“17 YIL ÖNCE SEVGİLİYKEN…”
Kendisinin 15 yaşında gelin olduğunu belirten kadın, “15 yaşında evlenmiş olmanın en güzel yanı belki de bu… Siz burada mutfakta yemek yapan sıradan bir çift görmüş olsanız da aslında başka bir yerden neler hissettiğimizi görebilirsiniz. 17 yıl önce sevgiliyken uzaktan uzağa izlediğimiz filmin tekrarını açmışız, kızlarımız boyumuz kadar olmuş, uykuya dalmış.. Birlikte yürüdüğümüzde başarabildiğimiz her şeyin özeti… Ve belki en güvende hissettiğimiz en sıcak yer” ifadelerine yer verdi.
KISA SÜREDE ÇOK SAYIDA YORUM ALDI
Kısa sürede viral olan görüntünün altına “15 yaşında evlenmenin hiç bir olumlu yanı olamaz”, “15 yaşımda ben hala parkta oynuyordum”, “Ben okumayı tercih ederim. Her şey zamanında güzel”, “15 yaşında yapılan evliliğin olumlu yönü mü olur?”, “15 yaşında evlenmesini neden basari hikayesi gibi anlatıyor” şeklinde yorumlar yapıldı.

EvlilikGüncelEğitimKadınYaşamÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu Projesi hakkında bilgilendirme yaptı.
Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti.
Projede yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Göktaş, yurt genelinde doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta şartları sağlayan çiftlerin fona başvurularını almaya başladıklarını açıkladı.
“DESTEK ÇOK BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR”
Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti.
“3 BİN 963 ÇİFT YARARLANDI”
Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla “www.aile.gov.tr” adresi üzerinden alınmaya başlandığını hatırlatan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift söz konusu krediden yararlandı.” ifadesini kullandı.
“KARABÜK, BARTIN VE ZONGULDAK’TA BAŞVURULARI ALMAYA BAŞLADIK”
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık.” dedi.
Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.

GELİR KRİTERİNDE YENİ DÜZENLEMELER
Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2.3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz.” ifadesini kullandı. Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI 3 EYLÜL
Koç Burcu – (21 Mart – 20 Nisan)
Karşınıza çıkacak belirsizliklere karşı nasıl bir tavır alacağınıza karar vermelisiniz. Şu anda aleyhinize işleyen eski düşünce tarzınızdan vazgeçmekte zorlanıyorsunuz. Ancak engellerden kolayca kurtulabilmek için esnek ve açık davranmaya çalışın. Kendinizi çok zorlarsanız sağlığınız zarar görebilir. Koç burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Boğa Burcu – (21 Nisan – 21 Mayıs)
Öyle enerji dolusunuz ki, size kalsa tüm dünyayı keşfe çıkacaksınız. İçinizdeki sese kulak verin ve birkaç haftalığına sürpriz bir tatile çıkın. Dünyayı dolaşın; içinizdeki heyecanla yepyeni şeyler keşfedecek, yepyeni işlere kalkışacaksınız. İnsanlarla tanışın, çekinmeyin; doğanın güzelliklerini huşu içinde seyredin. Deneyimler, dostluklar ve unutulmaz yerlerin size yaşatacağı güzelliklerin hayatınızda zengin ve kalıcı bir etkisi olacak. Boğa burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
İkizler Burcu – (22 Mayıs – 21 Haziran)
Kader sizi yine dolambaçlı yollara attı ve planladığınızdan çok daha farklı bir durumun içinde buldunuz kendinizi. Üzülmeyin. Her şey her zaman sizin planladığınız gibi gidecek olsa, hayatın beklenmedik sevinçlerini yaşayamazdınız. Strese girmeyin, bilakis yaşamın gizli güzelliklerini yakalayabilmek için gözlerinizi dört açın. İkizler burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Yengeç Burcu – (22 Haziran – 23 Temmuz)
İnsanlarla iyi ilişkiler kurmada şu sıralar özellikle başarılısınız. Çekim gücünüz yüksek ve dört bir taraftan geleceğinize olumlu etkileri olacak bağlantılar yağıyor. Bu kişilere sadece işinize yarayabilecekleri için değil, insan olarak da değer verdiğinizden emin olun. Yengeç burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Aslan Burcu – (24 Temmuz – 21 Ağustos)
Hem kendi içinizde hem de yaptığınız işlerde büyük bir rahatlık içindesiniz. Başkaları da bunun farkına varacak ve bu rahatlığınız yakınınızdaki kişilere de bulaşacak. Sizinle aynı kafa yapısındaki kişilerle bağlantı kurmak için bu fırsattan yararlanın. Planlarınızı başkalarının fikirlerini de katarak zenginleştirin ve bu odaklanmış enerjinizle harekete geçin. Eskiden ulaşılmaz sandığınız hedefler artık çok yakınınızda olacak. Aslan burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Başak Burcu – (22 Ağustos – 23 Eylül)
Hayallerinizi gerçeğe dönüştürme zamanı nihayet gelmiş görünüyor. Cesur davranırsanız sadece özel hayatınızı değil, iş hayatınızı da daha iyiye götürebileceksiniz. Ayrıca çevrenizdeki kişilerin örnek alacağı biri haline gelebileceksiniz. Ancak dinlenmek için kendinize vakit ayırarak stresinizi hafifletmeniz de gerekecek. Boş zamanlarınızı hobilerinize ayırın. Böylece hedeflerinizi gözden kaybetmeyeceksiniz. Başak burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Terazi Burcu – (24 Eylül – 23 Ekim)
Bugün işyerinde idari becerilerinizi konuşturmanız gerekecek. İş arkadaşlarınızdan alacağınız fikirleri birleştirerek başarıyı yakalayabilirsiniz. Bunun özgüveniniz üzerinde de olumlu bir etkisi olacak. Arkadaşlarınız ayrıca, farklı kişilikleri bir araya getirebildiğinizden sizin yanınızda kendilerini rahat hissedecekler. Kendinizi formda hissettiğiniz için şimdi başkalarının sağlığıyla ilgilenmeye başlayacaksınız. Ama unutmayın; sizin de sağlıksız alışkanlıklarınız var ve onların da üzerinde çalışmanız gerekecek. Terazi burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Akrep Burcu – (24 Ekim – 23 Kasım)
Ruh ve beden sağlığınız bundan daha iyi olamazdı. Bu anı ziyan etmeyin; fikirlerinizi ele alın ve hayata geçirmeye başlayın. Aynı hedefleri paylaşan ve takım olarak ilerleyebilecek olan destekçiler kazanacaksınız. Bu sayede bugün özellikle verimli çalışabilecek ve hedeflerinize nihayet yaklaşmanızı sağlayacak büyük adımlar atabileceksiniz. Akrep burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Yay Burcu – (24 Kasım – 22 Aralık)
Önünüzdeki engelleri her zamanki alışılmış yollarla çözmeye kalkışırsanız çözemeyeceksiniz. Yaklaşımınızı değiştirin. Yeni bir strateji geliştirin ve başkalarının fikrinizi değiştirmesine veya planlarınızla fazla oynamasına izin vermeyin. Çözüm tamamen ulaşabileceğiniz bir noktada. Biraz özgüvenle bu sorunların üstesinden gelebilir ve ipleri yine elinize alabilirsiniz. Yay burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Oğlak Burcu – (23 Aralık – 20 Ocak)
Bugün sanki her şey kendiliğinden yerine oturuyor. Çevrenizdekilerin heyecanınızı ve canlılığınızı fark etmemesi mümkün değil. İşyerindeki tüm görevlerinizi başarıyla tamamladınız ve artık yeni projelere rahatça geçebilirsiniz. Özel hayatınızda bile, karşılaştığınız herkes üzerinde bıraktığınız umut verici izlenim sayesinde mutlu anlar yaşıyorsunuz. Zahmetsizce ulaştığınız bu başarılı dönemin keyfini, sona ermeden önce doya doya çıkarın. Oğlak burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Kova Burcu – (21 Ocak – 19 Şubat)
Yeni zorluklarla karşılaşmaya hazır olun, özellikle de ilk başlarda pek ilerleme kaydedemediğiniz işyerinizde. Bu sizi yıldırmasın. Bu tür dönemler gelir geçer. Özel hayatınızda da taze bir enerjiye ihtiyaç duyuyorsunuz. Çevrenizdekilerle ilişkilerinizin tükenmeye başladığını hissediyorsunuz. Günlük kalıpların dışına çıkın ve sıra dışı bir şey yapın. Kova burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Balık Burcu – (20 Şubat – 20 Mart)
Şüpheleriniz ve belirsizlikleriniz olabilir ve bunlar nedeniyle güçlükler yaşayabilirsiniz. Enerjiniz her zamankinden daha yüksek bir seviyede, fakat bu huzursuz ve uyumsuz bir enerji. Çatışmak istediğiniz kişiler varsa, bunu yaparken kendinize yeni düşmanlar edinmemeye dikkat edin. Sorunlarınızı daha da artırmaktan başka işe yaramayacaktır. Oysa isteklerinize biraz gem vurur ve sakin kalmayı denerseniz, bu dönemi sıkıntısız atlatabilirsiniz. Balık burcu haftalık ve aylık burç yorumları…
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aradığı mutluluğu bir türlü bulamayan İsmail Hacıoğlu, 2020 yılında anlaşmalı olarak boşandığı eski eşi Duygu Kumarki ile yeniden barışmıştı.
ESKİ EŞTEN SEVGİLİ OLMADI
Boşandıktan sonra bir dönem Merve Çağıran ve Aslıhan Gürbüz ile aşk yaşayan Hacıoğlu, “Ne varsa eskilerde var” dedi ve eski eşi Duygu Kumarki ile tekrar denedi. Ancak ünlü çiftin mutluluğu kısa sürdü ve Hacıoğlu ile Kumarki’den geçtiğimiz günlerde ayrılık haberi geldi.
Kumarki, “Eski eşim ile yeniden ortak bir yaşam sürmeye başlamıştık. Bir süre önce konuşarak ortak hayatımıza son vermiş bulunmaktayız.” dedi.
KAPATTI
Kumarki, bu kez de Instagram hesabından yaptığı paylaşım ile gündeme geldi. Hacıoğlu’nun soyadını Instagram hesabından bir türlü silemediğini açıklayan Kumarki, çareyi hesabını kapatmakta buldu.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan çift, boşanmak için Çerkezköy 2. Aile Mahkemesine başvurdu. G.A. isimli kadının eşi U.A.'dan boşanmak istemesi üzerine U.A. da evliliğin geçerli olmadığını belirtip, nikah merasimi sırasında orada olmadığını Etlik Escort ve imzayı da kendisinin atmadığını belirterek evliliğin iptali davası açtı. Mahkeme, dosyaları inceleyerek, 'evliliğin yokluğu' hükmüne karar verdi.
Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan G.A. isimli kadın, 2019 yılında eşi U.A. hakkında boşanma davası açmak için mahkemeye başvurdu. Karşı dava açan U.A. ise 2 çocuğunun annesi kadınla resmi şekilde evli olmadıklarını, nikah sırasında orada olmadığını belirterek, evliliğin yokluğunun tespitini istedi.
Yapılan yargılama sonucunda Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu dava yönünden yaptığı incelemede, "Erkeğin evlenme esnasında hazır bulunmadığı, evlenme defterindeki imzanın erkeğe ait olmadığı, böylece evlenmenin kurucu unsurunun eksik Gaziosmanpaşa Escort olması nedeniyle evlenmenin yok hükmünde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar" verilerek, evliliğin yokluğunun tespitine karar verdi. Aynı zamanda G.A. isimli tarafın açmış olduğu boşanma davasında da karar verilmesine yer olmadığına kararını verdi.
Karşı taraf olan G.A.'nın karara karşı istinaf kanun yoluna başvurarak itiraz etmesi sonucunda dosya üst mahkemeye taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesince dosya usulen bozuldu. Üst mahkeme, her iki tarafın açmış olduğu davaların incelenmesi gerektiğini, erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu evliliğin yokluğunun tespiti davasının öncelikle karara bağlanmasını ve karar kesinleştikten sonra kadın taraf olan G.A.'nın açmış olduğu boşanma davasında karar verilmesi gerektiğini Keçiören Escort belirterek, söz konusu dosyayı bozdu. Bunun üzerine Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi dosyaları tefrik ederek, erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu davasında 24 Ekim tarihinde davanın kabulü ile evliliğin yokluğunun tespitine karar verdi.
Erkek şahıs olan U.A.'nın avukatı Muhammed Ali Demirci, söz konusu dosya ile ilgili olarak, "Müvekkil bize gelip başvurduğunda ve yaşadıklarını anlattığında Türkiye'de eşine az rastlanır bir dava olduğunu en başından anlayarak, davaya müdahil olduk. Müvekkil istemediği halde, zorlanarak, rızası ve bilgisi olmadan kendisi de nikah akdine katılmadığı halde Çıldır ilçesinde resmi evlilik gerçekleştirilmiş ve kendisine artık bu senin eşin denilmiş ve resmi nikahtan 1 ay kadar sonra İstanbul'da düğün gerçekleştirilmiştir. Evliliğin kurucu unsuru olan resmi memur önünde kabul rızalarının açıklanması hususu gerçekleşmediği için evlilik en başından beri yok hükmündedir. Bu nedenle evliliğin yokluğunun tespiti amacıyla açmış olduğumuz dava yerel mahkemece kabul edilmiştir. Dosya kapsamında tanıklar dinlenmiş Kızılay Escort ve Adli Tıp Kurumundan imza incelemesi de yaptırılmış ve sonucunda evlilik kütüğündeki imzanın müvekkile ait olmadığı ortaya konulmuştur. 24 Ekim'de verilen kararın henüz gerekçesi yazılmamıştır, gerekçeli karar yazıldıktan sonra karşı taraf olan G.A. muhtemeldir ki avukatları aracılığıyla karara itiraz edeceklerdir. Ancak kararın hiçbir şekilde değişmeyeceği ortadadır" dedi.
]]>Herkesin etrafında, ruh eşini arayan Elvankent Escort birileri vardır. Sosyal medyada sürekli kullanılan "Ruh eşi" teriminin sözlük anlamını merak ediliyor. Peki, Ruh eşinin anlamı nedir? "Ruh eşi" ne demektir? Ruh eşinizi Eryaman Escort bulduğunuzu nasıl anlarsınız? sorularının cevaplarını haberin devamında bulabilirsiniz.
"Ruh eşi" terimi genellikle bir kişinin başka Esat Escort bir kişiyle derin bir duygusal ve zihinsel bağ kurduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu bağ, karşılıklı anlayış, benzer değerler, ilgi alanları ve duygusal uyum gibi faktörlere dayanabilir. Ruh eşi kavramı, kişinin kendini tamamladığını, birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğu ve birlikte zaman geçirmekten keyif aldığı birini ifade etmek için kullanılır. Ancak bu terim, farklı kültürel ve kişisel inançlara göre farklı anlamlar taşıyabilir ve bazıları için daha derin ve spiritüel bağlantıları da ifade edebilir.
Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle derin duygusal ve zihinsel bir bağa dayanır. Ruh eşinizi bulduğunuzu düşündüren bazı işaretler vardır. Bunlar;Ruh eşinle zaman geçirirken kendini derin bir bağlantı içinde hissedersin. Onunla konuşurken, hislerini ve düşüncelerini paylaşırken anlamlı ve özgün bir ilişki hissedersin. Ruh eşinle ilişkin doğal bir şekilde gelişir ve birbirinize uyum sağlarsınız. Birlikte olduğunuzda kendini rahat, huzurlu ve kabul görmüş hissedersin. Ruh eşinle Etimesgut Escort benzer değerlere sahip olduğunu ve aynı ya da benzer ilgi alanlarını paylaştığını fark edersin. Ortak noktalarınız ve ortak değerleriniz varsa, ilişkinizin derinleştiğini hissedersin. Ruh eşin seni anlar ve duygusal olarak destekler. Birbirinizin duygularını anlama yeteneğiniz yüksektir ve birlikte zor zamanlarda bile birbirinize destek olursunuz. Ruh eşinle aranızda karşılıklı saygı ve sevgi dolu bir ilişki vardır. İlişkinizde güven duygusu ön plandadır ve birbirinize saygı gösterirsiniz. Ruh eşinle birlikte olmak, hem kişisel hem de ilişkisel olarak büyümenizi sağlar. Birbirinizi destekleyerek ve cesaretlendirerek daha iyi insanlar olmanıza yardımcı olursunuz.
Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle zamanla olgunlaşan bir farkındalık ve içsel bir his olarak ortaya çıkar. Bu hislerin doğru ve sağlam temeller üzerine oturduğundan emin olmak için zaman vermek ve ilişkinizi dikkatle gözlemlemek önemlidir. Herkesin ruh eşi tanımı farklı olabilir, bu nedenle kişisel deneyimlerinize ve hislerinize güvenmek en doğrusudur.
]]>IĞDIR Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, iki ayrı sosyal medya hesabı kullanıcılarıyla evlilik konusunda araştırma yaptı. Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların ise yüzde 54’ü ‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ sorusuna ‘Hayır’ cevabını verdi. Araştırmaya katılanlardan bazıları ‘Ben bir kuş olsam, bir daha eşimi köyünün üzerinden bile uçmam’ yorumunda bulundu. Yıldırım, “Aslında komik ama ciddi bir bıkmışlık, tükenmişlik görüyoruz. Başlangıçta ciddiye almadığımız sorunlar daha büyüyerek karşımıza çıkabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, sosyal medya hesapları Facebook ve TikTok kullanıcılarıyla evlilik konusunda bir araştırma gerçekleştirdi. Yıldırım, yarısı erkek, yarısı kadınlardan oluşan 2 bin sosyal medya kullanıcısının ‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ ve ‘Dünyaya bir daha gelsen yine evlenir miydin?’ sorularına verdiği cevapları inceledi.
‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ sorusunu cevaplandıran erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların ise yüzde 54’ü hayır cevabını verdi. Eşe-evliliğe karşı hissedilen duygulara da yer verilen araştırmada erkeklerin yüzde 32’si evlilikte huzurlu olduğunu, yüzde 30’u ise pişmanlık duygusunu dile getirdi. Yüzde 34’ünün evlilikten duyduğu pişmanlığını ifade ettiği kadınlarda, huzur bulduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 20’de kaldı.
‘Dünyaya bir daha gelsen yine evlenir miydin?’ sorusuna ise büyük çoğunluk tekrar evlenecekleri cevabını verdi. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si evlenme kararını yine alacaklarını belirtirken, yüzde 28’i ise evlenmeyeceğini ifade etti.
KADINLAR DAHA ÇOK ZORLUK YAŞIYOR
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Yıldırım, “‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ sorusuna katılımcıların yüzde 53’ü evet yanıtını verirken yüzde 47’si hayır cevabını vermiştir. Erkeklerin yüzde 42’si kadınların yüzde 53’ü ise hayır cevabını vermiştir. Genel olarak bakıldığında katılımcılarda kadınların tekrar evlenme isteği erkeklere göre daha azdır. Evlenme süreci ve sonrasında yaşanan zorluklara bakıldığında kadınların erkeklere göre daha çok zorluk yaşaması, tekrar evlenme konusunda kadınları isteksiz kılmıştır. Evlilik ve eşe karşı hissedilen duygular incelendiğinde erkeklerde hissedilen duyguların en yükseği yüzde 32 ile huzur; kadınlarda hissedilen en yüksek duygu yüzde 34 ile pişmanlıktır. Erkeklerde huzur ve sevgi duygusu daha yüksek iken kadınlarda pişmanlık duyguları daha yüksektir” diye konuştu.
‘AMACIMIZ EVLİLİK KURUMUNU KÖTÜLEMEK DEĞİL’
Evlenmelerin azaldığı ve boşanmaların arttığı günümüzde iki farklı sosyal medya hesabı üzerinden 2 bin kişi üzerinde araştırma yaptıklarını belirten Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yıldırım, şunları söyledi:
“Burada tabii ki evlilik kurumunun kötülüğünden bahsetmiyoruz. Ancak evlilik kurumu ile birlikte çıkılan yolun yanlış adamlarla ya da yanlış beklentilerle kurulduğunu, sürdürüldüğünü görüyoruz. Çevremizde de çoğunlukla bu problemlerin yaşandığını görüyoruz. Ben aynı zamanda aile danışmanlığı yapıyorum. Gelen çiftlerimize danışanlarımıza baktığımız zaman denklik noktasında bir sorun görüyoruz. Biz denkliği de yanlış anlıyoruz. İllaki eğitim veya meslek anlamında bir denklik söz konusu değil. Kişilik ve beklenti noktasında denkliğin olması önemli. Yani aynı duyguların paylaşılması, birbirini anlayabilmeleri çok kıymetli. Ancak biz genelde kendimiz, yani kendi duygularımız dışında sosyal çevremiz veya gösteriş unsuru olarak gördüğümüz bazı hususları evliliğimizin, hayatımızın merkezinde oturttuğumuzda çok ciddi problemlere yol açıyor. Dikkat ederseniz evliliklerde birçok basit tartışmalar yaşanıyor. Çoğunlukla bu küçük tartışmaların üzeri örtülerek veya görmezden gelinerek hareket ediliyor. Bu durum çiftlerin en ufak tartışmada geçmiş defterleri aralamalarına yol açıyor. İnsanlar geçmişe dalıyorlar. Çünkü geçmişte problemleri çözmeden hareket ettikleri için en ufak bir şeyde patlamalar yaşıyorlar. Kadın ya da erkek fark etmiyor, problem çözme kapasiteleri olmadığı durumlarda çözülemeyen problemlerin üstü örtülüyor ve devam ediyorlar. Düşünün ki bir yolda gidiyorsunuz ve yol arkadaşınız tarafından hançerleniyorsunuz. Onun yarasını sarmadan yola devam edebilirsiniz ama o her zaman sizin için bir yara olarak kalacak. O yara daha da büyütecektir. Bu noktada problemi çözerken çok ciddi bir yol izlememiz gerekiyor.”
‘HUZURSUZ BİR YUVA, ASLINDA HUZURSUZ BİR TOPLUM DEMEKTİR’
Araştırmaya katılan bir kişinin ‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydiniz?’ sorusuna ‘Ben bir kuş olsam bir daha eşimi köyünün üzerinden bile uçmam’ cevabının dikkat çekici olduğunu belirten Yıldırım, “Aslında komik ama ciddi bir bıkmışlık, tükenmişlik görüyoruz. Başlangıçta ciddiye almadığımız sorunlar daha büyüyerek karşımıza çıkabiliyor. Genç olsun, yaşlı olsun, orta yaş olsun, akşam olup eve gideceği zaman ‘Acaba hangi sorunla karşılaşacağım’ ya da ‘Bugün nasıl kavga edeceğiz?’ diye onun endişesini yaşıyor. Böyle bir birey iş hayatında da başarıyı getirmediği gibi çevresinde de arkadaşlık ilişkilerinde de çok verimsiz olmasına sebep olur. Dışarıda her insanda bir gerginlik bir mutsuzluk hakim. Trafikte çok ciddi kavgalar yaşanıyor. Aslında bunların temeli bu huzursuz bir yuvanın dışa yansımış biçimi. Huzursuz bir yuva aslında huzursuz bir toplum demektir” dedi.
]]>Şüphesiz her çiftin hayali mutlu bit yuva kurmak. Ancak evlilik aşaması gelip çattığında çiftler bazı olumsuz düşüncelerle baş başa kalabiliyor. Evlilik sorumluluğunu işaret eden duyguyu uzmanlar evlilik stresi olarak tanımlarken, beliren bazı soru işaretlerine karşı dikkatli olunması konusunda çiftleri uyarıyor. Uzmanlar bu soru işaretlerinin stresten ziyade güvensizlikten kaynaklandığını vurguluyor.
Bağımlılık duygusu, yanlış iletişim nedeni
İlişkilerde bağlılık ve bağımlılık duygularına değinen Uzman Psikolog ve İlişki Terapisti Nida Korkmaz, “Evlilik stresi bir insanın evlenmeden önceki zamanında ya da kişinin geçmişte yaşadığı olaylardan ötürü aklında olan soru işaretlerine dayanmaktadır. Toplumumuzda aşk her zaman ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle bireyler bir kere aşık oldukları kişiye zamanla bağımlılık geliştirirler. Aşkın ilk aşamasında bu bağlılık olarak nitelendirilebilir. Ama daha sonra bağlılık dediğimiz unsur yerini zamanla bağımlılığa bırakır. Bağlılık insanlar arasında rahatlatıcı ve huzur verici bir niteliğe sahiptir. Ama bağımlılık bunun tam aksine insan üzerinde gerginlik ve strese neden olur. Bağımlılık insanın partnerine karşı duyduğu aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırma etkisini göstermektedir. Bireyler bağımlı olduklarından ötürü, aklındaki soru işaretlerine verilecek cevapları sürekli ertelemektedirler. Bu durum evlilik aşamasına kadar gelmektedir. Evlilik aşamasında ise bu durum, insanların flört zamanlarında olduklarından çok daha farklılık göstermektedir. Evlenen çiftlerde yavaş yavaş zihinsel ve fikirsel değişimler meydana gelir. Bu fikirsel değişimler ile birlikte bağımlılıktan dolayı akılda cevaplanmayan sorularla birleşip zamanla kişi üzerinde büyük strese neden olmaktadır. Bu stres ise ilişkilerde ciddi bir şekilde ayrılığı tetiklemektedir.” dedi.
Bu soru işaretlerine dikkat!
Evlilik öncesi stresin, kişinin evlenmeden önceki zamanında aklına takılan sorulardan ve geçmiş yaşantılarından edindiği tecrübelerden oluştuğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Korkmaz, “Acaba evlendiğimde değişir mi? Bana gösterdiği ilgi azalır mı? Sevgi, saygı, şefkat ve aşkı azalır mı? Desteği azalır mı?’ Bu sorular evlilik stresini tetikler. Evlilikle birlikte omuzlarımıza yüklenecek sorumluluklar evlilik korkusunu oluşturan etkenlerdendir. Bu korkuya bir de bu soru işaretleri eklenince stres katlanarak artar. Bu sefer kişi ‘Aslında evlenmeyi çok istiyorum ama çok korkuyorum.’ demeye başlar. Bu cümle bir yerde ayrılık sinyallerinin de işaretini vermek anlamına gelebilir. Çünkü kişi bu soruların getirdiği stresle başa çıkamaz ve bu durumu atlatamazsa sendroma yakalanır. Ben bu durumu evlilik öncesi sendromu olarak adlandırıyorum” diye konuştu.
Ailelere büyük görevler düşüyor
Evlilik öncesi stresi ile çiftlerin başa çıkabilmesi için ailelere büyük görev düştüğünün altını çizen Nida Korkmaz, “Çiftler evliliğin getireceği sorumluluklarla birlikte strese girip endişeye kapılabilirler. Bununla birlikte çiftler partnerlerinin doğru seçim olup olmadığını sorgulayarak da strese girebilirler. Bu durumda ailelere düşen görevler çiftleri sakinleştirmek olmalıdır. Kendi ilişkilerindeki güzel yaşanmışlıkları ve hayata dair mücadelelerini örnek olarak vermeleri, evlenecek olan çiftlerin olumlu ve güzel yönlerini çiftlere karşı dile getirmeleri stresi büyük ölçüde azaltacaktır.” şeklinde konuştu.
Durumun bu şekilde de aşılamaması durumunda yapılması gerekenlere değinen Korkmaz, “Bu sorunlar ile baş etmenin bir kaç yolu vardır. Kişisel gelişim kitapları okunabilir ya da gelişimsel programlar izlenebilir. Ama ciddi anlamda bu sorunların en sağlıklı çözümü bu alan ile ilgilenen bir psikologdan destek almaktır.” dedi.
Çevrenizdekiler sizi doğru mu yönlendiriyor
İlişkilerde çevresel faktörlerin de ilişkinin seyrini etkileyebileceğini ifade eden Nida Korkmaz, “İlişkilerde 3’üncü şahıslar bazen çok yapıcı bazen ise çok yıkıcı olabiliyor. Bu ayırımı çok iyi yapmak ve buna göre müdahale izni vermek ya da vermemek gerekiyor. Eğer 3’üncü şahıslar ilişkiniz ve partneriniz hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa, kötü dille eleştiriyorsa ve olumsuz iddialar ortaya atıyorsa buna kesinlikle ‘dur’ demeniz gerekir. Ancak 3’üncü şahıslar ilişkinizi destekliyor, ilişkiniz ve partneriniz hakkında olumlu cümleler kurup her fırsatta sevginizi ve birbirinize nasıl yakıştığınızı size hatırlatıyorsa onlarla dertleşebilirsiniz.” ifadelerini kullandı. – BAYBURT
]]>Mutlu evlilik, sevgi ve saygının korunduğu, eşlerin kendilerini hem birer birey hem de bir bütünün parçası gibi hissettiği, inişler ve çıkışlarla güçlenen bir yapıdır diyebiliriz. Hatta bunlara birçok konu daha ekleyebiliriz. Peki tüm bunlara sahip olmak için escort bayan evlilikte nelere dikkat edilmeli diyorsan, okumaya devam.
Evlilik öncesi flört ve nişanlılık gibi süreçler ne kadar sürmüş olursa olsun önemli olan bu süreçte eşinizi ne kadar iyi tanıdığınızdır. Tabii insanlar değişebilir, bazen kendimizi bile tanımakta zorlanırken bir başkasını tamamıyla nasıl tanıyacağınız konusunda endişeleriniz olabilir.
Bu noktada önemli olan gözlem yeteneğinizdir. Eşiniz hangi koşullarda nasıl tepki veriyor? Herhangi bir sorunla karşılaştığında neler düşünüyor? Bu zorluklarla nasıl başa çıkmaya çalışıyor? Ona neler keyif veriyor? Bu gibi soruların yanıtlarını alacak şekilde partnerinizi gözlemlediğinizde, bir süre sonra “onun gibi” düşünmeye başlayacak, onun nasıl hissettiğini ona sormadan bilebileceksiniz.
Ancak bunu yapmak isteyenlerin önce kendi arzu ve isteklerini anlaması, sorunlarını, zaaflarını bilmesi, kısacası kendiyle tanışması gerektiğini de söylemeden geçmeyelim. Kendinizle tanıştığınız noktada hayatınıza birini almak çok daha kolay olacaktır!
Huzurlu bir evlilik için bazı konuları evlenmeden önce konuşmuş olmanız önemli.
Evlilikte huzuru yakalamanın bir yolu da evlendikten sonra hayatınızda büyük değişiklikler olacağı antalya escort beklentisine girmemektir. Evet hayatlarınız birleştiriyorsunuz. Ama bu yeni bir hayata sahip olacağınız anlamına gelmiyor. Aileniz, sevdikleriniz, sorunlarınız, zevkleriniz, hepsi sizinle olmaya devam edecek. Sadece bunlara “en sevdiğiniz” ile birleştiriyor olacaksınız.
Partnerinizin hayatınıza girip her şeyi heyecanlı ve anlamlı hale getirebileceğini, eksikliğini hissettiğiniz duyguları doyuma ulaştıracağını, annenizden aldığınız sevgiyi, babanızda bulduğunuz koruyuculuğu üstlenmesini beklemeyin. Yoksa hayal kırıklığı yaşayabilir, beklentilerinizi karşılayamadığı için karşınızdakini suçlayabilir, aşılamaz sorunlara sebep olabilirsiniz.
Evlilikte eşini mutlu etmenin yollarını arayanlar için altın bir kural söyleyelim: Onu rahat bırakın! Tabii bunu, onu umursamayın anlamında söylemiyoruz. Eşinizin değerlerini, zevklerini, davranışlarını değiştirmeye çalışmanın, evlilikte sorunlara yola açacağının bilincinde olarak hareket edin.
Çünkü yıllardır sahip olduğu özelliklerini bir anda ve sırf siz istiyorsunuz diye değiştirmesini beklemeniz, eşinize karşı yapacağınız en büyük haksızlıklardan biri olacaktır.
Tabii ki eşinizde değiştirmesini istediğiniz bazı özellikler olabilir. Bunu çözmenin en iyi yolu “sağlıklı” bir iletişim kurup, rahatsızlığınızı dile getirmek, bu konudaki hassasiyetinizi dile getirmek olacaktır.
Evlilikte sorunlar nasıl çözülür sorusunun yanıtını ararken tüm çevreni yaşadığın sorunlardan haberdar etmenize gerek yok. Çünkü sorunlara karşı her insanın vereceği tepki farklı olur. Bu nedenle çevrenizden alacağınız ankara escort tavsiyelere göre ilişkinizi yönlendirmek, daha büyük sorunlara yol açabilir. Hatta bu, sizin hayatınızı başkalarının yaşaması anlamına gelir.
Ayrıca tabii ki ailelerinizden alacağınız tavsiyeler, onlara danışacağınız konular olabilir. Ama ailenizden objektif yorumlar beklemeyin. Çocuklarını koruma içgüdüsüyle sizin haksız olduğunuz konularda bile sizin tarafınızda olabilirler. Bu durum sorunların daha da büyümesine sebep olabilir. Eşinizle sorunlarınızı kendi aranızda halletmeye bakın.
Zaten evliyseniz bu madde sizin için geçerli değildir. Ancak hala bekarsanız ve gelecekte mutlu bir evlilik yapmak istiyorsanız, ne olursa olsun hayatınızın geri kalanında karı koca olarak sevginizi besleyeceğiniz biriyle evlenin. Evliliğin ömür boyu sürecek bir taahhüt olduğunu unutmayın. Bu nedenle doğru kişi olması çok önemlidir.
Kıskançlık evliliğinizi üzücü ve korkunç hale getirecektir. Bu nedenle, diğer insanları kıskanmayı bırakın. Eşinizdeki, ilişkinizdeki ve kendinizdeki kusurları kabul edin. Hayatınızdaki iyilik ve güzelliklere odaklanın. Sonrasında eşinize ve onlara sahip olduğunuz için minnettar olun. Aşırı kıskançlık her zaman kişiye zarar verecektir.
Bilimsel olarak egzersiz yapmak insanı mutlu eder. Araştırmalar, egzersizin beyinde zevk, ödül ve mutluluk duyguları yaratmak için gerekli olan bir hormon ve nörotransmitter olarak işlev gören organik bir istanbul escort kimyasal olan dopamini artırabileceğini göstermektedir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı ve samimi bir ilişki kurmada önemli olan yatak odasındaki performansınızı da artırır. Bu nedenle birlikte egzersiz yaparak mutlu olabilirsiniz.
Kocanızda veya karınızda bir şeyden hoşlanmıyorsanız bir tutum veya alışkanlık olsun, onları değişmeye zorlamayın. Sadece yargılandıklarını hissetmelerini sağlayacaksınız ve bu sadece evliliğinizi sağlıksız hale getirerek sonsuz kavgalara ve tartışmalara neden olabilir. Bunun yerine onlarda görmek istediğiniz değişime ilham vermek için bir rol model olun. Kendilerini değiştirmeleri onlara kalmış. Sadece onlara destek ve ilham vermek için orada olun.
Eşinizin ev işlerini yapmasına yardımcı olun. Karınız için sağlıklı bir kahvaltı hazırlamak için erken kalkın. Yorucu bir işten sonra onu her gün ofisinden alın. Hasta olduğunda kocanıza sıcak bir bitki çayı yapın. Rahat hissetmesi ve stressiz olması için ona nazik bir masaj yapın. Her zaman düşünceli olun ve eşinize ne kadar önem verdiğinizi gösterin.
Sözlerinize dürüst ve sadık kalırsanız hile yapmayacaksınız çünkü sözlerinizi yerine getirmek için her şeyi yapacaksınız. Dürüst olduğunuzda eşiniz de doğal ve kolay bir şekilde adana escort size güvenecektir. Eşinizin şüpheleri ve güvensizlikleri olmayacaktır. Evliliğiniz kesinlikle daha mutlu olacak.
Hayat ne kadar zor olursa olsun, iyi şeylerin gelmesini ne kadar beklemek zorunda kalırsanız bekleyin ve ikiniz ne kadar uzakta olursanız olun, her zaman sabrınız olduğu sürece evliliğinizdeki mutluluğu kaybetmeyeceksiniz. Sabır, ilişkinizdeki denemelerin ve sorunların ortasında bile sizi daha güçlü ve mutlu kılan bir erdemdir.
Eşinize umutsuz olduklarını söylemeyin veya kendinizi umutsuz olarak görmeyin. Evliliğinizi bozan sorunlar varsa eşiniz, kendiniz ve evliliğiniz için nasıl savaşacağınızı öğrenin. Anlardan etkilenmeyin ancak her zaman daha parlak bir gelecek arayın. Bugünden yorulduysanız, dinlenin ve yarın için savaşın.
Evliliğinizde gördüğünüz iyi geleceğin gerçekleşmesini sağlamak için bir şeyler yapın. Evlilik sadece umut etmekle ilgili değil, aynı zamanda umduğunuz şeyi elde etmenizi sağlamak için bir şeyler veya hatta her şeyi yapmakla ilgili olmalıdır. Başka bir deyişle, inancınızla ilgili eylemler yapın. Daha güçlü, uzun ömürlü ve başarılı muğla escort bir evliliğe sahip olmak ister misiniz? Sadece hayal etmeyin, onun için çalışın. Sadık, sorumlu, dürüst ve sevgi dolu bir yaşam ortağı olmak için kendinizi geliştirin.
Karşılığında sevilmeme korkusu yaşamadan eşinizi sevin. Gelecekte incinme veya aldatılma korkusu olmadan kocanızı sevin. Karınızı kaybetme korkusu olmadan sevin. Evliliğinizde güvenli tarafını oynamayı bırakın. Evlilik ne bir oyun ne de izmir escort bir yarışmadır. Bu, birbirleriyle rekabet etmek için değil birbirlerini sevmek ve el üstünde tutmak için yemin etmiş iki ruhun birliğidir.
]]>Şüphesiz her çiftin hayali mutlu bit yuva kurmak. Ancak evlilik aşaması gelip çattığında çiftler bazı olumsuz düşüncelerle baş başa kalabiliyor. Evlilik sorumluluğunu işaret eden duyguyu uzmanlar evlilik stresi olarak tanımlarken, beliren bazı soru işaretlerine karşı dikkatli olunması konusunda çiftleri uyarıyor. Uzmanlar bu soru işaretlerinin stresten ziyade güvensizlikten kaynaklandığını vurguluyor.
Bağımlılık duygusu, yanlış iletişim nedeni
İlişkilerde bağlılık ve bağımlılık duygularına değinen Uzman Psikolog ve İlişki Terapisti Nida Korkmaz, “Evlilik stresi bir insanın evlenmeden önceki zamanında ya da kişinin geçmişte yaşadığı olaylardan ötürü aklında olan soru işaretlerine dayanmaktadır. Toplumumuzda aşk her zaman ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle bireyler bir kere aşık oldukları kişiye zamanla bağımlılık geliştirirler. Aşkın ilk aşamasında bu bağlılık olarak nitelendirilebilir. Ama daha sonra bağlılık dediğimiz unsur yerini zamanla bağımlılığa bırakır. Bağlılık insanlar arasında rahatlatıcı ve huzur verici bir niteliğe sahiptir. Ama bağımlılık bunun tam aksine insan üzerinde gerginlik ve strese neden olur. Bağımlılık insanın partnerine karşı duyduğu aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırma etkisini göstermektedir. Bireyler bağımlı olduklarından ötürü, aklındaki soru işaretlerine verilecek cevapları sürekli ertelemektedirler. Bu durum evlilik aşamasına kadar gelmektedir. Evlilik aşamasında ise bu durum, insanların flört zamanlarında olduklarından çok daha farklılık göstermektedir. Evlenen çiftlerde yavaş yavaş zihinsel ve fikirsel değişimler meydana gelir. Bu fikirsel değişimler ile birlikte bağımlılıktan dolayı akılda cevaplanmayan sorularla birleşip zamanla kişi üzerinde büyük strese neden olmaktadır. Bu stres ise ilişkilerde ciddi bir şekilde ayrılığı tetiklemektedir.” dedi.
Bu soru işaretlerine dikkat!
Evlilik öncesi stresin, kişinin evlenmeden önceki zamanında aklına takılan sorulardan ve geçmiş yaşantılarından edindiği tecrübelerden oluştuğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Korkmaz, “Acaba evlendiğimde değişir mi? Bana gösterdiği ilgi azalır mı? Sevgi, saygı, şefkat ve aşkı azalır mı? Desteği azalır mı?’ Bu sorular evlilik stresini tetikler. Evlilikle birlikte omuzlarımıza yüklenecek sorumluluklar evlilik korkusunu oluşturan etkenlerdendir. Bu korkuya bir de bu soru işaretleri eklenince stres katlanarak artar. Bu sefer kişi ‘Aslında evlenmeyi çok istiyorum ama çok korkuyorum.’ demeye başlar. Bu cümle bir yerde ayrılık sinyallerinin de işaretini vermek anlamına gelebilir. Çünkü kişi bu soruların getirdiği stresle başa çıkamaz ve bu durumu atlatamazsa sendroma yakalanır. Ben bu durumu evlilik öncesi sendromu olarak adlandırıyorum” diye konuştu.
Ailelere büyük görevler düşüyor
Evlilik öncesi stresi ile çiftlerin başa çıkabilmesi için ailelere büyük görev düştüğünün altını çizen Nida Korkmaz, “Çiftler evliliğin getireceği sorumluluklarla birlikte strese girip endişeye kapılabilirler. Bununla birlikte çiftler partnerlerinin doğru seçim olup olmadığını sorgulayarak da strese girebilirler. Bu durumda ailelere düşen görevler çiftleri sakinleştirmek olmalıdır. Kendi ilişkilerindeki güzel yaşanmışlıkları ve hayata dair mücadelelerini örnek olarak vermeleri, evlenecek olan çiftlerin olumlu ve güzel yönlerini çiftlere karşı dile getirmeleri stresi büyük ölçüde azaltacaktır.” şeklinde konuştu.
Durumun bu şekilde de aşılamaması durumunda yapılması gerekenlere değinen Korkmaz, “Bu sorunlar ile baş etmenin bir kaç yolu vardır. Kişisel gelişim kitapları okunabilir ya da gelişimsel programlar izlenebilir. Ama ciddi anlamda bu sorunların en sağlıklı çözümü bu alan ile ilgilenen bir psikologdan destek almaktır.” dedi.
Çevrenizdekiler sizi doğru mu yönlendiriyor
İlişkilerde çevresel faktörlerin de ilişkinin seyrini etkileyebileceğini ifade eden Nida Korkmaz, “İlişkilerde 3’üncü şahıslar bazen çok yapıcı bazen ise çok yıkıcı olabiliyor. Bu ayırımı çok iyi yapmak ve buna göre müdahale izni vermek ya da vermemek gerekiyor. Eğer 3’üncü şahıslar ilişkiniz ve partneriniz hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa, kötü dille eleştiriyorsa ve olumsuz iddialar ortaya atıyorsa buna kesinlikle ‘dur’ demeniz gerekir. Ancak 3’üncü şahıslar ilişkinizi destekliyor, ilişkiniz ve partneriniz hakkında olumlu cümleler kurup her fırsatta sevginizi ve birbirinize nasıl yakıştığınızı size hatırlatıyorsa onlarla dertleşebilirsiniz.” ifadelerini kullandı. – ERZİNCAN
]]>