CHP’nin gazeteci kökenli isimlerinden Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, temmuz ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Instagram’a erişim engeli getirilmesi, basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çökırözer şunları söyledi:
“Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü adına utanç verici bir dönemi daha yaşıyoruz. 22 yıllık AKP iktidarında Türkiye sansürle, erişim engelleriyle anılır oldu. Demokrasinin temel taşları, hukuk devleti, özgürlükler yok sayılıyor. Haberler yurttaşlardan gizleniyor, dünyanın en büyük sosyal medya platformu Türkiye’de yasaklanıyor. Instagram’a erişim engeli getirilmesi 86 milyonun özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Ama bunu son değil, AKP iktidarında son da olmayacak. Tamamen keyfi uygulamalarla milyonların ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlamakla kalmadılar, Türkiye’yi yasaklar, sansürler ülkesi yaptılar.”
Gazeteciler 20 günde 43 kez hakim önüne çıktı, hedef gösterildi, tehdit edildi…
Çakırözer’in açıkladığı rapora göre; gazeteciler, 20 günlük sürede 43 kez hakim karşısına çıktı, Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin haberleri nedeniyle gazeteciler temmuz ayında da hedef gösterildi ve tehdit edildi. Bunların yanı sıra iktidar yetkilileri ve kamu yöneticilerine ilişkin rüşvet, taciz, torpil iddialarını konu alan haberlere erişim engelleri geldi.
Çakırözer’in raporuna göre, temmuz ayında ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle:
Gazeteciler haberleri, sosyal medya paylaşımları nedeniyle 43 kez hakim karşısına çıktı. 2 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteci tutuklandı.
Ankara’da 11 gazetecinin yargılandığı davada 8 gazeteciye 6’şar yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Gazeteci Hayko Bağdat Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapse mahkum edildi.
Gazeteci Metin Cihan hakkında İsrail ile ticari ilişkileri hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma açılırken, çok sayıda gazeteci haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmalara maruz kaldı. BirGün editörü, gazeteci Kayhan Ayhan sosyal medya paylaşımları nedeniyle ifade verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yılın son haftasında düzenlediği basın toplantısında aralarında gazetecilerin de bulunduğu 154 kişiyi hedef aldı.
Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç da gazeteciler İsmail Saymaz, Erk Acarer, Barış Terkoğlu, Alican Uludağ ve Timur Soykan’ı sosyal medyadan yaptığı ‘Kurşun’ göndermeli paylaşımla hedef aldı.
Gazeteciler İsmail Arı, Abdullah Kaya, Ruşen Takva haber ve paylaşımları nedeniyle tehdit edildi.
RTÜK temmuz ayında Açık Radyo’nun lisansı iptal etti, mahkeme karar hakkında yürütmeyi durdurdu. Ayrıca Video Prime’a ceza verildi, müzik kanalları uyarıldı.
Kamu kurumlarında yaşanan skandalları ortaya çıkaran BirGün Gazetesi’nin davalarla susturulmaya çalışılması da dikkat çekti. ” Halkbank’tan mafyaya 550 milyon kredi” ve “Halkbank’tan mafyaya kredi” başlıklarıyla yayınlanan haberler nedeniyle gazeteye 1 milyon TL’lik tazminat davası açıldı.
Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından Instagram’a erişim yasağı getirilmesi konuşulurken, Türkiye’de aylardır haber ve sosyal medya paylaşımlarına getirilen erişim engellemelerine temmuz ayında da devam edildi. İnternet haber siteleri Medyaradar.com, yerel haber sitesi Silivri’nin Sesi ile mezopotamyaajansi.net için de erişim engelleme kararları alındı.
Temmuz ayında erişim engeli getirilen haber içerikleri şöyle:
“Vergi ödemeyen büyük şirketler hakkındaki haberler, Guatemala’da Türkiye’den gönderilen uyuşturucunun yakalanması ile ilgili haberler, Anadolu Gençlik Derneği’nde yaşanan istismar iddiası ile ilgili haberler, sahte üniversite ve diploma iddiası ile ilgili haberler, Eski Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan ‘Araç Geçiş Garantisi’ Verdiği Kuzey Marmara Otoyolu İşletmesine CEO olmasına ilişkin haberler, İSKİ’ye borcu olan 17 kişiden haciz yoluyla tahsil ettiği 55 bin lirayı kuruma teslim etmeyen avukat hakkında dava açıldığı iddiasıyla ilgili haber, Eski bakan Mustafa Varank’ın özel jette hacca gittiği iddialı haberler, Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne seçilen Metin Kıratlı’nın akşam yemeğinde 168 bin lira ödediği iddiasıyla ilgili haberler, Ziraat Bankası’nın Simit Sarayı’nın yüzde 51’ini satın almak için Rekabet Kurulu’na başvurmasıyla ilgili haberler, Gazeteci Bahadır Özgür’ün Türkiye ile Özbekistan arasındaki kara para ve uyuşturucu ticaretine ilişkin yazısı, Özel bir hastanedeki başhekim yardımcısının hemşireleri taciz iddialarıyla ilgili haberler, Florya’da bir oto galeriye yapılan saldırıyla ilgili haberler, Gazeteci Tolga Şardan’ın Ayhan Bora Kaplan’dan rüşvet aldığı iddia edilen Yargıtay Üyesi hakkındaki haberi ve gazeteciler Alican Uludağ ile Erk Acarer ‘in Kocaman-Kaplan ilişkisiyle ilgili tweetleri, Dönemin Düzce Belediye Başkanının damadının FETÖ gerekçesiyle tutuklandığıyla ilgili haberler, Kurucuları arasında AKP’lilerin de bulunduğu bir özel hastanenin yeni doğan bebekleri usulsüz şekilde özel hastanelere sevk ederek SGK’yı dolandırdığı iddiasıyla incelemeye alındığı hakkındaki haberler.”
]]>
CHP Ankara Milletvekili ve ve TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Üyesi Okan Konuralp, Wattpad platformuna yönelik erişim engelleme kararını TBMM gündemine getirdi. Konuralp, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Konuralp, önergesinde; “5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında erişime engellenen Wattpad platformu, kullanıcıların yazı ve hikayelerini paylaşabildiği, okuma ve yazma odaklı bir platformdur. Bu platformun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı talebi üzerine Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişiminin engellenmesi, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile Anayasa’nın 28. maddesinde yer alan basın hürriyeti ve bilgiye erişim hakkını ciddi şekilde kısıtlamaktadır. Karar kamuoyu ve hukukçularla, talep ve karara itiraz üzerine dahi paylaşılmamıştır. Bu nedenle, alınan kararın gerekçelerinin ve dayanaklarının net bir şekilde açıklanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, hukukun üstünlüğü ve şeffaf yönetim ilkeleri açısından büyük önem arz etmektedir” dedi.
AYM’nin kararını hatırlattı
Konuralp, Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğüne dair emsal kararlarına rağmen, Wattpad platformuna yönelik erişim engeli getirildiğini ifade etti. Konuralp, şu ifadelere yer verdi:
“5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğüne dair emsal teşkil eden kararlarının dikkate alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin öngörülebilir olmadığı gibi kamu makamlarının keyfi müdahalelerine karşı da herhangi bir güvence içermediğini yarı pilot nitelikli Artı Media Gmbh [GK], (B. No: 2019/40078, 14/9/2023) kararında da açıkça ortaya koymuştur. Bu bağlamda, engelleme kararının arkasındaki hukuki dayanaklar ve karar süreci hakkında detaylı bilgi edinmek amacıyla bu soruların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yanıtlanması elzemdir”
“Neden 75 farklı dilde milyonlarca içerik barındıran Wattpad platformunun tamamına erişim engellenmiştir?”
Okan Konuralp, Bakan Abdülkadir Uraloğlu’na şu soruları yöneltti:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın talebi üzerine 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında Wattpad platformuna yönelik erişim engelleme kararı alınmıştır. Bu kararın gerekçesi olarak hangi somut olaylar ve gerekçeler gösterilmiştir?
5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında alınan bu kararın yasal dayanağı hangi somut sebeplere dayanmaktadır? Bakanlık, Wattpad platformundaki hangi içeriklerin ‘milli güvenlik ve kamu düzenini korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması’ için gerekli olduğunu belirtmiştir?
Bu bağlamda Bakanlık tarafından hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriklerden ziyade neden 75 farklı dilde milyonlarca içerik barındıran Wattpad platformunun tamamına erişim engellenmiştir?
Wattpad platformunun engellenmesiyle birlikte vatandaşların bilgi edinme ve ifade özgürlüğü hakkının ağır bir şekilde ihlal edildiği düşünülmekte midir? Bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Anayasa Mahkemesi’nin daha önce ifade özgürlüğü lehine vermiş olduğu kararlara rağmen Wattpad platformunun erişime engellenmesinde bu kararlar dikkate alınmış mıdır?”
]]>Türk Eczacıları Birliği Başkanı Arman Üney, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bedeli ödenen 8 bin 827 kalem ilacın 3 bin 393 adedinde, hastanın ilacını alabilmesi için fiyat farkı ödemesi gerektiğini belirterek, “Bir örnek vermek gerekirse çocuklarda ateş düşürücü olarak çok yaygın bir şekilde kullanılan bir şurup için hastanın cebinden 74 TL fiyat farkı çıkıyor. Eczanelerimizde her gün karşı karşıya kaldığımız bu olumsuz tablodan ve hastalarımızın ilaca erişimde yaşadığı engellerden büyük rahatsızlık duymaktayız. Bir kez daha belirtmek isteriz ki yaşanan bu sorunların sorumlusu kesinlikle eczacılar değildir” dedi.
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Arman Üney, SGK’nın karşıladığı çok sayıda ilaçta hastaların yüksek fiyat farkı ödemek zorunda kaldığını ifade etti. Üney; antibiyotikler, kanser ilaçları, ağrı kesiciler, tansiyon ilaçları, mide ilaçları, kalp ilaçları, kolesterol ilaçları, bulantı ilaçları, ateş düşürücü ilaçlar, şeker ilaçları, epilepsi ilaçları, ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçlar, kas gevşeticiler, alerji ilaçları, alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçlarda fiyat farkı çıktığını belirterek, hastaların ilaca ulaşmasında sıkıntı yaşadıklarına dikkat çekti.
Üney, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“HASTALARIMIZIN İLACA ERİŞİMİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN DİĞER BİR BOYUTUNU DA HASTALARIMIZIN PEK ÇOK KALEM İLAÇTA ÖDEMEK ZORUNDA KALDIĞI YÜKSEK FİYAT FARKLARI OLUŞTURUYOR”
“Son dönemde artan ilaç yoklukları başta olmak üzere hastalarımızın ilaca erişimlerinin önünde büyük engeller bulunuyor. Bazı ilaç firmalarının Türkiye pazarından çekilmeye başlamasıyla epilepsi, parkinson, migren hastalarının kullandığı ilaçlar ile bazı göz damlalarını da içeren bazı ilaçlarda yaşanan erişim sıkıntısı daha da derinleşecek. Üstelik bu ilaçların bir kısmının eşdeğeri de bulunmuyor. Hastalarımızın ilaca erişiminin önündeki engellerin diğer bir boyutunu da hastalarımızın pek çok kalem ilaçta ödemek zorunda kaldığı yüksek fiyat farkları oluşturuyor. Antibiyotikler, kanser ilaçları, ağrı kesiciler, tansiyon ilaçları, mide ilaçları, kalp ilaçları, kolesterol ilaçları, bulantı ilaçları, ateş düşürücü ilaçlar, şeker ilaçları, epilepsi ilaçları, ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçlar, kas gevşeticiler, alerji ilaçları, alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçlar gibi çok sayıda ilaçta fiyat farkı çıkıyor. Öyle ki hastalarımız neredeyse alacağı her ilaç için fiyat farkı ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durum hastalarımızın ilaca kolay erişimini engellediği gibi halk sağlığını da tehdit ediyor.
“8 BİN 827 KALEM İLACIN 3 BİN 393 ADEDİNDE, HASTANIN İLACINI ALABİLMESİ İÇİN FİYAT FARKI ÖDEMESİ GEREKİYOR”
Daha geniş bir ifadeyle değerlendirecek olursak; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bedeli ödenen 8 bin 827 kalem ilacın 3 bin 393 adedinde, hastanın ilacını alabilmesi için fiyat farkı ödemesi gerekiyor. Yani geri ödeme kapsamında olan ilaçların yüzde 38’inde fiyat farkı çıkıyor. Farklı bir düzenleme yapılmadığı takdirde 2024 yılında katılım payı haricinde 18 milyar TL civarında bir fiyat farkının hastalarımızın cebinden çıkacağı tahmin ediliyor.
“YAYGIN BİR ŞEKİLDE KULLANILAN BİR ŞURUP İÇİN HASTANIN CEBİNDEN 74 TL FİYAT FARKI ÇIKIYOR”
Çok fazla örnek verilebilir ama bir örnek vermek gerekirse çocuklarda ateş düşürücü olarak çok yaygın bir şekilde kullanılan bir şurup için hastanın cebinden 74 TL fiyat farkı çıkıyor. Şeker hastalarının sıklıkla kullandıkları şeker ölçüm stripleri ve insülin iğne uçları için de benzer durum yaşanıyor.
Her zaman hastalarımızın ilaca kolay, hızlı ve güvenilebilir bir şekilde erişmesini savunan eczacılar olarak, eczanelerimizde her gün karşı karşıya kaldığımız bu olumsuz tablodan ve hastalarımızın ilaca erişimde yaşadığı engellerden büyük rahatsızlık duymaktayız. Bir kez daha belirtmek isteriz ki yaşanan bu sorunların sorumlusu kesinlikle eczacılar değildir.”
]]>