Balıkesir, 49 mavi bayrak ödüllü plajıyla Türkiye’nin en çok Mavi Bayraklı 4’üncü ili oldu. Ayvalık ise 21 Mavi Bayrak ödüllü plajı, bir marina ve üç teknesi ile Balıkesir’in en çok Mavi Bayrak ödüllü ilçesi olma başarısını sürdürdü.
Ayvalık Belediyesi Paşa Limanı Sosyal Tesisleri’nde ise Ayvalık 2024 Mavi Bayrak farkındalık etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikte, plajlardan toplanan çakmaklardan yapılan “heykel” ile kumsalda unutulan terliklerden yapılan sembolik “balık” sergilendi. Çocukların bıraktığı plastik oyuncaklar ve denizden çıkarılan atıklar tepki topladı.
Başkan Mesut Ergin, Ayvalık’ta mavi bayrak sayısının her geçen yıl arttığını, bu yıl da beş tesisin mavi bayrağa uygun görüldüğünü söyledi. Ergin, “Bu sene de Paşa Limanı Sosyal Tesisleri’miz mavi bayrağa uygun görüldü. Hem mavi bayrak töreni hem de farkındalık etkinlikleri yapmak istedik. Çocuklar için uçurtma şenliği yaparak mavi bayrak ve çevreye duyarlı olmayı farkındalık yaratarak anlatmak istedik” dedi.
“İnsanların kirletmemesi lazım, kirletme düzeyeni azaltmamız lazım”
Çevre kirliliğinin önüne geçilmesi için, öncelikle insanların kirletmemesi gerektiğinin altını çizen Başkan Ergin, şöyle konuştu:
“İnsanların kendi alanını, iş yerini, kendi evinin önünü temiz tutması lazım. Toplumumuz çok rahat, çevremizi çok kötü kullanıyorlar, sadece belediyenin, temizlik işlerinin ve çalışanlarının temizlik gayretleri tek başına yeterli olamaz. Bunu topluma anlatmamız lazım, bunu anlatamazsak iş çığırından çıkıyor, bu konuda rahatsızlığımı dile getirmek istiyorum. Bu konuda çok şanslıyız ama sorumluluklarımız daha da artıyor. Geçtiğimiz yıl, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nca verilen ‘En İyi Çevre Eğitim Etkinlikleri’ ödülü 15 Büyükşehir, 6 il ve 42 ilçe belediyesi arasında Ayvalık’ın oldu. Uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Ayvalık’a ödülü getiren 3 önemli farkındalık projeleri; İzmaritsiz Ayvalık Kamu Spotu önemli bir konuda farkındalık yarattı, sinema salonları, film festivalleri yayınlandığı birçok alanda binlerce izleyici için farkındalık yarattı. Büyük Deniz Çöpleri Anıtı; meydanda ve plajlarımızda sergilenirken 7 katmanıyla insan eliyle mavi denizin yok oluşunu gözler önüne serdi. Uluslararası İzmaritsiz Ayvalık Karikatür Yarışması; 25 ülkeden 113 Karikatür sanatçısı 235 eserini Ayvalık için çizdi. ‘İzmaritsiz Ayvalık konulu karikatür yarışmasının düzenlenmesine önemli katkılar sağlayan karikatürist Sönmez Yanardağ’ı geçtiğimiz gün kaybettik. Anısına saygıyla düzenlenen sergimizi de gezebilirsiniz. Kendisini rahmetle anıyorum. Denizleri evimizmiş gibi düşündüğümüz, masmavi gökyüzünde çöplerin değil uçurtmaların uçacağı, çocuklarımızın hem uçurtma yapmayı öğrenip hem de gönüllerince uçuracağı eğleneceği, deniz ve kumsallarımızdan çıkan atıkların sembolik anıtlarla sergileneceği, ‘İzmaritsiz Ayvalık’ karikatür yarışmasının seçkisinin de yer aldığı etkinlikte emeği geçen TÜRÇEV’e Mavi Bayrak Türkiye ekibine, Tema Ayvalık’a, Kratos Kürek Takımı’na, Çevre gönüllüsü Çetin İşten ve tüm doğaseverlere katkılarından dolayı teşekkür ederim.”
]]>Fatih İmam Hatip Ortaokulu’nda görev yapan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Adem Tağman, öğrencileriyle İsrail’in Filistin’deki katliamları konusunda farkındalık oluşturmak için birçok etkinlik gerçekleştirdi.
Son olarak Tağman’ın yönlendirmesiyle 8. sınıf öğrencileri deneme sınavındaki optik formlara, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına dikkati çekmek amacıyla çeşitli mesajlar ve sembol isimler yazarak farkındalık oluşturdu.
Öğrenciler deneme sınavındaki optik formlara, “Free Palestine”, “Affet Allahım”, “İnsanlık ölüyor”, “Yıkılsın İsrail” ve “Enkazdaki oyuncak”, “Tutsak dünya”, “Fosfor bombası”, “Çadır sakini”, “Boykota devam”, “Dünya 5’ten büyüktür”, “Onurlu direniş”, “Batı Şeria”, Mescidi Aksa”, “Kudüs” gibi sembol isim ve mesajlar kodladı.
Öğrencilerin sosyal medyadan da paylaştığı farkındalık eylemi ilgi gördü.
“Farkındalığın okulumuzda kalmaması adına sosyal medyadan paylaştık”
Tağman, AA muhabirine, sene başından bu yana Filistin ve Gazze’de işgalci İsrail’in yaptığı zulme çocukların duyarlı olması adına birçok etkinlik yaptıklarını söyledi.
Yahyalı Cumhuriyet Meydanı’nda tüm velilerin katılımıyla geçen aylarda kermes düzenlediklerini ve gelirini Filistin’e bağışladıklarını anlatan Tağman, “Farkındalık eylemleri kapsamında TRT Belgesel’de yayınlanan 15 bölümlük Kudüs belgeselini çocuklarımıza izlettirdik. Bu belgeselden hem çevrimiçi hem de yazılı sınavlar yaptık. Bu sınavlar neticesinde de çocuklarımızı ödüllendirdik.” dedi.
Tağman, İsrail’e karşı yapılabilecek en etkili silahın boykot olduğunu, bu yüzden öğrencilerle boykot konusunda birçok faaliyet yaptıklarını söyledi.
Etkinliklerle çocukların bilinçlendiğini ve ailelerini de bu konuda uyardığına dikkati çeken Tağman, şöyle devam etti:
“Çadırdaki çocukların üzerine bombalar atılıyor. Ben çocuklarıma çoğu zaman ağlayarak sarılıyorum çünkü orada bundan mahrum olan birçok insan var. Sınav optiklerine Gazze ile alakalı sembol isim ve sloganların yazılması bizim genel faaliyetlerimizden birisiydi. Bu kadar ses getireceğini bilmiyorduk. 8. sınıf öğrencilerimize sık sık deneme sınavı yapıyoruz. Benim de aklıma böyle bir farkındalık eylemi geldi. Çocuklarla paylaşınca onlar da çok mutlu oldu. Burada kodlananlar ya sembol isimler ya da mesaj niteliğinde. Bunları da çocuklarımızla birlikte bulduk. Bu farkındalığın sadece okulumuzda kalmaması adına sosyal medyadan paylaştık.”
Tağman, çocukların kalbindeki “hiçbir şey yapamama” duygusunu silmeyi amaçladıklarını, farkındalık eylemlerine Filistin’deki zulüm bitene ve nehirden denize özgür Filistin olana kadar devam edeceklerini bildirdi.
“Filistin’de çocuklar ölüyor, çok üzülüyoruz”
8. sınıf öğrencilerinden Elif Su Uluyol da çeşitli mesajlar kodladıklarını belirterek, “Ben ismimin olduğu yere ‘Allah’ım affet’ yazdım. Çünkü elimizden gelen hiçbir şey yoktu. Biz de bunu yaparak farkındalık oluşturmak istedik.” dedi.
Aynı sınıfta eğitim gören Emine Betül Elsen ise İsrail’i bir devlet olarak değil, işgalci bir toplum olarak gördüklerini söyledi. Yaptıkları farkındalık eyleminin sosyal medyada ilgi görmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini anlatan Elsen, “Bu kadar ses getirmesini beklemiyorduk ama herkesin farkındalık oluşturulduğunu görmesi bizi gerçekten çok mutlu etti. Bu yüzden de gurur duyuyorum.” diye konuştu.
Öğrencilerden Ahmet Efe Aydın da öğretmenlerinin yönlendirmesiyle farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını, deneme sınavındaki optik formda Filistin temalı kelimeler kullandıklarını dile getirdi.
Formda isminin yerine “Free Palestine” kodladığını anlatan Aydın, “Özgür Filistin anlamına geliyor. Özgürlük için yaşlısı, genci her yaş grubundan insanlar orada mücadele veriyor. İsrail’in yaptığı insanlık suçu, bunu kınıyoruz. Filistin’de çocuklar ölüyor, çok üzülüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Adını forma “Dünya 5’ten büyüktür” olarak kodlayan Emre Kaldırımcı da İsrail’in yaptığı katliama duyarsız kalamadıklarını söyledi.
]]>AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, Dünya Çölyak Günü dolayısıyla Çölyak hastalığının farkındalığını artırmak ve glütensiz yaşamı desteklemek adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin çölyak hastalarına yönelik sunmuş oldukları hizmetleri dile getirdi. Milletvekili Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç göstermiş olduğu gayret ve hassasiyet için teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Glütensiz Kafe, her yıl mayıs ayında kutlanan Dünya Çölyak Günü’nde de ilgi odağı oldu. Vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesi Glütensiz Kafe’nin Kayseri için şans olduğunu ifade ederken, Glüten Kafe’den çok memnun olduklarını belirterek, doktor olan Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini dile getirdiler. Böyle bir hizmet verilmesinin Kayseri için çok önemli olduğunu dile getiren Nurgül Doğan, “Böyle bir hizmet verilmesi Kayseri için çok güzel. çölyak rahatsızlığı olanlar için çok büyük avantaj tabi ki. Burada çalışanların güler yüzü, ilgisi ve hemen hizmet vermesi, temizliği gayet güzel. Başkanımızın çalışmaları çok verimli. Bu Glütensiz Kafe çok önemli. Takdir ediyorum. Çok beğeniyoruz” şeklinde konuştu. Erciyes Üniversitesi’nde hemşirelik bölümünde okuyan ve 2 yıl öncesinde çölyak rahatsızlığı tanısı alan Merve Nur Örmüş, Glütensiz Kafe’de farkındalık oluşturmak için bir araya geldiklerini ifade ederek şunları söyledi;
“İlk zamanlar ürünleri bulma konusunda zor zamanlarım oldu. Ayrıca sosyalleşme konusunda da bunu yaşıyoruz. Arkadaşlarımızla bir kafeye gittiğimizde bulamıyorduk. Sonra Glütensiz Kafe’yi öğrendik. Sonra biz kendimizi hep Glütensiz Kafe’de bulduk zaten. Bugün de 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü. Bunun için Glütensiz Kafe’de farkındalık oluşturmak amacıyla bir araya geldik. Sıkıntı yaşayan herkes buraya gelebilir. Biz burada 15 kişi toplanacağız ve güzel bir vakit geçireceğiz” dedi.
Erciyes Üniversitesi’nde hemşirelik bölümünde okuyan Esma Su ise; “Dünya Çölyak Günü ve biz de bu farkındalık için gün yapalım dedik. Bugün çok özel bir gün bence ve çoğu kişide bundan muzdarip. Gün geçtikçe sayısı artıyor. Kayseri’de 3 yıldır Glütensiz Kafe var. Bu şehir için büyük bir artı” diye konuştu. Üniversite öğrencisi olan Kadir Aydoğdu da Çölyak Farkındalık Günü için toplandıklarını ve böyle bir tesis olduğu için Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini iletti. Aydoğdu, şöyle konuştu;
“9 Mayıs Çölyak Farkındalık günü için bugün burada toplandık. Kayseri’de böyle bir imkan olması çok iyi. Çünkü Çölyak rahatsızlığı olan hastalar da normal kafelere gidemiyor. Burada bu rahatsızlığı yaşayanlar için her şey var. Büyükşehir Belediye Başkanımıza böyle bir imkan sunduğu için teşekkür ediyoruz” – KAYSERİ
]]>Çukurova Üniversitesi öğrencileri, ABD’de üniversite öğrencilerinin Filistin’e destek vermeye yönelik kurduğu ve çeşitli İsrail protestolarının gerçekleştirildiği çadır kamplarının bir benzerini Adana’da hayata geçirdi. Çukurova Üniversitesi kampüsünde yer alan alanda 6 adet çadır kuran öğrenciler, alanı Filistin ve Türkiye bayrakları başta olmak üzere Filistin ve Gazze temalı ve çeşitli unsurlar ile süsledi. Müslüman gençler olarak insanlık namına Filistin’de yaşanan vahşeti gündemde tutmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirten öğrenciler, arkadaşlarını kendileri ile birlikte çadır kamplarında bir araya gelmeye davet etti. Öğrenciler, kurdukları çadır kampında 5 gün boyunca öğrenci arkadaşlarını ve çeşitli konukları ağırlayacak.
“Müslüman gençler olarak insanlık namına ne yapabileceğimizi düşünürken aklımıza geldi”
Filistin konusunda farkındalık oluşturmaya yönelik üniversite kampüsünde çadır kurma fikrinin ortaya çıkış hikayesini anlatan İlahiyat Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Furkan Toramantekin, “7 Ekim tarihinden bu yana üniversitemizin çeşitli bölgelerinde yürüyüş, basın açıklaması, resim sergisi ve doğa temalı olacak şekilde insanların zihninden Filistin’i ve Gazze’yi çıkarmamak adına çeşitli çalışmalarda bulunuyorduk. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen olaylar açıkçası bizi biraz utandırdı. Onların çoğunun gayrimüslim olduğunu biliyoruz. Biz de Müslüman gençler olarak ‘insanlık namına, Müslümanlık namına ne yapabiliriz’ diye düşündüğümüz bir sırada aynısını yapmaya karar verdik” dedi.
5 gün boyunca farkındalık nöbeti tutacaklar
Üniversite rektörlüğünden aldıkları izin sonrasında çeşitli fakültelerden öğrenciler ile çadır kurdukları alanda bir araya geldiklerini belirten Toramantekin, “Burada çeşitli fakültelerden öğrenci arkadaşlarımız ile bir araya geldik. 5 gün boyunca burada Filistin çadır kamplarımız ile birlikte farkındalık nöbeti tutmayı düşünüyoruz. Gelen arkadaşlarımızla Filistin hakkında, dünya gündemi hakkında ve geleceğimiz hakkında çeşitli istişare ve sohbetler yapmayı düşünüyoruz. Yine bu 5 günlük süre içerisinde çeşitli konuklarımızı buraya getirmek istiyoruz. İnşallah fakülte hocalarımızı burada ağırlayacağız. Rektörümüzü de davet ettik. Bu şekilde farkındalık adına ne yapabilirsek bizler için insanlık adına kar olabileceğini düşünüyoruz. 7 ay oldu ve 210 günü geçti bu süreç. Hala katliamlar devam ederken bizim oturduğumuz yerde çakılı kalmamız vicdanımızı sızlatıyor. Hem insani, hem de dini bir vazife olarak gördüğümüzden dolayı arkadaşlarımız ile ‘daha neler yapabiliriz’i konuşmaya devam ediyoruz bu hususta” şeklinde konuştu.
“En büyük amacımız Filistin’e yönelik farkındalık oluşturmak”
İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Halil Çalışkan ise, “6 adet çadırımız var. Buralarda resim sergilerimiz var. Etrafı süsledik. İnsanların gelip fikirlerini söyleyebileceği, kaynaşabileceği, çeşitli akademisyenlerin ve yazarların gelip burada öğrenci kardeşlerimiz ile buluşacağı bir ortam kurmaya çalıştık. Burada bizim en büyük amaçlarımızdan birisi Filistin’e dair bir farkındalık oluşturmak. Bildiğiniz gibi Avrupa’nın en köklü üniversitelerinde bu tarz eylemler çok yaygın. Bizler de bunu öğrenciler olarak Çukurova Üniversitesi adına düzenliyoruz. Şu anda buradaki heyecan gerçekten yüksek. Öğrenci kardeşlerimizle bu sesi Adana’da ve Çukurova Üniversitesi’nde yaymak istiyoruz” ifadelerini kullandı. – ADANA
]]>