Federasyon, ulusal çaptaki ilk tekerlekli paten yarışlarını, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) sponsorluğunda, İstanbul Motor Sporları Kulübünce 1993’te Kocaeli’nin Körfez ilçesinde inşa edilen Türkiye’nin ilk asfaltlı yarış pistinde düzenledi.
Çeşitli kategorilerde motor sporları yarışlarına ev sahipliği yapan 1950 metre uzunluğundaki TOSFED Körfez Yarış Pisti’nin bir bölümü, federasyon yetkililerince paten sporcularının yarışacağı mesafelere göre hazırlandı.
Türkiye’de ilk defa yapılan Tekerlekli Paten 1. Etap yarışlarına 6 ilden katılan ???????8 ve 15 yaş üstü 167 sporcu, kürsüye çıkma mücadelesi verdi.
Kaplan: “İl sayılarımız, kulüp sayılarımız artacak”
Türkiye Kaykay Federasyonu Genel Sekreteri Armağan Kaplan, AA muhabirine, federasyona kısa süre önce paten branşının eklendiğini anımsatarak, ilk etap yarışmasını gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını dile getirdi.
İlk yarışmaya gösterilen ilginin memnuniyet verici olduğunu belirten Kaplan, federasyon başkanı Metin Ayvazoğlu’nun desteğiyle kısa sürede organize olarak antrenörlük, sonrasında da hakem kursu açtıklarını, teknik eleman yetiştirme sürecinin ardından illere duyuru yapıp altyapı sporcularını davet ederek ilk yarışmayı gerçekleştirdiklerini anlattı.
Kaplan, bundan sonraki süreçte sporcu sayısının daha da artacağını düşündüklerine değinerek, “Daha da gelişecek, il sayılarımız, kulüp sayılarımız artacak. Sporculara ilk yarış olduğu için destek olması adına yarışma tulumlarını, patenlerini temin ettik, konaklama desteği verdik.” diye konuştu.
Tesisleşme konusunda da gerekli girişimlerde bulunduklarını aktaran Kaplan, sokaklarda paten kullanan gençlerin sağlığı ve güvenliği açısından parklara yeni paten yollarının yapımıyla ilgili Türkiye Belediyeler Birliğiyle gerekli görüşmeleri yaptıklarını kaydetti.
Kaplan, ilk yarışma için otomobil pistini tercih etmelerinin spontane geliştiğinden bahsederek, “İstanbul’da tekerlekli paten antrenör kursu yaptık. Oraya geldiğimizde bu pisti duyduk. Yabancı hocalarımız da vardı. ‘Gidip bakalım, burada yarışma yapılır mı, nasıl olur’ derken kalktık geldik. İncelemeleri yaptık. Hatta geldiğimizde de çok güzel bir yarış izledik. Sağ olsun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu da hiç ikiletmedi, bize gerekli desteği sağladılar.” diye konuştu.
Tekerlekli patende ilk olarak altyapıyı geliştirip altyapı takımı oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Kaplan, “15 ve 18 yaş altı kategorilerde World Skate’in İtalya’da düzenleyeceği uluslararası yarışmalar var. Sporcuları yetiştirip uluslararası platformda ülkeyi temsil etmek istiyoruz.” dedi.
Eski milli sporcu ve antrenör Tunay Şimşek, pistlere tekerlekli patenle döndü
Yarışlara Kocaeli’den katılan, short trackta eski milli sporcu ve antrenör 25 yaşındaki Tunay Şimşek, buz hokeyi ve short track branşlarında 2008 yılında başlayan aktif spor yaşantısının 14 yıl sürdüğünü, sahalara tekerlekli patenle dönüş yaptığını anlattı.
Çocukluğunun geçtiği ilçenin böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmasının mutluluk verici olduğunu dile getiren Şimşek, tekrar aktif sporculuğa döndüğü paten branşının eğlenceli olduğunu söyledi.
Şimşek, tekerlekli patenin, antrenman sahasının kolay hazırlanabilmesi açısından daha ekonomik ve pratik spor olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“2012’de milli sporcu oldum. Milliliğin yanı sıra birçok yurt dışı, Türkiye derecesi… Ülkemizi en güzel şekilde temsil etmeye çalıştık. Yaklaşık 8 sene milli takım, 4 sene da A Milli Takım kaptanlığı yaptım. Şimdi de antrenörlüğüne devam ediyorum. Fakat sporu bırakmadım, bırakamadım. O yüzden tekerlekli patene devam etmek istiyorum. Tabii bunda da amacımız antrenör olmak. Bu yüzden de sporu yapmak istedim. Sporu yapmadan antrenörlüğünü yapamayız tabii. İlk önce sporu yapacağız, sonra antrenörlüğünü daha güzel yapacağız inşallah.”
Short track sporcusu Elif Doğa Derin: “Ülkemizde yeni ama gelecekte bayağı popüler olur”
Short trackta 2023-2024 sezonunu Türkiye ikincisi olarak tamamlayan 14 yaşındaki Elif Doğa Derin, yeni branşı tekerlekli patende de şampiyonluklar yaşamayı hedeflediğini belirtti.
Derin, “Normalde buz pateni yapıyorum ama şu an kara pateni yarışlarına katılmaya karar verdim. Buzda sezon bitince çalışmalarımıza devam ettik, tekerlekli paten yarışlarına hazırlandık. ‘Ülkemizde yeni ama gelecekte bayağı popüler olur’ düşüncesindeyim.” ifadelerini kullandı.
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı konferans salonunda gerçekleştirilen 5. Mali Genel Kurulu toplantısına çok sayıda spor yöneticisi ve davetli katıldı.
Türkiye Buz Pateni Federasyonu Federasyon Başkanı Dr. Burhan Kurtuluş, mali genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada yapılan çalışmaları ve hedeflerini anlattı.
Görevi 2 yıl önce 2 milyon 500 bin TL borç ile devralmıştık
Görevimiz süresince günümüze kadar 4’ü ülkemizde düzenlenen uluslararası faaliyet olmak üzere yarışma, kurs, seminer, kamplardan oluşan toplam 194 faaliyet gerçekleştirildiğini ifade eden Başkan Dr. Burhan Kurtuluş, “2022 yılında 2 milyon 500 bin TL civarında borç ile devralmış olduğumuz Türkiye Buz Pateni Federasyonu yönetimini 2022 hesap dönemi sonunda denk bütçe, 2023 hesap dönemi sonunda ise tüm kalemlerde ve banka hesaplarında artı olarak bitirerek, tüm faaliyetlerimizi sorunsuz ve eksiksiz olarak gerçekleştirmiş bulunmaktayız. 15 Nisan 2024 tarihi itibari ile hiçbir kurum, kuruluş veya firmaya borcumuz bulunmamaktadır” diye konuştu.
Bütçeyi 4 katına çıkardık
Federasyon olarak göreve geldiğimiz yıl itibariyle Bakanlık ve Spor Toto bütçesi olarak toplam onaylanan bütçe miktarı 12 milyon TL iken 2024 yılına gelindiğinde bütçenin 50 milyon TL olarak onaylandığını kaydeden Dr. Burhan Kurtuluş, açıklamasını şöyle sürdürdü; “2 yılda bütçemiz tam dört katına çıkartılmış bulunmaktadır. Bu anlamda bize güvenen Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Spor Toto Teşkilat Başkanlığımıza teşekkür ederim. Bu güvene de layık olabilmek için özveri ile çalışmaya devam edeceğiz.
Buz pateni sporu ülkemizde giderek daha fazla ilgi görmekte ve popülerliği artmaktadır. Bu nedenle, federasyon olarak sporcularımıza daha iyi imkanlar sağlamak, sportif altyapımızı güçlendirmek ve uluslararası arenada daha başarılı olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Temsil değil kürsü hedefimize ulaştık
2022 Kış Olimpiyat Oyunları’nda elde edilen Kış Oyunları tarihinde ilk Olimpiyat 6.’lığı ile başlayan Short Track branşının yükseliş ve sporcuların gelişimleri ile 2022 yılında Dünya Kupalarında da ilk kez 4.’lük ile birlikte 2023 yılı Avrupa Şampiyonası’nda tarihte ilk kez Kış Sporlarında Avrupa 3.’lüğü ile madalya mutluluğu yaşandığını anlatan Dr. Burhan Kurtuluş, “2024 yılında tarihimizde ilk defa kota elde ederek katıldığımız Gençlik Olimpiyatlarında da yine Kış Sporlarının da ki ikincilik ile tarihi bir başarı elde ederek gümüş madalya kazanarak temsil değil kürsü olarak koyduğumuz hedef ile verdiğimiz sözümüzü yerine getirmenin haklı gururunu yaşadık. 2022 Nisan ayından bugüne kadar branşlarımızda devam eden olumlu gelişmeler ile birlikte uluslararası yarışmalarda elde edilen toplam 183 madalya branşlarımızın gelişimini göstermektedir. Bu vesile ile Uluslararası arenada ülkemizi temsil eden ve madalya kazanan sporcularımızı ve antrenörlerimizi sizlerin huzurunda şahsım, Federasyonumuz ve ülkemiz adına tekrar tebrik ediyor, alınlarından öpüyoruz.”
Bin 647 aktif lisanslı sporcuya ulaşıldı
Göreve geldikleri günden itibaren sporcuların gelişimlerini takip etmenin yanı sıra branşlarda eksikliği en çok hissedilen hakem ve antrenör yetiştirilmesini de amaçladıklarını belirten Türkiye Buz Pateni Federasyonu Federasyon Başkanı Dr. Burhan Kurtuluş, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bugün itibari ile toplamda 297 Hakemimiz ve 639 Antrenörümüz bulunmaktadır. Bu sayede çok daha fazla altyapı faaliyeti yapabilme imkanına sahip olmamız sonucunda 1647 aktif lisanslı sporcuya ulaşarak bu alanda da Federasyonumuz tarihinin rekorunu elde etmiş bulunmaktayız.
Buz Pistlerimizin değişen uluslararası standartları yakalayabilmesi adına Short Track branşımızda Palandöken Buz Pisti, Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz sayesinde, Uluslararası Paten Birliği tarafından belirlenen kriterlere uygun olarak yenilenerek Short Track Türkiye Şampiyonamıza hazır hale getirilmektedir. Aynı şekilde Erzurum ilinde ki Palandöken 500’lük buz pisti ile Kocaeli ilinde bulunan İzmit Olimpik Buz Sporları Salonunun Uluslararası kamplara ve yarışmalara ev sahipliği yapabilmek adına Uluslararası standartlara uygun hale getirilebilmesi amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığımıza gerekli başvurularımızı yapmış bulunmaktayız. Bu amacımızı gerçekleştirmek üzere bizlere büyük katkı ve destek sağlayan Bakanlığımıza, İl Müdürlerimiz Birdal Öztürk’e, Levent Çakmur’a ve Gökhan Yavaşer’e hassaten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Ayrıca burada bulunmaları hasabiyle Ankara ilimizde bulunan 2 buz pistinin birisinin yaklaşık 5 yıldır kapalı olması nedeniyle kalan tek buz pistini gece, gündüz saatin kaç olduğu fark etmeksizin tesislerini personelleri ile birlikte sporcularımızın hizmetine açan Ankara İl Müdürümüz ve hali hazırda ki Divan Başkanımız Mustafa Çelik’e tüm camiamız adına özel bir teşekkür etmek istiyorum. Yine burada bulunmaları hasabiyle ilinde ki 2 buz pistini de 7/24 sporcularımızın hizmetine açan Kocaeli İl Müdürümüz Gökhan Yavaşer’e de tüm camiamız adına teşekkürlerimi iletiyorum. Buz pisti bulunan, desteklerini bizden esirgemeyen Bursa, Erzurum, İstanbul, İzmir, Kars, Samsun ve Tekirdağ İl Müdürlerimize ve personellerine yine tüm camiamız adına canı gönülden teşekkürlerimizi sunarız.”
Güç birliği yapmaya devam edeceğiz
Konuşmasında gelecek dönem için belirledikleri hedefler doğrultusunda, buz pateni sporunu ülkemizde daha da yaygınlaştırmak ve gençlerimizi bu spor dalına teşvik etmek için çalışmalarımızı sürdürmeye ve ayrıca ulusal ve uluslararası organizasyonlarda daha da başarılı olmak ve sporcularımızı en iyi şekilde desteklemek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Dr. Burhan Kurtuluş, “Hep birlikte, Türkiye Buz Pateni Federasyonu’nun geleceği için el ele, güç birliği yaparak daha büyük başarılara imza atacağımıza inancım tamdır. Amacımız temsiliyetin ötesinde her yarışmada madalya için savaşmaktır. Federasyonumuz faaliyetlerine desteklerini esirgemeyen başta Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Yerel Yönetimlerimiz ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerimize tüm camiamız adına özellikle teşekkür ediyorum.” diye konuştu. – ERZURUM
]]>Yakın Doğu Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölümü’nün düzenlediği ‘Sporda Vizyon’ semineri; KKTC’nin basketbol, badminton, atletizm ve cimnastik federasyonlarının başkanlarını bir araya getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen seminerin moderatörlüğünü Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanı ve Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk üstlendi.
KKTC’nin spor turizmi potansiyelinin artırılması ele alındı
Basketbol Federasyonu Başkanı Ertuğ Nasıroğlu, Badminton Federasyonu Başkanı Fırat Deniz, Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı ve Cimnastik Federasyonu Başkanı Hasan Sapsızoğlu’nun katılımıyla düzenlenen seminerde; sporun gençlerin eğitim ve gelişimi üzerindeki etkileri, gençlere yönelik spor faaliyetlerinin teşviki, altyapı ve tesislerin geliştirilmesi, sporun yaygınlaştırılması, spor etkinliklerinin uluslararası alanda tanıtılması ve KKTC’nin spor turizmi potansiyelinin artırılması gibi konular ele alındı.
Son dönemde yaşanan başarı öyküleri ilham verici örnekler sunuyor
Seminerin moderatörlüğünü üstlenen Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı ve Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk, spor kültürünün, sağlıklı bir toplum yapısı ve güçlü sportif başarılar için son derece önemli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Atamtürk, “Sporda Vizyon etkinliğimizle ülke sporuna önemli katkıları olan fedarasyonlarımızın başkanlarını bir araya getirerek sahip oldukları vizyonları vurgulamak ve spor yapma kültürünü güçlendirmeyi amaçladık” dedi.
Özellikle son dönemlerde jimnastik ve badminton federasyonlarının ortaya koyduğu başarı öykülerinin sporun vizyonunun nasıl şekilleneceğine dair ilham verici örnekler sunduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Atamtürk, “Atletizm ve basketbol gibi alanlarda da önemli gelişmelerin yaşandığını görmek, etkili bir vizyon ile başarının ambargolar altındaki bir ülke için bile mümkün olduğunu kanıtlıyor. Umuyorum ki bu seminer, spor vizyonunu genişletmek ve toplumda spor yapma kültürünü güçlendirmek adına önemli bir adım olacak” ifadelerini kullandı.
“Kısa sürede 150 çocuktan 6 bin çocuğa ulaştık”
Düzenlenen seminerde bir araya gelen federasyon başkanları, ambargolara rağmen genç sporcular yetiştirmeye devam ettiklerini belirterek sporun ülke tanıtımı için de büyük bir önemi olduğunu vurguladı. Cimnastiğin son dönemde yoğun bir talep aldığını ve başarı oranın da güçlü bir ivmeye sahip olduğunu vurgulayan KKTC Cimnastik Federasyonu Başkanı Hasan Sapsızoğlu, “Kısa süre içerisinde 150 çocuktan 6 bin çocuğa, 5 antrenörden 180 antrenöre, 20 hakeme ulaştık” dedi. Başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Sapsızoğlu, okullar arası Türkiye jimnastik alanında ikincilik ve üçüncülük elde ettiklerini aktardı. Ayrıca Sapsızoğlu, minikler seviyesinde takımsal başarı yakaladıklarını ve gençler ile yıldızlar kategorisinde de yarışmacı çıkarabilmek için on yıllık bir hedefleri olduğunu söyledi.
Sapsızoğlu, “Sporcumuz Nida Topu, minikler kategorisinde 132 sporcu ve 19 takım arasında bar aletinde Türkiye şampiyonu oldu. Bu başarının da etkisiyle, Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen ile yaptığımız görüşmeler sonucunda üç sporcumuzu 2032 Olimpiyatları hedefiyle her ay beş gün İzmir’e milli takım kampına götürüyoruz” dedi.
Basketbol Federasyonu Başkanı Ertuğ Nasıroğlu ise basketbolun eski dönemlere kıyasla önemli bir düşüş yaşadığını ve bu durumu düzeltmek için gereken tüm çabayı gösterdiklerini söyledi.
Badminton Federasyonu Başkanı Fırat Deniz de özellikle son sekiz yıl içinde önemli bir gelişme kaydederek birçok sporcu kazandıklarını vurguladı. Badmintonun, KKTC’de yaygın bir spora dönüştüğünü söyleyen Deniz, bu dönüşümün, federasyonun yürüttüğü çalışmaların bir sonucu olduğunu dile getirdi. Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı ise sporculuk dönemindeki sorumlulukların hala devam ettiğini belirterek “Artık bireysel değil, birçok çocuk ve gençle birlikte yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta da, onları en iyiye ulaşmaları için ne gerekiyorsa yapıyoruz” dedi.
Etkinliğin ardından Yakın Doğu Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehtap Tiryakioğlu tarafından katılımcı federasyon başkanlarına teşekkür plaketi takdim edildi. – İSTANBUL
]]>Salim Kayıcı, AA Spor Sohbetleri’nde yaptığı açıklamada, 2023 yılında katıldıkları uluslararası müsabakalarda Türkiye’ye en çok madalya kazandıran federasyon oldukları için büyük gurur duyduklarını belirtti.
Milli sporcuların Portekiz’de yapılan Kick Boks Dünya Şampiyonası’na aldıkları altın madalyalarla damga vurduğunu kaydeden Kayıcı, “Orada 10 altın, 17 gümüş, 14 bronz olmak üzere toplam 41 madalya kazandık ve takım halinde dünya şampiyonu olduk. Bu Türk kick boks tarihinde bir ilk. Bu başarı için çok çalıştık, çok emek verdik.” dedi.
Kick boks sporcularının iyi bir sezon geçirdiklerini anlatan Kayıcı, “Türkiye’de bütün federasyonların aldığı toplam madalya sayısı 7 bin 418. Bunların bin 91’i bizim aldığımız madalyalar. Türkiye Kick Boks Federasyonu madalyada birinci sırayı aldı. Bu bizler için büyük gurur. Sporcularımızı tebrik ediyorum. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Konya’da düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunları’nda milli sporcuların madalya rekoru kırdığını aktaran Kayıcı, “Konya’daki oyunlarda da takım halinde şampiyon olmuştuk. Bu başarılar için çok çalıştık, çok emek verdik. Bu başarılarda desteğini esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve tüm teşkilat çalışanlarına teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
“Kick boksa ilgi çok yüksek”
Salim Kayıcı, milli takım düzeyinde başarı ve madalya için kick boksa çocuk yaşta başlanması gerektiğini söyledi.
Kick boksa olan ilginin kendilerini mutlu ettiğini aktaran Kayıcı, “Kick boksa ilgi çok yüksek. Sporcularımızın yüzde 35’i kadınlardan oluşuyor. Biz bir dövüş sporu değil, savunma branşıyız. Bu yüzden kendini savunmak isteyen çok sayıda kadın başvuruyor. Biz kadına yönelik şiddete karşıyız. Dolayısıyla kadınlarımıza bu eğitimleri verme konusunu çok önemsiyoruz. Hedefimiz kadın sporcu oranını yüzde 50 düzeyine çıkarmak.” açıklamasını yaptı.
Salim Kayıcı, Dünya Kick Boks Organizasyonları Birliğinin (WAKO IF) genel kurulunda yeniden asbaşkanlık görevine getirildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Ben daha önce dünya federasyon başkanlığı da yapmıştım. WAKO IF asbaşkanlık görevi içinde ikinci kez aday oldum. Delegelerin oylarıyla ikinci defa asbaşkan seçildim. Alanda olup masada olmazsanız, kaybetmeye mahkum olursunuz. Onun için bu kurumlarda görev almak çok önemli. Bazı arkadaşlarımızı da dünya federasyonunun çeşitli kurullarına seçtirdik. Seçilen arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Ülkem adına ilk günkü gibi dünya kick boksuna hizmet etmeye devam edeceğim.”
“Vatandaşlarımız merdiven altı spor kulüplerine dikkat etsin”
Başkan Kayıcı, kick boksa başlayacak sporcu ve aileleri merdiven altı spor kulüpleri ve belgesiz antrenörler konusunda uyardı.
Vatandaşların ruhsatsız ve yeterlilik belgesi olmayan spor kulüplerine gitmemeleri gerektiğinin altını çizen Kayıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Merdiven altı spor kulüpleri çok fazla. Vatandaşlarımız buralarda özellikle dikkatli olsunlar. Diğer branşlar için de geçerli bu. Başvurulan kursların belediyece onaylı olması gerekir. Yine bizim tarafımızdan verilen yeterlilik belgesi olmalı. Ruhsat ve izin alınmamış ise o kurstan uzak durulmalı. Antrenör belgesi var mı mutlaka bakılmalı. En az ikinci kademe antrenörlük belgesi olmalı. O belgeler duvarda asılı olmak zorunda. O açıdan sporcularımız ve ailelerin bu hususa çok dikkat etmesi gerekir.”
378 bin civarında lisanslı sporcusuyla Türkiye’nin ilk 4 spor dalı içerisinde olduklarını hatırlatan Kayıcı, “Bunun dışında çok sayıda antrenör ve hakemimiz var. Alınan madalyalar itibarıyla ülkemize en çok madalya getiren federasyon unvanına sahibiz. Bu aşamaya sporcularımızın zorlu mücadele ve seçmeleriyle geldik. Sporcularımızla gurur duyuyorum. ‘Gitmediğiniz yer sizin değildir’ diyoruz. Biz Türkiye’nin her yerine gidiyoruz. Bu da lisanslı sporcu sayımızın artmasını sağlıyor. Tabana ve altyapıya çok önem veriyoruz. Başarımızın bir sebebi de yaptığımız bu çalışmalar.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>“POLİSLER SOYUNMA ODASINA GİRDİ”
Polisler tarafından soyunma odalarının basıldığını ifade eden Koç, “Dursun bey ile ‘takımlarımız sahaya bu ısınma tişörtleriyle çıksınlar, bir sıkıntı olursa oynamayalım’ dedik ancak sonra stattaki federasyon yetkililerinden garip mesajlar gelmeye başladı. Polisler soyunma odasına girdi. Normalde soyunma odasına kimse giremez. Polisler girip Yurtta sulh cihanda sulh ve Ne mutlu Türküm diyene yazılı pankartlara el koydu” şeklinde konuştu.
Ali Koç’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;
“Kesinlikle konuşmayı düşünmüyorduk ama konuşmak zorunda bırakıldık. Çok fazla dezenformasyon ve masumane, art niyetle bilgi kirliliği oldu. Konu siyasi malzeme yapıldı. Odağından çıkıp yanlış yerlere gitti. Yaşanan süreçten bu yana bütün olayın Fenerbahçe ve şahsımın etrafında döndürülmesi, iftiralar, yalanlar belli bir merkezden düğmeye basılarak yapılmış müthiş bir iletişim operasyonuyla karşı karşıya kaldık.
“PROTOKOL BİZDE YOK, FEDERASYON’DAN İSTEDİK”
“Protokol bizde yok. Biz federasyonumuza hafta içinde bir mektup yazdık, protokolü rica ettik. Sadece protokolü değil maç gününe kadar olan kriz sürecinde yazışmaları da rica ettik. Bizimle federasyon arasında yapılmış hiçbir anlaşma yok. Sürecin çok amatörce yürütüldüğü konulardan bir tanesi bu. Bizim de talep aklımıza gelmedi, doğruya doğru konuşalım.
“BİZ SÖZLEŞMEYİ GÖRMEDİK”
‘Suudi Arabistan’da nasıl davranmalısın, sokakta bağırmamalısın’ diye taraftara yönelik bilgilendirme yapıldı. Kulüplerimize yönelik ‘şöyle protokol var, bunlara izin veriyor, vermiyor’ diye bir şey söz konusu değil. Taraftarlara yapılan kuralları iki kulüp de sitesine koydu. Ama kulüplere gelen hiçbir bilgilendirme yok. Burada 11 maddelik tamamen organizasyonla ilgili belge var. Tek imzaladığımız bu. Etrafta kabul edilen protokol, sözleşme, vekalet bunların hiçbirisi yok. TFF’de bir protokol var ama biz bilmiyoruz. İstedik, ‘gizlidir veremeyiz, gelin gösterelim’ dendi. Bize cevap geldi. İki kulübün de yakından uzaktan sözleşmeyle ilgili hiçbir şey bilmediğini görüyoruz. Cevapta kısaca ‘gizlilik vardır, bunu paylaşamayız, çok arzu ediyorsanız, hukukçu yollayın size gösterelim’ deniyor.
Yaz aylarında sayın Başkanla konuşurken ‘Süper Kupa ne olacak?’ demiştim. Kendisi bana yurt dışında oynatmayı düşündüklerini Almanya, İngiltere, Azerbaycan, Katar ve Suudi Arabistan’ı söyledi. Şahsen Almanya’nın çok iyi fikir olduğunu düşündüm. Orada yaşayan vatandaşlarımız, pek de Almanların izin vereceğini tahmin etmiyordum. Nitekim de öyle oldu. Sonra en iyi teklif Suudi Arabistan’dan geldi. Bütün dünyanın gözü Suudi Arabistan’da. Müthiş yatırımlar yapılıyor. Dünya Kupası’na talipler, alacaklar. Müthiş futbolla ilgili enerji, dinamizm, heyecan var.
“KARARIN HATALI OLDUĞUNU GÖRDÜK”
Futbol açısından o dönemde herhangi bir 100. yıl hassasiyeti yok. Almanya olmayacaksa Suudi Arabistan’ın uygun olacağını düşündük. Bize böyle söylendi, biz de ‘doğru olur’ dedik. 100. yıl özelinde hatalı düşünce olduğunu gördük. Özellikle bunu isteme sebeplerimizden biri, Fenerbahçe olarak özellikle iki sebeple ısrar ettik Suudi Arabistan’da oynanmasına. Biri, maç takviminin cilvesi diyelim, 5 gün önce Fenerbahçe-Galatasaray derbisi olacaktı. Yıllardır biz taraftar götürmüyoruz. İstanbul’da maçta ne cereyan edecek o da belli değil. Gergin tansiyonu düşünerek Olimpiyat Stadı’nda 40 bin Fenerli, 40 bin Galatasaraylı olarak sıkıntı olabileceğini düşündük. Hatta Federasyon Başkanı ‘Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynayamayız’ dedi. Yurt dışında oynanırsa yabancı hakem kadrosu ihtimalinin yüksek olabileceğini söyledik. Federasyonumuz sıcak baktı, rakibimiz sıcak bakmadı. Onu sonra öğrendik.
İSTİKLAL MARŞI KRİZİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Parla Marşı iptal edilince sanki İstiklal Marşı iptal edilmiş gibi anlaşıldı. Fenerbahçe tişörtle ısınmaya çıkacak. Sanki biz son dakika formayı değiştiriyormuş gibi intiba yarattılar, bilerek ya da bilmeyerek. Federasyon yetkilisi buna üst düzeyde karar verilecek diyor. Kesip atılmıyor. Ertesi gün oluyor biz hala bilet peşindeyiz. Federasyon yetkililerini arıyoruz. Bir loca daha alabilir miyiz diye. Ben A Spor’a röportaj veriyorum. Barış olsun dünyada, insanlık kazansın diyorum.
“PANKART VE TİŞÖRT İÇİN CEVAP ALAMADIK”
Ben Fenerbahçe adına konuşabilirim. Futbolda teamüller var. TFF liderliğinde olan bir organizasyon bu. Aynen lig, kupa maçları gibi. Maç haftası varsa pankart, tişört sahaya çıkacağınızda onlar size cevap verir. AÇEV, LÖSEV, şehitlerle ilgili mesajları veririz cevap gelir. Hatta maç günü bile oldu. En son derbi maçında şehitlerimiz oldu. Allah bir tane bile şehit göstermesin. Tişörtle çıkmak istediğimizi söyledik onayı aldık. Biz Çarşamba günü sabah yazı yazdık. Dedik ki ‘ısınmaya bu tişörtle ve bu pankartla çıkacağız’. Cevap alamadık. Ertesi gün uçağa binerken bir daha sorduk.
Savaşa dikkat çeken bir şeydi. Ondan evvel Ukrayna-Rusya savaşında da aynı pankartı kullandık. Barıştan bahsediyoruz. Yerel otoritenin buna hassasiyet göstermesi lazım. ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ Atamızın etkileyici bir sözü. Ama bu pankart üzerinde ısrar etmedik. Zaten federasyonumuz bize iki tane resmi yazı yazdı. Şu pankartla çıkacaksınız diye. Federasyonun yazdığı bize ilk gelen yazı 14 Aralık’ta geldi. Bu maça çıkacağımız pankart resmi bir yazıyla geldi. ‘Şanlı Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu olsun pankartıyla çıkacaklardır’ diye yazı.
28’inde yanılmıyorsam bir yazı daha geldi. O da şehitlerimizle ilgili pankart. ’18 Aralık’ta beyaz renkli tişörtleri planlamaktayız, sizler için uygun ise göreceğiniz formayı çocuklara hediye edeceğiz’ dendi. Çocuklarımız sahaya önde 100. yıl logomuz arkada Atamızın sloganıyla çıkacaktı. Bize diyorlar ya sözleşmenin dışında hareket edemezsin demek ki son dakika şehitlerimizle ilgili pankart kabul edilmiş.
27 Aralık’ta gönderiyoruz yazımızı. Cevap gelmedi. Üstüne gittik. Federasyon ‘Dışişlerinden cevap bekliyoruz’ dedi. Uçağa bindik, bir daha sorduk. Orasını çözemedik.
“MAÇA SAATLER KALA ÖĞRENDİK”
Bizim son dakika dayatmamız sözkonusu değil. Her şey normal seyrinde devam ediyor diye biliyoruz. Bize bir kere deseler şu, şu, Suudi tarafından kabul edilmiyor. Ona göre organize oluruz veya orada maçı oynamayız. Biz bunu maça saatler kala öğrendik. Veya sıkıntının farkında oraya gider çözeriz, maçı oynarız düşüncesi bende olası. Cuma günü pankart bastırdılar. Her şey önceden planlanmışsa niye ihtiyaç var. Yine bize yazıyla gelen çocuklarımızın çıkacağı tişörtün programdan kaldırıldığını öğrendik. Üç ‘Parla’ şarkısı, Norm Ender değerli rapçimiz. Çok tutuldu, çok sevildi. Federasyon organizasyona bunu da ekledi. Sonra Allah’ın işi, o gün televizyon kanalına demeç veriyor Norm Ender, ‘Parla marşını söyleyeceğim’ diyor. Suudi Arabistan’a indik. Her şey yolunda. Otellerimize geçtik. Benim ve Selahattin Bey’in Suudi işadamlarıyla yemeğimiz vardı. Ekstra bilet ve loca peşindeyiz. Bize çok sınırlı bilet verildi çünkü.
O toplantıda genelde kulüplerin profesyonelleri, stattan, akretidatasyondan sorumlu ekip ve federasyon ekibi ve Suudiler var. Fakat orada ilk defa bizim pankartımızın, ısınma tişörtlerimizin kabul edilemeyeceği ifade ediliyor Suudi yetkililer tarafından. İstiklal Marşı Suudi Arabistan milli marşı orada gündeme geliyor.
“CUMHURBAŞKANI’NIN ADI GEÇMEDİ”
Benim katıldığım hiçbir toplantıda veya gördüğüm hiçbir yazışmada veya arkadaşlarımın katıldığı toplantılarda hiçbir şekilde Cumhurbaşkanı’nın adı geçmedi.
SÜPER KUPA NEREDEVE NE ZAMAN OYNANACAK?
Bu maçı oynayacağız. Federasyonumuz nerede karar verirse oynarız. ‘Ocak ayında oynarız’ deniyor ama imkanı yok. ‘Samsun veya Ankara’ deniyor. Biz nerede denirse orada oynayacağız. Ocak ayında oynayalım derlerse hayır diyeceğiz.
FENERBAHÇE’DE YENİDEN ADAY OLACAK MI?
Aday olmayı düşünmüyorum ama ‘asla asla’ dememeyi de öğrendim.
“FEDERASYON BAŞKANI İSTİFA ETMELİ”
En büyük destekçisiydim ama federasyon başkanı istifa etmeli.”
]]>