Enkaz – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 17 Jul 2024 07:30:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İSU’nun su kaçağı tespit cihazı depremde hayat kurtardı https://www.haber60.com.tr/isunun-su-kacagi-tespit-cihazi-depremde-hayat-kurtardi/ https://www.haber60.com.tr/isunun-su-kacagi-tespit-cihazi-depremde-hayat-kurtardi/#respond Wed, 17 Jul 2024 07:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40147 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü personelleri, “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerde “su kaçağı tespit” cihazıyla enkaz altında yaşam belirtisi tespit ederek birçok canın kurtarılmasına vesile oldu. İSU’nun akustik dinleme cihazı, su arızalarını tespit etmenin ötesinde, enkazda hayat kurtaran bir teknolojiye dönüştü.

Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından harekete geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü ekipleri, afet bölgelerine yardım ulaştırdı. Ekipler, bir yandan tankerlerle içme suyu ihtiyacını karşılarken, diğer yandan da su kaçağı tespit cihazıyla enkaz altında kalan çok sayıda afetzedeyi kurtardı. Cihazları ve tecrübeli personelleriyle afet bölgelerinde günlerce görev yapan İSU, enkazdan canlı kurtarma çalışmalarında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri başta olmak üzere, diğer kurumların arama kurtarma ekiplerine de yardımcı oldu.

“Birçok noktada arama kurtarma ekiplerimize destek olduk”

İSU Genel Müdürlüğü İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Kenan Yaralı, 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin ardından afet bölgesine öncelikle içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla tanker gönderdiklerini belirtti. İlk olarak içme suyu ihtiyacını karşıladıklarını, ardından da enkaz çalışmalarında görev aldıklarını ifade eden Yaralı, teknik ekiplerle arama kurtarma ekiplerine nasıl destek olabilecekleri konusunda çalışma yaptıklarını ve içme suyu hatlarındaki arızaları tespit etmek için kullandıkları akustik dinleme cihazıyla bölgeye intikal ettiklerini söyledi. Yaralı, “Yaptığımız çalışmalarla birçok noktada arama kurtarma ekiplerimize destek olduk” dedi.

“Cihazın çok faydası oldu”

Akustik dinleme cihazının enkaz altında kalan yaralıların yerinin tespit edilmesinde fayda sağladığını vurgulayan Yaralı, “Cihaz tek başına bir arama kurtarma enstrümanı değil ama ekiplerimizi yönlendirme noktasında büyük faydası oldu. Bu cihaz bütün su ve kanal idarelerinde var. Bu tarz afet bölgelerinde arama kurtarma ekiplerine destek sağlamak için bu cihazlar kullanılabilir. Biz denedik ve faydasını gördük. Biz bu cihazın arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılmasını öneriyoruz” diye konuştu.

“İlk kez kullanıldı”

İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Kenan Yaralı, su arızasını tespit eden akustik dinleme cihazının afet bölgelerindeki arama kurtarma faaliyetlerinde ilk kez İSU tarafından kullanıldığını ifade ederek, “Deprem bölgesinde bunun üzerine çalışan bizden başka ekip yoktu. Termal kameralar ve yüksek teknolojik cihazlar kullanıldı, ancak bu cihaz destek anlamında ilk kez kullanıldı” şeklinde konuştu.

“Enkazlarda bizzat çalıştık”

İçme Suyu ve Kanalizasyon Şube Müdürü Mehmet Sarıoğlu ise depremin haberini alır almaz büyük bir üzüntüyle yola çıktıklarını anlattı. Sarıoğlu, “Kendi aramızda ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşünürken, arıza tespit ettiğimiz cihazımızla enkazdan canlı kurtarma fikri aklımıza geldi. İdaremizin, amirlerimizin desteğiyle afet bölgesine intikal ettik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın önderliğinde enkazlarda bizzat çalıştık. İlk gittiğimizde ekip başı 400 enkazla çalışmalara başladık ve giderek bu sayı azaldı. Cihazımız canlı kurtarma noktasında Allah’a şükürler olsun etkili oldu” ifadelerini kullandı.

“İğne deliği kadar olan arızayı tespit ediyoruz”

Mehmet Sarıoğlu, İSU ekiplerinin akustik dinleme cihazıyla itfaiye başta olmak üzere birçok kurumun arama kurtarma ekiplerine ve vatandaşlara yardımcı olduklarını kaydederek, “Önerimiz şu; afet bölgelerine itfaiye ekipleri yönlendirilirken, yanlarında su ve kanal idaresindeki ekipler ve ekipmanlar da olursa daha fazla canlı kurtarabiliriz. Bu cihazın kullanım alanı su arızalarıdır. İğne deliği kadar olan arızayı tespit ediyoruz. ‘Suyun küçük sesini bile bulabildiğimize göre niye canlı bulmayalım’ dedik ve bu şekilde yola çıktık” dedi.

“Çok acı bir olaydı”

Afet bölgesinde görev alan İSU personelleri arasında bulunan fiziki su kayıp-kaçak personeli Tunahan Karamahmutoğlu, “Afet bölgesindeki saha çalışmalarına dinleme cihazlarıyla gittik. Orada çalışmalar yaptık ama öncelikle şunu belirtmek istiyorum; tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Çok acı bir olaydı. Allah bir daha yaşatmasın” diye konuştu. Karamahmutoğlu, akustik dinleme cihazı sayesinde birçok cana ulaştıklarına da dikkat çekti. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/isunun-su-kacagi-tespit-cihazi-depremde-hayat-kurtardi/feed/ 0
Depremde enkaz altında kalan genç çift düğünlerini gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altinda-kalan-genc-cift-dugunlerini-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altinda-kalan-genc-cift-dugunlerini-gerceklestirdi/#respond Mon, 06 May 2024 23:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30623 Hatay’da yaşanan depremde enkazdan beş gün sonra sağ kurtulan 21 yaşındaki Hediye Demirkol, nişanlısı ile ertelediği düğününü hayırseverlerin de desteğiyle Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde gerçekleştirdi.

Hatay’da yaşayan 21 yaşındaki Hediye Demirkol, nişanlısı Muhammet Yıldız ile birlikte düğün hazırlıkları yaparken 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde annesi ve kardeşi ile enkaz altında kaldı. Deprem sonrası enkazın arasında nişanlısını arayan Muhammet Yıldız, günlerce umudunu kaybetmeden molozların arasında Hediye Demirkol’dan bir iz aradı. Ekiplerin çalışmaları sonucu beş gün sonra enkazdan sağ kurtulan Hediye Demirkol’un kolu ampute edildi. Enkazda annesini kaybeden ve kardeşinin de iki ayağı ampute edilen Hediye Demirkol, sevk edildiği Adana’da tedavisinin tamamlanmasının ardından kardeşiyle birlikte Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesine taşındı. Türk Kızılay Şubesi ve hayırseverlerin de desteğiyle bir eve yerleştirilen Hediye Demirkol, Şube Başkanı Kürşat Yağız’a deprem nedeniyle ertelenen düğün planından bahsetti. Çiftin hayalini gerçekleştirmek isteyen Kızılay, düğün için hazırlık başlattı. Davul zurna eşliğinde gelin alma adetinin yerine getirilmesiyle birlikte çeyizler de eve taşındı. Yapılan duaların ardından konvoy halinde Gülüç Belediyesi Düğün Salonu’na gelen çift, burada dünyaevine girdi.

“Evlilik sürecimiz depremden sonra çok farklı boyuta geldi”

Hayırseverler ve sevenleri genç çifti düğünde yalnız bırakmadı. Dört senelik nişanlılık süreci sonrası düğün hazırlığı yaptıkları sırada depremin olduğunu anlatan Hediye Demirkol, “Birbirimizi görüp tanıştık. Uzun bir hikayemiz var. Zamanla konuşa konuşa ileriye dönük sürecimiz başladı. Söz takıp nişanlandık. Yaklaşık dört senedir birlikteyiz. Deprem bizim dönüm noktamız oldu. Önceleri evlilik sürecini düşünüyorduk ama depremden sonra çok farklı boyuta geldi. Birbirimizden kopamadığımızı o zaman anladık. Düğünü erteledik. Deprem olmasaydı geçen yaz düğün olacaktı. Tedavi süreçleri oldu” dedi.

Karadeniz Ereğli’ye geldiklerinde nikah yaparak dünyaevine girmeyi planladıklarını ve Kızılay’ın desteğiyle düğün yaptıklarını anlatan Demirkol, “Bu şekilde bize güzel bir düğün organize ettiler. Hatay’dan Karadeniz Ereğli’ye geldik. Orada hiçbir şeyimiz kalmadı. Buradaki güzel insanlarla tanışma sürecimiz oldu. Birçok insanla tanıştık. Sağ olsunlar hiçbir zaman desteklerini ayırmadılar” diye konuştu.

“Küs öleceğimizi bilmek beni kahretti”

Depremin kendileri için dönüm noktası olduğunu söyleyen Muhammet Yıldız ise, “İnsan sevdiğinden asla kopamaz. Depremin olduğu gün kendisiyle küstük. Öleceğine değil de küs öleceğimize çok üzüldüm. Sürekli bunu düşünüyordum, kahroldum. Neden kavga ettiğimizi düşündüm. Demek ki iki günlük dünyaymış, kavga etmeye hiç gerek yokmuş” dedi.

İlk depremin yaşanmasında bir saat sonra nişanlısının evinin enkazının başına geldiğini anlatan Yıldız, “Enkazdan araçlar geçemiyordu. Yakınlarında bir tane park vardı. İnsanlar ateş yakmış duruyordu. Bir umut oradadır diye kendisini, annesini ve küçük kardeşini aradım. Kimseyi bulamadım. Enkaz başında gördüğüm tablo her şeyi anlamama yetti. Oradan birisinin çıkması imkansız gibi bir şeydi. Arkadaşlarım da bunu söylüyordu. İlk başta Hediye’nin ölmediğini söylüyordum. Boşuna ümitlenmememi ve durumu kabullenmemi söylediler. Sonuna kadar Hediye’nin yaşadığını düşünüyor ve inanıyordum. Sonra Hediye’nin sesini duyduk ve yaşadığını öğrendik” ifadelerini kullandı. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altinda-kalan-genc-cift-dugunlerini-gerceklestirdi/feed/ 0
Enkaz altındaki insanları yaşatmak için mücadele veren sağlıkçı Havva, afetzede vatandaşların umudu oldu https://www.haber60.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/ https://www.haber60.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/#respond Thu, 15 Feb 2024 06:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8164 Enkaz altındaki insanları yaşatmak için mücadele veren sağlıkçı Havva, afetzede vatandaşların umudu oldu

HATAY – Hatay’da depremin ilk günlerinde enkaz altındaki vatandaşları yaşatmak amacıyla görev alan sağlıkçı Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen afetzede vatandaşlara umut olmaya devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı.

Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi.

“Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum”

Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi.

Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şuanda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/feed/ 0
Depremde Enkaz Altındaki Vatandaşlara Umut Olan Sağlıkçı https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/ https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/#respond Thu, 15 Feb 2024 06:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8159 Hatay’da depremin ilk günlerinde enkaz altındaki vatandaşları yaşatmak amacıyla görev alan sağlıkçı Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen afetzede vatandaşlara umut olmaya devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı.

Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi.

“Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum”

Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi.

Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şuanda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/feed/ 0
Depremde yaralanan 12 yaşındaki Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolla hayata tutunuyor https://www.haber60.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7516 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yıkılan evlerinin enkazından yaralı kurtarılan ve ailesinden kayıplar veren 12 yaşındaki Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolla yeniden yaşama tutunuyor.

Depremde evleri yıkılan ve yaklaşık 2 saat enkaz altında kalan Fatma Ceylin Dokuyucu, 27 yaşındaki ağabeyi Cengizhan Dokuyucu’nun yardımıyla enkazdan çıkarıldı. Depremde 17 yaşındaki ağabeyi Berat Can Dokuyucu ile anneannesini kaybeden Fatma Ceylin, vücudundaki çeşitli yaralar ve kaburgasında basınçtan kaynaklı oluşan zedelenmeler nedeniyle İstanbul’da 3 ay tedavi gördü.

Bu süreçte psikolojik destek de alan Fatma Ceylin, yaklaşık 6 ay sonra çok sevdiği voleybola dönerek yaralarını sarmaya başladı.

Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hasar gören tesislerin onarılarak hizmete açılmasıyla voleybol antrenmanlarına başlayan Fatma Ceylin Dokuyucu, AA muhabirine, voleybol oynayarak acılarını unuttuğunu söyledi.

Fatma Ceylin, depreme uykuda yakalandıklarını dile getirerek, “Ablam beni kucağına alıp, annemlerin yanına götürmeye çalıştı. Kendime geldiğimde üzerimde çamaşır makine vardı. Korktum, nasıl çıkacağımı düşündüm. Ağabeyim beni bulduğu bir boşluktan çıkardı. Enkaz altında yaklaşık 2 saat kaldık. Enkazdan diğer ağabeyim ve anneannem 6 gün sonra çıkarabildi.” dedi.

Deprem sonrası kaybettiği yakınları için büyük üzüntü yaşadığını ve depremin etkilerini uzun süre üzerinden atamadığını ifade eden Fatma Ceylin, hocalarından aldığı davetle yeniden voleybol oynamaya başladığını anlattı.

Melissa Vargas gibi olmak istiyor

Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolda kendini geliştirerek milli bir sporcu olmak istediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Tesisler onarıldıktan sonra hocalarım bana davet gönderdi. Ben de sporuma devam etmeye başladım. Hayata sporla tutunmaya çalışıyorum. Spor, bana mutluluk, sevinç ve başarı sağlıyor. Depremde evimiz, oyuncaklarım, eşyalarım hepsi gitti. Ailemden kayıplarımız oldu. Bunlar çok üzücü. Sonra yeniden spora döndüm. Voleybolu çok seviyorum. Voleybolla hayata tutunmaya çalışıyorum. Acılarımı gideriyor. Arkadaşlarımla burada sohbet ediyorum. Bir sürü arkadaşım var, onları görünce mutlu oluyorum. Onlar da benzer acılar yaşamış. İleride Melissa Vargas gibi ‘Filenin Sultanları’ndan olmak istiyorum.”

Baba Raşit Dokuyucu: “Kızım spora başladıktan sonra ruh hali düzeldi”

Fatma Ceylin Dokuyucu’nun babası Raşit Dokuyucu depremden olumsuz etkilenen kızlarının normal yaşama dönmesi için destek olduklarını belirterek, “Kızım spora başladıktan sonra ruh hali düzeldi. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Psikolojik destek alsa da aile desteği başka bir şey. Arkadaşlarıyla zaman geçirmeyi çok seviyor. Normal hayata dönmeye çalışıyor. Biz de elimizden gelen desteği veriyoruz. Voleybolu da çok seviyor. İleride başarılı olması için elimizden geleni yapacağız.” diye konuştu.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün voleybol antrenörlerinden Abdurrahman Saklayıcı da Fatma Ceylin’in 3 yıllık sporcuları olduğunu anlatarak, “Fatma Ceylin enkazdan çıktıktan sonra bir çöküntü içerisindeydi. Yanımıza geldikten sonra gün gün toparladı. Anne baba da bunu ifade etti. Kızlarının spora başlamasından memnunlar. Fatma Ceylin bunalımdaydı ama çok şükür atlattık. Şu an çok iyi olduğunu düşünüyorum. Geleceğin milli sporcusu olmak için çaba gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/feed/ 0
Kadın doktor, depremde kurtardığı canları gözyaşları ile anlattı https://www.haber60.com.tr/kadin-doktor-depremde-kurtardigi-canlari-gozyaslari-ile-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/kadin-doktor-depremde-kurtardigi-canlari-gozyaslari-ile-anlatti/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6232 Kadın doktor, depremde kurtardığı canları gözyaşları ile anlattı

AKSARAY – Asrın felaketi Kahramanmaraş depremlerinde Aksaray’dan AFAD gönüllüsü olarak giderek bölgede görev yapan Doktor Nihan Başaran, depremde 2 saat arayla kurtardığı Serpil teyze ve Muhammed’in kurtarılış hikayelerini gözyaşıyla anlattı.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem nedeniyle 11 şehirde çok sayıda yapı yıkılırken, binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Depremin ilk anından itibaren ekipler AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi. Yıkımın merkez üssü olan Elbistan’a görevlendirilen Aksaray AFAD ekipleri de birçok vatandaşın enkazdan sağ çıkarılmasını sağladı. Aksaray ekibinde gönüllü olarak görev yapan Doktor Nihan Başaran depremin yıldönümünde yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Depremin 84 ve 86. saatlerinde hayata tutunan 53 yaşındaki Serpil teyze ve 9 yaşındaki Muhammed Emin’in kurtarılış hikayelerini anlatan Doktor Başaran, yaşadığı sahneleri hem sevinçle, hem de hüzünle aktardı.

Deprem haberini aldıktan sonra Aksaray AFAD tarafından kurulan ekibe dahil olup, kısa süre sonra yola çıktıklarını belirten Doktor Başaran, “Asrın felaketi 6 Şubat depreminden sonra olayı haber alır almaz biz kendimiz ekip oluşturmaya başladık. Daha sonrasında Aksaray’dan Elbistan’a yola çıktık. Gece saatlerinde vardığımızda tarif edilemez bir olayla karşılaştık. Tamamen yıkıntı bir şehir, insanlar, ölüler hepimiz için travma dolu bir süreçti. Ama biz gece iner inmez ekibimle beraber saha taramasına başladık. Gün aydınlandıktan sonra ekiplere dahil olduk. Orada saha çalışmalarına başladık” dedi.

Herkesin umudunu kestiği enkazdan Serpil teyzeyi tık sesi ile kurtardı

Herkesin umudunu kestiği enkazda elektronik cihazların dahi sesini duyamadığı Serpil teyzenin tık sesini duyan Doktor Başaran ve ekibi 84. saatte yapılan kurtarma çalışmalarını anlattı. Doktor Başaran, “İlk sabah bir enkazın içinde tık sesi duyduk ve ilk başta inanamadık. Çünkü tamamen yıkıntı içindeydi. Daha sonra sesi dikkatle dinleyince arada böyle betona vurur bir ses vardı. Biz yılmadık ve devam ettik. Herkes bize orada ümit olmayacağını söyledi, ses kayıtlarını dinleyince yoktu ama biz devam ettik. Saatlerce uğraştık. En son merdiven boşluğundaki 53 yaşındaki Serpil hanıma ulaştık. Ulaştığımızda bilinci bulanık ve kırıkları vardı. Kontrollü bir şekilde tüm ekiplerle birlikte Serpil teyzeyi hayata kavuşturduk” diye yaşananları anlattı.

“Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık, 9 yaşındaki Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık”

Serpil teyzenin kurtarılmasından hemen sonra başka bir canlı haberi aldıklarını ve AFAD gönüllüleri ile otostop çekerek enkaz alanına gittiklerini ve 9 yaşındaki Muhammed’in kurtarılışını anlatan Doktor Başaran, “Daha sonrasında bir haber daha geldi. 9 yaşında bir çocuk haberiydi. O sırada ben AFAD ekibi ile birlikteydim. Gitme imkanımız yoktu ve yollar tamamen kapalıydı. Yavuz’la birlikte hızlı bir şekilde otostop çekerek diğer enkaza gittik. Gittiğimizde başka doktor yoktu. Biz hızlıca olay yerine tırmandık. Anne ve 2 çocuğu oradaydı ama anne ve çocuklardan birisi vefat etmişti. Samsun ekibi ile birlikte biz orada enkaza girdik. Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık. Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık. Vücudunda çoklu kırığı vardı ve çok susuz kalmıştı. Hızlıca damar yolu açıp Muhammed’i stabilize ettikten sonra ambulansa sevk ettik” diye anlattı.

“Kendi çocuklarının yerine koyduğu çocuğun ilk isteği çay oldu”

Enkazdan çıkardığı Muhammed Emin ile ambulans içinde gözyaşı ile konuşarak onu sakinleştirmek isteyen Doktor Başaran, kendi çocuklarının yerine koyduğu Muhammed ile konuştuklarını anlattı. Başaran, “Benden tek istediği çay içmekti. Hastaneye götürdükten sonra tabii ki çay yasaktı ama sulayarak, vücut dengesini sağlayarak onu rahatlatarak onu sağlığına kavuşturduk. Yani şöyle hala andığımda bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ambulans içinde Muhammed ile konuşurken kendi çocuklarım aklıma geldi. Ben ikisini de anneme emanet edip çıktım. O an gözlerimin önünden hala gitmiyor. Çünkü bir hayat mücadelesi veriliyor. Kafasında kırıkları var elini tuttum ve ne istiyorsun dedim, benim de 2 çocuğum var. Tek istediği şey çay içmekti. Ailesini sordu ama ona cevap veremedim. Çok şükür Muhammed’i kurtardığımıza seviniyorum. Allah tekrarını yaşatmasın” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadin-doktor-depremde-kurtardigi-canlari-gozyaslari-ile-anlatti/feed/ 0
Depremde eşini ve çocuklarını kaybeden adam, eşinin hayalini gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6226 Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde iki evladını ve karısını kaybeden Onur Ateş, eşinin “şiir kitabı” hayalini gerçekleştirdi.

“Asrın felaketi” olarak nitelenen depremlerde Pazarcık’taki Demiryolu Apartmanı’nın 5. katında 24 yaşındaki eşi Betül, 6 yaşındaki oğlu Ezel ve 6 aylık kızı Açelya ile yaşayan Onur Ateş (32), gece saat 04.17’de meydana gelen depremde enkaz altında kaldı.

Yaklaşık 9 saat sonra enkazdan yaralı çıkarılan Ateş, afette eşi ile 2 çocuğunu kaybetti.

İlçede esnaflık yapan ve depremden sonra bir başına kalan Ateş, yaşadığı büyük acılara rağmen yaşama tutunmaya çalışıyor.

Eşinin yazdığı şiirleri “Benim Mucizem” adlı kitapta toplayan Ateş, bastırdığı ancak yanında bulundurmadığı şiir kitabıyla depremde kaybettiği karısının hayalini gerçekleştirdi.

Ateş, kayınpederi ve kayınvalidesinin talebi üzerine şiir kitabında eşinin kızlık soyadını kullandırdı.

“Önce eşimi bir gün sonra oğlumu, öbür gün de kızımı çıkardılar”

Depremzede Onur Ateş, AA muhabirine, deprem gecesi babasının evinde olduğunu ifade ederek, “Babamlar ‘Burada kalın.’ dedi. Eşim, ‘Yok gidelim.’ dedi, gittik. Başımıza 6 Şubat’ta talihsiz bir olay geldi. Eşim ve iki çocuğum vefat etti.” dedi.

Ateş, deprem gecesi yaşadıklarını şöyle anlattı:

“O gece oturma odasında yattım, eşim ve çocuklarım yatak odasındaydı. Binamız depreme fazla dayanmadı, 10. saniyede falan bina yıkıldı. O oturma odasına doğru, ben yatak odasına doğru koşuyorduk. Aramızda sadece bir kapı vardı. Bina direkt çöktü. Koltuk üzerime ters çöktüğü için bana bir yaşam alanı çıktı. Eşimin üzerine sütun düştü. Zaten olduğu yerde vefat etti. Beni yaklaşık 8-9 saat sonra çıkardılar. Önce eşimi, bir gün sonra oğlumu, öbür gün de kızımı çıkardılar.”

Enkaz altında bir süre bilincinin açık olmadığını anlatan Ateş, 5. katta oturmalarına rağmen enkazdan çıktığında binanın yanındaki benzinliğin tabelasıyla aynı hizada olduklarını ve bulundukları katın zemine kadar indiğini söyledi.

Ateş, zorlu bir süreç yaşadıklarını belirterek, “Binamızda 17 kişi vefat etti. Enkaz altında sürekli çocuklarıma isimleriyle haykırdım bir ses alabilir miyim diye, hiçbir ses alamadım. Sadece alt komşumun sesi geliyordu.” ifadelerini kullandı.

“Mezarlarına gittiğimde eski anılarımız aklıma geliyor”

Depremin ardından bir süre tedavi gördüğünü aktaran Ateş, şöyle devam etti:

“Hastaneye götürüldükten bir saat sonra yeniden enkazın başına gittim. Kendime geldiğimde çalışmalara katılabildim hatta işim icabı arabanın arkasında hilti ve bazı malzemeler vardı. AFAD görevlilerine hepsini verdim. Akrabalarla yardımcı olduk. O an sürekli Allah’a yalvardım, ‘Biri sağ çıksın, tutunacak dalım kalsın’ dedim. Allah böyle takdir etti. Depremden sonra iki ay Antalya’ya gittim, sonra geri dönerek işimin başına geçtim. Giden konteynerlerin hepsinin elektrik bağlantısını yaptım. O köyleri gezince benden durumu daha kötü insanları gördüm. Mesela adamın çocukları ölmüş, iki bacağını kesmişler. Bir evden 5-6 tane evladı ölen insanlar vardı. O biraz da bana güç verdi.”

Ailesiyle anılarını hiçbir zaman unutamayacağını vurgulayan Ateş, “Özellikle oğlum çünkü oğlumla çok vakit geçirirdim. Küçük kızım vardı ama oğlumun yeri daha bir ayrıydı. Akşam eve giderdim, ‘babam’ diye sarılırdı. Onu sürekli gezdirir, parka götürürdüm. Şu an bir boşluk içerisindeyim. İlk üç aydaki sıkıntımla şu anki sıkıntım aynı değil ama kalbimden hiçbir zaman silinmeyecek. Hiçbir zaman unutamayacağım bir olay. Mezarlarını yaptırdım, haftada bir gidiyorum. Elimden geldiğince onlar için hayır yapıyorum. Örneğin cuma namazları çıkışlarında tatlı dağıttırıyorum, yemek verdiriyorum. Mezarlarına gittiğimde eski anılarımız aklıma geliyor. Bir boşluktayım.” diye konuştu.

Ateş, eşinin şiir yazdığından bahsederek, “Depremden önce yayınevinden ortak tanıdığımızı evimize çağırıp kahve içtik. ‘Şiir kitabı çıkartacağız.’ diye düşüncelerimizi söyledik, sonra deprem oldu. Hayali şiir kitabı çıkarmaktı. Hayalini eşimin ailesiyle beraber gerçekleştirdik. Onun hayalini yerine getirmek beni mutlu etti.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/feed/ 0
Kahramanmaraş depremlerinde kurtarılan Serpil teyze ve Muhammed’in hikayesi https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-kurtarilan-serpil-teyze-ve-muhammedin-hikayesi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-kurtarilan-serpil-teyze-ve-muhammedin-hikayesi/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6211 Asrın felaketi Kahramanmaraş depremlerinde Aksaray’dan AFAD gönüllüsü olarak giderek bölgede görev yapan Doktor Nihan Başaran, depremde 2 saat arayla kurtardığı Serpil teyze ve Muhammed’in kurtarılış hikayelerini gözyaşıyla anlattı.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem nedeniyle 11 şehirde çok sayıda yapı yıkılırken, binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Depremin ilk anından itibaren ekipler AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi. Yıkımın merkez üssü olan Elbistan’a görevlendirilen Aksaray AFAD ekipleri de birçok vatandaşın enkazdan sağ çıkarılmasını sağladı. Aksaray ekibinde gönüllü olarak görev yapan Doktor Nihan Başaran depremin yıldönümünde yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Depremin 84 ve 86. saatlerinde hayata tutunan 53 yaşındaki Serpil teyze ve 9 yaşındaki Muhammed Emin’in kurtarılış hikayelerini anlatan Doktor Başaran, yaşadığı sahneleri hem sevinçle, hem de hüzünle aktardı.

Deprem haberini aldıktan sonra Aksaray AFAD tarafından kurulan ekibe dahil olup, kısa süre sonra yola çıktıklarını belirten Doktor Başaran, “Asrın felaketi 6 Şubat depreminden sonra olayı haber alır almaz biz kendimiz ekip oluşturmaya başladık. Daha sonrasında Aksaray’dan Elbistan’a yola çıktık. Gece saatlerinde vardığımızda tarif edilemez bir olayla karşılaştık. Tamamen yıkıntı bir şehir, insanlar, ölüler hepimiz için travma dolu bir süreçti. Ama biz gece iner inmez ekibimle beraber saha taramasına başladık. Gün aydınlandıktan sonra ekiplere dahil olduk. Orada saha çalışmalarına başladık” dedi.

Herkesin umudunu kestiği enkazdan Serpil teyzeyi tık sesi ile kurtardı

Herkesin umudunu kestiği enkazda elektronik cihazların dahi sesini duyamadığı Serpil teyzenin tık sesini duyan Doktor Başaran ve ekibi 84. saatte yapılan kurtarma çalışmalarını anlattı. Doktor Başaran, “İlk sabah bir enkazın içinde tık sesi duyduk ve ilk başta inanamadık. Çünkü tamamen yıkıntı içindeydi. Daha sonra sesi dikkatle dinleyince arada böyle betona vurur bir ses vardı. Biz yılmadık ve devam ettik. Herkes bize orada ümit olmayacağını söyledi, ses kayıtlarını dinleyince yoktu ama biz devam ettik. Saatlerce uğraştık. En son merdiven boşluğundaki 53 yaşındaki Serpil hanıma ulaştık. Ulaştığımızda bilinci bulanık ve kırıkları vardı. Kontrollü bir şekilde tüm ekiplerle birlikte Serpil teyzeyi hayata kavuşturduk” diye yaşananları anlattı.

“Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık, 9 yaşındaki Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık”

Serpil teyzenin kurtarılmasından hemen sonra başka bir canlı haberi aldıklarını ve AFAD gönüllüleri ile otostop çekerek enkaz alanına gittiklerini ve 9 yaşındaki Muhammed’in kurtarılışını anlatan Doktor Başaran, “Daha sonrasında bir haber daha geldi. 9 yaşında bir çocuk haberiydi. O sırada ben AFAD ekibi ile birlikteydim. Gitme imkanımız yoktu ve yollar tamamen kapalıydı. Yavuz’la birlikte hızlı bir şekilde otostop çekerek diğer enkaza gittik. Gittiğimizde başka doktor yoktu. Biz hızlıca olay yerine tırmandık. Anne ve 2 çocuğu oradaydı ama anne ve çocuklardan birisi vefat etmişti. Samsun ekibi ile birlikte biz orada enkaza girdik. Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık. Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık. Vücudunda çoklu kırığı vardı ve çok susuz kalmıştı. Hızlıca damar yolu açıp Muhammed’i stabilize ettikten sonra ambulansa sevk ettik” diye anlattı.

“Kendi çocuklarının yerine koyduğu çocuğun ilk isteği çay oldu”

Enkazdan çıkardığı Muhammed Emin ile ambulans içinde gözyaşı ile konuşarak onu sakinleştirmek isteyen Doktor Başaran, kendi çocuklarının yerine koyduğu Muhammed ile konuştuklarını anlattı. Başaran, “Benden tek istediği çay içmekti. Hastaneye götürdükten sonra tabii ki çay yasaktı ama sulayarak, vücut dengesini sağlayarak onu rahatlatarak onu sağlığına kavuşturduk. Yani şöyle hala andığımda bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ambulans içinde Muhammed ile konuşurken kendi çocuklarım aklıma geldi. Ben ikisini de anneme emanet edip çıktım. O an gözlerimin önünden hala gitmiyor. Çünkü bir hayat mücadelesi veriliyor. Kafasında kırıkları var elini tuttum ve ne istiyorsun dedim, benim de 2 çocuğum var. Tek istediği şey çay içmekti. Ailesini sordu ama ona cevap veremedim. Çok şükür Muhammed’i kurtardığımıza seviniyorum. Allah tekrarını yaşatmasın” dedi. – AKSARAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-kurtarilan-serpil-teyze-ve-muhammedin-hikayesi/feed/ 0
Kahramanmaraş merkezli depremlerin 1. yılında anma programı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-merkezli-depremlerin-1-yilinda-anma-programi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-merkezli-depremlerin-1-yilinda-anma-programi-duzenlendi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6199 Kahramanmaraş merkezli depremlerin 1. yılı nedeniyle, Gaziantep’in İslahiye ilçesinde hayatını kaybedenler için anma programı düzenlendi.

Valilikçe, İslahiye Kaymakamlığı bahçesinde düzenlenen törende, Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi, İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar tarafından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, burada yaptığı konuşmada, geçen yıl bu dakikalarda asrın belki de bin yılın en büyük felaketini yaşadıklarını hatırlatarak, “Geçen yıl çok daha soğuk bir hava vardı. Bu havada canlarımız, kardeşlerimiz enkaz altında vatandaşlarımız vardı. Büyük bir acı yaşadık.” dedi.

Koordinasyon çalışmalarına katıldığını anlatan Gül, şunları söyledi:

“Askerlerimiz, polislerimiz, AFAD’ımız çok büyük bir fedakarlık içindeydi. O gün çok büyük kahramanlıklar yazıldı. O gün asrın felaketinde nasıl bir asrın dayanışması olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Depremde o dakikalar en uzun yüz yılı yaşadık. Dakikalar yüz yıl gibi geçti. Çıkaracağımız dersler var, alacağımız dersler var, yapacağımız daha büyük işler var. Enkaz altında nasıl kimliğini sormuyorsak enkazdan çıkınca da biz 85 milyon düşüncesiyle, inancıyla ne olursa olsun biriz, beraberiz, kardeşiz. Enkazdan beraber çıkaran ruh bu ruhtur. Türkiye’nin her yerinden her kesiminden buraya yardımlar geldi, el uzatıldı. Tek yürek olduk hep beraber olduk. Zaten tek yürek olunca bu milleti hiçbir afet hiçbir sıkıntı asla yıldıramaz.”

10 bin 600’den fazla kalıcı konutun teslim edildiğini, diğer inşaatların yapımının devam ettiğini kaydeden Gül, şöyle devam etti:

“Bir vatandaşımız dahi dışarıda kalmayıncaya kadar bu çalışmalarımız devam edecek. Güvenli ve dirençli evlerine, huzurlu evlerine kavuşuncaya kadar vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bir olmaya beraber olmaya devam edeceğiz. Şu fani dünyada adeta kıyameti yaşadığımız o günü asla unutmayacağız. Hem dirençli şehirleri inşa etme konusunda hem imar hukuku konusunda ‘ne olur kardeşim’ demeden bilimin ışığında gereken neyse bu adımları da hep birlikte vatandaş olarak kamu otoritesi olarak el birliğiyle bu çalışmaları birlikte yapmamız ortak sorumluluğumuzdur. Biz büyük bir milletiz, büyük bir devletiz acılarımızı birlikte sara sara inşallah bu birlikteliğimizi inşallah kıyamete kadar kardeşliğimiz sürdüreceğiz. Canını siper edip o enkazın altına giren kahramanlar var onları asla unutamayız. Allah onlardan razı olsun. Arama kurtarma çalışmalarını ‘bir çorba daha dağıtayım’ diyen hayırseverlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, jandarmamıza, polisimize tüm hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyoruz. Rabbim bir daha böyle acıları ülkemize, milletimize, hiçbir ülkeye insanlığa yaşatmasın.”

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yaşanabilecek en büyük afetlerden birini yaşadıklarını belirterek, Türk milletinin ne kadar büyük bir millet olduğunu, ne kadar büyük bir devlet olduğunu ve kenetlendiğinde neler yapabileceğini gösterdiğini kaydetti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise yaşanan acıyı anlatmakta kelimelerin yetersiz olduğunu belirterek, “Birlikte iyileşeceğiz, birlikte dayanışacağız birlikte daha dirençli, güvenli hale geleceğiz.” diye konuştu.

Anma programı kapsamında Sıdıka Camisi’nde depremlerde hayatını kaybedenler için dua edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-merkezli-depremlerin-1-yilinda-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
Depremde yıkılan binada kalan genç kızın bacağı ampute edildi, kız kardeşi hala kayıp https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-genc-kizin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip-2/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-genc-kizin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip-2/#respond Tue, 06 Feb 2024 01:51:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6163 KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde yıkılan binanın enkazında kalan ve depremden 3 gün sonra kurtarılan Tuğçe Kalmış’ın (23), sağ bacağı ampute edildi. Yıkılan binada annesi ve erkek kardeşini kaybeden Kalmış, kız kardeşi Tuana’yı (15) ise halen bulamadı. Bir yıldır kız kardeşini arayan Tuğçe Kalmış, “Annem 1 güne yakın yaşadı. 1 günün sonunda can verdi. Kendisi yanımda vefat etti. Enkaz altında erkek ve kız kardeşimin sesini hiç duymadım. Çok seslendim, hiç seslerini duymadım. Erkek kardeşimin cenazesi 1 ay sonra kimsesizler mezarlığında bulundu ama kız kardeşim halen yok. Şu an kız kardeşimi bulmak için çabalıyorum” dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde kent genelinde büyük yıkım meydana geldi. Faciada kent merkezinde yıkılan Ebrar Sitesinde yaklaşık 1400 kişi yaşamını yitirdi. Ebrar sitesi D Blok 1’inci katta oturan Tuğçe Kalmış, ailesiyle birlikte yıkılan binanın enkazında kaldı. Kalmış, binalarının enkazından 3 gün sonra çıkarılarak hastaneye sevk edildi. Anne Havva Kalmış ile erkek kardeşi Muhammet Tuğra Kalmış’ın (20) enkaz altında cansız bedenlerine ulaşılırken, kız kardeşi Tuana Kalmış (15) ise halen bulunamadı.

’11 AY TEDAVİ GÖRDÜM, 23 AMELİYAT GEÇİRDİM’

Hastanede 11 ay tedavi geren Tuğçe Kalmış’ın sağ bacağı ampute edilerek, protez bacak takıldı. Bir yıl önce yaşadıklarını anlatırken zaman zaman duygulanarak gözleri yaşaran Tuğçe Kalmış, “Ebrar Sitesi D Blok 1’inci katta oturuyorduk. Ben 3’üncü günün sonunda enkazdan çıkarıldım. Annemi ve erkek kardeşimi kaybettim. Kız kardeşim ise şu an halen kayıp. Enkazdan çıkmadı, bulunamadı. Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde 11 ay tedavi gördüm. Sağ ayağımı kalçadan itibaren kaybettim. 23 defa ameliyat geçirdim. Kahramanmaraş’a geleli 1 ay oldu. Bir hayat kurmaya çalışıyorum. Şu an tek isteğim kız kardeşimi bulmak. Onun için çabalıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KIZ KARDEŞİM HALEN YOK’

Depreme annesi ile kaldıkları aynı odada yakalandığını anlatan Kalmış, “O gece annemle aynı odadaydık. Annem 1 güne yakın yaşadı. 1 günün sonunda can verdi. Kendisi yanımda vefat etti. Enkaz altında erkek ve kız kardeşimin sesini hiç duymadım. Çok seslendim, hiç seslerini duymadım. Erkek kardeşimi DNA testi ile 1 ay sonra buldum. Kız kardeşim halen bulunamadı. Çok yere müracaat ettik ve DNA testi verdik. 1 yıldır çıkmadı. Erkek kardeşimin cenazesi 1 ay sonra kimsesizler mezarlığında bulundu ama kız kardeşim halen yok” diye konuştu.

‘HAYAT DEVAM EDİYOR’

Enkaz altındayken ümidini hiç bir zaman kaybetmediğini belirten Kalmış, “Her zaman ‘çıkacağım hayatıma devam edeceğim’ dedim. İlk çıktığımda sağlıklı bir şekilde çıkacağımı zannediyordum ama sağ ayağımı kaybettim. Yapacak bir şey yok, hayat devam ediyor. Bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Ama Allah’tan hiç bir zaman ümit kesilmiyor. Şu an kız kardeşimi bulmak için çabalıyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-genc-kizin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip-2/feed/ 0
Depremde yıkılan binada kalan kadının bacağı ampute edildi, kız kardeşi hala kayıp https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-kadinin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-kadinin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip/#respond Tue, 06 Feb 2024 01:39:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6157 KAHRAMANMARAŞ, – KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde yıkılan binanın enkazında kalan ve depremden 3 gün sonra kurtarılan Tuğçe Kalmış’ın (23), sağ bacağı ampute edildi. Yıkılan binada annesi ve erkek kardeşini kaybeden Kalmış, kız kardeşi Tuana’yı (15) ise halen bulamadı. Bir yıldır kız kardeşini arayan Tuğçe Kalmış, “Annem 1 güne yakın yaşadı. 1 günün sonunda can verdi. Kendisi yanımda vefat etti. Enkaz altında erkek ve kız kardeşimin sesini hiç duymadım. Çok seslendim, hiç seslerini duymadım. Erkek kardeşimin cenazesi 1 ay sonra kimsesizler mezarlığında bulundu ama kız kardeşim halen yok. Şu an kız kardeşimi bulmak için çabalıyorum” dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde kent genelinde büyük yıkım meydana geldi. Faciada kent merkezinde yıkılan Ebrar Sitesinde yaklaşık 1400 kişi yaşamını yitirdi. Ebrar sitesi D Blok 1’inci katta oturan Tuğçe Kalmış, ailesiyle birlikte yıkılan binanın enkazında kaldı. Kalmış, binalarının enkazından 3 gün sonra çıkarılarak hastaneye sevk edildi. Anne Havva Kalmış ile erkek kardeşi Muhammet Tuğra Kalmış’ın (20) enkaz altında cansız bedenlerine ulaşılırken, kız kardeşi Tuana Kalmış (15) ise halen bulunamadı.

’11 AY TEDAVİ GÖRDÜM, 23 AMELİYAT GEÇİRDİM’

Hastanede 11 ay tedavi geren Tuğçe Kalmış’ın sağ bacağı ampute edilerek, protez bacak takıldı. Bir yıl önce yaşadıklarını anlatırken zaman zaman duygulanarak gözleri yaşaran Tuğçe Kalmış, “Ebrar Sitesi D Blok 1’inci katta oturuyorduk. Ben 3’üncü günün sonunda enkazdan çıkarıldım. Annemi ve erkek kardeşimi kaybettim. Kız kardeşim ise şu an halen kayıp. Enkazdan çıkmadı, bulunamadı. Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde 11 ay tedavi gördüm. Sağ ayağımı kalçadan itibaren kaybettim. 23 defa ameliyat geçirdim. Kahramanmaraş’a geleli 1 ay oldu. Bir hayat kurmaya çalışıyorum. Şu an tek isteğim kız kardeşimi bulmak. Onun için çabalıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KIZ KARDEŞİM HALEN YOK’

Depreme annesi ile kaldıkları aynı odada yakalandığını anlatan Kalmış, “O gece annemle aynı odadaydık. Annem 1 güne yakın yaşadı. 1 günün sonunda can verdi. Kendisi yanımda vefat etti. Enkaz altında erkek ve kız kardeşimin sesini hiç duymadım. Çok seslendim, hiç seslerini duymadım. Erkek kardeşimi DNA testi ile 1 ay sonra buldum. Kız kardeşim halen bulunamadı. Çok yere müracaat ettik ve DNA testi verdik. 1 yıldır çıkmadı. Erkek kardeşimin cenazesi 1 ay sonra kimsesizler mezarlığında bulundu ama kız kardeşim halen yok” diye konuştu.

‘HAYAT DEVAM EDİYOR’

Enkaz altındayken ümidini hiç bir zaman kaybetmediğini belirten Kalmış, “Her zaman ‘çıkacağım hayatıma devam edeceğim’ dedim. İlk çıktığımda sağlıklı bir şekilde çıkacağımı zannediyordum ama sağ ayağımı kaybettim. Yapacak bir şey yok, hayat devam ediyor. Bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Ama Allah’tan hiç bir zaman ümit kesilmiyor. Şu an kız kardeşimi bulmak için çabalıyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-kadinin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta deprem faciasının yıl dönümünde yakınları adalet arıyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlari-adalet-ariyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlari-adalet-ariyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 01:36:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6154 KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen ilk depremde yıkılan ve zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı’nda hayatını kaybeden 35 kişinin yakınları facianın yıl dönümünde enkaz alanında toplandı. Binada oğlu, gelini ve torununu kaybeden, enkaz alanında 12 gün delil nöbeti tutarak kesilen kolonu tespit eden Nurgül Göksu, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi. Hak arayışı için koşuşturmaktan yas evresine geçemediğini belirten acılı anne Göksu, ‘Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum’ dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde Mimarsinan Mahallesindeki 8 katlı Ezgi Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 35 kişi hayatını kaybetti. Depremin yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler, Ezgi Apartmanının enkaz alanında bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği buluşmada, duygusal anlar yaşandı. Binada oğlu avukat Ahmet Can Zabun (31), gelini avukat Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, 1 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Depremin ardından enkazda 12 gün delil nöbeti tutan Göksu, kolon kestikleri belirlenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi.

’12 GÜN SONUNDA KESİLEN KOLONU TESPİT ETTİRDİM’

Enkaz başında çocuklarının cenazesinin çıkarılmasını beklerken binanın alt katındaki pastanenin kolon kestiğini öğrenen ve cenazeleri defnettikten sonra delil nöbetine başladığını belirten Nurgül Göksu, ‘Daha enkazın başındayken alttaki işyerinde bazı tahribatlar yapıldığı söylendi. Enkazın başında 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolon vardı. Kesilen kolunu 12’nci günün sonunda 20 Mart’ta tespit ettirdim. Savcılar geldi, bilirkişiler geldi, onlarla birlikte tespit edildi. 20 Mart’tan sonra dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gitti. 8’nci ayın sonunda dosya geldi ve alttaki iş yerinin sahipleri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve müteahhit, fenni mesul ile alttaki iş yerinin iç mimarı Ertan Danacı asli kusurlu bulundu. Tutuklama kararı çıktı ama Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel firar etti. Yaklaşık 150 günden beri firariler’ diye konuştu.

‘BU YAPTIĞIM, SON ANNELİK GÖREVİM ÇOCUKLARIMA’

Bir yıldan bu yana adaletin peşinde olduğunu ve hukuk mücadelesine devam edeceğini ifade eden Nurgül Göksu, Bugün depremin yıl dönümü ve ben burada 3 tane çocuğumu kaybettim. Benim Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İçişleri Bakanımızdan 1 yıldan bu yana istediğim şey sadece adaletti. Çünkü Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi olarak yola çıktı. Ben de adalet isteyen bir anne olarak yola çıktım. Benim sesimi duymalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan 150 günden bu yana firari olan kişilerin bulunması için bana yardım etmelerini istiyorum. Ben yüreği yanan bir anneyim, gerçekten 1 yıldan bu yana çok mücadele verdim. 3 tane hazineyi toprağın altına koydum ben, bu enkazda kaybettim çocuklarımı. Devlet büyüklerimizden yardım istiyorum ifadelerini kullandı.

‘HAK ARAYIŞINDAN YAS EVRESİNE GEÇEMEDİM’

Bir yıl nasıl geçti hiç farkında değilim diyen Göksu, Çünkü hep yollarda geçirdim zamanı, oraya git, buradan gel, bunu bulmaya çalış, savcılarla görüş. Ben halen yas evresine geçemedim. Çünkü şu an mücadele evresindeyim. Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum. 29 Şubat’ta ilk duruşmamız var. Ben çocuklarıma Fatiha okuyamıyorum, çünkü kaybettiğime inanamıyorum. Çok kıymetliydi benim oğlum, gelinim ve torunum. Benim bu yaptığım, çocuklarıma son annelik görevim. Bu mücadeleyi bunun için veriyorum, vermeye de devam edeceğim? dedi.

876 YIL 6’ŞAR AY HAPİSLERİ İSTENİYOR

Ezgi Apartmanı’nın yıkılarak 35 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel (47) ile pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı’nın olası kastla kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş (81) ve tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (59) hakkında ise bilinçli taksirle ölüme yaralanmaya neden olma suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporunda asli kusurlu belirtilmesi üzerine tekrar ifadeleri alınmak istenen ancak adreslerinde bulunamayınca 11 Eylül 2023’te ise haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i yakalama çalışmaları devam ediyor. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlari-adalet-ariyor/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta deprem faciasının yıl dönümünde yakınlar adalet arıyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlar-adalet-ariyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlar-adalet-ariyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 01:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6151

KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen ilk depremde yıkılan ve zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı’nda hayatını kaybeden 35 kişinin yakınları facianın yıl dönümünde enkaz alanında toplandı. Binada oğlu, gelini ve torununu kaybeden, enkaz alanında 12 gün delil nöbeti tutarak kesilen kolonu tespit eden Nurgül Göksu, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi. Hak arayışı için koşuşturmaktan yas evresine geçemediğini belirten acılı anne Göksu, “Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum” dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde Mimarsinan Mahallesindeki 8 katlı Ezgi Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 35 kişi hayatını kaybetti. Depremin yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler, Ezgi Apartmanının enkaz alanında bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği buluşmada, duygusal anlar yaşandı. Binada oğlu avukat Ahmet Can Zabun (31), gelini avukat Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, 1 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Depremin ardından enkazda 12 gün delil nöbeti tutan Göksu, kolon kestikleri belirlenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi.

’12 GÜN SONUNDA KESİLEN KOLONU TESPİT ETTİRDİM’

Enkaz başında çocuklarının cenazesinin çıkarılmasını beklerken binanın alt katındaki pastanenin kolon kestiğini öğrenen ve cenazeleri defnettikten sonra delil nöbetine başladığını belirten Nurgül Göksu, “Daha enkazın başındayken alttaki işyerinde bazı tahribatlar yapıldığı söylendi. Enkazın başında 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolon vardı. Kesilen kolunu 12’nci günün sonunda 20 Mart’ta tespit ettirdim. Savcılar geldi, bilirkişiler geldi, onlarla birlikte tespit edildi. 20 Mart’tan sonra dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gitti. 8’nci ayın sonunda dosya geldi ve alttaki iş yerinin sahipleri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve müteahhit, fenni mesul ile alttaki iş yerinin iç mimarı Ertan Danacı asli kusurlu bulundu. Tutuklama kararı çıktı ama Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel firar etti. Yaklaşık 150 günden beri firariler” diye konuştu.

‘BU YAPTIĞIM, SON ANNELİK GÖREVİM ÇOCUKLARIMA’

Bir yıldan bu yana adaletin peşinde olduğunu ve hukuk mücadelesine devam edeceğini ifade eden Nurgül Göksu, “Bugün depremin yıl dönümü ve ben burada 3 tane çocuğumu kaybettim. Benim Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İçişleri Bakanımızdan 1 yıldan bu yana istediğim şey sadece adaletti. Çünkü Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi olarak yola çıktı. Ben de adalet isteyen bir anne olarak yola çıktım. Benim sesimi duymalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan 150 günden bu yana firari olan kişilerin bulunması için bana yardım etmelerini istiyorum. Ben yüreği yanan bir anneyim, gerçekten 1 yıldan bu yana çok mücadele verdim. 3 tane hazineyi toprağın altına koydum ben, bu enkazda kaybettim çocuklarımı. Devlet büyüklerimizden yardım istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘HAK ARAYIŞINDAN YAS EVRESİNE GEÇEMEDİM’

“Bir yıl nasıl geçti hiç farkında değilim” diyen Göksu, “Çünkü hep yollarda geçirdim zamanı, oraya git, buradan gel, bunu bulmaya çalış, savcılarla görüş. Ben halen yas evresine geçemedim. Çünkü şu an mücadele evresindeyim. Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum. 29 Şubat’ta ilk duruşmamız var. Ben çocuklarıma Fatiha okuyamıyorum, çünkü kaybettiğime inanamıyorum. Çok kıymetliydi benim oğlum, gelinim ve torunum. Benim bu yaptığım, çocuklarıma son annelik görevim. Bu mücadeleyi bunun için veriyorum, vermeye de devam edeceğim” dedi.

876 YIL 6’ŞAR AY HAPİSLERİ İSTENİYOR

Ezgi Apartmanı’nın yıkılarak 35 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel (47) ile pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı’nın olası kastla kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş (81) ve tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (59) hakkında ise bilinçli taksirle ölüme yaralanmaya neden olma suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporunda asli kusurlu belirtilmesi üzerine tekrar ifadeleri alınmak istenen ancak adreslerinde bulunamayınca 11 Eylül 2023’te ise haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i yakalama çalışmaları devam ediyor.

]]> https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlar-adalet-ariyor/feed/ 0 Depremde yıkılan binada kalan genç kızın bacağı ampute edildi, kız kardeşi hala kayıp https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-genc-kizin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip/ https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-genc-kizin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip/#respond Tue, 06 Feb 2024 00:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6148 KAHRAMANMARAŞ, – KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde yıkılan binanın enkazında kalan ve depremden 3 gün sonra kurtarılan Tuğçe Kalmış’ın (23), sağ bacağı ampute edildi. Yıkılan binada annesi ve erkek kardeşini kaybeden Kalmış, kız kardeşi Tuana’yı (15) ise halen bulamadı. Bir yıldır kız kardeşini arayan Tuğçe Kalmış, “Annem 1 güne yakın yaşadı. 1 günün sonunda can verdi. Kendisi yanımda vefat etti. Enkaz altında erkek ve kız kardeşimin sesini hiç duymadım. Çok seslendim, hiç seslerini duymadım. Erkek kardeşimin cenazesi 1 ay sonra kimsesizler mezarlığında bulundu ama kız kardeşim halen yok. Şu an kız kardeşimi bulmak için çabalıyorum” dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde kent genelinde büyük yıkım meydana geldi. Faciada kent merkezinde yıkılan Ebrar Sitesinde yaklaşık 1400 kişi yaşamını yitirdi. Ebrar sitesi D Blok 1’inci katta oturan Tuğçe Kalmış, ailesiyle birlikte yıkılan binanın enkazında kaldı. Kalmış, binalarının enkazından 3 gün sonra çıkarılarak hastaneye sevk edildi. Anne Havva Kalmış ile erkek kardeşi Muhammet Tuğra Kalmış’ın (20) enkaz altında cansız bedenlerine ulaşılırken, kız kardeşi Tuana Kalmış (15) ise halen bulunamadı.

’11 AY TEDAVİ GÖRDÜM, 23 AMELİYAT GEÇİRDİM’

Hastanede 11 ay tedavi geren Tuğçe  Kalmış’ın sağ bacağı ampute edilerek, protez bacak takıldı. Bir yıl önce yaşadıklarını anlatırken zaman zaman duygulanarak gözleri yaşaran Tuğçe Kalmış, “Ebrar Sitesi D Blok 1’inci katta oturuyorduk. Ben 3’üncü günün sonunda enkazdan çıkarıldım. Annemi ve erkek kardeşimi kaybettim. Kız kardeşim ise şu an halen kayıp. Enkazdan çıkmadı, bulunamadı. Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde 11 ay tedavi gördüm. Sağ ayağımı kalçadan itibaren kaybettim. 23 defa ameliyat geçirdim. Kahramanmaraş’a geleli 1 ay oldu. Bir hayat kurmaya çalışıyorum. Şu an tek isteğim kız kardeşimi bulmak. Onun için çabalıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KIZ KARDEŞİM HALEN YOK’

Depreme annesi ile kaldıkları aynı odada yakalandığını anlatan Kalmış, “O gece annemle aynı odadaydık. Annem 1 güne yakın yaşadı. 1 günün sonunda can verdi. Kendisi yanımda vefat etti. Enkaz altında erkek ve kız kardeşimin sesini hiç duymadım. Çok seslendim, hiç seslerini duymadım. Erkek kardeşimi DNA testi ile 1 ay sonra buldum. Kız kardeşim halen bulunamadı. Çok yere müracaat ettik ve DNA testi verdik. 1 yıldır çıkmadı. Erkek kardeşimin cenazesi 1 ay sonra kimsesizler mezarlığında bulundu ama kız kardeşim halen yok” diye konuştu.

‘HAYAT DEVAM EDİYOR’

Enkaz altındayken ümidini hiç bir zaman kaybetmediğini belirten Kalmış, “Her zaman ‘çıkacağım hayatıma devam edeceğim’ dedim. İlk çıktığımda sağlıklı bir şekilde çıkacağımı zannediyordum ama sağ ayağımı kaybettim. Yapacak bir şey yok, hayat devam ediyor. Bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Ama Allah’tan hiç bir zaman ümit kesilmiyor. Şu an kız kardeşimi bulmak için çabalıyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-yikilan-binada-kalan-genc-kizin-bacagi-ampute-edildi-kiz-kardesi-hala-kayip/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta Deprem Faciasının Yıl Dönümünde Yakınlar Adalet İstedi https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlar-adalet-istedi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlar-adalet-istedi/#respond Tue, 06 Feb 2024 00:36:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6145 KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen ilk depremde yıkılan ve zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı’nda hayatını kaybeden 35 kişinin yakınları facianın yıl dönümünde enkaz alanında toplandı. Binada oğlu, gelini ve torununu kaybeden, enkaz alanında 12 gün delil nöbeti tutarak kesilen kolonu tespit eden Nurgül Göksu, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi. Hak arayışı için koşuşturmaktan yas evresine geçemediğini belirten acılı anne Göksu, “Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum” dedi.

Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde Mimarsinan Mahallesindeki 8 katlı Ezgi Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 35 kişi hayatını kaybetti. Depremin yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler, Ezgi Apartmanının enkaz alanında bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği buluşmada, duygusal anlar yaşandı. Binada oğlu avukat Ahmet Can Zabun (31), gelini avukat Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, 1 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Depremin ardından enkazda 12 gün delil nöbeti tutan Göksu, kolon kestikleri belirlenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi.

’12 GÜN SONUNDA KESİLEN KOLONU TESPİT ETTİRDİM’

Enkaz başında çocuklarının cenazesinin çıkarılmasını beklerken binanın alt katındaki pastanenin kolon kestiğini öğrenen ve cenazeleri defnettikten sonra delil nöbetine başladığını belirten Nurgül Göksu, “Daha enkazın başındayken alttaki işyerinde bazı tahribatlar yapıldığı söylendi. Enkazın başında 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolon vardı. Kesilen kolunu 12’nci günün sonunda 20 Mart’ta tespit ettirdim. Savcılar geldi, bilirkişiler geldi, onlarla birlikte tespit edildi. 20 Mart’tan sonra dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gitti. 8’nci ayın sonunda dosya geldi ve alttaki iş yerinin sahipleri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve müteahhit, fenni mesul ile alttaki iş yerinin iç mimarı Ertan Danacı asli kusurlu bulundu. Tutuklama kararı çıktı ama Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel firar etti. Yaklaşık 150 günden beri firariler” diye konuştu.

‘BU YAPTIĞIM, SON ANNELİK GÖREVİM ÇOCUKLARIMA’

Bir yıldan bu yana adaletin peşinde olduğunu ve hukuk mücadelesine devam edeceğini ifade eden Nurgül Göksu, “Bugün depremin yıl dönümü ve ben burada 3 tane çocuğumu kaybettim. Benim Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İçişleri Bakanımızdan 1 yıldan bu yana istediğim şey sadece adaletti. Çünkü Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi olarak yola çıktı. Ben de adalet isteyen bir anne olarak yola çıktım. Benim sesimi duymalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan 150 günden bu yana firari olan kişilerin bulunması için bana yardım etmelerini istiyorum. Ben yüreği yanan bir anneyim, gerçekten 1 yıldan bu yana çok mücadele verdim. 3 tane hazineyi toprağın altına koydum ben, bu enkazda kaybettim çocuklarımı. Devlet büyüklerimizden yardım istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘HAK ARAYIŞINDAN YAS EVRESİNE GEÇEMEDİM’

“Bir yıl nasıl geçti hiç farkında değilim” diyen Göksu, “Çünkü hep yollarda geçirdim zamanı, oraya git, buradan gel, bunu bulmaya çalış, savcılarla görüş. Ben halen yas evresine geçemedim. Çünkü şu an mücadele evresindeyim. Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum. 29 Şubat’ta ilk duruşmamız var. Ben çocuklarıma Fatiha okuyamıyorum, çünkü kaybettiğime inanamıyorum. Çok kıymetliydi benim oğlum, gelinim ve torunum. Benim bu yaptığım, çocuklarıma son annelik görevim. Bu mücadeleyi bunun için veriyorum, vermeye de devam edeceğim” dedi.

876 YIL 6’ŞAR AY HAPİSLERİ İSTENİYOR

Ezgi Apartmanı’nın yıkılarak 35 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel (47) ile pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı’nın olası kastla kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş (81) ve tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (59) hakkında ise bilinçli taksirle ölüme yaralanmaya neden olma suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporunda asli kusurlu belirtilmesi üzerine tekrar ifadeleri alınmak istenen ancak adreslerinde bulunamayınca 11 Eylül 2023’te ise haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i yakalama çalışmaları devam ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-deprem-faciasinin-yil-donumunde-yakinlar-adalet-istedi/feed/ 0
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/#respond Tue, 06 Feb 2024 00:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6142 HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum? dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, 11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik? diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi

Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim? dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/feed/ 0
Sağlık Bakanı, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/#respond Mon, 05 Feb 2024 23:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6139

HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, “Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum” dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, “11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik” diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim’ dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür.”

]]> https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/feed/ 0 Sağlık Bakanı, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/#respond Mon, 05 Feb 2024 23:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6136

HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, “Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum” dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, “11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik” diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim’ dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/feed/ 0
İtfaiye personeli, enkaz altında kalan oğlunu kurtarmak için görev yerini terk etmedi https://www.haber60.com.tr/itfaiye-personeli-enkaz-altinda-kalan-oglunu-kurtarmak-icin-gorev-yerini-terk-etmedi/ https://www.haber60.com.tr/itfaiye-personeli-enkaz-altinda-kalan-oglunu-kurtarmak-icin-gorev-yerini-terk-etmedi/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:12:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6110

KAHRAMANMARAŞ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı personeli Mehmet Demir, 6 Şubat’ta 112 Acil Çağrı Merkezi’nde görev yaparken yatılı Kur’an kursundaki oğlu Muhammed Nejat’ın (14) enkaz altında kaldığını öğrenmesine rağmen görev yerine terk etmeyerek yönlendirdiği itfaiye ekiplerinin 1050 kişiyi kurtarmasını sağladı. O gecenin kendisi için bir sınav olduğunu belirten Demir, “Rabb’ime şükürler olsun evladım Kur’an kursunda, ilim yolunda şehit oldu yeğenimle birlikte. Elhamdülillah sınavı geçtik diye umut ediyoruz” dedi.

6 Şubat depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’taki 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları, o gece aldıkları ihbarlara sağlık ve kurtarma ekiplerini sevk ederek hayatlarının en kritik görevlerinden birini yaptı. Bu çalışanlardan biri de Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı personeli Mehmet Demir idi. Demir, oğlu enkaz altında olmasına rağmen arama kurtarma ekiplerine katıldı.

EN ACI İHBAR EŞİNDEN GELDİ

Saat 04.17’de meydana gelen depremin ardından sayısız ihbar alan Mehmet Demir, il genelindeki itfaiye ekiplerini depremin yerle bir ettiği binaların bulunduğu adreslere yönlendirdi. Demir, depremden yaklaşık yarım saat sonra mesleki hayatının en acı ihbarını eşinden aldı. Eşi, Mevlana Mahallesi’ndeki yatılı hafızlık Kur’an kursundaki çocukları Muhammed Nejat ile yeğeni Tayfur Kayra’nın (12) enkaz altında kaldığını belirterek Mehmet Demir’in yanına gelmesini istedi. Eşine çok sayıda ihbar aldığını belirten Demir, ekipleri yönlendirmesi gerektiği için gelemeyeceğini söyledi. Mehmet Demir, 6 saat sonra 112’den ayrılarak Kur’an kursu enkazına gitti ve yapılan çalışmaların ardından enkazdan oğlu ve yeğeninin cenazelerini çıkardı.

‘BUGÜN, SINAV GÜNÜMÜZ’

1 yıldır oğlunun ve yeğenin acısıyla görevine devam eden Mehmet Demir, o gece yaşadıklarını şöyle anlattı:

“6 Şubat günü Kahramanmaraş 112’de görevliydim, nöbetteydim o gece. 04.17’de deprem oldu, depremin etkisiyle biz dışarıya çıktık 112 personelleri hep birlikte. Dışarıya çıktığımızda 112’ye yakın evlerden çığlık, yardım sesleri geliyordu. Akıbetinde tekrar 112 içerisine girmemiz gerektiğini, ihbarları alıp sağlık itfaiye, jandarma ekiplerini olaylara müdahale etmek üzere ekipleri yönlendirme kararı aldık. İhbarlardan enkaz altında olanları kırmızı kalemle enkazdan çıkanları mavi kalemle durum konum bilgilerini not etmeye başladım. Diğer illerden gelecek takviye ekiplere sağlıklı bilgi verme adına notlar almaya başlamıştım, yarım saat geçmedi beni eşim aradı. Oğlum Muhammed Nejat ile yeğenim Tayfur Kayra’nın yatılı olarak kaldığı Kur’an kursuna çocukları almak üzere gittiklerini ama Kur’an kursunun göçük vaziyette olduğu bilgisini verdi. Bu esnada ben birçok ihbar almıştım ve aynı zamanda aldığım ihbarları Kahramanmaraş’taki tüm itfaiye birimlerini yönlendiriyordum. Bırakıp gidemedim orayı. Eşime de söyledim, ‘Çok fazla ihbar aldım, tüm ekip sahada. Aldığım ihbarları arkadaşlara iletmek zorundayım. Tüm bilgiler şu an ben de mevut, yani burayı bırakırsam bir sürü yardıma muhtaç insanın vebalini almış oluruz. Devletin bu zamana kadar bize emeğin, verdiği maaşın bugün sınav günümüz. Biz bugün burayı bırakırsak olmaz’ dedim. Orada bu şekilde çalışmaya 6 saat devam ettim. Elimde, itfaiyeye dair yönlendireceğim hiçbir ekip kalmadı. Bunu anladıktan sonra kendi çocuğumun ve yeğenimin bulunduğu enkaz yerine geçtim. Sonraki yapılan istatistikler sonucunda elhamdülillah 1050 kişinin kurtarılmasına vesile oldum. Tabi bir tarafta acım bir tarafta da böyle bir sınavı geçmiş olmanın gururuyla hayatımızı idame ettiriyoruz. Rabbime şükürler olsun evladım Kur’an kursunda, ilim yolunda şehit oldu yeğenimle birlikte. 6 Şubat’tan bize, itfaiyemiz adına, şu yalan dünyada bir anımız kaldı. Yaptığımız işin ne olduğunu biliyoruz, farkındayız. Elhamdülillah sınavı geçtik diye umut ediyoruz.”

Mehmet Demir ayrıca, 19 Mart 2020’de şehit olan yeğeni ile oğlu Muhammed Nejat’ın yan yana olan fotoğrafını sosyal medyada paylaşırken Allah’tan oğlu için şehitlik dilediğini ve o dileğin de gerçekleştiğini söyledi. Demir, “Yeğenim Kırıkhan’dayken ziyaretine gitmiştik ve bu fotoğrafı o zaman çekmiştim. Yeğenim Oğuzhan Taş’ın 19 Mart 2020’de şehit haberini aldığımda sosyal medyadan oğlumla birlikte olan fotoğrafını paylaşırken şöyle bir yazı yazdım. Yeğenim Oğuzhan Taş, Suriye’de şehit olmuştur. Aslan’ımın cenaze töreni bilgisi gelir gelmez paylaşacağı darısı yanındaki oğluma olsun inşallah.’ Rabbim, ona da şehitlik nasip etti” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/itfaiye-personeli-enkaz-altinda-kalan-oglunu-kurtarmak-icin-gorev-yerini-terk-etmedi/feed/ 0
Depremde anne ve babalarını kaybeden kardeşler, depremzedelere sağlık hizmeti veriyor https://www.haber60.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:12:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6003 Hatay’da, 6 Şubat depremlerinde anne ve babalarını kaybeden başhekim kardeşler, kendileriyle aynı kaderi yaşayan depremzedelere sağlık hizmeti vererek yaşadıkları acıyı unutmaya çalışıyor.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Onur Koyuncu ile Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Mahmut Koyuncu’nun anne ve babasının oturduğu bina, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkıldı.

Kardeşlerden Mahmut Koyuncu anne ve babasının bulunduğu Cebrail Mahallesi’ndeki enkazın başına, Onur Koyuncu ise başhekimliğini yaptığı üniversite hastanesine gitti.

Enkazdan çıkarılan yaralılara müdahale ederek onlara hayatta tutmaya çalışan Koyuncu, fırsat bulduğu zamanlarda da enkaz başına giderek gelecek haberi bekledi.

Depremden birkaç gün sonra anne ve babalarının cansız bedeni enkazdan çıkarılan Koyuncu kardeşler, acılarını yüreklerine gömerek kendileriyle aynı kaderi yaşayan hemşehrilerinin yardımına koştu.

Depremin ilk anından bu yana binlerce hastaya hizmet veren Koyuncu kardeşler, sağlıklarına kavuşmalarını sağlayarak teselli buluyor.

“Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi deprem öncesi hizmet standartlarına ulaştı”

Mahmut Koyuncu, AA muhabirine, depremde oturdukları 13 katlı binanın ağır hasar gördüğünü söyledi.

Ailesi ve aynı binada oturan kardeşiyle apartmandan çıktıklarını anlatan Koyuncu, anne ve babasının defin işlemlerinin ardından görevi başına döndüğünü belirterek, “Çevre illerden gelen ve içinde diş üniteleri olan otobüslerde, çadır kentlerde ve konteyner kentlerde hizmet verdik. Sonrasında sağlık merkezlerimizin enkazından kurtardığımız malzemelerle hizmet vermeye devam ettik. Deprem öncesi hangi hizmetler veriliyorsa şu anda da aynı hizmetleri veriyoruz.” diye konuştu.

Günlük 700’ün üzerinde hastaya baktıklarını aktaran Koyuncu, sayının deprem öncesi verilere yakın olduğunu kaydetti.

Kardeşi Onur Koyuncu’nun hastaneden neredeyse hiç ayrılmadığını dile getiren Koyuncu, “Depremde kardeşim hastaneye, ben de anne ve babamın bulunduğu binanın enkazına gittim. Enkazda beklerken birkaç gün geçti ve ben kardeşime sitem ettim. ‘Sen orada hastanedesin ama burada da annem ve babam enkazda’ dedim. Kardeşim ise ‘abi buradaki durumu bilmiyorsun, burayı bırakamıyorum’ demişti. Anne ve babamın cansız bedenini çıkardıktan sonra hastaneye gittim. Kardeşimin ne demek istediğini daha iyi anladım. İnsanlar yerde doğum yapıyordu, sedyelerin üzerinden yıkılan hastanelerden getirilen çocuklar vardı. Kardeşim haklıydı ve orayı bırakamadı.” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de önce gezici diş otobüsü ve sonrasında da konteyner diş sağlığı merkezinde depremzedelere hizmet verdiğini bildiren Koyuncu, abi-kardeş insanların yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını söyledi.

“Acılarımızı içimize gömerek hizmet verdik”

Başhekim Onur Koyuncu da depremin ilk anından itibaren insanlara hizmet verdiğini anlattı.

Her Hataylı gibi kendisinin de depremzede olduğunu belirten Koyunca, “Bizi bu memleket yetiştirdi biz de acılarımızı içimize gömerek hizmetimize devam ettik. Şu da bir gerçekti biz gidersek kim yapacaktı? O yüzden şehrimizi terk etmedik, terk etmeyi de düşünmedik. Elimizden geleni de yapmaya çalıştık.” dedi.

Koyuncu, depreme her zaman hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, deprem sonrası yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremde ailesini kaybeden baba: ‘Anılarımızın hepsi o enkazla birlikte gitti’ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-ailesini-kaybeden-baba-anilarimizin-hepsi-o-enkazla-birlikte-gitti/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-ailesini-kaybeden-baba-anilarimizin-hepsi-o-enkazla-birlikte-gitti/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:15:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5853

KAHRAMANMARAŞ merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde Osmaniye’de 2 bloğu yıkılan ve 132 kişinin yaşamını yitirdiği Metin Tamer Sitesi’nde 6 kişilik Kaba ailesinin 5 ferdi öldü. Eşini ve 4 çocuğunu kaybeden Gazi İsmail Kaba (46), “Enkazdan çıkan sadece aile fotoğrafımı oldu. Onun haricinde bir şey yok. Bir de oğlum Durmuş Ali’nin cüzdanı bulundu. Anılarımızın hepsi o enkazla birlikte gitti” dedi.

6 Şubat depremlerinde Osmaniye’de 2 bloğu yıkılan Adnan Menderes Mahallesi’ndeki Metin Tamer Sitesi’nde 132 kişi yaşamını yitirdi. 4’üncü Blok’taki Aşiyan Apartmanı’nın 7’nci katında oturan 6 kişilik Kaba ailesinin 5 ferdi de hayatını kaybetti. Eşi Şenay (43), oğulları Durmuş Ali (21) ve Furkan (14) ile kızları Özlem (19) ve Fatma Sena’yı (17) kaybeden Gazi İsmail Kaba, enkazdan yaralı kurtuldu. 50 günlük tedavinin ardından taburcu olan İsmail Kaba, ailesinin öldüğünü de yine tedavi sırasında öğrendi.

‘GÜRÜLTÜ KULAKLARI SAĞIR EDECEK ŞEKİLDEYDİ’

Deprem anına, kaldıkları binanın yıkılmadan 15-20 saniye önce uyandıklarını söyleyen İsmail Kaba, “Uyandığımızda bina sallanıyordu. Çocuklarımızı yanımıza çağırdık, iki kızım geldi. İki oğlum kendi odalarında beklediler. Deprem durmayınca çıkalım dedik. Koridoru yarılamıştık. O anda alttan o büyük gürültü geldi. Sallantı başladığında alttan sanki binayı yukarıya zıplatıyordu. Tekrardan duvarlardan tutarak yatak odasına geçtik. İki kızım eşim ve ben dördümüz aynı yerde bekledik. Eşim o sırada ‘Dua edin, kelimeişehadet getirin’ dedi. Depremin durmasını beklerken bina yan yatmaya başladı. Yüksekte olduğumuzdan dolayı, binanın yattığını net bir şekilde gördük. Gürültü kulakları sağır edecek şekildeydi. Bina yattıktan sonra zeminden büyük bir gürültü geldi ve ardından bina tamamen çöktü” dedi.

‘BİZİ KURTARABİLMEK İÇİN BİR MÜCADELE ETTİLER’

Bina yıkıldıktan sonra enkaz altında bir şey duymadığını ve hafiften sallantıyı halen hissettiğini ifade eden Kaba, “Baygınlık geçirmedim, bilincim açıktı. Eşime ve çocuklarıma seslendim, ses gelmedi. Bende kımıldayamadım. Tamamen gömülüydüm. Sadece nefes alıp verebiliyordum. İçimden, kelimeişehadet getirdim ve beklemeye başladım. Depremin 15-20’nci dakikasında insanlar geldi, bağrışmaya başladılar. Enkazın üzerinde bir kişi ‘Sesimi duyan var mı’ diye bağırdı o an seslendim. Sonra ‘yerini tespit ettim, kurtaracağız seni’ dedi. Adımı sordu, ‘İsmail Kaba’ dedim. Tanıyorum abi seni, bende karşı binada oturuyorum komşuyuz’ dedi. Kaç kişisiniz diye sordu, 4 kişiyiz dedim. Yan taraftaki odada oğullarım var dedim. ‘Tamam onları da kurtaracağız’ dedi. 2 kişi oldular çalışmaya başladılar. Çalıştıklarını hissediyorum yukarda. Bu esnada bir deprem daha oldu o an komşum bağırıyor ‘Ağabey biz buradayız kurtaracağız’ dedi ve o sallantıda gitmediler. Kahramanca bizi kurtarabilmek için bir mücadele verdi. İlerleyen süreçte kolumu tuttu. Sağımızı solumuzu açaraktan beni, kızımı çıkarttı ve yaşam boşluğunu oluşturdu. Ayaklarımız sıkışmıştı, makas gerekiyordu. Üzerimizde kolon vardı. Bu arada akrabalarımız da geldi. Saat 6.30 gibi özel harekat polisi geldi. ‘Yapabileceğimiz bir şey var mı?’ diye sordular. ‘Canlı var çıkartamıyoruz makas lazım’ diye cevap verdiler. Polisler araçlarında elektronik makas varmış, demirleri kestiler, bir saatlik çalışmanın ardından ilk önce kızım Özlem’i aldılar, sonra Fatma Sena’yı aldılar, sonra beni ve eşim olmak üzere dördümüzü aldılar” diye konuştu.

‘OĞLUMU RÜYAMDA GÖRDÜM, AİLEMİN ÖLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİM’

Kaba, hastaneye kaldırılıp yattığında oğlunu rüyasında gördüğünü belirtirken, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Oğlum rüyamda okulunun bahçesinde yatıyordu. Hafif bir yağmur yağıyordu. ‘Oğlum kalk gidelim, ne yatıyorsun burada’ diyorum. Tepki vermiyordu. Israr ediyordum. Kolundan tutup çektim tepki vermedi. Kaldıramayınca geri döndüm okulun bahçesinden yeniden baktım. Dedim ki ‘Neden kalkmıyor?’. Kendi kendime öyle düşündüm ve o sırada uyandım. Oğlumun vefat ettiğini orada anladım. Yanımda kalan yeğenlerime sorduğumda, Durmuş Ali’nin rüyama girdiğini vefat ettiğini anladığımı söyledim ve diğerlerinin durumunu sorduğumda yeğenim dışarı çıktı cevap vermeden. 10-15 dakika sonra kardeşlerim, akrabalarım geldi. Onlara sordum. Sarıldılar ve ağladılar. O an diğerlerinin de vefat ettiğini anladım. Belimde kaburgalarımda kırıklar vücudumda yaralar vardı. Hastanede 50 gün tedavi gördüm ve taburcu oldum. Kız kardeşimin yanında kalıyorum bazen. Bazen de Kırıklı köyünde konteyner evim var orada kalıyorum, ailemi ziyaret ediyorum. Enkazdan çıkan sadece aile fotoğrafımı bulmuşlar. Onun haricin de bir şey yok. Bir de oğlumun Durmuş Ali’nin cüzdanı bulundu. Anılarımızın hepsi o enkazla birlikte gitti.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-ailesini-kaybeden-baba-anilarimizin-hepsi-o-enkazla-birlikte-gitti/feed/ 0
Malatya Büyükşehir Belediyespor, depremde kaybettiği sporcularının hatıralarını yaşatıyor https://www.haber60.com.tr/malatya-buyuksehir-belediyespor-depremde-kaybettigi-sporcularinin-hatiralarini-yasatiyor/ https://www.haber60.com.tr/malatya-buyuksehir-belediyespor-depremde-kaybettigi-sporcularinin-hatiralarini-yasatiyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:30:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5598 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan otelin enkazında kalan 10 sporcusunu kaybeden Malatya Büyükşehir Belediyespor, oyuncularının hatıralarını yaşatmaya çalışıyor.

Voleybol Erkekler 2. Lig ve Ampute Süper Lig’de mücadele eden Malatya Büyükşehir Belediyespor takımının oyuncuları, 6 Şubat’ta yaşanan depremlere kentteki Kırçuval Otel’de yakalandı.

Voleybol takımından Mehmet Can Ağırbaş (28), Murat Çiloğulları (20), Görkem Can Gürbüz (24), Tunahan Yıldız (23), Resul Gün (24) ve Emincan Kocabaş (28), ampute takımından ise İranlı 3, Kamerunlu 1 oyuncu enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetti.

Malatya Büyükşehir Belediyespor Genel Sekreteri Erdoğan Özdemir, AA muhabirine, depremde acı kayıplar verdiklerini, hayalleri olan genç oyuncuları kaybettiklerini, olayın acısını ilk günkü gibi yaşadıklarını anlattı.

Deprem anında ailesi ve çocuklarını alarak evlerinden çıktığını anlatan Özdemir, bu sırada voleybol takımı oyuncusu Berk’in kendisine telefon ettiğini ve “Abi ölmek istemiyorum, yetişin.” dediğini kaydetti.

Bunun üzerine kendi yaşadığı dehşeti unuttuğunu belirten Özdemir, Vali Konağı civarında ikamet ettiğini ve yolların trafiğe kapalı olduğunu öğrenir öğrenmez, koşarak otelin bulunduğu kent merkezine ulaşmaya çalıştığını ifade etti.

Otelin bulunduğu alana ulaştığında şok olduğunu ifade eden Özdemir, şöyle konuştu:

“Enkazın gördüğüm anda çaresizliğimi hissettim. Berk’le, telefonla, şarjının bitmemesini de gözeterek devamlı iletişim halindeydim. Oradan geçen bir, iki vatandaşımızla beraber çaresizlik içerisinde enkaza müdahale etmeye çalıştık. Bu süreçte otelde kalan bir vatandaşımızı çıkardık. Yine sporcumuz Enes kardeşimize ulaştık, çıkardık. Mustafa kardeşimiz kendi çabalarıyla enkazdan çıkmıştı. Berk’e ulaşmaya çalıştık. Voleybol Üst Klasman Hakemi Furkan Salduz geldi, şimdiki kulüp başkanımız Kadir Bey geldi. Berk’e de ulaşarak sağ salim çıkarınca umutlarımız iyice yeşermeye başlamıştı. Fakat ikinci depremin olmasıyla beraber enkazın oynaması, yan binanın sıkıntı yaratması sonucunda bu dakika itibarıyla başka kardeşimizi çıkaramadık.”

Play-off heyecanı yaşıyorlardı

Oyuncularının cenazesini 10 gün sonra enkazdan çıkarabildiklerini dile getiren Özdemir, “O süreç anlatılamaz, hala bunun acısını yaşamaktayız. Bir yıl geçti üzerinden hala bunu atlatabilmiş değiliz, atlatılacak da bir şey değil” dedi.

Her telefonu eline aldığında oyuncularının resimlerini gördüğünü, her konuşmada anılarının canlandığını ifade eden Özdemir, şöyle devam etti:

“Bir gün öncesinde Kahramanmaraş’ta bu kardeşlerimizle (voleybol takımı) Çorum’da yapılacak play-off’lara gitmeyi garantilemiştik. Bunun sevincini yaşarken bu olay bizi darmaduman etti. Geleceğimizi, ümitlerimizi, gözümüzdeki ışıkları söndürdü. Nur içinde yatsınlar, onları hiçbir zaman unutmayacağız. Hep gönlümüzdeler, anımızda, aklımızdan gitmeyecek bir yerde yazılı olarak kalacaklar. Çocuklarımız, oyuncularımız da bizim ailemiz olduğu için bir yıllık süreçte kendimize göre bir yas ilan ederek hiçbir spor branşında liglere katılmadık. Yönetim kurulumuz bu şekilde karar aldı. Sadece küçük yaş kategorilerimizde hocalarımızın kendi çabalarıyla, kulübümüzün de desteğiyle ufak tefek antrenmanları var. Liglerimize önümüzdeki yıl itibarıyla tekrar dönüş yapacağımızı düşünüyorum. En iyi şekilde Malatya’daki sporcu kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz.”

Spor salonuna resimlerini astı, fidan diktiler

Spor salonlarına, kulüp binalarına kaybettikleri 10 sporcunun resimlerini astıklarını belirten Özdemir, deprem şehitleri için belediyenin kurduğu hatıra ormanında onların için fidanlar diktiklerini ve hatıralarını yaşatmaya çalışacaklarını söyledi.

Voleybol Üst Klasman Hakemi Furkan Salduz ise 6 Şubat günü Tokat’taki Süper Lig maçından döndüğünü, eve girdikten yarım saat sonra depremin yaşandığını söyledi.

Oyunculardan Berk’in telefon edip enkazda olduklarını söylemesinin ardından ailesini yakınlarına emanet edip olay yerine intikal ettiğini belirten Salduz, Mustafa, Enes ve Berk’in çıkarılmasının ardından enkazda ikinci depremi yaşadıklarını dile getirerek, “İkinci depremden sonra hayat bitti bizim için. 10 gün boyunca o kardeşlerimize ulaşmaya çalıştık. 10. gün o kardeşlerimizi enkazdan çıkardıktan sonra ailelerine teslim edip, o şekilde gönderdik memleketlerine. Bu süreçte çok ağır yaralar aldık. Biz ailemizden birilerini kaybettik, ağabey kardeş olmuştuk onlarla.” dedi.

Deprem öncesinde lahmacun istemişler

Voleybol takımı kaptanı Mehmetcan’ın kendisinden Malatya lahmacunu istediğini belirten Salduz, şunları kaydetti:

“(Mehmet ben Tokat’tan dönüyorum. Malatya lahmacununu nasıl yapacağız?) dedim. ‘Abi sen yaparsın.’ dedi. Dernek başkan yardımcımız Özgür hocayı aradım, ‘Yakınlardaysan 10 tane lahmacun yaptırıp otele bıraktırabilir misin?’ dedim. ‘Tamam’ dedi. Mehmet’i aradım. ‘Lahmacun geliyor.’ dedim. ‘Abi sen bize dünyayı bağışladın sanki.’ dedi. Şimdi fırına gittiğimde lahmacun görünce o çocuklar direkt aklıma geliyor. ‘İyi ki’ dediklerimden bir tanesidir bu. 10’u da pırlanta gibi çocuklardı. Çok anılarımız var onlarla. İnşallah bu dünyada değil de öbür dünyada beraber oluruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatya-buyuksehir-belediyespor-depremde-kaybettigi-sporcularinin-hatiralarini-yasatiyor/feed/ 0
MEB AKUB Üyesi Öğretmen, Depremde Çocuklarını Emanet Ederek Yardıma Koştu https://www.haber60.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/ https://www.haber60.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/#respond Wed, 31 Jan 2024 08:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5555 Milli Eğitim Bakanlığının arama Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi öğretmen Yeliz Yalçın, Adıyaman’da görevliyken yakalandığı 6 Şubat 2023 depreminde çocuklarını tanımadığı insanlara emanet ederek, diğer depremzedelerin yardımına koştu.

Depreme ailesiyle yakalanan Yalçın, depremin hemen sonrasında sahaya inerek arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Yalçın, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Adıyaman’ın merkez ilçesindeki Karacaoğlan Ortaokulu’nda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan ve depremden önce MEB AKUB ekibinde yer alan Yalçın, burada aldığı eğitimler doğrultusunda evinde aldığı önlemlerin de etkisiyle depremden yara almadan kurtuldu.

Meslekte 12’nci yılında olan Yalçın, 15 yaşında kızı, 9 yaşında oğlunu güvenli bir alana taşıdıktan sonra direkt sahaya inerek arama kurtarma faaliyetlerine katıldı ve 1 hafta boyunca gece gündüz enkaz altından canlı çıkarılması için birimlere destek oldu.

Yalçın, 2019’dan beri AFAD gönüllüsü olduğunu, MEB AKUB’un kurulmasının akabinde 2021’de buraya dahil olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Orada zaten eğitimlerimizi sıkı bir şekilde almıştık. Hazırlıklıydık aslında, biliyorduk bir deprem beklendiğini. Maalesef o gün yaşadık. İlk gün zaten yıkıcı bir deprem olduğunu fark etmiştik. Fakat bu kadar çok yıkım olabileceğini hiç tahmin edememiştik. Binadan kendimiz çıktık, merdivenlerimiz çökmüştü. Çocuklarımızı güvenli bir alana alınca, eğitimlerden de tecrübeli olduğumuz için eşimle binadaki komşuların tahliyesini yaptık.”

“Adıyaman MEB AKUB’la iletişim halindeydik”

Deprem öncesinde, MEB AKUB üyesi olmasının faydasını gördüğünü dile getiren Yalçın, “Bütün eğitimleri aldığımız için evimdeki tüm eşyaları sabitlemiştim. Düşecek, devrilecek, kapıyı kapatacak herhangi bir şey yoktu. Ulaşamadığımız arkadaşlar vardı, WhatsApp grubumuzdan Adıyaman MEB AKUB’la iletişim halindeydik. Liderlerimiz tarafından yıkımın olduğu yerlere görevlendirme yapıldı. Yıkımın olduğu bölgelere grup grup dağıldık. Yapabildiğimiz kadar enkaz çalışmalarında sonrasında yiyecek, içecek gıda desteğinde bulunduk.” dedi.

Depremin 6’ncı gününden sonra Adıyaman’dan ayrılmak zorunda kaldıklarını ve Ankara’ya geldiklerini anlatan Yalçın, “Buraya gelince tabii bir boşluğa düşüyorsun. ‘Yarım bıraktığım bir şeyler var’ diyorsun. Ne yapabilirdim? MEB AKUB’un burada da olduğunu bildiğim için buradan ulaştım. Gruba dahil oldum. Burada da birçok eğitim aldık yine. Okullarımıza gidip afet farkındalık eğitimlerine katıldık. Yangın eğitimi, KBRN eğitimi aldık. Yani şu an inşallah öyle bir şey yaşanmaz ama hazır durumdayız diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Yalçın, deprem sonrasındaki saha çalışmalarında her enkazın başında uzun süre bekleyemediklerini, yıkımın şehrin geneline yayıldığını, cadde ve sokakların tanınamayacak duruma geldiğini söyledi.

“Kendimiz de afetzedeydik”

Daha çok psikolojik olarak enkaz altındakilerin yakınlarına yardımda bulunduklarını belirten Yalçın, “Zaten kendimiz de afetzedeydik. Ama onları bir tarafa bırakıyorsun. Kendi çocuklarımı bile o psikolojide hiç tanımadığım birinin evine bıraktım. Ekibin çok büyük faydasını gördüm. O yüzden burada olmaktan da gurur duyuyorum.” diye konuştu.

Yalçın, unutamayacağı birçok anı biriktiğini ifade ederek, “Vücudunun yarısı dışarıda, yarısı içeride olan bir amcamız vardı. Çok konuştuk ama üzerinde beton yığınları vardı. Bir şey yapamıyorduk ama en azından konuşup elini tutuyorsun, destek olmaya çalışıyorsun.” dedi.

Ulaşım sıkıntısı oluşan noktalarda da devreye girdiklerini ve araçları sıkıntılı bölgelere gitmemeleri hususunda bilgilendirdiklerini anlatan Yalçın, “Adıyaman merkeze doğru gittiğimizde trafik çok sıkışıktı. Trafiği yönlendirecek insanlar hiç yoktu. Çünkü her yer yıkımdı. Durup arabadan indik, trafiği yönlendirdik. Yıkım olan taraflara arabaları göndermedik.” diye konuştu.

“MEB AKUB üyesi olmanın büyük avantajı vardı”

MEB AKUB olarak okullarda “afet farkındalık” eğitimi verdiklerini, bu kapsamda çok destek gördüklerini belirten Yalçın, “MEB AKUB üyesi olmanın büyük avantajı vardı. Önce çocuklarımızı çıkarıp sonra binaya geri dönüp komşularımızı tahliye ettik. Sonra ulaşamadığımız insanlar olduğu için, gruba gelen mesajlara göre destek olmaya çalıştık enkazlarda.” diye konuştu.

Altı gün boyunca depremzedelere yardım için sahada olduğunu, eşiyle birlikte enkaz altında kalanlara ve yakınlarına destek olmaya çalıştıklarını anlatan Yalçın, sonrasında oradan ayrılmanın kendileri için çok zor olduğunu dile getirdi.

O süreçte yakınları enkaz altında kalanlarla diyalog halinde olduklarını aktaran Yalçın, sonrasında da iletişim halinde olduğu depremzedelerin bulunduğunu söyledi.

Yalçın, MEB AKUB bünyesinde aldıkları eğitimlerin sahada yansımasını gördüğünü, artık Türkiye’nin herhangi bir bölgesi ayırt edilmeksizin her yerinde deprem ve afet farkındalık eğitimleri kapsamında insanların bilinçlenmesi gerektiğini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/feed/ 0