Erken – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Aug 2024 00:00:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Akciğer Kanseri Dünya Genelinde Yılda 1.7 Milyon İnsanı Öldürüyor https://www.haber60.com.tr/akciger-kanseri-dunya-genelinde-yilda-1-7-milyon-insani-olduruyor/ https://www.haber60.com.tr/akciger-kanseri-dunya-genelinde-yilda-1-7-milyon-insani-olduruyor/#respond Fri, 02 Aug 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43151

(EDİRNE) – Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, “Akciğer kanseri dünya genelinde yılda 1.7 milyon insanı öldürmektedir. Ülkemizde her yıl 30- 40 bin vatandaşımız bu hastalığa yakalanmaktadır” dedi.

Karlıkaya, 1 Ağustos Dünya Akciğer Kanseri Günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu. Karlıkaya, “Tütün ürünleri kanser ölümlerinin yüzde 22’sinden, akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin ise yüzde 71’inden sorumludur” ifadelerini kullandı

Karlıkaya, şunları kaydetti:

“Dünya Akciğer Kanseri Günü, akciğer kanserinin önlenmesi ve erken teşhisi konusunda farkındalığı arttırmayı ve insanları bilgilendirmeyi amaçlayan dünya genelinde kabul gören bir gündür. Akciğer kanserinin bireyler, aileleri ve tüm toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini ve bu hastalıkla mücadeleye yönelik acil gereksinimleri anımsatmak amaçlanır. Akciğer kanseri, akciğerlerdeki hücrelerin normalden saparak hızla tümörlere dönüşmeye, nihayetinde tüm vücuda yayılarak organizmanın ölümüne kadar yol açabilen, çok sinsi ve hafif veya şiddetli çok değişik belirtiler verebilen bir hastalıktır. Türkiye’de her yıl 30- 40 bin vatandaşımız akciğer kanserine yakalanmakta ve ne yazık ki çok büyük bir oranda teşhisten sonraki yıl içinde kaybedilmektedir.Akciğer kanseri, kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir ve dünya genelinde yılda 1.7 milyon insanı öldürmektedir.

“Risk 30 kata kadar daha yüksektir”

En önemli nedeni başta sigara olmak üzere tütün kullanımıdır. Tütün ürünleri kanser ölümlerinin yüzde 22’sinden, akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin ise yüzde 71’inden sorumludur. Akciğer kanseri konusunda hekimler uyardığında ‘hiç sigara içmemiş kişilerin de akciğer kanseri olduğu’ söylemi sigarayı bırakmak istemeyen kişiler için adeta denize düşmüş kişinin sarıldığı yılandır; kendini kandırmadır. Verilere göre akciğer kanseri hastalarının sadece yüzde 10’undan azı hayatında hiç sigara içmemiştir. Bu kişiler de çoğunlukla mesleki nedenlerle veya nadir risklerle karşılaşmaya bağlı hasta olmuşlardır.

“Erken tanı çok önemli”

Başta sigara olmak üzere, her türlü tütün ürünü, elektronik sigaralar, çocuk yaşta ortaya çıkan bağımlılık salgını sonucu, esrar veya tiner vb. solunan sentetik uyuşturucu maddeler akciğer kanserine yol açabilmektedir. Sigara ve her türden bağımlıklar kişinin kendilik bilincini azaltarak sağlıklı beslenme, spor gibi yararlı eylemlerden de uzaklaşmasına yol açabilir. Sonuçta hem birey kendi vücuduna hem ruhsal durumuna hem de topluma, ülkesine ağır yıkımlara yol açma yolunda ilerlemektedir. Erken evrede tanı konulması akciğer kanserinin tedavisinde çok önemlidir. Erken evrede tanı ile sağ kalım oranı ortalama yüzde 70’tir.

“Dumansız hava sahası unutulmamalı”

Ancak, erken evrelerde belirtilerin genellikle hafif veya belirsiz olması nedeniyle, birçok hasta ileri evrede teşhis edilmektedir. Düzenli sağlık kontrolleri ve akciğer kanserine özgü tarama testleri, erken teşhis için en etkili yöntemlerdir. Özellikle sigara içen ve mesleki olarak risk altında bulunan bireylerin bu konuda bilinçlenmesi, özellikle 35- 40 yaşından sonra başta solunum işlevleri, belirti ve bulgular açısından hekim kontrolünden geçmesi gereklidir. Göğüs Hastalıkları uzmanlarının mesleki derneği olan Türk Toraks Derneği ve Tabip Odaları gibi tüm hekim ve diğer sağlık meslek örgütleri halkımızın sağlığı ve sağlamlığını önceleyen kurumlardır. Kendi üyelerinin daha yetkin, başarılı hekimler olmasına gayret ederken halkın sağlık eğitimi ve ulusal halk politikaları geliştirmeye de gayret etmektedirler.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/akciger-kanseri-dunya-genelinde-yilda-1-7-milyon-insani-olduruyor/feed/ 0
Aydın’ın Buharkent İlçesinde Taze İncir Hasadı Başladı https://www.haber60.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-taze-incir-hasadi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-taze-incir-hasadi-basladi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:42:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41128 Taze incirde erkenciliği ile rakip tanımayan Aydın’ın Buharkent ilçesinde 2024 sezonu taze incir hasadı ile birlikte taze incirin sofralara yolculuğu sürüyor.

İncirin üretildiği diğer bölgelere göre yaklaşık 15 gün erken hasat edilen Buharkent taze inciri, bu erkenciliği ile ilçeye önemli bir ekonomik katkı sağlıyor. Bu sene havaların erken ısınması ve uygun iklim şartları nedeniyle taze incirin sofralara yolculuğu erken başladı. Türkiye’de toptan satışı yapılan tek yer olma özelliği ile dikkatleri üzerine çeken Buharkent’e gelen tüccar ve ihracatçı firmalar, Buharkent toptancı Hali’nden satın aldıkları aroması, lezzeti, rengi ve kokusuyla bir marka olan taze incirleri sofralara ulaştırmak için adeta zamanla yarışıyor.

“Taze incir, Buharkent ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan ürün”

2024 sezonunun taze incir hasadının başladığını ve bir yıl boyunca bu hasadın beklendiğini ifade eden Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Taze incir, Buharkent ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan üründür. Geçmişten gelen bir alışkanlık ve gelenekle Buharkent olarak biz Aydın’da taze incir hasadına yoğunlaştık. Diğer yerlere göre 15 gün önce hasadına başlıyoruz ancak bu sene aşırı sıcaklar hasadın daha da erken yapılmasına, bu da üründe artışa neden oldu. Bu durum da fiyatların düşürdü. Fiyatların düzelmesini bekliyoruz. Kuru incirde de taze incirde de Buharkent erken hasadı ve toptan ticaretinin yapıldığı tek nokta Buharkent. Aynı zamanda ilçemiz Türkiye’de marka konumunda. Buharkent olarak biz taze incir üretiminde binden fazla üretici ve 25 bin tondan fazla taze incir üretimi ile farklı bir ilçeyiz. Havaların düzelmesi ile kalitemiz daha da artacaktır. Üreticimizin bol ve bereketli bir sezon geçireceğini düşünüyoruz. 2024 yılı taze incir sezonumuzun üreticimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“İç ve dış piyasaya gönderimlerimiz sürüyor”

Buharkent Toptancı halinin en eski esnaflarından olan İbrahim Sancak, 2024 sezonunun hayırlı olmasını dileyerek: “Bu sene 25 bin ton ürün beklentisi ile yine sezonumuza başladık. 10 günlük süreç içerisinde fiyatlar 100 TL’lerden 25 TL’lere kadar geriledi. Aşırı derecede sıcakların olması incirin normal olgunlaşma sürecini erkene almasından kaynaklandı. Şu anda hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderimlerimiz devam ediyor. İnşallah bir-iki gün içerisinde fiyatlar normal değerlerine dönecektir. Hem üreticimiz hem tüccarımız hem de tüketicimiz memnun kalacaktır. Türkiye’de taze incirinin üretiminin ve ticaretinin yapıldığı Buharkent’ten tüm taze incir tüketicilerine afiyet ve şifa olsun diyoruz” dedi.

“Pazar hariç her gün geliyorum”

Bursa’dan taze incir almaya gelen tüccarlardan Salih Çakır, “Buharkent’e Pazar hariç haftanın 6 günü gelerek ortalama 3-4 ton taze incir götürüyorum. Buharkent’in taze inciri turfanda geldiği, aroması ve lezzeti güzel olduğu için tercih ediyoruz” dedi.

Aydın’ın en küçük ve en uzak ilçeleri arasında yer alan Buharkent’te sabahın erken saatlerinde yediden yetmişe herkes taze incir hasadı için seferber oluyor. Taze incirler tek tek elle toplanarak öğle sıcağına kalmadan toptancı haline getiriliyor. Halde yaşanan yoğun hareketliliğin ise yaklaşık 40 gün süren taze incir hasadı ile son bulması bekleniyor. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-taze-incir-hasadi-basladi/feed/ 0
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Kulüpler Birliği Vakfı’nın seçim istişarelerini sabote ettiğini söyledi https://www.haber60.com.tr/galatasaray-baskani-dursun-ozbek-kulupler-birligi-vakfinin-secim-istisarelerini-sabote-ettigini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/galatasaray-baskani-dursun-ozbek-kulupler-birligi-vakfinin-secim-istisarelerini-sabote-ettigini-soyledi/#respond Tue, 23 Apr 2024 00:00:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28847 Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Kulüpler Birliği Vakfının 19 Nisan Cuma günü yayımladığı bildirinin, seçimin erkene alınması için yapılan istişareleri sabote ettiğini belirterek Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) seçim tarihini değiştirmediğini söyledi.

Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde, Kulüpler Birliği Vakfını temsil eden heyet ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, seçimin erkene alınması amacıyla görüşme gerçekleştirildi.

Yapılan görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek yaşanan süreci özetledi.

Kulüpler Birliği Vakfı olarak erken seçim yapılmasını ve federasyonun değişmesini talep ettiklerini hatırlatan Özbek, “İmza toplamak gibi bir düşüncemiz oldu, bunu deklare ettik. Akabinde TFF bunu dikkate alarak 18 Temmuz’da seçim yapılacağını duyurdu. Dolayısıyla imza toplama açıklaması da amacına ulaştı. Kulüpler Birliğindeki toplantıda ‘İmza toplamaktansa görüşerek, insanları ikna ederek seçimi erkene alabilirsek daha şık olur.’ dedim. Kulüpler Birliği Vakfı, imza toplama işleminde bölünüyor. Bu bölünmenin hem Kulüpler Birliği Vakfı için hem de Türk futbolu için iyi olmayacağını söyledim. Son toplantıda müzakere edilmesi yönünde bir karar alındı. Bana da ‘Bir heyet kuralım. Bu heyete başkanlık et, TFF’den randevu isteyelim.’ denildi. Randevu da bugün için verildi. Ancak istenmeyen bir durum oldu.” açıklamasını yaptı.

Kulüpler Birliği Vakfının açıklamasına değinen Dursun Özbek, şöyle konuştu:

“Cuma akşamı saat 22.00 gibi sadece 3 kulübün onayladığı bir açıklama yayımlandı. Bu kulüplerden birisi İstanbulspor’du, 2 kulüp daha vardı şu an aklıma gelmiyor. Vakfın yazdığı yazıda görüşlerinizi bildirin denildi. Galatasaray’ın okumasına dahi fırsat verilmeden kamuoyu duyurusu yayına verildi. Ben de genel sekreteri aradım, durumu söyledim. Neticede ok yaydan çıkmış oldu ve kamuoyu açıklaması gündeme düştü. Bugün ben, Yüksel Yıldırım ve Fatih Saraç toplantıya geldik. Amaca ulaşmak için yapılan bir hareket, bu bildiriyle amaçsız ve sabote edilebilir hale geldi. İçeride çok net ifade ettiler, ‘Uzlaşma konusunda aynı noktada düşünürken, siz Kulüpler Birliği Vakfı olarak zehir zemberek bir bildiri yayınlıyorsunuz.’ dediler. Kısa bir görüşme oldu. Ben de bu bildirinin amaca uygun olmadığını söylüyorum. Bugün de neticesini gördük. Kulüpleri birleştirmek için yapılan bu hareket bu suretle amaçsız kalmış oldu. Türkiye Futbol Federasyonu, 18 Temmuz’da yapılacağını açıkladığı seçim tarihini değiştirme niyetinde olmadığını belirtti ve toplantı bitti.”

Yaşanan gelişmelerin ardından Galatasaray olarak imza vermeyi düşünmediklerini belirten Özbek, şunları söyledi:

“Şu anda imza vermeyi düşünmüyoruz. İmza versek ne oluyor? Gereken imzalar toplandığında bile erken seçim, prosedür gereği haziran sonunda ya da temmuz başında yapılacak. Arada 1 hafta olacağı belliyken, imza toplayarak gideceğimiz hedeften daha iyi bir hedef koyacağımız ortadayken, neden bu duruma geldiğini sorgulamak lazım. Neticede imza toplansa da toplanmasa da bir şey fark etmiyor. 18 Temmuz’da ya da haziran ayının sonunda yapılacak seçimin bir farkı yok. Haziran ayı başında yapılması mümkün olan bir seçimin, hiç hesapta olmayan bir davranış biçimiyle ortadan kaybolduğunu görüyoruz.”

“Bugünkü toplantı amacına ulaşmamıştır”

???????TFF’de 18 Temmuz’da yapılması planlanan seçimde çok adaylı bir genel kurul olması gerektiğine dikkati çeken Özbek, “Adaylar ortaya çıksın, kulüpler Türk futbolunu en iyi yönetecek aday için kendi iradesini ortaya koyar. Seçim tarihi 18 Temmuz olduğuna göre, aşağı yukarı 3 aylık bir süre var. Bu önemli bir süre. Dolayısıyla yeni adaylar çıkması lazım, çok adaylı bir seçim olması lazım. Çok fazla acele etmemek gerekiyor. Önümüzde uzun bir süreç var.” ifadelerini kullandı.

Toplantıdan yeni çıktığını ve Kulüpler Birliği Vakfından kimseyle temas kurmadığını da aktaran Özbek, “Kulüpler Birliği Vakfı toplanıp bu konuda istişare edebilir. Eğer seçim erkene çekilmek isteniyorduysa, seçimi daha erken yapmanın Türk futboluna faydası vardıysa, bir fırsat kaçmıştır. Burada futbol ailesi olmanın özellikleri var. Bunlara riayet etmek lazım. Bugünkü toplantı amacına ulaşmamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kulüplerin imza toplaması hakkında da konuşan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ben imzaları takip etmiyorum. Ama demin de ifade ettim. Yeterli imzayı toplasak ne oluyor? Seçim haziran ayı sonunda ya da temmuz ayı başında oluyor. Bu sonuç ortaya çıkıyor. Sayın Büyükekşi ‘Biz hazırlıklıydık fakat bu yaptığınız kamuoyu duyurusu şık olmadı, müzakerelerin önünü kesmiştir.’ dedi. Dolayısıyla Kulüpler Birliğinin bundan sonra yapacağı duyuruları mutabakatla yapmasında fayda var. Kendi başına bazı açıklamaların müzakere edilmeden konulması bazı şeylere zarar veriyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/galatasaray-baskani-dursun-ozbek-kulupler-birligi-vakfinin-secim-istisarelerini-sabote-ettigini-soyledi/feed/ 0
Kalp Krizi Risk Faktörlerinin Belirlenmesi Önemli https://www.haber60.com.tr/kalp-krizi-risk-faktorlerinin-belirlenmesi-onemli/ https://www.haber60.com.tr/kalp-krizi-risk-faktorlerinin-belirlenmesi-onemli/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:48:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27491 Medicana International İstanbul Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sebahattin Ateşal, son zamanlarda çeşitli faktörler nedeniyle kalp krizi geçirme yaşının erkene indiğini, bu nedenle risk faktörlerinin belirlenmesinin, erkenden önlem alınmasının önemli olduğunu bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ateşal, kalp sağlığını koruma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Ateşal, dünya genelinde meydana gelen ölümlerin en önemli nedeninin bulaşıcı olmayan hastalıklar olduğunu, bunlar arasında ilk sıralarda kalp ve damar hastalıklarının yer aldığını belirtti.

Kalp ve damar hastalıklarını erkenden teşhis etmenin rutin tetkiklerle mümkün olduğunu vurgulayan Ateşal, “Kalp damar hastalığına yakalanma açısından yaş önemli bir faktörüdür. Yaşlanma süreci ile atar damarlarda gelişen yağlanma, tıkanma artmakta ve kişilerin kalp krizi geçirme riski artmaktadır. Ama son zamanlarda çeşitli faktörler nedeni ile kalp krizi geçirme yaşı da erkene inmiştir. Bu nedenle risk faktörlerinin belirlenmesi, erkenden önlem alınması önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Sigara içme yaşının düştüğüne dikkati çeken Ateşal, yapılan çalışmalarda sigara tüketiminin kalp damar tıkanıklığının hem akut hem kronik sonuçlarını artırdığını gösterdiğini kaydetti.

Ateşal, sigaranın bırakılmasını sağlamanın uzun dönem kalp krizi riskini azaltmak için en etkin tedavi yöntemi olduğunun altını çizerek, sigarayla alkol ürünlerinden de uzak durulması gerektiğini anlattı.

“Toplu taşıma kullanımı hareketi getirir”

Prof. Dr. Ateşal, obezitenin gittikçe artan büyük bir sağlık sorunu olduğuna dikkati çekti.

Obezitenin düzensiz ve sağlıksız beslenmenin getirdiği bir hastalık olduğuna işaret eden Ateşal, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Obezite, hipertansiyon, kolesterol, diyabet gibi hastalıkları da beraberinde getirmektedir. Obeziteden korunmak, diğer hastalıklarla birlikte kalp sağlığını korumak için de önem taşımaktadır. Bu nedenle düzenli, sağlıklı beslenmek, fazla kilonun verilmesi ya da kilo kontrolü kalp sağlığını da korumaktadır. Akdeniz tipi beslenmek gerekir. Sebze ve meyveden zengin, sağlıklı yağlardan oluşan, işlenmiş gıdalardan uzak duran bir diyet biçimi kalp sağlığı için gereklidir. Gerekirse beslenme uzmanlarından destek alarak kilo kontrolü sağlamak kalp sağlığı için atılması gereken adımlardan biridir. Beslenmenin yanında düzenli olarak yapılan egzersizin faydası büyüktür. Sedanter yaşamdan uzaklaşmak gerekir. Her yere arabayla gitmek yerine toplu taşıma kullanımı, hareketi artıracaktır. Bunun yanında açık havada yapılacak hafif tempoda yürüyüşler kalp sağlığı için koruyucu olacaktır.”

“Kalp krizi yaşa değil, riske bağlı”

Prof. Dr. Ateşal, koroner arter hastalığının erken dönemde belirlenmesinin, medikal ve girişimsel tedavi yöntemleriyle tedavi edilmesinin de kalp krizi riskini düşürdüğünü aktardı.

Bunları dikkate alarak kalp damar hastalıklarını ve kalp krizini sadece yaşa ve yaşlılığa bağlamanın çok yanlış olduğunu vurgulayan Ateşal, şu bilgileri verdi:

“Şeker, tansiyon hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara tüketimi, şişmanlık, kalp hastalıkları açısından aile öyküsü olması, stres, depresyon gibi risk faktörlerine sahip olan kişilerinde belirlenmesi, kontrol altına alınması kalp damar hastalıkları riskini azaltmakta etkin yöntemlerdir. Bu yüzden kalp krizi yaşa değil, riske bağlıdır. Risk faktörlerine sahip olan kişilerin de mutlaka periyodik kalp kontrollerini yaptırmaları önem taşımaktadır.”

“Erken ölümlerin önlenmesi hedefleniyor”

Prof. Dr. Ateşal, Sağlık Bakanlığı’nın hedefinin dünyada en sık görülen, en fazla ölüme ve engelliliğe neden olan bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı erken ölümlerin 2025’e kadar yüzde 25 azaltılması olduğunu kaydetti.

Her sağlık merkezinde kalp taraması yaptırmanın mümkün olduğunu ifade eden Ateşal, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bakanlığın da destekleriyle kronik hastalığı olanların hayati bir sorun yaşamadan yaşam kalitelerini artırıp sağlıklı yaşamaları için birçok imkan sunulmaktadır. Sağlık otoritelerinin getirdiği kolaylıklara bireylerin uyması pek çok sağlık sorununun önlenmesi ve erken teşhis edilip, tedaviye geçilmesinde önem taşımaktadır. Bu nedenle her yıl düzenli kalp kontrollerinin yaptırılması kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi konusunda destek olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kalp-krizi-risk-faktorlerinin-belirlenmesi-onemli/feed/ 0
İngiltere Alzheimer hastalığını erken teşhis etmek için kan testleri yapıyor https://www.haber60.com.tr/ingiltere-alzheimer-hastaligini-erken-teshis-etmek-icin-kan-testleri-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/ingiltere-alzheimer-hastaligini-erken-teshis-etmek-icin-kan-testleri-yapiyor/#respond Fri, 05 Apr 2024 03:57:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26290 İngiltere, kan testleri yoluyla Alzheimer hastalığı ve diğer demans türlerinin daha erken teşhis edilip edilemeyeceğini anlamak için denemeler yapıyor.

Bu sayede daha fazla insanın bakım, destek ve yeni ilaç tedavilerine daha erken aşamada başlanması umuluyor.

İngiltere’deki Alzheimer Society (Alzheimer Derneği) verilerine göre bugün dünyada 55 milyon insan demansla yaşıyor ve 2050’de bu rakamın 139 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

Demans ve Alzheimer aynı şey mi?

Demans, beynin birçok hastalığında görülen bir semptomdur.

Hafıza kaybı söz konusudur ve özellikle yakın zamandaki olayları hatırlamakta zorluk çekilir.

Diğer belirtiler arasında davranış, ruh hali ve kişilik değişiklikleri, tanıdık yerlerde kaybolma veya konuşmada doğru kelimeyi bulamama sayılabilir.

Bu durum, insanların yemek yeme ve su içme gibi ihtiyaçlarının farkında olmadıkları bir noktaya ulaşabilir.

Alzheimer, demansa neden olan hastalıklar arasında en yaygın olanıdır.

Diğer demans türleri ve yol açan unsurlar ise şunlar:

Alzheimer’ın erken belirtileri neler?

Alzheimer hastalığının ilk belirtileri genellikle hafıza kaybı olarak ortaya çıkar.

Bu, son konuşmaları unutmayı, eşya kaybetmeyi, isimleri unutmayı veya aynı soruyu tekrar tekrar sormayı içerebilir.

Ruh halinde de daha fazla endişe veya kafa karışıklığı gibi değişiklikler olabilir.

Gençler Alzheimer’a yakalanır mı?

Alzheimer çoğunlukla bir yaşlılık hastalığıdır. 80 yaşın üzerindeki her altı kişiden birinde görülür.

Erken (genç) başlangıçlı Alzheimer nispeten nadirdir. Yine de Alzheimer vakalarının yüzde 5’i 65 yaşın altındaki kişilerde ortaya çıkar.

Çok daha az sayıda insan ise 30’lu ve 40’lı yaşlarında etkilenebilir.

Genç yaşta Alzheimer’a yakalanmak için bilinen tek risk faktörü, yakın akrabaların da erken başlangıçlı hastalığa sahip olmasıdır. Hastalığı önlemenin bilinen bir yolu yoktur.

Demans engellenebilir mi?

Demansa yakalanmayı engellemenin kanıtlanmış bir yolu yok.

Ancak araştırmalar, her üç vakadan birinin yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebileceğini gösteriyor:

Bunları yapmanın beyni korumaya nasıl yardımcı olabileceği tam olarak bilinmiyor.

Peki, bu yaşam tarzı faktörleri beyindeki bunama sürecini gerçekten durduruyor mu? Yoksa beyni bunamaya hazırlayıp böylece daha uzun süre idare edilmesini sağlayarak semptomların ortaya çıkması mı erteleniyor?

Alzheimer kalıtsal mı?

Alzheimer kalıtsal olabilir, ama olay bundan ibaret değil.

Alzheimer’lı bir ebeveyne veya kardeşe sahip olmak hastalığa yakalanma riskini artırır.

Ancak hastalığa yakalanmış bir akrabanızın olması, kaderinizde bu hastalığa yakalanmak olduğu anlamına gelmez.

Alzheimer’dan etkilenmemiş bir ailede olmak da hastalığa yakalanmayacağınız anlamına gelmez.

Alzheimer tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor?

İlk kez klinik deneylerde ilaçların Alzheimer hastalığının hızını yavaşlattığı kanıtlandı.

, hastalığın erken evrelerinde beyindeki amiloid adlı proteini hedef alıyor.

Amiloid, beyin hücreleri arasındaki boşluklarda birikerek hastalığın özelliklerinden biri olan plakları oluşturuyor.

Ancak bu ilaçların faydası çok büyük görünmüyor; hastalığı durdurmuyor ya da tersine çevirmiyorlar.

Bu ilaçlar henüz bilimsel çalışma aşamasını geçip rutin hastane kullanımına sunulmuş değil.

Londra’daki University College Hastanesi’nde miridesap adlı bir ilacın denemeleri yapılıyor.

Deneme, en fazla 12 ay boyunca ilacın her gün mideye enjekte edilmesini içeriyor ve SAP (serum amiloid P bileşeni) adı verilen proteini beyinden uzaklaştıran ilacın, amiloid plakların beyin hücrelerine zarar vermesini durdurup durduramayacağını öğrenmeyi amaçlıyor.

Araştırmacılar bunun Alzheimer hastalığının gelişim sürecinin bir parçası olabileceğini düşünüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingiltere-alzheimer-hastaligini-erken-teshis-etmek-icin-kan-testleri-yapiyor/feed/ 0
Çankırı İl Sağlık Müdürü: Kanserle Mücadelede Bilinçlenme ve Erken Teşhis Önemli https://www.haber60.com.tr/cankiri-il-saglik-muduru-kanserle-mucadelede-bilinclenme-ve-erken-teshis-onemli/ https://www.haber60.com.tr/cankiri-il-saglik-muduru-kanserle-mucadelede-bilinclenme-ve-erken-teshis-onemli/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:09:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25574 Çankırı İl Sağlık Müdürü Hüseyin Sarıkaya, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.

Sarıkaya, mesajında, kanserin dünyada ve Türkiye’de sebebi bilinen ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti.

Bilgi eksikliği, korku, ihmal gibi nedenlerle tanı geciktiğinde tedavinin de güçlendiğini aktaran Sarıkaya, “Bu önemli sağlık sorununa halkın dikkatinin çekilmesi, toplumun kansere yönelik bilincinin artırılması ve farkındalık oluşturulması amacıyla 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası olarak belirlenmiş olup her yıl düzenlenen etkinlikler kanser mücadelesinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde kanser yıllardır en sık izlenen ikinci ölüm sebebidir. Yaklaşık her 6 ölümden biri kanser nedeniyle gerçekleşmektedir. 2019 yılında Türkiye’de toplam 223 bin 87 kişiye yeni kanser teşhisi konulmuştur. Erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri en sık izlenen kanser olma özelliğini sürdürmektedir. Kolorektal kanserler de önceki yıllarda olduğu gibi üçüncü sıklıkta izlenmeye devam etmektedir.”

Kanser gelişiminde yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlerin etkili olduğuna vurgu yapan Sarıkaya, şu ifadeleri kullandı:

“Çevresel faktörler arasında yer alan tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu olma ve enfeksiyonlara maruziyet gibi risklerin engellenmesi yolu ile gelişmekte olan kanserlerin günümüzde yüzde 30, yüzde 50 oranında önlenebileceği bilinmektedir. Özellikle tarama programları ve kanser belirtilerinin erken fark edilmesi, teşhis ve tedavi hizmetlerine erken dönemde erişilmesi yolu ile uygulanan tedavinin yaşam kalitesine çok şey katabildiği kanser türleri göz önüne alınırsa, korunmanın önemi daha da artmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar, kanser konusunda en önemli kontrol stratejisinin korunma ve erken teşhis olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”

Birçok kanserin bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteren erken belirti ve semptomlar gösterdiğini aktaran Sarıkaya, şunları kaydetti:

“Bunlara meme, rahim ağzı, kolorektal, deri, ağız ve bazı çocukluk çağı kanserleri dahildir. Bunu bilmek önemlidir, çünkü kanseri erken teşhis etmek neredeyse her zaman tedaviyi ve hatta iyileştirmeyi kolaylaştırır, bu da kanser teşhisi konan kişilerin hayatta kalma şansının ve yaşam kalitesinin artması anlamına gelir. Kanserin erken uyarı işaretlerini tanımak uygun maliyetlidir ve çoğu durumda herhangi bir özel teknoloji gerektirmez. Ülkemizde, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği 3 kanser türünde, 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalınbağırsak kanseri taramaları yapılmaktadır. Tarama sonrası sonucu pozitif ya da şüpheli çıkan kişiler, tarama sonrası teşhis merkezlerine yönlendirilmekte ve ileri tetkikleri yapılmaktadır. Tarama yaş grubundaki tüm vatandaşlarımızı ücretsiz olarak kanser taramalarını yaptırmak üzere, hastanelere, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM), Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM), Toplum Sağlığı Merkezlerine (TSM) davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cankiri-il-saglik-muduru-kanserle-mucadelede-bilinclenme-ve-erken-teshis-onemli/feed/ 0
Erzurum’da Mobil Tırlarla Kanser Taraması Yapılıyor https://www.haber60.com.tr/erzurumda-mobil-tirlarla-kanser-taramasi-yapiliyor/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-mobil-tirlarla-kanser-taramasi-yapiliyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:03:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10842 Erzurum’da kırsal bölgeler ve nüfusu kalabalık aile sağlığı merkezlerine mobil tırla giden sağlıkçılar, kanser taraması yapıp, erken teşhis ve tedavi için vatandaşları bilgilendiriyor.

İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir koordinesinde “Erken teşhis hayat kurtarır” sloganıyla çalışan Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ekipleri, yıl başından bu yana kanserde erken teşhisle hayat kurtarmak için mahalle mahalle dolaşıyor.

Sağlıkçılar, ilçe ve kırsal bölgelerin yanı sıra kent merkezinde nüfusun kalabalık olduğu aile sağlığı merkezleri önüne konuşlandırılan mobil tırda, vatandaşlara ücretsiz meme kanseri, rahim ağzı ve kolon kanseri taramaları yapıyor.

Tarama sonucu riskli görülen vatandaşları sağlık kuruluşlarına yönlendirip takiplerini de yapan ekipler, gittikleri yerlerde yaptıkları salon toplantılarında vatandaşlara kanserde erken tanı ve tedavi için bilgilendirici faaliyette de bulunuyor.

“Hastanelerin yükünü azaltmak ve halkı bilinçlendirmek için sahaya indik”

Yakutiye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Cüneyt Aygün, AA muhabirine, yoğun ve kabalık nüfusa sahip aile sağlığı merkezlerinde kanser taraması yapmaya başladıklarını söyledi.

İlçe merkezinde 1 haftada 300’den fazla kişiye kanser taraması gerçekleştirdiklerini ifade eden Aygün, şöyle konuştu:

“Kanser tedavisi zor olan hastalık, erken tanı da hayat kurtaran bir durum olduğu için erken dönemde hem 3. basamak hastanelerin yükünü azaltmak hem de halkımızı bu konuda bilinçlendirmek için sahaya indik. Taramalar sonucu kansere erken dönemde tanı koyulması ve tedavi mümkün. Aynı zamanda kanser tedavileri maliyetli hizmet, erken dönemde tanı ve tedavi ile yakaladığımızda hayat kurtarıyoruz, önemli hizmet veriyoruz.

Aygün, şüpheli durumlarda vatandaşları onkoloji ve genel cerrahi gibi birimlere yönlendirdiklerini ve kırsal mahallelerin yanı sıra bölgedeki Kur’an kursları, okullar ve diğer kamu kurumlarındaki vatandaşları da servis araçlarıyla mobil tırın bulunduğu alanlara getirip tarama yaptıklarını dile getirerek, “Ocak ve şubat itibarıyla 2 binin üzerinde vatandaşımıza ulaştık. İlçe sınırlarımızda yaklaşık 191 bin kişinin yaşamı söz konusu, ekiplerimizle sürekli sahada olacağız.” diye konuştu.

“Kanserden değil geç kalmaktan korkmalıyız”

İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir de dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan ve önemli halk sağlığı sorunu olan kansere karşı kent genelinde kapsamlı tarama gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Kentte 2022 yılından itibaren günümüze kadar 53 bin 758 kişiye kanser taraması yapıldığını söyleyen Bedir, “17 bin 882 meme kanseri, 13 bin 414 rahim ağzı kanseri ile 22 bin 462 kalın bağırsak kanseri taraması yapıldı. Sonucu pozitif veya şüpheli olan 2 bin 458 kişi uzman hekimlere randevu alınarak yönlendirildi. Toplamda 37 kanser tanısı alan hasta oldu. Kanserden değil geç kalmaktan korkmalıyız, taramaların amacı hastalığın önüne geçmek ve hastalığın meydana gelmesini engellemek.” ifadelerini kullandı.

Bedir, kanser riskini ortadan kaldırmak ve vatandaşları bu konuda bilgilendirmek için sağlık çalışanlarının büyük gayret gösterdiğini vurguladı.

Kansere bağlı ölümleri azaltmak istediklerini aktaran Bedir, “Kanser nedenli ölümlerin üçte birini sigara ve alkol kullanımı ile sağlıksız yaşam ve hareketsizlik oluşturuyor. KETEM, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalın bağırsak kanseri taramaları ücretsiz yapılıyor. Tüm vatandaşlarımızın taramalara katılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Kanser taraması yaptıran 50 yaşındaki Ayşe Taşması ise hizmetlerden memnun olduğunu anlatarak, “Devletimiz her zaman yanımızda. Eşim de kanserdi, Allah razı olsun devletimizden, her şey özel gibi oldu. Herkese kanser taramalarını yaptırmasını tavsiye ederim.” dedi.

Mobil tırda eşi ile tarama yaptıran Selçuk Akkaya, devletin vatandaşlara sağlık alanında çok önemli destek ve imkan sağladığını belirterek, “Sağlık ekipleri çok ilgili. Hizmetlerden memnunuz, devlet ayağımıza kadar her şeyi getiriyor ve her türlü imkanı sağlıyorlar. Bundan daha iyi bir şey olamaz.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-mobil-tirlarla-kanser-taramasi-yapiliyor/feed/ 0
Ovacık Kayak Merkezi’nde Sezon Başladı https://www.haber60.com.tr/ovacik-kayak-merkezinde-sezon-basladi/ https://www.haber60.com.tr/ovacik-kayak-merkezinde-sezon-basladi/#respond Thu, 28 Dec 2023 08:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1366

TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde 3 bin rakımlı Munzur Dağı’nın eteğindeki Ovacık Kayak Merkezi’nde, geçen yıllara göre erken yağan karla birlikte sezon başladı. İlk kayağı, sporcularla birlikte yapan Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, “Geçen senelere göre bölgemize kar erkenden yağdı. Burası Türkiye’nin en kaliteli pistlerinden bir tanesi. Kar kalitesi olarak da parmakla gösteriliyor. Sezonu sporcularımız ve öğrencilerimizle açtık, çok keyifli zamanlar geçirdik” dedi. Pist ve sporcuların kayak gösterisi de havadan görüntülendi.

Ovacık ilçesinde 3 bin rakımlı Munzur Dağları’nın eteklerinde 5 yıl önce Gençlik Spor Bakanlığı’nca yaptırılan Ovacık Kayak Merkezi, bölgenin önemli kış turizm merkezleri arasında yer almaya başladı. Yılın beş ayında kayak imkanı sunan merkez, profesyoneller için 1200, yeni başlayanlar için de 300 metre uzunluğundaki 2 pisti, 100 kişi taşıma kapasiteli teleski, 1 kar ezme makinesi, 1 kar motoru ile 35 odalı, 70 yataklı konaklama tesisiyle hizmet veriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘kar’ uyarısını verdiği ilçede kar yağışı bu yıl diğer yıllara göre erken etkili olunca, kar kalınlığı yarım metreye kadar ulaştı. Sezonu erken açan kayak merkezinde ilk kayağı, Vali Bülent Tekbıyıkoğlu ile kayak sporcuları açtı.

‘BURASI TÜRKİYE’NİN EN KALİTELİ KAYAK MERKEZLERİNDEN BİRİ’

Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, Ovacık Kayak Merkezi’nin, kar kalitesiyle Türkiye’deki en kaliteli kayak merkezlerinden biri olduğunu ifade ederek, “Geçen senelere göre bölgemize kar erkenden yağdı. Şu anda Ovacık Kayak Evi’ndeyiz ve genç sporcularımızla beraberiz. İçlerinde çok başarılı sporcularımız var. Bengisu var, Türkiye çapında dereceleri var. Ovacık’ın, Tunceli’mizin sporcuları burada ve Türkiye Şampiyonası’na hazırlanıyor. Burası, Türkiye’nin en kaliteli pistlerinden, merkezlerinden bir tanesi. Kar kalitesi olarak da parmakla gösteriliyor. Yaklaşık 1200 metre civarında parkurumuz var. Bir kısmı biraz daha zor. Hazırlıklarımızı Gençlik Spor İl Müdürlüğü ve Valilik olarak tamamladık. Malzemelerimizin bakımlarını yaptık, motorlarımız sürüşe hazır, kayaklarımız bilenmiş durumda. Misafirlerimizi bekliyoruz. Bölgenin ihtiyaçlarını karşılayan bir tesis. Sadece Tunceli değil Elazığ, Diyarbakır ve benzeri bölgemizdeki illerden de misafirlerimizi bekliyoruz. Tunceli yeni yeni keşfediliyor. Yazın ve baharda muhteşem ama kışın da bir o kadar güzel. Kışın da bu Mercan ve Munzur Dağları’nı ve bu muhteşem kar kalitesine sahip kayak merkezimizi görmeye misafirlerimizi bekliyoruz. Çocukların yanında ben çok acemi kaldım kayak yaparken, ama beni çalıştıracaklarına söz verdi öğrencilerimiz. Çok keyifli vakit geçirdik. Birkaç kez düştüm ama zemin yumuşak olduğu için çok fazla etkilenmedik. Çok keyifli zamanlar geçirdik, geçirmeye de devam edeceğiz” dedi.

‘KAYAK MERKEZİNİN ERKENDEN AÇILMASI BİZİ MUTLU ETTİ’

Kayak sezonunun erkenden açılmasının mutluluk verici olduğunu söyleyen 13 yaşındaki İdil Soylu, “Bu sene ilçemize erkenden kar yağdı ve kayak merkezimiz açıldı, çok mutluyuz. Karın bu sene erkenden yağması bizim için bir avantaj oldu çünkü sene başında yaşıtlarımız var. Hem bizim hazırlanmamız için hem de onlardan bir şeyler öğrenmek için iyi oldu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ovacik-kayak-merkezinde-sezon-basladi/feed/ 0