiyacı yok, çözüme ihtiyacı var. Geçen yıl birçok bölgede üretici ciddi zarar gördü, fındığını satamadı ve sahilden itibaren üst kesimlere doğru zararlı ilerliyor. Bugün gerçekten üreticimiz çok ciddi bir sorunla karşı karşıya ama Bakanlık ne yapıyor? Uyuyor, tavsiyede bulunuyor. Üreticinin tavsiyeye ihtiyacı yok, çözüme ihtiyacı var” dedi.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, bölgenin geçim kaynağı olan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarca böceğinin sayılarında yaşanan artışa dikkat çekti. Kokarca böceğinin geçen yıl ürünlere büyük zarar verdiğini ifade eden Torun, konuyu Meclis kürsüsünde de dile getirdi, biran önce önlem alınmasını istedi.

“İKTİDAR FINDIĞI KADERİNE TERK ETTİ”

Torun, Ordu’nun sorunlarının başında fındığın geldiğini belirterek, “Fındık temel geçim kaynağımız ama yirmi iki yıldır iktidar maalesef fındığı kaderine terk etti. Doğrudan gelir desteği vermeye başladı, 2014’ten bu yana dönüm başına sadece 170 lira. İnsaf… Yani şu anda bakıldığında aslında 800 ile 1.000 lira olması gereken destek maalesef sadaka seviyesinde kaldı, üreticiye de zaten hiçbir katkısı yok. ‘Lisanslı depoculuk’ dendi, havada kaldı, FİSKOBİRLİK zaten kapanmayla yüz yüze bırakıldı. Maalesef yirmi iki yıldır bu iktidar fındıkla ilgili hiçbir şekilde katkı sunmadı” dedi.

Fındıkta rekolte oyunlarıyla karşı karşıya olduklarını belirten Torun, “Şu anda bir karanfil sayımı gündemde, her yıl yapılır bu, bir tahminde bulunulur ‘En az 850 bin ton’ falan denir, ya 400 bin ton ya 500 bin ton civarında rekolte geliştirilir. Fiyat bu tahmine göre oluşuyor ama kaybeden kim? Üretici. Mağdur olan kim? Üretici. Tuzu kuru olan tabii bir şekilde depoluyor ama mecbur satmakta olan üreticimiz bundan çok büyük zarar görüyor” diye konuştu.

“TARIM BAKANLIĞI SADECE TAVSİYEDE BULUNUYOR”

“İktidar fındığa zarar veriyor ama bir zararlı da bu sene çıktı başımıza, kokarca, fındık üreticisinin şu anda baş belası” diyen Torun, “Geçen yıl bu sorunu gündeme getirmemize rağmen Tarım Bakanlığı bir adım atmadı” dedi. Torun şunları söyledi:

“Larva döneminde yok etmesi gereken, bu zararlıyla mücadele etmesi gereken Bakanlık şimdi üreticiye sadece tavsiyede bulunuyor ‘Şu ilacı alın, şunu kullanın.’ diye. Üreticinin tavsiyeye ihtiyacı yok, çözüme ihtiyacı var. Geçen yıl birçok bölgede üretici ciddi zarar gördü, fındığını satamadı ve sahilden itibaren üst kesimlere doğru zararlı ilerliyor. Bugün gerçekten üreticimiz çok ciddi bir sorunla karşı karşıya ama Bakanlık ne yapıyor? Uyuyor, tavsiyede bulunuyor. Üreticiye diyor ki ‘Şu ilacı al, bu ilacı al.’ Üreticinin alacak parası mı var, onunla mücadele verecek durumu mu var? Bunu soran yok ama gene yapacaklarını yaptılar.

Bakın, Gürcistan -hemen komşu ülke- aynı zararlı orada da vardı, havadan ilaçlamayla, değişik usullerle devreye girdiler ve yok ettiler ama bizde maalesef üretici gene kaderiyle baş başa kaldı. Maalesef bu yılda kokarca belasıyla karşı karşıyayız. Bir an önce Tarım Bakanlığını bir mücadeleye davet ediyoruz. Larva döneminde yapmadınız, bari hiç değilse şimdi üreticinin yanında olun, bu zararlıyla mücadele edin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-kokarca-bocegi-sorununa-onlem-alinmamasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Fındık Üretimi Kahverengi Kokarca Tehlikesi Altında https://www.haber60.com.tr/findik-uretimi-kahverengi-kokarca-tehlikesi-altinda/ https://www.haber60.com.tr/findik-uretimi-kahverengi-kokarca-tehlikesi-altinda/#respond Tue, 16 Apr 2024 22:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27695 Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynağı olan fındık, istilacı kahverengi kokarca böceği ile tehlikede. İl ve ilçe tarım müdürlükleri tarafından şimdiye kadar 40 bin noktada ilaçlama çalışması yapılırken, 200 kata kadar çoğalabilen böcek ile kimyasal mücadelenin önemli olduğu belirtiliyor. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, kimyasal mücadele yapılan noktalarda kahverengi kokarcanın ciddi oranda azaldığını söyledi.

Fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, yaz mevsimi sonunda kışlamak için özellikle ev, depo gibi korunaklı alanları tercih ediyor. Fındık hasat sezonunda üreticiler tarafından sık karşılaşılan, bir yıl ömrü olan ve zirai, tuzak ile mekanik mücadele edilen kahverengi kokarca, bıraktığı yumurtalar ile ortalama 200 kat çoğalabiliyor. Havaların ısınması ile kışlaklardan çıkarak fındık bahçelerine ulaşan kokarca, üreticileri de tedirgin ediyor.

Mücadele çalışmaları kapsamında Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Çamaş ilçesi Hisarbey Mahallesi’nde mahalle muhtarları ve üreticilere yönelik bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Eğitimde, ilaçlamanın nasıl yapılacağı, mücadele çeşitleri gibi konular anlatılarak, uygulamalı eğitim verildi.

“Kimyasal mücadele çok önemli”

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, kahverengi kokarca ile mücadele çalışmalarının 2023 yılından itibaren yoğun olarak devam ettiğini söyledi. Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte kahverengi kokarcaların bulunduğu yerlerden çıkarak, yakın çevredeki fındık bahçelerine geçtiğini kaydeden Yılmaz, “Burada beslenecekler ve sonrasında yumurta bırakacaklar. Yumurta bırakmadan önce yapacağımız kimyasal mücadele çok önemli. Çünkü bir tane kokarca 150-200 tane yumurta bırakıyor, bu da yaklaşık 200 yeni canlı demek. Bu dönemde yapacağımız mücadele ile kahverengi kokarcalar yumurta bırakmadan imha olacak, daha geniş alanlara dağılmadan mücadele edilecek” diye konuştu.

“İstilacı bir tür”

Şu ana kadar tüm sektör temsilcileri ve üreticilerin desteğiyle, mücadele çalışmaları kapsamında 40 bin kışlakta ilaçlama çalışması gerçekleştirildiğini kaydeden Yılmaz, bunların yanında il ve ilçe tarım müdürlükleri ile ziraat odaları tarafından 600’den fazla eğitim çalışması yapıldığını da aktardı. Yılmaz, “Oldukça önemli bir zararlı, istilacı bir tür, 300’den fazla konukçusu olan bir tür. Bu nedenle mücadele çalışmalarının aksatılmadan yapılması gerekiyor. Ordu’da Valimiz Muammer Erol’un Başkanlığı’nda tüm sektör paydaşlarımız ile işbirliği çerçevesinde çalışmaları yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

“Ordu’da yoğunluk her bölgede aynı değil”

Yılmaz, kahverengi kokarcaların ilk olarak kışlakların etrafında görülmeye başladığını belirterek, “Kışlak mücadelesi yaptığımız alanlarda şu anda çıkışların daha az olduğunu görebiliyoruz ama mücadelenin çok yapılamadığı analarda yoğunluk var. Yoğunluk her bölgede aynı değil, özellikle geçen yıl görülen noktalarda ve kışlak mücadelesinin yapıldığı noktalarda daha az olduğunu gözlemliyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Acil önlem alınması gerekiyor, hepimiz tedirginiz”

Çamaş ilçesi Kocaman Mahalle Muhtarı Mehmet Yılmaz, mahallede kokarcanın aşırı bir şekilde yoğunlaştığını söyledi. Bu durumda fındık mahsulünün ömrünün olmayacağını kaydeden Yılmaz, “Kesinlikle acil önlem alınması lazım. bir fındık dalında en az 200 tane kahverengi kokarca var. Şu anda ekiplerimiz önlemlerini alıyor. Bu kokarcaları görünce çok şaşırdık, geçen yıl burada fındık, sebze ve meyve olmadı, adeta burayı talan etti. Vatandaşlar çok tedirgin, beklentimiz burada koordineli bir şekilde çalışıp sıkı bir kimyasal mücadele yapılması gerekiyor” dedi.

“Havalar ısındıkça yoğunluk artıyor”

Hisarbey Mahalle Muhtarı İshak Özcan, mahallelerinde çok yoğun bir kahverengi kokarca istilasının olduğunu kaydetti. Hava sıcaklığına göre yoğunluğun arttığını belirten Özcan, “Evlerden, barınaklardan ve çatılardan fındık bahçelerine yayılıyor. Biz fındığın dalını salladığımızda dala düşüyordu, şimdi hava daha sıcak olduğu için uçuyor” açıklamasında bulundu.

Mustafa Öztürk isimli fındık üreticisi, kahverengi kokarcaların fındık dallarında arı kovanı gibi çok olduğunu, bu durumun kendilerini tedirgin ettiğini söyledi. İstilacı böcek türünün kahvaltı esnasında dahi eve girdiğine dikkat çeken Öztürk, bu durumun kendilerini tedirgin ettiğini aktardı.

Fatma Arım isimli ev hanımı, kahverengi kokarcalar ile başlarının dertte olduğunu, fındık başta olmak üzere hiçbir tarım ürününü yetiştiremediklerini, tedirgin olduklarını kaydetti. Çamaşırları balkona asamadıklarını söyleyen ev kadınları, bu durumun artık kendilerini çok rahatsız ettiğini, tarım ürünlerine zarar verdiğini, yemeklere dahi girdiğini belirttiler. – ORDU

]]>
https://www.haber60.com.tr/findik-uretimi-kahverengi-kokarca-tehlikesi-altinda/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çiftçilere destek çağrısı yaptı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ciftcilere-destek-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ciftcilere-destek-cagrisi-yapti/#respond Thu, 21 Mar 2024 03:12:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21607 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Çiftçiye alan bazlı gelir desteğinin artırılarak, fındıkta 4 dolar fiyatın altındaki tüm işlemler men edilmelidir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 31 Mart Yerel Seçimler öncesi Doğu Karadeniz’deki dördüncü durağı Giresun oldu. Özel, Atatürk Meydanı’nda seçim otobüsünden yaptığı konuşmada Giresun merkez ve ilçelerde partisindeki belediye başkan adaylarına oy istedi. Özel, “Giresun şüphesiz dünyanın en güzel, en kaliteli fındığının üretildiği yer ancak fındık üreticisinin derdi tasası bitmiyor. 4 liralık mazot 19 TL olmuştu. Buna Giresun’dan bir itiraz yükseltmek gerekiyor. 44 TL mazotla tarım olmaz, fındıkçılık olmaz, geçim olmaz. Uzun süredir unuttukları bir şey var; ÖTV ve KDV. Ege kıyılarındaki, Antalya’daki lüks yatlara, gezi teknelerine, denizlerdeki gemilere ÖTV’siz, KDV’siz verilen mazotun bugün 44 liradan çiftçiye verilmesi kabul edilemez. Dünyadaki fındığın üretiminin yüzde 70’i Türkiye’de yapılıyor ve bunun en kalitelisi Giresun’da üretiliyor ancak fındıkta sadece 2 milyar dolarlık bir ihracat gelirimiz var. Yani 120-130 milyar dolarlık bir pazar var. Basit bir hesapla 100 milyar dolarlık bir pazarın bizde olması lazım. Bize 2 milyar geri kalan dünya devletinde. Yani bu fındıktan biz hakkımızı alsak, Ordu, Bartın, Zonguldak, Giresun ve Trabzon bu fındıktan hakkını alsa sizin sırtınız yere gelmez. Dünyanın en zengin üreticileri olursunuz. Ama hesap ortada, 100 milyarlık pazarın 50’de biri bize, 50’de 49’u dünya devi kartellere gidiyor. Bir yandan da 2B arazileri sorunları var. Fındık bahçelerini elimizden almaya çalışıyorlar. Bir diğer taraftan yine çok önemli gördüğümüz bir sorun alan bazlı destekleme. Alan bazlı desteklemede dönüme 170 TL veriyor. 10 dönüm bahçe olsa bin 700 TL veriyor. Bunlar 10 yıldır aynı parayı veriyor ya 10 yıl önce mazot 2 TL 60 kuruş, 170 TL veriyorsun. Bugün mazot 44 TL, yine 170 TL veriyorsun. Bu alan bazlı desteklemenin derhal arttırılması, ürün bazlı desteklemelerin derhal arttırılması, 4 dolar fiyatın altındaki tüm işlemlerin men edilmesi, bu konuda cezai yaptırımlar uygulanması, fındıkçılığın sonuna kadar arkasında durulması gerekiyor” diye konuştu.

“En düşük emekli maaşı asgari ücret olmalı”

En düşük emekli maaşının asgari ücret olması gerektiğini de belirten Özel, “Bundan 22 yıl önce Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani size hiç dokunmasa, hiç karışmasa bugün asgari ücret 17 bin TL. 26 bin TL emekli maaşı alacaktınız. Allah var ya 26 bin TL hiç fena bir emekli maaşı olmazdı en düşüğü için. Yani bugün asgari ücretin yüzde 59’unu size veriyorlar ve bu öyle ufak tefek bir şey değil. Bakın 3 Kasım 2002 tarihinde en düşük maaşı alan emekli maaşını çekse şuradaki kuyumcuya gitse, tam 8 çeyrek altın alıyor. Bugün 10 bin lirayla 2 buçuk çeyrek altın alamazsınız. Yani 5 buçuk çeyrek altın kayıp” şeklinde konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından partisinin Giresun merkez ve ilçe belediye başkan adaylarını tanıtan Özel, daha sonra Ordu’ya hareket etti. – GİRESUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ciftcilere-destek-cagrisi-yapti/feed/ 0
Kuraklığa dayanıklı Türk fındığı fidanları Kastamonu’da yetiştiriliyor https://www.haber60.com.tr/kurakliga-dayanikli-turk-findigi-fidanlari-kastamonuda-yetistiriliyor/ https://www.haber60.com.tr/kurakliga-dayanikli-turk-findigi-fidanlari-kastamonuda-yetistiriliyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21356 Kuraklığa dayanıklı Türk fındığı fidanları Kastamonu’nun Daday ilçesinde yetiştiriliyor.

Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğünce 10 dönüm alanda Türk fındığı fidanlarının yetiştirildiği Türk Fındığı Tohum Plantasyonu’nda (ağaçlandırma veya dikim sahası) çalışmalar yürüten Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şemsettin Kulaç, AA muhabirine, Türk fındığının tek gövdede 30 metre boy ve 2 metre çapa ulaşabildiğini, bin yıl yaşayabildiğini söyledi.

Kulaç, bu fındığın meyvelerinin şeklinin yuvarlak olmadığını, kabuklarının da daha küçük ve kırılması zor ancak içinin daha yağlı olduğunu belirtti.

Türk fındığı tohumlarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Kulaç, “Ticari fındığımızı kurtaracak olarak baktığımız bu fındık ağaçlarının tohumuna ihtiyaç var. Dolayısıyla bu tarz plantasyonların sayısının artırılması gerekiyor. Buralardan kalem alıp aşılı bahçe kuracağız. Aşılı bahçelerden kısa sürede tohum almaya başlayacağız. Bu bahçelerle gen kaynaklarını koruma altına almış olacağız.” diye konuştu.

Türkiye’de 780 bin hektar alanda bulunan ticari fındığın tarımda en önemli gelir kaynaklarından birini oluşturduğunu dile getiren Kulaç, küresel iklim değişikliği nedeniyle birçok yerde fındık bahçelerinin kurumaya yüz tuttuğunu ifade etti.

Türkiye’de çalı formundaki ticari fındık ağacının köklerinin ancak 50-60 santimetre derinliğe gidebildiğine dikkati çeken Kulaç, şunları kaydetti:

“Bir iki ay yağmur yağmadığında toprağın 50-60 santimetresi kuruyor. Kuruyunca fındık suya ulaşamıyor. Dolayısıyla hem verim kaybı oluyor hem de randıman dediğimiz içini dolduramama sorunuyla karşı karşıya kalıyoruz. Orada Türk fındığı devreye giriyor. Türk fındığı, kazık kök sistemine sahip. Bunu altlık olarak kullanıp üzerine ticari fındığı aşılayıp geleceğini koruma altına alıyoruz. Ticari fındığın geleceğini Türk fındığının kurtaracağını söyleyebiliriz. Kökleri derinlere giden Türk fındığı kuraklıktan, ticari fındığa göre daha az etkileniyor. Bu fındığın ağacından faydalanarak ticari fındığa hem yağ hem de diğer besin değerleri açsından katkı yapacağını düşünüyoruz.”

120 santimetre çapında, 25 metre boyunda Türk fındığı ağacı bulundu

Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu ise farklı türlerden ağaçlar yetiştirdiklerini dile getirdi.

Türk fındığına ayrı önem verdiklerinin altını çizen Sönmezoğlu, “Meslektaşlarımız 2011 yılında Bölge Müdürlüğümüz dahilinde Tunuslar ve Müsellim köylerinde 120 santimetre çapa ulaşmış 25 metre boylanmış fındık ağaçları tespit etti. Bu muhteşem Türk fındıklarından toplanan tohumlar, ağaçları geleceğe taşımak amacıyla başta Daday olmak üzere Gölköy ve Taşköprü fidanlıklarımızda yetiştirilmiş. Daday’da içinde bulunduğumuz alanda 10 yaşına gelmiş Türk fındığı fidanları var.” diye konuştu.

Türk fındığı fidanlarına yoğun talep olduğunu vurgulayan Sönmezoğlu, şunları söyledi:

“Bu taleplere yetişmek için civarda bulunan fındık ağaçlarından elde edilen tohumları alarak fındık yetiştirmeye çalışıyoruz ancak her yıl bol miktarda vermediği için tohum noktasında sorun yaşıyoruz. Kurduğumuz bahçe sayesinde fındık tohumu sorununu da gidermiş olacağız. Piyasanın Türk fındığı talebi 1 milyonlarda. İmkanlarımız dahilinde bazı yıllarda 50 bin, bazen 100 bin, bazen de 200 bine kadar Türk fındığı fidanı yetiştirdik. Yeterli tohum kaynağına ulaşabilirsek 3 fidanlığımızda 500 bin üretim rakamına erişebiliriz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kurakliga-dayanikli-turk-findigi-fidanlari-kastamonuda-yetistiriliyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Rekabet Kurumu’nun Ferrero soruşturmasının kapatılmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-mustafa-adiguzel-rekabet-kurumunun-ferrero-sorusturmasinin-kapatilmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-mustafa-adiguzel-rekabet-kurumunun-ferrero-sorusturmasinin-kapatilmasina-tepki-gosterdi/#respond Sat, 16 Mar 2024 00:21:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19425 CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Rekabet Kurumu’nun Ferrero’ya Türkiye’de fındık piyasası ile olağan dışı yöntemlerle oynadığı gerekçesiyle açtığı soruşturmayı kapatmasına tepki göstererek “Bu soruşturma süreci ile beraber fındık ilk defa CHP’nin taahhüdü olan 4 doların üzerine çıktı. Demek ki fındık 4 dolar edebiliyormuş. Eğer fındık bugünkü fiyattan aşağı düşerse, bilin ki Rekabet Kurumu’nun Ferrero’yu serbest bırakmasından kaynaklı olacaktır” dedi.

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Rekabet Kurumu’nun 1,5 yıl önce Ferrero’ya piyasa bozucu faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle açtığı soruşturmaya dün kapatmasına tepki gösterdi. Adıgüzel, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti:

“Rekabet Kurumu fındık katili Ferrero’yu bir buçuk yıldır soruşturuyordu. Neyle ilgili? Ferrero’nun Türkiye’de fındık piyasası ile olağan dışı yöntemlerle oynadığı, piyasa bozucu faaliyetlerde bulundu, bu şekilde Türkiye’deki işbirlikçileri ile beraber hem fındık üreticisini hem de Türkiye’yi zarara uğrattığı ile ilgili. Bu konuda elinde yeterli delil olduğunu belirten Rekabet Kurumu, Kasım 2022’den beri soruşturmayı yürütüyordu. Dün Rekabet Kurumu yaptığı açıklamada, ‘Yürütülen soruşturma Ferrero’nun endişeleri gideren taahhütleri ile sona erdirilmiştir’ diyor.

ERDOĞAN, BU FİRMAYA 800 MİLYONA MİLLETİN PARASIYLA FABRİKA KURDU”

Yani Ferrero ‘Yaptım ama bir daha yapmayacağım’ diyor. Demek ki bugüne kadar sen hem üreticiyi hem Türkiye’yi zarara uğrattın. Ferrero ailesi ciro itibariyle dünyanın en büyük 23. ailesi. Bunu nereden kazandı? Karadenizli fındık üreticinin alın terinden kazandı. 50 bin fındık üreticisi ile doğrudan ilişki halinde. Devlet bürokrasisi ile ilişki halinde. Yaptım ama bir daha yapmayacağım diyen bu firmaya Erdoğan 800 milyon TL teşvikle Düzce’de milletin parasıyla fabrika kurdurdu.

TÜRKİYE’Yİ SÖMÜREN BU FİRMAYA HANGİ CEZAYI VERECEKSİNİZ”

Şimdi buradan soruyorum; yaptım ama bir daha yapmayacağım diyen firmaya hangi cezayı keseceksiniz? Bu aile dünyanın 23. büyük ailesi olurken Karadenizli aileler okula giden çocuklarına harçlık veremiyor. Birçok aile ay sonunu getiremiyor, tencerede kaynatacak yiyecekleri yok. Bu alın terini, bu emeği ve aslında Türkiye’yi sömüren bu firmaya hangi cezayı vereceksiniz?

TAM DA FINDIK SEZONUNDAN ÖNCE BUNU NİYE YAPIYORSUNUZ”

Bu firma bugüne kadar üreticiden çaldıklarına dair doğrudan üreticiye ne ödeyecek? Rekabet Kurumu olarak bunun için ne yapacaksınız? İkinci soru da şu; tam da fındık sezonundan önce Mart ayında bunu niye yapıyorsunuz? Madem 1 buçuk yıldır soruşturuyorsunuz, 6 ay daha takip edip fındık sezonunun geçmesini niye beklemiyorsunuz? Yine cıdık işler mi var? El altından yine bir takım işler mi çeviriyorsunuz? Biz bunu takip etmeye devam edeceğiz gözümüzden bir şey kaçıramazsınız.

Belli ki Ferrero’yu fındık sezonundan önce rahatlatmak, piyasayı bozmak için yapılan bir hareket bu. Bu soruşturma süreci ile beraber fındık ilk defa CHP’nin taahhüdü olan 4 doların üzerine çıktı. Demek ki fındık 4 dolar edebiliyormuş. Eğer fındık bugünkü fiyattan aşağı düşerse, bilin ki Rekabet Kurumu’nun Ferrero’yu serbest bırakmasından kaynaklı olacaktır. Konuyu takip etmeye devam edeceğiz. ‘Ben yaptım ama bir daha yapmayacağım’ diyen bu firmanın gerekli bedeli ödemesi için de elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-mustafa-adiguzel-rekabet-kurumunun-ferrero-sorusturmasinin-kapatilmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesinde Fındık Üretiminde Verim Endişesi https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14070 Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi fındıkta verim endişesine neden oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisler Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bunun da yeni sezonda fındıkta verim düşüklüğüne neden olacağını söyledi. Pehlevan, fındığın soğuklanmaya (üşümeye) ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyacı 7 santigrat derecenin altında sıfır derecede olduğu zaman mümkün olacaktır. Fındıktaki soğuklanma ihtiyacı bitki çeşidine göre 400 saatten bin 300 saate kadar değişmektedir. Yeterli soğuklanma ihtiyacını karşılayan fındığın verimi yüksek, karşılamayanın düşük olacaktır. Son zamanlarda hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi verimde düşüşler olması kaçınılmaz olacaktır. Sıcaklardan kaynaklı erken açma olabilir. Bu erken açma ilkbahar geç donları, tomurcukların kabardığı dönemde eksi 2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Dişi ve erkek çiçeklerin açma zamanı çok önemli. Birlikte açıp birlikte birbirini tozlaşması gerekiyor” dedi.

Fındık üreticisine düşen görev

Fındık üreticisine konuyla ilgili uyarılarda bulunan Pehlevan, “Öncelikle fındık üreticisi sonbaharda fındığının bakımını iyi yaparak güçlü kışa karşı hazırlaması gerekiyordu. Gübreleme yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir. Bu sıcalıkların arkasından geceleri yaşanabilecek bir dona karşı da üreticilerimiz dikkatli olmalıdır. Don zararını tamamen koruyan ve Tarım Orman Bakanlığınca ruhsat verilen her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Sadece bitkinin geç uyanmasını sağlayan düzenleyiciler kullanılabilir. Fakat bilinmesi gereken bu düzenleyiciler donun etkisini yok etmez. Sadece şiddetini bir miktar azaltabilir. Çiftçilerimizin don zararından zarar görmemeleri için Meteorolojiyi takip ederek don olacak akşamalarda bahçenin değişik yerlerinde bol duman veren sap, saman, fındık zurufu gibi maddeler yakmalıdırlar. Yağmurlama sistemi sistemi ile sulama yapılabilir, toprağın üzeri hasır, plastik örtü malzemeleri ile örtülebilir, havaya su buharı püskürtülerek nem oranı artırılabilir ve bahçenin uygun noktalarına vantilatör koyularak hava sirkülasyonu yapılabilir gibi uygulamalar ile don zararını en aza indirebiliriz” diye konuştu.

Önümüzdeki yıllarda rekolte olumsuz etkilenebilir

İklimden kaynaklı olumsuzlukların sürmesi durumunda ileriki yıllarda fındıkta rekoltenin düşeceğine de dikkat çeken Pehlevan, “Fındığın çok çeşitli sorunları var. Bunları çözmemiz gerekiyor. İklimden kaynaklı sorunlar bu hızla devam ederse önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla iklimsel sorunlardan dolayı sulama ihtiyacı hasıl olacaktır. Sulama için suya ihtiyacımız olacağından ek maliyetler gerekecektir. Bu tür uygulamalar ise maliyetlerin artmasına sebep olacaktır. Fındıkla ilgili sorunları ve riskleri iyi analiz ederek planlarımızı şimdiden ona göre yapmamız lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde damla sulama sistemi konusunda destek vermeye başladı. Suyun önemine binaen de Tarım ve Orman Bakanlığı su verimliği seferberliği projesini başlattı. Seferberliğin bir parçası da tarımsal suluma yöntemlerinde ekonomik su kullanımı. Suyu ne kadar az kullanırsak geleceğimize o kadar umutla bakacağımız” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/feed/ 0
Kışın Sıcak Havaları Baharda Don Olayları Takip Edecek https://www.haber60.com.tr/kisin-sicak-havalari-baharda-don-olaylari-takip-edecek/ https://www.haber60.com.tr/kisin-sicak-havalari-baharda-don-olaylari-takip-edecek/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:27:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8274 Düzce Üniversitesi (DÜ) Orman Fakültesi Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şemsettin Kulaç, kışın mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak havaların ardından baharda yaşanabilecek don olaylarının fındık verimini etkileyeceğini, erkek tozlayıcı olmamasından fındık tanelerinin boş çıkabileceğini söyledi.

Kulaç, AA muhabirine, merkezdeki çalışmalarda, son yıllarda iyice kendini hissettiren iklim değişikliğinin fındık üzerindeki olumsuz etkileri ve bu duruma karşı alınabilecek önlemleri araştırdıklarını söyledi.

İklim değişikliğine bağlı hava olaylarında anormallikler oluşmaya başladığına değinen Kulaç, “Ani ve aşırı yağışlar oluyor. Yağış süreleri arasında açılmalar meydana geliyor. Kış oluyor ama kar yağışlı geçmiyor. Soğuklama ihtiyacı olan ceviz, fındık gibi bitkiler yeterli soğuklamaya tabi olmadıkları zaman erken uyanmalar söz konusu olabiliyor.” dedi.

Kulaç, fındığın hem erkek hem dişi çiçeği üzerinde bulunduran tür olduğunu ve bu çiçeklerin hava şartlarına bağlı erken açabildiğini anlattı.

“Küresel iklim değişikliğinden özellikle sahil kesimi etkileniyor”

Fındık bahçelerinde birbirini tozlayan çeşitler yeteri kadar bulunmadığı takdirde verim kayıplarının söz konusu olduğuna değinen Kulaç, “Küresel iklim değişikliğinden özellikle sahil kesimi etkileniyor. Fındık da Karadeniz Bölgesi’nde yaygın yetişiyor. Yüksek rakımlar, belki mart-nisanda yaşanacak don olayından kaçabilir ama ocak-şubatta sıcak giden dönemlerin ardından nisan gibi don ihtimali yüksek. Dolayısıyla bu durum fındıktaki verimi etkileyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kulaç, bu yıl özellikle Batı Karadeniz Bölgesi’nde iklim değişikliği nedeniyle fındık kaybının yaşanacağının öngörüldüğünü aktararak, söz konusu bölgede ocak ayının sonundan başlayarak şubatın sıcak geçtiğine dikkati çekti.

Doğu Karadeniz’de ara ara kar yağdığını ancak bu bölgede yağış olmadığı için bazı çeşitlerin soğuklamayı yeteri kadar alamadığını vurgulayan Kulaç, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla çok soğuklama isteyen çeşitlerde problem olabilir. Onlar çiçek açtıkları zaman erkek tozlayıcı bulamamaktan boş tohum oranı yüksek olacaktır. Yani normal fındığı göreceksiniz ama içi boş olacak. Bir tehlike de nisan sonu veya mart ortasında olabilecek soğuk havalar. Devam eden sıcak havanın ardından yaprak açma söz konusu olacak ve yanmalara yol açabilecektir.”

Tozlaşma için bahçeye farklı çeşitleri dikme önerisi

Kulaç, son dönemlerde iklim değişikliğine karşı üreticinin yöneldiği “tek çeşit bahçe kurma” tercihinden kaçınılması gerektiğine de işaret ederek, merkez olarak, “tek ağaç aşılı fidan” veya “Türk fındığı” denilen üretim konusunda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Bazı çeşitlerin birbirlerine tozlayıcı olabildiğini, farklı zamanlarda açan erkek çeşitlerini bahçeye dikerek tozlaşma döneminde yardımcı olmak gerektiği tavsiyesinde bulunan Kulaç, şöyle devam etti:

“Bunu hem ticari anlamda kullandığımız çeşitlerle yapabiliriz hem de yabani çeşitlerle. Şu zamanda açan, sararan yabani çeşitleri bahçemizde bulundurabiliriz. Bir de daha geç açan var, bu çakıldak için çok önemli. O çeşitten çakıldak bahçelerine mutlaka dikilmeli. Dekarda erkek çiçek açan yabani çeşit, bir de geç açan yabani çeşidi ocaklarımızın arasında bulundurmalıyız ve mümkün olduğu kadar uzun boylu yapmalıyız ki, rüzgar estiği zaman her tarafı tozlayabilsinler.”

Kulaç, uzun süreli yağışsızlık devam ettiği zamanlarda 50 santim derinlikteki su, bitki tarafından çekildiği için toprağın kuruduğuna dikkati çekerek, “Kuruyunca da fındığımızın içi dolmuyor. Bunun için ya sulu tarıma geçeceğiz ya da kök sistemini geliştirmemiz lazım. Onun için kazı kök sitemi yapan, Bolu fındığı olarak bilinen, literatürdeki adıyla Türk fındığı üzerine istediğimiz çeşidi aşılayıp bahçemizi kurmalıyız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kisin-sicak-havalari-baharda-don-olaylari-takip-edecek/feed/ 0
Karadeniz Bölgesi’nde Gençlerin Tarıma İlgisizliği Fındık Üretimini Olumsuz Etkiliyor https://www.haber60.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 06:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7578

‘TÜRKİYE’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor. ‘Z kuşağı’nın fındık bahçelerine inmediğini belirten Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı” dedi.

Türkiye’de 741 bin hektarlık alanda üretimi gerçekleştirilen fındıkta, zirai don ve istilacı böcek tehditlerinin yanı sıra yaşlanan bahçelerde rekolte kayıplarının önüne geçilmesi için çalışmalar yapılıyor. Fındıkta verim ile kaliteyi artırma projeleri kapsamında sökülen ağaçların yerine yenileri dikiliyor, istilacı türlere karşı da biyolojik mücadele veriliyor. Fakat yenilenmesi gereken bahçelerin bakımsız kalması, fındıkta verimli üretim sürecine geçilmesini geciktiriyor. Dünya pazarının büyük kısmını elinde bulunduran, ‘Türkiye’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor.

‘GENÇLERE BAHÇEYİ SEVDİRMEK LAZIM’

UFK Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “En büyük korkumuz, Z kuşağı dediğimiz gençlerin bahçeye inmeme ihtimaliydi; şu anda bunu yaşıyoruz. Arazi yapısının küçülmüş olması artık doğrudan geçimi sağlayamayacak düzeyde. Özellikle Trabzon bölgesinde son yılların en verimsiz fındık üretimi dönemini yaşıyoruz. Doğrudan gelirin elde edileceği yapı sağlanmadığı takdirde bu verim kaybı devam edecek. Bir de gençler artık rahat bir ortam arıyor, bahçeye inmemelerinde onun da etkisi var. Ama gençlere bahçeyi sevdirmek lazım, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da bunun örnekleri var. Bu ülkelerde zengin kesim, üretici kesimi. Türkiye’nin de bir an önce arazilerini en verimli şekilde kullanabilecek altyapıyı oluşturması gerekiyor” diye konuştu.

‘GENÇLERE TEŞVİK VERİLSİN’ ÖNERİSİ

‘Z kuşağı’nın devlet marifetiyle teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı. Devletin fındıkta bir an önce en az 40 dekarlık bir alanda üretim yapan bir yapıyı oluşturması lazım ki fındıktan doğrudan geçim sağlayan üreticileri de oluşturabilelim. Bu doğrultuda bir de ‘Z kuşağına’ ekstra bir teşvik vererek, onları da tarımla buluşturalım. Bunu yaparsak, hesaplarımıza göre yaklaşık 150 bin kişiyi istihdam etmiş oluruz. Fındıkta verimi artırarak, maliyetleri düşürüp, dünyadaki rekabet gücümüzü de yükseltmiş oluruz. Hedefimiz olan 5 milyar dolar ihracat gelirine de ulaşmış oluruz” dedi.

‘ZORUNLU SÖKÜMÜN GETİRİLMESİ LAZIM’

Yaşlanan fındık bahçelerinin sökülmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Arslantürk, “Çay tarımında yapıldığı gibi zorunlu sökümün getirilmesi lazım. Bunun miktarı yüzde 3 ya da 5 olur; ama yaşlı bahçelerin Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Bu yenileme yapılırken de iklime daha uygun çeşitlerin tercih edilmesi lazım. Verim değerlendirmesi iyi yapılarak iklim değişikliğine daha kolay adapte olan türlerin belirlenmesi lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0