Emekçiler – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 14 Jul 2024 22:27:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Mücadeleci Sendikalar, Asgari Ücrete ve Emekli Maaşlarına Zam İstedi https://www.haber60.com.tr/mucadeleci-sendikalar-asgari-ucrete-ve-emekli-maaslarina-zam-istedi/ https://www.haber60.com.tr/mucadeleci-sendikalar-asgari-ucrete-ve-emekli-maaslarina-zam-istedi/#respond Sun, 14 Jul 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39418 Haber: Hakan KAYA- Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) – Kadıköy Süreyya Operası önünde toplanan Mücadeleci Sendikalar, hükümet yetkililerine seslenerek, Temmuzda asgari ücrete ve emekli maaşlarına zam istedi, 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Yapılan ortak açıklamada, “Açlık sınırının altında asgari ücreti kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz” denildi.

“Mücadeleci Sendikalar” çatısı altında bir araya gelen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş), Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS), DİSK/Enerji-Sen, Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL), Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN), Karayolu Taşımacılık Emekçileri Sendikası (KATAŞ-SEN) ile Mağaza ve Market İşçileri Sendikası (MAĞAZA MARKET-SEN) üyeleri, “İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz” sloganıyla Kadıköy Sürra Operası önünde toplandı. “Enflasyon altında ezilmemek, yoksulluğa ve hayat pahalılığına teslim olmamak için ücretlere Temmuzda zam” pankartı açan sendikalar, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Asgari değil, insanca yaşam” sloganları atarak Temmuzda asgari ücrete ve emekli maaşlarına zam istedi.

Tasarruf paketi eleştirisi

Mücadeleci Sendikalar adına ortak basın açıklamasını okuyan Tahsin Mert Saygın, iktidarın tasarruf paketini eleştirerek, ” Hükümet, Mehmet Şimşek’in ‘Orta Vadeli Ekonomi Programı’ ile patronların karını koruyup, krizin acı reçetesini emekçilere yutturmaya çalışıyor. Binlerce taşeron işçi kadro, öğretmenler atama beklerken hükümet kamuda tasarruf paketi ile emekli olanların yerine yapılacak alımlar dışındaki personel alımlarını durdurduğunu açıkladı. Sarayın harcamalarında tasarrufa gidilmezken, sermayeye peşkeş çekilen köprü ve otoyollara yapılacak fahiş ödemelerle ilgili bir tasarrufa gidilmezken, kamunun ‘tasarruf’ yaptığı söylemi ile işçi ve emekçilerden fedakarlık isteniyor. Mehmet Şimşek’in açıkladığı tasarruf paketiyle güya önce kamu sonra emekçiler tasarruf edecek. Fakat emekçilerden edeceği tasarruf ile kamuda açıklanan tasarruf miktarı arasında dağlar kadar fark var. Kamudaki tasarruf miktarı yılda 1 milyar dolar iken, emekçiler edeceği tasarruf ile refahtan payını alamayacak ve ağır vergi yükleri ile karşı karşıya kalacak. Zamlar emekçilerin her alandaki harcamalarına yansıyacak” diye konuştu.

“Açlık sınırının altında asgari ücreti kabul etmiyoruz”

Açıklamada insanca yaşamaya yetecek ücret taleplerini yineleyen Saygın, şöyle devam etti:

“Asgari ücrete ‘Temmuzda zam şart’ dedik. ‘İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz’ dedik. Bakanlar kalktı kendi maaşlarına zam yaptı. Elektriğe yüzde 38 zam geldi. Kiralardaki yüzde 25 zam sınırı kalktı. Barınma ve diğer tüm ihtiyaçlarımızı daha da pahalı hale getiriyorlar. Bakan Şimşek vergi planlarını açıklamaya ve hazırlamaya devam ediyor. Emekçilerin üzerine bu zam ve vergi planlarıyla çullanıyorlar. Enerji, özel eğitim kurumları, inşaat, market, taşımacılık, tekstil, depo, metal sektöründe sendikalarımızla her işyerinde ‘Temmuzda Zam Şart’ mücadelemizi, emeğimizi sömüren patronlara, vergi yükleri ve zamlarla hayatımızı dahada zorlaştıran hükümetin ekonomi programına karşı sürdürmeye devam edeceğiz. Açlık sınırının altında asgari ücreti kabul etmiyoruz. Temmuzda Zam Şart demeyi sürdürüyoruz. Büyük zenginliği var edenler emekçiler, bu zenginlikten payını alan patronlar olamaz. Tüm toplumsal zenginlikleri üretenler işçi, emekçiler olurken, servetleri bizden çaldıkları olan patronların sömürü düzenine dur diyoruz. Emekçilerin ücretlerine zam talebinin yerine getirilmesini yineliyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz.”

Açıklamanın ardından sendika üyeleri 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mucadeleci-sendikalar-asgari-ucrete-ve-emekli-maaslarina-zam-istedi/feed/ 0
Haber-Sen Genel Başkanı PTT’deki Hukuksuz Uygulamaları Eleştirdi https://www.haber60.com.tr/haber-sen-genel-baskani-pttdeki-hukuksuz-uygulamalari-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/haber-sen-genel-baskani-pttdeki-hukuksuz-uygulamalari-elestirdi/#respond Sun, 26 May 2024 21:10:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33135

(VAN) – Haber- Sen Genel Başkanı Mesut Balcan, ” PTT; hukuksuz ve keyfi uygulamalarla iş barışını bozarak, emekçiler için iş yerini ve mesaiyi çekilmez hale getirmiştir. Sürekli hale gelen baskılar emekçilerin huzurunu ve sağlığını bozmaktadır. PTT emekçileri yoksulluk sınırının çok altında açlık sınırına yakın maaş almaktadır” dedi.

Haber- Sen Genel Başkanı Mesut Balcan, örgütlenme çalışmaları kapsamında Muş, Bingöl, Hakkari, Bitlis, Van ve ilçelerini ziyaret etti. Balcan, Van’da yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi:

“Mesaiyi çekilmez hale getirmişlerdir”

“PTT; hukuksuz ve keyfi uygulamalarla iş barışını bozarak, emekçiler için iş yerini ve mesaiyi çekilmez hale getirmiştir. Sürekli hale gelen baskılar emekçilerin huzurunu ve sağlığını bozmaktadır. PTT emekçileri ENAG ve BES-AR’ın verilerine göre 69 bin TL’ye ulaşan yoksulluk sınırının çok altında açlık sınırına yakın maaş almaktadır. Artan enflasyon karşısında geçinemeyen emekçiler, kiralarını ödeyemez, çocuklarının eğitim ihtiyacını karşılayamaz, kendisinin ve ailesinin sağlıklı beslenmesi için gerekli olan gıdayı bile alamaz duruma gelmiştir. Posta dağıtıcısı emekçiler uzun süredir sayı dayatması ve isteği dışında cumartesi çalıştırma baskısıyla karşı karşıya kalmaktadır. Tüccar hesabı, kar-zarar ve vatandaşı müşteri gören mantığın kamu kurumlarında yeri yoktur. 184 yıllık kurumun nasıl keyfi ve hukuksuz biçimde yönetildiği PTT emekçileri tarafından iyi biliniyor. 7201 Sayılı Tebligat Kanununa göre tebligatın taşeron eli ile yapılmayacağı mahkeme kararı ile sabit iken Van PTT Başmüdürlüğü’nde hukuksuzluğa imza atarak taşeron firma emekçilerine tebligat yaptırmaktadır.

“İşyerlerindeki personel eksikliği”

Van PTT Başmüdürlüğü ve bünyesindeki bütün işyerlerinde personel eksikliği hat safhadadır. Van’daki PTT şubelerinin çoğunda tek memur veya norm kadrosunun çok altında personel ile çalışılmaktadır. Birçok iş yerlerinde güvenlik personeli, temizlik personeli veya firma personeline görev tanımı dışında gişe işlemleri yaptırılmaktadır. Van PTT Başmüdürlüğü’nde sendikal ayrımcılık mevcuttur. PTT Başmüdür yardımcılığına görevlendirilen eski Birlik Haber-sen Şube Başkanı tarafından aranarak sarı sendikadan istifa eden posta emekçilerine baskı kurularak istifalar geri çekilmektedir. Sendikalar talim, terfi, atama bürosu olamaz. Hangi sendika ve idareciler bu vaatleri verip sendikal üyelik teklifi yapıyorsa suç işlemektedir. Yöneticiler kurumdaki yetkilerini, emekçilerin özgür iradelerini kullanarak sendikalara üye olup veya çekilme hakkını kullanmaları üzerinde baskı unsuru olarak kullanamazlar. Bu suçtur aynı zamanda bu ahlaksızlık ve çürümüşlüktür. Bütün başmüdürlükler sarı sendika ve yancısının yuvası olmuştur. Başmüdürlüğe atananların sarı sendikalarının üyesi olması tesadüf müdür? Elbette tesadüf olmadığını bütün PTT emekçileri bilmektedir.

“Acilen kadrolu personel alımına gidilmeli”

PTT acilen ihtiyaca göre yeterli kadrolu personel alımına gitmelidir. İş barışını bozan farklı statüdeki çalışma şekillerini kaldırarak, tüm çalışanlar kadrolu tek statüde birleştirilmelidir. Acilen liyakat esaslı, şeffaf ve objektif görevde yükselme sınavları açılmalıdır. Son yılarda yapılan liyakatsiz görevde yükselme unvanlarını geri çekilmelidir. Çalışanlara insanlık onuruna yakışır çalışma ortamları sunulmalıdır. Artan ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak yoksulluk sınırının üstünde bir maaş verilmelidir. Anayasa, yasa ve mahkeme kararlarını yok saymaktan vazgeçilmelidir. Cumartesi çalışması rutin bir çalışma şeklinden çıkarılmalıdır. Mücadelemiz tüm emekçiler içindir. Emeğimizi yok sayan, güvencesiz çalışma koşullarını dayatan, iş barışını bozan baskı mobbing ve ayrımcılığa karşı tüm emekçileri KESK Haber-Sen de mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.  Kendini hukuktan üstün görenler şunu iyi bilmeli ve anlamlıdır. Bizler kapıkulu değil, kamu hizmeti veren emekçileriz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/haber-sen-genel-baskani-pttdeki-hukuksuz-uygulamalari-elestirdi/feed/ 0 İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman: Tasarruf paketi emekçilere bedel ödetecek https://www.haber60.com.tr/iktisatci-prof-dr-aziz-konukman-tasarruf-paketi-emekcilere-bedel-odetecek/ https://www.haber60.com.tr/iktisatci-prof-dr-aziz-konukman-tasarruf-paketi-emekcilere-bedel-odetecek/#respond Thu, 16 May 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32062

MUSTAFA USTA

(SİNOP)- İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, tasarruf paketine ilişkin, “Her seferinde bir IMF programı olsun ya da olmasın, hep bir şeyin bedelini niye emekçiler ödesin? Bu tasarruf genelgesinin bedeli maalesef emekçilere ödetiliyor. Emekçilere gidecek kaynaklardan 100 milyar kesinti öneriyor. Kendilerinin masraflarından değil emekçilerden gidecek” dedi.

Sinop’ta yaşayan ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden emekli iktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıkladığı “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi”ni yorumladı. Konukman, Meclis ve Saray’ın tasarruf tedbirlerine dahil edilmesi gerektiğini belirterek asıl paranın emekçilerden kesileceğini vuguladı. Konukman, şöyle konuştu.

“Bugünkü tedbir setini geçmişten uygulamalardan farklı kılan 3 tane husus var. Siz bir sürü tasarruf tedbirleri uygulamışsınız. Şimdi kalkıp ‘onlar işe yaramadı. 3 tane husus var. Bakın bu sefer bu 3 husus diğerlerinde olmayan husus’ diyorsunuz. O zaman niye planlamadınız bunu? 3 husus bugün mü aklınıza geldi? 22 yıldır iktidarsanız. Bu 3 hususu bugün keşfetmeniz gerçekten izaha muhtaç bir durum. O üç husustan birincisi; kamuda verimliliği hedefliyoruz diyor. Demek ki bu aynı zamanda itiraf. Demek ki biz bugüne kadar hiç verimli çalışmadık. İkincisi; güçlü bir izleme raporlama ve yaptırım modelini hayata geçiriyoruz. Demek ki siz geçmişte doğru dürüst izlememişsiniz, raporlamamışsınız ve herhangi bir yaptırım getirmemişsiniz. Zaten bunları yapmadıysanız tasarrufa uyulup uyulmadığını kim bilecek? Bunu itiraf ediyorsunuz. Bugün, bunu yapacağız diyorsunuz. Güzel fakat hangi araçlarla, hangi yöntemlerle yapacaksanız? Ben yaptırım uygulayacağım dediğiniz zaman o yaptırımın unsurlarını söyleyeceksiniz. Ne olacak, kime ne ceza verilecek? Yaptırım dediğiniz zaman tasarruf tedbirlerine uymayanlara müeyyide gelecek demek. Bunları göremiyoruz. Daha da önemlisi ‘tüm kamu bu tedbir paketinin kapsamındadır’ diyor. Buradan ne anlarsın? Cumhurbaşkanı da bu tedbirin kapsamında, Meclis’te. Fakat aynı ikili ‘Meclis hariç’ dediler. Niye Meclis kapsamın dışında? Meclisin arabaları var. İsrafın bir nedeni de orası gösteriliyor. Milletvekillerinin ailelerin sağlık bakımları var. Giderler korkunç boyutta. Halkın temsilcilerinin olduğu bir tüzel kişilik niye tasarruf paketinin dışında? İzahı yok.

“SARAY’IN NE KADAR TASARRUF YAPACAĞI BELLİ DEĞİL”

Peki cumhurbaşkanı var mı; yok. Cumhurbaşkanının kendisi zaten tedbirleri açıklamıyor. Zaten o kuşkuyu orada doğurdular. Sarayın ne kadar tasarruf yapacağı belli değil. ya da cumhurbaşkanı yardımcısının ‘arkadaşlar biz bugüne kadar itibardan tasarruf yapılmaz görüşündeydik. Ama gördük ki, saray da artık bu tasarruf kapsamındadır’ diye söyleyebilirdi. Görüyoruz ki, Saray da kapsam dışı, Meclis’te kapsam dışı. Bunlar ciddi problemler. Bu tedbirler kimden kısıntı yapacak? Emekçilerden, çalışanlardan, personellerden. Her seferinde bir IMF programı olsun ya da olmasın, hep bir şeyin bedelini niye emekçiler ödesin? Bu tasarruf genelgesinin bedeli maalesef emekçilere ödetiliyor. Emekçilere gidecek kaynaklardan 100 milyar kesinti öneriyor. Kendilerinin masraflarından değil emekçilerden gidecek. ‘Kamuda personel servisini sonlandırmayı planlıyoruz’ diyor. Kamu personelinin ulaşım imkanını eğer siz sonlandırırsanız, bunlar ne yapacaklar? Otobüslerle, dolmuşlarla gelmeye kalkacaklar. Bu onların performansını etkilemez mi? Kamu da verimliliği arttıracağım diyorsun. Bir yandan da kamu hizmeti üretmek de, olan personelinin bütçeden taşıma masraflarını ortadan kaldırıyorsun. Bu karar da, verimliliği artırma kararıyla çelişiyor. ‘Yeni eleman ihtiyacı olduğu zaman emeklilikle sınırlandıracağız’ diyorlar. Yani emekli oluncaya kadar yeni personel almayacağız. Böyle bir kepazelik olabilir mi? Bir yandan kamuda artık dijital dönüşüm yapacağız diyorsunuz ama mevcut personelin bu deneyimi yok. Onların eğitilmesi lazım.

“DANIŞMANLIK ÜCRETLERİNDEN BAHSEDİLMİYOR”

Bir de emekli olanlar var. Siz diyorsunuz ki, ’emeklileri bir emekli edelim, ondan sonra bu işe bakacağız’. Bu da kamudaki verimliliği çok olumsuz etkileyecek bir durum. Eğer gerçekten bir personel ihtiyacı varsa bunlar da, dijital dönüşümü yapacak bir personelse onların alımı olmalıdır. Orada tasarruf olmaz. O aslında tasarruf gibi gözüken bir şey ama ileride maliyet olarak bütçeden daha fazla kaynak çıkışını gerektirir. Çünkü, personelden sakındığınız bu masraflar ilerde daha büyük masraf olarak karşınıza çıkar. Bunun dışında yönetim kurulu ücretlerinde sınırlama yapılacakmış. O zaman danışmanlık ücretlerini de aynı kategoriye koyalım ama danışmanlık ücretleriyle ilgili hiçbir şey söylenmiyor. Saray’da inanılmaz sayıda danışmanlar var. Keza, bakanlıklarda da öyle. Alınan kararlarda herhangi bir tasarruf söz konusu değil. Bir de, ‘araçları 3 yıl süreyle almayacağız’ diyorlar. Sizin parkınız araçlarla mı dolu? Zamanında bir sürü araçlar kiralamışlardı, almışlardı. Şimdi sanırım onlar o kadar şişkinlik yarattı ki, artık almama kararı veriyorsunuz. Halbuki, modern bir devlette bazen kamu hizmeti üretimi yeni araçları da gündeme getirebilir. Ama siz, 3 yıl sırayla bunları almayacağız diyorsunuz. Bunlar neden orta vadeli programda daha önce belirtilmedi?”

]]> https://www.haber60.com.tr/iktisatci-prof-dr-aziz-konukman-tasarruf-paketi-emekcilere-bedel-odetecek/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İşçilerin Sendikalaşmasının Önünde Hiçbir Engel Olmayacak https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iscilerin-sendikalasmasinin-onunde-hicbir-engel-olmayacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iscilerin-sendikalasmasinin-onunde-hicbir-engel-olmayacak/#respond Wed, 01 May 2024 21:34:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29999 HABER: MEHMET OFLAZ/ KAMERA: MEHMET MEHMETLİOĞLU

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Saraçhane’de yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki tüm emekçilere sesleniyoruz; Anayasal hakkınızdır sendikalarda örgütlenin. Bütün sendikasız işçileri, sendikal mücadeleye dahil olmaya, hak arama mücadelelerini, sendikal bir örgütlenme içinde sürdürmeye davet ediyoruz. CHP iktidar olduğunda, Türkiye İttifakı iktidarı aldığında, işçilerin sendikalaşmasının önünde hiçbir engel olmayacaktır. Bugünkü bariyerleri ortadan kaldıracak da tüm işçilerin sendikalı olmasıdır. Yoksulluğu ortadan kaldıracak, işçinin hakkını alacak olan da sendikalı mücadeledir, sendikal mücadeledir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel İstanbul’da, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla emekçilerle birlikte Taksim’e yürümek için Saraçhane’deki toplanma noktasına geldi. Özel’e, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları ve partililer de eşlik etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye binasının önünde basına açıklama yapan Özgür Özel, “Öncelikle bütün basın emekçilerinin ve Türkiye’deki, dünyadaki bütün emekçilerin 1 Mayıs Bayramı’nı kutluyorum, CHP adına kutluyoruz. Şu anda Saraçhane Meydanı’ndayız. Saraçhane Meydanı, Türkiye demokrasisinin özellikle son 5-6 yılında sembolleşmiş bir meydandır. Saraçhane’deki topluluklar sonuç alan topluluklar oldu hep.” dedi.

Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Birileri devletle milleti karşı karşıya getirdiğinde ki bu ülkedeki insanlar devletlerine saygılı insanlardır ama devletin haber ajansını, devletin televizyonunu, devletin kaymakamını, valisini, emniyet müdürünü milletin karşısına dikildiğinde milletle devlet karşı karşıya gelirse millet kazanır. Türkiye demokrasisi öyle bir süreci 6 yıldır Saraçhane’de de deneyimliyor. Şimdi örgütler, Saraçhane’ye çağrıda bulundular. Biz de İstanbul İl Başkanımız, İl Başkanlığımız aracılığıyla örgütümüzü Saraçhane’ye çağırdık. Elbette hedef Taksim Meydanı’dır çünkü 1 Mayıs’ın sembol meydanı Taksim Meydanı’dır. Taksim’i ilk önce 2010’ların başlarında, 2012’de, 2013’te 1 Mayıs’a açıp bunu billboardlarda övünç vesilesi yapanlar şimdi Türkiye’ye bir utancı yaşatıyorlar. Geçen sene bir tartışma vardı, Valilik, İçişleri Bakanlığı, hükümet diyordu ki ‘Taksim gösteri meydanı değildir çıkamazsınız.’ Emekçiler de ‘Çıkarız’ diyorlardı. Demokrasilerde iki taraf farklı düşünüyorsa menfaat çelişkisi varsa bir hakeme başvurulur. Kime? Mahkemeye. İl başkanımızın bütün İstanbul’u donattığı mahkeme kararı, 2013 yılının Aralık ayına ait Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıdır. Dün grupta okuduğum için bugün tekrar okumayacağım. 2023 Aralık’ta AYM, kararın başına da ‘Türk milleti adına’ yazarak yani gücünü milletten, gücünü halk iradesinden alanlara AYM diyor ki ‘Hepiniz adına karar verdim. Taksim anlamlı bir meydandır. O gün isteyen herkes orada bulunabilmelidir. Yasaklamak bir meydanı yasaklamaktan ziyade düşünceyi yasaklamaktır.’ Bitti. Demokrasilerde burada tartışma biter. Anayasa diyorsa ki ‘AYM kararı herkes için bağlayıcıdır’, AYM kararını söylemiştir. Meydan emekçilerindir. Bu vakitten sonra, ‘Yine sokmayız, yine yürütmeyiz’ kanunsuz emirdir. Anayasa’yı çiğnemektir, Anayasa suçudur. Birisi Anayasa’nın bir maddesini uygulamasın; öbürü öbür maddesini, öbürü öbür maddesini… Anayasal düzen ortadan kalkar, devlet düzeni ortadan kalkar. Yani bugünkü inat, güç aldığı Anayasa’yı, yetki aldığı Anayasa’yı inkar etmektir. O yüzden bu yanlışa itiraz ediyoruz.”

“ONLARIN MÜCADELESİ BİZİM MÜCADELEMİZDİR”

Taksim’in 1 Mayıs kutlamalarına açılması için günlerdir müzakere yürüttüklerini anlatan Özel, Ekrem İmamoğlu ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in, genel başkan yardımcılarının büyük emek verdiklerini söyledi. Kendisinin de iki gündür İçişleri Bakanı ile müzakere ettiğini aktaran Özel, şöyle devam etti:

“Diyoruz ki ‘Doğrusunu yapın, bu yanlışı yapmayın’ ama yanlışta ısrar ediyorlar. Biz Saraçhane’ye gelmeden önce burada tabii düzen alamadığımız için izdihamdan dolayı Özgür Başkanımızın ve 39 ilçe başkanımızın emeğiyle bin 977 sendikasız işçiyle bu meydana geldik. Elbette meydandaki işçi sayısı, meydandaki CHP’li sayısı, bunun onlarca katı. Sembolik olarak kanlı 1 Mayıs’a vurgu için bin 977 sendikasız işçiyle buradayız. Niye buradayız? 12 Eylül askeri darbesi solu ezdi, demokrasiyi ezdi, sendikaları ezdi. Bundan 30 yıl önce yapılan 1 Mayıs’larda, bu meydanlarda 40 yıl önce yapılan 1 Mayıs’larda bu meydanlarda bulunan her dört işçiden üçü sendikalıydı. Bugün 100 işçiden 14’ü sendikalı, yedisi kamuda, yedisi özel sektörde toplu iş sözleşmesinden istifade ediyor. Yüzde 7. O yüzden biz şunu söylüyoruz; CHP kimsesizlerin kimsesidir. CHP sendikasızların sendikasıdır. Buradaki çok değerli sendikalar yüz işçiden 14’ünün örgütlü olduğu sendikalardır. Onlar o işçileri temsil etmektedir. CHP sendikalaşmasının önüne set çekilen, engel olunan 100 işçiden 86’sının, onlar bir gün sendikalı olana kadar sendikasıdır. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir. Biz onların sesiyiz ve buradan Türkiye’deki tüm emekçilere sesleniyoruz; Anayasal hakkınızdır sendikalarda örgütlenin. Bütün sendikasız işçileri, sendikal mücadeleye dahil olmaya, hak arama mücadelelerini, sendikal bir örgütlenme içinde sürdürmeye davet ediyoruz. CHP iktidar olduğunda, Türkiye İttifakı iktidarı aldığında, işçilerin sendikalaşmasının önünde hiçbir engel olmayacaktır. Bugünkü bariyerleri ortadan kaldıracak da tüm işçilerin sendikalı olmasıdır. Yoksulluğu ortadan kaldıracak, işçinin hakkını alacak olan da sendikalı mücadeledir, sendikal mücadeledir.”

“BURADAKİLER NE TERÖRİST NE MARJİNAL NE YASA DIŞI YAPILARDIR”

Sendikalı sendikasız bütün işçileri CHP ailesi olarak kucaklayıp selamladıklarını ifade eden Özgür Özel, şunları kaydetti:

“Onlara diyoruz ki bayramınız kutlu olsun. Bayramların bayram gibi kutlanacağı günler yakındır. Taksim bugün özgürleşmezse yarın özgürleşir ama önünde sonunda Taksim emeğindir, emekçilerindir. Taksim’e özgürlük talebinin arkasındayız. Bütün örgütümüz olarak, CHP olarak arkasındayız. Her birisi birer emekçi, birer baba, birer eş, birer evlat olan polisimize bugün verilen kanunsuz emirleri sakın emekçiler, polislerin kişisel kanaatleri, kişisel tavırları gibi değerlendirmesinler. Onların da evlerinde bekleyen evlatları var. Buradaki emekçileri de kendisine kanunsuz emir verenler şeytanlaştırıyor. Buradaki emekçileri ‘illegal yapılar, marjinal gruplar’ diyerek şeytanlaştıranlara ve onların emir verdiği polisimize sesleniyorum; buradaki emekçi sizi düşman görmüyor, kardeşinizdir. Buradakiler de ne teröristtir ne marjinaldir ne yasa dışı yapılardır. İmkan olsa sizin de yararlanacağınız sendikaların üyeleri ve sendikasız işçilerdir. Onları düşman görüp, terörist görüp size verilen kanunsuz emirlerle onlara müdahale edip onların yaralanmasına, onların zor durumda kalmasına sebebiyet vermeyiniz. Bu meydandaki emniyet güçleri de bu meydandaki emekçiler de siyasetçiler de bu ülkenin evlatlarıdır ve kardeştir. Bu ülkenin Türkleri de Kürtleri de Lazları da Çerkezleri de doğulusu, batılısı, Karadenizlisi, güneylisi de Alevisi de Sünnisi de kardeştir. Bu kardeşliği egemen kılacağız. Birbirimizi seviyoruz. Türkiye’yi seviyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın Türkiye ve dünya işçi sınıfının mücadelesi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iscilerin-sendikalasmasinin-onunde-hicbir-engel-olmayacak/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Taksim’e Gitmek İsteyenlerin Anayasal Haklılığı Var https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksime-gitmek-isteyenlerin-anayasal-hakliligi-var/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksime-gitmek-isteyenlerin-anayasal-hakliligi-var/#respond Wed, 01 May 2024 21:06:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29989 HABER: MEHMET OFLAZ/ KAMERA: MEHMET MEHMETLİOĞLU

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’de yaptığı açıklamada, “Demokrasilerde bir hakem vardır o da yargıçtır. Geçtiğimiz yıla kadar emekçiler, Taksim’e gitmek istedi. Hükümet ‘gidemezsiniz’ dedi. Hakeme başvurdular, hakem ‘Gitmeleri lazım’ dedi. Bugün Taksim’e varmak isteyenlerin anayasal ve mahkeme kararına dayanan bir haklılıkları var. Götürmeyenler de Anayasa’ya aykırı iş yapıyorlar. Biz sendikaların kararıyla ilgili bir şey diyemeyiz ama bir gerçeklik var ki oraya emekçileri sokmamak Anayasa’yı çiğnemektir. Türkiye’de anayasa tartışması, anayasa çalışması başlamasını istiyorlar. Mevcut Anayasa’ya daha üç ay önce uygun olarak alınmış bir kararı uygulamamak, mevcut Anayasa’ya uymamak yeni bir anayasayla ilgili taleplerin de ne kadar suni talepler olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla emekçilerle birlikte Taksim’e yürümek üzere Saraçhane’ye geldi. Özel’e; İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve İstanbul ilçe belediye başkanları eşlik etti. Özel, burada Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Başkanı Ayfer Koçak, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile görüştü.

ÖZGÜR ÖZEL: “ORAYA EMEKÇİLERİ SOKAMAMAK ANAYASA’YI ÇİĞNEMEKTİR”

CHP lideri Özel, burada gazetecilere yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Demokrasilerde bir hakem vardır o da yargıçtır. Geçtiğimiz yıla kadar emekçiler, Taksim’e gitmek istedi. Hükümet ‘gidemezsiniz’ dedi. Hakeme başvurdular, hakem ‘Gitmeleri lazım’ dedi. Bugün Taksim’e varmak isteyenlerin anayasal ve mahkeme kararına dayanan bir haklılıkları var. Götürmeyenler de Anayasa’ya aykırı iş yapıyorlar. Biz sendikaların kararıyla ilgili bir şey diyemeyiz ama bir gerçeklik var ki oraya emekçileri sokmamak Anayasa’yı çiğnemektir. Türkiye’de anayasa tartışması, anayasa çalışması başlamasını istiyorlar. Mevcut Anayasa’ya daha üç ay önce uygun olarak alınmış bir kararı uygulamamak, mevcut Anayasa’ya uymamak yeni bir anayasayla ilgili taleplerin de ne kadar suni talepler olduğunu ortaya koyuyor.

“AYM KARARINA RAĞMEN KANUNSUZ EMİRLERİ VERENLERİ BU KARARLARINI GÖZDEN GEÇİRMEYE DAVET EDİYORUZ”

Tabii sendikaların Sayın Başkanlarına ne yapacaklarını sorabilirsiniz ama bizim burada gözettiğimiz en önemli şey, bayramın bayram gibi kutlanması. Bugün Saraçhane önemli bir kazanım alanıdır çünkü bütün sendikalar, en son Beşiktaş’a çağrı yapan sendikalar da Saraçhane’ye geldiler. Emekçiler kol kola girdi ve birlikteler. Bu birliktelik, burada toplanabilmek önemlidir. Taksim’e çıkılmasına karşı kaba kuvvet, kanunsuz emir olursa bu onu uygulayanların ayıbı olur. Biz çatışma olsun istemeyiz, ne emekçiler ne polis yaralansın, gaz sıkılsın, istenmeyen görüntüler ortaya çıksın istemeyiz. O yüzden de Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen kanunsuz emirleri verenleri bir kez daha bu kararlarını gözden geçirmeye, suç işlememeye, suç işlettirmemeye davet ediyoruz. Onun dışında gün içinde buraya çağrı yapan legal örgütler, sendikalar ne söylüyor, ne yapıyorlarsa ona göre davranılacak.”

EKREM İMAMOĞLU: “5 YILDIR SARAÇHANE’DE HALK NE DİYORSA O OLUYOR”

Ekrem İmamoğlu da şu açıklamayı yaptı:

“Son 5 yıldır Saraçhane hak arama noktasına dönüştü. Bugün de ne tesadüftür ki ne yazıktır ki 1 Mayıs ile ilgili hak arama buluşmasına dönüştü Saraçhane’deki buluşma. Sonuçta Saraçhane’deki hak arama mücadelesi her zaman başarıyla sonuçlandı, halkın istediği oldu. Muhtemelen bunun da sonunda Taksim’de bir buluşmaya dönüşecek, ama bugün ama seneye. Bu hak arama mücadelesini umuyorum ki şu anda bu sürece karar verenler iyi izlerler ve vicdanlarıyla hukuka uygun davranmalarıyla bir an önce bu tür sertleşen, şehri kıskaç altına alan böyle bir bayramı yok saymaya gayret eden anlayıştan vazgeçerler. Temennimiz o. 5 yıldır Saraçhane’de halk ne diyorsa o oluyor. Muhtemelen bundan sonra da böyle bir yolculuk başlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksime-gitmek-isteyenlerin-anayasal-hakliligi-var/feed/ 0
Eskişehir’de 1 Mayıs Mitingi’ne Çağrı… https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-1-mayis-mitingine-cagri/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-1-mayis-mitingine-cagri/#respond Fri, 26 Apr 2024 08:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29452

MELTEM KARAKAŞ

(ESKİŞEHİR) – Eskişehir’de sendikalardan oluşan 1 Mayıs Komitesi,  vatandaşları mitinge davet etti. KESK Eskişehir Dönem Sözcüsü Umut Özge Yılmaz, “İktidar partisinin milletvekilleri ıstakoz yediği sofraları sosyal medya hesaplarından paylaşıp, yarım milyon değerinde saatler takarken; emekliler, emekçiler açlığa mahkum ediliyor” dedi.

TÜRK İŞ, DİSK, KESK, TMMOB ve Eskişehir Bilecik Tabip Odası’ndan oluşan Eskişehir 1 Mayıs Tertip Komitesi, İsmet İnönü Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. 1 Mayıs Tertip Komitesi adına açıklayı okuyan KESK Eskişehir Dönem Sözcüsü Umut Özge Yılmaz, tüm işçi ve emekçileri Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşecek olan 1 Mayıs Mitingine davet etti.

“ÜRETENLERİN TOPLUMSAL ZENGİNLİKTEN ALDIĞI PAY AZALIYOR”

Umut Özge Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan, yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında kendilerini ifade eder; taleplerini, umutlarını, tepkilerini omuz omuza paylaşır. 1 Mayıs, tüm değerleri üreten işçilerin, emekçilerin bugüne dair itirazlarını ve yarına dair hedeflerini ifade ettiği bir gündür. 1 Mayıs alanları yüz binlerin birbirlerine ve tüm dünya işçi sınıfına yüzünü döndüğü ve elini uzattığı alanlardır. Bugün işçi sınıfının, emekçilerin sesine, sözüne, gücüne hem dünyada hem de ülkemizde her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların sesleri 1 Mayıs meydanlarında buluşacak. Tüm dünyada işçi sınıfı sayısal olarak hızla büyürken, ücretli emek yaygınlaşırken; biz üretenlerin toplumsal zenginlikten aldığı pay azalıyor. Sermayeyi emek sömürüsü de doyurmuyor. Doğa, sermayenin sınırsız yağmasına açılıyor; yetmiyor, savaşlarla milyonlar yerinden yurdundan ediliyor. Başta işçi sınıfı olmak üzere tüm insanlık sermaye düzeninin bu ağır tahribatına ses çıkarmasın diye baskıcı rejimler destekleniyor.

“VEKİLLER ISTAKOZ YİYİP YARIM MİLYONLUK SAAT TAKIYOR”

Kapitalizm ve onun en vahşi biçimi olan neoliberalizm bugün dünya halklarına daha fazla sömürü, daha fazla eşitsizlik, daha fazla yağma, daha fazla yıkım ve yarattıkları bu cehennemin bekçisi olarak daha fazla otoriter rejim vaat ediyor. Bu korkunç hikayenin en kötü, en ağır süreçlerinden biri ülkemizde yaşanıyor. Bugün burada memleketin içinde bulunduğu hali uzun uzun anlatmaya, sorunların hepsini sıralamaya elbette ihtiyaç yok. Karşı karşıya olduğumuz hakikat belli. İnsanca çalışmamız ve insanca yaşamamız bir yana, hayatta kalmamızı bile sağlamaktan çok uzak bir düzenle karşı karşıyayız. İktidar partisinin milletvekilleri ıstakoz yediği sofraları sosyal medya hesaplarından paylaşıp, yarım milyon değerinde saatler takarken; emekliler, emekçiler açlığa mahkum ediliyor. BİSAM Mart 2024’te açlık sınırını 16 bin 646 TL, yoksulluk sınırını 57 bin 578 TL olarak açıkladı. Ancak ülkemizde asgari ücret açlık sınırının biraz üzerinde, emekli maaşları açlık sınırının çok altında.

“MEMLEKETİN TÜM DEĞERLERİNİ ÜRETEN MİLYONLARI YOKSULLAŞTIRDILAR”

İşçiden alıp patronlara verdiler, fakirden çalıp zenginin kasasını doldurdular, dar gelirliden alıp rantiyeye kaynak aktardılar, rant için kentleri ve doğayı betona boğdular, doğal afetleri felakete çevirdiler. Patronlar sermayesini büyütmek için doğayı harap ederken, işçiler madenlerde, toprak kaymalarında can verdi. Şirket gibi yönettikleri ülkede salgında, depremde, ekonomik krizde en ağır bedelleri biz ödedik ama onların geliri de serveti de katbekat büyüdü. Memleketi şirket gibi yönetenler, bu memleketin tüm değerlerini üreten milyonları yoksullaştırdılar, güvencesizleştirdiler, geleceksizleştirdiler. Güvencesiz çalışmayı hemen her alanda hakim hale getirdiler, bizlerin işini, ekmeğini iktidarın ve patronların insafına terk etmeye çalıştılar. KHK’ler ile çalışma hakkını gasp ettiler, Anayasa’yı rafa kaldırdılar, mahkeme kararlarını uygulamadılar. Hak, hukuk tanımadılar. Memlekette, hak aramayı, sendikalı olmayı, grev yapmayı engellediler, üstelik bu yaptıklarıyla övündüler. Ama yine de başaramadılar. İşçiler işine, aşına, ekmeğine sahip çıktı; gençler geleceklerine. Haklarını savunan kamu emekçileri, iyi hekimlikten vazgeçmeyen hekimler, bilimi ve tekniği halkın çıkarları için kullanan mühendisler susmadı, susmayacak. Kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerini, şiddete karşı mücadelemizi hiçbir şiddetle bastıramadılar. Doğasına ve kentine sahip çıkanların önünü alamadılar. Adalet, barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık mücadeleleri dimdik ayakta.

“CUMHURİYET MEYDANI’NDA BİRLİK OLACAĞIZ”

Nasıl bir dünya, nasıl bir memleket, nasıl bir gelecek istediğimizi; umutlarımızı, taleplerimizi, haklarımızı 1 Mayıs meydanlarında buluşturacağız. Büyük bir çoğunluğu ücret gelirleriyle yaşamını sürdüren nüfusuyla ülkemizin demokratik yeniden kuruluşunun ancak ve ancak işçi sınıfıyla, emekçilerle mümkün olduğunu 1 Mayıs meydanlarında haykıracağız. Bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten biz işçilerin, emekçilerin yöneten olduğu bir düzen kurma irademizle Cumhuriyet Meydanı’nda birlik olacağız. 1 Mayıs birliktir. 1 Mayıs dayanışmadır. 1 Mayıs mücadeledir. 1 Mayıs gelecektir. Bu ülkenin gerçek sahipleri olarak geleceğimize sahip çıkacağız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-1-mayis-mitingine-cagri/feed/ 0 CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda olacaklarını açıkladı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-1-mayista-taksim-meydaninda-olacaklarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-1-mayista-taksim-meydaninda-olacaklarini-acikladi/#respond Thu, 18 Apr 2024 08:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28061 CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, 1 Mayıs’ta tüm emekçileri meydanlara davet etti. Taşçıer, “Erdoğan’ın yıllardır Taksim’i her 1 Mayıs’ta kapalı cezaevine çevirdiğini de çok iyi biliyoruz. Bu yasakçı zihniyetin Taksim’in tarihsel geçmişine sahip çıkan emekçilere her türlü baskıyı, zulmü, tehditi yaptığını da biliyoruz. Tüm bunları bilerek şunu da söylüyoruz; 1 Mayıs Taksim’dir, taksim 1 Mayıs’tır. 1 Mayıs’ta meydanlarda olacağız” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, genel merkezde düzenlediği basın toplantısında, yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 1 Mayıs’ta tüm emekçileri meydanlara davet eden Taşçıer, şöyle konuştu:

“İki hafta sonra takvimler 1 Mayıs’ı gösterecek. Bu 1 Mayıs’ta da emekçiler, düşük ücretliler, aşırı çalışma, açlık sınırında hayatta kalma mücadelesi, güvencesizlik ve sendikal örgütlenme hakkına olan saldırılarla dolu bir ortamda karşılıyor olacak. İşsizi, emeklisi, memuru, mavi yakalısı, gri yakalısı hepsi mutsuz. Türkiye’de emeğiyle, alın teriyle geçinen herkes mutsuz. Çünkü hiç kimse emeğinin karşılığını hakettiği derecede aldığını düşünmüyor. Enflasyon durdurulamadığı için olan yoksula, orta gelirliye oluyor. Birileri daha da zenginleşirken orta gelirliler yoksulluğa, açlığa sürükleniyor. Tarihimizin gördüğü en büyük servet transferi projesiyle on milyonlar kazanımlarını bir avuç kaymak tabakaya kaybediyor. Keşke 1 Mayıs kutlanabilecek bir bayram olsaydı. Ama Türkiye’de maalesef bundan çok uzağız. 1 Mayıs bizler için mücadelenin sembol günü. Hak aramanın, sesini bir olup duyurmanın, birlik olmanın, dayanışmanın günü. Böylesi sembol bir günün elbette bizler için de sembol bir mekanı var o da Taksim Meydanı.

“1 MAYIS TAKSİM’DİR, TAKSİM 1 MAYIS’TIR”

77 kanlı 1 Mayıs’ı hiçbirimiz unutmuyoruz. Karanlık odaklar tarafından katledilen insanlarımızı bir kez daha rahmetle anıyoruz. Yakın tarihte olanları, söylenenleri de dün gibi hatırlıyoruz. ’33 yıl sonra Taksim Meydanı’nı yeniden 1 Mayıs için açıldığında bu Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin bir eseridir’ sözlerinin kimin söylediğini biliyoruz. Dün ‘Taksim 100 bin kişiyi ağırladı. Tarihi gün yaşandı. Türkiye bu manzara için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır’ diyeni de biliyoruz. Aynı Erdoğan’ın yıllardır Taksim’i her 1 Mayıs’ta kapalı cezaevine çevirdiğini de çok iyi biliyoruz. Bu yasakçı zihniyetin Taksim’in tarihsel geçmişine sahip çıkan emekçilere her türlü baskıyı, zulmü, tehditi yaptığını da biliyoruz. Tüm bunları bilerek şunu da söylüyoruz; 1 Mayıs Taksim’dir, taksim 1 Mayıs’tır.

“ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TAKSİM YASAĞINI KALDIRAN KARARI UYGULANSIN”

Biz CHP olarak bu konudaki tavrımızı açık ve net bir kez daha ilan ediyoruz. Taksim Meydanı emekçilerin ortak hafızasıdır diyerek 1 Mayıs yasağına ilişkin kararı kaldıran Anayasa Mahkemesi’nin 12 Ekim 2023’te almış olduğu kararın uygulanması çağrısını yapıyoruz. Hukuksuz yasak kararında ısrar edilmemesini, meydanın tarihine ve değerlerine uygun bir şekilde emekçilere açılmasını istiyoruz. Öyle sınırlı sayıda kişiyle sembolik bir izin değil, meydanın milyonlara açılmasını istiyoruz. Sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin bu konudaki çağrılarına biz de CHP olarak destek veriyoruz. Önümüzdeki günlerde İstanbul İl Başkanı’mız Özgür Çelik ve il örgütümüz bu konuyla ilgili valiyle bir görüşme gerçekleştirecek. ve partimizin bu konudaki talebini, beklentisini iletecek.

“1 MAYIS’TA MEYDANLARDA OLACAĞIZ”

Emekçiler güvencesizlikten, yokluktan, yoksulluktan, adaletsizlikten ve ertesi gün nasıl bir hayata uyanacağını bilememekten yoruldu. Yormayın artık emekçileri. Asgari ücretle sefalet koşullarında yaşamaya çalışanları lütuf diye sunmayın. Emeklilere verilecek üç kuruş zammı ekonomi batar yalanıyla süsleyip, milyonlarca emekliye ne haliniz varsa görün demeyin. Maaşlara gelen zamların daha yılın ilk çeyreğinde buhar olmasına göz yummayın. Çalışanları enflasyona ezdirmeyin. Bugün iktidar tarafından yapılmak istenen tarihsel özelliğinden ve mücadele gerçekliğinden koparılıp ehlileştirilmiş bir 1 Mayıs kültürü oluşturmak. Elbette bunu başaramıyorlar, başaramayacaklar ama maalesef başaramayınca da baskıya, şiddete, yasaklara başvuruyorlar. Bugün örgütsüz hale getirilip yalnızlaştırılmak istenen işçi sınıfını, 17 bin lirayla hayatta kalmaya, tutunmaya çalışan asgari ücretlilere, kadro alamayan taşeron işçilere, güvencesiz çalışan emekçilere, ektiğinin karşılığını alamayan çiftçilere, çıraklık ve staj mağdurlarını, bugün de batmadık diye dua eden esnafımızı, 10 bin lirayla ölüm sınırında mücadele eden emeklilerimizi, atanamayan öğretmenlerimizi, her geçen gün daha da kötüye giden ekonomiye, ranta, çifte standarta, baskıya ve sömürü düzenine artık yeter diyen herkesi 1 Mayıs’ta alanlara bekliyoruz. Tüm emekçileri bir arada durmaya, omuz omuza haykırmaya, hakkı olanı alabilmek için ses yükseltmeye davet ediyoruz. ‘Yaşamaya evet, hayatta kalmaya hayır’ demek için 1 Mayıs’ta meydanlarda olacağız diyoruz.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, CHP TBMM Grup Müdürü Levent Bayraktar’ın hayatını kaybettiğini belirterek, ailesine, sevenlerine ve CHP ailesine başsağlığı dileklerini iletti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-1-mayista-taksim-meydaninda-olacaklarini-acikladi/feed/ 0
Kamu Emekçileri Giyim Yardımı Hakkının Ödenmesi İçin Açıklama Yaptı https://www.haber60.com.tr/kamu-emekcileri-giyim-yardimi-hakkinin-odenmesi-icin-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/kamu-emekcileri-giyim-yardimi-hakkinin-odenmesi-icin-aciklama-yapti/#respond Wed, 20 Mar 2024 23:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21441 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam Sen), Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM), kamu emekçilerinin giyim yardımı hakkının ödenmesi için bugün İzmir Alsancak Gar’da açıklama yaptı. BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, “Kamu kurumlarında yıllardır ödenen giyim yardımı hakkının gasp edilmesini kabul edilemez buluyoruz” dedi.

İzmir Alsancak Gar’da bir araya gelen Tarım Orkam Sen, BTS, Enerji, ESM üyeleri, kamu emekçilerinin giyim yardımı bedelinin ödenmesi için ortak basın açıklaması yaptı. Tüm kamu emekçileri adına ortak basın açıklamasını okuyan BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, şunları söyledi:

“Giyim yardımı, yıllardır ‘koruyucu giyim yardımı’ adı altında çek ve giyim kartı gibi yollarla verilirken; bunun yasal altyapısının tüm memurlara giyim yardımı verilmesini ve koruyucu giyim malzemesi yardımının da ayrı bir başlık olarak ele alınmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesini KESK’e bağlı sendikalar olarak her fırsatta dile getirdik. Yine toplu sözleşmede, giyim yardımının usul ve esaslarını belirleme yetkisini yetkili sendika ile ilgili kurumlara vermiştir. Ancak yetkili sendika Memur-Sen yıllarca giyim yardımını kendi kazanımları olarak pazarlarken ve hatta sadece kendi sendika üyelerine verilmesini dahi talep edecek kadar eşitlik ilkesinden uzaklaşırken bu denli basit bir sorunu çözme zahmetine bile girmemiştir.”

“HER FIRSATTA EMEKÇİNİN CEBİNE GÖZ DİKİLMEKTEDİR”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Cumhurbaşkanlığı 2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ni öne sürerek giyim yardımı ödemesinin engellendiğini söyleyen Akyol, “Bu nasıl bir tasarruftur ki kamuda üç beş maaş alan bürokratlara, lüks makam araçlarına, iktidar sahiplerinin şatafatına, sermayenin affedilen vergilerine uğramazken; her fırsatta emekçinin cebine göz dikmektedir” dedi. Akyol, şöyle konuştu:

“İŞÇİLER VE EMEKÇİLER ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN KEMER SIKMA POLİTİKALARININ, HAK GASPLARININ BUNUNLA SINIRLI KALMAYACAĞINI GÖRÜYORUZ”

“Tarım Orkam Sen, BTS ve ESM olarak bulunduğumuz iş kollarında yer alan kamu kurumlarında yıllardır ödenen giyim yardımı hakkının gasp edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek eliyle işçiler ve emekçiler üzerinden yürütülen kemer sıkma politikalarının, hak gasplarının bununla sınırlı kalmayacağını görüyoruz. Seçimlerin ardından yeni vergilerin gündeme geleceği, başta elektrik ve doğal gaz olmak üzere temel tüketim kalemlerine fahiş zamların yapılacağı, KİT’lere yönelik özelleştirme saldırılarının hızlandırılacağı şimdiden dile getirilmektedir. Giyim yardımının gasbedilmesi bu sürecin bir parçasıdır.”

“ELİNİZİ EMEKÇİLERİN CEBİNDEN, KAZANILMIŞ HAKLARIMIZDAN ÇEKİN”

Tüm kamu emekçilerine mücadelelerini büyütmek için çağrıda bulunan Akyol, “Bizlerin KESK üyesi sendikalar olarak mücadelesi, kamu emekçilerinin insanca yaşayabileceği ücret mücadelesi ve sosyal haklarımızın geliştirilmesi mücadelesidir. Sadece bizim sesimizi yükseltmemiz de yetmez; tüm kamu emekçilerini sesimizi büyütmeye çağırıyoruz. İktidara ve kamu kurumlarına tehdit dolu yazılar yazan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na buradan bir kez daha sesleniyoruz; elinizi emekçilerin cebinden, kazanılmış haklarımızdan çekin. Kaynak gerekiyorsa size adres gösterebiliriz. Her gün insan emeğinin, doğanın talanından beslenen, vergileri durmaksızın affedilen ve kamu kaynaklarıyla zenginleştirilen sermayedarların cebinde hepimize yetecek kadar kaynak bulunmaktadır. İlla ki bir şeyleri gasbetmek istiyorsanız onların biz emekçilerden çaldıklarından başlayabilirsiniz. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; giyim yardımı tüm kamu emekçilerini kapsayacak şekilde derhal ödenmelidir. KESK’e bağlı sendikalar olarak bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kamu-emekcileri-giyim-yardimi-hakkinin-odenmesi-icin-aciklama-yapti/feed/ 0
İzmir’de Belediye İşçileri Eylemde https://www.haber60.com.tr/izmirde-belediye-iscileri-eylemde/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-belediye-iscileri-eylemde/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20979 Belediye-İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay: “Belediye yönetimi sesimizi duymuyor”

“Belediye yönetiminin sorunlarımıza karşı duyarsızlığı karşısında öfkeleniyoruz”

“Hiç kimse emekçilere ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeye kalkmasın”

İZMİR – Belediye-İş Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında devam eden TİS görüşmelerimin tıkanması sonucu yaklaşık 6 bin işçi eyleme çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önüne basın açıklaması yapan, “Emekçiler, alın terinin karşılığını almak için iki ayı aşkın süredir belediye yönetimi ile görüşüyor. Ancak emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar. Belediye yönetiminin sorunlarımıza karşı duyarsızlığı karşısında öfkeleniyoruz. Biz emekçiler, huzur içinde çalışmak, alın terimizin karşılığını almak istiyoruz” dedi.

Belediye-İş Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında devam eden ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ’da çalışan emekçileri kapsayan toplu iş sözleşmesinin yapılan görüşmeler sonrasında tıkanması sonucunda yaklaşık 6 bin işçi eyleme çıktı. Saat 10.00’da Konak Pier Binası önünde toplanan binlerce işçi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önüne sloganlar atarak yürüdü.

“Emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önünde bir basın açıklaması yapan Belediye-İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, “Bizler İzmir’imizi alın teriyle güzelleştirenleriz. Bizler su, kanal, arıtma, otobüs hizmeti, asfalt, mezarlık ve itfaiye hizmetlerini sabahın kör karanlığından gece yarılarına, yaz demeden kış demeden günün 24 saati durmaksızın yerine getiren emekçileriz. İzmir’in her evinde, her sokağında, her caddesinde emekçilerin alın teri ve emeği var. Ancak bu kadar önemli ve vazgeçilmez olan bu hizmetleri yapan bizler, yaşanan ekonomik sıkıntılar ve enflasyon altında eziliyoruz. Belediye yönetimi sesimizi duymuyor, yaşadığımız yoksulluğu geçim sıkıntısını görmüyor. Belediye yönetiminin sorunlarımıza karşı duyarsızlığı karşısında öfkeleniyoruz. Biz emekçiler, huzur İçinde çalışmak, alın terimizin karşılığını almak istiyoruz” dedi.

“Kabul edilemez tekliflerle gelerek neden bizi eyleme, protestoya, greve zorluyorsunuz?”

“Toplu iş sözleşme masasında emekten yana tavır sergilemek zor iş mi?” diye sözlerini sürdüren Atalay, “Kabul edilemez tekliflerle gelerek neden bizi eyleme, protestoya, greve zorluyorsunuz? Kim, neyi tatmin etmeye çalışıyor? Buradan bir kez daha haykırıyoruz; yaşanan siyasi çekişmelerin, kavgaların parçası, tarafı sorumlusu biz emekçiler değiliz. Olmayacağız. Bizim amacımız, alın terimizin karşılığını alarak, toplu sözleşmemizi halaylarla coşkuyla tamamlamak. Biz insanca bir yaşam için, enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret talep ediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ iş yerlerince çalışan emekçiler, alın terinin karşılığını almak için iki ayı aşkın süredir belediye yönetimi ile görüşüyor. Ancak emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar. Belediye emekçileri esnaf gibi her maliyet artışında ürettiği ürün veya verdiği hizmete zam yapamaz. Çünkü, emekçinin tek geçim kaynağı, alın teri olan ücretidir” ifadelerini kullandı.

“Bu sesi duyun”

Sözlerini sürdüren Atalay, şunları söyledi:

“Biz insanca bir yaşam için enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret istiyoruz. Enflasyonun sebebi emekçiler değil. Belediyenin bütçesini de emekçiler yapmıyor. Biz seçim derdinde değiliz. Biz geçim derdindeyiz. Hiç kimse, emekçilere ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeye kalkmasın. Uyarıyoruz; artık zaman daralıyor, grev çanları çalıyor. Buradan belediye yönetimine sesleniyorum; yangında hayatını ortaya koyan itfaiye emekçisinin, yazın 40 derece sıcağında çalışan İZBETON emekçisinin, kışın soğuğunda suyun içinde çalışan su arıza emekçisinin, kanalizasyonda lağımın içinde çalışan kanal emekçisinin, atık su arıtma ve atık su pompalarda koku gaz ve lağımın içinde çalışan arıtma İZSU ve İZDOĞA emekçisinin, sabah-akşam, yağmur-sıcak demeden sabahın dördünde yola çıkıp her türlü riski alan ve can taşıyan İZULAŞ emekçisinin, kenti güzelleştirmek için ter döken ‘kent ustaları’ emekçisinin sesine kulak verin. Bu sesi duyun. Çünkü bu ses emeğin emekçinin sesidir.”

Eylemde kısa bir konuşma yapan Türk-İş İzmir 3. Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak ise “Bu dava kutsal dava, bu dava emek davası, ekmek kavgası, seçim kavgası değil. Bir an önce masanın yeniden kurulup bu davayı seçim sonucuna kadar bitirip; davamıza, ekmeğimize, kentimize sahip çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, işçilerin belediye binası önündeki oturma eylemi sürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-belediye-iscileri-eylemde/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi İşçileri TİS Görüşmelerinde Tıkanma Nedeniyle Eyleme Çıktı https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-iscileri-tis-gorusmelerinde-tikanma-nedeniyle-eyleme-cikti/ https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-iscileri-tis-gorusmelerinde-tikanma-nedeniyle-eyleme-cikti/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20955 Belediye-İş Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında devam eden TİS görüşmelerimin tıkanması sonucu yaklaşık 6 bin işçi eyleme çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önüne basın açıklaması yapan, “Emekçiler, alın terinin karşılığını almak için iki ayı aşkın süredir belediye yönetimi ile görüşüyor. Ancak emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar. Belediye yönetiminin sorunlarımıza karşı duyarsızlığı karşısında öfkeleniyoruz. Biz emekçiler, huzur içinde çalışmak, alın terimizin karşılığını almak istiyoruz” dedi.

Belediye-İş Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında devam eden ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ’da çalışan emekçileri kapsayan toplu iş sözleşmesinin (TİS) yapılan görüşmeler sonrasında tıkanması sonucunda yaklaşık 6 bin işçi eyleme çıktı. Saat 10.00’da Konak Pier Binası önünde toplanan binlerce işçi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önüne sloganlar atarak yürüdü.

“Emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önünde bir basın açıklaması yapan Belediye-İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, “Bizler İzmir’imizi alın teriyle güzelleştirenleriz. Bizler su, kanal, arıtma, otobüs hizmeti, asfalt, mezarlık ve itfaiye hizmetlerini sabahın kör karanlığından gece yarılarına, yaz demeden kış demeden günün 24 saati durmaksızın yerine getiren emekçileriz. İzmir’in her evinde, her sokağında, her caddesinde emekçilerin alın teri ve emeği var. Ancak bu kadar önemli ve vazgeçilmez olan bu hizmetleri yapan bizler, yaşanan ekonomik sıkıntılar ve enflasyon altında eziliyoruz. Belediye yönetimi sesimizi duymuyor, yaşadığımız yoksulluğu geçim sıkıntısını görmüyor. Belediye yönetiminin sorunlarımıza karşı duyarsızlığı karşısında öfkeleniyoruz. Biz emekçiler, huzur İçinde çalışmak, alın terimizin karşılığını almak istiyoruz” dedi.

“Kabul edilemez tekliflerle gelerek neden bizi eyleme, protestoya, greve zorluyorsunuz?”

“Toplu iş sözleşme masasında emekten yana tavır sergilemek zor iş mi?” diye sözlerini sürdüren Atalay, “Kabul edilemez tekliflerle gelerek neden bizi eyleme, protestoya, greve zorluyorsunuz? Kim, neyi tatmin etmeye çalışıyor? Buradan bir kez daha haykırıyoruz; yaşanan siyasi çekişmelerin, kavgaların parçası, tarafı sorumlusu biz emekçiler değiliz. Olmayacağız. Bizim amacımız, alın terimizin karşılığını alarak, toplu sözleşmemizi halaylarla coşkuyla tamamlamak. Biz insanca bir yaşam için, enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret talep ediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ iş yerlerince çalışan emekçiler, alın terinin karşılığını almak için iki ayı aşkın süredir belediye yönetimi ile görüşüyor. Ancak emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar. Belediye emekçileri esnaf gibi her maliyet artışında ürettiği ürün veya verdiği hizmete zam yapamaz. Çünkü, emekçinin tek geçim kaynağı, alın teri olan ücretidir” ifadelerini kullandı.

“Bu sesi duyun”

Sözlerini sürdüren Atalay, şunları söyledi:

“Biz insanca bir yaşam için enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret istiyoruz. Enflasyonun sebebi emekçiler değil. Belediyenin bütçesini de emekçiler yapmıyor. Biz seçim derdinde değiliz. Biz geçim derdindeyiz. Hiç kimse, emekçilere ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeye kalkmasın. Uyarıyoruz; artık zaman daralıyor, grev çanları çalıyor. Buradan belediye yönetimine sesleniyorum; yangında hayatını ortaya koyan itfaiye emekçisinin, yazın 40 derece sıcağında çalışan İZBETON emekçisinin, kışın soğuğunda suyun içinde çalışan su arıza emekçisinin, kanalizasyonda lağımın içinde çalışan kanal emekçisinin, atık su arıtma ve atık su pompalarda koku gaz ve lağımın içinde çalışan arıtma İZSU ve İZDOĞA emekçisinin, sabah-akşam, yağmur-sıcak demeden sabahın dördünde yola çıkıp her türlü riski alan ve can taşıyan İZULAŞ emekçisinin, kenti güzelleştirmek için ter döken ‘kent ustaları’ emekçisinin sesine kulak verin. Bu sesi duyun. Çünkü bu ses emeğin emekçinin sesidir.”

Eylemde kısa bir konuşma yapan Türk-İş İzmir 3. Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak ise “Bu dava kutsal dava, bu dava emek davası, ekmek kavgası, seçim kavgası değil. Bir an önce masanın yeniden kurulup bu davayı seçim sonucuna kadar bitirip; davamıza, ekmeğimize, kentimize sahip çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, işçilerin belediye binası önündeki oturma eylemi sürüyor. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-iscileri-tis-gorusmelerinde-tikanma-nedeniyle-eyleme-cikti/feed/ 0
Aile Sağlığı Merkezlerinde Çalışan Emekçilerin Ödediği Vergiler Artıyor https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11428

MELTEM KARAKAŞ

Aile Sağlığı Merkezlerinin ödediği vergilere dikkati çeken SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Birtürk Özkavak, “Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor” dedi.

Sağlık ve Sosyal hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eskişehir Şubesi tarafından geçtiğimiz yıllarda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan ve hala inşaatına başlanmayan Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması yapıldı. SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve aile sağlığı merkezinde görev yapan doktor Birtürk Özkavak, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti vurgusu yaptı.

Özkavak, şöyle konuştu:

“Son yıllarda görülmemiş ölçüde ekonomik sorunlar yaşıyoruz. Emekçiler yoksullaşıyor, hayat pahalılaşıyor ve iğneden ipliğe bütün emekçiler daha çok çalışmak, daha çok emek harcamak zorunda kalıyorlar ailelerini geçindirmek için. Bunlardan birisi de aile sağlığı merkezinde çalışanlar yani orada çalışan hekimler, hemşireler, tıbbi sekreterler, laborantlar ve orada çalışan hizmetli arkadaşlarımız. Bütün emekçilerin çok büyük sorunları var ama bugün özellikle konumuz aile sağlığı merkezinde çalışan emekçilerin ödediği ek vergiler çünkü bununla ilgili Türkiye’de bütün aile sağlığı merkezlerinde çalışan emekçiler olarak eylemlilik başlattık. Bundan böyle her çarşamba günü bir aile sağlığı merkezinde özellikle vergi dilimleriyle ilgili olan sorunlarımızı dile getireceğiz.

“EMEKÇİLERİN VERGİLERİNİ HABİRE ARTIRIYOR”

Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor. Aile hekimliğiyle ilgili, aile hekimleri birinci basamak çalışanlarıyla ilgili yaptığımız açıklamaları özellikle bu meydanda seçiyoruz çünkü arkamızdaki alan Eskişehir’in tarihi binalarından biriydi ve depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkıldı. Tam da yerel seçimler arifesinde biz Eskişehir’in sağlık emekçileri olarak bu alana da dikkat çekmek istiyoruz. Yıllardır boş kalan bu alanı yerel seçimler arifesinde bir kez daha hatırlatıyoruz ve buranın halkın sağlık ihtiyaçlarını gözetmek üzere değerlendirilmesi gerektiğini ifade diyoruz.

“EKONOMİK SORUNLAR DERİNLEŞTİKÇE İLAÇ FİYATLARI ARTMAYA BAŞLAYACAK”

Bu ekonomik sorunlar derinleştikçe yoksulluk artacak, yoksulluk derinleşecek, ilaç fiyatları olağanüstü artmaya başlayacak ve birçok ilaç eksilecek. Yurttaşlarımız hastanelerde istedikleri sağlık hizmetlerine zaten ulaşamıyorlar. Giderek daha fazla ulaşamayacakları günler gelecek. Biz istiyoruz ki bu sorunlar giderilsin, biz istiyoruz ki bu ülkenin onurlu emekçileri olarak insanca yaşayalım. Bütün halkımız insanca yaşasın, derdimiz tasamız budur. SES olarak bundan böyle her Çarşamba farklı bir aile sağlığı merkezinde sorunları dile getirmeye devam edeceğiz. Yurttaşlarımızın desteğini bekliyoruz çünkü derdimiz iyi bir sağlık hizmeti, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti. Kolaylıkla, daha düşük ücretlerle, hatta ücretsiz ilaçlara ulaşmak, nitelikli sağlık hizmeti alması için yurttaşlarımızın çaba harcıyoruz. Bütün yurttaşlarımızdan destek bekliyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/feed/ 0 Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, belediye emekçileriyle bir araya geldi https://www.haber60.com.tr/selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-belediye-emekcileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-belediye-emekcileriyle-bir-araya-geldi/#respond Sat, 30 Dec 2023 07:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1613 Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel yeni yıl öncesi belediye emekçileriyle bir araya geldi. Beş yıl boyunca yapılan çalışmaları, atılan adımları değerlendiren Başkan Sengel, “Mücadele dediğimiz şey size sunulmuş olan opsiyonlardan yararlanmaktansa hep daha fazlasını isteyip diretmekle oluyor. Biz sizler için hep daha fazlasını isteyip direttik” dedi.

Ahmet Taner Kışlalı Salonu’nda belediye emekçileri ile bir araya gelen Sengel, yılbaşı öncesi çalışanların kartlarına yatırılacak tutar ile Mehmetçikle dayanışma ağını büyüten kent esnafına teşekkür etti.

“Her seferinde çözüm üreterek”

Belediye çalışmaları hakkında değerlendirme yapan Başkan Sengel, “Aradan beş yıl geçti. Geriye baktığımızda pandemi, krizler, depremler derken aslında geçen süre zarfının çok yoğun ve zor geçtiği bir gerçek. Ama hiç yılmadan, yıkılmadan, yüksünmeden, dimdik ayakta mücadele ederek ve her seferinde çözüm üreterek, her seferinde önümüze konan sorunları bir şekilde çözme yeteneğimizi kullanarak, geldiğimiz zaman borç batağında olan Efes Selçuk Belediyesi’ni ölüyü topraktan çıkarıp nefes almasını sağlayıp büyütüp delikanlı yapabilecek bir pozisyona getirerek geçti beş yılımız. Beş yılımız; pandemi nedeniyle emekçiler işten çıkarılırken bizde tam aksine çalışma arkadaşlarımızın devamlılığını sağlamak ve kısmi çalışma ödeneğinden yararlanmayı reddetme ve tıkır tıkır maaşları ödemeyle geçti. Pandemi ve 2019’da geldiğimizde bütçedeki o kriz çok iyi bir sebep olabilirdi çalışanların; ‘kusura bakmayın artık sizinle çalışmıyoruz’ diyerek işten çıkarılması için. Bunun haricinde dönüp baktığımızda; ‘bizim borcumuz var o yüzden kusura bakmayın ödeyemiyoruz’ diyeceğimiz gibi çok fazla sebebimiz olabilirdi. Ama bunların hepsini elimizin tersiyle ittiğimiz için hiç mütevazı olmadan kendimle, çalışma arkadaşlarımla, benimle aynı fikri paylaşan başkan yardımcılarım ve yakın ekip dahilinde Mali Hizmetler Müdürümüzle gurur duyuyorum. Bence siz de gurur duymalısınız” şeklinde konuştu.

“Derdimiz ekmeğimizi büyütmek”

Belediye emekçilerine özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Filiz Ceritoğlu Sengel, “Biz hep ekmeği büyütme derdindeydik. 2019’da burada mikrofonu elime aldığımda dedim ki; ‘ben koşacağım, benimle birlikte koşmak isteyen buyursun.’ Çok çalıştınız, çok yoruldunuz ama biz hep birlikte ekmeğimizi büyütüyorduk o sırada. O yüzden yeni işletmeler açtık. Bi’tek Efes olmasaydı, şayet biz Pamucak’taki büfemizi açmasaydık, yeni bir çalışma alanları olmayacağı gibi para sirkülasyonun sağlanacağı alanlar da olmayacaktı. Pamucak Restoran’ı geçen dönem gibi işletiyor olsaydık sağlanan mevcut para döngüsü olmayacaktı. Ferahlı Kafe’yi açmasaydık kışın bu belediye para kazanamayacaktı. Biz ekmeğimizi büyütmek gibi bir derdin peşindeyiz” ifadelerine yer verdi.

“Eşit, adaletli bir memleket”

Belediye emekçilerini her zaman siyasetin üstünde tuttuklarını belirten Sengel, “Yeni yılda sağlıkla, sıhhatle, huzurla, evlatlarımızla barış içerisinde, kardeşçe bir yıl diliyorum. Her şeyden önce hakkına sahip çıkan, eşit, adaletli ve gerçekten bu memlekette “biz de varız” demeyi bilenlerle birlikte ve bu memleket bizim diyerek kendinden öte bu memleketi düşünenlerle birlikte hareket edebileceğiniz yıllarınız olsun. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun” dedi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-belediye-emekcileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0