Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Yamanlı Mahallesinde seçim vaadi olarak evleri tek tek boyayan Muhtar adayı Necati Eren muhtar seçildikten sonrada boş durmuyor. Seçim zamanı verdiği sözleri tek tek yerine getiren Eren, 38 koyun 3 dana 2 ton bulgur ve pirinçten 55 kazan pilav pişirtip dağıttı. İmece usulü köy halkının da katıldığı hayır gününde kamyonetlerle binlerce tabak etli pilav dağıtıldı.
Panayır havasında yapılan köy hayrı için seçilen 38 küçükbaş ile 3 büyükbaş hayvan sabah namazının ardından kesilip parçalanarak 55 ayrı kazana konuldu. Kazanlar için önceden açılan yaklaşık 200 metre uzunluğundaki çukurun içerisine odun atılarak ateş yakıldı. 55 kazan yan yana getirilip pay edilen etler odun ateşinde 3 saat kaynadıktan sonra üzerlerine önce 1 ton buğday, tereyağı ve ardından da 1 ton pirinç ile su eklenerek 2 saat boyunca karıştırıldı. İmece usulü kazan karıştırmaya köyün tüm erkekleri katıldı. Arada kazanları dolaşan tuzcular yapılan yemeğin tuzunu kontrol etmek için tattı. 2 saat sonra el birliğiyle ateş üzerinden çekilen kazanlar 2 saat boyunca dinlendirildikten sonra Yamanlar Mahallesi’ndeki mesire alanında toplanan binlerce kişilik kalabalığa dağıtıldı. Adeta panayır havasında geçen köy hayrı ile yan yana ateşe konulan 55 kazanda pişen etli pilav gökyüzünden drone ile de görüntülendi. Kamyonetlere yüklenen tepsiler dolusu pilav kısa sürede tüm halka dağıtıldı.
Daha önce yaptığı faaliyetlerle sosyal medyada gündem olup girdiği muhtarlık yarışını da açık ara farkla kazanan Yamanlı muhtarı Necati Eren, “Seçilmeden önce söz vermiştik. Evleri boyamayla başlamıştık verdiğimiz sözleri bir bir yerine getiriyoruz. Köy hayrı yapacağımıza söz vermiştik. Şuanda 55 kazan kaynamakta 38 kuzu 3 tane dana kestik. 2 tona yakın bulgur ve pirinç yağlarla birlikte kullandık. Beceremez diyenler burada görünüyor işte. Çalışınca başarılı olunca her şey oluyormuş. Yeter ki insanlara karşı dürüst olacaksın, halka ineceksin, adaletli olacaksın, hırs yapacaksın, çalışacaksın ve başaracaksın ve tüm bundan sonrakileri de verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz. Köy hayrımızın maliyeti 700/800 binleri buldu. Bu harcamalar köy halkıma ve gelen misafirlerimize helal hoş olsun” diye konuştu.
1999 Düzce depremini İstanbul’da fitnes salonu işletirken yaşayan Necati Eren depremin ardından memleketi Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Yamanlar Mahalallesine gelip yerleşti. Bir süre burada kaldıktan sonra Muğla’nın Bodrum ilçesine giden Eren burada yat kaptanı olarak senelerce çalıştı. Oğlunun üniversiteden mezun olmasıyla birlikte yeniden mahallesine döndü. 2 senedir yaşadığı mahallesine muhtar olmayı kafasına koyan Necati Eren geçtiğimiz yerel seçimlerde rakiplerini açık ara mağlup ederek Yamanlı Mahalle muhtarı seçildi. Eren seçim vaadi olarak köydeki evlerin dış cephe boyama işlerinin yüzde 50’sini seçimden önce, geri kalanını da muhtar seçildikten sonda tamamlamıştı. – BURSA
]]>Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ndeki törende, YTB’nin faaliyetlerini tanıtan video gösterildi.
Aynı zamanda Uluslararası Öğrenci Akademisi programının kapanışının yapıldığı törende, ödül alan Filistinli kimya öğrencisi Anas Abafoul, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı.
YTB Başkanı Abdullah Eren, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, törene konuşmacı olarak katıldı.
Eren, dünyanın başat ülkelerinin uluslararası öğrenci hareketliliğine önem verdiğine dikkati çekerek, Türkiye’nin bu alanda ilk 10 ülke arasında yer aldığını kaydetti.
Dünyanın farklı yerlerinden uluslarası öğrencilerin en iyilerini Türkiye’de ağrıladıklarının altını çizen Eren, Türkiye’ye gelen uluslararası öğrencilerin, kendilerini Türkiye’nin elçileri olarak atfetmesini istediğini belirtti.
Eren, Uluslararası Öğrenci Akademisi çatısı altında burslulara Türk kültürü konusunda eğitimler verildiğini vurgulayarak, Türk öğrencilerin uluslararası öğrencileri sahiplenmesinin önemli olduğunu söyledi.
Filistin ve Gazze’den çok sayıda burs başvurusu aldıklarını dile getiren Eren, olabildiğince çok Filistinli öğrenciye burs vermeye gayret edeceklerini bildirdi.
Eren, Türkiye’deki uluslararası öğrenci hareketliliğinin “büyük Türkiye’nin en önemli vizyon hareketlerinden biri” olduğunu belirterek, Türkiye’nin geçmişi ve birikimiyle dünyaya söz söyleyebilecek nadir ülkelerden biri olduğunu vurguladı.
“Türkiye, dünyanın kavşak noktası”
Bakan Yardımcısı Çam ise uluslararası öğrencilere burs verilmesini “geleceğe yatırım” olarak tanımlayarak, Türkiye’nin eğitim, bilim, turizm, kültür ve sanayi alanlarında büyüdüğünü söyledi.
Uluslararası öğrencilere yönelik yabancı düşmanlığına işaret eden Çam, bunun Türkiye’nin bir parçası haline gelen öğrencileri rencide edebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin, dünyanın kavşak noktası olduğunu belirten Çam, maddi ve manevi bağ kurulan uluslararası öğrencilerin Türkiye’nin parçası olduğunu kaydetti.
Sosyal medyada uluslararası öğrencilere karşı yürütülen saldırgan paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Çam, öğrencilere verdikleri değeri vurguladı.
Çam, YTB’nin dünyanın farklı yerlerindeki Türk vatandaşlarının ihtiyaçlarını, arzularını ve yaşadığı zorlukları takip ettiğini dile getirdi.
Erişilebilir ve kapsayıcı eğitim
YÖK Başkanı Özvar da önem atfettiği Uluslararası Öğrenci Ödülleri’nin, YÖK olarak ortaya koydukları vizyonu güçlü şekilde desteklediğini söyledi.
Türk yükseköğretiminin uluslararası hale getirilmesi hedefine işaret eden Özvar, yüzlerce farklı ülkeden 300 binin üzerinde uluslararası öğrencinin Türkiye’de eğitimine devam ettiğini aktardı.
Özvar, Türkiye’nin dünyada en fazla uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ilk 10 ülke arasında bulunduğuna dikkati çekerek, bu konuda ilk 5 ülke arasına girmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Uluslararası öğrencileri kültür elçisi olarak gördüğünü dile getiren Özvar, bu öğrencilerin Türkiye’de mutlu, huzurlu, güvenli ve başarılı öğretim hayatı geçirmelerinin önemini vurguladı.
Özvar, Türk yükseköğretiminin erişilebilir ve kapsayıcı olduğunu, uluslararası öğrencilerin Türkiye’nin yabancı ülkelerle ikili ilişkilerine değer katmasını arzuladıklarını belirtti.
Ödül töreni
Konuşmaların ardından, “Birlikte Başardık Hikaye Yarışması”nda ödül alan öğrencilerin Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremindeki gönüllü çalışmasını konu alan kısa film gösterildi.
“Uluslararası Öğrenci Ödülleri 2023” töreni kapsamında, “Birlikte Başardık Hikaye Yarışması”, “edebiyat”, “kültür-sanat”, “proje”, “medya ve iletişim” kategorileri ve bunların alt dallarıyla beraber toplam 11 başlık altında öğrencilere ödül sertifikası verildi.
Ödül takdim töreninde Bakan Yardımcısı Çam, YTB Başkanı Eren, YÖK Başkanı Özvar, Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Ahmed Turiq, Afganistan’ın Ankara Büyükelçisi Amir Muhammed Ramin, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbayev, Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama, Panama’nın Ankara Büyükelçisi Mariela Sagel yer aldı.
Törenin sonunda, protokol üyeleriyle ve öğrencilerle aile fotoğrafı çekildi. Program kapsamında, öğrencilerin sanat eserleri de sergilendi.
Türkiye’de okuyan öğrenciler öne çıkıyor
YTB Başkanı Eren, programın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Uluslararası Öğrenci Ödülleri’ni 4’üncü kez düzenlediklerini söyledi.
Eren, 180 ülkeden gelen üniversite öğrencilerinin Türkiye’de eğitim aldığını belirtti.
Türkiye Bursları’ndan yaklaşık 15 bin uluslararası öğrencinin faydalandığını anlatan Eren, Türkiye’deki uluslararası öğrencilerin sadece yüzde 5’inin devlet bursuyla okuduğunu kaydetti.
Öğrencilerin sınav ve mülakatla seçildiğini dile getiren Eren, “Türkiye’de şu an halihazırda 330 bin öğrencinin Türkiye ekonomisine katkısı da 3 milyar dolar, dolaylı katkılarıyla beraber.” dedi.
Eren, seçtikleri uluslararası öğrencileri her alanda desteklemeye gayret ettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Çünkü bu öğrenciler mezun olduktan sonra Türkiye’nin gönüllü elçileri olacak. Dünyanın neresine gidersek gidelim, Güney Amerika’dan, Latin Amerika’dan Orta Amerika’ya, Asya-Pasifik’ten Afrika’ya, yakın coğrafyamızdan Türk cumhuriyetlerine, Balkanlar’dan Kafkaslar’a kadar Türkiye’de üniversite okumuş mezunların çok farklı sektörlerde öne çıktıklarını görüyoruz.”
Türkiye’deki uluslararası öğrenci hareketliliğini “büyük Türkiye vizyonu” için çok önemli gördüklerini kaydeden Eren, “Bu kapsamda ilgili kurumlarımızla, paydaşlarımızla işbirliği içerisinde bunu yürütüyoruz. Bugün de marifet iltifata tabidir dedik. Uluslararası öğrencilerimize 11 farklı kategoride ödüllerini verdik.” dedi.
Eren, törene büyükelçilerin, siyasetçilerin, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığına işaret ederek, töreni geleneksel hale getirmek istediklerini belirtti.
“Türkiye’nin dünyanın dört bir tarafında gönüllü elçileri olacak”
Türkiye’de örgün öğretim, açık öğretim ve uzaktan eğitim gören 8 milyona yakın üniversite öğrencisi bulunduğuna dikkati çeken Eren, bunlardan yüzde 4,8’inin uluslararası öğrenci olduğunu söyledi.
Eren, uluslararası öğrenci hareketliliğinin Türkiye’de son derece stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin uluslararası burs programlarıyla rekabet ettiğini bilelim. Afrika’da, özellikle Afrika’nın önümüzdeki yüzyılda önemini gördüğümüzde ve dünyanın önde gelen ülkelerinin Afrika ile alakalı stratejisine baktığımızda, Türkiye’nin iş adamlarıyla, inşaat firmalarıyla, Türk firmalarının aldıkları taahhüt işleriyle, orada açılan büyükelçiliklerimizle, açılan Maarif okullarımızla, Türk Hava Yollarının uçuş destinasyon sayısıyla Türkiye’nin büyük bir Afrika açılımı yaptığını görüyorsunuz. Biz de Türkiye Bursları ile bunu desteklemeye gayret ediyoruz.”
Bu stratejik vizyonun ilmek ilmek kurulduğunu ve yürütüldüğünü vurgulayan Eren, “Türkiye’nin önümüzdeki dönemde dünyanın dört bir tarafında gönüllü elçileri olacak. Bu vizyonu kararlılıkla sürdürmeye de inşallah niyetliyiz.” dedi.
]]>Elazığ Valiliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde kent merkezi, 10 ilçe ve 8 beldede futbol, basketbol, voleybol, hentbol, tenis, atıcılık, okçuluk, tekvando, karate, boks, güreş, bilardo, badminton, satranç, atletizm, dart gibi birçok branşta modern antrenman salonları ve spor tesisleri kuruldu, mevcut tesislerin modernizasyonu gerçekleştirildi.
Son 4 yıldaki tesisleşmeyle daha fazla branş ve sporcu kapasitesine erişen kentte, gençlerin spora yönlendirilmesiyle 2019 haziran ayında 5 bin 595 olan aktif lisanslı sporcu sayısı, bu yıl mart ayı itibarıyla 15 bin 580’e ulaştı.
Haftanın 7 günü seanslar halinde sabah ve akşam saatlerinde profesyonel eğitmenler eşliğinde tam kapasite antrenman yapan gençler, başarılı olmak için ter döküyor.
“İlimizde 49 branşta hizmet veriyoruz”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Abdulsamet Eren, AA muhabirine, Gençlik ve Spor Bakanlığınca son 4 yılda kente yapılan 2,5 milyar lira yatırım sayesinde Elazığ’ın sporda istenilen seviyeye geldiğini belirtti.
Bu anlamda kent merkezinin yanı sıra 10 ilçe ve 8 beldeye futbol ve basketbol sahası ile tenis kortları kazandırdıklarını, spor salonsuz ilçe bırakmadıklarını, ayrıca mevcut tesislerin ise bakım ve modernizasyonunu gerçekleştirdiklerini aktaran Eren, şöyle konuştu:
“İl merkezimizde de özellikle antrenman salonları ihtiyacımız bir hayli fazlaydı. Amatör ve profesyonel futbol sahalarımız konusunda da hakikaten sıkıntı yaşıyorduk. Hizmete açılan Atatürk Stadyumu kompleksi ve yine içerisindeki antrenman salonlarıyla birlikte ilimizin amatör branşlarına ve profesyonel takımlarına hizmet ediyoruz. Burada yaklaşık 13 antrenman salonumuz var ve içerisinde bilardo, karate, tekvando, havalı silahlar, step aerobik, dart ve satranç salonumuz mevcut. Ahmet Aytar Spor Salonu’muzda da boks, judo, okçuluk, badminton ve takım sporları olan basketbol, voleybol ve hentbol gibi branşlara ev sahipliği yapıyoruz. Kente yeni kazandırdığımız eskrim ve halter branşı ile Sivrice Spor Kompleksi’nde su sporları ile ilgili farklı branşlara da bu sene başlayacağız. İlimizde 49 branşta hizmet veriyoruz, bu 49 branşın tamamında uzman eğitmen kadrosuyla çocuklarımız ve gençlerimiz şampiyon olmak için antrenman yapıyor.”
“Avrupa, dünya ve üniversite şampiyonları bu şehirden çıkmaya başladı”
Eren, yeni yapılan spor salonlarının milli takım antrenman salonlarını aratmayacak düzeyde konforlu bir şekilde dizayn edildiğini dile getirdi.
Kentte artan spor imkanları ile gençlerin spora olan ilgilerinin artmaya başladığına işaret eden Eren, “Spor kompleksi açısından bu kadar gelişirken bunun meyvelerini de almaya başladık. Olimpiyatlara sporcu verdik, Avrupa, dünya ve üniversite şampiyonları bu şehirden çıkmaya başladı ama en önemlisi biz bu kompleksler ile birlikte şu anda yeni fidanları toprağa veriyoruz. Bunlar büyüyüp meyve verecekler ve zamanı geldiğinde bu meyveleri toplayacağız.” ifadelerini kullandı.
Elazığ’ın şu anda bir spor ve şampiyona şehri olma yolunda ilerlediğini bildiren Eren, yeni tesislerde milli takımları ağırladıklarını dile getirdi.
“Farklı branşlarda spor salonlarımız dolu dolu”
Kentte yaklaşık 250 spor kulübünün bulunduğunu, bu kulüplerle birlikte 15 bin civarında aktif faal sporcunun olduğunu belirten Eren, kulüp ve sporcu sayısını arttırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.
Bakanlığın gençlere en iyi spor imkanlarını sunmak için tüm imkanlarını seferber ettiğini aktaran Eren, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Tüm velilerimize ve ailelere sesleniyorum, devlet eliyle Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinin kapılarını çalsınlar, gelip desinler ki ‘Biz çocuklarımıza buralarda spor yaptırmak istiyoruz’. Sporla birlikte çocuklarımızın sosyal ve fiziksel gelişimlerine katkı sunalım. Bu çocuklarımız yeni kazanımlar elde etsinler, onları masa başından ve elektronik ortamdan uzak tutalım. Sadece üniversite sınavına ya da liselere giriş sınavlarına çocuklarımızı hazırlamayalım. Çocuklarımız buralara gelsinler, sporlarını yapsınlar, zinde olsunlar. Farklı branşlarda spor salonlarımız dolu dolu. Spor salonlarımızda çocuklarımız antrenmanlarını konforlu bir ortamda ve uzman eğitmen kadrosu ile yapıyor.”
“Ailelerin ve sporcuların yoğun ilgisi var”
Tekvando antrenörü Abdullah Barış da kentte spora yönelik yatırımlarla diğer branşlarda olduğu gibi tekvandoya da ilginin arttığını belirtti.
Kent merkezinde 3 farklı noktada antrenman salonlarının olduğunu aktaran Barış, “500’ün üzerinde aktif sporcumuz şu an çalışmakta. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz her konuda sporcularımıza destek oluyor. Bunun da getirisi olarak ailelerin ve sporcuların yoğun ilgisi var.” dedi.
Milli boksör Remziye Yenikan ise 4 sene önce boksa başladığını, son 4 yılda çok güzel imkanlara kavuştuklarını dile getirdi. Yenikan, “Devletimizin sunduğu imkanları çok en iyi şekilde kullanıyoruz. Devletimiz bize destek verdikçe boksta çok güzel başarılar elde edeceğimize inanıyorum.” diye konuştu.
Basketbolcu Ecrin Naz Özdemir de 6 yıl önce başladığı basketbolda, imkanlarının geçmişe nazaran çok daha üst seviyede olduğunu aktardı.
]]>Seçime kadar köyümde boyasız ev kalmayacak sloganı ile yola çıkan muhtar adayı şuana kadar 30’a yakın köy evi 1 okul ile 2 süt evinin dış cephesini boyadı.
Bodrumda gemi kaptanıyken yıllar sonra döndüğü köyünde muhtar olmaya karar veren 61 yaşındaki Necati Eren, seçim vaadi olarak köydeki tüm evleri boyama sözü verdi. Kendi imkanlarıyla tedarik ettiği boyalarla köy halkının evlerinin dış cephelerini boyayıp her eve birde Türk Bayrağı yapıştıran Eren, seçilirse bu çalışmalara devam edeceğini belirtti.
Bursa’da 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi muhtar adaylarının seçim yarışı sürüyor. İlginç vaatlerle seçmenlerin karşısına çıkanlardan biri de Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinin 131 mahallesinden biri olan kırsal Yamanlı Mahallesi Muhtar Adayı, Bodrumlu gemi kaptanı, vücut geliştirme sporcusu ve fitnes antrenörü olan Necati Eren.
Tek tek her evi boyuyor
İlçe merkezine 10 kilometre mesafedeki 250 haneli 420 nüfuslu mahallenin, mevcut muhtarı ile birlikte 3 adayından 1’i olan Eren, 387 seçmenin oyunu almak için boyama sözü verdiği evleri tek tek boyamaya başladı.
Kendi imkanlarıyla tedarik ettiği boyalarla mahalle halkının evlerinin, dış cephelerini boyayan Eren, “Seçilirsem bu çalışmalara devam edeceğim. Kazanamazsam, helali hoş olsun” dedi. Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşadığını ve oradaki her evin dış cephesinin aynı renk olmasından esinlenip doğup büyüdüğü kendi köyünü de güzelleştirmek için böyle bir vaatle seçmenden oy istediğini belirten Eren, “Köyümüzde boyanmadık ev bırakmamak amacıyla çıktığımız hizmet yarışında şuana kadar, 25 ev 1 okul ve 2 süt toplama evinin dış cephesini boyadık. Seçime kadar boyaya bildiğim kadar ev boyayacağım. Her gün 3 tane ev boyuyorum. Seçimden sonrada vaadimi yerine getirmek için kalan evleri boyayacağım. Boyama! diyenin evini bile boyayacağım. Çünkü köyümü güzelleştirmek rengarenk bir çiçek bahçesine çevirmek, örmek köy yapmak için bu yola çıktım. Değişik başka projelerimde var onları da nasip olurda muhtar seçilirsem o zaman yapacağım” dedi.
Seçilmesem de helal hoş olsun
Bodrum’da gemi kaptanıyken gezmedik görmedik koy bırakmadığını ve tersaneler de çok tekne boyadığını aktaran Necati Eren, “Orada deniz kenarındaki köylerdi gördüm. Kendi köyümü de o köyler gibi rengarenk yapmak için yola çıktım. Boş vaatle başlamak istemedim. Kendi yapabileceğimiz vaatlerle çalışmalara başladık. Belediye hizmetlerinin dışında, kendimiz ne yaparız diye düşündük. Devletin verdiği imkanlarla herkes muhtar olur. Önemli olan ferdi olarak ne hizmet verdi bir çivi çakabildi mi? buna dikkat etmek lazım. Ben her şeyi devletten beklemeyip kendimden de bir şeyler katmak için bu yarışa girdim. Yapabileceklerimiz arasında en başta köyümüzü güzelleştirmek, rengarenk bir köy haline getirmek vardı. Bunu, seçime kadar yapabildiğimiz kadar yapacağız. Muhtar olmasak da helali hoş olsun, bizden olsun. Biz sadece hizmet aşkıyla geliyoruz” diye konuştu.
Bizden 1 kuruş para talep etmedi
Evleri boyanan mahalle halkından 84 yaşındaki Sabri Hanay, “Biz daha önce hiç böyle bir muhtara adayı görmedik. Allah razı olsun köydeki tüm evleri boyamaya başladı. Çok gayretli. Bizden 1 kuruş para talep etmedi. Boyadığı evlere bayrak bile astı. İnşallah muhtar olarak seçilir de hizmetlerine devam eder” diye konuştu.
Babadan kalma evi boyanan 80 yaşındaki Bedriye Asiye Durmuş ta hizmetten çok memnun olduğunu Muhtar adayı Necati Eren’in daha seçilmeden tüm köyü güzelleştirdiğini söyledi. 250 haneli köydeki her sokakta en az 5-6 ev boyayan Eren, köy sokaklarını Bodrum’dan getirdiği motosikleti ile gezip evlerin eksiklerini tamamlayıp son olarak Türk bayraklarını takıyor. Eren’in köydeki tüm evleri boyamanın yanı sıra seçim vaatlerinin arasında reçeteleri eczaneden almak, market ve pazar alışverişini yapmak, elektrik ve su faturalarını yatırmak, cenaze merasimlerinde poğaça ve ayran ikramı’ da bulunuyor. Eren’in daha muhtar olmadan 30’a yakın köy evi ile 1 okul ve 2 süt evini boyarken 180 haneye Ramazan erzak kolisi, 45 haneye ise yakacak kömür, odun ve kozalak yardımı organize ettiği öğrenildi. – BURSA
]]>Yerel seçimlerin yapılacağı 31 Mart’a sayılı günler kala belediye başkan adaylarının yanı sıra muhtar adayları da çalışmalarını hızlandırdı. Adaylar, mahallelerindeki seçmenlerin oyunu alabilmek için kimi zaman dikkat çekici vaatlerde bulunuyor. 2023 verilerine göre 103 bin 944 nüfusa sahip, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinin 131 mahallesinden biri olan kırsal Yamanlı Mahallesi Muhtar Adayı Necati Eren de o adaylardan biri. İlçe merkezine 10 kilometre mesafedeki 250 haneli 420 nüfuslu mahallenin, mevcut muhtarı ile birlikte 3 adayından 1’i olan vücut geliştirme sporcusu ve antrenörü Eren, 387 seçmenin oyunu almak için evlerini boyama sözü verdi. ‘Boyasız ev kalmayacak’ vaadini yerine getirmek için de boyacı tulumu giyip, kolları sıvayıp kendi imkanlarıyla tedarik ettiği boyalarla, mahalledeki evlerin dış cephelerini badana yapmaya başladı.
‘BOŞ VAATLE BAŞLAMAK İSTEMEDİM’
Şu ana kadar 13 ev ile mahalle okulunun dış cephe boyasını tamamlayan Eren, bir süre Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşadığını ve oradaki her evin dış cephesinin aynı renk olmasından esinlendiği için böyle bir vaatle seçmenden oy istediğini belirtti. Kendi başına gerçekleştirebileceği vaatlerle seçmenin karşısına çıkmaya dikkat ettiğini söyleyen Eren, “Seçime daha 2 ay kala, boya işlerine başladık. En çok söz verdiğimiz iş, köyümüzü güzel bir hale getirmek. Köyümüzde boyanmadık ev bırakmamak amacıyla çıktığımız hizmet yarışında köylerimizin evlerini, boyamaya başladık. Seçime kadar, havalar el verdiğince boyayacağız. Sözümüzde duracağız. Muhtar olduktan sonra da bu işe daha sıkı bir şekilde sarılıp, köyde boyanmadık ev bırakmayana kadar boyayacağız. Seçim vaatleri arasında, verdiğimiz vaatlerden ilk yapmak istediğim, kendim Ege’de yaşadığım için, Ege’deki köyleri gördüm. Oradaki güzel köyler haline köyümüzü getirmek istiyorum. Boş vaatle başlamak istemedim. Kendi yapabileceğimiz vaatlerle çalışmalara başladık. Belediye hizmetlerinin dışında, kendimiz ne yaparız diye düşündük. Bunun dışında insanlarımıza ne hizmet veririz, neler verebiliriz, bunları konuştuk. İnsanların isteklerini göz önünde bulundurarak vaatleri sıra sıra yazdık. Yapabileceklerimiz arasında en başta köyümüzü güzelleştirmek, rengarenk bir köy haline getirmek vardı. Bunu, seçime kadar yapabildiğimiz kadar yapacağız. Muhtar olmasak da helali hoş olsun, bizden olsun. Biz sadece hizmet aşkıyla geliyoruz” diye konuştu.
‘DAHA ADAYKEN BU İŞLERİ YAPARSA, MUHTAR OLDUKTAN SONRA NELER YAPAR’
Buradan tüm Yamanlı halkına seslendiğini söyleyen Eren, “31 Mart’ta bize destek vermenizi ve bu destek karşılığında söz verdiklerimizi yerine getirmemiz için bize bir şans vermenizi rica ediyorum” diyerek oy isterken, evinin boyanmasını pencereden izleyen mahalle sakinlerinden İbrahim Koruk (68), “Allah razı olsun muhtarımızdan. Bu işe kendini adadı. Bu işi yapacak bu. Daha adayken bu işleri yaparsa, muhtar olduktan sonra neler yapar bilemeyiz” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.
]]>YTB Genel Merkezi’nde düzenlenen anma etkinliğine, YTB Başkanı Abdullah Eren, AK Parti Osmaniye Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği Elçi Müsteşarı Henning Simon, AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Zafer Sırakaya, ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları ile çok sayıda davetli katıldı.
YTB Başkanı Eren, burada yaptığı konuşmada, 19 Şubat 2020’deki saldırının ardından 4 yıl geçtiğini ve bu menfur eylemi kınadığını ifade ederek, terör kurbanlarının yakınlarına başsağlığı diledi.
“2023’te 350’nin üzerinde vatandaşımıza saldırı düzenlendiğini görüyoruz”
Batı ülkelerinde Türklere, Müslümanlara ve azınlık gruplara yönelen saldırıların 1980’li yıllardan bu yana artan bir ivmeyle devam ettiğini hatırlatan Eren, “Irkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi ve göçmen karşıtlığı bilhassa Avrupa’da alan kazanmaya devam ediyor.” dedi.
Eren, Federal Alman Hükümeti’nin Ocak 2023’te açıkladığı rapora göre, ülkede her yıl yaklaşık 22 bin aşırı sağcı saldırı gerçekleştiğini ve her 24 dakikada bir “aşırı sağcı suç” işlendiğini söyledi.
“Başkanlığımızca hazırlanan Yurt Dışındaki Türk Varlığını Hedef Alan Saldırılar Raporuna göre, yurt dışındaki vatandaşlarımıza 2018’de 174, 2019’da 253, 2020’de 389, 2021’de 316, 2022’de 274 ve 2023’te 350’nin üzerinde saldırı düzenlendiğini görüyoruz.” diyen Eren, bu artan saldırılarda aşırı sağın gizliden gizliye büyüyen ırkçı teşkilatlanmalarının önemli bir payı bulunduğunu aktardı.
Eren, Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı güncel problemlerin kaynağı olarak göçmenleri ve azınlık grupları işaret eden art niyetli anlayışın, maalesef ısrarla varlığını sürdürmeye devam ettiğini vurguladı.
Son dönemde Müslümanların, yaşadıkları ülkelerde adeta potansiyel tehdit unsuru olarak algılanmaya başladığına dikkati çeken Eren, bu durumun bir an evvel son bulmasını temenni ettiklerini aktardı.
Eren, şöyle devam etti:
“Birbirini anlayan, farklılıklara saygı gösteren, çeşitliliğin zenginlik olduğunu idrak eden, ayrıştırmayı ve ötekileştirmeyi reddeden bir Avrupa görmeyi hepimiz istiyoruz. Bu noktada dikkatle altını çizmek isterim ki, bu karamsar tabloyu elbette ki Avrupa toplumunun tamamına da teşmil etmiyoruz. Barış içinde bir arada yaşama kültürünü savunan ve buna her şartta sahip çıkan Avrupalıların çoğunlukta olduğunu biliyor ve onlara teşekkür ediyoruz.
Almanya’ya 60 yılı aşkındır her alanda önemli değerler katan, Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin başat aktörü olan Türk Diasporasının da her zaman yanında olduk ve olacağız.”
Irkçı saldırı sonucu 29 yaşında hayatını kaybeden Sedat Gürbüz’ün annesi Emiş Gürbüz, olayın yaşandığı günden bu güne kadar geçen 4 yılda her günü tek tek saydığını söyledi.
Gürbüz, saldırının Almanya için kapkara bir leke olduğunu, “Bu ırkçılık neden 40 yıldır devam ediyor? Neden durmuyor? Neden biz anne babalar, evlatlarımızı, kardeşlerimizi bu şekilde kaybediyoruz? Artık yeter, dursun. Kimse ağlamasın. Anne baba, evladını bu şekilde kaybetmesin.” diye konuştu.
AK Parti Osmaniye Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Yanık, İslam’ın masum bir insanın öldürülmesini bütün bir insanlığın ölümü olarak gördüğünü hatırlatarak, kötülüğün ve iyiliğin bulaşıcı olduğunu, kötülükle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Yanık, 5-6 milyona yakın Türk vatandaşının Avrupa’da bulunduğunu belirterek, 2022’de Almanya’ya bir ziyaret gerçekleştirdiğini ve orada Türk vatandaşlarıyla bir araya gelip, oradaki vatandaşların problemlerine ilişkin çözüm üretmek üzere görüşmeler yaptığını söyledi.
Almanya’da yaşayan Türk toplumunun ülkeye ekonomik, sosyal ve kültürel katkıda bulunduğunu vurgulayan Yanık, “Türk toplumuna yönelik böylesi ırkçı saldırının hala devam ediyor olması; bizim açımızdan, Türk vatandaşları açısından, Türkiye açısından bir sorun ama Almanya açısından daha büyük sorun.” diye konuştu.
Hanau saldırısında olay yerine giden ilk gazetecilerden İsmail Erel ise olay anına ilişkin hatıralarını paylaştı.
Erel, 30 dakika içerisinde olay yerine ulaştığını belirterek, “Olayla ilgili çok fazla dezenformasyon vardı. Olayın Rus çete tarafından işlendiğine, PKK’nın terör saldırısı olduğuna dair bilgi kirliliği vardı. Polis ilk andan itibaren düzgün bilgi verseydi bu dezenformasyon oluşmazdı. Polis çok ketum davrandı.” dedi.
“Hanau, her türlü radikalizm ve ırkçılığa karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini hatırlatmakta”
Simon, Ankara’daki Alman Büyükelçiliği Müsteşarı olarak Hanau’daki korkunç saldırının dördüncü yılı nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu aktararak, “Bugün, derin bir şekilde hafızlarımıza kazındı ve bizlere o günü birlikte anmamız ve ortak hareket etmemiz gerektiğini hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı.
Hanau’daki saldırının münferit bir olay olmadığını, nefret suçlarındaki endişe verici gelişmelerin bir parçası olduğunu vurgulayan Simon, failin içine nefret ve ötekileştirme duygularının işlendiğini vurguladı.
Simon, “Hanau’da hayatını kaybedenler her türlü radikalizm ve ırkçılığa karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Kökeni veya dini ne olursa olsun tüm insanların barış ve güvenlik içinde yaşayabileceği açık ve kapsayıcı bir toplum için mücadele etmemiz büyük önem taşımaktadır.” dedi.
]]>TMB’de yapılan Genel Kurul’da, Birliğin yeni yönetimi belirlenirken Eren başkanlığa yeniden getirildi.
Seçimin ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Eren, üyelerin hem oy birliğiyle hem de geçmiş dönemi ibra ederek kendisini yeni dönemde tekrar göreve seçtiklerine dikkati çekti.
Kahramanmaraş merkezli geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremlerden dolayı yurt dışında biraz daha aktif olmaya karar verdiklerini ifade eden Eren, bir dönem işlerin durduğu Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle ilişkilerin yeniden ısındığının altını çizdi.
Eren, “Suudi Arabistan özellikle çok büyük atılımın içinde. Prens Selman’ın 2030 vizyonu var. Yaklaşık 3 trilyon dolarlık yatırım yapacak ülkesinde, bunun 1,4 trilyon dolarını 3 yıl içindeki inşaat olarak anlatıyor. Dolayısıyla Suudi Arabistan’a çok büyük aktiviteyle geçen yıl faaliyetlerimizi artırmaya başladık.” dedi.
Kalkınma Yolu Projesi
Eren, önemli bir pazar olan Irak’ta, geçen yıl kurulan hükümetle, bekleyen yatırımların başladığını anlatarak, şunları kaydetti:
“Bunların en önemlisi Basra Körfezi’nden Türkiye’nin sınırına kadar olan yaklaşık 12 bin kilometrelik bir demir yolu ve oto yolu ağı. Bunun çok stratejik bir önemi var. Bu yolun adı Kalkınma Yolu. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri bu projenin finansmanını sağlamayı Irak’a taahhüt ediyorlar. Bizim Ulaştırma ve Ticaret Bakanlığımız çok yakından takip ediyor. Biz de çok yakından takip ediyoruz. Kalkınma Yolu tamamlandığında Avrupa’dan bütün transit taşımacılığın Türkiye üzerinden demir yolu ve kara yoluyla geçip Irak’tan Basra Körfezi’ne gitmesi planlanıyor.”
Eren, Kızıldeniz’de yaşanan gerilim nedeniyle deniz ticaretinin Ümit Burnu üzerinden Afrika kıtasının etrafından dolaşılarak yapıldığını hatırlatarak, “Çok ciddi bir maliyet farkı var. Bundan dolayı da bütün dünyanın ekonomisi etkileniyor. Bu yol (Kalkınma Yolu) o problemi de çözecek şekilde.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk mühendisleri ve müteahhitleri olarak geçen yılki Irak ziyaretlerinde projeyi aynı süre içinde bitireceklerini dile getirdiklerini aktaran Eren, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de hem demir yollarında hem yap-işlet-devret otoyollarda bunu başarmış durumdayız. Ümit ediyorum ki yakın zamanda hem Suudi Arabistan’da yılda yaklaşık 10 milyar dolar hem de Irak’ta, sadece Kalkınma Yolu Projesi değil, hastaneler, okullar ve birçok ihtiyaç var. Orada yaklaşık 10 milyar dolar iş yapabilme kapasitesi oluşturursak, orta vadede, 30 ila 50 milyar dolar civarında yurt dışında yeni iş hacmini her yıl alabiliriz.”
Geçen yıl Suudi Arabistan’dan farklı alanlardan bakanların 6 kez Türkiye’ye geldiklerini belirten Eren, “Çok ciddi şekilde inşaatlara yeniden başlayacaklar. Türk firmalarını bekliyorlar. Geçtiğimiz senenin son çeyreğinde, bu görüşmelerin bir kısmı sözleşmeye bağlandı. Yaklaşık 2,7 milyar dolar sözleşmeyi imzaladık. Ama bunun yılda ortalama 10 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz.” dedi.
“Ukrayna’nın yeniden yapılandırılmasında rol alacağız”
Ukrayna-Rusya Savaşı’na da değinen Eren, Ukrayna’nın savaş sonrasında yeniden imar edileceğini, bu süreçte Ukraynalı makamlarla sürekli temas içinde bulunduklarını bildirdi.
Eren, “Zaten Ukrayna’da, bazı üyelerimiz üzerinden, savaş devam ederken de şantiyelerimizi açtık. Ümit ediyorum ki, Ukrayna’da savaş bir an önce biterse hem Rusya’da pazarımız çok büyük, işlerimiz var hem de Ukrayna’nın yeniden yapılandırmasında rol alacağız.” dedi.
“Kaynakçı, vinç, kepçe operatörü, kalıpçıya ihtiyacımız var”
Sektörlerdeki ara eleman sorununa da değinen Eren, bu sorunu sadece inşaat sektörünün değil, hizmet, turizm ve sanayi sektörünün de sürekli dile getirdiğini söyledi.
Şantiyelerde kaynakçı, vinç, kepçe operatörü, kalıpçıya ihtiyaç duyduklarını anlatan Eren, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sanat okullarının, meslek liselerinin sayısı artırılmalı. Bizim senede 3 milyon beyaz yakalıya, ülkemizin ekonomik gelişimi açısından ihtiyacımız yok. Ama 3 milyondan daha fazla mavi yakalıya ihtiyacımız var. Önümüzde kritik ve zor bir ekonomik dönem var. Maliye Bakanı’mız, Merkez Bankası Başkanı’mız bunları raporlarıyla anlatıyorlar.”
Yeni yönetim kurulu belirlendi
Öte yandan 3 yıl görev yapacak TMB’nin yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:
“Başar Arıoğlu, Ali Rıza Arslan, İhsan Çetinceviz, Müfit Eren, Deha Emral, Cahit Karakullukçu, Süheyla Çebi Karahan, Tevfik Öz, Erdem Tavas, Kartal Usluel, Murat Üstay ve Erdal Yenigün.”
]]>