Felsefe – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 16 Mar 2024 22:48:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Baha Tevfik’i Anma Konferansında Konuştu https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-baha-tevfiki-anma-konferansinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-baha-tevfiki-anma-konferansinda-konustu/#respond Sat, 16 Mar 2024 22:48:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19772 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, II. Meşrutiyet devrinin önemli düşünce insanlarından Baha Tevfik’in anıldığı konferansta konuştu. İzmirli Baha Tevfik’in özel birisi olduğunu vurgulayan Başkan Soyer, “Hayatta bu kadar iz bırakmak çok önemli ve kıymetli. Hem onun açısından hem sizler açısından çok önemli bir buluşma olduğunu düşünüyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi, Müzeler ve Kütüphaneler Müdürlüğü tarafından organize edilen programda felsefeci, çevirmen, yazar, gazeteci ve siyasetçi Baha Tevfik 140. doğum gününde “İzmirli Filozof Baha Tevfik 140 Yaşında Konferansı” ile anıldı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılımıyla Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde (APİKAM) düzenlenen konferansta Baha Tevfik’in hayatı, eserleri ve felsefesi, farklı disiplinlerden on üç bilim insanı tarafından ele alındı. “Felsefe-Materyalizm-Mecmua”, “Etik-Duygu-Evrim” ve “Kadın-Edebiyat-Tenkit” olmak üzere üç oturumda yapılan konferansın açılış bölümünde Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer konuştu.

“HAYATTA BU KADAR İZ BIRAKMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Baha Tevfik hakkında öğrendiklerinin kendisini heyecanlandırdığını belirten Soyer, “Çünkü 30 yaşa sığdırılmış muazzam bir hikaye var. Gencecik yaşında Meşrutiyet döneminde, Osmanlı’da Sosyalist Fırka içinde yer alıyor hatta kurucularından, pozitivizme, materyalizme çok yakın bir isim, bir yandan gerçekliği sorgulayan bir isim, bir yandan sürekli yazan, gazeteler çıkaran, makaleler yazan, çok iyi Fransızca konuşan birisi. Velhasıl çok özel bir insan ve İzmirli. Öyle olunca tabii bizim damarlar biraz daha genişliyor, heyecan artıyor. İzmirli olması nedeniyle gurur duyduğumuz bir isim. Bu kainatın yaşlı ömrüne baktığınız zaman insan ömrü nokta gibi kalıyor ama 30 yıllık yaşam yine de çok çok kısa. Fakat herkese nasip olmayan bir şey ölümden 110 yıl sonra da bu salonda onu anan insanlar var. Bu, her faniye nasip olmayan çok özel bir durum. Bu çağda insanların ölümden sonra anıldıkları pek vaki değil. Çok özel insanlar anılıyor işte onlardan biri. Sizlerin bu salonda bir araya gelmeniz muazzam bir vefa örneği. Hayatta bu kadar iz bırakmak çok önemli ve kıymetli. Hem onun açısından hem sizler açısından çok önemli bir buluşma olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

BAŞKAN SOYER’E TEŞEKKÜR

Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Uhri ise “Felsefeyi seven bir başkan var, onun sayesinde oluyor bunlar. Başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum” dedi ve Baha Tevfik’in İzmir için önemine değindi.

Konferansta; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyasi Tarih Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Tuncay Saygın, Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Bilim Tarihi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Harun Çakan, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Feyza Ceyhan Çoştu, Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Sinan Vardar, Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Şeyma Afacan, ODTÜ Tarih Bölümü Doktora Öğrencisi İrfan Ertan, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Berrak Burçak Della Fave, Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Serdar Küçük ve İstanbul Müftülüğü’nden Eğitim Uzmanı Dr. Fulya İbanoglu konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-baha-tevfiki-anma-konferansinda-konustu/feed/ 0
Felsefe alanında birçok çalışmaya imza atan Prof. Dr. Nermi Uygur’un vefatının üzerinden 19 yıl geçti https://www.haber60.com.tr/felsefe-alaninda-bircok-calismaya-imza-atan-prof-dr-nermi-uygurun-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti/ https://www.haber60.com.tr/felsefe-alaninda-bircok-calismaya-imza-atan-prof-dr-nermi-uygurun-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:57:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10164 Felsefe alanında birçok çalışmaya imza atan yazar Prof. Dr. Nermi Uygur’un vefatının üzerinden 19 yıl geçti.

İstanbul’da devlet memuru İbrahim Etem ve Mediha Uygur çiftinin ilk çocuğu olarak 15 Ocak 1925’te dünyaya gelen Uygur, ilk öğrenimine Pendik’te başladı, 1936’da Büyükada İlkokulu’ndan mezun oldu.

Galatasaray Lisesi’nin Latince Bölümü’nü 1944’de tamamlayan Uygur, aynı yıl girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden 1948’de mezun oldu. 1948-1949’da yedek subay olarak askerliğini yaptı.

Nermi Uygur, 1950’de İstanbul Üniversitesi’nde asistan olarak göreve başladı. 1952’de kültür bilimlerinin varlık yapısı ve yöntemine dayalı doktora teziyle “Felsefe Doktoru” unvanını aldı.

Türkiye’de felsefe doktorası yapan ilk isim oldu

Türkiye’de felsefe doktorası yapan ilk felsefecilerden biri olan Uygur, kendi ifadesi ile bilgi ve görgüsünü artırmak için İstanbul Üniversitesi tarafından 1952-1954’te yurt dışına gönderildi. Almanya, Fransa ve Belçika’da Görüngübilim (Fenomonoloji) üzerine araştırmalar yaptı.

Uygur, Almanya’daki incelemelerini, 1960 ve 1966’da aldığı Alexander von Humboldt bursuyla sürdürdü. Türkiye’ye dönüşünde “Husserl’de Başkasının Ben’i” teziyle doçent olan Uygur, 1979-1981’de Almanya’da Wuppertal Üniversitesi’nde konuk profesör oldu. Burada mantık, dil, sanat, kültür felsefesi ağırlıklı dersler verdi.

Usta felsefeci, ayrıca 1954’te Brüksel’de, 1958’de Venedik’te, 1968’de Viyana’da ve 1978’de Dusseldorf’ta düzenlenen Uluslararası Felsefe Kongreleri ile 1983’te Würzburg’da toplanan Uluslararası Çok-Kültürlülük Konferansı’na katıldı.

İstanbul Üniversitesi’nde 1981-1990 arasında da Felsefe Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanlığı yapan Nermi Uygur, burada Antik ve Çağdaş Felsefe Tarihi, Dil ve Kültür Felsefesi, Bilim Felsefesi, Felsefe Metinleri Semineri, Analitik Felsefe Seminerleri derslerini verdi.

Dünya Yazarlar Birliği, Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Derneği üyeliği bulunan Uygur, Dağcılık Kulübü’nün de ilk üyelerinden oldu.

Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü aldı

Uygur, felsefe alanınca denemeci anlayışın Türkiye’deki öncüsü sayıldı. Kendisine Türkiye’de felsefenin kurumlaşmasına ve Türkçe’nin felsefe dili olarak gelişmesine katkılarından ötürü 2000’de Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü verildi.

Uygur, 1992’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden emekliye ayrıldı. Emekliliğin ardından Marmara Üniversitesi’nde düşünce-sanat ilişkileri üzerine yüksek lisans ve doktora dersleri ile seminerler vermeye devam etti.

Dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini denemeler şeklinde kitaplaştıran Uygur’un 1960’lardan itibaren yazıları yurt dışında da yayımlanmaya başladı.

Türk felsefe ve düşünce tarihinde önemli bir yeri olan Nermi Uygur, 21 Şubat 2005’te kalp yetmezliğinden İstanbul’da vefat etti.

Dil, felsefe, varlık, kültür ve sanat ve benzeri konularda çok sayıda eser kaleme aldı

Mehmet Akkaya, “Dil ve Kültür Bağlamında Nermi Uygur’un Felsefe Anlayışı” başlıklı tezinde, “Nermi Uygur, felsefenin temeli olan düşünceye ve düşünmeye önem verir. Düşünmeyi özgürlükle eş değer görür. Uygur’a göre bir yerde düşünme varsa özgürlük var demektir. Bir insanın özgürlüğü istediğini yapmasında değil, düşünme eyleminde etkin olmasındadır. Düşünmeyi ve özgürlüğü dilden giderek yalnızca bilinçli insana özgü olarak gören Nermi Uygur, bu nedenle susmanın ve dolayısıyla susturmanın suç olduğunu iddia eder.” ifadelerine yer vermiştir.

Tuğba Koçyiğit ise “Nermi Uygur’un Dil Anlayışı” başlıklı tezinde şunları kaydetti:

“Dil konusu, Nermi Uygur’un genel felsefe çalışmaları içinde üzerine fazla eğildiği konulardan biridir. Ancak Uygur, dilin kökeni ya da doğası sorunu ile ilgilenmemiştir. ‘Dilin Gücü’ adlı eserinde Uygur, bir dil anlayışı ortaya koymak için köken sorununu ele almanın gereksiz olduğunu, çağlar boyunca sorulan ‘dil nedir?’ sorusu ile bir yere varılamadığını, bu nedenle konuya ilişkin birtakım tasarılar sunmaktan ileri gidilemeyeceğini iddia eder. Ona göre dil, insanın tüm evrenle karşılaşmasıdır. Nermi Uygur, düşüncesinde dil kavramını sadece evreni tanıma yönü ile sınırlı tutmamıştır. Ona göre dil insanın da varlık sebebidir, insanı diğer varlıklardan ayrı kılan her özellik dil ile mümkün olmaktadır.”

Dil, felsefe, varlık, kültür ve sanat ve benzeri konularda çok sayıda eser kaleme alan ve Türkçe dışında Almanca, İngilizce ve Fransızca yapıtları da bulunan Uygur’un eserlerinden bazıları şöyle:

” Edmund Husserl’de Başkasının Ben’i Sorunu”, “Dilin Gücü”, “Felsefenin Çağrısı”, “Dünya Görüşü”, “Güneşle”, “İnsan Açısından Edebiyat”, “Türk Felsefesinin Boyutları”, “Kuram-Eylem Bağlamı: Çözümleyici Bir Felsefe Denemesi”, “Dil Yönünden Fizik Felsefesi”, “Yaşama Felsefesi”, “Kültür Kuramı”, “Bunalımdan Yaşama Kültürü”, “Çağdaş Ortamda Teknik”, “İçi Dışıyla Batı’nın Kültür Dünyası”, “Tadı Damağımda: Bir Okur-Yazarın Kitap Okuma Serüvenleri”, “Başka-Sevgisi”, “Salkımlar”, “Dipten Gelen”, “Denemeli Denemesiz”, “İçimin Sesi”, “Eşekler, İkindiler, Yetişimler”

]]>
https://www.haber60.com.tr/felsefe-alaninda-bircok-calismaya-imza-atan-prof-dr-nermi-uygurun-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti/feed/ 0