Erzincan İl Özel İdaresi salonunda yapılan Ergan Dağı Doğa Sporları Festivali tanıtım toplantısına Erzincan Vali Yardımcısı/İl Özel Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, İl Genel Meclis başkanı Mehmet Cavit Şireci, Gençlik ve Spor İl Müdürü Volkan Burak Mumcu, İl Kültür Müdürü Oğuzhan Yılmaz, AFAD İl Müdürü Cengiz Çavuş, ilgili kurum müdür ve amirleri ile kulüp temsilcileri katıldı.
“30 Ağustos’ta da çok büyük bir motosiklet festivali var”
Hafta sonu yapılacak olan festival ile ilgili bilgi veren Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürü Volkan Burak Mumcu, “Geçen hafta off road yarışmaları yapıldı. 30 Ağustos’ta da çok büyük bir motosiklet festivali var. Burada motor kulübü, off road kulübü, paraşüt kulübü yetkilileri var birlikte eksiklikleri tespit ederek gidermek için konuşacağız. Biz istiyoruz ki burada eksikliklerimizi görelim sonra giderelim üstüne koyarak ilerleyelim. 30 Ağustos’ta yapacağımız festivale yaklaşık bin 500 motosikletçi davet ediyoruz. Tüm katılımcılarımızı yurtlarımızda misafir edeceğiz. Konserlerimiz olacak. Yakıt desteklerimiz olacak. 30 Ağustosta ayrıca paraşütçülerimizin 1 haftalık bir dünya şampiyonaları olacak. Paraşüt kulübümüzde bu hafta yapacağımız etkinlikleri görsünler ki birlikte yapacağımız yarışmalarda Erzincan’ın tanımını yapmış olalım. Gençlik Spor İl Müdürlüğü olarak çok güzel etkinlikler yapıyoruz. İl Özel İdaremiz bizlere çok yardımcı oluyor. Burada öncelikli amacımız Ergan Dağı Kayak Merkezimizin tanıtımını yapmak.” dedi.
“Çadırı kap gel” etkinliğimiz olacak
Erzincan Vali Yardımcısı/İl Özel Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat ise konuşmasında, “Valimiz Hamza Aydoğdu’nun talimatları doğrultusunda Ergan Dağı Kayak Merkezimizde çok güzel işler yaptık. Yaptığımız ve yapacağımız festivallerde diğer tüm kurumlarımızın da yüklenicisi olduk. İaşelerini yaptık. Bundan sonra çok daha güzel işler olacak. Ergan Dağı Kayak Merkezimizde geçen hafta off road gece konaklamalı etkinliği oldu. Etkinliğe katkı sağlayan Gençlik Spor İl Müdürlüğümüze ve katkı veren diğer tüm kurumlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu hafta sonu da “Çadırı Kap Gel” etkinliğimiz olacak. Burada su sporları, yamaç paraşütü, araç sporları motorkros gibi etkinlikler olacak. Hafta sonu da ayrıca sanatçı Emre Fel konseri olacak. Katılımın çok yüksek olmasını bekliyoruz. Ergan Dağı Kayak Merkezimizde o gün için 400 çadır kurulacak.” diye konuştu.
Konuşmasını verdiği müjde ile sürdüren Erzincan Vali Yardımcısı/İl Özel Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, geçtiğimiz hafta yapılan off road sahasının modernize edilmesi ve motosiklet parkuru ile birleştirilmesi noktasında çalışma yapıldığını ve sözleşmenin imzalanma aşamasında olduğu belirtti.
Hafta sonu yapılacak olan Ergan Dağı Doğa Sporları Festivali Cumartesi, yamaç paraşütü hedef yarışması, yamaç paraşütü serbest uçuş, motocros yarışması, gölde su sporları etkinliği, okçuluk ve Atıcılık etkinliği ile Emre Fel konseri olacak. Pazar günü ise sabah doğa yürüyüşü ile başlayan etkinlik, 2. etap yamaç paraşütü hedef yarışması, yamaç paraşütü serbest uçuşlar, serbest zaman etkinlikleri kapsamında su sporları, okçuluk, atıcılık, ip çekme ve kaya tırmanışı olacak. Etkinlik motocros gösterimi ve ödül töreni ile tamamlanacak. – ERZİNCAN
]]>BURSA’da, koruma altında olduğu yurttan ayrıldıktan 4 gün sonra, inşaatın içi su dolu asansör boşluğunda cesedi bulunan Yasemin Cemre İçlikan’ın (17) ölümüyle ilgili davanın ilk duruşmasında cinayet şüphelisi tutuklu erkek arkadaşı Bedirhan G. (17) ile arkadaşları tutuksuz sanıklar Emre C. (17) ve Kadir D. (17) hakim karşısına çıktı. Kadir D., ifadesinde, “Olay günü inşaata gelen Bedirhan ve Yasemin uyuşturucu kullandılar. Daha sonra üst kata çıkıp birlikte oldular. Bedirhan Yasemin’e, ‘Emre ile de birlikte ol, dediğimi yapmazsan seni asansör boşluğuna atarım’ dedi. Yasemin kabul etmeyince asansör boşluğuna itti. Bedirhan daha sonra ölen Yasemin’in üzerine Emre ile birlikte moloz attı” dedi.
Bursa’da geçen yıl ağustos ayında, yapılan bir ihbar sonrası, merkez Yıldırım ilçesindeki bir inşaatın asansör boşluğunda kadın cesedi bulundu. Cesedin, 23 Ağustos günü kaldığı Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı yurttan izinli çıktıktan sonra geri dönmeyen Yasemin Cemre İçlikan’a ait olduğu tespit edildi. Yasemin Cemre İçlikan’ın cansız bedeni, savcının olay yerindeki incelemesinin ardından otopsi yapıldıktan sonra Bursa’da toprağa verildi.
EVLATLIK EDİNİLDİĞİNİ ÖĞRENİNCE BUNALIMA GİRMİŞ
Yapılan araştırmada, Eskişehir’de yaşayan R.B.- M.N.İ. çifti, çocukları olmayınca, 2008 yılında Yasemin Cemre İçlikan’ı evlatlık edindiği, eşiyle boşanan M.N.İ.’nin ise kızı Yasemin ile Bursa’ya yerleştiği öğrenildi. 8 yaşındayken evlatlık olduğunu öğrenince bunalıma giren Yasemin, 12 yaşına geldiğinde evden kaçmaya başlayınca, babası M.N.İ. tarafından Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı yurda yerleştirildi. Yurttan da kaçmaya başlayan Yasemin’in, uyuşturucu kullandığı iddiasıyla yüksek güvenlikli yurda yerleştirildiği ifade edildi.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyip, görgü tanıklarının ifadelerine başvuran İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, aralarında genç kızın erkek arkadaşının da olduğu 3 kişiyi gözaltına aldı. İçlikan’ın erkek arkadaşı olan Bedirhan G. ile kuzenleri Kadir D. ve Emre C., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Bedirhan G. tutuklanırken, Kadir. D. ve Emre. C. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturma sonunda, hakkında ‘Kasten öldürmek’, ‘Çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 20 yıla kadar da hapsi istenen Bedirhan G. ile ‘Kasten öldürmeye yardım etme’, ‘Hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından 15’er yıla kadar hapis cezası istenen Kadir D. ve Emre C. hakkındaki iddianame, Bursa Çocuk Mahkemesi tarafından kabul edildi. Basına kapalı gerçekleşen ilk duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları ve yakınları katıldı
ASANSÖR BOŞLUĞUNA İTTİĞİ YASEMİN’İN ÜZERİNE MOLOZ ATMIŞLAR
İlk duruşmada tutuksuz sanık Kadir D. “Olay günü inşaata gelen Bedirhan ve Yasemin uyuşturucu kullandılar. Daha sonra üst kata çıkıp birlikte oldular. Bedirhan, Yasemin’e, ‘Emre ile de birlikte ol, dediğimi yapmazsan seni asansör boşluğuna atarım’ dedi. Yasemin kabul etmeyince asansör boşluğuna itti. Bedirhan daha sonra ölen Yasemin’in üzerine Emre ile birlikte moloz attı. Tehdit ederek bana da moloz attırdılar” dedi.
Diğer tutuksuz sanık Emre C.’nin, suçsuz olduğunu belirtip, Bedirhan’ın, kız arkadaşı olan Yasemin’i para karşılığı erkeklere sattığını bildiğini söylediği soruşturmada Bedirhan G. ise, olay günü Yasemin Cemre İçlikan ile inşaatta uyuşturucu aldıktan sonra rızasıyla birlikte olduklarını belirtip, “Ben onu iterek öldürmedim. Tartışırken geri geri gidiyordu. Ağzından köpükler gelmişti. Dengesini kaybedip asansör boşluğuna düştü” dedi.
Mahkeme heyeti, savcılık soruşturmasında verdikleri ifadelerini tekrarlayan sanıkların yargılanmasını, tanıkların dinlenip, eksik evrakların beklenmesi için, eylül ayına ertelerken, Bedirhan G.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi.
]]>İstanbul Arel Üniversitesi’nde 1. Spor Zirvesi Kongresi düzenlendi. Moderatörlüğünü Maç Analisti Emre Kahvecioğlu’nun yaptığı kongrede Spor Yorumcusu Emre Özcan, Spor Psikoloğu Arda Coşkun, Spor Yorumcusu Kaan Kural ile Spor Yorumcusu ve Yazarı İnan Özdemir, spora dair her şeyi İstanbul Arel Üniversitesi’nde konuştu. Özellikle Trabzonspor – Fenerbahçe maçı ile ilgili gelen soruları yanıtlayan yorumcular, şiddet olaylarının kulüplerin kötü yönetiminden ve yaptırımların düşük olmasından kaynaklandığını ileri sürdü.
Kongrede özellikle Avrupa futbolu ile ilgili açıklamalarda bulunan Spor Yorumcusu Emre Özcan, Türkiye’ye yabancı sermayenin girmesini desteklediğini ifade etti. Kötü yönetilen kulüplerin futbola zarar verdiğini sözlerine ekleyen Özcan, Trabzonspor – Fenerbahçe maçında yaşanan gerilimde kötü yönetimin önemli etkisi olduğunu ileri sürdü. Spor Yorumcusu Emre Özcan, “Bütün kulüplerimiz yıllardır çok kötü yönetiliyor. Hepsi istikrarlı bir şekilde yıllardır berbat yönetilirken bu işi yabancı sermayenin gelip öğretmesi gerekiyor o zaman. Şimdi Başakşehir Futbol Kulübü, City Football Group’a geçti. Büyük transferlerini yaptılar. Zaten rekabetçiler. 5 yıl içerisinde düzenli bir şampiyonluk adayı haline gelecekler. Göztepe’nin 7 – 8 ay içerisinde zirveye oynayacak bir takım olacağına eminim. Çünkü berbat yönetiliyor diğer kulüpler. Galatasaray, Fenerbahçe gibi büyük kulüpler o kadar kötü harcamalar, o kadar kötü yatırımlar yapıyorlar ki, çok daha az parayla, çok daha mantıklı çok daha başarılı yapılar kurmak mümkün. Bunun futbolda sayısız örneği var. Birilerinin doğruları yaparak, işin nasıl yapılacağını öğretmesine ihtiyacımız var. Yıllardır istikrarlı bir şekilde her şeyin standartın çok altında olduğu bir ülkede futbolda standartın altın olacak. Hakemler de öyle olacak, oyuncular da öyle olacak, yapılar da öyle olacak. O yüzden yönetemiyorlar. O yüzden ben diyorum ki yabancı sermaye gelsin yönetmeyi öğretsin” diye konuştu.
“Türk Futbolunda şiddete başvuran kahraman ilan ediliyor”
Kongre de kariyer yolculuğu ile ilgili bilgiler veren Spor Psikoloğu Arda Coşkun ise taraftar psikolojisi hakkında önemli açıklamalarda bulunarak şiddet suçlarında yaptırımların artırılması gerektiğinin altını çizdi. Ankaragücü maçının ardından hakem Halil Umut Meler’e yumruk atan MKE Ankaragücü Kulübü eski Başkanı Faruk Koca’nın bazı kesimler tarafından adeta kahraman ilan edildiğini ifade eden Coşkun, ülkemizde şiddetin tolere edilemez bir kavram olması gerektiğini vurguladı. Trabzonspor – Fenerbahçe maçının ardından yaşanan olaylarda güvenlik zafiyetinin olduğuna da değinen Coşkun, “Aslında ülkenin bakış açısından çok farklı değil. Ülkemizde şiddete bakış açısı ne kadar tolere edilebildiğini ya da onaylanabildiğini bildiğimiz için hayatın farklı alanlarında olduğu gibi futbolda da aynı durumu yaşıyoruz. Benzer şekilde cezaların olmadığı veya çok böyle sembolik olarak bir şeylerin yaşandığı bir dünya yaşıyoruz. Son olaylardan benim çok umudum yok açıkçası. Herkes çok sert açıklamalar yaptı ama bir hafta sonra tekrardan aynı döngünün içine gireceğiz. Çünkü daha önce de birçok şey yaşadık biliyorsunuz. Taraftarlıkta aidiyet çok önemli bir kavram. Aslında taraftarlar takımlarının haksızlığa uğradığını hissettiklerinde veya maruz kaldıklarında, hem medya, hem kulüp yöneticileri hem sporcuların yaptığı açıklamalar, son dönemde özellikle herkesin haksız olduğu ve herkesin adalet aradığı ama bir taraftan da herkesin bir şekilde içini götürdüğü garip bir sistemin içindeyiz. Galatasaray sürekli mağdur, Fenerbahçe sürekli mağdur ama hep de zirvedeler. Çokta güçlüler. Böyle bir tezat var. Bu durum diğer kulüpler için de geçerli. O yüzden dışardan pompalandığı için taraftarlarda bir noktadan sonra bu mağduriyeti kişiselleştirmeye başlıyorlar. Son olaylarda özellikle güvenlik önlemleri konusunda da büyük zafiyetler olduğu için ve daha önceki örnekler cezasız kaldığı için, hatta ve hatta kahramanlaştığı için bu insanlar, futbolun futbol dışında, sadece yapılan açıklamaların daha ilgi çekici olduğu enteresan bir dünyası var” şeklinde konuştu.
“Bizim sporcularımız doğru hedef belirleyemiyor”
Moderatör Emre Kahvecioğlu’nun geçtiğimiz yıllarda Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu’nun takım arkadaşı Marcao ile saha içerisinde yaşadığı kavgayı hatırlatması üzerine konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Spor Psikoloğu Arda Coşkun, daha sonraki süreçte Kerem Aktürkoğlu’nun psikolojik destek aldığını belirtti. Konuşmasının devamında spor psikologlarının çalışma alanları hakkında bilgiler veren Arda Coşkun, ülkemizdeki birçok sporcunun hedeflerini belirmede zorluk yaşadığını belirtti.
Sporcuların yaşam tarzı ile ilgili bilgiler veren Spor Psikoloğu Arda Coşkun, “Kolay bir hayat. Çok para kazanıyorlar. Özellikle göz önündeki branşlarda. Sosyal hayatları muhteşem. Bütün her şey önlerinde gibi duruyor ama aslında birçok sporcunun sancılı dönemlerden geçtiğini biliyorum. Bu bazen görünür oluyor. Bazen hiç görünüyor olmuyor. Buralarda baskıyı avantaj haline getirebilmek, doğru bir hedef koyabilmek, bence en büyük sıkıntılardan biri o, bizim sporcularımızda. Doğru hedef koyma, hem vizyonları olamayabiliyor veya kısa süreli ve sadece sonuçla ilgili maddi bir hedef koyuyorlar kendilerine. Çok sınırlı bir hedef koyabiliyorlar ve onun üstüne çıkmakta çok zorlanıyorlar. Buralarda destek oluyoruz. Duygular nasıl kontrol edilir, duygular nasıl tanınır, onları nasıl kullanmaya başlarsınız gibi genel olarak kendilerini tanımaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Sporcular artık bu süreçleri kendileri atlatması gerektiği ön yargısını kırdılar. Doğru yerde, doğru ekipten destek olmakta aslında sporun temel unsurlarından biridir” dedi.
Üç oturumda gerçekleşen kongrenin son oturumunda ise Spor Yorumcusu Kaan Kural ile Spor Yorumcusu ve Yazar İnan Özdemir, kariyer yolculukları ile ilgili bilgiler verdi. Basketbol tarihinin efsanelerinin konuşulduğu oturumda özellikle NBA ve Türkiye basketbolu masaya yatırıldı.
Türk ve dünya sporuna dair önemli bilgilerin yer aldığı kongre plaket takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi. – İSTANBUL
]]>4 Temmuz Mahallesi 204. Cadde üzerinde yer alan 4 katlı binanın 4. katında 22 Nisan 2023’de meydana gelen olayda iddiaya göre Emre T. (30), ağabeyi Murat Can T’yi (32) uykuda bıçaklayarak öldürüp kaçtı. Evden yaklaşık 1 kilometre uzaklaşan Emre T., şüpheli tavırları ve elindeki bıçakla devriye gezen polis ekiplerinin dikkatini çekti. Kendisini durduran polis ekiplerine “Ağabeyimi öldürdüm” diyerek cinayeti itiraf eden Emre T. gözaltına alındı. Murat Can T.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Emre T’nın ağabeyinin boğazını ve cinsel organını kestiği ortaya çıktı.
“Savunma yapmayacağım”
Emre T’nin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “abiyi canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Emre T., avukatı ve babası N.T. katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Emre T., “Savunma yapmayacağım. Savcılıkta savunma yaptım. Savcılıkta söylediklerim, ağabeyimin bana yaptıklarının onda biri kadardır” dedi.
“İndirim almak için mücadele vermeyeceğim”
Mahkeme başkanının “Anlatmazsan durum senin aleyhine olur” sözleri üzerine sanık, “Bu saatten sonra benim için fark etmez. İndirim almak için mücadele vermeyeceğim. İnsan kardeşini taciz eder mi? Hep sustum. Ben küçükken yatakta pantolonumu indirdi. Beni arkamdan taciz edeceği sırada annem ağlama seslerine yanımıza geldi. Bize kızdı ve tekrar aynı yatağa yatırdı. Bu durumu şu ana kadar anlatamadım, hep sustum” diye konuştu.
“Sebepsiz yere kimse ağabeyini öldürmez”
Psikolojik tedavi görüp görmediği sorulan sanık Emre T., “Psikolojik tedavi görmüyorum. Beni sakinleştiren tek şey uyuşturucuydu. Cinsel olay bir tanedir ancak ağabeyimin beni dövdüğü, tehdit ettiği zamanlar da vardır. Sebepsiz yere kimse ağabeyini öldürmez. Olaydan bir gün önce babama maruz kaldığım cinsel olayı anlattım. O gece ailecek kaldığımız eve gitmedim. Olayları babama anlattığım sırada gömleğimi yırtmıştım, sabah üstümü değiştirmek için eve gittiğimde ağabeyim bana, ‘Babama ne anlattın şerefsiz’ dedi. Sonrasında yaşananları hatırlamıyorum. Sonrası aklıma parça parça geliyor ancak hatırlamak istemiyorum” ifadelerini kullandı.
“Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi”
Mahkeme başkanın “Ağabeyinin cinsel organını kesmenin anlamı var mıydı?” sorusuna ise sanık, “Bilmiyorum, kontrol bende değildi. Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi” cevabını verdi.
“Şikayetçi değilim”
Olaya ilişkin dinlenen baba N.T. ise, “Olay gününe kadar oğullarım arasında birbirini öldürecek kadar husumet yoktu. Murat’ın Emre’yi dövdüğünü görmedim ancak tartışırken gördüm. Emre eve gelmediği için olaydan bir gece önce onu restorana götürdüm, birlikte alkol aldık. Emre bana, ‘Ağabeyim bana 9 yaşımda cinsel istismar teşebbüsünde bulundu’ dedi. Ben de ona, ’30 yaşına gelmişsin, neden şimdi söylüyorsun?’ dedim. Restorandan çıktıktan sonra Emre ile Murat’ı yüzleştirmek istedim ancak Emre eve gelmedi. Olay günü 08.30 gibi evden çıktım. Ben çıktıktan sonra eve Emre gelmiş ve olay yaşanmış. Olay yaşandığında evde kimse yoktu. Eşim annesindeydi, küçük oğlum da askerdeydi. Emre herhangi psikolojik tedavi görmedi. Murat ve Emre uyuşturucu madde kullanırdı. Şikayetçi değilim, diyecek bir şeyim yok. Karar sizin. Eşim olaydan 39 gün sonra rahmetli oldu” diye konuştu.
“Olay anında herhangi gürültü duymadım”
Tanık olarak dinlenen sanığın kuzeni H.T., “Aynı apartmanda ikamet ederiz. Sanık ve maktulün uyuşturucu içmelerine şahit olmadım. Emre ve Murat’ın ailemize karşı saygısızlıklarını görmedim. Kardeş arasında tartışmalarına şahit olmadım. Olay anında kendi evimdeydim, uyuyordum. Olay olduktan sonra aşağıya indim ve Murat’ın vefat ettiğini gördüm. Olay anında herhangi bir gürültü duymadım” şeklinde konuştu.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağabeyine karşı işlemiş olduğu “canavarca hisle eziyet çektirerek tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, avukatın talebi üzerine sanığın İstanbul İhtisas Dairesine sevkinin sağlanarak, ceza ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. – KOCAELİ
]]>Merkeze bağlı Sütlüce Mahallesi’nde 1973’te dünyaya gelen ve 7 yaşındayken babasını kaybeden Emre, annesinin maddi imkansızlıkları nedeniyle 8 kardeşinden 4’üyle Muş Yetiştirme Yurdu’na alındı.
Yurtta kaldığı sürede derslerine çalışarak 18 yaşındayken açılan sınavla İl Sağlık Müdürlüğüne memur olarak atanan Emre, aynı yıl spor hayatına atıldı.
Kurslara katılarak aldığı belgelerle 13 yıl futbol hakemliği ve 5 yıl Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde gözlemcilik yapan Emre, voleybola da olan ilgisi nedeniyle 15 yıl önce de Muş Lalezar Spor Kulübünü kurarak voleybol takımı oluşturdu.
Mesai saatlerinde tütün mamulü denetmeni olarak görev yapan Emre, mesai saatleri dışında da Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Lig 8. Grup’ta mücadele eden takıma antrenman yaptırıyor.
Gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için kurduğu kulüpte hem başkanlık hem de antrenörlük yapan Emre, devletin sağladığı desteklerle 134 sporcusunun üniversiteye yerleşerek öğretmen, spor yöneticisi ve antrenör olmalarına öncülük etti.
“Yetiştirdiğimiz sporcular bizde antrenörlük de yapıyor”
Emre, AA muhabirine, babasının vefatından sonra yetiştirme yurdunda büyüdüğünü ve devletin sağladığı desteklerle bugünlere geldiğini söyledi.
Muş İl Sağlık Müdürlüğünde memur olarak göreve başladığını anlatan Emre, şöyle konuştu:
“Göreve başlamamla spor hayatına atıldım. 13 yıl futbol hakemliği ve 5 yıl Türkiye Futbol Federasyonu’nda gözlemci olarak görev yaptım. 15 yıldır Lalezar Spor Kulübü başkanlığı ve antrenörlüğü görevimi de sürdürmekteyim. Amacımız gençleri kötü alışkanlıklardan korumak ve spora yönlendirmek. Bugüne kadar devletimizin verdiği imkan dahilinde 134 gencimizi üniversiteye yerleştirdik. Bunların çoğu öğretmen, spor yöneticisi ve antrenör oldu. Yetiştirdiğim bazı sporcularımız şu anda bizde antrenörlük yapmakta.”
Muş Valisi Avni Çakır’ın destekleriyle takımın daha iyi yerlere geldiğini vurgulayan Emre, “Türkiye Voleybol Federasyonu 2. lig 8 grupta mücadele ediyoruz. Şampiyon olarak takımı daha iyi yerlere getirmeyi amaçlıyoruz. Amacımız gençlere spor sevgisini ve saygıyı aşılamak. Gençleri madde bağımlığından korumak, sigaradan uzak tutmak ve eğitime teşvik etmek. Eğitim ve spor yan yana olunca başarı kaçınılmaz oluyor. 33 yıldır sporun içerisindeyim. Gençleri spora kazandırdığımız için mutluyum. Ligi en iyi şekilde bitirmek istiyoruz. Haftanın 5 günü antrenman yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Takım kaptanı Ahmet Balcı: “Yetiştiğim kulüpte kaptanlık yapıyorum”
Takım kaptanı Ahmet Balcı ise Muş Spor Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni olduğunu belirtti.
Ferzende Emre ile 15 yıl önce tanıştığını ifade eden Balcı, şunları kaydetti:
“15 yıldır beraberiz, yol arkadaşlığı yapıyoruz. Ferzende Emre büyüğümüz ve bize hocalık yapıyor. Geçmişte çıkardığımız lisanslar sayesinde Spor Fakültesi’ni kazandım ve üniversiteyi bitirdim, 7 yıl önce öğretmen oldum. Yetiştiğim kulüpte kaptanlık yapıyorum. Biz üç kardeş aynı takımda yetiştik ve hepimiz de beden eğitim öğretmeni olduk. Ferzende hocamızın üzerimizde emeği çok.”
Sporculardan Ömer Faruk da “2013’ten bu yana Muş Lalezar Spor’un sporcusuyum. Bu formayı giymekten çok mutluyum. Ferzende hocam gerçekten Muş’ta gençler için önemli bir insan. Altyapıdan başlayıp ikinci lige uzanan başarıları var. Biz de takımın başarısı için mücadele ediyoruz.” diye konuştu.
]]>