En Az – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 17 Jul 2024 22:18:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Doğu ve Güneydoğu’da İnsan Hakları İhlalleri Raporu Açıklandı https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-insan-haklari-ihlalleri-raporu-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-insan-haklari-ihlalleri-raporu-aciklandi/#respond Wed, 17 Jul 2024 22:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40243 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı ‘Doğu ve Güneydoğu İnsan Hakları İhlalleri Raporu’ açıklandı. İHD Genel Başkan Yardımcısı Rümeysa Deniz Kaya, bölgede 6 ayda 3 bin 895 hak ihlalinin yaşandığı belirterek, “Otoriter politikalar ekseninde uygulamaların sürdüğü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2024 yılı ilk 6 aylık döneminde insan hakları ihlalleri yoğunlaşarak ve sistematik bir şekilde devam etmiştir” dedi.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı ‘Doğu ve Güneydoğu İnsan Hakları İhlalleri Raporu’ açıklandı. Şube binasında düzenlenen basın toplantısında raporla ilgili değerlendirme yapan İHD Genel Başkan Yardımcısı Rümeysa Deniz Kaya, hak ihlallerinin sistematik olarak devam ettiğini belirtti.

Bölgede özellikle kolluk görevlilerinin faili olduğu binlerce insan hakkı ihlali vakasının yaşandığının aktaran Kaya, “Otoriter politikalar ekseninde uygulamaların sürdüğü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2024 yılı ilk 6 aylık döneminde insan hakları ihlalleri yoğunlaşarak ve sistematik bir şekilde devam etmiştir. Şiddete dayalı bu politikalar ile ırkçı yaklaşımlar, ayrımcı uygulamalar ve cinsiyetçi politikalar derinleşmiş, bölgede özellikle kolluk görevlilerinin faili olduğu binlerce insan hakkı ihlali vakası yaşanmıştır. Kürt meselesinin demokratik yol ve yöntemlerle çözülemeyişi nedeniyle süren çatışma ortamı, Türkiye’nin iç ve dış politikadaki istikrarsızlığının devam etmesine neden olmaktadır. Siyasi iktidar tarafından geliştirilen ayrımcı dil nedeniyle çatışmaların sonlandırılmasına yönelik diyalog ve müzakere yöntemlerinden gün geçtikçe uzaklaşılmış, soruna güvenlik odaklı ve askeri yöntemlerle yaklaşımın sonucu olarak, bölgede toplumsal yaşamı tümüyle etkileyen ağır bir çatışma bilançosu ortaya çıkmıştır. Yargı mekanizmasının tarafsızlığının rafa kaldırıldığı, siyasi iktidarın söylemlerinin etkisi ile örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskılar artmış, haksız gözaltı ve tutuklamalar artarak devam etmiştir” dedi.

‘Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller de ne yazık ki devam etti’

Bölgede 2024 yılı ilk 6 ayında ‘kişi güvenliği ve özgürlüğü’, ‘örgütlenme özgürlüğü’, ‘düşünce ve ifade özgürlüğü’ haklarına yönelik baskılar sonucu haksız gözaltı ve tutuklamaların da artarak devam ettiğini söyleyen Kaya, şöyle konuştu:

“Devlet ile hükümetin antidemokratik karar ve uygulamalarına itiraz eden yurttaşlar, gözaltı ve tutuklama uygulamalarıyla karşılaşmış, birçok yurttaş ise muhalif kimliğinden dolayı ekonomik ve sosyal haklarından mahrum bırakılmıştır. Bu bağlamda, bölge kentlerinde en az 88’i çocuk bin 164 yurttaş gözaltına alınarak 4’ü çocuk en az 165 yurttaş tutuklandı. En az 3 yurttaş hakkında ev hapsi kararı verilmiş olup bu süreçte bölgede en az 527 ev ve iş yeri baskına uğramıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller de ne yazık ki devam etti. Bölgede en az 4 etkinliğin gösterimi yasaklanmıştır. 74 soruşturma dosyasında en az 520 yurttaş hakkında soruşturma başlatıldı. 10 dava dosyasında 39 yurttaş hakkında dava açılmış olup aralarında siyasetçi, gazetecilerin bulunduğu 13 dosyada 56 yurttaş hakkında değişik hapis ve para cezaları verilmiştir. 3 siyasi parti binası, 1 gazete, 1 belediye binası saldırı veya baskına uğramıştır.”

‘İhlaller hatalı devlet politikalarının bir sonucudur’

“Hayatımızdaki ihlaller, yanlış ve hatalı devlet politikalarının bir sonucudur. Bu nedenle biz insan hakları savunucuları, hayatımızdaki ihlallerin önlenebilir olduğuna inanıyoruz” diyen Kaya, “Bir denetim mekanizmasına da dönüşen hak savunuculuğunun özneleri olarak bizler, insan hakları ihlallerinin meydana gelmesine sebebiyet veren hatalı hükümet politikalarına karşı etkili bir savunuculuk faaliyeti içerisinde olacağız. Bu gerçekle, insan hakları ihlallerinin oluşumuna yol açan politikalardan vazgeçilmesi, çatışmalı ortamın bir an önce son bulması ve çatışma çözüm araçlarıyla sürecin demokratik çözümünün yeniden müzakere edilmesi talebinde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

Kaya’nın ardından raporun detaylarını açıklayan İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı, Doğu ve Güneydoğu’da 6 ayda 3 bin 895 hak ihlalinin yaşandığını bildirdi.

]]> https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-insan-haklari-ihlalleri-raporu-aciklandi/feed/ 0 CHP Milletvekili Veli Ağbaba, Asgari Ücrete Zam Yapılmamasına Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-asgari-ucrete-zam-yapilmamasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-asgari-ucrete-zam-yapilmamasina-tepki-gosterdi/#respond Thu, 27 Jun 2024 22:06:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36192 (ANKARA) – CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “asgari ücrete ara zam yapılmayacak” açıklamasına cevap verdi. TÜİK’in 6 aylık resmi enflasyonuna göre asgari ücretin en az 21 bin 422 TL olması gerektiğini belirten Ağbaba “Böyle enflasyonist bir ortamda 1 kez asgari ücret açıklamak vicdansızlıktır” dedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmayacağı açıklamasına yazılı olarak tepki gösterdi. Ağbaba, “eğer AKP bu inadından vazgeçmezse, CHP olarak çok net tepki vereceğiz” ifadelerini kullandı. Ağbaba’nın yazılı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Bakan Vedat Işıkhan “Temmuz’da zam yapmayacağız” dedi. 2013’te 2 kez, 2015’te 2 kez, 2022’de 2 kez ve 2023’te 2 kez asgari ücret belirlenirken, 2024’te hele de böyle enflasyonist bir ortamda 1 kez asgari ücret açıklamak vicdansızlıktır. Avrupa’nın 1 dünyanın en yüksek 3. enflasyonuna sahip bir ülkede asgari ücreti 1 kez değerlendirmek milyonlarca emekçiye ‘ölün’ demektir. Eğer AKP bu inadından vazgeçmezse, CHP olarak çok net tepki vereceğiz. Hem insanları açlığa mahrum et, hem enflasyon altında ezilmesini izle hem de haklı taleplerine kulaklarını tıka. Kusura bakmasınlar, ara zam yoksa sokak var.”

Türkiye’de artan enflasyonu dünya ile kıyaslayan değerlendiren Ağbaba, sadece Türkiye ve Arjantin’de enflasyonun yükseldiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Birçok ülkede enflasyon düşerken, en yüksek enflasyona sahip ülkelerin başında Arjantin ve Türkiye gelmek. Arjantin’de enflasyon oranı Nisan 2024’te yüzde 289,40 iken, Türkiye’de Mayıs 2024 verilerine göre yüzde 75,45 oldu. Arjantin ve Suriye’den sonra yüksek enflasyonda dünya 3. sıradayız! OECD ülkelerinin ortalamasında ise yıllık enflasyon Mayıs 2024’te yüzde 5,74 seviyesinde genel olarak sabit kalırken, Türkiye OECD ülkeleri içinde de en yüksek enflasyona sahip ülke.”

“Enflasyonun sebebi asgari ücret değil”

Türkiye’de asgari ücretlinin 24 kg alabilirken, Fransa’daki asgari ücretlinin 147 kg et aldığını belirten Ağbaba, şu görüşleri dile getirdi:

“Türkiye yüksek enflasyonda ve enflasyonunda tüm Avrupa ülkeleri arasında birinciliği kimseye kaptırmazken, hükümet sanki enflasyonun sebebini ücretlerdeki artış yaratıyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışmaktadır. Asgari ücrete Temmuz ayında artış yapılmamasına gerekçe de bunu göstermektedirler. Dünya ülkelerine baktığımızda asgari ücretleri bizden çok yüksek olmasına rağmen, enflasyonları bizle kıyaslanmayacak kadar düşüktür. Tüm dünyada ülkelerin yıllık enflasyonları bizim aylık enflasyonumuzdan daha düşük çıkmaktadır. Türkiye’de bir işçi, asgari ücreti ile sadece 24 kg et alabiliyor. Buna karşılık, Fransa’da bir asgari ücretli en az 147 kg, Almanya’da en az 82,5 kg, Belçika’da en az 129 kg et alabiliyor. Bize benzer ekonomik yapıya sahip Yunanistan’da bir asgari ücretli en az 68 kg ve Arjantin’de ise 60 kg et alabiliyor.”

Yılın ilk 6 ayındaki enflasyonun değerlendiren Ağbaba, asgari ücretin en az 21 bin 422 TL olması gerektiğini vurgulayarak,  sözlerin şöyle tamamladı:

“Ocak-Mayıs döneminde TÜİK tarafından açıklanan 5 aylık resmi enflasyon artışı yüzde 22,72 olarak açıklanmıştır. Haziran enflasyonunun yine yüzde 3 civarında açıklanacağı beklenmektedir. Ocak-Haziran 2024 döneminde 6 aylık enflasyon yüzde 26 seviyelerinde gerçekleşecektir. Asgari ücrete sadece 6 aylık resmi enflasyon kaybı eklendiğinde, net asgari ücretin en az 21.422 TL olması gerekmektedir. ENAG’ın açıkladığı Ocak-Mayıs enflasyon verilerine göre ise yüzde 27,59 enflasyon gerçekleşmiştir. Haziran sonunda ise yüzde 5’lik bir artışla yılın ilk 6 aylık enflasyonun en az yüzde 33 civarında olacağı düşünülmektedir. ENAG verilerine göre yüzde 33 artış hesaplandığında ise net asgari ücretin en az 22 bin 612 TL olması gerekmektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-asgari-ucrete-zam-yapilmamasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
İSİG Meclisi Raporu: 2013-2024 Yılları Arasında En Az 2.500 Genç İşçi Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/isig-meclisi-raporu-2013-2024-yillari-arasinda-en-az-2-500-genc-isci-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/isig-meclisi-raporu-2013-2024-yillari-arasinda-en-az-2-500-genc-isci-hayatini-kaybetti/#respond Sun, 19 May 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32436 (ANKARA) – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda 2013-2024 yılları arasını kapsayan genç işçi ölümlerine ilişkin raporunu yayınladı. Raporda, söz konusu dönemde “en az” 2 bin 500 genç işçinin hayatını kaybettiği belirtildi.

İSİG Meclisi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda 2013-2024 arası döneminde genç işçi ölümlerine ilişkin rapor yayımlandı. İSİG’in raporunda 2013-2024 yılları arasında hayatını kaybeden en az 2 bin 500 genç işçi olduğu vurgulandı. İSİG tarafından yapılan açıklamada,

“Raporumuzu, 11 Mayıs 2024 Cumartesi günü Balıkesir Karesi’de önünü kesen kişi tarafından öldürülen Balıkesir Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencisi, Dominos Pizza moto kuryesi, 20 yaşındaki Ata Emre Akman şahsında tüm kaybettiğimiz genç işçilere adıyoruz…” denildi.

Rapora göre, 2013 yılında en az 193 genç işçi, 2014 yılında en az 226 genç işçi, 2015 yılında en az 222 genç işçi, 2016 yılında en az 233 genç işçi, 2017 yılında en az 232 genç işçi, 2018 yılında en az 225 genç işçi, 2019 yılında en az 206 genç işçi, 2020 yılında en az 202 genç işçi, 2021 yılında en az 174 genç işçi, 2022 yılında en az 252 genç işçi, 2023 yılında en az 260 genç işçi ve 2024 yılının ilk dört ayında en az 75 genç işçi olmak üzere; 2013-2024 yılları döneminde “en az” 2 bin 500 genç işçi hayatını kaybetti.

Raporda “Genç işçi ölümleri pandemide kısmen düşüş eğilimi gösterse de (çalışma kısıtı göz önüne alınmalı) özellikle 2021 yılı Eylül ayı ile beraber derinleşen (döviz-enflasyon yükselişi ile hissettiğimiz) yoksullaştırma politikaları sonucu hızla artmıştır” ifadelerine yer verildi.

İŞ KOLLARINA GÖRE DAĞILIM

2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı ise raporda, şu şekilde verildi:

“İnşaat, Yol işkolunda 656 genç; Tarım, Orman işkolunda 424 genç (296 işçi ve 128 çiftçi); Konaklama, Eğlence işkolunda 203 genç; Taşımacılık işkolunda 162 genç; Metal işkolunda 149 genç; Madencilik işkolunda 146 genç; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 114 genç; Belediye, Genel İşler işkolunda 90 genç; Enerji işkolunda 86 genç; Gıda, Şeker işkolunda 62 genç; Tekstil, Deri işkolunda 59 genç; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 57 genç; Savunma, Güvenlik işkolunda 54 genç; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 48 genç; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 43 genç; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 28 genç; Ağaç, Kağıt işkolunda 27 genç; Basın, Gazetecilik işkolunda 15 genç; İletişim işkolunda 4 genç; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 genç; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 72 genç işçi hayatını kaybetti.

GENÇ İŞÇİ ÖLÜMLERİNİN YÜZDE 93’ÜNÜ ÜCRETLİ

İstihdam dağılımına baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 93’ünü ücretliler oluşturuyor. Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir sahibi olmadığını ve yaşamak için çalışmak (İSİG tabiriyle çalışmak için yaşamak) zorunda olduklarını gösteriyor.

Sektörel dağılıma baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 34’ünü sanayi, yüzde 27’sini inşaat, yüzde 22’sini hizmetler ve yüzde 17’sini tarım oluşturuyor. Genç işçi ölümlerinin başta metal, maden, enerji olmak üzere sanayide yoğunlaştığını görüyoruz. Yine şehirleşmenin bir sonucu olarak inşaaatlarda ve hizmetlerde genç işçi ölümleri artıyor. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasını oluşturan tarımdaki ölümler ise bu yaş grubunda giderek düşüş eğilimi gösteriyor.

İşkolları açısından baktığımızda ise son yıllarda dikkat çekilmesi gereken işkolu “konaklama”. Son beş yıldır (özel olarak moto kurye mesleğinin artışının yanısıra) bu işkolunda güvencesizlik temelinde yaşanan kitlesel işçileşmenin bir sonucu bu.

GENÇ İŞÇİ İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENLERİNE GÖRE DAĞILIM

2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

“Trafik, Servis Kazası nedeniyle 590 genç; Yüksekten Düşme nedeniyle 407 genç; Ezilme, Göçük nedeniyle 385 genç; Elektrik Çarpması nedeniyle 231 genç; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 201 genç; Şiddet nedeniyle 154 genç; Patlama, Yanma nedeniyle 113 genç; İntihar nedeniyle 95 genç; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 72 genç; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 57 genç; Kesilme, Kopma nedeniyle 29 genç; diğer nedenlerden dolayı 166 genç işçi hayatını kaybetti.

Özellikle tarım ve taşımacılık nedenli trafik ve servis kazası, inşaat nedenli yüksekten düşme ve sanayi işkollarından dolayı ezilme öne çıkıyor. Ancak elektrik çarpması gibi çok ucuza önlemler ile engellenebilecek ölümlerin oransal olarak bu kadar fazla olması keza benzer şekilde zehirlenme ve boğulmaların çokluğu, genç işçilerin çalışma koşullarına dair (aşırı-yoğun-fazla çalışma, önlem ve denetimsizlik) zemini ortaya koyuyor.

GENÇ İŞÇİ İŞ CİNAYETLERİNİN YAŞLARA GÖRE DAĞILIM

2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin yaşlara göre dağılımı şöyle:

“18 yaşında 205 genç, 19 yaşında 279 genç, 20 yaşında 288 genç, 21 yaşında 231 genç, 22 yaşında 318 genç, 23 yaşında 350 genç, 24 yaşında 342 genç ve 25 yaşında 487 genç işçi hayatını kaybetti.

18 yaşında ölen genç işçileri (18 yaşını tamamlamış) olarak değerlendiriyoruz (Bazı işçiler 18 yaşını doldurmamış “çocuk işçi” olabilir. Ancak kimlik bilgilerini tam olarak öğrenemiyoruz)

Tersi bir durum da 25 yaş için olabilir. Bu yaş için tespit ettiğimiz işçilerin bir kısmı 26 yaşında olabilir ama benzer bir nedenle 25 yaş olarak değerlendiriyoruz.”

GENÇ İŞÇİ İŞ CİNAYETLERİNİN CİNSİYETLERE GÖRE DAĞILIM

2013-2024 yılları döneminde genç işçi iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle:

“214 kadın ve 2286 erkek işçi hayatını kaybetti. Genç kadın işçiler yoğunlukla mevsimlik tarımda, gıda-kimya-tekstil gibi sanayi işkollarında, market-büro-lokanta gibi hizmetlerde, sağlık alanında ve genel işler işkollarında çalışıyordu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/isig-meclisi-raporu-2013-2024-yillari-arasinda-en-az-2-500-genc-isci-hayatini-kaybetti/feed/ 0
CHP Milletvekili Tanrıkulu: İşçilerin hakları görmezden geliniyor https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-iscilerin-haklari-gormezden-geliniyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-iscilerin-haklari-gormezden-geliniyor/#respond Wed, 01 May 2024 21:40:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30003 CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “İşçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’ı, bu yıl daha karanlık bir tablo ile karşılıyoruz. İşçilerin temel hak, özgürlük ve eşitlik taleplerinin görmezden gelindiği, iş cinayetlerinin normal, sorumluların yargılanmasını anormal olduğu, sendikal hak ve özgürlüklerin sınırlandırıldığı günlerden geçiyoruz. AKP iktidarının amacının beyaz ya da mavi yakalı işçilerin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin engellenmesi, birlik ve dayanışma ruhunun zayıflatılması olduğunu biliyoruz” dedi.

CHP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle açıklama yaptı. Tanrıkulu, “İşçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’ı, bu yıl daha karanlık bir tablo ile karşılıyoruz. İşçilerin temel hak, özgürlük ve eşitlik taleplerinin görmezden gelindiği, iş cinayetlerinin normal, sorumluların yargılanmasını anormal olduğu, ucuz istihdam yani açık sömürü politikalarıyla çocuk emeğinin tercih edildiği, sağlıktan barınmaya, ulaşımdan eğitime tüm kamusal hizmetlerin piyasanın vahşi koşullarına terk edildiği, sendikal hak ve özgürlüklerin sınırlandırıldığı, mücadele ve direnişin bastırılmaya çalışıldığı, taşeronlaştırmanın, güvencesizleştirmenin temel politika haline getirilerek yaygınlaştırıldığı, işsizliğin normalleştirildiği, yoksulluğun “kader” diye pazarlandığı, doğanın yağmaya ve talana terk edildiği, bağımsız, muhalif gazetecilerin yoğun baskı ile ezildiği günlerden geçiyoruz. AKP iktidarının amacının beyaz ya da mavi yakalı işçilerin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin engellenmesi, birlik ve dayanışma ruhunun zayıflatılması olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Tanrıkulu açıklamasında Türkiye’deki işçi ölümleri, işsizlik ve işçilerin ekonomik durumlarına ilişkin verileri de paylaştı. 2002 yılından bu yana 32 bin 478 işçinin ‘önlenebilir sebeplere rağmen’ yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Tanrıkulu şunları dile getirdi:

“Bu yılın ilk üç ayında en az 425 iş cinayeti… Ocak ayında 161, Şubat ayında 149, Mart ayında 115 olmak üzere üç ayda en az 425, her gün -en az- beş işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2023 yılında ise (Ocak 115, Şubat 261, Mart 130, Nisan 123, Mayıs 147, Haziran 160, Temmuz 184, Ağustos 206, Eylül 153, Ekim 151, Kasım 145, Aralık 154) en az 1.929 işçi yaşamını yitirdi. Ayrıca son 11 yılda -en az- 689 çocuk (99’u kız, 590’ı erkek) çalışırken hayatını kaybetti. Çocukların 80’inin göçmen/mülteci olduğu belirlendi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine göre, AKP iktidarında geçen 2002-2023 yılları arasında -en az- 32.478 işçi “önlenebilir sebeplere rağmen” yaşamını yitirdi.

İŞSİZ SAYISI SON BİR YILDA 811 BİN ARTTI”

DİSK-Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Mart 2024 dönemi “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması” 15 Nisan günü yayımlandı. Buna göre; sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 550 TL’yi, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 16 bin TL’yi, yoksulluk sınırı 57 bin TL’yi, tek başına yaşayan bir kişi için ise yoksulluk sınırı 25 bin TL’yi geçti.

DİSK Araştırma Merkezinin çalışmalarına göre ise; geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 811 bin kişi arttı, zamana bağlı eksik istihdam bir yılda 611 bin kişi arttı. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 24,5, geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 32,9 oldu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-iscilerin-haklari-gormezden-geliniyor/feed/ 0
BBC, Ukraynalı zehir satıcısının kimliğini tespit etti https://www.haber60.com.tr/bbc-ukraynali-zehir-saticisinin-kimligini-tespit-etti/ https://www.haber60.com.tr/bbc-ukraynali-zehir-saticisinin-kimligini-tespit-etti/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:36:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14916 BBC, İngiltere’de en az 130 kişinin ölümüyle bağlantılı olduğu düşünülen bir zehri satan Ukraynalı adamın kimliğini tespit etti.

İntiharı teşvik eden bir internet sitesinde reklamını yapan Leonid Zakutenko, alıcı rolündeki bir muhabire İngiltere’ye haftada beş koli gönderdiğini söyledi.

BBC, Zakutenko’nun Kiev’deki evine kadar izini sürdü ve iddiaları yüz yüze kendisine yöneltti.

Zakutenko ölümcül kimyasalı sattığını reddetti.

BBC, bu ölümcül kimyasalın adını vermeyi doğru bulmuyor.

Ancak yapılan araştırma, bu maddeyi yıllardır tedarik ettiğini ortaya çıkardı.

Söz konusu kimyasal, İngiltere’de meşru bir amaç için kullanan şirketlere yasal olarak satılabiliyor.

Tedarikçiler, maddenin ne için kullanılacağına dair temel kontrolleri yapmadan müşterilere satış yapamıyor.

Kimyasal, küçük dozlarda bile yutulması halinde ölümcül olabiliyor.

Geçen yıl Londra’da ölen 54 yaşındaki ikiz kız kardeşler Linda ve Sarah, kimyasalı, bilinen bir intihar forumunda Ukraynalı satıcıdan temin etmişti.

Kardeşlerin ailesi, Zakutenko için “aşağılık ve kötü bir insan” ifadesini kullandı.

Kız kardeşleri Helen Kite göre Linda, “birkaç pound karşılığında ‘ölüm kitine’ kolayca” erişebilmişti.

Kite, kız kardeşlerinin ve diğer pek çok kişinin kimyasala erişimini engellemek için yetkililerin harekete geçmemesinin “ulusal bir utanç” olduğunu söyledi.

Zakutenko’nun sattığı kimyasal madde Linda’nın kullandığı forumda açıkça tartışılıyor ve üyeler birbirlerine bu maddenin nasıl satın alınacağı ve kullanılacağı konusunda tavsiyelerde bulunuyor.

Londra Queen Mary Üniversitesi’nde farmakoloji uzmanı Profesör Amrita Ahluwalia’ya göre kimyasal, 2019’dan bu yana İngiltere’de 130’dan fazla ölümle bağlantılı olabilir.

Ahluwalia, patologlardan ve polisten kendisine gönderilen, hayatını kaybetmiş kişilerden alınan kan ve diğer örnekleri analiz etti.

187 testin %71’inde bu kimyasalın yüksek oranda bulunduğunu tespit etti; bu da en az 133 kişinin bu kimyasalın yutulması sonucu ölmüş olabileceğini gösteriyor.

Ahluwalia’ya göre “ne için kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda, sorunların tam olarak araştırılması, kullanımının amacına uygun olması için düzenleme yapılması” gerekiyor.

Cinayet suçlamaları

Geçen yıl tutuklanan ve şu anda 14 cinayet suçlamasıyla karşı karşıya olan Kanadalı Kenneth Law da aynı maddeyi tedarik ediyordu.

Law’un kimyasal maddeyi dünya çapında 40 ülkedeki alıcılara 1.200’den fazla kez sattığı ve İngiltere’de en az 93 ölümle bağlantılı olduğu düşünülüyor.

BBC araştırması Zakutenko’nun aynı kimyasalı en az Kasım 2020’den beri sattığını ortaya çıkardı.

Hatta Law ile aynı intihar forumunda kısa bir süre kendi reklamını yapmıştı.

Forumun kullanıcıları mesaj yoluyla Zakutenko’nun iletişim bilgilerini iletti.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de bir sitedeki küçük bir dairede yaşıyordu.

Paketlerini gönderdiği postanenin önünde ona iddialarımızı yöneltip hayatlarına son vermek isteyen insanlara neden zehirli bir kimyasal gönderdiğini sorduk.

Bunun “yalan” olduğunu söyleyip uzaklaşmaya çalıştı.

O gün sipariş verdiğimizden kolilerden en az birinin kimyasal madde içerdiğini biliyoruz.

Ölenlerin ailelerine ne söyleyeceğini sorduğumuzda, “Neden bahsettiğinizi bilmiyorum” dedi.

David Parfett’in 22 yaşındaki oğlu Tom da aynı kimyasalı Kenneth Law’dan satın almış ve Ekim 2021’de yaşamına bununla son vermişti.

Parfett şimdi intihar forumunun kapatılması ve Zakutenko gibi satıcıların durdurulması için kampanya yürütüyor.

İngiliz yetkililer, en az Eylül 2020’den beri bu kimyasaldan ve çevrimiçi ticaretten haberdar.

O tarihten bu yana İngiltere’deki adli tabipler en az beş kez farklı devlet dairelerine yazı yazarak kimyasal madde ve intihar forumu hakkında harekete geçilmesini tavsiye etti.

Parfett, Aralık 2023’te Zakutenko’dan bir sevkiyat satın aldı; yetkililerin paketi durdurup durdurmayacağını görmek için sistemi test etmek istiyordu.

Siparişi verdikten birkaç gün sonra polisten bir “sağlık kontrolü” uyarısı almış, ancak kimyasal madde yine de haftalar içinde eline ulaşmıştı.

Parfett, “Bugün ölümlerin sayısı hakkında bildiklerimiz ortadayken bunun gerçekleştiğine hala inanamıyorum” diyor.

Parfett ve Kite, yakınları Tom ve Linda’nın kimyasal maddeyi öğrendikleri foruma karşı daha sert önlemler alınması çağrısında bulunuyor.

Kite siteyi, “yetkililer tarafından engellenmeden en savunmasız kişileri hedef alan ve geride kalanlar için tarifsiz acıya neden olan bir iğrençlik” olarak tanımladı.

Hükümet, geçen yıl yasalaşan yeni Çevrimiçi Güvenlik Yasası’nın bu tür forumlara erişimi kısıtlamaya yardımcı olacağını söylüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbc-ukraynali-zehir-saticisinin-kimligini-tespit-etti/feed/ 0
AKP İktidarı Döneminde Binlerce İşçi Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/akp-iktidari-doneminde-binlerce-isci-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/akp-iktidari-doneminde-binlerce-isci-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 24 Feb 2024 22:18:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11754 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, AKP iktidarı dönemindeki işçi ölümlerini ilişkin verilere paylaştı. Bülbül, “2023 yılında bin 932 işçi, 2024 Ocak ayında da en az 158 işçi, AKP iktidarı döneminde ise en az 32 bin 478 işçi hayatını kaybetti. AKP iktidarının beceriksiz yönetiminin sonucunda işçilerimizin hiçbir güvenliğinin olmadığı aşikardır. Mevcut ekonomik tabloda işçilerin güvenlik, denetim olmasa bile mecburiyetten çalışma koşullarını kabul ettiği ve bundan dolayı da işçi ölümlerinin hızla arttığı ortaya çıkmaktadır” dedi.

2023 yılında en az 68 motokuryenin, 54 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini ifade eden Süleyman Bülbül, AKP iktidarında iş güvenliğinin olmadığına dikkati çekti. Bülbül, şunları kaydetti:

“2023 YILINDA 147 KADIN İŞÇİ, 54 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ”

“Türkiye son 22 yılda iş güvenliği konusunda korkunç bir tabloyla karşı karşıya kaldı. AKP iktidarının göreve gelmesinin ardından işçi ölümleri, çocuk işçi ve kadın işçi ölümleri, ülkede iş güvenliğinin olmadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. İşçi Sağlığı ve İs Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) raporuna göre; 2023 yılında bin 932 isçi yaşamını yitirdi. Bunların 147’si kadın işçi, 54’ü çocuk işçi, 95’i 65 yaş üstü, 163’ü ise yaşını bilmediğimiz yurttaşlarımızdır. 2024 Ocak ayında da en az 158 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Son 5 yılda ise toplam 10 bin 108 işçi yaşamını yitirdi. 2022 yılında en az 55, 2023’te ise en az 68 motokurye iş cinayetlerinde hayatını kaybetti”

“AKP’Lİ YILLARDA 2 BİN 42 MADEN İŞÇİSİ HAYATINI KAYBETTİ”

Bülbül, “3 Kasım 2002 tarihinden itibaren AKP iktidarı döneminde, en az 32 bin 478 işçi hayatını kaybetti. Yine AKP’li yıllarda en az 2 bin 42 maden işçisi hayatını kaybetti. Bu veriler, iktidarın işçiye verdiği değeri ve sorumsuzluğu bir kez daha göstermektedir. İSİG’in çocuk iş cinayetleri raporuna göre son 11 yılda en az 671, AKP’li yıllarda ise en az 907 çocuk çalışırken hayatını kaybetti” dedi.

Kötü ekonomiden dolayı işçilerin denetimsiz ortada mecburiyetten çalıştığını söyleyen Bülbül, “Çocukların okullarda eğitim alması gerekirken, kötü ekonomi yönetiminin sonucunda okulu değil çalışmayı tercih etmekte ve bunun sonucunda iş güvenliği denetiminin de olmadığı yerlerde çocuk işçi ölümleri gerçekleşmektedir. Bunun başlıca sorumlusu da mevcut iktidardır. AB’nin resmi istatistik kurumu Eurosat ve SGK’nın verilerine göre en fazla işçi ölümlerinin yaşandığı ülke Türkiye oldu. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre Türkiye, çalışma koşullarının en kötü olduğu ülkelerin arasında yer almaktadır. Türkiye’de her yıl yaklaşık 12.000 işçinin işle ilgili hastalılardan ölmüş olabileceği düşünülmektedir. AKP iktidarının beceriksiz yönetiminin sonucunda işçilerimizin hiçbir güvenliğinin olmadığı aşikardır. Mevcut ekonomik tabloda işçilerin güvenlik, denetim olmasa bile mecburiyetten çalışma koşullarını kabul ettiği ve bundan dolayı da işçi ölümlerinin hızla arttığı ortaya çıkmaktadır.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/akp-iktidari-doneminde-binlerce-isci-hayatini-kaybetti/feed/ 0