CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur ziyareti kapsamında fasulye tarlasında üreticilerle bir araya geldi. Üreticilerin sorunlarını dinleyen Özel, “Sizi kollayacak bir iktidara ihtiyaç var” dedi.
Tarlada işçi kadınlarla birlikte fasulye toplayan Özel, işçilerin yaşadığı sorunları dinledi. Bir üreticinin fasulyenin kilogram fiyatının 8 ila 10 TL arasında olduğunu söylemesi üzerine Özel, ” Manisa’da pazarda kilosu 80 lira” dedi. Bunun üzerine üretici, “Onu artık siz yapacaksınız. Görev sizin” diye konuştu.
“Çok ciddi ekonomik kayıplar yaşıyoruz”
Bir başka üretici ise yaşadıklarını ekonomik sıkıntıları Özel’e “Bundan 14-15 yıl önce bu havzada günlük 600 ton fasulye üretiliyordu. Ne pazar payı sıkıntımız vardı, ne de satmakla, fiyatla sıkıntımız vardı. Ama şu an üretim düşmüş olmasına rağmen, pazarlamakta çok ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Hem de girdinin yüksek olmasından dolayı çok ciddi ekonomik kayıplar yaşıyoruz.” sözleriyle anlattı.
” Türkiye’deki çiftçi eziliyor”
Süt fiyatlarındaki artışa ve maliyet girdilerine değinen bir üretici ise “Süt daha vahim. Bir kilo sütün maliyeti 13 lira. Biz on liraya pazar bulmakta zorlanıyoruz. Bunun en büyük sebebi, Gümrük Birliği Anlaşması’ndan sonra Avrupalı çiftçi kazanırken, Türkiye’deki çiftçi maalesef eziliyor” diye konuştu.
“Aksi takdirde aracı kazanıyor”
“Arpacıyı, fasulyeciyi, tohumcuyu düşünen yok” diyen üretici ise yaşadığı sorunları anlatırken “Köylü olarak bittik biz” sözleriyle Özel’e dert yandı. Bir başka üretici ise aracı sorununa dikkat çekerken, “Fasulyeyi üreticiden, tüketiciye doğrudan ulaştıracak zinciri mutlaka kurmamız lazım. Aksi takdirde aracı kazanıyor. Üretici de tüketici de mağdur” diye konuştu.
“Çiftçi bu sene malını maliyetinin ya altında ya da maliyetine satıyor”
Tarla ziyareti sonrası ziyaret ettiği halde konuşan Özel, “Seçimlerde CHP önemli bir başarı elde etti. Seçimden sonra yola çıktık, bütün Türkiye’yi geziyoruz. Çünkü Türkiye’nin bir yerinden şikayet yükseliyor. İlk başta Rize’ye gittik, çayda çok büyük sıkıntı vardı. Sonra buğday fiyatında. Bugün fasulye… Yarın Giresun’da olacağım. Değişmeyen bir şey var o da şu: Çiftçi bu sene malını maliyetinin ya altında ya da maliyetine satıyor” dedi.
“CHP gelecek, halkın menfaatine işler yapacak”
“Şirketin kendisi köylüye ait olmadan, köylünün kendi kooperatifi olmadan bu işlerin içinden çıkmak zor” diyen Özel, üreticilerle yaptığı sohbeti şu sözlerle sürdürdü:
“Kooperatiflerin olduğu yerlerde balıkçı da olsa, süt üreticisi de olsa korunabiliyor. Ama bugün kooperatiflerin çoğu battı. Orada da iğneyi kendimize batırmamız lazım. Kooperatifleri korumak, sahip çıkmak lazım. Taşın altına elimizi hep beraber sokalım. Tabi bu pansuman tedbir. Esas çözüm iktidar değişecek, CHP gelecek, halkın menfaatine işler yapacak. Bugünkü iktidar zengin seviyor, fakir sevmiyor. Bana sorarsanız ‘Fasulye ne kadar?’ diye, sekiz lira derim. Neden? Sizin fiyatınızı biliyorum. Sorun AK Partililere ‘Seksen lira’ der. O, oradakilerin fiyatını biliyor. Sizi kollayacak bir iktidara ihtiyaç var. Benim işim sizin sesinizi duyurmak. Giresun’da da sizden bahsedeceğim. Onların da çok derdi var” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İktidarda halktan yana, halkın iktidarı yok. O köylünün, fasulye üreticisinin, domates üreticisinin partisi iktidarda değil. Kimin partisi iktidarda? Zenginin partisi iktidarda. Gelirken garibandan oy alarak geldiler, yerlerini yaptılar. Şimdi köylüye dönüp bakmıyorlar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İl Belediye Başkanları toplantısına katılmak üzere Burdur’a geldi. Özel, ilk olarak Türkiye’nin yaş fasulye ihtiyacının önemli bölümünün karşılandığı İnsuyu bölgesindeki tarlalara gidip, fasulye toplayan işçilerle sohbet etti. Daha sonra partisinin il başkanlığına gelen Özgür Özel’e, ‘1 Mayıs’ adlı köpek hediye edildi.
Burada toplanan partililere seslenen Özgür Özel, “Bu balkondan ilk kez genel başkan olarak konuşuyorum. Genel başkan seçilmeden 4-5 gün önce buraya aday olarak gelmiştim. Gecenin bir yarısında burada yine böyle büyük bir kalabalıkla karşılamıştınız. Şimdi de fasulye üreticilerinin derdini dinledik. Belediye başkanları toplantısına geçerken babaocağına uğrayalım, il başkanımızın bir hatrını soralım, çayını içelim diye geldik. Buraya başka bir siyasetçi gelse iktidar partisinden o da bu kadar belki kalabalığı toplar. Toplar ama bu kalabalıkla o kalabalık arasında bir fark var. Bu kalabalık 47 yıl parti iktidar yüzü görmediği halde, aradaki kısa koalisyon dönemleri hariç. Hep bir arada durdular, hiç ayrılmadılar, hiç terk etmediler. Peki bu birlikteliğin sırrı ne? Ne tutuyor onları bir arada? Bu işin bir zamkı, bir macunu var mı? Menfaat mi? Yok, tayin terfi yok, çıkar ilişkisi yok. Aksine cezalandırılmak var. Dedesi CHP’ye üye diye mülakatta torun eleyenler var. Babası geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmuş diye çocuğunu mülakatta eleyenler var. Buna rağmen bu parti bir arada duruyor. Ne için duruyordu bugüne kadar? Ne için durdu, onu birbirine bağlayan, sizi birbirinize bağlayan şey vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi. Bu yüzden kimse yıkamıyor bizi” dedi.
“Ben hep söylüyorum, baba evidir Cumhuriyet Halk Partisi diye. Şimdi burada baba evinin çayı, demliği olsun, bacası tütsün diye buraya odun çekenlerle birlikteyiz” diyen Özgür Özel, “Bu partiyi, yıllarca baba evinin bacasını tüttüren sizlerle beraberiz ama baba evi herkese ait. Herkes baba evine doğuyor. Büyüyünce kimi büyüğüyle gidiyor, kimi küçüğüne razı oluyor, kimi ırakta oturuyor, kimi yakında oturuyor. Ama herkes biliyor ki başın sıkıştığında orada yeri var onun. Neden, çünkü tapusu ne bende ne Kemal Bey’de ne rahmetli Ecevit’te vardı, ne İnönü’de. Tapu hem hepimizin hem de hiçbirimizin değil. Çünkü bir kişiye kayıtlı tapu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı. Öyle olunca kim zora düştüyse, kim bunaldıysa, kim sıkıldıysa kapı ardına kadar açık. Gelene ‘Nereden geldin, niye gitmiştin, niye öyle ettin böyle ettin’ demiyoruz” diye konuştu.
‘İKTİDARDA HALKTAN YANA, HALKIN İKTİDARI YOK’
Sabah fasulye tarlasını ziyaret ettiğini anlatan Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“Toplayan mutlu değil, güvencesi yok. Kısa süre iş var, ondan sonra yok. Toplatan mutlu değil, götüren mutlu değil. Kim mutlu anlayamadık. ‘Kaç para’ dedim fasulye, ‘8 TL’ dediler. Manisa’da 80 TL. Sorduk milletvekilimize, Burdur’da da 80 liraya fasulye satılıyor. İstanbul’da 120 TL. Didim’de 200 liraya fasulye satılıyor. Orada söylediler. ‘Geçen hafta 200 liraya aldım’ dedi biri İstanbul’dan. Burada 8 TL. Niye 8 TL? Birisi para kazanıyor bundan 120 liraya satılınca, biri eziliyor. Burada 8 liraya sebebi şu; iktidarda halktan yana, halkın iktidarı yok. O köylünün, fasulye üreticisinin, domates üreticisinin partisi iktidarda değil. Kimin partisi iktidarda? Zenginin partisi iktidarda. Gelirken garibandan oy alarak geldiler, yerlerini yaptılar. Şimdi köylüye dönüp bakmıyorlar. 13 liraya süt imal ediliyor. Sütün maliyeti 13 TL. 8 liraya süt alıyorlar Burdur’da. Denetlense en iyisi 15 TL, o da maliyetini kurtarmıyor. Oysa 1’e 1,5 paritesi var. Yani sütün bugün 13 liraya satılması için bu adamın 8 liraya yem alması lazım. 8 liraya yemin çuvalının 400 TL olması lazım. Kaç para şimdi? 580-600 lira. 600 liradan yem alıp 8 liradan süt satıyorlar. Ne oluyor bu sefer? Bütün anaçlar bıçak altına gidiyor, kesiliyor. Sonra Türkiye’de beslenme sorunu var. Türkiye’de tarım ürünlerinde sorun var. ‘Ne yapalım, ithalatına izin verelim.’ Baştan korumuyor, kaybediyor, sonra ithalatına izin veriyor, iyice perişan ediyor.”
‘ŞİMDİ SADECE ZENGİNLER KAZANIYOR’
Yeni nesil bir ekonomi anlayışıyla üreticiyi koruyan, tarladaki ürünün değerinin altında alınmasına izin vermeyen bütün kademelerin kurulması gerektiğine işaret eden Özel, “Yani halkın partisinin iktidara gelip halktan yana, çiftçiden yana, süt üreticisinden yana, hayvancıdan yana pozisyon alması lazım. Öyle politikalar üretmesi lazım. Hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak lazım. O zaman ne olacak? Hem fahiş fiyatlar, hem emek sömürüsü ortadan kalkacak. Herkes birden kazanacak. Şimdi kim kazanıyor? Şimdi sadece zenginler kazanıyor. Sadece ve sadece rantçılar kazanıyor. Bakın 31 Mart seçimlerinden önce 105 miting yaptım, 105 mitingde emeklinin sorununu dile getirdim. Dedim ki 10 bin liraya geçim olmaz, emekliye hakkını verin. Siz geldiğinizde 1,5 asgari ücret alıyordu. Bugünkü parayla 26 bin TL alıyordu, 10 bin TL olmaz artırın diye dilimizde tüy bitti, 12 bin 500 TL yaptı. Ne oldu? 12 bin 500 TL yaptı, emekliyi perişan etti. Beğenmediğimiz 10 bin TL, sefalet maaşı 10 bin TL, ocakta 25 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün verdiği 12 bin 500 TL, 20 kilo kıyma alıyor. Emeklilerin ocak ayında isyan ettiğimiz maaşından bile ayda 5 kilo kıyma parası çaldılar. Oyunlarla, enflasyon oyunlarıyla ve bu yüzden şimdi biz diyoruz ki ‘Niye vermedin?’ Dönüyor diyor ki ‘Kaynak bulamadım’. 2 bin 500 liralık zam için ’33 milyar maliyeti var’ diyor, olsun 17 bin 500 liranın maliyeti de 100 milyardı” diye konuştu.
Konuşmasının ardından Burdur Belediyesi’ne geçip, bir süre Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile sohbet eden Özel, daha sonra toplantının yapılacağı otele gitti.
]]>KAYSERİ’de Rüya Sarıca (7), müzik öğretmeni eşliğinde, piyano tuşlarının üzerine renkli fasulye tanelerini yapıştırarak 5 yaşında piyano çalmaya başladı. Fasulyelerin renklerine göre notaları öğrenen Sarıca, mart ayında online ortamda video gönderdiği yarışmada dünya birinciliği elde etti. Müzik aletlerini çalmanın eğlenceli olduğunu söyleyen Rüya Sarıca, “Piyanoya fasulyeler ile başladım. Sonrasında belirli bir seviyeye gelince fasulyeleri kullanmayı bıraktım. Herkes istediği müzik aletini çalabilir. Öğrendikten sonra insana basit geliyor” dedi.
Rüya Sarıca, piyano çalan ablasından etkilenerek 5 yaşındayken piyano çalmak istedi. Bunun üzerine müzik öğretmeni Tuğba Işıldak Tezcan, Rüya’yı piyanoya başlattı. Okuma yazma ve nota bilgisi olmayan Rüya’ya, notaları öğrenmek için renkli fasulyeleri kullandı. Piyano tuşlarının üzerine, her notaya boyanan farklı renkte fasulye taneleri yapıştıran Tuğba öğretmen, Rüya’nın notaları öğrenmesini sağladı. Rüya, piyano çalmayı öğrendikten sonra tuşlara fasulye yapıştırmayı bıraktı. Kendini piyanoda geliştiren Rüya Sarıca, online olarak World Classical Music Awards yarışmasına video gönderdi. 15 ülkenin 54 şehrinden 1 milyonun üzerinde yarışmacının katıldığı yarışmada, mart ayında altın ödül alan Rüya, dünya birincisi oldu. Yarışmanın ardından İstanbul’da düzenlenecek olan IPC International Piano Competition yarışmasına davet edilen Rüya Sarıca, 9 Haziran’da juri önünde piyano çalacak.
‘RENKLERLE BERABER NOTALARI DA ÖĞRENDİK’
Rüya’nın yaşının üzerinde bir performans sergilediğini söyleyen müzik öğretmeni Tezcan, “Küçük yaşta piyano eğitimine başlamak çok önemli. Çünkü çocukların beyin gelişimlerine çok büyük etkide bulunuyor. Çok büyük pozitifliği var. Öğrenciler piyanoya, renklerle başladıkları zaman notaları çok çok daha kolay öğrenebiliyorlar. Bunu, Rüya’da tam anlamıyla gördük. Rüya okuma yazma bilmiyordu. 5 yaşında başladı. Hem okuma yazmayı hem de notaları öğrendi. Notalar bize bir kılavuz oldu. Renklerle beraber notaları da öğrendik. Sonrasında renkleri attık. Normal çalmaya başladık ve bir sürü kapılar açılmaya başladı. Çocukların özellikle özgüven düzeyleri çok yükseliyor. Rüya, girdiği bütün yarışmalarda birinci oldu. Yaşının üzerinde bir performans sergiliyor. World Classical Music Awards yarışmalarına girdi. Orada birinci oldu. Şimdi de IPC Uluslararası Piyano yarışmasına girdik. Çok zor olmasına rağmen, Kayseri’den ilk defa 7 yaşında biri katılacak. O da Rüya” diye konuştu.
‘RENKLER HEM BANA HEM DE PİYANO TUŞLARINA YARDIMCI OLUYOR’
Rüya’nın geçirdiği süreci anlatan Tezcan, “Ben notaları öğretirken, birinci sınıfta kullandığımız fasulyeleri kullanmayı tercih ettim. Çünkü etiket yapıştırdığınız zaman piyanonun lekesi kalıyor. O oluyor, bu oluyor ve bu çocuklara bir kopya gibi geliyor. Ben onu istemiyorum. Ben çift taraflı bantla fasulyeleri yapıştırdım. Çocuklar evlerine giderken de o fasulyeleri ellerine veriyorum. Onlar benim evime geldiklerinde ya da ben onların evine gittiğimde fasulyeler tuşta yapışık olduğu için ‘öğrendikten sonra bunu buradan kaldırın, artık o size veda edecek’ diyorum. Geldiğimde bir bakıyorum veda etmiş oluyor. Otomatik olarak renkler hem bana hem de piyano tuşlarına yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.
‘RÜYA BİRİNCİ OLDUĞU ZAMAN AĞLADIK’
Tezcan, “Yarışmalara online olarak katıldıktan sonra ben Rüya’da çok büyük bir gelişme gördüm. Bizim belli yerlerde sertifikalar almışlığımız vardı zaten. Bu sertifikalardan sonra kendimizi bir de yarışmalarda görmek istedik. Ailemiz çok büyük destek oldu. Aslında bilmeden bir yarışmaya girdik. Çünkü milyonlarca insanın katıldığı bir yarışma. Aslında çocuk açısından bir riskti. Ama hayatta bazen cesaretli olmak güzel şeyler getirebiliyor. Rüya’ya bu konuda çok güvendim. Bu yaşta olup da bu şekilde güzel bir tekniği olan, notaların ritimlerini ve yerlerini çok iyi yapıyor. Rüya birinci olduğu zaman ağladık. Rüya kesinlikle piyanoda ilerlemek istiyor. Müzikten asla ayrılmayacak” dedi.
‘PİYANOYA FASULYELER İLE BAŞLADIM’
Müzik aletlerini çalmanın eğlenceli olduğunu söyleyen Rüya Sarıca ise “Piyanoya fasulyeler ile başladım. Sonrasında belirli bir seviyeye gelince fasulyeleri kullanmayı bıraktım. Ablamı piyano çalarken çok gördüm. Bende ablam gibi piyano çalmayı istedim. Fasulyeleri kullandığımız için çok ta zor olmadı. Şuana kadar yarışmalarda birinci oldum. IPC’de birinci olacağım mı bilmiyorum. Herkes istediği müzik aletini çalabilir. Öğrendikten sonra insana basit geliyor. Müzik aletlerini çalmak eğlenceli bir şey” diye konuştu.
]]>