Gürsel Erol, Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı. 28 Ekim 1922’de İtilaf Devletleri’nin görüşmelerde ikilik yaratmak için İstanbul hükümeti ve Milli Mücadele’yi zaferle taçlandırmış TBMM hükümetini aynı anda davet ettiğini belirten Erol, Mustafa Kemal Atatürk’ün de bunu görüp ikiliği ortadan kaldırmak için 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdığını ve resmi olarak tek devlet TBMM hükümetinin Lozan görüşmelerine katıldığına dikkat çekti. Erol, dedesi Diyab Ağa’nın konuşmasının tarih itibarıyla çok önemli olduğunu ifade etti. Erol’un paylaştığı Diyab Ağa’nın 3 Kasım 1922’de yaptığı konuşma şöyle:
“Efendiler kusura bakmayınız ben ihtiyarım. Hepimiz biliyoruz ki ve söylüyoruz ki dinimiz, diyanetimiz, aslımız ve neslimiz hep birdir. Bizim içimizde ayrılık, gayrdık yoktur, ismimiz de, dinimiz de, Aliahımız da birdir. Ağzımıza gelen de budur. Ne diyeyim efendim?
Hepinize söz söylemek için ben takat getiremem. Hepimizin halimize göre söyleyecek sözlerimiz vardır. Hele bu haller bertaraf olsun. Bir kere bu haller bertaraf olsun, Allah da hepimizin hallerine yardım eder. Allah doğrunun muinidir.
Bendeniz ihtiyarım kusuruma bakmayınız halimize göre sözlerimiz vardır. Allah muinleri olsun. Hangisini münasip görmüş ise öyle etsin. Haındolsun gidenler dinini, diyanetini bilir adamlardır. Heyet içinde bulunanlar, zannederim, kendi dinine, diyanetine hiyanet etmek istemez. Hepimiz biriz. Ne Türklük, ne Kürtlük davası vardır. Hep biriz, kardeşiz. Bir kişinin beş on oğlu olur.
Biri Hasan, biri Ahmed, biri Hüseyin, biri Mehmed isimli olabilir. Fakat hep bir insandırlar. Biz de öyleyiz. Yoksa ayrı, gayrımız yoktur. İsmimiz Hüseyin, Mehmed. Hepsi bir ananın, bir babanın oğludurlar. Dinieri, diyanetleri, kabileleri birdir. Ama düşmanlar bizi birbirimize sardırmak için tuzaklar kuruyorlar.
Sen söylesin, ben böyleyim, filan diye hile yapıyorlar. Bunda ne fayda var? Ne kadar ileri giderse o kadar iyidir. Birbirimizle iftihar ederiz. Biz bir kardeşiz. Bizim dinimiz, diyanetimiz birdir. Bazıları bilmiyorlar, birçok şeyler söylüyorlar ama onlar bilmiyorlar, öyle değildir. La İlahe illallah Muhammed Resulullah işte bu.”
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümünde 1. Meclis’in Dersim Milletvekili dedesi Diyab Ağa’nın Lozan Antlaşması’nın görüşmeleri öncesinde 3 Kasım 1922 tarihinde TBMM’de yapmış olduğu konuşmayı paylaştı.
Gürsel Erol, Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı. 28 Ekim 1922’de İtilaf Devletleri’nin görüşmelerde ikilik yaratmak için İstanbul hükümeti ve Milli Mücadele’yi zaferle taçlandırmış TBMM hükümetini aynı anda davet ettiğini belirten Erol, Mustafa Kemal Atatürk’ün de bunu görüp ikiliği ortadan kaldırmak için 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdığını ve resmi olarak tek devlet TBMM hükümetinin Lozan görüşmelerine katıldığına dikkat çekti. Erol, dedesi Diyab Ağa’nın konuşmasının tarih itibarıyla çok önemli olduğunu ifade etti. Erol’un paylaştığı Diyab Ağa’nın 3 Kasım 1922’de yaptığı konuşma şöyle:
“Efendiler kusura bakmayınız ben ihtiyarım. Hepimiz biliyoruz ki ve söylüyoruz ki dinimiz, diyanetimiz, aslımız ve neslimiz hep birdir. Bizim içimizde ayrılık, gayrdık yoktur, ismimiz de, dinimiz de, Aliahımız da birdir. Ağzımıza gelen de budur. Ne diyeyim efendim?
Hepinize söz söylemek için ben takat getiremem. Hepimizin halimize göre söyleyecek sözlerimiz vardır. Hele bu haller bertaraf olsun. Bir kere bu haller bertaraf olsun, Allah da hepimizin hallerine yardım eder. Allah doğrunun muinidir.
Bendeniz ihtiyarım kusuruma bakmayınız halimize göre sözlerimiz vardır. Allah muinleri olsun. Hangisini münasip görmüş ise öyle etsin. Haındolsun gidenler dinini, diyanetini bilir adamlardır. Heyet içinde bulunanlar, zannederim, kendi dinine, diyanetine hiyanet etmek istemez. Hepimiz biriz. Ne Türklük, ne Kürtlük davası vardır. Hep biriz, kardeşiz. Bir kişinin beş on oğlu olur.
Biri Hasan, biri Ahmed, biri Hüseyin, biri Mehmed isimli olabilir. Fakat hep bir insandırlar. Biz de öyleyiz. Yoksa ayrı, gayrımız yoktur. İsmimiz Hüseyin, Mehmed. Hepsi bir ananın, bir babanın oğludurlar. Dinieri, diyanetleri, kabileleri birdir. Ama düşmanlar bizi birbirimize sardırmak için tuzaklar kuruyorlar.
Sen söylesin, ben böyleyim, filan diye hile yapıyorlar. Bunda ne fayda var? Ne kadar ileri giderse o kadar iyidir. Birbirimizle iftihar ederiz. Biz bir kardeşiz. Bizim dinimiz, diyanetimiz birdir. Bazıları bilmiyorlar, birçok şeyler söylüyorlar ama onlar bilmiyorlar, öyle değildir. La İlahe illallah Muhammed Resulullah işte bu.”
]]>
Sektörel gelişmeler ile yatırımları değerlendirmek, sorunları ve çözüm önerilerini ele almak, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla gerçekleştirilen 2024 yılı 3. dönem il koordinasyon kurulu toplantısı, Vali Muammer Erol’un başkanlığında yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Muammer Erol, ilde yapılan kamu yatırımları hakkında bilgi verdi.
2024 yılı haziran ayı sonu itibariyle Ordu’da 287 kamu yatırım projesi bulunduğunu belirten Vali Erol, bu projelerin toplam bedelinin yaklaşık 47 milyar 468 milyon TL olduğunu söyledi. Harcama ve ödenekler hakkında detaylı bilgi veren Vali Muammer Erol, önceki yıllar harcaması 20 milyar 54 milyon TL, 2024 yılı ödeneğinin 9 milyar 164 milyon TL, yıl içi harcaması ise 4 milyar 740 milyon TL olduğunu belirterek, toplamda projelere 24 milyar 795 milyon TL harcama yapıldığını ifade etti.
“Yatırımlarda projelerin toplam bedellerine göre yüzde 52,24 nakdi gerçekleşme sağlandı”
Yatırımlarda projelerin toplam bedeline göre yüzde 52,24 oranında nakdi gerçekleşme sağlandığını söyleyen Vali Erol, “Yatırımcı kurum ve kuruluşlarımızın İl Yatırım Takip Sistemi’ne (İLYAS) girmiş olduğu verilere göre, ilimizde yürütülen 287 adet kamu yatırım projesinden 163 adedi devam eden proje iken, 14 adedi ihale, 1 adedi tasfiye ve 66 adedi proje aşamasında bulunmaktadır. Yıl içerisinde 43 adet projede yüzde 100 fiziki gerçekleşme sağlanarak yatırımlar tamamlanmıştır. İlimizdeki toplam 287 yatırım projesinin 29 adedi Ordu Büyükşehir Belediyesi ve OSKİ Genel Müdürlüğüne, 54 adedi ilçe belediyelerine, 204 adedi ise yatırımcı il ve bölge müdürlüklerine aittir” diye konuştu.
Yatırımcı kurum ve kuruluşların devam eden projeler başta olmak üzere, bu yıl ve önümüzdeki yıl gerçekleşecek çalışmalara ve ihalelere zaman kaybetmeksizin işe başlamaları konusunda uyarıda bulunan Vali Muammer Erol, hizmetlerin yapımı sırasında kurumlar arası işbirliğinin önemine vurgu yaptı. Vali Erol, “Kamu kurum ve kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlanarak yardımlaşmanın artırılmasında, kaynakların daha etkin, verimli ve tasarruflu kullanılmasında kurum ve kuruluşların sorumluluk bilinci içerisinde görev yapacaklardır. İl koordinasyon kurulu toplantısında mülki ve mahalli yöneticiler tarafından dile getirilen, koordinasyon ve iş birliğini gerektiren hususlar, alınan kararlar açısından ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gerekli iş ve işlemleri zamanında yaparak, valiliğimize bilgi verilmesini toplantının ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
Ordu Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, 2024 yılı haziran ayı sonu itibariyle yürütülen kamu yatırımlarına ilişkin dağılım ise şöyle:
“Ulaştırma-haberleşme sektöründe; tamamlanan 4, devam eden 42 ve proje aşamasında 2 adet olmak üzere toplamda 48 adet proje bulunmaktadır. Bu projelerin toplam bedeli yaklaşık 28 milyar 339 milyon TL olup, bugüne kadar toplam 16 milyar 225 milyon TL harcama yapılarak yüzde 57,26 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Sağlık sektöründe; devam eden 11, ihale aşamasında 1 ve proje aşamasında 7 adet olmak üzere toplamda 19 adet proje bulunmaktadır. Projelerin toplam bedeli 7 milyar 205 milyon TL olup bugüne kadar 6 Milyar 565 Milyon TL harcama yapılarak yüzde 91,11 nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Tarım sektöründe; tamamlanan 5, devam eden 30 ve ihale aşamasında 26 adet olmak üzere toplamda 61 adet proje bulunmaktadır. Projelerin toplam bedeli 4 milyar 972 milyon TL olup bugüne kadar 612 milyon TL harcanarak yüzde 12,32 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Eğitim sektöründe; tamamlanan 13, devam eden 25, ihale aşamasında 11, tasfiye 1 ve proje aşamasında 9 adet proje olmak üzere toplamda 59 adet proje bulunmaktadır. Bu projelerin toplam bedeli 3 milyar 199 milyon TL’dir. Toplamda 551 milyon TL harcama gerçekleştirilerek yüzde 17,24 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Turizm sektöründe; tamamlanan 4, devam eden 11, ihale aşamasında 2 ve proje aşamasında 1 adet proje olmak üzere toplamda 18 adet proje bulunmaktadır. Toplam proje bedeli 281 milyon TL olan bu yatırımlarımıza bugüne kadar 93 milyon TL harcanarak yüzde 33,18 nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Enerji sektöründe; devam eden 4 ve proje aşamasında 2 adet olmak üzere toplam 6 adet proje bulunmaktadır. Toplam proje bedeli 2 milyar 156 milyon TL olan bu yatırımlarımıza bugüne kadar 200 milyon TL harcanarak yüzde 9,3 nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Konut sektöründe; devam eden 3 adet proje bulunmaktadır. Toplam proje bedeli 37 milyon TL olan bu projelere toplamda 24 milyon TL harcanarak yüzde 65,68 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
İmalat sektöründe; tamamlanan 1, proje aşamasında 1 ve devam eden 4 adet proje olmak üzere toplam 6 adet proje bulunmaktadır. Toplam proje bedeli 84 milyon TL olup bugüne kadar 56 milyon TL harcanarak yüzde 66,97 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Diğer kamu hizmetleri-iktisadi sektöründe; devam eden 2 ve proje aşamasında 2 adet proje olmak üzere toplam 4 adet proje bulunmaktadır. Toplam proje bedeli 68 milyon TL olan bu projelere toplamda 38 milyon TL harcanarak yüzde 57,11 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.
Diğer kamu hizmetleri-sosyal sektöründe; tamamlanan 16, devam eden 31 ve proje aşamasında 16 adet proje olmak üzere toplam 63 proje bulunmaktadır. Toplam proje bedeli 1 milyar 123 milyon TL olan bu projelere toplamda 426 milyon TL harcanarak yüzde 37,92 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır.”
Toplantıda, ilçe belediye başkanları ilçelerinde yürütülen proje ve yatırımların son durumları hakkında bölge müdürlerinden detaylı bilgiler de aldılar ve taleplerini ilettiler.
Toplantıya, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Vali Yardımcısı Ayhan Durmuş, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları, yatırımcı kuruluşların bölge ve il müdürleri ile sanayi ve ticaret konusunda faaliyet gösteren STK temsilcileri katıldı. – ORDU
]]>Ordu Valiliği toplantı salonunda haziran ayı il güvenlik asayiş ve koordinasyon toplantısı, Vali Muammer Erol’un başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından bölgedeki terör olayları ve istatistik durum ve alınan tedbirlerle ilgili bir sunum yapılarak, Vali Muammer Erol’a ve toplantıya katılanlara bilgilendirmede bulunuldu.
Toplantıda, bölücü terör örgütlerinin bölgedeki son durumu, Ordu’nun jeopolitik önemi, silahlı terör örgütü üyeliği ile yöneticiliği, kırsal alan ve örgüte katılıma ilişkin son durum, Ordu’da yapılan risk analiz çalışmaları, Karadeniz açılımı, arazinin faaliyetlere etkisi, terör suçlarından aranan şahıslar başta olmak üzere, operasyon durumu, icra edilen faaliyetler ile şok yol kontrol faaliyetleri ile ilgili sunum gerçekleştirildi. Toplantıda özellikle 15-25 yaş arası gençlerin bölücü terör örgütü tarafından hedef kitle olduğu belirtilerek, Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından gençlere yönelik gezi, konferans ve spor organizasyonları yaparak, bölücü terör örgütlerine karşı bilgilendirme ve önleme faaliyetleri düzenlendiği vurgulandı.
Kurban bayramı tedbirleri
Toplantıda konuşan Vali Muammer Erol, yaklaşan kurban bayramı dolayısıyla vatandaşların kurban keserken özellikle atıkların kirlilik oluşturmadan, başkalarını rahatsız etmeden çevre kirliliğine karşı hassas davranmalarını istedi ve belediyelerin erkenden kurban kesim yerleri ile ilgili tedbir alarak planlama yapmaları gerektiğine dikkat çekti. Kurban bayramı ile birlikte yaz tatilinin de başladığını söyleyen Vali Erol, hız limitleri ve trafik kurallarına uyulması gerektiğini, uykusuz araç kullanılmaması gerektiğini aktardı.
“Denize girilmesi yasak olan yerlerde uyarı levhaları mutlaka konulmalı”
Vali Erol, plajlarda alınan tedbirlere ilave tedbirlerin alınması gerektiğini, belirterek, “121 kilometre deniz sahili sınırımız bulunuyor. Belediyelerimizin sorumluğu altında olan plajlarımız var. Plajlarda belediyelerin aldığı tedbirlere ilave olarak güvenlik açısından ne tedbir alınabilir? Diye Sahil Güvenlik Komutanlığımız ve jandarmamız takip ediyor. İzinli plajlarda cankurtaran mutlaka olması gerekiyor. İzinsiz yerlerde denize girilmemesi uyarı levhaları mutlaka konulmalı” diye konuştu.
“Sahilde kıyıların kaçak ve gasp edilmesine hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir”
Birçok ilde sahillerde kıyıların kaçak ve gasp edilerek işgal edildiğini, ücretli yerler olarak işletilmeye başlandığını ve vatandaşların buralardan yararlanmasının engellendiğini ifade eden Vali Erol, Ordu’da böyle bir durumunun olmadığına dikkat çekerek, “Çevre İl Müdürlüğümüz sahildeki kullanım nedir bakacak. Kim neyi ne maksatla ne zamandan beri nasıl kullanıyor? Onunda bir fotoğrafını görmüş olacağız. Vatandaşın denizden yararlanmasını engellemeye dönük illegal hak etmedikleri bir gelire dönük fırsatı kimseye hiçbir şekilde vermeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
“Vatandaşlarımız kamuya ait gereksiz harcama ve yersiz çalışma gördüğünde bize ulaşsın”
Tasarruf tedbirleri genelgesi ile ilgili olarak ta görüşlerini açıklayan Vali Muammer Erol, “Bu genelgemizden mülki amirler, kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu amirleri haberdarlar ve tasarruf tedbirleri genelgesi doğrultusunda alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken işleri ihmal, etmemeye çalışıyoruz, etmeyeceğiz. Bu noktada tasarruf terbileri genelgesinden ve içeriğinden gündeme geldiği günlerde kamuoyu basın aracılığı ile haberdar oldu ama o diri tutularak otokontrol adına vatandaşımızdan da destek ve yardım bekliyoruz. Yani herhangi bir yerde kamuya ait israf, gereksiz harcama, yersiz çalışma gördüklerinde en kısa sürede ilçelerde kaymakamlarımıza, ilde de bize ulaşarak uyarsınlar” dedi.
Toplantıya ayrıca, Vali Yardımcısı Ayhan Durmuş, ilçe kaymakamları, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Numan Öksüz, İl Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, Sahil Güvenlik 97. Bot Komutan Vekili Teğmen Berkan Eren, İl Göç İdaresi Müdürü Ferruh Dibiç, İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri katıldı. – ORDU
]]>Üniversite ve lise öğrencileri 14 kick boksçu, 15-19 Mayıs’ta İstanbul’da Dünya Kupası ve Akdeniz Şampiyonası’nda mücadele ederek altın, gümüş ve bronz olmak üzere 34 madalya kazandı. Sporcular, milli takım kriteri olan Konya’da yapılacak Türkiye şampiyonasına aralıksız hazırlanarak milli formayı giyip Türkiye’yi ve Diyarbakır’ı temsil etmek istiyor.
2. Kademe Kick Boks Antrenörü ve sporcu Dilek Erol (26), 15-19 Mayıs tarihlerinde aynı anda iki turnuvaları olduğunu söyledi. İlk olarak Dünya Kupası’na katıldıklarını, hemen aynı turnuvanın ardından Akdeniz Şampiyonası olduğunu belirten Erol, “Sabah Dünya Kupası’nda, akşam Akdeniz Şampiyonası’nda dövüşüyorduk. Bu turnuvalara 14 sporcuyla katıldık. 15 gümüş, 19 bronz madalya kazandık. Turnuvalar bizim için milli takım kriterinde olduğundan dolayı her iki turnuvaya da katılmak zorundaydık. Şu anda milli takım kriterinde iki sporcumuz var. Bunlardan biri de benim. Hem sporculuk hem de antrenörlük yapıyorum” dedi.
“Final maçlarında aynı anda dövüşüp kıran kırana mücadele ediyoruz”
Sporcusuyla aynı anda maça çıktığını aktaran Erol, “Bunun heyecanı tarif edilemez. Final maçlarında aynı anda dövüşüp kıran kırana mücadele ediyoruz. Bu turnuvada aksilik yaşayıp Avusturalyalı rakibime yenildim turnuvayı ikinci olarak tamamladım. Diğer arkadaşlarımız, Akdeniz turnuvasında iki şampiyonumuz var. Dünya Kupası’nda bir şampiyonumuz var. Onu dışında gümüş ve bronz madalyalar takip ediyor. Şu an önümüzde milli takım kriteri için son bir turnuva kaldı. Konya’da yapılacak Türkiye şampiyonası, o da bir ay sonra. Asıl milli takıma gitme kriterimizi o belirleyecek. Orada da milli takım için canla başla mücadele edeceğiz. Bunun için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
“Milli takıma en iyi şekilde sporcularımızı sokup ülkeyi, şehrimizi temsil etmek istiyoruz”
Erol, şöyle devam etti:
“Son bir turnuvamız kaldı. Orada milli takıma en iyi şekilde sporcularımızı sokup ülkeyi, şehrimizi teşmil etmek istiyoruz. İsteğimiz spora biraz daha destek. Bu 14 kişi yerine daha kalabalık gidebilirdik Dünya Kupası’na. Destek olmadığı için zorlanıyoruz. Çocukların, ailelerin bütçesi belli. Bizim milli takım belirleme kriterimiz şu şekilde olur. Yıl içinde 3 turnuva yapılır. Bir ocak ayında, bir mayıs ayında ve yazın Türkiye şampiyonası yapılır. 3 turnuvadan geçen sporcu yıl sonunda bir puanlama yapılıyor ve bu puanlama sonucunda en yüksek puanı alan kişi milli takıma gidiyor. Şu anda iki turnuvayı başarı bir şekilde geride bıraktık. Son ayağımız Türkiye şampiyonası kaldı.”
Sporculardan Merve Kaymaz (18), üniversite birinci sınıf öğrencisi olduğu ifade ederek, “Beden Eğitimi Öğretmenliği okuyorum. Bu spora 7 yıl önce arkadaşımın yönlendirmesiyle başladım. Daha sonra şu anki antrenörüm Bilgin Erol ve Dilek Erol ile tanıştım. Beni maçlara yönlendirdiler. Güzel başarılar elde ettikten sonra devam ettik. 15-19 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da iki ayrı şampiyona düzenlendi. Biri Akdeniz Şampiyonası, biri de Dünya Kupası. İki şampiyonada da yer aldım 70 kilo büyük kadınlarda dövüşüyorum. Akdeniz Şampiyonası’nda kendi branşımda şampiyon oldum. Dünya Kupası’nda ise bir ikincilik, bir üçüncülük getirdim. Bu yerlere gelmemde en büyük destekçim antrenörlerim ve ailemdi” şeklinde konuştu.
Lise son sınıf öğrencisi Mustafa Yakut (17) ise bu spora sınıf arkadaşının yönlendirmesiyle başladığını dile getirdi. Yakut, “Daha sonra Bilgin hocamla, arkadaşlarımla beraber İstanbul’a gittik Dünya Kupası’na katıldık. Dünya Kupası’nda arkadaşlarımızla beraber başarılar elde ettik. Bu turnuvada üçüncülük aldım. Akdeniz’de ikincilik aldım. Dört tane madalya elde ettim. Bir sonraki hedefimiz Konya’daki şampiyonluk” ifadelerinde bulundu. – DİYARBAKIR
]]>Ağırlıklı kadınlardan oluşan kick boks öğrencileri, ailelerinden de aldıkları desteklerle katıldıkları ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler elde etti. Şampiyon kadın kick boksçular, antrenörler Dilek ve Bilgin Erol eşliğinde mayıs ve temmuz ayında yapılacak Türkiye Şampiyonası ve Dünya Kupası’na hazırlanıyor.
Kadın şampiyonlar, bir yandan antrenman yeri gibi destek beklerken bir yandan da önlerindeki iki büyük turnuvada dereceler elde ederek milli takıma seçilip Diyarbakır’ın adını duyurup Türk bayrağını dalgalandırmak istiyor.
2. kademe kick boks antrenörü ve milli sporcu olan Bilgin Erol, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, hala şampiyonalara katıldığını, kız kardeşiyle birlikte Alfa Fight Academy kulübünde sporcular yetiştirdiklerini söyledi. Yetiştirdikleri sporcuların çok kısa süre içinde Türkiye şampiyonu olduğunu, milli takıma erişen sporcuları olduğunu ve en son ocak ayında yapılan Türkiye kick boks şampiyonasında Diyarbakır’da sadece kendi kulüpleri olarak iki Türkiye şampiyonu kazandıklarını belirten Erol, hemen ardından liseler arası Türkiye şampiyonası olduklarını kaydetti.
“Bir Türkiye şampiyonluğu, bir Türkiye üçüncülüğü kazandık” diyen Erol, hemen bir hafta sonra üniversiteler arası müsabaka oldu tekrar Türkiye şampiyonluğu ve Türkiye üçüncülüğü kazandıklarını, ocak ve şubat ayında toplam 5 şampiyonluk, 2 üçüncülük kazanarak çok büyük bir başarı elde ettiklerini ifade etti.
Mayıs ayında İstanbul’da yapılacak Kick Boks Avrupa Kupası olduğuna değinen Erol, şöyle konuştu:
“Hemen ardından da temmuz ayında Türkiye şampiyonamız var. Amacım, sporcularım dereceler yapıp sene sonunda totalde toplanan puanlarla A Milli takıma girmek. Büyüklerin Avrupa şampiyonası Yunanistan’da olacak. Gençlerin Dünya Kupası ise Macaristan’da olacak. Amacım bunları buraya gönderip ilimizi en iyi şekilde temsil etmek. Ağır bayan sporcu. Bunda kız kardeşimin de etkisi var. Kardeşim onlara rol model. Şampiyon olarak onlara öncü oluyor.”
“Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum”
Başarıyı getirenlerin çoğunluğu bayan sporcular olduğuna dikkat çeken Erol, “Amacımız 5 şampiyon değil, 10 şampiyon, daha fazla çıkartmak. Bununda ilimizin tüm kurumları ile bize sahip çıkması gerekiyor. Bu desteği tam anlamıyla görmüyoruz. Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum. Büyükşehir belediyesi yetkilerine seslenmek istiyorum başarılı sporcularla, başarılı bir kulüp ve onların destekleriyle Sümerpark’ta antrenmanlarımıza devam etmek istiyoruz” dedi.
Kick boksçu Saadet Zerya Işıktaş, 5 yıldır bu sporu yaptığını, bu spora annesinin teşvikiyle başladığını belirtti. Arkasında destekçi bir ailesi olduğuna değinen Işıktaş, “Onların ve antrenörlerimin sayesinde bugünlere geldim. 7-15 Şubat’ta Hindistan’da yapılan 3. Uluslararası Şampiyonasında gençler kategorisinde 60 kilo Lowkick branşında şampiyon oldum. Önümüzde iki büyük maç var. En iyi şekilde onlara hazırlanıyorum. Lise son sınıf öğrencisiyim, aynı zaman üniversiteye hazırlanıyorum. En iyi şekilde ailemi, hocalarımı ve arkadaşlarımı gururlandırmak istiyorum” diye konuştu.
16 yaşındaki Sudenaz Karabulut ise, 4 yıldır bu sporun içinde olduğunu dile getirerek, “3 yıldır şampiyonluklar getiriyorum. Türkiye maçlarında hiç yenilmedim. En son Antalya’da katıldığım şampiyonada birincilik elde ettim. Mayıs ayında yapılacak Dünya kupasına hazırlanıyorum. Bir tane daha Türkiye şampiyonamız var” ifadelerinde bulundu.
26 yaşındaki Dilek Erol da, 12 yıldır kick boks sporuyla uğraştığını, ağabeyinin desteğiyle kick boks sporuna başladığını belirtti. Güneydoğu’da bu tarz sporlara kadınlar için biraz daha olumsuz bakıldığını aktaran Erol, ‘Erkek sporu, senin ne işin var burada, bir tarafını kırdın’ gibi yargılar olduğunu, bunları da ağabeyi sayesinde yıktığını söyledi.
Şu anda önlerinde Büyükler Avrupa şampiyonası olduğunu belirten Erol, “Ocak ayında yapılan Türkiye şampiyonasında şampiyon oldum. Milli takıma gitmek için ilk kriteri geçmiş oldum. Önümde Türkiye şampiyonası ve Dünya kupası var. Bunun için canla başla çalışıyoruz. Ama Diyarbakır’da spora ve sporcuya destek olmuyorlar. Ağabeyimle birlikte hem sporcu, hem de antrenörüz. Belediyelere dilekçeler veriyoruz. Maddi hiçbir şey istemiyoruz. Tek istediğimiz sporcularıma destek olsunlar. Otobüs bileti, konaklama tek istediklerimiz bunlar. Bu durum bizi çok üzüyor” ifadelerine yer verdi. – DİYARBAKIR
]]>